İKİ AYLIK SİYASİ / TEORİK GAZETE

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İKİ AYLIK SİYASİ / TEORİK GAZETE"

Transkript

1 Karkerên jin û mêr! Ji xeynî zencîrên we tiştekî we yê wendakirinê tune! Hûn dikanin cîhanekê nu wergirin! Kadın ve erkek işçiler! Zincirlerinizden başka kaybedecek birşeyiniz yok! Kazanacağınız yeni bir dünya var! EYLÜL/EKİM 2011/05 FİYATI 2 TL ISSN X153 İKİ AYLIK SİYASİ / TEORİK GAZETE

2 editörden - içindekiler Değerli okuyucu, yaz aylarını geride bıraktığımız yeni bir yayın döneminde sizlerle tekrar birlikteyiz. Bu sayımızdaki ilk makale, dünyada ve Türkiye deki ekonomik durumu ve güncel siyasal gelişmeleri ele alıyor. Oldukça geniş olan bu değerlendirmeyi ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz. Geçen sayımızda Kürt halkına karşı savaş isteyenlerin provokasyonlarına dikkat çekmiştik. Geldiğimiz süreçte Kürt halkına yönelik savaş resmen başlatıldı ve hergün yükseltilerek devam ediyor. Türk medyası ise herzamankinden daha fazla savaş çığırtkanlığı yapıyor. Egemenlerin bu yüzünü teşhir eden yazıları Halkların Kardeşliği İçin sayfalarımızda bulabilirsiniz. Kadına yönelik şiddet devam ederken kadın katliamlarına hergün bir yenisi daha ekleniyor. Bu sayımızda kadına yönelik şiddete karşı önemli çalışmalar yürüten KAMER Kadın Vakfı nın tanıtımına ve yaptığı çalışmalara yer verdik. Panorama sayfalarında ise ilk olarak Somali de yaşanan insanlık dıramını, emperyalistlerin ve Türkiye gibi uşaklarının ikiyüzlü çıkarlarını dünyanın açları - açların dünyası başlıklı bir yazı ile değerlendirdik. EDİTÖRDEN Arap Baharı nın rüzgarları Bahreyn deki protestoları tetiklemese de etkiledi. Bahreyn de yaşanan gelişmeler ve Suriye deki durum Panorama sayfalarımızın diğer önemli yazıları. Çevre sayfalarımızda işçi ve emekçiler açısından hayati önemde olan atom enerjisi sorununu irdelemeye ve son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirmeye devam ediyoruz. Bu sayı ile birlikte kavganın doğrusu - doğrunun kavgası adı altında yeni bir başlık açmaya karar verdik. Bu başlık altında bundan sonra düzenli olarak ideolijik mücadele alanı ile ilgili makalelere, yazılara yer verecğiz. Bu sayımızın ilk yazısı, birinci bölümünü yayınladığımız Troçkizm ve Bolşevikler üzerine. Bunlar dışında daha değinmediğimiz başka yazılar, değerlendirmeler var. Bunları da dergi sayfalarımızda bulabilirsiniz. Umuyoruz ki yaz tatili ile birlikte geçen dönemin yorgunluğunu bir nebze üzerinizden atmış, yeni bir enerji ile çalışmalara başlamaya hazırsınızdır. Yeni bir sayı ile daha buluşmak dileğiyle... Yeni Dünya İçin Çağrı Eylül 2011 İÇİNDEKİLER GÜNDEM Artan Fırsatlar Ve Büyüyen Tehlikeler Dönemi....3 HALKLARIN KARDEŞLİĞİ İÇİN Savaş yükseltiliyor! Mehmetçik Medya Savaş Çığırtkanlığı Yapıyor! Renkler Solmasın, Kültürler Kaybolmasın GÜNCEL İnsan, haklarıyla insandır...23 YENİ KADIN DÜNYASI KAMER VAKFI ÜZERİNE LGBT den onur yürüyüşü...32 PANORAMA Dünyanın açları açların dünyası!...33 Kahrolsun Kral! Özgürlük istiyoruz!...37 Baas rejimine karşı mücadele meşrudur!...40 YAŞAMA TEMELLERİNİ KORUMA MÜCADELESİ Atom Enerjisi Sorununda Son Dönemdeki Gelişmeler Üzerine...44 ÇEVİRİ ve yaşamınızın devamında size başarılar dileriz Norveç teki ırkçı-faşist saldırısı konusunda ICOR açıklaması KAVGANIN DOĞRUSU / DOĞRUNUN KAVGASI TROÇKİ VE BOLŞEVİKLER...55 SERBEST KÜRSÜ Ciddiyet talebine önce kendimiz uyalım! başlıklı eleştiri yazısı üzerine Yeni Dünya İçin ÇAĞRI Gazetesi adına Sahibi ve Sorumlu Yazıişleri Müdürü: Aziz Özer Yönetim Yeri ve Adresi: Fatih Mah. Bahçeyolu Cad. Ülbeği İş Merkezi No: 9 Kat: 4 Esenyurt / İstanbul Tel/Fax: (0212) Banka Hesap: Türkiye İş Bankası Galatasaray-İstanbul, Hesap No: Sayı: 153 Eylül/ Ekim 2011 ISSN X153 Fiyatı: Türkiye: 2 TL Türkiye Dışı: 3,00 Euro Baskı: Berdan Matbaacılık Davutpaşa Cad. Güven San. Sit. C Blok No: Topkapı/İstanbul Tel: (0212) Yayın Türü: Yerel Süreli

3 Ekonomik Durum ve Gelişmeler Artan Fırsatlar ve Büyüyen Tehlikeler Dönemi gündem Dünya genelinde ve ülkelerimiz özelinde devrimci komünist faaliyetlerin başarısı için objektif ortamın uygun olduğu, fırsatların arttığı ve fakat aynı zamanda tehlikelerin de büyüdüğü bir dönemden geçiyoruz. Bu dönemi belirleyen ekonomik durum ve gelişmeler konusunda durum kabaca şöyle: DÜNYA EKONOMİSİ Dünya Ekonomisi 2009 yılının ikinci yarısından itibaren ( 3. çeyrekten itibaren) yeniden büyümeye başladı ikinci yarısında üçüncü çeyreğinde- başlayan yeni kriz devresinde depresyon aşamasından, canlanma aşamasına geçildi. Bu büyüme konusunda ama şunlar bilinmelidir: *Bu kriz devresinde, devrevi krizin birinci aşamasından (kriz aşaması) ikinci aşamasına (depresyon aşaması) normalin çok üzerinde bir hızla, çok kısa sürede geçildi. Bunda kriz devresinin henüz başlangıcı sayılan bir dönemde patlayan mali kriz/borsa krizi belirleyici rol oynadı Eylül ünde ABD finans yönetiminin en büyük borsa kumarbazlarından Lehman Brothers in iflasına göz yumması ile tetiklenen mali kriz, çok kısa sürede bütün dünyayı sardı. Krizin patlamasından önceki yıllar fiktif sermaye karlarının aşırı artması ( yükseliş döneminde piyasaya sürülen değişik fiktif sermaye araçları yıllık %30-40 rant getiriyor büyüyor du.) borsa değerlerini bir balon gibi şişirmişti. Patlamaya hazır hale gelen balon Lehman Brothers in iflası ile patladı. Borsalar çok kısa sürede trilyon dolarlarla ifade edilen değer kayıplarına uğradılar Ekim inde tarihi zirvelerine ulaşmış olan borsaların değeri 2008 sonuna kadar toplam 32 trilyon dolar değer kaybına uğradılar. Bu rakam Türkiye nin 2007 GSYİH nın (658 milyar dolar) 50 katı! Başta en büyük borsa kumarbazları konumundaki Yatırımcı Bankalar ve sigorta tekellerinin önemli bir bölümü iflas tehlikesi ile karşı 3

4 gündem 4 karşıya kaldı. Devletler tarafından kurtarılmayan lar iflas ettiler. Bu dünya ekonomisinde yaşanan en büyük kapsamlı mali krizdi. Bu krizdeki değer kaybı esas olarak fiktif sermayedeki değer kaybı olmasına rağmen, bu büyüklükte bir mali krizin reel ekonomiye olumsuz yansıması kaçınılmazdı. Reel ekonominin başat aktörleri olan sanayi tarım ve hizmet tekelleri; bu arada devletler ve yerel yönetimler de borsa oyuncuları konumunda idiler. Örneğin İngiltere devlet sigorta fonları; Almanya daki değişik eyaletlerdeki eyalet işletmeleri ( su, trafik, enerji işletmeleri; eyalet bankaları vs.) halktan toplanan paraları çoğaltma iddiasıyla- en karlı yatırımcı bankalara yatırmışlar dı. Borsa kayıpları, bunların da kaybı anlamına geliyor, reel ekonomiye yansıyordu. Bu yansıma genel planda ele alındığında 2007 üçüncü çeyreğinden itibaren önce gelişmiş endüstri ülkelerinde büyüme oranında his edilir gerileme şeklinde başlayan yeni kriz devresinde, depresyon aşamasına büyük bir hızla geçilmesi biçiminde oldu yılında dünya ekonomisi bir bütün olarak ele alındığında hala % 5 lik bir büyüme söz konusu idi. Bu bir önceki yıla göre büyüme oranı açısından % 0,2 lik bir gerileme ifade ediyordu ten itibaren dünya gerçek YİH bir önceki yıla göre şu oranlarda büyümüştü: % 5, % 4, % 5, % 5,0 Fakat gerileme eğilimi gelişmiş endüstri ülkelerinde net olarak ortaya çıkmıştı. Genelde hala orta vadeli ortalama büyümenin üzerinde bir büyüme olması, artık yükselme eğiliminden gerileme eğilimine geçilmiş olması gerçeğini, yeni bir kriz devresine girildiği gerçeğini değiştirmiyordu. Gelişmiş endüstri ülkelerinde 2007 yılında ortalama büyüme % 2,5 iken, burjuva ekonomistlerinin gelişmekte olan ülkeler, eşik ülkeleri vs. biçiminde adlandırdığı ülkelerde ortalama büyüme % 7,7 idi. Yani % 5 lik büyümenin yük ünü önemli ölçüde bu ülkeler taşıyordu. Dünya ekonomisinin hala en büyük gücü konumunda olan ABD % 2 lik ve gerileme eğilimi içinde bulunan büyüme oranı ile, ekonomik gelişmede motor rolünü yitirme yönünde ilerliyordu yılında dünya ekonomisinde büyüme hızındaki gerileme eğilimi hızlanarak sürdü Eylül ünde patlayan mali kriz bu eğilimi daha da hızlandırdı yılı büyüme oranı % 3,4 ile 2004 den bu yana ilk kez orta vadedeki % 3,5 luk büyüme oranının altına düşmüştü. Bir yıl önceki büyüme hızına göre % 1,6 bir gerileme idi. Bu gerilemede başı yine gelişmiş endüstri ülkeleri çekiyordu. ABD ekonomisinin 2008 büyümesi % 1,1 e gerilemişti. Japonya da durum daha da kötü idi. Japon ekonomisi 2008 yılında % - 0,7 büyüme ile, bir önceki yıla göre büyümemiş küçülmüştü. Bütün gelişmiş endüstri ülkeleri nin 2008 ortalaması % 0,8 lik bir büyüme idi. Dünya çapındaki % 3,4 lik büyümenin yükü başta Çin (% 9) ve Hindistan (% 6,2) olmak üzere gelişmekte olan ülkeler tarafından çekiliyordu in son çeyreğinde mali krizin etkileri açıkça görülmeye başlamış, büyüme 0 ın altına düşmüştü ve hızla düşmeye devam ediyordu. Bu dünya ekonomisi açısından İkinci Dünya Savaşı sonrasında bir ilkin habercisi idi. Bu eğilimle 2009 yılında dünya ekonomisi ilk kez büyümeyecek, küçülecekti. Nitekim öyle de oldu un ilk üç çeyreğinde dünya ekonomisi ikinci dünya savaşı ertesinde görülmemiş boyutlarda eksi büyüme yaşadı; yani küçüldü. Sonuç olarak son çeyrekte başlayan ve kriz devresinde çok hızlı girilen depresyon aşamasından, canlanma aşamasına geçişin işareti olan yeniden büyümeye rağmen 2009 yılı bütününde dünya ekonomisi bir önceki yıla göre yüzde 0,9 oranında küçüldü. Küçülme gelişmekte olan ülkelerde hızı biraz düşse de süren yüksek büyümeye rağmen gerçekleşti. Dünya ekonomisinde dengelerin değişme eğiliminin görülmesi açısından aşağıya seçilmiş kimi ülkelerin 2009 büyüme oranlarını veriyoruz: Gerçek YİH nın bir önceki yıla göre büyüme oranı /% olarak: ABD...- 2,6 Japonya...- 5,2 Avro Bölgesi...- 4,1 İngiltere...- 4,9 Gelişmiş endüstri ülkeleri ortalaması 3,6 Çin ,6 Doğu Asya...0,0 Latin Amerika...-2,1 Hindistan...5,7 Rusya... -7,9 Dünya genel...- 0,9 (Bütün rakamlar, Almanya Kiel Dünya Ekonomisi

5 Enstitüsü (Institut für Weltwirtschaft-Kiel, IfW) tarafından OECD ve IMF kaynaklarına dayanarak yapılan hesaplar temelindedir ; IfW nin üç aylık aralıklarla çıkardığı yayınlardan alınmıştır.) 2010 yılında, 2009 un son çeyreğinde başlayan yeniden büyüme dört çeyrekte de sürdü. Sonuçta 2010 yılında dünya ekonomisi bir yıl öncesine göre % 5,1 oranında büyüdü. Bu kriz devresinde depresyon aşamasından canlanma aşamasına geçildiği anlamına geliyor. Burada da yine seçilmiş kimi ülkelerin rakamlarını verelim: Gerçek YİH nın bir önceki yıla göre büyüme oranı % olarak: ABD...2,9 Japonya...4,0 Avro Bölgesi...1,8 İngiltere...1,3 Gelişmiş endüstri ülkeleri ortalaması 3,0 Çin ,3 Doğu Asya...6,0 Latin Amerika...6,9 Hindistan...10,4 Rusya...3,5 Dünya genel...5,1 Görüldüğü gibi oldukça yüksek büyüme değerinde değerin büyümesinde yine Çin (10,3) ve Hindistan (10,4) gibi ülkelerin çok yüksek büyüme oranları belirleyici rol oynuyor. Diğer yandan 2009 daki küçülme eğilimi emperyalist merkez ülkelerinde de bitmiş, eğilim tersine dönmüş, yükselme/büyüme eğilimi egemen hale gelmiştir. Dünya ekonomisinin bütününde olduğu gibi tek tek bütün parçalarında bir canlanma yaşanmaktadır. Ancak bu 5,1 lik yüksek büyüme görüntüsü bağlamında önce bu büyüme oranının bir yıl öncenin dünya gerçek YİH na göre hesaplanan bir oran olduğu bilinmelidir. Bir yıl öncesinde, yani 2009 da ise dünya ekonomisi gerçek anlamda dibe vurmuş durumda idi. İkinci Dünya Savaşı ndan bu yana dünya ekonomisi bir bütün olarak ele alındığında, yıl bazında, ilk kez küçülmüş, büyüme sıfırın altına düşmüştü un % 5,1 lik büyümesi, sıfırın altına düşmüş büyüklükten başlayan bir büyüme idi. Kriz öncesi yıl olan 2007 nin seviyesindeki bir YİH na varmak için daha çok mesafe kat edilmesi, büyümenin birkaç yıl daha bu seviyede sürmesi gerekiyordu. *** *Bundan da önemlisi şudur: Bu büyümede tabii ki finansal krizden görünür çıkış önemli rol oynuyor. Görünür çıkış diyoruz, çünkü bu görüntünün altında devletlerin banka ve diğer kimi finans tekellerini kurtarmak için girdikleri aşırı borçlanma, fiktif sermayenin boyutlarının olağanüstü büyümesi, bir çok devletin iflas sınırına dayanması, sistemin bütünüyle çökmemesi için borçlanmanın daha da arttırılması yatıyor Eylül ünde patlayan finansal krizde, bu krizin bütün finansal sistemi çökertme tehlikesi karşısında devletler devreye girerek büyük kurtarma paketleri açtılar. Bu kurtarma operasyonları büyük finans kuruluşlarının ve kimi tekellerin mali yükümlülüklerinin devletler tarafından üzerlenilmesi, bir başka deyimle bunların zararlarının toplumsallaştırılması anlamına geliyordu. Yalnızca ABD ve AB ülkelerinin banka/tekel kurtarma operasyonlarında ilk anda açtıkları paketlerin tutarı 3 trilyon 350 milyar dolar civarında idi. Fakat bu ilk paketler durumu düzeltmeye yetmedi. Bunları yeni paketler izledi. Bu zaten borçlu olan devletlerin daha da büyük borç altına girmesi demekti. Sonuç: Devlet borçları balonu şiştikçe şişiyor. Bu çok daha büyük ve yıkıcı yeni finans krizlerinin ekiminin yapılması anlamına gelmektedir. Bu borç balonlarının havası işçi ve emekçi kesimlere bindirilen yeni yüklerle indirilmeye çalışılıyor. Ancak boyutlar o kadar büyük ki, hangi tedbirler alınırsa alınsın bu borç balonları eninde sonunda patlayacaktır. Borç batağının boyutlarının görülmesi açısından duruma baktığımızda durum şöyle idi: Dünyanın hala en büyük ekonomisi konumunda olan ABD, borç hacmi açısından haziran 2011 de 14 trilyon 290 milyar dolarlık borç ile dünyanın en borçlu ülkesi idi. Bu borç ABD nin 15,08 trilyonluk GSYİH nın % 94,76 ne eşitti! Ve yasalara göre borcun 14,03 trilyon doları aşması yasaktı. Fakat devlet işlerinin yürütülmesi için bu arada sürdürülen savaşlara para aktarmak için!- yeni borçlanma kaçınılmazdı. Obama yönetimi yeni borçlanma için yasal sanırın yukarı çekilmesini istiyor, cumhuriyetçiler en başta da Cumhuriyetçiler içindeki en sağ kanat, Tea party ciler- buna kesinlikle karşı çıkıyorlardı. Görünürde Obama yönetiminin borç sınırını yukarı çekme ve yeni borçlanma önerisini parlamentodan geçirip geçirmeyeceği belli değildi. Bunun olmaması 5 gündem

6 gündem 6 halinde iki çözüm vardı: Ya ABD devletinin resmen iflası gündeme gelecekti! ABD devleti mali yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini açıklayacaktı. Bu kuşkusuz ABD emperyalizminin dünya hegemonyası mücadelesinde onun lider rolünün bitişi anlamına gelirdi. Bunu ABD burjuvazisinin hiç bir kesiminin ciddi bir biçimde istemeyeceği açıktı. Kaldı ki bunu şu anda gerçek anlamda ABD nin en önemli rakipleri de istemezdi. Çünkü ABD nin böyle bir çöküşü, bütün sistemi kökünden sarsardı. Ya da ABD nin bol miktarda yeni para basarak hiper enflasyonu, dolayısı ile doların uluslararası para birimi olma fonksiyonunu kaybetmesini göze almak zorunda kalması yoluyla çözüm. Emperyalist dünya bugün bu çözüme de hazır değil. Yani aslında sonuçta ABD emperyalizminin iki temel partisinin bir uzlaşma ile yasal borç sınırını yükseltmesinin gerçek bir alternatifi yoktu. Buna rağmen her iki taraf ta pazarlık marjını yükseltmek için oldukça yüksekten konuşuyor, böylece belli bir belirsizlik ortamı oluşuyordu. Öyle ki bu belirsizlik ortamında 2011 yılı ortalarında bizzat ABD sermayesinin egemen olduğu uluslararası değerlendirme ajansları bile ABD ekonomisinin güvenilirlik derecesini düşürme durumunda kaldılar. Sonuçta pazarlıklar Temmuz ayı sonunda aslında borç sınırının bir kaç aşamada 14,3 trilyon dolardan, 16,7 trilyon dolara çıkarılması ile son buldu. Borç sınırının bu şekilde yukarı çekilmesi karşılığında Obama yönetimi devlet giderlerinde 10 yıllık bir süre içinde toplam 2,8 trilyon dolarlık bir kesintiye gidilmesi ve devlet gelirlerini arttırıcı herhangi bir vergi artışı vb. tedbire başvurulmaması planını kabul etti. Görünürde böylece gün kurtarılmış oldu! ABD devlet bütçesinin 2011 de 2,17 trilyonluk gelire karşılık, 3,82 trilyon dolarlık gider ile 1,65 trilyon açık veren bir bütçe olduğu bilindiğinde bu uzlaşma nın yalnızca günü kurtarma uzlaşması olduğu, hiç bir sorunu çözmediği, tersine borç batağına daha fazla batmanın yolunu açarak sorunu büyüttüğü ortadadır. (Veriler : Tagesspiegel, 2 Ağustos 2011, s 2 Kompromisse im Schuldenstreit ) *Japonya nın devlet borçlarının GSYİH ya oranı 2010 yılı itibarıyla % 189,8 dir. GSYİH nın nerede ise iki katı olan borçla, Japonya emperyalist ülkeler içinde şampiyon olduğu gibi, borcun GSYİH ya oranı açısından bütün ülkeler içinde en ön sıralarda yer alıyordu. Fukuşima ertesinde bu oranı % 225 i aştı. Eğilim daha da artma yönünde. Japonya şu anda borç/gsyih konusunda bütün dünyada 1. ülke konumunda! *27 ülkeyi kapsayan AB nin borç toplamı 8,690 trilyon Avro dur. Bu 27 ülkenin toplam GSYİH sının % 74 dir. Yani Avrupa Birliği bir bütün olarak alındığında AB nin kuruluşunda üyelik için şart koşulan toplam borcun GSYİH ya oranı % 60 ı aşamaz Mastricht kriterine göre kendini çoktan dağıtması gerekir! 17 ülkeyi kapsayan Avro Bölgesi ülkelerinin toplam borcu 7,062 trilyon Avro; borç/gsyih oranı % 79 dur. Avrupa Birliğinin üç ülkesinde borç/gsyih oranı % 100 ve üzerindedir. Yunanistan % 115; İtalya % 106; Belçika % 100 Maastircht in borç/gsyih oranı % 60 ı geçemez şartı bağlamında ise Avro ülkeleri içinde durum şöyle: Fransa...% 78 Portekiz...% 77 Almanya...% 73 Malta...% 69 İrlanda...%64 Avusturya... % 64 Hollanda...%61 bu kritere uygun değildi. Avro bölgesi dışındaki AB üyelerinde ise; Macaristan % 78; İngiltere % 68 lik oranlarla Maastricht in bu şartına uymuyor! Borç hacmi açısından ise AB nin en borçlu ülkeleri 2010 yılı sonu itibarıyla; Almanya... (1,762 trilyon Avro) (Vergi Mükellefleri Birliği borç hacmini 1,999 trilyon olarak hesaplıyor!) İtalya... (1,760 trilyon Avro) Fransa... (1,489 trilyon Avro) İngiltere... (950,4 milyar Avro) Danimarka... (689 milyar Avro) Polonya... (684 milyar Avro ) İspanya... (559,7 milyar Avro) Borç hacmi açısından 273,4 milyarlık borçla arka sıralarda gelen Yunanistan, 2011 birinci yarısında iflas bayrağını çekme durumunda kalan ve Avro nun çökmemesi için AB ve IMF nin doğrudan diktası altına sokularak kurtarıldı. Fakat bu da aynı ABD deki gibi günü kurtarma nın ötesinde bir anlam taşımıyor. Gidiş Avro bölgesinin küçülmesi yönünde. Fakat bu da aşırı borçlanma krizini gerçekten çözecek bir gelişme olmaz. (Veriler : F.Almanya Maliye Bakanlığı ; Aylık Rapor, mayıs 2010, yıl sonu için tahmini veriler)

7 Görüldüğü gibi mali krizden çıkış devlet borçlarının olağanüstü artması ile olmuş, yeni ve daha büyük bir mali krizin yolu döşenmiştir. Normal gelişme şartlarında devrevi kriz açısından, bu kriz devresinde canlanma aşamasından kalkınma aşamasına geçilmesi, önümüzdeki 3-4 yıl sonunda kalkınmada zirveye ulaşılması gerekir. Ancak bu kriz devresi hiç de normal olmayan şartlarda yaşanmaktadır. Depresyon evresine neredeyse 1 yıl içinde varılması, yine bir yıl içinde bu aşamadan yeni bir aşamaya geçilmesi normal değildir. Devlet borcu balonlarının bu denli şişmiş olması normal değildir. Bu balonların patlaması sonucu önümüzdeki 3-4 yıllık dönemde patlayacak büyük bir mali kriz bütün gelişmeyi durdurup, eğilimi tersine çevirecek potansiyele sahiptir. Bu durumda bu evre iki dipli bir evre olarak yaşanabilir. Türkiye nin durumu Türkiye bu kriz devresini az zararla atlatan ülkelerden biri. Bunda uluslararası alandaki tarihsel derinlikteki krizin Türkiye deki etkilerinin bir çok batı ülkesinden daha az olması rol oynadı. Tabii ki mali kriz etkilerini Türkiye de de gösterdi. Örneğin İMKB Ekim 2007 de 290 milyar dolar olan toplam değeri, Aralık 2008 de 104 milyar dolara kadar gerilemişti. Bu bir yıl içinde % 65 lik bir değer kaybı anlamına geliyordu. Fakat diğer bir dizi ülkede görüldüğü gibi büyük banka ve diğer finans kuruluşları iflasları vb. yaşanmadı. Bunda 2001 krizi ertesinde özelde bankacılık, genelde finans sektörünün yeniden yapılandırılması, spekülatif mali işlemlere kesin sınırlamalar getirilmesi, bankalar bağlamında bir Denetleme Kurulu oluşturularak, denetimin sıkılaştırılması vb. belirleyici rol oynadı. Devrevi krize gelince, Türkiye deki gelişme dünyadaki gelişmeye paralel oldu de eksi 5,7 lik büyüme ile dibe vuran ekonomi ; 2007 ye kadar 6 yıl üst üste oldukça yüksek bir tempoda büyüdü. Bu altı yılın ortalama büyüme hızı 6,82 ile hem Türkiye nin orta vadeli büyüme hızının, hem de dünya ekonomisindeki aynı dönemdeki büyüme hızının üzerinde idi yılları arasında Türkiye ekonomisinin bir önceki yıla göre büyüme oranları: Yıllar büyüme hızı (% olarak) , , , , , , , , ,7 (Kaynak: TÜİK,Dönemler itibarıyla GSYİH, Mart 2008) 2007 yılında büyüme hızı rakamı yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi kalkınma döneminin sonuna gelindiğini, ekonomide büyüme hızının dönem ortalamasının his edilir biçimde altına düştüğünü gösteriyor. Bundan da önemlisi 2007 yılı büyüme rakamları 3 er aylık dönemlerde ele alındığında görülüyor. Bu rakamlar 2007 yılının üç aylık dört dönemi için şöyle: I. dönem...% 7,3 II. dönem...% 2,8 III.dönem...% 1,2 IV. dönem...% - 6,2 Yani büyüme hızı sürekli olarak geriliyor; dördüncü dönem ise Türkiye ekonomisi bir yıl öncenin aynı dönemi ile karşılaştırıldığında büyümüyor, tersine oldukça yüksek bir oranda küçülüyordu. Bu Türkiye ekonomisi açısından da, dünyadakine benzer bir şekilde, 2007 nin ikinci yarısından itibaren yeni bir kriz devresine girildiği anlamına geliyordu. Bu kriz devresinin gelişme seyri üç aylık dönemler ve yıllar bazında şöyle oldu/oluyor : Sabit Fiyatlarla GSYİH Gelişme hızı / Üç aylık dönemler itibarıyla: Yıllar...Dönemler...Gelişme hızı( % olarak) I....7,0...II ,6...III IV.... 7,0 Yıl ortalaması...0, I ,5...II.... 7,7...III.... 2,9...IV Yıl ortalaması , I II ,3...III....5,2...IV....9,2 7 gündem

8 gündem 8 Yıl ortalaması...8,9 Bu rakamlar Türkiye ekonomisinde de, dünya ekonomisine paralel olarak devrevi krizde depresyon aşamasına çok hızlı geçildiğini ve depresyonda dibe vuruşun çok sert olduğunu gösteriyor yılının birinci dönemindeki % 14,5 oranındaki küçülme, İkinci Dünya Savaşı ndan bu yana yaşanmış olan en büyük orandaki küçülmedir. Yine dünyada olduğu gibi Türkiye de de bu dipten çıkış ta oldukça hızlı olmuştur. Hem küçülme, hem büyüme oranları dünya geneline göre yüksektir yılına damgasını vuran yüksek hızla büyüme ile bunun sürmesi halindekriz öncesi seviyeye varılması dünya ekonomisinden daha hızlı olabilir in ilk çeyreğinde % 11 lik büyüme hızıyla, Türkiye bir rekor kırmış, bu üç aylık dönem için en hızlı büyüyen ülke olmuştur. Fakat burada da bilinmesi gereken bu hızın sürdürebilir olmadığı ve henüz bu hıza rağmen GSYİ nın yeni kriz devresi başlamadan önceki seviyeye varmamış olmasıdır. (Veriler: TÜİK Haber Bülteni, sayı 133, 30 Haziran 2011) Depresyon döneminde IMF ile yürütülen görüşmelerde, tekelci burjuvazinin bir kesiminin ısrarlı çağrılarına rağmen IMF ile anlaşma yapılmamıştır. Borç bağlamında Türkiye nin toplam borcunun GSYİH ya oranı % 43,38 idi. Bu borç oranı iye Türkiye 165 ülkenin yer aldığı BORÇ/GYİH oranı listesinde 83. sırada bulunuyordu. Yani Türkiye nin borç sarmalı konusunda durumu, bir çok emperyalist ve bağımlı ülkeden iyi idi. ( Emperyalist büyük güçler içinde Çin % 19,15; Rusya % % 11,08 lik oran ile borç bağlamında en iyi konumda idiler yılında listenin borcu olmayan tek ülkesi Libya idi!!!) Bütün bunlar ekonomik açıdan ele alındığında Türkiye burjuvazisi açısından işlerin iyi gittiğini gösteriyor. Bu otomatikman işlerin işçi sınıfı, köylüler ve diğer emekçiler için iyi gittiği anlamına gelmiyor, kapitalist ekonomide de bu hiçbir zaman bu anlama gelmez! Türkiye burjuvazisi bu iyi gidişi krizin yükünü emekçilerin sırtına yıkarak sağladı, sağlıyor. Diğer yandan bu iyi gitme hem iç öncelikle siyasi faktörler-, hem de dış faktörler öncelikle yeni bir mali krizin patlaması- tarafından kesintiye uğratılabilir, kırılgandır. Siyasi gelişmeler: Çürüyen, Asalak Kapitalizm Kapitalizmin en yüksek aşaması olan emperyalizm, emperyalizmin her türden savunucusu açısından alternatifsiz dir. Gerçekten de dünya çapında genel ele alındığında, emperyalizmin biricik alternatifi olan sosyalizm-komünizm işçi sınıfı ve emekçi yığınlar içinde gerçek alternatif olarak görülmemektedir. Genel olarak ele alındığında komünist hareket dünya çapında yeniden işçi ve emekçi hareketinden ayrı, güçsüz bir dönem yaşıyor. Bunda revizyonizmin komünist harekette yarattığı tahribat belirleyici rol oynuyor. Sosyalizm-Komünizm adına 1950 li yılların ikinci yarısından itibaren başta SSCB olmak üzere doğu Bloku ülkelerinde egemen olan revizyonist siyasetler sonucu, bu ülkelerde sosyalizmi inşa döneminin kazanımları yitirildi. Sosyalizm /Komünizm adına devlet kapitalisti, sosyal faşist, sosyal emperyalist siyasetler uygulandı. Giderek sosyalizmin yalnızca lafı kaldı. Sonunda 1990 lı yılların başlarında o da bitti. Sosyalist/komünist olma iddialı Doğu Bloku tarihe karıştı. Emperyalist burjuvazinin propagandacıları revizyonist/sosyal faşist/sosyal emperyalist kampın çöküşünü, komünizmin çöküşü olarak tanıtıp, zaferlerini kutladılar. Onlar gelişmelerin kapitalizmin ve onun bugünkü egemen siyasal sistemi olan burjuva demokrasisinin alternatifsiz olduğunu ispatladığı yalanını piyasaya sürüp, bu yalanı her türlü araçla yığınlara pompaladılar. Ne yazık ki bu yalan kampanyası işçi sınıfı ve emekçi yığınlar içinde de etkin oldu. Bugün dünyada işçi ve emekçilerin önemli bölümü, 1990 larda çöken sistemin sosyalizm/komünizm olduğunu sanıyor. Ve gerçek sosyalizm/komünizm propagandası işçi ve emekçiler içinde yeterli taban bulmada zorlanıyor li yıllardaki ekonomik gelişmeler ve son dönemdeki mali ve ekonomik kriz, tam da bu noktada, emperyalizmin propagandacılarının alternatifsiz ilan ettikleri kapitalizm/emperyalizm in gerçek yüzünü görmek için zengin bir malzeme sunarak durumun değişmesi için büyük fırsatlar yaratıyor. Nedir bu gelişmelerin gösterdiği? *Önce bu gelişmeler, işçi ve emekçiler açısından işsizlik, kazanılmış hakların yitirilmesi, yoksulluğun artması vb. anlamına gelen krizlerin kapitalist sistemin kaçınılmaz yol arkadaşları olduğunu gösterdi gösteriyor. Gelişmeler, ekonomik krizleri, üç beş aç gözlü, kural tanımaz banker ve borsacının marifeti olarak gösterip sistemi aklama yalanlarını, bu yalanları üretenlerin yüzüne çarpıyor. Hayatın kendisi işçi ve emekçilere, onların kendi siyasi deneyimleri ile krizsiz kapitalizmin olmadığını görmeleri için mal-

9 zeme sunuyor. Komünistler açısından, krizsiz bir yaşam için tek alternatifin sosyalizm- komünizm (ama onun gerçeği, reel sosyalizm adı altında sunulan revizyonizm değil) olduğu gerçeğini işçi sınıfına taşıma işi kolaylaşıyor. *Ekonomik gelişmeler, kapitalist sistemin zenginlerle/yoksullar arasındaki uçurumun giderek derinleştiğini gösteriyor. Toplumsal zenginliğin yaratıcısı, üreticisi olanların bu zenginlikten aldığı pay sermaye sahibi sınıfların aldığı paya göre- giderek azalıyor. Medya üzerinden de yayılan burjuvazinin görgüsüz zenginlik gösterileri, her yıl milyonlarca insanın açlıktan öldüğü ve bunun artık her yanda bilindiği bir ortamda, sistemin sorgulanmasını beraberinde getiriyor. Kapitalist sistemin bir avuç sömürücü için inanılmaz bir zenginlik, milyarlarca insan için ise yoksulluk, en yoksullar için açlık ölümü demek olduğu her geçen gün ispatlanıyor. Buradan çıkışın bir tek yolunun kapitalizm/emperyalizmi işçi sınıfı önderliğinde devrimlerle yerle bir etmek, giderek bu sistemin biricik alternatifi olan sosyalist/komünist bir dünya yaratmak olduğu gerçeğinin propagandası, işçi ve emekçilerin yaşam gerçekleri ile daha çok buluşuyor. *Ekonomik gelişmeler, en başta da yukarıda gelişme seyrini resmettiğimiz mali kriz, emperyalizmin asalak karakterini olduğu gerçeklerini herkesin görebileceği netlikte -bir kez daha- gösterdi. Bir yıl içinde borsalarda Türkiye nin GSYİH nın 50 katı kayıp oldu! Bu kayıp olan değer daha önce borsa spekülatörlerinin havadan kazandığı! para idi. Dünya ekonomisinde gerçek ekonomik büyümenin orta vadede- % 3,5 olduğu bir ortamda, borsa spekülatörleri % 30,yüzde 40 lık rantlarla iş görüyorlardı! İşleri kupon kesme olanlar, sanayi ve tarımdaki kapitalist karın mislisi kar elde ediyorlardı. Bütün bunlar açıkça görüldü. Görüldü ki, emperyalizmin çürüyen, asalak kapitalizm olduğu gerçeği değişmemiştir. Tersine bu gerçek bugün çürümenin, asalaklığın boyutları açısından her zamankinden daha geçerlidir. Asalaklık o kadar açık ve terbiyesizcedir ki, burjuva siyasetçileri bile bu krizde halkın öfkesini yakıştırabilmek sistemi kurtarmak için kimi aç gözlü banker ve borsacıları günah keçisi ilan etmek zorunda kalmıştır. *Ekonomik gelişmeler, başta da son mali krizde yaşananlar emperyalist devletlerin, gerçekte ekonomiye egemen olan tekellerin devleti, onların hizmetkarı olduğunu bir kez daha herkesin görebileceği berraklıkta gösterdi. Söz konusu olan sosyal hizmetler olduğunda cimriliklerinden yanına yaklaşılmayan, özellikle kriz dönemlerinde işçilerin emekçilerin kazanılmış halklarını da birer birer ellerinden alan bu devletler, 2008 Eylül ünde patlayan mali krizde kendi kötü yönetimleri ve aşırı kar hırsları sonucu oynadıkları kumarlarda kaybeden banka, sigorta şirketleri ve kimi sanayi tekellerini kurtarmak için hiçbir fedakarlık tan kaçınmadılar. Emekçi halkın geleceğini ipotek altında alarak borç batağına daha da batma pahasına iflas tehlikesi ile karşı karşıya kalan tekellere milyarlarca dolar kaynak aktardılar. Tekellerin bir bölümü, bu tekeller durumunu düzelttiklerinde yeniden özel sermayeye devredilmek üzere devletleştirildi. Bu aslında tekellerin zararlarının toplumsallaştırılması, zararın yükünün tüm toplumun, tabii en başta işçilerin emekçilerin sırtına bindirilmesi anlamına geliyor. Şaşılacak bir şey yok, fakat yapılacak çok şey var. Ve o yapılacak şeylerin sonuçta gerçekleştirmesi gereken hedef te, emperyalist tekellerin devletlerinin işçi sınıfı önderliğinde devrimlerle yıkılması, işçilerin emekçilerin kendi iktidarlarının kurulmasıdır. Biricik alternatif budur. Bütün gelişmeler objektif olarak işçi sınıfını ve emekçileri kendi iktidarları için mücadeleye çağıran gelişmeler. Bütün gelişmeler alternatifsiz ilan edilen emperyalist/kapitalist sistemin, gerçekte çürüyen, asalak bir sistem olduğunu gösteriyor. Komünistlerin işçi sınıfına taşıdığı gerçeklerin, işçi sınıfı ve emekçiler tarafından kendi siyasi tecrübeleri temelinde kavranılması ve üzerlenilmesi için, burjuva yalan balonlarının patlatılması, etkisinin azaltılması ve kırılması için şartlar bizzat sistemin kendi gelişmesi içinde olgunlaşıyor. Gerçek ve başarılı bir Komünist faaliyet için bu gelişmeler büyük fırsatlar yaratıyor. Değişen güç dengeleri, keskinleşen hegemonya dalaşları; yükselen savaş tehlikesi Yukarıda ortaya koyduğumuz ekonomik gelişmeler emperyalist dünyada güç dengelerinin hızla değiştiği bir geçiş dönemi yaşadığımızı gösteriyor. ABD gerek ekonomik, gerek askeri güç bakımından hala emperyalist dünyanın bir numarası. Fakat onun ile diğer emperyalist büyük güçler arasındaki güç dengeleri artık 90 lı yılların başındaki gibi değil. GSYİH bakımından ABD nin dünya içindeki payı % 28 lerden, % 20 lere gerilemiş durumda. Ve eğilim bu gerilemenin sürmesi yönünde. Yani ABD ekonomik olarak -büyük gücüne rağmen- gerileyen güç durumunda. Askeri olarak ABD açısından en tehlikeli rakip du- 9 gündem

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi.

AR& GE BÜLTEN. Dünya Ekonomisi Ne Durumda. Dolayısıyla ülkemiz ekonomisi, dünya ekonomisindeki büyüme-gelişme konjonktürüne daha duyarlı hale geldi. Dünya Ekonomisi Ne Durumda Ahmet YETİM Türkiye ekonomisi özellikle 2000 ve 2001 krizlerinden itibaren giderek artan ölçekte dünya ekonomisine daha duyarlı hale geldi. Bunda; AB tam üyelik maratonunda kaydedilen

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >>

TİCARİ İLİŞKİLER DURUM İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA AVRUPA BİRLİĞİ >> AVRUPA BİRLİĞİ >> Hazırlayan: Mustafa BAYBURTLU (TOBB AB Daire Başkanı) İKÖ ÜLKELERİ ARASINDA TİCARİ İLİŞKİLER VE EKONOMİK DURUM İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi ülkelerin ekonomik yapıları, ekonomik

Detaylı

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu (14 Aralık 2007, İstanbul) Nevzat Öztangut Başkan, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Değerli konuklar, Aracı Kuruluşlar

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL

UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD DÜNYA YATIRIM RAPORU 2015 LANSMANI 24 HAZİRAN 2015 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü nün (UNCTAD) Uluslararası Doğrudan Yatırımlar

Detaylı

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül)

İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) İÇİNDEKİLER (*) 1- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcu (2002-2015 Eylül) 2- Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Uzun Vadeli Kredi Borcunun Borçluya Göre Alacaklı Dağılımı (2002-2015

Detaylı

Araştırma Notu 13/156

Araştırma Notu 13/156 Araştırma Notu 13/156 01 Kasım 2013 ALTIN HARİÇ CARi AÇIK DÜŞÜYOR Zümrüt İmamoglu, Barış Soybilgen ** Yönetici Özeti 2011-2013 yılları arasında altın ithalat ve ihracatında görülen yüksek iniş-çıkışlar

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Ocak2015 N201501 DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRMENOTU Ocak2015 N201501 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Ayşegül Aytaç 1 Araştırmacı, Ekonomi Çalışmaları PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞÜN ÖTEKİ YÜZÜ Petrol fiyatları, 2014 yılının

Detaylı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı

MECLİS TOPLANTISI. Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı MECLİS TOPLANTISI Ender YORGANCILAR Yönetim Kurulu Başkanı 23 Aralık 2013 DÜNYA EKONOMİSİNDE 2013 ÜN EN LERİ 1. FED Başkanı Bernanke nin piyasaları dalgalandıran açıklamaları 2. Gelişmekte olan ülke risklerinin

Detaylı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı Tarih: 16.01.2011 Sayı: 2011/01 Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı 2003-2010 yıllarını kapsayan 8 yılda, şirketlerin kâr aktarımı, faiz ödemeleri ve portföy yatırımları aracılığıyla,

Detaylı

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar Umut Oran Basın Açıklaması 06.01.2013 Yarın Aydın-Söke de pamuk üreticileriyle bir araya gelecek olan CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran ın, yazılı açıklaması şöyle: * EL KAZANDI

Detaylı

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi

Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi Basın Bülteni 26 Haziran 2013 YASED, UNCTAD 2013 Dünya Yatırım Raporu nu açıkladı Türkiye, 2012 yılında dünyada uluslararası doğrudan yatırım liginde iki basamak yükseldi 2012 yılında dünyada yüzde 18

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 17 Ağustos 2015, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni 17 Ağustos 2015, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

06 Temmuz 10 Temmuz 2015

06 Temmuz 10 Temmuz 2015 Önümüzdeki Hafta Neleri Takip Edeceğiz? Pazartesi; 09:00 Almanya Fabrika Siparişleri 11:30 Euro Bölgesi - Perakende PMI Endeksi, Sentix Yatırımcı Güven Endeksi 16:45 ABD Hizmet PMI Endeksi 17:00 ABD ISM

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 23.07.2014 Jak ESKİNAZİ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Seçim maratonu devam ediyor Cumhurbaşkanlığı Seçimi, ülkenin en sıcak gündemi 10 Ağustos'ta

Detaylı

Basın Bülteni Release

Basın Bülteni Release Basın Bülteni Release BASF, ikinci çeyrekte satış hacmini artırdı 26 Temmuz 2014 BASF, 2014 yılı ikinci çeyreğinde satışlarını yüzde 1 artırarak 18,5 milyar avroya çıkardı. Şirketin faiz ve vergi öncesi

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2011, No:5 Bu sayıda; Uluslararası Para Fonu (IMF) tarafından yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu tahminleri değerlendirilmiştir. i Küresel

Detaylı

BÜYÜMEDE 110, ENFLASYONDA 134 ÜLKE BİZDEN DAHA İYİ DURUMDA

BÜYÜMEDE 110, ENFLASYONDA 134 ÜLKE BİZDEN DAHA İYİ DURUMDA Umut Oran Basın Açıklaması 12.5.2013 İşte görmezden gelinen IMF verilerinin ortaya koyduğu gerçek: EKONOMİDE MAKYAJ NAFİLE, BAŞARI HİKAYE BÜYÜMEDE 110, ENFLASYONDA 134 ÜLKE BİZDEN DAHA İYİ DURUMDA TÜRKİYE,

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 i Bu sayıda; Kısa vadeli Dış Borç Stoku, Merkez Bankası Net Döviz Pozisyonu rakamları Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Ve İmalat Sanayi

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1

Dünya Ekonomisi. Bülteni. İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi. Ekim 2012. Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 Dünya Ekonomisi Bülteni Ekim 2012 İstanbul Sanayi Odası Araştırma Şubesi Dünya Ekonomisine Küresel Bakış 1 IMF tarafından açıklanan World Economic Outlook Ekim 2012 raporuna göre, küresel iyileşme yeni

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 74 i Bu sayıda; Ağustos Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 2. Çeyrek dış borç verileri değerlendirilmiştir. i 1 İhracatta Olağanüstü Yavaşlama

Detaylı

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır

AKP hükümeti zamanında ekonomik büyüme ve istikrar sağlanmıştır Türkiye, AKP iktidarı zamanında ekonomik büyüme ve istikrar elde etmiştir. Bu başarı, geçmiş hükümetler ve diğer büyüyen ekonomiler ile karşılaştırıldığında pek de etkileyici değildir Temel Mesajlar 1.

Detaylı

Ekonomide Hızlı Büyüme ve Balon. Hızla Şişmeye Başlayan Balon ve Zincirleme Krizler

Ekonomide Hızlı Büyüme ve Balon. Hızla Şişmeye Başlayan Balon ve Zincirleme Krizler KÜRESEL VE BÖLGESEL ÇALIŞMALAR DÜNYA EKONOMİSİ-FİNAL ÖDEVİ Ekonomide Hızlı Büyüme ve Balon Hızla Şişmeye Başlayan Balon ve Zincirleme Krizler Dünya ekonomisinin 1990 ların ikinci yarısındaki gelişiminin

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 DESTEK PİVOT DİRENÇ EURUSD 1.2607 1.2649 1.2691 1.2581 1.2717 1.2538 1.2759 ALTIN 1218.65 1221.73 1224.81 1216.74 1226.72 1213.66 1229.80 USDTRY 2.2729 2.2806 2.2883 2.2662 2.2930 2.2605 2.3007 USDJPY

Detaylı

GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME

GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME İZSİAD/ GENEL EKONOMİK DEĞERLENDİRME Ender YORGANCILAR EBSO Yönetim Kurulu Başkanı TOBB Yönetim Kurulu Üyesi İMALAT SANAYİSİ ÜRETİMİ EN BÜYÜK İLK 15 ÜLKE Türkiye nin %9,2 gibi çok yüksek bir oranda büyüdüğü

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ DERİ VE DERİ MAMULLERİ SEKTÖRÜ 2014 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Mayııs 2014 2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

Detaylı

Yurtiçinde TIM eylül ayı ihracat rakamlarını açıklayacak. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Para Politikası tutanaklarını açılayacak.

Yurtiçinde TIM eylül ayı ihracat rakamlarını açıklayacak. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Para Politikası tutanaklarını açılayacak. Ekonomik Gündem 2015 3.Çeyrek dönemi, Çin Merkez Bankası nın Yuan para birimini devalue etmesinin ardından küresel piyasalarda hızlı ve çalkantılı bir dönemin yaşanılmasıyla hatırlanacak. ABD Merkez Bankası

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

Aylık Dış Ticaret Analizi

Aylık Dış Ticaret Analizi EKİM YÖNETİCİ ÖZETİ Bu çalışmada, Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından her ayın ilk günü açıklanan ihracat rakamları temel alınarak Türkiye nin aylık dış ticaret analizi yapılmaktadır. Aşağıdaki analiz,

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2013 HAZİRAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Temmuz 2013 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2013 HAZİRAN İHRACAT PERFORMANSI

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

Ekonomik Ticari Gelişmeler

Ekonomik Ticari Gelişmeler Ekonomik Ticari Gelişmeler 3 Mayıs 2011 1 / 24 İçindekiler Giriş Sektör Haberleri Ülkelere Göre Çıkış Sayıları Haftalık Makroekonomik Gelişmeler 2 / 24 Yükselen Değerler Mart ayında İmalat Sanayi Genelinde

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ Hazırlayan ve Derleyen: Zehra N.ÖZBİLGİN Ar-Ge Şube Müdürlüğü Kasım 2012 DÜNYA SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİNDE ÜRETİM VE TÜKETİM yılında 9.546 milyon

Detaylı

2012/4 SAYILI DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMET TİCARETİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ

2012/4 SAYILI DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMET TİCARETİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ 2012/4 SAYILI DÖVİZ KAZANDIRICI HİZMET TİCARETİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA TEBLİĞ SUNUM PLANI Hizmet Sektörünün Desteklenmesi Vizyonu Dünya da ve Türkiye de Sağlık Turizmi Film, Bilişim ve Eğitim Sektörlerine

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 29.07.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 29.07.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 29.07.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Acımasız savaşın kanı ülkemize de sıçradı Şanlıurfa nın Suruç kentinde gerçekleştirilen bombalı

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Ekim 2015 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2015 EYLÜL İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME 2015 Ocak-Eylül Döneminde

Detaylı

Yunanistan Ekonomik Krizine Genel Bir Bakış

Yunanistan Ekonomik Krizine Genel Bir Bakış Yunanistan Ekonomik Krizine Genel Bir Bakış Dr. Aytekin Keleş Son yirmi yılda dünya hızla global bir ekonomik yapı haline dönüşmektedir. Her bir ülkenin ekonomisi ve ekonomik değişimleri birçok ülkeyi

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz Ocak ayının ilk yarısını geride bırakırken piyasalardaki olumlu havanın sorgulanmaya başladığını söyleyebiliriz. Amerika kanadında Aralık ayında sürpriz bir iyileşme gözlenen tarım dışı istihdam

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 70

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 70 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 70 Bu sayıda; -Temmuz ayı dış ticaret verileri -Ağustos ayı dış ticaret ve enflasyon verileri değerlendirilmiştir. Yıllık Dış Ticaret Açığı

Detaylı

2010 OCAK KASIM DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 OCAK KASIM DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 OCAK KASIM DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı 2010 Ocak Kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla % 16,1 oranında artarak 1 milyar 143 milyon dolar

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 72 i Bu sayıda; Haziran İşgücü ve İstihdam gelişmeleri; Ocak-Ağustos Bütçe verileri değerlendirilmiştir. i 1 Gerçek işsizlikte ciddi artış

Detaylı

DOLARLIK MAL VE HİZMET H ÜRETEN ÜLKE TARAFINDAN DOLARLIK KREDİ HACMİ SORUN YARATIYOR

DOLARLIK MAL VE HİZMET H ÜRETEN ÜLKE TARAFINDAN DOLARLIK KREDİ HACMİ SORUN YARATIYOR KÜRESEL KRİZİN N ANATOMİSİ MORTGAGE KRİZİ VE HEDGE FONLAR KRİZİ TÜREV ÜRÜNLER PİYASASINDA KIRILMA 64 TRİLYON DOLARLIK DÜNYA D EKONOMİSİNDE, NDE, 18 TRİLYON DOLARLIK MAL VE HİZMET H ONU ÜRETEN ÜLKE TARAFINDAN

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 44

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 44 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2012, No: 44 i Bu sayıda; Ekim ayı enflasyon verileri, Eylül ayı dış ticaret verileri; TİM Ekim ihracat verileri değerlendirilmiştir. i 1 2012 de Türkiye

Detaylı

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU

AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU AEGON EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. DENGELİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU FON KURULU İKİNCİ 3 AYLIK FAALİYET RAPORU Bu rapor AEGON Emeklilik ve Hayat A.Ş. Dengeli Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.04.2010-30.06.2010 dönemine

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2014, No: 92

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2014, No: 92 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2014, No: 92 i Bu sayıda; 2014 Mart ayı Ödemeler Dengesi Verileri ve kurdaki gelişmeler değerlendirilmiştir. i 1 İlk üç ayda cari açıktaki her 100 Dolarlık

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL

24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL 24 HAZİRAN 2014 İSTANBUL UNCTAD Dünya Yatırım Raporu Türkiye Lansmanı Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Örgütü «UNCTAD» ın Uluslararası Doğrudan Yatırımlara ilişkin olarak hazırladığı Dünya Yatırım

Detaylı

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler

Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı Türkiye nin dış ticaret ve yatırım bağlantıları: Güçlü yönler Prof. Dr. Serdar TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz 2009 Aralık ayında vadeli piyasalarda 1230.0 dolar/ons seviyesine kadar yükselen altın fiyatları sonrasında yaklaşık % 15 düşüş ile Şubat ayı başında 1045.0 dolar/ons seviyesine geriledi.

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ekim 2011, No:7

EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ekim 2011, No:7 EKONOMİK VE MALİ POLİTİKA GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ekim 2011, No:7 Bu sayıda; Ağustos ayı dış ticaret verileri, Eylül ayı enflasyon verileri, Döviz yükümlülüklere uygulanan munzam karşılıkların düşürülmesine

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Haziran 2013, No: 62

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Haziran 2013, No: 62 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Haziran 2013, No: 62 i Bu sayıda; Başbakan ın Taksim Gezi Parkında vatandaş ile inatlaşmasının ekonomiye maliyeti değerlendirilmiştir. i 1 Ekonomi iç ve dış

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

MUTLU BİR BAYRAM TATİLİ GEÇİRMENİZ DİLEĞİYLE

MUTLU BİR BAYRAM TATİLİ GEÇİRMENİZ DİLEĞİYLE 23 EKİM 2012 MUTLU BİR BAYRAM TATİLİ GEÇİRMENİZ DİLEĞİYLE Japonya da düşen ihracat rakamları ve İspanya Başbakanı Rajoy un bölgesel seçimleri kazanmasının desteği ile kurtarma paketi yönündeki baskıya

Detaylı

Bu Hafta Piyasalarda

Bu Hafta Piyasalarda 06 Nisan 2015 Bu Hafta Piyasalarda Geçtiğimiz hafta yurtiçinde beklenen 2014 büyüme rakamı %2,9 dördüncü çeyrek için ise %2,6 olarak açıklandı. Piyasa beklentisinin üzerinde gelen rakamlar Türkiye gibi

Detaylı

EURUSD [Euro - US Dolar] Teknik Analiz

EURUSD [Euro - US Dolar] Teknik Analiz G E D İ K Y A T I R I M K A L D I R A Ç L I İ Ş L E M L E R İçindekiler i Piyasa Gündemi Euro Dolar Teknik Analiz Piyasa Gündemi Dolar Yen Teknik Analiz Pound Dolar Teknik Analiz Veri gündemi açısından

Detaylı

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1

SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv. Beyaz Eşya. İnşaat. Turizm. Enerji. Diğer Göstergeler. Sektörel Gelişmeler /Ağustos 2013 1 SEKTÖREL GELİŞMELER İÇİNDEKİLER Otomotiv Otomotiv İç Satışlarda Hızlı Artış Temmuz Ayında Devam Ediyor. Beyaz Eşya Beyaz Eşya İç Satışlarda Artış Temmuz Ayında Hızlandı. İnşaat Reel Konut Fiyat Endeksinde

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

Güney Kore Merkez Bankası, BOK, faiz oranını değiştirmeyerek %1.50 de sabit bıraktı.

Güney Kore Merkez Bankası, BOK, faiz oranını değiştirmeyerek %1.50 de sabit bıraktı. Ekonomik Gündem Güney Kore Merkez Bankası, BOK, faiz oranını değiştirmeyerek %1.50 de sabit bıraktı. Euro Bölgesi Maliye Bakanları, Yunanistan ın 3. Kurtarma paketi çerçevesindeki yapması gereken reformlar

Detaylı

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü İçindekiler I- Yöntemsel Açıklama... 3 2 I- Yöntemsel Açıklama 1 Nominal efektif döviz

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım

Detaylı

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor?

Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Piyasalardaki Dalgalanma Otomotiv Sektörüne Nasıl Yansıyor? Pınar ELMAS Otomotiv sektörü, ekonomide yarattığı katma değer, istihdama olan katkısı ve ilişkide bulunduğu diğer sektörlerdeki teknolojik gelişmenin

Detaylı

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011

ARAŞTIRMA GRUBU. Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 ARAŞTIRMA GRUBU Prof. Dr. Özer SENCAR Prof. Dr. İhsan DAĞI Prof. Dr. Doğu ERGİL Dr. Sıtkı YILDIZ Dr. Vahap COŞKUN MAYIS - 2011 Bu rapor Mayıs-2011 araştırmasının II. kısmıdır. Araştırmanın bu kısmında;

Detaylı

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.

AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi

Detaylı

ARAŞTIRMA PETROL FIYATLARINDAKI

ARAŞTIRMA PETROL FIYATLARINDAKI PETROL FIYATLARINDAKI ARAŞTIRMA DÜŞÜŞÜN ÖTEKI PETROL FIYATLARINDAKI DÜŞÜŞÜN UZUN VADEDE ÖNE ÇIKAN OLUMSUZ ETKILERI, IHRACAT, ITHALAT VE TURIZM GELIRLERININ DÜŞMESI ILE DOĞRUDAN SERMAYE GIRIŞLERININ AZALMASI

Detaylı

Küresel Mali Kriz, Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler

Küresel Mali Kriz, Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler Küresel Mali Kriz, Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler 0 Dünyada bankaların krediye bağlı zararları 1 trilyon $ a ulaştı Zararlar ve Sağlanan Sermaye (milyar $) Dünya Amerika Euro Bölgesi Asya Toplam Kayıplar

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ

KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ DÜNYA EKONOMİSİNDE ÇÖKÜŞ VE KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ 26 Şubat 2009 İstanbul Petrol-İş Kapitalizm Kapitalist ekonominin iki temel özelliği; Sermayenin çıkarı olarak üretim Piyasanın anarşik yapısı - Çok

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme

DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI. Genel Değerlendirme DÜNYA SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ İHRACATI Genel Değerlendirme Haziran 2014 2012 yılı dünya seramik sağlık gereçleri ihracat rakamlarına bakıldığında, 2011 yılı rakamlarına nazaran daha az dalgalanma gösterdiği

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 01 Aralık 2014, Sayı: 48. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 48 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ercan Ergüzel Ezgi Gülbaş Ali Can Duran 1 DenizBank

Detaylı

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013

PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 RİSKİN İŞTAHI KAÇARSA Bernanke nin Mayıs ayı içerisinde yaptığı açıklama ile başlayan riskten kaçınma eğilimi 19 20 Haziran FED toplantısı ile doruğa ulaştı. FED in 85 milyar

Detaylı

MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi

MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi MAYIS AYINDA ÖNE ÇIKAN GELİŞMELER SİYASİ GELİŞMELER Avrupa Parlamentosu Seçimleri sonuçlandı. Avrupa Parlamentosu Seçimleri nde Aşırı Sağın Yükselişi 2014 Avrupa Parlamentosu Seçimleri, 22-25 Mayıs tarihlerinde

Detaylı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI OCAK AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı

TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI OCAK AYI İHRACAT PERFORMANSI. Genel ve Sanayi İhracatında Tekstil ve Hammaddeleri Sektörünün Payı Şubat 2015 Tekstil ve Hammaddeleri Sektörü 2015 Yılı Ocak Ayı İhracat Bilgi Notu Tekstil, Deri ve Halı Şubesi İTKİB Genel Sekreterliği 02/2015 TEKSTİL VE HAMMADDELERİ SEKTÖRÜ 2015 YILI OCAK AYI İHRACAT

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 OCAK AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 OCAK AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 OCAK AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Şubat 2016 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2016 OCAK İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME 2016 Ocak Ayında Sektörel

Detaylı