Türkiye'deKamu Yönetimi Incelemesini,

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türkiye'deKamu Yönetimi Incelemesini,"

Transkript

1 .' Türkiye'deKamu Yönetimi Incelemesini, TanımlaYıcı BirKavram Önerisi: Ölçücüıük-Ideametric Örsan Ö. Akbulut, (Jıet: Toplumsal gerçliklik açıklanırken, merkez ve çevre kapitalist ülkelerin üretici güçleri arasındaki gelişkinlik farkının yarattığı zaman mesafesinin, kavramsal çerçevenin kurulması ve araştırma yönteminin belirlenmesinde bağımsız bir değişken olarak düşü;.. nülmesi gerekmektedir. Bu mesafe, üretim örgütlenmesinin yapısal bir 'sonucu olmasına karşın, özellikle Türkiye başta olmak üzere çoğu çevre kapitalist ülkede, siyasal ve y6 netsel kurumlann "reformu" ile kapatılmak istenmektedir. Türkiye 'deki kamu yonetimi incelemesinde de; uygulama odaklılığı vesorun.,çözücü niteliği belirgin olanabdkamu yönetiminin araştırma yöntemi kullanılarak, 6nceden tanımlanmış ve doğrudan veya dolaylı olarak s6mürgeci zorlamayla belirlenmiş bir nitelik taşıyan "uygulamanın" sorunlanna odaklaşılmakta ve Mylece, kamu y6netimi incelemesi, kamu yönetimi uygulamasında olduğu gibi, toplumsal yapının dönüştürülmesinin bir ajanı olarak l«?nitmlandınlmaktadır. Bundan dolayı, Türkiye 'deki kamu yönetimi incelemesinin araştırma yöntemini; merkez kapitalist ülkelerde üretilen kavramların ve kuramların.ideal, değişmez hatta aşkın oztırak alınması!,ı, bu ideal, aşkın!cavram ve kuramlann temel 6 zelliklerinin heryerde ve her zaman geçerli bilimsel doğrular olarak kabul edilmesini ve bunlara ulaşma derecesinin belirlenmesini 61çücülük olarak adlandırdığımız bir kavram ile tanımladık. Yöntemsel bir içerik taşısa da, kavramın temeli, soyut önermeler değil, Türkiye 'nin sürekli bir yönetsel "reform" sürecinde olması yani maddi gerçekliktir. -. AIf""t,,r SDıcilkler: Bilim kuramı., Araştırma yöntemi; ABD kamu y6netimi, Ölçücülük- Ideametric, Pozitivizm vepost:..modemizm ve kamu y6netimi. Bu yazı, Türkiye ve orta Dolu Amme ıdaresi EnstitüsO (TODAİE)ile Ü1uslararasl Yönetim Okullan ve Enstitüleri Birligi'nin (IASIA), 19 Kasım 2004 tarihinde, Ankara'da dozenledigi, "Kamu Yönetimi Oğretimi ve Eğitiminde Yeni Eğilimler ve Kamu Kesiminde Yönetid Geliştirme" konulu, uluslararası bilimsel toplantıya sunulan, "Tfirldye 'de Kamu Yönetimi Disiplini ve Oğretiminin Temel Çılcmazı: Olçiicülük-. Ideometricness" başlıklı bildiriden, kavram hariç, bagımsız bir yazıdır. '.. Dr., TODAlE, TODAtE-IASIA'tarafından düzenlenen toplantıda bildiri su:nmam konusunda beniteşvik eden, degerli hocam, Prof. Dr. Turgay Ergun'a ve kavrama İngilizce karşılık bulmam konusunda yol gösteren,degerli arkadaşım, Doç. Dr. Onur Karahanogulları'na teşekkaro borç bilirim. Metni okuyarak, eleştirileriyle katkı saglayan deaerli arkadaşım Hasan Engin Şener'ede teşekkür borçluyum. Aynca, kavramın İngilizce ka.rşılı~nı, İngiliz dili bakımından de3erlendirerek, deaerli görüşlerini esirgemeyen, Ankara Üniversitesi DTCF Batı. Dilleri ve Edebiyatlan BölümO İngiliz Dili ve Edebiyatı ögretim Oyesi, sayın Prof. Dr. Ayşegül TOlin YOk sel'e de teşekkür borçluyum. Bildiriyi ve dolayısıyla kavramı, Hacettepe Üniversitesi, kamuyönetimi bölo mo yoksek lisans programındaki, "Türkiye 'de ldarenin Yeniden Dilzenlenmesi" adlı ders kapsamına alarak, beni dersine davet edip, kavramı ögrencileriyle tartışma olana~ saglayan, Ö3r. Gör. Dr. Mete Yıldız'a ve degerlendirmeleriyle katkı s&alayan ögrenciierine de teşekkür ederim. ' Anınıe Jdtıresi Dergisi, Cilt39 Say, 4 Arıılık 2006, s

2 ı 60 Amme Idaresi Dergisi Yönetsel gerçeklik, toplumsal/ekonomik gerçekliğin bir ürünüdür. Yönetsel gerçekliğin maddi temelini, içinde bulunduğu toplumsal/ekonomik gerçeklik oluşturur ve belirler. Kapitalist toplumsal gerçeklikte, yönetsel gerçeklik, bir yandan üretim örgütlenmesinin bir unsuru diğer yandan ise, siyasalalanın dolayım kurumlanndan biri olarakortaya çıkmıştır (Akbulut, 2005: ). Üretim örgütlenmesinin unsuru olan yönetsel gerçeklik, topfumsal/ekonomik gerçekliği meydana getiren üretim sürecinin bir parçasıdır. Bu niteliği, özellikle, iş sürecinin örgütlendirilmesi ve geliştirilmesi bakımından belirginleşir. Böylece, liberal kurarnda ifade edilen, verimliliği gerçekleştinneye yönelik yani göreli artı-.değer elde edilmesine katkı sağlayıcı bir işlev yerine getirilir. Bununla birlikte, siyasal alanın bir dolayım kurumu olarak yönetim, kamu yönetimi olarak belirginleşir. Ancak, burada da, yönetsel gerçeklik, toplumsal/ekonomik gerçekliğin oluşturucusu, belirleyicisi değildir. Üretim örgütlenmesinin unsuru olan yönetimden farklı olarak, toplumsal gerçekliğin' biçimlenişinde, destekleyici, işlevi ile öne çıkmaktadır. Buna karşılık, de~letin, toplumsal gerçekliğin biçimlenişindeki rolüne göre, bu iki unsur, kamu yönetimi kapsamında bir arada varolabiimiş ya da varohiıaya zorlanmıştır. Nitekim, refah devleti uygulamalan, bir- ' likte varolma durumuna örnektir. Bununla beraber, küresel kapitalizm döneminde, Yeni Kamu İşletmeciliği uygulamaları, dolayım kurumu olarak kamu yönetiminin, üretim unsuruolarak örgütlendirilmesi ya da. siyasalolma ' dolayımının verimlilikle birlikte varolmaya zorlanmasının örneğini oluşturmaktadır.., Kamu yönetimi disiplini, yönetsel gerçekliği inceleyenbir alandır. Anc,ak, yönetsel gerçekliğin içind~ bulunduğu toplumsal koşullar temelinde incelenmesi gerekir. Bu,gerekliIik, hem yönetsel gerçekliği tam anlamıyla açıklayabitmek hem de bu açıklamanın yapılabilmesi içingerekli olan uygun araştırma yöntemlerini oluşturmak bakımındandır. Ancak, toplumsal koşulları dikkate almak demek, belli bir toplumsal yapının oluşumunun sadece içsel dinamiklere dayanarak biçimle.ndiğini kabul ederek, dışsal dinamikleri göz ardı etmek anlamına gelmemektedir. Nitekim, toplumsal koşulların konumu, özellikle de çevre kapitalist ülkelerin toplumsal biçimlenişi bakımından, iç dinamiklerin bağımsız değişken olarak temel al~nmasını olanaksız kılmaktadır. Kapitalisttoplumsal gerçeklik, merkez kapitalist ülkeler açısından, bir yandan, üretim güçlerinin yüksek gelişkinliği ve kapitalist üretim ilişkilerinin belirleyiciliği kapsamında ve diğer yandan da, kendi aralarındaki rekabetin sonucu olarak oluşurken; çevre kapitalist ülkeler bakımından, sömürgecilik zorlamasına dayalı olarak varolmakta; yayılmaktadır. Bu genel/temel öz niteliklerden hareketle, kamu yönetimi incelemesinin, özellikle çevre kapitalist ülkelerde,' toplumsal koşullar dikkate alınarak yapılması gerekliliği, toplumlararası kültürel farklılaşmanın bir sonucu değildir. Tam tersine, bu ülkelerin, yeni ve farklı bir üretim biçimine yani kapitalizme, sömürgecilik aracılığıyla zorlanmasının bağımsız bir değişken olarak ele alın

3 Tarkiye'de Kamu Yönetimi İncelemesini Tanımlayıcı Bir Kavram Onerisi 161 ması gerekliliğinin bir sonucudur. Bu kapsamda olmak üzere, bu yazıda, Türki-, ye'deki kamu yönetimi incelemesinin araştınna yöntemini yukandabelirtilen maddi koşullar temelinde tanımlayan bir kavram önerisinde bulunmaktayız. Bir başka ifadeyle, epistemolojik tartışma, ontolojik temelden yola çıkılarak yapılına:kta ve böyle yapılması da önerilmektedir. önerilen kavramın,ingiliz dilinde doğrudan bir karşılığının olmaması da, kavramın soyut bir yöntem tartışmasının ürünü olıriadığı,'varolan toplumsal gerçekliae baalı olarak oluşturulduaunun en güzel kanıtıdır. Bu kavram, disiplinin inceleme yöntemi ile ilgili yeni bir öneriyi içermekten çok, varolan incelerneyi nitel~diren; tanımlayan yeni bir kavramdır. Buiıunla birlikte, söz konusu' kavramın içeriği, kamu yönetimi alanındaki incelemede nelerin yapılmaması ge~ektiaini ortaya koyması bakımından, üstü örtük olarak bir yöntem önerisini kapsamaktadır.. Bu yazı, kamu yönetimi disiplini ile il~li olarak tamamlamayı amaçladığı-: mız üçlemenin ikinci bölümünü oluşturmaktadır. İlk yazı, kamuyönetimi disiplinin temel sorunlarından biri olan.ve disiplinin kuruluşundan bu yana, sürekli olarak tartişılan hatta alanda çalışanlann, kamu yönetimini gerçek konularla ilgilenmektenalıkoyduaunu belirttikleri ~erry ve Kraemer,1990: 347), alanın bilim olup olmama niteliğini konu almıştı. "Kamu Yönetiminde Kuramın Yokluğu ya da Yapılabilirliği Üzerine Yöntemsel Bir Tartışma" başlığını taşıyan yazıda, genel bilim kuramı maddi temeline oturtularak, kamu yönetimi disiplininde bilim kuramı tartışması bu kapsamda yapılmış ve yapılmasıgerektiği öne sürülmüştür, Üçlemenin bu ilk yazısında, kamu yönetiminin bilim niteliğinin tartışmalı olması, ilgili yazında ifade edilen, onun, siyaset bilimi ve örgüt kuramı a rasında bir kesit olmasın~ kaynaklanan paradigmatik bir gerilimden değil, kapitalist toplumsal gerçekliarn yapısal özelliklerinin (ekonomik, siyasal ve toplumsal alan aynşmasının) sosyal bilimlerin genel yapılanışı (ekonomik alanın, ekonomi bilimi; siyasal alanın, siyaset bilimi ve toplumsal alanın sosyoloji tarafından incelenmesi) ile örtüşmesininveri olarak alınmasından kaynaklandığını ileri sürmüştük (Akbulut, 2006: 3). Bu yazıda ise, sömürgeci zorlama ile kamu, y{>netimi incelemesinin belli dönemlerde, Türkiye bakımından örtüştüğünü ve disiplinin belirleyici bir niteliği' olduaunu ortaya koymaya çalışacağız. Aynca, ilk yazıda, yukanda belirtilen ilk savın dqaai sonucu olarak, kamu yönetimi ala-. nında özel~ilde 19S0'li yıllarda sıkça yapılan; deaer-valuelought-olgulfact/is..l (ya da bilgi;.,ilgi) aynlığı tartışmasının aslında kapitalist' toplumsal gerçekliğin, ekonomik ve siyasal alan olarak biçimsel bölünüşünün bir ürünü olduaunu ortaya koymuş ve kamu yönetimi alanındaki önermelerin niteliğinin bu baalamda ele alınması gerektiarni belirtmiştik (Akbulut, 2006: 3). Bu yazıda ise, Türkiye'de kamu yönetimi incelemesinin, genelolarak, betimsel ve açıklayıcı niteliğinin sınırlı olduğu kanıtlanmaya çalışılacaktır. Dolayısıyla~ bu yazıda, kamu i Nitekim, ÜsUlner'e göre, kamu yönetimi disiplinindeki en Onemli sorun, disiplin tartışmasının epistemoloji odaklı olarak yapılmasıdır (1995: 69),,.

4 162 Amme Idaresi Dergisi. yönetimi incelemesinin bilimse1liği tartışması yapılmayacak; söz konusu ince Iemeninaraştırma yöntemi sorunu, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) kamu yönetimi incelemesi bağlamında ve Türkiye ekseninde tartışılacaktır. Bilindjği gibi, bir disiplini oluşturan iki ayak vardır: Araştırma yöntemi ve inceleme nesnesi. Bu iki unsur, kamu yönetiminde, alandaki iki ayrı akımı da temsil eden bir içeriğe sahiptir.. Araştırma yöntemi tartışması, özellikle, ABD kamu yönetimi incelemesinde, disiplin tartışmalarına koşut olarak yapılmaktadır. Genelolarak, ABD kamu yönetiminde, inceleme nesnesi sorunundan çok, alanın bilimsel Qlup olmaması konusuna ~a fazla önem verilmektedir. Üstelik, Woodrow Wilson'un, ABD kamu yönetimi incelemesinin kurucusu olarak kabul edilmesi de, kamu yönetiminin siyasettenayrılmasını ve ayrı bir inceleme konusu ve nesnesi yapılmasını önermesinden ileri gelmektedir. Dolayısıyla, kamu yönetiminin başlı başına bir inceleme nesnesi olması, ABD kamu yönetimi incelemesinin varlık nedenidir. Oysa ki, Kıta Avrupası eksenli tartışmalar$ özellikle de kameralizm merkezli olarak yapılanlarda, daha çok, inceleme nesnesi bir sorun olarak ortaya çıkanlmaktadır. Tüm bunlarla birlikte, bu yazıda, Türkiye'de kamu yönetimi incelemesinin niteliği. sapt:anlrulya çahşılırken, en çok etkilenilen akım olan ABD kamu yönetimi incelemesindeki,' kamu yönetimi araştırmasının niteliği ile ilgili tartışmalarla karşılaştırma yapmak ve sonuçlar elde etmek amaç edinilmiştir. İnceleme nesnesi sorunu ise, "kamu yönetimi nasıl incelenmelidir?" sorusu çerçevesinde, bir başka yazıda ele alınacaklır. Bu arada belirtmek gerekir ki, hem bu yazının başlığında hem de metin içinde çoğu yerde, bilim, disiplin, inceleme, araştırma ve yöntem ifadeleri birbirinden farklı olarak kullanılmaktadır. Bu farklı kullanım, gerçekten de, bu ifadelerin birbirinden farklı olmasının bir sonucu olmanın yanında, yukarıda belirtilen üç ayrı yazının inceleme kol)ulan arasındaki farkı ortaya koymak bakımından da önemlidir. Hatta, disiplin ve inceleme kavramlan birbirine çok yakın olmasına rağnien, bu yazının başlığında inceleme ifadesinin kullanılması, araştırma yöntemi gibi, disiplin tartışmasına göre daha somut bir konunun ele alındığına vurgu yapmak bakımından tercih edilmiştir. Yazının iki varsayımı vardır: tık varsayım; genelolarak, kamu yönetimi a raştırmasının uygulamalı bir nitelik taşımasının temel/tarihsel nedeninin, ekonomik yapı (üretim biçimi) ile siyasalalan (devlet) arasındaki zaman mesafesinden kaynaklanan farklılaşmanın, siyasal alanın dönüştürülmesini zorunlu. kılmasıdır. Bu varsayım, çalışmanın ilk bölümünde ele alınacaktır. İkinci varsayım ise, Türkiye'de kamu yönetimiaraştırmasının, merkez ve çevre kapitalist ülkeler arasında üreticigüçlerin gelişkinliği sonucu ortaya çıkan zaman mesafeı TOrkiye'de ıaımu yönetimi disiplininin kökeni üzerine yapılan araştırmalarda, ABD kamu yönetimi incele mesinin temel kaynak gösterilmesine karşı olarak, Kıta Avrupası kamu yönetimi yaklaşımının, daha erken donemde Türkiye'ye giroigi0r\8ya konulmuştur. Ancak, disiplinin kökeninin Kıta Avrupası olmasının da, dış kaynaklı olduau gerçetini de~iştirmeyeceai açıktır (Zengin, 2006: 6)..

5 Türkiye 'de Kamu Yönetimi Incelemesini Tanımlayıcı Bir Kavram o"erisi ı 63 si farklılaşmasına bagh olarak, çevre kapitalist ülkelerdeki, siyasal/yönetsel dönüşümlreform zorunluluğunun, doğrudan veya dolayh bir sömürü aracı olarak konumlandmlmasıyla biçimlendirildiğidir. Bu varsayım,' çalışmanın ikinciana başlığında kanıtlanmaya çalışılacaktır. Kamu Yönetimi İncelemesinin Niteliğini Saptamada Araştırma Yöntemi Sorunu Kamu yönetiminin bir disiplin olarakniteliği, temelde, sosyal bilimlerin genel yapılanışı ve bilim kuramı kapsamında sorunlaştınlarak ele alınabilir. Nitekim, yukanda belirttiğimiz ilk yazıda bunu, yapmaya çalıştık.. Ancak, bu yapılan, disiplin tartışmasınıntemel boyutudur. Bununlabirlikte, tek boyutu değildir. Dolayısıyla, disiplin tartışması, alanın araştırma yöntemi konusu sorunlaştınlarak da yapılmak zorundadır. Bu, hem disiplinin genel sorunlannı hem de Türkiye'deki kamu yönetimi -disiplininin durumunu darul somut bir düzlemde tartışabilmek bakımından bir zorunluluktur. Araştırma yöntemi, disiplininbilgiyi nasıl, hangi araçlarla ürettiğine odaklanır. Ancak, ilginçtir, disiplin olarak nitelendirdiğimiz kamu yönetimi alanında, "sistematik ve kümülatif' bir bilginin olmadığı s~vı da aşağıda aktaracağımız tartışmalann en önemli yoğunlaşma noktasını oluşturmaktadır.. Gerek 1980'liyıllara kadar olan dönemde, gerekse de 1980'li yıllardan sonfa, kamu. yönetimi' araştıtması ile ilgili yapılan tartışmalann en önemli ortak noktası, alanın pozitif bilim niteliğinin zayıfolduğu yönünde olmuştur. Bu tartışmalar çerçevesinde, bir yandan, verimlilik. elde etmeyi amaçlayan yöntemler bulmaya yöneltilmiş özellikle de uygulamaya dönük ara,ştırmalar, "değer" yüklü olduldan iddiasıyla pozitif bilim ölçütleri bakımından yetersi~ bulunurken diğer yandan, örgütseı.araştırmalar etiketli işletmeci yaklaşımlar ve bunlann uygulama' yöntemleri,. alanda yoğun. olarak kullanılmaya devam edilmiştir 'lardaki. davranışçı akımın yanı sıra 1950'ler sonrasında, özellikle Simon'ın alanı sosyal-psikoloji temelli yeniden inşa etme girişimleri, başka di., siplinlerin bilimsel geçerlilik yöntemlerinin bir anlamda "ödünç alınarak veya verilerek" kamu yönetimine bilimsel meşruluk saglama çabalan olarak değerlendirilebilir. 1940'larda Waldo ile başlayıp, 1970'lerde, G. Frederickson ve sonrasında R. Denhardt ile devam eden,toplumsal değerler odaklı kamu yönetimi yaklaşımında, verimliliğin "toplumsal" yönüne vurgu yapılarak (Şener, 2005: 13), bir çözümleme yapılmaktan çok temenni düzlemine oturan, olan ve olması gereken arasında gidip gelen, bir öneri ya da öğüt ortaya konulmuştur. Bir başka ifadeyle, verimlilik kavramının 'bir bütün ölarak toplumsal konumlanışı ve kamu yönetimi bakımından yeri incelenerek, açıklanmakyerine, verimliliğin toplumsal y~nünün de olabilecegine ya da olması gerektiğine vurgu yapılarak, sorun-çözücü gelenek, yumuşatılarak sürdürülmüştür. Her şeye rağmen, bu girişimin digerlerinden en öneinli farkı, içi çeşitli biçimlerde doldurulsa da,

6 164 Amme Idaresi Dergisi kamu yönetiminin bir bütün olarak alınması ya da hareket noktalannın kamu yönetimi olmasıdır. 3 Her ne kadar, a1aınn pozitifbilim bakınundan konumu tartışmalı da olsa, kesinlik ve evrensel geçerlilik iddialanm açık veya örtük olarak banndiran işletmeci yaklaşımlar da, yoğun olarak 1980 sonrasında kamu yönetimi alanına girmiş ve Yeni Kamu İşletmeciliğinin uygulamaya dönük yöntemleri kullanılmaya başlanmıştır. BunJllIl1n yanında, 1980'li yıllardan sonra kamu yönetimi araştırmasımn en önemli bir başlql özelliği, alternatif araştırma yöntemlerinin, kamu yönetimi alanında kullanılabilirliğinin ağırlıklı olar8k tartışılması ve 1990'lar sonrasında ise, alternatifyöntem adı verilen, yorumlayıcı yaklaşım -interpretive studies-,.anlatı incelemesi -na"ative inquiry- vb. yöntemlerin alanda doarudan kullanılarak, bunlann örneklerinin verilmeye başlanması olmuştur. Türkiye'de ise, 1980'li yıllarda disiplin tartışması yapılmaya başlanmış, araştırma konusu, Batı'daki örneklerde olduau gibi,.alanın dergilerinde yayınlanan makalelerde incelenen konular ve verilen atıflar ile alandaki kitaplann içerik çözümlemesi kapsamında ele alınmıştır. Ancak, tüm bu tartışmalarda, Türkiye'deki kamu yönetimi incelemesi, Türkiye toplumsal gerçekliği ile ilişkilendirilmemiş ve bu kapsamda bir yöntem-araştırma tartışması yapılmamıştır. Bu arada belirtmek gerekir ki, kamuyönetimi araştırması ifadesi, ikiaraştırma tipini anlatmaktadır: Bir yandan, belli bir örgüt ya da programın sorunlanyla ilgili bilgi üretimi Uzerine yoaunlaşan, kamu yönetimi ile ilgili olarak yapılan uygulamalı araştırmalan, diaer yandan, kamu yönetimi disiplininin kullandığı araştırma yöntemlerini (P~ ve Kraemer, 1990: 348). Kamu yönetimi ile ilgili uygulamalı araştırmalara örnek olarak, program deaerlendirme -program eva/uating-, verimlilik ölçümleri...productivity measures- ve müşteri anketleri -. clieni survey- verilebilir. Türkiye bakımından ise, 1940'lann ikinci yansından sonra yabancı uzmanlar tarafından yapılan araştırmalar ile 19S0'li yıllardan sonra, Türkiye ve orta DoAu Amme İdaresi Enstitüsü' (TüDAİE) tarafından gerçekleştirilen, Merkezi Hükümet Teşkilatı Araştırma Projesi (MEHTAP) (Ergun, 1986: ) ve Kamu Yönetimi Araştırması (KAYA) bu tür araştırmalara örnek olarak verilebilir: Kamu yönetimi disiplini ile ilgili araştırma yöntemleri ise, pozitivizrn kapsamında; genel önermelete dayalı olarak yapılan araştırmalar ve görgül incelemeler ile post-modernizm kapsamında, yorumlama veya anlatı incelemeleridir. Bu iki araştırma tipi birbirinden tamamen kopuk, araştırma konu ve araçlan farklı olan yaklaşımlar değildir. Ancak, gerçekte, özellikle de kamu yönetimi 3 Bu özelikle, TOrk yazını bakımından daha boyqk önem taşır. ÇOnkü, Türldye'deki kamu yönetimi yazınında, do~dan d~ya kamu yönetimi odaklı çal~ kamu yönetimeiler bilinmemekte, örgqt veya işletme alanındaki isimler veya bu alanlan kamu yönetimine taşıyanlar bilinmektedir. Ders Idtaplannda, sadece, isim olarak anılan anc:ak ne yaptıklan ve düşündükleri ayrıntılı olarak anlatılmayan, başta Waldo ()imak üzere, Mosher, Frederiekson v.d. yazarlann ayrıca ele alınması gerekmektedir.

7 Türkiye 'de Kamu Yönetimi Incelemesini Tanımlayıcı Bir Kavram (inerisi 165 incelemesinin araştırma yöntemleri üzerinde yoğun bir tartışma yapılmaktadır. Kamu yönetiminin "disipliner" niteliği tartışmalı olduğundan, alanın kuramsal olarak oluşturulmı.ış bir yönteminin yokluğu, uygulamada, "disiplinden" bağımsız araştırma yöntemleri ya da "saf olarak disipline" dayanmayan yöntemler kullanılması sonucunudoğurmaktadır. Kimi yazarlar bu durumu, hem kamu yönetimindeki kuram-uygulama.. ayrılığına hem 4e kamu yönetiminin başlıbaşına bir uygulama odaklı çalışma alanı olmasına bağlamaktadırlar (Perry ve Kraemer, 1990: 347). Dolayısıyla, bu ifade üzerinde ayrım yapmak, sözkonusu araştırmanın hem tarihsel gelişimi hem de niteli~ bakımından önemli benzerliklerin, ve farklılıkların görülmesini kolaylaştıracaktır. Bu yazıda, temelolarak, kamu yönetimi incelemesiyle ilgili araştırma yöntemleri üzerinde durulacağını ayrıca belirtmek gerekir. Aşağıda önce, kamu yönetimi araştırmasıyla ilgili olarak, ABD kamu yönetiminde yapılan pozitivizm. eksenli tartışmalan ele alacağız, daha sonra postmodern kamu yönetimi kapsamında yapılan araştırma yöntemi tartışmalarını,inceleyeceğiz. Böylece, önerilen kavramda, eleştirilen alanın, araştırma yöntemi odaklı olarak genel bir görünümü verilmiş olacaktır. i Kamu Yönetimi Incelemesinin Araştırma Yöntemiyle bgiu Pozitivizm TartışmaIan Genelolarak, kamu yönetimi araştırmasının niteliği ile ilgili en temel özellik, pozitivist olduğu yönündedir. Bu saptarna aslında, tüm sosyal bilimler için geçerlidir. Zaten, bilgi türleri ayrışmasında, sosyal bilim, başlı başına, nomolojik bilgiyi yani yasa-benzeri genellemelere dayalı olarak bilginin evrensel konumunu temsil ettiğinden, bu nitelendirmeyi kendiliğinden hak etmektedir. Gerek, temel sosyal bilimler olan, ekonomi, sosyoloji ve siyaset bilimi gerekse bunlann dışında yer alan, diğersosyal bilimalt alanları, bilgi edinme.yöntemlerinin bu ortak özelliğine yani nomolojik epistemolojiye dayanmaktan dolayı, araştırma nesnesinin kimi kendine özgü özelliklerinin belirleyiciliği hariç, genelolarak birbirlerine benzerler. Farklı.aşma, ancak, epistemolojik ayrılıkla olanaklı olabilir. Nitekim, sosyal bilim epistemolojisinin inceleme nesnelen, idiyografik epistemolojide yani gerçekliğin yasa-benzeri genellemelere başwrulmadan, bulunulan zaman ve mekan bağlamında ve olay temelli olarak ele a lındığı, kültür bilimleri ya da yorumsamacı yaklaşım çerçevesinde, açıklama yerine anlam düzeyinde incelenir. Pozitivist araştırmanın en belirgin özelliği, görgül bir nitelik taşımasıdır. Bu nitelik, kendiliğinden ya da mantıksalolarak ortaya çıkmamıştır. Tarihsel bir temele dayanmaktadır. Görgül toplumsal araştırmanın gelişmesi, parasal değişim ekonomisinin ve kapitalizmin ortaya çıkışının bir sonucudur~ Dolayısıyla, görgül araştırmanın egemen biçimi olan pozitivizm (Dooley, 2001: 5), kapitalist toplumsal gerçekliği değil, tersine, kapitalist toplumsal gerçeklik pozitiviz

8 ı 66 Amme Idaresi' Dergisi mi doaurmuştur. Bu durum, üç boyutta ortaya çıkımştır: tık olarak, parasal de~ lişimin gelişimiyle, "insanlar" başka ~'insanlann" gelirlerine daha fazla baatmlı hale gelmiş ve toplum bir karşılıklı baatmlılıklar sistemi olarak'algılanmaya başlanmıştır. İkinci olarak, "insanlar", en iyi kendi çıkarlannı savunmayı düşünmeye başlamışlar ve delişim ilişkisinin diger taraftnı karşıt olarak görmüş-. lerdir. Üçüncü olarak ise, deaişim ekonomisi ve kapitalizm, kişilerarası ilişki aatnın numerie bir biçimini temsil ettilinden, modern matematiksel modeller aractlıaıyla, söz konusu aatn bilinmeyenleri, dahaçok mantıksalolarak araştınımaya başlanmıştır (Alasuutari, 1998: 17). Pozitivizınin, açıklama, tahmin ve nedensellik gibi ana ilkeleri' bu tarihsel temel üzerinde Yükselmiştir. Btmldan yola çıkıldıatnda, genelolarak, herhangi bir kuramın geçerlililinin, betimleme deseription-, açıklama':ekplana~ion- ve tahmin -prediction- kapasitesine dayanmasının (Frederickson ve Smith, 2003: 5), metalaşma ilebirlikte ortaya çıkan, numerie ilişkiler aatnın doautduau bir sonuç olduğu görülmektedir. PozitiYizm, bu ağ ile hem en iyi öftüşen hemde bu aat en yetkin biçimde geliştiren, ilerleten bir araştırma yöntemidir. Nitekim, açıklama yapabilmekiçin, tikel olay sınıflan arasında nedensenik zincirinin. kurulması.zorunluluğu, nomolojik bilginin görgül bir temele oturtulmasını gerektirir. T-ahmin ise, görgül temelli açıklamanın, çözüme yönelik doğasınıoluşturur. çünkü, açıklamayla elde edilen yasalann: sadece gözlem alanındaki durumlar için delil, gelecekteki durumlar için de geçerli olduğu kabul edilir; Bu geçerlilik, bilimsel yasalann, belli tikelolaylar arasın~ ilişkiyi delil, belli olay sınıflan arasındaki ilişkiyi ortaya koymalanna dayanır. Dolayısıyla, tahminde bulunabilmek" görgül olarak sınanabiliriili gerektirir (Fay, 2001: 216,217,220). Görgül sınama ise, ölçme sorununu ortaya çıkartır (Upshaw, 1968: 1).' Bu ise, veri toplumsal gerçekliğin yenidentıretimi etkiniilidir. ABD sosyal bilimi ve aynı zamanda kamu yönetiminde pozitivizm pra~tist bir biçimde yaşama geçirilmiştir. Nitekim, Waldo, kamu yönetimiriin pozitivist nitelili ile faydacı' ~utilitarian~ nitelilinin örtüştüğünü belirtir: "... pragmatizmin gerçeklik testi, faydaeıdır... " (Waldo, 1948: 80, 84). ABD kamu yönetiminin,pragmatist ve faydacı özellili, personel, bütçe ve örgüt-' yöntem gibi konularda, uygulamactlara karar vermede yardım~ı olma amacına yöneliktir (Honey, 1957: 240). Ancak, kamu yönetiminin hem disiplin hemde uygulamasında, yönetsel gerçeklik gözlenerek çıkanlan bir takım sonuçlann, temel sosyaf bilim alanlarında olduğu gibi, yasal-düzenlilik boyutuna ulaşamadıat kabul edilir. Daha çok, yönetsel gerçekliliii.gözleıninden belli ilkelere ulaşılabilmiştir.kamu yönetiminin uygulamalı bir alan olmasından dolayı, tahmi.. Klasik yontembilim yazınında, belli bir olguyu açıklayıp, tahmin etmenin en önemli koşulıinun, nedensel yasalar yapitıak old" ileri sorolor (Labovitzve Hagedorn, 1971: I). s Yine, klasik yonteınbilim yazınında. ölçmenin, herhangi bir bilinıscl aıanın gelişmesinde önemli oldup kabul edilir (Upshaw, 1968: I)...

9 Türkiye 'de Kamu YlJnetlmi Incelemesini Tanımlayıcı Bir Kavram önerisi "ı67 nin zorunlu olması da (Frederickson ve Smith, 2003: 7),' bu ilkeleroen yola çıkılarak, kimi sınırlı kestiririılerin yapılmasına olanak tanımıştır. Tilm bunlar, a şağıda da görüleceği gibi, alanın bilimsel geçerliliğini tarbşmalı hale getinniştir., Ancak, bunun, sosyal bilim paradigması içinde bir derece sorunu olduğunu belirtmek gerekir. Bu savı tam olarak kanıtlayabilrnek için, kamuyönetimi araştırmasının tarihsel, konumunu inceıeinek gerekmektedir. Ekonomik Yapı;.SiyllSal Altın 'Arasındaki ZlIIntın Mesafesinin Bir Sonucu Oltırak Kflinu Yönetimi Araştırmasının Uygulamalı Niteliği Kamu yönetimi araştırmasının" genelolarak, uygulamalı'bir nitelik taşıması, pratik zorunlulukların Sonucudur. Kıta Avrupası'nda, özellikle, baştaıngiltere olmak üzere, Fransa ve AJmanya'da, üretim biçiminin kapitalistleşmesi karşısında, devletin feodal niteliklerinin,bu yeniüretim biçimiileuyumlu hale getirilmesi zorunlulupu ortaya çıkarmıştır. Her ne kadar, Fransa ve Almanya'daki devlet örgütlenmesinin, İngiltere'ye göre daha ~en bir dönemde'bu tür niteliklerden,,birikim sürecindeki aktif ~onum1andtnlışlll!lddan dolayı arındırlldıkları ileri sürülse de, süreçte belirleyici olan, 'kapitahstleşme süreci ile siyasal alanın inşasıarasında, geçiş döneminden kaynaklanat) bir zaman mesafesinin olmasıdır. ABD'de aynı süreç yaşanmamakla birlikte, üretim yapısınınkapitalist niteliğine denkdüşecek bir devlet örgütlenmesinin, oluşturulması burada da bir zorunluluk olarak ortaya çıkmıştır. Belirtmek gerekir ki, ABD'de devletikapitalistleştinnenin gerekçesi, feodal niteliklerinden arındınlması değil, feodal güney ile kapitalist kuzeyarasındaki, federal devletin oluşum aşamasında ortaya çıkan, iç sınıfçatışmasının yol açtığı siyasal mücadeledir. İlgili yazında bu müçadele, yağrnasisteırii olarak adlandınıır. Tüm bunlarla birlikte, kamu yönetimi araştırma yönteminin; belirtilen tarihsel kökenden dolayı, uygulamalı olduğu açıktır. Nitekim, Anglo-Amerikan kamu yönetiminde, personel reformuodaklı olarak yapılan, devleti/yönetimi dönüştürme çalışmaları bu kapsamdaki ilk örneklerdir:, İngiltere'de, 1853 yılında yayınlanan, Northcote-Trevelyan Raporu ve ABD'de Eaton Raporu. Yine, Türkiye'de, gerek Tanzimat!)(Sneminde çıkarılan fermanlar gerekse de, 1930'larlabirlikte Cumhuriyet' Döneminde hazırlanan çeşitli,raporlar da kısmen bu kapsamda deaerlendirilebilir. Bununlabirlikte, türki~ ye'deki süreç, düşükgelişkinlik düzeyinde olan ve/veya bırakılan üretici güçler ile yarı-:-feodal üretim ilişkilerinin. belirleyici olduğu bir toplumsal yapıyı dönüş~ türmek için, devlet örgütlenmesini dönüştürme, Zorunluluğu kapsamında ortaya çıkmıştır.'. ' ' 'White, tahmin edilebilirligi geliştiniıek içi~ en önemli unsurun, örgqtlerinbiçi~1 ve biçimselolmayan yapılannı.oluşturacak, normlar, deterler ve kurallar meydana getinnek oldugunu belirtir. Çünkü, ancak, nonnizleyen -norm-followillg- davranış tahmin edilebilir (1986: 17).

10 168 Amme IdaresiDergisi Pozitivist Kamu Yönetimi Araştırmasının Tanımlayıcı Niteliği: Sağduyu Temelli Bilgi Olarak Rkeler ve Sorun-çözme Başlangıçtaki bu çalışmalar, klasik pozitivist araştırma yöntemlerine dayalı olarak yapılmamıştır. Daha çok personel, yapı, süreç ve bütçe odaklı olan bu devleti dönüştürme raporları, pozitivist anlamda, yasal-düzenlilik ve uzundönemli tahmin kapasitesini içermemektedirler. Waldo, alanda sorulan sorular ve yanıtları, bir sağduyu -cominon sense- ifadesi olarak nitelendirir ve "... bir kutu içine tüm yumurta/an koymayın... " şeklindeki bir öğütlin taşıdığı mantığa benzetir (1948: 190). Dolayısıyla, devletidönüştürme çalışmaları kapsamında üretilen raporbırdaki bilgiler, pozitivist anlamda bir araştırma sürecinin sonucunda elde edilmemiş, Waldo'nun ifade ettiği, bir tür ortak kanı, sağduyu temennisi niteliği taşımışlardır, Bunun temel nedeni olarak, 19S0'li yıllarda, bu tür araştırmalarınlraporlann ya verimliliği temel almaları ya da doğrudan siyasal etkilerle yapılmaları nedeniyle "değer" yönü baskın olmaları gösterilecektir. Aslında, sosyal bilim paradigması kapsamında yapılan, bir sosyoloji ya da ekonomi araştırmasının taşıdığı "değer" yüklülük kadar, bir kamu yönetimi araştırması da benzer bir nitelik taşımaktadır. Buradaki, "değer" ifadesi (gerçekte sınıf çıkarı), kapitalist toplumsal gerçeklikte içkin olarak bulunur. "Değer" konusu, üretim sürecinde teknik, siyasal aland8 ise, hukuk giysisi giydirilmiş olarak konumlandınlır. Ancak, kamu yönetimi araştırmasının hem alanın bir altalan olmasından kaynaklanan ikincil bilgi kullanımı sorunu hem de siyasal ve işletmeci eğilimlerin "değer" unsurunu daha belirgin olarak yansıtmalan, diğer ana ve kimi alt alanlara göre, üretilen bilgi açısından sadece bir derece farkı yaratmaktadır. Bu derece farkı, yukanda bahsettiğimiz, siyasal alanın bir unsuru olarak yönetim daha doğrusu kamu yönetimi bakımından daha fazla geçerlidir. Çünkü, siyasal alanın dolayım kurumu olarak kamu yönetimi/devlet, bu niteliği ile bölüşüm ilişkisindeki rolüyle belirginleşir. Bu rol, metalaştınlamadığıiıdan, ölçülemez bir nitelik taşır. Bundan dolayı, devlet ya da hükümet tercihini yansıtmaları kaçınılmaz olan reform raporlan, pozitivist mantık açısından, daha fazla "değer" yüklü olarak görülür. Oysa ki, üretim örgütlenmesinin bir unsuru olarak yapılan yönetim araştırmalannın, hem işletme yönetimi alanında hem de özellikle refah devleti uygulamalanyla birlikte kamu yönetimi alanında pozitivist.niteliğinin tartışmasız olduğu açıktır. Ancak, bu, alandaki araştırma yönteminin geliştirilmesinden çok, siyasal alanınıkamu yönetiminin üretim sürecine doğrudan katılmasının bir sonucudur. Alanın kuruluşunda özellikle ABD kamu yönetimi bakımından, devletin dönüştürülmesine yönelik olarak hazırlanan raporlar, ana varsayımımız olan, siyasal alanın/devletin, ekonomik yapıyla uyumlaştınlması zorunluluğu sonucunda ortaya çıkmıştı. Buna karşılık, refah devleti uygulamalanyla birlikte, sorun artık söz konusu zaman mesafesinin kapatılması değil, ekonomik yapıdaki yeniden yapılanma sürecinde, siyasal alanın

11 Türkiye 'de Kamu Yönetimi IncelemfSi"i Tanımlayıcı Bir Kavram Önerisi ı 69 (biriikte) dönüştürülmesidir.. Bu ise, kamu yönetiminin üretim sürecine doğrudan dahil olması sonucmıu doğumıuşturr Anglo-Amerikan kamu yönetiminin araştırma yönteminin temelini oluşturan kuruluş aşamasındakidevleti dönüştürmeye yönelik belirtilen çalışmalardan sonra, özellikle üretim örgütlenmesinin bir mısuru olarak kamu. yönetimi uygulamasıyla ilgili, kurumsal düzeydeki araştırmalar ortaya çıkmıştır. Bu araştırma-. lann, yukanda belirtildiği gibi; pozitivist yönü açık ve tartışılmazdır. Zaten, bu tiparaştırmalann ortaya çıkışı, bilimsel.yönetim akımının doğuşuyla koşut ol": muştur. Bu yöndeki çalışmalar, 1900'lü yıllarda, yani bilimsel yönetim akımının ortaya çıkınasıylabirlikte, New'York Belediye Araştırma Bürosu'nmı -New York Bureau ofmunicipal Research- kurulmasıyla başlamış' daha sonra, Yönetim Araştırmalan Kuriıınu -Governmental Research AssoCiation- ile Yönetim Araştırma Enstitüsü'nün -Institute for Governm~nt Res~rch (sonradan Brooldngs Institution' olmuştur) kurulmasıyla gelişmiştir (Mosher, 1956: 169).' Dolayısıyla, bu araştımıa kurumlan. bilimsel yönetim akımınınkamu yönetimine taşınmasına aracılık etmiş ve kurumsallaşırulsını.sağlainışlardır. ABD kamu yönetimi uyguıamasında, kurumsal kamu yönetimi.araştırması, 1940'lann ikinci yansında, Public Administration Clearing House'on kurulması ile. uluslararası alana. da taşınmıştır. Bu kıırum, ABD ile Birleşmiş Milletler'in (BM), "az gelişmiş ülkelere dönük", kamuyönetimi ile ilgili' teknik yardımlannda önemli rol oynayarak (Mosher, 1956: ), ABD'nin dünya hegemonyasının BM etiketinde kurulmasında kamu yönetimi boyutwımı yürütücüsü olmuştur sonrasında, IMF ve Dünya Bankası ile OECD gibi ulus-üstü ve uluslararası kuruluşların kamu yönetimine yönelik çalışmalanda, kamu yönetiminin uygulamaya dönük araştirma özelliğinin günümüzdeki örneklerini oluşturmaktadır. Ancak, belirtmek gerekir ki, 1950'lerden itibaren başlayan süreçte, ulus-üstü kimi kuruluşlann, kamu yönetimi uygulamasında ve doğalolarak araştırmasında baskın konumda olmalan, ikinci varsayımımız olan. çevre kapitalist ülkelerde siyasal alaıi reformlannın uygulanması bakımından farklı ve belirleyici bir özellik taşımaktadır. Özellikle çevre kapitalist ülkelerde, kamu yönetimi araştırması değerlendirilirken, bu farklı ve belirieyici özelliğin göz önünde bulmıdurulması gerekmektedir. 'Buna, ilgili yazında, Büf'() Hareketi de denilmektedir.. i Alanın önde gelen isimlerinden, GulIick, Mosher, White ve WilIoughby'nin bu kurumdan yetiştigi belirtilmektedir (Mosher, 1956: 169).., Aynca, 1935 yılında, kamu yönetimi ile ilgili araşurma projelerini desteklemek amacıyla, Sosyal Bilimler AraşUrma Konseyi Kamu Yönetimi Komitesi -Commitlee on Public Administration ofthe Social Science Research Council- oluşturulmuştur. Bu komite, Kent Yöneticiligi Ara/jtırması -The Survey ofcity Manager Governmenu-, Tanm Bakanlı~ı AraşUrmasl -Study ofthe u.s. Department ofagriculture- ve Devlet Yardımlan Araştırması -Studies ofgranıs-in-aid-...vb. araştırmalan desteklemiştir.lkinci Dünya Savaşından sonra bu komite kaldınlmıştır (Mosher,I 956: 170, 172).

12 i 70 Amme ıdaresi Dergisi Kamu yönetimi uygulama araştırmasının diğer önemli ayağını, 1930'lu yıllarda, muslararası Yönetim Bilimleri Enstitüsü'nün -International Institute of Administrative Sciences-(IIAS) kurulmasıoluşturur. Bu kurumla birlikte, dünyanın farkh bölgelerinde, ulusal ve bölgesel kamu yönetimi enstitüleri kurulmaya başlanmıştır. lo Nitekim, Türkiye'de, uygulama odaklı kamu yönetimi araştırmasının kurumsalanlamdaki i1~ örneğini de, 1952 yılında kurulan,başlangıçta bölgeselolan fakat sonradan ulusal sınırlara çekilen bir kamu yönetimi enstitüsünün yani TODAİE'nin kurulması oluşturmaktadır. Bu tarihten itibaren bıı kurum, yönetsel yeniden yapılanma araştırmalarım, 2000'li yıllara kadar yürütmüştür.ii Kamu yönetimi alamnda, araştırma yönteminin uygulamaya dayalı olarak ortaya çıkması, alandaki araştırmanın temel niteliğini de belirlemiştir. Nitekim, Mosher, kamu yönetimi ile ilgili' uygulamalı araştırmalann ortak özelliğinin, so;' run-çözme -problem so/ving-olduğunu belirtir (1956:171). Bu nitelik, günümüzdede sürdürülen, kamu yönetiminin disiplin olup olmama tartışmasının da odak noktasıdır. Bu saptama, alammn "kimliği" ve akademik konumu bakımından temel hareket noktasınıoluşturmaktadır. Sorun çözme odaklı yöntem, ABD sosyal bilimlerinin nomolojik özüyle birleşince, disiplinin niteliği de, pozitivist olmuştur. Mantıksal Pozitivizm ve Yöntemsel Kesinlik-Rigor- Tartışmalan ABD kamu yönetimi araştırmasımn yöntemine ilişkin disiplin odaklı ilk düşünceleri ise, alanın kurucusu kabul edilen Woodrow Wilson'un "Yönetimin İncelenmesi" başlıklı makalesindebulmak olanaklıdır, Söz konusu yazımn tarihinin (1887), ABD'de kapitalizminoluşumunu tamamlayıp, geliştiği bir aşamaya denk düştüğügörülmektedir. au dönem, aynı zamanda, yukarıda ifade edildiği gibi, "reform" hareketinin de başladığı yıllardır. Dolayısıyla, Wilson, hem bu hareketlerin bir sonucu olarak ortaya çıkmış hem de söz konusu hareketlerin bir hızlandıncısı olmuştur. Böyle bir dönemde, kamu yönetiminin, en azından ABD bakımından ayn bir inceleme alam olarak ortaya çıkması olağandır. Nitekim, Kıta Avrupası'nda da, 17. yüzyılın sonu ve 18. yüzyılın başında yani bir geçiş döneminde, yönetsel konular kamera1izm odaklı bir İnceleme alanı olarak ele alınmaya başlanmıştır. Bu konuyu aynntılı olarakbir başka yazıda eleala,.. cağız. Wilson bir kenara bırakıldığında, ABD kamu yönetimi yazınında, araş 10 Tüm dünyadaki kamu yönetimi enstitüleri, 1970'Ii yınarda, Uluslararası Yönetim Okullan ve Enstitüleri Birligi'nin -International Association ofschools and Institutes ofadministrationllas/a ~ kurulmasıyla, u-. lus-üstü bir şemsiye örgüte de kavuşmuşlardır... ii Ayrıca, kamu yönetimi enstitüleri ile yönetim okunan araslj}da belli düzeyde bir ayrım yapmak gerekmektedir. Nitekim, Fransa'da i 945 yılında kurulan, Ulusal Yönetim Okulu -E"cole Nationale d 'AdministrationlENA_ temelolarak yönetici yetiştirmeyi hedef alır (Ergun, 1988: 18, 19). Oysa, kam~ yonetimienstitülerinin, Türkiye ömeginde de görüldügo gibi, tek işlevi yönetici yetiştirmek degildir. Yönetim uygulamasına yönelik olarak yapılan araştırmalar, bu enstitüleri, yöj1etim okullanndan ayırmakta ve uygulamaya dönük kamu yöı'ıetimi araştırmasının bir unsuru olarak farklılaştırmaktadır.

13 Türkiye 'de Kamu Yönetimi IncelemesiniTanımlayıcl Bir Kavram Onerisi ı 7ı tırma yöntemi tartışmalan, temelolarak, iki dönemde yoğun olarak yapılmıştır denilebilir: 1945 ve 1980 sonrası. Bu iki dönem, kapitalist toplumsal gerçekliğin yeniden yapılandınldığı dönemler olması bakımından önemlidir. Nitekim, genelolarak toplumsal araştırma yöntemlerinin hem doğuşuhem de- farklılaş-' ması bu tip değişim ya da geçiş dönemlerinde gerçekleşmektedir. Bu, bilinen bir olgu olmakla birlikte, araştırma yöntemi tartışmalannda göz ardı edilmekte; dolayısıyla, yöntemler, somut tarihsel temelleriyle değil, soyutkategorilerle değerlendirilniektedir sonrası dönem, 1930'larda başlayan hem siyasal alanın/devletin doğru dan üretim sürecine katılarak, ekonomik yapıyı geliştirici niteliğinin piyasa e konomisi ile çatışmadığının kabul edilmesi veya ortaya çıkması hem de sendi -kal hareketin güçlenmesi nedeniyle, "ölçülemez" siyasal konular ve toplumsavörgütsel "değerlerin" araştırma kapsamına alınıp, meşrulaştırılmasısonucu BU doğurmuştur sonrası dönemde ise, tersine, "ölçülemez" nitelikli siyasal konu ve toplumsavörgütsel "değerleriıi" meşrulaştınlmasından çok, "ölçüıebilir" nitelikte yeniden yapılandınlması öne çıkmıştır. Bunlar, hem siyasal alanın kapsamının daraltılıp, dönüştürülmesi yani özelleştirme ve dereguzation uygulamalan hem de kamu yönetiminin performans temelli örgütlendirilerek doğrudan meta ilişkisine sokulmaya çalışılmasının birer sonucudur sonrası özellikle de 1990, sonrası dönemin bir başka, özelliğini de, "ölçülebilirlik" konusuna doğrudan karşı çıkan post-modern yaklaşımlann ortaya çıkmasıhatta neredeyse baskın hale gelmesi oluşturur. Ancak bu konuyu, sotıraki'başhkta ele alacağız. Kamu yönetimi incelemesi araştırma yönteminin niteliği üzerine ilk tartışmanın,'robert A. Dahı'ın, 1947 tarihli yazısı ile başladığı, tartışmaya daha son- ra, Herbert Simon'ın (1947) ve FrederickMosher'in (1950) katıldığı görülmektedir. Ancak, kamu yönetimi araştırmasıyla ilgili tartışma, gerçek bir epistemolojik içerikte, Waldo ile başlamıştır. _Waldo'nun, 1948/ tarihli, The Administrf!ltive State- A Study of the PoZiticaZ Theory of Ametican, Publi~ Administration." başlıklı çalışması, kamu yönetimialanına hem siyaset felsefesini hem de bilim felsefesini sokmuştur sonrası tartışmalar, aslında, sosyal bilimlerde 1930'larda başlayan, eleştirel kuram ve mantıksal pozitivizm tartışmalannın kamu yönetimine aktiınlmasıdır. Nitekim; bu dönemde, refah devleti uygulamalanyla birlikte, toplumsal sorunlar ve yönetimin toplumsal-davranışsal yönleri öne çıkmıştır. Toplumsal gerçeklikte yaşan~ gelişmeler, araştırma yöntemi ile ilgili yeni tartışmalan gündeme getirmiştir. Mantıksal pozitivizmin,değer-olgu aynlığı da, değişen,koşullar karşısında, pozitivizmin yeniden inşası amacını taşımaktadır. Aslında, maddi/toplumsal gerçeklikte,her zaman var olan, "değer" unsuru, yeni toplumsal değişme ile öne çıkmış, bu durum karşısında sosyal bilimparadigmasının sorgulanması ekseninde en azından varlığı kabul edilmiştir. Nitekim, kamuyönetimi alanında, Waldo, moral -ought- önermelerin

14 ı 72 Amme İdaresi Dergisi ölçülememesinin onların varlığını ortadari kaldırmayacağını ileri sürer (1965: 44). Ancak, Waldo, mantıksal pozitivistierin, yaşam ve mantık arasında yaptıklari ayrıma karşı çıkarak, görgül düzenliliklerin bilgisinin, verili amaç ve değerleri elde etmek için kullanıldığını belirterek, olgu-değer ayrımının anlamsızlığını vurgular (1965: 45, 63). DahI da, değerlerin varlığını, alanın bilimselliği bakımından bir eksiklik olarak görmemiş ancak siyasal.ve moral özellikler taşıyan kamu yönetimi ilkelerinin evrenselleştirilmesine karşı çıkmıştır (1947: 1, 11). Simon ise, bu tartışmaya, kuramsal/saf-pure- ve uygulamalı -applied- biliıiıler ayrımından yola çıkarak katılmış ve değer unsurunun daha çok uygulamalı bilimler alanına ait olduğunu öne sürmüştür (1947: 200, 201).IJ Dolayısıyla, kamu. yönetiminin aşırı değer yüklü olduğu iddiasıyla, bilimselliğinin zayıflığı savları aslında genelolarak, sosyal bilim paradigmasındaki bütünsel bir kriz ve yeniden yapılanmanın sonucudur. Sosyalbilimlerde, 1950'li yıllarda gerçekleşen "davranışsal devrim", özellikle araştırma yöntemi bakımından kamu yönetiminde doğrudan karşılığını bulmuş ve uygulama sorunları bu kez, "değer" uns~ göz önünde bulundi.ırularak çözümlenmeye çahşılmı~tır.13. Bir başka ifadeyle, kamu yönetimi araştırmasının uygulama kökenli.özelliği varlığını korumuştur. Buna karşılık, Mosher, aynı dönemde, kamu yönetimi incelemesinde, kesinliği olan -rigorous- bir yöntemin gelişmediğini ve herhangi bir kuramsal sistem üzerinde anlaşılamadığını belirterek, alanın bilimsel niteliğinin tartışmalı olduğunu ileri sürmüştür (1956: 176). Mosher'in saptamaları, günümüzde, kamu yönetimi incelemesinin araştırma yöntemi ile ilgili olarak yapılan tartışmalarla. tamamen örtüşmektedir. Kamu yönetimi incelemesinin araştırma yöntemiyle ilgili 1980 sonrasında yapılan tartışmalar, Mosher'in yapmış olduğu saptarna üze-' rinden yürütülmüş ve, bu genel saptama, alanın, başta Public Administration Review (PAR) olmak üzere, belli başlı dergilerinde yayınlanan makaleler üzerinde yapılan yöntem araştırmaıanyla görgülolarak da desteklenmiştir. Yine, 1980 sonrası dönemde yapılan yöntem tartışmalarının bir başka özelliği de, alanın dergilerinin yöntem bakımından incelenmesinin yanı sıra, kamu yönetimi alanında verilmiş olan doktora tez özetlerinin incelenerek, tartışma için bir başka görgül veri elde edilmesidir sonrası dönemde yapılan araştırma yöntemi tartışmalannın genel niteliklerini, Perry ve Kraemer, beş başlık altında toplamışlardır: "... J. Kamu yöneiz Ancak, Simon, kamu yönetiminin tam anlamıyla safbir bilim olamayacaatm belirtir, Temel gerekçesi ise, kamu yonetiminin insan davnınışının ve toplumsal davnınışın bir alanıolmasından dolayı, yönetim alanında 'yapılan bir araştırmanın aynı zamanda psikoloji ve sosyoloji alanında yapılmış bir araştınna niteligi,taşıyacak olmasıdır. Kamu yönetimi araştırmacısının, insan davranışının özel bir alanına yogunlaşan bir sosyalpsikolog oldugunu da ekler (1947: 203). \3 McCurdy ve Cleary, "davranışsal devrim" öncesinde, siyaset bilimi alanında da benzer tartışmalann yapıldıatni aktanrlar. "ıyi" anayasal hükümet ilkeleriyle ilgili öneımelerin genel sosyal bilim araştırmasıyla çözülemedilini belirtirler (1984: 53). Bir başka ifadeyle, "deger" sorunu, siyaset bilimi bakımından da ortaya çıkmış ve 'siyasal davranış araştınnalan, sorunun çözümü olarak $unulırtuştur. Dolayısıyla, konu, yukanda da belirttigimiz gibi, sadece kamu yönetimine özgü degil, genel sosyal bilim paradigrnasıyla ilgilidir.

15 Türldye 'de Kamu Yönetimi Incelemesini Tanımlayıcı Bir Kavram Önerisi ı 73 timinin eklektik doğası, yöntemini tanımlamayı zorlaştırmıştır, 2. araştırmada, disiplinlerarası iletişim zayıftır, 3., kümülatif bilgi oluşturulamamıştır, 4. araştırma yönteminin seçiminde, araştırma ve uygulama arasındaki bağ önemli olmuştur ve 5. araştırmaiçin kurumsal destek yetersizdir... " (1990: 348). ilk maddeyi, girişte belirttiğimiz ilk yazımızda tartışmıştık. Kısaca belirtmek gerekirse, kamu yönetiminin sözde "eklektik doğası" şeklindeki bir saptama, ger':' çekte, kapitalist toplumsal yapılanmanın biçimsel' bölünüşünün veri olarak' a lınmasının bir sonucudur. Kamu yönetiminde; disiplinlerarası iletişimin zayıflığı savı da tartışmaya açıktır. Alanda çalışanlar, kamu yönetimi incelemesinde, diğer alanlarda üretilen bilginin yoğun olarak kullanıldığını' ve ancak bu alanlarda bilgi elde etmek için kullanılan araştırma yöntemlerinin kamu yönetimine uygun olamayacağını belirtmektedirler (McCurdy ve Cleary, 1984: 49). Dolayısıyla, sorun, kamu yönetiminin başlı başına bir disiplin olamaması olarak tanımlandığında, disiplinlerarası bir iletişimsizlikten söz etmek anlamsızlaşmaktadır. Nitekim, Perry ve Kraem~'e göre de, aslında sorun pozitivizm ya da başka a raştırma yöntemlerinin kullanılıp kullanılmaması değil, araştırma ve yöntemin kullanılabilirliği ve sürekliliğidir (1990: 347). Kullanılabilirlik ve sürekliliğin önündeki en önemli engel ise, ortak bir araştırma ölçütünün olmaması olarak gösterilmektedir. Dolayısıyla, kamu yönetimi araştırmasının önermelerinin, sınamaya veya.kuram inşa etmeye yönelik olmadığı ileri sürülmektedir (McCurdy ve Cleary, 1984: 54). Özellikle, kamu yönetiminde, sosyal bilimlerden farklı o larak, kuram ve uygulama arasında özel bir bağın olduğu vurgulanaiak, özel a., raştırma yöntemlerinin olması gerektiğinin önemine de dikkat çekilmiş ve kuram geliştirme özelliği eksik olsa da, ömek-olay -case study- incelemesinde bilimsel geçerlilik elde edilmesi durumunda, genellenebilir, aktarılabilir ve yenilenebilir sonuçlar üretilebileceği ileri sürülmüştür. Ömek-olay incelemesi, aynı zamanda, kuram ve uygulama arasındaki bağı güçlendirme potansiyeli taşıması bakımından da yöntem olarak önerilmektedir (Bailey,1992: 49, 51, 53) sonrası dönemde, yukarıda belirtilen ÖDermeler, alanın başlıca dergileri. ve doktora tezleri üzerinde yapılan incelemelerle görgill bir içeriğe de kavuşturulmuştur. Nitekim, Perry ve Kraemer, yılları arasında PAR'da yayınlanan,.289 makale ile aynı yıllar arasında Administration &. Society (A&S)'da yayınlanan, 194 makale üzerine.yaptıkları araştırmada; PAR'daki makalelerin, % 81.3'ünün ve A&S'deki makalelerin de, % 53.5'inin sorunçözmeye yönelik olduklarını bulgulamışlardır. Aynı yıllar arasında,par'daki makalelerin, sadece % 18.7'si kuramsal ağırlıklı iken, A&S'dekilerin, % 46.4'ünün kuramsal ağırlıklı oıauğu saptanmıştır. Bu bulguları destekleyici yönde, PAR'daki makalelerin, % 52.2'si, A&S'dekilerin ise, % 49.4'ünün.. 14 Kamu yönetimi alanında yapılan ömek-olay inceleinelerinin en tanınnnşlanndan bazıları şunlardır: Philip Selmick'in, The Study ofthe Tennesse Val/ey Authority (1949), H~ Kaufmaıı'ın, The Study offorest Rangers (1960) (Bailey, 1992: 52).

16 ı 74 Amme Idaresi Dergisi görgül araştınnaya dayandığı buiglilanmıştır (perry ve Kraemer, 1990: 357). R. Box ise, PAR' da, ,yılları arasında yayınlanan 230 makale üzerinde yaptığı incelemede, makalelerin % 67'sinin (153 makale) uygulama odaklı, % 17'sinin (40 makale) sorun-çözme ve % 16'sının (37 makale) kuramsal nitelikli olduğunu saptamış (Box, 1992: 66) ve bir anlamda, Perry ve Kraemer'i doğrulamıştır. Lan ve Anders ise, dönemini kapsayan altı dergideis,yayımlanan 634 makaleyi incelemiş ve makalelerin araştırma yöntemi bakımından, % 58.7'sinde (368 makale) niteliksel yöntemin, % 40.8'inde (256 makale) niceliksel yöntemin kullanıldığını bulgulamıştır (Lan ve Anders, 2000: 144, 152). Lan ve Anders'ın araştınna sonuçları, Perry ve Kraemer ile Box'un.ulaştığı sonuçlardan niteliksel araştırmadakiartış nedeniyle kısmen farklılaşsa da, bu farklılaşmanın temel nedeni, niteliksel araştınna başlığı altında yer alan özellikle, yorumlayıcı yaklaşıma veya anlatı incelemesine dayalı post-modem yaklaşımı benimseyen makalelerin son yıllarda sayıca artmasından' kaynaklanmaktadır. Ancak, Lan ve Anders araştırmasının, araştırma kökenine göre elde ettiği bulgular, alandaki sorun-çözme ve uygulama odaklı niteliğin sürdüğünü ortaya koymaktadır. Buna göre, makalelerin % 49.4'ü (213 makale) sorun-çözme nitelikli iken, % 32.5'i (140 makale) kuram inşa etmeniteliği taşımakta, % 18.1'i ise, (78 makale) bilgi sağlama niteliğindedir (Lan ve Anders, 2000: 156)'" Alanın araştınna yöntemini doktora tez özetlerinin incelenmesi üzerinden saptamaya çalışan, McCurdy ve Cleary ise, belirledikleri altı ölçüte göre, 142 doktora tez özetini, Dissertation Abstracts International'ın 1981 baskısı üzerinden incelemişlerdir. Bu ölçütler; amaç, geçerlilik, etki-l(kuramın test edilmesi), etki-2 (nedensel ilişki kurulması), önem-l (konu) ve önem-2 (güncelliklcuttingedge)dir. Buna göre, 26 tez' hiçbir ölçütü kaj:şılamamış, 40 tez 'bir, 34 tez (% 70) iki ölçütü karşılamıştır. Yani, 142 tezin, % 70'i iki ölçütten fazlasını karşılamamıştır. 42 tez, üç ölçütü ve 19 tez, dört ölçütü karşılamıştır (McCurdy ıs Public Administration Review (PAR), Administration & Society (A&s), American Review ofpublic Administration (ARPA),Joumal ofpublic Administration 17ıeory and Research (J-PAR1),?ublic Productivity and Manag:ement Review(PPMR),?ublic Budg:eting: and Finance (PBF), Review of?ublic Personnel Administration (RPPA) ve Journal o/policy Analysis and Manag:ement (JPAM). 16 StalIings ve Ferris, PAR'da, arası dönemde yayınlanan 1200 makale üzerinde benzer bir inceleme yapmışlardır. Ancak, Stallings ve Ferris araştımıasında, yukanda incelenenlere göre, geniş bir zaman diliminin temel alınması önemli olmakla birlikte, araştırma tiplerinin kategorileştirilmesi bakımından bu araştırmalardan farklılaşıltnaktadır. Stallings ve Ferris, araştırma yaklaşımlan başlıgı altında, kavramsal, ilişkisel ve de~erlendirme başlıklı kategoriler oluşturmuşlardır. Kavramsal, bir sorunu kavramlaştırma ve tanımlama; degerlendirme~ siyasa ve progranı inceleme, ilişki ise, degişkenler arasında ikili veya çoklu ilişkilerin kurulması biçiminde açıklanmıştır. Söz konusu kategorileştirmenin sınırlannın çok kaba çizildigi görülmektedir. Araştırma tipleri başlıgı altında ise, sadece Omek-<ılay ve çok-degişkenlilik kategorilerini kapsama~almışlardır. Tüm bu kategorilerden hareket edilerek vanlan sonuç, i 940'tan başlayarak, i 970'lerin orta1anna kadar, kavramsal nitelikli makalelerin sayısında amş oldugudur. Ancak, ''kavramsal'' başlıklı bir kategorileştirmenin yoruma açık ve çok geniş olması bize göre alınan sonuçlan tartışmalı yapmaktadır. Üstelik, araştırmacılar da, bu durumu "ironik" olarak degerlendirmişlerdir. Araştırma tipleri başlıgmdaki kategoride ise, Omek-<ılayaraştırmalannın 1940 ve 1980'\i yıllarda agırlıklı oldugu bununla beraber özellikle, i 980'li yıllarda, çok-degişkenli araştırmalann sayısının arttıgı bulgulanmıştır (1988: , 585).

17 Türkiye 'de Kamu Yönetimi İncelemesini Tanımlayıcı Bir Kavram Onerisi ı 75 ve Cleary, 1984: 50,51). Ancak,Cleary'nin 1992'de yapmışolduğu bir araştırma, alandaki. doktora tezlerinin bilimsel niteliğinde 10 yıl öncesi ile karşılaştınldığında ilerleme sağlandığını ortaya "koymuştur (1992: 60, 61). Cleary, 1981' de kullandığı yöntemi, 1998 yılında verilen tezlere de uygulamış ve ' de yaptığı araştırnjada olduğu gibi. alandaki tezlerin bilimsel düzeyinde özellikle kesinlik içeren bir araştırma tasarımı ve ölçülebilir sqnuçlar elde edilmesi bakımından belli bir ilerleme sağlandığinı saptamıştır (eleary, 2000: 450, 454).t' Bunun nedeninin, alandaki araştırma yönteminin gelişmesindençok, tezlerde.. incelenen nesnenin, işletmecilik yöntemıerine göre inşaedilip, dönüştü TÜlmesıyle birlikte ölçülebilir bir nitelik kazanmasınınsonucu olduğunu belirt;. rnek gerekir.. Bu araştırma sonuçları da göstermektedir ki, kamu yönetimi araştırması, başlangıçtaki, uygulama Odaklı araştırma özelliğini korumuş ve sorun-çözücü niteliğini hiçbir zaman kaybetmemiştir. Ancak, burada, önemli olan, sorun-çözme odaklı bir araştırma yönteminin olması değildir. Kamu yönetimi araştırmasının, bir teknik sürece indirgenmesidir. Her disiplin:, özellikle de, kapitalist toplumsal gerçeklik kapsamında ve bunun doğal sonucu olan baskın sosyal bilim paradigması çerçevesinde, sorun-çözücü bir karaktere sahip olmak zorundadır. Bununla beraber, varolan gerçeklik veri alınmayıp, bir uygulamacıdan farklı olarak, yönetsel kurumların toplumsal temelleri incelenmelidir. Bu temel üzerin- den, kimi öneriler ortaya konulabilir. Ancak, gerek pozitivizm gerekse de aşağıda ele alınacakolan post-modem yaklaşımlar, yönetsel kurumların toplumsal temellerini açıklayıcı bir nitelikten özsel olarak yoksundurlar. Bunu başarabil. rnek için, verili toplumsal gerçekliğin çerçevesini aşmak gerekir. Bu takdirde, tam anlamıyla bilimsel bir çalışma Qrtaya konulabilecektir. Kamu Yönetimi Araştırma Yöntemiyle İlgili Post-Modern Yaklaşmılar 1980 sonrası dönemde, kamu yönetimi incelemesinin araştırma yöntemi ile ilgili olarak yapılan tartışmaların ikinci boyutunu, post-modem yaklaşımın alana dahilolması oluşturmaktadır. Bilindiği gibi, post-modem yaklaşımda modemleşmeye yöneltilen eleştirinin temel özelliği, modembilim kuramı ve onun en önemli temsilcisi olan pozitivizmin; olgular arasında nedensel ilişkiler kurularak bu i~işkiıerin yasa-benzeri genellernelere tabi tutulup, evrensel sonuçlara ulaşılabileceği ile öme-nesne arasında kesin bir aynm kabulünden hareketle, 17 Kamu yönetiminde hazırlanan doktora tezleri üzerinde, alanın araştırma yöntemini saptamaya yönelik olarak yapılan çalışmalann bazılanna aşqıda yer verilmiştir. Bunlar, bilgilendirmere yönelik olduaundan kaynakçada gösterilmemiştir: Jay D. White (1986), "Dissertations and Publications ın Public Administratian", Public Administration RfView. Vol. 46, No. 3, May-June; Robert A. Stal1ings (1986), "Doetoral Programs in Pıiblic Administration: An Outaider's Perspective", Public Administration Review. Vol. 46,No. 3, May June; Guy B. Adams ve Jay D. White (1994), "Dissertation Research in Public Adtriinistration and Cognate Fields: An AssessmeııtofMethods and Quality", Public Administration Review. Vol. 54, No. 6, November December.

18 ı 76 Amme IdaresiDergisi nesnel bilimsel gözlem ve beraberinde açıklama yapılabileceği varsayımlarına karşı çıkılmasıdır. Post-modernizmde, bu karşı çıkış ile, toplumsal gerçekliğin çözümlenmesinde farklı bir yaklaşımın temsil edildiği iddiası da vardır.postmodem yaklaşım, temelolarak, Alman Kültürbilim g~leneğinin bir devamıdır. Bugelenek, sosyal bilim paradigması karşısında, gerçekten de farklı bir bilimsel yaklaşımı temsil eder. Bu farklılığı, söz konusu geleneğin temsilcilerinin bireysel tavır ve konumlarından çok, Prusya-Almanya'nın içindebulunduğu ürçtim biçimine bağlı olarak gelişen, geleneksel düşünce biçimioluşturur. Bu düşünce biçiminde kabaca, tarihselolayların oluşumunda, kültür (din temelli), ulusal nitelikler ve bireylerin belirleyici olduğu kabul edilir. Tekilliklerden yola çıkılarak, kültürelolguların anlam temelinde anlaşılabileceği varsayımı da, söz konusu düşünce biçiminin araştırma yöntemi olan idiyografik epistemolojinin içeriğini belirlçr. Dolayısıyla, bu düşünce biçiminin, yarı-feodal ve parçalı bir siyasal yapıya sahip, özellilçle 17. yüzyıldaki Prusya-Almanya'nın toplumsal özel. liklerinin bir yansıması olduğu görülmektedir. Tüm bunlar dikkate alındığında, küresel kapitalizmle birlikte biçimlenen, etnik ve dini kimliklerin öne çıkartıldığı toplumsal gerçekliğin kurarnlaştınlmasında, post-modernizmin uygun bir çerçeve saaladığı tartışmasızdır. Her ne kadar, post-modern yaklaşım farklı bir bilim geleneğini temsil etse de, küresel kapitalizm dönemindeki etnik ve dini kimliklere dayalı parçalı toplumsal gerçekliain, evrensel genellemelere gereksinim duyulmadan, tekillikler temelindeki bif kuramsal ve yöntemsel içeriai kapsamaya zorlanması, bu.farklılığı önemsizleştirmektedir. Nitekim, 19S0'li yıllar_o da yapılan mantıksal pozitivizm tartışmalarını ele alırken belirttiğimiz gibi, toplumsal yeniden yapılanma sonucu ortaya çıkan yeni toplumsal kurumları açıklayabilmek bakımından, sosyal bilim paradigması, yeni araştırma yöntemleri geliştirmek zorunda kalmış ve "deaer" sorunu, görgül niteliği baskın davranış araştırmalarıyla meşrulaştınlarak çözümlerneye sokulmuştur. 1980'li yıllarda, benzer bir işlevi post-modern yaklaşım görmüştür; görmektedir. Savımızın temelini, post-modem yaklaşımda üretim biçiminin veri olarak alınması oluşturmaktadır. Post-modernizmin, pozitivist bilim eleştirisi, doğalolarak, tartışmalı dahi olsa, bu niteliği belirgin olan kamu yönetimi açısından da geçerlidir.. Bu başlık altında, post-modem kamu yönetimi yaklaşımları değil, postmodern yaklaşımı benimseyen kamu yönetimi yazarlarının, daha çok, pozitivist lgimu yönetimi araştırma yöntemine yönelik eleştirileri ve benimsemiş oldukları ''yeni'' araştırma yöntemlerinin özellikleri ele alınacaktır. ' Veri Toplumsal Gerçeldiğin Yorumsamayııı Yeniden İnşasındıı likamu Yönetimi Araştırma YIJnteminin Yetersiz/ilderi" Üretim biçiminin yeniden yapılanma döneminde, siyasal ve yönetsel yapılar da yeniden biçimlenmiştir. Yeni siyaset biçimi olarak yönetişimin oluşturulmasıyla birlikte., karar vermesürecine piyasa aktörlerinin dahil edilmesi; ulusal dü,.

19 Türkiye 'de Kamu Yönetimi Incelemesini Tanımlayıcı Bir Kavram Onerisi ı 77 zeyde geleneksel kamu bürokrasilerinin özellikle piyasa üzerindeki denetimini kırmıştır. Uluslararası düzeyde ise, ulusal piyasada devletin etkinliğini azaltmanın bir sonucu olarak saglanan serbestleştirme ve üst kurullar aracılığıyla piyasa kurallarının etkin işleyişi, organik bir bağagerek görülmeksizin, küresel kafar alma sürecine eklemlenmeyi olanaklı kılmıştır. Bu değişikliklerin yönetime yansıması, yine piyasalaşmanın Sonucu olarak, iş örgütlenmesinin esnek bir yapıya dönüştürülmesi ve kamu hizmetlerinin ölçülebilir bir nitelik kazanması-. na yönelik, performansa dönük bütçe ve personel değerlendirmelerinin öne çıkması ile kamu istihdamında, etnik ve dini unsurlara yer verilmesi şeklinde olmuştur. Gerek üretim örgütlenmesinin küresel düzeyde parçalanması gerekse ilkine bağlı olarak, pazar ölçeğinin küçültülmesi zorunluiuğu, "ulusal" üretim örgütlenme~i ve pazannın kırılmasını gerektirmiştir. Bunun sonucunda ortaya çıkan, etnik ve dinsel niteliği belirgin ilişki biçimlerinin ve mekansal yapıların', yeni demokrasinin temel öğeleri olarak tanımlanması ve kuramlaştınlması z0 runluluğu, post-modem yaklaşımı doğurmuştur. MOdernleşmenin kurucu ldlsurlarından olan kamu yönetiminin, bu kapsamda yeniden kuramlaştırılması da kaçınılmaz olmuştur. Bu kuramlaştırmanın en önemli ayağıda, Kamu yönetimi a raştırma yönteminin tartışılması ve post-modem yaklaşımın buna uyarlanması-. dır.. Bu kapsamda olmak üzere, kamu yönetiminde posi'-modem yaklaşımı sawnan yazarlar, pozitivist kamu yönetiminin araştırrtıa yöntemini, bu araştırma yöntemiyle ilgili olarak yapılan ve yukarıda aktardığımız çalışmalar ÜZerinden eleştirmişlerdir. Bu eleştirilerin en önemli' özelliği ise, kamu yönetimine pozitivist bir bakış açısıyla yaklaşılmasının, hem alanda hem de alan dışındaki". diğer disiphnlerce alanın "küçümsenmesine" yol açtığıdır. Bu saptama kapsamında, kamu yönetiminde post-modem yaklaşımı savunan yazarların ikiönemli. ismi, pozitivist kamu yönetimi yazarlarını, hem alanla ilgili "iyimser" olmamakla (Box, 1992: 62) ve hem de alanın araştırma yöntemiyle ilgili yoğun tartışmalar yapılmasının yöntemsel kesinliğin gelişmesini engellediği (Miller ve Jaja, 2005: 736) yöno.ıdeki düşüncelerinden dolayı eleştirmişlerdir. Nitekim, Miller, pozitivist yazarların tersine, alanda yapılan tartışmaların, eiıtelektüel bir gerilim yaratarak,. üretkenliği artırdığını; tartışılacak konu ve nedenler sunduğunu, dolayısıyla bir yaşamsallık işareti olduklannı ileri sürmüş ve bu tartışmaların yoğunluğunun bir "kriz" olarak nitelendirilmesine karşı çıkmıştır (Miller ve Jaja, 2005: 736). Box da, kamu yönetiminin "yetersizliği" ile ilgili saptamaların, kişisel değerlendirmeler olduğunu, görgül kanıtlara dayanmadığını iddia etmiştir (1992: 63). White ise, bilim felsefesinin yönetsel yaşamdan uzak görüldüğünü ileri sürmüştür (1986: 17).. Box, kamu yönetimi araştırma yöntemini saptamaya dönük çalışmalarla ilgili iki tt;mel sorun ortaya koymuştur: İlk olarak, kamu yönetimi araştırmasının niteliğini belirlemede, evrensel bir karşılaştırma ölçeği olarak, ana akım

20 ı 78 Amme Idaresi Dergisi -mainstream- sosyal bilim disiplinlerinin seçilmesini eleştirmiştir. Bu, hem söz. konusu disiplinlerin kamu yönetimi gibi uygulamaya dönük olmaması hem de onların araştırma yöntemlerinin sorunlu olması bakımından eleştiri konusu e dilmiştir. Nitekim, Box, kamu yönetimi araştırmasının yetersizliği iddialarının, sınanan ya da geliştirilen önermelerden çok, uygulamayla ilgili sorunlardan yola çıkılarak öne sürüldüğünü belirtir. Box, kamu yönetimi araştırmasınınniteliğini belirlemek için yapılan araştırmalarda, aslında, Mill 'in soyutlanmış görgücülük -abstracted empiricism- olarak adlandırdığı bir yaklaşım kapsamında makalelerin incelendiğini vurgular. Soyutlanmış görgücülük,istatistiki bir- yöntembilim etrafında düşünce inşa etmektir. Dolayısıyla, Y3pılan araştırmalar, görgül araştırmanın belli bir türünün ll ölçüt ve teknikleriyle uyumlu olup olunmadığını saptamaya yöneliktir. Oysa, Box, kamu yönetimiyle ilgili makalelerde, mantıksal argümanların ağırlıklı olduğunu, temel konulannfsorunların -major issues- ele alındığını dolayısıyla bu konu ve soruiıların, niceliksel olarak sınanabilir önermelerle değerlendirilmeye uygun olmadıklarını iddia eder. Böylece, Box, kamu yönetimi araştırmasının, bilimsel niteliğinin yetersiz olduğu sonucuna varılamayacağını öne.sürer (1992: 62-65, 69). Simon, 1940'lı yıllarda, kamu yönetimi/yönetim bilimialanındaki "ilkeleri" atasözü olaraknitelendirmişti. Yine aynı yıllarda Waldo, alandaki. soruların ve yanıtların sağduyu -common sense- açıklaması niteliğinde olduğu belirlemişti (1948: 190)~ Box da, alanda bu tip önermelerin olduğunu kabul eder ve Simon ile Waldo'nun aksine, bunlardan yola çıkılarak alanın bilimselolmadığının' ileri sürülemeyeceğini belirtir. Ancak, Box'ın, ölçülemezlik savıyla, post-modern kamu yönetimine zeıriin yaratmaya çalıştığı açıktır. Bir başka ifadeyle, gerçekliğin nesnelolarak inşa edilmediği, bundan dolayı nesnel bir biçimde ölçülerneyeceği yönündeki klasik postmodern ya da fenomenolojik sav, kamu yönetimi alanına uyarlanmak istenmiş &'. Bu üçlemenin ilk yazısında aynntılı olarak tartışıldığı gibi, sosyal bilimin temel karakteristiği nomolojik epistemoloji olduğundan, bu alandaki tüm disiplinlerin, derece farkıyla da olsa ürettikleri bilgi benzer niteliklere sahiptir. Dolayısıyla da, kamu yönetimi alanındaki önermeler ve ulaşılan sonuçlar, ekonomi veya sosyoloji alanındaki önermelerden ve sonuçlardan tcmel olarak farklı değildir. Bu savımız, alanın hem adı geçen disiplinlerden yoğun bir biçimde yararlanmasından dolayı gerçekte onlar tarafından üretilen. bilgilerin kullanılması hem de açıklama ve tahmin ilişkisinin sorun-çözme bağlamında'kamu yönetiminde de işlevselolması bakımından belli bir anlamlılığa sahiptir. Çünkü, tekrar etmek gerekirse"incelenen gerçekliği, pozitivizm'yaratmamış tersine bu gerii Box, burada, görgül araştırmanın belli bir tüıil derken, pozitivizmi kastediyor, İleride de göıilleceli gibi, post-modern yaklaşımda, görgül araştırma reddedilmez. Sadc;ce, pozitivist içerikli bir görgü i araştırmaya karşı çıkılır. Bu da, yine, yukanda ileri silrdil~ümüz, "yeni" toplumsal gerçeklijin kuramlaştınlması görevinin, toplumsal gerçeklilin veri alınarak yerine getirilmesinin bir sonucudur. Bu kez, sonm-çözme, pozitivist etiketli olarak de~i, sözde eleştirel bir içerikle, post-modern temelde gerçekleştirilir,

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL PSI 501 İleri İstatistik Zorunlu 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 II. YARIYIL Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 III. YARIYIL

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

Teorik bilginin nesneleştirilmesi üzerine

Teorik bilginin nesneleştirilmesi üzerine yetkin Uzmanlık Hakkı Atıl Teorik bilginin nesneleştirilmesi üzerine şekillenen mühendislik faaliyetleri teorik ve pratik süreçlerin iç içe geçtiği, kafa ve kol (zihni ve fiili) emeğinin birlikte kullanıldığı

Detaylı

EPİSTEMOLOJİK İNANÇLAR ÜZERİNE BİR DERLEME

EPİSTEMOLOJİK İNANÇLAR ÜZERİNE BİR DERLEME EPİSTEMOLOJİK İNANÇLAR ÜZERİNE BİR DERLEME Fatih KALECİ 1, Ersen YAZICI 2 1 Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Matematik Eğitimi 2 Adnan Menderes Üniversitesi, Eğitim Fakültesi,

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programları Bilimsel Araştırma Yöntemleri I Dr. M. Volkan TÜRKER 7 Bilimsel Araştırma Süreci* 1. Gözlem Araştırma alanının belirlenmesi 2. Ön Bilgi

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ-II Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans (X) Yüksek Lisans() Doktora ( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim(

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji

Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji Bourdieu den Sonra Ekonomik Sosyoloji Haz: Emrah GÖKER, 4 Mayıs 2007 Ekonomi insanların nasıl tercih yaptıklarıyla ilgili ise, sosyoloji insanlara nasıl yapacak hiçbir tercih bırakılmadığıyla ilgilidir.

Detaylı

DERS PROFİLİ. Uluslararası Örgütler POLS 308 Bahar 6 3+0+0 3 5. Yrd. Doç. Dr. Özlem Kayhan Pusane

DERS PROFİLİ. Uluslararası Örgütler POLS 308 Bahar 6 3+0+0 3 5. Yrd. Doç. Dr. Özlem Kayhan Pusane DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Uluslararası Örgütler POLS 308 Bahar 6 3+0+0 3 5 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501 Müfredat I. Yarıyıl Bilimsel Araştırma Yöntemleri Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501 Kredi AKTS Güz 3 3 6 Dili Seviyesi Yüksek Lisans Türü Zorunlu Amacı Öğrencilerin bilim ve bilim felsefesi konusunda

Detaylı

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI BİLİMSEL HAZIRLIK GÜZ YARIYILI DERSLERİ EGB501 Program Geliştirmeye Giriş

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

DOKTORA TEZ SÜRECİ: ALTERNATİF MODEL ÖNERİSİ

DOKTORA TEZ SÜRECİ: ALTERNATİF MODEL ÖNERİSİ DOKTORA TEZ SÜRECİ: ALTERNATİF MODEL ÖNERİSİ Yrd.Doç.Dr. İlhan Oğuz AKDEMİR Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ioakdemir@firat.edu.tr ÖNCÜLLER Ülkemizde her yıl 2.000 civarında doktora tezi yapılmaktadır.

Detaylı

İBRAHİM ARAP. e-posta: ibrahim.arap@deu.edu.tr Tel: +0. 232. 420 41 80 / 20620. 2004-2009 : Dokuz Eylül Üni. Sosyal Bilimler Enst.

İBRAHİM ARAP. e-posta: ibrahim.arap@deu.edu.tr Tel: +0. 232. 420 41 80 / 20620. 2004-2009 : Dokuz Eylül Üni. Sosyal Bilimler Enst. İBRAHİM ARAP e-posta: ibrahim.arap@deu.edu.tr Tel: +0. 232. 420 41 80 / 20620 KİŞİSEL BİLGİLER Uyruğu : T.C Doğum Tarihi : 01.02.1972 Doğum Yeri : Mersin Medeni Durumu : Evli ÖĞRENİM 2004-2009 : Dokuz

Detaylı

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep

DERS PROFİLİ. Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Amerikan Siyaseti POLS 233 Güz 3 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

2 PARADİGMALAR IŞIĞINDA BİLİMSEL ARAŞTIRMA ANLAYIŞLARI

2 PARADİGMALAR IŞIĞINDA BİLİMSEL ARAŞTIRMA ANLAYIŞLARI ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 BİLİM ve ARAŞTIRMA 11 1.1. Bilim 12 1.2. Bilimin Temel Özellikleri 13 1.3. Bilimin Dallarının Sınıflandırılması 13 1.3.1. Aksiyomatik Bilimler 13 1.3.2. Pozitif Bilimler 15

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ. Maliye Anabilim Dalı Doktora Programı, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Dokuz Eylül Üniversitesi (1986-1989)

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ. Maliye Anabilim Dalı Doktora Programı, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Dokuz Eylül Üniversitesi (1986-1989) Prof. Dr. Coşkun Can Aktan Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Buca-İzmir TÜRKİYE http://www.canaktan.org E-Mail: ccan.aktan@deu.edu.tr AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ EĞİTİM Doktora Maliye

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 260 Bahar 4 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 260 Bahar 4 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Avrupa Birliği Politikaları POLS 260 Bahar 4 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

DSK nın Ortaya Çıkışı ve Gelişimi

DSK nın Ortaya Çıkışı ve Gelişimi Balanced Scorecard DSK nın Ortaya Çıkışı ve Gelişimi Bu yöntemin ortaya çıkışı 1990 yılında Nolan Norton Enstitüsü sponsorluğunda gerçekleştirilen, bir yıl süren ve birçok şirketi kapsayan Measuring performance

Detaylı

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Uluslararası Ekonomi Politik IR502 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri Nedir? Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri 1 Konu 4 Sürüm 2,0 (Ekim 2011)

Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri Nedir? Ekonometrinin Konusu ve Yöntembilimi. Ekonometri 1 Konu 4 Sürüm 2,0 (Ekim 2011) Ekonometri Nedir? ve Yöntembilimi Ekonometri 1 Konu 4 Sürüm 2,0 (Ekim 2011) Ders Planı ve Yöntembilimi 1 ve Yöntembilimi Sözcük Anlamı ile Ekonometri Ekonometri Sözcük anlamı ile ekonometri, ekonomik ölçüm

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Amerikan Dış Politikası POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi

Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Banka Kredileri ve Büyüme İlişkisi Cahit YILMAZ Kültür Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İstanbul c.yilmaz@iku.edu.tr Key words:kredi,büyüme. Özet Banka kredileri ile ekonomik büyüme arasında

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

İçindekiler. Sayfa. vii

İçindekiler. Sayfa. vii İçindekiler Sayfa Bölüm 1. Genel Bakış. 1 Temel Kavramlar.. 1 Eğitim... 3 Öğrenme.. 5 Öğretim. 6 Yetiştirme. 7 Öğretim Tasarımı Süreci... 8 Öğretim Tasarımını Tanımlama Çabaları.. 12 Öğretim Tasarımının

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 438 Bahar 8 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep

DERS PROFİLİ. POLS 438 Bahar 8 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Türk-Amerikan İlişkileri POLS 438 Bahar 8 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme

EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme Giriş Öğretim bir sanattır ve her sanat dalında olduğu gibi öğretim alanında da incelikler vardır. Disiplinler arası

Detaylı

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR!

BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! BÜYÜK OLMAK BÜYÜK DAVRANMAKLA OLUR! Ülke yönetiminde söz sahibi olup, sorumluluk makamlarını temsil edenler iyi yönetim sergilediklerini her fırsatta kamuoyuna yüksek vurgularla belirtmektedirler. Yöneticilerin

Detaylı

Etki Değerlendirme Hülya ÖZTOPRAK YILMAZ Daire Başkanı

Etki Değerlendirme Hülya ÖZTOPRAK YILMAZ Daire Başkanı Etki Değerlendirme Hülya ÖZTOPRAK YILMAZ Daire Başkanı 1 / 30 İçerik Amaç / Hedef Önem Kamu Destekleri Temel Kavramlar Değerlendirme ne işe yarar? Yöntem 2 / 30 Amaç / Hedef Amaç Etki değerlendirme konusunda,

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS TÜRKİYE EKONOMİSİ TÜK449 7 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI YÖK ten 1 Mart 2 de Doktora programımıza olur alınması ile Fakültemizin dikey kuruluşu tamamlanmış olmaktadır. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Yerel Yönetimler YYÖ322 6 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Yerel Yönetimler YYÖ322 6 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Yerel Yönetimler YYÖ322 6 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI

HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI HASAN KALYONCU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SINIF ÖĞRETMENLİĞİ ANABİLİM DALI DERSİN TANIMI VE UYGULAMASI Ders ismi Ders kodu Dönem Teori+Pratik Kredi AKTS EĞİTİM FELSEFESİ SNF114 1 2+0 2 3 Ön Şartlı Ders(ler)

Detaylı

Kişilerarası İlişkiler Psikolojisi (PSY 202) Ders Detayları

Kişilerarası İlişkiler Psikolojisi (PSY 202) Ders Detayları Kişilerarası İlişkiler Psikolojisi (PSY 202) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Kişilerarası İlişkiler Psikolojisi PSY 202 Bahar 3 0 0 3 6 Ön

Detaylı

Prof. Dr. Recep ŞAHİNGÖZ Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yozgat/2013. viii

Prof. Dr. Recep ŞAHİNGÖZ Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yozgat/2013. viii SUNU Zaman, sınır ve mesafe kavramlarının ortadan kalktığı, bir hızlı değişim ve akışın olduğu, metaforların sürekli değiştiği, farklılık ve rekabetin önemli olduğu yeni bir bin yılın içerisindeyiz. Eğitim

Detaylı

Psikolojide Araştırma Yöntemleri I (PSY 213) Ders Detayları

Psikolojide Araştırma Yöntemleri I (PSY 213) Ders Detayları Psikolojide Araştırma Yöntemleri I (PSY 213) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Psikolojide Araştırma Yöntemleri I PSY 213 Güz 3 0 0 3 5 Ön Koşul

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm OECD 6 Mayıs ta yaptığı değerlendirmede 2014 yılı için yaptığı

Detaylı

Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları

Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları Ulusal Eğitim Derneği Cumartesi Konferansları PISA ARAŞTIRMALARI ve TÜRKİYE Yrd. Doç. Dr. Ergül Demir Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Ankara, 21 Kasım 2015 1 PISA Nedir? Uluslararası eğitim

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyasal Partiler ve Çıkar Grupları POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

İlkokuma Yazma Öğretimi

İlkokuma Yazma Öğretimi İlkokuma Yazma Öğretimi Günümüzün ve geleceğin öğrencilerinin yetiştirilmesinde, ilk okuma-yazma öğretiminin amacı; sadece okuma ve yazma gibi becerilerin kazandırılması değil, aynı zamanda düşünme, anlama,

Detaylı

Proje Hazırlama. Prof. Dr. Hasan Efeoğlu. Mühendislik Fakültesi E&E Müh. Bölümü

Proje Hazırlama. Prof. Dr. Hasan Efeoğlu. Mühendislik Fakültesi E&E Müh. Bölümü Proje Hazırlama Prof. Dr. Hasan Efeoğlu Mühendislik Fakültesi E&E Müh. Bölümü Hayat Sürecinde Kısa Orta ve Uzun Vadede planlanan bir yatırım-araştırma-geliştirme organizasyonları veya endüstriyel veya

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER

AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER AVRUPA BİRLİĞİ HAYAT BOYU ÖĞRENME İÇİN KİLİT YETKİNLİKLER Özgül ÜNLÜ HBÖ- HAREKETE GEÇME ZAMANI BU KONU NİÇİN ÇOK ACİLDİR? Bilgi tabanlı toplumlar ve ekonomiler bireylerin hızla yeni beceriler edinmelerini

Detaylı

Kalite Kurumları ve Kalite Güvence Sistemleri

Kalite Kurumları ve Kalite Güvence Sistemleri Kalite Kurumları ve Kalite Güvence Sistemleri - 1 Kalite Kurumları American Society of Quality Control (ASC) Union of Japanese Scientists and Engineers (JUSE) European Foundation of Quality Management

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili PSİKOLOJİYE GİRİŞ Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans (X) Yüksek Lisans() Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim( )

Detaylı

D- NASIL YAZMALI? ÖRNEKLER

D- NASIL YAZMALI? ÖRNEKLER D- NASIL YAZMALI? ÖRNEKLER Örnek 1 EEB Raporu Bu araştırma konusunun güncelliği, önemi ve yapacağı katkı 1. 1.1. Bölgesel Gelişme Yaklaşımı Bölge olgusunun tanımı ve rolü, Dünyada özellikle 1970 lerin

Detaylı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı

Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı Yeni Nesil Devlet Üniversitesi SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Lisans Programı 2015-2016 Tanıtım Broşürü Bölüm Hakkında Genel Bilgiler Kamu Yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları

Detaylı

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI. Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli)

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI. Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli) SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli) Ülkemizde Sanat ve Tasarım alanında yetişmiş uzman kişiler sınırlıdır. Üniversitelerimizde Güzel Sanatlar

Detaylı

DERS PROFİLİ. Uluslararası Hukuk II POLS 302 Bahar 6 3+0+0 3 5

DERS PROFİLİ. Uluslararası Hukuk II POLS 302 Bahar 6 3+0+0 3 5 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Uluslararası Hukuk II POLS 302 Bahar 6 3+0+0 3 5 Ön Koşul POLS 301 Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular PLATFORM NOTU'15 / P-3 Yayınlanma Tarihi: 05.02.2015 * Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular Cem Başlevent 1 YÖNETİCİ ÖZETİ Son yıllarda yaşanan olumlu gelişmelere rağmen, kayıtdışı

Detaylı

İNOVİTA. İstanbul Yaşam Bilimleri Platformu için Gözden Geçirilmiş Sürüm

İNOVİTA. İstanbul Yaşam Bilimleri Platformu için Gözden Geçirilmiş Sürüm Yenileşim-İnovasyon ve Ticarileştirme 2010 McKinsey Tarafından Yapılan Küresel Araştırma Sonuçları İNOVİTA İstanbul Yaşam Bilimleri Platformu için Gözden Geçirilmiş Sürüm 2 Aralık 2011 ABD merkezli McKinsey

Detaylı

Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Maliye Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri MLY733 1 3 + 0 6 Araştırma yöntemlerindeki farklı anlayışları, yaygın olarak kullanılan

Detaylı

Sayın Bakan, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel. Kurumu Genel Müdürü, Danışma Kurulu Üyeleri, Kurumların Saygıdeğer

Sayın Bakan, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel. Kurumu Genel Müdürü, Danışma Kurulu Üyeleri, Kurumların Saygıdeğer Sayın Bakan, Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Kurumu Genel Müdürü, Danışma Kurulu Üyeleri, Kurumların Saygıdeğer Temsilcileri, Hepinizi saygıyla selamlıyorum, Başbakanlık Sosyal

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

ÖZEL DERSANELER VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN GENEL AMAÇLARI 1 * 1. Nihat BÜYÜKBAŞ

ÖZEL DERSANELER VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN GENEL AMAÇLARI 1 * 1. Nihat BÜYÜKBAŞ Eğitim Yönetimi Yıl 3, Sayı 2. Bahar 1997. ss. 155-162 ÖZEL DERSANELER VE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN GENEL AMAÇLARI 1 * 1 Nihat BÜYÜKBAŞ Bugünkü yapısı ile ortaöğretim sistemimiz, daha çok lise yolundan üniversite

Detaylı

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ

AVRASYA ÜNİVERSİTESİ Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili STRATEJİK YÖNETİM VE İŞLETME POLİTİKASI Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans () Lisans (X) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim

Detaylı

ÖĞRETMEN ADAYLARININ MESLEK BİLGİSİ DERSLERİ ÜZERİNE BAKIŞ AÇILARI

ÖĞRETMEN ADAYLARININ MESLEK BİLGİSİ DERSLERİ ÜZERİNE BAKIŞ AÇILARI ÖĞRETMEN ADAYLARININ MESLEK BİLGİSİ DERSLERİ ÜZERİNE BAKIŞ AÇILARI Çiğdem ŞAHİN TAŞKIN* Güney HACIÖMEROĞLU** *Yrd. Doç. Dr., Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü **

Detaylı

DERS PROFİLİ. Siyaset Sosyolojisi POLS 312 Bahar 6 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Seda Demiralp

DERS PROFİLİ. Siyaset Sosyolojisi POLS 312 Bahar 6 3+0+0 3 6. Yrd. Doç. Dr. Seda Demiralp DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyaset Sosyolojisi POLS 312 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

MUHASEBE STANDARTLARININ ÖNEMİ VE FİNANSAL TABLOLAR BELİRLENDİ

MUHASEBE STANDARTLARININ ÖNEMİ VE FİNANSAL TABLOLAR BELİRLENDİ MUHASEBE STANDARTLARININ ÖNEMİ BELİRLENDİ ÖMER CAN DERMAN Kurumsal Finans Yönetmeni 1 Günümüzde gelişmenin, çağdaşlığın alt yapısında genel olarak standartların varlığı ve önemi çok belirgin bir unsurdur.

Detaylı

YAZILIM KAVRAMINA BİR BAKIŞ. Gürcan Banger Elektrik Yük. Müh. ESOGÜ - 9 Nisan 2007

YAZILIM KAVRAMINA BİR BAKIŞ. Gürcan Banger Elektrik Yük. Müh. ESOGÜ - 9 Nisan 2007 YAZILIM KAVRAMINA BİR BAKIŞ Gürcan Banger Elektrik Yük. Müh. ESOGÜ - 9 Nisan 2007 YAZILIM ve DONANIM Bilgisayar kavramı, donanım ve yazılım olmak üzere iki ana bileşenden oluşuyor. Elektronik, mekanik

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Uluslararası Siyasette Orta Doğu POLS 346 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

Sosyal Girişimler ve Türkiye

Sosyal Girişimler ve Türkiye Sosyal Girişimler ve Türkiye İhtiyaç Analizi Raporu Yönetici Özeti Yazarlar: Tevfik Başak Ersen Derya Kaya Zeynep Meydanoğlu Yayına Hazırlayan: Tuğçe Demir Giriş Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı (TÜSEV) ve

Detaylı

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri

Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı Yüksek Lisans Ders İçerikleri Okuma-Yazma Öğretimi Teori ve Uygulamaları ESN721 1 3 + 0 7 Okuma yazmaya hazıroluşluk, okuma yazma öğretiminde temel yaklaşımlar, diğer ülke

Detaylı

YENİ İLKÖĞRETİM TÜRKÇE PROGRAMININ GETİRDİKLERİ Hasan Basri DURSUN > hbdursun@gmail.com

YENİ İLKÖĞRETİM TÜRKÇE PROGRAMININ GETİRDİKLERİ Hasan Basri DURSUN > hbdursun@gmail.com YENİ İLKÖĞRETİM TÜRKÇE PROGRAMININ GETİRDİKLERİ Hasan Basri DURSUN > hbdursun@gmail.com Bilginin hızla yenilenerek üretildiği çağımızda birey ve toplumun geleceği, bilgiye ulaşma, bilgiyi kullanma ve üretme

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH A.B.D. BİLGİ FORMU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH A.B.D. BİLGİ FORMU TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH A.B.D. BİLGİ FORMU Bölüm TARİH ANA BİLİM DALI Bölüm Başkanı PROF.DR. AYGÜN ATTAR Bölümün amacı Tarih Anabilim Dalının amacı yüksek

Detaylı

ÖĞRETMEN YETERLİKLERİ VE İLKÖĞRETİM PROGRAMLARINA İLİŞKİN ALGI DEĞİŞİMİ ARAŞTIRMASI

ÖĞRETMEN YETERLİKLERİ VE İLKÖĞRETİM PROGRAMLARINA İLİŞKİN ALGI DEĞİŞİMİ ARAŞTIRMASI ÖĞRETMEN YETERLİKLERİ VE İLKÖĞRETİM PROGRAMLARINA İLİŞKİN ALGI DEĞİŞİMİ ARAŞTIRMASI İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Operasyonel Programı kapsamında AB tarafından finanse edilen ve Hayat Boyu Öğrenmenin

Detaylı

Bilim ve Bilimsel Araştırma

Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim nedir? Scire / Scientia Olaylar ve nesneleri kavramak, tanımak ve sınıflandırmak üzere çözümleyen, olgular arasındaki nesnellik ilişkilerini kuran, bu ilişkileri deney

Detaylı

MURAT EĞİTİM KURUMLARI

MURAT EĞİTİM KURUMLARI 2013 KPSS de Testlerin Kapsamları Değişti ÖSYM tarafından yapılan açıklamaya göre 2013 KPSS de uygulanacak testlerin içeriğinde bir takım değişiklikler yapıldı. Bu değişikler başta Genel Yetenek - Genel

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ. Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık anlayışı DÜŞÜNCE KURULUŞLARI: DÜNYADAKİ VE TÜRKİYE DEKİ YERİ VE ÖNEMİ Furkan Güldemir, Okan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Tarihsel Süreç Düşünce Kuruluşları genel itibariyle, herhangi bir kâr amacı ve partizanlık

Detaylı

HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİNDE YAPILAN YENİ DÜZENLEMELERE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR

HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİNDE YAPILAN YENİ DÜZENLEMELERE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİNDE YAPILAN YENİ DÜZENLEMELERE İLİŞKİN AÇIKLAMALAR (1) Türkiye İstatistik Kurumu, işgücü piyasasının temel veri kaynağını oluşturan hanehalkı işgücü araştırmasını1988 yılından beri,

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Personel Seçimi ve Testler (PSY 412) Ders Detayları

Personel Seçimi ve Testler (PSY 412) Ders Detayları Personel Seçimi ve Testler (PSY 412) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Personel Seçimi ve Testler PSY 412 Seçmeli 3 0 0 3 5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

ARAŞTIRMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİ

ARAŞTIRMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİ Araştırma Yöntem ve Teknikleri Eğitim Yönetimi Teftişi Planlaması ve Ekonomisi Tezsiz Yüksek Lisans Programı ARAŞTIRMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİ 1 Araştırma Yöntem ve Teknikleri İçindekiler 1.1. DERSİN AMACI...

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl

Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Çetin DOĞAN 2. Doğum Tarihi : 28.01.1964 3. Unvanı : Profesör 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Doktora İktisat Bölümü Bradford Üniversitesi, 1993 İngiltere

Detaylı

İŞ GÜVENLİĞİ KÜLTÜRÜ

İŞ GÜVENLİĞİ KÜLTÜRÜ Dr. Salih DURSUN İŞ GÜVENLİĞİ KÜLTÜRÜ KAVRAM MODELLER UYGULAMA Beta Yay n No : 2668 İşletme - Ekonomi : 558 1. Baskı Mart 2012 - İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-692 - 5 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Türkçe 1: Yazılı Anlatım TRD 101 1 2+0 2 2

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Türkçe 1: Yazılı Anlatım TRD 101 1 2+0 2 2 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Türkçe 1: Yazılı Anlatım TRD 101 1 2+0 2 2 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu / Yüz Yüze

Detaylı

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (2012). 2013-2017 Stratejik Plan. Ankara: ASPB

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı (2012). 2013-2017 Stratejik Plan. Ankara: ASPB DERS BİLGİLERİ Dersin Adı Kodu Yarıyılı (a) Sosyal Hizmet Yönetimi Önkoşul(lar)- var ise Dersin dili Dersin Türü Dersin verilme şekli Dersin öğrenme ve öğretme teknikleri Dersin sorumlusu(ları) Dersin

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... iii GİRİŞ...1 1. BÖLÜM ÖRGÜTLERDE İNSAN KAYNAKLARI VE YÖNETİMİ...9 İNSAN KAYNAKLARI KAVRAMI, ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ...10 İnsan Kaynakları Kavramı...10 İnsan Kaynaklarının Önemi...12

Detaylı

Süreklilik Göstergesi. Kavram Haritaları. Etkileşim Göstergesi. Problem/Çözüm Göstergesi Karşılaştırma Matrisi. (Anlam Çözümleme Tablosu)

Süreklilik Göstergesi. Kavram Haritaları. Etkileşim Göstergesi. Problem/Çözüm Göstergesi Karşılaştırma Matrisi. (Anlam Çözümleme Tablosu) Kavram Haritaları Hiyerarşik KH Hiyerarşik Olmayan KH ( Ağ, Örümcek Harita) Zincir KH Sınıflandırma Haritası Vee Diyagramları Neden-Sonuç Diyagramları Balık Kılçığı Döngü Göstergesi Olay Zinciri Dizileri

Detaylı

DERSTE KAZANDIRILACAK ÖZELLİKLER KAPSAM HAFTALARA GÖRE DERS PROGRAMI ÖNERİLEN KAYNAKLAR

DERSTE KAZANDIRILACAK ÖZELLİKLER KAPSAM HAFTALARA GÖRE DERS PROGRAMI ÖNERİLEN KAYNAKLAR PROGRAM ADI TURİZM VE OTEL İŞLETMECİLİĞİ DERSİN KODU TUR / TRO 169 DERSİN ADI TEMİZLİK ÜRÜNLERİNİN KULLANIMI VE DENETİMİ DERSİN SORUMLUSU ÖĞR. GÖR. MELTEM BOZKURT DERSİN TÜRÜ Zorunlu x Seçmeli EĞİTİM DİLİ

Detaylı

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY YERELYÖNETİM REFORMUSONRASINDA İLÖZELİDARELERİ Dünyadayaşananküreseleşme,sanayitoplumundanbilgitoplumuna geçiş,şehirleşmeninartışı,ekonomikvesosyaldeğişimleryönetim paradigmalarınıveyapılarınıdaetkilemektedir.çevrefaktörlerinde

Detaylı

ĐLKÖĞRETĐM ANABĐLĐM DALI MATEMATĐK EĞĐTĐMĐ BĐLĐM DALI YÜKSEK LĐSANS PROGRAMI 2013-2014 EĞĐTĐM ÖĞRETĐM PLANI GÜZ YARIYILI DERSLERĐ

ĐLKÖĞRETĐM ANABĐLĐM DALI MATEMATĐK EĞĐTĐMĐ BĐLĐM DALI YÜKSEK LĐSANS PROGRAMI 2013-2014 EĞĐTĐM ÖĞRETĐM PLANI GÜZ YARIYILI DERSLERĐ ĐLKÖĞRETĐM ANABĐLĐM DALI MATEMATĐK EĞĐTĐMĐ BĐLĐM DALI YÜKSEK LĐSANS PROGRAMI 2013-2014 EĞĐTĐM ÖĞRETĐM PLANI GÜZ YARIYILI DERSLERĐ Kodu Adı T U AKTS Ders Türü ĐME 500* Seminer 0 2 6 Zorunlu ĐME 501 Eğitimde

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

ÜÇÜNCÜ KUŞAK ÜNİVERSİTELERE NEDEN GELİNDİ?

ÜÇÜNCÜ KUŞAK ÜNİVERSİTELERE NEDEN GELİNDİ? ÜÇÜNCÜ KUŞAK ÜNİVERSİTELERE NEDEN GELİNDİ? Prof. Dr. Halil İbrahim ÜLKER İşletme Fakültesi Dekanı Sosyal kurumların, toplumsal dönüşümle eşyönlü olarak sürekli değişmesi olağandır. Hiçbir kurum bu sürecin

Detaylı