BEKLEDİĞİM SENDİN. Basım: 2013 ISBN: Yayınevi Sertifika No: 20610

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BEKLEDİĞİM SENDİN. Basım: 2013 ISBN: 978-605-5358-28-0. Yayınevi Sertifika No: 20610"

Transkript

1

2 BEKLEDİĞİM SENDİN Orijinal Adı: The Rules of Civility Yazarı: Amor Towles Genel Yayın Yönetmeni: Mustafa Güneş Editör: Merve Süzer Düzelti: Yakup Şimşek Sayfa Tasarım: Adem Şenel Kapak Tasarım: Selim Büyükgüner Basım: 2013 ISBN: Yayınevi Sertifika No: , Amor Towles Mürekkep Divit Bas. Yay. San. Dış. Tic. Lt. Şti. Görsellerin telif hakları The Metropolitan Museum of Art / Art Resource, NY Sayfa 21: The Metropolitan Museum of Art, Walker Evans Archive, 1994 ( ), Walker Evans Archive, The Metropolitan Museum of Art Sayfa 79: The Metropolitan Museum of Art, Walker Evans Archive, 1994 ( ), Walker Evans Archive, The Metropolitan Museum of Art Sayfa 189: The Metropolitan Museum of Art, Walker Evans Archive, 1994 ( ), Walker Evans Archive, The Metropolitan Museum of Art Sayfa 317: The Metropolitan Museum of Art, Walker Evans Archive, 1994 ( ), Walker Evans Archive, The Metropolitan Museum of Art Sayfa 397: The Metropolitan Museum of Art, Walker Evans Archive, 1971 ( ), Walker Evans Archive, The Metropolitan Museum of Art Ephesus Yayınları, Mürekkep&Divit Yayın Grubu nun tescilli markasıdır. Baskı: Pasifik Ofset Cihangir Mah. Güvercin Cad. No:3 Baha İş Merkezi A Blok Haramidere / İstanbul Tel: Fax: Yayımlayan Mürekkep Divit Bas. Yay. San. Dış. Tic. Lt. Şti. Moda Cad. Uşaklıgil Apt. No: 108 Daire: 3 Kadıköy/İstanbul Tel/Faks: (0216) /

3 Çeviri Süreyya Çalıkoğlu YAYINLARI

4

5 Kuyrukluyıldızım Maggie için

6

7 Sonra kölelerine şöyle demiş: Düğün şöleni hazır, ama çağırdıklarım buna layık değilmiş. Gidin yol kavşaklarına, kimi bulursanız düğüne çağırın. Böylece köleler yollara dökülmüş, iyi kötü kimi bulmuşlarsa hepsini toplamışlar. Düğün yeri konukla dolmuş. Kral konukları görmeye geldiğinde, orada düğün elbisesi giymemiş bir adam görmüş. Ona, Arkadaş, üzerinde düğün elbisesi olmadan buraya nasıl girdin? diye sorunca, adamın dili tutulmuş. O zaman kral, uşaklarına, Şunun ellerini ayaklarını bağlayın. Onu dışarıya, karanlığa atın! demiş. Orada ağlayacak ve öfkeden dişlerini gıcırdatacaktır. Çünkü çağrılanlar çok, ama seçilenler azdır. Matta 22:8-14

8

9 Önsöz 4 Ekim 1966 gecesi Val ile beraber Modern Sanatlar Müzesi ndeki Many Are Called sergisinin açılışına katıldığımızda ikimiz de orta yaşın sonlarındaydık. Walker Evans tarafından 1930 ların sonunda, New York metrolarında gizli kamera ile çekilen portreler ilk kez sergileniyordu. Gazetelerin sosyete yazarlarının seçkin bir hadise diye adlandırmayı sevdiği gecelerden biriydi. Siyah smokinli erkekler fotoğraflardaki renk paletini yansıtıyor, kadınların parlak renkli giysilerinin boyları ayak bileğinden bacaklarının en yukarısına kadar değişiyordu. Kusursuz yüz hatlarına ve akrobatların zarafetine sahip işsiz aktörler yuvarlak tepsilerle şampanya servisi yapıyordu. Davetlilerin pek azı resimlere bakıyordu, çoğu eğlenmekle meşguldü. Sarhoş bir sosyete güzeli sendeledi, beni neredeyse yere düşürecekti. Bu durumdaki tek davetli o değildi. Her nasılsa, resmi toplantılarda saat sekizi bulmadan sarhoş olmak kabul edilebilir bir davranış halini almış, hatta moda olmuştu. Belki bunun nedenini anlamak o kadar da zor değildi lerde Amerika dünyayı ayaklarından tutup sallamış, cebindeki değişimi dışarı dökmüştü. Avrupa zavallı, fakir bir 9

10 BEKLEDİĞİM SENDİN kuzenden farksızdı; kralların taçlarından ibaretti, ama sofrada yeri yoktu. Afrika, Asya ve Güney Amerika nın birbirinden farksız gibi görünen ülkeleri, güneşteki semenderler gibi okullarımızın duvarlarında sıçramaya başlamışlardı. Evet, dışarıda, bir yerlerde komünistler vardı, ama John McCarthy mezara girmiş, Ay a kimse ayak basmamıştı ve o an itibariyle Ruslar sadece casus romanlarının sayfaları arasında gizleniyorlardı. Anlayacağınız, hepimiz az çok sarhoştuk. Kendimizi tıpkı uzaya giden uydular gibi- geceye fırlatıp yeryüzünün üç kilometre üzerinde, şehirde yörüngeye oturmuştuk, gücümüzü değer kaybeden yabancı paralardan ve kaliteli içkilerden alıyorduk. Yemek masalarında bağırıp çağırıyor, birbirimizin eşleriyle boş odalara kaçıyor, Yunan tanrılarının coşkusu ve düşüncesizliğiyle içki âlemleri yapıyorduk. Sabah olduğunda tam 6.30 da kalkıyor, aklı başında ve iyimser tavırlarımızla dünyayı kontrol etmeye kaldığımız yerden devam etmek üzere paslanmaz çelik masalarımızın başındaki yerlerimizi alıyorduk. O gece gözler fotoğrafçının üzerinde değildi. Altmışlarının ortalarında, yemek yemeye olan ilgisizliği nedeniyle sıskalaşmış, üzerindeki smokini bile dolduramayan Evans, General Motors un orta kademe yöneticiliğinden emekli olmuş birinin mahzun ve sıradan görünümüne sahipti. Ara sıra biri yanına gidip bir iki yorumla yalnızlığını bozsa da, on beş dakika boyunca kimseyle konuşmadan, dansa gelen en çirkin kız gibi beceriksiz bir tavırla köşede durduğu da oluyordu. Hayır, gözler Evans ın üzerinde değildi. Yakın zamanda annesinin sadakatsizliklerini kaleme alarak heyecan uyandırmış olan seyrek saçlı genç bir yazara yönelmişlerdi. Yayıncısıyla basın sözcüsü tarafından korumaya alınan yazar, hayranlarının 10

11 AMOR TOWLES iltifatlarını kabul ederken, yeni doğmuş muzip bir bebeği andırıyordu. Val dalkavukluk eden kalabalığı meraklı bakışlarla izliyordu. Amerikalı bir füze imalatçısıyla İsviçreli mağazalar zincirinin birleşmesini başlatarak günde on bin dolar kazanabilirdi, ama gammazın birinin neden böyle bir heyecan dalgasına sebep olduğunu öldürseniz anlayamazdı. Etrafı dikkatle incelemeyi asla ihmal etmeyen basın sözcüsü benimle göz göze gelip el salladı. Ona karşılık verdikten sonra kocamın kolunu tuttum. Hadi gel hayatım, dedim. Fotoğraflara bakalım. Daha az kalabalık olan ikinci salona geçip telaşsız adımlarla duvarların önünde dolaşmaya koyulduk. Neredeyse bütün fotoğraflar, fotoğrafçının tam karşısında oturan bir ya da iki metro yolcusunun yatay resimleriydi. Birinde küçük, kıvrık bıyıklı, gösterişsiz, genç bir Harlemli melon şapkasını cesaretle yana yatırmıştı. Bir fotoğrafta kürk yakalı palto giyip geniş kenarlı şapka takmış olan kırk yaşlarında, gözlüklü bir adam vardı ve bir gangsterin muhasebecisini andırıyordu. Başka bir fotoğrafta, belki de Macy s in parfüm reyonunda çalışan otuzlu yaşlarında iki kız vardı. En güzel yıllarının geride kaldığını bilmenin burukluğuyla kaşlarını çatmış, Bronx a gidiyorlardı. Bir fotoğrafta bir erkekle bir kadın vardı. Diğerinde bir gençle bir yaşlı. Bir başkasında ise düzgün giyimli ile pasaklı. Yirmi beş yıl önce çekilmiş olmalarına rağmen bu fotoğraflar asla sergilenmemişlerdi. Anlaşılan Evans ın, konu aldığı kişilerin mahremiyetleri konusunda endişeleri vardı. Çekimlerin 11

12 BEKLEDİĞİM SENDİN herkese açık bir ortamda yapıldığı düşünülünce bu biraz garip, hatta kendini beğenmiş bir endişe gibi görünebilirdi. Ama insanların duvara sıralanmış yüzlerini görünce Evans ın tereddüt etmesinin nedenini anlayabiliyordunuz. Asıl neden fotoğraflarda insan doğasının tüm çıplaklığının yakalanmış olmasıydı. Dalgın, işe gidip gelirken kimse tarafından tanınmamanın getirdiği gizliliğe bürünmüş, doğrudan kendilerine yönelmiş fotoğraf makinesinden habersiz bu insanların çoğu bilmeden de olsa ruhsal dünyalarını ortaya koymuşlardı. İşe gidip gelmek için günde iki kez metroyu kullanan herkes neler olduğunu bilir: Binerken iş arkadaşlarınıza, tanıdıklarınıza gösterdiğiniz kişiliği sürdürürsünüz. Bu kişilik turnikelerden, kayan kapılardan sizinle beraber geçer, böylece diğer yolcular sizin kim olduğunuzu bilir: Kibirli misiniz, yoksa ihtiyatlı mı; aşk delisi misiniz, yoksa kayıtsız mı; zengin misiniz, yoksa işsizlik maaşına mı muhtaçsınız? Ama siz bir koltuğa oturduktan, yolculuk başladıktan sonra her istasyonda bazı yolcular iner, yerlerine yenileri biner. Metronun beşikten farksız sallantısının etkisiyle özenle yarattığınız kişilik ortadan kaybolmaya başlar. Zihniniz, kaygılarınızın ve hayallerinizin arasında amaçsızca dolaşırken üst benliğiniz kontrolü kaybeder, hatta kaygılarla hayallerin bile yok olmaya başladığı, evrenin huzurlu sessizliğinin hâkim olduğu hipnoza yakın bir duruma sürüklenir. Bu hepimize olur. Sadece kaç istasyon süreceği kişiden kişiye değişir. Bazıları için iki, bazıları için üç istasyon boyunca devam eder. Altmış Sekizinci Cadde. Elli Dokuzuncu Cadde. Elli Birinci Cadde. Merkez Garı. Gardımızı düşürdüğümüz, etrafa boş boş baktığımız, yalnızlığın imkân verdiği tek gerçek avuntuyu bulduğumuz o birkaç dakika ne büyük bir rahatlamadır. 12

13 AMOR TOWLES Fotoğraflarla yapılan bu gözlem konunun yabancısı olanlar için kim bilir ne kadar tatmin ediciydi. Salonları gezip fotoğrafları inceleyen genç avukatlarla taze bankacılar, cesur sosyete kızları Ne büyük bir başarı. Ne estetik bir eser. Nihayet insanlığın gerçek yüzü karşımızda, diye düşünüyor olmalıydılar. Ancak gençliklerini o dönemde yaşayanlar için resimlerdeki kişiler hayalete benziyorlardı lar... Ne zor yıllardı. Büyük Buhran başladığında on altı yaşındaydım, bütün beklentilerimin, hayallerimin 1920 lerin doğal cazibesiyle kandırılabileceği kadar büyümüştüm. Sanki Amerika, sırf Manhattan a dünyanın kaç bucak olduğunu göstermek için Buhran a girmişti. Büyük Çöküş ten sonra kaldırıma vuran bedenlerin sesi duyulmaz oldu, ama herkes nefesini tutmuş gibiydi. Sessizlik şehrin üstünü kar tabakası gibi kapladı. Işıklar göz kırpıyordu. Orkestralar enstrümanlarını bir kenara bırakmıştı ve herkes sessizce kapıya doğru ilerliyordu. Sonra hâkim rüzgârlar yön değiştirip batıdan doğuya esmeye, Oklahoma nın tozlarını ta Kırk İkinci Cadde ye getirmeye başladı. Toplanıp bulutlar halinde gelen toz, gazetecilerin tezgâhlarına, parktaki banklara çöktü ve Pompei nin külleri gibi kutsanmışları da lanetlenmişleri de örttü. Sonra Gazap Üzümleri kitabındaki Joad ailesini andıran insanlar türedi. Hırpani kıyafetli, sorunlu insanlar yorgun adımlarla çıkmaz sokaklardaki benzin varillerinde yanan ateşlerin yanından yürüyor, barakalarla ucuz otellerin yanından geçip yavaş ama düzenli bir biçimde California nın iç kısımlarına, tıpkı geldikleri yer gibi sefalet içinde yüzen ve bunu telafi edecek özelliklerden yoksun bir bölgeye ilerliyorlardı. Yoksulluk ve 13

14 BEKLEDİĞİM SENDİN güçsüzlük. Açlık ve umutsuzluk. En azından savaş alametleri yolumuzu aydınlatana kadar durum bunlardan ibaretti. Evet, Walker Evans ın 1938 ile 1941 yılları arasında çektiği fotoğraflar insanlığı tasvir ediyordu, ama insanlığın sadece bir neslini... Islah edilmiş bir nesli. Birkaç adım ötemizde genç bir kadın serginin tadını çıkarmakla meşguldü. Yirmi iki yaşından fazla göstermiyordu. Baktığı her fotoğraf onun için güzel bir sürpriz gibiydi; bir kaledeki, tüm yüzlerin heybetli ve uzak olduğu portrelerin sergilendiği dehlizleri geziyor gibi bir hali vardı. Cildi, içimi kıskançlıkla dolduran, farkında olmadığı bir güzellikle pembeleşmişti. O yüzler bana hiç de uzak değildi. O ıslah edilmiş ifadeler, karşılık görmeyen bakışlar fazlasıyla tanıdıktı. Başka bir şehirdeki bir otelin lobisine girmek gibiydi bu; insanların giysileri, davranışları yaşadığınız şehirdekilere o kadar benzerdi ki görmek istemediğiniz biriyle karşılaşmanın kaçınılmaz olduğunu sanırdınız. Tinker Grey bu, dedim Val bir sonraki fotoğrafa ilerlerken. Yirmi sekiz yaşındaki, eski püskü bir palto giymiş, tıraşsız adamın resmine bir daha bakmak için yanıma geldi. Gerekenden on kilo daha zayıftı, yanaklarında renk kalmamıştı ve yüzünün kirli olduğu rahatlıkla görülebiliyordu. Ama gözleri parlak ve dikkatliydi, dudaklarında belli belirsiz bir gülümsemeyle fotoğrafçıyı inceler gibi dümdüz karşıya bakıyordu. Bizi inceler gibi bakıyordu. Otuz yılı, bir sürü tesadüfü aşıp bize bakışı, doğaüstü bir varlığın görünmesi gibiydi. Tamamen kendisi gibi görünüyordu. Tinker Grey, diye tekrarladı Val, karşısındakini tanır gibi olmuştu. Sanırım ağabeyim Grey soyadlı birini tanıyordu, bir bankacı... 14

15 AMOR TOWLES İşte ben de ondan bahsediyorum. Val bu kez, eskiden tanıdığı düşkün birinin hak ettiği nazik ilgiyi göstererek fotoğrafı daha dikkatli bir şekilde inceledi. Ama bu adamla ne yakınlığım olduğuna dair bir iki soru da aklına gelmiş olabilirdi. Olağanüstü, dedi sadece ve hafifçe kaşlarını çattı. Val ile çıkmaya başladığımız yaz ikimiz de otuzlu yaşlarımızdaydık ve birbirimizin yetişkinlik dönemlerinin ilk on yılından fazlasını kaçırmıştık, ama bu yeterli bir zamandı. Hayatlarımızın bir yola girmesi veya yoldan çıkması için yeterliydi. Şairin dediği gibi, öldürmek ve yaşatmak için veya en azından birine soru sormayı mazur göstermek için yeterli bir zamandı. Ama Val geçmişe bakma alışkanlıklarının pek azını erdem olarak görürdü ve benim geçmişimin gizemleri söz konusuysa, pek çok konuda olduğu gibi, tam bir beyefendiydi. Yine de bu konuya bir ayrıcalık tanımaya karar verdim. Benim de tanıdığım biriydi, dedim. Bir süre aynı arkadaş çevresindeydik. Ama savaştan beri adını duymamıştım. Val in çatık kaşları normal haline döndü. Belki de bu küçük gerçeklerin yanıltıcı basitliği onu rahatlatmıştı. Fotoğrafı daha ölçülü bir tavırla, başını hafifçe sallayarak süzdü. Böylelikle hem yaşanan tesadüfe gereken tepkiyi vermiş, hem de Buhran döneminin ne büyük haksızlık olduğunu onaylamıştı. Olağanüstü, dedi tekrar, bu kez daha anlayışlı bir tavırla konuşmuştu. Bir kolunu benimkinin altına kaydırıp yürümemizi işaret etti. Bir sonraki fotoğrafın önünde gerektiği kadar zaman geçirdikten sonra diğerine doğru ilerledik, sonra da bir diğerine. Ama şimdi yüzler, karşımda duran bir asansörle yukarı 15

16 BEKLEDİĞİM SENDİN çıkan yabancıların yüzlerinden farksızdı. Onlara doğru düzgün bakmıyordum bile. Tinker ın gülümsemesini görmek... Onca yıldan sonra buna hiç hazır değildim. Gafil avlandığımı hissediyordum. Belki de halimden memnun olduğum içindi Manhattan da yaşayan zengin orta yaşlı bir kadının tatlı ve boş memnuniyeti ama o müzenin kapısından içeri girerken hayatımın mükemmel bir dengede olduğuna yemin edebilirdim. Bizimkisi iki zihnin evliliği, iki şehirli ruhun, güneşe dönen nergisler kadar yavaş ve kaçınılmaz bir biçimde geleceğe doğru dönmesiydi. Yine de düşüncelerim geçmişe dönüp duruyordu. O anın zar zor yakalanmış kusursuzluklarına arkalarını dönüp mazide kalmış bir yılın hoş belirsizliklerini ve tesadüflerini arıyorlardı. O tesadüfler, zamanında gelişigüzel ve coşkulu görünmüş, ancak zamanla kaderi andırmaya başlamışlardı. Evet, düşüncelerim sadece Tinker ve Eve e değil, Wallace Wolcott a, Dicky Vanderwhile a ve Anne Grandyn e de kaymıştı ve tabii 1938 yılına, girişime renk ve biçim veren kaleydoskopu çeviren herkese. Kocamın yanında dururken o yılın anılarını kendime saklamaya kararlıydım. Bu anılar Val i şok edecek veya evliliğimizdeki uyumu tehdit edecek rezilliklerle dolu değildi, tam tersine, onları paylaşırsam Val beni muhtemelen daha da çok sevecekti. Ama anılarımı paylaşmak içimden gelmiyordu, çünkü etkilerini kaybetmelerini istemiyordum. En çok istediğim şey yalnız kalmaktı. Kendi zenginliğimin pırıltısından uzaklaşmak, bir otel barında içki içmek 16

17 AMOR TOWLES istiyordum; hatta belki de kim bilir kaç yıldır ilk kez taksiye atlayıp Village a gitmek... Evet, Tinker ın o fotoğrafta zavallı bir hali vardı. Fakir, aç ve umutsuz görünüyordu, ama aynı zamanda genç, enerjik ve garip bir biçimde canlıydı da. Birden duvardaki bütün yüzler beni izliyormuş gibi hissettim. Metrodaki yorgun ve yalnız hayaletler yüzümü inceliyor, ihtiyarlayan insanların yüz hatlarına benzersiz bir dokunaklılık veren tavizlerin izlerini okuyorlardı sanki. Val beni şaşırttı. Hadi gidelim, dedi. Başımı kaldırdığımda bana gülümsedi. Şimdi gidelim. Bir gündüz vakti, bu kadar kalabalık yokken yine geliriz. Olur. Galerinin orta kısmı çok kalabalık olduğu için kenarlardan dolaşıp resimlerin önünden geçtik. Yüzler, azami güvenlikli hücrelerin önündeki küçük pencerelerden bakan mahkûmların yüzleri gibi titreşiyordu. Bakışları beni izliyor, sanki Nereye gittiğini sanıyorsun? diye soruyorlardı. Tam çıkışa varmak üzereydik ki, resimlerden biri yüzünden olduğum yerde kalakaldım. Yüzüme acı bir gülümseme yerleşti. Ne oldu? diye sordu Val. Yine o. Duvarda iki yaşlı kadının fotoğraflarının arasında Tinker ın ikinci bir resmi vardı. Bu kez kaşmir bir palto giymiş, tıraş olmuştu ve ısmarlama gömleğinin üzerindeki kravatında kusursuz bir Windsor düğümü dikkat çekiyordu. 17

18 BEKLEDİĞİM SENDİN Val elimden tutup beni çekti, fotoğrafın otuz santim yakınına geldik. Demin gördüğümüz adam mı yani? Evet. Mümkün değil. Val ilk resmin yanına gitti. Odanın diğer tarafından, kirli yüzü dikkatle incelediğini, ayırt edici işaretler aradığını görebiliyordum. Geri dönüp kaşmir paltolu adamın otuz santim uzağındaki yerini aldı. İnanılmaz, dedi. Kesinlikle aynı adam! Lütfen eserlere fazla yaklaşmayın, dedi bir güvenlik görevlisi. Geri çekildik. Bilmesen iki faklı adam sanırsın. Evet, dedim. Haklısın. Adamcağız iyi toparlanmış. Val in neşesi yerine gelmişti. Eski püskü giysilerden kaşmire geçiş içindeki doğal iyimserliği geri getirmişti. Hayır, dedim. Bu fotoğraf daha önce çekilmiş. Nasıl yani? Öteki resim daha yeni, 1939 da çekilmiş. Etiketi işaret ettim. Bu 1938 tarihli. Bu hata yüzünden Val i suçlayamazdım. Baktığımızın daha yeni bir fotoğraf olduğunu sanması normaldi ve bunun sebebi sergideki sıralamada daha sonra gelmesi değildi deki resimde Tinker daha iyi görünmekle kalmıyor, yaşça daha büyük olduğu izlenimini de veriyordu: Yüzü daha dolgundu ve sanki başarı dizisi bir iki çirkin gerçeği de beraberinde getirmiş gibi, çıkarcı bir bıkkınlığın izlerini taşıyordu. Bir yıl sonra 18

19 AMOR TOWLES çekilen fotoğraf ise yirmi yaşındaki bir delikanlının barış zamanındaki halini yansıtıyordu: enerjik, korkusuz ve saftı. Val, Tinker adına utanıp sıkılmıştı. Ya, dedi. Affedersin. Kolumu tutup hem Tinker hem diğer herkes için başını iki yana salladı. Zenginken böyle düşüverdi demek, dedi müşfik bir ifadeyle. Hayır, dedim. Pek öyle olmadı. New York,

20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N.

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N. New York ta bugün kar yağıyor. 59. Cadde deki evimin penceresinden, yönetmekte olduğum dans okuluna bakıyorum. Bale kıyafetlerinin içindeki öğrenciler, camlı kapının ardında, puante * ve entrechats **

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu.

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. 1. Bölüm Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. Tim ayağa kalktı. İpi çekti. Grk ayağa kalktı, JFK Uluslararası Havaalanı

Detaylı

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum!

Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! CEVİZE GİRİŞ Ceviz ile ilgili siz değerli ziyaretçilerimizle,anısının küçük fakat izlerinin çok büyük olduğu ceviz başlangıç öykümü paylaşmak istiyorum! Her şey bir pantolon ile başladı Evet, yanlış anlamadınız;

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz Resimleyen: Burcu Yılmaz Refik Durbaş KURABİYE EV ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü Refik Durbaş KURABİYE EV Resimleyen: Burcu Yılmaz www.cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör:

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci Bir Kız Bara Girer Ve... Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci 4 Bir Kız Bara Girer Ve... Bütün kadınlar bir iç çamaşırından çok fazla şey beklememeleri gerektiğini bilirler. Çok seksi olmak istiyorsanız,

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul 4.banka 5.otel 6.market 7.alışveriş merkezi 8.kafe 9.hastane 10.köprü 11.nehir 12.kafe 13.spor salonu 14.

ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul 4.banka 5.otel 6.market 7.alışveriş merkezi 8.kafe 9.hastane 10.köprü 11.nehir 12.kafe 13.spor salonu 14. ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÇEVREMİZ VE BİZ 1.park 2.büfe 3.okul

Detaylı

Anna Branford. Violet Mackerel in Küçük Mucizeler Teorisi

Anna Branford. Violet Mackerel in Küçük Mucizeler Teorisi Anna Branford Violet Mackerel in Küçük Mucizeler Teorisi Violet Mackerel in Küçük Mucizeler Teorisi Violet Mackerel s Natural Habitat 2011, Anna Branford Curtis Brown Group Limited ve Akçalı Telif Ajansı

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI

BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI Göknil Genç BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI 1 Çeviren: Saadet Özen ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 5. basım Resimleyen: Mustafa Delioğlu Göknil Genç BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI 1 Resimleyen: Mustafa

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri 1 Aşağıda zaman zaman herkeste olabilecek yakınmaların ve sorunların bir listesi vardır. Lütfen her birini dikkatle okuyunuz. Sonra bu durumun bu gün de dâhil olmak üzere son üç ay içerisinde sizi ne ölçüde

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

DESTANLAR VE MASALLAR. Samed Behrengi KÜÇÜK KARA BALIK. Masal. Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez

DESTANLAR VE MASALLAR. Samed Behrengi KÜÇÜK KARA BALIK. Masal. Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez Samed Behrengi KÜÇÜK KARA BALIK Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez DESTANLAR VE MASALLAR Masal samed Behrengi Küçük Kara Balık Çeviren: Haşim Hüsrevşahi resimleyen: Mehmet Sönmez Yayın

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Eski çağlara dönüp baktığımızda geçmişteki gç ş insan topluluklarının yazılı, yazısız kültür miraslarında Güneş ve Ay tutulmalarının nedeni hep doğaüstü güçlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan tasvirlerde

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Acilen markete gitmeniz gerek. Gardırobunuzdan çarçabuk ne seçersiniz?

Acilen markete gitmeniz gerek. Gardırobunuzdan çarçabuk ne seçersiniz? Bayanlara Özel Test Giysi Seçiminiz Kişiliğiniz Hakkında Ne Söylüyor? 1-1Formun Üstü Bir iş toplantısındasınız ve tek bayan sizsiniz. a) Zekice yorumlarınızla öne çıkar, varlığınızı hissettirirsiniz. b)

Detaylı

Iron Butt Reports - 09 July 2011

Iron Butt Reports - 09 July 2011 İstanbul (Kağıthane) Bolu Çankırı Yozgat Sivas Erzincan Bayburt Artvin Rize Trabzon 1.767 Km Henüz yola çıkmadan önce Kağıthane deki evin önünde sanırım saat 02:20 civarı. Yola çıkmanın heyecanı ile yanlızca

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Dünya Onlarla Daha Renkli

Dünya Onlarla Daha Renkli Dünya Onlarla Daha Renkli Okudunuzsa bileceksiniz, yıllar önce yayımladığım bir kitaba, Dünyanın sahipleri arasında biz insanların yanı sıra başka canlılar da olduğunu ilk ne zaman düşünmüştüm? diye bir

Detaylı

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR:

BAKIŞ PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ BANK OF AMERICA KOLEKSİYONUNDAN 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 SORULAR: PORTRE FOTOĞRAFININ DEĞİŞEN YÜZÜ 3 EKİM 2012-20 OCAK 2013 6 5 9 4 2 7 3 1 8 SORULAR: 1- Fotoğrafta kaç çocuk var? 2- Çocuklardan kaç tanesi sana doğru bakıyor? 3- Kız çocuğu elinde ne tutuyor? 4- Fotoğrafçı

Detaylı

prop & tasarım prop & tasarım İrem Ergene restoratör & iç mimar rem dizayn www.remdizayn.com

prop & tasarım prop & tasarım İrem Ergene restoratör & iç mimar rem dizayn www.remdizayn.com İrem Ergene restoratör & iç mimar rem dizayn rem dizayn Hayal Edebileceğiniz Herşey Gerçektir... HAKKIMDA PROJELER REFERANSLAR İLETİŞİM Değerli Olan iyi Yaptığın Değil, Yapmaya Değer Olandır... İrem ERGENE

Detaylı

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464 Otistik Çocuklar Otistik olmak normal insan olmaktan çok farklı değildir aslında, sadece günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Yani bizim kendi başımıza yapabildiğimiz (yemek yeme, kıyafet giyme, oyun

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Gökyüzünde Hareket (II)

Gökyüzünde Hareket (II) Gökyüzünde Hareket (II) M. Atakan Gürkan, Sabancı Üniversitesi Galileo Öğretmen Eğitim Programı, Eylül 2013, İTÜ Bilim Merkezi Birinci Kısmın Özeti Dünya'nın hareketi 1) Kendi çevresinde değişmeyen bir

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen SEVGİ BAŞMAN: 1986 da Tokat ta doğdu. 2008 yılında İstanbul Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünü bitirdi ve ardından İngiltere ye yerleşip üç yıl öğretmenlik yaptı. 2012 yılında Keele Üniversitesi

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Aşşk Kahve ve Laduree

Aşşk Kahve ve Laduree Aşşk Kahve ve Laduree Daha önce adını çok duyduğum; ama bir türlü gidemediğim Aşşk Kahve ye nihayet gitmeyi kafaya koydum. Hafta sonları sahil yolu çok kalabalık olduğundan eşimi ikna edip o yola sokamıyordum.

Detaylı

timasokul.com / bilgi@timasokul.com

timasokul.com / bilgi@timasokul.com OKUMAYI SEViYORUM DiZiSi zç Yayın Yönetmeni Savaş Özdemir Hazırlayan Reşhat Yıldız Kapak Tasarım M. Aslıhan Özçelik Grafik Tasarım M. Aslıhan Özçelik Esra Bayar Resimler shutterstock.com Sevengül Sönmez

Detaylı

Yazarla ilgili detaylı bilgiye www.sayasa.com adresinden erişilebilir.

Yazarla ilgili detaylı bilgiye www.sayasa.com adresinden erişilebilir. Didem Kanca Üstay, 1977 yılında İstanbul da doğdu. Lisans diplomasını 1998 yılında Amerika da Georgetown Üniversitesi nden aldı. 1998-2000 seneleri arasında tıp fakültesi lisans ders lerini tamamladı.

Detaylı

Mustafa Hakkı Kurt. Resimleyen: Emre Akkaya

Mustafa Hakkı Kurt. Resimleyen: Emre Akkaya Mustafa Hakkı Kurt Resimleyen: Emre Akkaya SEV Yayıncılık Eğitim ve Ticaret A.Ş. Nuhkuyusu Cad., No. 197 Üsküdar İş Merkezi, Kat 3, 34664 Bağlarbaşı, Üsküdar, İstanbul Tel.: (0216) 474 23 43 Sertifika

Detaylı

Ev ve apartmana dair / H.Cahit YALÇIN

Ev ve apartmana dair / H.Cahit YALÇIN "Biz apartmanlara yabancıyız. Bir ailenin hayatında ev ocak en esaslı bir unsurdur. Bir odanın kapısını açtığım zaman, burada babam doğmuştu, bir sofaya çıktığım zaman, burada halam gelin olmuştu, bahçeye

Detaylı

VC600 TEK ODALI VAKUM MAKİNESİ

VC600 TEK ODALI VAKUM MAKİNESİ VAKUM NEDİR? VAKUM Vakum kullanarak ambalajlama tekniği (ambalaj içindeki havanın boşaltılması) uzun yıllardan beri kullanılıyor. Ancak eski dönemlerde, sadece yüksek basınca dayanıklı ürünler vakumlanabilirken,

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

VCM750 ÇİFT ODALI VAKUM MAKİNESİ

VCM750 ÇİFT ODALI VAKUM MAKİNESİ VAKUM NEDİR? VAKUM Vakum kullanarak ambalajlama tekniği (ambalaj içindeki havanın boşaltılması) uzun yıllardan beri kullanılıyor. Ancak eski dönemlerde, sadece yüksek basınca dayanıklı ürünler vakumlanabilirken,

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

1/9. Türkiye E- Ticaret Araştırması Ocak 2010. 13 Ocak 2010, Webrazzi Gündem: E- Ticaret 2010 Crenvo Bilişim Danışmanlık Reklam ve Tic. Ltd. Şti.

1/9. Türkiye E- Ticaret Araştırması Ocak 2010. 13 Ocak 2010, Webrazzi Gündem: E- Ticaret 2010 Crenvo Bilişim Danışmanlık Reklam ve Tic. Ltd. Şti. 1/9 Türkiye E- Ticaret Araştırması Ocak 2010 13 Ocak 2010, Webrazzi Gündem: E- Ticaret 2010 Crenvo Bilişim Danışmanlık Reklam ve Tic. Ltd. Şti. 2/9 Araştırma Hakkında Araştırma verisi 81 ilden 2070 kişinin

Detaylı

Fotoğraf: Privat. Wolfgang Korn

Fotoğraf: Privat. Wolfgang Korn Fotoğraf: Privat Wolfgang Korn Yazarın yayınevimizden çıkan diğer kitabı: NORMAL NEDİR? Bilim muhabiri ve yazar olarak Hannover de çalışıyor. GEO, Die Zeit gibi gazete ve dergiler için yazılar yazıyor.

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ŞİİRLER 10 Kasım geldi işte Üzgünüz biz milletçe Atatürk! ü anarız O bizim kalbimizde 10 Kasım geldi işte Koşarız Anıtkabir e Atatürk ü anarız

Detaylı

Anna Branford. Violet Mackerel in Küçük Sürprizler Teorisi

Anna Branford. Violet Mackerel in Küçük Sürprizler Teorisi Anna Branford Violet Mackerel in Küçük Sürprizler Teorisi Violet Mackerel in Küçük Sürprizler Teorisi Violet Mackerel s Remarkable Recovery 2011, Anna Branford Curtis Brown Group Limited ve Akçalı Telif

Detaylı

Belmin Söylemez: Bütün mesele, bir şeyi anlatmaya çalışmak ve farklı yöntemler denemek

Belmin Söylemez: Bütün mesele, bir şeyi anlatmaya çalışmak ve farklı yöntemler denemek Belmin Söylemez: Bütün mesele, bir şeyi anlatmaya çalışmak ve farklı yöntemler denemek 2002 yılında da filmleriyle Film Merkezi ne konuk olan yönetmen Belmin Söylemez, 14 Aralık 2005 tarihinde Hayatımın

Detaylı

Hepimiz kuşlara bakıp onlar gibi olmak istemedik mi?

Hepimiz kuşlara bakıp onlar gibi olmak istemedik mi? Hepimiz kuşlara bakıp onlar gibi olmak istemedik mi? huzur Ne zaman başımızı kaldırıp yukarı baktıysak, hep onlar gibi olmak istedik. Özgürce kanatlarımızı çırparak, huzurun tüylerimizin arasından geçişini

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ 6 (ΕΞΙ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

A NEW LIFE STYLE IN THE WORLD NEW S 15

A NEW LIFE STYLE IN THE WORLD NEW S 15 A NEW LIFE STYLE IN THE WORLD NEW S 15 index Mira Avangarde Trend Combo Angel 4-7 8-13 14-19 20-27 28-35 Nazar Eslem Ottoman 36-41 42-47 48-53 Chester Dilara Lady 54-61 62-67 68-73 4 5 Hayal kurmak önemlidir.

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

SAKARYA TİCARET BORSASI ÜYE MEMNUNİYETİ ARAŞTIRMASI

SAKARYA TİCARET BORSASI ÜYE MEMNUNİYETİ ARAŞTIRMASI SAKARYA TİCARET BORSASI ÜYE MEMNUNİYETİ ARAŞTIRMASI Faaliyette bulunduğunuz sektör hangisidir? 29,2 3 25,0 kn 21,3 13,9 14,9 15,0 8,4 7,9 4,5 5,0 1.MESLEK GRUBU 2.MESLEK GRUBU 3.MESLEK GRUBU 4.MESLEK GRUBU

Detaylı

www. vadistanbul.com

www. vadistanbul.com www.vadistanbul.com İçinde bambaşka bir İstanbul var... Vadistanbul Teras Arazi : 51.000 m 2 Konut : 8 blok / 1.111 adet 1+1, 2+1, 3+1, 4+1, 5+1 Dubleks Otopark : 1.800 araçlık Vadistanbul Bahçe Arazi

Detaylı

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari 10-11 Mayıs 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu organizasyonunda

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

ne ne (de) İstanbul küçük ve sakin (bir şehir) değil. İstanbul ne küçük ne (de) sakin. İstanbul büyük ve gürültülü bir şehir.

ne ne (de) İstanbul küçük ve sakin (bir şehir) değil. İstanbul ne küçük ne (de) sakin. İstanbul büyük ve gürültülü bir şehir. TÜRKÇE ΙΙ A - DİLBİLGİSİ Ders 3-4 Dilbilgisi: hem hem ne ne BAĞLAÇLARI hem hem İstanbul büyük ve kalabalık. İstanbul hem büyük hem kalabalık. İstanbul Asya da ve Avrupa da. İstanbul hem Asya da hem Avrupa

Detaylı

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ BESYO TME-110 TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ 1.HAFTA

YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ BESYO TME-110 TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ 1.HAFTA YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ BESYO TME-110 TEMEL MÜZİK EĞİTİMİ 1.HAFTA Hayatta müzik gerekli değildir. Çünkü hayatın kendisi müziktir. Müzik ile ilgisi olmayan varlıklar insan değildir. Eğer söz konusu olan

Detaylı

İtalya nın Üç Büyüğü: Roma, Floransa, Venedik.

İtalya nın Üç Büyüğü: Roma, Floransa, Venedik. Şebnem GÜZELOĞLU 21302293 TURK 102-25 İtalya nın Üç Büyüğü: Roma, Floransa, Venedik. Dünya üzerindeki insanların hepsine Yapmayı en çok istediğin şey nedir? diye sorsak, muhtemelen çoğundan alacağımız

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

MATBAACILIK OYUNCAĞI

MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman 1. basım Yiğit Bener MATBAACILIK OYUNCAĞI Resimleyen: Özlem Isıyel cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü:

Detaylı

Tırmanılan Rotada -Genel zorluk: TD -Yükseklik : m -Hedeflenen ve Harcanan Zaman : 6 saat, 6 saat 50 dk -Kazanılan ve kaybedilen yükseklik : 400 m

Tırmanılan Rotada -Genel zorluk: TD -Yükseklik : m -Hedeflenen ve Harcanan Zaman : 6 saat, 6 saat 50 dk -Kazanılan ve kaybedilen yükseklik : 400 m Etkinliğin; Adı: Mangırcı Kuzey Duvarı Fire Thru The Crux Rotası Bölgesi, Tarihi: ALADAĞLAR - Niğde 16-07-2011 Hedefi, Türü: Mangırcı Kuzey Duvarı Fire Thru The Crux Rotası Etkinliğe katılanların isimleri:

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü

Detaylı

Fall 2010. SAYFA 1 S1: Gittiğiniz üniversite: Katholieke Universiteit Leuven. S2: Gittiğim üniversite beklentilerimi karşıladı.

Fall 2010. SAYFA 1 S1: Gittiğiniz üniversite: Katholieke Universiteit Leuven. S2: Gittiğim üniversite beklentilerimi karşıladı. Fall 2010 Toplayıcı: New Link (Web Bağlantısı) Başlangıç: 23 Mart 2011 Çarşamba 16:12:18 Son Değiştirme: 23 Mart 2011 Çarşamba 16:13:29 Geçen Süre: 00:01:10 Katholieke Universiteit Leuven S3: Gittiğim

Detaylı

DUA ETTİĞİNİZDE. J. Robert Ashcroft. ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI

DUA ETTİĞİNİZDE. J. Robert Ashcroft. ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI DUA ETTİĞİNİZDE J. Robert Ashcroft ICI Elemanlarıyla İşbirliği İçinde Hazırlanmıştır Resimler: David Cahill Çeviren: Hande Taylan ICI Yeni Yaşam Yayınları İsteme Adresi: ICI P.K.: 33 Bakırköy İstanbul

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Seviyeli arkadaşlık sitesi eçift ile sağlıklı ilişkiler kurmak için bireylerin sorumluluk alması da gerekir

Seviyeli arkadaşlık sitesi eçift ile sağlıklı ilişkiler kurmak için bireylerin sorumluluk alması da gerekir Seviyeli arkadaşlık sitesi eçift ile sağlıklı ilişkiler kurmak için bireylerin sorumluluk alması da gerekir Seviyeli arkadaşlık sitesi eçift ile sağlıklı ilişkiler kurmak için bireylerin de sorumluluk

Detaylı

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Zengin Adam, Fakir Adam

Zengin Adam, Fakir Adam Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Zengin Adam, Fakir Adam Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: M. Maillot ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

Lobi ve Resepsiyon / Lobby & Reception

Lobi ve Resepsiyon / Lobby & Reception Lobi ve Resepsiyon / Lobby & Reception Denize sıfır konumlanan Sahil Martı Otel, konforlu odaları ve deneyimli kadrosu ile 30 yıldan bu yana konuklarını ağırlıyor. Eşsiz kumsalı ve deniz manzarası ile

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı