COMITE NATIO NAL TURC

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "COMITE NATIO NAL TURC"

Transkript

1 COMITE NATIONAL TURC World Energy Council COMITE Turkish NATIONAL National TURC Committee Dünya Dünya Enerji Enerji Konseyi Konseyi Türk Türk Milli Milli Komitesi Komitesi 2

2 ĠÇĠNDEKĠLER İÇİNDEKİLER...3 SUNUġ...5 DELEGELER...7 RAPOR PETROL ÇALIġMA GRUBU RAPORU ELEKTRĠK ÇALIġMA GRUBU RAPORU YENĠLENEBĠLĠR VE AR GE ÇALIġMA GRUBU RAPORU KÖMÜR ÇALIġMA GRUBU RAPORU ÇEVRE VE ENERJĠ ÇALIġMA GRUBU RAPORU DOĞALGAZ ÇALIġMA GRUBU RAPORU ENERJĠ VERĠMLĠLĠĞĠ ÇALIġMA GRUBU RAPORU ULUSLAR ARASI ENERJĠ ÇALIġMA GRUBU RAPORU HĠDROLĠK ENERJĠ ÇALIġMA GRUBU RAPORU SÜRDÜRÜLEBĠLĠR ENERJĠ GRUBU RAPORU NÜKLEER ENERJĠ GRUBU RAPORU TABLOLAR ġekġller FOTOĞRAFLAR

3 GENÇLĠK ENERJĠ RAPORU 2009 Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi 2. Gençlik Enerji Çalıştayı 17 & 18 & 19 Mayıs ODTÜ / ANKARA Telif Hakkı 2009 Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Tüm hakları saklıdır. Bu yazının tamamı ya da bir bölümü ancak Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi izniyle yayınlanabilir. Raporda yer alan görüşler katılımcıların kendi görüşleridir. Dünya enerji Konseyi Türk Milli Komitesinin görüşleri değildir. Basım tarihi: Ekim 2009 Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi (DEK TMK) Cinnah Cad. No: 67/ Çankaya-Ankara Tel: (312) (pbx) Faks: (312) Web-site: 4

4 SUNUġ Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi, Türkiye Enerji Sektörünün en eski sivil toplum kuruluşu olarak 2009 yılında, 60. yıl dönümünü kutlamaktadır. Komite'nin 60 yıllık başarı serüveninde yeni bir oluşum olan Genç Enerji Grubu bu başarıların sürdürülmesi ve geleceğe taşınması için son derece önemli bir adımdır yılında 1. Gençlik Enerji Çalıştayı ile ortaya çıkan Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genç Enerji grubu bu çalıştayın ardından Genç Enerji Raporu 2007'yi yayınlamıştır yılında gerçekleşen 2. Gençlik Enerji Çalıştayı ile de çalışmalarına devam etmektedir. 2. Gençlik Enerji Çalıştayı'nda gerçekleşen oturumlarda katılımcı gençlerin görüşlerini ortaya koymak amacıyla Genç Enerji Raporu 2009 yayınlanmıştır. Dünya Enerji Konseyi içerisinde oluşturulmaya başlanılan Gençlik Grupları'nın son derece önemli olduğunu düşünmekteyiz. Genç Enerji Grubu Geleceğin Enerji Liderlerini bugünden bir araya getirerek birlikte çalışma imkanları yaratmaktadır. Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi bünyesinde yer alan Genç Enerji grubu, enerji piyasasında bulunan liderlerin, gelecekte koltuklarına oturmaya aday gençleri bugünden piyasaya hazırlaması nedeniyle de son derece örnek bir gruptur. Genç Enerji Grubu, ortaya çıkmasından bugüne kadar geçen süreçte birçok destek almıştır. Bu süreçte her zaman gençlerin bu ülke için ne kadar önemli olduğunu ifade eden ve her türlü desteği veren Sayın Süreyya Yücel ÖZDEN'e, Çalıştay'ın düzenlenmesi sırasında tüm pozitif enerjisi ile bizlere yardımcı olan ve bizden çok daha fazla yorulan Sayın Ömer ÜNVER' e, 2. Gençlik Enerji Çalıştayı'na katılarak gençlere yardımcı olan Sayın Necdet PAMİR'e, Sayın Prof. Dr. Mete ŞEN'e, Sayın Gültekin Türkoğlu na, Sayın Doç. Dr. Şebnem DÜZGÜN'e ve Sayın Barış ŞANLI'ya, Genç Enerji Grubu'nun kuruluşuna çok emek veren arkadaşımız Turgay TOPKAYA'ya bu güzel adımı attığı için, Şerife ODABAŞI'na hemen her konuda yardımları için, Burcu AYDINLAR'a güzel fikirleri ve Genç Enerji'ye verdiği değer için, Organizasyonda sağladığı tüm yardımlar için Ekin ERAYDIN'a, 5

5 2.Genlik Enerji Çalıştayı ına katılarak Genç Enerji Grubu'na kattıkları değer için tüm katılımcılara, Gençlere ve bu ülkenin geleceğine verdiği değer için ZORLU ENERJİ GRUBU 'na Sonsuz TEŞEKKÜRLER... Hilal PATACI Genç Enerji Grubu Direktörü 6

6 Moderatörler: Burcu Aydınlar Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi Hilal Patacı İstanbul Üniversitesi İktisat Politikası Yüksek Lisans Öğrencisi Uluslar arası Enerji ÇalıĢma Grubu E. Özge Cesur Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Lisans Öğrencisi Gizem Kumaş Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans Öğrencisi Alev Soysal Erdinç Doğanay İlhan Kalkan İstanbul Üniversitesi iktisat Lisans Öğrencisi İstanbul Üniversitesi İktisat Lisans Öğrencisi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Lisans Öğrencisi Nükleer Enerji ÇalıĢma Grubu A. Emre Güleç Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Lisans Öğrencisi Mehmet Fatih Ergün Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Lisans Öğrencisi Engin Şahin Sakarya Üniversitesi Malzeme ve Metalurji Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi Gökhan Tosun ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Lisans Öğrencisi Ümran Asan Mehmet Mercimek Murat Efgan Kibar Çağatay Cangüloğlu Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Lisans Öğrencisi İTÜ Enerji Bilimi ve Teknolojileri Doktora Öğrencisi Kocaeli Üniversitesi Kimya Mühendisliği Doktora Öğrencisi Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliği Lisans Öğrencisi Enerji Verimliliği ÇalıĢma Grubu 7

7 Çağrı Cengiz Başkent Üniversitesi Enerji Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi Çağatay Cangüloğlu Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliği Lisans Öğrencisi Safiye Üçkardeş Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Lisans Öğrencisi E. Önder Akcengiz Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliği Lisans Öğrencisi Çiğdem Işıkyürek Kabul Atakan Şenkal Burak Demirtaş Hidrolik ÇalıĢma Grubu Adnan Aktaş Aysun Kurt Onur Seren Eda Bülbül Doğan Gezer Burcu Küçükkeleş Aysu Taşcı Mehmet Küçükbeycan Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri A.B.D Yüksek Lisans Öğrencisi Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü Yüksek Lisans Öğrencisi Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Lisans Öğrencisi Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Lisans Öğrencisi Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Lisans Öğrencisi Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Lisans Öğrencisi ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Lisans Öğrencisi ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Lisans Öğrencisi Kafkas Üniversitesi Biyoloji Lisans Öğrencisi TOBB İşletme Yüksek Lisans (MBA) Öğrencisi Sürdürülebilir Enerji ÇalıĢma Grubu Ahu Binici Sevgi Fettah Diğdem Dükel Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Lisans Öğrencisi Başkent Üniversitesi Enerji Verimliliği Yüksek Lisans Öğrencisi Akdeniz Üniversitesi Fizik Mühendisliği Lisans Öğrencisi 8

8 Sinan Eren Abdulkadir Karaduman Dilek Kaya ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Lisans Öğrencisi Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Lisans Öğrencisi Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Lisans Öğrencisi Petrol ÇalıĢma Grubu Gizem Kumaş Özge Cesur Alev Soysal Sümbül Keçecioğlu Erdinç Doğanay Ümran Asan Koralp Karadağ İlhan Kalkan Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans Öğrencisi Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Lisans Öğrencisi İstanbul Üniversitesi İktisat Lisans Öğrencisi ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Lisans Öğrencisi İstanbul Üniversitesi İktisat Lisans Öğrencisi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Lisans Öğrencisi Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği ( Enerji Dalı ) Lisans Öğrencisi Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Lisans Öğrencisi Elektrik ÇalıĢma Grubu Burak Demirtaş Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Lisans Öğrencisi Mehmet Fatih Ergün Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Lisans Öğrencisi Engin Şahin Sakarya Üniversitesi Malzeme ve Metalurji Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi Gökhan Tosun ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Lisans Öğrencisi Sevgi Fettah Sinan Eren Başkent Üniversitesi Enerji Verimliliği Yüksek Lisans Öğrencisi ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Lisans Öğrencisi 9

9 Hüseyin Muzaffer Şağban Eda Bülbül Mehmet Küçükbeycan Doğan Gezer Muğla Üniversitesi Fizik Bölümü Lisans Öğrencisi ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Lisans Öğrencisi TOBB İşletme Yüksek Lisans (MBA) Öğrencisi ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi Yenilenebilir Enerji ve Ar-Ge ÇalıĢma Grubu A. Emre Güleç Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü Malzeme Bilimi ve Mühendisliği Lisans Öğrencisi Atakan Şenkal Ege Üniversitesi Güneş Enerjisi Enstitüsü Yüksek Lisans Öğrencisi Safiye Üçkardeş Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Lisans Öğrencisi Mehmet Mercimek İTÜ Enerji Bilimi ve Teknolojileri Doktora Öğrencisi Çiğdem Işıkyürek Kabul Abdulkadir Karaduman Murat Efgan Kibar Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri A.B.D Yüksek Lisans Öğrencisi Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Lisans Öğrencisi Kocaeli Üniversitesi Kimya Mühendisliği Doktora Öğrencisi Çağrı Cengiz Başkent Üniversitesi Enerji Mühendisliği Yüksek Lisans Öğrencisi Onur Seren Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Lisans Öğrencisi Çağatay Cangüloğlu Halil Tuzcu Çevre ve Enerji ÇalıĢma Grubu Ahu Binici Aysun Kurt Ankara Üniversitesi Fizik Mühendisliği Lisans Öğrencisi Pamukkale Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Enerji Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi Yıldız Teknik Üniversitesi Çevre Mühendisliği Lisans Öğrencisi Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Lisans Öğrencisi 10

10 Burcu Küçükkeleş Diğdem Dükel Aysu Taşçı Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Lisans Öğrencisi Akdeniz Üniversitesi Fizik Mühendisliği Lisans Öğrencisi Kafkas Üniversitesi Biyoloji Bölümü Lisans Öğrencisi Kömür ÇalıĢma Grubu A. Emir İnce ODTÜ Jeoloji Mühendisi Lisans Öğrencisi Adnan Aktaş Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Lisans Öğrencisi Dilek Kaya Ekin Eraydın Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Lisans Öğrencisi ODTÜ Maden Mühendisliği Lisans Öğrencisi Doğalgaz ÇalıĢma Grubu A. Emir İnce ODTÜ Jeoloji Mühendisi Lisans Öğrencisi Sümbül Keçecioğlu ODTÜ Petrol ve Doğalgaz Mühendisliği Lisans Öğrencisi Halil Tuzcu Koralp Karadağ Hüseyin Muzaffer Şağban Pamukkale Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Enerji Anabilim Dalı Yüksek Lisans Öğrencisi Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği ( Enerji Dalı ) Lisans Öğrencisi Muğla Üniversitesi Fizik Bölümü Lisans Öğrencisi 11

11 PETROL ÇALIġMA GRUBU RAPORU 12

12 Arzının talep karşısında son derece kısıtlı oluşu ve kullanım alanlarının yaygınlığı petrolü stratejik önemi olan bir enerji kaynağı haline getirmiştir. İkame imkanlarının kısıtlı oluşu bu kaynağa olan bağımlılığın gelecekte de devam edeceği gerçeğini ortaya çıkartmaktadır yılı sonu itibariyle teorik hesaplamalara göre Türkiye'nin 979 milyon ham petrol rezervi bulunmaktadır. Ancak ne yazık ki bunun 167 milyon tonu üretilebilir niteliktedir. Bu da %17'sine tekabül etmektedir. Buna karşılık petrol tüketimi ülkemizde sürekli olarak artmaktadır. Önemli bir oran da petrol üretiminin, tüketimi karşılama oranıdır. Bu oran ülkemizde gün geçtikçe düşmektedir. Bu da bu kaynakta dışa bağımlılığımızın arttığı anlamına gelmektedir. Son yıllarda ithalat tüketimin % 90'ına denk gelen milyon ton bandı arasında gerçekleşmektedir. Tablo1. Ülkeler Ġtibariyle Ham petrol Ġthalatı Ülkeler Miktar ( 1000 ton ) Pay (%) Ġran ,4 37,9 35,6 Rusya ,6 28,6 39,9 Libya ,4 17,3 2,6 S. Arabistan ,9 13,9 15,2 Ġtalya ,9 Suriye ,4-1 Irak ,2 2,3 3,7 TOPLAM Kaynak: EPDK Petrol Piyasası Sektör Raporu,

13 İthalatın sadece ticari değil politik bir süreç olduğu da artık bir gerçek halini almıştır. İthalat yaptığımız ülkelere baktığımızda ilk sırayı Rusya almaktadır. Daha sonra İran ve diğer ülkeler takip etmektedir. Bu sıralamalarda oranlara bağlı olarak değişimler de yaşanabilmektedir. Örneğin Libya ile olan ticaret gerilerken, Rusya ile olan ticaretimiz 2006 da ciddi bir düşüş yaşamış ancak 2007 yılında toparlamıştır. Burada dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da fiyat artışlarıdır milyon petrol ithalatının yapıldığı bir ülkede petrol fiyatlarında meydana gelecek 1$'lık artık sonucu milyon dolar daha ağır bir fatura çıkartacaktır. Yaptığımız ithalatın bir de analiz edilmesi gereken finansal boyutu vardır. Döviz kurlarındaki artış ile beraber toplam petrol ithalatı dış ticaret bilançomuz üzerinde olumsuz etki yaratmıştır. Ancak petrol fiyatlarındaki ve kurlardaki artış ülkemizde petrol aramalarına hız verilmesini de sağlamıştır. Ülkemizde petrol arama ve üretim maliyetlerinin yüksekliği nedeniyle, kurlardaki ve fiyatlardaki artış yüksek maliyetleri göreceli olarak ucuz hale getirmiştir. Bunların sonucunda da petrol üretimi ve aramasına hız verilmiştir. Ancak 2008 yılında başlayan finansal krizin etkisiyle arama ve üretim çalışmalarında bulunan şirketler kaynak sıkıntısı içine girmişlerdir. Ülkemizde üretim ruhsatlarının büyük çoğunluğu TPAO ve ortak şirketlerce alınmıştır. Petrol fiyatlarında yaşanan düşüşü engellemek amacıyla OPEC'in uyguladığı arzı kısma müdahalesi piyasada fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğu gibi arz eden ülkeler üzerinde siyasi bir baskı unsuru da olmuştur. Petrolün politik bir kart olarak kullanılması bir yana bu kaynağın üretimde temel girdilerden biri oluşu sistemde ciddi sorunlar oluşturmaktadır. Bugün petrol üreticisi ülkelerin yanı sıra petrol üretimi çok fazla olmayan ülkeler de piyasada söz sahibi olmaya başlamaktadır. Bu da uluslararası petrol ticareti ile ilgilidir. Petrolün üretilmesi kadar taşınması da arz güvenliğinin bir parçasıdır. Petrolün düzenli üretiminden sonra düzenli teslimatı da arz üzerinde baskı oluşturmaktadır. Bu noktada da ülkemiz transit ülke olma yönünde girişimlerde bulunmuş Ceyhan'ı bu konuda hedef seçmiştir. Ceyhan'ın stratejik konumu bu seçimde elbette ki önem teşkil etmektedir. Bu hedefin gerçekleşmesi için de çeşitli ülkelerle anlaşmalar yapılmıştır. 14

14 Tablo 2. Rafineri Kapasiteleri RAFĠNERĠ ĠġLEME KAPASĠTESĠ MĠLYON TON / YIL DEPOLAMA MĠLYON M 3 KAPASĠTESĠ Ġzmit Rafinerisi 11 1,95 Ġzmir Rafinerisi 11 2 Kırıkkale Rafinerisi 5 1,25 Batman Rafinerisi 1,1 0,22 Kaynak : Tüpraş Petrol ürünlerinde arzı etkileyen tek faktör petrol arzı değildir. Rafineri kapasitesi, lojistik, stok da önem taşımaktadır yılında yürürlüğe giren Petrol Piyasası Kanunu ile olağanüstü durumlar için asgari 90 günlük stok tutulması hususu düzenlenmiştir. Böylece olabilecek arz sıkıntılarının önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Boru Hatlarından Kısaca Bahsedecek Olursak: Batman Dörtyol Boru Hattı; Temel Hedefi Batman ve çevresinde çıkarılan petrolü tüketim noktalarına ulaştırmaktır. Bu amaçla 1967 yılında TPAO tarafından işletmeye açılmıştır. Hattın uzunluğu 511km'dir. Ceyhan Kırıkkale Boru Hattı; Kırıkkale rafinerisine gereken petrol arzını sağlamaktadır. Ceyhan ile Kırıkkale arasındaki petrol transferini sağlayan bu hat 1986 yılında işletmeye açılmıştır. Hattın uzunluğu 448km'dir. Şelmo Batman Boru Hattı; Şelmo da üretilen petrolü Batman Terminaline taşımaktadır. Hattın uzunluğu 42km'dir. 15

15 Irak Türkiye Petrol Boru Hattı; Körfez krizi nedeniyle Birleşmiş Milletler tarafından geçici olarak kapatılan bu hat 1996'de işletmeye yeniden açılmıştır. Bakü Tiflis Ceyhan Boru Hattı; Hazar Bölgesi'nde ve özellikle Azerbaycan'da üretilen petrolü dünya pazarına taşımayı hedefleyen bir projedir km uzunluğundaki bu hat Bakü'den başlamakta Tiflis ve oradan da Ceyhan a gelmektedir. Petrol bugün itibariyle bizler için yaşamsal bir kaynak halini almıştır. Kullandığımız birçok ürünün temel hammaddesi arasındadır. Dolayısıyla petrol fiyatlarında yaşanacak bir değişim enflasyon üzerinde bileşik etki oluşturacaktır. Petrolün birebir ikamesi de ne yazık ki mümkün değildir. Bu nedenle sektörsel ikamelerin olmasından bahsedebiliriz. Ulaştırmada ve taşımacılıkta kullanılan akaryakıtın miktarını azaltacak sistemlere ve teknolojilere destek verilmesi sağlanırsa bunun ulusal petrol tüketimimizi azaltacağını düşünmekteyiz. Yan sanayide kullanılan petrol ürünlerinin yerine ikamelerinin üretilmesi de yine petrole duyulan talebi düşürecektir. Ülkemizde petrol arama ve üretim faaliyetlerine bugüne kadar gereken önem verilememiş durumdadır. Petrol arama ve üretim faaliyetlerine hız verilmesi ve bu konuda verimli sahaların daha hızlı değerlendirilmesi gerekmektedir. Fiyatların yükseldiği dönemlerde bu yatırımların karlı hale geldiği unutulmamalıdır. Özellikle denizlerde yapılan aramalara ( off shore ) önem verilmelidir. Hemen her sene bu konuda çeşitli ülkelerle diplomatik krizler yaşanmaktadır. Petrol sadece bir enerji kaynağı olarak değerlendirilmemelidir. Bunun çok daha ötesinde politik ve ekonomik bir kart halini almıştır. Türkiye her ne kadar petrol arama ve üretim faaliyetine ağırlık verememiş olsa da uluslararası taşımacılığı ile köprü olma amacı taşımaktadır. Bu bağlamda arama ve üretim çalışmaları yetersiz de olsa işin diplomatik sürecine ağırlık verildiğini belirtmek son derece yerinde olacaktır. Bu ekonomik ve politik kart a sahip olmak kadar bu kart ın hamlelerini önceden tahmin edebilmek de bu süreçte önem taşıyacaktır. 16

16 ELEKTRĠK ÇALIġMA GRUBU RAPORU 17

17 1.GiriĢ Elektrik piyasasının elektriğin depolanamaması, talebin elastik olmaması ve hatlara bağımlı iletim gibi kendine has bazı özellikleri vardır (Ellersdorfer, 2005 ve Janssen v.d., 2008). Benzer şekilde elektriğin arz tarafının da önemli bazı fiziksel özellikleri vardır: (i) piyasaya yeni girişi kısıtlayan yüksek ilk yatırım maliyetleri, (ii) üretimin dikey kademeleri ve (iii) arz ve talebin dengelenmesini gerektiren ve depolanamayan bir meta (Jamasb and Pollitt, 2005). Elektrik piyasasında liberalizasyon, etkinliği arttırmayı ve rekabet sonucu toptan satış elektrik fiyatlarını düşürmeyi amaçlamaktadır. Jamasb ve Pollit e (2005) göre elektrik piyasasında liberalizasyon aşağıdaki birbirine bağlı adımları gerektirir: Sektörün yeniden yapılandırılması, toptan satış üretimde rekabetin getirilmesi ve perakende arz, iletim ve dağıtım hatlarının teşvikle regüle edilmesi, bağımsız bir düzenleyici kurulması ve özelleştirme. Bu süreç sektörün genelde, dikey entegre olmuş faaliyetlerinin ayrıştırılması ve yatay konsantrasyonlarının azaltılması ile yeniden yapılandırılmasını içerir. Dikey ayrışmanın amacı, rekabet açısından potansiyeli olan üretim ve arzı, doğal monopoller iletim ve dağıtım ağlarından ayırmaktır. Yatay ayrışmanın amacı, ölçek ekonomisinin rekabete tercih edilebileceği üretim ve arz tarafında yeterince etkili rekabet yaratmaktır. Türkiye elektrik piyasası 3096 sayılı kanun ile 1984 yılında özel yatırımcılara açılmıştır. Bu kanunla yerli ve yabancı özel girişimlere elektrik üretimi, dağıtımı ve ticareti imkanı verilmiştir (Küçükbeycan, 2008). Ancak Türkiye elektrik piyasasındaki önemli yeniden yapılanma 2001 yılında yayınlanan 4628 sayılı kanun ile başlamıştır sayılı kanuna istinaden, enerji piyasasını düzenlemek ve organize etmek üzere bağımsız otorite olarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kurulmuştur. Kamu kuruluşu olan Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) dört kuruma ayrıştırılmıştır; (i) Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ), (ii) Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ), (iii) Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) ve (iv) 18

18 Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketi (TETAŞ). Ayrışmadan sonraki süreçte, üretim ve dağıtım şirketlerinin özelleştirilmeleri devam etmektedir. Jamasb ve Pollit e (2005) göre Özelleştirmenin hissedilen ana etkisi, özel şirketlerin kar amacı peşinde olmaları nedeniyle etkinlikte gelişme kaydetmeleri ve maliyetleri düşürmeleridir. Ancak, özelleştirme liberalizasyon için bir ön-gereklilik değildir. 2. Gençlik Enerji Çalıştay ının kapsamında Türkiye elektrik sektöründe liberalizasyon süreci iki disiplinin bakış açısından incelenmiştir. Bunlar idari ve teknik disiplinlerdir. TEK in ayrışmasından sonra enerji sektörünün durumu idari tartışmanın konusu olmuştur. Öte yandan teknik kapsamda, en modern iletim ve dağıtım teknolojileri ile bunların Türkiye ye uygunlukları tartışılmıştır. 1. Türkiye Elektrik Piyasasının Yapısı Türkiye de enerji piyasasının yeniden yapılanması ile yüksek kalitede, ucuz ve çevre dostu elektriğin üretilmesi, iletilmesi, dağıtılması ve ticaretinin yapılmasını amaçlanmaktadır. Etkinlik ve rekabete bağlı olarak liberalizasyonun fiyatları düşürücü bir etkisi olması beklenmektedir. Bu konudaki Avrupa Birliği nin elektrik direktifleri Tablo 1 de verilmiştir. Avrupa da elektrik piyasası ve ağı birbirine bağlıdır (Küçükbeycan, 2008). Uzun vadede tek bir Avrupa elektrik piyasasına ulaşma amacı vardır. Tablo 1. AB Elektrik Direktifleri (Vasconcelos, 2004 ve Jamasb v.d., 2005) 1996 Öncesi En 1996 Direktifi 2003 Direktifi Yaygın Yapı Üretim Monopol Lisanslama İhale Lisanslama İletim Monopol Düzenlenmiş Üçüncü Düzenlenmiş ÜŞE 19

19 Dağıtım Şahıs Erişimi (ÜŞE) Müzakere edilmiş ÜŞE Tek Satıcı Arz Monopol Muhasebesel ayrılma İletim ve dağıtımdan yasal ayrılma Müşteriler Seçim yok Hane halkı dışı herkes Uygun Müşterilerin (2004) Seçilmesi (=1/3) Herkes (2007) İ/D Ayrışması Yok Muhasebesel Yasal Sınırlar ötesi ticaret Monopol Müzakere Edilerek Düzenlenmiş Düzenleme Hükümet Belirtilmemiş Düzenleme Otoritesi Ayrışmanın amacı potansiyel olarak rekabetçi olan üretim ve arz fonksiyonlarını doğal monopoller dağıtım ve iletim ağlarından dikey olarak ayırmaktır (Jamasb and Pollitt, 2005). Öte yandan, Jamasb ve Pollitt e (2005) göre liberalizasyon öncesindeki dikey entegre şirketlerin belirgin ekonomik ve teknik avantajları vardı. Bu nedenle, özel sektör şirketleri monopol gücü kazanmak ve karlarını maksimize etmek için dikey geri-birleşmeye doğru güçlü eğilimler sergilemekte. Bu ve benzeri eğilimleri engellemek noktasında rekabet kurumlarına önemli rol düşmekte. İngiltere ve Almanya gibi bazı Avrupa Birliği üyesi ülkeler liberalizasyonu tamamlamıştır. Liberalizasyon için tek ve kendine has bir metot yoktur. Örneğin; İngiltere önce özelleştirmeleri sonra liberalleşmeyi bitirdi (Deloitte, 2007). Bir diğer örnek Almanya da piyasa 1998 yılında liberalleşene kadar dikey entegre kamu şirketlerinin konut ve sanayi tüketicilerine arzı ile nitelenebilirdi (Ellersdorfer, 2005). İngiltere nin aksine Almanya liberalizasyonu özelleştirmelerden önce planlamıştır. Bir diğer başarılı elektrik piyasası olan Norveç ise kamu kuruluşlarını özelleştirmeyi düşünmemektedir. 20

20 Türkiye, Avrupa Birliği ne üye bir ülke olma sürecinde enerji sektörünün liberalleşmesini başlatmıştır. Liberalizasyon sürecinde, politik olarak bağımsız düzenleyici kurum EPDK yı kurmasının yanı sıra eletkrik üretim, iletim, dağıtım ve ticaretini ayırdı. Türkiye, elektrik piyasasında liberalleşme ve özelleştirme süreçlerinden birlikte geçmektedir. Türkiye elektrik piyasası dikey ayrışmadan sonra bazı sorunlarla karşılaşmıştır. Bu noktada elektrik piyasasının bileşenleri arasındaki koordinasyon çok hızlı bir şekilde sağlanmalıdır. Enerji kurumlarının yetki alanları ve yasal belirsizlikler netleştirilmelidir. Ayrıca; çeşitli kuruluşların değişik kanunlar ile kazandıkları birbirinden farklı yasal haklar gibi bir takım konular da özelleştirme sürecinde çözümlenmelidir. Daha sağlıklı bir piyasanın gelişmesi noktasında yasal konular önemli bir rol oynar. Piyasayı denetleyen ve düzenleyen kurumların hem teknik hem hukuksal anlamda uzmanlaştırılmaları, böylece güçlendirilmeleri gerekmektedir. Bununla birlikte, bu kurumlardaki insan kaynakları önemli rol oynar ve bu nedenle yüksek yetkinliklere ve deneyime sahip olmaları gerekir. Yetkinliklerin yetersiz olması sistemin sorunlu çalışmasına yol açabilir. Sonuç olarak; devletin elektrik piyasasında tutarlı ve istikrarlı bir politika yürütmesi ve buna bağlı koordinasyon sağlaması gerekmektedir. Liberalizasyonun performansı en iyi elektrik fiyatları ile ölçülebilir. İletim hatlarına yapılacak yatırımlar ve sonuçta bölgeler arası elektrik alım satımı fiyatları aşağı çekecektir. Bunun için fiziksel bağlantılar ile teknik düzenlemeler gereklidir (Jamasb and Pollitt, 2005). İletim ağına yapılan yatırımlar sonucu artan bölgeler arası elektrik transferi olanakları geliştirilmiş rekabete yol açabilir (Ellersdorfer, 2005). Liberalizasyon süreci sonrası ortaya çıkan bir başka endişe, muhtemelen en önemlisi, ise merkezi planlamanın yokluğunda kar-odaklı özel sektör şirketlerinin yeterli ve zamanında yatırımı yapamayacağıdır (Jamasb and Pollitt, 2005). Bu durumlarda, devletin teşvik mekanizmaları ile müdahalesi gereklidir. 21

21 2. Teknoloji Türkiye gelişen bir ekonomidir ve gelişmekte olan ekonomilerden (emerging markets) bir tanesidir. Artan yaşam standartları, sanayileşme ve ekonomik gelişim elektrik talebinin artmasına sebep oldu (Korkmaz, 2007). Uluslararası Enerji Ajansı nın (IEA) yıllık raporuna göre yılları arasında dünya genelinde enerji-arz altyapısında 26,3 trilyon dolar yatırım gereklidir. Bu meblağın 13,6 trilyon doları üretime (%50) ve iletim-dağıtıma (%50) yapılacak yatırımlardır. Arthut Andersen in 2000 yılında yayınladığı rapora göre; enerji ticareti çok önemlidir, bu nedenle de sofistike bilişim teknoloji sistemlerine ihtiyaç vardır (Strecker and Weinhardt, 2001). Türkiye nin üyesi olduğu OECD ülkeleri ortalamasının yaklaşık iki katı kayıp-kaçak oranı vardır. Bununla birlikte Türkiye nin 2000 yılında %19,4 olan kayıp kaçak oranı, Avrupa Birliği nin %7,3 olan oranının çok çok üzerindedir (EPDK, 2009). Dağıtım ve iletim ücretleri, elektrik fiyatının yaklaşık üçte birini oluşturur (Jamasb and Pollitt, 2005). Öte yandan elektrik kayıpları dağıtım ve iletim hatlarındaki teknik verimden kaynaklanır. Hatların yenilenmesi ve modernizasyonu kayıp oranlarını azaltacaktır. İlaveten, Avrupa ağlarında hem ülker için hem ülkeler arası verimlilik artışı ve maliyet tasassrufu noktasında ciddi bir potansiyel vardır. Bölgesel gün-sonrası ve denge piyasalarının oluşması için yeterli bağlantı kapasitesi gereklidir (Jamasb and Pollitt, 2005). Kayıpların azaltılması noktasında bir çözüm diğer ise dağıtık üretimdir. Dağıtık üretim, küçük ve orta ölçekli santrallerin dağıtım seviyesi voltajından sisteme entegre olmasına olanak verir. Geleneksel enerji sistemlerinde, tüketim bölgelerinden uzakta konumlanmış büyük ölçekli santrallerden alınan yüksek voltajlı elektrik gücü sistemi besler (Dispower, 2006 and AIST, 2009). Büyük elektrik santralleri ölçek ekonomisine sahiptir; ancak, uzun mesafeden elektrik transferi yüksek kayıp oranlarına yol açar. Öte yandan, dağıtık üretim sistemlerinde elektrik tüketildiği bölgeye yakın yerlerde üretilir. Dağıtık üretimin amaçları arasında yüksek verimlilik, yüksek enerji kalitesi, yenilenebilir kaynaklardan fazla üretim, düşük yatırım bedeli ve bakım- 22

22 onarım maliyetleri vardır (Dispower, 2006). Ancak, birçok dağıtık üretim kaynağının bağlanması ve ağın istikrarlı ve etkin olarak işletilmesi için teknolojik gelişimlere ihtiyaç vardır (AIST, 2009). Türkiye kayıp oranlarını düşürmek ve özellikle rüzgar enerjisinin içerisinde bulunduğu yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimini arttırmak için dağıtık üretim imkanlarını araştırmalıdır. Bu nedenle, dağıtık üretim için teknik ve ekonomik analizler yapılmalıdır. Öte yandan kaçak kullanımın belirlenmesi noktasında ise daha sıkı denetim gereklidir. Bunun yolu arz ve talep tarafının daha etkili ölçülmesinden ve analiz edilmesinden geçer. Bu etkin kontrol akıllı şebeke sistemleri ile sağlanabilir. Akıllı şebekeler tüketicilere elektriği dijital teknoloji kullanarak iletir. Toplam yük ve toplam talep zamana bağlı olarak değişim gösterebilir. Akıllı şebekeler iki taraflı haberleşmeye imkan verdikleri için puant yük zamanlarında bazı yüklerin talebin düşük olduğu zamanlara yönlendirilmesine imkan verir. Aktif bir talep tarafı yönetimi periodik arz dalgalanmalarının azaltılmasına yardımcı olur (Jamasb and Pollitt, 2005); sonuçta, ilave üretim kapasitesi tutma masraflarını ortadan kaldırır. Güçte meydana gelen dalgalanmaları ortadan kaldırmak için diğer bazı seçenekler mevcut; (i) geliştirilmiş üretim yönetimi, (ii) şebekenin güçlendirilmesi, (iii) tahmin araçlarının geliştirilmesi, (iv) dalgalı üretim kaynaklarının azaltılması, (v) yük yönetiminin geliştirilmesi ve (vi) şebeke kontrolü için dağıtık üretim kaynaklarının arttırılmış katılımı (Dispower, 2006). Sonuç Türkiye elektrik piyasası özellikle 2001 yılından sonra liberalizasyon sürecinden geçmektedir. Türkiye ucuz, yüksek kalitede, temiz elektrik ve arz güvenliği gibi hedeflerine ulaşmak için istikrarlı enerji politikalarına ve kamu kurumları arasından koordinasyona sahip olmalıdır. Bu kapsamda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile birlikte bağımsız otorite Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu nun rolü önemlidir. Bu nedenle de teknik ve yasal açıdan güçlendirilmelidirler. 23

23 Teknolojik açıdan, en modern üretim ve şebeke teknolojileri ile ilgili teknik ve ekonomik analiz çalışmaları yürütülmelidir. Dağıtık üretim, mikro şebeke ve akıllı şebeke teknolojileri bu çalışmaların sonuçlarına bağlı olarak uygulanabilir. Tam liberalleşme merkezi planlamanın yok olmasına sebep verebilir; bu nedenle, araştırma ve geliştirme çalışmaları ile elektrik iletim ve dağıtımında en modern teknolojilerin uygulanması teşviklerle desteklenebilir. 3. Kaynakça Deloitte, Türkiye Elektrik Enerjisi Piyasası Beklentiler ve Gelişmeler 2007, Dispower, Distributed Generation with High Penetration of Renewable Sources - Final Public Report, Kassel, Almanya. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), Dünyada ve Türkiye de Enerji Piyasası Reformları, Erişim Tarihi: 25 Mayıs. Ellersdorfer, Ingo, Impact of Transmission Network Investments on Market Power in the German Electricity Market, INFER Workshop on Economic Policy, Ekim. Janssen, M. and M. Wobben, Electricity Pricing and Market Power Evidence from Germany, CAWM-Discussion Paper No 9, Ağustos. Jamasb, T. and M. Pollitt, Electricity Market Reform in the European Union: Review of Progress toward Liberalization & Integration, MIT Center for Energy and Environmental Policy Research, Mart. Korkmaz, O., Küçük Hidroelektrik Enerji Konusunda Bir Vaka Analizi, Yüksek Lisans Tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara. Küçükbeycan, M., Küçük Hidroelektrik Projelerin Ön Yapılabilirlik Analizi için RETSCREEN Karar Destek Sistemi, Yüksek Lisans Tezi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Ankara. National Institute of Advanced Industrial Science and Technology (AIST), Distributed Energy Network Technology, Erişim Tarihi: 1 Haziran. RWE, Facts & Figures 2008, servicepages/downloads/files/download.php?file=entire_rwecom_fact08.pdf. 24

24 Strecker, S. and C. Weinhardt, Wholesale Electricity Trading in the Deregulated German Electricity Market Results and Insights from an Empirical Study, trading.pdf. 25

25 YENĠLENEBĠLĠR ENERJĠ VE ARGE ÇALIġMA GRUBU RAPORU 26

26 1-RUZGAR ENERJĠSĠ Ülkemizde rüzgar enerjisinde henüz çok büyük bir kurulu güç bulunmamaktadır. Fakat yenilenebilir enerji kaynakları arasında rüzgar santralleri en büyük gelecek vadeden enerji kaynağıdır. Rüzgar santralleri TBMM den çıkan ilk yenilenebilir enerji kanunda teşvik kapsamında yer almıştır. Bunun sonucunda hızlı bir lisanslama sürecine gidilmiş ve yaklaşık MW lık lisans satılmıştır. Fakat bu lisansların çok küçük bir kısmı gerçek yatırıma dönüşmüş, büyük bir kısmı ise hisse senedi gibi yatırımda kullanılmıştır. Ülkemizde sisteme son eklenen santraller ile birlikte yaklaşık 420 MW sisteme bağlanmış bulunmaktadır. Yakın zaman içerisinde inşaatı bitecek santraller ile birlikte MW Kurulu güce ulaşılacaktır. Rüzgar santrallerinde maliyetler 1989 yılında 150 kw lık türbin için 1500$/kw iken 2000 yılında 1650 kw lık türbin için 800$/kw olmuştur. Buradan da anlaşılacağı gibi maliyetler hızla düşmektedir. İnşaat maliyetlerinin azalmasından sonra rüzgar santralleri diğer santrallerle rekabet edebilir hale gelmiştir. Türkiye nin bu alandaki sıkıntılarından ilki yayınlanan rüzgar potansiyeli haritasının yeterli olamamasıdır. Fakat Türkiye nin bu alandaki ciddiyetini göstermesi bakımından önemlidir. Elektriksel olarak şebeke bağlantı yeri dikkate alınmadan kurulan santraller ciddi sıkıntılara yol açmakta ve yatırımcılara projede öngörülmeyen ek iletim hattı inşaat maliyetlerini beraberinde getirmektedir. Buda santralin amorti süresini uzatmakta ve bazen yatırımın zararla sonuçlanmasına yol açmaktadır. Ayrıca rüzgarın sürekli olmamasından dolayı arz güvenliğini ciddi olarak tehlikeye sokmakta, ani gerilim çökmelerine yol açmaktadır. Türkiye deki hatların yapısal sorunlarından dolayı satılan lisanslardan ancak şebeke gücünün %5 i kadarı (yaklaşık 2000 MW civarı) şu anki teknoloji ile sisteme eklenebilecektir. Rüzgar santrallerindeki en önemli sorun ise bütün santral ekipmanlarında olduğu gibi yerli imalat sanayisinin yetersiz oluşudur. Bu açıdan bakıldığında ise akla şu soru ister istemez gelmektedir; acaba teşvikler enerji santrali kuracak ve elektrik satacak firmalara mı, santral ekipman üretimi yapacak firmalara mı verilmelidir? Tabi ki bu soruyu sorarken Türkiye nin enerjide %70 oranında dışa bağımlılığı unutulmamalıdır. Rüzgar santrallerinin yakıt maliyetleri olmamasına karşın bu maliyet yatırım yapılırken ekipman bedeli olarak peşin ödenmektedir. Ancak bu santral yakıt tedarik sorununu beraberinde getirmediğinden bu açıdan arz güvenliğine katkı sağlamaktadır. 27

27 Rüzgar santrallerinin en büyük avantajı ise temiz bir enerji olmasıdır. Proje aşamasında çevresel koşullar dikkate alınırsa ileride herhangi bir sorun çıkmamaktadır. Örnek olarak kuşların göç yolları, şantiye aşamasında tarım alanlarının işgali, off-shore tipi deniz santrallerinde ise balık göç yolları dikkate alınmalıdır. Bu noktada da teknolojik gelişmelerden faydalanarak bu sorunlar giderilebilmektedir. Mesela kuş göç yolu üzerine inşa edilecek bir santralin kanatlarına konulan elektronik devreler ile göç eden kuşları güvenli mesafeden geçmeleri sağlanabilmektedir. Rüzgar santrallerinin bir başka avantajı ise gelecekte şebeke bağlantısız olarak hidrojen elektrolizinde kullanılabilir ve böylece Türkiye suni yakıt üssü olarak geleceğin hidrojen ihracatçısı ülkeleri arasında yer alabilir. Bu şekildeki santrallerde süreklilik gibi bir sorun bulunmayacaktır, çünkü elektroliz işleminde süreklilik önemli bir faktör değildir. Sonuç olarak eğer Türkiye bu alanda kendi teknolojisini satan, üretimini kendi ülkesinde yapan bir konumda olmak istiyorsa bu alanda teknoloji geliştirecek şirketlere kapılarını açmalıdır. Bunu sağlamak için arazi temini elektrik su gibi altyapı giderleri karşılanmalı ve bu alanlar üniversitelerin teknokentlerinde kurularak üniversite sanayi devlet üçlüsünün beraber çalışacağı bir yapı oluşturulmalıdır. Üniversite sanayi devlet işbirliği ve yerli üretim imkanlarının arttırılması bir proje olarak ülkenin uzun dönemli politikaları arasında yer almalıdır. Bu sayede üstte de belirttiğimiz gibi hidrojen teknolojisine paralel olarak Türkiye rüzgar türbini üretim teknolojisini geliştirirse bu her açıdan ülke menfaatine olacaktır. 2- GÜNEġ ENERJĠSĠ Güneş enerjisi, güneş yüzeyinde gerçekleşen füzyon reaksiyonları sonucu atmosferimizden süzülerek dünya yüzeyine ulaşır. Bu enerjinin çok küçük bir kısmı bile mevcut enerji ihtiyacından kat kat fazladır. Güneş enerjisinde kullanılan teknolojiler 2 ana başlıkta toplanabilir. Bu sistemler Isıl Güneş Teknolojileri (Bu sistemlerde öncelikle güneş enerjisinden ısı elde edilir. Bu ısı doğrudan 28

28 kullanılabileceği gibi elektrik üretiminde de kullanılabilir.) ve Güneş Pilleri (Fotovoltaik piller de denen bu yarı-iletken malzemeler güneş ışığını doğrudan elektriğe çevirirler.) dir. Güneş enerjisinin çevreye duyarlı teknolojisi ve kaynak sıkıntısının olmayışı güneş enerjisine olan ilgiyi arttırmış ve 1970 li yıllardaki petrol kriziyle yapılan teknolojik araştırmalar ve yatırımlar maliyetlerde düşüşe sebep olmuştur. Günümüzde de yaşanan küresel ısınma ve enerji arzı sıkıntıları sebebiyle bu teknolojiye olan ilgi tekrardan hız kazanmıştır. Bu sebeple ülkeler kendi güneş teknolojilerini üreterek mevcut maliyetleri düşürmüş ve oluşan pazardan yararlanarak kendi enerji teknolojilerini ihraç etmektedirler. Türkiye güneş enerjisini oldukça uzun güneşlenme süresi olmasına rağmen sadece su ısıtma amaçlı olarak kullanmaktadır. Yeni çıkacak olan yenilenebilir enerjiler yasasında ayrıntılı biçimde yer alacak olan güneş enerjisinden elektrik üretimi maddesi oldukça hassas bir konudur. Çünkü bu maddede açıklanacak olan teşvik ile yapılacak yatırımların şebekeye nereden bağlanacağı, ücretlendirmenin tüketici ayağının nasıl olacağı, sayaç olarak kullanılması öngörülen çift taraflı sayaçların montajını kimin yapacağı, teşvikin özelleştirilen dağıtım firmalarıyla nasıl mahsup edileceği hala meçhuldür. Bir başka sorunda 500 kw a kadar lisans istenmemekte ancak dağıtım firmalarının şebeke giriş seviyesi ve bağlantı yeri olarak nereyi belirleyecekleri de bir başka sorunu oluşturmaktadır. Ayrıca kamuoyunda dolaşan söylentilere göre teşvikin merkezi üretim yapacak firmalara verilmesi söz konusudur. Bu ise güneş enerjisinin zaten düşük olan veriminin iletim aşamasında iyice düşmesi söz konusudur. Güneş enerjisi dünyada her evde ayrı ayrı kurulan küçük uygulamalar halindedir. Türkiye de de bu sistem uygulanması daha efektif olacaktır. Ayrıca PV üretiminde tamamen dışa bağımlı olan Türkiye bu 20 yıllık enerji maliyetini peşin ödemek zorunda kalacaktır. Buna karşılık alana ayrılacak her türlü üretim yatırımları kısa süre içinde birkaç kat olarak geri dönecektir. Devletin vereceği teşvikin sadece yerli üretilecek PV lere verilmesi ve PV üretim yapan firmaların desteklenmesi daha faydalı olacaktır. Rüzgar enerjisi için yazılan yatırım teşvikleri ve devlet sanayi üniversite işbirliği bu sektör içinde geçerlidir. 29

29 Ülkemiz güneş enerjisi bakımından teknik ve ekonomik potansiyeli yüksek ülkeler arasındadır. Coğrafi konumunun bu avantajından faydalanarak var olan yüksek maliyetli güneş teknolojilerini akademik araştırmalarla ve yerli sanayi imkanlarıyla geliştirip üretebilirse, güneş enerjisi Türkiye de oluşturacağı teknolojik katma değer ve enerji üretimindeki yeri ile dikkate değer bir potansiyeldir. 3- BIYOGAZ Alternatif enerji kaynaklarında biri olan Biyogaz, organik materyalin bakteriler yardımı ile parçalanması sonucunda ortaya çıkan bir gaz karışımı olarak tanımlanabilir. Bu gaz karışımı içerisindeki Metan miktarı (CH 4 ) yaklaşık %50 ile %85 arasında değişkenlik gösterir. Biyogaz üretiminde hayvansal atıklardan ve Bitkisel atıklardan yararlanılmaktadır. Biyogaz üretiminde dikkat edilmesi gereken en önemli unsur atıkların düzenli bir şekilde toplanması ve ayrıştırılmasıdır. Ancak düzenli bir atık toplama ve ayrıştırma ile gaz üretimi dengeli bir sonuç verecektir, tabi bu alanda tesisinde bilinçli ve doğru şekilde kurulmuş olması çok önemlidir. Bu sebepten dolayı gerek evsel atıklar gerekse endüstriyel atıkların koordine bir şekilde toplanıp uygun alanlara getirilmesi gerekir. İlk olarak evlerdeki atıkların ayrılması ile başlanmalıdır. Görsel olarak farklı atık depolama kutuları yerleştirilmelidir. Bu bilinç topluma yaygınlaştırılmalıdır. Böyle tesislerin kurulumuna destek olunmalı ve her şehirde ihtiyaca göre bir veya iki büyük biyogaz tesisi kurulması sağlanmalıdır. Burada üretilebilecek elektrik şebekeye verilerek elektrik üretimine katkıda bulunulabilinir veya gaz olarak başka yerlerde değerlendirilebilir. Ayrıca biyogaz üretimi esnasında atık olarak çıkan ve zararlı birçok gazdan arındırılmış olan Kompost kısmı organik gübre olarak tekrar değerlendirilebilir 30

30 4- JEOTERMAL ENERJĠ Alp Himalaya jeolojik sisteminde yer alan Türkiye, jeotermal enerji potansiyeli bakımından çok zengin bir ülkedir. Toprakları üzerinde yer alan Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu Fay Hatlarının geçtiği yöreler ile Ege Graben Bölgesi, aktif sismik hareketlerin gözlemlendiği, dolayısıyla da jeotermal potansiyelin yoğunlaştığı bölgelerdir. Türkiye deki jeotermal enerji potansiyeli yaklaşık MW civarındadır. Ve bu potansiyel %77,9 oranında Ege yöresinde yoğunlaşmıştır. Ancak, bugün Türkiye de mevcut potansiyelin yaklaşık %13 üne tekabul eden 4000 MW lık bir kurulu kapasite mevcuttur 1. Türkiye deki jeotermal potansiyelin % 55 i, kullanıma açıldığında ısıtma amacıyla kullanılabilmektedir. 12 * 10 5 m 2 lik sera alanı ve yaklaşık 15 yöredeki 100 bin konut, jeotermal enerji ile ısıtılmaktadır 1. Ancak bu rakamlar, mevcut potansiyelin çok çok altındadır. Türkiye nin sahip olduğu bu doğal enerji kaynağı, mümkün olduğunca çok kullanıma açılmalı, birincil enerji üretimindeki payı bir an önce arttırılmalıdır. Jeotermal kaynakların kullanımıyla üretilecek enerji hem temiz, hem de rezervuarların tekrar dolumu süresince yenilenebilir, başka bir deyişle sürekli olacaktır. Yöresel kaya profillerinin bulunduğu detaylı haritaların hazırlanıp kullanılmasıyla jeotermal kuyuların açılması daha kolay ve daha ucuz olacaktır. Aynı zamanda devlet, jeotermal kaynaklarla üretilen enerjiye vereceği fiyatlar ile ( üretilen elektriğin, termik santralden üretileneden daha pahalı bir fiyata satın alınması gibi ) jeotermal enerjinin kullanımının yaygınlaştırılması sağlamalıdır. Bunun haricinde, bu potansiyele sahip yörelerde kurulacak olan santrallerin, bölgesel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde kullanılması hem dağıtımda oluşan enerji kayıplarının önlenmesini hem de üretilen enerjinin en etkili biçimde kullanılmasını sağlayacaktır. 1 =384&id=

31 KÖMÜR ÇALIġMA GRUBU RAPORU 32

32 Türkiye de Kömür Türkiye enerji üretiminde %70 oranında dışarıya bağımlı bir konumdadır. Bu duruma ek olarak Türkiye nin senelik %8 enerji talep artışıyla büyüyen bir ülke olduğu da eklendiğinde enerji konusunda giderek artan talebin karşılanmasının sıkıntı olduğu görülmektedir. Özellikle, dünyada sık sık gündeme gelen enerji veya enerji hammaddeleri krizleri, ülkeleri, enerji politikalarını olası krizleri gözeterek planlamaya, kaynak kullanımında dikkatli olmaya ve ekonominin enerjiye olan bağımlılığını azaltacak önlemleri almaya yöneltmiştir. Bu çerçevede kaynakların etkin ve rasyonel kullanımları ülkelerin enerji yönetimleri için hayati önem taşımaktadır. Enerji bağımsızlığına ulaşılmanın ve ihtiyacı karşılamanın kısa ve orta vadeli çözümü öz kaynaklarının kullanmasıdır. Ülkemizdeki birincil enerji kaynakları miktarı düşünüldüğünde kömür, bilinen rezerv miktarı yaklaşık 11 milyar ton (Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı 2008) olarak, başı çekmektedir. Kömürün miktarının bu kadar yüksek olması onu enerji üretimi konusunda öncelikli hale getirmektedir. Ancak kömür madenciliği sürekli yatırım gerektiren ve yoğun sermaye isteyen bir madencilik türüdür. Uzun vadeli planlama, arama ve hazırlık, etkin ve verimli üretim, hızlı pazarlama zorunludur. Özellikle son yıllarda kömür madenciliğinin gelişimine bakıldığında, dışa bağımlı alternatif yakıtların ülkemize girmesi (ithal kömür, doğalgaz gibi) kamu sektöründe yaşanan yönetsel ve özelleştirme politikalarının belirsizliğinden kaynaklanan sorunlar kömür madenciliğinin gelişme dinamiğinin kaybolmasına yol açmıştır. Aynı zamanda kömür dünya ölçeğinde enerji birim fiyatı nedeni ile rekabet edebilir bir maliyete sahiptir. Ülkemiz kömür rezervlerinin tonunu Linyit, tonunu Taş kömürü (Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, 2008) oluşturmaktadır. 33

33 a-) Neler Yapılmalı Ülkemizdeki linyit kaynaklarının şu an ki tüketim hızıyla yaklaşık 100 yıl yetecek miktarda olduğu bilinmektedir. Bu veriler ışığında ülkemizde bulunan Linyit yataklarının enerji üretimine katılması gerekmektedir. Linyit rezervlerimizin değerlendirilerek ekonomiye kazandırılması mevcut termik santrallerin tam kapasite çalışmaları, yeni termik santrallerin kurulması, endüstride ve ısınmada kullanım olanaklarının arttırılmasıyla, tüketim yerleri ve miktarlarının yaygınlaştırılmasına yönelik politika ve hedeflerin geliştirilmesiyle olasıdır. Hali hazırda mevcut bulunan 11 adet linyitle çalışan termik santralin gerekli yenileme ve iyileştirme çalışmalarının yapılarak %30-35 civarında seyreden verimin %50lere çıkarılmasının sağlanması gerekmektedir. Kurulu santrallerin emre amadeliklerinin %70 seviyesinin üzerine çıkarılması hedeflenmelidir. Kömüre dayalı çıkarma işleme ve dönüştürme sektörleri yeniden yapılandırılmalıdır. Üretim artışlarında rezervlerin dengeli kullanımında yeraltı üretiminin artırılmasında büyük ölçüde mekanizasyona ve modernizasyona gerek duyulmaktadır. Rekabet, serbest piyasa ekonomisi ve işletme karlılığı koşullarında gerek açık işletme gerekse yeraltı işletmelerinde; kurulu kapasite kullanım oranı, işgücü verimliliği, iş organizasyonu ve nitelikli personel istihdamı dünya standartlarına çıkarılmalıdır. Ülkemizde 2008 yılı sonu itibariyle Kömürün toplamda kurulu güce katkısı MW olup bu değer toplam kurulu gücümüzün %24,1'ini karşılamaktadır (ETKB, 2008). Aynı zamanda 2008 verilerine göre dünyada ki ve Avrupa da ki ülkelerin kömürle üretim yapan santrallerinin kurulu güçlerine oranı %50ler seviyesindedir (WEC, 2008). Gerek üretimi artırabilmek gerekse kömürü kullanımdaki şartları iyileştirebilmek için farklı Jeolojik yaşlı kömür rezervlerinin aramasının artırılması gerekmektedir. Bu konuda özel şirketlere ve kamu kuruluşlarına yasa ve yönetmelikler düzenlenerek desteklenmelidirler. 34

34 b-) Kömür ve Çevre Ülkemizde bulunan linyit yataklarının düşük kalorili ( kcal/kg (TKİ,2008)) ve yüksek kükürt içerikli (%1,5-%8,00 kükürt miktarı (Önal G, 1976, BIRÖNjC, 1982)) oldukları göz ardı edilmemelidir. Bilindiği üzere düşük kalorili linyitlerin değerlendirilmesinde termik santraller ve akışkan yatak teknolojili sanayi tesisleri önemli bir yere sahiptir. Bu kapsamda dünyada akışkan yatak teknolojili termik santraller ve endüstriyel tesislerin mevcut durumu, uygulama verimliliği ve ekonomisi, teknolojisi ve uygulama sorunları yakından takip edilip ülkemizde uygulanabilirlik çalışmalarına hızla başlanmalıdır. Bu teknolojinin kullanılması ile düşük kalorili linyitler ve toz kömürler değerlendirilecek ve çevre kirliliği etkisi de önemli miktarda düşürülecektir. İlgili bakanlık ve kuruluşlarca akışkan yatak teknolojili kazanların merkezi ısıtma tesisleri, endüstriyel tesisler ve termik santrallerde uygulanabilirliği çalışmaları teşvik edilmeli ve desteklenmelidir. Çevre kirliliği boyutunda özellikle ısınma ve elektrik üretimi ihtiyacının karşılanması konularında havaya salınan emisyonların kontrolü aşamasında kullanılan parçacık ve gaz tutucuların son teknolojilerinin uygulanması gerekir. Ayrıca ortaya çıkan emisyonların azaltılmasının kökten çözümü için ileri teknolojili tam yakma sistemlerinin geliştirilip ihtiyaç duyulan noktalarda kullanılması gerekir. Bu konularda ülkece çok gerilerdeyiz. Bir an önce çalışmaların hızlanması lazım. Bu sebeple dünyada gittikçe önem kazanan Temiz Kömür Teknolojileri (Clean Coal Technologies) takip edilmeli ve bu teknolojilerin yerel kaynaklara uygun hale getirilerek kullanılması gerekmektedir. Ülkemizde halen kullanılmakta olan Gazlaştırma ve sıvılaştırma tekniklerinin yaygınlaştırılması ve verimce yüksek emisyonca düşük kömür ürünlerinin kullanılması sağlanabilir. Bu bağlamda ülke genelindeki üniversiteler ve yetkili kuruluşlar işbirliği ile gerek Temiz Kömür Teknolojileri gerekse Sıvılaştırma ve gazlaştırma teknolojileri üzerine yatırım yapılmalı ve geliştirilmelidir. 35

35 Neden Kömür Elektrik üretiminde değerlendirilebilecek kömür rezervinin olması, Güvenilir olması, Katma değer yaratılması ve çoğaltan etkisinin olması, Elektrik üretim maliyetinin alternatif ithal yakıtlara göre düşük olması, Temiz kömür yakma teknolojilerindeki gelişmelerin olması, Elektrik ve çeşitli kimyasal madde üretimine imkân vermesi ve prosesteki esnekliği nedeniyle gazlaştırma prosesi kömür işleme teknolojileri arasında öne çıkması Dünyada kullanım hızı en hızlı artan birincil enerji kaynağı kömür olması Türkiye nin enerji açığı sürekli artması Enerjide dışa bağımlı olmamız dünyada ortaya çıkabilecek muhtemel bir enerji krizi durumunda, Türkiye'nin çok büyük yaralar almasına neden olacaktır. Sonuç Dünya üzerindeki tüm ülkeler enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla elektrik üretiminde önceliği sınırlı da olsa kendi kaynaklarına vermektedirler. Günümüzde kömür modası geçmiş bir enerji kaynağı olarak görülmemelidir. Kömürün geçmişte olduğu gibi gelecekte de önemini sürdürmesi beklenmektedir. Ancak; gelişen çevre bilinci paralelinde kömür kalitesine en uygun, maliyet-etkin, daha temiz, verimli ve çevreye uyumlu teknolojilerin belirlenip kullanılması yoluyla çevreye zararlı emisyonların azaltılması büyük önem taşımaktadır. Eldeki kaynakların 36

36 kullanımının planlanması ve verimli kullanılması bulunulan durumda yapılabilecek en iyi ve pratik çözümdür. Sonuç olarak; Enerji bağımsızlığı için uzun vadeli planlamalar yapılmalı ve ulusal hedefler oluşturulmalıdır. Ülkemizin ihtiyacı olan enerjinin, yerli kaynaklarımızdan karşılanması öncelikli hedef olmalıdır. Sanayinin ihtiyacı olan ucuz enerji üretiminin sağlanması ve bu enerjinin sürekli ve güvenilir olması bakımından yerli kaynaklarımızın kullanılması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Mevcut kömür rezervlerimize ek olarak yeni kömür yatakları aramasına önem vermemiz gerekmektedir. Var olan termik santrallerimizin yenileme ve modernleştirme çalışmalarını yaparak, kapasite kullanım oranını ve verimini artırmalıyız. Var olan tesislerimiz de dâhil, işletme hedeflerimizi uluslararası standartlara uyarlamamız ve gerekli tedbirleri almamız lâzımdır. Kömürün önemli bir yerli enerji kaynağı olması, Temiz kömür teknolojilerinin bugün ulaştığı nokta göz önüne alındığında, linyite yönelik termik santrallerin sayısının artırılması gerekmektedir. Kömür kullanımı sırasında çevresel duyarlılıktan ödün vermememiz gerekmektedir. Önemli olan enerjiyi çok üretmek değil onu gerektiği yerde doğru ve verimli kullanabilmektir. 37

37 KAYNAKLAR Önal.G,, Linyit Kömürlerinin Kükürtten Arındırılması. I. Kömür Kongresi Ocak 1976 s: , BIRÖNjC, Türkiye Kömürlerinin Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri, Uluslararası Kömür Teknolojisi Semineri 1982 s: Özkaplan O, Bayraktar N, Türkiye linyitlerinin sıvılaģtırılma özellikleri MTA Dergisi Sayı ( ), Sayfa Koyuncuoğlu A. Kömürün SıvılaĢtırılması Yıldız Teknik Üniversitesi Kimya-Metalurji Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü, 2005 Sayfa 2-7 Tamzok N, Kömür Rezervlerine Sahip Ülkelerde Elektrik Üretiminde Kullanılan Kaynakların Seçimi Ve Türkiye nin Konumu TMMOB V. Enerji Sempozyumu, Ankara, Aralık

38 ÇEVRE VE ENERJĠ ÇALIġMA GRUBU RAPORU 39

39 Dünya nüfusu hızlı bir şekilde artmaktadır. Buna bağlı olarak her geçen gün gerek konutlarda gerekse sanayide enerji taleplerinde hızlı bir artış görülmektedir. Her geçen gün artan enerji talebi ile birlikte, çevre kirliliği de bununla doğru orantılı olarak artmaktadır. Enerji ihtiyacı, dünyada olduğu gibi ülkemizde de çoğunlukla fosil yakıtlardan karşılanmaktadır. Fosil yakıtlar, çevreye zararlı olan ve ülkemizi dışa bağımlı hale getiren bu yakıtların kullanımını azaltmaya yardımcı olacak ülkemizde bulunan yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılması hem ekonomik hem de çevresel açıdan oldukça önemlidir. Enerji, endüstrileşmenin, sosyal ve ekonomik gelişmenin en önemli girdilerinden biridir. Gelişen ve nüfusu hızla artan dünyada, enerji gereksinimlerinin sürekli artmasıyla ve sınırlı olan petrol, doğal gaz, kömür gibi birincil enerji kaynaklarının zamanla tükenecek olması, enerji sorununu sürekli gündemde tutmaktadır. Bu sorunlarla birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelme gün geçtikçe artmaktadır. Türkiye için birincil enerji üretimi değerlerine baktığımız zaman kömürün üretim içindeki payı %53.9, petrolün %18.2, doğalgazın %3.0, yenilenebilirin ise %16,7 oranındadır. Bu oranlardan da görüldüğü gibi fosil yakıtların kullanım oranı çok yüksektir. Türkiye de tüketilen birincil enerjinin % 39 u petrol, % 27 si kömür, % 21 i doğal gaz ve % 13 ü büyük oranda hidroelektrik ve diğer yenilenebilir kaynaklardan karşılanmaktadır. Tablo 1. Türkiye nin birincil enerji üretimi ve talebi mtep (2007) Kaynaklar Kömür Odun Petrol Doğalgaz Yenilenebilir Elektrik Toplam Bitki (Ġthalat- Ġhracat) Birincil Enerji Üretimi Üretim İçindeki Payı % 53,9 18,2 8,2 3,0 16,7 0,0 100,0 40

40 Birincil Enerji Talebi Talep İçindeki Payı % Üretimin Talebi Karşılama Oranı % ,7 4,6 30,9 31,5 4,3-0,1 100,0 47,9 100,0 6,7 2,4 100,0 0,0 25,5 Tablo 1 de görüldüğü gibi fosil yakıtların kullanım oranlarının bu kadar yüksek oranda ve gün geçtikçe artmakta olması, çevre kirliliğinin de artmasına neden olmaktadır. Artan çevre kirliliği ile de insan sağlığı olumsuz yönde etkilenmektedir. Bireysel olarak enerjinin büyük bir kısmı ısınma amacıyla kullanılmaktadır. Isınma amaçlı olarak tüketilen yakıtlar çoğunlukla fosil yakıtlardır. Ülkemizde tüketilen enerji kaynaklarının %41 i konutların ısıtılması amacıyla kullanılmaktadır. Özellikle kış aylarında görülen hava kirliliğin %90 ından ısınma sektörü sorumludur. Bununla birlikte şehirlerde hava kirliliğinin %40 ını ulaşım sektörü oluşturmaktadır. Yazın bu oran daha da artmaktadır. Şehir merkezlerinde yaşanan hava kirliliğine endüstrinin etkisi yaklaşık olarak %20 civarındadır. Bu verilere baktığımızda özellikle hava kirliliği sorununu düşündüğümüzde, kullandığımız enerji kaynaklarının insan sağlığına ve çevresel etkilerinin ne denli kötü boyutta olduğunu görmekteyiz. Unutulmaması gereken en önemli nokta ise, hava kalitesi ne kadar yüksek olursa hayat kalitesi de o denli yüksek olmaktadır. Ülkemiz verilerine göre, enerji kaynaklı faaliyetlerin sera gazlarındaki sorumluluk payı %76,7 dir. Enerji kaynaklı CO2 emisyonlarının toplam CO2 içindeki payı ise %81,5 dir. Enerjiilişkin sektörler arasında da 1/3 lük payla elektrik sektörü önemli bir sektör olarak karsımıza çıkmaktadır. 41

41 Artan enerji talebi ile birlikte etkileri daha net görülen fosil yakıt tüketimi ve sürdürülebilir kalkınmanın hedeflenmesi sonucunda, tüm dünyada yenilenebilir enerji kaynakları arayışını hızlandırmıştır. Şekil 1. Yenilenebilir Enerji Kaynakları % Dağılımı (Kaynak: Eurostat, 2001 ) Şekil 2. AB Ülkelerinde Enerji Tüketiminde Yenilenebilir Enerji Kaynakları ( Kaynak : Eurostat, 2001) 42

42 Tablo 2. Elektrik Enerjisi Kurulu Güç Kapasitesi Gelişimi (MW) Kurulu Pay (%) Kurulu Pay (%) Kurulu Pay (%) Kurulu Pay (%) Güç Güç Pay Pay Kömür , , , ,1 Petrol , , , ,3 Doğal Gaz , , , ,4 Toplam Termik , , , ,8 Jeotermal 21 0, Rüzgar 20 0, , , ,1 Toplam Hidrolik , , , ,1 Genel Toplam Tablo 3. Türkiye nin Yenilenebilir Enerji Kaynakları Potansiyeli (MTEP) (Acaroğlu 1998) Kaynak Tahmini Teorik Olarak Kullanılan Miktar Toplam Enerji Potansiyel Teknik Kullanımı Payı Ekonomik Açıdan (%) Mümkün Biyokütle ,

43 Güneş ,038 0,06 Rüzgar Hidroelektrik ,92 5 Jeotermal ,037 0,06 Deniz Dalga Enerji Tasarrufu TOPLAM ,89 18,12 Enerji ve çevre, sürdürülebilir kalkınma için büyük önem taşıyan iki olgudur. Enerji üretiminin çevre etkileri değişik biçimlerde değerlendirilebilir. Bu değerlendirmeler, her bir kaynak için birim enerji üretimine karşılık gelen kirletici madde tip ve miktarları, bunların çevre ve atmosfer içerisinde dağılımları, çalışanların ve halkın sağlığı üzerine etkileri, atığın miktarı ve zehirliliği, uzun dönemde çevre ve ekolojik sistemler üzerindeki etkileri açılarından yapılabilir. Dünya elektrik üretim rakamları incelendiğinde %60 ile en büyük payı fosil yakıtlar almaktadır. Fosil yakıtlar (kömür, petrol ve doğalgaz), hemen hemen bütün ülkelerde temel enerji üretim kaynağı olarak karşımıza çıkarlar. Fosil yakıtların çevre etkileri göz önüne alındığında karşımıza sera etkisi asit yağmurları ve hava kirliliği çıkar. Bu tür yakıtlardan yanma sonucu enerji elde edildiğinde yanma ürünleri (CO2,NOx ve SO2 gibi gazlar), baca gazi olarak atmosfer içinde dağılırlar. Tablo 4. Enerjiyle Bağlantılı Karbon Emisyonları, Bazı Ülkelerde,2006 Ülke ya da Bölge Karbon Emisyonları Karbon Emisyonları Karbon Emisyonları* KiĢi BaĢına GSYH $ BaĢı (milyon ton) (ton) (GSYH nın her $ baģına kg (PPP)) ABD ,3 120 Çin ,1 140 Batı Avrupa 930 2,

44 Hindistan 400 0,4 37 Japonya 330 2,6 78 Afrika 300 0,3 130 Dünya 8, Kaynak: 2008 Dünyanın Durumu Worldwatch Enstitüsü Tüm bu etkileri göz önüne aldığımızda enerji ile çevreyi iki farklı olgu olarak düşünemeyiz. Enerji ihtiyacımızı karşılamak için gerçekleştirdiğimiz tüm faaliyetler ne yazık ki çevreye olumsuz etkisi bulunmaktadır. Bu etkileri minimuma indirmek için farklı disiplinlerin bir arada bulunması gerekmektedir. Enerji, insan yaşamının en önemli parçasıdır. Enerji elde etmek için gerçekleştirdiğimiz faaliyetlerin büyük bir kısmında ise ne yazık ki hayatımız için diğer önemli olan parçayı çevre nerdeyse hiçe sayılmaktayız. Bu noktada enerji yatırımlarının hazırlanması aşamasında en büyük eksiklik, yapılacak enerji tesisinin o yöreye uygunluğunun kapsamlı olarak araştırılmaması sonucunda, yöre halkının ve o çevrenin yaşadığı sıkıntılar oluşmaktadır. Giderek artan nüfus ile paralel olarak enerji talebinde de bir artış görülmektedir. Sosyal olarak belirli bir standarda ulaştığımızı düşünürsek, yaşam koşullarımızı bir alt kademeye düşürmek istemeyiz. Artan teknoloji ile birlikte yaşam standardımız artmıştır. Bunları düşündüğümüzde enerji hayatımızın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Enerji için yapılan her yatırım da doğrudan ya da dolaylı olarak çevreyi etkilemektedir. Enerji tesislerinin karar aşamasında planlamanın ve veri elde edilmesinin doğru yapılması önemlidir. Doğru bir planlama yapılmadan hazırlanan enerji tesisleri ne yazık ki uzun vadede enerji talebini karşılayamayacağı gibi, o bölge için uygun bir tesis olma özelliği olmayabilmektedir. Bu bağlamda yapılacak bir tesis öncesinde, o bölgede yaşayan halk, devlet, özel sektör, akademisyenler ve Soysal Toplum Kuruluşları (STK) bir araya gelerek ön çalışmanın gerçekleştirilmesi sonucunda, o bölgedeki en uygun noktaların ve en uygun tesisin tercih edilme olanağı sağlanmış olacaktır. Bu şekilde, paydaşlar 45

45 bir araya gelerek stratejik planların kararını ortak olarak alınmasını sağlayarak, güçlü bir karar mekanizması kurulmuş olacaktır. Halkın ve sanayi kuruluşlarının temiz enerjiye yönelmeleri açısından devletin teşvik edici yaptırımlarda bulunması gerekmektedir. Bu şekilde en başından beri altını çizerek söylediğimiz sürdürülebilirlik ve temiz enerji elde edilmiş olacaktır. Yenilenebilir enerji kaynakları ekonomik açıdan düşünüldüğünde kendini uzun vadede amorti eden yatırımlardır. Bu noktada yatırımcı için uzun vadede getirilerinin nasıl bir boyutta olacağının kapsamlı olarak anlatılması gerekmektedir. Yeni yeni duyduğumuz oysaki çok uzun yıllardır var olan küresel ısınma kavramı, çevreyi gün be gün nasıl hoyratça tükettiğimizi halkın biraz da olsa bilinçlenmesini sağlamıştır. Bu noktada sosyal toplum kuruluşları (STK) halkın bilinçlenmesinde çok önemli rol oynadığını göz ardı edemeyiz. Enerji ve çevre olgusu ayrı ayrı düşünülmeyecek iki olgudur. Bu olgulardan birini daha fazla ağırlık verildiği taktirde diğer olguda yaşanan yıpranmalar artık açık açık görülmektedir. Bu bağlamda izlenmesi gereken yol kısa ve nettir aslında; sürdürülebilir temiz enerji. 46

46 DOĞAL GAZ GRUBU ÇALIġMA RAPORU 47

47 Enerji, gerek en temel gereksinimlerden birisi olmasıyla ve gerekse ülkelerin rekabet güçlerini göstermelerini sağlamasıyla önemini her geçen gün artırmaktadır. Enerjiyi kesintisiz, temiz ve güvenilir bir şekilde sağlamak, ucuz yollardan temin etmek, ülkelerin enerji politikalarıyla sağlanır. Bunun yanında çevresel etkileri de göze alarak yapılan enerji politikaları daha uzun ömürlü ve kabul edilir görülmektedir. Doğal gaz enerji kaynakları arasında en çok talep edilen enerji kaynağı türüdür. Çünkü enerji verimliliği yüksek, kirlilik emisyonu diğer fosil yakıtlara göre daha az olarak bilinmektedir. Doğal gaz; özellikle büyük kentlerin hava kirliliğini önlemek bakımından en uygun yakıt türü olarak görülmesinin yanında, endüstrinin enerji gereksinimini karşılamada, gübre üretimi gibi bazı endüstrilerde ham madde olarak, sanayide ve daha birçok alanda kullanılmaktadır. Biz doğal gaz grubu olarak paylaştığımız görüşlerimizde; ülkemizin doğal gaz problemine sebep olan en temel sorunun yanlış enerji politikaları olduğunu savunduk. Daha sonra bu yanlış politikaların yarattığı sorunlar olarak gördüğümüz, boru hatları projelerini, doğalgaz konusunda tek bir ülkeye bağlı kalınmasını(rusya ya) ve doğal gaz ın pahalıya mal edilmesini eleştirdik. Doğal gaz ı bu kadar fazla tüketmemize rağmen sadece bir tane yer altı doğal gaz depolama tesisimizin olmasından, ve depolama projelerinin askıya alınmasından bahsettik. Ülkemizde yeterli doğal gaz aramalarının yapılmadığını, ülkemizin enerji ye yeterli bütçe ayırmadığını, gerekli programlama ve planlamalar yapılmadan, alınan ve uygulanan kararları ve projeleri tartıştık. Bunun yanı sıra, pahalıya mal edilen bir enerji kaynağı olan doğal gaz ın, çok büyük bir kısmının elektrik enerjisi üretiminde kullanılmasının yanlışlığı üzerinde durup, bu konuda yapılabilecek daha farklı uygulamalar olabileceğinden bahsettik. Boru hatları yerine LNG terminallerinin üzerinde yoğunlaşmamız gerektiğini savunduk. ve ülkemizin doğal gaz sorununa buna benzer bir kaç çözüm önerisi daha getirdik. Ülkemizin fosil enerji kaynakları bakımından çok zengin olmadığı bilinse de, yeterli aramaların yapılmaması ve enerji konusunda yaşadığımız sıkıntılar, bizi bu konuda hep acaba var mı sorularına yöneltmiştir. Bu sorular, arama faaliyetlerine yeterli bütçe ayrılmamasından ve fosil enerji kaynağı potansiyelinin az olduğunu savunan görüşlerden dolayı ortaya çıkmıştır. Fakat yapılan az sayıda aramalarla ülkemiz, enerji ihtiyacının az bir kısmını kendi kaynaklarından karşılayabildiğine göre, yapılan aramaların sayısı arttıkça kendi kaynaklarımızdan üreteceğimiz 48

48 enerjimizin miktarı da büyük olasılıkla artacaktır. Türkiye nin Trakya bölgesinde sahip olduğu doğal gaz rezervleri konusunda daha geniş alanlarda sismik çalışmalar yapılmalı, ülkemiz bu konuda kendini yetiştirmiş insan gücünü ve teknolojisini kullanarak arama ve üretim faaliyetlerini hızlandırmalıdır. Ülkemizin en büyük kamu kurumlarından olan TPAO( Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı); arama, üretme ve iletme faaliyetlerini üstlenen çok köklü bir enerji sektörüydü. Fakat TPAO nun yetkisine giren bir çok alan elinden alınıp, farklı kamu kurumları olarak ayrıldı, bazılarında özelleştirildi(botaş ve Petkim... gibi) Bize göre, enerji sektöründeki kamu kurumlarını küçültme, işlevsizleştirme, özelleştirme ve yetki alanlarını daraltma amaçlı politikalar yanlıştır. Enerji üretimden tüketime bir bütündür. Oysa ülkemizde, sağlam bir bütün birbirinden ayrılmış, dağılmış ve farklılaşmıştır. Birbirinden ayrılan ve tamamen farklı düşünen bu tür kurumların beraber alması gereken kararlar, yapılması gereken planlamalar ise birbirinden kopuk ve sağlıksız olmuştur. Ayrıca doğal gaz ı çok fazla miktarda tüketen ve ithal eden ülke olarak, sadece 1,6 milyar m 3 lük Silivri yeraltı Doğal gaz depolama tesisimizin olması da, enerji sorunlarımızın çok üzücü boyutunu gösteriyor. Ankara tuz gülü yeraltı doğalgaz depolama tesisi (5 milyar m 3 lük kapasite) projesinin çok uzun zaman önce başlatılıp hala bitirilememesi ve bazı kesimler tarafından yapılamıyor diyerek başarısızlıkla sonuçlandırılması, yeraltı doğal gaz depolama tesisleri konusuna gerekli önemin verilmediğini gösteriyor. Enerji politikalarımızın en önemli diğer sorunu ise dışa bağımlı enerji yatırımlarıdır. Ülkemizde kullanılan enerjinin çok büyük bir kısmı ithal edilmektedir.( petrolün % 90 ını, doğal gaz ın ise neredeyse tamamını) Oysa, önce kendi kaynaklarımızı gerekli arama faaliyetleriyle tespit etmek veya var olan kaynaklarımızı geliştirme sürecine girmemiz gerekmektedir. Doğal gaz konusunda, özellikle Rusya ya bağlılığımız bir gerçektir. Bu bağlılığı daha da güçlendiren yeni ve yanlış boru hatları projeleri hala devam etmektedir. Rusya, Türkiye doğal gaz pazarı nın, yaklaşık %65 ini elinde tutmayı başarmış ve doğal gaz ı başka ülkelerden almamızı engelleyen politikalar sürdürmüştür. Türkiye, doğal gaz a çok fazla ihtiyacı olan batılı ülkeler ile doğal gaz ve petrol rezervi zengini, Orta Asya ve Orta Doğu ülkeleri arasında enerji geçişinde çok önemli bir konumdadır. Ve bu özelliğinden dolayı enerji koridorunun anahtarı olarak nitelendirilir. Buna rağmen; Türkiye nin, Rusya ile doğal gaz ithalatı konusunda yeterli pazarlıklar yapamaması, enerji koridoru olma özelliğinden yeterince yararlanamaması, planlama anlayışını reddeden enerji politikalarının ürünüdür. Biz, doğal gaz ı başka ülkelerden almamızı sağlayacak 49

49 boru hatları projeleri geliştirmeliyiz. Eyer bunu başaramıyorsak ve bu sürekli engelleniyorsa, yeni LNG( liqufied natural gas 8sıvılaştırılmış doğal gaz)) terminalleri kurmalıyız. Boru hatları yoluyla gaz taşımanın pratik ve ekonomik olmadığı durumlarda, doğal gaz ın sıvılaştırılması, depolanması ve sıvı halde taşınması LNG terminallerine sahip olunmasıyla gerçekleştirilebilir. Bir ülkeden deniz hatları yoluyla doğal gaz taşımak, tankerlerle LNG şeklinde taşıma maliyetinden daha yüksektir. Uzak mesafelerden bile sıvılaştırılmış kaliteli gaz almak(lng) tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Türkiye, Cezayir ve Nijerya dan aldığı sıvılaştırılmış doğal gaz ın miktarını arttırmak için planlamalar yapmalıdır. Türkiye de; Marmara Ereğlisi LNG terminali ne İzmir Aliağa LNG terminali olmak üzere iki tane LNG terminali vardır. Bu terminallere doğal gaz; tankerlere sıvı halde depolanmış doğalgaz olarak ulaşır. Mesela, Japonya doğal gaz ihtiyacını LNG olarak karşılamaktadır. Diğer en önemli enerji sorunu da, Türkiye de elektriğin yaklaşık % 50 lik bir kısmının doğal gaz dan üretiliyor olmasıdır. Türkiyede neredeyse tamamı ithal edilen doğal gaz ın yaklaşık %70 lik bir kısmının elektrik enerjisi üretiminde kullanılması çok yanlıştır.çünkü doğal gaz diğer enerji kaynaklarına göre daha pahalı bir enerjidir. Dolayısıyla pahalı bir enerji kaynağını, en çok ihtiyaç duyulan başka bir enerjiye( elektrik enerjisine) dönüştürmek mantık dışıdır. Elektrik in ülkemizde pahalı olarak tüketilmesi nihayetinde birçok sektörü olumsuz etkilemiştir. Mesela sanayimizde üretilen malların, elektrik yüzünden maliyet miktarı artmakta, buda yurt dışında sanayimizin rekabet gücünü azaltmaktadır. Sonuçta gerek elektriği, gerekse doğal gaz ı pahalı tüketen ve pahalıya mal eden bir Türkiye gerçeği vardır. Özellikle elektrik enerjisi konusunda, farklı enerji kaynaklarına yönelmek gerekmektedir. Mesela yeni hidrolik santraller kurmak, Türkiye nin bu konuda kendi kapasitesinin farkına varması ve bunu da uygulamaya geçirmesi bir çözüm yoludur. Ama ülkemizde var olan, doğal gaz elektrik santralleri için, doğal gaz ı ucuza mal etme politikaları geliştirmemiz de şuan için yapılabilecek mantıklı bir seçenektir. Çünkü bu santraller de büyük miktarda yapılan yatırımlar sonucu kurulmuşlardır. Ve enerji konusunda sınıfta kalan bir ülkenin birçok mantıklı seçeneği birden uygulaması gerekmektedir. 50

50 Türkiye nin; sağlam, planlanmış, üzerinde tartışılmış ve tüm kesimlerin görüşleri alınarak oluşturulmuş enerji politikalarına ve enerji projelerine ihtiyacı vardır. Doğal gaz konusunda dile getirdiğimiz sorunlar, eksiklikler ve çözüm önerileri bizim sadece birçok kişi tarafından bilinen gerçekleri kendimizce yorumlamamızdır. Alternatif enerji kaynaklarını geliştirmek, enerjinin önemini bilerek hareket etmek ülkemizin geleceği açısından çok önemlidir. Türkiye enerji üretiminde ağırlığı yerli ve yenilenebilir kaynaklara vermelidir. Yerli kaynaklarımızdan da arama faaliyetlerini yeterince yapmadan vazgeçmemiz doğru değildir. Bu nedenle öncelikle yapılması gereken kendi topraklarımızdaki doğal gaz potansiyeliyle ilgili arama ve üretme faaliyetlerinin arttırılmasıdır. Bu faaliyetlerin yürütülmesinde büyük öneme sahip olan gerekli teknoloji ve teknik eleman ihtiyacı maksimum düzeyde ülkenin kendi kaynaklarıyla çözülmesi yönünde çalışmalar yürütülmelidir. 51

51 ENERJĠ VERĠMLĠLĠĞĠ ÇALIġMA GRUBU RAPORU 52

52 Ekonomik ve sosyal kalkınmanın en önemli girdilerinden biri enerjidir. Bu yönüyle enerji bir toplumun yaşam standardının yükseltilmesinde önemli rol oynar. Sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması da yine enerji ile mümkündür. Ancak, enerji kaynaklarının en önemlisini oluşturan petrol, doğal gaz, kömür gibi fosil yakıt rezervlerinin hızla tükenmekte oluşu ve enerji tüketimindeki hızlı artışa bağlı olarak bu kaynakların yol açtığı ozon tabakasının incelmesi, sera gazı emisyonları gibi çevresel sorunlar enerji verimliliğini gündeme getirmiştir. Sanayi ve teknoloji alanında yaşanan büyük gelişmelerle birlikte enerjinin kullanımı ve maliyetleri giderek artmıştır. Bu amaçla, tüm dünyada enerji verimliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yoğunlaştırılmıştır. Enerjiyi üretmek kadar, üretilen enerjiden verimli şekilde faydalanmak da artık ülkelerin önemli konularından biri haline gelmiştir. Dünya gündemindeki en önemli üç enerji sorunu küresel ısınma ve iklim değişiklikleri, petrol fiyatlarının aşırı artışı ve enerji kaynaklarının verimli kullanımı ile enerji arz güvenliğinin sağlanması olarak belirlenmiştir. Ülkemizde enerji ihtiyacı, nüfus artışına ve sanayideki gelişmelere paralel olarak gün geçtikçe artmakta ve enerji kaynakları bu ihtiyacı karşılayamamaktadır. Enerji talebinin büyük bir kısmını ithalatla karşılayan ülkemizde bu durumun kalkınma ve sanayileşmede bir engel oluşturmaması için enerjinin verimli kullanılması önemli hale gelmiştir. Yapılan çalışmalara göre sadece enerjiyi verimli kullanarak yıllık enerji tüketiminin %30 u kadar tasarruf sağlanacağı ifade edilmektedir. Toplumdaki enerji kültürünün ve verimlilik bilincinin geliştirilmesinin sağlanması halinde ülkemizde 2010 yılına kadar yılda 2,5 milyar YTL enerji tasarruf etme imkanı bulunmaktadır. Ayrıca ülkemizde 2008 yılı Enerji Verimliliği Yılı olarak ilan edilmiş olup, enerjinin ve suyun verimli kullanılması amacıyla, En-Ver enerji verimliliği projesi uygulanmak suretiyle toplumun eğitimi ve bilinçlendirilmesi için çalışmalar yapılmıştır. 53

53 1)UlaĢım sektöründe enerji verimliliği Ulaştırma sektörü ülkemizde toplam enerji tüketimi içerisinde yaklaşık % 25 paya sahip bulunmaktadır. Yolcu ve yük taşımacılığının önemli bölümü karayolu taşıması ile sağlanmaktadır. Toplam sera gazı oluşumunun yaklaşık %15 inin karayolu ulaştırma sektöründen kaynaklandığı hesaplanmıştır. Ulaştırma sektöründen kaynaklanan karbondioksit emisyonunda karayolu taşıtlarının payı % 90 civarındadır. UlaĢımda enerji verimliliğinin artırılması ile ilgili olarak; Toplu taşıma araçları revize edilmeli. Vergilendirme araçların karbondioksit salınımlarına göre yapılmalı. Toplu taşıma özellikle de raylı sistem teşvik edilmeli. Hibrit teknolojisinin araçlarda kullanımı arttırılmalı. 2)Konutlarda enerji verimliliği Türkiye de enerjinin yaklaşık % 33 ü konutlarda tüketilmektedir. Konutlarda kullanılan enerjinin büyük bir kısmı da ısıtma ve soğutma amaçlı olarak tüketilmektedir. Ülkemizde çok sayıda eski binanın enerji tasarrufuna yönelik inşa edilmeyişi, hızlı kentleşme olgusuyla yeni binaların enerji verimliliği standartlarına uygun olarak yapılmayışı gibi nedenlerle binalarda enerji kayıpları yüksektir. Dolayısıyla binalarda enerji tasarrufuna yönelik çalışmalar enerji kaynaklarının verimli kullanımı açısından önem arz etmektedir. Binalarda enerji verimliliğinin artırılması ile ilgili olarak; Binaların yapılacağı yerin doğru konumlanmasıyla gün ışığı aydınlatmasından maksimum fayda sağlanmalı. Su ısıtmada güneş kollektörleri kullanılmalı. Binalarda ısı yalıtımı için kullanılan izolasyon malzemeleri geliştirilmeli ve aktif ısıtma sistemleri kullanılmalı.(rüzgar bacası vb.) Evlerde A sınıfı eşya kullanımı teşvik edilmeli. Kurumlarda pilot bölgeler seçilip sıfır emisyon uygulaması yapılmalı. 54

54 Binaların anlık enerji tüketimini gösteren sistemler (örneğin sayaç) kurularak gereksiz enerji kullanımının azaltılması. 2) Sanayide enerji verimliliği Sanayi sektörü, ülkemiz nihai enerji tüketimi içinde yaklaşık %36 ve elektrik tüketiminde %55 paya sahiptir. Bunun yanı sıra 2000 yılında %36 olan enerji tüketimi payının 2010 ve 2020 yıllarında sırasıyla %46 ve %56 olacağı sanılmaktadır. Sanayi sektörümüz bir yandan yüksek enerji tasarruf potansiyeline sahiptir. Öte yandan da, sanayide tüketilen enerjinin çoğu ticari enerjidir. Bu durum da, enerji tasarrufu çalışmalarında sanayi sektörümüzün öncelikle ele alınmasına neden olmuştur. Sanayide enerji verimliliğinin artırılması ile ilgili olarak; Üretim tesislerinde, atıkların geri dönüştürülerek enerjinin geri kazanımı sağlanmalı. Isı iletimi nedeniyle olan ısı kaybı önlenmeli. Ayrıca yapılması gerekilenlere şu maddeleri de ekleyebiliriz. Şarjlı pil kullanımı arttırılmalı. Eğitim seminerleriyle toplum bilinçlendirilmeye devam edilmeli. Devlet idaresinde Enerji Bakanlığı nın yükü azaltılıp, denetimi sağlayacak birim ayrılmalı. Sonuç olarak; Günlük hayatımızda belli alışkanlıklarımızı değiştirmek suretiyle günlük ihtiyaçlarımızın hiçbirisinden kısıtlama yapmadan enerjinin verimli kullanımı halinde çevremizin korunmasına, aile bütçesine ve ülke ekonomisine katkı sağlamak mümkün olacaktır. Bunun sonucunda enerji arz güvenliğinin sağlanması ile enerji yatırım ihtiyaçlarımız ve ithalat bağımlılığımız azalacak, ekonomik büyümenin iyileştirilmesine ve temiz çevrenin korunmasına önemli katkılarda bulunacaktır. Kısacası enerji verimliliği bilincinin toplumun her kesiminde yaygınlaştırılması ile bir yaşam biçimi olarak hayatımızın her alanına taşımamız gerekmektedir. 55

55 ULUSLAR ARASI ENERJĠ ÇALIġMA GRUBU RAPORU 56

56 Enerjinin günümüz yaşam koşulları için gerekliliği ve bu bağlamda bir ülkenin ekonomik ve politik bağımsızlığı üzerindeki rolü yadsınamaz. Sektörün stratejikliği, hakimlere sınırsız olmasa bile oldukça geniş hareket alanları sağlamaktadır. Kaynakların maliği durumunda olma ve ona hükmetme farklı şekillerde tezahür edebilmekte ve bu da kaynak sahibi olmayan ülkelere en geçerli yol olarak kaynak çeşitlendirmeyi bırakmaktadır. Kaynak çeşitlendirmesi; ülkemizin milli çıkarlarını gözetecek şekilde yapılandırılmalı, yapılan ikili ve uluslararası anlaşmalarda uzun vadeli çıkarlar gözetilmeli ve tek bir ihracatçı ülkeye bağımlılık kesinlikle ortadan kaldırılmalıdır. Günümüz verileriyle Türkiye nin enerji tüketiminin %70 i ithalatla karşılanmakta olup, bu oran içinde Doğal Gaz ithalatımızın da büyük bir kısmı Rusya dan yapılmaktadır. Bu tehlikeli oran dikkate alınıp, yeni yapılacak anlaşmalarda mevcut ve tehlike arz eden durum göz önüne alınmalı ve gelecek anlaşmalara ülkemizin hareket kabiliyetini arttırıcı maddeler eklenmelidir. Uluslararası Enerji konusu ülkelerin iç ve dış siyasetinde de belirleyici bir aktör konumundadır. Genel tabloya hakim bir kaç büyük devletin belirlediği siyasete ülkemizin uymama gibi bir şansı pek yoktur, ancak mevcut çerçeve dahilinde kendi çıkarlarını gözeterek kendi hareket kabiliyetini genişletebilir- genişletmek zorundadır. Bu da tek bir kaynağa bağımlı olmadan, yapılan anlaşmaların vadelerini milli çıkarlara göre optimize ederek ve ülkemizin önünü tıkayan al ya da öde, olası anlaşmazlık dahilinde uluslararası tahkime başvurma gibi maddelerin lehimize revizyonuyla mümkün görünmektedir. Ülkemiz hükümetlerinin iç ve dış siyasetinin bu konuda paralel yürümesi, bunun bir hükümet politikasından çok devlet politikası halini almasını gerektirir. Belirlenecek politikalarda vizyonun ve misyonun doğru saptanması, uygulayacak kişilerin de bu politikaları iyi özümsemiş olması ve konularında uzmanlaşmış kişiler olmaları politikaların etkinliğini artıracak ve ülkemiz yararına olacaktır. Mevcut enerji politikamızın varlığı bile zihinlerimizde soru işaretleri oluştururken, izlenilecek politikanın vadesi de bir diğer kilit noktadır. Dünya konjonktürel yapısı iyi analiz edildikten sonra uzun vadede ülkemiz lehine sonuçlanacak politikalar belirlenmeli ve derhal uygulanmalıdır. 57

57 Ülkemiz mevcut kaynaklar bakımından sanıldığı kadar fakir değildir. Bilinmeyen rezerv envanterleri çıkarılmalı, kullanılmayan kaynaklar derhal devreye alınmalıdır. Mevcut kaynakları değerlendirme, piyasa aktörleri arasında ilişkileri düzenlemekte ve rekabeti korumakta etkin olacak şekilde düzenleyici ve denetleyici kurumların güçlendirilmelisi görev ve yetki alanlarının ayrıştırılması oldukça önemlidir. Oluşturulacak yapıların yetkileri ise geniş ve kapsayıcı olmalı, böylece işleyiş tek elden götürülmeli ve olası koordinasyonsuzlukların önüne geçilmelidir. Sektöre eleman yetiştirme konusu da bir diğer bağımlılık azaltma yoludur. Kalifiye ara ve üst kademe işgücü ülkemiz dahilinde yetiştirilmeli, hatta bu konuda uzmanlaşılıp ihtiyaç duyan ülkelere de eğitim verilecek, eleman ihraç edilebilecek duruma gelinmelidir. Bu durum uluslararası arenada ülkemizin elini güçlendirecek bir öğe konumundadır ve kaynak sahibi Türkî ülkelerde de kullanılabilir bir öğedir. Dünya kaynak dağılımına bakıldığında ülkemizin konumu jeopolitik açıdan stratejik öneme sahip olup, Avrupa için de yaşamsal öneme sahiptir. Taşıma yollarının topraklarımızdan geçmesi ülkemize uluslararası arenada önemli bir güç sağlamakta ancak bu güç yeterince kullanılamamaktadır. Ülkemizin sadece bir köprü olarak kullanılması milli çıkarlarımıza yeterince hizmet etmemekte, bu durumun lehimize çevrilmesi gerekmektedir. Projelerin yapımı aşamasında bu konu dahilinde ağırlığımızı koymamız ve ödün vermememiz çıkarımıza olacaktır. Enerji alanında taraf olduğumuz uluslararası anlaşmalarda uyuşmazlıkların çözümü konusu hukukumuzun da referans alındığı adil ve tarafsız bir şekilde yapılmalıdır. Anlaşmaların vadeleri de optimum düzeyde tutulmalı, makul sürelerde fiyat revizyonu sağlanmalı ve re-export hakkı sağlanmalıdır. Anlaşmalar al ya da öde ön tanımlı olmamalı, ödeme konusunda ülkemize daha esnek şartlar sağlanmalıdır. 58

58 İthal edilen ya da yerli olarak ürettiğimiz enerjinin verimli kullanılması, kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi de ülkemizi daha da güçlendirecektir. Maliyeti azaltma konusu da bununla bağlantılı olup, ucuz enerjinin getirisi olarak sanayi alanında ilerleme ve kendi teknolojilerimizle elimizi güçlendirmemiz, yine lehimize olacaktır. Enerji sektöründe yerli yatırımcılara kolaylıklar sağlanmalı, teşvik, prim ve vergi muafiyetleri gibi araçlarla ülkemiz yerli kaynaklarının kullanımı, aramaları ve çıkartılmalarına özendirilmelidir. Yenilenebilir kaynaklar açısından önemli bir potansiyele sahip olan ülkemizin mevcut ve atıl duran yenilenebilir kaynaklarını derhal devreye alması gerekir. Bu konuda Ar-Ge çalışmalarına kolaylık sağlanması, devlet teşviki verilmesi ve geliştirilebilecek teknolojilerin ihracı amaç edinilmelidir. Sektördeki bu çok çeşitli sorunlardan oluşan profilin çözümü olarak sivil toplum kuruluşlarının, akademisyenlerin, küçük ve orta boylu yatırımcıların, meslek odalarının ve devlet temsilcilerinin tatmin edici ölçüde temsil edildiği dikey entegre bir kurum oluşturulması gerekir. Hali hazırda uluslararası olarak güvenilirliği zarar görmüş olan yürütme ve yargı kurumlarımızın eski saygınlığını kazanması açısından çok önemlidir. İhalelerde ve lisans işlemlerinde şimdiye kadar oluşan, usulsüzlük ya da anlaşmazlıklara dayalı sorunlar ve bu sorunların çözümlerinde yaşanan yetersizlikler yüzünden prestij kaybına uğrayan bu kurumların eski konumlarını yeniden kazanmaları sadece ulusal prensiplerimiz gereği değildir. Bu kurumların iyileştirilmesi ile uluslararası arenadaki Türk aktörlerin hakları ve çıkarları daha büyük bir güçle korunabilecektir. Her boyutta yatırımcı anlaşmalardan daha avantajlı çıkabilecektir. Söz konusu uluslararası enerji anlaşmalarının kısa vadeli olması devletin yararınadır. Diğer konularda olduğunun aksine, devletin sektörde güçlü bir aktör olduğunu uzun vadeli ve sabit rakamlarla yazılmış bir anlaşma değil kısa vadeli esnek rakamlarla yazılmış bir anlaşma imzalamasından anlayabiliriz. Çünkü enerji sektöründe, yukarıda bahsettiğimiz uluslararası denge kaygıları sebebiyle, rakamlar kısa sürede alçalıp yükselmektedir. Uzun süre sabit bedelle yapılacak bir anlaşma bu açıdan çok risklidir. Sektörde güçlü bir aktör, kısa vadeli ve esnek bedelli taleplerini kabul ettirebilen aktördür. Bir yandan petrole ev sahipliği yapan ülke 59

59 devletleriyle ilişkileri iyi tutmak önemli olduğu kadar, diğer yandan Türkiye'de hayli yüksek olan petrol bağımlılığını azaltarak alternatif yakıtlara yönelmek ülkemizi bu alanda daha güçlü bir aktör haline getirmek için bir başlangıçtır. Alternatif kaynaklara yönelirken piyasada sebep olduğumuz değişikliği telafi ederek bu ülkelerle ilişkilerimizi kaybetmemek için tarım ve sanayi gibi alanlarda onlarla ilişkilerimizi kuvvetlendirmek önemlidir. Bu gibi dengeler hem yurt içi hem uluslararası alanda vazgeçilmezdir. Ülkemizin söz konusu hedeflere ulaşabilmesi için öncelikli olarak sektörde ulusal denge sağlaması çok önemlidir. Denge, denetim ve rekabet ile ilgili kurumların iyileştirilmesi, önerdiğimiz dikey entegre oluşumla birlikte çalışması çok önemlidir. İhalelerin, işe alımların, emekliliklerin, işçisinden yöneticisine sektördeki her pozisyonun birbiriyle ilişkilerinin denetlenmesi uzun vadede sektörde özel ve kamu arasındaki uçurumu kapatacaktır. Özel sektör ile kamu arasında uyumun sağlanması uzun vadede küçük ve orta boy yatırımcıların rekabete katılması ve güçlü ortaklıkların kurulmasının en önemli şartıdır. Hem lisans alım satımları, hem de hızla değişen ya da yaşanan olaylara göre ihtiyaç hissedilip eklenen yasalar sebebiyle sektörün dışında kalma tehlikesi altında olan bu yatırımcılar birlik olarak konsorsiyum benzeri kuruluşlar oluşturduklarında hem yurt içi hem de yurt dışı itibarımız ciddi ölçüde artacaktır. Kurumlar arası pratik iş birliği ve oluşturulabilecek ara kurumlar, sektörle ilgili yasamaları içeriğini değiştirmeden birbirine uyumunu sağlayarak ve derleyerek kişilere erişimi daha açık ve anlaşılması daha kolay hale getirebilecektir. Öncelikli amaç uzun vadede devletin enerji hedeflerinin belirlenmesi ve prensiplerinin oluşmasıdır. Belli prensipleri oluşmayan aktörün kurumlarla ilişkilerinde itibarı çok zayıf olacaktır. Avrupa'da enerjisinin büyük çoğunluğunu nükleer santrallerden karşılayan ülkelerin çoğu, 77% gibi bir rakamla Fransa örneğin, denetim kurumlarının itibarı ile karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde de bu konuda ihaleler ve duruşlar geliştirmeden önce, birincil olarak denetleme kurumları ele alınmalıdır. Nükleer enerjide üretim, atık ve depolama birimlerinin denetimini yapacak olan kurumlar özenle oluşturulmalı ve mutlaka birbirinden ayrı tutulmalıdır. Önceliğin kara değil güvenilirliğe verilmesi garanti edilmelidir. 60

60 Uluslararası alanda belli kozlara sahip olabilmek için, usulsüzlük ve mevzuat yeterliliğinden dolayı ortaya çıkan, büyüyen ve türeyerek sektöre hakim olan büyük şirketlerin aksine doğal bir evrimle rekabet koşullarında büyüyen ve başarılar kazanan şirketler oluşmasına öncelik verilmelidir. Uluslararası rekabette yerini alan güçlü bir aktör olmanın ilk şartı bu dengeyi sağlayabilmek ve güven kazanabilmektir. 61

61 HĠDROLĠK ENERJĠ ÇALIġMA GRUBU RAPORU 62

62 GIRIŞ Hidrolik enerji, en basit haliyle, sudan alınan ve elektriğe çevrilen enerjidir. Hidrolik enerji, hidroelektrik santralleri, akıntı enerjisi ve dalga enerjisi yollarıyla elektrik enerjisine çevrilebilir. Dünyada kullanılan en yaygın yöntem, suyun potansiyel enerjisinin türbinleri çevirmek için kullanıldığı ve generatörden elektrik enerjisi elde edilen hidroelektrik santrallerdir. Dünya genelinde kullanılan elektrik enerjisinin %24 ü hidroelektrik santraller tarafından üretilmektedir. Hidroelektrik santrallerin sağladığı enerjiyi dünya üzerinde bir milyardan fazla insan kullanmaktadır. Dünyadaki hidroelektrik santrallerden elde edilen enerji, 3.6 milyar varil petrolden elde edilen enerjiye denktir. Ülkemizin 2008 yılı içindeki toplam elektrik tüketimi 200 milyar kwh tir. Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİE) tarafından açıklanan verilere göre ülkemizin ekonomik hidroelektrik enerji potansiyeli 2004 yılı itibariyle milyar kwh tir. Bu potansiyelin % 35 i işletmede, % 8 i inşa halinde ve geriye kalan % 57 si ise aday hidroelektrik potansiyeldir. HIDROLIK ENERJININ OLUMLU YANLARI Hidroelektrik santraller, yenilenebilir kaynaklı enerji kaynağına sahip olması, elektrik üretimi için yerli doğal kaynak kullanılması, işletme ve bakım giderlerinin diğer santral seçeneklerine göre düşük olması, kırsal kesimde inşası sırasında istihdam yaratması(atatürk santrali inşaatında kişi çalışmıştır), en az düzeyde olumsuz çevre etkisine neden olması gibi özelliklerinden dolayı önemli bir elektrik üretim seçeneğidir. Ülkemizde hidroelektrik santrallerinin on yıllardır kullanılıyor olması, hidroelektrik santral teknolojisinin güvenilir ve uygulaması oturmuş bir teknoloji olduğunu göstermektedir. Ayrıca, hidroelektrik santrallerin devreye alınış ve çıkarılışları çok hızlı yapılabildiğinden, gün içinde değişen elektrik ihtiyacı nedeniyle yapılması gereken frekans kontrolü için hidroelektrik santraller kullanılır. Bunun yanında, inşa edilen çok amaçlı baraja sahip hidroelektrik santraller elektrik üretimi dışında çevrelerindeki sulama ve 63

63 içme suyu ihtiyacının karşılanmasını sağlar, taşkın ve sel oluşumunu önler. Bunlara ek olarak, hidroelektrik santrallerinin baraj gölleri, su ulaşımı ve su sporlarının yapılmasına olanak verir, su ürünleri ve balıkçılık alanlarının bölgesel gelişimini sağlar. HIDROLIK ENERJININ OLUMSUZ YANLARI Her uygulamada olduğu gibi hidroelektrik santrallerinin de birtakım olumsuz yönleri vardır. Hidroelektrik santrallerin ilk yatırım maliyetleri göreceli olarak yüksektir. Özellikle büyük ölçekli, yani ünite kurulu gücü 100 MW tan büyük olan hidroelektrik santrallerin inşası için, yıl içindeki su debisinin düzensiz oluşu nedeniyle büyük baraj göllerinin oluşturulması gerekmektedir. Baraj göllerinin oluşturulması sırasında büyük miktarda tarım arazisi, bazen antik değeri bulunan alanlar veya yerleşim bölgeleri su altında kalmaktadır. Bu durum beraberinde sosyal sorunları getirmektedir. Baraj gölünün su altında bıraktığı bölgelerde yaşayan insanlar, alışageldikleri yer ve düzenden ayrılmak zorunda bırakılmaktadır. Bu süreçte yapılan kamulaştırma çalışmaları, hidroelektrik santrallerinin ilk yatırım maliyetini yükselten diğer bir etmendir. Hidroelektrik santrallerinin baraj gölleri çevresi gerektiği kadar ağaçlandırılmazsa, kıyı erozyonu artar. Hidroelektrik santrallerin diğer bir olumsuz etkisi balıklara yaptığı etkidir. Baraj veya regülatör yapıları balık geçişini engellemektedir. Bu sorun balık merdivenleri inşa edilerek çözülmektedir. Ayrıca türbin kanatları balık ölümlerine sebep olmaktadır. HIDROELEKTRIK SANTRALLERINDE YENI TREND Ülkemizdeki üretilen hidrolik kaynaklı elektrik enerjisinin çoğu büyük ölçekli hidroelektrik santrallerde üretilmektedir. Bu tip santrallere örnek olarak Atatürk, Karakaya, Keban, Altınkaya ve Berke santralleri verilebilir MW kapasiteli Ilısu Hidroelektrik Santrali nin 2013 yılında devreye alınması planlanmaktadır. Ilısu Santrali bu tip, büyük baraj gölüne sahip olan büyük ölçekli santraller için son örneklerden birisi olacaktır. İhtiyaç duyulan geniş göl alanı dolayısıyla bundan sonra küçük ve orta ölçekli hidroelektrik santrallerine ağırlık verilecektir. EPDK dan 64

64 alınan hidroelektrik santral kurulum lisansları, önümüzdeki dönemde arası küçük ve orta ölçekli hidroelektrik santral kurulacağını göstermektedir. Küçük ve orta ölçekli hidroelektrik santraller akarsu ve su depolama kurulumu olarak iki farklı tiptedir. Doğrudan akarsu üzerine kurulan hidroelektrik santraller suyun akışına bağlı olarak üretim yapar, hatta akarsu yatağındaki düzensiz debi sebebiyle santraldeki elektrik üretiminin tamamen durması dahi söz konusudur. Bu duruma rağmen, kurulumu kolay ve düşük maliyetli olduğu için küçük hidroelektrik santrallerin çoğu bu tiptedir. Su depolamalı hidroelektrik santrallerinde ise üretim daha düzenlidir. Su tutması için yapılan reservuar ise maliyetleri yükseltmektedir. Küçük ve orta ölçekli hidroelektrik santrallerin kurulum maliyetleri, ortalama olarak $/kwh arasındadır. Buna ek olarak bu tip santrallerin, ortalama bakım maliyetleri cent/kwh arasındadır ve verimli çalışma süreleri 50 yıl civarındadır. Hidroelektrik santrallerin bir diğer uygulaması da pompa depolamalı (pump-storage) hidroelektrik santrallerdir. Bu tip santrallerde iki adet reservuar bulunmaktadır. Potansiyel enerjisi elektrik enerjisine çevrilen su, alt reservuarda tutulmaktadır. Elektrik tüketiminin az olduğu gece vaktinde nükleer ve kömür kaynaklı termik santrallerin sağladığı baz üretim elektrik enerjisi ile veya üretimi değişken olan ve şebekeye bağlanmamış olan rüzgar santrallerinden sağlanan elektrik enerjisi ile çalıştırılan pompalar vasıtasıyla su tekrar üst reservuara pompalanmaktadır. Bu santrallerin gözardı edilmemesi gereken dezavantajı düşük verimli olmasıdır. Bu yüzden bu tip santrallerin ülkemizde ekonomik olarak yapılabilirliği, diğer kaynaklardaki mevcut potansiyelimiz göz önüne alındığında şu an için söz konusu değildir. Bu tip santrallerin verimsizliği ve maliyetlerine rağmen, puant yükün karşılanması ve tüketimin tüm güne yayılması (peak shaving) için kullanılabilir. 65

65 ÖNERILER Grup çalışması sonucu aşağıdaki önerilerde bulunulması kararlaştırılmıştır: 1. Ülkemizin mevcut hidrolik enerji potansiyelinin elektrik enerjisi elde etmek için kullanılması yolunda, yatırımcıların gerçekleştirmekle yükümlü oldukları bürokratik işlemlerin en aza indirilmesi gerekmektedir. 2. Yenilenebilir kaynaklara yapılan yatırımlar için hazırlanan teşviklerin, dünyada süregelen ekonomik bunalım ve kredi bulma zorlukları dikkate alınarak, gözden geçirilmesi ve yatırım iştahını artıracak şekilde yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. 3. Hidroelektrik santrallerinde kullanılan teknoloji on yıllardır ülkemizde uygulanmaktadır. Bu alanda elde edilen işletme tecrübesi ve uzmanlaşan insan gücü kullanılarak, hidroelektrik santrallerde kullanılan ekipman ve alt sistemler ülkemizdeki araştırma kurumları ve üniversitelerin de yer aldığı Ar&Ge projeleriyle adım adım yerlileştirilebilir. Özellikle küçük, orta ölçekli hidroelektrik santraller için türbin imalatı, kontrol, kumanda ve gözlem sistemleri tasarımı ve elektromekanik aksamın üretimi yerli sanayi için hedef ürünler olabilir. 4. Yıllar önce kurulan ve teknolojisi eskiyen büyük santraller rehabilite edilerek birçok yeni kurulacak küçük-orta ölçekli hidroelektrik santrallerin üretimine denk üretim artışı sağlanabilir. Bir rehabilitasyon projesi olan Keban HES rehabilitasyon işlerinin yerli bir şirket olan TEMSAN tarafından koordine edilmesi ve santral kontrol, kumanda ve gözlem sisteminin TÜBİTAK-UZAY tarafından geliştirilecek olması yerli katkı açısından son derece önemli ve ümit verici bulunmuştur. 5. Yapılacak büyük ölçekli hidroelektrik santrallerinin kurulumu öncesi, baraj gölü suları altında kalacak olan tarihi değeri bulunan eserlerin iyi bir şekilde planlanmış arkeolojik kazılarla tahliye edilmesi gerekmektedir. 66

66 SONUÇ Yapılan bilgilendirme ve grup içi tartışmalar sonucu, hidrolik enerjinin mevcut potansiyeli ile yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimi fikrinin revaçta olduğu bugünlerde, ülkemiz için göreceli ucuz ve değerlendirilmesi gereken önemli bir kaynak olduğu konusunda fikir birliğine varılmıştır. Ülkemizdeki yenilenebilir kaynaklardan en önemlisi ve yerli katkıya en uygunu olan ve raporda çeşitli yönleriyle ele alınan hidroelektrik santrallerinin kurulumunun öncelikli enerji çeşitliliği hedefleri arasında olması gerekmektedir. 67

67 SÜRDÜRÜLEBĠLĠR ENERJĠ ÇALIġMA GRUBU RAPORU 68

68 Sürdürülebilir enerjinin sağlıklı açıklanabilmesi için ilk önce sürdürülebilirlik konusunda bir tanım yapılmalıdır. Sürdürülebilir kavramı 1980'li yıllarda ilk olarak Bruntland Raporunda kullanılmıştır ve var olan kaynaklarımızı gelecek nesillere yetecek biçimde kullanımını olarak ifade edilmektedir. Ancak değişen çevre şartlarının ardından bu tanıma çevreye zarar vermeden, eldeki kaynakları en iyi verimle kullanıp var olan kaynakları gelecek nesillere bırakmak şeklinde değiştirebiliriz. Sürdürülebilir enerjiyi ise insan yaşamını ve doğayı tehlikeye sokmadan, eldeki kaynaklardan maksimum yarar sağlayarak hayat standartlarını dengede tutan ve kontrolümüzde olan enerji olarak tanımlayabiliriz. Sürdürülebilir enerji konusunda dikkat çeken ilk nokta arz güvenliği. Peki, arz güvenliği nedir? Arz güvenliğini kısaca; enerjiye gereksinim duyulduğu zamanda, gereksinim duyulan miktar ve kalitede sunulabilme yeteneği olarak tanımlamak mümkündür. Arz güvenliğinde en önemli nokta ise planlamadır. Enerjide dışa bağımlılık oranı %70'lere varan bir ülkede üretimin sürdürülebilirliği için öncelikli plan ülke öz kaynaklarına yönelim, kısa vadede ise kaynak çeşitlendirme olmalıdır. Enerjide arz talep dengeleri grevler, doğal afetler, savaşlar, üreticilerden kaynaklanan sorunlar nedeniyle tehlikeye girebilir. Arz güvenliğinde, yıllar itibarıyla dışa bağımlılığımızı azaltacak ulusal politikaları saptamak üzere geniş katılımlı bir yapı tarafından, ulusal ve kamusal çıkarları ön planda tutan bir bakışla, merkezi ve stratejik planlama hazırlanması gerekmektedir. Enerji üretimi ve tüketiminde salınan gazlar toplam sera gazlarının %80'ini oluşturmaktadır. Yani çevreyi tehdit eden en önemli unsurlardan biri enerji olmaktadır. Bu nedenle enerji ve çevre dikkatle incelenmesi gereken bir ikilidir. Konvansiyonel kaynaklarda enerji üretimi sırasında çıkan sera gazlarının yanında ortaya çıkan diğer atıklar da çevrede uzun dönemde büyük tahribatlar yaratmaktadır. Enerjinin sürdürülebilirliliği açısından bu konuda daha sağlam önlemler alınmalı ve dikkatli olunmalıdır. Alınacak önlemler kanun ve yasalarla kuvvetlendirilmelidir. Bunun için çevre enerji konusunun bir arada işleneceği, çevre ve sosyal bilimcilerin, teknik kadroların, politika yapıcıların yer aldığı multidisipliner çalışma grupları oluşturulmalıdır. 69

69 Şekil 1. Türkiye nin güneş haritası Enerjiden kaynaklanan kirliliği ve çevre tahribatını önlemenin yollarından biri yenilenebilir kaynaklara yönelmektir. Bu kaynaklar konusunda ise yerel yaklaşımlar hem çevre kirliliğini engellemeye yardımcı olacak hem de artan enerji miktarı sayesinde dışa bağımlılığı azalacaktır. Yerel yaklaşımlarda esas amaç bölgedeki enerji potansiyelini kullanabilmektir. Örneğin güneş potansiyeli yüksek olan Akdeniz kıyılarından enerji güneş yoluyla sağlanabilmelidir. Ya da jeotermal enerji yönünden üst sıralarda bulunan Ege bölgesinde enerjinin üretim yollarından biri jeotermal kaynakların kullanımı olmalıdır. Yerel enerji üretimi, öncelikle enerji üretildiği yerde tüketileceği için nakil hatlarındaki kayıpların önüne geçer. 70

70 Şekil 2. Türkiye nin Rüzgar Atlası 71

71 Şekil 3. Türkiye nin Jeotermal Gücünün Bölgelere Göre Dağılımı Enerji eldesin de yenilenebilir kaynaklar kullanıldığında (kurulum maliyetinden sonra) maliyeti en aza iner. Çevresel etkileri minimum olduğu için sosyal maliyet yaratmazlar ve düşük risk katsayısına sahiptir. Enerjinin üretimi kadar dağıtımı da sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Doğa kaynaklı üretilen enerjiler sürekli aynı miktarda üretilmediği için (rüzgarın şiddetinin artıp azalması gibi nedenlerden) şu an sahip olduğumuz nakil hatları ile iletimi sorun yaratmaktadır. Ayrıca nakil hatlarındaki kayıplar azımsanmayacak düzeydedir. Türkiye de 2006 yılı verilerine göre iletim hatlarındaki kayıp oranı %3,27 mertebesindedir. Ülkemizde dağıtım hatlarındaki kayıp oranları 2006 yılı verilerine göre %15,08 seviyesindedir. Bu oranın %7,6 sı teknik kayıplar ve %7,48 ini de kaçak elektrik enerjisi oluşturmaktadır*. Bu sayılardan da görüldüğü gibi nakil hatlarında yapılacak değişiklikler uzun dönemde büyük kazançlar yaratacaktır. Kısa vadede geri bildirim verebilecek olan önlemlerden olan enerji verimliliği ve enerjinin etkin kullanımı da sürdürülebilir kaynak yönetimi için kısa vadede geri dönüşüm sağlayacak 72

72 hedeflerden biri olmalıdır. Bu konuda yapılan bilinçlendirme çalışmaları arttırılmalı ve daha çok kişiye ulaşılmalıdır. Bu bilinçlendirmelerle enerji kullanım alışkanlıkların değiştirilmesi hedeflenmelidir. Yapılan bilgilendirme çalışmalarında enerjinin yoğun kullanıldığı saatlerdeki tüketim hızı günün diğer saatlerine dağıtılması amaçlanmalıdır. Sanayide ise enerji yoğunluğu yüksek sektörlerde: demir-çelik, çimento, seramik, cam, tekstil, kağıt, kimya, petro-kimya ve gübre enerjinin etkin kullanımına yönelik teknolojilerin uygulanması, yaygınlaştırılması ve gerekli tasarruf önlemlerinin alınması ile ülkemiz önemli bir ek kaynak kazanabilecektir. Nakil hatlarının yanı sıra kaçak elektrik kullanımı da üretilen enerjinin dengesiz tüketimine neden olmaktadır. Kaçakların önlenmesinde enerjinin üretiminden hedefe ulaşana kadar gelişmiş bir takip mekanizması oluşturulmalıdır. Oluşturulan bu sistem ile üretilen enerjinin nerede ne kadar kayba uğradığı tespit edilebilmelidir. Enerji tasarrufu sırasında yine enerji üretimi de kojenerasyon yoluyla gerçekleşebilir. Kojenerasyon teknolojisinde doğalgaz, nafta, fuel oil, oil, kömür ve biokütle gibi enerji kaynakları buhar, gaz türbini veya gaz motorlarında elektrik enerjisine çevrilirken, çevrim sonunda ısıda da atık ısı kazanları vasıtasıyla ısınma veya proses kullanımı amacıyla değerlendirilmektedir. 73

73 Bunların yanı sıra dışarıdan alınan enerji konusunda çeşitlendirme yapılmalıdır. Farklı ülkelerden farklı enerjiler alınabilmelidir. Buradaki amaç bir kesinti sırasında ya da enerji alınan ülkeyle ilişkilerin bozulması durumunda sorun yaşamamaktır. Çeşitlendirilmiş enerji ve enerji sağlayıcıları sayesinde enerjinin sürdürülebilir olması daha da rahatlaşır. Tüm bunların dışında sürdürülebilir enerji politikalarının sürdürülebilir yaşamın alt başlığı olduğunu unutmamak gerekli. İnsanlığın temel gereksinimlerinin karşılanmasını tehlikeye atan bir enerji kaynağı temiz ve sürdürülebilir kaynak da olsa dikkatli planlama yapılmadan talep karşılayacak seviyeye getirilmemelidir. Enerji üretim merkezlerinin kurulacağı yerlerin tarıma elverişliliğine dikkat edilmelidir. Hayatımızı devam ettirmemiz için öncelikle toprağa ihtiyacımız vardır. Tarım, enerji üretiminde biyoyakıt söz konusu olduğunda yine tartışma konusu olur. Biyodizel, kolza (kanola), ayçiçek, soya, aspir gibi yağlı tohum bitkilerinden elde edilen yağların veya 74

Türkiye nin Enerji Teknolojileri Vizyonu

Türkiye nin Enerji Teknolojileri Vizyonu Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 26. Toplantısı Türkiye nin Enerji Teknolojileri Vizyonu Prof. Dr. Yücel ALTUNBAŞAK Başkanı Enerji İhtiyacımız Katlanarak Artıyor Enerji ihtiyacımız ABD, Çin ve Hindistan

Detaylı

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI ENERJİ Artan nüfus ile birlikte insanların rahat ve konforlu şartlarda yaşama arzuları enerji talebini sürekli olarak artırmaktadır. Artan enerji talebini, rezervleri sınırlı

Detaylı

KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER

KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER Prof.Dr. Hasancan OKUTAN İTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü okutan@itu.edu.tr 18 Haziran 2014 İTÜDER SOMA dan Sonra: Türkiye de

Detaylı

KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER

KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER KÜRESELLEŞEN DÜNYA GERÇEKLERİ TÜRKİYE NİN ENERJİ GÖRÜNÜMÜ VE TEMİZ TEKNOLOJİLER Prof.Dr. Hasancan OKUTAN İTÜ Kimya Mühendisliği Bölümü okutan@itu.edu.tr 24 Ekim 2014 29. Mühendislik Dekanları Konseyi Toplantısı

Detaylı

Dünyada Enerji Görünümü

Dünyada Enerji Görünümü 09 Nisan 2014 Çarşamba Dünyada Enerji Görünümü Dünyada, artan gelir ve nüfus artışına paralel olarak birincil enerji talebindeki yükseliş hız kazanmaktadır. Nüfus artışının özellikle OECD Dışı ülkelerden

Detaylı

Yakın n Gelecekte Enerji

Yakın n Gelecekte Enerji Yakın n Gelecekte Enerji Doç.Dr.Mustafa TIRIS Enerji Enstitüsü Müdürü Akademik Forum 15 Ocak 2005 Kalyon Otel, İstanbul 1 Doç.Dr.Mustafa TIRIS 1965 Yılı nda İzmir de doğdu. 1987 Yılı nda İTÜ den Petrol

Detaylı

Kömür, karbon, hidrojen, oksijen ve azottan oluşan, kükürt ve mineral maddeler içeren, fiziksel ve kimyasal olarak farklı yapıya sahip bir maddedir.

Kömür, karbon, hidrojen, oksijen ve azottan oluşan, kükürt ve mineral maddeler içeren, fiziksel ve kimyasal olarak farklı yapıya sahip bir maddedir. KÖMÜR NEDİR? Kömür, bitki kökenli bir maddedir. Bu nedenle ana elemanı karbondur. Bitkilerin, zamanla ve sıcaklık-basınç altında, değişim geçirmesi sonunda oluşmuştur. Kömür, karbon, hidrojen, oksijen

Detaylı

2013 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

2013 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÜNYADA ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ Bilindiği üzere, elektrik enerjisi tüketimi gelişmişliğin göstergesidir. Bir ülkedeki kişi başına düşen

Detaylı

Dünyada Enerji Görünümü

Dünyada Enerji Görünümü 22 Ocak 2015 Dünyada Enerji Görünümü Gelir ve nüfus artışına paralel olarak dünyada birincil enerji talebi hız kazanmaktadır. Özellikle OECD dışı ülkelerdeki artan nüfusun yanı sıra, bu ülkelerde kentleşme

Detaylı

2012 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

2012 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÜNYADA ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ Bilindiği üzere, elektrik enerjisi tüketimi gelişmişliğin göstergesidir. Bir ülkedeki kişi başına düşen

Detaylı

Enervis H o ş g e l d i n i z Ekim 2015

Enervis H o ş g e l d i n i z Ekim 2015 Enervis H o ş g e l d i n i z Ekim 2015 Dünya Enerji Genel Görünümü Genel Görünüm Dünya Birincil Enerji Tüketimi 2013-2035 2013 2035F Doğalgaz %24 Nükleer %4 %7 Hidro %2 Yenilenebilir Petrol %33 Kömür

Detaylı

Yenilebilir Enerji Kaynağı Olarak Rüzgar Enerjisi

Yenilebilir Enerji Kaynağı Olarak Rüzgar Enerjisi Yenilebilir Enerji Kaynağı Olarak Rüzgar Enerjisi İbrahim M. Yağlı* Enerji üretiminde Rüzgar Enerjisinin Üstünlükleri Rüzgar enerjisinin, diğer enerji üretim alanlarına göre, önemli üstünlükleri bulunmaktadır:

Detaylı

ÇEŞME YARIMADASI RÜZGÂR SANTRALLERİNİN İLETİM SİSTEMİNE BAĞLANTISI

ÇEŞME YARIMADASI RÜZGÂR SANTRALLERİNİN İLETİM SİSTEMİNE BAĞLANTISI 1 ÇEŞME YARIMADASI RÜZGÂR SANTRALLERİNİN İLETİM SİSTEMİNE BAĞLANTISI İ. Kürşat BÜLBÜL 1 ÖZET Bu çalışmada; rüzgâr santrallerinin güç sistemlerine entegrasyonu, iletim sistemi operatörünün bakış açısından

Detaylı

Fatih YAZITAŞ Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü Yeni Teknolojiler ve Destek Daire Başkanı

Fatih YAZITAŞ Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü Yeni Teknolojiler ve Destek Daire Başkanı Fatih YAZITAŞ Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü Yeni Teknolojiler ve Destek Daire Başkanı İstanbul, Kasım 2014 Son 10 Yılda Gelinen Nokta(2003-2013) Elektrik tüketimi yaklaşık 2 kat artışla 245 milyar

Detaylı

TÜRKİYE de ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU UYGULAMA POLİTİKALARI

TÜRKİYE de ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU UYGULAMA POLİTİKALARI TÜRKİYE de ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU UYGULAMA POLİTİKALARI KISACA EPDK Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) elektrik piyasalarının düzenlenmesi amacıyla 4628 sayılı Yasa ile 2001 yılında kurulmuştur.

Detaylı

Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü. Enerjinin Önemi? Enerji Sistemleri Mühendisi Kimdir?

Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü. Enerjinin Önemi? Enerji Sistemleri Mühendisi Kimdir? Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü Enerjinin Önemi? Enerji, ekonomik ve sosyal kalkınmanın temel unsurlarından biri olması yanısıra, yaşamın sürdürülebilmesi

Detaylı

ENERJİ. KÜTAHYA www.zafer.org.tr

ENERJİ. KÜTAHYA www.zafer.org.tr ENERJİ 2011 yılı sonu itibarıyla dünyadaki toplam enerji kaynak tüketimi 12.274,6 milyon ton eşdeğeri olarak gerçekleşmiştir. 2011 yılı itibarıyla dünyada enerji tüketiminde en yüksek pay %33,1 ile petrol,

Detaylı

TÜRKİYE NİN RÜZGAR ENERJİSİ POLİTİKASI ZEYNEP GÜNAYDIN ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI ENERJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKİYE NİN RÜZGAR ENERJİSİ POLİTİKASI ZEYNEP GÜNAYDIN ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI ENERJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE NİN RÜZGAR ENERJİSİ POLİTİKASI ZEYNEP GÜNAYDIN ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI ENERJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GİRİŞ POTANSİYEL MEVZUAT VE DESTEK MEKANİZMALARI MEVCUT DURUM SONUÇ Türkiye Enerji

Detaylı

Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Üyesi

Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Üyesi Türkiye Elektrik Piyasası Emrah Besci Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Üyesi http://emrah.besci.gen.tr Emrah@Besci.gen.tr Elektriğe ulaşamayan 1,267

Detaylı

Türkiye Elektrik Piyasası

Türkiye Elektrik Piyasası Türkiye Elektrik Piyasası Emrah Besci Elektrik - Elektronik Mühendisi (EE 04) Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Üyesi http://emrah.besci.gen.tr Emrah@Besci.gen.tr Elektriğe ulaşamayan 1,267 milyar

Detaylı

TÜRKİYE ELEKTRİK SİSTEMİ (ENTERKONNEKTE SİSTEM)

TÜRKİYE ELEKTRİK SİSTEMİ (ENTERKONNEKTE SİSTEM) TÜRKİYE ELEKTRİK SİSTEMİ (ENTERKONNEKTE SİSTEM) 8. İLETİM TESİS VE İŞLETME GRUP MÜDÜRLÜĞÜ (İŞLETME VE BAKIM MÜDÜRLÜĞÜ) HAZIRLAYAN TEMMUZ 2008 Ankara 1 Gönderen: Recep BAKIR recepbakir38@mynet.com ENTERKONNEKTE

Detaylı

Hidroelektrik Enerji. Enerji Kaynakları

Hidroelektrik Enerji. Enerji Kaynakları Hidroelektrik Enerji Enerji Kaynakları Türkiye de kişi başına yıllık elektrik tüketimi 3.060 kwh düzeylerinde olup, bu miktar kalkınmış ve kalkınmakta olan ülkeler ortalamasının çok altındadır. Ülkemizin

Detaylı

2014 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

2014 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÜNYADA ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ Gelişmekte olan ülkelerdeki sanayileşme enerjiye olan talebin hızla artmasına neden olmaktadır. Enerji,

Detaylı

1.10.2015. Kömür ve Doğalgaz. Öğr. Gör. Onur BATTAL

1.10.2015. Kömür ve Doğalgaz. Öğr. Gör. Onur BATTAL Kömür ve Doğalgaz Öğr. Gör. Onur BATTAL 1 2 Kömür yanabilen sedimanter organik bir kayadır. Kömür başlıca karbon, hidrojen ve oksijen gibi elementlerin bileşiminden oluşmuş, diğer kaya tabakalarının arasında

Detaylı

Temiz Üretim Süreçlerine Geçişte Hibe Programlarının KOBİ lere Katkısı. Ertuğrul Ayrancı Doğu Marmara Kalkınma Ajansı 07.10.2015

Temiz Üretim Süreçlerine Geçişte Hibe Programlarının KOBİ lere Katkısı. Ertuğrul Ayrancı Doğu Marmara Kalkınma Ajansı 07.10.2015 Temiz Üretim Süreçlerine Geçişte Hibe Programlarının KOBİ lere Katkısı Ertuğrul Ayrancı Doğu Marmara Kalkınma Ajansı 07.10.2015 KOBİ lere Yönelik Destekler -Kalkınma Ajansları -KOSGEB -TÜBİTAK -Bilim Sanayi

Detaylı

2010 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

2010 SEKTÖR RAPORU TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEMSAN TÜRKİYE ELEKTROMEKANİK SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ DÜNYADA ELEKTRİK ENERJİSİ SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ Bilindiği üzere, elektrik enerjisi tüketimi gelişmişliğin göstergesidir. Bir ülkedeki kişi başına düşen

Detaylı

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007

TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 TEB KOBİ AKADEMİ İLLER GELECEKLERİNİŞEKİLLENDİRİYOR: ADANA GELECEK STRATEJİSİ KONFERANSI 5 ARALIK 2007 1 Adana Gelecek Stratejisi Konferansı Çalışmanın amacı: Adana ilinin ekonomik, ticari ve sosyal gelişmelerinde

Detaylı

İZMİR KEMALPAŞA ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ GÜNEŞ SANTRALİ UYGULAMASI

İZMİR KEMALPAŞA ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ GÜNEŞ SANTRALİ UYGULAMASI İZMİR KEMALPAŞA ORGANİZE SANAYİ BÖLGESİ GÜNEŞ SANTRALİ UYGULAMASI Mustafa Orçun ÖZTÜRK mustafaozturk@kosbi.org.tr ÖZET Günümüzde fosil yakıtlarının sonunun gelecek olması maliyetlerinin fazla olması ve

Detaylı

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ULUSAL BİLDİRİMLERİNİN HAZIRLANMASI PROJESİ 6. ULUSAL BİLDİRİM ENERJİ BÖLÜMÜ

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ULUSAL BİLDİRİMLERİNİN HAZIRLANMASI PROJESİ 6. ULUSAL BİLDİRİM ENERJİ BÖLÜMÜ İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ULUSAL BİLDİRİMLERİNİN HAZIRLANMASI PROJESİ 6. ULUSAL BİLDİRİM ENERJİ BÖLÜMÜ Tülin Keskin Danışman Kasım 2014 Ankara İklim Değişikliği 1. Ulusal Bildirim 1.Ulusal Bildirimde Enerji Sektörü

Detaylı

5.5. BORU HATLARI 5.5-1

5.5. BORU HATLARI 5.5-1 5.5. BORU HATLARI Türkiye coğrafi ve jeopolitik açıdan çok önemli bir konumda yer almaktadır. Ülkemiz, dünyanın en büyük ham petrol ve doğal gaz rezervlerinin bulunduğu Ortadoğu ve Orta Asya ülkeleri ile

Detaylı

qwertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçq wertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqw ertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwer tyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwerty

qwertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçq wertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqw ertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwer tyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwerty qwertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçq wertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqw 1 ertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwer tyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwerty Petrolden Başka Enerjı Kaynakları Var mıdır? uiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçqwertyui

Detaylı

Sera Gazlarının İzlenmesi ve Emisyon Ticareti. Politika ve Strateji Geliştirme. Ozon Tabakasının Korunması. İklim Değişikliği Uyum

Sera Gazlarının İzlenmesi ve Emisyon Ticareti. Politika ve Strateji Geliştirme. Ozon Tabakasının Korunması. İklim Değişikliği Uyum Politika ve Strateji Geliştirme Sera Gazlarının İzlenmesi ve Emisyon Ticareti Ozon Tabakasının Korunması İklim Değişikliği Uyum 1 Birleşmiş Milletler İklim değişikliği Çerçeve Sözleşmesi ve ilgili uluslararası

Detaylı

YAŞAR ÜNİVERSİTESİ Mühendislik Fakültesi

YAŞAR ÜNİVERSİTESİ Mühendislik Fakültesi YAŞAR ÜNİVERSİTESİ Mühendislik Fakültesi ENERJİ SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ (http://esm.yasar.edu.tr) Sunum Planı Neden Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölümü`nde Okumalıyım? Bölüm

Detaylı

TÜRKİYE'DE YENİLENEBİLİR ENERJİ

TÜRKİYE'DE YENİLENEBİLİR ENERJİ TÜRKİYE'DE YENİLENEBİLİR ENERJİ Enerji İşleri Genel Müdürlüğü 18 Haziran 2009, Ankara YEK Potensiyeli Yenilenebilir Enerji Üretimi Yenilenebilir Kurulu Güç Kapasitesi YEK Hedefleri YEK Mevzuatı YEK Teşvik

Detaylı

TÜRKĐYE NĐN ENERJĐ ARZ POLĐTĐKALARI

TÜRKĐYE NĐN ENERJĐ ARZ POLĐTĐKALARI TÜRKĐYE NĐN ENERJĐ ARZ POLĐTĐKALARI Selahattin HAKMAN TÜSĐAD Enerji Çalışma Grubu Üyesi Sabancı Holding Enerji Grup Başkanı Enerji Arz ve Talebi 6000 (Mtoe) 5000 4000 3000 2000 1000 0 1980 2000 2006 2015

Detaylı

Tüketildiği Yerde Enerji Üretiminde PV Uygulamalarının Önemi

Tüketildiği Yerde Enerji Üretiminde PV Uygulamalarının Önemi Tüketildiği Yerde Enerji Üretiminde PV Uygulamalarının Önemi Alper Ozan Keskin Yönetim Kurulu Üyesi 14 Ocak 2011 2. Ulusal Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı WOW Otel - Istanbul GÜNEŞ ELEKTRİĞİ (FOTOVOLTAİK)

Detaylı

Türkiye nin Endüstriyel Emisyonlar Direktifine Uyumu: Enerji Sektörü Üzerindeki Muhtemel Maliyetler

Türkiye nin Endüstriyel Emisyonlar Direktifine Uyumu: Enerji Sektörü Üzerindeki Muhtemel Maliyetler tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye nin Endüstriyel Emisyonlar Direktifine Uyumu: Enerji Sektörü Üzerindeki Muhtemel Maliyetler Ankara, 24 Mart 2015 Çerçeve Temel endişe: İklim değişikliği

Detaylı

EKONOMİ BAKANLIĞI GİRDİ TEDARİK STRATEJİSİ 2013-2015

EKONOMİ BAKANLIĞI GİRDİ TEDARİK STRATEJİSİ 2013-2015 EKONOMİ BAKANLIĞI GİRDİ TEDARİK STRATEJİSİ 2013-2015 GİTES NİÇİN GEREKLİ? Sorunlar; Emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve artışlar, Dünya girdi kaynaklarının geleceğine yönelik belirsizlikler, Girdi tedarik

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

TEMİZ ENERJİ TEKNOLOJİLERİ KURSU. Harran Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği Bölümü Osmanbey Kampüsü, Şanlıurfa

TEMİZ ENERJİ TEKNOLOJİLERİ KURSU. Harran Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği Bölümü Osmanbey Kampüsü, Şanlıurfa TEMİZ ENERJİ TEKNOLOJİLERİ KURSU Prof. Dr. Hüsamettin BULUT Harran Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Makina Mühendisliği Bölümü Osmanbey Kampüsü, Şanlıurfa KISA ÖZGEÇMİŞ Doç. Dr. Hüsamettin BULUT EĞİTİM

Detaylı

Türkiye de Biyoenerji Politikaları

Türkiye de Biyoenerji Politikaları Türkiye de Biyoenerji Politikaları 30 Eylül 2010, 14:00 Türkiye Uluslararası Yenilenebilir Enerji Kongresi Grand Cevahir Otel & Kongre Merkezi Şişli/İstanbul Erkan Erdoğdu Enerji Uzmanı & Doktora (PhD)

Detaylı

Onur ELMA TÜRKIYE DE AKILLI ŞEBEKELER ALT YAPISINA UYGUN AKILLI EV LABORATUVARI. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği

Onur ELMA TÜRKIYE DE AKILLI ŞEBEKELER ALT YAPISINA UYGUN AKILLI EV LABORATUVARI. Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği 1 TÜRKIYE DE AKILLI ŞEBEKELER ALT YAPISINA UYGUN AKILLI EV LABORATUVARI SMART HOME LABORATORY FOR SMART GRID INFRASTRUCTURE IN TURKEY Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Sunan Onur ELMA 2

Detaylı

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org Azerbaycan Enerji GÖRÜNÜMÜ Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi EKİM 214 www.hazar.org 1 HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi, Geniş Hazar Bölgesi ne yönelik enerji,

Detaylı

ŞİRKET HAKKINDA Şirket: Ortaklar: Yönetim / Ekip Toplam Çalışan Sayısı: Açıklama:

ŞİRKET HAKKINDA Şirket: Ortaklar: Yönetim / Ekip Toplam Çalışan Sayısı: Açıklama: ŞİRKET HAKKINDA Şirket: Z & S Yenilenebilir Enerji Sist. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Ortaklar: Zeki KÜÇÜKYARMA, Yönetim / Ekip: Zeki KÜÇÜKYARMA / Genel Müdür Stephan RİNDİSBACKER / Avrupa Temsilcisi Ufuk UĞUR

Detaylı

TÜRKİYE KÖMÜR İŞLETMELERİ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PAZARLAMA SATIŞ DAİRE BAŞKANLIĞI 2006; EYLÜL ANKARA. Mustafa AKTAŞ

TÜRKİYE KÖMÜR İŞLETMELERİ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PAZARLAMA SATIŞ DAİRE BAŞKANLIĞI 2006; EYLÜL ANKARA. Mustafa AKTAŞ TÜRKİYE KÖMÜR İŞLETMELERİ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2006; EYLÜL ANKARA Mustafa AKTAŞ DÜNYA BİLİNEN FOSİL REZERVLERİN ÖMRÜ (R/Ü,YIL) 2005 SONU 250 227 Y I L 200 150 100 50 0 136 65,1 40,6 14 16 PETROL DOĞALGAZ

Detaylı

TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ POTANSİYELİ. Mustafa ÇALIŞKAN EİE - Yenilenebilir Enerji Kaynakları Şubesi Müdür Vekili

TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ POTANSİYELİ. Mustafa ÇALIŞKAN EİE - Yenilenebilir Enerji Kaynakları Şubesi Müdür Vekili TÜRKİYE RÜZGAR ENERJİSİ POTANSİYELİ Mustafa ÇALIŞKAN EİE - Yenilenebilir Enerji Kaynakları Şubesi Müdür Vekili Dünya nüfusunun, kentleşmenin ve sosyal hayattaki refah düzeyinin hızla artması, Sanayileşmenin

Detaylı

Konya Sanayi Odası. Ocak 2013. Enis Behar Form Temiz Enerji enis.behar@formgroup.com twitter/enisbehar

Konya Sanayi Odası. Ocak 2013. Enis Behar Form Temiz Enerji enis.behar@formgroup.com twitter/enisbehar Konya Sanayi Odası Ocak 2013 Enis Behar Form Temiz Enerji enis.behar@formgroup.com twitter/enisbehar FORM TEMİZ ENERJİ FORM ŞİRKETLER GRUBU 6 farklı şirketten oluşmaktadır; İklimlendirme Cihazları Satışı

Detaylı

Ülkemizde Elektrik Enerjisi:

Ülkemizde Elektrik Enerjisi: Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik-Bilgisayar Bilim Kolu Eğitim Seminerleri Dizisi 6 Mart 8 Mayıs 22 Destekleyen Kuruluşlar: Karadeniz Teknik Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği

Detaylı

TTGV Enerji Verimliliği. Desteği

TTGV Enerji Verimliliği. Desteği Enerjiye Yönelik Bölgesel Teşvik Uygulamaları Enerji Verimliliği 5. Bölge Teşvikleri Enerjiye Yönelik Genel Teşvik Uygulamaları Yek Destekleme Mekanizması Yerli Ürün Kullanımı Gönüllü Anlaşma Desteği Lisanssız

Detaylı

BÖLGEMİZİN YENİLENEBİLİR ENERJİ POTANSİYELİNİN KULLANILMASI İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALAR

BÖLGEMİZİN YENİLENEBİLİR ENERJİ POTANSİYELİNİN KULLANILMASI İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALAR BÖLGEMİZİN YENİLENEBİLİR ENERJİ POTANSİYELİNİN KULLANILMASI İÇİN YAPILAN ÇALIŞMALAR 1 Enerji de Politika ve Hedefler Vizyon 2023 Hedefleri 10. Kalkınma Planı (2014-2018) TR32 Düzey 2 Bölgesi (Aydın, Denizli,

Detaylı

Türkiye de Rüzgar Enerjisi. www.euas.gov.tr 1

Türkiye de Rüzgar Enerjisi. www.euas.gov.tr 1 Türkiye de Rüzgar Enerjisi www.euas.gov.tr 1 Enerjinin Önemi Günümüz dünyasında bir ülkenin sürdürülebilir kalkınma hamlelerini gerçekleştirmesi, toplumsal refahı yükseltmesi ve global ölçekte rekabet

Detaylı

Cumali Taştekin EÜAŞ Maden Sahaları Daire Başkanı (V)

Cumali Taştekin EÜAŞ Maden Sahaları Daire Başkanı (V) Cumali Taştekin EÜAŞ Maden Sahaları Daire Başkanı (V) Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ); 1970 yılında Kurulan Türkiye Elektrik Kurumu nun (TEK), 1994 yılında TEAŞ ve TEDAŞ olarak ikiye ayrılmasından

Detaylı

RÜZGAR ENERJİSİ VE SİVAS ŞARTLARINDA RÜZGAR SANTRALİ TASARIMI

RÜZGAR ENERJİSİ VE SİVAS ŞARTLARINDA RÜZGAR SANTRALİ TASARIMI RÜZGAR ENERJİSİ VE SİVAS ŞARTLARINDA RÜZGAR SANTRALİ TASARIMI Cumhuriyet Üniversitesi Elektrik - Elektronik Mühendisliği Bölümü Sunan Yrd.Doç. Dr. Mustafa HOŞTUT Nisan-2007 1/53 RÜZGAR ENERJİSİ VE SİVAS

Detaylı

ENERJİ VERİMLİLİĞİ MEVZUATI VE KOJENERASYONUN YERİ

ENERJİ VERİMLİLİĞİ MEVZUATI VE KOJENERASYONUN YERİ ENERJİ VERİMLİLİĞİ MEVZUATI VE KOJENERASYONUN YERİ enveripab Bilinçlendirme Semineri (Marmara Üniversitesi) 12 Kasım 2008 A. Yıldırım TÜRKEL ENKO Birleşik Enerji Sistemleri ENERJİ VERİMLİLİĞİ KANUNU Kanun

Detaylı

tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı Etki Analizi Kapasitesini Güçlendirerek Çevre Başlığında Uygulama ve Farkındalık Yaratma Projesi

tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı Etki Analizi Kapasitesini Güçlendirerek Çevre Başlığında Uygulama ve Farkındalık Yaratma Projesi tepav türkiye ekonomi politikaları araştırma vakfı Etki Analizi Kapasitesini Güçlendirerek Çevre Başlığında Uygulama ve Farkındalık Yaratma Projesi Danışma Kurulu Toplantısı Ankara, 1 Mayıs 2007 Danışma

Detaylı

KÜRESEL ISINMA ve ENERJİ POLİTİKALARI. Özgür Gürbüz Yeşiller Enerji Çalışma Grubu 8 Ekim 2006 - İstanbul

KÜRESEL ISINMA ve ENERJİ POLİTİKALARI. Özgür Gürbüz Yeşiller Enerji Çalışma Grubu 8 Ekim 2006 - İstanbul KÜRESEL ISINMA ve ENERJİ POLİTİKALARI Özgür Gürbüz Yeşiller Enerji Çalışma Grubu 8 Ekim 2006 - İstanbul Sera gazları ve kaynakları Kyoto Protokolü tarafından belirtilen 6 sera gazı: Karbon dioksit (CO

Detaylı

BİYOKÜTLE SİSTEMLERİ VE TÜRKİYE KAZAN SEKTÖRÜ

BİYOKÜTLE SİSTEMLERİ VE TÜRKİYE KAZAN SEKTÖRÜ BİYOKÜTLE SİSTEMLERİ VE TÜRKİYE KAZAN SEKTÖRÜ KBSB Kazan ve Basınçlı Kap Sanayicileri Birliği - 2014 Ahmet Cevat Akkaya www.kbsb.org.tr Milyar Kaçınılmaz Son? Misyon? Tek gerçek kaynak - Dünya Dünya popülasyon

Detaylı

İstanbul Bilgi Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği. Çevreye Duyarlı Sürdürülebilir ve Yenilenebilir Enerji Üretimi ve Kullanımı

İstanbul Bilgi Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği. Çevreye Duyarlı Sürdürülebilir ve Yenilenebilir Enerji Üretimi ve Kullanımı İstanbul Bilgi Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Çevreye Duyarlı Sürdürülebilir ve Yenilenebilir Enerji Üretimi ve Kullanımı Günlük Hayatımızda Enerji Tüketimi Fosil Yakıtlar Kömür Petrol Doğalgaz

Detaylı

ALPER AKCA

ALPER AKCA 25.10.2008 Lisans, ODTÜ EEE, 2005 Yüksek Lisans, ODTÜ EEE, 2008 ASELSAN, 2005- Neden Destek? Destek Türleri ABD Ulusal Mekanizmalar ABD Eyalet Mekanizmaları AB Destek Mekanizmaları Türkiye Yenilenebilir

Detaylı

TÜİK ENERJİ SEKTÖRÜ. Dr. Ali CAN. T.C.BAŞBAKANLIK Türkiye İstatistik Kurumu

TÜİK ENERJİ SEKTÖRÜ. Dr. Ali CAN. T.C.BAŞBAKANLIK Türkiye İstatistik Kurumu ENERJİ SEKTÖRÜ Dr. Ali CAN 10.03.2010 24 3.ENERJİ - 3.1. Yakıt Yanması IPCC ye göre, enerji sektöründen kaynaklanan emisyon büyük ölçüde yakıt yanmasını içermektedir. Hemen hemen bütün ülkelerde görülebildiği

Detaylı

YELİ VE MEVCUT YATIRIMLAR

YELİ VE MEVCUT YATIRIMLAR TÜRKİYE RÜZGAR R ENERJİSİ POTANSİYEL YELİ VE MEVCUT YATIRIMLAR RÜZGAR ENERJİSİ VE SANTRALLERİ SEMİNERİ Rahmi Koç Müzesi Konferans Salonu - İstanbul (27 MAYIS 2011) MUSTAFA ÇALIŞKAN Makine Yüksek Mühendisi

Detaylı

CEYHAN DA SANAYİ KURULUŞLARI BOTAŞ

CEYHAN DA SANAYİ KURULUŞLARI BOTAŞ CEYHAN DA SANAYİ KURULUŞLARI BOTAŞ AYLAR İTİBARIYLA TAŞINAN HAM PETROL MİKTARLARI (BİN VARİL) "Son 12 Ay" YIL AY IRAK- TÜRKİYE CEYHAN- KIRIKKALE BATMAN- DÖRTYOL 2011 Aralık 12.653 1.739 1.232 17.743 2011

Detaylı

Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Milli Rüzgar Türbini Projesi

Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Milli Rüzgar Türbini Projesi Yenilenebilir Enerji Kaynakları ve Milli Rüzgar Türbini Projesi PINAR YALMAN KÜME KOORDİNATÖRÜ Enerji Verimliliği Türkiye nin Geleceği 23.01.2013 OSTİM 1967 yılında kurulan Ostim, 1997 yılında OSB statüsü

Detaylı

Okullardaki Elektrik Sistemlerinde Enerji Verimliliği Sağlamanın Yolları

Okullardaki Elektrik Sistemlerinde Enerji Verimliliği Sağlamanın Yolları Okullardaki Elektrik Sistemlerinde Enerji Verimliliği Sağlamanın Yolları Yrd. Doç. Dr. Hacer Şekerci Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü (Bina Enerji Yöneticisi)

Detaylı

Tablo 15.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu kurum Yayım tarihi 1 2003/55/AT ve 2004/67/AT sayılı Direktifler

Tablo 15.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu kurum Yayım tarihi 1 2003/55/AT ve 2004/67/AT sayılı Direktifler FASIL 15 ENERJİ Öncelik 15.1 Enerji Topluluğu Antlaşmasına olası üyelik amacı da dikkate alınarak gaz ve elektrik iç piyasası ile elektriğin sınır ötesi ticaretine ilişkin müktesebata uyumun ve ilgili

Detaylı

TÜRKİYE DOĞAL GAZ MECLİSİ 2013-2014 KIŞ DÖNEMİ DOĞAL GAZ GÜNLÜK PUANT TÜKETİM TAHMİNİ VE GELECEK YILLARA İLİŞKİN ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER

TÜRKİYE DOĞAL GAZ MECLİSİ 2013-2014 KIŞ DÖNEMİ DOĞAL GAZ GÜNLÜK PUANT TÜKETİM TAHMİNİ VE GELECEK YILLARA İLİŞKİN ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER 2013-2014 KIŞ DÖNEMİ DOĞAL GAZ GÜNLÜK PUANT TÜKETİM TAHMİNİ VE GELECEK YILLARA İLİŞKİN ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER 2014 İÇİNDEKİLER 1. Talebe İlişkin Baz Senaryolar 2. Doğal Gaz Şebekesi Arz İmkânlarına

Detaylı

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI VE ÇEVRE MEVZUATI

YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI VE ÇEVRE MEVZUATI YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI VE ÇEVRE MEVZUATI Dr. Gülnur GENÇLER ABEŞ Çevre Yönetimi ve Denetimi Şube Müdürü Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü 06/02/2016 YENİLENEBİLİR ENERJİ NEDİR? Sürekli devam eden

Detaylı

TELKO ENERJİ ÜRETİM TURİZM SAN. ve TİC. A.Ş. EDİNCİK BİYOGAZ PROJESİ PROJE BİLGİ NOTU

TELKO ENERJİ ÜRETİM TURİZM SAN. ve TİC. A.Ş. EDİNCİK BİYOGAZ PROJESİ PROJE BİLGİ NOTU TELKO ENERJİ ÜRETİM TURİZM SAN. ve TİC. A.Ş. EDİNCİK BİYOGAZ PROJESİ PROJE BİLGİ NOTU Ülkemizde, gıda ve elektrik enerjisine olan ihtiyaç, sanayileşme, ekonomik gelişme ve nüfus artışı gibi nedenlerden

Detaylı

SANAYĠ KAYNAKLI HAVA KĠRLĠLĠĞĠ KONTROLÜ

SANAYĠ KAYNAKLI HAVA KĠRLĠLĠĞĠ KONTROLÜ SANAYĠ KAYNAKLI HAVA KĠRLĠLĠĞĠ KONTROLÜ İsken Sugözü Termik Santrali Adana Türkiye de 200 binin üzerinde iģletme, 70 bin dolayında üretim/sanayi iģletmesi bulunmaktadır. Bunlar arasında; Enerji tesisleri

Detaylı

TÜRKİYE ENERJİ POLİTİKASINDA YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI

TÜRKİYE ENERJİ POLİTİKASINDA YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI TÜRKİYE ENERJİ POLİTİKASINDA YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI Zeki Aybar ERİŞ Polat Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdür 13.Uluslararası Enerji Arenası 08-09 Eylül 2011 İstanbul 61.HÜKÜMET PROGRAMI

Detaylı

Mustafa BARAN Ankara Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı

Mustafa BARAN Ankara Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa BARAN Ankara Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı Enerji verimliliği / Sanayide enerji verimliliği Türkiye de enerji yoğunluğu Enerji tüketim verileri Türkiye de enerji verimliliği projeleri

Detaylı

Bu dönemde birincil enerji tüketiminin yıllık ortalama yüzde 5,7, elektrik tüketiminin ise yüzde 6,7 oranında büyüdüğü tespit edilmiştir.

Bu dönemde birincil enerji tüketiminin yıllık ortalama yüzde 5,7, elektrik tüketiminin ise yüzde 6,7 oranında büyüdüğü tespit edilmiştir. Avrupa Birliği Sürecinde Enerji Sektörünün Konumu ve Enerji Yol Haritaları AB ye tam üyelik sürecinde Türkiye, ekonomik ve sosyal hayatın bütün alanlarında olduğu gibi, enerji konusunda da Avrupa Birliği

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON Z. Güldem Ökem, PhD Research Fellow Centre for European Policy Studies(CEPS) 23 Şubat 2011, Ankara Türkiye nin Avrupa Birliği ne Üyelik

Detaylı

ŞANLIURFA SANAYİSİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI ÇALIŞTAYI 4 EKİM 2010 HARRAN ÜNİVERSİTESİ OSMANBEY KAMPÜSÜ - ŞANLIURFA

ŞANLIURFA SANAYİSİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI ÇALIŞTAYI 4 EKİM 2010 HARRAN ÜNİVERSİTESİ OSMANBEY KAMPÜSÜ - ŞANLIURFA ŞANLIURFA SANAYİSİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI ÇALIŞTAYI 4 EKİM 2010 HARRAN ÜNİVERSİTESİ OSMANBEY KAMPÜSÜ - ŞANLIURFA Bireysel Olarak Akademisyen ve Sanayici İşbirliği Değildir? Bireysel Olarak Akademisyen

Detaylı

Afşin-Elbistan Termik Santralleri Elektrik Üretiminden Çok İklimi Değiştiriyor

Afşin-Elbistan Termik Santralleri Elektrik Üretiminden Çok İklimi Değiştiriyor Afşin-Elbistan Termik Santralleri Elektrik Üretiminden Çok İklimi Değiştiriyor Kasım 2015 Hazırlayan Önder Algedik 2 İçindekiler Özet... 3 Afşin Elbistan Linyit Rezervi... 4 Elektrik Üretimi... 5 Afşin

Detaylı

Yaz Puantı ve Talep Yönetimi

Yaz Puantı ve Talep Yönetimi Yaz Puantı ve Talep Yönetimi Genel elektrik talebi kış aylarında ısıtma ve aydınlatma, yaz aylarında ise soğutma (klima) ihtiyacına bağlı olarak bölgesel ve mevsimsel farklılıklar oluşturur. modus Enerji

Detaylı

GDF SUEZ de Su Ayak İzi ve Su Risklerinin Yönetimi. Peter Spalding: HSE Manager, GDF SUEZ Energy International April 2015

GDF SUEZ de Su Ayak İzi ve Su Risklerinin Yönetimi. Peter Spalding: HSE Manager, GDF SUEZ Energy International April 2015 GDF SUEZ de Su Ayak İzi ve Su Risklerinin Yönetimi Peter Spalding: HSE Manager, GDF SUEZ Energy International April 2015 GDF SUEZ Önemli Rakamlar 2013 de 81,3 milyar gelir 147,400 dünyada çalışan sayısı

Detaylı

ENERJİ KAYNAKLARI ve TÜRKİYE DİYARBAKIR TİCARET VE SANAYİ ODASI

ENERJİ KAYNAKLARI ve TÜRKİYE DİYARBAKIR TİCARET VE SANAYİ ODASI ENERJİ KAYNAKLARI ve TÜRKİYE DİYARBAKIR TİCARET VE SANAYİ ODASI ENERJİ KAYNAKLARI ve TÜRKİYE Türkiye önümüzdeki yıllarda artan oranda enerji ihtiyacı daha da hissedecektir. Çünkü,ekonomik kriz dönemleri

Detaylı

Körfez Petrol Ürünleri ve Sanayicileri Derneği (KPÜSD)

Körfez Petrol Ürünleri ve Sanayicileri Derneği (KPÜSD) Körfez Petrol Ürünleri ve Sanayicileri Derneği (KPÜSD) KPÜSD Hakkında Körfez Petrol Ürünleri ve Sanayicileri Derneği, Türkiye'nin petrol endüstrisi alanında en büyük üretim tesislerini barındıran, Kocaeli

Detaylı

TR42 DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI 2014 YILI MALİ DESTEK PROGRAMLARI BİLGİ NOTU

TR42 DOĞU MARMARA KALKINMA AJANSI 2014 YILI MALİ DESTEK PROGRAMLARI BİLGİ NOTU Doğu Marmara Kalkınma Ajansı 2014 Yılı Mali Destek Programları 2014 Yılı Mali Destek Programları kapsamında 6 farklı mali destek Programı 11 Kasım 2013 tarihinde ilan edilmesi planlanmaktadır. Toplam 25.100.000

Detaylı

Taxim Hill Hotel İstanbul 20 Ocak 2012

Taxim Hill Hotel İstanbul 20 Ocak 2012 GENSED Güneşin Güçbirliği Prof. Dr. Engin TÜRE GENSED Yönetim Kurulu Başkanı Taxim Hill Hotel İstanbul 20 Ocak 2012 Kuruluş Tarihi 01 Ekim 2009 Kuruluş Tarihi 01 Ekim 2009 Kuruluş Amacı Türkiye de güneş

Detaylı

ELEKTRİK ENERJİSİ TALEP TAHMİNLERİ, PLANLAMASI ve ELEKTRİK SİSTEMİNİN DETAYLI İNCELENMESİ

ELEKTRİK ENERJİSİ TALEP TAHMİNLERİ, PLANLAMASI ve ELEKTRİK SİSTEMİNİN DETAYLI İNCELENMESİ ELEKTRİK ENERJİSİ TALEP TAHMİNLERİ, PLANLAMASI ve ELEKTRİK SİSTEMİNİN DETAYLI İNCELENMESİ YUSUF BAYRAK TEİAȘ APK Daire Bașkanlığı 1. GİRİȘ 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve sektörün yeniden yapılanmasından

Detaylı

Doğal Gaz Piyasasındaki Hedef Model Ne?

Doğal Gaz Piyasasındaki Hedef Model Ne? Doğal Gaz Piyasasındaki Hedef Model Ne? Barış Sanlı 24 Eylül 2014 All Energy Turkey 24.9.2014 Barış Sanlı 1 Enerji İşleri Genel Müdürlüğü 24.9.2014 Barış Sanlı 2 www.enerji.gov.tr (Yayınlar/Raporlar) 24.9.2014

Detaylı

Enerji Verimliliğinde Akıllı Şebekelerin Rolü ULUSLARARASI İSTANBUL AKILLI ŞEBEKELER KONGRE VE SERGİSİ

Enerji Verimliliğinde Akıllı Şebekelerin Rolü ULUSLARARASI İSTANBUL AKILLI ŞEBEKELER KONGRE VE SERGİSİ Enerji Verimliliğinde Akıllı Şebekelerin Rolü ULUSLARARASI İSTANBUL AKILLI ŞEBEKELER KONGRE VE SERGİSİ 10.05.2013 EnerjiSA & Başkent Elektrik Dağıtım AŞ Türkiye nin en büyük sanayi ve finans topluluklarından

Detaylı

Elektrik Üretiminde Enerji Verimliliği için KOJENERASYON VE TRİJENERASYON

Elektrik Üretiminde Enerji Verimliliği için KOJENERASYON VE TRİJENERASYON Elektrik Üretiminde Enerji Verimliliği için KOJENERASYON VE TRİJENERASYON 27 MAYIS 2015 - İZMİR Yavuz Aydın Başkan TÜRKOTED KÜRESEL ENERJİ PİYASALARINDA GELİŞMELER VE BEKLENTİLER 2 02.06.2015 The future

Detaylı

Türkiye nin Enerji Görünümü Işığında Doğalgaz Piyasasının Liberalizasyonu

Türkiye nin Enerji Görünümü Işığında Doğalgaz Piyasasının Liberalizasyonu Türkiye nin Enerji Görünümü Işığında Doğalgaz Piyasasının Liberalizasyonu Nusret Cömert Yönetim Kurulu Üyesi STEAM 13.Uluslararası Enerji Arenası 8 Eylül 2011 İstanbul PETFORM Hakkında 2000 yılında kurulan

Detaylı

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri

Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri Dünya Seramik Sektörü Dış Ticareti a) Seramik Kaplama Malzemeleri ÜLKE Dünya Seramik Kaplama Malzemeleri Üretiminde İlk 1 Ülke 29 21 211 212 212 Dünya /212 Üretiminden Aldığı Pay Değişim (%) (%) 1 ÇİN

Detaylı

DÜNYADA ve TÜRKİYE DE RÜZGAR ENERJİSİ

DÜNYADA ve TÜRKİYE DE RÜZGAR ENERJİSİ DÜNYADA ve TÜRKİYE DE RÜZGAR ENERJİSİ Yrd. Doç. Dr. Önder GÜLER İstanbul Teknik Üniversitesi, Enerji Enstitüsü ÖZET Elektrik enerjisi üretiminde kullanılan fosil yakıtların gelecekte tükenecek olmaları

Detaylı

Türkiye Elektrik Piyasası Yapısı, YEK Elektrik Üretimi ve İlgili Mevzuat Mustafa SEZGİN

Türkiye Elektrik Piyasası Yapısı, YEK Elektrik Üretimi ve İlgili Mevzuat Mustafa SEZGİN Türkiye Elektrik Piyasası Yapısı, YEK Elektrik Üretimi ve İlgili Mevzuat Mustafa SEZGİN Strateji ve Sektörel Politikalar Grup Başkanı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu 18.11.2015 Enerji Piyasası Düzenleme

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ NE ÜYELİK SÜRECİNDE SAĞLIKTA İNOVASYON Z. Güldem Ökem, PhD Research Fellow Centre for European Policy Studies (guldem.okem@ceps.eu) 23 Şubat 2011, Ankara Türkiye nin Avrupa Birliği

Detaylı

RÜZGAR ENERJĐSĐ. Erdinç TEZCAN FNSS

RÜZGAR ENERJĐSĐ. Erdinç TEZCAN FNSS RÜZGAR ENERJĐSĐ Erdinç TEZCAN FNSS Günümüzün ve geleceğimizin ekmek kadar su kadar önemli bir gereği; enerji. Son yıllarda artan dünya nüfusu, modern hayatın getirdiği yenilikler, teknolojinin gelişimi

Detaylı

ENERJİ TASARRUFUNDA KOMBİNE ÇEVRİM VE KOJENERASYONUN YERİ VE ÖNEMİ. Yavuz Aydın 10 Ocak 2014

ENERJİ TASARRUFUNDA KOMBİNE ÇEVRİM VE KOJENERASYONUN YERİ VE ÖNEMİ. Yavuz Aydın 10 Ocak 2014 ENERJİ TASARRUFUNDA KOMBİNE ÇEVRİM VE KOJENERASYONUN YERİ VE ÖNEMİ Yavuz Aydın 10 Ocak 2014 Enerji Tasarrufunda Kombine Çevrim ve Kojenerasyon Yaşadığımız dünyada elektrik üretiminin % 80 i fosil yakıtlardan

Detaylı

Türkiye nin Enerji Geleceği İklim bileşenini arıyoruz

Türkiye nin Enerji Geleceği İklim bileşenini arıyoruz EWEA-TWEA Policy Workshop Türkiye nin Enerji Geleceği İklim bileşenini arıyoruz Mustafa Özgür Berke, WWF-Türkiye 27.03.2013, Ankara 27-Mar-13 / 1 Photo: Michel Roggo / WWF-Canon KISACA WWF +100 5 kıtada,

Detaylı

ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN VE YAKIT ETKİNLİK POLİTİKALARININ PETROL FİYATLARINA ETKİSİ

ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN VE YAKIT ETKİNLİK POLİTİKALARININ PETROL FİYATLARINA ETKİSİ ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN VE YAKIT ETKİNLİK POLİTİKALARININ PETROL FİYATLARINA ETKİSİ Ersin ÖKTEM 1 Yrd.Doç.Dr. İzzettin TEMİZ 2 1 Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı TPAO, eoktem@tpao.gov.tr 2 Gazi Üniversitesi

Detaylı

Dünya Enerji Görünümü 2012. Dr. Fatih BİROL Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Ankara, 25 Aralık 2012

Dünya Enerji Görünümü 2012. Dr. Fatih BİROL Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Ankara, 25 Aralık 2012 Dünya Enerji Görünümü 2012 Dr. Fatih BİROL Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Ankara, 25 Aralık 2012 Genel Durum Küresel enerji sisteminin temelleri değişiyor Bazı ülkelerde petrol ve doğalgaz üretimi

Detaylı

Yenilenebilir Enerji Kaynakları

Yenilenebilir Enerji Kaynakları Yenilenebilir Enerji Kaynakları Türkiye Enerji Fırsatları Enerji Kaynakları Genel Görünümü Enerji Kaynaklarına Göre Maliyet Ve Fırsatları Enerji Sektöründeki Büyük Oyuncuların Yeri Türkiye de Enerji Sektörü

Detaylı

Liberalleşmenin Türkiye Enerji. 22 Şubat 2012

Liberalleşmenin Türkiye Enerji. 22 Şubat 2012 Liberalleşmenin Türkiye Enerji Piyasasına Etkileri i 22 Şubat 2012 Liberalleşmenin son kullanıcılara yararları somutları çeşitli sektörlerde kanıtlanmıştır Telekom Havayolu Liberalleşme öncesi > Genellikle

Detaylı

TÜRKİYE DOĞAL GAZ MECLİSİ 2012 2013 KIŞ DÖNEMİ DOĞAL GAZ GÜNLÜK PUANT TÜKETİM TAHMİNİ VE ALINMASI GEREKLİ TEDBİRLER

TÜRKİYE DOĞAL GAZ MECLİSİ 2012 2013 KIŞ DÖNEMİ DOĞAL GAZ GÜNLÜK PUANT TÜKETİM TAHMİNİ VE ALINMASI GEREKLİ TEDBİRLER 2012 2013 KIŞ DÖNEMİ DOĞAL GAZ GÜNLÜK PUANT TÜKETİM TAHMİNİ VE ALINMASI GEREKLİ TEDBİRLER 2012 İÇİNDEKİLER 1. Talebe İlişkin Baz Senaryolar 2. Doğal Gaz Şebekesi Arz İmkânlarına Dair Varsayımlar 3. Elektrik

Detaylı