DİCLE DİŞHEKİMLİĞİ DERGİSİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "DİCLE DİŞHEKİMLİĞİ DERGİSİ"

Transkript

1 DİCLE DİŞHEKİMLİĞİ DERGİSİ DENTAL JOURNAL OF DİCLE

2 Dicle Dişhekimliği Dergisi Hakem Kurulu Sahibi Prof. Dr. Ali İhsan ZENGİNGÜL Dicle Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Dekanı Editör Prof. Dr. İzzet YAVUZ Editör Yardımcısı Doç. Dr. Emrullah BAHŞİ Yayın Kurulu Üyeleri Yrd. Doç. Dr. Ahmet Günay, Dr. Dt. Ayşe GÜNAY, Dt. Mehmet GÜL, Dt. Zehra SÜSGÜN DDD 2013 Yılı Bilimsel Danışma Kurulu Dr. Abubekir HARORLI Atatürk Üniversitesi Dr. Ahmet Berhan YILMAZ Atatürk Üniversitesi Dr. Ahmet DAĞ Dicle Üniversitesi Dr. Ali Erdemir Kırıkkale Üniversitesi Dr. Arzu Güler DOĞRU Dicle Üniversitesi Dr. Aslan GÖKBUKET İstanbul Üniversitesi Dr. Atilla Stephan ATAÇ Hacettepe Üniversitesi Dr. Ayça Deniz İZGİ Dicle Üniversitesi Dr. Ayşe Meşe TANRIKULU Dicle Üniversitesi Dr. Ayşe Nil ALTAY Hacettepe Üniversitesi Dr. Bayram İNCE Dicle Üniversitesi Dr. Behiye Sezgin BOLGÜL Dicle Üniversitesi Dr. Belgin GÖRGÜN Dicle Üniversitesi Dr. Betül KARGÜL Marmara Üniversitesi Dr. Beyza KAYA Dicle Üniversitesi Dr. Bora Bağış Karadeniz Technical University Dr. Buket AYNA Dicle Üniversitesi Dr. Cemal ERONAT Ege Üniversitesi Dr. Derya ÖZTAŞ Ankara Üniversitesi Dr. Ebru Ece SARIBAŞ Dicle Üniversitesi Dr. Ela Tules KADİROĞLU Dicle Üniversitesi Dr. Emin Caner TÜMEN Dicle Üniversitesi Dr. Emrah AYNA Dicle Üniversitesi Dr. Eylem ÖZDEMİR Dicle Üniversitesi Dr. Fahinur ERTUĞRUL Ege Üniversitesi Dr. Ferhan YAMAN Dicle Üniversitesi Dr. Feriha ÇAĞLAYAN Hacettepe Üniversitesi Dr. Figen SEYMEN İstanbul Üniversitesi Dr. Fikret İPEK Dicle Üniversitesi Dr. Filiz ACUN KAYA Dicle Üniversitesi Dr. Filiz KEYF Hacettepe Üniversitesi Dr. Gamze Aren İstanbul Üniversitesi Dr. Gülay KANSU Ankara Üniversitesi Dr. Gulfem Ergün Ankara Üniversitesi Dr. Gürcan ESKİTAŞÇIOĞLU Van Yüzüncüyıl Ü. Dr. Güvenç BAŞARAN Dicle Üniversitesi Dr. Hayriye SÖNMEZ Ankara Üniversitesi Dr. H. Cem Güngör Hacettepe Üniversitesi Dr. İbrahim Halil TACİR Dicle Üniversitesi Dr. İlken KOCADERELİ Hacettepe Üniversitesi Dr. İrfan KARADEDE Dicle Üniversitesi Dr. İsmail MARAKOĞLU Selçuk Üniversitesi Dr. İsmet Rezani TOPTANCI Dicle Üniversitesi Dr. Korkut DEMİREL İstanbul Üniversitesi Dr. Köksal BEYDEMİR Dicle Üniversitesi Dr. Levent ÖZER Ankara Üniversitesi Dr. Mehmet DALLI Dicle Üniversitesi Dr. Mehmet DOĞRU Dicle Üniversitesi Dr. Mehmet ÇOLAK Dicle Üniversitesi Dr. Melek D. TURGUT Hacettepe Üniversitesi Dr. Mine Betül ÜÇTAŞLI Gazi Üniversitesi Dr. M. Mutahhar ULUSOY Ankara Üniversitesi Dr. Musa CAN Dicle Üniversitesi Dr. Nejat TUNCER İstanbul Üniversitesi Dr. Nihal AVCU Hacettepe Üniversitesi Dr. Nihal HAMAMCI Dicle Üniversitesi Dr. Nuri YAZICIOĞLU Ankara Üniversitesi Dr. Nurhan ÖZALP Ankara Üniversitesi Dr. Nüket SANDALLI Yeditepe Üniversitesi Dr. Orhan HAMAMCI Dicle Üniversitesi Dr. Özant ÖNÇAĞ Ege Üniversitesi Dr. Özkan ADIGÜZEL Dicle Üniversitesi Dr. Remzi NİGİZ Dicle Üniversitesi Dr. Rezzan GÜNER Dicle Üniversitesi Dr. Rıza ALPÖZ Ege Üniversitesi Dr. Sadullah KAYA Dicle Üniversitesi Dr. Sadullah ÜÇTAŞLI Ankara Üniversitesi Dr. Seher GÜNDÜZ ARSLAN Dicle Üniversitesi Dr. Sema Belli Selcuk Üniversitesi Dr. Sema ÇELENK Dicle Üniversitesi Dr. Serhat ATILGAN Dicle Üniversitesi Dr. Serkan AĞAÇAYAK Dicle Üniversitesi Dr. Sibel YILDIRIM Selçuk Üniversitesi Dr. Süleyman AGÜLOĞLU Dicle Üniversitesi Dr. Şebnem ESKİMEZ Dicle Üniversitesi Dr. S. Zelal ÜLKÜ Dicle Üniversitesi Dr. Ufuk HASANREİSOĞLU Ankara Üniversitesi Dr. Yalçın DEĞER Dicle Üniversitesi Dr. Yasemin KESKİN Ankara Üniversitesi Dr. Yücel YILMAZ Atatürk Üniversitesi Dr. Zeki AKKUŞ Dicle Üniversitesi Dr. Zelal SEYFİOĞLU POLAT Dicle Üniversitesi Dr. Zuhal KIRZIOĞLU Süleyman Demirel Üniversitesi İletişim Adresi: Dicle Üniversitesi, Dişhekimliği Fakültesi, Dicle Dişhekimliği Dergisi Diyarbakır. Tlf: , Fax: , Makale Gönderme: ile adresine veya posta yolu ile elektronik kaydı yapılmış olarak iletişim adresimize yapılmalıdır.

3 DİCLE DİŞHEKİMLİĞİ DERGİSİ DENTAL JOURNAL OF DİCLE

4 Contents / İçindekiler CONTENTS / İÇİNDEKİLER 1- KALSiYUM HiDROKSiT ÖRTÜCÜNÜN BiR SELF-ETCH ADEZiViN DENTiNE MAKASLAMA BAĞLANMA DAYANIMI ÜZERiNE ETKiSi EFFECT OF CALCIUM HYDROXIDE LINER TO THE DENTIN SHEAR BOND STRENGTH OF A SELF- ETCH ADHESIVE Hayriye Esra ÜLKER, Mustafa ÜLKER, Füsun ÖZER, Abdulkadir ŞENGÜN Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, FARKLI RESTORATİF MATERYALLERDE TERMAL İLETKENLİK THERMAL CONDUCTIVITY OF DIFFERENT RESTORATIVE MATERIALS Çagatay BARUTÇUGIL, Muhammet YALÇIN, Hacer TURGUT, Hakan KAMALAK, Burak DAYI Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, MAKSILLER MOLAR DIŞ KÖKLERI ILE MAKSILLER SINÜS ARASINDAKI İLIŞKILERININ KONIK IŞINLI BILGISAYARLI TOMOGRAFI KULLANILARAK DEĞERLENDIRILMESI AN ASSESSMENT OF THE RELATIONSHIP BETWEEN THE MAXILLARY MOLAR TEETH ROOT AND THE MAXILLARY SINUS USING CONE-BEAM COMPUTED TOMOGRAPHY Fuat AHMETOĞLU, Oğuzhan ALTUN, İsmail UZUN, Numan DEDEOĞLU,M.Sinan OCAK Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, ONKOLOJİ HASTALARINDA AĞIZ SAĞLIĞI İLE İLGİLİ YAŞAM KALİTESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ASSESSING ORAL HEALTH-RELATED QUALITY OF LIFE IN ONCOLOGIC PATIENTS Süleyman Ziya ŞENYURT, Kemal ÜSTÜN, Eda ÇETİN ÖZDEMİR, Ufuk SEZER, Ozan BALAKAN, Mutan Hamdi ARAS Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, ÇOCUKLARDA TEDAVİ EDİLMEMİŞ DİŞ ÇÜRÜKLERİNİN YAŞAM KALİTESİNE ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ THE EVALUATION OF EFFECT OF THE DENTAL CARIES ON QUALITY OF LIFE Kenan CANTEKIN, Mustafa AYDINBELGE, Elmas TÜFEK Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN MESLEK SEÇİM SEBEPLERİNİN İNCELENMESİ EVALUATION OF REASONS FOR CHOOSING DENTISTRY AS A CAREER BY DENTAL STUDENTS Çağatay BARUTCİGİL, Hakan ARSLAN, Ertuğrul KARATAŞ Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, KÖK KANAL TEDAVİLERİNİN YENİLENMESİ SONUCU ELDE EDİLEN BULGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ THE EVALUATION OF THE FINDINGS OBTAINED FROM RENEWAL OF ROOT CANAL TREATMENTS Neslihan ŞİMŞEK, Fuat AHMETOĞLU, Levent AKINCI Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, SÜT DİŞLERİNİN AMPÜTASYON TEDAVİSİNDE KULLANILAN MATERYALLER PULPOTOMY MEDICAMENTS FOR PRIMARY TEETH Kenan CANTEKİN, Alperen BÜYÜKKÖK, İbrahim Bahadır ŞEKER, Mehmet TÜRKER Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2,

5 Contents / İçindekiler 9- GEÇ KALINMIŞ BİR İNTRUZİV YARALANMANIN CERRAHİ EXTRÜZYONU: BİR VAKA RAPORU SURGICAL EXTRUSION OF AN INTRUSIVE INJURY NEGLECTED:A CASE REPORT Sema ÇELENK, Osman ATAŞ, Ahmet ARAS, Behiye BOLGÜL, Mehmet Sinan DOĞAN Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, UNUSUAL CASES OF KISSING MOLARS: A REPORT OF FOUR CASES SIRADIŞI KİSSİNG MOLARLAR: DÖRT OLGU RAPORU Ismail Sener, Cihan Bereket, Muhsin Ozdemir, Emel Bulut Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, FIRÇA TRAVMASINA BAĞLI MİLLER SINIF I DİŞETİ ÇEKİLMESİ-BİR OLGU MILLER I GINGIVAL RECESSION DUE TO TRAVMATIC BRUSHING-ONE CASE Arzum Güler DOĞRU, Filiz ACUN KAYA, Ebru SARIBAŞ, Tuba TALO YILDIRIM Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, DiŞHEKiMLiĞiNDE SIK KARŞILAŞILAN ORGANOPATiLER: 10 VAKA SERiSi THE FREQUENTLY ENCOUNTERED ORGANOPATHIES IN DENTISTRY: TEN CASES Mehmet Sinan DOĞAN, Emrullah BAHŞİ, Bayram İNCE, Yasemin YAVUZ, İsmet Rezzani Toptancı, Ayşe GÜNAY Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, MANDİBULAR BUKKAL SULKUSTA GÖRÜLEN INTRAMUSKÜLER LIPOM: OLGU SUNUMU INTRAMUSCULAR LIPOMA OF THE MANDIBULAR BUCCAL SULCUS:A CASE REPORT A.Pınar SUMER, Canan UZUN, Mahmut SUMER, Oğuz AYDIN Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, MULTİPLE TAURODONTİZMLİ HASTANIN MANDİBULAR MOLAR DİŞİNİN KÖK KANAL TEDAVİSİ: OLGU SUNUMU THE ROOT CANAL TREATMENT OF MANDIBULAR MOLAR TOOTH OF A PATIENT WITH MULTIPLE TAURODONTISM: A CASE REPORT Ersan ÇİÇEK, Fatma FURUNCUOĞLU, Muhammed Ali Midilli Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, KONSERVATiF TEDAVi YÖNTEMiYLE ANTERiOR DiŞ DiASTEMALARININ KAPATILMASI: OLGU RAPORU CLOSURE OF ANTERIOR TEETH DIASTEMAS WITH CONSERVATIVE TREATMENT METHOD: CASE REPORT Hanife KAMAK, Hülya ERTEN Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, ÖN GRUP DİŞLERDE DİREKT KOMPOZİT REZİN UYGULAMALARI (İKİ OLGU SUNUMU) DIRECT COMPOSİTE RESIN APPLICATIONS ON ANTERIOR TEETH (TWO CASE REPORTS) Pınar GÜL, Ömer SAĞSÖZ Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, DİŞ ÇÜRÜĞÜ, NEDENLERİ VE KORUNMA YÖNTEMLERİ DENTAL CARIES, CAUSES AND PROTECTION Elif Pınar BAKIR, Şeyhmus BAKIR, Bayram İNCE, Emrullah BAHŞİ Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, ORAL LİKEN PLANUS (DERLEME) ORAL LICHEN PLANUS

6 Contents / İçindekiler Canan AKAY, Suat YALUĞ Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, RADYOTERAPİ, KEMOTERAPİ VE KEMİK İLİĞİ TRANSPLANTASYONUNDA AĞIZ BAKIMININ ÖNEMİ VE TEDAVİ ÖNCESİ VE SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR THE IMPORTANCE OF ORAL CARE AND ISSUES TO BE CONSIDERED BEFORE AND DURING RADIOTHERAPY, CHEMOTHERAPY AND BONE MARROW TRANSPLANTATION Elif TARIM ERTAŞ, Meral YIRCALI ATICI, Yıldıray ŞİŞMAN Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, ÇÜRÜK VE DİYET CARIES AND DIET Bayram İNCE, Yasemin YAVUZ, Mehmet Sinan DOĞAN, İsmet REZANİ TOPTANCI,Fatma KESKİN Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, DİŞHEKİMLİĞİNDE KULLANILAN STRES ANALİZ YÖNTEMLERİ: DERLEME STRESS ANALYSIS METHODS USED IN DENTISTRY: REVIEW Gamze ALNIAÇIK, Önjen TAK, Serkan SARIDAĞ Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, DİŞ HEKİMLİĞİNDE MİKRO BT NİN KULLANIM ALANLARI MICRO CT IN DENTISTRY Feyza ÇİVİTÇİ, Meral Arslan MALKOÇ Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, KÖK KANAL TEDAVİSİNİN YENİLENMESİ: RETREATMENT RENEWAL OF ROOT CANAL TREATMENT: RETREATMENT Hakan GÖKTÜRK, Ali Çağın YÜCEL Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, TEMPOROMANDİBULER EKLEM RAHATSIZLIKLARINDA STABİLİZASYON SPLİNTLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: DERLEME THE EVALUATİON OF STABİLİZATİON SPLİNTS THERAPHY IN TEMPOROMANDIBULAR DISORDERS: REVİEW Ayşegül GÜLERYÜZ GÜRBULAK, Hasan Hüseyin KOCAAĞAOĞLU Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, RESTORATİF DİŞ HEKİMLİĞİNDE CAM İYONOMER SİMANLAR: DERLEME GLASS IONOMER CEMENTS IN RESTORATIVE DENTISTRY: A REVIEW Meltem TEKBAŞ ATAY, Oya ULU, Bebek Serra OĞUZ AHMET Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, GEBELİKTE AĞIZ SAĞLIĞI VE BAKIMI ORAL HEALTH AND DENTAL CARE DURİNG PREGNANCY Ayşe Tuğba ÖGRETEN, Feyza ÇİVİTÇİ, Meral ARSLAN MALKOÇ Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2, İMPLANT DESTEKLİ OVERDENTURE UYGULAMALARINDA BİYOMEKANİK VE OKLUZYON BIOMECHANICS AND OCCLUSION FOR IMPLANT SUPPORTED OVERDENTURES Bülent Cumhur ULUDAĞ, Serdar POLAT, Emre TOKAR Dicle Dişhekimliği Dergisi, 2013; Cilt 14, Sayı: 2,

7 YAYIN KURALLARI GENEL BİLGİLER Dicle Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Dicle Dişhekimliği Dergisi (), Dişhekimliği Bilimleri ile ilgili araştırmalar, olgu sunumları ve Dişhekimliği ni ilgilendiren diğer bilim dallarına ait bilimsel çalışmaları yayınlar. Dergi; yayınladığı makalelerde, konu ile ilgili en yüksek etik ve bilimsel standartlarda olması ve ticari kaygılarda olmaması şartını gözetmektedir. Editörler ve yayınevi, reklâm amacı ile verilen ticari ürünlerin özellikleri ve açıklamaları konusunda hiçbir garanti vermemekte ve sorumluluk kabul etmemektedir. Yayınlanmak için gönderilen makalelerin daha önce başka bir yerde yayınlanmamış veya yayınlanmak üzere gönderilmemiş olması gerekir. Eğer makalede daha önce yayınlanmış; alıntı yazı, tablo, resim vs. mevcut ise makale yazarı, yayın hakkı sahibi ve yazarlarından yazılı izin almak ve bunu makalede belirtmek zorundadır. Bilimsel toplantılarda sunulan özetler, makalede belirtilmesi koşulu ile kabul edilir. Dergiye gönderilen makale biçimsel esaslara uygun ise, editör danışman incelemesinden geçirip, gerek görüldüğü takdirde, istenen değişiklikler yazarlarca yapıldıktan sonra yayınlanır. Makale yayınlanmak üzere dergiye gönderildikten sonra yazarlardan hiçbiri, tüm yazarların yazılı izni olmadan yazar listesinden silinemez, ayrıca hiçbir isim, yazar olarak eklenemez ve yazar sırası değiştirilemez. Makalenin yazı karakteri Arial ve 12 punto büyüklüğünde, çift satır aralıklı, sayfa kenarlarında 2 cm boşluk olacak şekilde ve ilk sayfadan başlamak kaydı ile sağ alt köşede sayfa numaraları olmalıdır. BİLİMSEL SORUMLULUK Tüm yazarların gönderilen makalede akademik-bilimsel olarak doğrudan katkısı olmalıdır. Yazar olarak belirlenen isim ya da isimler aşağıdaki özelliklerin tamamına sahip olmalıdır: -Makaledeki çalışmayı planlamalı veya yapmalı, -Makaleyi yazmalı veya revize etmeli, -Son halini kabul etmelidir. Makalelerin bilimsel kurallara uygunluğu yazarların sorumluluğundadır. ETİK SORUMLULUK Dergi, İnsan öğesinin içinde bulunduğu tüm çalışmalarda Helsinki Deklarasyonu Prensipleri ne uygunluk ilkesini kabul eder. Bu tip çalışmaların varlığında yazarlar, makalenin GEREÇ VE YÖNTEM bölümünde bu prensiplere uygun olarak çalışmayı yaptıklarını, kurumlarının etik kurullarından ve çalışmaya katılmış insanlardan Bilgilendirilmiş olur (informed consent) aldıklarını belirtmek zorundadır. Olgu sunumlarında hastanın kimliğinin ortaya çıkmasına bakılmaksızın hastalardan Bilgilendirilmiş onam (informed consent) alınmalıdır. Eğer makalede direkt-indirekt ticari bağlantı veya çalışma için maddi destek veren kurum mevcut ise yazarlar; kullanılan ticari ürün, ilaç, firma ile ticari hiçbir ilişkisinin olmadığını ve varsa nasıl bir ilişkisinin olduğunu (konsültan, diğer anlaşmalar), editöre sunum sayfasında bildirmek zorundadır. Makalelerin etik kurallara uygunluğu yazarların sorumluluğundadır. YAZIM DİLİ YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME Derginin yayın dili Türkçe ve İngilizce dir. Türkçe makalelerde Türk Dil Kurumu nun Türkçe sözlüğü veya adresi ayrıca Türk Tıbbi Derneklerinin kendi branşlarına ait terimler sözlüğü esas alınmalıdır. Ayrıca gönderilmiş olan makalelerdeki yazım ve dilbilgisi hataları, makalenin içeriğine dokunmadan, redaksiyon komitemiz tarafından düzeltilmektedir.

8 YAYIN HAKKI Yayınlanmak üzere kabul edilen yazıların her türlü yayın hakkı dergiyi yayınlayan kuruma aittir. Yazarlar Yayın Hakları Devir Formu nu doldurup editöre iletmeleri gerekmektedir. Yazılardaki düşünce ve öneriler tümüyle yazarların sorumluluğundadır. YAZI ÇEŞİTLERİ Dergiye yayınlanmak üzere gönderilecek yazı çeşitleri şu şekildedir; Araştırma: Kliniklerde yapılan prospektif-retrospektif ve her türlü deneysel çalışmalar yayınlanabilmektedir. Yapısı: -Özet (Maksimum kelime; amaç, gereç ve yöntemler, bulgular ve sonuç bölümlerinden oluşan, Türkçe makaleler için ayrıca İngilizce, İngilizce makaleler için ayrıca Türkçe ) -Giriş -Gereç ve Yöntem -Bulgular -Tartışma -Teşekkür (varsa) -Kaynaklar Editöryel Yorum/Tartışma: Yayınlanan orijinal araştırma makaleleri ile ilgili, araştırmanın yazarları dışındaki, o konunun uzmanı tarafından değerlendirilmesidir. Konu ile ilgili makalenin sonunda yayınlanır. Editöre Mektup: Son bir yıl içinde dergide yayınlanan makaleler ile ilgili okuyucuların değişik görüş, tecrübe ve sorularını içeren en fazla 500 kelimelik yazılardır. Başlık ve özet bölümleri yoktur. Kaynak sayısı 5 ile sınırlıdır. Hangi makaleye (sayı, tarih verilerek) ithaf olunduğu belirtilmeli ve sonunda yazarın ismi, kurumu, adresi bulunmalıdır. Mektuba cevap, editör veya makalenin yazar(lar)ı tarafından, yine dergide yayınlanarak verilir. Olgu Sunumu: Nadir görülen, tanı ve tedavide farklılık gösteren makalelerdir. Yeterli sayıda fotoğraflarla ve şemalarla desteklenmiş olmalıdır. Yapısı: -Özet (ortalama kelime; amaç, olgu sunumu, sonuç bölümlerinden oluşan; İngilizce) -Giriş -Olgu Sunumu -Tartışma -Kaynaklar Derleme Yapısı: -Özet (ortalama kelime; İngilizce) -Giriş -Tartışma -Kaynaklar YAZIM KURALLARI Dergiye yayınlanması için gönderilen makalelerde aşağıdaki biçimsel esaslara uyulmalıdır: -Makale, PC veya MAC uyumlu bilgisayarlarda Microsoft Word programı ile yazılmalıdır. KISALTMALAR: Metin içinde kelimenin ilk geçtiği yerde parantez içinde verilir ve tüm metin boyunca o kısaltma kullanılır. Uluslararası kullanılan kısaltmalar için Bilimsel Yazım Kuralları kaynağına başvurulabilir.

9 ŞEKİL, RESİM, TABLO VE GRAFİKLER: -Şekil, resim, tablo ve grafikler makalenin yazıldığı Word dosyasının içine, makalede işleniş sırasına uygun olarak numara verilip, makalenin sonuna yerleştirilmelidir. Şekil, resim, tablo ve grafikler metin içinde geçtiği yerler ilgili cümlenin sonunda belirtilmelidir. Şekil, resim, tablo ve grafiklerin altına açıklamaları eklenmelidir. - Makalenin Word dosyasına eklenecek şekil, resim, tablo ve grafik, 1MB dan büyük ise, ayrı bir.jpg veya.gif dosyası olarak da sisteme eklenebilir. Bu durumda. jpg veya. gif dosyasına, makalenin word şeklinin içinde geçen numaralara göre isim verilmelidir. Şekil, resim, tablo ve grafik çözünürlüğü en az 300 dpi olmalıdır - Kullanılan kısaltmalar şekil, resim, tablo ve grafiklerin altındaki açıklamada belirtilmelidir. - Daha önce basılmış şekil, resim, tablo ve grafik kullanılmış ise yazılı izin alınmalıdır ve bu izin açıklama olarak şekil, resim, tablo ve grafik açıklamasında belirtilmelidir. - Resimler/fotoğraflar ayrıntıları görülecek derecede kontrast ve net olmalıdır. -EDİTÖRE SUNUM SAYFASI: Gönderilen makalenin kategorisi, daha önce başka bir dergiye gönderilmemiş olduğu, varsa çalışmayı maddi olarak destekleyen kişi ve kuruluşlar ve varsa bu kuruluşların yazarlarla olan ilişkileri, araştırma makalesi ise istatistik kontrolünün yapıldığı belirtilmelidir. -KAPAK SAYFASI: Makalenin başlığı (Türkçe ve İngilizce), kısa başlık, tüm yazarların ad-soyadları, akademik ünvanları, kurumları belirtilmelidir. Sadece haberleşmeden sorumlu yazarın iletişim bilgileri ve yazışma adresleri ayrıca belirtilmelidir. Makale daha önce tebliğ olarak sunulmuş ise tebliğ yeri ve tarihi belirtilmelidir. -ÖZETLER: Yazı çeşitleri bölümünde belirtilen şekilde hazırlanarak, makale dosyası içerisine yerleştirilmelidir. -ANAHTAR KELİMELER (2-5 arası) İngilizce ve Türkçe yazılmalıdır, Pub Med le uyumlu olmalıdır. -KAYNAKLAR: Yazıda geçiş sırasına göre yazılmalı ve metin içinde uygun yerde parantez içinde belirtilmelidir. Parantez içinde birden fazla kaynak aynı görüşü belirtiyorsa ve ard arda geliyorsa ilk ve son rakam arasına (-) konarak, değilse (,) konarak ayrılmalıdır. Kişisel görüşmeler veya yayınlanmamış yazılar kaynak olarak gösterilemez. Çok gerekli ise metin içinde bahsedilebilir. Dergilerin kısaltılmış yazımları uluslararası standartlara uygun olmalıdır. Kaynak yazımı Vancouver biçimine uygun olmalıdır. Kaynakların yazımı için örnekler (Noktalama işaretlerine lütfen dikkat ediniz): Makale için; Yazar(lar)ın soyad(lar)ı ve isim(ler)inin baş harf(ler)i. makale ismi. dergi ismi yıl; cilt: sayfa no su belirtilmelidir. Örnek: Ülkü R, Başkan Z, Yavuz İ. Open Surgical Approach for a Tooth Aspirated During Dental Extraction: a Case Report. Aust Dent J 2005; 50: ten çok yazarlı makalelerde sadece ilk yazar ismi ile sonrasında ve ark. (et al) ibaresi eklenerek yazılabilir. Yavuz I. et al. Ectodermal Dysplasia: Retrospective Study of 15 Cases. Arch Med Res 2006; 37: Sadece elektroik ortamda yayınlanan dergi ve bilgiler için son erişim tarihi de ilave edilmelidir. Yavuz I, Aydın H, Ulku R, Kaya S, Tümen C. A New Method: Measurement of Microleakage Volume Using Human, Dog and Bovine Permanent Teeth. Electron. J. Biotechnol 2006; 9: (Erişim tarihi: 15/02/2008)

10 ÜLKÜ S.Z. Ektodermal Displazi ve Protetik Yaklaşımlar. (Erişim tarihi: 11/02/2008) Kitaplar için; Yazarın soyadı ve isminin baş harfi. Bölümün adı. In: kitap ismi. Editörün adı. kaçıncı baskı olduğu. Yayınevi.şehir, sayfa ve yıl belirtilmelidir. Örnek: Carranza FA, Bulkacz J. Defence mechanism of the gingiva. In: Clinical periodontology. Ed. Carranza FA, Newman MG. 8th ed. WB Saunders Co. Philadelphia, p:103-11,1996. Makale sunma; ile adresine veya posta yolu ile iletişim adresimize elektronik ortamda kaydı yapılmış olarak yapılmalıdır. İletişim Adresi Prof. Dr. İzzet YAVUZ Dicle Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Dicle Dişhekimliği Dergisi Diyarbakır Tlf : Fax :

11 KALSİYUM HİDROKSİTİN DENTİNE BAĞLANMA DAYANIMINA ETKİSİ Hayriye Esra ÜLKER ve ark. *KALSiYUM HiDROKSiT ÖRTÜCÜNÜN BiR SELF-ETCH ADEZiViN DENTiNE MAKASLAMA BAĞLANMA DAYANIMI ÜZERiNE ETKiSi EFFECT OF CALCIUM HYDROXIDE LINER TO THE DENTIN SHEAR BOND STRENGTH OF A SELF-ETCH ADHESIVE 1 **Hayriye Esra ÜLKER, 1 Mustafa ÜLKER, 2 Füsun ÖZER, 3 Abdulkadir ŞENGÜN 1 Selçuk Üniversitesi, Dişhekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi A.D., Konya, Türkiye 2 Pensilvanya Üniversitesi, Dişhekimliği Fakültesi, Restoratif Dişhekimliği Bölümü, Filedelfiya, ABD 3 Kırıkkale Üniversitesi, Dişhekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi A.D., Kırıkkale, Türkiye Özet Bu çalışmanın amacı, kalsiyum hidroksit örtücünün bir self-etching adezivin dentine bağlanma dayanımına etkisini incelemektir. Bu çalışmada 32 adet çürüksüz insan üçüncü molar dişi kullanıldı. Su soğutması altında düşük hızda çalışan bir separe ile dişlerin tüberkülleri uzaklaştırılarak düz okluzal dentin yüzeyleri hazırlandı ve akrilik bir silindir içerisine okluzal dentin yüzeyleri açıkta kalacak şekilde gömüldü. Örneklerin düz dentin yüzeyleri #400 grenli zımpara kâğıdı ile zımparalandıktan sonra rastgele 2 gruba ayrıldı (n=16). Test grubundaki örneklerin dentin yüzeyinin bir kenarına 0,5 mm kalınlığında 3 mm çapında kalsiyum hidroksit yerleştirildi (Alkaliner MiniTip, 3M ESPE) ve sertleşmesi için 1 dk beklendi. Kontrol grubuna ise herhangi bir işlem yapılmadı. İki basamaklı bir self-etch dental adeziv (Clearfil Protect Bond, Kuraray) dentin yüzeylerine üretici firmanın önerileri doğrultusunda uygulandıktan sonra, kompozit rezinler (Clearfil AP-X, Kuraray) silindirik şekilli plastik matrisler içinde uygulandı ve ışık ile sertleştirildi. Makaslama bağlanma dayanımı için her bir örneğin diş kompozit ara yüzeyinde kırılma meydana gelinceye kadar künt uçlu bir aparat (Ultradent) ile 1 mm/dk hızda kuvvet uygulandı. Bağlanma dayanımlarının karşılaştırılması için Kruskal Wallis one way ANOVA testi kullanıldı. Kalsiyum hidroksit yerleştirilen grubun dentine bağlanma dayanımı ( ) ile kontrol grubunun dentine bağlanma dayanımı ( ) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmedi (p>0.05). Self-etch primer ajan uygulaması sırasında kalsiyum hidroksit örtücüden bir takım partiküllerin çözündüğü dikkat çekmiştir. Ancak bu in vitro çalışmanın sonuçlarına göre kalsiyum hidroksit örtücüden çözünen partiküllerin antibakteriyel monomer içerikli self-etch adezivin dentine bağlanma dayanımına olumsuz bir etkisi olmadığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Calcium hydroxide, Self-etch adhesive, Dentin, Bond strength Abstract The purpose of this study was to evaluate the effect of calcium hydroxide liner on dentin bond strength of a self-etching adhesive system. Thirty two extracted caries free human third molar teeth were used. Cusps of teeth were removed with a low speed saw under water cooling and flat occlusal dentin surfaces were prepared. Samples were embedded in cylindrical acrylic resins leaving flat occlusal surfaces uncovered and ground with #400-grit SiC paper. The samples were randomly divided into 2 groups (n=16). In the test group, the calcium hydroxide liner (Alkaliner MiniTip, 3M ESPE) placed on one edge of dentin, 0,5 mm in height and 3 mm in diameter, then waited 1 min for setting. In the control group any calcium hydroxide application was performed. A two-step self-etch dental adhesive (Clearfil Protect Bond, Kuraray) applied to occlusal dentin surfaces according to the manufacturers directions then composite resins (Clearfil AP-X, Kuraray) were applied by cylindrical shaped plastic matrixes and light cured. For shear bond testing, a notch-shape force transducer apparatus (Ultradent) was applied at a cross head speed of 1 mm/minute to each specimen at the interface between the tooth and composite until failure occurred. The data were statistically analyzed with Kruskal Wallis one way ANOVA test. Statistically there was no difference between the bond strengths of calcium hydroxide applied group ( ) and the bond strengths of control group ( ) (p>0.05). During the self-etch primer application some particles dissolved from calcium hydroxide liner. However, according to the results of this in vitro study it can be concluded that particles dissolved from calcium hydroxide liner did not adversely affect the dentin bond strength of antibacterial monomer containing self-etch adhesive. Key words: Kalsiyum hidroksit, Self-etch adeziv, Dentin, Bağlanma dayanımı GİRİŞ Çürük, travma veya diş preperasyonu sırasındaki talihsizliklerden dolayı pulpa açığa çıkabilir. Pulpanın açığa çıkmasının ağrı ve enfeksiyon gibi ciddi sonuçları olabilir. Açığa çıkmış pulpanın tedavisinde kök kanal tedavisi hatta diş çekimi bile akla gelen tedavi seçenekleri arasındadır. Pulpa kuafajı ise kök kanal tedavisi veya diş çekimine alternatif bir tedavi seçeneğidir. Bu tedavi seçeneğinde hedef, pulpa canlılığının devamını sağlamak ve böylece kök kanal tedavisi veya diş çekimi gibi daha girişimsel tedavilerden kaçınmaktır. Pulpa kuafajında açığa çıkmış pulpa üzerine iyileştirici özelliği olan bir ilaç yerleştirilmekte (direk pulpa kuafajı) veya kavite içerisinde kalan rezidüel çürük üzerine bir kavite örtücü yerleştirilmektedir (indirek pulpa kuafajı) (1). Hekimler derin çürüklü bir kavite ile karşılaştıklarında ya pulpayı perfore etme riskini göze alarak çürüğü tamamen uzaklaştırırlar ya da pulpayı perfore etme riskini en aza indirmek için kavite Sayfa 161

12 KALSİYUM HİDROKSİTİN DENTİNE BAĞLANMA DAYANIMINA ETKİSİ Hayriye Esra ÜLKER ve ark. tabanında bir miktar çürük bırakırlar. Her iki durumda da pulpanın uygun bir kavite örtücü materyal ile korunması gerekir. Çinko oksit ojenol, cam iyonomer siman, rezin modifiye cam iyonomer siman, adeziv sistemler, mineral trioksit agregat (MTA) ve kalsiyum hidroksit, direk ve indirek pulpa kuafajı için kullanılmış materyallerdir (1). Kalsiyum hidroksit ilk defa 1921 yılında hekimlerin kullanımına sunulmuştur. Uzun yıllardır direk ve indirek pulpa kuafajında kullanımı altın standart olarak kabul edilmektedir (2). Kalsiyum hidroksitin antibakteriyel özelliği mükemmeldir (3). Pulpaya bakteri geçişini elimine edebilir veya en azından minimize edebilir (4). Daha da önemlisi kalsiyum hidroksitin pulpa kuafajındaki klinik başarısı bir çok uzun dönemli klinik çalışma ile kanıtlanmıştır (5-8). Kalsiyum hidroksit yüksek ph sı ile pulpa dokusunu hafifçe irrite eder ve pulpanın açığa çıktığı sahalarda dentin köprüsü oluşacak şekilde dentin rejenerasyonununu aktive eder (9). Son yıllarda yapılan çalışmalarda kalsiyum hidroksitin dentin içerisindeki Bone Morphogenic Protein (BMP) ve Transforming Growth Factor-Beta One (TBF-β1) gibi biyoaktif molekülleri çözebildiği ve açığa çıkan bu biyoaktif moleküllerin pulpa tamirini uyardığı bildirilmiştir (9-10) Diğer taraftan kalsiyum hidroksit örtücünün bazı dezavantajları da vardır. Kalsiyum hidroksitin geleneksel kendi sertleşen formülasyonlarının fiziksel özellikleri oldukça kötüdür ve çözünürlükleri çok fazladır (11-12). Dental adezivlerin kullanıldığı kompozit restorasyonlarda kalsiyum hidroksitin bu kötü özellikleri bir dezavantaj olabilmektedir. Fosforik asit ile asitleme ve daha sonraki yıkama aşamasında kalsiyum hidroksit kütlesinden önemli miktarlarda kayıplar olduğu bildirilmiştir (13). El-Araby ve Al-Jabab bazı self-etch primerlerin kalsiyum hidroksit örtücü de erozyona neden olduklarını ve kalsiyum hidroksit örtücünün basınç dayanımını azalttıklarını bildirmişlerdir (14). Kalsiyum hidroksit örtücünün self-etch adezivlerin dentine bağlanma dayanımlarına etkisi konusunda literatürde yeterli veri yoktur. Bu çalışmanın amacı, direk ve indirek pulpa kuafajında kullanılan kalsiyum hidroksit örtücünün antibakteriyel monomer içerikli iki basamaklı bir self-etch adezivin (Clearfil Protect Bond, Kuraray, Japonya) dentine makaslama bağlanma dayanımına etkisini incelemektir. Bu çalışmanın sıfır hipotezi şudur: kalsiyum hidroksit örtücü uygulaması Clearfil Protect Bond un dentine makaslama bağlanma dayanımını etkilemez. GEREÇ VE YÖNTEM Makaslama Bağlanma Dayanım Testi Çalışmada kullanılan materyaller, üretici firmaları, içerikleri ve uygulama prosedürleri Tablo 1 de gösterildi. Bu çalışmada 32 adet çürüksüz insan üçüncü molar dişi kullanıldı. Dişlerin kuronlarının oklüzal üçlüsü uzun akslarına dik olarak düşük hızda çalışan elmas bir separe ile (Isomet; Buehler, Lake Bluff, IL, ABD) su soğutması altında uzaklaştırılarak düz oklüzal dentin yüzeyleri hazırlandı. Dişler akrilik bir silindir içerisine okluzal dentin yüzeyleri açıkta kalacak şekilde gömüldü. Düz oklüzal dentin yüzeyleri akarsu altında # 400 grit zımpara kâğıdı ile aşındırılarak dentin kalınlığının orta üçlüsünde düz dentin yüzeyleri elde edildi. Daha sonra örnekler rastgele iki gruba ayrıldı (n=16). Test grubundaki örneklerin dentin yüzeyinin bir kenarına 0,5 mm kalınlığında 3 mm çapında kalsiyum hidroksit yerleştirildi (Alkaliner MiniTip, 3M Espe, St Paul, MN, ABD) ve sertleşmesi için 1 dakika beklendi (Resim 1). Kontrol grubuna ise herhangi bir işlem yapılmadı. Antibakteriyel monomer ihtiva eden iki basamaklı bir self-etch adeziv olan Clearfil Protect Bond (Kuraray, Kurashiki, Japonya) üretici firmanın önerileri dikkatle takip edilerek düz dentin yüzeylerine uygulandı. Daha sonra bir hibrit kompozit rezin (Clearfil AP-X, Kuraray, Osaka, Japonya) 2.34 mm çapında, 3mm yüksekliğinde standart silindir şekilli plastik matris (Ultradent, South Jordan, ABD) içerisine Sayfa 162

13 KALSİYUM HİDROKSİTİN DENTİNE BAĞLANMA DAYANIMINA ETKİSİ Hayriye Esra ÜLKER ve ark. tepildi. Restoratif rezin plastik matris içerisine yaklaşık 1,5 mm lik iki tabaka şeklinde yerleştirildi. İlk tabaka yerleştirildikten sonra fazla kompozit rezin bir sond yardımı ile matris etrafından dikkatlice temizlendi ve daha sonra okluzal yüzeyden 40 saniye süre ile ışıkla sertleştirildi (Elipar LED Freelight II, 3M ESPE). İkinci tabaka yerleştirildikten sonra yine okluzal yüzeyden 40 saniye süre ile ışıkla sertleştirildi (Resim 2). Gözlenen maksimum değer kompozit bloğun bağlanma yüzey alanına bölünerek MPa cinsinden makaslama bağlanma dayanım değeri elde edildi. Kırılma analizi Örneklerin kırılma tipleri bir stereomikroskop ile (Olympus SZ4045 TRPT, Osaka, Japan) x20 altında belirlendi. Eğer diş yüzeyinde kalan rezin miktarı %80 den fazla ise koheziv kırılma, %20 den az ise adeziv kırılma ve diğerleri de mix tipte kırılma olarak kaydedildi. Makaslama bağlanma dayanım verileri Kruskal Wallis one way ANOVA ve kırılma tipleri ise Pearson Chi-Square testi ile analiz edildi. İstatistiksel değerlendirmelerde % 95 lik güven aralığı kullanıldı. BULGULAR Kalsiyum hidroksit yerleştirilen grup (33.48±10.58) ile kontrol grubun (38.42±13.87) makaslama bağlanma dayanımları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p>0.05) (Resim 4). Makaslama bağlanma dayanım testi öncesinde örnekler distile su içerisinde 37 C de 24 saat bekletildi. Makaslama bağlanma dayanım testi için örnekler üniversal test makinesine yerleştirildi. Her bir örneğin dişkompozit ara yüzeyinde kırılma meydana gelene kadar 1mm/dk hızda kuvvet künt uçlu bir aparat (Ultradent, South Jordan, ABD) kullanılarak uygulandı (Resim 3). Örneklerin kırılma tipleri Tablo 2 de gösterildi. Genel olarak hem kalsiyum hidroksit yerleştirilen grupta hem de kontrol grubunda adeziv tipte kırılma daha fazla görüldü ve kırılma tipleri arasında bir fark gözlenmedi (p>0.05). Sayfa 163

14 KALSİYUM HİDROKSİTİN DENTİNE BAĞLANMA DAYANIMINA ETKİSİ Hayriye Esra ÜLKER ve ark. TARTIŞMA Kalsiyum hidroksit örtücü uygulaması test edilen self-etch adezivin dentine bağlanma dayanımını etkilemedi. Bu nedenle test edilen sıfır hipotezi kabul edildi. Bizim bulgularımızla benzer şekilde Cebe ve ark. kalsiyum hidroksit uygulamasını takiben 2, 6 ve 10 dakika süreler ile beklemenin adeziv sistemlerin dentine bağlanma dayanımı üzerine bir etkisinin olmadığını bildirmişlerdir (15). Test ettikleri adeziv sistemlerden biri olan Clearfil SE Bond un kimyasal içeriği bizim çalışmamızda test edilen Clearfil Protect Bond ile çok benzerdir. Clearfil Protect Bond primerinde çözücü olarak su bulunmaktadır. Diğer birçok dental adeziv primerinde bulunan alkol ve asetonun aksine su güçlü bir çözücü ajan değildir. Alkol ve aseton esaslı dental adeziv primerlerin kalsiyum hidroksitte ciddi erozyona neden olurken su esaslı dental adeziv primerin kalsiyum hidroksit üzerine etkisinin oldukça sınırlı kaldığı bildirilmiştir (14). Bunun yanında Clearfil Protect Bond ph sı 2.0 olan zayıf bir self-etch adezivdir. Bu yüksek ph kalsiyum hidroksit üzerindeki çözücü etkisini sınırlamış olabilir. Yine de bu çalışmanın yazarları kalsiyum hidroksit örtücü üzerine primer ajan uygulanması sırasında bir kısım partiküllerin kalsiyum hidroksit örtücüden ayrıldığını gözlemlemişlerdir. Bizim bulgularımızın aksine Ünlü ve Çetin iki farklı geleneksel kalsiyum hidroksitin (Kerr-life and Alkaliner) Clearfil SE Bond un mikrogerilim dentin bağlanma dayanımını dramatik bir şekilde azalttığını bildirmişlerdir. Çalışmada kalsiyum hidroksit uygulandıktan sonra adeziv sistem uygulaması için bizim çalışmamıza benzer şekilde 60 saniye beklenmiştir (16). Sonuçlarımız arasındaki farklılık bağlanma dayanımı test yöntemlerimizdeki farklılıktan kaynaklanıyor olabilir. Kavite duvarlarında ve pulpa içerisinde kalan bakteriler veya daimi restorasyon kenarlarından sızarak pulpaya ulaşan bakteriler kuafaj tedavisinin başarısızlığına neden olan en önemli faktörlerdir. Antibakteriyel bir monomer (methacryloyloxydodecylpyridinium bromide) ihtiva eden ve güçlü antibakteriyel etkiler gösterebilen Clearfil Protect Bond un kavite içerisindeki rezidüel bakterileri inhibe edebildiği ve restorasyon kenarlarını bakteri sızıntısına karşı hermetik olarak kapatabildiği bildirilmiştir (17-19). Pulpa kuafajında kullanımı tavsiye edilmektedir (20). Araştırıcılar, geleneksel adeziv sistemlere kıyasla daha iyi bir prognoz elde edilebileceğini düşünmektedirler (21). Bu nedenle bu çalışmada dental adeziv materyal olarak Clearfil Protect Bond kullanılmıştır. Bu çalışmada kompozit rezinler dentin yüzeylerine standart silindirik şekilli plastik matrisler içerisinden uygulandı. Böylece bağlanma yüzey alanı, kompozit rezinin kalınlığı ve ışık kaynağının polimerize edilen kompozite olan uzaklığı oldukça iyi bir şekilde standardize edilebildi. Sonrasında makaslama bağlanma dayanım testleri klasik bıçak gibi keskin uçlu aygıt yerine, ucu künt ve yarım ay şeklinde çentikli bir aygıt (Ultradent makaslama bağlanma dayanım test aygıtı) ile gerçekleştirildi. Bu test aygıtı dentine bağlanmış ve polimerize edilmiş kompozit test bloğunun etrafını 180 sarmakta ve böylece daha geniş bir alanda temas sağlayarak uygulanan makaslama kuvvetini kompozit bloğun etrafında daha geniş bir sahaya yayabilmektedir (22). Ultradent makaslama bağlanma dayanım test aygıtının aksine klasik bıçaklar makaslama kuvvetlerini bağlanan örnek üzerinde çok daha küçük ve sınırlı bir alanda uygularlar (22-23). Klasik bıçaklar dentin-adeziv bağlantısında prematür başarısızlıklara neden olabilir ve sonuçta elde edilen bağlanma dayanım değeri gerçeğin altında ve hatta yanlış olabilir (24). Sayfa 164

15 KALSİYUM HİDROKSİTİN DENTİNE BAĞLANMA DAYANIMINA ETKİSİ Hayriye Esra ÜLKER ve ark. Tüm bu standart koşullar göz önüne alındığında bu çalışmada elde edilen makaslama bağlanma dayanım değerlerinin oldukça gerçekçi olduğunu düşünmekteyiz. SONUÇ Self-etch primer ajan uygulaması sırasında kalsiyum hidroksit örtücüden bir takım partiküllerin çözündüğü dikkat çekmiştir. Ancak bu in vitro çalışmanın sonuçlarına göre kalsiyum hidroksit örtücüden çözünen partiküllerin antibakteriyel monomer içerikli selfetch adezivin dentine bağlanma dayanımına olumsuz bir etkisi olmadığı söylenebilir. Kaynaklar 1. Hilton TJ. Keys to clinical success with pulp capping: a review of the literature. Oper Dent 2009; 34: Baume LJ, Holz J. Long term clinical assessment of direct pulp capping. Int Dent J 1981; 31: Stuart KG, Miller CH, Brown CE Jr, Newton CW. The comparative antimicrobial effect of calcium hydroxide. Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1991; 72: Barthel CR, Levin LG, Reisner HM, Trope M. TNF-alpha release in monocytes after exposure to calcium hydroxide treated Escherichia coli LPS. Int Endod J 1997; 30: Matsuo T, Nakanishi T, Shimizu H, Ebisu S. A clinical study of direct pulp capping applied to carious-exposed pulps. J Endod 1996; 22: Robertson A, Andreasen FM, Andreasen JO, Norén JG. Long-term prognosis of crown-fractured permanent incisors. The effect of stage of root development and associated luxation injury. Int J Paediatr Dent 2000; 10: de Lourdes Rodrigues Accorinte M, Reis A, Dourado Loguercio A, Cavalcanti de Araújo V, Muench A. Influence of rubber dam isolation on human pulp responses after capping with calcium hydroxide and an adhesive system.quintessence Int. 2006; 37: Accorinte ML, Loguercio AD, Reis A, Costa CA. Response of human pulps capped with different self-etch adhesive systems. Clin Oral Investig 2008; 12: (Erişim tarihi: 20/11/2007) 9. Graham L, Cooper PR, Cassidy N, Nor JE, Sloan AJ, Smith AJ. The effect of calcium hydroxide on solubilisation of bioactive dentine matrix components. Biomaterials 2006; 27: (Erişim tarihi: 19/01/2006) 10. Smith AJ. Vitality of the dentin-pulp complex in health and disease: growth factors as key mediators. J Dent Educ 2003; 67: Prosser HJ, Groffman DM, Wilson AD. The effect of composition on the erosion properties of calcium hydroxide cements. J Dent Res 1982; 61: Farah JW, Clark AE, Thomas PA, Borkow I. Cement bases under amalgam restorations: effect of thickness. Oper Dent 1981; 6: Burke FJ, Watts DC. Weight loss of four calcium hydroxidebased materials following a phosphoric acid etching and washing cycle. J Dent 1986; 14: El-Araby A, Al-Jabab A. The influence of some dentin primers on calcium hydroxide lining cement. J Contemp Dent Pract ; 6: Cebe F, Cebe MA, Kocabaşoğlu A, Öztürk B. Ca(OH)2 uygulandıktan sonra farklı bekleme sürelerinin adezivlerin dentine bağlanma dayanımı üzerine etkisi. Atatürk Üniv Diş Hek. Fak Derg 2011; 21: Unlu N, Cetin AR. Effect of calcium-hydroxide on bond strength of a self-etching adhesive. Pan European Federation of the International Association for Dental Research (10-12 Eylül, 2008). Özet no: Imazato S, Kaneko T, Takahashi Y, Noiri Y, Ebisu S. In vivo antibacterial effects of dentin primer incorporating MDPB. Oper Dent 2004; 29: Imazato S. Bio-active restorative materials with antibacterial effects: new dimension of innovation in restorative dentistry. Dent Mater J 2009; 28: Brambilla E, Ionescu A, Fadini L, Mazzoni A, Imazato S, Pashley D, Breschi L, Gagliani M. Influence of MDPBcontaining Primer on Streptococcus Mutans Biofilm Formation in Simulated Class I Restorations. J Adhes Dent 2012; 28. doi: /j.jad.a [Basım aşamasında] 20. Cui C, Zhou XN, Chen WM. Self-etching adhesives: possible new pulp capping agents to vital pulp therapy. Front Med 2011; 5: (Erişim tarihi: 17/03/2011) 21. Nishida M, Imazato S, Takahashi Y, Ebisu S, Ishimoto T, Nakano T, Yasuda Y, Saito T. The influence of the antibacterial monomer 12- methacryloyloxydodecylpyridinium bromide on the proliferation, differentiation and mineralization of odontoblast-like cells. Biomaterials 2010; 31: (Erişim tarihi: 03/12/2009) 22. DeHoff PH, Anusavice KJ, Wang Z. Three-dimensional finite element analysis of the shear bond test. Dent Mater 1995; 11: Van Noort R, Noroozi S, Howard IC, Cardew G. A critique of bond strength measurements. J Dent 1989; 17: Pecora N, Yaman P, Dennison J, Herrero A. Comparison of shear bond strength relative to two testing devices. J Prosthet Dent 2002; 88: Sayfa 165

16 RESTORATİF MATERYALLERDE İLETLENLİK Çağatay BARUTÇUGİL ve ark. FARKLI RESTORATİF MATERYALLERDE TERMAL İLETKENLİK THERMAL CONDUCTİVİTY OF DİFFERENT RESTORATİVE MATERİALS 1 *Çagatay BARUTÇUGIL, 2 Muhammet YALÇIN, 2 Hacer TURGUT, 2 Hakan KAMALAK, 2 Burak DAYI 1 Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi AD, Antalya 2 İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi AD, Malatya Özet Bu çalışmanın amacı farklı restoratif materyallerin ısı iletim özelliklerinin incelenmesidir. polimerizasyon büzülmesi azaltılmış farklı kimyasal yapıya sahip rezin kompozitler ile geleneksel metakrilat içerikli rezin kompozit materyaller kullanıldı. Bu materyaller, üretici talimatlarına göre hazırlanarak standart kalıplara uygulandı. Materyallerin iletkenliği tespit etmek için Quantum Design-9T Fiziksel Özellikler Ölçüm Sisteminin (PPMS), USA termal iletkenlik aparatı kullanılmıştır. Isı iletiminde bazı materyaller arasında önemli farklılıklar bulundu (p < 0.05). Universal Trimodal Nano Hibrit Kompozit Kerr materyali en az iletkenliğe sahipken Düşük polimerizasyon büzülmeli posterior restoratif materyal 3M ESPE yüksek iletkenliğe sahip materyal olarak tespit edilmiştir. Bu çalışma, polimerizasyon büzülmesi azaltılmış iki farklı kimyasal yapıya sahip rezin kompozit ile bir geleneksel metakrilat içerikli rezin kompozitin sertleşme reaksiyonları sırasında oluşturdukları termal artışı değerlendirmektedir. Anahtar Kelimeler: Kompozit, Isı artışı, sertleşme reaksiyonu Abstract The aim of this study was to examine the thermal conductivity of different restorative materials. Reduced polymerization shrinkage of resin composites with different chemical structures and containing conventional methacrylate resin composite material used. This materials were prepared in accordance to the manufacturer's instructions and applied to standard moulds. To determine the conductivity of the materials using Quantum Design- 9T Physical Properties Measurement System ( PPMS ), USA thermal conductivity apparatus. Significant differences were found for thermal conductivity between some materials (p < 0.05). as Universal Nano Hybrid Composite Kerr trimodal conductive material was found to be least conductivity than those of the other materials, the Low Shrink Posterior Restorative materials have been identified as having high conductivity material from 3M ESPE. This study evaluated that reduced polymerization shrinkage of two different chemical structures of composite resin and conventional methacrylate resin content of the composite were produced to increased in thermal during curing reaction. Key words: Composite, heat gain, setting reaction Giriş Restoratif diş tedavileri sırasında pulpa dokusunda meydana gelebilecek ısısal artışların muhtemel zararları son yıllarda yapılan çalışmaların önemli konularından biri olmuştur. Elde edilen veriler göstermiştir ki pulpanın 5.5 C 0 den daha fazla ısısal artış göstermesi yani intrapulpal ısının 42.5 C 0 yi aşması geri dönüşümü olmayan pulpa hasarlarına yol açmaktadır. (1, 2) Restoratif * Bu çalışma 19. Uluslararası Bass Kongresinde poster olarak sunulmuştur. **İletişim Adresi Dr. Hakan KAMALAK İnönü Ünıversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Diş Hastalıkları ve Tedavisi A.D. Tel: işlemler sırasında termal değişikliğe en fazla ışık cihazlarının yaydığı enerji ve rezin içerikli materyallerin ekzotermik polimerizasyonu sırasında ortaya çıkardıkları ısı sebep olmaktadır. (3) Isı iletimi gerek günlük yaşamda gerekse dental işlemler süresince dişlerde meydana gelmektedir. Dişlerin ısısal ortamı günlük yaşamda C arasında değişmektedir. Materyalin ısı iletim özelliğinin artması hastaların günlük yaşamda özellikle sıcak soğuk yiyecekler tüketilmesi sırasında rahatsızlık vermektedir. (4) Bundan dolayıdır ki gerek postoperatif hassasiyetin azaltılmasında gerekse günlük yaşamda hastaların sıcak soğuk termal hassasiyetlerinin giderilmesinde kullanılan materyallerin termal iletkenliğinin düşük olması istenmektedir. (5) Işıkla aktive olan rezin kompozitlerde polimerizasyon sırasında 20 C de hatta daha fazla ısısal artışın belirtildiği çalışmalar Sayfa 166

17 RESTORATİF MATERYALLERDE İLETLENLİK Çağatay BARUTÇUGİL ve ark. mevcuttur. (6-7) Dentinin düşük termal iletkenliğe sahip olduğu bildirilmiş olmasına Tablo 1: Çalışmada kullanılan materyaller ve içerikleri Materyal adı İçeriği Üretici Firma Kerr- Premise Filtek LS GC- Kalore Tam olarak içeriği üretici firma tarafından açıklanmamıştır. Siloran Urethane dimethacrylate, DX-511 comonomers, Dimethacrylate WC Orange, US 3M ESPE St Paul, EUA sınırlıdır. Bu çalışmanın amacı polimerizasyon büzülmesi azaltılmış iki farklı kimyasal yapıya sahip rezin kompozit ile bir geleneksel Polimerizasyon büzülme miktarı (%) % 1.4- % % 1 den düşük 1.46 EUROPE % Ortalama termal iletkenliği (W/ K- m) rağmen, residual dentin kalınlığının azaldığı ve bununla birlikte tubullerin alanının arttığı derin kavitelerde, geri dönüşümü olmayan pulpa hasarı riski oldukça fazladır. (8) Geleneksel metakrilat içerikli rezin kompozitlerin günümüzde en önemli sorunlarından birisi polimerizasyon büzülmesi ve buna bağlı gelişen streslerdir. Bu sebeple araştırmacılar metakrilatların doğasından kaynaklanan bu büzülmeyi ortadan kaldırabilmek için yeni monomerler ile rezin kimyasını değiştirme üzerine çalışmaktadırlar.(9) Bu çalışmaların sonuçlarından birisi oksiran ve siloksanların reaksiyonu ile sentezlenmiş olan Siloran dır. Siloranların metkarilatlardan farkı hidrofobik olmaları ve düşük polimerizsyon büzülmeleridir.(10) Bir diğer polimerzasyon büzülmesini azaltma çalışmasında ise mevcut monomerlerin moleküler ağırlıklarını arttırmak girişimleri yer almaktadır. Elde edilen bilgilere göre monomerin moleküler ağırlığı arttıkça büzülme miktarı azalmaktadır. Bu düşünceden hareketle geleneksel üretan dimetarkilat monomeri temelinde yeni bir monomer DX- 511 geliştirilmiştir ve yapılan çalışmalarda oldukça yüksek bir moleküler kitleye sahip bu yeni monomeri içeren kompozitlerde büzülmenin azaldığı belirlenmiştir.(11) Polimerizasyon büzülmesinin azaltıldığı yeni kimyasal yapıya sahip modern rezin kompozitlerin fiziksel ve mekanik özellikleri üzerine yapılmış bir çok çalışma olmasına rağmen polimerizasyonları sırasında ortaya çıkardıkları ısısal değimleri inceleyen çalışmalar metakrilat içerikli rezin kompozitin sertleşme reaksiyonları sırasında oluşturdukları termal artışların değerlendirilmesidir. MATERYAL VE METHOD Bu çalışmada polimerizasyon büzülmesi azaltılmış farklı kimyasal yapıya sahip rezin kompozitler ile geleneksel metakrilat içerikli rezin kompozit materyaller kullanılmıştır. (Tablo 1) Kullanılan materyaller üretici firmanın önerileri doğrultusunda hazırlanarak teflon kalıplara yerleştirildi. Materyaller polimerize edildikten sonra kalıplardan çıkarıldı ve uygulanan materyallerin birbiriyle eşit hacimde olması sağlandı. Numuneler, yalıtkan bir materyal olan poliüretan kalıpların içerisine yerleştirildi. Her bir materyal için üç örnek hazırlandı. Termal iletkenlik deneyi Materyallerin iletkenliği tespit etmek için Quantum Design-9T Fiziksel Özellikler Ölçüm Sisteminin (PPMS), USA termal iletkenlik aparatı kullanılmıştır. PPMS manyetik malzemelerin Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) süreçlerinde kullanılan önemli bir ölçüm cihazıdır. Bu sistem ile 2K-1000K sıcaklık aralığında ölçümler yapılabilmekte ve malzemelere 9 Tesla değerine kadar manyetik alan uygulanabilmektedir.(12) Bu cihaz iki farklı seçenek ile ölçümler yapabilmektedir. Mıknatıslama ölçümlerine olanak sağlayan seçenek ve manyetik alan Sayfa 167

18 RESTORATİF MATERYALLERDE İLETLENLİK Çağatay BARUTÇUGİL ve ark. altında direnç ölçümlerine olanak sağlayan manyetik direnç opsiyonudur. Manyetik direnç opsiyonunda sisteme uyumlandırılmış bir numune döndürme haznesi ve akım/voltaj uygulayan ve ölçen cihazları kapsamaktadır.(12) (Şekil - 1) Şekil 1: PPMS sistemi Test edilen numuneler hazneye yerleştirildikten sonra istenilen düzeye ulaşılıncaya kadar ısı iletimi ölçüm cihazı bir taraftan ısıtılırken bir tarafından soğutuldu. Sistem ölçüm yapabilmesi için gerekli olan süre ortalama dakika arasında oldu.cihaz içerisinde numunenin etrafında belirli aralıklarla dizilmiş olan termostat sensorlarından dijital ısı okuyucu vasıtasıyla sıcaklık değerleri okunarak kaydedildi. TARTIŞMA Diş canlılığının korunması önemli faktörlerden biri olduğu için materyallerin termal iletkenlikleri pulpanın korunmasında da büyük bir öneme sahiptir. Özellikle yeterli polimerizasyonun sağlanması kompozit rezin materyallerden maksimum klinik performans elde edilmesinde önemli bir faktördür. (13) Kompozit dolgu maddeleri kullanıldığında sertleşme materyali ile ilişkili olarak gözlenen ısı artışı göz önüne alınmalıdır. Termografik görüntüleme tekniği kullanılarak, bir grup çalışmacı Sınıf III veya Sınıf IV restorasyonlarda başlangıç tedavilerinden sonra 30 s de bir pik ısı çıkışı ile 5,8C sıcaklık artışının olduğunu invivo olarak göstermişlerdir. (14). Pulpal travma için en iyi savunma kalan dentin kalınlığıdır ve ne kadar kalınsa o kadar iyi bir savunma mevcut olacaktır.(15)ancak dentinin termal iletkenliği iyi değildir.(16) Dentinin mevcut bulgular ışığında 0,88 J/m/s/C ortalama iletkenlik ile çok etkili bir termal yalıtkan olduğu görülmemektedir(14). Düşük termal iletkenliği olan restoratif materyallerin yalıtkan olarak kullanılması, oral kavitede meydana gelebilecek ısı artışlarına karşı pulpayı koruyabilecektir. Restoratif materyallerin termal iletkenliklerinin değerlendirildiği bir çalışmada; cam iyonomer siman ve farklı kompozit materyalleri ve farklı amalgamlar kullanılmıştır. Yapılan çalışma sonunda amalgamın termal iletkenliğinin diğer materyallerden yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kullanılan farklı amalgam materyalleri arasında bir fark bulunmamıştır. Çalışmada kullanılan restoratif materyallerin termal uyarılara karşı bir bariyer olarak görev yaptıkları ve neticesinde pulpayı koruduğu tespit edilmiştir. (16) Ağızda görülen normal ısı miktarı olan 37 0 C stabil bir durum değildir ve sıcaklık değişimleri pulpayı etkilemektedir. Örneğin sıcak sıvı 65 0 C de ağız boşluğuna alınırsa, dudakların ve mukozanın nispeten soğutma etkilerinden sonra 50/55 0 C maksimum ısıda diş yüzeylerini etkileyecektir.(17,18) Bu sıcaklık ortalama 1 mm kalan dentin kalınlığı ile restoratif materyalin derin çizgisiz üst noktasına ulaşır, 55 0 C sıcaklık restorasyondan dentin yüzeyine doğru iletilmektedir. Dentinin 1 mm kalınlığındaki tabakası (test örneklerine benzer) 55 0 C ısı iletimi ile sonradan değişime uğrayacaktır ve muhtemelen pulpada irritasyona neden olabilecektir.(19) Lisanti ve arkadaşları dentapulpal birleşimde 11,2 0 C sıcaklık yükselmesi kabul edilebilir bir değer olduğunu ve ağrının 45 0 C sıcaklığa yaklaştığında hissedilebildiğini rapor etmişlerdir.(20) Başka bir grup araştırmacı ise normal pulpa sıcaklığının üzerine 6,1 0 C artışın güvenli sınırlarda olduğu sonucuna varmışlardır. (21) Restoratif materyallerin boyutu, morfolojisi, dolduruculuk oranı ve polimerize olup olmamaları gibi bir çok faktör bu çalışmanın sonucunu etkilemektedir. Kullanılan üç farklı restoratif materyaller arasında farklı termal iletkenlikler saptanmıştır. Ancak ısısal iletkenlikler arasında farklılıklar olmasına rağmen, bu materyallerin pulpaya irritan olabilmesi için, restorasyon yüzeyinin yada dişin uzun süre yüksek ısıya maruz kalması gerekmektedir. Sayfa 168

19 RESTORATİF MATERYALLERDE İLETLENLİK Çağatay BARUTÇUGİL ve ark. SONUÇ Bu çalışmada kullanılan materyallerde termal iletkenlik açısından önemli farklılıklar bulunmuştur. Kerr - Premise Enamel termal iletkenliği ortalama 0.79 W/K-m, 3M ESPE - Filtek Silorane ortalama 1.46 W/K-m, GC - Kalore nın ise ortalama 0.97 W/K-m olarak bulunmuştur. Universal Trimodal Nano Hibrit Kompozit Kerr materyali en az iletkenliğe sahipken Düşük polimerizasyon büzülmeli posterior restoratif materyal 3M ESPE yüksek iletkenliğe sahip materyal olarak tespit edilmiştir. Grafik 1: Kerr - Premise Enamel materyalin PPMS sisteminde sıcaklık- iletkenlik dağılımının grafiksel olarak gösterimi Grafik 2: 3M ESPE - Filtek Silorane materyalin PPMS sisteminde sıcaklık- iletkenlik dağılımının grafiksel olarak gösterimi Grafik 3: GC - Kalore materyalin PPMS sisteminde sıcaklık- iletkenlik dağılımının grafiksel olarak gösterimi Kaynaklar 1. Zach L, Cohen G. Pulp Response to Externally Applied Heat. Oral Surg Oral Med Oral Pathol. 1965;19: Epub 1965/04/ Hannig M, Bott B. In-vitro pulp chamber temperature rise during composite resin polymerization with various lightcuring sources. Dental Materials. 1999;15(4): Ratih DN, Palamara JE, Messer HH. Temperature change, dentinal fluid flow and cuspal displacement during resin composite restoration. J Oral Rehabil. 2007;34(9): Epub 2007/08/ Barclay CW, Spence D, Laird WR. Intra-oral temperatures during function. J Oral Rehabil 2005; 32: Weiner R. Teaching the use of liners, bases, andcements: a 10-year follow-up survey of North American Dental Schools. Dent Today 2006; 25: 74, 76, 78-9; quiz McCabe JF. Cure performance of light-activated composites by differential thermal analysis (DTA). Dent Mater. 1985;1(6): Epub 1985/12/ Masutani S, Setcos JC, Schnell RJ, Phillips RW. Temperature rise during polymerization of visible lightactivated composite resins. Dent Mater. 1988;4(4): Epub 1988/08/ Stewardson DA, Shortall AC, Harrington E, Lumley PJ. Thermal changes and cure depths associated with a high intensity light activation unit. J Dent. 2004;32(8): Epub 2004/10/ Ilie N, Hickel R. Silorane-based dental composite: behavior and abilities. Dent Mater J. 2006;25(3): Epub 2006/11/ Palin WM, Fleming GJ, Nathwani H, Burke FJ, Randall RC. In vitro cuspal deflection and microleakage of maxillary premolars restored with novel low-shrink dental composites. Dent Mater. 2005;21(4): Epub 2005/03/ Naoum SJ, Ellakwa A, Morgan L, White K, Martin FE, Lee IB. Polymerization profile analysis of resin composite dental restorative materials in real time. J Dent. 2012;40(1): Epub 2011/11/ L Vangelov, K Markova, T Miteva, Journal of IMAB - Annual Proceeding (Scientific Papers) vol. 16, book 4, A.KNEZÏEVICÂ, Z.TARLE, A.MENIGA, J.SÏUTALO, G.PICHLER Degree of conversion and temperaturerise during polymerization of composite resin samples with blue diodes JournalofOralRehabilitation200128;586± Hussey DL, Biagioni PA, Lamey PJ. Thermographic measurement of temperature change during resin composite polymerization in vivo. Journal of Dentistry 1995;23: Stanley HR. Human responses to restorative procedures.. Gainesville: Storter Printing Co, Inc.; Figueiredo de Magalhaes M, Neto Ferreira RA,Grossi PA, de Andrade RM. Measurement of thermophysical properties Sayfa 169

20 RESTORATİF MATERYALLERDE İLETLENLİK Çağatay BARUTÇUGİL ve ark. of human dentin: effect of open porosity. J Dent 2008; 36: Youngson CC, Barclay CW. A pilot study of intraoral temperature changes. Clinical Oral Investigations 2000;4: Mair LH. Surface permeability and degradation of dental composites resulting from oral temperature changes. Dental Materials 1989;5: P AG Littlea, D J Wooda, NL Bubba, S A Maskilla, L HMairb,Thermal conductivity through various restorative lining materials JournalofDentistry(2005)33, Lisanti VF, Zander HA:. Thermal conductivity of dentine. Journal of Dental Research 1950;29: Baldissara P, Catapano S, Scotti R. Clinical and histological evaluation of thermal injury thresholds in human teeth: a preliminary study. Journal of Oral Rehabilitation 1997;24: Sayfa 170

21 MAKSİLLER MOLAR DİŞ KÖKLERİ VE SİNÜS İLİŞKİSİ Fuat AHMETOĞLU ve ark. MAKSILLER MOLAR DIŞ KÖKLERI ILE MAKSILLER SINÜS ARASINDAKI İLIŞKILERININ KONIK IŞINLI BILGISAYARLI TOMOGRAFI KULLANILARAK DEĞERLENDIRILMESI AN ASSESSMENT OF THE RELATIONSHIP BETWEEN THE MAXILLARY MOLAR TEETH ROOT AND THE MAXILLARY SINUS USING CONE-BEAM COMPUTED TOMOGRAPHY 1 *Fuat AHMETOĞLU, 2 Oğuzhan ALTUN, 3 İsmail UZUN, 2 Numan DEDEOĞLU, 1 M.Sinan OCAK 1 İnönü üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Endodonti Anabilim Dalı, Malatya. 2 İnönü üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı, Malatya. 3 Ondokuz Mayıs üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Endodonti Anabilim Dalı, Samsun. Özet Maksiller sinüs tabanı ve maksiller posterior dişlerin kökleri arasındaki yakın ilişkinin konik ışınlı bilgisayarlı tomografi kullanılarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır yılları arasında Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi kliniğine başvuran ve klinik kayıtları alınan toplam 50 hastanın tomografi görüntüleri değerlendirildi. Çalışmaya 21 yaş üstü hastalar dahil edildi. Görüntüler 3 grup altında değerlendirildi. Diş köklerinin maksiller sinüs ile temasta olması grup 1, diş köklerinin maksiller sinüs içerisine uzaması grup 2 ve diş kökleri ve sinüs tabanı arasında ilişki olmaması grup 3 olarak tanımlandı. Toplamda 170 adet maksiller molar diş ve 509 kök incelendi. Grup 1, 184 kökte (%36.1); grup 2, 31 kökte (%6.1) ve grup 3, 294 kökte (%57.8) görüldü. Değerlendirilen maksiller birinci ve ikinci molar dişler arasında en sık grup 3 ilişki tespit edildi. Birinci molar diş palatinal ve ikinci molar mezial köklerinin sinüs içerisine doğru en çok uzanan kökler olduğu bulundu. Anahtar Kelimeler: Maksiller molar diş, maksiller sinüs, konik ışınlı bilgisayarlı tomografi. Abstract This study aimed to evaluate the close proximity established between the maxillary sinus floor and posterior teeth roots by using cone-beam computed tomographic images. CT images of 50 patients who referred between to Oral and Maxillofacial Radiology Clinic were evaluated. Patients over the age of 21 were included in the study. Images were evaluated under three groups. The roots of the teeth in contact with maxillary sinus was as described group 1, the teeth roots extend into the maxillary sinus was as described group 2 and the lack of a relationship between the tooth roots and maxillary sinus was described as group 3. A total of 170 maxillary molar and 509 roots were evaluated. Group 1 presented 184 (36.1%) roots; group 2 presented 31 (6.1%) roots and group 3 presented 294 (57.8%) roots. Group 3 was the most common relationship between the assessed maxillary first and second molars. The root protruding into the maxillary sinus was found most frequent in the palatal roots of the first molars and the mesial roots of the second molars. Key words: Maxillary molar teeth, maxillary sinus, cone-beam computed tomography. Giriş Maksiller dişler ve maksiller sinüs arasındaki anatomik ve patolojik ilişki hakkında bilgi sahibi olmak teşhis ve tedavi planlaması açısından önemlidir (1). Maksiller sinüs tabanı, posterior dişlerle özellikle ikinci premolar, birinci ve ikinci molar dişlerle yakın ilişkidedir ve alveol kemiği artan yaşla beraber dişlerin apeksleri etrafında oldukça incelmektedir (2, 3). Bundan dolayı endodontik işlemler öncesinde bu bölge dikkatlice incelenmelidir. *İletişim Adresi Dr. Fuat AHMETOĞLU, İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Endodonti Anabilim Dalı, 44280, Malatya, Türkiye Tel: Fax: Maksiller molar dişlerde görülen periapikal ya da periodontal enfeksiyon diş destek dokusu sınırlarının ötesine maksiller sinüs içine yayılarak sinüzite neden olabilir (4). Maksiller sinüzitin burundan kaynaklı olduğu kabul edilir. Ancak yapılan çalışmalar %10-12 oranında maksiller sinüzitin kaynağının diş olduğunu göstermektedir (5, 6). Bu durum göz önünde bulundurulduğunda periapikal veya periodontal enfeksiyonlar sinüziti başlatmak için önemli birer faktör olarak kabul edilebilir. Diğer taraftan sinüsle ilişkide olan bu dişlerin endodontik tedavileri veya çekimleri sinüs perforasyonuna, oroantral fistül oluşumuna, köklerin sinüs kavitesi içine kaçması gibi istenmeyen durumlara yol açabilir (7, 8). Endodontik enstrümanların yanlış kullanılması, irigasyon solüsyonlarının, intrakanal medikamentlerin, kanal patlarının ya da kök kanal dolgu materyallerinin taşırılması Sayfa 171

22 MAKSİLLER MOLAR DİŞ KÖKLERİ VE SİNÜS İLİŞKİSİ Fuat AHMETOĞLU ve ark. sonucunda da sinüs enfeksiyonu ortaya çıkabilir (2). Bundan dolayı maksiller molar dişlerin sinüs tabanı ile olan ilişkisinin bilinmesi ve tedavi planlanırken dikkate alınması gerekli olan bir durumdur. Özellikle sayılan komplikasyonların önüne geçilmesinde en önemli şartlardan biridir. Radyografik muayene teşhis ve tedavi planlamasının önemli bir parçasını oluşturmaktadır. İki boyutlu periapikal görüntülerdeki radyografik değerlendirme sınırlı yapılabilmektedir. Dişin ve ilişkide olduğu anatomik yapının 3-boyutlu görüntüsünün net bilgileri tespit edilememektedir (9). Konik ışınlı bilgisayarlı tomografiler (KIBT) endodontik uygulamalarda ve morfolojik analizlerde kullanılmak üzere üç boyutlu görüntü oluşturabilmektedir. Elde edilen bu görüntüleri girişimsel bir işlem yapmadan ve üç faklı düzlemde (sagital, koronal ve aksiyal) kesitler alarak oluşturmaktadır. Aynı zamanda bu cihaz, üç faklı kesitte görüntü aldığı için süperpoze olan yapıları da ortadan kaldırmakta ve istenilen alanı net bir şekilde ortaya koymaktadır. Nitekim Robert (10) yaptığı çalışmada, maksilla çalışmaları için ve arka bölgedeki diş köklerinin etrafındaki maksiller kemiğin ölçümünde kesin sonuçların elde edilmesinde KIBT nin güvenilir olduğunu rapor etmiştir. Bu çalışmanın amacı maksiller sinüs tabanı ile maksiller birinci ve ikinci molar dişlerin kökleri arasındaki ilişkinin konik ışınlı bilgisayarlı tomografi kullanılarak değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem Çalışmada, İnönü Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı na başvuran, 50 hastanın KIBT görüntüleri değerlendirildi. Kullanılan görüntüler, diş hekimliği fakültesine başvuran hastaların rutin muayene, teşhis ve tedavi planlamasının bir parçası olarak KIBT (Newtom 5G, QR, Verona, İtalya) ile alınan ve maksiller sinüs ile birlikte birinci ve ikinci molar dişlerin de aynı anda tespit edildiği görüntülerden oluşmaktadır. Çalışmaya cinsiyet ayırımı yapılmadan 21 ve üstü yaşındaki hastalar dâhil edildi. Çalışmada filmlerin değerlendirilmesi için standart bir yöntem kuruldu. Öncelikle her bir çene arkadan öne doğru parasagital olarak rekonstrükte edildi. Önce sağ çene sonra sol çene incelendi. Parasagital olarak oluşturulan görüntüler aksiyal, koronal ve sagital olarak kontrol edildi. Köklerin sinüs içerisine uzadığı görüntülerde, sinüs ile kök arasını ayıran herhangi bir kemik oluşumuna ait belirti görülmedi. Sinüs ve kök arası ilişki 3 grup altında oluşturuldu. Grup 1: Kök sinüs ile ilişkidedir. Ancak kök sinüsün içerisine doğru uzamamıştır ve kök sinüsün tabanına baskı yaparak sinüs tabanını yukarıya doğru yükseltmemiştir. Grup 2: Kök sinüs içine doğru uzamıştır. Bu uzamada sinüs tabanında küçük yükselmeler görüldü. Grup 3: Kök sinüs ile ilişkide değildir. Kök ile sinüs arasında kemik oluşumu mevcuttu. Her üç grubun görüntülerini içeren ve rastgele seçilen bazı örnekler Şekil 1 de gösterildi. Şekil 1. Oluşturulan üç gruba ait görüntüler: (A) grup 1, kök sinüs ile ilişkidedir; (B) grup 2, kök sinüs içine doğru uzamıştır; (C) grup 3, kök sinüs ile ilişkide değildir. Her üç grubu oluşturmada birinci ve ikinci molar diş kökleri tek tek analiz edildi (Şekil 2). Şekil 2. Maksiller molar diş köklerinin tomografi ile ayrıntılı değerlendirilmesi Sayfa 172

23 MAKSİLLER MOLAR DİŞ KÖKLERİ VE SİNÜS İLİŞKİSİ Fuat AHMETOĞLU ve ark. Kökler değerlendirilirken şu sıra takip edildi: Palatinal, distobukkal ve mesiobukkal kökler. Elde edilen tüm verilerin istatistiksel değerlendirilmesi deskriptif analiz yöntemi kullanılarak yapıldı. Bulgular Değerlendirilen 50 hastada 100 maksiller sinüs incelendi. Toplamda 170 adet maksiller molar diş ve 509 kök incelendi. İncelenen bu köklerden, 184 adet kökün grup 1 (% 36.1), 31 adet kökün grup 2 (% 6,1) ve 294 adet kökün grup 3 (% 57,8) olduğu tespit edildi. Her üç gruba ait toplam bulgular ayrıntılı olarak tablo 1 ve tablo 2 de gösterildi. Tartışma Maksiller molar diş kökleri ile maksiller sinüs tabanı arasındaki ilişki KIBT görüntüleri kullanılarak bu çalışmada değerlendirildi. Maksiller sinüs gelişiminin 21 ile 30 yaş arasında tamamlanmasından (11) ve molar dişlerin kök gelişiminin daha erken yaşlarda bitmesinden dolayı çalışmamıza 21 yaş ve üstü hastalar dâhil edildi. Maksiller molar diş köklerinin sinüs içerisine uzansın uzanmasın yakın ilişkide olduğu durumlarda endodontik tedavi öncesinde KIBT kullanılması periapikal bölgenin iyi bir şekilde Diş Birinci Molar İkinci Molar Diş, n (%) 80/170 (%47) 90/170 (%53) Kök, n (%) 240/509 (%47.2) 269/509 (%52.8) Grup 1 74 (%14.5) 110 (%21.6) Grup 2 14 (%2.7) 17 (%3.3) Grup (%29.8) 142 (%27.9) Grupların toplamı 240/509 (%47.2) 269/509 (%52.8) Tablo 1. Dişlerin ve Köklerin Toplam Sayısı (n), Grup 1, Grup 2 ve Grup 3' de Bulunan Köklerin Dağılımı ve Her Dişin Gruplardaki Toplam Miktarı Kök Palatinal Birinci Molar (%) İkinci Molar (%) Distobukka l Meziobukk al Palatinal Distobukka l Meziobukk al Grup 1 29 (%5.7) 25 (%4.9) 20 (%3.9) 37 (%7.2) 36 (%7) 37 (%7.2) Grup 2 8 (%1.6) 2 (%0.4) 4 (%0.8) 2 (%0.4) 3 (%0.6) 12 (%2.3) Grup 3 43 (%8.4) 53 (%10.4) 56 (%11) 50 (%9.8) 51 (%10) 41 (%8) Tablo 2. Birinci ve İkinci Molar Diş Köklerinin Maksiller Sinüs Tabanı ile Olan İlişkilerinin Köklere Göre Dağılımı Sayfa 173

24 MAKSİLLER MOLAR DİŞ KÖKLERİ VE SİNÜS İLİŞKİSİ Fuat AHMETOĞLU ve ark. görüntülenebilmesine, gerektiğinde tekrar değerlendirilebilmesine olanak sağlamaktadır. Maksiller sinüs tabanı ve maksiller diş kökleri arasındaki ilişkinin panoramik radyografi ve bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüsü kullanarak araştırıldığı bir çalışmada (12) panoramik radyografide 129 kökün 64 tanesinin sinüs içerisine doğru uzadığı ancak BT görüntülerinde ise 129 kökün 37 tanesinin sinüs içerisine doğru uzandığı tespit edildi. Anatomik yapıların süperpoze olması ve çapraz kesit görüntülerinin elde edilememesi gibi bazı dezavantajlarından dolayı çalışmada panoramik radyografiler yerine konik ışınlı bilgisayarlı tomografi görüntüleri kullanıldı. Değerlendirmede elde edilen sonuçlara göre maksiller molar dişler ile maksiller sinüs tabanı arasında en sık grup 3 ilişkiye rastlandı. Bu sonuç farklı çalışmaların (8, 13) bulguları ile benzerlik göstermektedir. Birçok çalışmada (3, 14, 15) ikinci molar dişin meziobukkal köklerinin sinüs tabanına en yakın kök olduğu bildirilirken sunulan bu çalışmada ikinci molar dişin tüm köklerinin yakın olduğu tespit edildi. Aksine Kwak ve arkadaşları (16) ikinci molar dişin distobukkal kökünün sinüs tabanına en yakın kök olduğunu bildirdi. Sharan ve Madjar (13) çalışmalarında birinci molar dişlerde %26.1, ikinci molar dişlerde %36.4 oranında köklerin sinüse uzadığını, birinci molar dişlerde %29.6, ikinci molar dişlerde %26.1 oranında köklerin sinüse uzanmadan yakın pozisyonda olduğunu bulmuştur. Pagin ve arkadaşları (3) köklerin sinüse uzamasını birinci molar dişlerde %11.9, ikinci molar dişlerde %23.2, köklerin sinüs içerisine uzamadan yakın temasta olmasını birinci molar dişlerde %23.9 ve ikinci molar dişlerde %22.7 olarak bildirmiştir. Sunulan bu çalışmada ise köklerin sinüs içerisine doğru uzaması birinci molar dişlerde %2.7, ikinci molar dişlerde %3.3, köklerin sinüs içerisine uzamadan yakın temas halinde olması birinci molar dişlerde %14.5 ve ikinci molar dişlerde %21.6 olduğu tespit edilmiştir. Jung ve arkadaşları (15) çalışmalarında en çok molar dişlerin bukkal köklerinin maksiller sinüs içerisine uzadığını bildirirken, bu çalışmada ikinci molar dişlerin mezial (%2.3) ve birinci molar dişlerin palatinal (%1.6) köklerinin maksiller sinüs içine uzadığın tespit edildi. Bu çalışmanın sonucuna benzer şekilde Pagin ve arkadaşları (3) da ikinci molar dişlerin mezial (%12.9) ve birinci molar dişlerin palatinal (%5.5) köklerinin sinüs içerisine daha çok uzandığını bildirmiştir. Yoshimine ve arkadaşları (17) maksiller birinci molar diş köklerinin sıklıkla maksiller sinüs ile yakın ilişkide olduğunu ancak köklerin sinüs içine uzamadığı bildirmiştir. Aksine sunulan bu çalışmada birinci molar diş köklerinin sıklıkla maksiller sinüs ile ilişkide olmadığı tespit edildi. Çalışmalar arasında görülen farklı sonuçlar incelenen hastaların yaş grubuna, ırka ve değerlendirme yöntemine bağlı olabilir. Panoramik radyograflar ve bilgisayarlı tomografi görüntülerinin incelendiği çalışmalarda da farklı sonuçlara rastlanabilmektedir. Değerlendirilen birinci ve ikinci molar diş köklerinin %42.2 sinin maksiller sinüs ile yakın ilişkide olduğu (diş köklerinin sinüse uzadığı ve diş köklerinin sinüse yakın komşulukta olduğu) bu çalışmada tespit edildi. Özellikle endodontik cerrahi işlemlerde bu bulgu endodontik tedavi planlanırken göz önüne alınmalıdır. Maksiller molar diş kökleri ve maksiller sinüs tabanı arasındaki yakın ilişkiden dolayı bu bölgedeki endodontik cerrahi işlemler sırasında oroantral bağlantı oluşması gibi istenmeyen durumlarla karşılaşılabilir (18). Endodontik tedavi sırasında yabancı cisimler veya maddeler (kanal eğesi, güta perka, kanal dolgu maddesi gibi) apikal foramenden çıkarak maksiller sinüs mukozasına zarar verebilir ve sinüzit gelişebilir (2). Odontojenik kaynaklı maksiller sinüzitin endodontik tedavi ile başarılı bir şekilde iyileştiği bir vaka serisinde Cymermann ve arkadaşları (19) tarafından bildirilmiştir. Bu çalışmanın sonuçlarına göre değerlendirilen maksiller birinci ve ikinci molar dişler arasında en sık grup 3 ilişki tespit edildi. Birinci molar dişin palatinal ve ikinci molar dişin ise mezialbukkal köklerinin sinüs içerisine doğru en çok uzanan kökler olduğu bulundu. Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi, tedavi planlaması sırasında maksiller molar dişlerin sinüs tabanı ile olan ilişkisini ayrıntılı olarak gösterebildiği için molar dişlerin tedavisi sırasında oluşabilecek komplikasyonların önüne geçilebilmesinde teşhis aracı olarak yararlı olabilir. Sayfa 174

25 MAKSİLLER MOLAR DİŞ KÖKLERİ VE SİNÜS İLİŞKİSİ Fuat AHMETOĞLU ve ark. Kaynaklar 1. Shahbazian M, Vandewoude C, Wyatt J, Jacobs R. Comparative assessment of panoramic radiography and CBCT imaging for radiodiagnostics in the posterior maxilla. Clin Oral Investig 2013;24[Epub ahead of print] 2. Hauman CH, Chandler NP, Tong DC. Endodontic implications of the maxillary sinus: a review. Int Endod J 2002;35: Pagin O, Centurion BS, Rubira-Bullen IR, Alvares Capelozza AL. Maxillary sinus and posterior teeth: accessing close relationship by cone-beam computed tomographic scanning in a Brazilian population. J Endod 2013;39: Engstrom H, Chamberlain D, Kiger R, Egelberg J. Radiographic evaluation of the effect of initial periodontal therapy on thickness of the maxillary sinus mucosa. J Periodontol 1988;59: Lee RJ, O'Dwyer TP, Sleeman D, Walsh M. Dental disease, acute sinusitis and the orthopantomogram. J Laryngol Otol 1988;102: Patel NA, Ferguson BJ. Odontogenic sinusitis: an ancient but under-appreciated cause of maxillary sinusitis. Curr Opin Otolaryngol Head Neck Surg 2012;20: Watzek G, Bernhart T, Ulm C. Complications of sinus perforations and their management in endodontics. Dent Clin North Am 1997;41: Kilic C, Kamburoglu K, Yuksel SP, Ozen T. An Assessment of the Relationship between the Maxillary Sinus Floor and the Maxillary Posterior Teeth Root Tips Using Dental Conebeam Computerized Tomography. Eur J Dent;4: Patel S, Dawood A, Ford TP, Whaites E. The potential applications of cone beam computed tomography in the management of endodontic problems. Int Endod J 2007;40: Howe RB. First molar radicular bone near the maxillary sinus: a comparison of CBCT analysis and gross anatomic dissection for small bony measurement. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod 2009;108: Jun BC, Song SW, Park CS, Lee DH, Cho KJ, Cho JH. The analysis of maxillary sinus aeration according to aging process; volume assessment by 3-dimensional reconstruction by high-resolutional CT scanning. Otolaryngol Head Neck Surg 2005;132: Freisfeld M, Drescher D, Schellmann B, Schuller H. The maxillary sixth-year molar and its relation to the maxillary sinus. A comparative study between the panoramic tomogram and the computed tomogram. Fortschr Kieferorthop 1993;54: Sharan A, Madjar D. Correlation between maxillary sinus floor topography and related root position of posterior teeth using panoramic and cross-sectional computed tomography imaging. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod 2006;102: Georgescu CE, Rusu MC, Sandulescu M, Enache AM, Didilescu AC. Quantitative and qualitative bone analysis in the maxillary lateral region. Surg Radiol Anat 2012;34: Jung YH CB. Assessment of the relationship between the maxillary molars and adjacent structures using cone beam computed tomography. Imaging science in dentistry 2012;42: Kwak HH, Park HD, Yoon HR, Kang MK, Koh KS, Kim HJ. Topographic anatomy of the inferior wall of the maxillary sinus in Koreans. Int J Oral Maxillofac Surg 2004;33: Yoshimine S, Nishihara K, Nozoe E, Yoshimine M, Nakamura N. Topographic analysis of maxillary premolars and molars and maxillary sinus using cone beam computed tomography. Implant Dent 2012;21: Freedman A, Horowitz I. Complications after apicoectomy in maxillary premolar and molar teeth. Int J Oral Maxillofac Surg 1999;28: Cymerman JJ, Cymerman DH, O'Dwyer RS. Evaluation of odontogenic maxillary sinusitis using cone-beam computed tomography: three case reports. J Endod 2011;37: Sayfa 175

26 ONKOLOJİ HASTALARINDA AĞIZ SAĞLIĞI Süleyman Ziya ŞENYURT ve ark. ONKOLOJİ HASTALARINDA AĞIZ SAĞLIĞI İLE İLGİLİ YAŞAM KALİTESİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ASSESSING ORAL HEALTH-RELATED QUALITY OF LIFE IN ONCOLOGIC PATIENTS 1 *Süleyman Ziya ŞENYURT, 2 Kemal ÜSTÜN, 1 Eda ÇETİN ÖZDEMİR, 3 Ufuk SEZER, 4 Ozan BALAKAN, 5 Mutan Hamdi ARAS 1 Araş Gör. Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı, GAZİANTEP. 2 Doç. Dr. Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı, GAZİANTEP. 3 Doç. Dr. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı, İSTANBUL 4 Yrd. Doç. Dr. Kahramanmaraş sütçü İmam Üniversitesi Tibbı Onkoloji Bilim Dalı, KAHRAMANMARAŞ. 5 Doç. Dr. Gaziantep Üniversitesi Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, GAZİANTEP. Özet Bu çalışmanın amacı kemoterapi ve radyoterapi alan onkoloji hastalarında oral komplikasyonların ve ağız sağlığıyla ilişkili yaşam kalitelesinin belirlenmesidir. Çalışma cross-sectional olarak planlanmış olup, 2010 Ekim ve 2011 Şubat tarihleri arasında rutin tedavilerini görmek için Tıbbi Onkoloji Anabilim Dalına başvuran 157 onkoloji hastasının katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Hastaların sosyodemografik verileri, tıbbi tedavi hikayeleri, kanser tipleri ve tedavi seçenekleri kaydedildikten sonra dental durumları DMF-T indeksine, oral mukozitis varlığı WHO skalasına göre değerlendirilmiştir. Yaşam kalitesinin belirlenmesi için de hastalara Oral Health Impact Profile-14 (OHIP-14) ve Oral Health Related Quality of Life (OHQoL) formları doldurdulmuştur. Kemoterapi ve radyoterapi alan hasta grupları arasında yaş, cinsiyet ve eğitim seviyeleri açısından istatistiksel olarak bir fark bulunmamıştır. Yaşam kalitesini değerlendiren OHIP-14 ve OHQoL skorları açısından da bu iki grup arasında bir fark saptanamamıştır. Özellikle baş-boyun kanserleri bulunan hastalarda mukozit, diş eksikliği, ağız kuruluğu ve diş çürükleri gibi oral bulguların varlığı ve prevalansı diğer kanser tiplerine oranla istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek çıkmıştır. Onkoloji hastalarına uygulanan farklı tedavi seçenekleri ağız sağlığıyla ilişki yaşam kalitesi üzerine etkili olmaktadır. Kemoterapi ve vücudun diğer bölgelerine uygulanan radyoterapiye oranla kanserli hastalarda meydana gelen oral şikayetlerin baş-boyun radyoterapisinde daha fazla meydana geldiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Kemoterapi, oral komplikasyonlar, yaşam kalitesi, radyoterapi. Abstract The aim of this study was to determine the oral complications and oral health related quality of life in oncologic patients receiving chemotherapy and radiotherapy. One hundred fifty seven oncologic patients were investigated in this cross-sectional study between 2010 October and 2011 February. Socio-demographic data, medical history, cancer types and treatment modalities were recorded. Dental status was evaluated by using DMF-T indices. Oral mucositis was measured by the WHO scale. QoL was assessed by oral health impact profile-14 (OHIP-14) and oral health related quality of life (OHQoL) questionnaires. There was statistically no significant differences in the ages, sex and education levels between chemotherapy (CT) and radiotherapy (RT) groups (p>0.05). Furthermore, there was no significant differences OHQoL and OHIP-14 subscale scores between CT and RT groups (p>0.05). The prevalence of oral complications such as presence of mucositis, tooth loss, xerostomia and dental caries in patients with head and neck cancer was significantly higher than the other types of cancer (p<0.05). The result of this study suggested that treatment modalities were associated with oral health related quality of life in oncologic patients, and the oral complications of patients with cancer may be more affected by head and neck radiation according to chemotherapy and the other s regions radiotherapy. Key words: Chemotherapy, oral complications, quality of life, radiotherapy. Giriş Kanser, kontrol altına alınamayan hücre bölünmesini ve yayılımını gösteren, hastaları biyolojik, psikolojik, sosyal ve ekonomik açıdan etkileyen bir hastalıktır (1). Dünyada ve ülkemizde prevalansı giderek artmakta olup, *İletişim Adresi Dr. Süleyman Ziya Şenyurt Gaziantep Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı Gaziantep/TÜRKİYE günümüzde yaşamı tehdit eden en önemli sağlık sorunlarından biri haline gelmiştir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) nün verilerine göre; her yıl ortalama yedi milyon hastaya kanser tanısı konmakta ve beş milyon insan kanserden dolayı hayatını kaybetmektedir (2). Yaşa ve cinsiyete göre kanserlerin tipi ve prevelansı değişebilmekle birlikte çok görülen türler; solunum sistemi kanserleri % 17.6, gastrointestinal sistem kanserleri % 16.5, genital sistem kanserleri % 16.2, meme kanserleri % 9.6 olarak sıralanmaktadır (3,4). Günümüzde kanser tedavisinde önemli gelişmeler olmasına rağmen tedavi yöntemleri genel olarak kemoterapi, radyoterapi, cerrahi ve Sayfa 176

27 ONKOLOJİ HASTALARINDA AĞIZ SAĞLIĞI Süleyman Ziya ŞENYURT ve ark. immünoterapi den oluşmaktadır. Hastaları tedavi etmek, semptomları azaltmak ve yaşam kalitelerini arttırmak amacıyla uygulanan yöntemler sonrasında bir takım problemler de meydana gelebilmektedir (5). Gastrointestinal sistem, hematolojik sistem ve saç folikülleri üzerine zararları etkileri olabilen kemoterapi ve radyoterapi orofasiyal bölgede de ciddi komplikasyon meydana getirmektedir (6,7). Kemoterapi ve radyoterapiye bağlı meydana gelen oral komplikasyonlar tedavi esnasında ve sonrasında olmak üzere ikiye ayrılmaktadır (8). Tedavi esnasında mukositis, kanama riski, ağrı, ağız kuruluğu ve tat kaybı meydana gelebilirken, tedavi sonrasında ağız kuruluğu, kemik nekrozu, ağrı, temporo-mandibular eklem rahatsızlıkları, oral ülserasyonlar, diş demineralizasyonları, çürükler ve tat kaybı gibi komplikasyonlar meydana gelebilmektedir (9). Bu tür oral komplikasyonlara bağlı olarak hastaların hayat standartları ve yaşam kaliteleri büyük oranda düşmektedir (10). İlk olarak Pigau tarafından tanımlanan yaşam kalitesi terimi, bireylerin memnuniyet ve memnuniyetsizlik derecelerine bağlı olarak kendini iyi hissetmesi halidir (11). Ağız sağlığı ile ilgili yaşam kalitesi ise genel durumu ifade eden yaşam kalitesinden farklı olarak hastaların orofasiyal alanlardan kaynaklanan bir duruma bağlı olarak değişebilen fonksiyonel, psikolojik ve sosyal açıdan iyi olma halini değerlendiren bir kavramdır (12). Ağız sağlığı ile ilişkili yaşam kalitesini değerlendiren birçok anket ve skala bulunmaktadır. Yaşam kalitesinin belirlenmesinde orofasiyal bölgeden kaynaklı bir problemin meydana getirebileceği fonksiyonel, psikolojik ve sosyal değişiklikler hasta tarafından saptanmaktadır. Erişkin bireylerde en sık kullanılan anketler Ağız Diş Sağlığının Etki Profili (Oral Health Impact Profile - OHIP-14) ve Ağız Diş Sağlığının Yaşam Kalitesi Üzerindeki Etkileri (Oral Health Related Quality of Life OHQoL-UK) dır (13,14). Slade ve Spancer tarafından geçerlilik ve güvenilirliği yapılan OHIP, 7 alandan ve 49 sorudan oluşan bir ankettir. Bu yedi alan fonksiyonel sınırlama, fiziksel ağrı, psikolojik rahatsızlık, fiziksel yetersizlik, psikolojik yetersizlik, sosyal yetersizlik ve handikap başlıkları altında toplanmıştır. Hastalara çok sıkıcı gelmesinden dolayı Slade tarafından 14 soruya indirilmiş olup OHIP-14 ismini almıştır. Mumcu ve ark. tarafından 2006 yılında Türkçe ye çevrilmiş, geçerliliği ve güvenilirliği yapılmış olan OHIP-14 skalasında 14 soru ve her soruya verilebilecek 0-4 arasında puanlanan 5 adet cevap bulunmaktadır. Bu cevaplar hiçbir zaman, nadiren, bazen, sıklıkla ve her zaman şeklindedir. 16 sorudan oluşan OHQoL-UK ölçeği ise McGrath ve ark. tarafından geliştirilmiş, geçerliliği ve güvenilirliği yapılmıştır. Her soruya 1-5 arasında puanlanan 5 adet cevap verilebilmektedir. Bu cevaplar çok kötü etki, kötü etki, etki yok, iyi etki, çok iyi etki şeklindedir. Ağız sağlığı ile ilişkili yaşam kalitesinin belirlenmesine yönelik kullanılan ölçekler farklı toplumlarda farklı sonuçlar verebilmektedir. Daha önce benzer çalışmalar yapılmış olmasına rağmen Gaziantep yöresinde kemoterapi ve radyoterapi alan onkolojik hastalar üzerinde kanser tipi ve tedavi seçenekleri açısından yaşam kalitesini değerlendiren bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Bu cross-sectional çalışmanın amacı kemoterapi veya radyoterapi tedavisi gören onkolojik hastaların ağız sağlığı ile ilişkili yaşam kalitelerini belirlemek ve bu bilgileri demografik veriler, dental durum, hasta şikayetleri, oral komplikasyonlar ve tedavi seçenekleri ışığında değerlendirerek onkolojik tedavi öncesinde ve sonrasında hastaları bilgilendirmektir. Bireyler ve Yöntem Gaziantep Üniversitesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu ndan onay alındıktan sonra Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Anabilim Dalı nda tedavisi devam eden yaş arası 157 hastanın katılımıyla çalışma gerçekleştirildi. Hastaların tedavi seanslarının sonrasında çalışmanın içeriği hakkında bilgi verilmiş ve katılmayı kabul eden hastalar çalışmaya dâhil edilmiştir. Çalışma kapsamındaki tüm hastalara demografik verilerin, hasta şikâyetlerinin değerlendirildiği bir anketle birlikte ağız sağlığı ile ilişkili yaşam kalitesini değerlendiren OHIP- 14 ve OHQoL-UK anketleri uygulandı. Daha sonra hastanın dental durumunu değerlendirmek için DMF-T indeksinden yaralanılmıştır. Bu indekste D-Decayed çürük diş sayısı, M-Missing eksik diş sayısı, F-Filled dolgulu diş sayısı ve T-Tooth değerlendirilmenin yapıldığı diş sayısını ifade etmektedir. Mukozitin değerlendirilmesinde ise WHO Mukozit Skalası (1979) kullanılmıştır. Sayfa 177

28 ONKOLOJİ HASTALARINDA AĞIZ SAĞLIĞI Süleyman Ziya ŞENYURT ve ark. Skalaya göre oral mukozit 0-4 arasında derecelendirilmektedir. Hastada semptom yoksa derecesi 0; ağrısız ülser, ödem veya hafifi acı varsa derecesi 1; ağrılı eritem, ödem veya ülser varsa fakat oral yoldan beslenebiliyorsa derecesi 2; ağrılı eritem, ödem veya ülser varsa fakat oral yoldan beslenemiyorsa derecesi 3; eğer parenteral veya enteral destek gerekiyorsa deresi 4 olarak değerlendirildi. Bu değerlerden her birey için ortalama değerler saptandı ve her grup için ortalamalar ve standart sapmalar bulundu. Sonuçların değerlendirilmesinde SPSS 13.0 programı kullanıldı. Frekans dağılımları chisquared testi ile belirlenmiştir (p<0,05). Bulgular Çalışma kapsamında 170 bireyle görüşülmüştür. 13 bireyin ankete katılmak istememesi nedeniyle çalışmada 75 i erkek, 82 si kadın olmak üzere 157 bireyin verileri değerlendirilmiştir. Hastaların % 11,5 i baş boyun kanseri, % 19,7 si göğüs kanseri, % 28 i gastrointestinal sistem kanseri, % 15,3 ü akciğer kanseri, % 8,9 ürogenital sistem kanseri ve %16,6 sı ise lösemi ve lenfomadır (Tablo 1). Tablo 3. Hastaların Sosyo-Demografik Verilere göre Dağılımı (N=157) Hastaların % 84,7 si (133) sigara kullanmaktadır. Hastaların % 50,5 i (78) daha önce bir diş hekimine gitmemiştir ve %59,2 si (93) dişlerini fırçalamamaktadır. Hastaların % 47,8 inde ağız kokusu, % 65,6 sında tat kaybı, % 42 sinde dişeti kanaması, % 70,1 inde ağız kuruluğu, % 29,3 ünde dişetlerinde büyüme şikâyeti mevcuttur (Tablo 4). Tablo 1. Hastaların Kanser Tiplerine göre Dağılımı (N=157) Çalışmaya katılan bireylerin % 53,5 (84) kemoterapi, % 46,5 i (73) ise radyoterapi tedavisi görmektedir (Tablo 2). Tablo 2. Hastaların Tedavi Tiplerine göre Dağılımı (N=157) Çalışmaya katılan bireylerin % 9,6 sı (<30), %12,1 i (30-40) ve % 78,3 ü ise(>40 yaş) dır (Tablo 3). Tablo 4. Hastaların Dental Anamnezlerine göre Dağılımı (N=157) Sayfa 178

29 ONKOLOJİ HASTALARINDA AĞIZ SAĞLIĞI Süleyman Ziya ŞENYURT ve ark. Çalışmaya katılan bireylerin ağız sağlığıyla ilişkili yaşam kalitesini değerlendiren OHIP-14 ve OHQoL-UK anketlerinin total skorları önemli derecede düşük olmasına karşın, kemoterapi ve radyoterapi gören gruplar arasında istatiksel olarak fark saptanamamıştır (p>0,05) (Tablo 5). karşılaştırıldığında istatiksel açıdan anlamlı bir fark bulunamazken, D (T) skoru radyoterapi gören hastalarda anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p=0,024) (Tablo 8). Tablo 5. Ağız Sağlığı ile ilgili yaşama kalitesinin Tedavi gruplarına göre karşılaştırılması Kemoterapi gören hastaların % 77,6 sında mukozit derecesi 0, % 15,4 ünde mukozit derecesi 1, % 5 unda mukozit derecesi 2, % 2 sinde mukozit dercesi 3 iken mukozit derecesi 4 olan hastaya rastlanılmamıştır. Radyoterapi gören hastaların % 51,5 inde mukozit derecesi 0, % 30,6 sında mukozit derecesi 1, % 13,7 sinde mukozit derecesi 2, % 4,2 sinde mukozit derecesi 3 iken mukozit derecesi 4 olan hastaya rastlanılmamıştır (Tablo 6). Tablo 7. Kanser tiplerine göre oral mukozitisin dağılımı Tablo 8. DMF(T) indeksinin Tedavi gruplarına göre karşılaştırılması Tartışma Tablo 6. Tedavi seçeneklerine göre oral mukozitisin dağılımı (N=157) Radyoterapi gören hastalar arasında baş boyun kanserli hastalarda mukozit prevelansı ve derecesinde istatiksel olarak anlamlı şekilde farklılık tespit edilmiştir (p=0,033) (Tablo 7). Kemoterapi ve radyoterapi gören hastalar DMF-T indeksi açısından Bu çalışmada, Gaziantep yöresinde kemoterapi ve radyoterapi alan onkoloji hastalarında meydana gelen oral komplikasyonların durumu ve ağız sağlığıyla ilişkili yaşam kalitelerine etkileri değerlendirilmiştir. Çalışmamızın sonuçlarına göre kemoterapi ve radyoterapi alan onkolojik hastalarda yüksek oranda ağız kuruluğu, tat kaybı ve dişeti kanaması şikayeti saptanmıştır. Çalışmamızın bu bulgusu, Çankaya ve ark. çalışmasıyla uyumludur. Veriler ağız sağlığı ile ilgili yaşam kalitesini değerlendiren OHIP-14 ve OHQoL-UK skorlarına göre değerlendirildiğinde, sonuçlar Özyılkan ve ark. ve Kızılcı ve ark. çalışmalarıyla uyumlu olarak yaşam kalitesi üzerine kemoterapi ve radyoterapinin olumsuz olarak etki ettiği tespit edilmiştir. Araştırmamızdan elde edilen bulgulara göre OHIP-14 ün ortalama değerinin 5,45 olduğu, Sayfa 179

30 ONKOLOJİ HASTALARINDA AĞIZ SAĞLIĞI Süleyman Ziya ŞENYURT ve ark. OHQoL-UK nun ise 34,20 olduğu bulunmuştur. Bu sonuçların yanında radyoterapi ve kemoterapi gören hastaların grup içi karşılaştırılmalarında ise yaşam kalitesine göre bir fark bulunmamıştır. Radyoterapi gören kanser hastalarında oral komplikasyon prevelansının kemoterapi gören hastalara göre daha yüksek olmasına karşın, yaşam kalitesi üzerine tedavi alternatifleri arasında fark olmaması hastaların sistemik durumunun ve hastalık varlığının yaşam kalitesi üzerine daha baskın bir şekilde etkili olduğunu düşündürmektedir. Hastaların oral mukozit prevelansı ve mukozit dereceleri gözönüne alındığında radyoterapi gören hastalarda bu skorların istatistiksel olarak anlamlı olmasa dahi kemoterapi gören hastalara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Rosenthal ve ark yılında yapmış olduğu çalışmaya göre oral mukozit prevelansı ve mukozit derecelerinin kemoterapi gören hastalara göre radyoterapi gören hastalarda daha yüksek olduğu rapor edilmiştir. Bununla birlikte ilgili çalışmada otörler erken dönemde radyoterapinin daha irritan olduğunu ve daha hızlı bir şekilde oral mukozitise sebep olduğunu tespit etmişlerdir. Her ne kadar çalışmamızda radyoterapi gören hastalardaki mukozitis oranları kemoterapi gören hasatalara nazaran istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek olmasa dahi, Rosenthal ve arkadaşlarının çalışmalarına benzer şekilde yüksekti. Bunun yanında çalışmamızda baş boyun kanseri nedeniyle radyoterapi gören hastalarda görülen mukozitis oranının kemoterapi gören hastalara göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek olduğu bulunmuştur. Bu bulgular Elting ve ark yılında yapmış olduğu çalışmalarla benzerlik göstermekteydi. Baş boyun bölgesine radyoterapi gören hastalarda meydana gelen bu yüksek mukozitis oranın radyoterapinin direkt olarak irritan etkisi ile ilişkili olduğu düşünülmektedir ve bu sonuç radyoterapinin beklenen komplikasyonları arasındadır. Hastaların oral durumunu değerlendiren DMF-T indeksi göz önüne alındığında kemoterapi ve radyoterapi gören hastalar arasında kaybedilen diş ve dolgulu diş prevelansı arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değilken, çürük diş prevelansı radyoterapi gören hastalarda daha yüksek bulunmuştur. Çalışmamızın bu bulguları Shaw ve ark. çalışmaları ile kısmen uyumludur. Çalışmamızda DMF-T indeksi skoru kemoterapi ve radyoterapi gören hastalarda sırasıyla ortalama 6,0 ve 9,0 iken, diş kaybı (M) skoru 8,0 ve 9,0 çürük miktarı (D) skoru ise 7,0 ve 9,0 idi. Her iki tedavi alternatifinin uygulandığı gruptada bu indeksin yüksek olması yaşam kaliteleri düşmüş olan ve önceliğini ağız hijyeninden daha ziyade kanser tedavisine veren hastalar için haslarda bir sonuçtur. Bu sonuçlar kanser hastalarının tedavilerine başlanmadan önce ağız hijyenlerinin yükseltilmesi gerektiği, aksi halde hastaların tedavi esnasında ağız hijyenlerini daha ihmal edebilecekleri ve böylece bir kısır döngü içine girilebileceği sonucunu çıkartmamıza yardımcı olur. Çalışma populasyonunun düşük olması ve sonuçların sağlıklı kontrol grupları ile karşılaştırılmamış olması nedeniyle çalışmanın verilerinden genel bir sonuç çıkarmak ve diğer çalışmaların sonuçlarıyla karşılaştırmak sınırlı olabilmektedir. Radyoterapi dozlarını, seanslarını ve kemotörapatik ajanların etkilerini değerlendiren daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Sonuç Sonuç olarak radyoterapi ve kemoterapi sonucu hastaların yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyecek bazı komplikasyonların gelişebileceği düşünülmektedir. Onkolojik hastalığın türü ve uygulanan tedavi seçeneği komplikasyonların şiddetini ve prevansını etkileyebilmektedir. Kanser hastalarında oral komplikasyon oluşumuna ve yaşam kalitesine olumsuz yönde etki eden faktörlerin tam olarak anlaşılmamış olmasıyla birlikte daha fazla hastanın katılımı ile yapılacak olan daha ayrıntılı çalışmalar konunun aydınlatılmasına katkı sağlayacaktır. Ayrıca kanser hastalarının tedavilerine başlanmadan önce dişhekimi ile konsülte edilip oral hijyen eğitimi verilmesinin ve ağız içi tedavilerinin tamamlanmasının hastaya ek yararlar sağlayacağını söyleyebiliriz. Kaynaklar 1. Brown V., Sitzia J., Richardson A., Hughes J., Hannon H., Oakley C. The Development of The Chemoterapy Symptom Assesment Scale (C-SAS): A Scale for The Routine Clinical Assesment of The Symptom Experiences of Patients Receiving Ctotoxic Chemoterapy, Int J of Nurse Stud; 38: , Pınar R. Assesment of Quality of life in Turkish patients with cancer, Turkish Journal Of Cancer; 33(2): , Sayfa 180

31 ONKOLOJİ HASTALARINDA AĞIZ SAĞLIĞI Süleyman Ziya ŞENYURT ve ark. 3. Şengelen, M. Türkiye de Kanser İstatistikleri, Hacettepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Ankara, Annual Report Shows Overall Decline in VS. Cancer incidence and Dealth Rates, J. National C Ins; 93:11, , Artut Karagözlü S. Kanser Kemoterapisine Bağlı Olarak Gelişen Oral Stomatit. Hematoloji-Onkoloji, 5(2): , Carl W. Local radiation and systemic chemotherapy: preventing and managing the oral complications. J Am Dent Assoc; 124: , National Institutes of Health Consensus Development Conference on Oral Complications of Cancer Therapies: Diagnosis, Prevention, and Treatment. Bethesda, Maryland, April 17-19, NCI Monogr; 9: 1-184, Shaw M.J, Kumar N.D.K, Duggal M, Fiske J, Lewis D.A, Kinsella T, Nisbet T. Oral management of patients following oncology treatment: literaturereview. British Journal Of Oral&Maxillofacial Surgery; 38: , Scully C, Epstein J.B. Oral Health Care for the Cancer Patient: Reviews. Oral Oncol, Eur J Cancer; 32B: , Le T, Hopkins L, Fung Kee Fung M. Quality of Life Assesments in Epithelial Ovarian Cancer Patients During And After Chemotherapy. Int J Gynecol Cancer; 15: , Hecker DM, Wiens JP, Cowper TR et al. Can we asses quality of life in patients with head and neck cancer? A preliminary report from the American Academy of Maxillofacial Prosthetics. J Prosthet Dent.; 88(3): , Naito M, Yuasa H, Nomura Y, Nakayama T et al. Oral health status and health related quality of life: a systematic review. J of Oral Science; 48(1): 1-7, Nuttall NM, Steele JG, Pine CM et al. The impact of oral health on people in the UK in British Dental Journal; 190(3): , McGrath C, Bedi R. Why we are weighting? An assesment of a self-rating approach to measuring oral health related quality of life. Community Dent Oral epidemiol; 32(1): 19-24, Sayfa 181

32 ÇÜRÜK VE YAŞAM KALİTESİ Kenan CANTEKİN ve ark. ÇOCUKLARDA TEDAVİ EDİLMEMİŞ DİŞ ÇÜRÜKLERİNİN YAŞAM KALİTESİNE ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ THE EVALUATION OF EFFECT OF THE DENTAL CARIES ON QUALITY OF LIFE 1 * Kenan CANTEKIN, 1 Mustafa AYDINBELGE, 2 Elmas TÜFEK, 1 Yardımcı Doçent Doktor, DDS, PhD, Çocuk Diş Hekimliği Bölümü, Erciyes Üniversitesi, Kayseri 2 Stajyer diş hekimi, Erciyes Üniversitesi, Kayseri, Türkiye Özet Bu çalışma tedavi edilmemiş diş çürüklerinin çocuklarda ağız sağlığı ile ilişkili yaşam kalitesi (ASYK) üzerine etkisini değerlendirmek için yapılmıştır. Çalışma, Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş hekimliği Servisi ne çürük dişlerinin tedavi için başvuran yaşları 6-10 arasında değişen 500 çocuk üzerinde gerçekleştirilmiştir. ASYK nın değerlendirilmesinde Çocuk Algı Ölçeğinden (CPQ) yararlanılmıştır. Çocuklardaki tedavi edilmemiş diş çürükleri klinik ve radyografik muayene ile değerlendirilmiş ve kaydedilmiştir. Çocuklar 3 ten az ve 3 ve yukarısı çürüğe sahip olma durumuna göre 2 gruba ayrılmışlardır. İstatistiksel değerlendirme için Tanımlanıcı analiz, Mann-Whitney, Ki-kare testi, ve hierarchically adjusted Poisson regression modeli kullanılmıştır. Yüz-otuz sekiz çocuk (%33.6) 1 veya 2 adet çürüğe sahipken, 332 çocuğun (%66.4) is 3 veya daha fazla çürüğe sahipti. Yapılan istatistiksel değerlendirmeler fazla sayıda çürüğe sahip çocuklarda kötü ağız bakımı algısının daha fazla olduğunu ortaya koymuştur. Altı-10 yaşları arasında olan 3 veya daha fazla çürüğe sahip çocuklarda, 1 veya 2 çürüğe sahip çocuklara oranla yaşam kalitesinin negatif yönde etkilenme potansiyelinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, bu konuda uzun dönem çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Diş çürüğü, yaşam kalitesi Abstract The aim of present study was to evaluate the effect of untreated dental caries on the oral health-related quality of life (OHRQoL) of children. five hundred 6- to 10-year-olds Turkish children referred to Pediatric Dental Clinic of Dental Faculty of Erciyes University to dental treatment were selected. OHRQoL was measured using the Child Perceptions Questionnaire (CPQ). Untreated dental caries were recorded in the clinical and radiographic examination. The children were categorized as with untreated dental caries<3 or with untreated dental caries 3. Descriptive analysis, Mann-Whitney, chi-square test, and hierarchically adjusted Poisson regression models were used for statistically evaluation. A hundred-sixty eight children (33.6%) had 1 or two caries and 332 children (66.4%) had three or more carious teeth. The relative risk of having a negative perception of oral health was greater among the children with have more untreated dental caries. Six- to 10-year-olds with 3 or more untreated dental caries have a greater relative risk of having a negative perception of oral health status than those with one or two dental caries. Longitudinal studies, however, are required in this issue. Key words: Dental caries, quality of life Giriş Son yıllarda görülme sıklığında kısmi bir azalma olmakla beraber, diş çürüğü gelişmekte olan ülkelerde hala en yaygın görülen sağlık problemidir (1-2). Diş çürüğünün insanlarda ağrı, fonksiyonel kısıtlama ve psikolojik etkileri olduğu bilinmektedir (3). Diş hekimliğinde ağız sağlığı ilişkili yaşam kalitesini (ASYK) objektif ve bilimsel *İletişim Adresi Dr. Kenan CANTEKİN Erciyes Üniversitesi Diş Hekimiliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı, Kayseri, 38039, Türkiye Tel: +90. (352) olarak değerlendirmek amacıyla OHRQoL ölçeği geliştirilmiştir. Diş çürüğü ile ilişkili yaşam kalitesini değerlendiren çeşitli çalışmalar bulunmakla beraber (4-5), gelişmekte olan ülkelerde bu konu ile ilgili yapılan çalışmaların çok az sayıda olduğu belirlenmiştir (6). Diş ağrısı, yemek yeme, çiğneme, gülümseme problemleri ve eksik, renklenmiş veya çürük dişlerden kaynaklanan iletişim problemleri oral sağlığı etkilediği gibi genel sağlığını da etkilemekte ve günlük yaşam aktivitelerini kısıtlayabilmektedir. Bununla birlikte, oral hastalıklar okul ve işle ilgili devam etme problemlerine yol açarak bireyin bu alanlardaki başarısını etkilemekte ve sosyal alandaki ilişkilerinde de başarısızlıklara neden olabilmektedir (7-11). Ağız sağlığının yaşam kalitesi üzerine etkisinin belirlenmesi özellikle çürük Sayfa 182

33 ÇÜRÜK VE YAŞAM KALİTESİ Kenan CANTEKİN ve ark. prevelansının yüksek olduğu toplumlarda temel önem sahiptir. Bu alanda elde edilen bilgiler sağlık hizmeti veren servislerin verecekleri klinik kararlarda ve müdahalelerinde yol göstermeye yardımcı olmaktadır. Bununla birlikte bu bilgiler halk sağlığının geliştirilmesi ve dental tedavi hizmetlerinde önceliği olan hasta grubunun belirlenmesine destek sağlamaktadır. Bu çalışmanın amacı tedavi edilmemiş diş çürüklerinin çocukların yaşam kalitesi üzerine etkisini değerlendirmektir. Gereç ve yöntem Bu çalışma Erciyes üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Anabilim Dalı Kliniği ne çürük dişlerinin tedavi amacıyla başvuran 6-10 yaş arası çocukta gerçekleştirilmiştir. Verilen toplanması işlemi çocukların diş tedavilerine başlanmadan önce yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilmiştir. Diş çürüğünün çocuğun günlük hayatına olan etkisini belirlemek için Çocuk Algı Ölçeğinden (CPQ) ( ) yararlanılmıştır. CPQ ölçeği 4 alt gruba ayrılan ve içeriğinde 25 soru bulunan bir ankettir. Alt gruplar 1) ağız belirtileri, 2) fonksiyonel kısıtlamalar, 3) duygusal durum ve 4) sosyal durum olarak belirlenmiştir. Anketi oluşturan sorular genel olarak hangi durumların çocuğu daha iyi hissettireceğine dair bilgilerin elde edilmesini amaçlamaktadır. Sorular şu şekilde sorulmuştur: Dişlerinin ve ağzın durumunu nasıl tanımlarsın? Cevaplar şu şekilde kategorize edilmiştir: çok iyi (skor 0), iyi (skor 1), orta (skor 2) ve kötü (skor 3). Kaç diş sende rahatsızlık oluşturuyor? Cevaplar: hiçbirisi (skor 0), çok azı/nerdeyse hiç (skor 1), az (skor 2) ve çok (skor 3). Bunlarla birlikte çocuklara geçmiş aylarda ne sıklıkla problemler yaşadığına dair sorular da sorulmuştur. Örneğin; Geçen ay soğuk bir şeyler yerken ya da içerken ne sıklıkla ağrı hissettin? Cevaplar: hiç (skor 0), bir ya da iki defa (skor 1), bazı zamanlar (skor 2), sık sık (skor 3) veya her gün ya da neredeyse her gün (skor 4). Bu bahsettiğimiz 4 alt grup ölçek skorları ve toplam CPQ ölçek skorları hesaplanmıştır. Elde toplam skor 0 ile 100 arasında değişmektedir. Yüksek skorun elde edilmesi çürüğün yaşam kalitesine çok büyük etki ettiğini göstermektedir. Klinik muayeneler dünya sağlık organizasyonu kriterlerine göre gerçekleştirilmiştir (14). Muayene edilen çocukların tedavi edilmemiş çürük süt dişleri kaydedilmiştir. Teşhisle ilgili kesin karar verilemediği durumlarda hastalardan radyografileri alınarak kesin tanı koyulmuştur. Hastalarda beyaz spot lezyonlar bulunuyorsa, bu dişler sağlıklı olarak değerlendirilmiştir. Hastanın muayenesi sırasında eksik dişe rastlanırsa bu dişin neden çekildiği hastaya ve velisine sorularak nedeni öğrenilmeye çalışılmıştır. Çalışmaya dahil edilen çocuklar karışık dişlenme döneminde olduklarından dolayı dişlerin doğal seyrinde kendiliğinden düştükleri veya çürük, travma veya agenesis mevcudiyeti göz önünde bulundurulmuştur. Katılımcılar tedavi edilmemiş diş çürüğü sayılarına göre 2 gruba ayrılmışlardır. Üç çürükten daha az çürüğe sahip olanlar Grup I, 3 ve daha fazla çürüğe sahip olan bireyler ise Grup II olarak belirlenmişlerdir. Verilerin istatistiksel olarak değerlendirilmesinde SPSS 17 programı (SPSS Inc, Chicago, Ill) kullanılmıştır. Sorulara verilen cevapların sonucunda CPQ skoru ve alt skorlar arasında pozitif bir ilişki olup olmadığını belirlemek için ki kare testinden yararlanıldı. Ayrıca tüm bu skorlar ile tedavi edilmiş ve edilmemiş çürüğe sahip katılımcılar arasında ilişki olup olmadığının belirlemesinde Mann- Whitney U testi ve multivariate regresyon modelinden yararlanılmıştır. Bulgular Çalışma yaşları 6 ile 10 yaşları (ortalama: 7.3±0.8 yıl) arasında değişen toplam 500 çocuk üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya katılanları her birisinde en az 1 adet tedavi edilmemiş diş çürüğü bulunmaktaydı. Katılımcılılardan 162 si 1 veya 2 diş çürüğüne (ort: 1.6±0.2) sahip iken 338 i 3 veya daha fazla diş çürüğüne sahipti (ort 4.7±1.1). Toplam CPQ skoru ve tüm alt skorları bakımından Grup I ve Grup II arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir (p<0.001) (Tablo-1). Sayfa 183

34 ÇÜRÜK VE YAŞAM KALİTESİ Kenan CANTEKİN ve ark. Toplam parametre Toplam CPQ Alt skorlar sayısı Ortalama CPQ değerleri Olabilecek Skor Gözlemlenen skor aralığı Grup I Grup II aralığı Grup I Grup II P Değeri 25 13± ± <0.001 Oral 5 5.6± ± <0.001 belirtiler Fonksiyonel 5 3.1± ± <0.001 kısıtlama Duygusal 5 1.9± ± <0.001 problemler Sosyal ± ± <0.001 etkiler Tablo-1. Çocuk algı anketi (CPQ) ve alt skorlarının dağılımları ve bu verilerin az çürüklü ve yaygın çürüğe sahip bireylerle olan ilişkisi. Bununla birlikte multivariate regresyon modeli diş çürüğünün yaşam kalitesi üzerinde negatif bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur (poisssion regresyon:2.15; %95 CI= ). Tartışma Bu çalışma tedavi edilmemiş diş çürüğünün çocukların yaşam kalitesi üzerinde olumsuz etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Benzer şekilde daha önce farklı ülkelerde gerçekleştirilen çalışmalarda da çocuklardaki zayıf oral hijyenin yaşam kalitesi üzerinde olumsuz etkileri olduğu belirlenmiştir (15-17). Bununla birlikte daha önce gerçekleştirilen çalışmalar okul taraması şeklinde gerçekleştirilmiş olmakla beraber, bu çalışma dental klinikte gerçekleştirilen ilk çalışma özelliğini taşımaktadır. Bu özeliğinden dolayı çürük teşhisinde radyografilerden de yararlanılması bakımından daha güvenilir sonuçlar içerdiğine inanmaktayız. CPQ ölçeğine ait oral semptomlar alt skalası, duygusal, sosyal ve fonksiyonel alt skalalara göre daha yüksek skorlar ortaya koymuştur. Diş çürüğü ağrıya enden olmaktadır, ve bunun sonucunda da çocukta yeme problemleri de buna eşlik etmektedir. Bizim bulgularımız ayrıca aynı sosyal bölgede yaşayan fakat daha fazla diş çürüğüne sahip bireylerin gülümsemelerini gizleyebildiklerini ve dişlerinin görünmesini istemeyebildikleri ortaya koymuştur. Burada gözlenen olumsuz etkinin oral semptomlar ile kıyaslandığı zaman sınırlı düzeyde kaldığı gözlemlenmiştir. Martins-junior ve arkadaşları düşük gelir seviyesine sahip 8-10 yaş arasındaki Brezilyalı çocuklarda çürüğün yaşam kalitesi üzerinde olumsuz etkinliği olduğunu belirtmişler fakat bu yaş grubundaki çocukların çürük dişlerinin sosyal yaşamda görülmesinden dolayı herhangi bir kaygı taşımadıklarını belirtmişlerdir (18). Diş çürüğü ve yaşam kalitesi arasında ilişkiyi değerlendirmek için geliştirilen CPQ ölçeği yıllardır çeşitli ülkelerde kullanılmış ve oral hijyen ve yaşama kalitesi arasındaki ilişkiyi her boyutta değerlendirdiği ve kullanımının güvenli sonuçlar ortaya koyduğu doğrulanmıştır ( ). Ayrıca 6-10 yaş arasındaki çocukların psikolojik gelişimini değerlendiren çalışmalar, bu yaş grubundaki çocukların kendisini ifade edebilme gücüne ve kararlar alabilme yetkisine sahip olduğunu ortaya koymaktadır (18-21). Bu çalışmalar 6 yaşındaki bir çocuğunun oral hijyen durumunun ve yaşam kalitesini değerlendirmenin güvenilir sonuçlar ortaya koyabileceğini ortaya koymuşlardır. Ayrıca CPQ skalasının kısa sürede, ucuz ve yeterli düzeyde bilgi edinilebilecek sorular barındırması bakımından özellikle epidemiyolojik çalışmalarda kullanılmasının faydalı olacağı belirtilmiştir. Bu çalışmanın bulguları oral hijyenin genel sağlık ve yaşam kalitesi bakımından gerekli olduğunu göstermekle beraber önemli Sayfa 184

35 ÇÜRÜK VE YAŞAM KALİTESİ Kenan CANTEKİN ve ark. erken çocukluk yıllarında oral hijyenin iyileştirilmesinin önemin ortaya koyması bakımından önemlidir. Her ne kadar bu çalışma 6-10 yaş arası çocuklarda diş çürüğünün yaşam kalitesine etkisini ortaya koyan orijinal ve önemli deliller sunmuş olsa da, diş çürüğünün yaşam kalitesi üzerine uzun dönemdeki etkisini ortaya koymak için longitidunal çalışmalara ihtiyaç vardır. Sonuçlar 1. Bu çalışma 6-10 yaş arası çocuklarda diş çürüğünün bu çocukların günlük yaşamları üzerine etkisini fonksiyonel ve psikolojik açıdan değerlendirmiş ve böyle bir etkinin olup olmadığının delillerini ortaya koymuştur. 2. Çalışmanın bulguları tedavi edilmemiş diş çürüğüne sahip bireylerin yaşam kalitelerinin negatif yönde etkilenmesi bakımından ciddi risk altında olduklarını ortaya koymuştur. Kaynaklar 1. Andrade FP, Antunes JL, Durazzo MD. Evaluation of the quality of life of patients with oral cancer in Brazil. Braz Oral Res 2006;20: Dhar V, Bhatnagar M. Dental caries and treatment needs of children (6-10 years) in rural Udaipur, Rajasthan. Indian J Dent Res 2009;20: Peres KG, Peres MA, Araujo CL, Menezes AM, Hallal PC. Social and dental status along the life course and oral health impacts in adolescents: a population-based birth cohort. Health Qual Life Outcomes 2009;7: Jokovic A, Locker D, Tompson B, Guyatt G. Questionnaire for measuring oral health-related quality of life in eight- to ten-year-old children. Pediatr Dent 2004;26: Do LG, Spencer A. Oral health-related quality of life of children by dental caries and fluorosis experience. J Public Health Dent 2007;67: Peres SH, de Carvalho FS, de Carvalho CP, Bastos JR, Lauris JR. [Polarization of dental caries in teen-agers in the southwest of the State of Sao Paulo, Brazil]. Cien Saude Colet 2008;13 Suppl 2: Sisson KL. Theoretical explanations for social inequalities in oral health. Community Dent Oral Epidemiol 2007;35: Petersen PE. The burden of oral disease: challenges to improving oral health in the 21st century. Bull World Health Organ 2005;83:3. 9. Petersen PE. Sociobehavioural risk factors in dental caries - international perspectives. Community Dent Oral Epidemiol 2005;33: Petersen PE, Bourgeois D, Bratthall D, Ogawa H. Oral health information systems--towards measuring progress in oral health promotion and disease prevention. Bull World Health Organ 2005;83: Goursand D, Paiva SM, Zarzar PM, Ramos-Jorge ML, Cornacchia GM, Pordeus IA et al. Cross-cultural adaptation of the Child Perceptions Questionnaire (CPQ11-14) for the Brazilian Portuguese language. Health Qual Life Outcomes 2008;6: Barbosa TS, Tureli MC, Gaviao MB. Validity and reliability of the Child Perceptions Questionnaires applied in Brazilian children. BMC Oral Health 2009;9: Abanto J, Carvalho TS, Mendes FM, Wanderley MT, Bonecker M, Raggio DP. Impact of oral diseases and disorders on oral health-related quality of life of preschool children. Community Dent Oral Epidemiol 2011;39: Organization WH. Oral Health Surveys: Basic Methods. Geneva, Switzerland: WHO; Piovesan C, Antunes JL, Guedes RS, Ardenghi TM. Impact of socioeconomic and clinical factors on child oral healthrelated quality of life (COHRQoL). Qual Life Res;19: Piovesan C, Marquezan M, Kramer PF, Bonecker M, Ardenghi TM. Socioeconomic and clinical factors associated with caregivers' perceptions of children's oral health in Brazil. Community Dent Oral Epidemiol;39: Piovesan C, Mendes FM, Ferreira FV, Guedes RS, Ardenghi TM. Socioeconomic inequalities in the distribution of dental caries in Brazilian preschool children. J Public Health Dent;70: Martins-Junior PA, Oliveira M, Marques LS, Ramos-Jorge ML. Untreated dental caries: impact on quality of life of children of low socioeconomic status. Pediatr Dent 2012;34: Hetherington EM. Family functioning in nonstepfamilies and different kinds of stepfamilies: an integration. Monogr Soc Res Child Dev 1999;64: Hetherington EM. Family functioning and the adjustment of adolescent siblings in diverse types of families. Monogr Soc Res Child Dev 1999;64: Hetherington EM, Stanley-Hagan M. The adjustment of children with divorced parents: a risk and resiliency perspective. J Child Psychol Psychiatry 1999;40: Sayfa 185

36 DİŞ HEKİMLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN MESLEK SEÇİMİ Çağatay BARUTCİGİL ve ark. DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN MESLEK SEÇİM SEBEPLERİNİN İNCELENMESİ EVALUATION OF REASONS FOR CHOOSING DENTISTRY AS A CAREER BY DENTAL STUDENTS 1 Çağatay BARUTCİGİL, 2 *Hakan ARSLAN, 3 Ertuğrul KARATAŞ 1 Yrd. Doç. Dr. Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi AD, ANTALYA. 2 Yrd. Doç. Dr. İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti AD, İZMİR. 3 Arş. Gör. Dt. Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti AD, ERZURUM. Özet Bu çalışmanın amacı Türkiye deki diş hekimliği fakültelerine devam etmekte olan öğrencilerin diş hekimliğini meslek olarak seçme sebeplerini araştırılmasıdır. Bu çalışmaya Atatürk Üniversitesi ve Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültelerine devam eden 183 öğrencinin katılımıyla yapılmıştır. Anket toplamda 18 sorudan ve iki bölümden oluşmaktadır: katılımcıların sosyodemografik bilgilerini belirlemeye yönelik sorular ve onların kariyer seçim sebeplerinin belirlenmesi için oluşturulmuş sorular. Elli bir (%27,8) öğrencinin diş hekimliğini ilk tercih olarak yaptığı belirlenmiştir. Diş hekimliğine ilgi duyuyorum seçeneğini en çok belirtilen tercih sebebi (%29), diş hekimliğini prestijli bir meslek olarak görme seçeneği ise (%18) ile en çok belirtilen ikinci tercih sebebi olmuştur. Cinsiyet arasında karşılaştırma yapıldığında tercih sebepleri arasında istatistiksel olarak bir fark bulunmamıştır. Elde edilen bulgulara göre diş hekimliğini tercih eden öğrencilerin büyük kısmının tercihlerinden memnun oldukları ve seçimlerini en çok diş hekimliğine duydukları ilgi ve mesleğin prestijinin etkilediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Diş hekimliği, kariyer seçimi, öğrenci. Abstract The aim of this study was to determine the reasons for choosing dentistry as a career in undergraduate dental students in Turkey. 183 undergraduate dental students of all grades at Dentistry Faculties of Ataturk University and Akdeniz University were surveyed. The questionnaire comprised 18 items and two sections: socio-demographic information of participants and questions for determining reasons of theirs career choice. Fifty-one students (27,8%) had dentistry as a first choice and remainders had others. The dentistry is very interesting for me was given a maximum score by 29% of students and prestige was given second maximum score by 18%. There were not statistically differences in the motivation between genders. It was concluded that high percentage of students were fairly pleased of their choice and dentistry is an interesting career and prestige were important motivating factors in this group of dental students. Key words: Dentistry, career choice, student. Giriş Mesleki kariyer seçimi oldukça karışık bir süreçtir. Karar verme aşamasında birçok faktörün etkisinin olduğu bilinmektedir. Bunlar arasında seçimi düşünülen meslekle ile ilgili olarak ilerideki çalışma şartları, finansal karşılıkları, iş güvenliği, sosyal statüsü, kişisel veya manuel yeteneklerin gerekliliği, bilim ve araştırma ile yakınlığı gibi birçok faktör belirtilmiştir. Bunların yanında seçim yapma aşamasına gelmiş genç bireyin içinde bulunduğu ortam, ailesinin sosyo-ekonomik *İletişim Adresi Dr. Hakan Arslan İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı Çiğli-İZMİR Tel: statüsü, yetişme şekli ve sahip olduğu seçeneklerin fazlalığı da bu süreci etkileyen en önemli sebeplerdendir (1, 2). Diş hekimliği mesleği, profesyonel sağlık hizmeti veren meslek grupları içerisinde tıp doktorları ile beraber toplumda en saygın yeri almaktadır. Birçok ülkede özellikle gelişmekte olan ülkelerde diş hekimliği eğitimi alabilme fırsatını yakalamak oldukça zordur ve bu eğitimi alabilenler toplumun çok küçük bir kısmını oluşturmaktadır (3). Diş hekimliğini bir profesyonel kariyer olarak seçme nedenleri şimdiye kadar ülkemizde araştırılmamıştır. Aslında bu konu ile ilgili dünyada yapılmış çalışmaların çoğunluğu Kuzey Amerika (2), Avrupa (4, 5) ve Okyanusya daki (6) gelişmiş ülkelerde yapılmıştır. ABD de yapılmış bir çalışmada(2), kendi iş yerini kurabilme ve iş bulabilme fırsatları en önemli sebep olarak gösterilmişken, İrlanda daki bir çalışmada da Sayfa 186

37 DİŞ HEKİMLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN MESLEK SEÇİMİ Çağatay BARUTCİGİL ve ark. yine iş bulma kolaylığı, tek başına çalışabilme, düzenli çalışma saatleri, iyi gelir ve insanlara yardım etme şansına sahip olma diş hekimliğini seçmek için en önemli sebepler olarak bulunmuştur (4). Ayrıca yapılmış olan bu çalışmalarda kariyer tercih sebepleri ile cinsiyet arasındaki ilişki de ortaya konulmaya çalışılmış ve bayan öğrencilerin erkek öğrencilerden farklı olarak çalışma şekli ve ortamlarından çok, insanlara yardım etmeyi ve yardımseverliği göz önünde bulundurdukları gösterilmiştir (2). Bu çalışmada da ülkemizde diş hekimliğini mesleki kariyer olarak seçmiş diş hekimliği öğrencilerinin ve ailelerinin sosyoekonomik özelliklerini incelemek ve tercih sebeplerinin neler olabileceğini ortaya koymak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem Tanımlayıcı tipteki bu çalışma Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ve Akdeniz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi ne devam etmekte olan toplam 183 gönüllü öğrenciye 18 sorudan oluşan bir anket ile yapılmıştır. Anket çalışmasına katılan adayların tamamı gönüllü olarak katılmıştır. Literatür taraması sonucunda çalışmada kullanılan anket iki bölümden oluşturuldu. Birinci bölümde sosyo-demografik değişkenlere ilişkin sorular; ikinci bölümde ise öğrencilerin diş hekimliğini meslek olarak seçiminde etkili olan faktörleri belirlemeye yönelik sorular yer almaktadır. Anket sırasında katılımcıların her bir soruya sadece bir cevap vermeleri ve meslek tercih nedeni bölümünde öncelikli tercihlerini seçmeleri istenmiştir. Katılımcıların verdikleri cevaplar doğrultusunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi ve istatistiksel analizleri için uygun bir yazılım (IBM SPSS Statististic V.20, Chicago, ABD) kullanılmıştır. Elde edilen verilerin güven aralıklarının tayini, tanımlayıcı ve frekans analizleri ve veriler arasındaki ilişkilerin tespit edilebilmesi amacıyla ki-kare bağımsızlık testleri yapılmıştır. Bulgular Çalışmaya 17 ile 24 yaş aralığında 6 sı yabancı uyruklu toplam 183 öğrenci katılmıştır. Katılımcıların 59 unu erkek (%32,2), 124 ünü ise bayan öğrenciler (%67,8) oluşturmaktaydı. 183 katılımcının 49 u birinci sınıf (%26,8), 50 si ikinci sınıf (%27,3), 37 si üçüncü sınıf (%20,2), 34 ü dördüncü sınıf (%18,6) ve 13 ü beşinci sınıf (%7,1) diş hekimi adaylarından meydana gelmekteydi. Anketin ilk bölümündeki sorulara verilen cevaplar ile oluşturulan grafikte katılımcıların sosyo-ekonomik seviyelerini içeren bilgiler sunulmaktadır (Şekil 1). Şekil 1: Katılımcılara ait sosyo-demografik bilgileri Ankete katılan öğrencilerinden üniversiteye geçiş sınavında 1 ile 5 arasında tercih yapanların sayısının 18 (%9,8), 6 ile 10 arasında tercih yapanların sayısının 27 (%14,8), 11 ile 15 arasında tercih yapanların sayısının 52 (%28,4) ve 16 ve üzerinde tercih yapanların sayısının 86 (%47) olduğu belirlenmiştir. (Şekil 2A) Yine üniversite geçiş sınavında katılımcılardan 24 ünün (%13,1) 1, 104 ünün (%56,8) 2 veya 3 ve 55 nin ise 4 veya daha fazla meslek tercihi yaptığı ortaya çıkmıştır. Katılımcıların verdiği cevaplardan elde edilen verilere göre tek meslek tercihi yapanlardan %58,3 ünün diş hekimliğini ilk tercih olarak yaptığı, toplamda ilk tercih olarak diş hekimliği seçenlerin katılımcıların %27,8 ini oluşturduğu ortaya konulmuştur. (Şekil 2B). Şekil 2: (A) Katılımcıların üniversite geçiş sınavında yaptıkları tercih sayıları, (B) Katılımcıların üniversite geçiş sınavında yaptıkları meslek tercih sayıları ve ilk tercihlerinin oranları Anket katılımcılarının diş hekimliğini meslek olarak neden seçtiniz sorusuna verdiği Sayfa 187

38 DİŞ HEKİMLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN MESLEK SEÇİMİ Çağatay BARUTCİGİL ve ark. cevaplar ve bu seçimi isteyerek mi yoksa çeşitli sebeplerle istemeden mi yaptıkları sorusuna verdikleri cevaplar ve bu iki bileşen arasındaki istatistiksel analizler Tablo 1 de özetlenmiştir. Elde edilen verilere göre katılımcıların %32,2 si isteyerek, %51,9 kısmen isteyerek ve %15,8 i istemeyerek diş hekimliğini tercih etmişlerdir. Tablo da görüldüğü üzere anket sorularını cevaplayan öğrencilerin diş hekimliğini meslek olarak tercih etmelerinin en önemli nedenleri diş hekimliğine ilgi duyuyor olmaları (%28,9), prestijli bir meslek olduğu düşünmeleri (%18) ve ileride iş bulma güçlüğü yaşamayacaklarını düşünmeleri (%16,4) olarak ortaya çıkmıştır. Diş hekimliğine ilgi duyan öğrencilerin istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde bu tercihi isteyerek yaptıkları görülmektedir. Aile baskısı ile bu mesleği tercihleri arasına koyanların oranı %9,9, öğretmenleri, arkadaşları veya çevresindeki herhangi birinin tavsiyesi ile seçenlerin oranı %11,9, hastalara/insanlara yardım etme isteği duyduğu için seçenlerin oranı %6, ailesinde diş hekimi olanların oranı %2,2 ve geliri yüksek olduğunu düşündükleri için tercih edenlerin oranı ise %6,6 bulunmuştur. (Tablo 1). Meslek tercih nedenleri ile ailelerinin gelir seviyeleri, anne ve babanın eğitim durumları ve de çalışma durumları gibi demografi bilgiler arasında istatistiksel analizlerin ardından anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p>.01). yönelik yapılan incelemede istatistiksel olarak anlamlı bir fark çıkmamıştır. Ancak, erkek öğrencilerin tercih yaparken aile baskısı ve çevresindeki bireylerin etkisinde daha çok kaldığı gözlenmektedir. Bayan katılımcıların ise aile baskısı ve çevresindekilerini önerisi ile tercih yapma nedenlerinin istatistiksel olarak beklenenden daha düşük olduğu; hastalara yardım etme isteğini bayan öğrencilerin daha çok birincil meslek tercih sebebi olarak gösterdikleri bulunmuştur (Tablo 2). Öğrencilerin tercih yapmadan önce araştırma yapıp yapmadıkları ve memnuniyet dereceleri arasındaki ilişki Tablo 3 de gösterilmiştir. Elde edilen verilere göre ankete katılan öğrencilerin %30,1 nin tercih yapmadan önce herhangi bir araştırma yapmadıkları, geri kalan katılımcıların ise %39,3 oranında bir diş hekimi ile görüşerek bu tercihi yaptıkları belirlenmiştir. Genel olarak diş hekimliğini mesleki kariyer olarak seçmiş olan bu örneklem grubunun, Memnun musunuz? sorusuna %9,8 oranına Çok memnunum, %47 oranına ise Memnunum olarak cevap verdikleri gözlenmiştir. (* Chi-Square : p<0.001) Tablo 1: Katılımcıların meslek tercihlerinin nedenleri ve seçimlerini isteyerek yapıp yapmadıkları Cinsiyet ve meslek tercih sebepleri arasındaki bir ilişkinin var olup olmadığına (* Chi-square : p=.185) Tablo 2: Katılımcıların meslek tercih nedenleri ve katılımcıların cinsiyet ilişkisi Sayfa 188

39 DİŞ HEKİMLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN MESLEK SEÇİMİ Çağatay BARUTCİGİL ve ark. (* Chi-Square : 4,785 p=0.203) Tablo 3: Katılımcılardan tercih yapmadan önce araştırma yapıp yapmadıkları ve sonuçta tercihlerinden memnuniyet dereceleri Yapılan bir diğer istatistiksel karşılaştırmada ise katılımcıların ilk tercihleri ve seçimlerinden mutlu olup olmadıkları araştırılmıştır (Tablo 4). Bulgulara göre katılımcıların %72,2 oranında diş hekimliğini ilk tercih olarak seçmedikleri buna rağmen ilk tercihleri ne olursa olsun istatistiksel olarak anlamlı şekilde diş hekimliğini sevdikleri ortaya konulmuştur. (* Chi-Square : p<0.05) Tablo 4: Katılımcıların ilk tercihleri ve diş hekimliğini sevip sevmedikleri Tartışma Tanımlayıcı tipteki bu araştırmanın amacı, diş hekimliği mesleğini kendilerine kariyer olarak seçmiş genç bireylerin bu seçimi yapma sebeplerini ortaya koymaktır. Farklı coğrafi bölgelerdeki iki diş hekimliği fakültesine devam etmekte olan öğrenciler arasında yapılan bu anket çalışmasına 183 öğrenci katılmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin büyük bölümünün (%72,2) ilk tercihlerinin diş hekimliği olmadığı ve bu sonucun diğer ülkelerde yapılmış çalışmalarla örtüştüğü gözlenmektedir (7). Al-Bitar ve arkadaşları (7) yaptıkları çalışmada katılımcılarının ilk tercihlerinin tıp fakültesi olduğunu ve girdikleri sınavda tıp fakültesine girmeye hak kazanmaya yetecek puanı alamayanların diş hekimliği fakültesini ikinci veya üçüncü sırada tercih ettiklerini göstermişlerdir. Benzer şekilde Hallissey ve arkadaşları (4) çalışmalarında ilk tercihleri diş hekimliği olmayan gençlerin %66 sının tıp fakültesini öncelikli tercih ettiklerini bildirmişlerdir. Bu çalışmada ilk tercih olarak diş hekimliğini seçmeyen anket katılımcılarının ilk tercihlerinin ne olduğu araştırılmamıştır. Ancak ülkemizde de sağlık meslek grupları arasında doktorluğun çoğunlukla ilk tercih olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada katılımcıların diş hekimliğini meslek olarak seçme sebeplerinin başında diş hekimliğine duydukları ilgi olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlara paralel olarak Stewart ve arkadaşlarının (8) İngiltere ve İskoçya da yaptıkları anket çalışmasında katılımcıların meslek seçiminde ilk sebep olarak diş hekimliğini ilgi çekici bulmaları gösterilmiştir. Ürdün de yapılan çalışmada (7) katılımcıların tercih sebepleri arasındaki prestij en çok tercih edilen faktör olmuş ve araştırmacılar bunun sebebinin Ürdün de ve birçok Arap ülkesinde diş hekimlerinin doktor unvanı alabilmesi ile açıklamışlardır. Bunun aksine diş hekimliğinin prestijli bir meslek olduğunun düşünülmesi meslek tercih sebebi olarak İngiltere de (1) %6, Danimarka da(9) %0,9 oranlarında bulunmuş, ABD de(10) ve Avusturalya da (6) tercih sıralamasının en sonunda yer almıştır. Bu çalışmada da gelişmekte olan bir ülke konumundaki ülkemizde diş hekimliğini prestijli bir meslek olarak görme meslek tercih sebebi olarak önemli miktarda (%18) bir oranla tercih sebebi sıralamasında üst sıralarında yer almıştır. Özgeci (altruistik) tutum yani hastalara/insanlar yardım etme isteği ile diş hekimliğini tercih ettiğini belirten adayların oranı bu çalışmada %6 olarak bulunmuştur. Daha önce yapılmış çalışmalarda, İngiltere de (11) ve Danimarka da (9) katılımcıların verdiği cevaplar sonucu hastalara/insanlar yardım etme isteği en önemli sebepler arasında belirtilirken, Avusturalya da (6) ikinci en çok seçilen sebep olmuştur. Ayrıca, cinsiyete göre yapılan karşılaştırmalarda ise bayan öğrencilerin insanlara yardım etmeyi istatistiksel olarak daha fazla sebep olarak gösterdikleri belirtilmiştir (2, 7, 12). Bu çalışmada da istatistiksel olarak anlamlı olmamasına rağmen bayan öğrencilerin hastalara yardım etme isteği seçeneğini erkek öğrencilere oranla daha çok tercih ettikleri bulunmuştur. Ayrıca, Bernabé ve arkadaşları (12) yaptıkları çalışmada ekonomik Sayfa 189

40 DİŞ HEKİMLİĞİ ÖĞRENCİLERİNİN MESLEK SEÇİMİ Çağatay BARUTCİGİL ve ark. ve profesyonel kariyer sebepleri göz önünde bulundurulduğunda erkek ve bayan birinci sınıf öğrenciler arasında fark olmadığını bildirmişlerdir. Araştırmacılar, meslek seçiminde kendi işinde çalışabilme düşüncesi gibi profesyonel sebepler ile insanlara yardım edebilme fırsatı gibi mesleki sebeplerin öncelikli olarak gösterildiğini, ailesinin baskısı ve arkadaş/öğretmen tavsiyesi gibi kişisel sebepler ile çok para kazanmak istiyorum gibi ekonomik sebeplerin ise en az gösterilen sebepler oldukları belirtmişlerdir. Bu çalışmada da erkek ve bayan öğrenciler arasında fark olmaksızın meslek tercih sebepleri benzer şekillerde sıralanmıştır. Bu çalışma diş hekimliği mesleğinin tercih edilme sebeplerini araştırmaya yönelik Türkiye de yapılmış ilk çalışmadır. İleride yapılacak daha geniş kapsamlı ve katılımcı sayısının arttırıldığı çalışmalarla bu çalışmanın sonuçları desteklenmelidir. Elde edilen verilerin net olarak yorumlanabilmesi ve Türkiye diş hekimliği öğrencileri popülasyonuna genelleştirilebilmesi için daha fazla fakültenin benzer çalışmalara dahil edilmesi gerekmektedir. Sonuç Bu çalışmada elde edilen bulgulara göre Türkiye de diş hekimliği öğrencilerinin meslek seçim nedenlerinin başında diş hekimliğine duyulan ilgi, prestijli bir meslek olduğunun düşünülmesi ve iş bulma güçlüğü yaşanılmayacağına inanılması gelmektedir. Diş hekimliği fakültesine devam etmekte olan öğrencilerin önemli bir kısmının yaptıkları tercihten memnun oldukları ve adayı oldukları mesleklerini sevdikleri gösterilmiştir. Kaynaklar 1. Crossley ML, Mubarik A. A comparative investigation of dental and medical student's motivation towards career choice. British dental journal 2002; Scarbecz M, Ross JA. Gender differences in first-year dental students' motivation to attend dental school. Journal of dental education 2002; Zadik D, Gilad R, Peretz B. Choice of dentistry as a career and perception of the profession. Journal of dental education 1997; Hallissey J, Hannigan A, Ray N. Reasons for choosing dentistry as a career a survey of dental students attending a dental school in Ireland during European Journal of Dental Education 2000; Whittaker DK. Reasons for Choice of Dentistry as a Career in Applicants to a British Dental School. British dental journal 1984; Gietzelt D. Social profile of first-year dentistry students at the University of Sydney. Australian dental journal 1997; Al-Bitar ZB, Sonbol HN, Al-Omari IK. Reasons for choosing dentistry as a career by Arab dental students. European Journal of Dental Education 2008; Stewart FM, Drummond JR, Carson L, Hoad Reddick G. The future of the profession--a survey of dental school applicants. British dental journal 2004; ; quiz Vigild M, Schwarz E. Characteristics and study motivation of Danish dental students in a longitudinal perspective. European journal of dental education : official journal of the Association for Dental Education in Europe 2001; Rice CD, Glaros AG, Shouman R, Hlavacek M. Career choice and occupational perception in accelerated option and traditional dental students. Journal of dental education 1999; Morris S. What kind of people want to become dentists? General Dental Council Recruitment Working Party survey of first year undergraduate dental students. British dental journal 1992; Bernabe E, Icaza JL, Delgado-Angulo EK. Reasons for choosing dentistry as a career: a study involving male and female first-year students in Peru. European journal of dental education : official journal of the Association for Dental Education in Europe 2006; Sayfa 190

41 KÖK KANAL TEDAVİLERİNİN YENİLENME SONUÇLARI Neslihan ŞİMŞEK ve ark. *KÖK KANAL TEDAVİLERİNİN YENİLENMESİ SONUCU ELDE EDİLEN BULGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ THE EVALUATION OF THE FINDINGS OBTAINED FROM RENEWAL OF ROOT CANAL TREATMENTS **1 Neslihan ŞİMŞEK, 2 Fuat AHMETOĞLU, 3 Levent AKINCI 1 Yrd.Doç.Dr., İnönü Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Endodonti Anabilim Dalı, Malatya 2 Yrd.Doç.Dr., İnönü Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Endodonti Anabilim Dalı, Malatya 3 Dt., İnönü Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Endodonti Anabilim Dalı, Malatya. Özet Bu çalışmanın amacı, ilk tedavisi başarısız olan kök kanal tedavili dişlerin yenilenerek tedavi öncesi ve tedavi sonrası durumlarının radyografik olarak değerlendirmesini yapmaktır. Yapılan klinik ve radyografik değerlendirmeler sonucu başarısız bulunan 222 kök kanal tedavili dişin kanal tedavileri ortograd yol ile yenilendi. Tedavi öncesi ve sonrasında alınan dijital radyografiler ile kök kanal tedavisinin kalitesi değerlendirildi. Kök kanal tedavisinin yenilenmesinin ardından ilk tedavi ile son tedavi arasındaki kanal dolum uzunluğu ve yoğunluğu radyografik olarak değerlendirildi. Periapikal dokuların sağlığını belirlemede periapikal indeks kullanıldı. Bu çalışmada en çok kanal tedavisi yenilenen diş grubunun üst santral dişler olduğu görülmüştür. Tedavisi yenilenen vakalar ilk tedavi ile karşılaştırıldığında, kanal dolgusu uzunluğu açısından yeterli konuma gelenler % 78,8 olarak belirlenirken, kanal dolgusu yoğunluğu ya da sızdırmazlığı açısından bu oran % 75,6 olarak bulundu. İlk tedavisi başarısız kanal dolgulu dişlerin tedavilerinin tekrarlanmasında başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Kök kanal dolum kalitesi, kök kanal tedavisi yenileme. Abstract The aim of this study is to retreat the teeth that has a failed root canal treatment and radiographically evaluate the teeth s status before and after the retreatment. Clinically and radiographically evaluated 222 teeth were found to have failed root canal treatment and the retreatment was made via orthograd way. Digital radiographs have taken before and after the retreatment to evaluate the quality of root canal treatment. After renewal of root canal therapy, filling length and density were assessed radiographically between first and last treatment. Periapical index was used to determine the health of periapical tissues. It was observed that the upper central incisor teeth was the most retreated teeth in this study. When the first treatment of cases compared with renewed treatment, it was determined that 78.8% of teeth have adequate root canal filling in terms of filling length and 75.6% of teeth have adequate density or leakage. Successful results could be obtained to retreat the teeth which have failed first root canal therapy. Key words: Quality of root canal filling, renewal of root canal therapy. Giriş Kök kanalı tedavisin ana amacı kök kanal sistemini temizleyip şekillendirmek ve 3 boyutlu olarak doldurarak tekrarlayan enfeksiyonlara karşı korumaktır(1). İlk yapılan kök kanal tedavisi yüksek oranda başarı göstermesine rağmen (2), tedaviden sonra başarısızlık * Bu çalışma Türk Endodonti Derneği 5. Bilimsel Sempozyumu Haziran 2013, Yunanistan da poster bildiri olarak sunulmuştur. **İletişim Adresi Dr. Neslihan ŞİMŞEK İnönü Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Endodonti AD, 44280, Malatya, Türkiye Tel: meydana gelebilir. Endodontik tedavinin sonuçlarını değerlendirmenin potansiyel yöntemi klinik belirtiler, radyografik bulgular ve histolojik çalışmalardır(3). Klinik belirtiler nadir olarak görülür ve periapikal biyopsi elde etmek zordur, fakat endodontik tedaviden sonra periapikal dokuların değişimi radyografide her zaman görülür(4). Takip radyografilerinde periapikal lezyon gelişmesi ya da kalıcı periapikal radyolüsensi gelişmesi genellikle kök kanalı tedavisinin başarısızlığına işaret eder(5, 6). Dolum materyali ile kanal duvarı arasındaki boşluk ve yetersiz apikal tıkama başarısız tedavi olasılığını artırır(7). Yeterli kanal dolumu düşük periapikal hastalıkla ilişkilidir(8). Ancak koronal restorasyon yetersiz olduğunda, çok yüksek Sayfa 191

42 KÖK KANAL TEDAVİLERİNİN YENİLENME SONUÇLARI Neslihan ŞİMŞEK ve ark. kalitedeki kök kanal dolumu bile bakterileri ve ürünlerinin sızdırmasını engellemez(9). Son çalışmalar ilk tedavi için başarısızlık oranının %14 ile % 16 olduğunu göstermiştir(10, 11). Endodontik tedavide hedeflenen başarıya ulaşılamadığında enfeksiyon varlığı ve/veya genellikle değişen derecelerde inflamasyon olduğu varsayılır(12). Cerrahi olmayan endodontik tedavinin başarısızlığı çok sayıda faktörle ilgilidir. Başarısızlığı belirlemede dişten alınan radyografiler son derece önem taşır. Bukkolingual olarak alınan radyografiler endodontik tedavinin teknik olarak kalitesini değerlendirmede güvenilirdir.(4) Molar dişlerin etrafında büyük miktarda doku olduğundan radyografik yorumlamada değişik varyasyonlar ortaya çıkabilir(13). Farklı kök kanal dolgu materyalleri radyoopasitelerine bağlı olarak lateral kondensasyonlu kök kanalı dolumlarında radyografik algıyı değiştirebilir(14). Endodontik başarısızlığın sebebi genellikle değişkenlidir. Yetersiz dolum, kök perforasyonları, eksternal kök rezorpsiyonu, endo-perio lezyonlar, aşırı miktarda taşkın dolum, doldurulmadan kalan kanal, yandaki nekrotik diş, kanalda bulunan kırık alet, boş kalan aksesuar kanallar, kronik travma ve sinüs perforasyonları başarısızlık nedenleridir(12). Ek olarak koronalden bakterilerin sızması veya bakterilerin endotoksinleri endodontik tedavi başarısızlığının potansiyel sebebi olduğu gösterilmiştir(15). Kanal tedavisinin başarısızlığının meydana geldiği durumlarda, tedavi seçeneği cerrahi olan veya olmayan yolla başarısız yapılan kök kanal tedavisinin yenilenmesidir. Kanal tedavisinin yenilenmesine karar verirken sadece kanal dolgusunun olması gerekenden kısa olan dolumlar değil dolumların yoğunluk kalitesi ve periapikal lezyonun varlığı da bu kararda etkili olan durumlardır. Bu çalışmanın amacı, yetersiz görülen kök kanal tedavili dişlerin cerrahi olmayan yolla kanal tedavileri yenilendikten sonra kanal dolumlarının tedavi öncesi ve sonrası radyolojik olarak kalitesinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntemler İnönü üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalına başvuran hastaların detaylı klinik ve radyolojik incelenmesinde dişlerinde kök kanal tedavisi başarısız bulunan hastalardan kanal tedavisinin cerrahi olmayan yolla yenilenmesini kabul edenlerin tedavisi yapılmıştır. Hastalara yapılacak tedavi hakkında bilgi verilip hastalardan yazılı onam formu alınmıştır. Tüm kanal tedavisi yenileme işlemleri son 2,5 yıl içinde yapıldı. Hastanın tedavisine başlamadan önce bir teşhis filmi ve tedavi sonunda dolum filmi mutlaka alındı. Ağızda kalabilme umudu olduğu düşünülen dişler önceki koronal restorasyonun uyumu, kalitesi ve yapısına bakılmaksızın ortograd yol ile tedavi edildi. Değerlendirmeye Alım Kriterleri Kanal tedavisi yenilenmesi işlemi yapılan hastaların kayıtları fakültenin bilgi işlem merkezinden alınıp, tarandı. Toplam 222 adet dişe cerrahi olmayan yolla kanal dolgusu yenileme tedavisi uygulandı. Kanal tedavisi yenilenmeden önce alınan radyografiler ile yenilendikten sonra alınan radyografiler; kanal dolum uzunluğu, kanal dolgusunun yoğunluğu veya sızdırmazlığı açısından incelendi. Çok köklü dişlerde en kötü durumdaki kanal esas alınarak değerlendirmeye alındı. Periapikal dokuların durumu Ørstavik in belirlediği periapikal indekse (PAI) göre değerlendirildi(16). Ørstavik in periapikal indeksi: 1- Normal periapikal dokular 2- Kemik yapıda minimal değişiklik 3- Kemik yapısında mineral kaybı ile birlikte görülen değişiklikler 4- İyi tanımlanabilen radyolusent alanlar gösteren periodontitis 5- İlerlemiş şiddetli periodontitis Radyografik değerlendirmede PAI skor 1 ve 2 sağlıklı olarak 3, 4 ve 5 sağlıksız olarak kabul edildi. Sınıflama Kriterleri Hastalardan çekilen filmler dijital radyografide (Romexis; Planmeca Oy, Helsinki, Finlandiya) çekilip fakültenin bilgi işlem merkezinde saklandı. Tedavi öncesi ve sonrası filmlerin değerlendirilmesi tek bir uzman endodontist (NŞ) tarafından yapıldı. Yapılan kök kanal tedavisi yenilenme işlemleri her diş için PAI, kanal dolum uzunluğu ve kanal dolum yoğunluğu skorları ayrı ayrı kaydedildi (Tablo 1). Sayfa 192

43 KÖK KANAL TEDAVİLERİNİN YENİLENME SONUÇLARI Neslihan ŞİMŞEK ve ark. Tablo 1: Endodontik olarak tedavi edilmiş dişlerin skorlama sistemi Parametre Kök kanal dolgusu uzunluğu Kök kanal dolgusu yoğunluğu Skor 1- Kök kanal dolgusu radyolojik apeksten 2mm den fazla mesafede bitirilmiş (kısa) 2- Kök kanal dolgusu radyolojik apekse 0-2 mm arası mesafede bitirilmiş (yeterli) 3- Kök kanal dolgusu radyolojik apeksi geçmiş (taşkın) 1- Homojen kök dolumu, iyi kondensasyon, görülebilen boşluk yok (yeterli) 2- Homojen olmayan dolum, zayıf kondensasyon, boşluk var (yetersiz) Kanal Tedavisi Yenileme Yöntemi Retreatment yapılmasına karar verilen dişler, koronal restorasyonu uzaklaştırıldıktan sonra, giriş kavitesi % 5.25 lik NaOCl ile irrige edildi, daha sonra kanal dolumunun koronal kısmındaki sert yapılar Gates Glidden 3, 4 ve 5 no ile uzaklaştırıldı. Post ya da pivo bulunan dişlerde çok dikkatli bir şekilde post yapısı ultrasonik eğeler ve elmas rond frezler yardımı ile zayıflatılarak çıkarıldı. Paslanmaz çelik K tipi eğeler ile guta perkalar arasında geçiş yolu açılarak apikale ulaşılmaya çalışıldı. Çok yoğun dolumlarda R-Endo (Micro-Mega, Besançon, Fransa) retreatment eğelerinden yararlanıldı ve 0.1 ml kloroform kullanıldı. Hedstrom eğe ile kanal duvarına adapte olmuş pat ve guta perkalar uzaklaştırıldı. Eğe değişimlerinde bol irrigasyon yapıldı. Her eğe değişimi arasında 2 ml %5.25 lik NaOCl kullanıldı. Guta perka uzaklaştırılıp apikale ulaşıldığında 2 ml % 17 lik EDTA kullanıldı ve EDTA-NaOCl-EDTA sırası ile irrigasyon yapıldı. Son yıkama serum fizyolojik ile tamamlandı. Kurvatürü az veya düzgün kanallar için #40 K tipi ana kon olarak belirlendi, aşırı eğimli kanallarda ise #30 K tipi ana kon olarak belirlendi. Preparasyonu yapılan kanallar kâğıt koniler ile kurulandıktan sonra guta perka ve AH plus (Dentsply DeTrey, Konstanz, Almanya) kanal patı ile lateral kondensasyon dolum yöntemi ile dolduruldu. Kanal dolumu biten dişten hemen radyografi alınıp bilgi işlem merkezine gönderildi (şekil 1). Şekil 1: Kök kanal tedavisi yenilenen dişlerin tedavi öncesi ve sonrasına ait radyografileri (ilk tedavi radyografisi: 1A ve 2A, tekrarlayan tedavi sonrası radyografisi: 1B ve 2B). Tedavi edilen dişlerden restore edilebilecek olanlara kompozit restorasyon yapıldı, madde kaybı fazla olanlar post-core restorasyon yada veneer kron yapılması amacı ile çinko-fosfat siman yerleştirilip protetik diş tedavisi anabilim dalına yönlendirildi. Tedaviden sonraki değerlendirme bu film üzerinden yapıldı. Değerlendirmede Mc Nemar (Bağımlı örneklerde Ki-kare testi) testi kullanıldı. Bulgular Periapikal olarak sağlıksız bulunan 143 dişin 28 i (%19.6) molar, 45 i (%31.5) premolar ve 49 unun (%49) keser dişler olduğu belirlenmiştir. Bu dişlerden 87 si (%64.4) üst çenede, 56 sı (%35.6) alt çenede yer almıştır. En çok kanal tedavisi yenilenen diş maksillar sol üst birinci keser (18 adet - %8.1) diştir. Yapılan tedavilerde kök kanal dolgusu kısa olarak tespit edilen 146 dişin 22 sinde ilk tedavi sonrası oluşan kalsifikasyonlar ve/veya basamaklar aşılamayıp kısa kalmıştır. Taşkın dolgu yapılmış olan 12 dişten 6 sı ideal konuma gelmiş, diğer 6 sına ise periapikal cerrahi Sayfa 193

44 KÖK KANAL TEDAVİLERİNİN YENİLENME SONUÇLARI Neslihan ŞİMŞEK ve ark. uygulanmıştır. Tedavi öncesi kök kanal dolgusu yoğunluğu yetersiz olan 198 dişten 144 ü yeterli konuma gelmiştir. Buna göre radyografik kalite bakımından yoğunluk %10.8 den %75.6 ya çıkmıştır (p<0.05). Retreatment yapılan vakaların kanal dolgusu uzunluğu açısından %78.8 i; kanal dolumu yoğunluğu ya da sızdırmazlığı bakımından ise %75.6 sı ilk tedaviye göre daha başarılı bulundu (p<0.05). Tartışma Bu çalışmanın amacı geriye yönelik olarak son 2.5 yıl içinde yapılan retreatment tedavilerinin periapikal durumları, kök kanal dolumunun kalitesi ve apekse olan mesafesinin skorlanarak tedavi öncesi ve sonrası değerlendirmelerinin yapılmasıdır. İki buçuk yıl içinde gelen hastaların ilk kanal tedavilerinin endodontist tarafından yapılıp yapılmadığı veya sistemik durumları göz önünde bulundurulmadan sadece radyografik olarak başarısız bulunan dişler tedaviye alınmıştır. Endodontik olarak tedavi edilen dişlerin başarısı açıkça klinik ve radyografik bulgulara dayanır(17). Fakat kök kanal tedavisinin tekrarlanması gereken durumlarda çok çeşitli faktörler duruma dâhil olur. Öncelikle hastanın bu tedaviyi gerçekten isteyip istemediği öğrenilmelidir, çünkü diş asemptomatik durumda ve özellikle de periapikal lezyonu olan bir diş ise ilk tedavini yenilenmesinden sonra hasta çok şiddetli ağrılarla geri dönebilir. Nitekim yıllardan beri yapılan pek çok çalışma periapikal lezyonlu dişlerin başarı şansının düşük olduğunu göstermektedir(18-21). Bu yüzden hastanın tedaviye istekli olması önemlidir. Hastalardan alınan ortopantomografik filmlerle oral diagnoz uzmanları tarafından retreatment teşhisi konulan dişlerden, endodonti kliniğinde ayrıca dijital periapikal filmler alınmıştır. Çünkü radyografik görüntü farklı gölgelendirmelerde sınırlı bilgiler verir(20). Bu nedenle PAI skoru belirlerken bu periapikal filmlerden yararlanılmıştır. Yapılan tedavilerde PAI skoru 1 ve kanal dolumu yeterli görülen fakat hastanın ağrısının bulunduğu dişler de yenilenmiştir, çünkü endodontik tedavi sadece kanalların yeterli doldurulması ile değil aseptik çalışma koşulları ve üst restorasyonun sağlam yapılması ile başarılı olur(22). Yapılan çalışmalarda üst restorasyonu kötü yapılmış olan kök kanal tedavili dişlerin başarısızlık şansının arttığı gösterilmiştir(11, 23). Bununla birlikte kanal dolumu yetersiz ama başarılı bir üst restorasyonu bulunan dişlerde asemptomatik olarak ağızda varlığını sürdürse de biz çalışmamızda üst restorasyonu iyi olan fakat kanal dolumu yetersiz görülen dişleri de tedaviye aldık. Önceden pratisyen diş hekimi tarafından yapılan kanal tedavisi iyi ve sağlam bir üst restorasyona sahip dişlerde periapikal lezyon görülse de lezyonun ilk durumu bilinmediğinden iyileşme sürecinde olduğu düşünülerek takibe alınmıştır. Periapikal lezyonu bulunan kök kanal tedavili dişlerde iyileşme belirtisi 1 yıldan önce tam olarak belirlenemeyebilir(24). Bu yüzden tedavi süresi 1 yılı geçmemiş hastalar takibe alındı ve her hangi bir semptomlu durumda kliniğimize başvurması belirtildi. Kanal tedavisinin başarılı kabul edilmesi yaptığımız çalışmada 3 faktöre bağlanmıştır. Kanal dolum uzunluğu, yoğunluğu ya da sızdırmazlığı ve dişin PAI skoru. Kanal dolumu 2mm den kısa olan dişler kısa olarak kabul edildi, çünkü kanal içerisin de kalan 2mm den fazla boşluk bakteri yaşam faaliyetleri açısından iyi bir durumdur ve apikal periodontitis ile yüksek oranda ilişkilidir(20). Taşkın dolumlar, kanal patı veya guta perka taşması şeklinde olabilmektedir. Böyle durumdaki dişler aynı zamanda yoğunluk açısından yetersiz olduğu için yenilenmiştir. Kanal dolum uzunluğu yeterli olan dişler ya periapikal lezyonlu ya da yine yoğunluk açısından yetersiz olduğu için yenilenmiştir. De Chevigny ve ark, kanal yoğunluğu yetersiz olan dişlerde çok boşluk bulunduğundan bu dişlerin mikrobiyal florasının iyi kondanse edilmiş dişlere göre daha duyarlı olduğunu belirtmiştir(25). Kanal yoğunluk durumu yetersiz olan dişler ya pat ile ya da yetersiz kondensasyon ile doldurulmuş dişlerdir. Retreatment sonrası kısa kalan 22 (%9.9) diş önceki tedavide basamak oluşturulması veya kalsifikasyonlar sebebi ile meydana gelmiş olabilir. Taşkın dolumların %5.4 ten % 11.3 e artmasının sebebi kök kanal dolumu kısa konumda kalan dişlerde meydana gelen internal ya da eksternal rezorbsiyon nedeni ile olabilir. Bu dişlerde meydana gelen kronik enfeksiyon bunun sebebi olabilir(26). Kök kanal dolgusu yoğunluğunun tedavi öncesi %10.8 iken tedavi sonrası %75.6 ya çıkması klinik olarak çok büyük bir başarıdır. Yoğunluğu kötü konumda Sayfa 194

45 KÖK KANAL TEDAVİLERİNİN YENİLENME SONUÇLARI Neslihan ŞİMŞEK ve ark. olan dişlerin bakteriyel sızıntıya elverişli olduğu ve tedavinin başarısını oldukça fazla etkilediği gösterilmiştir(27, 28). Bizim çalışmamıza paralel olarak önceki çalışmalarda da kök kanal dolgusu kalitesinin kök kanal tedavisinin başarısı için çok önemli bir durum olduğu gösterilmiştir(20). Her ne kadar Ray ve Trope üst restorasyonun sağlamlığının kök kanal dolum kalitesinden daha önemli olduğunu belirtseler de bizim amacımız öncelikle iyi bir kök kanal dolgusu sağlamaktır(22). Sonuç Periapikal sağlığın iyileştirilmesi ve dişin ağızda kalma süresini arttırmak için yaptığımız bu tedavilerde başarılı sonuçlar elde edilmiştir, fakat bu yapılan tedavilerin uzun periyotta takibi bu çalışmamız kadar önem taşımaktadır. Kaynaklar 1. Torabinejad M, Corr R, Handysides R, Shabahang S. Outcomes of nonsurgical retreatment and endodontic surgery: a systematic review. J Endod 2009;35: de Chevigny C, Dao TT, Basrani BR, Marquis V, Farzaneh M, Abitbol S, et al. Treatment outcome in endodontics: the Toronto study--phase 4: initial treatment. J Endod 2008;34: Patel S, Dawood A, Mannocci F, Wilson R, Pitt Ford T. Detection of periapical bone defects in human jaws using cone beam computed tomography and intraoral radiography. Int Endod J 2009;42: Morgental RD, Santos RB, Rosing CK, Chanin Tdo A, Figueiredo JA. Interference of partial visual analysis of root filling quality and apical status on retreatment decisions. J Appl Oral Sci 2012;20: Nair PN. On the causes of persistent apical periodontitis: a review. Int Endod J 2006;39: Nair PN, Sjogren U, Figdor D, Sundqvist G. Persistent periapical radiolucencies of root-filled human teeth, failed endodontic treatments, and periapical scars. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod 1999;87: Chugal NM, Clive JM, Spangberg LS. Endodontic infection: some biologic and treatment factors associated with outcome. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod 2003;96: Boucher Y, Matossian L, Rilliard F, Machtou P. Radiographic evaluation of the prevalence and technical quality of root canal treatment in a French subpopulation. Int Endod J 2002;35: Nakamura DH, Garcia RB, Bramante CM, de Moraes IG, Bernadineli N. Sealing ability of cements in root canals prepared for intraradicular posts. J Appl Oral Sci 2006;14: Torabinejad M, Anderson P, Bader J, Brown LJ, Chen LH, Goodacre CJ, et al. Outcomes of root canal treatment and restoration, implant-supported single crowns, fixed partial dentures, and extraction without replacement: a systematic review. J Prosthet Dent 2007;98: Ng YL, Mann V, Rahbaran S, Lewsey J, Gulabivala K. Outcome of primary root canal treatment: systematic review of the literature -- Part 2. Influence of clinical factors. Int Endod J 2008;41: Hoen MM, Pink FE. Contemporary endodontic retreatments: an analysis based on clinical treatment findings. J Endod 2002;28: Eckerbom M, Magnusson T. Evaluation of technical quality of endodontic treatment--reliability of intraoral radiographs. Endod Dent Traumatol 1997;13: Bodanezi A, Munhoz Ede A, Bernardineli N, Capelozza AL, de Moraes IG, Bramante CM. Radiographic analysis of root canal fillings: influence of two sealers on the perception of voids. Braz Dent J 2010;21: Alves J, Walton R, Drake D. Coronal leakage: endotoxin penetration from mixed bacterial communities through obturated, post-prepared root canals. J Endod 1998;24: Orstavik D, Kerekes K, Eriksen HM. The periapical index: a scoring system for radiographic assessment of apical periodontitis. Endod Dent Traumatol 1986;2: Estrela C, Leles CR, Hollanda AC, Moura MS, Pecora JD. Prevalence and risk factors of apical periodontitis in endodontically treated teeth in a selected population of Brazilian adults. Braz Dent J 2008;19: Seltzer S, Bender IB, Turkenkopf S. Factors Affecting Successful Repair after Root Canal Therapy. J Am Dent Assoc 1963;67: Kerekes K, Tronstad L. Long-term results of endodontic treatment performed with a standardized technique. J Endod 1979;5: Sjogren U, Hagglund B, Sundqvist G, Wing K. Factors affecting the long-term results of endodontic treatment. J Endod 1990;16: Dammaschke T, Steven D, Kaup M, Ott KH. Long-term survival of root-canal-treated teeth: a retrospective study over 10 years. J Endod 2003;29: Ray HA, Trope M. Periapical status of endodontically treated teeth in relation to the technical quality of the root filling and the coronal restoration. Int Endod J 1995;28: Siqueira JF, Jr., Rocas IN, Alves FR, Campos LC. Periradicular status related to the quality of coronal restorations and root canal fillings in a Brazilian population. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod 2005;100: Orstavik D. Time-course and risk analyses of the development and healing of chronic apical periodontitis in man. Int Endod J 1996;29: de Chevigny C, Dao TT, Basrani BR, Marquis V, Farzaneh M, Abitbol S, et al. Treatment outcome in endodontics: the Toronto study--phases 3 and 4: orthograde retreatment. J Endod 2008;34: Fernandes M, de Ataide I, Wagle R. Tooth resorption part II - external resorption: Case series. J Conserv Dent 2013;16: Kirkevang LL, Orstavik D, Horsted-Bindslev P, Wenzel A. Periapical status and quality of root fillings and coronal restorations in a Danish population. Int Endod J 2000;33: Sidaravicius B, Aleksejuniene J, Eriksen HM. Endodontic treatment and prevalence of apical periodontitis in an adult population of Vilnius, Lithuania. Endod Dent Traumatol 1999;15: Sayfa 195

46 SÜT DİŞİ PULPOTOMİ UYGULAMALARI Kenan CANTEKİN ve ark. SÜT DİŞLERİNİN AMPÜTASYON TEDAVİSİNDE KULLANILAN MATERYALLER PULPOTOMY MEDICAMENTS FOR PRIMARY TEETH 1 * Kenan CANTEKİN, 2 Alperen BÜYÜKKÖK, 2 İbrahim Bahadır ŞEKER, 2 Mehmet TÜRKER 1 Yardımcı Doçent Doktor, DDS, PhD, Çocuk Diş Hekimliği Bölümü, Erciyes Üniversitesi, KAYSERI. 2 Stajyer Diş Hekimi, Erciyes Üniversitesi, KAYSERİ. Özet Dişlerde uygulanan pulpatomi tedavisi dişin sağlığını korumak ve diş arkında pozisyonunun kaybetmemesi amacıyla yapılmaktadır. Bu tedavi yaklaşımı büyük çoğunlukla süt dişlerinde uygulanmaktadır. Pulpatomi tedavisi pulpa odasındaki canlı pulpanın ampute edilmesi ve kalan kök pulpasının enflasyondan korunması mantığını esas almaktadır. Burada kullanılan materyaller seçimi tedavide başarıyı etkileyen önemli bir basamaktır. Ampütasyon tedavisinde kalsiyum hidroksit ve çinko oksit kullanımında enflasyon cevap alınma olasılığının yüksek olduğu, formakrzol kullanımının bu bağlamda başarılı sonuçlar ortaya koyduğu belirtilmektedir. Buna karşın formakrezol klinik toksisite oluşturduğuna dair deliller bulunmaktadır. Süt dişi ampütasyon uygulamalarında alternatif materyal arayışı devam etmektedir. Bu amaçla son yıllarda ferrik sülfat ve MTA kullanımı ön plana çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Amputasyon, kalsiyum hidroksit, MTA Abstract Pulpotomy treatment is performed to maintain the health status of the tooth and its ultimate position in the arch. These procedures are most commonly performed in primary teeth. Pulpotomy treatment based on the amputation of the pulp chamber and the conservation of the inflammation-free root canals, the clinical results can be good, depending on the materials used. In this, calcium hydroxide (Ca(OH)2) as well as zinc-oxide-eugenol (ZOE) have been proven very inflammatory whereas Formocresol (FC) remains the reference even if its clinical toxicity is still reported in literature on a very controversial way. Nevertheless, this was sufficient to trigger and stimulate a search for alternatives, and led to the proposition to use ferric sulfate and even more recently MTA as new bases for the treatment of the pulp stumps after pulp chamber amputation. Key words: Pulpotomy, calcium hydroxide, MTA Giriş Daimi dişlerin ve çenelerin normal olarak gelişebilmelerinde, çocuğun gelişim ve büyüme dönemlerinde büyük önem taşıyan beslenme işlevinin yerine getirilmesinde, konuşma kusurlarının önlenmesinde ve estetiğin korunmasında önemli fonksiyonları olması nedeniyle süt dişlerinin, yerlerini sürekli dişlere bırakıncaya kadar sağlıklı bir biçimde ağızda tutulmaları gerekmektedir. Bu da ancak, süt dişlerinin çürükten korunmaları ya da çürüdükleri takdirde tedavi edilmeleriyle sağlanabilmektedir. Süt dişlerinin sert dokularının ince ve geçirgen olmasının yanı sıra pulpa odalarının ise daimi dişlere oranla geniş olması, çürüğün kısa sürede pulpaya ulaşmasına neden olur. Fizyolojik kök rezorpsiyonunun ilerlemesi ile dentin- pulpa reaksiyon gücünün giderek azalması büyüklük bakımından sürekli dişlerden 1/3 oranında küçük olan süt dişlerine 3-4 kat dolgu yerleştirilmesindeki güçlük gibi faktörler, pulpa canlılığının ve bütünlüğünün korunması amacıyla uygulanan kuafaj yöntemlerinin başarı oranını düşürmektedir. Bu nedenle günümüzde, süt dişlerinin pulpaya kadar ulaşan çürüklerinde sıklıkla, kuafaj yerine amputasyon tedavisine başvurulmaktadır 1. Amputasyon tedavisi; anestezi altında koronal pulpa dokusunun alınması, kanal pulpaları yüzeyine yerleştirilen çeşitli maddeler ile pulpada tamir reaksiyonunun uyandınlması veya fiksasyonunun temin edilmesi ile kanal pulpasının canlılığının, bütünlüğünün korunmasına yönelik yapılan tedavidir 1. Sayfa 196

Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi nin resmi yayın organıdır.

Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi nin resmi yayın organıdır. YAYIN KURALLARI GENEL BİLGİLER Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi nin resmi yayın organıdır. Dergide klinik veya deneysel araştırmalar, derlemeler,

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ II. ULUSAL KONGRESİ. 2-3 KASIM 2013 Dicle Üniversitesi Kongre Merkezi - Diyarbakır

DİCLE ÜNİVERSİTESİ DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ II. ULUSAL KONGRESİ. 2-3 KASIM 2013 Dicle Üniversitesi Kongre Merkezi - Diyarbakır DİCLE ÜNİVERSİTESİ DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ II. ULUSAL KONGRESİ 2-3 KASIM 2013 Dicle Üniversitesi Kongre Merkezi - Diyarbakır Dicle Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi ve Diyarbakır Dişhekimleri Odası Katkılarıyla

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Fikret YILMAZ Doğum Tarihi: 31 Mart 1968 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Diş Hekimliği Ankara Üniversitesi 1991 Y. Lisans Diş

Detaylı

ASİT JEL TEKNİK ŞARTNAMESİ

ASİT JEL TEKNİK ŞARTNAMESİ ASİT JEL TEKNİK ŞARTNAMESİ - Ürün şırınga formunda olmalıdır. - Ürün şırınga içinde kalan miktar görülebilecek yapıda olmalıdır. - Ürün ambalaj miktarında en az 3 ml olmalıdır. - Ürün mavi renkte olmalıdır.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1 ) Adı, Soyadı : Bülent DAYANGAÇ 2 ) Doğum Tarihi : 05 Temmuz 1946 3 ) Ünvanı : Profesör 4 ) Öğrenim Durumu : Derece Alan Üniversite Yıl Y. Lisans Dişhekimliği Fakültesi Hacettepe Üniversitesi

Detaylı

: Fulya Sokak Mehmetçik Cad. Gündüz Apt. No. 29 D5 Şişli İstanbul. : 0505 687 81 37 : eeliguzeloglu@hotmail.com

: Fulya Sokak Mehmetçik Cad. Gündüz Apt. No. 29 D5 Şişli İstanbul. : 0505 687 81 37 : eeliguzeloglu@hotmail.com ÖZGEÇMİŞ 1.Adı Soyadı: Evrim Eligüzeloğlu Dalkılıç İletişim Bilgileri Adres Telefon Mail : Fulya Sokak Mehmetçik Cad. Gündüz Apt. No. 29 D5 Şişli İstanbul : 0505 687 81 37 : eeliguzeloglu@hotmail.com 2.

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 2. SINIF RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ TEORİK DERS PROGRAMI

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 2. SINIF RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ TEORİK DERS PROGRAMI 2. SINIF RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ TEORİK DERS PROGRAMI 1. hafta Konservatif Diş Tedavisine giriş, Diş yüzeyi terminolojisi 2. hafta Kavite sınıflandırması ve kavite terminolojisi (Sınıf I ve II kaviteler)

Detaylı

Conclusion: The conversion degree of resin composite

Conclusion: The conversion degree of resin composite Araştırma/ BARUTCİGİL, Research AHMETOĞLU, Article DÜŞÜK POLİMERİZASYON BÜZÜLMESİ GÖSTEREN MODERN KOMPOZİTLER İLE METAKRİLAT ESASLI REZİN KOMPOZİTİN KONVERSİYON ORANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DEGREE OF

Detaylı

DOKUMA BAZALT-CAM VE FINDIK KABUĞU TAKVİYELİ POLİMER KOMPOZİTLERİNİN EĞİLME DAYANIMI VE ISI GEÇİRGENLİKLERİNİN İNCELENMESİ

DOKUMA BAZALT-CAM VE FINDIK KABUĞU TAKVİYELİ POLİMER KOMPOZİTLERİNİN EĞİLME DAYANIMI VE ISI GEÇİRGENLİKLERİNİN İNCELENMESİ İstanbul Ticaret Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi Yıl: 10 Sayı: 20 Güz 201 s.119-126 DOKUMA BAZALT-CAM VE FINDIK KABUĞU TAKVİYELİ POLİMER KOMPOZİTLERİNİN EĞİLME DAYANIMI VE ISI GEÇİRGENLİKLERİNİN İNCELENMESİ

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Arif ŞAYBAK. İletisim Bilgileri. Adres: Toros. M. 78028 S. Özbey APT K:11 D:11 Çukurova/ ADANA(Aile) Telefon: +905368823282

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Arif ŞAYBAK. İletisim Bilgileri. Adres: Toros. M. 78028 S. Özbey APT K:11 D:11 Çukurova/ ADANA(Aile) Telefon: +905368823282 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Arif ŞAYBAK İletisim Bilgileri Adres: Toros. M. 78028 S. Özbey APT K:11 D:11 Çukurova/ ADANA(Aile) Telefon: +905368823282 Mail: arif_saybak@yahoo.com 2. Doğum Tarihi: 1984 3. Unvanı:

Detaylı

Bu sayının Hakemleri

Bu sayının Hakemleri Bu sayının Hakemleri Doç. Dr. Osman Aydınlı (Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) Doç. Dr. Metin Bozkuş (Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) Doç. Dr. İbrahim Görener (Erciyes Üniversitesi İlahiyat

Detaylı

Derece Bölüm Üniversite Yıl. Lisans - - - Y. Lisans Diş Hekimliği Marmara Üniversitesi 2008

Derece Bölüm Üniversite Yıl. Lisans - - - Y. Lisans Diş Hekimliği Marmara Üniversitesi 2008 ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Sertaç AKSAKALLI Doğum Tarihi: 22 Mart 1983 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm Üniversite Yıl Lisans Y. Lisans Diş Hekimliği Marmara Üniversitesi 2008 Doktora/S.Yeterlik/ Tıpta Uzmanlık

Detaylı

ESERLER A. ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER. 1. Guler AU, Ceylan G, Özkoç O, Aydın M, Cengiz N. Prosthetic treatment of a

ESERLER A. ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER. 1. Guler AU, Ceylan G, Özkoç O, Aydın M, Cengiz N. Prosthetic treatment of a ESERLER A. ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER 1. Guler AU, Ceylan G, Özkoç O, Aydın M, Cengiz N. Prosthetic treatment of a patient with facioscapulohumeral muscular dystrophy: A clinical

Detaylı

Diş Dokularına Adezyon ve Dentin Bağlayıcı Sistemler (2)

Diş Dokularına Adezyon ve Dentin Bağlayıcı Sistemler (2) Diş Dokularına Adezyon ve Dentin Bağlayıcı Sistemler (2) Prof. Dr. L. Şebnem TÜRKÜN Asitleme ve yıkamadan sonra, bağlayıcı ajan nemli dentine uygulanmalı. Kollagen fibriller arasında 15-20nm aralığı koruyup

Detaylı

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Y. Lisans DİŞHEKİMLİĞİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 2002

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Y. Lisans DİŞHEKİMLİĞİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 2002 ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: EMRE AYTUĞAR Öğrenim Durumu: DOKTORA Bölümü: Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Y. Lisans DİŞHEKİMLİĞİ İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ 2002 FAKÜLTESİ Doktora/S.Yeterlilik

Detaylı

-Nalçacı A, Ulusoy N, Küçükeşmen Ç: Effects of LED curing modes on the microleakage of a pit and fissure sealent. Am. J. Dent.

-Nalçacı A, Ulusoy N, Küçükeşmen Ç: Effects of LED curing modes on the microleakage of a pit and fissure sealent. Am. J. Dent. Prof. Dr. Nuran Ulusoy Diş Hekimliği Fakültesi YAYINLAR Uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler SCI YAYINLAR -Kurtulmus-Yilmaz S, Cengiz E, Ulusoy N, Ozak ST, Yuksel E. The effect of home-bleaching

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans ve Yüksek Lisans. Diş Hekimliği Fakültesi Ankara Üniversitesi 1973

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans ve Yüksek Lisans. Diş Hekimliği Fakültesi Ankara Üniversitesi 1973 Akademik CV 1. Adı Soyadı: Nuran Ulusoy 2. Doğum Tarihi: 16 Ağustos 1949 3. Unvanı: Profesör 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans ve Yüksek Lisans Diş Hekimliği Fakültesi Ankara Üniversitesi

Detaylı

Farklı cam iyonomer simanların kompozit ve kompomere olan makaslama bağlanma dayanım kuvvetlerinin karşılaştırılması

Farklı cam iyonomer simanların kompozit ve kompomere olan makaslama bağlanma dayanım kuvvetlerinin karşılaştırılması ARAŞTIRMA Farklı cam iyonomer simanların kompozit ve kompomere olan makaslama bağlanma dayanım kuvvetlerinin karşılaştırılması Mustafa Altunsoy 1, Evren Ok 2, Ebru Küçükyılmaz 3, Başak Bölükbaşı 3, Mehmet

Detaylı

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KURALLARI

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KURALLARI T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KURALLARI Tezin yazımında kullanılacak kağıt A4 standardında olmalıdır. Metin yazılırken her sayfanın sol kenarından, sağ kenarından

Detaylı

ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER. 1- Guler AU, Kurt S, Kulunk T. Effects of various finishing procedures on the staining of

ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER. 1- Guler AU, Kurt S, Kulunk T. Effects of various finishing procedures on the staining of ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER 1- Guler AU, Kurt S, Kulunk T. Effects of various finishing procedures on the staining of provisional restorative materials. J Prosthet Dent 2005;93(5):453-8.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: ESRA PAMUKÇU GÜVEN Unvanı: Yrd. Doç. Dr. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Yüksek Lisans Diş Hekimliği Ege Üniversitesi 1999 Doktora Endodonti Anabilim Dalı Yeditepe Üniversitesi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: GÖKÇE AYKOL ŞAHİN Unvanı: Yrd. Doç. Dr. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Yüksek Lisans Diş Hekimliği İstanbul Üniversitesi 2003 Doktora Periodontoloji Anabilim Dalı İstanbul

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJESİ KESİN RAPORU

ANKARA ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJESİ KESİN RAPORU ANKARA ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJESİ KESİN RAPORU Işık ile Polimerize Edilen Kompozit Rezinlerin Dönüşüm Derecelerinin Geğerlendirilmesinde Üç Farklı Yöntemin Karşılaştırılması Proje Yöneticisi:Prof.

Detaylı

DERGİ HAKKINDA BİLGİ

DERGİ HAKKINDA BİLGİ DERGİ HAKKINDA BİLGİ 1- Dergi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi nin süreli bilimsel yayınıdır ve yılda 2 sayı yayınlanır. 2- Derginin amacı, tıp fakültesi öğrencilerinin özellikle tıp alanında olmak üzere hemen

Detaylı

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ AKADEMİK YAKLAŞIMLAR DERGİSİ YAZIM KURALLARI

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ AKADEMİK YAKLAŞIMLAR DERGİSİ YAZIM KURALLARI İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ AKADEMİK YAKLAŞIMLAR DERGİSİ YAZIM KURALLARI 1. Dergiye gönderilen makaleler, 6.000 12.000 (en fazla 30 sayfa) kelimeden oluşmalıdır. Kitap incelemeleri

Detaylı

GC Türkİye. Kış. Kampanyaları

GC Türkİye. Kış. Kampanyaları GC Türkİye Kış Kampanyaları 2012-2013 G-ænial G-ænial Bond Görünmez Estetik restorasyonlar yaratma sanatı Tek aşamalı, çift seçenekli bonding ister mineyi asitle, ister direkt uygula Eşsiz Bir kompoziyon:

Detaylı

Günlük Tüketilen Yiyecek ve İçeceklerin Mine Yüzeyi Ve Dolgu Materyalleri Üzerindeki Etkisinin. Yardımcı Araştırıcı, 2003.

Günlük Tüketilen Yiyecek ve İçeceklerin Mine Yüzeyi Ve Dolgu Materyalleri Üzerindeki Etkisinin. Yardımcı Araştırıcı, 2003. Adı Soyadı: ALP ERDİN KOYUTÜRK Doğum Tarihi: 09 Şubat 1975 Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Y. Lisans Diş Hekimliği Fakültesi Hacettepe Üniversitesi

Detaylı

Uluslararası Spor Bilimleri Araştırma Dergisi (USBAD)

Uluslararası Spor Bilimleri Araştırma Dergisi (USBAD) Uluslararası Spor Bilimleri Araştırma Dergisi (USBAD) Yazım Kuralları: Çalışmanın metni 12 punto, 1,5 satır aralığında, Times New Roman yazı karakterinde, iki yana yaslı şekilde, MS Word programında yazılmalıdır.

Detaylı

T.C. KARABÜK ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ. Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tez Hazırlama Kılavuzudur

T.C. KARABÜK ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ. Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tez Hazırlama Kılavuzudur T.C. KARABÜK ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tez Hazırlama Kılavuzudur Öğrencinin İsmi Öğrenci Numarası Tez Danışmanı Prof./Doç./Yrd. Doç.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: ÇAĞRI URAL Doğum Tarihi: 26/07/1979 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Y. Lisans DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ

Detaylı

YRD. DOÇ. DR. EBRU HAZAR BODRUMLU

YRD. DOÇ. DR. EBRU HAZAR BODRUMLU YRD. DOÇ. DR. EBRU HAZAR BODRUMLU ÖZGEÇMİŞ FORMU Adı-Soyadı Ebru HAZAR BODRUMLU Doğum Yeri : Tosya Tarihi : 06/ 06 / 1979 E mail hazarebru@yahoo.com Telefon 0 372 2613659 EĞİTİM-ÖĞRETİM YAPTIĞI KURUMLAR:

Detaylı

ÇEVRESEL TEST HİZMETLERİ 2.ENVIRONMENTAL TESTS

ÇEVRESEL TEST HİZMETLERİ 2.ENVIRONMENTAL TESTS ÇEVRESEL TEST HİZMETLERİ 2.ENVIRONMENTAL TESTS Çevresel testler askeri ve sivil amaçlı kullanılan alt sistem ve sistemlerin ömür devirleri boyunca karşı karşıya kalabilecekleri doğal çevre şartlarına dirençlerini

Detaylı

YAYIM İLKELERİ VE MAKALE YAZIM KURALLARI. Yayım İlkeleri

YAYIM İLKELERİ VE MAKALE YAZIM KURALLARI. Yayım İlkeleri YAYIM İLKELERİ VE MAKALE YAZIM KURALLARI Yayım İlkeleri 1. Türkiyat Mecmuası, İstanbul Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü tarafından Bahar ve Güz olmak üzere yılda iki sayı çıkarılan hakemli

Detaylı

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ AKADEMİK YAKLAŞIMLAR DERGİSİ YAZIM KURALLARI

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ AKADEMİK YAKLAŞIMLAR DERGİSİ YAZIM KURALLARI İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ AKADEMİK YAKLAŞIMLAR DERGİSİ YAZIM KURALLARI 1. Dergiye gönderilen makaleler, 6.000 12.000 (en fazla 30 sayfa) kelimeden oluşmalıdır. Kitap incelemeleri

Detaylı

HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ

HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ Cilt:15-16, Sayı:22-23-24-25, Yıl:2010-2011 Vol:15-16, No:22-23-24-25, Year:2010-2011 ISSN: 1303-9105 DİCLE ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ Journal of the Faculty of Law of Dicle University DİCLE

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJE KESİN RAPORU EGE UNIVERSITY SCIENTIFIC RESEARCH PROJECT REPORT. 4,5 cm

EGE ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJE KESİN RAPORU EGE UNIVERSITY SCIENTIFIC RESEARCH PROJECT REPORT. 4,5 cm A4 2,5cm YAZI KARAKTERİ: TIMES NEW ROMAN EGE ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJE KESİN RAPORU EGE UNIVERSITY SCIENTIFIC RESEARCH PROJECT REPORT İLK PENCERE: Proje adı 12 punto ile en fazla 38 Karakter

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı : Suzan BAYER. : Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Cad.) P.K.: 34093 Fatih / İstanbul : (212) 523 22 88 - Dahili 1139 :

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı : Suzan BAYER. : Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Cad.) P.K.: 34093 Fatih / İstanbul : (212) 523 22 88 - Dahili 1139 : ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Suzan BAYER İletişim Bilgileri Adres Telefon Mail : Adnan Menderes Bulvarı (Vatan Cad.) P.K.: 34093 Fatih / İstanbul : (212) 523 22 88 - Dahili 1139 : : : 2. Doğum Tarihi : 3.

Detaylı

-1989 1993; Selçuk Üniversitesi, Sağlık Bilimleri, Diş Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim

-1989 1993; Selçuk Üniversitesi, Sağlık Bilimleri, Diş Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Naime Bilinç Bulucu 2. Doğum Yeri ve Tarihi: Ankara, 27 Aralık 1966. 3. Medeni Durumu, Çocuk Sayısı: Evli, bir çocuk annesi. 4. Bildiği Yabancı Dil: İngilizce 5. Öğrenim Durumu:

Detaylı

OTOKLAV ĐLE STERĐLĐZASYONUN BĐR SELF ETCH ADEZĐVĐN DENTĐNE BAĞLANMA DAYANIMI VE MĐKRO SIZINTISI ÜZERĐNE ETKĐSĐ

OTOKLAV ĐLE STERĐLĐZASYONUN BĐR SELF ETCH ADEZĐVĐN DENTĐNE BAĞLANMA DAYANIMI VE MĐKRO SIZINTISI ÜZERĐNE ETKĐSĐ OTOKLAV ĐLE STERĐLĐZASYONUN BĐR SELF ETCH ADEZĐVĐN DENTĐNE BAĞLANMA DAYANIMI VE MĐKRO SIZINTISI ÜZERĐNE ETKĐSĐ EFFECT OF AUTOCLAVE STERILIZATION ON DENTIN SHEAR BOND STRENGTH AND MICROLEAKAGE OF A SELF

Detaylı

RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ

RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ RESTORATİF DİŞ TEDAVİSİ Ders Koordinatörü: Prof. Dr. Nuran Ulusoy, nulusoy@neu.edu.tr Ders Sorumluları: Prof. Dr. Nuran Ulusoy, nulusoy@neu.edu.tr Prof. Dr. Hikmet Solak, hsolak@neu.edu.tr Prof. Dr. Arzu

Detaylı

Hüma ÖMÜRLÜ 1 Hacer DENİZ ARISU 2 Evrim ELİGÜZELOĞLU 3 Mine Betül ÜÇTAŞLI 1 Oya BALA 1 ÖZET SUMMARY

Hüma ÖMÜRLÜ 1 Hacer DENİZ ARISU 2 Evrim ELİGÜZELOĞLU 3 Mine Betül ÜÇTAŞLI 1 Oya BALA 1 ÖZET SUMMARY GAZİ ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ DİŞ HASTALIKLARI VE TEDAVİSİ ANABİLİM DALINA BAŞVURAN HASTALARIN DİREKT RESTORASYONLARININ KLİNİK BAŞARISININ DEĞERLENDİRİLMESİ* EVALUATION OF THE CLINICAL SUCCESS

Detaylı

Sahibi. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ. Editörler Prof. Dr. A.İrfan AYPAY Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ

Sahibi. Afyon Kocatepe Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ. Editörler Prof. Dr. A.İrfan AYPAY Doç. Dr. Mehmet KARAKAŞ 1992 SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Cilt IX, Sayı 2, Aralık 2007 Afyon Kocatepe University Journal of Social Sciences Vol. IX, Issue 2, December 2007 Sahibi adına Rektör Prof. Dr. Ali ALTUNTAŞ Editörler Prof.

Detaylı

DİCLE DİŞHEKİMLİĞİ DERGİSİ

DİCLE DİŞHEKİMLİĞİ DERGİSİ DİCLE DİŞHEKİMLİĞİ DERGİSİ DENTAL JOURNAL OF DİCLE http://www.dicle.edu.tr/dis-hekimligi-fakultesi-dis-hekimligi-dergisi Dicle Dişhekimliği Dergisi Hakem Kurulu Sahibi Prof. Dr. Ali İhsan ZENGİNGÜL Dicle

Detaylı

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ

İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ İLÂHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ DİN PSİKOLOJİSİ ÖZEL SAYISI Prof. Dr. Kerim Yavuz Armağanı Çukurova University Journal of Faculty of Divinity Cilt 12 Sayı 2 Temmuz-Aralık 2012 ÇUKUROVA

Detaylı

Okul Öncesi (5-6 Yaş) Cimnastik Çalışmasının Esneklik, Denge Ve Koordinasyon Üzerine Etkisi

Okul Öncesi (5-6 Yaş) Cimnastik Çalışmasının Esneklik, Denge Ve Koordinasyon Üzerine Etkisi Okul Öncesi (5-6 Yaş) Cimnastik Çalışmasının Esneklik, Denge Ve Koordinasyon Üzerine Etkisi Kadir KOYUNCUOĞLU, Onsekiz Mart Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu, Çanakkale, Türkiye. koyuncuoglu45@gmail.com

Detaylı

ALT ANTERİOR TEK DİŞ EKSİKLİKLERİNDE CAM FİBERLE GÜÇLENDİRİLMİŞ DİREKT KOMPOZİT KÖPRÜ UYGULAMALARI: BEŞ OLGU SUNUMU

ALT ANTERİOR TEK DİŞ EKSİKLİKLERİNDE CAM FİBERLE GÜÇLENDİRİLMİŞ DİREKT KOMPOZİT KÖPRÜ UYGULAMALARI: BEŞ OLGU SUNUMU Olgu KÜMBÜLOĞLU, Sunumu/ Case YERLİOĞLU, Report ELTER, ALT ANTERİOR TEK DİŞ EKSİKLİKLERİNDE CAM FİBERLE GÜÇLENDİRİLMİŞ DİREKT KOMPOZİT KÖPRÜ UYGULAMALARI: BEŞ OLGU SUNUMU Makale Kodu/Article code: 769

Detaylı

DAİMİ DOLGU MADDELERİNDEN KAVİTE VERNİK VE KAVİTE LİNER LARININ KLİNİK UYGULAMA YÖNTEMLERİ (Restoratif Tedavisi Dersi)

DAİMİ DOLGU MADDELERİNDEN KAVİTE VERNİK VE KAVİTE LİNER LARININ KLİNİK UYGULAMA YÖNTEMLERİ (Restoratif Tedavisi Dersi) DAİMİ DOLGU MADDELERİNDEN KAVİTE VERNİK VE KAVİTE LİNER LARININ KLİNİK UYGULAMA YÖNTEMLERİ (Restoratif Tedavisi Dersi) Prof. Dr. Nuran Ulusoy KAVİTE VERNİKLERİ VE KAVİTE LİNER LARI Koruyucu gereksinimler,

Detaylı

CV - AKADEMİK PERSONEL

CV - AKADEMİK PERSONEL FOTOĞRAF: 1. ADI: Oğuz 2. SOYADI: Ozan 3. DOĞUM YERİ: Ankara 4. DOĞUM TARİHİ(GG.AA.YYYY): 26.07.1978 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ: 5.1. BÖLÜM: Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı 5.2.

Detaylı

Alt Anterior Tek Diş Eksikliklerinden Cam Fiberde Güçlendirilmiş Direkt Kompozit Köprü Uygulamaları: Beş Olgu Sunumu

Alt Anterior Tek Diş Eksikliklerinden Cam Fiberde Güçlendirilmiş Direkt Kompozit Köprü Uygulamaları: Beş Olgu Sunumu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi The Journal of Ondokuz Mayis University Faculty of Dentistry Alt Anterior Tek Diş Eksikliklerinden Cam Fiberde Güçlendirilmiş Direkt Kompozit

Detaylı

GEÇİCİ KRON ve KÖPRÜLER. Prof. Dr. Ahmet Saraçoğlu

GEÇİCİ KRON ve KÖPRÜLER. Prof. Dr. Ahmet Saraçoğlu GEÇİCİ KRON ve KÖPRÜLER Prof. Dr. Ahmet Saraçoğlu Geçici restorasyonlar Sabit protetik restorasyonların yapılması sırasında, hastalarda kaybolan estetik, fonksiyon ve fonasyonun tekrar kazandırılması,

Detaylı

XXVII. ULUSAL TÜBERKÜLOZ VE GÖĞÜS HASTALIKLARI KONGRESİ

XXVII. ULUSAL TÜBERKÜLOZ VE GÖĞÜS HASTALIKLARI KONGRESİ XXVII. ULUSAL TÜBERKÜLOZ VE GÖĞÜS HASTALIKLARI KONGRESİ 9-11 Ocak 2014, Antalya TÜRKİYE ULUSAL VEREM SAVAŞI DERNEKLERİ FEDERASYONU T.C SAĞLIK BAKANLIĞI desteği ve ADANA VEREM SAVAŞI DERNEĞİ ANTALYA VEREM

Detaylı

AKADEMİK PERSONEL - CV

AKADEMİK PERSONEL - CV FOTOĞRAF: 1. ADI: Ahmet Ersan 2. SOYADI: Ersoy 3. DOĞUM YERİ: Ankara 4. DOĞUM TARİHİ(GG.AA.YYYY): 01.12.1960 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ: 5.1. BÖLÜM: Diş Hekimliği Fakültesi 5.2. TELEFON NUMARASI: +90 (392)

Detaylı

UYGULAMA ÖĞRETİM ELEMANI DOÇ. DR. EMRE ÜNAL DOÇ. DR. EMRE ÜNAL DOÇ. DR. EMRE ÜNAL

UYGULAMA ÖĞRETİM ELEMANI DOÇ. DR. EMRE ÜNAL DOÇ. DR. EMRE ÜNAL DOÇ. DR. EMRE ÜNAL 2012-2013 EĞİTİM YILI BAHAR YARIYILI ÖĞRETMENLİK SI II DERSİ PROGRAMI 1 090301001 NİLAY BOSTANCI 2 090301002 ZÜLBETTİN EMLİ 3 080301093 MUSTAFA TOK 4 090301004 EMİNE NAR 5 090301005 RABİYE KILINÇARSLAN

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Ünvanı: Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Ünvanı: Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Şeyda ERŞAHAN EROĞLU Ünvanı: Endodonti uzmanı Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Y.Lisans Dişhekimliği Fakültesi Marmara Üniversitesi 2000 Doktora Endodonti GATA Sağlık Bilimleri

Detaylı

T.C. ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU ANTRENÖRLÜK EĞİTİMİ BÖLÜMÜ BİTİRME TEZİ YÖNERGESİ

T.C. ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU ANTRENÖRLÜK EĞİTİMİ BÖLÜMÜ BİTİRME TEZİ YÖNERGESİ T.C. ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR YÜKSEKOKULU ANTRENÖRLÜK EĞİTİMİ BÖLÜMÜ BİTİRME TEZİ YÖNERGESİ 1.BİTİRME TEZİ GENEL İLKELERİ 1.1. Tez dili Türkçedir ve olabildiğince Türkçe

Detaylı

P1. Bebeklik Dönemi Besinlerinin Çürük Yapıcı Etkilerinin Değerlendirilmesi. TÜBİTAK Projesi, SBAG-HD-252 (107S305), Proje Yöneticisi, 2007-2008.

P1. Bebeklik Dönemi Besinlerinin Çürük Yapıcı Etkilerinin Değerlendirilmesi. TÜBİTAK Projesi, SBAG-HD-252 (107S305), Proje Yöneticisi, 2007-2008. Bilimsel çalışmalar Yönetilen Doktora Tezleri: 1. ÖZER S., Bebeklik Dönemi Besinlerinin Çürük Yapıcı Etkilerinin Değerlendirilmesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Pedodonti Anabilim

Detaylı

DİCLE DİŞHEKİMLİĞİ DERGİSİ

DİCLE DİŞHEKİMLİĞİ DERGİSİ DİCLE DİŞHEKİMLİĞİ DERGİSİ DENTAL JOURNAL OF DİCLE http://www.dicle.edu.tr/dis-hekimligi-fakultesi-dis-hekimligi-dergisi Dicle Dişhekimliği Dergisi Hakem Kurulu Sahibi Prof. Dr. Ali İhsan ZENGİNGÜL Dicle

Detaylı

ARAŞTIRMA. Çiğdem KÜÇÜKEŞMEN 1 Selim ERKUT 2 Hakkı Cenker KÜÇÜKEŞMEN 3

ARAŞTIRMA. Çiğdem KÜÇÜKEŞMEN 1 Selim ERKUT 2 Hakkı Cenker KÜÇÜKEŞMEN 3 ARAŞTIRMA BALIKESİR SAĞLIK BİLİMLERİ DERGİSİ / BALIKESIR HEALTH SCIENCES JOURNAL HALOJEN VE LED IŞIK KAYNAKLARIYLA POLİMERİZE EDİLEN VE TOTAL VE SELF- ETCH BAĞLAYICI SİSTEMLERLE SÜT DİŞİ MİNESİNE BAĞLANAN

Detaylı

MAKALE YAZIM KURALLARI

MAKALE YAZIM KURALLARI YAYIN KURALLARI Dergimizde, özgün araştırma ve inceleme makalesi, derleme makalesi, çeviri, arşiv belgeleri, kitap eleştirisi ve tanıtımı, ölüm ve sempozyum vb. haberleri yayınlanır. Yazıların başka bir

Detaylı

T.C. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ 2012-2013 EĞİTİM YILI PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI YEDEK ADAY KAYIT LİSTESİ

T.C. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ 2012-2013 EĞİTİM YILI PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI YEDEK ADAY KAYIT LİSTESİ İLAHİYAT T.C. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ 2012-2013 EĞİTİM YILI PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI YEDEK ADAY KAYIT LİSTESİ Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi KAYIT HAKKI KAZANAN

Detaylı

Buhar Kürü Uygulamasında Beton Özeliklerini Etkileyen Faktörlerden Bekleme Süresi nin Önemi

Buhar Kürü Uygulamasında Beton Özeliklerini Etkileyen Faktörlerden Bekleme Süresi nin Önemi ECAS2002 Uluslararası Yapı ve Deprem Mühendisliği Sempozyumu, 14 Ekim 2002, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara, Türkiye Buhar Kürü Uygulamasında Beton Özeliklerini Etkileyen Faktörlerden Bekleme Süresi

Detaylı

ÖZGEÇMĠġ Yrd. Doç. Dr. ENDER AKAN

ÖZGEÇMĠġ Yrd. Doç. Dr. ENDER AKAN ÖZGEÇMĠġ Yrd. Doç. Dr. ENDER AKAN YazıĢma Adresi : Telefon : 0 232 325 40 40 e-posta : EĞĠTĠM BĠLGĠLERĠ Dişhekimliği FakültesiProtetik Diş Tedavisi A.D. İzmir/Türkiye ender.akan@ikc.edu.tr Ülke Üniversite

Detaylı

Endodontik tedavi görmüş dişlerin konservatif restorasyonları

Endodontik tedavi görmüş dişlerin konservatif restorasyonları Acta Odontologica Turcica 2013;30(1):44-8 Derleme Endodontik tedavi görmüş dişlerin konservatif restorasyonları İhsan Yıkılgan,* Oya Bala Diş Hastalıkları ve Tedavisi Anabilim Dalı, Gazi Üniversitesi Diş

Detaylı

Ağız Hastalıkları (2 0) Doç. Dr. Osman A. ETÖZ

Ağız Hastalıkları (2 0) Doç. Dr. Osman A. ETÖZ AĞIZ, DİŞ VE ÇENE CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI /GÜZ/ ADI Dt. Halis Ali ÇOLPAK Dt. Ömer ÜLKER Dt. Halis Ali ÇOLPAK Dt. Ömer ÜLKER Dt. Veysel KALKAN Dt. Halis Ali ÇOLPAK Dt. Ömer

Detaylı

ÖNSÖZ. Bayram NCE 2009 / Diyarbak r

ÖNSÖZ. Bayram NCE 2009 / Diyarbak r I ÖNSÖZ Tezimin ba ndan sonuna kadar, bana hep destek olan dan man hocam Doç. Dr. Sema ÇELENK, Anabilim Dal Ba kan Yrd. Doç.Dr. Özkan ADIGÜZEL ba ta olmak üzere bölümümdeki bütün hocalar ma, tezimde eme

Detaylı

Yrd. Doc. Dr. Ahmet Arif ÇELEBİ

Yrd. Doc. Dr. Ahmet Arif ÇELEBİ Yrd. Doc. Dr. Ahmet Arif ÇELEBİ Adres E-Posta : Zirve Universitesi Dis Hekimligi Fakultesi, Gaziantep. : arcedent@yahoo.com, ahmetarifcelebi@gmail.com Öğrenim Durumu : Bölüm/Program Okul Yıl Diş Hekimliği

Detaylı

MAKALE YAZIM KURALLARI

MAKALE YAZIM KURALLARI YAYIN KURALLARI Dergimizde, özgün araştırma ve inceleme makalesi, derleme, çeviri, arşiv belgeleri, nekroloji, kitap eleştirisi ve tanıtımı, sempozyum vb. haberleri yayınlanır. Yazıların başka bir yerde,

Detaylı

A4. Özsezer E, Inan U, Aydın U. In vivo evaluation of ProPex electronic apex locator. J Endod 2007; 33(8): 974 977.

A4. Özsezer E, Inan U, Aydın U. In vivo evaluation of ProPex electronic apex locator. J Endod 2007; 33(8): 974 977. ESERLER A. Uluslararası hakemli dergilerde yayımlanan makaleler : A1. Taşdemir T, Aydemir H, İnan U, Ünal O. Canal preparation with Hero 642 rotary NiTi instruments compared with stainless steel hand K-file

Detaylı

Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi

Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi Sağlık Akademisyenleri Dergisi 2014; 1(2):141-145 ISSN: 2148-7472 ARAŞTIRMA / RESEARCH ARTICLE Hemşirelerin Hasta Hakları Konusunda Bilgi Düzeylerinin Değerlendirilmesi Assessıng Nurses Level of Knowledge

Detaylı

ERSOY ve. Bakıslar. Genc. Mehmet Akif. İstiklal Marşı na. Sempozyumu 1 2-1 3 M a r t 2 0 1 1 / B A R T I N. İstiklal Marşı nın Kabulünün

ERSOY ve. Bakıslar. Genc. Mehmet Akif. İstiklal Marşı na. Sempozyumu 1 2-1 3 M a r t 2 0 1 1 / B A R T I N. İstiklal Marşı nın Kabulünün İ B A R T I N Ü N İ V E R S İ T E S BARTIN ÜNİVERSİTESİ İstiklal Marşı nın 90 Kabulünün Yılında Mehmet Akif ERSOY ve İstiklal Marşı na Genc Bakıslar Ulusal Öğrenci Sempozyumu 1 2-1 3 M a r t 2 0 1 1 /

Detaylı

MARMARA COĞRAFYA ------------DERGİSİ----------- MARMARA GEOGRAPHICAL REVİEW

MARMARA COĞRAFYA ------------DERGİSİ----------- MARMARA GEOGRAPHICAL REVİEW MARMARA COĞRAFYA ------------DERGİSİ----------- SAYI: 7 OCAK 2003 İSTANBUL MARMARA COĞRAFYA DERGİSİ SAYI: 7 OCAK 2003 İSTANBUL MARMARA COĞRAFYA DERGİSİ ISSN 1303-2429 Yazı Kurulu Prof. Dr. Ramazan ÖZEY

Detaylı

Poster Nasıl Hazırlanır?

Poster Nasıl Hazırlanır? Poster Nasıl Hazırlanır? Dr. Mustafa SÜNBÜL Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı SAMSUN Poster özeti yazımı Poster yazımı İçerik Görünüm

Detaylı

Doktora Tezi : Çenelerin dentoalveoler inflamatuar lezyonlarının mikrobiyolojik olarak incelenmesi (2000-2004)

Doktora Tezi : Çenelerin dentoalveoler inflamatuar lezyonlarının mikrobiyolojik olarak incelenmesi (2000-2004) 1. Adı Soyadı: MUSTAFA TEK 2. Doğum Tarihi: 28/01/1976 3. Unvanı: YARDIMCI DOÇENT 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans DİŞ HEKİMLİĞİ İSTANBUL 1999 Y. Lisans DİŞ HEKİMLİĞİ İSTANBUL 1999

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Şeniz R. KUŞHAN AKIN EĞİTİM Doktora, Yüksek Lisans, Lisans, İŞ TECRÜBESİ Yrd. Doç. Dr., Bilimsel Programlar Başuzmanı,

Yrd. Doç. Dr. Şeniz R. KUŞHAN AKIN EĞİTİM Doktora, Yüksek Lisans, Lisans, İŞ TECRÜBESİ Yrd. Doç. Dr., Bilimsel Programlar Başuzmanı, Yrd. Doç. Dr. Şeniz R. KUŞHAN AKIN Çankaya Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Bölümü Mühendislik Binası-3, N Blok B17 Eskişehir Yolu 29.km, Yenimahalle, 06810, Ankara EĞİTİM 2000-2006 Doktora, Seramik Mühendisliği

Detaylı

A. YAYINLAR VE ATIFLAR

A. YAYINLAR VE ATIFLAR A. YAYINLAR VE ATIFLAR A.1. a) SCI (SCIENCE CITATION INDEX), SCI EXPANDED KAPSAMINDAKİ DERGİLERDE YAYINLANAN MAKALELER (Derleme Dahildir) 1. Saraç, Y.Ş., Başoğlu,T., Ceylan,G.K., Saraç,D., Yapıcı,O., Effect

Detaylı

LABORATUAR TEKNİSYENLERİ. 2 Seda IŞIK Laboratuar Teknikeri Kan Tranfizyonu. 3 Asiye ERDEN Laboratuvar Teknikeri ücretsiz izinli

LABORATUAR TEKNİSYENLERİ. 2 Seda IŞIK Laboratuar Teknikeri Kan Tranfizyonu. 3 Asiye ERDEN Laboratuvar Teknikeri ücretsiz izinli 1 Bahriye IRATCI LABORATUAR TEKNİSYENLERİ Laboratuar Teknisyeni Laboratuvar 2 Seda IŞIK Laboratuar Teknikeri Kan Tranfizyonu 3 Asiye ERDEN Laboratuvar Teknikeri ücretsiz izinli 4 Mustafa KIVRAK Laboratuvar

Detaylı

Araştırma EÜ Diş Hek Fak Derg 2013; 34(2) 99-104

Araştırma EÜ Diş Hek Fak Derg 2013; 34(2) 99-104 Araştırma EÜ Diş Hek Fak Derg 2013; 34(2) 99-104 Üç Farklı Akışkan Kompozitin ve Bir Kendinden Adezivli Akışkan Kompozitin Sınıf V Restorasyonlardaki Mikrosızıntı Değerlerinin İn-vitro Olarak İncelenmesi

Detaylı

1 Mayıs 2012'den itibaren geçerli olan 3M ESPE Fiyat Listesi

1 Mayıs 2012'den itibaren geçerli olan 3M ESPE Fiyat Listesi 1 Mayıs 2012'den itibaren geçerli olan 3M ESPE Fiyat Listesi Ürün Kodu Ürün Adı 2012 Fiyatları KORUYUCU DİŞ HEKİMLİĞİ ÜRÜNLERİ 47056 Clinpro Cario L-POP 40'lı Paket 315 67001 Clinpro Prophy Powder (4 x

Detaylı

bilimname XIII, 2007/2 (199) HAKEMLER KURULU

bilimname XIII, 2007/2 (199) HAKEMLER KURULU bilimname XIII, 2007/2 (199) HAKEMLER KURULU Ali AKTAN, (Prof. Dr.), Erciyes Üniversitesi Ramazan ALTINTAŞ, (Prof. Dr.), Cumhuriyet Üniversitesi H. Yunus APAYDIN, (Prof. Dr.), Erciyes Üniversitesi Ahmet

Detaylı

Numerical Investigation of the Effect of Needle Tilting Angle on Irrigant Flow Inside the Tooth Root Canal

Numerical Investigation of the Effect of Needle Tilting Angle on Irrigant Flow Inside the Tooth Root Canal Numerical Investigation of the Effect of Needle Tilting Angle on Irrigant Flow Inside the Tooth Root Canal İğne Açısının Diş Kök Kanalı İçindeki İrigasyon Sıvısının Akışına Etkisinin Sayısal Analizi A.

Detaylı

Dişhekimliği Uygulamalarında Başarıyı Etkileyen Yeni Yaklaşımlar

Dişhekimliği Uygulamalarında Başarıyı Etkileyen Yeni Yaklaşımlar Dişhekimliği Uygulamalarında Başarıyı Etkileyen Yeni Yaklaşımlar Prof. Dr. Đnci Oktay Meslek Deneyimi? Bilimsel Araştırma? Uzman Görüşü? Meslek pratiğinde başarılı olmak, tüm dişhekimlerinin ortak amacıdır.

Detaylı

GAZİ ÜNİVERSİTESİ ÇORUM İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ

GAZİ ÜNİVERSİTESİ ÇORUM İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ GAZİ ÜNİVERSİTESİ ÇORUM İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ ISSN 1303-7757 2003/1 Yıl: 2, Cilt: II, Sayı: 3 GAZI UNIVERSITY THE JOURNAL OF CORUM FACULTY OF THEOLOGY ISSN 1303-7757 2003/1 Year: 2, Vol.:II, Issue:

Detaylı

CV - AKADEMİK PERSONEL

CV - AKADEMİK PERSONEL FOTOĞRAF: 1. ADI: Ayşe 2. SOYADI: Akıncıoğlu 3. DOĞUM YERİ: KKTC 4. DOĞUM TARİHİ: 12.06.1974 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ: 5.1. BÖLÜM: Diş Hekimliği Fakültesi, Protez Kliniği 5.2. TELEFON NUMARASI: +90 (392)

Detaylı

NO ADI SOYADI AİDATLAR GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00

NO ADI SOYADI AİDATLAR GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 NO ADI SOYADI GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 3 SELMAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00

Detaylı

ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTE DERGİSİ GENEL YAYIN İLKELERİ YÖNERGESİ

ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTE DERGİSİ GENEL YAYIN İLKELERİ YÖNERGESİ ARDAHAN ÜNİVERSİTESİ İNSANİ BİLİMLER VE EDEBİYAT FAKÜLTE DERGİSİ GENEL YAYIN İLKELERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1-(1)Bu yönergenin amacı, Ardahan Üniversitesi

Detaylı

GRUP. Devam Çizelgesi UYGULAMA OKULU KOORDİNATÖRÜ UYGULAMA SINIFI. ÖĞRETMEN ADAYININ NUMARASI Kübra Nur SAYAN Bircan ÇAM. 1.

GRUP. Devam Çizelgesi UYGULAMA OKULU KOORDİNATÖRÜ UYGULAMA SINIFI. ÖĞRETMEN ADAYININ NUMARASI Kübra Nur SAYAN Bircan ÇAM. 1. Kübra Nur SAYAN Bircan ÇAM Tülay SANCAR Özlem ESEN Yeliz KUMAŞ Kübra TUNCA Vasfiye KALAMAN 7 Mart Ortaokulu Orhun BÜYÜK Şehmuz BULUT Yrd. Doç. Dr. Mustafa CANSIZ Engin SÖNMEZ Murat YÖNDEM (İ.Ö.) Sultan

Detaylı

Arş.Gör.Dt.Pınar GÜL * Yrd.Doç.Dr. Nilgün AKGÜL *

Arş.Gör.Dt.Pınar GÜL * Yrd.Doç.Dr. Nilgün AKGÜL * Olgu Sunumu/ Case Report DİREKT FİBER ADEZİV KÖPRÜ UYGULAMALARI (İKİ OLGU SUNUMU) DIRECT FIBER REINFORCED ADHESIVE BRIDGE APPLICATIONS (TWO CASE REPORTS) Arş.Gör.Dt.Pınar GÜL * Yrd.Doç.Dr. Nilgün AKGÜL

Detaylı

KENAR SIZINTISI ÜZERİNE ETKİSİ

KENAR SIZINTISI ÜZERİNE ETKİSİ G.Ü. Dişhek. Fak. Der. Cilt XIII, Sayı 1, Sayfa 23-28, 1996 POSTERİOR KOMPOZİT REZİNLERİN YENİ BİR KENAR SIZINTISI ÜZERİNE ETKİSİ UYGULAMA TEKNİĞİ İLE YERLEŞTİRİLMESİNİN Jale GÖRÜCÜ*, Şükran BOLAY**, Gönül

Detaylı

BAĞCILAR ANADOLU LİSESİ

BAĞCILAR ANADOLU LİSESİ BAĞCILAR ANADOLU LİSESİ PF09140638 KÜBRA DOĞAN PF09140595 ÖMER YILMAZ PF09140190 RIDVAN BİNBOĞA PF09140810 GAMZE KAMİŞLİ PF09140268 BUŞRA ÇİMEN PF09140467 EDA SÜREN Biyoloji Öğretmenliği Grubu PF24140208

Detaylı

NANO KURġUN ÜRETĠMĠ VE KARAKTERĠZASYONU

NANO KURġUN ÜRETĠMĠ VE KARAKTERĠZASYONU NANO KURġUN ÜRETĠMĠ VE KARAKTERĠZASYONU AHMET GÜNGÖR MERSĠN ÜNĠVERSĠTESĠ FEN BĠLĠMLERĠ ENSTĠTÜSÜ KĠMYA MÜHENDĠSLĠĞĠ ANA BĠLĠM DALI YÜKSEK LĠSANS TEZĠ MERSĠN TEMMUZ 2015 NANO KURġUN ÜRETĠMĠ VE KARAKTERĠZASYONU

Detaylı

SAYIŞTAY DERGİSİ YAYIN İLKELERİ VE YAZIM KURALLARI. Sayıştay Dergisi Yayın İlkeleri Sayıştay Dergisi Yazım Kuralları

SAYIŞTAY DERGİSİ YAYIN İLKELERİ VE YAZIM KURALLARI. Sayıştay Dergisi Yayın İlkeleri Sayıştay Dergisi Yazım Kuralları SAYIŞTAY DERGİSİ YAYIN İLKELERİ VE YAZIM KURALLARI Sayıştay Dergisi Yayın İlkeleri Sayıştay Dergisi Yazım Kuralları SAYIŞTAY DERGİSİ YAYIN İLKELERİ Sayıştay Dergisi üçer aylık dönemler halinde yayımlanan

Detaylı

Fill-Up! Derin. Hızlı. Mükemmel.

Fill-Up! Derin. Hızlı. Mükemmel. DUAL SERTLEŞEN BULK KOMPOZİT Fill-Up! Derin. Hızlı. Mükemmel. www.coltene.com Derin Fill-Up! dual sertleşme özelliği sayesinde dolguda sınırsız tabaka kalınlığı Çok derin kavitelerde bile tam sertleşme

Detaylı

Yüzey Suları Çalışma Grubu

Yüzey Suları Çalışma Grubu Yüzey Suları Çalışma TÜRKİYE ULUSAL HİDROLOJİ KOMİSYONU TUHK BAŞKANI: Dr. BÜLENT SELEK ÜNİVERSİTELER TEMSİLCİSİ: Prof. Dr. HAFZULLAH AKSOY Çalışma Grupları Üye Adı-Soyadı Görevi Çalıştığı Kurum Prof. Dr.

Detaylı

TUKMOS PROTETİK DİŞ TEDAVİSİ KOMİSYONU 1.DÖNEM ÜYELERİ

TUKMOS PROTETİK DİŞ TEDAVİSİ KOMİSYONU 1.DÖNEM ÜYELERİ Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK), uzmanlık eğitiminde kullanılmak üzere çekirdek müfredat ve standartları belirlemek için Tıpta Uzmanlık Kurulu Müfredat Oluşturma ve Standart Belirleme Sistemi (TUKMOS) çerçevesinde

Detaylı

SELF-ETCH ADEZİVİN TEK KAT VEYA ÇOK KAT UYGULAMASININ MAKASLAMA DİRENCİ ÜZERİNE ETKİSİ

SELF-ETCH ADEZİVİN TEK KAT VEYA ÇOK KAT UYGULAMASININ MAKASLAMA DİRENCİ ÜZERİNE ETKİSİ A.Ü. Diş Hek. Fak. Derg. 32(1) 19-23, 2005 SELF-ETCH ADEZİVİN TEK KAT VEYA ÇOK KAT UYGULAMASININ MAKASLAMA DİRENCİ ÜZERİNE ETKİSİ Effects of one versus two or three applications of a Self-etching Adhesive

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi YAZIM KURALLARI

Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi YAZIM KURALLARI Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi YAZIM KURALLARI 1. Gönderilen çalışmalar, MS Office ortamında yazılmalı ve başlık (Türkçe ve İngilizce), özet (Türkçe ve İngilizce), anahtar kelimeler (Türkçe

Detaylı

TESAM AKADEMİ YAYIN İLKELERİ 1. Tesam Akademi Dergisi Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere yılda 2 kez yayımlanmaktadır.

TESAM AKADEMİ YAYIN İLKELERİ 1. Tesam Akademi Dergisi Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere yılda 2 kez yayımlanmaktadır. TESAM AKADEMİ YAYIN İLKELERİ 1 GENEL İLKELER Tesam Akademi Dergisi Ocak ve Temmuz aylarında olmak üzere yılda 2 kez yayımlanmaktadır. Dergide ekonomi, siyaset bilimi ve kamu yönetimi, dış politika, hukuk

Detaylı

T.C. AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÖNETİM KURULU KARARLARI

T.C. AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÖNETİM KURULU KARARLARI KARAR 2012/012 01: 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Yarıyılı itibariyle Tez Savunma Sınavına girecek öğrencilerin Anabilim Dalları Kurul Kararlarınca önerilen ve Enstitümüz Yönetim Kuruluna sunulan

Detaylı

FARKLI KİMYASAL YAPIDAKİ GEÇİCİ KRON MATERYALLERİNİN PULPAYA OLAN ISI İLETİMLERİ ÖZET

FARKLI KİMYASAL YAPIDAKİ GEÇİCİ KRON MATERYALLERİNİN PULPAYA OLAN ISI İLETİMLERİ ÖZET G.U. Dişhek. Pak. Der. Cilt VIII, Sayı 1, Sayfa 65-74 1991 FARKLI KİMYASAL YAPIDAKİ GEÇİCİ KRON MATERYALLERİNİN PULPAYA OLAN ISI İLETİMLERİ Dr. Nesrin ANIL* Dt. Berrin Aksu Kara** ÖZET Bu çalışmada, farklı

Detaylı