ŞEHİR, İSTANBUL VE MİMARİ THE CITY, İSTANBUL AND ARCHITECTURE

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ŞEHİR, İSTANBUL VE MİMARİ THE CITY, İSTANBUL AND ARCHITECTURE"

Transkript

1

2 SAYI / ISSUE 11 YIL / YEAR 2011 BU BİR SÜRELİ YAYINDIR / THIS IS A PERIODICAL JOURNAL YÖNETİM / ADMINISTRATION İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Adına Sahibi Publisher on Behalf of İstanbul Metropolitan Municipality Culture Co. Ahmet SELAMET Genel Yayın Yönetmeni / Publishing Director Nevzat BAYHAN 9 ŞEHİR, İSTANBUL VE MİMARİ THE CITY, İSTANBUL AND ARCHITECTURE Sadettin ÖKTEN Yayın Danışma Kurulu / Publishing Advisor Board Prof. Dr. Halil İNALCIK, Prof. Dr. Semavi EYİCE, Prof. Dr. İlber ORTAYLI, Prof. Dr. İskender PALA, Ahmet Faruk YANARDAĞ, Doç. Dr. Haluk DURSUN Yayın Koordinatörü / Administrative Coordinator Hasan IŞIK YAYIN / PUBLISHING Sorumlu Yazı İşleri Müdürü / Writing Responsible Alper ÇEKER SÜLEYMANİYE NİN ŞAHSINDA BİR MEDENİYET İNŞÂSI BUILDING A CIVILIZATION IN THE CASE OF SÜLEYMANİYE Hilmi ŞENALP 17 Yayın Kurulu / Publishing Board Yusuf ÇAĞLAR, İrfan DAĞDELEN, Salih DOĞAN, E. Nedret İŞLİ, İhsan KABİL, Metin ÖZTÜRK, Hüseyin SORGUN, M. Lütfi ŞEN, Ömer Faruk ŞERİFOĞLU, Müjdat ULUÇAM, Altay ÜNALTAY, İbrahim Hakkı YİĞİT Sanat Yönetmeni / Art Director Aydın SÜLEYMAN Grafik Tasarım / Graphic Design Şükran KUMRAL Fotoğraflar / Photograph Alp ESİN, Ali KONYALI Reklam Koordinatörü / Advertising Coordinator Sedef TARHAN Rezervasyon / TARİHİ YAPI TEMELLERİNDE UYGULANAN DEPREM SÖNÜMLEME SİSTEMLERİ EARTHQUAKE ABSORPTION SYSTEMS IMPLEMENTED IN THE FOUNDATIONS OF HISTORICAL STRUCTURES Ali BAYRAKTAR İngilizce Çeviri / Translation Zeynep KANDUR Halkla İlişkiler / Public Relation Betül EREN YAPIM / PRODUCTION KÜLTÜR A.Ş. Baskı - Cilt / Printing FSF Print House (0212) Renk Ayrımı / CTP Beyaz Düş Matbaacılık Dergide yayımlanan yazı, fotoğraf, çizim ve planlardan yasal olarak eser sahipleri sorumludur. Yazılardan kaynak belirterek tam veya özet alıntı yapılabilir. Fotoğraflar izinsiz kullanılamaz. Writers are legally responsible for their articles, photographs are to be used upon permisson, drawings and plans. Articles can be quated completely or as summery by indicating references. Photographs to be used are up on permission. İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KÜLTÜR A.Ş. YAYINLARI İSTANBUL METROPOLITAN MUNICIPALITY CULTURE CO. PUBLICATIONS İstanbul Kültür ve Sanat Ürünleri Tic. A.Ş. Maltepe Mahallesi Topkapı Kültür Parkı Osmanlı Evleri Topkapı - Zeytinburnu / İSTANBUL / TURKEY 35 DOĞAN KUBAN: MAĞDURİYETİN TARİHÇİSİ DOĞAN KUBAN: THE HISTORIAN OF VICTIMHOOD Uğur TANYELİ FİLOZOF MİMAR TURGUT CANSEVER TURGUT CANSEVER AS A PHILOSOPHER Yaylagül CERAN 29

3 SON DÖNEM İSTANBUL VE UNESCO SÜRECİ RECENT İSTANBUL AND UNESCO PROCESS Şimşek DENİZ 39 İSTANBUL MİMARLIK REHBERİ FARKLI VE YENİ ARCHITECTURAL GUIDE TO İSTANBUL DIFFERENT AND NEW Afife BATUR 43 DÜNYA MİRAS ALANINDAN YENİLEME ALANINA SÜLEYMANİYE Unesco Dünya Miras Kavramı SÜLEYMANİYE FROM AN AREA OF WORLD HERITAGE TO AN AREA OF RENEWAL The Unesco Concept of World Heritage Muzaffer ŞAHİN - Fatma KUŞ 49 BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU 100 YAŞINDA BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU S 100 th BIRTHDAY Ömer Faruk ŞERİFOĞLU İSTANBUL TARİHİNE ÂB-I HAYAT: ATATÜRK KİTAPLIĞI ETERNAL LIFE FOR THE HISTORY OF İSTANBUL: ATATÜRK LIBRARY İrfan DAĞDELEN LÜTFİ ÖMER AKAD VE İSTANBUL LÜTFİ ÖMER AKAD AND İSTANBUL Ali Can SEKMEÇ AFFAN DEDE YE PARA SAYDIM I COUNTED OUT THE MONEY TO AFFAN DEDE Yusuf ÇAĞLAR BİR ŞAİR OLARAK MİMAR SİNAN MİMAR SİNAN AS A POET İskender PALA TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR ATLASI A CULTURAL ATLAS OF THE TURKISH WORLD Metin ERİŞ ŞENER ŞEN İLE SÖYLEŞİ INTERVIEW WITH ŞENER ŞEN Söyleşen - Interview by: Hasan IŞIK ŞANGHAY BELEDİYE BAŞKANI İLE SÖYLEŞİ INTERVIEW WITH MAYOR OF SHANGHAI İSTANBUL UN BATILI KONUKLARI WESTERN MANSIONS IN İSTANBUL Hakan YILMAZ MUSTAFA ŞEVKİ KAVURMACI: Bir milletin sanatı yoksa o millet geleceğe bir şey bırakamaz MUSTAFA ŞEVKİ KAVURMACI: If a nation has no art then that nation will leave nothing for the future. Söyleşen - Interview by: Hüseyin SORGUN LOCATION İSTANBUL MEKÂN 122 AJANDA GUIDE

4

5 TAKDİM Arkeolojik kazılar İstanbul daki ilk yerleşimleri tarih öncesi dönemlere götürmüştür. Ancak şehrimiz için iki dönüm noktası; II. Roma olarak felsefi bir anlayış doğrultusunda inşası ve 1453 yılında Osmanlı İmparatorluğu tarafından fethinin ardından külliyeleri, arastaları, kapanları, sarayları ve aşı boyalı konakları ile Türklük damgasının kazınamayacak bir biçimde bağrına vurulmasıdır dergisi bu sayısında İstanbul un çeşitli dönemlerini hem şehir planlamacılığı hem de yapı mimarlığı açısından ele alan çalışmalara yer veriyor. Birbirinden değerli yüksek mimarların ve sanat tarihçilerinin kaleminden çıkan makalelerde şehrin tasarlanmasındaki zihniyetten, deprem tehlikesine karşı uygulanan temel tekniklerine kadar birçok alanda dikkat çekici araştırmalar okuyucuların ilgisine sunuluyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak 1453 dergisinin yeni sayısını sizlere takdim ederken içeriğe katkıda bulunan yazar dostlarıma ve yayında emeği geçen mesai arkadaşlarıma teşekkürü borç bilirim. INTRODUCTION Archeological researches have revealed, that settlements in Istanbul date back to prehistoric times. Nevertheless, the two important dates for our city are her construction as the Second Rome within the framework of a certain philosophy, and her conquest by the Ottomans in After that, mosque complexes, bazaars, docks, palaces and wooden pavilions sealed the mark Turkish indelibly on her. This issue of the 1453 magazine exposes different eras of Istanbul concerning the aspects of city planning and architecture. In papers from distinguished architects and historians of art, with themes ranging from early city planners philosophy to traditional quake proof techniques of basement building, remarkable research is put to the attention of the reader. As the Mayor of Istanbul, I m delighted to introduce you this new issue of 1453, while I am thankful to my author friends and my colleagues taking part in the publication.

6

7 İSTANBUL UN SİLÜETİ... Şehre kimliğini, rengini, canlılığını veren unsurlar vardır. Ufukta silueti belirdiği andan itibaren o şehre dair ilk duyguyu, ilk izlenimi veren de bu duruştur. Bu duygu ve algının peşi sıra şehrin sokaklarında, caddelerinde dolaşır ve bu ilk izlenimlerimizin esintilerini, meltemlerini, ipuçlarını ararız. Bir şehre, gözlerimizle veya kalbimizle el sallayıp veda ederken de aynı his uğurlar bizi. Bu karşılaşma/ buluşma, şehirle tokalaşma anlarında, zihnimizdeki ilk fotoğraf, o şehrin en genel ifadesiyle arz ı endam edişidir de Bir şehrin kimliğinde, duruşunda, asaletinde, mimari ön planda kendisini hissettirir. Dünyayı etkileyen şehirlerin karelerini hızlandırılmış bir şerit olarak gözden geçirdiğimizde, her birinin mimari olarak nasıl zihnimizde özel bir görüntü ile belirdiğine, bazı kareler karşısında yüreğimizin nasıl titrediğine de şahit oluruz. Mimar/mimari arasındaki ilişki, kadimle gelecek arasındaki kurulan köprü, zamanla mekân arasında işlenen gergef, hesap ile eser arasındaki aşktır.. Dolayısıyla doğal uzantısından rüzgâr sirkülâsyonuna ve tepelerinden vadilerine uzanan şehrin ruhuna en uygun libastır mimari.. Coğrafi ve insanî bütün unsurların, üzerinde yükseldiği kürsü dür mimari ve o kürsünün yürekli, duygulu, renkli bir hatibidir mimar.. Hal böyle olunca Güzellikler İmparatorluğu nun Başkenti olan İstanbul, bu çerçevede Dünya şehirleri arasında mutena bir yere sahiptir Kadim mimari şaheserler ve dahi mimarların yarıştığı bir alandır İstanbul 1453 Kültür ve Sanat Dergisi, İstanbul u bir de bu açıdan anlamanın heyecanıyla huzurlarınızda Bu seyr-i süluk ta Süleymaniye den hareketle bir medeniyet tezahürü nü anlamak üzere yola çıkarken, İstanbul eşlik ediyor Kadim mimari oranlarından başlarken, Kâbe den attığımız adım İstanbul da yine Süleymaniye de tamamlanıyor Mimariden mimara yol alıp, Mimar Sinan ı anlamak üzere Divan a duruyoruz Bir başka bilgenin, Turgut Cansever in baktığı yerden, İstanbul u bir kez daha, yeniden keşfediyoruz Lütfü Akad ın filmlerindeki İstanbul Usta oyuncu Şener Şen İçimizi ısıtan bir kış güneşinin ilhamıyla, 1453 Dergisi İstanbul u o muhteşem siluet inden yola çıkarak sayfalarına taşıyor Şehrin kimliğine nakşedilen bu kadim mührü bir kez daha anlamak ve bu mimarinin şifre lerini çözmek için özel bir dosya siz değerli okuru bekliyor İstanbul un kültür ve sanatını sayfalarına taşıyan dergimiz aynı heyecan ve İstanbul aşkı ile sizlerin huzuruna çıkıyor. Röportaj, dosya ve makaleleriyle İstanbul ortak paydasında yazı düzleminde 1453 Dergisi bizleri buluşturuyor İyi Okumalar İSTANBUL S SILHOUETTE There are components that give a city its identity, its color, its liveliness. From the moment the silhouette of a city becomes clear on the horizon, this stance provides the first emotion for that city and makes its first impression. Following up on this feeling and perception, we search for the breezes, the gentle winds, the clues to our first impression in the streets and avenues of the city. When we bid goodbye to this city with our eyes and our hearts, this emotion strikes us once again. This encounter, this moment of shaking hands with the city, this first photograph in our minds presents the most general expression of that city Architecture makes itself felt in the identity of this city, in its stance, in its nobility, in the foreground. When we fast-forward through the frames of cities that have affected the world, we observe how each one has identified itself in our minds with a unique appearance, and how our hearts quiver when we encounter some of these frames. The relationship between the architect and the architecture, the bridge that has been established between the ancient and the future, the embroidery that is worked between space and time, the love that is between account and work of art As a natural extension, the most suitable garment for the soul of the city that is wafted with the circulation of the wind from the hills to the valleys is architecture Architecture is a pulpit which has been raised above all the components of geography and humanity, and the preacher standing at that pulpit, speaking with heart, with emotion, with color, is the architect Thus, Istanbul, the Capital of the Empire of Beauty, has an exclusive place among world cities Istanbul is an land of ancient architectural works and one in which inspired architects have competed With great excitement 1453 Culture and Art Magazine presents this aspect of Istanbul to you This seyr-i suluk (inspirational journey), which departs from Süleymaniye, sets out to describe a civilizational appearance, and accompanies Istanbul When setting out from the proportions of ancient architecture, the step that we take from the Kaaba is once again completed in Istanbul, in Süleymaniye Travelling from architecture to architect, we stop at the Divan to hear about Koca Sinan We discover Istanbul once again from the place where another wise man, Turgut Cansever, observes her Istanbul from the films of Lütfü Akad And the master actor Şener Şen With the inspiration of the heat of the winter sun we set out from that magnificent silhouette, bringing this journey to the pages of the 1453 Istanbul Magazine In order to tell you about this ancient stamp that has been placed on the identity of the city and in order to solve the cipher of this architecture a special file awaits our dear readers Our magazine, the pages of which are steeped in Istanbul s culture and art, sets out with the same excitement and love for Istanbul. Interviews, files, and articles bring our shared interests together in the 1453 Magazine Enjoy reading.

8 İSTANBUL MİMARİSİ ARCHITECTURE OF İSTANBUL

9 ŞEHİR, İSTANBUL VE MİMARİ Sadettin ÖKTEN THE CITY, İSTANBUL AND ARCHITECTURE Sadettin ÖKTEN

10 ŞEHİR, İSTANBUL VE MİMARİ / THE CITY, İSTANBUL AND ARCHITECTURE ŞEHİR, İSTANBUL VE MİMARİ Prof. Dr. Sadettin ÖKTEN* THE CITY, İSTANBUL AND ARCHITECTURE Prof. Sadettin ÖKTEN* Şehir ve Medeniyet Bir şehir ile fikrî ve duygusal bir ilişki kurmak önce bu şehrin farkına varılmasıyla başlar. İçinde devamlı yaşanılan şehir günlük hayatın alelade bir rüknü, alışkanlıkların devam ettiği sıradan bir mekânı haline gelir. Halbuki şehir uzviyeti ve ruhu olan, adeta canlı bir organizmadır. Her şehrin görünen ön planının arkasında maddi ve manevi öğelerle donanmış bir arka planı, mazisi, hatıraları ve mesajı vardır. Bir şehrin farkına varmak demek bu arka planı önce okumak sonra çözümlemek ve en sonra da bir değerlendirme sürecine tabi tutmak demektir. Böyle bir işlem ancak mukayese sayesinde olabilir. Başka şehirler görüldüğü, gezildiği ve içlerinde bir süre ikamet edildiği zaman farkına varma işleminin ilk aşamaları gerçekleştirilmiştir. Eğer o başka şehirler çözümleme yapılmak istenen şehrin ait olduğu medeniyet ailesinin dışında başka medeniyet ailelerine ait şehirler ise farkına varma süreci daha çabuk, güçlü ve net olarak ortaya çıkar. Çünkü her şehirde başka insanlar ve başka dünyalar vardır. Aynı medeniyet ailesine mensup olan şehirlerde birçok özellikler ortak olmakla beraber bu başka insanları ve dünyaları yine de hissetmek mümkündür. Hele farklı medeniyet ailesinin şehirlerine bakıldığında bu başkalık bütün gücüyle ortaya çıkar. Bu ziyaret ve ikametlerden sonra belki şehir hakkında biraz düşünmek, o şehirde meyve veren tefekkür ve sanatla alaka kurmak ve neticede o şehrin düşünce ve duygu dünyasından bir pay almak icap eder. İşte bir şehrin farkına varmanın usülü ve yolu kanaatimizce budur. Şehrin görünen yüzüne baktığımız zaman burada iki ana grup olguyla karşılaşırız. Bunlardan biri şehrin fiziksel yapısı ki burada buna kısaca biçimler diyeceğiz, diğeri de bu biçimler içinde yer alan şehir hayatıdır ki buna da burada eylemler diyoruz. Gerek şehrin fiziki yapısını yani biçimleri gerek şehir hayatını yani eylemleri insan, daha doğru bir tabirle toplum gerçekleştirmektedir. O halde şehir denildiği zaman sadece biçimleri veya sadece eylemleri kastetmemek, bu ikisinin arkasında bulunan toplumsal yapıyı da ana etken olarak gündeme getirmek lazımdır. Şehirdeki birey, toplumun içinde birey olarak vardır. Toplum kendi içinde birey olarak var olan tek tek insanların ortak iradeleri ve ortak duygusallıklarının bileşkesi olarak ortaya çıkar. Şehirde yaşayan, şehri kuran veya mevcut bir şehri dönüştüren birey ya da toplum; medeniyet tasavvuru veya medeniyet algısı denilen ve özünde bir değerler sisteminden ibaret olan bir yapıya göre hayatını ve çevresini düzenler. Değerler sistemi toplumun üzerinde uzlaştığı, bildiği, anladığı ve sevdiği, akla ve kalbe hitap eden kimlik belirleyici bir sistemdir. Ve şehir bu uzlaşı zemini üzerinde kurulur. Hak ve adalet, saygı ve sevgi ancak bu ortak zeminde gelişebilir. Ve neticede şehir bir erdem üzerine kurulmuş olur. Toplumda üzerinde uzlaşılan ortak bir değerler sistemi varsa, bu uzlaşı ortak bir irade doğurur. Bu toplumsal irade şehir kurmak ya da mevcut bir şehri dönüştürmek için gerekli imkânları bulur ya da oluşturur. Ve bir iktidar ortaya koyar. Bu bir toplumsal iktidardır. Bu iktidar eldeki imkân nispetinde bir şehri kurar ya da mevcut bir şehri dönüştürür. Şehir kurmak veya var olan bir şehri dönüştürmek genelde bir inşa faaliyetidir. Ve bu faaliyetin sonunda bir hacim ortaya çıkar. Eğer bu hacme toplumsal bir zevk ve ruh zerk edilmiş, yani inşa faaliyeti sırasında ortaya çıkan yapılanmaya özgün bir mensubiyet verilebilmişse o zaman hacim bir mekân olur. Çünkü artık ruhu ve kişiliği vardır. İmar mekân yaratırken inşa sadece hacim doğurur. İnşanın imar olabilmesi için hacmin mutlaka ruh ve şahsiyet kazanması ve bir mensubiyet sahibi olması gerekir. Her şehrin görünen ön planının arkasında maddi ve manevi öğelerle donanmış bir arka planı, mazisi, hatıraları ve mesajı vardır. Behind the perceivable foreground every city has a background that is filled with material and spiritual elements, memories, history, and a message. The City and Civilization The establishment of an intellectual and emotional relationship with a city starts with an awareness of the city. The city that is experienced everyday becomes an ordinary place, a mundane element of everyday life in which regular habits continue. However, the city is in fact an organism with a soul; it is identical to a living organism. Behind the perceivable foreground every city has a background that is filled with material and spiritual elements, memories, history, and a message. Discovering a city means that this background will be interpreted, then analyzed, and finally subjected to an evaluation. This process can only be accomplished by making comparisons. Through living in or visiting other cities, the first steps of the process are realized. If those other cities belong to different and distinct civilizations, then the recognition period emerges more quickly and is stronger and clearer due to the presence of different people and different worlds. Even though cities which belong to the same civilization have many common traits, it is still possible to encounter different people and worlds in these cities. In particular, when examining cities from different civilizations, the force of this diversity is revealed. After visiting or residing in a city, or perhaps even thinking about it for a while, one adopts a view in which everything is perceived as coming from God (tefekkür); it is at this time that concern for the artistic, intellectual and emotional aspects of the city become necessary. This is the only method and sequence in which individuals can become aware of a city. There are two main categories of features related to the foreground of the city. The first is the physical structure of the city, or the form, and the other is the city life that is included in the form, or the actions. The people, or more accurately, the society should actualize the physical structure of the city and the city life- the form and the actions in the actions. Thus, when discussing a city, not only the forms or actions are referred to, but rather the social structure behind these two components is examined. An individual in the city also exists as an individual in society. The society evolves as a product of the common will and sentimentality of the people who exist as individuals within the society. Both the individuals and the society that lives in a city either establish it or transform an existing city, arranging their lifes and their surroundings depending on the concept or perception of the civilization which is in itself a system of values. This system of values determines the identities that a society has come to a mutual understanding with and appeals directly to the hearts and minds. Moreover, the city is established upon this consensus. Equity, justice, respect and love can only grow out of this common ground. Eventually, the city is established upon virtues. If a society has an accepted system of common values, this consensus creates a common will. This shared will creates a force that is social in nature. The combination either results in the discovery of a new city or creates the opportunities necessary to transform an existing city. Establishing a city or transforming an existing city is usually an act of construction, and at the end of this activity a mass emerges. If a social spirit is injected into this mass, that is, if during its construction this emerging structure is endowed with a unique allegiance, then the mass becomes a location with a soul and personality. While community development projects create places, construction only generates masses. In order for construction to lead to community development, it must gain a soul and personality and should have an allegiance. If a society has * Yazar * Writer 10

11 Bir toplumda ortak değerler varsa iktidarı elinde tutanlar (siyasal, dini, mali vs) toplumun ortak iradesini temsil eder. Onların imar faaliyeti toplumun muradı ile örtüşür. Bu birliktelik gelişmiş, güzel ve yaşayan şehirler doğurur. Yukarıda sözünü ettiğimiz iktidar-toplum ilişkisinin özü anlaşılmadan İslam şehirlerinin nasıl kurulduğu açıklanamaz. Aşağıdaki bölümlerde yukarıda kısaca açıklamaya çalıştığımız ortak değerler sistemiyle şehir yapılanması arasındaki ilişkiyi İstanbul örneği üzerinde somutlaştırmaya gayret edeceğiz. İstanbul farklı medeniyet algılarına sahne olmuş bir şehirdir. Burada şehri bu farklı medeniyet algılarına göre devirlere ayırıp bu algıları kısaca sunmayı planlıyoruz. Fetih öncesi dönemde At Meydanı / Hypodrome before the Conquest Roma-Bizans Dönemi nde İstanbul Burada İstanbul da Roma-Bizans döneminde yapılmış birçok eseri zikretmek yerine şehrin bu dönemdeki kuruluş felsefesinin ana ilkeleri ifade edilmiştir. Bu ilkeler aynı zamanda şehri kuran toplumun üzerinde anlaştığı, uzlaştığı ilkelerdir. Romalı bu ilkeleri bilir, sever ve onlarla var olur. Roma imparatoru Constantine MS. 324 te Byzantion kolonisini yeni başkent olarak seçti ve buraya Yeni Roma dedi. Roma bu mütevazı koloni üzerinde kendi medeniyet tasavvuruna göre yeni bir kent kurmaya girişti. Roma medeniyet algısında kent kavramı evrenin yapısına göre biçimlenmişti. Bu medeniyet tasavvuru kenti evrenin yapısının yeryüzüne yansıtılması olarak görmekteydi. Şüphesiz bu yapı simgesel bir yorumla yeryüzüne yansıtılmakta ve kent bu yorum sonucu biçimlenmekteydi. Evrende var olan güneş ve yıldızlar ve bunların hareketi bu gözlem ve yorumun başlangıç noktasıdır. Roma güneşin Doğu dan Batı ya doğru hareketini kent yapısının ana ekseni olarak alır, yıldızların Kuzey-Güney yönündeki hareketini de kent yapısının ikincil ekseni olarak kabul eder. Roma şehrinin ana caddeleri kentin belirleyici ilk öğeleri olarak eksenler Doğu-Batı ve Kuzey-Güney üzerindedir. Bu eksenlerin kesim noktası kentin merkezi olarak algılanır ve bu noktaya kutsal emanetler gömülür. Evrende perspektif mevcut ve önemli bir gerçek olduğundan Roma kent anlayışında ana caddeler de düz, geniş ve perspektifi vurgulamak üzere iki yanı kolonlarla bezeli caddelerdir. Yine Roma medeniyet anlayışında yedi sayısı çok önemlidir. Çünkü Aristoteles in arz merkezli evren modelinde yedi gezegen vardır. Bunlar Güneş, Ay ve beş seyyaredir. Constantine nin kurduğu Yeni Roma bu yedi sayısını da kuruluş ilkesi olarak yansıtır. Biraz zorlama ile olsa da İstanbul da yedi tepe vardır. Constantine yeni kurduğu başkente Roma dan yedi asil yönetici getirmiştir. Yine onun yaptırdığı surların yedi kapısı bulunmaktadır. Şehirde yedi forum (meydan) mevcuttur. Constantine nin inşaatına başlattığı büyük sarayda ana salon yedi kandilli avizeyle aydınlatılmakta ve bu saray yedi kıt a muhafızla korunmaktadır. Şehrin kuruluşunda fiziksel yapısı örnek alınan evrenin hakimi tanrılardır. Bu fiziksel yapı yeryüzüne yansıtıldığında ortaya çıkan ürünün, yani şehrin hakimi ise imparatorlar olmuştur. İmparatorlar İstanbul da forumlar ile vurgulanmıştır. Forumlardaki dikili taşlar imparatorları temsil eder. Yerden o zamanın ölçülerine göre epeyce yükselen bu ince, uzun yapılanmalar yer ile gök arasında veya kent ile evren arasında kurulmak istenen bir ilişkiyi simgeler. Dikili taşın üst kısmında bir imparator heykeli bulunur. İstanbul daki forumlar arasında bugünkü Çemberlitaş ta bulunan Constantine Forumu çok önemlidir. Bu dikilitaşın üzerinde kurucu imparator Constantine nin Apollo güneş tanrısı şeklinde bir heykeli vardır. Böylece imparator bir anlamda tanrıların iradesini yeryüzünde temsil etmektedir. Ayrıca Constantine sütununun dikildiği yer, şehrin kurucu eksenlerishared values, then the people who hold the power (political, religious, fiscal, etc.) represent the common will of that society and the community development activities coincide with the desires of the society. This unity generates beautiful and living cities. Without an understanding the essence of the relationship between power and society, as mentioned above, it is not possible to explain how Islamic cities were established. In the following sections the relationship between the common values and the structure briefly explained above will be focused on, using the example of Istanbul. The city of Istanbul has acted as the scene for different perceptions of civilization. Before briefly presenting these, the different periods and perceptions of civilization will be discussed. Istanbul During the Roman Byzantium Era Instead of mentioning the various works of art that were constructed in the Roman-Byzantium era, the main principles behind the philosophy of the establishment of the city of Byzantium during this era will be explained. These principles are also ones which the society that had established the city jointly understood and agreed on; the people of Rome knew, loved and lived with these principles. In 324 A.D, Constantine, the emperor of Rome, selected Byzantium as the new capital and called the city New Rome. The Roman Empire began to establish a city in accordance with its own concept of civilization in the modest colony of Byzantium. According to the Roman Empire s concept of civilization, the city should be structured like the universe, much like the city of Rome. This concept of civilization saw the city to be the reflection of the universe on the face of the earth. Without a doubt, this structure reflected in a symbolic way to the earth, and the city was shaped as a result of this interpretation. The sun and stars and their movements in the universe were the starting point of this observation and interpretation. The east-west movement of the sun was the basis for the main artery of the city, while the north-south movement of the stars was the foundation of the secondary axis in the city s structure. The streets of Rome and its axes, which were the deterministic elements of the city, run east-west and north-south. The intersection point of these axes is considered to be the center of the city and the holy relics were buried here. Since perspective is an important aspect of the universe, in the Roman perception of the city the main streets are wide and straight with columns on each side to emphasize the perspective. The number seven is significant in the Roman perception of civilization as there are seven planets in Aristotle s earth-centered model of the universe: the sun, moon and five other planets. The importance of the number seven is evident in the city of New Rome established by Constantine: Istanbul has seven hills, Constantine brought seven noble administrators to the new capital, the ramparts that he had built have seven doors, there were seven public squares in the city, and the grand palace, the construction of which began under Constantine, is lit by seven chandeliers and protected by seven guardsmen. The gods, the rulers of the universe, are used as a model for the establishment of the city s physical structure. When this physical structure is reflected on the surface of the earth, the rulers of this newly-formed product, this city, were the emperors. In Byzantium attention was drawn to the emperors with the forums. The obelisks in the forums represent the emperors. These tall, thin structures symbolize the relationship between both the earth and the sky and the city and the universe. At the top of the obelisk is a statue of the emperor. Among the forums 11

12 ŞEHİR, İSTANBUL VE MİMARİ / THE CITY, İSTANBUL AND ARCHITECTURE nin kesiştiği nokta yani şehrin merkezi olarak da önemlidir. Bu noktanın altında tanrılara ve azizlere ait kutsal eşyaların bulunduğu kaynaklarda kaydedilmiştir. Yeni Roma yukarıdaki esaslar üzerine inşa ve imar edildi. Hipodrom, Büyük Saray, Senato binası, hamamlar, diğer kamu tesisleri ve surlar hep bu ilkelere göre yapılmıştır. Roma imparatorluğu Hıristiyanlığı 313 yılında Milano fermanı ile yasallaştırmıştı. Yeni Roma ya da Hıristiyanlıkla ilgili bir kimlik gerekiyordu. Bu yüzden şehre bir başka ad olarak yeni Kudüs de dediler. Ancak şehrin Hıristiyan bir geçmişe sahip olması yani Yeni Kudüs adını hak etmesi epey bir zaman aldı. Bu süreçte şehre azizlere ait mukaddes emanetler getirildi, bunlar muhafaza edildi ve mukaddes eşya birikimi sağlandı. Şehirde pek çok kilise, şapel, ayazma ve manastır inşa edildi. Böylece Constantine şehri dinsel bir kimliğe de sahip olmuştur. Roma nın İstanbul hakkındaki bir başka hassasiyeti şehrin antik Truva şehrine bir gönderme yapması gerekliliğidir. Antik Truva şehri Romalılar için efsanevi bir şehirdir. Bu nedenle Truva yı koruyan tanrı heykeli önce Truva dan Roma ya getirilmiş, İstanbul yeni başkent olduktan sonra da Roma dan İstanbul a nakledilerek yeni başkentin korunması bu tanrıya tevdi edilmiştir. Constantine sütunun altındaki iki odadan birinde tanrılara ait heykel ve kutsal eşyanın diğerinde ise azizlere ait emanetlerin bulunduğu söyleniyor. Osmanlı Dönemi nde İstanbul Osmanlı Devleti 1453 yılında İstanbul u fetheder. O vakte kadar Roma-Bizans tarafından kurulan ve yaşatılan şehir bu yıldan sonra farklı bir medeniyet tasavvurunun ellerine emanet edilmiştir. Osmanlı medeniyet tasavvuru İstanbul u geçen asırlar içerisinde kendi medeniyet tasavvuruna göre yeni bir biçime ve ruha dönüştürür. Bu dönüştürmenin müşahhas örnekleri şehrin Osmanlı dönemindeki yapılanması sırasında bir bir ortaya çıkar. Burada bu örnekleri tek tek sıralamak yerine bunların arkasındaki düşünsel ve duygusal yapıyı yani Osmanlı medeniyet tasavvurunun şehre uyarlanmasını tahlil etmeye çalışacağız. Osmanlı toplumu İslam medeniyetine ait bir toplumdur. Ve İslam medeniyetinin batı coğrafyalarında ve modern zamanlarda bir uyarlamasıdır. Osmanlı medeniyet tasavvurunun İstanbul ile olan ilişkisini açıklayabilmek için önce İslam şehri kavramına göz atmak gerekir. İslam medeniyet tasavvurunda şehir, cemaat demektir. Şehirden gaye cemaatin erdemli bir hayat yaşamasıdır. Erdemli hayat ise İslam ın ana kaynaklarında tanımlanmış ve İslam peygamberinin uygulamalarında yaşanmış ve yaşatılmıştır. Şu halde ana ilke olarak İslam da şehir; cemaatin yaşama biçimine göre şekillenir. İslam şehrinin ilk örneği Medine dir. Medine de peygamberin ashabı Kur an ve sünnete göre yaşadılar. Yani bu esaslara göre bir eylemler dizisi sergilediler. Bu eylemleri gerçekleştirmek için Medine şehrini biçimlendirdiler. İslam şehrinin Medine örneğinden çıkan ana ilkeleri şu fonksiyonları gerçekleştirecek tarzda olmalıdır: Allah a itaat ve teslimiyet, adalet ve hakkın tecellisi, cemaat ile birey arasındaki ilişkini sağlanması, kulların birbirlerine sevgi ve saygı ile yakınlaşması. İslam şehri bu dört ilkenin ışığı altında kurulmuştur. Medine devrinden sonraki yüzyıllarda İslam toplumları bu dört ilkeyi gerçeklemek üzere kurdukları şehirlerde külliyeler, idare binaları, savunma tesisleri, vakıflar, tekkeler ve özgün bir mahalle dokusu inşa etmişlerdir. Bütün bunlar İslami ana kaynaklardan yola çıkan bir algılama ve hiyerarşi içinde düzenlenerek yapılmıştır. Bu düzenlemeye İslami planlama ilkeleri de denilebilir. Yukarıdaki esaslara göre toplumsal manada Allah a itaat ve teslimiyet ilkesini gerçekleştirmek üzere arazinin en iyi ve en görkemli yerinde geniş bir mekân tarihin akışı içinde önce mescit, sonra ulu cami, daha sonra da külliye için ayrılmıştır. Ve buradaki kentsel düzenleme tevhide dönük bir duygusallık ortaya koymak üzere tek ve geniş bir mekân, sükun ve huzur dolu bir ortam oluşturmuştur. Bu büyük anıtsal yapıda yer alan şadırvan, çeşme, akarsu ve hamam hem taharet gibi dini bir vecibeyi yerine getirme hem de bir huzur ve sükûn unsurudur. Toplumda hakkın ve adaletin tecellisi ise idare binaları ve savunma tesisleriyle mümkün olmuştur. İslam şehrinin bu ikinci öğesi ulu caminin yanında veya yakınında yer alır. Cemaat ile birey ilişkisinin sağlanması ise çarşılar ve işyerleri üzerinden gerçekleştirilir. Bireyin ve toplumun ihtiyacı olan ticaret ve zanaat bu çarşılarda ve işyerlerinde icra edilirken bunlara ait yapılar da ulu cami, idare binası ile aynı mahalde inşa edilmiştir. Kullar arasında saygı ve sevgiyi ortaya çıkaran ana fakin Istanbul, the Constantine forum, located in today s Çemberlitaş, was the most important. At the top of the obelisk in this forum was a statue of Constantine, the founding emperor, depicted as the god of the sun. With this, the emperor also represents the will of the gods on the face of the earth. Also, the place where the obelisk of Constantine was erected was the point where the original axes of the city intersect; that is, this point was the center of the city and was important in this respect as well. Researchers note that the sacred belongings of the gods and saints were located under this point. New Rome was constructed according to the above-stated principles. The Hippodrome, Grand Palace, Senate Building, Roman baths, other public institutions and the ramparts were all built in accordance with these principles. Christianity was legalized in the Roman Empire with the Edict of Milan in 313. New Rome also required a new identity corresponding to Christianity. For that reason, the city was also known as New Jerusalem. However, it took a long time for this city to establish a connection with Christianity and to be given the name New Jerusalem. During this period, the relics that belonged to the saints were brought to the city and preserved; thus, the accumulation of sacred belongings was guaranteed. Many churches, chapels, Greek Orthodox holy springs (ayazma), and monasteries were constructed throughout the city. With this, the city of Constantine acquired a religious identity. It was also important for the Roman Empire that Byzantium resembled the ancient city of Troy, a city legendary for the Romans. Because of this, the statue of the god who protected Troy was first transported from Troy to Rome. After Byzantium became the new capital of the empire, the statue was transferred here from Rome, and the protection of the new capital was entrusted to this god. It is said that in one of the two rooms under the column of Constantine contained the sculpture and the sacred belongings of the gods, while the relics of the saints were kept in the other room. Istanbul in the Ottoman Era The Ottoman State conquered Byzantium in the year The city that had been established and kept alive by Rome-Byzantium was entrusted to a totally different concept of civilization from then on. The Ottoman concept of civilization shaped Istanbul and accordingly gave the city a new form and soul. The concrete examples of this transformation emerged one at a time during the restructuring of this era. Instead of examining these examples individually, the intellectual and emotional structure, or the adaptation of the Ottoman concept of civilization to the city, will be analyzed. Ottoman society was a society of Islamic civilization. It was actually an adaptation of Islamic civilization for western lands and for modern times. In order to understand the relationship between the Ottoman concept of civilization and Istanbul, first the Islamic concept of the city should be examined. In Islamic civilization, the city is equivalent to the community. The city expects that the community will live a virtuous life. The main sources of Islam and the practices of the Prophet of Islam describe how a virtuous life is to be lived and sustained. Thus, community life, a main principle in Islam, is shaped by the format of the city. The first Islamic city was Medina. In Medina, the Prophet s companions lived according to the Qur an and the Islamic traditions (Sunnah). In order to be able to do so, they formed the city of Medina out of necessity. The main principles of an Islamic city can be seen in the example of Medina. The city should be created in such a way that the following tenets can be complied with: Obedience and resignation to Allah, the manifestation of justice and rights, the assurance of the relationship between the individual and the community, and the loving and respectful treatment of other human beings. The Islamic city is established based on these four principles. In the following centuries, other cities were founded on these four principles and Islamic social complexes, administrative buildings, defense facilities, foundations, Islamic monasteries, and an original configuration were created. These facilities were constructed in line with the main Islamic sources. These concepts can be referred to as the principles of Islamic city planning. 12

13 tör hizmet ve muhabbettir. Hizmet ve muhabbet yapıları ise vakıflar ve tekkelerden başka bir şey değildir. Bireyin topluma karşı saygılı ve hizmet ehli olması toplumun da bireye sevgi ve merhametle yaklaşması vakıflar ve tekkeler sayesinde gerçekleşir. Bu saygı ve sevgi ortamı hak ve adalet kavramlarıyla birleşince ortaya İslam şehrinin mahalle dokusu çıkmıştır: insana ve çevreye saygılı, toplumdan ve çevreden ancak gerektiği kadar alan ve aldığından daha fazlasını verme gayreti içinde olan bir dokudur bu. Aynı zamanda sakin, dengeli, dikkatli ve ahenklidir. Ve bunlardan dolayı da insana huzur ve sükûn verir. İslam toplumunun insanları bu mahalle dokusunu güzel buluyordu. Osmanlı devleti ve toplumu İstanbul a yukarıda açıklamaya çalıştığımız ilkeler doğrulusunda yaklaştı. Tanzimat ta İstanbul Tanzimat ın sihirli kavramı teknolojik üstünlük tür. Bu kavram Cumhuriyet e çağdaş uygarlık biçiminde miras kalmıştır. Burada çağdaş uygarlıktan kastedilen, yine Batı nın ileri teknolojisidir. Ve yine bedeli, etkileri ve mahiyeti hiç anlaşılmadan ve değerler sistemi gündeme getirilmeden Cumhuriyet te de aynen benimsenmiştir. Tanzimat İstanbul unda Batı nın teknolojik üstünlüğü kavramı Büyük Reşit Paşa nın önderliğinde yankılandı. Batı medeni, zengin ve mütehakkimdi; Osmanlı ise mazlum ve mağlup. Şu halde Batılı kurum ve uygulamaları kabul ve taklit etmeliydik ki biz de ileri, uygar ve galip olabilelim. Bu anlayış İstanbul şehrine Reşit Paşa ya ait şu cümleyle yansımıştır: Şehir kavaid-i hendeseye göre yeniden yapılandırılacaktır. Kavaid-i hendese yani bugünkü dille geometri kuralları, hayata matematiksel açıdan bakan rasyonalist bir dünya görüşünün simgesel ifadesidir. Uzun asırlar Osmanlı medeniyet anlayışının aklı asla inkar etmeyip ancak vahye müstenid esaslar dahilinde yani İslam şehri kavramına göre düzenlediği İstanbul bu kez kesin ve net ve hatta vazgeçilmez rasyonalist bir anlayışla karşı karşıyaydı. Şehir ve onun asırlar boyu akıl, hikmet ve aşk dolu bir hayatla teşekkül etmiş mahalleleri kavaid-i hendesenin sert-güçlü ve yalın çizgileriyle baş başa kaldı. Ve kuşkusuz bu yalınlığa ve kudrete karşı koyamadı. Tanzimat la beraber gerçekte bir şehir yıkılmaya başlanmadı, bir değerler dünyası da giderek artan bir ölçekte tahrip olunmaya girişildi. Şehir planında kavaid-i hendese uygulamaları fenn-i mimariyi bilen uzmanlara ihtiyaç göstermiştir. Bu uzmanlar önce Avrupa dan getirilmiş daha sonra da Avrupa ya talebe gönderilerek orada Avrupa usulü fenn-i mimariyi öğrenen öğrenciler bu uzmanların yerine geçirilmiştir. Yapı malzemesi olarak yangına mukavim olmadığı için ikamet birimlerinde ahşaptan kargire dönülmüştür. Bu malzeme değişiminin bile zihinsel yapıyı nasıl etkilediği konusunda en küçük bir endişe ve tereddüt söz konusu olmamıştır. Osmanlı asırlarının uzun bir zaman dilimi içinde tamamen toplumun kendi gücü ve eylemiyle düzenlediği şehir dokusu siyasal otoritenin ortaya koyduğu ebniye nizamnameleriyle biçimlendirilmeye çalışılmıştır. Böylece İstanbul da o vakte kadar görülmemiş genişlikte cadde ve sokaklar açılmış, bina bloklarının yükseklikleri ve cesametleri artmış, şehir dokusu bazı bölgelerde çıkmaz sokaktan mahrum ızgara planlarla yer değiştirmiştir. Bütün bunlar kavaid-i hendesenin ve ardındaki tek boyutlu rasyonalist dünya görüşünün İstanbul a yansımalarıdır. Bu düzenlemeler yapılırken istimlâk kavramı gündeme gelmiş, istimlâk kavramı da yasal temellere oturtularak menafi-i umumiyye (kamu yararı) ilkesiyle gerekçelendirilmiştir. Klasik Osmanlı asırlarındaki cemaat kavramının ve bu kavramın uygulama ve çağrışımlarının yerine artık üst otoritenin tek boyutlu ve sosyal ve kültürel ortamı tanımaksızın dikte ettiği kamu yararı kavramı ikame edilmiştir. İşte Tanzimat İstanbul u bu sözünü ettiğimiz ve şehre yabancı düşünce, duygu ve aidiyet dünyasının dışa vuran bir görüntüsünden başka bir şey değildir. Bu görüntüde bir uçta arka planı, temelleri ve ödenen ve ödenecek bedeli hiçbir zaman anlaşılmayan Batı dünyası, tekniği ve modalarıyla yer almaktadır. Diğer uçta ise ortak değerler sistemini hâlâ korumaya çalışan fakat yeni sorunlar karşısında cevapsız kaldığı için kaçmaktan ve içe kapanmaktan başka çare göremeyen Osmanlı medeniyet tasavvuru yer alır. According to the principles stated above, in order to bring fruition to the principle of the obedience and resignation to God in a social sense, throughout the course of history the best and most glorious land was reserved for the construction of small mosques, followed by great mosques, and later Islamic social complexes. This arrangement created a unique and spacious place, as well as the tranquil and peaceful urban environment that is necessary to worship the oneness of God. The fountains, rivers and Turkish baths that are a part of these monumental structures are part of not only the fulfillment of religious duties such as cleanliness, but also the tranquility and peacefulness of the location. The manifestation of rights and justice in society was made possible with the construction of administrative buildings and defense institutions. These, the second element of the Islamic city, are placed either next to or close to the great mosques. The maintenance of the relationship between the community and individual was actualized through the bazaars and offices. While the commerce and trade necessary in a society were carried out in these bazaars and offices, the buildings where this work took place were constructed in the same neighborhoods as the great mosques and important administrative buildings. Love and respect between human beings is revealed through the service and small talk that takes place in the foundations and Islamic monasteries. Both the respect an individual shows to society and his competency at a service, as well as the society s loving and compassionate approach to the individual are evident in the foundations and Islamic monasteries. When this respectful and loving environment is combined with the notion of rights and justice the contexture of the Islamic city emerges. This contexture is respectful towards both the people and the environment, utilizing only what is necessary from society and the environment, and making an effort to give more than it receives. At the same time, it is calm, balanced, careful and harmonious. As a result, tranquility and peace are provided for the people. The people who live in Islamic societies find this contexture of the neighborhood beautiful. The Ottoman state and society approached Istanbul in line with the principles described above. Istanbul During the Administrative Reforms (Tanzimat) The attractive aspect of the administrative reforms (tanzimat) was the goal of technological superiority. This concept was inherited by the Turkish Republic in the form of contemporary civilization. What is meant by contemporary civilization here is, in fact, advanced Western technology. This concept was embraced by the Turkish Republic without a clear understanding of its consequences, effect, true nature or value system. During the era of administrative reforms in Istanbul, the technological advancements of the West resounded under the leadership of Reşit Pasha. Western civilization was rich and dominant while the Ottomans were modest and defeated. Thus, in order to become sophisticated, civilized and victorious, it was necessary to accept and imitate Western institutions and practices. This perception of the city of Istanbul is reflected in Reşit Pasha s assertion, The city will be restructured according to geometric regulations. The geometric regulations, or the rules of geometry, are symbolic expressions of a rationalist worldview that looks at life from a mathematical perspective. The city of Istanbul was developed in line with the Ottoman perception of civilization; it was designed in accordance with the Islamic concept of a city. However, during the era of administrative reforms, the Ottoman Empire was faced with a differing rationalist perceptive that was certain, clear and even indispensable. The city and its neighborhoods, which were for centuries full of intelligence, profundity and love, were abandoned for the hard, strong and simple lines of geometric regulation. Without a doubt, some were unable to resist this power and simplicity. In reality, the administrative reforms were not just the beginning of the end of the city, but also the start of the rapid destruction of the values of the city. As a result of the application of geometric regulations in city planning, experts knew that scientific architecture was required. Experts in this field were first 13

14 ŞEHİR, İSTANBUL VE MİMARİ / THE CITY, İSTANBUL AND ARCHITECTURE 20. yy ın İstanbul u ve Sonrası 20. yy Osmanlı toplumu için siyaset ve devlette hüzünlü bir finalle başlar. Düşüncede ise halka dönüş hareketi önce çıkar. Bu hareketin ana düsturu Batı uygarlığından ve Osmanlı uygulamalarından bir fayda gelmeyeceği buna karşılık halkın basit, saf ve özgün birikiminin yeni bir canlanışa kaynak olacağı fikridir. Bu meyanda şiirde halkın kullandığı hece veznine, lisan ve musikide halk diline ve musikisine, nesirde ise halk masal ve destanlarına dönüş önerilir. Ancak mimaride ve şehrin yapılanmasında nereye dönüleceği meçhuldür. 20. yy Osmanlı toplumunda yeni kurumlar ve bunların ihtiyacı olan yeni binaları gündeme getirmiştir. Bu binaların fonksiyonları eski uygulamalarda mevcut değildir. Yeni yüzyılın mimarisi bu binaların cephelerinde halka ait izleri bulmak adına kadim Osmanlı eserlerindeki öğeleri bir miktar stilize ederek tekrarlamakla başlar. Bu arada siyasal yapı tümüyle değişmiş ve bundan kısa bir zaman sonra da eski değerler sistemi devlet eliyle tümüyle askıya alınmış ya da alınmak istenmiştir. 30 lu yıllarda 20. yy başındaki mimari uygulamalara ilk eleştiriler getirilir. 20 li yıllarda batı uzun bir serüvenden sonra rasyonel ve fonksiyonel bir mimari anlayış oluşturmuş, kendi tecrübelerini elemiş, süzmüş ve sistematize etmiştir. Bu anlayışta biçim işleve tabidir. Şehirler de bu işleve göre biçimlendirilmek zorundadır. Ancak o yıllarda yine teknolojik üstünlük noktasında zaafiyeti devam eden Türkiye de işlev denildiği zaman sadece Batı toplumunda var olan ve tanımlanan işlev kavramı anlaşılmaktadır. Batı toplumundaki işlev yani hayatın günlük akışı ise yine Batı uygarlığının medeniyet tasavvuruna göredir. Tıpkı Tanzimat ta olduğu gibi 20. asrın bu yıllarında da bir zamanlar bize ait yerli bir medeniyet tasavvurunun olduğu, bunun bir biçimde halen yaşadığı ve hayatın doğal akışı içerisinde kente yansıması gerektiği fikri hiç kabul görmemiştir. 30 lu yılların Türkiye si Batıdan gelen rasyonel-fonksiyonel akımın hükümran olduğu bir ülkedir. Fakat yine bu yıllarda Almanya ve İtalya da ortaya çıkan ideolojik temelli siyasal yapılanmalar mimariyi etkilemiş ve bu etkiden Türkiye de nasibini almıştır. Bu nasip şehirlerimizde ortay çıkan anıtsal ve biçimsel bir yapılanmadır. Kısaca 30 lu yıllar ülkede bir yandan rasyonel-fonksiyonel öbür yandan anıtsal ve biçimsel iki akımın karışımıyla donanan bir yapılanma ile geçmiştir. Bunların her ikisinde de Osmanlı asırlarında toplumsal bir uzlaşı ve imar kaynağı olan medeniyet tasavvurumuzun en küçük bir payı yoktur. Rasyonel-fonksiyonel mimari işlevi öne geçirmekle bir açıdan yerel şartları da dikkate almaya ihtiyaç duymuştur. İşlevin kusursuz yerine getirilmesi için binanın bulunduğu yerin malzeme, çevre ve insan şartları kısacası kültürü de göz önüne alınmalıydı. Bu nokta Avrupa daki devlet destekli ideolojik güçler çökerken Türkiye de bize ait bir mimari olabilir mi? sorusunu tekrar gündeme getirmiştir. Ancak olgunun veya problemin teknik, mali ve kültürel boyutları hızla değişen zaman şartları karşısında derinliğine ele alınamadan bu dönem de çabucak geçmiştir. Bu ikinci dönemde bize ait mimari yine Osmanlı döneminin kullandığı mimari öğelerin biraz daha soyutlaştırılmasıyla vurgulanmaya çalışılmıştır. 20. yy ın ikinci yarısı Türkiye için Soğuk Savaş a rağmen kapitalist Batıya açılma ve onu bütün boyutlarıyla daha yakından tanıma çabalarının başlangıcıdır. Soğuk Savaş ın bitimini ifade eden 90 lardan sonra ise dünyadaki denge tümüyle Batı kapitalizminin lehine döndüğü için ülke bu kapitalist anlayışla baş başa kalmış ve göründüğü kadarıyla ona hiç karşı koyamamıştır. Bu genel açıklamalardan sonra İstanbul ölçeğinde şu yorumları yapmak mümkündür. Tanzimat la beraber toplumun ortak değerler sistemi sorgulanmaya başlanmış ve Cumhuriyet le birlikte bu sistem tümüyle terk edilerek yerine Batılı bir değerler sistemi konulmak istenmiştir. Açıktır ki bu değişim önce yukarıdan düzenlenen kurallarla eylemler ve biçimler üzerinde gerçekleştirilmiş, eylem ve biçimlerin değişmesinin ortak değerler sistemini değiştirerek dönüştüreceği tahmin ve ümit edilmiştir. 20. yy başında gerçekleşen bu olgu toplumsal yapıyı ve onun dış dünyaya yansıması olan şehir mimarisini ciddi biçimde zorlar ve sarsarken 1950 sonrasında ülkeye ve o meyanda İstanbul a ikinci bir dönüşüm dalgası daha yüklenmiştir. Bu da üretimde tarımdan sanayiye geçiş sürecidir. Batı toplumları bu iki dalgayı aralarında birkaç yüzyıl fasıla olduğu halde yavaş yavaş ve kendi hayat macebrought from Europe, then students were sent to Europe and these students soon took the place of the experts. Stone and brick began to be used as construction materials in the residential units instead of wood, as wood was not fire resistant. How this change in material affected the intellectual structure of the city was not a cause for concern or hesitation. The contexture of the city the Ottomans had created entirely from the power and action of the society was shaped by the structural bylaws (ebniye nizamnameleri) that were promulgated by the political authority. Thereby, new unimaginably wide main roads were built, the height and size of the apartment buildings increased, and in some regions the contexture of the city was transformed into a grid plan which eliminated dead ends. This is a reflection of the geometric regulations and the rationalist, onedimensional, worldview of Istanbul. While these arrangements were being made, the topic of expropriation came up; this concept was legally justified in the name of public welfare. The community concept popular in the Ottoman era was replaced with a one-dimensional concept of public welfare dictated by leading authorities who acknowledge neither the social or cultural environment. The administrative reforms in Istanbul were nothing but the expression of thoughts, emotions and belongings that were foreign to the city. On the other hand, the characteristics of the West were not understood and it is not understood why the Ottomans looked to the West. On the other hand there is the Ottoman concept of civilization, which was still trying to protect its strong system of values; however, at that time, the Ottoman Empire was internally weak, a result of mentality at the time. Istanbul From the 20 th Century Until Present The 20 th century started with a somber finale for Ottoman society. The concept of the public was once again prominent in thought. The main principle of this movement was the idea that neither Western civilization nor the Ottoman practices were beneficial, but the simple, pure and original accumulation of public goods would be a source of a reawakening. Within this context, a return to the syllabic meter used by the public in poetry, the folk language and music, and the folk stories and legends was suggested. However, exactly to where the architecture and the structure of the city should return was unclear. In 20 th century Ottoman society, this revived the necessity of new institutions and new buildings to house them as the existing buildings were not suitable. Discovering the traces of the public in the facades of these buildings, that is, the architecture of the new century, started with replicating the elements of the Ottoman artwork with a certain amount of restyling. At the same time, the political structure changed completely, and a short while later the government attempted to suspend the former system of values. In the 1930s, criticism of the architectural practices dating from the beginning of the 20 th century began. In the 1920s, after a long adventure, the West had developed a rational and functional understanding of architecture which was screened, filtered and systematized according to its own experiences. In this perception, the shape is dependent on the function. However, in the technologically-weak Turkey of that time, when functionality was mentioned, the Western concept of functionality was being referred to. The functionality or daily flow of life in Western society was in line with the Western concept of civilization. During the early 20 th century, much like the case during the period of administrative reforms, the idea that there was a local concept of civilization which still existed and should be reflected in the natural flow of life in the city was never accepted. Turkey in the 1930s was a country where the rational-functional trend from the West was dominant. However, Turkey was also affected by the ideologically-based political systems that emerged in Germany and Italy during these years. In short, the 1930s saw the mixture of two trends: the rational-functional trend and the monumental and structural trend. The Turkish concept of civilization, which was the source of consensus and development throughout the Ottoman era, did not have an effect on either of these trends. 14

15 ralarının tabii akışı sonucu karşılamışlar ve yorumlamışlardır. Batının değerler sistemindeki zihinsel dönüşümü 13. yy da erken Rönesans la başlamış, 16. yy da Aydınlanma ile devam etmiştir. Sanayi devrimi ise ön koşul olarak bilimsel gelişmeler, ticaret devrimi gibi aşamaları geçirdikten sonra 19. asırda meydana gelmiştir. Ve bütün bunların ötesinde batı toplumu bu sahip olduğu değerler sistemine belli bir birikim, gayret ve bedel sonucu varabilmiştir. Türkiye nin devletçi bir anlayışla ve yukardan gelen bir etkiyle hem medeniyet algısını değiştirmesi hem de tarımdan sanayie geçmesi çok kısa bir süre içinde yapılmaya çalışılmış, içinde ve ardında birikim, düşünce, duygu ve bedel hususlarında büyük boşluklar, eksiklikler ve çelişkiler barındıran bir macera olmuştur. Bu maceranın izlerini İstanbul un değişen dokusunda, saygıyı ve sevgiyi unutan insanlarının mimari ve şehircilik uygulamalarında, çevreye ve insana hürmeti hiç kale almayan yapı ölçeklerinde görüyoruz sonrasındaki Amerikan menşeli kapitalist anlayışın İstanbul daki izleri ve yankıları halen bir kasırga şiddetiyle şehir üzerinde esmektedir. Birey ölçeğinde kendimize ait bir medeniyet tasavvurumuz olmadıkça ve böyle bir tasavvur toplum tarafından paylaşılıp içselleştirilmedikçe bu tahripkâr kasırganın daha da devam edeceği gün gibi açıktır. Modernite sonrasının moderniteyi inkâr eden fakat yerine ne koyacağına bir türlü karar veremeyen şaşırmış bakışları altında ülke ve kent olarak yolumuzu bulmakta gerçekten zorlanmaktayız. Bu çağı anlayan, yorumlayan, bize ait bir mazide derin izleri olan ancak bugünkü problemlerimize de cevap verebilecek ortak bir medeniyet tasavvuruna erişemedikçe bu şaşırmış ve perişan hal sürecek gibi görünüyor. As rational-functional architecture became prominent, the need to take into account the local conditions became apparent. In order to be fully functional, the material, environment and human conditions of the location - or its culture - needed to be taken into consideration as well. While the state-sponsored ideological forces were collapsing in Europe, the question of whether there could be a style of architecture that was solely Turkish was revived. However, as the technical, financial and cultural aspects of this phenomenon or problem were not discussed in detail, this stage quickly passed. In the following period, an attempt at emphasizing Turkish architecture was again made with the architectural elements used in the Ottoman era being presented in a more abstract fashion. Despite the ongoing Cold War, Turkey spent the second half of the 20 th century opening up to the capitalist West and becoming more closely acquainted with its characteristics. In contrast, after the end of Cold War in the 1990s, when the balance shifted in favor of Western capitalism, Turkey was left alone with this understanding of capitalism and apparently was unable to resist it. After this general explanations, the following comments on the scale of Istanbul can be made. The Turkish society s common system of values was first challenged during the period of administrative reforms. After the establishment of the Turkish Republic, this system was totally abandoned and replaced with a Western style system of values. It is obvious that before this change in the rules from above was implemented, it was hoped and expected these changes would eventually occur and transform the common system of values. This phenomenon occurred at the beginning of the 20 th century and displayed the social structure and architecture of the city, which was the expression of the social structure, to the world. After 1950, a second wave of transformation hit the country and Istanbul; this was the transition period from a primarily agrarian society to an industrialized one with regards to production. Even though there was a lag of several centuries between these two waves, the Western societies slowly interpreted these changes. The transformation of the Western system of values began in the 13 th century with the early Renaissance period and continued in the 16 th century with the Enlightenment. After the necessary scientific developments took place, the Industrial Revolution occurred in the 19 th century. As a result of these transformations, Western society could retain its system of values through accumulation, effort and compensation. Both the statist attempt to change Turkey s perception of civilization from above and the transition from an agrarian to an industrialized society happened in a short period of time. This transition can be described as an adventure with significant gaps, deficiencies and contradictions with regards to accumulation, thought, emotion and cost. This adventure traces the changing fabric of Istanbul, the people who failed to respect and love the architecture and well-planned aspects of the city, and the construction that did not honor the environment or the people. The traces and echoes of the American-originated capitalism of the 1990s are still spreading throughout Istanbul like wildfire. If the concept of civilization does not exist on an individual scale, and if such a concept is not accepted, shared or internalized by society, this wildfire will continue to spread and burn. The denial of post-modernity by those who still cannot decide what to put in its place has made it difficult for Turkey and Istanbul to find their own path. Without creating a common concept of civilization which understands and is suitable for this age, an age that is both rooted in history, but also provides answers to today s problems, this confused and miserable condition is bound to continue. 15

16

17 SÜLEYMANİYE NİN ŞAHSINDA BİR MEDENİYET İNŞÂSI HİLMİ ŞENALP BBUILDING A CIVILIZATION IN THE CASE OF SÜLEYMANİYE HİLMİ ŞENALP

18 SÜLEYMANİYE NİN ŞAHSINDA BİR MEDENİYET İNŞÂSI / BUILDING A CIVILIZATION IN THE CASE OF SÜLEYMANİYE SÜLEYMANİYE NİN ŞAHSINDA BİR MEDENİYET İNŞÂSI Hilmi ŞENALP* BUILDING A CIVILIZATION IN THE CASE OF SÜLEYMANİYE Hilmi ŞENALP* Süleymaniye yi meydana getiren âmiller Süleymaniye ile beraber başka eserleri de vücûda getirmiştir. İşin özünü, onu meydana getiren âmiller, daha doğru tabirle medeniyetimizi tesis eden tesirler oluşturmaktadır. Süleymaniye, bir bütün olarak bakıldığında bir medeniyet tasavvurunun ve âlem idrakinin yansımasıdır. Bu medeniyet eşyaya nasıl bakar? Mesele Hazret-i Âdem den itibaren, Nûr-u Muhammedî nin bu medeniyet temellerini tesisi ve tarifi hâdisesidir. Süleymaniye nin şahsında mündemiç olan, edebiyatından mûsikîsine, mimarîsinden kitabî sanatlarına kadar, hemen bütün sanat dallarında bu ortaya konmuştur. Mesele, gelip medeniyet noktasına dayanır. Cenâb-ı Allah, bilinmeyi dilediği için, kendi zâtından, zâtına tecellî edip, Nûr-u Muhammedî yi yarattıktan sonra, o Ahmedî sır, Hazret-i Âdem vasıtasıyla Efendimiz de son bulmuştur. Onun için Efendimiz, Hâtemü l-enbiyâ dır. Efendimiz Medine ye hicret ettikten sonra evvelâ, Mescid-i Nebevî yi inşâ ediyor. Mescid-i Nebevî yi bir muhabbet ve medeniyet menbâı olarak, Emevîler, Abbasîler, Selçuklular, Osmanlılar yoluyla Osmanlı coğrafyasına kadar gelir. İsimler değişir, işin özü değişmez. Mimarî aslında mücerred bir sanatın ötesinde küllî bir sanattır ve o küllî oluşuyla da mücerred olmuştur. Mimarî sanatında öncelikle ses ve akustik vardır. Hakk Tealâ Hazretleri Kûn emriyle tecelliyat aleminin kapısını açmıştır. Cami mekânı ve cidârı külliyen kâinatın remzidir. Arablar camiyi mescit tabir ederler. Yani sücûd edilen mahâl, mescid diye kullanılır. Ama Osmanlı da daha çok cami keli- Süleymaniye, bir bütün olarak bakıldığında bir medeniyet tasavvurunun ve âlem idrakinin yansımasıdır. When Süleymaniye is regarded as a whole, it is perceived as a reflection of a concept of civilization and the world. * Yüksek Mimar * Master Architect The elements which made up the Süleymaniye ( ccomplex?) introduced other works. In other words, the essence, or more accurately, the effects that form our civilization, is formed by the elements that make up Süleymaniye. When Süleymaniye is regarded as a whole, it is perceived as a reflection of a concept of civilization and a cognition of universe. How does this civilization regard physical objects? This subject is the testablishment and description of the foundations of this civilization since the era of Prophet Adam by Prophet Muhammad. What is unique about Süleymaniye is that almost all forms of art, from literature to music, architecture and the art of inscription are part of this mosque. The issue is based comes to rest on the basis of civilization. As Allah Almighty desired to be known, after revealing His own entity, and after creating Prophet Muhammad, in whose person was manifested that Ahmedian secret, transferred this characteristic to Prophet Muhammad via Prophet Adam; this found a conclusion with the final prophet. It is for this reason that Prophet Muhammad is known as Hâtemü l-enbiyâ, or the last prophet. After Prophet Muhammad immigrated to Medina, he first constructed the Masjid Al-Nabawi. A source of love /muhabbet and civilization, after being ruled by the Umayyads, Abbasids, and Seljuks, the Masjid Al-Nabawi became part of the Ottoman Empire. While the names of the rulers varied, the essence of the mosque remained the same. Haliç ten Süleymaniye Camii / Süleymaniye Mosque from the view of Golden Horn

19 mesi tercih edilmiştir. Bu, daha evvel de vardı. Meselâ, Mescid-i Cuma tabiri veya Cuma Camii tabiri kullanılırdı. Şam da 730 lu yıllarda yapılan Mescid-i Nebevî den sonra büyük cami, Cami-i Emevviyye dir. Peki neden cami kelimesi tercih edilmiştir? Çünkü artık orada bir iddia ortaya koyulmuştur. Bir medeniyetin, bütün âmilleri, bütün kültür ve sanatı orada tecessüm etmiştir. Tezyinâtı ile, halısıyla, rahleyle, yazıya dökülen Kur ân la, cami mûsikîsiyle, ibadet şekliyle, bütün madde ve manasıyla, suret ve siretiyle bir medeniyetin, bütün hamûlesini yüklenen bir bina ortaya çıkar. Bu yüklenmesiyle de umumi manada şehrin, mahallenin, kısacası hayatın merkezi cami, bütün bir medeniyeti cem eden, merkez bir binâ hüviyetine girer. Mescid-i Nebevi den, Süleymaniye ye kadar intikâl eden bütün cami mimarîsinde veyahut sivil mimarîde, mütemâdiyen bir terakkî vardır. O, yani öz, Nûr-u Muhammedî, Süleymaniye de zirveye oturmuştur. Türk-İslâm medeniyetinin kalbi camidir. Şehrin meydanı, camidir. Şehrin meydanı caminin avlusudur. Avlularda eskiden arzuhâlcisinden, ayakkabı tamircisine ve tesbihçisine kadar birçok meslek erbabı bulunurdu. Külliyeler bu noktada önemli bir görev üstlenirler. Bir insanın bütün ihtiyaçları orada mündemiç olduğu için külliye tabiri kullanılmıştır. Şehir yapısına baktığımızda merkezde cami, yanında medreseleri vardır. Meselâ Süleymaniye - deki Evvel Medresesi, Sânîâ Medresesi, Sâlis, Râbi... Yani birinci medrese, ikinci medrese, üçüncü medrese! Birinde hadis ilmi, diğerinde tefsir ilmi verilir. Dârü l-kurrâ da Kur ân tedris edilir. Diğer medreselerde, tabiat ilimleri vs görülür. Başka şehirlerden gelen ilim erbabı yani bugünün akademisyenleri orada kalır. Darüzziyafe den, imaretinden yemek yenir, Dârüşşifâ ya hastalar gelir. Hamamı, arastası (çarşısı) vardır. Bir külliye hâlinde, bir insanın, bir şehrin ne kadar ihtiyacı varsa, oranın bir câzibe, bir çekim merkezi olabilmesi için icâbeden hemen herşey oradadır. Bir Müslüman ın günlük hayatı göz önüne alındığında, sanki içeriden dışa doğru açılan bir halkalar zinciri söz konusudur. Sanki o şahsiyet, kendi iç dünyasında ferdî tekâmülünü tamamlar ve içtimai hayata dahil olur. Süleymaniye nin etrafındaki medreselerle Süleymaniye arasında alçak bir duvar vardır. Dış avlunun kapısından içeriye girdiğinizde dışarıdaki bir duvarla cami arasında, dünya ile irtibâtınızı keser, asude bir iklime girersiniz. Sonra ikinci halkaya dâhil olur, iç avluya girersiniz. Kemerler, kubbeler, ortadaki şadırvan... Oradan içeriye daha alçak bir kapıdan girer, muazzam bir mekâna açılırsınız. Caminin cidârı, külliyen kâinatı sembolize eder ve insanla kâinat arasındaki münasebet neyse, caminin cidârıyla insan arasındaki münasebet de odur. Süleymaniye de de, Edirne Selîmiye de de bu böyledir. Yani bu medeniyetin bütün hamûlesini cami olan Selâtin camilerinde bütün bunlara riâyet edilmiş, her şey yerli yerinde, tariflenelerek yapılmıştır. Süleymaniye ve Selîmiye camilerinde nispet olarak kullanılan ölçü birimi arşın, o zamanki tabiriyle Vâhid-i kıyâsî, yani kıyas birliğidir. Vahid-i kıyâsî, arşındır ve sütun başlıklarının genişliğidir. Bu bilgilerden hareket edersek, mesela Süleymaniye ve Selîmiye de nispetleri incelediğimizde, Selîmiye de kubbeyi taşıyan sekiz ayağın merkezlerinden geçen dairenin çapı 45 arşındır. 45, Âdem kelimesinin karşılığıdır. Kubbe kenarı zeminden 45, minare alemi ise buradan itibaren 66 arşın yüksekliktedir. 66, ebced hesabıyla Allah ismine tekâbül eder. Süleymaniye de kubbe üzengi seviyesi 45, kubbe alemi ise 66 arşın yüksekliktedir. Yine aynı ölçü ve semboller söz konusudur. Şeyh Gâlib: Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen, Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen. Sen kendini küçük görme, âlemin özüsün, zübdesisin. Kâinatın gözbebeği olan insansın sen. diyor. Onun için Mimar Sinan merkeze insanı almak sûretiyle 45 arşınlık bir daire üzerine inşâ etmiştir Selîmiye yi. Süleymaniye nin irtifâını ona göre tayin etmiştir. Çünkü Kâbe de basit bir taş binadır ama Cenâb-ı Allah ın zâtını sembolize ettiği için, oradaki Kâbe ile insan arasında nasıl bir muârefe ve münasebet varsa, aynı muârefeyi Mimar Sinan inşâ ettiği camide de bir şekilde Architecture is actually a universal form of art and not unique. However, architecture can be considered unique due to this very universal character. Before all else, in architecture there is sound and acoustics. Allah Almighty opened the doors to the realm/ of manifestation with the order Be. The space in of the mosque and walls of the s complex symbolize the universe. The Arabic word for mosque is masjid, that is, the place of sujud (prostration in prayer). However, in the Ottoman era, the word jamii was preferred over the word masjid. This preference actually existed before this period; for instance, the titles Masjid Al-Jumuah and Jumuah Camii were sometimes also used for the above Masjid Al-Nabawi. The largest mosque to be built after the Masjid Al-Nabawi was the Umayyad Jamii in Damascus, built in the 730s. Why was the term jamii chosen for this mosque? The term jamii had begun to be associated with the elements of a civilization, including its culture and forms of art. A structure emerges, loaded with all the substance, essence, forms and burdens of a civilization, including its ornamentation, carpets, book-rests, copies of the Holy Qur ans, music and, forms of worship. Thus, the mosque as the center of the city, the neighborhood - in short the center of life - is the central structure that unites the civilization. The architecture of the mosques, from Masjid Al-Nabawi to Süleymaniye, or civil architecture, has continually made progressed. This, that is the essence, Muhammedean divine light reached the top at Süleymaniye. The mosque is the heart of Turkish-Islamic civilization. The courtyard of the mosque functions as the city square. In the past, experts from many different professions, such as notaries, cobblers, and rosary makers, could be found working in the courtyards of the mosques. The complexes undertook an important task in this respect. As all a person s needs could be completely fulfilled in this place/, they were referred to as külliye or complex. A look If we examine at tthe structure of the city, we find ireveals that mosques are located in the center and the madrasas (schools, the Evvel Madrasa, the Sânîâ Madrasa, Sâlis, Râbi, etc.) stand nearby such as. In other words, there were several madrasas included within the mosque s complex. The science of hadith was taught at the first madrasa, while the other madrasa taught eaches the science of tafseer. At the Dâru l-kurrâ students were instructed in the Qur an taught. The other madrasas provided education in subjects such like as the natural sciences. Scholars from other cities would stay in the complex, eating at the Darüzziyafe or the soup-kitchen and provided them with food and those who fell ill were seen treated at the Dârüşşifâ. There was also a Turkish bath (hamam) and a bazaar in the complex. This complex, which basically functioned as a city, was able to meet all the needs of both the city and the individuals. When the daily life of a Muslim is taken into consideration it is as if, it consists of a chain of rings, stretching from the interior to the exterior. This chain is completed when a person has finished their personal development and becomes socially involved. There is a low wall between the madrasas in the Süleymaniye complex and the Süleymaniye mosque itself. As you enter complex from the outer courtyard, you become disconnected from the world and enter a more serene atmosphere. From there, as you enter the inner courtyard, the arches, domes, and fountain in the middle will become visible. You enter the building itself through a low door and you find yourself in an incredible place. From here, through another lower door you. The walls of the mosque symbolize the entire universe. The relationship between the walls of the mosque and the human being is the same as the relationship between the human being and the universe. This is the case with both Süleymaniye and the Selîmiye in Edirne. That is, all the sultans mosques, buildings that carry the burden of this civilization, comply with this and everything was made in accordance with this. The unit of measurement that provides the proportion for the Süleymaniye and Selîmiye mosque was the ell (a former measure of a measurement the length of which corresponds to approximately 45 inches or 114 cm), or the Vâhid-i kıyâsî at as it was known at that time. The width of the column headings was equivalent 19

20 SÜLEYMANİYE NİN ŞAHSINDA BİR MEDENİYET İNŞÂSI / BUILDING A CIVILIZATION IN THE CASE OF SÜLEYMANİYE ortaya koymaya çalışmıştır. Selîmiye de tam kubbenin irtisâmında (izdüşümünde) yapmıştır müezzin mahfilini. Müezzin mahfilinin öçüleri, Kâbe nin ölçülerinin tam yarısı kadardır. Bunlar hep düşünülerek yapılmış hesaplardır. Tezkiretü l- Bünyan da Süleymaniye hakkında şöyle der: Oldu Kâbe bu câmî-i mevzun, Çâr-ı yâr oldu anda çâr sütun. Çâr rükn üzre hâne-i İslâm, Çâr-ı yâr ile buldu iskihkâm. Umarım ola bende-i zâre, Bunların yüzü suyuna çare. Bu mevzun cami, Kâbe misâl oldu, burada dört sütun üzre istihkâm oldu ve dört ayağı cihanyâr-ı güzine nispet ediyor. Ol camii şerifin kübabları (kubbeleri) deryây-ı letâfetin (letâfet deryalarının) hababları gibi (habbecikleri gibi ) zeyn to the Vâhid-i kıyâsî. For example, if one examines the proportions of the Süleymaniye and Selîmiye mosques are examined the mosques are examined, we find the diameter of the circle that passes through the center of the eight pillars which support the dome in the Selîmiye mosque is 45 ells, while the diameter of the base of the dome measures the same. The number forty-five is the value of the letters in the name Adam according to the ebced calculation. The alem (metal device on top of a the minaret) measures 66 ells. The number sixty-six is equal to the value of the letters in the word Allah method of (a system of numerology). The /elevation/pitch? of the joist hanger on the dome in of Süleymaniye measures 45 ells while the alem on the dome is 66 ells. The same measurements and symbols can be found in both the Süleymaniye mosque and the Selîmiye mosque. Sheikh Gâlib wrote:, Hoşça bak zâtına kim zübde-i âlemsin sen, Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen. Eski bir kartpostalda Süleymaniye Camii / Süleymaniye Mosque in an old postcard olup kubbe-i âlîsi (yüce kubbesi) âsumân-ı girdâr ve âlem-i zernigâr-ı üzerinde mihr-i pür-envâr (nurlar saçan bir güneş gibi) rûşen-i bedîdâr ve minareler ile kubbe, Kubbetü l-islâm olan Habîb-i Muhtar ile misâr-ı cihanyâr vâkî olmuş idi. Yani Habîb-i Muhtar Efendimiz in isimleri ile cihanyârın isimleri burada vâkî oldu denmektedir. Bu tarifi tahlil ettiğimizde ebced hesabıyla Ebûkebir (231); Ömer (310); Osman (661); Ali (110) a tekâbül eder. Toplamı: 1312 dir, bunu dörde taksim ettiğiniz zaman 328 çıkar. Muhammed ism-i şerîfinin karşılığı olan 92 yi buna ilâve ettiğimiz zaman 420 olur. Yani cihanyâr kelimesinin karşılığı da ebced değeri olarak 420 ye tekâbül eder ki Mimar Sinan bunu kendi metninde gayet açık beyân edip bizzat Sâi Çelebi ye yazdırmıştır. Bir şairin böyle bir teferruatı bilmesine imkân yoktur. Mimar Sinan ın ana kubbede tercih ettiği âyet Fâtır Süresi nin 41 inci âyetidir ve Karahisârî tarafından yazılan âyetin meâli şudur : Allah zevâl bulmasınlar diye gökleri ve yeri tutmaktadır. Andolsun ki zevâl bulsalar, kendisinden sonra artık onları kimse tutamaz. Şüphesiz o Halîm dir, çok bağışlayıcıdır. Burada kâinat tarifi yapılmaktadır ve camiin cidârının kâinatın remzi olduğunun altı çizilmektedir. Onun da bâlâ noktasına, en üst noktasına bu âyet-i kerîmeyi yazarak, kâinatın remzi olduğunun altı çizilmiştir. Bunun yanı sıra Süleymaniye nin siluetine karşıdan bakıldığında caminin iki yanından, yer ile caminin kubbesindeki aleme birer çizgi çizildiğinde bu zaviyenin zeminle yaptığı açı 52 derecedir. Bir avuç kumu elinize alıp da yavaşça akıttığınız- (Don t be little yourself, you are the quintessence of the universe. You are the apple of the eye of the universe.) For this reason, putting the human being at the center, the architect Koca Sinan built the Selîmiye mosque on a diameter measuring 45 ells. architect the mosque ells with / man? It was according to this principle that Koca Sinan determined the height of the Süleymaniye mosque principle. Whilet the Kaaba, a simple stone structure, it symbolizes Allah Almighty; and Mimar Sinan tried to reveal this relationship between the Kaaba and human beings in the mosques that he built. He put the mahfil (the special raised platform in a mosque where the muezzin stands), which he delibirately constructed to be exactly half the size of the Kaaba, at the point of projection of the dome in Selîmiye. In Tezkiretü l-bünyan, the Süleymaniye mosque is described as: Oldu Kâbe bu câmî-i mevzun, Çâr-ı yâr oldu anda çâr sütun. Çâr rükn üzre hâne-i İslâm, Çâr-ı yâr ile buldu iskihkâm. Umarım ola bende-i zâre, Bunların yüzü suyuna çare. This mosque was inspired from Kaabe and built on four columns. These four columns symbolize the four caliphs. The domes of thes mosque are ornamented like the sea of grace and the noble dome is above the sky and shining like the sun above a golden earth which is known as bright. And on the minarets and the dome exist the names of the caliphs and the name of Prophet. When we analyze this description is analyzed using the ebeced method of calculation, we find that while the name Abu Bakr corresponds to 231, Omar corresponds to 310, Uthman to 661, and Ali to 110. These numbers total 1.312, which when divided by four equals 328. When we add 92, which corresponds to the name Muhammad is added to the result, the total is 420. The equivalent of the word cihanyâr (the dearest of the universe) is 420, as which is clearly stated by Mimar Sinan stated in a text which he had Sâi Çelebi write. It is not possibility for a poet to know such details. The verse of the Qur an which Mimar Sinan preferred is the 41 st verse of Surah Al-Fatır: It is Allah who sustains the heavens and the earth, lest they cease (to function): and if they should fail, there is no one - not one who can sustain them thereafter: Verily he is Most Forbearing, Oft-Forgiving. Here, we have a description of the universe described and attention is drawn to the walls of the mosque, which is a symbol of the universe. Writing the above verse of the Qur an at the highest point emphasizes this symbolism. 20

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR

(1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR ANABİLİM DALI ADI SOYADI DANIŞMANI TARİHİ :TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI : Yasemin YABUZ : Yrd. Doç. Dr. Abdullah ŞENGÜL : 16.06.2003 (1971-1985) ARASI KONUSUNU TÜRK TARİHİNDEN ALAN TİYATROLAR Kökeni Antik Yunan

Detaylı

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANA BİLİM DALI İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER BİR ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ: SHERATON ANKARA HOTEL & TOWERS

Detaylı

HAKKIMIZDA. Zaman her zamankinden daha değerli...

HAKKIMIZDA. Zaman her zamankinden daha değerli... HAKKIMIZDA Zaman her zamankinden daha değerli... Asya Kent Saatleri, sürekli değişen kentsel dinamiklere karşı, kültürel ve tarihsel bir bağ, bir diyalog kurmaktadır. Saatler sadece zamanı göstermez, mekanın

Detaylı

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA PUBLIC EDUCATION CENTRE S FINAL INFORMATIVE MEETING OF THE GRUNDTVIG

Detaylı

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI

HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI T.C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ GAZETECİLİK ANABİLİM DALI HÜRRİYET GAZETESİ: 1948-1953 DÖNEMİNİN YAYIN POLİTİKASI Doktora Tezi Selda Bulut Tez Danışmanı Prof.Dr.Korkmaz Alemdar Ankara-2007

Detaylı

This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years.

This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years. This empire began in 330 and lasted until 1453, for 1123 years. The Byzantine Empire began with the Emperor Constantine who reigned for thirteen years a total of 88 emperors were to reign during the course

Detaylı

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ -

AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı AİLE İRŞAT VE REHBERLİK BÜROLARINDA YAPILAN DİNİ DANIŞMANLIK - ÇORUM ÖRNEĞİ - Necla YILMAZ Yüksek Lisans Tezi Çorum

Detaylı

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet)

Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar. (Özet) 4 Yüz Tanımaya Dayalı Uygulamalar (Özet) Günümüzde, teknolojinin gelişmesi ile yüz tanımaya dayalı bir çok yöntem artık uygulama alanı bulabilmekte ve gittikçe de önem kazanmaktadır. Bir çok farklı uygulama

Detaylı

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet

Bağlaç 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet ÖNEMLİ BAĞLAÇLAR Bu liste YDS için Önemli özellikle seçilmiş bağlaçları içerir. 88 adet P. Phrase 6 adet Toplam 94 adet Bu doküman, YDS ye hazırlananlar için dinamik olarak oluşturulmuştur. 1. although

Detaylı

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü

a, ı ı o, u u e, i i ö, ü ü Possessive Endings In English, the possession of an object is described by adding an s at the end of the possessor word separated by an apostrophe. If we are talking about a pen belonging to Hakan we would

Detaylı

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES by Didem Öztürk B.S., Geodesy and Photogrammetry Department Yildiz Technical University, 2005 Submitted to the Kandilli Observatory and Earthquake

Detaylı

Gulnara KANBEROVA 1 Serap BULAT 2 İSHAK PAŞA İLE ŞEKİ HAN SARAYI MİMARLIK DESEN ve FORMLARININ GEOMETRİK KURULUŞLARI

Gulnara KANBEROVA 1 Serap BULAT 2 İSHAK PAŞA İLE ŞEKİ HAN SARAYI MİMARLIK DESEN ve FORMLARININ GEOMETRİK KURULUŞLARI Akademik Sosyal Araştırmalar Dergisi, Yıl: 3, Sayı: 9, Mart 2015, s. 48-56 Gulnara KANBEROVA 1 Serap BULAT 2 İSHAK PAŞA İLE ŞEKİ HAN SARAYI MİMARLIK DESEN ve FORMLARININ GEOMETRİK KURULUŞLARI Özet Sultanlar,

Detaylı

Beylikdüzü'nün en yeni mahallesi The newest neighborhood in Beylikduzu

Beylikdüzü'nün en yeni mahallesi The newest neighborhood in Beylikduzu Beylikdüzü'nün en yeni mahallesi The newest neighborhood in Beylikduzu Bizim mahallede mutluluktan daha fazlası vardır. There is more than just happiness in our neighborhood. Mahalle dediğin sadece sokaklar

Detaylı

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT

.. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT .. ÜNİVERSİTESİ UNIVERSITY... /... AKADEMİK YILI... DÖNEMİ... /... ACADEMIC YEAR... TERM ÖĞRENCİ NİHAİ RAPORU STUDENT FINAL REPORT Deneyimleriniz hakkındaki bu rapor, Mevlana Değişim Programı nın amacına

Detaylı

PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT

PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT Mihrimah anlam olarak, Güneş ile Ay demektir. Güneş in ışıltısından ve Ay ın zerafetinden ilham alarak tasarlanmış olan projemizde, Güneş i simgeleyen sarı tonlar, Ay ı simgeleyen

Detaylı

MİMARİ YÖNLENDİRME SİSTEMLERİ ARCHITECTURAL WAYFINDING SYSTEMS KİMLİKLENDİRMELER IDENTIFICATIONS

MİMARİ YÖNLENDİRME SİSTEMLERİ ARCHITECTURAL WAYFINDING SYSTEMS KİMLİKLENDİRMELER IDENTIFICATIONS MİMARİ YÖNLENDİRME SİSTEMLERİ ARCHITECTURAL WAYFINDING SYSTEMS KİMLİKLENDİRMELER IDENTIFICATIONS KİMLİK- LENDİRME PROJELERİ Kurumsal kimlik, hedef kitleye kendini doğrudan anlatmayı, yüzünü görünür kılmayı

Detaylı

hakkımızda about us ISO 14001 ISO 9001 ISO 18001

hakkımızda about us ISO 14001 ISO 9001 ISO 18001 about us hakkımızda ISO 9001 ISO 18001 ISO 14001 Firmamız ATO'da 1967 yılında başlayan faaliyeti, inşaat sektöründe kendisine hak ettiği yeri aramasiyla devam etmektedir. Kuruluşumuzdan bu güne bitirilen

Detaylı

CORPORATE PRESENTATION FILE. Marble, Granite, Travertine, Project, Design, Manufacturing. Dealer Technistone Aegean region

CORPORATE PRESENTATION FILE. Marble, Granite, Travertine, Project, Design, Manufacturing. Dealer Technistone Aegean region CORPORATE PRESENTATION FILE Marble, Granite, Travertine, Project, Design, Manufacturing. Dealer Technistone Aegean region Asiye KURT Coordinator Mehmet AVCI Foreign Trade Manager INDEX ABOUT US SHOWRROM,

Detaylı

YÜKSEK BASKI TEKNİĞİ VE TÜRK BASKIRESMİNE YANSIMALARI. Gökçe Aysun KILIÇ

YÜKSEK BASKI TEKNİĞİ VE TÜRK BASKIRESMİNE YANSIMALARI. Gökçe Aysun KILIÇ YÜKSEK BASKI TEKNİĞİ VE TÜRK BASKIRESMİNE YANSIMALARI Gökçe Aysun KILIÇ YÜKSEK LİSANS TEZİ Baskı Sanatları Anasanat Dalı Danışman: Prof. Gülbin KOÇAK Eskişehir Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü

Detaylı

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9

Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 Grade 8 / SBS PRACTICE TEST Test Number 9 SBS PRACTICE TEST 9 1.-5. sorularda konuşma balonlarında boş bırakılan yerlere uygun düşen sözcük ya da ifadeyi bulunuz. 3. We can t go out today it s raining

Detaylı

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK VE MİMARLIK FAKÜLTESİ ÖĞRENCİ NİN STUDENT S YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ STAJ DEFTERİ TRAINING DIARY Adı, Soyadı Name, Lastname : No ID Bölümü Department : : Fotoğraf Photo Öğretim Yılı Academic Year : Academic Honesty Pledge I pledge

Detaylı

BELEDİYEDE YAPILAN CBS ÇALIŞMALARINDAN ELDE EDİLEN 2 BOYUTLU VE 3 BOYUTLU TEMATİK HARİTALARIN SUNUMU

BELEDİYEDE YAPILAN CBS ÇALIŞMALARINDAN ELDE EDİLEN 2 BOYUTLU VE 3 BOYUTLU TEMATİK HARİTALARIN SUNUMU TMMOB COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ KONGRESİ 2011 31 Ekim - 04 Kasım 2011, Antalya BELEDİYEDE YAPILAN CBS ÇALIŞMALARINDAN ELDE EDİLEN 2 BOYUTLU VE 3 BOYUTLU TEMATİK HARİTALARIN SUNUMU Eylem Kaya 1, M. Erkan

Detaylı

myp - communıty&servıce ınstructıons & forms

myp - communıty&servıce ınstructıons & forms myp - communıty&servıce ınstructıons & forms P r i v a t e I s t a n b u l C o ş k u n M i d d l e Y e a r s P r o g r a m m e C a n d i d a t e S c h o o l Özel İstanbul Coşkun Orta Yıllar Programı Aday

Detaylı

e-motion Operasyonel Sistemler - Operational Systems

e-motion Operasyonel Sistemler - Operational Systems Operasyonel Sistemler - Operational Systems Operasyonel Sistemler - Operational Systems Duygular bize ilham verir. Tasarlamak, özgün bir ifade biçimidir. Tasarımın endüstriyel, ekonomik, pratik, uygulanabilir

Detaylı

PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT

PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT PROJENİN TANITIMI OUR PROJECT Mihrimah anlam olarak, Güneş ile Ay demektir. Güneş in ışıltısından ve Ay ın zerafetinden ilham alarak tasarlanmış olan projemizde, Güneş i simgeleyen sarı tonlar, Ay ı simgeleyen

Detaylı

bedroom chairs / 58 Kugu 17 Yıldız 54 Kugu 07 Kupa 21 Ekim 35-39 Burçak 42 Yıldız 48-51 - 56 Fulya 57 diningroom

bedroom chairs / 58 Kugu 17 Yıldız 54 Kugu 07 Kupa 21 Ekim 35-39 Burçak 42 Yıldız 48-51 - 56 Fulya 57 diningroom bedroom Kugu 07 Kupa 21 Ekim 35-39 Burçak 42 Yıldız 48-51 - 56 Fulya 57 diningroom Kugu 13 Kupa 29 Ekim 37-41 Burçak 46 Yıldız 50-52 Fulya 57 wall unit Kugu 17 Yıldız 54 chairs / 58 MODERN BEDROOM&DININGROOM

Detaylı

Kamuran Özlem Sarnıç (Sanatta Yeterlik Tezi)

Kamuran Özlem Sarnıç (Sanatta Yeterlik Tezi) OPTİK YANILSAMA ve SERAMİK SANATINDA KULLANIMI-UYGULAMALARI Kamuran Özlem Sarnıç (Sanatta Yeterlik Tezi) Eskişehir, Ağustos 2011 OPTİK YANILSAMA ve SERAMİK SANATINDA KULLANIMI- UYGULAMALARI Kamuran Özlem

Detaylı

adana mersin kayseri www.kokinsaat.com.tr feke cd. turgut özal bul. Beyzade Tower otogar

adana mersin kayseri www.kokinsaat.com.tr feke cd. turgut özal bul. Beyzade Tower otogar feke cd. zübeyde hanm cd turgut özal bul. bosna sk. K A L İ T E L İ B İ R Y A Ş A M otogar Q U A L I T Y O F L I F E adana Tufanpaşa Mah. Şıhefendi bulvarı Halimhoca Apt. No:5/(kozan lisesi karsısı) 0355

Detaylı

SATURN RAF TEKNOLOJİSİNDE YENİ DEVRİM

SATURN RAF TEKNOLOJİSİNDE YENİ DEVRİM 1 SATURN RAF TEKNOLOJİSİNDE YENİ DEVRİM Saturn, adına ilham olan oval açılı formları sayesinde farklı mekanlara uyum göstererek, birim alanda maksimum fayda sağlar. Kolonların ve diğer geometrik duvar

Detaylı

BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY

BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY Monthly Magnetic Bulletin May 2015 BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY http://www.koeri.boun.edu.tr/jeomanyetizma/ Magnetic Results from İznik

Detaylı

TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON

TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON TEST RESULTS UFED, XRY and SIMCON Test material : SIM card Tested software : UFED 3.6, XRY 6.5, SIMcon v1.2 Expected results : Proper extraction of SMS messages Date of the test : 02.04.2013 Note : The

Detaylı

Işık, bu topraklardan bir kez daha yükselsin diye

Işık, bu topraklardan bir kez daha yükselsin diye Değerli Meslektaşlarımız, Dear Colleagues, TAVCAM, siz dostlarımızın bildiği gibi, bir aile kuruluşu olup 1979 yılından beri aydınlatma sektöründe size ve ülkemize hizmet etmenin huzuru içinde yoluna devam

Detaylı

Parça İle İlgili Kelimeler

Parça İle İlgili Kelimeler History of Venice History of Venice Venice is one of the most beautiful cities of the world.it lies on over a hundred islands in a lagoon in the northern part of the Adriatic Sea.Venice is a cultural and

Detaylı

EK: SENATO ONAYI ALMIŞ MEVCUT EKDAL PROGRAMLARI A) GENEL EKDALLAR Genel ekdallar tüm öğrencilere açıktır.

EK: SENATO ONAYI ALMIŞ MEVCUT EKDAL PROGRAMLARI A) GENEL EKDALLAR Genel ekdallar tüm öğrencilere açıktır. EK: SENATO ONAYI ALMIŞ MEVCUT EKDAL PROGRAMLARI A) GENEL EKDALLAR Genel ekdallar tüm öğrencilere açıktır. HUKUK EKDALI (Aşağıdaki derslerden 4/5 adet) LAW250 Main Concepts of Turkish Law/IR 263 Fundamental

Detaylı

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU BOLU HALKIN EGITIMINI GELISTIRME VE DESTEKLEME DERNEGI TARAFINDAN ORGANİZE EDİLEN YAYGINLAŞTIRMA FAALİYETLERİ - TURKİYE Bolu Halkın Egitimini Gelistirme ve Destekleme

Detaylı

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET

TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET TÜRKÇE ÖRNEK-1 KARAALİ KÖYÜ NÜN MONOGRAFYASI ÖZET Bu çalışmada, Karaali Köyü nün fiziki, beşeri, ekonomik coğrafya özellikleri ve coğrafi yapısının orada yaşayan insanlarla olan etkileşimi incelenmiştir.

Detaylı

Turkish Vessel Monitoring System. Turkish VMS

Turkish Vessel Monitoring System. Turkish VMS Turkish Vessel Monitoring System BSGM Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Balıkçılık Müdürlüğü ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü İstatistik ve Bilgi Sistemleri İstatistik Daire Başkanlığı ve Bilgi Sistemleri

Detaylı

bölümleri ile ilgili gerekli eğitimleri almasını sağlayarak, verimliliği yükseltmek, kaynakları zamanında ve verimli kullanmak kalite politikasıdır.

bölümleri ile ilgili gerekli eğitimleri almasını sağlayarak, verimliliği yükseltmek, kaynakları zamanında ve verimli kullanmak kalite politikasıdır. Bağlantı Elemanları Makro Teknik, 1998 yılında, 18 yıllık uygulamacı geleneğinin ve birikiminin, üzerine inşa edilmiş, Hvac komponentleri üreten, ürettiklerinde ve üreteceklerinde, her zaman müşteri odaklı

Detaylı

U.D.E.K. Doç. Dr., Halil Altay GÖDE Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen- halilgode@sdu.edu.tr

U.D.E.K. Doç. Dr., Halil Altay GÖDE Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen- halilgode@sdu.edu.tr U.D.E.K Doç. Dr., Halil Altay GÖDE Süleyman Demirel Üniversitesi, Fen- halilgode@sdu.edu.tr Mustafa Kemal Üniversitesi, Fen- kursatogretmen@hotmail.com ÖZET ülmektedir. milletimizin tarihî, co î - - -

Detaylı

Turkish and Kurdish influences in the Arabic Dialects of Anatolia. Otto Jastrow (Tallinn)

Turkish and Kurdish influences in the Arabic Dialects of Anatolia. Otto Jastrow (Tallinn) Türk Dilleri Araştırmaları, 21.1 (2011): 83-94 Turkish and Kurdish influences in the Arabic Dialects of Anatolia Otto Jastrow (Tallinn) Özet: Anadolu Arapçası, ayrı lehçeler (Sprachinseln) biçiminde ortaya

Detaylı

Makbul Re y Tefsirinin Yöneldiği Farklı Alanlar. The Different Fields Twords That The Commentary By Judgement Has Gone

Makbul Re y Tefsirinin Yöneldiği Farklı Alanlar. The Different Fields Twords That The Commentary By Judgement Has Gone Ahmet ALABALIK *1 Özet Bilindiği üzere re y tefsiri makbul ve merdut olmak üzere iki kısma ayrılır. Bu makalede makbul olan re y tefsirlerindeki farklı yönelişleri ele aldık. Nitekim re y tefsiri denildiğinde

Detaylı

YAPI ATÖLYESİ. make difference.. DESIGN & CONSTRUCTION ENGINEERING ARCHITECTURE CONTRACTING. Design & Construction

YAPI ATÖLYESİ. make difference.. DESIGN & CONSTRUCTION ENGINEERING ARCHITECTURE CONTRACTING. Design & Construction ENGINEERING ARCHITECTURE CONTRACTING Design & Construction DESIGN & CONSTRUCTION make difference.. ABOUT US Our company is specialized in four main subjects; CONSTRUCTION, INTERNATIONAL TRADE, NATURAL

Detaylı

JetLife. Yourdream destination. Çeşme / Altınkum. Reservation Represerıtativc Ender Parlar enderparlar@mediasalesnetwork.net YÖNETİM MANAGEMENT

JetLife. Yourdream destination. Çeşme / Altınkum. Reservation Represerıtativc Ender Parlar enderparlar@mediasalesnetwork.net YÖNETİM MANAGEMENT JetLife YÖNETİM MANAGEMENT Yönetim Kurulu Başkanı President Murat Ersoy Çeşme / Altınkum icra Kurulu Başkanı Executive Committee Chairman SamiAlan Atlasjet Havacılık A.Ş. adına imtiyaz sahibi Publisher

Detaylı

PROJE. NEO TEK kent ekipmanlari

PROJE. NEO TEK kent ekipmanlari PROJE NEO TEK kent ekipmanlari Hakkımızda Şirketimiz Perakende satışı olmayan ve öncelikle Müşterinin gereksinimlerine duyarlı Projeleri en uygun ve ekonomik şekilde hayata kavuşturan, dinamik ekibiyle

Detaylı

Yrd.Doç.Dr Ahmet Kesgin, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesii Felsefe Bölümü, Sistematik Felsefe ve Mantık

Yrd.Doç.Dr Ahmet Kesgin, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesii Felsefe Bölümü, Sistematik Felsefe ve Mantık Yrd.Doç.Dr Ahmet Kesgin, İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesii Felsefe Bölümü, Sistematik Felsefe ve Mantık Adı Soyadı (Unvanı) Ahmet KESGİN (Yrd. Doç. Dr.) Doktora: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ Danışman Doç. Dr. Tufan BAL YÜKSEK LİSANS TEZİ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI ISPARTA - 2016 2016 [] TEZ

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI İÇİN İNGİLİZCE İLÂHİYAT PROGRAMI DERS MÜFREDATINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİ GÖSTERİR ÇİZELGE

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI İÇİN İNGİLİZCE İLÂHİYAT PROGRAMI DERS MÜFREDATINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİ GÖSTERİR ÇİZELGE 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI İÇİN İNGİLİZCE İLÂHİYAT PROGRAMI DERS MÜFREDATINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERİ GÖSTERİR ÇİZELGE EK-5 BİRİNCİ SINIF GÜZ YARIYILI Adı DIV101 Elementary Arabic I 4 4 8 6 12 DIV103

Detaylı

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece

Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece INDUSTRIAL POLLUTION Industrial pollution is not only a problem for Europe and North America Industrial: Endüstriyel Pollution: Kirlilik Only: Sadece Problem: Sorun North: Kuzey Endüstriyel kirlilik yalnızca

Detaylı

ISSN:2149-7710 BORNOVA BÜYÜK PARK

ISSN:2149-7710 BORNOVA BÜYÜK PARK ISSN:2149-7710 BORNOVA BÜYÜK PARK K N A AR PRO 1 OK Y Ü ÜN V R N B R N Ü Ü R V B P AN A A ANAB A K N A AR PRO RA 2 3 Y O A A B B B BİF (Bornova İçin Fikirler) Bir kenti tasarlamak, o kent için bir yașam

Detaylı

BALANS - İLKE KUTLAY

BALANS - İLKE KUTLAY BALANS - İLKE KUTLAY BALANS - İLKE KUTLAY 17 Eylül - 5 Ekim 2012 Balans ironik yönü kuvvetli sirk temalı resimlerden oluşuyor. Çalışmalarda hayvanları da ortak eden figürlerin oluşturduğu yapay bir gösteri

Detaylı

Educational On-line Programmes for Teachers and Students

Educational On-line Programmes for Teachers and Students Educational On-line Programmes for Teachers and Students Hamit İVGİN - İstanbul Provincial Directorate of National Education ICT Coordinator & Fatih Project Coordinator in İstanbul Kasım 2014 - İSTANBUL

Detaylı

04 www.borpanel.com.tr

04 www.borpanel.com.tr BANYO MOBiLYALARI 04 Kalite Yönetim Modern yaşamın koşuşturmasında Belgeleri klasikten vazgeçemeyenlere konfor ve estetiği bir arada sunan Efes, banyolarınızın atmosferini değiştirecek. 05 06 KURUMSAL

Detaylı

Turizm Pazarlaması. Tourism Marketing

Turizm Pazarlaması. Tourism Marketing Turizm Pazarlaması Tourism Marketing 1980 li yılların başında dünya üzerinde seyahat eden turist sayısı 285 milyon ve toplam gelir 92 milyar dolar iken, 2000 yılında bu rakam, 698 milyona ulaşmış ve bu

Detaylı

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement

Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement TURKISH Newborn Upfront Payment & Newborn Supplement Female 1: Bebeğim yakında doğacağı için bütçemi gözden geçirmeliyim. Duyduğuma göre, hükümet tarafından verilen Baby Bonus ödeneği yürürlükten kaldırıldı.

Detaylı

Araştırma Makalesi / Research Article MİMAR SİNAN CAMİLERİNDE MODÜLER SİSTEM

Araştırma Makalesi / Research Article MİMAR SİNAN CAMİLERİNDE MODÜLER SİSTEM Papers Produced from PhD Theses Presented at Institute of Science and Technology, Yıldız Technical University Yıldız Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezlerinden Üretilmiş Yayınlar

Detaylı

TELİF HAKKI DEVİR SÖZLEŞMESİ Bornova Veteriner Kontrol ve Araştırma Enstitüsü Dergisi Makalenin Başlığı:......... Yazar/Yazarlar ve tam isimleri:............ Yayından sorumlu yazarın adı-soyadı, adresi

Detaylı

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ

Detaylı

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION

A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION 1. Çeviri Metni - 9 Ekim 2014 A LANGUAGE TEACHER'S PERSONAL OPINION Why is English such an important language today? There are several reasons. Why: Neden, niçin Such: gibi Important: Önemli Language:

Detaylı

2. Yıl / III. Dönem (Second Year Third Semester)

2. Yıl / III. Dönem (Second Year Third Semester) 1. Yıl / I. Dönem (First Year First Semester) TDE101 Osmanlı Türkçesi I (Ottoman Turkish I) 4 1 7 Tr AZ TDE103 Türkiye Türkçesi I: Ses Bilgisi (Turkish Language: Phonology) 3 0 5 Tr AZ TDE157 Türk Edebiyatı:

Detaylı

NOVAPAC Ambalaj San. Tic. A.Ş

NOVAPAC Ambalaj San. Tic. A.Ş Ambalaj San. Tic. A.Ş 2014 yılında İstanbul'da 5.000 m2 lik alanda kurulan tek kullanımlık plastik ürünleri araştırıp, geliştirip, tasarlayıp üretmektedir. Uzun yılların deneyimi ile pazara yenilikçi,

Detaylı

TR2009/0136.01-02/409 Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» Body of Knowledge for AC/HR Education

TR2009/0136.01-02/409 Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» Body of Knowledge for AC/HR Education Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» Body of Knowledge for AC/HR Education Benim için İnsan Hakları «Human Rights for Me» DVE/İHE için Bilgi Bankası FLOW CHART Overall framework: Bologna Functional

Detaylı

2 0 15-2016 Eğitim-Öğretim Yılında

2 0 15-2016 Eğitim-Öğretim Yılında 2 0 15-2016 Eğitim-Öğretim Yılında TÜRKİYE'DEKİ YÜKSEKÖĞRETİM PROGRAMLARI İÇİN YURT DIŞINDAN KABUL EDİLECEK ÖĞRENCİ KONTENJANLARI Yükseköğretim Genel Kurulunun 19.03.2015 tarihli toplantısında kabul edilen;

Detaylı

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers

ingilizce.com-müşterilerle En çok kullanılan Kelime ve Deyimler-Top words and phrases to use with customers The Top words and phrases to use with customers Müşterilerle En Çok Kullanılan Kelime ve Deyimler Definitely Kesinlikle Surely Tabii! Kesinlikle Absolutely Muhakkak Kesinlikle Certainly Elbette PHRASES

Detaylı

The Otonomi of First The epicenter of investments with the latest technological equipments and strategic location

The Otonomi of First The epicenter of investments with the latest technological equipments and strategic location www.otonomi.com.tr BİR İLKİN OTONOMİSİ Son Teknoloji Donanımlar ve Stratejik Konum ile Yatırımların Merkez Üssü The Otonomi of First The epicenter of investments with the latest technological equipments

Detaylı

MİMARİ TASARIM 7 / ARCHITECTURAL DESIGN 7 (Diploma Projesi / Diploma Project) 2015 2016 Öğrenim Yılı Bahar Yarıyılı / 2015-2016 Academic Year Spring

MİMARİ TASARIM 7 / ARCHITECTURAL DESIGN 7 (Diploma Projesi / Diploma Project) 2015 2016 Öğrenim Yılı Bahar Yarıyılı / 2015-2016 Academic Year Spring MİMARİ TASARIM 7 / ARCHITECTURAL DESIGN 7 (Diploma Projesi / Diploma Project) 2015 2016 Öğrenim Yılı Bahar Yarıyılı / 2015-2016 Academic Year Spring Term Gr.1 ZEYTİNBURNU ODAKLI MİMARİ / KENTSEL YENİLEME

Detaylı

COLLECTION PREVIEW 2015

COLLECTION PREVIEW 2015 COLLECTION PREVIEW 2015 Cardin Concept Eskişehir de 60000 m2 açık alan üzerine kurulu, 40000 m2 kapalı alana sahip; Türkiye de ve gelişen ihracatıyla dünyada önemli mobilya üretim tesislerinden biridir.

Detaylı

Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi CRISTAL Common References in Sustainable Training in Adult Learning 2011-2013

Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi CRISTAL Common References in Sustainable Training in Adult Learning 2011-2013 Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi CRISTAL Common References in Sustainable Training in Adult Learning 2011-2013 Bu proje Avrupa Komisyonu tarafından finanse edilmektedir. İletişim: Afyonkarahisar İl

Detaylı

My Year Manager is Sınıf Müdürüm. P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü

My Year Manager is Sınıf Müdürüm. P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü EMTRAS [Turkish] My Headteacher is Okul müdürüm My Year Manager is Sınıf Müdürüm My Form Tutor is Sınıf öğretmenim My Form is Sınıfım P.E. is on Beden eğitimi dersimin günü I must bring in a T-shirt, shorts

Detaylı

Implementing Benchmarking in School Improvement

Implementing Benchmarking in School Improvement Implementing Benchmarking in School Improvement "Bu proje T.C. Avrupa Birliği Bakanlığı, AB Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığınca (Türkiye Ulusal Ajansı, http://www.ua.gov.tr) yürütülen Erasmus+

Detaylı

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT The purpose of the study is to investigate the impact of autonomous learning on graduate students

Detaylı

Lesson 19: What. Ders 19: Ne

Lesson 19: What. Ders 19: Ne Lesson 19: What Ders 19: Ne Reading (Okuma) What is it? (O nedir?) What is your name? (İsmin nedir?) What is the answer? (Cevap nedir?) What was that? (O neydi?) What do you want? (Ne istersin?) What did

Detaylı

www.imsamakina.com.tr

www.imsamakina.com.tr HAKKIMIZDA 2003 Yılında ahşap modelhanesi olarak kurulan firmamız, müşteri taleplerini göz önünde bulundurarak ve bu talepleri günümüz teknolojisine uyarlayarak, bünyesine CNC dik işleme merkezleri katmıştır.

Detaylı

SOSYOLOJİ BÖLÜMÜ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÜZ DÖNEMİ PROGRAMI

SOSYOLOJİ BÖLÜMÜ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÜZ DÖNEMİ PROGRAMI ANADAL EĞİTİM PROGRAMI ZORUNLU DERSLERİ.Sınıf/.Yarıyıl YDİ0 Temel Yabancı Dil (İngilizce) (Basic Foreign Language (English)) - 2 YDF0 Temel Yabancı Dil (Fransızca) (Basic Foreign Language (French)) - YDA0

Detaylı

YÜKSELİŞ ASANSÖR. www.yukselisasansor.com.tr YÜKSELİŞ ASANSÖR. Hedefiniz Yükselmek İse Yükselmenin Yolu YÜKSELİŞ tir.

YÜKSELİŞ ASANSÖR. www.yukselisasansor.com.tr YÜKSELİŞ ASANSÖR. Hedefiniz Yükselmek İse Yükselmenin Yolu YÜKSELİŞ tir. Hedefiniz Yükselmek İse Yükselmenin Yolu tir. SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Sektöre uzun yıllar hizmet vermiş olan Yükseliş Asansör, kararlı ve prensipli yönetim anlayışı ile, kaliteli üretim için

Detaylı

T.C. Hitit Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü. İşletme Anabilim Dalı

T.C. Hitit Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü. İşletme Anabilim Dalı T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı X, Y, Z KUŞAĞI TÜKETİCİLERİNİN YENİDEN SATIN ALMA KARARI ÜZERİNDE ALGILANAN MARKA DENKLİĞİ ÖĞELERİNİN ETKİ DÜZEYİ FARKLILIKLARININ

Detaylı

hkm Jeodezi, Jeoinformasyon ve Arazi Yönetimi Dergisi 2008/2 Sayý 99 www.hkmo.org.tr Türkiye de Kentsel Teknik Altyapý Tesisleri Uygulamalarýnda Koordinasyonun Önemi ve Altyapý Koordinasyon Merkezleri

Detaylı

Araziye Çıkmadan Önce Mutlaka Bizi Arayınız!

Araziye Çıkmadan Önce Mutlaka Bizi Arayınız! Monthly Magnetic Bulletin March 2014 z BOĞAZİÇİ UNIVERSITY KANDİLLİ OBSERVATORY and EARTHQUAKE RESEARCH INSTITUTE GEOMAGNETISM LABORATORY http://www.koeri.boun.edu.tr/jeofizik/default.htm Magnetic Results

Detaylı

INSPIRE CAPACITY BUILDING IN TURKEY

INSPIRE CAPACITY BUILDING IN TURKEY Ministry of Environment and Urbanization General Directorate of Geographical Information Systems INSPIRE CAPACITY BUILDING IN TURKEY Section Manager Department of Geographical Information Agenda Background

Detaylı

Virtualmin'e Yeni Web Sitesi Host Etmek - Domain Eklemek

Virtualmin'e Yeni Web Sitesi Host Etmek - Domain Eklemek Yeni bir web sitesi tanımlamak, FTP ve Email ayarlarını ayarlamak için yapılması gerekenler Öncelikle Sol Menüden Create Virtual Server(Burdaki Virtual server ifadesi sizi yanıltmasın Reseller gibi düşünün

Detaylı

Present continous tense

Present continous tense Present continous tense This tense is mainly used for talking about what is happening now. In English, the verb would be changed by adding the suffix ing, and using it in conjunction with the correct form

Detaylı

İTÜ DERS KATALOG FORMU (COURSE CATALOGUE FORM)

İTÜ DERS KATALOG FORMU (COURSE CATALOGUE FORM) Dersin Adı İTÜ DERS KATALOG FORMU (COURSE CATALOGUE FORM) Course Name Bilimde Önemli Anlar Great Moments in Science Ders Uygulaması, Saat/Hafta (Course Implementation, Hours/Week) Kodu Yarıyılı Kredisi

Detaylı

Numune Kodu ve parti no

Numune Kodu ve parti no Numune Kodu ve parti no Numune tipi Kimin tarafından üretildiği Numune formu ve şekli Sertifikalandıran Kurum Konsantrasyonlar Elde edilen konsantrasyon değerleri Ortalama Standart Sapmalar % 95 Karbon

Detaylı

Arkasýnda dev bir teknoloji ve Ar-Ge yatýrýmý bulunduran Fýrat Çelik Kapýlarý, hayatýnýzý kolaylaþtýrmak ve yaþadýðýnýz mekanlarý daha güvenli hale getirmek için ü ret i l m e k te d i r. Amacýmýz; daha

Detaylı

(Bu örnekte görüldüğü gibi aktive cümlenin nesnesi, pasif cümlenin öznesi konumuna geçmektedir.)

(Bu örnekte görüldüğü gibi aktive cümlenin nesnesi, pasif cümlenin öznesi konumuna geçmektedir.) Passive voice "edilgen" anlamındadır. Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve özne olarak adlandırılır. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkilenir. Eylemi yapanın, yani öznenin

Detaylı

KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİEĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ PROGRAMI 2013 2014 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI LİSANS PROGRAMI ÖĞRETİM PLANI.

KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİEĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ PROGRAMI 2013 2014 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI LİSANS PROGRAMI ÖĞRETİM PLANI. I. YARIYIL KIRIKKALE ÜNİVERSİTESİEĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ PROGRAMI 2013 2014 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI LİSANS PROGRAMI ÖĞRETİM PLANI 0801101 Temel Matematik I 2+0 General Mathematics I 6 0801102 Genel

Detaylı

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY

HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir. JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HOW TO MAKE A SNAPSHOT Snapshot Nasil Yapilir JEFF GOERTZEN / Art director, USA TODAY HEADLINE: How many minutes a day do you or someone else walk your dog? 0 minutes 13% 1-19 minutes 24% 20-39 minutes

Detaylı

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir.

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir. ÖZET Üniversite Öğrencilerinin Yabancı Dil Seviyelerinin ve Yabancı Dil Eğitim Programına Karşı Tutumlarının İncelenmesi (Aksaray Üniversitesi Örneği) Çağan YILDIRAN Niğde Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Detaylı

ÖZET 208 NUMARALI URFA ŞER İYYE SİCİLİ NİN TRANSKRİPSİYON VE DEĞERLENDİRMESİ (H.1296-1299/M.1879-1882)

ÖZET 208 NUMARALI URFA ŞER İYYE SİCİLİ NİN TRANSKRİPSİYON VE DEĞERLENDİRMESİ (H.1296-1299/M.1879-1882) TÜRKÇE ÖRNEK-1 ÖZET 208 NUMARALI URFA ŞER İYYE SİCİLİ NİN TRANSKRİPSİYON VE DEĞERLENDİRMESİ (H.1296-1299/M.1879-1882) Bu çalışma ile 208 Numaralı Urfa Şer iyye Sicili nin (1879-1882) transkripsiyonu ve

Detaylı

ENGiN GÜNEYSU. +90 530 290 20 20 / enginguneysu@gmail.com. enginguneysu@gmail.com 530 290 20 20 mobile

ENGiN GÜNEYSU. +90 530 290 20 20 / enginguneysu@gmail.com. enginguneysu@gmail.com 530 290 20 20 mobile ENGiN GÜNEYSU +90 530 290 20 20 / enginguneysu@gmail.com Engin Guneysu was born in 1981 in Samsun In 2004,he began to work as photography editor for Cena advertisement agency. In 2004, he worked for Bodrumun

Detaylı

Takım Çalışması ve Liderlik Kuralları

Takım Çalışması ve Liderlik Kuralları Vision and Values Takım Çalışması ve Liderlik Kuralları Code of Teamwork and Leadership 1 Takım Çalışması ve Liderlik Kuralları Vizyon ve değerlerimiz, Henkel çatısı altındaki davranışlarımızın ve hareketlerimizin

Detaylı

Freedom of Thought, Conscience & Religion Case study

Freedom of Thought, Conscience & Religion Case study This project is co-financed by the European Union and the Republic of Turkey Benim için İnsan Hakları Human Rights for Me Freedom of Thought, Conscience & Religion Case study Ton VEEN This project is co-financed

Detaylı

İZDÜŞÜM. İzdüşümün Tanımı ve Önemi İzdüşüm Metodları Temel İzdüşüm Düzlemleri Noktanın İzdüşümü Doğrunun İzdüşümü Düzlemlerin İz Düşümleri

İZDÜŞÜM. İzdüşümün Tanımı ve Önemi İzdüşüm Metodları Temel İzdüşüm Düzlemleri Noktanın İzdüşümü Doğrunun İzdüşümü Düzlemlerin İz Düşümleri ÖĞR. GÖR.ÖMER UÇTU İZDÜŞÜM İzdüşümün Tanımı ve Önemi İzdüşüm Metodları Temel İzdüşüm Düzlemleri Noktanın İzdüşümü Doğrunun İzdüşümü Düzlemlerin İz Düşümleri İzdüşümün Tanımı ve Önemi İz düşüm: Bir cismin

Detaylı

1 9 1 4 1 0 1 6 1 9 1 1-2012

1 9 1 4 1 0 1 6 1 9 1 1-2012 1 3 1 4 1 9 1 1 1 2 1 9 1 4 1 1 1 2 1 9 1 7 1 4 1 9 1 4 1 7 1 1 1 8 1 9 1 0 1 4 1 9 1 7 1 1 1 7 1 9 1 8 1 7 1 8 1 2 1 9 1 9 1 8 1 2 1 9 1 0 1 2 1 4 1 1 1 6 1 1 1 9 1 9 1 8 1 8 1 8 1 1 1 9 1 8 1 7 1 9 1

Detaylı

Start Streamin. now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers

Start Streamin. now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers Start Streamin now! MiniPod Bluetooth Streamin speakers Streamin PodSpeakers True stereo great design P3-4 P5-6 P7-8 MicroPod Bluetooth Great sounding stereo streamed from your Bluetooth device SmallPod

Detaylı

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır:

Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Yaz okulunda (2014 3) açılacak olan 2360120 (Calculus of Fun. of Sev. Var.) dersine kayıtlar aşağıdaki kurallara göre yapılacaktır: Her bir sınıf kontenjanı YALNIZCA aşağıdaki koşullara uyan öğrenciler

Detaylı

www.cagsanmerdiven.com - bilgi@cagsanmerdiven.com.tr

www.cagsanmerdiven.com - bilgi@cagsanmerdiven.com.tr Kurulum Kılavuzu Introduction Manuel YAY MONTAJ VİDALARI ZİNCİR KİLİT BRAKETİ SPRING ASSEMBLY SCREWS CHAIN LINK CATCH BRACKET AHŞAP ÇATI MERDİVENİ WOODEN LOFT LADDER www.cagsanmerdiven.com - bilgi@cagsanmerdiven.com.tr

Detaylı

Exercise 2 Dialogue(Diyalog)

Exercise 2 Dialogue(Diyalog) Going Home 02: At a Duty-free Shop Hi! How are you today? Today s lesson is about At a Duty-free Shop. Let s make learning English fun! Eve Dönüş 02: Duty-free Satış Mağazasında Exercise 1 Vocabulary and

Detaylı

Fıstıkçı Şahap d t c ç

Fıstıkçı Şahap d t c ç To and from We have already seen the suffıx used for expressing the location of an object whether it s in, on or at something else: de. This suffix indicates that there is no movement and that the object

Detaylı