Turkish Vocabulary List

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Turkish Vocabulary List"

Transkript

1 Turkish Vocabulary List acaip acı açık açık açık hava açlık açmak adam adı adil adres affedersiniz afiş, poster afiyet olsun ağ ağaç ağır ağız ahududu aile akarsu, dere akraba, hısım akşamleyin alabalık alâkadar olmak alan alan, bölge alçak, düşük aletler alev A level öğrencisi alıcı alış veriş alıştırma alışveriş yapmak alkol (alkolsüz) allahaısmarladık, görüşmek üzere almak, sahip olmak Alman alo altında alt kat ambulans amca, dayı, enişte ameliyat A funny (=strange) bitter bright (=weather) open (adj) open air (in the) hunger to open man first name fair (= just) address excuse me! poster enjoy your meal! net tree heavy (=weight) mouth raspberry family stream relative (= relation) (in the) evening trout to be interested in field (=arable) area, district low tools flame A level (student/exams) receiver (=telephone) shopping exercise to shop alcohol (free) good-bye! to have German hello below, under downstairs ambulance uncle operation (=medical) Page 1 of 31

2 an ana (istasyon/yol) ana okulu ana yol anahtar / lık ananas aniden anlamak anlaştı anlatmak anne anne ve baba, veliler antreman ayakkabısı antreman yapmak apartman apartman dairesi aptal araba modeli araba vapuru araba, otomobil aramak arı arızalanmak, bozulma arka arkada arkadaş armut artık arzu arzulamak asansör aşçı aşçıbaşı asker asla, hiçbirzaman aslan at / sürüşü at sürmek atelye ateşi var atkı atlamak atletizm atmak avukat ay ayağa kalkmak Page 2 of 31 moment main (e.g. station/road/course) nursery school A-road key (ring) pineapple suddenly to understand agreed to describe mother/mum parents trainers to train block of flats flat (=accommodation) stupid make (of car) car ferry car to look for bee breakdown back at the back friend pear no longer wish to want to lift cook chef soldier never lion horse / riding to ride (horse) workshop fever / a temperature scarf to jump athletics to throw (away) lawyer month to stand up

3 ayak ayakkabı, potin ayna ayrı ayrıca az azaltmak baba baca bacak bagaj bağırmak, haykırmak bağlantı bahçe kapısı bahşiş bakıcı bakkal bakla bakmak bal balık balık avlamak bana ne banka banyo banyo odası banyo yapmak banyo yapmak bardak baş başağrısı başka türllü başkent basketbol başlamak başlangıç başlangıç başöğretmen bastırmak bateri, davul batı batılı battaniye bavul, valiz Bay, Bayan bayan garson bayan hizmetci bazen bazı bebek bedava, parasız foot shoe mirror separate (e.g. paying bill) also little (= not much) To reduce B father / dad chimney leg luggage to shout, scream connection (trains) (garden) gate tip (money) caretaker grocer's shop broad-bean to look at honey fish to fish I don t care! bank bath (tub) bathroom to bathe to have a bath glass head (=body) headache otherwise capital basketball to begin/start beginning starter/ first course head teacher to press drums (= percussion) west western blanket suitcase Mr, Mrs/Miss waitress! maid sometime(s) some, a few baby free (=no charge) Page 3 of 31

4 beden eğitimi bekar bekleme salonu belediye binası belgesel belki benzin benzin istasyonu beyaz beyaz ekmek bezelye biber bıçak biçmek biftek bilet bilezik bilgi bilgi yarışması bilgisayar bilgisayar bilimi bilgisayar oyunu bilgisayar programcısı bilgisayar teknolojisi bilmek bina binmek binmek bir çeyrek, dörtte bir bir çift bir daha bir düzina bir önceki gün bira birahane, pab biraz biriktirmek birileri birkaç birlikte götürmek birşey için beklemek birşeyler biryerlerde bisiklet bisiklet sürme bisikletli bisküvi bitki biyoloji bluz böcek bodrum Page 4 of 31 P.E single, unmarried waiting room Belgium town hall documentary perhaps petrol petrol station white white bread peas pepper knife to mow steak, joint, roast meat ticket bracelet information quiz show computer CDT computer game computer programmer I.T. to know (facts) building board (on) to get on a quarter a pair/ couple once (more) a dozen day before yesterday beer pub a little to save (=money) someone, somebody several to take (with you) to wait for something somewhere bicycle cycling cyclist biscuits plant biology blouse insect cellar (=house/wine)

5 boğaz ağrısı boğaz, geçit boks bölme, kompartman börek boş boş oda boş yer boş zaman boşaltmak boy boyamak böylelikle boyun boyunca bozmak broşür broşür brüksel lahanası bugün bulaşık bulaşık makinesi bulaşık yıkamak buluşma yeri bulut, bulutlu, bulutsuz bulvar burada büro, ofis burun büyük büyük büyük baba, anne büyük bahçe, park büyük kilise büyük mağaza büyüklük, beden büyümek buz buz pateni buzdolabı buzluk çabuk cadde, sokak çadır çağrı, çağırmak çağrılmak çakı çalar saat sore throat crossing (e.g.of Channel) boxing compartment pie empty rooms available/b & B free (=seat) free time/ leisure to empty height (of person) to paint so, therefore neck along to change (=money) brochure leaflet brussel sprouts today dish dishwasher to wash up meeting place cloud, cloudy, cloud(less) avenue here office nose big great! cool! grandfather/mother/parents park cathedral department store size to grow (= get bigger) ice ice rink fridge freezer C quick street / road tent call (=shout) to be called pocket knife/ pen-knife alarm clock Page 5 of 31

6 çalgı aleti çalı çalışkan çalışmak çalıştırmak çalmak cam çamaşır çamaşır makinesi çamaşır odası çamaşır tozu camekân instrument bush hard working to work (function) to start (cars) to play (e.g.music/ sports/cards etc) glass (material) washing washing machine utility room/ laundry room wash powder shop window çanta/bagaj dolabı carşıya gitmek çay CD / DVD çalar çek defteri ceket çekmeceli dolap çekmek çelik cep cep harçlığı cep telefonu çeşit çeşit çeşme, musluk cetvel cevap, cevap vermek çevre çiçek çiçek lahanası ciddi çift dönem çiftci çiftlik ciğer çıkış çiklet, sakız çikolata çilek çim çimen, çim, ot cips çırak/lık çirkin çit çizgi çizme çizmek Page 6 of 31 luggage locker to go shopping tea CD/DVD player cheque book jacket chest of drawers to pull steel pocket pocket money mobile phone kind sort, kind tap ruler answer, to answer nearby sorroundings flower cauliflower serious double period farmer farm liver exit (=bldg/motorway) chewing gum chocolates strawberry lawn grass crisps apprentice (-ship) ugly hedge cartoon boot to draw

7 çoc, pek, gayet çocuk çocuk bakmak çocukluk coğrafya çok çok katlı otopark çorap çorba çünkü cüzdan, erkek için very child babysitting childhood geography a lot, much, many multi-storey car park sock soup because wallet dağ bisikleti dağ(lar) daha az daha çok daha iyi dahil dakik dalga dam dana eti dans, dans etmek dar davetiye D mountain bike mountain (s) less more better included punctual/ on time wave roof escalope/veal dance, to dance narrow invitation dede, nene dedektif, hafiye filmi değersiz değil mi? değişik, farklı değiştirme odası değiştirmek demir demiryolu demiryolu hattı demlik grandad/granny detective film cheap (= not expensive) isn't it? different changing room to change (e.g.trains) iron railway railway line teapot den, dan çok uzak denemek deney deniz deniz tutması derece far (away) from, distant to try (to do s.th) experiment sea see sickness degree (=temperature) Page 7 of 31

8 dergi, magazin derhal deri derin ders ders (en çok sevdiği) ders çalışma ders programı devam etmek devlet memuru dibinde diğer dikkatli dil / yabancı dilemek dilim din dersi dinlemek diş doktoru, dişçi dış duvar diş fırçalamak diş fırçası dış lastik, tekerlek diş macunu dış taraf dişağrısı dışarıya çıkmak dışarıya gitmek dişi diz dizi doğma doğru olmak doğu doğum doğum günü doktor dolap doldurmak dolmakalem domates domuz eti domuz pastırması dondurma dondurmak dönemeç dönmek dosdoğru döşeme dostça drama dudak Page 8 of 31 magazine immediately leather deep class (=lesson) subject (favourite) to study timetable (school) to continue (e.g. studies) civil servant at the bottom other careful! language (foreign) to wish slice R.E to listen to dentist wall (exterior) to clean (teeth) toothbrush tyre toothpaste outside tooth (ache) to go out to go away female knee series (e.g. on TV) born to be right east birth birthday doctor (=medical) cupboard to fill up (=petrol) fountain pen tomato pork bacon ice cream to freeze bend to return, come/go back straight ahead floor friendly drama lip

9 dudak boyası, ruj düğme dükkan dükkan bakıcısı dün durdurmak durmak durmadan dürüst, namuslu duş duş almak düşmek duvar kağıdı düz düz düzgün lipstick button shop shopkeeper yesterday to stop (vehicles) to stand non stop honest shower (=in bathroom) to have a shower to fall wallpaper flat (=not hilly) straight (e.g.hair) smooth E eczacı, (eczahane) eğlence ekmek ekmekci, fırıncı dükkanı eksi eksik olmak eksiksiz, kusursuz ekspres tren el el çantası el feneri elbise, giysi elbiseci elektrikli ocak elektrikli süpürgeyle süpürme elektrisyen elma emin en kısa zamanda en sonunda erik erişte erkek erkek / kadın oyuncu aktör/aktrist erkek / kız arkadaşı erkek kardeş, (ağabey) erkek yeğen erken ertesi gün eşekarısı eski eskiden, önceden chemist('s shop) fun bread baker( s shop) minus (e.g. temperature) to be missing perfect express train hand handbag torch dress clothes shop electric cooker to hoover/ vacuum clean electrician apple certain(ly), sure, definite(ly) as soon as at last plum pasta, noodles male actor/ actress boy/girlfriend brother (elder) nephew early day after tomorrow wasp old formerly, previously Page 9 of 31

10 eşofman eşya (lı) et etek etiket euro ev (sıralı) ev (tek ev / ikiz ev) ev ekonomisi ev hayvanı ev sahibi ev yolculuğu ev / de evde ders çalışmak evinde evlenmek evli evrak çantası fabrika fakat fakir faks makinesi far fare fark etmez fasulye, yeşil favori fen festival fikir fil film final fincan fincan tabağı fırın fırında pişirmek firma fırtına/lı fiyat fizik flüt forma formunda olmak fotoğraf makinesi fotoğrafçı fotoğrafçılık Fransız fren frenk üzümü futbol Page 10 of 31 tracksuit furniture (furnished) meat skirt Label / etiquette euro terraced house house(detached/semi-detached) home economics animal (pet) host home journey home (at/going) study (in house) at the house of (with) to marry married brief case F factory but, however poor (= not rich) fax/ fax machine headlight mouse it doesn't matter beans (=green) favourite science festival idea elephant film (horror/love/science-fiction) final (e.g. sport) cup saucer oven to roast firm, company storm (y) price physics flute form to feel like (doing sth) camera photographer( s) photography French brakes blackcurrant football

11 garaj garson gaz ocağı gazete gazeteci gazoz, limonata gcse sınavları geç vakit gece klubü gece yarısı gece/lik geçerli geceyi geçirmek geçici yağmur, sağanak gecikme gelecek gelir geliş, varış gelmek gemi genç genç, delikanlı gençlik kulübü gençlik yurdu genellikle geniş gerçekten getirmek gezi gezici gezmeye çıkmak G repair workshop, garage waiter! gas cooker newspaper journalist lemonade gcse exams late night-club midnight night (dress) valid to stay the night shower (=weather) late (e.g. train late) following/next (e.g.day/week) income arrival to come ship young young person, teenager youth club youth hostel usually wide really to bring excursion, trip traveller to go sight-seeing gidilecek yer gidip gelme ücreti gidip getirmek gidiş gidiş dönüş bileti gidiş dönüş yolculuğu giriş giriş kapısı giriş salonu giriş ücreti gişe gitar giyinmek, soyunmak giysi giysi dolabı, gardırop gökyüzü gol göl gömlek destination return fare to fetch departure return ticket return journey entrance (=place) front door hall (=entrance to house) admission charge ticket office guitar to get (un)dressed clothes/clothing wardrobe sky goal lake shirt Page 11 of 31

12 göndermek görkemli, muhteşem görmek göstermek göz greyfurt gri grip grup güçlü, kuvvetli, sağlam gül gülünç gümrük gümüş gün güneş, güneşli güneş banyosu yapmak güneş gözlüğü güneş kremi güneş yakması güney günler/ce, ca günlük günlük, her gün gürültü gürültülü güzel güzel güzel güzel, hoş haber hafif hafif yemek yenen yer hafifçe koşmak hafta içinde hafta sonunda hâlâ halı, kilim halk hamam hangisi? hanımefendi hap harcamak hardal hareket etmek, ayrılmak harf hariç harika harika harita Page 12 of 31 to send splendid to see to show eye grapefruit grey flu group =(band) strong rose funny customs (=declare!) silver day sun, sunny to sunbathe sun (glasses) sun cream/ lotion sun burn south for + days/months/weeks diary daily noise (loud) noisy, loud beautiful fine (= weather) nice pretty H news light (weight) snack (bar) to jog weekdays (on) weekend (at the) still (=even now) carpet people (=in general) Turkish bath which? lady tablet/pill to spend (=money) mustard to depart letter (=of alphabet) except for fantastic wonderful map

13 haşlanmış patates haşlanmış yumurta hasta hastabakıcı, hemşire hastane hat hata hatta hava fişenkleri hava limanı, havaalanı hava raporu havlu havuç hayat, yaşam hazırlamak hecelemek hediye helikopter hemen hemen henüz henüz yok hep her her her ikisi her zaman herkes herşey dahil heryerde hesap makinesi hesap, fatura hiç kimse hiçbir şey hindi hissetmek hizmet hizmet etmek hobi, düşkü boiled potatoes boiled egg ill, patient (e.g.in hospital) nurse(male/female) hospital line mistake even fireworks airport weather (forecast) towel carrot life to prepare to spell present helicopter almost yet (time) not yet all each, every per both always everybody full board everywhere calculator bill (e.g. restaurant) no-one, nobody nothing turkey to feel service (=in restaurant) to serve hobby hoş hoşgeldiniz hostes iç duvar içecekler içeride için içinde içinden, arasından içine koymak pleasant/enjoyable welcome air hostess I wall (interior) refreshments inside for (prep.) in through to put inside Page 13 of 31

14 ihtiyaç duymak ikindin çayını içmek ikiz iklim ilaç ileride ileriye bakmak ilk okul ilk önce, en başta ilkin imtihan, sınav imza ımzalamak incitmek inek İngilizce (İngiliz) inmek internet ipek ipod iş (yarım gün / tam gün) iş adamı, iş kadını işaret işçi ısı ışık, ampül ısıtma ısıtmak işitmek ıslak İslamiyet işlemek ısmarlamak ıspanak İspanyolca işsiz to need to have afternoon tea/ coffee twins climate medicine (=from chemist s) in future to look forward to primary school at first firstly examination signature to sign to hurt (e.g. my arm hurts) cow English (=language/person) to get off internet silk ipod job (part-time/full-time) businessman/woman sign (road) worker heat light bulb heating (central) to heat to hear wet Islamic to work to order (e.g. in restaurant) spinach Spanish unemployed istemek istirahat etmek İtalyalı itfaiye itfaiyeci itmek iyi iyi geçinmek ızgara yapmak Page 14 of 31 to like (to) to have a rest Italian fire brigade fireman to push good to get on with to grill, barbecue

15 jimnastik salonu kabine kabul etmek kabul etmek, almak kaç tane? kadar kadın kadın kilotu kağıt kağıt para kahvaltı kahve kakao kaldırım kale kalem arkadaşı kalem kutusu kalite kalitesiz kalkmak kalkmak kalmak kalmak kalmak kalp kamp ateşi kamp etmek kamp yapan kamp yeri kamyon kanal kanape kano yapma kantin kapalı kapalı kapatmak, kilitlemek kapı eli kapı zili kaplan kaplumbağa kar, kar yağması kara karanlık karavan kardeşler karı karın karışık J gymnasium K cabin to accept to receive how many? until woman knickers paper(s) (=paper;documents) note (e.g.50 euros) breakfast coffee chocolate / chocolate drink pavement castle pen friend pencil case quality bad (= poor quality) to get up to take off (plane) stay (e.g. at hotel/ resort) to live (place) to stay, remain heart camp fire to camp camper camping/ camp site lorry canal sofa, settee canoeing canteen closed overcast to close (lock) handle doorbell tiger tortoise snow, to snow black dark caravan brothers & sisters wife tummy complicated Page 15 of 31

16 karışık karşı karşıdan karşıya karşılamak karşılaşmak kart karton ciltli kitap karton kutu kartpostal kasap kaşık kasket kat kavanoz kavşak kayak eğitmeni, yapmak kayak yapmaya gitmek kaybetmek kayıp eşya bürosu kayısı kaymak, krema kaz kazak kazanmak kazanmak kedi kek keman kemer kenar kendi keskin kesmek keyif keyifli / keyifsiz kibar, nazik kilise kilitlemek kilo (metre) kimya kır kırağı kiralamak kiralık kiraz kırık kırmak kırmızı kırtasiyeci mixed against, opposite (prep) across to meet = pickup,fetch to meet (by intention) card (birthday) paperback cardboard (box) postcard (picture) butcher ( s shop) spoon cap floor (e.g. 1st floor) jar, pot (e.g. jam) crossroads ski (instructor), to ski to go (ice/roller) skating to lose lost property office apricot cream goose pullover to earn to win cat cake violin belt side (e.g. on this side) own (adj.) sharp to cut Pleasure, delight in a good/bad mood polite church to lock (up) kilo(metre) chemistry countryside/scenery frost to rent, hire to let, leave (sth) cherry broken to break red stationer's Page 16 of 31

17 kısa kısa gezi kısa yolculuk kişi kişisel, özel stereo kitap kitapçı kitaplık kıvırcık kız kız evlat kız kardeş kız yeğen kızartılmış yumurta kızgın klarnet koca kocaman köfte kol kola kolay kolej, üniversite koltuk koltuk kolye komedi komşu kömür konmak konser konuk, misafir konuşmak konuşuyor köpek köprü kör koridor korkmak koro koru, orman köşe koşmak kötü köy koymak koyun kravat kredi kartı kuaför küçük kilise küçük kulübe short (e.g.hair / height) small trip, outing journey (short) person ( no. of persons) personal stereo, walkman book bookshop bookcase curly (=hair) girl daughter sister niece fried egg angry clarinet husband huge meat-balls, rissoles arm coke easy college/ university armchair seat necklace comedy neighbour coal to land concert guest to speak speaking! (=on telephone) dog bridge blind (adj) corridor to be frightened choir wood / forest corner to run bad (= a bad experience) village to put, place (e.g. a vase) sheep tie credit card hairdresser chapel kiosk Page 17 of 31

18 küçük motosiklet kulak kule kullanışlı kullanışsız kullanmak külot, don külotlu çorap kulüp kültür kum kumkalesi küpe kürek çekmek kürekli kayık kurs kurşunkalem kurşunsuz benzin kuru kurutmak kuruyemiş kuş kutu kutu açıcı kütüphaneci kuzen, yeğen kuzey kuzu / eti laboratuvar lahana lahana turşusu lamba lâstik lastik patlaması lavabo lazım lider lig liman limon liste lokanta, restoran lokum lüks lütfen maalesef maaş maç Page 18 of 31 scooter ear tower useful useless to use underpants tights club culture sand sand (castle) earrings to row rowing boat course pencil unleaded (petrol) dry to dry up nut bird box (e.g.chocolates) can, tin (opener) librarian cousin north lamb (=animal/meat) L laboratory cabbage pickled cabbage lamp rubber (=material) puncture washbasin necessary leader (e.g. of travel group) league port (= harbour) lemon list restaurant Turkish delight luxury please M unfortunately salary, pay match (=sport)

19 madeni para makas makbuz makine makineci, makinist makinist malzeme manav mangal mantar manzara marangoz marmelad marul masa masa örtüsü masa tenisi matematik mavi maymun mayo mektup meli, malı melii malı, se/sa iyi olur memleket memnuniyetle mendil menü menü, yemek listesi merdiven merkez meslek metal, maden metro istasyonu metro, yeraltı treni mevsim meyve meyve ağacı meyve suyu mezeci dükkanı mide, karın ağrısı mikrodalga modaya uygun mola vermek mopladı mor motosiklet/li mp3 çalar müdür, yönetici muhabbet kuşu muhabir coin scissors receipt motor, engine mechanic train driver material greengrocer's barbeque mushroom view carpenter marmelade lettuce table tablecloth table tennis maths blue monkey swimming costume letter to have to, "must" ought to, "should" country (in the) glad(ly) handkerchief menu (=card) menu/ dish (of the day) stair centre (shopping) square (=in town) profession metal station (=tube) underground/tube/métro season fruit fruit tree fruit juice delicatessen stomach (ache) microwave fashion(able) to have a break moped purple motorbike(rider) mp3 player manager budgerigar reporter Page 19 of 31

20 mühendis mükemmel mülakat, görüşme mümkün mümkün değil Müslüman müşteri mutfak müthiş, korkunç, dehşet verici Mutlu Noel Mutlu Yeni Yıl muz müze müzik (pop,klasik,folk, halk) müzik seti müzisyen nasıl? nasılsın? ne çeşit? ne kadar? ne zaman? ne? neden neden? nefis nefret etmek nehir kıyısı nehir, ırmak nemli, rutubetli nereye, nereden? net nişanlı Noel Noel agacı Noel arifesi nokta nokta not defteri not, mesaj numara engineer excellent interview possible impossible Muslim customer kitchen awful, terrible Happy Christmas! Happy New Year! banana museum music (pop/classical/folk) stereo system musician N how? how are you? what kind of? how much is it? when? (vonj) what? reason why? delicious to hate riverbank river humid where? (to?)/(from?) clear engaged (i.e. a fiancé) Christmas Christmas/fir tree Christmas Eve full stop point (e.g. place/ score/ idea) note book note (=message) number O oda (tek, çift, aile) ödev ödünç vermek oğlan öğle sonuda öğle yemeği öğleyin öğrenci öğrenci Page 20 of 31 room (single/double/family) homework to lend boy (in the) afternoon lunch, mid-day meal midday pupil student

21 öğrenmek öğretmen to learn teacher öksürük cough, to cough okul school okul çantası schoolbag okul defteri exercise book okul oyun sahası school playground okul salonu school hall okullararası değiş tokuş school exchange oldukca quite/ fairly, so (tall etc)! olma olmak olta ölü olumlu, uygun omuz önce önceden, daha önce ondan dolayı ondan sonra önde önderlik yapmak onsuz önünde / dışarda opera öpücük orada oraya ve geriye ördek ordu örgütlemek, düzenlemek örnek orta orta boy / uzunluk ortaokul ortaokul, lise ortasında örümcek otel otoband otoband hizmetleri otobüs otobüs durağı otopark otopark yapmak oturma odası oturmak oturmuş olmak oyun oyun to be to become, get fishing rod dead favourable shoulder before (prep.) (conj) beforehand, previously because of then (adv) at the front to lead without in front of/ outside opera kiss there there & back duck army to organise example moderate medium (=height/length) secondary school comprehensive school middle (in the middle of) spider hotel motorway motorway services bus bus stop car park (multi-storey) to park living room to sit down to sit (+ be sitting) game play (=theatre) Page 21 of 31

22 oyun kartı oyun odası oyun sahası oyuncak/lar oyuncu özel okul özel tenzilatlı, indirimli özellikle özür dilerim pahalı paket paket açmak, paketlemek paket yiyecek palto, ceket pamuk pantolon para para bozmak para çekmecesi parasını ödemek parça pardon parfüm parlak parlama parmak parti pasaport Paskalya yortusu pastane pastırma patates patates kızartması patates püresi patika patron, işveren paylaşmak pazar yeri, çarşı pembe pencere perde peron peynir piirzola pijama pil (akü) pis, kirli pişirmek piyano Page 22 of 31 cards (playing) playroom sports ground/ school field toy(s) player private school special offer particular(ly) sorry! P expensive, dear packet to (un)pack take away meal coat cotton trousers money change (small) till (= cash desk) to pay (for) part, piece (=of paper/ cake etc) pardon? perfume bright (= colour) to shine finger party passport Easter cake/sweet shop sausage (=sliced) potato chips mashed potato footpath boss to share market (place) pink window curtain platform cheese chop, cutlet pyjamas battery (car) dirty to bake, to cook piano

23 plan, tasarlamak, proje plâster plastik podyum oyuncuları polis polis polis istasyonu polisiye dizisi pop şarkısı popüler porsiyon portakal poşet posta kodu posta kutusu postacı postahane postalamak program pul radyatör radyo raf rahat, konforlu rahatsız edici raket Ramazan reçel reçete reklam renk resepsiyon memuru resim roman rüzgar sörfü yapmak rüzgarlı saat saat saat Sabahleyin sabırlı sabun saç saç fırçası saç taramak saçma sadece sağ plan, project plaster (=elastoplast) plastic (=basic material) pod-cast police policeman/woman police station police/crime story/thriller(tv/film/book) pop song popular helping, portion orange (=fruit) bag (= paper, plastic) post code letter box postman post office to post programme (e.g. TV) stamp (=postage) R radiator radio shelf comfortable, cosy unwell racquet/stick/bat Ramadan jam prescription advert colour reception(ist) picture (=painting) novel (= book) to windsurf wind(y) S clock hour (lesson) watch,clock. (in the) morning patient (adj) soap hair hairbrush to comb (hair) nonsense only right (on the) Page 23 of 31

24 sağlam sağlıklı saha sahibi sahil, plaj şahıs şahsen sakal sakin salam salata salatalık, hıyar salon şampanya şampuan sanat sanatçı sandal sandal, kayık sandalye sandviç saniye şans (iyi/kötü) şapka şarap (kırmızı/beyaz) şarap killeri sarı sarışın şarkı şarkı söylemek şarkıcı sarmısak satıcı asistanı satın almak satmak satranç sayfa saygılarımla, hürmetlerimle saygılarımla, samimiyetle sebzeler seçenek seçmek şeftali şehir şehir civarına giden tren şehir merkezi şehir turu şeker şekerleme sekreter selamlamak selamlaşmak selfservis şemsiye Page 24 of 31 fit (un) healthy pitch/court owner beach person (= human being) personally beard inhabitant sliced meats (e.g. salami) salad cucumber hall (=large room/concert etc) champagne shampoo art (gallery) artist sandal boat chair sandwich second (60 = 1 minute) luck (good/bad!) hat wine (red/white) wine cellar yellow blonde, fair song to sing singer garlic sales assistant to buy to sell (out) chess page yours faithfully yours sincerely vegetables choice to choose peach city suburban railway town (centre) town tour sugar sweets secretary to greet greeting self-service umbrella

25 sepet şerefe serin sessiz sevgi, aşk Sevgili, Sayın sevmek, aşık olmak şey seyahat acentası seyahat çeki seyahat etmek seyretmek sıcak sigara sığır eti şık sık sık sıkı sıkıcı silgi şimdi sınav, test sinek sinema sınıf arkadaşı sınıf odası sınır, kenar sinirli sıra sıra sıraya girmek sirke sırt çantası sis şişe açıcı şişman siyasi parti sızı, ağrı şoför şoför ehliyeti soğan soğuk soğuk alma, nezle, üşütme sol soluk som balığı son son son günlerde/zamanlarda son, bitiş sonra sonradan sonunda basket cheers! cool =temperature) quiet love Dear (=letters) to love thing travel agent s traveller s cheque to travel to watch hot cigarette beef smart (e.g. dress) often tight boring rubber (=eraser) now test fly cinema class mate classroom border nervous desk row (e.g. of seats etc) to queue vinegar rucksack fog (gy) bottle (opener) fat party (=political) pain driver driving licence onion cold (adj.) cold (e.g.i have a cold) left (on the left side) pale (colour) salmon end last (adj) recently finish (noun) after (prep/conj) afterwards finally Page 25 of 31

26 sörf tahtası sörf yapmak şort soru soru sormak sorun sos sosis sözcük, kelime sözlük soyadı spor spor yapmak stadyum staj sterlin, libre su su sporları su tesisatcısı şu, bu fikirde olmak süpermarket süpürmek süs/havuz balığı susamış süt sütyen ta ki tabak tabii tahta (beyaz/siyah) takım takım, elbise takım, kat tam tam, dolu tamam tamamen tamir, tamir etmek tanesi tanımak tanıştığmıza memnun oldum Tanrı taraça tarak taramak, fırçalamak tarife tarih Page 26 of 31 surfboard to surf shorts question to ask problem gravy, sauce sausages word dictionary surname sport to do sport stadium job (e.g. for students) pound (=sterling/weight) water (drinking/mineral) watersports plumber to be of the opinion supermarket to sweep goldfish thirst(y) milk bra T not until plate of course board (white/black) team suit (women s) suit (men s) exactly full o.k completely, absolutely repair, to repair each (=per item) to get to know, to know (people) pleased to meet you God terrace, patio comb to brush e.g.(hair) timetable (bus/train) date

27 tarih/i tartmak tas taş taşımak tatil tatlı tatmak tatmin edeci, doyurucu tava tavan tavşan tavuk, piliç taze tedirgin tek çocuk tek yol tek yönlü bilet tekerlekli kızak teklif etmek tekne teknik kolej tekrarlamak telefon etme, arama telefon kulübesi telefon rehberi televizyon televizyon dizisi temiz temizlemek tencere teneffüs tepsi tereyağı terketmek tertiplemek tertipli tertipsiz teşekkür teşekkür etmek test yapmak teyze, hala, yenge tez tezgâh tıpkı onun gibi tırmanmak tiyatro top top ekmek toplamak, koleksiyon yapmak toplantı history/historical to weigh bowl(e.g. of fruit) stone to carry/ wear holiday dessert, sweet (adj) to taste (e.g. good/bad) satisfactory frying pan ceiling rabbit chicken (=animal/food) fresh anxious only child one way street single ticket roller skates to offer sink technical college to repeat call (=telephone) telephone box telephone directory television (e.g. on TV) soap opera clean to clean saucepan break (lunch) tray butter to leave (place) to tidy up, clear away tidy untidy thank you to thank to test (exams) aunt soon (see you soon!) counter just as (comparative) to climb theatre ball (=sport) bread roll to collect meeting Page 27 of 31

28 torun trafik trafik ışıkları trajedi tramvay tren istasyonu tuğla tükenmezkalem tur turist turist ofisi Türk kahvesi Türkiye(li), Türk turuncu tutulmuş yer tuvalet tuvalet kağıdı tuz uc uçak uçmak ücret ucuz ucuz satış ülke, yurt, vatan ürün üst kat üstte üstünde üstüne koymak üstünü değiştirmek ustura, tıraş makinesi, cilet ütülemek uyanmak üye uygulama uyku tulumu uyumak uzanmak üzgün üzüm uzun uzun uzun yolculuk uzun yürüyüşe çıkmak vadi vagon Page 28 of 31 grandson/daughter/child traffic traffic lights tragedy tram station (=train) brick biro tour tourist tourist office Turkish coffee Turkey (Turkish) orange (=colour) occupied (e.g.seat) toilet toilet paper salt U tip, point plane to fly wages cheap (= value for money) sale country (=not town) product upstairs at the top on (=position) over, above (prep) to put (= to lay) to get changed razor to iron to wake up member to practise sleeping bag to sleep to lie (be lying down) sad grape long (adv) tall journey (longer) to hike V valley car (= railway coach)-dining/sleeping

29 vahşi, yabani vakit geçırmek van varmak varoş vazgeçmek vazo vermek veteriner wild to spend (=time) van (delivery) to arrive suburb to stop (doing something) vase to give vet vezne vezne video oyunu vücut vurmak yabancı yağ yağmur, yağmur yağma, yağmurlu cashier change office videogame body to hit Y foreigner oil rain, to rain, rainy yağmurluk yahni, güveç yakın yakında yakınında yaklaşık yalnız yanında yanından geçmek yanlış, yanlış olmak yapabilme yapı ustası yapmak yara bandi yardım etmek yardım, imdat yardımsever yarım yarın yarış yaş yasaklamak yaşamak yastık yatacak yer yatağa gitmek yatak (tek/çift) yatak odası yatak takımı raincoat stew next (adj) near to nearby about, roughly, approximately alone next to to go past (by car/on foot) wrong, to be wrong to be able to, "ca " builder to do plaster to help help(!) helpful a half tomorrow race age to forbid (forbidden) to live (= be alive) cushion accommodation to go to bed bed (single/double) bedroom bedlinen Page 29 of 31

2. SINIF İNGİLİZCE DERSİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TÜM ÜNİTELERİ VE KONULARI KAPSAYAN TARAMA TESTİ

2. SINIF İNGİLİZCE DERSİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TÜM ÜNİTELERİ VE KONULARI KAPSAYAN TARAMA TESTİ 2. SINIF İNGİLİZCE DERSİ 2015-2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TÜM ÜNİTELERİ VE KONULARI KAPSAYAN TARAMA TESTİ ÜNİTE 1. WORDS 1. Soru: a. hamburger b. lemonade c. cake 2. Soru: a. zebra b. gorilla c. kangaroo

Detaylı

İşitme Engelli Öğrenciler için Tek Kart Resimler ile Kelime Çalışması. Hazırlayan Engin GÜNEY Özel Eğitim Öğretmeni

İşitme Engelli Öğrenciler için Tek Kart Resimler ile Kelime Çalışması. Hazırlayan Engin GÜNEY Özel Eğitim Öğretmeni İşitme Engelli Öğrenciler için Tek Kart Resimler ile Kelime Çalışması Hazırlayan Özel Eğitim Öğretmeni gökkubbede hoş bir seda bırakmak adına ÖNSÖZ İşitme engelli öğrencilerin kelime dağarcıklarının yetersizliği

Detaylı

THE LANGUAGE SURVIVAL GUIDE

THE LANGUAGE SURVIVAL GUIDE TURKISH THE LANGUAGE SURVIVAL GUIDE 4 0 0 W O R D S T O G E T S T A R T E D I N A N Y L A N G U A G E BY THE FOREIGN LANGUAGE COLLECTIVE Verbs Filler To be Olmak I Ben +ım/im You(single) Sen +sin/sın He/She/It

Detaylı

Unit 1. My Daily Routine. A) How old are you? B) What s your name? C) Where are you from? D) What s the time? A:... time is it? B: It s three o clock.

Unit 1. My Daily Routine. A) How old are you? B) What s your name? C) Where are you from? D) What s the time? A:... time is it? B: It s three o clock. diyalogda boş bırakılan yere 1 uygun düşen seçeneği işaretleyiniz. seçeneklerden hangisi verilen 5 cümle ile aynı anlamı taşımaktadır? What time is it? =... A:... time is it? B: It s three o clock. A)

Detaylı

İNGİLİZCE. My Daily Routine. A) It's one o'clock. It s on Monday. Zeka Küpü Yayınları

İNGİLİZCE. My Daily Routine. A) It's one o'clock. It s on Monday. Zeka Küpü Yayınları 5. SINIF My Daily Routine 1. 3. UNIT-1 TEST-1 do you go to school? At 8.30 Sevgi Ýlhan Saati ifade eden seçenek aşağıdakilerden hangisidir? A) Where B) Who C) What time D) What 4. A) It's one o'clock.

Detaylı

M.E.B. ENG-4 Ünite-2 STUDENTS-4 UNIT-2 My Classroom ( Sınıfım ) Classroom Language ( Sınıf Dili )

M.E.B. ENG-4 Ünite-2 STUDENTS-4 UNIT-2 My Classroom ( Sınıfım ) Classroom Language ( Sınıf Dili ) 1 M.E.B. ENG-4 Ünite-2 STUDENTS-4 UNIT-2 My Classroom ( Sınıfım ) Classroom Language ( Sınıf Dili ) FUNCTIONS ( FALİYETLER ) Asking for and giving information about classroom object ( Sınıftaki nesneler

Detaylı

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.)

a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) a) Present Continuous Tense (Future anlamda) I am visiting my aunt tomorrow. (Yarin halamı ziyaret ediyorum-edeceğim.) He is having an exam on Wednesday. (Çarşamba günü sınav oluyor-olacak.) Mary is spending

Detaylı

A) Please come in. B) Quiet, please. C) Clean the board, please. D) Turn off the light, please. Sargın Test 4. Sınıf

A) Please come in. B) Quiet, please. C) Clean the board, please. D) Turn off the light, please. Sargın Test 4. Sınıf Konuşma balonunda boş bırakılan yere 1 hangi seçenek gelmelidir? 5 Resimdeki öğretmen öğrencilerine ne söylemiş olabilir?... at the board!...! A) Read B) Write C) Sing D) Look A) Please come in. B) Quiet,

Detaylı

Let s, Shall we, why don t. Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım.

Let s, Shall we, why don t. Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım. Let s, Shall we, why don t Let s, let us: Öneri cümlesi başlatır. Let s elim anlamına gelir. Let s play basketball. Haydi basketball oynayalım. Yes, let s. Evet haydi oynayalım. No, let s not. Hayır, oynamayalım.

Detaylı

a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır.

a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır. a) Must: meli malı. Bir eylemin yapılmasının zorunluluğunu belirten must ile ifade edilen kişinin kendi isteğinden kaynaklanmaktadır. Olumlu cümle I must go: Gitmeliyim. (Ben böyle istemiyorum) He must

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 2... 3 Lesson Three - Ders 3:... 3... 3 Lesson Four - Ders 4:... 4... 4 Lesson Five - Ders 5:... 4... 4 Lesson Six - Ders 6:... 5... 5

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI 2015-2016 5. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 2015-2016 5. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 İNGİLİZCE Adı ve Soyadı :... Sınıfı :... Öğrenci Numarası :... SORU SAYISI : 20 SINAV

Detaylı

4. S n f. Bu konuflman n geçti i resim afla - dakilerden hangisidir? name is Engin. Konuflmay resme göre tamamlayan ifade afla dakilerden hangisidir?

4. S n f. Bu konuflman n geçti i resim afla - dakilerden hangisidir? name is Engin. Konuflmay resme göre tamamlayan ifade afla dakilerden hangisidir? NG L ZCE 4. S n f Adı - Soyadı:... Numarası:... Sınıfı:... TALKING ABOUT CLASSROOM RULES, GREETINGS, SUBJECT PRONOUNS Test 1 1. 5. Good night Ahmet. Good night Mehmet. Bu konuflman n geçti i resim afla

Detaylı

How many - How much - some - any- a few - much - a little - only a few - a lot of

How many - How much - some - any- a few - much - a little - only a few - a lot of Countable Uncountable Nouns How many+ çoğul isim+ are there..? Kaç tane vardır? (sayılabilen isimlerle) How much + tekil isim+ is there..? Ne kadar vardır? (sayılamayan isimlerle) Sayılabilen isimlerin

Detaylı

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION 1. Çeviri Metni - 9 Ekim 2014 A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION Why is English such an important language today? There are several reasons. Why: Neden, niçin Such: gibi Important: Önemli Language:

Detaylı

Lesson 45: -er, more, less Ders 45: -er, more, less

Lesson 45: -er, more, less Ders 45: -er, more, less Lesson 45: -er, more, less Ders 45: -er, more, less Reading (Okuma) Jason is more active than Kevin in the class. ( Jason sınıfta Kevin den daha aktif.) This cellphone is cheap, but that one is cheaper.

Detaylı

Prepositions of place and direction. Yer ve yön gösteren edatlar. (ilgeçler) Where is Mary? Mary nerede? She is in the kitchen. O mutfakta.

Prepositions of place and direction. Yer ve yön gösteren edatlar. (ilgeçler) Where is Mary? Mary nerede? She is in the kitchen. O mutfakta. Prepositions of place and direction. Yer ve yön gösteren edatlar. (ilgeçler) Where is Mary? Mary nerede? She is in the kitchen. O mutfakta. She is at work. O iş yerinde. Konum belirten edatlar in : içinde

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 3... 3 Lesson Three - Ders 3:... 4... 4 Lesson Four - Ders 4:... 5... 6 Lesson Five - Ders 5:... 6... 7 Lesson Six - Ders 6:... 7... 8

Detaylı

mum dad grandpa grandma cousin aunt uncle boy girl man woman

mum dad grandpa grandma cousin aunt uncle boy girl man woman mum dad grandpa grandma cousin aunt uncle boy girl man woman Stick your family picture in the frame and say This is my mum. This is my dad. This is my.. Bir aile fotoğrafınızı çerçevenin içine yapıştırın

Detaylı

1. Ne zaman yapılacağı kesin belli olan veya gelecekte yapmaya niyet ettiğimiz işleri anlatırken:

1. Ne zaman yapılacağı kesin belli olan veya gelecekte yapmaya niyet ettiğimiz işleri anlatırken: Nerelerde Kullanılır: 1. Ne zaman yapılacağı kesin belli olan veya gelecekte yapmaya niyet ettiğimiz işleri anlatırken: My father is going to buy me a bike. (Babam bana bisiklet alacak.) The teachers are

Detaylı

Example: 1 Shall I give the baby some tea? (Bebeğe biraz çay vereyim mi?)

Example: 1 Shall I give the baby some tea? (Bebeğe biraz çay vereyim mi?) Birinci tekil ve çoğul şahıs zamirleriyle (I-WE) kullanılır. Gelecek zamanın yardımcı fiili olmasının yanısıra, MODAL yardımcı olarak fikir sorma veya teklif ifade eder. Ayrıca kesin kararlılık, tehdit

Detaylı

Lesson 19: What. Ders 19: Ne

Lesson 19: What. Ders 19: Ne Lesson 19: What Ders 19: Ne Reading (Okuma) What is it? (O nedir?) What is your name? (İsmin nedir?) What is the answer? (Cevap nedir?) What was that? (O neydi?) What do you want? (Ne istersin?) What did

Detaylı

TEOG 1. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR İNGİLİZCE DERSİ BENZER SORULARI

TEOG 1. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR İNGİLİZCE DERSİ BENZER SORULARI TEOG SINAV SORUSU-1 UNIT 2 SINIF İÇİ TARAMA TESTİ Diyalogu tamamlayan ifade hangisidir? Henry: That's my money.i don t want to give it to you. Martin:...! Don t be so stingy. Diyalogda boşluğu en iyi tamamlayan

Detaylı

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden Lesson 22: Why Ders 22: Neden Reading (Okuma) Why are you tired? (Neden yorgunsun?) Why is your boss angry? (Patronun neden sinirli?) Why was he late? (Neden geç kaldı?) Why did she go there? (Neden oraya

Detaylı

Travel Getting Around

Travel Getting Around - Location Kayboldum. Not knowing where you are Onun haritada nerede olduğunu bana gösterir misiniz? Asking for a specific location on a map ı nerede bulurum? Asking for a specific... bir banyo?... bir

Detaylı

I WOULD come to the party but... You He,She,It We They

I WOULD come to the party but... You He,She,It We They İsteklilik (willingness), kararlılık (determination), istek (request) ikram - teklif (offer), red (refusal) ve geçmişte alışkanlık (habit in the past) ifade eder. A WILLINGNESS - DETERMINATION (isteklilik

Detaylı

VOCABULARY LIST. late. leave. : ayrılmak, terk etmek call. listen. : dinlemek cartoon. live. : yaşamak chat. lunch. : öğle yemeği chess. marble.

VOCABULARY LIST. late. leave. : ayrılmak, terk etmek call. listen. : dinlemek cartoon. live. : yaşamak chat. lunch. : öğle yemeği chess. marble. Unıt 1 3 1 VOCABULARY LIST arrive : varmak, ulaşmak late : geç brush : fırçalamak leave : ayrılmak, terk etmek call : çağırmak, adlandırmak listen : dinlemek cartoon : çizgi film live : yaşamak chat :

Detaylı

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI Hazırlayan İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 1 Saçları hangisi tarar? o A) Bıçak o B) Tarak o C) Eldiven o D) Makas 2 Hangisi okul eşyası değil?

Detaylı

Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future

Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future Lesson 33: Interrogative forms of be going to, be + verb~ing for expressing near future Ders 33: Yakın gelecekten bahsederken be going to, be + verb~ing kalıplarının soru zamiri formları Reading (Okuma)

Detaylı

8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ

8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ 8. SINIF YARIYIL ÇALIŞMA TESTİ 1., 2. ve 3. sorularda verilen kelimelerden hangisi anlam bakımından diğerlerinden farklıdır? TEST - 1 (2011-2012) 6., 7. ve 8. sorularda boş bırakılan yerlere uygun düşen

Detaylı

Students can get almost everything they need near the university campus. Student: Öğrenci Can: -ebilmek get: almak, sahip olmak, erişmek

Students can get almost everything they need near the university campus. Student: Öğrenci Can: -ebilmek get: almak, sahip olmak, erişmek MESLEKİ İNGİLİZCE I DERSİ - 1. HAFTA ÇEVİRİ METİNLERİ 1. NEW YORK UNIVERSITY New York University is in Greenwich Village. in: içinde, -de/da Village: köy, kasaba New York Üniversitesi Greenwich kasabasındadır.

Detaylı

Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma

Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma Lesson 18 : Do..., Don t do... Ders 18: yap, yapma Reading (Okuma) Walk on this road. (Bu yoldan yürü.) Write an email to me. (Bana bir e-posta yaz.) Dance on the stage! (Sahnede dans et!) Good night,

Detaylı

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü şu that (something relatively nearby) şu ekmek o that (something further away) o dondurma

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü şu that (something relatively nearby) şu ekmek o that (something further away) o dondurma Recap Çoğullar ler If the final vowel is a, ı, o or u, then use lar. limonlar, çocuklar If the final vowel is e, i, ö or ü, then use ler. zeytinler, ekmekler This, That, These and Those bu this bu limon

Detaylı

SBS PRACTICE TEST 2. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 2* 1. Verilen cümlede boşluğa gelecek sözcüğü seçeneklerden işaretleyiniz.

SBS PRACTICE TEST 2. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 2* 1. Verilen cümlede boşluğa gelecek sözcüğü seçeneklerden işaretleyiniz. SBS PRACTICE TEST 2 1. Verilen cümlede boşluğa gelecek sözcüğü seçeneklerden işaretleyiniz. 3. Konuşma balonundaki cümleyi doğru tamamlayan sözcükleri seçiniz I am your true friend Mehmet. A true friend

Detaylı

DECEMBER 6 YRS

DECEMBER 6 YRS 2016 2017 DECEMBER 6 YRS Vocabulary to practise in DECEMBER! Christmas tree (Yeni yıl ağacı), Santa Claus (noel baba), bell (zil),deer (geyik), sleigh (kızak), banana (muz), apple (elma), orange (portakal),

Detaylı

YABANCI DİL 1 Okutman Aydan ERMİŞ

YABANCI DİL 1 Okutman Aydan ERMİŞ A Real Achievement Ünite 9 Ortak Dersler YABANCI DİL 1 Okutman Aydan ERMİŞ 1 Ünite 9 A REAL ACHIEVEMENT Okutman Aydan ERMİŞ İçindekiler 9.1. SPORTS AND PASTIMES... 3 9.2. CAN-CAN T... 5 9.2.1. Uses of

Detaylı

Kısaltılmış biçimi: Olumlu cümlelerde ('ll) Olumsuz cümlelerde: (Won't) A WILLINGNESS (İsteklilik) PROMISE (Vaad):

Kısaltılmış biçimi: Olumlu cümlelerde ('ll) Olumsuz cümlelerde: (Won't) A WILLINGNESS (İsteklilik) PROMISE (Vaad): Gelecek zamanın (Future Tense) yardımcı fiili olarak kullanılmasının yanısıra Modal Yardımcı olarak İSTEKLİLİK (WILLINGNESS), PROMISE (Vaad) POLITE REQUEST AND OFFER (Kibar istek ve ikram), STRONG DETERMINATION

Detaylı

Exercise 2 Dialogue(Diyalog)

Exercise 2 Dialogue(Diyalog) Going Home 02: At a Duty-free Shop Hi! How are you today? Today s lesson is about At a Duty-free Shop. Let s make learning English fun! Eve Dönüş 02: Duty-free Satış Mağazasında Exercise 1 Vocabulary and

Detaylı

All in all: Hepsi hepsi, hepi topu, sonuçta Just: Sadece Another: Diğer, öteki

All in all: Hepsi hepsi, hepi topu, sonuçta Just: Sadece Another: Diğer, öteki 8. DERS ÇEVİRİ METİNLERİ VE ÇEVİRİLERİ Another Brick in the Wall (Duvardaki Bir Başka Tuğla) Pink Floyd We don't need no education Need: İhtiyaç duymak Education: Eğitim İhtiyacımız yok, eğitime hayır

Detaylı

İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ

İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ State Of The Art Part I Ünite 8 5İ Ortak Dersler İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ 1 Ünite 8 STATE OF THE ART PART I Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ İçindekiler 8.1. BE GOING TO... 3 8.1.1. FUNCTIONS

Detaylı

İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ

İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ Hungry Planet Part 2 Ünite 6 5İ Ortak Dersler İNGİLİZCE II Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ 1 Ünite 6 HUNGRY PLANET PART 2 Yrd. Doç. Dr. Emrah EKMEKÇİ İçindekiler 6.1. QUANTIFIERS (MIKTAR BELIRTEN KELIMELER)...

Detaylı

ساعة منبهة مطفأة السجائر شرفة برنس حمام سرير مفرش سرير مائدة سرير حجرة النوم خادم الفندق مقعد طويل بطانية

ساعة منبهة مطفأة السجائر شرفة برنس حمام سرير مفرش سرير مائدة سرير حجرة النوم خادم الفندق مقعد طويل بطانية HOTELDE AT THE HOTEL يف الفندق Alarmlı saat küllük balkon Banyo havlusu, bornos Yatak Yatak örtüsü Yatak sofrası Yatak odası Belboy, otel hizmetçisi bank Battaniye Kasiyer, veznedar şamdan Duvar saati

Detaylı

A mysterious meeting. (Esrarengiz bir toplantı) Turkish. List of characters. (Karakterlerin listesi) Khalid, the birthday boy

A mysterious meeting. (Esrarengiz bir toplantı) Turkish. List of characters. (Karakterlerin listesi) Khalid, the birthday boy (Esrarengiz bir toplantı) List of characters (Karakterlerin listesi) Khalid, the birthday boy (Halit, doğum günü olan oğlan) Leila, the mysterious girl and phone voice (Leyla, esrarengiz kız ve telefon

Detaylı

Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not

Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not Lesson 30: will, will not Ders 30: will, will not Reading (Okuma) I hope you will visit me one day. ( Umuyorum bir gün beni ziyaret edeceksin ) I think your sister will like that cellphone. ( Bence kız

Detaylı

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden

Lesson 22: Why. Ders 22: Neden Lesson 22: Why Ders 22: Neden Reading (Okuma) Why are you tired? (Neden yorgunsun?) Why is your boss angry? (Patronun neden sinirli?) Why was he late? (Neden geç kaldı?) Why did she go there? (Neden oraya

Detaylı

STATE OF THE ART. Be Goıng To Functıons (İşlevleri) 1. Planned future actions (Planlanmış gelecek zaman etkinlikleri)

STATE OF THE ART. Be Goıng To Functıons (İşlevleri) 1. Planned future actions (Planlanmış gelecek zaman etkinlikleri) 1. Planned future actions (Planlanmış gelecek zaman etkinlikleri) We use it to express a future decision, intention, or plan made before the moment of speaking (Konuşma anından daha önce düşünülmüş kararlar,

Detaylı

5İ Ortak Dersler. İNGİLİZCE II Okutman Aydan ERMİŞ

5İ Ortak Dersler. İNGİLİZCE II Okutman Aydan ERMİŞ Listmania Part 2 Ünite 12 5İ Ortak Dersler İNGİLİZCE II Okutman Aydan ERMİŞ 1 Ünite 12 LISTMANIA PART 2 Okutman Aydan ERMİŞ İçindekiler 12.1. PRESENT PERFECT & PAST SIMPLE... 4 12.1.1. Review of verb forms...

Detaylı

JUNIOR KINDERGARTEN İSTEK Private Barış Kindergarten Newsletter December 2013 Age 5

JUNIOR KINDERGARTEN İSTEK Private Barış Kindergarten Newsletter December 2013 Age 5 JUNIOR KINDERGARTEN İSTEK Private Barış Kindergarten Newsletter December 2013 Age 5 The subjects that will be covered in the month of December are as follows: Week 1: Revision: occupations. Places of work:

Detaylı

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir:

İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: İngilizce de selamlaşma maksatlı kullanılabilecek pek çok yapı vardır. Bunlar Türkçeleri ile beraber aşağıda verilmektedir: Informal Greetings (Gayri Resmi selamlaşmalar) - Hi. (Merhaba) -Hello. (Merhaba)

Detaylı

1. A lot of; lots of; plenty of

1. A lot of; lots of; plenty of a lot of lots of a great deal of plenty of çok, bir çok many much çok, bir çok a little little az, biraz a few few az, birkaç 1. A lot of; lots of; plenty of a lot of ( en yaygın olanıdır ), lots of, plenty

Detaylı

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend.

1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she. 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is. 1. This is girlfriend. 1. English? a. She is b. Is c. He d. Is she 1. This is an office, and tables. a. those are b. that are c. these d. that is 1. This is girlfriend. a. hers b. to him c. of her d. his 1. There are people

Detaylı

Lesson 12 Personal Appearance Kişisel Görünüm

Lesson 12 Personal Appearance Kişisel Görünüm Lesson 12 Personal Appearance Kişisel Görünüm This lesson will introduce you to: - Physical features (hair color, weight, height, etc.) - Articles of clothing - Colors - Description of a person s physical

Detaylı

Close? Konuflmay tamamlayan ifade afla daki resimlerden hangisinde gösterilmifltir? the board clean! A) B)

Close? Konuflmay tamamlayan ifade afla daki resimlerden hangisinde gösterilmifltir? the board clean! A) B) Ad : Soyad : S n f : Nu. : Okulu :. NG L ZCE School Life, Rules, Stationery Physical Education 3. Close? TEST 33 Konuflmay tamamlayan ifade afla daki resimlerden hangisinde gösterilmifltir? the board clean!

Detaylı

Seyahat Etrafı Dolaşma

Seyahat Etrafı Dolaşma - Yer Kayboldum. Nerede olduğunu bilmeme Onun haritada nerede olduğunu bana gösterir misiniz? Haritada belli bir sorma ı nerede bulurum? Belli bir hakkında sorma I am lost. Can you show me where it is

Detaylı

TOO ENOUGH. Aşırı, çok fazla yeterli, yeterince, yeteri kadar

TOO ENOUGH. Aşırı, çok fazla yeterli, yeterince, yeteri kadar TOO ENOUGH Aşırı, çok fazla yeterli, yeterince, yeteri kadar TOO aşırı, çok fazla Difficult Too difficult Too difficult to answer Too difficult to imagine Too difficult to think Zor aşırı zor (yapılamayacak

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI EKİM 12-1 EKİM 201 UNIT 1 WHEEL OF FORTUNE EYLÜL 28 EYLÜL -09 EKİM 2015 2015 201 ÖĞRETİM YILI YARIMBAĞ İLKOKULU 3/ A SINIFI İNGİLİZCE DERSİ LENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI 4 2 Asking for permission Giving

Detaylı

5. S n f. I m German. Konuflmay tamamlayan soru afla - dakilerden hangisidir? I m from. I m. A) How old are you? B) Where are you from?

5. S n f. I m German. Konuflmay tamamlayan soru afla - dakilerden hangisidir? I m from. I m. A) How old are you? B) Where are you from? NG L ZCE 5. S n f Adı - Soyadı:... Numarası:... Sınıfı:... TALKING ABOUT PERSONAL QUALITIES, COUNTRIES, NATIONALITIES, CITIES, GEOGRAPHICAL FEATURES Test 1 1. 4. I m German. I m from. I m. Konuflmay tamamlayan

Detaylı

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl

Lesson 23: How. Ders 23: Nasıl Lesson 23: How Ders 23: Nasıl Reading (Okuma) How are you? (Nasılsın?) How are your parents? (Ailen nasıl?) How was the interview? (Görüşme nasıldı?) How is your work? (İşin nasıl?) How do you go to school?

Detaylı

SBS PRACTICE TEST 3. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 3*

SBS PRACTICE TEST 3. Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 3* SBS PRACTICE TEST 3 1. Konuşma balonunda sorulan soruya karşılık resme göre verilebilecek doğru yanıt hangi seçenektedir? What s Bob doing now? 3. Verilen cümledeki boşluğa tamamlayan ifadeyi seçeneklerden

Detaylı

Seyahat Konaklama. Konaklama - Bulma. Konaklama - Rezervasyon. Konaklama için yön sorma. ... a room to rent? kiralamak için... oda?

Seyahat Konaklama. Konaklama - Bulma. Konaklama - Rezervasyon. Konaklama için yön sorma. ... a room to rent? kiralamak için... oda? - Bulma Where can I find? için yön sorma Nereden bulabilirim?... a room to rent? kiralamak için... oda? türü... a hostel?... bir hostel? türü... a hotel?... bir otel? türü... a bed and breakfast?... bir

Detaylı

Seyahat Konaklama. Konaklama - Bulma. Konaklama - Rezervasyon. Konaklama için yön sorma. Konaklama türü. ... bir hostel?... a hostel?

Seyahat Konaklama. Konaklama - Bulma. Konaklama - Rezervasyon. Konaklama için yön sorma. Konaklama türü. ... bir hostel?... a hostel? - Bulma Nereden bulabilirim? için yön sorma kiralamak için... oda? türü Where can I find?... a room to rent?... bir hostel?... a hostel? türü... bir otel?... a hotel? türü... bir oda artı kahvaltı?...

Detaylı

«Soru Sormak ve Bir Şey İstemek»

«Soru Sormak ve Bir Şey İstemek» «Soru Sormak ve Bir Şey İstemek» Soru sormak için kullanılan kalıplar. Önemli soru kelimeleri. Sorulan sorulara cevap vermek için kullanabileceğin kalıplar. Anlık kararlar ve öneriler için sık kullanılan

Detaylı

8. SINIF KAZANIM TESTLERİ 1.SAYI. Ar-Ge Birimi Çalışmasıdır ŞANLIURFA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ DİZGİ & TASARIM İBRAHİM CANBEK MEHMET BOZKURT

8. SINIF KAZANIM TESTLERİ 1.SAYI. Ar-Ge Birimi Çalışmasıdır ŞANLIURFA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ DİZGİ & TASARIM İBRAHİM CANBEK MEHMET BOZKURT 8. SINIF ŞANLIURFA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ KAZANIM TESTLERİ TÜRKÇE MATEMATİK T.C İNKİLAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK FEN VE TEKNOLOJİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ İNGİLİZCE Ar-Ge Birimi Çalışmasıdır 1.SAYI

Detaylı

Sick at school. (Okulda hasta) Turkish. List of characters. (Karakter listesi) Leila, the sick girl. Sick girl s friend. Class teacher.

Sick at school. (Okulda hasta) Turkish. List of characters. (Karakter listesi) Leila, the sick girl. Sick girl s friend. Class teacher. (Okulda hasta) List of characters (Karakter listesi) Leila, the sick girl Sick girl s friend Class teacher Nurse (Leyla, hasta kız) (Hasta kızın arkadaşı) (Sınıf öğretmeni) (Hemşire) Girl with bike rider

Detaylı

Lesson 67: Tag Questions. Ders 67: Etiket Soruları

Lesson 67: Tag Questions. Ders 67: Etiket Soruları Lesson 67: Tag Questions Ders 67: Etiket Soruları Reading (Okuma) You will come with us, won t you? (Sen bizimle geleceksin, değil mi? ) The water is cold, isn t it? (Su soğuk, değil mi?) You really like

Detaylı

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ ÇIKMIŞ SORULAR

ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ ÇIKMIŞ SORULAR ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ ÇIKMIŞ SORULAR Ders Adı : Yabancı Dil-1 Sınav Türü : Bütünleme WWW.NETSORULAR.COM Sınavlarınızda Başarılar Dileriz... Yabancı Dil I A A DİKKAT! 1. Bu testte

Detaylı

1. She traveled the world. a. over b. across c. on d. around. 1. There s a park across the street the hospital. a. of b. to c. from d.

1. She traveled the world. a. over b. across c. on d. around. 1. There s a park across the street the hospital. a. of b. to c. from d. 1. She traveled the world. a. over b. across c. on d. around 1. There s a park across the street the hospital. a. of b. to c. from d. for 1. I am taking some books. a. hers b. her c. to her d. she 1. bottle

Detaylı

En çok kullanılan ingilizce kelimeler

En çok kullanılan ingilizce kelimeler En çok kullanılan ingilizce kelimeler A B C D E F G H 1 1000 Most Common Words in English - Numbers 1-250 - Vocabulary f 2 3 Rank Word 48 4 1 the 49 5 2 of 50 6 3 to 51 7 4 and 52 8 5 a 53 1 / 50 9 6 in

Detaylı

TEST. kar daki resimde di italolarak ea a dakilerden. parents every morning. hangisidir?

TEST. kar daki resimde di italolarak ea a dakilerden. parents every morning. hangisidir? 5 SNF ingilizce 5 ) Do al say lar kar la t r l rken ) Sorularda y l k onluk nce say lar n en b y k basama na bak l r birlik s ralamas kar k verilebilir dikkat et TEST 1 ve parents every morning kar daki

Detaylı

Sports. A Real Achievement

Sports. A Real Achievement A Real Achievement Sports 2 Surfing: sörf Jogging: jogging Tennis: tenis Judo: judo Gymnastics: jimnastik Pilates: pilates Basketball: basketbol Golf: golf Climbing: dağcılık Football: futbol Horse riding:

Detaylı

İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA. www.ekolayingilizce.com SIMPLE PAST (to be)

İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA. www.ekolayingilizce.com SIMPLE PAST (to be) İNGİLİZCE GRAMER SIMPLE PAST TENSE TO BE (OLMAK FİİLİNİN GEÇMİŞ ZAMANI) GRAMER ANLATIMI ALIŞTIRMA İNGİLİZCE GRAMER (+) I was a student. She was a student. They were students. (?) Was I a student? Was she

Detaylı

Şimdi de kesin bir zorunluluğun bulunmadığını ifade eden cümlelere örnekler verelim:

Şimdi de kesin bir zorunluluğun bulunmadığını ifade eden cümlelere örnekler verelim: 1 You mustn't smoke here. It's dangerous. (Burada sigara içmeniz yasaktır. Tehlikelidir.) 2 We mustn't park our car here. There's no-parking sign. (Arabanızı buraya park etmemiz yasak. Park edilmez işareti

Detaylı

5İ Ortak Dersler. İNGİLİZCE II Okutman Hayrettin AYDIN

5İ Ortak Dersler. İNGİLİZCE II Okutman Hayrettin AYDIN A Working Life Ünite 9 5İ Ortak Dersler İNGİLİZCE II Okutman Hayrettin AYDIN 1 Ünite 9 A WORKING LIFE Okutman Hayrettin AYDIN İçindekiler 9.1. AŞAĞIDAKI KELIMELERI ÖĞRENELIM CÜMLELER KURMAYA ÇALIŞINIZ...

Detaylı

DERS YILI 5.SINIF 2. BURS SINAVI 30 MART 2017 PERŞEMBE

DERS YILI 5.SINIF 2. BURS SINAVI 30 MART 2017 PERŞEMBE 2016-2017 DERS YILI 5.SINIF 2. BURS SINAVI 30 MART 2017 PERŞEMBE Adı Soyadı:... Not:... Sınıf :... Süre : 90dk. 2.OTURUM SORU KİTAPÇIĞI MATEMATİK İNGİLİZCE GENEL AÇIKLAMA TÜRKÇE- SOSYAL BİLGİLER FEN VE

Detaylı

Lesson 55 : imperative + and, or, otherwise Ders 55: Emir + ve, veya, aksi halde

Lesson 55 : imperative + and, or, otherwise Ders 55: Emir + ve, veya, aksi halde 52 Lesson 55 : imperative + and, or, otherwise Ders 55: Emir + ve, veya, aksi halde Reading (Okuma) Go straight on, and you will see the station. (Düz devam edin, istasyonu göreceksiniz.) Hurry up, and

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI 2016-2017 DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 2016-2017 DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 İNGİLİZCE Adı ve Soyadı :... Sınıfı :... Öğrenci Numarası :... SORU SAYISI : 20 SINAV SÜRESİ : 40 Dakika

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI 2015-2016 6. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 2015-2016 6. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 İNGİLİZCE Adı ve Soyadı :... Sınıfı :... Öğrenci Numarası :... SORU SAYISI : 20 SINAV

Detaylı

ÜNİTE 7 QUANTIFIERS (2) İÇİNDEKİLER HEDEFLER YABANCI DİL I. Quantifiers: - lots of - a lot of - several - a bit - How many - How much

ÜNİTE 7 QUANTIFIERS (2) İÇİNDEKİLER HEDEFLER YABANCI DİL I. Quantifiers: - lots of - a lot of - several - a bit - How many - How much QUANTIFIERS (2) BAYBURT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ İÇİNDEKİLER Quantifiers: - lots of - a lot of - several - a bit - How many - How much HEDEFLER YABANCI DİL I Bu ünitede amaçlanan kazanımlar;

Detaylı

Tusan Beach Resort BAYRAKLIDEDE MAH., S/N - 09400 - KUSADASI / AYDIN, Kusadasi, Kusadasi

Tusan Beach Resort BAYRAKLIDEDE MAH., S/N - 09400 - KUSADASI / AYDIN, Kusadasi, Kusadasi Tusan Beach Resort BAYRAKLIDEDE MAH., S/N - 09400 - KUSADASI / AYDIN, Kusadasi, Kusadasi 300 m uzunluğundaki Mavi Bayrak'lı bir kumsalda kurulu olan Tusan Beach Resort, Ege Denizi'nin ışıltılı sularına

Detaylı

Lesson 17: can, cannot, can..? Ders 17: yapabilmek, yapamamak,?

Lesson 17: can, cannot, can..? Ders 17: yapabilmek, yapamamak,? Lesson 17: can, cannot, can..? Ders 17: yapabilmek, yapamamak,? Reading (Okuma) I can walk. (Yürüyebilirim.) He can write an email. (Bir e-posta yazabilir.) You can dance. (Dans edebilirsin.) They can

Detaylı

STAR STAR DİLKO YAYINLARI KONU ANLATIMLI YARDIMCI KİTAP MODERN ENGLISH AKILLI İNGİLİZCE DEFTERİ

STAR STAR DİLKO YAYINLARI KONU ANLATIMLI YARDIMCI KİTAP MODERN ENGLISH AKILLI İNGİLİZCE DEFTERİ STAR www.dilkoyayincilik.com Tüm hakkı saklıdır. 5846 ve 2936 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası Hükümleri gereğince yayıncının yazılı izni olmaksızın bu kitabın tamamı veya bir kısmı elektronik ortam

Detaylı

6. Sınıf İngilizce 1. Ünite After School Konu Anlatımı. Kelime Bilgisi. after school activities : okul sonrası etkinlikler

6. Sınıf İngilizce 1. Ünite After School Konu Anlatımı. Kelime Bilgisi. after school activities : okul sonrası etkinlikler 6. Sınıf İngilizce 1. Ünite After School Konu Anlatımı Kelime Bilgisi activities : etkinlikler activity : etkinlik after dinner : akşam yemeğinden sonra after school : okuldan sonra after school activities

Detaylı

DERS YILI 4.SINIF 1. SEVİYE TESPİT SINAVI 13 OCAK 2016 ÇARŞAMBA. Sınıf :... Süre : 90dk. 2.OTURUM SORU KİTAPÇIĞI MATEMATİK İNGİLİZCE

DERS YILI 4.SINIF 1. SEVİYE TESPİT SINAVI 13 OCAK 2016 ÇARŞAMBA. Sınıf :... Süre : 90dk. 2.OTURUM SORU KİTAPÇIĞI MATEMATİK İNGİLİZCE Kitapçığı 2015-2016 DERS YILI 4.SINIF 1. SEVİYE TESPİT SINAVI 13 OCAK 2016 ÇARŞAMBA Adı Soyadı:... Not:... Sınıf :... Süre : 90dk. 2.OTURUM SORU KİTAPÇIĞI MATEMATİK İNGİLİZCE GENEL AÇIKLAMA TÜRKÇE- SOSYAL

Detaylı

REFLECTIONS. 8.Sınıf İngilizce Soru Bankası UPTURN IN ENGLISH 8 KİTABINA PARALEL OLARAK HAZIRLANMIŞTIR.

REFLECTIONS. 8.Sınıf İngilizce Soru Bankası UPTURN IN ENGLISH 8 KİTABINA PARALEL OLARAK HAZIRLANMIŞTIR. UPTURN IN ENGLISH 8 KİTABINA PARALEL OLARAK HAZIRLANMIŞTIR. SARGIN YAYINCILIK REFLECTIONS Sevgili Öğrenciler, Reflections 8. Sınıf İngilizce Soru Bankası, M.E.B. Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından

Detaylı

Lesson 31: Interrogative form of Will. Ders 31: Will kalıbının soru biçimi

Lesson 31: Interrogative form of Will. Ders 31: Will kalıbının soru biçimi Lesson 31: Interrogative form of Will Ders 31: Will kalıbının soru biçimi Reading (Okuma) Will it be sunny tomorrow? (Yarın güneşli mi olacak?) Will you lend her the car? (Arabayı ödünç verecek misin?)

Detaylı

Lesson 42: have to, don t have to. Ders 42: -meli/-malı, zorunda olmamak

Lesson 42: have to, don t have to. Ders 42: -meli/-malı, zorunda olmamak Lesson 42: have to, don t have to Ders 42: -meli/-malı, zorunda olmamak Reading (Okuma) We have to go to school tomorrow. ( Yarın okula gitmeliyiz. ) I have to get up at 5 am tomorrow. ( Yarın sabah 5

Detaylı

Lesson 58 : everything, anything. each, every Ders 58: her şey, herhangi bir şey. Her biri, her

Lesson 58 : everything, anything. each, every Ders 58: her şey, herhangi bir şey. Her biri, her Lesson 58 : everything, anything each, every Ders 58: her şey, herhangi bir şey Her biri, her Reading (Okuma) Is everything okay? (Her şey yolunda mı?) Don t worry, everything will be fine. (Endişelenme,

Detaylı

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE!

AÖĞRENCİLERİN DİKKATİNE! A KİTAPÇIK TÜRÜ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI 8. SINIF İNGİLİZCE 2015 8. SINIF 1. DÖNEM İNGİLİZCE DERSİ MERKEZİ ORTAK (MAZERET) SINAVI 13 ARALIK 2015 Saat: 11.20 Adı ve Soyadı :... Sınıfı :... Öğrenci Numarası

Detaylı

DERS YILI 4.SINIF 1.SEVİYE TESPİT ve SIRALAMA SINAVI. Sınıf :... Tarih: 26/12/2015 II.OTURUM SORU KİTAPCIĞI MATEMATİK VE İNGİLİZCE SORULARI

DERS YILI 4.SINIF 1.SEVİYE TESPİT ve SIRALAMA SINAVI. Sınıf :... Tarih: 26/12/2015 II.OTURUM SORU KİTAPCIĞI MATEMATİK VE İNGİLİZCE SORULARI Kitapçığı 2014-2015 DERS YILI 4.SINIF 1.SEVİYE TESPİT ve SIRALAMA SINAVI Adı Soyadı:... Not:... Sınıf :... Tarih: 26/12/2015 Süre: 90 dk. II.OTURUM SORU KİTAPCIĞI MATEMATİK VE İNGİLİZCE SORULARI GENEL

Detaylı

Renk kavramı Kırımızı-Sarı-Turuncu-Mavi-Mor Sayı kavramı 7.8.9.10 sayıları Şekil kavramı Daire-Üçgen-Kare-Dikdörtgen. Bu Ay Tanıyacağımız Nesne

Renk kavramı Kırımızı-Sarı-Turuncu-Mavi-Mor Sayı kavramı 7.8.9.10 sayıları Şekil kavramı Daire-Üçgen-Kare-Dikdörtgen. Bu Ay Tanıyacağımız Nesne YAŞAYAN DEĞERLER Karagöz-Hacivat Değerler Eğitimi İşbirliği GELİŞİMSEL ARŞİV 1. Evim 2. Ailem Herkesin Bir Evi Var Benim Evim Evimizin Bölümleri ve Eşyaları Anahtarlar Aile Çevrem Ailede İşbirliği Atatürk

Detaylı

DENEME SINAVLARI. www.dilkoyayincilik.com

DENEME SINAVLARI. www.dilkoyayincilik.com DENEME SINAVLARI Tüm hakkı saklıdır. 5846 ve 2936 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası Hükümleri gereğince yayıncının yazılı izni olmaksızın bu kitabın tamamı veya bir kısmı elektronik ortam dahil kopya

Detaylı

Lesson 40: must, must not, should not. Ders 40: gereklilik(olumlu), gereklilik(olumsuz), tavsiye edilen gereklilik(olumsuz)

Lesson 40: must, must not, should not. Ders 40: gereklilik(olumlu), gereklilik(olumsuz), tavsiye edilen gereklilik(olumsuz) Lesson 40: must, must not, should not Ders 40: gereklilik(olumlu), gereklilik(olumsuz), tavsiye edilen gereklilik(olumsuz) Reading (Okuma) You must answer all the questions. ( Tüm sorulara cevap vermelisin.

Detaylı

Lesson 29: "It" in Various Usages. Ders 29: "It" Zamirinin Farklı Kullanımları

Lesson 29: It in Various Usages. Ders 29: It Zamirinin Farklı Kullanımları Lesson 29: "It" in Various Usages Ders 29: "It" Zamirinin Farklı Kullanımları Reading (Okuma) What time is it now? It s eight thirty. (Şu an saat kaç? Sekiz buçuk.) What day of the week is it today? It

Detaylı

BBC English in Daily Life

BBC English in Daily Life İçindekiler Lesson one - Ders 1:... 2... 2 Lesson Two - Ders 2:... 2... 3 Lesson Three - Ders 3:... 3... 4 Lesson Four - Ders 4:... 4... 5 Lesson Five - Ders 5:... 5... 6 Lesson Six - Ders 6:... 6... 7

Detaylı

/ Menü

/ Menü www.kafesafahat.com / 444 44 16 Menü Börekler A Special Pastry Dürdane Ana Su Böreği Pastry With White Cheese Talaş Böreği A Special Pastry Kuşbaşılı Kıymalı Peynirli Patatesli With Chopped Meat With Mince

Detaylı

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 6 SBS PRACTICE TEST OH! Thank you very much. You are a A) occupied / fought

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 6 SBS PRACTICE TEST OH! Thank you very much. You are a A) occupied / fought SBS PRACTICE TEST 6 1.-5. sorularda konuşma balonlarında boş bırakılan yerlere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 3. I was shopping officer. What were you doing he stole your bag? 1. Mustafa Kemal

Detaylı

18- UNİTE 1 1- 11- 12- 19- 13- 20- 21- 14- 15- 22- 16- 23- 24- 17- 10-

18- UNİTE 1 1- 11- 12- 19- 13- 20- 21- 14- 15- 22- 16- 23- 24- 17- 10- UNİTE 1 1-2- 3-4- 5-6- 7-8- 9-10- 11-12- 13-14- 15-16- 17-18- 19-20- 21-22- 23-24- 40-41- 42-43- 44-45- 46-25- 26-27- 28-29- 30-31- 32-33- 34-35- 36-37- 38-39- 47-48- 49-50- 51-52- 53-54- 55-56- 57-58-

Detaylı

Travel General. General - Essentials. General - Conversation. Asking for help. Asking if a person speaks English

Travel General. General - Essentials. General - Conversation. Asking for help. Asking if a person speaks English - Essentials Can you help me, please? Asking for help Do you speak? Asking if a person speaks Do you speak _[language]_? Asking if a person speaks a certain language I don't speak_[language]_. Clarifying

Detaylı

GENİŞ ZAMAN SIMPLE PRESENT TENSE

GENİŞ ZAMAN SIMPLE PRESENT TENSE GENİŞ ZAMAN SIMPLE PRESENT TENSE Does he go to the theater? O tiyatroya gider mi? ÖRNEK CÜMLELER VE KALIPLAR Yes, he goes to the theater. Evet, o tiyatroya gider. Do you like swimming? Yüzmeyi sever misin?

Detaylı

Lesson 35: Gerund 2 Ders 35: İsim-fiil 2

Lesson 35: Gerund 2 Ders 35: İsim-fiil 2 Lesson 35: Gerund 2 Ders 35: İsim-fiil 2 Reading (Okuma) His job is driving a bus. ( Onun hobisi otobüs sürmek. ) Thank you for choosing my lesson. ( Benim dersimi seçtiğiniz için teşekkür ederim. ) Her

Detaylı