fiç - K TLE GAZETES YIL: 2 SAYI: 8 F YATI 1 TL. OCAK de Düzen ve Kitleler

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "fiç - K TLE GAZETES YIL: 2 SAYI: 8 F YATI 1 TL. OCAK 2011 2011 de Düzen ve Kitleler"

Transkript

1 Bütün Ülkelerin flçileri Birleflin! fiç - K TLE GAZETES YIL: 2 SAYI: 8 F YATI 1 TL. OCAK 2011 Herkesin Yetene inden, Herkese htiyac na Göre! 2011 de Düzen ve Kitleler BU SAYIDA Boyal burjuva bas n nda manfletten verilen haberlere göre önde gelen falc lar m z(!) 2010 y l n n son günleri için flu tahminlerde bulunmufllar: Do al afetler, düflmanca eylemler, aç a ç kan s rlar, istihbarat bilgileri, ortaya ç kan gerçekler, fliddet eylemleri, güvenlik güçlerini ön plana ç karabilecek konular, kad nlarla ilgili sorunlar, yabanc ülkelerle ba lant l problemler, diplomatik iliflkilerde gerilim türünde olaylar n ön plana ç - kabilece i sonunda anlafl lan gaipten haber verenler bile politize olmufl durumda. Ama 2011 y l n n ayn geride b rakt m z y l gibi kapitalizmin hüküm sürdü ü dünyada ve Türkiye nin yukar daki türden önemli geliflmelere sahne olaca n tahmin etmek için müneccim olmaya gerek var m? flçi s n f ad na konuflan çeflitli renklerden kurumlar ve kifliler kadar, politik olarak yeterince uyanmam fl olan iflçilerin büyük kitlesi içinde de son derece yayg n olan bir görüfle göre, iflçiler kendi ekmek kavgalar ndan baflka fleylerle pek fazla ilgilenmez ve ilgilenmemelidir. Bu tür sorunlar tuzu kurular n iflidir. Bu, iflçilerin ekmek kavgalar yla ve onun ötesinde herfleyi üreten bir s - n f olmas na ra men sürekli açl k korkusuyla çal - flan ve yaflayan bir s n f olmaktan, ezilen ve sömürülen bir s n f olmaktan nihai olarak kurtuluflu kavgas yla bütün önemli politik olgu ve olaylar aras ndaki derin ve köklü ba lant y kavrayamayan, iflçi s n f n n kaderini bilinçli ya da bilinçsiz olarak sömürücü s n flar n politikas n n insaf na b rakan son derece darkafal bir görüfltür. flçi s n f içerde burjuvazinin çeflitli kesimleri aras ndaki kavgalardan, Kürt sorununa ve polis devletinin uygulamalar n n bütün görünümlerine kadar, d flarda emperyalizmin yeni savafl planlar na ve bu planlarda Türkiye ye biçilen rollere kadar bütün önemli politik sorunlar kendi nihai s n f ç karlar ve amaçlar do rultusunda de erlendirmeyi ö renmeden kendisini kapitalist sistemin bask ve sömürüsünden kurtulmaya götüren yolu çizmeyi ve hayata geçirmeyi asla baflaramayacakt r y l nda bafllayan kapitalizmin dünya çap ndaki ekonomik krizinin Türkiye deki yans malar emekçi kitleleri onikiden vurmaya devam ederken, tekelci sermaye krizi te et atlatman n da ötesinde servetlerine servet katmaya devam etti. Ekonomist dergisi taraf ndan her sene sonunda yay nlanan En Zengin 100 Aile-Kifli araflt rmas n n bu seneki sonuçlar na göre; en zenginlerimiz servetlerini dolar baz nda yüzde 20 ila yüzde 50 düzeyinde art r m fl. Bu y l da zirveyi kimseye b rakmayan Koç Ailesi ni serveti her geçen y l biraz daha artan fiahenk ailesi izle mifl. Ülker, Karamehmet ve Do an n s ras yla 3, 4. ve 5. s rada bulundu u listede, her biri 5-6 milyar dolarl k servetleriyle bafll bafl na bir dev haline gelmifl durumda olan Sabanc ailesinin dört üyesi ilk onun 7 ila 10. s ralar n paylafl yormufl. Kifli bafl na gelir rakamlar nda yap lan yeni düzenlemelerle dünyan n 15. büyük ekonomisi olmakla övünen Türkiye, Romanya n n 50., Panama n n 54., Jamaica n n bile 80. s rada yer ald Birleflmifl Milletler insani geliflme endeksinde ancak 83. s rada yer almaktad r. Böyle bir tabloda 2011 de de sermayenin en büyük korkusu sosyal patlama olmaya devam edecek. Yukar daki bilgileri aktard m z burjuva ekonomi dergisinin editörü bile flunlar yazmaktan kendisini alam yor: Sonuçta zengilerimiz daha da zenginlefliyor. Ya toplumun geneli için ne demeli? Her kesimi kapsayan bir zenginleflme söz edilebilir mi? Böyle bir fley söylenemez. Bunun için geçici mucizeler yerine, kal c l n, uzun vadenin peflinde koflmal y z. zlanda, Dubai, Yunanistan, spanya, Portekiz ve son olarak da rlanda örne inin iyi incelenmesi gerekiyor. Gerçekte bunlar yazan kifli, Türk sermayesinin kapitalist üretim anarflisinde kaç n lmaz olan krizlerin sonuçlar na karfl an lan geliflmifl ekonomilerin alamad hiçbir uzun vadeli önlemi alamayaca n kendisi de biliyor. Sermayenin sosyal patlama korkusu Türkiye nin do usunda sosyal ve ulusal ayaklanman n birleflmesi korkusuna dönüflüyor. Mustafa Koç un ifadeleriyle yükselen iflsizlikle gelebilecek sosyal sorunlar n, kutuplaflma ile birleflmesi halinde telafisi imkans z zararlara yol açabilece i düflüncesi para torbalar n n uykular n kaç r yor. Kodamanlar kameralar n önünde Kürtçe demokrasi ve bar fl mesajlar verirken sat r aralar nda sokaklarda ifade özgürlü ünün s n rlar n aflan gösteriler, hatta çat flmalara karfl sert önlemler Devam 16. sayfada Yeni CHP Eski Hikâye s. 2 Yüz Y ll k S n f Mücadelesi Tarihimizden - II s. 3 Liberaller ve Demokratik Özerklik s. 4 Dünyada ve Türkiye'de Wikileaks Skandal s. 5 NATO Zirvesi ve AKP'nin Yalanc Pehlivanl s. 5 Avrupa'da flçiler ve Ö renciler Ayakta s. 6 flçilik- flsizlik Güvencesizlik Sorunu s. 8 'Vergi Bar fl ': Sermayeyle Bar fl flçiyle Savafl s. 9 kinci Tekel Direnifli Sona Erdi s. 10 S n f Mücadelesinde Cezaevleri s. 11 Kad na Yönelen fiiddet ve Sömürü s. 11 'Fatih' Projesi - Küresel Sermaye ve Spor s.12 Tabiât 'Koruma' De il 'Kullanma' Kanunu s. 13 Okurlardan s

2 Düzen Cephesinden Yeni CHP Eski Hikâye Muhalefetteki burjuva partilerinde moda tabirle hararetli bir yeniden yap lanma süreci yaflan yor. Saadet Partisi bölünerek Has Parti yi do urdu. MHP de ise benzer bir bölünme korkusuyla küskünler partiye dönmeye ça r l yor. En çalkant l süreç ise, sermayenin AKP ye alternatif olabilecek bir konuma getirmek için teflvik etti i CHP de yafland. CHP deki k ran k rana koltuk çekiflmesi 15. Ola anüstü Kurultay sonucunda flimdilik bast r lm fl görünüyor. Bafl na Che flapkas geçirilen, K l çdaro lu nun delegelere yoldafllar diye seslendi i Kurultay dan, burjuva bas n na bak l rsa, yepyeni bir CHP do du. K l çdaro lu, yeni CHP nin ne oldu unun ipuçlar n daha önce vermiflti: Bihlun Tamayl gil: Sermaye Piyasas Arac Kurumu Genel Müdür Yard mc s ve Genel Müdürü olarak görev yapt. Özel Sektörde Yönetim Kurulu Üyeli i, Yat r m ve Üretim Finansman Dan flmanl görevlerinde bulundu. Özel flirket orta oldu ve flirketin yöneticili ini yapt. 22. Dönem stanbul Milletvekili. 22. Dönem de PAB ve NATO PA Türk Grubu Üyeli i görevlerini üstlendi. Son kurultayda Süheyl Batum un yerine Baykalc lar kontenjan ndan Genel Sekreterli e getirildi. Umut Oran: Koç un tekstil flirketlerinde yöneticilikten gelerek 1990 larda önde gelen tekstil krallar ndan biri konumuna yükseldi. Türkiye Giyim Sanayicileri Derne i nin Yönetim Kurulu Baflkanl ve Dünya Haz r Giyim Federasyonu Baflkanl yapt. Daha önce Kürt illerinde çal flan iflçilere asgari ücretin yar s n n ödenmesi (bölgesel asgari ücret) önerisiyle gündeme geldi. CHP nin iktidar olmas durumunda ekonomi yönetiminde ve Kürt sorununun ele al nmas nda önde gelen Yeni CHP Yönetiminden Portreler Düzen Partileri Kimden Ak l Al yorlar? Erdo an referandumda 12 Eylül öncesi kuyrukçu sosyalistlerin ünlü ileri demokrasi slogan n kendine maletmifl, yetmez ama evet formülüyle kendisine büyük bir destek sa layan devrimci solcu iflçi partisi ne katk - lar ndan dolay gerici sendikalardan bile önce teflekkür etmeyi de unutmam flt. Sahte sosyalistlerden ak l almak moda olacak ki, K l çdaro lu da günümüzün hür ve kabul edilmifl, Avrupa standartlar na uygun T K P sinin Aya a Kalk n, syan Edin! fleklindeki içi bofl sloganlar n Kurultay n bafl slogan yapt. Ayn flekilde, yeni kurulan Has Parti de flçilerin Kardeflli i Partisi ad alt nda 1960 lar n Türkiye flçi Partisi gibi bir etki yaratmak gibi büyük iddialarla kurulup herhangi bir baflar elde edemeyen partinin sadece sloganlar n de il Genel Baflkan n transfer etti. Sahte kuyrukçu sosyalizm burjuva partilerinin ak l küpü rolünü oynamaktan öteye geçemiyor. Ekonomik olarak özgür olmayan, siyasî olarak da olamaz ilkesi uyar nca yoksulluk ve iflsizlikle mücadele odakl ekonomik program haz rlanacak. Ama Bülent Ecevit ten farkl olarak ekonomik büyümenin motoru olarak devlet sektörü de il, özel sektör, özellikle de sanayici görülecek. Yine -bat ya hep kuflkuyla bakm fl olan- Ecevit ten farkl olarak Bat dan kopmamay, Bat yla iliflkileri gelifltirmeyi esas alacak. (Murat Yetkin in K - l çdaro lu yla Röportaj ndan, Radikal, 15 Kas m 2010) Yetkin in yorumuna göre Yeni CHP Ecevit in 1972 deki ç k fl n n AB ve özel sektör karfl t olmayan 2010 model güncellefltirilmifl hali ydi. Yeni CHP diye sunulan fley bundan ibaretti. Ne var ki, Ecevit in bizzat kendisi bu güncellemeyi (daha do rusu sözde sermaye ve bat karfl tl konusunda bu günah ç karmay ) 12 Eylül den sonra sermayenin TÜS AD gibi mabedlerinde hem de birkaç kere yapm flt de ve 1998 de TÜS AD da yapt tarihi konuflmalar hat rlanabilir. Ne zaman TÜS AD sermayesi seçimlerde CHP nin bafl na kufl kondurmak e ilimini ifade etse, CHP yöneticileri biz çok de ifltik, vallahi billahi devletçi-solcu-komünist de iliz diyerek bülbül kesilmifltir. Nitekim ifl dünyas nda (siz sömürü dünyas anlay n) CHP yönetimine tepeden konuflland r lan isimler de sermayenin ç karlar - na asla zarar vermeyece i, tam tersi daha da gelifltirece i konusunda K l çdaro lu na aç ktan kefil oluyor. Kad n Giriflimciler Derne i baflkanl - ndan CHP yönetimine transfer olan Gülseren Onanç bas na yapt aç klamada CHP nin seçimlerde yüzde oy almas n gerçekçi buluyorum diyor ve ifl dünyas n n CHP ye kuflkuyla bakt n kabul etse de bunlar ekonomiyi yöntemez imaj n de ifltirece iz, CHP mevcut ekonomi politikalar n sürdürüp sosyal politikalar da uygulayacak diye ekliyor. Gerçekten de, yeni oluflturulan CHP yönetiminin uluslararas sermaye kurulufllar yöneticilerinden Kemal Dervifl çi ekonomistlere, tekstil krallar ndan TESEV in süper liberal akademisyenlerine kadar mükemmel bir TÜS AD hükümeti kurabilecek yap ya kavuflturuldu unu görüyoruz. Burjuva düzeninde seçimler bir seçim-toto dur. Büyük sermaye talih kuflunu kimin kafas na kondurursa o kazanacakt r seçim-totosunda paras n Ecevit in partisine yat rmay düflünen bir patronun söyledi i gibi: fl alemi soldan sa a iflaret veren bir partiye daima s cak bakar. karar vericilerden biri olaca belirtilen bu beyefendiye göre, yoksullu un ve iflsizli in çözüm yolu bölgesel yar m asgari ücret, giderek asgari ücretin kald r lmas, Kore, Çin gibi ülkelerde uygulanan afl r sömürü yöntemlerinin uygulanmas ndan geçmektedir. Süheyl Batum: Demokrat Partili bir bakan n o lu olarak düne kadar Cindoruk tan sonra Demokrat Parti sinin Genel Baflkanl için ad geçiyordu. Aniden sosyal-demokrat oldu unu keflfederek Önder Sav dan boflalt lan CHP Genel Sekreterli i ne getirildi. Bülent Tanör ün 1997 deki Türkiye de Demokratikleflme Perspektifleri raporundan sonra 2001 y l nda Türkiye de Demokratikleflme Perspektifleri, Düflünce Özgürlü ü adl raporu yazarak 12 Eylül ün esas sahibi olan TÜS AD n demokrat maskesini takmas na katk da bulundu. Kendisini protesto eden ö rencileri Burhan Kuzu ve benzerlerinden de ileri giderek faflistler diye suçlad ktan sonra birgün içinde çarkedip ö rencilerin eyleminin demokratik tepki oldu unu aç klad. K sa süren Genel Sekreterlik görevinden muhtemelen kongrede ç kan sorunlardan sorumlu tutularak al narak Genel Baflkan yard mc l na getirildi. Gülseren Onanç: Michigan State University de pazarlama ve uluslararas ifl idaresi alan nda yüksek lisans n tamamlad. Eczac bafl, Ferro ve Balsu da çal flt y l nda pazarlama flirketi Go4 Marketing i, 2003 de de Ticketturk flirketlerini kurdu y l nda kurucu üyesi oldu u KA- G DER (Kad n Giriflimciler Derne i) nin baflkanl - na seçildi. Didem Engin: Yat r m dan flmanl, özellefltirme programlar, AB fonlar, s n r ötesi iflbirli i programlar konusunda uzman. Melda Onur: Kad n Eme ini De erlendirme (siz sömürme diye okuyun) Vakf n n Gönüllülerinden. Bu vakf n destekçileri aras nda ABD ve Kanada Konsolosluklar, ABD ve Avrupa Merkezli birçok fon ve sermaye kuruluflu bulunuyor. Sena Kaleli: Kamil Koç un veliaht. Faik Özt rak, Hurflit Günefl (Dervifl çi ekonomistler kontenjan ndan). Binnaz Toprak, Sezgin Tanr kulu (Avrupa Birli i sivil toplumcu liberaller kontenjan ndan) Enver Aysever (yeni ulusalc demagoglar kontenjan ndan) K sacas ; CHP bir düzen partisi olarak TÜ- S AD cumhuriyetinde hükümet olabilmesinin koflulunun sermayeyi ç karlar n AKP den bile daha fazla gerçeklefltirece ine ikna edebilmekten geçti ini çok iyi bilmektedir. K l çdaro lu nun oluflturdu u yeni parti yönetimi de bunu fazla yoruma gerek b rakmayacak flekilde kan tlamaktad r. 2 " flçi s n f n n kurtuluflu, bizzat kendi eseri olacakt r." (Marx)

3 fiÇ B RL Tarih Bilinci 100 Y ll k S n f Mücadelesi Tarihimizden - II ( fiÇ B RL Gazetemiz in 7. Say s ndan devam) II. Dünya Savafl Sonras : 1945 te savafl sonras politik mücadele h zland. lerici Demokratlar Cephesi Program ile iflçi ve emekçi halklar n demokratik talepleri dile getirildi. 14 May s 1946 da Esat Adil Müstecapl o lu baflkanl nda Türkiye Sosyalist Partisi (TSP) kuruldu. Ard ndan TKP Genel Sekreteri Dr. fiefik Hüsnü De mer baflkanl nda Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi (TSEKP) kuruldu. Ayn dönemlerde TSP ve TSEKP d fl nda flçi Çiftçi Partisi, Türk Sosyal Demokrat Partisi, flçi Partisi, Sosyal Adalet Partisi, Liberal Sosyalist Parti gibi partilerin kuruldu u görüldü. 20 fiubat 1947 tarihinde iflçi s n f n n birleflmesini de il da lmas n amaçlayan 5018 say l Sendikalar Yasas kabul edildi. Bu yasa; iflçi s n f n n toplu sözleflme, grev gibi haklar n k s tl yor. Ayr ca sendikalar n siyasetle u raflmas n siyasî partilerle ve uluslararas amaç gütmelerini yasakl yordu. Mahkemelere, çiflleri ve Çal flma bakanl klar na sendikalar kapatmaya varan yetkiler veriyordu. Buna ra men, çok az say da toplu sözleflme imzalanm flt r. Bunlar aras nda; Maden- fl Sendikas ile ktisadî ve S naî Tesisat ve flletmesi Afi aras nda 400 iflçiyi kapsayan sözleflme ile gene Dumex Ticaret TAfi a ait Bal kesir Demir Madenleri flletmesi aras nda 1200 iflçiyi kapsayan ifl sözleflmesi say labilir. CHP güdümünde iflçi s n f n n geliflme ve bilinçlenme mücadelesini denetlemeyi amaçlayan 73 sendika örgütlendi, tüm bask lara karfl iflçi s n f kimi temel taleplerini bu örgütler içinde de gündeme getirmeyi baflaracakt. 24 Mart 1948 de federasyon niteli inde stanbul flçi Sendikalar Birli i kuruldu. Bunu di er flehirlerde kurulan Bölge flçi Sendikalar Federasyonlar izledi. K sa sürede sendikalara kay tl iflçi say s 52 bine ulaflt. CHP nin iflçi s n f hareketini tamamen denetiminde tutma amaçlar bofla ç kar ld. dan (A D-CIA) yararlanmay ve iflçi s n f n n mücadelesini amaçlar ndan sapt rmay hedef alan bir kurulufl oldu unu gösterdi y l nda CHP güdümünde kurdurulan sendikalara karfl stanbul flçi Sendikalar Birli i ile Anadolu daki di er flçi Birlikleri tabandan gelen bask lar n ve iflçi s n f ndaki bilinçlenmenin zoru ile CHP nin kontrolünden ç kmaya ve daha olumlu bir geliflmeye yönelmifllerdi. Ve giderek bunlar, Türk- fl in karfl s nda ve iflçi s n f n n sendikal birli ini gerçeklefltirme mücadelesinde daha gerçekçi bir tutum tak nd lar. Birliklerin bu durumundan çekinen Türk- fl yöneticileri ve onlar yönetenler, sonradan D SK i kuran sendikac lardan baz lar n da etkileyerek 1963 te Ankara da düzenledikleri toplant da Birliklerin la vedilmeleri karar n ç kartmay baflarabildiler. Böylece Birlik temsilcileri olarak görevlendirmeyi sa lad lar. Türk- fl kuruluflundan bu yana ülkemizde Amerikan tipi sar sendikac l n kötü örneklerini vermifl, daima iktidarlar n dümen suyunda yürümüfl, patronlarla anlaflma yoluna girmifl, özetle iflçi s n f n n ekonomik mücadele örgütü olma niteli ini kazanamam flt r. 15/16 Haziran 1970 Direnifli nin ve olaylar n n en önemli nedenlerinden biri de budur. Bu dönemin ilerici siyasî örgütlerinden biri Dr. Hikmet K v lc ml n n öderli inde kurulan Vatan Partisi, di eri ise Avukat Orhan Arsal n kurdu u Demokrat flçi Partisi dir. (Devam edecek) fiÇ B RL * Bu yaz, S rr Öztürk ün kaleme ald, Sorun Yay nlar taraf ndan yay mlanan ve 1976 da 1. Bask s, 2001 de 2. Bask s yap lan fiÇ SINIFI SEND KALAR VE 15/16 HAZ RAN -Olaylar-Nedenleri-Davalar-Belgeler-An lar-yorumlar isimli çal flmas ndan yararlan larak haz rland. 4 Eylül 1949 da stanbul flçi Sendikalar Birli i nin karfl koymas na ra men Mensucat Sanayi flçileri Sendikas ve onu izleyen baz sendikalar bir aç k hava toplant s düzenlediler. Bu miting DP nin 1950 deki baflar s aç s ndan etkili oldu u gibi 1960 sonras na kadar da siyasal nitelikli tek iflçi mitingi olarak kald. Hükümetle sendikalar aras ndaki mücadele, hükümet lehine sonuçland. Kurulan birlikler, an lan yasan n 8/2. maddesine uygun olmad klar gerekçesiyle kapat ld lar. Siyasal-ekonomik bunal m n artmas, iflsizli in giderek ço almas ve 3008 say l yasadaki boflluklardan yararlanarak patronlar kolayca Lokavt yap yor ve toplu iflten ç karma yoluna gidiyor, sendikalara ve iflçilere bask uyguluyorlard. flçiler bu uygulamalara karfl yer yer direnifle geçtiler. Örnek: Zeytinburnu Çimento ve Kireç fabrikas nda, haklar n savunan bir iflçinin iflten at lmas üzerine üç vardiya halinde çal flan fabrikan n iflçileri topluca ifli b rakt lar; iflten ç kar lan iflçinin geri al nmas na kadar çal flmayacaklar n patrona bildirdiler. Bu direnifl fliddetli oldu. Özellikle Lastik- fl, Maden- fl ve Zonguldak Maden flçileri Sendikalar bu yolda fliddetli bir mücadeleye giriflti. 6 Nisan 1952 de kurulacak konfederasyonun Ana Tüzü ünün haz rlanmas için çeflitli iflçi sendikalar n n 28 delegesi Bursa da topland. Bu toplant da 5 kiflilik bir icra komitesi oluflturuldu, haz rlanan Ana Tüzük 31 Temmuz 1952 tarihinde Ankara Valili ine verilerek Türk- fl kurulmufl oldu. Bafllang çta iflçi s n f n n ekonomik mücadelesini daha iyi yürütmek ve CHP vesayetinden kurtarmak gibi parlak iddialarla kurulan Türk- fl in k sa sürede gerçek yüzü ortaya ç kt. D fl yard mdan, özellikle ABD yard mlar n- "S n f bilincinin büyük bölümü tarih bilincidir." (Lenin) Resimler: Tan Oral n Albümünden 3

4 Ulusal Sorun Liberaller Ve Demokratik Özerklik Tart flmas Despotizmin simgesi say lan Frans z kral XIV. Louis flu sözleriyle tarihe geçmiflti: l etat c est moi! ( Devlet benim! ). Bizim sahte demokrasi ve özgürlük flampiyonu liberallerimiz ise flöyle diyorlar: Demokrasi benim!. Öteden beri tutucu hükümetlerin eteklerinde demokrasicilik oynam fl olan liberal bay ve bayanlar kendilerini düflünülecek en ileri demokrasinin temsilcisi say yorlar. Bu durumda emekçi y nlar kendi mevcut ufuklar n aflan herhangi bir taleple ortaya ç kt klar nda tepkileri en tutucu kimlikleriyle tan - nan (bu anlamda kendi içinde tutarl olan) yazarçizer-politikac tak m yla bu afl r taleplere karfl sald r, afla lama ve küfür yar fl na girmek oluyor. Öyle ya, en süper demokrat liberallerimizin ufkunu aflacak talepler demokrasi s n rlar n n ötesinde anarfli say labilir ancak. Liberal süper zekâlar m z n zihninde yaln zca taleplerin belli bir s n r yok, görece kabul edilebilir ya da en az ndan tart fl labilir sayd klar, kitlelerin aflmamas gereken taleplerin gündeme getirilifl yöntemi konusunda da belli s n rlar vard r. Sivil hükümetlere yalvarma yolu d fl ndaki tüm yollar gayri-meflru ve y k c bulmaktad rlar. Özellikle de kitlelerin mevcut anti-demokratik rejime karfl kitlesel ç k fllar ve militan eylemler yoluyla geri ad m att rarak haklar n alma yolunu tutmas na temelden karfl d rlar. Son olarak gündeme gelen iki dillilik ve demokratik özerklik tart flmalar nda bunun örneklerini gördük. BDP Genel Baflkan Demirtafl n bölgede yasalar beklemeden çift dilli yaflam bafllat yoruz aç klamas na karfl burjuva medyada görüfllerine bafl vurulan yazarlar n demeçlerinden birkaç örnek: Ümit F rat: Uzun y llar siyasiler, STK lar iki dili resmî statüye kavuflturmak için mücadele veriyorlar. Ama Demirtafl n dedi i gibi yasay tan m yoruz diyerek olmaz. Mevcut Anayasan n gayri meflru say lmas ona uyulmayaca anlam na gelmiyor Demirtafl n ça r s itaatsizli e ça r d r, ben bildi imi okuyaca m demektir, bu yaklafl mla elbette ki olmaz. Etyen Mahçupyan: Bu iki dilli yaflam eninde sonunda gelinecek olan bir nokta. Bunun içerik olarak yanl fl olu unu söylemek son derece zor. Önemli olan bu geçiflin nas l bir tarzla yap laca-. Do ru bir tarzda yap l rsa ve bir güç gösterisi gibi de il de, olmas gerekenin ad m ad m hayata geçmesi olarak sunulabilirse hükümetin de deste ini alacak bir hava ortaya ç kar labilir ve sonuca daha h zl gidilir Bir güç gösterisi olarak sunulursa hükümet de do al olarak bunun tersine do ru kayma gösterebilir. Devlete, hükümete, hatta 12 Eylül Anayasas na itaatsizlik, liberal baylar için görüldü ü gibi affedilmez bir suçtur. flte liberal tak m n demokrat maskesini kullanmak isteyen tutucu hükümetler için oynad hayati rol tam da burada yatmaktad r. Taleplerinizde ya da bu talepleri gerçeklefltirme yöntemlerinizde liberallerin kafalar ndaki s n rlar afl yorsan z sizler ezilmesi tamamen meflru olan ak l d fl, z vanas ndan ç km fl anarflistlerden baflka bir fley olamazs n z. Liberaller bile bu kadar na olmaz diyor bahanesi, devletin ve hükümetin bask y meflrulaflt rmakta kulland klar, en güzel silahlardan birisidir. Böylece bu baylar gerici rejimin genifl emekçi y - nlar ezmekte ve okumufl kamuoyunu bu bask n n meflruiyetine ikna etmekte kulland en önemli, en büyük ideolojik aletlerden biri rolünü oynuyorlar. Ama ayn zamanda, böyle yaparak politik olarak uyanmakta olan genifl kitlelerin gözünde bütün aldat c parlakl klar n da yitiriyorlar. L BERAL: EVET KÖTÜ B R DURUM, AMA SAKIN fi DDETE BAfiVURAYIM DEME! HAKSIZ DURUMA DÜfiERS N! Bu, kitlelerin daha da radikal, daha da ba ms z bir mücadele çizgisine kaymas na yol aç yor, en demokrat geçinen temsilcileri de dâhil olmak üzere düzen politikas ndan hiçbir fley beklememeyi onlara ö reterek bizim yapabilece imizden çok daha fazla fley yapm fl oluyorlar. Dünyan n Türkiye sinde tutucu hükümetlerin eteklerinde ve emperyalist merkezlerin güvencelerine s rt n dayayarak oynanan ucuz demokrasicilik oyunu, kitlelerin her ba ms z ç k fl nda trajikomik bir soytar l k fleklini almak zorunda kal yor. Yusuf Özçelik Lenin den Uluslar n Kendi Kaderini Tayin Hakk Üzerine Kendi kaderini tayin özgürlü ü, yani ayr lma özgürlü ü yandafllar n, ayr l kç l teflvik etmekle suçlamak, boflanma özgürlü ü yandafllar n, aile birli ini y kmay teflvik etmekle suçlamak kadar aptalca ve riyakârcad r. Nas l burjuva toplumda, burjuva evlili in üzerinde yükseldi i ayr cal klar n ve sat n al - nabilirli in savunucular boflanma özgürlü üne karfl ç k yorsa, yine o flekilde, kapitalist devlette uluslar n kendi kaderini tayin, yani ayr lma özgürlü ünün reddi, sadece, egemen ulusun ayr cal klar n n ve yönetimde demokratik yöntemlere karfl polis yöntemlerinin savunulmas anlam na gelir. Halk kitleleri günlük deneyimleri gere ince co rafi ve ekonomik ba lar n önemini; büyük bir pazar n ve büyük bir devletin avantajlar n mükemmel biliyorlar, ve bir ayr lmaya ancak ulusal bask ve ulusal sürtüflmeler ortak yaflam tamamen katlan lmaz hale getirir ve tüm ve her türlü ekonomik iliflkileri bozarsa yanafl rlar. Uluslar n kendi kaderini siyasî tayin ilkesine karfl liberal düflmanl n bir tek gerçek s n f anlam vard r: ulusal liberalizm, Büyük Rus burjuvazisinin devlet ayr cal klar n n savunulmas. flçi s n f n n ve onun kapitalizme karfl mücadelesinin ç karlar, tüm uluslar n iflçilerinin tam dayan flmas n ve en s k birli ini gerektirir, hangi milliyetten olursa olsun burjuvazinin milliyetçi politikas na karfl direnifli gerektiriyor. Bu yüzden, sosyal-demokratlar n [marksistlerin] gerek kendi kaderini tayin hakk n, yani ezilen uluslar n ayr lma hakk n yads maya kalk flmalar, gerekse de ezilen uluslar n burjuvazisinin her türlü ulusal talebini desteklemeye geçmeleri, proleter politikan n görevlerinden kaçmak ve iflçileri burjuva politikas na tabi k lmak olurdu. Ücretli iflçi için, a rl kl olarak, sömürülmesinde yabanc kökenliye nazaran daha büyük paya sahip olan Büyük Rus burjuvazisi taraf ndan m, yoksa Yahudi burjuvazisine nazaran daha büyük paya sahip olan Leh burjuvazisi taraf ndan m vs. sömürüldü ü, hiç farketmez. S n f ç karlar n n bilincine varm fl ücretli iflçi için, Büyük Rus kapitalistlerinin devlet ayr cal klar gibi, kendileri devlet ayr cal klar kazand klar nda yeryüzünde cennet vaadeden Polonyal veya Ukraynal kapitalistlerin vaadleri kadar önemsizdir. Kapitalizmin geliflimi öyle de, böyle de, ister çok renkli yekpare bir devlette olsun, ister ayr ulusal devletlerde olsun, ilerliyor ve ilerleyecek. Her halükârda ücretli iflçi bir sömürü objesi olarak kal r ve buna karfl baflar l bir mücadele, proletaryan n milliyetçilikten ba ms zl n, deyim yerindeyse, çeflitli uluslar n burjuvazisinin üstünlük mücadelesinde proleterlerin mutlak tarafs zl n gerektirir. Herhangi bir ulusun proletaryas taraf ndan kendi ulusal burjuvazisinin ayr cal klar n n en ufak bir flekilde desteklenmesi, zorunlu olarak, di er ulusun proletaryas nda güvensizlik do uracak, iflçilerin enternasyonal s n f dayan flmas n zay flatacak, onlar kendi aralar nda bölerek burjuvaziyi memnun edecektir. Ancak, kendi kaderini tayin veya ayr lma hakk n n yads nmas, pratikte zorunlu olarak, egemen ulusun ayr cal klar n n desteklenmesi anlam na gelmektedir. Marx n [ulusal soruna iliflkin] bütün bu elefltirel notlar ndan ç kan sonuç aç kt r: flçi s n f ulusal sorunu asla bir fetifl haline getirmemelidir, çünkü kapitalizmin geliflimi mutlaka tüm uluslar ba ms z yaflama uyand rmaz. Fakat ulusal kitle hareketleri bir kez ortaya ç k nca, onlara s rt çevirmek, onlar n içindeki ilerici yan desteklemeyi reddetmek, gerçekte milliyetçi önyarg lara teslimiyet, yani: kendi ulusunda örnek ulusu (ya da, kendimiz ekleyelim, devlet kurma imtiyaz na sahip biricik ulusu) görmek olur. (Lenin, Uluslar n Kendi Kaderini Tayin Hakk Üzerine, Ulusal ve Sömürgesel Ulusal Sorun, nter Yay., çev.:. Yark n, S. Kaya, içinde s ) 4 "Baflka bir ulusu ezen uluslar asla özgür olamaz." (Marx)

5 Dünyadan 20 Kas m 2010 da biten NATO zirvesinin ard ndan patlak veren Wikileaks skandal, özgür dünya n n gerçek yüzünü bir kere daha ortaya koydu. Wikileaks adl internet sitesine s zan (veya s zd r lan) Amerikan diplomatik yaz flmalar, ulusal ve uluslararas düzeyde s n f mücadelesinin, emperyalistler aras çat flman n hangi boyutlara ulaflt n kan tlad. Türkiye deki Yank lar Wikileaks e s zd r lan Amerikan diplomatik belgeleri, Türkiye yi de kar flt rd. Hükümet, bu belgelerde geçen bilgileri yalanlad ve okyanus ötesindeki patronunu hemen suçlamaya cesaret edemedi inden önce srail i suçlad. Hâlbuki bu bilgilerin ABD nin AKP hükümetindeki, Türk ordusundaki ve Türk medyas ndaki ba lant lar ndan, birinci el kaynaklardan derlenip toplanan bilgiler oldu u aç kça ortadayd. Sonradan suçland nda ise ABD, Erdo an hükümetinden elbette özür dilemedi. Sadece herkese yapt gibi üzüntülerini dile getirdi. ABD belgeleri asla yalanlayamad ve diplomatlar n n aynen baflka ülkelerin diplomatlar gibi görevlerini yapt klar n savundu, Erdo an ciddiye almad bile. Belgelerde baz AKP lilerin yaflça küçüklere olan cinsel e ilimlerinden tutun Erdo an ve çevresinin yolsuzluklar na, AKP içindeki menfaat çat flmalar na kadar birçok fley yer ald. Ama en önemlileri kuflkusuz flunlard : Büyükelçi Wilson taraf ndan gönderilen 8 Aral k 2005 tarihli belge, AKP nin çeflitli menfaat gruplar n n bir koalisyonu oldu unu aç kl yor. Bunlar n içinde milliyetçiler (yani rkç faflistler), Türk ve Kürt muhafazakârlar ve son olarak da Erdo an n büründü ü sahte dindarl k kisveleriyle pek ilgisi olmayan pragmatistler vard r. Bu son grup, Erdo an n kaybetmeyi göze alamayaca adamlardan oluflmaktad r. Bunlar Egemen Ba fl ve TÜS AD üyesi ifl adam Cüneyt Zapsu gibi hepsi d flar da e itim görmüfl ve AKP ye ABD ve Avrupa nezdinde ifle yarayan imaj n kazand rma görevini gören, AKP için Ankara ve stanbul seçkinleriyle (yani büyük sermaye sahipleriyle, TÜS AD la) ba lant kuran adamlard r. Bu kadrodan AKP ye kat lan, eski asker ve savunma bakan Vecdi Gönül, 16 fiubat 2010 tarihli belgeye göre, Amerikan savunma bakan Gates ile yapt görüflmede savunma ihaleleri ve Rusya, Çin ve ABD aras ndaki rekabeti konufluyor. Türk bakan, helikopter ihalesinde Amerikan Sikorsky firmas n n flansl oldu unu belirterek Amerikal lara göz k rp yor. K sacas AKP nin esas kadrosu, ulusal ve uluslararas ölçekte avanta ve ihale da t c l yapan her devrin adamlar ndan olufluyor tarihli, James Jeffrey imzal belgede, Türkiye nin Yeni Osmanl politikas ve komflularla s f r sorun politikas n n ekonomik temellerine de iniliyor. Çinliler, Arap, Rus ve ranl larla ticaretinin geliflmesinin Türkiye de Ortado u ve Avrasya ya yönelifl hezeyanlar na neden oldu u belirtiliyor. Bu Yeni Osmanl politikas n n yar alayla karfl land ve ancak ABD ç karlar na (Suriye yle ticareti gelifltirerek onu ran etkisinden koparma giriflimleri gibi) hizmet etti i ölçüde desteklendi i bu belgelerin kaleme al n fl tarz ndan anlafl l yor. Ancak yine de Çin ve Türkiye nin 20 Eylül-4 Ekim 2010 tarihleri aras nda Konya da ortak yapt hava tatbikat gibi olaylar, ABD yi flüphelendiriyor. Çin, Rusya ve ran n Türkiye ile geliflen ticaretinin ABD ve Avrupa y zorlayacak duruma geldi i ve Erdo an n bundan cesaret ald gerçektir. Ama ordusunun yönetmeliklerine varana kadar Amerikan etkisini tafl yan bir ülkenin bu tür ba ms z davran fllar n n, daha çok Türkiye nin Do u yla flört edip Bat karfl s ndaki sat fl fiyat n art rmas n amaçlad da aç kt r. Görülüyor ki Erdo an ve muhafazakârlar çetesi, sadece halk adaml - görüntüsünü kurtarmaya çal flan vitrin elemanlar d r. As l ifli emperyalizmin ve Türk sermayesinin has adamlar yürütmektedir. Osmanl Milletler Dünyada Ve Türkiye de Wikileaks Skandal Toplulu u kurmaya kalkan yi itlerin as l yapt ise, emperyalistleraras pazar kavgas nda Avrupal ve ABD li efendilerinden daha çok bahflifl kazanmak için dansözlük yapmakt r. Emperyalizmin ve beyaz Türk sermayesinin deste i olmadan AKP nin iki gün bile iktidarda kalamayaca aç kt r. Wikileaks Aynas nda Dünya: Emperyalistler Aras Çat flma Derinlefliyor Belgeler, Çin ve ABD ç karlar n n karfl karfl ya geldi ini tüm kan tlar yla gözler önüne seriyor: Almanya y sollayan ve dünya pazarlar nda ciddî bir rakip olan Çin in geliflen sanayisi ve artan enerji tüketimi, askeri teknolojisinin gelecekte alaca durum, ABD yi korkutuyor. ABD Pekin Elçili- i nin tarihli yaz s na göre, Tayvan (Milliyetçi Çin) sorununun ABD-Çin iliflkilerine en büyük tehdit oldu u ve potansiyel olarak silahl çat flmayla sonuçlanabilece i belirtiliyor. Ayn belgede Çin in artan gücünün onu ABD ile karfl karfl ya getirece i öngörüsü yer al yor. Bu öngörü do ru ç k yor. Yaz l m flirketlerinin rekabeti, ihracat ve kur politikalar, karfl l kl korumac l k önlemleri iki ülke aras ndaki gerilimi art r yor. ABD nin ve di er Bat l güçlerin fikri mülkiyet ve ileri teknoloji üzerinden devasa Çin pazar na girerek kolay para kazanma planlar n, Çin hem temel sanayisini gelifltirerek hem de kendi ileri teknolojisini gelifltirerek baltal yor. Afrika ve di er dünya pazarlar nda ABD ve Avrupa flirketleriyle rekabete giriyor. Çin de haklar k s tlanan ve rekabetle karfl laflan Amerikan flirketleri için Amerikan hükümeti üst düzeyde fliddetli giriflimlerde bulunuyor. 26 Ocak 2010 tarihli belgeye göre, Çin bas n, Amerikan ve Çin bilgi sanayilerinin bu rekabetinin bir ticaret savafl na dönüflebilece inden aç kça bahsediyor. ran da Çin e ait Sinopec flirketinin enerji yat r mlar mevcut tarihli bir baflka elçilik belgesinde, Çinli yetkililerin bu flirkete yapt r m uygulanmas halinde sonuçlar n iyi olmayaca konusunda ABD yi üstü kapal bir biçimde tehdit etti i yer al yor. Amerikal lar n Çin tekstil ürünlerine karfl ABD de bafllatt klar giriflimler, ABD nin Tayvan a silah satmas, ran ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti ne karfl sald rgan tutumu da Çin i korkutuyor. Tayvan ve Kore, Çin ve Amerikan rekabetinin bahanesini teflkil ediyor. Bütün bu kavga dövüfl, diplomaside karfl l kl ortak ç karlar, uluslararas iflbirli i, dostluk, bar fl ve istikrar n korunmas lafazanl klar aras na gizleniyor. Her iki gücün de en büyük korkusunu, Çin de gerçek sosyalizm ve yeni bir kültür devrimi talep eden iflçi ve ö renci hareketleri ile Çin in rekabeti sonucu durumu a rlaflacak olan Amerikan iflçi s n f oluflturuyor. Wikileaks belgeleri bunu itiraf ediyor. Tan d k di er bir emperyalist güç olan Almanya n n yüz y ll k ünlü do u politikas n n de iflmedi i de (bu bilinen gerçek de) aç a ç k yor. ABD nin Berlin Elçili inden Washington a gönderilen tarihli rapora göre, Almanya, Balt k ülkelerini Rusya n n sözde olas sald r lar na karfl koruma bahanesiyle NATO nun savunma planlar yapmas na görünüflte çekinceyle bak yor. Ama di er yandan buradaki NATO faaliyetlerinde öncü rol üstleniyor. Baflka deyiflle kendine en yak n topraklardaki pazarlar güvenceye almak için hareket ediyor. Alman diplomasisinde bu üstü örtülü savafl n ad kibarca Rusya y NATO ile iflbirli ine teflvik oluyor. Örneklerde görüldü ü gibi Amerikal lar, Avrupal lar, Çinliler ve di er büyük devletler, dünyay kapitalistler için nas l daha yaflan r bir yer haline getiririz, nas l daha rahat sömürü ortam yarat r z, iflçi devrimlerini ve halk ayaklanmalar n nas l engeller ve bast r r z, hem de ayn anda birbirimizi nas l kaz klar z? diye aralar nda diplomatik nezaket sergiliyorlar! ordusunun yönetmeliklerine varana kadar Amerikan etkisini tafl yan bir ülkenin bu tür ba ms z davran fllar - n n, daha çok sat fl fiyat n art rmas n amaçlad da aç kt r. NATO Zirvesi Ve Yalanc Pehlivanlar NATO devletlerinin liderleri, Rusya, Japonya ve Dünya Bankas n n da kat l m yla 19 Kas m da Portekiz in baflkenti Lizbon da topland lar. Bu zirve tüm liderlerce imzalanan 20 Kas m tarihli resmî deklarasyonla sona erdi. Deklarasyonda NATO nun kendi s n rlar d fl ndaki kar fl kl klara bunlar do rudan tehdit olabilece i için müdahale edece i aç kça belirtildi. Balistik ve nükleer füzelere karfl mevcut karma savunma sistemlerinin korunaca da belirtildi. Balistik füze tehdidinin artt belirtilerek buna karfl bir füze savunma sisteminin (füze kalkan n n) kurulmas na karar verildi. Üç y l önce ABD, Rusya ya karfl Polonya ve Çek Cumhuriyeti ne bu sistemi kendi bafl na kurmaya çal flt nda, Rusya bu ülkeleri savaflla tehdit etmiflti. Bu sefer NATO çerçevesinde Rusya da iflbirli ine davet edildi. Deklarasyonda Ukrayna, Kafkaslar ve Karadeniz de istikrar ve reformlar n önemine de inilerek Rusya dan iflbirli i iste i dile getirildi. Ayr ca ran ve Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti nin ad verilerek bu ülkelerin nükleer silaha sahip olmas n n endifle verici oldu u da belirtildi. Oysa NATO nun istikrar temennilerini dile getirdi i Ukrayna, Kafkaslar ve Karadeniz bölgesine ran da eklenirse iyice kuflat laca n Rusya bilmektedir. NATO zirvesinden hemen sonra, daha önce Rusya ve ABD aras nda imzalanan nükleer silah indirimine yönelik Start II anlaflmas, ABD Kongresinden onay almakta gecikti. ABD ve NATO nun bu iflbirli i anlay fl na karfl, Rusya devlet baflkan Medvedev, 30 Kas mda (daha sonra baflbakan Putin in 1 Aral kta teyit etti i) bir aç klama yaparak füze kalkan konusunda bir anlaflmaya var lmazsa silahlanma yar fl n n tekrar bafllayaca n bildirdi. Çin, aral k ay bafl nda ABD donanmas n n savunma baha- Devam 10. sayfada Savafllar n kaç n lmazl n ortadan kald rmak için, emperyalizmi ortadan kald rmak gerekir." (Stalin) 5

6 Dünyadan spanya: spanya devleti, batan bankalar kurtarmak için yapt harcamalardan kaynaklanan bütçe aç klar n kapatmak için Aral k ay nda devlet tahvillerini sat fla ç karma yoluyla 6 milyar Euro borç ald. Böylece spanya n n devlet borcu, milyar Euro ya ulaflm fl oldu. Borç veren devletler ve kredi kurulufllar kredi notunu düflürme tehdidiyle spanya devletin kamu harcamalar n daha fazla k smas yönünde bask yap yor. Zapatero hükümeti bu bask ya kölece boyun e erek, ülkede genifl çapl bir özellefltirme sürecinin bafllayaca n ilan etti. Buna göre, piyango idaresi ve havaalanlar n n devlete ait hisseleri sat fla ç kar lacakt. Ayr ca, iflsizlik maafllar n n düflürülece i aç kland. spanya daki iflçiler bu dayatmalara sessiz kalmad. Ahflap imalat ve sa l k sektöründeki iflçiler greve gittiler. Ama en çok ses getiren eylemi hava trafik kontrolörleri gerçeklefltirdi. spanya da havaalanlar günlerce ifllevsiz kald. Hükümet, ola anüstü hal ilan ederek havaalan n n kontrolünü orduya devretti ve diktatör Franko döneminden beri kullan lmayan bir yetkiyi kullanarak grevcilerin iflbafl yapmad klar takdirde askeri mahkemede yarg lanmalar n n önünü açt. Hava trafik kontrolörleri bu bask - ya boyun e ip grevi sona erdirse de, spanya daki iflçiler hükümetin reformlar na sessiz kalmayacaklar n n iflaretlerini veriyorlar. Tabandan gelen bask lar sonucunda sendikalar Ocak ay nda yeni bir genel grev yapabileceklerini aç klad lar. Yunanistan: Yunanistan n IMF den ald yard m bu ülkenin bütçe aç n kapatmaya yetmedi. Bütçe aç 2008 y l nda 22 milyar Euro dan, 2009 y l nda 36 milyar Euro ya, kamu borcu ise 261 milyar Euro dan, 298 milyar Euro ya yükseldi. Yunanistan ekonomisi, y l n üçüncü çeyre inde geçen y l n ayn dönemine göre yüzde 4,5 oran nda darald. Bu durum karfl s nda IMF, Yunan hükümetinden kemer s kma politikalar na h z vermesini talep etti. Yunan hükümeti, AB ve IMF den 110 milyar Euro luk yard m al rken tasarruf paketini hayata geçirece ine dair söz vermiflti. Hükümet, verilen borçlar karfl s nda taahhüt edilen istikrar program çerçevesinde 2011 bütçesini parlamentoya getirdi ve parlamento 14 Aral k ta kamu harcamalar nda k s nt lar ve vergi art fllar yla dolu yeni bütçeyi kabul etti. Bu karar üzerine Yunanistan dan iflçi ve emekçiler 15 Aral k ta genel greve gitti. Bu, 2008 krizinden sonra Yunanistan da düzenlenen yedinci genel grevdi. Hayat, Yunanistan da yedinci kez durdu ve demiryollar, havaalanlar çal flmaz oldu, otobüs ve vapur seferleri durdu, okullar kapand, hastaneler hizmet vermedi. 40 bin kiflinin kat ld protesto gösterilerinde Yunan halk polisle çat flt. ngiltere: ngiltere hükümetinin bütçe aç n kapatmak için Kas m ay bafl nda e itim harçlar na yapt zamlar on binlerce ö renciyi Londra sokaklar na döktü. Hükümetin, ortalama 3 bin sterlin olan yüksekö renim harçlar n 9 bin sterline kadar yükseltmeyi ve üniversitelerin bütçesinde yüzde 40 oran nda kesinti yapmay planlad yasa tasar s 9 Aral k ta yap lan oylamada meclisten geçti de yürürlü e girmesi planlanan zamlar, ilk olarak 10 Kas m günü Ulusal Ö renci Sendikas (NUS) ile Üniversite ve Kolej Sendikas (UCU) n n düzenledi i ve yaklafl k 52 bin ö renci ve e itimcinin kat ld bir eylemle Londra da protesto edildi. Muhafazakâr Partinin Millbank taki binas n iflgal eden ö renciler burada polis sald r s na u rad ve 50 eylemci gözalt na al nd. ki hafta sonra Londra da düzenlenen ikinci protesto eylemine 25 bin kifli kat ld. Eylemler Londra s n rlar n aflt ve Manchester, Liverpool, Brigton ve Bristol da da binlerce ö rencinin kat ld protesto gösterileri düzenlendi. Birçok üniversite ö renciler taraf ndan iflgal edildi. ngiliz medyas bu eylemleri küçük bir az nl n düzenledi i fliddet gösterileri olarak yans tt. Eylemi düzenleyen sendika yöneticilerinin ise iflgaller bafllad ktan sonra burjuva bas n ve medyan n karalamalar na paralel aç klamalar yapmalar dikkat çekti. Avrupa da flçiler Ve Ö renciler Ayakta Bankalar kurtarmak için milyarlarca Euro harcayan Avrupa hükümetleri, bütçe aç klar - n iflçi s n f ve emekçi halk n haklar na sald - rarak kapatmak istiyor. flçi s n f ve ö renciler bu duruma grev ve militant kitle protestolar yla karfl l k veriyor. talya: talya da e itime ayr lan bütçede 9 milyar Euro luk kesintiye gidilmesini, araflt rma harcamalar n n ve ö renim burslar n n k s tlanmas n öngören yüksekö retim reform paketine karfl ülkenin birçok kentinde protesto gösterileri düzenlendi. On binlerce ö renci Roma da parlamento binas na yürüdü, büyük kentlerde kara ve demiryollar n iflgal etti. Protesto eylemlerine ülkedeki toplam ö renci nüfusunun yüzde otuzundan fazlas kat ld. Reform paketinin senatoda görüflüldü ü s rada Roma flehir merkezi polis çemberine al nd. Milano ve Palermo daki protesto eylemlerinde ise polis sald r s na u rayan yüzlerce ö renci yaraland. Romanya: Romanya da kamu emekçilerinin maafl IMF nin dayatmas yla %25 oran nda düflürüldü. Sat fl vergileri ise yüzde 19 dan yüzde 24 e ç kar ld. Bu durumu protesto eden Adrian Sobaru ad nda k rk yafl nda bir iflçi, Romanya Devlet Baflkan Emil Boc un Meclis te konuflma yapt s rada balkondan Genel Kurul salonuna atlad. Adrian Sobaru nun üzerinde Bizi mahvettin, Çocuklar m z n Gelece ini Öldürdün Ama Özgürlü ümüzü Elimizden Alamazs n yaz l bir tiflört vard. Sobaru nun hayati tehlikesi olmad aç kland. Portekiz de Genel Grev: Portekiz de CGTP ve UGT sendikalar n n 22 y l aradan sonra birlikte gerçeklefltirdikleri ilk genel greve kat l m rekor düzeyde oldu. 10 milyon nüfusa sahip olan ülkede, sendikalar n aç klamas na göre 3 milyon çal - flan 24 Kas m 2010 da iflbafl yapmad ve böylece Portekiz tarihinin en genifl kat l ml genel grevi gerçekleflmifl oldu. 30 Eylül de CGTP, Sosyalist Parti hükümetinin aç klad krize karfl önlem paketinin ard ndan genel grev ilan etmiflti. Daha sonra Sosyalist Parti ye yak n UGT sendikas da tabandan gelen bask lar sonucu genel greve kat lmak zorunda kalm flt. Önlem paketine göre; memur maafllar nda %5 lik kesinti, sosyal yard mlar n k s lmas, KDV nin %23 e ç kar lmas, emekli maafllar - n n dondurulmas öngörülüyordu. Grev özellikle kamu sektöründe etkili olurken, özel sektörde de kilit fabrikalarda üretim durdu. Lizbon metrosu 23 Kas m saat de son seferini yap p, gece yar s ndan itibaren kap lar n kapatt. Yine Lizbon da Carris tramvay ve otobüslerinin %70 i çal flmad. Deniz ve hava ulafl m ise tamamen durdu. Di er flehirlerde de durum Lizbon dan pek farkl de ildi. Ancak özellefltirilen toplu ulafl m firmalar nda greve kat l m nispeten daha düflük oldu. Grevden en çok etkilen ulafl m sektörünün yan s ra; ilkö retim, lise ve üniversitelerin ço unda e itime 1 gün ara verildi. Hastanelerde ise yaln zca acil servisler çal flt. Bunlar n d fl nda postahaneler (CTT) ve kamu bankas CGD de de greve kat l m yüksekti. Özel sektördeyse, ülkenin en önemli fabrikas olan den fazla iflçinin çal flt Volkswagen Autoeuropa fabrikas nda greve kat l m %90 bulunca üretim tamamen durdu. Ayr ca pek çok çimento, demir-çelik, cam, tekstil ve g da fabrikas nda üretim 24 saat boyunca yap lmad. ki konfederasyon en son 1988 y l nda flu anki cumhurbaflkan Cavaco Silva n n baflbakanl k yapt hükümete karfl ortak genel grev düzenlemifllerdi. O tarihten sonra UGT hiçbir genel greve kat lmam flt. 24 Kas m dan önceki son genel grev ise CGTP taraf ndan 30 May s 2007 de düzenlenmifl, greve 1 buçuk milyon iflçi kat lm flt. 24 Kas m daki grevin ard ndan gücünü iyice kaybeden Sosyalist Parti az nl k hükümetinin ömrünü tamamlayamadan erken seçime gidilece ine kesin gözüyle bak l yor. Son anketlere göre partiye olan destek yüzde yirmilere kadar gerilemifl görünüyor. nin Sözü: 10 milyon nüfusu olan Portekiz de 3 milyon iflçi ve emekçinin kat ld bu eylem, bizim sendika konfederasyonlar n n düzenledi i genel grev karikatürleriyle (26 May s 2010 eyleminde oldu u türden) karfl laflt r ld nda genel grevin ne olup ne olmad n bize göstermelidir. Aradaki fark n nedeni Portekiz de iflçilerin büyük ço unlu unun örgütlü olmas ve oradaki sendikalar n bizimkilerle karfl laflt r ld nda gerçek sendika olmas nda aranmal d r. 6 "Devrimler tarihin lokomotifleridir." (Marx)

7 S n f ve Politika S n f Mücadelesinde Yeni Aray fl Ve Yönelifller Pratik Örgütçü Çabalar m zla Bu Yolda Neler Yapmal y z? Sol Cenahta iflçi s n f na dayal tüm çal flmalarda yeni aray fl ve yönelifllerin yafland gözlemleniyor. Bu olguyu her siyasî e ilim kendi ideolojik, politik ve örgütsel konumuna göre alg lay p de erlendiriyor. Tutarl flçi-kitle çal flmalar na büyük de er veren Gazetemiz in çal flanlar olarak bizlere deneyimlerimizin uzant s nda bu aray fl ve yönelifllere nas l bakt m z soranlar giderek art - yor. Yeni kadrolar Gazete Büro muzu ziyaret ediyor. Tan flmak ve tart flmak ihtiyac n duyuyor. flçi ve Gençlikten oluflan kadrolar genellikle de flu sorular yöneltiyor ve ikna edici cevaplar n ar - yorlar: flçi S n f n n Siyasal ve Sendikal Birli i davas n neden yaln zca Gazetemiz in çal flanlar dillendiriyor? zmir, Kocaeli, Gebze gibi il ve ilçeler baflta olmak üzere iflçi s n f n n taban ndaki ilerici inisiyatiflerini kullanarak gerçeklefltirdi i grev, direnifl, iflyeri iflgali, yürüyüfl, bas n aç klamas vb. eylemler neden yeterince sahiplenilmiyor ve etkili olam yor? flçi s n f n n siyasal birli i mücadelesi baflar ya ulaflt r lmadan iflçi s n f n n sendikal birli i mücadelesi için çeflitli ve çok yönlü ifltiflari toplant lar, kurultaylar düzenleniyor. Bu türden etkinliklerde Dar grup kültü ile konu ve sorunlar m za yaklaflanlar da ifllevsiz kald klar n n bilincinde olarak birlik telaffuz ediyor?! Hâkim gerici s n flar ise ellerindeki iktidar gücüyle iflçi s n f n kendi burjuva politikas içinde tutmak ve politikas zlaflt rmak, sendikas zlaflt rmak için rahatl kla sald r ya geçiyor. flten ç karma tehditleri art yor. Sol Cenah - m z politikada etkisizlefltirilmifl durumda. Devlet Sendikas konumlar yla sendika bürokrasisi de sistemle uzlafl yor. Devrimci ve Marksist Sol Kadrolar bu durumu dönüfltürebilmek için nas l bir inisiyatif gelifltirmelidir? Fabrikalarda ve tabandaki kararl ve militan iflçilerin bölünmesinden baflka bir fley getirmeyen sol örgütsel rekabetler nas l afl lmal d r? Marksizmi ö renmek istiyoruz. Marksist oldu unu söyleyen örgüt / partiler habire Marksist Bilimler Akademisi ad alt ndaki çabalar yla iflçi ve gençleri Marksizm d fl öznel e itim çal flmalar na göre biçimlendirmeye çal fl yor. Örgütlenmesinde Kürt Ulusal Hareketi nin katk s ile kurulan Özgür Üniversite nin bu y lki aç l fl nda Fikret Baflkaya da Marksizmi ö retme merak na girdi! Yap lan ilk toplant da Ekim Devrimi ne, Sovyetler Birli i deneyimine, Marksizm-Leninizm e, Bolflevik Partisi ne, Komünist Enternasyonal e ve gelene imize sald rmakla söze bafllad. Fikret Baflkaya Troçkizm, Anarflizm zehrine bulaflm fl yoldafllar yla Sovyet ve Stalin düflmanl na endeksli bir Marksizm anlay fl ile ne yapmak istiyor? Sosyalizmden haberli bu insanlar n bu türden sald r lar nas l bir anlay flt r? Sol Cenah n ayr fl p bütünleflemedi i, flçi S n f Partisi( SP) nin oluflturulup iflbafl yapamad koflullarda, baflta flçi S n f Hareketi olmak üzere, emekçi halk hareketleri ve öteki sosyal muhalefet dinamiklerinin mücadelesi asla baflar ya ulaflamaz ve darbe al r. SP nin oluflturulup alternatif politikalar üretemedi i koflullarda sa l sol lu burjuva partilerinin iflçi ve emekçi halklar düflman politikalar ne geriletilebilinir ne de afl labilinir. flçi S n f n n Siyasal ve Sendikal Birli i davas n yaln zca Gazetemiz in çal - flanlar dile getirmekle kalm yor, SORUN Polemik Dergi miz ile bu yolda üretilmifl tüm kitaplar m zda da konu srarla ve sürekli biçimlerde gündeme tafl nmaktad r. flin bir yan ; bu hayatî ve can al c sorunumuzu canl tutmakta, gündemden düflürmemektir. Di er yan ise bu sorunumuzu ilerici, demokrat, devrimci, sosyalist ve Marksist cenah m - za kabul ettirmeye çal flmakt r. Desen: Avni Memedo lu Pratik örgütçü çabalar m zla bu yolda neler yapmal y z? 1.) Konuya duyarl tüm ilerici güçleri, tüm namuslu ve ilkeli insanlar m z politika sahnesinde eksikli i hissedilen SP nin oluflturulmas mücadelesine kazanmaya, 2.) Mevcut sol siyasal ve sendikal anlay fllar n yeterince s nan p denendi ini, ifllevsiz duruma düfltüklerinin nedenlerini ve nas l afl lmas gerekti- ini Devrimci ve Marksist Sol Kadrolara kabul ettirmeye, 3.) Bu yolda yap lan ideolojik, politik ve örgütsel çal flmalar n iflçi s n f n n en ileri ve militan kadrolar na tafl nmas na ve onlar n öncülük yapmas - na, 4.) lerici, Demokrat, Devrimci, Sosyalist ve Komünist iddial birey, grup, çevre ve örgütlerle yarat c diyaloga girilmesinin iklim ve altyap s n n oluflturulmas na, 5.) Farkl ülkelerin devrimci pratiklerini ithal, taklit ya da yaflad m z co rafyaya tafl mak yerine, somut durumun somut tahlilini yaparak, kendi yerli sentezimizi üreterek, tutarl -somut-amaçl bir iktidar -siyasal-sosyal devrim- projesini haz rlamaya, 6.) Tutarl -somut-amaçl bir demokrasi mücadelesi ile iktidar mücadelesini atbafl götürmek ve anlaml k lmak için; hayat ve mücadelenin asla do rulamad örgüt / partiler yerine TEK PART - TEK SEND KA-TEK GENÇL K ÖRGÜTÜ ne neden ihtiyaç duyuldu unun bilince tafl nmas na, 7.) Kadrolar aras iletiflim ve yarat c diyaloglar gelifltirerek, çeflitli istiflarî toplant lar yaparak, Devrimci Oturum disiplinleri kazanarak, bu türden hayatî sorunlar m z olmas gereken yerde tart flmaya ve sonuçlar na katlanmaya, 8.) Politika sahnesinde eksikli i hissedilen Komünistlerin Birli i gibi son derece yak c sorunumuza acil ve köklü bir çözüm yöntemi üretilmeden, örgütler anarflisine dönüflmüfl Dar grup kültü y k lmadan, iflçi s n f n n sendikal ve siyasal birli i davas n n asla çözülemeyece i bilincini yükseltilmeye, 9.) Parti ve Partileflme Sorunlar n atlayarak sosyalizm ad na(!) yap lan tüm vekaletsiz giriflimlerle bilim ve ak ld fl tart flmalar n burjuvazinin iflini kolaylaflt rd n ö retmeye, 10.) Parti, Birlik, ktidar-devrim projesi olan ve bu yolda çaba gösteren kadrolar seferber edip kurmayl k görevini yerine getirecek bir PART oluflturulmadan yap lan e itim, taktik, cephe, platform, ittifak, ifl ve güç birli i çabalar sosyal pratikte s nan p denendi i üzere ifllevsiz olmufltur. Devrimci Hareket imizin bu türden sorunlar na çözüm yöntemi üretilmesi SP nin oluflturulmas flart na ba l oldu u gerçe inin kabulü ve bu yoldaki çabalar n daha da gelifltirilmesine, 11.) Büyük bir susuzlukla Marksizmi ö renmeye çal flan iflçi s n f ve emekçi halklar m z n, ilerici gençli imizin Devrimci ve Marksist e itimi ifl ve üretim içinde, örgütsel güvencesine kavuflturulmufl, SP nin disipliniyle oluflturulmufl, Bilimler Akademisi, Enstitü ve Bilim Kurullar nca haz rlanm fl programlar uzant s nda yap labilece inin bilince ç kar lmas na, 12.) S n fs z parti, s n fs z sendika, s n fs z edebiyat, sanat, estetik anlay fllar n n y k labilmesinin ancak; bilim-politika-sanat-estetik-etik bütünselli i içerisinde mücadele verilerek gerçekleflebilece inin bilince ç kar lmas na çal flmal y z. Yerel, ulusal, sosyal, s n fsal ve evrensel kurtuluflumuzun yolu buradan geçmektedir. Devrimci ve Komünist isek, baflkaca bir umar m z yoktur. S rr Öztürk Eylemdeki Sloganlar n Dili S n f mücadelesine, olay ve olgulara bilimsel yöntemle bakanlar iflçi s n f n n nitelik ve nicelikçe h zla geliflip güçlendi ini görebilmektedir. Hele yönü proletaryaya dönük olan Devrimciler ve Marksistler aç - s ndan bu olgu ayr nt l önemsenmeli ve iflçi s n f n n siyasal ve sendikal birli i konusu üzerinde yeniden düflünmelidirler. Henüz tam olarak sosyal kurtuluflunu göremeyen iflçiler kendili inden de olsa bu sese kulak vermekte ve baz ad mlar atmaya aday olduklar n göstermektedirler. Kendili indenlik yerine kendisi için s n f olma bilinci kazand nda iflçi s n f harikalar yaratmaya aday oldu unu tarihselden-güncele tüm süreçlerde göstermifl ve kan tlam flt r. Örnek mi gerekiyor? flte anlaml bir örnek: Türk- fl e ba l Hava- fl Sendikas taban nda Gökkufla Hareketi ad yla sendika bürokrasisine karfl önemli ve anlaml bir iflçi inisiyatifi hareketi örgütlendi. Kimi sol geçinen sendika bürokratlar n ve sistemi elefltiren Gökkufla Hareketi Hava- fl Sendikas kongresinde kendi adaylar n destekledi ve yönetimi k l pay yine sendika bürokratlar na kapt rd. Bu hareketin temel slogan ise flöyleydi: Yaflas n S n f Kardeflli i, Yaflas n Akl n Kardeflli i!.. nin Sözü: S n fl ve sömürücü toplumlarda S n f Kardeflli i, Ak l Kardeflli i ancak iflçi s n f n n siyasal ve sendikal birli i gerçeklefltirildi inde anlaml olacakt r. " ktidar için mücadelesinde, iflçi s n f n n tek silah, örgütüdür." (Lenin) 7

8 flçi Haklar flçilik- flsizlik-güvencesizlik Sorunu flsizlik, pahal l k emperyalist-kapitalist yönelimli politikalar n ürünüdür. Konuflma lisan m z Türkçedeki kimi sözcükler ya efl anlaml ya da ikizdirler. Do ru-e ri, yi-kötü, Soru-Cevap, Mal-Mülk ve benzerleri gibi flçi- flsiz sözcükleri de ikiz ifadeleri olan sözcüklerdendir. flsizlik sorunu kapitalist sistemin do as nda bulunan önemli bir sorundur. Kapitalist sistem iflsizlik sorununa asla bir çözüm getiremez. Daha tam olarak ifade edilecekse; kapitalizm üretim iliflkilerini, üretici güçlerin geliflimini, tam istihdam geriletip körelten bir sistemdir. Art -de er sömürüsüne dayal olan kapitalizmde iflsizlik sorununun çözülmesi bir yana iyi kötü bir ifl bulmufl olanlar n sendikal ve siyasal alanda demokratik haklar - n kullanmamalar için yedek ifl rezervini haz rlayarak bunu iflçiler üzerinde bir bask ve tehdit unsuru olarak kullanmaktad r. Kimileri taraf ndan Demokrasi flampiyonu olarak tan t lan ya da Kürt Sorunu na çözüm getirece i san lan Turgut Özal özellikle de Kürt llerinden 4-5 milyon insan m z n büyük flehirlere göçe zorlanmas yla Kürt Sorunu ile Kürdistan Sorunu nun çözülece ini söylemiflti. Bugün baflta stanbul, Ankara, Kocaeli, zmir, Bursa, Mersin, Adana illeri olmak üzere göçe zorlanan tüm illerde hayat ve ekmek kavgas veren Kürt kökenli iflsizler kapitalizmin yedek ifl rezervini oluflturmaktad r. Turgut Özal Devlet Planlama Teflkilat nda, MESS te, 24 Ocak 1980 kararlar n n al nmas nda ve uygulanmas nda, ANAP liderli inde ve Cumhurbaflkanl görevlerinde uluslarötesi tekelci sermayenin yüksek ç karlar n korumakla görevli bir memuru, iflçi ve emekçi halklar n düflman bir burjuva politikac s yd. Cumhuriyet rejiminin tarihi devlet eliyle burjuva yetifltirme, iflçi s n f - n n haklar n gaspetme, emekçi halklar inkâr-imha-asimilasyon politikalar yla sömürüp ezme örnekleriyle doludur. Yak n tarihimizdeki iktidarlarda rol alan Menderes-Bayar, Demirel, nönü, Ecevit, Bahçeli, Y lmaz, Erbakan, Çiller türünden politikac lar da uluslarötesi tekelci sermayenin ç karlar n gözeten NATO cu partilerinin liderleri olarak benzer politikalar yürütmüfllerdi. flsizlik, pahal l k emperyalist-kapitalist yönelimli politikalar n ürünüdür. Metropol kentlerdeki varofllara yerleflen iflsizler ordusu, iflçi s n f n n siyasal ve sendikal birli i davas için aya a kalkan, sendikal olmak için direnifle geçen, gaspedilen haklar için mücadele eden, hak arayan iflçiler üzerinde en büyük bir tehdittir. Patronlar demokratik ve ekonomik haklar n talep eden ifl bulabilmifl iflçileri yedek ifl rezervine -iflsizler ordusuna- güvendikleri için rahatl kla tehdit edebilmektedir. AKP iktidar n n iflsizlik sorunu ile iflsizlerin say s n yans tan rakamlar aldat c d r. AKP iktidar kendinden önceki burjuva iktidarlar na tafl ç kart rcas na iflçi düflman bir iktidar oldu unu, tekelci sermayenin ç karlar n gözetti ini kan tlam flt r. flsizlik oranlar n yans tan rakamlarla hakikî iflsizlerin hesaplanmas nda son derece yan lt c yöntemler uygulanmaktad r. Resmî rakamlara göre iflsizlik oran ; 2008 de % 15.8, 2009 da % 14, 2010 da % 13.4 olarak ilan edilmifltir. Her y l ifl ve ekmek isteyen bir milyonu aflk n genç emekçilerin % 25.3 ü iflsizdir. flsizlik sigortas uygulamalar son derece s n rl d r. flçilerin iflten ç kar lmas tehlikesi ile iflsizlerin ifl bulamama korkusuyla iflçi s n f maddî, manevî ve psikolojik bask ve tehdit alt ndad r. Avrupa Birli i ülkelerinden spanya, Portekiz, talya, Yunanistan, Fransa, Almanya, ngiltere baflta olmak üzere tüm AB ülkelerinde oldu u gibi uluslarötesi tekelci sermayenin hegemonyas ndaki tüm kapitalist ülkelerde flsizlik-güvencesizlik-kazan lm fl Haklar n Geri Al nmas -Bask -Sömürü sorunlar çerçevesinde kütlesel eylemler gerçeklefltirilmektedir. Emperyalist-kapitalizmin art -de er sömürüsüne, hegemonlar n eflitsiz, adaletsiz, hukuksuz, özgürlüksüz sistemine karfl kitleler hakl talepleriyle aya a kalkm flt r. Yaflad m z topraklarda da iflçiler, emekçiler, iflsizler, gençler, emekliler, hakikî ayd nlar sistemin rahatl kla uygulayageldi i bask ve tehditlerine karfl soka denemektedir. Hakl talepleriyle eyleme geçen, sistemi sorgulayarak protesto eden kütlesel ç k fllara kurmayl k görevini yerine getirecek donan ml bir örgütsel güvencemiz ise henüz oluflturulamam flt r. flçi s n f ve emekçiler siyasal ve sendikal güvencelerinden yoksundur. flçi-kitle, Köylü-Kitle ve Gençlik-Kitle çal flmalar na kurmayl k yapacak örgütsel güvencelerimizi üretemedi imiz süreçlerde hakl taleplerimizin darbe almas da kolaylaflmaktad r. UPS flçileri Direnifle Devam Diyor Direnifllerden Sendikal olduklar için iflten ç kar lan Mahmutbey UPS da t m merkezi iflçileri 22 Aral kta direnifllerinin 232. gününü doldurdular. TÜMT S fiube Baflkan Çayan Dursun, Uluslararas Tafl ma flçileri Federasyonu nun 16 Aral k Küresel Eylemi öncesinde UPS nin görüflme talep etti ini ve bu nedenle eylemin ertelendi ini ancak görüflmelerin henüz bafllamad n söyledi. UPS bundan önceki küresel eylem kararlar ard ndan da görüflme talep etmifl, sendika ile flirket aras ndaki diyalog artm fl; ama bu görüflmelerden olumlu bir netice al namam flt. Dursun ayr ca, UPS de çal flan C P tafleron iflçilerinin davas n n henüz sonuçlanmad n, patronun tafleron iflçilerini geri almak istemedi ini, k - dem, ihbar ve sendika tazminatlar n vermeyi kabul etti ini; ama sendikan n kadrolu, tafleron ay rmadan bütün iflçilerin ifle geri al nmas n talep etti ini belirtti. Yap lan tüm görüflmelerde iflçilerin de temsilcileriyle kat lmak için talepte bulunduklar n, ancak görüflmelerin flimdilik sendika merkezince yürütüldü ünü de ekledi. Sendikan n direniflteki iflçilere gerekli maddi yard m sundu unu söyledi. Kurtköy UPS de, akflam vardiyas nda çal flan iflçilerin, direniflteki arkadafllar ndan örnek alarak uzun çal flma saatlerine tepki gösterdi i, sekiz saatten fazla çal flmama karar ald o bölgede direniflte bulunan iflçilerce aktar l rken, bu karar n Mahmutbey de hiç uygulanamad belirtildi. flçiler, Mahmutbey deki direnifl çad r na devrimci ve demokratik örgütlerden deste in bafltaki kadar olmad n belirttiler. Bir iflçi, deste e gelen devrimci gruplardan, partilerden söz ederken flöyle bir yorum yapt : Sürekli arkan zday z, diyorlar, hep arkam zdas n z, bir kere de biz geçelim arkaya. Siz bizim önümüzde durun. Bir baflka iflçi, çal fl rken iflverenin talimat üzerine 500 kiloluk bant tafl mak zorunda kald klar n ve band n üzerine düflerek ifl kazas geçirmesine neden oldu unu, raporlu oldu u sürede iflten ç kar ld n anlatt. fl kazas geçirdiklerinde ambulansla de il, karga tulumba bir araca konularak hastaneye götürüldüklerini, yanlar nda hep bir müdür oldu u için doktor taraf ndan umursamazca muayene edildiklerini de ekledi. flçiler, kaza geçirdiklerinde hep ayn doktora gittiklerini ve o doktorun muhtemelen flirketle anlaflmal oldu unu belirttiler. UPS deki ücret kesintileriyle ilgili konuflan bir iflçi, 1 gün ifle gelmeyince 2 günlük ücretlerinin kesildi ini söyledi. Daha önce iflyerinde emekli asker ve polislerin güvenlik flefi olarak çal flt bilgisini veren bir di er iflçi ise birkaç kez tuvalete gitse saat bafl tuvalete gidilmez diye uyar ald n, bir gün dayanamayan bir arkadafllar n n asker emeklisi güvenlikçiye madem tuvalete gitmek yasak, o zaman bez getirin de alt m za ba lay n dedi ini aktard. flçiler d flar dayken, bir otobüs dolusu geçici iflçi polis korumas yla binaya sokuldu. Direniflteki iflçiler hemen otobüsün yoluna ç k p slogan atmaya bafllad lar. UPS nin en hareketli ve en yo un aktarma merkezi olan Mahmutbey deki iflin aksamamas için sürekli d flar dan iflçi getirmesini protesto ettiler. Direnifle devam edeceklerini belirten iflçiler, burada kazan rlarsa her yerde kazanacaklar n bildiklerini söylediler. 8 "Ancak insanlar n tümü, tüm insanlar için üretiyorsa, insanlar n tümü özgür olur." (Bertolt Brecht)

9 Politik-Ekonomi Vergi Bar fl : Sermayeyle Bar fl, flçiyle Savafl Geçti imiz Kas m ay içinde, Devlet Bakan Ali Babacan halka bayram hediyesini aç klad. Hükümet, vergi ve sosyal güvenlik primi borcu bulunanlar n borçlar n yeniden yap land raca n ve gecikme cezalar n n silece ini ilan etti. Cumhuriyet tarihinin en kapsaml vergi bar fl olarak nitelendirilen bu ad m, baflta oda baflkanlar olmak üzere sermaye çevreleri taraf ndan alk flland. Toplam 120 milyar TL ye ulaflan bir borcun ödenebilir hale geldi i, bunun milyarl k k sm n n tahsil edilmesinin beklendi i telaffuz edildi. Afla yukar devletin bir y ll k bütün gelir vergisi tahsilat - na eflit olan bu milyarl k tahsilat n ne kadar hayali oldu u, uygulamada görülecektir. Devlet taraf ndan bundan önce at - lan bu tür ad mlar n hepsi, bir daha yap lmayacak, en son vergi aff olarak ortaya at lm fl, fakat hepsi hüsranla sonuçland için birkaç y l içinde yenileri gündeme gelmiflti. 120 milyara ulaflt ifade edilen vergi borcu, devletin geçen y l flirketlerden tahsil etti i kurumlar vergisinin neredeyse 6 kat ediyor Bu borç her y l giderek art yor, çünkü her y l ödenmesi gereken verginin artmas yla birlikte, bunun ödenmeyen k sm da art - yor. Gelir daresi Baflkanl n n 2009 y l verilerine göre, ödenmesi gereken kurumlar vergisi 24 milyar n üzerindeyken, bunun 4 milyara yak n, yani yaklafl k alt da biri ödenmemifltir. Zaten ücretli çal flanlar n ödedi i toplam vergiden daha az vergi yüklenen flirketler, bunun da her y l önemli bir k sm n ödemiyorlar. Ücretli çal flan iflçi ve memurlar, her y l ödenen toplam gelir vergisinin yaklafl k yar s n ödüyorlar, ücretlilere yüklenen vergi, flirketlerin ödedi i kurumlar vergisi toplam ndan fazlad r. Üstelik, ücretli çal flanlar n vergi borcu bulunamaz, çünkü onlar n ödemeleri gereken vergi, daha ceplerine girmeden, kaynakta kesilmekte devlete aktar lmaktad r (ya da afla da bahsedece imiz gibi aktar lmas beklenmektedir). Vergi aff gündeme getirildi inde, bu gerçek, CHP li burjuva muhalefeti taraf ndan da dile getirilemedi ve hükümetin vergi aff na karfl vergisini düzenli ödeyenlere de indirim yap ls n önerisi, sadece vergi borcu bulunmayan irili ufakl çeflitli sermaye kesimlerini kapsayan c l z bir muhalefet olarak kald. Sonuçta, devlet ortaya att yeni vergi bar fl projesiyle flu gerçe i bir kez daha ifade etmifl oldu: Sermaye vergisini ödemekte ya da ödememekte serbesttir, istedi i zaman öder, istemedi i zaman ödemez. Gelir daresi Baflkanl n n verileri incelendi inde, bir baflka gerçek daha göze çarp yor. Ücretlilerden kesilen, ve devlete ödenmesi gereken tutarla, devletin gerçekten tahsil etti i tutar aras nda da büyük bir fark var. Bunun anlam, devlet ad na vergi tahsildarl yapmalar beklenen flirketlerin, çal flanlar n ücretlerinden kestikleri bu vergilerin bir bölümünü devlete aktarmad klar d r. Yasa tasla nda, devlete aktar lmayan bu borç da yeniden yap land rma kapsam na al nmaktad r. Yani, sermaye, yaln z kendi vergisini de il, devlet ad na ücretlilerden kesti i vergiyi de devlete istedi i zaman ödemekte, istemedi i zaman ödememektedir. flçilerin vergisinin, daha ceplerine girmeden, flirketler taraf ndan kesilip devlete aktar lmas, bir yandan, sanki bu vergiyi flirketler ödüyormufl gibi bir görüntü yaratmaktad r. Bu, iflçinin paras n n bir bölümüdür, ama sermayenin sözcüleri, bunun kendileri üzerindeki bir vergi yükü oldu unu iddia etmektedirler. Böylece çal flanlar n vergisinde herhangi bir indirim yap lmas halinde, bu indirimi kendi ceplerine atmak için haz rl k yapmaktad rlar. Di er yandan, vergi ödemesindeki bu flekil farkl l, sermayenin elinde politik bir güce dönüflmektedir. Devlet, gelir elde etmek için sürekli sermayeyle bar fl arayan, onu vergi ödemeye ikna etmeye çal flan taraf konumundad r. pler, sermayenin elindedir. Ödedikleri vergi üzerinde hiçbir kontrolü bulunmayan iflçiler içinse, vergilerini peflin peflin ödemenin ödülünün ne oldu u, vergi bar fl için ç kar lan torba yasada yer alan, kendileriyle ilgili baz maddelerde görülebilir: Sosyal Güvenlik Kanunu nda, asgari ücret için yafl s n r 16 dan 18 e çekiliyor. 165 sayfal k yasa metninin tüm laf kalabal aras ndaki bir cümlecikle, Sosyal Güvenlik Kanunu nda yer alan; 16 yafl ndan büyük iflçiler için belirlenen bir ayl k brüt ücret tan m ndaki 16 ifadesi 18 yap lmaktad r. Böylece, 16 yafl n alt ndaki iflçiler için belirlenen düflük asgari ücretin, 18 yafl n alt ndakilere uygulanmas için yasal zemin oluflturulmaktad r. flsizlik fonunda biriken paran n %30 unun, dahas bakanlar kurulu uygun görürse %50 sinin, stihdam art rmaya yönelik politika ve tedbirleri uygulamak, iflgücünün istihdam edilebilirli ini art rmak... istihdam koruyucu di er tedbirleri almak... gibi amaçlarla kullan labilece i yasalaflt r lmaktad r. Her yöne çekilebilecek bu gibi terimler, yeni ifl alanlar yaratma ad alt nda iflsizlik fonunda biriken iflçilerin paras n n, kapitalistlere hibe ve kredi olarak kulland r lmas nda dayanak oluflturabilecektir. Turizm sektöründe çal flanlar için denklefltirme süresi 4 ay olarak uygulanabilece i belirtilmekte, böylece turizm sektöründe çal flan iflçilerin 4 ay köle gibi çal flt r lmalar kanuna girmektedir. Vergisi cebine girmeden kesilen iflçinin mükafat, iflte bu flekilde; daha az ücret, daha çok çal flma, kendi paran n sermayeye kulland r lmas! Can Atefl Fabrikalardan HEY Tekstil de flçilerin Durumu HEY Grup olarak bilinen firman n tekstil sektöründe uzunca bir süredir iflçi olarak çal flmaktay m. Firman n bünyesinde bir çok flirket var: Tekstil, d fl ticaret, turizm ve biliflim. Firmalar n sahibi Süreyya S tk Befltafl ile Aynur Befltafl s k s k renkli bas nda boy gösteriyorlar. Süreyya Bektafl n eski solcu, devrimci oldu u söyleniyor ama bugün için tam bir kapitalist. Biz iflçileri sömürerek servetlerine servet kat yorlar, s n f bilinçli iflçilerin bildi i art -de er sömürüsünün d fl nda bir de maafllar m z 3 y ld r -dünyadaki ekonomik krizi de bahane ederek- 1-1,5 ay aksatarak ödüyorlar. Ancak kendileri sürekli yeni yat r mlar yap yor, lüks içinde yafl yor ve iflçilere ise açl, yoksullu u reva görüyorlar. Türkiye Giyim Sanayicileri Derne i Baflkanl yapm fl olan Aynur Bektafl, halen TOBB Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i Kad n Giriflimciler Kurulu Baflkan. Befltafl, Tv lere bolca ç k p; bu kadar yat - r m yapt k, bu kadar iflçi çal flt r yoruz, kriz yok ifllerimiz yo un diye do rular ters yüz ederek yalan söylüyorlar. Do uda devlet destekli fabrikalar kurarak devletten teflvik primi al yorlar. Daha önce ve flimdi de örgütlenmeye bafllad m zda patronun hemen haberi oluyor, kendi s n f kardefllerimiz bilinçsiz iflçiler patronla iflbirli ine giderek bizlere ihanet ediyor. S radan iflçiler iflten ç kar lmaktan korkuyorlar, yaflad klar deneyimlerde de sendikalar n iflçileri yeri gelince satan örgütler oldu unu gördükleri için örgütlenmeye ço u iflçi destek olmuyor, kat lm yor. Bizlerin çal flt örgütlenmeyi bitiremeseler de çok arkadafllar m z belli aral klarla iflten ç kard lar, ç kart lan arkadafllar m z mahkemeye verdiler, arkadafllar m z mahkemeleri kazand klar halde alacaklar n alamad lar. Bu düzende ne kadar hakl olursak olal m, haklar m z mahkeme yoluyla kazanm fl olsak da bu düzenin sahipleri kapitalist burjuvalar bizleri aç b - rakmaya kararl. Üstelik kendi yasalar n bile hiçe sayarak, çal flan iflçi ve emekçi s n flara devlet biziz, bizi y kmadan haklar n z alamazs n z diyorlar. Bir vahfli sömürü düzeni olan kapitalizmi y kmadan ve s n fs z, sömürüsüz bir düzen olan sosyalizmi kurmadan bu sömürü son bulmayacakt r. Sol, sosyalist, devrimci güçlerin anlams z biçimde ayr flt, bölündü ü ve bir türlü buluflup bütünleflemedi i ülkemizde sosyalist, devrimci grup, çevre ve örgütlerin temel ilkeler çerçevesinde iflçi s n f hareketi ile bütünleflerek flçi S n f n n Siyasal-Sendikal Birli i sa land zaman iflçiemekçi s n flar n sosyalizmi kuraca na inan yorum. Ba c lar dan Tekstil flçisi okuru "Yarg ç tarihtir - ve infazc s da, proletarya olacakt r." (Marx) 9

10 Direnifllerden kinci Tekel Direnifli Sona Erdi TEKEL iflçilerinin ikinci defa bafllatt klar Tek G da- fl Sendikas genel merkezi önünde 78 gün devam eden direniflleri, 20 Aral k ta bas n aç klamas yla sona erdi. TEKEL iflçisi Metin Arslan n yapt aç klamada, eylemin sendika bürokrasisinin iflçi düflman tutumunu teflhir etti i, iflçilerin her türlü zorlu a gö- üs gerebilece ini ortaya koydu u belirtildi. Arslan ayr ca ad nda halk, emek, komünist, iflçi yazsa bile iflçi s n f mücadelesiyle de il sendika bürokrasisi ile iflbirli ini tercih eden partileri ve sendikalar da k nad klar n söyledi. Tek G da- fl ten ba ms z olarak kendi yeni eylem planlar n oluflturduklar n ve di er illerde örgütlendiklerini aç klad. Sendikan n 4. Levent teki genel merkez binas nda devam eden direnifl 24 Kas mda polis ve sendika bürokratlar n n sald r s na u ram flt. Bu olay n ard ndan direniflteki iflçilerle gazetemizin yapt ve internet sitemizde yay nlanan röportaj burada da aynen yay nl yoruz. 24 Kas m da, 4. Levent teki Tek G da fl Sendikas Genel Merkezi önündeki direnifllerine 52 gündür devam eden TEKEL iflçilerine, Mustafa Türkel ve korumalar n n küfretmesiyle bafllayan sald r ya polisin de destek vermesiyle Metin Arslan adl TEKEL iflçisi ile ona yard m etmeye çal - flan SK iflçisi Ercan Ball o lu yaraland. Polis sendika yöneticilerine destek vermek için önce üç el havaya atefl açt, ard ndan da iflçileri döverek gözalt na almaya çal flt. Bu flekilde polis karakoluna götürülen Metin Arslan ve Ercan Ball - o lu yla dayan flma amac yla ayn gün saat s ralar nda içlerinde E itim-sen, Halk Cephesi, Mücadele Birli i, Proleter Devrimci Durufl, K z lbayrak gibi çeflitli ilerici ve devrimci kurumlar n da kat l m yla bir bas n aç klamas yap ld ve yaklafl k kiflilik bir kortejle iflçilerin serbest b rak lmas için polis karakoluna yüründü. Çevik Kuvvet polislerinin müdahale tehditleri ve sald rgan tav rlar sonuç vermedi. Polis iflçileri 20 dakika içinde serbest b rakmak zorunda kald. TEKEL iflçileri, arkadafllar na yap lan sald r larla ilgili olarak Polis arkadafllar m z döverken, Mustafa Türkel, bahçede bu manzaray izliyordu. Polis sendika binas na yerleflti. Bizim param zla al - nan yerde yiyip içip y kan yor. Geçti imiz haftalarda Orta Anadolu 1, 2 ve 3 No lu flubelerden bize eylemi sonland rmam z için tehdit mesajlar geldi. Devrimci gruplardan destek görüyoruz. Di- er illerdeki TEKEL iflçileri destekliyor. Karfl m zda ise TKP, EMEP (Evrensel gazetesi) ve Halkevlerinden oluflan Kutsal Üçlü ttifak var. Biz onlara öyle diyoruz. Kendilerine sosyalist, komünist diyorlarsa, iflçi s n f n n yan nda yer almak zorundalar. Ama onlar hep bizim aleyhimize yaz yorlar. Evrensel de hep Türkel in bize etti i laflar var. TKP, 10 kiflilik eylem eylemciktir diyor. Türkan Albayrak tek kiflilik eylem yapt ve kazand : O da m eylemcik yapt? Bunlar n kelle hesab yla öyle. Ama o tek bafl na kazand, biz kaç kifliyiz, niye kazanamayal m? Ankara da kalabal görüp üye kazanmak için tezgâh kurdu bunlar. Hakk m z yanacak diye avukatlardan yaz gelince biz de 4-C ye imza att k. Türkel, 4- C nin iptali için bize Anayasa Mahkemesi ne güvenmemizi söyledi. Öyleyse biz Ankara da neden 78 gün mücadele ettik? O zaman bizi mahkemeyle kand rarak çad rlar m z bize söktürdüler. Dan fltay n o yürütmeyi durdurma karar n n hiçbir fleyi çözmedi ini sonradan anlad k. dediler. Bir iflçi olanlar Bunlar (sendikac lar) bunald. Haks zl klar iyice meydana ç kt. Bize eflk ya diyor. Samsun da sendika binas 7 trilyon liraya sat lm fl, Mustafa Türkel nerede bu para? Bana eflk ya diyorsa, orada rahat oturamayacak. Biz geldi imizde burada lüks araçlar vard sendikaya ait, kaç rd lar medya görmesin diye. Ankara da o bir fley yapmad. Olay iflçiler tetikledi. Yunanistan dan ö renciler geldi buraya ziyarete. Orada Yunan hükümeti sendikalara Mustafa Türkel i örnek gösteriyormufl, siz de hükümetle böyle uzlafl n diyerek. Ö renciler biz bunu dünyaya yayaca z dediler. TKP bizim yapt m za eylemcik diyor. Halkevleri ve EMEP de öyle davran yor. Ben normalde CHP ye oy veren biriyim. Ama beni buraya CHP getirmedi. Buradan gitmemi istemedi, isteyemez de, hadi bir denesin bakal m. Ama bunlar önce partilerine üye arkadafllar m z ay r p bizi bölmeye çal flt lar, sonra da eylemcik dediler. Ankara da bunlar ve Perinçek in kanal (Ulusal Kanal) yan m zdayd. fiimdi yoklar. Türkel in yan ndalar. Sözde solcular, sözde emekten yanalar. Ama bak n gerçekten her fleyin emek ürünü oldu unu bilen bir kimse böyle demez. Ancak kendisi de baflkas n n eme iyle geçinen, rahat içinde yaflayan biri eylemcik der. Diye de erlendirdi. nin Sözü: Tüm Türkiye deki milyonlarca emekçinin deste ini alan TEKEL Direnifli nin yeniden canland r lmas için verilen böyle hakl bir mücadeleye karfl sar sendikac larla el ele veren devrimci, sosyalist, hatta komünist geçinen sa oportünist parti ve gruplar n teflvik etti i bu türden aç k ve pervas zca bir grev k r c - l yapmaya CHP gibi en köklü bir - sol maskeli- sermaye partisi bile cesaret edemiyor. CHP nin yerine getiremedi i bu görev iflçilerin kutsal ittifak diye and parti ve gruplara düflüyor. Demek ki burjuva politikas n n iflçi s n f içindeki uzant s rolünü oynayabilmek için sahte devrimci ya da sahte komünist olmak gerekmektedir. 5. sayfadaki NATO Zirvesi Ve Yalanc Pehlivanlar bafll kl yaz n n devam nesiyle iflbirlikçi Güney Kore ve Uzak Do u daki di er emperyalist güç Japonya ile gerçeklefltirdi i ortak tatbikat ( Keskin K l ç ) elefltirdi. 10 Aral a kadar sürece i bildirilen tatbikat, Japon ve Amerikan askeri, 150 uçak, bir uçak gemisi ve 20 savafl gemisinin kat l m yla gerçeklefltirildi ve Güney Kore rejiminin gözlemcileri de kat ld. K sacas NATO nun endifle leri, Kore ve ran n tehdit olarak gösterilmesi, as l Çin ve Rusya n n hedef al nd n bir kere daha gösterdi. Zirve öncesinde Erdo an hükümeti, ran tehdit olarak alg lansa bile ad - n n gösterilmemesini istedi. 14 Kas mda bas na aç klama yapan Erdo an, füze kalkan n n Türkiye ye kurulmas halinde komutas n n da Türkiye de olmas gerekti ini ileri sürdü. lk konuda, emperyalistlerle iflbirli inde daha tecrübeli olan Onur Öymen gibi eski d fliflleri mensuplar, zaten hiçbir NATO karar nda hedef ülke isminin belirtilmedi ini söylediler. NATO genel sekreteri Rasmussen, bir Alman gazetesine (Welt Am Sontag) verdi i demeçte Özellikle bir ülkenin ad n n an lmas flart de il. 30 dan fazla ülke balistik füze sistemlerine sahip. Bunlardan baz lar Avrupa ve Atlantik bölgesini vurabilecek durumda. Bu bir gerçek, bunun için isimlerinin verilmesi gerekmez diyerek NA- TO nun zaten isim gösterme heveslisi olmad n, aksine göstermemenin ifline geldi ini aç klam fl oldu. ran n ad n n füze kalkan için hedef olarak geçmemesi, hedef al nmayaca ve Türkiye nin de cephe ülkesi olmayaca- anlam na gelmiyordu. 18 Kas mda, Amerikan Savunma Bakanl sözcüsü Geoff Morrell, Erdo an n füze savunma sistemine ev sahipli i yapmakta isteklilik gösterdi ini aç klad. Türk hükümetinin komflularla s f r sorun palavras n, toplant sonras nda, Fransa Cumhurbaflkan Sarkozy Tehdit ran d r diye aç klama yaparak büsbütün bozdu. Zirvenin hemen ard ndan, Wikileaks adl internet sitesinde yay nlanan (veya s zd r lan) ABD diplomatik yaz flmalar aras ndaki 25 fiubat 2010 tarihli belge, Erdo an hükümetinin ikiyüzlülü ünü iyice ortaya koydu. Buna göre, Türk d flifllerinden Feridun Sinirlio lu, Amerikan elçisine nükleer silah ve füze sahibi bir ran istemediklerini ve Suriye ye yönelik çabalar n n fiam ran n etkisinden kurtarma amaçl oldu unu, k sacas Amerikan ç - karlar na hizmet etti ini aç kça itiraf etmektedir. Bu ikiyüzlülü ün temeli s - n fsald r. Türk sermaye s n f n n örgütlerinden TOBB Baflkan R fat Hisarc kl o lu, 8 Kas mda ABD emperyalizmine ba l düflünce kuruluflu Franklin Center n düzenledi i, bakan Babacan n da kat l m yla yap lan toplant - da, ABD-Türkiye ekonomik iliflkilerinin gerilemesini yine Amerikal lara flikâyet etti. Türkiye nin ABD ye olan ihracat n n toplam ihracat içindeki pay n n 2002 de % 7,3 iken, 2008 de % 4,8 e geriledi inden bahsetti. ABD ile stratejik ortakl n ekonomik temelinin de güçlendirilmesini istedi. ran n 8 milyar dolarl k ticaret hacmiyle Türkiye için önemine de indi ve ran küresel sisteme kazanman n yolunun ticaret oldu unu belirtti. Amerikal lara biz asl nda sizin tekkenin itiyiz, ondan havlar z diyerek dilenmenin kibar yoluydu bu. Komuta konusunda daha önce füze savunma sistemi Türkiye de olacaksa, komuta bizde olmal diyen Erdo an, NATO sözcüsü James Appathurai nin komuta Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutan nda (yani Amerikan generalinde) olacakt r diye terslemesinden ve deklarasyonun ard ndan, 22 Kas mda büsbütün ayak de ifltirip eflekten düflen Nasrettin Hoca misali biz de zaten komuta NATO da olsun demifltik deyiverdi. Ama Erdo an n ve Türk burjuvazisinin bu kaba güldürüsünden daha önemli olan, Türkiye de yaflayan herkes için en yaflamsal nokta fludur: NATO deklarasyonunda, füze tehdidinin hedefinin NATO nun Avrupal nüfuz bölgesi oldu u ve buras n n korunmas gerekti i belirtiliyor. Yani savunulmas gereken esas yer Avrupa oluyor, Türkiye nin ad dahi geçmiyor. Türkiye yi Bat yla di er ülkeler aras ndaki olas bir savaflta hedef haline getirecek, sadece bar fl zaman nda bulunmalar bile halk için tehdit olan onlarca nükleer silah n Türkiye den çekilmesinden de elbette bahsedilmiyor. Sonuç olarak füzelerin veya radar n yerlefltirilmesi halinde de, Türkiye yine do rudan hedef haline gelecektir. nsanlar m z, NATO füzelerine üste para verip gelen füzelere kalkan olacakt r! Ali Toprak 10 "Kapitalizmdeki özgürlük köle sahipleri için özgürlüktür" (Lenin)

11 S n f ve Politika S n f Mücadelesinde Cezaevlerinin Yeri Cezaevleri s n f mücadelesinin vazgeçilemez bir bilefleni ve alan d r. Kapitalizm; eflitsiz, haks z, hukuksuz, adaletsiz, özgürlüksüz ve ahlaks z bir sistemdir. S n fl toplumlardaki cezaevleri önemli sorunlar m zdan biri olarak gündemi iflgal ediyor. Cezaevi, Ceza, Hukuk, Suç ve Suçlu kavramlar na burjuvazinin yükledi i anlamlara göre de- il, bu vahfli kapitalist sistemden çok büyük zarar gören iflçi ve emekçilerin sosyal kurtuluflu penceresinden bak lmas n daha do ru buluyoruz. Kapitalist sistemde, halk deyimiyle avantalar ve ya malar düzeninde, büyük h rs zlar n vukuat n gizlemek ve halka flirin göstermek için daima küçük h rs zl klarla öteki adli suçlar n cezaland r ld topluma anlat l r. Cezaevlerindeki tüm adli tutuklu ve hükümlülerin iflledi i suçlar ve suçlular asl nda onlar n de il, sistemin suçudur. Cezaevlerinde bulunan ve kapitalist anarfliyi sorgulay p aflmak için mücadele eden ilerici-devrimci-sosyalist ve Marksist kadrolar da bizim bak fl aç m za göre asla suçlu de ildir. Çünkü onlar (çeflitli ideolojik-politik-örgütsel farkl l klar m za ra men) nihai amaç olarak; s n fs z-sömürüsüz-s n rs z-eflitlikçi-özgürlükçü bir dünyan n inflas ve insan n-insanl n sosyal ve evrensel kurtuluflu için mücadele etmektedir. Tarih ve insanl k önünde hakikatin ve do rular n kavgas n veren devrimci-dönüfltürücü düflünce-davran fl çizgileri asla suç say lamaz ve suçlu olarak adland r lamaz. Cezaevleri konusunu inceleyen kurumlar n günümüzde 2010 y l için verdi i bilgilere göre: Halen 97 bin kapasiteli cezaevlerinde 112 bin tutuklu ve hükümlü bulunmaktad r. Bu cezaevleri içinde 346 kapal ceza infaz kurumu, 28 müstakil aç k ceza infaz kurumu, 3 çocuk kapal e itim evi, 3 kad n, 1 kad n aç k, 3 çocuk kapal cezaevi vard r. Çocuk tutuklular n çok büyük bölümü sistemi taflla protesto eden Kürt çocuklar d r tutuklu ve hükümlünün si erkek, i kad n, u çocuktur. Siyasî tutuklu ve hükümlülerin say s da tür. Siyasîlerin büyük bir bölümü PKK, KCK ve BDP lidir. Verilen bu rakamlar giderek artmaktad r y l ndaki bütçe görüflmelerinde BDP milletvekillerinin dile getirdi i rakamlar ise daha fazlad r. Aral k 2010 rakamlar na göre cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlü say s : dür. Bu rakamlar n yar s tutuklu, di er yar s hükümlüdür. Tutuklu say s n n bu düzeyde oluflu sistemin hukuk anlay fl n n hangi düzeyde oldu unu göstermektedir. Tekelci sermayenin yüksek ç - karlar n gözeten AKP iktidar habire yeni F Tipi Cezaevleri infla etmekte ve bütçeye bunun için fon ay rmaktad r. Tekelci kapitalizm militarist polis devleti kimli i ile insana ve insanl a sald rmaktad r. Sistem dolay s yla toplumda yaflanan tüm sosyal, ekonomik, siyasal, kültürel sorunlar n daha da a r cezaevlerinde yaflanmaktad r. En büyük hak ihlalleri siyasî tutuklu ve hükümlülerin bulundu u F ve E Tipi Cezaevlerindedir. flkence, kötü muamele, keyfî ve fiilî bask, mevcut mevzuat n tutuklular n haklar aleyhine yorumu, hücre ve tecrit uygulamalar, infaz yakmalar, sa l k sorunu, s nma, su, banyo, havaland rma, hastaneye ve mahkemelere sevklerdeki afl lamayan binbir zorluklar, ölüme terk edilenler, cezaevlerindeki ölümler, kültürel ihtiyaçlarla sorunlar n n karfl lanmamas, mektup, kitap ve dergilerin verilmeyifli, bas nyay n radyo ve TV.lerin sansür edilifli gibi yüzlerce sorun cezaevlerinde yaflanmaktad r. Siyasî tutsaklar aras nda yazarlar m zdan Turgay Ulu gibi 15 y ld r tutuklu(!?) olan çok say da insan m z ise mevcut hukuk anlay fl na ve mevzuata göre hâlâ serbest b rak lmayanlar da bulunmaktad r. Siyasal-ekonomik kriz yaflayan sistem hukuk alan nda da çürümüfl ve çözülmüfltür. Çeflitli amaç ve niyetlerle hâkim ve savc lar n da sistemdeki saflaflmalara uygun olarak siyasî, vicdanî ve cüzdanî kategorilerle ayr fl p saflaflt klar görülmektedir!.. Siyasî tutsaklar 6 metrekarelik Oda denilen hücrelerde tutulmaktad r. Onlar n temel hak ve özgürlükleri k s tlanarak ideolojik-teorik-politik-örgütsel tercihlerinden vazgeçip sisteme uyumlu olmalar yani ehlilefltirilmesi istenmektedir! Yaflamlar n n hatta 30 y l - n bu kötü koflullarda geçiren insanlar n ideolojik, ruhsal ve bedensel sa l giderek daha da bozulmaktad r. Siyasî tutsaklar u rad klar haks zl klar aflmak için çeflitli direnifl, açl k ve ölüm grevi türünden eylemleriyle sistemi sorgulamaktad r. Cezaevlerindeki insanlar m z talep ve ihtiyaçlar içerideki cezaevindeki direnifl ve eylemlerle de il d flar daki hapishanedeki insanlar m z n topyekun birlikte hareket etmesiyle karfl - lanabilir ancak. Yönü proletaryaya dönük ilericidevrimci kadrolar; siyasî tutsaklar ay r m gözetmeden sahiplenmektedir. Çünkü onlar sisteme karfl düflünce-davran fl çizgilerinden dolay cezaevlerindedir. S n fl toplumlardaki cezaevleri; iflçi s n f ve emekçi halklar m z n hakl talep ve ihtiyaçlar için verilen mücadelenin önündeki engellerden bafll cas olma özelli ini tafl maktad r. Cezaevleri s n f mücadelesinin vazgeçilemez bir bilefleni ve alan d r. Sol Cenah m z n cezaevleri konusunda bütünlüklü ve tutarl bir projeye sahip olmay fl yüzünden sistemin bu konudaki bask ve terörünün geriletilip afl lmas da mümkün olamamaktad r. Emekçi Kad n Kad na Yönelik fiiddet Ve Kad n Eme inin Sömürüsü 25 Kas m Kad na Yönelik fiiddete Karfl Uluslararas Mücadele ve Dayan flma Günü nedeniyle bir araya gelen kad n kurulufllar, y llar aras nda kad n cinayetlerinin yüzde 1400 artt n, her gün üç kad n n öldürüldü ünü, sorunun art k bir cins k r m na ve katliama dönüfltü ünü belirttiler ve ülkenin çeflitli yerlerinde protesto gösterileri düzenlediler. Batman da kad n haklar n ulusal hak talepleriyle birlikte dile getirmeye çal - flan BDP li kad nlar, polis taraf ndan copland. Bu sald r ya gerekçe olarak gösterinin izinsiz yap lmas gösterildi. E itim-sen Kad n Sekreteri Gülçin sbert in Adalet Bakanl n n verilerine dayanarak yapt ayn tarihli bas n aç klamas na göre son yedi ayda 226 kad n çeflitli bahanelerle öldürüldü, 478 kad n tecavüze ve 722 kad n da tacize u rad. Çeflitli kad n derneklerinden yap lan bas n aç klamalar nda, gösteri için izin arayan polisin ve mahkemelerin kad nlara kocana dön diyerek baflvurular n reddetti i, katledildiklerinde canilere erkeklik indirimi de denen haks z tahrik indirimi yaparak cinayetlere izin verdikleri dile getirildi. Bu indirimin temelinde bedenini kocas na vermenin kad n n görevi oldu u yarg s n n yatt, kad n bunu reddederse öldüren erke in cezas nda indirime gidildi i anlat ld. Adalet Bakan Ergin in 2009 da, DTP milletvekili Fatma Kurtalan n verdi i soru önergesine verdi i cevapta, 2002 y l nda 66, 2003 y l nda 83, 2004 te 164, 2005 te 317, 2006 da 663, 2007 de 1011, 2008 de 806 kad n n katledildi i bilgisi yer alm flt y l n n sadece ilk yedi ay ndaki say ise 953 olarak verilmiflti. Bu süreçte, sermaye s n f n n kad n örgütleri de olaya endi bak fl aç lar n ortaya koydular. Türkiye Kad n Giriflimcileri Derne i (KAG DER) Baflkan ifl kad n Gülseren Onanç, bas na verdi i röportajlarda, Türkiye nin daha da muhafazakârlaflmas n kad n n iflgücüne kat l m üzerinde tehdit olarak gördü ünü belirtti. Çal flabilir durumdaki 24 milyon kad n n sadece 6 milyonunun çal flt n söyleyen ayn bayan, kad n sorunuyla ve iflsizli- iyle ilgili Almanya da iktidardaki H ristiyan Demokrat Parti nin programlar n, izlediklerini belirtti. Sosyal demokrat CHP nin yeni yüzlerinden olan bu han mefendi, Avrupa daki muhafazakârl - n a ababalar ndan muhafazakârl n kad nlar n bir iflte çal flmas na engel olmad n ö rendi ini aç klad. Uluslararas Çal flma Örgütü nün LO nun 2008 y l için verdi i bilgilere göre Türkiye de kad nlar n iflgücüne kat l m oran 1988 de % 34,3 ken, 2008 Kas m ay itibar yla % 25,4. Çal - flan kad nlar n % 52 si ücretli veya yevmiyeli olarak çal fl yor. % 36 s ücretsiz aile iflçisi, sadece % 11 i ba ms z çal flan ve % 1 i iflveren. Ancak LO ya göre iflsizler için yeni yarat lan ifl imkanlar n n ço u kay t d fl ifller. Kad n iflçilerin de % 60 kay t d fl çal flt r l yor. Kad n sorunun Gülseren Onay gibi çok s k feminist geçinen sermaye çevreleri taraf ndan dile getirilmesinin temelinde, kad nlara tam istihdaml ifl bulmak yerine iflgücüne kat l m ad alt nda geçici iflçili e ve düflük ücretle güvence olmadan çal flmaya, daha a r bir sömürü ve fliddete zorlama yat yor. MESS, T SK ve TÜS AD gibi iflveren kurulufllar na göre kad n ve genç iflçilerin normal iflçiler gibi çal flmadan önce geçici istihdam yoluyla iflgücüne dâhil edilmesi gerekmektedir. Bu ayr mc l k, Ocak 2010 da MESS ve T SK Baflkan Tu rul Kudatgobilik in aç klamalar nda aç kça yer alm flt r. Sermayenin kad n-erkek eflitli i ve kad n iflsizli ine getirdi i çözüm iflte bu kadard r! Kad n cinayetlerinin bu kadar artmas na neden olan toplumsal yozlaflmadan ve iflsizlikten sorumlu olanlar bu ayn beyler ve bayanlar de il midir? Kad n örgütleri cinayetlerin politik oldu unu savundular. fiöyle düzeltmek gerekiyor: Sermayenin s n f politikas anlam nda politik. "Proletarya diktatörlü ü ancak emekçi kad nlar n aktif ve canl kat l m yla gerçeklefltirilebilir." (Clara Zetkin) 11

12 E itim Dünyas ndan FAT H Projesi (F rsatlar Art rma Ve Toplu hale Hareketi) 2010 Kas m ay nda 18. si düzenlenen Milli E itim fiûras n n bu y lki gündeminde, ö retmen yetifltirilmesi, istihdam ve meslekî geliflimi, e itim ortamlar, e itime eriflim gibi bafll klar kapsayan E itimde 2023 Vizyonu vard. E itim-sen in, iflleyiflini antidemokratik buldu u gerekçesiyle çekildi i ve AKP nin sesi E itim Bir Sen in gövde gösterisi yapt flûrada, zorunlu e itimin 13 y la ç kar lmas, ö retmenlere 24 Kas m da ikramiye verilmesi gibi günü kurtaran ve e itim sisteminin as l sorunlar na çözüm üretmekten çok uzak kararlar al nd. fiûradan birkaç hafta sonra Milli E itim Bakanl ve Ulaflt rma Bakanl - n n ortak projesi FAT H (F rsatlar Art rma ve Teknolojiyi yilefltirme Hareketi) kamuoyuna sunuldu. 1,5 milyar liral k proje ile 3 y l içerisinde 40 bin okul, diz üstü bilgisayar ve ak ll tahta gibi teknolojik oyuncaklarla donat larak e itimin niteli inin art r laca müjdelendi. Ayn dönemde yay nlanan araflt rma raporlar ise Türkiye deki ö renci baflar s n n ve e itimin niteli inin, bir maafll k ikramiye ya da ak ll tahta gibi ç lg n projelerle iyilefltirilemeyecek durumda oldu unu gözler önüne sermektedir. Ekonomik flbirli i ve Kalk nma Teflkilat (OECD) taraf ndan üye ve kat l mc ülkelerde her üç y lda bir uygulanarak 15 yafl grubu ö rencilerin temel bilgi ve beceri düzeyini ölçen Uluslararas Ö rencileri De erlendirme Program (PISA) n n sonuçlar 7 Aral k ta aç kland. Araflt rma sonuçlar, Türkiye nin okuma becerileri, fen ve matematik alanlar nda ald puanla 33 OECD ülkesi aras nda 31. s raya yerleflerek dünyadaki e itim ortalamas n n oldukça gerisinde kald n gösterdi y l ndan bu yana PISA araflt rmalar na kat lan Türkiye nin, bu süreçte baflar grafi inde belirgin bir yükselifl görülmedi. Ö rencilerin yar s ndan ço u matematik ve fen bilimleri alan nda temel yeterlik düzeyine dahi ulaflamad. MEB in özetleyerek çevirdi i PISA Türkiye raporunda ise srarla barda- n dolu taraf na iflaret edildi. Son alt y l içinde s ralamadaki yerimizi de ifltiremeyecek ölçüde olsa da puanlarda art fl görüldü üne ve uygulanan e itim reformlar n n meyve vermeye bafllad na dikkat çekildi. Raporun Türkçeye çevrilmeyen Bir Okulu Baflar l K lan Nedir? bafll kl bölümünde, ö rencileri sosyo-ekonomik düzeyine göre ay rmaks z n eflit e itime tâbi tutman n, ö retmen maafllar n iyilefltirmenin ve düzenli kitap okuma al flkanl n n baflar y etkileyen önemli faktörler oldu u belirtilmektedir. Bu ifadelerin Türkçe çeviride yer almamas tesadüf de ildir. Büyükflehirlerde kenar mahalle, Türkiye genelinde de bölge okullar - n n bak m, e itim araçlar ve ö retmenden bilinçli olarak yoksun b rak ld, s navlardaki baflar s ralamalar nda aç kça görülmektedir. Bu nedenle eflit e itim ya da e itime eriflim hakk denildi inde milli e itimin akl na, okullar k z-erkek olarak bölmekten baflka çare gelmemektedir. Türkiye de ö retmenler, OECD ortalamas ndan 180 saat daha fazla ve daha düflük saat ücretiyle çal flmaktad r. Ülke genelinde 4 bin ö retmenin kat ld bir anket çal flmas nda, ö retmenlerin yüzde 93 ünün kredi kart kulland, yüzde 79,9 unun kredi kart borcu oldu u ve yüzde 50,3 ünün ö retmenlik mesle ini seçti i için piflman oldu u belirtilmifltir (Türk E itim Sen, 2010). Bir baflka araflt rmaya göre ö retmenlerin yüzde 88 ine meslekî geliflim etkinliklerine kat lmalar için ek bir ödeme yap lmamaktad r (Uluslararas Ö retme ve Ö renme Araflt rmas, TALIS, 2008). Bu veriler fl nda, milli e itim flûras ndan ö retmen yetifltirilmesi, istihdam ve mesleki geliflimine yönelik hiçbir gerçekçi sonuca var lamayaca n kestirmek güç de ildir. Türkiye de okuma al flkanl ve kitaba eriflim ile ilgili haz rlanan raporlarda, ilkö retimin ilk y llar ndan itibaren yaln zca s nav haz rl na / maratonuna yöneltilen çocuklar n okuma ilgisinin zay flad ortaya konmufltur. Bu raporlar okullardaki okuma etkinliklerinin ders kitaplar yla s n rl kald - n, çocuk ve gençlik yay nlar na kaynak kitap yay nc l n n egemen oldu unu da göstermektedir. Kitaba ücretsiz eriflimi sa layacak halk kütüphanelerinin say s da y ldan y la azalmaktad r. Uluslararas Kütüphane Dernekleri Federasyonu (IFLA) verilerine göre 2007 y l nda 1179 halk kütüphanesi varken 2009 y l nda bu say 1156 ya düflmüfltür. Nüfusun yüzde 40 n n hiç kütüphaneye gitmedi i, gençlerin yüzde 70 inin hiç kitap okumad ve ö rencilerin yaln zca yüzde 19 unun evinde 25 ten fazla kitaba sahip oldu u Türkiye de nitelikli e itimden, ö renci baflar s ndan söz etmek henüz mümkün görünmemektedir. E itim araç-gereç ve derslik say s n n art r lmas n n ya da zorunlu e itim süresinin uzat lmas n n, baflar y yükseltmek için tek bafl na yeterli olmad son derece aç kt r. MEB in milyarl k yat r mlar yaln zca ihale sahiplerinin yüzünü güldürmekte, e itimin, e itim emekçilerinin ve ö rencilerin sorunlar yan ts z kalmaya devam etmektedir. stanbul dan okuru bir e itim emekçisi Spor Küreselleflme, Sermaye Ve Futbol Bugün küreselleflme süreciyle daha da derinleflen sömürüsüyle beraber boyal yüzü nü de büyüten kapitalizmin, bir taraf yla dev bir uyku tulumu futbol. Ayn zamanda da futbol, gerçekli in d fl ndaki parçalanmalar n meflrulaflt rma kanallar ndan biri konumunda. Maç günleri d fl nda da, hafta boyunca tüketimin yap ld birer mekân olarak -özellikle ileri kapitalistleflmifl ülkelerin bafla oynayan kulüplerinin stadlar n - ele al rsak bu bize, kapitalizmin zaman ve mekân üzerindeki tahakkümünün bir parças olarak futbolu görmemizi sa layacakt r. Art k rahatça flunu söyleyebiliriz: futbol çim saha, tribünler ve oyunculardan oluflan basit bir oyun de ildir ve kapitalizmin kendini yeniden üretti i bir aland r. Yani futbolda her fley pazarlanabilir durumdad r ve özellikle de küreselleflmeyle beraber tüm iliflkilerini kapsayan bir sald r pozisyonu daha da belirginleflmifltir. Stadyumlar n organize edilmesinden, taraftar n hareketlerinin denetimine kadar kapitalizmin iktidar iliflkileri, futbolseverin uykusunu gün geçtikçe daha da derinlefltirmekte. Örne in futbolda, burjuvazinin kulüpleri sat n almas n n sermayenin küresel sald r s ndan ba- ms z olmad n ve baflka bir taraf yla da, sat n ald klar kulüplerle yaratt klar vaha larla örttükleri kirli yüzlerini görmemiz ve bu örtüyü kald rmam z gerekiyor. Dolar milyarderlerinden sat n ald klar kulüplerin taraftar olduklar ve tek hayallerinin bir fiampiyonlar Ligi kupas n kazanmak oldu u tarz ndaki aç klamalarla s kça karfl lafl yoruz. En k - demlilerden biri olan Chelsea n n sahibi Abramovic in, tak m n n ma lup oldu u maçlarda o üzüntülü yüzü ekranlara s kça geliyor. Bu noktada kritik sorulardan biri de, Abramovic in Chelsea ya nas l para aktard ve bunun nereden geldi i Rusya n n kapitalizme geçifl sürecinde, kapitalizmin kurumlara ihtiyaç duymadan piyasan n sihirli eli yle infla edilebilirli ini öne sürüyordu liberaller. Tabi infla edecekleri fley sömürünün nas l olaca yd. Durum pek de bekledikleri gibi olmad ama ortaya ç kan sonuç da zaten yine burjuvazinin bir parças yd. Piyasan n sihirli eli nin kapitalizmi iflleten kurumlardan ibaret oldu u tekrar görüldü. Eski Halk Demokrasileri nde bu kurumlar yoktu. Bu durum da, mafyatik iliflkileri daha ön planda olan (di er ülkelerde burjuvazinin gizleme konusunda epeyce yol ald n da unutmadan!) yeni palazlanm fl bir burjuvazinin ortaya ç k fl n resmediyordu. Bu s - n f n önde gelenleri aras nda yer alan Roman Abramovic, k sa diyebilece imiz bir sürede sömürdü ü kara paras n aklayabilece ini düflündü ü çok iyi bir oyuncak bulmufltu kendine: Chelsea. Burjuvazinin oyuncaklar yla beraber bugün futbol, kapitalist sömürünün bir parças olarak sömürmeye ve uyutmaya devam ediyor. Osman Bulugil 12 "Bilgi sahibi olmad klar sürece iflçiler silahs zd rlar. Ama bilgi sahibi olduklar nda o zaman bir güç olufltururlar!" (Lenin)

13 Do a Ve Toplum Tabiat Ve Biyolojik Çeflitlili i Koruma Tasar s Yasalafl yor Tabiat Koruma De il, Kullanma Kanunu Tabiat ve Biyolojik Çeflitlili i Koruma Kanunu Tasar s, Aral k ay bafllar nda Meclis genel kuruluna görüflülmek üzere gönderilme aflamas na geldi. Tasar n n ad nda koruma sözünün geçmesi kimseyi yan ltmas n. Kanunun as l amac, do al ve kültürel varl klar n ve biyolojik çeflitlili in kullan m n n düzenlenmesi. Dünyada varolan bütün do al kaynaklar birer kazanç kap s olarak gören, do al ve kültürel varl klar kazanca malzeme olmad klar nda bofluna varoluyor sayan çarp k kapitalist zihniyetin yeni bir marifetiyle daha karfl karfl yay z. Yasa, Kültür ve Tabiat Varl klar n Koruma Kurullar n iptal ederek do al sit alan ilan etme yetkisini Çevre ve Orman Bakanl bünyesinde oluflturulacak Ulusal Biyolojik Çeflitlilik Kurulu na devrediyor. Kültür varl klar hakk nda karar verme yetkisi ise Kültür ve Turizm Bakanl n n bünyesinde kurulacak Kültür Varl klar n Koruma Kurulu na veriliyor. Tasar ya göre bir alan birden fazla koruma statüsüne sahip olam yor, yani kültürel sit alan ayn zamanda do al sit alan olam yor. Do al sit alan niteli inde olan pek çok arkeolojik bölge bu özelli ini yitirmifl oluyor. Kültür ve do a birbirinden kopart larak koruma statüsü gevfletilmifl, bu sayede sözü edilen varl klar n ticarete tabi k l nmas n n önü aç lm fl oluyor. Kanun da söz edilen üstün kamu yarar n n nas l belirlenece i tart flma konusu. Kanuna göre; tabiat koruma alanlar, yaban hayat koruma sahalar, gen koruma alanlar nda hiçbir kullan ma izin verilmiyor, ancak bu alanlarda ülke düzeyinde üstün kamu yarar bulunuyorsa Bakanlar Kurulu karar yla tüzel kifliler lehine kullan m hakk verilebiliyor. Sözü edilen üstün kamu yarar n n hangi ilkelere göre belirlenece i de meçhul. Kanun, daha önce birbiriyle çeliflen iki ayr hak söz konusu oldu unda çevre sa l n n korunmas için hayata geçirilen üstün kamu yarar ilkesini çarp tarak, do al varl klar n kullan m na izin verme do rultusunda yorumlaman n yolunu aç yor. Üstün kamu yarar n n nas l gerçekleflece i konusunda kanunda yer alan baz maddeler yeterli ipucu veriyor. Sözü edilen yasayla birlikte Türkiye nin yüksek çeflitlili e sahip da lar, meralar, ormanlar, su havzalar ve bu alanlarda yaflayan canl türlerinin metalaflt r lmas n n önündeki engeller iyice ortadan kalkm fl oluyor. Kanunda korunan alanlarda endüstriyel kullan ma konu edilecek yabani bitki ve hayvan türlerinin tabii ortamlar ndan toplanmas, kullan lmas ve elveriflli bir konumda muhafaza edilmeleri için gerekli tedbirler Bakanl kça al n r veya ald r l r. deniyor. Yani Tohumculuk Kanunu, Biyogüvenlik Kanunu vb. kanunlarda gördü ümüz, sermayenin önünü açarken yoksullar n kullan m haklar n s n rlama uygulamas burada da karfl m za ç k yor. Köylülerin do ada yetiflen, ilaç hammaddesi olabilecek bitkiler, tohumlar vb. maddeleri toplayarak pazarlarda satmas n n önüne geçiliyor. Kanun bu maddelerin toplanmas ve sat lmas n flirketlerin lehine olarak düzenliyor. Kanunun uygulanmaya bafllamas ndan sonra bafl m za nelerin gelebilece ini tahmin etmeye çal flal m: Kanunun ilk olarak karfl m za ç kacak etkilerinden biri, HES (hidroelektrik santral) projelerinin yap m n n kolaylaflt - r lmas. S T alan ilan edilme vb. uygulamalar kontrol alt na al naca için HES ler yasal engellere tak lmadan yap labilecek. kinci önemli etkiyi ise kentsel dönüflüm projelerinde görece iz. stanbul a yap lacak 3. köprü, tüp geçit vb. projeler S T engeline tak lmadan uygulanabilecek. Karadeniz k - y s nda, Sar yer, Beykoz, fiile gibi ilçelerde bulunan S T alanlar gönül rahatl yla talan edilebilecek. Kanunun önemli bir etkisini de karayolu, tersane, liman vb. projelerin uygulanmas n n kolaylaflmas yla görece iz. Sözü edilen projelerin önündeki tar m alan, deprem bölgesi, S T vb. engeller ortadan kalkm fl olacak. Tabiat ve Biyolojik Çeflitlili i Koruma Kanunu nun tabiat kimlerden koruyaca aç k olarak görülüyor. Önce yan bafl ndan geçen derenin suyunu kullanmas engellenen, tohumunu saklamas yasaklanan köylüler flimdi de merada yetiflen otu toplay p pazarda satamaz hale getirilecek. Hayat m z n her alan kamu yarar ve piyasan n yüksek ç karlar bahane edilerek talana aç l yor. Gidiflat böyle sürerse kazanç h rs u runa do al olan, yeflil olan her fleyi çi neyip geçen bu anlay fl bize soluyacak hava dahi b rakmayacak. Mebruke Bayram Ulusal Sorun Türkiye nin Say s z Anadilleri Vard r! Türkçe d fl ndaki anadilleri, Türkiye de yeterince bilinen, üzerinde durulan, kafa yorulan, tart fl lan ve çözüm yollar aranan bir konu de- il. Bu sebeple de anadili konusu yanl fl kavramlar ve yaln zca Kürtçe ve onu konuflanlar n abart l rakamlar üzerinden tart fl lmaya çal fl l nca, ifl daha da anlafl lmaz ve içinden ç k lmaz bir hale geliyor. Oysa; anadili, çözülmemifl milliyetler sorunuyla do rudan ba lant l bir konu. Türkiye nin Türkçe d fl nda da anadilleri vard r ve bunlar n tümüne yönelik çözüm politikalar üretmek gerekmektedir. Türkiye nin di er Anadilleri meselesini, yabanc dillerde e itim-ö retim ve Türkçede günün ihtiyaçlar - na göre de do ru dürüst yap lamayan e itimö retim meselesiyle beraber ele alma, de erlendirme, çözüm yollar ve projeler üretmenin en do ru yaklafl m oldu unu düflünüyorum. Hopa dan okuru bir e itim emekçisi Lazca Da Güzel Günler Gördü! Lazca Türkiye ve Gürcüstan n Do u Karadeniz k y lar nda binlerce y ldan beri konuflulan yerel bir dildir. Savafl ve ekonomik sebeplerle bu do al co rafyadan çeflitli dönemlerde göç edip Türkiye nin Bat bölgelerine kitlesel olarak yerleflenler taraf ndan da konuflulmaktad r. Siyasî otorite, Lazcay resmî olarak tan mad için, Lazcay günümüzde kaç kiflinin birinci veya ikinci dil alarak konufltu u bilinememektedir. H ristiyan bir geçmifle de sahip Lazcan n, bu dönemine iliflkin bilgiler de flimdilik yetersizdir. Lazca, en güzel günlerini Sovyetler Birli i nin ilk döneminde 1940 a kadar yaflad. Acaristan ve Abkhazia yani Sovyetler Birli i nde yaflayan Laz çocuklar, anadili dersleri de gördü. Lazca ders kitaplar ve Lazca gazete yay mland. Lazca tiyatro eserleri sergilendi. CHP nin tek parti diktatörlü ü, günlük hayat sürdürmeye yönelik nafaka ekonomisi iliflkilerinin hâkim oldu u ve farkl anadillerin konufluldu u yörelerde ulusal sanayinin kapitalist üretim iliflkilerini ve kurumlar n gelifltiremedi. Yerel üretim iliflkilerini tasfiye edemedi. Bu sebeple de dilsel ve kültürel farkl l klar do al bir yok olufl sürecine sürükleyemedi. Bunun yerine dilsel ve kültürel farkl l klar do al olmayan bir yol ile yani burjuva resmî ideoloji ve resmî tarih tezleri ile ortadan kald rmaya çal flt. Resmî ideoloji, Türkiye nin di er anadilleri gibi Lazcan n yaflat lmas ve gelifltirilmesi ve kurumsal olarak gelecek kuflaklara aktar lmas n engellemekle kalmad, bu dillerin gelifltirilip yaflat lmas na yönelik bilgi ve tecrübe birikiminin ortaya ç kart lmas n engelledi, korkular oluflturdu. Bunun bir sonucu da günümüzde anadiline yabanc laflan, onu afla layan insan tiplerinin yan s ra, emperyalist ABD ve AB'nin ikiyüzlülü ünün bir ifadesi olan UNESCO a z yla konuflan ve A HS'ne s nmaya teflne bir ayd n türünün de ortaya ç kmas na sebep oldu. Büyük flehirlerde etkili olan bu anlay fl sa a sola, sonuç alamayaca n bile bile dilekçe vermekle ve bas nda bununla ilgili ç kan haberleri duyurmakla Lazcay yaflatma anlam nda önemli görevler yapt na inanmaktad r. Bu ise konunun traji-komik yönünü gözler önüne sermektedir. Oysa; t ls m kolektif üretimdedir. stanbul dan bir okuru "Burjuva toplumda sermaye ba ms z ve özgürdür, oysa yaflayan birey ba ml d r ve özgür de ildir." (Marx) 13

14 Okurlardan Türkiye Pazar nda Rekabete Dair Ekonomik Veriler ATO nun TÜ K verilerinden hareketle haz rlatt, Kas m ay nda bas na da yans yan rapora göre, Türkiye nin ithalat n n % 60 a yak n 10 ülkeden (Rusya, Almanya, ABD, Çin, ran, talya, Fransa, spanya, ngiltere, G. Kore) gerçeklefltiriliyor. Son 10 y lda Rusya, ran ve Çin in ithalattaki pay artm fl durumda. Türkiye hammadde ithalat nda yak t ve ya en çok Rusya dan al yor da Rusya n n pay yüzde 55, ran n pay yüzde 17 iken, 2010 un ilk dokuz ay nda, Rusya % 42, ran ise % 31 lik bir paya sahip oldu. Oysa 1999 da Rusya Türkiye pazar ndan bu alanda sadece % 14 pay al - yordu. ran, Türkiye nin hammadde ithalat nda 1999 da 12. s radayken 2009 da 7., 2010 Eylül ay itibar yla da 5. s raya yükseldi da Çin in Türkiye ye hammadde sat - fl 491 milyon dolarken, 2009 da 5,4 milyar dolara yükseldi. Türkiye nin toplam ithalat nda Çin ikinci s ray ele geçirmifl durumda. fllenmifl hammadde pazar ise halen Almanya n n elinde bulunuyor. Çin 1999 da Türkiye nin yat r m ve tüketim mal ithalat nda arka s ralardayken 2009 da birinci s raya yerleflti. Türkiye ye 4,6 milyar dolarl k yat r m mal satt. TÜ K verilerine göre en çok ithalat Rusya, Çin, Almanya ve son olarak ABD den yap l yor. Di er yandan Türkiye en çok ihracat baflta Almanya olmak üzere AB ülkelerine yap - yor. Türkiye nin 2010 Eylül itibar yla toplam ithalat 130,5 milyar dolar, ihracat ise 81,9 milyar dolar. Bunun 40,7 milyar hammadde, 32,2 milyar dolar tüketim mal, sadece 8,5 milyar ise yat r m mal. En çok hammadde ihracat (3 milyar dolar) Almanya ya yap l yor. Tüketim mal ihracat nda da Almanya 4,5 milyar dolarla bafl çekiyor. Necati fiengün Patrondan Çok Patroncu Bir Sendikac l k Nas l Yap l yor? 1978 de Eminönü nde bir çorap fabrikas nda çal fl yordum. Benim esas iflim çorap makinelerinde operatörlüktür. O zaman 3,5 ay grev yapt k. Sonunda patron pes etti. Bütün iflim mahvoluyor dedi. Biz de istedi imizi ald k. Sonra, darbeden sonra hepimizi tek tek fifllediler te Hürriyet gazetesinin paketleme bölümüne girdim. Resmim orada bir dosyada varm fl. Bir süre çal flt m, bakt m kimsenin sigortas yok. Türkiye Gazeteciler Sendikas na gittim. Bana oradaki iflçilerden çal flt klar na dair birer imza al getir dediler. Ben de gittim, arkadafllar patron yak t paras da tacakm fl, hepinizden imza istiyor dedim, imzalar ald m sendikaya götürdüm. 50 kifli vard, sendika bask n yapt. Müdürlerden biri di erine, ben sana demedim mi bu adam sendikac bunu ifle almayal m diye, dedi. Öteki de, nereden bileyim, hemfleriyiz diye ald m, bir fley yapmaz zannettim diye cevap verdi. Sonra müdür bana küfretti, ben de ona küfrettim. Bunun üzerine polisler geldi, beni çok kötü dövdüler. Tam 3 hafta aya a kalkamad m. fiu anda çal flt m fabrikada (ünlü bir g da firmas na ait) 110 kifli çal fl - yor. 10 kiflinin maafl 2 milyar bulur, di erlerininki asgari ücret. Sendika Hak- fl e ba l Öz G da. Burada patron hem patrondur, hem yöneticidir, hem de sendikad r. Patron ne derse o olur. Sendika temsilcisi 14 y ld r ayn adam. Onu da patron belirliyor. Patron bile bizim sözde sendikadan daha insafl. Geçen y l, sendika temsilcisi, patron krizden dolay zor durumda oldu unu söylüyor, ikramiyelerden bu y l vazgeçmemizi istiyor dedi. flçilerden biri ikramiyelerden vazgeçmeye itiraz etti. Bu karar al rsan z hakk m size helal etmem dedi. Temsilci bu arkadafl iflten att rd. Sözde ikramiyelerden sadece o dönem vazgeçmifltik. Sonradan da ikramiye mikramiye alamad k. Patron bu, bir kere ald ktan sonra bir daha geri verir mi? Daha önce çal flt m Merter deki kola fabrikas nda da gene Öz-G da sendikas vard. Patron, ayn haklar n z koruyaca m, gelin sendikadan vazgeçin dedi. flçiler de kabul ettiler. Bu s rada ses ç karan belki 200 kifli iflten at ld. flçiler sendikadan ayr ld lar, patron hemen sosyal haklar k rpt. Hani ayn haklar m z koruyacakt n diyene, hani sizinle yaz l bir sözleflme mi yapt k, elinizde yaz l bir belge var m? dedi. Kaz yiyince anlad - lar. Sonra tekrar sendikaya girdiler. Patron gene baz iflçileri iflten atmaya kalkt ama direnifl mirenifl geri döndüler. fiimdi gene Öz G da var orada. stanbul dan okuru bir iflçi Tes- fl Genel Kurulu nda Neler Yafland Tabela-Reklam Firma Patronlar n n Dayan flmas Bu mektubumun gazetede yay nlanmas n rica ediyorum. flçi düflman AKP nin yalakas Türk- fl baflkan Mustafa KUMLU Tes- fl sendikas n n ola an genel kurulunda delegeden büyük tepki alarak en az oyu ald. Yönetim Kurulu aras nda en az oyu ald. Özellefltirmeye karfl hiçbir ad m atmayan, TEKEL direniflinde pasif kalan, AKP yle yak n iliflki içerisinde olan Kumlu, iflçilerden kesilen aidatlarla lüks bir hayat yaflamaktad r. ki sene önceki ola anüstü genel kurulda da yolsuzlukla suçlanan Kumlu, Tes- fl yönetim kurulunu AKP nin istedi i flekilde yeniden dizayn etti. Bu iflçi düflmanlar n n o koltuklarda rahatça oturmamalar için bunu kamuoyuyla paylafl p, bu konuda araflt rma yapman z rica ediyorum. Okuru Bir flçi Büyük tabela-reklam firmalar aralar nda iflçi transferine kesinlikle izin vermiyorlar. Bu firmalardan birinde çal flan ve oradan ayr lan bir iflçi bu sektörde bir daha ifl bulamaz. Bunun nedeni bu firmalar n tümünün maafllar geç yat rmas. Tabela-reklam sektöründe çal flan bir iflçi firmas na k z p ayr lmak istese de, ayn sektörde baflka firmaya giremeyece ini, girse bile durumun di er firmada da ayn oldu unu biliyor. Görüldü ü gibi patronlar kendi aralar ndaki rekabete ra men, gerekti i zaman ç karlar do rultusunda birleflebiliyorlar. Bu da onlar n iflçileri sömürmesini kolaylaflt r yor. Peki biz iflçiler birlikte hareket edersek kazanaca m z ne zaman anlayaca z? Salim Ç nar 14 "Kapitalistleri iktidarda tutan sihir, iflçiler aras ndaki bölünmedir." (Marx)

15 Okurlardan METAL T S leri Metal sektöründe T S görüflmeleri çalkant l bir flekilde sürüyor. MESS ilk hamleyi yap p binde 18 lik zam önermiflti. flbirlikçi Türk Metal Sendikas verdi i teklifle MESS den ilk 6 ay için yüzde 5+maktu 25 kurufl, ikinci 6 ay için enflasyon oran nda, üçüncü 6 ay için enflasyon+yüzde 2, dördüncü 6 ay için enflasyon oran nda ücret zamm, sosyal haklarda da yüzde aras nda de iflen oranlarda iyilefltirme yap lmas n talep etti. Birleflik Metal- fl Sendikas ise en düflük saat ücretine bir iyilefltirme yap ld ktan sonra saat ücretine göre farkl l k gösteren ve ortalama yüzde 18 i bulan ücret zamm istedi, ayr ca haftada 45 saat olan çal flma süresinin 37,5 saate çekilmesi talebinde bulundu. Çelik- fl Sendikas da teklifini ilk 6 ay ücretlere yüzde 20, ikinci, üçüncü ve dördüncü 6 ayl k dönemlerde enflasyon+yüzde 25 oran nda zam yap lmas, sosyal haklarda yüzde aras nda iyilefltirme sa lanmas fleklinde verdi. Türk Metal bayram öncesi bir geceyar s operasyonuyla MESS ile anlaflmaya vard. Birleflik Metal-ifl ve Çelik- fl direnmeye devam ediyor. Türk Metal ve yandafl medya MESS ile yap lan anlaflmay sevinç gösterileriyle duyurdu. Birleflik Metal-ifl ve Çelik-ifl ise geri ad m atmayacaklar n. Dan fl kl dövüfl sonras yap lan anlaflmaya göre ise Tofafl iflçisinin saat ücretine 33 kurufl, Renault iflçisinin 34 kurufl, Mako iflçisinin 35 kurufl, Bosch iflçisinin 30 kurufl, Valeo iflçisinin 27 kurufl... zam yap lacak. Yüzde 5,35 oran nda yap lacak zamma göre saat ücretlerinde 21 ila 35 kuruflluk fark olacak, bu da aya vuruldu unda metal iflçisinin cebine 34 lira ile 55 lira aras nda bir fark olarak girecek. Bu anlaflma metal iflçisini derinden etkileyecek çünkü Türkiye de sözleflme kapsam ndaki toplam 228 iflyerinden 191 inde Türk Metal sendikas yetkili durumda. Geri kalan 37 iflyerinin 34 ünde Birleflik Metal- fl, 3 ünde de Çelik-ifl yetkili durumda. Birleflik Metal- fl in ve Çelik- fl in MESS ile yapaca görüflmelere arabulucu atanm fl durumda. Birleflik Metal- fl 11 Aral k da yapt toplant sonras nda arabulucunun tayin edici bir etken olmad n, mücadelelerinde ikinci evreye girdiklerini, masa bafl nda anlaflmaya varmak istediklerini fakat anlaflma sa lanmazsa üçüncü evreye gireceklerini yani greve gitme karar alacaklar n aç klad. Çelik- fl de benzer bir aç klamayla geri ad m atmayacaklar n yineledi. Bursa da bir otomotiv fabrikas nda çal flan iflçi arkadafl Birleflik Metal- fl Türk Metal den ayr l p kendi bünyelerinde örgütlenmemizi öneriyor, kamuoyunun da görüflleri bu do rultuda, fakat biz iflçiler olarak Birleflik Metal- fl e neden güvenece imizi bilmiyoruz. Kendi pay ma ve birçok arkadafl m ad na Türk Metal den memnun de iliz, MESS ile anlaflma koflullar berbat, fakat Birleflik Metal- fl e geçti imizde herfley düzelecek mi sanki! Birleflik Metal- fl in Türk Metal e göre ilerici bir sendika oldu unu zaten iflçiler olarak biliyoruz ama Birleflik Metal- fl de güvenimizi kazanmal fleklinde görüfl bildirdi. Metal sektöründe çal flan iflçilerin ço unun görüflleri de bu do rultuda. fiu durumda Birleflik Metal- fl Sendikas n n MESS ile yapaca anlaflma özel olarak metal iflçisi genel olarak da Türkiye iflçi s n f aç s ndan çok daha önem kazand. E er Birleflik Metal- fl muzaffer bir sonuçla masadan kalkabilirse metal iflçisinin güvenini kazanabilir, bu da ileriye dönük iyi bir ad m olabilir. Türk Metal sendikas na ba l iflçiler de Birleflik Metal- fl in nas l bir anlaflmaya imza ataca n merakla bekliyor. Bursa dan bir flçi Birli i okuru Direniflçi flçiler Ayd nl da Deneyimlerini Paylaflt ESP Tuzla lçe lokalinde bir araya gelen TEKEL, Çel-Mer, Numarin iflçileri birleflik mücadelenin önemine de inerek söylefltiler. Alt s bayan yirmibefl iflçinin kat ld ve saat: de bafllayan etkinlikte Manisa TEKEL iflçilerinden Arzu arkadafl yaflad klar ndan elde ettikleri birikimin ancak on y l kitap okunarak kazan labilece ini, 4-C ye, güvencesiz çal flmaya, tafleronlaflmaya karfl verdikleri mücadelenin kendi öngörülerini aflarak devam etti ini, fakat sar sendikac l a karfl baflar l olamad klar n, iflverenin daha planl hareket etti ini ve kendilerinin mücadele bafllang c nda geç kald klar n belirtti ve iflveren baz iflçileri di er birimlere aktararak tasfiye plan n uyguluyordu. Biz ancak b çak kemi e dayand - nda uyand k. En son da sendika oyunlar yla ertelemecili iyle yaln z b rak ld k. dedi. Tekstil-Sen Genel Baflkan yapt konuflmada iflkolu farkl l na ra men Marmaray flçileriyle nas l bulufltuklar n, mücadele deneyimlerini anlatt. Yol- fl in duyars zl ve iflçilerin hukuki mücadele isteklerinin yetersiz oldu unu görerek bakanl k ve meclis ziyaretini, TEKEL çad r ziyaretleriyle birlefltirerek ve bu kararl l ktan etkilenerek yollar na devam ettiklerini ifade etti. TEKEL çad r n gören Marmaray flçileri bilenmifllerdi. flçiler kendi oluflturduklar kararlara daha fazla sahip ç k yorlard. Ve Marmaray flçileri hukuki mücadele için mahkemeye giderken toplu ulafl m araçlar n ücretsiz kullan yorlard. Çel-Mer Çelik flçisi Ali Türko lu, kriz bahanesiyle haklar n n verilmek istenmedi i durumda direnifl ve iflgal gerçeklefltirdiklerini anlatt. Valili in ve sendikan n devreye girdi ini, mücadeleyi kazand klar n, ancak 11 arkadafl n n ifle dönüflünü sa layamad klar n söyledi. Yine Çel-Mer den Ali Asker iflgal s ras nda dört gün d flar da bekleyerek arkadafllar na destek olduklar n, yemek götürdüklerini ifade etti. flgal sendikadan habersiz gerçeklefltirilmiflti. Patron iki kifli yan yana gelemez demiflti. Ancak onlar 90 kifli yan yana gelmifllerdi. flçilerin kararl l klar sendikadan öndeydi. Numarin iflçisi söz alarak kendi direnifllerinin de mahkeme aflamas nda oldu unu iletti. Limter- fl Genel Sekreteri Desan iflçisi Hakk Demiral, birleflik mücadelenin esas al nmas ve direniflteki iflçilerin yaln z b rak lmamas gerekti ini, s n f bilincinin yükseltilmesini savundu. TEKEL iflçisinin s n f bilincinin yüksek olmas halinde Tek-G da fl e boyun e meyece ini belirtti. Etkinlik saat:15.40 da sona erdi. Tuzla dan Bir Okuru Pameks Davas nda Bilirkifli Rezaleti: flçileri Do a Öldürdü! stanbul da 9 Eylül 2009 da gerçekleflen sel felaketinde 8 kad n iflçinin ölümünden sorumlu patronlar n yarg land davada mahkemeye sunulan yeni bilirkifli raporu skandal yaratt. Kad n iflçiler, Pameks tekstil patronlar taraf ndan kapal kasa araçta eflya gibi iflyerine tafl - n rken sele kap lan araçta bo ularak ölmüfltü. Bak rköy 4. A r Ceza Mahkemesi nde devam eden dava dosyas na sunulan ilk raporda flirketin arac n n insan tafl maya elveriflli olmad, yasalara ayk r hareket edildi i belirtilerek Pameks patronlar sorumlu tutulurken, san k avukatlar n n itiraz üzerine haz rlanan 3 Kas m tarihli ikinci raporda flu ifadelerle ayn kifliler akland : Yönetim Kurulu Baflkan ndan, dare Amiri nden ve arac n floföründen sel felâketine karfl önlem almalar n beklemek mümkün de ildir. Almalar gerekli bir önlem bulunmad için olay n meydana geliflinde kendilerine kusur bulunmas mümkün de ildir. Kazan n oluflunda asli ve tek etken meydana gelen do- al afettir. Üstelik raporda ölen iflçilerin ayaklar slan r diye inmedikleri öne sürülerek yine ölen iflçiler suçland. Rapora imza atan bilirkifliler Prof. Dr. Ömer Ekmekçi, Prof. Dr. Metin Ergeneman ve Dr. Murat Kuruo lu hakk nda yap lan bir araflt rma raporun hikmetini ortaya koyuyor. Ömer Ekmekçi, T SK ve Halit Narin in Tekstil Sanayi flverenleri Sendikas gibi sermaye örgütlerine yak nl yla bilinen biri. stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi nde ders veren bir ifl hukuku profesörü. flçi sa l ve ifl güvenli i hakk nda ileri sürdü ü görüfllerde patronlar n yükünün azalt lmas n savunuyor. Avukatlar aras nda ise yazd raporlar n iflçi aleyhine olmas yla tan n yor. Metin Ergeneman stanbul Teknik Üniversitesi nde profesör. Ayn zamanda Otomotiv Teknolojileri Platformu ad nda TO- FAfi, FORD, TEMSA gibi büyük otomobil üreticisi patronlar n kurucu üyesi oldu u bir oluflumun üyesi. Yani büyük patronlarla ortak ifl yapan, iflini bilen bir bilirkifli. Murat Kuruo lu da TÜ de ö retim görevlisi ve stanbul Kurumsal Geliflim ad nda bir firman n dan flman. Bu firma da ne ilginçtir ki ilk çal flmalar na TÜ Vakf bünyesinde bafll yor. K sacas sermaye iflçilerin kan yla hocalar, hocalar da sermayeyi besliyor. Say n bilirkifliler iflini biliyor. "Proletarya ya devrimcidir, ya da bir hiçtir." (Marx) 15

16 1. sayfadaki 2011 de Düzen ve Kitleler bafll kl yaz n n devam almalar için politikac lar uyarmay ihmal etmiyorlar. Tekelci sermaye kapitalist aç dan geliflmifl bat da hiçbir fley veremedi i gençli e kapitalist eflitsiz geliflmenin sonucunda âdeta yüzy l geriden gelen do uda da verecek hiçbir fleyi olmad - n çok iyi biliyor, varofllardaki yeni gelen Kürt gençli inin bugünkü koflullar aratabilecek kadar büyük bir öfkeyle dolu oldu una iliflkin de erlendirmeleri burjuva gazetelerinde yer al yor. Çocuk suçlulu u ve ma duriyetinde ilk on s rada yer alan illerin bafl nda Eskiflehir, zmir, Manisa, Kayseri gibi geliflmifl bat illerinin olmas sa l - sol lu istisnas z tüm düzen partilerinin bütün sorunlar n çözüm yolu olarak gösterdikleri kapitalist geliflme yolunun gençli e, emekçilere ve halklara ne vaadebilece ini çok iyi gösteriyor. Polis akademilerinde çerçevesi çizilen sahte reform aç l mlar klasik bir inkar ve imha kampanyas na dönüflümünü giderek fliddetlenen biçimde sürdürüyor. Düzen hiçbir temel konuda gerici reform dahi yapam yor. Kimi burjuva politikac lar ve gazetecileri aç kça kanl senaryolardan söz etmeye, ezilen Tamil ulusundan binlerce insan n soyk r ma u rat ld, binlercesinin toplama kamplar na dolduruldu u Srilanka çözümünü dillendirmeye bafll yorlar. flçilerin, ö rencilerin, sembolik düzeydeki kimi k p rdan fllar bile kitlesel ç k fllara dönüflebilece i korkusuyla hükümeti polis bask s n azd rmaya, iflkenceye s f r tolerans edebiyat n bir kenara atarak sokak ortas nda insanlara iflkence edenlere övmeye yöneltiyor. D fl politikadaki bütün sahte kabaday l k gösterilerine karfl n Türk devleti NATO nun bölgeye ve giderek tüm dünyaya iliflkin yeni savafl planlar ndaki yerini kofla kofla al yor. Uluslararas diplomasinin kirli dosyalar ndan s zd r lan belgeler, Ortado u da slâm Kardeflli i aldatmacas n n gerçek yüzünü çarp c biçimde gözler önüne seriyor. Tüm dünyada ve ülkemizde s n f mücadelesi güçleniyor, kapitalist Avrupa kitlesel iflçi ve ö renci eylemleriyle sars lmaya devam ediyor ve önümüzdeki y llarda daha da fliddetlenece i görülüyor. flbirlikçi-tekelci Türk sermayesi Torba Yasa ad alt nda gündeme getirilen sald r lar yla iflçi s n f n kavgaya ça r yor. flçi s n f n n mevcut da n k yap s yla, s n f n siyasal-sendikal birli ini kazanma yolunda cüretkâr ad mlar atmadan bu sald r lara cevap vermesi mümkün de ildir. flçi ve emekçilerin gerçek kurtulufl mücadelesinin yolu, 2011 de de dünyada ve Türkiye de olup bitenleri kuzu gibi izlemekten ve kaderine raz olmaktan, vatan-millet-sakarya edebiyat yla ya da ilerleme, dünyaya uyum ad na milliyetçifloven, liberal vb. burjuva ideolojilerinin doldurufluna gelmekten de il, ba ms z s n f ç karlar do rultusunda kararl bir mücadeleden geçiyor. Gazetesi emekçileri olarak 2011 de tüm milletlerden dünya ve Türkiye iflçi s n f na ve emekçi halklara, kapitalist boyunduruk alt ndaki aldat c bir bar fl ve huzur u de il gerçek bar fl ve nihai kurtulufla giden tek yol olan kitlesel ve militan mücadelelerle dolu bir y l diliyoruz! EME N D L Eme in dili olsa da konuflsa Babil kulesi e ilse Piramitler kendisini gö e f rlatsa Saraylar fiatolar Surlar Kaleler Köprüler Çiftlikler Ak tsa harc ndaki kölelerin kan n terini Eme in dili olsa da konuflsa Tarlalar Fabrikalar Bankalar Silolar Motorlar Bilgisayarlar Banknotlar Nas l üretildiklerini bir bir deseler ve F flk rtsalar art -de erlerini Eme in dili olsa da konuflsa Hayk rsa bir a zdan fiu güzelim tekerlemeyi Bilimin dili yaflam Yaflam n dili gerçek Gerçe in dili madde Maddenin dili ritim Ritmin dili hareket Hareketin dili tarih Tarihin dili s n f S n f n dili savafl Savafl n dili emek Eme in dili parti Partinin dili bilim Bilimin dili devrim Eme in dili olsa da konuflsa Devrimler Karfl devrimler Savafllar Barikatlar Grevler Anlatsa bir bir Eme in dökülen kan n Eme in dili olsa da konuflsa Korkular n Kuflkular n Nas l sat ld n Niye yenildi ini S n f n devrim lafazanlar na neden güvenmedi ini Bir bir anlatsa Silkinip hayk rsa Ben kör de ilim sa r de ilim lal de ilim Ben dilsizim Kim olacak benim dilim Kim kim kim smail Hardal Arnavut kald r mlar - proletaryan n bir silah d r. Sanat Cephesi Sosyalist Gerçekçi Sanat Dergisi fiairlerinden (Cumartesi Aran fllar, Sorun Yay nlar, 2001) fiç -K TLE GAZETES YIL : 2 SAYI : 8 OCAK 2011 e-posta : web : Süresi: fiimdilik 2 Ayda Bir Yay nlan r Fiyat : 1 TL Sahibi ve Yaz flleri Müdürü: S rr Öztürk Yönetim Yeri ve letiflim: Akb y k De irmeni Sok. No:33/B Sultanahmet -Eminönü - stanbul Telefon: (0212) Fax: (0212) Posta Çeki No: Banka Hesap No: fl Bankas Ca alo lu fiubesi (1095) Abone: Yurtiçi y ll k: 6 Say 10 TL Yurtd fl : Üç kat Yay n ilkelerimizle ba daflmayan ilanlar kabul edilmez. Yay n Kurulu yazarlar ve ilkelerimiz d fl nda yaz kabul edilmez. Yaz l metinler kaynak gösterilerek kullanabilir. Teknik Büro: Sorun Teknik Büro Bask : Mutlu Bas m Yay n Davutpafla Cad. Güven Sanayi Sitesi C Blok No: 264 Topkap / st. Tel: (0212) Yay n Türü: Yerel Süreli ISSN:

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2:

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: A N A L Z Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: Sektör Mücahit ÖZDEM R May s 2015 Giri Geçen haftaki çal mam zda son aç klanan reel ekonomiye ili kin göstergeleri incelemi tik. Bu hafta ülkemiz

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Tema Sonu De erlendirme. erlendirme. A.3.1, B.3.13, B.3.31, C.3.5 kazan mlar. Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, 11 ders saati EL ELE, HEP B RL KTE

Tema Sonu De erlendirme. erlendirme. A.3.1, B.3.13, B.3.31, C.3.5 kazan mlar. Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, 11 ders saati EL ELE, HEP B RL KTE Ü N T E L E N D R L M fi Y I L L I K P L A N ARAÇ GEREÇLER, YÖNTEM VE Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, proje ve performans formlar, resim kâ - d, boya, sözlük, yaz m k lavuzu Gözlem ve inceleme, tart

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 16 Mart 2015, Sayı: 11. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 16 Mart 2015, Sayı: 11. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 11 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Çağlar Kuzlukluoğlu 1 DenizBank Ekonomi

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

Küresel Ekonomik İlişkiler Komisyonu - I

Küresel Ekonomik İlişkiler Komisyonu - I Küresel Ekonomik İlişkiler Komisyonu - I KOMİSYON BAŞKANI: OSMAN FEYZİ BOYNER Amaç: Küresel ekonomik trendler çerçevesinde gelişen dış ticaret ve yatırım olanaklarını takip ve analiz etmek, Doğrudan yabancı

Detaylı

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Rakamlarla Sektörümüz: 3 kıtadan 77 ülkeye doğrudan hizmet götüren, Toplam Yatırımı 5 Milyar Doları aşan, Yan sektörleri ile birlikte yaklaşık

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/201203... 1 of 5 6 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28225 Atatürk Üniversitesinden: YÖNETMELİK ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ASTROFİZİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

TMMOB HKMO ANKARA ŞUBESİ 11. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI

TMMOB HKMO ANKARA ŞUBESİ 11. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI TMMOB HKMO ANKARA ŞUBESİ 11. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI 1. GENEL TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara Şubesi üyelerinin görüşlerine açılarak hazırlanmış olan program yaklaşımları, ilkeler, önermeler

Detaylı

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği kazanmıştır. Özel mülkiyet ilişkilerine dayalı düşünce biçimi

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

YÖNTEM 1.1. ÖRNEKLEM. 1.1.1. Örneklem plan. 1.1.2. l seçim ölçütleri

YÖNTEM 1.1. ÖRNEKLEM. 1.1.1. Örneklem plan. 1.1.2. l seçim ölçütleri BÖLÜM 1 YÖNTEM Bu çal flma 11, 13 ve 15 yafllar ndaki gençlerin sa l k durumlar ve sa l k davran fllar n saptamay hedefleyen, kesitsel tan mlay c ve çok uluslu Health Behavior in School Aged Children,

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - 2008 YILINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TEMELLERİ ATILDI - İLAÇ VE TIBBİ MALZEME KONUSUNDA

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

PROJEKS YON YILLIK TÜFE. > ENFLASYON Enflasyondaki iki ayl k gerçekleflme, y l n tümüne iliflkin umutlar bir anda söndürdü.

PROJEKS YON YILLIK TÜFE. > ENFLASYON Enflasyondaki iki ayl k gerçekleflme, y l n tümüne iliflkin umutlar bir anda söndürdü. TÜRK YE N N GÖSTERGELER PROJEKS YON > Haz rlayan: Alaattin AKTAfi ala.aktas@gmail.com > ENFLASYON Enflasyondaki iki ayl k gerçekleflme, y l n tümüne iliflkin umutlar bir anda söndürdü. Ocakta yüzde 0,80

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

3 9 12 13 14 29 2 5 Tablo-2: Kat l m Öncesi Mali Yard m Kapsam nda Uygulanan Hibe Programlar (devam ) Tablo-2: Kat l m Öncesi Mali Yard m Kapsam nda Uygulanan Hibe Programlar (devam ) Tablo-4:

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

JEAN MONNET BURS PROGRAMI 2016-2017 AKADEMİK YILI FARKINDALIK ARTIRMA TOPLANTILARI

JEAN MONNET BURS PROGRAMI 2016-2017 AKADEMİK YILI FARKINDALIK ARTIRMA TOPLANTILARI Burs Programı Türkiye nin Avrupa Birliğine tam üyelik sürecinde kamu kurum ve kuruluşlarından özel sektöre, sivil toplum örgütlerinden üniversitelere önemli görevler düşüyor. Bu sebeple, toplumun her

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. Gereğini arzederim. M. Akif HAMZAÇEBİ İstanbul Milletvekili 1 GENEL GEREKÇE

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi

Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi Kurumsal Yönetim ve Kredi Derecelendirme Hizmetleri A.Ş. Kurumsal Yönetim Derecelendirmesi 28 Aralık 2012 İÇİNDEKİLER Ara Dönem Revizyon Notları........ 3 Derecelendirme Metodolojisi........ 5 Notların

Detaylı

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ.

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. KIYMETLİ MESLEKTAŞLARIM HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. TÜRMOB çatısı altında örgütlenen, ülke genelindeki 76 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar 2013 / 2014 SAYI: 04 Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar Haftanın Bazı Başlıkları Sağ ve Sol Beynin Şifreleri Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

TÜRK YE DE A LE Ç fi DDET Ülke Çap nda Kriminolojik-Viktimolojik Alan Araflt rmas ve De erlendirmeler

TÜRK YE DE A LE Ç fi DDET Ülke Çap nda Kriminolojik-Viktimolojik Alan Araflt rmas ve De erlendirmeler 1 TÜRK YE DE A LE Ç fi DDET Ülke Çap nda Kriminolojik-Viktimolojik Alan Araflt rmas ve De erlendirmeler stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku ve Kriminoloji Araflt rma ve Uygulama Merkezi 2003

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

9. Uluslararas Ceza Hukuku Kongresi (Lahey, 23-30 A ustos 1964)

9. Uluslararas Ceza Hukuku Kongresi (Lahey, 23-30 A ustos 1964) 9. Uluslararas Ceza Hukuku Kongresi (Lahey, 23-30 A ustos 1964) Çeviren Av. Aysun Dalk l ç * Konular: 1. Tekerrür ve birden fazla suç ifllenmesi d fl ndaki a rlat c nedenler 2. Aileye ve cinsel dokunulmazl

Detaylı

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir.

25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Sıkça Sorulan Sorular Başvuru Başvuru ne zaman bitiyor? 25 Nisan 2016 (Saat 17:00 a kadar) Pazartesi de, postaya veya kargoya o gün verilmiş olan ya da online yapılan başvurular kabul edilecektir. Bursluluğun

Detaylı

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen

Detaylı

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun

Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun 141 Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (Resmî Gazele ile yayımı : 6.4.1990 Sayı : 20484) Kanun No. Kabul Tarihi Dış ilişkiler - MADDE 1. Türkiye Büyük Millet

Detaylı

Altın Piyasası Haftalık Temel ve Teknik Görünüm (2-6 Mart 2015)

Altın Piyasası Haftalık Temel ve Teknik Görünüm (2-6 Mart 2015) 2 Mart 2015 Altın Piyasası Haftalık Temel ve Teknik Görünüm (2-6 Mart 2015) Hafta başında Yunanistan meselesinde çözüme yaklaşıldığı yönünde haberlerin ardından altın fiyatlarında aşağı yönlü baskı hakim

Detaylı

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler Kurul, komisyon ve ekiplerin oluşturulması MADDE 107- (1) Okullarda, eğitim, öğretim ve yönetim etkinliklerinin verimliliğinin sağlanması, okul ve çevre işbirliğinin

Detaylı

1- Ekonominin Genel durumu

1- Ekonominin Genel durumu GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin şekilde arttırmasıyla

Detaylı

Kuruluşumuz. Ocak 2011

Kuruluşumuz. Ocak 2011 Kuruluşumuz Ocak 2011 Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı nın çağrısıyla bir araya geldik. Kısa bir süre sonra, toplam üye sayılarıyla 100.000 e yakın kadını temsil eden 40 tan fazla sivil

Detaylı

YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ

YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ I Doç. Dr. Yonca Deniz GÜROL YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ II YENİ DÜNYA DÜZENİNDE İNSANIN ÖRGÜTTE DEĞİŞEN ROLÜ Yay n No : 2377 flletme-ekonomi Dizisi : 447 1. Bask Ocak 2011 - STANBUL

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK 24 Aralık 2010 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27795 YÖNETMELİK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından: YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ

Detaylı

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr 13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ Prof. Dr. Zeki TEKİN ztekin@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İçindekiler CUMHURİYET DÖNEMİNDE MESLEKÎ TEKNİK EĞİTİMDE

Detaylı

YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM

YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM YENİLENEBİLİR ENERJİDE EĞİTİM Enerjinin Önemi Enerji, Dünyamızın en önemli ihtiyaçlarından biridir. Türkiye nin son otuz yılda enerji talebi yıllık ortalama %8 artış göstermiştir.ülkemiz elektrik enerjisinin

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Şam da Emevi Caminde namaz kılmayı hayal eden Başbakan, hava sahamızı koruyabilmek için NATO dan Patriot füzeleri istemekte, gençlerimize adam gibi ölmekten bahsetmektedir.

Detaylı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı

Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Özet Metin Ekonomik Büyümenin Anlaşılması: Makro Düzeyde, Sektör Düzeyinde ve Firma Düzeyinde Bir Bakış Açısı Overview Understanding Economic Growth: A Macro-level, Industrylevel, and Firm-level Perspective

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı