TARSUS T.C. KATKILARIYLA MAYIS 2010

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TARSUS T.C. KATKILARIYLA MAYIS 2010"

Transkript

1 TÜRK-İSLAM KÜL TUR VE MEDENiYETiNDE TARSUS T.C. BAŞBAKANLIK TANITIM FONU KATKILARIYLA MAYIS BİLDİRİ ve MÜZAKERELER- Editörler Prof. Dr. A6dulkadir EVGİN Doç. Dr. Mulı:ammet YILMAZ _poç. Dr. Fatih Yahya AYAZ Doç. Dr. Asım YAPlCI ~ TÜRKİYE DİYANET V AKFI TARSUS ŞUBESİ

2 TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİNDE TARSUS DÜZENLEME KURULU Dr. Mehmet GÖDEK.MERDAN (Tarsus Kaymakamı) Niyazi ERSOY (Mersin İl Müftüsü) Abdülkerim AKBABA (Tarsus Müftiİ;Ü) Prof. Dr. Ali Osman ATEŞ (Çukurova ü. ilahiyat F;ooutesi Dekanı) Prof. Dr. Bünyamin ERUL (Ankara ü. ilahiyat Fakültesi) Prof. Dr. Hüsnü Ezber BODUR (K. S. Ü. İlahiyat Fakültesi) Prof. Dr. Abdulkadir EVGİN (K. S. Ü. ilahiyat Fakültesi, Baş~n) Doç. Dr. Muhammet Yll..MAZ (Çukurova Ü. ilahiyat Fakültesi) Doç. Dr. Fatih YnhyaAYAZ (Çukurova Ü. ilahiyat Fakültesi) Yrd. Doç. Dr. Gözde RAMAZANOGLU (Çukurova Ü. ilahiyat Fakültesi) Yrd. Doç. Dr. Hayri KAPLAN (Çukurova Ü. ilahiyat Fakültesi) Yrd. Doç. Dr. İzzet SARGIN (K. S. Ü. ilahiyat Fakültesi) Dr. Yasin Yll..MAZ (Araştırmacı-Yazar) Sekreterya:. Doç. Dr. Abdulkadir EVGİN (K. S. Ü.İlahiyat Fakültesi, Kahramanmaraş. Tel: O ) Doç. Dr.1:fuhammet Yll..MAZ (Ç. Ü. ilahiyat Fakültesi, Balcalı! Adana. Tel: O ) İrfan ATIM (Tarsus Vaizi, Tarsus. Tel: ) Sempozyum Yazışma Adresi: Tarsus Müftülüğü, Ulu Cami Yanı, TARSUS Tel: O ' Elektronik posta adresi: SMS: AbdülkerimAKBABA, Tarsus Müftüsü: tel: O ISBN: Baskı:... ~ : ~ Türkiye Diyanet Vakfı Yayın Matb aacılı.k Ticaret İşletmesi-ANKARA Tel:

3 TÜRK-İSLAMKÜLTÜR VE MEDENiYETiNDE TARSUS Giriş TARSUS'TA MAKAMI OLAN BİR PEYGAMBER: DANİYAL ALEYHİSSELAM Abdurrezzak öz Allah (c.c.), Kur'an-ı Kerim de insaniann örnek almalan, ayıkınalan için kıssaların en güzellerini Kur'an'da açıkladığını bildirmektedir. Yusuf SOresi'nin 3.ayetinde "Biz sana Kur 'cm 'ı naklediyoruz. halbuki sen daha önce bundan haberdar değildin" buyuruyor. vahyetmemizle sana en güzel lassayı j Yusuf SOresi'nin son ayetinde, gerek Yusuf (as) ile kardeşleri ve gerekse diğer bütün kıssalarda ibret bulunquğunu anlatmak üzere: "Andolsun ki, onların lassalarında yani; Yusuf (as) ile kardeşleri ve diğer kıssalarında, akıl sqhipleri için bir ibret vardır" buyrulur. Hud SOresi'nin 120. ayetinde "Ey Resuliim! Peygamberlerin bütün lassalarında senin kalbini kuvvet/endil-eceğimiz haberi sana anlatıy,oruz. Ve bunda sana hak(hakikat habe1) ve mü'minler için bir öğüt ve bir hatırlatma gelmiştir" buyıirur. Araf SOresi 176. ayetiride; "Habibim, onlara 1..'1ssaları geçmiş hadisleri anlat umulur ki, düşünürler" buyrulmaktadır. Görüldüğü üzere, bu mübarek ayetlerde peygamberlere ait kıssaların anlatılmasında pek mühim faydalar olduğu bildirilmektedir. Peygamberlerin tarihi hayatlan, kavimlerini,.allah'a iman etmeye nasıl davet etmiş, nelerle,.", ne zorluklarla karşılaşm ı ş, ne zahmetler çekmişler, hatta Zekeriya (as) ve Yahya (as) gibi birçok peygamberler şehit edilmişlerdir. 1 ~ j Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'de Mü'min SOresi 78. ayetinde "Habibim gerçekten biz senden önce birçok peygamberler gönderdik. Onların bir kısmını sana haber verdik, kimini de sana haber vermedik" buyurur. Ayet-i kerimede, öncelikle bildirilen bütün peygamberler gonderildikleri yerlere ilahi emirle gönderilmiş (irsal olunmuş) o ldukları açık olarak bildirilmektedir. Diğer husus; ayette peygamberlerin bir kısmı Resulüllah efendimize, Kur'.an' da bildirilmiş isimleri açıklanmış bir kısmı ise, sayılan da isimleri de açıklaomadığı bildirilmektedir. Peygamberlerin sayılan hakkıoda şu kadar... bu kadardır, gibi kesin bir rakam söylemeyi ke lamcılar (akaid) alimleri kesin olarak caiz görmem.işlerdir. Emekli Din Görevlisi-Tarsus 292

4 p:: TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENiYETiNDE TARSUS Ramazanefendi akaid şerhinde, sahife de şöyle denmektedir; Peygamberlerin sayılan hakkında Resulüllah efendimizden sorulmuş, Efendimiz: "Onların sayılan 124 bin, diğer bir rivayet/e 224 bin 'dir" huyurdukları hadisleri (haber-i vabid) zay ıf olduğu, akaid (tevhid) meselelerinde ise, bu gibi bactisler (zan) ifade edip, kesinlik ifade etmedikleri ayrıca ayetin açık olarak peygamberlerin sayıları bildirilmediği açıklığına uymadığı için, bu sayıları kesin kabul etmeyi reddetmiş, kabul etmemişleretir. Kur'an'da ismi geçmediği halde, geçmiş bazı peygamberlerden Resulüllab Efenetimiz haber vermiş, başlanndan geçenleri aktarmış l ardır. Bunlardan biri de Daniyat (as)' dır. Daniyal (as) Beni İsrail peygamberlerinden olup, (MÜRSEL) değildir. Kendine özel kitap verilmeyip kendinden önce gelmiş Tevrat'ta bağlı olan NEBİ'lerdendir. Babası REZKİL veya HEZF..AL da, beni İsrail peygamberlerinden olup, Kudüslüdür. Davud (as)'ın neslinden, diğer rivayete göre Y AKUB (as)'ın teyzezadesidir. İsa'dan 606 yıl önce Babil hükümdan Kralı, zulmüyle meşhur Buhtunnasr, Kudus'ü ve Mescid-i Aksa'yı da tahrib etti. Kutsal eşyalarını aldı, abalinin Allab'a inanan ihtiyarlarını öldürdü. Genç kadın ve erkeklerini esir ederek Babil'e götürdü. Bu esirler arasında Daniyal (as), taze delikanlı olarak bulunuyordu. Buhtunnasr, Kudüs esirlerinden Allah'ın birliğine inanıp puta tapmayaolan önce hapse atıp eziyet ediyor, putperestliği kabul ederse bırakıyor, razı olmazsa öldürüyordu. Bu sırada Daniyal (as) da hapiste eziyet görüyorrlu ama durmadan iman ehli olanlara nasihat ederek: Buhtunnasr, kendilerini öldürse dahi asla putperestliği kabul etmemeyi imanlarından dönmemeyi, öldürülmeleri balinde şehit olup derhal kendilerini cennet de bulacaklarını, ölüm acısını dahi Cenab-ı Hak onlara duyurmayacağını telkin ediyordu. Bu cihetle, hapiste bulunan Kudüs esirlerinin en çok eziyet göreni Daniyal (as) idi. Bu sırada Buhtunnasr korkulu rüyalar görmeye başladı. Kimse tabir edemeyince Daniyal (as) tabir etti. Bunun üzerine Daniyal (as)'a herkesin hürmet ve saygı göstermesini emretti ama çok sürmedi, yine insanları putuna tapmaya zorladı. Daniyal (as) yine karşı çıktı. Bu defa Daniyal (as)'ı ateşe attırdı ama Cenab-ı Hak onu kurtardı. Bu mucizelerden sonra, aciz kalan Buhtunnasr, Daniyal (as)'a samimi olarak çok saygı gösterdi ve herkesin ona hürmet edip duasını almasını emretti. 293

5 TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİNDE TARSUS Bundan sonra her taraftan insanlar gelir duasını alır, ona dua ettirirlerdi. felaket anlarında kuraklık gibi günlerde İşte bu sırada Tarsus'ta da hüküm sürmekte olan kuraklık, kıtlık dolayısıyla yağmur duası yapmak için Tarsus'a gelmiş ve burada kalarak vefat etmiştir. Daniyal (as) kabri Tarsus'tadır. Buhtu nnasr'ın Kud~s -ü Şerif'i İşga l Edişi, Daniyal.(as)'ın Esir Edilişi ve Buhtunnasr ile Ara larında Geçenler Irak-Babil Kralı, zulmüyle meşhur Buhtunnasr zulmünü Mısır'a kadar yayıp, yıkıp işgal etti. Kudüs-ü Şerif'i tahrip etti. Mescid-i Aksa'ya vakfedilmiş kıymetli eşyaları tamamen aldı. Mescid-i Aksa'da fukara için vakfed~ş ne kadar mutfak malzemeleri varsa, Babil saraymda hınzır ziyafetinde şarap içmekte kullaı:imak üzere alıp götürdü. Kudüslü Yahudilerden Allah'ın birliğine inanan (La ilahe İliallah Musa kelimullah) diyen bütün mü'minleri esir ef!i, ihtiyarlarını, öldürttü. Genç kadın ve erkeklerini toplayıp Babil'e götürdü. Bu gençlerin de puta tapmaya razı oianlarını ayırdı. Allah'a imandan dönmeyeniere önce işkence yapıyor, puta tapmayı kabu1 etıl:ıezse öldürtüyordu. Hapisteki esirler arasında en çok eziyet gören Daniyal (as) ile akrabasından olan iki kişi daha vardı ki, Daniyal (as) ile birlikte mü'minlere devamlı nasihat ediyorlardı. Devamlı: "Kardeşlerim, zalim Buhtunnasr'ın zulmüne asla boyun eğmeyin. İmanınızdan dolayı öldürülürseniz, o. dünya hayatından ayrılmış olursunuz, ölmüş olmazsınız, hemen kendinizi cennete bulursunuz" diye telkin ediyorlardı..', İşte tam bu sırada zalim melik Buhtunnasr, korkulu rüyalar görmeye başladı. Uykusu, huzuru tamamen bozuldu uyuyamaz hale geldi. Bilhassa gördüğü bir rüya onu çok endişelendirdi. Babil bilginlerini, rüya tabircilerini top ladı dedi ki: - "Bir rüya gördüm, beni huzursuz etti. Şimdi bana önce gördüğüm rüyamı söyleyeceksiniz, sonra da tabirini" dedi. Bilginler, muabbirler: "Efendim rüyayı söyleyin ki, tabirini yapalım" dediler. Melik: "Önce rüyayı söyleyin ki, yapacağınız tabirin doğruluğuna inanayım. Eğer r.üyayı ve tabirini söylemezseniz parça parça edileceksiniz, evlerinizde mezbeleye çevrilecek. Eğer rüyayı tabirini söylerseniz büyük hediye/ere ulaşacaksınız" dedi. Aıim.ıer tekrar: "Ey melik, rüyayı biz bilemeyiz, rüyanızı bize söyleyin ki, bizde tabirini yapalım", dediler. eti ve idam" dedi. Melik: "Biliyorum ki, siz zaman kazanmaya çalışıyorsunuz, sizin için hemen bir hüküm var, 294

6 TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİNDE TARSUS A.ıimıer, dediler ki: "Yeryüzünde melikin istediği şeyi açıklayacak kimse yoktur. Hatta hiçbir melilc, hükümdar böyle şey istememiş/ir. Melik'in istediği çok güçtür. Beşer arasında onu açıklayacak alim yoktur". Melik gadaba geldi ve bütün alimierin idamını emretti. Bütün ilim adamlan teker teker idam edilmeye başlandı. Bu sırada hapiste bulunan Daniyal (as) ve üç arkadaşı durumu iş itti l er. Daniyal (as) alimleri idama memur olan yetkili kişiye, hapishane yetkilisiyle haber gönderdi ve dedi ki: "Babil tilimlerini niçin idc1m ediyorsunuz? Bilemedik/eri bir şey mi var?" dedi. Kral'ın yetkilisi durumu anlattı. Bunun üzerine Daniyal (as): "Melik'in adamına, Melikinize söyleyin, Babil tilimlerini idam etmesin. Ben onun rüyasımda tabirini de açıklayacağım" dedi. dedi. Daniyal (as) saraya getirtildi. Melik: "Benim rüyamı söyleyip tabirini yapmaya mutedirmisin " Daniyal (as) "Melik'in rüyasını ve tabirini alimler bilemezler. Semavat ve yerini yaratan Allah Tetilti bildirdiği kulları bilir"dedi, şöyle söze başl adı. "Sema ları ve yerleri yaratan Allah Teala ya hamdolsun. Allah 'ın ismi ezelden ebede mübarek olsun. Hikmet ve kuvvet ona mahsustur. Alimiere ilim, ariflere irfan veren O 'dur. En gizli şeyleri bilen, zulmette olanları bilen bildirende O 'dur. " "Al/ahım! Sana hamd ve şükrederim ki, Melik'in istediğini bana bildirdin Sana ey melik yatağında uyurken bir insan sureti heykez gördün. Çok görkemli, heybetli idi. Bu heykelin başı halis \ \ ı 1 ı altından, göksü ve kolları gümüşten, karnı ve butlarz bakırdan, dizinden aşağı bacaklarının bir kısmı demirden, bir kısmı çömlekten idi. Sen bu heykefe bakıp dururken, semadan kendiliğinden bir taş bu heykelin tepesine indi. Altın, gümüş, bakır, demir, çömlek hepsi seni ezdi. Harman tozu, yazın tozu halinde getirdi. Sonra kuvvetli bir xfizgar esti, tozu savurup yok etti. Daha sonra heykeli kıran taş öyle büyüdü genişledi ki, yerle gök arasında ondan başka bir şey kalmadı. Ey Melik rüyan budur. " dedi. Tabirine gelince: "Ey Melik: Sen meliklerin en büyüğüsün. Yerin ve semavatın Rabbi, sana hükümet, izzet ve kudret verdi. Altından baş sensin. HeykeZ'in göğüs kısmı, senden sonra sana nispetle senden aşağı bir hükümet daha meydana gelecek. Ondan sonra bir hükümet daha meydana gelecek son olarak demir gibi bir hükümet gelecek anca_k sırça çömlek gibi gevrek dayanıksız bir hükümetle ortak olacaklar. Ama demirler çömlek uyuşmadığı gibi bunlar da uyuşamayacak, parçalanacaklar. 295

7 TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENiYETiNDE TARSUS Semadan inen taşın bu heykelin tamamını ezdiğini görmen ise, semavat ve arzzn maliki olan Allalıü Azim, semadan son kitabını, dinin hükmünü indirecek. Ahir zaman peygamberini gönderecek, onun dini, kitabı dünyayı dolduracak büyüyüp afakı tutacak, ebediyen hükmü bozulmayacak Tabiri de budur" dedi. O zaman Melik Buhtunnasr Daniyal (asya: "Hakikaten senin Rabb. yerin göğün sahibidir. Sırları bilen, bildirendir dedi ~e secde etti. Yani: Eğilerek saygi gösterdi." Daniyal (as)'a Melik Buhtunnasr dedi ki: "Kendisine ilcram ve hürmet etmem vacip olan kimse, senden başkası olacağım bilemem. Sana ilcram üzerime vacip olmuştur. Şimdi sana üç şeyle ila amda bulunmayı, mükiifatlandırmayı isterim. Dilersen seni vilayetine göndereyim(yani Kudüs 'e) harap olan yerleri tamir ettiresi n. İstersen em an name vereyim ki, benim ülkemde, vilayetlerimden her nerede kalmak istersen orada kal, sana tazim ve ilcram etsinler. İstersen benim yanımda kal, ilcram ve hürmetinen üstününü bizzat ben yaparım", dedi. Daniyal (as): "Benim beldem Kudüs rabbimin iradesine aittir. Onun sahibi O 'dur. Nasıl dilerse öyle olur. Emanname ise, benim ve iki arkadaşımzn senin f!mannamene ihtiyacımız yoktur. Zira biz her nerede olursak rabbimizin emamndayız. Bizim halimize uygun olan burada kalmaktır" dedi. Çünkü oradaki abali puta tapınakta idiler. Onlan tevhide davet etmek, isiaba çalışmak için kalacaklardı. Bunun için orada kalmalan ilahı vahiy emriyle idi. Peygamberler Allab_'tan emir almadıkça hiçbir karar vermez. İlahi emir olmadıkça da hiçbir yerde tebliğ vazifesi için kalmazlar. Nitekim Kudüs'e gitmeyip Babil'de kalmalannın ~eti çok geçmeden meydana çıktı... Buhtunnasr'ın Daniyat (as)'a ve iki arkaşına gösterdiği saygı hürmek çok sürmedi. Etrafındaki putperesler, beyler, meliki atasından süre gelen ilahianna tapmaktan, inançlanndan aynlarak, Daniyat'ın Rabbisine in~akla tüm geçmiş ecddım rencide ettin gibi ifadelerle tahrik ettiler. Bunun üzerine Buhtunnasr 60 arşın yüksekliğinde a l tı arşın kalınlığında büyük bir put yaptırdı. Babil'in meşhur meydanlık.lanndan birinin ortasına diktirdi. Bütün eyalet valile~, meclis azalarını toplayarak şöyle bir kanun koydular: Her kim, boru çalındığında bu putun (onların ifadeleriyle) ilabımızın önünde secde etmezse, şiddetli yanan fırına ateşe atılacak diye karar verdiler. Sonra Buhtunnsar'ın adamlan gelip dediler ki: "Ey Me/ik! Herkim, boru çalındığında putun ilahımızm önünde secde etmezse şiddetle yanan ateşe firma ah larak yakılacak diye kanun koymadmız mı? İşte Daniyal ve iki arkadaşı sizin kanununuza itaat etmiyor, ilahlarzmıza secde etmiyorlar" Buhtunnasr, Daniyal (as)'a: "Sen ve arkadaşlarının benim ilahıma secde ve ibadet etmiyormuşsunuz. İlahımzza kasten' mi secde etmediniz? Şimdi, boru çaldığında secde ederseniz ne ala, yoksa şiddetli yanan ateşe firma ahlacaksznzz. O zaman sizin ilahınız sizi kıatarszn" dedi. 296

8 TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENiYETiNDE TARSUS Daniyal (as): "Ey Buhtunnasr, bu hususta sana cevap vermemize dahi hacetimiz yok. Bizim ibadet ettiğimiz rabbimiz bizi senin şiddetli yanan firının ateşinden kurtarmaya kadir olduğu gibi senin elinden de kurtarmaya kadirdir. Ey Me/ik! Senin cehennemin bize cennet olacaktır. Biz senin dikliğin puta secde etmeyiz. " dedi. Buhtunnasr iyice gadaplandı. Daniyal (as) ve iki arkadaşını şiddetli yanan fırına atılmasını emretti. Daniyal (as) ve iki arkadaşının fırına ateşe attılar. ellerini ve ayaklarını bağlayarak elbiseleriyle şiddetli yanan Daniyal (as)'ı ve arkadaşlarını ateşe atarlarken, onları ateşe atanları ateşin alevi bir anda yakıp kül etti. atanları Adamları: Buhtunnasr seyrediyordu. Birden fırlay ıp ayağa kalktı ve: "Daniyal 'ı ve arkadaşlarını ateşe ateş yakıp mahvetti, halbuki biz ateşe el ve ayakları bağlı olarak üç kişi atmadık mı? dedi. "Evet" dediler. Melik: "Ben bağları çözülmüş ve ateşin içinde gezmekte olan dört kişi görüyorum. Onlara hiçbir zarar olmuyor ve dördüncü bir başkasıda yanlarında sanki bir meleğe benziyor" dedi. Bunun üzerine Buhtunnasr, yanan ateşe biraz yaklaşarak onlara hitaben: "Ey Yüce Allah 'ın kulları DaniyaT ve arkadaşları, çıkıp geliniz'' dedi. Daniyal (as) ve arkadaş ları ateşin içinden çıkıp geldiler. Buhtunnasr'ın valileri, müsteşariarı vesair hep toplandılar, gördüler ki, ateş onların bir tüyünü dahi yakmamış, vucütlanna asla tesir etmemiş, ateşin kokusu dahi üzerlerine sinmemişti. Buhtunnasr, söze baş lad ı ve dedi ki: "Daniyal ve arkadaşlarının ilahı mübarek olsun. Meleğini gönderip, kendine tevekkül ederek, Melik'in emrini kabul etmeyip, Rab '!erinden başka heykellere putlara ibadet ve secde etmediler ve vücutlarını ateşe teslim ettiler. Rab 'leri de o kullarını ateşten ha/as etti. Şimdi ben emrediyorum ki, hangi ülkeden ve kavimden kim olursa olsun. Daniyal ve arkadaşiarznın Rabbisine karşı uygunsuz bir şey söylerse, parça parça edilecek, evi de başına yıkılacak. ~ -. Çünkü bu şekilde bir kurtarmaya ancak onların ilahından başka gücü yetecek ilah yoktur. Bütün ülkemde, Daniyal ve arkadaşlarından daha üstün kimse yoktur" (Mir 'atı Ka inat s. 154) Buhtunnasr'ın Daniyal (as)'a bu sevgi ve saygısını gören Kral'ın etrafındaki meclis üyeleri yine Buhtunnasr'ı atasından gelen dini, Daniyal 'ın sihirbazlığına inanarak terk etti diye itharn ve tenkit de bulundular. Böyle olunca Buhtunnasr, yine sapıttı. Eski zulınüne dönüp Daniyal'a karşı tavrını değiştirdi. 297

9 TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİNDE TARSUS Bu durumu fırsat bilen meclis üyeleri Melik'e: "Ey Melik! Şöyle bir kanun koya/ım. Her kim, ilahlarımızdan başkasına ibadet eder, İlahlarımıza ibadet etmez, tapınmazsa arslanlar çukuruna atılarak parçalatılsın" demeyi kararlaştırdılar. Böyle olunca Daniyal (as) evine çekildi, ibadetini evde yapmaya başladı. Kralın adamlan Krala gelerek: "Ey Krcll! Siz bizim ilahlarımıza ibadet etmeyen, başka ilahiara ibadet edenleri asiarilar çukuruna atarak cezalandırılacak, diye kanun imzalamadınız mı? İşte, Kudüslü Daniyal bizim i/ahlarımıza ibadet etmiyor. Günde üç kere Kuduse dönerek kendi ilahına ibadet ediyor. Bunun aslanlar çukuruna atılarak cezalandırılması lazımdır", dediler. karar verdiler. Hemen Melik'in meclis üyeleri bir araya gelerek Daniyal (as)'ın aslanlar çukuruna atılmasına Halkın ileri gelenlerini aslanlar çukuru başına toplanmasını emrettiler. Sonra Buhtunnasr ve meclis üyeleri aslanlar çukurunun başınır geldiler.. r')i...ji ~ J~IJ.r.> V" cr./~.' ~.Jı ı-!~! JU.jl,.!Jı ~~ı ~.y..ı-i l:.:.~.> : t,;.ıjı yıi V!ı JU Jıı ~vs 1 y~ı &, ~ı vs 1..:.;. ~~j...,ıı..ı.;'w,:ı[t.i...,.r. ~ir.wt; Jı.,.;~..ıı. 4-ı. ~.; wwü.r..ı..l ~ ı,...'. Ju ~-41ı yıl ı:ıı' rw.ıı.,..,:ı_,.,..)<tı ~ ~...Fı ı" J.ıı u ~ ~ 1 ~ ri' ~ o Jı.,.;w. \ı~.ı.\.w. :.~&1.:ıl, rl!ll.ı _,..ı ~)...ıı Jıı...,..}.; o.,..i,!jıı._,..);.,;t.,.ıı.;.).,.. J.ılt v#ı~ Jl,.ib.ı.:...ıııı.;.}14 t;l... ~lı: JUJ JA.i.i OJ.I&j l. j...uj ~ ija,_l.._;... (i~ "-( dli J"j ~ :.~&J,:ıJ : ;.J! Jıı ir, Jı.,.;h Jw.,.+ı.,..L ulı ı...üı..r>.u.i ~ J..>ı..ı- ir.y! J...)ı.li ı : Ju..:ı...ı.:4J!,;ı..), Jw ı.:~.ı 1..: 1.., Jw. ~) t;l, Ju ı ıu -:r::ııj o.;~.,.. u-:ı '1 ı1.ııı JJ.w. ı, Jt.;ıl Jw. ~, Ju ı v-.ı.;.j; "Ji.W.f~ o ~~ rl.o.ı.yı ir y.lji.j.ı'":i::i'çi ıl..:ı ~ ~.ş.lji Jr t~.u.i Jı J:I(, ;(ıı!,...cjlı y:,>;o.ı y.lji Jr.W.!.ı 'bt..,>!,:ıl> ~\ı.s;r.o.ı.s.lll :i::l'iı o l:j~..&4 \:.:J;.-ı ~ ~ y.lji Jf.W.[, o ~.J.M.ı li,.;.~~ : 1,;. ~ J,J.ı~~ l:j~ı~.s.ilıjı Melik'in özel cellatlan Daniyal (as)'ı getirdiler ve hemen çukurda bulunan arslanların önüne atıverdiler.daniyal (as) çukura düşer düşmez erkek aslan çukurun yukansından seyredenlere öyle homurdamyordu ki, çukurdan çıkabilse asıl onlan parçalayacaktı. Di şi aslan ise a?.~ta bir sevgi örneği olarak Daniyal (as)'ı diliyle yalıyordu. Tam bu sırada birde baktılar ki, Daniyal (as)'m yanında bir kişi daha var. Gayet nefis yemekler sofrasında oturmuş yemek yiyorlar, tuluk içerisinde soğuk suda yanı başlarında su içiyor, sohbet ediyorlar. Aslanlarda ikisinin etrafında sanki bekçiyıniş gibi dolaşıp duruyorlar. Bu durumu görünce, şaşınp kaldılar.geleri bu zat, aynı asırcia Şam'da bulunan ERMİYA Nebi (as) idi. Yemek ve suyu getirişini İbn Ebi'd-Dünya, Daniyal (as) anlattığı bölümde Daniyal kıssasmdan bu yemek getirme olayını şöyle naklediyor. Asıl metnini verdikten sonra, tercümesini özetleyerek vereyim:yukanda Arapça metnini verdiğim bu rivayet, İbn Ebi'd-Dünya isimli hadis üstadına aittir. İbn Ebi' d-dünya; Ebu Bekr Abdullah b. Muhammed b. İbn Ebi'd-Dünya el-kure(ı el Emevl'dir ki: tarih.i konularda anlattığı balıisieri güzel olan zattır, diye hadis tarihçileri onu böyle tarif etmişlerdir. İbn Ebi' d-dünya 'nın ERMİY A NEBİ.C as)' m, Daniyal (as)' a yiyecek, içecek getirmesi için Şam'da Cenab-ı Hak'tan aldığı emirle gelişini anlatan bu metnin ketimlerini açıklayarak vereyim: 298

10 TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENiYETiNDE TARSUS - İbn Ebi'd-Dünya dedi ki: "Ahmed b. Abdi'l-A 'la eş-şeybanf, Abdullah b. Ebi'l-Hüzeyl, senedi dayanarak haber vermiş demiş ki: 'Buhtt~nnasr (Babil Kralı), Daniyal (as) 'ı getirip iki aslanın bulunduğu kuyuya aslanlar çukuruna attı. Aslanlar ona (Daniyal) (as) asla hücum etmediler, korudu/ar. Epey bir süre aslanların arasında kaldı. (Allah dilediği zamana kadar) Yani: Aslanlar Daniyat (as) hiicum etme, şöyle dursun, günlerce aç bırakı/dıkları halde korumuşlar dilleriyle adeta bir saygı gösterisi gibi yalamışlardı. Bu ise şüphesiz bir peygamberin mucizesinden başka değil idi. Buna rağmen Buhtunnasr, Daniyal (as) 'ı hala çukurdan çıkartmıyordu ki, aslanlar iyice acıktık/arı zaman belki parçalarlar diye bekleyip duruyordu. Daniyal (as) aç ve susuz idi. Bu sırada Şam'da bulunan ERMİYA (as) 'a Cenab-ı Hak vahy edip buyurdu ki: 'Daniyal şu anda Babil'de aslanlar çukurunda aç ve susuz bekliyor. Ona yiyecek ve su hazırla' buyurdu. Enniya (as): Ya Rabbi ben mukaddes yerdeyim. Daniyal ise Babil'de nasıl ulaşacağım dedi. Cenab-ı Hak ce/le ve azze: 'Sen hazırla, biz senide hazırladıklarını. da hemen göndereceğiz' buyurdu. " Ermiya (as) yiyecekleri hazırladı, içecek suyu soğuk kalması için tuluğa doldurdu. Cenab-ı Hak melekleriyle bir anda Ermiya (as)'ı yiyeceklerle birlikte çukurun başına bıraktılar. Yukarıdan Ermiya (as), Daniyat (as)'a seslendi. Daniyat (as) selam verdi. "Daniyal (as) kimsin?" dedi. Ermiya (as): "Ben Ermiya Nebi" dedi. Ve yanına indi. (Bu da ikinci mucize) Daniyat (as) "Niye geldin"? dedi. Ermiya (as): "Rabb. eel/e şanuhu, sana yiyecek ve içecek hazırlayıp getirmemi emretti" dedi. Daniyal (as) "Rabbim beni hatırlamış mı"? dedi. Ermiya (as) "Evet" dedi. Daniyal (as) dedi ki: "Allah Tea la ya hamdolsun ki, kendini zikredeni unutmayanı unutmaz. verir., Ve O Allah Teala'ya hamdolsun ki, kendinden rica edeni, dua edene cevap verir, istediğini Ve O Allah Tea/aya hamdolsun ki, Rabbisine güveneni başkasına yük/etmez, yük etmez, ihtiyacı için başkasına muhtaç etmez. Ve O Allah Tealaya hamdolsun ki, iyiliğe iyilikle ihsanda bulunur. Yapılan iyiliği karşılıksız bırakmaz. Ve O Allah Tea la ya hamdolsun ki, s ab redeni necat ile mükafatlandırır, kurtuluşa ulaştırır. ı l. Ve O Allah Te ala ya hamdolsun ki, biz sıkıntıya düştükten sonra üzerimizden sıkınhmızz... kaldırır, ferahliğa kavuşturur. 299

11 TÜRK-İSLAMKÜLTÜR VE MEDENİYETİNDE TARSUS Ve.o Allah Telila'ya hamdolsun ki, kötü amellerimizden dolayı, gerektiğinden bizi vikaye temez- zannettiğimizde o yine bizi vikaye eder, korur. bizim korunmamız Ve O Allah Tea la 'ya hamdolsun ki, bütün gücümüzün ümitlerimizin tükendiği bittiği zaman ümidimiz gücümüz olur" diye duasını bitirdi. (İbn Ebi'/ Fida 'nzn Daniyal (as) 'a yiyecek getirmesini anlatan metin (el-imam Ebi'/ Fida!smail b. Kesfr;;s. 461) Netice olarak, Cenab-'ı Hak, bütün peygamberlerini gaiip kılacağını vadettiği ilahi vadi tecelli etmiş, Daniyal (as)'ı da galip kılmıştır. Cenab-ı Hak, Kur'an-ı Kerim'inde şöyle buyuruyor: ''!zzet ve eelalim hakkı için. Muhakkak ki, hem ben galip geleceğim ve hem de resullerim galip geleceklerdir. Şüphe yok ki, Allah (cc) çok kuvvetlidir. Her şeye gücü yeter:' buyurduğu gibi olmuştur.(mücadele Sfuesi, ayet 21) Sonunda Bubtunnasr, Allah'ın nebisi Daniyal (as) karşısında yani; hakkın karşısında hakka teslim olmuştur. K.ıyamete kadar da böyle olacaktır. (Hakkın karşısında batı/ yok olacaktır.) ı 1 ı ı Buhtunnasr'm Nihayet Samiııli Saygısı Bu mucizeleri gördükten ve aciz kaldıktan sonra, Bubtunnasr, Daniyal (as)'a bizzat kendisi saygı göstermeye asla hürmetsizlik etmemeye gayret ettiği gibi ülkesinde bütün insanların Daniyal (as)'a sonsuz saygı göstermelerini ona saygısızlık edeni cezalandıracağını ilan etmiştir. Böyle olunca insanlar gelip Daniyal (as)'ın duasını alıyor, felaket zamanlarında onun dua etmesini istiyorlardı. İşte bu dönemde, TARSUS'ta uzun süre k:uiaklık, kıtlık hüküm sürüyor. Dolayısıyla, Tarsus Kralı babil Kral'ından Daniyal (as)'ı Tarsus'a yağmur duası yapması için istiyor. O da gönderiyor. Ancak; Peygamberler, hiçbirkimsenin emri ile, ne Kral, ne Melik emriyle istemesiyle asla hareket etmezler. Peygamberler tebliğ ve irşad için gidecekleri yere Allah tarafından emirle gönderilirler ve oradan da yine emirle ayrılırlar. İlahi emir al.madıkça gittikleri yeri terk edip ayrılmazlar. Şayet izin almadan ayrılırlar ise, peygamber Yunus (as) gibi cezalanır. Kuraklık felaketi için :Qaniyal (as) Tarsus'a gelmek için ilahi emir almamış olsa idi gelmezdi. İlahi emirle gelmiştir. Yine ilahi emir olmadan ayrılamaz. Orada irşada ihtiyaç var demektir. Daniyal (as) Tarsus'tan ayrılmak için ilahi emir almamış ve Tarsus'ta kalmış, Tarsus'ta da vefat etmiş ve Tarsus'ta da defnol.muştur. Hadiste: "Ölen bir peygamber öldüğü yerden başka bir yerde de.fnolunamaz, illaki öldüğü yerde de.fnolunur" buyrulmuşlardır. (el-haka~ik s. 57) Tirmizi rivayetinde: "Allah birnebinin ruhunun kabz olunmasım sevdiği bir yer olmadıkça kabzetmez. fllaki O nebinin ruhunu de.fnolunmasznz sevdiği yerde kabzeder" buyurur

12 TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİNDE TARSUS Daniyal (as) Tarsus'tan aynlmanuş ve burada vefat emiş, defiıolmuştur. İlerde geniş açıklanıyor. Ne mutlu Tarsus'a ki, bağrında bir peygamber yatıyor... Daniyal (as)'ın Cesedinin Bulunuşu ve Herkos'un Onu Tanıması ve Defni Ömer b. Hattab (ra) döneminde Suriye tarafına gönderilen İslam ordusu TARSUS'u fethetti. Ordunun başkumandam olan EbU Musa el-eş'ari şehri kontol ederken bir binaya uğradı. Kapısı kurşunla mühürledip kilitlenmiş. Burada ne var? diye sordu. Tarsuslu Herkus denen zat: Efendim, burada size yarar bir şey yok. Burada Daniyal denen zatın naşı var. Bu zatın sandukası var. au zat Kuduslü olup, Babil Kralı Buhtunnasr, Kudus'ü işgal edip, iman ebli olanları esir ederek putperesliğe zorlamak üzere Babil'e götürmüş, Daniyal da bunların arasında imiş. Melik'le aralarında çok çetin mücadelelerden sonra, Buhtunnasr, herkesin Daniyal'ın duasını almalarını emretmiş. Kuraklık kıtlık olunca ona dua yaptırırlar, bolluk olurmuş. Tarsus'ta da kuraklık olmuş, bizim Melik'imiz Babil Meliki 'nden bu zatı istemiş, O da gelmiş dua yapnuş bol yağmur ve bereket bolluk olmuş. Burada kalmış vefat ederek, onu sanrlukaya koyup saklanuşlar. Kuraklık gibi felaket anlarmda buraya gelip dua ederiz duanu kabul olunur" diye anlatmış. Ebu Musa el-eş' ari kapıyı açtırmış. içerde havuz şeklinde çevrik bir yer ortasında mermerden yapılmış gayet uzun bir laht sanduka. Lahti açtılar, içinde çok uzun boylu bir cesed. Ebu'I-Aliye'den sahib senetle rivayette: "Burnu bir karış uzunlukta idi. Enes b. Malik (ra) 'den isnadı ceyyid ile rivayette: Burnu bir arşın idi" deniyor. Yani çok uzunluktan kinaye olarak bir arşın gibi burnu uzundu demek istemiş olmalı (Ebu'l-Fida). Ceset al tın iplikle dokunmuş kumaşa sarılı idi. Cesette biçbir değişiklik olmanuş, yeni konmuş gibi idi. Hatta İbn Ebi'd-Dünya'nın rivayetinde: "TESTUR-TARSUS, fethedildiğinde Daniyal'ı bir tabut içinde buldu. Damarları, şah damarı atıyordu" deniyor. Ravi der ki: "Ebu'l-Aliye'den sordum: 'Hiç birşey değişmemiş miydi?' Ebu'l-Aliye. "Hayır, sadece başından birkaç saçı dökülmüştü, o kadar. Vücudunda asla en ufak bir değişiklik olmamrştı. Çünkü; 'Hiç şüphe yok ki, Enbiyanzn..etlerini toprak çürütmez, yırtıcı hayvanlarda onların etlerini asla yiyemezler" diye cevap verdi. Daniyal (as)'ın Yanından Çıkanlar İbn Ebi'd-Dünya, bu hususu şöyle naklediyor: "Ebi'i Bi(al bize haber verdi. Yine, Kasım b. Abdil/ah b. An bes e b. Safd, bize haber verdi dedi ki: EbU Musa, Daniyal 'zn yanında bir Mushaf (yazılmış kitap} bir cere içinde iç yağı gibi bir ilaç, epey miktarda bir mal (dinar) ve birde parmağında yüzük buldu. Yüzüğün üzerinde; kaşında iki aslan arasında genç bir delikanlı, aslanın biri onu diliyle yalıyor, diğeride onu kornyor gibi ayakta bekliyor şeklinde yüzüğün kaşzna işlenmiş idi. Ebu Musa, bu durumu Hz Ömer (ra) 'e bildirdi. Hz. Ömer. (ra) EbU Musa. el-eş 'arı)le yazıp emir verdi 301

13 TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENiYETiNDE TARSUS ki: O kitabı bize gönder. Cere içindeki ilaçtan da, biraz gönder, geri kalanını oradaki Müslümanların şifa için kullanmak isteyenlere ver. Dirhemleri ise, onlara taksim et". Bir rivayette: "Tarsus hazinesine yatır. Yüzüğü ise sana hediye ettik" diye yazdı. Diğer bir rivayette: "Ebu Musa, O 'nu bulduğunda kendisine Daniyal 'ı anlattılar. (HERK.US idi bunu anlatan...) Bu Daniyal Nebi'dir dedi. e!ju Musa, Daniyal'a sarı/ıp kucakladı ve öptü. Ve Omer - (ra) 'e ' yazıp şöyle bildirdi. Onun yanında sandık içinde konmuş epey bir mal onbin dinara yakın para bulduğunu ihtiyacı olan, Dantyal'a gelip borç para istermiş o da şahit sened istemeden verirmiş. Parayı alan getirirse ne ala, getirf!lez ise hasta olurmuş" diye durumu Hz.Ömer'e yazdı. Hz. Ömer (ra) sahabenin ileri gelenlerini topladı, durumu anlattı. Hz. Ali Efendimizden daha çok bu hususta bilgisi olan yoktu. Hz. Ali (ra) dedi ki: Bu zat DANİYAL NEBİ'dir. Mürsel değildir. Kadim zamanda çok eski zamanda Buhtunnasr'liı beraber bulunmuş ondan sonrakiler/e de beraber olmuş aralarında çok hadiseler geçmiştir... diye Daniyal (as) 'ın başından geçenleri geniş bir şekilde açıladık/an sonra 'Arkadaşına yaz, emret ki, O 'nu İslam üzere yıkayıp kefen/esin üzerine cenaze namazı kılsın. öyle defnetsin ki, O 'nun kabrine kimse ulaşamasın kale gibi yapsın' diye tavsiye etti. " Diğer bir kaynakta şöyle: Ve O 'nu Ebu Musa bu durumu Hz. Ömer'e bildirince, Hz. Ömer Hz. Ali (ra) Efendimize haber gönderip çağırttı, durumu ona anlattı. Hz. Ali Efendimiz: "O zat Allah'ın nebisi Daniyal'dır." dedikten sonra yukanda geçtiği gibi tavsiyesini tekrarladı. (el-arais, s. 383; Vekiiiü'd-DühUr, s. 181.) Hz. Ali Efendimizin tavsiyesi ÜZerine, Hz.Ömer Daniyar (as)'ın kendisini ümmeti Muhammed'in defuetmelerini dua etmiş olduğunu, Rasillüllah Efendimiz'in mucizesi olarak haber vermiş olduğu hadisi yazarak şöyle emir verdi: "Şüphesiz Daniyal nebi, rabbisi azze ve celleye dua etikti, Ümmeti Muhammed onu defnetsinler" buyurmuşlar. O'nu Eşnan dinen güzel kokulu otla suyunu kanştırarak yine sidr dinen kokulu otla kokulayın. Sonra ÜZerindeki altın iplikle dokunmuş kumaşı çıkartın, gmel kokulu su ile yıkadıktan sonra yeni beyaz gmel kefene sarın. Cenaze namazını sen kıldır. Seninle beraber bulunana mücahidi İslamın tamamı cenaze narnazına iştirak etsinler. Sonra önce tarif edildiği şekilde hazırlanmış olan kabre defuedin, ÜZerinden nehrin suyunu. akıtın, kabir akan suyun altında kalsın. Sonra, Daniyal ne b iye delalet eden, kabrio ve cesedin ona ait olduğunu Tarsus'a geliş sebebini anlatan Herkus'u bana gönder. Çünkü Rasillüllah Efendimiz: "Her kim Daniyal'a delalet ederse (yani: bu kabir ceset ona aittir, buraya şunun için şöyle gelmiştir... gibi tanıtırsa) onu cennetle müjde/eyin" buyurmuşlardır. O'nu ben cennetle müjdeleyeceğim dedi. Bu emir ÜZerine Ebu Musa el-eş'ari, Herkus'u Medine'ye gönderdi. 302

14 TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİNDE TARSUS Bundan sonra, önce şehrin ortasından geçen nehrin bir kolunu geçici olarak kestirdi. Nehrin geçeceği yerin altına gayet derin bir kabir kazdırdı. Sonra Daniyal (as)'ın üzerindeki kumaş çıkartıldı. Güzel kokulanmış su ile sahabe tarafından yıkarup abdest aldın ldı. Yeni, beyaz kumaş kefene sarıldı. Ebu Musa el-eş'ar1 imam oldu, beraberinde bulunan mücahidin-i İslam, ashabı Rasftlüllah saf bağ layarak cenaze namazın ı kıldıl ar. Sonra hazırlanan kabre, sahabe elleriyle Daniyat (as)'ı indirdiler. Definden sonra nehri kabrin üzeriden akıttı l ar. Hiç şüphe yok ki, bu cenaze narnazına nihmet melekleri de iştirak etmişlerdir. Cenab-ı Hak'ın Kur'an-ı Kerim'inde övdüğü ümmetierin en hayırwan olana ümmetinde en hayırlılan saadet asrının ashabı elleriyle yıkarup kefenledikleri cenaze namazını kıldınp elleriyle kabre indirip defiıettikleri muazzam manevi merasimle tamamlandı. Böylece, Rasftlüllah (sav) Efendimizin hadisleriyle mucizeleri olarak bildirdikleri, Daniyat (as)'ın da Cenab-ı ;Hak'tan Ümmeti Muhammed'in kendini defiıetmelerini duası tahakkuk etmiştir. Dolayısıyla Daniyal (as)'ın kabri şerifi Tarsus'ta bulunma şerefine Tarsus halkı nail olmuş olduğu da tahakkuk etmiştir. ELHAMDÜLİLLAH (Ebu'l-Fida, İsmail b. Keslı, K. Enbiya, s ) Berirus'un Müjdesi Altındaki Müjde Yüce Peygamberimiz (sav) Efendimizin: "Her kim Daniyal'a delalet ederse onu cennetle müjde/eyin", emrini yerine getirmeyi Hz. Ömer (ra) ne kadar önemsemiştir ki, bu hadisi bildirerek onu sen müjdele dememiş, Herkus'u bana gönder. Rasiilüllah (sav): "Her kim Daniyal'e delalet ederse (yani onun yerini gösterir, şahsını tanıtırsa) onu cennetle müjde/eyin", buyurmuşlardır. "Onu bana gönder O 'nu bizzat cennetle ben müjdeleyeceğim "demiştir. İşte bu müjdenin altında başka bir müjde mevcuttur. Hadisinin (MEN) kelimesi, her kim olursa olsun, mutlak manada içine a lır. Her kim Daniyal'e delalet ederse/yerini gösterirse, tanıtırsa, bu hususta bilgi verirse, demektir. Bu sadece Ebu Musa el-eş'ari Daniyat'ın yerini gösteren, tanıtan Herkus'a mahsus ya da sadece o döneme ait değildir. Zamanla unutulınaya yüz tutmuş olan Tarsus ve Daniyal (as)'ı bugünde yeniden tanıtan dolayısıyla Tarsus'un ne büyük bir ilim merkezi olmuş olduğunu anlatanlar (inşallah) Daniyal (as)'ı cennetle müjdeleme müjdesine dahil olacaklardır. Daniyal N ebi (A.S)'ye Ait Olduğu Bildirilen "Remil İlmi" ile Rüya Tabirine İki Örnek Remil İlmi'ne Örnek: REMİL: Sözlük olarak kum demektir. Halk arasında Reml ilmine yanlış olarak, REMİL şeklinde kullanıl~ğı için (ga lat- ı meşhiire) kabilinden biz deremil olarak kullandik~ 303

15 TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENiYETiNDE.TARSUS Daniyal (as)'a ait olduğu rivayet edilen REMİL ilmine ait, kütüphanemde bulunan Osmanlıca basılmış remil kitabının uzunca (med'hal) giriş kısmının birinci ve ikinci sahifelerini birde 8-9. sahifelerini yine girişi sahifesinden birinci sahifenin 2. söz bölümü DANİY AL (as) ile ilgili olduğu için bu kısmı Osmanlıca'dan aynı ifadelerle çevirerek veriyorum: "Remil hakkında Hazret-i Fahr-i Kiiimit Efendimizin (benden evvel gelen enbiyadan birinin mucizesidir} meiilinde bir hadisi nebevide zikrolunmaktadır. Remil'in Daniyal (as) 'a ait Mr mucize eseri olduğu naklen mervidir. Fakat şurası sabit ve muhakkaktır ki, Remil mururu zaman ile diğer ilimiere nisbet/e köşe-i nisyanda kalmış, yalnız bazı kıtaat 'ta meskun insanlar beyninde reva c bulmuş müstakil bir ilimdir. " diye devam eder.(remi/ Kitabı, s. 3, 8, 9.) Bu Remil kitabının 8. sahifesinin başında REMİL: Remil'in esası diye başlıyor ve çizgiler noktalar şeklinde bir takım formüllerle anlatılıyor. Bunu ancak bu ilimle uğraşanlar anlayabilir. Bu hususta fazla bir bilgimiz yok. Konuyla ilgili çok geniş eserer var. Yazar, ifade kısmında "Hulasa suretiyle şu kitabı meydana getirdim,.. " diyor. Bu kitap, Remil ile ilgili bir özet kitap ise, 150 sahifeden oluşuyor. Ancak, bu ilim başlı başına bir bilim dalı olduğu ellietle pek bilen kalmamıştır. Bu ilim DANİY AL (as)'a ait olduğu cihetle, bu ilme ait eserden bir iki örnek vermeyi uygun gördüm. Not: (Cenab-ı Hak "GA YB" denen geleceğe ait gizli olan hususları hiçbir kuluna bildirrneğini ancak peygamberlerinden diledikleri müstesna olduğunu Kur'an'da bildirmektedir. Daniyal (as) da bir peygamber olarak o günün şartları gereği REMİL ilmi vasıtası ile Cenab-ı Hak bazı hususlarda haber vermek için izin vermiş olabilir. Ancak bu da Daniyal (as)'a mahsus olsa gerek.) İslam gelecekten, (GA YIBTEN) haber vermyyi kesin olarak yasaklamıştır. Rasıll-U Kibriya Efendimiz: "Herkim Kahine (gaipten haber veren fal bakıcıya) gelerek, onun sözünü tasdik ederse ('baktı işte gaybi bildi', diye onu onay/arsa) hiç şüphesiz Muhammed'e inmiş olan kitaba Kur'iin'a küfretmiştir" buyurmuşlardır. Yüce dinimiz bu gibi işlerle meşgul olmayı kesinlikle yasaklamıştır 1 ı 1 304

16 TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİNDE TARSUS!.. : : ~:!;... :... ~.,ı.c.,...1.;..,.. ~-:' ;_,;.J ~ -.. :..ı-,j. ~. "'.-,.,..~.. c;_ı,.,:...:-ı~c. ı.;_~.jir.:. ı -.. J..J : ' ~ı,.,_,uı...~l-~.# ~. J-r.:~~r ~..J.-.o~ ıa.....ı... L ~.:JII'. z..._..~ ' ~ - y.-. ; il. : ~ i ' ı. ~ ;., '! kalaylanmış Daniyal (as)'ın REMİL ilmine ait kitaptan örnektir (Abdürrezzak Öz Kütüphanesi) "Rüya Tabirini Nasıl Biliyor sunuz?" Diye Bir Kimsenin Sorması Üzerine M. b. Sirin'in "Daniyal (as)'ın Usulü İle" Dediği İki Rüya Birgün İbn Sirin'e, bir kişi gelerek gördüğü rüyayı tabir ettirmek üzere der ki: "Rüyamda yeni bir tepsi gördüm içerisinde taze haşlanmış yumurta dolu. Ben bu yumurtaların soğuk olanlarını bırakıyor, sıcak taze haşlanmış olanlarm bazılarının kabuğunu soyup beyazını alıyor, sansım bırakıyorum " İbn Sirin: "Rüyayı gören senmisin yoksa başkası görmüş te onun adına sen mi anla tıyorsun?" diye soruyor. Adam: "Hayır, riiyayı gören benim" diyor. İbn Sirin: "Bu adamı yakalayın eğer gördüğü riiya doğru ise bu adamın lcabristanda kefen soyucusu olması lazımdır. Bunun evi varsa gidip yoklayın, diye muha:fizlara teslim eder, gider evi yoklarlar ki evin içi yeni ölen insanların kefenleriyle dolu. Diğer biri geliyor; İbn Sirin'e, "Efendim, riiyamda zeytin ağacını zeytinyağı ile suladzğzmıo gördüm" diyor. İbn Sirin: "Senin küçüklüğünden bugüne kadar ne gibi durumlar başından geçti?" diye sorar. Adam: "Efendim, ben annemi babamı bilmem, küçük yaş ta esir düşmüşüm. Köle olarak satılmışım. Sonra beni azad ettiler. Bende ancak pazardan bir cariye alıp onunla evlendim" diyor. İbn Sirin: "Git o kadını ince/e" der. Adam gelir banunma anlatır. Hanım adamı inceler, bir de bakarkı öz evladı. O zaman sorarlar: "Bu tabirleri nasıl biliyorsunuz?" İbn Sirin: "Yusuf Suresi 'nin 6. ayetini okur ve Allah 'zn öğretmesiyle Daniyat (as) usulü ile şahsında durumuna göre biliriz" diye cevap verir. 305

17 TÜRK-İSLAM KÜLTÜR VE MEDENİYETİNDE TARSUS (Mevlana Muhammed b. Sirin, Ta'tırü'l-Enôm fi Ta'bfri'l-Menôm. s. 5,6,7 ve 226) (Abdülgani Nablusi, Müntehebül-Kelôm fi Teftfri '1-Ehlôm.) Bir Belde'de Bir Peygamberin Bulunma s ı Bir beldede bir peygamberin, birçok ilim ehli Allah dostlannın kabirierinin bulunması Cenab-ı Hak'ın o beldeye rahmetinin inmesine vesiledir. ; Ehl-i Sünnet inancııiııza görede, kabir ziyareti sevabı çok faziletli bir sünnettir. Hiç şüphe yok ki, ziyaretin sevabı, ziyaret olunaıiın derecesine göredir. Bu cihetle; enbiya, evliya ve ilim merkezi olmuş bulunan TARSUS'u mübarek mekclıılarını, gelerek ziyaret etmelerini bu ziyaretlerden ibret dersi almalarını Müslüman kardeşlerime tavsiye ederim., *** oıurum Başkanı Prof. Dr. Hüznü Ezber Bodur: Abdurrezzak Hacamın bu önerilerine katılınamak mümkün değil. Çok güzel bir noktaya temas etti. Yine toplumların varlığını sürdürmesinde mitolojik unsurların önemi çok fazl adır. Kur'an-ı Kerim'de biz bunlara "kıssa", "anlatı" diyoruz ve. aşağı yukarı üçte birini tutuyor. Bunların öğretici... yönü vardır. İnsanların davranışlarını yönlendirmede önemli motivasyon kaynağıdır bunlar. Bu bakımdan Hocamız, Daniyal Aleyhisselamla ilgili çok önemli aniatılara temas etti. Bu aniatılarda esas vurgulanmak istenen, onların içerisindeki temalardır, özdür. Ve o özün insan davranışıarına olan etkisidir. Çok önemli ipuçları vardı. O bakımdan Hacama bir kez daha huzurlarımzda teşekkür ediyorum. Şimdi, tebliğleri dinledik. Bunların günahı sevabı bir staıidarda tabi tutulacak. Dolayısıyla da ilk olarak Hocamız Ali Osman Ateş Bey müzakeresini yapacak. Buyurun Hocam. 306