6352 Sayılı K anun un Karşılıksız Yararlanma Suçuna Etkileri

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "6352 Sayılı K anun un Karşılıksız Yararlanma Suçuna Etkileri"

Transkript

1 6352 Sayılı K anun un Karşılıksız Yararlanma Suçuna Etkileri Özen KAYA GÖÇMEN * * Avukat, Ankara Barosu. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku (Ceza Hukuku) Doktora Öğrencisi.

2

3 ÖZ Kamuoyunda 3. Yargı paketi olarak bilinen ve tarihinde Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ( TCK ) ile birlikte birçok kanunda değişiklik getirmiştir. Bu kanun ile TCK nın 163. maddesinde düzenlenmiş bulunan karşılıksız yararlanma suçunda da doğrudan ve dolaylı etki doğuracak birçok değişiklik yapılmıştır. Bu değişikliklerin sonucu olarak, bir yandan, karşılıksız yararlanma suçunun kapsamı genişletilmiş iken; diğer yandan da bu suç ile hırsızlık suçu arasındaki ilişki ve bu ilişkiye yönelik uzun zaman önce başlayan tartışmalar yeniden gündeme gelmiştir. Bu çalışmada da, 6352 sayılı Kanun da karşılıksız yararlanma suçunu etkileyen değişikliklerin neler olduğu ve suçun yapısının nasıl değiştiği incelenerek, bu değişikliklerin olumlu ve olumsuz yönleri, uygulamada yaşanabilecek sorunlar çerçevesinde ele alınacaktır. Anahtar Sözcükler: Karşılıksız yararlanma, hırsızlık, kaçak enerji kullanımı, etkin pişmanlık, adli sicil kaydı denetim sistemi ABSTRACT The Code No: 6352, which is known as 3rd judicial package by the public opinion and entered into force after published in the Official Journal in 5 July 2012, has made amendments in a series of Laws, in particular including the Turkish Penal Code numbered as The Code No: 6352 has also made lots of amendments which has direct and indirect effects regarding the offence of unpaid utilization which is set out in the Article 163 of the Turkish Penal Code. As a result of these amendments, the scope of the offence of unpaid utilization has been broadened on the one hand; and the relationship between this offence and the offence of robbery, and the long standing debates that relate to this relationship has come to the fore again. This Article will examine the amendments of the Code No: 6352 which affect the offence of unpaid utilisation and their effects on the structure of this offence and analyse the positive and negative aspects of these amendments in the light of the problems that may be encountered in practice. Keywords: Unpaid utilization, robbery, illegal use of energy, effective repentance, control system in criminal records 2012/ 3 Ankara Barosu Dergisi 449

4 GİRİŞ Karşılıksız yararlanma, genel olarak, karşılığı verilmeksizin bir hizmetten yararlanma fiillerini içerirken; bu tür fiiller, tarihsel gelişim süreci içinde kimi zaman ceza hukukunun dışında değerlendirilmiş kimi zamansa ya ayrı bir suç tipi olarak ya da birbirinden farklı suç tipleri içerisinde yer almıştır. Bu meyanda, şu fiiller, tarihsel gelişim süreci içinde karşılıksız yararlanma kapsamında genel olarak kabul görmektedir: herhangi bir ödemede bulunmaksızın ücret karşılığı hizmet veren pansiyon, otel ve han gibi geçici ikamete tahsis edilmiş yerlerde kalmak; ücret karşılığı hizmette bulunan lokanta ve benzeri yerlerde yiyip içmek; taksi ve benzeri ulaşım araçlarında kendisini bir yerden diğer bir yere taşıtmak; otomatlar aracılığı ile sunulan hizmetlerden ödeme yapmadan yararlanmak; telefon hatlarından ya da şifreli veya şifresiz yayınlardan bedelsiz olarak yararlanmak. Nitekim gerek 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ( TCK ) gerek 5237 sayılı TCK, karşılıksız yararlanma olarak kabul edilen bir takım fiilleri ayrı bir suç olarak düzenlemiş ve madde metinlerinde bu fiilleri kapsayacak şekilde karşılıksız yararlanma terimini kullanmıştır sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun, TCK ile birlikte birçok kanunda değişiklik getirmiş ve tarihinde Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. [1] 6352 sayılı Kanun ile TCK da ve Adli Sicil Kanunu nda karşılıksız yararlanma suçu ile de bağlantılı çeşitli maddelerde değişiklik yapılmış ve bu değişiklik ile tarihsel gelişim süreci içerisinde karşılıksız yararlanma olarak kabul edilen fiiller ve karşılıksız yararlanma kavramının içeriği değişmiştir. İşte bu çalışma, 5237 sayılı TCK uyarınca karşılıksız yararlanma oluşturan fiiller ile ilgili olarak 6352 sayılı Kanunla yapılan değişiklikleri özellikle karşılıksız yaralanma ve hırsızlık suçu arasındaki bağlantılar çerçevesinde incelemektedir. Böylelikle, bu çalışma, özellikle karşılıksız yararlanma oluşturan fiillere yönelik uzun zaman önce başlayan tartışmaların, 6352 sayılı Kanun da karşılıksız yararlanma ve hırsızlık suçlarında yapılan değişiklik ile yeniden gündeme gelmesi sebebiyle, bu düzenlemenin olumlu ve olumsuz yönlerini belirtmeyi ve uygulamada yaşanabilecek sorunlara dikkat çekmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada; 6352 sayılı Kanun da yer alan, karşılıksız yararlanma suçunu etkileyen değişiklikler incelenirken öncelikle genel olarak karşılıksız yararlanma oluşturan birtakım fiillere değinilecek ve bu suçun Türk ceza kanunlarında nasıl ele alındığı üzerinde durulacaktır. Daha sonra karşılıksız yararlanma suçu başlıklı [1] Kanun No: 6352, Kabul Tarihi: , Resmi Gazete Tarihi: , Sayı: Ankara Barosu Dergisi 2012/ 3

5 163. maddede yapılan değişiklik kısaca ele alınacak ve devamında da hırsızlık suçunda yapılan değişikliklerin karşılıksız yararlanma suçuna etkisi incelenmeye çalışılacaktır. Bu inceleme yapılırken, hırsızlık suçu ve karşılıksız yararlanma suçu arasındaki ilişki hem geçmişteki bağlantı hem de bu suçların temel farklılıkları çerçevesinde incelenecek ve aynı zamanda 6352 sayılı Kanun un etkisi dile getirilecektir. Ayrıca 6352 sayılı Kanun ile karşılıksız yararlanma suçunda; yaptırım, soruşturma ve kovuşturma ile ilgili yapılan değişiklikler de ele alınacaktır. Bununla birlikte, karşılıksız yararlanma olarak kabul edilen yeni fiile ilişkin kanunda yer verilen özel bir etkin pişmanlık haline yer verilecek ve Adli Sicil Kanunu nda yapılan değişiklik ile 6352 sayılı Kanun un geçici maddesinde yer alan infazla ilgili düzenleme ele alınacaktır. I. Karşılıksız Yararlanma Suçunun Türk Ceza Kanunlarında Tarihsel Gelişimi Karşılıksız yararlanma oluşturan fiillerin ayrı bir suç olarak kabul edilmesi ve hangi fiillerin bu suç kapsamında olduğu, tarihsel gelişim süreci içerisinde oldukça farklı değerlendirmelere konu olmuştur. Karşılıksız yararlanma oluşturan fiiller, kimi zaman, hem Türk hukuk sisteminde hem de diğer ülke hukuk sistemlerinde ceza hukukunun dışında değerlendirilmiş; kimi zamansa bu fiillerden bir kısmı, ceza kanunlarında ayrı bir suç tipi olarak yer almıştır. Karşılıksız yararlanma olarak nitelendirilen çeşitli fiillerin hukuki uyuşmazlık olarak kabul edilmesi gerektiği görüşü ile cezai yaptırım altına alınması gerektiği görüşü, öğretide uzun yıllar tartışılmıştır. Ayrıca, bu tip fiillerin cezai yaptırım altına alınması gerektiği görüşü de, kendi içinde ayrılmıştır. Bu yönden, bu fiillerin kanunda ayrı bir suç tipi olarak mı cezalandırılacağı yoksa kanunda yer alan mevcut dolandırıcılık, hırsızlık, bilişim alanında suçlar gibi benzer suç tipleri kapsamında mı değerlendirileceğine yönelik farklı görüşler sunulmuştur. [2] Hatta bu husus, farklı yargı kararlarına da yansımıştır. [3] Bununla birlikte, bu [2] Öğretide, bu konuda öne çıkan iki zıt görüş mevcuttur. Temelde bu tür fiillerin hukuki uyuşmazlık olarak görüldüğü ve özel hukuk ilişkilerine ceza hukukunun müdahale etmemesi gerektiği şeklindeki görüş için bkz. TOROSLU Nevzat; Ceza Kanunu Öntasarısına Hakim Olan Ceza Hukuku Anlayışı, Türk Ceza Yasası Öntasarısı Paneli, Türkiye Barolar Birliği, Ankara, 1987, s Bir diğer açıdan bu tür fiillerin cezalandırılmamasının, kanunda ayrıca ve açıkça yer almamasının önemli bir eksiklik olduğu şeklindeki görüş için bkz. DÖNMEZER Sulhi; Kişilere ve Mala Karşı Cürümler, 16. Bası, Beta Yayınevi, İstanbul 2001, s. 295; TÜMERKAN Somay; Dolandırıcılık Suçu (Karşılıksız Çek Keşidesi Filleri), Kazancı Matbaacılık, İstanbul 1987, s. 50. [3] Uygulama yönünden, yargı kararlarına da yansıdığı üzere, karşılıksız yararlanma oluşturabilecek fiillerin TCK da ayrı bir suç tipi olarak yer almadığı dönemde, Türk ceza kanunlarında özel bir hüküm mevcut olmadığından, sorunun çözümünün genel hükümler 2012/ 3 Ankara Barosu Dergisi 451

6 tartışmalara ve farklı yargı kararlarına, çalışmanın kapsamı itibariyle yer verebilme imkânı olmadığından, kısaca karşılıksız yararlanma fiillerinin Türk ceza kanunlarında nasıl ele alındığı üzerinde durulmalıdır. Karşılıksız yararlanma suçu, tarihsel gelişimi açısından, 1991 yılı ile birlikte TCK ya dahil edilerek, kimi değişikliklere karşın halen ayrı bir suç tipi olarak varlığını sürdürmektedir. Bu bakımdan, karşılıksız yararlanma oluşturan fiiller, Türk ceza hukukunda 765 sayılı TCK (1926) öncesi dönemde yürürlükte olan 1256 (1840), 1267 (1851) ve 1274 (1858) tarihli kanunlarda ayrı bir düzenleme olarak yer almamaktadır. [4] Bu tür fiiller, bir suç tipi olarak ilk kez 3756 sayılı Kanun (1991) ile 765 sayılı TCK içine eklenmiştir. [5] 5237 sayılı TCK da, 765 sayılı TCK yı yürürlükten kaldırırken; bu tür fiilleri karşılıksız yararlanma başlığı altında ayrı bir suç tipi olarak muhafaza etmiştir. [6] Söz konusu suç, 5237 sayılı TCK içerisinde ikinci kitap olan özel hükümler altındaki ikinci kısım olan kişilere karşı suçlar içerisinde onuncu bölüm olan malvarlığına karşı suçlar altına karşılıksız yararlanma başlığı ile yerleştirilmiştir sayılı TCK ile 765 sayılı TCK, karşılıksız yararlanma suç tipi yönünden büyük farklılıklar içerirken; [7] 6352 sayılı Kanun da, bunlara yenilerini eklemiştir. Bu yönden, 765 sayılı TCK uyarınca karşılıksız yararlanma suçu, şu fiiller ile işlenmekteydi: ödemede bulunmaksızın, ücreti karşılığı hizmet veren pansiyon, otel ve han gibi geçici ikamete tahsis edilmiş yerlerde kalmak; ücreti karşılığı hizmette bulunan lokanta ve benzeri yerlerde yiyip içmek; taksi ve benzeri ulaşım araçlarında kendisini bir yerden diğer bir yere taşıtmak [8] ve otomatik aletlerden yararlanmak. [9] 5237 sayılı TCK uyarınca ise, aynı suç, şu fiillerle işlenmektedir: otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde içinde aranması gerektiği görüşü hakimdir. Bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tarih, 1976/6-577 E, 1977/47 K. Ancak karşılıksız yararlanma suçu ile ilgili farklı kararlar için karş. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, tarih, 1968/5289 E, 1968/5480 K., Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tarih, 1988/6-175 E, 1988/306 K., Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tarih, 1988/6-443 E, 1989/2 K., Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu, tarih, 1989/2 E, 1990/3 K. [4] Tarihsel gelişim süreci hakkında ayrıntılı bilgi için Bkz. ERDEM Mustafa Ruhan, Türk Hukukunda Karşılıksız Yararlanma Suçları, Yetkin Yayınları, Ankara 1996, s. 34. [5] Kanun No: 3756, Kabul Tarihi: , Resmi Gazete Tarihi: , Sayı: 20901, md [6] Kanun No: 5237, Kabul Tarihi: , Resmi Gazete Tarihi: , Sayı: 25611, md [7] Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. KAYA Özen; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu nda Karşılıksız Yararlanma Suçu, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı Ceza ve Ceza Usulü Hukuku Bilim Dalı, Ankara 2011, Yayımlanmamış yükseklisans tezi, s. 5 vd. [8] 765 sayılı TCK md. 521/a. [9] 765 sayılı TCK md. 521/b. 452 Ankara Barosu Dergisi 2012/ 3

7 yararlanılabilen bir hizmetten ödeme yapmadan yararlanmak; [10] telefon hatları ile frekanslarından ya da elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanmak. [11] 6352 sayılı Kanun ise, bu suçu teşkil edecek fiillere bir yenisini eklemiştir: abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi, artık karşılıksız yararlanma suçu olarak belirlenmiştir. [12] Bu değişiklik ile aslında, daha önceden hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilen birtakım fiiller, karşılıksız yararlanma suçu içine alınmıştır sayılı Kanun ile yapılan değişiklik, karşılıksız yararlanma oluşturan fiillerin benzer suç tipleriyle olan ilişkisini de yeniden gündeme getirmiştir. Söz gelimi, 765 sayılı TCK, lokanta ve benzeri yerlerde yiyip içme veya otel ve benzeri yerde konaklama ve ödemede bulunmama gibi fiilleri karşılıksız yararlanma olarak düzenlerken; 5237 sayılı TCK bu fiilleri bu suç kapsamından çıkarınca, bu fiiller ile ilgili olarak iki farklı yorum yapılmıştır: Bir görüşe göre, bu fiiller, dolandırıcılık ve hırsızlık gibi suç tipleri kapsamında değerlendirilmeliyken; diğer görüşe göre bu fiiller, hukuki uyuşmazlık olarak kabul edilmelidir. [13] Bu tür farklı yorumlar gündeme gelmektedir; çünkü karşılıksız yararlanma suçu, malvarlığına karşı suçlar arasında düzenlenmekte olup, bu suçlar arasında yer alan hırsızlık, dolandırıcılık, mala zarar verme suçları ile kamu güvenine karşı suçlardan olan belgede sahtecilik suçları ile ve bilişim alanında suçlar ile benzerlik göstermektedir. Nitekim karşılıksız yararlanma oluşturan fiiller, uygulamada da zaman zaman bahsi geçen suçlar kapsamında değerlendirilmiştir. [14] Niha- [10] 5237 sayılı TCK md. 163/1. [11] 5237 sayılı TCK md. 163/2. [12] 6352 sayılı Kanun md. 83 ile değişik 5237 sayılı TCK md. 163/3. [13] Bu konunun hukuki uyuşmazlık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği şeklindeki görüş için bkz. PARLAR Ali/HATİPOĞLU Muzaffer; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Yorumu, Cilt:3, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2008, s ERDEM Mustafa Ruhan; Karşılıksız Yararlanma Suçları, in: Hukuki Perspektifler Dergisi, Sonbahar 2004, s Bir diğer açıdan dolandırıcılık ile ilgili çeşitli değerlendirmeler için karş. NOYAN Erdal; Hırsızlık Suçları, 2. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara 2007, s BAKICI, Sedat; 5237 Sayılı Yasa Kapsamında Ceza Hukuku Özel Hükümleri, Cilt: 1, Adalet Yayınevi, Ankara 2008, s ESEN Sinan; Anlatımlı ve İçtihatlı Malvarlığına Karşı Suçlar, Belgelerde Sahtecilik ve Bilişim Alanında Suçlar, Adalet Yayınevi, Ankara 2007, s. 405; Ayrıca bkz. ÖZGENÇ İzzet/ŞAHİN Cumhur; Uygulamalı Ceza Hukuku, 3. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2001, s [14] 3 numaralı dipnotta belirtilen Yargıtay kararlarının yanı sıra; telefon hatlarının bedelsiz kullanılması ile ilgili birbirinden farklı yargı kararları için bkz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, tarih, 1988/4873 E, 1988/5338 K., 765 sayılı TCK nın 521/a maddesi kapsamında verilen farklı yargı kararları ve hukuki uyuşmazlık değerlendirmesi için bkz. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, tarih, 2002/23637 E, 2004/3276 K. Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarih, 2004/4815 E, 2006/1639 K. Ayrıca bkz. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, tarih, 2007/28424 E, 2007/7957 K. Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2012/ 3 Ankara Barosu Dergisi 453

8 yet, 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu da, hırsızlık ve karşılıksız yararlanma suçu arasında bu benzerliğin/ayrımın daha da önem kazandığını söylemek yanlış olmayacaktır. II sayılı Kanun ile Karşılıksız Yararlanma Suçunu Etkileyen Değişiklikler 6352 sayılı Kanun, karşılıksız yararlanma suç tipi ile ilgili olarak doğrudan ve dolaylı etki doğuracak değişiklikler getirmektedir. Bir kere, 5237 sayılı TCK md. 163 e yeni bir fıkra eklenerek, karşılıksız yararlanma suçunun kapsamı genişletilmiştir. Buna paralel olarak, hırsızlık suçu ile ilgili kimi değişiklikler de yapılmıştır. Bundan başka, 5237 sayılı TCK md. 168 değiştirilerek, etkin pişmanlık yönünden karşılıksız yararlanma suçu ile ilgili özel bir düzenleme getirilmiştir. Dahası, 168. maddedeki değişikliğe paralel olarak, Adli Sicil Kanunu değiştirilerek, karşılıksız yararlanma suçunda etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir denetim mekanizması oluşturulmuştur. Son olarak, infaz yönünden, karşılıksız yararlanma suçuna eklenen yeni fıkra kapsamında 6352 sayılı Kanun un geçici maddesi ile, haklarında yargılama yapılan ya da hüküm verilen kişilere yönelik özel düzenlemeler getirilmiştir. Burada, 6352 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler, karşılıksız yararlanma suçunu etkilediği ölçüde ve genel olarak bu suça değinildikten sonra, sırasıyla ele alınacaktır. A. Karşılıksız Yararlanma Suçu nda Yapılan Değişiklikler Karşılıksız yararlanma suçu ile ilgili yapılan değişiklikler incelenirken, ilk olarak karşılıksız yararlanma suçunun kanunda düzenleniş biçimine ve hem mevcut maddenin hem de değişiklik getiren maddelerin madde gerekçelerine değinmekte fayda bulunmaktadır. Fiil açısından, karşılıksız yararlanma suçu, 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik neticesinde yeni bir fiil ile de işlenebilir hale gelmiştir. Buna göre, karşılıksız yararlanma suçu, abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi ile de gerçekleşecektir. [15] Böylece, artık, karşılıksız yararlanma suçu, 5237 sayılı TCK md. 163 te üç fıkra ve birbirinden farklı dört fiil halinde düzenlenmiştir tarih, 2005/20303 E, 2006/1486 K Yargıtay 6. Ceza Dairesi, tarih, 2004/10496 E, 2006/9966 K. Karşılıksız yararlanma ve dolandırıcılık suçu ilişkisi bakımından bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tarih, 2006/ E, 2007/15 K. Ayrıca bilişim alanında suçlar ile ilgili bkz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, tarih, 2006/6-136 E, 2007/150 K. [15] 6352 sayılı Kanun md. 83 ile değişik 5237 sayılı TCK md. 163/ Ankara Barosu Dergisi 2012/ 3

9 Korunan hukuksal değer açısından, karşılıksız yararlanma suçu, 5237 sayılı TCK da malvarlığına karşı suçlar üst başlığı altında yer alır ve malvarlığı hukuksal değerini korur sayılı Kanun ile yapılan değişiklikte de 163. maddeye eklenen üçüncü fıkra, daha önce yine malvarlığına ilişkin suçlardan olan hırsızlık suçu kapsamında değerlendirildiğinden yapılan değişiklik ile karşılıksız yararlanma suçunda korunan hukuksal değer bakımından bir farklılık söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. [16] Fail açısından, 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu karşılıksız yararlanma suçunun failinin herkes olabileceği hususu değişmemiş; ancak failin niteliği değişmiştir. Karşılıksız yararlanma suçu, herkes tarafından işlenebilen suçlardandır. Herhangi bir gerçek kişi, bu suçun faili olabilir. [17] Otomatlar vasıtası ile sunulan hizmetleri, elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınları alan herkes suçun faili iken; [18] buna ilave olarak elektrik enerjisini, suyu veya doğalgazı tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketen kişiler de suçun faili olmuştur. Mağdur yönünden, hem karşılıksız yararlanma suçunun önceki halinden hem de hırsızlık suçundaki mağdur kavramından kısmen farklı bir uygulama yapıldığı anlaşılmaktadır. Karşılıksız yararlanma suçunun mağduru; otomat aracılığı ile bir hizmeti sunan kişi, telefon hattının ya da şifreli veya şifresiz yayının sahibi veya zilyedi olan kişidir. Gerçek veya tüzel kişi olmasının ya da özel hukuk veya kamu hukuku tüzel kişisi olmasının da bir önemi yoktur. Değişiklik kapsamında da mağdurun, yine gerçek veya tüzel kişi ya da özel hukuk-kamu hukuku tüzel kişisi olması bakımından farklılık olmamakla birlikte; mağdur; elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibi olmalıdır. Madde metninde sahibi ifadesi kullanılmış ve ikinci fıkrada yer alan sahibinin veya zilyedinin ifadesine göre net bir şekilde farklı düzenleme yapılmıştır. Bu durum, daha önce karşılıksız yararlanma suçunda tartışmasız olan zilyetlik-mülkiyet ayrımı konusunu hırsızlık suçunda olduğu gibi tartışmalı hale getirecektir. [19] Suçun maddi konusu açısından, 6352 sayılı Kanun değişikliği herhangi bir yenilik getirmemektedir. Zira karşılıksız yaralanma suçunda maddi konu, bir [16] Ancak hırsızlık ve karşılıksız yararlanma suçlarında yer alan zilyedinin veya sahibinin kavramları ile ilgili yapılacak değerlendirmede korunan hukuksal değerin malvarlığı olmakla birlikte zilyetlik mi mülkiyet mi olduğu yönünde tartışmalar söz konusu olabilecektir. Bu konudaki açıklamalar için bkz. Karşılıksız Yararlanma ve Hırsızlık Suçu Arasındaki Temel Farklılıklar başlıklı kısım, s. 15 vd. [17] PARLAR Ali/HATİPOĞLU Muzaffer; Malvarlığına Karşı İşlenen Suçlar, Kartal Yayınevi, Ankara 2006, s [18] Bkz. HAFIZOĞULLARI Zeki//ÖZEN Muharrem; Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler Kişilere Karşı Suçlar, US-A Yayıncılık, 2. Baskı, Ankara 2011, s [19] Bkz. Karşılıksız Yararlanma ve Hırsızlık Suçu Arasındaki Temel Farklılıklar başlıklı kısım, s. 15 vd. 2012/ 3 Ankara Barosu Dergisi 455

10 mal olmayıp, hizmettir ve ilgili değişiklik ile de elektrik enerjisi, su ve doğalgazın mal olmaktan çıkarılarak, hizmet olarak kabul edildiğini söylemek mümkündür. Bu değerlendirmeler ışığında karşılıksız yararlanma suçunun düzenleniş amacına ve maddede yapılan değişikliğin amacına değinilmelidir maddenin gerekçesinde esas olarak suçun oluşumu izah edilmekle birlikte, bu suçun niçin hırsızlık suçu veya dolandırıcılık suçu olmadığı belirtilmiş ve toplu taşıma sistemlerindeki geçişlerden ve başkasına ya da kamuya ait telefon şebekesinden bedel ödemeksizin yararlanmadan bahisle örnekleme suretiyle maddede tanımlanan suça değinilmiştir. [20] Yapılan değişikliğin gerekçesi incelendiğinde ise; öncelikle mevcut 163. maddenin gerekçesine yer verilmiş olduğu anlaşılmakta, akabinde de değişiklik gerekçesi olarak esas itibariyle karşılıksız yararlanma kapsamında değerlendirilmesi gereken ve abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğalgazın sahibinin rızası olmaksızın tüketilmesi eylemlerinin de karşılıksız yararlanma olarak düzenlendiği nden bahsedilmiş olduğu görülmektedir. [21] Yapılan değişiklik ile bir fiil, bir suç tipinden (hırsızlık) çıkarılmış ve farklı bir suç tipi (karşılıksız yararlanma) olarak kabul edilmiştir. [22] Ancak gerekçe de nazara alındığında, bu fiillerin niçin artık hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmediği ve bu iki suç tipi arasında nasıl bir fark olduğu yahut da hangi özelliklerinden dolayı bu fiilleri esas itibariyle karşılıksız yararlanma suçu kapsamında değerlendirmemiz gerektiği tümüyle belirsizdir. Bu tip fiillerin artık karşılıksız yararlanma suçu kapsamında cezalandırılması kanun koyucunun tercihi olmakla birlikte, özellikle nitelikli hırsızlık ve karşılıksız yararlanma suçu ayrımının belirlenmesi ancak suçun unsurlarının değerlendirilmesiyle mümkün olabilecektir. B. Hırsızlık Suçu nda Yapılan Değişikliklerin Karşılıksız Yararlanma Suçuna Etkisi 1. Hırsızlık Suçu ile İlgili Yapılan Değişiklikler 6352 sayılı Kanun ile özellikle hırsızlık suçunda, karşılıksız yararlanma suçuyla bağlantılı önemli değişiklikler yapılmıştır. Hem 141. maddede enerjinin taşınır mal kabul edilmesiyle ilgili düzenleme hem de 142. maddede yer alan elektrik enerjisinin nitelikli hırsızlık kabul edilmesi ile ilgili düzenleme yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 142. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan düzenleme de bu madde kapsamında bırakılmış ve ceza miktarı arttırılmıştır. [20] TBMM, Dönem: 22, Yasama Yılı: 2, Sıra Sayısı: 664, s. 568 vd. [21] Değişiklik gerekçesi, kanun tasarısının 62. maddesinde yer almıştır. Bkz. Erişim:http://www2.tbmm.gov.tr/d24/1/ pdf, Erişim Tarihi: [22] Ancak bu fiilin aynı fiil olup olmadığı da tartışılmalıdır. Burada her iki suçun unsurları bakımından değerlendirme yapıldığında düzenlemelerin birebir aynı kavramı ifade ettiğini söylemek her olayda mümkün olmayacaktır. 456 Ankara Barosu Dergisi 2012/ 3

11 6352 sayılı Kanun değişikliği ile 141. maddenin ikinci fıkrası ve 142. maddenin birinci fıkrasının f bendi yürürlükten kaldırılmış [23] ve bu itibarla da elektrik enerjisi hakkında işlenen fiiller hırsızlık suçu kapsamından çıkarılmıştır. Ancak bu yönde karşılıksız yararlanma başlıklı maddeye bir ek fıkra getirildiğinden bu fiillerin artık suç oluşturup oluşturmadığı tespit edilmeye çalışılırken karşılıksız yararlanma suçunun unsurları kapsamında değerlendirme yapılması gerekecektir. Hırsızlık ve karşılıksız yararlanma suçlarında enerji kapsamında ele alınması gereken nitelikli hırsızlık hali, 6352 sayılı kanunda yapılan değişiklikler dikkate alındığında tartışma konusu yaratabilecek niteliktedir. Bu kapsamda, karşılıksız yararlanma ve hırsızlık suçunun geçmişteki ilişkisine ve temel farklılıklarına geçmeden önce 142. maddenin üçüncü fıkrasının -sıvı veya gaz halindeki enerji hakkında işlenen birtakım fiillerin- hırsızlık suçu kapsamında bırakılması yorumlanmaya çalışılacaktır sayılı Kanunla; sıvı veya gaz halindeki enerjiye ait tesislerde hırsızlık suçunun işlenmesi ile ilgili olarak madde metninde yalnızca ceza miktarı değiştirildiğinden eski uygulama aynen devam edecektir. Ancak bu yaptırım değişikliği dışında madde metninin anlatımı ile ilgili değişiklik yapılmaması ve bu konuda daha önce de öğretide dile getirilmiş olan eleştirilerin nazara alınmaması bir eksiklik olarak göze çarpmaktadır sayılı Kanun değişikliğinden önceki dönemde de; 142. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan metnin farklı yorumların yapılmasına sebebiyet verecek nitelikte olduğu ve net bir biçimde hangi fiillerin bu kapsamda olduğunun anlaşılamadığını söylemek mümkündür. Örneğin, madde metninde kullanılan ve bağlacı sebebiyle suçun sadece sıvı veya gaz halinde bulunan enerji hakkında işlenmesi nitelikli halin oluşması için yeterli olacak mıdır yoksa aynı zamanda bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi mi gerekmektedir; bu konu belirsiz kalmaya devam edecektir. [24] Bu madde metni karmaşıklığı bir yana bırakılırsa, burada değinilmesi gereken konu, öncelikle 142. maddenin üçüncü fıkrasının hırsızlık suçu ile ilgili maddeden çıkarılmamış olması nedeniyle kaçak enerji kullanımı ile ilgili olarak birçok sorunun doğmasıdır. Kaçak enerji kullanımı hangi hallerde hırsızlık suçunun nitelikli hali hangi hallerde karşılıksız yararlanma suçunun yeni eklenen üçüncü fıkrası kapsamında değerlendirilecektir? Elektrik enerjisi ve abonelik esasına göre kullanılan su ve doğalgaz karşılıksız yararlanma suçunun kapsamına alınmışken sıvı veya gaz halindeki enerji hakkında ve bunlara ait [23] Bkz sayılı Kanun, sırasıyla md. 105/5-a ve md. 82. [24] 765 sayılı TCK da ise; sıvı veya gaz halinde yakıtları nakleden boru hatlarından veya bunların depolarından işlenirse şeklinde ifade edilmiştir. 2012/ 3 Ankara Barosu Dergisi 457

12 tesislerde işlenen bazı kaçak kullanımların hırsızlık suçu kapsamında bırakılmış olmasının gerekçesi nedir? Acaba 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişikliklere rağmen enerji hakkında işlenen suçun yine hırsızlık suçunun konusunu oluşturabileceği düşüncesiyle 142. maddenin üçüncü fıkrasının hırsızlık suçu kapsamında bırakılmış olması, abonelik esasına göre kullanılan kaçak enerjinin ise daha basit bir suç olarak görülerek karşılıksız yararlanma suçunun içine alınması mümkün müdür? Suçun basit şekli karşılıksız yararlanma suçunu oluştururken yer itibariyle ayrım yapılarak tesislerde işlenmesi halinde nitelikli hırsızlık suçu mu oluşacaktır? Bu itibarla kaçak enerji kullanımının aboneler bakımından olan basit hali karşılıksız yararlanma suçunun kapsamına alınmış; ancak tesislerle ilgili olan nitelikli hali hırsızlık suçunun kapsamında kalmış diyebilir miyiz? Öncelikle bu sorulara verilecek en net cevabın değişiklik yapan madde gerekçelerinde bulunması gerektiği ancak gerekçede de bu konuyla ilgili çok sınırlı bir cevap bulunabildiği belirtilmelidir. Yapılan değişiklik ile, sıvı veya gaz halindeki enerji tesislerinde işlenen suçlarda bir diğer deyişle 142. maddenin üçüncü fıkrasında yer alan suçlarda cezalar artırılmış ve buna gerekçe olarak da ülkemizin coğrafi konumu ve enerji köprüsü olmasına yönelik stratejik hedefinden, bu suçlarla mücadelenin daha önemli hale gelmesinden ve suçla daha etkin mücadele edilmesinden bahsedilmiş ve cezanın artırılması hususuna değinilmiştir. [25] Madde ile ilgili meclis görüşmelerinde de bu konuya hassasiyet gösterildiği ve suçla mücadele bakımından cezaların ağırlaştırıldığı dile getirilmiştir. [26] Ancak suçun konusu, enerjinin taşınır mal olması/olmaması, enerji hakkında işlenen bazı fiillerin niçin karşılıksız yararlanma suçu kapsamına alınırken fiilin tesislerde işlenmesi halinin niçin hırsızlık olarak kabul edildiği gibi hususlar gerekçede yer almamıştır. Karşılıksız yararlanma suçuna eklenen üçüncü fıkra ile ilgili olarak da bir cümle ile esas itibarıyla karşılıksız yararlanma kapsamında değerlendirilmesi gereken bir suç olduğundan bahsedilmiştir. Ancak esas itibariyle karşılıksız yararlanma suçu ne demektir? Tarihsel gelişim süreci içerisinde yahut da çeşitli ülke kanunlarında yer alan esas itibariyle karşılıksız [25] Bkz. ilgili madde değişiklik gerekçesi, Erişim: Erişim Tarihi: [26] Bkz. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurul Tutanağı, 24. Dönem, 2. Yasama Yılı, 129. Birleşim, Erişim:http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/tutanak_g_sd.birlesim_baslangic?P4=212 15&P5=H&PAGE1=1&PAGE2=231, Erişim Tarihi: Ayrıca belirtmek gerekir ki benzer gerekçelerle bu durumun mala zarar vermenin de nitelikli hali olarak düzenlenmesi kanun tasarısında yer almış ancak bu madde yasalaşmamıştır. Bkz. kanun tasarısının metni, Erişim: Erişim Tarihi: Ankara Barosu Dergisi 2012/ 3

13 yararlanma sayılan birbirinden oldukça farklı fiiller söz konusudur. Ayrıca bu çalışmada da kısaca değinilmeye çalışıldığı üzere Türk ceza kanunlarında da yapılan değişikliklerle ve uygulama ile, karşılıksız yararlanma oluşturan fiiller süreç içinde çok fazla değişmiştir. Bu anlamda yerleşmiş esas itibariyle karşılıksız yararlanma fiili bulunduğunu söylemek güçtür ve bu nedenlerle de bu gerekçe tatmin edici olmaktan uzaktır. Hukuki bir değerlendirmenin yapılabilmesi için; öncelikle belirtildiği üzere fiil, karşılıksız yararlanma suçunun unsurları ve hırsızlık suçunun kapsamı çerçevesinde tespit edilmelidir. Sıvı veya gaz halindeki enerji hakkında işlenen bir fiilin abonelik esasına göre yararlanılabilen bir enerji mi olduğu ve enerjiye ait tesislerde işlenip işlenmediği öncelikle belirlenmeli ve bu kapsamda diğer koşullar dikkate alınmalıdır. Ancak vurgulamak gerekir ki, 142. maddenin üçüncü fıkrasının hala hırsızlık suçu olması bir diğer deyişle enerjinin bazı kullanımlarında hırsızlık bazı kullanımlarında ise karşılıksız yararlanma olarak kabulü kanaatimizce yerinde olmamıştır. 2. Karşılıksız Yararlanma ve Hırsızlık Suçu İlişkisine 6352 Sayılı Kanun un Etkisi Hırsızlık suçu ile karşılıksız yararlanma suçu tarihsel süreçte birbiri ile yakın ilişki içinde olan iki suç tipidir. Önceleri hırsızlık olarak kabul edilen bir fiil daha sonra karşılıksız yararlanma olarak değerlendirilmişken; kimi zamansa bu suçların tanımlanmasında bir fiilin niçin diğeri olmadığı vurgulanmıştır sayılı Kanun ile de hırsızlık suçu ile ilgili maddelerde değişiklik yapılarak hırsızlık ve karşılıksız yararlanma suçları bir kez daha birbirinin yerine geçmiştir. Hırsızlık ve karşılıksız yararlanma suçlarının benzer yönleri bulunmakla birlikte aslında bu suçların özellikle korunan hukuksal değer, fiil, suçun konusu ve suçun manevi unsuru kapsamında farklılıkları bulunduğu açıktır. Karşılıksız yararlanma ve hırsızlık suçu arasındaki geçmişteki ilişki ve hırsızlık suçu ile karşılıksız yararlanma suçunun hangi yönlerden birbirinden ayrıldıkları tespit edilirken 6352 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler de dikkate alınarak bu farklılıkların devam edip etmediği üzerinde durulmaya çalışılacaktır. a. Karşılıksız Yararlanma ve Hırsızlık Suçu Arasındaki Geçmişteki İlişki 6352 sayılı Kanunla yenilenen durumda; karşılıksız yararlanma ve hırsızlık suçları arasındaki özellikle geçmişteki ilişki yeniden gündeme gelmiştir. Bu konuda özellikle de telefon hatlarının taşınır mal niteliği ile mal ve hizmet ayrımı, birtakım fiillerin hırsızlık suçu ya da karşılıksız yararlanma suçunun hangisinin kapsamında olduğu ve enerjinin taşınır mal niteliğinin karşılıksız 2012/ 3 Ankara Barosu Dergisi 459

14 yararlanma ve hırsızlık suçuna etkileri incelendiğinde 1990 yıllarında karşılıksız yararlanma ve hırsızlık suçları ile ilgili dile getirilen birtakım tartışmaların 6352 sayılı Kanun sonrasında da devam edeceği anlaşılmaktadır sayılı TCK ile karşılıksız yararlanma suçunun tipik örneği olarak belirtilen telefon hatlarından yararlanma, aslında yargı kararlarıyla 765 sayılı TCK döneminde hırsızlık olarak kabul edilmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu nun tarihli kararında [27] telefon hizmetinden çeşitli usul ve yöntemlerle saplama yapmak suretiyle bedelsiz ve kaçak yararlanmanın hırsızlık suçunu oluşturduğu belirtilmiş olduğundan, 5237 sayılı TCK yürürlüğe girene kadar bu içtihadı birleştirme kararı kapsamında telefon hizmetlerinden bu şekilde yararlanmak hırsızlık suçu olarak kabul edilmiştir. [28] 765 sayılı Kanun un karşılıksız yararlanma suçunu düzenlediği 521/a ve 521/b maddelerinde yer alan düzenlemeler de dikkate alındığında telefon hattından bedelsiz yararlanma ya da şifreli veya şifresiz yayınlardan bedelsiz yararlanma gibi karşılıksız yararlanma oluşturan fiiller bu kapsamda değerlendirilememektedir. Yukarıda bahsi geçen içtihadı birleştirme kararı, öğretideki eleştirilere rağmen [29] 765 sayılı TCK nın yürürlükte olduğu dönemde geçerliliğini devam ettirmiş ve bu fiil hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmiştir. Bu sebeple kanunda yer alan düzenleme gereği değil; içtihadı birleştirme kararı gereği telefon hattından yararlanma hırsızlık olarak nitelendirilmiştir. [30] Bu süreçten sonra da hırsızlık suçunu oluşturan birtakım fiillerin suç vasfı karşılıksız yararlanma olarak değişmiş ve 6352 sayılı Kanunla da yine hırsızlık suçu kapsamındaki fiil karşılıksız yararlanma içine alınmıştır tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ile hırsızlık olarak kabul edilen telefon hattına saplama yaparak bedelsiz konuşma yapma fiili, 5237 sayılı Kanun da karşılıksız [27] Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu, tarih, 1989/2 E, 1990/3 K. [28] Ancak bu karardan sonra dahi özellikle 765 sayılı TCK ya bilişim alanında suçların eklenmesi ile bu kez telefon hattına saplama yapmak fiilinin bilişim alanında suçlar kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışma konusu olmuş, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından, tarih, 1996/6-151 E, 1996/152 K. sayılı ilam ile; telsiz telefonla başkasının frekansına girerek konuşulması fiilinin bilişim alanında suçlar başlığı altında 3756 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen 765 sayılı TCK nın 525. maddesine göre değil, 491/ilk maddesine göre cezalandırılması gerektiği hususu tekrar vurgulanmıştır. [29] 765 sayılı Kanun un yürürlükte olduğu dönemde öğretide bu konuda tartışmalar gündeme getirilmiş, 491. maddeye ilave edilen ek fıkraya rağmen, bedeli ödenmeksizin ve hukuk dışı yollarla başkasına ya da kamuya ait telefon şebekesinden yararlanılması durumunda hırsızlık suçunun oluşmayacağı ve bu fiilin aslında karşılıksız yararlanmanın tipik bir örneğini oluşturduğu hususu dile getirilmiştir. Bkz. ÖZGENÇ/ŞAHİN, a.g.e, s. 39. [30] Belirtilen dönemlerde dahi şifreli yayınlar ile ilgili olarak herhangi bir madde yahut bağlayıcı bir karar olmadığından 5237 sayılı Kanun dan önceki dönemde 5237 sayılı TCK nın 163. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan yararlanma hırsızlık kapsamında değerlendirilmemekteydi. 460 Ankara Barosu Dergisi 2012/ 3

15 yararlanma olarak kabul edilmiş; [31] 6352 sayılı Kanun ile de her iki dönemde hırsızlık kabul edilen fiiller karşılıksız yararlanma olarak kanunda açıkça düzenlenmiştir. Bu itibarla da; karşılıksız yararlanma suçunun kapsamı hırsızlık suçuna yaklaşarak bu yönde genişletilmiştir. Enerjinin taşınır mal olarak kabul edilmesinin ve bu kapsamda hırsızlık suçu kapsamına konu olarak cezalandırılmasının tarihsel gelişim süreci incelendiğinde de; bu durumun karşılıksız yararlanma fiillerinin suç olarak kabul edilmesine benzediği görülmektedir. 765 sayılı TCK döneminde kaçak elektrik kullanımının açıkça bir suç olarak düzenlendiği madde, kanunun yürürlüğe girdiği dönemde mevcut değildi. 765 sayılı TCK nın 491. maddesinde, aynı zamanda karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin düzenlemenin de getirildiği 3756 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve elektrik hırsızlığı suç olarak düzenlenmiştir. Yapılan bu değişiklik ile 491. maddeye ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji de taşınabilir mal sayılır fıkrası ile sıvı veya gaz halindeki yakıtların nakledilmesiyle ilgili çeşitli değişiklikler eklenmiştir sayılı Kanun öncesi 5237 sayılı TCK nın 141. maddesine 765 sayılı TCK da yer alan enerji ile ilgili düzenleme taşınabilir kelimesi taşınır şeklinde değiştirilmek suretiyle aynen alınmıştır. Buna göre; 5237 sayılı TCK da, ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji taşınır mal sayılmakta ve bu itibarla zilyedinin rızası olmadan başkasına ait ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerjiyi, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alma fiili, hırsızlık suçu olarak değerlendirilmekte idi. Ayrıca TCK nın 142/1-f maddesi uyarınca hırsızlık suçunun elektrik enerjisi hakkında işlenmesi nitelikli hal olarak düzenlenmiş bulunmakta idi sayılı Kanunla yapılan değişiklikte ise hırsızlık suçuyla ilgili 141. maddenin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. Bu itibarla da; 6352 sayılı Kanunla halen ekonomik değer taşıyan enerjinin ceza hukuku bakımından taşınır mal sayıldığını ve hırsızlık suçunun konusunu oluşturabileceğini söylemek mümkün değildir. Ancak bu konuyla ilgili TCK nın 142. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemenin hala hırsızlık suçu kapsamında bırakılmış olmasının yaratacağı sorunlar da görmezden gelinmemelidir. [31] Yargıtay ın da kararlarında, karşılıksız yararlanma suçunun tipik örneği olarak nitelendirebileceğimiz telefon hattına bağlantı yapılarak karşılıksız görüşme yapmak şeklindeki fiilin, 5237 sayılı TCK nın 141. maddesinin birinci fıkrasındaki hırsızlık suçunu değil; 163. maddesinin ikinci fıkrasındaki karşılıksız yararlanma suçunu oluşturduğu birçok kez vurgulanmıştır. Bkz. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, tarih, 2007/7431 E, 2008/1016 K. Aynı yönde, Yargıtay 6. Ceza Dairesi, tarih, 2006/17827 E, 2007/6918 K.; Yargıtay 6. Ceza Dairesi, tarih, 2006/15767 E, 2007/6191 K.; Yargıtay 6. Ceza Dairesi, tarih, 2008/21993 E, 2009/10834 K. 2012/ 3 Ankara Barosu Dergisi 461

16 Bu kapsamda dikkat çekilmesi gereken bir diğer konu, 6352 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile 1991 yılında yapılan değişiklikten önceki tartışmaların yeniden gündeme gelmesinin söz konusu olabileceğidir yılında yapılan değişiklikler ile 6352 sayılı kanunda olduğu gibi hırsızlık ve karşılıksız yararlanma suçları birlikte ele alınmıştır. Ancak 6352 sayılı Kanun dan farklı olarak 1991 yılında yapılan değişikliklerde karşılıksız yararlanma suçları ilk kez kanunda yer almış, enerjinin kaçak olarak kullanılması da karşılıksız yararlanma olarak değil; hırsızlık suçu olarak kabul edilerek kanuna eklenmiştir. Bu itibarla da, yukarıdaki paragraflarda değinilen telefon hatlarından kaçak kullanım ve enerji ile ilgili yapılan tartışmalar da gözetildiğinde, hırsızlık ve karşılıksız yararlanma oluşturan fiillerin neler olduğu konusunda daha önce öğretide yer alan tartışmalar yeniden gündeme gelecektir. [32] Karşılıksız yararlanma ve hırsızlık suçu ilişkisi ile ilgili bu tartışmalar, karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin 163. maddenin açık düzenlemesi karşısında önemini yitirmiş olsa da 6352 sayılı Kanunla 163. maddeye eklenen fıkra, bu görüşleri dikkate alma zorunluluğu doğurmuştur sayılı TCK nın hazırlanmasında kanun koyucu, ekonomik değer taşıyan enerjiyi taşınır mal kabul ettiği halde telefon konuşmaları ile televizyon yayınlarını mal olarak kabul etmeyerek özel bir düzenleme yapmıştır. [33] Telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan bedelsiz yararlanmanın enerjinin çalınması olmadığı, enerjinin araç olarak kullanılması suretiyle sunulan hizmetin bedelsiz kullanılması olduğu ve bu fiilin de TCK nın 163. maddesi ile ayrı bir suç olarak tanımlandığı öğretide dile getirilmiştir. [34] Bu itibarla da karşılıksız yararlanma suçunun mevcut düzenlemesinde telefon hatlarının ve şifreli ve şifresiz yayınların enerji kapsamında değerlendirilmemesi ve hizmet olarak özel düzenleme yapılması yerinde olmuş; ancak 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile elektrik enerjisinin, suyun ve doğalgazın asıl olarak hizmete ilişkin bir suç tipi olan karşılıksız yararlanma suçunun içine alınarak hizmete dönüşmesi ve bu özel düzenlemede yer bulması; ancak sıvı veya gaz halindeki enerjinin kaçak olarak kullanımının aynı zamanda hırsızlık olarak da değerlendirilebilmesi hem olumlu hem de olumsuz sonuçlara sebebiyet verecek nitelikte düzenlenmiştir. [32] Ayrıca bu tartışmaların bir boyutu da enerjinin (elektrik, su veya doğalgazın) hırsızlık suçu kapsamında olmaması gerektiği yahut da özellikle de karşılıksız yararlanma suçu kapsamında sayılması gerektiği şeklindedir. Ancak o dönemlerde; telefon hatları ve frekanslarının ya da elektromanyetik dalgaların, internet bağlantılarının, şifreli yayın hatlarının ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji kapsamı içinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususu üzerinde durulduğundan bahsedebilme imkânı yoktur. [33] BAKICI, a.g.e, s [34] MERAN Necati; Sahtecilik Malvarlığı Bilişim Suçları ile Ekonomi ve Ticaret Alanında Suçlar, 2. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2008, s Ankara Barosu Dergisi 2012/ 3

17 b. Karşılıksız Yararlanma ve Hırsızlık Suçu Arasındaki Temel Farklılıklar Karşılıksız yararlanma suçu ile hırsızlık suçu arasındaki temel farklılık; karşılıksız yararlanma suçunun madde gerekçesinde de vurgulandığı üzere öncelikle taşınır mal ayrımından hareket edilerek belirlenmektedir. Bunun yanı sıra bu suçlar; fail, hukuki konu, mağdur, fiil, hukuka aykırılık, kusurluluk gibi birçok yönden birbirinden ayrılmaktadır sayılı Kanunla yapılan değişiklikler de korunan hukuki değer, madde metinlerinde kullanılan kavramlar, fiil, suçun tamamlanma anı gibi konularda bu suçlar arasındaki ayrıma değinmeyi gerektirmiştir. Karşılıksız yararlanma suçu ile hırsızlık suçunun farklılığı özellikle suçun konusu bakımından ortaya çıkmaktadır. Karşılıksız yararlanma suçuna ilişkin 163. maddenin gerekçesinde hem birinci fıkradaki hem de ikinci fıkradaki fiiller bakımından ayrı ayrı karşılıksız yararlanma suçlarında taşınabilir bir mal bulunmadığı vurgulanarak bu sebeple karşılıksız yararlanma suçunu oluşturan fiillerin hırsızlık kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Tüm bu fiillerde taşınır bir malın rızasız alınması söz konusu olmadığı için bu fiiller hırsızlıktan ayrı mütalaa edilmiştir. [35] Bu kapsamda bu iki suç bakımından mal ve hizmet ayrımı yapılmaktadır. [36] Örneğin kola veya yiyecek maddeleri veren otomatlara müdahale ile bedel ödemeksizin bu malların alımının söz konusu olması halinde karşılıksız yararlanma suçu değil, hırsızlık suçu oluşacaktır. Ayrıca karşılıksız yararlanma suçunun madde metninde, otomatlar aracılığı ile sunulan hizmetten bahsedildiği için otomatların hizmete ilişkin olması gerektiği vurgulanmalıdır. Bu sebeple de karşılıksız yararlanma ile hırsızlık suçunun konusu özellikle mal ve hizmet ayrımı bakımından belirlenmektedir. Ancak hırsızlık suçunun oluşabilmesi için bir taşınır malın söz konusu olması gerektiği dikkate alındığında; daha önce taşınır mal olarak kabul ettiğimiz ekonomik değerdeki enerjiyi (en azından abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisi, su ve doğalgazı) yapılan değişiklik ile artık taşınır mal değil, karşılıksız yararlanma suçunun yapısına uygun olarak bir hizmet kabul etmek yanlış olmayacaktır. [35] SOYASLAN Doğan; Ceza Hukuku Özel Hükümler, 6. Bası, Yetkin Yayınları, Ankara 2006, s [36] Öğretide de; karşılıksız yararlanma suçunun birinci fıkrasında yer alan otomatlar arasında mal ve hizmet veren otomat ayrımı yapılmaktadır ve mal otomatlarından bedel ödemeksizin otomata müdahale ile mal alınması fiilinin karşılıksız yararlanma suçunu değil, hırsızlık suçunu oluşturduğu şeklindeki görüş baskındır. Bkz. MALKOÇ İsmail/GÜLER Mahmut; Uygulamada Türk Ceza Kanunu Özel Hükümler, Cilt:IV, Adil Yayınevi, Ankara 1996, s. 4713; ÖNDER Ayhan; Şahıslara ve Mala Karşı Cürümler ve Bilişim Alanında Suçlar, Filiz Kitabevi, İstanbul 1994, s. 486; ESEN, a.g.e, s / 3 Ankara Barosu Dergisi 463

18 Karşılıksız yararlanma suçu ile hırsızlık suçunu düzenleyen madde metinlerinde kullanılan kavramlar bu suçlardaki bir diğer önemli farklılığı oluşturmaktadır. Ayrıca özellikle 6352 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikte de sistematik açıdan kullanılan dil incelendiğinde farklı ifadelerin yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu kavramlardan en önemlileri hırsızlık ve karşılıksız yararlanma suçlarında kullanılan sahibinin ve zilyedinin kavramlarıdır. Korunan hukuki değer, mağdur ve rıza konusunda yapılacak değerlendirmede de bu kavramlar önemli bir farklılıktır sayılı Kanun la karşılıksız yararlanma suçuna eklenen fıkrada yer alan sahibinin kavramı da nazara alındığında korunan hukuki değerin karşılıksız yararlanma suçunda değiştiği ve hırsızlık suçunda öğretide dile getirilen farklı görüşlerin karşılıksız yararlanma suçu bakımından da gündeme gelebileceği anlaşılmaktadır. Hırsızlık suçu ile korunan hukuki değerin ne olduğu konusunda öğretide farklı görüşler dile getirilmiştir. Bir görüşe göre korunan hukuki değer mülkiyetken [37] bir diğer görüşe göre zilyetlik [38] bir başka görüşe göre de zilyetliğin yararlanmasına olanak sağlanan haklar [39] veya bir bütün olarak mülkiyet, malvarlığı ve zilyetlik haklarıdır. [40] Hırsızlık suçuna ilişkin 141. maddenin metninde; zilyedin rızası olmadan ifadesi kullanılmıştır. Karşılıksız yararlanma suçunun düzenlendiği 163. maddenin ikinci fıkrasında da sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan ifadesi yer aldığı için hırsızlık suçu ile ilgili öğretide belirtilen zilyetlik veya mülkiyet tartışmaları karşılıksız yararlanma suçu bakımından 6352 sayılı Kanun değişikliği öncesi yersizdir. Ancak 6352 sayılı Kanunla karşılıksız yararlanma suçuna eklenen üçüncü fıkrada; sahibinin rızası olmadan ifadelerine yer verilmiştir. Tarafımızdan da hırsızlık suçunun hukuki konusu zilyetlik olarak kabul edildiğinden, bu kapsamda yapılan değerlendirmede kaçak elektrik enerjisi kullanımında daha önce zilyetliğin korunduğu ancak yapılan değişiklik ile artık bu fiiller karşılıksız yararlanma kapsamında değerlendirildiğinde mülkiyetin korunduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Ancak vurgulandığı üzere bu değişiklik ile hem daha önce hırsızlık olarak kabul edilen fiil bakımından hem de karşılıksız yararlanma suçunun iki fıkrası arasında farklılık yaratılmıştır. [41] [37] TEZCAN Durmuş/ ERDEM Mustafa Ruhan/ÖNOK R. Murat; Ceza Özel Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara s [38] DÖNMEZER, a.g.e, s [39] CENTEL Nur/ZAFER Hamide/ÇAKMUT Özlem; Türk Ceza Hukukuna Giriş, 3. Bası, Beta Yayınevi, İstanbul 2005, s [40] PARLAR, HATİPOĞLU, 2006, s. 40; ARSLAN Çetin/AZİZAĞAOĞLU Bahattin; Yeni Türk Ceza Kanunu Şerhi, Asil Yayın Dağıtım, Ankara 2004, s [41] Ayrıca 142. maddenin üçüncü fıkrası muhafaza edildiğinden, sıvı veya gaz halindeki enerjinin nakli, işlenmesi ya da depolanması ile ilgili tesislerde halen zilyetliğin korunduğunu söylemek de yanlış olmayacaktır. 464 Ankara Barosu Dergisi 2012/ 3

19 Mülkiyet ve zilyetlik ayrımı ve buna bağlı olarak dile getirilen farklı görüşler mağdur bakımından da geçerli olacaktır. Suçun hukuki konusunun ne olduğu suçun mağduru bakımından yapılacak değerlendirmede de büyük önem taşıdığından 6352 sayılı Kanunla yapılan değişiklik, bu yönden de karşılıksız yararlanma suçunu etkilemiştir. Mülkiyet ve zilyetlik tartışmasında bir diğer önemli konu rızadır. Özellikle karşılıksız yararlanma ve hırsızlık suçunda madde metinlerinde yer alan düzenleme nedeniyle hukuka uygunluk nedeni ve suçun unsurları kapsamında öğretide dile getirilen görüş ayrılıkları 6352 sayılı Kanunla yine devam edecektir. Hem hırsızlık suçunun hem de karşılıksız yararlanma suçunun oluşabilmesi için rızanın olmaması gerekir ve bu durum madde metinlerinde yer almaktadır. Bu kapsamda fiil, ancak rıza olmaksızın işlendiği takdirde cezalandırılabilecektir. [42] Ancak 163. maddenin ikinci fıkrasında sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan ifadesine açıkça madde metninde yer verildiği için, bu suçta rızanın hukuka uygunluk nedeni mi olduğu yoksa suçun unsuru olarak mı değerlendirileceği öğretide tartışma konusu olmuştur. [43] 6352 sayılı Kanun ile eklenen fıkrada; sahibinin rızası olmadan kavramına yer verildiğinden bu tartışma bu fıkra bakımından da geçerli olacaktır. [44] Tüm bunlara ilave olarak vurgulamak gerekir ki, salt rızanın olması failin karşılıksız yararlanma oluşturan fiilinden cezalandırılmamasına yeterli değildir. Rızayı, açıklama yeteneğine sahip olan hak sahibinin açıklaması ve belirli koşulların gerçekleşmesi gerekir. Rıza, kişinin üzerinde tasarrufta bulunabileceği bir konuda ve hukuken tanınan şartlar kapsamında olmalıdır. Bu değerlendirmeler ışığında 6352 sayılı Kanun ile getirilen değişikliklerin, sahiplik kavramının vurgulanmış olması nedeniyle karışıklığa sebebiyet vereceği düşünülmektedir. Özellikle de daha önce elektrik hırsızlığı olarak kabul [42] Örneğin internet aboneliğine sahip olan kişinin aynı sistemden abone olmayan komşusunu yararlandırmasını sağlaması halinde bu suçun oluşmayacağı söylenebilir. Bkz. ÖZBEK Veli Özer; TCK İzmir Şerhi, 4. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2008, s Ancak burada hukuki uyuşmazlık, hizmet sunan ve alan ayrımı yapılmalıdır. Bu konudaki değerlendirmeler için bkz. KAYA, yayımlanmamış yükseklisans tezi, s. 64 vd. [43] Öğretide bu konu iki farklı görüş mevcuttur. Bir görüşe göre; 163. maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen fiillerin suç oluşturması için telefon hatlarının veya şifreli ve şifresiz yayınların sahibinin veya zilyedinin rızası madde metninde açıkça belirtilmiş olduğundan, bu fiillerde mağdurun rızasının hukuka uygunluk nedeni değil, suçun unsuru olduğu dile getirilmiştir. Bkz. ARTUÇ Mustafa; Malvarlığına Karşı Suçlar, Kartal Yayınevi, Ankara 2007, s Öğretide rızanın yokluğunun suçun olumsuz unsurları teorisi kapsamında ve ilgili suçun maddi unsurları bağlamında mütalaa edilmesi gereken bir olumsuz unsuru oluşturduğu da belirtilmektedir. Bu görüş için bkz. ÖZGENÇ İzzet; Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 4. Bası, Seçkin Yayıncılık, Ankara 2009, s [44] Kanunda ayrıca çeşitli suçlarda özel olarak ilgilinin rızası kavramına yer verilmiştir. Örneğin; 5237 sayılı TCK md. 90, 91, 99, 101, 116, 132, 133, 141, / 3 Ankara Barosu Dergisi 465

20 edilen fiillerde bu karışıklık daha belirgin olacaktır. Ayrıca burada bir çelişki de zararın tazmini boyutunda söz konusudur. [45] Kanaatimizce 6352 sayılı Kanunla, 163. maddeye eklenen üçüncü fıkrada maddenin ikinci fıkrasında olduğu gibi sahibinin ve zilyedinin kavramlarının bir arada kullanılmaması önemli bir eksiklik olmuştur. Karşılıksız yararlanma ve hırsızlık suçlarında bir diğer önemli farklılık fiil bakımındandır. Her iki suç tipinde yukarıda değinilen tartışmalar bir yana bırakıldığında korunan hukuksal değerin bir bütün olarak malvarlığı olduğu sonucuna varılmakla birlikte hırsızlık ve karşılıksız yararlanma suçlarını oluşturan fiiller ele alındığında iki suç tipinin birbirlerinden tamamen farklı olduğu anlaşılmaktadır. [46] Karşılıksız yararlanma ve hırsızlık suçu arasındaki bir diğer fark da, hırsızlık suçunun tamamlanması için malın bulunduğu yerden alınmasının yeterli olması bununla birlikte ayrıca kişinin bu maldan yararlanmış olmasının zorunlu olmaması; ancak karşılıksız yararlanma suçunda ise, suçun yararlanma ile tamamlanmasıdır. Hırsızlık suçunda failin kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak amacıyla eşyayı bulunduğu yerden alması gerekli ve yeterlidir. Ayrıca yarar sağlamasına gerek yoktur. Ancak bahsedildiği şekilde karşılıksız yararlanma suçunun oluşabilmesi için yararlanma gereklidir. Bu anlamda netice ve suçun oluşumu ile failin niyeti bakımından da bu suçlar arasında farklılık bulunmaktadır. Bir kez daha 6352 sayılı Kanunla karşılıksız yararlanma olarak TCK nın 163. maddesine eklenen üçüncü fıkranın daha önce elektrik hırsızlığı olarak kabul edilen suçtan farklılaştığı bu anlamda elektriğin kaçak olarak kullanılmasının artık hırsızlık değil karşılıksız yararlanma suçunun unsurları bakımından yapılacak değerlendirmeyle belirleneceği sonucuna ulaşılmaktadır. C. Yaptırım 6352 sayılı Kanun ile karşılıksız yararlanma ve hırsızlık suçlarını etkileyecek şekilde yaptırımlar değişmiştir. Karşılıksız yararlanma suçuna eklenen fıkrada yer alan yaptırım, hem 163. maddenin diğer fıkralarına göre çeşitli yönlerden farklıdır hem de daha önce hırsızlık olarak kabul edilen fiile göre farklıdır. [45] Nitekim etkin pişmanlık ile ilgili maddede yapılan değişiklikte de mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin zararının giderilmesinden bahsedilmiştir. Bu konu çalışmanın Etkin Pişmanlık başlıklı kısımda incelenmiştir. Bkz. s. 21 vd. [46] Hırsızlık suçunda fiil, taşınırı zilyedinin rızası olmadan bulunduğu yerden almadır. Karşılıksız yararlanma suçunda fiil ise çalışmanın Karşılıksız Yararlanma Suçu nda Yapılan Değişiklikler başlıklı kısımda ele alınmıştır. Bkz. s. 7 vd. 466 Ankara Barosu Dergisi 2012/ 3

KARŞILIKSIZ YARARLANMA SUÇU (TCK m.163) (The Crime of Benefiting From A Service Wethout Compensation) (Turkish Penal Code, Article No 163)

KARŞILIKSIZ YARARLANMA SUÇU (TCK m.163) (The Crime of Benefiting From A Service Wethout Compensation) (Turkish Penal Code, Article No 163) HAKEMLİ KARŞILIKSIZ YARARLANMA SUÇU (TCK m.163) (The Crime of Benefiting From A Service Wethout Compensation) (Turkish Penal Code, Article No 163) ÖZET Zahit YILMAZ 1* Özge APİŞ 2** Karşılıksız yararlanma

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu

Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Karşılıksız Çek Suçu Yeni Çek Kanunu nda Ceza Sorumluluğu Prof. Dr. Ersan Şen KARŞILIKSIZ ÇEK SUÇU YENİ ÇEK KANUNU NDA CEZA SORUMLULUĞU Ceza Hukukunun Fonksiyonu Yeni Suç Tipleri Ceza Sorumluluğu Bankaların

Detaylı

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr ANAYASAL KURALLAR Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir (Ay. m. 56/1). Çevreyi geliştirmek,

Detaylı

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçunda 5377 Sayılı Yasayla Yapılan Değişikliğin Değerlendirilmesi

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçunda 5377 Sayılı Yasayla Yapılan Değişikliğin Değerlendirilmesi Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçunda 5377 Sayılı Yasayla Yapılan Değişikliğin Değerlendirilmesi Murat Volkan Dülger 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı yeni TCK, hızlı

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

EPDK, PETROL PİYASASINDA YENİ LİSANS İLE MEVCUT LİSANSLARIN TADİL BAŞVURULARINA İLİŞKİN KURUL KARARLARINDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER YAPTI

EPDK, PETROL PİYASASINDA YENİ LİSANS İLE MEVCUT LİSANSLARIN TADİL BAŞVURULARINA İLİŞKİN KURUL KARARLARINDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER YAPTI EPDK, PETROL PİYASASINDA YENİ LİSANS İLE MEVCUT LİSANSLARIN TADİL BAŞVURULARINA İLİŞKİN KURUL KARARLARINDA ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER YAPTI Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun petrol piyasasında lisans başvurularında

Detaylı

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ İÇİNDEKİLER İSTANBUL CEZA HUKUKU VE KRİMİNOLOJİ ARŞİVİ...VII ÖNSÖZ... IX YAZARIN ÖNSÖZÜ...XIII İÇİNDEKİLER...XV KISALTMALAR LİSTESİ...XXI

Detaylı

03.05.2013 Sirküler, 2013/15. Sayın MeslektaĢımız; KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir.

03.05.2013 Sirküler, 2013/15. Sayın MeslektaĢımız; KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir. Sayın MeslektaĢımız; 03.05.2013 Sirküler, 2013/15 KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir. Gelir İdaresi Başkanlığı nın 30 Nisan 2013 tarih ve 64 numaralı Vergi Usul Kanunu Sirküleri nde, ileri

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 9057 TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 Kanun Numarası : 5252 Kabul Tarihi : 4/11/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 13/11/2004 Sayı :25642 Yayımlandığı Düstur :

Detaylı

denetim mali müşavirlik hizmetleri

denetim mali müşavirlik hizmetleri SİRKÜLER 25.11.2013 Sayı: 2013/020 Konu: 90 SAYILI K.H.K. NİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI NEDENİYLE ŞİRKETLERİN ORTAKLARINA, ÇALIŞANLARINA, İŞTİRAKLERİNE VE DİĞER TÜZEL VE GERÇEK KİŞİLERE FAİZ KARŞILIĞI VERDİKLERİ

Detaylı

MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ

MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO : 2005/37 İstanbul,28 Mart 2005 KONU : Özel Maliyet Bedelleri

Detaylı

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Ders Planı Ders İçeriği: Yasal Çerçeve Bilgi Edinme Kanunu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Çalışma Usul ve Esasları

Detaylı

başkasına zarar vermeme suç olgusu hırsızlık

başkasına zarar vermeme suç olgusu hırsızlık Her ne şart altında olunursa olunsun, Tabiî Hukuk tan gelen başkasına zarar vermeme kuralının toplum tarafından özümsenmemiş oluşu suç olgusunu ortaya çıkarmaktadır. Bir suç olgusu olarak ele alınan hırsızlık,

Detaylı

ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA

ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA ŞİKAYETİN KONUSU : Telefon Şirketi abonesi olduktan 4 gün

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

SİRKÜLER İstanbul, 08.02.2012 Sayı: 2012/33 Ref: 4/33. Konu: ÇEK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYINLANMIŞTIR

SİRKÜLER İstanbul, 08.02.2012 Sayı: 2012/33 Ref: 4/33. Konu: ÇEK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYINLANMIŞTIR SİRKÜLER İstanbul, 08.02.2012 Sayı: 2012/33 Ref: 4/33 Konu: ÇEK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN YAYINLANMIŞTIR 03.02.2012 tarih ve Mükerrer 28193 sayılı Resmi Gazete de 5941 Sayılı Çek Kanunu

Detaylı

Anılan rejimde ekonomik değeri olmayan atıklar ise fire olarak tanımlandığından bu atıklar dahilde işleme rejiminin konusunu oluşturmamaktadır.

Anılan rejimde ekonomik değeri olmayan atıklar ise fire olarak tanımlandığından bu atıklar dahilde işleme rejiminin konusunu oluşturmamaktadır. GÜMRÜK İŞLEMLERİNE TABİ TUTULMAKSIZIN SERBEST DOLAŞIMA SOKULAN İKİNCİL İŞLEM GÖRMÜŞ ÜRÜNE İLİŞKİN GÜMRÜK VERGİLERİ VE İDARİ PARA CEZALARINI ORTADAN KALDIRAN SÜRE (ZAMANAŞIMI) Bilindiği üzere Dahilde İşleme

Detaylı

01.03.2013 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2013/44

01.03.2013 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2013/44 01.03.2013 ERTÜRK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş. SİRKÜLER 2013/44 KONU: Elektronik fatura düzenlemeleri ile elektrik ve gaz dağıtım şirketleri için getirilen, abone ve tüketim bilgilerinin

Detaylı

%5 ORANINDA 1. TEMETTÜ DAĞITMAK ZORUNLU HALE GELDİ Mİ?

%5 ORANINDA 1. TEMETTÜ DAĞITMAK ZORUNLU HALE GELDİ Mİ? Erdoğan Karahan Yeminli Mali Müşavir İstanbul Denetim ve YMM AŞ. Genel Müdürü erdogankarahan@istanbulymm.com %5 ORANINDA 1. TEMETTÜ DAĞITMAK ZORUNLU HALE GELDİ Mİ? 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Kanunlar Genel Müdürlüğü TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

T.C. ADALET BAKANLIĞI Kanunlar Genel Müdürlüğü TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayı Konu : 56020453/2013-610.01-1084/1884/3417 : Yazılı soru önergesi TÜRKİYE BUYUK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA İlgi: a) Kanunlar ve Kararlar Dairesi Başkanlığı ifadeli, 13/12/2013 tarihli ve 43452547-120.00-7/35141-261866

Detaylı

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER GİRİŞ Gelişen bilişim teknolojilerinin bütün kamu kurumlarında kullanılması hukuk alanında bir kısım etkiler meydana getirmistir. Kamu tüzel kişileri tarafından bilgisayar teknolojileri kullanılarak yerine

Detaylı

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan iç savaşlar, coğrafi olumsuzluklar dolayısıyla insanlar,

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

GEREKÇELİ KARAR T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A. : Görevi Kötüye Kullanma (Her iki sanık yönünden) SUÇ TARİHİ : 2014

GEREKÇELİ KARAR T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A. : Görevi Kötüye Kullanma (Her iki sanık yönünden) SUÇ TARİHİ : 2014 T.C. ORHANELİ ASLİYE CEZA MAHKEMESİ DOSYA NO : 2015/24 Esas KARAR NO : 2015/170 [C.SAVCILIĞI ESAS NO] : 2014/311 GEREKÇELİ KARAR T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A HAKİM : NURDAN ÖZKAN 125242 KATİP : ZEYNEP

Detaylı

KAPSAM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ.

KAPSAM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD. ŞTİ. Sirküler No : 2013/19 Sirküler Tarihi : 25.02.2013 Konu : Elektronik Fatura Kullanımına İlişkin Usul Ve Esasları Belirleyen 397 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde Yapılan Değişiklikler 21.02.2013

Detaylı

5237 SAYILI TCK. 157-159. MADDELERİNDE YER ALAN DOLANDIRICILIK SUÇLARI 1

5237 SAYILI TCK. 157-159. MADDELERİNDE YER ALAN DOLANDIRICILIK SUÇLARI 1 5237 SAYILI TCK. 157-159. MADDELERİNDE YER ALAN DOLANDIRICILIK SUÇLARI 1 MUHAMMET MURAT ÜLKÜ ÇORUM CUMHURİYET SAVCISI 33516 1 Bu çalışma, Yeni Ceza Adalet Sistemi nin Cumhuriyet Savcıları ve Hakimlere

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN Kanun No: 5252 Kanun Kabul Tarihi: 04/11/2004 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 25642 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 13/11/2004 BİRİNCİ

Detaylı

BILIŞIM VE HUKUK. Köksal & Genç Avukatlık Bürosu

BILIŞIM VE HUKUK. Köksal & Genç Avukatlık Bürosu BILIŞIM VE HUKUK Köksal & Genç Avukatlık Bürosu İçerik Bilişim suçları İnternette telif hakkı ihlalleri Güvenli internet kullanımı Kavramlar Veri Bilgi Program Bilgisayar Çevre Birimleri Yayın Bilişim

Detaylı

SPKn İDARİ PARA CEZALARI

SPKn İDARİ PARA CEZALARI SPKn İDARİ PARA CEZALARI Av. Ümit İhsan Yayla Sermaye Piyasası Kanununda Halka Açık Şirketlerle İlgili Suç ve Yaptırımlar ile Önemli Nitelikte İşlemler Paneli İstanbul 27.06.2014 Sunum İçeriği Ceza Vermeye

Detaylı

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği taslağı tarafımızca incelenmiş olup, aşağıda taslağın hukuka aykırı ve eksik olduğunu düşündüğümüz yönlerine

Detaylı

1. BAŞVURU SÜRELERİ 1.1. Şikâyet başvuru süresi

1. BAŞVURU SÜRELERİ 1.1. Şikâyet başvuru süresi Kamu İhalelerine Yönelik Başvurular 1. BAŞVURU SÜRELERİ 1.1. Şikâyet başvuru süresi Kamu İhale Kanununun İdareye Şikâyet Başvurusu başlıklı 55 inci maddesi uyarınca şikâyet başvurusu usulüne uygun olarak

Detaylı

YÖNETMELİK HİZMET ALIMI İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

YÖNETMELİK HİZMET ALIMI İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK 12 Haziran 2015 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29384 Kamu İhale Kurumundan: YÖNETMELİK HİZMET ALIMI İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK MADDE 1 4/3/2009 tarihli ve 27159

Detaylı

Kabul Tarihi : 22.6.2004

Kabul Tarihi : 22.6.2004 RESMİ GAZETEDE 26.06.2004 TARİH VE 25504 SAYI İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun 5194 No. Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1.

Detaylı

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bekir AKTÜRK* 52 1. GİRİŞ Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak olan 25 inci dönem milletvekili

Detaylı

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU

GÖRÜŞ BİLDİRME FORMU Konusu: İlgili Mevzuat: Bakanlığımız 4/B Sözleşmeli Personellerine ödenen Ek Ödemeden sigorta prim kesintisi kesilip kesilmeyeceği, 31.05.2006 tarihli 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? CEZA HUKUKU SUÇ Suçun Unsurları Suçun Türleri CEZA Ceza Hukukunun İlkeleri Cezai Sorumluluk CEZA HUKUKU "Ceza hukuku, devletin organlarınca suç sayılan

Detaylı

Sirküler no: 067 İstanbul, 2 Ağustos 2010

Sirküler no: 067 İstanbul, 2 Ağustos 2010 Sirküler no: 067 İstanbul, 2 Ağustos 2010 Konu: 6009 Sayılı Kanun ile Vergi Usul Kanunu nun özel usulsüzlük cezalarına ilişkin hükümlerinde değişiklikler yapıldı. Özet: 6009 sayılı Gelir Vergisi Kanunu

Detaylı

6552 SAYILI KANUN İLE YER ALTI MADEN İŞÇİLERİNE GETİRİLEN ÖZEL İYİLEŞTİRMELER

6552 SAYILI KANUN İLE YER ALTI MADEN İŞÇİLERİNE GETİRİLEN ÖZEL İYİLEŞTİRMELER 6552 SAYILI KANUN İLE YER ALTI MADEN İŞÇİLERİNE GETİRİLEN ÖZEL İYİLEŞTİRMELER Abdurrahman ÇALIK* 37 ÖZ Aylardır gündemde olan ve birbirinden çok farklı konularda düzenlemeler içermesi nedeniyle kamuoyunda

Detaylı

YÖNETMELİK HİZMET ALIMI İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK

YÖNETMELİK HİZMET ALIMI İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK 12 Haziran 2015 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29384 Kamu İhale Kurumundan: YÖNETMELİK HİZMET ALIMI İHALELERİ UYGULAMA YÖNETMELİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK MADDE 1 4/3/2009 tarihli ve 27159

Detaylı

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var Çek Kanunu; 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun 19.03.1985 tarihlide kabul edilmiş, 03.04.1985 tarihli, 18714 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe

Detaylı

YENİ VARLIK BARIŞI KANUNU ÖZET BİLGİLER

YENİ VARLIK BARIŞI KANUNU ÖZET BİLGİLER YENİ VARLIK BARIŞI KANUNU ÖZET BİLGİLER Varlık Barışına ilişkin düzenlemeleri de içeren 21.05.2013 tarih ve 6486 sayılı Kanun 29.05.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun un

Detaylı

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır?

KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? KOVUŞTURMA ve SONRASI Tanık, polise veya savcıya ifade vermek zorunda mıdır? Bir suçun tanığı olmuş kişi, polise bilgi ve ifade vermek zorunda değildir. Ancak, ifadesine gerek duyulan kişilerin, polis

Detaylı

5549 sayılı RLERİNİN N AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

5549 sayılı RLERİNİN N AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN 5549 sayılı SUÇ GELİRLER RLERİNİN N AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN TCK & 5549 sayılı Kanun Aklama suçuyla mücadelenin iki temel boyutu bulunmaktadır. Önleyici tedbirler Caydırıcı tedbirler TCK &

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapıda: Hazır mıyız? 19. 02. 2016

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapıda: Hazır mıyız? 19. 02. 2016 Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapıda: Hazır mıyız? 19. 02. 2016 Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapıda: Hazır mıyız? Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Tasarısı ( Tasarı ), bir kez daha Türkiye

Detaylı

(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. [11].

(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. [11]. 5. TÜRK HUKUK SİSTEMİNDE BİLİŞİM SUÇLARI 5.1. Türk Ceza Kanunu nda Düzenlenen Bilişim Suçları TCK da bilişim suçları, esas olarak bilişim alanında suçlar ve özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

Adli Yadım Bürosu ADLİ YARDIM BÜROSU

Adli Yadım Bürosu ADLİ YARDIM BÜROSU Adli Yadım Bürosu 8 ADLİ YARDIM BÜROSU Adli Yardım Bürosu Adli Yadım Bürosu 8. BÖLÜM ADLİ YARDIM BÜROSU Bireylerin hak arama özgürlüklerinin önündeki engelleri aşmak ve hak arama özgürlüğünün kullanımda

Detaylı

15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ?

15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ? 15 YIL VE 3600 GÜNLE KIDEM TAZMİNATI ALANLAR BAŞKA YERDE ÇALIŞABİLİR Mİ? Dr. Resul KURT* Gözde UYGUR** I. GİRİŞ Çalışma hayatında en çok sorun yaşanan konuların başında kıdem tazminatı gelmektedir. 1475

Detaylı

ELEKTRONİK İMZA KANUNU

ELEKTRONİK İMZA KANUNU makaleler ÖZTÜRK / ERGÜN ELEKTRONİK İMZA KANUNU Av. Mehtap Yıldırım ÖZTÜRK * Av. Çağdaş Evrim ERGÜN ** I. GİRİŞ Son yıllarda elektronik ticarette (e-ticaret) ve elektronik iletişimde (e-iletişim) güvenlik

Detaylı

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU TARAFINDAN TESİS EDİLEN İDARİ PARA CEZALARI VE BU CEZALARIN YARGISAL DENETİMİ

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU TARAFINDAN TESİS EDİLEN İDARİ PARA CEZALARI VE BU CEZALARIN YARGISAL DENETİMİ ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU TARAFINDAN TESİS EDİLEN İDARİ PARA CEZALARI VE BU CEZALARIN YARGISAL DENETİMİ Av.Arzu ONGUR ERGAN GENEL OLARAK 20.02.2001 tarih ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu

Detaylı

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI - DAVANIN CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLMADAN AÇILDIĞI - TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKEN GEÇERLİ TÜM DELİLLERİ SORULUP TOPLANARAK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Detaylı

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. HIV bulaştırma ile ilgili özel bir yasa yoktur.ve buna gerek de yoktur.türk Ceza Kanununun Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar başlığı altında Kasten Yaralama suçlaması bu konuda yeterli düzenlemedir.

Detaylı

BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU. Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU. Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI SAĞLIK BİLGİ SİSTEMLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 663 sayılı KHK Md.11 Sağlık Bakanlığı bilişim uygulamalarını yürütmek üzere doksanlı

Detaylı

1. KONU: 2. KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER: 2.1. Vergi Mevzuatında Yer Alan Düzenlemeler:

1. KONU: 2. KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER: 2.1. Vergi Mevzuatında Yer Alan Düzenlemeler: ŞİRKETİN AKTİFİNDE KAYITLI GAYRİMENKULÜN SAT-GERİ KİRALAMA YÖNTEMİ İLE FİNANSAL KİRALAMA ŞİRKETİNE DEVRİNDEN SAĞLANAN FİNANSMANIN GRUP ŞİRKETİNE AYNEN KULLANDIRILMASININ VERGİSEL BOYUTU 1. KONU: Bilindiği

Detaylı

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1. 24.6.1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde

Detaylı

REKABET KURULU KARARI

REKABET KURULU KARARI Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2015-4-21 (Muafiyet) Karar Sayısı : 15-29/425-121 Karar Tarihi : 09.07.2015 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan Üyeler : Prof. Dr. Ömer

Detaylı

GÜMRÜK İDARELERİNCE HANGİ DURMLARDA KDV PARA CEZASI UYGULANMALI?

GÜMRÜK İDARELERİNCE HANGİ DURMLARDA KDV PARA CEZASI UYGULANMALI? GÜMRÜK İDARELERİNCE HANGİ DURMLARDA KDV PARA CEZASI UYGULANMALI? Nevzat BOZKURT * I-Giriş: Türkiye Cumhuriyetinin bütçesi toplanan vergilerden oluşmaktadır. Bu vergilerden önemli bir kısmını da dış ticaretten

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

İcra Suçlarında Dava Açma Yöntemi Şikâyet Hakkının Düşmesi

İcra Suçlarında Dava Açma Yöntemi Şikâyet Hakkının Düşmesi Ceza Genel Kurulu E: 2009/16.HD-154 K: 2009/282 T: 08.12.2009 İcra Suçlarında Dava Açma Yöntemi Şikâyet Hakkının Düşmesi Özet: İİY'nin 331. maddesi uyarınca açılan davada 5271 sayılı CYY kurallarının değil,

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü30 Mayıs 2009 CUMARTESİResmî GazeteSayı : 27243 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü30 Mayıs 2009 CUMARTESİResmî GazeteSayı : 27243 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü30 Mayıs 2009 CUMARTESİResmî GazeteSayı : 27243 ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Esas Sayısı : 2009/16 Karar Sayısı : 2009/46 Karar Günü : 12.3.2009 İTİRAZ

Detaylı

BANKA VEYA KREDİ KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI

BANKA VEYA KREDİ KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI Dr. Ziya KOÇ Hakim TCK NIN 245. MADDESİNDE DÜZENLENEN BANKA VEYA KREDİ KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...ix KISALTMALAR... xvii Birinci Bölüm KAVRAM-TANIM, KART ÇEŞİTLERİ,

Detaylı

Anayasa Mahkemesi Raportörü, oozcan36@hotmail.com

Anayasa Mahkemesi Raportörü, oozcan36@hotmail.com Anayasa Mahkemesi Raportörü, oozcan36@hotmail.com 1 Nusret İlker Çolak, İmar Hukuku, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, 2010, s. 5; ayrıca bkz. Osmanlıca-Türkçe Sözlük, http://www.osmanlicaturkce.com/?k=imar&t=@@,e.t.:

Detaylı

(SİRKÜLER 2013 19) Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No:424 yayımlanmış olup, bu tebliğde;

(SİRKÜLER 2013 19) Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği Sıra No:424 yayımlanmış olup, bu tebliğde; 04.03.2013 (SİRKÜLER 2013 19) Konu: E-Fatura Kullanma İzni, İş Yeri Elektrik ve Doğalgaz Abonelik ve Sarfiyat Bildirimi, Kıymetli Madenler Aracı Kuruluşların Kıymetli Maden Alım/ Satımında Belge Düzeni,

Detaylı

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Av. Coşkun ÖZBUDAK* * Ankara Barosu. 1. Giriş Bilindiği gibi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), beraat eden sanık yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ KANUN NO: 5237. Taksir. (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde. cezalandırılır.

TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ KANUN NO: 5237. Taksir. (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde. cezalandırılır. TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ KANUN NO: 5237 Taksir Madde 22- cezalandırılır. (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde (2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla,

Detaylı

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma,

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Danıştay 11.Daire nin Esas No 2013/1812 Sayılı Kararı ve Yürütmeyi Durdurma Kararına

Detaylı

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. 688 Sıra Sayılı Kanun uyarınca, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların

Detaylı

3. SUÇ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ I. HUKUK DEVLETİ İLKESİ II. KUSUR İLKESİ III. HÜMANİZM İLKESİ

3. SUÇ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ I. HUKUK DEVLETİ İLKESİ II. KUSUR İLKESİ III. HÜMANİZM İLKESİ CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER DERS PLANI BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ, GENEL BİLGİLER, HUKUK DEVLETİ VE CEZA HUKUKU 1. CEZA HUKUKU KAVRAMI VE GÖREVİ I. CEZA HUKUKUNUN ANLAMI VE TANIMI II. MADDİ CEZA HUKUKU VE YAKIN

Detaylı

Prof. Dr. İzzet Özgenç Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. Çek Kanunu. 3.

Prof. Dr. İzzet Özgenç Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi. Çek Kanunu. 3. Çek Kanunu Prof. Dr. İzzet Özgenç Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Çek Kanunu 3. Bası Ankara, 2010 Çek Kanunu Prof. Dr. İzzet Özgenç Hukuk Kitapları

Detaylı

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO:420) Resmî Gazete 7 Aralık 2012 CUMA Sayı : 28490 Maliye Bakanlığından:

VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO:420) Resmî Gazete 7 Aralık 2012 CUMA Sayı : 28490 Maliye Bakanlığından: VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO:420) Resmî Gazete 7 Aralık 2012 CUMA Sayı : 28490 Maliye Bakanlığından: 1. Giriş 1.1. Ülkemizin önemli ekonomik sorunlarından biri olan kayıt dışılık; rekabet gücünü

Detaylı

TCK da Bilişim Suçları

TCK da Bilişim Suçları TCK da Bilişim Suçları B ilişim alanındaki suçlar 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 3. kısmının 10. bölümde Bilişim Sistemlerine Karşı Suçlar başlığı altında 243., 244., 245. ve 246. maddelerinde düzenlenmiştir.

Detaylı

Sirküler Rapor 27.08.2014/165-1

Sirküler Rapor 27.08.2014/165-1 Sirküler Rapor 27.08.2014/165-1 BAZI KURUM, KURULUŞ VE İŞLETMELERİN MÜNFERİT VE KONSOLİDE FİNANSAL TABLOLARININ HAZIRLANMASINDA TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARININ UYGULANMA ZORUNLULUĞUNA İLİŞKİN KARAR ÖZET

Detaylı

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER

MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER MALİYE BAKANLIĞI BAŞHUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE MUHAKEMAT GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İÇ GENELGELER 1 31 Sayılı BAHUM İç KONU; 659 sayılı KHK nın Adli uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli, uzlaşma ve vazgeçme yetkileri başlıklı

Detaylı

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik.

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik. Vergi barışı, Hazine'ye varlık barışından daha çok gelir getirir 23.11.2009 Bumin Doğrusöz Geçen günlerde yine vergi affı dedikoduları çıktı. Bu arada bir toplantıda Maliye Bakanı, vergide af olmayacağını

Detaylı

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar 7535 KARAPARANIN AKLANMASININ ÖNLENMESİNE, 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKEBESİ HAKKINDA KANUNDA, 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA VE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA

Detaylı

FUTBOL MÜSABAKALARINDA ŞİKE ve TEŞVİK SUÇU

FUTBOL MÜSABAKALARINDA ŞİKE ve TEŞVİK SUÇU FUTBOL MÜSABAKALARINDA ŞİKE ve TEŞVİK SUÇU GİRİŞ Yirmi Birinci Yüzyılda uluslararasındaki aşılması zor sınırlar ortadan kalkmış, ulaşım ve teknoloji başta olmak üzere diğer alanlardaki gelişme ve bütünleşmelerle

Detaylı

Adli Sicil ve Arşiv Kayıtlarının 5352 Sayılı Yasaya Göre Silinmesi

Adli Sicil ve Arşiv Kayıtlarının 5352 Sayılı Yasaya Göre Silinmesi Adli Sicil ve Arşiv Kayıtlarının 5352 Sayılı Yasaya Göre Silinmesi Nejat Özkan *1 GENEL OLARAK Bilindiği üzere 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5352 sayılı Adli Sicil kanunu ile 3682 sayılı Adli Sicil

Detaylı

Birden Çok İş Deneyimini Gösteren Belge Sunulması Halinde Yapılması Gerekenler Nedir?

Birden Çok İş Deneyimini Gösteren Belge Sunulması Halinde Yapılması Gerekenler Nedir? Birden Çok İş Deneyimini Gösteren Belge Sunulması Halinde Yapılması Gerekenler Nedir? KAMU İHALE KURUL KARARI Toplantı No : 2015/028 Gündem No : 27 Karar Tarihi : 29.04.2015 Karar No : 2015/UM.I-1207 Şikayetçi:

Detaylı

İŞ YASASINA GÖRE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA ZORUNLULUĞU VAR MI?

İŞ YASASINA GÖRE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA ZORUNLULUĞU VAR MI? İŞ YASASINA GÖRE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA ZORUNLULUĞU VAR MI? Erol GÜNER * I. GİRİŞ; 4857 sayılı İş Yasasının 2. Maddesine göre, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İş ilişkisinin

Detaylı

KARAPARA AKLANMASININ ÖNLENMESİ

KARAPARA AKLANMASININ ÖNLENMESİ Kanun Adı : Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine, 2313 SayIlI Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi HakkInda Kanunda, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda ve 178 Sayılı Maliye BakanIığının Teşkilat ve Görevleri

Detaylı

HEMŞİRELİKTE TIBBİ MÜDAHALEDEN DOĞAN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLER SORUMLULUKLARI. Av. Halide SAVAŞ Sağlık Kurumları Yönetimi Bilim Uzmanı

HEMŞİRELİKTE TIBBİ MÜDAHALEDEN DOĞAN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLER SORUMLULUKLARI. Av. Halide SAVAŞ Sağlık Kurumları Yönetimi Bilim Uzmanı HEMŞİRELİKTE TIBBİ MÜDAHALEDEN DOĞAN HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLER SORUMLULUKLARI Av. Halide SAVAŞ Sağlık Kurumları Yönetimi Bilim Uzmanı SAĞLIK ÇALIŞANLARININ KANUNİ SORUMLULUKLARI Ceza Kanunu ndan Kaynaklanan

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

12- İHALE VE ÖN YETERLİK DOKÜMANINDA DEĞİŞİKLİK VEYA AÇIKLAMA YAPILMASI İHALE DOKÜMANINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI

12- İHALE VE ÖN YETERLİK DOKÜMANINDA DEĞİŞİKLİK VEYA AÇIKLAMA YAPILMASI İHALE DOKÜMANINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI 12- İHALE VE ÖN YETERLİK DOKÜMANINDA DEĞİŞİKLİK VEYA AÇIKLAMA YAPILMASI İHALE DOKÜMANINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI 1) İdari Şartnamenin 25.3.1.1.maddesinde; Hizmet alımı yoluyla bakım işinde çalışan ilkokul,

Detaylı

1. BÖLÜM İNTERNET BANKACILIĞI VE KREDİ KARTI DOLANDIRICILIĞININ TEKNİK BOYUTU

1. BÖLÜM İNTERNET BANKACILIĞI VE KREDİ KARTI DOLANDIRICILIĞININ TEKNİK BOYUTU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 1 1. BÖLÜM İNTERNET BANKACILIĞI VE KREDİ KARTI DOLANDIRICILIĞININ TEKNİK BOYUTU 3 1. Giriş 3 2. Elektronik Ortamda Bankacılık Yöntemleri 6 2.1 İnternet Bankacılığı 6 2.2 İnternette Kredi

Detaylı

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri

ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ. sanıkların askerî cezaevinde işledikleri T#'C. UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ CEZA BÖLtMÜ ESAS NO î 1988/37 KARAR NO î 1988/38 ÖZET : 353 Sayılı Kanunun 10/^ maddesi uyarınca asker kişi sayılan sanıkların askerî cezaevinde işledikleri suça ait davanın,aynı

Detaylı

ORGANİZE HAYALİ İHRACAT EYLEMLERİNİN YASAL GELİŞMELER KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ

ORGANİZE HAYALİ İHRACAT EYLEMLERİNİN YASAL GELİŞMELER KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Yıl:5 Sayı:10 Güz 2006/2 s.115-122 ORGANİZE HAYALİ İHRACAT EYLEMLERİNİN YASAL GELİŞMELER KAPSAMINDA DEĞERLENDİRİLMESİ Kayıhan İÇEL * ÖZET Bu incelememizde,

Detaylı

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 24.06.2013 S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 Yeni Reeskont Oranları ve Vadeli Çeklere Reeskont Uygulanması 1. 21.06.2013 tarihinden İtibaren Vergisel İşlemlere İlişkin Reeskont Oranları %13,75 ten %11 e

Detaylı

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu. Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Yarıyılı

Türk-Alman Üniversitesi. Hukuk Fakültesi. Ders Bilgi Formu. Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Yarıyılı Türk-Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ders Bilgi Formu Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Yarıyılı Ceza Hukuku Genel Hükümler I HUK 107 1 ECTS Kredisi Ders (saat/hafta) Uygulama (saat/hafta) Laboratuar (saat/hafta)

Detaylı

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken,

2- Dâvanın, her biri hakkında aynı sebepten neşet etmesi. hükmü öngörülmüş. iken, A- 01/10/2011 yürürlük tarihli 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu ndan önce yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun 43. maddesinde düzenlenen İHTİYARİ DAVA ARKADAŞLIĞI müessesesi

Detaylı

5411 Sayılı Bankacılık Kanununda Zimmet Suçu *

5411 Sayılı Bankacılık Kanununda Zimmet Suçu * 5411 Sayılı Bankacılık Kanununda Zimmet Suçu * Yrd. Doç. Dr. Devrim Güngör ** I. GENEL OLARAK Bilindiği üzere 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) nda düzenlenen zimmet suçu (md. 247) bir özgü suç olup,

Detaylı

İTHALAT SÜRECİNDE TAHSİL EDİLEN EK MALİ YÜKLERİN HUKUKSAL ANLAMI

İTHALAT SÜRECİNDE TAHSİL EDİLEN EK MALİ YÜKLERİN HUKUKSAL ANLAMI İTHALAT SÜRECİNDE TAHSİL EDİLEN EK MALİ YÜKLERİN HUKUKSAL ANLAMI Nevzat BOZKURT * I. Giriş Bilindiği üzere ithalat aşamasında Gümrük Vergisi haricinde; KKDF, Toplu Konut Fonu (Tarım Payı), Antidamping

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 ÖZET: Maliye; vadeli çeklerde reeskontu kabul etmiyor. MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR Vergi Usul Kanunu na göre yapılacak dönem sonu değerlemelerinde;

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 53 İST, 22.05.2009. Gemi, deniz ve iç su taşıtları ile ilgili bazı yasal değişiklikler yapıldı.

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 53 İST, 22.05.2009. Gemi, deniz ve iç su taşıtları ile ilgili bazı yasal değişiklikler yapıldı. SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 53 İST, 22.05.2009 ÖZET: Gemi, deniz ve iç su taşıtları ile ilgili bazı yasal değişiklikler yapıldı. GEMİ, DENİZ VE İÇ SU TAŞITLARI İLE İLGİLİ BAZI YASAL DEĞİŞİKLİKLER YAPILDI 16

Detaylı

İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ

İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU NUN 4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN KAYDA GİRİŞ TARİHİ Çalışmamızın amacı idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yer ifadesinin, verilen dilekçelerin kayda girdiği tarihi belirlemede

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y.

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU RET KARARI :F.Y. T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU ŞİKAYET NO : 04.2013.1870 KARAR TARİHİ : 10/03/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU :F.Y. : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Ziyabey Cad. No:6 Balgat/ANKARA

Detaylı