S f r toleransl cinayet

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "S f r toleransl cinayet"

Transkript

1 Y kal m bu köhne düzeni Kapitalizmin merkezinde yaflanan mali kriz k sa zaman içerisinde neo-liberalizm denen paradigman n temel yarg s n yerle bir etmifl durumda. Benzer ama daha küçük çapta yaflanan krizlerde yar -sömürge ülkelerin devlet müdahalelerinin gerçekleflmemesi yönünde uyar lar yapan güçler, büyük iktisatç lar bu kez devlet müdahalesinin zorunlulu undan bahsediyor ve halklar da buna iknaya gayret ediyorlar. Çünkü bu kez kaybolan para çok yüksek ve kaybedenler de sistemin merkezdeki güçleri. fiimdiye kadar yap lan propaganda, piyasa sisteminde yanl fl yapan n kaybedece i, do ru davranan n ise kazanaca ve bunun da adil bir yasa oldu uydu... Ama kaybedenler en büyükler oldu unda bu ilahi adil yasa de iflmek durumunda kald. Kaybedenlerin kurtar lmas için güya herkesin ortak devleti kollar n uzatt! Halklar n cebinden dev flirketlerin kasalar na para ak fl n üstelik apaç k bir biçimde aktarmaya giriflti. ABD Federal Bankas n n, Hazinesinin kurtarma operasyonunun özeti budur. Deniyor ki, bu olmak zorunda, aksi halde sistem tümüyle çöker. Halklar flu sorular sormak durumunda: Hangi sistem çöker; sömürüldü ümüz, çal flarak edindiklerimizi bizden al p dev flirketlere ak tan sistem mi? Hangi sistem; yoksul ülkelerden merkez ülkelere devasa kaynak transferleri gerçeklefltiren sistem mi? Hangi sistem; üretimden uzaklafl p paradan para kazanmay temel-esas u rafl haline getiren sistem mi? Enflasyonu, yoksullu u, iflsizli i, üretim anarflisini süreklilefltiren, yayg nlaflt ran sistem mi? Sayfa 8 iflflççi-köylü Demokratik Halk ktidar çin Say : 28 *Y l:1* Ekim 2008 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X Sansür, inkâr, imha, linç; YETMED OHAL flten ç karmalar sürüyor Alt nova daki linç histerisi, gerillaya yönelik s n r içinde ve ötesindeki operasyonlar ve tezkere derken son nokta yine OHAL de dü ümlendi. Emperyalizm tarihinin en büyük ve derin krizini yaflarken, AKP hükümeti bir yandan krizi "yok sayarak" atlatacaklar n düflünürken di er yandan tüm egemenler kolkola ezilen halk için yeni senaryolar yazmaktan geri durmuyorlar. Bu senaryolarda "hassas vatandafllar" gibi figüranlara da bolca rol da t larak linç sald r lar gerçeklefltirilirken, baflrolü ise askeriyle, polisiyle, özel harekâtç lar yla kolluk güçleri kimseye kapt rm yor. TC nin kuruluflundan bu yana zaten OHAL yasalar yla yönetilmekte olan ülkemizde tüm dünyay saran ekonomik krizle birlikte toplumsal muhalefette de yükseliflin olaca n hesap eden egemenler, OHAL i dört bir yana yaymakta sak nca görmüyorlar. O zaman üzerimize düflen, sistemin krizinin yükünü s rt m za y kmas na izin vermemek ve egemenlerin korkular n gerçe e çevirmek olmal d r. Gözalt nda polis, hapishanede gardiyanlar n daya yla katledilen Engin Ceber, sansürlenen muhalif yay nlar, flçi s n f na dönük kapsaml sald r lar, çok say da emekçinin yaflam koflullar n giderek daha da kötülefltiriyor. flten ç karmalara ve de sosyal y k m sald r lar na ba l olarak artan iflsizlik, yoksulluk ve açl k, emekçilere direnmekten baflka bir yol b rakm yor. Daha nitelikli bir kitle faaliyeti için, daha nitelikli bir yay n Kolektif ajitatatör-propagandac ve örgütleyici olan ve örgütlenmede önemli bir rol atfedilen yay nlar m z n Sayfa 4 Kürt halk evlatlar na a lad Meclis ten s n r ötesi operasyon için tezkerenin ge- geciktirdi. Gece geç saatlerde teslim edilen cenazeler, çirildi i günlerde s n r içinde süren çat flmalarda katle- yol boyunca takip edilerek gözda verilmeye çal fl ld, dilen HPG gerillalar n n Kürt halk n n evlatlar n gör- ancak cenazelerine sahip ç kan Kürt halk bütün engel- kemli u urlay fllar na tan k olduk. Aktütün Karakolu na lere ra men sahiplenme gösterdi. Ulusal haklar n slo- yap lan bask nla birlikte rkç -floven sald r lar n artmas - ganlar eflli inde dile getirildi i cenaze törenlerinde jan- n gerekçe gösteren TSK cenazelere kat l m n engellen- darma birçok yerde çekilmek zorunda kald. Tar mda 2008 y l Tar msal d fl aç n bu kadar yüksek oluflu, dolays z olarak emperyalizmin y k m politikalar n n sonucudur. Tüm dünyadaki tar m kendilerine ba ml hale getirmeye çal flan Sayfa 6 mesi için özellikle flehit ailelerinin cenazeleri almas n gelifltirilmesi, misyonuna paralel olarak emperyalistler, Dünya Ticaret Örgütü bütünün kolektif denetimi ve katk s sa- (DTÖ), DB, IMF gibi emperyalist ku- yesinde hayat bulacakt r. Dolay s yla rulufllar arac l ile y k m politikalar n tüm faaliyetçilerimizin düzenli flekilde dayat yorlar. kitlelere gitmede bir araç olarak kulland, kitlemizin ideolojik-politik gelifli- S f r toleransl cinayet Bayram hediyesi minde, kültürel flekilleniflinde ve örgütlenme iste i ve azmi kazanmas nda Sayfa 5 Sincan F Tipi Hapishanesi nde bay- Demokrasi yurdu Türkiye de gazete da tt için tutuklanan ve ram dolay s yla 3 Ekim de yap lan aç k önemli bir yeri olan, devrime sempati öldüresiye iflkence gören Engin Ceber in hastanede ölüm-kal m sa- ile bakan taban n genifllemesine katk su- vafl verdi ini ö renen yoldafllar ve devrimci dostlar her gün hasta- nan ve ileri kitlelerin ve di er dost güç- ne önünde bekleyerek bas n aç klamalar yla Engin e destek vererek ne gardiyanlar taraf ndan sald r ger- lerin s n f mücadelesinin çok çeflitli gün- serbest b rak lmas n istedi. 9 Ekim günü fiiflli Etfal Hastanesi girifl ka- çeklefltirildi. Bu sald r sonucunda De- demlerine yönelik güvenilir bir baflvuru p s önünde bas n aç klamas yapan TAYAD l Aileler Engin Ceber ve niz Bak r n kardefli Derya Bak r n kayna olan yay nlar m z n bugün arzu birlikte tutukland arkadafllar n n gördü ü iflkencelerden sorumlu baca iki ayr yerinden k r ld. Erol etti imiz niteliksel düzeyden ve ni- olan Adalet Bakan ve AKP hükümetini protesto etti. Engin Ceber Zavar n k z Özgecan Zavar üzeri- Sayfa 7 ayn gün yaflam n yitirdi. celiksel ilgiden uzak bir konumda ol- görüfl s ras nda tutsaklara ve aileleri- ne sandalye f rlat larak darp edildi ve gözlü ü k r ld. du u bariz bir gerçekliktir. Sayfa 9 flçi köylü den Okumak üzerine Okudukça ve okuduklar m zla yön verdi imiz bak fl aç m zla pratik içinde bulundukça bunun faydalar daha anlafl l r ve kesin olacakt r. Sayfa 2 S n fsal Yaklaflfl m Emekçinin Gündemi Hangi Marks hakl ç kt? Direnç noktalar yaratmak... Sayfa 3 Evrensel Bak fl Pusula Önce görev... Sayfa 4 Sayfa 7 Tüm ç k fllar kapal Sayfa 11 Sayfa 13

2 Yaşamın İçinden İşçi-köylü Ekim 2008 Efendileri Deniz Feneri ile çeteleri el feneri ile soyuyor işçi-köylü den Bofl zamanlarda de il, faaliyetin bir parças olarak okumak... Bizler flçi-köylü okurlar olarak semtimizde yaflanan sorunlar gazetemiz arac l yla sizlerle paylaflmak istiyoruz. Bizler flçi-köylü okurlar olarak semtimizde yaflanan sorunlar gazetemiz arac l yla sizlerle paylaflmak istiyoruz. Ülkemizde son dönemde yaflanan Deniz Feneri tart flmalar egemenlerin gerçek yüzlerini ortaya koymufltur. Hal böyleyken bu politikan n sahibi ezenler, yaratt klar yoz ortamla çetelerin önlerini açmaktad rlar. B rak n h rs zlara ceza vermek onlar teflvik etmektedirler. Bu durum emekçi semtlerde de kanayan bir yara haline gelmifl ve hala kanamakta, gençlerimiz yozlaflmakta ve çeteler cüret kazanmaktad r. Geçti imiz günlerde Bayramtepe-Filistin Mahallesi nde de buna benzer organize h rs zl k vakalar yafland. Ama fark vard, bu çeteler el feneriyle soyuyordu. Evlerimize giren h rs zlar evleri soymakla kalm yor, halk taciz ediyordu. Bunun üzerine mahalle halk yla biraraya gelerek kendi güvenli imizi kendimiz sa lamak için nöbete bafllad k ve iki tane toplant gerçeklefltirdik. Toplant larda genel olarak son dönemde yaflanan Kentsel Dönüflüm Projesi sald r s, hizmet sorunu, çeteleflmeyi oluflturan etkenler ve polisin h rs zl k olaylar karfl - s ndaki tutumunu ele ald k. lk olarak Kentsel Dönüflüm le ilgili düflüncelerimizi dile getirdik ve TOK nin sundu u proje hakk nda bilgi verdik. Bunun üzerine mahalleden bir kad n ben TOK nin verdi i daireleri ne yapay m, benim ne güzel bahçem var diye cevap verdi. Sevdi i yaflant dan zorla kopar lmak istendi ini dile getirdi. Benim çocuklar m var, o küçük dairelerde bizler nas l yaflar z? demesinin üzerine di er mahalle sakini ekledi; O daireleri alan adam n nerden baksan en az ndan 1000 YTL geliri olmas laz m. Yak t ve kap c masraf YTL tutar, bir de üzerine taksitler eklenirse asgari ücretle çal flan bir iflçinin o daireleri almas imkâns z. Mahallemizdeki bafll ca sorunlar konufltu umuzda içini çekerek saymaya bafllad bir mahalle sakini; Kendi imkânlar m zla getirdi- imiz elektrik, su hatlar n n d - fl nda mahallemize hiçbir hizmet gelmedi. Hizmet talebiyle muhtarl a gitti imizde, sen hazinede oturuyorsun bu kadar oturdu una dua et cevab n al - yoruz. Ard ndan bar nma hakk üzerine konufltuk. Cevab bilinen sorular Daha sonra son dönemde yaflanan h rs zl klarla ilgili neler düflündüklerini, nedenleri ve nas l bafla ç - Ben TOK nin verdi i daireleri ne yapay m, benim ne güzel bahçem var kabilece imiz hakk nda sorular yönelttik ve bir mahalle sakini bafllad anlatmaya; Bizler çal flan insanlar z iki üç gün bekledik ama nereye kadar. Örne in (yan ndaki kad n göstererek) bak n sabaha kadar oturmufl kad nca z hastalanm fl iflte. Olaylar karfl s nda ileriye dönük ne yap lmas gerekti i konusu aç l nca siz ne söylerseniz biz de destek ç kar z, sizlerle birlikte hareket ederiz diyorlar. Konuyu inceledi imizde hepimiz sorunun gençleri çeteleflmeye, h rs zl a, uyuflturucuya iten nedenleri tart flmaya bafllad k ve konuflmalar s ras nda bir mahalleli iyi bir ifli olsa, maddi durumu iyi olsa h rs zl k yapar m? diye yöneltti sorusunu ve zaten cevab hepimiz biliyorduk. Tabi ki yapmazd. flsizlik ve sistemin emekçilere dayatt yozlaflm fl yaflant gençleri kültürlerinden uzak ahlaki çöküntüye ve çeteleflmeye itiyor. Bu sorunu çözmek için aile ve sosyal çevre olarak üzerimize düflen görevler hakk nda tart flt k. Konuflmalar ilerledikçe polisin bu olaylar karfl s ndaki tutumu hakk nda yorumlar bafllad. Mahalleden bir kifli polisi arad nda ald cevab örnek olarak verdi. Ölü var m? Yaral var m? Kan var m kan? Bu cevaptan sonra polisin bu sorunlar n çözümü olmad güvenli i sa lamak noktas nda uzaktan yak ndan ilgili olmad ortaya ç kt, hal böyle olunca bölgede güvenlik sorunu olmas çok do al oluyor ve gerçek çözümün birlikte hareket etmek ve güvenli imizi birlikte sa lamak oldu u noktas nda hemfikir oluyoruz. Daha sonra bir mahalleli söz ald sinirli bir flekilde konuflmaya bafllad ; Sistem bafltan bozuk. nsanlara e itim verilmiyor, cahil b rak l p zaaflar ndan faydalan l yor. Mahalle halk nöbette Buradaki toplant m z sonland - r rken bir öneri geliyor, Anadolu dan bir örneklemeyle; Biz köyde iken çeteler vard. Çetelerden korunmak için nöbet tutard k, nöbet tutan kiflilere de s - rac derdik, s rac lar köyü çetelerden korurdu, biz flimdi de böyle yapmal y z ve nöbet tutulmas noktas nda hemfikir oluyoruz. Bu toplant y bitirdikten sonra ikinci toplant y yapmak için mahallenin di- er taraf na do ru ilerlerken olaylar karfl s nda mahalle gençlerinin izledi- i tutumu kendi aram zda tart flt k. Gençler sabahlara kadar nöbet bekliyor ve mahallerini koruyorlard ve daha önceden bu kadar s cak olmayan iliflkileri perçinleniyordu. Bir yandan insanlar n bu tutumlar bizi Kendi imkânlar m zla getirdi imiz elektrik, su hatlar n n d fl nda mahallemize hiçbir hizmet gelmedi. Hizmet talebiyle muhtarl a gitti imizde, sen hazinede oturuyorsun bu kadar oturdu una dua et cevab n al yoruz. heyecanland r rken di er yandan da di er toplant n n olaca eve vard k. Mahalle sorunlar hakk nda burada da tart flmaya bafllad k. çlerinden biri söz alarak; Mücadele vermeden olmaz. Tek kifli olmaz, mahalle halk olarak hep birlikte olursak çözüm olur diyor ve bu sözleriyle emekçi mahallelerde örgütsüzlü ün ne kadar yak c bir sorun oldu unu belirtiyordu. Toplant - n n ortalar na do ru bir mahalleli özellikle bu tür mahallerde yo unlafl yorlar diyerek ard ndan yoz yaflant n n, çeteleflmenin emekçi semtlerinde neden bu kadar yo un oldu u ve özellikle buralarda bu durumun yarat lmak istendi i vurgulad. Mahallede uzun süredir ikamet eden insanlardan biri; Geçmiflte beraberlik ve dayan flma vard. B rak n h rs zlar polis bile belirli bir saatten sonra biz o mahalleye giremeyiz diyordu diye ekleyerek geçmiflteki birli i tekrar sa lamak gerekti ini, bunu sa laman n da bizlerin görevi oldu unu belirtti. Daha sonra mahalle halk ndan baflka biri; Biz h rs zlar yakalay p polise teslim etsek bile karakolun ön kap s ndan girip arka kap s ndan sal - veriyorlar, iflbirli i içerisindeler diyor ve sözlerine devam ediyor; Hizmet talebi için muhtarl a gidiyoruz. Onlar sanki biz yokmufluz gibi davran yorlar. Hizmetler soka n bafl na kadar geliyor ve soka n afla s na inmiyor. Daha sonra mahallemizde neden bu kadar yo un h rs zl k vakalar n n gerçekleflti i ve polisin neden müdahale etmedi i gibi sorulara cevap ararken mahalleden bir kifli; Devlet buralar y kmak istiyor. Ve y k m meflrulaflt rmak için emekçi mahalleleri; terör yuvas, balicilerin mekân, h rs zlar n cirit att yer ilan ediyor. Burada y k m baflard nda da bak n, iflte bütün çeteler buralardan ç k yor bu yüzden y k yoruz diyecekler diye konufluyordu. Ard ndan mahallenin kuruluflundan itibaren orada yaflayan bir kifli sözü ald ; Mahallemizde bir halk komitesi olmas gerek. Kentsel Dönüflüm sald r lar s ras nda bu tür çal flmalar olmufltu. Komite vas tas yla muhtarl a, devlete, Belediye ye taleplerimizi iletebiliriz dedi. Ve sözlerine devam etti; Öncelikli bugün yak c olan h rs zl k sorunu ile ilgili nöbet takvimini komite belirlemeli. Bu durum h rs zl aflt, evlerimize girip kad nlar n tacizine kadar ilerledi. Suçlu yaln zca h rs z de il; suçlu biz buraya karakol getirece iz diyenlerdir, bu iflte suçlu muhtarl kt r, belediyedir. Tart flmaya devam ederken kad nlar n bu tür çal flmalara kat lmas - n n ne kadar önemli oldu unu vurgulad k. Devam ederken mahalleden bir kad n dünden daha çok bugün birbirimize ihtiyac m z var. Dün bugüne göre iyiydi, gün geçtikçe flartlar kötülefliyor diyerek mahalle kad nlar n n bu sorunlara kay ts z kalmayacaklar n belirtti. Sonuç olarak; toplant da daha önceden varolan ifllevlerini yerine getiremeyen komitenin ifllevli hale getirilmesi, çal flmalar na devam etmesi ve komiteye mahallenin di er k s mlar ndan da insanlar katmak gerekti i vurguland. Komite de önümüzdeki günlerde konulan hedefleri gerçeklefltirebilmek için önlerine bir toplant tarihi koydular. Bizler biliyoruz ki emekçiler ne kadar da n k olurlarsa sorunlar karfl s nda o kadar savunmas z olurlar. Yap lmas gereken örgütlü bir flekilde bu sorunlar n üzerine gitmek ve bu sorunlar çözmektir. (Bayramtepe den K okurlar ) Toplant larda genel olarak son dönemde yaflanan Kentsel Dönüflüm Projesi sald r s, hizmet sorunu, çeteleflmeyi oluflturan etkenler ve polisin h rs zl k olaylar karfl s ndaki tutumunu ele ald k. Geçen say m zda yine bu köflede yazman n, ideolojik, politik ve kolektif bir eylem oldu unu söylemifltik. Bu konunun daha da derinlefltirilmesi gereklili i/zorunlulu u mevcutken, di er bir yönü olan okumak fiili üzerine de bir girifl yapal m. Daha nitelikli bir kitle (örgütleme/örgütlenme) faaliyeti için daha nitelikli bir gazete hedef ve amac yla iki ay boyunca beraber yürütece imiz kampanya sürecinde okumak ve yazmak üzerinde durmak da önemli. Okumak; çok genel olarak tüm devrimcilerin; geliflimin süreklili ini sa lamak, politik bak fl aç s n gelifltirmek, görünenle yetinmeyip olgulara derinli ine vak f olmak, de iflmek/de ifltirmek, örgütlenmek/örgütlemek vb. vb. nedenlerle sürekli iç içe olmas gereken bir fiildir. Okudukça ve okuduklar m zla yön verdi imiz bak fl aç m zla pratik içinde bulundukça bunun faydalar daha anlafl l r ve kesin olacakt r. Okumak için nedenlerimizi alt alta koydu umuzda upuzun bir liste ç - kartmak mümkün ve gereklidir. Ama bir de okumama nedenlerimize bir bakal m. Zaman bulamamak: En s k kullan lan gerekçe olarak karfl m za ç - kan ve fakat en alt bofl olan bir söylemdir bu. Bir devrimci militan okumaya zaman bulam yorsa baflka nelere zaman bulabilmektedir? Genel olarak devrimci faaliyet içinde yer alan bir bireyin uyuma, dinlenme, yemek yeme gibi zaruri ihtiyaç zamanlar n ç kard m zda ortaya kocaman bir zaman dilimi kalmaktad r. Bunun bir k sm nda pratik görevler, kitle faaliyeti vb. yerine getirsek dahi yine de okumak için gerekli zaman bulmamak mümkün de ildir. Ama bu bak fl aç s da iflin özünde sakat bir yan tafl maktad r. Zira okuma faaliyeti ifllerimizden, güçlerimizden, dinlenme zamanlar m zdan arta kalan, bofl zamanlarda yapaca m z bir faaliyet midir? Kesinlikle hay r! Zira okumak da (t pk geçen say m zda yazmak üzerine söyledi imiz gibi) ideolojik, politik bir faaliyettir. (Ve kolektiflefltir(ebil)di imiz oranda da daha verimlidir.) Dolay s yla okuma eylemini bofl zamanlar de erlendirme yöntemi olarak de il, aksine tüm faaliyetimiz içinde önemli ve vazgeçilmez bir yere koyarak ele almam z gerekir. Yani günü (ya da süreci) planlarken, yapaca m z/yapmam z gereken ifller aras nda yer almal d r okumak da. Bu, kimi zaman pratik faaliyetlerin ön plana hiç ç kmayaca, bu tür süreçlerde yap lmas gereken pratikleri bir kenara koyup okuyaca z anlam - na da gelmemektedir kuflkusuz. Yani pratikten kopuk bir okuma faaliyeti bizim bahsetti imiz okuma faaliyeti de ildir. Bizler beynin efllik etmedi i, salt ayaklarla yap lan iflleri mahkûm etti imiz gibi, ayaklar n tatile ç kar ld -, yürüyen kütüphaneler de olmay onaylam yoruz. Gerekçelerden bir di er çarp c olan ise, okudu unu anlamamak, s k lmak vb.dir. Her okudu umuzu hemen anlayabilece imiz ve okuduklar m zda istedi imiz tüm bilgilere ulaflabilece imizi iddia etmek anlams zd r. Ayn yaz y (ya da kitab ) 2 y l arayla ikinci kez okudu umuzda dahi daha önce anlamad m z, fark na dahi varmad m z yanlar dikkatimizi çeker. Bu bireyin geliflimiyle direkt ilintilidir. Söylenenden oldu u gibi, okuduklar m zdan da kendi s n rlar m z ölçüsünde bir fleyler anlar z. Di er yandan tek bafl na tek bir yaz ya da kitaptan her fleyi ö renmeyi de bekleyemeyiz. Bilmedi imiz bir kelime mi var, sözlü e bakarak ö renebiliriz. Anlamad - m z bir cümle mi oldu, defalarca kez okuyup, baflka kaynaklardan da yararlanarak yani biraz emek harcayarak anlar hale gelebiliriz. Okuma disiplini: Her faaliyet gibi okumak da bir disiplini gerektirir. Buldu unu okuyan, gördü üne sald ran birey, ne kadar okursa okusun, edindiklerini sistemli hale getiremez, pratik faaliyetlerine yön gösteren olarak kullanamaz. lk olarak ifle ihtiyaçlar m z ve önceliklerimizle bafllamak gerekir. htiyaçlar m z derken, salt bireyin ihtiyaçlar de il, yap n n ihtiyaçlar da mutlaka gözönünde bulundurulmal d r. Zira bu iki ihtiyaç bir noktada birlefltirilmedi inde yine de ne için okudu umuz sorusunun yan t silikleflir. Okuma disiplini ile ilgili di er bir nokta da not almakt r. Okuduklar - m zdan notlar ç karmak, okuduklar m z yeniden hat rlamak için ayr ca gerekli oldu unda tuttu umuz notlar gözden geçirmek ve önemlidir. Bu, sadece teorik kitaplar için de il, romanlar için de geçerlidir. Yine, bir konu üzerine tek bir kitapla yetinmemek, o konu üzerine yaz lm fl (burjuva-feodal ideologlar nkiler de dâhil) baflka eserlere de baflvurmak bilgimizi sistemli hale getirmek için gereklidir. Çok yönlü okuma: Okudu umuz konular olabildi ince çeflitli olmal d r. Tek yönlü geliflim hiçbir devrimcinin tercihi olmamal d r. Yaflam zenginliklerle doludur. Bireysel geliflim aç s ndan uzmanlaflmak, bir konu üzerinde yetkinleflmek kuflkusuz vazgeçilmezdir, ancak bu uzmanlafl lan konu d fl nda hiçbir fleyle ilgilenmeyece iz anlam na gelmemelidir. Okumak konusunda her yaz lan yaz eksiktir. Bu köflemizden anlatabileceklerimiz de tüm eksikleriyle birlikte ana hatlar yla buyken, bu meselenin kampanyam z çerçevesinde al nmas gereken biçimine de de inerek bitirebiliriz. ki ay sürecek olan kampanyam z gazetemizin daha nitelikli ve kitlelerce aranan, kitlelerin kendilerini bulduklar /ifade edebildikleri bir hale gelmesi ve daha yayg n bir da t m a n n oluflturulmas fleklinde genel olarak ifade edebiliriz. Bunun içinde okuma faaliyetine yönelik ad mlar m z nas l atabiliriz? Öncelikle gazetemizin en ince ayr nt s na kadar, nitelikli bir flekilde okunmas faaliyetimiz için çok önemlidir. Nitelikli bir okuma derken; elefltirel/sorgular bir gözle ve sunulan yönelimleri hayata geçirmek için kafa yorarak okumaktan bahsediyoruz. Bu anlam yla ard ndan, daha nitelikli bir yay n için neler yap labilir sorusuna yan t aramak gerekir. Bu yan t elbette hep birlikte arayacak ve uygulayaca z. Okumak ve yazmak, birbirinden ay rt etmememiz gereken iki önemli faaliyettir. O zaman yay nlar m z hem okuyacak hem de gelifltirmek ve zenginlefltirmek için yay n m z faaliyet alanlar - m zdan do ru besleyece iz. Bu sadece kampanya sürecine ait bir görev de ildir, ancak bu kampanyayla birlikte bu konuda bir kurumsallaflma yaratabilir, süreklili i sa layabiliriz. Kampanyam zla ilgili daha söylenecek çok fley var elbette. ki ay boyunca tüm bunlar sayfalar m z n s n rlar izin verdi i ölçüde söyleyece iz. Dile imiz ve umudumuz ise, bu söylenecekleri karfl l kl ve beraber söylemektir. Bunu bir yandan yapt m z ve yapaca m z okur toplant lar yla gerçeklefltirecekken, daha önemlisi yaz lar yazarak, kampanya boyunca yapt klar n yans tarak yay n n kolektif bir ürün olmas n sa layabiliriz/sa lamal y z. Geçen y l içinde yapt m z okur toplant lar sonras nda özellikle belli bölgelerde bu konuda verim alabildik, o zaman bunu daha yayg n olarak da yapabiliriz/yapmal y z.

3 17-30 Ekim 2008 İşçi-köylü 3 Politika gündem Dünya ölçe inde büyüyen mali krize karfl da bildik kabaday tutuma girerek bize bir fley olmaz edas na bürünmeye çal flan, aç klamalar n da bu yönlü yapma gayretine giren AKP Hükümetinin, bu aç k dalga geçer tutumu çok fazla sürmedi/süremedi. Hem ekonomideki hem de siyasal alandaki gidiflat, bu Kas mpafla kabaday l n an nda yalanlad. Yalan, ayn günlerde elektrik, su, do algaz gibi, birçok tüketim maddesine yap lan pefl pefle zamlarda, SSGSS yasas n n, özellikle de sa l k boyutunda, daha hayata geçirilmeden önceki günlerde bafllayan çöküntüsünde, üretimini durduran fabrikalarda, kitlesel iflten ç karmalarda ayan beyan ortaya ç k yordu. Yalan ortaya ç karan geliflmeler, ayn zamanda yok say lan krizin faturas n n, bir kez daha emekçi y nlara ç kar lmaya çal fl ld - n da gösteriyordu. Emekçi y nlar bize bir fley olmaz yaklafl m n n, söylemin sahiplerini kast etti ini, onlar n ekonomik anlamda bir kayb n n olmayaca n, hatta krizden kârl ç kma olas l klar - n n yüksek bir ihtimal oldu unu gördü ü kadar, olan n yine kendilerine oldu unu ve daha da olaca n görmeye/yaflamaya bafll yordu. Ayn süreçte etkilemez denilen krize karfl egemenlerin cephesinde de sesler yükselmeye bafll yor, TÜS - AD gibi patron örgütleri, süreci en az zararla kapatman n hesab yla, al nmas gerek önlemlere dair önermelerde bulunuyordu. Kriz karfl s ndaki telafllar n gizleyemeyen patronlar, can havliyle, kendilerini kurtar rsa ancak IMF nin kurtaraca n ima etmeyi de ihmal etmiyorlard. Evet, Türk egemen s n flar n n küresel kriz karfl s nda büyük bir telafla kap ld klar art k gizlenemiyordu. Onlar da biliyorlard ki, dünyay sarmalayan kriz, ülkeyi de, hem de dolays z biçimde etkileyecekti. Emperyalizme ba ml l n gere i ve gerçeklili- i de zaten bunu zorunlu k l yordu. Terörle mücadele bir kez daha imdada yetifliyor Yoksullu u giderek derinleflen genifl y nlar n uzunca zamand r büyüme e ilimi gösteren hoflnutsuzlu- undaki art fl, kendili inden, parçabölük de olsa d fla vurmaya bafllam flt. Telafl daha çok da bu yönlüydü. Parçalar n birleflmesi, kendili- inden olan n örgütlü güce dönüflmesi, bu telafl büyütüyordu. flte bu noktada bir kez daha terörle mücadele nin imdada yetiflmesi kaç n lmaz oluyordu. Uzunca y llard r ezilen emekçi y nlar ezmenin, sindirmenin, mücadelelerini bo man n arac -argüman olan terörle mücadele bugün olanca h z ve s n rlar her geçen gün geniflleyen kapsam yla, emekçi Yoksullu u giderek derinleflen genifl y nlar n uzunca zamand r büyüme e ilimi gösteren hoflnutsuzlu undaki art fl, kendili inden, parçabölük de olsa d fla vurmaya bafllam flt. Telafl daha çok da bu yönlüydü. Parçalar n birleflmesi, kendili inden olan n örgütlü güce dönüflmesi, bu telafl büyütüyordu. y nlar n yaflam alan n yaflanamaz s n rlara çekmeye, hatta ortadan kald rmaya dönük yeniden biçimlendirilmeye ve de bu yeni biçimiyle emekçilerin beynine balyoz gibi indirilmeye çal fl l yor. Hedefte on y llard r imha-inkar sald r lar alt nda katledilen, sürgüne-göçe zorlanan, dilleri kültürleri yasaklanan Kürt halk var gibi gözükse de, yetkileri ve s n rlar geniflletilerek hayata geçirilmesine h z verilen terörle mücadele nin, sadece Kürt halk yla s - n rl kalmayaca na dair emareler yeterince mevcut. Hedef çok aç kt r ki, Kürt halk n n yan s ra, yoksulluk, sefalet, açl k, iflsizlik cenderesine daha fazla hapsedilen, gelece e dair umutlar bitirilmek istenen ve de bunun sonucunda sisteme karfl hoflnutsuzlu u giderek artan, tüm emekçi kesimlerdir. flimiz zor, ama imkans z de il! Aktütün istenen/beklenen gerekçeyi yaratt Egemen s n flar, emekçi halka karfl sald r politikalar nda bir kez daha tek yumruk olmaya, her türden sald r y mübah gören bir uzlaflmaya götüren son neden ise, her ne kadar geçti imiz günlerde gerçekleflen Aktütün bask n gibi görünse de, Aktütün bask n sadece istenen/beklenen gerekçeyi yaratm flt r. Irkç -floven dalgan n tezkerenin uzat lmas na günler kala yükselme e ilimi göstermesi de, bir tesadüf de ildir. Egemen s n flar, ellerine s n rs z serbestlik sa laman n gerekçesi yapmaya çal flt klar Aktütün olay n neredeyse sevinçle karfl layacakken, gerillan n gündüz vakti karakolu darmada n etmesi ve onca övülen, daha bir ay önce 30 A ustos kutlamalar nda gövde gösterisi yapan ordunun düfltü ü durum sevinçlerini kursaklar nda b rakm fl olsa gerek. Ancak düfltükleri tüm rezilli e ra men ve bu rezilli i yapt klar aç klamalarla büyütmelerine karfl n birkaç gün sonra onaylanacak olan s n r ötesi tezkere nin süresini uzatmak için yarat lmaya çal fl lan kamuoyu oluflmufl ve tezkerenin süresi 8 Ekim de 1 y l uzat lm flt r. Ayr ca jet h z yla toplanan terör zirveleri nde, güvenlik güçlerine s n rs z yetki veren kararlar n al nmas kolaylaflm flt r. Süreçteki durumdan vazife ç karan Genelkurmay n, jandarman n yetkilerinin art r lmas, acil durumlarda arama yapma yetkisi, mevcut gözalt süresinin uzat lmas, sorgu s ras nda avukat bulundurulmamas, operasyona ç kan askerlere de polise tan nan yetkinin tan nmas ve de jandarmaya polis görev alan nda da yetki verilmesi gibi taleplerine, daha önceleri AB uyum yasalar çerçevesinde s cak bakmad n söyleyen hükümet ise ayn günlerde, her konuda oldu u gibi, bu konuda da, hem de bir ç rp da a z de ifltirmekte ve güvenlik güçlerimiz ne isterlerse yapmaya haz r z türünden aç klamalar yapmakta sak nca görmüyordu. Önümüzdeki süreçte, yarg s z infazlar n, iflkencelerin ve de emekçi y - nlar n hak alma mücadelelerine dönük her türden zor ve bask n n önünü açmaya dönük bu yaklafl m ise, insan temel hak ve özgürlüklerine dair var olan k r nt lar da, tamamen ortadan kald rmaya dönük olman n ötesinde bir fley de ildir. Ergenekon, Deniz Feneri vb. biçimlerde ortaya ç kan, hegemonya çat flmalar n bir ç rp da kenara iterek, ezilen emekçi y nlara karfl sald r larda ortaklaflmay ç karlar aç - s ndan daha acil gören Türk egemen s n flar, AB sürecinde yap lan baz demokratik düzenlemelere art k gerek duymad klar n da saklama ihtiyac hissetmiyorlar. Çünkü onlar da biliyorlar ki, uymaya çal fl r gibi göründükleri demokratik kriterler, art k bu kriterleri koyanlar (ancak gerçekte en fazla çi neyenler) taraf ndan da aç kça ortadan kald r l yor. nsan temel hak ve özgürlükleri, kriterlerin sahiplerince de terörle mücadele ad alt nda birer birer ortadan kald r l yor. Egemen s n flar art k insan haklar -güvenlik dengesi tart flmas yürütüyor, hesap dengesi ise, güvenlikten yana a r bas yor. nsana-insanl a dair ne varsa silip süpürülmesi hedeflenerek, halk n de il ama, krizle birlikte güvensizlikleri daha da artan egemenlerin, güvenli- i sa lanmak isteniyor. Ülkemizde yaflanan geliflmelere de esas olarak, emperyalistlerin bölgesel ç karlar n n yan s ra, ülke egemen s n flar n n güvenli ini sa lamak olarak bakmak gerekiyor. flimiz zor ancak imkâns z de il Baflta emperyalist ülkeler olmak üzere, tüm dünyada egemen s n flar taraf ndan yo un bir çabayla hayata geçirilmesine çal fl lan, bu ezmesindirme hedefinin, ülkemiz aya ndaki öncelikli hedefinin ise Kürt Ulusal Hareketi oldu unun alt n bir kez daha çizmek, hatta bunun sadece ezme-sindirmeyi de il, bugüne kadar oldu undan daha üst boyutlarda bir imhay hedefledi ini de önemle vurgulamak gerekmektedir. Bugün tekrar yürütülen OHAL tart flmalar, bölgeye gönderilmeye bafllayan özel harekatç lar, önümüzdeki süreçte yaflanabileceklere dair önemli ip uçlar sunmaktad r. Eski-yeni ordu art klar n n, eli kanl bilumum faflist-gerici kiflili in a zlar ndan salyalar ak tarak, kardefl kavgas n k z flt ran söylemler ve de ah bu ifli bize b raksalar yak nmalar eflli inde burjuva-feodal medyada boy göstermesi, faflist güruhlar n, asker cenazelerini kin kusman n f rsat haline getirmesi, Bal - kesir baflta olmak üzere, çok say da bölgede Kürtlerin maruz kald linç sald r lar, rkç -floven histerinin, bundan böyle alaca boyuta da iflaret etmektedir. Kürt halk na dönük topyekün savafl n yan s ra, baflta ilerici-devrimci-komünist güçler olmak üzere, bir bütün olarak toplumsal muhalefeti de her türden yöntemle ezmeye-sindirmeye dönük tüm bu haz rl klar, önümüzdeki sürecin oldukça ciddi, ciddi oldu u kadar da zor geçece ine iflaret etmektedir. Bunun anlam ise, devrimci ve komünist güçleri daha ciddi ve bir o kadar da zor görevlerin bekledi idir. Ancak bu süreç ayn zamanda devrimci ve komünist güçler aç s ndan önemli bir f rsat da beraberinde getirmektedir. Bu f rsat, sistemin krizini devrimci bir krize dönüfltürme f rsat d r. Çünkü mevcut kriz bir yandan da devrimci süreci beslemektedir. Bunun içindir ki, iflimiz zor, ancak imkans z de ildir. Yeter ki süreci iyi tahlil edip, buna uygun dönemsel taktik politikalar üretme ve de bu politikalar, sald r - lar n hedefindeki, Kürt, Türk, Laz vd. çeflitli milliyetlerden emekçi y - nlar içinde hayata geçirme yetisini gösterebilelim. Bunu, özellikle de en genifl devrimci-demokratik birliktelikleri de yaratma perspektifiyle ele alarak yapabildi imiz oranda, ülke emekçi halk aras nda ekilmeye çal - fl lan kin tohumlar na inat, halk n birli ini pekifltirebilir, ezilen emekçi y nlara dönük hak gasplar n, her türden sosyal y k m sald r lar n bofla ç karabiliriz. S n fsal Yaklafl m HANG MARKS HAKLI ÇIKTI? Burjuva s n f n varl n n ve egemenli inin esas koflulu, servetin bireyler elinde birikmesi, sermayenin oluflmas ve ço almas d r; sermayenin koflulu ücretli emektir. Ücretli emek, hiç ayr ms z, emekçiler aras ndaki rekabete dayan r. Sanayinin, burjuvazinin elinde olmayarak teflvik etti i ilerleyifli, emekçilerin rekabetten ileri gelen yal t lm fll klar n n yerine, örgütlenmelerinden ileri gelen devrimci birlikleri koyar. Demek ki, modern sanayinin geliflmesi, burjuvazinin ayaklar n n alt ndan bizzat ürünleri ona dayanarak üretti i ve mülk edindi i temeli çeker al r. Her fleyden önce, burjuvazinin üretti i, kendi mezar kaz c lar d r. Kendisinin devrilmesi ve proletaryan n zaferi ayn ölçüde kaç n lmazd r. (Marks-Engels, Komünist Parti Manifestosu, nter yay. Sf. 52) Bofluna heveslenmeyin 1929 daki büyük buhran atlatt gibi bu krizden de ç kacak olan sistem/kapitalizm, dizginleri yine bütünüyle ele alacak ve nice alt n y llara yelken açacakt r diye fetva verenler, temenniden öte bir fley söylemiyor. Emperyalist-kapitalist sistemin kendili inden çökmesi ve yenilmesi elbette mümkün de il ama geçmiflte oldu u gibi her seferinde küllerinden yeniden do arak alt n ça lar yaflayacak bir iç dinamik sahibi oldu- unu iddia etmek de büyük bir aldatmaca anlam na geliyor. Sistemin, kendisini yads yacak dinamiklerle çat flmal sürecinde krizlerin sanc s n çekerken ba fl kl k kazand na vurgu yapanlar, temelleri giderek çürüyen ve bir bütün olarak çöküfle sürüklenen durumu gözlerden kaç rmaya çal flmaktad r. Zincir elbette parça parça kopar lacak, enternasyonal ad m ad m infla edilecektir. Ancak bunun domino etkisiyle kurtulufl seferberli i ne dönüflece i de dünyan n sürüklendi i felakete paralel görülebilir bir olgu haline gelmifltir. Avrupa ya/dünyaya yay l r m, reel sektöre s çrar m? sorular n n yan tlar n almak için birkaç günden fazla beklemek gerekmemifltir. Bu saatten sonra krizin boyutlar na iliflkin her türlü de erlendirme afakidir. Bunun için ABD Hazine Bakan Henry Paulson un tarihinde yapt aç klama gelinen aflamadaki son noktay göstermektedir. Paulson, devletin banka ve finans flirketlerinin hisselerinin bir bölümünü alarak bunlara sermaye enjekte edeceklerini ilan etmifltir. Bakan, Bu, daha önce hiç görmedi imiz bir durum. Bu ad m, en k sa sürede ve en etkili flekilde ataca z demektedir. ngiltere de bu hafta baz bankalar için karar verilen (HBOS, Royal Bank of Scotland, Lloyds TSB ve Barclays Bank) ancak ABD nin tüm bankalar için geçerli k ld devletlefltirme/millilefltirme operasyonu (1929 dan sonra ilk kez) krizin çap ve derinli i ile ilgili tart flmalar bitirmifltir. Sadece çap de il, olas sonuçlar, küreselleflme denilen olgu ve devletin rolü ne dair bir dizi tart flmay da belli bir noktaya getirmifltir. Ama daha önemlisi, her fleye muktedir sistemin aciz vesikas olmufltur. Tarihin sonu nu getirenler, yeni dünya düzeni nde küreselleflme ye bir tür devletlerin söndürülüp s n rlar n kald r laca enternasyonalizm atfedenler; 11 Eylül sonras iflgal, ya ma ve emperyalist teröre kesen dünya gerçekli inde, flimdi de krizle k vranan sistemlerinin gelece i için hakl bir endifle ve panik halindeler. Neden olmas nlar ki? Bütün plan ve projeleri çöktü. Hiçbir öngörüleri gerçekleflmedi. Bafllad klar hiçbir ifli tamamlayamad - lar Sa dan sola bilumum çevrelerde eline kalemi alan söze, Marks hakl ç kt diye bafllamaktad r. Marks n hakl ç kt hususun, kapitalist sistemin açmazlar ve krizlerin kaç n lmazl - na dair vurgulardan ibaret olmas yla sorun geçifltirilmekte, en fazlas sosyalizm alternatifinden bahsedilmektedir. S n f mücadelesi ve devrim(ler)den söz eden yoktur. Marks iktisatç olarak görmek, kapitalizm elefltirmeni olarak yorumlamak tercih sebebidir. Böyle olunca da, meseleyi sistem içi düzlemde ele almak ve çözüm reçeteleri çerçevesinde tart flman n herhangi bir sak ncas bulunmamaktad r. Kriz dönemlerinde ortaya ç kacak problemler büyük oranda bellidir. Bunlar çeflitli vadelerde sistemin kap - s n çalacak, sonuçlar flimdiden kestirilemeyecek faturalar ödetecektir. Sorun tam da burada kendisini göstermekte ve en az zararla süreçten ç kman n planlar yap lmaktad r. Sistem kendi safralar n atmak ve çürük meyvelerini temizlemekten baflka, esas kayna hiç kuflkusuz halka yönelerek temin etmek durumundad r. Bu, mevcut ekonominin do as gere i böyledir. Çark n dönmesi için sömürü mekanizmas n n (daha s k ) ifllemesinden baflka hiçbir yol yoktur. Al nan ve al - nacak tedbirler/kararlar n tümü bu eksende ifllevli olacak, bütün ülkeleri kapsayacak biçimde hayata geçirilecektir. Trilyonlarca dolarl k zarar n/aç n kapat lmas ve sistemin tekrar ray na oturtulmas için dünya ölçe inde kurulacak kriz yönetimleri, s n f mücadelesini k z flt ran bir zemin üzerinde ifl görecektir. Dolay s yla Marks hakl ç kt sözünü, iktisadi elefltiri kapsam nda okutmak gerekti ine yönelik çabalar anlafl l r olmal d r. Aksi takdirde, Marks n do ru okunmas karfl s nda hiç beklenmedik bir çabuklukla finansal ve iktisadi krizin mumla aranaca günlerle karfl laflmalar iflten bile de ildir. Zira, ABD ve Avrupa ülkelerinde dahi flimdiden binlerce, onbinlerce iflçi ve emekçi iflten at lmakta, evsiz kalmakta, yoksul ve aç nüfus h zla ço almaktad r Ne var ki komünist ideolojiyle kitlelerin buluflmas n önlemeye güçlerinin yetmeyece i de t pk krizleri önleyemedikleri ve kaç n lmaz sonlar na ad m ad m yuvarland klar gibi aç k bir olgudur. Bunun en önemli kan t n Marksizm-Leninizm-Maoizm in yol göstericili inde dünyan n çeflitli ülkelerinde baflar yla yol alan komünist partilerinin yürüttü ü halk savafl ve devrim mücadeleleri oluflturuyor. Ama bir di er kan t da, komünist ideolojinin simge ve de erlerinin dünya ölçe inde yeniden kazand büyük sempati ve ilgidir. Her ne kadar çeflitli reformist ve revizyonist ak m ve kifliler eliyle bu sembol ve de erlerin içi boflalt lmaya çal fl lsa da, meselenin esas kitlelerdeki sempatinin ideolojiye ait kavramsal içerik üzerinden flekillendi idir. Karfl -devrim cephesindeki krizin belli bir vadede kendi aralar ndaki çeliflki ve kamplaflmalara da etki ederek daha farkl boyutlar almas bir yana, devrim cephesinden alaca yan tla derinlefltirilmesine yo unlaflmakt r proletaryan n gündemi. Bu gündem, iflçi s n f ve emekçi halklar krize ortak ve hedef k l naca için do al bir reaksiyon olarak da yerel ve uluslararas kampanya halinde yürütülmek durumundad r. Kriz dönemlerini f rsat haline getiren nesnel koflullar emperyalist-kapitalist sistem kendisi sunmak zorunda kalmaktad r. ABD de bütün eyaletlerde birden bafllat lan protesto gösterileri ve eylemleri, Bat Avrupa ülkelerine de s çram flt r. Daha sürecin bafl nda, Belçika da milyonlarca iflçi ve emekçi 6 Ekim de yeni ilan edilen zamlara karfl emekçilerin al m gücünü koruma talebiyle genel greve gitti. 11 Ekim de ilan edilen küresel eylem plan sadece G-7 ler için geçerli de ildir. Buna karfl bütün ülkelerde karfl eylem planlar örgütlenecektir. Krizi mümkün oldu u kadar geç karfl lamak ve geldi i süreçte spekülasyonla ve felaket tellallar yla izah etmekle iflin içinden s yr lmaya kalk flacak olan Tayyip in bizim köye u ramaz teraneleri bofltur. IMF baflkan n n dahi, hiçbir ülke tesirinden kurtulamaz diye resmi ilanda bulundu u koflulda; de il göbe i, hücrelerine kadar emperyalist sisteme entegre Türk ekonomisinin mevcut krizden etkilenmemesi olas l k d fl d r. Nitekim henüz ilk günlerde borsas, döviz piyasas ile allak bullak olmufl, daha dünyada reel sektör sallanmaya bafllamam flken Türkiye de imalat sanayinin tüm alt sektörlerinde a ustos ay n n verileri büyük düflüfller yafland n ortaya koydu: büro makinelerinde yüzde 56.6, radyo-tv haberleflme cihazlar nda yüzde 36.8, tekstilde yüzde 21.3, buzdolab nda yüzde 26.6, otomotivde (tafl t arac ) yüzde 12.9 düflüfl yafland. Demir çelikte fiyatlar talep yetersizli i nedeniyle 1600 dolardan 700 dolara geriledi Ekonominin di er verileri de h zla bozulmaktad r. Bunun dünyadaki krizin çökmesine paralel etki gücünü daha da art raca n söylemek için kahin olmaya gerek yoktur. Keza, faturan n kimin adresine postalanmak istenece- ine dair söz söylemek için de. HPG nin Bezele (Aktütün) bask n sonras nda toplanan dehflet ve panik zirvesi nde, ulusal sorun eksenli sald r, imha ve katliam planlar n gözden geçiren faflist diktatörlük kurmaylar n n; iktisadi ve siyasi krizin kara bulutlar na yönelik de konumlan fl içerisine girmeye çal flt klar na flüphe yoktur. Deneyim sahibi olduklar, çok daha öncesinden bafllayan gerek ulusal sorunla ilgili sald r konseptindeki derinleflmeleri gerekse de genel olarak bask ve iflkence politikalar nda yo- unlaflmalar yla kendini göstermiflti. Bunun önümüzdeki süreçte artan ölçekte devam n n gelece ine dair verilen mesajlar flafl rt c olmam flt r. Ülkemiz gündemindeki mücadelenin atefli dört bir yandan tutuflmaktad r. Bunun için öznel durumdaki dezavantajlara s nacak lüksümüzün olmad iyi bilinmelidir. Proleter hareketin inisiyatif sorunu, devrimci cephedeki problemler, halk saflar ndaki çeliflkiler, iflçi ve köylü hareketindeki gerilik vb. hiçbir zafiyet ve gedik nesnel durumun yükü alt nda ezilme ve kaybolma nedeni olarak görülemez. Tarihin affedicili i bak m ndan da bir ölçü ve s n r oldu u unutulmamal d r.

4 İşçi/köylü İşçi-köylü Ekim 2008 flten ç karmalar sürüyor, direnifller büyüyor! flçi s n f na dönük kapsaml sald - r lar, çok say da emekçinin yaflam koflullar n giderek daha da kötülefltiriyor. flten ç karmalara ve de sosyal y k m sald r lar na ba l olarak artan iflsizlik, yoksulluk ve açl k, emekçilere direnmekten baflka bir yol b - rakm yor. Böylece, örgütsüzlefltirme sald r lar ve de sermayenin daha fazla kâr h rs nedeniyle gerçekleflen iflten ç karmalar sürerken, sermayenin bu kapsaml sald r lar na karfl direnifller de büyüyor. fiten ç karmalara ve de sosyal y k m sald r lar na ba l olarak artan iflsizlik, yoksulluk ve açl k, emekçilere direnmekten baflka bir yol b rakm yor. Ekonomik koflullar UNO direniflini zorluyor Hissesinin büyük bölümü Ülker e sat ld ktan sonra, iflçiler üzerindeki bask lar daha da art ran UNO fabrikas, bu bask lar kapsam nda çok say da iflçiyi iflten ç kard. Düflük performans bahanesiyle iflten ç kar - lan iflçiler ise, bunun sadece bahane oldu unu, esas sorunun üye olduklar Tek-G da fl Sendikas ndan istifa etmeye zorlanmalar oldu unu söyleyerek, direnifle geçtiler. Ülke piyasas n n % 79 unu elinde bulunduran UNO dan ç kar lan 11 iflçiden 5 iflçi, bir buçuk ay aflk n süredir direniyorlar. Direniflin ilk bafllar nda iflten ç kar lanlar n tamam direnifle kat l rken, bu say n n bugün 5 e düflmesini, ekonomik koflullar n zorlamas olarak aç kl yor, direniflin 39. gününde görüfltü ümüz, direniflçi iflçilerden Cem Kaya. Kaya ayr ca sendikan n fiili deste i olmad n, hukuksal süreci de kendilerinin, yine kendi çabalar yla tuttuklar avukat arac l yla takip ettiklerini belirtiyor. Bundan sonraki süreçte nas l bir hat izleyeceklerine ise, birkaç gün içinde yapacaklar toplant da karar vereceklerini belirtiyor. E-Kart ve Unilever ayn kararl l kla sürüyor Gebze Organize Sanayi Bölgesi nde (GOSB) bulunan E-Kart fabrikas iflçilerinin 6 Haziran da bafllatt klar grev, yaklafl k dört ayd r sürerken, E-Kart patronuyla iflbirli i içerisindeki GOSB yönetimi, havalar n so umas na karfl n, iflçilerin çad r kurmas na izin vermiyor. Patronun greve iliflkin uzlaflmaz tutumu da ayn flekilde devam ederken, grevi nöbetlefle sürdüren iflçiler, yaklaflan k fla ra men direnifllerini kararl l kla sürdüreceklerini söylüyorlar. Yine Gebze havzas nda aylardan beri süren bir di er direnifl olan, TÜMT S Sendikas na üye Unilever iflçilerinin direnifli de, iflletilen hukuksal sürece paralel devam ediyor. Direniflin 130. gününde görüfltü- ümüz TÜMT S stanbul fiube Sekreteri Ali R za Atik, 26 May s tan bu yana süren direniflte flu s ralar aç lan davalar n duruflmalar n n görüldü ünü belirtiyor. En son 6 Ekim de ifle iade davas n n görüldü- ünü, ancak davaya hakim atanmad - için, duruflman n 20 Kas m a ertelendi ini söylüyor Atik. flçilerin direnifli ilk bafllardaki kararl l kla sürdürdü ünü de söyleyen Atik, içerde çal flan sendikaya üye iflçilerin de, bask lara karfl n hala direnifle destek verdiklerini, direniflteki iflçilerin yanlar na gelerek ziyaretlerde bulunduklar n belirtiyor. AUTOLIV CANKOR da kitlesel iflten ç karmalar GOSB içinde faaliyet sürdüren AUTOLIV CANKOR ve buna ba l ATE ve AGEÇ firmalar ndan kitlesel iflten ç karmalar gerçeklefliyor. Türk Metal Sendikas n n örgütlü oldu u iflyerinden ç karmalar n ise, T S sürecinde gerçekleflti i belirtiliyor. 15 Eylül de bafllayan iflten ç karmalar, 10 gün içinde 150 ye, sonraki günlerde ise 200 ün üzerine ç km fl bulunmakta. flten ç kar lan iflçiler, iflyeri yönetiminin iflten ç karmalar n devam edece ini söyledi ini aç klarken, iflçilerin ifl yasas n n 17. maddesine göre iflten ç kar ld klar belirtiliyor. flten at lan iflçiler taraf ndan yap lan aç klamaya göre, ç kart lan iflçilerin neredeyse tümü, uzun y llar firmada çal flm fl olan ve buradaki koflullardan dolay çeflitli hastal klara yakalanm fl bulunan iflçilerden olufluyor. Sar Türk Metal Sendikas yöneticilerinin, patron temsilcileri ile birlikte aç klama yaparak, iflten ç karmalar n 2010 y l na kadar sürece ini söyledikleri de yine iflçiler taraf ndan yap lan bilgilendirmeler aras nda yer al yor. Firman n bir yandan eski iflçileri iflten ç kar rken, di er yandan ifle sezonluk yeni iflçiler ald da, duruma iliflkin yap lan aç klamalardan birini oluflturuyor. flten ç karmalara itiraz eden iflçilerin, fabrika müdürlerinden biri ve de sendika bafl temsilcisi taraf ndan tehdit edildi ini de söyleyen iflçiler, sorunu mahkemeye tafl yacaklar n aç kl yorlar. flçilerin üretimden gelen güçlerini kullanarak, direnmek yerine, sadece hukuksal süreci iflletmeye yönelmeleri ise, sar sendikal önderliklerin, iflçi s n f na s n f bilinci tafl mak gibi bir dertlerinin olmamas n n ürünüdür ve onlar n gerçekte iflçi s n f n n de- il, sermayenin yan nda yer ald klar - n n somut göstergesinden baflka bir fley de il. (Kartal) Novamed de kazand k, DESA da da kazanaca z! Emine Aslan Deri- fl Sendikas na üye oldu u için 3 Temmuz 2008 tarihinde k dem ihbar tazminat, izin ücretleri, bir ayl k maafl ve mesai ücreti ödenmeden iflten at lm flt. At ld günden itibaren fabrika önünde hakk n n ödenmesi ve sendikal olarak ifline geri dönmek için tek bafl na direnifle bafllayan Emine Aslan a Desa Direnifliyle Kad n Dayan flma Platformu Cevahir Al flverifl Merkezi önünde yapt aç klamayla destek verdi. 11 Ekim 2008 tarihinde yap lan aç klamada Desa Deri de üretilen giyim eflyalar n n al nmamas yönlü ça r yap larak Emine Aslan ve Düzce deki Desa Deri fabrikas nda yine sendika üyesi olduklar için iflten at lan 41 iflçinin hakl mücadelesinin desteklenmesi istenildi. Platform ad na aç klama yapan Selma Özkan, iflten ç kar lan iflçilerin ifle sendikal olarak geri dönmesi, sendikalaflma önündeki engellerin kald r lmas, gerekli ifl sa l ve güvenli i koflullar n n sa lanmas için Desa ürünlerini boykot ettiklerini söyledi. Desa da direnen kad nlardan güç ald klar n söyleyen Özkan Düzce de sendikal örgütlenmenin bafl n çeken fabrikada çok düflük ücretle uzun saatler boyu çal flt ktan sonra evde de ücretsiz çal flan ve tarlada f nd k toplamaya giden kad n iflçilerin yan nday z dedi. Çeflitli sloganlar n at ld bas n aç klamas Desa ürünlerini boykot etmeye ça ran bildirilerin da t - m yla sona erdi. ( stanbul) Kriz kime vuruyor? Kâr oranlar n düflürmeden ekonomik ve siyasal krizin etkilerini azaltmaya çal flan patronlar faturay iflçilere kesiyor. Özellikle stanbul da küçük ve orta büyüklükteki fabrika/atölye ve imalathaneler bir bir kapan yor ya da kâr oranlar n n düflmemesi için her türlü yolu deniyor. S kl kla baflvurulan yollardan biri iflçi azalt m na gitmek-maafllar düflürmek/ertelemek oluyor. flçi azalt m na giden, maafllar n yeniden düzenlenmesine baflvuran iflyerlerinde üretimin de düflmesi gerekirken tersi bir durum söz konusu. Üretim ayn seviyede devam ederken, olan iflçilerin yaflam standartlar na oluyor. Az say da iflçinin yüksek kapasitede çal flan makinelere dönüfltürüldü ü yerlerde, ek-ücretsiz-zorunlu mesailerle birlikte iflçinin posas ç kar l yor. Üstüne bir de kriz bahane edilerek fiubat 2008 den beri maafl alamayan Günay Y kama daha do rusu Zirve Tekstil iflçileri, dayat lan flartlara daha fazla dayanamayarak patrondan haklar olan istiyor. flyerlerinde çal flma koflullar n n gerekli denetimden geçirilmedi i, kay ts z-güvencesiz çal flmaya göz yumuldu u, ifl güvenli i hiçe say ld için bile bile ölüme gönderilen iflçiler daha fazla kâr h rs için açl a mahkûm ediliyor kot tafllama iflçisi slikozis hastal - na yakaland klar ndan genç yafllarda ölümü bekliyor. Tafllan lan kotlar y kayan Günay Y kama (Zirve Tekstil) iflçileri de benzer sa l ks z çal flma ortamlar nda güvencesiz çal flt klar y llar n karfl l n almak için Çal flma ve Sosyal Liman iflçilerinden dayan flma etkinli i Ambarl Liman nda çal flan liman iflçilerinin sendikalaflma mücadelesi devam ediyor. Arkas Holding e ba l flirketlerde çal flan iflçiler Liman- fl Sendikas na üye olduklar için iflten at lm flt. nsanca çal flmak ve yaflamak için sendikaya üye olan iflçiler bunun üzerine direnifle geçerek birçok eylem gerçeklefltirmifl ve sendikalar na sahip ç km flt. 19 Temmuz dan bu yana direnifllerini Ambarl da bulunan sendika temsilcili inde sürdüren iflçiler, son olarak bir dayan flma etkinli i düzenledi. 3 Ekim günü Esenyurt Özgürcan Dü ün Salonu nda biraraya gelen iflçiler sendikal olmakta kararl olduklar n dile getirdiler. Yaflas n s n f dayan flmas, Liman iflçisi yaln z de ildir sloganlar n hayk ran iflçiler ad na konuflan Ferhat Terzi, 78 gündür direniflte olduklar n dile getirerek, s n f dayan flmas n n önemine de indi. Etkinlik sinevizyon gösterimi ve müzik dinletisi ile sona erdi. Güvenlik Bakanl na ba l SSK stanbul l Müdürlü ü ne baflvurarak haklar n n tazmin edilmesini istedi. 10 Ekim 2008 tarihinde l Müdürlü ü önünde toplanan tekstil iflçileri Sigorta-Güvence-Maafl Haklar m z stiyoruz! yaz l pankart açt. fiubat 2008 den beri maafl alamayan iflçiler her ödeme gününde patronun kendilerini YTL da tarak oyalad - n belirterek maafllar n alabilmek için SGK ya, Maliye Bakanl na ve gerekli tüm mercilere baflvurduklar n, ancak hiçbir sonuç alamad klar n söylediler. Bunun üzerine BA- T S (Ba ms z Tekstil flçileri Sendikas ) na üye olan iflçiler sendikal yolla da patronla görüflmeye çal flm fl. Bütün giriflimleri patron taraf ndan bofla ç kar lan 45 iflçi topluca iflten ayr larak Günay Y kama ve farkl adlarla çal flan bütün firmalar mahkemeye vermifller. flçiler ad na aç klama yapan Orhan Bulut iflten ayr ld ktan sonra alacaklar n istemek için patronla yapt klar görüflmelerde patronun kimseye borcum yok diyerek krizi bahane etti ini söyledi. Bulut Biz eve ekmek götürmek için insanl k d fl flartlarda da olsa çal flmaya raz oluyoruz. Ne yapal m? H rs z m, katil mi olal m? dedi. flçiler ard ndan sloganlar atarak dilekçelerini l Müdürlü- ü ne dilekçe verdiler. ( stanbul) Sendikal olduklar için iflten ç kar ld lar Eskiflehir Organize Sanayi Sitesi nde kurulu bulunan Zeytino lu Holding e ba l Entil A.fi. de çal flan iflçiler sendikaya üye olunca ifllerinden at ld lar. Çal flma koflullar n n iyilefltirilmesi amac yla D SK e ba l Birleflik Metal- fl Sendikas na üye olan Entil A.fi. ye ba l tafleron Pehlivan Ltd. fiti. de çal flan kadrolu 23 iflçi, 7 Ekim günü ifle geldiklerinde iflten at ld klar n ö rendiler. Entil patronu ekonomik nedenleri ileri sürerek sözleflmeyi tek tarafl iptal etti. 8 Ekim günü de yine Zeytino lu Holding e ba l Hapalki Ltd. fiti de çal flan 70 iflçi Birleflik Metal fl Sendikas na üye olduklar için iflten ç kar ld. flçiler fabrika kap s nda bir süre bekledikten sonra direnifle geçen Entil A.fi iflçilerini ziyaret etti. Burada ortak bir bas n aç klamas yap ld. Bas n aç klamas nda konuflan Birleflik Metal fl Sendikas Eskiflehir Bölge fiube Baflkan Bayram Kavak; onurlu ve hakl bir kavgaya bafllad klar n ve tüm iflçiler ifllerine geri dönene kadar mücadeleye devam edeceklerini dile getirdi. Dearsan Tersanesi önündeki direnifl sürüyor Emekçinin Gündemi Direnç noktalar yaratmak... Her fleyin kirletildi i, kavramlar n birbirine kar flt r ld, s n f n bilicinin dumura u rat ld günümüzde düzenle ba lar n kuramayan, bar flamayanlar için gelece imize dair umut olacak, belki de sar lacak-tutunacak bir dal aray fl ndan kaynakl direnç noktalar yakalamak hayati önem tafl maktad r. Burjuva-feodal sistemin her fleyi batakl a çevirdi i dünyada geçmiflin miras n tafl maya niyetli bir s n f n hala diri olarak ayakta durdu unu, insanl k onurunun sat n al namayaca n göstermenin içinden geçti imiz günlerde anlam daha da artmaktad r. Art k egemenler yönetememektir. Dünyay sarsan son ekonomik krizle yenidünya düzenin düzensizli i art k, somut olarak elle tutulur bir noktaya ulaflm flt r. Ard ard na batan bankalar, iflas n efli ine gelen flirketler bunun en aç k ve somut örneklerini oluflturmaktad r. Emperyalist devletlerin ve özellikle ABD nin y llard r halklar birbirine k rd rarak, etnik çat flmalardan ç kar sa layarak, savafl rant ile diktikleri kumdan kalelerinin tek tek y k ld na tan kl k etmekteyiz. Onlar her zaman övüne övüne dünya sisteminin bir parças olduklar n söylemelerine karfl n bizler bunun uflakl ktan baflka bir fley olmad n söyledik hep. Ve iflte bu uflakl k iliflkisinin sonucudur ki ABD de bafllayan ve tüm dünyay ahtapot gibi saran ekonomik krizin yans malar da a r olacakt r. Ancak her fley bununla da bitmiyor. Ülkenin dört bir yan nda buram buram milliyetçilik ateflinin yak ld ve bu ateflin herkesi sarmas için ç lg nca çaba sarf edildi i günlerden geçmekteyiz. Bugün halk içinde çat flmalar körüklenerek Kürt halk na karfl flovenist bir dalga yarat lmaya ve bildik (ama onlarca y ld r hiçbir sonuç al namayan) yöntemlerle Kürt meselesi bertaraf edilmeye çal fl l yor. Bir yandan milliyetçilik bir yandan din, bir yandan iflsizlik k skac - na al nan iflçi s n f ve emekçi halk ise as l davas ndan, ekmek ve özgürlük kavgas ndan uzak tutulmak istenmektedir. Kendisi için s - n f olma bilincini kazanamam fl (kazand ramad m z) iflçi s n f bu oyunlar n birer figüran olurken, di er yandan giderek daha çok iflsizli e, yoksullu a ve kötü çal flma koflullar na mahkûm ediliyor. Bu noktada esas mesele, iflçi s n f na bu bilinci verecek olan bizlerde dü ümleniyor bir kez daha. Tüm bu gerçekliklerle birlikte s n f kimli i ile öne ç kan, y llard r bilinçli bir sald r program n n ma durlar olan iflçiler, kaybettiklerini kazanmak için çeflitli iflkollar nda direnmektedir. Üstelik bu direnifller, uzunca bir süredir dibe vurdu unu söyledi imiz konfederasyonlar n ve birçok sendikan n gerçekli ine karfl n sürdürülüyor. Bugün bu direniflleri devam ettiren sendikalar ve iflçiler sürdürdükleri direnifllerin sonuçlar ne olursa olsun s n f ad na flimdiden kazanm fl durumdalar. Yeni Dünya Düzeni (ve ard ndan küreselleflme ) nin dünyada ve ülkemizde yaratm fl oldu u bilinç kar fl kl na, s n fla kopan ba lar na ve sermaye ad na her gün yenisi türeyen kalemflorlar na ra men, iflçi s n f n n tüm kazan mlar - na yönelik yo un sald r lar n oldu- u, her gün sular n biraz daha buland r lmaya çal fl ld koflullarda sürdürülen bu direnifller umudun da ad olmaktad r. Desa da, Yörsan da, Karper de, E-Kart ta, Ünilever de, Arkas da egemenlerin kendilerine dayatmakta oldu u kölelik koflullar na karfl direnen iflçilerin sermayeye kafa tutmas, mutlak güç biziz diyen egemenlere en güzel ve yerinde cevap olmaktad r. Bugün mevcut haklar n n ve çal flma koflullar n n, iyilefltirilmesi talepleri ile yaflanan bu direnifl okullar nda en büyük kazan m, s n f oldu unun bilincine varan iflçilerin mezun olmas olacakt r. Sermaye s n f n n tüm çabas na ra men hala direnifl ruhunun yaflad n görmek, Kürt ü, Türk ü, Laz, Çerkez i ve di erlerinin yan yana gelerek direnmesi egemenlerin korkulu rüyas n n yeniden ete kemi e bürünmesi anlam na gelmektedir. Derslerle dolu bu süreci s n fa önderlik niyeti ile yola ç kanlar n do ru okumas gerekmektedir. Yükseltilen milliyetçili e, yozlaflmaya, yoksullu a karfl ortaya ç - kan direnç noktalar n gelifltirmenin ve dönüfltürmenin yak c l orta yerde durmaktad r. Görevimiz bu direnç noktalar n n siyasallaflmas n sa lamakt r. Bunu sa lad - m z oranda mevcut sald r lar karfl - s nda s n f harekete geçirebiliriz. Ve giderek s n f kendisi için mücadele edecektir. Örgütsüzlefltirme sald r lar n n bir parças olarak 10 Eylül de iflten ç kar lan Limter- fl Sendikas yöneticisi Levent Akhan, iflyeri önündeki direniflini sürdürüyor. Dearsan Tersanesi nde çal fl rken, keyfi bir biçimde iflten ç kar lmas n, örgütlenme hakk n n engellenmesi olarak de erlendiren Akhan n direnifli 40 l günlere yaklafl rken, 4 Ekim de çmeler Köprüsü nden Dearsan Tersanesi önüne kadar bir yürüyüfl gerçeklefltirdi. Sendikan n di er üye ve yönetim kurulu üyelerinin de kat larak destek verdi i yürüyüfl, at lan sloganlar eflli inde sürdü. Direnifl sürerken, geliflmelerle ilgili bilgi ald m z Limter- fl yönetimi, direniflin bahar aylar na kadar sürebilece ini, çünkü patronun henüz somut bir ad m atmad n söyledi. (Kartal)

5 17-30 Ekim 2008 İşçi-köylü 5 İşçi/köylü Tar mda 2008 y l ve köylülerin hali ahvali! Erikli köylülerinden AKP protestosu AB ve ABD nin bafl n çekti i tar msal ba ml l k ve y k m politikalar, DTÖ arac l yla merkezilefltirilmifltir. Yar -sömürgelerin sübvansiyonlar ve gümrük duvarlar n kald rmalar n sa layarak, bu ülkelerin tar m emperyalist talana ard na kadar aç lm flt r. Bayramlaflmaya de il, hesap sormaya geldik! SES, 1 Ekim de yürürlü e giren Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas n (SSGSS) yapt eylemle protesto etti. 1 Ekim günü saat de Yüksel Caddesi nde biraraya gelen SES üyesi emekçiler Sa l k hakt r sat lamaz, Hastaneler hakt r sat lamaz yaz l pankartlar açarak AKP l Baflkanl binas na kadar sloganlarla yürüdü. Burada bir bas n aç klamas yapan SES Ankara fiube Baflkan brahim Kara, yürürlü e giren yasa ile emeklili in zorlaflt r ld n, emekli maafllar n n yüzde 30 a varan oranlarda düflece ini dile getirdi. Hat rlanaca üzere 1 Ekim de yürürlü e giren SSGSS ile emekçilerin temel sa l k ve sosyal güvenlik hakk n gasp eden önemli ad mlar at lm flt. Türkiye, 2008 y l n n ilk alt ay nda, tar msal d fl ticarette 1.8 milyar dolar aç k verdi. Bu rakam n y l sonunda 3.5 milyar dolar olmas bekleniyor. Cumhuriyet tarihinin en büyük tar msal d fl ticaret aç n gösteren bu rakam, Türkiye nin kendini besleyebilen konumdan d fla ba ml hale gelmesini gösteren önemli bir göstergedir. Büyük resmin önemli bir parças n veren bu rakam, Türkiye nin emperyalizme temel g da ürünlerinde bile ba ml hale gelmesinin ve tar msal üretimin çökertilmesinin ürünüdür. Tar msal d fl aç n bu kadar yüksek oluflu, dolays z olarak emperyalizmin y k m politikalar n n sonucudur. Tüm dünyadaki tar m kendilerine ba ml hale getirmeye çal flan emperyalistler, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), DB, IMF gibi emperyalist kurulufllar arac l ile y k m politikalar n dayat yorlar. AB ve ABD nin bafl - n çekti i tar msal ba ml l k ve y - k m politikalar, DTÖ arac l yla merkezilefltirilmifltir. Yar -sömürgelerin sübvansiyonlar ve gümrük duvarlar n kald rmalar n sa layarak, bu ülkelerin tar m emperyalist talana ard na kadar aç lm flt r. Stoklar eritilen, tar msal üretimleri dumura u rat lan yar -sömürgeler, tar mda birer ithalatç yani d fla ba ml hale gelmifllerdir. Destek de il kâr h rs... Emperyalistler, bir yandan yar -sömürgelerin tar m n y k ma u rat p kendilerine ba ml k larken di er yandan da kendi üreticilerine destek veriyor ve ileri teknoloji ile verimlili i art r yorlar. Bu sayede dünya fiyatlar n belirleyebiliyor ve dünya pazar nda hâkim hale gelebiliyorlar. Mesela ABD, kendi pamuk üreticisine y lda 4 milyar dolar civar nda verdi i destekle, pamuk fiyat n belirlemede bafl aktörlerden biri haline gelmifltir. Bu fiyatlarla rekabet edemeyen yar - sömürgeler, üretimi daraltmak veya alternatif ürüne geçmek zorunda b rak l yor. Bu flekilde birbirini besleyen y k m politikalar ile emperyalistler, ithalat ve ihracat dengesini tamamen kendi ç karlar na göre belirleyebilmektedir. Emperyalizme ba ml ülkemizde de tar m sektöründe süreç tamamen efendilerin ç karlar na göre iflletilmektedir. Emperyalistlerin ihtiyac sonucu örne in Türkiye nin 70 lerde temel g da ürünlerine a rl k verilirken 80 lerde üretim oldukça düflürülerek tamamen d fla ba ml hale getirildi. Bunun sonucu olarak iyice daralan tar msal üretim, aç k vermeye bafllad de tar msal d fl aç k 301 milyar dolar oldu. O y ldan bugüne kadar AB ülkeleri ve ABD ile yap lan tar msal d fl ticarette sürekli aç k verilmeye baflland. Ancak, Türkiye nin Afrika ve Ortado u gibi tar m geri-güdük olan bölgelere yapt tar msal ihracat sayesinde bu aç k fazla belli olmad gibi bunun da dünya ile tar msal d fl ticarette fazla verilmesini de sa l yordu. Oysa, Türkiye nin emperyalist ülkelerle yapt tar msal d fl ticaret, temel g da ürünleri ve tar msal hammadde aç k veriyordu. Türkiye nin yar -sömürgelere yapt tar msal ticaret ise esasta tali tar m-g da ürünlerini kaps yordu. Bu durum, manipüle ile yani kitlelere barda n sadece dolu taraf n n Kand ra ya ba l Teksen köylüleri, 30 A ustos ta aç klanan f nd k fiyat na tepki göstererek üretim yapmak istediklerini ancak tar mda uygulanan politikalarla bunun engellendi- ini dile getirdiler. Geçimini f nd k üreterek sa layan Mustafa Aydo mufl, f nd k kilogram fiyat n n giderek düfltü ünü ve 10 milyon f nd k üreticisinin zor durumda kald n söyledi. Geçmiflte bir çuval f nd k karfl l nda 250 YTL ald - na dikkat çeken Aydo mufl, f nd n art k üreticinin yüzünü güldürmedi inin alt n çiziyor. Teksen köylülerinden Sunay Ar ise üreticilerin destekleme ad alt nda kand r ld n, verilen yard mlar n köylülerin f nd k üretiminde fayda sa lamad n, hükümetin yard m yapmak istiyorsa mazot fiyat n düflürmesi gerekti ini dile getirdi. gösterilmesi suretiyle, temel g da ürünlerindeki d fla ba ml l n su yüzüne ç kmas n engelliyordu. Ayn durum, tar mdaki y k - m n sonuçlar n n net olarak görülmesini engellemekte de kullan l yordu. Yani rakamlarla manipülasyon yap larak, Türkiye nin bulundu u batakl k, derya gibi gösterilmektedir. Devletin tar ma bak fl aç - s n n de iflmesi gerekti ini dile getiren slam Korkmaz da tüccarlar n, tefecilerin üreticilerin s rt ndan para kazand - n, ülke tar m n Cargill taraf ndan yönetildi ini, onlar n istemedi i hiçbir fleyin yap lamad n söyledi. Kand ra Ziraat Odas Yönetim Kurulu üyesi Ziyaattin Soykan ise Türkiye de her y l 900 bin ton f nd k üretildi ini ancak f nd n sat lmas ile üreticinin elinde hiçbir fley kalmad n, 2009 y l nda tablonun daha da kötü olaca n Termik santraliniz sizin olsun! Küçülme sürüyor Türkiye, 2007 de, tar mda % 7.3 oran nda küçülme yaflad. AKP, bu küçülmenin yüzünü gizlemeye çal flt in ilk yar s nda ye göre-tar msal ithalat % 54.3 artt halde, ihracattaki art fl % 11.2 de kald. AKP, bu ba ml l - hala, AB ye uyum tar mda modernleflme vb. retori i ile gizlemeye çal fl yor. Günümüzde, tar mda K T lerin özellefltirilmesi büyük ölçüde tamamlanm flt r. Üretimin de daralmas ile birlikte özellefltirmeler d fla ba ml l iyice art rmaktad r. Bunun sonucu olarak tar msal ithalat yani d fla ba ml l k da her geçen gün daha fazla büyümektedir. Türkiye nin tar mda da emperyalizme ba ml hale gelmesi sonucu, tüm ekonomisi-üretimi emperyalizmin güdümüne girmifltir. Türkiye, 1950 lerden beri d fl ticarette aç k veriyor. Buna, 80 lerle birlikte tar msal d fl ticaret aç da eklenmifltir. Türkiye nin ithalata dayal montaj sanayisi, zaten emperyalizme göbekten bir ba ml l k yaratm flken, tar msal ba ml l n da eklenmesiyle, tüm inisiyatifini kaybetmifltir. Açl k gibi bir silah ellerinde tutmaya bafllayan emperyalistler, bu sayede sömürüyü alabildi ine yo unlaflt - rabilmektedirler. Önümüzdeki süreç, köylülerin y k m n n daha fazla artt bir süreç olacakt r. Bu y k m n, flehirlerdeki yoksullu u ve iflsizli i de art - raca aflikard r. Yoksullaflan bu genifl kitlenin örgütlenmesi ve bu örgütlülüklerin yayg nlaflt r lmas ; emperyalist politika ve anlaflmalar na kitlesel bir karfl durufl örgütlenmesi acil görevlerimiz aras nda yer almaktad r. Köylüler üretmek istiyor; hükümet engelliyor KÖYLÜLER bir çuval gübrenin 80 YTL, yemin ise 40 YTL oldu- u bir durumda bu fiyatlarla ne hayvanc l n ne de tar m n yap labilece ini dile getiriyor. fi rnak ta yap lmak istenen termik santrale karfl aylard r mücadele eden halk, yürüyüfl haz rl yap yor. Termik santralin çevreyi ve do ay zehirleyece ini dile getiren fi rnak halk, daha önce birçok eylem gerçeklefltirmifl, düzenledikleri referandum ile santrale hay r demifllerdi. fi rnak halk Toptepe (Avgamasiya) bölgesine yap lmak istenen termik santrale karfl 8 Ekim günü Silopi Belediyesi önünde bir araya geldi. KESK fiubeler Platformu, fi rnak Genç-Der, D SK Genel- fl Silopi Temsilcili i, mahalle muhtarlar, l Genel Meclis üyeleri ve DTP nin de yer ald fi rnak Termik Santral Karfl t Platform burada 11 Ekim de yap lacak Avgamasiya halk yürüyüflü ne ça r yapt. Genç-Der Yönetim Kurulu Baflkan Hüseyin Birlik, Silopi Belediye Baflkan Muhsun Kunur ve DTP l Baflkan Halil rmez in birer konuflma yapt etkinlikte termik santralin insan sa l na ve çevreye zarar verece ine dikkat çekildi. Eylemde Bal kesir deki olaylarla birlikte Türk-Kürt çat flmas n n yarat lmak istendi ine, buna alet olunmayaca na, Kürtlerin mücadelesinin bask ve katliamlarla durdurulamayaca na de inildi. Kitle, fi rnak ta devam eden Özel Güvenlik bölgelerini de protesto etti. Etkinlikte s k s k Termik santrallere hay r slogan at ld. dile getirerek yaflanan krizin en çok üreticileri vuraca na dikkat çekti. Köylüler bir çuval gübrenin 80 YTL, yemin ise 40 YTL oldu u bir durumda bu fiyatlarla ne hayvanc l n ne de tar m n yap labilece ini dile getiriyor. Toprakla geçinen tüm köylüler topraklar n sat yor. Bu topraklar n kimler taraf ndan al nd ise bilinmiyor. Önümüzdeki süreçte Kand ra n n bütün bölgelerinde Eylül ay n n sonuna kadar 2-3 bin dönüm kadar sat lacak topra n oldu u belirtiliyor. Hat rlanaca üzere AKP hükümeti bu y l rekoltenin yüksek oldu unu aç klayarak f nd k fiyat n 4 YTL olarak aç klam flt. AKP nin bu aç klamas na tepki gösteren f nd k üreticileri birçok yerde yapt klar eylem ve mitinglerle bu fiyat protesto etmifllerdi. Üreticilerin aç klanan f nd k fiyat na yönelik tepkileri devam ediyor. Kand ra ya ba l Erikli köylüleri 5 Ekim günü AKP hükümetinin f nd a verdi i 4 YTL yi protesto ederek bir eylem gerçeklefltirdiler. Erikli köyü Buraklar Mahallesi nde toplanan 500 f nd k üreticisi birkaç f nd k a ac n temsili olarak keserek AKP hükümetinin f nd kta uygulad politikalara tepkilerini dile getirdi. F nd k üreticileri f nd a geçen y l 5 YTL verilirken, girdi fiyatlar na yap lan birçok zamma ra men bu y l f nd n 4 YTL oldu unu hat rlatt. Eylemde f nd k üreticileri ad na konuflan Ercan Aktafl; üreticilerin tüccar n insaf na terk edildi- ini ve AKP hükümetinin üreticileri zor durumda b rakt n dile getirdi. F nd k fiyat F nd kl da da protesto edildi F nd kta bu y l yaflanan sorunlara karfl f nd k üreticilerinin tepkileri dinmiyor. F nd k fiyat n n 4.5 YTL olarak belirlenmesi köylüler taraf ndan yap lan eylemlerle protesto edilmiflti. F nd k fiyat na bir tepki de Rize nin F nd kl ilçesinden geldi. 3 Ekim günü F nd kl n n Ada mevkiinde biraraya gelen f nd k üreticileri aç klanan f nd k fiyat n ve AKP hükümetinin tar m politikalar n protesto etti. Cumhuriyet Meydan na kadar sloganlarla yürüyen kitle ad na konuflan Tertip Komitesi Baflkan Avni Ertafl dünya f nd k rekoltesinin yüzde 70 ini karfl layan Türkiye de üreticilerin f nd k politikalar na karar veremedi ini ve f nd k piyasas n n yabanc lar n elinde oldu unu dile getirdi. Ertafl üreticilerin yapt klar f nd k mitingleri sonucu bu y l Toprak Mahsulleri Ofisi nin al m yapt n, bu eylemlerin yap lmamas durumunda Ofis in önümüzdeki y l al m yapmayaca n dile getirdi. flçilere patronsendika k skac U ur Teneke ve Plastik Fabrikas nda teneke bölümünde örgütlü olan Çelik- fl Sendikas n n iflçilerden de il patrondan yana olmas ndan kaynakl bu sendikadan ayr l p, D SK e üye olmak isteyen iflçiler fabrika müdürünün tehditlerine maruz kald. flçilerin örgütlenme hakk n engellemeye çal flan patron, iflçilerin sözcülerden Savafl Kök, Hasan Aslan ve Cevat Ak iflten ç kartm flt r. Çelik- fl e her gittiklerinde Sendika Baflkan fierafettin Koç un patrondan yana tav r koydu unu ve baflvurular de erlendirmedi ini söyleyen iflçiler onurumuza, hakk m za, ekme imize nerede olursa olsun sahip ç kaca z dediler. E itim hakt r, sat lamaz! E itim-sen Bursa fiubesi E itim hakt r, sat lamaz fliar ile bir imza kampanyas bafllatt. 11 Ekim günü Ünlü Cadde de yap lan bir bas n aç klamas ile imza stand aç ld. Aç klamay yapan E itim-sen fiube Baflkan Cemal Akkurt bugün velilerimizin e itim için yapt harcama bütçeden e itime harcanan pay n 2.5 kat d r dedi. (Bursa)

6 Dengê azadî İşçi-köylü Ekim 2008 Sar gazi den merhabalar... Bizler flçi-köylü okurlar olarak, Alt nça mücadelesinde flehit düflmüfl devrimci ve komünistleri hayat n her alan nda anma ve yaflatman n verdi i bilinçle, mezar ziyareti yapt k. Tüm devrimcilerin mezarlar na karanfiller b rakt ktan sonra, Mehmet Demirda yoldafl n mezar bafl nda 1 dakikal k sayg duruflu yap ld. Daha sonra bir yoldafl m z anman n anlam ve önemini belirten konuflma yapt. Marfllar ve sloganlardan sonra, anmam z sona erdi. Anmada Mehmet Demirda yoldafl n mezar tafl nda bulunan resminin ç kar ld n ve Polat yit yoldafl m z n mezar tafl ndaki resminin tahrip edildi ini gördük. (Sar gazi K okurlar ) TKP/ML ve PKK militanlar ndan 1 May s Mahallesi nde ortak eylem Demokrasiden taviz yok, OHAL de tezkere ç karal m! Tezkere nin Meclis te görüflülüp kabul edildi i gün ülkenin dört bir yan nda soka a ç kan emekçiler s n r ötesi operasyonlara hay r dedi. Aralar nda Partizan, DTP, EHP, SDP, Al nteri, BDSP, ESP, HKM, Limter- fl in de bulundu u çok say da siyasi parti ve demokratik kitle örgütü 7 Ekim günü tezkerenin reddedilmesi ça r s nda bulundu. Galatasaray Meydan nda biraraya gelen kurum temsilcileri eylem s ras nda çeflitli sloganlar att. Polisin gergin tav rlarla, takt gaz maskeleriyle kitleyi provoke etmeye çal flt gözlendi. Kurumlar ad na konuflan Tuncay Y lmaz, geçti imiz y l tezkerenin çözüm olmayaca ça r lar na ra men tezkerenin ç kart ld n flovenist, rkç, militarist devlet güçlerinin bölgede halk karfl karfl ya getirecek politikalarda srarc olduklar n söyledi. 25. s n r ötesi operasyonun Kürtlerin iradesini k rmaya, örgütlülü ünü k rmaya ve emperyalistlere teslim olmaya zorlad klar n ifade etti. Batman da yap lan aç klamada ise, Milletvekillerine ret oyu kullanmalar yönünde ça r yap ld. Mufl Tüm Bel-Sen, yapt bir aç klamayla flu anda sokaklara dökülme ve tezkereyi engelleme zaman d r diyerek, mücadele ça r s nda bulundu. zmir de çeflitli sendika ve demokratik kitle örgütü taraf ndan yap lan aç klamada ise, Böylesi bir süreçte medyaya büyük görev ve sorumluluk düflüyor. Medyan n bu konuda çok hassas davranmas gerekir. Halklar aras ve etnik kökene dayal çat flmalar körüklemek yerine uzlaflt r c ve provokasyonlara meyil vermemelidir sözlerine yer verildi. Urfa da da fianl urfa Bar fl Platformu Karakoyun fl Merkezi önünde bas n aç klamas yapt. Platform ad na aç klama yapan HD fianl urfa fiube Baflkan Sedat Gözk ran, daha önce yap lan kara harekât ndan sonuç al nmad n hat rlatt. Diyarbak r da siyasi partiler, milletvekilleri ve demokratik kitle örgütleri, OHAL in farkl bir isim ad alt nda tekrar gündeme getirilmek istenmesine sert tepki göstererek, AKP Hükümeti nin Kürt sorununu demokratik yöntemlerle çözece ine, ikiyüzlü davranarak savafl politikalar n n yeniden hayat bulmas için çaba gösterdi ine dikkat çekti. S n r ötesi operasyona izin veren tezkere Ayd n, fi rnak, Siirt ve birçok ilde gerçeklefltirilen eylemlerle protesto edildi. (H.Merkezi) Amed de operasyonlar k nand Son dönem art r lan operasyonlar protesto etmek için Demokratik Kad n Hareketi ve Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi taraf ndan bas n aç klamas yap ld. 9 Ekim Perflembe günü DTP l Baflkanl önünde yap lan eylem, esasta Diyarbak r n Lice ilçesine canl kalkan yürüyüflü olarak planlan yordu. Fakat 8 Ekim de Diyarbak r n Seyrantepe semtinde polis otobüsüne yönelik yap lan eylemde 6 polisin ölmesinin ard ndan devletin yaratt terör ortam ndan kaynakl canl kalkan yürüyüflü ertelenerek bas n aç klamas na dönüfltürüldü. Kitlenin sloganlar eflli inde okunan bas n metninde, 17 Ekim 2007 de ç kar lan tezkerenin geçen süre zarf nda çözüm olmad çok çarp c bir flekilde görülmesine ra men, devletin savaflta srar etti ine vurgu yap ld. Bas n metninde Alt nova da yaflanan provokasyonda k nand. 3 Ekim Bezele Karakolu bask n ve 8 Ekim de polisleri tafl yan otobüse yap lan silahl eylemden olsa gerek bas n aç klamas na dahi polisin tehditkâr tav rlar vard. Polisin tehditleri eflli inde kitle eylemine son vererek da ld. (Amed YDG) Elimize yoluyla ulaflan bir habere göre TKP/ML ve PKK militanlar 9 Ekim akflam saat de 1 May s Mahallesi nde yapt klar bir korsan eylemle tezkere ve son dönem yap lan sald r - lar protesto ettiler. Yap lan aç klamada son dönem yo unlaflan sald r lara dikkat çekilerek planlanan s n r ötesi operasyon yetkisi ve Terörle Mücadele Yüksek Kurulu toplant lar n n bu sald r lar daha da artaca n gösterdi i vurguland. Aç klamada; Eylem 9 Ekim akflam saat 20:00 de 3001 Caddesi nde bafllad ve molotof kokteylleriyle yol trafi e kapat ld. Buradan köprünün bafl na kadar yürüyüfl gerçeklefltirdi. Caddeye ç kan TKP/ML militanlar burada barikatlar kurularak yaklafl k yar m saat polislerin gelmesi bekledi. Bu s rada Gerillalar ölmez, yaflas n Halk Savafl, Yaflas n Partimiz TKP/ML, halk ordusu T KKO, TMLGB, Yaflas n devrimci dayan flma vb. sloganlar at ld. Çevik kuvvetin gelmesiyle çat flma bafllad. Militanlar polise sapan ve molotoflarla cevap verdi. Çat flma bu flekilde yaklafl k 2 saat sürdü. Çat flma s ras nda bir baz istasyonu militanlar taraf ndan molotofland ve bir süre sonra baz istasyonu s dan kaynakl patlayarak infilak oldu. Yine çat flma boyunca bir FORT S Bankas, B M ve 2 tane Mobesse kameras tahrip edildi. Eylemin sonlar na do ru MLKP militanlar da eyleme destek verdiler. Eylem en son TKP/ML ve PKK militanlar taraf ndan ortaklafla bir flekilde bitirildi. Son olarak TKP/ML militanlar and içip parti sloganlar n atarak çekildiler denildi. Say n Öcalan eylemine sald r! 9 Ekim Perflembe günü saat de zmir Eski Sümerbank önünde bas n aç klamas yapmak ve Say n Öcalan demek suçsa bende bu suçu iflliyorum kampanyas çerçevesinde toplanan imzalar postaneden savc l a postalamak için biraraya gelen kitle aç klaman n ard ndan Konak Postanesi ne do ru yürüyüfle geçti. Dilekçelerin gönderilmesinin ard ndan postane çevresi kolluk kuvvetleri taraf ndan ablukaya al nd. Aralar nda DTP il ve ilçe yöneticileri, HD gözlemcileri, gazetemiz muhabiri ile D HA muhabirinin Düflünüyorum, öyleyse vurun Ülkemizde faflist diktatörlük taraf ndan çeflitli dönemlerde sansür sa ana devam etmektedir. Ne zaman anti-demokratik bir sald r gerçeklefltirecek olsalar toplumun en ilerici kurum, yay n ve kiflilerine sald r yorlar. Bunun örneklerini bugünlerde s kça görmekteyiz. Geçti imiz haftalarda Alternatif Gazetesi nin kapat lmas yla yeniden bafllayan kapatma furyas, At l m Gazetesi ve son olarak da Yürüyüfl dergisinin 1 ay süreyle kapat lmas ile devam ediyor. Neredeyse her gün bir muhalif gazeteyi kapatan egemenler, TUDEF12 Ekim Pazar günü saat te, Galatasaray Lisesi önünde, süresi uzat lan tezkere ve muhalif bas n üzerindeki bask lar protesto etmek için bir bas n aç klamas düzenledi. Aç klamaya bafllamadan önce yap lan konuflmada emperyalist ekonomik krize de inilerek, Emperyalistler bu krizlerinden kaynakl dünya halklar na sald r lar n artt rd. Ülkemizde de baflta Kürt halk olmak üzere tüm ilerici güçlere, OHAL yasalar fleklinde düzenlemelerle sald r lar gelifltirilmektedir denildi. Ayr ca, Engin TUDEF: Tezkere geri çekilsin! Ceber in hapishanede katledilmesi k nand. Ard ndan, TUDEF Genel Baflkan Yard mc s Cemal Yücel aç klamay okudu. Sürmekte olan krizin faturas n n halka kesilece ine dikkat çekilen aç klamada, tezkereye karfl halk ortak mücadele etmeye ça ran Yücel, Bu savafl tezkeresi Kürt halk na yönelik imha ve inkâr politikalar na hizmet etmektedir. Kürt halk n n hakl ve meflru taleplerini yok saymak anlam tafl - maktad r fleklinde konufltu. ( stanbul) de bulundu u kitleye sald ran kolluk güçleri, 44 kifliyi gözalt na ald. Gözalt na al nan 44 kifli 4 gün TMfi de tutulduktan sonra serbest b rak ld. Eylem esnas nda gözlemci olarak bulunan HD fiube Sekreteri Mihriban Karakaya; polisin yetkisini aflan bir flekilde, insanlar linç eder derecede sald r da bulundu unu belirterek, yap lan bu hukuksuzluk karfl s nda zmir Emniyet Müdürlü ü hakk nda suç duyurusunda bulunacaklar n söyledi. Çal flan m z Nefle Bilgin in gözalt na al nmas n n ard ndan yaz l bir aç klama yapan zmir K okurlar ülkemizde son dönem özellikle devlet eliyle yükseltilen milliyetçili in bir gösterisi olan bu sald r, bir kez daha Kürt ulusunun en demokratik haklar n n dillendirilmesine bile tahammülün olmad n göstermifltir... son olarak da Yedinci Gün Gazetesi ni kapatt lar. Gazetemiz Demokratik Halk ktidar çin flçi-köylü nün bu süreçte yay nlanan her say s na da toplatma karar verildi. Süresi bir y l daha uzat lan tezkere ile birlikte yurtsever, ilerici ve devrimci bas n üzerindeki bask lar da artt r ld. Buna paralel olarak geliflece i ön görülen devrimci muhalefeti bast rmak için efl zamanl bask lar uygulan yor. Bask lar n artt bu süreçte, stanbul Sar yer lçesi nde Yürüyüfl Dergisi da tan 29 yafl ndaki Engin Ceber polis iflkencesi sonucu yaflam n yitirdi. Daha önce de, Yürüyüfl, Halk Gerçe i dergilerine el koyma ve birer ay kapatma, Yeni Kurtulufl Dergisi nin 1, 2 ve 3. say lar na da el koyma karar verilmiflti. Yine At l m Gazetesi ne verilen 1 ayl k kapatma karar da stanbul 14. A r Ceza Mahkemesi taraf ndan TMY 6. Maddesi ne dayand r lm flt r. TMY ç kar l rken yap lan protestolarda özellikle vurgulanan, ifade özgürlüklerinde k s tlamalar olacak öngörüsü, bugün kendisini somut olarak göstermektedir. Genelkurmay ve polisin yeni OHAL yasalar talepleri do rultusunda, yeni yasalar ç kartmalar muhtemel görünmektedir. Ç kar lmas olas yasalar n TMY gibi anti-demokratik yasalar olaca, bugün bas n üzerinde estirilen terörün sokaklara daha aflikâr inece i beklenmelidir. Bunun içindir ki devrimci, demokrat ve yurtsever bas n olarak birlikte bir karfl koyufl, muhalefet örgütlememiz hayati bir yerde durmaktad r. Özgür bas n susturulamaz! Meclis ten s n r ötesi operasyon için tezkerenin geçirildi i günlerde s n r içinde süren çat flmalarda katledilen HPG gerillalar n n Kürt halk n n evlatlar n görkemli u urlay fllar na tan k olduk. Aktütün Karakolu na yap lan bask nla birlikte rkç -floven sald r lar n artmas n gerekçe gösteren TSK cenazelere kat l m n engellenmesi için özellikle flehit ailelerinin cenazeleri almas - n geciktirdi. Gece geç saatlerde teslim edilen cenazeler, yol boyunca takip edilerek gözda verilmeye çal fl ld, ancak cenazelerine sahip ç kan Kürt halk bütün engellere ra men sahiplenme gösterdi. Ulusal haklar n sloganlar eflli inde dile getirildi i cenaze törenlerinde jandarma birçok yerde çekilmek zorunda kald. Hakkar nin Çukurca ilçesinde 23 Eylül de ç kan çat flmada Agit Garzan (Serhat Döner) adl gerilla flehit düfltü. Cenazesini 4 Ekim de alan ailesi ertesi gün Van n Hac bekir Mahallesi nde flehidini u urlad. Cenazenin topra a verilmesinin ard ndan konuflma yapan DTP l Baflkan Vekili Selim Ertafl cenazeye gösterilen sahiplenmeden dolay herkese teflekkür etti. HPG gerillas n n babas fiebab Döner de Benim o lum hakl bir davada da lara gitti. O benim de il bu halk n flehididir. Bunun için bütün Kürt halk n n bafl sa olsun dedi. Siirt in Eruh lçesi ne ba l fiikefta Yusuf alan nda 25 Eylül de ç kan çat flmada 6 HPG gerillas katledildi. Mütevver Çelik ve fiehmus Akdeniz in ailelerine cenazeler Faflizmin bu yönlü bask lar n daha fazla artt raca bu süreçte bizler de mücadelemizi daha yüksek bir perdeden yükseltece imizi tüm bu bask lara karfl bir kez daha hayk r yoruz dediler. ( zmir) Sosyalist, devrimci ve yurtsever bas n emekçileri, son dönemde yaflanan bas na yönelik kapatma ve sansür uygulamalar n protesto etti. 8 Ekim günü da Kemeralt giriflinde biraraya gelen flçiköylü, At l m, Azadiya Welat, Al nteri, Mücadele Birli i, K z l Bayrak, Demokrat Radyo ve Köz çal flanlar Gündem, Alternatif, Özgür Ülke, Gelecek gazetelerinden sonra Gerçek, Azadiya Welat ve At l m Gazetelerinin ayr ca Yürüyüfl ve Özgür Halk dergilerinin 1 ay süre ile kapat lmas n yapt klar bas n aç klamas yla protesto etti. Bas n emekçileri eylemi foto raf makineleri ve kameralar n yere b rakarak gerçeklefltirdi. ( zmir) Kürt halk evlatlar na a lad verilmedi. 3 Ekim de Siirt e giderek cenazeleri almak isteyen ailelerin önüne bürokratik engeller ç kart ld. Bu engeller sonucunda aileler 7 Ekim de memleketlerine dönmek zorunda kald. 4 Ekim 2008 tarihinde Aktütün (Bêzelê) Karakoluna yap lan bask nda 9 HPG gerillas da flehit düflmüfltü. Yank lar hala süren ve milliyetçi histeriye malzeme yap lan bask nda flehit düflen gerillalar n aileleri cenazelerini almak isterken bürokratik engellere maruz b rak larak adeta eylemin faturas ana babalara ç kart ld. Kimli i erken tespit edilen Özkan Tepe, Kemal Bor, fiahin Ge in, Rece Dorak ve Zakir Y ld z adl gerillalar n aileleri 8 Ekim de fiemdinli lçe Jandarma Komutanl nda saatlerce bekletilerek kimseyle görüfltürülmediler. Adana Ceyhan do umlu Recep Dorak n ailesi cenazeyi ertesi gün ald ktan sonra Yüksekova da defnetmek istedi. Ancak Jandarma Komutanl cenazenin güvenlik gerekçesiyle izin vermedi. Ailenin srarlar üzerine Dorak la birlikte fiemdinli Devlet Hastanesi nde bulunan cenazeler bir süre daha bekletildi. Cenazelerin ailelere verilmemesini ve Recep Dorak n Yüksekova da gömülmesinin yasaklanmas n Yüksekova ve fiemdinli esnaf kepenk açmayarak protesto etti. Savc l k taraf ndan soruflturma tehdidiyle karfl laflan esnaf cenazeler ailelere teslim edilene kadar eylemlerini sürdürdüler. Akflam saatlerinde cenazelerini alarak memleketlerine dönen flehit aileleri 9 ve 10 Ekim tarihlerinde gerillalar son yolculu una u urlad lar.

7 17-30 Ekim 2008 Halkın gündemi S f r toleransl cinayet! Nisan 2007 de Yenibosna da Yürüyüfl dergisi da t rken polislerin açt atefl sonucu felç kalan Ferhat Gerçek i vuranlar n tutuklanmamas n protesto ederek 28 Eylül 2008 tarihinde Sar yer Derbent te yine Yürüyüfl dergisi da - tan 4 kifli dövülerek gözalt na al nd. Özgür Karakaya, Cihan Gün, Aysu Baykal ve Engin Ceber adl dergi da t mc lar götürüldükleri Sar yer Polis Karakolu nda a r flekilde dövüldükten sonra ç - kar ld klar mahkeme taraf ndan tutuklanarak Metris Hapishanesi ve Bak rköy Kad n ve Çocuk Tutukevi ne konuldular. Götürüldükleri hapishanelerde de say m vermedikleri ve disiplinsiz davrand klar bahane edilerek sürekli dövülen Aysu Baykal Bak rköy Devlet Hastanesi ne götürülürken a r darbeler alan Engin Ceber e t bbi hiçbir müdahalede bulunulmad. 7 Ekim günü Ceber in durumu daha da kötüleflti ve hapishanede yaflam n yitirdi. Ancak öldükten sonra hastaneye kald r lan Ceber in yoldaki sars nt dan kalbi çal flarak bitkisel hayata girdi. 10 Ekim tarihinde dayaktan vücudunun tamam na yak n morarm fl olan Engin Ceber gördü- ü iflkencelere dayanamayarak fiiflli Etfal Hastanesi nde yaflam n yitirdi. Engin Ceber in gözalt nda ve hapishanede gördü ü iflkenceler sonucu yaflam n yitirdi i bu kadar aç kken ve doktor raporlar yla da kan tlanm flken, Engin Ceber in ard ndan Metris Hapishanesi yetkilileri ve Sar yer Polis Karakolu ndan kendi kendilerini yerlere atarak yaraland klar gibi klasik ve komik aç klamalar yap ld. Demokrasi yurdu Türkiye de gazete da tt için tutuklanan ve öldüresiye iflkence gören Engin Ceber in hastanede ölüm-kal m savafl verdi ini ö renen yoldafllar ve devrimci dostlar her gün hastane önünde bekleyerek bas n aç klamalar yla Engin e destek vererek serbest b rak lmas n istedi. 9 Ekim günü fiiflli Etfal Hastanesi girifl kap s önünde bas n aç klamas yapan TA- YAD l Aileler Engin Ceber ve birlikte tutukland arkadafllar n n gördü ü iflkencelerden sorumlu olan Adalet Bakan ve AKP hükümetini protesto etti. 10 Ekim günü Taksim Tramvay Dura nda biraraya gelen devrimci ve demokratik kurumlar da TA- YAD l Ailelerle birlikte iflkenceye s f r tolerans diyerek kendine prim sa lamaya çal flan AKP hükümetini protesto ettiler. Aç klaman n ard ndan stiklal Caddesinde bildiri da tan TAYAD l larla polis aras nda bir süre gerginlik yafland. Ceber aç klaman n yap ld gün yaflam n yitirerek Adli T p a götürüldü. 11 Ekim günü Adli T p tan al narak akflam saatlerinde 1 May s Mahallesi Cemevi ne götürülen Ceber ve ailesi burada da yaln z b rak lmad. Anadolu Temel Haklar Derne i, DTP ve Partizan okurlar taraf ndan Cemevi önünden Çeflme Dura na kadar Yaflas n devrimci dayan flma sloganlar yla yürüyen kitle cenazeyi karfl layarak Cemevine götürdü. Polisin cenazenin sahiplenmesini engellemek için yapaca olas bir engelleme giriflimine karfl 3 kurum Cemevi önünde sabaha kadar nöbet tuttular. 11 Ekim günü ö len saatlerinde Partizan, ESP, Al nteri, Devrimci Hareket, DTP, Kald raç ve çeflitli kitle örgütlerinin kat ld cenaze töreni ö len saatlerinde yap lan yürüyüflle bafllad Cadde üzerinden Engin Ceber ölümsüzdür, Katiller halka hesap İşçi-köylü 7 verecek vb. sloganlarla yürüyen kitle araçlarla Kocatepe Mezarl - na gitti. Felç kalan Ferhat Gerçek in tekerlekli sandalyeyle en önde bulundu u törende devrim flehitleri için 1 sayg duruflu yap ld ktan sonra konuflan Ahmet Kulaks z egemenlerin Enginleri katletmekle onlar n temsil ettikleri iradeyi de bitirdiklerini zannettiklerini söyledi. Konuflman n ard ndan at lan sloganlarla anma sona erdi. Engin Ceber in avukatlar 13 Ekim 2008 tarihinde Sultanahmet Adliyesinde Ceber e iflkence yapan polis ve gardiyanlar hakk nda suç duyurusunda bulundu. Halk Cephesi ad na konuflan Mehmet Düvel Engin Ceber in ölümüne yol açan süreci anlatarak katillerin tutuklanmas n istedi. Konuflmalar n ard ndan gruptan oluflan bir heyet adliye binas na geçerek yetkililer hakk nda suç duyurusunda bulundu. ( stanbul) Devletin iflkenceci yüzü! 9 Ekim Perflembe günü saat18:30 da zmir in Kemeralt giriflinde Engin Ceber in katili AKP iktidar d r- Halk Cephesi zmir Temsilcili i yaz l pankartla bir bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Aç klamada bas n metni okunarak nsanl k onuru iflkenceyi yenecek, Kahrolsun faflizm yaflas n mücadelemiz, Bask lar iflkenceler katletmeler bizi y ld ramaz sloganlar at ld ve Engin Ceber in katillerinin yarg lanmas n istendi. Eyleme Partizan okurlar da kat larak destek verdiler. ( zmir) PfiTA 7 Ekim de Tuzla flehitlerinin mezar bafl ndayd! Bundan 20 y l önce Tuzla Köprüsü nde hain bir pusuda katledilen dört devrimci Sar gazi de bulunan mezarlar bafl nda an ld. Ö len saatlerinde flehitlerimizin aileleriyle birlikte mezarl kta biraraya gelindi. Mezarlar n temizlenmesinin ard ndan PfiTA ad na bir konuflma ve dörtler flahs nda tüm devrim flehitleri için sayg duruflunda bulunuldu. Ard ndan flçi-köylü gazetesinde dörtlere iliflkin ç kan yaz okunarak, hep bir a zdan Dört Karanfile türküsü söylendi. Ailelerimizin de vurgulad üzere böylesi günlerde ailelerimizin yan nda olmak çok önemli ve özel bir anlam tafl maktad r. Bugün PfiTA çal flmas n n olmad yerlerde de flehit ailelerimizi sahiplenmeli, flehitlerimizin ölümsüzleflti i günlerinin y ldönümünde onlar n yan nda olmal y z.. (Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri) Mezar yap mlar devam ediyor Devrim flehitleri Mahmut Polat ve H d r U ur un mezar Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri nin mezar yapt rma kampanyas çerçevesinde gündeme al nd. Ailelerine giderek mezarlar yapt rmak istedi imizi ilettik. Mahmut Polat n ailesi mezar kendilerinin yapt rmak istedi ini, ancak yanlar nda olmam z n onlara manevi güç verece ini söyledi. Biz de ailenin bu karar na sayg duyarak mezar yap m nda yanlar nda olduk ve mezar n bitti i gün aileyle birlikte mezar ziyareti yapt k. (Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri) Deli, deliyi görünce... Tire Hapishanesi nde ç r lç plak soyularak genital aramaya tabi tutulan Derya Desde nin hak ihlaline u ramad yönünde rapor veren Tire Kaymakaml - n, zmir Valili i l nsan Haklar Kurulu flafl rt c buldu. Bu durum akla Deli deliyi görünce çoma - n saklarm fl deyimini getiriyor. Derya Desde, Tire Hapishanesi nde bulunan babas Mehmet Desde yi ziyaret etmeye gitti i s rada hapishane görevlileri taraf ndan ç r lç plak soyularak genital arama iflkencesine tabi tutulmufltu. Olay, Mehmet Desde nin HD zmir fiubesi ne ve baz ayd nlara yazd mektupla duyulmufl ve kamuoyunun yo un tepkisini çekmiflti. Raporda hapishaneye esrar sokuldu unun ö renilmesi üzerine detayl arama yap lmak zorunda kal nd, bu nedenle Derya Desde ile birlikte di er ziyaretçilerin de iç çamafl rlar n n s yr larak cinsel organlar na bak ld, ancak elle temas n söz konusu olmad ve bunun da insan haklar bak m ndan bir sak nca oluflturmad, mevzuata uygun hareket edildi i ifade edilmiflti. Konuyla ilgili raporlar n zmir l nsan Haklar Kurulu na gönderilmesinin ard ndan 28 A ustos ta toplanan Kurul, haz rlanan bu raporlar inceledi ve 10 Eylül de raporunu aç klayarak Baflbakanl k nsan Haklar Kurulu na gönderdi. Raporda o gün ziyarete gelen di- er ziyaretçilerin ifadeleriyle Derya Desde nin iç çamafl rlar n n s yr larak oturup kald r ld n n anlafl ld belirtilerek, Tire lçe nsan Haklar Kurulu ve Tire Kaymakaml nca haz rlanan raporda kiflilerin iç çamafl rlar n s yr larak cinsel organlar na bak ld n n tespiti kesin ibarelerle yer almaktad r. Ancak bu ibarelere karfl n raporda insan haklar yönünden bir ihlalin olmad tespiti zmir Valili i l nsan Haklar Komisyonu üyelerince flafl rt c bulunmufltur denildi. Lüks hücreler olarak infla edildi i propagandas yla aç lan F tipi hapishaneler, her geçen gün ak l almaz yeni bir uygulamayla daha gündeme geliyor. Bu uygulamalar n bir yenisi de geçti imiz günlerde Edirne F Tipi Hapishanesi nde yafland. Edirne F Tipi Hapishanesi ndeki o lu ile görüfle giden Celal D. gardiyanlar taraf ndan Kürtçe konufltu u gerekçesiyle görüflmesine son verildi. Baba Celal D. Bu duruma itiraz ederek, Türkçe bilmedi i için Kürtçe Sincan Hapishanesi nden bayram hediyesi SALDIRI Sincan F Tipi Hapishanesi nde bayram dolay s yla 3 Ekim de yap lan aç k görüfl s ras nda tutsaklara ve ailelerine gardiyanlar taraf ndan sald r gerçeklefltirildi. Erol Zavar, Mahmut Soner ve Deniz Bak r n aileleriyle görüflü bu sefer her zamankinden biraz farkl yd. Görüfl yapt r lan oda bu defa daha küçüktü ve tutsaklar da 15 dakika geç getirildiler. Görüfl buna ra men erken bitirilmek istendi. Odada ast m hastas bir tutsak yak n bulunmas na ra men gardiyanlar sürekli sigara içerek görüflmeyi taciz ettiler. Uyar ld klar nda da size yasak, bize serbest benzeri yan tlarla ortam provoke edildi. Dilim tutsak olmasa, konuflmak serbest konufltu unu dile getirdi. Avrupa Birli i ile ilgili her konuflmas nda Kürtçenin yasak olmad ndan dem vuran AKP hükümeti temsilcileri hapishanelerdeki Kürtçe yasa n ise demokratikleflmenin ad mlar ndan say - yor olsa gerek. Bayram dolay s yla tüm hapishanelerde aç k görüfl yap lmas na ra men tutsaklar bu haktan yararlanam yorlar. Yararlananlar da binbir çileyle bezdiriliyorlar. Türkçe bilmedi ini ve zorunlu olarak Kürtçe konufltu unu ifade eden Celal D. Aç k görüfle izin verilmedi i gibi kapal görüflte de Kürtçe yasa na maruz kald k. Kürtçe konufltu umuz için gardiyanlar görüflü yar da keserek o lumu al p götürdüler fleklinde bafl ndan geçenleri anlat yor. F tipi hapishaneler var oldu u sürece insanl k d fl, ak l almaz uygulamalar n, daha hangi boyutlara varaca n görece iz. Bu sald r lar n karfl s nda içeride devrimci bir direnifl, d flar da ise örgütlü bir muhalefet örgütlenmesi bir gerçek olarak önümüzde durmaktad r. Her zaman odada birer asker ve gardiyan bulunurken, bu defa dört asker ve üç gardiyan bulunuyordu. Yani olay n daha önceden planland n gösterir birçok belirti vard. Bunun arkas ndan ise gardiyanlar n zaman gelmemesine ra men görüflmeyi bitirmek istemeleri ve ailelerin itiraz üzerine bir arbede yafland. Odaya an nda 15 e yak n gardiyan girerek hem tutsaklara hem de ailelere sald rd lar. Bu sald r sonucunda Deniz Bak r n kardefli Derya Bak r n baca iki ayr yerinden k r ld. Erol Zavar n k z Özgecan Zavar babas na siper olmaya çal fl rken üzerine sandalye f rlat larak darp edildi ve gözlü ü k r ld. Di er aileler de çeflitli yerlerinden Türkiye de Aktütün bask n ve Alt - nova üzerinden k flk rt lan milliyetçilik dalga dalga yay l rken parçalara ayr lan Kürt co rafyas yaln zca sald r larda bütünlefltiriliyor. Irak Kürdistan nda yap - lacak olan s n r ötesi operasyon izni Meclis ten geçti, Suriye de Kürtlerin demokratik istemlerinin bast r lmas yönlü uygulamalar devam ediyor, ran da ise ulusal haklar n isteyen Kürtler idam sehpalar nda katlediliyor, PJAK gerillalar kimyasal silahlarla parçalan yor, tutsaklar iflkencelerden geçiriliyor. Bir ç rp da yaz ya dökülen bu sald r dalgas son günlerde ola anlaflm fl bir hal alm fl gibi görünüyor ve ciddi anlamda bir ses duymak da mümkün de il. Toplumu harekete geçirme etkisine sahip kesimlerin de (Ulusal Hareketi destekleyen demokratik kurumlar ve devrimci yap lanmalar n d fl nda kalan kesimlerin) ya sessiz kalmas n ya da sistemin bütünlüklü sald r - darp edildiler. Ortamdaki hasta tutsaklar n yan s ra aileler aras nda da yafll insanlar bulunuyordu. Arbede s - ras nda tüm yak nlar Erol Zavar korumaya çal fl rken Deniz Bak r a da a r fliddet uyguland. Ailelerin karga tulumba d flar ç - kar lmalar n n ard ndan içerde tutsaklar n fliddete maruz kald klar gelen ba rt lardan anlafl ld. Aileler Savc ya flikayette bulunacaklar n söylediklerinde gardiyanlar; Çocuklar n z elimizde, isterseniz flikayet edin tehdidinde bulundular. Bunun üzerine aileler Adliye Saray na giderek, suç duyurusunda bulunmufl ve Adli T p tan da darp edildiklerini gösteren raporlar al nm flt r. Derya Bak r buradan hastaneye sevk edilmifltir. 4 Ekim Cumartesi günü bu olayla ilgili HD Ankara fiubesi nde bir bas n Toplant s yap larak yaflananlar aileler ve HD taraf ndan k nand. HD ad na bas n metnini okuyan Gökçe Otlu; Bu sald r bizler ad na kayg vericidir. Kameralar n oldu u bir yerde gardiyanlar n bu denli tutuklulara ve ailelere sald rmalar cezaevi idaresinden güç ald klar n bir kez kan tlam flt r. Aileler olay esnas nda cezaevi müdürü ile görüflmek istemelerine ra men müdürle görüfltürülmemifllerdir dedi. (Ankara) Kuru sesleri parçalayan sessizlik... lar n n b y k alt ndan söylemlerle meflrulaflt r lmas n ran daki Kürt tutsaklar açl k grevi bafllatarak protesto ediyor. K rkl günlere ulaflan açl k grevine 400 tutsak kat larak sessizli i ç l - a dönüfltürüyor. Açl k grevi süresince de ran hapishanelerinde devam eden idam, bask ve iflkencelere karfl onlarca tutsak da dudaklar n dikti. Tutsaklar n yapt dudak dikme eylemine dair ran hükümeti herhangi bir aç klama yapmayarak konuyu kapatmaya çal fl yor. Ancak hapishanedeki iflkencelerin boyutunu gözler önüne seren açl k grevi ve dudak dikme eyleminde bulunan tutsaklar devrimci, demokrat ve yurtsever kesimlerin deste- iyle protestolar na devam ediyor. ran daki Kürt tutsaklar n bu onurlu direnifli Tekirda 1 No lu F Tipi nde bulunan devrimci tutsaklar taraf ndan yap - lan 2 günlük açl k grevi ile desteklendi. Ulucanlar katliam Dersim ve Malatya da protesto edildi * 27 Eylül Cumartesi günü Dersim Yeralt Çarfl s üzerinde toplanan HKM, Halk Cephesi, Partizan, ESP, DHP, DTP, KESK, D SK Genel- fl kitlesi meflalelerle K flla Meydan na do ru yürüdükten sonra burada bir bas n aç klamas yaparak, flunlar ifade ettiler; 26 Eylül 1999 da Ankara Ulucanlar da yap lan katliam ülkemizde yap lan katliamlardan biridir. Bu katliam, direkt Adalet Bakanl Adli T p Ankara Grup Baflkanl Morg htisas Dairesi tutanaklar yla somutlaflm flt r. (Dersim/ K) * 26 Eylül de Postane önünde bir bas n aç klamas gerçeklefltirdik. HÖC, ESP, Partizan ve DHP nin düzenledi i aç klamaya DTP ve Pir Sultan Abdal Kültür Derne i de katk sundu. Aç klamada; özellikle son dönemde hapishanelerdeki devrimci tutsaklara yönelik hak gasplar n n sona erdirilmesi, tecrit koflullar n n ortadan kald r lmas, hasta tutsaklar n serbest b rak lmas üzerinde durduk. Aç klaman n ard ndan Adalet Bakanl na taleplerimizi s ralad m z mektuplar yollad k. (Malatya K okurlar ) Çelebi serbest b rak ls n Bolu F Tipi Hapishanesi nde tutuklu bulunan Wernicke Korsakof hastas M. Ali Çelebi nin serbest b rak lmas n isteyen annesi Elif Çelebi ve Çelebi ile Dayan flma nisiyatifi HD stanbul fiubesi nde bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. 8 Ekim günü gerçeklefltirilen bas n aç klamas nda nisiyatif ad na konuflan Sakine Demir; Çelebi nin 1991 y l nda tutukland n 1996 y l nda gerçeklefltirilen Ölüm Orucu direnifli s ras nda Wernicke Korsakof hastal na yakaland n, 2000 y l nda tahliye edildi ini, davas n n 2007 y l nda sonuçlanmas n n ard ndan yeniden tutukland n dile getirdi. Çelebinin annesi Elif Çelebi de o lunun tek bafl na hiçbir ihtiyac n karfl layamad n ve ayn zamanda flizofren tan s da konuldu unu söyledi. ( stanbul) Aya kayana tahliye, hasta olana iflkence flkence, kan, gözyafl ile dolu olan ülkemiz zindanlar nda devrimci ve yurtseverlere her türlü zulüm yap l rken sistem ve onun çanak yalay c lar n n çirkeflikleri örtbas edilmektedir. Ergenekon davas nda tutuklanan halk katilleri hastal k bahanesi ile birer birer tahliye olurken F tipinde bulunan hasta tutsaklara tedaviyi zulüm olarak dayatan faflist sistem devrimci yurtsever tutsaklar n cesetlerini tahliye etmektedir. F tipinde akli dengesi bozulan Rasim Aflan n ard ndan Sa l k Kurulunun nfaz Durdurma Raporu na ra men tahliye edilmeyen 62 yafl ndaki Duran Do an Metris Hapishanesi nde hayat n kaybetti. Devletin halk düflmanlar n hapishaneden ç kartmak için ayaklar n n kay p yere düflmesini beklemektedir. Faflist sistem tutuklanmadan önce akci er, kalp ve böbrek yetmezli i hastal klar ndan dolay sürekli tedavi gören, 9 ayl k cezas boyunca, By Pass ve 3 kez anjiyo olan ve Haseki E itim ve Araflt rma Hastanesi Sa l k Kurulunun, infaz karar n n bir y l süre ile durdurulmas yönünde rapor verdi i Duran Do an tahliye etmeyip F tipinde hastal yla bafl bafla b rakm flt r.

8 Halkın Gündemi İşçi-köylü Ekim 2008 Y kal m bu köhne düzeni, biz baflka alem isteriz! Evet, Marks hakl yd, ancak burjuva ideologlar n bakt yerden de il! Çünkü her fleyden önce, Marks n öngördü ü kamulaflt rma, üretim araçlar n elinde bulunduranlar taraf ndan de il, bunlardan yoksun olanlar taraf ndan yap lacak oland r. Sosyalizmde ancak böylesi bir kamulaflt rman n ürünü olacakt r! Kriz hakk nda okuduklar m z, kapitalizmin ciddi sorunlar yaflad - na kuflkuya yer vermeyecek flekilde bizi ikna ediyor li y llarda girilen darbo az n 1980 sonras nda uygulanan neo-liberal denen politikalarla, sözde afl ld n çok duyduk. Gerçekten de o zamandan bugüne kapitalizm görünürdeki geliflimini sürdürdü. Birileri krizden bahsetti inde ona ya bunak ya dinozor ya da tad kaçm fl flarap muamelesi yap ld. Kriz denen fley sistemin yenilenmesi, kendini düzenlemesi ve gelece e daha sa l kl girmesiydi. Dolay s yla korkulacak, abart lacak bir fley yoktu. Piyasan n çark na çomak sokma zaman geçmiflti!!! Son yaflananlardan sonra geriye do ru bak ld nda yap lan bu gibi aç klamalar n esasen aldat c oldu- unu görmek mümkün. Kuflkusuz sistem kriz yaflarken çökmedi, varl n sürdürdü. Ama art k biliyoruz ki her dalgalanma ve sonras, devam edegelen krizin ertelenmesi, geciktirilmesiymifl. As l f rt na esintileri paran n ak flkan gücü yle hafifletilmifl. Üstelik her hafifletme, geciktirme yoksul ülke halklar n n tasarruflar na el konulmas yla gerçekleflti inden büyük soygunlar yaflanm fl. Bu büyük soygunlara dikkat çekenler oldu; ne var ki onlar n sesi pek iyi duyulamad. Onlar n yerine büyük ekonomistler ve terörizme karfl haçl savafl - na giriflen siyasetçilerin gürültülerine yer verildi, dolay s yla halklar onlar n sesleriyle meflgul edildi! fiimdi yaflananlar ise ayn içerikte ama daha büyük bir soygunun geliflmifl ülkelerde gerçekleflmesidir. Kuflkusuz, daha çok gürültüye neden olmaktad r bu nedenle! Hangi sistem çöker? Kapitalizmin merkezinde yaflanan mali kriz k sa zaman içerisinde neo-liberalizm denen paradigman n temel yarg s n yerle bir etmifl durumda. Benzer ama daha küçük çapta yaflanan krizlerde yar -sömürge ülkelerin devlet müdahalelerinin gerçekleflmemesi yönünde uyar lar yapan güçler, büyük iktisatç lar bu kez devlet müdahalesinin zorunlulu undan bahsediyor ve halklar da buna iknaya gayret ediyorlar. Çünkü bu kez kaybolan para çok yüksek ve kaybedenler de sistemin merkezdeki güçleri. fiimdiye kadar yap lan propaganda, piyasa sisteminde yanl fl yapan n kaybedece i, do ru davranan n ise kazanaca ve bunun da adil bir yasa oldu uydu... Ama kaybedenler en büyükler oldu- unda bu ilahi adil yasa da de- iflmek durumunda kald. Kaybedenlerin kurtar lmas için güya herkesin ortak devleti kollar n uzatt! Halklar n cebinden dev flirketlerin kasalar na para ak fl n, üstelik apaç k bir biçimde aktarmaya giriflti. ABD Federal Bankas - n n, Hazinesinin kurtarma operasyonunun özeti budur. Deniyor ki, bu olmak zorunda, aksi halde sistem tümüyle çöker. Halklar flu sorular sormak durumunda: Hangi sistem çöker; sömürüldü- ümüz, çal flarak edindiklerimizi bizden al p dev flirketlere ak tan sistem mi? Hangi sistem; yoksul ülkelerden merkez ülkelere devasa kaynak transferleri gerçeklefltiren sistem mi? Hangi sistem; üretimden uzaklafl p paradan para kazanmay temel-esas u rafl haline getiren sistem mi? Enflasyonu, yoksullu u, iflsizli i, üretim anarflisini süreklilefltiren, yayg nlaflt ran sistem mi? Krizle birlikte yaflanan süreç, gerçekte sürekli ama görünmez bir biçimde yaflanan talan n k sa zamanda ve görülür flekilde gerçekleflmesidir. 750 milyon dolarl k bir kaynak aktar m planlanm flt r. Bunun bir buçuk trilyon dolara kadar ç kaca san lmaktad r! fiimdiye kadar finansal alanda çeflitli biçimlerde gerçekleflen ticaretten elde edilen kâr özel kurumlarda paylafl l rken, oluflan büyük zararda tüm halklar zarar paylaflmaya ça r lmaktad r; hay r ça r lmamakta paylafl ma mecbur edilmektedir! Çünkü onlara bunu soran yok. Devlet yasa ç karacak ve herkes buna uyacak! Marks n yeniden keflfi Halk zarar paylaflmaya davet eden devlet müdahalelerinden ve bu yönlü ç kar lan yasalardan biri de, batan banka vb. flirketlerin kamulaflt r lmas na dönüktür. Bu kamulaflt rmalar beraberinde Marks n yeniden keflfini getirdi. Marks bir kez daha keflfedenler ise burjuva ideologlardan baflkalar de il. Marks hakl m yd? benzeri tart flmalara flu günlerde oldukça s k rastlar olduk. Bu tart flmalar daha çok da, devletin kamulaflt rmalar üzerinden yürütülerek, kamulaflt rma müdahaleleri sosyalizmle efllefltirilmeye çal fl l yor. Marks n hakl l da bunun üzerine oturtulmaya çal fl l - yor. Mesele, sanki kapitalizmin kurallar na ayk r bir giriflim söz konusuymufl gibi ele al n yor. Oysa yaflanan fley, kapitalizmin devlet iflin içine girmeden kendini düzenleyememe, yeniden üretememe durumudur. Devletin sürece müdahale etmesi, kapitalizme karfl geliflen bir durum de ildir. Aksine, sermayenin/burjuva s - n flar n ihtiyaçlar bunu gerektirdi i içindir. Uzunca y llard r hayata geçirilen neo-liberal politikalar ve bu ba lamda da serbest piyasa ekonomisi iflas etmifltir. Mali sermayenin zarar n n kapat lmas na dönük hamlelerdir gerçeklefltirilen. Bunlar halk istedi i için de il, sermaye istedi i için gerçeklefltirilmektedir. Karfl lanmaya çal fl lan zarar, halk n karfl karfl ya bulundu u zarar de- ildir. Çünkü devlet zaten sermayenin/egemen s n flar n siyasal ayg t ndan baflka bir fley de ildir. Egemen s n flar n siyasal ayg t n n, sömürü serbestli i sundu- u sermayeye, batma serbestli i sunaca düflünülemez. Tekrarlamak gerekirse, devlet, bizzat sermaye s n f n n devletidir. flte bunun içindir ki, ço- u yüz y l aflk n süredir faaliyet gösterdi i için, köklü olarak adland r lan flirketleri kamulaflt rmaktad r. Kurtar lan bu flirketlerin gelecekte tekrar özellefltirilece i ise kesindir. Zaten kamulaflt rma da ileriki süreçlerde özellefltirmek üzere yap lmaktad r. Kapitalist sistemin mant içerisinde piyasalara yap lan bu müdahale, olsa olsa devlet kapitalizmi olarak adland r labilir. Buradan bak ld nda ise, gerçeklefltirilenin sosyalizmle alakas yoktur. Çünkü devlet, kapitalizm hüküm sürdü ü ve de egemen s n flar n siyasal ayg t oldu u sürece, gerekti- inde piyasalara müdahale edecektir. Müdahalenin koflullar n n ortadan kalkt n düflündü ünde ise, müdahalenin yerini yine serbest piyasa ekonomisi ya da bir benzeri alacakt r. Kald ki, bu müdahaleler, serbest piyasa ekonomisinin bütünüyle ortadan kalkt /kalkaca- anlam na da gelmemektedir. Zaten kapitalist sistemde, devletin flu ya da bu biçimde piyasalara ve de ekonomik yaflama hiçbir biçimde müdahalesinin olmad tek bir kapitalist ülke yoktur. Devlet kapitalizmi, kapitalist sistemin ihtiyaçlar do rultusunda hep uygulanagelmifltir. Ancak devlet kapitalizmi, ne sosyalizm ne de sosyalizmle harmanlanm fl kapitalizm demektir. Sadece kapitalizmin, kendini sürdürebilmesinin, yeniden üretebilmesinin, çeflitli uygulamalar ndan biridir. Bu vb. uygulamalar, kapitalist sistemin, yani sömürücü s n flar n ihtiyaçlar na göre ortaya ç karlar. Bunun içindir ki, bu gerçekli i görmeden/göremeden mevcut uygulamalar sosyalist uygulamalar olarak getirmek, yine buradan bakarak Marks hakl yd minvalinde fikir yürütmek, sosyalizmin ne oldu unu bilmemektir. Sosyalizmi bilmemek ise, Marks bilmemek, anlamamakt r. Evet bizce de Marks hakl yd, ancak burjuva ideologlar n bakt yerden de il! Çünkü her fleyden önce, Marks n öngördü ü kamulaflt rma, üretim araçlar n elinde bulunduranlar taraf ndan de il, bunlardan yoksun olanlar taraf ndan yap lacak oland r. Sosyalizm de ancak böylesi bir kamulaflt rman n ürünü olacakt r! Oynanan oyun ayn Tekrar krizle birlikte piyasalara dönük gerçeklefltirilen müdahalelere dönecek olursak. Yukar da da belirtti imiz gibi, trilyonlarca dolar bulma ihtimali oldukça yüksek olan bir operasyon söz konusudur. fiimdi, gerçekleflen bu operasyonun nedeni üzerine iyice düflünülmelidir. Bu derecede aç k yaflanan talan n kimden kime gerçekleflece i izlenmelidir. Düne kadar kâr için her türlü serbestli i isteyenler ve bunu elde edenleri; onlar n bunu elde etmesine olanak verenleri; bunlar yaparken de halklara kalk nma, büyüme masallar anlatanlar, bunlar tan yorsunuz. Tan d - n z bu güçler gerçekleflmekte olan bu operasyonda yine görevler alm flt r veya almaktad rlar. Güya ekonomik büyüme sürecinde (Türkiye de alt y ld r yüzde alt civar nda büyümüfltür) palazlananlar flimdi de kriz denen süreçten f rsat olarak yararlanmaktan bahsediyorlar. Bunlar da ayn güçler. Oynanan oyun ayn d r. Yoksulun, çal flan n önüne f rsat teranesi at lmakta bu kez. Oysa ABD de gerçekleflmekte olan kurtarma plan nihai olarak yoksul ülkelerdeki yoksullu u derinlefltirecektir. Bundan kaç nmak mümkün de ildir. Zira bu ülkeler kendilerini ekonomi politikalar yla merkezdeki ülkelere mahkum etmifl durumdalar. Borç ekonomisi, nas l olur da borçlu olduklar ndan, üstelik onlar krizdeyken faydalanacakt r? Cari aç n borçlarla sürdürülür k l nd yerde mali kriz derhal önlemler almay gerektirdi i halde devlet ve onun hükümeti hiçbir önleme gerek duymuyor! Çünkü onlar n eli kolu ba l. Onlar devletin piyasaya müdahalesine karfl lar; onlar uluslararas dev flirketlerin serbest hareketine boyun e mifl durumdalar; baflka bir yol görmeleri, bulmalar olas de ildir! Bunlar n f rsat dedikleri fley, düne kadar halk n kand - r lmas na dayanan sürecin anlafl lmas n engelleyecek tarzda, yeni talan sürecini yaflamakt r. Nas l ki Kemal Dervifl öncesindeki büyük kaynak transferini Büyük (Güçlü) Ekonomiye Geçifl teranesiyle geçifltiriverdiler ve o zamanki krizi bu anlamda f rsat olarak de erlendirdiler, flimdi de ancak onun bir benzerini gerçeklefltirebilirler. Kapitalizmin yaflamakta oldu u kriz onun çöküflüne, tarih sahnesinden çekilmesine neden olmayacak. Böyle bir beklenti gerçekçi de ildir. Ancak bu krizle beraber Reagan ve Thatcher in bafllatt klar büyük sald r dalgas oluflageldi i zemini kaybedecek, diye düflünebiliriz. Kurtarma Plan kendi bafl na denetimsizli in, dipsiz açgözlülü ün, borç bata içinde ekonomik büyümenin, fliflirilmifl balonlar n sonunu ilan etti zaten. Plan mevcut varl klar n üç-dört kat olan borcun düzenlenmesini amaçl yor. Böylece piyasan n en az ndan nefes al p vermesi sa lanm fl olacak. Bunun devlet kanal yla yap l - yor olmas onun uzun bir süre devlete ba l hortumlarla yaflayaca- n gösterir. Dolay s yla denetimin gündeme geldi i bir sürece geçilecektir. Reel ekonomik süreçten kopuk ekonomi alanlar denetime al nd klar oranda eski albenilerini kaybedecek ve önemli k sm tasfiye olacakt r. Zaten yat r m bankalar - n n iflas bu sürecin bafllad n göstermektedir. Çünkü yat r m denen, büyük oranda üretim alanlar nda de il spekülatif alanda gerçekleflmektedir. Konut kredileri yat r m n en son alan olmufltur; bu sözde yat r m n dönüflü gerçekleflememifltir. Önümüzdeki y llar tasfiyenin kontrol alt na al nmaya çal fl laca ve o flekilde devam edece i y llar olacakt r. Bu da k sa zamanda reel ekonomiye yans yacakt r. Zira reel ekonomi de mali sermayeden ba- ms z bir süreç de ildir. Nihayet temel yap reel ekonomidir ve as l kriz oradan ç kmaktad r. Yaflananlar büyük dalgalar n öncüsüdür Mali alan, büyüyen, sürekli beslenen krizin yayg nlaflmas na, farkl alanlara do ru genifllemesine vesile olmufltur. Reel ekonomideki krizi flimdiden üretim alanlar ndaki flirketlerin zarar aç klamalar yla, üretimi durdurmalar ya da yavafllatmalar yla, iflçi ç karmalar yla, ücretleri sabit tutma çabalar yla, bu nedenle toplu ifl sözleflmesinde sonuç elde edememeleriyle yaflamaktay z asl nda. Ancak bu yaflananlar henüz gerçek büyük dalgalar n öncüleridir. ngiltere ye göz atanlar durumun ne derecede vahamete gitti ini görebilirler. Büyük futbol kulüplerini baflka uluslardan zenginler almaktad r. ngiltere sermayesi yat r m yapacak gücü bulamamaktad r! Piyasan n herkesi zenginlefltirece i yalan n n sonuna geldik. Ne var ki bu zenginleflme yalan süresince yoksul ülke halklar büyük ac lar çektiler, yoksulluk yaflad lar. Önümüzde liberal piyasan n zenginleflece iz yalan ile geçilecek y llar de il, zarar paylaflal m, sistemi kurtaral m, sonumuz selamet yalan ile geçecek y llar var. Bu yalanla geçecek süreci engelleyebilir miyiz? çinde sadece sömürüldü ümüz, talana u rad m z sistemi kurtarmaktan vazgeçebilir miyiz? Zengin ülkelerin yenik düflmüfl hülyalar n n yeniden canlanmas na karfl durabilir miyiz? fiimdilik hay r! Çünkü bunu baflaracak kadar çal flmad k, buna haz rlanmad k. Koflullar buna do ru iteklese de gücümüz yerinde de il. Ama buna haz rlanabiliriz, bunun için çal flabiliriz! Bu sömürü ve talandan kurtulman n yolu var ve biz bu yolu ayd nlatabiliriz. Buna kendi ülkemizdeki halka son krizin nedenlerini ve gerçekleflmekte olan kurtarma plan n n ne menem bir fley oldu unu anlatarak; bu konunun halk n yaflam nda nas l bir problem oldu unu göstererek onun gözlerini açabiliriz. Burjuvazi ekonominin kurallar n n neredeyse ilahi oldu unu ya da o kadar de il de, ama do a kanunu gibi oldu unu ileri sürüyor. Oysa ekonominin kurallar n insanlar, egemen s n flar belirliyor. Neo-liberalizmin büyük yalan halk n gündemine tüm aç kl yla bizlerin sokmas gerekir. Ekonomi ezilen, yoksul s n flar n lehine düzenlenebilir, ekonominin kurallar de iflebilir. Mevcut durumda kurallar de iflecek, ancak yine yoksuldan zengine do ru kaynak transferinin gerçekleflmesine dayan lacak. Üzerinde durmam z gereken halk n bu talan konusunda bilinçlenmesi, bunun onun yaflam ndaki en önemli problemlerden oldu unun ona gösterilmesidir. Bunun için mevcut hükümetin, onun temsil etti i egemen s n flar n ve düzeni koruyup ifller k lan devlet mekanizmalar n n ç karlar yla temelden z t bir halk bilincinin yarat lmas gerekiyor. Son krizin sundu u olanakla bu her zamankinden daha da mümkündür. Ellerimizi gö e kald r p önce dur diyebilmeli ve ard ndan yumruklar m z s k p Y kal m bu köhne düzeni, Biz baflka âlem isteriz, Bizi hiçe sayanlar bilsin, Bundan sonra her fley biziz marfl yla yürümeye bafllamal y z...

9 17-30 Ekim 2008 İşçi-köylü 9 Halkın Gündemi Nitelikli bir kitle faaliyeti için nitelikli bir gazete... Günümüzde emperyalist-kapitalist sistemin ezilen halklara dönük çok yönlü sald rganl söz konusudur. Bu sald rganl n sonucu olarak, giderek daha fazla say da halk y nlar, tarihte görülmemifl biçimde iflgaller, katliamlar, yoksulluk, açl k ve sefaletle yüz yüze kalmakta, ezen ve ezilenler aras ndaki çeliflkiler giderek derinleflmekte ve artan bir yükseliflle, ezilen y nlar n çeflitli mücadeleleri olarak d fla vurmaktad r. Ülkemiz özgülünde söyleyecek olursak; emperyalist politikalar n, uflak egemen s n flar taraf ndan hayata geçirilmesi çabalar n n sonucu olarak, genifl y nlara dönük h zla gerçeklefltirilen, gerek sosyal y k m sald r lar, gerekse bunlar gölgelemeye hizmet eden, rkç -faflist sald r lar söz konusudur. Kürt Ulusal Hareketi ne dönük imha-inkâr sald r lar, ilerici, devrimci ve komünistlere dönük, linç vb. pratikler eflli inde gerçekleflen çeflitli sald r lar bir yanda, di er yanda ise SSGSS gibi kapsaml sosyal y k m sald r lar, ülkemiz emekçi halk n n bugün yüz yüze kald sald r lar olarak özetlenebilir. Tüm bu tabloya yak ndan bakt - m zda ise, karfl m za ç kan fley, ülke emekçi halk n n giderek daha büyük bir yoksulluk, sefalet, iflsizlik vb. sorunlarla bo uflmak durumunda kald d r. Halk m z karfl karfl - ya getirmeyi ve böylelikle ülke emekçi halk n birbirine k rd rmay hedefleyen pratikler, yarat lan suni laiklik-fleriat ikilemi vb. gündemler çok aç kt r ki, ezilen y nlar n, sosyal y k m sald r lar yla birlikte iyice derinleflen sefalet ve yoksullu un üzerini perdelemeye hizmet etmektedir. Ancak flu da kesin olan bir gerçekliktir ki, giderek daha fazla say da iflçi ve emekçi y nlar, sisteme karfl hoflnutsuzlu unu dile getirme yönlü harekete geçmektedir. Bu hem ülkemiz hem de dünya emekçi y nlar aç s ndan art k gizlenemez bir gerçekliktir. Süreç, kitlelere gitmenin önemini giderek art r yor flte içinden geçilen böylesi bu süreç, kitlelere gitmenin, onlara sistemin gerçek yüzünü teflhir etmenin ve de onlar saflar m zda örgütleyerek, sisteme karfl harekete geçirmenin önemini daha da art rmaktad r. Kitleleri örgütlemenin zor ve zahmetli bir ifl oldu u ortadad r. Ancak iflimizi oldu undan daha da zorlaflt ran ve ç kmaza sokan n kendimiz oldu unu bilmek durumunday z. Zor diye and m z kitle çal flmas ve örgütlemesinin kendi tarihi sürecimiz içerisinde, çeflitli alanlarda çok baflar l örnekleri vard r. Bu pratiklerin s rr ve anahtar, tam da kitle çizgisinin baflar l biçimde uygulanmas nda aranmal d r. Örgütlenme alan nda yaflad m z sorunlardan biri de, kitlelerle iletiflim sorunudur. Bu sorunu aflmak için öncelikle do ru politikalara, sonra bunun iyi bir dille ifade edilmesine, yani kitlelere aktar lmas için uygun araç ve yöntemlerin seçilmesine ihtiyaç vard r. Bu anlamda önemli araçlar m zdan biri de yay nlar m zd r. Yay nlar m z, kitleler nezdinde faaliyetimizin vitrini, belli periyotlarla duyurusunun arac d r. Politikalar n n halka götürülmesine arac l k eden en önemli silah m zdan biri konumundad r. Örgütlenmemizde okurlar m z n elindeki önemli bir araç durumundaki yay nlar m z n her bak mdan nitelikli olmas, bu aç dan bak ld nda son derece önemlidir. Nitelik; çeflitli politik gündemlere, siyasi yaz lar nda, köflelerde ve araflt rmalar nda ayd nlat c, yol gösterici ufuk aç c yaklafl mlarla yan t olabilmektir. Nitelik; kitlelerin ba r ndan, eylem ve direniflin içinden haber alabilmektir/yapabilmektir. Nitelik, farkl kesimlerden okurlara hitap ederken, onlar belli bir çizgide ustaca buluflturabilmektir. Nitelik, okuru do ru ve sa l kl bilgi ile donatabilmektir. Nitelik, biçimsel aç dan da okunmas, izlenmesi, anlafl lmas kolay, etki gücü fazla bir ürün sunabilmektir Bu aç lardan bak ld nda yay nlar m z n istenilen düzeyde olmad - ve nitelik noktas nda ciddi eksiklikler yafland ortadad r. Bu gerçekli in alt n çizmek elbette ki bu durumu kabullenmek demek de ildir. Bizler bu sorun ve s k nt - lar kolektif bir emek ve çaba ile aflabilece imizi düflünüyoruz. Bu say m zda start n verdi imiz kampanyam z da bu eksende ele alarak yürütece iz. Yay nlar m z kitle faaliyetinde önemli araçlar m zdan biridir Kolektif ajitatatör-propagandac ve örgütleyici olan ve örgütlenmede önemli bir rol atfedilen yay nlar m z n gelifltirilmesi, misyonuna paralel olarak bütünün kolektif denetimi ve katk s sayesinde hayat bulacakt r. Dolay s yla tüm faaliyetçilerimizin düzenli flekilde kitlelere gitmede bir araç olarak kulland, kitlemizin ideolojikpolitik gelifliminde, kültürel flekilleniflinde ve örgütlenme iste i ve azmi kazanmas nda önemli bir yeri olan, devrime sempati ile bakan taban n genifllemesine katk sunan ve ileri kitlelerin ve di er dost güçlerin s n f mücadelesinin çok çeflitli gündemlerine yönelik güvenilir bir baflvuru kayna olan yay nlar m z n bugün arzu etti imiz niteliksel düzeyden ve niceliksel ilgiden uzak bir konumda oldu u bariz bir gerçekliktir. deolojik-politik derinli imiz, politik yaklafl mlar m z ve tarihsel deneyim gözönüne al nd nda mevcut gerçekli imiz içinde daha etkili ve nitelikli yay nlara imza atmam z ve daha genifl bir da t m a oluflturmam z mümkündür. Mevcut gerçekli imizin izin verdi i s n rlara ulaflmak ve daha ileriye gidebilmek için planlar yapmak aç - s ndan yay nlar m z n geliflimine sekte vuran anlay fl hatalar m z ortaya ç karmak, daha nitelikli bir yay n için elefltiri ve önerilerde bulunmak ve yeni sorumluluklar yüklenmek, yürütece imiz kampanyan n öncelikli hedefleri aras ndad r. Kampanyam z uzun vadeli bir hedef olarak, ileri kitleler nezdinde güvenilir ve aran r bir yay n düzeyine ulaflma do rultusunda acil, güncel sorunlar ortaya ç karmay, kitlemiz nezdinde yay n meselesini gündemlefltirip tart flmay, her bir alan m z n faaliyetinde yararland yay nlar m z n olanaklar n artt rmay ve alanlarda daha etkili flekilde de erlendirilmesine yard mc olmay amaçlamaktad r. Hali haz rda düzenli flekilde yay nlanan 15 günlük gazetemiz flçi köylü, ayl k gençlik dergimiz Yeni Demokrat Gençlik, 2 ayl k periyotlarla yay nlamaya çal flt m z teorik yay n organ Partizan dergisi proleter devrimci niteliktedir ve bu nedenledir ki her birimizin görevleri aras nda bu yay nlar n elefltirel bir gözle okumak, de erlendirmek ve katk sunmak bulunmaktad r. Yine her birimizin temel görevleri aras nda yay nlar m z n da t m n örgütlemek ve bu da t m üzerinden ç kan olanaklar de erlendirmek, iliflkileri saflar m za kazanmak bulunmaktad r. Kampanyam z n önemli temel ayaklar ndan biri de kitlemiz içinde kampanyay gündemlefltirmek, yay nlar n sahipleniflini art rmakt r, okur kitlemizle ba lar m z gelifltirerek elefltiri ve önerilerini almak, yay nlar m za yönelik ilgiyi art rmak ve da t m a m z gelifltirmektir. Yay nlar m z n en önemli eksiklerinden biri s n f mücadelesinin farkl alanlar ndaki yans malar n etkili, renkli ve canl flekilde dile getirememesidir. Bu, do all nda yay n n misyonu aras nda say lan ajitasyon-propaganda-örgütleme görevlerinin etkisini de s n rlamakt r. Bunu aflman n bir yolu habercilik anlay fl - n n oturtulmas ve olanaklar n art - r lmas d r, ancak örgütlenmemizi gelifltirmesi aç s ndan esas olan yönü farkl alanlarda mücadele eden, çeflitli pratiklere imza atan okurlar m z n yaklafl mlar n, düflüncelerini do rudan yay nlar m za aktarabilmesidir. Bu flekilde do rudan bilgi edinilen geliflmeler, yaflananlar, ayr nt lar, coflkular, hatalar, yengi ve yenilgiler ve üzerimize düflen görevler daha etkili ve canl flekilde ifade edilebilir. Tüm okurlar n haber, yorum vb. materyallerle yay nlar beslemesi, siyasi analizlerini aktarmas hem deneyim aktar m n sa layacakt r hem de devrimci ve demokratik kamuoyu, ileri kitleler ve dost güçler nezdinde yay nlar - m z n hareketlili i, canl l, güvenilirli i, imza att pratikler daha net flekilde görülecektir. Yay nlar m z n bir di er sorunu da yaz larda görülen tekrarlar, üsluptaki benzerlikler, ajitasyon gücündeki zay fl kt r. Do- ald r ki kimse yaflamad bir süreci, farkl kaynaklardan okuyarak alanlarda mücadele eden kitleler veya faaliyetçiler gibi hissedemez, do all nda alanlarda iflin içinde olanlar n yerine getirmedikleri bir görevi üstlenenlerin mücadelenin hak etti i coflkuyu, ajitasyonu dile getirmesi imkans z olmasa dahi oldukça güçtür. Bununla beraber alanlarda öne ç kan gündem ve konular, esaslar ve taliler d flar dan bir gözle sorunsuzca tespit edilemez. Do all nda gündem üzerine yap - lan de erlendirmelerde daha somut analizlerde, net ça r larda bulunman n en önemli koflulu söz konusu kitle içinde çal flan okurlar m - z n bu görevi üstlenmesi veya bizlerle bilgi-deneyim paylafl m nda bulunmas d r. Kürt ulusu, iflçi s n f, gençlik içinde, yurtd fl nda Türkiyeli emekçiler aras nda faaliyet yürüten okurlar m z n bu kitleleri ilgilendiren gündemlerde daha somut ve net tutumlar almas do ald r, bunlar n yay n arac l yla paylafl lmas da yine sorumluluklar dahilindeki kitlelerin bilinçlenmesine, politik e itimlerinin yap lmas na katk sunacakt r. Bunlarla beraber yay n organ nda düzenli yaz yazan yoldafllar n say ca az olmas ve faaliyet alanlar ndaki yoldafllar m z n yay nlar m z yeterince beslememesi üslup benzerliklerine, tekrarlara kaynakl k etmektedir. Yaz yazan yoldafllar n say s n n artmas ve alanlardan kendi süreçlerine dair de erlendirmelerin gelmesi ile tekrarlar, üslupta benzerlikler azalacak, ajitasyonun etkisi artacakt r. Bir di er sorun ise; yay nlad - m z gazete, dergi ve kitaplar n taban m zca yeterince okunmamas d r. Daha önceki dönemlerde yapt m z okur toplant lar ndan da ç kard m z bir gerçek olarak alt n çizmeliyiz ki, birçok alanda çal flma yürüten, yay nlar m - z da tan arkadafllar m z dahi yay nlar m z yeterince takip etmemekte, okumamaktad r. Oysa flu bir gerçektir ki, kendi taban m z n aramad, okumad yay nlar n genifl kesimler taraf ndan sahiplenilmesi mümkün de ildir. Yay nlar m z n ilk hedefi, do al olarak bize en yak n olan saflar m zda örgütlemek, ideolojimizle-politikalar m zla-kültürümüzle tan flt rmakt r. Bu ifllevi üstlenen yay nlar m z n ilgi görmemesi, üzerine e ilmemiz gereken ve aflmam z gereken bir sorundur. Bunu aflmak için de yay n-okur aras nda nitelikli bir diyalo un ve iflbirli inin sa lanmas ve ortak çaba harcanmas flartt r. Taban m z n ilgisini çeken, kitlelere hitap eden bir içeri in oluflmas ndan alanlarda okuman n, yay nlar takip etmenin öneminin kavrat lmas na kadar bir dizi çabaya hayat verilmelidir. Bunda sa layaca- m z baflar örgütlülüklerimizin güçlenmesine de hizmet edecektir. Ürünlerimizin gelirinin aktar lmas örgütlülü ün gere idir Yay n çal flmam zda yaflad m z bir di er sorun da maddi sorunlard r. Yay n m z n bas m için gerekli asgari miktar için duydu umuz ihtiyac n çok alt nda bir gelir yay n da- t mlar ndan sa lanmaktad r. Bu da yay nlar n süreklili ini etkilemekte ve sa l kl bir çal flmay engellemektedir. Yay nlad m z dergi, gazete ve kitaplar n gelirlerinin bürolar - m za düzenli bir flekilde aktar lmamas yaflad m z maddi sorunlar n büyümesine neden olmaktad r. Ancak bu afl lamayacak bir durum de- ildir. Ürünlerimizin gelirlerinin düzenli olarak aktar lmas durumunda bu sorun ortadan kalkacakt r. Hatta bu durumda yeni kitaplar yay nlamam z, yay nlar m z tan tmam z ve daha çeflitlilikte ürünler sunmam z da mümkündür. Örne in yay nlar m z n büyük say lar halinde ücretsiz da t lmas do ru de ildir. Toplanan gelirlerin farkl ifller için kullan lmas da kabul edilebilir bir gerekçe say lmamal - d r. Düzenli yay n da tmak, da t - lan yay nlardan toplanan gelirlerin bürolar m za aktar lmas her örgütlülü ümüzün önem vermesi gereken ve gerekli düzenlemeleri yaparak disipline edece i, denetleyece i ve baflaraca konulard r. Yay n n beslenmesi her okurun görevidir Bahsi geçen sorunlar k sa vadede üzerinde e ilip çözüme ulaflabilece imiz konulard r. Yay nlar m z n alan ve ülke gündemi ile ilgili konularda beslenmesi, yaz yazan yoldafllar n say s n n artmas, alanlarda faaliyetçi yoldafllarla yay n n n önemi, gereklili i ve da t m üzerine e itim çal flmalar yap lmas, yay n gelirlerinin denetlenmesi vb. çal flmalar daha canl, daha renkli, daha okunur bir yay n, daha fazla da t m a na sahip olan bir yay n, daha az maddi soruna sahip bir yay n do rultusunda ad m atmam z sa layacakt r. Alanlarda e itim çal flmalar yla, yay n m zda bu do rultuda yaz lara yer vererek ve çeflitli materyaller ç - kararak, okur toplant lar vb. etkinlikler örgütleyerek okur kitlemizle ba lar m z gelifltirmeyi, kampanyam z anlatmay ve yay n m z n daha fazla sahiplenilmesini hedefliyoruz. Kampanyam z Ekim-Kas m aylar içinde gerçeklefltirece- iz. Kampanyam z n bafllamas her bir alanda gerçeklefltirilecek okur toplant lar yla olacakt r. Kampanya süresince ç kard m z materyallerin verimli bir flekilde kullan lmas oldukça önemlidir. Bu sahiplenifli sa lamak aç s ndan okur toplant s n n yan s ra yerel örgütlülüklerinin çabas da belirleyici olacakt r. Kampanyan n alanda etkili olabilmesi için bölgelerin yerel sorunlar yla birlikte ele al nmas, yay nlar m z n ezilenlerin, bask alt nda olanlar n, alanda yaflanan sorunlardan muzdarip olanlar n haklar n ve taleplerini savundu unu belirtmek yararl olacakt r. Okur toplant lar nda belirlenen yerel sorun ve gündemler üzerinden görev bölüflümü yaparak yay nlarda bu gündemleri ele almak, alanlardan haber, yaz vb. flekillerde yay nlar beslemek yayg n da t m aç s ndan da etkili olacakt r. Kampanya süresince yerellerde ve merkezi yerlerde yay n da t m - na önem vermek, yay n sat fl n art rmak önemli bir yere sahip olacakt r. Bu süreç boyunca abone bulmaya da önem verece iz. Yeni aboneler bulmak ve abonelere yay nlar düzenli flekilde ulaflt rmak için de gerekli haz rl yapmal y z. Bu faaliyete kat lan tüm yoldafllar m z n yay nlara yönelik öneri ve elefltirilerini mümkünse yaz l olarak sunmas, yap lan sohbet ve toplant larda bu gündemin de ifllenmesi, yay n n beslenmesi konusunda sorumluluklar üstlenmesi, yaflanan sorunlar n çözümünde yeni yöntemler önermesi ihtiyaç duydu umuz konulard r. Kampanyay alanlar n gerçekli- ine uygun olarak bir etkinlikle (konser, panel, halk toplant lar vb.) sona erdirmek, kampanyan n genifl kitlelere duyurulmas aç s ndan önemlidir. Bu ad mlar att m z oranda ilerlememiz ve asgari s k nt lar çözmemiz mümkün olacakt r. Bunlar baflard m z oranda daha nitelikli, daha iddial bir yay n do rultusunda ileriye do ru ad mlar ataca- m z aç kt r. Kampanya boyunca yap labilecek etkinliklerden baz lar ; * Afifl, bildiri, ç kartma, kufllama gibi materyallerin yayg n bir biçimde yap lmas, * Semtlerde ev, dernek vb. mekânlar kullan larak yap lacak genifl toplant lar. Bu toplant larda kampanyan n amaç ve hedeflerinin, hangi ihtiyac n ürünü olarak ortaya ç kt n n iyi anlat lmas ve bu yönlü haz rl kl gidilmesi. Toplant ya kat lan okurlar n kendini ifade etmesi, düflüncelerini paylaflmas için teflvik edici bir yaklafl m n hayata geçirilmesi, * Bulundu umuz alanlarda çalmad k tek kap b rakmaks z nda - t m örgütlemek, * Bölgesel, mahalle veya semt düzeyinde küçük çapl müzik dinletisi, film-sinevizyon gösterimi vb. materyaller eflli inde gerçeklefltirilecek etkinlikler düzenlenmesi, * Merkezi meydan veya caddelerde, kiflilik gruplar halinde, A/P eflli inde sokakta tan t m/sat fl faaliyetleri örgütlenmesi, * Özellikle sokak faaliyetleri için üzerinde gazetemizin ismi ve belirlenen fliarlar n yer alaca önlük vb. giysiler kullan lmas ve tüm kampanya s ras nda bu tür görselli- in öne ç kar lmas. * Küçük gruplar halinde okurlara ev ziyaretlerine gidilmesi ve bu ziyaretleri bir söylefliye dönüfltürüp, bunlar n gazetede yay mlanmas, * Bu süreç boyunca yap lan tüm çal flmalar n düzenli bir biçimde derlenerek, yay mlanmas, * Kampanyaya iliflkin, okurlardan ve süreçte yakalanan iliflkilerden yaz istenmesi ve bunlara yay nlarda yer verilmesi, * Abone yapma çabalar na a rl k verilmesi, * Okurlar m zn, en az ndan kendi bölgelerinde yaflananlar do al muhabir olarak aktarmalar, böylesi bir misyonu üstlenmeleri için bilinçlendirilmeye çal fl lmas, * Tüm bu çal flmalar n merkezi bir final etkinli i ile sonuçland r lmas.

10 Enternasyonal İşçi-köylü Ekim 2008 K z l Y ld z dergisine röportaj veren NKP (Maoist) MK üyesi Basanta yoldafl partilerinin bar fl sürecine yaklafl m n anlatt. Gericiler taraf ndan sar lmam za ra men; Baflaraca z! Hükümete kat lmalar n n s n f mücadelesinin bir baflka cephesi oldu unu, bunun devrimi gerçeklefltirmek için devletin yeniden kurulmas amac yla bir siyasi taktik oldu unu ifade eden Basanta yoldafl ancak partinin hükümet içinde devrimci rolünü nas l oynayaca n n, görev ve sorumluluklar n n netleflmedi ini, bu nedenle parti saflar ndan, devrimci kitlelerden ve uluslararas komünist hareketten sorular n yükseldi ini, bununla birlikte mücadelenin her alan nda izleyecekleri politikalar n somutlaflmas aç s ndan merkez komite toplant s n n önemli bir iflleve sahip olaca n aç klad. Nepal Baflbakan Prachanda yoldafl n ABD de gerçekleflen Birleflmifl Milletler Genel Kuruluna kat l fl da büyük ilgi toplad. Nepal Halk Savafl n n önderi ve dünyan n en genç cumhuriyetinin baflbakan olan ve halen Nelson Mandela gibi ABD nin teröristler listesinde yer alan Prachanda yoldafl n konuflmas ve yapt ziyaretler medyan n ilgisiyle karfl laflt. Prachanda yoldafl n ard ndan ABD de ziyaretlerini sürdüren Baburam Bhatarai ise partilerinin ülkeyi tek-parti sistemine götürmeyi hedeflemedi ini, çok partili sistemi savunduklar n aç klad. Ancak partilerinin klasik Westminster parlamenter demokrasisine de karfl ç kt n, siyasi sistemin kurucu meclisin yazaca anayasa ile netlik kazanaca- n vurgulad. 7 Ekim tarihinde toplanan NKP(Maoist) Merkez Komitesi 6-9 Kas m tarihleri aras nda Ulusal Konferans örgütleyerek partinin gelecekteki plan ve stratejilerini belirlenmeyi hedeflemektedir. Konferans n ana gündeminin ise Halk Cumhuriyeti oldu u aç kland. Bas na yans yan haberlere göre Halk Cumhuriyetine geçifl konusunda izlenecek taktikler ve zamanlama meselelerinde farkl görüfllerin bu konferansta kendilerini ifade edecekleri belirtilmektedir. K z l Y ld z dergisine röportaj veren NKP(Maoist) MK üyesi Basanta yoldafl partilerinin bar fl sürecine yaklafl m n flöyle ifade etmektedir: Genel olarak ifade etmek gerekirse, devrim, s n f düflman n devlet iktidar ndan fliddet yoluyla devirmek anlam na gelmektedir. Ancak bu, tek yanl bir bak fl aç s yla bakarak devrimin tüm safhalar nda fliddet biçiminin kullan lmas gerekti i fleklinde ele al nmamal d r. Mücadelenin biçimi, mücadeleci güçlerin öznel istekleri ile de il nesnel flartlara ve söz konusu dönemdeki güçler dengesine ba l d r. Belirli dönem ve koflullarda devrim bar flç l yollarla ilerleyebilir. Geçmiflteki iki görüflmemiz ve flu anki bar fl süreci devrimin bar flç l geliflimine örnektir. NKP(Maoist) in içinden geçti imiz süreci bir iç savafl m yoksa ulusal kurtulufl savafl olarak m tan mlad üzerine sorulan soruya Basanta yoldafl, kurucu meclis seçimlerinin ve federal demokratik cumhuriyetin ilan n n ard ndan siyasi dengenin de iflti ini, feodalizme ve emperyalizme özellikle de Hint yay lmac l na karfl nihai zafere ulaflmadan yeni demokratik devrimin gerçekleflmeyece ini, bu koflullarda s n f mücadelesinde ön safhaya komprador burjuvazinin geçmesi nedeniyle Yeni Demokratik Devrimin ulusal yönünün esas haline geldi ini aç klamaktad r. Basanta yoldafl ayr ca sosyalist devrimin de il Yeni Demokratik Devrimin ön safhas nda olmalar ndan kaynakl genifl köylülükle tüm yurtsever güçleri emperyalizme ve feodalizme karfl birleflmeye ça rd klar n, Prachanda yoldafl n s kça vurgulad iflçi ile yönetim aras nda uyumlu iliflkiler kurma konusunun bu amaca hizmet etti ini belirtmektedir. Hükümete kat lmalar n n s n f mücadelesinin bir baflka cephesi oldu unu, bunun devrimi gerçeklefltirmek için devletin yeniden kurulmas amac yla bir siyasi taktik oldu unu ifade eden Basanta yoldafl ancak partinin hükümet içinde devrimci rolünü nas l oynayaca n n, görev ve sorumluluklar n n netleflmedi- ini, bu nedenle parti saflar ndan, devrimci kitlelerden ve uluslararas komünist hareketten sorular n yükseldi ini, bununla birlikte mücadelenin her alan nda izleyecekleri politikalar n somutlaflmas aç s ndan merkez komite toplant s n n önemli bir iflleve sahip olaca- n aç klad. Yeni Demokratik Devrimin Nepal de merkezi iktidar ele geçirmesi do rultusunda önemli bir dönüm noktas nda oldu unu belirten Basanta yoldafl halk n deste i ve bilimsel ideolojilerinin rehberli- inde bu engelleri aflacaklar - na inand klar n vurgulad. Ekonomi Bakan Baburam Bhattarai n haz rlad bütçenin partinin önderli inde koalisyon hükümetine sunuldu unu ve ezilen s n f, cinsiyet, milliyet ve bölgelerin temel sorunlar na de indi inden ilerici oldu unu ve sosyalist ekonominin belirli özelliklerini içinde bar nd rd n belirten Basanta yoldafl ancak bunun sosyalist bir bütçe olmad - n aç klayarak bu bütçeyi flu anki devrimci ve statükocu güçlerin koalisyonuna uygun geçifl aflamas na yönelik bir bütçe olarak tan mlamaktad r. Yeni Demokratik Devrimin Nepal de merkezi iktidar ele geçirmesi do rultusunda önemli bir dönüm noktas nda oldu unu ve hem ülkedeki hem de dünyadaki gericilerin Nepal deki devrimin baflar l olmas n istemedi ini belirten Basanta yoldafl partilerinin gericiler taraf ndan çevrildi i üzerine yap lan yorumlara kat ld n ifade etti. Ancak halk n deste i ve bilimsel ideolojilerinin rehberli inde bu engelleri aflacaklar na inand klar n vurgulad. Maoist önderler ABD de Nepal Baflbakan Prachanda yoldafl n ABD de gerçekleflen Birleflmifl Milletler Genel Kurulu na kat l - fl da büyük ilgi toplad. Nepal Halk Savafl n n önderi ve dünyan n en genç cumhuriyetinin baflbakan olan ve halen Nelson Mandela gibi ABD nin teröristler listesinde yer alan Prachanda yoldafl n konuflmas ve yapt ziyaretler medyan n ilgisiyle karfl laflt. Prachanda yoldafl n ard ndan ABD de ziyaretlerini sürdüren Baburam Bhatarai ise partilerinin ülkeyi tek-parti sistemine götürmeyi hedeflemedi ini, çok partili sistemi savunduklar n aç klad. Ancak partilerinin klasik Westminester parlamenter demokrasisine de karfl ç kt n, siyasi sistemin kurucu meclisin yazaca anayasa ile netlik kazanaca n vurgulad. Bununla birlikte yurtd fl nda yaflayan Nepallilere de ülkeye dönmeleri ve yat r mlar n Nepal de yapmalar, Nepal de çal flmalar ça r s nda bulundu. 11 Ekim de Dünya Bankas yetkilileriyle de görüflen Bhattarai DB den 3 y l için 34 milyar rupi destek istedi. DB yetkilileri ise yard m n verilmesi için hükümetin 6 koflulu yerine getirmesi gerekti ini belirttiler. Bu koflullar aras nda özel sektör için uygun çal flma flartlar - n n haz rlanmas öncelikler aras nda ifade edildi. Maoist bakan istifa etti Eylül ay içerisinde Mirchaiya da UML üyesi çiflleri Bakan n n emriyle polisin evsiz ve yoksul köylülerin barakalar n y kmas ve köylülere fliddet kullanmas üzerine bask y engellemek için yapt çabalar sonuç vermeyen Maoist bakan Matrika Yadav bakanl ktan istifa etti. Yadav istifas üzerine haz rlad - yaz da kendisinin partinin komünist ideallerine ba l oldu unu, bakanl k veya koltuk peflinde olmad n, tüm hayat boyunca yoksullar n yan nda mücadele etti- ini belirterek içinden geçilen geçifl döneminde gericilerin bürokrasi üzerinden komprador-feodal yönetim tarz n sürdürmek için ellerinden geleni yapt n aç klad. Söz konusu olay n ve benzerlerinin bir di er hedefinin de Maoistlerin önderli- indeki hükümetin yetersiz kald n, de iflim getiremeyece ini halka kan tlamak oldu unu belirten Yadav, bu bask - c tav rlar n yaln zca söz konusu bakan n partisini elefltirmekle düzelmeyece- ini, hükümetin önderli ini yapt klar için partilerinin de sorumluluk üstlenmesi gerekti ini vurgulad. Bu nedenle yoksul köylülere yönelik polis sald r s n engelleyemedi i için kendisinin bakanl ktan istifa etti ini, yoksullar n evleri bafllar na y k l rken kendisinin makam araçlar nda ve lüks evlerde kalamayaca- n ifade etti. Yadav, partisinin tüm çabas na karfl n büyük engellerle karfl laflan bilimsel toprak reformunun hayat bulmas için mücadele etmenin önemini de yaz s nda belirtti. Yar -sömürge yar -feodal sosyo ekonomik sisteme sahip olan Nepal de her ne kadar feodal kurumlar ve monarfli y - k lsa da feodalizmin küçük üretim sisteminde ve halk n kültüründe yaflad n belirten Basanta yoldafl, emperyalizmin ve Hint yay lmac l n n yaflatt komprador ve bürokrat burjuvazinin Nepal halk n n demokrasi, ba ms zl k ve egemenlik özleminin önündeki engel oldu- unu aç klamakta ve bu s n f n yeni demokratik devrimin önündeki öncelikli düflman oldu unu vurgulamaktad r.

11 17-30 Ekim 2008 İşçi-köylü 11 Kavga okulu Araç art k isabet almaya bafllam flt. Karanl k olmas bir avantaj iken arac n aç k renkli olmas çok daha büyük bir dezavantaja dönüflüyordu. Bak fl, araca sa -sol yapt rmaya çal flarak nokta at fl yap lmas n engellemeye çal fl yordu. Karfl l k vermek düflüncesiyle arka tarafa döndü ümde tuz-buz olan cam son mermilerle dökülmüfltü, daha iyi görebilece imi düflünmüfltüm. Ancak karanl k olmas yaln zca hedef olmam z sa l - yordu, bir fley göremiyordum. Rastgele s kmamam gerekti i düflüncesiyle öne dönüp e ilmesi için Bak fl çekiyorum. Mermiler art k sa mdan solumdan saçlar m z s y r p geçiyor. Ön cama, ön panele saplan yordu. Ön cam da tuz-buz oldu, art k önümüzü göremiyoruz. Ön cam dökmek için aya - m hareket ettirdi imde son gelen mermilerle kendili inden döküldü. Bu esnada aç k olan taray c m z düflman kanallar ndan birisinde tak ld. Taray c dan kaçt lar size do ru geliyorlar sözlerini duydu umuzda taray c tekrar tarama ifllemlerine dönmüfltü bile. Zorunluluktan dolay konuflan düflman, konumlanmalar n ç karmamam z için susmufltu. Ön cam n dökülmesinden sonra bir iki saniyelik göremedi imiz yolu yine görebiliyorduk. Önümüzde hafif bir viraj vard. Sa tarafta oturmamdan kaynakl görüfl aç m Bak fl tan daha iyi flimdi. Telsizdeki konuflma otomatikman yolun afla s na do ru daha dikkatli bakmama neden oldu. Yaklafl k 500 metre afla m zda sol tarafta bir köy var, fl klar ndan belli. Ayn yön güzergah nda o an bir fl k beliriyor. Ne oldu unu anlayamamama ra men Yoldafl afla y tutmufllar, taray c - daki konuflma taktik gere i de ilmifl, arac terk etmemiz gerekiyor dedi imde hafif viraj n bitimindeydik. Araç yedi i mermilerden neredeyse art k gitmiyordu. Hafif virajdan kaynakl olarak da bir anl k mermiler kesilmiflti. Bu arada arac h zla terk etmeye bafllad k. Tabii ilk yapt m z, randevulara gelirken haz rlad m z ve koltuklar m z n arkas nda duran s rt çantalar m z almak oldu. lk merminin at lmas ndan bu yana yaklafl k saniye geçmiflti. H zla araçtan ç k p çantalar m z ald m zda Bak fl s rt çantas omzunda, klefli elinde emniyetini açarak yolun soluna, tepeye do ru t rmanmaya bafllam flt bile.... Ormana henüz girmifliz. Yürüdü ümüz Hasan Yaflar: Dersim-Mazgirt in bi Mahmut köyünde dünyaya geldi. Lise y llar nda Halk n Yolu yla birlikte hareket etti. Mezun olduktan sonra ailesinin ekonomik yükünü paylaflabilmek için 1978 de zmit e gitti. Burada brahim Kaypakkaya n n ideolojik siyasi hatt n benimsedi ve Yeryüzü aflk n yüzü oluncaya dek... güzergâhtan baflka iz görememifltik. lk kez rastl yorduk ize. Daha yak ndan inceledi imizde edindi imiz bilgilerden bir hayvan izi olma ihtimalinin yüksek oldu una karar veriyoruz. Yeterince içeriye girdik art k dinlenelim diyor yoldafl. Üç buçuk saat geçmifl pusudan. Bir kez daha bak yorum yüzüne. Fark ediyor, saçlar n iyice da lm fl. Kahretsin, ben de neden bo nun yan na gidemedim diye düflünüyordum. Demek ki yak fl kl de ilmiflim. Gülüyoruz. Peflinden ekliyor, biliyor musun hep merak ediyordum birkaç metreden hedef nas l vurulmaz diye, demek ki böyle oluyormufl. Yine gülüyoruz. *** Ç plak bir alana ç kmadan önce çevreyi kontrol ediyorum, kimse görünmüyor. CIK, CIK... Kayalar n aras na mevzilenmifl smail ç k yor. Gel buraday m. Aç k alanday z, düflman güç kayd rd, bir an önce çekilmemiz gerekir diyor. Yan na ulafl yorum. Ormana dal yoruz. Kucaklafl yoruz. lk sorular nas ls n z oluyor. *** Tek bir mumun karanl devirmesi gibi faaliyete bafllad. H zl bir geliflim gösteren Hasan Yaflar, zmit-gebze aras ndaki otobanda puantör olarak ifle bafllad. 700 iflçinin çal flt bu flantiyede yürüttü ü faaliyet sonucunda iflçi temsilcisi seçildi. Bu faaliyetin yan s ra Kocaeli bölgesinde yar legal ajitasyon-propaganda çal flmalar da yürütüyordu. Çal flt flantiyede 24 Ekim 1979 da maafl n almaya gittikten bir saat sonra Hasan tren kazas nda öldü haberi geldi. Tüm iflçiler hemen ifli durdurdu. E-5 karayolunu saatlerce trafi e kapatt. Her tarafta protesto sloganlar yank lan yordu. Hasan Yaflar, muhasebe odas nda bafl na vurulan darbelerle katledilip tren yoluna at lm flt. 2 gün sonra cenazesi hastaneden al n rken tekrar E-5 karayolu trafi e kapat larak yürüyüfle geçildi. Polisin sald r s sonucu onlarca iflçi gözalt na al nd. Katlediliflinin üçüncü gününde flantiye binas yoldafllar taraf ndan kurflunland. Tek bir mumun karanl devirmesi gibi tek bir insan n çok fley oldu- u baz dönemler vard r. Baz dönemler vard r küçük bir k v lc m büyük bir yang n kadar etkilidir. Baz günler vard r küçük bir tebessüm kahkahalar dolusu sevinç demektir. Kimi zamanlar vard r yüreklerin daha h zl atmas gereken. tek bir insan n çok fley oldu u baz dönemler vard r. Baz dönemler vard r küçük bir k v lc m büyük bir yang n kadar etkilidir. Baz günler vard r küçük bir tebessüm kahkahalar dolusu sevinç demektir. Kimi zamanlar vard r, yüreklerin daha h zl atmas gereken. Öyle günler yaflan r ki bir ad m öne ç - k p buzu k rmak, yolu açmak gerekir. Yol ayr mlar nda, karanl k sokaklarda öne ç kacaklar bütün bir kitleyi peflinden sürükleyecektir. Kimi zaman ifller yolunda gitmez, karamsarl k ve umutsuzluk sarar bünyeyi. nançs zl k tohumlar serpilmeye bafllar topra a. F rt nalar ve boranlar esmektedir. B - çak s rt nda bir yürüyüfltür yaflanan. Bir yol kavfla nda varl k yokluk kavgas ndan yeniden aya a do ruluflun ad mlar at lmaktad r. flte tam da bu anda tüm hünerini kavgaya adayanlara ihtiyaç duyulur. yi bir örgütçü Birçok örgütlülü ün da ld, büyük oranda karmaflan n oldu u, kitle faaliyetinde ciddi aksamalar n oldu u bir zamanda belirleyici bir önem tafl r iyi bir örgütçü olmak. Yaflam n n her an n örgütlülü ün ihtiyaçlar do rultusunda flekillendirmek ayn zamanda parti bilincinin geliflkinli ini de gösterir. Kurulan her iliflki partinin bir bileflkesi olmal. Kurulan her diyalog devrimin ç karlar na kanalize edilmeli, her insan kendinden bir fley katmal, kolektif iradeye tabii k l nmal. Ancak bu olursa küçük bir su damlas n n denizde daireler çizerek yay lmas gibi örgütlülükler, çevre çeper geniflleyebilir daha genifl kesimlere ulafl labilir, bir yap infla edilebilir. Bunun için her fleyden önce güçlü bir örgüt bilinci gerekir. Günceli takip etmek, halk n taleplerini, ihtiyaçlar n görmek ve buna uygun politikalar üretmek, sa lanan iliflkilerin mutlaka bir yerde konumland r lmas, yapabilece i bir iflin verilmesi ve denetlenmesi gerekir. yi bir eylem insan. Emekçi milyonlar n ç karlar n savunmak bunun u runa mücadele etmek büyük bir emek gerektirir. Planl programl bir kofluflturmaca, pratik bir zeka yap lmas gereken ifllerin daha k sa sürede sonuçlanmas n sa lar. Çabuk ama acele etmeden, i neyle kuyu kazarcas na büyük bir sab rla faaliyet örülmeli. Alçakgönüllü bir devrim hamal Herkes söyledi O, yapt Sessizce akan bir rmakt Ça layanlar n flamatas na Olgun bir gülümseme ile bakt Uçuruma ulaflt nda Bir flelale olacakt Herkes konufltu, o yapt Sab rla kaynayan bir kaynakt (Bekir Kilerci) Bask ve sömürüye son verecek olan, y nlar n zapt edilmez örgütlü gücü olacakt r. Kitleler, yaflam yaratan, üreten ona flekil verenler olarak mucizeler yaratacak yegâne güçtür. Devrimci ve komünistler bu deryan n gönüllü birer neferi olarak tarihi sorumluluklar n yerine getiririler. Zor, amans z ve bir o kadar da onurlu bu kavgada alçakgönüllü olmak devrimin kitlelerin eseri olaca n bilmekten gelir. En büyük bedelleri ödeyen, ac çeken yoksulluk içinde yaflam kavgas veren emekçilerdir. Bizler onlar n en bilinçli ve örgütlü kesimleri olarak üzerimize düflenleri yap yoruz. Alçakgönüllü olmak, düflünce ile eylem aras nda bir bütünlük kurmak demektir ayn zamanda. Devrimci kiflili imizin bilincimize yerleflmesi, onu içsellefltirmemiz hem faaliyetimizin daha verimli olmas n hem de emekçilerle daha kolay bütünleflmemizi sa layacakt r. Kald ki kendini be enmifllik, kibirlilik, kendini halk n üstünde görme, onlara tepeden bakma burjuvazinin ahlak ve kültürüdür. Tüm bunlar ayn zamanda büyük bir iç mücadeleyi de zorunlu k lar. Tüm bunlar 23 k sa y la s d rmay baflarm fl say s z devrimciden, nice Partizandan biri olan Özgür Kemal Karabulut (Bak fl) yoldafl 20 Ekim 1997 tarihinde Amasya Taflova da son mermisine kadar çat flarak topra- a düfltü. Özgür yoldafl iyi bir örgütçü, iyi bir eylem insan ve yorulmak bilmez, alçakgönüllü bir devrim hamal olarak tüm bu özelliklerin bileflkesi olmay baflarm flt. Arac n n ar zalanmas sonucu Taflova da sanayi sitesine giren Özgür yoldafl düflman n etraf n kuflatmas n n ard ndan teslim ol ça r lar na namlusunu ateflleyerek yan t oldu. Daha önce defalarca yard pusular bu defa Özgür yoldafl a na düflürmüfltü. Yoldafl arkas nda her gözene i ilmek ilmek ifllenmifl bir yaflam b rakarak aram zdan ayr ld. Onu tan yan hemen herkesin söyledi i gibi gülen gözleri ve gülümseyen yüzü ile gelece- e, özgür yar nlara olan inanc n bizlere arma an etti. O, di er birçok yoldafl gibi halk n yüre ine inanç ve sevgi tohumlar ekti. Kavgada ölümsüzleflenler! Yaflar Yi it: 1963 y l nda Erzincan n Refahiye ilçesi Leventler köyünde dünyaya geldi. lkö renimini bitirdikten sonra Sivas Y ld zeli Ö retmen Lisesi ni kazand. Mezun olduktan sonra yoksulluktan kaynakl ö renimini daha fazla sürdüremedi. Ö rencilik y llar nda devrimci mücadeleyle tan flan Yaflar Yi it, 1972 y l nda Proletarya Partisi saflar nda örgütlendi. Alçakgönüllü ü, fedakârl ve çal flkanl yla stanbul Gülsuyu halk n n gönlünde taht kurmufltu. Ali Geçgel ve brahim Kara n n flehit düflmesi üzerine yapt klar eylem sonucunda yoldafllar yla birlikte jandarmayla çat flmaya girmifl ve bu çat flmada yaralanm flt. Henüz 17 yafl nda olan Yaflar Yi it Maltepe Süreyyapafla Hastanesi nin karfl s ndaki ormanl k alanda 30 Ekim 1980 de bomba e itimi yapt bir s rada elindeki bomban n patlamas sonucu flehit düfltü. Tekin Çakmak: Dersim Hozat Tavuklar köyünde 1959 y l nda dünyaya geldi. Alt parmak kod adl Tekin Çakmak, 30 Ekim 1983 te Hozat Inc ga köyü k rsal nda yaflanan çat flmada flehit düfltü. Mehmet Yeflil: 1960 Dersim Ovac k Bal kan köyünde dünyaya geldi y l nda mücadeleye TKP/ML Hareketi saflar nda bafllayan Mehmet Yeflil, 12 Eylül AFC koflullar ndan sonra Proletarya Partisi saflar nda yer ald. Cuntayla birlikte aran r duruma düfltü y l nda gözalt na al nan ve her türlü iflkenceye ra men iflkencehanelerden bafl dik ç kan Mehmet Yeflil in gözalt sürecinde çenesi ve befl kaburgas k r lm flt y l nda PKK gerillalar taraf ndan üç yak n yla birlikte kaç r ld. Mehmet Yeflil le birlikte kaç - r lan üç kifli gece kaçmay baflar rken Mehmet Yeflil 24 Ekim 1993 te devrimci ahlak ve ilkeler s mayacak bir flekilde iflkencede katledildi. M. Kemal Alp nar: 1959 da Afyon da dünyaya gelen M. Kemal Alp nar, çocukluk y llar n hem okuyarak hem de babas n n yan nda çal flarak geçirdi. Daha gençlik y llar nda çeliflkileri gören Alp nar, iflçilerin, köylülerin ve ezilenlerin kurtuluflunun Demokratik Halk Devrimi nde olaca na inand. Gençlik içinde alçakgönüllü ü ve kararl l ile büyük bir sevgi kazand. Her türlü oportünist revizyonist ve sosyal emperyalist görüfllere karfl tavizsiz bir mücadele yürüttü. Resmi ve sivil faflistlerin azg nca sald rd bir ortamda bu sald r lara karfl Afyon Sand kl da antifaflist gençli i hareketlendirmeye çal flt.18 Ekim 1979 da kiflilik faflist bir grubun sald r s nda alçakça katledildi. Huriye Ç tak: 1968 de Çorum Alaca ya ba l Kefllik köyünde dünyaya gelen Huriye Ç - tak maddi s k nt lardan dolay ilk ve orta ö renimini yat l okulda yapm flt r. Devrimci mücadeleyle ilk tan flmas brahim Kaypakkaya ya duydu u sempati sonucunda olur. 19 May s Üniversitesi Matematik Bölümü nü kazan r. Örgütlülü e gençlik faaliyeti içinde bafllar y l nda çok arzu etti i Dersim da lar ndad r art k. Bir savaflç olarak halkla ba lar n k sa sürede gelifltirir. 28 Ekim 1991 de Huriye Ç tak n (Özlem) içinde oldu u bir gerilla birli i Hozat n Kuru Kaymak (Koçeri) köyüne iner. Köyde bulunan düflman güçleriyle yaflanan çat flmada dizinden yaralan r. Ard ndan aln na ald kurflunla flehit düfler. Düflman onu bir kuyu kaz p gömmek istemiflse de köylüler buna karfl koyup onu kendi elleriyle y kay p defnederler. Pusula Önce görev... S n f savafl m nda belirlenen politik hedeflere varmada baflar l çal flmalar n örgütlenmesine ihtiyaç vard r. Çal flmalar baflar l örgütlendi i oranda belirlenen politik hedeflere var larak geliflme ve ilerleme sa lan r. Baflar l çal flmalar n büyütülüp gelifltirilmesi için somut flartlar n yani halk n ve devrimin sorunlar n n çok yönlü bilinip, tan nmas gerekir. S n f savafl m nda baflar n n anahtar halk n ve devrimin somut sorunlar n n çok yönlü bilinip tan nmas na duyulan ihtiyaç kadar, devrimin görev ve ifllerinin niteli i hakk nda bilgi sahibi olan ve görevin nas l yap lmas gerekti ini bilen faaliyetçilere ihtiyaç vard r. Politik ve mesleki olarak asgari oranda e itilmifl (e itim s n rs z ve sonsuzdur), yerine getirece i görev hakk nda belli bir düzeyde bilgi ve tecrübesi olan, yapaca ifl konusunda kendisine güvenen militanlar n varl, belirlenen politikan n prati- e uygulanmas nda tayin edici öneme sahiptir. Baflar n n yegane flart halk n-devrimin-düflman n (nesnel) somut durumunun bilinip tan nmas, sorunlar ve çeliflkileri çözecek, halk, gerilla savafl n ve partiyi örgütleyecek kadro-militanlar n (öznel) varl ve birlikteli- idir. Herhangi bir ifli ya da herhangi bir görevi yapmak için bir militanda aranmas gereken nitelikler nelerdir? Öncelikli olarak o militanda aranmas gereken en önemli özellik dürüstlüktür. fli yapma iste i ve çabas d r. Bu özelliklerle ilgili bilgilere detayl bir flekilde sahip olunmadan yap lacak her ifl, örgütlenecek her görev daha bafl ndan baflar s zl a mahkum olur. Unutulmas n her baflar s z çal flma, partinin ve kitlelerin örgütlenmesinin gecikmesine neden olur, gerilla savafl n n büyütülüp gelifltirilmesini engeller. Her baflar s zl k ayn zamanda s n f düflmanlar na sunulmufl bir baflar ve moraldir. Bundand r ki devrimin baflar s zl klara, geriliklere tahammülü yoktur. Bundand r ki devrimin, yar m yamalak yap lan ifllere, eksik b rak lan görevlere, tamamlanmayan çal flmalara tahammülü yoktur. Öyleyse ne yapmak laz m? Baflar y büyütmek, iflleri örgütlemek, görevleri yerine getirmek için ne yapmak laz m? Bilindi i san lan bir yan t yeniden verelim: Devrimin çok yönlü ve çok çeflitli görev ve ifllerini yapacak militanlar yetifltirmek laz m. Kadro ve militanlar n e itilip yetifltirilmesine bir anda bir hamlede olacak ifller olarak bakmamak laz m. Bu zorlu görev uzun ve sanc l bir süreci kapsar. Belirlenen örgütsel-pratik görevlerin tamamlan p yerine getirilmesi için gerekli olan temel konularda e itimin verilmesinden ifle bafllamak gerekir. Temel ve gerekli e itimle (devletin niteli i ve gerçekli i hakk nda-örgütlenmenin zorunlulu u ve örgüt bilimi hakk nda-kitle çizgisi-görev ve sorumluluk hakk nda özlü bilgi) ifle bafllayarak ad m ad m e itimin niteli ini ve düzeyini art rmak gerekir. Unutmamak gerekir ki, devrimin örgütsel ve pratik görevleri nas l ki sonsuza dek uzan p artarak devam ediyorsa buna uygun olarak da e itim ve bilinçlenme çal flmas da sonsuza dek ad m ad m sürüp devam eder. Dikkat edilmesi gereken önemli bir konu vard r, o da fludur: S n f bilinçli militan ve kadro adaylar na gerekli ve ihtiyaç olunan en temel bilinç ve e itimin (özellikle görev ve sorumluluk hakk nda) verilmesiyle ifle bafllamak gerekmektedir. K saca iflin yap lmas ve görevin baflar yla tamamlanmas n gerektirecek olan temel ve zorunlu e itimle ifle bafllamak laz m. Devrimin öncelikli olarak say - s z iflçilerin, emekçilerin örgütlenmesine ihtiyac vard r.

12 Göğün yarısı İşçi-köylü 12 Yaflamda ve mücadelede... kad n y nlar n n apolitik, asosyal, geri kalm fl ruhu, faaliyetlerinin dar alan, tüm yaflam tarzlar birer olgudur. Bunlar göz önünde bulundurmamak aptall k olur. Onlar aras nda çal flma yapmak için özel organlar, özel ajitasyon yöntemleri ve örgüt biçimlerine ihtiyac m z vard r. Bu, feminizm de ildir, bu pratik devrimci amaca uygunluktur. biz de var z -1- Gazetemizde son iki say d r yay mlanan kad n sorununun komünistlerin (ve de devrim) sorunu oldu una dair yaz lar be eniyle okudu umu belirterek bafllamak istiyorum. Yaz y be endim çünkü, toplumdaki kad n örgütlemek hedefi (her ne kadar yaz da da belirtildi i üzere bu konuda somut ve yeterli politikalar m z olmasa da) s kça dillendirilen bir konu olmas na ra men, örgütledi imiz kad nlara yaklafl m m z ve örgütlü kad nlar m z düzenin s n rlar n aflarak daha ileri örgütlemek konusundaki eksikli imize yap lan vurguyu yerinde buluyorum. Yaz y be endim çünkü, edilgenli imiz gibi bir dizi s k nt - m z sadece belirlemekle ve bu durumdan yak nmakla kalmam fl, bir ad m daha giderek çözüm yöntemlerini tart flm fl, sorularla bizleri düflünmeye itmifltir. Ve en önemlisi yaz y be endim çünkü, böylesi bir tart flmaya ciddi bir flekilde ihtiyac m z oldu unu düflünüyorum. Bu tart flman n aç lmas na vesile oldu unuz için gazetemiz çal flanlar na da ayr ca teflekkürler... Bu tart flmay sürdürmenin gereklili ine inand m için de sizlerle düflüncelerimi paylaflmak istiyorum. Kad n meselesine, neden bu kadar önem vermek gerekir? Öncelikle toplumun yar s n oluflturan bir kesimi görmezden gelmenin devrim hedefi aç s ndan ne kadar büyük bir eksiklik olaca n biliyoruz. Ustalar da nsanl k tarihinde, ezilenlerin hiçbir büyük hareketi, emekçi kad nlar n kat - l m olmadan yürümemifltir (Stalin), Kad nlar olmaks z n hiçbir gerçek kitle hareketi olamaz (Lenin) ve daha da ço altabilece imiz sözleriyle bu duruma dikkat çekmifllerdir. Yani ezilenlerin büyük hareketini, gerçek bir kitle hareketi hedefliyorsak emekçi kad nlar n kat l m n sa lamak zorunday z. Kuflkusuz ki, kad nlar ayr bir s n f olarak ele almak mümkün ve bilimsel de ildir. Ancak ezilenler içinde kad nlar, özel bir yere sahiptir, bunu da görmezden gelemeyiz. S - n flar n ortaya ç k fl ndan itibaren ikinci s n f cinsiyet muamelesiyle yaflam n (ev içi d fl ndaki) tüm alanlar ndan d fllanm fl olan ve bu haliyle de özel bir kesimi oluflturan ezilen emekçi kad nlar devrim yürüyüflüne katmak özel bir ilgi ve politikay gerektirir. Nitekim bunu Lenin den flu sözlerle aktaran ve devrimin ve ezilen kad nlar n haklar n n da savunucusu olan Clara Zetkin le bir kez daha teyit edebiliriz:... kad n y nlar n n apolitik, asosyal, geri kalm fl ruhu, faaliyetlerinin dar alan, tüm yaflam tarzlar birer olgudur. Bunlar gözönünde bulundurmamak aptall k olur. Onlar aras nda çal flma yapmak için özel organlar, özel ajitasyon yöntemleri ve örgüt biçimlerine ihtiyac m z vard r. Bu, feminizm de- ildir, bu pratik devrimci amaca uygunluktur. Hep yap lan bir fleydir. Baz genel do rular dile getirilerek meselelerin özgün yanlar yok say l r, derinlik kaybedilir ve yüzeysel bak fl aç s yerleflir. Bu tarza kad n meselesinde de rastlamak çokça mümkündür. Bu konuda nedir genel do rumuz? Kad n meselesine s n fsal pencereden bakmak gerekir, ezilen kad nlar n kurtuluflu erkek s n fdafllar yla omuz omuza savaflmaktan geçer. Aksi takdirde feminizm gibi burjuva bak fl aç s içinde kaybolunur vb. vb. Bu söylemlerin do rulu unu tart flmay dahi düflünmüyorum. Ancak di er yandan egemenler taraf ndan üretilen erkek egemen bak fl aç s yla d fllanarak kat kal plarla ev içine hapsedilmifl kad nlar için özel organ, ajitasyon yöntemi ve örgüt biçimlerine ihtiyac m z oldu u gerçe ini ortadan kald rmaz bu genel do rular. C. Zetkin ile bu konular tart flan Lenin de ayn noktaya vurgu yaparak flunlar söylemifltir: Genifl kad n kitleleri aras ndaki çal flmam z için vazgeçilmez olan özel organlar n reddedilmesi, Komünist flçi Partisi ndeki sevgili arkadafllar m z n çok ilkeli, çok radikal görüfllerinin de bir uzant s d r. Bu görüfle göre, yaln zca bir tek örgüt biçimi olmal d r: Bir iflçi birli i. Ben bunlar biliyorum. lkenin flahit gösterilmesi, baz devrimci zihniyetli, fakat aç k olmayan kafalar için, kavray fl eksikli i oldu unda, yani ak l, hesaba kat lmak zorunda olan apaç k olgular kavramay reddetti inde, daima zuhur ediyor. Bu ar ilke bekçileri, devrim politikam z n tarihsel olarak bize dayat lm fl gerekliliklerine nas l raz oluyorlar? Tüm bu laflar, amans z gerekliliklerin karfl s nda çöküyor. Milyonlarca kad n bizimle birlikte olmaks z n, proletarya diktatörlü ünü yürütemeyiz, komünist inflaya giriflemeyiz. Onlara ulaflman n yolunu aramal - y z, bu yolu bulmak için incelemeli ve denemeliyiz. (abç) Evet, incelemeli ve denemeliyiz. Ve tabi cesur olmal y z, Lenin de bizi destekliyor! Emekçi kad nlar örgütlemek için özel ve özgün politikalara ihtiyac - m z oldu unu ifade ettik. Bunun yan s ra örgütledi imiz kad nlar m z daha yüksek seviyede örgütlemek yani devrimin önderleri haline getirmek için de ayn flekilde özel ve özgün politikalara ihtiyaç oldu u kesindir. Nitekim, geçen say m zda vurguland gibi, bu politika iki görevi bir kad n ve bir erkek yoldafl yapabiliyorsa görevi kad n yoldafla verelim den ibaret de ildir/olamaz. Kad nlar m z Partilefltirmek/önderlefltirmek istiyorsak, onlar n önüne özellikle ideolojik-politik geliflimlerini sa layacak örgütsel görevler koymak, (bundan sonra iç huzuruyla bir kenara çekilerek de- il) görevlerin yerine getirilmesi öncesinde, s ras nda ve sonras nda ona önderlik etmek ve en önemlilerinden biri olarak görev yerine getirilirken karfl lafl lan erkek egemen zihniyetin yans malar na karfl da kad n yoldafllar yaln z b rakmadan, bu yans malara karfl onunla beraber mücadele etmek. Görevler yerine getirilirken karfl lafl lan erkek egemen zihniyet yans malar nelerdir? Bunlar, örgüt taraf ndan inisiyatif verilen bir kad n yoldafl ciddiye almamaktan tutal m, küçümsemeye kadar varan pratiklerdir. nisiyatif sahibi bir kad n yoldafl n mücadeleye hep 1-0 yenik bafllad n hesaba katarak pozitif ayr mc l k olgusunu yaflama geçirmek önemlidir diye düflünüyorum. Bir örnek dinlemifltim: Bir alanda genel bir Ekim 2008 toplant da (devletin kolluk güçleriyle çat flma ç kmas çok muhtemel) bir eylemde sorumluluklar tart fl l yor. Güvenlik sorumlulu unun bir kad n yoldafla verilmesi öneriliyor. Kad n yoldafl, fikrini belirtmeye kalmadan, flu görüfl a rl k kazan yor. Geçti imiz y l ayn eylemde bir baflka kad n yoldafl görevliydi ve bu sorumlulu- unu yerine getiremedi, olmaz! Güçlü bir erkek yoldafla bu görevi verelim!!! (fiaka gibi de il mi?) Sormamak mümkün de il; acaba ayn sorumlulu u yerine getiremeyen kaç erkek yoldafl olmufltur flimdiye de in? Ve neden bu yoldafllar erkek yoldafl olarak nitelenmemektedir de mesele kad n bir yoldafl olunca kad n vurgusu öne ç kmaktad r. Bu, kad n çok tehlikeli olarak kabul etti imiz feminizmin kuca na itmez mi? Bu yaklafl m, eflitsizli in derinlefltirilmesine ve burjuva-feodal toplumsal iflbölümü anlay fl na denk düflmez mi? Bir kad n yoldafl bir görevi baflaramad m, (üstelik bu, iddia edildi i gibi kad ns özelliklerinden mi kaynaklan yor) o zaman (e er kendi iste i, hedefi ve kararl l da varsa) bir kez ve bir kez daha benzer görevler verilmelidir. Ve eksikliklerimizi aflmam zda bizlere yard mc olunarak bu yap lmal d r. Yukar da geçen pozitif ayr mc l k meselesine de k sa bir vurgu yapmakta yarar var. Kad nlarla erkeklerin ayn örgüt içinde eflit oldu undan/olmas gerekti inden bahsetmek için kad nlar n ve erkeklerin toplumda ve (tabi örgütte) eflit olmas gerekir. Ancak böylesi bir eflitlikten bahsetmek mümkün olmad - na göre eflitsizlere eflit davranmaktan bahsetmek var olan eflitsizli i kan ksamaktan daha tehlikeli bir durumdur. Daha tehlikelidir, çünkü eflitlik ad alt nda yap lan bu uygulaman n kad n n aleyhine olaca kesindir. Yukar da da söyledi im gibi her alanda mücadeleye 1-0 yenik bafll yoruz. O zaman aradaki bu skor fark n ortadan kald rmak da hepimizin görevidir. (Devam edecek) ( stanbul dan bir K okuru) nsanl k onuru ayaklar alt nda... Savc l a gitmemesi için tehdit edilen Kaze Özlü bu sald - r n n kendisine tecavüz eden polisler hakk ndaki flikâyetini geri çekmesi için gerçekleflti- ini ancak tecavüz eden polislerin cezas n çekece ini söyledi. Düflünmenin, paylaflman n, yard mlaflman n suç oldu u ülkemizde halk m za insanl k onuruna yak flmayacak iflkenceler yap lmaktad r. 58 yafl ndaki bir kad na önce tecavüz edip sonra dayak atan polislerin çirkef ve i renç yüzü bir kez daha gözler önüne serilmektedir. Adana Hürriyet Mahallesi Polis Karakolu nda tecavüze u rayan ve s cak ütü ile iflkence gören Kaze Özlü önce Adana HD ye sonra A HM e baflvurarak suç duyurusunda bulundu. 30 Eylül Pazar günü evine gelen 3 polis bayramlaflma bahanesi ile içeri odalar kontrol etti. Evde kimsenin olmad n anlayan polisler evi terk ettiler. Ancak saat 16:00 civar nda tekrar eve gelen polisler Özlü ye pasta ve fleker ikram ettiler. Pastay yemeyece- ini söyleyen Özlü 3 polis taraf ndan coplarla dövüldü. Savc l a gitmemesi için tehdit edilen Kaze Özlü bu sald r n n kendisine tecavüz eden polisler hakk ndaki flikâyetini geri çekmesi için gerçekleflti ini ancak tecavüz eden polislerin cezas n çekece ini söyledi. Kad na tek göz yeter Pippa Bacca davas skandalla bafllad! Katilin kafas n kald - r p benim gözlerime bakacak cesareti bile olmad. Baz duruflmalara kat laca m. Biz Pippa n n yolunda giderek tüm dünyaya bar fl mesaj vermek istiyoruz diyen Manzoni, davan n takipçisi olacaklar n vurgulad. Gebze de tecavüz edildikten sonra öldürülen talyan Sanatç Pippa Bacca n n davas 7 Ekim tarihinde, Kocaeli A r Ceza Mahkemesi nde bafllad. Pippa Bacca, 8 Mart günü talya n n Milano kentinden yola ç km fl ve yolculu- u s ras nda geldi i Türkiye de, 31 Mart günü tecavüz edildikten sonra öldürülmüfltü. Kocaeli A r Ceza Mahkemesi nde görülen dava, Gebze de gerçekleflen olay n ard ndan tutuklanan zanl Murat Karatafl hakk nda aç lan davan n ilk duruflmas yd. Karatafl, Nitelikli cinsel sald r, cebir, tehdit ve hile kullanarak kifliyi hürriyetinden yoksun k lma, kasten yaralama, bir suçu gizlemek veya baflka bir suçun delillerini gizlemek veya yakalanmamak amac yla öldürme ve h rs zl k la suçlan yor. Duruflmaya talyan sanatç Giuseppina Pasqualina Di Marineo nun (Pippa Bacca) annesi Elena Manzoni ve avukatlar Mehmet Eke kat l rken, duruflma ayn zamanda bir hukuk skandal na da sahne oldu. Mahkeme talyanca bilen tercüman bulamam flt! Duruflma, tercüman bulunamamas ve de bunun yan s ra, Karatafl a avukat tahsis edilmemesi gibi nedenlerle 4 Kas m 2008 e ertelendi. Anne Manzoni: Davan n takipçisi olaca z! Pippa Bacca n n annesi duruflman n ard ndan davaya iliflkin bir bas n aç klamas yapt. Aç klamada Katilin kafas n kald r p benim gözlerime bakacak cesareti bile olmad. Baz duruflmalara kat laca m. Biz Pippa n n yolunda giderek tüm dünyaya bar fl mesaj vermek istiyoruz diyen Manzoni, davan n takipçisi olacaklar n vurgulad. (Kartal) Suudi Arabistan da kad nlara hayat zindan eden devlet, yeni yasaklarda da dur durak bilmiyor. Kad nlar n tepeden t rna a örtünmeden soka a ç kamad, kamuya aç k yerlerde akrabas ya da efli olmayan erkeklerle birarada bulunamad, otomobil kullanamad - ülkede üst düzey bir din adam, kad nlar n sadece bir gözleri aç k kalacak flekilde örtünmelerinin flart koflulmas n önerdi. smi fieyh Muhammed el Habadan olan sayg n bir kifliye, kat ld bir televizyon program nda Müslüman kad nlar n yüzlerinin hangi bölümlerini örtmeleri gerekti- i sorusu yöneltildi. Kad nlar n sadece saçlar n kapatan örtüler takmas n n yanl fl oldu unu savunan Habadan flöyle konufltu: Kad nlar n yaln z gözlerini aç kta b - rakmas da sak ncal. ki gözün aç kta kalmas, kad nlar makyaj yaparak bafltan ç kar c bir hale gelmeye özendiriyor. Kad nlar ya yüzlerini tamamen kapatmal ya da tek gözü aç kta b rakan çarflaflar giymeli.

13 17-30 Ekim 2008 İşçi-köylü 13 Dünya Kolombiya fieker kam fl iflçileri grevde fieker kam fl plantasyonlar nda çal flan 12 bin iflçi, ücretlerinin art - r lmas için süresiz greve ç kt. flçiler, ayl k ortalama 160 Euro ücret almalar na karfl n, günde saat çal flmak zorunda. Greve ç kan iflçiler ayr ca daha insani çal flma koflullar ve hastal k halinde daha fazla sosyal güvence ve de yo un hak gasp gerçeklefltiren taflorena ba l de il, do rudan ana firmaya ba l ifl sözleflmesi talep etmekteler. flçilere tafloron arac l yla imzalat lan ifl sözleflmeleri, ayn zamanda kooperatif üyeli i olarak geçiyor. Böylece iflçiler çal flan konumunda görünmüyorlar ve kooperatif üyesi olan iflçilerin, ne hastal k sigortas ne de ücretli izin haklar oluyor. Hastaland klar nda hiçbir ödeme yap lm yor ve kendi yerlerine çal flacak birini bulmak zorunda b rak l yorlar. Aksi takdirde onlar ifllerini de kaybetme riski bekliyor. flçiler ifl elbiselerini bile kendileri sat n almak zorundalar. fieker kam fl iflçilerinin hakl grevlerine destek ise giderek büyüyor. Baz iflçiler, greve dikkat çekmek ve dayan flmay büyütmek amac yla Bolivar Meydan nda açl k grevi yap yorlar. Maoistlerin eylemleri sürüyor Latin Amerika halklar ayakta! Hükümet ise fleker iflçilerinin hakl eyleminin flüpheli gruplar taraf ndan yönlendirildi ini ve desteklendi ini aç klayarak, iflçilerin gerillaya yak n kifliler oldu unu ima ediyor. Gerçekte ise her hak arama mücadelesine dönük oldu u gibi, iflçilerin grevini terörizm kapsam nda de erlendirip, orduyu iflçilerin üzerine sald rtarak iflçileri sindirmeye çal fl yor. Ancak, iflçiler güçlü askeri sald r lara ve de bu sald r larda çok say da iflçinin yaralanmas na karfl n, talepleri karfl lan ncaya kadar grevlerini sürdüreceklerini aç kl yorlar. Art fl gösteren iflçi emekçi eylemlerinin yan s ra, ülke gündeminden düflmeyen sendikac katliamlar da sürüyor. Sadece 2008 y l nda 27 sendikac n n katledildi i ülkede, geçti imiz günlerde bir sendikac daha katledildi. Luis Mayusa Prada adl sendikac l k yapan iflçi, yol ortas nda 17 kez atefl edilerek katledildi. Prada n n ailesinden iki kifli Sol liderlerin maskelerinin birer birer düfltü ü Latin Amerika da yoksullu- u ve sefaleti artan genifl y nlar n grev ve eylemleri, Latin Amerika y sarsmay devam ediyor. Venezüela, Bolivya gibi ülkelerde solcu liderlerin iktidarlar n sarsan ayaklanmalar, di er Latin Amerika ülkelerinde de yükseliflini sürdürüyor. daha, önceki y llarda sendikac olduklar için katledilmiflti. Arjantin Köylü eylemleri sürüyor Arjantinli köylüler, hükümetin, a r kurakl n yafland bölgelerdeki tar m iflletmelerine destek aktarmas talebiyle boykot gerçeklefltiriyorlar. Köylüler yine bu y lbafl ndan itibaren dört ay süren eylemler gerçeklefltirmifllerdi. Eylemlerin talebi ise, hükümetin tah l ve soya ihracat na koydu u ek vergileri kald rmas yd. Nitekim kolluk güçleriyle köylüler aras nda yo un çat flmalar n yafland, yollar n barikatlarla kapat ld, bunun sonucunda birçok bölgede g da s k nt s n n yafland eylemlerin ard ndan ek vergi yasas geri çekilmiflti. Köylülerin kurakl k nedeniyle destek talebiyle gittikleri boykot öncesinde hükümet ile köylü liderleri aras nda uzun zamana yay lan görüflmeler gerçekleflmiflti. Söz konusu son eylemlerin, görüflmelerden sonuç al namamas üzerine ortaya ç kt bildiriliyor. Meksika Halk ö renci katliam n n ayd nlat lmas n istedi Meksika n n baflkenti Meksiko- City de 1 Ekim tarihinde gerçekleflen ve 30 bin kiflinin kat ld eylemde, 40 y l önce yaflanan Tlatelco katliam n n ayd nlat lmas talep edildi. Polis, ordu ve kimli i bilinmeyen silahl güçler, bundan 40 y l önce, 1968 Olimpiyat Oyunlar n n aç l - fl ndan hemen önce eylem yapan ö rencilerin üzerine atefl açarak yüzlerce ö renciyi katletmiflti. Meksika devleti ise aradan geçen süre boyunca, olay n faillerini ne araflt rd ne de cezaland rmaya dönük herhangi bir giriflimde bulundu. Uluslararas Politik Tutsaklarla Dayan flma Gecesi Uluslararas Politik Tutsaklarla Dayan flma Gecesi 5 Ekim 2008 Pazar günü Londra da gerçeklefltirildi. YEN ZELLANDA Emperyalizmin simgelerinden say lan Mc Donalds n Yeni Zellanda daki flubelerinin çal flanlar haftalard r grevde. Daha yüksek ücret talebiyle greve giden Mc Donalds çal - flanlar n n Auckland Havaalan nda gerçeklefltirdi i bin kiflilik eyleme güvenlik güçleri sald rd. Grevci iflçiler, sald r n n ard ndan yapt klar aç klamada, tutuklanma pahas na da olsa, tekrar ayn yerde eylem yapacaklar n belirttiler. EKVADOR Ekvador un yoksul köylüleri, toprak iflgalleri bafllatt. K sa süre önce kabul edilen anayasan n kendilerine böyle bir hak tan d n söyleyen köylülere karfl n, Ekvador hükümeti toprak iflgallerine tepki gösteriyor. Hükümet ad na yap lan aç klamalarda, yoksul köylülerin Anayasay yanl fl yorumland iddia edilerek, iflgalleri engellemeye dönük önlemler al naca belirtiliyor. ABD Boeing çal flanlar n n 6 Eylül de bafllatt klar grev devam ediyor. IAM Sendikas n n ça r s n yapt greve 27 bin çal flan kat l rken, Boeing çal - flanlar daha fazla ücret, önümüzdeki üç y l içinde ifl güvencesi, sendika üyelerine kârdan hisse talep ediyorlar. Çal flanlar ayr ca hastal k sigortas priminin düflürülmesini de protesto ediyorlar. Süresiz olarak gerçeklefltirilen greve tüm üyeler aktif olarak kat l rken, her üyeye grev konusunda e itim veriliyor. Grevde yönetici pozisyonunda olanlar n ise ayr ca sendikada e itimden geçirildi i ve de çal flanlar n grev süresince nerede görevli oldu unun ayr nt l olarak planland bildiriliyor. Pazar günü Gaya Eyaleti nde bulunan özel telefon flirketlerine ait 3 telefon uydu vericisi ve 1 jeneratör binas Hindistan Komünist Partisi Maoist (HKP(M)) taraf ndan bombaland. Polis karakollar taraf ndan kullan lan uydu vericilerinin bombalanmas n n yan s ra, ertesi gün yola döflenen bir may n n patlamas sonucunda 4 polisin öldü ü 5 polisin yaraland bildirildi. Elektronik posta arac l yla yap lan bas n aç klamalar nda uydu vericilerinin polis taraf ndan Maoistlerin mücadelesi hakk nda bilgi toplamak için kullan ld ndan kaynakl hedef al nd bildirildi. Cumhurbaflkan n n Hindistan n merkezi eyaleti Chhattisgargh a yapt ziyaret nedeniyle, güvenlik için devriye gezen bir polis otosunun, daha önce yola döflenen may n sonucunda tahrip oldu u aç kland. Olay yerinde biri komiser 2 polis ölürken, di er iki polis ise yaral halde hastaneye kald r l rken öldü, 5 polis de tedavi ediliyor. (Kaynak: AT K-online) Kad nlar bar nma hakk için eylem yapt Ço unlu unu kad nlar n oluflturdu u 3 bin kifli Hindistan n Tamil Nadu Eyaleti nde, evsiz çal flanlar n haklar için eylem yapt. Eylemciler hükümetten, 100 bin evsizin bar nabilmesi için kentlerde ve köylerde alanlar ayr lmas n talep ettiler. Londra da Uluslararas Politik Tutsaklarla Dayan flma Gecesi yap ld. 5 Ekim 2008 Pazar günü yap lan etkinlik, esas olarak 1988 y - l nda gerici ran rejimi taraf ndan katledilen tutsa n ve Buca, Ümraniye, Diyarbak r, Ulucanlar flahs nda ülkemiz hapishanelerinde yitirilen tüm devrimci, komünist ve yurtseverler ad na yap lan sayg durufluyla bafllad. Gece Tertip Komitesi ad na yap lan konuflman n ard ndan, 1988 de ran da yap lan katliam n tan klar ndan bir konuflmac o dönemi anlatt. Daha sonra ILPS Genel Sekreter Yard mc s Hindistan hapishaneleri ve politik tutsaklarla ilgili bilgiler verdi. Birçok devrimci ve komünist partinin merkezi düzeyde mesaj gönderdi i gecede; Filipinler, Hindistan, Yunanistan, ran ve Brezilya dan uluslararas dayan flma mesajlar iletildi. Enternasyonal bir atmosferin hakim oldu u gece program halk oyunlar, Farsça, Azerice ve Türkçe fliir dinletisi, tiyatro gösterimi ve müzikle sonland r ld. Geceyi örgütleyen kurumlar; UPOTUDAK, FED-BIR, OTDK, ran Fedailer, Demokratik Anti- Emperyalist Grup, ran, Hindistan flçi Derne i, Migrante Internat onal Philipin. Geceye destek sunanlar; Devrimci Demokrasi ve Devrimci Yol. Grev hava trafi ini felç etti Yunanistan da havayolu çal - flanlar n n 8 Ekim tarihinde gerçeklefltirdi i bir günlük grev hava trafi ini felç ederek, Atina semalar nda büyük bir kaos yaratt. Havayolu çal flanlar n n grevine, kamu çal flanlar da destek verdi. Çok say da hastane ve posta çal flan n n yan s ra, gazeteciler de destek amac yla birkaç saat ifl b - rakt lar. Emekçiler, Yunanistan hükümetinin, yüksek miktarlarda borç içinde olan Olympic Havayolu nu özellefltirme planlar n protesto ediyorlar. Gazeteciler greve gitti Havayolu çal flanlar ndan birkaç gün önce de, gazeteciler ülke genelinde grev yapm fllard. 1 Ekim günü gerçeklefltiren grev nedeniyle, radyo ve televizyon yay nlar yap lmad, gazeteler ç kmad, internet sitelerinin web sayfalar güncellenmedi. BELÇ KA Belçikal emekçiler, hükümetin hayata geçirmeye çal flt neo-liberal politikalara karfl, 24 saatlik bir grev gerçeklefltirdi. Tüm ülkede etkili olan grev nedeniyle hayat tüm kentlerde durma noktas na geldi. Grev, iflçi ve memur sendikalar FGTB, CGSLB ve CSC nin ça r s yla gerçeklefltirilirken, sol partiler de greve destek verdiler. Grevde emekçilerin al m gücünü savunmak talebi öne ç karken, grev nedeniyle sabah erken saatlerden itibaren, baflta baflkent Brüksel olmak üzere ülkenin her taraf ndan ulafl m felç oldu. TALYA talya n n birçok kentinde biraraya gelen binlerce kifli, giderek artan rkç l a karfl eylemler yapt. 4 Eylül günü gerçekleflen ve gençli in yo un kat l m sa lad eylemlere, talya da yaflayan Afrikal, Çinli, Romanyal, Pakistanl çok say da insan da, kat ld. Roma da yap lan eyleme 20 bin, Caserta daki eyleme ise 15 bin kifli kat ld. Evrensel Bak fl Tüm ç k fllar kapal! Dünya borsalar flu günlerde kelimenin tam anlam yla büyük bir panik yafl yor. Çünkü ABD de bafllayan ve son bir y ld r, çeflitli önlemler le ötelenmeye çal fl lan, ekonomik kriz art k tüm kap lar k rarcas na çalmaya bafllam fl bulunuyor. ABD Temsilciler Meclisi nin tart flmal bir biçimde onaylad 700 milyar Dolarl k kurtarma paketi de, dünya piyasalar n sakinlefltiremedi. Krizin küresel boyutta büyümesi, AB ülkelerinde de art k olanca yak c l ile hissedilmeye bafllad. Avrupa banka hisseleri flu günlerde tarihin en büyük düflüflünü yafl yor. Piyasalardaki bu büyük çalkalanma, hiçbir kurtarma paketinin bundan böyle çözüm olmayaca n /olamayaca n da ortaya seriyor. Dünya ölçe inde, en köklü, en güçlü olarak adland r lan çok say da kurulufl birbiri ard na iflas bayra n çekiyor. Birçok ülkede batan kurulufllar n kamulaflt r lmas gündeme geliyor. Krize iliflkin al nan önlemler elbette sadece ekonomik önlem paketlerinden ve bu paketlere ba l kamulaflt rma vb. giriflimlerden ibaret de il. Askeri önlemler de, bir kez daha ve de art r larak devreye sokuluyor. Ancak askeri önlemler bu defa emperyalist ülkelerin kendi içine dönük olarak gündeme geliyor. Bu askeri önlemlerden birinin de, ABD de hayata geçirilmeye çal - fl ld na tan k oluyoruz. fiu s ralar ABD tarihinde ilk kez olarak adland r lan askeri önlemlerin söz konusu oldu u bilgileri yans yor kamuoyuna. Aktif ordu savafl birliklerinin, krize ba l olarak ortaya ç kabilecek halk ayaklanmalar na karfl, ülke içinde, çok say da bölgeye konuflland r ld ndan söz ediliyor. Halklara dönük gözünü k rpmadan katliam gerçeklefltiren elbette sadece bu tarz özel birlikler de ildir. flgal askerlerinin bir bütün olarak iflgallerdeki halk katliamlar nda her boyutta yer ald kamuoyuna yans yan bilgi/belge/görüntülerle yeterince aç a ç km flt r. Çünkü, gerek emperyalistlerin gerekse ba ml ülkelerin uflak-iflbirlikçi rejimlerinin oluflturdu u tüm beyaz ordular n, gerçek birer halk düflman olarak, halklara dönük her türden vahfleti, katliam hayata geçirmeye uygun ideolojik-askeri flekilleniflte olduklar bilinmektedir. Bu flekillenifl özellikle de profesyonel ordularda daha da öne ç kmakta, tüm ordu mensuplar, insanlara/halka karfl ac ma, merhamet gibi duygulardan ar nd r lmaya dönük özel e itimlerden geçirilerek, birer katliam makinesine dönüfltürülmektedir. Bu yönlü e itimin bu konuda uzman olan ABD Ordusu nda flu s ralar, ülke içine dönük konumland rmalarla birlikte daha da yo unlaflt r lm fl olarak hayata geçirildi inden söz ediliyor. Kendi içine dönük askeri önlemlerin sadece ABD ile s n rl olmad da bilinmektedir. Yine terörle mücadele ad alt nda hayata geçirilen bu önlemlerin benzerlerinin, talya örne inde oldu u gibi, AB ülkelerinde de yaflam bulmas na dönük gayretler görülmektedir. Böylelikle terörle mücadele konseptinin s n rlar olabildi ince geniflletilmekte, emekçi halklara dönük topyekün sald r lar n askeri aya art k sadece Ortado u gibi bölgeleri kapsamaktan ç kmakta, emperyalistlerin kendi ülkelerini de içine alan bir biçime bürünmektedir. Oysa halklara dönük iflgal vb. askeri müdahalelerin, emperyalizmin hiçbir krizini çözemeyece i çoktan aç a ç km flt r. Çünkü emperyalistler ve her türden uzant lar, özellikle de iflgal bölgelerinde peflpefle yenilgiler almaya davam etmekteler. Afganistan iflgalinin hiçbir zaman zaferle sonuçlanamayaca, art k yenilginin kabul edilmesi gerekti i, buradaki iflgal güçlerinin her düzeydeki sorumlular taraf ndan daha aç k biçimde dillendirilmektedir. Bu yenilginin somut kan tlar ndan biri de, emperyalistlerin yetifltirmesi Karzai ile iflgalin gerekçesi yap lan Talabani nin temsilcileri aras nda gerçekleflti i somut olarak ortaya ç kan, uzlaflmaya dönük görüflmedir. Ortado u nun di er bölgelerinde de durum çok farkl de ildir. Bat emperyalizminin Kafkaslar da u rad hezimet ise, ç kmaz büyütmüfltür. Dünya ölçe indeki ç k fls zl n afl lmas ise, yine dünya ölçe indeki h zl t rman fl n sürdüren ekonomik krizle birlikte giderek daha da imkans zlaflmaktad r. Emperyalistler ve onlar n uzant - lar içinde bulunduklar ve de a rl - giderek tafl namaz bir hal alan krizden türlü ç k fl yollar arad klar s rada, asl nda tüm ç k fl yollar n n kapal oldu unu da çok iyi görmekteler. Sald r haz rl klar n d flar dan içeri do ru kayd rmalar n n nedeni de özde budur. Ancak onlar n önünde kapal duran yollar n, emekçi halkalara uçsuz bucaks z bir aç kl k sundu u da, emekçi halklar cephesinde yaflanan geliflmelerde görülmektedir. Mevcut krizin faturas n n kendilerine ç kart lmaya çal fl ld n giderek daha fazla bilince ç karan emekçi halklar, dünyan n dört bir yan nda aya a dikilme hamlelerine h z vermekteler. Bu hamlelerin üzerinden yükseldi i zeminin giderek s n fsal bir zemine kaymas ise, egemen s - n flar n pani ini art rmaktad r. Bu s - n fsal zeminin, iflgal bölgelerinin yan s ra, emperyalist ya ma ve talan n hedefinde olan çok say da bölgede de ortaya ç kmas söz konusudur. Eski-yeni birçok devrimci parti ve hareketin, flu süreçteki topyekün sald r lara karfl duruflunu, çeflitli vesilelerle dünya kamuoyuna ilan etti- ine, ciddi ç k fllar gerçeklefltirdi ine, bundan hareketle de, s n f mücadalesinde ciddi bir yükselifl yafland - na tan k olmaktay z. flte emperyalistlere ve uzant lar na tüm ç k fllar kapatan da esas olarak, s n f mücadelelerindeki bu yükselifltir!

14 Tarihten sayfalar İşçi-köylü Ekim 2008 Ekim Devrimi tüm ihtiflam ile yolumuzu ayd nlatmaya devam ediyor Feodalizmden kapitalizme geçifl, insanl n daha azg nca bir sömürüyle yüz yüze gelmesini de beraberinde getirmiflti. Ancak kapitalizm daha ortaya ç kt andan itibaren, kendi mezar kaz c s n da beraberinde yaratm flt : Proletaryay, yani tarihin bu en son s n f n! Sömürünün derinleflmesi, dizginsiz bir hal almas, açl n yoksullu un, sefalet ve salg n hastal klar n pençesinde olan iflçi s n f n n çetin bir mücadeleye giriflmesini de beraberinde getirmiflti. flçi s n f n n bu amans z mücadelesi, ilk büyük kazan m n, Paris proletaryas n n k sa süreli iktidar Paris Komünü yle elde edecekti. Paris Komünü, Alman-Frans z gericilerinin ortak sald r s sonucu, 100 bin emekçinin vahfli biçimde katledilmesiyle da t lacakt. Ezilenlerin özgürlük mücadelesini bo mak, yeniden ortaya ç k fllar n engellemek için ortal tam bir kan denizine çevirmiflti gerici güçler. Kan denizinin içinde sa kalan komünarlardan E. Pottier o an Enternasyonal fliirinde flöyle dile getirecekti: Bu kan denizinin ufkundan/ K z l bir günefl do acak Ve Paris Komünü nün kanl bir biçimde da t lmas ndan tam 46 y l sonra, zulmü alt etmek için yola ç - kanlar yeniden iktidar ele geçirecekler, günefl bir kez daha tüm görkemiyle do acakt. Bu günefl, Avrupa proletaryas - n n 18. ve 19. yüzy llarda yükseltti i çetin mücadelelerin, proletaryan n lehine de iflmesinin ad olan Ekim Devrimi idi. Çarl k Rusya s emekçilerinin, Lenin in önderli indeki Bolflevik Parti rehberli inde, 25 Ekim 1917 de gerçeklefltirdi i bu devrim, dünya halklar na umut olmufl, ezilenlerin kurtulufllar n n kendi ellerinde oldu unun somut mesaj n vermiflti. Ekim Devrimi, insanl n lehine çok say da kazan m da beraberinde getirmiflti. Rusya da devrimden önce Ruslar d fl nda hiçbir ulusun en küçük bir ulusal hakk yoktu. Milyonlarca iflçi ve köylü Halklar Hapishanesi olarak Çarl k Rusya s emekçilerinin, Lenin in önderli indeki Bolflevik Parti rehberli inde, 25 Ekim 1917 de gerçeklefltirdi i Ekim Devrimi, dünya halklar na umut olmufl, ezilenlerin kurtulufllar n n kendi ellerinde oldu unun somut mesaj n vermifl adland r lan Rusya da, açl k ve yoksullu a mahkum ölesiye çal flt r l - yor, Çar a isyan etmek ise, ço unlukla ölümle cezaland r lmak olarak sonuçlan yordu. flte Ekim Devrimi Rusya daki emekçilerin bu tutsakl k koflullar n, onlar tutsak k lan zincirleri parçalam fl, özgürlü e, insanca yaflamaya, ilerlemeye giden yolu açm flt. Ekonomi ve e itimde devrim Ekim Devrimi, kapitalizmin, insan eme i üzerinden maliyet ve pazar hesab n n zincirlerini de parçalam fl, sermayenin yine insan eme i üzerinden hesab n yapt kâr h rs na büyük bir darbe indirmiflti. nsan eme inin engelsiz geliflimini esas alan planl ekonomi politikalar hedefinden sapmadan uygulanm fl, bu uygulaman n sonucu olan baflar lara her y l yeni baflar lar eklenmifltir. Devrimden sonra Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birli i (SSCB) ad n alan ülkede, 1928 Ekim inde bafllayan Birinci 5 Y ll k Plan, hedefine 4 y l 3 ayda ulaflm flt. Birinci 5 Y ll k Plan, kinci 5 Y ll k Plan ( ) izlemifl, bu plan n hayata geçirildi i dönemde, özellikle de k rsal kesimdeki kapitalist kal nt lar n yok edilmesi amaçlanm flt. kinci 5 Y ll k Plan SSCB ni, birinci plana göre 4 misli, Rusya n n 1917 de içinde bulundu u duruma göreyse, 14 misli büyütmüfltü. Sovyetler deki büyüme bu y llarda di er geliflmifl ülkelerin çok ilerisindeydi y l nda ortaya ç kan ve de en çok ABD ve Bat Avrupa da hissedilen Büyük Buhran döneminden ise, SSCB neredeyse hiç etkilenmemifl, büyüme devam etmiflti. Ekim Devrimi nin en önemli kazan mlar ndan biri de e itim alan nda yaflanm flt. Çarl k Rusya s nda okuma yazma bilmeyenlerin oran % 76 civar ndayd. Devrimden sonraki y llarda bafllat lan e itim seferberli inin sonucunda, 1934 y - l nda okuma-yazma bilmeyenlerin oran % 10 a düflmüfl, Çarl k Rusya s nda 91 olan yüksek okul say s, II. Emperyalist Paylafl m Savafl n n bafllar na do ru, 778 e yükselmiflti. Kahramanl k destanlar ile K z l Ordu Ekim Devrimi nin, emperyalizm ça n n bafllar ndaki bu büyük baflar s, bat l güçlerin yüreklerinde, daha devrimin bafl ndan itibaren büyük korkular yaratmakta gecikmemiflti. Devrimin, özellikle de hemen yan bafl ndaki Do u Avrupa da büyük etkiler yaratmas, çok say da devrim denemesinin gündeme gelmesi, bu güçleri önlemler almaya itmiflti. Böylece SSCB etraf nda emperyalist bir kuflatma yarat lmaya çal fl lm fl, ayn zamanda SSCB içindeki gerici güç kal nt lar beslenerek, Sovyetler hem içerden hem de d flardan çökertilmeye çal fl lm flt. Ayn dönemde emperyalizmin krizi de derinleflmeye bafllam fl, bunun ürünü olarak da egemen s n flar özellikle Avrupa da, Mussolini, Hitler gibi faflist kiflilikleri ifl bafl na getirmifl, tüm Avrupa da faflizm kol gezmeye bafllam flt. Gerçekte Sovyetler i y kmak için gelifltirilen ancak, dünyay II. Emperyalist Paylafl m Savafl na götüren, milyonlarca insan n yaflam na mal olan bu süreçten büyük bir güçle, muazzam bir zaferle ç kan ise bir kez daha Sovyetler ve de savaflta yazd kahramanl k destanlar yla, Sovyet K z l Ordusu olmufltur. Ekim Devrimi nin kazan mlar, buna ba l olarak da, Sovyetler deki yükselifl, Stalin in 23 Haziran 1953 teki ölümüne kadar sürdü. Bundan sonraki y llarda, 1956 da gerçeklefltirilen SBKP 20. Kongresi nde Kruflçev revizyonizminin iktidar ele geçirmesiyle birlikte, Sovyetler Birli i modern revizyonizmin güzergah na girecekti. Sovyetler de ortaya ç kan yeni burjuvazi, 1990 lar n bafl ndaki büyük çöküfle götüren yolun tafllar n döflemeye bafllayacakt. Bu süreçte Sovyetler Birli i sosyal emperyalist bir güce dönüflecek, asl nda çöken de bu sosyal emperyalist güç olacakt. Sovyetler ve etki alan ndaki Do u Bloku ülkelerindeki çöküflle birlikte, bat l emperyalist güçler ve de onlar n ideologlar sosyalizm çöktü propagandas na h z vereceklerdi. Bu süreç devrim mücadelelerine dönük h zl bir tasfiye sürecini de tetikleyecek, devrimci olma iddias ndaki birçok parti ve hareket, Yeni Dünya Düzeni vb. adlarla lanse edilen sürecin etkisine kap l p, sistemin dümen suyuna girecekti. Ancak emperyalizmin içine girdi- i krize paralel günümüzde yaflanan geliflmeler, sosyalizmin tüm ihtiflam yla halklara umut olmay sürdürdü ünü göstermektedir. Ekim Devrimi ise, 91. y l nda bu umuda giden yolu ayd nlatmaya devam ediyor. Kültür-sanat Çocuklara onurlu bir gelecek b rakmak için... Tarih sular alt nda kalmayacak! 5. Hasankeyf Kültür ve Sanat Festivali kapsam nda Hasankeyf te yap lacak olan Il su Baraj n n yap m n n durdurulmas ve antik kente sahip ç k lmas amac yla 4 Ekim 2008 tarihinde Diyarbak r, fi rnak, Mardin, stanbul ve Ankara dan yola ç kan binlerce kifli, Kesmeköprü 2 de toplanarak bir yürüyüfl düzenledi. Hasankeyf sular alt nda kalmayacak slogan yla yap lan 10 km lik yürüyüflte Tarih günümüzde gizlidir, biz tarihin bafllang c nda gizli, Operasyonlara, tecrite ve kültürel soyk r ma Êdî bes e, Heskif e ji cihe xwe veneguhêze, veguhêze sibê vb. pankartlar açan kitle ad na aç klama yapan DTP Eflbaflkan Ahmet Türk Il su Baraj n n uluslararas sözleflmelere ayk r oldu unu söyledi. Baraj n yap m na destek veren ülkelerin kendi ülkelerinde bu tür tarihi eserleri koruma konusunda hassas davrand n belirten Türk, söz konusu Kürt co rafyas olunca hassasiyetlerin de iflti ine ve ça dafl anlay fllarla ba daflt r lamayacak projelerin hayata geçirildi ine vurgu yapt. Ahmet Türk aç klamas na flu sözlerle devam etti: Bir halk n kültürünü 12 bin y ll k bir medeniyetin ifadesi olan Hasankeyf i y kmak elbetteki insanl a, kültüre önem veren herkesin karfl koymas gereken bir durumdur. Bu geçmiflimizi, kültürlerden bugüne süzülen tarihleri, medeniyetleri korumak gibi bir insani görevimiz var. Ayr ca Kürt co rafyas n n insan olarak kendi tarihimize ve kültürümüze sahip ç kmak gibi bir görevimiz var. Hem insanl k ad na, hem halk m z ad na bu kültüre sahip ç kmak kararl l n gösteriyoruz. Bugün burada bulunmam z n nedeni bunun ifadesidir. Aç klaman n ard ndan Hasankeyf Kalesi nde aç lan foto raf ve resim sergileri gezilerek tarihi mekanlara pankartlar as ld. Hasankeyf Kültür Sanat Festivali sabaha kadar verilen konserlerle nöbet tutarak devam etti. Ekonomik ve siyasal krize paralel olarak k flk rt lan kardefl kavgas na inat, emekçiler tüm renkleriyle birarada durma mücadelesini büyütüyor. Her kesimden emekçiler, flu süreçte halklar n kardeflli ini, farkl l klarla birarada yaflanabilece ini düflmana inat hayk rmaya devam ediyor. flte bu hayk r fllardan biri de, 5 Ekim Dünya Ö retmenler Günü vesilesiyle, e itim emekçileri cephesinden yükseltildi. E itim-sen stanbul 5 No lu fiube, 10 Ekim de gerçeklefltirdi i bir etkinlikle, bir yandan e itim emekçilerinin gününü kutlarken, di er yandan da egemen s n flar n çeflitli milliyetlerden Türkiye emekçi halk üzerinde oynamaya çal flt klar oyunlar n, yine emekçiler taraf ndan bozulaca n n mesaj n verdi. Maltepe-Yayla Sanat Merkezi nde gerçeklefltirilen etkinlik saat de bafllad. Etkinli e ilginin oldukça yo un oldu u gözlendi. Baflta demokrasi mücadelesinde flehit düflen e itim emekçileri olmak üzere, tüm devrim ve demokrasi flehitleri an s na yap lan sayg durufluyla bafllayan etkinlik, emekli E itim-sen emekçilerine ve de yeni üyelere plaket verilmesiyle devam etti. Plaket törenin ard ndan, E itim-sen 5 No lu fiube ad na bir aç l fl konuflmas yap ld. Ekonomik ve siyasal krize paralel olarak k flk rt lan kardefl kavgas na inat, emekçiler tüm renkleriyle birarada durma mücadelesini büyütüyor. E itim-sen ad na yap lan konuflmada, uzun soluklu bir mücadeleden süzülüp geliyoruz. Bugün bu mücadelenin neferleri olarak buraday z denilerek, e itim emekçilerinin günlerini yine bir kez daha, sürgünlerin, kadrolaflman n ve de gericili in gölgesinde karfl lad na dikkat çekildi. Emekçilere dönük sosyal y k m sald r lar na, bu ba lamda da SSGSS sald r lar na dikkat çekilen konuflmada, Türk, Kürt, Laz, Çerkez, birarada yaflayan milliyetlerin, birileri taraf ndan k flk rt larak, birbiriyle çat flt r lmaya çal fl ld - na yer verildi ve eflit-özgür-demokratik bir ülke özlemi dile getirilerek, umutlar n henüz tükenmedi i, nefeslerin henüz kesilmedi i vurguland. Bu etkinli in ileri at lman n bir vesilesi olarak düzenlendi inin de belirtildi i konuflma, dünyan n bütün çocuklar na onurlu bir gelecek b rakmak için buraday z. Yaflas n onurlu mücadelemiz sözleriyle sona erdi. Konuflman n ard ndan, e itim emekçilerinden oluflan bir grup müzik dinletisi verdi ve gece Kardefl Türküler in söyledi i birbirinden güzel ezgilerle devam etti. Kitle Kardefl Türküler in söyledi i Kürtçe, Türkçe, Ermenice ezgiler eflli inde coflkulu bir halaya durdu. Etkinlik en son sahne alan Ali Asker in söyledi i parçalar n ard ndan sona erdi. (Kartal) Düflleri seçmek Telafll güvercinler de iliz yüre i a z nda tutunmuyoruz hayata ve ölü bir hayat tafl m yoruz s rt m zda kendi yaratt klar m zd r tek s na m z tan kt r tan k yazd k gelece e sözlerim ard ndaki yang n geçti imiz yollarda buharlaflan yalan bir göl olmad k öyle kendince bir rmak gibi yaflamay seçtik do du u yerde yok olmayan her fleye çok yak n dün lerden hudutsuz sonra lara do ru ruhumuzun derinliklerindeki çocuk tutsakl kta kurtar lm fl alan m zd r bir ömür tabutta aç yaflamak sebeptir zulme zulüm sebeptir karanfil ölümlere bütün akflamlar üstümüze sürdüler benimsenebilir de il varl yaln zl kla yaln z oluflu varl kla ispatlamak çürüyen bir kay n yazg s n sahiplenemeyiz dalgalar n yelesindeki çocuklar unutamay z yakamay z onca düflün foto raf n yaflamak yorar bu beyaz tabutlar biz de yaflayabiliriz uzak denizleri özleyerek kanatlar nda may nlar çarpt kça patlayan mavi mart lar olarak ölebiliriz çünkü ölüm kal m meselesidir düfllemek Mircan Karaali

15 17-30 Ekim 2008 İşçi-köylü 15 Gazete/Okur Yaflama fl k tutan sözler... * Düflünmeksizin söylenen söz, niflan almaks z n tüfek atan avc ya benzer. (Anadolu atasözü) * Baz insanlar hayatta hiçbir gayeye sahip olmadan yaflarlar. Böyle insanlar bir nehir üzerinde ak p giden saman çöplerine benzerler. Onlar bir yere gitmezler; ancak suyun ak fl na kap larak akarlar. (Seneca) * Gömle in ilk dü mesi yanl fl iliklenince öbürleri de yanl fl gider. (C. Brind) * Önce biz al flkanl klar m z olufltururuz, sonra da al flkanl klar m z bizi oluflturur. (John Dryden) * Bofl çuval ayakta dik durmaz. (Anadolu atasözü) * nsan ö renmeyi b rakt gün yafllan r. (Henry Ford) * Vazifesini tam yerine getirmemifl olan n vicdan yaras na ne mazeretin devas ne ilac n flifas deva getirmifl. (Mevlana) CERN ve materyalizm ve diyalekti i gelifltirmenin olanaklar... CERN de bilimsel geliflmelerin ileriye f rlayabilece i ve dolay s yla felsefi tart flmalar ve toplumsal de iflimler aç s ndan da son derece önemli geliflim ve tart flmalara konu olabilecek bir deneye bafllanm fl durumda. CERN çok say da bilim insan n n birlikte çal flarak, atom fizi i alan ndaki pek çok araflt rman n yap ld bir Araflt rma-gelifltirme (Ar-Ge) merkezidir. CERN üretim araçlar n n do rudan üretilmesine de il ama gelifltirdi i teknolojilerle geliflimin altyap lar n oluflturan; gerek yeni üretim araçlar gerekse yeni üretim aletleri için ilk fikirlerin boy verdi i bilimsel bir merkezdir. fiimdi orada, yeni bilimsel geliflmelere ve bir dizi bulufllara neden olabilecek bir deneye bafllanm fl durumda. Y llarca sürecek olan bu deney elbette tek bir amaçla s n rl de il; Bu deneyle Higgs bozonu hakk nda önemli bilgilere ulafl lmas amaçlan yor derecede 2000 tonluk bir m knat s n oluflturdu u bir manyetik alanda h zland r lan protonlar n çarp flmas yla ortaya ç kacak olaylar gözlenecek. Higgs bozonu atomalt parçac klarla yap lan deneylerde henüz gözlemlenebilmifl de il. Ve bu parçac n özgünlü ü di er parçac klar n kütle kazanmas n sa layan parçac k oluflu. Tuzla dan Liseli YDG okurlar Bu deneyle enerji parçac klar n n kütle kazanmaya ve daha kararl hale geçmeye bafllad klar an oluflturularak maddeye iliflkin bilgimize derinlik kazand r lacakt r. Atom alt parçac klar, kuantum tanecikleri olarak bildi imiz maddenin ortaya ç kmaya bafllad bu geçifl durumu ayn zamanda bir karars zl k hali olarak bilinir. flte bu deney hem bu durum içerisindeki oluflum iliflkilerini gözleyebilmeyi hem de ondan öncesine do ru bakabilmemizi sa layacak olanaklar sunacak bize. Belki de karfl madde ve karanl k madde nin anlafl lmas na do ru bir geçifl f rsat verecek ve bu mümkün olursa yeni bir dizi s çramalar n efli ine gelinmifl olaca n tahmin etmek hiç de zor de il. Çokça üzerine düflünmedi imiz halde yaflam m zda önemli yer kaplayan televizyon, cep telefonu, bilgisayarlar, internet vb. elektromanyetik alan ve kuantalar n keflfiyle bafllayan süreçlerin sonuçlar d rlar. Oysa bu geliflmeler ne kuant n ne de elektro manyetik alan n keflfi esnas nda öngörülebilmifl fleylerdir. Bilim alan nda temel önemdeki her yeni bulgu, hatta ilk anda ne ifle yarayaca bilinmeyen ya da belli olmayan bulgular bir süre sonra uygun teknoloji de gelifltirildi- inde yeni üretim araçlar n n ve ürünlerin ortaya ç kmas na olanak sa lar. Bu anlamda CERN de elde edilecek bulgularla neler yap labilece i, ne gibi ürünlerin ortaya ç kaca öngörüler olmas na karfl n henüz bilinmiyor. CERN deki gözlemler, atom çekirde indeki pozitif yüklü protonlar n yüksek h zda çarp flt r lmalar yla ortaya ç kan enerjinin gözlenmesini olanakl k lacak. AB çok uzak olmayan bir gelecekte füzyon yoluyla enerji elde etme hedefini önüne koydu. Günümüz kapitalizmi büyüyen enerji sorunlar yla karfl karfl yayken ve hegemonya mücadeleleri enerji bölgelerinde yo unlaflm flken, çeflitli üretim dallar nda bafl gösteren durgunlu un ne kadar sürece inin belirsizliklerini yaflarken, CERN den yeni bir dizi olanaklar zincirini yaratmay umuyor. Avrupal emperyalistler, CERN amac na ulaflt ölçüde rakiplerini geçecek, kârlar n büyütecek yeni bulufllara ve enerjide yeni bir ç - r açabilecek füzyon enerjisi elde etmeye yak nlaflm fl olacaklar. Öte yandan Higgs bozonun keflfi, maddenin kütle kazanmas na geçiflin anlafl lmas n sa layarak, ondan öncesine do ru gidebilmeyi mümkün k larak do a bilimlerinde s çrama yaratacak bir geliflmenin efli ine vard racakt r. Enerjiye iliflkin tart flmalar, kütlesiz madde tart flmalar sadece fizikte ve kimyada de il felsefede de tart flmalara yol açm fl, idealist felsefenin dayana yap lm flt r. Benzer biçimde pozitivist bir fizikçinin tanr maddesi dedi i Higgs bozonunun laboratuar ortam nda insan eliyle üretilmesi idealizme güçlü bir darbe vuracakt r. Bozonun keflfiyle birlikte ondan öncesine do ru ilerleyebilme imkân - n n da önü aç lacak, evrenin oluflumunu Big Bang le aç klay p tanr sal varolufla ba layan görüfle de daha kesin bir yan t olacakt r. Atomalt na bak flla klasik madde görüflü y k lm flt. Çünkü atomalt evrende, maddenin varolufl biçimi tümüyle farkl d r. Enerji parçac klar olarak var olan, bunlar n içerisinde kütlesiz olarak nitelenen foton, nötrino gibi parçac klar n bulundu u bu alan materyalist ve idealist felsefelerin karfl karfl ya geldikleri bir çarp flma alan d r. En kütlesiz olarak nitelenen parçac klar n da kütlesi oldu u bugün bilinmektedir. Fakat bunlar n do rudan ölçümleri yap lamamakta, davran fllar n n etkilerinden anlafl lmakta veya hesap edilebilmektedir. Ama maddenin bu halleriyle birlikte madde kavray fl m z da de iflmektedir. flte o geçifl durumunun anlafl lmas na kap açacak Higs bozonunun keflfi, maddenin farkl hallerinin gözlenebilme imkan belki de ona yeni flafl rt c ö eler ekleyecektir.. Bilimlerdeki geliflmelerin toplum üzerindeki etkilerini, ekonomik, siyasi ve kültürel iliflkilerde, birey yaflam nda yapt de ifliklikleri gözlemeyen ve bundan sonuçlar ç karmayan bir varolufl, zay f bir devrimciliktir. Bilimlerin en görünür haliyle teknik sonuçlar n n, felsefeden ekonomiye, siyasetten askeri stratejilere, günlük yaflam ve iliflkilere dolays z ve h zl etkilerinin oldu u bir dönemdeyiz. Çünkü bilgilerin fl k h z na yak n h zlarda aktar ld ve bir alandaki bir buluflun di er alanlardaki araflt rmalar h zla tetikledi i bir yaflam n içerisindeyiz. Bilim diyalektiktir. Bilimlerdeki özellikle de kuantum alan ndaki madde ve hareketin bilgisi madde kavray fl m z derinlefltirdi i gibi diyalekti in de gelifltirilmesine, hatta s çramas na olanak vermektedir. Devrimciler, bilimden uzaklaflt klar ölçüde ne madde kavray fllar n gelifltirebilirler ne de geliflkin bir diyalekti in uygulay c s olabilirler. Dolay s yla bugünkü ekonomik, toplumsal, siyasal yaflam ve iliflkileri çözümleyemedikleri gibi kendilerini de çözümleyemezler. CERN deki çal flmalar, sadece maddenin yap s na ve ba nt lar na iliflkin bilgilerin de il, materyalizmin ve diyalekti in de gelifltirilmesinin olanaklar n sunacakt r. Günümüz toplumunu anlamak ve dönüfltürmek sadece diyalektikle mümkün. O halde diyalekti in beslendi i ve besledi- i bilimsel kaynaklara yöneltmeliyiz dikkatimizi. (Bir K okuru) Merhaba... ZOR ifl lisede devrimci olmak. nsan yerine bile konulmad n bir toplumda, insandan say lmad n bir yaflta, büyüklerin dünyas nda hayat dönüfltürmeye soyunmak, boyun e memek, isyan etmek, devrimci olmak... Her koyunun kendi baca ndan as ld koyunlar n ortas nda, koyun olmaya itiraz etmek, haks zl a, adaletsizli e, yoksullu a isyan etmek devrimci olmak... Zor ifl lisede devrimci olmak. Okumak adam olmak, besili koyun olmak varken, kasab n kedisi olmak varken ç k p insan olmak. Bu yüzden soruyorlar niye devrimcisiniz? diye. ÖSS sorusu gibi, fizik, kimya, matematik sorusu gibi, ahiret sorusu gibi zor bir soru; Neden devrimcisiniz? Uzun bir paragraf sorusu. Haks zl a niye isyan ediyorsun, zulme boyun e miyorsun, niye özgürlük istiyorsun? Eflitlik için, daha güzel bir dünya için niye mücadele ediyorsun? Niye devrimcilik yap yorsun? Dün iyi çocuklar d k flimdi Dev-Lis var. Çal nan gelece imizi geri istiyoruz. Yaflam m za ve beyinlerimize vurulan zincirleri k rmak istiyoruz. nsanca bir hayat istiyoruz. Onurumuzu istiyoruz. Alaca z! Bir bina y k p yerine yenisini yapar gibi, çürümüfl a ac n yerine fidan eker gibi, yüre ine düflen aflk ilmik ilmik örer gibi, fliir gibi, türkü gibi, dövüflerek, bilerek, yüksek sesle... Devrimciyiz, YDG liyiz... fiimdi YDG var. zmir de, Amed de, stanbul da, Mersin de, Mardin de, Adana da, Bursa da, Ankara da, alanlarda, sokaklarda, okullarda... Soru sorma s ras bizde. Biz niye devrimci oldu umuzu biliyoruz. Bize niye devrimci oldu umuzu soranlar; bu kadar haks zl n, afla lanman n, boyun e miflli in, eflitsizli in dünyas nda, çaresizli in ortas nda ne zaman insan olacaks - n z. Siz neden devrimci de ilsiniz? Tuzla dan bir YDG okuru Merhabalar... S STEM N iflçi ve emekçi kesimlere yönelik sald r lar olanca h z yla devam ediyor. flçi ve emekçilere dönük sald r lar n bafl nda gelen örgütsüzlefltirme sald r s ise patronlar n art k s kça hayata geçirdi i sald r lardan biri olarak karfl m za ç k yor. Çal flanlar na dönük örgütsüzlefltirme sald r s gerçeklefltiren iflyerlerinden biri de DESA Deri dir. Türkiye nin en büyük deri markalar ndan biri olan DESA Deri nin Düzce de bulunan fabrikas nda çal flan 41 deri iflçisi 29 Nisan 2008 tarihinde sendikal olduklar için iflten ç kar ld lar. Bu tarihten itibaren de direnifle geçtiler. Direniflçi iflçiler direniflleri süresince üye olduklar Deri- fl Sendikas yöneticileri ile birlikte patronun flikayeti sonucu defalarca jandarma taraf ndan gözalt na al nm fl olmalar - na karfl n, 29 Nisan da bafllatt klar direnifllerine hala kararl l kla devam etmekteler. Desa patronunun iflçilerine dönük örgütsüzlefltirme sald r - s sadece Düzce deki fabrikayla s - n rl kalmad. stanbul/sefaköy deki DESA fabrikas nda bir kad n iflçi sendikal faaliyet yürüttü ü için iflten ç - kart ld. 3 Temmuz günü iflten ç kar lan Emine Aslan fabrikan n önünde direnifle geçmifltir. Emine abla da Düzce deki iflçiler gibi ayn kararl l kla direnifline devam etmektedir. Deri- fl Sendikas öncülü ünde direnifli sahiplenelim. flçi s n f n n sermayeye karfl verdi i hak alma mücadelesinin bir parças olan DESA iflçilerinin mücadelesini destekleyelim! Birlik-mücadele-zafer! (Gülsuyu ndan bir flçi-köylü okuru) Merhaba; 26 EYLÜL 2008 tarihinde CHP ile AKP televizyonda karfl karfl ya geldiler. Burjuva-feodal medya olay o kadar abartt ki, sanki halka hizmet ediyorlarm fl gibi bir hava yaratmaya çal flt lar. Birbirlerini itham ederek, sözde belgeler gösteriyorlar, kendilerini alternatif olarak sunmaya çal fl yorlard. Sanki halk bunlar n gerçek yüzünü bilmiyormufl gibi tekrar sunuyorlard Kitle faaliyetlerimiz üzerine stanbul dan bir K okuru PRAT K faaliyetlerimizde yaflad - m z en büyük eksikliklerden birisi de kitlelerin somut sorunlar n yeterince tahlil edemeyiflimizdir. Sistemin bask lar, kitleleri yozlaflt r p sindirmesi bizlerin kitle faaliyetlerimize önem verip titiz davranmam z gerekmektedir. Yaz l ve görsel vb. medya araçlar ile kitleleri gündemden uzak tutma ve gündemlerine dizi magazin vb. programlar sokarak kitlelerin dikkatini gündemden daha farkl yönlere çekmekteler. Peki, sistemin bu yozlaflt rma araçlar n nas l bertaraf edece iz? Tabi ki bu yozlaflt rma araçlar n n bertaraf kitlelere daha fazla giderek ve bu faaliyet içerisinde kitleleri örgütleyerek olacakt r. Faaliyetlerimizde kitlelere bütünleflmek, onlara güven vermek ve güvenmek bizlerin esas görevi olmal d r. Y nlar örgütlerken kulland - m z araçlar da bir o kadar önemlidir. Araçlar belirlenmesi ancak kitle faaliyeti ile kitlelerin somut sorunlar n bilme ile olacakt r. Ama sadece belli araçlarla faaliyete giriflmek, de- iflime kapal olmak kitleleri s kaca kadar bizlerin de kitle faaliyetlerinden verimsiz ç kmam za neden olacakt r. Toplu kitle faaliyeti, aile ziyaretleri ve kitle toplant lar ile kitlenin somut sorunlar MLM düflüncesi ile yo rulup prati e sokuldu unda faaliyetin verimlili i belli olur. Gündemler hakk nda kitleler ne düflünüyor, ne söylüyor ya da kitlenin gündeminde nelerin var oldu unu ancak kitlelere giderek anlayabiliriz. Kitlelerden kitlelerle ilkesi ancak bu flekilde hayata uygulanabilir. Unutmamak gerekir ki bu ilke a zda sak z de ildir! Her tart flmada, her toplant da ifade edilen bu ilkenin bizler aç s ndan hayati önlem tafl d - n bilmemiz gerekir. Devrimi kendine amaç edinmifl bir devrimci örgüt nihai hedefi olan devrimi kitlelerden ba ms z ele alamaz ve kitleleri örgütlemesinde ise bu ilkeyi hayata geçirmek zorundad r. Kitlenin de erlerini zedelemeden ve geri yönleri ile uzlaflmadan faaliyete girmek ve gündeme uygun araçlarla güçlendirmek olmazsa olmazd r. Faaliyetlerimizde kulland m z en önemli araçlardan birisi de gazetemizdir. Düzenli kitle faaliyetleri, faaliyetlerden ç kan sorunlar üzerinden eylemler örgütlemeye, kitleleri örgütlemeye paralel yay n organ n n beslenmesi gerekmektedir. Çünkü gerçek güç olan kitlelere dayanmayan her örgütlü yap, do ru de il yanl fl yolu takip etmekte demektir. Anlafl laca gibi kitlelerin önemi bizler için çok büyüktür. Kitleler benimsedikleri de erleri sahiplenirler ve onlar korumak için sonuna kadar mücadele ederler. Faflizm bugün devrimci ve demokrat yay nlar n her türlü imkânlar n k s tlamaktad r. Gazete da t mlar nda ailelerin tehdit edilmesi, toplatma, kapatma vb. birçok faflist sald r larla karfl karfl ya kal nmaktad r. Ama bizler flunu da biliyoruz ki tüm bu bask lara karfl dünya proletaryas - n n mücadelesi devam edecektir. Aksi takdirde faflizm bugün yatt - m z yata da kanla zulümle elimizden alacakt r. kendilerini. Halk için hiçbir fley söylemediler oysa. Mesela elektri- e, suya her fleye zam geldi. Halk açken onlar birbirlerini suçlay p duruyorlar. Bu ne biçim siyaset, bu ne biçim tart flma! Bu ülkede iflkenceye u ramayan var m diye sormak laz m bunlara. Hapishanelerde katliam yapanlara hesap sormak laz m, yoksa s ra yavafl yavafl herkese gelecek. Bunlar n hepsi sahtekar. Çünkü halk için hiçbir fley yapm yorlar. fiu s ralar yapt klar tutuklama serisi sadece göstermeliktir. Çünkü hesap sorma niyetleri olsayd, Kenan Evren i, askeri darbeye destek veren herkesi yarg lamalar laz md. Ama bunlar birbirini s rmazlar. Bu düzeni ancak halk yarg lar. Baflka çaresi yoktur. Bunun için susma sustukça s ra sana gelecek!

16 ±CMYK iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) Cep: ANKARA: SIHHIYE MAH. SÜLEYMAN SIRRI SOK. YUNT AP. NO: 19/7 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: DABAKHANE MAH. TURGUT TEMELL CADDES BARIfi fihani KAT: 3 NO: 94 ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N Cep: AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: Hassas vatandafl n adalet tepkisi: Linç Her an yeni geliflmelere gebe ülkemizde gündem, son günlerde yaflanan linç olaylar ile yeni bir boyut kazand. Tansiyonun giderek yükseltilirken gün geçmiyor ki yeni bir linç olay sahneye konulmas n. Dört bir yana yay lan linç giriflimleri/olaylar, ulusal hareketin Aktütün (Bezele) Karakolu na yönelik gerçeklefltirdi i eylemin ard ndan daha sald rgan bir içeri e bürünerek devam ediyor. Egemen s n flar n her linç olay ndan sonra kamuoyuna yapt klar aç klamalar ve Aktütün sonras toplanan Terörle Mücadele Yüksek Kurulu nda (ya da Toplumsal Muhalefet ile Mücadele Yüksek Kurulu) gündeme getirilen yeni önlemler paketi, demokrasi ve insan haklar na yap lan vurgular önümüzdeki süreçte hangi alanda en fazla hak ihlalinin yaflanaca na da dikkatleri çekiyor. OHAL yasalar n n geri getirilmesi, binlerce Özel Tim in yeniden göreve ça r lmas, gözalt süresinin uzat lma- s zaten eli kolu ba l olmayan kolluk güçlerinin daha yüksek bir performans gösterece ine iflaret ediyor. Bir yarg s z infaz biçimi; Linç Linç kavram Türkçe sözlü e göre; Birden çok kimsenin kendilerine göre suç olan bir davran fl ndan ötürü birini, yasad fl ve yarg lamas z olarak tafl, sopa vb. araçlarla döverek öldürmesi olarak tan mlan yor. Linç kavram n n, tarihte ilk kez Amerika da y llar nda yaflam fl olan William Lynch adl bir yarg ç n çal flmalar sonucu ortaya ç kt ileri sürülmektedir. Amerikal yarg c n görev yapt sürede, suçlu ya da potansiyel suçlu olarak varsayd kiflilere (ço unlukla siyahlar) karfl tak nd tutum ve davran fl (onlar n an nda yarg lanmadan, hemen cezaland r lmas ) onun (hiç de iyi olma- yan) ününün ülkenin her yerine yay lmas na neden olmufl. William Lynch taraf ndan potansiyel suçlu olarak kabul edilen yani suçu halen kesin olarak belli olmayan ama William Lynch in suçlu olarak gördü ü ya da tan mlad kifliyi hemen etkisizlefltirmek ve onu cezaland r p devre d fl b rakarak böylece yeni suç ifllemesini engellemek metodudur. flte bu metoda linç metodu denildi. Tarihte yeni olmayan ve s kça karfl m za ç kan bu yöntem ABD hâkim s n flar taraf ndan yasal bir k l fa sokularak yürürlü e kondu. Vahflet ayn kald ancak bu defa yasalaflt. Bu yarg c n görevde oldu u süre içinde ABD de y llar aras nda 4742 siyah, de iflik nedenlerden dolay linç edildi. Yüzlercesi öldürüldü. Hassas vatandafllar n adaleti Ülkemiz tarihi de bu konuda ABD ye meydan okuyacak bir birikime sahiptir li y llarda Cumhuriyet gazetesinde yay mlanan haberlerle soka a dökülen hassas vatandafllar n komünist oldu u iddias ile Tan gazetesini ya malamas, matbaalar parçalamas ile aç kça sahnelenmeye bafllayan bu yöntem zaman içinde daha s k kullan l r hale geldi. 6 7 Eylül olaylar ndan Malatya, Sivas, Marafl ve Çorum a; 80 sonras nda Sivas Mad mak ta tekrarlanan bu oyun son y llarda ivmesi art r larak yine piyasada. Aktörleri belli, hedefleri aç k, hamileri herkesçe bilinen bu vahflete bugün yeniden ihtiyaç var. Dönemin özgünlüklerine göre biçim farkl l klar olsa da egemenlerin ç karlar na ters düflen herkes bundan nasibini almaktad r. Ermeniler, devrimciler, demokratlar, Aleviler ve son halka olarak Kürtler; mücadele dinami i tafl yan her kim varsa.. 80 Darbesi nin ard ndan yükselen Ulusal Kurtulufl Hareketinin devleti ciddi anlamda köfleye s k flt rmas ile bu yöntem devreye sokuldu. Böylece devlet daha az teflhir olacak s n flar ve ideolojiler üstü konumuna halel getirmeyecekti. Art k her Kürt, suç iflleme potansiyeli ve do al olarak linç edilme hakk tafl yordu. Olaylardan sonra aç klama yapan devlet yetkilileri ise yar m a zla bile olsa olaylar k nama ihtiyac hissetmiyor korkmay n arkan zday z, bu ülkeyi Kürtlere komünistlere b rakmayaca z mesaj veriyordu. 90 lar n yar s ndan sonra azalma e ilimleri gösteren adalet gösterileri Ulusal Kurtulufl Hareketinin yeniden eylemlerine bafllamas ile h zl bir geliflim gösterdi. Ald darbelerle kamuoyunda ciddi bir flekilde prestij kaybeden devlet yeniden vatandafl na s nd. Mersin de bayra n yere at lmas ile örülmeye bafllanan histeri birçok ilde Kürt iflçilere yönelerek ciddi bir haz rl k süreci geçirdikten sonra azg nlaflarak yeniden hortlat ld. PKK nin Da l ca eylemi ile büyük bir k sm halk düflman partilerin kadrolu faflistleri olan güruh DTP binalar n talan etti. Bal kesir Alt nova da adli bir olayla bafllat lan MHP Bal kesir milletvekili Ahmet Dura n n perspektifleri ile gelifltirilen linç kampanyas bu yönelimin ileriye tafl nd n n göstergesi oldu. Yeni konsept: Sansür, kapatma, yetmedi linç, inkar, imha... Ulusal Hareketin s n r ötesi operasyonlara karfl kazand askeri zafer beraberinde Kürt halk n n Newroz da aç a ç kan kitlesel sahiplenifli egemenlere so uk terler döktürüyor. Yaflar Büyükan t n umudun k r lmas olarak özetledi i topyekûn savafl konsepti; ilerici, devrimci, demokrat, yurtsever bas n üzerinde hukuk terörü ile yol almaya devam ediyor. Muhalif seslerin yok edilmesi bu konseptin en önemli ayaklar ndan birini oluflturuyor. Meclis ten geçirilen tezkere ve lker Baflbu un Diyarbak r ziyareti ile askeri politikalar bu konseptin itici gücünü oluflturuyor. Toplumsal muhalefet kendini daha güçlü hissettirdi i oranda hassas vatandafllar n say s nda ve faaliyetlerinde art fl da yaflanacakt r. Egemenler, s n f savafl n n zorlu kap flmas na flimdiden barikat örmekte ve bunun için milliyetçili in tabandan örgütlenmesine büyük önem vermektedir. Bask lara, anti-demokratik uygulamalara ra men iflçilerin, emekçilerin daha iyi bir yaflam, güvenli bir gelecek özlemi asla yok edilemedi. Operasyonlarla ormanlar yak lan, evleri bombalanan, kitle katliamlar na u rayan ve lanetli ilan edilen Kürt ulusunun mücadelesi dün oldu u gibi bugün de durdurulamayacakt r. Yeni konsept egemenlerin ezilen milyonlardan korkular n bir ürünüdür. Korktukça silaha sar l yorlar, çaresiz kald kça azg nlafl yorlar, yenildikçe daha çok zafer naralar at yorlar. Siz de bunun fark nda m s n z? Linç kampanyasına karşı halktan tepkiler... sinde hayata geçirilen bir politika söz konusudur. Tezkere halk n ç kar na de il! Hepimiz ayn gemideyiz! Toplumun çeflitli kesimlerinden halk m zla konuflarak, sorunun as l muhataplar ndan görüfllerini ald k. Lk olarak Bayramtapa ye giderek yafll bir amcayla konufluyoruz; Bu linçler, Baba shak lardan, Seyit R za lardan geliyor. Denizler, brahim Kaypakkaya lar ne için savaflm fllar? Bunlara karfl savaflm fllar. Asl nda anlams z bir Kürt düflmanl oldu unu belirtiyor, konuflmak zorunda b rak ld kendi Türkçe kelimeleriyle. Tezkere çözüm de il. O kadar insan n üstüne gidiyorlar, bask yap yorlar. Halk yok mudur o insanlar n arkas nda? Vural m, keselim nereye kadar? Linç giriflimlerinin geçmiflte oldu u gibi bugün de devlet eliyle örgütlendi ini belirten amca, ayr ca zincirleme olarak yay ld n da söylüyor sald r lar n. Bir yandan da s n fsal çeliflkileri belirtiyor ve Bu tezkere provokasyondur. Bu provokasyonu yaratanlar da halk temsil etmiyorlar. Halk n bu oyuna gelmemesi gerekiyor, hepimiz ayn gemideyiz ve batarsak hep birlikte batar z diyor. Daha sonra bir dükkâna giriyoruz ve ne için geldi imizi anlat yor ve Serkan Say lgan a düflüncelerini soruyoruz. Bu olaylar hükümetin elinden ç k yor. Ayd nlar n, yazarlar n bu konuda bir fleyler yapmalar gerekti ini düflünüyorum fleklinde an- lat yor. Tezkerenin uzat lmas n n sonuçsuzlu unu da belirten Say lgan, Zap ta neler oldu unu gördük, flimdi uzat lan bu tezkere ile de bir fley de iflmeyece ini biliyoruz diyor. Kürtleri yok etmek istiyorlar! Yak ndaki bir dükkânda da Devrim Say lgan ile sohbet ediyoruz. O da; Türk halk n n Kürtleri kabul etmesi gerekir art k. Kürtlerin de Kürt kimli ine, kendi kültürlerine, dillerine sahip ç kmalar gerekir fleklinde bafll yor konuflmas na. Bitlisli oldu unu dile getiren Say lgan, devletin kendilerini terörist olarak gördü ünü de sözlerine ekliyor. Ard ndan bir Kürt genciyle konufluyoruz. Emin Ali Can, Da lar de il, Kürtleri yok etmek istiyorlar fleklinde bafll yor anlatmaya. O da tüm bunlar n devlet politikas oldu unu söylüyor. Can ayr ca, tüm devrimcilerin, Kürt halk n n bu sorunlar sahiplenmesini ve birlikte hareket etmesi gerekti ini özellikle belirterek, yazmam z istedi ini vurguluyor. Örgütlü olarak sürece müdahale edilmeli! Linç giriflimleri ile ilgili görüfl almaya devam ediyoruz. Dinçer Demir (Ö retmen); Linç giriflimleriyle yap lmak istenen fley, halklar birbirine düflürmektir. Ayn zamanda da, yaflamda gerçek s k nt y, yoksullu u yaflayan insanlar n bir araya gelmesi engellenmek isteniyor. Bu süreçte yap lmas ge- reken tek fley, örgütlü bir güçle sürece müdahale etmektir. Çözüm, ortak mücadele hatt örerek, karfl ç kmakta! Göksel Kaya ( talyanca ö retmeni); Yap lmak istenen fley, halklar aras ndaki kardeflli i bozmak, halklar n aras na kin ve nefret tohumlar ekerek, düflmanl körüklemektir. Egemen s n flar bunu kendi iktidarlar n n süreklili ini sa lamak için yap yorlar. Ayr ca içinde bulunduklar krizden kurtulmak isteyen emperyalist güçlerin, ekonomik-siyasal ç karlar için, bölgede hakimiyet kurma planlar çerçeve- Nemci Aslan (Esnaf): Birkaç y l önce de bayrak olay vard, ald lar nerden nereye getirdiler. Bu tip fleyler kesinlikle devlet taraf ndan tezgâhlanm fl ifllerdir. Devlet bana gel seni kucaklayay m diyor ama beni Kürt kimli im ile de il ötekilefltirerek kabul ediyor. Suni bir Kürt, kendine ait bir Kürt yarat yor. Ben Kürdüm, kendi kimli im var, beni kabul edeceksen böyleyim. Bal kesir de sald r y yapanlar n faflist bir kesim oldu unu biliyoruz. Bu ilk defa yapt klar bir fley de ildir. Gazi Mahallesi olaylar nda stanbul dayd m, kitaplardan okuduk 6 7 Eylül olaylar n, Marafl, Çorum u biliyoruz. Bu tezkere de öncekiler gibi bitirilecek vb. deniliyor. Bunu dedikten 4 ay sonra PKK nin silahl güçleri gelip karakolu fiovenizme karfl kardefllik duvar Gazetemizin da t m n n yap ld ve son süreçte y k m sorunuyla gündeme gelen Kuruçeflme Mahallesi nde oturan ve Kuruçeflme Semt Komisyonu üyesi Mürsel Çiftçi yle bu konudaki fikirlerini konufltuk. Göç nedenini sordu umuz Çiftçi, 93 te ailesinin Diyarbak r dan zmir e yerleflti ini ve göç etmesinin esas sebebinin ekonomik s k nt lar ve siyasal bask lar oldu unu belirtti. Fakat ayn ekonomik s k nt lar ve siyasal bask lar n göçten sonrada devam etti ini, ulusal bask n n fakirlikle birleflerek daha katmerli bir sorun halini ald n belirtti. Alt nova olaylar n n yaflanmas n n en büyük nedeninin siyasi parti yöneticilerinin söylemleri ve burjuva medyan n rkç, faflist k flk rtmalar n n oldu unu bu milliyetçi ideolojik bombard man n s radan kavgalar bile bir Türk-Kürt k flk rtmas zeminine çekilmeye çal fl ld n ve sürecin yeni olmad n, esasta çoktand r beslenen bir süreç oldu unu geliflmelerin ise buralarda yaflayan Kürtler aç s ndan kayg erici oldu unu belirtti. Ayr ca Alt nova da yap lmak istenenin karfl l kl bir çat flma oldu unu da ifade eden Mürsel Çiftçi bu durumun yaflanmamas n n bir flans3 oldu unu belirtti. bast. Televizyonlara yans yan flekliyle de il de daha fazla kay p verdi- Bu olaylarda devletin rolünün ise esasta yeni olmad, cumhuriyet tarihinden beri süre gelen inkar ve imha politikas n n bir yans mas oldu unu belirten Mürsel Çiftçi e er bu fleylerin yaflanmas na neden olan zihniyeti sorgulamazda beslersen daha kötü olaylar n yaflanmas na neden olursun dedi. Kürtlerle Türklerin binlerce y ll k bir kültürel kaynaflmas n n oldu unu belirten Mürsel Çiftçi halklar n aras nda böylesi bir nefret yoktur. Ama devlet politikas zaten ya da iktidar partileri veya AKP bunu k flk rtan bir yerde durmaktad r. dedi. DTP ye karfl yarat lan sald r lar n asl nda Kürtlerin hepsini hedefledi ini veya hedefler hale getirildi ini söyleyen M.Ç. mesela iki milyon insan n oyunu al p binbir ini de biliyoruz. Bu operasyonlar Türkiye nin ç kar na de il. oyunla engellenmeye çal fl lsa da meclise giren DTP milletvekillerinin elini s kmam diyor Baflbakan diyerek asl nda bunun herhangi bir flekilde Kürt halk n n tan nmak istenmedi inin somut bir ifadesi oldu unu belirtti. Esas olan n siyasi partilerde olmad n belirten Çiftçi devletin kendisini yaflatmaya çal flt zemin budur diyerek asl nda faflizmin ç plak gerçe ini çok net ifadelendirdi. Ayr ca ya bu devlet Kürtlere o kadar bölücü ermeni vs. diyor. Ben bir Kürt olarak flu sorunun cevab n çok merak ediyorum. Acaba gerçekten samimi olarak ya bu Kürtlerin devletle sorunlar nedir ne istiyorlar diye sorulmufl mudur? diyerek devletin yaklafl m n n asla Kürt Ulusal Sorununu gidermeye dönük olmad n belirtti.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği kazanmıştır. Özel mülkiyet ilişkilerine dayalı düşünce biçimi

Detaylı

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN S Ö Y L E Ș İ Avrupa Birliği Yatırımları Daire Bașkanı Okuyucularımız için Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Bașkanlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir?

TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir? Sık Sorulan Sorular? TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir? TEDAŞ dışında elektrik alabilmeniz için Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu'nun belirlediği

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

Brexit ten Kim Korkar?

Brexit ten Kim Korkar? EDAM Türkiye ve Avrupa Birliği Bilgi Notu Brexit ten Kim Korkar? Haziran 2016 Sinan Ülgen EDAM Başkanı 2 23 Haziranda İngiliz halkı, İngiltere nin AB de kalıp kalmayacağına dair bir halkoyuna katılacak.

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 1 2. B Ö L Ü M TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 199 12. Bölüm, TMS-19 Çal flanlara Sa lanan Faydalar

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ.

HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. KIYMETLİ MESLEKTAŞLARIM HER YIL 1-7 MART TARİHLERİ ARASINDA KUTLANAN MUHASEBE HAFTASININ 23 ÜNCÜSÜNÜ GERÇEKLEŞTİRİYORUZ. TÜRMOB çatısı altında örgütlenen, ülke genelindeki 76 Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor.

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor. Sonlu Oyunlar B u kitapta s k s k oyunlar konu edece iz. Oyunlar sonlu ve sonsuz oyunlar diye ikiye ay raca z. Sonsuz oyunlar da ilerde ikiye ay raca z: Uygulamada sonsuza dek sürebilen ve süremeyen oyunlar.

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

H. Atilla ÖZGENER* Afla daki ikinci tabloda ise Türkiye elektrik üretiminde yerli kaynakl ve ithal kaynakl üretim yüzdeleri sunulmufltur.

H. Atilla ÖZGENER* Afla daki ikinci tabloda ise Türkiye elektrik üretiminde yerli kaynakl ve ithal kaynakl üretim yüzdeleri sunulmufltur. Mevcut Kaynaklar Kullan lmas na Ra men 2020 li Y llarda Türkiye de Elektrik Enerjisi Aç Olabilir mi? H. Atilla ÖZGENER* I. Türkiye nin Elektrik Enerjisi Durumunun Saptanmas Türkiye nin elektrik enerjisi

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

2012 de 3 önemli gündem maddemiz var

2012 de 3 önemli gündem maddemiz var 2012 de 3 önemli gündem maddemiz var Aralık 15, 2011-12:45:43 Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2012 yılında en önemli 3 konunun sırayla Avrupa, cari açık ve enflasyon olacağını belirterek, ''Bunlarda bir

Detaylı

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi ÇÖZÜM Say : 90-2008 KISM SÜREL VEYA ÇA RI ÜZER NE ÇALIfiANLAR LE BU KANUNA GÖRE EV H ZMETLER NDE AY ÇER S NDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIfiANLAR 01.10.2010 TAR H NE KADAR YEfi L KART ALAB LECEKLER Mustafa BAfiTAfi*

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Degisimi_Yonetmek 4/19/10 5:12 PM Page 1 De iflimi Yönetmek

Degisimi_Yonetmek 4/19/10 5:12 PM Page 1 De iflimi Yönetmek De iflimi Yönetmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek!

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! A c d r söylemesi, bunca ülke gördüm, bunca insan tan d m, ülkemde gördü üm kadar çok yalanc y hiçbir yerde görmedim. Do u ya az gittim, ama Bat da gitmedi im yer kalmad desem

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı

Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Büyükşehir Bodrum halkına yeni süreci anlattı Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından Bodrum da düzenlenen toplantıda yeni süreç ile ilgili büyükşehir daire başkanları tarafından Bodrum halkına

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek Performans Ölçmek Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Temel Kaynak 4. stek ve htiyaçlar

Temel Kaynak 4. stek ve htiyaçlar SOSYAL B LG LER Temel Kaynak 4 Üretimden Tüketime stek ve htiyaçlar nsan yaflam için gerekli olan ve yoklu unda s k nt çekilen koflul ya da maddelere ihtiyaç denir. Yaflamak için zorunlu olan beslenme,

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Değerli konuklar, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) çalışmaları kapsamında düzenlediğimiz Kurumsal Yönetim konulu toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. 11 Aralık 2001 tarihli Bakanlar

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul Yay n no: 07 Sohbet : 01 stanbul 2008, 1. Bask ISBN 978-975-8757-08-4 Editör: Necdet Y lmaz Hadis Tahriçleri Süleyman Sar Kitap konsept ve tasar m : GNG TANITIM Kitap iç uygulama: TN LET fi M Bask : Acar

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

Yoga. Beden Ruh ile Bulufluyor

Yoga. Beden Ruh ile Bulufluyor Beden Ruh ile Bulufluyor Düzenli bir flekilde Yoga Hareketleri (Asanalar) yapan bir insan sadece her bir kas n esnetip güçlendirmekle kalmaz ayn zamanda daha iyi uyur metabolizmas n gelifltirir ve ideal

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Girişimcileri destekleyen

Girişimcileri destekleyen Girişimcileri destekleyen kurum ve kuruluşlar KONUYA BAŞLARKEN 1. 2. Girişimci adayları kuracakları işlerle ilgili ne gibi desteklere ihtiyaç duyarlar? Kredi, hibe, teşvik kavramları size ne ifade etmektedir?

Detaylı

ÇANKAYA BELEDİYESİ EVDE BAKIM HİZMETLERİ YÖNERGESİ

ÇANKAYA BELEDİYESİ EVDE BAKIM HİZMETLERİ YÖNERGESİ ÇANKAYA BELEDİYESİ EVDE BAKIM HİZMETLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1 (1) Bu yönergenin amacı; Çankaya Belediye sınırları içinde yaşayan, yaş sınırı

Detaylı

Üniversite Hastaneleri Mali Sorunları ve Ortak Kullanım Yönetmeliği

Üniversite Hastaneleri Mali Sorunları ve Ortak Kullanım Yönetmeliği Üniversite Hastaneleri Mali Sorunları ve Ortak Kullanım Yönetmeliği Beklentiler Sorunlar Dr. A. Sadık Kılıçturgay ÜHBD Yönetim Kurulu Üyesi, ÜHB Geri Ödeme Çalışma Kurulu Üyesi Üniversite Hastaneleri Mali

Detaylı

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri

Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Akreditasyon Çal malar nda Temel Problemler ve Organizasyonel Bazda Çözüm Önerileri Prof.Dr. Cevat NAL Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarl k Fakültesi Dekan Y.Doç.Dr. Esra YEL Fakülte Akreditasyon Koordinatörü

Detaylı

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir?

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir? DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Katılımcı tarafından ödenen katkı paylarının %25 i oranında devlet tarafından katılımcının emeklilik hesabına ödenen tutardır. Devlet katkısı başlangıç tarihi

Detaylı

COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı!

COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı! COP 21 Paris Değerlendirme Toplantısı Herkes elini taşın altına koymalı! TÜSİAD ve Birleşik Krallık Ankara Büyükelçiliği Refah Fonu İşbirliği, REC Türkiye ve Amerikan Büyükelçiliği desteği ile yapılan,

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı