SER XWEBÛN. Demokratik çözüm olmadan bar fl olmaz JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. Sal: 28 / Hejmar: 328 / Nîsan 2009

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SER XWEBÛN. Demokratik çözüm olmadan bar fl olmaz JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. Sal: 28 / Hejmar: 328 / Nîsan 2009"

Transkript

1 SER XWEBÛN JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE ku rd.o rg Sal: 28 / Hejmar: 328 / Nîsan 2009 w w w.a rs iv a Demokratik çözüm olmadan bar fl olmaz

2 Olumlu veya olumsuz yönleriyle özgür kad n hareketi üzerinde etkide bulunan bir kad n da benim anamd r. Bugün anam n ölümünün birinci y ldönümü oluyor. Bu k fl de erlendirmelerinde ana gerçe i üzerine bir tak m de erlendirmeler yapt m. Kürdistan da üzerinde durmam z gereken bir gerçeklik de ana gerçe idir. Anal k genellikle bir do ufl ifadesidir. Anal n bizdeki en basit anlam, birçok çocuk do urur ve neslini devam ettirirsin biçimindedir. Ben bafl ndan itibaren buna itiraz ettim. Denilebilir ki, anama en sert cevab kendim verdim. O bir ana olarak benimle evdeki bütün hakk n beni do urmaya ba l olarak ileri sürüyordu. Ben de flu tavuk ile civcivi görüyor musun? Tavuk civcivi için ne kadar anaysa, sen de benim için o kadar anas n diyordum. Bu çok kaba bir benzetmeydi ama bunu yapt k. Neden? Çünkü o herhangi bir ana iflte, ben de herhangi bir çocuk. Bu bir çeliflki. Çocuk istedi i gibi yaflayam yor, ana da çocu uyla kendini sürdürmek istiyor. Bu bir çeliflki. Üveyfl ana da o kadar bilinçsiz, o kadar plans z; fakat kendine göre bir isyan anas. Denilebilir ki, gerçekten ayn zamanda erke in de kontrolüne fazla girmemifl bir kad n. Tabii benimle olan iliflkilerini hat rl yorum. Ne istiyor? Asl nda ne istedi ini de fazla bildi i kan s nda de ilim. flte memur olur, biraz para kazan r, bana birkaç metrelik bez al r, birkaç giyecek al r diye düflünüyor. Bunlar öyle fazla içeri i olmayan talepler. Kendisinin hay rl evlattan kastetti i fley, onun o ruh haline biraz anlay fl göstermek, maddi ve manevi anlamda iflte böyle kendisine karfl l k vermek oluyor. Birçok çocukta bu anlamda herhalde karfl l k verir. Anas - n n iyi o lu ya da k z olmaya özen gösterir san r m. Kan mca sizin gerçe iniz de, a rl kl olarak biraz böyledir. fiimdi her fleyde aksilik burada bafllad. Böyle bir çocuk olman n ayr cal m dersiniz, talihi veya talihsizli i mi dersiniz, onu belledik. Kendime göre ne erkenden anaya karfl böyle bir savafl m verdim. nsan anas na karfl savafl verir mi? Biz verdik. Gerçekten çok tuhaf, halen de hepiniz görüyorsunuz. Anas n n çok sevdi i çocuklar, çocu un çok sevdi i anas... Bu durumlara çok az düfltü ümü san yorum veya görmedim. Öyle olmaya çal flt k. Acaba suç muydu, gerçeklik ne dedi bana, do rusu sizinki mi, benimki mi? Üzerinde durmaya de er. Neden erken yafllarda böyle bir mücadele do du, onu da birçok de erlendirmede anlatt m. Tabii burada kalk p böyle bir çocukluk döneminde bir teori ç karacak de iliz. Ama çocukluk- RÊBER APO DE ERLEND R YOR ÜVEYfi ANA ANA TANRIÇA KÜLTÜRÜNÜN SOYLU SES taki flekillenmenin de daha sonraki bütün geliflmeleri etkiledi- ini psikologlar söylüyorlar. Biz de buna eminiz. Bu, bilimsel bir do rudur asl nda. O dönemin mücadelecili i olmazsa daha sonraki dönemin mücadelecili i de pek olmayacak. Ben mi çok ak ll yd m veya karar m çok de iflikti. Bu mücadelecili i dayatt. Bu da ayr bir konu. Burada çok ola anüstü, bilmem çok özel durumlardan bahsetmeye de gerek yok. Bu herhalde her ana-çocuk iliflkisinde yaflanan bir durum. Ama bizim bafllatt - m z süreç, çeliflkinin biraz aç a ç kar lmas süreci oluyor. Bu, erken yafllarda o anlama geliyor. Hesaplaflmay çok erken bafllat yoruz. Onun bir egemenlik anlay fl var; etkilemesi var, kendisine göre bir tak m aile geleneklerini egemen k lacak. Benim bir tak m özgürlük taleplerim var, ben de onlar dayataca- m. Aile gelenekleri nedir? Onun belledi i neyse odur. Benim özgürlük diye belledi im fley nedir? Can m n istedi i neyse odur. Çok ilkel bir egemenlik ve ona karfl geliflen bir özgürlük savafl.. Bunu d fl nda bize verebilecekleri fazla bir fleyleri yoktu. Okul sürecine girdikten sonra, anadan ö renece im fazla bir fley yoktu. Bir kopufl sürecidir sürüp gider. Analardan kopufl ne kadar do rudur, ne kadar yanl flt r? Örnek ana çocuklar genellikle daha sonradan olanaklar elverdi inde ve paralar oldu unda, analar na hediye al rlar. Ben öyle bir yönteme baflvurmad m. Asl nda paramda vard, biraz para kazanmama ra men, akrabalar ma veya anama flöyle bir hediye alay m diye düflünmedim. Belki bunu yad rgam fllard r. Evet, bu konuda biraz inkarc davran yordum, ama bana göre o ulluk farkl olmal yd, onlar n istedikleri gibi bir o ul olmamakla birlikte, bende baflka türlü iyi bir o ul olma aray fl vard. ben hiçbir zaman dost iliflkilerine öyle ucuz hediyelerle yaklaflmad m. Halen de öyleyim. Size her fleyi söyledim; arkadafll a ne kadar ba l oldu umu, erken yafllarda ne kadar çocuk arkadafll klar n n büyük aray c s oldu umu, onlarla olmak için ne kadar can att m, hata öyle arkadafll klar oluflturmak için nas l büyük bir güç zaptetti imi vurgulad m. Tabii bunun ucuz hediyelerle olmayaca n görüyorum. Bu da fazla ilgi çekici olmuyordu. Güçlü arkadafll klar n oluflumuna, güçlü iliflkilerin oluflmas na f rsat vermiyordu. Onun için daha erken yafllarda insanlar ba laman n de iflik yollar n akl ma getirdim. * Bu yazı Reber Apo nun 94 yılı çözümlemesinden alınmıştır

3 çindekiler Ortado u nun demokratikleflmesi Kürt ulusal demokratik birli inden geçer 29 Mart yerel seçimleri Türkiye siyasetinde baz önemli gerçekleri aç a ç kartm fl bulunuyor. Yine Kürt sorununun demokratik siyasi çözümü aç s ndan yeni ve önemli bir imkân yaratm fl durumdad r. Bu sonuçlar iyi okunur ve onun gereklerine göre hareket edilirse, Türkiye nin demokratikleflmesi ve Kürt sorununun demokratik siyasi çözümü aç s ndan yeni bir süreç gelifltirilebilir (2 de) Finans ça -komutan para Paran n toplumsal komuta gücü haline gelmesi flüphesiz önemli bir geliflmedir. Bu çözümlenmeden toplumun kavranmas çok eksik kal r. Para belki de tüm vücuda gerekli enerjiyi oluflturmak için... (16 da) Ulusal birlik bilinci yozlaflt r lmamal d r Sykes-Picot mutabakat yla bafllayan ve daha sonra birçok anlaflmayla 21. yüzy lda Ortado u nun siyasi haritas çizilirken, Kürtler dört devletin egemenli i atl nda b rak lm flt r... (23 te) As l Ergenekon siyasi alandaki Ergenekon dur (Abdullah Öcalan) fiimdi daha iyi anlafl l yor ki Gladio, Türkiye yi kuflatm fl. Cosiga n n konuflmalar n dinledim; Türkiye deki Gladio daha özerk yap da diyor. Dünyadaki Gladio... (35 te) Sykes-Picot Mutabakat Dünya son 3 yüz y ld r Bat Avrupa merkezli yönetilmektedir. Özellikle 18. ve 19. yüzy lda baflta Ortado u olmak üzere dünyan n birçok yerinin ngiltere ve Fransa taraf ndan... (46 da) PKK nin Kürt halk için yaratt de erler inkâr edilemez -II PKK Kürdistan halk n n özgürlük mücadelesine karfl 30 y ld r kirli bir savafl yürütüldü ünü ileri sürmüfl ve bu kirli savafl n da derin devlet taraf ndan yürütüldü ünü iddia etmifltir... (52 de) Ezidiler özgürlük mücadelesiyle daha fazla bütünleflmelidir Kürdistan toplumunda en eski inanç biçimi olarak Ezidilik; bin y llardan beridir belirgin bir biçimde varl n korumufl, tüm bask ve sald r lara ra men kendini... (63 te) Özgürlükle sözleflmifl toplum Özgürlük olgusunu tan mlarken, do al denkleme ayk r yönlerin tespiti kadar bunun nedenlerini anlayabilmek, yani kayna n tespit ederek bunlar gidermek tan m anlam na kavuflturabilir... (67 de) Devrimci kültür ve ahlak Kültür ürünlerini insanla ba lant l olarak iki ana bafll k biçiminde ele alabiliriz. Kültürel de iflim içerisinde a rl kta kal c olan de erler vard r. Baz toplumsal yarat mlar da... (70 te) Gabar da her eylem Agitlerin intikam ve özgürlük hayalleri içindi dil ovas ndan ulafl lmaz bir gezegenmifl gibi görünen Gabar a her bakt mda kurdu um hayaller, ailemin ve komflular n her zaman sevgi ve minnetle bahsettikleri, her yerde olup hiç bir yerde... (76 da)

4 2 SERXWEBÛN Nisan 2009 Ortadoğu nun demokratikleşmesi Kürt ulusal demokratik birliğinden geçer Kürt halkının, mücadeleyle elde ettiği kazanımlarını Kürt demokratik siyasetinin gelişmesine kanalize edilmesi gerekiyor. Bunlar nelerdir? Birincisi Kürt ulusal demokratik birliğinin ve kurumlaşmasının yaratılması. Ulusal konferansın acilen toplanıp ulusal strateji ve örgütlülüğü yaratmak üzere çalışma yürütmesidir. İkincisi, Kürt sorununun demokratik çözümü temelinde Kürt demokrasisinin ve Kürt demokratik birliğinin ilişkilerinin yaratılmasına dayanarak Türkiye İran, Irak ve Suriye de demokratikleşmeyi, demokratik ilişki ve birlik sistemini yaratmak üzere Kürtlerin harekete geçmesidir Serxwebûn: 29 Mart yerel seçimleri hangi sonuçlar ortaya ç kard? Ortaya ç kan bu sonuçlar Türkiye ve Kürt siyaseti üzerinde nas l bir etki ortaya ç karacakt r? Duran KALKAN: 29 Mart yerel seçimleri Türkiye siyasetinde baz önemli gerçekleri aç a ç kartm fl bulunuyor. Yine Kürt sorununun demokratik siyasi çözümü aç s ndan yeni ve önemli bir imkan yaratm fl durumdad r. Bu sonuçlar iyi okunur ve onun gereklerine göre hareket edilirse, Türkiye nin demokratikleflmesi ve Kürt sorununun demokratik siyasi çözümü aç s ndan yeni bir süreç gelifltirilebilir, 29 Mart yerel seçim sonuçlar böyle tarihi bir sürecin bafllang c haline getirilebilir. Her fleyden önce seçim sonuçlar na k - saca bakmak yararl d r. Genelde de de erlendirildi i gibi, 29 Mart yerel seçiminin en önemli sonucu: AKP nin ciddi bir oy kayb na u ramas ve yenilgi yaflamas d r. Her ne kadar Tayyip Erdo an baflta olmak üzere AKP yöneticileri biz hala birinci partiyiz deseler ve kendi yalanlar n zoraki insanlar n beynine kaz mak isteselerde, sand kta ç kan sonuçlar n hiçte böyle olmad görülmüfltür. Çünkü Türkiye genelinde AKP yüzde sekizi aflan bir oy kayb yaflanm flt r. Türkiye de yaflayan insanlar; çeflitli kültürel gruplar, gençler, kad nlar, emekçiler AKP hükümetinin icraat na bakarak AKP ye flunu demifllerdir: verilen sözlerin gere i yerine getirilmezse hiç kimse bofl laflara KCK Yürütme Konseyi Üyesi Duran Kalkan la yap lan röportaj kanmaz. Derler ya yalanc n n mumu yats ya kadar yanarm fl. AKP nin içine düfltü ü durum da biraz buna benziyor. Halk AKP ye ciddi bir ders vermifltir, hesap sorumufltur. Yenilenme, demokratikleflme, Kürt sorununun çözümü yaklafl mlar yla iktidara gelen, adaletten ve adil paylafl mdan söz eden AKP nin bütün bu söylediklerinin gereklerini pratikte yapmamas ; tersine, Genelkurmayla uzlaflarak kendini yeni bir özel savafl rejimi haline getirmesi halk taraf ndan sand kta cezaland r lm flt r. Tayyip Erdo an her ne kadar, mesaj ald k dese de, mesajdan da öteye AKP ye ciddi bir ders verilmifltir. Çokça de erlendirildi i gibi, AKP için zirveden bafl afla gidifl süreci bafllam flt r. 29 Mart seçimleri AKP nin de Türk siyasetinde böyle bir sürece girdi- ini aç kça gösteren ve kan tlayan bir sonucu ortaya ç kartm flt r. Di er yandan, CHP ve MHP gibi güçler k smen oy art fl sa lam fl olsalar da, onlar n da ciddi bir baflar s ndan söz etmek mümkün de ildir. Nitekim onlarda birinci parti olma yar fl na girmifllerdi, ama böyle bir sonucu elde edememifllerdir. Asl nda AKP den uzaklaflan, ona tepki duyan seçmenin, alternatifsizlikten kaynakl CHP ve MHP gibi güçlere oy vermesi yaflanm flt r. CHP nin, Deniz Baykal baflta oldu- u müddetçe kendini iktidar alternatifi bir parti haline getirmesi mümkün de- ildir. O bak mdan müzmin muhalefet hareketi olmaya devam etmektedir. Geriye MHP kal yor ki, onun da ideolojik duruflundan dolay s n rl bir konumu vard r. Alternatifsizlik her ne kadar MHP yi AKP hükümetinin alternatifiymifl gibi bir konuma çekse de, bunun Türkiye de kolay gerçekleflmeyece i aç kt r. Birçok çevre bunun bilincindedir, ancak hiçbir alternatifin bulunmad koflullarda MHP bir iktidar gücü olarak gündeme gelebilir. En fazla, geçen dönemde yaflad gibi iktidar orta- olabilen bir konumda kalacakt r. Bunlar n sonucunda, yani AKP nin halk nezdinde teflhir olarak seçimi kaybetmesi, CHP ve MHP nin de iktidar alternatifi olarak güven vermemesi sonucunda, 29 Mart yerel seçimlerinde henüz küçük konumda olan partilerin ald klar sonuçlar öne ç km flt r. Bunlardan bir tanesi Demokratik Toplum Partisidir. Kürdistan da birinci parti konumunda olan bu partinin Türkiye - nin demokratikleflmesinde oynayaca rol birçok çevre taraf ndan anlafl lmaya çal fl lmakta ve tart fl lmaktad r. Kürt kimli inin, Kürt kültürel varl n n Türkiye demokrasisi içerisine nas l yerlefltirilece i üzerinde birçok çevre ciddi tart flmalar yürütmektedir. Fakat mevcut konumuyla DTP de Kürt sorununun çözümüne endeksli bir parti durumundad r. Türkiye demokrasisini gelifltirecek, dolay s yla demokratik Türkiye nin iktidar alternatifi olacak bir parti konumuna mevcut siyasetleriyle kendini henüz getirememifltir. Sonuçta Saadet Partisi, Demokrat Parti gibi güçler seçim sonras ndaki tart flmalar n ön plan nda gelen siyasi parti-

5 Nisan 2009 SERXWEBÛN 3 ler olmufllard r. Saadet Partisi ndeki genel baflkanl k de iflimiyle ortaya ç - kan durumu Türkiye siyasi gerçe i, ayd nlar anlamaya çal flmaktad rlar. Gelecekte yeni bir iktidar alternatifi olabilir mi diye durumu araflt r lmaktad r. Yine Demokrat Parti, yaflad genel baflkanl k de iflimi ard ndan ayd nlar n, düflünürlerin, yazarlar n incelemelerinin oda haline gelmifltir. K saca 29 Mart yerel seçimleri ard ndan Türkiye, AKP hükümetine alternatif olacak, AKP den iktidar devralacak yeni parti ve lider aray fl na girmifltir. Seçim sonras nda yaflanan tart flmalar bunu göstermektedir. AKP, CHP ve MHP gibi güçlerden çok, DTP, Saadet Partisi, DP gibi partilerin öne ç kmas, tart flmalar n gündemine oturmufl olmas bunu ifade etmektedir. Demek ki, öncesinden de tart fl ld ve bir referandum biçiminde de erlendirildi i gibi 29 Mart yerel seçim sonuçlar sadece yerel yönetimlerin belirlenmesi sonucuyla kalmam fl, genelde Türkiye siyasetinin gelece i üzerinde önemli tart flmalar ve aray fllar bafllatan bir sonuç vermifltir. Türkiye siyasetinin gelece inin görülmesi aç s ndan etkili olmufltur. - Bu sonuçlardan sonra Türkiye siyaseti önümüzdeki süreçte hangi yöne ve nas l evirilebilir? - nsan flimdiden henüz net bir cevap verememektedir. AKP nin siyasetteki ömrünü uzatabilmesi bir flarta ba l - d r: Yeni siyasi aç l mlar yapmak. E er AKP gerçekten de seçimde ald yenilginin nedenlerini do ru sorgular ve yeni siyasi aç l mlar yapma gücünü gösterebilirse, yani kendini yenileyebilirse, siyasetteki konumunu, iktidarda kalma durumunu belli bir süre daha devam ettirebilir. Hiç kuflkusuz söz konusu siyasi aç l mlar ise: AB ye girifl sürecini h zland rmak ve bu temelde Kürt sorununun demokratik siyasi çözümü yönünde gerçekçi ad mlar atabilmek olmaktad r. Yani AKP yi iktidarda tutabilecek, yenilenmesini sa layarak yeniden Türkiye toplumunun karfl s na bir iktidar gücü olarak ç kartabilecek siyasi de ifliklikler esas olarak bunlard r. Avrupa Birli ine girifl temelinde Türkiye nin k smi demokratikleflmesini güçlü biçimde gelifltirebilmesi ve bu çerçevede Kürt sorununun demokratik siyasi çözümünde cesur, kararl siyasi ad mlar atabilmesidir. fiimdiye kadar oldu u gibi özel savafl n hizmetinde ve o savafl n birer takti i biçimindeki hiç kimseyi aldatamayan ad mlarla sonuç alamayaca, Kürt toplumunu daha fazla kand - r p oyalayamayaca aç a ç km flt r. E er AKP böyle bir yenilenmeyi ve siyasi aç l m yapmay gerçeklefltirirse bir süre daha konumunu sürdürebilir. Yok, böyle aç l m yapamaz ise, o zaman mevcut özel savafl politikalar nda devem edecektir. Var olan gücünü tükenene kadar kullanmay sürdürecektir. Bir süre daha bu gücü kullanma durumu devam edebilir, ama sonuçta PKK ve Kürtlere karfl yürüttü ü savafl içerisinde Bülent Ecevit baflkanl ndaki koalisyon hükümetinin yaflad s f r tüketmeye benzer bir duruma düflecektir. AKP için bu iki olas l k d fl nda baflka bir yol kalmam flt r. Yani art k Kürtleri aldatmak, Türkiye toplumunu beklenti içinde tutmak mümkün de ildir. fiimdiye kadar izledi i politikalar n sonu gelmifltir. Yeni süreç aç s ndan AKP nin önünde iki politik durum vard r: Ya siyasi aç l m yaprak kendini yenileyecek ve mevcut konumunu bir süre daha devam ettirecek ya da özel savafl n hizmetinde PKK ve Kürtlere karfl savafl sürdürerek, ABD nin bir uydusu biçiminde hareket ederek tüm imkânlar n, rezervlerini tüketip tarih sahnesinden silinecektir. AKP nin kendini siyaseten yenileyip yenileyemeyece i, siyasi aç l mlar yap p yapamayaca belli de- ildir. Bu nedenle de flimdiden AKP nin gücünü tüketme ihtimali karfl s nda Türkiye siyasetinin iktidar alternatifinin kim olaca aray fl bafllam flt r. Bu aray fl önümüzdeki süreçte besbelli ki devam edecektir. CHP ve MHP de karar k lma kolay olmayaca na göre, yeni siyasi hareketlerin ortaya ç kmas, partilerin kurulmas, ittifaklar n oluflmas da ihtimal dâhilindedir. Saadet Partisi üzerinde, Demokrat Parti üzerinde çal flmalar olacakt r. Yeni liderler ve partiler aray fl da sürecektir. E er bu çabalar yak n zamanda ciddi sonuç vermezse, o zaman öyle anlafl l yor ki CHP ve MHP üzerinde çal flmak zorunlu hale gelecektir. Ya Deniz Baykal afl larak CHP yi 1970 li y llarda Bülent Ecevit in yapt gibi iktidara tafl yacak yeni bir genel baflkan bulunarak bu rol CHP ye oynat lacak, ya da bu olas l k da geliflmezse o zaman MHP AKP den boflalacak iktidar n sahibi konumuna gelebilecektir. Türkiye siyaseti aç s ndan tüm bu olas l klar n hepsi vard r. - Bu olas l klar içerisinde DTP nin rolü ve ifllevi nas l öngörülebilir? - Kürdistan a ve DTP ye gelince durum kuflkusuz biraz daha de ifliktir. Her fleyden önce, DTP nin AKP ile girdi i seçim yar fl n n kazanan oldu u tart flma götürmez bir gerçektir. AKP- DTP düellosunda kazanan tart flmas z bir biçimde DTP olmufltur. AKP nin bu kadar destek görmüfl olmas na ra men DTP nin böyle bir sonuç alabilme

6 4 SERXWEBÛN Nisan 2009 si önemlidir. Oy oran n genelde artt - rarak Kürdistan n birinci partisi haline gelmeyi baflarm flt r. DTP kendi hedefleri aç s ndan normalin üzerinde bir sonuç alm flt r. Geçmifl seçimlerden daha fazla baflar l ç km flt r, Ancak buna ra men tam bir baflar sa lad, alabilece i siyasi sonuçlar n en üst düzeyinde sonuca ulaflt kesinlikle söylenemez. Bu Kürt toplumu aç s ndan da böyledir. Zaten Türkiye siyaseti aç s ndan de erlendirilirse bunun çok daha fazla böyle oldu u rahatl kla söylenebilir. Elbette DTP nin mevcut sonucu alabilmifl olmas önemli bir baflar ya iflaret ediyor. Bunu asla küçümsememek gerek. Zaten baflta Amed, Van, Siirt olmak üzere Kürt toplumu; kad nlar, gençleri seçim sonuçlar n coflkuyla kutlad lar. Günlerce kutlamalar yapt lar ve elde ettikleri baflar y coflkuya, heyecana dönüfltürdüler. Bu, toplumun al nan sonuçtan duydu u sevinci gösteriyor. Yine DTP nin kitle siyaseti yürüttü ünün, kitleleri, baflta kad nlar olmak üzere siyasete çekti inin göstergesi oluyor. Belirtti imiz gibi, bu durumu küçümsememek, önemli bir sonuç olarak görmek, fakat her fleyin yerine de koymamak gerekiyor. Seçim çalışmasını bizzat valilerin kaymakamların yürüttüğü herkesçe bilinen bir gerçektir DTP nin ald sonuç önemli bir baflar d r. Çünkü çok eflitsiz ve adaletsiz bir seçim yar fl içinde bu sonuç elde edilmifltir. Bunu hep ak lda tutmak gerekiyor. Baflbakan Tayyip Erdo an bu sonuçlar için bir sürü tehditle sonuçlar al nd diyordu. Evet, do ru, bizde kat l yoruz o görüfle. Ama kim kimi tehdit etti? Kim sand klara el koydu? Kim ne kadar seçim hilesi yapt, sonuçlar ortadad r. Sadece Kürdistan da da de il, Türkiye genelinde de AKP nin ne kadar çok seçim hilesi yapt, sald rgan davrand, çat flmalara yol açt gözler önündedir. 29 Mart seçimleri pratik yürütülüfl bak m ndan bir referandumdan çok, savafla benzemifltir. Hem de çok dengesiz bir savafl. Eflit olmayan güçler aras nda süren bir savafl gibi olmufltur. Bir taraf her türlü güce, imkâna sahipken ve sald r rken, di er taraf sadece kendi özgücüne dayanarak bir demokratik direnifl içinde olmufltur. Bu gerçe i hiçbir zaman göz ard etmemek gerekir. Kürdistan da AKP DTP nin karfl - s nda sadece parti olarak seçime girmemifltir; devlet seçime girmifltir. AKP nin arkas nda devlet olmufltur. Daha da öte, hiyerarflik devletçi sistem, kapitalist devletçi dünya sistemi, küresel sistem AKP nin arkas nda yer alm flt r. Bu gerçe i herkes biliyor. Ordu AKP ye çal flm flt r, sermaye çevreleri, hukuk, AB, ABD, yine ran, Irak, Suriye gibi bölge statükocu güçleri AKP ye çal flm flt r. Yani AKP bir parti olmaktan çok, bir sistemi arkas na alarak, o sistemin temsilcisi konumunda Kürdistan da seçimi kazanmak üzere bir sald r yürütmüfltür. Bu sistemin, Kürt ü inkâr eden ve imha etmek isteyen sistem oldu u tart flma götürmezdir. Kürdistan da kapitalist devletçi sistemin nas l bir siyaset izledi i, neyi temsil etti i, Birinci Dünya Savafl yla oluflan sistemin ne anlama geldi i 29 Mart yerel seçim sürecinde bir kez daha aç a ç km flt r. Bütün bunlara dayanarak AKP nin her türlü yönteme baflvuran ve her türlü imkân kullanan bir seçim çal flmas yürüttü- ü de gözler önündedir. Bunu inkâr etmek asla mümkün de ildir. Çünkü ordu, generaller, subaylar her yerde AKP ye çal flm fllard r. Genelkurmay, TRT-6 n n kuruluflunu kendilerinin de destekledi ini söyleyerek 29 Mart seçimlerinde AKP nin arkas nda oldu unu aç kça ortaya koymufltur. Kürdistan n bütün flehir, kasaba ve köylerinde generaller, subaylar AKP ile birlikte seçim çal flmalar yürütmüfllerdir. Halk DTP ye oy vermemeleri, AKP ye oy vermeleri noktas nda tehdit etmifllerdir. AKP adaylar n n belirlenmesinde bizzat AKP il baflkanlar yla birlikte çal flm fllar, sand klar üzerinde bask uygulam fllard r. Bu aç k bir durum ve e er Tayyip Erdo an bir tehditten söz ediyorsa, tehdit kendileri ad na Türk ordusundan bu biçimde gelmifltir. Di er yandan, seçim çal flmas n bizzat valilerin, kaymakamlar n yürüttü ü herkesçe bilinen bir gerçektir. Dersim valili inden tutal m da fiemdinli kaymakaml na kadar vali ve kaymakamlar birer AKP il veya ilçe baflkan gibi, hatta onlardan daha faal hareket etmifllerdir. Seçim rüflveti ayyuka ç km flt r. Eskiden bu ifller gizli yap l rd. AKP eliyle bu gizlilik de ortadan kald r larak rüflvet, art k normal bir fleymifl gibi toplum gündemine getirilmifltir. Toplumsal ahlak ciddi biçimde zedelenmifl, bozulmufltur. Hem de ahlaka en çok ba l oldu unu, ahlak korudu unu söyleyen bir parti taraf ndan toplumsal ahlaka en a r darbelerden biri bu biçimde vurulmufltur. Kömürle, makarnayla, buzdolab yla, çamafl r makinesiyle, bizzat para vererek insanlar sat n al nmaya çal fl lm flt r. Önce aç b rak, yoksullu a terk et, sonra da oy karfl l nda sat n al! Oyunu elde edebilmek için insanlara küçük fleyler ver ve onlar n beynini, yüre ini, insanl n sat n almaya çal fl! flte toplumsal ahlak bu kadar çökertilmifl, çürütülmüfltür. Bu uygulamalar günün yirmi dört saatinde alenî bir biçimde, yüzü k zarmayan insanlar taraf ndan sokaklarda, evlerde, mahallelerde yap lm flt r. fl bu kadar ileri düzeye ç - kart lm flt r. Bütün sermayedarlar AKP nin desteklenmesini istemifllerdir. Para musluklar n n a z AKP nin seçim harcamalar için ard na kadar aç lm flt r. Yine belli bir medya grubu borazan gibi AKP destekçili i yapm flt r. CHP, MHP Kürdistan da AKP yi desteklemek üzere anlaflma yapm flt r. Bu konularda yap lan toplant lar, görüflmeler o zaman bas na bile yans m flt. - Bir de seçimlerde AKP ye uluslararas destekten bahsettiniz bunu biraz daha açabilir misiniz? - Evet, bu iç duruma ba l bir de d fl destek vard r. Biliniyor bizzat Abdullah Gül Cumhurbaflkan olarak ran a gitti. Irak Cumhurbaflkan Celal Talabani, Su Forumu gerekçesiyle stanbul a getirildi. Bütün bunlarla Türkiye toplumuna 29 Mart seçimlerinde ran ve Irak yönetimlerinin AKP ye destekleri yans t lmaya çal fl ld. Cumhurbaflkan Abdullah Gül ran a

7 Nisan 2009 SERXWEBÛN 5 giderken, Kürt sorununda yeni geliflmeler olacak aç klamas yla Kürt halk n aldatmaya, Kürt insanlar n n AKP ye oy vermesini sa lamaya çal flt. Asl nda ran a gidiflinin temel amac n n, Kürtlerden oy almak için aldat - c bir ça r yapmak oldu u daha sonraki süreçte netçe ortaya ç kt. Yine Irak Cumhurbaflkan Celal Talabani stanbul da PKK nin silahs zland r laca n söyleyerek asl nda AKP nin desteklemesi gerekti i mesaj n vermeye çal flt. Bundan daha güçlü, daha etkili bir seçim deste i herhalde olmazd. Bölgenin bütün statükocu güçleri flu ya da bu biçimde AKP nin arkas nda olduklar n söylediler. Öte yandan, d fl destek de ayn oranda yafland. AB, seçim öncesi PKK raporu yay nlayarak AKP yi destekledi- ini netçe ortaya koydu. Herhalde PKK yi bu kadar kötüleyen bir raporu yay nlaman n AKP ye seçim deste i oldu unu anlamak zor de ildir. ABD ise zaten bir fiil çal flt. Yeni D fliflleri Bakan bayan Clinton, hiçbir ülkeye gitmeden Türkiye ye gelip Türk yetkililerle görüflmeler yapt. PKK nin ortak düflman oldu unu ilan ederek Kürtlerin AKP yi desteklemesi için ça r da bulundu. Bununla da kalmad, Baflkan Obama n n da hemen seçim sonras Ankara y ziyaret edece ini söyleyerek ABD yönetiminin AKP nin arkas nda oldu unu resmen ilan etti. Bundan daha etkili bir seçim deste i olabilir miydi? Besbelli ki olamazd ve ABD baflkanl k ve d fliflleri bakanl düzeyinde 29 Mart yerel seçimlerinde AKP ye destek veren, AKP için seçim çal flmas yapan güç oldu. Bu çabalar n DTP karfl t güçlerle görüflmeler yaparak da bizzat iç politikaya kar flma biçiminde daha da derinlefltirdi. ABD, DTP den kopmufl ya da DTP ye karfl olacak baz sözde Kürt siyasetçileriyle görüflme yaparak DTP karfl s nda bir parti örgütlemeye çal flt. DTP ye karfl oldu unu, oy verilmemesi gerekti ini Kürt toplumuna hissettirmeye çal flt. Bu kadar aç k DTP karfl t ve AKP yi destekleyen bir çal flma içerisinde oldu. flte 29 Mart yerel seçimleri bu koflullarda gerçekleflti. - Bu kadar iç d fl ve her türlü siyasiekonomik deste e ra men AKP karfl s nda DTP bu baflar y neye dayanarak, nas l sa layabildi? - DTP sadece Kürt halk n n gençlerinin ve kad nlar n n gücüne dayanan bir çal flma yürüttü. Herhangi bir paras yoktu, ciddi bir örgütlenmesi de söz konusu de ildi. Hatta Türkiye - nin sol, demokratik güçleriyle ittifak - n bozabilmek için de bin bir türlü oyun ortaya ç kart lm flt. Onun sonu- Şimdi AKP nin iradesi kırılmış olsa da, aynı şey devlet ve sistem açısından tamamen söylenemez. Bu noktada bir yetersizlik durumu söz konusudur. Fakat mevcut seçim sonucu da Kürt sorununun demokratik siyasi çözümünün önünün açılabilmesi açısından oldukça ciddi bir siyasi veriyi ifade etmektedir cunda DTP, geçen dönemlerdeki seçimlerde oldu u kadar bile bir demokratik güç birli i oluflturamadan 29 Mart yerel seçimlerine girdi. Bundan önceki seçimlerde daha genifl ve güç birlikleriyle seçime giriyordu. 29 Mart seçimlerinde o da sabote edildi. Çat partisinin oluflumu sabote edildi- i gibi, yerel seçimde güç birli i de sabote edilerek çok c l z baz ittifaklara dayal olarak tamamen Kürt gençli inin, kad nlar n n ve emekçilerinin öz güce dayal, özgürlük tutkular n ifade eden bir seçim çal flmas yürüttü. Böyle olunca Kürt toplumuna daha fazla dayand, Kürt halk n n özgürlük ve demokrasi taleplerini daha net dile getirdi. Kürt halk önderli ini daha net sahiplendi, daha somut demokratik çözüm projeleri ortaya koyarak Kürt toplumunun oylar n n bir siyasette birleflmesini sa lamaya çal flt. Bu sonuç böyle bir seçim yar fl ard ndan ortaya ç km flt r. Bu bak mdan da AKP nin Kürdistan da yaflad - yenilginin tarihi oldu u aç kt r. Bu kadar güce ve deste e ra men Türkiye genelinden de farkl olarak yüzde on befle yaklaflan bir oy kayb yaflam flt r AKP. 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde Kürdistan da ald oylar Türkiye genelinin befl puan üstündeyken, 29 Mart yerel seçimlerinde bu sonuç tersine dönmüfltür; Kürdistan daki oy oran Türkiye genelinin yüzde befl-alt dan fazla gerisine düflmüfltür. Bu düzeyde bir AKP yenilgisi söz konusudur. DTP nin ald sonuç bu nedenle önemlidir. AKP ye karfl kazand seçim düellosu asl nda tamamen devlete ve inkârc sisteme karfl kazan lm fl bir seçim baflar s olmaktad r. Bu bak mdan da ciddiye al nmal, önemli görülmelidir. Bu sonuç normalin biraz üzerinde olan baflar sonucudur. Fakat tam bir zafer de ildir. Tam bir zafer olsayd, inkârc sistemin iradesi k r larak bir siyaset de iflikli i tart flmas z ortaya ç kard. Fakat flimdi AKP nin iradesi k r lm fl olsa da, ayn fley devlet ve sistem aç s ndan tamamen söylenemez. Bu noktada bir yetersizlik durumu söz konusudur. Fakat mevcut seçim sonucu da Kürt sorununun demokratik siyasi çözümünün önünün aç labilmesi aç s ndan oldukça ciddi bir siyasi veriyi ifade etmektedir. Demokratik siyasi çözüm sürecinin geliflmesine imkân verecek bir siyasi kazan m ortaya ç km flt r. 29 Mart yerel seçim sonucu kendi bafl na bir çözümü üretememifl olsa da, üzerinde çal fl larak Kürt sorununun demokratik siyasi çözümünün gelifltirilmesini imkân dahiline sokmufltur. Kendi bafl na bir çözüm ifade etmese de, çözüme temel oluflturacak, üzerinde çal - fl l rsa çözüm yaratacak bir birikim ve siyasi kazan m ortaya ç km flt r. Nitekim flimdi bunun üzerinde çal fl lmaktad r. ABD bile siyasetinde de ifliklik yapm flt r. Daha sonraki süreç gözler önündedir. Türkiye siyasi çevreleri bu durumu çok yönlü tart flmaya alm flt r. 30 Mart tan bu yana bu tart flmalar kesintisiz bir biçimde de-

8 6 SERXWEBÛN Nisan 2009 vam ediyor. Kürt siyasetinin yeni bir ç k fl ve aç l m yapmas için önemli bir veri oluflmufl bulunuyor. Birçok çevre bunu de erlendirerek kendi siyaseti aç s nda sonuçlar ç karmaya çal fl yor. Tabii herkesten çok bunu Kürt demokratik siyaseti de erlendirmeli, bu sonucu iyi anlamal, iyi okumal, neye hizmet edebilecek, neyi yaratabilecek güçte oldu unu iyi görmeli ve oldukça iddial, iradeli ve yarat - c bir siyasi yaklafl mla bu sonucu Kürt sorununun demokratik siyasi çözümünü sa latacak bir temel haline getirebilmelidir. - Bu nas l sa lanabilir, bunun için nas l bir siyaset izlenmeli? - Bu noktada da iki yönlü bir aç l m yapma ihtiyac kesinlikle vard r. Mevcut 29 Mart seçim sonuçlar Kürt demokratik siyasetinde böyle bir ç k fl ve aç l m yapma imkân vermifltir. Birincisi, Kürt ulusal demokratik siyasetini oluflturma ve birlefltirmeye dönük aç - l m ve çabalard r. Daha çok kendini Kürt ulusal konferans nda ifade etmektedir. Nitekim seçim çal flmalar sürecinde en çok tart fl lan bir konu Kürt ulusal konferans n n toplanaca konusuydu. fiimdi 29 Mart yerel seçiminde DTP nin ald sonuç Kürt ulusal konferans n n yap lmas için güçlü bir f rsat ve imkân ortaya ç karm flt r. Kuzey Kürdistan da seçimin DTP taraf ndan kazan lm fl olmas Kürdistan daki di er parçalar ndaki birikimle de birlefltirilince Kürt ulusal demokratik stratejisini oluflturacak bir ulusal konferans n toplanmas için yeterli verinin oluflmas n sa lam flt r. Dolay s yla flimdi ulusal konferans daha gerçekleflebilir bir temele kavuflmufltur. Yine gerçeklefltirilmesi de her zamankinden daha acil ve önemli bir görev haline gelmifltir. Dolay s yla 29 Mart yerel seçimlerinde DTP nin ald sonuca dayanarak ve bu birikimin erimesine f rsat vermeden, tüm Kürt güçlerinin kat laca bir ulusal konferans toplayarak Kürt ulusal demokratik stratejisini ve bu temelde ulusal demokratik örgütlülü ünü yaratmak ertelenemez ve tarihi bir görev haline gelmifltir. Herkes bu gerçe i iyi görmek durumundad r. Baflta DTP, ald seçim baflar s na dayanarak ulusal konferans n gerçekleflmesi için herkesten önde ve daha büyük bir kat l mla çaba yürütmelidir. Di er tüm yurtsever demokratik güçler de bu baflar y kendi baflar s olarak görüp, buradan Kürt halk n n kazanmas n sa latacak önemli ad mlar atabilmek için çaba harcamal d r. Bu da ancak ulusal konferans n toplanmas yla olur. Kürt ulusal konferans n n toplanmas - n n koflullar her zamankinden daha olgun hale gelmifltir. mkânlar ve f rsatlar her zamankinde fazlad r. Dolay s yla ulusal konferans n yap lmas her zamankinden daha acil ve önemli bir tarihi görev konumundad r. Bu görev görmezden gelinemeyece i gibi, ertelenemez bir görevdir de. Onun için herkes sonuçlar do ru de erlendirerek ve koflullar do ru anlayarak bu tarihi görevin baflar yla gerçekleflmesi için çaba harcamal d r. Demokrat olman n, yurtsever olman n, Kürt ulusal demokrasisi içinde yer alman n koflulu böyle bir görevin gerçekleflmesi için çal flmakt r. DTP nin seçim başarısını kalıcı Kürt ulusal demokratik siyasetine dönüştürebilmeliyiz Bu konuda Önder Apo nun görüfl ve önerileri ulusal konferans n toplanabilmesi için oldukça somut veriler de ortaya koymufl bulunmaktad r. Bir ulusal konferans n hangi konular tart flarak karara ba lamas gerekti ini befl ilke flart biçiminde somutlaflt rm flt r. Dikkat edilirse, Önder Apo görüflü flu olsun, bu olsun diye bir dayatmada bulunmamaktad r. Ancak, befl konuda Kürtler stratejik görüfllerini tespit ederek ortak tutum sergiler duruma gelmelidirler, demifltir. Bunu da ulusal konferansta tart flarak yapmay do ru bulmufltur. Konferans için bir gündem ortaya koymufltur. fiu gündemler tart - fl larak karar al ns n, demifltir. Ancak, karar flu olsun, diye her hangi bir dayatmas yoktur. Önder Apo nun ortaya koydu u gündem yerinde bir gündemdir. Elbette ki birlik konusu, ekonomik ve sosyal yan yla demokratik siyaset konusu, savunma konusu, kültürel haklar konusu Kürt ulusal demokratik stratejisinin belirginlefltirilmesi aç s ndan temel ilkeleri ifade etmektedir. Di- er yandan, sadece baz görüfller belirleyip ilke kararlar alman n pratikte çok sonuç vermeyece ini de erlendirerek dört pratik öneride de bulunmufltur. Yani oluflturulacak Kürt ulusal demokratik stratejisinin hayata geçirilmesini sa layacak bir örgütsel yap n n oluflturulmas n da önermifltir. Bunun için sürekli bir ulusal demokratik karar organ n n yarat lmas n, yani Kürdistan ulusal kongresinin ya da meclisinin oluflturulmas n önermifltir. Di er yandan, bu kongrenin kararlar n hayata geçirecek bir icra kurulunun, yürütme kurulunun oluflturulmas n önermifltir. Buna dayal olarak bir ulusal savunma güçlerinin oluflturulmas - n önermifltir. Bir de, geçmiflte yaflanan savafl n kirli yüzünü aç a ç kart p çözümleyecek bir hakikat ve adalet komisyonunun oluflturularak, çal fl r k - l nmas n önermifltir. Bütün bunlar Kürt ulusal konferans n n devaml l, Kürt ulusunun gelece ini yönlendirir bir hale gelmesi aç s ndan hayati önem arz etmektedir. Bu görüfl ve önerilerle ulusal konferans n çerçevesi, içeri i konusunda önemli bir ayd nlanma oluflmufltur. Bunlara ek de yap labilir, daha zengin de k l nabilir, herkes buna katk sunabilir. Sorumlu olan, bu iflte ben de var m, diyen herkes katk sunabilir ve böylece ulusal konferans gerçeklefltirilebilir. Bu görev geçmiflteki gibi art k bir propaganda ya da haz rl k çal flmas olmaktan ç kart larak pratikte gecikmeden gerçeklefltirilmesi gereken somut bir siyasi görev haline gelmifltir. DTP nin kazand seçim baflar - s n kal c Kürt ulusal demokratik siyasetine dönüfltürebilmenin yolu budur. Bunun d fl ndaki yaklafl mlarla mevcut kazan mlar kal c k lmak mümkün de- ildir. E er mevcut kazan mlar kal c k lmay öngören ad mlar at lmazsa, bu kazan mlar n giderek eriyece i ve yok olaca aç kt r. Nitekim geçmiflte de mücadelenin önemli dönemlerinde böyle kazan mla ortaya ç kt, ancak onlar n yeterli bir karar ve örgütlenmeye dönüfltürülememesi, sonuçta eriyip heder olmalar na yol açt. 29 Mart yerel

9 Nisan 2009 SERXWEBÛN 7 seçim sonuçlar n n da heder olamamas için, kal c siyasi sonuçlar n n olabilmesi için Kürt ulusal demokratik stratejisini ve örgütlülü ünü yaratacak siyasi ad mlarla beslenmesi kesinlikle gerekir. Bu sonuçlar hem böyle ad mlar atmaya imkân vermektedir, hem de bu tür ad mlar mevcut siyasi kazan mlar sa lamlaflt racak, büyütecek, dolay s yla Kürt sorununun demokratik siyasi çözüm sürecini gelifltirip çözümü gerçeklefltirecektir. - Belirttikleriniz seçim sonuçlar n n Kürt demokratik siyasetinin gelifltirilmesi aç s ndan yükledi i görevler. Bunun yan s ra Türkiye ve bölge siyaseti aç s ndan nas l görevler yüklüyor? - Kürt demokratik siyasetinin di er bir aç l m yönü de; baflta Türkiye olmak üzere Ortado u demokrasisine dönük görev ve sorumluluklar n yerine getirmektir. Bu da Türkiye demokrasi hareketinin yarat lmas anlam na gelmektedir. Sadece Kürt demokratik siyasetini oluflturma yönünde at lacak ad mlar yeterli olmaz. Bu ad mlar kuflkusuz önemlidir, de erlidir; ancak yeterli de ildir. Kal c olmas aç s ndan da baflka ad mlarla beslenmesi, desteklenmesi gerekmektedir. Bu da Türkiye demokrasi hareketinin yarat lmas d r. Yine Ortado u nun di er alanlar nda demokratik siyasi hareketlerin yarat lmas d r. Suriye demokrasi hareketinin, Irak demokrasi hareketinin, ran demokrasi hareketinin yarat lmas n ifade eder. Bunun için her zamankinden fazla Kürt demokratik siyaseti ilkeli ve aç l mc olabilmelidir. Sadece kendine yak n olanlar de il, demokratikleflmeyi ve Kürt sorununun demokratik çözümünü bir biçimde isteyen herkesi içine alacak en genifl bir demokratik siyasal birli i yaratmay öngören bir yaklafl m ve çaba içinde olunmal d r. Bunun için Önder Apo, Demokratik Kongre Partisi ni önermiflti, yine Çat Partisinde bir araya gelinebilece ini ifade etmiflti. fiimdi yerel seçimlerde al nan sonuçlar Türkiye genelinde bir demokratik siyasi hareketi örgütlü k lmak aç s ndan önemli bir imkân teflkil etmektedir. Bu imkân bir de bu yönde de erlendirmek gerekiyor. Bunun için de bir Türkiye Demokrasi Kongresi toplanabilinir. Hem orada Türkiye demokrasi hareketinin temel ilkeleri belirlenebilir, hem de demokratik güçler örgütsel birli inin yolu bulunabilir. Bu bir parti mi, çat partisi mi, güç birli i hareketi mi olacak, her ne olursa olsun bir biçimde birlik yarat labilir. Ancak bunun da ertelenemez bir görev oldu u kesindir. Ne ad verilirse verilsin bir biçimde demokratik güçlerin birli inin yarat lmas gerekti i ortadad r. Dar ideolojik yaklafl mlar içinde olmadan, temel demokratikleflme ilkelerine dayal olarak en genifl güçlerin demokratik birli ini hem ilke düzeyinde, hem de örgütsel düzeyde yaratacak ad mlar kesinlikle atmak laz md r. Bu tür ad mlar olursa yerel seçimlerde kazan lan sonuçlar kal c k l nabilir. Türkiye demokratik siyasetinin bir arac haline getirilebilir. Ona hizmet eden, onu gelifltiren bir güce dönüfltürülebilir. Demek ki, DTP nin kazand seçim sonucunun demokratik siyasi güçler aç s ndan yükledi i acil görevler vard r. Herkesten önce baflta DTP olmak üzere demokratik güçler bu sonucu do ru anlayarak h zla yetkili organlar n toplay p karar al p söz konusu demokratik siyasi aç l mlar yapabilmelidirler. E er bu olmazsa, o zaman kötü fleyler olur. Örne in ABD yönetimi herkesten erken davran yor. Sanki Türkiye deki seçimi Amerikal lar yaflam fl gibi, Obama yönetimi siyasi aç - l mlar öngören ad mlar atmaya çal flt. Seçim sonuçlar n ABD siyasetine kanalize etmeye çal fl yor. D fltaki bir güç bunu yap yor da, bu seçimin sonucunu kazanan güçler niye yapmas nlar? Di er yandan, e er böyle olmazsa, bir yandan d fl güçler bu sonucu kendi ç - karlar aç s ndan de erlendirebilecekleri gibi, di er yandan çeflitli çeteci despotik güçler de mevcut kazan mlar yok etmek, geliflmeleri ezmek için sald r lar gelifltirebilirler, çeflitli oyunlar oynayabilirler. Nitekim Türkiye de bunun izleri de görülmüfltür. lk belirtileri de ortaya ç km flt r. Bütün bunlara f rsat vermemek ve seçimde DTP nin kazand siyasi baflar y ileriye götürüp kal c k labilmek için söz konusu demokratik siyasi aç l mlar n yap lmas zorunludur. DTP de Türkiye siyasetinin iktidar alternatifi bir partisi olabilir Bunlarla birlikte DTP nin kendi aç s ndan da seçim sonuçlar n daha iyi de erlendirme ve okuma ihtiyac vard r. Bu sonuçlar neye dayanarak al nd, neden daha fazla sonuç al namad? Bu sorular temelinde DTP nin de seçim sonuçlar n irdeleyece i kesindir. Çünkü AKP ile yar flta Kürdistan da k smi bir baflar olsa da, Türkiye demokratik siyasetinde söz sahibi olmak noktas nda öyle çok geliflmifl, büyümüfl bir sonuçtan söz etmek mümkün de il. Oysa DTP de Türkiye

10 8 SERXWEBÛN Nisan 2009 siyasetinin iktidar alternatifini ifade eden bir parti olabilir. Türkiye yasalar na göre kurulmufl bir siyasi partidir. Herhalde Türkiye de iktidar olma hedefini gütmek zorundad r. Dikkat edilirse, bu yönlü tart flmalar azd r. Yine buradan bak ld nda mevcut kazan m çok c l z ve zay ft r. Öyle çok güçlü ve büyük bir kazan m de ildir. Bir kere, DTP bu sonuçlar neye dayanarak alm flt r? Kuflkusuz k smi bir demokratik durufla, tutuma, aç l ma dayanarak alm flt r. Hangi alanlarda bu demokratik siyasi aç l m yaflanm flt r? Birincisi, Kürt sorununun demokratik çözümünde. Bu yönlü DTP nin önemli bir çabas n n oldu u, demokratik özerklik temelinde bir çözümü yüksek sesle dillendirdi i aç kt r. Bu, Kürt halk n n oylar n almas n n temel nedenidir. DTP de il, kim bu siyaseti izlerse Kürt halk kuflkusuz oyunu o partiye verirdi. DTP böyle bir siyaset izledi i için oylar alm flt r. Daha genifl bir ulusal demokratik siyaset izleyebilseydi Kürtlerden daha fazla oy alabilirdi. kincisi, DTP nin kad n özgürlü ü konusunda, demokratik siyasete ve yaflama kad n n kat - l m konusunda önemli bir aç l m vard r. Nitekim bu, ilk defa kad n kitlesinin bu düzeyde siyasi ortama kat lmas na yol açm flt r. Hem 14 belediye baflkanl n kad nlar kazanm fl, hem de asl nda 29 Mart yerel seçiminde DTP nin bu düzeyde bir baflar elde etmesinde kad nlar belirleyici bir rol oynam fllard r. Seçimi kad nlar yürütmüfl ve kazanm fllard r. Bunu söylemek hatal da de ildir, kesinlikle bir abart da olmamaktad r. Kad n özgürlü ü konusunda gerçekleflen demokratik siyasi aç l m demek ki toplumda yank bulmufltur, karfl l k bulmufltur, cevab n alm flt r. Toplumun yaflad çeliflkilere demokratik çözümler üretmek sonuç vermektedir. DTP, ayn aç l mlar baflka birçok alanda da yapabilirdi. Örne in, farkl halklar, milliyetler konusunda yapabilirdi. Ancak bu konuda oldukça dar ve s n rl yaklafl m içinde oldu u tart flma götürmez. Baflka kültürel-ulusal kimliklere hitap edememifltir, onlar çekememifl, birlefltirememifltir. Mardin de, Siirt te, Kars ta yaflanan sonuçlar bunu gösteriyor. Di er yandan din ve mezhep konusunda gerekli demokratik siyasal tutum tam gelifltirilememektedir. Oysaki dini ve mezhepsel topluluklara en iyi ça r y demokratik siyaset yapabilir. Bunun imkân ve f rsat vard r. Sahte laisizme, yine sahte dincili e karfl tutarl bir demokratik siyasi tutum kesinlikle dindar kesimlerin oyunu kazanabilirdi. Oysa DTP bu yönde de aç l mda zay ft r. Bingöl, Bitlis, Urfa alanlar ndaki sonuçlar bunu gösteriyor. Yine Alevîlik mezhebinin özelliklerine dönük aç l mda zay fl k var. Dersim, Marafl, Ad yaman daki sonuçlar bunu gösteriyor. DTP nin bütün bu yönlerden seçim sonuçlar n de erlendirerek demokratik siyaseti bütünlüklü hale getirme görevi vard r. Mevcut durumuyla DTP demokrasisi dard r, baz alanlarla s n rl d r. Oysa toplumun tümüne hitap eden, toplumsal çeliflkilerin hepsini gören bir genelli- e ve bütünlü e ulaflmas gerekiyor. Bu sonuçlar n da genelde demokratik siyasi güçler, özelde de DTP taraf ndan ç kart lmas gereklidir. 29 Mart seçimlerinin önemli bir sonucu da, çal fl ld yerde kazan ld - n netçe göstermifltir. Nerede örgütsel, e itsel çal flma varsa, orada seçim kazan lm flt r. Nerde kendine güvenle hareket edilip çal fl lm flsa baflar elde edilmifltir. Ancak güvensiz yaklafl lan, çal fl lmayan, az çal fl lan, yeterince mücadele edilmeyen yerlerde ise baflar elde edilememifltir. Demek ki, her iflte oldu u gibi seçimde de baflar çal flmaya ba l d r. Hiçbir fley haz rda yoktur; çantada keklik diye bir fley söz konusu de ildir. Birkaç söz söyleyince, bildiri yay nlay nca zafer elde edilmemektedir; tam tersine, aylarca, y llarca, günün yirmi dört saatini kapsayacak flekilde yorulmaz, usanmaz bir e itsel ve örgütsel çal flma içinde olmak gerekir. Demokratik siyasetin bir de bu biçimde bir tarz vard r. Baflar s, böyle bir tarzla hareket edilmesine kesinlikle ba l d r. -Seçim sonras AKP hükümeti ve Türk devletinin sald r lar ne anlama geliyor? Kürt halk bunlar nas l anlamal ve neler yapmal? - 29 Mart yerel seçim sonuçlar n baflta Türk devleti ve AKP olmak üzere birçok gücün içine sindiremedi i, hazmedemedi i gözle görülür bir gerçek olmaktad r. Öyle anlafl l yor ki, birçok çevre bu sonucu beklemiyormufl; siyaset meydanlar nda yaflananlar, Kürt halk n n meydanlar DTP nin kadın özgürlüğü konusunda, demokratik siyasete ve yaşama kadının katılımı konusunda önemli bir açılımı vardır. Nitekim bu, ilk defa kadın kitlesinin bu düzeyde siyasi ortama katılmasına yol açmıştır. Hem 14 belediye başkanlığını kadınlar kazanmış, hem de 29 Mart yerel seçiminde DTP nin bu düzeyde bir başarı elde etmesinde kadınlar belirleyici bir rol oynamışlardır dolduran tutumunu ve yüksek sesle hayk ran duruflunu çok önemsemiyorlarm fl. 29 Mart yerel seçiminde DTP yüzde yetmifl-seksenleri bulan oy oranlar yla belediye baflkanl klar - n kazan nca, bu çevreler sanki ciddi biçimde bir sars lmay yaflam fllard r. Bir tür flok geçirdiler diyebiliriz. Biz bu floku birçok kiflinin, çevrenin yüzünde ve sözlerinde gördük. Hemen 29 Mart gecesi aç klama yapan Baflbakan Tayyip Erdo an n yüzündeki k z g nl ve gerginli i gördük. Yine baz AKP uflaklar n n, Mehmet Metiner gibi uflaklar n simsiyah olmufl çehrelerinde ve MHP nin tehdit eden sözlerinde gördük. En son Genelkurmay da tehdit eden aç klamalarda bulundu. Bu sonuçlar n ciddiyetle de erlendirilmesi gerekti ini söyledi. Bunun elbette ki demokratik yaklafl mla de erlendiril-

11 Nisan 2009 SERXWEBÛN 9 mesinin istenmifl oldu u biçiminde yorumlamay bizde isterdik. Öyle olsayd de erli bir anlam olurdu; fakat Genelkurmay n sözlü aç klamalar öyle de ildi; tehdit edercesine idi. Sanki birilerini göreve ça r yor ya da gizli baz sald r güçlerine talimat veriyor gibiydi. Nitekim bu davran fl ve sözlerin sonuçlar n seçimden bu yana geçen sürede halka karfl gelifltirilen sald r larda gördük. Seçimde aç kça hile yap l p oylar yok edilerek zorla AKP yi kazanm fl gösteren A r seçim sonuçlar na halk n itirazlar na dönük devlet güçlerinin, kontrgerillan n, gizli güçlerin gelifltirdi i sald r - lar bunun çok aç k kan t d r. Halka vahflice sald r lm flt r. Adeta seçim sonuçlar n n intikam al nmaya çal fl lm flt r. Buna AKP de, Genelkurmay da talimat vermifltir. Bizzat baflbakan yard mc s Cemil Çiçek ve di er AKP yetkilileri aç ktan bu sald r y teflvik etmifllerdir. Bunun sonucunda gizliaç k bask güçleri, sald r güçleri, hiçbir ölçü tan madan halka sald r da bulunmufltur. A r da yüzlerce insan tutuklanm fl, onlarcas yaralanm fl, ciddi bir bask durumu, halk üzerinde katliam giriflimi yaflanm flt r. Yine benzer bir örne i 4 Nisan kutlamalar na dönük sald r da gördük. Halk n Önder Apo nun do um gününü kutlamak üzere do du u köy olan Amara ya yürüyüflüne bizzat ordu ve polis planl ve haz rl kl bir biçimde vahflice sald rm flt r. Halk bu sald r sonucunda 2 flehit ve onlarca yaral vermifltir. nsanlar gazla bo ulmaya çal fl lm flt r. Halk n seçti i vekiller, hem de kad n vekiller polis taraf ndan meydanda dövülmüfllerdir. Hiçbir demokraside görülmeyecek olaylar böyle bir çat flma içerisinde yaflanm flt r. Bu da di er önemli bir sald r konusu olmaktad r. Halk n en demokratik eylemine bile, normal bir do um günü kutlama biçimindeki sosyal etkinli ine bile tahammül gösteremeyen bu sald rganl k besbelli ki ciddi bir tehlikedir. A r da ve Urfa da seçim sonras nda halka dönük bizzat hükümetin teflvikiyle, yönlendirmesiyle geliflen sald r lar ciddi bir duruma iflaret etmektedir. - Bu sald r lar AKP hükümeti ve devletin önümüzdeki süreçte Kürtlere karfl politikalar aç s ndan nas l bir ipucu vermektedir? - Kuflkusuz bu durum hem AKP hükümeti, hem de Türk devleti taraf ndan 29 Mart yerel seçim sonuçlar n n ve özellikle DTP nin seçimde elde etti i baflar n n hazmedilememifl olmas durumudur. Adeta halktan DTP ye verdi- i deste in intikam al nmak istenmektedir. Halk n iradesi k r lmaya, bu güçlü demokratik birlik ve bilinçlilik ezilmeye çal fl lmaktad r. Bu önemli bir durumdur. Kürt halk üzerinde bask ve katliam tehditlerinin azalmam fl oldu unu, hatta artarak sürdü ünü gösteren en somut kan t olmaktad r. O bak mdan seçim sonuçlar n hazmedemeyen yönetimin önümüzdeki süreçte çok çeflitli yöntemlerle halk n iradesini k rmak, demokratik siyasi bilincini ve birli ini yok etmek üzere geliflen demokratik halk hareketini ezip da tabilmek, sindirebilmek amac yla çok çeflitli katliamlar, sald r lar, oyunlar gelifltirmesi ihtimal dâhilindedir. Bunun görülmesi, de erlendirilmesi, dikkate al nmas gerekir. Buradan ç karaca m z ikinci önemli sonuç; Kürt halk n n öz savunmaya ne kadar büyük ihtiyac n n oldu u sonucudur. Seçimde elde etti i k smi baflar - y bile fliddet güçlerine sahip olan iktidar n hazmedememesi sonucunda gelifltirdi i sald r lar dikkate al n rsa, Kürt halk n n sadece ideolojik, kültürel ve siyasi çal flmalarla yetinemeyece i, bütün bunlar n bir savunma gücüne sahip olmas gerekti i gerçe i netçe ortaya ç kmaktad r. Halk n demokratik siyasi çal flma, örgütlenme gelifltirebilmesi, onu koruyabilmesi için güçlü bir öz savunmaya ihtiyac vard r. Öz savunmas olmadan, öz savunma taraf ndan korunmadan ne bir özgürlükçü demokratik geliflmenin kal c l olabilir, ne de Kürt halk aç s ndan soyk r m tehdidi ortadan kalkabilir. Bu sald r lar aç kça flunu gösteriyor: Soyk r m tehdidi hâlâ devam ediyor. nkârc sistem; Türk devleti, AKP hükümeti bu sald r larla demokratik bilinç kazanm fl ve harekete geçmifl halka katliam tehdidini aç kça hissettirmifl oluyor. Yine istedi iniz kadar seçim baflar s elde etmifl olun, biz vurur ezeriz deniliyor. Bu aç k bir gerçektir. Bunun için de öz savunmay do ru anlamak, iyi özümsemek, öz savunma örgütlülü ünü her fleyin bafl na koyarak yüksek bir çabayla gelifltirme gere i vard r. Bu, en baflta gerillan n güçlendirilmesi ve büyütülmesidir. Dolay s yla bu süreçte gerillaya kat l m her zamankinden fazla önemsenmeli ve artt r lmal d r. Her yurtsever ve demokrat, e er yurtseverli in ve demokrasinin yaflamas n, sald r lar karfl s nda ayakta kalmas n istiyorsa, bunun ancak öz savunmayla mümkün oldu unu, bunun da gerillay güçlendirmeyi gerektirdi ini bilmesi ve bu do rultuda çaba harcamas laz md r. Böyle çaba harcamayanlar n demokratl ve yurtseverli i s n rl d r, bilinçleri zay ft r, sahtedir. O demokrasi bilinci reformist bir bilinçtir; devrimci demokrasi, radikal demokrasi de ildir. Tersine reformist, uzlaflmac, uyufluk bir demokrasi anlay fl d r. Kendini katillerin eline teslim etmeyi öngören, sadece flikayet eden, s zlanan bir demokrasi anlay fl d r. O da demokrasi de ildir. O tür demokratik zihniyetin sonuç almas, baflar elde etmesi asla mümkün de ildir. Ancak demokratik tutum radikal bir yaklafl mla birleflirse, demokrasi radikalizmle birleflir radikal demokrasi olursa o zaman sonuç verir. Bu da öz savunmay örgütlemek ve güçlendirmek anlam na geliyor. Hem gerillay sürekli büyütmek ve güçlendirmek, hem de halka dönük her türlü sald r karfl s nda gerillaya dayal öz savuma örgütlülü ünü gelifltirerek kendini savunma bilincini yaratmay gerektiriyor. Özellikle gençli in böyle bir görevinin oldu u kesindir. Gençlik kendisini meclislerle, flurayla, burayla oyalayamaz. htiyarlar gibi kendilerini meclis üyeleri haline getiremezler. Oysaki öz savunma birliklerinin güçleri olmal yd lar. Her yerde öz savunma örgütlülü ünü yaratmal, halka dönük sald r larda öz savunma biçiminde örgütlenmifl güçleriyle halk koruyabilmeli, savunabilmeliydiler. Burda ciddi bir sapma yaflan yor. Ne meclisiymifl? Gençli in meclisi mi olur? Meclis ifli, tart flma iflidir; onu

12 10 SERXWEBÛN Nisan 2009 da ihtiyarlar yaparlar, yürüyemeyenler yaparlar. Neredeyse genç yaflta ihtiyarlar n rolünü oynamaya soyunan bir zihniyet gelifltiriliyor. Bu zihniyet yanl flt r. Elefltiriyoruz, hem de ciddi biçimde elefltiriyoruz. htiyarlar n yapaca ifli gençler üzerlerine almaya çal fl rlarsa, toplum tersine döner. htiyarlar ne yapacakt r o zaman? Öz savunmay ihtiyarlar m örgütleyecekler? Polisin sald r s karfl - s nda, faflistlerin, ajanlar n sald r lar karfl s nda halk, demokrasiyi ihtiyarlar m savunacak? Ninelerimiz, dedelerimiz mi bizi savunmal? Yoksa gençlik mi bütün bu görev ve sorumluluklar üstlenmeli? Elbette ki gençlik üstlenecektir. Ama mevcut durumda öyle anlafl l yor ki baz yan lg lar yaflan yor. En genel, liberal-uzlaflmac örgütlenmeler gençli e dayat lmaya çal fl l yor. Bu tür yaklafl mlar yanl flt r, düzeltilmesi gereklidir. Herkes toplumsal sistem içerisinde kendi yerine ve rolüne göre hareket etmelidir. Meclislere kimler girer, ne yapar, kim meclis örgütler? Onu iyi bilmek ve meclisleri onlara b rakmak gerekir. Öz savunmay kim örgütler, gerilla kim olur? Onu da bilerek, bu görevleri de onlara b rakmak laz m. Gençlik kendi görev ve sorumlulu una burda sahip ç kmal. E er her tarafta halka bu kadar sald r oluyor, darbeler vuruyor, halk zorluyorsa, bu, öz savunman n olmamas ndan kaynaklan yor. Gençli in görev ve sorumlulu una yeterince sahip ç kamad n, olmas gereken yerde, yerine getirmesi gereken rolün bafl nda olmamas anlam na geliyor. Bu konularda ciddi düzeltmeler yapmaya kesinlikle ihtiyaç vard r. Yoksa di er türlü halka dönük sald r lar karfl - s nda savunma gerçeklefltirilemez. Halk n öz savunmas olmadan da demokratik örgütlenme gelifltirilemez, demokratik konfederalizm infla edilemez. Bu bak mdan ç kartaca m z önemli bir sonuç: Bu haz ms zl n da yaratt katliam tehditleri karfl - s nda gerillay büyütecek ve öz savunma örgütlülü ünü gelifltirecek bir çaba içerisine hiç gecikmeden ve acilen girmek gerekti idir. - Seçim sonras geliflecek politikalar n uluslararas alanda ve özellikle Avrupa daki Kürtlere ve Özgürlük mücadelesine karfl nas l bir yans mas olabilir? Buna karfl politikalar n z nelerdir? Besbelli ki, inkârc sistemin seçim sonuçlar na dönük hazmetmeyen yaklafl m devam edecektir. Bask ve sald - r lar bunun en aç k kan t olmufltur. Seçim sonuçlar n n, DTP nin ald baflar n n toplumu demokratikleflmeye ve Kürt sorununun demokratik çözümüne götürmesini önlemek için, bu sonuçlar eritecek, tasfiye edecek çeflitli oyunlar oynamaya, politik sald r - lar gelifltirmeye çal flacaklard r. Bu sald r lardan bir tanesi, halk n sindirilmesi, örgütlülü ünün da t lmas, iradesinin k r lmas olmaktad r. Bunun için de çeflitli katliamc sald r lar ortaya ç kabilecektir. Yine bu haz ms zl ktan do an sald r n n, seçim sonuçlar n n kal c demokratik siyasete dönüflmesini engellemeye dönük sald r n n önemli bir yönü de, demokratik kurumlaflmalar n engellenmesi, daralt lmas do rultusunda bask lar n artt - r lmas biçiminde olabilecektir. Bu da son NATO zirvesi sürecinde ortaya ç kt. Yurt d fl ndaki Kürt halk n n demokratik kurumlar n kapatmaya dönük bizzat NATO da tart flmalar n oldu u görüldü. Baflta ROJ TV olmak üzere bas n-yay n organlar n n, kültür kurumlar n n, kitle derneklerinin kapat lmas, çal flmalar n n engellenmesi yönünde ileriki süreçte Avrupa da da di er alanlarda da yeni bask lar n geliflece i beklenebilir. AKP hükümeti bir yandan halk üzerinde bask uygulayarak seçim sonuçlar n hazmetmedi ini gösterdi i, DTP nin baflar s na karfl bir intikam sald r s dayatt gibi, NA- TO zirvesi s ras nda da yurt d fl ndaki Kürt kitlelerinin yurtsever demokratik çal flmalar n k s tlay c pazarl klar içine girdi i aç a ç km flt r. Asl nda bu durum AKP hükümetinin seçimde ald yenilgiden ne kadar derin etkilendi ini gösterir bir tutumdur. Gerçekten de AKP sand a gömülmüfltür. Böyle bir gömülmenin verdi i etkiyle bu kadar sald rgan olabiliyor, Türkiye nin imkânlar n bu geliflmeleri tasfiye edebilmek için seferber etmeye yöneliyor. Di er yandan ise, mevcut durum Kürt halk na, PKK ye karfl yürütülen savafl kimin yürüttü ünü ortaya koymufl bulunuyor; NATO, savafl bizzat üstelenmifl oluyor. ROJ TV nin kapat lmas bile NATO genel sekreterinin seçilmesi için bir pazarl k konusu olabiliyorsa, bu ortaya ç kar yor ki, Kürdistan daki bütün savafl NATO düzeyinde yap lan pazarl klar ve ortaya ç kart lan planlamalar temelinde olmufltur. Bu tart flma götürmez bir gerçektir. NATO gibi dev askeri kurum Kürdistan daki savafl yürüttü ü gibi, ROJ TV gibi en demokratik ve bar flç l bir yay n organ n ; katledilmek, soyk - r mdan geçirilmek istenen, dili yasak olan bir halk n kendi dilini gelifltirmek için açt yay n organ n kapatmayla u raflacak kadar basit ve gerici olabilece i gerçe ini ortaya koymufltur. Bu da Kürtler aç s ndan iflin ciddiyetini

13 Nisan 2009 SERXWEBÛN 11 ortaya koymakta ve aç kça göstermektedir. Demokrasi ve özgürlük mücadelesinin öyle kolay yürütülemeyece ini ve kazan mlar elde edilemeyece ini aç a ç karmakta, NATO nun iç yüzünü ve karakterini göstermektedir. NA- TO, devlet güçlerinin kendi ç karlar n pazarlad klar bir ittifak haline gelmifltir. Nitekim bizzat ABD baflkan Obama n n verdi i sözlere dayan larak AKP hükümeti Rasmussen in NATO genel sekreteri olmas na oy vermifltir. Bunun karfl l nda NATO dan, onun genel sekreterinden Kürtlere karfl yürütülecek katliamlarda destek ald klar n aç kça ifade etmektedirler. ROJ TV nin dile getirilmesi bir sembol oluyor. Asl nda Türk devletinin Kürt halk na karfl, Kürt özgürlük mücadelesine karfl yürüttü ü kirli savafl bizzat NATO nun desteklemesi ve yürütmesine onay alm fl oluyorlar. Bu kadar kirli bir ifle, gericili in yürüttü ü soyk r - ma bizzat NATO da alet olmufl oluyor. Bu, iflin içinde ne kadar kirli ç karlar n kat ld n n görülmesi aç s ndan önemlidir. Her fley ç karlar karfl l pazarl klarla yürütülmektedir. Bu durum bunu aç kça göstermektedir. Önümüzdeki süreç çok yönlü bir mücadeleye sahne olacaktır Di er yandan ise, mevcut sonuçlar bundan sonra da Kürdistan özgürlük ve demokrasi mücadelesinin öyle düz bir çizgide ve kolayl kla yürümeyece ini gösteren olaylar olmaktad r. Her ne kadar 29 Mart seçimlerinde DTP belli bir baflar elde etmifl olsa da, bunun hemen kal c bir sonuç vermeyece i, hatta öyle kolay kolay bir ateflkes veya bar fl durumunu bile yaratamayaca n ortaya koymaktad r. Tersine, mücadele karmafl k, çok yönlü ve çetin bir çizgide sürmeye devam edecektir. Çeflitli ateflkes ça r lar, giriflimleri olsa da, hatta demokratik siyasi mücadele öne ç ksa da, bunun çat flmalarla sürece ini bilmemiz, anlamam z gerekiyor. ROJ TV yi kapatacak kadar gericileflmek, demokratik direniflin ne kadar önemli oldu unun görülmesini sa l - yor. Yine bu kadar halka silahlarla, gaz bombalarlar yla yap lan sald r, çat flmal durumun devam edece ini, hatta sokaklarda halkla çat flmalar n gündeme gelebilece ini ifade ediyor. Önümüzdeki sürecin çok yönlü bir mücadele içinde geçece ini gösteriyor. 29 Mart seçim sonuçlar n n kal c siyasete dönüfltürülebilmesi için yine çok yönlü, karmafl k, aktif bir mücadelenin yürütülmesinin gere ini ortaya koyuyor. Bu mücadele ideolojik alanda olacakt r, siyasi alanda, diplomatik alanda, örgütsel alanda, meflru savunma alan nda, demokratik eylemlilik alan nda olacakt r. Öyle ki, halk söke söke, direne direne bu güne kadar nas l ki demokratik bilinçlenmeyi ve kazan mlar sa lad ysa, bundan sonra da Kürt sorununun demokratik siyasi çözümünü böyle bir mücadeleyle sa layacakt r. Bu gerçe i görmemiz, anlamam z kesinlikle gerekir. inkâr ve imha zihniyeti kolay de iflmeyecektir. nkâr ve imha siyasetinden öyle kolay vazgeçilmeyecektir. Hemen baz sonuçlara bakarak bu kadar gerici ve ç karc güçlerin inkârc zihniyetten ve siyasetten vazgeçeceklerini, demokratik-bar flç l olacaklar n beklemek ham hayalciliktir. Çok net görülüyor ki, kendi aralar nda bile k yas ya bir ç kar pazarl yürütüyorlar, birbirleriyle iliflkileri böyledir. fiimdi Türkiye yönetimine sormak laz m: Dün Rasmussen flu flu sözleri söylüyordu, bugün sana sözde istedi ini yapaca n n sözünü verdi. Ancak yar n baflka söz vermeyece i, baflka ifl yapmayaca nereden belli? Bunu elbette Türkiye yönetimi de biliyor, ama bile bile bunu yap yor. Peki niye? Çünkü aralar ndaki iliflki bu biçimdedir. Kaskat, buz gibi bir ç kar iliflkisidir. Kendi aralar ndaki iliflkiyi böyle kat bir ç kar iliflkisi biçiminde yürütenlerin öyle bir ç rp da demokratik zihniyete ve siyasete sahip olmalar mümkün de ildir. Onlar sonuna kadar kendi ç kar dünyalar n korumak için sald rganl klar - n sürdürecekleridir. Bu netçe görülüyor ve anlafl l yor. Seçimden sonra ortaya ç kan sonuçlar bunu göstermifltir. Bunun için de Kürt halk n n, Kürt demokratik siyasetinin, demokratik kurumlar n n bu konuda uyan k olmas, oldukça duyarl ve dikkatli davranmas gerekir. Böyle birkaç siyasi sonuca aldanarak rehavete kap lmak, art k bu ifl bitmifltir demek, en büyük tarihi hata olur. Kesinlikle hiç kimse öyle bir fleye düflmemelidir. Böyle bir yan lg en a r zararlara yol açacak bir yan lg y ifade eder. Tersine, bu sonucun difle difl bir mücadeleyle elde edildi i bilinerek ve karfl daki güçlerin bu kadar ç karc ve sald rgan oldu unu görerek önümüzdeki sürecin mücadelesine de çok duyarl, örgütlü, bilinçli ve direngen bir Halkın demokratik örgütlülüğünü geliştirmek için seferberlik düzeyinde çalışmak lazım. Yine demokratik siyasi mücadeleyi adeta sokak çatışması, barikat çatışmaları biçiminde sürdürecek bir örgütlülüğe ulaşmak gerekiyor. Bunda da gençliğe rol düşüyor. Halkın öz savunma kuvveti olarak gençliğin direngen, radikal, devrimci örgütlere kavuşması lazım biçimde haz rlanmak gerekmektedir. Bu konuda herkes tam bir duyarl l k ve kararl l k içinde olmal d r. Onun için de kesinlikle sa lam bir ideolojik durufl, yo un bir propaganda ve e itim çal flmas yap lmal d r. Halk n demokratik örgütlülü ünü gelifltirmek için seferberlik düzeyinde çal flmak laz m. Yine demokratik siyasi mücadeleyi adeta sokak çat flmas, barikat çat flmalar biçiminde sürdürecek bir örgütlülü e ulaflmak gerekiyor. Bunda da gençli e rol düflüyor. Halk n öz savunma kuvveti olarak gençli in direngen, radikal, devrimci örgütlere kavuflmas laz m. Kendini böyle bir mücadeleyi yürütecek bir bilince ve örgütlülük içerisine çekmesi gerekiyor. Bununla birlikte elbette ki meflru savunma her zamankinden daha çok önümüzdeki süreç için gerekecektir. Son olaylar gösterdi ki, Kürt halk öz savunmas z ola-

14 12 SERXWEBÛN Nisan 2009 maz, meflru savunmas z olamaz. Böyle olursa, cellâda teslim edilmifl kurbana döner. Onun da b rakal m özgür-demokratik yaflama kavuflmas, varl n bile sürdürmesi mümkün de ildir. O nedenle kendi varl n sürdürebilmek için, özgür ve demokratik gelecek yaratabilmek için öz savunma alan n, meflru savunmay güçlü tutmak kesin gerekiyor. Bu konuda asla hata yapmamak laz m. Bunun için hem gerillay her zamankinden daha fazla büyütmek, güçlendirmek ihtiyac var, hem de öz savunma örgütlülü ünü her yerde yaymak gerekli. Bu, silahl olmayabilir; örgütlenmifl birimler olurlar. Yumruklar yla, sopalar yla, molotoflar yla kavga ederler, bir savunma gücü olufltururlar. Gerici sald r neyi kullan yorsa onu kullanan, o tür araçlarla donanan bir direnme gücü, demokratik direnifl gücü olarak ortaya ç karlar. Böyle bir öz savunman n oluflmas önümüzdeki sürecin baflar yla yürütülmesi aç s ndan kesinlikle gereklidir. 29 Mart seçim sonuçlar önümüzdeki sürecin nas l olaca konusunda net bir fley belirtmeye imkân verecek durumda de ildir. Her olas l aç k hale getirdi. Bar flç l-demokratik çözüm süreci de geliflebilir, siyasi mücadele de öne ç kabilir; tersinden, çat flmal durum da her zaman gündeme gelebilir. Türk ordusu yeni katliamc sald r lar na her zamankinden fazla yönelebilir. Bunun için NATO dan destek almaya, ABD den, ran dan destek almaya çal fl yor. Bunlar elde ederse ve gücü yeterse, özellikle KDP ve YNK yi devreye koyabilirse, besbelli ki bu tür sald r lar yapmaya her zaman aç k ve isteklidir. E er yapam yorsa, gücü yetmedi i içindir. Güç buldu unda yapacakt r. Bu bak mdan çat flmalar n geliflmesi, savafl n büyümesi ihtimali de vard r. Biz bu ihtimali de d flta tutmuyoruz. Bar flç l-siyasi demokratik mücadele süreci de geliflebilir. Bu da ihtimal dâhilindedir. Dolay s yla biz buna göre de haz r z; ama çat flmal durum da geliflebilir, savafl büyüyebilir, katliamc sald r larla yüz yüze gelinebilir. Bu olas l k da gündem dâhilindedir ve biz buna karfl da haz rl kl y z. O bak mdan netleflmemifl durum devam ediyor. 29 Mart yerel seçimleri bir sonuç ortaya ç kard, ama süreci netlefltirmedi. Karmafl k bir siyasi süreç söz konusudur. Çok çeflitli olas l klar gündemdedir. Dolay s yla bizim de her türlü olas l a göre kendimizi örgütleyip haz rlayarak ve giriflken davranarak kendimizi önümüzdeki süreci inisiyatifli yürütme gücü haline getirmemiz ve kazanmam z gerekmektedir. - ABD Baflkan Barack Obama n n Türkiye ve Irak ziyaretlerinin Türkiye ve Kürdistan siyaseti üzerindeki etkileri nelerdir? - ABD de Obama baflkanl ndaki Demokratik yönetim, kendisinden önceki Cumhuriyetçi Bush yönetiminin baflta Ortado u olmak üzere birçok alanda yaflad ciddi t kanma ve zorlanma ortam nda, dünyaya sunulan yeni bir umut biçiminde iktidara getirildi. Özellikle yaflanan ekonomik krize çare olacak bir umut yap lmak istendi. Bir moral etki, doping yapmaya çal fl ld. Bu durum halen de devam ediyor. Dünyan n yeni kurtar c s gibi tüm toplumlara sunulmaya çal fl l yor. Obama kiflili i parlat ld kça parlat lmak için çaba harcand. Bu Türkiye de de böyledir, Avrupa da da böyledir, dünyan n dört bir yan nda da böyle bir durum yaflan yor. Belli ki, küresel kapitalist sistemin krizi derin ve ciddi bir s k flmay yafl yor. Toplumlar, insanl k ciddi bir ruhsal, psikolojik, ahlaki daralma ve bunal m içinde. Bu durum ekonomik, siyasi ve askeri yaflama da yans yor. Her alanda ciddi bir kriz durumu yaflan yor. Toplumsal ve siyasi kaos büyüyor. Bu noktada bir kurtar - c ya, en az ndan k sa süreli de olsa bu s k nt lar aflt rtacak bir propagandaya, moral etkiye ihtiyaç duyuyor. flte Obama yönetimi bir yönüyle bu biçimde kullan lmaya çal fl l yor. Sistemin buna ihtiyac var, bu temelde iktidara getirildi ve bu çerçevede de kullan lmak isteniyor. Avrupa ya yaklafl m da böyle oldu. Avrupa da da bu temelde propaganda oluyor. Son Türkiye gezisiyle de bu ortaya ç kt. ABD baflkan Obama Avrupa daki gezisi ard ndan Türkiye yi, Irak ziyaret etti. Ortado- u da etkinlik kurmak istedi i alanlara diplomatik ziyarette bulundu. Tabii bunun çok çeflitli biçimde de erlendirilecek yönleri var. Her fleyden önce bu durum ABD nin ne kadar s k flm fl oldu unu gösteriyor. Bunu do ru anlamak laz m. Örne in bir Türkiye gezisi flimdiye kadar hiç böyle olmam flt, ilk defa oluyor. Bir ABD baflkan seçilir seçilmez ilk defa Türkiye ziyaretine ç k - yor. fiimdiye kadar hep Türkiye yönetimi Washington a giderdi, hatta bir, iki, üç sefer gider gelirlerdi. Bir görüflme koparabilmek için y llarca u rafl l rd. fiimdiyse bizzat ABD baflkan, Türkiye yöneticileri hiçte ABD ye gitmeden Ankara ya gelip Türkiye nin bütün yetkilileriyle görüflme yap yor. Bu, geçmiflteki olup bitenlere, amiyane deyimle temayüllere ayk r, ters bir durumdur. Nerden kaynakland bu durum? ABD -

15 Nisan 2009 SERXWEBÛN 13 nin içinde bulundu u s k fl kl ktan kaynaklan yor. Küresel kapitalist sistemin yaflad kriz ve kaostan kaynaklan yor. Küresel sistem ve onun önderli i olan ABD o kadar s k flm fl ki, Türkiye yi kendisi için bir kurtar c görüyor. Obama Türkiye ye geldi, herkesle görüfltü, her yeri gezdi. Öyle ki, sanki mesih gelmifl gibi bir hava yarat lmaya çal fl ld. Di er yandan Obama Türkiye ye övgüler dizmekten kendini kurtaramad. Neden? Çünkü Türkiye ye htiyac var, onu Ortado u politikas nda daha fazla kullanmak istiyor. ABD politikas n Türkiye-Irak ittifak üzerine oturtuyor. Bu ittifak Filistin den Afganistan a kadar genifl Ortado u sahas nda kendi politikalar do rultusunda kullanmak istiyor. Bunun için de Türkiye yi bu siyasete çekmeye çal fl yor. Türkiye nin de buna ihtiyac var. Dolay s yla ihtiyac olan güçler birleflmifl bulunuyorlar. Gördük iflte, herkes pür dikkat Obama ne söyleyecek, Obama ne yapacak, diye önce bunu tart flt ; ard ndan, fluraya girdi, flöyle ayakbast, burda flu sözü söyledi biçiminde günlerce bas n adeta bir Obama f rt - nas estirmeye çal flt ve bu hâlâ da devam ediyor. Milletvekilleri onu pürdikkat dinlediler. Genelkurmay geldi haz r bulundu, dinledi. Yani bu tür fleyler iki taraf n da ne kadar s k flm fl oldu unu gösteriyor. Asl nda s k fl k iki güç birbirine dayanarak bu s k fl kl ktan kurtulmaya çal fl yor. Türkiye kendi s k - fl kl n ABD den daha fazla destek alarak aflmak istiyor. Türkiye nin s k - fl kl nedir? Kürt sorunundaki s k - fl kl kt r, PKK karfl s ndaki zorlanma ve s k fl kl kt r. ABD ve NATO dan daha fazla destek alarak PKK ye karfl savafl sürdürmek istiyor. nkâr ve imha politikas n devam ettirmek istiyor. Aç k olan budur. ABD destek verdi i ölçüde ancak bu inkâr ve imha siyasetini, bu ça d fl gericili i sürdürebilece ini düflünüyor. Türkiye nin talepleri bu yönlüdür ve zaten bu taleplerde bulunmufllard r. Nitekim Obama n n Türkiye nin toprak bütünlü ünden yana oldu unu, teröre karfl oldu unu söylemifl olmas Türkiye de bayram havas yaratm fl durumda. Herkes adeta zil tak p oynuyor. Oysa ki ayn Obama Ortadoğu çapında ABD yeni bir Kürt politikası oluşturmuş durumda. Çünkü Ortadoğu da yürüttüğü savaş bunu gerektiriyor. Kürtlerin desteğini alabilmek için de Kürt politikasında açılım yapıyor. Bunları sağlatacak bir uzlaşma yaratmak istiyor. Seçime kadar DTP yi tasfiye etmek için alenen çalışma yürüten bir yönetim, seçim ardından DTP yi muhatap almak durumunda kalmıştır Kürtlerin haklar ndan da söz etti. Kürt az nl ktan dem vurdu. Çünkü Kürtlere de ihtiyac var. Nitekim Kürtlerle de görüflme yapt. Kendini bu kadar d fla ba lamak Türkiye yönetimi ve sistemi aç s ndan utanç vericidir. - ABD Türkiye ile iliflkileri daha da gelifltirirken Kürtlere karfl politikalar nda nas l bir de ifliklik olabilir? - Asl nda ABD Türkiye yi kendine ba lamaya, istedi i gibi kullanmaya çal fl yor. Ermenistan sorununda, dini az nl klar sorununda, daha çok da Afganistan da, Irak ta Türk ordusunu kullanma konusunda imkânlar elde etmeye çal fl yor. Nitekim bu yönlü pazarl klar yapt klar anlafl l yor. E er bu pazarl k sonuç verirse, gerici temelde ifllerse ortaya ç kacak olan Türkiye nin ABD ç karlar do rultusunda bir paral asker gibi Ortado u da savaflt r lmas olacakt r. PKK ye karfl savafl yoruz diye Türk gericili i, milliyetçi faflizmi Türk toplumunu kand racak, Kürt halk na karfl da, bölge halklar na karfl da Türkiye yi savaflt ran bir durum ortaya ç kacakt r. Bu ciddi bir tehlikedir. Buna dikkat etmek gerekiyor. Di er yandan bu sonuçlar elde etmek için Obama yönetimi biraz daha da genifl bir siyasi yaklafl m içinde. Türkiye ye, Irak a ihtiyaç duydu u kadar Kürtlere de duyuyor. Obama n n gezisinin bir de bu yönü var ki, bunu Türkiye siyasetçilerinin iyi okumalar laz m. Ahmet Türk - le Kürt politikac diye görüfltü, ard ndan Celal Talabani yle, Mesut Barzani - yle görüflmeler yapt. Kürt az nl k dedi ve bu görüfle Türkiye Cumhurbaflkan ve Baflbakan n n da kat ld n söyledi. Kürtlerin haklar ndan söz etti. Bunlar n sa lanmas ve korunmas gerekti ini belirtti. Neden? Çünkü yeni bir Kürt politikas oluflturuyor. fiimdiye kadar ABD nin Kürt politikas nda sadece Irak vard. Irak Kürtleri üzerinden politika yap yorlard. fiimdi Türkiye de de Kürt politikas ndan söz ediyor, ran da da söz ediyor. Ortado u çap nda ABD yeni bir Kürt politikas oluflturmufl durumda. Neden? Çünkü Ortado u da yürüttü ü savafl bunu gerektiriyor. Böyle olunca Kürtlerin deste ini alabilmek için de Kürt politikas nda aç l m yap yor. Bunlar sa latacak bir uzlaflma yaratmak istiyor. Seçime kadar DTP yi tasfiye etmek için alenen çal flma yürüten bir yönetim, seçim ard ndan DTP yi muhatap almak durumunda kalm flt r. Gözle görülecek denli aç k bir siyasi de iflikli i h zla yapabilmifltir. fiimdi ABD nin böyle bir politika izledi i bir ortamda Türkiye nin hâlâ eski Kürt ve PKK karfl t stratejide srar etmesi, inkâr ve imhay sürdürmeye çal flmas tabii ki mümkün de ildir, bofl bir çabad r. Bu, Türkiye yi daha fazla d fla ba layacak, ABD nin uydusu haline getirecektir. E er AKP ciddi bir demokratik siyasi dönüflüm yaflayamazsa Türkiye aç s ndan böyle bir tehlike arz etmektedir. Bunu herkesin görmesi ve anlamas laz m. ABD, küresel kapitalist sistemin ç karlar do rultusunda böyle bir politik de iflim ve aç l m yaflarken, Türkiye yönetiminin ulus-devlet statükoculu unda ve Kürtlere karfl inkâr ve imha politikas nda srar etmesi, kendini felaketle yüz yüze getirmesi anlam na gelir. Böyle bir yaklafl m sürdürdükçe daha fazla ABD ye muhtaç hale gelecek, ABD Türkiye ye istediklerini zorla yapt rtacakt r. Oysa Türkiye buna muhtaç de ildi. Kendi demokratik aç l mlar n kendisi yapabilirdi. Kürt sorununun demokratik çözümünü, Türkiye nin demokratikleflmesini sa layabilir ve böylece hiçbir

16 14 SERXWEBÛN Nisan 2009 güce muhtaç olmadan kendi öz gücünü harekete geçirerek Ortado u nun en büyük demokrasisi haline kendini getirebilir, Ortado u ya demokrasi yayan bir merkez konumuna ulaflabilirdi. Demokratik Ortado u Birli inin yarat - c s ve öncüsü haline gelebilirdi. Bütün imkânlar n böyle bir demokratikleflme temelinde Türkiye toplumunun ç kar - na kullanabilirdi. Türkiye de bu kadar pahal l k oluflmazd, iflsizlik geliflmezdi, yüz milyarlarca dolarl k borç alt na girilmezdi. Bunlar hep inkâr ve imha siyasetinin sonuçlar d r. Savafl siyasetinin Türkiye ye yükledi i ekonomik ve mali yük oluyor. Bunlar n hepsi Türkiye toplumunun sosyal, kültürel, e itsel geliflimi için kullan l rd. Türk gençli i, kad nlar güçlü bir bilinçlenme, geliflme, iyi bir yaflam sürdürebilirlerdi. Türkiye çat flmalarla kan kaybeden bir ülke de il, demokratikleflme temelinde en özgür ve birli ini güçlendirmifl bir toplum haline kendini getirirdi. Demek ki, Türkiye aç s ndan ç kart lmas gereken önemli sonuç bu oluyor. Mevcut yaklafl mlarla, politik duruflla Türkiye, ABD nin gelifltirmeye çal flt, Obama yönetiminin oluflturmaya çal flt politikaya cevap veremez. Kendisi kendi demokratik siyasetini, stratejisini gelifltiremezse ABD ç karlar do rultusunda bir uydu olmaktan kurtulamaz. - Bu geliflmeleri Kürt siyasetçileri nas l okumal ve bunun karfl s nda nas l bir politik tutum gelifltirmelidir? Kürtler aç s ndan da ç kart lmas gereken sonuçlar var. Örne in, Obama yönetimi 29 Mart yerel seçim sonuçlar n siyasete dönüfltürüyor. Herkesten önce harekete geçti. Kendine göre bir Kürt politikas oluflturuyor. ABD ilk defa Türkiye de bir Kürt politik liderle baflkanl k düzeyinde görüflme yapt. Güney Kürdistan yönetimiyle görüflmeler yapt. Kendi politik do rultusunu, ç karlar n empoze etmeye, seçim sonuçlar n n ABD nin politik ç karlar - na do ru kanalize edilmesini sa lamaya çal fl yor. Bu önemlidir. Bir inisiyatif anlam na geliyor. Seçim sonuçlar n de erlendirmek için ABD böyle bir politik inisiyatif kullan yorsa, h zla hareket ediyorsa, DTP Baflkanl yla görüflecek kadar bir politika de iflikli i yapabiliyorsa, Kürt ulusal demokratik siyaseti böyle bir aç l m ve ç k fl niye yapmas n? Niye daha erken davranmas n? Elbette ki onun da erken davranmas gerekiyor. Yoksa seçim sonuçlar ABD nin politik ç karlar na kanalize olur. Oysaki bu sonuçlar Kürt halk kazand, dolay s yla bu sonuçlar n Kürt demokratik siyasetinin geliflmesine kanalize edilmesi gerekiyor. Bunlar nelerdir? Bir, Kürt ulusal demokratik birli inin ve kurumlaflmas - n n yarat lmas. Ulusal konferans n acilen toplan p ulusal strateji ve örgütlülü ü yaratmak üzere çal flma yürütmesidir. kincisi, baflta Türkiye olmak üzere ran, Irak, Suriye de demokratik sistemin geliflmesi için Kürt demokratik siyasetinin daha aç l mc ve aktif hale gelmesi, bir inisiyatif kullanabilmesi. Kürt sorununun demokratik çözümü temelinde Kürt demokrasisinin ve Kürt demokratik birli inin iliflkilerinin yarat lmas na dayanarak Türkiye ran, Irak ve Suriye de demokratikleflmeyi, demokratik iliflki ve birlik sistemini yaratmak üzere Kürtlerin harekete geçmesi laz m. flte bu, Ortado u demokratikleflmesini getirir. Ortado- u da demokratikleflmenin ve halklar n kardeflli inin yarat lmas n sa lar. Demokratik Ortado u birli ini yarat r. Ortado u halklar n özgürlük ve demokrasi ilkeleri temelinde yenide birlefltirir, kardefllefltirir, d fl güçlerin hegemonya savafl na karfl halklar n ç - karlar na dayanan bir Demokratik Ortado u yarat r. Bunun gerçeklefltirilmesi gerekiyor. Böyle bir Ortado u, Kürt halk n n da en özgür, en demokratik ve en birlikte oldu u bir Ortado- u olacakt r. Kürt halk kendini özgürdemokratik bir gelece e kavuflturabilmek için böyle bir Ortado u nun yarat lmas n öngörmelidir. Onun için de çok yo un bir çal flma içerisinde olmak, yeni aç l mlar yapmak, bir Kürt ulusal demokratik stratejisi oluflturmak gerekli. fiimdiye kadarki Kürt stratejisi parçal yd. Kürdistan parçalar na göre, Kürt örgütlerine göre ayr yd. Birbiriyle çat flmaya dayal bir geliflme sa lama stratejisi vard. Art k bu strateji dönemi kapanm flt r. - Yeni Stratejik yaklafl m, stratejik de iflim konusunu biraz açar m s n z? En baflta PKK stratejik de iflim yapt. Böyle bir stratejiden geliflme sa lamaktan kendini ç kartarak ulusal demokratik birli e dayal bir strateji esas ald. Bununla bundan sonra çal fl labilece ini ve kazan labilece ini öngördü ve nitekim PKK nin yaratt geliflmeler buna dayan yor. 29 Mart yerel seçimlerinde DTP nin kazand baflar kesinlikle böyle bir demokratik siyasi stratejinin baflar s oluyor. Demek ki bu strateji kazand r yor, baflar getiriyor. Bu bak mdan bütün Kürt örgütlerinin stratejik de iflim yaflamas gerekli. En baflta KDP ve YNK olmak üzere bütün örgütler stratejik de iflim yaflamal lar. PKK yle çat flma içerisinde geliflme yaratmak, baflka parçalarla çat flarak kendini ilerletmek devri geçmifltir art k. Parçalar n demokratik birli i, örgütle

17 Nisan 2009 SERXWEBÛN 15 rin ortak demokratik stratejideki birlik ve ittifaklar bundan sonra Kürt özgürlü ünü ve demokrasisini gelifltirecektir. Bunu yaratman n yolu da, bir ulusal konferansla ulusal demokratik kurumlaflmalar ortaya ç kartmakt r. Kürtler kendi demokrasilerini bu biçimde gelifltirdikçe ve kendi demokratik iliflkilerini ve birliklerini ortaya ç - kard kça komflu halklara da demokrasi yayacaklar ve onlarla da demokratik iliflki ve birliklerini gelifltireceklerdir. Her parçadaki Kürt halk n n demokratik konfederalizm sistemindeki örgütlülü ü ve birli i di er parçalardaki Kürt halk yla demokratik iliflkileri ve birli i gelifltirdi i gibi, ayn zamanda içinde yer ald klar devletle sorunlar n çözecek, komflu halklarla da demokratik iliflki ve birliklerini gelifltirecektir. Dolay s yla bir parçan n demokrasisi geniflleyerek bütün Kürdistan n demokrasisi olacak. Kürdistan n demokrasisi ve demokratik iliflkilerinin geliflmesi, Türkiye nin, Irak n, ran n, Suriye nin demokratikleflmesi ve demokratik ittifak içine girmesi anlam na gelecektir, bunu yaratacakt r. Bu da bizi demokratik Ortado u birli ine götürecektir. Kürt özgürlü ü ve demokrasisi gelifltikçe Ortado u demokrasisi ve demokratik birli i geliflecektir. Tersinden, Ortado u demokratiklefltikçe ve halklar n kardeflli- ine dayal demokratik birlik sistemi içine girdikçe de Kürt halk n n özgür ve demokratik gelece i güvence alt na al nm fl olacakt r. Kürt siyasetinin bunu sa latacak bir siyasi çaba içerisine gecikmeden aktif olarak girmesi laz m. Obama n n ziyaretinden ç kart lacak en önemli bir sonuç da bu oluyor. Kürt sorununun çözümü açısından bu siyasi durumdan yararlanılabilir Öyle anlafl l yor ki, ABD siyaseti art k çat flmayla Kürt sorununu çözülemeyece i, yine Kürtlerin inkâr edilerek Ortado u da ulus-devlet statükosunun afl lamayaca noktas na gelmifltir. Bu önemlidir. fiimdiye kadar, hatta son 29 Mart seçimine kadar da ABD, Kuzey Kürdistan daki Kürt halk iradesini inkâr ediyordu, reddediyordu, onunla görüflmüyordu. Onunla görüflmek yerine onu tasfiye etmeyi öngörüyordu. Fakat seçim sonras nda bu siyasetin de iflti- ini gördük. Demek ki ABD flunu gördü: Kürt halk n inkâr ederek, reddederek, bir de askeri yöntemlerle susturamaz, bast ramaz, Kürt özgürlük hareketi tasfiye edilemez. O zaman Ortado- u da kimse siyaset yapamaz. Dolay - s yla siyaset yapabilmek için, sorunlar n siyasal yöntemlerle çözümünü sa layabilmek için eski politikada de ifliklik yapmak gereklidir. flte ABD nin böyle bir siyasi de iflikli i k smen yapt anlafl l yor. Bu de ifliklik: Bir, bütün Kürdistan içine alan bir Kürt politikas oluflturmufltur; iki, Kürt iradesini reddeden yaklafl m n önemli ölçüde de ifltirmifltir; üç, fliddet yöntemiyle Kürt sorununun çözülemeyece ine karar k lm flt r. Bunlar önemli siyasi durumlard r. Bundan hem Kürtler yararlanabilir, hem de komflu halklar; Türkiye, ran, Irak, Suriye halk yararlanabilir. Bu siyaset iyi kullan l rsa herkese hizmet edebilir. Geçmiflin bölünüp parçalanmaya ve çat flt r lmaya, sonunda da kullan lmaya dayanan siyasetinden halklar kurtularak demokratik birlik ve dayan flma içerisinde kendi güçlerini gelifltirebilirler. Özellikle Kürt sorununun çözümü aç s ndan bu siyasi durumdan yararlan labilir. Kürtler bu gerçe i görerek hareket etmeliler. ABD uydusu haline gelerek kimse kurtulamaz Türkiye de bu gerçe i görerek hareket etmeli. Yani flunu bilmemiz laz m: Küresel sistemin bir uydusu haline gelmemek için, ABD stratejisinin basit, kullan lan parçalar haline gelmemek için kiflilikli, karfl l kl yarara dayanan demokratik iliflki ve ittifak içerisinde birlikte siyaset yapan ve yaflayan bir düzey tutturabilmek için mevcut ABD politikas ndan yararlan larak Kürt sorununun demokratik çözümünü gerçeklefltirmek ve Kürt halk n n komflu halklarla demokratik iliflki ve birli ini yaratmak gerekir. fiimdi koflullar bunun için uygundur. mkânlar var. Obama n n ziyareti bunu ortaya ç kard, gösterdi. Bush yönetiminin siyasi duruflunda baz de ifliklikler yapmak istiyor. Çünkü o kriz içine, ç kmaz içine girmifl. Bunu aflarak ABD ç karlar n ilerletmek istiyor. Böyle bir siyasi de iflim sürecinde Kürt sorununun demokratik çözümü, Ortado u da demokratik dönüflümün gelifltirilmesi aç s ndan ad mlar at labilir. Çünkü d fl müdahale, d fl hamleler ve sald r - lar demokratik dönüflümü, demokratik iliflki ve birli i engelliyordu. Bunun k smen zay flam fl olmas, ya da bir de iflim süreci geçiriyor olmas f rsat yarat yor. Demokratik siyasetin geliflmesi, demokratik çözümün geliflmesi için; Türkiye nin, Irak n, ran n, Suriye nin demokratikleflmesi ve Kürt sorununun demokratik çözümü için f rsat oluflturuyor, yeni imkânlar ortaya ç kart yor. Bunu kullanmay bilmek laz m. Böyle anlamak gerekiyor. Yoksa öyle Obama hayranl yla bir fley elde edilemez. ABD ye ba lanarak, daha çok ABD uydusu haline gelerek hiç kimse kurtulamaz. Ne Türkiye sorunlar n çözebilir, ne de Kürtler. Tam tersine daha fazla sorunlarla yüklü hale gelirler, daha çok çeliflki ve çözümsüzlükler artar. Bu da çat flmaya ve birbirini tüketmeye götürür. Bundan da d fl güçler, d fl gericilik yararlan r. flte böyle bir duruma düflmemek için son siyasi geliflmeleri, ABD deki yönetim de iflikli ini ve Türkiye deki 29 Mart seçiminin ortaya ç kard sonuçlar do ru de erlendirerek bunu demokratikleflme, demokratik dönüflüm yönünde kullanmay bilmek laz m. Kürt sorununun demokratik siyasi çözümü ve Türkiye nin demokratikleflmesi temelinde de erlendirmeyi ve böyle bir sonuca ulaflmay geçeklefltirebilmek gerekir. Do ru demokratik tutum, devrimci tutum, sol-sosyalist tutum budur. Bu yap ld ölçüde Ortado u dünya çap nda demokratikleflmenin merkezi haline gelebilir. Küresel sistemin gericili ine karfl dünya demokratik dönüflümünün merkezi olabilir. Bunun gerçeklefltirilmesi için çal flmak da elbette ki bütün demokratik güçlerin, sol-sosyalist güçlerin temel görevidir. Bu gerçeklefltirildi i ölçüde solculuk, sosyalizm bir anlam, bir de- er ifade edecektir.

18 16 SERXWEBÛN Nisan 2009 Finans ça -komutan para Kapital, kapitalist ve kapitalizm para saltanat n n ön basamaklar d r. Onlar bunlar atlayan gerçek birer krald lar: Ç plak krallar. Ticaret ça büyük h z yla birlikte büyüyen kâr n büyük oranda bu paralaflma ve para araçlar na borçluydu. Paran n egemenli i sessiz ve derinden ilerliyordu. Sadece krall a de il, tanr sall a da oynuyordu. Hem de ilk defa maskesiz olarak. Endüstri ça ona hem çok fley borçluydu hem de çok büyük f rsatlar sundu. Toplumda pazarlaflma, kentleflme, emtialaflma ve ticaret yo unlaflmas olmadan sanayi devrimi olamazd. Tüm bu süreçler para olmadan gerçekleflemezdi Paran n toplumsal komuta gücü haline gelmesi flüphesiz önemli bir geliflmedir. Bu çözümlenmeden toplumun kavranmas çok eksik kal r. Para belki de tüm vücuda gerekli enerjiyi oluflturmak için, hücrelere besin tafl yan damarlardaki kan örne- i gibi, ekonomik yaflamda ak flkanl k sa layan de erdir. Ne oldu u ve nas l bu konuma eriflti i anlafl lmas gereken en ciddi toplumsal fenomendir. Beraberinde muazzam kirlilik tafl d inkâr edilemez olan bu ayg t, hangi tarihsel ve toplumsal etkenler sonucu bu durumunu kazand? Gerçekten toplumda neyi gerçeklefltirmektedir? Kazand rd ve kaybettirdi i kifliler, gruplar kimlerdir? Onsuz olunur mu, olunmaz m, yerine neler ikame edilebilir? Sorular ço alt labilir. De iflim arac olarak para, basit bir ifllemin arac olarak gayet anlafl l rd r. Yine de dikkat etmek gerekir. De iflenler nedir? Para iki de iflen aras nda adil bir ölçü sa layacak alet olabilir mi? Sorunun daha baflta büyük zorluklar içerdi i aç kt r. Bir elmayla bir armudu de ifltirmek gibi en basit bir al flverifl meselesinde, diyelim oran bire iki oldu: 1 elma = 2 armut. Para piyasada böyle ifllev görsün. Neden bire iki de üç veya bire bir de il? O zaman iflin içine en basitinden emek de er girecektir. Sorular pefli s ra gelebilir. Eme e de erini veren nedir? Baflka emek denilip soru sonsuza dek tekrarlanabilir. Aç k ki al flverifl meselesinde adil ölçüyü paran n sa lamas zor görünmektedir. Büyük ihtimalle gücünü, itibar bir seçenekten kazanacakt r. Öyle kabul gördü ü için kabul edilmektedir. Temelinde adalet, de er, emek gibi ölçüler aramak beyhudedir. Zaman ve mekânda haz r bulunanlar, ifllerimizi kolaylaflt rmak için bir arabulucu seçelim demifller. Bulunan arabulucu nesnenin ad n para koymufllar. Bu k sa öyküyle paray tan mlamaya çal fl yoruz. Fakat öyle bir arabulucu arac yla karfl karfl yay z ki, bu konumunu b rak p baflka rollere girdi mi her fley allak bullak olabilir. Bir örnekle anlafl l r k lal m. Toplum bir kad n n ancak bir erke e ba l olarak bir evde ad na namuslu dedi- imiz tarzda yaflayabildi i takdirde kabul görebilece ini belirtir. Kad n n öyle olmaktan ç k p birçok erke i eve almas ya da tersi halinde adam n eve birçok kad n almas halinde durum nas l olur? Herhalde en hafif deyimle allak bullak olur. Paran n durumunda ifller daha karmafl kt r. Örne imize devam edelim. Kad n genel kabulü bozdu u için evden at larak bir çözüme var labilir. Fakat parada ifller bu kadar kolay olmayabilir. Elinde paray tutan, namuslu olmasa, paraya ne kadar para kat lsa da kabulümdür diyebilir. Hâlbuki toplum t pk bir kad n meselesinde oldu u gibi, bu kabulle paray arac k lmam flt. Onu biriktirmek en büyük namussuzluktur diyebilmifl olmas kuvvetle muhtemeldir. Benim kanaatim, ifl aynen böyle olmufltur. Son derece nispi bir zaman ve Reber Apo nun çözümlemelerinden derlenmifltir mekânla s n rl, kolayl k olsun diye araya konulan bu arabulucu, asla tüm zaman ve mekâna yay ls n diye kabul edilmemifltir. Büyük bir suiistimal (kötüye kullanma) olay vard r. Asla kabul etmem diyebilir. Fakat at alan çoktan Üsküdar geçmifl olabilir. O zaman da hükmü yetmez olur. Dolay s yla para, ortama göre oynayan, efli benzeri görülmemifl bir fahiflenin kendisi haline gelmesi, yine ikinci bir defa kuvvetle muhtemeldir. Kendini birine bir, birine bin dolara kiralayabilir. Önünde bunu önleyecek hiçbir kuvvet art k yoktur. Nas l bu duruma gelindi? Biraz da ekonominin dilini kullanarak anlafl l r k lmaya devam edelim. Arma an kültürü yücelticili i ifade eder Ekonominin de iflimle bafllat lmas pek fazla anlat m ifade etmese de, de- iflimin kendisi önemli bir ekonomik faktördür. Birbiriyle de iflen iki fleye mal veya meta denilmektedir. Toplum henüz kullan m de erinden baflka bir de er tan maz iken, karfl l kl de iflimi ahlaki olarak uzun süre do ru bulmad. Arma an ekonomisi dedi imiz bir sisteme ba l kald. Üretti i veya elde etti i çok de erli addedilen bir nesneyi de er verdiklerine arma an ediyordu. Arma an kültürü yücelticili i ifade eder. Yüceltilene arma an sunulur. De erli olan n böylece de eri kan tlanm fl, onurland r lm fl oluyordu. Geriye kalan nesneler günlük yaflam için

19 Nisan 2009 SERXWEBÛN 17 harcan rd. Birikime de iyi gözle bak lmazd. nsan topluluklar milyonlarca y l böyle yaflayabildiler. Mal de iflimi olmadan, mal veya para karfl l nda de iflime, ahlak, vicdan bir türlü raz olmuyordu. Çünkü üretti i de erin pahas, karfl l olabilece ini düflünmüyordu. Düflünülmesini ahlaken uygun bulmuyordu. Belki de sa duyusu veya ahlaki bilinciyle bunu hileli bir yol say yordu. Toplumda emtia olgusunun ortaya ç k fl uygarl k sürecine yak n dönemlerdir De iflimin efli i ekonominin efli iyse, ekonomiye böyle girifl yap lmas herhalde iyi bir girifl say lmayacakt r. Çünkü asli gelene e ra men yap lm flt r. De iflimi ekonomik iliflkinin temel de eri saymak bir varsay m olabilir. Ama tek varsay m de erinde saymak do ru olmaz kanaatindeyim. Ekonomiyi de iflimden baflka etkenlerle bilimsellefltirmek veya daha do rusu de- iflimden farkl, hatta de iflimin kabule dayanan, para gibi arabuluculu a dayanmayan biçimleri de rahatl kla gelifltirilebilir. Teorik ve pratik bu biçimleri gelifltirme konusunda yarat c olmaktan geri durmaz. De iflimden daha önemli olan ürünün mal haline gelifl meselesidir. Kullan m de erinin de iflime tabi tutulmas emtialaflma, mallaflma olarak tan mlan r. Toplumda emtia olgusunun ortaya ç k fl uygarl k sürecine yak n dönemlerdir. Ticaretin kabul görmesindeki temel etkendir emtia. Emtian n kendisi onu ilk edinenin elinden ç kma an na denk geliyor. Elinden ç karmay kabul etmek emtian n bafllang c d r. Karfl dan biri bir fley karfl l nda al nca, emtia süreci tamamlanm fl oluyor. Yine bir örnek verelim. Y llarca besledi i bir ceylan baflka birinin de y llarca besledi i keçiyle de ifltirdi ini düflünelim. Bu de iflimin adil ve eflit oldu u hiçbir zaman ispatlanamayacakt r. Çünkü hangi al n terinin ne kadar ak t ld hiç bilinmez. Daha da önemlisi keçiyle ceylan hiçbir zaman iki eflit olamaz. Bu analojiler flüphesiz de iflimin mant ndaki çeliflkiyi yakalamak içindir. Ve böylesi çeliflkiler her zaman mevcuttur. Bu çeliflkilerin kabulü temelinde para konusuna yeniden döndü ümüzde, bar nd rd hileleri daha iyi fark etmifl oluyoruz. Toplumlar tan rken bir noktay daha iyi anlamak büyük önem tafl r: Toplumsal olgular n fiziksel olgular olmamas. H2O, mutlak olmasa da dünya koflullar nda hep su molekülüdür. Baflka anlam olamaz. Toplum ise insan n infla etti i olgular paketidir. çinde muazzam bilinmezlikler tafl sa da. Toplum kendi infla etti ini de ifltirip yeni inflalar kurabilir. fiu kural ortaya ç k yor: Toplumsal gerçeklikler infla edilmifl gerçekliklerdir. Do a veya tanr vergisi gerçeklikler de ildir. O halde para da rahatl kla infla edilmifl bir gerçekliktir. De iflim ve emtialar konusu da infla edilmifl varsay msal gerçekliklerdir. Tanr veya do a vergisi de iller. Pozitivistlerin en büyük günah, toplumsal gerçeklikleri fiziki gerçeklikler gibi olgular niteli iyle ayn kategoriye koymalar olmufltur. Toplumsal olguyu de iflmez gerçeklikle bir tuttu- umuzda, büyük yan lg lar içeren toplumsal paradigmalara kap y sonuna kadar aralam fl oluruz. Ekonomiye pozitivist aç dan bakt m zda, bu sak ncalar görmemek mümkün de ildir. O zaman milliyetçilikler nesnel gerçe in ifadesi olarak anlafl ld nda, de iflik konumlarda da olsalar, felsefi bak mdan ayn olan Hitler ve Stalin konumuna düflersin. kisi de ve tüm pozitivistler de, kaba materyalistler de toplumda kabul etti i gerçeklere mutlak olgu de eri vermekten kurtulamazlar. Para konusunu son derece nazik k lan bir etken de topluma bu pozitivist yaklafl mla bakan anlay fltan gelir: Paray tam gerçek saymak. Dolay s yla onun arac l yla el de ifltirme giderek tam gerçek alg lamas na dönüflür. Para öyle bir fleydir ki onunla da onsuz da olmak çok zor konum arz eder Paran n ekonomiye de iflimle birlikte girmesini, tarih boyunca gösterdi i geliflmeleri incelemek konumuz de il. Fakat giderek ekonominin vazgeçilmezi haline gelmesi, içerdi i sak ncalar n da büyümesi anlam na gelir. Tek bir de iflimin içerdi i çeliflkiyle karfl laflt rd m zda, paran n s n rs z de iflim gücünü kazanmas n n ne kadar netameli, sak ncal durumlara yol açaca anlafl l rd r. Binlerce çeliflkinin somutlaflm fl hali olmak kolay bir fley de ildir. Bu haliyle ekonomi de yol ala ala finans ça na ulaflt nda, durumun bütün vahametini görmeden toplumu anlafl l r k lmak kendini aldatmaktan baflka anlama gelmez. Vahamet dedi- imiz, paran n en geliflkin ça na ba r ndaki muazzam çeliflkilerle birlikte varmas d r. Bu sicili çok kötü bir zorban n çok büyük bir orduya baflkomutan yap lmas gibi bir fleydir. Toplumun bafllang çta sadece haz r olanlar n bir anl k kabulüne dayanan kuflkulu arac n çok geçici bir konumu tanr kat na yükseltiliyor. En etkin komuta gücünü de elinde tutarak. Paran n geliflim tarihini incelemek hayli ilginç olurdu. Tarihte ilk alt n sikkenin Lidyal Kreuzus taraf ndan ç kar ld söylenir. Halen alt n aramalar -

20 18 SERXWEBÛN Nisan 2009 n n sorun yaratt Manisa n n Sard kentinde oturdu u ve bafl na gelmedik ifl kalmad söylenir. Para öyle bir fleydir ki, onunla da onsuz da olmak çok zor konum arz eder. Bilinen, emtia de- iflim ve paralaflman n el ele vererek h zla geliflti i ve ekonominin baflköflesini ele geçirdi idir. Pers ve Greko-Romen uygarl nda para kullan m n n çok yayg nlaflt, günümüze kadar ulaflan yüzlerce sikke çeflidinden bellidir. slam uygarl nda Riyal en az sultanlar kadar itibarl bir konuma eriflmiflti. Kentlerde paran n taht sa lamd. Özellikle Yahudi sarraflar büyük önem kazanm flt. Yahudi ve Ermeni sarraf ve tüccarlar Avrupa dan Hindistan a kadar uzanan ticaret yollar üzerindeki kentlerde paralel bir para ve ticari tekel hatt kurmufllard. Siyasi egemenli e paralel bu kapital hatt çok etkiliydi. Sultan ve emirlikleri kendine oldukça ba lam flt. Avrupa ve Asya daki etkinlikleri sürekli art yordu. Toplumlar n kavim olarak Yahudi ve Ermenilere artan tepkisinin alt nda bu gerçekli in önemli pay olsa gerek. Yahudi ve Ermeni pogromlar n araflt r rken bu önemle göz önünde bulundurulmas gereken bir husustur. talyan kentleri para devriminin önemli mimarlar ndand Sanayi toplumu tamamen paran n egemenli ini tan yan ilk büyük toplum biçimidir. Daha önceki hiçbir uygarl k toplumu bu denli paran n hâkimiyetini tan mam flt. Endüstri toplumunda para art k bir kültürdür. Her fley onun etraf nda anlam kazan r. Büyük hayallere yol açmas kadar, tüm büyük projeler para olmadan bafllat lamazd. Herkes para edinmek için ne gerekiyorsa onu yeni tanr s na sunmaya mecbur edilmiflti talyan kentlerinin slam dünyas ndan para ve ticaretin öncülü ünü devralmalar 13. yüzy l n ortalar na do rudur. Özellikle Venedik, Cenova ve Floransa gerçek bir para ve ticaret mucizesi olarak gerçeklefltiler. 16. yüzy la kadar baflta Rönesans olmak üzere her bak mdan Avrupa ya öncülük eden y ld z kentlerdi. talyan kentleri sadece Rönesans devrimini gerçeklefltirmekle kalmad lar; para devriminin de önemli mimarlar ndand. Her ne kadar ilk öncüllerini slam dünyas nda buldularsa da, katk lar oldukça büyüktür. Banka, senet, kâ t para, kredi, muhasebe gibi modernitenin vazgeçilmez tüm para argümanlar n bu kentler gelifltirdi, kurumlaflt rd. Para tarihinde bu geliflmelerin çok büyük rolü vard r. Pazar ve ticaretin geliflmesinde birer devrim rolünü oynad lar. Emtialaflma ve paralaflman n h - z n belki de yüzlerce defadan daha fazla artt rd lar. Paran n egemenli inin geliflmesinde kilometre tafllar yd lar. Toplum yavafl yavafl bu araçlar n tahakkümüne haz rlat l yordu. Görünüflte basit bir teknik muameleydi gerçeklefltirilenler. Bankalar para birikim yerleri olacakt. Senetler para karfl l olan kâ t parçalar yd. Kâ t para da bir nevi genel senetti. Hafifti. flleri daha da kolaylaflt r p h zland r yordu. Kredi, s k fl k durumda olan müflterilerine daha sonra ödenecek münasip bir faiz karfl l nda verilen borç parayd. O da iflleri h zland r yor, bofl kalmay önlüyor, ilgilisinin tembel tembel oturaca- na ifllerini h zla sürdürmesine ve sa lanacak kârla borcunu kapatmas na hizmet ederek daha hay rl bir rol oynuyordu. Muhasebe ifllerin kâr-zarar, gelir-gider envanterini netlefltiren birer dokümand lar. Ayna gibi dönemsel olarak kifli veya flirketlerin durumunu yans t yordu. Bunlar basit ama müthifl sonuçlar olan devrimlerdi. Baflta Sevilla, Lizbon, Londra, Amsterdam, Hamburg, Lyon, Anvers, Paris olmak üzere, talya n n bu devrim ürünlerini Rönesans ürünleriyle birlikte h zla ülkelerine aktaran Avrupa kentleri devrimleri k ta geneline yayd lar, büyüttüler. 16. yüzy lla birlikte Hollanda ve ngiltere nin önce tar m ve ticarette, sonra sanayide bu devrim ürünlerinin etkin yard mlar yla nas l genel bir kapitalist devrime dönüfltürdüklerini taslak halinde sunmufltuk. Kapital, kapitalist ve kapitalizm para saltanat n n ön basamaklar d r. Onlar bunlar atlayan gerçek birer krald lar: Ç plak krallar. Ticaret ça büyük h z yla birlikte büyüyen kâr n büyük oranda bu paralaflma ve para araçlar na borçluydu. Paran n egemenli i sessiz ve derinden ilerliyordu. Sadece krall a de il, tanr sall a da oynuyordu. Hem de ilk defa maskesiz ve bizzat olarak. Endüstri ça ona hem çok fley borçluydu hem de çok büyük f rsatlar sundu. Toplumda pazarlaflma, kentleflme, emtialaflma ve ticaret yo unlaflmas olmadan sanayi devrimi olamazd. Tüm bu süreçler para olmadan gerçekleflemezdi. Para ve paralaflman n h z kazanmas vücut organlar ndaki kan dolafl m rolünü kazanm flt. Onun kesilmesi organlar n çal flamaz duruma gelmesi ve ifllevini kaybetmesiydi. Bu da ölümleriyle eflanlaml yd. Endüstri toplumunda para art k bir kültürdür Fabrika-iflçi iliflkisini çözümledi imizde durum daha iyi anlafl l r. Fabrikalaflmay eski köle ve köylü serfle iflletmek mümkün de ildir. Hem efendiden, hem senyör ve topraktan kopmadan iflçileflme olmaz. Tam bir iflçileflme mutlak ücretle gerçekleflir. Ücret ise, para olmadan ödenecek bir de er de- ildir. flçinin paraya kesin mahkûmiyeti gerçekleflmifl oluyordu. Para, efendi ve senyör olmadan yeni köleyi mutlak egemenlik alt na alman n konumunu kazanm flt. ktidarlaflmada bu dev bir ad md r. Yeni sanayi toplumu bu yolla tamamen paran n egemenli ini tan yan ilk büyük toplum biçimi oluyordu. Daha önceki hiçbir uygarl k toplumu bu denli paran n hâkimiyetini tan mam flt. Endüstri toplumunda para art k bir kültürdür. Her fley onun etraf nda anlam kazan r. Büyük hayallere yol açmas kadar, tüm büyük projeler para olmadan bafllat lamazd. Çocu una küçük bir ayakkab almak-

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL 2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Thomas Hare adl bir ngiliz 1860 larda güzel bir seçim sistemi

Thomas Hare adl bir ngiliz 1860 larda güzel bir seçim sistemi Bu Ne Biçim Seçim 1 Thomas Hare adl bir ngiliz 1860 larda güzel bir seçim sistemi bulmufl 2. Demek ki ngilizler o zamanlar bir yandan sömürüyor, öte yandan demokrasi üzerine araflt rma yap yorlarm fl.

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK 24 Aralık 2010 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27795 YÖNETMELİK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından: YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr

13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ. Prof. Dr. Zeki TEKİN. ztekin@karabuk.edu.tr 13. HAFTA PFS105 TÜRK EĞİTİM TARİHİ Prof. Dr. Zeki TEKİN ztekin@karabuk.edu.tr Karabük Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 2 İçindekiler CUMHURİYET DÖNEMİNDE MESLEKÎ TEKNİK EĞİTİMDE

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir?

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir? DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Katılımcı tarafından ödenen katkı paylarının %25 i oranında devlet tarafından katılımcının emeklilik hesabına ödenen tutardır. Devlet katkısı başlangıç tarihi

Detaylı

SPONSORLUK DOSYASI. SPONSORLUK DOSYASI

SPONSORLUK DOSYASI. SPONSORLUK DOSYASI SPONSORLUK DOSYASI. SPONSORLUK DOSYASI TAKDİM SPONSORLUK DOSYASI. On üç yıl önce STK tüzel kişiliğinde bir düşünce kuruluşu olarak çalışmalarına başlayan TASAM Türk Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi,

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim

Detaylı

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ

ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ 5899 ULUSAL VE RESMİ BAYRAMLAR İLE MAHALLİ KURTULUŞ GÜNLERİ, ATATÜRK GÜNLERİ VE TARİHİ GÜNLERDE YAPILACAK TÖREN VE KUTLAMALAR YÖNETMELİĞİ Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 16/4/2012 No : 2012/3073 Yayımlandığı

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/201203... 1 of 5 6 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28225 Atatürk Üniversitesinden: YÖNETMELİK ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ASTROFİZİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar

Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar 2013 / 2014 SAYI: 04 Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları ve Çözümleri Tartıştılar Haftanın Bazı Başlıkları Sağ ve Sol Beynin Şifreleri Öğrencilerimiz TED Kayseri Kolejinde Ulusal Sorunları

Detaylı

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler

YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler YEDİNCİ KISIM Kurullar, Komisyonlar ve Ekipler Kurul, komisyon ve ekiplerin oluşturulması MADDE 107- (1) Okullarda, eğitim, öğretim ve yönetim etkinliklerinin verimliliğinin sağlanması, okul ve çevre işbirliğinin

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler ÜN TE II L M T Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler MATEMAT K 5 BU BÖLÜM NELER AMAÇLIYOR? Bu bölümü çal flt n zda (bitirdi inizde), *Bir

Detaylı

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek 25-29 Ekim 2008 Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek PDF 28 Ekim 2008 Sal Kongrenin perde arkas Çukurova Patoloji Derne i'nin Patoloji Dernekleri Federasyonu ile ortaklafla düzenledi i kongrenin perde

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu

Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu Bir Tavla Sorusu Bir tavla maç 5 te biter. Yani 5 oyun kazanan ilk oyuncu tavla maç n kazan r. Kimi tavlac lar maç n 5-4 bitmesine raz olmazlar, aradaki fark n en az 2 olmas n isterler, 6-4, 7-5, 8-6 gibi...

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir? Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir?

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir?    Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir? İş Sağlığı İş sağlığı denilince, üretimi ve işyerini içine alan bir kavram düşünülmelidir. İşyerinde sağlıklı bir çalışma ortamı yoksa işçilerin sağlığından söz edilemez. İş Sağlığı nedir? Bütün çalışanların

Detaylı

Uluslararas De erleme Uygulamas 2 Borç Verme Amac na Yönelik De erleme

Uluslararas De erleme Uygulamas 2 Borç Verme Amac na Yönelik De erleme Uluslararas De erleme Uygulamas 2 Borç Verme Amac na Yönelik De erleme Girifl Kapsam Tan mlar Muhasebe Standartlar yla lgisi Uygulama Tart flma Aç klama Yükümlülü ü Standartlardan Ayr lma Hükümleri Yürürlük

Detaylı

K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve

K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve ÖZEL MATRAH fiekl NE TAB ALKOLLÜ ÇK SATIfiLARINDA SON DURUM H.Hakan KIVANÇ Serbest Muhasebeci Mali Müflavir I. G R fi K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve modern

Detaylı

SER XWEBÛN BARIfi ZOR DA OLSA JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. Sal: 28 / Hejmar: 333 / Îlon 2009

SER XWEBÛN BARIfi ZOR DA OLSA JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE. Sal: 28 / Hejmar: 333 / Îlon 2009 SER XWEBÛN JI SERXWEBÛN Û AZADIYÊ BI RÛMETTIR TIfiTEK NÎNE Sal: 28 / Hejmar: 333 / Îlon 2009 iv a ku rd.o rg N S YAT F K Ü RT ÖZGÜ R LÜ K H A R E K ET N DE w w w.a rs BARIfi ZOR DA OLSA GEL fiECEKT R Toplum

Detaylı

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9 Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi 1.0 Girifl 1.1 ndirgenmifl nakit ak fl ( NA)

Detaylı

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır.

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır. Yazıyı PDF Yapan : Seyhan Tekelioğlu seyhan@hotmail.com http://www.seyhan.biz Topolojiler Her bilgisayar ağı verinin sistemler arasında gelip gitmesini sağlayacak bir yola ihtiyaç duyar. Aradaki bu yol

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

H. Atilla ÖZGENER* Afla daki ikinci tabloda ise Türkiye elektrik üretiminde yerli kaynakl ve ithal kaynakl üretim yüzdeleri sunulmufltur.

H. Atilla ÖZGENER* Afla daki ikinci tabloda ise Türkiye elektrik üretiminde yerli kaynakl ve ithal kaynakl üretim yüzdeleri sunulmufltur. Mevcut Kaynaklar Kullan lmas na Ra men 2020 li Y llarda Türkiye de Elektrik Enerjisi Aç Olabilir mi? H. Atilla ÖZGENER* I. Türkiye nin Elektrik Enerjisi Durumunun Saptanmas Türkiye nin elektrik enerjisi

Detaylı

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.

Hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum. Değerli konuklar, Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) çalışmaları kapsamında düzenlediğimiz Kurumsal Yönetim konulu toplantımıza hepiniz hoş geldiniz. 11 Aralık 2001 tarihli Bakanlar

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com Giriş Yönetim alanında yaşanan değişim, süreç yönetimi anlayışını ön plana çıkarmıştır. Süreç yönetimi; insan ve madde kaynaklarını

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar.

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar. Cerebral palsi gibi hareket ve postüral kontrol bozukluklar na yol açan hastal klar olan çocuklar, hastal klar n n derecesine ba l olarak yürüme güçlü ü çekmekte veya hiç yürüyememektedir. Hart Walker,

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

Kore Cumhurbaflkan Roh Moo-hyun un Türkiye Resmi Ziyareti

Kore Cumhurbaflkan Roh Moo-hyun un Türkiye Resmi Ziyareti Kore Cumhurbaflkan Roh Moo-hyun un Türkiye Resmi Ziyareti Kore Yurtd fl Bilgi Servisi http://www.korea.net Mart 2005 Ziyaret Tasla 14~17 Nisan tarihleri aras nda Türkiye yi resmi ziyaret. Cumhurbaflkan

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Bir Ülke Bir Bayrak. Temel Kaynak 5. Toplum Hayat m z

Bir Ülke Bir Bayrak. Temel Kaynak 5. Toplum Hayat m z SOSYAL B LG LER Temel Kaynak 5 Bir Ülke Bir Bayrak Toplum Hayat m z Toplum, bireylerden oluflur. Toplum içinde bireyler sürekli birbirleriyle iletiflim hâlindedirler. liflkileri düzenleyen yaz l ve yaz

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Uygulama Önerisi 2120.A1-3: Üç Ayl k Finansal Raporlama, Özel Durum Aç klamalar ve Yönetim Onaylar Konusunda ç Denetçinin Rolü

Uygulama Önerisi 2120.A1-3: Üç Ayl k Finansal Raporlama, Özel Durum Aç klamalar ve Yönetim Onaylar Konusunda ç Denetçinin Rolü Uygulama Önerileri 229 Uygulama Önerisi 2120.A1-3: Üç Ayl k Finansal Raporlama, Özel Durum Aç klamalar ve Yönetim Onaylar Konusunda ç Denetçinin Rolü Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Şam da Emevi Caminde namaz kılmayı hayal eden Başbakan, hava sahamızı koruyabilmek için NATO dan Patriot füzeleri istemekte, gençlerimize adam gibi ölmekten bahsetmektedir.

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU

NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU NSAN KAYNAKLARI NSAN KAYNAKLARI 2009 YILI ODA FAAL YET RAPORU 36 nsan Kaynaklar SMMMO Kurumsallaflma çal flmalar çerçevesinde; 2008 y l nda nsan Kaynaklar Birimi oluflturulmufltur. nsan Kaynaklar Biriminin

Detaylı

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar Endüstri 4.0 ve nsanl n Gelece i Tümüyle bilgisayar 40 y l içinde sistemli ve yapay insanlar n yapt zeka donan ml makinelerin, üretim ve hatta bilgisayarlar n her ifli makine ve hizmet sektöründe çal flmas

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı