ENGELLİNİN EL KİTABI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ENGELLİNİN EL KİTABI"

Transkript

1 ENGELLİNİN EL KİTABI BASKI RENKFORM MATBAA Kağıt İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Turgut Özal Bulvarı No: 53/Z İskitler / ANKARA Tel: Faks: Web: Bu kitap, Avrupa Birliği nin yardımlarıyla hazırlanmıştır. Bu kitabın içeriğinden yalnızca Zihinsel Engelliler Federasyonu sorumlu olup, herhangi bir şekilde AB nin görüşlerini yansıttığı şeklinde yorumlanamaz. 1

2 Değerli Okuyucular; ÖN SÖZ Elinizdeki bu kitap, zihinsel engellilerin en üst çatı kuruluşu Zihinsel Engelliler Federasyonunca yürütülen, bir sosyal sorumluluk projesi olan ve AB hibesi ile desteklenen, Zihinsel Engelli Hakları Savunuculuğunda, STK ve Yerel Yönetim Diyalogu( ZİHİNSEL-DİYALOG) adlı hibe projesi mali desteği ile hazırlanmıştır. Uyguladığımız proje kapsamında Mersin, Edirne, Ağrı ve Ankara da düzenleyeceğimiz konferanslarla, engelli sorunları hakkında bilgilenmiş bir kamuoyu oluşturma, farkındalık yaratma, daha da önemlisi; engellilerin toplumsal yaşama katılımlarının önünü açacak olan yerel yönetimlerin yapacağı hizmet projelerini daha planlama aşamasında, hizmet bekleyen engellilerin ihtiyaçlarını işin başında tespit etmek amacıyla, onların temsilcisi olan Sivil Toplum Örgütlerini sürece dahil edip dinleyerek, hizmet bölgelerindeki engellilere hizmet sunmak amacıyla kurulmuş Sivil Toplum Örgütleri ile diyalog kurarak, ihtiyaç ve beklentileri tespit ederek, engellilerin, yapılacak yerel yönetim hizmetlerinden en üst düzeyde yararlanmalarının önünün açılması hesaplanmıştır. Gerek uluslararası belgeler, gerekse ulusal belgeler incelendiğinde, engelliler alanında önemli yasaların çıkartıldığı, önemli gelişmeler sağlandığı halde, birçok engelli, hala yasal hakları konusunda yeterli donanıma ve bilgiye sahip değildir. Bu önemli eksiklik ise, engellinin kendisine sunulan haklardan yoksun olma, bu haklara ulaşamama ve hakkını arayamama gibi sonuçları doğurmaktadır. Bu eksikliği tespit eden federasyonumuz, kendisi de görme engelli olan, engelli hakları konusunda uzman, Altınokta Körler Derneği Ankara Şube Başkanı Avukat Hasan TATAR a, federasyon yönetimimizin beklentileri ve istekleri doğrultusunda içeriğini hazırlattığımız bu kitapta, engelliliğin tarihi süreçte geçirdiği evreleri, engelliliğe bakış açıları ve yaklaşımları, engellinin de insan olması ve insan haklarından hareketle, uluslararası belgelerde yer almasını, engellilerin toplumun diğer kesimleriyle, toplumsal yaşama tam katılımlarını sağlayacak yasal düzenlemeleri ve uluslararası yasalara uyumlu olarak ülkemizde çıkartılan yasa ve yönetmelikleri sadeleştirerek, anlaşılır bir dil ve günlük hayatta karşılaşacağınız soruların cevapları ile, hedef kitlemiz olan siz engelli kardeşlerimizin ve ailelerinizin ve engelli sorunlarına duyarlı siz değerli okuyucularımızın bilgisine sunmaya çalıştık. Engelli kardeşlerimizin, engelli bireyle yaşayan ailelerinin, hazırlattığımız, engellinin hakları konusunda bir başvuru kitabı olmasını arzu ettiğimiz bu kitaptan en üst düzeyde yararlanmaları, engellilerin de, toplumsal yaşamın tüm alanlarına diğer bireylerle eşit katılımlarının sağlandığı bir Türkiye özlemi, dilek ve temennilerimle Ömer KOÇ Zihinsel Engelliler Federasyonu Genel Başkanı 2

3 İÇİNDEKİLER Temel Kavramlar 4 Engelliliğe Yönelik Yaklaşımlar 7 İnsan Haklarından Engelli Haklarına Geçiş Engellilere Özgülenmiş Kapsayıcı Belgeler.. 12 Avrupa Sosyal Şartı 13 Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Bildirisi. 18 Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Kanun Hükmünde Kararnameler Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Sayılı Özürlüler Yasası Sayılı Yenilenen Yönetmelik.. 83 Zihinsel Engel Nedir? Genetik Tanı Merkezleri DownSendromu 105 Otizim Rett Sendromu Mültipl Skleroz (MS) 109 Sıkça Sorulan Sorular 110 Özürlü Sağlık Kurulu Raporu Veren Yetkili Hastaneler Hakem Hastaneler

4 TEMEL KAVRAMLAR VE ENGELLİLİĞE GİRİŞ Temel Kavramlar çerçevesinde, konumuzun yeterince anlaşılabilmesi için bazı kavramların tanımlanması ve içeriklerinin açıklanması gerekmektedir. Bu bağlamda; HAK, ENGELLİ, AYRIMCILIK ve ENGELLİLİĞE DAYALI AYRIMCILIK KAVRAMLARINI ELE ALARAK BAŞLIYORUZ. HAK: Hukuk Düzeni tarafından kişiye tanınan yetki olarak tanımlanmaktadır. Bu yetki sayesinde kişi, bazı özgürlüklerden ve olanaklardan yararlanabilmektedir.bu nedenle hakkın öznesi kişidir. Kişilik ise, özgür bireyin sahip olduğu bir niteliktir.bu yüzden ilkel, köleci ve feodal toplumlarda HAK kavramından söz edilemez. Çünkü ilkel toplumlarda birey, komünal kolektif içerisinde erimiş ve kaybolmuştur. Köleci Toplumda efendisine bağlı, gerektiğinde alınıp satılabilen ve öldürülebilen, konuşan alet olarak görüldüğü için insan yerine bile konulmayan bir köle; FeodalToplumda ise, Allahın kulu, feodal beye, kayıtsız koşulsuz bağımlı toprakbent bir köylüdür. Bu nedenle Bireyin hak öznesi kişi olabilmesi için köleci ve feodal bağımlılıklardan kurtulması, emeğini istediği kapitaliste satan özgür sanayi ya da tarım işçisi olması gerekmiştir. Tabii Hukuk anlayışına göre HAK, sıkı sıkıya insana bağlı, onun doğumla kazandığı vazgeçilemez, devredilemez ve dokunulmaz niteliklerdir. Bu niteliklerin toplamı özgür bireyi yani insanı oluşturur. Toplumsal Sözleşme anlayışına göre, tarihin çok eski zamanlarında özgür olarak yaşayan insanlar, giderek güçlünün güçsüzü ezmesi ve ortaya çıkan anarşi karşısında yetkilerinin yani hak ve özgürlüklerinin bir bölümünü yazılı olmayan bir Toplumsal Sözleşme ile Devlet adı verilen bir organizasyona devretmişlerdir. Fakat yetkileri ve egemenlik hakkını elinde topladıkça ceberrütleşen Devletten bu yetkileri alabilmek için mücadele etmek zorunda kalmışlardır. Başta Yaşam ve Özgürlük olmak üzere Sağlık, Eğitim, Yiyecek, Barınma ve toplumsal hizmetleri de kapsayacak biçimde, Sağlığına ve Esenliğine Uygun bir Yaşam Düzeyine Kavuşma; Yasanın Koruyuculuğundan Eşit olarak Yararlanma; Barışçıl Amaçlar için Toplanma ve Dernek Kurma; Evlenme, Mal ve Mülk Edinme; Çalışma, İşini Seçme; Din, Vicdan Düşünce ve Anlatma hakları gibi hak ve özgürlükler, Evrensel İnsan Hakları Bildirgesinde yer alan temel insan hakları dizgesini oluşturmaktadır. 4

5 ENGELLİ: Bu sözcük son yıllarda ortaya atılmış ve benimsenmiştir.3 Mayıs 2013 tarihinde yürürlüğe giren 6462 sayılı Kanun ile mevzuatımızdaki bütün sakat ve özürlü sözcükleri, engelli sözcüğü ile değiştirilmiştir. Günümüzde ENGELLİ sözcüğü, bireyin kişisel bir özelliğine değil de, toplumsal ve çevresel etkenlere dikkat çekmesi bakımından önemli bir zihniyet değişikliğine zemin hazırlayıcı niteliktedir. Ancak, bu sözcük, bireyin kişisel özelliğine dikkat çeken SAKAT ve ÖZÜRLÜ sözcüklerinin bütün içeriğini yansıtmamaktadır. Bireyin engelli olmasına yol açan tüm etkenler ortadan kaldırılsa, insanlığın ulaştığı uygarlık ve teknoloji düzeyi, bireyin tam anlamıyla bağımsızlaşmasına olanak sağlasa bile çeşitli nedenlerle gözü görmeyen, kulağı duymayan, konuşma bozukluğu olan, yürüme güçlüğü çeken, elsiz, kolsuz, bacaksız insanlar var olmaya, dolayısıyla bu insanlara ne ad verileceği sorunu, iletişim aracı olan Dil in gündemini işgal etmeye devam edecektir. Kaldı ki, bugün de yerine göre bu sözcüklerden en uygun olanını kullanma gereksinimi sık sık karşımıza çıkmaktadır. Söz gelişi, Trafik kazasında üç kişi sakatlandı. tümcesi yerine, Trafik kazasında üç kişi engellendi. Dememiz, bizi gülünç durumlara düşürebilir. Bir olayı anlatırken bireysel bir eksikliğe dikkat çekmek için kör sözcüğünü yeğleyebiliriz. Bu nedenlerle sözcük fetişizmi tehlikesine düşmeden bulunduğumuz ortama ve konuştuğumuz olguya göre engelli, özürlü ya da sakat sözcüklerinden herhangi birini kullanabiliriz. Bu açıklamalardan sonra Engelli sözcüğünün tanımına geçebiliriz sayılı Kanun, bu sözcüğü şöyle tanımlamaktadır: ENGELLİ: Fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeyde kayıplarından dolayı topluma diğer bireyler ile birlikte eşit koşullarda tam ve etkin katılımını kısıtlayan tutum ve çevre koşullarından etkilenen bireydir. İnsanlık tarihi boyunca, fiziksel, zihinsel, ruhsal ve duyusal yetilerinde çeşitli düzeylerde kayıpları olan bireyler her zaman var olagelmiştir. Savaşlar, beslenme kaynaklarının yetersizliği, salgın hastalıklar, kazalar, deprem, sel gibi doğal afetler ve kalıtsal etkenler, her dönem sakat bireylerin ortaya çıkmasına yol açmıştır. Dönemlere göre değişen, toplumun sakat bireye karşı tutum ve davranışlarıdır. Bu tutum ve davranışlar, yaşanılan toplumsal yapının ve üretim biçiminin düzeyine ve özelliklerine göre farklılıklar göstermiştir. Temel soru şudur: Var olan üretim biçimi ve toplumsal işbölümünün düzeyi, sakat bireyin yaşamasına ve bir işlev yerine getirmesine olanak vermekte midir? Bu sorunun yanıtı olumlu ise, sakat bireyin yaşamasına ve toplumsal işbölümü içerisinde yer almasına toplum tarafından izin verilmekte; bu soruya verilen 5

6 yanıt olumsuz ise, sakat birey bir biçimde yok edilmekte ve öldürülmektedir. Bu durum toplum vicdanını yaraladığı için söz konusu öldürme eylemleri, geleneksel ya da dinsel törenler gerçekleştirilmekte ve meşrulaştırılmaktadır. Böylece toplum vicdanı susturulmaya çalışılmaktadır. İlkel toplumlarda sakatlar, ıssız dağ başlarına ve akarsulara bırakılarak öldürülmektedirler. Çünkü toplumun üretim düzeyi, ancak bir kişinin karnını doyurmasına olanak vermektedir. Üretim dışında kalan sakatlar ve yaşlılar, bin bir çabayla elde edilebilen beslenme kaynaklarına ortak olmakta ve topluluğun devamlılığını tehdit etmektedirler. İlkel topluluk için onlar, asalaktır ve fazladan boğazdır. Köleci toplumlar, üretim araçlarının gelişimi ve geniş köle kitlelerinin emeği sayesinde önemli bir üretim fazlası elde edebilmiş; bu nedenle sakatları öldürmek yerine, onlara toplumsal işbölümü içerisinde yer vermiştir. Eski Roma da körlerin pazu gücünden yararlanılır; körler, ya bostan dolaplarına beygir yerine koşulur ya da kalyonlarda kürekçi olarak çalıştırılırdı. Roma kentinin varoşlarında özgür Romalıların eğlence ve cinsel gereksinimlerini karşılayan şarkıcı kör kızlar ın yaşadığı mahalleler bulunurdu. Eski Çin İmparatorları ise körlerin ezber yeteneğinden yararlanarak onlara İmparatorluk fermanlarını ezberletip memleketin dört bir yanına gönderirlerdi. Osmanlı Toplumunda sesi güzel, nefesi güçlü körlerin hafız olarak değerlendirildiğini biliyoruz. Ortaçağın Feodal Toplumlarında sakatlar ya Devletin veya Kilisenin himayesine alınarak aciz hanelere kapatılmış ya da dilenci şebekelerinin eline düşerek halkın merhamet duygularından yararlanıp yaşamlarını sürdürmeye çalışmışlardır. Burjuva devrimleriyle birlikte ortaya çıkan Aydınlanma Döneminde İnsan Hakları Hareketine koşut olarak sakatların da insan oldukları, bu nedenle bazı haklara sahip olmaları gerektiği anımsanmış; onların eğitimi ve istihdamı yolunda bazı adımlar atılmaya başlanmıştır. Sakatların mesleki eğitimi, rehabilitasyonu ve istihdamı konusundaki asıl gelişmeler, 20. yüzyılın ilk yarısında yaşanan iki dünya savaşı sırasında ve sonrasında meydana gelmiş; sağlıklı nüfus cephelere sürülürken kadınlar, çocuklar ve sakatlar, cephe gerisinde boş kalan üretim sürecinin içerisine çekilmiştir. Böylece sakatların üretim sürecinde nasıl bir rol üstlenebilecekleri denenmiş ve öğrenilmiştir. Bu yüzden sakatlara yönelik haklar, ulusal ve uluslar arası belgelere, İkinci Dünya Savaşı ndan sonra girmeye başlamıştır. AYRIMCILIK: Bir grup insanın dil, din, cinsiyet ya da bedensel farklılıklarından dolayı diğer insanlarla eşit koşullar altında temel hak ve özgürlüklerini kullanmasını veya bunlardan 6

7 yararlanmasını engelleyen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamadır. (ÖZİDA 2010 Araştırması) Bu tanım çerçevesinde tarihsel olarak, engelliliğe, cinsiyete, sınıfsal konuma dinsel inanışa, ırk ya da etnik kökene, yaşa, cinsel yönelime dayalı ayrımcılık biçimlerinden söz edebiliriz. ENGELLİLİĞE DAYALI AYRIMCILIK: Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel, medeni veya başka herhangi bir alanda insan hak ve temel özgürlüklerinin tam ve diğerleri ile eşit koşullar altında kullanılması veya bunlardan yararlanılması önünde engelliliğe dayalı olarak gerçekleştirilen her türlü ayrım, dışlama veya kısıtlamadır. (5378 sayılı Yasa). Tarihin ilk ayrımcılık biçimi, engelliliğe dayalı ayrımcılıktır. İnsanlığın toplum olarak yaşadığı andan itibaren üretim dışı kaldıkları ve toplumun bin bir güçlükle elde ettiği kıt beslenme kaynaklarına ortak oldukları için sakatlara karşı sert ayrımcı tutum ve davranışlar sergilenmiş; olumsuz değer yargıları beslenmiştir. Dinsel, insani ve vicdani nedenlerle bastırılan ayrımcı duygular, bilinç-altına itilmiş; ama her dönem çeşitli vesilelerle en acımasız biçimleriyle kendilerini hissettirmişlerdir. Gaipten haber veren kişiler olarak düşünülen körlerden korkulması, sakat doğumların bir uğursuzluk işareti olarak görülmesi, cüzamlıların ıssız adalarda ölüme terk edilmesi, günümüzde Milli Eğitim Bakanlığı Baş Hukuk Müşavirinin öğretmenlik hakkının engellilere yasaklanmasını öngören Yönetmeliğin iptali için açılan davanın duruşmasında Danıştay yargıçlarına hitaben: Siz olsanız çocuklarınızı kör bir öğretmene teslim eder misiniz? sorusu, Keçiborlu nun Senir Lisesi ne felsefe öğretmeni olarak atanan görme engelli İbrahim Er in okuldan uzaklaştırılması için velilerin başlattıkları kampanya, çok çağdaş olarak tanıdığımız Güzel Sanatlar Okulu Müdiresi Prof. Dr. Can Etili nin, okulun sınavını birincilikle kazanan Ceyda yı altyapımız uygun değil gerekçesiyle öğrenciliğe kabul etmemesi bütün bunlar engelliliğe dayalı ayrımcılığın bazı örnekleridir. Engelliliğe Yönelik Yaklaşımlar /Modeller Bu tarihsel gelişme, engelliliğin algılanmasında dört yaklaşımın ayırt edilmesine olanak verebilir. İlkel Yaklaşım: Bu yaklaşım, genellikle ilkel toplumların ve ortaçağ teokratik feodal toplumlarının bakış açısını yansıtmakta ve bir dizi hurafeden oluşmaktadır. Sakatlık,gazaba gelmiş Tanrıların insanlara bir cezasıdır. Bir uğursuzluk işaretidir. İnsanların işledikleri 7

8 günahların kefaretidir. Diğer insanlar ibret alsın diye Tanrı tarafından gerçekleştirilmiş bir durumdur Bu örneklerden de anlaşılacağı gibi, hiçbir bilimsel dayanağa sahip olmayan İlkel Yaklaşım, daha çok toplumun sakatlık olgusu karşısında duyduğu tepkiden ve korkudan kaynaklanmaktadır. Tıbbi Yaklaşım: Aydınlanma Dönemiyle birlikte bilimsel bakış açısının güçlenmesinden sonra sakatlık olgusuna bakış açısında ciddi değişiklikler meydana geldi. Artık sakatlık doğa üstü güçlerin insanlığa musallat ettiği bir şey değil, bizzat dünyevi nedenlerle ortaya çıkan bir olgudur. Trafik kazalarının, iş kazalarının, beslenme kaynaklarının yetersizliğinin, sağlık hizmetlerindeki yetersizliklerin, salgın hastalıkların, doğal afetlerin bir sonucudur. Bu nedenle insan vücudunda veya işlevlerinde meydana gelen bir arızadır. Bu arızanın giderilmesi için tıbbi yardım yapılmalıdır. Özetle sakatlık, tıbbın bir konusudur ve sakatlar hasta kişilerdir. Tıbbi Yaklaşım, sakatların rehabilitasyonu çalışmalarının geliştirilmesine yol açmış; rehabilitasyon hakkının temelini oluşturmuştur. Bu nedenlerle İkinci Dünya Savaşı ndan sonra ortaya çıkan sakatlara ilişkin bütün belgelerde esas olarak rehabilitasyon hakkına ve çalışmalarına vurgu yapılmaktadır. Tıbbi Yaklaşım, 20. yüzyılın tamamına yakınında egemen olmuş; ancak son yıl içerisinde sorgulanmaya ve eksikliklerine dikkat çekilmeye başlanmıştır. Ülkemizde hala Tıbbi Yaklaşımın izlerine rastlanmaktadır yılında Atatürk ün bağışladığı İzmir deki Atlı Köşk te faaliyete başlayan Körler, Sağırlar ve Geri Zekalılar Müessesesi nin Sağlık Bakanlığı na bağlı olarak açılması ve başına Ruh ve Sinir Hastalıkları uzmanı bir müdür atanması da bu yaklaşımın ürünüdür lerden sonra yapılan yanlışlık kavranmaya, yurtdışında özel eğitim alanında eğitim gören Mitat Enç in olumlu etkisiyle Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde körler ve sağırlarla ilgili özel eğitim okulları açılmaya başlanmıştır. Sosyal Yaklaşım: Tıbbi Yaklaşımın sakatlık olgusunu ve çözüm yollarını kavramaya yetmediği anlaşıldıkça soruna bireyin bir özelliği olarak sakatlık üzerinden değil de, çevresel ve toplumsal koşulların etkisini de hesaba katan bir açıdan bakılması gereksinimi duyulmaya başlamıştır. Evet, sakatlık, bireyde meydana gelen fiziksel veya işlevsel bir yetki kaybıdır; bu bakımdan bireye özgü bir özelliktir. Ama sakatlığı sorun haline getiren bu özelliği değil, çevresel ve toplumsal koşullardır. Toplumun sakatlara yönelik ayrımcı tutum ve davranışları ile olumsuz değer yargılarıdır. Uygarlığın ve teknolojinin kazanımlarının sakat bireyin hizmetine sunulamamasıdır. Bütün bunlar değiştirildiği, fiziksel çevre sakatların erişimine uygun hale getirildiği, kentler, konutlar, yollar, parklar, kullanılan bütün 8

9 araçlar her şey engelliler dahil herkes için tasarlandığı, ayrımcı uygulamalara, değer yargılarına, tutum ve davranışlara son verildiği takdirde, sakatlık toplumsal bir sorun olmaktan çıkacak, bireyin bir özelliği, toplumsal çeşitliliğin bir rengi, en fazlasından bireysel bir yoksunluk haline dönüşecektir. Demek oluyor ki, sakatlık toplumsal bir bakış açısıyla ele alınmalı, sakat birey, toplumsal var oluşu içerisinde değerlendirilmelidir. İşte bu, Sosyal Yaklaşımın temelinde yatan perspektiftir. Sosyal Yaklaşımın benimsenmesiyle birlikte sakatlığa bakış açısında köklü değişimler ortaya çıkmış; sadece rehabilitasyon değil, eğitimden istihdama, sosyal güvenliğe fiziksel çevreye dek pek çok alanda hakları içeren yasal düzenlemeler gerçekleştirilmiş; önemli ilerlemeler kaydedilmeye başlanmıştır. Sakat Kişilerin Hakları Bildirgesi, Sakatlar için Fırsat Eşitliği konusunda Standart Kurallar gibi uluslar arası belgeler, Sosyal Yaklaşımın damgasını taşımaktadır. Ülkemizde de devlet politikası, yıldan beri Sosyal Yaklaşıma dayanmaktadır. Ancak henüz toplumda bu doğrultuda yaygın bir bilinç oluşturulabilmiş değildir. İnsan Hakları Yaklaşımı: Sosyal Yaklaşım, önemli bir zihniyet değişikliğine ve toplumsal önlemlerin alınmasına yol açmakla birlikte, insan olarak sakat bireyin de hak öznesi olduğu, doğuştan edinilen vazgeçilmez, devredilemez ve dokunulmaz haklarla donanmış yurttaş olduğu noktasının bilince çıkarılmasına yetmemektedir. Bu nedenle yeni bir yaklaşıma gereksinme duyulmuştur. Engelliler de bütün insanlar gibi temel haklara sahiptirler. Dolayısıyla engelli hakları denilen şey, gerçekte insan haklarından başka bir şey değildir. Onun devamı niteliğinde haklardır. Burada şu soru sorulabilir: Peki, madem ki, engelli hakları, gerçekte insan haklarından ibarettir; o halde İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi varken ayrıca engelli haklarının düzenlenmesine, daha geniş bakarsak, kadın haklarının, çocuk haklarının düzenlenmesine gereksinim var mıdır? Evet, vardır. Çünkü İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinde sayılan haklar çok geneldir ve manifesto niteliğindedir. Bu hakların her ayrımcılığa tabi tutulan toplum kesimi için kullanılabilir, uygulanabilir hale getirilmesi, bu yüzden yeniden tanımlanması gerekmektedir. Söz gelişi, haklara, olanaklara ve hizmetlere erişim, bütün insanlar için önemli olmakla birlikte, engelliler için daha kapsamlı ve daha özgün nitelikler taşımaktadır. Erişim sorununun engellilere özgülenmiş bir biçimde yeniden yorumlanması, mekanizmalarının tanımlanması zorunludur. Aksi halde haklardan engellilerin yararlanmaları olanaksızlaşır. Seçme, seçilme hakkı bütün insanlar için geçerlidir. Ama bu hakkın kullanımında engellilerin önünde duran engeller karşısında engellilere özgü önlemlerle ve mekanizmalarla birlikte bu hakkın da yeniden düzenlenmesi gerekir. Toplumun bütün kesimleri için eşitliğin önündeki tüm engeller kalktığında belki de bu hakların ayrımcılığa maruz kalan toplum kesimleri için ayrı ayrı düzenlenmesine gereksinim kalmayacaktır. 9

10 İnsan Hakları Yaklaşımı, aynı zamanda engellilere verilen hizmetlerin ve olanakların bir lütuf, bir bağış olmadığına, insan olmaktan kaynaklı vazgeçilmez ve dokunulmaz bir hak olduğuna vurgu yaparken, hak temelli bir mücadeleyi de gündeme getirmektedir. Bu nedenle örgütlenme ve savunuculuk etkinliklerini bu hakların elde edilmesi ve uygulanabilir hale dönüştürülmesi için zorunlu kılmaktadır. İnsan Hakları Yaklaşımı, Sosyal Yaklaşımın anti-tezi değil, tamamlayıcısıdır. Sosyal Yaklaşımın yetersizliklerini gidermekte; onu geliştirmektedir. İnsan Haklarından Engelli Haklarına Geçiş: Hak Temelli Yaklaşım İnsan Haklarının Doğuşu ve Gelişimi İnsan Hakları kavramı, Reform ve Rönesans hareketlerini izleyen Aydınlanma döneminde ortaya çıkmıştır. Feodal Toplumun bağrında filizlenip gelişen kent-soylu sınıf (burjuvazi), mücadele bayrağına, O rtaçağa ait feodal değerlere karşı Özgürlük-Eşitlik- Adalet-Kardeşlik gibi sloganları yazarak dünya ve din derebeylerine karşı çetin bir mücadeleye girişmiş; akıl ve insan odaklı rasyonalizm ve hümanizm gibi düşünce akımlarını desteklemiş; insanların doğuştan getirdiği vazgeçilmez, dokunulmaz ve devredilmez hakları bulunduğunu ileri sürmüştür. Ümmet yerine ulus kavramını geliştirmiş; egemenliği gökten yere indirerek ulusa devretmiş; dogmaların ve hurafelerin yerine aklı özgürleştiren laikliği savunmuştur. Başlıca amacını Demokratik Cumhuriyet olarak ilan etmiştir. Milli pazarı yaratarak toprak parçasını yurt, bireyi ise haklarla donatılmış yurttaş haline getirmiştir. İnsan Haklarından Engelli Haklarına Geçiş Aydınlanma sürecinde gelişen insan ve akıl odaklı düşünce akımları, o güne kadar dibe bastırılmış ve görünmez hale getirilmiş engellilerin anımsanmasına da yol açmış; engellilerin de insan oldukları, dokunulmaz haklara sahip bulundukları kavranmaya, eğitim ve iş yaşamına katılmaları için bazı önlemler alınmaya başlanmıştır. Öncelikle görme engellilerin ve işitme engellilerin eğitimine eğilinmiş; 19. yüzyılın ortalarında Braille yazısının icadı ile birlikte Fransa da başlayan körler okulları, hızla bütün kıtaya yayılmış, daha sonra ABD de bu sürece katılmıştır. Engellilerin çalıştırılabileceği iş ortamları oluşturulmuş; özellikle işitme engellilerin çalışabileceği marangozhaneler kurulmuştur. Ancak bütün bu uygulamalar yaygın olmayıp deneme niteliğindedir. Asıl gelişmeler 20. yüzyılda yirmi yıl arayla yaşanan iki dünya savaşı sırasında ve sonrasında ortaya çıkmıştır. Sağlıklı genç nüfus cephelere sürülünce, cephe gerisinde 10

11 tarımda ve sanayide çocuk, kadın ve engelli emeğine gereksinim duyulmuş; bu deneyim engellilerin ne gibi işlerde başarılı olabileceklerine ilişkin bir laboratuar rolü oynamıştır. Böylece engellilere yönelik istihdam politikalarının yolu açılmıştır. Özellikle savaşta sakatlanan kişiler için savaş sonrasında kaybedilen yetilerin yeniden kazandırılması ve sakatlanan kişilerin güçlendirilmesi amacıyla rehabilitasyon çalışmalarına başlanmış; bu doğrultuda yasalar hazırlanmıştır. Engelli kişilerin eğitiminin özel yöntemler gerektirdiğinin keşfiyle birlikte, Özel Eğitim, pedagojinin bir alt dalı olarak gelişmiş; önce ayrı okullarda özel yöntemlerle başlatılan eğitim, diğer okullarda kaynaştırma eğitimine dönüştürülerek yaygınlaştırılmıştır. Böylece istihdam, rehabilitasyon ve eğitim alanlarında belirginleşen engelli hakları, ulusal mevzuatlardan çıkıp uluslararası belgelere yansımaya başlamıştır. Kuşku yok ki, 10 Aralık 1945 tarihinde kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, bu gelişme için sağlam bir temel oluşturmuştur. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi Madde 2: Herkes ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal ya da başka türden kanaat, ulusal ya da toplumsal köken, mülkiyet, doğuş veya başka türden statü gibi herhangi bir ayrım gözetilmeksizin, bu Bildirgede belirtilen bütün hak ve özgürlüklere sahiptir. Görüldüğü gibi Bildirge, her ne kadar engelli bireylerden ve engelliliğe dayalı ayrımcılıktan söz etmemekte ise de, ayrımcılık nedenlerini ucu açık olarak saymakla engelliliğe dayalı ayrımcılığın yasaklanmasının da yolunu açmaktadır. Ayrıca, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin temellerini oluşturan başta yaşam ve özgürlük olmak üzere sağlık, eğitim, yiyecek, barınma ve toplumsal hizmetleri de kapsayacak biçimde, sağlığına ve esenliğine uygun bir yaşam düzeyine kavuşma; yasanın koruyuculuğundan eşit olarak yararlanma; Barışçıl amaçlar için toplanma ve dernek kurma; evlenme, mal ve mülk edinme; çalışma, işini seçme; din, vicdan düşünce ve anlatma hakları gibi hak ve özgürlükler bütün insanlara tanındığına göre insanlığın ayrılmaz bir parçası olan engellilere de tanınmış olmaktadır. Tavsiye niteliğindeki İnsan Hakları Evrensel Bildirgesindeki hak ve özgürlükler, 1950 tarihli Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile bağlayıcı hale getirilerek güvenceye alınmıştır. Bu sözleşmenin 14. Maddesi, Ayrımcılık Yasağı başlığıyla yine ucu açık olarak sayılan nedenlere bağlı ayrımcılık türlerinin tamamını yasaklamıştır tarihli Birleşmiş Milletler İkiz Sözleşmeleri, Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi (MSHS) ve Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi (ESKHS) de kapsadıkları hak ve özgürlükler bakımından benzer niteliktedir. 11

12 Ayrımcılık yasağı ile ilgili olarak kabul edilen temel ILO sözleşmesi, 1958 tarihli, 111 No lu Ayrımcılık (İstihdam ve Meslek) Sözleşmesidir. Sözleşme, iş verme, eğitim ve çalışma koşullarının düzenlenmesinde ırk, renk, cinsiyet, din, siyasal görüş, ulusal kimlik ve sosyal köken temelinde ayrımcılık yapılmasının ulusal politikalarla önlenmesi, fırsat ve uygulama alanında eşitliğin geliştirilmesi çağrısında bulunur Engelliliğin bir ayrımcılık nedeni olarak açıkça anıldığı bağlayıcı nitelikteki ilk uluslararası hukuk belgesi 1989 tarihli Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi' dir. Sözleşmenin 2. Maddesi, 1. Bendinde Taraf Devletler, bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her çocuğa, kendilerinin, anne babalarının veya yasal vasilerinin sahip oldukları ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal ya da başka düşünceler, ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler denilmektedir yılında imzalanan ve Türkiye nin de taraf olduğu tavsiye niteliğindeki Cenevre Çocuk Hakları Beyannamesinde de dolaylı olarak engelli çocuklara dikkat çekilmiş olması, çocuk hakları belgelerindeki duyarlılık düzeyini göstermesi bakımından ilginçtir. Doğrudan doğruya engellileri ilgilendiren ilk uluslararası belge BM Çalışma Örgütünün Sakatların Mesleki Rehabilitasyonu Hakkında Tavsiye Kararlar olup, engellilerin istihdamı, mesleki eğitimi, mesleki rehberlik ve korunmalı istihdam konularına ilişkindir. Henüz bu haklar somut bir çerçeveye oturtulmamış; bunun için 1961 tarihinde kabul edilen Avrupa Sosyal Şartını beklemek gerekmiştir tarihinde yeniden gözden geçirilen Avrupa Sosyal Şartında engellilerin mesleğe yöneltilmesi düzenlemektedir yılında yeniden gözden geçirilirken bağımsız yaşam hakkına da vurgu yapılmıştır Sadece Engellilere Özgülenmiş Kapsayıcı Belgeler Daha sonraki süreçte gerek Birleşmiş Milletlerin gerekse Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliğinin. engellilere ilişkin çok sayıda ilke ve tavsiye kararları ile eylem planları yayınlanmıştır. Ancak bu çalışmada bunlar içinde kapsayıcılığı ve bağlayıcılığı bakımından önemli olan belgelere değinilecektir. Bu belgelerden; 9 Aralık 1975 tarihli ve 3447 nolu Engelli Kişilerin Hakları Bildirgesi, 20 Aralık 1993 tarih 48/96 sayılı Engelliler İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar, 2006 tarihli Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme, hem engellilere ilişkin belli başlı bütün konuları kapsamaları, hem engelli örgütlerinin karar alma süreçlerine etkin olarak katılımları, hem de eşitliğin ve ayrımcı muamele yasağını güçlü bir biçimde vurgulamaları 12

13 bakımından önemlidirler. Üstelik Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme, sözleşme formatında hazırlanıp Birleşmiş Milletlere üye ülkelerin imzasına açıldığından kabul eden ülkeler açısından bağlayıcı bir iç hukuk metni niteliğindedir. Engelli Kişilerin Hakları Bildirgesi 13 maddeden ibaret olup, 2. Maddesi ayrımcılık yasağına vurgu yaparken, 3. Maddesi eşitlik ilkesini düzenlemekte; 12. maddesi ise ilk defa engelli örgütlerinden ve üyeleriyle istişareden söz etmektedir. Engelliler İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kurallar ise 22 maddeden oluşmakta ve engelli hakları konusunda daha ayrıntılı tanımlar vermektedir. Bu özelliklerine ek olarak Standart Kuralların getirdiği yenilikler şöyle özetlenebilir. 1. Engellilere özgü hakların yanı sıra medeni, siyasi ve ekonomik temel haklar, engelliler açısından güvence altına alınmıştır. 2. Anayasada engellilere ilişkin hakların yer alması, ayrıca engellilere özgülenmiş yasaların çıkarılması öngörülmüştür. 3. Engelli örgütlerinin, karar alma süreçlerinin tüm aşamalarına etkin bir biçimde katılımı ve yol göstericiliği garanti altına alınmıştır. 4. Ayrımcılık yasağı ve eşitlik hakkı, güçlü bir biçimde vurgulanmıştır. Bu özellikleriyle standart kurallar, engelliler için uluslararası bir sözleşmenin temelini oluşturmuştur. Nitekim Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme bu temel üzerine inşa edilmiştir. 5. Engelli haklarının izlenmesi için bir izleme ve denetim mekanizması oluşturulmuştur. Avrupa Sosyal Şartı: Strasbourg, 3.V.1996 Gayri resmi tercümedir Madde 15 - Özürlülerin toplumsal yaşamda bağımsız olma, sosyal bütünleşme ve katılma hakkı : Akit Taraflar, yaşları, özürlerinin nedenleri ve niteliği ne olursa olsun, özürlülerin toplumsal yaşamda bağımsız olma, sosyal bütünleşme ve katılma hakkını etkili bir biçimde kullanabilmelerini sağlamak amacıyla özellikle, aşağıdakileri taahhüt ederler: 13

14 1 Mümkün olduğunda genel plan çerçevesinde, ya da bu mümkün değilse, kamusal ya da özel uzmanlaşmış organlar aracılığıyla özürlülerin yönlendirilmesini, öğrenimini ve mesleki eğitimini sağlamak için gerekli önlemleri almak. 2 Normal çalışma ortamında özürlüleri istihdam etmek ve onların istihdamını sürdürmek ve çalışma koşullarını özürlülerin gereksinimlerine uyarlamak, ya da özürlülük nedeniyle bunun mümkün olmadığı durumlarda çalışmayı buna göre düzenlemek ya da özrün düzeyine göre güvenli bir istihdam türü yaratmak için, işverenleri özendirmeye yönelik bütün önlemlerle onların istihdam edilmelerini teşvik etmek. Bazı durumlarda bu önlemler uzmanlaşmış yerleştirme ve destekleme hizmetlerine başvurmayı gerekli kılabilir. 3 Özellikle, teknik yardımları da içermek üzere, iletişim ve hareket engellerinin üstesinden gelmeyi ve ulaşım, barınma, kültürel etkinlikler ve boş zaman kullanımını sağlamayı hedefleyen önlemler yoluyla özürlülerin toplumla tam olarak bütünleşmelerini ve toplum yaşamına katılmalarını teşvik etmek. Avrupa sosyal şartı, 2007 yılında TBMM'de kabul edilmiş ve zamanın Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet SEZER tarafından imzalanarak bağlayıcılığı olan bir iç hukuk belgesi olmuştur. 9 Nisan 2007 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : MİLLETLERARASI ANDLAŞMA Karar Sayısı : 2007/ /9/2006 tarihli ve 5547 sayılı Kanunla onaylanması uygun bulunan ekli "(Gözden Geçirilmiş) Avrupa Sosyal Şartı"nın ilişik Beyan ile onaylanması; Dışişleri Bakanlığı'nın 2/3/2007 tarihli ve HUMŞ/161 sayılı yazısı üzerine, 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu'nca 22/3/2007 tarihinde kararlaştırılmıştır. Ahmet Necdet SEZER CUMHURBAŞKANI Avrupa Parlamentosu, Avrupa Sosyal Şartının onaylanmasından sonra, aşağıda sadece kabul tarihleri ve başlıklarını verdiğimiz bir dizi eylem planı, bildirge ve direktifler yayımlayarak, üye devletler için bağlayıcılığı olan belgelerle, engellilerin toplumsal yaşama eşit yurttaşlar olarak tam katılımlarının önünü açmıştır. 14

15 Özürlüler için engelsiz Avrupa 30 Ekim 2003, Sonuç Tebliği Özürlülere Yönelik Fırsat Eşitliği: Avrupa Eylem Planı 27 Kasım 2000, Konsey Kararı Ayrımcılığa karşı topluluk eylem planı oluşturulması ( ) 27 Kasım 2000, Konsey Direktifi İstihdamda ve işte eşit muamele konusunda genel çerçeve (2000/78 EC) Avrupa Birliği Temel Haklar Belgesi (2000/C 364/01) 15 Haziran 2003, Konsey İlke Kararı Özürlü bireylerin istihdamının ve toplumsal bütünleşmelerinin teşvik edilmesi (2003/C 175/01) 6 Mayıs 2003, Konsey İlke Kararı Özürlü bireylere yönelik kültürel etkinlikler ve bu etkinliklere ulaşılabilirlik (2003/C 134/05) 5 Mayıs 2003, Konsey İlke Kararı Özürlü öğrencilere eğitim ve mesleki eğitimde fırsat eşitliği sağlanması (2003/C 134/04) 17 Haziran 1999, Konsey İlke Kararı Özürlü kişilere istihdamda fırsat eşitliği sağlanması (1999/C 186/02) 4 Haziran 1998, Konsey Tavsiye Kararı Özürlüler için park kartı verilmesi (1998/376/EC) 20 Aralık 1996, Konsey İlke Kararı Özürlü bireylere tanınacak fırsat eşitliği (97/C/12/01) 31 Mayıs 1990, Konsey İlke Kararı 15

16 Özürlü çocuklar ve gençlerin genel öğretim sistemine katılımı (90/C 162/02) 11 Aralık 2013,Tavsiye Kararı Engelli bireylerin kültür, spor, turizm ve boş zaman etkinliklerine tam, eşit ve etkin katılımının sağlanması üzerine Üye Devletlere yönelik CM/Rec(2013)3 sayılı Tavsiye Kararı Birleşmiş Milletler Sakat Hakları Bildirisi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun insan Hakları Evrensel Bildirisinin devamında yer alan 9 Aralık 1975 tarihli Sakat Hakları Bildirisi, sakat kişilerin topluma üretken bireyler olarak katılmaları konusunda olduğu kadar, toplumun sakatlara karşı yükümlülüklerini de saptamaktır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 13 maddeden oluşan 3447 nolu bu bildirisi şöyledir: 1. Kişisel ya da sosyal yaşantısında kendi kendisine yapması gereken işleri. (bedensel ya da : sonradan olma) herhangi bir noksanlık sonucu yapamayanlara sakat denir. 2. Sakat kişiler. bu beyannamede ileri sürülen haklardan yararlanacaklardır. Bu haklar, sakat kişinin ya da ailesinin sahip olduğu ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya diğer: fikirler, milliyet ya da sosyal köken, yarlık ve doğum gibi konularda hiç bir ayrıcalık gözetilmeden dünyadaki bütün sakat kişilere tanınmıştır. 3. Sakat kişinin onuruna saygı gösterilmesi, en doğal hakkıdır. Sakat kişilerin sakatlık veya noksanlıklarının nedeni, durumu ve ciddiyeti ne olursa olsun, aynı yaştaki sakat olmayan arkadaşlarının sahip oldukları düzgün yaşam koşullarına sahip olmak haklarıdır. 4. Sakat kişiler aynı medeni ve siyasi haklara sahiptirler. "Akıl Hastalarının Hakları Bildirisi"nin 7. maddesinde bu hakların sınırlandırılması ya da kaldırılması ile ilgili hükümler ayrıca belirtilmiştir. 5. Sakat kişilerin kendi kendilerine yeterli olmalarını sağlayan önlemler alınmalıdır. 6. Sakat kişiler, tıbbi, psikolojik ve fonksiyonel tedavi hakkına sahiptirler, protez, ortopedik uygulamalar, tıbbi ve sosyal rehabilitasyon çalışmaları, eğitim ye mesleki eğitim, staj ve rehabilitasyon, yardım, -dayanışma, plasman hizmetleri, sakat kişilerin becerilerini hızlandıracak diğer bütün faaliyetler bu maddenin kapsamına dahildir. 16

17 7. Sakat kişiler ekonomik ve sosyal haklara, düzgün hayat standardı hakkına sahiptirler. Ayrıca yeteneklerine göre bir iş sağlamak, yararlı, verimli ve karlı bir işe girişmek veya bir ticaret birliğine üye olmak gibi haklara sahiptirler. 8. Ekonomik ve sosyal planlamaların bütün evrelerinde sakatlar, özel ihtiyaçlarını daimi düşünülmesi ve gerçekleştirilmesi gereken kişiler olarak nitelendirilmelidir., 9. Sakat kişiler aileleriyle veya evlat edinen kişilerle birlikte yaşama ve her türlü sosyal, yaratıcı ve eğlendirici faaliyete katılma hakkına sahiptirler. Hiç bir sakat kişi, ikamet ettiği çevre itibariyle, durumu veya gelişmesi için gerekli isteklerinde başka bir ayrıcalığa tabi tutulmaz. Eğer bir sakatın muhakkak bir müessesede veya çevrede kalması gerekiyorsa, o zaman bu çevrenin mümkün olduğu kadar yakın olması gerekir. 10. Sakat kişiler her türlü istismardan, ayırımcı, kötüye kullanılabilir ve haysiyet kırıcı yasa ve davranışlardan korunmalıdır. 11. Sakat kişiler, gerektiğinde varlıklarının ya da mallarının korunması için yeterli yasal yardım sağlamaya muktedir olabilmelidirler. Eğer adli durum kendi aleyhlerine gelişirse o zaman bu kişinin beden ve zeka durumu tam olarak dikkate alınmalıdır. 12. Sakat kişiler haklarıyla ilgili her konuda, her zaman kendilerine ait kuruluşlarla istişarede bulunabilmelidirler. 13. Bu beyannamede yazılı haklar, mümkün olan her türlü vasıta ile sakat kişilere ve ailelerine tam olarak duyurulmalıdır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirgesi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 20 Kasım 1959'da kabul ettiği Çocuk Hakları Bildirisi'nin 5. maddesinde şöyle denilmektedir: "Bedenen, zihnen ve sosyal özürlü olan çocuklara, durumlarının gereğine uygun özel muamele yapılmalı, özel eğitim ve bakım sağlanmalıdır." 17

18 Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi Gününüzde engellilere ilişkin en kapsayıcı ve bağlayıcı belge Birleşmiş Milletler Engellilerin Hakları Sözleşmesidir. Engelli hakları konusunda çağımızın hak temelli en önemli belgesi olan bu belge, uzun uğraş ve çalışmalar sonunda olgunlaştırılarak, 2006 yılında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda oybirliği ile kabul edilerek onaylanan ve bu belgeyi kabul eden üye devletlere bağlayıcı hükümler getiren bir düzenlemedir. Sözleşmenin Hazırlanma Süreci 1996 yılında Kanada nın Toronto kentinde gerçekleşen Dünya Körler Birliği 5. Genel Kuruluna, Türkiye Körler Federasyonu delegasyonu tarafından, Standart Kuralların uluslararası bir sözleşme metni haline getirilmesi için bir önerge sunulmuş; bu önerge Genel Kurulun 96/08 Nolu kararı olarak oy birliğiyle kabul edilmiştir. Daha sonra söz konusu karar, Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine iletilmiş; Genel Sekreterlik, gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra uluslararası bir engelli hakları sözleşmesi hazırlanması için Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna öneride bulunmuş ve bu öneri kabul edilerek çalışmalar başlatılmıştır. Çeşitli kıtalarda ve ülkelerde yapılan konferanslarla tartışılıp olgunlaştırılan sözleşme metni, 13 Aralık 2006 tarihinde Birleşmiş Milletlerin 62. Oturumunda oy birliğiyle kabul edilmiştir. 30 Mart 2007 tarihinde imzaya açılarak aynı gün, aralarında Türkiye nin de bulunduğu 82 üye devlet tarafından imzalanmıştır. Söz konusu Sözleşmenin TBMM nin gündemine getirilmesi için yoğun bir mücadele sürdürülmüş; BM Engellilerin Haklarına ilişkin Sözleşme, 3 Aralık 2008 günü 5825 Sayılı Kanunla TBMM tarafından onaylanmış; 244 sayılı Milletlerarası Antlaşmaların yapılması, yürürlüğü ve yayınlanması ile bazı antlaşmaların yapılması için Bakanlar Kuruluna yetki verilmesi hakkında Kanun un 3. maddesi gereğince, tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile Türkçe çevirisi de eklenerek 14 Temmuz 2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Belirli bir bekleme süresinden sonra 28 Ekim 2009 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Anayasanın 90. Maddesinin 5. Paragrafında, Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır. denilmektedir. Bu nedenle, Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme, bundan böyle engellilere ilişkin uyuşmazlıklarda yargı organlarının dayanacakları ve yönetimlerin uymak zorunda oldukları, Anayasa hükmünde bir belge niteliği taşımaktadır. 18

19 BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme imzalanırken bu hakların ihlali halinde kişisel başvuru mekanizmalarını düzenleyen ihtiyari protokol imzalanmamıştır. Yapılan çeşitli basın toplantıları, görüşmeler ve girişimler sonucunda konu Hükümetin gündemine getirilmiş ve Dışişleri Bakanlığı 13 Eylül 2009 tarihinde ihtiyari protokolü de imzalamıştır. İhtiyari protokolün yürürlük kazanması da Birleşmiş Milletler Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin izlediği yolları izleyecektir. Onay süreci devam etmektedir. BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme; 50 maddeden oluşmakta ve temel olarak engellilere yönelik ayrımcılığa karşı hükümlerin yanı sıra yaşamın bütün alanlarında engellilerin diğer yurttaşların sahip olduğu tüm haklara sahip olmalarını, kendileriyle ilgili düzenlemelere süreçlere ve toplumsal yaşama tam ve eşit katılımlarını öngörmektedir Engelli Hakları Sözleşmesinin Temel İlkeleri Sözleşmenin tüm maddelerine sinmiş ve Sözleşmeye ruhunu vermiş olan dört temel ilkeden söz edilebilir. 1. Eşitlik ilkesi, 2. Bağımsızlık ilkesi, 3. Ayrımcılık yasağı ilkesi, 4. Katılım ilkesi. Eşitlik ilkesi, bütün temel insan hak ve özgürlüklerinin eksiksiz olarak engellilere de tanınmasını öngörmektedir. Engelliler, bazı çevrelerin sıklıkla vurguladığı gibi bir bütün olarak korunması gereken kişiler kategorisinde değerlendirilemezler. Elbette, korunması gereken yaşlılar ve çocuklar gibi engellilerin de korunmaya ve bakıma gereksinim duyan bireyleri vardır. Ancak engelliler, bir bütün olarak haklardan, fırsatlardan ve olanaklardan eşit olarak yararlanmak; insan onuruna yaraşır başı dik bir yaşam sürdürmek istemektedirler. Bu nedenle, eşitlik ilkesinden Sözleşmenin hemen her maddesinde ayrı ayrı söz edilmiştir. Bağımsızlık ilkesi, engellilerin bilgi kaynaklarına, mekana, mal ve hizmetlere, kimsenin yardımına gereksinim duymadan erişebilmelerini; kendi kendilerine yetebilmelerini ve kendileriyle ilgili seçimleri özgürce yapabilmelerini içermektedir. Ayrımcılık yasağı, tarihin en eski ayrımcılığa tabi tutulan kesimi olarak engellilerle ilgili ayrımcı tutum, davranış, değer yargıları ve uygulamalara son vermek amacıyla 19

20 Sözleşmede sıklıkla vurgulanmış ve Sözleşmenin ayrımcılıkla mücadele belgesi haline dönüşmesini sağlamıştır. Katılım ilkesi, Engelliler İçin Fırsat Eşitliği Konusunda Standart Kuralların 18. Maddesinde altı çizilen engelli örgütlerinin yol göstericiliğinin garanti edilmesi perspektifini Sözleşmenin özü haline dönüştürmüştür. Sadece engelli örgütlerinin karar alma süreçlerine tüm aşamalarında etkin olarak katılımı ve temsili garanti edilse, diğer hakların zincirleme olarak elde edilmesi güvence altına alınmış olacaktır. Bu nedenle karar süreçlerine etkin katılma hakkı belki de Sözleşmenin en önemli ilkesini oluşturmaktadır. Sözleşmenin Önemli Kavramları ve İçeriği Sözleşmenin daha önceki belgelerde olmayan ve özgün düzenlemesi olarak evrensel tasarım kavramından söz edebiliriz. Bu kavram, bütün ürünlerin, çevrenin, programların ve hizmetlerin toplumu oluşturan tüm farklı bireyler tarafından kullanılabilecek şekilde tasarlanması anlamına gelmektedir. Evrensel tasarım kavramı engellilerin kullandıkları yardımcı cihazların her engel grubunun gereksinimine göre uyarlanması zorunluluğunu da içermektedir. Sözleşmede evrensel tasarım kavramını bir perspektif olarak ortaya koyulmuş, ancak henüz bir sözleşme hükmü olarak düzenlenmemiştir. Sözleşmede engelli kavramı, diğer bireylerle eşit koşullar altında topluma tam ve etkin bir şekilde katılımlarının önünde engel teşkil eden uzun süreli fiziksel, zihinsel, düşünsel ya da algısal bozukluğu bulunan kişileri ifade etmektedir. Görüldüğü gibi Sözleşme engelliliği oldukça geniş olarak ele almıştır. Sözleşmedeki tanım karşısında ülkemizdeki engelli haklarının verilmesini düzenleyen mevzuatta yer alan %40 lık sakatlık derecesinin sınırlayıcı bir ölçü olduğu ortaya çıkmaktadır. Hak öznesi olabilmek için yapılan bu sınırlamanın nedeni, bu güne dek anlaşılamamıştır. Bilindiği gibi 1981 yılına kadar ülkemizdeki engelliler gelir vergisinden tamamen bağışık bulunmaktaydılar. Dünya engelliler yılı olarak ilan edilen 1981 yılında o gün iş başında bulunan hükümet, engellileri engel durumlarına göre çeşitli kademelerde vergilendirmek istemiş; %80-%100 arası sakatlığı bulunanları 1. Derece, %60-%80 arasını 2. Derece, %40-%60 arasını ise 3. Derece sakat kabul edip farklı derecelerde gelir vergisi indirimine tabi tutmuştur. %40 olarak belirlenen alt sakatlık sınırı bu uygulamadan doğmuştur. Hiçbir bilimsel dayanağı bulunmamaktadır. O geleneğe bağlı olarak bu gün hala sakatlık alt sınırı %40 olarak uygulanmaktadır. Oysa %40 ın altında olup bazı yardımcı cihazlar kullanmak, bu yüzden bazı haklara sahip olmak durumunda olan kişiler vardır. Bu kişiler de Sözleşmenin engelli tanımına girdiği halde, ulusal mevzuattaki sınır nedeniyle gereksinim duyduğu haklardan yararlanamamaktadır. Öte yandan, %40 engelli olduğu için söz gelişi serbest toplu taşıma hakkından yararlanan görme engelli veya işitme 20

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI rt O ku ao l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ÇOCUK HAKLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - ARALIK 2015 ÇOCUK HAKLARI 10 Aralık 1948 de İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin kabulüyle birlikte 10

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

http://www.fisek.org ÇOCUK HAKLARI VE YOKSULLUK Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı Faks. 0312.395 22 71

http://www.fisek.org ÇOCUK HAKLARI VE YOKSULLUK Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı Faks. 0312.395 22 71 ÇOCUK HAKLARI VE YOKSULLUK Prof. Dr. A. Gürhan Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı http://www.fisek.org Faks. 0312.395 22 71 İnsana verilen değerin bileşik göstergesi Güvence Sağlık Hak arama

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ 203 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir. 6 Nisan 1949 tarih ve

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma

Namus adına kadınlara ve kızlara karşı işlenen suçların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışma Elli-dokuzuncu Oturum Üçüncü Komite Gündem maddesi 98 Kadınların Konumunun Geliştirilmesi Almanya, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Belçika, Brezilya, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı,

Detaylı

GENEL SAĞLIK-İŞ GENEL MERKEZİ

GENEL SAĞLIK-İŞ GENEL MERKEZİ Sayı: 2015-93 Tarih: 30/01/2015 Konu:Fiili hizmet süresi zammı kanun teklifi hk. Sayın: Nurettin DEMİR CHP İzmir Milletvekili Sağlık hizmeti sunumunda görev alan sağlık çalışanları 5510 Sayılı Kanun da

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 ILO Kabul Tarihi: 15 Haziran 2006 Yürürlüğe Giriş Tarihi: 20 Şubat 2009 Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Konferansı, Uluslararası

Detaylı

18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR

18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR Çevre Alanında Kapasite Geliştirme Projesi AB Çevresel Bilgiye Erişim Direktifi nin Uyumlaştırılması ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü Semineri 18 Aralık 2009, İstanbul Ayşen SATIR 1 2003/4 Çevresel

Detaylı

-Türkiye ve Avrupa Sosyal Şartı-

-Türkiye ve Avrupa Sosyal Şartı- -Türkiye ve Avrupa Sosyal Şartı- Onaylama Türkiye, Yenilenmiş Avrupa Sosyal Şartını 27/06/2007 tarihinde onaylamış ve yenilenmiş Şart ta yer alan 98 paragraftan 91 ini kabul etmiştir (Türkiye daha önce

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

EŞİT HAKLAR İÇİN İZLEME DERNEĞİ

EŞİT HAKLAR İÇİN İZLEME DERNEĞİ EŞİT HAKLAR İÇİN İZLEME DERNEĞİ Özel Sayı: Bağımsız Seçim Gözlemi Temmuz 2011 1 2 46 sivil toplum örgütünden oluşan Bağımsız Seçim İzleme Platformu Türkiye de ilk kez, uluslararası standartlar çerçevesinde,

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME. ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983. Kanun Tarih ve Sayısı (*) :

159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME. ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983. Kanun Tarih ve Sayısı (*) : 159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983 Kanun Tarih ve Sayısı (*) : Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: Bakanlar Kurulu Kararı

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER. Genel Kurul GENEL KURUL KARARI. [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)]

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER. Genel Kurul GENEL KURUL KARARI. [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)] BİRLEŞMİŞ MİLLETLER A Genel Kurul Dağıtım GENEL A/RES/53/144 8 Mart 1999 Elli üçüncü oturum Gündem maddesi 110 (b) GENEL KURUL KARARI [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)] 53/144. Evrensel Olarak

Detaylı

TÜRKİYE HALKINA VE SİYASAL PARTİLERE SESLENİYORUZ! BU KEZ BİR YA DA BİRKAÇ ÖRGÜT ADINA DEĞİL, YÜZLERCE ÖRGÜTÜN ÜYESİ ENGELLİLER OLARAK KAŞINIZDAYIZ.

TÜRKİYE HALKINA VE SİYASAL PARTİLERE SESLENİYORUZ! BU KEZ BİR YA DA BİRKAÇ ÖRGÜT ADINA DEĞİL, YÜZLERCE ÖRGÜTÜN ÜYESİ ENGELLİLER OLARAK KAŞINIZDAYIZ. ÜLKEMİZİN ÇEŞİTLİ YÖRELERİNDEN, MİLYONLARCA ENGELLİYİ TEMSİLEN, EŞİT HAKLAR VE BAĞIMSIZ BİR YAŞAM ÖZLEMİNİ HAYKIRMAK; YENİ SEÇİLECEK PARLAMENTOYA VE KURULACAK HÜKÜMETE SESİMİZİ VE İSTEMLERİMİZİ ŞİMDİDEN

Detaylı

MALTEPE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER

MALTEPE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER TC MALTEPE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER AMAÇ Madde 1 Bu yönergenin amacı, Maltepe Üniversitesi Engelli Öğrenci Birimininçalışma usul ve esaslarını düzenlemektir.

Detaylı

CİNSİYET EŞİTLİĞİ MEVZUAT ÇERÇEVESİ: AB/TÜRKİYE

CİNSİYET EŞİTLİĞİ MEVZUAT ÇERÇEVESİ: AB/TÜRKİYE MUAMELE EŞİTLİĞİ CİNSİYET EŞİTLİĞİ MEVZUAT ÇERÇEVESİ: AB/TÜRKİYE Ayşegül Yeşildağlar Ankara, 08.10.2010 HUKUKİ KAYNAKLAR Md. 2 EC : temel prensip -kadın erkek eşitliğini sağlamak, Topluluğun özel bir yükümlülüğüdür,

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG Mart - 2014 YASAL DÜZENLEMELER KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE VE İLGİLİ ULUSAL VE ULUSLAR ARASI

Detaylı

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası Büyümenin ve istihdamın artırılması için 2005 yılında kabul edilen Yenilenmiş Lizbon Stratejisi kapsamında, Avrupa Sosyal modelini yeniden şekillendiren Sosyal Gündem

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIGI NA 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 7 nci maddesinin birinci fıkrasının değiştirilmesi hakkındaki kanun teklifim ve gerekçesi ilişikte sunulmuştur. Gereğini

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

AB de Engellilerin Entegrasyonu ve Ayrımcılık Karşıtı Politikalar

AB de Engellilerin Entegrasyonu ve Ayrımcılık Karşıtı Politikalar AB de Engellilerin Entegrasyonu ve Ayrımcılık Karşıtı Politikalar Mehmet Caner Demir, AB Türkiye Delegasyonu Sosyal Politika ve İK Geliştirme Sektör yöneticisi 16.12.2015, Ankara 15-Dec-15 Directorate-General

Detaylı

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi Ümit GÜVEYİ Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XI GİRİŞ...1 Birinci Bölüm Teorik Boyutuyla Genel Kavramsal Çerçeve

Detaylı

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu.

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu. AVUKAT HATİCE CAN Av.haticecan@hotmail.com Atatürk cad. 18/1 Antakya 0.326.2157903-2134391 AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA FETHİYE DOSYA NO : 2011/ 28 KATILAN : B. S. KATILMA İSTEYEN Türkiye Barolar

Detaylı

KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESI SÖZLEŞMESI EK İHTIYARI PROTOKOL

KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESI SÖZLEŞMESI EK İHTIYARI PROTOKOL KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESI SÖZLEŞMESI EK İHTIYARI PROTOKOL İşbu Protokol'e Taraf Devletler, Birleşmiş Milletler Şartı Andlaşması'nın temel insan haklarına, insanlık onuru ve insan

Detaylı

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Mekanizması: Normlar, Standartlar, Göstergeler. Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Mekanizması: Normlar, Standartlar, Göstergeler. Cinsiyet Eşitliği İzleme Derneği Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Mekanizması: Normlar, Standartlar, Göstergeler İzleme değerlendirme neden önemlidir? Kazanımlarımızın kurumlar içinde anlamından boşalmış bürokratik yapılara dönüşmesine

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/8665 Karar No : 2013/9005 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol Özeti : İmar planında küçük sanayi

Detaylı

T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM

T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM T.C. FATİH SULTAN MEHMET VAKIFÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ EĞİTİM BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM VE DAYANAK AMAÇ MADDE 1- Bu yönergenin amacı; Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi nde öğrenim gören

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları)

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları) 27 Ağustos- 7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı üzerine Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Dünya halkları, Birleşmiş

Detaylı

MFİB Tarafından Açılan Üç Yeni Hibe Programının Tanıtımı. 6 Temmuz 2012 2012 yılı 2. ABUDYK Toplantısı Antalya

MFİB Tarafından Açılan Üç Yeni Hibe Programının Tanıtımı. 6 Temmuz 2012 2012 yılı 2. ABUDYK Toplantısı Antalya MFİB Tarafından Açılan Üç Yeni Hibe Programının Tanıtımı 6 Temmuz 2012 2012 yılı 2. ABUDYK Toplantısı Antalya 1 1) Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Yerel ve Ulusal STK ların Kapasitesinin Güçlendirilmesi

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

Engelleri Kaldıralım. Sağlık Kurumlarının Engelli Hastaların Bakımındaki Rol ve Sorumlulukları

Engelleri Kaldıralım. Sağlık Kurumlarının Engelli Hastaların Bakımındaki Rol ve Sorumlulukları Engelleri Kaldıralım Ülkemizde kentsel yaşam çevreleri fiziksel yaşam düzenlemelerin yetersizliği ve çeşitli engeller nedeniyle engelliler tarafından yeterince kullanılamamaktadır. Engellilerin toplum

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARIN AİLELERİNE YÖNELİK HİZMETLER ÜLKEMİZDEKİ AİLE VE YASAL DÜZENLEMELER 08.01.2009

ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARIN AİLELERİNE YÖNELİK HİZMETLER ÜLKEMİZDEKİ AİLE VE YASAL DÜZENLEMELER 08.01.2009 ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARIN AİLELERİNE YÖNELİK HİZMETLER ÜLKEMİZDEKİ AİLE EĞİTİMİ PROGRAMLARI VE YASAL DÜZENLEMELER ÖZÜRLÜ ÇOCUKLARIN AİLELERİYLE YAPILAN ÇALIŞMALAR Psikolojik danışma çalışmaları Aile eğitimi çalışmaları

Detaylı

2007 Avrupa Eşit Fırsatlar Yılı ve. Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı

2007 Avrupa Eşit Fırsatlar Yılı ve. Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2007 Avrupa Eşit Fırsatlar Yılı ve Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı Cafer YILMAZ Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkan v. Giriş Cinsiyet eşitliği konusu, Avrupa

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Ders Planı Ders İçeriği: Yasal Çerçeve Bilgi Edinme Kanunu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Çalışma Usul ve Esasları

Detaylı

UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ

UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ Genel Konferansın 20. Oturumunda benimsenmiştir. (*) Giriş Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu nun amacının UNESCO Kuruluş Sözleşmesi tarafından belirlendiği

Detaylı

Fark Ettikçe, Birlikte Güçleniyoruz...

Fark Ettikçe, Birlikte Güçleniyoruz... Kadın Örgütlerinin Engelli Kadınlarla İlgili Farkındalıklarının Arttırılması Projesi Fark Ettikçe, Birlikte Güçleniyoruz... Sabancı Vakfı Toplumsal Gelişme Hibe Programı kapsamında desteklenen Kadın Örgütlerinin

Detaylı

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

DÜZCE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar DÜZCE ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu yönergenin amacı; Düzce Üniversitesi nde öğrenim gören engelli öğrencilerin öğrenim

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi, Cezalandırılması ve Ortadan Kaldırılmasına Dair Amerikan Devletleri Sözleşmesi 71,72

Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi, Cezalandırılması ve Ortadan Kaldırılmasına Dair Amerikan Devletleri Sözleşmesi 71,72 Kadınlara Yönelik Şiddetin Önlenmesi, Cezalandırılması ve Ortadan Kaldırılmasına Dair Amerikan Devletleri Sözleşmesi 71,72 Önsöz Belém do Pará Sözleşmesi Bu Sözleşme ye Taraf Devletler, Amerika İnsan Hakları

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

ÖZÜRLÜLER KANUNU VE İLGİLİ MEVZUAT

ÖZÜRLÜLER KANUNU VE İLGİLİ MEVZUAT T.C. BAŞBAKANLIK Özürlüler İdaresi Başkanlığı Yayın No: 43 ÖZÜRLÜLER KANUNU VE İLGİLİ MEVZUAT HAZIRLAYANLAR Mustafa KAZKAYASI Yaşar KOCAOĞLU Ufuk AKGÜN Şule ÜRKER Ankara 2006 T.C. Başbakanlık Özürlüler

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖZÜRLÜLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖZÜRLÜLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ÖZÜRLÜLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim gören özürlü öğrencilerin öğrenim

Detaylı

Tüm Kamu Personeli İçin GYS. Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı. Konu Anlatımı + Soru Bankası

Tüm Kamu Personeli İçin GYS. Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı. Konu Anlatımı + Soru Bankası Tüm Kamu Personeli İçin GYS Görevde Yükselme Sınavlarına Hazırlık El Kitabı Konu Anlatımı + Soru Bankası Memurluk, Şeflik, Uzmanlık, Şube Müdürlüğü ve Diğer Unvanlar Adalet Bakanlığı Aile ve Sosyal Politikalar

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Araştırma Geliştirme ve Proje Dairesi Başkanlığı

Araştırma Geliştirme ve Proje Dairesi Başkanlığı VERİ TÜRÜ VERİ KAYNAĞI İSTİHDAM Devlet Personel Başkanlığı Türkiye İş Kurumu EĞİTİM Milli Eğitim Bakanlığı SOSYAL YARDIMLAR Sosyal Yardımlar Genel Müdürlüğü BAKIM Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE 2 KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İSTANBUL SÖZLEŞMESİ 11 Mayıs 2011 tarihinde Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa

Detaylı

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ ÖZÜRLÜ HİZMET BİRİMLERİ YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 16.08.2006. Resmi Gazete Sayısı: 26261 BİRİNCİ BÖLÜM

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ ÖZÜRLÜ HİZMET BİRİMLERİ YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 16.08.2006. Resmi Gazete Sayısı: 26261 BİRİNCİ BÖLÜM BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİ ÖZÜRLÜ HİZMET BİRİMLERİ YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 16.08.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26261 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006

TC. YÜKSEK ÖĞRETİM KURULU BAŞKANLIĞI Bilkent/ANKARA. 26 Temmuz 2006 TTB Merkez Konseyi YÖK Başkanı sayın Erdoğan Teziç ile 26 temmuz çarşamba günü görüştü. Görüşmede TTB Mezuniyet Öncesi Tıp Eğitimi 2006 Raporu sunuldu. Yeni tıp fakülteleri açılması, öğrenci sayıları,

Detaylı

T.C. GEDĠK ÜNĠVERSĠTESĠ

T.C. GEDĠK ÜNĠVERSĠTESĠ T.C. GEDĠK ÜNĠVERSĠTESĠ ENGELLĠ ÖĞRENCĠ BĠRĠMĠ YAPILANMASI VE ÇALIġMA ESASLARI YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- Bu yönergenin amacı; Gedik Üniversitesi'nde

Detaylı

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için Bangkok Yasaları El Rehberi Dünya çapında hapishanelerde mahkûmiyeti takiben veya suçsuzluğunun ispatı için duruşma bekleyen bir buçuk milyondan fazla kadın bulunmaktadır.

Detaylı

T.C. BA BAKANLIK AVRUPA B RL GENEL SEKRETERL Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Ba kanl. Avrupa Birli i Toplumsal Cinsiyet E itli i Stratejisi

T.C. BA BAKANLIK AVRUPA B RL GENEL SEKRETERL Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Ba kanl. Avrupa Birli i Toplumsal Cinsiyet E itli i Stratejisi T.C. BA BAKANLIK AVRUPA B RL GENEL SEKRETERL Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Ba kanl Avrupa Birli i Toplumsal Cinsiyet E itli i Stratejisi Özet Bilgi Notu Haz rlayan AB leri Uzman Yrd. Gök en

Detaylı

ERICSSON Davranış Kuralları

ERICSSON Davranış Kuralları ERICSSON Davranış Kuralları Amaç Bu Davranış Kurallarının amacı insan haklarını korumak ve adil istihdam koşullarını, güvenli çalışma koşullarını, çevresel konuların sorumlu yönetimini ve yüksek etik standartları

Detaylı

Doç. Dr. A. SANEM ŞAHLI. Savunmasız/Örselenebilir Gruplarda Sağlık Hizmetlerinin Sunumu ve Sağlık Araştırmaları Çalıştayı

Doç. Dr. A. SANEM ŞAHLI. Savunmasız/Örselenebilir Gruplarda Sağlık Hizmetlerinin Sunumu ve Sağlık Araştırmaları Çalıştayı Doç. Dr. A. SANEM ŞAHLI Savunmasız/Örselenebilir Gruplarda Sağlık Hizmetlerinin Sunumu ve Sağlık Araştırmaları Çalıştayı Merkezimizin Amacı Üniversitemizde ve ülkemizde yaşayan engelli bireylerin; -Mevcut

Detaylı

A. Giriş. B. Olumlu Unsurlar

A. Giriş. B. Olumlu Unsurlar ÇOCUK HAKLARI KOMİTESİNİN TÜRKİYE NİN BM ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİNE EK ÇOCUK SATIŞI, ÇOCUK FAHİŞELİĞİ VE ÇOCUK PORNOGRAFİSİ EK PROTOKOLÜNE İLİŞKİN İLK DÖNEMSEL RAPORUNA YÖNELİK NİHAİ GÖZLEMLERİ 1. Komite,

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri:

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Yasal Statünün Belirlenmesine İlişkin Sorunlar Prof. Dr. Bülent ÇİÇEKLİ HSYK Sunum Planı 1) Terminoloji 2) Disiplin Olarak 3) Göç ve İltica Hukukunun Kaynakları

Detaylı

TEDARİKÇİ TÜZÜĞÜ 1. GEÇİNMEYE YETECEK ÜCRETLER ÖDENİR. 1.1 Standart bir çalışma haftası için ödenen ücretler ve yardımlar

TEDARİKÇİ TÜZÜĞÜ 1. GEÇİNMEYE YETECEK ÜCRETLER ÖDENİR. 1.1 Standart bir çalışma haftası için ödenen ücretler ve yardımlar Bu Tüzük mümkün olan yerlerde üzerine çıkılması gereken minimum standartları sunmaktadır. Uygularken, tedarikçiler ulusal kanunlar ve yürürlükteki diğer kanunlara uyumlu olmalıdır; kanunların hükümleri

Detaylı

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6322 SAYILI YASA ile GELİR VERGİSİ KANUNU NUN 89 UNCU ve 5520 SAYILI KURUMLAR VERGİSİ KANUNU NUN 10 UNCU MADDESİNDE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bir insan taraf tutmaya başlar başlamaz, dünyada da gerçekleri

Detaylı

Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı. Sayın Milletvekili, konusunda kamuoyunda bilinç oluşturmaya gayret etmekteyiz.

Tohum Türkiye Otizm Erken Tanı ve Eğitim Vakfı. Sayın Milletvekili, konusunda kamuoyunda bilinç oluşturmaya gayret etmekteyiz. Sayın Milletvekili, Otizm spektrum bozukluğu (OSB) yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkan karmaşık bir nörogelişimsel bozukluk olup belirli davranış ve öğrenme özellikleri ile kendini göstermektedir. Şu an

Detaylı

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ 1.Giriş Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı Kamu idarelerinin mali yönetimini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 10.12.2003

Detaylı

YATIRIM İNDİRİMİ KONUSUNDA ANAYASA MAHKEMESİ KARARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

YATIRIM İNDİRİMİ KONUSUNDA ANAYASA MAHKEMESİ KARARININ DEĞERLENDİRİLMESİ YATIRIM İNDİRİMİ KONUSUNDA ANAYASA MAHKEMESİ KARARININ DEĞERLENDİRİLMESİ 1. KONU: Yatırım indirimi müessesesi, yatırımları desteklemek amacıyla bir vergi teşviki olarak ilk defa 1963 Yılında 202 sayılı

Detaylı

1. HAFTA KIG126. İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı. Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK. ekmelsulak@karabuk.edu.tr

1. HAFTA KIG126. İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı. Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK. ekmelsulak@karabuk.edu.tr 1. HAFTA KIG126 Öğr. Gör. E. Ekmel SULAK ekmelsulak@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 GİRİŞ Bilindiği üzere çalışanlar açısından 2 temel risk söz konusudur;

Detaylı

T.C. MEVLANA ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. MEVLANA ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. MEVLANA ÜNİVERSİTESİ ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1) Bu Yönergenin amacı, Mevlana Üniversitesinde öğrenim gören engelli öğrencilerin

Detaylı

KADIN DOSTU KENTLER - 2

KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENTLER - 2 KADIN DOSTU KENT NEDİR? KADINLARIN Sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere İstihdam olanaklarına Kaliteli, kapsamlı kentsel hizmetlere (ulaşım, konut vb) Şiddete maruz kaldıkları takdirde

Detaylı

MİLLETLERARASI SÖZLEŞME

MİLLETLERARASI SÖZLEŞME 5 Ağustos 2006 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 26250 MİLLETLERARASI SÖZLEŞME Karar Sayısı : 2006/10692 3 Şubat 2004 tarihinde New York da imzalanan, 1/3/2006 tarihli ve 5468 sayılı Kanunla onaylanması uygun

Detaylı

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ T.C. ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU FORMU Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 59. maddesine göre hazırlanmıştır. 1 BİREYSEL BAŞVURU FORMU I- KİŞİSEL BİLGİLER A- GERÇEK KİŞİLER İÇİN BAŞVURUCUNUN 1- T.C. KİMLİK

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR A V R U P A B İİ R L İİ Ğ İİ H U K U K U 1)) AVRUPPA TOPPLLULLUK HUKUKUNU OLLUŞŞTURAN TEEMEELL ANTLLAŞŞMALLAR BİRİNCİ İL HUKUK 1951-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması 18/3/1951 de Paris'de imzalandı.

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM

Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM HAZIRLAYANLAR: Md. Yrd. Şinasi BAYRAKTAR Baş Öğretmen Dr. Ayşegül GÜLTEKİN TOROSLU Uzman Öğretmen Menevşe SARAÇOĞLU Öğretmen Sevgi SÜREK 15 Kasım

Detaylı

Kadınlara Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılmasına Dair Bildirge 2,3

Kadınlara Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılmasına Dair Bildirge 2,3 Kadınlara Yönelik Şiddetin Ortadan Kaldırılmasına Dair Bildirge 2,3 Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nda 20 Aralık 1993 tarihinde oylamaya başvurulmadan kabul edilmiştir. Genel Kurul, Tüm insanların eşitliği,

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

Bu çerçevede İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı Taslağı, ilk olarak 6 Ocak 2006 günü yapılan toplantıda iletilmiştir.

Bu çerçevede İşçi Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Tasarısı Taslağı, ilk olarak 6 Ocak 2006 günü yapılan toplantıda iletilmiştir. İSTİHDAM PAKETİNDEN, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU TASARISINA UZANAN SÜREÇ 2005 yılında, AB ile uyum sürecinde 89/2 sayılı Direktifin yerine getirilmesi amacıyla, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Taslağı

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

AĠLE VE SOSYAL POLĠTĠKALAR BAKANLIĞININ TEġKĠLAT VE GÖREVLERĠ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (1)

AĠLE VE SOSYAL POLĠTĠKALAR BAKANLIĞININ TEġKĠLAT VE GÖREVLERĠ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (1) AĠLE VE SOSYAL POLĠTĠKALAR BAKANLIĞININ TEġKĠLAT VE GÖREVLERĠ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (1) Kanun Hük. Kar. nin Tarihi : 3/6/2011, No : 633 Yetki Kanununun Tarihi : 6/4/2011, No : 6223 Yayımlandığı

Detaylı

AVRUPA KONSEYĐ BAKANLAR KONSEYĐ

AVRUPA KONSEYĐ BAKANLAR KONSEYĐ AVRUPA KONSEYĐ BAKANLAR KONSEYĐ Adli Yardım Taleplerinin Đletilmesine Đlişkin Avrupa Sözleşmesi (092 No lu Cets) ve Bu Sözleşmeye Ek Protokol (179 No lu Cets) Uyarınca Yapılacak Başvuruda Kullanılmak Üzere

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı