Turgut Özal Dönemi Türkiye de Siyasal Liberalizm 1

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Turgut Özal Dönemi Türkiye de Siyasal Liberalizm 1"

Transkript

1 Vol:3, No:6, 35-53, December, 2014 Turgut Özal Dönemi Türkiye de Siyasal Liberalizm 1 Naciye Oral* Selami Erdoğan** Özet Liberalizm, tarihsel kökenleri 17.yüzyılın başlarına dek uzanan, özellikle batılı ülkeler tarafından kabul gören popüler politik anlayışlardan biri haline gelmiştir. Türkiye, batıdaki gelişmelere kayıtsız kalmayarak, tamamen liberalizmi benimseyen bir tutum sergilemese de, sürekli kendi şartlarını da göz önüne alarak gelişim ihtiyacını gidermeye çalışmıştır. Bu bağlamda yaşanan gelişmelere ve bu gelişmelerin ait olduğu dönemlere bakıldığında Türkiye de en dikkat çeken dönemin Özal Hükümetleri dönemi olduğu görülmektedir. Siyasi kimliği ve görüşleri ile Turgut Özal, liberal uygulamaları Türkiye de hayata geçirmeye çalışan bir lider olmuştur. Özal hükümetleri döneminde iktisadi liberalizme yönelik politikalara ağırlık verilmiş olsa da, siyasi liberalizm alanında da başarılı uygulamalara imza atılmıştır. Bu çalışma, Özal ın ekonomi alanının yanı sıra siyasi alanda da reformcu olma vasfını hak ettiğini göstermeyi amaçlamaktadır. Özal Dönemi nde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ne bireysel başvuru hakkının verilmesi, Kürtçe konuşma yasağının kaldırılması, özel teşebbüsün teşvik edilmesi, üniversitelerde kılık kıyafet yasağını aşmaya çalışması gibi uygulamalar çalışmamızda bu savunmamıza kanıt olarak anlatılmıştır. Anahtar Kelimeler: Liberalizm, Turgut Özal, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Political Liberalism In Turgut Ozal Period In Turkey Abstract Liberalism, dating back to the early 17th century, has become one of the popular political concepts which is especially acknowledged by Western countries. Acting in a manner of completely adapting liberalism by not remaining unresponsive to the developments in the West, Turkey has tried to meet the need of development by taking its own conditions into consideration. In this context, when we take a look at the developments and their periods, it can be seen that the period of Özal Governments is the most striking period in Turkey. Turgut Özal with 1 Bu çalışma 2011 yılında Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde kabul edilen Turgut Özal ve Siyasal Liberalizm başlıklı Yüksek Lisans tezinden türetilmiştir. *Doktora Öğrencisi, Erciyes Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, E-Posta: **Yrd. Doç. Dr., Dumlupınar Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, E-Posta: mynet.com

2 Volume:3 Number:6 December 2014 Naciye Oral, Selami Erdoğan his political identity and views has been a leader who is trying to accomplish liberal implementations in Turkey. Even though, has been giving importance to the Economic Liberalism Policies during the Özal era, politic liberalism implementations have accomplished as well. This study has aimed to show, Özal deserved to get the qualification of being reformist at the politics area together with economics. In our study, implementations such as giving the right of applying individually to the European Court of Human Rights, removing the prohibition of speaking Kurdish Language, encouragement to private enterprise, trying to surpass the prohibition of disguise in universities have been explained as evidences to our advocacy. Keywords: Liberalism, Turgut Ozal, European Court of Human Rights Giriş Tarihsel kökenleri 17.yüzyılın başlarına dek uzanan liberalizm, bireyciliğe dayalı, bireylerin siyasal ve ekonomik alandaki hak ve özgürlüklerini güvence altına alan, piyasa ekonomisinin doğal işleyişine bırakılarak devletin ekonomiye müdahalelerinin en az düzeye indirilmesini savunan bir doktrindir (Aktan, 1996: 13). Diğer bir ifadeyle liberalizm, özel mülkiyet, özel teşebbüs ve hürriyet esasına dayalı bir piyasa sistemidir. Liberalizm için önemli isimlerden biri olan Poper, liberalizmin temel ilkeleri olarak yurttaşların özgürlüğü, soyut toplum, gönüllü birliktelik ve işbirliği gibi kavramları sıralamıştır (Poper, 1967: 186). Mustafa Erdoğan ise liberalizmin unsurlarını bireyselliğe verilen önem ve insan hakları, serbest piyasa ekonomisi, sınırlı devlet, liberal rasyonalizm ve hukuk devleti şeklinde tanımlamıştır (Erdoğan, 1990: 20). Atilla Yayla ise bireycilik, özgürlük, piyasa ekonomisi, sınırlı devlet kavramlarını liberalizmin temel unsurları olarak kabul etmiştir (Yayla, 1998: 137). Görüldüğü gibi, liberalizm tanımı üzerinde tam olarak ortak bir nokta bulunamayan ve farklı uygulama alanlarına sahip olan bir kavram olduğu için birçok liberalizm çeşidi ortaya çıkmıştır. Bunların başlıcaları, klasik liberalizm, sosyal liberalizm, iktisadi liberalizm ve siyasi liberalizm kavramlarıdır. Biz burada yalnızca siyasi liberalizm kavramı üzerinde duracağız. Liberalizmin bir türü olan siyasi liberalizm, her alanda bireyin rızasının esas alınmasını öngörmektedir. Toplumsal rızanın modern versiyonu serbest seçimlerdir. Birey demokratik ortamda, başka bir deyişle serbest bir ortamda yarışan programlardan, partilerden herhangi birini serbest seçimiyle tercih etme hakkına sahiptir. Siyasi liberalizmin bir diğer önemli ilkesi de, minimal devlettir. Liberalizme göre özgürlüklerin önündeki en büyük engel devlettir ve devletin mutlak olarak sınırlandırılması gerekir. Bunun yolu olarak da devletin hukuk ile sınırlandırılması ve anayasal bir devlet olması gerektiği vurgulanmıştır. 36

3 Turgut Özal Dönemi Türkiye de Siyasal Liberalizm İnsan hakları, sanayileşmenin ilerlemesi, sivil yönetimlerin öneminin artması ve daha sayılabilecek birçok nedenden dolayı liberalizm yönetimleri etkileyen bir ideoloji haline gelmiştir. Amerika, Fransa, İngiltere gibi yönetimleriyle tüm dünyayı etkileme gücüne sahip olan ülkeler, liberal olguları en fazla bünyesinde barındıran devletler haline gelmişlerdir. Bundan dolayı liberalizm, daha fazla gelişme fırsatı yakalayarak, diğer ülkeleri de etkisi altına almaya başlamıştır. Türkiye de liberal açıdan önemli etkilenmeler Osmanlı Devleti nin son dönemlerinde ortaya çıkmaya başlamıştır. Osmanlı Devleti yönetim alanında bir reforma ihtiyaç duymuş ve bu ihtiyacını, batılı ülkeleri model alarak gidermeye çalışmıştır. Böylece yönetim kültürümüz, liberalizmin etkisi altına girmeye başlamıştır. Aynı ihtiyaç, Türkiye Cumhuriyeti nin ilk yıllarından itibaren ilerleyen yıllarda da kendisini hissettirmiştir. Cumhuriyet reformlar üzerine kurulmuştur ve ihtiyaç duyduğu noktalarda, kendi özel şartlarını da göz önüne alarak değişim hareketlerini sürdürmüştür. Cumhuriyet döneminde yapılan reformlardan sonra, Türk demokrasisi açısından kabul göremeyecek olan askeri darbeler süreci başlamıştır. Türkiye nin belli değişim ve dönüşümleri sağlamaya çalıştığı bir dönem olan Menderes Hükümetlerinin hemen ardından 1960 askeri darbesi gerçekleşmiş, çok geçmeden de 1971 de yayınlanan muhtıra ve ardından gelen 1980 Darbesi demokrasimiz açısından olumsuz bir durum olarak Türk siyasi tarihinde yerini almıştır. Türkiye de 1980 askeri darbenin ardından siyaset sahnesine giren ve uzun yıllar yönetimi elinde bulunduran Turgut Özal, Türkiye için çok önemli uygulamalara imza atmış bir isim olarak karşımıza çıkmaktadır. Özal, Türkiye yi yaşamış olduğu son askeri darbenin ardından, normalleşme sürecine taşımıştır. Esas olarak böyle bir görev üstlenmesinin yanında Özal, siyasi kimliği ve misyonu ile liberalizmi savunan bir lider olarak görülmüştür. Özal, Avrupa ülkelerindeki 1980 sonrası gelişmeleri iyi tahlil ederek, Türkiye nin ihtiyacı olan liberalizmi siyasi ve ekonomik yönden hayata geçirmeye çalışmıştır. Bu dönemde, tüm dünya devletlerinde yaşanan ekonomik ve mali bunalımlar, hükümetlerin aşırı yüklenmesi ve demokrasi krizlerine çare olarak ekonomik ve siyasal bir ideoloji olan yeni sağcı anlayış geliştirilmiştir. Bu anlayış, Hayek ve Friedman ın ekonomik alt yapısını hazırladığı, 1979 da İngiltere de Thatcher ve 1980 de Amerika da Reagan ın siyasal düzlemde öncülüğünü yaptığı, 1980 lerin egemen sosyoekonomik ve siyasal oluşum ve dönüşümlerinin düşünsel çekirdeğini oluşturmuştur. Yeni sağcı anlayış, devletin yerini ve rolünü radikal bir biçimde sorgulamış, devletin geleneksel rollerinden tümüyle vazgeçip yalnızca serbest piyasa ekonomisinin başat düzenleyici rolünü kolaylaştıran bir hakem olması gerektiğini savunmuştur. Bu bağlamda özelleştirme, devletin minimum işlevlerinin de özel sektörleştirilmesi ve yerinden yönetim araçlarıyla kamu yönetimini yeniden yapılandırmaya çalışmıştır (Nohutçu, 2007: 334). 37

4 Volume:3 Number:6 December 2014 Naciye Oral, Selami Erdoğan Dönemin yükselen değeri olan yeni sağ anlayışının Türkiye deki savunucusu ve temsilcisi olan Özal, yönetim konusunda yeni sağ anlayışının hayata geçirilmesi için çaba göstermiştir. Partisinin dört eğilimini muhafazakârlık, milliyetçilik, liberallik, sosyal adaletçilik olarak tanımlayan Özal, üç özgürlüğünde üzerinde özellikle durmuştur. Bunlar; düşünce hürriyeti, din ve vicdan hürriyeti ve teşebbüs özgürlüğü olmuştur. Bu bağlamda ekonomiden başlayarak her alanda serbestleşmenin sağlanması ve devletin olabildiğince küçültülmesi gerektiğini savunan Özal, iktidarda olduğu yıllarda bu söylemlerini hayata geçirebilme şansını yakalamıştır 1980 lere kadar genel olarak dünya ekonomisiyle yakından bir ilişki kuramayan, kendi içine kapanmış, dışa bağımlı bir ekonomik işleyişi olan Türkiye, Özal ın liberalleşme politikası sayesinde bu kısır döngüden kurtulmuş, dünya kapitalizmine ve gelişen pazar ekonomisine eklemlenmeye başlamıştır. İthal ikameci sanayileşme yerine, ihracata dayalı sanayileşmeye ve ekonomik büyümeye ağırlık veren Özal, aynı zamanda devletin işletmecilik anlayışından ve devletçilik politikasından vazgeçmesini, ekonomik faaliyetleri özel sektöre/ sermayeye bırakmasını ve en önemlisi ekonomiyi kendi kurallarıyla -fiyat, döviz, faiz, kur vb. serbest bırakılması- baş başa bırakılması gerektiğini söylemiştir. 150 yıllık modernleşme tarihimizde, ilk kez Özal ın dışa açılma politikası sayesinde ekonomik kalkınma, dünya ülkeleriyle rekabet etme ve ihracata dayalı gelişme anlayışı ortaya çıkmıştır. (Duman, 2008: 234 ). Yine Özal döneminde, uygulanan yapısal uyum politikalarıyla; Türk ekonomisini serbest pazar ilkesine göre yapılandırmak, ihracata dayalı büyümeyi sağlamak ve kapitalist dünya ile bütünleşmek amaçlanmıştır. Bu amaçla, yeni sağ siyaset anlayışına uygun olarak arz merkezli paracı politikalar benimsenerek serbest faiz, serbest kur serbest fiyat uygulanmıştır (Özkazanç, 2007: 69). Görüldüğü gibi Özal döneminde dışa açık ve serbest rekabete dayalı bir ekonomik model uygulanmıştır. Bu anlamda yukarıda da vurguladığımız gibi, Özal ın uyguladığı liberal politikaların temelinde hiç şüphesiz ki, 1980 lerin başında dünyada egemen olmaya başlayan yeni sağ siyaset anlayışı yatmaktadır (Duman, 2008: 237). Özal ın ekonomik liberalizm alanındaki uygulamalarının yanı sıra liberal anlamda siyasi reformlara da imza atmıştır. Özalcı anlayışta siyasal liberalizmin belirgin işaretlerini Turgut Özal cumhurbaşkanı olduktan sonra ( ) görmek mümkündür. Çalışmamızın bundan sonraki kısımlarında Özal ın siyasal liberalizm uygulamalarına dayanak gösterebileceğimiz gelişmelere değinilecektir. Özal ın Siyaset ve Devlet Anlayışı Özal, Türkiye nin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşabilmesi için ekonomik ve teknolojik açıdan Batılı ülkelerle rekabet edebilecek düzeye gelmesi gerektiğini savunmuş, o güne kadar bu hedef için yanlış politikaların uygulandığını ve bu 38

5 Turgut Özal Dönemi Türkiye de Siyasal Liberalizm açıdan da Türkiye nin kısa vadede yeni bir siyaset anlayışına ihtiyacı olduğunu savunmuştur. Nitekim Özal ın, ekonomik, politik ve demokratik nitelikli politikalarına bakıldığında; içe kapalı, devletçi, anti-bireyci ve yasakçı bir zihniyet taşıyan geleneksel Türk siyaset anlayışının bu süreçle birlikte dönüşüme uğradığı görülecektir. Özal ın siyaset felsefesi, anti-devletçi (birey merkezli) ve liberal-muhafazakâr bir anlayışa dayanıyordu. Bu anlamda Özal, Türk modernleşmesinde özellikle devletin faaliyet alanını daraltmış, gelişmenin itici gücü olmaktan çıkarmaya çalışmış ve aynı zamanda bu değişme ve gelişmenin merkezine bireyi koymaya çalışmıştır. Bu amaçla sık sık devletin küçültülerek yerini özel sektöre bırakmasını, siyaseti de bazı seçkinci kesimlerin (Kemalist bürokratlar-sol aydın) tekelinde olan bir meslek olarak değil, millete hizmet etmek amacıyla siyasete atılan herkesin bir hakkı olarak görmüştür. Özal, bu yeni siyaset anlayışıyla; Kemalizm in modernleşme hedefini çağ atlamak sloganıyla devralırken, bir tarafta liberalizmin rekabetçi bireyi ve girişimcilik ruhunu, diğer taraftan muhafazakârlığın dini ve geleneksel değerlerini ön plana çıkartmaya çalışmıştır. Turgut Özal ın devlet ve yönetim anlayışı da belirli noktalarda diğer siyasilerden farklılık arz etmiştir. Özal daha özgürlükçü, daha liberal ve devlete hız kazandıracak politikalardan yana olmuştur. Özal seçilmişler ile atanmışların farkını ortaya koymaya çalışırken, atanmışların seçilmişlerin denetiminde olması gerektiğini önemle vurgulamaya çalışmış ve sivil katılımcı siyaset anlayışını benimseyen ve savunan bir lider portresi ortaya çıkarmıştır (Nuroğlu, 1995: ). Özal hakkında değinilmesi gereken bir diğer nokta da devlet yönetimindeki tarzı ve olaylara yaklaşım tarzının diğerlerine göre çok farklı olmasıydı. Özal yönetimin içine halkı ve halkın düşüncelerini de aksettirmek için elinden geleni yapmaya çalışmıştır. Kenan Evren başkanlık ettiği MGK toplantılarında irtica tehlikesi için hükümeti defalarca uyardıklarını ve sıkı tedbirler almaları gerektiğini söylediklerini fakat Özal ın Merak etmeyin, bir şey olmaz diyerek geçiştirdiğini söylemektedir (Yavuz, 1997: 49) Özal sivil toplum kuruluşlarının güçlenerek, her şeyi devletten beklenmesi yerine, sivil teşekküller eliyle yapılmasını istemiştir. Özal ın yurt dışı ziyaretlerine yatırımcıları da götürmesi ilk zamanlarda eleştirilere sebep olsa da daha sonraları neticeler alınmaya başlandıkça, Özal ın bu girişimlerinin ne kadar faydalı olduğu anlaşılmıştır. Özal, özel girişimin güçlendirilmesi büyük çabalar gösterdiği tartışma götürmez bir gerçekliktir. Bu bağlamada, gece yarıları yanında koruma ve görevli olmadan Ostim e giderek orada yanan ışıkları takip edip, fazla mesai yapan, iş yetiştirmeye çalışan is yeri sahipleriyle ve çalışanlarla samimi bir ortam yaratmıştır (Yavuz,1997: 50). 39

6 Volume:3 Number:6 December 2014 Naciye Oral, Selami Erdoğan Özal ın demokratik yönetim anlayışını kendi bürokrasi yıllarında da görmekteyiz. Devlet Planlama Teşkilatı müsteşarı olduğu yıllarda kurum çalışanları tarafından sol görüşlü kişilerin işten uzaklaştırılacakları ve sağ görüşlü kişilerin getirileceği gibi konular konuşulmaya başlanmış olmasına rağmen Özal beklenenin aksine, rekabetli bir ortam oluşturmak için farklı fikirlerin bir arada bulunmasına müsaade etmiştir. Özal ın Düşünce ve İfade Özgürlüğü Konusundaki Görüşleri Özal siyaset felsefesinde şu üç temel özgürlük üzerinde ısrarla durmuştur; düşünce ve ifade, din ve vicdan ve girişim özgürlüğü dür. Bu üç temel özgürlüğün, ancak liberal ve demokratik toplumlar için söz konusu olabileceğini dile getiren Özal, bunun için öncelikle düşünce ve ifade, insan hak ve hürriyetlerinin korunmasıyla mümkün olabileceğine inanmış ve bir toplumun gelişebilmesi açısından sadece ekonomik kalkınmanın yeterli olamayacağını, demokratik özgürlüklerin de sağlanmasının zorunlu olduğunu düşünmüştür. Ona göre, düşünme yeteneğinin çeşitli yollarla engellenmeye çalışılması durumunda, düşünceye olan saygı ortadan kalkacak, insanlar kendi potansiyellerini ortaya koyamayacakları için de bireysel kabiliyetleri körelecektir (Duman, 2005: 291).Bu durum, insanlar arasında ayrışmayı, bölünmeyi ve kutuplaşmayı yaratarak ülke bütünlüğünü zedeleyecektir. Dolayısıyla medeni ve kalkınmış bir toplumda, her fert ya da kurum kendi görüşünü ve düşüncesini hiçbir baskıya maruz kalmadan özgürce ifade edebilecek, tartışabilecek ve karşılıklı saygı zemini üzerinde kendisini serbestçe savunabilecektir. Burada önemli olan, insanların iyi veya kötü düşünceler içinde olmaları değil, bu düşüncelerini, karşılıklı saygı prensibi ve hoşgörü ortamı içinde birbirlerine karşı ifade edebilmeleri ve savunabilmeleridir. Özal, 22 Mayıs 1991 de 21. Asır Türkiye nin ve Türklerin Asrı Olacaktır konulu konuşmasında, ülkelerin gelişmesinde tabuların ortadan kalkmasının ve her türlü fikrin özgürce ifade edilmesinin önemini ve bu anlamda Türkiye de düşünce özgürlüğünün önündeki engelleri şu şekilde dile getirmiştir Genel serbestlikten kastım şu: Fikir, fikrini ifade, bu hürriyetler çok önemli. Zannetmeyiniz ki, bu yüzden Türkiye batar. Yanlış şeyler söylerler. Kavgaya düşülür. Hayır, değil. Hürriyetlerin kısılması aslında çok daha büyük problemdir. Ve o yüzden lüzumsuz kavgalar çıkar Onun için serbestlikten yanayım. Ve biz bunu büyük ölçüde icra ettik. Ama hâlâ tabular var, onu da söyleyeyim. Hala şunu niye söyledin?, diye Niye bu fikri ifade ettin?, Bırak ifade edelim. Korkulacak bir şey yok. Ama maalesef daha bir müddet zaman geçmesi lâzım. Bir müddet zaman geçtikten sonra, birçok şeye de çok rahatlıkla alışacağız ve o korktuğumuz gibi olmadığını göreceğiz o işin. Ama biraz ileriyi görmemiz lâzım. 10 sene ilerisini görmemiz lâzım. Sadece geriye bakmamamız lâzım. İleriye bakmamız lâzım (Özal, 1991b: 28 29). Bu konuşmadan da anlaşılacağı üzere Özal açısından Türkiye de düşünce ve ifade özgürlüğü önünde bazı engeller vardır ve bu engellerin ortadan kaldırılması gerekir. Özal, 31 Ekim 40

7 Turgut Özal Dönemi Türkiye de Siyasal Liberalizm 1989 da ANAP Grup Toplantısına yaptığı konuşmada, düşünemeyen, tabularla kilitlenmiş bir memleketin gelişmesi mümkün değildir. Benim bütün ileri ülkelerde gördüğüm husus budur. Size en önemli bir vasiyet olarak söylüyorum. Türkiye, tabii hâlâ tabular içerisinde bir ülke. O tabuları birer birer yıkacağız ve memleketimizin insanlarının düşüncelerini, bir şeyler meydana getirmelerini, biz teşvik edeceğiz. (Özal, 1989a: 386) derken, söz konusu tabu ve kısıtlamaların, insanların yaratıcı gücünü ve ülkelerin kalkınma ve gelişmesini engellediğini ifade etmeye çalışmıştır. İnsanların gerek fikirlerini ifade etmede, gerekse dini inançlarını yaşamalarında diledikleri gibi hareket etmeleri ve bu konuda hiçbir tabuya yer verilmemesini, tıpkı serbest piyasa ekonomisinde olduğu gibi fikirlerin de özgür bir ortamda ortaya konulabilmesi, tartışılabilmesi ve bunun için de uzlaşı ve ikna yoluna başvurulması gerektiğini düşünmüştür. Ona göre, bir fikri beğenmeyebiliriz, ama o fikrin ortadan kalkabilmesi, gene o fikir pazarına gelip, münakaşa edilmesine bağlıdır. Aynen serbest pazar gibi. Mallar, nasıl geliyor, en iyisi nasıl bulunuyorsa, fikirler de öyle bir pazara gelecek, o fikir pazarında biz en iyisini bulacağız. Bazen bir takım dogma fikirlerle ideolojik bir takım baskılarla maalesef bunların dışında oluyoruz. (Özal, 1992f: 24). Yine bu dönemde önemli bir gelişme olarak Türk ceza kanunun 141,142 ve 163. maddelerinin kaldırılması ile Türkçe den başka dilde yayın yapmayı yasaklayan kanun kaldırılmıştır. Ancak Özal döneminde düşünce ve ifade hürriyeti alanında olumsuz birtakım uygulamaların olduğu bilinmektedir. Bunlar; 3000 e yakın gazeteci ve yazarın yargılanması, 500 civarında yayın organının yayınları hakkında toplatma kararı verilmiş olması, 39 ton yayın imha edilmesi ve gazetelerin birçoğu hakkında çeşitli sebeplerle davalar açılmış olmasıdır. Özal ın Din ve Vicdan Özgürlüğü Konusundaki Görüşleri Din ve vicdan hürriyetinin, liberal-demokratik bir toplumun vazgeçilmez dayanaklarından biri olduğuna inanan Özal, dinsel inanç ve laiklik konusunda doktriner olmaktan çok tartışmaya ve müzakereye önem vermiştir. Özal ın Kemalist ideolojiden 2* bariz biçimde ayrıldığı konuların başında din ve laiklik konusu gelmektedir. Resmi görüşün tersine dinsel inançların özgür biçimde yaşanması ve devlet olarak bu tür özgürlüklere karışılmamasını istemiştir. Örneğin, Özal (1989a: 46), 23 Ocak 1989 da Van da Muhtarlara ve İlçe Teşkilat Başkanlarına hitaben yaptığı konuşmada, Devletimiz laiktir. Ama milletimizi bir arada tutan, ebedi birliğimizde en güçlü bir şekilde hizmeti olan, esas rolü olan da İslam dır demiştir. Özal açısından din, toplumun temel bir bileşenidir ve birey hayatında da çok önemli bir yer tutmaktadır. Ona göre, Din önemlidir. Her medeniyette 2 * Kemalistler, dini, bağımsız bir kurum olarak özel ellere bırakılmayacak kadar önemli bir güç olduğunu, tam bağımsız dini kurumların er ya da geç resmi ideolojiye ve rejime karşı gelebileceklerini düşünmüşlerdir (Duman, 2008: 295). 41

8 Volume:3 Number:6 December 2014 Naciye Oral, Selami Erdoğan kültürün temelini oluşturur. Din, birey ve toplumu derin bir şeklide etkiler ve hatta şekil verir. Türk toplumu da dinin önemli bir rol oynamış olduğu tarihi gelişmelerden büyük ölçüde etkilenmiştir. (Özal, 1985a: 747). Bundan dolayı da dini inançlara karşı daha hassas olunmasını, devletin de dini ve ahlaki görevleri ifa edemeyeceğini, bu anlamda herkesin kendi inancını istediği biçimde ve istediği yerde yaşamasına izin verilmesi gerektiğini düşünmüştür. Ona göre burada temel ölçü şu olmalıdır. Bireyler, başkalarının inançlarına karışmadıktan sonra bu hürriyetlerini kullanma konusunda devletin, karışmaması ve devlet, hiç kimseye bu anlamda ne yapması veya ne yapmaması gerektiğini telkin etmemelidir. Din ve vicdan özgürlüğü hususunda devletin takınması gereken tutumu ise şu şekilde açıklamıştır Türkiye yi, aşırı sola götürtmek isteyenler olduğu gibi, dini esaslarla yönetilen bir devlet haline getirmek isteyenler de vardır. Devlet, her iki tehlikeyi de kontrol eder. Kimseye sen niye camiye gitmiyorsun? diyemeyeceğimiz gibi, sen niye camiye gidiyorsun? da diyemeyiz. Bunu temin etmek benim vazifemdir. Laikliğin en önemli kaidelerinden biri budur (Din ve vicdan özgürlüğü) Evrensel kapsamda ve evrensel anlamda insanın insana duyduğu sevginin saygının simgesi ve göstergesidir. Laik ve demokratik olma iddiası ve iradesindeki gelişmiş ülkeler, bu hürriyete sımsıkı sarılabilmeyi başarmış ülkelerdir Yalnız huzurlu insan, dini ve vicdani baskı altında tutulmayan insan daha çok çalışma, daha çok kazanma ve kendi vicdani inançları içinde mutlu yaşama istek ve kabiliyetine sahiptir. Laikliğin temel bir gereği vardır. Din ve vicdan hürriyeti. Din ve vicdan hürriyetinin de tek güvencesi vardır. Laiklik. Bu iki temel kavram, birbirlerinin varlık nedenidir. Ve her biri, diğerinin koruyucusudur (Özal, 1991a: 65). Özal, dini inançlara karşı saygı gösterme konusunda ideolojik ve doktriner olmaktan uzaklaşarak demokratik bir tavır sergilemiş ve sorunu bireysel özgürlükler temelinde ele almaya çalışarak liberal demokratik ilkelerin toplumda ve devlette yerleşmesine öncülük etmiştir. Özal ın Teşebbüs Özgürlüğü Konusundaki Görüşleri Özal, Cumhurbaşkanı olduktan sonra özelikle özgürlükler konusunu daha fazla gündeme getirmiştir. Bu özgürlükler, yukarıda ayrıntısıyla üzerinde durduğumuz düşünce ve ifade, din ve vicdan ve girişim özgürlüğüdür. Girişim özgürlüğü, Özal ın liberalizasyon politikasının da vazgeçilmez koşulunu oluşturmaktadır. Rekabete dayalı serbest pazar ekonomisi, ancak girişim özgürlüğü ile mümkün olabilir. Bunun için de devletin, piyasadan çekilmesi ve yerini özel sektöre bırakması gerekmektedir. Nitekim Özal politikalarının merkezinde de devlet müdahaleciliğinin asgariye indirilmesi ve ferdin girişim ruhunun ortaya çıkarılması düşüncesi vardır. Türk ekonomisini yapısal bir değişimden geçirmek suretiyle kapitalist sisteme eklemlemek için devleti yeniden yapılandırılmaya çalışan Özal, bu amaçla yasal düzenlemelere gitmiştir (Duman, 2005: 299). 42

9 Turgut Özal Dönemi Türkiye de Siyasal Liberalizm Teşebbüs özgürlüğünün sağlanması ve liberal bir ekonomiye geçilmesi yönündeki ilk adımlar, mali piyasa alanında atılmıştır. Özal, iktidara gelir gelmez önce mal, para, fiyat, faiz ve kur değerlerini serbest bırakmaya, ithalat ve ihracat rejimini liberal ekonomik modele uygun biçimde yeniden düzenlemeye çalıştı. Ona göre, girişim özgürlüğünün sağlanabilmesi için öncelikle devletin ne yapması ve ne yapmaması ve bu konulardaki yetki ve sorumluluğunu bilmesi gerekir. Dolayısıyla devletin rolü, işleyişi ve görevi şu alanlarla sınırlı olmalıdır Yurdun savunması, yurt içinde ve dışında memleketin ve vatandaşların haklarının korunması, adaletin en iyi şekilde tevzi, devletin asli görevdir. İktisadi kalkınmada devletin esas fonksiyonu, tanzim edici, fertlerin ve kuruluşların iktisadi münasebetlerini düzenleyici, ihtilafların halli, iktisadi istikrarın sağlanmasına matuf, sık sık değişmeyen kaideler koyması, engellerin kaldırılarak verimin yükseltilmesidir. İktisadi faaliyetlerde devlet, genel seviyede tanzim edici ve yönlendirici olmalı, detaylara müdahale etmemelidir. İktisadi faaliyetlerde devlet, vatandaşın rakibi değil, aksine, ona hizmet eden, gelişmesini kolaylaştıran bir yardımcıdır. İktisadi kalkınmada devletin doğrudan doğruya yürüteceği faaliyetler, genel olarak bütün millete hizmet veren, esas itibariyle altyapı mahiyetindeki işlerin yapılmasıdır Devlet, sanayi ve ticarete ana prensip olarak girmemelidir; istisnai olarak geri kalmış bölgelerde sınaî tesisler kurabilirse de, bu teşebbüsler kısa zamanda millete devredilmelidir (Özal, 1988a: 10). Özal açısından devlet, iktisadi gelişmeyi güvenli ve sürekli bir hâle getirmek için öncelikle istikrarın teminini sağlamalıdır. Bunun için de öncelikle emniyet, adalet ve altyapı gibi temel konular üzerinde durmalı, düzenleyici olmak yerine yönlendirici olmalı ama en önemlisi de ferdin teşebbüs gücünü ve girişim ruhunu ortaya çıkarmaya çalışmalıdır. Özal Dönemi Terör Sorunu Terör olaylarının ortaya çıktığı ilk dönemde (1983) Başbakan olan Turgut Özal ın bu konudaki tavrı ilginç olmuştur. Yaşananları, birkaç çapulcu hareketi, basit bir terör olayı olarak değerlendirmiş ve bu konuyu, fazla büyütülmemesi gereken bir olay olarak görmüştür. Devletin bu meseleyi ciddiye almaması gerektiğini savunmuştur. Ağustos 1984 te bir gazetecinin, Doğu daki olaylarda yeni bir gelişme var mı? Sorusuna Özal (1984a: 765), olaylarla ilgili olarak herhangi büyütülecek, abartılacak bir durum yok. Bir basit eşkıyalık, terör olayıdır. Bastırılmıştır. Zaten kendileri bir iki saatlik gösteri yapıp kaçmışlardır. Bir kısmı yakalanmıştır. Gerekli tedbirlerin hepsi alınmıştır. Hadise budur. şeklinde cevap vermektedir. 8 Ekim 1985 te terör olaylarının başladığı Eruh ta halka hitaben yapmış olduğu şu konuşmada da benzer bir tutum takınmıştır. Herkesin dostluğunu aradığı güçlü Türkiye Cumhuriyeti, şuraya gelip de ikiüç kurşun sıkan beş-on tane baldırı çıplak karşısında mı kalamayacak? Böyle bir şey düşünülemez. Bütün bunların hepsini bizim önem vermeyeceğimiz, elimizin 43

10 Volume:3 Number:6 December 2014 Naciye Oral, Selami Erdoğan tersiyle kulaklarından tutup atabileceğimiz kişiler halinde düşünmek lazım. Yaşanan olaylarla ilgili küçümseyici tavrını TBMM de, Türkiye nin genel asayişi hakkında yaptığı konuşmada da gösteren Özal (1984a: ), sayıları birkaç yüzü geçmeyen eşkıyayı muhatap alarak heyecanlanmayı doğru bir politika olarak görmüyoruz. Bunlar, topu topu kişiden oluşan ve arazi şartlarından istifade eden bir eşkıya grubudur diyecek kadar da olaylara karşı kayıtsız kalabilmiştir (Özal,1987: 742). Ancak, terör olaylarının artması üzerine Özal, bu konuda daha aktif bir politika izlemeye başlamış ve terörizmi önlemek için de daha fazla askeri teknolojiden yararlanmaya çalışmıştır. Nitekim bu konudaki hassasiyetini, 2 Ekim 1992 de İş Dünyası Vakfı toplantısındaki Türkiye de Gerçekleşen Büyük Değişim, İkinci Değişim Hedefi 15 İleri Batı Ülkesinin Arasına Katılmak adlı konuşmasında şöyle dile getirmiştir Terörle mücadelede bizden daha fazla şahin yoktur. Bununla ne kadar uzun olursa olsun, sonuna kadar mücadele ederiz. Hiç taviz de yoktur. Ama sanki ben terörle pazarlık yapıyormuşum gibi laflar yazdılar. Kesin olarak böyle bir şey yok. Bilakis tam tersi terörle sonuna kadar mücadele ederiz. Hatta şu kadarını söyleyeyim. Bu helikopterleri aldıran benim. Evet. Hatta 10 tane daha aldırın diyorum. Helikopter projesi üzerinde ısrar eden benim. Bu Skorsky ler diyorlar şimdi. Bütün oradaki teröre karşı, özel harp düzeni alınmasında da ısrar eden benim. Özel timlerin kurulması, özel yetiştirilmiş insanların getirilmesi. Çünkü terörle mücadeleyi yapacak olanların muhakkak profesyonel olması gerekir (Özal, 1992e: 41 42). Terörle mücadele konusunda kendisinden daha sert, taviz vermez ve şahin bir politikacı bulunmadığını iddia eden Özal olayları sona erdirmek için askeri önlemler yanında yeni güvenlik birimlerinin oluşturulmasına da çalışmıştır. Bu amaçla, özel timlerle birlikte 4 Nisan 1985 te çıkarılan bir yasayla geçici köy koruculuğu sistemini getirmiştir. Geçici olmasına karşın günümüze kadar devam eden bu sistemle, köylüler, kendilerini savunmak için devletten silah almakta ve terör saldırılarına karşı askerlerle birlikte mücadele vermekteler. Özal, ayrıca terörizmi önlemek ve faaliyetlerine son vermek amacıyla birkaç kez yinelediği pişmanlık yasasını meclisten çıkartmıştır. Kısacası Özal, Güneydoğu politikasında terörü, bölgenin diğer sorunlarından, teröristi de vatandaştan ayırmak gerektiğini belirtmiş, ilk başlarda olaylara karşı her ne kadar kayıtsız kalmışsa da, konunun ciddiyetini sonradan fark etmesi üzerine askeri önlemlere başvurmuştur. Dolayısıyla o dönemde muhalefetin, Özal, terörizme karşı yeterince mücadele vermiyor şeklindeki eleştirileri pek gerçeği yansıtmamaktadır (Duman, 2008: 227). Özal Dönemi Başörtüsü Sorunu Özal dönemi ile ilgili bireysel özgürlükler temelinde ele almamız gereken bir başka konu da başörtüsü sorunudur. Özal, bu konunun sürekli istismar edildiğinden yakınarak, bunun bir tabu hâline getirilmeye çalışılmasının yanlışlığını ifade 44

11 Turgut Özal Dönemi Türkiye de Siyasal Liberalizm etmiştir. Türbanın siyasallaşarak rejimin aleyhinde kullanılabileceği düşüncesinin bir niyet okumadan ve önyargıdan kaynaklandığını, insanların düşüncelerine, inanç ve değerlerine karışılmaması gerektiğini düşünmüştür. Nitekim 1 Ocak 1987 de bir gazetecinin türban hakkında ne düşünüyorsunuz sorusuna Özal şu cevabı vermiştir: İnanarak örtüyorsa, biz de laik bir devletsek, insan haklarına inanan demokratik bir devletsek buna karışmamamız lazım Türban, sanıyorum bu medeni veya çağdaş bir görünümdür. Çağdaş bir görünüm olarak hiç olmazsa türbanı kabul etmek lazım. Çağdaş bir görünüm deyince illa saçını açmak manasını almamalıdır Herkes dilediği kıyafeti seçer, türban takanlar takmayanları, türban takmayanlar da takanları kınamamalıdır, gerici falan gibi İnanıyorsa bunu takar Biz insanların daha hür olmasını istiyoruz. Dini inançları onu gerektiriyorsa, bırakalım yapsın. Bundan korkmamak lazım. (Özal, 1987: ). Dolayısıyla Özal açısından dinsel semboller taşıyan giyim ve kuşam, resmi görüşün iddia ettiği gibi cumhuriyetin temel ilkelerine aykırılık taşımamaktadır ve bu durum bütünüyle bireysel hak ve özgürlük konusuna girmektedir. Üniversitelerdeki türban yasağının din ve vicdan özgürlüğüne aykırı bir uygulama olduğuna, aynı şekilde bunu bir rejim meselesine indirgemenin gereksiz ve yanlış olduğuna inanan Özal bu konuda da şu yorumu yapmıştır. bir zamanlar, oturduk başı örtülü kızlarımızı üniversite kapılarından kovalamaya. Hâlâ da var tahmin ediyorum. Bunlar yanlış işler, Türkiye, bu kadar ilkel olmamalı, olamamalı. Meseleyi ben bir inatlaşma meselesi olarak görmüyorum. Açıkça söyleyeyim size, yani bunu daha ziyade bir anlayış, bir insanlara saygı, insanın kararına hürmet diye görüyorum. O, kendi inancıdır, o inanca hürmet etmek lazım diye düşünüyorum. Onu yaptığınız zaman diğer taraftan başka birisi başı açık geziyorsa ona da karışmayın, ona da bir şey diyemezsiniz. (Fığlalı, 1996: 54). Kısacası Özal, gerek dini inançlara karşı saygı gösterme, gerekse başörtüsü ve türbanın serbest bırakılması konusunda ideolojik ve doktriner olmaktan uzaklaşarak daha demokratik bir tavır sergilemiş ve sorunu bireysel özgürlükler bağlamında çözmeye çalışmıştır. Özal, iktidar olduğu dönem içerisinde üniversitelerde baş gösteren kılık kıyafet uygulamasını, türban yasağını ve YÖK ün bu konudaki tavrını eleştirmiştir. Her ne kadar Özal, bu kılık kıyafetle ilgili yasakların; hükümeti değil, Anayasa Mahkemesi ve YÖK ü ilgilendirdiğini dolayısıyla iktidar olarak bu konuda ellerinin bağlı olduğunu söyleyerek sorumluluğu bu kurumlara vermiş olsa da, bu tür uygulamaları tasvip etmediğini söylemekten de çekinmemiştir. Ona göre, Üniversiteler, biraz daha hür olan yerlerdir. Sakallıdır diye hocayı almamak. Şahsen söylüyorum. Bizim elimizde değil, şu anda bu kontrol hükümetin elinde değil Zaman içinde daha serbest bir ortama gidilmesinden yanayım Üniversitelerin, anarşi olmamak kaydıyla, entelektüel yerler olması lazım. Üniversitelerde daha hür bir ortamın olması lazım. (Özal, 1987: ). 45

12 Volume:3 Number:6 December 2014 Naciye Oral, Selami Erdoğan İnsanların gerek fikirlerini ifade etmede, gerekse dini inançlarını yaşamalarında diledikleri gibi hareket etmeleri ve bu konuda hiçbir tabuya yer verilmemesini, tıpkı serbest piyasa ekonomisinde olduğu gibi fikirlerin de özgür bir ortamda ortaya konulabilmesi, tartışılabilmesi ve bunun için de uzlaşı ve ikna yoluna başvurulması gerektiğini düşünmüştür. Ona göre, bir fikri beğenmeyebiliriz, ama o fikrin ortadan kalkabilmesi, gene o fikir pazarına gelip, münakaşa edilmesine bağlıdır. Aynen serbest pazar gibi. Mallar, nasıl geliyor, en iyisi nasıl bulunuyorsa, fikirler de öyle bir pazara gelecek, o fikir pazarında biz en iyisini bulacağız. Bazen bir takım dogma fikirlerle ideolojik bir takım baskılarla maalesef bunların dışında oluyoruz. (Özal, 1992f: 24). Turgut Özal ın cumhurbaşkanı olması sonrası başörtüsü tartışmalarının sona ermesi konusunda belli bir siyasi inisiyatif ortaya çıkmıştır. Yine bu dönemde 2547 sayılı kanunun 17.maddesiyle yüksek öğretimde kılık kıyafet serbesttir diye kanun çıkarılmıştır. 3 Özal Dönemi Asker-Sivil İlişkileri 1980 askeri rejiminden sonra 1983 te sivil rejime geçişle birlikte siyasi liberalizm açısından, insan hakları ihlalleri ve birtakım hak ve özgürlüklerle ilgili kısıtlamalar önemli ölçüde devam etmiştir. Ancak bu dönemde bazı olumlu adımlar da atılmıştır. Avrupa Konseyi ile Birleşmiş Milletler bünyesinde çıkan ve işkencenin önlenmesiyle ilgili sözleşmeler, Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Divanı nın zorunlu yargı yetkisinin kabulü, Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) sözleşmelerinden bazılarının kabulü gibi adımlar atılmıştır (Tanör, 2000: 97). Atılan olumlu adımlardan bir diğeri de Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinde öngörülen bireysel başvuru hakkının kabul edilmesidir. Bu kararla Türk vatandaşları, insan hakları konusunda uğradıkları haksızlıklar karşısında, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu na doğrudan başvurma hakkına sahip olmuşlardır. Turgut Özal siyasi beyanlarında sürekli olarak sivilleşme ile demokratikleşmeyi özdeş tutmuştur.1983 sonrası beyanlarında Özal, askerlerin başta ekonomi olmak üzere, uzmanlık gerektiren birçok konuda yetersiz olduklarını ima etmenin yanı sıra, gelişmenin ön şartı olarak kabul ettiği serbestlik ile askerliğin gerektirdiği merkezi disiplinin uyuşmazlığını dile getirmiştir. Özal ın sivilleşme adına takındığı önemli tavırlardan bir diğeri de 24 Haziran 1987 saat da yaptığı Bakanlar Kurulu Toplantısı nda gerçekleşmiştir. Özal bu toplantıda şunları dile getirmiştir. Bu bir oldubittiye getirmektir. Biz buna gelmeyiz. Genelkurmay Başkanlığı nda bir plan yapılmış yılına kadar komuta kademesinin kimlerden oluşacağı tespit edilmiş. Böyle bir tespitten 3 Aynı yıl türban yüzünden okuldan uzaklaştırılan bir kız öğrencinin itirazını reddeden Danıştay ın kararı başörtüsü tartışmalarını alevlendirir. Cumhurbaşkanı Kenan Evren in Türkiye de irtica tehlikesi var demesi üzerine YÖK, Danıştay kararına da uyarak 1987 yılında türbanı tekrar yasaklar. 46

13 Turgut Özal Dönemi Türkiye de Siyasal Liberalizm bizim haberimiz yok. Hükümet olarak bizim dışımızda gerçekleştiriyorlar. Ancak, böyle bir işlem sadece Genelkurmay Başkanlığı ile bağlantılı değil. Bu 1989 da ki Cumhurbaşkanlığı hesabıdır. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili hesaplardır bunlar. Harbiye den mezun olan teğmenler kendileri için ulaşılacak son mertebeyi Cumhurbaşkanlığı olarak görüyorlar. Hayır, Harbiye den mezun olan teğmenlerin ulaşacakları en son mertebe Genelkurmay Başkanlığıdır. Askerlerin gelebilecekleri en son makamın Cumhurbaşkanlığı olmayacağını Türkiye de de yerleştirmek lazım. Askerlerin kafasından Cumhurbaşkanlığı düşüncesini silmek lazım yılına kadar yapılan planlamanın arkasında Cumhurbaşkanlığı hesapları olduğunu iyi bilmek lazım yılında seçilecek olan Cumhurbaşkanı mutlaka sivil olacaktır. Sivillerden birini seçeceğiz Cumhurbaşkanlığına (Cemal, 2000: 253). Böylece Özal o dönemde dillendirilmesi zor olan gerçekleri söylüyor ve yönetimin tamamen sivilleştirilmesi adına kararlılığını gösteriyordu. Yine 1987 deki Genelkurmay Operasyonu nu, Özal ın sivilleşmedemokratikleşme iradesine kanıt olarak gösterebiliriz. Kendisi de bu operasyonla sivilleşmenin bir nevi tamamlandığını söylemiştir.1987 de gerçekleşen bu operasyon öncesinde, Orgeneral Necdet Üruğ, Genelkurmay Başkanlığı ndan erken emekli olarak yerine Necdet Öztorun un geçmesini sağlamaya çalışmıştı; buna paralel olarak Yüksek Askeri Şura da yapılacak atamalarla, ordu yönetiminde bir kadro çizgisinin 2000 e kadar devamlılığının sağlanması bekleniyordu. Bu çizgi, ordunun siyasal ağırlığını tahkim etmeyi hedefleyen bir çizgiydi. Özal, başbakan ve hükümet olarak Öztorun u tercih etmediklerini açıklayarak Genelkurmay Başkanlığı na Necip Torumtay ı atamıştır. Bu operasyonda Özal, ordu üzerinde hala nüfuzu olan Cumhurbaşkanı Kenan Evren in desteğini de almıştır (Gökmen, 1992: 131). Cemal, Özal ın bu operasyonunu hangi amaçla yapılmış olursa olsun, sivil iktidarın üstünlüğünü göstermesi açısından Türk siyasal hayatında anlamlı bir adım olarak nitelendirmiştir (2000: 227). Özal ın sivilleşme çabasıyla açıklayabileceğimiz bir başka eğilimi de iktidarı süresince birçok kez dile getirdiği Milli İstihbarat Teşkilatı konusundadır. Özal, MİT in basına sivil bir isim olan Hiram Abas ı getirmeyi başarmış fakat kısa bir süre yaşanan sorun yüzünden Hiram Abas istifa etmek zorunda kalmıştır. Abas ın istifasından sonra ise yerine yeniden bir askeri yetkili atanmıştır. Böylece Özal ın bu sivilleşme hareketi bir anlamda sonuçsuz kalmıştır. Diğer bir nokta ise Özal ın devlet protokolündeki yeri ile ilgiliydi. Özal ülkenin başbakanı olmasına rağmen devlet protokolündeki yeri yedinci sırada idi. Birinci sıradaki Cumhurbaşkanı Evren i, TBMM Başkanı izliyor, ondan sonraki dört sırada ise Cumhurbaşkanlığı Konseyi nin dört üyesi Ersin, Şahinkaya, Tümer ve Celasun paşalar geliyordu. Bu durumdan yakınan Özal, 1987 baslarında devlet protokolünde üçüncü sıradaki yerini almıştır (Cemal, 2000). 47

14 Volume:3 Number:6 December 2014 Naciye Oral, Selami Erdoğan Özal Dönemi Kürt Sorunu Özal dönemi, Türkiye de Kürt sorununun giderek artan baskısı altında yaşanmış bir dönem olmuştur.1980 ler boyunca Güneydoğu sorununa çözüm arayışları içinde olan Özal, Saddam Hüseyin in Kuveyt e saldırmasıyla birlikte Türkiye için bir fırsatın doğduğunu savunmuş ve Kürt politikasını iç ve dış politikada entegre hale getirmeye çalışmıştır. İçeride daha fazla özgürlük alanı oluşturmaya çalışan Özal, dışarıda ise Kürtlerin hamiliğini üstlenmek istemiştir. Özal, bu konuda yapılmış olan en büyük yanlışlığı, bölge halkını kendi kültürel ve etnik kimliğiyle tanımlamak istememelerinde bulmaktadır. Nitekim bu konudaki düşüncelerini şu cümlelerle ifade etmiştir. Türkiye de Kürt kelimesini telaffuz etmek mümkün değildi. Başbakan olarak ilk defa Kürt kelimesini ben kullandım. Bir tabuyu yıkmak içindi bu. O güne kadar Türkiye, Kürt kelimesini telaffuz etmekten bile korkardı. Hâlbuki korkulması gereken, gerçekte, korkunun bizatihi kendisiydi. Biz meselelerimizi açık açık konuşmaktan korkmamalıyız. Konuşmaktan hiçbir kötü netice çıkmaz, bilakis belli noktalarda uzlaşma şansı doğar, karşılıklı olarak birbirinizi anlama şansı yaratırsınız. (Özal, 1992a:12 18) Onun için, sorunun doğru tespit edilmesi gerektiğini düşünen Özal, askeri ve ekonomik önlemler yanında demokratik açılımlar da yapılarak kültürel hakların tanınmasıyla gerçekleşecek olan entegrasyonun önemine değinmiştir askeri rejiminden sonra 1983 te sivil rejime geçişle birlikte siyasi liberalizm açısından, insan hakları ihlalleri ve birtakım hak ve özgürlükler kısıtlanmıştır. Ancak bu dönemde bazı olumlu adımlar da atılmıştır. Avrupa Konseyi ile Birleşmiş Milletler bünyesinde çıkan ve işkencenin önlenmesiyle ilgili sözleşmeler, Avrupa Sosyal Şartı, Avrupa Konseyi İnsan Hakları Divanı nın zorunlu yargı yetkisinin kabulü, Uluslararası Çalışma Örgütü (İLO) sözleşmelerinden bazılarının kabulü gibi adımlar atılmıştır (Tanör, 2000: 97). Atılan olumlu adımlardan bir diğeri de Avrupa İnsan Hakları sözleşmesinde öngörülen bireysel başvuru hakkının kabul edilmesidir. Bu kararla Türk vatandaşları, insan hakları konusunda uğradıkları haksızlıklar karşısında, Avrupa İnsan Hakları Komisyonu na doğrudan başvurma hakkına sahip olmuşlardır döneminde Kürt sorununun siyasallaşmasını, PKK hareketini basit bir terör olayı olarak biraz küçümseme eğiliminde olan Özal, özellikle Güneydoğu Kalkınma Projesi nin(gap) sağlayacağı gelişmeyle, terörü besleyen hoşnutsuzluk kaynağının kuruyacağını düşünmüştür Nisan ında cumhurbaşkanı olarak başbakanın yanında iki büyük muhalefet partisi lideri Erdal İnönü ve Süleyman Demirel i çağırarak düzenlediği zirve toplantısında, Türkiye nin esas meselesinin bu olduğunu söyleyerek, ülkeyi bölmek isteyenlere karşı gayet sertlik yanlısı bir tutuma yönelmiştir (Arcayürek, 2000: 356) yılında, Kuzey Irak taki Kürt siyasal partilerinin liderleri Talabani ve 48

15 Turgut Özal Dönemi Türkiye de Siyasal Liberalizm Barzani ile temasları vesilesiyle, federasyon dâhil her türlü fikrin tartışılması yönünde fikir belirtmiştir. Kendisinin federasyondan yana olmadığını ve bunun Kürt nüfusunca da makul bulunacak bir seçenek olmadığını, zaten tam da bunun ortaya çıkması ve bu fikrin cazibesini yitirmesi için açıkça tartışılmasında yarar bulunduğunu savunmuştur. Kürtçe serbestisini de, yasakların cazibesinin gidermeye dönük işlevselliğini, faydasını öne çıkararak savunmuştur (Barlas, 2001: 145). Özal ın bu yorumlarından da anladığımız üzere kendisi federasyondan yana olmamış Türkiye için federasyon modelinin neden doğru olmadığının tartışılmasını istemiştir. Özal, 16 Ekim 1992 yılında Geleceğe Bakış adlı konuşmasında da Kürt nüfusun iktisaden gelişmiş Batı bölgelerine göçünün, toplumsal entegrasyonu sağlayacağına ilişkin inancını dile getirmiştir. Yine aynı konuşmasında Güneydoğu Anadolu insanının yaşam şartlarının çok zor olduğunu ve bu yüzden de Güneydoğu Anadolu Projesi ni hızlandırdıklarını ve o bölgeye büyük masraflarla su getirmelerinin sebebinin oradaki insanları biraz daha mutlu edebilmek olduğunu vurgulamıştır. GAP ile güneydoğu bölgesindeki insanlara daha iyi yaşam şartları sunularak bu sorunun ortadan kalkacağını düşünmüştür yılında hazırlattığı bir raporla, bu yaklaşımlarını ve Kürt sorunuyla ilgili siyasi çözüm tartışmasına zemin hazırlamaya dönük ihtiyatlı bir girişimde bulunmuştur. Aynı dönemde PKK nın ilan ettiği ateşkes, bu yönde bir gelişme beklentisine dayanmıştır. Hatta Özal ile Öcalan arasında aracılarla yürütülen bir müzakereye dayandığına ilişkin güçlü izlenimler vardır (Arcayürek, 2001: 327). Kürt sorunu konusunda alınacak önlemlerin başında terörü, bölge halkının yaşadığı sorunlardan ayırmak gerektiğini vurgulayan Özal, bölgeye yatırım yapılmasının önemine değinmiş ve özellikle millet kavramına vurgu yaparak, bölge insanının Türkiye nin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini, gerek yapılan evlilikler yoluyla, gerekse Batı ya yapılan göçlerle Türk halkıyla entegrasyonun sağlandığını ifade etmiştir. Sık sık eleştiri konusu yapılan Özal federasyon istiyor söylentisinin gerçeği yansıtmadığını, kendisinin hiç bir şekilde böyle bir söylemi olmadığını, ancak federasyon dâhil her tür konunun konuşulması gerektiğini söylemiştir. Bir bütün olarak Özal ın bu konudaki politikasına baktığımızda yani Kürt sorununun çözümü konusunda, aktif bir siyaset izlediği ve bölgeye yönelik askeri, siyasi ve ekonomik olmak üzere üç farklı politika uyguladığı görülecektir. Bunlar: 1.Terörle mücadele etmek 2.Ekonomik önlemler almak 3.Demokratik ve kültürel haklar tanımak şeklinde ele alınabilir (Duman, 2008:226). Bu sorunla alakalı değinmemiz gereken önemli bir nokta da 1980 lerin başında gerçekleşen askeri darbe ile kültürel kimlik konusunda da sert bir tavır 49

16 Volume:3 Number:6 December 2014 Naciye Oral, Selami Erdoğan alınmış, 1983 te Türkçe dışında herhangi bir dille konuşmayı yasaklayan bir kanun çıkarılmıştır. Özal, öncelikle bu yasağı kaldırarak, Kürtçenin kamusal alanda da serbestçe konuşulabilmesini sağlamaya çalışmış ve bölgede yaşayan Kürt kökenli vatandaşların kendi ana dilleriyle müzik yayını yapabileceklerini savunmuştur. Son olarak Özal ın Kürt sorununu aşmak için o günkü yapı içerisinde, ancak bir takım yeni araçları devreye sokarak çözmeyi amaçladığını ve asıl hedef olarak da entegrasyonu sağlamaya çalıştığını söylemek mümkündür. Sonuç Özal, Türkiye de bir döneme damgasını vuran bir siyaset ve devlet adamı olarak karşımıza çıkmaktadır. Gerek başbakanlığı, gerekse cumhurbaşkanlığı döneminde Türk siyasetine farklı bir çizgi getirmiştir. Ayrıca Özal, Türk toplumunu sürekli yeni kavramlarla tanıştırmış ve Türk toplumunun düşünce yapısını değiştirmiştir öncesini Özal Öncesi Dönem 1980 sonrasını ise Özal Sonrası Dönem olarak adlandırabilmek onun bir değişimi, daha doğrusu bir zihniyet değişimini başarabildiğinin açık kanıtıdır. Partisinin dört eğilimini muhafazakârlık, milliyetçilik, liberallik, sosyal adaletçilik olarak tanımlayan Özal, üç özgürlüğün de üzerinde özellikle durmuştur. Bunlar; düşünce hürriyeti, din ve vicdan hürriyeti ve teşebbüs özgürlüğüdür. Özal siyasi kimliğinde barındırdığı bu özellikler ile yönetim alanında değişiklikler yapmayı hedeflemiştir. Yine Özal Dönemi nde sosyal güvenlikten, vergilere, eğitim ve sağlık harcamalarından, sosyal sigorta primlerine kadar birçok alanda devletin lehinde olacak biçimde yasal düzenlemeler yapılmıştır. Turgut Özal ın devlet anlayışı minimal devlet anlayışıdır. Bu anlamda Özal, Türk modernleşmesinde özellikle devletin faaliyet alanını daraltmış, gelişmenin itici gücü olmaktan çıkarmaya çalışmış ve aynı zamanda bu değişme ve gelişmenin merkezine bireyi koymaya çalışmıştır. Bu amaçla sık sık devletin küçültülerek yerini özel sektöre bırakmasını, siyaseti de bazı seçkinci kesimlerin (Kemalist bürokratlarsol aydın) tekelinde olan bir meslek olarak değil, millete hizmet etmek amacıyla siyasete atılan herkesin bir hakkı olarak görmüştür. Ele alınan bazı çalışmalarda, Özal ın ekonomik alanda liberal reformlar yaptığı; fakat siyasi alanı önemsemediği savunulmuştur. Siyasi liberalizm anlayışıyla örtüşen yukarıda anlattığımız devlet aygıtına yönelik yaklaşımına ilaveten Özal Dönemi nde özel teşebbüsün teşvik edilmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ne bireysel başvuru hakkının verilmesi, Kürtçe konuşma yasağının kaldırılması, TCK nın 141,142 ve 163.maddelerini kaldırma girişimleri, üniversitelerde kılık kıyafet yasağını aşmaya çalışması gibi uygulamaları da Özal ı siyasal liberalizm alanında hak ettiği yere oturtacaktır. Özal döneminde siyasal liberalizm açısından olumsuz olarak nitelendirebileceğimiz gelişmeler de yaşanmıştır. Bunlar; Cumhurbaşkanı 50

17 Turgut Özal Dönemi Türkiye de Siyasal Liberalizm seçilme sürecinde kendisinden sonra partinin başına geçecek olan ismi yine kendisinin belirlemiş olması ve Özal döneminde 3000 e yakın gazeteci ve yazarın yargılanması, 500 civarında yayın organının yayınları hakkında toplatma kararı verilmiş olması, 39 ton yayın imha edilmesi ve gazetelerin birçoğu hakkında çeşitli sebeplerle davalar açılmış olmasıdır. Bu olumsuz uygulamalarına rağmen Özal, Türkiye siyaseti için hayati öneme sahip dönüm noktalarından birisidir. Türkiye de liberalleşme konusunu artık siyasi gündemden hiç inmeyecek şekilde yerleştirmeyi başarmıştır. 51

18 Volume:3 Number:6 December 2014 Naciye Oral, Selami Erdoğan Kaynakça Aktan, Coşkun (1996) Gerçek Liberalizm Nedir?, T Yayınevi, İzmir. Arcayürek, Cüneyt (2000) Cüneyt Arcayürek Anlatıyor: Demokrasi Dönemecinde Üç Adam, Bilgi Yayınevi, Ankara. Barlas, Mehmet (2001) Turgut Özal ın Anıları, Birey Yayıncılık, İstanbul. Cemal, Hasan (2000) Özal Hikâyesi, Doğan Kitapçılık, İstanbul. Çaha, Ömer (2001) Dört Akım, Dört Siyaset, Zaman Kitabevi, İstanbul. Duman, Betül (2005) 1980 Sonrası Yeni Sağın Hegemonya Mücadelesi: Özal Liderliğinde Anavatan Partisi, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara. Duman, Zeki (2008) Türkiye de Modernleşme ve Liberal-Muhafazakâr Siyaset (Turgut Özal ın Politikaları Üzerine Sosyolojik Bir Çalışma), Kadim Yayınları, Ankara. Sezal, İhsan (edt.) (1996) Devlet ve Siyaset Adamı Turgut Özal, Kültür ve Sosyal Dayanışma Vakfı Yayınları, İstanbul. Gökmen, Yavuz (1992) Özal Sendromu, Verso Yayıncılık, Ankara. Kahraman, Hasan Bülent (1995) Sağ Türkiye ve Partileri, İmge Yayınevi, Ankara. Nuroğlu, Mehmed (1995) Ne Dediler? Sebil Yayınevi, İstanbul. Özal, Turgut (1984a) Başbakan Turgut Özal ın Konuşma, Mesaj, Beyanat ve Mülakatları , Başbakanlık Basımevi, Ankara. Özal, Turgut (1985a) Başbakan Turgut Özal ın Konuşma, Mesaj, Beyanat ve Mülakatları, , Başbakanlık Basımevi, Ankara. Özal, Turgut (1987) Başbakan Turgut Özal ın Konuşma, Mesaj, Beyanat ve Mülakatları , Başbakanlık Basımevi, Ankara. Özal, Turgut (1988a) Başbakan Turgut Özal ın TBMM-Yurtiçi Seyahatlerinde Yaptığı Konuşmaları , Başbakanlık Basımevi, Ankara. Özal, Turgut (1989a) Başbakan Turgut Özal ın TBMM Grup-MKYK ve Siyasi Konuşmaları , Başbakanlık Basımevi, Ankara. Özal, Turgut (1991a) Cumhurbaşkanı Turgut Özal ın Bazı Konuşmaları, Başbakanlık Basımevi, Ankara. Özal, Turgut (1991b) Cumhurbaşkanı Turgut Özal ın 21. Asır Türkiye nin ve Türklerin Asrı Olacak Konulu Konuşmaları, Başbakanlık Basımevi, Ankara. Özal, Turgut (1992a) Türkiye nin Önünde Hâcet Kapıları Açılmıştır, Türkiye Günlüğü, Sayı:19. Özal, Turgut (1992e) Cumhurbaşkanı Turgut Özal ın İş Vakfı Toplantısındaki Konuşmaları, Türkiye de Gerçekleşen Büyük Değişim, İkinci Değişim Hedefi 15 İleri Batı Ülkesinin Arasına Katılmak, Başbakanlık Basımevi, Ankara. Özal, Turgut (1992f) Cumhurbaşkanı Turgut Özal ın Marmara Kulübü Toplantısı ndaki Konuşmaları Geleceğe Bakış - Değişim, Başbakanlık Basımevi, Ankara. Özkazanç, Alev (1996), Türkiye de Yeni Sağ, Cumhuriyet Dönemi Türkiye Ansiklopedisi, Cilt:15, İletişim Yayınları. 52

19 Turgut Özal Dönemi Türkiye de Siyasal Liberalizm Tanör, Bülent (2000) Siyasal Tarih ( ) Türkiye Tarihi 5: Bugünkü Türkiye Tarihi , Cem Yayınevi, İstanbul. Yavuz, Mehmet (1997) İkinci Cumhuriyet (Özal ın Değişim Modeli), Öncü Kalem Yayınları, Ankara. 53

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl

Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Çetin DOĞAN 2. Doğum Tarihi : 28.01.1964 3. Unvanı : Profesör 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Doktora İktisat Bölümü Bradford Üniversitesi, 1993 İngiltere

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE SİYASİ ANALİZ

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE SİYASİ ANALİZ İÇ POLİTİKA CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE SİYASİ ANALİZ OCAK 2007 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE SİYASİ ANALİZ

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009

KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009 İÇ POLİTİKA KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli www.ekrempakdemirli.com 21.05.2014 1923 sonlarında Cumhuriyet Kurulduğunda Savaşlardan yorgun Eğitim-öğrenim seviyesi oldukça düşük bir toplum Savaşlar sonrası ülke harap ve

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ. 21. Reform İzleme Grubu Toplantısı Basın Bildirisi Ankara, 26 Temmuz 2010

T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ. 21. Reform İzleme Grubu Toplantısı Basın Bildirisi Ankara, 26 Temmuz 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ 21. Reform İzleme Grubu Toplantısı Basın Bildirisi Ankara, 26 Temmuz 2010 Reform İzleme Grubu nun (RİG) 21. Toplantısı, İçişleri Bakanımız Sayın Beşir

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te.

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012. 3 te. AZİZ BABUŞCU AK PARTİ İL BAŞKANI CHP NİN HİÇ DEĞİŞMEYEN 2 ÖZELLİĞİ 4 te AK YIL: 2012 SAYI : 161 5-12 KASIM 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* 1.Giriþ ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* Toplu olarak kullanýlmasýndan dolayý kolektif sosyal haklar arasýnda yer alan sendika hakký 1 ; bir devlete sosyal niteliðini veren

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME 2009 yılı, Türkiye-AB ilişkileri için son derece önemli bir dönüm noktasıdır. 2008 yılı AB açısından verimli

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

2010-2011 TÜBİTAK Bursu ile İngiltere nin Essex Üniversitesi nde bir yıl boyunca Doktora Sonrası Araştırması

2010-2011 TÜBİTAK Bursu ile İngiltere nin Essex Üniversitesi nde bir yıl boyunca Doktora Sonrası Araştırması Adı Soyadı : ABDURRAHMAN EREN Anayasa Hukuku Doçenti İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Türkiye İnsan Hakları Kurumu Üyesi E-mail:aeren70@hotmail.com Tel:

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015

Sn. M. Cüneyd DÜZYOL, Kalkınma Bakanlığı Müsteşarı Açılış Konuşması, 13 Mayıs 2015 Sayın YÖK Başkanı, Üniversitelerimizin Saygıdeğer Rektörleri, Kıymetli Bürokratlar ve Değerli Konuklar, Kalkınma Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan Yükseköğretimin Uluslararasılaşması Çerçevesinde

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

Đsmail Hilmi Adıgüzel

Đsmail Hilmi Adıgüzel Đsmail Hilmi Adıgüzel Gençlik Platformu / Kurcu Başkan Marka Yönetimi Derneği / Yönetim Kurulu Üyesi Türkiye Fotoğraf Gönüllüleri / Genel Koordinatör Đnternet Medya ve Bilişim Federasyonu / Yönetici Gravga

Detaylı

Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler

Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler Yerel Demokrasi, Yerel Hukuk ve Evrensel Değerler 2000 li yıllara gelindiğinde iç dinamikler, Türkiye nin uluslararası hukuk taahhütleri, AB süreci, bölgesel ve küresel gelişmelerin etkisiyle değişim kaçınılmaz

Detaylı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -EMEKLİLERİMİZİN, EMEKLİLİK HAKLARINI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANABİLMELERİ DEVLETİN ÖNDE GELEN GÖREVLERİ ARASINDADIR -EMEKLİLERİMİZ

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AKP de Milli Eğitim Bakanı gibi intihalci Tarih : 25.03.2012 CHP proje üretip açıklıyor, Başbakan Erdoğan miting meydanlarında, açıklamalarında karşı çıkarak olmaz dediği CHP

Detaylı

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık

Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık Batı Toplumuna İlk Kez Rakip Çıkardık İslam Coğrafyasının en batısı ile en doğusunu bir araya getiren Asya- Afrika- Balkan- Ortadoğu Üniversiteler Konseyi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde resmen kuruldu.

Detaylı

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI

EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU BAŞKANLIK İÇİN ADAYLIĞINI AÇIKLADI EMRE KÖROĞLU CHP BODRUM İLÇE BAŞKANLIĞINA YENİLİKÇİ VE BAŞARI ODAKLI BİR SİYASET İÇİN ADAY OLDUĞUNU AÇIKLADI Emre Köroğlu 29 Kasım 2015 Pazar günü yapılacak

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL

Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL I. Yarıyıl. Yarıyıl Kodu Dersin Adı T U AKTS Kodu Dersin Adı T U AKTS 103 HISTR 211 101 105 107 TURK 111 ENG

Detaylı

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı)

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) GAU AKADEMİK PERSONEL AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU Prof.Dr. Meltem DİKMEN CANİKLİOĞLU Kastamonu 01/08/1962 Profesör 07/12/2010 (DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı) İzmir Ekonomi

Detaylı

İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Kadın ve Demokrasi Derneği ve Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetimler Sertifika Programı

İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Kadın ve Demokrasi Derneği ve Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetimler Sertifika Programı İstanbul Ticaret Üniversitesi ile Kadın ve Demokrasi Derneği ve Marmara Belediyeler Birliği Yerel Yönetimler Sertifika Programı Amaç Yerel Yönetimler sertifika programının düzenleniş amacı yaklaşan 2014

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Yükseköğretim kurumları disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulundurulmasını sağladık.

Yükseköğretim kurumları disiplin kurullarında sendika temsilcisi bulundurulmasını sağladık. E RSİT E ÜNİV 1 12 Eylül 2010 tarihinde halkın onayına sunulan anayasa değişikliği referandum paketine toplu sözleşme hakkının eklenmesini ve pakete verdiğimiz destekle, iş güvencesine dokundurtmadan kamu

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR?

ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR? ULUSAL EĞİTİM PPROGRAMI (UEP) NEDİR? Ulusal Eğitim Programı, iki yıllık bir çalışma sonucunda ve çok sayıda akademisyen ve eğitimcinin görüşleri alınarak ülkemiz eğitim sisteminin iyiye ve doğruya dönüşmesi

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Derya Kap* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin (AİHM)16 Eylül 2014 tarihli zorunlu din dersinin mevcut içerikle uygulanamayacağına dair hükmü, Türkiye de din dersi

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği taslağı tarafımızca incelenmiş olup, aşağıda taslağın hukuka aykırı ve eksik olduğunu düşündüğümüz yönlerine

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013).

Takdim. Bu, Türkiye nüfusu göz önüne alındığından her 90 kişiden birinin aday olması anlamına geliyor (TV, 17.00 Haberleri, 20.10.2013). Takdim Biliyor musunuz? Bir televizyon haberine göre Türkiye de 2014 yerel seçimlerinde muhtar adaylarıyla birlikte 830 bin kişinin aday olması bekleniyordu. Bu, Türkiye de yaklaşık her 90 kişiden birinin

Detaylı

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine

Olmak ya da Olmamak. Cumhuriyetin temel niteliklerine 2007y ý l ý ü l k e - m i z için bir ol-mak ya da olmamak savaþýna sahne olacaða benziyor. AKP, çeþitli kesimlerden gelen uya-rýlara raðmen ülkemizi bir is-lâm devletine dönüþtürme tutkusundan vazgeçmedi,

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

45. Yılında Türkiye-AB İlişkileri Konulu Seminer de TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun açılış konuşması

45. Yılında Türkiye-AB İlişkileri Konulu Seminer de TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun açılış konuşması 45. Yılında Türkiye-AB İlişkileri Konulu Seminer de TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu nun açılış konuşması İktisadi Kalkınma Vakfı nın Sayın Başkanı, Sayın Büyükelçiler, Kıymetli basın mensupları Hanımefendiler

Detaylı

KASIM KARAGÖZ. ÖZGEÇMĠġ

KASIM KARAGÖZ. ÖZGEÇMĠġ KASIM KARAGÖZ ÖZGEÇMĠġ I. KĠġĠSEL BĠLGĠLER Adı Soyadı : Doç. Dr. Kasım KARAGÖZ. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi. Anayasa Hukuku Anabilim Dalı. Doğum Yeri ve Yılı: Yeşilhisar/KAYSERİ, 03.04.1973.

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ

GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Kasım, 2006 GENÇLİK: BİR KELİMENİN TELAKKİSİ Ne ekersen onu biçersin sözü; Türk toplumunun sosyal yaşantısında yerleşik bir hüviyet kazanan tümce biçiminde tezahür etmiştir.

Detaylı

Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı

Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı Misyon: Evrensel Etik İlkelerin Türkiye de toplumun her kesiminde benimsenmesi ve uygulanmasına önderlik etmek

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998)

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Oktay Uygun 2. Doğum Tarihi 18. 01. 1963 3. Unvanı Profesör 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hukuk Fakültesi İstanbul Üniversitesi 1985 Yüksek Lisans Kamu Hukuku

Detaylı

Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve. Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy

Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve. Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve Türkiye de Çocuk Çalışmaları Konferansı 25.01.2013, ODTÜ Emrah Kırımsoy Türkiye de çocuk, çocuk olmak ve Mitler «Gelecek nesil!» «Bugünün küçüğü yarının büyüğü.» «Çocuklar

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı Yeni Nesil Devlet Üniversitesi SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı 2015-2016 Tanıtım Broşürü Bölüm Hakkında Genel Bilgiler Kamu Yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2-

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- Değerlendirme Raporu Birey Hak ve Özgürlükleri (I) Yaşam hakkı Kişi dokunulmazlığı Özel yaşamın gizliliği www.tkmm.net 1 2 1. YAŞAM HAKKI Yaşam Hakkı kutsal mı? Toplumun/devletin

Detaylı