K sa Dönemde. Para-Üretim liflkisi ve Paran n Ekonomiye Geçifl Mekanizmas. Amaçlar m z

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "K sa Dönemde. Para-Üretim liflkisi ve Paran n Ekonomiye Geçifl Mekanizmas. Amaçlar m z"

Transkript

1 K sa Dönemde 10 Para-Üretim liflkisi ve Paran n Ekonomiye Geçifl Mekanizmas 207 Uçurtmay havada tutabilmek, basit bir ifl gibi görünmesine karfl n, oldukça ciddi bir sorundur. Bu konuda deneyim sahibi olanlar n gelifltirdikleri uçurtma teorisi ne göre, uçurtman n ipi gergin tutulursa rüzgar n ipi koparma olas l yüksektir. p çok bol b rak ld ndaysa uçurtma yere düfler. Bu ikisi aras ndaki optimal noktan n bulunmas uçurtman n havada kalma süresini uzat r. Bu teoriye göre, uçurtman n ipinin hangi gerginlikte tutulaca n belirleyen faktör rüzgar n h z ve yönüdür. Para politikas n n ekonomik etkileri göz önüne al nd nda, para miktar yla uçurtma teorisi aras nda ne gibi benzerlikler kurulabilir? Amaçlar m z Bu üniteyi çal flt ktan sonra; ktisat teorisinde en çok tart fl lan konulardan birisi olan, k sa dönemde para miktar ve üretim hacmi iliflkisi konusunda çeflitli iktisat yaklafl mlar n n görüfllerini, Paran n ekonomiye geçifl mekanizmas ya da parasal aktarma mekanizmas kavram n ve neden farkl geçifl mekanizmalar n n var olabilece ini, Parasal aktarma mekanizmas yla ilgili olarak, iktisat literatüründe gelifltirilen ve daha sonraki modellere temel teflkil eden geleneksel aktarma mekanizmalar n n nas l iflledi ini, Para politikas n n tüketim, yat r m ve net ihracat harcamalar arac l yla ekonomiyi k sa dönemde nas l etkileyebilece ini, Son y llar n en popüler tart flmas olan para kanal ve kredi kanal görüfllerinin önemini ve sonuçlar n, aç klayabilecek bilgi ve beceriye sahip olabileceksiniz.

2 208 Para Teorisi ve Politikas Anahtar Kavramlar D fllama Etkisi Eksik Bilgi (Asimetrik Enformasyon) Parasal Aktarma Mekanizmas Para Kanal Kredi Kanal çindekiler G R fi KISA DÖNEMDE PARA VE ÜRET M Keynesyen Yaklafl m Monetarist Yaklafl m Reel Konjonktür Yaklafl m Yeni Klasik Yaklafl m Yeni Keynesyen Yaklafl m PARASAL AKTARMA MEKAN ZMALARI AKTARMA MEKAN ZMASINA L fik N LK GÖRÜfiLER lk Keynesyen Görüfller lk Monetarist Görüfller TÜKET M, YATIRIM VE NET HRACAT KANALLARI Tüketim Harcamalar Kanal Yat r m Harcamalar Kanal Net hracat Harcamalar Kanal PARA KANALI KARfiISINDA KRED KANALI

3 Ünite 10 - K sa Dönemde Para-Üretim liflkisi ve Paran n Ekonomiye Geçifl Mekanizmas 209 G R fi Önceki ünitelerimizde, merkez bankas n n para politikas n yürütürken ald önlemlerin, temel olarak, toplam talep e risinin yer de ifltirmesine neden olarak ekonomik faaliyetler üzerinde etkili olabildi ini gördük. Buna göre, para miktar ndaki art fllar toplam talebi artt rarak ekonomide fiyatlar n artmas na ve üretim faaliyetlerinin h zlanmas na neden olmaktayd. Birçok iktisatç, para politikas n n toplam talep ve ekonomik faaliyetler üzerinde önemli etkisinin oldu unu kabul etmekte, ancak, para politikas n n ekonomiyi hangi yolla etkileyece i konusunda anlaflamamaktad r. Bu ünitemizde, sorunu toplam talep e risi boyutundan biraz daha ileriye tafl yacak ve paran n ekonomik faaliyetleri etkileme biçimini ayr nt l olarak inceleyece iz. KISA DÖNEMDE PARA VE ÜRET M AMAÇ 1 ktisat teorisinde en çok tart fl lan konulardan birisi olan k sa dönemde para miktar ve üretim hacmi iliflkisi konusunda çeflitli iktisat yaklafl mlar n n görüfllerini aç klayabilmek Para arz ve üretim hacmi, uzun dönemde düzenli flekilde artma e ilimi gösterseler de k sa dönemde, konjonktür dalgalanmalar yla birlikte dalgalanmaktad rlar. Ekonominin geniflleme dönemlerinde üretim artar ve bir noktada zirveye ulafl r. Bunu takip eden daralma döneminde üretim art fl yavafllar ve dip noktas na ulafl r. Bu dalgalanmalar, yani bir dipten di er dibe geçifl süresi birkaç aydan birkaç y la kadar de iflebilir ve canlanma-daralma süreçlerinin fliddeti de ifliklik gösterebilir. Konjonktür dalgalanmalar, bilinen haliyle Sanayi Devriminden bu yana yaflanan ve 19 yüzy ldan bu yana iktisatç lar taraf ndan incelenen iktisadi bir kavramd r. Bir ekonominin geniflleme ve daralma dönemlerinde oluflan dalgalanmalar n süresini yani bir dipten di er dibe geçifl süresini, geliflmifl ve geliflmekte olan ülkeler aç s ndan belirtiniz. 1 SIRA S ZDE Para arz art fl oran da konjonktür dönemi boyunca de iflir. Para arz art fl oran ndaki dalgalanmalar konjonktüreldir; yani, ekonominin geniflleme dönemlerinde art fl oran yükselir, daralma dönemlerindeyse art fl oran yavafllar. Yap lan araflt rmalar, para arz n n konjonktür dalgalanmalar ndan önce de iflme e ilimi gösterdi- ini ortaya koymufltur. Nominal para arz ndaki art fllar konjonktürün geniflleme dönemlerinden önce, parasal daralmalarsa durgunluk dönemlerinden önce kendini hissettirmektedir. ktisatç lar, para arz de ifliklikleriyle üretim de ifliklikleri aras ndaki bu iliflkiyi farkl biçimlerde aç klamaktad rlar. Örne in; baz iktisatç lar, para arz de iflikliklerinin üretimde de iflmelere yol açt n savunurken, baz iktisatç lar da para arz de iflikliklerinin, üretimdeki de iflmelerin nedeni de il, sonucu oldu unu iddia etmektedirler. Bu nedenle çeflitli iktisat yaklafl mlar çerçevesinde, para miktar yla üretim aras ndaki iliflkilerin incelenmesi gerekmektedir.

4 210 Para Teorisi ve Politikas Keynesyen Yaklafl m Klasik iktisatç lar n, toplam harcamalar n de iflim denklemi arac l yla belirlendi- i fleklindeki yaklafl mlar n n aksine, Keynesyen yaklafl m, toplam harcamalar dört ana grupta inceler: Tüketim harcamalar (C), planlanm fl yat r m harcamalar (I), kamu harcamalar (G) ve net ihracat (NX). Sembollerle ifade etti imizdeyse, iktisada girifl derslerinden beri gördü ümüz bir eflitlik ç kar karfl m za: Y = C + I + G + NX fiekil 10.1 Keynesyen Modelde Para-Üretim liflkisi Keynesyen iktisatç lar, fiyatlar genel düzeyi (P) ile toplam harcamalar (Y) aras ndaki ters yönlü iliflki (negatif e imli toplam talep -AD- e risi) nedeniyle harcama bileflenlerinden birinde ya da birkaç nda meydana gelecek art fllar n, geliri artt raca n ifade eder. Kamu harcamalar nda, net ihracatta meydana gelecek art fllarla, vergilerde gerçeklefltirilecek düflüfller, toplam harcama düzeyini artt r r. Bu durumda, fiekil 10.1 deki toplam talep e risi sa a kayarak (AD 0 ) konumundan (AD 1 ) konumuna gelir ve ulafl lan yeni denge noktas nda fiyatlar ve üretim artar. Öte yandan, Keynes, gelece e iliflkin beklentilerin (animal sprits) iyimser ya da kötümser olmas n n da toplam harcamalar n tüketim ve yat r m bileflenini etkileyece- ini ve AD e risinin yer de ifltirmesine neden olaca n belirtir. Keynes, ifl yaflam - na iliflkin beklentilerin iyimser ya da kötümser olmas n, konjonktür dalgalanmalar n n ard nda yatan önemli faktörlerden birisi olarak kabul eder. P 1 AS 0 P 1 P 0 0 AD 0 AD 1 Y 0 Y 1 Y Keynesyen analizde, k sa dönemde, toplam harcamalar etkileyen bir di er faktör para arz d r. Para miktar nda meydana gelecek art fl faiz oranlar n düflürece inden, toplam harcamalar n faize karfl esnek olan bileflenleri (dayan kl tüketim mal harcamalar, yat r m harcamalar ve net ihracat gibi) artacak ve (AD) e risi sa a do ru kayacakt r. Özetle Keynesyen iktisatç lar, k sa dönemde para arz nda (M), tüketim harcamalar nda (C), yat r m harcamalar nda (I), kamu harcamalar nda (G) ve net ihracatta (NX) gerçekleflecek art fllar n, vergilerde (T) gerçekleflecek azal fllar n toplam talebi artt raca n kabul etmektedirler. Do al olarak, s ralan bu faktörlerdeki ters yönlü de iflmeler de toplam talebi azalt c (AD) e risini sola do ru kayd r c etkiler yaratacakt r.

5 Ünite 10 - K sa Dönemde Para-Üretim liflkisi ve Paran n Ekonomiye Geçifl Mekanizmas 211 Monetarist Yaklafl m Modern miktar teorisinin öne sürdü ü en önemli sonuç, paran n dolafl m h z n n istikrarl olmas d r. Bu sonuca göre, para arz ndaki de ifliklikler, dolafl m h z üzerinde etkili de ildir ve dolafl m h z, önceden belirlenebilir bir özellik sergilemektedir. Para arz ndaki de iflmeler, k sa dönemde toplam harcamalar belirleyen en önemli faktördür. Keynesyen iktisatç lar n aksine, monetarist iktisatç lar, toplam harcama bileflenlerinde meydana gelecek de iflikliklerin, k sa dönemde bile olsa, toplam talebi etkileyemeyece ini savunurlar. Bu durumda toplam talebi etkileyebilecek tek bir de iflken kalmaktad r: Para arz. Monetarist iktisatç lar da, t pk klasikler gibi, toplam harcamalardaki de iflikliklerin temel nedeni olarak para arz n kabul ederler. Bu noktada akl m za gelen bir soruyu hemen cevapland rmam z yararl olur. Y = C + I + G + NX ise eflitli in sa taraf ndaki de iflkenlerden birisi artt zaman, Y nas l olurda de iflmeden kalmaktad r. Örne in; maliye politikas önlemleri çerçevesinde kamu harcamalar artt r ld nda (yani, G ), gelir-harcama eflitli ine göre Y nin de artmas ve toplam talep e risini sa a kayd rmas gerekir. Monetaristlere göre, kamu harcamalar artt zaman, toplam talebin di er bileflenleri (C, I, NX) sabit kal rsa Y artar. Oysa, kamu harcamalar ndaki bir art fl, özel kesim harcamalar n cayd r c bir etki yarat r ve toplam harcamalar n di er bileflenleri (C, I, NX) kamu harcamalar ndaki art fla eflit miktarda azal r. Kamu harcamalar ndaki art fl gibi, genifllemeci bir maliye politikas n n özel harcamalar ayn miktarda azaltmas, tam d fllama olarak adland r l r. Bu durum, genifllemeci maliye politikalar n n faiz oranlar n artt r c etkisiyle ortaya ç kmaktad r. Söz konusu mekanizmay afla daki flekilde özetleyebiliriz: G fi i ficø, IØ, NXØ Keynesyen iktisatç lar da kamu harcamalar ndaki art fl n faiz oranlar n artt raca- n kabul etmekte, ancak d fllama etkisinin monetaristlerin öne sürdü ü gibi tam olamayaca n, ancak k smi bir d fllamadan söz edilebilece ini savunmaktad rlar. Reel Konjonktür Yaklafl m Makro iktisat teorisi derslerinizden hat rlayaca n z gibi, fiyatlar uzun dönemde esnektir; yani, firmalar maliyetlerdeki ya da talepteki de iflmelere uyum göstermek amac yla fiyatlar n ayarlarlar. Fiyatlar esnek oldu u zaman, nominal para arz n n ekonomik faaliyetler üzerinde bir etkisi söz konusu de ildir, yani, para nötrdür (yans zd r). Reel konjonktür teorisi, fiyatlar n k sa dönemde bile esnek oldu unu ve ekonominin k sa dönem dengesinin do al üretim düzeyinde sa lanaca n savunmaktad r. Bu nedenle reel konjonktür teorisini savunan iktisatç lara göre, ekonominin k sa dönem toplam arz e risi, (AS) yatay eksene diktir. Ekonomideki fiili üretimse zaman içerisinde dalgalanma gösterebilir. Reel konjonktür modeline göre, k sa dönemde üretim hacminde gözlenen dalgalanmalar n temel nedeni, geçici nitelikteki verimlilik floklar d r. Geçici nitelikteki verimlilik floklar, temel hammaddelerin elde edilebilirli indeki, üretim ve piyasalarla ilgili düzenlemelerdeki ve ekonomiyi daha üretken hale getiren yeniliklerdeki de iflmeleri kapsamaktad r.

6 212 Para Teorisi ve Politikas Reel konjonktür teorisine göre, para arz nda meydana gelen art fl ve azal fllar, k sa dönemde bile, ekonomik faaliyetleri etkilememektedir. Para arz ve üretim hacmi birlikte de iflim özelli i gösterseler bile, bundan para arz de ifliklikleri üretim dalgalanmalar n n nedenidir sonucu ç kart lamaz. Reel konjonktür teorisi savunucular, bu hipotezleri için iki gerekçe öne sürmektedirler. Bu gerekçelerden ilkine göre, para arz ndaki ve üretimdeki de iflikliklere bir baflka de iflken neden olabilir. Öte yandan, üretimdeki de iflmeler de para arz de iflikliklerine neden olabilir (bu iliflki tersine nedensellik iliflkisi olarak adland r lmaktad r). Öne sürülen ikinci gerekçe ilkinden daha önemlidir. Buna göre, üretimde cari dönemde meydana gelen ve gelecekte meydana gelmesi beklenen de iflmeler para arz - n de il para talebini etkiler. Örne in; petrol fiyatlar ndaki geçici bir düflme nedeniyle ortaya ç kan verimlilik floku sonucu, ekonomide bir canlanma döneminin bafllad n kabul edelim. Gelecekteki gelirlerinde bir art fl bekleyen ekonomik birimlerin, para talebi de artacakt r. Üretimdeki art fl sonucu, artan para talebi karfl s nda, merkez bankas da para arz n artt racakt r. Bu nedenle üretimdeki art fllar para arz art fl na neden olmakta, para arz art fl n nsa üretim art fl na neden olmas söz konusu olmamaktad r. Para arz yla üretim aras ndaki iliflkinin yönünü ve derecesini test etmek amac yla iktisatç lar uzun y llardan beri araflt rmalar yürütmektedir. Elde edilen sonuçlar, k sa dönemde reel konjonktür teorisini destekler nitelikte de ildir. Yeni Klasik Yaklafl m Yeni klasik iktisatç lar para arz ve üretim aras ndaki ba lant y eksik bilgiye (asimetrik enformasyon) ba lamaktad rlar. Bu görüfle göre, iflletme yöneticileri ve iflçiler, gelecekteki fiyat de ifliklikleri hakk nda tam bilgiye sahip olmad klar için, k sa dönemde ürün fiyatlar n ve ücretleri tam olarak uyumland ramazlar. Esnek olmayan fiyatlarsa k sa dönemde paran n nötrlü üne engel olur. Ekonomik birimler fiyatlara iliflkin tahminde bulunurken, para arz de ifliklikleriyle ilgili beklentilerini de devreye sokarlar. Para arz nda meydana gelen art fllar, ekonomik birimlerin fiyatlarda art fl beklentisine girmelerine yol açar. Do al olarak, bunun tersi yönündeki bir iliflki de geçerlidir. Yeni klasik iktisatç lara göre, nominal para arz de- iflikliklerinin, k sa dönemde, üretim üzerinde yarataca etki, söz konusu de iflikliklerin beklenip beklenmemesine ba l d r. Para arz nda beklenen ve beklenmeyen de iflikliklerin etkilerini kavrayabilmek için, ekonominin fiekil 10.2 de gösterildi i gibi, bafllang çta 0 noktas nda dengede oldu unu ve merkez bankas n n para arz n %5 oran nda artt rma karar n kamuoyuna aç klad n kabul edelim. Yap lan bu aç klama, ekonomik birimlerin ileriye dönük fiyat beklentilerini oluflturmada kullanacaklar bir bilgi haline gelmifltir. Para arz ndaki bu beklenen art fl, AD 0 toplam talep e risini AD 1 konumuna kayd - r r. Beklenen enflasyon oran ndaki art flsa ekonominin k sa dönem toplam arz e risini AS 0 konumundan AS 1 konumuna kayd raca için, ekonominin yeni k sa dönem dengesi 1 noktas nda sa lan r. Ulafl lan yeni denge noktas nda fiyatlar P 1 e

7 Ünite 10 - K sa Dönemde Para-Üretim liflkisi ve Paran n Ekonomiye Geçifl Mekanizmas yükselirken, üretim Y 0 düzeyinde kalm flt r. Bu sonuca göre, para arz ndaki de ifliklik tam olarak bekleniyorsa bunun, üretim üzerinde hiçbir etkisi yoktur. Yeni klasik iktisatç lara göre, beklenen para arz de ifliklikleri k sa dönemde nötrdür. P AS 1 1 P 1 AS 0 0 fiekil 10.2 Yeni Klasik Modelde Beklenen Para Politikas De iflikliklerinin Etkileri 213 P 0 AD 1 AD 0 Y 0 Y Bu durumda, cevapland r lmas gereken bir soruyla karfl karfl yay z: Para arz ndaki de iflikliklerin ekonomik birimler taraf ndan beklenmemesi durumunda ne olur? Örne in; merkez bankas n n, sürpriz bir kararla para arz n %5 oran nda artt rarak ekonomik birimleri flafl rtt n kabul edelim. fiekil 10.3 e göre, bafllang çta 0 noktas nda dengede olan bu ekonomide, para arz nda meydana gelen beklenmeyen art fl toplam talebi artt r r ve AD 0 e risi AD 1 konumuna gelir. Merkez bankas ekonomik birimleri flafl rtt için, beklenen fiyat düzeyi de iflmeden kalmakta ve bu nedenle k sa dönem toplam arz e risinin AS 0 konumunda bir de ifliklik olmamaktad r. Sonuçta, yeni denge noktas 1 e kaym fl ve üretim Y 0 dan Y 1 e yükselirken, fiyatlar da P 0 dan P 1 e ç km flt r. Üretimin artmas n n ard nda yatan gerekçe flu flekilde aç klanabilir: Fiilen gerçekleflen fiyat düzeyi, beklenen fiyat düzeyinden yüksek oldu u için, firmalar, ürünlerinin nispi fiyatlar nda bir art fl oldu unu düflünürler ve üretimlerini artt rma karar verirler. Sonuç olarak, para arz ndaki beklenmeyen de iflikliklerin nötr olmad n söylemek mümkündür. P 1 P 0 P 0 1 AS 0 fiekil 10.3 Yeni Klasik Modelde Beklenmeyen Para Politika De iflikliklerinin Etkileri Y 0 Y 1 AD 0 AD 1 Y Yeni klasik iktisatç lar, para arz ndaki beklenen ve beklenmeyen de iflmelerin üretim üzerinde farkl bir etkiye sahip olup olmad n incelemek amac yla çok say da araflt rma yürütmüfllerdir. Bu çal flmalardan ç kan ortak bir görüflün varl n-

8 214 Para Teorisi ve Politikas dan söz etmek oldukça güçtür. Zira elde edilen sonuçlar, büyük ölçüde hem beklenen hem de beklenmeyen para arz de iflikliklerinin üretim üzerinde etkili oldu- u yönündedir. fade etti imiz bu tespitse yeni klasik iktisatç lar n öngörülerine ters düflmektedir. fiekil 10.4 Yeni Keynesyen Modelde Beklenmeyen Para Politikas De iflikliklerinin Etkileri Yeni Keynesyen Yaklafl m Yeni Keynesyen iktisatç lar, para arz de iflmeleriyle üretim de iflmeleri aras ndaki ba lant y fiyatlar n tam esnek olmamas ba lam nda kurmaktad rlar. Bu modelde, k sa dönemde fiyatlar n esnek olmamas n n (bir di er deyiflle, fiyat yap flkanl - n n) iki nedeni söz konusudur: Uzun dönemli sözleflmeler ve mal piyasalar nda firmalar aras ndaki aksak rekabet. Yeni Keynesyen iktisatç lara göre, para arz nda beklenen ve beklenmeyen de ifliklikler k sa dönemde nötr de ildir. Afla da yer alan fiekil 10.4, para arz nda beklenmeyen bir düflüflün etkilerini göstermektedir. Ekonomi bafllang çta 0 noktas nda dengedeyken, para arz nda gerçekleflen beklenmedik bir azalma toplam talep e risini sola do ru kayd rarak AD 0 konumundan AD 1 konumuna getirir. Bu daralma beklenmedi i için, fiyatlar hemen bu de- iflikli e uyumland r lamayacak ve k sa dönem toplam arz e risi AS 0 konumunda kalacakt r. 1 ile gösterilen yeni denge noktas na göre, üretim Y 0 dan Y 1 e düflerken, fiyatlar P 0 dan P 1 e geriler. Görüldü ü gibi, para arz nda beklenmeyen bir de- iflme nedeniyle üretimde de de iflme ortaya ç kmaktad r. Bu da bize beklenmeyen para arz de iflikliklerinin k sa dönemde nötr olamayaca n ifade eder. P 0 P 1 P 1 0 AS 0 AD 0 Y 1 Y 0 AD 1 Y fiimdi de para arz nda beklenen bir de iflme olmas durumunda ne olaca n ele alal m. Yeni Keynesyen iktisatç lar da ekonomik birimlerin bekleyifllerini flekillendirirken mevcut olan tüm bilgiyi kullanacaklar n kabul ederler. Dolay s yla, para arz nda bir düflüfl beklenmesi durumunda, beklenen fiyat düzeyinde de bir düflme söz konusu olacakt r. Fiyatlar n esnek oldu u (yani, fiyatlar n içinde bulunulan dönemde de iflebildi i) bir ortamda firmalar fiyatlar n düflürebilirler. Oysa ekonomideki birçok fiyat beklentilerdeki de iflikli e ayn dönem içerisinde uyum gösteremez. Bu nedenle para arz nda beklenen bir düflüfl karfl s nda fiyatlar, yavafl yavafl düflerek, ancak, zaman içerisinde uyum gösterebilir. Benzer flekilde, piyasalar tekelci rekabet koflullar nda çal fl yor ve fiyatlar uyumland rmak yüksek bir maliyet gerektiriyorsa para arz ndaki bir düflüfl karfl s nda fiyatlar tedrici olarak uyum gösterecektir.

9 Ünite 10 - K sa Dönemde Para-Üretim liflkisi ve Paran n Ekonomiye Geçifl Mekanizmas 215 P 0 P 0 AS 0 fiekil 10.5 Yeni Keynes Modelde Beklenen Para Politikas De iflikliklerinin Etkisi 1 P 1 AD 0 AD 1 Y Y 1 Y 0 Yukar da yer alan fiekil 10.5, para arz nda beklenen bir düflüfl olmas halinde yeni Keynesyen modele göre meydana gelebilecek de ifliklikleri ele almaktad r. fiekle göre, ekonomi bafllang çta 0 noktas nda dengedeyken, para arz nda gerçekleflen beklenen azalma, toplam talebi azaltarak AD 0 e risini AD 1 konumuna getirir. Bu noktada baz fiyatlar uyum göstererek düflmeye bafllar. Bu nedenle k sa dönem toplam arz e risi sa a kayarak AS 1 konumuna gelir. Yeni ulafl lan 1 nolu denge noktas na göre, üretim hacmi bafllang çtaki düzeyinden düflüktür. Bu da fiyatlar n tam olarak uyum gösteremedi ini ifade etmektedir. Dikkat ederseniz, üretimdeki düflüfl, para arz nda beklenmeyen bir azalma olmas durumunda gerçekleflecek düflüflten daha küçüktür. Görüldü ü gibi, yeni Keynesyen modelde para arz nda beklenen de iflmeler bile k sa dönemde reel sektörü etkileyebilmektedir. Ancak beklenen para arz de iflikliklerinin üretim üzerindeki etkisi, beklenmeyen para arz de iflikliklerinin üretim üzerindeki etkisinden daha küçüktür. Yeni Keynesyenlere göre para arz ndaki de iflikliklerin (art fl yönünde) k sa dönemde nötr olaca n flekil yard m yla aç klay n z. PARASAL AKTARMA MEKAN ZMALARI AMAÇ 2 Paran n ekonomiye geçifl mekanizmas ya da parasal aktarma mekanizmas kavram n ve neden farkl geçifl mekanizmalar n n var olabilece ini aç klayabilmek. 2 SIRA S ZDE Paran n ekonomiye geçifl mekanizmas ya da ayn anlama gelmek üzere parasal aktarma mekanizmas, para politikas önlemlerinin ekonomiyi etkileme biçimi ve kanal olarak tan mlanabilir. Merkez bankas taraf ndan yürütülen para politikas nda gerçeklefltirilen de iflikliklerin, toplam talebi ve ekonomik faaliyetleri etkileme biçimi konusunda farkl görüfller söz konusudur. Afla daki tart flmalarda görece imiz gibi, para politikas n n ekonomik faaliyetler üzerinde önemli ölçüde etkili oldu u konusunda genifl bir görüfl birli i olmas na karfl n, bu etkilerin ortaya ç kma kanallar konusu pek net de ildir. Farkl modeller, para politikas n n ekonomiyi etkileme kanallar ve yarat lan etkilerin büyüklü ü konular nda, farkl sonuçlara ulaflmaktad rlar. Öte yandan, teknolojik, kurumsal ve yasal düzenleme de ifliklikle- Paran n Ekonomiye Geçifl Mekanizmas (Parasal Aktarma Mekanizmas ): Para politikas önlemlerinin ekonomiyi etkileme biçimi ve kanal d r.

10 216 Para Teorisi ve Politikas fiekil 10.6 Türkiye de GSMH Harcamalar n n Da l m ( ) ri karfl s nda, zaman içerisinde, bu kanlar ve etkinlik dereceleri de iflebilir. Örne in; para politikas n n, günümüzde ekonomiyi etkileme biçimi, 1970 li y llardakine göre oldukça farkl d r. Bu nedenle para politikas na iliflkin aktarma mekanizmalar sürekli olarak araflt rmalara konu olmufltur ve bundan sonra da olacakt r. Bildi iniz gibi toplam harcamalar dört bileflenden oluflmaktad r: Tüketim (C), yat r m (I), kamu harcamalar (G) ve net ihracat (NX). Para politikas, bu bileflenlerin tümü üzerinde etkili olabilmektedir. Bunlar içerisinde para politikas n n tüketim, yat r m ve net ihracat hacmi üzerindeki etkilerini inceleyece iz. Asl nda para politikas, faiz oranlar üzerindeki etkisi arac l yla kamu kesiminin harcamalar üzerinde de etkili olabilir. Ancak, ktisada Girifl ve ktisat Teorisi derslerinizde gelifltirilen modellere uyum sa layabilmek amac yla bu kitapta, kamu harcamalar n, d flsal olarak belirlenen bir harcama türü olarak de erlendirece iz. Afla da yer alan fiekil 10.6 da Türkiye de dönemi için söz konusu harcama kalemlerinin toplam gelir içindeki paylar n n y llara göre seyri gösterilmektedir. Dikkat ederseniz, incelenen dönemde, ülkedeki toplam harcamalar n yaklafl k 2/3 ü, tüketim harcamalar ndan oluflmaktad r. Yat r m harcamalar ikinci büyük grubu olufltururken toplam harcamalar n yaklafl k %10 u kamu harcamalar ndan meydana gelmektedir. fiekle göre, toplam harcamalar içerisinde en çok dalgalanma gösteren kalem yat r m harcamalar d r. flletmelerin fiziki sermaye mallar na yapt klar harcamalar, binalar için yap lan harcamalar ve stok de iflmelerinden oluflan yat r m harcamalar, toplam harcamalar n dönem boyunca ortalama %25 ini oluflturmaktad r. Net ihracat harcamalar küçük bir paya sahipmifl gibi görünse de iktisatç lar, uluslararas sektörün parasal aktarma mekanizmas aç s ndan oldukça önemli oldu unu savunmaktad rlar. 0,8 0,7 0,6 0,5 0,4 0,3 0,2 0,1 0-0,1-0,2 Tüketim Yat r m Kamu Net hracat Para politikas n n aktarma mekanizmalar na iliflkin teorik yaklafl mlar, zaman içerisinde geliflim göstermifltir. Bu nedenle para miktar de iflikliklerinin, ekonomik faaliyetleri nas l etkiledi ine iliflkin, nispeten basit çal flan, Keynesyen ve monetarist mekanizmalar ele alarak analizi gelifltirece iz.

11 Ünite 10 - K sa Dönemde Para-Üretim liflkisi ve Paran n Ekonomiye Geçifl Mekanizmas 217 AKTARMA MEKAN ZMASINA L fik N LK GÖRÜfiLER AMAÇ 3 Parasal aktarma mekanizmas yla ilgili olarak, iktisat literatüründe gelifltirilen ve daha sonraki modellere temel teflkil eden, geleneksel aktarma mekanizmalar n n, nas l iflledi ini aç klayabilmek. Para politikas n n ekonomiyi etkileme kanallar yla ilgili olarak, tarihi süreç içerisinde gelifltirilen, ilk Keynesyen ve monetarist modellerin incelenmesi gerekir. Zira, daha sonraki y llarda gelifltirilen aktarma mekanizmalar n n anlafl lmas nda ilk kanallar temel teflkil etmektedir. lk Keynesyen Görüfller Keynes in orijinal analizinde, yat r m harcamalar, faiz oran ve yat r m n marjinal etkinli i taraf ndan belirlenir. Yat r m n marjinal etkinli i, ilave bir birimlik yat r m harcamas ndan elde edilmesi beklenen getiri oran d r. Yat r m n marjinal etkinli i kavram na göre, yat r m harcamalar artt kça yat r mlardan beklenen getiri oran azalmaktad r. Bu nedenle yat r m n marjinal etkinli i e risi negatif e imlidir. Öte yandan, yat r m n marjinal etkinli i piyasa faiz oran n aflt sürece yat r m kârl olacakt r. Çizilecek bir grafikte, yat r m n beklenen getiri oran n simgelemek üzere dikey eksene faiz oran n koydu umuz zaman, çizilecek yat r m n marjinal etkinli i e risi, ayn zamanda, yat r m talep e risi olarak kullan labilecektir. Bu basit analizde para politikas arac l yla faiz oran de ifltirilebilir ve bu sayede yat r m n marjinal etkinli i e risi üzerinde hareket ederek yat r m harcamalar etkilenebilecektir. Bu basit mekanizma, afla da yer alan flekil 10.7 arac l yla incelenebilir. i 0 i 1 i M s 0 M s 1 i 0 i 1 i 0 1 C,I 45 C+I 1 +G+NX C+I 0 +G+NX fiekil 10.7 Geleneksel Keynesyen Aktarma Mekanizmas n n flleyifli M d 0 MEI M 0 M 1 M P I 0 I 1 I Y 0 Y 1 Y AS 0 1 P 1 0 P 0 AD 0 AD 1 Y 0 Y 1 Keynes e göre, para arz ve talebi birlikte faiz oran n belirlemektedir. Para arz nda merkez bankas taraf ndan gerçeklefltirilen art fl sonucu M e risi M konu- 0 1 s s muna gelir ve faiz oran i 0 dan i 1 e düfler. Faiz oran ndaki düflüfl, daha önceki yüksek faiz oran nda cazip olmayan baz yat r m projelerinin kârl hale gelmesine neden olur ve iflletmeler yat r m n marjinal etkinli i (MEI) e risi üzerinde 0 noktas n-

12 218 Para Teorisi ve Politikas dan 1 noktas na hareket ederler. Bu da yat r m harcamalar n n I 0 dan I1 e artmas anlam na gelir. Yat r m harcamalar ndaki art fl C + I 0 + G + NX toplam harcama fonksiyonunu yukar ya do ru kayd rarak C + I 1 + G + NX konumuna getirir. Ulafl lan 1 nolu yeni denge noktas na göre, üretim hacmi Y 0 dan Y 1 e yükselir. Bu mekanizmay özetlersek, afla daki etkileflim zincirini yazabiliriz: M s fi iø fi I fi Y Keynes, yat r m talebinin faiz esnekli inin düflük oldu unu savunmaktayd. Bir di er deyiflle, fiekil 10.7 deki MEI e risinin oldukça dik oldu una inanmaktayd. Yukar da özetlenen aktarma mekanizmas göz önüne al nd nda, Keynesyen analizdeki bu düflünce, para politikas n n toplam harcamalar üzerindeki etkisinin s n rl kalaca n öne sürmek anlam na gelmektedir. Keynes, maliye politikas önlemlerinin (kamu harcamalar nda ve vergilerdeki de ifliklikler) ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisinin, para politikas ndan daha fazla etkili olaca na inanmaktayd. Afla daki bölümlerde daha net olarak görece imiz gibi, Keynes taraf ndan gelifltirilen modelde, aktarma mekanizmas oldukça s n rl d r. Keynes, para politikas n n toplam harcamalar etkileme kanallar ndan birço unu önemsiz görmüfl ve bu nedenle para politikas n n gücünü oldu undan düflük de erlendirmifltir. lk Monetarist Görüfller Monetaristlerin ortaya koydu u aktarma mekanizmalar, para ve di er varl klar aras ndaki istikrarl iliflkiye dayand r lm flt. Bu görüfle göre, bireyler ve firmalar hem finansal, hem de reel varl klardan oluflan genifl bir portföye sahiptirler. Söz konusu varl klar aras nda para, devlet tahvilleri, mevduat sertifikalar, hisse senetleri, fiziki sermaye ürünleri, dayan kl tüketim mallar ve hatta befleri sermaye yer almaktad r. Ekonomik birimler, bu varl klar n beklenen getirileri ve likitide derecelerini göz önüne alarak, portföy dengesi oluflturmaya çal fl rlar. Merkez bankas n n, para arz n artt rarak oluflturulan portföy dengesini bozdu- unu kabul edelim. lk olarak, ekonomik birimler portföylerinde bulunan di er varl klara oranla arzulad klar ndan daha fazla paran n yer ald n görürler. Ortaya ç kan bu dengesizlik, varl klar aras ndaki ikame iliflkisini devreye sokar ve ekonomik birimler, ellerinde bulunan at l paradan kurtulmak için, di er varl klardan (hisse senetleri, tahviller, otomobil ve ev gibi) edinmeye bafllarlar. Para d fl ndaki bu varl klar n ve paran n, portföyde arzulanan a rl elde etmesiyle ekonomi, yeni bir dengeye ulafl r. Ulafl lan bu yeni dengede, artan talep nedeniyle hisse senetleri, tahviller, dayan kl tüketim mallar ve konut fiyat artm flt r. Böylece para ekonomik faaliyetleri etkilemektedir. Monetarist aktarma mekanizmas nda para arz ndaki de iflmeler, faiz oranlar n etkilemese bile, ekonomik faaliyetleri etkileyebilmektedir. lk Keynesyen aktarma mekanizmas na göre para politikas, ekonomik faaliyetleri dolayl yoldan etkilemesine (para-faiz-yat r m-üretim) karfl n, monetarist aktarma mekanizmas na göre para, ekonomik faaliyetleri direkt olarak etkilemektedir. Yani, para miktar de ifliklikleri, mal ve hizmetlere ve finansal varl klara yap lan harcamalar direkt olarak etkilemektedir. SIRA S ZDE 3 Geleneksel Keynesyen aktarma mekanizmas yla Monetaristlerin ortaya koydu u aktarma mekanizmas aras ndaki temel farkl l k sizce nedir?

13 Ünite 10 - K sa Dönemde Para-Üretim liflkisi ve Paran n Ekonomiye Geçifl Mekanizmas 219 TÜKET M, YATIRIM VE NET HRACAT KANALLARI AMAÇ 3 Para politikas n n tüketim, yat r m ve net ihracat harcamalar arac l yla ekonomiyi k sa dönemde nas l etkileyebilece ini aç klayabilmek. Keynes ve monetarist iktisatç lar taraf ndan ortaya at lan ve kapsam s n rl kabul edilebilecek parasal aktarma mekanizmalar ndan sonra, gerek Keynesyen iktisatç - lar, gerekse monetarist iktisatç lar alternatif ve daha karmafl k süreçler içeren aktarma mekanizmalar gelifltirmifllerdir. Bu aktarma mekanizmalar ndan bir k sm tüketim, bir k sm yat r m ve bir k sm da net ihracat harcamalar arac l yla çal flmaktad r. fiimdi bu aktarma mekanizmalar n s ras yla inceleyelim. Tüketim Harcamalar Kanal fiekil 10.6 y incelerken tespit etti imiz gibi, ülkemizde gelirin yaklafl k %70 i tüketim harcamalar na ayr lmaktad r. Toplam tüketim harcamalar ysa dayan kl tüketim mallar na (otomobil, televizyon gibi), dayan ks z tüketim mallar na (g da, giyim gibi) ve hizmetlere (sa l k, e lence gibi) yap lan harcamalardan oluflmaktad r y l sonu itibar yla ülkemizde, toplam tüketim harcamalar n n, söz konusu kalemler aras ndaki da l m, afla daki fiekil 10.8 de görülmektedir. fiekle göre, birçok ülkede oldu u gibi ülkemizde de tüketim harcamalar nda en büyük kalem dayan ks z tüketim mallar na yap lan harcamalard r. Dayan kl tüketim mallar na yap - lan harcamalarsa tüketim harcamalar n n yaklafl k %25 ini oluflturmaktad r. 100% 80% 60% Hizmetler Dayan kl fiekil 10.8 Türkiye de Tüketim Harcamalar n n Da l m ( ) 40% Dayan ks z 20% 0% Para politikas n n tüketim harcamalar üzerindeki etkisi birkaç kanaldan etkili olabilmektedir. Bu kanallar aras nda faiz oran de iflikliklerinin dayan kl tüketim mal harcamalar nda yaratt etki, servet de iflikliklerinin tüketim harcamalar nda yaratt etki ve portföyde yer alan varl klar n likitide derecelerindeki de iflikliklerin dayan kl tüketim mal harcamalar nda yaratt etki say labilir. Faiz Oranlar ve Dayan kl Tüketim Mal Harcamalar Dayan kl tüketim mallar n n sat n al nmas, genellikle tüketici kredileriyle finanse edilmektedir. Örne in; ülkemizde 2003 y l nda sat lan otomobillerin yaklafl k %60 nda bankac l k sisteminin sundu u kredi olanaklar kullan lm flt r. Merkez

14 220 Para Teorisi ve Politikas bankas, faiz oranlar n düflüren genifllemeci bir para politikas izledi i zaman, al - nacak tüketici kredilerinde de ayl k ödeme miktar azalaca için, dayan kl tüketim mallar na yap lan harcamalarda bir art fl yaflanabilir. Böylece, genifllemeci para politikalar n n dayan kl tüketim mal harcamalar n artt r c etkisinden söz edilebilir. Söz konusu süreci afla daki gibi özetleyebiliriz: M s fi iø fi Dayan kl Tüketim Mal Harcamalar fi Y kame Etkisi: Reel faiz oran nda bir art fl olmas durumunda, bugün tasarrufta bulunarak gelecekte daha fazla mal tüketmenin mümkün hale gelmesidir. Gelir Etkisi: Faiz oranlar ndaki art fl n, tasarruflardan elde edilen gelir ak m n artt rmas d r. SIRA S ZDE 4 Yukar da özetlenen parasal aktarma mekanizmas yla ilgili olarak yap lan ekonometrik çal flmalar n çok büyük bir k sm nda, bu etkinin oldukça küçük oldu u tespit edilmifltir. Geleneksel olarak iktisatç lar, faiz oran n tüketimden vazgeçmeyi, yani tasarrufu özendirici bir kavram olarak kabul ederler. Ekonomik birimler tasarruf karar verdiklerinde, bugünkü tüketimi gelecekteki tüketimle ikame ederler. Faiz oranlar ndaki de iflme, tüketim harcamalar n z t yönde etkileyen iki etki yarat r. Örne in; reel faiz oran nda bir art fl olmas durumunu ele alal m. Bu durumda, bugünkü tüketimin f rsat maliyeti artar; zira, bugün, tasarrufta bulunarak gelecekte daha fazla mal tüketmek mümkün hale gelmektedir. kame etkisi olarak adland r lan bu etki sonucu, tüketicilerin, bugünkü tüketimi gelecekteki tüketimle ikame ettikleri ifade edilebilir. Faiz oran yükseldi i zaman, ekonomik birimler cari tasarruflar n art r rlar. Öte yandan, faiz oranlar ndaki art fl, tasarruflardan elde edilen gelir ak m n da artt r r ve bir gelir etkisi yarat r. Bu etki sonucu, cari gelirin tüketim mallar na harcanan k sm artar. Bir di er deyiflle, yüksek faiz oranlar n n yaratt gelir etkisi tasarruflar azalt c bir etki yarat r. Gelir ve ikame etkilerinin büyüklü ü eflitse faiz oranlar ndaki art fl n net etkisi tüketim harcamalar n n de iflmeden kalmas d r. Buna göre, sadece ikame etkisinin gelir etkisinden büyük olmas durumunda (ki ekonomik analiz bu durumu beklenen geliflme olarak kabul etmektedir) faiz oranlar ndaki art fl n tüketimi azaltaca (tasarruflar artt raca ) sonucuna ulaflabiliriz. Parasal aktar m mekanizmas na, faiz oranlar ve dayan kl tüketim mal harcamalar kanal ndan bakt m zda, reel faiz oran n n artmas ve gelir etkisinin ikame etkisinden büyük olmas durumunda nas l etkilenecektir? Servet ve Tüketim Harcamalar Tüketim harcamalar n n sadece bugünkü (cari) gelire de il, ayn zamanda servete ya da gelecekte elde edilmesi beklenen ortalama gelire ba l olarak belirlendi i hususunda makro iktisatta genel bir görüfl birli inden söz edilebilir. Cari gelir sabitken, servetin de erinde ortaya ç kan bir art fl, gelecekte elde edilmesi beklenen gelirde de bir art fl anlam na gelir. Dolay s yla, servetin de erinde gözlenen art fl cari tüketim harcamalar n artt r r. Bu duruma servet etkisi ad verilmektedir. Günümüzde, hisse senetleri ve tahviller, mali servetin önemli bir bölümünü oluflturur. Merkez bankas, örne in; genifllemeci bir para politikas izler ve faiz oranlar düflerse hisse senedi ve tahvil fiyatlar artar. Bu da servetin de erinde ve tüketim harcamalar nda bir art fl anlam na gelmektedir. Sözü edilen bu parasal aktarma mekanizmas flu flekilde özetlenebilir: M s fi Hisse Senedi ve Tahvil Fiyatlar fi Servet fi Tüketim fi Y Servet etkisi ad n verdi imiz ve yukar da özetlenen bu kanal, birçok iktisatç - ya göre, para politikas n n gücüne önemli ölçüde katk da bulunmaktad r.

15 Ünite 10 - K sa Dönemde Para-Üretim liflkisi ve Paran n Ekonomiye Geçifl Mekanizmas 221 Likidite ve Dayan kl Tüketim Mal Harcamalar Bildi iniz gibi likidite, bir varl n, önemli bir maliyete katlanmaks z n k sa sürede nakde ya da bir baflka ödeme arac na dönüfltürülme kolayl d r. Bu parasal aktarma mekanizmas n daha iyi kavrayabilmek için, bir bireyin reel ve finansal varl klardan oluflan bir portföyünün bulundu unu kabul edelim. Yat r m fonu kat l m paylar, tahvil-bonolar ve hisse senetleri gibi finansal varl klar, konut, araba ve toprak gibi reel varl klardan daha likittirler. E er beklenmedik bir flekilde nakde ihtiyac n z olursa portföyünüzün a rl kl olarak likiditesi yüksek varl klardan oluflmas halinde, fazla zorlanmadan ihtiyac n z olan nakdi elde edebilirsiniz. Yapaca n z fley, en fazla ifllemlerinizi yürüttü ünüz finansal arac ya (banka gibi) gitmek, telefonla aramak ya da internet arac l yla sat fl emri vermektir. Oysa, ihtiyac n z olan nakdi sahip oldu unuz apartman dairelerinden birisini satarak elde etmek için, emlak komisyoncusuna gitmek, sat fl n gerçekleflmesini beklemek ve önemli bir miktarda komisyon ödemek zorunda kal rs n z. Hatta ihtiyac n z n fliddetine göre, dairenizin de erinin alt nda sat lmas na bile raz olabilirsiniz. Yukar daki aç klamalar m za göre, yüksek fiyatl dayan kl tüketim mallar na yap lan harcamalar portföyün likidite da l m ndan etkilenebilir. Mali s k nt içerisine düflme olas l, tüketici güvenini olumsuz yönde etkiler ve bu tür pahal kalemlerin al m ertelenebilir. H zlanan enflasyon karfl s nda merkez bankas n n para musluklar n k st bir ortam düflünelim. Böyle bir ortamda faiz oranlar yükselecek, tahvil ve hisse senedi fiyatlar düflecektir. Dolay s yla ekonomik birimlerin portföylerinde bulunan finansal varl klar n de eri düflerek ve portföylerdeki likit varl klar n pay azal r. E er bu de ifliklik, bir mali s k nt olas l yarat rsa ekonomik birimler, pahal olan dayan kl tüketim mallar na yapmay planlad klar harcamalar erteleyebilirler. Merkez bankas para politikas n gevfletti i zaman, faiz oran düflecek, hisse senedi ve tahvil fiyatlar artacakt r. Bu durumda portföylerin likiditesi yükselir. Mali s k nt ya girme olas l azald kça tüketicilerin güveni de yükselmeye bafllar. Sonuçta, dayan kl tüketim mal harcamalar ve üretim hacmi artar. Para politikas na iliflkin yukar da aç klanan aktarma mekanizmas flu flekilde özetlenebilir. M s fi Portföyün Likitidesi fi Mali S k nt Olas Ø fi Tüketici Güveni fi Dayan kl Tüketim Mal Harcamalar fi C fi Y ktisada Girifl derslerimizde gördü ümüz gibi, konut harcamalar milli gelir muhasebesi sistemi içerisinde tüketim harcamalar içerisinde de il, yat r m harcamalar içerisinde de erlendirilmektedir. Oysa, yukar da özetlenen etkileflim zinciri yeni ev al mlar için de ayn ölçüde geçerlidir. Dayan kl tüketim mallar nda oldu u gibi, konutlar n likitidesi de oldukça düflüktür. Ve piyasa de erleri üzerinde çabucak sat lmalar güçtür. Hisse senedi ve tahvil fiyatlar ndaki art fl servetin de erini artt - r r ve tüketicilerin bilançolar nda iyileflmeye neden olur. Bu da mali s k nt ya düflme olas l n azalt r ve tüketicilerin yeni ev al mlar n teflvik edici bir etki yarat r. Paran n bu flekilde çal flan aktarma mekanizmas flu fleklide özetlenebilir: M s fi Portföyün Likitidesi fi Mali S k nt Olas Ø fi Yeni Konut Harcamalar fi I fi Y Özetle, para politikas faiz oranlar n, servetin de erini ve portföy likitidesini de ifltirerek toplam tüketim harcamalar üzerinde etkili olur. Tüketim harcamalar - n n bütün ülkelerdeki GSMH n n en önemli bilefleni oldu u göz önüne al n rsa fa-

16 222 Para Teorisi ve Politikas iz oran, servet ve likitide de ifliklikleri sonucu tüketim harcamalar nda meydana gelen küçük ölçekli de iflmeler bile, toplam tüketim harcamalar nda ve GSMH da önemli de iflmelerle sonuçlanabilir. Yat r m Harcamalar Kanal ktisada Girifl derslerinizden hat rlayaca n z gibi, yat r m harcamalar makine teçhizat, konut, konut d fl bina harcamalar ve stok de iflmelerinden oluflmaktad r. Hemen de erlendirebilece iniz gibi, para politikas, yat r m harcamalar n n bu bileflenlerinin hemen hemen tümünü etkileyebilir. Para politikas n n, yat r m harcamalar n etkileyebilece i dört tür aktarma mekanizmas ndan söz etmek mümkündür: Faiz oran, banka kredilerinin elde edilebilirli i, firmalar yeni hisse senedi ç - karmaya yöneltecek hisse senedi fiyat art fllar ve bankalar n kredi açma karar n etkileyecek hisse senedi fiyat de ifliklikleri. Afla da bu kanallar n her birini ayr ayr ele alaca z. Faiz Oran ve Yat r m Harcamalar Ünitemizin bafllang c nda ele ald m z Keynesyen aktarma mekanizmas, bu kanallar n tümünü kapsamaktad r. Bu durum özellikle makine-teçhizat ve konut d fl bina harcamalar için geçerlidir. Yat r m n marjinal etkinli i analizinde firmalar, cari faiz oran n n üzerinde, bir beklenen getiri oran na sahip, yat r m projelerinin tamam n hayata geçirirler. Para politikas, cari faiz oran n de ifltirerek, kârl olarak görülen yat r m projelerinin say s n de ifltirebilir. Merkez bankas, örne in; genifllemeci bir para politikas yla faiz oranlar n düflürürse daha önce uygulanabilir olmayan yüksek faiz oran ndaki baz yat r mlar kârl hale gelir. Firmalar bu projeleri uygulamaya geçirdikleri sürece yat r m harcamalar artar. K saca özetlersek, afla - daki mekanizma karfl m za ç kar: M s fi iø fikârl Yat r m Projeleri Say s fi I fi Y Yeni konut al mlar nda, faiz oranlar, son derece önemli bir maliyet unsurudur. Çünkü; konut için al nan kredinin ayl k olarak geri ödeme miktar, faiz oran taraf ndan belirlenir. Bu durumda, do ald r ki konut almak isteyen kiflinin, bu konutu finanse edip edemeyece ini belirleyen temel faktör faiz oran d r. Örne in; merkez bankas faiz oranlar n düflürücü bir para politikas yürütürse, al nacak kredilerin ayl k geri ödeme miktar azalaca ndan, daha önceki faiz oran nda konut alamayacak durumda olanlar n bir k sm potansiyel al c haline gelirler. Yeni konut al m kolayca ertelenebilece i için, inflaat sektörü, faiz oranlar na karfl oldukça hassast r. Daha önce yapt m z gibi özetlersek, M s fi iø fipotansiyel Konut Al c lar Say s fi I fi Y Ülkenin stoklar nda meydana gelen de iflim, milli gelir hesaplar nda, yat r m olarak kabul edilmektedir. Bir flirketin stoklar ndaki de iflme, gönüllü (planlanm fl) ya da zorunlu (planlanmam fl) olabilir. Firmalar, gelecekteki sat fllar konusunda iyimser olduklar nda stoklar n artt rmay tercih ederler. Öte yandan firmalar, sat fl tahminlerinde afl r iyimser olmalar nedeniyle tahmin hatas yaparlarsa stoklar nda planlanmam fl bir art flla karfl karfl ya kal rlar. Her iktisadi kararda oldu u gibi, stok tutma karar n n da maliyet ve yararlar vard r. Stok bulundurman n maliyeti, bu stoklar finanse etmenin maliyeti olan faiz ödemeleridir. Firma kendi kaynaklar yla bu stoklar finanse etse bile, söz konusu öz kaynaklar n f rsat maliyeti gündeme

17 Ünite 10 - K sa Dönemde Para-Üretim liflkisi ve Paran n Ekonomiye Geçifl Mekanizmas 223 gelecektir ve bu maliyet genellikle faiz oran yla ölçülür. Elde stok tutman n yarar ysa yeterli talep oldu unda ilave sat fllar n kolayl kla yap labilmesi ve müflteri memnuniyetidir. Merkez bankas izledi i örne in; genifllemeci para politikas yla faiz oranlar n düflürürse stok tutman n maliyeti de düflecektir. Di er koflullar sabitken, düflen faiz oran, firmalar n planlanm fl (gönüllü) stoklar nda bir art fla yol açar. Stok de iflmeleri yat r mlar n bir parças oldu u için yat r m harcamalar ve üretim hacmi artar. Özetle, M s fi iø fiplanlanm fl Stok De iflmeleri fi I fi Y Yukar da s ralad m z bu aktarma mekanizmalar n, daha önce ele ald m z, özet bir geçifl mekanizmas yla k saltabilir ve Keynes in öne sürdü ü geçifl mekanizmas na ulaflabiliriz: M s fi iø fi I fi Y Banka Kredilerinin Elde Edilebilirli i yi bir kredi geçmifline sahip büyük firmalar malzeme, bina ve stok harcamalar n n finansman için, alternatif fon kaynaklar na yönelebilirler. Bu tür firmalar, finansman bonosu, tahvil ya da hisse senedi ihraç edebilirler ya da bankalardan borçlanmay tercih edebilirler. Soruna küçük firmalar aç s ndan bak ld nda, bu firmalar n bankalar d fl nda fazla alternatife sahip olmad klar n söylemek mümkündür. Bu tür firmalar, menkul k ymet ihraç ederek fon toplayabilmek için ya piyasalar taraf ndan yeteri kadar tan nmazlar ya da bunun için ölçekleri küçüktür. Küçük ve orta ölçekli iflletmelerin bankalardan kaynak elde etme d fl nda çok fazla alternatifleri olmad için, bankalar n alaca kararlar n, söz konusu türdeki iflletmeler arac l yla yat r m harcamalar üzerinde etkili olmas na yol açar. Örne in; merkez bankas, bankalararas piyasada yürüttü ü aç k piyasa ifllemleri çerçevesinde al m ifllemleri yaparak para politikas nda bir gevfleme yarat rsa bankalar, ellerinde bulunan rezervlerde bir art flla karfl lafl rlar. Bu durumda bankalar, daha önce, kredi açmad klar firmalara kredi açma karar verebilirler. Bu da yat r mlarda ve gelirde bir art fl anlam na gelmektedir. Özetle afla daki geçifl mekanizmas n yazabiliriz: Merkez Bankas menkul K ymetler Portföyü fi Banka Rezervleri fi Banka Kredileri fi I fi Y Bankac l k sisteminin sadece merkez bankas n n ald önlemler sonucunda de- il, kendi inisiyatifiyle de kredi hacmini de ifltirme karar verebilece ini hat rlatmakta yarar görüyoruz. Hisse Senedi Fiyatlar ve Yeni Hisse Senedi hrac Amerikal iktisatç James Tobin, q Teorisi olarak bilinen bir yat r m teorisi gelifltirmifl ve q de erini afla daki biçimde tan mlam flt r: q = Firman n Piyasa De eri Sermaye Yenileme Maliyeti Yukar daki eflitlikte, firman n piyasa de eri, firma hisse senetlerinin piyasa fiyat taraf ndan belirlenen de erdir. Sermaye yenileme maliyetiyse firman n yat - r m yapmas durumunda katlanaca maliyeti ifade etmektedir. Firman n Piyasa De eri : Firma hisse senetlerinin piyasadaki fiyatlar taraf ndan belirlenen de erdir.

18 224 Para Teorisi ve Politikas Sermaye Yenileme Maliyeti: Firman n yat r m yapmas durumunda katlanaca maliyeti ifade etmektedir. Borsada, firman n hisse senetleri yüksek bir de ere ulafl rsa firma için hesaplanacak q de eri yüksek ç kacakt r. Yapmay düflündü ü yat r m n maliyetine göre daha yüksek bir fiyattan fon toplama olana bulan firma, yeni hisse senetleri ihraç etme yoluna gider. Bu da yat r m harcamalar nda art fl anlam na gelir. Piyasada hisse senedi fiyat n n düflük olmas nedeniyle firmalar n q de eri düflükse toplayabilecekleri fon miktar s n rl kalaca ndan, firmalar yeni yat r mlar finanse etmek amac yla yeni hisse senedi ihraç etmekten kaç n rlar ve yat r mlar düflük düzeyde kal r. Bir firman n geniflleme karar ald n kabul edelim. Firma bu karar n ya mevcut bir firmay sat n alarak ya da yeni bina ve teçhizat sat n alarak gerçeklefltirilebilir. Hisse senedi fiyatlar ve dolay s yla q de eri düflükse mevcut firman n sat n al nmas yolu, firma için daha ak lc d r. Hisse senedi fiyatlar n n ve q nun yüksek olmas durumunda yeni bina ve teçhizat sat n alarak geniflleme yoluna gitmek daha rasyoneldir. Firman n bu yolu kullanmas durumunda ülkedeki yat r m harcamalar artar; mevcut firman n el de ifltirmesi ülkedeki yat r m hacmini etkilemez. Tobin in q teorisine göre, para politikas, hisse senedi fiyatlar üzerinde etkili olarak, yat r m kararlar üzerinde de etkili olabilmektedir. Örne in; genifllemeci para politikalar, faiz oranlar n düflürerek, hisse senedi fiyatlar n ve firman n q de- erini yükselterek, yat r m harcamalar n teflvik edici olabilir. Özetle, geçifl mekanizmas afla daki etkileflim zincirini kullanarak özetlenebilir: M s fi Hisse Senedi Fiyatlar fi Tobin q su fi I fi Y SIRA S ZDE 5 Eksik Bilgilenme (Asimetrik Enformasyon): Finansal piyasalarda, taraflar n birbirlerini tam olarak tan mamalar ve hareketlerini do ru olarak tahmin edememeleri sonucu ortaya ç kan sorunlard r. q teorisine göre, faizlerin artmas yla hisse senedi fiyatlar ndaki de iflmeye ba l olarak, firmalar n geniflleme karar n uygularken, yeni bina ve teçhizat m almas, yoksa mevcut firmalar m sat n almas ak lc d r? Eksik Bilgilenme ve Banka Kredileri Eksik bilgilenme (asimetrik enformasyon) finansal piyasalarda, taraflar n birbirlerini tam olarak tan mamalar ve hareketlerini do ru olarak tahmin edememeleri sonucu ortaya ç kan sorunlard r. Dördüncü s n fta okuyaca n z Finansal Ekonomi dersinde daha ayr nt l olarak görece imiz gibi, eksik bilgilenme iki tür sorun do urur: Ters seçim (adverse selection) ve kötü niyet ya da ahlaki riziko (moral hazard). Bu iki sorun aras ndaki temel fark, ters seçim sorununun finansal ifllemin gerçekleflmesinden önce ortaya ç kmas, kötü niyet sorunununsa finansal ifllemin gerçekleflmesinden sonra ortaya ç kmas d r. Mali s k nt içinde bulunan ve bu nedenle acilen kredi bulmas gereken bir firma, bu kredi için öne sürülen tüm koflullara katlanmay göze alaca için, kredi talebi büyük bir olas l kla kabul edilir. Mali s k nt içindeki (ald borcu geri ödeme gücünde bir s k nt s olan) bir firman n kredi bulabilmesi, ters seçim sorununu ortaya ç kar r. Firman n net de erinde ( varl klar-borçlar de erinde) gözlenen art fllar, ters seçim sorununun do mas olas l n düflürür. Firman n, yüksek bir net de ere sahip olmas, asl nda borçlar aç s ndan daha yüksek bir teminat anlam na gelir. Böylece, borçlar geri ödememe olas l azal r ve kredi verme iste i artar. Yüksek bir net de er borçlanan firma, baflar s zl k durumunda katlan lacak maliyeti art rarak kötü niyet sorununu da azalt r. Yüksek net de ere sahip bir firman n, ifllerin kötüye gitmesi durumunda katlanaca kay plar da büyük olur. Dolay - s yla yüksek hisse senedi fiyatlar, firman n net de erini art rarak, firman n borçlan p riskli ve maceral ifllere giriflme e ilimini azalt r. Bu nedenle para politikas, kötü niyet sorununu azalt c yönde de etkili olabilir.

19 Ünite 10 - K sa Dönemde Para-Üretim liflkisi ve Paran n Ekonomiye Geçifl Mekanizmas 225 Özetlersek, para politikas, hisse senedi fiyatlar n etkileyerek, firmalar n net de eri üzerinde etkili olur. Net de erde meydana gelecek art fl, ters seçim ve kötü niyet sorunlar n n ortaya ç kma olas l n düflürür ve bankalar n daha fazla kredi vermesine yol açar. Sonuçta yat r mlar ve üretim hacmi artar. Biraz karmafl k da olsa, bu süreci afla daki biçimde özetleyebiliriz: M s fi Hisse Senedi Fiyatlar fi Firman n Net De eri fi Ters Seçim ve Kötü Niyet Sorunlar Ø fi Banka Kredileri fii fi Y Net hracat Kanal Yirmi y l öncesine kadar iktisatç lar, para politikas n n toplam harcamalar üzerindeki etkisinin tüketim ve yat r m harcamalar arac l yla aktar ld n kabul etmekteydiler. Ancak, son yirmi y lda yaflananlar bu görüflü kökten de ifltirmifltir. Küreselleflme sürecinin do al bir uzant s olarak, dünyada d fl ticarete getirilen engellerin büyük ölçüde kald r lmas (d fl ticaretin liberalizasyonu) sonucunda çok say da ülke d fla aç k hale gelmifl ve d fl ticaret hacminde önemli geliflmeler gözlenmifltir. Örne- in; ülkemizde ihracat n GSMH ya oran 1970 lerin sonunda %.2.6 iken bu oran 2003 y l sonu itibariyle % düzeyine ulaflm flt r. thalat n GSMH ya oran ysa ayn y llar için %6.2 dan %.27.7 e ulaflm flt r. Bu nedenle para politikas n n, ihracat ve ithalat üzerinde yaratabilece i etkiler göz ard edilemez hale gelmifltir. Baz iktisatç lar, günümüzde, net ihracat arac l yla çal flan aktarma mekanizmas n n, para politikas için en güçlü aktarma mekanizmas oldu unu savunmaktad rlar. Para politikas n n, bir ülkenin net ihracat üzerinde yarataca etkiyi anlayabilmek için, flu hususu sürekli olarak göz önünde bulundurman z gerekir: Bir ülkenin di er ülkelerle olan toplam ifllemleri net anlamda s f ra eflit olmal d r. Örne in;türkiye, ihracat ndan daha fazla ithalat yap yorsa di er ülkelere, para ve menkul k ymet transfer etmek zorundad r. Bir di er deyiflle e er bir ülke, di er ülkelerden kendisine gelen para ve menkul k ymetlerden daha fazlas n, bu ülkelere gönderiyorsa ithalat n n ihracat ndan fazla olmas, yani d fl ticaret aç vermesi gerekir. Ülke içindeki para ak mlar sabitken, yabanc lar n elinde bulunan, o ülke finansal varl klar n n artmas, bu miktara eflit d fl ticaret aç verilmesini gerektirmektedir. Para politikas n n, ülkenin net ihracat üzerindeki etkisi, yabanc lar n ve o ülke vatandafllar n n yerli ve yabanc finansal varl klar tutma istekleri üzerindeki etkisiyle ortaya ç kar. Günümüz dünyas nda, uluslararas piyasalarda el de ifltiren fon miktar son derece büyük boyutlardad r. Bu fonlar, kendisine en uygun getiri oranlar sunan, finansal merkezlere yönelmektedir. flte merkez bankas bu tür sermaye ak mlar arac l yla döviz kurunu ve net ihracat etkileyebilmektedir. Merkez bankas n n s k para politikas na yöneldi ini ve faiz oranlar n n yükseldi ini kabul edelim. Bu durumda, ülke taraf ndan ihraç edilen sabit getirili menkul k ymetlere (tahvil ve bono gibi) olan yabanc talep artar. Ülke içinde de, yerli menkul k ymetlerin getirisi, yabanc menkul k ymetlerin getirisine göre yükseldi i için, yabanc menkul k ymetlere olan talep azal r. Yabanc lar n, yerli finansal varl klar sat n alabilmeleri için, öncelikle yerli para sat n almalar gerekir. Artan yerli para talebi, döviz piyasalar nda, yerli paran n de erlenmesine yol açar. Uluslararas ktisat derslerinizden hat rlayaca n z gibi, yerli paran n de er kazanmas uluslararas mal ve hizmet piyasalar nda bu ülke mallar n n pahal laflmas, yabanc mallar nsa ucuzlamas anlam na gelir. Bir di er deyiflle yerli paran n de er kazanmas sonucu ihracat azal rken, ithalat artar; bu da ihracat ithalat fleklinde hesaplad m z net ihracat n azalmas na neden olur.

20 226 Para Teorisi ve Politikas Yukar daki sürecin tersini düflünürsek, genifllemeci para politikas sonucu faiz oranlar n n düfltü ü bir ekonomiyi inceleyebiliriz. Faiz oranlar ndaki düflüfl, yerli finansal varl klara olan net talebi azalt r ve yerli para de er kaybeder. Yerli paran n de er kaybetmesi yerli mallar ucuzlat p, yabanc mallar pahal hale getirece- inden ihracat artarken ithalat azal r. Bu da net ihracat n ve dolay s yla toplam harcamalar n (GSMH) artmas anlam na gelir. Daha önce yapt m z gibi bu süreci de afla daki zincirleme süreçle özetleyebiliriz: M s fi Yerli Para De eri Øfi NX fi Y PARA KANALI KARfiISINDA KRED KANALI AMAÇ 5 Son y llar n en popüler tart flmas olan para kanal -kredi kanal görüfllerinin önemini ve sonuçlar n aç klayabilmek. fiu ana kadar inceledi imiz parasal aktarma mekanizmalar n n bir k sm faiz oran ve döviz kuru arac l yla toplam harcamalar etkilerken, bir k sm banka rezervleri ve banka kredileri arac l yla toplam harcamalar üzerinde etkili olmaktad r. Bu aktarma mekanizmalar ndan ilk grubu oluflturanlar, para kanal olarak adland r l rken, ikinci grubu oluflturanlar, banka kredi kanal olarak bilinmektedir. Tüm iktisatç lar, merkez bankas taraf ndan al nan para politikas önlemlerinin, banka bilançolar nda yaratt de iflikliklerin, ekonomide toplam harcamalar, üretimi ve fiyatlar etkileyece i konusunda hem fikirdirler. ktisatç lar n anlaflamad klar nokta, bu sürecin detaylar yla ilgilidir. Daha aç k bir ifadeyle para politikas n n etkilerinin de erlendirilmesinde, bir grup iktisatç, banka bilançolar n n sadece yükümlülük k sm n n göz önüne al nmas gerekti ini, bir grup iktisatç ysa aktif taraf n n esas al nmas gerekti ini savunmaktad r. Afla da yer alan basitlefltirilmifl banka bilançosu göz önüne al nd nda, bu anlaflmazl n niteli i daha iyi anlafl labilir: Aktif Bankac l k Sistemi Pasif Nakit Mevduatlar Rezervler -Vadesiz Krediler -Vadeli Menkul K ymetler Borçlar Sermaye Bu konudaki tart flmalar, parasal aktarma mekanizmalar nda para kanal görüflü ve kredi kanal görüflü olarak bilinmektedir. fiimdi bu görüflleri k saca inceleyelim. Para Kanal Görüflü Geleneksel para kanal görüflüne göre, bankac l k sistemi bilançosunun pasifinden yararlanarak elde edilen parasal büyüklüklerle (M1, M2 gibi) ilgili bilgi, para politikas n n toplam harcamalar ve GSMH üzerindeki etkisini de erlendirebilmek için yeterlidir. Merkez bankas n n, ekonomideki enflasyonist bask lar hafifletebilmek için, toplam harcamalar k smaya dönük, s k para politikas izledi ini düflünelim. Merkez bankas, bu durumda, aç k piyasa ifllemleri çerçevesinde sat fl ifllemleri yürütecektir. Bu sat fl ifllemleri sonucunda, banka rezervleri azal rken faiz oranlar

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

Para Arzı. Dr. Süleyman BOLAT

Para Arzı. Dr. Süleyman BOLAT Para Arzı 1 Para Arzı Bir ekonomide dolaşımda mevcut olan para miktarına para arzı (money supply) denir. Kağıt para sisteminin günümüzde tüm ülkelerde geçerli olan itibari para uygulamasında, paranın hangi

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar. Konsolide Olmayan Veriler

2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar. Konsolide Olmayan Veriler 2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar Konsolide Olmayan Veriler Rakamlarla Halkbank 70 y l Kooperatif ve KOB kredilerinde 70 y ll k tecrübe ve genifl müflteri taban Halkbank n rekabette kuvvetli yönleridir.

Detaylı

VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES

VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES VOB- MKB 30-100 ENDEKS FARKI VADEL filem SÖZLEfiMES Copyright Vadeli fllem ve Opsiyon Borsas A.fi. Aral k 2010 çindekiler

Detaylı

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU

CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU A. TANITICI BİLGİLER CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU PORTFÖYE BAKIŞ Halka Arz Tarihi : 02/05/2013 YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER 31/12/2015

Detaylı

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BIST 100 endeksi, Nisan ayı içerisinde %0,2 lik artış göstererek 86.046 seviyesinden kapandı. Aynı dönem içerisinde

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland.

Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland. 21 OCAK-MART DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 21 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 1 Nisan 21 tarihinde

Detaylı

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BIST-100, Haziran da %11,28 lik düşerek 76.295 den kapandı. Aynı dönemde Bankacılık endeksi %15,41, Sanayi endeksi

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 16 Mart 2015, Sayı: 11. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 16 Mart 2015, Sayı: 11. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 11 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Çağlar Kuzlukluoğlu 1 DenizBank Ekonomi

Detaylı

1 MAKRO EKONOMİ BİLİMİNE GİRİŞ

1 MAKRO EKONOMİ BİLİMİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 MAKRO EKONOMİ BİLİMİNE GİRİŞ 11 1.1. Makro Ekonomi Biliminde Yöntem 12 1.2. Kavramsal Çerçeve 13 1.3. Makro Ekonomi Bilimi Literatürü 16 1.3. 1. Klasik Makro Ekonomi Bilimi

Detaylı

300 yılı aşkın uzmanlığımızla bugün olduğu gibi yarın da yanınızdayız. PLAN 113 YATIRIM FONLARI TANITIM KILAVUZU

300 yılı aşkın uzmanlığımızla bugün olduğu gibi yarın da yanınızdayız. PLAN 113 YATIRIM FONLARI TANITIM KILAVUZU 300 yılı aşkın uzmanlığımızla bugün olduğu gibi yarın da yanınızdayız. PLAN 113 YATIRIM LARI TANITIM KILAVUZU AVIVASA EMEKL L K VE HAYAT A.fi. GEL R AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKL L K YATIRIM U Genifl

Detaylı

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2:

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: A N A L Z Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: Sektör Mücahit ÖZDEM R May s 2015 Giri Geçen haftaki çal mam zda son aç klanan reel ekonomiye ili kin göstergeleri incelemi tik. Bu hafta ülkemiz

Detaylı

2) Global piyasada Alman otomobillerine olan talep artarsa, di er bütün faktörler sabit tutuldu unda euro dolara kar.

2) Global piyasada Alman otomobillerine olan talep artarsa, di er bütün faktörler sabit tutuldu unda euro dolara kar. EKON 436 2. Vize A Ad-Soyad renci No 1) Akbank' n u anki toplam mevduat n 100 milyar TL, toplam rezervinin 30 milyar TL ve toplam kredilerinin 70 milyar TL oldu unu kabul edelim. Zorunlu kar k oran ise

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım

Detaylı

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 1 2. B Ö L Ü M TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 199 12. Bölüm, TMS-19 Çal flanlara Sa lanan Faydalar

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

Eylül 2009 Finansal Sonuçları. Konsolide Olmayan Veriler

Eylül 2009 Finansal Sonuçları. Konsolide Olmayan Veriler Finansal Sonuçları Konsolide Olmayan Veriler Ülke Çapında Yaygınlık Halkbank 2008 y lsonundan itibaren açt 28 yeni flube ile flube a n geniflletmeye devam etmektedir. Yurtiçi flube say s 650 ye ulaflm

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE MAYIS 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BEH - Groupama Emeklilik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BİST-100 endeksi, Ekim ayı içerisinde %4,2 artarak ayı 77.620 seviyesinden kapattı. Aynı dönem içerisinde Bankacılık endeksi %4,1

Detaylı

Döviz Kuru Hedeflemesi ve Döviz Kuruna Merkez Bankas n n Müdahalesi

Döviz Kuru Hedeflemesi ve Döviz Kuruna Merkez Bankas n n Müdahalesi 7 Döviz Kuru Hedeflemesi ve Döviz Kuruna Merkez Bankas n n Müdahalesi 4 Döviz kuru çapas ya da daha genifl bir ifadeyle çapalama politikas son y llar n en popüler para politikas stratejilerinden birisi

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 31.12.2004-31.12.2005 dönemine ilişkin

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 23 Mayıs 2016, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 23 Mayıs 2016, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

MKB'de fllem Gören Anonim fiirketlerin Kendi Paylar n Sat n Almalar Hakk nda Sermaye Piyasas Kurulu Düzenlemesi Hakk nda

MKB'de fllem Gören Anonim fiirketlerin Kendi Paylar n Sat n Almalar Hakk nda Sermaye Piyasas Kurulu Düzenlemesi Hakk nda MKB'de fllem Gören Anonim fiirketlerin Kendi Paylar n Sat n Almalar Hakk nda Sermaye Piyasas Kurulu Düzenlemesi Hakk nda BFS - 2011/08 stanbul, 25.08.2011 Sermaye Piyasas Kurulunun afla da yer alan 10.08.2011

Detaylı

FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI

FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI MART 15 FON BÜLTENİ Güncel Ekonomik Veriler Büyüme Oranı(Yıllık) 4,00% Cari Açık/GSYİH 5,90% İşsizlik oranı(yıllık) 10,10% Enflasyon(TÜFE/Yıllık) 7,55% GSMH(milyar USD) 819,9 Kişi Başı Milli Gelir (USD)

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Yasin ÇOBAN İŞLETME İKTİSADI

Yasin ÇOBAN İŞLETME İKTİSADI Yasin ÇOBAN İŞLETME İKTİSADI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII BİRİNCİ BÖLÜM İŞLETME İKTİSADI 1. İŞLETME İKTİSADININ TANIMI... 1 2. İŞLETME İKTİSADININ TARİHİ... 1 3. İŞLETME İKTİSADININ KONUSU... 1 4. İŞLETME İKTİSADININ

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i Toptan eflya fiyatlar endeksi art fl h z bir önceki y la göre 0,1 puanl k düflüflle % 13,8 e gerilemekle birlikte, y lbafl nda öngörülen % 12 lik hedefin 1,8 puan üstünde

Detaylı

Bankalar n Kaydi Para Yaratma Süreci

Bankalar n Kaydi Para Yaratma Süreci 2 Bankalar n Kaydi Para Yaratma Süreci 23 Para Teorisi ve Politikas dersini alan ö rencilerin ilk ö rendikleri deyim, para a açta büyümez deyimidir. Benzer nitelikteki bir di er deyimse para helikopterden

Detaylı

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama 21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas

Detaylı

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man

Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man 214 EK M-ARALIK DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 214 y dördüncü çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 9 Ocak 215

Detaylı

TOBB-ETU, Iktisat Bölümü Macroeconomics II (IKT 234) HW II (Ozan Eksi)

TOBB-ETU, Iktisat Bölümü Macroeconomics II (IKT 234) HW II (Ozan Eksi) TOBB-ETU, Iktisat Bölümü Macroeconomics II (IKT 234) HW II (Ozan Eksi) Mankiw 12-3: Iş yöneticileri/iş adamlar ve politika yap c lar ço¼gu zaman Amerikan Endüstrisinin rekabet edilebilirli¼gi (Amerikan

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu

Detaylı

TOBB-ETU, Iktisat Bölümü Macroeconomics II (IKT 234) Part III (Open Economy, Long-Run) HW 1-Cevaplar (Ozan Eksi) Each question is 10 points

TOBB-ETU, Iktisat Bölümü Macroeconomics II (IKT 234) Part III (Open Economy, Long-Run) HW 1-Cevaplar (Ozan Eksi) Each question is 10 points TOBB-ETU, Iktisat Bölümü Macroeconomics II (IKT 234) Part III (Open Economy, Long-Run) HW 1-Cevaplar (Ozan Eksi) Each question is 10 points Mankiw, Chapter 5, Problem 1-a) Tüketicilerin ekonominin gelece¼gine

Detaylı

Para Politikas Araçlar

Para Politikas Araçlar Para Politikas Araçlar 5 91 Yukar daki foto rafta TC Merkez Bankas bünyesinde yer alan bankalararas para piyasas ifllemlerinin yürütüldü ü bilgi ifllem merkezini görülmektedir. 2003 y l içerisinde, bu

Detaylı

Konu 4 Tüketici Davranışları Teorisi

Konu 4 Tüketici Davranışları Teorisi Konu 4 Tüketici Davranışları Teorisi Hadi Yektaş Zirve Üniversitesi İşletme Yüksek Lisans Programı Güz 2012 1 / 93 Hadi Yektaş Tüketici Davranışları Teorisi İçerik 1 2 Kayıtsızlık Eğrisi Analizi Tüketici

Detaylı

B ilindi i üzere; Gelir Vergisi Kanunu na 4444 say l Kanun la1 eklenen Geçici

B ilindi i üzere; Gelir Vergisi Kanunu na 4444 say l Kanun la1 eklenen Geçici GEL R VERG S KANUNU NUN GEÇ C 55 NC MADDES UYARINCA 2003 VE 2004 YILINDA STOPAJA TAB OLMASI NEDEN YLE BEYANA TAB OLMAYAN GEL RLER N 2005 DURUMU Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü 1- G R fi B ilindi

Detaylı

BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol

BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol 1. Giriş Bu yazıda, Bursa daki (ciro açısından) en büyük 250 firmanın finansal profilini ortaya koymak amacındayız.

Detaylı

PARASAL GÖSTERGELER KRED LER N DA ILIMI* (B N TL.)

PARASAL GÖSTERGELER KRED LER N DA ILIMI* (B N TL.) 1886 PARASAL GÖSTERGELER KRED LER N DA ILIMI* (B N TL.) 28 De iflim %) 28 De iflim %) Toplam 311.774.444 356.845.499 %14 4.641.681 5.168.27 %11 297.867.78 335.17.279 %13 4.44.733 4.774.62 %8 Alacaklar

Detaylı

Groupama Emeklilik Fonları

Groupama Emeklilik Fonları Groupama Emeklilik Fonları BKB - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Dış Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu Aralık ayında global piyasalara, Amerika da Mali uçurum tartışmaları

Detaylı

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER:

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER: YASAL TEMERRÜT FA Z ORHAN YILMAZ (*) A- G R fi: Bilindi i üzere, gerek yasal kapital faizi ve gerekse yasal temerrüt faizi yönünden uygulanmas gereken hükümler, 19.12.1984 gün ve 18610 say l Resmi Gazete

Detaylı

AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR (AVD)

AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR (AVD) AVİVASA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR (AVD) Bu rapor AvivaSA Emeklilik ve Hayat A.Ş. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2011-31.12.2011 dönemine ilişkin gelişmelerin,

Detaylı

PROJEKS YON YILLIK TÜFE. > ENFLASYON Enflasyondaki iki ayl k gerçekleflme, y l n tümüne iliflkin umutlar bir anda söndürdü.

PROJEKS YON YILLIK TÜFE. > ENFLASYON Enflasyondaki iki ayl k gerçekleflme, y l n tümüne iliflkin umutlar bir anda söndürdü. TÜRK YE N N GÖSTERGELER PROJEKS YON > Haz rlayan: Alaattin AKTAfi ala.aktas@gmail.com > ENFLASYON Enflasyondaki iki ayl k gerçekleflme, y l n tümüne iliflkin umutlar bir anda söndürdü. Ocakta yüzde 0,80

Detaylı

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9 Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi 1.0 Girifl 1.1 ndirgenmifl nakit ak fl ( NA)

Detaylı

Genel ekonomik görünüm ve sermaye piyasalar

Genel ekonomik görünüm ve sermaye piyasalar Genel ekonomik görünüm ve sermaye piyasalar fl Yat r m 2005 y l nda, MKB Hisse Senetleri Piyasas nda, Tahvil Bono Piyasas nda ve faaliyete yeni geçen Vadeli fllem ve Opsiyon Borsas nda rakip kurulufllar

Detaylı

01/01/2009 30/09/2009 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş

01/01/2009 30/09/2009 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş 01/01/2009 30/09/2009 DÖNEMİNE İLİŞKİN GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 9 AYLIK RAPORU BU RAPOR EMEKLİLİK YATIRIM FONLARININ KAMUYU AYDINLATMA

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

Türev Ürünlerin Vergilendirilmesiyle lgili Olarak Yay nlanan Tebli ler Hakk nda. BFS - 2012/03 stanbul, 30.01.2012

Türev Ürünlerin Vergilendirilmesiyle lgili Olarak Yay nlanan Tebli ler Hakk nda. BFS - 2012/03 stanbul, 30.01.2012 Türev Ürünlerin Vergilendirilmesiyle lgili Olarak Yay nlanan Tebli ler Hakk nda BFS - 2012/03 stanbul, 30.01.2012 Türev ürünlerin vergilendirilmelerine iliflkin aç klamalar n yap ld Maliye Bakanl Genel

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. PARA PİYASASI LİKİT KAMU EMEKLİLİK YATIRIM FONU 1 OCAK- 31 ARALIK 2015 DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU VE YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN RAPOR A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ Halka arz tarihi: 04/12/2003 YATIRIM

Detaylı

DÖVİZ. Döviz Kurları / Pariteler DÖVİZ PİYASASI GÖRÜNÜMÜ VERİ GÜNDEMİ. Ekonomik Notlar Makro Görünüm Teknik Görünüm

DÖVİZ. Döviz Kurları / Pariteler DÖVİZ PİYASASI GÖRÜNÜMÜ VERİ GÜNDEMİ. Ekonomik Notlar Makro Görünüm Teknik Görünüm DÖVİZ PİYASASI GÖRÜNÜMÜ Geçtiğimiz hafta ABD de tüketici güven endeksi beklentilerin üzerinde geriledi. ISM imalat endeksinde ise yükseliş trendinin korunduğu görülüyor. Hafta boyunca, doların güçlü seyrinin

Detaylı

yi tan mlanm fl stratejiler-etkileyici sonuçlar Konsolide olmayan Haziran 2007 sonuçlar

yi tan mlanm fl stratejiler-etkileyici sonuçlar Konsolide olmayan Haziran 2007 sonuçlar yi tan mlanm fl stratejiler-etkileyici sonuçlar Konsolide olmayan Haziran 2007 sonuçlar 1 Bafll ca Göstergeler 36.9 milyar YTL Toplam aktifler ilk alt ayda %7.3 artarak 36.9 milyar YTL ye ulaflm flt r.

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

31.12.2011-31.03.2012 tarihleri arasında fon getirisi -%1,41 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi -%0,60 olarak gerçekleşmiştir.

31.12.2011-31.03.2012 tarihleri arasında fon getirisi -%1,41 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi -%0,60 olarak gerçekleşmiştir. GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI (EUROBOND) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 3 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi genel olarak 2011

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin şekilde arttırmasıyla

Detaylı

1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU (Tüm tutarlar, aksi belirtilmedikçe Türk Lirası ( TL ) cinsinden ifade edilmiştir.

1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU (Tüm tutarlar, aksi belirtilmedikçe Türk Lirası ( TL ) cinsinden ifade edilmiştir. A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka arz tarihi: 16 Temmuz 2014 31 Aralık 2015 tarihi itibariyle Fonun Yatırım Amacı Portföy Yöneticileri Fon Toplam Değeri Portföyünde

Detaylı

Nakit Sermaye Artırımı Uygulaması (Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:9))

Nakit Sermaye Artırımı Uygulaması (Kurumlar Vergisi Genel Tebliği (Seri No:1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:9)) Sirküler 2016 / 019 Referansımız: 0259 / 2016/ YMM/ EK Telefon: +90 (212) 29157 10 Fax: +90 (212) 24146 04 E-Mail: info@kutlanpartners.com İstanbul, 08.03.2016 Nakit Sermaye Artırımı Uygulaması (Kurumlar

Detaylı

RİSK ANALİZİ VE. İşletme Doktorası

RİSK ANALİZİ VE. İşletme Doktorası RİSK ANALİZİ VE MODELLEME İşletme Doktorası Programı Bölüm - 1 Portföy Teorisi Bağlamında Risk Yönetimi ile İlgili Temel Kavramlar 1 F23 F1 Risk Kavramı ve Riskin Ölçülmesi Risk istenmeyen bir olayın olma

Detaylı

Soru ve Cevap. ÇÖZÜM Say : 93-2009 SORU 1:

Soru ve Cevap. ÇÖZÜM Say : 93-2009 SORU 1: Soru ve Cevap SORU 1: Hisse devir sözleflmesinin noterde onaylanmas aflamas nda al nacak noter harc n n flirket sermayesinin tamam üzerinden mi yoksa sat n al - nan toplam hisse bedeli üzerinden mi tahsil

Detaylı

IKTI 102 24 Şubat, 2011 Gazi Üniversitesi-İktisat Bölümü DERS NOTU 01 MAKROEKONOMİYE GİRİŞ NOMİNAL VE REEL ÇIKTI İSTİHDAM VE İŞSİZLİK

IKTI 102 24 Şubat, 2011 Gazi Üniversitesi-İktisat Bölümü DERS NOTU 01 MAKROEKONOMİYE GİRİŞ NOMİNAL VE REEL ÇIKTI İSTİHDAM VE İŞSİZLİK DERS NOTU 01 MAKROEKONOMİYE GİRİŞ NOMİNAL VE REEL ÇIKTI İSTİHDAM VE İŞSİZLİK Bugünki dersin içeriği: I. MAKROEKONOMİK ANALİZE GENEL BİR BAKIŞ... 1 1. GİRİŞ... 1 2. MAKROEKONOMİNİN KÖKLERİ... 2 3. MAKROEKONOMİNİN

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 6 Haziran 2016, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 6 Haziran 2016, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Emre HORASAN

Yrd. Doç. Dr. Emre HORASAN Yrd. Doç. Dr. Emre HORASAN Finansal Sistem; fonun arz ve talebini dengeleyen ve fonları zaman, miktar, vade ve kişiler bazında kullanılabilir hale getiren bir sistemdir. Finansal Sistemin görevleri: Malların,

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı İktisat Anabilim Dalı-(Tezli) Yük.Lis. Ders İçerikleri Mikroekonomik Analiz I IKT701 1 3 + 0 6 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih, Talep, Maliyet, Üretim, Kar, Arz.

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Yat r m Ortakl klar nda Vergi Rejimi. BFS - 2008/13 stanbul, 10.06.2008

Yat r m Ortakl klar nda Vergi Rejimi. BFS - 2008/13 stanbul, 10.06.2008 Yat r m Ortakl klar nda Vergi Rejimi BFS - 2008/13 stanbul, 10.06.2008 Menkul K ymet Yat r m Ortakl klar, Sermaye Piyasas Mevzuat gere ince sadece portföy iflletmecili i faaliyetlerinde bulunmakta ve buradan

Detaylı

Uluslararas De erleme Uygulamas 2 Borç Verme Amac na Yönelik De erleme

Uluslararas De erleme Uygulamas 2 Borç Verme Amac na Yönelik De erleme Uluslararas De erleme Uygulamas 2 Borç Verme Amac na Yönelik De erleme Girifl Kapsam Tan mlar Muhasebe Standartlar yla lgisi Uygulama Tart flma Aç klama Yükümlülü ü Standartlardan Ayr lma Hükümleri Yürürlük

Detaylı

GÖSTERGELER CARİ AÇIK:

GÖSTERGELER CARİ AÇIK: Hazırlayan: Alaattin AKTAŞ ala.aktas@gmail.com PROJEKSİYON CARİ AÇIK: Yıllık cari açık (Milyon$) 2009 Ocak 50.115 16.569 38.218 Şubat 54.041 18.444 34.612 Mart 59.422 21.458 31.514 Nisan 62.831 24.188

Detaylı

K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve

K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve ÖZEL MATRAH fiekl NE TAB ALKOLLÜ ÇK SATIfiLARINDA SON DURUM H.Hakan KIVANÇ Serbest Muhasebeci Mali Müflavir I. G R fi K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve modern

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM GENEL OLARAK ULUSLARARASI PORTFÖY YÖNETİMİ

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM GENEL OLARAK ULUSLARARASI PORTFÖY YÖNETİMİ İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM GENEL OLARAK ULUSLARARASI PORTFÖY YÖNETİMİ 1.1. Uluslararası Portföy ve Yönetimi Kavramları... 1 1.2.Uluslararası Portföy Çeşitlendirmesi ve Etkileyen Faktörler... 3 1.2.1. Yatırımcının

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

stanbul Kültür Üniversitesi, Türkiye

stanbul Kültür Üniversitesi, Türkiye 215 ROMANYA LE BULGAR STAN IN AB YE EKONOM K ENTEGRASYONU Yrd. Doç. Dr. Mesut EREN stanbul Kültür Üniversitesi, Türkiye 1. Girifl Avrupa Birli i nin 5. ve son genifllemesi 2004 y l nda 10 Orta ve Do u

Detaylı

TMS 17 K RALAMA filemler. Doç. Dr. Fatih YILMAZ stanbul Üniversitesi flletme Fakültesi Muhasebe Anabilim Dal Ö retim Üyesi

TMS 17 K RALAMA filemler. Doç. Dr. Fatih YILMAZ stanbul Üniversitesi flletme Fakültesi Muhasebe Anabilim Dal Ö retim Üyesi 1 1. B Ö L Ü M TMS 17 K RALAMA filemler Doç. Dr. Fatih YILMAZ stanbul Üniversitesi flletme Fakültesi Muhasebe Anabilim Dal Ö retim Üyesi 183 11. Bölüm, TMS-17 Kiralama fllemleri 11.1 STANDARDIN AMACI Bu

Detaylı

MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI

MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI MİKRO İKTİSAT ÇALIŞMA SORULARI-10 TAM REKABET PİYASASI 1. Firma karını maksimize eden üretim düzeyini seçmiştir. Bu üretim düzeyinde ürünün fiyatı 20YTL ve ortalama toplam maliyet 25YTL dir. Firma: A)

Detaylı

TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ

TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ TÜRK BANKACILIK SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE GELECEĞİ BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU YENİ MEVDUAT SİGORTA SİSTEMİ ÖNERİSİ BANKA BİRLEŞME VE DEVİRLERİ Dr. Mehmet GÜNAL Ankara, Haziran 2001 ÖNSÖZ Türkiye

Detaylı

BANKA MUHASEBESİ 0 DÖNEN DEĞERLER HESAP GRUBU

BANKA MUHASEBESİ 0 DÖNEN DEĞERLER HESAP GRUBU BANKA MUHASEBESİ 0 DÖNEN DEĞERLER HESAP GRUBU 0 DÖNEN DEĞERLER Dönen değerler bilançonun aktifinde yer alan, likiditesi en yüksek varlık grubu olup bu hesap grubunda yer alan hesapların ortak özelliği

Detaylı

Ereğli Demir Çelik 2Ç2014 Sonuçları Hedef Fiyat: 4,30TL

Ereğli Demir Çelik 2Ç2014 Sonuçları Hedef Fiyat: 4,30TL 02.01.12 02.04.12 02.07.12 02.10.12 02.01.13 02.04.13 02.07.13 02.10.13 02.01.14 02.04.14 02.07.14 ARAŞTIRMA BÖLÜMÜ 2 Eylül 2014 Ereğli Demir Çelik 2Ç2014 Sonuçları Öneri: TUT Hedef Fiyat: 4,30TL HARUN

Detaylı

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar Kazand ran Güç Mercedes-Benz orijinal ya lar arac n z üreten uzmanlar taraf ndan, gelifltirilmifltir. Mercedes-Benz in dilinden en iyi Mercedes-Benz

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR

FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR FİBA EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. LİKİT ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR Bu rapor Fiba Emeklilik ve Hayat A.Ş. Likit Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2015 30.06.2015 dönemine ilişkin gelişmelerin,

Detaylı

4. Sistem dengede oldu una. hareketli piston. P o. esnek CEVAP E. balon ESEN YAYINLARI P X. 6atm 5L. .g 200 = 8 (20 + V D. Buna göre; 25 = 20 + V D

4. Sistem dengede oldu una. hareketli piston. P o. esnek CEVAP E. balon ESEN YAYINLARI P X. 6atm 5L. .g 200 = 8 (20 + V D. Buna göre; 25 = 20 + V D AZ BASINCI ES - 1 1. Balona etki eden toplam bas nç; aç k ava bas nc - na, yüksekli ine ve un a rl na ba l - d r. Bu büyüklükler kald rma kuvvetini etkiledi inden, gerilme kuvvetini de etkiler. areketli

Detaylı

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR

ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR ANKARA EMEKLİLİK A.Ş DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU İKİNCİ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.04.2004-30.06.2004 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

ORTA VADELİ MALİ PLAN (2012-2014)

ORTA VADELİ MALİ PLAN (2012-2014) GİRİŞ ORTA VADELİ MALİ PLAN (2012-2014) 2012-2014 dönemi Orta Vadeli Mali Planı, Orta Vadeli Programla uyumlu olmak üzere gelecek üç yıla ilişkin merkezi yönetim bütçesi toplam gelir ve gider tahminleriyle

Detaylı