BİR YAPTIRIM TÜRÜ OLARAK PARA CEZALARININ TEORİ VE UYGULAMADAKİ ANALİZİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BİR YAPTIRIM TÜRÜ OLARAK PARA CEZALARININ TEORİ VE UYGULAMADAKİ ANALİZİ"

Transkript

1 makaleler Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN BİR YAPTIRIM TÜRÜ OLARAK PARA CEZALARININ TEORİ VE UYGULAMADAKİ ANALİZİ Halûk Çolak * Uğurtan Altun ** I. Adlî Para Cezası A. Genel Olarak Suç karşılığı olarak hükümlüden bir paranın alınmasını ve kanunun gösterdiği yere tevdi edilmesini, ödenmemesi hâlinde kanunun gösterdiği yaptırımlara çevrilmesini belirleyen cezaya, para cezası denilir. Günümüzün modern devletleri, suç oluşturan eylemler karşısında suçlunun iki tür hak ve yararına yönelik olarak esas yaptırımlar sistemlerini düzenlemektedir. Bunlardan birisi kişi hürriyeti, diğeri ise malvarlığıdır. Kişinin malvarlığına yönelik bir yaptırım türü olan para cezaları başlangıçta kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların sakıncalı taraflarını gidermek amacıyla uygulandığı hâlde, zaman içinde diğer cezaların aksine uygulama alanı genişlemekte olan bir ceza türü olarak görünüm almıştır. Öyle ki, para cezalarının geçtiğimiz yüzyılın son çeyreğinden itibaren, hapis cezalarının uygulanmasını sınırlayan bir etki göstermek suretiyle, cezalar sisteminde oldukça önem kazanan bir ceza türü olduğunu söylemekte yanlış olmayacaktır. Para cezası, eski dönemlerde adam öldürme gibi en ağır suçlar karşılığında da uygulanmış ve kefaret anlayışının egemen olduğu yıllarda bu cezanın etki alanı daralarak yerini bedenî cezalara bırakmıştır. Fakat özellikle XX. yüzyılda para cezalarının çok önemli yer tuttuğu ve hatta hürri- * Dr., Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Md. Yrd. ** Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Md. Hâkimi. Çolak Halûk, Güncel Ceza Hukuku ve Yeni Türk Ceza Kanunu, Ankara 2005, s Önder Ayhan, Ceza Hukuku Genel Hükümler, C. II-III, 2. Baskı, İstanbul 1992, s TBB Dergisi, Sayı 69,

2 Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN makaleler yeti bağlayıcı cezaların yerini almak yönünde geliştiği görülmektedir. XX. Yüzyıldan itibaren para cezalarının önemi çok artmış ve kısa süreli hapis cezalarının sakıncalarını gidermek bakımından bu cezaya olan ihtiyaç, özellikle belirmiştir. Öğretide farklı şekillerde de olsa her yazarın bir para cezası tarifi verdiği görülmüştür. Önder e göre, para cezası, suç teşkil eden bir fiil nedeniyle, faile karşı toplumun kınama duygusunu belirten, onu maddî yararlarından yoksun bırakmayı amaçlayan, yargı organınca hüküm altına alınan ve kusur ile orantılı olmakla beraber suçlunun ekonomik durumunu da göz önünde tutarak cezada bulunan amaçları gerçekleştirmek için Devlet hazinesine bir miktar paranın ödenmesidir. Dönmezer-Erman a göre, para cezası, kanunun suç olarak gösterdiği bir fiili işleyen kişiye uygulanan ve kanunda yazılı sınırlar arasında tayin olunacak ve mahkûm tarafından ödenmemesi hâlinde kanunun gösterdiği diğer müeyyidelere çevrilebilen ve kamu gücüne bir para miktarının ödenmesini emreden bir müeyyidedir. 5 Erem e göre, para cezası, kanunda yazılı hadler arasında tayin olunacak bir miktar paranın devlet hazinesine ödenmesinden ibarettir. Donay a göre, ise para cezası, suç teşkil etsin ya da etmesin bir hukuk normunu ihlâl eden kişinin devlete veya kanunda belirtilen başka bir yere, bir zararın tazmini amacını taşımaksızın ödemek zorunda olduğu belirli bir miktar paradır. Bu şekilde verilen tanım, hem kamu para cezalarını, hem de kamusal nitelikte olmayan para cezalarını kapsamaktadır. 7 Dönmezer Sulhi/ Erman Sahir, Nazarî ve Tatbiki Ceza Hukuku, Genel Kısım, Cilt II, İstanbul 1997, s Önder, s Adı geçen yazar, 647 sayılı Mülga CİK nın 5. maddesindeki Para cezası kanunda yazılı hadler arasında tayin olunacak bir miktar paranın Devlet hazinesine ödenmesinden ibarettir şeklindeki tanımın, para cezasının gerçek bir ceza olarak kabul edilmesi sebebiyle bu tanımın eksik olduğu, ceza hukukunun gerçek para cezası ile diğer para cezaları arasındaki farkı belirtmediğini ileri sürmektedir. Bkz., Önder, s Dönmezer/Erman, s Erem Faruk, Ceza Hukuku, C. II, 12. Baskı, Ankara 1985, s Donay Süheyl, Para Cezaları (Para Cezaları), İstanbul 1972, s. 15; Aynı şekilde bkz., Donay Süheyl, Genel Olarak Para Cezası (Toplum ve Ceza), Değişen Toplum ve Ceza Hukuku Karşısında Türk Ceza Kanunu nun 50 Yılı ve Geleceği Sempozyumu (22 26 Mart 1976), İstanbul 1977, s TBB Dergisi, Sayı 69, 2007

3 makaleler Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN Centel/Zafer/Çakmut a göre, para cezası, suç karşılığında yasada yazılı sınırlar arasında belirlenecek bir miktar paranın devlet hazinesine ödenmesinden ibarettir. Özbek e göre, para cezası, suçlunun mal varlığına yönelik bir yaptırım olup, işlenen suçun karşılığı olarak yasada öngörülen sınırlar arasında belirlenerek, hükümlüden alınan bir miktar paranın devlet hazinesine ödenmesidir. 9 Demirbaş, işlenen suç karşılığı olarak, yargısal bir kararla failin kusuru ve ekonomik durumu ile orantılı olarak hükmedilen paranın devlete ödenmesini, kamu para cezası olarak tanımlamaktadır. 10 Soyaslan a göre, hükümlünün devlete para ödemeye mecbur edilmesidir. 11 Çınar a göre, para cezası, suç karşılığı olarak, yasada öngörülen sınırlar arasında belirlenerek, hükümlüden alınan bir miktar paranın yasanın belirlediği yere (devlet hazinesine) ödenmesidir. 12 Bütün tanımlarda para cezalarının ortak niteliği olarak, belli miktarda bir paranın devlete ödenmesi hususu karşımıza çıkmaktadır. B. Mukayeseli Hukuk Mukayeseli hukukta, ceza kanunlarında para cezasına yer verilmektedir. Para cezası da bu kanunlarda ya tek başına, ya da hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında ek ceza olarak yer almaktadır. 13 Mukayeseli hukukta para cezaları aslî ve tek olarak genellikle kabahatler ve vahim nitelikte sayılmayan suçlar için öngörülmektedir. Bununla beraber taksirli suçlarda da para cezasının tek ceza olarak düzenlendiği hükümler mevcuttur. Örneğin, İsviçre, İtalya, Avusturya, Almanya, Yunanistan ve İspanya ceza kanunlarında, bazı kabahat Centel Nur/Zafer Hamide/Çakmut Özlem, Türk Ceza Hukukuna Giriş, 3. Bası, İstanbul 2005, s Özbek, Veli Özer, Yeni Türk Ceza Kanunu nun Anlamı, İzmir Şerhi, Genel Hükümler, C. 1, 2.Baskı, Ankara 2005, s Demirbaş, Timur, İnfaz Hukuku, Özellikle Cezaevlerinin Tarihçesi, Uluslararası Belgelerle Karşılaştırmalı Olarak Hürriyeti Bağlayıcı Cezaların İnfazı ve Ceza İnfaz Kurumlarının İdaresi, Ankara 2003, s Soyaslan, Doğan, Ceza Hukuku Genel Hükümler, 3.Baskı, Ankara, 2005, s Çınar, Ali Rıza, Türk Ceza Hukukunda Cezalar, Ankara 2005, s Donay, (Para Cezaları), s. 53; Donay (Toplum ve Ceza), s TBB Dergisi, Sayı 69,

4 Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN makaleler eylemlerinde para cezasının tek ceza olarak hükme bağlandığı görülmektedir. Yine, taksirli suçlarda para cezasının tek başına uygulandığı sisteme İsviçre de rastlanmaktadır. Ayrıca, bazı cürüm ve cünhalarda para cezasının tek başına bulunduğu hükümler vahim sayılmayan nitelikteki ihlâller için söz konusu olmaktadır. 14 Para cezasının aslî ve tek ceza olarak yer aldığı hükümlerde, bu cezanın tek başına hükmedilmesi dışında, hapis veya para cezasının seçiminin hâkime bırakılması hâlinde, yani seçimlik olarak da ortaya çıkmaktadır. Mukayeseli hukukta para cezasının hürriyeti bağlayıcı ceza ile seçimlik olarak en sık rastlanan şekli taksirli suçlarda ve kabahatlerde söz konusu olmaktadır. Örneğin, İsviçre, İtalya, Yunanistan, Avusturya ve Almanya ceza kanunlarında bazı para cezaları bu şekilde düzenlenmiştir. Ayrıca, İsviçre, İtalya, Avusturya ve Almanya da bazı cürüm ve cünhalarda para cezasının aslî ve fakat seçimlik ceza olarak bulunması, vahim sayılmayan nitelikteki ihlâllerde söz konusu olmaktadır. 15 Mukayeseli hukukta para cezaları, genel olarak hapis cezası ile birlikte bulunmaktadır ve hem hapis, hem de para cezasına birlikte hükmedilmektedir. Ancak bu durumda da para cezası aslî ceza olarak kalmaktadır. Hapis cezasını daha etkili kılmak için kanunlarda bu şekilde düzenlendiği ileri sürülen para cezaları genel olarak cürüm ve cünhalarda uygulama kabiliyeti bulmaktadır. Özellikle, cünhalarda Fransız Ceza Kanunu nda ve cürümlerde Alman, İtalyan, Yunan kanunları gibi, Kara Avrupa sı ceza kanunlarında para cezaları bu şekilde düzenlenmiştir. 16 Bazı kanunlarda, belirli şartların bulunması halinde suçun karşılığı olarak para cezası öngörülmüş olsa dahi, aslî cezanın yanında para cezasının hâkim tarafından eklenebileceği öngörülmektedir. Para cezasının bu şekilde ek ceza olarak gözükmesi, özellikle kazanç hırsı ile işlenen suçların düzenlendiği, İsviçre, Almanya, İtalya ve Yunan kanunlarında ki bazı maddelerde göze çarpmaktadır. Bunun dışında, Almanya, İsviçre gibi bazı ülkelerin ceza kanunlarında, suçun aslî yaptırımı para cezası olmakla beraber, bu cezanın para cezasına çevrilebileceği öngörülmüştür Donay, (Toplum ve Ceza), s. 270; Donay (Para Cezaları), s Donay, (Toplum ve Ceza), s. 271; Donay, (Para Cezaları), s Donay, (Toplum ve Ceza), s. 271; Donay, (Para Cezaları), s Donay, (Toplum ve Ceza), s ; Donay, (Para Cezaları), s TBB Dergisi, Sayı 69, 2007

5 makaleler Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN C. Hukukî Niteliği Para cezalarının hürriyeti bağlayıcı cezaların yanında nitelik bakımından bazı farklar gösterdiği bir gerçektir. Bu ceza, hürriyeti bağlayıcı cezalarda olduğu gibi, kişiye sıkı bağlı olan ve hak ve yararlarına yönelik bir ceza türü değildir. Para cezası kişinin daima yerine koyması mümkün hak ve yararlarına, yani malına yönelik olarak uygulanan bir yaptırım türüdür. Bu özelliği nedeniyle de, para cezasının hukukî niteliği hakkında değişik görüşlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Gerçekten, ölüm cezası veya hürriyeti bağlayıcı cezalar, suçlu dışında bir başka kişi hakkında uygulanamaz. Buna karşın, para cezasının üçüncü bir şahıs tarafından ödenmesi mümkündür. Bazı yazarlar para cezasının bu özelliği nedeniyle, suçluya bağlı kişisel bir ceza olmadığı fikrini ileri sürmüşler ve suçluya değil mala karşı uygulanan bir ceza olduğunu açıklamışlardır. 18 Bu kapsamda, para cezalarının borç teorisi görüşü ile açıklanmasına gayret gösterildiği görülmüştür. Sorunu borç teorisi ile çözmek isteyenler iki kısma ayrılmıştır. Birinci grup yazarlar, para cezasını, Devletin suçludan özel hukuk ilişkisi içinde beliren bir talep hakkı olarak görürler. Diğer bir grup ise, bu ilişkinin bir kamu ilişkisi olduğunu ve talep hakkının bu ilişkiden doğduğunu savunurlar. Bu görüşler kabul görmemiştir. Doktrinde baskın görüş olan ceza teorisi ne göre, para cezası tam anlamıyla bir devlet yaptırımıdır ve hâkim tarafından tayin edilen bir miktar paranın borçlunun mal varlığından alınmasını gerektirir. 19 Bu teori gereğince, para cezasının hapis cezasına çevrilmesinin mümkün olması ve sanığın ölümü hâlinde terekeden tahsil edilmesinin mümkün bulunmaması sebebiyle, para cezası gerçek anlamda bir ceza hukuku yaptırımıdır. Malî bir zararı olmasa bile, devlet suçtan zarar gören olarak para cezası verebilmekte ve bunun tahsili yoluna gidebilmektedir. Devlet açısından önemli olan, verilen para cezası ile suçlunun malvarlığında bir azalmanın gerçekleştirilmesinin sağlanmasıdır. Para cezasının tahsili Devlet için bir kazancın doğması sonucunu doğursa bile, bu netice bir araç değildir. Sanığın herhangi bir sebeple devletten alacağının bulunması hâlinde, para cezası ile takas edilmesi söz konusu olamaz. Öte yandan, zamanaşımı açısından da para cezaları ceza hukukunda hükme bağlanan zamanaşımı kurallarına bağlı olup, me- 18 Artuk, Mehmet Emin/Gökcen Ahmet/Yenidünya Ahmet Caner, Ceza Hukuku Genel Hükümler II, Yaptırım Hukuku, Ankara 2003, s. 117; Donay, (Para Cezaları), s. 69; Önder, s Donay (Para Cezaları), s. 70; Artuk /Gökcen/Yenidünya, s TBB Dergisi, Sayı 69,

6 Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN makaleler denî hukuk kurallarına tâbi değildir. Bu nedenlerle, para cezası gerçek anlamda bir cezadır. 20 Para cezasının devlet ile hükümlü arasında karşılıklı yükümlülükler oluşturan teknik anlamda bir ceza olduğu öğretide çoğunluk tarafından kabul edilmiştir. Bu nedenle, tüm cezalar için değişmeyen özellikler, para cezaları için de geçerli olacaktır. Örneğin, cezanın kanunîliği, cezanın kişiselliği ve cezanın eşitliği gibi genel ceza ilkeleri para cezaları hakkında da uygulanır. 21 Para cezaları şahsîlik kuralı gereğince, mahkûmun ölümü hâlinde, mirasçılardan istenemez (TCK m. 64/2, Mülga TCK m. 96). D. Para Cezalarının Lehinde ve Aleyhinde Görüşler 1. Lehinde görüşler Cezanın hedeflediği amaçları, para cezalarının uygun bir biçimde karşıladığı ileri sürülmüştür. Bu kapsamda, cezalarda bulunması gereken nitelikler bakımından para cezalarının genellikle üstün imkânlar gösterdiğini söylemek gerekir. Para cezalarının lehinde görüş bildiren yazarlara göre: 22 a. Para cezaları ahlâkîdir. XX. yüzyılın başlarında kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezalar bakımından özel bir fonksiyonu gerçekleştirmesi düşünülen para cezaları, suç politikası çerçevesini aşarak, kanun koyucuların vazgeçemeyecekleri bir ceza türü olmuş, orta ağırlıktaki suçlar için de tek başına hükmedilebilen ceza niteliğini kazanmıştır. b. Para cezalarının derecelendirilme, bölünebilme ve geri alınabilme kabiliyeti vardır. Bölünebilir olmaları nedeniyle de, fiilin ağırlığına ve failin sorumluluk derecesine ve ekonomik durumuna göre suçluya uyma olanağına sahiptir. c. Sonuçları itibariyle tamir edilebilirler, yani adlî hata hâlinde gerçekleşmiş bulunan kötü sonuçların yok edilmesi kolaylıkla mümkün olur. 20 Donay, (Para Cezaları), s ; Artuk/Gökcen/Yenidünya, s. 118; Önder, s Denizhan, Hüseyin, Adlî Para Cezaları, AD. Yıl: 97, Mayıs 2006, S. 25, s Artuk/Gökcen/Yenidünya, s. 121 vd; Donay, (Para Cezaları), s. 39 vd; Dönmezer/ Erman, C. II, s. 675; Erem, s. 216; Önder, s ; Centel/Zafer/Çakmut, s. 574; Soyaslan, s. 565; Özbek, s. 526; Demirbaş, s. 78; Öztürk, Bahri/Erdem, Mustafa Ruhan, Uygulamalı Ceza Hukuku ve Emniyet Tedbirleri Hukuku, 8. Baskı, Ankara 2005, s. 294; Karagülmez, Ali, Gün Para Cezası Sistemi (Gün Para), Ankara 2005, s ; Yılmaz, Zekeriya, Türk Ceza Kanunu ve Kabahatler Kanunu, Ankara 2005, s TBB Dergisi, Sayı 69, 2007

7 makaleler Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN d. Etkilidirler ve suçun tekerrürü dolayısıyla tekrar hükmedilmesi hâlinde, hürriyeti bağlayıcı cezalar bakımından olduğu gibi suçlunun cezaya alışması ve böylece cezanın korkutucu değerini kaybetmesi sonucunu doğurmazlar. Bu nedenle, hapis cezalarının itiyat hâlini alması mümkünken, para cezalarında bu noktaya rastlanmaz. Ayrıca, hırs ve tamah sonucu işlenen vergi kaçakçılığı gibi suçlarda, yakalanıldığı takdirde hükmedilecek para cezasının, elde edilmesi düşünülen çıkardan çok fazla malî bir zararı doğuracağı korkusu, suç işlemek isteğinde bulunanları ihtiyatlı davranmaya iten kuvvetli bir psikolojik etki oluşturabilir. Para cezasını ödeme zorunluluğu, suçluyu daha çok çalışmaya ve daha tutumlu davranmaya sevk eder. e. Para cezaları devlete gelir temin ettiği hâlde, diğer cezaların infazı masraf doğurur. Bu nedenle, para cezasının infazı hürriyeti bağlayıcı cezalarda olduğu gibi, vergi yükümlülerine ekonomik bir külfet yüklemediği gibi, aksine yükünü azaltır. f. Bölünebilir olması ve hâkime geniş bir takdir yetkisi vermesi nedeniyle para cezaları, cezaların bireyselleştirilmesi yönünden, en geniş olanak sağlayan yaptırımlardır. Bu kapsamda, hükümlüyü işinden, aile çevresinden ve toplumdan uzaklaştırmayan bir ceza türü olduğundan toplumsal bir yıkımda meydana getirmez. Yani sanığın sosyal durumu ile ekonomik faaliyetleri bozulmamış olur. g. Para cezaları müşterek hapis gibi kargaşalık çıkmasına elverişli, hücre hapsi gibi tahrip edici nitelikte değildir. h. Para cezaları kazanç gayesiyle işlenen suçlarda, hapis cezalarına oranla daha uygun bir cezadır. Bu gaye ile işlenen suçlarda, cezanın miktarının tespiti mümkündür. ı. Para cezası yerine, hapis cezasının sadece suçluya zarar verdiği düşünülemez. Devlet bu suretle kişinin emeğinden, dolayısıyla gelirinden yoksun kalmış olmaktadır. j. Ceza infaz kurumlarından kaynaklanan olumsuz etkileri önleyebilme niteliğine sahiptir. Bu durum özellikle kısa süreli hapis cezaları açısından söz konusudur. Gerçekten de, kısa süreli hapis cezalarına mahkûm olmuş bir kişiyi cezaevine göndermenin sakıncalarının başında, hükümlünün cezaevinin olumsuz koşullarından etkilenmesi gelmektedir. İşte para cezası, kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezaların sakıncalarını yok etme bakımından uygun bir müeyyide türüdür. k. Toplumdaki ekonomik gelişme, paranın yaşamdaki önemi, para cezalarının etkili olması sonucunu doğurmuştur. TBB Dergisi, Sayı 69,

8 Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN makaleler 2. Aleyhinde görüşler Para cezalarının aleyhinde görüş bildiren yazarlara göre: 23 a. Para cezası tek başına verildiği taktirde, toplumda suçlunun onurunu kıran ve cezada bulunması gerekli ahlâkî niteliklerden yoksun bir ceza türü olarak kabul edilir. b. Hürriyeti bağlayıcı cezalarda mevcut bulunan, cezanın genel önleme etkisi para cezalarında bulunmaz. c. Cezaların kanunîliği ilkesi gereğince, kanunlarda belirli suçlar karşılığında eşit miktarda hükmedilen para cezalarının, zengin ve fakir suçlu üzerinde yarattığı etki farklıdır. Çünkü, mahrumiyetin doğuracağı bu azap suçluların servetine göre değişir. Bu ceza, fakir suçluyu etkilemesine rağmen, zengin suçlunun para cezasını ödemek suretiyle cezayı her zaman bertaraf etme olanağı vardır. Hatta kimi zaman ödeme yeteneği olmayan, basit nitelikteki suçların faillerini bile caydırıcı özelliği bulunmamaktadır. Bu durum, cezanın suçlulara aynı etkiyi göstermesi ilkesine ters düşmektedir. d. Para cezası, cezaların içinde en az şahsî olanıdır. Bilindiği gibi, iyi bir cezanın önemli ve başta gelen niteliği, suçla ilgisi olmayan kişiler üzerinde bir etki yapmamasıdır. Oysa para cezasının ödenmesi nedeniyle aile mal varlığında bir eksilme olacağından, bu durum sadece hükümlü üzerinde değil, onun ailesi ve özellikle çocukları üzerinde de etki yaratacaktır. Bu sebeple, para cezasının kişisellik özelliğinden söz edilebilmesi mümkün değildir. Para cezasının bu geniş etkisi, hapis cezasından da fazladır. e. Bu ceza tespit edilirken suçlunun ekonomik durumu ne kadar dikkate alınırsa alınsın, tam anlamda bir denge kurulamaz. Ayrıca, para cezasının takside bağlanmış olması hâlinde, taksit süresi içinde suçlunun ekonomik durumu bozulmuş ve cezayı ödeyemeyecek bir duruma düşmüş olabilir. f. Diğer cezaların infazı, devletin iradesine bağlıdır ve devlet bu cezaları infaz edip etmemekte tek söz sahibidir. Oysa para cezalarının infazı daha çok suçlunun iradesine ve ekonomik durumuna bağlıdır. g. Para cezası ödenmezse, hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilmektedir. Bu özellik ise, para cezalarının aleyhinde ileri sürülen bir sebep 23 Donay, (Para Cezaları), s. 46 vd.; Dönmezer/Erman, C. II, s ; Erem, s ; Önder, s ; Artuk/Gökcen/Yenidünya, s. 123 vd; Centel/Zafer/Çakmut, s. 574; Soyaslan, s. 566; Özbek, s. 526; Demirbaş, s ; Karagülmez, (Gün Para), s TBB Dergisi, Sayı 69, 2007

9 makaleler Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN oluşturur. Gerçekten de, cezayı ödemeyen fakir bir kişi hakkında, para cezasının hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilmesini kabul eden sistemlerde, kişilerin ekonomik durumlarındaki farklılık nedeniyle aynı suçtan dolayı farklı cezalara çarptırılmaları gibi bir sonuç doğurur. Bu durum ise, kanun önünde eşitlik ilkesine aykırılık teşkil eder. Bunun önüne geçilmesi için, hürriyeti bağlayıcı cezaya çevrilmeden hükümlünün çalıştırılması yoluna gidilerek tahsil edilebileceği ileri sürülmüşse de, bu yolun başarılı olduğu ileri sürülemez. h. Para cezasının üçüncü bir kişi tarafından da ödenebilmesinin mümkün olması, cezanın etkisini azaltır. Bilindiği gibi, cezanın amaçlarından birisi de suçluya, toplum kurallarına aykırı hareket etmenin onun için bir yaptırımı gerektirdiğinin gösterilmesidir. İşte para cezasının fail dışında, bir üçüncü kişi tarafından da ödenebilmesi nedeniyle, onun bu etkiden kurtulması sonucunu doğurur. Bu durum, enflasyon nedeniyle para cezalarının yetersiz kalması durumunda da kendisini gösterir. ı. Para değerindeki düşüşler bu cezaların etkinliğini azaltır. j. Devlet tarafından para cezaları konulurken, bundan elde edilecek gelir beklentisinin etkisine ve böylece suçlulardan, gelir sağlamak gibi uygunsuz bir durum içine düşülmesi mümkündür. k. Para cezalarında kesinlik yoktur. Hâkim, para cezasına mahkûm ettiği kişiden bunun tahsil edilebileceği konusunda her zaman emin değildir. l. Para cezalarına hüküm giyenlerin çoğunun bu cezayı ödemedikleri ve bu nedenle infazının da güç olduğu bilinmektedir. 3. Görüşlerin değerlendirilmesi Para cezalarının mahiyeti ile ilgili olarak öğretideki görüşler, bu cezanın sakıncalarını giderici hükümlerin yeni kanunlara eklenmesi ile olumlu sahaya intikal etmiştir. Bu hükümler arasında şunlara rastlanmaktadır: 24 a. Cezanın alt ve üst sınırları arasında büyük bir açıklık bırakmak suretiyle hâkime takdir hakkı tanımak. b. Kazanç hırsı ile işlenen suçlarda para cezalarına had tanımamak veya çok yüksek had tanımak. 24 Erem, s TBB Dergisi, Sayı 69,

10 Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN makaleler c. Bu cezaya hükmederken hâkimin, suçlunun ekonomik durumunu dikkate almasını zorunlu tutmak. d. Sanığa para cezasını ödemede, taksitle ödeme veya belli bir süre sonunda ödeme şeklinde, kolaylıklar sağlamak. II. Para Cezasına İlişkin Sistemler Para cezaları sisteminde ilk sorun, bu cezanın miktar itibarıyla suçlunun durumuna uydurulmasıdır. Bu konuda çağdaş hukuk sistemlerinde iki ana eğilim görülmektedir: 25 - Hâkimin para cezasının takdiri hususundaki yetkisini genişleten hükümler koymak. - Para cezasının, suçlunun ekonomik durumu ile orantılı olarak tespitini mümkün kılacak oranları tespit etmek, yahut gün para cezaları sistemini kabul etmek. Günümüzde para cezalarının belirlenmesinde klasik sistem ve gün para cezası sistemi bulunmaktadır. A. Klasik Para Cezası Sistemi Mülga 765 sayılı TCK da kabul edilen klasik sistem değişik şekillerde uygulanmıştır. Bu sistemde hâkim, kanun tarafından belirlenen sınırlar içerisinde belirli bir miktarı para cezası olarak saptayabilir. Mülga 765 sayılı TCK nın sisteminde, suçların cürüm ve kabahat olarak ayırıma tâbi tutulmasına paralel olarak, para cezalarında da ağır para cezası ve hafif para cezası şeklinde ikili ayrıma gidilmekteydi. Cürümler için ağır para cezası, kabahatler için ise hafif para cezası öngörülmüştü (Mülga 765 sayılı TCK, m. 11). Eski sistemde, kanunda belirlenmiş olan ceza miktarları dikkate alınmadığı gibi, bu miktarlarda gerçekleştirilen değişiklikler de kabahat cinsinden bir suçu cürüm veya cürüm cinsinden bir suçu kabahat olarak tanımlamaya imkân tanımamaktaydı. Her ne kadar 765 sayılı kanunda ağır veya hafif para cezalarının genel olarak alt ve üst sınırları belirlenmiş ise de, (ağır para cezası için m. 19, hafif para cezası için m. 24); kabahat türünden bir suç için öngörülmüş olan hafif para cezası nın miktarı, cürüm için öngörülmüş olan ağır para cezası na göre daha fazla olabilmekteydi Dönmezer/Erman, C. II, s Özgenç, İzzet, Türk Ceza Kanunu Gazi Şerhi, Genel Hükümler, 3. Bası, Ankara 2006, s. 250 TBB Dergisi, Sayı 69, 2007

11 makaleler Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN Klâsik sistemin üç değişik uygulama biçimi bulunmaktadır: 27 Maktu para cezası: Bu yöntemde para cezası, kanun koyucu tarafından, sabit bir miktar olarak belirlenir. Hâkimin; fail, işlenen suç, failin suç işleme kastı ve ekonomik durumunu dikkate alması mümkün değildir. XVIII. yüzyıldan itibaren görülen sabit para cezası yöntemi, bugün nadiren uygulanmaktadır. 28 Alt ve üst sınırları belirlenmiş para cezası: Bu sistemde kanun koyucu tarafından para cezasının alt ve üst sınırları belirlenmiş olup, hâkime bu sınırlar arasında bir miktarın para cezası olarak tespit edilmesi yetkisi tanınmıştır. Burada hâkim, suçun ve suçlunun durumuna göre, takdir hakkını kullanarak cezanın alt ve üst sınırları arasında bir miktarı tayin etmekte, hatta yapılan indirimler sonucunda, alt sınırdan da az bir miktarı tespit edebilmektedir. Ayrıca, bu sistemde hâkimin para cezasının üst sınırından daha da yukarı para cezasına hükmetmesi kabul edilmektedir (Örneğin 1930 İtalyan CK m. 24/3; İsviçre CK m. 48). 29 Nispî para cezası: Kanun bazı hâllerde, suç nedeniyle verilen zararla veya failin suçtan elde ettiği kazanca orantılı olarak para cezasının miktarını tespit etmiştir. 30 Nispî para cezaları, gerçekte kamu para cezalarındandır. Bu sistemde ne üst sınır ne de hâkimin takdir yetkisi bulunmamaktadır. 31 Burada, para cezasının miktarı kanun tarafından 663; Öztürk/Erdem, s Artuk/Gökcen/Yenidünya, s. 125; Önder, s ; Centel/Zafer/Çakmut, s. 575; Özbek, s ; Çınar, s ; Denizhan, s ; Yılmaz, s. 40. Özgenç bu ayırımı dörde ayırmıştır. Bunlar; a. Suçun kanunî tanımında maktu bir miktar paranın para cezası olarak belirlenmesi, b. Para cezasının ilgili suç tanımında alt ve üst sınırlarının gösterilmesi, C. Para cezasının ilgili suç tanımında sadece üst sınırının gösterilmesi, d. Para cezasının ilgili suç tanımında sadece alt sınırının gösterilmesi. Ayrıca nispi (veya misli) para cezasını da bu sistem içinde değerlendirmektedir. Aslında bu ayırım, temelde diğer sınıflandırmaların daha genişletilmiş hâlini ifade etmektedir. Bkz., Özgenç, s Donay, (Para Cezaları), s. 78; Artuk/Gökcen/Yenidünya, s. 125; Çınar, s. 76; Önder, s. 562; Centel/Zafer/Çakmut, s. 574; Özbek, s. 526; Denizhan, s. 95; Karagülme, (Gün Para), s. 26 vd; Yılmaz, s Dönmezer/Erman, C. II, s. 677; Centel/Zafer/Çakmut, s. 575; Artuk/Gökcen/Yenidünya, s. 125; Çınar, s. 76; Özbek, s. 527; Denizhan, s. 95; Karagülmez, (Gün Para), s. 29;Yılmaz, s Donay, (Para Cezaları), s. 79; Centel/Zafer/Çakmut, s. 575; Öztürk/Erdem, s. 294; Artuk/Gökcen/Yenidünya, s. 125; Özbek, s. 527; Yılmaz, s tarihli ve sayılı RG de yayımlanarak yürürlüğe giren, tarihli ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hak- TBB Dergisi, Sayı 69,

12 Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN makaleler belirtilmemiş olup, suçtan doğan zarar veya failin elde ettiği ya da elde etmeyi umduğu yarar veya katları para cezasının tespitinde esas alınır. Bu nedenle bu para cezasına nispî para cezası denilir (Mülga TCK m. 19 da nitelikleri düzenlenen bu cezaya, aynı Kanunun 129, 202, 203, 206, 207, 222, 225, 248, 320, 354 ve 403. maddelerindeki para cezaları örnek verilebilir) sayılı Orman Kanunu nun 91. maddesindeki kında Kanun un 12. maddesi ile, tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılan tarihli ve 825 sayılı Ceza Kanununun Mevkii Mer iyete Vaz ına Müteallik Kanun un 20. maddesinde, Miktarı muayyen bir nispet dairesinde ve hadiseye göre azalıp çoğalabilir mahiyette bulunan cezayi nakdileri müstelzim fiiller cürüm addolunur denilmek suretiyle bu tür para cezası kabul edilmişti. 32 Para cezaları, yasalar ile uygulama ve öğretide kamu para cezaları, tazminat kabilinden para cezalan, medeni para cezalan, disiplin para cezalan, idarî para cezaları, nispî para cezaları, ağır ve hafif para cezalan biçiminde ayrımlara tabi tutulmuştur. Türk Ceza Yasası nda ise, ağır ve hafif para cezalan şeklinde nitelendirilmiştir. Para cezasının miktarı yasada belirtilmiş ise maktu olup alt ve üst sınırları, ağır para cezalarında TCY nin 19. ve hafif para cezalarında ise 24. maddesine göre belirlenecektir. Para cezasının miktarı belirli bir oran dahilinde, olaya bağlı olarak azalabilir veya çoğalabilir nitelikte ise, nispîdir. TCY nin 19. maddesi gereğince nispî para cezalarının üst sınırı bulunmayıp, alt sınır ise bu maddeye göre belirlenecektir. Bu ölçütler nazara alınarak TCY nin 202. maddesinde öngörülen ağır para cezasının niteliği incelendiğinde; Anılan maddede, Görevi sebebiyle kendisine tevdi olunan veya muhafaza, denetim veya sorumluluğu altında bulunan para veya para yerine geçen evrak veya senetleri veya diğer malları zimmetine geçiren memura altı yıldan on iki yıla kadar ağır hapis ve meydana gelen zararın bir misli kadar ağır para cezası verilir. Yukarıdaki fıkrada gösterilen cürüm, dairesini aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenmiş ise faile on iki yıldan aşağı olmamak üzere ağır hapis ve meydana gelen zararın üç misli kadar ağır para cezası verilir. Zararın, kovuşturma yapılmadan önce tamamıyla ödenmiş olması halinde yukarıdaki fıkralarda yazılı cezaların yarısı, ödeme hükümden önce gerçekleştirilmiş ise üçte biri indirilir. Meydana gelen zararın ödenmemesi halinde mahkemece ödettirilmesine re sen hükmolunur. Bu fiiller kamu bankaları aleyhine işlenmiş ise faile verilecek ceza üçte bir oranında artırılır hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü gibi maddede, özgürlüğü bağlayıcı ceza ile birlikte ağır para cezasına da hükmolunacağı belirtilmiş, ancak para cezasının miktarı maktu biçimde gösterilmeyip meydana gelen zarara bağlı olarak tayin esası kabul edilmiştir. Ancak, para cezasının miktarının belirlenmesi bakımından meydana gelen zarar ölçüt olarak alınırken, bunun yanında meydana gelen zararın ödettirilmesi hususu da maddede ayrıca düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan ölçütler gözetildiğinde, maddede öngörülen para cezasının nispî nitelikte olduğu açıktır. Anılan para cezasının infazı için herhangi bir ayrık düzenleme getirilmemesi, meydana gelen zararın ödettirilmesi hususunun maddede ayrıca düzenlenmiş olması nazara alındığında artık buradaki para cezasının tazmini para cezası olarak nitelendirilmesi olanaksızdır. Nitekim, Ceza Genel Kurulu nun gün ve sayılı kararında da TCY nin 202. maddesinde öngörülen ağır para cezası- 252 TBB Dergisi, Sayı 69, 2007

13 makaleler Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN para cezası, nispî nitelikteki para cezalarındandır. Kanun koyucunun, bu tür para cezasını düzenlerken, sadece alt ve üst sınırların tespiti halinde, para cezasının yeterince yüksek olmaması ve paranın değerini kaybetmesi hâlinde etkili bir yaptırım olmayacağı hususlarını göz önünde tuttuğu ileri sürülmüştür. Kanun maddesinde alt ve üst sınırları gösterilen cezalar için uygulanabilen kişiselleştirme kuralı, nispî para cezası için uygulanamaz. 33 Nispî para cezası, cezanın miktarını bir takım somut gerçeklere bağlamakta ve suçun ekonomik boyutu dikkate alınmaktadır. Bu tip cezalar genellikle ekonomik suçlar karşılığı olarak kullanılmaktadır. 34 Sayı olarak fazla olmasa bile, yabancı ülkelerde de uygulanmakta olan bir sistemdir. Özellikle ceza hükmü taşıyan özel kanunlarda uygulanan bir sistemdir. (Örneğin, İsviçre, Fransa, İtalya, ABD ve İsveç gibi). 35 Nispî para cezaları, tazminat türünden olan para cezaları ile karıştırılmamalıdır. Kamu para cezalarından bir kısmına nispî para cezası denmesine sebep, bu cezalarda ceza miktarının kanunun gösterdiği bir ölçüye nispetle belirlenmiş olmasıdır. Genellikle kamu para cezaları biri alt, diğeri üst olmak üzere iki had arasında kanunda gösterilmiş olmalarına karşılık, nispî para cezalarının birçoğu sabit cezadır ve hâkim bunlar hakkında genel takdir hakkını kullanamaz. 36 Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu nun mülga TCK nın 278. maddesindeki nispî nitelikteki para cezasının misli artırıma tâbi olduğuna ilişkin, 1984 tarihli bir kararında, genel olarak diğer para cezaları ile bağlantısı da açıklanmak suretiyle nispî para cezalarına ilişkin aşağıdaki hükümlere yer verilmiştir: nın, nispî nitelikte ve kamu para cezası olduğu kabul edilmiştir. Öğretide de Erman/Özek, zimmet suçlarındaki yaptırımın niteliğini, 3679 sayılı kanunla getirilen ağır para cezası nispî olduğundan zararın miktarına bağlı bulunmaktadır... Kanun, ağır hapis ve para cezalarından başka, medeni bir müeyyide niteliğinde olan meydana gelen zararın faile ödettirilmesini de kabul etmiştir şeklinde açıklamışlardır (Ceza Hukuku Özel Bölüm Kamu İdaresine Karşı İşlenen Suçlar, s ). Doç. Dr. İzzet Özgenç de zimmet suçlarında yaptırımın niteliğini açıklarken, ağır para cezasının nispî nitelikte olduğunu belirtmiştir (Ekonomik Çıkar Amacıyla İşlenen Suçlar, s. 159) : YCGK T: , E: 2004/5-119, K: 2004/142, Kaban, Mater/Aşaner, Halim/Güven, Özcan/Yalvaç, Gürsel, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararları, (Eylül 2001-Temmuz 2004), ( ), Ankara 2004, s Erem, s. 220; Dönmezer/Erman, C. II, s. 682; Önder, s. 564; Çınar, s. 76; Soyaslan, s. 564; Denizhan, s Dönmezer/Erman, C. II, s. 682; Donay, (Para Cezaları), s Önder, s Erem, s TBB Dergisi, Sayı 69,

14 Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN makaleler Para cezaları; ağır ve hafif ayrımı dışında, konularına göre: kamu, tazminat, idarî, disiplin... para cezaları şeklinde çeşitlendirilebildiği gibi; miktarının tayini (tespiti) yönünden de: Kanun tarafından veya hâkim tarafından tespit edilen para cezaları olmak üzere ikiye ayrılabilir. Bu son ayrımda, birinci sistemde, para cezasını Kanun tayin etmekte ve hâkim Kanunun belirlediği cezayı sadece uygulamaktadır. Burada, hâkimin, cezanın miktarını takdir, diğer bir deyişle, cezayı ferdileştirme yetkisi yoktur. İkinci sistemde ise: Ceza, Kanun un öngördüğü sınırlar (hadler) içinde ve fakat hâkimin takdirine göre tayin edilmekte, yani ceza, hâkim tarafından ferdileştirilmektedir Konumuzu, kamu para cezaları ilgilendirmektedir. Bu tür para cezaları, her bakımdan cezalar hakkında kural ve esaslara tabi olan para cezalarıdır. Doktrinde de benimsendiği gibi, bu tür cezalar maktu ya da nispî olmak üzere ikiye ayrılmak suretiyle incelenebilir. Ferit Devellioğlu nun Osmanlıca - Türkçe Ansiklopedik Lügati ne göre, maktu kelimesi; kat olunmuş, kesilmiş, diğeri, pahası biçilmiş anlamındadır. Maktu para cezaları da kendi içinde ikiye ayrılır: Kanun, bu tür cezaları, bazen sabit olarak; çok defa da bir aşağı ve bir yukarı haddi (sınırı) havi olarak ya da doktrinde isimlendirildiği gibi mütefavit olarak tayin eder. Sabit para cezası, aşağı ve yukarı had olmaksızın para cezasının miktarının, Kanun tarafından, tek bir ceza olarak değişmez bir biçimde belirtilmesidir. Mütefavit para cezası ise, 647 sayılı kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasında açıklandığı gibi, kanunda yazılı hadler arasında hâkim tarafından tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesi ne ödenmesinden ibarettir. Anılan maddenin 2. fıkrası ile asgarî ve azamî hadleri gösterilen para cezalarının miktarı, suçlunun iktisadi durumu, aile sorumluluğu, meşgale ve mesleki, yaş ve sağlık durumu, cezanın sosyal etkisi ve uyarma amacı gibi hususlar göz önünde tutularak tespit edilir hükmü getirilmiştir. Bilindiği üzere; mütefavit para cezalarının aşağı ve yukarı hadleri ya TCK nın 19 ve 24. maddelerinde olduğu gibi, genel sınırlar olarak gösterilmekte; ya da suçun ağırlığı ve sair nedenler gözetilerek, bu genel sınırlar içinde özel aşağı ve özel yukarı sınırlar tayin edilmektedir. Kanun, bazen de, sadece özel aşağı, sınır yahut da sadece özel yukarı sınır göstermekle yetinmektedir. Bu son halde, özel aşağı sınır gösterilmemişse, yukarı sınır 19 ve 24. maddelerinde genel yukarı sınırdır; özel yukarı sınır gösterilmişse, aşağı sınır da yine aynı maddelerdeki genel aşağı sınırdır. İşte bu sınırlar arasında cezanın miktarını, yani temel cezayı tayin, başka bir deyişle, cezayı ferdileştirme yetkisi hâkime aittir. Hâkim temel ceza miktarını, kanunda gösterilen asgarî had den veya yukarı had den tayin edebileceği gibi, iki had arasında bir miktar ola- 254 TBB Dergisi, Sayı 69, 2007

15 makaleler Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN rak da tayin edebilir. Bu sadece mütafavit para cezalarına has bir özelliktir. Nispî para cezaları ise, Meriyet Kanunu nun 20. maddesinde tarif edildiği gibi miktarı muayyen bir nispet dairesinde ve hadiseye göre azalıp çoğalabilir mahiyete bulunan para cezalarıdır. Kanun, bazı hallerde, para cezasının miktarının önceden maktu bir biçimde tayini yoluna gitmemekte; bu miktarı, ya suç nedeniyle verilen zararla veya failin suçtan elde ettiği kazançla orantılı olarak tespit etmektedir. Kanun koyucu, bu tür para cezasını düzenlerken, bazı amaçları göz önünde tutmaktadır. Birincisi TCK nın 278. madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, sadece asgarî ve azamî hadlerin tespiti halinde para cezasının yeterli şekilde yüksek olmama eksikliğini göstermesidir. İkincisi ise, paranın değerini kaybetmesi halinde etkili bir müeyyide olamamasıdır (Dr. Süheyl Donay, -para cezaları-doktora Tezi, İstanbul 1972 s. 79). Nispî para cezaları konusunda belirtilmelidir ki, asgarî ve azamî hadleri kanunda gösterilen cezalar için uygulanabilecek olan ferdileştirme kuralı, yani temel cezanın tayini, nispî para cezaları için uygulanamaz. Keza, müteselsil suçlarda, bu tür para cezalarının ayrıca TCK nın 80. maddesi ile arttırılması da mümkün değildir ve yine 2370 sayılı kanun ile değişik TCK nın 119. maddesi hükmüne göre, nispî para cezasını gerektiren suçlar hakkında önödeme de mümkün değildir. Bilindiği üzere; amaç ve ilkeler aynı olmakla beraber, para cezaları ikinci defa 1979 yılında 2248 sayılı kanunla ve üçüncü defa da 1983 yılında 2790 sayılı kanunla tekrar artırılmıştır. Örneğin: 2248 sayılı kanunun 5435 sayılı kanunun 2. maddesini değiştiren 23. madde gerekçesi de aynen şöyledir: (...Paranın bugünkü satın alma gücü nazarı itibara alınarak, gerek Ceza Kanununda, gerek hususî kanunlarda mevcut para cezalarının aşağı ve yukarı haddinin muayyen nispet dahilinde artırılması düşünülmüş ve bu sebeple 5435 sayılı kanunun 2. maddesinin değiştirilmesi uygun görülmüştür...) (Millet Meclisi Tutanak Dergisi, 1979 S. Sayısı: 114). Görülüyor ki, Kanun koyucunun 5435 sayılı kanun ile miktarının muayyen bir nispet dahilinde artırdığı para cezaları, maktu yani sabit ya da kanunlarda aşağı ve yukarı hadleri belirlenmiş ve hâkime bu iki had arasında ceza miktarını tayini yetkisi verilmiş mütefavit para cezalarıdır. Gerçekten; para değerinin düşmesinden, yani enflasyondan etkilenecek olan para cezaları, nispî para cezaları değil maktu para cezalarıdır. Nispî para cezaları, maktu cezalarda olduğu gibi, miktarları önceden kanunda belirlenmeyip, zarar veya istifadeye göre tayin TBB Dergisi, Sayı 69,

16 Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN makaleler edildiğinden kanun koyucu, bunların miktarının artırılmasına gerek duymamıştır. Zira bu tür para cezaları mahiyetleri gereği ekonomik hayatla, para değeri ile sıkı sıkıya ilişkilidir. Bu ilişki nedeniyle hiçbir suretle müessiriyetini kaybetmezler. Para değeri düştükçe, zarar veya istifade miktarı da bu düşme ile ters orantılı olarak artacağından, bu cezalar, hiçbir müdahale veya düzenlemeye gerek kalmadan, miktar olarak kendiliğinden artmak suretiyle müessiriyetini muhafaza ederler. Yargıtay ın hâkim görüşü de bu doğrultudadır. Nispî para cezası gerektiren suçların büyükçe bir bölümüne bakmakla görevli Beşinci Ceza Dairesi ilâmlarında bu görüş egemen olduğu gibi müzakereler sırasında düşüncesini açıklayan Yedinci Ceza Dairesi sözcüsü de dairelerinin aynı görüşü paylaştıklarını belirtmiştir. Doktrinde de aynı görüş hâkimdir. Yukarıda sözü edilen Para Cezaları isimli kitabın Yazarı Donay, (a.g.e., 89) (Mukayeseli Hukukta, nispî nitelikteki para cezalarının bu artırmadan hariç tutulduklarını...) belirtmekle kaynak olarak İtalyan, Fransız ve Belçika Hukuku nu göstermekte ve ayrıca (...Bütün para cezaları bu kanun ile artırılmamaktadır. Kanunun 2. maddesinde ve gerekçesinde de belirtildiği üzere, vergi resim ve cezaları, tazminat kabilinden para cezaları ve nispî para cezaları bu kanuna göre artırılmazlar...) demektedir (a. g. e., s. 91 ) S. Dönmezer ve S. Erman ise (Nazarî ve Tatbikî Ceza Hukuku, 2. cilt, 778. s.) ( sayılı kanun prensip itibariyle bütün kanunlarda yazılı her türlü para cezaları hakkında uygulanabilir... Ancak, nispî para cezaları bu kuraldan ayrık tutulmuştur. Ayrıca Yargıtay bu istisnalara içtihadı olarak bir dördüncüsünü daha eklemiştir. Kanunun bir maddesinde yazılı para cezasının aşağı ve yukarı sınırları gösterilmiş değilse, bu konuda hâkime genel aşağı ve yukarı sınırlar arasında cezayı saptama yetkisi verilmiş bulunacağından, ayrıca misil artırmasını uygulamaya gerek yoktur...) düşüncesini ileri sürmektedirler. Fransız doktrininde (Donnedieu de Vabres traite elemantaire de droit criminel et de legislation penale Comparele paragraf) (...Yasakoyucu para değerinin düşmesinden etkilenen tüm cezaları de bir yasa ile 12 katına çıkardı. Bu yasa 4 maddeliktir. Tazmini para cezaları ya da yasal metinde özel rejime tabi kılınan cezaları hariç tutarak tüm cezaları artırdı. Ancak bu reform: tazmini cezalar malî cezalar ve nispî cezalar hakkında uygulanmaz...) Belçika Doktrininde de (Goedseels - Commentaire du code penal Belge paragraf) ( , , tarihli Yasalar, para cezalarını ondalık nispetlerle arttırdılar. Bu paranın reel değeri için, para cezası 256 TBB Dergisi, Sayı 69, 2007

17 makaleler Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN oranını arttıran bir tahsil şeklidir. Ondalıklarla arttırmadır tarihli Yasa nın 33/2. maddesine göre, nispî para cezalarına bu uygulanmamaktadır...) denimektedir. Gerçekten; 5435 sayılı kanun 1949 yılında yürürlüğe girdikten sonra uygulamada tereddütler hasıl olmuştur. Özellikle hukuk ve ceza usulü kanunlarındaki inzibatî nitelikteki para cezalarının da bu kanunla misil artırmasına tabi olup olmadığı konusunda, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ile 4. Ceza Dairesi içtihatları arasında çıkan uyuşmazlık, tarih ve 6/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile çözüme kavuşturulmuş ve (...Malî ve iktisadi sebeplerle para kıymetinin düşmesinden müteessir olan, inzibati mahiyette dahi olsa, bütün kanun ve nizamlarda mevcut ve her nev inden para cezalarının misil artırmasına tabi olduğu...) vurgulanmıştır. Ancak bu karardan sonra (Kanunda alt sınırı gösterilmeyen para cezalarının 5435 sayılı kanunun 2. maddesi gereğince misil arttırmasına tabi olup olmadığı) konusunda Yargıtay Dördüncü Ceza Dairesi ile Üçüncü Ceza Dairesi içtihatları arasında doğan uyuşmazlık tarih ve 1/12 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile çözüme kavuşturulmuştur. Yukarıda sözü edilen maktu-mütefavit para cezalarından özel asgarî had di gösterilmeyen para cezaları ile ilgili olan bu karara göre ( sayılı kanun, asgarî hadleri kanununda gösterilmiş para cezalarını misil arttırmasına tabi tutmuştur. Para cezalarının mebde ve müntehaları TCK nın 19 ve 24. maddeleriyle tayin kılınmıştır tarihli 5435 sayılı kanunun 1. maddesi ile TCK nın 19 ve 24. maddelerinde yazılı ağır ve hafif para cezalarının asgarî ve azamî hadleri arttırılmıştır. O halde, mebdei kanununda gösterilmeyen hafif veya ağır para cezalarının takdiri teşdit sebebi ile asgarî hadden fazla tayini halinde misil arttırmasına tabi değildir...). TCK nın 278. maddesindeki lira kaydı nın hukukî niteliğine gelince: Bu kaydın, maddedeki para cezasının asgarî haddi olduğu, para cezasının asgarî haddi belirlenmiş olmasına göre misil artırmasına tabi tutulması gerektiği ileri sürülmüşse de çoğunluk bu görüşe iştirak etmemiş, maddedeki bu kaydın maktu-mütefavit cezalarda olduğu gibi asgarî had olmadığı görüşünü benimsemiştir. Kanunlarımızda nispî para cezaları çeşitli şekillerde ortaya çıkmaktadır. Mesela; ya rüşvet-zimmet suçlarındaki gibi tek başınadır. Bir başka sistemle birleşmemiştir; ya da bazı hallerde, inceleme konusu olan TCK nın 278. maddesinde olduğu gibi, karma bir sistem kabul edilmiştir. Bu karma sistemde, nispî para cezası sistemi ile sabit para cezası sistemi birleştirilmiştir. Zira her iki tür ceza, alt üst sınır ihtiva TBB Dergisi, Sayı 69,

18 Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN makaleler etmedikleri miktar yönünden müdahale edilmeyecek biçimde, kanun tarafından belirlendikleri için aralarındaki bu müşterek zemin sebebiyle biri oranda biri araya gelebilirler, birleşebilirler. Bu karma sistemde, asıl olan, nispî para cezası sistemidir. Asıl ceza da, bu sisteme göre tayin olunan cezadır. Bunun yanında şarta bağlı bir ceza da vardır. O şart gerçekleşmemişse, nispî para cezası değil, o ceza verilecektir. Bu şart şudur: Şayet nispî, sisteme göre, yani yarara veya zarara göre hesaplanan ceza, kanunun altı, üstü olmayan, değişmez bir biçimde sabit olarak belirlediği tek bir miktardan aşağı düşmüşse o takdirde belirlenen bu tek ve sabit cezaya hükmedilecektir. Şarta bağlı tutulan bu ceza, yukarıda açıklanan maktu para cezalarından olan sabit para cezasıdır. Mütefavit ceza ile hiç ilgisi yoktur. Bunun içindir ki bunu, mütefavit cezalara has olana asgarî had olarak kabul etmek mümkün değildir. Keza, bu ceza, TCK nın 456. maddesinin 4. fıkrasında olduğu üzere alternatif bir sistem olmadığı gibi; diğer birçok maddelerde olduğu üzere birlikte hükmedilen sistem de değildir. Mukayeseli Hukuk yönünden İtalyan Ceza Kanunu nun 250, 251 ve 252. maddeleri ile Fransız Ceza Kanunu nun 135 ve 177. maddeleri tıpkı, bizim 278. madde gibi para cezasında karma sistem ihtiva eden hükümlerdir. Mesela; Fransız Ceza Kanunu nun rüşvetle ilgili 177. maddesi ( Frank tan az olmamak üzere, sağlanan ya da vaad olunan menfaatin iki misli para cezası...) hükmünü getirmiştir. Görüldüğü gibi, bu maddeler yapıları itibariyle bizim 278. madde ile aynı niteliktedir. Bu nitelikleri itibariyle, bu maddelerdeki para cezaları enflasyondan etkilenmedikleri için o ülkelerde misil artırma kanunları bu maddelere uygulanmamaktadır. Gerekçesinde de açıkça belirtildiği üzere, TCK nın 278. maddesinde, asıl olan nispî para cezasıdır. Bu ceza, miktar yönünden önceden maktuan belirlenmemiş bir şeye nispetle, bir şeye göre ceza tayin olunmuştur. Nispet edilen bu şeyin adı (elde edilen menfaat)tir. Her olayda elde edilen menfaatin miktarı ne ise onun üç misli para cezası tayin edilecektir. Görüldüğü gibi, burada ceza miktarının tayin yönünden hâkimin hiçbir takdir yetkisi yoktur. İşte, maddedeki asıl ceza budur. Maddede şarta bağlı, bir ceza daha vardır: Kanun, (şayet elde edilen menfaatin üç misli 1000 liradan aşağı düşmüşse, o takdirde, belirlenen bu bir tek ceza verilecektir) hükmünü getirmektedir. Kanun tarafından, aşağı ve yukarı haddi olmaksızın miktarı tek biri ceza olarak değişmez bir biçimde belirtilen bu lira kaydı sabit cezadır. Açıklandığı gibi, bu ceza, kanununun öngördüğü şart gerçekleşirse 258 TBB Dergisi, Sayı 69, 2007

19 makaleler Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN uygulanır; şart gerçekleşmezse uygulanmaz. Burada da, ceza miktarının tayini bakımından, hâkimin takdir hakkı yoktur. TCK nın 278. maddesindeki lira kaydının, mütefavit para cezalarına has olan klasik asgarî had olup olmadığı konusuna ışık tutacak önemli bir belge de TBMM Adalet Komisyonu Raporu nun şu bölümüdür: (...Para cezalarının tespiti hakkında sistemler gerek nazari, gerekse mevzuat bakımından çok farklı olmakla beraber cezaların kanunîliği prensibi bakımından aynı esasa dayanırlar. Şurası muhakkaktır ki, para cezalarının miktarını tespit hususunda yargıcı mutlak surette bırakan sistem Kanunsuz Ceza olmaz prensibi karşısında terk edilmiştir. Bugün umumî olarak kabul edilen sistem şöyle ifade edilebilir. Para cezalarının haddini kanun, miktarını yargıç tayin eder. Bu itibarla ağır para cezasına bir azamî had konulması gereklidir. Fakat kanunlarımızda azamî haddi açık bırakılarak 500 liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası şeklinde konulmuş cezalar vardır. İşte bu maddede ağır para cezalarına konulan umumi had bu gibi hallerde cezaların kanunîliği prensibini temine yarar. Yargıcın ceza miktarını takdir yetkisini, ceza hadlerinin kanunla tespiti esası ile tahdit için konulmuştur. Bu tarif maddesinde, ağır para cezasının azamî haddinin tespit edilmiş olması; kanunlarda daha yüksek bir ağır para cezası haddi tayin edilmemiş olan hallerde, ağır para cezasından yargıcın ceza miktarını takdir yetkisini sınırlayan bir azamî had manasını ifade eder. Bundan başka nispî para cezalarının bu esasa istisna teşkil ettiğine dair maddede mevcut olan hüküm aynen maddeye alınmıştır...) (TBMM Tutanak Dergisi, 1949, S. Sayısı-257, s. 13). Komisyonun raporu incelendiğinde şu ilkeler tespit edilmektedir: 1. Cezaların kanunîliği prensibi gereği, para cezalarında, muhakkak bir asgarî ve bir de azamî had bulunması ve bunun kanunda gösterilmesi zorunludur. Hâkim, bu iki had arasında ceza miktarını tayin edecektir. 2. Kanunlarımızda, azamî haddi açık bırakılmış mesela (500 liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezası) şeklinde konulmuş cezalar vardır. Bu hallerde, 500 lira asgarî had dir. Azamî had ise, 19. maddedeki genel azamî had dir. 3. Nispî para cezaları bu esasa istisna teşkil eder. Başka bir deyişle, nispî para cezaları hakkında bu kural bu esas uygulanmaz. Bu şu demektir. Kanun koyucu, nispî para cezalarına had (sınır) koymamış, bu cezaları alt -üst sınır ihtiva eden mütefavit cezalarla bir tutmamıştır. TBB Dergisi, Sayı 69,

20 Haluk ÇOLAK / Uğurtan ALTUN makaleler Yukarıdaki açıklamalar kül halinde ele alınıp değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır. TCK nın 278. maddesindeki asıl para cezası, sağlanan menfaate göre tayin edilecek nispî para cezasıdır. Niteliği gereği bu ceza, para değerinin düşmesinden müteessir olmadığı için, misil artırmasına tabi değildir. Maddedeki lira kaydı sabit para cezasıdır. Para cezası yönünden kanun bu maddede karma bir sistem kabul etmiş, nispî para cezası sistemi ile sabit para cezası sistemini birleştirmiştir. Sağlanan menfaate göre hesaplanan para cezası liradan (ki şimdi 2248 ve 2790 sayılı kanunlarla değişik 5435 sayılı kanunun 2. maddesi gereğince 15 katı olan liradan) aşağı düştüğü takdirde nispî para cezasına değil bu miktara hükmedilecektir. Gerçekten değişik 5435 sayılı kanun ile misil artırmasına tabi tutulacak olan ceza sadece bu sabit cezadır. Sabit para cezası olan bu lira kaydını, asıl para cezası olan nispî para cezasının asgarî haddi kabul etmek mümkün değildir. Aksi halde, cezalarının kanunîliği ilkesi gereği, buna bir de azamî had (ki bugün liradır) kabul edilmiş ve böylece nispî para cezası maktu para cezası haline dönüştürülmüş olunur. Halbuki kanun nispî para cezalarına sınır tanımamıştır. Öte yandan; zimmet, rüşvet suçlarında olduğu gibi nispî para cezalarının bir bölümü misli artırmasına tabi tutulmaz iken bir bölümünde misil artırmasını uygulamak adalet, hakkaniyet ve kanunlar önünde eşitlik ilkeleriyle bağdaştırılamaz. Bu nedenlerle; Türk Ceza Kanunu nun 278. maddesinde yazılı nispî nitelikteki ağır para cezasının 2248 ve 2790 sayılı kanunlarla değişik 5435 sayılı kanun gereğince misil artırmasına tabi olmadığına karar verilmelidir 37. TCK Hükümet Tasarısı nın 70. maddesinin birinci fıkrasında, Nispî para cezası, miktarı belirli bir orana veya olaya göre azalıp çoğalabilir nitelikte bir paranın Devlet Hazinesine ödenmesidir. Bu para cezasının yukarı sınırı yoktur hükmüne yer verilmiştir. 38 Nispî para cezası, ceza kanunlarında müsaderenin yaptırım teorisindeki düşüncelere paralel olarak ve ihtiyaca cevap verebilecek şekilde düzenlenmemiş ve özellikle kazanç müsaderesine yer verilmemiş olmasının ortaya çıkardığı eksikliği gidermek amacıyla kabul edilmiştir. YTCK da özellikle kazanç müsaderesi ayrıntılı bir şekilde düzenlendiğine göre, çeşitli suç tanımları bağlamında ayrıca nispî para cezası öngörülmemiştir. 39 Ancak, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu nun 37 YİBK T: , E: 1984/1, K: 1984/5. 38 Bkz., Türk Ceza Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/593) TBMM, Dönem 22, Yasama Yılı: 2, Sıra Sayısı: 664, s Özgenç, s. 664, 668; Karagülmez, (Gün Para), s TBB Dergisi, Sayı 69, 2007

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 9057 TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN ileti5252 Kanun Numarası : 5252 Kabul Tarihi : 4/11/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 13/11/2004 Sayı :25642 Yayımlandığı Düstur :

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN Kanun No: 5252 Kanun Kabul Tarihi: 04/11/2004 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 25642 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 13/11/2004 BİRİNCİ

Detaylı

İDARİ PARA CEZALARINDA UYGULAMA

İDARİ PARA CEZALARINDA UYGULAMA İDARİ PARA CEZALARINDA UYGULAMA Dr. Ahmet OZANSOY 1. Giriş İdari para cezaları, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu na 1 göre uygulanmaktadır. Belediyelerde uygulayıcılar arasında genellikle encümen para cezası

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti

Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Beraat Eden Sanıklar Müdafiinin Vek âlet Ücreti Av. Coşkun ÖZBUDAK* * Ankara Barosu. 1. Giriş Bilindiği gibi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT), beraat eden sanık yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi

Detaylı

SPKn İDARİ PARA CEZALARI

SPKn İDARİ PARA CEZALARI SPKn İDARİ PARA CEZALARI Av. Ümit İhsan Yayla Sermaye Piyasası Kanununda Halka Açık Şirketlerle İlgili Suç ve Yaptırımlar ile Önemli Nitelikte İşlemler Paneli İstanbul 27.06.2014 Sunum İçeriği Ceza Vermeye

Detaylı

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun;

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; İDARİ PARA CEZALARI 5510 S.K.MD. 102 Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; a) 1) 8 inci maddesinin

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ

İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/8546 Karar No. 2012/8662 Tarihi: 14.05.2012 İlgili Kanun / Madde 506.S.SSK/61 YAŞLILIK AYLIĞININ HESAPLANMA YÖNTEMİ ÖZETİ: 506 sayılı Yasanın 61. maddesine

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 ÖZET: Maliye; vadeli çeklerde reeskontu kabul etmiyor. MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR Vergi Usul Kanunu na göre yapılacak dönem sonu değerlemelerinde;

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

KARŞILIKSIZ ÇEK VERENLERE, ÇEK BEDELİNİN % 100 ü KADAR PARA CEZASI VE AYRICA % 40 CEZA TAZMİNATI ÖNGÖREN KANUN TASARISI HATALIDIR.

KARŞILIKSIZ ÇEK VERENLERE, ÇEK BEDELİNİN % 100 ü KADAR PARA CEZASI VE AYRICA % 40 CEZA TAZMİNATI ÖNGÖREN KANUN TASARISI HATALIDIR. KARŞILIKSIZ ÇEK VERENLERE, ÇEK BEDELİNİN % 100 ü KADAR PARA CEZASI VE AYRICA % 40 CEZA TAZMİNATI ÖNGÖREN KANUN TASARISI HATALIDIR. ÇEK SENEDİNİ İLK DEFA DÜZENLEYEN 1865 tarihli FRANSIZ KANUNUNDAN BU YANA

Detaylı

4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI

4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI 4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI 4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALAR (01.01.2012 tarihinden itibaren) Kanun Mad. Ceza Mad. Cezayı Gerektiren Fiil 1 OCAK-25 OCAK

Detaylı

DENİZ VE BASIN İŞ KANUNUNDA FAZLA ÇALIŞMA

DENİZ VE BASIN İŞ KANUNUNDA FAZLA ÇALIŞMA DENİZ VE BASIN İŞ KANUNUNDA FAZLA ÇALIŞMA Ali Kemal TERZİ 65 * Mustafa GÜNÖZ 66 ** I-GİRİŞ Fazla çalışma kavramı, özellikle İş Kanununda tüm tarafların üzerinde durduğu ve uygulamada en çok tartışılan

Detaylı

Tahsilat Genel Tebliği (Seri: A Sıra No: 1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri: A Sıra No: 7) Sonrasında Zamanaşımı Uygulaması

Tahsilat Genel Tebliği (Seri: A Sıra No: 1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri: A Sıra No: 7) Sonrasında Zamanaşımı Uygulaması 16/04/2016 tarihli ve 29686 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Seri:A Sıra No:7 Tahsilat Genel Tebliği ile; mevzuatta ve uygulamada ortaya çıkan değişiklikler dikkate alınarak 30/06/2007 tarihli ve 26568

Detaylı

ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER

ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER Prof. Dr. Mustafa ÇEKER Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 31.10.2013 FAİZ KAVRAMI Faiz, para alacaklısına parasından

Detaylı

Kanun No. 5454 Kabul Tarihi : 8.2.2006

Kanun No. 5454 Kabul Tarihi : 8.2.2006 Kanun T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'dan Aylık veya Gelir Almakta Olanlara Ek Ödeme Yapılması ile Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'dan Aylık veya Gelir Almakta Olanlara Ödenen

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

3. SUÇ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ I. HUKUK DEVLETİ İLKESİ II. KUSUR İLKESİ III. HÜMANİZM İLKESİ

3. SUÇ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ I. HUKUK DEVLETİ İLKESİ II. KUSUR İLKESİ III. HÜMANİZM İLKESİ CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER DERS PLANI BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ, GENEL BİLGİLER, HUKUK DEVLETİ VE CEZA HUKUKU 1. CEZA HUKUKU KAVRAMI VE GÖREVİ I. CEZA HUKUKUNUN ANLAMI VE TANIMI II. MADDİ CEZA HUKUKU VE YAKIN

Detaylı

G E N E L G E 2009-25

G E N E L G E 2009-25 T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Prim Tahsilat Daire Başkanlığı Sayı : B.13.2.SSK.5.01.08.00/ 73-034/121 9.2.2009 Konu : Tarım sigortası primlerinin tahakkuk ve

Detaylı

T.C. ADALET BAKANLIĞI Ceza İşleri Genel Müdürlüğü

T.C. ADALET BAKANLIĞI Ceza İşleri Genel Müdürlüğü T.C. ADALET BAKANLIĞI Ceza İşleri Genel Müdürlüğü Sayı : B.03.0.CİG.0.00.00.05-647.03-736-2009/6/107 03/01/2010 Konu : Para cezalarının taksitle ödenmesi durumunda ikinci taksidin başlama zamanı BİLGİ

Detaylı

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Ders Planı Ders İçeriği: Yasal Çerçeve Bilgi Edinme Kanunu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Çalışma Usul ve Esasları

Detaylı

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr ANAYASAL KURALLAR Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir (Ay. m. 56/1). Çevreyi geliştirmek,

Detaylı

Anılan rejimde ekonomik değeri olmayan atıklar ise fire olarak tanımlandığından bu atıklar dahilde işleme rejiminin konusunu oluşturmamaktadır.

Anılan rejimde ekonomik değeri olmayan atıklar ise fire olarak tanımlandığından bu atıklar dahilde işleme rejiminin konusunu oluşturmamaktadır. GÜMRÜK İŞLEMLERİNE TABİ TUTULMAKSIZIN SERBEST DOLAŞIMA SOKULAN İKİNCİL İŞLEM GÖRMÜŞ ÜRÜNE İLİŞKİN GÜMRÜK VERGİLERİ VE İDARİ PARA CEZALARINI ORTADAN KALDIRAN SÜRE (ZAMANAŞIMI) Bilindiği üzere Dahilde İşleme

Detaylı

YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SORUMLULUĞU

YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN SORUMLULUĞU A) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ndan doğan sorumluluk Yönetim kurulu üyelerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ( TTK ) doğan sorumluluğu, hukuki ve cezai sorumluluk olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Detaylı

03.05.2013 Sirküler, 2013/15. Sayın MeslektaĢımız; KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir.

03.05.2013 Sirküler, 2013/15. Sayın MeslektaĢımız; KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir. Sayın MeslektaĢımız; 03.05.2013 Sirküler, 2013/15 KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir. Gelir İdaresi Başkanlığı nın 30 Nisan 2013 tarih ve 64 numaralı Vergi Usul Kanunu Sirküleri nde, ileri

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

içinde işletmenin tasfiyesi halinde de bu hükmün uygulanacağı ifade edilmektedir.

içinde işletmenin tasfiyesi halinde de bu hükmün uygulanacağı ifade edilmektedir. SERMAYEYE EKLENEN K.V.K. NUN 5/1-e MADDESİNDE SAYILI KIYMETLERİN SATIŞINDAN ELDE EDİLEN İSTİSNA KAZANÇLARIN İŞLETMENİN 5 YIL İÇİNDE TASFİYESİ KARŞISINDA VERGİSEL DURUM 1. KONU Bilindiği üzere 5520 sayılı

Detaylı

Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI

Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI İÇİNDEKİLER ESERİ TAKDİM...VII ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER... XI KISALTMALAR LİSTESİ...

Detaylı

FİNANSAL KİRALAMADA SAT GERİ KİRALA İŞLEMLERİNİN VERGİ UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (II)

FİNANSAL KİRALAMADA SAT GERİ KİRALA İŞLEMLERİNİN VERGİ UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (II) FİNANSAL KİRALAMADA SAT GERİ KİRALA İŞLEMLERİNİN VERGİ UYGULAMALARI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ (II) 1. KONU: 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ile uygulamaya konulan

Detaylı

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 24.06.2013 S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 Yeni Reeskont Oranları ve Vadeli Çeklere Reeskont Uygulanması 1. 21.06.2013 tarihinden İtibaren Vergisel İşlemlere İlişkin Reeskont Oranları %13,75 ten %11 e

Detaylı

Y. Doç. Dr. Vural SEVEN. İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı

Y. Doç. Dr. Vural SEVEN. İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı Y. Doç. Dr. Vural SEVEN İzmir Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku ABD Başkanı KIYMETLİ EVRAK 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda en az değişikliğe uğrayan bölüm kıymetli evrak kitabıdır. Kıymetli

Detaylı

İŞ KANUNU (1) * * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız. "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı Cilt: 2 Sayfa: 1113

İŞ KANUNU (1) * * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız. Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı Cilt: 2 Sayfa: 1113 4773 İŞ KANUNU (1) Kanun Numarası : 1475 Kabul Tarihi : 25/8/1971 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 1/9/1971 Sayı : 13943 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 10 Sayfa : 3102 Bu Kanunun yürürlükte olmayan

Detaylı

İŞ KANUNU (1) * * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız. "Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı Cilt: 2 Sayfa: 1113

İŞ KANUNU (1) * * * Bu Kanunun yürürlükte olmayan hükümleri için bakınız. Yürürlükteki Bazı Kanunların Mülga Hükümleri Külliyatı Cilt: 2 Sayfa: 1113 4773 İŞ KANUNU (1) Kanun Numarası : 1475 Kabul Tarihi : 25/8/1971 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 1/9/1971 Sayı : 13943 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 10 Sayfa : 3102 * * * Bu Kanunun yürürlükte

Detaylı

T.C. MALĠYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü MĠLLĠ EĞĠTĠM BAKANLIĞINA

T.C. MALĠYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü MĠLLĠ EĞĠTĠM BAKANLIĞINA T.C. MALĠYE BAKANLIĞI Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü Sayı :B.07.0.BMK.0.20- Konu : Geçici Personel MĠLLĠ EĞĠTĠM BAKANLIĞINA 2009/15759 sayılı Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Geçici Mahiyetteki Ġşleri

Detaylı

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ

OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ OBJEKTİF TARİHİ YORUM METODU İLE OBJEKTİF ZAMANA UYGUN YORUM METODU ARASINDAKİ İLİŞKİ YORUM KAVRAMI Betül CANBOLAT Kanun hükmü, yasama organının tercih ettiği çözümün yazılı olarak ifade edilmesidir. Kullanılan

Detaylı

İŞÇİLERE ÖDENECEK TAZMİNATLARIN BANKA ARACILIĞIYLA ÖDENMESİ ZORUNLU MU?

İŞÇİLERE ÖDENECEK TAZMİNATLARIN BANKA ARACILIĞIYLA ÖDENMESİ ZORUNLU MU? İŞÇİLERE ÖDENECEK TAZMİNATLARIN BANKA ARACILIĞIYLA ÖDENMESİ ZORUNLU MU? Tevfik BAYHAN* I. GİRİŞ Sosyal Güvenlik Reformu olarak bilinen 5754 sayılı kanunla yapılan değişiklikle; ücret, prim, ikramiye ve

Detaylı

V. : 4/7/2001, : 631 : 10/4/2001, : 4639 : 13/7/2001, : 24461 : V

V. : 4/7/2001, : 631 : 10/4/2001, : 4639 : 13/7/2001, : 24461 : V 973 MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN MALİ VE SOSYAL HAKLARINDA DÜZENLEMELER İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Kanun Hük. Kar. nin

Detaylı

BİLGİ NOTU 27.12.2011/2011-16 2012 YILINDA UYGULANACAK HAD VE MİKTARLAR VERGİ USUL KANUNU

BİLGİ NOTU 27.12.2011/2011-16 2012 YILINDA UYGULANACAK HAD VE MİKTARLAR VERGİ USUL KANUNU BİLGİ NOTU 27.12.2011/2011-16 2012 YILINDA UYGULANACAK HAD VE MİKTARLAR VERGİ USUL KANUNU 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 414 üncü maddesi uyarınca, bu kanunda yer alan maktu hadler ile asgari

Detaylı

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun[1] 25 inci maddesi

Detaylı

BAĞIMSIZ DENETİM VE YMM LTD. ŞTİ.

BAĞIMSIZ DENETİM VE YMM LTD. ŞTİ. BAĞIMSIZ DENETİM VE YMM LTD. ŞTİ. SİRKÜLER SAYI : 2014 01 KONU : Maliye Bakanlığının, 2014 Takvim Yılında Uygulanacak Vergi Usul Kanunda Yer alan Maktu Hadler ile Asgari ve Azami Miktarı Belirtilmiş Olan

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI SSK Sigorta Primleri Daire Başkanlığı (Devredilen)

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI SSK Sigorta Primleri Daire Başkanlığı (Devredilen) T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI SSK Sigorta Primleri Daire Başkanlığı (Devredilen) SAYI : B.13.2.SSK.5.01.08.00/VIII- 031/ 668225 KONU : Tecil ve taksitlendirme yetkilerinin artırılması ve Tecil

Detaylı

www.vergidegundem.com

www.vergidegundem.com Fax: 0 212 230 82 91 Damga vergisi uygulamasında Resmi Daire Av. Gökçe Sarısu I. Giriş Damga vergisi, hukuki işlemlerde düzenlenen belge ya da kağıtlar üzerinden alınan bir vergidir. Niteliğinin belirlenmesinde

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2015 / 5 İST, 05.01.2015. 2015 yılında geçerli olacak VUK nda yer alan bazı tutar ve hadler belirlendi.

SİRKÜLER NO: POZ-2015 / 5 İST, 05.01.2015. 2015 yılında geçerli olacak VUK nda yer alan bazı tutar ve hadler belirlendi. SİRKÜLER NO: POZ-2015 / 5 İST, 05.01.2015 ÖZET: 2015 yılında geçerli olacak VUK nda yer alan bazı tutar ve hadler belirlendi. 2015 YILINDA GEÇERLİ OLACAK VERGİ USUL KANUNU'NDA YER ALAN BAZI TUTAR VE HADLER

Detaylı

Muharrem İLDİR 08.10.2014 Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü muharremildir@bbdas.com.

Muharrem İLDİR 08.10.2014 Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü muharremildir@bbdas.com. Muharrem İLDİR 08.10.2014 Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü muharremildir@bbdas.com.tr GELİR VE KURUMLAR VERGİSİNDE TAHAKKUK VE TAHSİLAT ESASININ GEÇERLİ OLDUĞU

Detaylı

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. 688 Sıra Sayılı Kanun uyarınca, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların

Detaylı

HARÇLAR KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 59) Resmî Gazete: 14 Mart 2009/ 27169

HARÇLAR KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SERİ NO: 59) Resmî Gazete: 14 Mart 2009/ 27169 Sayı: YMM.03.2009-025 Konu: 59 Seri No.lu Harçlar Genel Tebliği İZMİR. 16.3.2009 Muhasebe Müdürlüğüne, 14.03.2009 tarih ve 27169 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 59 Seri No.lu Harçlar Genel Tebliğinde;

Detaylı

Sayı : 2013/197 10 Tarih : 20.12.2013 Ö Z E L B Ü L T E N TAPU HARCI UYGULAMALARI

Sayı : 2013/197 10 Tarih : 20.12.2013 Ö Z E L B Ü L T E N TAPU HARCI UYGULAMALARI Sayı : 2013/197 10 Tarih : 20.12.2013 Ö Z E L B Ü L T E N TAPU HARCI UYGULAMALARI I- Giriş Tapu ve Kadastro Harçları, 492 sayılı Harçlar Kanununun dördüncü kısmında düzenlenmiştir. Bu bültenimizde kanunun

Detaylı

MENKUL KIYMET SATIŞ KAZANCININ TESPİTİNDE ENDEKSLEME SONUCU OLUŞAN ZARARLARIN MAHSUBU MÜMKÜN MÜDÜR?

MENKUL KIYMET SATIŞ KAZANCININ TESPİTİNDE ENDEKSLEME SONUCU OLUŞAN ZARARLARIN MAHSUBU MÜMKÜN MÜDÜR? Emre KARTALOĞLU Gelirler Kontrolörü MENKUL KIYMET SATIŞ KAZANCININ TESPİTİNDE ENDEKSLEME SONUCU OLUŞAN ZARARLARIN MAHSUBU MÜMKÜN MÜDÜR? GİRİŞ Gelir Vergisi Kanunu nun geçici 56 ncı maddesinin uygulama

Detaylı

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ

MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ Yrd. Doç. Dr. Güray ERDÖNMEZ Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi MEDENÎ USÛL HUKUKUNDA BELGELERİN İBRAZI MECBURİYETİ İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... vii KISALTMALAR CETVELİ...xix GİRİŞ...1

Detaylı

BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA

BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA BAZI ALACAKLARIN 6552 SAYILI KANUN KAPSAMINDA YAPILANDIRILMASINA DAİR İÇ GENELGE SERİ NO: 2014/2 Tarih: 26/11/2014 Sayı: 87893753-010.06.01.[36-05]-115059 Kapsam T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) Borçları ve 6385 Sayılı Kanunla Getirilen Ödeme Kolaylığı

Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) Borçları ve 6385 Sayılı Kanunla Getirilen Ödeme Kolaylığı Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) Borçları ve 6385 Sayılı Kanunla Getirilen Ödeme Kolaylığı I- GİRİŞ Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP), 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu na 4447 sayılı Kanun ile eklenen ek

Detaylı

Uygulama ile ilgili örnekler de içeren ve yeterince açık olan ve ek açıklama gerektirmeyen sözkonusu tebliğ sirküler ekinde gönderilmiştir.

Uygulama ile ilgili örnekler de içeren ve yeterince açık olan ve ek açıklama gerektirmeyen sözkonusu tebliğ sirküler ekinde gönderilmiştir. İstanbul, 06.02.2004 1 2004/31 no lu sirkülerimizle duyurulmuş olan; 1 Ocak 2004 Tarihinden İtibaren Geçerli Yeni Ssk Prim Taban Ve Tavanı İle Günlük Kazancın Tabanın Altında Kalması Halinde Fark Üzerinden

Detaylı

5549 sayılı RLERİNİN N AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN

5549 sayılı RLERİNİN N AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN 5549 sayılı SUÇ GELİRLER RLERİNİN N AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN TCK & 5549 sayılı Kanun Aklama suçuyla mücadelenin iki temel boyutu bulunmaktadır. Önleyici tedbirler Caydırıcı tedbirler TCK &

Detaylı

KİRA SÖZLEŞMELERİNDE DAMGA VERGİSİNİN HESAPLANMASI VE BEYANI

KİRA SÖZLEŞMELERİNDE DAMGA VERGİSİNİN HESAPLANMASI VE BEYANI KİRA SÖZLEŞMELERİNDE DAMGA VERGİSİNİN HESAPLANMASI VE BEYANI Ayşe GINALI * I-GİRİŞ: 488 sayılı Damga Vergisi kanununa ekli (1) sayılı Tablo da yazılı kağıtlar damga vergisine tabidir. (2) sayılı Tablo

Detaylı

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER GİRİŞ Gelişen bilişim teknolojilerinin bütün kamu kurumlarında kullanılması hukuk alanında bir kısım etkiler meydana getirmistir. Kamu tüzel kişileri tarafından bilgisayar teknolojileri kullanılarak yerine

Detaylı

denetim mali müşavirlik hizmetleri

denetim mali müşavirlik hizmetleri SİRKÜLER 25.11.2013 Sayı: 2013/020 Konu: 90 SAYILI K.H.K. NİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI NEDENİYLE ŞİRKETLERİN ORTAKLARINA, ÇALIŞANLARINA, İŞTİRAKLERİNE VE DİĞER TÜZEL VE GERÇEK KİŞİLERE FAİZ KARŞILIĞI VERDİKLERİ

Detaylı

Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015

Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015 BİRİNCİ SINIFA AYRILAN VE BİRİNCİ SINIF OLAN HÂKİM VE SAVCILARIN ÇALIŞMALARININ DEĞERLENDİRİLMESİ ESASLARINA İLİŞKİN HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU İLKE KARARI Karar No: 388/2 Karar Tarihi: 08.04.2015

Detaylı

Sayı:71/2007. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı:71/2007. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 2 Temmuz 2007 tarihli Yetmişaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan,, Şans Oyunları Hizmetleri Vergisi Yasası nın Anayasa nın 94 üncü maddesinin

Detaylı

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMUNUN VERDİĞİ PARA CEZALARININ UYGULANMASI SORUNU ÜZERİNE

ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMUNUN VERDİĞİ PARA CEZALARININ UYGULANMASI SORUNU ÜZERİNE ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMUNUN VERDİĞİ PARA CEZALARININ UYGULANMASI SORUNU ÜZERİNE Doç. Dr. Ramazan ÇAĞLAYAN * Yrd. Doç. Dr. Beşir Fatih DOĞAN ** ÖZET Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu nın verdiği

Detaylı

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi

ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları. BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi ÜÇÜNCÜ KISIM Olağanüstü Kanun Yolları BİRİNCİ BÖLÜM Karar Düzeltme ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi Bölge adliye mahkemelerinde karar düzeltme Madde 339- Bölge adliye mahkemesi ceza

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR?

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR? İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR? Recep GÜNER 50 * ÖZ 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu nda yer alan yükümlülüklerin sorumlusu

Detaylı

VERGİ USUL KANUNU NDA YER ALAN MAKTU HADLER ARTTIRILMIŞTIR

VERGİ USUL KANUNU NDA YER ALAN MAKTU HADLER ARTTIRILMIŞTIR Sirküler Rapor Mevzuat 04.01.2016/11-1 VERGİ USUL KANUNU NDA YER ALAN MAKTU HADLER ARTTIRILMIŞTIR ÖZET : Vergi Usul Kanunu nda yer alan ve 2016 Yılında uygulanacak hadlerin belirlendiği 460 Sıra No lu

Detaylı

CEZA YÖNETMELİĞİ * Şamil PİŞMAF REKABET KURUMU. TÜSİAD Rekabet Toplantıları 29 Ocak 2010

CEZA YÖNETMELİĞİ * Şamil PİŞMAF REKABET KURUMU. TÜSİAD Rekabet Toplantıları 29 Ocak 2010 CEZA YÖNETMELİĞİ * Şamil PİŞMAF REKABET KURUMU TÜSİAD Rekabet Toplantıları 29 Ocak 2010 *Sunumdaki görüşler tamamen konuşmacıya ait olup Rekabet Kurulu ya da Rekabet Kurumu açısından bağlayıcı değildir.

Detaylı

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI )

5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI ) 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNUNA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (2014 YILI ) SS ve GSS KANUNU NA GÖRE UYGULANACAK İDARİ PARA CEZALARI (TL) (01.01.2014 31.06.2014 Döneminde)

Detaylı

%5 ORANINDA 1. TEMETTÜ DAĞITMAK ZORUNLU HALE GELDİ Mİ?

%5 ORANINDA 1. TEMETTÜ DAĞITMAK ZORUNLU HALE GELDİ Mİ? Erdoğan Karahan Yeminli Mali Müşavir İstanbul Denetim ve YMM AŞ. Genel Müdürü erdogankarahan@istanbulymm.com %5 ORANINDA 1. TEMETTÜ DAĞITMAK ZORUNLU HALE GELDİ Mİ? 14.02.2011 tarih ve 27846 sayılı Resmi

Detaylı

30.10.2014 5510 SAYILI KANUN

30.10.2014 5510 SAYILI KANUN 5510 SAYILI KANUN İş Kazası : İş kazası, aşağıdaki durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhsal olarak özre uğratan olaydır. 1 Sigortalının işyerinde bulunduğu

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü GENELGE 2014-1

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü GENELGE 2014-1 T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : 24010506/0100602/ 42 15/1/2014 Konu : Prime esas kazançların alt ve üst sınırları ile bazı işlemlere esas tutarlar GENELGE

Detaylı

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik.

Biz de yazımızda bunu irdeleyelim, yani vergi aslında af olur mu sorusunun cevabını irdeleyelim istedik. Vergi barışı, Hazine'ye varlık barışından daha çok gelir getirir 23.11.2009 Bumin Doğrusöz Geçen günlerde yine vergi affı dedikoduları çıktı. Bu arada bir toplantıda Maliye Bakanı, vergide af olmayacağını

Detaylı

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ

Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ Yasemin BABA Türk Ceza Kanunu nda Etkin Pişmanlık İSTANBUL ARŞİVİ İÇİNDEKİLER İSTANBUL CEZA HUKUKU VE KRİMİNOLOJİ ARŞİVİ...VII ÖNSÖZ... IX YAZARIN ÖNSÖZÜ...XIII İÇİNDEKİLER...XV KISALTMALAR LİSTESİ...XXI

Detaylı

Adres : Mithatpaşa Cad. No : 7 Sıhhiye/ANKARA Ayrıntılı Bilgi : A.ARAS Dai. Bşk. V.

Adres : Mithatpaşa Cad. No : 7 Sıhhiye/ANKARA Ayrıntılı Bilgi : A.ARAS Dai. Bşk. V. T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Telefon : 0312 458 71 10 Faks : 0312 432 12 37 1/8 Sayı : 24010506/0100602/ 42 15/1/2014 Konu : Prime esas kazançların alt ve üst

Detaylı

GECİKME FAİZİ, GECİKME ZAMMI UYGULAMASI VE KARŞILAŞTIRMASI

GECİKME FAİZİ, GECİKME ZAMMI UYGULAMASI VE KARŞILAŞTIRMASI GECİKME FAİZİ, GECİKME ZAMMI UYGULAMASI VE KARŞILAŞTIRMASI Halil İbrahim İNCİ* 28 Hüseyin ÖZTÜRK** 29 1- GİRİŞ Türk Vergi Sisteminde yer alan gecikme zammı ile gecikme faizi uygulamada zaman zaman birbirine

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120

İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 410 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/21152 Karar No. 2012/20477 Tarihi: 12.06.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 6100 S. HMK/115,120 DAVA ŞARTI GİDER AVANSININ

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/29 TARİH : 30/10/2008

VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/29 TARİH : 30/10/2008 Abide-i Hürriyet Cad Bolkan Center No 285 C Blok, Kat 2 34381 Şişli İstanbul T +90 (0) 212 373 00 00 F +90 (0) 212 291 77 97 E infoist@gtturkey.com VERGİ SİRKÜLERİ NO : 2008/29 TARİH : 30/10/2008 KONU

Detaylı

2016 YILI DAMGA VERGİSİ TUTARLARI

2016 YILI DAMGA VERGİSİ TUTARLARI Sirküler Rapor Mevzuat 04.01.2016/2-1 2016 YILI DAMGA VERGİSİ TUTARLARI ÖZET : 2016 yılında uygulanacak damga vergisi hadlerinin belirlendiği, 59 Seri No lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği yayımlandı.

Detaylı

2821 SAYILI SENDİKALAR YASASINA GÖRE İŞVERENİN İŞÇİNİN İŞE GİRİŞ ve ÇIKIŞINI BİLDİRMEME SUÇU

2821 SAYILI SENDİKALAR YASASINA GÖRE İŞVERENİN İŞÇİNİN İŞE GİRİŞ ve ÇIKIŞINI BİLDİRMEME SUÇU 2821 SAYILI SENDİKALAR YASASINA GÖRE İŞVERENİN İŞÇİNİN İŞE GİRİŞ ve ÇIKIŞINI BİLDİRMEME SUÇU Süleyman KARACA Tokat C. Savcısı İlgili yasa maddeleri Amaç Madde 1. Bu Kanunun amacı, çalışma ilişkilerinde

Detaylı

Yeni Borçlar Yasasında Hizmet Sözleşmesi

Yeni Borçlar Yasasında Hizmet Sözleşmesi Yeni Borçlar Yasasında Hizmet Sözleşmesi 04.01.2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Borçlar Yasasına bakacak olursak yeni yasada hizmet

Detaylı

T.C. Maliye Bakanlığı Mali Suçlar. kanlığı

T.C. Maliye Bakanlığı Mali Suçlar. kanlığı T.C. Maliye Bakanlığı Mali Suçlar ları Araştırma rma Kurulu Başkanl kanlığı 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun Kapsamında YükümlY mlülük İhlalinde Adli ve İdari Yaptırımlar

Detaylı

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI İİK. nun 277. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Her ne kadar İİK. nun 277/1 maddesinde İptal davasından maksat 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmetmektir.

Detaylı

İŞ YASASINA GÖRE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA ZORUNLULUĞU VAR MI?

İŞ YASASINA GÖRE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA ZORUNLULUĞU VAR MI? İŞ YASASINA GÖRE İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA ZORUNLULUĞU VAR MI? Erol GÜNER * I. GİRİŞ; 4857 sayılı İş Yasasının 2. Maddesine göre, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İş ilişkisinin

Detaylı

Sayı :2014/29 Ankara, 19/09/2014 Konu : Kesinleşmiş Alacakların Yapılandırılması Hakkında SİRKÜLER

Sayı :2014/29 Ankara, 19/09/2014 Konu : Kesinleşmiş Alacakların Yapılandırılması Hakkında SİRKÜLER Sayı :2014/29 Ankara, 19/09/2014 Konu : Kesinleşmiş Alacakların Yapılandırılması Hakkında SİRKÜLER Kamuoyunda Torba Yasa veya Af Yasası olarak adlandırılan 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun

Detaylı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü Sigortalı Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığı Sayı : B.13.2.SGK.0.00.00.00/ 130 15 /05/2009 Konu : Gelir ve Aylıkların Birleşmesi. G E N E L G E 2009/70 Bilindiği üzere, 5754 sayılı Kanunla değişik 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Detaylı

İDARİ PARA CEZALARINA KARŞI KANUN YOLU

İDARİ PARA CEZALARINA KARŞI KANUN YOLU 24 Eylül 2011 İDARİ PARA CEZALARINA KARŞI KANUN YOLU I GENEL OLARAK 5326 sayılı Kabahatler Kanunu 31.03.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak, 01.06.2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun Birinci

Detaylı

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Büyükdere Cd. Nevtron İşhanı No:119 K /6 Gayrettepe-İST TEL: 0212/ 211 99 01-02-04 FAX: 0212/ 211 99 52 MALİ MEVZUAT SİRKÜLERİ SİRKÜLER NO : 2008/79 İstanbul, 05 Ağustos 2008 KONU : 01.07.2008 31.12.2008

Detaylı

Ek-1 T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI

Ek-1 T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI Ek-1 T.C. GÜMRÜK VE TİCARET BAKANLIĞI.. Sayı : Konu :Ek Tahakkuk Kararı EK TAHAKKUK KARARI KARAR NO : KARAR TARİHİ : GÜMRÜĞÜN ADI : YÜKÜMLÜNÜN ADI SOYADI/UNVANI/ADRESİ : T.C. KİMLİK NO/ VERGİ NUMARASI

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2008/62 TARİH: 21.01.2008

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2008/62 TARİH: 21.01.2008 VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2008/62 TARİH: 21.01.2008 KONU 2009 Yılı Vergiden Muaf Yemek Yardımı 2008 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı 387 Sıra Numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde %12 olarak

Detaylı

Sirküler Rapor Mevzuat 05.01.2015/15-1 VERGİ USUL KANUNU NDA YER ALAN MAKTU HADLER ARTTIRILMIŞTIR

Sirküler Rapor Mevzuat 05.01.2015/15-1 VERGİ USUL KANUNU NDA YER ALAN MAKTU HADLER ARTTIRILMIŞTIR Sirküler Rapor Mevzuat 05.01.2015/15-1 VERGİ USUL KANUNU NDA YER ALAN MAKTU HADLER ARTTIRILMIŞTIR ÖZET : Tebliğde Vergi Usul Kanunu nda yer alan ve 2015 Yılında uygulanacak olan hadler yer almaktadır.

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı STANDART NO: 2

T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı STANDART NO: 2 T.C. ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı Sayı: B.18.0.SGB.0.04.848.06/ 132-471 05.05.2008 Konu: Yurtdışı gündelikleri STANDART NO: 2 Bilindiği üzere; 17.01.2007 tarihli ve B.02.0.PPG.0.12-010-06-542

Detaylı

KONU : VERGİ USUL KANUNUNDA YER ALAN VE 01/01/2012 TARİHİNDEN GEÇERLİ OLMAK ÜZERE UYGULANACAK OLAN HAD VE MİKTARLAR

KONU : VERGİ USUL KANUNUNDA YER ALAN VE 01/01/2012 TARİHİNDEN GEÇERLİ OLMAK ÜZERE UYGULANACAK OLAN HAD VE MİKTARLAR KONU : VERGİ USUL KANUNUNDA YER ALAN VE 01/01/2012 TARİHİNDEN GEÇERLİ OLMAK ÜZERE UYGULANACAK OLAN HAD VE MİKTARLAR Vergi Usul Kanunu'nun "Yetki" başlıklı mükerrer 414. maddesinde, Kanun'da yer alan maktu

Detaylı