DENİZ TİCARETİ. Liman Kentlerinde Değişim Süreci Tartışıldı Fatih Yılmaz ın Kitabı Yayınlandı Enerji-Çevre Sorunları ve Akkuyu Güç Santrali İlişkileri

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "DENİZ TİCARETİ. Liman Kentlerinde Değişim Süreci Tartışıldı Fatih Yılmaz ın Kitabı Yayınlandı Enerji-Çevre Sorunları ve Akkuyu Güç Santrali İlişkileri"

Transkript

1 Mart 2013 Yıl 21 Sayı 250 DENİZ TİCARETİ Liman Kentlerinde Değişim Süreci Tartışıldı Fatih Yılmaz ın Kitabı Yayınlandı Enerji-Çevre Sorunları ve Akkuyu Güç Santrali İlişkileri

2 MDTO nın Aylık Yayın Organı Mart 2013 Yıl: 21 Sayı: 250 MDTD Basın Meslek İlkelerine Uyar. İÇİNDEKİLER Yönetmek Sanattır!... İnsanoğlu yönetmeyi çok sever Herkes, kendini yönetici sanır! Kimi evde, kimi işyerinde, kimi okulda, kimi de toplumda yöneticidir! Aslında insanoğlu Adem ile Havva dan beri bu yönetmek saplantısının etkisinde kalmıştır... Kimse bilmez, yönetmek için iyi yönetici olmak gerektiğini! Bu nedenle kendini yönetici sananlar, işi bilmedikleri için her şeyi eline yüzüne bulaştırır. Çoğu zaman buna siyasette de tanık oluruz. Ülkeyi iyi yönettiklerini sananlar, bir gün ülkeyi uçurumun kenarına getirdiklerinin farkına vardıkları zaman iş işten geçmiş olur... Tabii ki kötü yönetimin faturası da tüm topluma çıkar! Yazık ki yazık!... Senin benim suçum olmadığı halde, yanlış yönetenin kurbanı oluruz. Ve de faturayı yurdum insanı olarak hep birlikte öderiz... Ama az ama çok fark etmez! Çevremizde de bu tiplere çok rastlarız Hele hele bazıları vardır ki hayvan terbiyecisine benzer... İnsanı açlıkla terbiye etmeye kalkanlar gibidir... Bunlar bir gün kafayı taşa vururlar ama iş işten geçmiş olur!.. Bu nedenlerle kendini yönetici sananların çok mu çok dikkatli olması gerekir!.. Testiyi kırdıktan sonra yol gösteren çok olur ama nafile! Çünkü, Yönetmek Sanattır. Halk arasında adam ol artist olma derler ya aynen öyle! İşte bu unutulmamalı ve sanatçı gibi davranılmalıdır. Felsefeyi bırakıp, işimize bakalım. Liman, Mersin ekonomisinin lokomotifidir. Can damarıdır dersek yanlış olmaz. Özelleştirme öncesi, limanda bürokrasiden ve eylemlerden yaşanan sıkıntılar oldu... Özelleştirme sonrası ise zaman zaman bu eylemler devam etti.. Son zamanlarda ise ardı arkası kesilmiyor! Köşeye sıkışan yöneticiler, çıkardıkları işçileri geri almak zorunda kalıyor... Ne de olsa Yönetici!... Tabi ki bunun faturası deniz tacirleri ile ihracat ve ithalatçıya çıkıyor Tüm bunlar yetmiyor gibi, bir gece ansızın tarifeler değişebiliyor... Kimsenin hakkını yemeyelim! Bu konuda Mersin Deniz Ticaret Odası Yönetiminden de görüş isteniyor. Hatta karşılıklı görüşülüyor. Öncelikle üyelerinin haklarını korumak zorunda olan MDTO Yönetimi buna karşı çıksa da değişen bir şey olmuyor.. Deli Dumrul vergisi gibi zamlar uygulanmaya başlıyor... Zamma karşı çıkan MDTO na ise bakış değişiyor... Kendilerince bir şeyler yapmaya çalışıyorlar Tabi ki patinaj çektiklerinin farkında değiller.. Çünkü, MDTO nun kuruluşundan ve yapısından bihaberler.. Zamanla öğrenirler ama iş işten geçtikten sonra gerisi hoş bir seda! Saygıyla Ali ADALIOĞLU Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürü (MDTO adına): M. Cihat LOKMANOĞLU Genel Koordinatör: Ali ADALIOĞLU Yayın Kurulu: M. Cihat LOKMANOĞLU, Jozef ATAT, A.Kahraman YAVUZ, Mişel ŞAŞATİ, İskender BOTROS, Bedii CANATAN, Özcan BARUT, Korer ÖZBENLİ Yayın Planlama Yönetimi: Tetis Medya Ajansı Basım Yeri: Mattek Matbaacılık - Adakale Sokak no:32/27 Kızılay - ANKARA Basım Tarihi: Mart 2013 Yönetim Yeri: Pirireis Mah. İsmet İnönü Bulvarı No: Pk: 45 Mersin/Türkiye Tel: (pbx) Faks: E-posta:

3 LİMAN KENTLERİNDE DEĞİŞİM SÜRECİ TARTIŞILDI Mersin Deniz Ticaret Odası (MDTO) sponsorluğunda, Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Üniversitesi (MEÜ), Mimarlar Odası Mersin Şubesi ile Şehir Plancıları Odası Mersin Şubesi işbirliği ile düzenlenen panelde liman kentlerinde değişim süreci ve Mersin e yönelik kentsel sorunlar tartışıldı Mersin i geleceğe taşıyacak bütüncül kentsel gelişim hedeflerinin belirlenmesine yönelik tartışma platformu oluşturmak amacıyla düzenlenen panel 12 Mart günü Mimarlar Odası Mersin Şubesi nde gerçekleştirildi. Panele Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu nun yanı sıra, Sahil Güvenlik Komutanı Kd. Albay Rahim Conguloğlu, İl Jandarma Komutanı Kd. Albay Bedri Dursun, İl Emniyet Müdürü Arif Öksüz, MTSO Başkanı Şerafettin Aşut ile merkez ilçe belediye başkanları katıldı. Panelin açılış oturumunda konuşan Mimarlar Odası Mersin Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Tütüncü, kentsel değişim denince akla ilk gelen kavramın kentsel dönüşüm olduğunu belirterek, kentsel dönüşümün dünyada çok sayıda başarılı örneği bulunmaktayken, Türkiye de bilimsel ve toplumsal temellere dayanmayan yanlış yaklaşım ve yöntemler geliştirildiği için kamuoyunun tepkisine neden olduğunu ve çoğu zaman da kente yarar yerine zarar verdiğini söyledi. Acilen Önlem Alınması Gereken Sorunlarımız Var Kentin değişiminin doğru ve kentin yararına sonuçlanabilmesi için ekonomik gelişme, mimari ve kentsel çevre kalitesi, kentsel yaşam kalitesi, kentli hakları, tarihsel-kültürel çevrenin korunması ve sürdürülebilir kentsel çevre konularının önemle benimsenmesi ve doğru şekilde uygulanması gerekmektedir ifadelerini kullanan Tütüncü, bu konuların uygulanabilmesi için değişimin bütün aktörlerce benimsenmesi ve yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Mersin de limanın özelleştirilmesi ve paralelinde sanayi yatırımlarının sonrasında hızlı bir ekonomik gelişme gözlendiğini ancak bu gelişmenin kente etkilerinin yeterince yönetilmediğini söyleyen Tütüncü, şöyle konuştu: Kentin doğusunda sanayi ve depolama alanlarının gelişimi, batısında ise hızlı bir konut gelişimi gözlenmiştir. Ancak özellikle kent merkezinde ticaret, turizm ve kültürel yatırımlar gerçekleştirme potansiyeli olmasına rağmen, bir planlama yapılmamış, beklenen fayda sağlanmamıştır. Kent merkezi ve çevresi her geçen gün eskimekte, yıpranmakta ve canlılığını 4 5

4 kaybetmektedir Bizler için önemli bir fırsat ise, kentteki potansiyelin sürmesi ve yanlış uygulama sayısının az olmasıdır. Kentte metropol gökdeleni ve birkaç kamu yapısı gibi olumsuz kararların sonucu dışında, İstanbul gibi kentlerde görülen büyük ölçekli bir dönüşüm gerçekleştirilmemiş, kente önemli bir zarar verilmemiştir. Ancak acilen önlem alınması gereken sorunlar bulunmaktadır. Kentin tarihinde önemli bir simge olan Tevfik Sırrı Gür Stadı nın yıkılması ve yerine alışveriş merkezi yapılması, bazı kamu tesislerinin şirketlere satılması, tek parsel ölçeğinde kentin karakterine aykırı plan değişikliklerinin yapılması gibi sorunlara önlem alınmazsa, kentin fiziki dönüşümünün ne ekonomik fayda, ne de kentsel yaşam kalitesi sağlama olanağı kalmayacaktır. Karşımızda İşbirliğine Açık Ve Kararlı Muhataplar Bulmak İstiyoruz Tütüncü nün ardından konuşan MDTO Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu ise, sahip olduğu iskele ve sonrasında limanı Mersin i, küçük bir balıkçı kasabasından Akdeniz in önemli bir liman kentine ve ticaret merkezine dönüştürdüğünü söyledi. Liman kentlerinin genellikle diğer kentlere nazaran daha dinamik bir ekonomik yapıya sahip olduğunu ve bulundukları kente ve ülke ekonomisine ciddi katkılar sağladıklarını belirten Lokmanoğlu Bu özellik, hemen tüm liman kentlerinin ortak özelliğidir. Ancak onları birbirinden farklılaştıran; deniz kültürleri, deniz ticaretine bağlı olarak gelişen yaşam biçimleri, ticari faaliyetler etrafında oluşan sosyal ve kentsel ortamları ile imajlarıdır. Mersin bu açıdan büyük sıkıntıları, problemleri olan bir kenttir. Hızlı gelişmeye bağlı olarak uygun bir planlamaya ihtiyaç duyulduğu açıktır ifadelerini kullandı. Bu panelin amacı; Mersin in kıyı kullanım kalitesi, fiziki gelişimi ve limanın genişleme ihtiyacı gibi çözüme muhtaç konularının tartışılmasına zemin hazırlamak ve bu konudaki karar alıcıların dikkatlerini çekebilmektir diye konuşan Lokmanoğlu şöyle devam etti: Mersin bugüne kadar ciddi bir destek almadan kendi dinamikleriyle hareket etmiş bir kenttir. Mersinli artık bahane yerine çözüm üreten iradeler görmek istemektedir. Bizler eğer istersek; dünyada uygulanan başarılı örneklerden yola çıkarak, odağına insanı yerleştiren, ekonomik, sosyal ve kentsel gelişme eksenli, çok boyutlu bakış açıları geliştirebiliriz. Eğer istersek; ticaret, lojistik, kültür, eğlence ve turizmin bir arada yürütülebileceği sürdürülebilir bir kentsel alan yaratabilir; liman aktivitelerini ve kentsel planlamayı birleştirebiliriz. Bu süreç belki bugün geldiğimiz noktada zor olabilir; ancak imkansız değildir. Bugün dünyanın en büyüklerinden sayılan Hamburg Limanı ile yine Hamburg da bulunan ve ürettiği kruvaziyer gemilerle isim yapmış Mayer Wreft tersanesine turistik gezilerin düzenleniyor olması, liman gezilerinin şehir turlarının bir parçası olması, bunun en somut kanıtlarından biridir. Mersin Deniz Ticaret Odası olarak limanı ve kenti, kent insanı ile denizi buluşturmaya yönelik her projeyi, limanı kentin bir parçası olarak gören kaliteli kentsel planlamaya yönelik her adımı desteklemeye hazır olduklarını söyleyen Lokmanoğlu, Ancak bu süreçte karşımızda işbirliğine açık ve kararlı muhataplar bulmak istiyoruz diye konuştu. Mersin Limanı Demek, Mersin Demektir Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ise, Mersin Limanı yla ilgili gelişimin aynı zamanda Mersin kentinin gelişim öyküsü olduğunu belirterek, Mersin Limanı demek, Mersin demektir. Limana bağlı süreç onu tanımlar ve betimlerken, aslında Mersin in gelişimini başlangıcından bugüne anlatmak demektir. Sadece bu ekonomik değil, kültürel, sosyal, toplumsal bir bütün olarak, bir kent öyküsünün tanıklığını ifade etmektir. Bütün bu ilişkiler ve bu bütün ilişkileri belirleyen öyküler o iskeleden başlayan ve bu güne gelen ve geleceğe de devam edecek ilişkiler demektir ifadelerini kullandı. Sadece var olanla değil güçlendiricileri de var olan zenginliğin içine katmak gerektiğini vurgulayan Güzeloğlu, Ticaret temelinde başlayan, ulusal ve uluslararası alanlara açılan, farklı kişi, kültür ve inanç buluşmasını bünyesinde barındıran, kimseyi ötekileştirmeden zenginleştirici bir kavram ve olgu olarak gelişen liman ve kent öyküsünden bahsediyoruz. Tarihi bir geçmişi değil, iddialı bir geleceği konuşmak için buradayız. O iddialı gelecek de; Türkiye nin 2023 hedefine ilerlerken dünyanın en önemli ve büyük limanlarından biri olmayı hedefleyen Mersin Limanı nın ve Mersin kentinin bu yürüyüşe katacağı zenginliği ve sağlayacağı derinliğini konuşacağız. 15 milyon konteyner elleçleme hedefine yürüyen bir Mersin de; lojistik bağlantıları, altyapının sağlanması, rekabete açık bir işletme anlayışıyla kurumlar arası güçlü bir ilişkinin kurulması gibi konuların yönetilmesi bile başlı başına bir modelleme gerektirir. Türkiye ve Mersin gibi gerçekten lojistik ve stratejik öneme sahip olan coğrafyalarda sadece buna sahip olmak yetmiyor. Bunu ihmal ettiğiniz zaman ya da bunu eksik bıraktığınız zaman karşılaştırmalı üstünlüğünüz ve sizi öne çıkartacak şeyler avantaj olmaktan ve üstünlük sağlamaktan geri kalıyor. Unutmayın ki küresel döngü çok hızlı ve acımasızca gerçekleşiyor. Öne çıkmak yetmiyor orada durmak gerekiyor. Orada durabilmek maliyet ve rekabet ilişkisinde ve verimliliğin ve sürdürülebilirliğin gerçekleşmesinde yatıyor dedi. Konuşmasında, OECD tarafından yürütülen Küresel Liman Kentlerinin Rekabetçiliği çalışmasının sonuçlarının bir süre önce açıklandığını hatırlatan Güzeloğlu, Yaklaşık bir buçuk yıl süren bu çalışmada Mersin Limanı, OECD nin dünyadaki tüm limanlar arasında incelenmeye değer gördüğü altıncı liman oldu dedi. Mersin Limanı nın sadece liman kavramının doğ- rudan ve dolaylı net istihdamının yaklaşık 20 bin kişi olduğuna dikkat çeken Güzeloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: Mersin Limanı nın yarattığı değer toplamı 2012 verilerine göre yıllık 600 milyon avro dur. Mersin Limanı nda yaratılan bir Euro değerinin ekonomik geri dönüşü 1,2 Euro dur. Bu değerlendirmeler ile bir bütün olarak baktığınızda Mersin Limanı küresel ölçekte büyüme ölçeğiyle dünya liman büyüme ortalaması üzerindedir. İşte o limanın taşıdığı Mersin, ekonomik olarak 2012 yılı sonunda Türkiye nin kamu gelirleri açısından devlete bağlı en yüksek vergi tahsil edilen 6 ıncı kenttir. 5 inciliğe çok yakın olan, yarattığı ekonomik değerle Türkiye nin 12 kamu hazinesinden aldığından daha fazlasını kamuya aktaran kentlerin arasında da oran olarak 4 üncü kenttir. Önde olmak önemli değil, orada durmak ve kalıcı olmak asıl meseledir. Şimdi bu öndelik limana bağlı bir öndelik mi? Hayır. Kente dayalı bir öndelik ve önderliktir. Tabii ki Mersin in bu ekonomik büyüklüğü içerisinde tarım, sanayi, ticaret var. Ama temel olarak taşıyıcı yük amiral gemisi olarak hizmetler sektörü, ticaret ve limandır. Onun için limanın geleceğe dönük bütün perspektiflerini, projeleri, bununla ilgili kentin ilişkileri hayati derecede önemli. Bilgiyi reddeden, bilginin dışında gelişen süreçlerde başarısızlığa mahkûm olur. Bunun deneyimlerini çok yaşadık. Artık zaman ve kaynak kaybetmek istemiyoruz. Bu bize yakışmıyor. Türkiye küresel ölçekteki yürüyüşünde, akıl temelinde, bilginin rehberliğinde, uygulamanın zenginliğini ve küresel ölçekte örnek uygulama modellerini üretecek ülkedir. Mersin Valiliği olarak Mersin deki bütün uygulamalarımız bu doğrultuda büyük bir kararlılıkla devam ediyor. LİMAN KENTLERİNDE DÖNÜŞÜM: DÜNYADAN ÖRNEKLER Açılışın ardından geçekleştirilen ve başkanlığını Prof.Dr. Tamer Gök ün yaptığı oturumda Liverpool, Beyrut ve Barselona gibi örnekler üzerinden liman kentlerinde dönüşüm süreci tartışıldı. Oturumun ilk konuşmacısı olan Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Kocabaş, sunumunda kentsel dönüşüm kavramına ve tarihsel süreç içinde uygulanan kentsel dönüşüm modellerine ilişkin bilgiler aktardı. Kocabaş bugün gelinen noktada, sürdürülebilir yeşil kentsel dönüşüm dönüşümünden bahsedildiğini belirterek şunları söyledi: Hem mahalle ölçeğinde, hem gayrimenkul esaslı, hem de ortaklık esaslı, artı olarak iklim değişikliği bağlamında karbon oranının düşürüldüğü ya da bunun hedeflendiği bir uygulama modelinden söz ediyoruz. Sürdürülebilir yeşil kentsel dönüşüm; kentlerin ekonomik yarışabilirliğini destekleyen, yoksulluk oranının ve afet riskinin en fazla olduğu kentsel yerleşim alanlarında yaşayanların yaşam koşullarının iyileştirilmesini hedefleyen, kentlerin çevresel performansını iyileştiren, fiziksel yapılaşmaya yön vermek için mekansal planlamayı kullanan ve kamu sektörü öncülüğünde yürütülen bir süreçtir. Sunumunda Liverpool da uygulanan dönüşüm modeline de değinen Dr. Kocabaş, 2008 de Avrupa Kültür Başkenti olan ve UNESCO dünya kültür mirası alanlarını da liman ve çevresinde barındıran bir kent olan Liverpool un 1980 lerde Avrupa genelinde en yoksul kent olduğunu kaydetti. Burada uygulanan modelle ilgili olarak şu bilgileri verdi: Liverpool modeli; yatırımı çeken öncelikli mekanlarda prestij projeleri tabir edilen kar marjı yüksek uygulamalarla, bu mekanları çevreleyen yatırımcı çekmeyen konut dokularının yer aldığı, yoksul ve yoksulun yaşadığı mekanların bir arada ilişkilendirildiği bir modeldir. İmar yasası kapsamında yatırım kar oranının maksimum düzeyde olduğu proje uygulamalarından aktarılan bütçeler ile yatırımın çekilemediği alanlarda kentsel dönüşümün gerçekleştirilebildiğinin bir örneğidir. Beyrut u Bir Finans Merkezi ve Geçmişi ile Barışık Bir Kent Yapmaya Yönelik Bir Planlama Gerçekleştirildi Lübnan Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Trablus Belediyesi Kültürel Miras ve Tarihi Eserleri Koruma Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Halid Tadmori ise, Beyrut merkezi liman bölgesinin savaştan sonra yeniden imarına ilişkin bilgiler aktardı. Beyrut Limanı nı genişletme ve geliştirme çabalarının 1991 yılında başladığını ifade eden Tadmori, Beyrut u bir finans merkezi ve geçmişi ile barışık bir kent yapmaya yönelik bir planlama gerçekleştirildiğini vurguladı. Tadmori, bugün Beyrut Limanı nın yıllık 745 bin TEU taşıma kapasitesine ve 4 havuz ile 16 iskele içeren 200 bin metrekarelik bir alana sahip olduğunu kaydetti. 6 7

5 Barselona Deneyimi Mersin Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Fikret Zorlu da, Barselona Bölgesi Kentsel Dönüşüm Deneyimi başlıklı bir sunum yaptı. Barselona nın Akdeniz in en büyük liman kentlerinden biri olduğunu söyleyen Zorlu, kentte lojistik bölgelerin limana bitişik olduğu ve 8 tane lojistik merkez bulunduğu bilgisini verdi. Limanın 8 ayrı işletici firma tarafından işletildiğine dikkat çeken Zorlu, bunların arasında müthiş bir rekabet olduğunu ve bunun da kent ekonomisine yansıdığını söyledi. Sunumunda, Barselona kent merkezinde geliştirilen projesinin, kent yönetiminin ciddi bir ekonomik dönüşüm modeli arayışı sonucu ortaya çıktığını belirten Zorlu, projede sadece Belediye nin değil, ticaret odaları ve kalkınma ajanslarının da ciddi aktörler olarak yer aldığının altını çizdi. Hizmet sektöründe ve teknoloji yoğun sanayide gelişmenin rekabet politikası olarak benimsendiğini anlatan Zorlu, limanın batıya taşınması nedeniyle eski liman alanlarını kentin kullanımına açmak amacıyla bu projenin geliştirildiğini ve 1997 yılında onaylandığını bildirdi. Projeye konu olan 200 hektar büyüklüğündeki alanın, 115 imar adasından oluştuğunu, öngörülen toplam inşaat alanının 4 milyon metrekare olduğunu, mevcut konutların korunarak, 800 bin metrekarelik alanda yeni konutların yapımının planlandığını, altyapı yatırımları için 180 milyon euro bütçe öngörüldüğünü ifade eden Zorlu, Bu proje bir kentsel dönüşüm projesi olmanın ötesinde, yeni bir iş bölgesi ve bir Ekonomik Bölge oluşturma projesidir. Belediyenin öncülüğünde kentin ortak projesidir. Toplu konut yatırımı ya da müteahhitlik projesi değildir diye konuştu. Dr. Zorlu, proje kapsamında, Ar-Ge firmalarının yatırım yaptığı, kent ekonomisinde Ar-Ge nin bir sektör olduğu bir Akıllı şehir, medya ve sanat alanında bir ekonomi oluşturabilen bir Yaratıcı Şehir ve tüm bunları yaparken de yaşanabilir, az enerji tüketen, yenilenebilir enerji kaynaklarını kullanan bir Yeşil Şehir oluşturabilmek anlayışıyla planlamalar yapıldığını vurguladı. Ekonomik gelişme bölgesi içinde sosyal mekanların da bulunmasının zorunlu olduğunu dile getiren Zorlu, Barselona projesinde bu anlayışla hareket edildiğini, ayrıca tarihi mirasın korunmasının öngörüldüğünü, mevcut 46 tescilli yapıya ek olarak 68 yapının daha tescillediğini aktardı. Proje sürecinde Belediye Başkanı na bağlı Şehir Planlama Grubu ve Ekonomi Geliştirme Grubu olmak üzere 2 ayrı ekip kurulduğunu belirten Zorlu, Şehir Planlamacıların, Ekonomi Geliştirme Grubu nun talep ve önerilerini dikkate alarak planlar hazırladığına dikkat çekerek, karşılıklı etkileşim içinde çalıştıklarını ifade etti. Konuşmasında projenin dünya çapında bir dönüşüm modeli olduğunu vurgulayan Zorlu, projenin yüzde 68 inin gerçekleşmiş olduğunu belirterek, 2010 yılı itibariyle bu bölgede firma sayısının 7 bini aştığını, 90 bin kişinin çalıştığını, bu bölgedeki yıllık işlem hacminin 8.9 milyar euro olduğunu kaydetti. Sunumunun sonunda Barselona ile Mersin i karşılaştıran Zorlu şunları söyledi: Mersin Büyükşehir Belediyesi 1996 yılında 1/5000 lik Nazım Planı nda kent merkezinin doğusunda ve limanın kuzeyindeki 100 hektarlık bölgeyi, özel proje olarak tanımlamış. Bu bölgede ofis, ticaret alanları, kentsel sosyal alanlar öngörmüş. Bu anlamda Barselona dan öndeyiz. Ama aradan geçen sürede, 10 yıldır özel proje alanı için proje hazırlanmasını bekliyoruz. Mülkiyet yapısı düzensiz, altyapı yetersiz Bölgede 3 tane ofis kulesi tüm çabalara rağmen kurulabilmiştir. Kentin değişik bölgelerinde de ofis yapıları kurulmaya devam etmektedir. Barselona ile eşzamanlı olarak 1997 yılında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Okan Merzeci nin önerisiyle Akdeniz Belediye Meclisi, kent merkezinin kuzey ve batısındaki 150 hektarlık alanın, iş, ticaret ve konut bölgesi olarak yeniden canlanması için bir revizyon planı yapmaya karar veriyor de plan yapılıyor ancak bölge parsel parsel gelişmeye devam ediyor. O tarihte Barselona dan bir yıl önde gidiyormuşuz.. Fırsat kaçmış değil; henüz o bölge duruyor. Ama ofislerimiz, iş merkezlerimiz, tüm bu sektörler kent merkezinin dışına kaçıyor. Mersin tüm olumsuzluklarına rağmen yaşıyor ve yaşamaya değer, Türkiye nin en güzel şehirlerinden biri. Kentsel Dönüşümde Tek bir Modelden Tek Bir Doğrudan Söz Etmek Mümkün Değildir Mimarlar Odası İzmir Şubesi Başkanı Hasan Topal da konuşmasında, kentsel dönüşümün ülkemizin gündeminde yer aldığını ve yetkililer tarafından kentsel alanlarımızın yarısının dönüşeceğinin açıklandığını belirterek, Rakamsal olarak 6,5 milyon konutun dönüşeceği açıklanıyor. Yaklaşık 25 milyonun yaşamını etkileyecek bir politikadan bahsediliyor. Dolayısıyla bu sürecin başta karar vericiler olmak üzere profesyoneller tarafından çok iyi işlenmesi gerekiyor. Her ülkenin, her kentin kendine özgü koşulları ve olanakları vardır. Bu nedenle tek bir modelden, tek bir doğrudan söz etmek mümkün değildir. Ancak, temel stratejiye ilişkin genel politika ve ilkeleri ortak olarak söylemek mümkündür ifadelerini kullandı. Sunumunda, Amsterdam ve Hamburg liman kentlerinin dönüşüm deneyimleri hakkında bilgiler veren Topal, Hamburg Hafen City projesinin temel stratejisinin Gelecek için öncü ve sürdürülebilir kentsel gelişme ile, yüksek nitelikte mimarlık, mükemmel toplu ulaşım ve ekolojik ve ekonomik yaşanılabilir bir kent olduğunu söyledi. KENTSEL DÖNÜŞÜM VE KIYI ALANLARI PLANLAMASI Panelin öğleden sonra gerçekleştirilen ikinci oturumunda söz alan ODTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nil Uzun, kentsel dönüşüm anlayışının tarihsel süreç içerisinde geçirdiği değişikliği özetlediği sunumunda, 1940 larda Dünya Savaşları nın ardından bir takım yapılanmalar görüldüğünü, 1950 lerde kent merkezlerinin yavaş yavaş çökmeye başladığını ve 1960 larda çöküntü sonrası kent merkezlerini canlandırma ihtiyacının ortaya çıktığını söyledi lerde sanayinin kentten dışarı çıkmasıyla, aslında kent dinamiklerinin değişimi söz konusudur diyen Uzun, çok tartıştığımız değişim-dönüşüm süreçlerinin 80 lerde başladığını, 90 larda ise yeni müdahale biçimlerinin ortaya çıktığını aktardı. Sunumunda İstanbul daki seçkinleştirme projesi ile ilgili bilgiler veren Uzun, şöyle konuştu: 1980 sonrası İstanbul da dünyadaki gelişmelere paralel bir takım gelişmeler olduğunu görüyoruz. Büyük kentlerin yönetiminin merkezi yönetimden bağımsız hale gelmesi, bağımsızlıkla beraber daha rahat projelerin yapılabilmesi, kentin gelişiminde daha net bir etkinin ortaya çıkması, girişimciliğin 80 ler sonrası ön plana çıkması ve bunu yerel yönetimlerin de sisteme eklemlenmek üzere bir araç olarak kabul etmesi, bununla birlikte İstanbul da mega projelerin ortaya çıkması söz konusu. Paralel olarak, merkezde büyük projeler varken, konut yatırımları da artıyor. Bir taraftan da tüketim kalıplarının değişimi yeni ihtiyaçlar doğurarak kenti biçimlendiriyor. Servis sektörü ve burada çalışan işgücü oranı arttığı için, bunların konut ihtiyacı da önem kazanıyor. Genel süreçlerin sonucu olarak sosyal kutuplaşmaların varlığından söz etmenin mümkün olduğunu belirten Uzun, İstanbul da seçkinleştirme sürecinin ilk olarak Cihangir ve Kuzguncuk ta yaşandığını belirterek, son 10 yılda seçkinleştirmenin 2. ve 3. dalgalarını görmeye başladığımızı söyledi. Uzun, Sulukule örneğini vererek, seçkinleştirme sürecinde nüfusun bir alandan dışarı çıkarılması ve yer değiştirmeye zorlanması ile düşük gelir gruplarının kentin dış bölgelerinde yaşamak zorunda kaldıklarını, bu nedenle kentsel açıdan iyi bir sonuç alındığı söylenebilse bile, toplumsal açıdan iyi bir sonuç alındığını söylemenin mümkün olmadığını ifade etti. İçinde Bulunulan Dönem, Kentlerin Hatta Mahallelerin Birbiriyle Yarıştırıldığı Bir Dönemdir Mimarlar Odası (MİMOD) Büyükkent Şubesi Üyesi Mücella Yapıcı ise, kentsel dönüşüm sürecinin kapitalizmin içine girdiği krizlerle başladığını söyledi. İçinde bulunulan dönem, bir ülkede bulunan kentlerin, hatta mahallelerin birbiriyle yarıştırıldığını bir dönemdir diyen Yapıcı, kentler arasında bir üst sıraya yükselebilmek için kıyasıya bir rekabet ve yarış başlatıldığını belirtti. Yapıcı, Doç. Dr. Binnur Öktem den alıntıyla; küreselleşme sonucunda sanayisizleşme sürecine girilmesi, kapitalizmin üretim ilişkilerinin örgütlendiği bir mekan oluşumu olan kentlerin, giderek tüketimin örgütlendiği mekanlar haline gelmesi ve bunun da küresel bir politika haline getirilmesi sonucunda Dünya Bankası tarafından, bu yeni küresel ekonomiye başarılı bir eklemlenme için küresel ölçekte yarışmacı kentlerin yaratılmasının önerildiğini söyledi. Dünyanın bazı bölgelerinde ciddi bir sanayisizleşmenin olduğunu, bazı sanayicilerin kendilerinin dahi gayrimenkul yatırımlarına yöneldiğini belirten Yapıcı Metropolleşme ve tüketim ekonomisine bel bağlayan bir küresel sermaye, bazı kentleri tüketimi örgütleyen ve bu arada kışkırtan bir takım projelere yönlendirmiştir. Bu da kentlerde bir takım fiziksel, işlevsel değişimlere, hatta dönüşümlere yol açmıştır diye konuştu. 8 9

6 Kültür ve sanatın da bir endüstri ürünü haline geldiğini dile getiren Yapıcı, Çağatay Keskinoğlu nun da dediği gibi, üreten ve üretim kültürü etrafında biçimlenen bir kent yaşamından, tüketen ve yalnızca kentsel rantlarla yaşayan bir kent kültürüne dönüşüm sürecinde, topluma üretim kültürüne karşı, tüketimin çerçevesinde biçimlenen bir kent kültürü estetiği ve tasarım anlayışı aşılanmaktadır ifadelerini kullandı. İstanbul da kıyı alanlarının kullanımına ilişkin örnekler veren Yapıcı, Galataport projesine dikkat çekti. Kentin en önemli tarihi bölgelerinden biri olan bu alanda kruvaziyer limanı yapılmak istendiğini ve o kıyının kruvaziyer limanı olmak için gereken özelliklere sahip olmadığını savunan Yapıcı, Burada iki gemi yanaştığında arkadan hiçbir şeyi göremezsiniz Açık denizlerde gemiler parmak sistemiyle yanaşır. Burası Boğaz ın girişi. Son derece önemli bir alan diye konuştu. Yapıcı, bu alana kruz limanı yapılma ısrarının arkasında bir alışveriş merkezi inşa etmek olduğunu da sözlerine ekledi. Mersin de Kentsel Gelişme Deniz ve Kara Yönünü Her Anlamda Kapatarak İlerliyor Yapıcı nın ardından söz alan MEÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Nida Naycı da, kıyı alanlarının planlanmasında kıyı ekosistemi, tarihi kültürel, görsel ve estetik peyzaj dengelerinin korunması gerektiğini söyleyerek, bütüncül kıyı planlamanın bir el kitabı olmadığını ama nelerin yapılmaması gerektiğinin deneyimlerle ortaya çıktığını vurguladı. Kıyı ve artalanlarının ilişkisini koparan kentsel gelişmelerin terkedilmesi gerektiğini dile getiren Naycı, Mersin de kentsel gelişmenin deniz ve kara yönünü her anlamda kapatarak ilerlediğini belirterek, ulaşımda karayollarının tercih edilmesi nedeniyle bu durumun tetiklendiğini ifade etti. Sunumunda, Mersin in doğu bölgesindeki sanayi ve depolama alanlarının ciddi bir denetime ve izlemeye ihtiyacı olduğunu hatırlatan Naycı, tarım ve sanayinin yeraltı kaynakları üzerinde bir kirlenme baskısı oluşturduğunu belirtti ve Berdan çayı üzerine yapılan barajın bir anlamda havzanın erozyonuna sebep olduğuna ilişkin tezler bulunduğunu söyledi. Bilimsel araştırmalardan çıkan sonuçların bu alanın 1 km olarak kabul edilmesi ve buranın bir havza yönetim planı ile ele alınması gerektiğine işaret eden Naycı, kent merkezinde de liman üzerinde ciddi bir baskının bulunduğunu kaydetti. Mersin deki dönüşümün tarihi, ticaret merkezinden kopardığını vurgulayan Naycı, Ne yaparsak yapalım bunlar bütünleşemiyor. Demek ki bunları bütünleştirecek projelere ihtiyacımız var ifadelerini kullandı. Naycı şöyle devam etti: 12 kilometrelik kıyı şeridi doldurma yoluyla kazanılmış, bu da kenti denizden 100 metre uzaklaştırmıştır. Kentin artalanlarında sosyal donatı alanları ve rekreasyon alanlarının zayıf olmasından dolayı kıyıda müthiş bir yığılma var. Batıya doğru, yazlıklar bölgesi, 1. sınıf tarım arazilerinin üzerinde. Doğu Mersin de kendi içine kapalı bölgeler oluştuğunu söylüyoruz ama kapalı topluluklar tanımına uyan yerleşim düzenleri aslında kentin batısında gelişiyor. Çevreden kopuk, bağımsız planlanmış bu alanlar, kıyı işgalleriyle yapısını bozmuştur lardan beri Mersin hem ticaret, hem plaj kenti olmaya çalışıyor. Bu süreci doğru yönetecek miyiz sorusu soruluyor. Mersin den Antalya ya kadar kıyıya paralel yerleşme şeklimiz devam ediyor. Buna bir denge getirmek gerekiyor. Bu oturumun son konuşmacısı olan Şehir Plancısı Remzi Sönmez, Bütünleşik Kıyı Alanları Yönetimi: İskenderun Körfezi Kıyı Alanları Mekansal Gelişme Stratejileri konulu bir sunum yaptı. Sönmez, Türkiye de kıyı alanlarına yönelik sorunları çözmek için Kıyı Kanunu nun ve uygulamalarının olduğunu, ancak bu kanunun coğrafi olarak dar bir alanı kapsadığını ve dolayısıyla konuya daha geniş bir çerçeveden bakılması gerektiğini söyledi yılında, o zamanki adı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı olan şimdiki Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından geliştirilen projelerden biri olan İskenderun Körfezi Kıyı Alanları Yönetimi Projesi nden beklentinin, kıyı alanlarının bütünsel bir bakışla ele alınması ve buna bağlı olarak stratejilerin geliştirilmesi olduğunu belirten Sönmez, ortaya çıkan ürünlerin dünyadaki Bütünleşik Kıyı Alanları Yönetimi kavramıyla örtüşmediğini ancak bu projelerin Türkiye de kıyılara bölgesel bakışla stratejiler geliştirilmesini sağladığını ve bölgesel planlama anlayışını oluşturduğunu ifade etti. LİMAN KENTİ MERSİN DE DEĞİŞİMİ YÖNETMEK Kentlerin Kimliğine Duyulan Saygınlık Binaların Kat Sayıları İle Doğru Orantılı Değildir Öğleden sonra gerçekleştirilen forumda Liman Kenti Mersin de Değişimi Yönetmek konusu tartışıldı. Forumun yöneticiliğini Prof. Dr. Ruşen Keleş yaptı. Değişim kavramı üzerine değerlendirmelerini aktaran Keleş, şunları söyledi: Amacımız herhalde olagelen değişime uyum sağlamak olmasa gerektir. Çünkü değişim negatif anlam da taşıyabilir çoğu zaman ve bugün de gördüğümüz gibi. O halde değişimi; şehrimiz için, ülkemiz için toplumumuz için ve gelecek kuşaklar için, onlar yararına, doğal değerleri daha iyi, kültürel varlıkları ve zenginlikleri daha iyi şekilde kullanacak şekilde yönlendirmek gibi bir fonksiyonla karşı karşıya bulunduğumuzu kabul etmek zorundayız. Panelin sabahki oturumlarında genellikle kıyı üzerine yoğunlaşıldığını ifade eden Prof. Dr. Keleş, bu bölge için tarımın da önemli bir değer olduğunu ve tarım alanlarının korunması gerektiğini dile getirdi. Atatürk ün 90 yıl önce Mersin e gelişinde yaptığı konuşmayı hatırlatan Keleş, şunları kaydetti: Mustafa Kemal Atatürk, buraya geldiğinde Memleketiniz Türkiye nin çok önemli bir noktasında bulunuyor demiş ve çok önemli bir ticaret noktası olduğuna değindikten sonra eklemiş: Bu memleketin hakiki sahibi olunuz. Ey Mersinliler! Mersin e sahip çıkınız. Bastonumu topraktan çekip çıkarmazsam yeşerecek. Bu toprakları hiçbir yerde bulmazsınız, değerini biliniz demiş. Mersin in geleceği ile ilgili değerlendirmeler yaparken bu da kulağımıza küpe olmalıdır. Mersin deki çok katlı yapılaşmaya dikkat çeken Keleş, kentin kimliğine duyulan saygınlığın, binaların kat sayıları ile doğru orantılı olmadığını düşündüğünü belirterek, Kentin kimliğinin korunması da gündemimizde olmalı diye düşünüyorum ifadelerini kullandı. Türkiye de Dönüşüm Kavramı Kutsanıyor Forumun ilk konuşmacısı olan MİMOD Genel Başkanı Eyüp Muhcu, Türkiye de dönüşüm kavramının kutsandığını, dönüşümle ilgisi olsun olmasın, her şeye bir dönüşüm etiketi yapıştırıldığını belirtti. Dönüşümün planlama araçlarından biri olduğun vurgulayan Muhcu, Bunun ötesinde anlam yüklenmesini biz tabii ki ideolojik olarak ya da kentsel müdahale anlamında sorgulayabiliriz diye konuştu. Avrupa daki dönüşümlere bakıldığında, bir mahalle ya da bir vadi bazında dönüşüm müdahaleleri olduğunu, bizde ise kentin bütünlüğünü göz ardı eden, kentte her istediğini yapan, bunu da kuralsız bir şekilde yapabilen bir anlayışın öne çıktığını kaydeden Muhcu, hem Avrupa da ve hem de ülkemizdeki kentsel dönüşüm uygulamalarında sorunlar bulunduğuna dikkat çekti. Muhcu şöyle konuştu: Kentsel dönüşüm uygulamalarının kentlerin karşı karşıya olduğu bütün sorunları da taşıdığını görüyoruz. Bir örnek vereceksek; sosyologlar, mimarlar ve plancılar açısından en iyi kentsel dönüşüm uygulaması olarak Hamburg belirtilmektedir. Fakat biliyoruz ki; Hamburg da bile rezidanslarla kentin yoksulları arasında ilişki kurulmaması, kentsel bütünlüğün ele alınmış olmasına rağmen, kent yoksullarına yönelik bir takım haksızlıkların yapılmış olması gibi çok ciddi sosyal ve kamusal kayıplar var. Nitekim, buna karşı olarak Hamburg daki kent yoksulları, toplumsal muhalefet, bilim insanları, sanatçılar bir araya gelerek, 2008 yılında Kent Muhalefeti adında bir deklarasyon yayınlamışlardır. İşte bu deklarasyon Batı daki uygulamaların hiç de sanıldığı gibi sorunsuz olmadığını açıkça ortaya koymaktadır... Türkiye ye geldiğimizde ise katılım sürecinin ve plan bütünlüğünün asla ele alınmadığı bir kentsel dönüşüm süreci ile karşı karşıyayız. Bu kentsel dönüşümde plan kararlarının ya da bilimsel öngörülerin hiçbir önemi yoktur. Zira 1/ plan örneklerinde de görüldüğü gibi, uzmanların verilere dayalı önerilerinin değil, yatırımcıların taleplerinin plan kararlarına dönüştüğünü görebilirsiniz. Kentsel dönüşüm yaklaşımının başlı başına sorunlar taşıdığını söyleyen Muhcu, kentsel dönüşüm yaklaşımının kamu yararı, kentin kimlikli geleceği, demokratik kent yönetimi, paylaşımcı kent anlayışının ötesinde bir takım küresel ya da yatırımcı çıkarlarının toplumsal çatışmalar yaratmadan çözümünü öngördüğünü belirterek, Türkiye böyle bir süreci dünyadaki en kötü örnekleriyle gerçekleştirmektedir ifadelerini kullandı. Mersin in Temel Problemi Lidersizlik Şehir Plancıları Odası Mersin Temsilcisi Ali Cenap Yoloğlu ise, Mersin de bir yönetim problemi olduğunu söyleyerek, buradaki problemin yönetememek değil daha çok çoklu yönetim sorunu olduğunu vurguladı. Kentte kendi uğraş alanlarında bir şeyler yapmaya çalışan, ticaret odaları, üniversiteler vb. kurumların olduğunu ancak bunlar arasında koordinasyonsuzluk bulunduğunu kaydeden Yoloğlu, Mersin de tüm sorunların temelinde lidersizlik olduğunu ve Mersin i lidersiz bir kent olarak gördüğünü vurguladı. Lidersizlikten kastını, parçalanmış durumdaki aktörleri ve onların aktivitelerini bir araya getirecek ve onları bütünleştirecek, tüm çalışmalara yön verecek bir aktörün bulunmayışı olarak açıklayan Yoloğlu, liderliğin siyaset üstü bir kişilik gibi algılanmaması gerektiğinin altını çizerek, Lider dediğimiz şey aksine siyasi bir kişilik olmalı. Fakat burada siyasetten bahsettiğim AKP li, CHP li MHP li olmaktan ziyade, tercih yapabilmek dedi. Yoloğlu, sözlerine şöyle devam etti: Mesela, burada ciddi bir tarımsal üretim var ve yurt dışına ihraç ediliyor. Nükleer santrale karşı durmak, neticede narenciye ihraç eden sermaye grubunun yanında durmak demek. Tercihten bahsettiğim 10 11

7 şey, bir olguyu sosyal boyutlarıyla değerlendirmek ve ona göre tercih yapmaktır. Bunu kent projelerinde de dikkate alabilirsiniz, konut projelerinde. Mersin de Adı Konmamış Adımlar Atılıyor Yoloğlu nun ardından sözü alan MİMOD Yönetim Kurulu Üyesi Sabri Konak ise, Mersin in diğer liman kentlerinden çok ayrı bir yönü olduğunu, sunumlarda anlatılan liman kentlerinin varolan bir kentin üzerine limanın kurulması, liman vasıtasıyla deniz ticaretinin kenti büyütmesi, büyümesini tetiklemesi, tetiklenmiş büyümenin getirdiği bir yeniden liman büyümesi sonucu oluşan kentler olduğunu, oysa Mersin in bunlardan farklı olarak; var olmayan bir kentin üzerine kurulan bir iskele ve o iskele vasıtasıyla kurulan bir kent olduğu söyledi Yani iskele kurulmadan önce Mersin yoktu dedi. Konuşmasında planlama kavramına ilişkin değerlendirmeler yapan Konak, planlamanın, bir kentin imar planlarının olmasının ötesinde aslında topluca bir kalkınma stratejisi içerdiğini, ekonominin de bunun içinde planlanması gereken bir kavram olduğunu söyledi. Toplumların ekonomik üretim planları vardır, olmalıdır. Bir toplum üretimi artırmayı, arttırdığı üretimden gelir sağlamayı planlar. Sonra da vatandaşını, toplumu zenginleştirmeyi, daha iyi yaşam şartlarına kavuşturmayı bekler diyen Konak, Osmanlı da bir üretim artışı planlaması ve dolayısıyla bir ekonomik planlama da olmadığını savundu. Cumhuriyet döneminde farklı bir yapılanmaya gidildiğini ve daha iyi yaşam şartlarına kavuşabilmek için planlamalar yapıldığını kaydeden Konak, 1950 lerde başka bir düzene geçilerek kendiliğinden büyüyen, isteyenin istediği yere her şeyi yapabildiği bir plansızlık sürecine girildiğini belirtti. Mersin kamuoyunun sık tartıştığı Mersin in kimliği konusuna da değinen Konak, şunları söyledi: Mersin de hep şunu söylerler: Mersin kimliksiz bir şehir. Tarım kenti mi, sanayi kenti mi? Mersin in aslında kurulduğundan itibaren bir kimliği var. Mersin bir ticaret kenti. Çünkü limanı var. Liman arka planı tetikliyor. Liman aslınca topluca kurulduğu anlar itibariyle Orta Anadolu nun ya da Anadolu nun 3 te 2 lik bir bölümünün kaynaklarını dışarıya aktarmak ve dışarıdan gelen kaynakları da bu alanlara aktarmak için lojistik alan olarak kurulmuştu. Bugün geldiğimiz nokta bu. Topluca Mersin den Yumurtalık a kadar bir lojistik alan. Mersin de adı konmamış adımlar atılıyor. Liman özelleştiriliyor. Liman özelleştirilince kapasitesi birden bire 2 kat artıyor. Büyütülüyor. Yetecek mi? Hayır yetmeyecek. İskenderun Limanı nı da buna ekleyelim. Yetecek mi? Hayır. Türkiye nin Atatürk Hava Limanı ndan sonra 2. büyük kapasiteye sahip havalimanını da getirip bu bölgeye koyalım. Peki buraya gelecek insanların turizm gereksinimlerini ne yapacağız? Kazanlı bölgesini turizm alanı ilan edelim, onlara bir de hafta sonu gidebilecekleri oteller yapalım. Peki ülke bunun neresinde? Planlama bunun neresinde? Bölgedeki kentler bunu neresinde? Mersin Büyükşehir belediyesi, Tarsus Belediyesi, Adana Belediyesi nerede? Bu ülkede gerçekten planlama var mı? Ekonomik, coğrafi ve demografik birlikteliği olan Çukurova yerine, Mersin in her ne kadar şu an iptal edilmiş olsa da 1/ lik planının ne ekonomik, ne coğrafi, ne demografik hiçbir bağlantısının olmadığı Karaman ile birlikte yapılmasının anlamı nedir? Bunun anlamı olsa olsa plansızlık kavramı içinde bir planlılıktır. Planın adet yerini bulsun diye yapılmasıdır. Peki şu noktaya gelelim: Bugün kentin 1/5000 lik planları yapılıyor. Dün Büyükşehir Meclisi ne sunuldu. Kim biliyor? İçeriğinden kim bilgi sahibi? Gizli kapaklı yapılan, kimseye danışılmayan burada bulunan meclis üyelerinin dahi içeriğinden bilgi sahibi olmadığı bir plan. Kaldı ki; Türkiye de yapılan imar planları aslında bir kentin, vaziyet planının ötesine geçer nitelikte planlar değildir. Bu plan bahsettiğimiz Çukurova kentsel alanının topluca lojistik alanına nasıl bir tanımlama yapıyor, nasıl bir tavır koyuyor? Biliyor muyuz? Hayır bilmiyoruz. Danışıldı mı? Hayır danışılmadı Arabanız İle Sokakta Gezerken Karşınıza Bir Orta Gerilim Direği Çıkıyorsa O Kentte Sorun Vardır Mersin Liman İşletmesi (MIP) Genel Müdürü İsmail Hakkı Tas ise, konuşmasında Mersin Limanı na ilişkin bilgiler aktardı. Mersin Limanı nın Türkiye nin en büyük ithalat-ihracat limanı olduğunu söyleyen Tas, Sadece Mersin değil, Ankara dan Diyarbakır a Antep ten Konya ya kadar geniş bir hinterlanda hitap ediyoruz. Lojistik bir ekosistemin üzerinde oturuyoruz ifadelerini kullandı. Mersin in kentsel sorunlarına yönelik düşüncelerini aktaran Tas, millet olarak çözümden ziyade, tespite yönelik görüşlerimizi aktardığımızı belirtti. Sorunu tespit etmenin kolay olduğunu ve çözüme odaklanmak gerektiğini vurgulayan Tas şunları söyledi: Mersin de arabanız ile bir sokakta gezerken karşınıza bir orta gerilim direği çıkıyorsa, bir sorun vardır. Bu sorun esasında, caddeden limanına, apartmanından, turizm alanlarına, veya tarihi eserlere kadar her yere yansır. Ama bu sorun, sadece Mersin in sorunu değil. Ülkenin ve bireylerin sorunu. Bir bakış açısı çünkü. LİMAN KENTLERİNDE DEĞİŞİMİ YÖNETMEK: MERSİN İN GELECEĞİNE İLİŞKİN PERSPEKTİFLER SONUÇ BİLDİRGESİ Forumun sonunda gerçekleştirilen sorucevap bölümünün ardından MEÜ. Mimar- lık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cânâ Bilsel tarafından panel ve foruma ilişkin değerlendirme yapıldı. Bilsel daha sonra panelin sonuç bildirgesini okudu. Değişim ve dönüşüm, toplumsal ve mekansal oluşumlar olan kentlerin doğasında bulunur. Dünyaya açık olmaları ve çok kültürlülükleriyle bilinen liman kentleri, tarih boyunca değişime ve dönüşüme açık olmuştur. Bu değişim ve dönüşümü belirleyenler öncelikle kentlilerdir. Kentin geleceğini biçimlendirecek olan değişimin toplumun faydasına, sürdürülebilir bir kentsel gelişme olabilmesi için kentlilerin katılımıyla oluşturulacak bir gelecek vizyonunun bulunması gereklidir. Liman kentlerinde kentin varoluşunu ve gelişmesini belirleyen limanıdır. Liman ile kentin, kent ile kıyının, kent ile denizin ilişkileri liman kentleri için yaşamsal önem taşır. Bu kentlerde gelişmenin sürdürülebilir olması için: Kent ile limanın ekonomik, lojistik, işlevsel, mekânsal, görsel ilişkilerinin güçlendirilmesi, bu ilişkilerin yeni, yaratıcı biçimlerinin araştırılması, Liman kentinin başka kentlerle ilişkilerinde enter-modal ulaşımın (denizyolu, demiryolu, karayolu, hava yolu) geliştirilmesi, Kentlilerin ulaşabileceği çok modlu ulaşım altyapısının geliştirilmesi (deniz ulaşım biçimlerinin güçlendirilmesi, raylı toplu taşınım, bisiklet yolları vd.) Herkesin kıyıya erişimi sağlanarak, kentlilerin denizle barışmasının teşvik edilmesi, Kentte yaşayanların çevre deneyimlerinin zenginleştirilmesi, yaşam kalitesinin arttırılması, Sağlıklı bir toplumsal ve bireysel yaşam için gerekli olan kentsel çevrenin oluşturulması, Farklı toplum gruplarının kent mekânlarını ortak kullanımına olanak verecek kamusal mekânların oluşturulması, Bu anlamda kıyı alanlarının herkesin erişimine açık kamusal alanlar olarak korunması, düzenlenmesi, niteliklerinin artırılması için kent yönetimleri gerekli planlama ve düzenlemeleri yapmalıdırlar. Liman kentleri kara ile denizin buluştuğu kıyı alanlarında kurulmuş ve gelişmişlerdir. Ekolojik açıdan hassas kıyılar ve sulak alanlar kentin gelişme alanı içerisinde bulunur. Bu nitelikleri göz önünde bulundurularak liman kentlerinin doğal çevreyle ve özel olarak kıyı alanlarıyla olan ilişkilerinde: Koruma-kullanma dengesinin gözetilmesi, Doğayla barışık, sürdürülebilir kent ve yaşam çevrelerinin oluşturulması, Kentsel gelişmede tarım alanlarının korunması, kent ve tarımın sürdürülebilir birlikteliğinin araştırılması, Kıyı alanlarının bütünleşik bir planlama anlayışıyla, bölge ölçeğinden mikro ölçeğe bütünleşik bir yaklaşımla planlanması ve yönetilmesi gerek yerel ölçekte gerekse ülke ölçeğinde yönetimlerin sorumluluğudur. Yaşanabilir ve sürdürülebilir bir kentsel ortam ve kent toplumu için, Kent hakkı nın gözetilmesi, Kentsel proje üretme / kentsel dönüşüm süreçlerinde katılımcı ve şeffaf politikaların benimsenmesi, Kentte yaşayanların kentin geleceğine demokratik katılımının yöntem ve araçlarının oluşturulması, katılımcı yönetişim modellerinin uygulamaya koyulması, Kentlilerin kentin geleceğinde söz sahibi olmasının sağlanması, kenti sahiplenmelerinin teşvik edilmesi, Toplum grupları arasında ayrışmanın değil, paylaşımın olduğu bir kent ortamı için kullanım ve mekânlar yaratılması, Kentsel dönüşüm projelerinde, sosyal politikaların benimsenmesi ve buna yönelik araçların oluşturulması kentleri ve kentlerde değişimi yönetmenin koşuludur. Sonuç olarak doğayla uyumlu, paylaşımcı, katılımcı, yenilikçi ve yaratıcı, kültürel mirasa saygılı sürdürülebilir bir kentsel değişim mümkündür. Bu değişimin ekonomik, toplumsal ve mekânsal boyutlarıyla bütüncül ve katılımcı bir anlayışla yönetmek önemlidir

8 MDTO DAN HABERLER MDTO DAN HABERLER Arap Birliği Mersin de Türk-Arap Ülkeleri İşadamları Derneği (TURAB), 17 Arap ülkesinin Türkiye büyükelçileri ile müsteşar ve maslahatgüzarlarını Mersin de buluşturdu. Düzenlenen program kapsamında Arap Heyeti Mersin Deniz Ticaret Odası nı da ziyaret etti. 17 Arap ülkesinin büyükelçileri, müsteşar ve maslahatgüzarlarından oluşan Arap Heyeti, Mersin de yerel yöneticiler ve meslek odalarını ziyaret ederek yeni işbirliği olanakları ile ilgili görüş alışverişinde bulundu. Arap Birliği Mersin de adlı program kapsamında Akdeniz İhracatçı Birlikleri nde düzenlenen toplantıda konuşan Kuveyt Büyükelçisi Abdullah Abdulazeez Al Duwaıkh, Türkler ve Araplar arasında çok önemli bağların olduğunu belirterek, geçmişten beri var olan ilişkilerin daha da geliştiğini söyledi. İki ülke arasında, çok güzel ticari anlaşmaların olduğunu ifade eden Duwaıkh, daha da fazla çalışarak işbirliklerinin arttırılabileceğini dile getirdi. Tarsus Belediye Başkanı ve MHP Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Aday Adayı Burhanettin Kocamaz Mersin Deniz Ticaret Odası nı (MDTO) ziyaretinde halktan talep geldiği için aday olmaya karar verdiğini söyledi. Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ve beraberindeki heyet 20 Mart günü MDTO Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri ile görüşerek, çalışmaları hakkında bilgi verdi. 28 Mart ta 20. hizmet yılına gireceğini söyleyen Kocamaz, görev yaptığı süre içinde Tarsus un çok değiştiğini, bugün Tarsus un Türkiye nin örnek kentlerden biri olduğunu belirtti. 4 dönemdir Tarsus Belediye Başkanlığı nı yürüttüğünü ve Tarsus un birçok sorununu çözdüklerini anlatan Başkan Kocamaz, Tarsus'ta gerçekleştirdikleri hizmetleri Mersin'de de yapmak istediklerini ifade etti. Programları kapsamında MDTO yu da ziyaret eden Arap Heyeti, MDTO Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Kahraman Yavuz, Meclis Başkanı Jan Taşçı, Genel Sekreter Korer Özbenli, Basın Danışmanı Ali Adalıoğlu ve idari yetkililer tarafından Büyükşehir Yasası nın Mersin için bir fırsat olabileceğini dile getiren Kocamaz, yasanın büyükşehir belediyelerinin yetki ve sorumluluklarını genişlettiğini belirterek, artık Mersin in bütün ilçelerini kapsayacak planlamalar yapmak gerektiğini kaydetti. karşılandı. Yönetim Kurulu Başkanı Cihat Lokmanoğlu ndan Oda faaliyetleri ile ilgili bilgi alan heyet, daha sonra bölgedeki kıyı tesisleri ve yük trafiğini konu alan bir sunum izledi. KOCAMAZ: Halktan Yoğun Talep Geldiği İçin Aday Olmaya Karar Verdim Mersin de hala bir raylı sistemin olmadığına dikkat çeken Kocamaz, Mersin in trafik başta olmak üzere bir çok sorunu olduğunu, bugünkü görüntünün Mersin e yakışmadığını, kenti yaşanabilir bir yer haline getirmek için göreve talip olduklarını söyledi. Adaylık kararını yaptırdıkları anketler sonucunda aldığını anlatan Kocamaz, Halktan yoğun talep geldiği için aday olmaya karar verdim ifadelerini kullandı. Zaman zaman kendilerine Siz iktidarın belediyesi değilsiniz. İktidar belediyesi olmadan Mersin in sorunlarını nasıl çözeceksiniz şeklinde sorular geldiğini söyleyen Kocamaz, bugüne kadar hiç iktidar belediyesi olarak seçime girmediğini ve iktidar belediye başkanı da olmadığını, buna rağmen Tarsus ta altyapı sorununu çözdüklerini, 750 km. şebeke döşediklerini ve içme suyu arıtmasını yaptıklarını belirterek, azim, iyi niyet ve planlı hareketle sorunların çözülebileceğini kaydetti. Fatih Yılmaz ın Kitabı MDTO Yayınları Arasında Yerini Aldı Gemi İnşa Mühendisi ve Yazar Fatih Yılmaz ın Denizcilik ve Gemi İnşa Sektörü adlı kitabı Mersin Deniz Ticaret Odası Kültür Yayınları ndan Çıktı. Gemi İnşa Mühendisi Fatih Yılmaz ın 2008 yılından itibaren çeşitli kaynaklarda ve Mersin Deniz Ticareti Dergisi nde yayınlanan makaleleri, MDTO tarafından kitap haline getirildi. Ülkemiz denizciliğinin ve özellikle gemi inşa sanayiinin mevcut durumunu yansıtan ve denizcilik endüstrisinin geliştirilmesine yönelik proje ve önerilerle zenginleştirilmiş 36 ayrı makaleden oluşan derleme yayın denizcilik sektörünün ilgisine sunuldu. Editörlüğünü Esra Kayadelen'in, kapak ve iç tasarımını H. Mehmet Acar'ın yaptığı ve KTÜ Gemi İnşaatı Mühendisliği Kurucu Başkanı Prof. Dr. Orhan Durgun, İstanbul Üniversitesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği Bölümü Emekli Öğretim Üyesi merhum Prof. Dr. Necmettin Akten, Denizcilik Bankası Emekli Genel Müdürlerinden Ali Can, Pendik Tersanesi Eski Müdürlerinden Şükrü Yücekaya ve İTÜ Gemi İnşaatı Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Şebnem Helvacıoğlu'na ait önsözlerin de yer aldığı 200 sayfadan oluşan kitapta; uluslararası denizcilik kurallarından denizcilik finansmanına, gemi mühendisliği mesleğinden tersane iş kazalarına, verimli çalışma modellerinden teşvik sistemlerine, Türkiye nin denizcilik hedeflerinden yerli gemi dizel motoru üretim çalışmalarına kadar, tamamı denizcilikle ve gemi sanayii ile ilgili makaleler yer alıyor. Amaç: "Türkiye'nin denizcilikte bir ekol, bir marka ülke olması" Kitabında, bünyesinde barındırdığı birçok alt sektörün üretken ve emek yoğun yapısıyla denizcilik sektörünün tarih sahnesinde birçok ülkede sanayileşmenin ve iktisadi kalkınmanın itici gücü olarak rol oynadığını ve özelliklede atıl işgücünü harekete geçirmede stratejik bir kaynak olarak kullanıldığını belirten Fatih Yılmaz denizcilik sektörünün ülkenin işsizlik ve cari açık probleminin çözümü açısından da ciddi bir potansiyele sahip olduğunu vurguluyor. Denizciliğin mevcut ve potansiyel tüm kaynaklarını istihdam ve yüksek katma değer odaklı olarak organize etmek gerektiğini ifade eden Fatih Yılmaz, Kitabında bahsettiği yapısal dönüşüm projelerinin ve önerilerin amacının da; Türkiye'nin denizcilik ve gemi inşa sanayiinde sürekli gelişerek dünyanın sayılı ülkelerinden biri haline gelmesi, her iki sahada da bir ekol, bir marka ülke olabilmesine katkı sağlamak olduğunu belirtiyor. FATİH YILMAZ KİMDİR? Sivas ta, İlbeyi Türkmeni bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Sivas ta tamamladıktan sonra 1997 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi Deniz Bilimleri Fakültesi Gemi İnşaatı Mühendisliği Bölümünü kazandı ve buradan mezun oldu yılında Başbakanlık Denizcilik Müsteşarlığı nda göreve başladı ve Gemi Sörvey Kurulu Uzmanlığı sınavını kazanarak Gemi Sürvey Uzmanı kadrosuna atandı. Gemi denetim faaliyetlerinde 3 yıl sahada görev yaptı; yerli ve yabancı bayraklı 200 den fazla geminin denetiminde bulundu yılları arasında Kocaeli Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü ndeki Yüksek Lisans öğrenimini tamamladı yılları arasında Denizcilik Müsteşarlığı Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürlüğü tarafından Türk Loydu na hazırlattırılan Türkiye Tersaneler Master Planı Etüd Projesi yapım işine Kontrol Teşkilatı Üyesi olarak Ankara da görevlendirildi; bu proje kapsamında 15 ay görev yaptı. Akabinde yine Ankara da Türk Gemi İnşa Tesislerinin Rehabilitasyon İmkânlarının Araştırılması Projesi nde Proje Grubu Sorumlusu olarak görev yaptı. Şu anda Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü nde Bayrak ve Liman Devleti Denetim çalışmalarına ve özelliklede gemilerin yaşam mahallerinin ergonomik dizaynı ile ilgili uluslararası kuralları içeren "ILO 92/133" ve "MLC 2006" Sözleşmeleri ile ilgili çalışmaların içinde yer almaktadır. İş ve öğrenim hayatı süresinde çeşitli ülkelerde kurslara, toplantılara ve gemi denetim faaliyetlerine katıldı. TMMOB Gemi Mühendisleri Odası (GMO) Ar-Ge Komisyonu üyeliği, Bilimsel ve Teknik Etkinlikler Komisyonu üyeliği, 2013 Sanayi Kongresi Düzenleme Kurulu Üyeliği gibi mesleki etkinliklerin yanısıra, Gemi ve Deniz Teknolojisi, Military Science & Intelligence gibi mesleki dergi ve gazetelerde yayımlanmış çok sayıda teknik içerikli görüş yazısı mevcuttur. (Özellikle 2009 yılında yayınlanan Gemi Motoru İmalatında TÜLOMSAŞ Potansiyeli başlıklı yazısı, denizcilik sektöründe ve gemi mühendisliği camiasında geniş yankı bulmuş; TCDD nin Van Gölü nde çalışacak feribotlarına Tülomsaş ürünü yerli motorlar takılmıştır.) Kamudaki çalışma hayatına paralel olarak, Gazi Üniversitesi-Fen Bilimleri Enstitüsü Kazaların Çevresel ve Teknik Araştırması Anabilim Dalı ndaki Doktora Tez Çalışması devam eden Gemi İnşa Mühendisi ve Yazar Fatih Yılmaz, aynı zamanda Gemi Mühendisleri Odası nın Ankara Temsilcisi olarak görev yapmakta, profesyonel olarak Taekwondo sporuyla ilgilenmekte, Satranç Kulübü üyesi, İngilizce bilmekte, evli ve Muhsin Tuna adında bir çocuk babasıdır

9 KISA KENT HABERLERİ BAKAN ÇAĞLAYAN MERSİN DE Bakan Çağlayan toplu temel atma ve açılış törenine katılmak üzere Mersin e geldi. Mut İlçe merkezinde Cumhuriyet Meydanı ndaki törende konuşan Bakan Çağlayan, Ülkemiz gelişiyor Avrupa ve dünya ekonomisi büyük zorluklardan geçiyor. Geçtiğimiz 4 yılda Avrupa nın yaşamış olduğu ekonomik krizden dolayı Avrupa da 4 milyon insan işini kaybetti. Aynı dönemde bizim ülkemizde sayın Başbakanımızın dirayeti ile biz 5 milyon işsiz insanımızı işe kavuşturduk. Aramızdaki fark bu. Bundan üç yıl öncesi sırf insanlığa hizmet etmek amacıyla Mavi Marmara gemisiyle İsrail e giden 9 Türk insanı katledildi. Başbakanımız İsrail bizden özür dileyecek, bize tazminat ödeyecek ve ambargoları kaldıracak diye şart koymuştu. Aradan 3 yıl geçti Türkiye Cumhuriyeti Devleti İsrail i dize getirdi ve hepsini yaptırdı. 10 yılda geçmişle mukayese edilmeyecek kadar ülkeyi geliştirdiklerini söyleyen Bakan Çağlayan; AKP iktidara gelmeden önce Türkiye IMF nin kapısında 1 milyar borç almak için bekletilirdi. Biz 23 milyar 500 bin borç devraldık. Eski hükümetlerden öyle bir çaba gösterdik ki IMF ye borcu ödedik ve 14 Mayıs ta IMF ye kalan son 400 milyon dolar borcu da ödüyor. Borç alan değil borç veren ülke oluyoruz diye konuştu. Mut un Orta Köy üne de TOKİ nin 73 adet konutu yapacağını belirten Çağlayan, Mut Belediyesi nin 4 yılda 64 milyar lira harcama yaparak hizmet verdiğini kaydetti. Bakan Çağlayan konuşmasının ardından Mut deresi ıslahı inşaatı, 200 yataklı kız öğrenci yurdu, 200 yataklı ortaöğrenim erkek öğrenci yurdu ve kent parkının toplu temelini attıktan sonra Karacaoğlan Çınaraltı Parkı, meydan spor kompleksi, 96 daire TOKİ konutları, mesleki eğitim merkezi, üst geçitler, Mut Belediyesi ne ait 20 park, kanalizasyon hattı ve anaokulunun açılışını yaptı. Çağlayan açılıştan sonra Mut Belediye Meclis salonunda muhtarlar, STK ve kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileriyle toplantı yaptı. MERSİN (İHA) 16 17

10 KISA KENT HABERLERİ KISA KENT HABERLERİ ÖZDEMİR: TİCARET HAYATINA GÜVEN GELECEK Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir, TOBB un Kredi Kayıt Bürosu ile bir anlaşma yaparak, buradaki bilgilerin tüccarların kullanımına açılmasına imkan sağladığını bildirerek, bu uygulamanın ticaret hayatına güven getireceğini kaydetti. Mersin Ticaret Borsası Başkanı Özdemir, yazılı bir açıklama yaparak, yeni uygulama hakkında bilgi verdi. Türkiye de ticaret hayatında vadeli satışların önemli bir yer tuttuğuna işaret eden Özdemir, vadeli satışların genellikle çek ve senet alınarak yapıldığını dile getirdi. Satıcı firma malını çek veya senet karşılığında satarken alıcı ile ilgili objektif bilgilere ulaşamadığına ve ciddi bir risk aldığına dikkat çeken Özdemir, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nin (TOBB), iyi niyetli tüccarların üstlendikleri riski azaltmak için önemli bir adım attığını belirtti. TOBB un, Kredi Kayıt Bürosu (KKB) ile bir anlaşma yaparak, buradaki bilgilerin tüccarların kullanımına açılmasına imkan sağladığı bilgisini veren Özdemir, KKB, aslında finansal kuruluşların (banka, faktöring, leasing) kendilerinden kredi isteyenlerin geçmiş kredi ödeme performanslarını görebilmeleri amacıyla kurulmuş. Burada, ödenen ve ödenmeyen, gecikmeli ödenen her türlü kredi, kredi kartı ve çek bilgileri güncel olarak Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB), Georges Bizet in dünyaca ünlü Carmen operasını şef Vladimir Lungu yönetiminde Mersin Kültür Merkezi nde sahneledi. MDOB dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Fransız yazar Prosper Merimee nin aynı adlı romanından operaya uyarlanan, librettosunu Henri Meilhac ve Ludoviç Halevy in yazdığı Carmen operasını MDOB, kapalı gişe oynayarak sahneledi. Recep Ayyılmaz ın sahneye koyduğu eserin dekor tasarımı Seyhan Atamer e, kostüm tasarımı Gizem Betil e, ışık tasarımı Müfit Özbek e, koregrafisi Neslihan Öztürk e ait. Eserin koro şefliğini Oleg Constantinov yaptı. Carmen operasının başlıca rollerini ise Ferda Yetişer, Hakan Bölümbaşı, Arda Aktar, Bengi İspir Özdülger, Ufuk Kasar, Mehmet Erkoç, Funda Uyanık, Dilara Yanar, Serkan Karagöz ve Deniz Karausta paylaştı. Opera ile ilgili açıklama yapan MDOB Müdür ve Sanat Yönetmeni Erdoğan Şanal, Georges Bizet in Carmen operasını yoğun bir tutulmaktadır. Daha önce sadece finansal kuruluşların görebildiği bu bilgiler, şimdi tüccarlara da açılıyor. Malını satan bir tüccar, eğer alıcı kendisine çek vermek isterse çek sahibinin geçmiş kredi ödeme performansına ulaşabilecek dedi. Kişilerin ve şirketlerin kredi ödeme performanslarının iki şekilde görülebileceğini ifade eden Özdemir, şunları kaydetti: Birincisi; mal satan kişi, çek veren firmanın bilgilerini, bu firmanın izni dahilinde KKB den bir kısa mesajla alabilecek. İkincisi; çek vererek mal almak isteyen kişi, kendi performans karnesini bizzat kendisi alarak, malı satan kişiye ibraz edebilecektir. Böylece mal ve hizmet satan firmalar, vadeli satışlarda girdikleri riski görebileceklerdir. Üstlendikleri riskin boyutunu bilerek satışlarını yapıp, yapmamaya karar vereceklerdir. Bu uygulamanın kısa sürede yaygınlaşacağına, ticaret hayatına güven getireceğine, ödemeler sistemindeki tıkanıkların daha kolay aşılmasına yardımcı olacağına inanıyoruz. Uygulamanın devrim niteliğinde olduğunu da vurgulayan Özdemir, uygulamanın tek eksiğinin ise senetle ilgili bilgilerin sistemde bulunmaması olduğunun altını çizerek, En kısa süre içinde, senetle ilgili ödeme bilgilerinin de sisteme eklenmesi gerektiğini düşünüyoruz ifadesini kullandı. MERSİN (İHA) MDOB CARMEN OPERASINI KAPALI GİŞE OYNAYARAK SAHNELEDi hazırlık ve oldukça kalabalık sanatçı kadrosuyla gerçekleştirdik. Mersinli sanatseverlerin olağanüstü ilgisi karşısında prömiyer ve ikinci temsilin biletleri şimdiden bitti. Nisan ayı içindeki temsil biletlerinin de bitmek üzere olduğunu görünce Mayıs temsilinin biletlerini satışa açtırmak zorunda kaldık. Eserlerimize böylesine ilgi gösteren sanatseverlere teşekkürlerimizi borç biliriz. Mayıs temsili biletleri için şimdiden yerinizi ayırmanızı tavsiye ederiz diye konuştu. MERSİN (İHA) MERSİN İN TARSUS İLÇESİNDE DÜZENLENEN TÖRENE, SEYİT ONBAŞI VE NUSRET MAYIN GEMİSİNDE ASKERLİK YAPAN ER HÜSEYİN AKKAYA NIN TORUNLARI DA KATILDI Mersin in Tarsus ilçesinde Nusret mayın gemisinin bulunduğu Çanakkale Zafer Parkı nda, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi nin 98. yıldönümü ve Şehitler Anma Günü nedeniyle tören düzenlendi. Törene Seyit Onbaşı nın torunları ile 1915 yılında Nusret mayın gemisinde askerlik yapan er Hüseyin Akkaya nın torunu Canan Akkaya da katıldı. Çanakkale Zafer Parkı ndaki tören, çelenklerin sunumu, saygı atışı ve saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı nın okunmasıyla başladı. Kız Teknik Meslek Lisesi nden Cemile Tüney isimli öğrencinin okuduğu Çanakkale şiirinin ardından Garnizon Komutanlığı nda görevli Üsteğmen Oktay Ağtürk, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı. Halk Eğitim Merkezi Akşam Sanatları Okulu folklor ekiplerinin sunduğu gösterinin ardından Çanakkale de sırtına alarak attığı 275 kilogramlık top mermisi ile İngilizlerin en büyük gemisi Ocean ı batıran Seyit Onbaşı nın torunlarından Şaban Çabuk ve Bayram Özçetin ile 1915 yılında Nusret mayın gemisinde askerlik yapan er Hüseyin Akkaya nın torunu Canan Akkaya ya, Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz tarafından Nusret mayın gemisinin maketi hediye edildi. Seyit Onbaşı nın torunu Şaban Çabuk, Dedemiz Seyit Onbaşı o iman gücüyle namluya sürdüğü mermiyle düşman gemisini batırmıştır. Nusret mayın gemisi de o zamanın büyük donanmalarını denize gömmüştür. Şimdi o tarihi günde Tarsus tayız. Çünkü Nusret mayın gemisi Tarsus ta. Belediye Başkanı Sayın Burhanettin Kocamaz tarafından bu tarihi kentin en güzel köşesinde müze haline getirildi. Seyit Onbaşı nın torunları olarak tarihe yön veren Nusret mayın gemisini ve dedemizin anıtını Türk milletine emanet eden Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz beye şehit dedelerimiz ve Müslüman Türk milleti adına teşekkür ediyoruz. Tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun. Ayrıca tüm Tarsuslulara tarihe ve dedelerimizin hatıralarına sahip çıktıkları için teşekkür ediyoruz dedi. Törende Tarsus Belediyesi Şehir Tiyatro grubu, Çanakkale Savaşı nda mayın gemisinde görev yapan Türk askerlerinin o zor şartlarda 26 mayını nasıl döşediğini anlatan bir oyun sahneledi. Program, protokol üyelerinin Nusret mayın gemisini gezmesiyle sona erdi. 18 Mart Çanakkale Zaferi programı, şehitlikte yapılan dua ile son buldu. Törene Tarsus Kaymakamı Orhan Şefik Güldibi, AK Parti Mersin Milletvekili Ahmet Tevfik Uzun, Garnizon Komutanı Albay Abdülkadir Yavuz, Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, muharip gaziler, Kuva-i Milliyeciler, siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. MERSİN (İHA) 18 19

11 KISA KENT HABERLERİ KISA KENT HABERLERİ MERSİN GİAD, ÇİNLİ DİPLOMATLARI AĞIRLADI Mersin Girişimci İşadamları Derneği (Mersin GİAD), Çinli yatırımcıları Mersin e çekebilmek amacıyla Çinli diplomatları ağırladı. Mersin GİAD Başkanı Alper Gürsoy, Çin den gelecek yatırımların Mersin in değerine değer katacağını kaydetti. Mersin GİAD dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Mersin i tanıtmak ve yatırımları kente yönlendirmek amacıyla gerçekleştirilen etkinlikte, Mersin GİAD Yönetim Kurulu üyeleri ile Mersin Ekonomi Platformu üyeleri, Türk-Çin İpekyolu Ekonomik ve Kültürel işbirliği Derneği (TÜÇİDER) Yönetim Kurulu Başkanı ve Çin Devlet Konseyi Kongresi 11. Dönem Onursal Milletvekili Prof. Zeyneş İsmail, Çin Türkiye Büyükelçi Yardımcısı Wang Xiaoning, TÜGİK Genel Sekreteri ve TÜÇİDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Demokan Eren, Çin Ankara Büyükelçiliği Ekonomik ve Ticaret Ataşeliği Müsteşarı ZHU Guangyao ve Çin Ankara Büyükelçiliği Ekonomik ve Ticaret Ataşeliği Müsteşar Yardımcısı GUO Fang ile bir araya geldi. Mersin de çeşitli ziyaretler gerçekleştirecek Çinli diplomatlarla Sultaşa Otel de düzenlenen yemekte konuşan Mersin GİAD Yönetim Kurulu Başkanı Gürsoy, Mersin de ekonomik anlamda var olan potansiyeli Çinli diplomatlara tanıttıklarını belirtti. Tarım, ticaret, sanayi ve lojistik sektöründe son yıllarda ivme kazanan Mersin in, yatırım anlamında da çok ciddi bir potansiyel teşkil ettiğini vurgulayan Gürsoy, Dünyanın birinci ekonomisi olan Çin den gelecek olan yatırımlar kentin değerine değer katacak. Bunun için öncelikli olarak yapmamız gereken Çinli diplomat, bürokrat ve işadamlarını kentimize davet ederek bu noktalarını keşfetmelerini sağlamak. Kentimize davet ettiğimiz diplomatlar bizleri geri çevirmedi. Kentimizi tanımak ve iş ilişkileri geliştirmek için buraya geldi dedi. 2 yıl önce açılan Tarsus Parkı nın girişinde inşaatına başlanan ve model olarak Tarsus taki tarihi yapıyı alan Kleopatra Dostluk Kapısı nın temeli atıldı ve açılışı 18 Mayıs Cumartesi günü büyük bir törenle yapılacak. Langen ile Tarsus arasındaki Kardeş Kent Projesi ne aracılık eden ve bugüne kadarki ilişkilerde eşgüdümü çift yönlü sürdüren Tarsuslu Gazeteci Yazar Mehmet Canbolat ın verdiği bilgiye göre, inşaatın altyapısı Nisan ayı ortasına kadar tamamlanacak ve 15 Nisan da Tarsus tan Almanya ya gelecek olan Tarsuslu 3 duvarcı ustanın katkılarıyla, Dostluk Kapısı, planlandığı gibi 18 Mayıs a yetiştirilecek. Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz da bu tarihi açılış töreninde hazır bulunacak. Başkan Kocamaz ayrıca, Langen deki Kardeş Kentler Avrupa Buluşması nda da Tarsus u tanıtan Çinli diplomatların, kentteki işadamlarının yanı sıra kent yönetimi ile de bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunacaklarını bildiren Gürsoy, heyetin Mersin Limanı nda da incelemeler yapacağını söyledi. Dünyanın en büyük ekonomisi olan Çin in, Mersin için önemli bir merkez olduğuna dikkat çeken Gürsoy, ikili ilişkilerin artarak devam etmesi temennisinde bulundu. TÜÇİDER Başkan Yardımcısı Eren ise diplomatların Mersin i görerek tanımayı tercih ettiklerini dile getirerek, Mersin in önemli bir merkez olduğunu, başta Mersin GİAD olmak üzere kent ile ilişkilerin bundan sonra daha güçlü devam edeceğini ifade etti. Çin Devlet Konseyi Kongresi 11. Dönem Onursal Milletvekili Prof. İsmail de dünyanın birinci ekonomisi Çin ile 16. ekonomisi Türkiye nin bu güçlerini birleştirmesi ve özellikle ticari bağlarını arttırması gerektiğini kaydetti. İsmail, Mersinli işadamlarına Çin ile iş yapmak istemeleri durumunda yardım etmeye hazır olduklarını söyledi. MERSİN (İHA) LANGEN ŞEHİR MERKEZİNE KLEOPATRA-DOSTLUK KAPISI Mersin in Tarsus ilçesi ile Almanya nın Frankfurt yakınlarındaki Langen şehri arasında 1991 yılında başlayan dostluk ilişkileri, 22. yılda, Tarsus taki tarihi Kleopatra Kapısı ndan esinlenen bir Dostluk Kapısı ile yepyeni bir boyut kazanacak. bir konuşma yapacak ve ertesi gün yine Tarsus un kardeş kenti olan Langen deki geleneksel Toplum-19. Türk Halk Dansları Festivali ne konuk olacak. MERSİN (İHA) MERSİN DE DENİZ İNEĞİ FOSİLİ BULUNDU Mersin de istinat duvarı yapımı sırasında, deniz ineklerine ait fosil bulundu. Mersin Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurdan İnan yaptığı yazılı açıklamada, taş ustası Remzi Şimşek in, Gözne yolu Sarnıç mevkiinde, istinat duvarı çalışması sırasında kırdığı taşın içinden çıkan uzun yapıları dişe benzeterek ayırdığını ve incelenmek üzere kendilerine haber verdiğini kaydetti. Yapılan arazi çalışmasıyla, materyalin alındığı lokalitenin jeolojik zamanda Orta-Geç Miyosen olarak isimlenen ve 16-5 milyon yıl önceye yaşlandırılan killi-kumlu kireçtaşı kayaları olduğunun tespit edildiğini aktaran İnan, Buradaki kireçtaşı kayaları; balta ayaklılar, deniz kestaneleri ve mercanlar gibi omurgasız hayvanlara ait fosilleri bollukla bulundurur ve sığ-sıcak bir denizel ortamı temsil eder. Materyalin, deniz ineklerinin Metaxytherium medium Desmarest, 1822 türüne ait farklı uzunlukta kaburga kemikleri olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen kaburga kemikleri, ortalama 4 santimetre eninde ve 3,5 santimetre kalınlığındadır ifadelerini kullandı. Dünya Bankası nın açıkladığı 2012 yılı Lojistik Performans Endeksi ile ilgili yazılı bir açıklama yapan MTSO Başkanı Aşut, Lojistik Performans Endeksi ne göre, Türkiye nin 2011 yılına göre 7 basamak atlayarak 27. sıraya yükseldiğini bildirdi. Türkiye lojistiğinin hedefinin ilk 10 a girmek olduğuna dikkat çeken Aşut, yükselişin sevindirici olduğunu ancak, ilk 10 hedefine ulaşmak için lojistik alt yapıların yetersiz olduğunu vurguladı. Aşut açıklamasında, Çok fazla lojistik firmanızın olması, stratejik öneminizin olması, limanınızın veya binlerce TIR a sahip olmanız sizi bir lojistik merkezi yapmaya yetmiyor. Lojistik tüm bunların planlanması ve hesaplanmasıdır. Mantıklı bir planlama olmadan lojistik yapamazsınız veya yaptığınız lojistikten para kazanamazsınız. Bu verimsiz lojistik, maliyetlere negatif yansır ve rekabette yarar getirmez. Tüm bu verimliliğin sağlanacağı yer lojistik merkezlerdir. Unutulmaması gereken şey ise sadece lojistik merkez kurulması yetmez, bunun en verimli bölgeye kurulması gerekir dedi. Bu anlamda, Türkiye nin İstanbul dan sonra en büyük dış ticaret merkezi olan Mersin de Ülkemizdeki ilk deniz ineği fosilinin 2010 yılında yine Mersin in Erdemli ilçesinde bulunduğunu hatırlatan İnan, şöyle devam etti: Deniz inekleri, sadece tropikal ve yarı tropikal bölgelerin kıyı denizlerinde yaşayan, çok yavaş hareket edip, deniz tabanındaki çimenlerle beslenen otçul hayvanlardır. Bunlar, geniş ve yassı gövdeli, palet şekilli kuyruğu olan çok iri, sucul memelilerdir. Üç-dört tırnak taşıyan iki tane ön yüzgeçleri vardır. Günümüzde yaşayan 5 türü vardır. Fosili bulunan Metaxytherium medium, Geç Miyosen (11-5 milyon yıl önce), Geç Pliyosen (5-3,5 milyon yıl önce) aralığında yaşamış ve yok olmuştur. Bölgede bulunan bu fosillerin, Mersin civarının Geç Miyosen adı verilen jeolojik dönemde, tropikal iklim koşullarının egemenliğinde, sığ bir kıyı denizi ile kaplı olduğuna işaret ettiğini belirten İnan, Metaxytherium medium un diğer fosil örnekleri sadece Fransa ve İtalya-Toscana da bulunmuştur. Ülkemizde sadece Mersin yöresinde sınırlı alanlarda görülmesi nedeniyle önemli bir bulgu olup, buluntu, Mersin Deniz Müzesi nin Jeolojik Zaman Denizlerinden Fosiller bölümünde sergilenmektedir dedi. MERSİN (İHA) AŞUT TAN LOJİSTİK MERKEZ ÇAĞRISI Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, Türkiye nin Lojistik Performans Endeksi nde 27. sıraya yükselmesinin sevindirici olduğunu, ancak ilk 10 hedefi için lojistik altyapıların yetersiz olduğunu belirtti. yapılması planlanan, Mersin iş dünyası olarak gereken tüm çabanın gösterildiği Mersin Lojistik İhtisas Organize Sanayi Bölgesi modelinin hala hayata geçmemesinin, Türkiye nin lojistikte ilk 10 a girme hedefi ile çeliştiğini ifade eden Aşut, şunları kaydetti: 500 milyar dolarlık ihracatın yükünü hangi lojistik alt yapı ile taşıyacağız? Hangi planlama ile katma değer yaratacağız? Listede üzerimizde olan ülkelerin lojistik imkanlarına baktığınızda henüz bizim bu düzeyde olduğumuz söylenemez. Unutulmamalıdır ki, lojistik sadece katma değer yaratan bir sektör değildir, aynı zamanda ihracatın karını belirleyen, işsizlik sorunun da çözümü bir sektördür. Bir taşla üç kuş vuracağımız en güçlü yanımızı ihmal ederek ilk 10 içine giremeyiz. Derler ki, potansiyel, siz susuzluk çekerken, yanı başınızdan akan ırmaktır. Evet, lojistik potansiyelimiz var ama lojistik merkezle bunu aktive edemezsek, su yanı başımızdan akar ama biz susuzluktan kırılırız. MERSİN (İHA) 20 21

12 KISA KENT HABERLERİ KISA KENT HABERLERİ ŞARBAK, MERSİNLİ İŞADAMLARIYLA BULUŞTU Çukurova Kalkınma Ajansı (ÇKA) Genel Sekreteri Zekeriya Şarbak, Mersinli işadamlarıyla bir araya gelerek, ajansın destekleri ve bölgenin sorunlarını görüştü. GÜRSOY, MEP DÖNEM BAŞKANI OLDU Mersin Ekonomi Platformu nun (MEP) 4. Dönem Başkanlığına Mersin Girişimci İşadamları Derneği (Mersin GİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Alper Gürsoy getirildi. ÇKA Genel Sekreteri Şarbak, Mersin Sanayici ve İşadamları Derneği nin (MESİAD) Yüksek İstişare Toplantısı na katıldı. Bölge sorunları ve çözüm önerileri ile ajansın desteklerinin ele alındığı toplantıda konuşan Şarbak, böylesine önemli bir görevi yürütürken yanlarında önemli iş insanlarını görmenin kendileri için itici güç olduğunu söyledi. Bölge sorunlarına dikkat çeken Şarbak, çözüm önerilerinin iş insanlarından çıkması gerektiğinin altını çizdi. Geçen yıl hangi projelere ne şekilde destek olduklarını anlatan Şarbak, bu yılın kalkınma planı ve desteklenecek olan iş alanlarını detaylarıyla aktardı. MESİAD Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Ali Doğan da toplantıya katılımından dolayı Şarbak a teşekkür etti. Bölgenin kalkınması için gerekli hamlelerin yapılması gerektiği dile getiren Doğan, bu hamlelerin uygulayıcısının ve takipçisinin ÇKA olması gerektiğini kaydetti. Girişimci ve istihdam sağlayacak olan iş insanlarına kolaylık sağlanmasını da isteyen Doğan, bürokrasinin bu kurumdan çıkarılıp atılması gerektiğini savundu. MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akkurt ise Şarbak ın göreve geldikten sonra Kalkınma Ajansı nın havasının değiştiğini ve yeni bir vizyon kazandığını vurguladı. Akkurt, kalkınma ajansının işleyişinin biraz daha revize edilerek, para dağıtma mekanizması olarak değil kalkınmayı, yaşam stratejisini ve bölgenin güzelliklerini belirleyen, ortaya çıkaran bir kurum olması gerektiğini belirtti. MERSİN (İHA) TÜRKİYE-AVUSTURYA DOSTLUK KONSERİ DÜZENLENDİ Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ile Avusturya nın Türkiye Büyükelçisi Klaus Wölfer, iki ülke sanatçılarının verdiği Türkiye-Avusturya Dostluk Konseri ni birlikte izledi. Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB) sanatçıları ile Avusturyalı sanatçıları buluşturan konser, Vali Güzeloğlu ile Büyükelçi Wölfer in himayelerinde Kültür Merkezi nde gerçekleştirildi. Konsere Vali Güzeloğlu nun eşi Ayşe Güzeloğlu ile Avusturya Büyükelçiliği görevlileri, Yargıtay 5 inci Ceza Mahkemesi Başkanı Ahmet Ceylani Tuğrul, Mezitli Belediye Başkanı Uğur Yıldırım ve il protokolü de katıldı. Avusturya nın Mersin Fahri Konsolosu Fazıl Tütüner, konser öncesinde yaptığı konuşmada, Türkiye nin Avusturya ile olan ilişkilerinde Mersin in bir merkez olmasının Vali Güzeloğlu nun önemli derecede katkısı olduğunu belirterek, Güzeloğlu na teşekkür etti. Konuşmaların ardından Türk ve Avusturyalı sanatçılar, 10 Mayıs 2013 tarihinde Mersin de başlayacak Uluslararası Müzik Festivali öncesinde katılanlara muhteşem bir müzik ziyafeti sundu. Konserin ardından verilen kokteylde konuşan Güzeloğlu, kazanılan dostlukların sürdürülebilir olmasını temenni etti. Bu gecenin kazanımlarının Mersin in marka bir kent olması adına büyük değer katacağını dile getiren Güzeloğlu, Avusturya ile olan ticari ilişkilerin çok iyi olduğunu da sözlerine ekledi. MERSİN (İHA) Mersin GİAD dan yapılan yazılı açıklamaya göre, Mersin de işadamı derneklerinin bir araya gelerek oluşturduğu MEP te Mersin GİAD dönemi başladı. Mersin GİAD Başkanı Alper Gürsoy, MEP 4. Dönem Başkanlığına getirildi. Platform Dönem Başkanlığı nın devir teslim töreni Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu nun da katıldığı toplantıda gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Vali Güzeloğlu, değerli olanın bir araya gelmek kadar birlikte yürümek olduğunu vurguladı. Birlikte olmaktan güç doğar. Uluslararası alanda da birlikte olmak önemli diyen Güzeloğlu, hiçbir kentin Mersin den önde olmadığını kaydetti. Mersin in yaklaşık 2 yıl sonra gerekli ekip çalışması ile birlikte kitle turizminde Antalya yı geride bırakacağını belirten Güzeloğlu, kentin turizmde Barcelona, ticarette ise Singapur ile karşılaştırılmasının gerektiğini ifade etti. Mersin in 21. yüzyılda İstanbul dan sonra küresel kalkınmayı zenginleştirecek, Türkiye yi taşıyacak 2. kent olduğunun altını çizen Güzeloğlu, 3 yılda eğitimde önemli mesafeler kat ettiklerini dile getirerek, 140 bin okumaz-yazmaz sayısının şimdilerde 50 bine çektiklerini aktardı. MEP in kurulduğu günden bugüne ciddi çalışmalar gerçekleştirdiğine de vurgu yapan Güzeloğlu, platformun sonuç odaklı bakış açısı olduğunu söyledi. Söz konusu çalışmalarda birlik ve beraberlik duygularının ön planda olduğunu kaydeden Güzeloğlu, bu tablo devam ettiği sürece kentin tüm sorunlarının aşılacağını ifade etti. Güzeloğlu, 6 aylık başkanlık döneminde yaptığı çalışmalar için MEP 3. Dönem Başkanı Servet Özkaya ya da teşekkür etti. MEP 3. Dönem Dönem Başkanlığı görevini Eylül ayından itibaren yürüten MÜSİAD Mersin Şube Başkanı Servet Özkaya da şu an mevcut üyelerle birlikte 26 işadamı derneğinin bir çatı altında toplandığı platformun Türkiye ye rol model olduğunu söyledi. Mersin in sorunlarının ortak akıl ile çözümlenmesi gerektiğine dikkat çeken Özkaya, bunun için de birlik ve beraberlik olması gerektiğine işaret etti. Mersin in limanı, serbest bölgesi, turizmi ve tarımı gibi imkanlara sahip olmasına rağmen iktisadi anlamda bir sıçrama yakalayamadığını anlatan Özkaya, bu kapsamda Güzeloğlu ndan destek istedi. MEP 4. Dönem Başkanlığını devralan Gürsoy ise MEP in politikalar üstü ve tarafsız bir yapıya sahip olduğunu vurgulayarak, politikayı sorgulayıp gereken noktalarda enerji vermesi gerektiğini belirtti. Mersin in tanıtımının daha fazla yapılması için ulusal basın temsilcilerinin kente davet edilerek, öne çıkan özelliklerinin anlatılması gerektiğini dile getiren Gürsoy, kentin tanıtımı için Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve siyasi parti liderlerinden görüşme talep edecekleri bilgisini verdi. Güzeloğlu nun Akdeniz Oyunları tesisleri inceleme gezisine katılmayı istediklerini kaydeden Gürsoy, böylelikle hem bilgi alacaklarını hem de sürece dahil olacaklarını sözlerine ekledi. MERSİN (İHA) 22 23

13 KISA KENT HABERLERİ DOĞADAN SOFRAYA EKOLOJİK LEZZETLER PROJESİ Doğadan Sofraya Ekolojik Lezzetler adlı Avrupa Birliği Projesi kapsamında Mersin in Erdemli ilçesindeki Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu na gelen 4 Avrupa ülkesinden 30 genç, tarımsal faaliyetlerle ilgili uzmanlardan bilgi aldı. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Yayın Kurulu Başkanı Dr. Ayhan Aydın, proje kapsamında gerçekleşen ziyaretle ilgili bilgi vererek, Avrupa Birliği Bakanlığı, Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından finanse edilen Doğadan Sofraya Ekolojik Lezzetler adlı projeye, İtalya, Litvanya, Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye den toplam 30 kişi katıldı. Bu 30 gence istasyonumuz uzmanlarınca tarım konusunda detaylı bilgiler aktarıldı dedi. Projenin amaçları konusuna da değinen Aydın, Organik tarım uygulamaları başta olmak üzere, iyi tarım uygulamaları ile GDO lu ürünlerin insan sağlığına ve gelecek nesillere etkilerini gençlerin birbirleri ile paylaşmasını, bu alandaki iyi uygulamaları desteklemeyi ve aynı zamanda farklı ülkelerden gelen gençler arasında kültür alışverişi sağlayarak ortak Avrupalılık bilincine katkıda bulunmak bu projenin öncelikli hedeflerindendir. Bu proje Mersin Valiliği ve Mersin de öncü sivil toplum kuruluşlarından olan, aralarında Mersin İl Özel İdaresi, İçel El Sanatları ve Eğitim Vakfı, Mersin Esnaf ve Sanatkarlar Birliği, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası, Erdemli ile Silifke Ticaret ve Sanayi Odalarının katkılarıyla gerçekleşiyor. Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonumuzda bu projenin sponsorlarındandır diye konuştu. İstasyonun süs bitkileri bölümünü de gezen gençler, hayranlıklarını dile getirdiler. MERSİN (İHA) 24 25

14 DENİZCİLİK HABERLERİ DENİZCİLİK HABERLERİ SİMÜLATÖR GEMİ GERÇEĞİNİ ARATMIYOR Sinop Üniversitesi Denizcilik Meslek Yüksekokulu Ulaştırma Hizmetleri Bölümü öğrencileri, bir gemide olması gereken tüm teknik donanımın sağlandığı simülatör odasında kaptanlık eğitimleri alıyor. Açılışını bir süre önce Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ın yaptığı simülatör odasında geminin dümenine geçen öğrenciler, kaptanlığın inceliklerini öğretim görevlileri Tuncer Zoral ve Gül Kavazak'tan öğreniyor. Simülatörle başta "gemi sevk ve idaresi" konusunu ele aldıklarını belirten Zoral, kumanda odasında öğrencilerin seyir yapmaları için gerekli kriterler ve senaryoların bilgisayarda hazırlanarak sunulduğunu, seyir sırasında meydana gelebilecek hava akımı, coğrafi bölge konumu, gemi idaresi ve tüm kritik durumların izlenerek öğrencilerin karar alma yetilerinin geliştirildiğini anlattı. Zoral, 130 derece görselli simülatör odasının, öğrencilerin gerçek bir gemiye çıktıkları zaman yapması gereken her türlü hareket ve manevralar ile harita okuma, seyir, demirleme, yanaşma gibi birçok kıstasın yapılabildiği bir laboratuvar olduğuna dikkati çekti. Denizde seyir yaparken en çok maruz kalınan durumların başında rüzgar ve dalgaların geldiğini dile getiren Zoral, "Bir öğrenci her zaman güzel havada veya her zaman kötü havada seyir yapmayacak. Güzel havadan kötü havaya, kötü havadan güzel havaya geçmek gibi birçok etkenle karşı karşıya kalabileceği için bu durumlara hazırlıklı olabilmeleri bu odada sağlanıyor" ifadelerini kullandı. Tuncer Zoral, "Yani ne kadar manevra yapıyorsanız, simülatörde görülen gemi de manevraya karşı aynı tepkiyi Deniz taşımacılığında güvenilirlik göstergesi kabul edilen ve ticari avantaj sağlayan beyaz listedeki yerini Türk bayraklı gemiler de sağlamlaştırdı. Konuyla ilgili konuşan Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Başkanı Geza Dologh, "Bir Türk gemisi limana geldiğinde hep bir soru işareti ile karşılanıyordu. Artık Türk gemileri konusunda soru işareti yok ve denetçiler tarafından denetlenmiyor. Bu büyük bir avantaj" dedi. Sefer sayılarını artıran Türk bayraklı gemilerin limanda tutulma oranı geriledi yılında yapılan denetimlerde 563 gemiden sadece 27'si limanlarda tutuldu. Bu durum firmaları ek maliyetten kurtardı. Limanda tutulmanın ekonomik maliyetiyle ilgili bilgi veren Armatör Tufan Süslüer, "Geminin günlüğü bugünlerde çok düşük ama geçmiş dönemlerde bizim 100 bin dolarlara da bağladığımız zamanlar olmuştu. Düşünün 1 günlük kayıp 100 bin dolardı. Bu nedenle beyaz bayrak ve gemilerin bu şekilde problemsiz dolanması her yönden armatörü rahatlatan bir konu" diye konuştu. Deniz Ticaret Odası İzmir Şubesi Başkanı Geza Dologh, "Buna veriyor. Burada öğrencilerimiz telsizle konuşmadan tutun, harita okumaya, radar pilotlamaya, dümen tutmaya kadar her türlü manevrayı ve operasyonu yapabiliyor. Dolayısıyla uygulamayı iyi şekilde yapmış öğrenci, gerçek bir gemiye çıktığında eli daha güçlü, uygulaması daha iyi olacak" dedi. (Vira Haber) TÜRK BAYRAKLI GEMİLERİN BEYAZ LİSTE BAŞARISI erişmek kolay olmadı ama bunu devam ettirmek de kolay diyemeyeceğim. Hep tetikte olmamız lazım hep dikkat etmemiz lazım. Çünkü Türk bayrağını lekelemeye kimsenin hakkı yok" şeklinde konuşurken Armatör Tufan Süslüer, "Ne olursa olsun Türk bayrağını biz dünya denizlerinde dolaştırmakla mükellefiz. Türk bayrağını dalgalandırmaya devam edeceğiz" dedi. (Vira Haber) SÜNGERLE PETROL KİRLİLİĞİNE SON! TÜBİTAK ın desteğiyle geliştirilen özel sünger yardımıyla denizlerde meydana gelen kazalar sonucu ortaya çıkan petrol kirliliğini, kısa sürede temizlenecek. Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde artan gemi trafiği beraberinde ciddi kazaları da yanında getiriyor. İstanbul Boğazı nı da tehdit eden kazalar sonucu yayılan petrol ve türevleri kıyılarımızı kirleterek çevre sağlığı açısından önemli bir sorun oluşturuyor. Bu problemlerden yola çıkan İTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Okay, Polimerik Jeller Araştırma Laboratuvarında süngerimsi madde olarak bilinen petrol sorbentini geliştirdi. TÜBİTAK Araştırma Destek Programları Başkanlığı (ARDEB) desteğiyle geliştirilen sorbent, batmadan su yüzeyinde durarak gözenekleri ve moleküler yapısı nedeniyle sadece petrolü emiyor. Denize yayılan petrol ve türevlerinin daha önce de mekanik olarak suyun yüzeyinden alınabildiğini belirten Prof. Dr. Okay, "Bizim geliştirdiğimiz sorbentten önce de deniz üzerindeki petrol çekilebiliyordu. Mesela talaşı koysanız talaş da petrolü tutabilir. Ama petrolü emme miktarı çok azdır ve tekrar kullanılamaz, kendisi de bir atık olur. Diğer yandan şu an piyasada olan ticari sorbentler de petrolü emebiliyor. Ancak sadece bir defa kullanılabiliyor ve kullanım sonrası bir atık oluyor. Biz TÜBİTAK, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi ortak çalışmasıyla kauçuk esaslı emici bir sorbent de üretip uluslararası patentini aldık. Daha sonra 1 gramı 25 gram petrolü 1 dakika içinde emen yeni sorbenti geliştirdik. Hızlı emişi ve tekrar kullanım özelliği bulunan sorbent ile denizlere dökülen petrolü tamamen geri kazanabiliyoruz" dedi. Prof. Dr. Oğuz Okay, ağırlığının 25 katı kadar petrol emen sorbentin İstanbul Boğazı nda kullanılabileceğini söyledi. Büyük sorbentlerin bir geminin arkasına takılarak riskli bölgelerdeki petrol ve türevlerini toplayabileceğini belirten Okay, "Sorbent petrole doyduktan sonra denizden çekilecek ve bir makine yardımıyla sıkılacak. Böylece kaybedilen petrol ve türevleri geri kazanılacak. Sorbent tekrar tekrar kullanılabildiği için çalışmalar hızlı bir şekilde tamamlanacak" dedi. Geliştirdikleri sorbentin seri üretimi için destek beklediklerini belirten Okay, denizlerin kirlilik oranlarını araştıran bazı birimler dışında sorbentlere yeterince ilgi gösterilmediğini de sözlerine ekledi. (Vira Haber) ANTALYA'YA YENİ MARİNA VE LİMAN PROJELERİ Kıyılarda imar değişikliklerine gitmeye hazırlanan hükümet, Antalya da önemli liman ve marina projelerine hazırlanıyor. Bu kapsamda antik geçmişiyle tanınan Side deki limanda büyütülerek yat limanı olacak. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından son hali verildiği öğrenilen Kıyı Planı na göre, 1. derece arkeolojik SİT alanı olan Side de, kıyı değişikliği kapsamında düzenleme yapılarak, balıkçılar ile tur teknelerinin yanaştığı liman yat limanı haline getirilecek. Planda, Side Limanı nın tarihi antik döneme kadar uzanmaktadır. Günümüzde balıkçı tekneleri ve ticari tur tekneleri tarafından kullanılmaktadır. Antik limanda yapılacak düzenlemelerle yatların yanaşabilecekleri bir liman statüsüne kavuşacaktır. Düzenlemelerde öncelikle Koruma Bölge Kurulu olmak üzere ilgili kurumların görüş ve onayı alınmalıdır denildi. Side Limanı, tarihi açıdan büyük öneme sahip. Side Müze Müdürlüğü tarafından yapılan araştırmalarda ortaya çıkarılan 3 adet mezar steli, Side Müzesi ne alınmıştı. Denizde 30 kadar da lahit kalıntısı bulunmuştu. Antalya nın önemli doğal alanlarından Kekova da da düzenleme yapılması gerektiği vurgulanan planda, Kaş Kekova Özel Çevre Koruma alanında deniz turizmi konusunda hazırlanacak bir yönetim planı ile kullanım koşulları belirlenmelidir. Yat turizmi, günü birlik kullanımlar, rekreatif kullanımlar, su sporları vb. faaliyetler bu yönetim planı ile belirlenen alanlarda ve belirlenen kapasite gerçekleştirilebilir denildi. Yatırım planlanan bir diğer alan da Antalya Limanı olacak. Kapasitesinin artırılması ve çok fonksiyonlu hale getirilmesi planlanan limanda, yük, yolcu ve yat limanı fonksiyonu bulunması amaçlanıyor. Limanın dış mendireğinin Ulaştırma Bakanlığı na ait tesisleri içine alacak şekilde uzatılması önerilmektedir denilen planda, liman, kruvaziyer liman haline getirilmek isteniyor. Ayrıca planda, Antalya kent merkezindeki Aksu Çayı nın Akdeniz e döküldüğü nehir ağzının batı yakasında bir nehir içi yat limanı yapılmasının tavsiye edildiği belirtilerek, Küçük çaplı balıkçı teknelerinin bağlandığı alan Antalya kent merkezine olan yakınlığı, yakın çevresindeki büyük ölçekli, tematik turizm tesisleri ile büyük bir potansiyele sahiptir denildi. Planda, Köprüçay Nehri nin Akdeniz e döküldüğü yerde de marina yapılabileceği ifade edildi. (Vira Haber) 26 27

15 DENİZCİLİK HABERLERİ KİRA BEDELLERİ TERSANELERİ ZOR DURUMDA BIRAKIYOR Devlete ait arazilerde kiracı olan tersanelerde bu yıl alınan kira bedellerine yüzde 1500 ü aşan zam yapıldı. Geçtiğimiz yıl 112 bin TL kira ödeyen şirkete bu yıl 1,7 milyon TL lik ödeme emri gönderildi. Türkiye Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) Başkanı Murat Kıran, tersanelerin bu yıl için istenen kira bedellerini ödeyecek durumda olmadığını öne sürerek şunları kaydetti: Bizler burada kiracıyız. Ödeyeceğimiz kiralar 5 yılda bir belirleniyor e kadar kiralar gayet makul seviyedeydi krizinden sonra ödediğimiz kiralarda önemli artışlar yapılmaya başlandı. Ancak bu yıl için istenen bedeller aşırı derece yüksek e kadar metrekare fiyatı ortalama TL seviyesindeyken gelinen aşamada 43 TL seviyesine çıkmış durumda. Oysa bu rakam Tuzla nın neresinde var. Biri bir değerleme raporu hazırlamış ve kiralar buna göre belirlenmiş. Ağır bir ekonomik kriz yaşadığımız bir süreçte talep edilen fahiş kiralar bıçağın kemiğe dayanmasına neden oldu. dedi Hazine Müsteşarlığı kaynakları ise, konu ile ilgili yeni bir düzenleme yapıldığını aktardı. Yeni düzenlemeye göre, kira bedelleri, arazinin değeri üzerinde değil, kiracının cirosu üzerinden alınacak. Alınması planlanan oran ise cironun binde 1 e seviyesinde olacak. Söz konusu düzenleme, Meclis Plan Bütçe Komisyonu nda görüşülüyor. (Vira Haber) 3. ALANYA İKİNCİ EL YAT SHOW FUARI BAŞLIYOR Alanya Marinası tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan 2. El Yat Show Fuarı hazırlıkları başladı. Alanya Marina Müdürü Savaş Ayas yaptığı açıklamada, ulusal ve uluslararası yatçılık dünyasının Doğu Akdeniz deki önemli merkezlerinden biri haline gelen Alanya Marina nın 2. El Yat Show Fuarı düzenlediğini bildirdi. Alanya Marinası nın da hizmete girmesiyle Doğu Akdeniz de önemli bir merkez haline geldiğini anlatan Savaş Ayas, Alanya da yaşayan 250 bin kişilik daimi nüfusun yaklaşık 20 bin kadarı 32 değişik ülke insanından oluşmaktadır. Gerek Alanyalılar gerekse Alanya da yaşayan yabancı uyruklu kişiler Alanya Marinası nın kendilerine sağladığı bu yeni imkânı kullanmak ve yat sahibi olma imkanını araştırmak istemektedirler. Bu talepleri göz önünde bulundurarak Alanya nın geleneksel 2. El Yat Show u üçüncü kez 30 Haziran 2013 Pazar-7 Temmuz 2013 tarihleri arasında organize etmeye ve bu 8 gün süre ile yatlarını satmak isteyen yat sahiplerini misafir etmeye karar verdik dedi. Türk veya yabancı bayraklı yatlarını satmak isteyen yat sahiplerinin şimdiden Alanya Marina da gerçekleştirilecek olan 2. El Yat Show Fuarı için rezervasyon yapmaya başladığını belirten Ayas, şunları kaydetti. Bu süre içinde teknesini satmak isteyenler için bağlama ücreti alınmayacaktır ve marina idaresi satıştan herhangi bir gelir talep etmeyecektir. Buna ek olarak, katılımcılar, çeşitli eğlencelerden, marina hizmetlerinden, Alanya ve çevresini keşfetme gibi fırsatlardan da yararlanabilecektir. Alanya Marina da bulunan yat bakım ekipleri ve 100 ton kapasiteli Travel Lift, 25 ton kapasiteli tekne taşıyıcı, bu süre içinde teknenizin her türlü sorununu uygun servis ücretleri ile gidermek için hazır olacaktır. Eğer bu organizasyonumuza katılmak ve teknenizi satmak isterseniz, lütfen bizi arayın. Bu bilgiler teknenize marinada verilecek bağlama yerinin rezerve edilmesi açısından önemlidir. dedi. (Vira Haber) 28 29

16 Hatıra Kent Mersin Yıl 1925, Mersin de İlk Elektrik Yazarımız Şinasi Develi bu sayımızda Mersin in elektriğe kavuşma öyküsünü anlatıyor. Mersin; 1836 yılında kuruldu. Çok gelişti ve kısa sürede Türkiye nin önemli bir yerleşim ve ticaret merkezi haline geldi yılında kentte tahminen her din ve ırktan kadar insan yerleşik olarak bir arada yaşıyordu. Deniz kıyısında güzel evler olduğu gibi mahalle evleri de genelde bir ve iki katlı bahçeliydi. Halk topluluğunda ekseriyet orta sınıftan oluşuyordu. Asayiş berkemaldi. Hayat da ucuzdu. Dış ülkelere açık olması nedeniyle, birçok medeni imkanlardan da yararlanma imkanına sahipti. Yani kısacası Mersinlilerin bir yaşam sıkıntısı yok sayılabilirdi. Önemli bir eksiği elektrik idi. Sokaklarımız evlerimiz, işyerlerimiz gaz lambası ile aydınlanırdı. Belediyenin ilgili çalışanı her gün merdivenle çıkıp sokaklarımıza sıralanmış gaz lambalarını yakar, bittikçe gazları tamamlanırdı. Evlerde kullandığımız gaz lambalarının numarası olurdu, genelde küçüktü yani bir numaraydı. Misafir varsa daha büyük numaralısını yakar misafirimizi ağırlardık. Ders çalışırken lamba üzerine kağıttan külah yapıp ışığı aşağı teksif eder, okuyup yazmayı kolaylardık. Yanımızdaki Tarsus bizden 25 yıl önce elektriği tanımıştı.1 Belli bir çevreyi aydınlatmış olsa da Türkiye nin ilk elektriğini görmüş kenti idi Tarsus tarihinde kabul edilen bir sözleşme ile Mersin Liman ve Rıhtımlar İnşaatı için K. Gronblad ve Ş. sı isimli bir Fransız şirketine 70 yıl süre ile imtiyaz verilmişti. Bu şirket Mersin in elektrik tesisini de kuracaktı. Ancak Bakanlar Kurulunca meclise kanun teklifi olarak sevk edilen sözleşme kanunlaşamamış, liman işi de, elektrik de gerçekleşmemişti. Mersin in o tarihte ileri gelenleri bu durumu; kentlerinin batı türü görünümü ve yaşamına yakıştırmıyorlar, çözüm arıyorlardı. Işığımızın Hikayesi Mersin Elektrik Komandit ve Mersin Elektrik T.A. Şirketi Mersinli tüccarlardan Vasıf Zade Şevket ve Şıhman Zade Şükrü nün kurucusu olduğu Sermayesi Eshama Munkasem Mersin Elektrik Komandit Şirketi ile, 1924 yılında Mersin in elektrik işine el attılar. Mersin Belediyesi bu işin belediyeye ait olduğundan bahsederek karşı çıkmak istemiş ise de bu ters tutum itibar görmemişti. Şirketin Elektrik Üretim Tesisi, Hastane Caddesi nde, bugünkü Maliye binasının batısındaki köşede idi. Bitişiğinde Şıhman Şükrü nün Nal Çivi Fabrikası, karşısında da Maruf Bodasaki (sonra Şaşati Çukurova) Fabrikaları bulunmaktaydı. Şirketin idare merkezi de Gümrük Meydanı nda Mersin in ilk belediye binası olarak inşaa edilmiş olan Hasan Kara Mehmet in mülkiyetine geçip otel olan bina idi. Şirket ilk elektriği 1925 yılında üretmeye başladı. Önce ticari ağırlıklı ana caddeler, merkez mahalleler aydınlatıldı. Ancak komandit şirketin sermaye yapısı işin devamını el vermeyince çare arandı. Mersin in ileri gelenlerinden Şükrü (Şıhman), Mithat (Toroğlu), Şevket (Sümer), Müftü Zade Sabahattin, Hilal Kemal, Dr. Reşit Galip, Dr. Abdullah (Ersoy), Dr. Kamil (Tarhan), Dr. Mahmut (Develi) nin teşebbüsü ile Komandit Şirket 10 Mayıs 1929 tarihinde Mersin Elektrik T.A.Ş. ne dönüştürüldü. Şirketin sermayesi beheri 500 lira olan 200 hisseye bölünmüş lira idi. Elektrik üreten tesisat ve makinalar liraya mal edilmiş idi ama şirket daha işin başında borca girmiş bulunuyordu. İlk zamanda bir elektrik mühendisi bulunamamış, Viyana dan bir elektrik mühendisi getirilmişti. Şirketin ilk bilançosuna göre tenvirattan lira, sat icarından 991 lira elde ettiği görülmektedir. Zamanla sermaye yetmedi; ve şirket sermayesi, da lira, da lira ve tarihinde liraya yükseltildi. Şirkete o tarihte Mersinli işadamlarından Sait Arif (Akıncı), Mustafa (Alanya), Abdülgafur (Çoğal), Kaymakam Zade Faik, Enver Ali (Germen), Hüsnü Hasan (Şıhmam) gibi kişiler de katıldı yılında bir Sayaç Ayar İstasyonu da kurulmuştu. Kentte değişik isimleri bulunan 8 adet İndirici Trafo Merkezi kuruldu. Ancak bu defa da mevcut güç kente yetmedi, ilk tesiste, İtalyan Marelli Şirketi tarafından kurulan 40 ve 80 KVA güç, zamanla 200, 600, 800 KVA dizel jeneratörlerle takviye edildi günlü Genel Kurul toplantısında; Bursa Ce, Tenvir ve Kuvvei-Muharrike T.A.Ş. ile Bursa da, Müttehit Elektrik T.A.Ş. ile de Gaziantep, Edirne, Tekirdağ ve Balıkesir de eektrik üretimi imtiyazı alan İtalyanların şirketinin ortak alınmasına karar verilerek, Carlo Sabadini ve Lorenzo Bertola isimli mühendislerin İtalyan temsilcisi olarak şirket yönetiminde yer alması sağlandı. Bilahare İtalyan hisseleri bu kişiler marifetiyle Mersin Belediyesi ne satıldı İngiliz Lirası satış bedeli 10 taksitte ödenecekti. Mersin Belediyesi de bu suretle şirkete ortak olmuştu yılında fabrika üretimi Kilovat ve işçi sayısı 19 idi yılında abone adedi 1851 idi da oldu. Güç yeterli olmadığı için fazla abone alınmadığı gibi, mevcutlara da, tek priz kullanmaya kadar izin verilebiliyordu. İlk yıllarda Mersin de sadece 12 buzdolabı vardı ve buzdolabı kullananların ayrı saat taktırarak, ayrı abone olması gerekiyordu. Şirketin Feshi 1956 yılı sermaye artırımı başarılı olmayınca Genel Kurul şirketin feshi ile tesislerin satılması kararını almak zorunda kaldı. Belediye lira karşılığında işletmeyi devraldı ve Mersinin Elektrik İşleri Mersin Belediyesi Elektrik İşletmesi nin uhdesine geçti. Adana Seyhan Hidroelektrik Santrali kurulması ve Adana-Mersin arası voltluk enerji nakil hattının hizmete girmesiyle, enerji artık oradan karşılanmaya başlanmış, mevcut dizel jeneratörler Silifke, Antakya, Düzce Belediyeleri ne satılmıştır. Mersin elektriği; 1970 yılında Türkiye Enterkonnekte Sistemine geçmekle, son şekline erişmiştir.

17 Prof. Dr. Halil KUMBUR MEÜ Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Enerji - Çevre Sorunları ve Akkuyu Nükleer Güç Santrali İlişkileri Çevre, canlıların içinde yaşadığı ve her türlü faaliyetlerini sürdürdüğü ortamdır. Çevre ve İnsan Hakları 21. Yüzyılın Yükselen değerleridir. Faaliyetlerimizde mutlaka bu iki hususu dikkate almalıyız. Irak, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde yakın zamanda yaşanan önemli sorunlarda, insan ve çevre haklarının günümüzde özellikle gelişmiş ülkeler tarafından iyi niyetli olarak kullanmadığını göstermiştir. Enerji Sektöründen Kaynaklanan Başlıca Çevre Sorunları Hava Kirliliği (Küresel Isınma-Sera Etkisi, Asit Yağışları, Ozon Tabakası Tükenimi veya Delinmesi), su kirliliği, atık sorunları, toprak kirliliği, gürültü kirliliği, mimari ve görüntü kirliliği, radyoaktif kirlilik- radyasyondur. İnsanların çeşitli faaliyetlerinin küresel ısınmaya tahmini katkısı Enerji kullanımı yüzde 49, Endüstrileşme yüzde 24, Ormansızlaşma yüzde 14, Tarım yüzde 13'tür Sera etkisine neden olan gazlar Karbondioksit (CO2 ) yüzde 56, Metan (CH4) yüzde 16.5, Ozon (O3) yüzde12, Diazotmonoksit (N2O) yüzde 5.5, Hidrokarbonlar - Aerosoller yüzde 11 dir. Enerji sektörünün küresel ısınmaya katkısı 1000 MGW gücündeki bir termik santralden yılda yaklaşık 7 milyon ton karbondioksit (CO2), ton asit gazları, 750 ton kül üretilmektedir MGW lık nükleer güç santralinden (NGS) den ise yaklaşık 2870 ton CO2 üretilmektedir. Dünyada faaliyet halinde olan nükleer reaktörler küresel ısınmayı yaklaşık yüzde oranında azaltmaktadır. TÜRKİYE DE ENERJİ SEKTÖRÜNÜN DURUMU Günümüzde enerji tüketimi, ekonomik gelişmenin, sanayileşmenin, çağdaş bir toplum olmanın önemli bir göstergesidir. Ama bugün kişi başına enerji tüketimine bakıldığında gelişmiş ülkeler ile gelişmekte olan ülkeler arasında bir uçurum vardır. Ülkelerin Kişi Başına Yıllık Enerji Tüketimi (2009) Gelişmiş ülkeler ortalaması 8.900, ABD , Türkiye 2011 Yılı 3.099, Mersin de 2011 Yılı 1856, dünya ortalaması ise kwh civarındadır. Türkiye de Toplam İthalat İçinde Enerji Sektörünün Yeri 2003 yılında yüzde 16,7; 2005 yılında yüzde 18,20; 2006 yılında yüzde 20, yılında ise yüzde ü (59 milyar $) enerji ile ilgilidir yılında enerjide dışa bağımlılık yüzde lere ulaşmıştır Yılı kurulu gücümüz MW, Enerji üretimimiz yaklaşık 235 milyar KWh olmuştur. Türkiye 2009 yılı Sonu itibariyle kullanılabilir doğalgaz rezervimiz 6.1 milyar m3 tür. Enerji ve doğalgaz tüketiminde dışa bağımlılık yüzde 63, Türkiye de ihtiyaç duyulan petrolün yüzde 92, doğalgazın yüzde 98 ni ithal etmekteyiz. Türkiye nin Tahmini Enerji Potansiyeli Kömür 13,7 milyar ton, Petrol 44,3 milyon ton, Hidrolik 140 GWh/yıl, Doğalgaz 6,2 milyar m3; Rüzgar MW, Güneş TEP (380 milyar kwh/yıl) dir. Dünya Enerji Kaynaklarının Tahmini Ekonomik Ömrü Kömür 250 yıl, Petrol 60 yıl, Doğalgaz 85 yıldır. Bu nedenle nükleer enerji sürekli olarak alternatif bir kaynak olarak düşünülmektedir. Dünyada ve Türkiye de Kaynaklarına Göre Enerji Çeşitleri ve Dağılımı (Yüzde) Dünyada; Hidrolik 15.9, Kömür 41.0, Doğalgaz 21.3, Nükleer 13.5, Güneş ; Türkiye de ise; Hidrolik yüzde 24.4; Kömür yüzde 25.0; Doğalgaz yüzde 46. Nükleer 0; 00. Güneş enerjisi, 00.0 dır. Alternatif Yakıtlardan Enerji Üretimi Yatırım Maliyetleri Kömür , Gaz Hidro , Biyokütle , Rüzgar , Nükleer (cent/kwh) tir. İşletim Maliyetleri Enerji üreten santrallerinin yüzde olarak verimlilik durumlarının karşılaştırıldığında: Hidrolik yüzde 44; Rüzgar yüzde 30; Güneş yüzde 20; Nükleer yüzde 90. Yılda maksimum Çalışma Süreleri Hidrolik 4000; Rüzgar 3000,; Güneş 2500; Nükleer 8000 Saat /yıl dır. Nükleer Santrallerin verimi ve yıllık çalışma süreleri daha fazladır. 1 kg Uranyum-235, 3 milyon ton Kömür, 2.7 milyon ton petrole eşdeğerdir. Enerji Açığımızı Nasıl Karşılayabiliriz? Enerji Tasarrufu, Enerji Kaçaklarının Azaltılması, Enerjinin Verimli Kullanımı-Enerji Verimliliği, Hidrolik, Termik ve Yenilenebilir Enerji Kaynaklarımızın (güneş, rüzgar, biyogaz, dalga, vb.) sonuna kadar kullanımı ve enerji ithalatı ( kömür, doğalgaz vb.) ile karşılayabiliriz. Enerji açığının hangi kaynaktan nasıl karşılanacağı kararı, mevcut siyasal iktidarların vereceği kararlara bağlıdır. Şebeke Kayıp - Kaçak Oranları 2011 yılı itibari ile Ülke Geneli yüzde 24,1, Mersin İli yüzde 14 dir. Nükleer Enerji Dünyada çalışır vaziyette 439 adet nükleer güç santralinden MW enerji elde edilmektedir. Halen küresel düzeyde 44 nükleer santralın (61 ünite) da inşaatı devam etmektedir. Bazı Ülkelerin Toplam Enerji Üretimi İçindeki Nükleer Enerji Payı Litvanya yüzde 80, Fransa yüzde 78, Slovakya yüzde 57, İsviçre yüzde 40, Bulgaristan yüzde 38, Almanya yüzde 28, Japonya yüzde 25, İngiltere yüzde 24, A.B.D. yüzde 20, Çin yüzde 2 dir. Bazı Ülkelerin Nükleer Enerjiye Yaklaşımları İtalya: Nükleer Enerjiyi tamamen programından çıkardı. Almanya: 2023 yılına kadar bütün Nükleer Santrallerini kapatma kararı aldı. Rusya, Japonya, Çin, Güney Kore, Hindistan, Pakistan: Mevcut potansiyelini arttırmakta. ABD, Rusya, İran: Kömür, petrol, doğalgaz kaynakları olmasına rağmen nükleer enerjiden yararlanmakta ve yeni yatırımlar yapmakta, Türkiye: Yatırım programına yeni alıyor. Bu tercihler, tamamen Ülke ve Hükümet Politikaları ile ilgili bir durumdur

18 Nükleer Enerji ve Çevre Sorunları Nükleer güç santrallerinde yakıt maddesi olarak uranyum elementi kullanılmaktadır. Bu maddeler radyoaktif maddelerdir ve çevreye radyasyon (Alfa, Beta, Gama ışınları) yayarlar ve yarılanma sürelerine ulaşıncaya kadar olumsuz etkilerini sürdürürler. Bazı Radyoaktif İzotopların Yarılanma Süreleri: Uranyum (U-235) 7x108 yıl, Uranyum (U- 238) 4,46x109 yıl, Stronsiyum yıl, Plütonyum yıldır. Bu sürelerin uzun olması çevrede olumsuz etkilerinin kalıcılığın bir göstergesidir. Radyasyonun Canlılara (hücre ile direkt etkileşmesi) Olumsuz Etkisi Enerjisi yüksek olan ışınlar (özellikle gama ışınları) hücre yapısında bulunan DNA moleküllerini parçalamakta veya hücre suyunu iyonlaştırarak hücre yapısını bozabilmektedir. Bu şekilde arızalı hücrelerden meydana gelen arızalı hücre sayısı artmakta ve kanser riski yaratmaktadır. Radyasyonun olumsuz etkileri; kanser hastalıkları başta olmak üzere, doğal ömür süresinin kısalması, doğurganlık, organ ve dokularda, kan ve kan yapan dokularda, deri ve saç, sindirim sistemi, akciğerler, idrar yolları, kemikler, gözlerdeki olumsuz etkileri şeklinde özetlenebilir. Önemli Not: Baz İstasyonları, İletişim (cep telefonları), elektrik-elektronik cihazlarından kaynaklanan elektromanyetik kirlilik ile nükleer reaktörde kullanılan radyoaktif maddelerin yaydığı radyasyon farklıdır. Nükleer Silahlar: Atom ve hidrojen bombalarına Nükleer Silahlar denir. Nükleer silah atma vasıtaları; Uçak bombaları, Roketler,Güdümlü füzeler.çevrede olumsuz etkileri olmaktadır. Nükleer Reaktörlerin Çalışma Prensibi: Nükleer santral; Kömür, doğalgaz, fueoil ile çalışan konvansiyonel güç santralleri ile aynı mantıkla çalışırlar. Nükleer Santrallerde yakıt olarak Uranyum,Toryum gibi radyoaktif maddeler kullanılır. Nükleer Reaktör Kurulurken Yer Seçiminde Önemli Olan Başlıca Kriterler: 1.Deprem Bölgesi olmaması, 2. Soğutma Suyu temini (Bu nedenle reaktörler ; deniz veya nehir kenarlarına kurulmak zorundadırlar.) 3. Gerekli ekipmanların taşınabilmesi için kara ve deniz ulaşımı kolay olmalı, 4. üretilen elektrik enerjisinin en az kayıpla Ulusal Enerji Sistemine entegrasyonu dur. Nükleer Güç santralının Yatırım Maliyeti Bileşenleri: yüzde 55 İnşaat-Yatırım, yüzde 20 yakıt, yüzde 20 işletme ve Bakım, yüzde 5 Söküm şeklindedir. Nükleer Atıklar: Nükleer santrallerden çıkan atıklar; Reaktör sahasındaki özel korumalı havuzlarda soğuması için 5-7 yıl bekletilir. Daha sora yakıt işleme tesislerinde işlenir, Geriye kalan nihai atıklar uygun yerlerde uzun süreli depolanır.1000mgw gücündeki Nükleer Güç Santralında; Yaklaşık 70 ton U-235 yakıtı bulunur. Bunun her yıl 1/3 ü değiştirilir. Yılda yaklaşık olarak 27 ton (7 m3) kullanılmış yakıt oluşmaktadır. Nükleer Atık Sorunları Henüz Çözümlenememiştir. Elektrik Üretiminde Kaza - Ölüm Oranları: Enerji santralleri içinde, ölümlü kazalara sebep olma riski en düşük olanı, nükleer santrallerdir. Santralin GW gücü başına yıllık ölümlü kaza oranı; Hidro elektrik santrallerinde: 0, Ölüm/GW.yıl, Kömür santrallerinde: 0, Ölüm/GW yıl, Nükleer santrallerde : 0, ,0125 Ölüm/GW.yıl dır. Nükleer Reaktör Kazaları: Dünyada bilinen büyük ölçekte 13 adet nükleer santral kazası vardır. Bunların en çok bilinenleri; İngiltere de: 1957 Sellafield, ABD de: 1979 Three-Mile İsland, Ukrayna da: 1986 Çernobil, Japonya: 1999 Tokaimura, 2004 Mihama, Mart 2011 Fukushima, Rusya: 1957 Kyshtym, Fransa: 2003 Cruas nükleer kazalarıdır. Türkiye nin toplam uranyum rezervinin ton civarında olduğu tahmin edilmektedir. Türkiye, dünya ölçeğinde uranyum madeni açısından zenginlik sınıflandırılmasında fakir ülkeler grubunda yer almaktadır. AKKUYU NÜKLEER GÜÇ SANTRALI ÇALIŞMALARI Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Rusya Federasyonu arasında yapılan uluslararası bir anlaşmaya göre (6007 Sayılı Kanunu) reaktör yapım işi ihale yapılmadan direkt Rus Firmasına (Akkuyu NGS Elektrik Üretim A.Ş.) verilmiştir. Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışına İlişkin Kanun (5710 Sayılı Kanun),daha sonra Nükleer Güç Santrallerinin Kurulması ve İşletilmesi ile Enerji Satışına İlişkin Kanun Kapsamında Yapılacak Yarışma ve Sözleşmeye İlişkin Usul ve Esaslar ile Teşvikler Hakkında Yönetmelik (19 Mart 2008 tarih ve Sayılı Resmî Gazete) çıkarılmıştır. AKKUYU NGS Projesinin gerçekleştirilmesinde 4 aşamalı bir program öngörülmektedir. 1. Hazırlık dönemi( ), 2. AKKU- YU NGS İnşaatı ( ), 3. AKKUYU NGS nin işletilmesi ve teknik destek ( ), 4. NGS nin işletmeden çıkarılmasısökülmesi (2079 yılından itibaren) Proje: Yap-İşlet-Sahip ol modeli ile yürütülecektir (Sahibi AKKUYU NGS Enerji AŞ. olacaktır).türk firmalarının herhangi bir hissesi yoktur. Üretilen enerjinin yüzde 50 i için Yılları arasında 15 yıl, 12.5 cent/ kwh dan alım garantisi verilmektedir. Kalan Kısmını Firma istediği fiyattan istediği yere satabilecektir yılları arasında ise, elde edilecek yıllık kardan yüzde 20 hisse verilecektir.ayrıca üretime geçildikten sonra her yıl üretimin yaklaşık yüzde 1-2 lik kısmı reaktör sökümü için ayrı bir fonda toplanacaktır. TÜRKİYE DE NÜKLEER ENERJİ VE AKKUYU YA TEPKİLERİN NEDENLERİ Türkiye de; nükleer enerji, termik santraller, hidroelektrik santral kurulmasında yer seçimi ve teknoloji vb. konusu ile ilgili; bazı siyasi partilerin, meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının, ve vatandaşların zaman zaman tepkileri olmaktadır. Türkiye demokratik bir ülke olduğuna göre iyi niyetli tepkileri normal karşılayıp; ilgili kişi ve kuruluşların uzlaşma kültürleri ve iyi niyetlerini ortaya koyarak ülkemiz yararına en uygun olan kararların alınmasına katkı sunulmalıdır. Bu konularda KAMUOYU doğru ve detaylı bir şekilde bilgilendirilmelidir. Tepkilerin başlıca nedenleri: Kamuoyunun yeteri kadar bilgilendirilmemesi - Bu konuda Yüklenici Firmanın yeterli gayretlerinin olmaması. Özellikle Mersin de kamuoyu ile bilgi paylaşımı yapılmaması. İki ülke üst düzey yetkilileri arasında yapılan anlaşma sonucu yapım kararı alındığı için Nasıl olsa yapılacak mantığı nedeniyle yüklenici firma tarafından halk ve kamuoyunun bilgilendirilmesinin çok önemsenmediği. Bu tür yatırımlara başlanmadan önce ÇED raporu alınması gerekirken, henüz ÇED Raporu sürecinin tamamlanmamış olması, Radyasyonun ölümcül etkilerinin fazla olması, Reaktör kazalarının dünyada yaşanmış ve hala yaşanıyor olması, Nükleer atıklara hala net bir çözüm bulunamaması, Nükleer enerji konusunda ciddi bir devlet politikamızın olmaması, (Atom Enerjisi Türkiye de 1956, Rusya da 1955 de kurulmuş ancak Rusya nın kat ettiği mesafe çok fazla) Türkiye de nükleer santral ile ilgili son 40 yılda 4 kez ihale yapılmış fakat sonuçsuz kalmış olması, Ülkemizde tutarlı bir Nükleer Enerji Politikası nın olmadığı,1986 Çernobil kazasından sonra Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) bünyesindeki Nükleer Santraller Dairesi nin pasifize edilmesi, Gerekli fiziki, teknik, bilimsel ve araştırma altyapımızın yeterli olmaması, Yer seçimi konusunda gerekli çalışma ve araştırmaların güncelleştirilmemesi, 1976 yılı başında belirlenen AKKUYU dan daha uygun yerlerin olup olmadığına dair alternatif yerlerin araştırılmaması veya Nükleer Enerji Yatırım Programı ile ilgili detaylı bilgi verilmemesi, Son yıllarda Turizm gelirlerinin milyar dolara ulaşması ve bu konuda Akdeniz Bölgesi sahillerinin önem kazanması, Yapılan ihaleye tek firmanın katılması ve işin verilmesi, rekabet ortamının yaratılmaması, bunun nedenlerinin tam olarak açıklanmaması, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Rusya Fedarasyonu arasında yapılan uluslararası bir anlaşmaya göre ihale yapılmadan direkt Rus firmasına verilmiştir (6007 Sayılı Kanun), Bu anlaşmanın ne anlama geldiği konusunda kamuoynun bilgilendirilmemesi, Projenin AKKUYU NGS ENERJİ AŞ. adında bir uluslararası şirket tarafından Yap- İşlet-Sahip ol modeli ile yürütülecek olması, firma tarafından üretilen elektrik enerjisinin 15 yıl ( yılları) için yüzde 50 nin 12.5 cent/kwh dan alımının kesinleşmesinin, kalan yüzde 50 lik kısmının fiyatının belli olmaması, 2035 yılından sonra ise tamamı için net bir fiyat anlaşmasının olmaması,ayrıca 2035 tarihinden sonra yıllık şirket karının yüzde 20 lik bir kısmının Türkiye Cumhuriyeti devletine verilmesi. Bu karın ne olacağı şimdiden net olmadığı gibi, AKKUYU daki mevcut reaktör alanının yıllık süre ile şirket karının yüzde 20 si karşılığı ile bir nevi kiraya verilmiş kanaatinin oluşması, şirketin başka bir sorumluluğunun olmaması, Yerli kaynaklarımız (hammadde, ekipman, insan gücü vb.) devre dışı bırakılarak Anahtar teslimi iş yaptırılması, bunun gelecekte ülkeye verebileceği olası zarar endişeleri, Bölge üniversite, araştırma kuruluşları vb. ile projeler, sahada hemen başlatılması gereken araştırmalarda işbirliği yapılmaması, Araştırma kuruluşları, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, basın vb. nin bu konularda yeteri kadar bilgilendirilmemesi. Bilgi akışı-iletişim konularında şirket yetkililerine ulaşılamaması, Petrol, doğalgaz vb. satan ülkelerin kendi çıkarları için Türkiye de nükleer enerji aleyhine yapabilecekleri lobi faaliyetleri, Yerli sanayinin katkısı düşük tutularak kurulacak bir nükleer santralin pahalı bir ithal malı olmaktan öteye gidemeyeceği endişeleri, Bu endişelerin üzerinde mutlaka durulması, yetkililer tarafından kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekir. Türkiye nin bu günkü ve gelecekteki kalkınma ve ekonomik büyüme hızına göre enerji açığı olacağı bir gerçek. Enerji ithalatı yapmak durumundayız. Alternatif kaynaklar: Kömür, Petrol, Doğalgaz, Nükleer Enerji olarak görünmektedir. Kaynak- Teknoloji tercihi tamamen siyasal iktidarlara aittir. Ne Enerji için ÇEVREDEN, ne de Çevre için ENERJİDEN vazgeçmeliyiz. Ülke gerçekleri ve uzlaşma kültürümüzü ön plana çıkararak optimum şartları yaratmalıyız. Bütün sorunları çözülmüş, enerji ihtiyacı ve kalkınma planları iyi yapılmış, bölgesinde lider bir TÜRKİYE, ülkemizin ve Ortadoğu nun önemli bir ticaret merkezi MERSİN, sağlıklı, huzurlu, mutlu, yaşanılabilir bir çevre ile mümkündür. Bu ise; bütün vatandaşlarımızın ortak arzusu olmalıdır KAYNAKLAR www. AKKUYU NGS TEDAŞ Enerji Üretim Raporu, TE- DAŞ Mersin İl Müdürlüğü 2012 Verileri Enerji Verimliliği, T.C Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Elektrik İşleri Etüt İdaresi Genel Müdürlüğü S. Kadıoğlu, Z. Tellioğlu. Enerji Kaynaklarının Kullanımı ve Çevreye Etkileri. TMMOB 1. Enerjı Sempozyumu Kasım 1996 Ankara Türkiye Elektrik Enerjisi 10 Yıllık Üretim Kapasite Projeksiyonu ( ), Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü APK Dairesi Başkanlığı.Temmuz Yılı Enerji Yatırımları. enerji.gov.tr Elektrik Piyasası Raporu, Enerji Yatırımcısı El Kitabı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Ö.Güler. Dünyada ve Türkiye de Rüzgar Enerjisi. İstanbul Teknik Üniversitesi, Enerji Enstitüsü 2010 F.Keskin, E. Ertuğrul. Enerji Sektörü Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Müdürlüğü.Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.Ağustos Ankara Güneş Enerjisi Sektör Raporu. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı. Şubat 2011 Enerji Verimliliği Raporu. TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası - Ocak 2012 Ankara. O. Türkyılmaz, C. Özgiresun. Türkiye'nin Enerji Görünümü TMMOB Makina Mühendisleri Odası. Ağustos 2012.

19 DENİZ FENERİ İki tür insan vardır. Odaya girdiğinde işte geldim diyenler ve demek buradasınız diyenler. Frederick Collins Üzüntü kendi kendini giderir, ama mutluluğun tam zevkini çıkarmak için onu paylaşacağınız birinin olması gerekir. Mark Twain Tembellik çoğu zaman sabırla karıştırılır. Fransız Atasözü Her şeyi elde edebilirsin. Ama aynı anda değil! Oprah Winfrey İyi bir roman bize kahramanının gerçeklerini, kötü bir romansa yazar hakkındaki gerçekleri anlatır. G. K. Chesterton Hepimizin aynı fikirde olması iyi bir şey değildir. Yaratıcılığı ortaya çıkaran fikir ayrılıklarıdır. Aldous Huxley Dostun üzüntüsüne acı duyabilirsin. Bu kolaydır; ama dostun başarısına sempati duyabilmek, sağlam bir karakter gerektirir. Oscar Wilde İnsana: Kendini bil! denilmesi, yalnız gururunu kırmak için değil, değerini de bildirmek içindir. Cicero Ne kadar değişirsen değiş, İlk nerede mutlu olduysan hep oraya çevirirsin kafanı J. Christophe İhtiyaç, icatların anasıdır. Wıllıam Wycherley Güzellik fazlalıktan arınmışlıktır. Michelangelo Küstahlık, zayıf insanın güçlü olma taklididir. Eric Hoffer İnsanlar başaklara benzer. İçleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler. Montaigne 36

20 Meryem Boğa MDTO Proje Finans Uzmanı Türkiye deki Tersaneler pay yüzde 41,8 olarak gerçekleşmiş ve Denizcilik Müsteşarlığı kurulmuştur yılları arasında gemi inşa sektöründe patlama yaşanmış ancak 1999 krizinden sektör oldukça olumsuz etkilenmiştir. Sekizinci beş yıllık kalkınma planı döneminde dünya deniz ticareti ve navlun piyasalarında yaşanan gelişmelere paralel olarak Türkiye deki tüm kıyılara yeni tersane yatırım talebi gelmiş ve ilk kez Türkiye Tersaneler Master Planı oluşturulma kararı alınmıştır planında kısa mesafe deniz yolu taşımalarını arttıracak gemi ve liman yatırımlarına ağırlık verileceği belirtilmiştir. Çok sayıda iş gücüne ihtiyaç duyularak teknolojiden uzak yöntemlerle üretim yapan birinci nesil tersanelerinden sonra daha karmaşık yapıya sahip yüksek kapasiteli tersanelerde üretim yapılmaya başlanmıştır. Günümüzde gemi inşa sanayi; yat inşaatı, gemi inşaatı, gemi onarımı, gemi yan sanayisi ve teknik hizmetler gibi birçok sanayi kolunun bir arada faaliyet gösterdiği bir alana dönüşmüştür. Gemi inşasında kullanılan teknolojilerin hızla gelişmesi, dünya deniz ticaretindeki eğilimlere göre ihtiyaçların farklılaşması, gemi boyutlarının büyümesi ve gemi inşasında kullanılan yapı malzemelerinin farklılaşması neticesinde tersaneler modernleşmiştir. Ülkemizde modern şekilde gemi inşası yapan tersaneler en çok Tuzla, Kocaeli ve Yalova bölgesinde yoğunlaşmıştır yılında 37 adet olan tersane sayısı 2007 yılında 62 ye ulaşmış, 2011 yılı sonunda ise 140 ı aşmıştır. Ancak 71 tanesi faal olarak çalışmaktadır. Türkiye deki tersanelerin faaliyetlerinin başlangıcının Anadolu Selçuklu Devleti ne (M.S.1071) kadar uzanan bir geçmişe sahip olduğu bilinmektedir. Bu dönemde bilinen ilk tersaneler Alanya, İzmir ve Sinop tur. Tersane kelimesi Osmanlı da 16 yy. a kadar kullanılmamış olsa da bilinen ilk Türk Tersanesi 1081 yılında kurularak 50 parçalık bir filo inşa edilmiştir. Ancak düzenli ve büyük ilk Türk tersanesi 1390 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılan Gelibolu Tersanesi dir. Gelibolu tersanesi, Tersane-i Amire kurulana kadar en büyük tersane olmuştur. Fatih Sultan Mehmet tarafından 1455 yılında Haliç Tersaneleri kurulmuş ve Gelibolu Tersanelerindeki malzemeler buraya taşınarak Osmanlı donanması için gemi inşa etmeye başlamıştır. Kendi dönemi için dünyanın en büyük tersanelerinden biri olan Haliç Tersaneleri Osmanlı donanması için yılda neredeyse 250 gemi inşa edebilecek kapasiteye ulaşmıştır. Haliç tersanelerinin bir bölümü Galata tersaneleri için ayrılmıştır. Yavuz Sultan Selim döneminde birçok gemi inşa eden bu tersanelerin adı Galata-Haliç-İstanbul tersaneleri olarak da bilinirken Tersane-i Amire adını almış ve Osmanlı Devleti nin yıkılışına kadar varlığını sürdürmüştür. Tersane-i Amire de 1827 de ilk buharlı gemi gelene kadar birçok yelkenli ve kürekli gemi üretilmiş ve malzemeleri Osmanlı topraklarından karşılanmıştır. Tersane-i Amire de ilk buharlı gemi 1829 yılında inşa edilmiştir. Osmanlı denizlerinde Türk gemilerinin hâkimiyeti Birinci Dünya Savaşı na kadar devam ederken, savaş sırasında birçok geminin yok edilmesi ve savaş sonrası süreçte kapitülasyonların kaldırılması ile Türk ticaret filosu küçülmüştür. Savaştan önce 110 bin ton olan filo, savaştan sonra 83 bin tona düşmüştür. Bununla birlikte yokluk içinde geçen yıllarda gemilerin bakım onarımı yapılamaması ve filoya yeni gemi katılamaması nedeni ile 1922 yılında Türk ticaret filosu 16 bin tona düşmüştür. Cumhuriyet döneminde denizciliğe özel bir önem verilmiştir çünkü denizciliğin ekonomik katkısı ve endüstrinin temelini oluşturabileceği anlaşılmıştır. Atatürk ün Denizciliği Türk ün milli ülküsü olarak düşünmeli az zamanda başarmalıyız. sözü Cumhuriyet dönemimde denizciliğe verilen önemi en iyi şekilde göstermektedir. Birinci Dünya Savaşından sonra ilk olarak Gölcük tersanesi kurulmuş ve 1930 lu yıllara gelindiğinde ülkedeki hasar görmüş tüm tersaneler onarılmıştır. Ancak hem teknoloji hem de teknik personelin yetersizliği nedeniyle tersanelerde küçük tonajlı gemiler üretilebilmiş ve daha ziyade bakım onarım işleri yapılabilmiştir. Yetişmiş insan gücü açığını kapatmak amacıyla Mühendis Mektebi Alisi kurulmuş ve 1944 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi ne dönüştürülmüştür. Bu yıllardan sonra tersanecilikte oldukça iyi gelişmeler yaşanmış ve bu sayede 1958 yılında Türkiye IMO, OECD ve UNCTAD ye üye olmuştur. Askeri gemilerin üretilmesinin yanı sıra 1960 lı yıllarda Haliç, Camialtı ve İstinye tersanelerinde yolcu gemileri de üretilmeye başlanmıştır yılına gelindiğinde askeri amaçlı olmayan tersanelerde yıllık 10 bin dwt e kadar, askeri tersanelerde ise 23 bin dwt e kadar gemi üretilmeye başlanmıştır. Ticari gemilerin de aktif şekilde çalışmaya başlaması ile 1962 yılı sonunda limanlarda yüklenen ve boşaltılan toplam yük miktarı 7,8 milyon ton olarak raporlanmıştır yılında başlayan Türkiye de kalkınma planları sayesinde planlı döneme geçildiğinde deniz ticareti ve tersaneciliğe ayrı bir önem verilmiş ve denizcilik sektörü kalkınma planları içine dâhil edilmiştir yılları arasındaki birinci beş yıllık kalkınma planının ardından yıllık ortalama gemi üretimi % 27,2 lik bir artış göstermiştir yılları arasındaki ikinci beş yıllık kalkınma planında Pendik te tersane yapılmasına karar verilmiş ve dönem sonunda ise Türkiye yurt dışından sipariş almaya başlamıştır yılları arasındaki dönemde ise Türk filosu 2753 gemiden oluşan 1,8 milyon dwt lik bir büyüklüğe ulaşmıştır. Dördüncü dönemde planlı şekilde Tuzla Gemi İnşa Sanayi bölgesi oluşturulmuştur. Beşinci dönemin en önemli gelişmelerinden biri ise limanlardaki yükleme boşaltma kapasitesinin 81,5 milyon tona ulaşmış olmasıdır. Altıncı beş yıllık kalkınma döneminde Türk bayraklı gemilerin dış ticaret taşımalarından aldığı Yukarıda bahsedildiği gibi köklü bir yapıya sahip olan tersaneler zaman içinde evirilerek günün gerekliliklerine uyum sağlamıştır. Dünyada yaşanan 2008 ve 2011 küresel krizlerine, iklim değişikliklerine ve bu olayların dünya deniz ticaretine yansımaları sonucunda birçok tersane kapanmış ya da faaliyetlerine ara vermek zorunda kalmıştır. Günümüzde çalışan tersaneler yeni inşa siparişleri almakta zorlandıkları için daha çok bakım onarıma yönelmiş durumdadır. Türk tersanelerinin kapasitesinin çok yüksek olması ve iyi kalitede gemi üretebilmelerine rağmen tersanecilikte ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır. Ülkemizde bir yılda üretilebilecek gemi kapasitesi 1 miyon dwt yi aşmıştır. Tersanelerdeki bakım onarım kapasitesi ise 14,6 milyon dwt ten fazladır. Ancak tüm bu özelliklere rağmen en çok gemi inşa eden Çin ve Güney Kore ile fiyat açısından yarışamamaktadır. Dar boğaza giren tersaneler finansal destek bulamaz ve kendi işlerini yapamaz hale gelirlerse bu Türk Denizciliği için oldukça sıkıntı yaratacak bir duruma dönüşebilir. Kaynaklar: Türk Denizcilik Sektörü Tarihçesi, turk-denizcilik-sektorunun-tarihcesi.html Türkiye de Tersanelerin Tarihi ve Gemi İnşa Sanayisinin Gelişimi, Cilt:49, Sayı:578, Sayfa: 23-47, Yazan: Arzu Yıldız, Mühendis ve Makine Dergisi

Yaşanabilir Bir Şehir için İzmir Bölge Planı Hedefleri. H.İ.Murat ÇELİK, PMP Birim Başkanı

Yaşanabilir Bir Şehir için İzmir Bölge Planı Hedefleri. H.İ.Murat ÇELİK, PMP Birim Başkanı Yaşanabilir Bir Şehir için İzmir Bölge Planı Hedefleri H.İ.Murat ÇELİK, PMP Birim Başkanı Yaşanabilir Şehirler Sempozyumu 1. İZKA 2. İzmir Bölge Planı 3. Yaşanabilir Şehir Hedefleri İçerik 1.

Detaylı

SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI

SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI etkinlikler SANAYİ LOKOMOTİF SEKTÖR OLMAKTAN ÇIKTI IV. Makina Tasarım ve İmalat Teknolojileri Kongresi Makina Mühendisleri Odası Konya Şubesi sekretaryalığında düzenlendi... IV. Makina Tasarım ve İmalat

Detaylı

BOLU KENT VİZYONU HEDEF 2023

BOLU KENT VİZYONU HEDEF 2023 BOLU KENT VİZYONU HEDEF 2023 VİZYONUMUZU OLUŞTURDUK BOLU ÜNİVERSİTE, TURİZM,SPOR VE SAĞLIK KENTİ OLACAK BOLU nun GELECEĞİNİ PLANLADIK Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) ile Bolu Belediyesi arasında imzalanan

Detaylı

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor

İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor İstanbul görkemli maketi ve inşaat firmalarıyla MIPIM Fuarı nda İTO Başkanı İbrahim Çağlar: İstanbul yerli ve yabancı yatırımcıya muazzam fırsatlar sunuyor "Nasıl ki Nuri Bilge, Cannes film festivalinin

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr

ANKARA KALKINMA AJANSI. www.ankaraka.org.tr ANKARA KALKINMA AJANSI www.ankaraka.org.tr TÜRKİYE'NİN En Genç Kalkınma Ajansı Ankara Kalkınma Ajansı bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak, bölgenin rekabet gücünü artırmak ve gelişimini hızlandırmak

Detaylı

EGELİ & CO.: REEL YATIRIMLAR İÇİN YERLİ ve YABANCI FİNANSAL YATIRIMCIYI TARIM SEKTÖRÜNE ÇEKECEĞİZ

EGELİ & CO.: REEL YATIRIMLAR İÇİN YERLİ ve YABANCI FİNANSAL YATIRIMCIYI TARIM SEKTÖRÜNE ÇEKECEĞİZ Egeli & Co. Yatırım Holding A.Ş. 13 Ekim 2010 Basın Bülteni EGELİ & CO.: REEL YATIRIMLAR İÇİN YERLİ ve YABANCI FİNANSAL YATIRIMCIYI TARIM SEKTÖRÜNE ÇEKECEĞİZ Halka açık bir şirket olan Egeli & Co. Yatırım

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013

GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 GÜNEY EGE BÖLGE PLANI 2010-2013 SUNUM AKIŞI Bölge Planı Hazırlık Süreci Paydaş Analizi Atölye Çalışmalarının Gerçekleştirilmesi Mevcut Durum Analizi Yerleşim Yapısı ve Yerleşmeler Arası İlişki Analizi

Detaylı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı

Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı Emekliler Gelecek Stratejileri Konferansı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: -EMEKLİLERİMİZİN, EMEKLİLİK HAKLARINI EN İYİ ŞEKİLDE KULLANABİLMELERİ DEVLETİN ÖNDE GELEN GÖREVLERİ ARASINDADIR -EMEKLİLERİMİZ

Detaylı

MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ

MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ İZMİR KONAK 1. ETAP (ALSANCAK KAHRAMANLAR BÖLGESİ) 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI HAKKINDA RAPOR 22.07.2013 1 İZMİR KONAK 1. ETAP (ALSANCAK KAHRAMANLAR BÖLGESİ) 1/5000 ÖLÇEKLİ

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :8. Syf Sayfası :11. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Meslekdaşlardan Selvitopu na Ziyaret Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İzmir Şubesi yönetimi, Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KARŞIYAKA SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KARŞIYAKA SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KARŞIYAKA SONUÇ RAPORU Tarih: 8 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 40 Katılımcı listesindeki Sayı: 36 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Resmî Gazete Sayı : 29361

Resmî Gazete Sayı : 29361 20 Mayıs 2015 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 29361 TEBLİĞ Orman ve Su İşleri Bakanlığından: HAVZA YÖNETİM HEYETLERİNİN TEŞEKKÜLÜ, GÖREVLERİ, ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA TEBLİĞ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi

Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Dr. Mustafa KURUCA Isparta da Sosyal Güvenlik Reformunun Yansımaları ve Sosyal Güvenlikte Teşvik Uygulamaları konulu konferans verdi Isparta Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünce düzenlenen Sosyal Güvenlik Reformunun

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-5 Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Karabağlar 5 Yılda Modern Hale Dönüşecek Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu hedefinin Karabağlar ı

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ GAZİEMİR SONUÇ RAPORU Tarih: 15 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 60 Katılımcı listesindeki Sayı: 57 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları,

Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, Sayın Başbakanım, Değerli Bakanlarım, Değerli İhracatçılar, Değerli Basın Mensupları, 26 ihracatçı sektörümüzdeki, 61 bin ihracatçımızın temsilcisi Türkiye İhracatçılar Meclisi nin Sektörler Toplantısı

Detaylı

KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm

KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm MSGSÜ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA BÖLÜMÜ PLN 703 KENTSEL POLİTİKALAR II. Bölüm 2014-2015 GÜZ YARIYILI Prof.Dr. Fatma ÜNSAL unsal.fatma@gmail.com TÜRKİYE NİN KENTLEŞME DİNAMİKLERİ Cumhuriyet öncesi Cumhuriyet

Detaylı

KENTLI, YOĞUN, HIZLA YAŞLANAN BIR NÜFUS

KENTLI, YOĞUN, HIZLA YAŞLANAN BIR NÜFUS YEREL-BÖLGESEL POLITIKALARIN PLANLANMASINDA SÖZ HAKKIMIZ KANAL İSTANBUL PROJESI KENTLI, YOĞUN, HIZLA YAŞLANAN BIR NÜFUS Türkiye nüfusunun yaklaşık beşte biri, yani 14 milyon 160 bin 467 kişi, İstanbul

Detaylı

ÇANAKKALE NİN GELİŞME ALANLARINDA EKOLOJİK YAKLAŞIMLAR. İsmail ERTEN

ÇANAKKALE NİN GELİŞME ALANLARINDA EKOLOJİK YAKLAŞIMLAR. İsmail ERTEN ÇANAKKALE NİN GELİŞME ALANLARINDA EKOLOJİK YAKLAŞIMLAR İsmail ERTEN Çanakkale bölgesi düz damlı ve kırma çatılı yapılar dağılım Çanakkale kentinin yerleşim alanlarının 1. dönem dağılışı 1462-1500 Çanakkale

Detaylı

Kente katbekat değer katan uzmanlık:

Kente katbekat değer katan uzmanlık: Kente katbekat değer katan uzmanlık: İbrahim Dumankaya Holding ten kente değer katan bir vizyon; DKY İnşaat. Temelleri 1961 yılında atılan İbrahim Dumankaya Holding in 52 yıllık inşaat deneyimi ve birikimi,

Detaylı

TMMOB MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ İZMİR ALSANCAK KRUVAZİYER LİMANI NAZIM VE UYGULAMA İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ KAKKINDA RAPOR

TMMOB MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ İZMİR ALSANCAK KRUVAZİYER LİMANI NAZIM VE UYGULAMA İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ KAKKINDA RAPOR TMMOB MİMARLAR ODASI İZMİR ŞUBESİ İZMİR ALSANCAK KRUVAZİYER LİMANI NAZIM VE UYGULAMA İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ KAKKINDA RAPOR 1 ARALIK 2015 1 İZMİR KRUVAZİYER LİMANI İMAR PLANLARI DEĞİŞİKLİĞİ HAKKINDA RAPOR

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü 1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü Yüksek Mimar Orhan Ersan tarafından tasarlanmış olan Balıkesir

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 1 Adana Gelecek Stratejisi Konferansı Çalışmanın amacı: Adana ilinin ekonomik, ticari ve sosyal gelişmelerinde

Detaylı

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar

Türkiye de Stratejik Çevresel Değerlendirme: İhtiyaçlar, Zorluklar ve Fırsatlar Technical Assistance for Implementation of the By-Law on Strategic Environmental Assessment EuropeAid/133447/D/SER/TR Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği'nin Uygulanması Teknik Yardım Projesi

Detaylı

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR

2013/101 (Y) BTYK nın 25. Toplantısı. Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] KARAR 2013/101 (Y) Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin İzlenmesi [2013/101] BTYK nın 2009/102 no.lu kararı kapsamında hazırlanan ve 25. toplantısında onaylanan Üstün Yetenekli Bireyler Stratejisi nin koordinasyonunun

Detaylı

Levent SÜMER, PMP, Torunlar GYO Planlama Müdürü, UPYE Kurucu YK Üyesi

Levent SÜMER, PMP, Torunlar GYO Planlama Müdürü, UPYE Kurucu YK Üyesi PMI Türkiye Proje Yönetim Zirvesi Eylül 27-28, 2013 Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Levent SÜMER, PMP, Torunlar GYO Planlama Müdürü, UPYE Kurucu YK Üyesi 1 Levent SÜMER (PMP) Torunlar GYO Planlama Müdürü

Detaylı

MARDİN YDO 2011 YILI 6 AYLIK FAALİYET BRİFİNGİ

MARDİN YDO 2011 YILI 6 AYLIK FAALİYET BRİFİNGİ MARDİN YDO 2011 YILI 6 AYLIK FAALİYET BRİFİNGİ KURULUŞ 2 Temmuz 2010 tarihinde Devlet Bakanı Sayın Cevdet YILMAZ ve Mardin Valisi Sayın Hasan DURUER tarafından resmi açılışı gerçekleştirilmiştir. Mardin

Detaylı

BAKA BULUŞMALARI -I-

BAKA BULUŞMALARI -I- BAKA BULUŞMALARI -I- Onur Konuğu Isparta Belediye Başkanı Y. Mimar Yusuf Ziya GÜNAYDIN Tarih 01 Ekim 2010 Cuma Saat 10:00 Katılımcılar Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri ve Uzmanları Batı Akdeniz

Detaylı

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 İÇERİK Amaç, Vizyon Hazırlık Süreci İnovasyona Dayalı Mevcut Durum Stratejiler Kümelenme ile ilgili faaliyetler Sorular (Varsa) İNOVASYON & KÜMELENME

Detaylı

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu

Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası. 2014 Yılı Faaliyet Raporu Kırıkhan Ticaret ve Sanayi Odası 2014 Yılı Faaliyet Raporu BAŞKANDAN Odamızın kurumsal yapısı ve yarım asırlık tarihinden elde ettiği tecrübe ve birikim sayesinde, son derece sağlam temeller üzerinde yapılanmıştır.

Detaylı

H+Bredgatan H+ BREDGATAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ. Erik Giudice Architects sunar. Helsingborg, İsveç

H+Bredgatan H+ BREDGATAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ. Erik Giudice Architects sunar. Helsingborg, İsveç Görseller: EGA H+ BREDGATAN KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ Helsingborg, İsveç İsveç in en iddialı planlama ve kentsel dönüşüm projelerinden biri olan H+ projesi, Helsingborg kentinin güney kısımlarının mavi-yeşil

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

İBRAHİM ARAP. e-posta: ibrahim.arap@deu.edu.tr Tel: +0. 232. 420 41 80 / 20620. 2004-2009 : Dokuz Eylül Üni. Sosyal Bilimler Enst.

İBRAHİM ARAP. e-posta: ibrahim.arap@deu.edu.tr Tel: +0. 232. 420 41 80 / 20620. 2004-2009 : Dokuz Eylül Üni. Sosyal Bilimler Enst. İBRAHİM ARAP e-posta: ibrahim.arap@deu.edu.tr Tel: +0. 232. 420 41 80 / 20620 KİŞİSEL BİLGİLER Uyruğu : T.C Doğum Tarihi : 01.02.1972 Doğum Yeri : Mersin Medeni Durumu : Evli ÖĞRENİM 2004-2009 : Dokuz

Detaylı

ŞEHİR (KENT) PLANCISI

ŞEHİR (KENT) PLANCISI ŞEHİR (KENT) PLANCISI TANIM Şehirlerin, planlı ve düzenli bir biçimde gelişmesi için, değişimde etkili olabilecek sosyal, mekansal, teknik, ekolojik, estetik, kültürel vb. etmenleri birlikte değerlendirerek

Detaylı

Askerlik Durumu : Tamamladı (20.11.1999-20.03.2001)

Askerlik Durumu : Tamamladı (20.11.1999-20.03.2001) Adı ve Soyadı : Gökhan TENİKLER Doğum Tarihi : 11/10/1974 Medeni Durumu : Evli Uyruğu : T.C. Askerlik Durumu : Tamamladı (20.11.1999-20.03.2001) EĞİTİM DURUMU İlk ve Ortaöğrenimini İzmir de Tamamlamıştır.

Detaylı

İZMİR İLİ, ALİAĞA İLÇESİ, ÇAKMAKLI KÖYÜ, LİMAN AMAÇLI 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI DİLEK ÇAKANŞİMŞEK ŞEHİR PLANCISI

İZMİR İLİ, ALİAĞA İLÇESİ, ÇAKMAKLI KÖYÜ, LİMAN AMAÇLI 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI DİLEK ÇAKANŞİMŞEK ŞEHİR PLANCISI İZMİR İLİ, ALİAĞA İLÇESİ, ÇAKMAKLI KÖYÜ, LİMAN AMAÇLI 1/5000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI DİLEK ÇAKANŞİMŞEK ŞEHİR PLANCISI 1- GİRİŞ : Aliağa ve Nemrut Liman bölgelerinden başlayarak Horozgediği Liman sahasına

Detaylı

Kamuda Dijital Dönüşüm Çalıştayı Yapıldı

Kamuda Dijital Dönüşüm Çalıştayı Yapıldı Kamuda Dijital Dönüşüm Çalıştayı Yapıldı KALKINMA BAKANI CEVDET YILMAZ: -YENİ BİR BİLGİ TOPLUMU STRATEJİSİ VE EYLEM PLANINI TAMAMLAMIŞ DURUMDAYIZ, BU EYLEM PLANIMIZ BÜYÜME VE İSTİHDAM ODAKLI -EYLEM PLANINDA

Detaylı

ALANSAL UYGULAMALAR. 6306 sayılıafet RİSKİALTINDAKİALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN ve UYGULAMA YÖNETMELİĞİ

ALANSAL UYGULAMALAR. 6306 sayılıafet RİSKİALTINDAKİALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN ve UYGULAMA YÖNETMELİĞİ ALTYAPI ve KENTSEL DÖNÜŞÜM HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ALANSAL UYGULAMALAR 6306 sayılıafet RİSKİALTINDAKİALANLARIN DÖNÜŞTÜRÜLMESİ HAKKINDA KANUN ve UYGULAMA YÖNETMELİĞİ İsmail TÜZGEN Şehir Plancısı 6306

Detaylı

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015

BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 BULGARİSTAN ÜLKE RAPORU 05.02.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Bulgaristan a ihracat yapan 585 firma bulunmaktadır. 31.12.2013

Detaylı

GAZİANTEP GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ DEĞERLENDİRME VE ÖNGÖRÜLER 2015 EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ GAZİANTEP, 24 KASIM 2011

GAZİANTEP GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ DEĞERLENDİRME VE ÖNGÖRÜLER 2015 EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ GAZİANTEP, 24 KASIM 2011 GAZİANTEP GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ DEĞERLENDİRME VE ÖNGÖRÜLER 2015 EKONOMİ VE STRATEJİ DANIŞMANLIK HİZMETLERİ GAZİANTEP, 24 KASIM 2011 KONUT SEKTÖRÜ İÇİN DEMOGRAFİK ÖNGÖRÜLER YILLAR NÜFUS ARTIŞ HIZI % TOPLAM

Detaylı

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığığ Ülke ve Kamu Kurumları Düzeyinde Strateji Yönetimi Anıl YILMAZ Stratejik t Planlama l Dairesi i Bşk. ODTÜVT Yönetim ve Mühendislik Günleri 2 Mart 2008 Gündem Ülkesel

Detaylı

ELÇİN ÜNER GfK Türkiye Yönetici Ortağı

ELÇİN ÜNER GfK Türkiye Yönetici Ortağı Sürdürülebilir Marka Şehir: İzmir Araştırması ELÇİN ÜNER GfK Türkiye Yönetici Ortağı Araştırmanın Amacı İzmir in sürdürülebilirlik konusunda bir marka şehir olması yolunda İzmir de yapılan / yapılması

Detaylı

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı.

Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Basın Bülteni Şişecam, Yenişehir de dünya genelinde tek lokasyonda kurulu en büyük Cam Kompleksi nin yeni yatırımlarını açtı. Şişecam, Yenişehir Cam Kompleksi nde yer alan Anadolu Cam Fabrikası 4. Cam

Detaylı

ENDAZE. TMMOB Gemi Mühendisleri Odası. www.gmo.org.tr GEMİ İNŞAA&TASARIM SEKTÖRÜNDE DEVLET DESTEĞİ SEMİNERİ GERÇEKLEŞTİRDİK

ENDAZE. TMMOB Gemi Mühendisleri Odası. www.gmo.org.tr GEMİ İNŞAA&TASARIM SEKTÖRÜNDE DEVLET DESTEĞİ SEMİNERİ GERÇEKLEŞTİRDİK ENDAZE TMMOB Gemi Mühendisleri Odası Gemi ve Deniz Teknolojisi dergisinin özel sayısıdır. Gemi Mühendisleri Odası üyelerine faks ve e-posta yolu ile iletilir. Ulaşmasını istediğiniz faks/eposta detaylarını

Detaylı

İZMİR İLİ, KONAK İLÇESİ, ALSANCAK MAHALLESİ PLAN AÇIKLAMA RAPORU

İZMİR İLİ, KONAK İLÇESİ, ALSANCAK MAHALLESİ PLAN AÇIKLAMA RAPORU İZMİR İLİ, KONAK İLÇESİ, ALSANCAK MAHALLESİ 2334 ADA 33 PARSELE AİT 1/5.000 ÖLÇEKLİ NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ PLAN AÇIKLAMA RAPORU ALAN TANIMI Planlama çalışması gerçekleştirilen alan; İzmir İli, Konak

Detaylı

Yeni Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi

Yeni Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon, 12-13 Mayıs 2014, IV. Arazi Yönetimi Çalıştayı Yeni (6360) Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon, 12-13 Mayıs 2014 6360 sayılı

Detaylı

1. Hatay Lojistik Zirvesi Açılış Sunumu Hatay ın Gelişmesi İçin Lojistik Çalışmalar 18 Ekim 2012

1. Hatay Lojistik Zirvesi Açılış Sunumu Hatay ın Gelişmesi İçin Lojistik Çalışmalar 18 Ekim 2012 1. Hatay Lojistik Zirvesi Açılış Sunumu Hatay ın Gelişmesi İçin Lojistik Çalışmalar 18 Ekim 2012 Atilla Yıldıztekin Lojistik Yönetim Danışmanı Atilla@yildiztekin.com Lojistik? Son 5 Yılda Türkiye de hazırlanan

Detaylı

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Var olduğundan bu yana çevre şartlarına göre şekillenen fiziksel, yapısal ve davranışsal değişimleri ile türünü güçlendirerek sürdüren canlılar arasında insan, bu doğal değişimlerle

Detaylı

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları Ekonomi Bakanligi Ev Sahipliginde Özet 5 Ekim 2015 Hilton Istanbul Bosphorus Hotel İstanbul,

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği

Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği 2023 Vizyonu Çerçevesinde Türkiye Tarım Politikalarının Geleceği Çalıştayı Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği Dr. Yurdakul SAÇLI Kalkınma Bakanlığı İktisadi Sektörler ve Koordinasyon Genel

Detaylı

TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR)

TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR) TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR) ARGE İNOVASYON YENİLENEBİLİR ENERJİ ÇALIŞTAYI ÇALIŞMA GRUBU RAPORLARI TARIMSAL MEKANİZASYON VE OTOMASYON GRUP RAPORU 20 Ekim 2010, Isparta

Detaylı

bul ULUSLARARASI EYLEM PLANI ÇALIŞTAYI OTURUM - YAŞAMA VE ÇALIŞMA MEKANLARI Yüklenici

bul ULUSLARARASI EYLEM PLANI ÇALIŞTAYI OTURUM - YAŞAMA VE ÇALIŞMA MEKANLARI Yüklenici bul ULUSLARARASI EYLEM PLANI ÇALIŞTAYI OTURUM - YAŞAMA VE ÇALIŞMA MEKANLARI Yüklenici KALİTELİ ve SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAMA ve ÇALIŞMA MEKANLARI AMACINA İLİŞKİN EYLEMLER (Kısa Vade) 1 MEKANSAL ORGANİZASYON

Detaylı

HAZİRAN AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ

HAZİRAN AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ HAZİRAN AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 28.06.2015 Haziran ayı içerisinde Odamız tarafından; üyelerimizce talep edilen 42 adet Kapasite Raporu, 10 adet

Detaylı

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI Bölgesel Yenilik Stratejisi Çalışmaları; Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi İstanbul Bölgesel Yenilik Stratejisi Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi Önemli Not: Bu anketten elde

Detaylı

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İMAR VE ŞEHİRCİLİK DAİRE BAŞKANLIĞI ŞEHİR PLANLAMA MÜDÜRLÜĞÜ NE

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İMAR VE ŞEHİRCİLİK DAİRE BAŞKANLIĞI ŞEHİR PLANLAMA MÜDÜRLÜĞÜ NE Tarih: 24.02.2011 Sayı: 2011/0244 İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ İMAR VE ŞEHİRCİLİK DAİRE BAŞKANLIĞI ŞEHİR PLANLAMA MÜDÜRLÜĞÜ NE Konu: 24.01.2011 tarihinde askıya çıkarılan EYÜP İlçesi, Rekreasyon Alanı

Detaylı

9.2.12. Beşiktaş Residence Tower 11.11.2008 / 28.10.14185. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

9.2.12. Beşiktaş Residence Tower 11.11.2008 / 28.10.14185. Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi 9.2.12. Beşiktaş Residence Tower 11.11.2008 / 28.10.14185 Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi Mesleki Denetimde Çevresel Etki Değerlendirmesi Çekince Raporu Projenin adı: Residence Tower Müellifi:

Detaylı

Katılımcı Olduğu Diğer Programlar

Katılımcı Olduğu Diğer Programlar Katılımcı Olduğu Diğer Programlar 27-31.01.2011: 25 th Winter Universiade 2011 21.12.2010: Hizmet Envanteri Veri Tabanı, Devlet Teşkilatı Veri Tabanı ve Kamu Veri Envanteri Semineri, Başbakanlık İdareyi

Detaylı

YILDIRIM SEÇİM BEYANNAMESİ

YILDIRIM SEÇİM BEYANNAMESİ YILDIRIM SEÇİM BEYANNAMESİ VİZYONUMUZ VİZYONUMUZ-I BÜYÜK MEDENİYET YOLUNDA ESAS ALDIĞIMIZ 3 TEMEL UNSUR VAR: İNSAN, DEMOKRASİ VE ŞEHİR. BİZİM YEREL YÖNETİM VİZYONUMUZUN TEMEL KAVRAMI MEDENİYETTİR. MEDENİYET

Detaylı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇEVRECİ ŞEHİRLERE DOĞRU Kadir DEMİRBOLAT İklim Değişikliği Dairesi Başkanı 7 Temmuz 2012, Gaziantep Çevreci Şehircilik; Yaşam kalitesi yüksek, Çevreye duyarlı, Tarihi ve kültürel

Detaylı

T.C.ULAŞTIRMA DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞIALTYAPI YATIRIMLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İZMİR ÇEŞMEALTI YAT LİMANI NAZIM İMAR PLANI PLAN AÇIKLAMA RAPORU

T.C.ULAŞTIRMA DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞIALTYAPI YATIRIMLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İZMİR ÇEŞMEALTI YAT LİMANI NAZIM İMAR PLANI PLAN AÇIKLAMA RAPORU T.C.ULAŞTIRMA DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞIALTYAPI YATIRIMLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İZMİR ÇEŞMEALTI YAT LİMANI NAZIM İMAR PLANI PLAN AÇIKLAMA RAPORU Planlama Amacı Ekonomideki gelişmelere bağlı olarak

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :1-7. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :4. Syf Sayfası :6. Syf Son Dakika KARABAĞLAR BELEDİYE BAŞKANI MUHİTTİN SELVİTOPU: Karabağlar Belediye Başkanı Muhittin Selvitopu, belediye tarafından

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi İstanbul Milletvekili Eyidoğan dan, Ataköy ve Gaziosmanpaşa ile ilgili Araştırma Önergeleri Tarih : 17.01.2014 İstanbul Milletvekili Haluk Eyidoğan, Ataköy ve Gaziosmanpaşa ile

Detaylı

Kasım KUTLU. Kasım Kutlu Genel Müdür (Makine Mühendisi)

Kasım KUTLU. Kasım Kutlu Genel Müdür (Makine Mühendisi) Kasım KUTLU Kasım Kutlu Genel Müdür (Makine Mühendisi) Kasım KUTLU, 01.03.1957 tarihinde Rize, Güneysu da doğdu. 1982 yılında Çukurova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi nde Makine Mühendisliği bölümünden

Detaylı

Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak

Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak Tarım alanlarının bölünmesi 50 bin kişiye sorulacak Şubat 29, 2012-1:29:29 Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Türkiye'nin her yıl arazi bölünmesinden, parsel küçülmesinden dolayı yaklaşık 8 milyar

Detaylı

Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. 9.sınıf YGS Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler

Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. 9.sınıf YGS Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler 2010 YGS SOS.BİL. TESTİNDEKİ / COĞRAFYA SORULARININ MÜFREDAT AÇISINDAN ANALİZİ Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler 19. Hayali Rehberler: Paraleller ve Meridyenler

Detaylı

ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, 09-10 Mayıs 2013, Düzce Üniversitesi

ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, 09-10 Mayıs 2013, Düzce Üniversitesi Yrd.Doç.Dr. Altan Özkil Atılım Üniversitesi Sav. Tekno. Uyg. ve Arşt. Merkezi Müdürü Prof.Dr. Hasan AKAY Atılım Üniversitesi Rektör Yardımcısı ÜSİMP 2013 Altıncı Ulusal Kongresi, 09-10 Mayıs 2013, Düzce

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYINDIR SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYINDIR SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYINDIR SONUÇ RAPORU Tarih: 4 Ocak 2011 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 65 Katılımcı listesindeki Sayı: 62 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

Analitik Etütlerin Mekansal Planlamadaki Yeri ve Önemi

Analitik Etütlerin Mekansal Planlamadaki Yeri ve Önemi Analitik Etütlerin Mekansal Planlamadaki Yeri ve Önemi 3.ULUSAL TAŞKIN SEMPOZYUMU 29-30 NİSAN 2013 Haliç Kongre Merkezi, İSTANBUL Cemal KAYNAK Teknik Uzman -Y.Şehir Plancısı İller Bankası A.Ş. Mekansal

Detaylı

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Dünyada En Hızlı Yaşlanan İkinci Ülke: Türkiye 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında,izmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek

Detaylı

DR. SAVAŞ ZAFER ŞAHİN

DR. SAVAŞ ZAFER ŞAHİN ANKARA DA ULAŞIMIN GELECEĞİ KARANLIK! Bu raporda kullanılan tüm bilimsel veriler ve görsel materyaller TMMOB DR. SAVAŞ Şehir ZAFER Plancıları ŞAHİN Odası Ankara Şubesi tarafından yayımlanan Ankarada Uygulanan

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÇİĞLİ SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÇİĞLİ SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ ÇİĞLİ SONUÇ RAPORU Tarih: 4 Ocak 2011 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 42 Katılımcı listesindeki Sayı: 31 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR Mart 215 Hikmet DENİZ i İçindekiler Tablo Listesi... iii Grafik Listesi... iii 1. Giriş... 1 2. Türkiye'de Teşvik Belgesine Bağlı Yatırımlar... 1 3. Yatırımların Bölgesel

Detaylı

1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014

1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014 1- Ziraat, 100 milyon Euro kaynak sağlayacak - Dünya 03.12.2014 2- Sanayinin Sorunlarını üniversite çözecek Hürriyet- 02.12.2014 Ankara Üniversitesi bünyesinde yeni kurulan Teknoloji Transfer Ofisi (TTO)

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ

EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 28.09.2015 Eylül ayı içerisinde üyelerimizin talep ettiği 25 üyeye Kapasite Raporu, 5 üyemize Ekspertiz Raporu ve

Detaylı

Sera Gazlarının İzlenmesi ve Emisyon Ticareti. Politika ve Strateji Geliştirme. Ozon Tabakasının Korunması. İklim Değişikliği Uyum

Sera Gazlarının İzlenmesi ve Emisyon Ticareti. Politika ve Strateji Geliştirme. Ozon Tabakasının Korunması. İklim Değişikliği Uyum Politika ve Strateji Geliştirme Sera Gazlarının İzlenmesi ve Emisyon Ticareti Ozon Tabakasının Korunması İklim Değişikliği Uyum 1 Birleşmiş Milletler İklim değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve ilgili uluslararası

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 25 Kasım 2013 ACI KAYBIMIZ TÜRKİYE-NORVEÇ İŞBİRLİĞİ FORUMU 1938 DEN 2013 E 10 KASIM LAR END RUSYA TAYLAND ÇİN İZMİR İKTİSAT KONGRESİ 3 gün boyunca

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 5 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler Nasıl bir İstanbul? Belediyesi, Cumhuriyetimizin 100. yıl dönümünde nasıl bir İstanbul düşlüyorsunuz? Peki; düşlerinizin gerçekleşmesini

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Türkiye Denizcilik ve Lojistik

Türkiye Denizcilik ve Lojistik Türkiye Denizcilik ve Lojistik Türkiye İki kıtayı buluşturan, coğrafi konumu ve jeopolitik yapısı sebebiyle denizcilik ve lojistik faaliyetlerinde tarihte de bugün olduğu gibi kilit öneme sahip bir ülke

Detaylı

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları 2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları Virpi Einola-Pekkinen 11.1.2011 1 Strateji Nedir? bir kağıt bir belge bir çalışma planı bir yol bir süreç bir ortak yorumlama ufku? 2 Stratejik Düşünme Nedir?

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİR ARAZİ YÖNETİMİ İŞ FORUMU. Ankara Deklarasyonu

SÜRDÜRÜLEBİLİR ARAZİ YÖNETİMİ İŞ FORUMU. Ankara Deklarasyonu SÜRDÜRÜLEBİLİR ARAZİ YÖNETİMİ İŞ FORUMU Ankara Deklarasyonu Özet 2015 yılının Eylül ayında, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi kapsamında Arazi Bozulumunun Dengelenmesi

Detaylı

SGK Sağlık Politikaları Bilimsel Danışma Kurulu Açılış Toplantısı

SGK Sağlık Politikaları Bilimsel Danışma Kurulu Açılış Toplantısı SGK Sağlık Politikaları Bilimsel Danışma Kurulu Açılış Toplantısı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -KURUM OLARAK VATANDAŞLARIMIZA KARŞI ÇOK BÜYÜK SORUMLULUKLARIMIZ VAR -KURUL ÜYELERİMİZ

Detaylı

BAĞCILAR BELEDİYESİ BİRLİKTE MODELLEME DEĞİŞKEN ÖNERİLERİ

BAĞCILAR BELEDİYESİ BİRLİKTE MODELLEME DEĞİŞKEN ÖNERİLERİ BAĞCILAR BELEDİYESİ BİRLİKTE MODELLEME DEĞİŞKEN ÖNERİLERİ İçindekiler SİSTEM DİNAMİKLERİ ALTERNATİF DEĞİŞKEN ÖNERİLERİ... 2 Aile Yapısı... 2 Çocuk ve Gençlerle ilgili Faaliyetler... 2 Eğitim Kültür...

Detaylı

Program Koordinatörü Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı

Program Koordinatörü Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Onuncu Kalkınma Planı (2014-2018) KAMU ALIMLARI YOLUYLA TEKNOLOJİ GELİŞTİRME VE YERLİ ÜRETİM PROGRAMI EYLEM PLANI Program Koordinatörü Bilim, Sanayi ve Teknoloji KASIM 2014 KAMU ALIMLARI YOLUYLA TEKNOLOJİ

Detaylı

İZMİR İLİ, KONAK İLÇESİ, ALSANCAK MAHALLESİ PLAN AÇIKLAMA RAPORU

İZMİR İLİ, KONAK İLÇESİ, ALSANCAK MAHALLESİ PLAN AÇIKLAMA RAPORU İZMİR İLİ, KONAK İLÇESİ, ALSANCAK MAHALLESİ 2334 ADA 33 PARSELE AİT 1/1.000 ÖLÇEKLİ UYGULAMA İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ PLAN AÇIKLAMA RAPORU ALAN TANIMI Planlama çalışması gerçekleştirilen alan; İzmir İli,

Detaylı