Sayi 1/Yil 1. Islam/Şeriat Nizamı. Avrupa Parlamentosu seçimlerinin Demokratlara düşündürdükleri(?) Tek Çözüm: KİMLİK BUNALIMI MI?

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Sayi 1/Yil 1. Islam/Şeriat Nizamı. Avrupa Parlamentosu seçimlerinin Demokratlara düşündürdükleri(?) Tek Çözüm: KİMLİK BUNALIMI MI?"

Transkript

1 Sayi 1/Yil 1 ب س م ح نم ال ح نم م. ط ي طح ح نمس طأل ط ي ط ح ا م ا أ م ا ي ا ا ح ن ل اا أ طح ي طح ع YIL 3/ SAYI 30 ŞAB AN 1435/ HAZİRAN 2014 Hediyemiz olsun! Avrupa Parlamentosu seçimlerinin Demokratlara düşündürdükleri(?) Avrupa Parlamentosu (AP) seçim sonuçlarına göre üye devletler genelinde AB karşıtı, aşırı sağ ve aşırı sol partilerin oy oranlarını artırmaları hatta bazı ülkelerde seçimi 1. Parti olarak bitirmeleri AB nin varoluşu ve geleceği açısından ciddi bir tartışma başlattı KİMLİK BUNALIMI MI? BİLİNÇLİ TERCİHLER Mİ? DOĞRUYU ARAYIŞ MI?- kkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk kkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkkk k Tek Çözüm: Islam/Şeriat Nizamı Aylık; Islami, Siyasi ve Ilmi Dergimiz...

2 إن إ م ك م إ ل ل. Fihrist Dersler Konular Yazarlar Sayfa 2 Ahirete Iman Editör 3 Tefsir Dersleri Fecr Suresi (15-20) Ebu Abdurrahman 4 Tefsir Dersleri (devam) Fecr Suresi (15-20) Ebu Abdurrahman 5...Türkiye'nin yakın tarihinde bir çok siyasi cinayet ve suikastlar tertiplenmiştir! M. Metin Müftüoğlu 6 Temel Meseleler (16) Ibni Abdulhalim 7 Futbol Ve Müslüman Ebu Ensar 8 İMKÂNLAR ve HAMLELER-(6) Cemaleddin Hocaoğlu 9 Islam/Ibadet Kelime-i Şahadetle çelişen tutumlar-(10) Said Havva 10 Siyer/Davet Peygamberimizin Hayatı; B. Çobanoğlu 11 Misafir Kalemler 12 Hedefe ulaşmak için Metod Şarttır... Ibni Abdulhalim 13 Müslüman Çocuğun edebi, Anonim Fihrist Gündem/Yorum Gençlerle Başbaşa Suffa Mektebi Dördüncü Delil; KIYAS (2) Fetva Köşesi Beyyineler 7. Peygamberimizin Taife Hicreti Kadın-Erkek eşitliği (9) Hanımlar Köşesi Başka açılardan Tesettür... Sohbetler/Düşünceler Yarının Büyükleri Bunları Biliyormusunuz? Basından Seçmeler Ensaruş Şeria, Trablus ve Bingaziye girdi.. Bir ABD klasiği daha: Nijerya oyunu!.. Malezya mahkemesi, Suriye direnişine yardım edenleri mahkum etti... ABD, Ebu Hamza el Masri yi ömür boyu hapse mahkum etti... Muhacirun Dergisi: Yazışma Adresimiz: Sayfa 2 MUHACIRUN DERGISI Doğrular Islamın doğrulardır, hatalar/yanlışlar bizim yanlışlarımızdır. Okuyucularımızdan (Islama göre varsa) Hatalarımızın düzeltilmesini istirham ediyoruz. YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

3 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c. c.) ı n d ı r. Gündem/Yorum Editör Ahirete Iman Mü minlerin akîdelerini teşkil eden iman esaslarından birisi de Ahiret gününe inanmaktır. Kur an, bizden gaybî olan âhirete kesinkes inanmamızı istemektedir. İsrâfil (a.s.) birinci defa sura üfürdüğünde kıyâmet kopacak, her şey yok olacaktır. İkinci defa üfürdüğünde ise herkes ve her sey yeniden dirilecektir. İnsanların tekrar dirilmesiyle başlayan ve ebedîyyen devam edecek olan zamana Ahiret denir. Âhiret gününde, dünyada kim ne işlemişse karşılığı tam olarak verilecektir. Her şey gibi dünyanın da bir sonu vardır. Bir gün gelecek her yaratılan şey gibi dünya da yok olacaktır. Her şey yok olduktan sonra insanlar Allah ın emriyle tekrar dirilecektir. Herkes dünyada işlediğinden sorguya çekilecek, her yaptığının karşılığını görecektir. O gün insana İman ve sâlih amelden başka hiç bir şey fayda vermeyecektir. İslâm ı seçen ve gereklerini yerine getirenler Cennete; bâtılı seçenler ise Cehenneme gidecektir. Âhiret âlemine iman, Kur an da çoğunlukla Allah a imandan hemen sonra zikr edilmektedir. Yani Allah a İman ile âhirete İman birbirine bağlı olarak ifâde edilmiştir. Biri başlangıç, öbürü ise sonuçtur. Çünkü yapılan her amel, her iyilik, işlenen her suç, çiğnenen her emir ve reddedilen her hükmün karşılığı ancak o adil mahkemede hallolunacaktır. O mahkemede hiç bir şey karşılıksız bırakılmayacaktır. Kim zerre miktarı bir hayır işlerse, onun mükâfatını görecek; kim de zerre miktarı bir kötülük işlerse, onun cezâsını görecektir. Evet, dünya bir imtihan yeri, âhiret de o imtihanın değerlendirileceği bir başka yerdir. O yerde Allah - tan başka hiç bir yardımcı, O nun izni olmadan hiç bir şefaatçı bulunamaz. Artık bütün işlemler bitmiş ve bütün hesaplar neticelendirilmiştir. Mü minler bilmelidir ki, o gün mesuliyet ferdîdir, hesaplar şahsîdir. Herkes kendi nefsinden sorumludur. Hiç kimse başkasının günahını taşıyamaz. Hiç kimse kimseyi kurtaramaz. Âhirete iman, mü mine, mutlak adâlete dayanan ferdî mesuliyeti yükler. Bu prensip, mü mine, kendi değerini öğreten ve iç âleminde uyanıklığı hâkim kılan en kuvvetli bir prensiptir. Âhirette mü mini kurtaracak, onu himaye edecek ancak sahih imanı ve sâlih amelidir. Hiçbir fidye onu küfür ve masiyetinin cezâsından kurtaramaz. Bunun içindir ki, âhirete İmanın, mü minin hayatında büyük bir etki yapacağı kaçınılmazdır. Öyle ise mü min, bütün hazırlık ve çalışmasını âhirete yönelik yapmalıdır. İslâmî çalışma ve ibâdet hayatında bunun dışında hiç bir menfaat beklememelidir. Çünkü, icraatında başkasını ortak eden (yani, Allah - tan başkası için ibâdet edip, başkaları takdir etsin diye kulluk yapan) âhirette de kimi ortak yapmış ise, ecrini ondan isteyecektir. Âhirette Allah tan başkası mükâfat ve cezâ veremeyeceğine göre, o halde mü - min Allah tan başkası için kulluk yapamaz. Âhirete İman, insanoğlunun başıboş olmadığını, lüzumsuz yere yaratılmadığını, kendi hevâ ve hevesiyle baş başa bırakılmadığını insana öğretir. Bu akîde, ameli karşılığı ile birleştiren bir inançtır. Bu inanç, insanoğluna kesin olarak bildiriyor ki, mutlak bir adâlet kendisini beklemektedir. Mü min bu inanç sayesinde hesap ve adâlet gününe kendini hazırlar. Bu inanç, mü min ile kâfiri birbirinden yaşantı itibariyle de ayırır. Mü min, âhirete inandığı için dünyayı bir imtihan yeri olarak kabul eder ve çalışmasını da ona göre yapar. Kâfirler ise, âhirete inanmadıkları için, hayatı sadece bu dünyadan ibâret sayar ve çalışmasını da hep bu dünyaya ait kılar. Böylece onlar, âhirete eli boş olarak gider ve orada onlara sadece ateş arkadaşlık eder. Başka yardımcıları yoktur onların. Gündeminiz de Ölüm ve Ahiret olsun Sayfa 3 MUHACIRUN DERGISI YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

4 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c. c.) ı n d ı r. TEFSIR DERSLERI Ebu Abdurrahman ف ا م ا ا ن سنا ا ا ا م ا م ا اي ن ه ه ب ه ا ير ا ف ا نع م ا سه ل ا فه هه ا ا ي )15( ا م ا ا م ا م ا اي ن ه ه ب ه ا فه ب نه ن ا فه هه ا ا ي م ا ا رو )19( )17( ا نع م ن ا ه اس ن )16( ل ي ن ما نوع ا م ا نه ه ن او هن )18( ب ع ا ا نل م انابا ا رهع ا ا ن م ل ل ا ماا بر ا نل ا اب ا ل ا )20 ) 89-FECR SÛRESİ (2) Mushaf'taki Sıralamaya Göre 89. Sûredir. Mufassal Sûreler Kısmının On İkinci Grubundaki İlk Sûredir. 30 âyettir. Mekke'de nazil olmuştur. SÛREYE GİRİŞ İbn Kesîr, el-fecr sûresi hakkında: "Bu sûre Mekke'de nâzil olmuştur" der sonra şöyle devam eder: "Nesâî'nin Câbir'den rivayet ettiğine göre o şöyle demiştir: Muâz, namaz kılıyordu. Bir adam gelip onunla birlikte namaza durdu. Muâz namaz; uzattı. O adam da mescidin bir köşesinde namazını kıldı. Sonra çekip gitti. Bu durum Muâz'a ulaşınca: O münafıktır, dedi. Olay Rasûlullah (s.a.v)'e anlatılınca o gence bunun sebebini sordu. Genç: Ey Allah'ın Rasûlü! Ben onunla birlikte namaz kılmak için gelmiştim. Fakat o bana göre namazı uzattı. Ben de ayrılıp mescidin bir köşesinde namazımı kıldım, sonra deveme yemini verdim. Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v) buyurdu ki: "Ey Muâz; sen fitneci misin? واليل ا ا وال والالشل والوحى و اسم ال ا ( mu?" sûreleriا علا yetmiyor el-fecr SÛRESİNİN EKSENİ Sûre, baş taraflarında öğüt verip uyarıyor. Arkasından yadırgayarak bazı insan karakterlerinden söz ediyor. Sonra insana Kıyamet gününü ve o gün ikram için hazırlanan tarzı hatırlatıyor. Sûre Allah'ın azabından, Allah'ın fiillerini yanlış anlamaktan sakındırıyor ve yetime ikramda bulunmamayı, yoksulu doyurmaya teşvik etmemeyi, helâlden başka mal yemeyi, malı aşırı sevmeyi kınıyor. Âhiret günü için önden salih ameller göndermenin gerekliliğini hatırlatıyor, huzur içinde olan candan bahsediyor. Bu sûre kendisine has anlatım tarzı içinde takvaya yönlendiriyor ve ona ters düşen şeylerden kurtarıyor. İşte bu yönüyle sûre, mü'minlerden, kâfirlerden ve münafıklardan bahseden el-bakara Sûresi'nin mukaddimesi ile ilgi kuruyor. Çünkü sûre kâfirlerin ahlâkını açıklarken takva sahiplerinin ahlâkına davet etmeye çalışıyor. Bütün bunlar sûrenin kendine has bütünlüğü içinde gerçekleştiriliyor. Bu sûre üç fıkradan oluşur. Birinci fıkra 14., İkinci fıkra 20., Üçüncü fıkra 30. âyette sona erer. 15. Ama insan, ne zaman Rabbi deneyip kendisine ikram eder nimet verirse: Rabbim bana ikram etti der. 16. Ama onu denemek üzere rızkını daraltırsa: Rabbim beni küçümsedi der. 17. Hayır, doğrusu siz yetime ikram etmezsiniz. 18. Yoksula yedirmek için birbirinize önayak olmazsınız. 19. Size kalan mirası hak gözetmeden yersiniz. 20. Malı da pekçok seversiniz. İKİNCİ FIKRA ( ÂYETLER) 15. âyetten başlayıp 20. âyetin sonuna kadar devam eder. Allah Mal Verince İnsanın Sevinmesi (Âyet 15) "Ama insan, ne zaman Rabbi deneyip kendisine ikram eder nimet verirse: Rabbim bana ikram etti' der." Lütfettikleri ile Rabbim beni üstün tuttu der. Kendisine yapılan ikramı dünyada şansının yaver gitmesinde görür. Fakat Rızkını Daraltınca Rabbim Beni Küçümsedi Demesi (Âyet 16) "Ama onu denemek üzere rızkını daraltırsa." Allah Teâlâ onun rızkını daraltır ve yetecek kadar rızık verirse: "Rabbim beni küçümsedi der." Yani Allah onu fakirlikle denediği ve sabretmesi için rızkını daralttığı zaman, Rabbim beni küçümsedi der. Küçümsenmeyi dünyadaki şanssızlığında görür. Çünkü o, sadece dünyayı ve dünyada kendisine zevkle refah sağlayan şeyleri önemser. İbn Kesîr der ki: "Allah Teâlâ denemek üzere insanın rızkını genişlettiği zaman o, bunun kendisine Allah tarafından bir ikram olduğuna inanır. Halbuki durum böyle değildir. Aksine o bir imtihandır. Yine Allah Teâlâ imtihan etmek için insanın rızkını Sayfa 4 MUHACIRUN DERGISI YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

5 daralttığında da hâl böyledir. O bunun Allah tarafından kendisinin küçümsenmesi olduğuna inanır." Nesefî'ye göre; İşte Allah onun bu inancını kınayarak, onun bu iddiasını reddederek şöyle buyurur: ل ل Siz Yetime İkram Etmiyorsunuz (Âyet 17) "Hayır." İbn Kesîr devamla şöyle der: "İş ne darlıkta ne de bollukta onun zannettiği gibi değildir. Zira gerçekten Allah Teâlâ malı sevdiği ve sevmediği kimselere verir. Yine sevdiği ve sevmediği kimselerin rızkını daraltır. Bu konuda yapılacak şey her iki halde de yani zengin olduğu zaman Allah'a bundan dolayı şükrederek, fakir olduğu zaman da sabrederek itaat etmektir." Nesefî ise şöyle der: "İkram da küçümseme de malın çokluğunda ve azlığında değil, aksine ikram, itaatte başarıya ulaştırılmakta, küçümsenme de bu konuda yardımsız bırakılmaktadır." "Doğrusu siz yetime ikram etmezsiniz." Nesefî şöyle der: "İkram da küçümseme de malın çokluğunda ye azlığında değil, aksine ikram, itaatte başarıya ulaştırılmakta, küçümsenme de bu konuda yardımsız bırakılmaktadır." Nesefî: "Hatta bu sözden daha kötü bir durum vardır. O da Allah kendilerine zenginlik lütfettiği halde, onlar yetime ikram etme, ehlini, yoksulu doyurmaya teşvik etme gibi bu konuda gereken görevleri yerine getirmiyorlar" der. İbn Kesîr ise: "Bu âyette yetime ikram edilmesi emredilmektedir" der. ن.إ إم ك م إ birleştirerek: "Ben ve yetimin koruyucusu cennette şu ikisi gibiyiz" buyurmuştur." 5- "Melekler sıra sıra dizilip Rabbin geldiğinde" âyetini tefsir ederken İbn Kesîr şöyle der: "Yani Rabbin yaratıkları arasında hüküm vermek için geldiğinde. Bu da, yaratıkların O'na karşı âdemoğullarının efendisi Muhammed (s.a.v)'den şefaat dilemesinden sonra olacaktır. Hz. Muhammed'den şefaat dilemeleri ise, ulu'l-azm peygamberlerden teker teker şefaat istedikten sonra olacaktır. O peygamberlerin tümü yaratıklardan gelen şefaat isteğine: "Ben buna yetkili değilim" karşılığını verecektir. Nihayet sıra Muhammed (s.a.v)'e geldiğinde o: "Ben buna yetkiliyim, ben buna yetkiliyim" diyecektir. Sonra gidip Allah katında O'nun hüküm vermek için gelmesi konusunda şefaat edecek, Allah da onun bu konudaki şefaatini kabul edecektir. Bu, şefaatlerin ilkidir. Bu, açıklaması Sübhân Sûresi'nde geçtiği üzere Makâm-ı Teâlâ dilediği gibi hüküm vermek üzere gelecek, meleklerde gelip O'nun huzurunda saf saf duracaktır." Yoksula Yedirmek İçin Birbirinizi Teşvik Etmiyorsunuz (Âyet 18) "Yoksula yedirmek için birbirinize önayak olmazsınız." İbn Kesîr burada der ki: "Onlar fakirlere ve yoksullara iyilik yapmayı emretmezler ve birbirlerini bu konuda teşvik etmezler." Siz Yetime İkram Etmezsiniz (Âyet 17) 4- "Hayır, doğrusu siz yetime ikram etmezsiniz" âyeti ile ilgili olarak İbn Kesîr şöyle der: "Abdullah b. el-mübarek'in Ebû Hureyre'den rivayet ettiği hadiste Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: "Müslüman toplumunda evlerinin en hayırlısı içinde yetime iyilik yapılan evdir. Müslüman toplumunda evlerin en kötüsü de, içinde yetime kötü davranılan evdir." Sonra Rasûlullah (s.a.v) parmağını göstererek: "Ben ve yetimin koruyucusu cennette böyleyiz" buyurmuştur. Ebû Davud'un Sehl'den - Saîd'in oğlu Sehl'i kasdediyor- rivayet ettiğine göre Rasûlullah (s.a.v), orta ve şahadet parmaklarını Mirası Hak Gözetmeden Yiyorsunuz (Âyet 19) "Size kalan mirası hak gözetmeden yersiniz." Nesefî: "Yani siz mirası haram helâl demeden yersiniz. Onlar kadınlara ve çocuklara mirastan pay ayırmıyorlar ve kendi miraslarını onlarınkiyle birlikte yiyorlardı" der. İbn Kesîr de: "Kendilerine miras nereden gelirse gelsin, ister haram ister helâl aldırmaksızın yiyorlardı" der. Malı Çok Seviyorsunuz (Âyet 20) "Malı da pekçok seversiniz." Hırsla, aşırı bir şekilde ve başkalarının hakkını vermeksizin seversiniz. Sayfa 5 MUHACIRUN DERGISI YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

6 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c. c.) ı n d ı r. Gençlerle Başbaşa Emîr ul Mu minîn M. Metin Müftüoğlu (Kaplan) Hoca Efendi nin /Istanbul: MÜDAFAA -SAVUNMA-(7) Türkiye'nin yakın tarihinde bir çok siyasi cinayet ve suikastlar tertiplenmiştir! Birdenbire ve beklenmedik bir hızla seri cinayet ve suikastlar başladı: Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu ve diğerleri... Her cinayetten sonra faillerin adresini işaret eden belirtiler bırakılıyordu ki, bunların işaret ettiği adres "dindar insanlar, İslami gruplar ve İran"dı. Dindar kesimler ve İslami gruplar son 20 yılda işlenen cinayetlerden sorumlu tutuldu, bunların teberri etmesi! Artık Çetin Emeç'in eşi Bilge Emeç, "Ben Atatürkçü, orduyu seven, vatanperver bir kadınım. O yüzden hep İran, dinciler demek işime geldi sanırım. İran'ın yaptığına inanmak istedim!" (Taraf, 15 Şubat 2010) demişti. Halbu ki, "Eşimi kim öldürmüşse bulunsun!" demek olmalıdır. Artık, Savcı Doğan Öz, Çetin Emeç, Uğur Mumcu ve Abdi İpekçi cinayetlerinin ne anlattığını çok iyi biliyoruz. Laik kesimi tahrik etmek, onları irtica tehlikesi ile korkutup, vesayet rejimini sürdürmek için işlendi bu cinayetler. İşte en son Danıştay saldırısı... Ergenekon davası ile birleştirilince, orada da kanlı eller görünüverdi. Bu kanlı cinayetlerin ardından kozmik gazeteciler, kozmik yazarlar velhasıl kozmik medya sayesinde, insanların nasıl dehşete düşürüldüğünü, onların "Kahrolsun Şeriat" diye nasıl meydanlara döküldüğünü artık herkes biliyor... Bütün kanlı cinayetler, hem de öldürülenler kendi arkadaşları olduğu halde, gazeteciyazar yapılmış kozmik adamlar marifetiyle, dindar insanların üzerine yıkılmak istendi. Başbakan asarak siyasetçiler, gazeteci-yazar katlederek medya korkutuldu... Yassıada'da bir başbakan da, bu korku salma psikolojik harbinin gereği ipe çekildi. 1 Mayıs 1977'de Taksim'de işçiler katledildi. Yine Sivas'ta Madımak Oteli, içinde Alevi vatandaşlarımız varken yakıldı. Misilleme diyerek Başbağlar katliamı yapıldı. Hepsi korkutmak, sindirmek, vesayeti sürdürmek içindi. Velhasıl bütün bunlar hep kemalist rejim adına yapılmıştır! Bütün bu katliamlar, bir taraftan başbakan idam etmeleri ile siyasi çevreye, misalini vereceğim şu uygulama ile de İslam alimlerine, hoca efendilere göz dağından başka bir şey değildir. Kemalizm adına bu ülkede sağcı ve solcu malum vesayet rejiminin statükocuların hedefleri olmuşlardır. - Cumhuriyet'in ilk yıllarında Erzincanlı Şeyh İbrahim Hakkı dünyanın o zamana kadar tanık olmadığı bir zulme uğradı. Ölmüş ve mezarına konmuş olmasına rağmen İstiklal Mahkemesi kararıyla mezarından çıkarılıp, tekrar idam edilmiştir yılında jandarmalar İstiklal Mahkemesi heyetinden aldıkları emir gereği İbrahim Hakkı Efendi'nin cedesini mezardan çıkartarak, beyaz kefeniyle birlikte hemen oracıkta yaptıkları dar ağacında ''salben idam'' (asarak öldürmek suretiyle) ederek, mahkemenin kararının daha önceden ölmüş bulunan İbrahim Hakkı üzerinde yerine gelmesini sağlamışlardır. Böyle bir zulmü müslümanlar Kızıl Sovyetler Birliği nde bile görmemişlerdir. Bu tür zirveye yükselen rekor zulüm, malesef Türkiye'mizde görülmüştür! - Bunun yanı sıra; Menemen de Kubilay olayını bahane ederek Şeyh Esad Efendi suçsuz yere idam edilmiştir. - Dersim de bin müslümanın kanı ve canı heder edilmiştir. - Şeyh Said Efendi idam edilmiştir. Şeyh Said'in torunu Muhammed Kasım Fırat, Şeyh Said'in katibi olan Fehmi Bilal'den rivayeten Şeyh Said kıyamında bin insanın katledildiğini bildirmektedir. - İskilipli Atıf Hoca; şapka inkılabı gerçekleşmeden evvel, şapka aleyhinde yazdığı bir kitaptan dolayı idam edilmiştir. - Sadece Konya'da alim asılmıştır. Erzurum da şapka yüzünden 14 hoca idam edilmiştir. (Bu sadece bilinenlerdir!) - Said-i Nursi Hazretleri ömrünün çoğunu zindanlarda geçirerek zulme maruz kalmıştır ve diyar diyar sürülmüştür. Kendisinin mezarı bile belli değildir, bir gece kabri açılarak cesedi kaçırılmış ve yok edilmiştir. - Silistireli Süleyman Hilmi Tunahan Efendi de zulme uğrayarak zindanlara atılmıştır Eylül 1980 ihtilalinden sonra yapılan zulümler de herkesce malumdur. - Son 15 yıl içerisinde 3600 köy boşaltılmıştır. Yüzlerce köy kemalist generallerin emri ile yakılmıştır. İki milyondan fazla insan doğup büyüdükleri yerleri terketmek zorunda kalmışlardır. - Yine bu ülke de sayısız fail-i meçhul cinayet, gözaltında kayıp, işkence ve gözaltında ölüm hadisesi olmuştur. Cezaevlerinde ağır şartlar nedeniyle ölümler vuku bulmuştur. Bütün bunların müsebbibi kemalizmdir. Yani yapılan onca zulüm ve baskı hep kemalizm adına yapılmıştır! Ben inanıyor ve iddia ediyorum ki; bizlere yönelik asılsız ve mesnedsiz suçlamaların arkasında 28 Şubat post modern darbesinden 27 Nisan e-muhtırasına, Balyoz'dan Kafes e bütün kirli eylemlerin ve planların sahipleri vardır. İddia makamı bizi suçlamayı bıraksın, bu tezgahı bizim üzerimize yüklemeye çalışanları bulsun! Sayfa 6 MUHACIRUN DERGISI YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

7 .إ إم ك م إ ل ل ن Suffa Mektebi ŞER'Î DELİLLER DÖRDÜNCÜ DELİL; KIYAS (2) Kıyasın Şartları Kıyas sahih olması için kıyasın rükünleri olan asıl, fer', aslın hükmü ve illetten her biri için muayyen şartların bulunması lazımdır. Asılda aranan şartlar: Asıl, hakkında nass veya icmâ varid olan hükmün mahallidir. Bu sebebledir ki meselâ "riba'l-fadl"ın haram olması meselesinde her ikisi de yenilecek şeydir diye ayvayı elmaya kıyas etmek sahih olmaz. Çünkü zaten elma kendisi, altı sınıf eşyanın haram olduğuna delâlet eden hadis içinde zikredilen "hurma" ya kıyas edilen bir fer'dir. Yine aynı şekilde, darının darı ile takas yapılacak satışında birinin fazla olması durumunda faiz olması meselesinde darıyı pirince kıyas etmek sahih olmaz. Çünkü zaten pirinç nassda zikredilen buğdaya kıyas edilerek "riba'l-fadl" câri olur hükmü verilmiş bir fer'dir. Keza her ikisi de "taharet" tir diyerek her ikisinde de niyeti şart kılmak için abdestin teyemmüme kıyas edilmesi sahih olmaz. Çünkü teyemmümde niyetin şart olması hükmü her ikisi de ibadet olması hasebiyle namaza kıyas edilerek verilmiştir. Bu sebeple abdestin teyemmüme kıyası sahih olmaz. Çünkü abdestin teyemmüme kıyasındaki illet ile teyemmümün namaza kıyasındaki illet farklıdır: Birincisinde illet "taharet" ikincisinde "ibadet" tir. İlletin farklı olması birinci kıyası geçersiz kılar. Çünkü hakkında nass bulunan asıl -yani namaz- ile fer' -yani abdest- arasında ortak vasıf bulunmamaktadır. Bu sebeple kıyasın rükünlerinden biri olan illet bulunmadığı için kıyas batıl olur. Aslın hükmünün şartları:"aslın hükmünün nasla veya icmâ ile sabit olmuş şer'î bir hüküm olması şarttır" demeye gerek yok. Çünkü biz burada zaten şer'î kıyastan bahsediyo ruz. Neshedilmemiş halen devam eden bir hüküm olmalıdır demeye de gerek yok, çünkü eğer hükmün aslı neshedilmiş olursa, bununla amel edilme sona erdiği için o hükmü fer'a nakledip fer'in hükmünü o asla bina etmek mümkün olmaz. Aslın hükmünde aranan şartlar dörttür; 1-Aslın hükmünün sadece kendi mahalline mahsus olmaması lazımdır. Çünkü kıyas yapabilmesi için aslın hükmü fer'a intikal edebilmelidir, şayet başka bir delil ile hükmün asla mahsus olduğu sabit olursa bunun aktarılması mümkün olmaz. Meselâ iftar etmeden oruca devam etmenin mubah olması, dörtten fazla kadınla Temel Meseleler-16 evlenmenin helâl olması, mehirsiz nikah, ganimetlerden dilediğini alma gibi ruhsatlar Rasûlullaha ait hususlardır. 2- Aslın hükmü kıyas kaidelerine muhalif şekilde sabit olmuş olmamalıdır. Yani umumî kaidelerden veya kıyas kaidelerinden müstesna bir şekilde meşru kılınmış olmamalıdır. Çünkü kıyasa muhalif şekilde sabit olan hükme başkası kıyas edilemez. Aslın hükmünün manası makul olmalıdır. Yani aklın idrâk etmesi mümkün olan bir illeti bulunmalıdır. Çünkü illet kıyasın esasıdır. Bu sebeple namazların rekatleri, zekatların miktarları, zina ve kazf haddinde vurulacak sopaların sayısı ve keffaretler için ödenecek şeylerin miktarları gibi taabbudî olan hükümlere kıyas yapılmaz. Çünkü bu hükümlerin illetlerini aklın idrak etmesi mümkün olmaz. Aynı şekilde illeti anlaşılır olsa bile umumi kaidelerden müstesna bir şekilde sabit olan hükme de kıyas yapılmaz. Meselâ unutarak yiyen kişinin orucunun sahih olması hükmü. Aslında "oruç bozan şeylerden oruç müddetince kendini tutması" kaidesine muhalif olarak boğazından içeriye bir şey girdiği için umumi kaideye göre orucunun bozulması lazım gelirken, illeti anlaşılır bile olsa kolaylık olması ve meşakkatin defi için orucun sıhhatine hükmedilmiştir. Çünkü unutan kişi haram olanı irtikap etme niyetinde değildir. Öyleyse hata ile oruç bozan bir şey yiyen kişi buna kıyas edilmez. Namazda unutarak konuşan kişinin namazı da unutanın orucuna kıyas edilmez. Hanefî mezhebinin görüşü de budur. 3- Fer'in hükmü hakkında nass bulunmamalı: Yani aslın hükmüne delâlet eden delil fer'in hükmüne de delâlet edip ona da şâmil olmamalı. Zira delil fer'in hükmüne de şâmil olursa o takdirde fer'in hükmü kıyasla değil aslî delil ile sabit olmuş sayılır, dolayısıyle kıyasa ihtiyaç kalmaz. 4- Aslın hükmü fer'in hükmünden önce meşru kılınmış olmalıdır. Yani, fer'in hükmü kıyasla ortaya çıkarılmak isteniyorsa aslın hükmü fer'in hükmünden önce meşru kılınmış olup ondan sonra sabit olmamalıdır. Binaenaleyh, niyetin şart olması meselesinde her ikisi de taharettir diyerek abdest teyemmüme kıyas edilmez. Çünkü bu takdirde abdest fer' teyemmüm ona asıl yapılmış olur. Halbuki abdest hicretten önce teyemmüm sonra meşru kılınmıştır. Lakin fer'in kıyastan başka bir delili varsa bu kıyasın yapılmasına bir mani yoktur. Çünkü bu takdirde fer'in hükmü iki delil ile sabit olmuş demektir: Kıyas ve diğer delil. Bu delil meselâ "Ameller niyetlere göredir" hadisi şerifi olabilir, zira bu abdeste de teyemmüme de şâmil olur. Sayfa 7 MUHACIRUN DERGISI YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

8 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c. c.) ı n d ı r. Futbol Ve Müslüman Fetva Köşesi Futbola müslümanların bakışı nasıl olmalıdır? Konuyu en azından üç yönüyle ele alıp değerlendirmek mümkündür. 1- Futbol oynamak. 2- Futbol oyununu seyretmek, ya da takım tutmak. 3- Futbolu bir hükümet politikası ya da bir din haline getirmek. I. Futbol oynamak: Bu konuda önce şu hadisi şerifleri hatırlamamız yararlı olur: "Üçü hariç, müslümanın her türlü eğlencesi haramdır. Hanımıyla oynaşması, atını eğitmesi ve atış yapması." "Melekler atıcılıktan başka hiçbir eğlencede hazır bu lunmazlar." "Allah'a taattan alıkoyan her eğlence batıldır." Birinci hadisi şerife dikkat edilirse meşru eğlencede bulunması gereken üç özelliğe işaret ettiği görülür. I. Kişinin evine huzur ve neşe temin etmesi. 2. Hayatla ya da düşmanla vereceği mücadele için gereç (alt yapı) tedarik etmesi. 3. Hazırladığı gereçleri kullanma eğitimi yaparak bu mücadeleye bizzat hazırlanması. İslâm'da abesle iştigal olamayacağına göre, caiz görülebilecek spor ve eğlencenin de öncelikle bu özellikleri ya da birini taşıyor olması gerekir. Diğer hadisler de bu mânâyı tamamlayıcıdır. Bunu futbola uygularsak o; (Eğer evde ya da tenha bir yerde beraber oynamıyorlarsa) hanımıyla oynaşmak ve mücadele araçlarının temini anlamı taşımadığına Ebu Ensar göre, geriye sadece mücadeleye hazırlanmak özelliği, yani kişinin kendisini zinde ve sağlıklı tutma gayesi kalıyor. Bir diğer ifade ile, futbol vücudun ihtiyacı olan spor gayesi ile yapılır ve başka mahzurlar da ihtiva etmezse mubah (helâl) bir eğlence sayılabilir. Başka mahzurlar şunlar olabilir: Futbolu spor ihtiyacından fazla oynayarak hem faydalı şeylerle değerlendirebileceği zaman nimetini, hem de yine yararlı işlerde kullanabilecği enerji (güç, kuvvet) nimetini israf etmek. (Bilindiği gibi, israf her çeşidi ile haram kılınmıştır.) Oyun sebebiyle ibadetlerini aksatmak, oyun sebebiyle dünyevi ödevlerini aksatmak ve bakmak zorunda olduğu fertlere karşı görevlerini ihmal etmek. Oynarken giyeceği elbiselerde avret sınırına riayet etmemek. Futbolu bir kazanç aracı olarak görmek ve uygulamak... Bu ve buna benzer mahzurlar futbol oynamayı, mahzur olma derecelerine göre, mekruh ya da haram hâle getirmiş olurlar. Böyle mahzurlar olmaksızın futbol oynamakta bir beis olmayacağı gibi bazan sevimli ve istenen (merğub) bir spor dahi olabilir. Ancak bugünkü şekliyle futbol bir spor değildir. Çünkü oynayanlar onu vücudu güçlendirmek için oynamamakta, seyredenler ise hiçbir hareket yapmamaktadırlar. 2. Futbol oyununu seyretmek ya da takım tutmak: Bu konuda da oynanmasına bağlı olarak değişik hükümler düşünülebilir. Yukarıda sözü edilen mahzurlar varsa, futbolun oynanması gibi seyredilmesi de derece derece mahzurlu olabilir. Seyretmekle spor yapmak gibi bir gaye olamayacağından seyretmenin faydalı ve güzel olma ihtimali daha azdır. Ancak oynayan tarafların birinin yenme ya da yenilmesinden fazla etkilenmeyecek birisi için seyretmek, olsa olsa bir nebze dinlendirici olabilir ve dinlendirici olduğu ölçüde de mahzursuz olur. devamı gelecek Sayıda Sayfa 8 MUHACIRUN DERGISI YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

9 إن إ م ك م إ ل ل. Cemaleddin Hocaoğlu Beyyineler İMKÂNLAR ve HAMLELER-(6) İtaat Hakiki ve gerçek cemiyetinde yerini aldıktan ve kaydını yaptırdıktan sonra bu üye kardeşlerimize düşen, verilen emir ve talimatlara harfiyyen riayet ve itaat etmektir. Ulu l-emr e itaatın Allah ve Resulü ne itaat olduğuna inanacaklar, toplantıya çağrıldıkları zaman behemehal vaktinde o toplantıya katılmanın İslam ın bir emri Olduğunu düşünecekler, şahsî ve ailevî işlerine tercih edeceklerdir. Bununla beraber, müslüman kazandığı paralarla sadece midesini düşünmeyip ahiretini de düşünecek, Allah ın azabından kendini satın alacaktır. Bu hususlarda Allah Resulü şöyle buyurur:,,insanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, o zamanın insanları sadece midelerini düşünürler. (Camiüssağır) zaman onu kendilerine hayırlı sanmasınlar. Aksine bu, kendileri için bir şerdir, onların cimrilik ettikleri şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah ındır. Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır... 0 halde müslüman ve mücahid kardeşlerimize deriz ki: Her birimiz aylık kazancımızın onda birini (1) Allah yoluna, İslam davası uğruna verelim de hem dünyayı hem de ahireti kazanalım!.. Tefrika çıkarma haramdır: Üye kardeşlerimizin çok dikkat edecekleri bir husus da tefrika (ikilik) çıkarmamak ve tefrika çıkaranlara yüz vermemektir. Cemiyet demek, birlik ve beraberlik demektir.. Yukarıda da görüldüğü üzere, cemiyetleşmek ve cemiyet halinde yaşamak Allah ın emridir ve farzdır. İkilik çıkarmak, bölünüp parçalanmak ise Allah ın yasak ettiği ve haram kıldığı bir davranıştır.,,nefsini; bir hurmanın yarısı ile de olsa, (Allah ın azabından) satın al! (Camiüssağır) Sonra müslüman ve mücahid kardeşlerimiz bilmelidirler ki, İslam davası yolunda verecekleri paralar kazançlarını azaltmayacaktır. Üstelik çoğaltacaktır; geriye kalan kazancına bereket getirip kat kat çoğaltacaktır. Ahirette de sevabını bol bol alacak, cennetin nimetlerine nail olacaktır. Gerçek malı budur; bu mal çalınmaz ve çırpılmaz. Çünkü, bu mal Allah a borç verilen bir maldır, bir paradır. Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: Müslümanın, İslam a her yönüyle sahip çıkan ve İslam ı devlet, Kur an ı anayasa yapmak isteyen bir cemiyetten ayrılması asla caiz değildir. Emir in hataları, idarecilerin hataları olabilir. Bunlardan veya cemiyet üyelerinden şikayetçi olabilirsiniz. Bunlara kızarak, bunlara darılarak, bunlara küserek cemiyetten kopmanıza, ayrılıp gitmenize İslam asla müsaade etmez ve asla caiz görmez; günah olur, haram olur.,,kimdir; ahiretteki mükâfatını umarak Allah yolunda malını harcasın da, böylece Allah onun mükâfatını kat kat versin! (Hadid, 11),,Allah ve Peygamberi ni tasdik eden erkeklerle kadınlar ve gönül hoşluğuyla Allah yolunda (mal) verenler (var ya), onlann mükâfatları kat kat artırılır. Hem onlara çok hoş bir mükâfat (cennet) de var!.. (Hadid, 18) Cimrilik edenlerin vay haline! 0 sevdikleri malları, paraları kıyamet günü de yılan gibi boyunlarına dolanacak ve,,,ben, o malım ki, bana karşı sevginden dolayı cimrilik edip İslam davası uğruna vermedin. Şimdi bir yılan gibi boynuna dolanıp sana azap edeceğim! der. Cenab-ı Hak, Ali İmran suresinin 180. ayetinde bu durumu bugünden bizlere haber vermek üzere buyuruyor ki,,,allah ın fazlından kendilerine verdiği şeye cimrilik edenler, hiçbir Sayfa 9 MUHACIRUN DERGISI Susma yok: Hata ve ihmallere karşı susacak mısınız? Susacak değilsiniz. Susmanız da caiz değildir. Hakkı söylemeyen dilsiz şeytandır. Hatalı olanları, kim olursa olsun, usülü dairesinde uyaracaksınız, tenkid edeceksiniz. Hatta ısrarla mücadelenizi vereceksiniz, buna yerden göğe kadar hakkınız vardır. Fakat; bütün bunları yaparken, cemiyet ve cemaat içinde kalarak yapacaksınız. Ama;,,Şikâyetimiz dinlenmedi, ikazımıza kulak verilmedi, arzumuz yerine getirilmedi diye ayrılmaya, çekip gitmeye hakkınız yoktur. Ayrılamaz, kopamazsınız! Cemiyetiniz sizin cemiyetinizdir; ayrılamazsınız, bölücülük yapamazsınız. Haramdır, günahtır ve cahiliyet ölümüyle ölmenize sebep olur. YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

10 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c. c.) ı n d ı r. Islam/Ibadet Said Havva ISLAMIN RUKÜNLERI- ŞAHADET KELiMESi ile ÇELiŞEN TUTUMLAR (10) 15- Şahadet davası ile çelisen başka bir tutum, Kur'anın zahiri manasından başka ona ters düşen batıni bir anlamı olduğunu ve batıni anlamı sadece kendilerine ilham gelen bazı seçkin şahsiyetlerin bilebildiğini ileri sürmektedir. Benzer bir iddiayı Peygamberimizin sünneti hakkında ileri sürmenin hükmü de aynıdır. Çünkü yüce Allah -C.C.- şöyle buyuruyor:biz bu Kur'anı anlayabilesiniz diye, arapça olarak indirdik. (Yusuf, 2) Onların «Bu Kur'an'ı, Muhammed'e biri öğretiyor» dediklerini kesinlikle biliyoruz. Bu asılsız yakıştırmayı ileri sürerken kastettikleri kişinin dili yabancıdır, Arapça değildir; oysa Kur'an'ın dili fasih bir Arapça'dır. (Nahl, 103) Bunun yanısıra biz onu Arapça bir hüküm sistemi olarak indirdik. Eğer sana gelen bu bilgiden sonra onların keyfi arzularına uyacak olursan, seni Allah'ın elinden kurtaracak bir destekçi, bir koruyucu bulamazsın. (Rad,37) Arapça, kelime anlamları ile dilbilgisi kuralları ile, isteyen herkesin anlayabileceği bir dildir. Gerek Kur'an ve gerekse onun açıklayıcı olan sünneti bu dilin kelime anlamları, gramer kuralları ve birde onu konuşanların uslubları, yardımı ile anlaşılır. Kim bu ilkeden saparsa, ilkesizliğin başıboşluğuna sapmış, başka bir deyimle şahsi arzuların ve sapıklığın boşluğuna düşmüş olur. Bu da kaynaklarını yararlanılmaz hale getirerek şeriati yürürlükten kaldırmak ve müslümanları parçalamak demektir. Çünkü bu durumda müslümanlar ortaklaşa başvuracakları bir kaynaktan yoksun kalırlar. Yahudiler ve Hristiyanlar bile kitaplarının yorumu konusunda böyle bir sapıklığ düşmemişlerdir. Buna göre bu görünüşün çığırtkanlığını yapanların, müslümanlar arasınlda ortaya çıkmış en tehlikeli zındıklar oldukları şüphesizdir. Bu sakat yaklaşmaların ötesinde Kur'an Peygamber Efendimiz(SAV)'in şu hadiste tanımladığı gibidir:kur'an Allah'ın kitabıdır. Orada sizden öncekilerin başından geçen maceralar, sizden sonrakilerin haberleri ve aranızda çıkacak meselelerin hükümleri anlatılır. O hakla batılı birbirinden ayırıcı bir kaynaktır, hiç bir sözü boş değildir. Hangi zorba onu bir yana bırakır, yürürlükten kaldırmaya yeltenirse Allah onu kahreder. Kim onun dışında hidayet ararsa Allah onu sapıklığa mahkum eder. O yapışılacak sağlam bir iptir, hikmet dolu zikirdir ve dosdoğru yoldur. Onun kılavuzluğu sayesinde şahsi arzuların sapıklığına düşme tehlikesi önlenmiş, dillerin çarpıklığı engellenmiş olur. Alimler ona doymaz, ne kadar tekrarlanırsa tekrarlansın eskimez, şaşırtıcı hikmetleri tükenmez. O cinlerin dinlemeye doyamadığı ve hakkında bizzat kendi ifadesi ile Biz hidayete çağıtan harikulade bir Kur'an dinledik ve ona inanıverdik, dedikleri bir kitabdır (Cinn, 1-2) Kim ondan konuşursa doğru söylemiş kim ona uygun amel ederse sevap kazanmış, kim ona göre hüküm verirse adil hüküm vermiş ve kim ona çağırırsa doğru yola iletilmiş olur.(tirmizi) O kendisinden başka ilah olmayan Allah'dır. Ve en güzel isimler O'nun kilerdir (Taha, 8) De ki; «Onu ister «Allah» diye çağırın, ister «Rahman» diye çağırın. Hangisiyle çağırırsanız çağırın, en güzel isimler O'nundur.(Isra, 110) Hiç bir şey O'nun gibi değildir. O her şeyi işitir.ve görür"(şura, 11) De ki: O Allah tektir.allah Samed'dir.O doğurmamış ve doğmamıştır.hiçbir şey O'nun dengi olmamıştır.(ihlas) Kalplerinde eğrilik olanlar fitne çıkarmak ve keyfi yorumlar yapmak amacı ile bu kitabın birden çok anlamlı ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onların yorumunu sadece Allah bilir. Köklü bilgiye sahip olanlar ise «Bu Kitab 'a inandık, O bütünü ile Allah katından gelmiştir» derler. Bunu ancak aklı başında olanlar düşünebilirler.(böyleleri şöyle der): «Ey Rabbimiz, bizleri doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi kaydırma, bize katından rahmet bağışla, kuşkusuz sen bağışı bol olansın. (Ali Imran,7-8) Allah'ın gökten su indirdiğini ve bu sayede yeryüzünün yemyeşil olduğunu görmüyor musun?(hacc,63) Yine Allah -C.C.- Hz. Ibrahim(a.s.)'ın dilinden şöyie buyuruyor:o beni doyuran ve içirendir.hastalığımda beni iyileştiren O'dur.O, beni öldürecek ve sonra yeniden diriltecek olandır. (Şuara,79-81) Sizi geceleyin öldüren ve gündüzleyin neler yaptığını bilen O'dur. Sonra O sizi gündüzleyin diriltir, belirli hayat süreniz dolsun diye, sonra O'nun huzuruna döneceksiniz de O yapmış olduklarınızı size haber verecektir. (Enam,60) (Ey Muhammed) Onlara doğru toprak atarken, sen atmadın, fakat Allah attı. (Enfal,17) Her şeyin yaratıcısı Allah'dır. (Zümer, 62) Peygamberimizden gelen zikir cümlelerimizden biri şöyledir:güç ve kuvvet sadece Allah sayesindedir. Yine yüce Allah -C.C.- Hz. Musa(a.s.)'ın dilinden Onun Rabbine seslenişini bize naklederek şöyle buyuruyor: Bu senin bir sınavından başka bir şey değildir. Bu sınav aracılığı ile dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletirsin. (Araf,155) Öteyandan sahabilerden Zeyd b. Halid(r.a.)'ın bildirdiğine göre "Peygamberimiz (SAV) bir gün Hudeydeybiyede henüz alaca karanlıkken sahabilere Sabah namazı kıldırdıktan sonra yüzünü cemaate dönerek Rabbiniz ne diyor, biliyor musunuz? diye sordu. Cemaatin Allah ve O'nun Resulü bilir, diye karşılık vermesi üzerine sözlerine şöyle devam etti: Kullarımdan kimi mü'min ve kimisi de kafir olarak bu sabaha erdiler.onlar arasında kim AlIah'ın rahmet ve bağışı ile yağmura kavuştuk dedi ise O kimse bana iman etmiş ve yıldızların Ilahlığını reddetmiştir. Buna karşılık kim falan veya filan yıldızın kaymasının etkisi ile yağmura kavuştuk, dedi ise o kimse benim ilahlığımı inkar edip sözünü ettiği yıldızın ilahlığını onaylamıştır (Buhari,Muslim) 16- Şahadet davası ile çelisen başka bir tutum da Allah'ın sıfatlarından, isimlerinden ve fiillerinden birini inkar etmek suretiyle O'nu doğru bir şekilde tanımamak, bilmemektir. Nitekim yüce Allah şöyle buyuruyor:en güzel isimler Allah'ınkilerdir. O'na o isimler ile dua ediniz. O'nun isimleri konusunda eğriliğe sapanları sapıklıkları ile başbaşa bırakınız.(araf,180) Kısacası, şu evrende gözlediğimiz bütün oluş ve gelişmelerin AlIah'ın eylemleri (fiilleri) sonucu olduğunu bilmeyen, onaylamayan kimse Allah'ı tanımamış, bilememiştir. Allah'ın isimlerini ve sıfatlarını (sıfatları kemallik sembolüdür) bilmeyen kimse, Allahı tanımamış, bilmemiştir. Allah'a herhangi bir eksiklik, yetersizlik yakıştıran kimse O'nu bilememiş, tanıyamamıştır. Sayfa 10 MUHACIRUN DERGISI YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

11 .إ إم ك م إ ل ل ن Siyer/Davet B.Çobanoğlu 7- Peygamberimizin Taife Hicreti Kureyş müşrikleri yukarıda açıkladığımız işkence ve eziyetleri Resûlullah'a yöneltince, o da Tâif te bulunan Sakîf kabilesinden yardım istemeye gitti. Resûlullah, Sakif kabilesinin, Allah'ın kendisiyle gönderdiği Hak dini kabul edebileceklerini umuyordu. Allah Resulü, Taife varınca, o gün Sakif in ileri gelenlerinden bir grubun yanına gitti. Onların yanına oturup, onları Allah'a iman etmeye da'vet etti. Onlara geliş gayesini anlattı. Onlar da peygam berimize red cevabı verdiler. Peygamberimizin beklemediği bir ka balıkla ve çirkin sözlerle karşısına dikildiler. Bunun üzerine Pey gamberimiz onlardan kendisinin buraya gelişini gizli tutmalarını rica etti yanlarından ayrılırken, onlar bu konuda da ona olumlu bir cevab vermediler. Bununla da yetinmeyip, kölelerini ve içlerinden birtakım aklı ermezleri, onun arkasından bağırıp çağırmaya ve ona sövüp saymaya kışkırttılar. Onlar da, Resûlullah'ın iki ayağından kanlar akıncaya kadar onu taşa tuttular. Zeyd bin Harise de kendi vücuduyla Peygamberimizi koruyordu. Sonunda onun da başı bir kaç yerden yaralandı. Resûlullah, Utbe bin Rabia'nın bağına sığınınca, kendisini takib eden Sakif'in beyinsizleri, O'nu bırakıp geri dön düler. Hz. Peygamber (s.a.v.) aldığı yaralardan ve bitkinlikten dolayı arkasını bir üzüm asmasına dayayıp, hemen oracığa oturuverdi. Rabia'nın iki oğlu da ona bakıyordu. Hz. Peygamber (s a.v.) bu gölgede biraz dinlenince, başını kaldırıp, Allah'a şöyle iltica ve niyaz etti: «Allah'ım! Kuvvetsiz ve çaresiz kaldığımı, halk nazarında hor ve hakir görüldüğümü ancak sana arz ve şikâyet ederim. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Herkesin hor görüp de, dalına bindiği biçârelerin Rabbi sensin. Benim de Rabbim sensin... Sen beni, kötü huylu, yüzsüz bir düşman eline düşürmeyecek, hattâ işimin dizginlerini eline verdiğin akrabadan bir dosta bile beni bırakmıyacak kadar bana merhametlisin. Allah'ım! Senin gazabına uğramayayım da, çektiklerim ne olursa olsun katlanırım! Fakat senin af ve merhametin bana bunları göstermeyecek kadar geniştir. Allah'ım, senin gazabına uğramaktan, ilâhi rızâna uzak kalmaktan sana, senin o karanlıkları aydınlatan, dünya ve ahret işlerini yoluna koyan ilâhî nuruna sığınırım. Allah'ım! Sen hoşnut oluncaya kadar afvını dilerim. Allah'ım! Her kuvvet ve her kudret ancak seninle kaimdir.» Sonra Rabia'nın oğullarının, bağın sahiplerinin kalblerindeki şefkat ve merhamet duyguları kabardı. Hıristiyan olan köleleri Addas'ı yanlarına çağırıp bir tabak içine bir salkım üzüm koyarak Peygamberimize gönderdiler. Addas, Resûlullah'ın önüne koyup ona: «Buyur ye» dedi. Resûlullah da «Bismillah = Allah'ın adıyla» diyerek elini uzattı ve yemeğe başladı. Addas hayretle: «Vallahi bu sözü bu yörenin halkı söylemezler» dedi. Peygamberimiz ona: «Sen hangi diyar halkındansın? Dinin nedir?» diye sordu. O da: «Ben Hıristiyanım, Musul kasabalarından, Ninovalı bir adamım» diye cevab verdi. Peygamberimiz: «Demek sen, o sâlih kişi, Yûnus bin Metta'nın hemşehrisisin?» diye buyurdu. Bunun üzerine Addas: «Sen Yûnus bin Metta'yı nereden biliyorsun?» diye sordu. Resûlullah (s.a.v.): «O benim kardeşimdir. O bir peygamberdi, ben de peygamberim» deyince, Addas, Resûlullah'a sarılıp elini, ayaklarını ve yüzünü öpmeye koyuldu». Ibn îshâk anlatıyor: Resûlullah (s.a.v.), Tâif'ten ayrılıp Mekke'ye doğru yönelmişti. Nahle mevkiine gelip geceleyin namaza durmuştu. O sırada Yüce Allah'ın Kur'an'da zikrettiği cinlerden bir grup oradan geçiyorlardı. Durup, Peygamberimizi dinlediler. Resûlullah namazını bitirince, onlar duydukları Kur'an'a icabet edip inanmışlar olarak korkutucu bir tavırla kavimlerinin yanına gelmişlerdi. Cenâb-ı Hak Kur'ân-ı Kerîm'inde o olayı şu âyetinde: «Hani biz cinlerden bir topluluğu Kur'an dinlesinler diye, sana doğru çevirmiştik... Ona iman edin ki sizin günahlarınızdan bir kısmını yarlığasın ve sizi elem verici bir azabtan kurtarsın» Ve yine şu âyette : «De ki: Cinlerden bir topluluğun Kur'an'ı dinledikleri ve şöyle söyledikleri bana vahyolundu...» buyurarak, açıklamıştır. Resûlullah (s.a.v.) beraberinde Zeyd bin Harise olduğu halde, gelip, Mekke'ye germek istedi. Resûlullah'ın bu arzusu üzerine Zeyd ona: «Ya Resûlâllah! Kureyş seni Mekke'den çıkarmış iken nasıl onların yanına giriyorsun?» dedi. Peygamberimiz de: «Ey Zeyd, Allah senin görmediğin yerden bir kapı açar. Elbette Allah dininin yardımcısı, Peygamberinin destekleyicisidir» buyurdu. Sonra Huzâa kabilesinden bir kişiyi haberci olarak Mut'ım bin Adiyy'e gönderip, onun himayesinde Mekke'ye girmek istediğini bildirdi. Mut'ım de bunu kabul etti. Böylece Peygamberimiz tekrar Mekke'ye geri dönmüş oldu. Sayfa 11 MUHACIRUN DERGISI YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

12 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c. c.) ı n d ı r. Hanımlar Köşesi Misafir Kalemler Kadın-Erkek eşitliği (8) 3. Kadına Gerçek Bîr Kimlik Ve Kişilik Kazandırmak İçin Tesettür Kimlik ve kişilik kazanma meselesi de, genel olarak toplumdan ayrı düşünülebilecek bir mesele değildir. Her-hangi bir toplumun ferdi olarak yetişen ve yaşayan insanlar, kimlik ve kişiliklerini genel olarak üç türlü oluştururlar. Bunlardan birincisi,kimlik ve kişiliklerini yaşadıkları topluma göre oluşturanlardır. Yaşadıklan toplumda çapkınlık beğeniliyorsa bunlar birer çapkın, kavgacılık beğeniliyorsa, birer kavgacı, sahtekarlık beğeniliyorsa, birer sahtekardırlar!. İkinci gruptaki kimseler, kimlik ve kişiliklerini topluma göre değil, doğruluğunu bildikleri gerçeklere göre oluşturan kimselerdir. Dolayısıyle bu kimseler toplum ne derse desin, kimlik ve kişiliklerini inandıkları gerçeklere göre şekillendirenlerdir. Üçüncü gruptaki kimseler ise, ilk iki grubun arasında kalan kimselerdir. Bunlar bazı konularda toplumdan, bazı konularda da gerçeklerden etkilenirler. Yaptığımız bu genel tasniflere, hiç şüphesiz ki kadınlar da girmektedir. Birinci grubun rnüntesipleri, erkekler arasında olduğu gibi kadınlar arasında da oldukça çoktur. Toplumdan etkilenme ve topluma göre şekillenme vakıası, yaşadığımız çağda oldukça yaygınlaşan bir vakıadır. İkinci grubun rnüntesipleri ise ne yazık ki hem kadınlar ve hem de erkekler arasında oldukça azdır. Şimdi kimlik ve kişilik oluşmasıyla ilgili olarak bu hususları dikkate alarak tesettür meselesini değerlendireceğimiz zaman, birçoklarımızın sık sık karşılaştığı şu durumu fazla zorlanmadan tahlil edebiliriz. Allah'a inandığını ve müslüman olduğunu iddia et-mekle beraber, tesettür buyruğunu da kabul eden birçok kadından, bu kabulden sonra bir "Ama" sözü işitirsiniz. Size şaşkın şaşkın veya çaresiz gibi bakarak. Ama nasıl olur? Ama ne derler? Ama nasıl bakarlar?., derler. Bütün bu amalar, karşınızdaki kadının toplumun bir bölümünü dikkate alarak söylediği amalardır. Kimlik ve kişiliklerini yaşadıklan topluma göre şekillendiren kadınlar, toplumsal değerlerin doğruluğunu veya yanlışlığını sorgulama bilincinden yoksun olarak, bu değerleri kabul edebilmektedirler. Batıdaki ahlak sapıgi modacıların çizdikleri her modeli sırtlarına geçiren, bilinçsiz, şuursuz tahta mankenler gibidir bunlar!..kendilerine sunulan şey her ne olursa olsun, moda adına sunulduktan sonra kabul görebilmektedir. Evet moda bu! Moda adına yapıldığı zaman ahlaksızlık değil!. Çünkü yüce moda putunun sunduğu, makul ve meşru gördüğü hiçbir şey ahlaksızlık değildir!. Yabancı erkeklerle tokalaşmak, sanlmak, öpüşmek, dansetmek ahlaksızlık değildir!. Flört etmek, ahlaksızlık değildir!. Mini veya yırtmaçlı etek giymek ahlaksızlık değildir!. Sokağa don ve sutyenle çıkmak ahlaksızlık, ancak mayo adı verilen don ve sutyenle plajlarda dolaşmak, erkeklerin önünde sere serpe yatmak ahlaksızlık değildir!. Çünkü bütün bunlar modadır!..bu zavallılara göre güzeli çirkini, iyiyi kötüyü, helali haramı moda tayin etmektedir!.moda başlıbaşına bir din, modacılar da bu dinin hüküm koyucularıdır!. Dünya kadınları, birer tahta manken gibidir bu modacıların gözünde. İtiraz etmeye, konuşmaya, karşı çıkma-ya hiçbir hakları yoktur. Şimdi tüm kadınlara sormak istiyoruz.. Modaya ve modacılara köle olmuş bir zihniyet ile, kimlik ve kişiliğinizi kazanmanız mümkün müdür? Bir kadın olarak ne olduğunuzu keşfetmeniz, nelere sahip olduğunuzu farketmeniz ve kendinizi dosdoğru tanımlayabilmeniz mümkün müdür? Ne yazık ki modaya ve modacılara köle olmuş bir zihniyet ile kendinizi doğru olarak tanımanız ve yine doğru olarak tanımlayabilmeniz mümkün değildir. Çünkü onlar size bu fırsatı vermiyorlar. Çünkü onlar sizleri kendi heveslerine, kendi istekleri ne göre tanımlıyorlar. Sizi nasıl görmek istiyorlarsa, sizi nasıl tanımlamak istiyorlarsa, sizi o kılığa sokup, o şekilde tanımlıyorlar. Şöyle bir sarsın kendinizi!.başınızı sağa sola salhyarak uyanmaya çalışın!.. Son-ra bir boy aynasının karşısına geçerek, çağdaş erkek zihni-yetinin sizi hangi kılığa soktuğunu ve size kadınlık adına, nelerinizi dikkate alarak değer verdiğini anlamaya çalışın. Evet, cevaplandırın bu soruyu!. Çağdaş erkek zihniyetinin en değerli gördüğü kadın-ları gözünüzün önüne getirin. Bu kadınlan en değerli ko-numa getiren şeylerin ne olduğunu düşünmeye çalışın. Bu sorunun iki kelimelik bir cevabı vardır., Güzellik ve cömertlik!. Vücudu güzel olan ve bu güzelliğini cömertçe erkek-lere sunan kadınlar, çağdaş anlayışa göre en değerli ve en makbul kadınlardır!..sizi tanımlayan ve size değer veren çağdaş zihniye-tin, sizleri neyinize göre tanımladığını ve neyinize göre değer verdiğini anladınız mı? Ve razı mısınız buna? Bir kadın olarak kendinizin nasıl görülmesini, hal ve hareketlerinizin nasıl yorumlanmasını istiyorsunuz? Kılık ve kıyafetiyle bedenini teşhir eden, karşı tarafın dikkatini bacaklarına ve göğüslerine çeken bir kadın, kendisini doğru bir tanımlama şekline mi yönelmiştir? Erkeklerin karşısına oturduktan sonra eteğini biraz yukarı çekerek bacaklarını teşhir eden ve kendisini bu bacaklar ile tanımlamaya çalışan kadının basitliğini, utanmaz-ığını görmüyor musunuz? Peki bu eteğin elle yukarı çekilmesi ile, terziye ölçü verilirken yukan çekilmesi arasında Önemli bir fark var mıdır? Her iki yaklaşımda da basitlik, her iki yaklaşımda da utanmazlık yok mudur? İnsanın kimük ve kişiliğine değer katan unsurlar, bacaklar ve göğüsler midir? Kendisini etiyle, vücuduyla tanımlamak İsteyen ve er-kekler nezdinde değer kazanabilmek için bu organiannı ön plana çıkaran kadınlar, kimlik ve kişilik yoksunu birer zavallı değil midir? Anlamıyor musunuz, anlamıyor musunuz bütün bunları!. Oysa yegane hak din olan İslam, sizleri böyle görmüyor, böyle görmek istemiyor. Siz-leri bacaklanniza vtya göğüslerinize göre değil, sahip oldu-ğunuz insani değerlere göre tanımlıyor. Sizleri açık, apaçık bir şekilde görmek isteyen hayvani erkek zihniyetini dikka te alarak, bacaklarınızı, göğüslerinizi ve başlarınızı örtün diyor. Bacaklarınızı ve göğüslerinizi açarak, birbirinizle bacak ve göğüs yarışı yapmayın, etinizle butunuzla yanşarak, kimlik ve kişilik kazanmaya çalışmayın diyor. İnsani ve İslami değerlere sahip çıkın, bu değerler istikametinde yan-sın, bu değerlerle değer kazanın, kimlik ve kişiliğinizi bu değerlerle oluşturun diyor. Asil ve onurlu bir kimlik kazanmak isteyen tüm hanımefendilere soruyoruz, lütfen, lütfen cevap veriniz. Sizleri postu yüzülmüş koyun gibi görmek isteyen deyuslar mı doğru söylüyor? Yoksa İslam mı? Sayfa 12 MUHACIRUN DERGISI YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

13 Hedefe ulaşmak için Metod Şarttır... Sohbetler/Düşünceler Ibni Abdulhalim İnsanı ihya hareketi, hangi çağda, hangi zamanda, hangi mekânda, hangi toplum ve hangi şartlarda olursa olsun, Rabbimiz Allah ve önderimiz Rasulullah (s.a.s.) tarafından usûlü belirlenmiş bir harekettir... Nasıl yapılacağı ve hangi şartlarda gerçekleştirileceği beyan olunmuştur... Gerek mü min müslümanların ihyası, gerekse gayr-ı müslimlerin İslâm a davet olunarak ihya edilmesi, belli bir usûl, yani metod ile gündeme gelmelidir... Meşru hedef için, meşru usûl şarttır... Rabbimiz Allah, şirkin egemen olduğu bir ortamda, gerek egemen tağutlara, gerekse onlara kanmış olan insanlara, İslâmın nasıl tebliğ edilip davet edileceğine dair, Rasulullah (s.a.s.) örneğini beyan buyurmuştur... İhya erleri olan muvahhid mü minler, yegâne önderleri Rasulullah (s.a.s.) ve örnek olarak beyan edilen diğer Rasullerin kullandığı usûl ile hareket etmelidirler... İnsan unsuru değişmediğine göre, onun ihya usûlü de değişmez... İnsan, aynı insan, usûl, aynı usûldür... Dünyanın neresinde olursa olsun ve hangi toplumda bulunursa bulunsun, insanı ihya usûlünün temel ilkeleri değişmez... Ancak bu ilkeler, ihya erleri tarafından zamana, mekâna ve bölge insanına göre takdim ve tehir ile uygulama sahasına konulabilir... Bu, İslâmî ihya ilkelerinin değiştirilmesi değil, değişmez ilkelerin zaman, mekân ve insan durumuna göre uygulanışıdır... Rabbimiz Allah, seçip risalet vazifesiyle vazifelendirdiği ve egemen olduğu bölgede azgınlık yapan tağut Fir avn a gönderdiği Musa (a.s.) a şöyle buyurmaktadır: Seni, kendim için seçtim. Sen ve kardeşin ayetlerimle gidin ve Beni zikretmede gevşek davranmayın. İkiniz Fir avn a gidin, çünkü o, azmış bulunmaktadır. Ona, yumuşak söz söyleyin. Umulur ki, o, öğüt alıp-düşünür, ya da içi titrer-korkar. (Taha, 41-44) Bu emir, şöyle uygulanır mü minlerce: 1) Her biri Allah Teâlâ nın bir velisi olan ihya erleri muvahhid mü minler, insanları Allah a davet ederken, Allah ın ayetleriyle hareket ederler ve Allah ile rabıtaları sımsıkıdır... Devamlı Allah ı anar, her an O nun huzurunda olduklarının farkına varır, her hâl ve hareketlerinin Allah tarafından görüldüğünü unutmadan ona göre davranırlar... Bu konuda gevşek davranmaz ve üzerlerine düşen vazifelerini hakkıyla yapmaya çalışırlar... 2) Onlar, İslâm ı kendilerine tebliğ edip Allah a davet ettikleri insanlara karşı emrolundukları gibi yumuşak davranır ve onların seviyelerine göre kendilerine yumuşak söz söylerler... Onların akıllarının erebildiği konuları örneklerle izah etmeye gayret ederler... Böylece, inşallah, onların hidayetlerine vesile olmaya çalışırlar... 3) Muttaki mü minler, şahıslarında ve ailelerinde İslâmı yaşayarak temsil ederken, bilerek insanlara nasihat edip onları İslâm a davet ederler... Hem hâlleriyle, hem de.إ إم ك م إ ل ل ن dilleriyle insanları ihya etmeye ve onlara örnek olmaya çalışırlar... Şöyle buyurur Rabbimiz Allah: Artık sen, öğüt verip hatırlat. Sen, ancak bir öğüt verici, bir hatırlatıcısın. Onlara, zor ve baskı kullanacak değilsin. (Gaşiye, 21-22) Özellikle cahiliyye toplumlarında muhatabları olan insanlara yumuşak bir lisanla öğüt veren, onlara doğruları anlatıp kurtuluş yolunu gösteren ve haliyle onlara örnek olan mü min müslümanlar, davet ettiği kişilerin akıllarının alabildiği şeyleri söylemelidirler... Muhatab edindiği insanların sosyal konumlarını, zekâ durumlarını ve bilgi seviyelerini iyi hesab etmelidirler... Eğer bunları iyi hesab etmez ve dengeyi sağlayamazlarsa, büyük yanlışlıklara sebeb olur ve davetleri karşılık bulmaz... Umduklarının tam tersine bir durumla karşı karşıya kalır, tasdik beklerken reddolunurlar... Emirü l-mü minin Ali b. Ebi Talib (r.a.), bu konuda şunları söylemiştir: - İnsanlara, anlayabilecekleri şeyler söyleyin. Siz, Allah ve Rasulü nün tekzib olunmasını arzû eder misiniz? (Buhari) Abdullah İbn Mes ud (r.a.) ise, şöyle demiştir: - Eğer bir kavme, akıllarının eremeyeceği bir hadis rivayet edersen, o hadis, onların bazısı için ancak bir fitne olur. (Muslim) Rasulullah (s.a.s.) bize, insanlara derecelerine göre yer vermemizi emir buyurdu. (Muslim) diyen mü minlerin annesi Aişe (r.anha), Rasulullah (s.a.s.) in şöyle buyurduğunu rivayet eder: İnsanlara, mevkiine göre muamele edin! (Ebu Davud) İnsanlar, anlayış ve kavrayış bakımından derece derecedirler... Toplum içinde, değer, yetki ve etki yönüyle de derece derecedirler... Kendilerine muhatab olunurken bu derece farkını da göz önünde bulundurmak gerekir... Rabbimiz Allah şöyle buyurur: Biz, dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Ve her bilgi sahibinin üstünde daha iyi bir bilen vardır. (Yusuf, 76) İnsanı ihya vazifesini yüklenen muvahhid şahsiyetin, içinde yaşadığı toplumun tarihini, sosyal yapısını, yönetimini, ekonomisini, hukukunu, örf ve adetlerini iyi bilmesi lâzım... Ayrıca muhatab edindiği kitleyi iyi tanıması gerek... Kişilerin, psikolojik ve sosyolojik durumlarını çok iyi tesbit etmelidir... Onların inançlarını, fikirlerini, hedeflerini ve metodlarını bilmeli, ona göre davranmalıdır... Köylüsünden şehirlisine, işçisinden işverenine, tahsil görmüş diplo-malı sından okuma-yazma bilmeyenine, yönetenden yönetilenine, zengininden fakirine, üreticisinden tüketicisine ve yediden yetmişine toplumda yaşayan insanlarla karşılaşacağı için, onları tanımadan, isteklerini bilmeden kendilerine muhatab olamaz... Bundan dolayı toplumda yaşayanlar hakkında bilgi sahibi olmalıdır... Onları tanıyarak kendilerine muhatab olursa, onların huyunu, suyunu bilirse, davet işi çok daha kolay olur... Sayfa 13 MUHACIRUN DERGISI YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

14 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c. c.) ı n d ı r. Müslüman Çocuğun Edebi 14)-INSANLARA KARŞI GÖREVLERIMIZ a) Din Kardeşinin Iyiliğini Istemek: Müslüman, din kardeşleri için iyi düşüncelere sahip olmalı, kendisi için sevip istediği iyi şeyleri din kardeşleri için de arzu etmeli, kendisi için hoşlanmadığı bir şeyi başkaları için de arzu etmemelidir. Iyi ahlâklı olgun bir Müslüman olabilmenin ölçüsü budur. b) Büyüklerin Ellerini öpmek: Müslümanlar, saygılarını göstermek maksadiyle, bilginlerin ve büyüklerin ellerini öpebilir. c) Başkalarının kusurlarını araştırmamak: Bir Müslüman din kardeşinin özel hayatını araştırmaz. Gördüğü kusurları başkalarına yaymaz. Din kardeşini başkalarının yanında kötülemez. Gördüğü hatalı davranışları kırmadan, incitmeden uygun sözlerle düzeltmeye çalışır. d) Kötülük Yapanları Bağışlamak: Iyi ahlaklı bir insan kendisine yapılan fenalık-ları bağışlar. Hatta bağışlamakla kalmaz, kötülüklere karşı iyilik yapar. Bu davranış ahlaken olgunlaşmış Müslümanların yapacağı çok güzel bir davranıştır. Sevgili Peygamberimiz: "Üç güzel huy kimde bulunursa yüce Allah o kimseyi rahmeti ile cennete kor." buyurdu. O huylar nelerdir? diye sorulunca şu cevabı verdi: - Sana vermeyene sen verirsin, - Sana gelmeyene sen gidersin, - Sana zulmedeni bağışlarsın. (Seçme Hadisler S.211) e) Hastaları Ziyaret etmek: Müslüman, hasta olan din kardeşini ziyaret etmeli, sağlığa kavuşması için dua etmeli, hastaları üzecek söz ve davranışlardan sakınmalıdır. f) Cenazelere Katılmak: Ölen din kardeşinin cenaze namazını kılmak, onu kabrine kadar götürmek, din kardeşi için Allah'tan rahmet dilemek ve dua etmek, Müslümanların dünya hayatından ayrılıp ahirete göçen din kardeşlerine yapmaları gereken önemli bir görevdir. Bunları Biliyormusunuz? Soru : Rasülullah (s.a.v.) Efendimizin takip edip uyguladığı dini yol ve tutumlara ve bunları genel prensipler çerçevesi içinde ümmetine uygulamasını emrettiği söz ve fiillere ne ad verilir? Sünnet. Yarının Büyükleri Anlamak, anlatabilmek, anlaşılmak ve anlaşabilmek üzerine kurulu bir yol, bir yöntem ve bir çözüm S. H. diyor ki ; Düşündüğünüz, söylemek istediğiniz, söylediğinizi sandığınız, söylediğiniz, karşınızdakinin duymak istediği, duyduğu, anlamak istediği, anladığını sandığı, anladığı arasında farklar vardır. Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az 9 ihtimal var. Soru : Hadis-i Şerif ne demektir? Peygamberimiz (s.a.v.) in sözlü ifadeleridir. Soru : Söz bakımından Peygamberimiz (s.a.v.) e anlam bakımından Allah (c.c.) e ait olan hadislere ne ad verilir? Kutsi Hadis. Soru: Sünnetin çeşitleri nelerdir kısaca izah ediniz. Üç çeşittir. a- Kavli Sünnet; Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in sözleridir. b- Fiili Sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v) in yaptığı iş ve hareketlerdir. c- Takriri sünnet; Peygamber efendimiz (s.a.v.) in işaret ettiği veya sükut ettiği işlerdir. Soru : Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in Hadis-i Şerifleri nin büyük bir çoğunluğu Kütübü Sitte olarak bilinen altı hadis kitabındadır. Bu altı kitabı yazarlarıyla birlikte söyleyiniz. a- Sahih-i Buhari. Yazarı: Imam Buhari b- Sahih-i Müslim. Yazarı: Imam Müslim c- Sünen-i Ebu Davut. Yazarı: Ebu Davut d- Sünen-i Ibni Mace. Yazarı: Abdullah Ibni Mace e- Sünen-i Tirmizi. Yazarı:Isa Ibni Sevre Et-Tirmizi f-sünen-i Nesei. Yazarı: Ebu Abdullah En-Nesei Soru: En çok hadis rivayet eden sahabe kimdir? Ebu Hureyre (r.a.) Soru Müttefekun Aleyh ne demektir? Buhari ve Müslim in bir hadis üzerindeki ittifakıdır.(görüş birliğidir). Soru Mevzu hadis ne demektir? Peygamber Efendimiz(s.a.v.)!in ağzındanmış gibi uydurulan gerçek olmayan sözlerdir. Soru : Kadın sahabelerden en çok hadis rivayet eden kimdir? Hz. Aişe (r.anha) dır. Soru : Sened nedir? Hadis-i Şerif i rivayet eden kişiler zinciridir. Soru : Metin neye denir? Senetten sonraki Peygamberimiz (s.a.v.) in sözleridir. Soru : Ravi kimdir? Efendimiz(sav)in söz ve fiillerini rivayet eden kişiye ravi denir. Soru : Hadis nedir? Peygamberimiz (s.a.v.) e isnat edilen sözler, fiiller, sıfatlar ve peygamberimizin görüpte sustuğu ğeylerdir. Sayfa 14 MUHACIRUN DERGISI YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

15 H a k i m i y y e t, K a y ı t s ı z ve Ş a r t s ı z A l l a h ( c. c.) ı n d ı r. Basından Seçmeler Ensaruş Şeria, Trablus ve Bin- zaman Amerika ve onun Arap müttefiklerine karşı savaşacaklarını söylemişti. gaziye girdi Libya nın başkenti Trablus ve en büyük ikinci şehri Bingazi de şiddetli çatışmalar devam ediyor. Emekli tuğgeneral Halife Haftar, geçen cuma günü Bingazi deki devrimci birliklere tekfircilik ve aşırılık suçlamasında bulunarak, bu gruplara karşı onur savaşı başlattığını duyurmuştu. Libya da faaliyet gösteren El Kaide bağlantılı Ensar uş Şeria, Bingazi ve Trablus daki Müslümanları korumak için yüzlerce direnişçisini bu şehirlere gönderdi. Yerel basın, Ensar uş Şeria direnişçilerinin şehir merkezindeki bazı noktalara konuşlandığını aktardı. Amerika tarafından terör listesine alınan Ensar uş Şeria, Halife Haftar karşıtı tarafta yer alıyor. Ensar uş Şeria geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, her Libya Hükümeti, Bingazi deki tüm silahlı gruplara şehri terketmelerini söyledi. Geçici hükümetin gitmesini isteyen gruplar arasında bir ittifak yapıldığı öne sürüldü. Tebruk taki hava, kara ve deniz güçleri, Hava Savunma Kuvvetleri Komutanı Yarbay Cuma elabani, Özel Kuvvetler Komutanı Albay Venis Buhamade, Ömer el-muhtar Taburu, Tebruk Ulusal Güvenlik Müdürlüğü, eski Başbakan Ali Zeydan ile Bingazi Emniyet Müdürlüğünde görevli polisler de Haftar liderliğindeki gruplara katıldığını açıklamıştı. Libya Sağlık Bakanlığı, cuma gününden bu yana Bingazi de emekli general Halife Haftar a bağlı birlikler ile orduya bağlı Ra fallah es-sehati Tabur u arasında çıkan çatışmalarda, 75 kişinin öldüğünü, 141 kişinin yaralandığını açıklamıştı. Bir ABD klasiği daha: Nijerya oyunu! Wikileaks belgelerine ve istihbarat raporlarına göre Nijerya'nın geleceği 2000'lerde belirlendi. ABD'nin 2005 raporunda bu ülkenin önce 'Pakistanlaşacağı' ardından da 2015'te dış müdahaleye uygun hale gelecek şekilde istikarsızlaşacağı öngörülüyor. Yeni Şafak'ın haberine göre; Nijerya'da 300 kız çocuğunun Boko Haram tarafından kaçırılması sonrası bu ülkeye yönelik meydana gelen askeri müdahale senaryolarının Amerikalı istihbarat örgütleri ve kurumları tarafından çok önceden planlandığı ileri sürülüyor. Mayıs 2005'te ABD Ulusal İstihbarat Konseyi, 'Sahraaltı Afrika'nın Geleceğinin Haritasını Çıkarmak' başlıklı raporunda Nijerya'nın önce Pakistanlaşacağı ardından da 2015'te uluslararası müdahaleye açık hale gelecek şekilde istikarsızlaşacağı öngörülüyor. Wikileaks'teki belgelerde de, Boko Haram'ın saldırılarını artırması için Cezayir merkezli CIA, Aralık 2011'de 'bazı kesimlerle' 250 bin dolar ödeyerek uzun vadeli işbirliği anlaşması imzaladı tarihli bir belgede de CIA'nın Boko Haram'ın yaptığı bir saldırıyı tam 2 ay öncesinden 'tahmin ettiği' görülüyor. nelindeki değişik mahkemeler tarafından Malezya mahkemesi, Suriye direnişine yardım edenleri mahkum etti Suriye savaşına destek olmaktan yargı- boyu hapis cezası alabileceği belirtildi. İngiltere tarafından iki yıl önce ABD ye landığını duyurdu. teslim edilen ve arasında El Kaide ye Açıklamada bulunan savcının böyle bir desteğin de yer aldığı 11 terör suçlayetkisi olmadığı için isminin gizli kalmasıyla yargılanan Mısır doğumlu din masını istediği belirtildi. adamı Ebu Hamza El Masri, dört haftalık Suçlu bulunmaları durumunda 30 yıldan yargılamanın ardından jüri tarafından fazla hapis cezasına çarptırılacağı belirti- suçlu bulundu. len 4 kişinin savcı tarafından uluslararası Manhattan daki Federal Mahkemede, terör gruplarıyla ilişkileri olduğu iddia doğum ismi olan Mustafa Kamil Mustafa edildi. adıyla Yemen de turistlerin kaçırılması, Malezya mahkemesi bugün biri kadın 3 Oregon da eğitim kampı organize etme kişiyi Suriye deki terörizmi desteklediği ve 11 Eylül saldırılarını övmenin de gerekçesiyle mahkum etti. ABD, Ebu Hamza el Masri yi ömür arasında bulunduğu 11 suçlamayla yargıinsani yardım faaliyetleri yürüttüklerini lanan Ebu Hamza, iddiaları reddetti. boyu hapse mahkum etti belirten ve Malezya güvenlik güçlerince İngiltere den ABD ye teslim edilen ve 11 Avukatının, suçlamaların müvekkilinin terör şüphelisi olarak nitelenen 11 kişi eylemleri değil söylemleri nedeniyle yögeçtiğimiz ay tutuklanmıştı. neltildiğini savunmasına karşın Ebu Tutuklulardan 4 ünün tutukluluk halinin Hamza, jüri tarafından suçlu bulundu. devam edeceği, 2 sinin sorgusunun deebu Hamza nın ömür boyu hapis cezası vam edeceği ve 5 inin de serbest alabileceği kaydedildi. bırakıldığı açıklandı. İngiltere nin Başkenti Londra da Finsbuİnsani felaketin yaşandığı Suriye ye ry Park taki camide verdiği vaazlarda yardım etmek isteyen halkların ajanların nefret suçu ve cinayete azmettirtespiti sonucu dışa bağımlı olduğu belirtime suçlarını işlediği iddiasıyla tutuklanan len hükümet ve yargı sistemlerince terör- terör suçuyla yargılanan Mısırlı din Ebu Hamza El Masri, ABD nin talele bağdaştırılarak tutuklandığı biliniyor. adamı Ebu Hamza El Masri, jüri tarafın- bi üzerine iki yıl önce New York a getimalezya mahkemesinden bir savcı, 20 li dan suçlu bulundu. Ebu Hamza nın ömür rilmişti. yaşlarındaki biri kadın 4 kişinin ülke gesayfa 15 MUHACIRUN DERGISI YIL-3/ SAYI 30 ŞA BAN 1435 / HAZIRAN 2014

16 . ا ا و ا ب مع ات ف ه او ن نمعلن ن م ا بر ا ما م ل ا وا ن : ي ل ا: اب ا ب م ا س او ا و Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuz müddetçe asla sapıtmayacaksınız: "Allah'ın Kitab'ı ve Resulünün Sünneti.

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise o, (tutamadığı) günler sayısınca başka günlerde

Detaylı

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar 1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar İÇİNDEKİLER KUR AN NEDİR? KUR AN-IN AMACI? İNANÇ NEDİR İBADET NEDİR AHLAK NEDİR KISSALAR AYETLER KUR AN NEDİR? Kur an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah ın kelamıdır.

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

KUR'ANDAN DUALAR. "Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru." ( Bakara- 201 )

KUR'ANDAN DUALAR. Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru. ( Bakara- 201 ) KUR'ANDAN DUALAR "Ey Rabbimiz Bizi sana teslim olanlardan kıl, neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar, bize ibadet yerlerimizi göster, tövbemizi kabul et zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli

Detaylı

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME 190 HATA İLE ÖLDÜRME Hata ile öldürme iki kısma ayrılır: 1- Öldürülen kimsenin isabet alması istenmemesine rağmen ona isabet etmesi ve onu öldürmesidir. Bir ava atış yapılırken bir insana isabet etmesi

Detaylı

Dua ve Sûre Kitapçığı

Dua ve Sûre Kitapçığı Dua ve Sûre Kitapçığı Hazırlayan: Melike MÜFTÜOĞLU instagram.com/oyunveetlinliklerledinogretimi SÜBHANEKE DUASI Allah ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin

Detaylı

HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI

HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ 1 KİTAB VE SÜNNETE DAVET YAYINLARI 1435 HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ irtibat kitabvesunnet@gmail.com

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ حكمة ريم م ا ير ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ümmü Nebil 2009-1430 1 حكمة ريم م ا ير» باللغة ال ية «مد صالح

Detaylı

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır.

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır. BÜYÜKLERİN HİKMETLİDEN SÖZLERİ Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır. Buyruldu ki; Faziletli kimseler için (hiçbir yer) gurbet sayılmaz. Cahilin ise

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI

TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI TEOG SINAV SORUSU-1 1. Bir genç, ihtiyar bir kimseye yaşı sebebiyle ikramda bulunursa Allah yaşlılığında ona ikram edecek kimseleri mutlaka takdir eder. Bu hadiste verilen mesaj aşağıdaki ayetlerin hangisinde

Detaylı

Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi;

Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi; Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi; 1) Güçlük içinde ve çok zor durumda olan insanın, 2) Savaş altındaki insanın

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE KUR AN KUR AN KARANLIKLARDAN AYIDINLIĞA ÇIKARIR Peygamber de (şikayetle): Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur an ı (okumayı ve hükümlerine uymayı bırakıp hatta menedip onu) terkettiler. dedi. (Furkân /30) Elif, Lâm,

Detaylı

Senin için gelmesi mukadder olan şeylere hırs göstermen yersizdir. Senin için olmayan, başkasının hakkı olan şeylere, hasret çekmen yakışıksızdır.

Senin için gelmesi mukadder olan şeylere hırs göstermen yersizdir. Senin için olmayan, başkasının hakkı olan şeylere, hasret çekmen yakışıksızdır. Ciddi olarak Allah a isyan etmekten kaçın. O nun rahmet kapısına devam et. Bütün gücünü ve kuvvetini Allah için harca. Taatında sarfet. Yalvar, ihtiyaçlarını O na arz et. Başını önüne eğ, kork, Hak kın

Detaylı

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Kültürümüzden Dua Örnekleri Güzel İş ve Davranış: Salih Amel İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Kültürümüzde birçok dua örneği

Detaylı

Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar

Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar yusufisik1@hotmail.de K ur ân-ı Kerim deki dua ayetleri gibi Peygamberimizin duaları da Arapça aslından okunursa daha iyidir. Ancak, tercümeleri de dua olarak okunabilir.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ ب س م الله الر ح من الر ح يم الل ه ل نت ل ه م و ل و ك نت ف ظ ا غ ل يظ ال ق ل ب ف ب م ا ر ح م ة م ن لا نف ض وا م ن ح و ل ك İmran, 159) (Al-i HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ Muhterem Müslümanlar!

Detaylı

Edeb Ya Hu! Cumartesi, 03 Ocak :31

Edeb Ya Hu! Cumartesi, 03 Ocak :31 Dünya bilimde altın çağını yaşarken insanlıkta yerlerde sürünüyor. Hayâ kalmamış, saygı kalmamış, sevgi kalmamış, büyüğe hürmet kalmamış. Hayatımızda ne eksik biliyor musunuz? Edeb. Edebe hiç önem vermiyoruz.

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

NİÇİN EVLENMEDEN ÖNCE İNSANIN KENDİNİ TANIMASI ÇOK ÖNEMLİDİR? YA DA KENDİNİ TANIMAK NEDİR?

NİÇİN EVLENMEDEN ÖNCE İNSANIN KENDİNİ TANIMASI ÇOK ÖNEMLİDİR? YA DA KENDİNİ TANIMAK NEDİR? Asiye Türkan NİÇİN EVLENMEDEN ÖNCE İNSANIN KENDİNİ TANIMASI ÇOK ÖNEMLİDİR? YA DA KENDİNİ TANIMAK NEDİR? İNSAN NEDEN EVLENİR? İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsen Bu nice okumaktır.

Detaylı

Islam & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği

Islam & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Mülheim an der Ruhr Fatih Camii Islam kelimesi üc manaya gelir 1. Yüce Allahın emirlerine itaat edip, yasaklarından kacınmak. 2. Bütün insanlarla diğer canlılar

Detaylı

ŞİRK VE ÇEŞİTLERİ EBU SEYF

ŞİRK VE ÇEŞİTLERİ EBU SEYF ŞİRK VE ÇEŞİTLERİ EBU SEYF Hamd Allah subhanehu ve tealayadır. Salat ve selam ise O nun Rasulünedir. Bundan sonra: Allah sana hidayet etsin. Bil ki şirk koşmak günahların en büyüğüdür ve bütün amelleri

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır:

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1. Güzel ahlâk 2. Kötü ahlâk 2 Güzel ahlâk neye denir? Allah ın ve Resulü nün emir ve tavsiye ettiği, diğer

Detaylı

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ.

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ. EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ www.almuwahhid.com 1 Müellif: Şeyhu'l-İslam İbni Teymiyye (661/728) Eser: Mecmua el-feteva, cilt 4 بسم هللا الرحمن الرحيم Selefin, kendilerinden sonra gelenlerden daha alim, daha

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

AİLE KURMAK &AİLE OLMAK

AİLE KURMAK &AİLE OLMAK AİLE KURMAK &AİLE OLMAK Dr. Fatma BAYRAKTAR KARAHAN Uzman-Ankara Aile Nedir? Aile kelimesinin kökü, ğavl dir. Bu kelime, ağır bir sorumluluk altına girmek demektir. Bu kökten gelen aile ise, birini çekince

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

ALLAH TEÂLÂ'NIN ARŞA İSTİVÂ ETMESİ

ALLAH TEÂLÂ'NIN ARŞA İSTİVÂ ETMESİ ALLAH TEÂLÂ'NIN ARŞA İSTİVÂ ETMESİ استواء االله عرشه ] تر [ Türkçe Turkish Abdurrahman el-berrâk Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 00-43 استواء االله عرشه» باللغة ال ية «عبد الر ن ال اك

Detaylı

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir;

TİN SURESİ. Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ TİN SURESİ. 3 Bu güvenli belde şahittir; Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla 3 Bu güvenli belde şahittir; 1 4 1 İNCİR AĞACI ve zeytin (diyarı) şahittir! 4 Doğrusu Biz insanı en güzel kıvamda yaratmış, 2 İncir ile Hz Nuh un tufan bölgesi olan

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ-2 YAHUDİLERLE İLİŞKİLER KAYNUKAOĞULLARININ MEDİNEDEN ÇIKARTILMASI Müslümanlarla yaptıkları antlaşmaya ilk ihanet eden Yahudi kabilesi Kaynukâ'oğullarıdır.

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته ] تر [ Türkçe Turkish Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2010-1431 1 ما حكم الصيام وحكمته» باللغة ال ية «عبد

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti)

KURAN YOLU- DERS 3. (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) KURAN YOLU- DERS 3 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 3 no lu dersinin ilk 50 dakikasının özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1) Mübin : Açık ve Açıklayan. Kur an ın sıfatlarındandır. Kur an sadece

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453

ZAFER TALHA ÇİMEN 8/E - 1453 ÖZEL EGE LİSESİ (ORTAOKULU) DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ KAZA VE KADER (Allah, herkesin ne yapacağını bilip yazdığına göre, insanların hayır işlemesinin bir anlamı var mı? İslam da İnsanın İradeli Fiilleri

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesin olarak inanırlar. Bakara suresi, 4. ayet.

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesin olarak inanırlar. Bakara suresi, 4. ayet. BULUŞ YOLUYLA ÖĞRENME ETKİNLİK Ders: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ Sınıf: 9.Sınıf Ünite: İslam da İman Esasları Konu: Kitaplara İman Etkinliğin adı: İlahi Mesaj Süre: 40 dak + 40 dak Yine onlar, sana indirilene

Detaylı

URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün. Dua. Dua İbadetin Özüdür. Niçin ve Nasıl Dua Edilir? Kur'an'dan ve Hz. Peygamber'den Dua Örnekleri BÖLÜM: 2

URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün. Dua. Dua İbadetin Özüdür. Niçin ve Nasıl Dua Edilir? Kur'an'dan ve Hz. Peygamber'den Dua Örnekleri BÖLÜM: 2 Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Dua Dua İbadetin Özüdür Niçin ve Nasıl Dua Edilir? Kur'an'dan ve Hz. Peygamber'den Dua Örnekleri BÖLÜM: 2 Dua Arapça kökenli bir kelime olup «istemek, davet etmek» demektir.

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

KIZ ÇOCUKLARI ÜVEY EVLAT MI? Çarşamba, 01 Ağustos :45

KIZ ÇOCUKLARI ÜVEY EVLAT MI? Çarşamba, 01 Ağustos :45 Biz üç kardeşiz ve ben evin tek kızıyım. Her şey güzel güzel giderken ne zaman evlendik çocuk sahibi olmaya başladık, o zaman anne babamın abilerimi kayırdıklarına şahit olmaya başladım. Babamın durumu

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü

Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Faiz Parasıyla Yapılan Evde Namazın Hükmü Soru: Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu. Benim sorum şudur: Faizden kazanılan para ile yapılan evde kılınan namazın hükmü nedir? Cevap: Aleykum selam

Detaylı

Hz. Peygamber'in ilk muhatapları olan Mekkelilerle mücadelesini anlatan Kur'ân'da tam

Hz. Peygamber'in ilk muhatapları olan Mekkelilerle mücadelesini anlatan Kur'ân'da tam 2. Ders İLK MUHATAPLAR NEDEN KUR'ÂN'A İMAN ETMEDİLER? Sahâbe demek ne demektir? 1. Beşeriyetlerin İzharı 2. Zaafiyetlerin Islahı 3. Kabiliyetlerin İnşası 4. Mesuliyetlerin İdraki 5. Rehberiyetlerin İhyası

Detaylı

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC Niyeti temiz olan ve haddini bilen bir Müslüman, başarıya, nîmete karşı şükrünü edâ edemez ise, Allah (CC) o kişiyi bir mahrûmiyete, bir sıkıntıya mâruz bırakır. Meselâ, dikkat ediniz, bir başarıya imzâ

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur:

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE SADAKA-I FITR İbni Abbas (r.a) şöyle buyurmuştur: ATEŞTEN KORUNMANIN YOLU: SADAKA Arınmak için, malını (sırf Allah rızası için) veren en takvâlı (Allah ın emirlerine en uygun yaşayan) kimse ise, o (ateşin azabı)ndan uzaklaştırılacaktır. Leyl/17-18 Sevdiğiniz

Detaylı

8. KÂFİRÛN SÛRESİ ÖĞRENELİM

8. KÂFİRÛN SÛRESİ ÖĞRENELİM SÛRELERİMİZİ tefekkürle ÖĞRENİYORUZ 8. KÂFİRÛN SÛRESİ ا ل ا ع ب د ما ت ع ب دو ن 1 ق ل ي ا ا ي ها ال كا ف رو ن و ا ل ا ن ا ع ا ب د 3 و ا ل ا نت م ع ا ب دو ن ما ا ع ب د 2 5 و ا ل ا نت م ع ا ب دو ن ما ا ع

Detaylı

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38

Siz, Kimi Seviyorsunuz? Perşembe, 07 Ekim 2010 07:38 Bütün mesele tam bir sevgi meselesidir. Sevgi kalpte başlar kalpte biter. Sevgi gönlün, kalbin eylemidir. Allah ın bir ismi de Vedud dur. Allah yarattıklarını sever ve bu dünya sevgi ile ayakta durur.

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL

AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL AİLEYE MUTLULUK YAKIŞIR! HAYAT SEVİNCE VE SEVİLİNCE GÜZEL Ey İnsanlık! Sizi bir tek canlı varlıktan yaratan, ondan da eşini var eden ve her ikisinden de bir çok erkek ve kadın üreten Rabbınıza karşı sorumluluğunuzun

Detaylı

dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ ZEKAT SADAKA: AYET-İ KERİMELER «Namazı kılın, zekâtı verin, önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği Allah katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı görür.» (Bakara,

Detaylı

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm: Hatim-i Esam hazretleri, hocası Şakik-i Belhi hazretlerinin yanında 33 sene kalır, ilim tahsil eder. Hocası, bu zaman içinde ne öğrendiğini sorduğu zaman, sekiz şey öğrendiğini söyler ve bunları hocasına

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 7. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 7. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ KASIM EKİM 2017-2018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 7. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ Ay Hafta Ders Saati Varlıklar Âlemi Meleklere İman Meleklerin

Detaylı

Gerçek şudur ki bu konu doğru dürüst anlaşılmamıştır; hakkında hiç derin derin düşünülmemiştir. Ali-İmran suresinde Allah (c.c.) şöyle buyurur; [3]

Gerçek şudur ki bu konu doğru dürüst anlaşılmamıştır; hakkında hiç derin derin düşünülmemiştir. Ali-İmran suresinde Allah (c.c.) şöyle buyurur; [3] Şimdi de hızlıca Müteşabihat hakkında bir iki şey söylemek istiyorum. Deniliyor ki Kur ân da hem Muhkemat hem Müteşabihatlar vardır. Bu durumda Kur ân a nasıl güvenebiliriz? Gerçek şudur ki bu konu doğru

Detaylı

GÜNAH ve İSTİĞFAR. Israr etmek kişiyi nasıl etkiler

GÜNAH ve İSTİĞFAR. Israr etmek kişiyi nasıl etkiler GÜNAH ve İSTİĞFAR Israr etmek kişiyi nasıl etkiler Peygamber (s.a.v) Efendimizin şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: Hiçbir küçük günah yoktur ki, ısrarla işlenilmeye devam edildiği halde büyümesin. Ve

Detaylı

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır.

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır. İslam çok yüce bir dindir. Onun yüceliği ve büyüklüğü Kur an-ı Kerim in tam ve mükemmel talimatları ile Hazret-i Resûlüllah (S.A.V.) in bu talimatları kendi yaşamında bizzat uygulamasından kaynaklanmaktadır.

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir?

Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir? Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir? Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir? Kısacası

Detaylı

PEYGAMBERLERE VE İLAHİ KİTAPLARA İNANÇ 7. 10. Ey Resûl! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan O nun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır. Doğrusu Allah, kâfirler

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31

SEÇİM VE GEÇİM Perşembe, 31 Ekim 2013 09:31 Tarih boyunca hayatın her alanında özellikle de evlilik-aile hayatı ve yönetim-iktidar alanında seçim ve geçim çok önemli unsurlardır. Seçim ile geçim iç içedir, geçim seçime bağlıdır. Geçim yani nasıl

Detaylı

EFENDİ BABASI BÜTÜN MÜRİDLERİNDEN HABERDAR İMİŞ!

EFENDİ BABASI BÜTÜN MÜRİDLERİNDEN HABERDAR İMİŞ! KİM BU ZINDIK! Hamd Allah ındır. O na hamd eder ondan yardım ve mağfiret dileriz nefislerimizin şerrinden amellerimizin kötülüklerinden ona sığınırız. Allah ın yol göstericilik ettiğini hiç kimse saptıramaz.

Detaylı

CİHADA DENKTİR Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki hac ve umredir Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hac ve umredir.

CİHADA DENKTİR Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki hac ve umredir Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hac ve umredir. UMRE DİNİ SUNUM UMRENİN FAZİLETİ CİHADA DENKTİR Hz. Aişe (r.a) Efendimiz e (s.a.v) sorar: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki

Detaylı

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR

OKUNMAMIŞ ÜÇ MESAJINIZ VAR RABBİMİZDEN ÇAĞRI Ey iman edenler! Allah'ın emrine uygun yaşayın, O'na (yakın olmaya) vesile/imkan arayın. O'nun yolunda (malınızla, canınızla) cihad edin ki kurtuluşa eresiniz. (Maide Suresi /35) OKUNMAMIŞ

Detaylı

Teravih Namazı - Gizli ilimler Sitesi

Teravih Namazı - Gizli ilimler Sitesi Niçin Teravih Namazı denilmiştir? Ramazan ayında yatsı namazından sonra kılınan namaz. "Teravih" kelimesi Arapça, "Terviha"nın çoğuludur ve "oturmak, istirahat etmek'" anlamına gelmektedir. Teravih namazı

Detaylı

HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR.

HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. Hac Allah Teala nın (c.c) emri, İslam ın beş temel şartından biridir: Ona varmaya gücü yeten kimsenin Kâbe yi tavaf etmesi Allah ın insanlar üzerindeki hakkıdır. (Al-i

Detaylı

Haydin Câmiye Pazartesi, 31 Ekim :26

Haydin Câmiye Pazartesi, 31 Ekim :26 Hz. Peygamber Efendimiz, Mekke den Medine ye hicret ettikten sonra ilk iş olarak, Mekke den Medine ye hicret eden muhâcirlerle Medine nin yerlisi olan Ensâr ı birbirine kardeş yaptı. Bu iki şehrin Müslümanlarını

Detaylı

TEMİZLİK HAZIRLAYAN. Abdullah Cahit ÇULHA

TEMİZLİK HAZIRLAYAN. Abdullah Cahit ÇULHA TEMİZLİK HAZIRLAYAN Abdullah Cahit ÇULHA TEMİZLİK MADDİ TEMİZLİK MANEVİ TEMİZLİK İslam dini, hem maddî, hem de manevî temizliğe büyük bir önem vermiştir. Bu iki kısım temizlik arasında büyük bir ilgi vardır.

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

UMRE YAPMANIN FAZİLETİ UMRENİN FAZİLETİ UMRE YAPMANIN FAZİLETİ İbn Mâce deki rivayet şöyledir: Hz. Aişe (r.a) der ki: Ey Allah ın Resulü, kadınlara da cihad var mıdır? Efendimiz (s.a.v): Evet, içinde savaş olmayan bir cihad

Detaylı

Dünyada servetin %99 u, nüfusun %1 ine aitmiş... Saddam ın arkasında %90 destek vardı; idam edildi... -Obama.

Dünyada servetin %99 u, nüfusun %1 ine aitmiş... Saddam ın arkasında %90 destek vardı; idam edildi... -Obama. Dünyada servetin %99 u, nüfusun %1 ine aitmiş... Saddam ın arkasında %90 destek vardı; idam edildi... -Obama. Son bir ayda basına yansıyan bu iki cümlenin iyi okunması halinde dünyanın hali pür melali/

Detaylı

Nefsin iki hali vardır. Üçüncüsü yoktur. Biri bela diğeri afiyet...

Nefsin iki hali vardır. Üçüncüsü yoktur. Biri bela diğeri afiyet... Nefsin iki hali vardır. Üçüncüsü yoktur. Biri bela diğeri afiyet... İnsanlar, başlarına bir bela geldiği zaman bağırır, çağırır, Allah ı şikayet eder. Allah a darılır. Her şeye itiraz eder. Hak kı töhmet

Detaylı

Allah a Allah (ilah,en mükemmel, en üstün,en yüce varlık) olduğu için ibadet etmek

Allah a Allah (ilah,en mükemmel, en üstün,en yüce varlık) olduğu için ibadet etmek 1.VE EN YÜCESİ: Allah a Allah (ilah,en mükemmel, en üstün,en yüce varlık) olduğu için ibadet etmek 2.SEVİYE: Allah ın rızasını ve sevgisi kazanmak için 3.SEVİYE: Allah ın verdiği nimetlere(yaşam-akıl-yiyecekler

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN

MERSİN İL MÜFTÜLÜĞÜ 2015 YILI RAMAZAN AYI VAAZ VE İRŞAT PROGRAMI VAİZİN VAİZİN TARİHİ VAKTİ ADI VE SOYADI UNVANI İLÇESİ YERİ KONUSU İbrahim KADIOĞLU İl Müftü Yard. Akdeniz Ulu Camii 17 Haziran 2015 Çarşamba 18 Haziran 2015 Perşembe 19 Haziran 2015 Cuma Yunus GÜRER İl Vaizi

Detaylı

Eşhedü en lâ iâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.

Eşhedü en lâ iâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh. Âmentü billahi ve melâiketihi ve kütübihî ve rusülihî ve'l yevmi'l-âhıri ve bi'l-kaderi hayrihî ve şerrihi mine'llâhi teâlâ ve'l-ba'sü ba'de'l mevti hakk Eşhedü en lâ iâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden

Detaylı

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri

Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri Kur an-ı Kerim i Diğer Kutsal Kitaplardan Ayıran Başlıca Özellikleri 1 ) İlahi kitapların sonuncusudur. 2 ) Allah tarafından koruma altına alınan değişikliğe uğramayan tek ilahi kitaptır. 3 ) Diğer ilahi

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

1. EÛZÜ ÖĞRENELİM ANLAMI. 1. Kovulmuş Şeytan dan Allah a sığınırım.

1. EÛZÜ ÖĞRENELİM ANLAMI. 1. Kovulmuş Şeytan dan Allah a sığınırım. SÛRELERİMİZİ tefekkürle ÖĞRENİYORUZ 1. EÛZÜ ÖĞRENELİM ANLAMI 1. Kovulmuş Şeytan dan Allah a sığınırım. Benim adım Eûzü. İsmimin anlamı Sığınırım, yardım isterim. Bir tehlike ile karşılaştığınızda güvenilir

Detaylı

EY İMAN EDENLER! Allah ın emrine uygun yaşayın

EY İMAN EDENLER! Allah ın emrine uygun yaşayın EY İMAN EDENLER! Allah ın emrine uygun yaşayın Ey iman edenler! Allah'ın emrine uygun yaşayın, O'na (yakın olmaya) vesile/imkan arayın. O'nun yolunda (malınızla, canınızla) cihad edin ki kurtuluşa eresiniz.

Detaylı

Question. Masumların (Allah ın selamı üzerlerine olsun) velayet hakkına sahip olduklarının delili Nedir?

Question. Masumların (Allah ın selamı üzerlerine olsun) velayet hakkına sahip olduklarının delili Nedir? Question Masumların (Allah ın selamı üzerlerine olsun) velayet hakkına sahip olduklarının delili Nedir? Answer: Dört ana kaynağa yani Kur an a, sünnete, akıla ve icmaya dayanarak Masumların velayet hakkına

Detaylı

Bir insan, nefs kılıcını ve hırsını çekip hareket edecek olursa, akıbet o kılıçla kendi maktül düşer. Hz. Ali

Bir insan, nefs kılıcını ve hırsını çekip hareket edecek olursa, akıbet o kılıçla kendi maktül düşer. Hz. Ali Marifet nefsi silmek değil, bilmektir. Hacı Bektaş-ı Veli Nefsin, azgın bir binek atından daha çok şiddetle gemlenmeye muhtaçtır. Hasan Basri Bir insan, nefs kılıcını ve hırsını çekip hareket edecek olursa,

Detaylı

İÇİNDEKİLER İTİKAD ÜNİTESİ. Sorular

İÇİNDEKİLER İTİKAD ÜNİTESİ. Sorular İÇİNDEKİLER Takdim. 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... Dinin Çeşitleri... İslâm Dininin Bazı Özellikleri... I. BÖLÜM 11 11 11 II. BÖLÜM İman İmanın Tanımı... İmanın Şartları... Allah'a İman... Allah

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Abdullah b. Abdurrahman el-cibrîn

Abdullah b. Abdurrahman el-cibrîn RAMAZAN GECELERİNDE KILINAN NAMAZIN CEMAATLE EDÂSININ MEŞRULUĞU ] ريك Turkish [ Türkçe Abdullah b. Abdurrahman el-cibrîn Terceme: Muhammed Şahin Tetkik: Ali Rıza Şahin 2011-1432 وعية اجلماعة يف قيام رمضان»

Detaylı

dinkulturuahlakbilgisi.com

dinkulturuahlakbilgisi.com dinkulturuahlakbilgisi.com 1-Ülkemizde Kızılay, Sosyal hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu, Aşevleri -gibi kurumların varlığı aşağıdakilerden hangisine önem verildiğini göstermektedir? A- Milli eğitime

Detaylı