Kırkbir yaşında, evli, terzilikle geçimini sağlayan, iki çocuklu, Samsun da yaşamakta

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kırkbir yaşında, evli, terzilikle geçimini sağlayan, iki çocuklu, Samsun da yaşamakta"

Transkript

1 SORUN VAKA Hacettepe T p Dergisi 2005; 36: Akut kolesistit/kolanjit klinik tablosuyla baflvuran bir hematolojik malignite olgusu Gülflen Özkaya 1, Kemal A baht 2, Arzu Topeli skit 3, Ayflegül Üner 4, Alp Usubütün 4, Ömrüm Uzun 5 1 Uzman Dr., Hacettepe İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi, Ankara 2 Araştırma Görevlisi, Hacettepe Ankara 3 Doç. Dr., Hacettepe Yoğun Bakım Ünitesi, Ankara 4 Doç. Dr., Hacettepe Patoloji Anabilim Dalı, Ankara 5 Prof. Dr., Hacettepe İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi, Ankara Kırkbir yaşında, evli, terzilikle geçimini sağlayan, iki çocuklu, Samsun da yaşamakta olan kadın hasta, 5 Mayıs 2004 tarihinde Samsun Devlet Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi ne halsizlik, üşüme ve titremenin eşlik ettiği ateş ve sarılık şikayetleriyle başvurmuş. İnfeksiyon hastalıkları servisinde yatırılarak izlenen hastaya bu dönemde kolanjit tanısıyla siprofloksasin tedavisi verilmiş. Taburculuk sonrası yaklaşık 1.5 ay boyunca hiçbir şikayeti olmayan hastanın Temmuz 2004 tarihinde üşüme ve titremenin eşlik ettiği ateş şikayeti tekrar başlamış. Samsun Devlet Hastanesi ne tekrar başvuran hastaya, idrar yolu infeksiyonu tanısıyla, yeniden siprofloksasin tedavisi uygulanmış. Bir hafta sonra kontrole çağırılan hastanın şikayetlerinde düzelme olmaması üzerine, leptospirozis ön tanısıyla Samsun 19 Mayıs ne sevk edilmiş ve 12 Temmuz 2004 tarihinde dahiliye servisine yatırılmış. 13 Temmuz 2004 tarihinde yapılan leptospirozis mikroskobik aglutinasyon testi (MAT) sonucu 1:100 titre olarak gelmiş. İki gün sonra yapılan abdominopelvik ultrasonografi (USG) de safra kesesi hacmi ve duvar kalınlığının, intra ve ekstrahepatik safra yollarının normal sınırlar içinde olduğu, safra kesesi lümeni içinde gölge vermeyen multipl milimetrik izoekoik görünümler izlendiği bildirilmiş. 19 Temmuz 2004 tarihinde yapılan abdominal bilgisayarlı tomografi (BT) de karaciğer vertikal uzunluğunun 16 cm olduğu, dalak ve safra kesesinin kontrakte olduğu bildirilmiş. Kemik iliği aspirasyonu normoselüler olarak rapor edilmiş. 21 Temmuz 2004 tarihinde ateşi yükselen, sarılığında artış olan, bulantı ve kusması şiddetlenen ve genel durumu da bozulmaya başlayan hastanın fizik muayenesinde bağırsak seslerinin hipoaktif olduğu ve palpasyonda da defansın geliştiği saptanmış. Acil olarak yapılan abdominal USG de, safra kesesi duvar kalınlığında artış, duvar içerisinde ekojenite artışı ve safra kesesi çevresinde mayi artışı ile karakterize akut kolesistit varlığı saptanmış. Manyetik rezonans kolanjiyografi de USG bulgularını doğrulamış. Bunun üzerine hasta genel cerrahi ünitesine devredilmiş. Ancak hasta kendi isteğiyle, Hacettepe Erişkin Hastanesi ne başvurmak üzere 19 Mayıs Hastanesi nden ayrılmış. 23 Temmuz 2004 tarihinde saat 02:00 de Hacettepe Üniversitesi Acil Polikliniği ne başvuran hastanın fizik muayenesinde genel durumunun orta, bilincinin açık olduğu saptandı. Glasgow koma skoru 15 olan hastanın vücut ısısı 38.5 C, nabzı 115/dakika, solunum sayısı 30/dakika ve tansiyonu da 175/100 mmhg idi. Oral mukoza kuruydu ve hasta dehidrate görünümdeydi. Sağ üst kadranda hassasiyeti ve direkt ve indirekt reboundu olan hastanın bağırsak sesleri normoaktifti. Subklavyen kateter takılan hastanın santral venöz basıncı 7 mmhg idi. Hastanın acil polikliniğindeki izlemi sırasında elde olunan laboratuvar değerleri Tablo 1 de gösterilmektedir. 184 H ACETTEPE T IP D ERG S

2 Akut kolesistit/kolanjit klinik tablosuyla baflvuran bir hematolojik malignite olgusu Tablo 1. Erişkin Acil Polikliniği ve İç Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitesi ndeki izlem sırasında elde olunan laboratuvar testlerinin sonuçları Tarih ve saat 23 Temmuz Temmuz Temmuz 2004 Testler 02:08 07:35 15:30 Hemoglobin (g/dl) Hematokrit (%) MCV (fl) MCH (pg) MCHC (g/dl) Lökosit (/µl) Trombosit (/µl) Sedimentasyon (mm/saat) Glikoz (mg/dl) BUN (mg/dl) Kreatinin (mg/dl) Sodyum (meq/l) Potasyum (meq/l) Klor (meq/l) Kalsiyum (mg/dl) Fosfor (mg/dl) ALT (U/L) AST (U/L) ALP (U/L) GGT (U/L) Total bilirubin (mg/dl) Direkt bilirubin (mg/dl) aptt (saniye) 38.1 INR (IU) 4.19 CRP (mg/dl) 12.1 Periferik yaymada lökositlerin %86 sını nötrofil, %8 ini lenfosit ve %6 sını monositlerin oluşturduğu saptandı. Arteryel kan gazında ph: 6.977, HCO 3 : 2.1 meq/l, PaCO 2 : 9.1 mmhg, SaO 2 : %93.3 ve PaO 2 : mmhg idi. Hipoglisemi ve metabolik asidoz nedeniyle hastaya 264 meq/l NaHCO 3 infüzyonu ve 100 cc/saat %10 dekstroz infüzyonu uygulandı. Yapılan abdominal USG de batın içi perihepatik alandan sağ parakolik alan boyunca pelvise inen serbest sıvılar olduğu, safra kesesi etrafının ileri derecede irregüler, ödemli ve inflame görünümde olduğu, kese lümeninin ileri derecede küçüldüğü saptandı. Bu bulgular safra kesesi perforasyonu lehine değerlendirildi. İnfeksiyon hastalıkları ünitesine danışılan hastaya, perfore akut kolesistit tanısıyla piperasilin-tazobaktam tedavisi başlandı ve karaciğer enzimlerindeki yükseklik nedeniyle akut viral hepatit etkenlerine yönelik serolojik testlerin gönderilmesi önerildi. Genel cerrahi bölümüne danışılan hastaya acil müdahalede bulunulması düşünülmedi ve hastanın iç hastalıkları yoğun bakım ünitesi (YBÜ) nde izlenmesine karar verildi. Aynı gün sabah 07:30 da iç hastalıkları YBÜ ye kabul edilen ve Glasgow koma skoru 7 olan hastanın yapılan fizik muayenesinde vücut ısısı 34.2 C, nabzı 118/dakika, solunum sayısı 40/dakika, tansiyonu 100/67 mmhg idi. İzleminde oksijen satürasyonu progresif olarak düşen hasta elektif olarak entübe edildi. Tekrarlanan abdominal USG de safra kesesinin perfore olmadığı, kolesistit bulgularının izlenmediği, sadece intraabdominal serbest sıvı bulunduğu bildirildi. Gönderilen dissemine intravasküler koagülasyon (DİK) panelinde fibrinojen 404, trombin zamanı 18.1 saniye, antitrombin III aktivitesi %68 ve D-dimer > 20 Mg/mL Cilt 36 Say

3 Özkaya, A baht, Topeli skit, Üner, Usubütün ve Uzun olarak saptandı. Hematoloji bölümünce akut DİK tanısı konan hastaya taze donmuş plazma desteği verildi. İH-YBÜ ye yatışının dördüncü saatinden itibaren tansiyonları progresif olarak düşen hastaya femoral arter kateteri takılarak invaziv kan basıncı monitörizasyonu yapıldı ve vazopresör desteği sağlandı. Kantitatif derin trakeal aspirat, periton sıvısı ve idrar örneklerinin mikroskobik incelemesinde bakteriyel infeksiyon lehine bulgu saptanmadı. Periton sıvısı örneği eksüda özellikleri taşıyordu. Bu sıvılardan ve kan örneklerinden kültür alınan hastada saat 13:50 de kardiyak arrest gelişti. Yapılan kardiyopulmoner resüsitasyona (KPR) kısa sürede cevap alındı. Saat 14:00 te hematoloji, infeksiyon hastalıkları ve iç hastalıkları YBÜ leri ile genel cerrahi anabilim dalının katılımıyla yapılan acil olgu değerlendirimi toplantısında genel cerrahi bölümünce intraabdominal kaynaklı infeksiyon düşünülmediği ve cerrahi girişim kararından vazgeçildiği belirtildi. Hematoloji bölümünce hastanın akut DİK tablosunda olduğu, periferik yaymasında ciddi sola kaymanın olduğu ve bundan da ciddi bir infeksiyonun sorumlu tutulduğu bildirildi. Ayrıca, hemoglobindeki progresif düşüş nedeniyle hemolitik anemi parametrelerinin de analizi istendi. İnfeksiyon hastalıkları ünitesince leptospira serolojisi pozitifliği nedeniyle tedaviye doksisiklin eklendi. İnfeksiyon odağının henüz saptanamamış olması ve hemoglobin değerlerindeki progresif düşüş nedeniyle, katılan tüm bölümlerin onayıyla kranial ve torakoabdominal BT tetkiki yapılmasına karar verildi. Tomografi sırasında kardiyak arrest gelişen hasta KPR ye hızla yanıt verdi. Kranial BT normaldi. Torakoabdominal BT de her iki akciğerde yaygın konsolidasyonlar, üst loblarda septal kalınlaşmalar, sağda daha belirgin olmak üzere bilateral plevral efüzyon, intraabdominal orta derecede serbest sıvı ve safra kesesi içinde en büyüğü 2 cm çapında olan taş veya yoğunlaşmış safra çamuru ile uyumlu iki adet yüksek dansiteli lezyon saptandı. Aynı gün saat 15:30 da tekrarlanan kan gazında ph: 6.661, HCO 3 : 4.2 meq/l, PaCO 2 : 37.8 mmhg, O 2 satürasyonu: %21.9 ve PaO 2 : 40.8 mmhg olarak saptandı. Vazopresör ihtiyacı giderek artan, 440 meq/l/saat NaHCO 3 infüzyonuna rağmen asidozu derinleşen, santral venöz basıncı 20 mmhg ya çıkmasına rağmen idrar çıkımı azalan hastada sıvı tedavisine ara verildi. Nefroloji bölümünün önerisiyle hemodiyalize alınmaya başlayan hastada diyaliz sırasında tekrar kardiyak arrest gelişti ve KPR ye tekrar cevap alındı. Fakat saat 21:20 de tekrar kardiyak arrest gelişen hastada 100 dakika süren yeniden canlandırma işlemine yanıt alınamadı ve hasta saat 23:00 te eksitus kabul edildi. Postmortem dönemde elde olunan viral hepatit serolojisi testlerine göre hastada anti-hav IgG ve anti-hbs antikorlarının pozitif olduğu, anti-hcv nin de negatif olduğu saptandı. Hemolitik anemi parametreleri normal sınırlar içindeydi. Vücut sıvıları ve kandan alınan örneklerin hiçbirinde bakteriyel üreme olmadı. TANI ve AYIRICI TANI Hastanın hikayesinden ilk kez 5 Temmuz 2004 tarihinde akut kolanjit tablosunda hekime başvurduğunu ve daha sonra da akut kolesistit tanısı aldığını öğreniyoruz. Akut kolanjit/kolesistitle gelen bir hastada ilk yaklaşım nasıl olmalıdır? Ayırıcı tanıda neler düşünülmelidir? Akut kolanjit/kolesistitin en önemli nedeni taştır. Olguların %15 inde görülen taşsız kolesistit/kolanjitten sorumlu nedenler safra yollarının tümörleri, safra yollarına dıştan bası yapan lezyonlar (pankreas karsinomu, lenfoma, metastatik tümörler gibi), paraziter hastalıklar (Ascaris lumbricoides, Fasciola hepatica ve Clonorchis sinensis gibi), safra yolu strüktürü ve konjenital anomalilerdir. Akut kolanjit/kolesistit tanısı alan hastaların %80 inde bir hafta içinde semptomatik tedaviye yanıt alındığından, acil cerrahi yaklaşım genellikle gerekmez. Ancak perforasyon gibi bir komplike durum varlığında acil cerrahi gerekir. Akut kolanjit/kolesistit tanısı konduğunda mutlaka Enterobacteriaceae ailesinin üyesi olan gram-negatif bakterilere yönelik etkin antimikrobiyal tedavi başlanmalıdır. Genellikle, semptom ve bulgular düzeldikten dört-altı hafta sonra elektif cerrahi yapılması önerilmektedir. Elbette tedavi yaklaşımı, akut kolanjit/kolesistitin etyolojisi de göz önüne alınarak modifiye edilebilir. Hastanemiz acil polikliniğine gelen hastada ateş, anemi, sedimentasyon yüksekliği, sola kaymanın eşlik ettiği ciddi lökositoz ve karaciğer enzimlerinde yükselme var. İlk planda akla hangi hastalıklar gelmelidir? Bu hastaya neden piperasilin-tazobaktam tedavisi başladınız? Ateş ve ciddi lökositoz varlığı, aksi ispat edilene değin infeksiyöz bir etyolojiyi akla getirmelidir. Üst üriner sistem infeksiyonundan sepsise kadar geniş bir hastalık yelpazesi bu klinik tablodan sorumlu olabilir. Bu hastada, muayene sırasında sarılık ve sağ üst kadran hassasiyetinin saptanmış olması, karaciğer enzimlerinde yükselme olması ve hastanın hikayesinden ve epikrizinden 186 H ACETTEPE T IP D ERG S

4 Akut kolesistit/kolanjit klinik tablosuyla baflvuran bir hematolojik malignite olgusu kolanjit nedeniyle kısa bir süre önce hastaneye yatırıldığını ve ilk atak sırasında siprofloksasin tedavisine iyi yanıt vermiş olduğunu öğrenmiş olmamız, bizi bu hastada safra kesesi/kanalı ile ilgili bir patolojiye yönlendiriyor. Bu nedenle aksi ispat edilene değin bu hastada biliyer bir infeksiyon varlığı düşünülmelidir. İzlemine iç hastalıkları YBÜ de devam edilen hastada daha sonra hipotermi ve hipotansiyon gelişmiş olması, ön planda biliyer sepsisi düşündürmeli. Biliyer sistem infeksiyonlarının yaklaşık olarak %70 inden Enterobacteriaceae ailesinin üyesi gram-negatif basiller sorumludur. Bu nedenle ampirik tedavide bu bakterilere iyi etkinlik gösterdiği bilinen üçüncü kuşak sefalosporinler ve kinolon türevlerinin kullanılması akılcı bir yaklaşımdır. Hastanemizde genellikle bu amaçla seftriakson kullanılmaktadır. Samsun Devlet Hastanesi nde uygulanmış olan siprofloksasin de uygun bir seçenektir. Hasta infeksiyon hastalıkları ünitesine danışıldığında, akut kolanjit tanısıyla piperasilin-tazobaktam tedavisinin başlanmış olmasının nedeni, hastanın 11 gündür 19 Mayıs Üniversitesi nde izleniyor olması nedeniyle nozokomiyal infeksiyon etkenlerini kapsamak ve idrar yolu infeksiyonu nedeniyle verilen siprofloksasin tedavisine yanıt alınamayan hastada, kolanjit olgularının %10 undan sorumlu olan anaerobik etkenleri ve %15 inden sorumlu olan enterokokları kapsamaktır. Piperasilin-tazobaktamın antipsödomonal, antianaerobik ve antienterokokal etkinliği çok iyidir. Leptospirozis hakkında kısaca bilgi verdikten sonra leptospirozisi bu olguyu temel alarak tekrar tartışır mısınız? Dünyada en sık görülen zoonotik infeksiyon olan leptospirozis, başta Leptospira interrogans olmak üzere patojen leptospirlere bağlı olarak gelişir. Ilıman iklimin hakim olduğu bölgelerde en sık yaz sonu-sonbahar başı dönemde görülen bu infeksiyon özellikle yağmur sonrası salgınlara neden olur. Leptospirin en önemli rezervuarı kemirgenler ve diğer küçük hayvanlardır. İnfekte hayvanlarda kronik renal infeksiyona neden olan leptospirler, hayvanın idrarı aracılığıyla doğal ortamı kontamine eder. İnsana bulaş direkt veya indirekt yolla olur. Direkt bulaş, veterinerlerde, çiftçilerde, avcılarda ve kasaplarda sıktır. Daha sık olarak görülen indirekt bulaş ise, idrarla kontamine toprak veya su ile temas sonrası gelişir. Leptospirler mukoza, konjunktiva ve bütünlüğü bozulmuş deri yoluyla veya mikrodamlacıkların aerosol inhalasyonuyla vücuda girer. Kana geçen leptospirler, sistemik vaskülite neden olarak, kendilerinin organ ve dokulara göçünü kolaylaştırır. Vaskülite bağlı olarak pulmoner kanama, iskemi, renal korteks ve epitel hücre nekrozu ve karaciğerin histolojik yapısında bozulma gerçekleşir. Patojen leptospirlerin en önemli virülans faktörleri yapışma yeteneği, toksin yapımı, immün kompleks oluşturma özelliği ve yüzeyindeki proteinlerdir. Leptospiroziste, inkübasyon periyodu ortalama 10 gündür (5-14 gün arası). Leptospirozisin kliniği çok geniş bir yelpazeye sahiptir: hastalık tamamiyle subklinik seyredebilir, sistemik ve kendi kendini sınırlayan bir klinik sendrom ortaya çıkabilir ya da böbrek yetmezliği, karaciğer yetmezliği, pnömonit ve kanama diyatezi ile seyreden ve ölümcül olma potansiyeli taşıyan ağır infeksiyon gelişebilir. Klinik hastalığın iki evresi vardır: erken septisemik evre ve ateşin hafiflemesiyle birlikte ağır semptom ve bulguların ortaya çıktığı immün evre. Ortalama beş-yedi gün süren akut septik evre, ani yükselen ateş, titreme, baş ağrısı, bitkinlik, miyalji, konjunktival sufüzyon, öksürük, farenjit, karın ağrısı, anoreksi, bulantı, kusma, ishal ve pretibial makülopapüler kütanöz erüpsiyon ile karakterizedir. Daha az sıklıkla lenfadenopati, splenomegali ve hepatomegali saptanır. Leptospirin kan ve dokudaki yoğunluğunun azalma eğilimine girmesi ve IgM tipi antikorların ortaya çıkmasıyla birlikte başlayan ve yaklaşık 4-30 gün süren immün fazda, akut septik fazda görülen semptom ve bulgulara ek olarak sarılık, böbrek yetmezliği, kardiyak aritmi, aseptik menenjit ve fotofobi de saptanır. İmmün fazda karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında progresif bozulmayla seyreden ağır leptospirozise Weil hastalığı denmektedir. Şiddetli Weil hastalığında, akutseptik faz olmaksızın 40 C ye ulaşan ateş, akut karaciğer ve böbrek yetmezliği, hemorajik pnömonit, kardiyak aritmi ve dolaşım kollapsı ile karakterize fulminan klinik tablo ortaya çıkabilir. Leptospirozis tanısında, spiroketin izolasyonu ve identifikasyonu ile direkt ve indirekt saptama yöntemleri kullanılmaktadır. Hastalığın ilk 10 gününde alınan kan, beyin omurilik sıvısı ve periton sıvısından ve hastalığın birinci haftasından sonra alınan idrar örneğinden spiroket izole edilebilir. Kan veya idrar örneğinde leptospirin direkt olarak görülmesi, karanlık alan mikroskopisi ile mümkündür. Fakat bu testin sensitivitesi ve spesifisitesi çok düşüktür (sırasıyla %40 ve %61). Fakat immünfloresan, immünperoksidaz ve gümüşle boyama ile bu testin duyarlılık ve özgüllüğü arttırılabilir. Ayrıca, leptospiral DNA nın polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ile amplifikasyonu da tanıda oldukça faydalıdır. PCR ile tanı, en kolay serum örneğiyle yapılan çalışmalarda mümkün olabilmektedir. Dokunun gümüş Cilt 36 Say

5 Özkaya, A baht, Topeli skit, Üner, Usubütün ve Uzun impregnasyon boyaması ve immünhistokimyasal boyama da tanı konmasında yardımcıdır. İndirekt saptama metotlarından olan MAT de, farklı leptospir serogruplarını temsil eden canlı antijenler serum örnekleriyle reaksiyona sokulmakta ve aglutinasyon yapıp yapmadıkları karanlık alan mikroskobu altında incelenmektedir. Akut ve konvalesan fazda, MAT titresinde en az dört kat ve üstünde artış olması, serolojik olarak leptospirozis tanısını doğrular. Klinik belirtilerle birlikte MAT titresinin bir kez 1:800 olması da tanı koydurucudur. MAT titresinin 1:200 ve üzerinde olması ise, yakın zaman içinde veya akut olarak geçirilmekte olan infeksiyon lehine yorumlanmalıdır fakat bu değerin tanı koydurucu olmadığı unutulmamalıdır. Hafif leptospirozis olgularının tedavisinde doksisiklin, ampisilin ve amoksisilin, orta ve ağır olgularda ise penisilin G, seftriakson ve ampisilin kullanılmaktadır. Leptospirozis ülkemizde özellikle Karadeniz bölgesinde sıkça saptanan bir hastalıktır. Samsun da yaşamakta olan bu olgunun Samsun Devlet Hastanesi ne ateş ve sarılık şikayetleriyle başvurmuş olduğunu ve kolanjite yönelik olarak başlanan siprofloksasin tedavisine iyi klinik yanıt verdiğini biliyoruz. Yaklaşık iki ay sonra benzer şikayetleri tekrarlayan hastanın leptospir MAT sonucunun 1:100 titre olarak bildirildiğini öğrendik. Hastanın klinik tablosu bu serolojik test sonucu ile birlikte değerlendirildiğinde, bu hastaya leptospirozis tanısı konamaz fakat hastanemizde leptospir MAT testi yapılamadığından, konvalesan dönemde titrede en az dört kat artış olup olmadığı bu hastada gösterilemedi. Bu nedenle hastada leptospirozis tanısı ekarte edilemez. Fakat hastanın kolanjit atağı sırasında, enterik gram-negatif bakterilere etkinliğinin son derece iyi olduğunu bildiğimiz siprofloksasin tedavisine iyi yanıt vermesi, ayırıcı tanıda leptospirozisin alt sıralara konmasını gerektirir. Bu hastadaki otopsi bulgularınız nelerdir? Abdominal kavite açıldığında içinde yaklaşık 500 cc serbest sıvı olduğu görüldü. Peritoneal yüzeyler mattı, yapışıklıklar ve yaygın peteşiyal kanamalar vardı. Özefagus mukozası doğaldı. Mide boştu ve mukozası doğal görünümdeydi. Pankreas normal boyuttaydı. Karaciğer 2050 gramdı, yüzeyi ve kesit yüzü homojen yeşil görünümdeydi (Resim 1). Safra kesesinden duodenuma safra akışı olduğu görüldü. Kese mukozası ve koledok doğaldı. Safra kesesi içinde safra çamuru ve kolay kırılan taşlar vardı. Safra kesesinde infeksiyon ya da perforasyona ait herhangi bir bulgu saptanmadı. Dalak 290 gramdı. Apendiks vermiformis doğaldı. Abdominal aorta intimasında sarı çizgilenmeler vardı, fakat belirgin bir trombüs veya aterosklerotik plak saptanmadı. Sağ ve sol böbrek 160 gramdı. Sağ ve sol adrenal bez doğaldı. Uterus doğal görünümde olup, sağ over 3 x 2 x 1 cm, sol over 2.5 x 2 x 1 cm olup kistikti. İç organlardan alınan örneklerin mikroskobik incelemesinde karaciğerde submasif nekroz ve kolestaz dışında en belirgin bulgu, sinüzoidler ve portal alanlardaki diskohezif pleomorfik hücrelerden oluşmuş neoplastik infiltrasyondu (Resim 2). Neoplastik hücreler bir veya birkaç belirgin nükleol, düzensiz kromatin dağılımı ve geniş granüler sitoplazma ile karakterize idi (Resim 3). Dalakta yaygın nekroz ve konjesyon alanları arasında benzer morfolojik özelliklere sahip hücreler izlendi. Over dokusunda makroskobik olarak belirgin bir bulgu saptanmamakla beraber sadece mikroskobik düzeyde görülebilen daha önce karaciğer ve dalaktaki infiltrasyonlara benzer neoplastik gelişim odakları bulundu. Neoplastik infiltrasyon bu üç organa sınırlıydı. Morfolojik olarak neoplazmın hematopoietik kökenli olduğu düşünüldü. Ancak bu izlenimin teyit edilebilmesi için yapılan immünhistokimyasal ve moleküler çalışmalardan otolitik değişiklikler nedeniyle sağlıklı sonuç alınamadı. Otopsi sırasında alınan kemik doku örneklerinde ilik dokusu saptanmadığından, kemik iliği mikroskobik olarak de- Dr. Alp Usubütün Otopsi incelemesi yapılan olgu 1.68 cm boyunda, yaklaşık 65 kg ağırlığında orta yaşlı kadındı. İnceleme sırasında ölüm katılığı gelişmişti, ancak ölüm lekeleri yoktu. İç organların makroskobik incelemesinde tiroid, larenks, trakea ve farenkste patolojik bulgu saptanmadı. Bilateral memede palpabl sert nodüller izlendi. Göğüs boşluğu açıldığında plevral yüzeylerin mat olduğu ve plevral kavite içerisinde sarı renkte serbest sıvı bulunduğu görüldü. Bilateral akciğer ve trakea 1800 gramdı. Akciğer fissürleri arasında yapışıklık yoktu ancak akciğer ileri derecede ödemliydi. Kalp 350 gram ağırlıkta olup, belirgin patolojik bulgusu yoktu. Resim 1. Karaciğer yüzeyi ve kesit yüzü homojen yeşil görünümdedir. 188 H ACETTEPE T IP D ERG S

6 Akut kolesistit/kolanjit klinik tablosuyla baflvuran bir hematolojik malignite olgusu Resim 2. Karaciğerde neoplastik infiltrasyon. Resim 4. Böbrekte akut tübüler nekroz bulguları. Resim 3. Karaciğerde neoplastik infiltrasyon. Resim 5. Akciğerlerde hiyalen membranların eşlik ettiği difüz alveoler hasarı. ğerlendirilemedi. Akciğerlerde fokal hiyalen membranların eşlik ettiği difüz alveoler hasar ve ödem, böbreklerde akut tübüler nekroz ve omentumda da makroskobik peteşiyal kanama alanlarıyla uyumlu olarak yaygın kanama ve trombüsler görüldü (Resim 4,5). Aynı şekilde portal vende de trombüs oluşumu saptandı. Sizce hastanın ölüm nedeni nedir? Dr. Alp Usubütün Hastanın yaşamını tehdit eden değişiklikler, karaciğer ve akciğerde saptandı. Karaciğerde submasif nekroz, Cilt 36 Say akciğerde de yaygın ödem ve difüz alveoler hasar saptandı. Hastanın bu iki organdaki patolojiler nedeniyle kaybedildiğini söyleyebiliriz. Karaciğer ve akciğerdeki bu bulgulara ek olarak, yaygın trombüslerin ve kanama alanlarının varlığı ve laboratuvar bulguları hastada DİK tablosunun geliştiğini düşündürmektedir. Postmortem tanı ışığında geriye dönük olarak bakıldığında, bu hastada hematolojik maligniteye bağlı olarak gelişen bu klinik tabloya önceden öngörerek müdahale edilebilir miydi? 189

7 Özkaya, A baht, Topeli skit, Üner, Usubütün ve Uzun Postmortem incelemede safra kesesi ve koledok kanalında inflamasyon ve perforasyon lehine herhangi bir bulgu saptanamamış olması ve karaciğer, dalak ve overin hematolojik kökenli malign hücrelerce infiltre olduğunu öğrenmek son derece şaşırtıcıydı. Hastanın kan periferik yaymasında hiçbir atipik hücre görülmemiş olması, 19 Mayıs Üniversitesi nde yapılan kemik iliğinin normoselüler kemik iliği olarak rapor edilmiş olması ve görüntüleme tetkiklerinde de malignite lehine hiçbir bulgu saptanamamış olması nedeniyle, bu hastada hematolojik malignite varlığı hiç düşünülmedi. Öğrendiğimiz postmortem inceleme verilerine dayanarak, bu hastada büyük olasılıkla en başından beri hematolojik bir malignitenin var olduğunu, bu malignansi sürecinde, safra kesesinde bulunan taşlara bağlı olarak hastada aralıklarla akut kolesistit/kolanjit atakları geliştiğini öne sürebiliriz. Ayrıca, yine postmortem inceleme sonuçlarına dayanarak, bu hastada leptospir MAT sonucunun hematolojik maligniteye bağlı olası otoantikorlar nedeniyle yanlış pozitif çıktığı sonucuna da varabiliriz. Hastanemize başvurduktan 21 saat sonra kaybedilen bu hastada, eğer hastanın klinik seyri izin verseydi mutlaka anemi ve sedimentasyon yüksekliği nedeniyle kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi tekrarlanır ve postmortem otolitik değişiklikler nedeniyle yapılamayan immünhistokimyasal ve moleküler çalışmalar yapılarak hastanın kesin tanısı konabilirdi. Acute cholecystitis, acute cholangitis, hematological malignancy, leukemia veya lymphoma anahtar kelimleriyle yapılan MEDLINE İngilizce literatür taramasında da, şu ana değin bu olguya benzer bir olgunun bildirilmemiş olduğu saptandı. Kaynaklar 1. Levett PN. Leptospirosis. In: Mandell GL, Bennett JE, Dolin R (eds). Principles and Practices of Infectious Diseases. 6 th ed. Philadelphia: Churchill-Livingstone, 2005; Tekeşin O. Safra kesesi ve yollarının hastalıkları. İliçin G, Biberoğlu K, Süleymanlar G, Ünal S (editörler). İç Hastalıkları. 1. Baskı. Ankara: Güneş Kitabevi, 2003; H ACETTEPE T IP D ERG S

Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi 03.05.2016 OLGU 38 yaşında evli kadın hasta İki haftadır olan bulantı, kusma, kaşıntı, halsizlik, ciltte ve gözlerde

Detaylı

Olgu Eşliğinde Sepsise Yaklaşım

Olgu Eşliğinde Sepsise Yaklaşım Olgu Eşliğinde Sepsise Yaklaşım Prof. Dr. Çağrı BÜKE E.Ü.T.F. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 07.02.2015 (2) Çağrı BÜKE 1 Olgu 70 yaşında erkek hasta. Üşüme-titreme ile yükselen ateş, öksürük,

Detaylı

OLGU SUNUMU. DOÇ. DR. VUSLAT KEÇİK BOŞNAK Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD.

OLGU SUNUMU. DOÇ. DR. VUSLAT KEÇİK BOŞNAK Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. OLGU SUNUMU DOÇ. DR. VUSLAT KEÇİK BOŞNAK Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. GAZİANTEP MO; 44 yaşında sağlık çalışanı erkek hasta Şikayeti: Gün içerisinde

Detaylı

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Sevcan A. Bakkaloğlu, Yeşim Özdemir, İpek Işık Gönül, Figen Doğu, Fatih Özaltın, Sevgi Mir OLGU 9 yaş erkek İshal,

Detaylı

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU Ramazan Gözüküçük 1, Yunus Nas 2, Mustafa GÜÇLÜ 3 1 Hisar Intercontinental Hospital, Enfeksiyon Hastalıkları

Detaylı

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. TYBD SEPSİS ÇALIŞMASI ENFEKSİYON TANIMLARI Derin Cerrahi Alan Enfeksiyonu(DCAE) Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur. 1.Cerrahi girişimden sonraki

Detaylı

AKCİĞER DIŞI TÜBERKÜLOZ OLGU SUNUMU. Dr.Onur URAL Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

AKCİĞER DIŞI TÜBERKÜLOZ OLGU SUNUMU. Dr.Onur URAL Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD AKCİĞER DIŞI TÜBERKÜLOZ OLGU SUNUMU Dr.Onur URAL Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD 18 yaşında, kadın hasta Yaklaşık on gündür olan, - üşüme, titreme ile

Detaylı

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA 49 yaşında, erkek hasta Sol ayakta şişlik, kızarıklık Sol ayak altında siyah renkte yara

Detaylı

mm3, periferik yaymasında lenfosit hakimiyeti vardı. GİRİŞ hastalığın farklı şekillerde isimlendirilmesine neden Olgu 2 Olgu 3

mm3, periferik yaymasında lenfosit hakimiyeti vardı. GİRİŞ hastalığın farklı şekillerde isimlendirilmesine neden Olgu 2 Olgu 3 24 P. I. AĞRAS ve Ark. GİRİŞ Ürtikeryal vaskülit histolojik olarak vaskülit bulgularını gösteren, klinikte persistan ürtikeryal döküntülerle karakterize olan bir klinikopatolojik durumdur (1). Klinikte

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Onkoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 6 Aralık 2016 Salı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Onkoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 6 Aralık 2016 Salı Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Onkoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 6 Aralık 2016 Salı Ar. Gör. Dr. Abdullah Heybeci Yandal Ar. Gör. Uzm. Dr. Saime Tuncer Prof.

Detaylı

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU Alanin Transaminaz ( ALT = SGPT) : Artmış alanin transaminaz karaciğer hastalıkları ( hepatosit hasarı), hepatit, safra yolu hastalıklarında ve ilaçlara bağlı olarak

Detaylı

KAWASAKİ HASTALIĞI-7 VAKANIN DEĞERLENDİRİLMESİ

KAWASAKİ HASTALIĞI-7 VAKANIN DEĞERLENDİRİLMESİ KAWASAKİ HASTALIĞI-7 VAKANIN DEĞERLENDİRİLMESİ Canan Hasbal Akkuş, Tolga Erkum, Mehmet Bedir Akyol, Zilha Şentürk, Burcu Bursal, Zeynep Kıhtır, Sami Hatipoğlu Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma

Detaylı

Halis Akalın, Nesrin Kebabcı, Bekir Çelebi, Selçuk Kılıç, Mustafa Vural, Ülkü Tırpan, Sibel Yorulmaz Göktaş, Melda Sınırtaş, Güher Göral

Halis Akalın, Nesrin Kebabcı, Bekir Çelebi, Selçuk Kılıç, Mustafa Vural, Ülkü Tırpan, Sibel Yorulmaz Göktaş, Melda Sınırtaş, Güher Göral Halis Akalın, Nesrin Kebabcı, Bekir Çelebi, Selçuk Kılıç, Mustafa Vural, Ülkü Tırpan, Sibel Yorulmaz Göktaş, Melda Sınırtaş, Güher Göral Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

Olgu: Asitli Hasta. Dr. Hakan AKIN

Olgu: Asitli Hasta. Dr. Hakan AKIN Olgu: Asitli Hasta Dr. Hakan AKIN OLGU SUNUMU S.M.Ç. 40 yaşında erkek Şikayeti:4 gündür olan karında ağrı ve yaygın şişlik, şişkinlik hissi, gaz ve gayta çıkaramama Özgeçmiş: 10 yıl önce kolesistit? Soygeçmiş:

Detaylı

Vaka 1 MT, 25 yaş, Mardin 10 Eylül 2006 Normal doğum yaptı Doğumdan 3 saat önce hematokrit %27, trombosit sayısı mm3 Doğumda aşırı kanama oldu

Vaka 1 MT, 25 yaş, Mardin 10 Eylül 2006 Normal doğum yaptı Doğumdan 3 saat önce hematokrit %27, trombosit sayısı mm3 Doğumda aşırı kanama oldu VAKA SUNUMLARI Dr.Vahide Zamani Düzen Laboratuvarlar Grubu Vaka 1 MT, 25 yaş, Mardin 10 Eylül 2006 Normal doğum yaptı Doğumdan 3 saat önce hematokrit %27, trombosit sayısı 46.000 mm3 Doğumda aşırı kanama

Detaylı

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Dr. Sıtkı Sarper SAĞLAM DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU 04.10.2011 1 Netter in Yeri: DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU

Detaylı

Tatarcık Ateşi Doç. Dr. Üner Kayabaş İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Malatya

Tatarcık Ateşi Doç. Dr. Üner Kayabaş İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Malatya Tatarcık Ateşi Doç. Dr. Üner Kayabaş İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Malatya uner.kayabas@inonu.edu.tr Tatarcık-Yakarca (Filebotom) Takım:

Detaylı

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Bağışıklığı baskılanmış hastaların akciğer komplikasyonları sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açan önemli sorunlardır.

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

3. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

3. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 3. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 43 yaşında erkek hasta, çiftçi Yakınması: Öksürük, balgam, balgamla karışık kan tükürme, nefes darlığı Hikayesi: Yaklaşık 5 aydır öksürük ve balgam yakınması olan

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi VAKA SUNUMU Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi ÖYKÜ 58 yaşında, erkek hasta, emekli memur, Ankara 1989: Tip 2 DM tanısı konularak, oral antidiyabetik

Detaylı

VAKA SUNUMU. Dr. Neslihan Çiçek Deniz. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Bölümü

VAKA SUNUMU. Dr. Neslihan Çiçek Deniz. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Bölümü VAKA SUNUMU Dr. Neslihan Çiçek Deniz Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Bölümü N.E.K. 5.5 YAŞ, KIZ 1. Başvuru: Haziran 2011 (2 yaş 4 aylık) Şikayet: idrar renginde koyulaşma Hikaye: 3-4

Detaylı

Dr. Mustafa Hasbahçeci

Dr. Mustafa Hasbahçeci Dr. Mustafa Hasbahçeci Kaynaklar Tokyo Guidelines for acute cholangitis-2007 *Background: Tokyo Guidelines for the management of acute cholangitis and cholecystitis. J Hepatobiliary Pancreat Surg. 2007;14(1):1-10.

Detaylı

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl Karaciğer ve safra yolu hastalıklar klarında laboratuvar bulguları Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 5.Yarıyıl 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI. Prof. Dr. Abdullah Sayıner

ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI. Prof. Dr. Abdullah Sayıner ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI Prof. Dr. Abdullah Sayıner Akut bronşit Beş günden daha uzun süren öksürük (+/- balgam) Etkenlerin tamama yakını viruslar Çok küçük bir bölümünden Mycoplasma, Chlamydia,

Detaylı

DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ

DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ Kan, kalp, dolaşım ve solunum sistemine ait normal yapı ve fonksiyonların öğrenilmesi 1. Kanın bileşenlerini, fiziksel ve fonksiyonel özelliklerini sayar, plazmanın

Detaylı

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik LAFORA HASTALIĞI Progressif Myoklonik Epilepsiler (PME) nadir olarak görülen, sıklıkla otozomal resessif olarak geçiş gösteren heterojen bir hastalık grubudur. Klinik olarak değişik tipte nöbetler ve progressif

Detaylı

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü

Gebede HSV İnfeksiyonu. Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Gebede HSV İnfeksiyonu Dr. Süda TEKİN KORUK Koç Üniversitesi Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bölümü Olgu 14 günlük, erkek bebek Şikayeti: Sol kol ve bacakta kasılma, emmeme Hikaye:

Detaylı

Temel Cerrahi Aciller: Akut batın Travma

Temel Cerrahi Aciller: Akut batın Travma ABDOMİNAL TRAVMALAR Temel Cerrahi Aciller: Akut batın Travma AKUT BATIN Nedenleri > Kanama > Perforasyon > İnflamasyon > Obstrüksiyon > Diğer (karın dışı) Belirtiler Ağrı Bulantı / Kusma İştah durumu Kabızlık

Detaylı

NADİR Mİ, YOKSA?! Doç. Dr.Hülya KAŞIKÇIOĞLU. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi HAZİRAN 2010

NADİR Mİ, YOKSA?! Doç. Dr.Hülya KAŞIKÇIOĞLU. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi HAZİRAN 2010 NADİR Mİ, YOKSA?! Doç. Dr.Hülya KAŞIKÇIOĞLU Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi 11-12 HAZİRAN 2010 1.Olgu 55 yaşında erkek hasta Akut inferior miyokard infarktüsü nedeniyle

Detaylı

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ KLİNİK Bağışıklık sistemi sağlam kişilerde akut infeksiyon Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde akut infeksiyon veya

Detaylı

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ Doç. Dr. Koray Ergünay MD PhD Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Viroloji Ünitesi Viral Enfeksiyonlar... Klinik

Detaylı

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ 20.05.2010 Giriş I Renovasküler hipertansiyon (RVH), renal arter(ler) darlığının neden

Detaylı

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU Alanin Transaminaz ( ALT = SGPT) : Artmış alanin transaminaz karaciğer hastalıkları ( hepatosit hasarı), hepatit, safra yolu hastalıklarında ve ilaçlara bağlı olarak

Detaylı

Olgu sunumu. Dr. Selma Gökahmetoğlu. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KAYSERİ

Olgu sunumu. Dr. Selma Gökahmetoğlu. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KAYSERİ Olgu sunumu Dr. Selma Gökahmetoğlu Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KAYSERİ Olgu D. E., 34 yaşında, bayan, iki çocuklu, çalışmıyor, Kayseri Başvuru

Detaylı

KLİNİKOPATOLOJİK TOPLANTI. Prof. Dr. Alaattin Yıldız Doç. Dr. Halil Yazıcı Doç. Dr. Yasemin Özlük

KLİNİKOPATOLOJİK TOPLANTI. Prof. Dr. Alaattin Yıldız Doç. Dr. Halil Yazıcı Doç. Dr. Yasemin Özlük KLİNİKOPATOLOJİK TOPLANTI Prof. Dr. Alaattin Yıldız Doç. Dr. Halil Yazıcı Doç. Dr. Yasemin Özlük Olgu - 1 OLGU-1 F.K, 29 yaşında kadın hasta İstanbul doğumlu Şikayeti: Bulantı, kusma, ateş, halsizlik ve

Detaylı

Tam Kan; Hemogram; CBC; Complete blood count

Tam Kan; Hemogram; CBC; Complete blood count TAM KAN SAYIMI Tam Kan; Hemogram; CBC; Complete blood count Tam kan sayımı kanı oluşturan hücrelerin sayılmasıdır, bir çok hastalık için çok değerli bilgiler sunar. Test venöz kandan yapılır. Günümüzde

Detaylı

Multipl organ yetmezliği ve refrakter hipotansiyon

Multipl organ yetmezliği ve refrakter hipotansiyon SEPSİS S VE TANI KRİTERLER TERLERİ Orhan ÇINAR Yrd.Doç.Dr..Dr. GATA Acil Tıp T p Anabilim Dalı XI. Acil Tıp Güz Sempozyumu Samsun 2010 Epidemiyoloji ABD de yılda 750.000 hasta Her gün 500 ölüm %20-50 mortalite

Detaylı

HIV ve HCV KOİNFEKSİYONU OLGU SUNUMU

HIV ve HCV KOİNFEKSİYONU OLGU SUNUMU HIV ve HCV KOİNFEKSİYONU OLGU SUNUMU Dr. Ziya Kuruüzüm DEÜTF Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD 14.03.2013, Kervansaray Lara Otel, Antalya Olgu Erkek, 44 yaşında, bekar On yıl önce, yurt

Detaylı

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler:

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler: LÖKOSİT WBC; White Blood Cell,; Akyuvar Lökositler kanın beyaz hücreleridir ve vücudun savunmasında görev alırlar. Lökositler kemik iliğinde yapılır ve kan yoluyla bütün dokulara ulaşır vücudumuzu mikrop

Detaylı

Ateş Nedeniyle Enfeksiyon Hastalıkları Kliniğine Yatırılarak Takip ve Tedavi Edilen Hastaların Değerlendirilmesi

Ateş Nedeniyle Enfeksiyon Hastalıkları Kliniğine Yatırılarak Takip ve Tedavi Edilen Hastaların Değerlendirilmesi Ateş Nedeniyle Enfeksiyon Hastalıkları Kliniğine Yatırılarak Takip ve Tedavi Edilen Hastaların Değerlendirilmesi Dr. Işıl Deniz Alıravcı Merzifon Kara Mustafa Paşa Devlet Hastanesi 02.04.2015 GİRİŞ Ateş

Detaylı

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI Akut tonsillofarenjit veya çocukluk çağında daha sık karşılaşılan klinik tablosu ile tonsillit, farinks ve tonsil dokusunun inflamasyonudur ve doktora başvuruların

Detaylı

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D.

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. OLGU 1 23 yaşında kadın hasta Ateş, yorgunluk ve anemi Lökosit: 6.800/mm3, %8 nötrofil, %26 blast,

Detaylı

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 1. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 49 yaşında kadın hasta, ev hanımı Yakınması: Öksürük, balgam Hikayesi: Yaklaşık 2 aydır şikayetleri olan hasta akciğer grafisinde lezyon görülmesi üzerine merkezimize

Detaylı

Dr. Derya KETEN Necip Fazıl Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kahramanmaraş

Dr. Derya KETEN Necip Fazıl Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kahramanmaraş Dr. Derya KETEN Necip Fazıl Şehir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kahramanmaraş E.A. 26 yaş Erkek, Bekar Kamu kurumunda memur Ankara 23.05.2011 Ateş (40 C) Üşüme-titreme Halsizlik

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

Olgu sunumu İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. Uzm Dr Seniha BAŞARAN

Olgu sunumu İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. Uzm Dr Seniha BAŞARAN Olgu sunumu İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Uzm Dr Seniha BAŞARAN 24 yaşında, kadın İstanbul da yaşıyor Yakınması Ateş Öksürük Nefes darlığı

Detaylı

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür.

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. SİROZ Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. İlerleyici ilerleyici karaciğer hastalıkları sonuçta siroz ile sonuçlanan progresif fibrozise neden olur. Safra kanalikülü

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Olgu sunumu Doç. Dr. Erkan Çakır Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Şikayet ve hikayesi E.K 13 yaş kız hasta Özel bir tekstil atölyesinde

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

POSTOPERATİF ATEŞ TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI. Firdevs Aktaş

POSTOPERATİF ATEŞ TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI. Firdevs Aktaş POSTOPERATİF ATEŞ TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI Firdevs Aktaş SORUN Postoperatif ateş nedeniyle konsültasyon istenen hasta İNFEKSİYON HASTALIKLARI UZMANI YAKLAŞIMI Tanı Antimikrobiyal tedavi (ne zaman?) Postoperatif

Detaylı

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara H. K., 5 yaşında, Kız çocuğu Şikayet: Karında şişlik Özgeçmiş: 8 aylıkken karında

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROMLAR Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROM NEDİR? Akut böbrek yetmezliği bulguları ile gelen bir hastada gross hematüri, varsa tanı nefritik sendromdur. Proteinürü

Detaylı

Dünyada 350 milyonun üzerindeki hepatit B taşıyıcısının %50 sinden fazlasında infeksiyon perinatal yolla kazanılmıştır.

Dünyada 350 milyonun üzerindeki hepatit B taşıyıcısının %50 sinden fazlasında infeksiyon perinatal yolla kazanılmıştır. GİRİŞ Dünyada 350 milyonun üzerindeki hepatit B taşıyıcısının %50 sinden fazlasında infeksiyon perinatal yolla kazanılmıştır. HBeAg pozitif annelerden bebeğe bulaş oranı % 90 dır. Perinatal olarak kazanılan

Detaylı

ENDOSKOPİK ULTRASONOGRAFİ. Gastroenteroloji Bilim Dalı

ENDOSKOPİK ULTRASONOGRAFİ. Gastroenteroloji Bilim Dalı ENDOSKOPİK ULTRASONOGRAFİ Dr. Hakan Şentürk Gastroenteroloji Bilim Dalı Cerrahpaşa a Tıp T p Fakültesi A.K. 69, E A.K. 69 Yaş, E Şikayeti: 1 ayda 10 kg kaybı olan ve 15 gündür sarılığı artan hasta. USG:İntrahepatik

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK NEFROLOJİ VE ROMATOLOJİ B.D. ÇOCUK NEFROLOJİ DERNEĞİ PATOLOJİ KURSU KASIM, 2016

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK NEFROLOJİ VE ROMATOLOJİ B.D. ÇOCUK NEFROLOJİ DERNEĞİ PATOLOJİ KURSU KASIM, 2016 BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK NEFROLOJİ VE ROMATOLOJİ B.D. ÇOCUK NEFROLOJİ DERNEĞİ PATOLOJİ KURSU KASIM, 2016 Olgu-1 13 yaş, kız Haziran, 2007 (7 yaş) Şikayet yok Tam idrar tetkiki; proteinüri 1010/5/prt

Detaylı

Malatya'da Bir Toplu Konut İnşaatı Alanındaki İşçilerde Tatarcık Ateşi Salgını: Epidemiyolojik, Klinik Özellikler ve Salgın Kontrolü Çalışmaları

Malatya'da Bir Toplu Konut İnşaatı Alanındaki İşçilerde Tatarcık Ateşi Salgını: Epidemiyolojik, Klinik Özellikler ve Salgın Kontrolü Çalışmaları [SS-03] Malatya'da Bir Toplu Konut İnşaatı Alanındaki İşçilerde Tatarcık Ateşi Salgını: Epidemiyolojik, Klinik Özellikler ve Salgın Kontrolü Çalışmaları Üner Kayabaş, Dilek Yağcı Çağlayık, Mahmut Sünnetçioğlu,

Detaylı

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesinde Febril Nötropenik Hasta Antifungal Tedavi Uygulama Prosedürü Prof. Dr. Neşe Saltoğlu İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması. Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Anti-HIV Pozitif Bulunan Hastada Kesin Tanı Algoritması Doç. Dr. Kenan Midilli İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Testler farklı amaçlarla uygulanabilir: - Tanı, tarama, doğrulama,

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI

ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi TIPTA YAN DAL UZMANLIK EĞİTİMİ GİRİŞ SINAVI (YDUS) ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI 17 ARALIK 2016 Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin

Detaylı

SOLİT ORGAN TRANSPLANTASYONU ve BK VİRUS ENFEKSİYONLARI Doç. Dr. Derya Mutlu Güçlü immunsupresifler Akut, Kronik rejeksiyon Graft yaşam süresi? Eskiden bilinen veya yeni tanımlanan enfeksiyon etkenleri:

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ (KKKA) Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Kontrol Komitesi 2015

KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ (KKKA) Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Kontrol Komitesi 2015 KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ (KKKA) Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Kontrol Komitesi 2015 KKKA-Türkiye 2002 yılının ilkbahar ve yaz aylarında özellikle,

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

İNFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ UZMANLIK ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK İÇ HASTALIKLARI KLİNİK ROTASYON HEDEFLERİ 1. İç Hastalıkları Kliniği

İNFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ UZMANLIK ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK İÇ HASTALIKLARI KLİNİK ROTASYON HEDEFLERİ 1. İç Hastalıkları Kliniği İNFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ UZMANLIK ÖĞRENCİLERİNE YÖNELİK İÇ HASTALIKLARI KLİNİK ROTASYON HEDEFLERİ 1. İç Hastalıkları Kliniği rotasyonu süresince İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik

Detaylı

Leptospira serovarları tarafından oluşturulan akut ya da kronik seyirli infeksiyöz ve dünyada yaygın olarak görülen önemli bir zoonoz hastalıktır

Leptospira serovarları tarafından oluşturulan akut ya da kronik seyirli infeksiyöz ve dünyada yaygın olarak görülen önemli bir zoonoz hastalıktır LEPTOSPİROZ İnsan ve değişik hayvan türlerinde, çeşitli patojen Leptospira serovarları tarafından oluşturulan akut ya da kronik seyirli infeksiyöz ve dünyada yaygın olarak görülen önemli bir zoonoz hastalıktır

Detaylı

SİSTİNOZİS KAYIT SİSTEMİ VERİ ALANLARI (*) ile belirtilen alanların doldurulması zorunludur. Hasta Demografik Bilgileri

SİSTİNOZİS KAYIT SİSTEMİ VERİ ALANLARI (*) ile belirtilen alanların doldurulması zorunludur. Hasta Demografik Bilgileri SİSTİNOZİS KAYIT SİSTEMİ VERİ ALANLARI (*) ile belirtilen alanların doldurulması zorunludur. Hasta Demografik Bilgileri Adı Soyadı*... Hastanızın ad, ikinci ad (varsa) ve soyadının baş harflerini giriniz

Detaylı

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353 23. Aşağıdakilerden hangisi akne patogenezinde rol oynayan faktörlerden biri değildir? A) İnflamasyon B) Foliküler hiperproliferasyon C) Bakteriyal proliferasyon D) Aşırı sebum üretimi E) Retinoik asit

Detaylı

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK ASTIM Dünya genelinde 300 milyon kişiyi etkilediği düşünülmekte Gelişmiş ülkelerde artan prevalansa sahip Hasta veya toplum açısından yüksek maliyetli bir hastalık

Detaylı

OLGU SUNUMU. Dr. Deniz AKYOL. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 24/11/2016 1

OLGU SUNUMU. Dr. Deniz AKYOL. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 24/11/2016 1 OLGU SUNUMU Dr. Deniz AKYOL Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 24/11/2016 1 62 yaşında erkek hasta Muğla Milas ta yaşıyor Emekli Evli Eylül 2013 de mide yakınmaları

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Kardiyoloji Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

ACİL TIP ANABİLİM DALI NA HASTA KABUL KRİTERLERİ

ACİL TIP ANABİLİM DALI NA HASTA KABUL KRİTERLERİ Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 5 1. HİZMET KAPSAMI: Acil Tıp Anabilim Dalı acil servisine 18 yaşın üzerindeki tüm hastalar ve 18 yaş altı travma ve yanık hastaları kabul edilir ve UÜ-SK Acil

Detaylı

Akut ve Kronik Hepatit B Aktivasyonunun Ayrımı. Dr. Murat Kutlu Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi

Akut ve Kronik Hepatit B Aktivasyonunun Ayrımı. Dr. Murat Kutlu Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Akut ve Kronik Hepatit B Aktivasyonunun Ayrımı Dr. Murat Kutlu Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Akut Hepatit B ve Kronik Hepatit Aktivasyonunun Ayrımı Neden AHB ve KHB-A karışır? Neden AHB ve KHB-A

Detaylı

AKUT VİRAL HEPATİT TEDAVİSİNDE ORAL ANTİVİRALLERİN YERİ DOÇ.DR.MUSTAFA KEMAL ÇELEN DİCLE ÜNİVERSİTESİ SAPANCA

AKUT VİRAL HEPATİT TEDAVİSİNDE ORAL ANTİVİRALLERİN YERİ DOÇ.DR.MUSTAFA KEMAL ÇELEN DİCLE ÜNİVERSİTESİ SAPANCA AKUT VİRAL HEPATİT TEDAVİSİNDE ORAL ANTİVİRALLERİN YERİ DOÇ.DR.MUSTAFA KEMAL ÇELEN DİCLE ÜNİVERSİTESİ SAPANCA 07.09.2013 Viral Hepatitler Tarihsel Bakış İnfeksiyoz (Fekal oral bulaşan) A E Enterik yolla

Detaylı

6 Mart 1993 tarihinde, ani başlayan akut deri. Bu yakınması bir hafta önce sol kolun üst tarafında. Lezyon, kısa süre içinde büyümüş, kontakt dermatit

6 Mart 1993 tarihinde, ani başlayan akut deri. Bu yakınması bir hafta önce sol kolun üst tarafında. Lezyon, kısa süre içinde büyümüş, kontakt dermatit Lyme Olguları 1. Olgu 30 yaşında erkek hasta Buharla dezenfeksiyon yapan bir firmada işçi 6 Mart 1993 tarihinde, ani başlayan akut deri rahatsızlığı Bu yakınması bir hafta önce sol kolun üst tarafında

Detaylı

T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi

T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi TIPTA YAN DAL UZMANLIK EĞİTİMİ GİRİŞ SINAVI (YDUS) GENEL CERRAHİ 17 ARALIK 2016 Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin tamamının

Detaylı

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ 1945 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Mehmet ERTEM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Tam Kan Sayımı

Detaylı

UÜ-SK KLİNİK BAKTERİYOLOJİ ve ENFEKSİYON HASTALIKLARI ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

UÜ-SK KLİNİK BAKTERİYOLOJİ ve ENFEKSİYON HASTALIKLARI ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 5 NOT: Üst Bilgide Başlığa Anabilim Dalı veya Bilim Dalı İsmini, Doküman kodunda XXX Bölüne Anabilim Dalı/ Bilim Dalı kodunuzu giriniz 1. HİZMET KAPSAMI: Klinik

Detaylı

Prof. Dr. Özlem Tünger Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

Prof. Dr. Özlem Tünger Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Prof. Dr. Özlem Tünger Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Yoğun bakım hastası Klinik durumu ciddidir birden fazla tanı multi organ yetmezliği immunsupresyon sepsis travma Klinik durumu ilerleyicidir

Detaylı

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI * VİRAL V HEPATİTLERDE TLERDE SEROLOJİK/MOLEK K/MOLEKÜLER LER TESTLER (NE ZAMANHANG HANGİ İNCELEME?) *VİRAL HEPATİTLERDE TLERDE İLAÇ DİRENCİNİN SAPTANMASI *DİAL ALİZ Z HASTALARININ HEPATİT T AÇISINDAN

Detaylı

Acil Karaciğer Transplantasyonu

Acil Karaciğer Transplantasyonu Acil Karaciğer Transplantasyonu A.E. (24,K) Şikayeti: Aralıklı bulantı-kusma, sarılık Hikayesi: 6 gündür mevcutmuş. Başka bir hastanede ayaktan izlenmiş. Özgeçmiş: Özellik yok. Muayene: Şuur açık, aktif,

Detaylı

PEG-IFN ALFA 2B /RİBAVİRİN /BOSEPREVİR KOMBİNASYONU İLE TEDAVİ EDİLEN KHC OLGUSU

PEG-IFN ALFA 2B /RİBAVİRİN /BOSEPREVİR KOMBİNASYONU İLE TEDAVİ EDİLEN KHC OLGUSU PEG-IFN ALFA 2B /RİBAVİRİN /BOSEPREVİR KOMBİNASYONU İLE TEDAVİ EDİLEN KHC OLGUSU Doç Dr Neşe Demirtürk Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

GESTASYONEL DİYABETLİ GEBE OLGU SUNUMU

GESTASYONEL DİYABETLİ GEBE OLGU SUNUMU İ.Ü.CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM ANABİLİM DALI GESTASYONEL DİYABETLİ GEBE OLGU SUNUMU EBE HATİCE CANSARAN OĞUZ GDM TANI KRİTERLERİ Gebelerde 24 ile 28 hafta arasında 75 gr şeker

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı ASİT Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 Eğitim yılı Ders programı Asitin tanımı Fizik muayene bulguları Asit miktarının ifadesi Asit yapan nedenler Asitli hastada ayırıcı tanı

Detaylı

SEREBRAL TROMBOZLU ÇOCUKLARDA KLİNİK BULGULAR VE TROMBOTİK RİSK FAKTÖRLERİ

SEREBRAL TROMBOZLU ÇOCUKLARDA KLİNİK BULGULAR VE TROMBOTİK RİSK FAKTÖRLERİ SEREBRAL TROMBOZLU ÇOCUKLARDA KLİNİK BULGULAR VE TROMBOTİK RİSK FAKTÖRLERİ Ankara Çocuk Sağlığı Hastalıkları Hemotoloji Onkoloji Eğitim Araştırma Hastanesi 2 Amaç Klinik bulguların özellikleri Kalıtsal

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

GERM HÜCRELİ TÜMÖRLER İnteraktif Olgu Sunumu Dr BENGÜ DEMİRAĞ

GERM HÜCRELİ TÜMÖRLER İnteraktif Olgu Sunumu Dr BENGÜ DEMİRAĞ GERM HÜCRELİ TÜMÖRLER İnteraktif Olgu Sunumu Dr BENGÜ DEMİRAĞ Haziran 1999 erkek Başvuru Ekim 2014 2 aydır sağ testiste şişlik. Bitlis. Karın ağrısı ve şişlik ile Ankara ya sevk. Ankara da Üroloji AD da

Detaylı