CÝLT 2: BÖLGESEL KALKINMA VE ÝKÝLÝ TUZAKTAN ÇIKIÞ STRATEJÝLERÝ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "CÝLT 2: BÖLGESEL KALKINMA VE ÝKÝLÝ TUZAKTAN ÇIKIÞ STRATEJÝLERÝ"

Transkript

1 ORTA GELÝR TUZAÐI NDAN ÇIKIÞ: HANGÝ TÜRKÝYE? CÝLT 2: BÖLGESEL KALKINMA VE ÝKÝLÝ TUZAKTAN ÇIKIÞ STRATEJÝLERÝ

2

3 ORTA GELÝR TUZAÐI NDAN ÇIKIÞ: HANGÝ TÜRKÝYE? CÝLT 2: BÖLGESEL KALKINMA VE ÝKÝLÝ TUZAKTAN ÇIKIÞ STRATEJÝLERÝ

4 2013, TÜRKONFED TASARIM: SÝS MATBAACILIK KAPAK TASARIMI & SAYFA UYGULAMA: KAMBER ERTEM BASKI ÖNCESÝ HAZIRLIK KOORDÝNASYONU: DOÇ. DR. ÜMÝT ÝZMEN YASEMÝN ÖZBAL BASKI: SÝS CB BASIMEVÝ MATBAACILIK LTD. ÞTÝ. ISBN: ÝSTANBUL, KASIM 2013

5 ÖNSÖZ TÜRKONFED (Türk Giriþim ve Ýþ Dünyasý Konfederasyonu), bünyesindeki 19 federasyon altýnda toplanan 136 dernek ile 208 milyar dolarlýk iþ hacmine sahip, 1 milyonu aþkýn kiþiye istihdam saðlayan, 65 milyar dolardan fazla ihracat yapan, 11 binden fazla iþ insanýný temsil etmektedir. Gönüllülük esasý ile kurulmuþ olup iþ dünyasýný temsil eden baðýmsýz bir sivil toplum örgütü olan konfederasyonumuz, iþ dünyasýnýn sorunlarýna çok sesli, tarafsýz ve yapýcý bakýþ açýsýyla yaklaþmakta, çözüm önerileriyle sektörel ve ulusal ekonomi politikalarýnýn oluþturulmasýna destek olmaktadýr. Bu baðlamda, ekonominin bölgesel ve sektörel perspektiflerini karar mercilerine aktararak Türkiye ekonomisinin geliþmesi için çalýþmakta ve iþ dünyasýnýn uluslararasý entegrasyonuna ve rekabet gücünün artýrýlmasýna yardýmcý olmaktadýr. Ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkýnmasýna katkýda bulunmak üzere, Atatürk'ün çizdiði Türkiye Cumhuriyeti vizyonu ve çaðdaþ uygarlýk hedefini esas alarak bölgesel ve sektörel potansiyellerin en iyi þekilde deðerlendirilmesi için faaliyetlerde bulunmak; demokratik, laik bir hukuk devleti anlayýþý içinde, sivil toplumun kurumsallaþmasý ve özel giriþimciliðin yaygýnlaþmasýna çalýþmak; sanayici ve iþadamlarýnýn sorunlarýna sahip çýkarak toplumdaki öncü ve giriþimci niteliklerini geliþtirmek üzere baðýmsýz bir platformda, temsil tabaný geniþ, güçlü bir örgütlenme gerçekleþtirmektir. TÜRKONFED, temel çalýþma yöntemi olan þeffaflýk, tarafsýzlýk, baðýmsýzlýk ilkeleri doðrultusunda ve faaliyetlerinin dayandýðý gönüllülük temelinde, ülke gündeminde bulunan konularla ilgili görüþlerini bilimsel çalýþmalarla destekleyerek kamuoyuna duyurur ve bu görüþlerden hareketle kamuoyunda tartýþma platformlarýnýn oluþmasýný saðlar. TÜRKONFED, Orta Gelir Tuzaðýndan Çýkýþ Yolunda Türkiye? CÝLT 1: Makro/ Bölgesel/ Sektörel Analiz'de Orta Gelir Tuzaðý kavramýný Türkiye'nin bölgesel kalkýnma yolundaki farklýlýklarý sorunu çerçevesinde ele almakta ve Türkiye'de "birden fazla Türkiye ekonomisi" olduðu gerçeðinin altýný çizmekte idi. Raporun ana bulgularýna göre, kavramýn Türkiye açýsýndan sadece niceliksel bir eþiðin belirlenmesi ve bu eþiðin nasýl atlatýlabileceði konularýndan ibaret basit bir istatistik egzersizinden ibaret olamayacaðý açýktýr. Orta Gelir Tuzaðý'ndan Çýkýþ: Hangi Türkiye? CÝLT 2: Bölgesel Kalkýnma ve Ýkili Tuzaktan Çýkýþ Stratejileri raporunun odak noktasýný yüksek gelire ulaþma yolunda olan, orta gelir tuzaðýndan çýkýþ hedefleyen "orta/yüksek gelirli Türkiye" ile yoksulluk tuzaðýndan çýkýþ ve ivmelenme arayýþý içinde bulunan "yoksul Türkiye"nin farklýlaþmýþ, ancak bir bütünün ayrýlmaz parçalarý olduðunu bildiðimiz, çok boyutlu kalkýnma stratejisinin ana eksenlerinin tartýþýlmasý oluþturmaktadýr. Bu çalýþmanýn en önemli vurgusu Türkiye ekonomisinde ayrýþtýrýlan her bir bölge için, bölgenin yapýsý ve dinamikleri göz önünde bulundurularak deðerlendirilen bölgesel politikalarýn yanýnda, ulusal ekonominin bütünü gözetilerek üretilecek makroekonomik politikalarýn kapsamlý, kendi içerisinde tutarlý ve bütünleþik olarak tasarlanmasý gerektiðidir. Rapor, Yaþar Üniversitesi Ýktisadi ve Ýdari Bilimler Fakültesi Dekaný Prof. Dr. Erinç Yeldan, Ortadoðu Teknik Üniversitesi Öðretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Voyvoda, Kalkýnma Bakanlýðý Bölgesel Geliþme ve Yapýsal Uyum Genel Müdürlüðü Ýzleme, Deðerlendirme ve Analiz Dairesi Baþkaný Kamil Taþçý ve Mehmet Emin Özsan tarafýndan hazýrlanmýþtýr. Raporun hazýrlanýþ ve deðerlendirme sürecinde 3 farklý Türkiye örneði veren Diyarbakýr, Mersin ve Bursa'da düzenlenen çalýþtaylarda fikirlerini paylaþan TÜRKONFED üyelerinin, TÜRKONFED Yüksek Danýþma Kurulu Üyesi Dr. Haluk Tükel'in ve TÜRKONFED Baþkan Danýþmaný Doç. Dr. Ümit Ýzmen'in katkýlarý çok deðerlidir. Raporun oluþum sürecinde TÜRKONFED Genel Sekreterliði'ne çalýþmalarý için teþekkür ederiz. 3

6 SUNUÞ Türkiye 2023 yýlýnda kiþi baþýna gelirini 25 bin dolar seviyesine çýkartarak zengin ülkeler arasýnda yer almayý hedefliyor. Orta gelir tuzaðýndan kurtulmak anlamýna gelen bu hedefin gerçekleþebilmesinin çok önemli bir koþulu var: bölgesel gelir farklýlýklarýnýn giderilmesi. Ülke içinde bölgesel gelir farklýlýklarý tüm ülkelerde bir sorundur. Ancak zengin ülkelerde bu farklýlýk orta gelirli veya fakir ülkelerden çok daha azdýr. Gelir daðýlýmýnýn daha adaletli olduðu Ýsveç'te zengin/yoksul bölge gelirleri arasýndaki fark 1.6 kata kadar iniyorken, adaletsizliðin daha fazla olduðu Kanada'da 2.7 kata ulaþýyor. Ancak orta gelirli ülkelerde bu fark 4-5 kat civarýnda. Türkiye'de de zengin/yoksul bölge gelirleri arasýnda 4.3 kat fark var. Bu kadar büyük bölgesel farklarla ülkeler zengin ülke kategorisine giremiyor. Çünkü böylesi bir büyüme modeli sosyal açýdan sürdürülebilir olmuyor. Bu farklýlýklar, kalkýnma açýsýndan farklý sorunlar anlamýna geliyor. "Orta Gelir Tuzaðý'ndan Çýkýþ: Hangi Türkiye?" baþlýklý çalýþmamýzýn ilk cildinde Türkiye'de dinamikleri birbirinden tamamen farklý üç Türkiye olduðu tespitini yapmýþtýk. Orta gelir tuzaðý dediðimiz þey, esas olarak 12 bölgemiz için geçerli. En geliþmiþ 6 bölge kolayca zengin kategorisine girebiliyorken, en yoksul 8 bölge ise býrakýn zenginleþmeyi, yoksulluk kapanýna kýsýlýp kalma riski ile karþý karþýya. Demek ki Türkiye'nin zengin olma hedefinin bir izdüþümü de zengin-yoksul bölge arasýndaki uçurumun kapatýlmasýdýr. Ýlk raporumuzda orta gelir tuzaðýnýn ürün tuzaðý ile iliþkisine de dikkat çekmiþ ve her iki tuzaktan kurtulmak için bölgesel eþitsizliklerin giderilmesi ve "doðru" ürünlerin üretimi ve ihracatýna yönelmek gerektiðinin altýný çizmiþtik. Bölgesel farklýlýklarýn arka planýnda ekonomik olduðu kadar tarihi, coðrafi ve sosyal nedenler var. Dolayýsýyla farklýlýklarýn kapatýlmasý, bu faktörlerin tamamýný gözeten bir anlayýþ ve strateji ile mümkün. "Orta Gelir Tuzaðý'ndan Çýkýþ: Hangi Türkiye?" çalýþmamýzýn "Bölgesel Kalkýnma ve Ýkili Tuzaktan Çýkýþ Stratejileri" baþlýklý bu ikinci cildinde, yoksulluk ve orta gelir tuzaklarýndan kurtulmamýzý saðlayacak politikalarýn neler olduðu konusuna yoðunlaþtýk. Bu çalýþmamýz, uygulanacak stratejiler için 2 olmazsa olmaz tespit yapmamýza olanak veriyor: 1. Zengin ve yoksul bölgeler arasýndaki gelir farkýnýn azaltýlmasý, yoksul bölgeler açýsýndan iyi olduðu kadar zengin bölgeler açýsýndan da iyidir. Böylece hem zengin hem yoksul bölgeler, aksi duruma kýyasla daha hýzlý büyüyebilirler. 2. Geçmiþte Türkiye, aðýrlýklý olarak yoksul bölgeye üretim teþviklerinin verildiði bir bölgesel politika izlemiþtir. Ancak zengin bölgelerden yoksul bölgelere kaynak aktarýmý anlamýna gelen bu teþvik anlayýþý sonuçlarý itibariyle yetersiz kalmýþtýr. Kaynak aktarýmýnýn mutlaka ulaþtýrma, enerji, iletiþim gibi fiziki altyapýnýn ve eðitim ve giriþimcilik gibi beþeri altyapýnýn iyileþtirilmesi sayesinde elde edilecek üretkenlik artýþlarý ile bir arada ele alýnmasý gerekir. Bu iki temel bulgu, bize bölgesel kalkýnma politikalarýmýzý yeniden düþünmemiz gerektiðini gösteriyor. Geçmiþteki politikalara baktýðýmýzda, çoðu kez üretkenlik artýþý saðlamayý hedefleyen deðil, üretkenlik dezavantajlarýný parasal mekanizmalar ile telafi etmeye dönük bir teþvik sistemi uygulandýðýný, bunun da 4

7 bölgesel farklýlýklarýn kapanmasýna yetmediðini görüyoruz. Geçmiþte izlenen politikalarýn bir sorunu da, üretkenlik artýþý saðlayabilecek altyapý yatýrýmlarý ile bölgelerin ihtiyaçlarý arasýndaki uyumsuzluklardý. Bu uyumsuzluklarýn baþlýca kaynaðý ise kararlarýn yerel dinamikleri sürece dahil etmeyen yukarýdan aþaðýya bir yöntemle alýnmýþ olmasýydý. Oysa ki bölgesel farklýlýklarýn giderilememesi durumunda, zengin ve yoksul arasýndaki fark giderek geniþleyecek ve bu da ülkenin bir bölümünü yoksulluk tuzaðý riski ile karþý karþýya býrakacaktýr. Yoksul bölgelerin belki de hiçbir zaman orta gelir seviyesine bile çýkamayacak olmalarý, ülkenin toplamý olarak baktýðýmýzda talep artýþýný yavaþlatacak ve sonuçta zengin bölgelerin de büyüme hýzýný sýnýrlayacaktýr. Çünkü 2011'de yapmýþ olduðumuz Türkiye'de Bölgesel Kalkýnma: Farklýlýklar, Baðlantýlar ve Yeni Bir Mekanizma Tasarýmý baþlýklý çalýþmamýzdan da biliyoruz ki, Türkiye'de bölgeler arasý etkileþimin derecesi güçlü. Bu çalýþmamýzda girdi temini açýsýndan illerin karþýlýklý etkileþimine dikkat çekmiþtik. "Orta Gelir Tuzaðý'ndan Çýkýþ: Hangi Türkiye?" çalýþmamýzýn "Bölgesel Kalkýnma ve Ýkili Tuzaktan Çýkýþ Stratejileri" baþlýklý bu ikinci cildinde ise iller arasýndaki etkileþimin talep açýsýndan da çok önemli olduðunu görüyoruz. Bir ilin zenginleþmesi, özellikle tarým ve hizmetler sektörlerinde yaratacaðý talep artýþý ile komþu illerdeki ekonomik aktiviteyi de olumlu etkiliyor. Yakýnýnda zengin komþular olmayan illerin büyümesi yavaþlýyor. Örneðin Ýstanbul'a uzak olan illerde kiþi baþý gelir, sýrf bu mesafeden dolayý %0.5-%0.6 arasýnda daha düþük kalýyor. Bizce daha adaletli bir gelir daðýlýmý, ayný zamanda daha müreffeh bir Türkiye demek. Bunun için topyekun bir üretkenlik artýþý stratejisi ile yoksul bölgelerde üretimi artýrmaya ve ayný zamanda zengin bölgelerin yoksul bölgelerde üretilen ürünlere olan talebini artýracak giriþimlere ihtiyaç var. Bu yaklaþým, aþaðýdaki ilkelerin hayata geçirilebilmesine baðlý: 1. Üretkenlik artýþýnýn hangi bölgede nasýl saðlanacaðý, o bölgenin özgün koþullarýna baðlýdýr. 2. Bir bölgenin özgün koþullarýnýn anlaþýlabilmesi için mutlaka yerel aktörler sürece doðrudan dahil olmalýdýr. Tek bir merkezin belirleyici olduðu, yukarýdan aþaðýya bir bölgesel kalkýnma anlayýþý ile doðru çözümler üretilemez. 3. Bölgelerdeki ekonomik geliþmelerin karþýlýklý olarak diðerlerini etkiliyor olmasý nedeniyle, bir bölgede izlenecek politikanýn mutlaka diðer bölgeler üzerindeki etkisini dikkate alacak ve eþgüdümü saðlayacak bir yapýlanmaya da ihtiyaç vardýr. 4. Ulusal hedefler ile yerel hedefler, ulusal stratejiler ile yerel stratejiler birbirleriyle uyum içinde tasarlanmalýdýr. Bölgelerimizde gündemde olan projelere baktýðýmýzda, yukarýdaki ilkelerin hayata geçirilmesinde sýkýntýlar olduðunu gözlemliyoruz. Çalýþmamýzýn ikinci bölümü, her bir bölgemizin daha rekabetçi olmasý için, her birisinde üretkenlik artýþý saðlamak için uygulanmasý gündemde olan projeleri deðerlendiriyoruz. Bu projelere toplu halde baktýðýmýzda þu gözlemleri yapabilmek mümkün: Ulusal stratejiler ile bölgesel stratejilerin belirlendiði süreçler arasýnda kopukluk gözlemleniyor. Ýstanbul için üçüncü köprü ve havaalaný gibi projelerde olduðu gibi, ulusal düzeyde belirlenen hedeflerin yerel düzeyde sahiplenilmemesi yönetiþim sorunlarýna yol açýyor. Bölgesel teþvikler þimdiye kadar üretim ve istihdam artýþý saðlamayý hedefleyen arz yönlü destekler olmuþ. Bölgeler arasý ulaþtýrma altyapýsýnýn geliþmiþ olmamasý ve yüksek ulaþtýrma maliyetleri, yetersiz talep sorunu nedeniyle üretim artýþýnda istenilen sonucun elde edilmesini engelliyor. 5

8 Karar alma süreçleri, yerel aktörler, sivil toplum kuruluþlarý, özellikle toplumun kýrýlgan kesimlerinin görüþlerinden yeteri kadar yararlanmaya izin verecek bir tasarýmda deðil. Yerel aktörlerin temsilinin sorunlu olmasý sonucunda, bölgeler için tasarlanan projelerde, bölgelerin hassasiyetleri ve yaratabilecekleri farklýlýklar yeteri kadar ön plana çýkamýyor. Aþaðýdan yukarýya bir bakýþ açýsýnýn olmamasý, konulan hedeflerde, belirlenen stratejilerde bir tutarlýlýk ve devamlýlýk saðlanmasýný engelliyor. Bir ilde izlenecek stratejiler, yapýlacak yatýrýmlar belirlenirken komþu illerdeki geliþme dinamikleri, yeteri kadar dikkate alýnmýyor. Oysa bugün Türkiye'nin sonuç alacak bir bölgesel politika uygulama imkaný geçmiþe oranla çok daha yüksek. Geçmiþte her türlü politikayý etkisiz hale getirmiþ olan makroekonomik dengesizliklerden bugün çok uzaktayýz. Þimdi, bir yandan ulusal çapta sürdürülebilir yüksek büyüme amacýna uygun bir makroekonomik politika izlerken, bölgelerde bu politikayý üretkenlik artýþý saðlayacak altyapý yatýrýmlarý, daha yüksek katma deðer üretilmesine imkan saðlayacak teknolojik deðiþim ve yeni teknolojileri kullanma kapasitesi yüksek bir iþgücü yaratacak bir eðitim politikasý ile desteklemek mümkün. Fakat en ideal bölgesel politikanýn bile bölgeler arasýndaki farklýlýklarý kapatmasý zaman alacaktýr. Ýzlenecek stratejide bu noktanýn göz ardý edilmesi bizi popülizm tuzaðýna düþürür. Mevcut tuzaklarýmýza bir yenisini daha eklemeyelim. Türkiye'de izleyeceðimiz bölgesel politikanýn, sadece bugünü veya yarýný deðil, en azýndan gelecek 10 yýllýk bir süreyi hedeflemesi gerekiyor. Bu amaçla Ulusal düzeydeki Orta Vadeli Program ile uyumlu olacak þekilde bölgesel düzeyde Orta Vadeli Program yapýlmasýný öneriyoruz hedeflerini tutturabilmek için, merkezden, bölgeye ve yukarýdan aþaðýya bakýþ açýsýný terk etmek ve yerel aktörleri sürece dahil edeceðimiz bir yaklaþým benimsemek gerekiyor. Kalkýnma Ajanslarý, Türkiye'nin bu doðrultuda atmýþ olduðu çok önemli bir adým. Ajanslarýn yapýsýndaki sorunlarýn giderilmesi bizi hedeflerimize bir adým daha yaklaþtýracak. Yerel yönetim yaklaþýmýndaki deðiþim sadece bölgesel kalkýnma açýsýndan deðil, Türkiye'nin demokratikleþme süreci açýsýndan da kritik önemde. Yerel yönetimlerin kuvvetlendirilmesi için Avrupa Yerel Yönetimler Þartý'nýn ilkeleri iyi bir yol haritasý sunuyor. Tek bir merkez etrafýnda odaklanan yönetim anlayýþýný terk ederek tüm paydaþlarýn sürece dahil edildiði bir yönetiþim anlayýþýný benimsememiz durumunda, yoksul, zengin tüm bölgelerimizde üretkenlik artýþý saðlamamýz, yerel ve ulusal hedef ve stratejileri birbirleriyle uyumlulaþtýrabilmemiz ve böylece 2023 hedeflerini gerçekleþtirebilmemiz mümkün. Kamuoyuna saygýyla arz ederiz. Kasým 2013 Süleyman Onatça TÜRKONFED Yönetim Kurulu Baþkaný 6

9 ÖZGEÇMÝÞLER Prof. Dr. Erinç YELDAN 1960 yýlýnda Ýzmit'te doðdu. Boðaziçi Üniversitesi Ýktisat Bölümü'nden mezun oldu. Ýktisat Doktorasý derecesini 1988 yýlýnda Minnesota Üniversitesi'nde tamamladýktan sonra Bilkent Üniversitesi'ne katýldý. Ayný Üniversite'de 1990'da Doçent; 1998'de de Profesör ünvanýný aldý ve yýllarý arasýnda Ýktisat Bölüm Baþkaný olarak görev yaptý yýlýnda Avrupa Ýktisatçýlar Birliði tarafýndan yapýlan bir araþtýrmada dünyanýn ilk 500 iktisatçýsý arasýnda yer aldý yýlýnda Yaþar Üniversitesi Ýktisadi ve Ýdari Bilimler Fakültesi dekaný olarak katýlan Profesör Yeldan, uluslararasý ekonomi, kalkýnma ekonomisi ve makroekonomik modeller üzerinde çalýþmaktadýr. Merkezi Yeni Delhi'de olan Uluslararasý Kalkýnma Ýktisatçýlarý Birliði (IDEAs) kurucu-direktörlerinden olan Profesör Yeldan, 1998 yýlýnda Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) bilim teþvik ödülü sahibidir. Kamil TAÞCI 1978 yýlýnda Ankara'da doðdu yýlýnda Mersin Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliðinden mezun oldu ve Devlet Planlama Teþkilatý'nda uzman yardýmcýsý olarak kamu görevine baþladý yýlýnda Planlama Uzmanlýðýna atandý yýlýnda Cornell Üniversitesi'nden Prof. Iwan J. AZIS danýþmanlýðýnda "Küresel Krizin Türk Ekonomisi Üzerine Etkileri: Kýrýlganlýk Analizi, Yapýsal Yol Analizi ve Hesaplanabilir Genel Denge Modeli" teziyle MPA-Uluslararasý Kalkýnma Politikasý alanýnda yüksek lisans derecesi (Phi Alpha Alpha onur derecesi) almýþtýr. Taþcý, Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliði Bölümde Yüksek Lisans, Ankara Üniversitesi Ýktisadi Coðrafya Bölümünde Doktora eðitimini sürdürmektedir. Çalýþmalarýný teknoloji politikalarý, bölgesel analizler, iktisadi etki analizleri ve hesaplanabilir genel denge modelleri konusunda yoðunlaþtýran Taþcý, halen Kalkýnma Bakanlýðýnda Ýzleme, Deðerlendirme ve Analiz Dairesi Baþkanlýðý görevini yürütmektedir. Doç. Dr. Ebru VOYVODA Ebru VOYVODA Yüksek Lisans ve Doktora derecelerini 1998 ve 2003 yýllarýnda Bilkent Üniversitesi'nden aldý arasýnda ABD'de University of Utah'da misafir araþtýrmacý olarak çalýþtý. Eylül 2004'den bu yana Orta Doðu Teknik Üniversitesi Ýktisat Bölümü'nde öðretim üyesidir. Dr. Voyvoda akademik döneminde Almanya'da Center for European Economic Research (ZEW)'de konuk öðretim üyesi olarak bulunmuþtur. Mehmet Emin ÖZSAN 1980 yýlýnda Ankara'da doðdu yýlýnda ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. Ayný yýl içerisinde Gümrük Müsteþarlýðý'nda uzman yardýmcýsý olarak göreve baþladý yýlýnda Devlet Planlama Teþkilatý'na geçti. DPT'de kalkýnma ajanslarýnýn kuruluþ çalýþmalarý ile il ve bölge düzeyinde planlama çalýþmalarýnda bulundu yýlýnda Cornell Üniversitesi'nde Uluslararasý Kalkýnma Politikasý alanýnda yüksek lisansýný tamamladý. Bir dönem, Ýtalya'da kamu idareleri için araþtýrma, danýþmanlýk ve eðitim hizmeti sunan FormezItalia Enstitüsünde görev yaptý. Çalýþmalarý özellikle bölgesel geliþme, bölgesel analiz ve modelleme ile kamu politikalarý alanýnda yoðunlaþmaktadýr. Bölgesel geliþme alanýnda; "Teoride ve Uygulamada Bölgesel Kalkýnma Politikalarý", "SÜTAÞ Aksaray Entegre Tesisleri Yatýrýmýnýn Ekonomik Etki Analizi" ve "" çalýþmalarý ile yayýnlanmýþ pek çok makalesi bulunmakta olup, Yýldýrým Beyazýt Üniversitesi Sosyal Politika bölümünde doktora çalýþmalarý devam etmektedir. Özsan, halen Kalkýnma Bakanlýðý Ýzleme, Deðerlendirme ve Analiz Dairesinde Planlama Uzmaný olarak görev yapmaktadýr. 7

10 ÝÇÝNDEKÝLER YÖNETÝCÝ ÖZETÝ GÝRÝÞ ÝKÝ BÖLGELÝ YAKLAÞIM: ÜRETÝM VE GELÝR ESASINA GÖRE BÖLGESEL AYIRIM MAKROEKONOMÝK BÖLGESEL ANALÝZ Zengin/Orta Gelirli Türkiye - Yoksulluk Tuzaðýndaki Doðu Bölgesi Girdi - Çýktý ve Shm Tablolarýnýn Oluþturulmasý Hesaplanabilir Genel Denge Modelinin Yapýsý Genel Denge ve Dinamik Yapý EKONOMÝ POLÝTÝKASI ARAYIÞLARI Bölgesel Kalkýnma Alternatiflerinin Kurgulanmasý BÖLGESEL KALKINMA STRATEJÝSÝNÝN TEMEL ÝLKELERÝ ORTA-GELÝR TUZAÐI RÝSKÝ OLMAYAN BÖLGELERE YÖNELÝK STRATEJÝLER Ýstanbul'un Küresel Rekabetçi Bir Metropol Olmasý Ýçin Yapýlmasý Gerekenler TR21 (Tekirdað, Edirne, Kýrklareli) Bölgesinde Öncü Sektörler TR31 Ýzmir Ekonomisinin Yapýsal Bir Dönüþüme Ýhtiyacý Var TR41 (Bursa, Eskiþehir, Bilecik) Bölgesinde Öncü Sektörler Ankara Biliþim Vadisi Olabilir Mi? Kocaeli, Sakarya, Bolu, Düzce, Yalova Orta-Gelir Tuzaðý Riski Olmayan Bölgelerde Sektörel Öncelikler ORTA GELÝR TUZAÐI RÝSKÝ OLAN BÖLGELERE YÖNELÝK STRATEJÝLER Nitelikli Turisti Çekmek Ýçin Hangi Alanlara Odaklanmalý? TR22 (Balýkesir, Çanakkale) Düzey-2 Bölgesi TR33 (Kütahya, Afyon, Manisa, Uþak) Düzey-2 Bölgesi Denizli Tekstil Sektöründe Dönüþüm ve Alternatif Sektörler Adana ve Mersin'in Sosyo-Ekonomik Sorunlarýnýn Çözümü Ýçin Yapýlmasý Gerekenler Orta Anadolu'da Yýðýlma Ekonomileri Ýçin Yeni Merkezler: Konya ve Kayseri Konya'da Hangi Sektörler Stratejik Öneme Sahip? Dýþ Ticarette Zayýf Yanlar Nelerdir? Konya Tarýmýnda Suyun Önemi Her Geçen Gün Artýyor Konya'nýn Mekânsal Olarak Ýhtiyaç Duyduðu Örgütlenme Biçimi Nasýl Olmalýdýr? Orta Anadolu'nun Diðer Ýlleri Bu Geliþmeden Nasýl Faydalanacak? Doðu Karadeniz Ýllerinde Yoðunlaþmýþ Sektörler? TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartýn) Düzey-2 Bölgesi

11 7.10. TR82 (Kastamonu, Çankýrý, Sinop) Düzey-2 Bölgesi TR83 (Samsun, Tokat, Çorum, Amasya) Düzey-2 Bölgesi Orta-Gelir Tuzaðý Riski Olan Bölgelerde Sektörel Öncelikler ORTA-DÜÞÜK GELÝR GRUBUNDAKÝ BÖLGELERE YÖNELÝK STRATEJÝLER Van, Mardin, Þanlýurfa ve Diyarbakýr'da Hizmet Sektöründe Dönüþüm Kars, Aðrý, Iðdýr, Ardahan TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) TRB1 (Malatya, Elazýð, Tunceli ve Bingöl) Hatay, Kahramanmaraþ, Osmaniye TRC1 (Gaziantep, Adýyaman, Kilis) Bölgesinde Ekonomik ve Sosyal Kalkýnmanýn Dinamikleri Orta-Düþük Gelir Grubundaki Bölgelerde Sektörel Öncelikler SONUÇ VE DEÐERLENDÝRME KAYNAKÇA EK LER EK-1: Bölgesel Genel Denge Modelinin Cebirsel Denklemleri EK-2: Model Denklemleri EK-3: Model Parametreleri

12 TABLOLAR Tablo 2.1. Zengin/Orta Gelirli Türkiye Bölgesi Ýçerisinde Yer Alan Düzey 2 Bölgelerine Ýliþkin Ekonomik Göstergeler...31 Tablo 2.2. "Yoksul" Doðu Bölgesi Ýçerisinde Yer Alan Düzey 2 Bölgelerine Ýliþkin Ekonomik Göstergeler...31 Tablo 3.1. Zengin/Orta Gelirli Türkiye - Yoksul Doðu Bölgesi Girdi - Çýktý Tablosu (2010, Milyon TL)...38 Tablo 3.2. Sektörler ve NACE Kodlarý...39 Tablo 3.3. Türkiye Ekonomisi için Bölgesel Sosyal Hesaplar Matrisi- Genel Kurgu...40 Tablo 3.4. Sosyal Hesaplar Matrisi...41 Tablo 4.1. Bölgesel Ekonomi Makro Sonuçlar, Toplam Yurt Ýçi Ekonomi Makro Sonuçlar...63 Tablo 4.2. Yüksek Gelirli Bölge Sektörel Reel Üretim, Düþük Gelirli Bölge Sektörel Reel Üretim...64 Tablo 6.1. Ýstanbul ve Rakip Merkezlerin Küresel Finansal Sistemle Eklemlenme Düzeyi (2010)...80 Tablo 6.2. Ýzmir'de Ýmalat Sanayi Sektörlerinin Baðlantý Katsayýlarý...92 Tablo 6.3. Üniversitelerarasý Giriþimcilik ve Yenilikçilik Endeksi 2012 Sýralamasý...95 Tablo 6.4. Ýllerin Eðitim Düzeylerine Göre Karþýlaþtýrýlmasý (2009) Tablo 7.1. Turizm Belgeli Konaklama Tesisi, Oda ve Yatak Sayýlarý Tablo 8.1. Ýllerin Ýstanbul'ta Olan Uzaklýðýna Göre Kiþi Baþý Gelir Düzeyinin Esnekliði Tablo 8.2. Geliþmiþ Ülkelerin Geleneksel, Hibrit ve Modern Hizmet Sektörleri

13 ÞEKÝLLER Þekil 2.1.Batý-Doðu Bölgeleri GSKD Paylarý...32 Þekil 2.2. Batý-Doðu Bölgeleri Ýhracat Miktarý...33 Þekil 2.3. Batý-Doðu Bölgeleri Kamu Yatýrým Tahsis Miktarlarý...33 Þekil 2.4.Batý-Doðu Bölgeleri Toplam Mevduat Miktarý...34 Þekil 3.1. Yurtiçi Üretim, Ýthalat ve Özümseme Arasýndaki Ýliþkiler...49 Þekil 4.1. Baz Patika: GSYH ve Bölgesel Katma Deðer Þekil 4.2. Bölgesel Ýhracat...58 Þekil 4.3. Baz Patika: Özel Tasarruflar ve Toplam Yatýrýmlar Þekil 4.4. Kamu Ýç Borç Stoku Milli Gelir Oraný Þekil 4.5. Düþük Gelirli Bölge Katma Deðer...62 Þekil 4.6. Toplam Yurt Ýçi GSYH Þekil 4.7. Düþük Gelirli Bölge Katma Deðer...67 Þekil 4.8. Yüksek Gelirli Bölge Katma Deðer Þekil 4.9. Toplam Yurt Ýçi GSYH Þekil Düþük Gelirli Bölge Formel Ýþgücü Ýstihdamý...69 Þekil 6.1. Üçüncü Havaalaný Projesi Haritasý...82 Þekil 6.2. Yapýlmasý Düþünülen Kanal Ýstanbul'un Tahmini Güzergâhý...83 Þekil 6.3. Kuzey Marmara Otoyolu Projesi Güzergâhý...84 Þekil 6.4. Tekirdað Sanayi Yoðunluðu Haritasý...89 Þekil 6.5. Bölgelerin, Ýþletmelerin Faaliyet Gösterdikleri Sektörlere Göre Teknoloji Düzeyleri ( )...98 Þekil 6.6. Bölgelerin, Sektörlerde Çalýþan Sayýlarýna Göre Teknoloji Düzeyleri ( )...98 Þekil 6.7. Bölgelerin, Sektörlerde Çalýþanlara Yapýlan Maaþ ve Ücret Ödemelerine Göre Teknoloji Düzeyleri ( )...99 Þekil 6.8. Bölgelerin, Sektörlerde Faaliyet Gösteren Firmalarýn Yýllýk Gelirlerine (Ciro) Göre Teknoloji Düzeyleri ( )...99 Þekil 6.9. Bölgelerin, Sektörlerde Maddi Mallara Yapýlan Brüt Yatýrýmlara Göre Teknoloji Düzeyleri ( ) Þekil Bölgelerde Ýleri Teknoloji Ýþletmelerinin Toplam Ýþletmeler Ýçindeki Payý ( ) Þekil Bölgelerde Sanayi Ýþletmeleri içinde Ýleri Teknoloji Ýstihdamýnýn Toplam Ýstihdam Ýçindeki Payý ( ) Þekil Bölgelerde Sanayi Ýþletmeleri içinde Ýleri Teknoloji Ýstihdamýna Ödenen Ücretlerin Toplam Ücretler Ýçindeki Payý ( ) Þekil Bölgelerde Ýleri Teknoloji Alanýnda Faaliyet Gösteren Ýþletmelerin Yýllýk Cirolarýnýn Toplam Ýçindeki Payý ( ) Þekil 7.1. Konya ve Kayseri'nin Yýðýlma Etkisinden Beslenebilecek Ýller Þekil 7.2. TR52 ve TR72 Bölgelerinin GSKD Sanayi Payýnýn Türkiye Ýle Karþýlaþtýrýlmasý Þekil 7.3. Konya, Kayseri ve Türkiye'nin Ýmalat Sanayii Ýhracatýnýn Karþýlaþtýrmasý Þekil 8.1. Dört Ýlin Bulunduðu Üç Düzey-2 Bölgesinde Katma Deðer ve Ýstihdamýn Sektörel Yapýsý (

14 KISALTMALAR ABAvrupa Birliði ABD Amerika Birleþik Devletleri ADNKS Adrese Dayalý Nüfus Kayýt Sistemi AHÝKA Ahiler Kalkýnma Ajansý Ar-Ge Araþtýrma ve Geliþtirme BAKA Batý Akdeniz Kalkýnma Ajansý BEBKA Bursa Eskiþehir Bilecik Kalkýnma Ajansý B-SHM Bölgesel- Sosyal Hesaplar Matrisi BYKP Beþ Yýllýk Kalkýnma Planý ÇAYKUR Çay Ýþletmeleri Genel Müdürlüðü ÇKA Çukurova Kalkýnma Ajansý DAKA Doðu Anadolu Kalkýnma Ajansý DOKA Doðu Karadeniz Kalkýnma Ajansý DPT Devlet Planlama Teþkilatý DTÖ Dünya Ticaret Örgütü GEKA Güney Ege Kalkýnma Ajansý GLA Büyük Londra Otoritesi (Greater London Authority) GOSB Gebze Organize Sanayi Bölgesi GSM Mobil Ýletiþim Ýçin Küresel Sistem (Global System for Mobile Communications) GSKD Gayri Safi Katma Deðer GSYH Gayri Safi Yurtiçi Hasýla HGD Hesaplanabilir Genel Denge Modeli I-O Girdi Çýktý Tablosu (Input-Output Table) ISIC Uluslararasý Standart Sanayi Sýnýflandýrmasý (International Standard Industrial Classification) ÝFM Ýstanbul Finans Merkezi ÝSTKA Ýstanbul Kalkýnma Ajansý ÝTÜ Ýstanbul Teknik Üniversitesi ÝZKA Ýzmir Kalkýnma Ajansý KA Kalkýnma Ajansý KBGSYH Kiþi Baþý Gayri Safi Yurtiçi Hasýla KOSGEBKüçük ve Orta Ölçekli Ýþletmeleri Geliþtirme ve Destekleme Ýdaresi Baþkanlýðý KSS Küçük Sanayi Sitesi MKEK Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu NACE Ekonomik Faaliyetlerin Ýstatistiki Sýnýflamasý (Nomenclature générale des activités économiques dans les Communautés Européennes) OECD Ekonomik Ýþbirliði ve Kalkýnma Teþkilatý (Organization for Economic Cooperation and Development) OGT Orta Gelir Tuzaðý OSBOrganize Sanayi Bölgesi SERPAM Sermaye Piyasalarý Araþtýrma ve Uygulama Merkezi SEGE Sosyo-Ekonomik Geliþmiþlik Endeksi SHM Sosyal Hesaplar Matrisi TCDD Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryollarý TFÜ Toplam Faktör Üretkenliði TfL Londra Ýçin Ulaþým (Transport for London) TL Türk Lirasý TR Türkiye TÜBÝTAK Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araþtýrma Kurumu TÜÝK Türkiye Ýstatistik Kurumu TÜRKONFED Türk Giriþim ve Ýþ Dünyasý Konfederasyonu URAK Uluslararasý Rekabet Araþtýrmalarý Kurumu 12

15 YÖNETÝCÝ ÖZETÝ Bilindiði üzere en yalýn anlatýmýyla "orta gelir tuzaðý" sorunu, kiþi baþýna düþen GSYH bakýmýndan orta gelir düzeyine ulaþmýþ ülkelerin ve/veya bölgelerin belirli bir gelir bandýnda sýkýþýp kalma, yani üst gelir düzeyine geçememe durumudur. Kesin bir tanýmý olmamakla birlikte, kiþi baþýna milli gelirin bin dolar düzeyinde sýkýþýp kalmasý ve/veya ABD'de kiþi baþý gelirin yüzde 58'ini geçememe oraný "orta gelir tuzaðýnýn" nicel göstergeleri olarak sýkça kullanýlmaktadýr. Bir ekonominin büyümesi üç ana kaynaktan doðabilir: sermaye birikimi, nüfus artýþý ve teknolojik ilerleme. Bu kaynaklarýn ilk ikisi göreceli olarak "kolay"; ancak uzun dönemde sürdürülemez niteliktedir. Ýki yüz yýla dayanan iktisat yazýný, eðitim yoluyla beþeri sermayenin ve araþtýrma-geliþtirme (Ar-Ge) yoluyla teknoloji ve yönetiþim kurumlarýnýn ilerlemesine dayanmayan hiç bir büyüme sürecinin uzun erimli olamayacaðýný dile getirmektedir. Tarihten elde ettiðimiz gözlemlere göre, ekonomik büyümenin ilk evreleri görece hýzlý ve kolay aþýlmaktadýr. Geleneksel tarýmdan hafif tüketim malý sanayilerine geçiþ göreceli olarak hýzlý büyüme saðlamaktadýr. Bu süreçte kýrsal ekonomideki "iþgücü fazlasý", kentlerde neredeyse "sýnýrsýz" bir kaynak transferi anlamýna gelmekte; kentlerdeki yüksek karlar sermaye birikimini özendirmekte; sermaye yoðunlaþtýkça büyüme temposu ivmelenmektedir. Ancak, ekonomiler "orta gelir" düzeyine yaklaþtýkça, artýk tarýmdan kente iþgücü transferine ve sermaye yatýrýmlarýnýn uyardýðý yüksek karlara dayanan görece "kolay" büyüme kaynaklarý uyarýcý gücünü yitirmekte; teknolojiler olgunlaþmakta, giderek eskimektedir. Sermayenin karlýlýðýndaki gerilemeler sonucunda vasýfsýz iþgücü ve doðal kaynaklarýn kullanýmýna dayanan basit teknolojili sermaye birikiminin ivme kaybetmesi kaçýnýlmaz olmaktadýr. Ýktisatçýlar bu düzeyi "orta gelir eþiði" olarak tanýmlamakta ve bu noktadan sonra büyümenin kaynaklarýnýn artýk sermayenin yeni yatýrýmlarýndan deðil, üretkenlik kazanýmlarýndan elde edilmesi gerektiðini vurgulamaktadýr. Ýktisat yazýný söz konusu eþiðe takýlýp kalan ve üretkenlik artýrýcý reformlarý hayata geçiremeyen ülkeler için "orta gelir tuzaðý" kavramýný kullanmaktadýr. Üretkenliðin artýrýlmasý ise beþeri sermayeye eðitim, araþtýrma-geliþtirme (Ar-Ge) yatýrýmlarýyla ve kurumsal reformlarla olasýdýr. Tablo 1: Türkiye Ekonomisinde Dönemler Ýtibarýyla Büyüme Hýzlarý ( ) Ortalama Yýllýk Dönemin Yapýsal Nitelikleri Kapsanan Yýllar Büyüme % Tüm Cumhuriyet Sonrasý Dönem ,5 1. II. Dünya Savaþý Öncesi ve Sonrasý ,6 2. Planlý Dönem - Ýthal Ýkameci Sanayileþme ,2 3. Dýþa Açýlým ve Yeniden Yapýlanma ,2 3.a. Özal'lý Yýllar ,2 3.b. Finansal Serbestleþtirme ve Denetimsiz Kamu Açýklarý ,8 3.c. IMF Yakýndan Ýzleme ve Sonrasý ,8 3.d. AK Parti Dönemi ,8 Kaynak: Yazarýn çalýþmasý Türkiye ekonomisinin Cumhuriyet tarihi boyunca ( ) yýllýk ortalama büyüme hýzý yüzde 4,5 olarak hesaplanmaktadýr. Cumhuriyet tarihini üç ana alt döneme ayýrabiliriz: 1960-öncesi dönem (yüzde 4,6); Planlý Kalkýnma Dönemi ( ) (yüzde 5,2) ve dýþa açýlma ve neoliberal yapýlanma dönemi 13

16 (1980-sonrasý) (yüzde 4,2) sonrasýnda AKP hükümetleri altýnda yaþanan reel büyüme hýzý ortalamasý ise yüzde 4,8 düzeyinde olup tüm Cumhuriyet dönemi büyüme ortalamasýndan anlamlý bir farklýlýk göstermemektedir sonrasý dönemde Türk ekonomisi iki adet büyüme ivmelenmesi sergilemiþtir: 2001 ve durgunluðu krizi ardýndan 2004 ve 2009 krizi ardýndan Bunun dýþýnda Türkiye 2006'dan itibaren potansiyel büyüme hýzýmýz olan yüzde 5'in altýnda performans sergilemeye baþlamýþ; dolayýsýyla daha 2008/09 küresel krizinin etkileri ekonomiye ulaþmadan önce büyüme tempomuz ivmesini kaybetmiþtir. Þekil 1: GSYH % Yýllýk Ortalama Büyüme (%): ,0% 10,0% 5,0% 0,0% 5,0% 10,0% Kaynak: T.C. Kalkýnma Bakanlýðý, Ekonomik ve Sosyal Göstergeler Bir bütün olarak 1950 sonrasýna bakarsak, Türkiye'nin milli gelirindeki artýþ hýzýnýn yavaþlama eðiliminde olduðu izlenmektedir. Türkiye ekonomisinin yavaþlama eðilimi resmi TÜÝK verilerinden net olarak görülmektedir. Türkiye ekonomisinin 2002 sonrasý büyüme karakteristiði aslýnda ulusal ekonominin uzun dönemli büyüme dinamiklerinin bir uzantýsýnýn yoðunlaþmýþ bir ifadesidir. 1 No'lu Þekilden de görüleceði üzere Türkiye ekonomisi 1980'lere kadar dalgalý, ancak genelde pozitif eðimli bir büyüme performansý sergilerken; özellikle 1978/79 kriziyle birlikte sert dalgalanmalara dayalý ve negatif eðimli büyüme içine sürüklenmiþtir sonrasý Türkiye ekonomisi; saman alevi gibi konjonktürel ancak istikrarsýz parlamalarý, sert dalgalanmalarý, ve negatif büyüme eðilimi ile birlikte aslýnda 1980 sonrasýnýn tipik bir uzantýsýdýr. Türkiye'nin üretim yapýsý aþýrý sermaye yoðun teknolojilere dayalýdýr. Ýthal edilen sermaye, makine teçhizat ve teknoloji ihtiyacý, enerji açýðý ile birleþince Türkiye ekonomisinin büyümesinin aþýrý ithalata baðýmlý ve emek yerine aþýrý sermaye kullanýmýna dayalý bir üretim yapýsý sergilemekte olduðu görülmektedir. Bulgularýmýza göre, Türkiye'de birim milli gelir baþýna sermaye kullanýmýnda özellikle 2005 yýlýndan sonra çok ciddi bir yükselme olduðu görülmektedir. Büyümeye katkýlarý açýsýndan tüm boyunca sermaye kullanýmýnýn payý %58, emeðin payý %23 düzeyinde gerçekleþmiþtir. Toplam faktör üretkenliðinin payý ise sadece %18'de kalmaktadýr. (Bkz. Tablo 2). 14

17 Tablo 2: Ortalama Büyüme Hýzlarý ve Büyümeye Katkýlar, Türkiye: Ortalama Büyüme Hýzý (%) GSYH Büyümeye Katkýlar (%) GSYH Sermaye Emek TFV Sermaye Emek TFV ,34 4,00 3,16 1,72 50,29 33,33 16, ,02 5,10 2,530,08 55,31 25,80 18, ,24 4,45 0,27 1,67 66,65 13,13 20, ,16 4,55 1,69 0,89 58,2323,07 18,70 Kaynak: TÜÝK ve kendi hesaplamalarýmýz arasýnda sermayenin büyümeye katkýsý %66,6 olurken, toplam faktör üretkenliðindeki kazanýmlarýn payý %20,2; emeðin payý %13,1 düzeyindedir. Dolayýsýyla, 2000'li yýllarda Türkiye ithal sermaye girdisine aþýrý baðýmlý bir ekonomi olarak, ithalatýný finanse edebildiði ölçüde büyüyebilen, aksi takdirde krize sürüklenen; aþýrý dalgalý ve oynak bir büyüme patikasýna baðýmlýdýr. Þekil 2: Ýmalat Sanayi / GSYH (%) 26,0 24,0 22,0 20,0 18,0 16,0 14,0 12,0 10, Kaynak: TC Kalkýnma Bakanlýðý, Ekonomik ve Sosyal Göstergeler Ýzlenen büyüme modeli Türkiye'de yatýrým ve kaynak daðýlýmýnýn giderek reel üretici sektörlerden hizmetler sektörlerine kaymasýna ve sanayinin ivme kaybetmesine yol açmaktadýr. Bütün bu süreçlerin nihai sonucu sanayi, ulusal ekonomi içindeki konumunu sürekli olarak yitiren bir görünümdedir. 2 No'lu Þekil'den de izlenebileceði üzere, sanayinin milli gelir içindeki payý 1998'den bu yana sürekli düþüþ kaydetmekte; Türkiye, deyim yerindeyse, giderek sanayisizleþmektedir. TÜRKONFED, 2012 Aralýk ayýnda yayýmlamýþ olduðu " Cilt 1: Makro/Bölgesel/Sektörel Analiz" baþlýklý raporunda, Orta Gelir Tuzaðý kavramýný Türkiye'nin bölgesel kalkýnma yolundaki farklýlýklarý sorunu çerçevesinde ele almakta ve Türkiye'de "birden fazla Türkiye ekonomisi" olduðu gerçeðinin altýný çizmekte idi. Raporun ana bulgularýna göre, kavramýn Türkiye açýsýndan sadece niceliksel bir eþiðin belirlenmesi ve bu eþiðin nasýl atlatýlabileceði konularýndan ibaret basit bir istatistik egzersizinden ibaret olamayacaðý açýktýr. Orta Gelir Tuzaðýndan çýkýþýn almaþýk stratejik öðelerini belirlemeden önce sorunun þu somut bileþenlerini göz önünde bulundurmamýz doðru olacaktýr: Hangi Türkiye'nin, hangi gelir eþikleri ve tuzaklarý? Hangi teknoloji ve hangi ürün deseni ile?... 15

18 Nitekim, ülkeler arasýnda olduðu gibi bir ülkenin iç bölgeleri arasýnda da eþitsizlikler, iktisadi ve doðal kaynaklarýn daðýlýmýnda farklýlýklar bulunmaktadýr. Latin Amerika ekonomileri ile birlikte Türkiye, hem kiþiler arasýnda gelir daðýlýmý hem de bölgeler arasýnda geliþmiþlik farklarýnýn en yüksek olduðu ülkeler arasýnda yer almaktadýr. Þekil 3: Düzey-2 Bölgeleri 2011 yýlý GSBH Deðerleri (milyar $) Kaynak: TÜÝK verileri kullanýlarak hesaplanmýþtýr. Ülkemizde uygulanmýþ olan bölgesel geliþme projeleri, il ve bölge planý deneyimleri, "Kalkýnmada Öncelikli Yöreler" politikasý ve bölgesel teþvikler gibi deðiþik politika araçlarýnýn istenen düzeyde baþarý elde edemediði gözlenmektedir. Türkiye'yi tek bir homojen bölge olarak ele alan ve bölgesel karakteristikleri göz ardý ederek uygulamaya geçirilen politikalarýn beklenen sonuçlarý doðurmadýðý görülmektedir. Genel itibarýyla Türkiye, doðu-batý ayýrýmýnda geliþmiþlik farkýnýn derinden hissedildiði bir ülke konumundadýr. Bu çalýþmanýn odak noktasýný bir yanda yüksek gelire ulaþma yolunda olan orta gelir tuzaðýndan çýkýþ hedefleyen "orta/yüksek gelirli Türkiye" ile yoksulluk tuzaðýndan çýkýþ ve ivmelenme arayýþý içinde bulunan "yoksul Türkiye"nin farklýlaþmýþ, ancak bir bütünün ayrýlmaz parçalarý olduðunu bildiðimiz, çok boyutlu kalkýnma stratejisinin ana eksenlerinin tartýþýlmasý oluþturmaktadýr. "Orta/yüksek gelirli Türkiye" ile "yoksul Türkiye" birbirinden kopuk görünmesine karþýn, aralarýndaki iþgücü ve sermaye göçü, finansal baðýmlýlýk, ulaþtýrma aðlarýndaki grift yapýlaþma ve benzeri mekanizmalarla sürekli olarak bir birini besleyen ve yoksul Türkiye'yi kalýcý olarak yoksulluk tuzaðýna hapseden bir ikili tuzak (duality trap) yapýsý sunmaktadýr. Çalýþmanýn metodolojik bölümü Türkiye için güncel bir Girdi-Çýktý Tablosu ve Sosyal Hesaplar Matrisi ile iki bölgeli ve yapýsal bir makroekonomik genel denge modelini ele almaktadýr. Ýktisat yazýnýnda Hesaplanabilir Genel Denge (Computable General Equilibrium) Modeli diye anýlan bu kurgunun en önemli katkýsý ulusal ekonomik yapýyý bölgesel farklýlýklarý gözeterek ayrýþtýrmasý ve bölgesel politika araçlarýnýn etki analizini gerçekleþtirmektir. Türkiye ekonomisinin 2025 yýlýna kadar yürütülen projeksiyonu ulusal gelirin (2010 sabit fiyatlarýyla) milyar TL'den, milyara çýkmakta olduðunu; ancak zengin ve yoksul bölgeler arasýndaki katma deðer üretimi farkýnýn daha da geniþleyeceðini göstermektedir. Bir baþka deyiþle, 16

19 yoksul bölge katma deðeri giderek bir tuzaða dönüþmekte ve giderek tüm ulusal gelirin de yavaþlamasýna neden olmaktadýr (Bkz. Þekil 4). Dolayýsýyla, yoksul ve orta/zengin Türkiye'nin bir arada varlýðý giderek sertleþen bir bölgesel farklýlýk sergilemekte; söz konusu ikili tuzak birbirini besleyerek tüm ulusal ekonominin potansiyel büyüme hýzýnýn durgunluða itilmesi tehdidini doðurmaktadýr Þekil 4: Baz Patika: GSYH ve Bölgesel Katma Deðer (2010 Fiyatlarý, Milyar TL) Kaynak: TÜÝK verilerinden yararlanarak yazarýn kendi çalýþmasý Bu çalýþmada analiz edilen bölgesel kalkýnma alternatiflerinin kurgulanmasý, ekonominin bir bütün olarak sürdürülebilir bir büyüme patikasýna oturmasý vurgusu çerçevesinde gerçekleþtirilmiþ, bu amaçla birbirini tamamlayýcý iki politika senaryosu ele alýnmýþtýr. Yoksul bölgeye verilen üretim teþviklerinin artýrýlmasý ilk politika senaryosunu oluþtururken, artýrýlan teþviklerin yanýnda kamu yatýrým tahsislerinde bölgesel paylarda deðiþiklik ve seçici daðýtým mekanizmasýnýn getirebileceði öngörülen (yoksul bölgede) üretkenlik artýþlarý ikinci politika senaryosunu oluþturmaktadýr. Oluþturulan bu alternatif senaryolarýn etki analizleri, kurgulanan model yapýsý içerisinde kapsamlý politika tasarýmlarýnýn önemine iþaret etmekte, Türkiye'nin þu ana deðin sýklýkla uygulamakta olduðu (yoksul bölgeye üretim teþviklerinin artýrýlmasý gibi) politika önerilerinin, kaynaklarýn bölgesel daðýlýmý ve bu daðýlýmýn dinamikleri, bölgeler arasý yapýsal farklýlýklar, üretim/istihdamýn bölgesel daðýlýmý gibi yapýsal nitelikli faktörler göz önünde bulundurulduðunda ekonominin tümü için sürdürülebilir bir büyüme patikasý yaratmada yetersiz kalabileceðini vurgulamaktadýr. Model sonuçlarýna göre, sermayenin orta gelirli Türkiye'den yoksul Türkiye'ye transferini içeren bu süreç ilk 5-6 yýllýk kazanýmlardan sonra ekonominin toplamý için büyüme ivmesinin yavaþlamasýna neden olmaktadýr. Yoksul Türkiye'nin tek baþýna büyüme ivmesi, orta gelirli Türkiye'deki ivme kaybýný karþýlayamamakta ve uzun dönemde ulusal ekonominin bütününde bir yavaþlama kaçýnýlmaz hale gelmektedir. Bu olgu her iki bölge arasýnda yýllarýn getirdiði zayýf baðlantýlarýn doðrudan bir sonucu olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Dolayýsýyla, üretkenlik arttýrýcý reform sürecinin ve teknolojik anlamda emeðin üretkenliðini artýrmaya yönelik kazanýmlarýn elde edilmediði bir ortamda, salt üretim teþvikleri kýsa dönemde yoksul Türkiye bölgesinde sermaye birikimini hýzlandýrmakta; ancak uzun dönemde büyüme temposunun gerilemesine engel olamamaktadýr. Sermayenin azalan getiri yasasýna tabi olmasýnýn doðal bir sonucu olan bir süreç sonucunda, yoksul Türkiye bölgesinde milli gelir artýþý sadece % 4,1 düzeyinde gerçekleþmekte ancak ulusal ekonominin bütününde ulusal gelirin bütününde yavaþlama söz konusu olmaktadýr. 17

20 Burada temel problem, verilmekte olan üretim teþviklerinin yoksul Türkiye'de üretimi artýrýrken, aslýnda yüksek gelirli Türkiye bölgesine akmakta olan faktör donanýmlarýnda göreceli olarak azalmaya neden olmasýdýr. Üretkenlik kazanýmlarýyla beslenmeyen kýsýtlý sermaye birikimi ulusal ekonominin bütünü için yeterli ivme saðlayamamaktadýr. Bu senaryodan elde edilen sonuçlarýn genel itibariyle Türkiye ekonomisinde mevcut teþvik programýnýn orta uzun dönemde karþýlaþabileceði sorunlara ýþýk tutacaðýný düþünülmektedir. Sorunun temelinde salt piyasa fiyat sistemine müdahaleye dayanan bir teþviklendirmenin, üretim faktörlerinde verimlilik kazanýmlarý ile desteklenmediði sürece, kalýcý sonuçlar elde edilemeyeceði; var olan kazanýmlarýn ise sadece yoksul bölgeyle sýnýrlý kalýp; ekonominin bütününde söz konusu olan yükselmenin sýnýrlý boyutlarda olacaðýný önermektedir. Ýkinci senaryoda ise yoksul bölgeye yönelik üretim teþvikleri sisteminin üretkenlik kazanýmlarýyla pekiþtirilmesi stratejisi uygulamaya konulmakta ve kamu yatýrým tahsislerinde oransal olarak deðiþim yapýlmasý, üretkenlik kazanýmlarýna dayalý bir yatýrým stratejisi öngörülmektedir. Eðitim, sosyal altyapý, ulaþtýrma ve haberleþme aðýna yönlendirilecek yatýrýmlarýn yoksul doðu bölgesinde üretkenliði tarým sektörlerinde yýlda ortalama %0,5; tarým dýþý sektörlerde ise %0,7 oranýnda geliþtirileceði hipotez edilmektedir. Orta/yüksek gelirli bölgede herhangi bir üretkenlik artýþý saðlanmamýþ; bölgenin teknolojik parametrelerinde herhangi bir deðiþiklik yapýlmamýþtýr. Bu veriler aracýlýðýyla senaryonun aslýnda mütevazi boyutta bir verimlilik içerdiði görülebilmektedir. Dolayýsýyla somut olarak ikinci politika senaryosu, yukarýda özetlediðimiz teþviklendirme politikasýný, kamu yatýrýmlarý ve özel sektörü yoksul bölgeye çekecek üretkenlik artýþlarý stratejisi ile tamamlama amacýný gütmektedir. Þekil 5: Düþük Gelirli Bölge Katma Deðer (Milyar TL) Kaynak: TÜÝK verilerinden yararlanarak yazarýn kendi çalýþmasý. 18

21 Burada önemle vurgulanmasý gereken sonuç, üretkenlik kazanýmlarýyla desteklenen böyle bir strateji sonucunda yoksul bölgede 2025 itibariyle bölgesel katma deðerin baz patikaya görece % 18 daha yüksek gerçekleþirken, orta/yüksek gelirli Türkiye'de de katma deðer artýþýna yol açmasýdýr. Dolayýsýyla, yoksul bölgede elde edilen üretkenlik artýþlarý sadece bu bölgede deðil, yüksek gelirli Türkiye'de de kazanýmlara yol açmaktadýr. Ekonominin ara malý ve girdi çýktý baðlantýlarýnýn eseri olan bu çarpan mekanizmasý bir yanda yoksulluk kalýbýný kýrar iken, diðer yanda da yüksek gelirli bölgeye pozitif dýþsallýklar yaratmaktadýr. Sonuçta ulusal gelir bütününde baz patikaya görece yüzde 11'lik bir artýþ elde edilmektedir. Bu sonuç kapsamlý ve dengeli bir kalkýnma stratejisinin doðrudan sonucu olarak yorumlanmalýdýr. Üretim teþvikleri sisteminin üretkenlik artýþlarý ile pekiþtirilmesi, üretim/gelir artýþýna paralel olarak her iki bölgede de daha yüksek faktör talebi yaratmakta, zaman içerisinde yoksul bölgede ithalata baðýmlý sermaye baðýmlýlýðýný engellemektedir. Düþük gelirli bölgedeki üretkenlik artýþlarýna baðlý olarak yüksek gelirli bölgede, orta vadede, Senaryo 1'e göre en yüksek üretim kaybý yaþayan sektörler Tarým ve Hayvancýlýk (-%2,9), Diðer Hizmetler (-%2,3) ve Makine Sanayi (-%1,6) gibi düþük gelirli bölge için önem arz eden sektörlerdir. Bu sektörlerde üretim, üretkenlik artýþýnýn gerçekleþtiði düþük gelirli bölgeye kaymaktadýr. Bununla birlikte uzun dönemde yüksek gelirli bölge için lokomotif sektörler, sonrasý dönemde bu bölgede de yüksek üretim artýþýný saðlayabilmektedir. Bu dönemde üretim artýþlarý açýsýndan öne çýkan sektörler Otomotiv (%15,0), Ýleri Teknoloji Hizmetler (%13,1) ve Ýleri Teknolojili Ýmalat Sanayi (%12,8)'dir. Bu dönemde yüksek gelirli bölgede, Senaryo 1 ile kýyaslandýðýnda formel istihdam artýþlarýnýn en yüksek olduðu sektörler ise görece emek-yoðun sektörlerdir. Bu sektörler arasýnda Enerji (%7,0), Düþük Teknolojili Ýmalat Sanayi (%6,7) ve Orta Teknolojili Ýmalat Sanayi (%6,7) sayýlabilir. Bu çalýþmanýn en önemli vurgusu Türkiye ekonomisinde ayrýþtýrýlan her bir bölge için, bölgenin yapýsý ve dinamikleri göz önünde bulundurularak deðerlendirilen bölgesel politikalarýn yanýnda, ulusal ekonominin bütünü gözetilerek üretilecek makroekonomik politikalarýn kapsamlý, kendi içerisinde tutarlý ve bütünleþik olarak tasarlanmasý gerektiðidir. Bu çalýþmada kullanýlan makroekonomik model çerçevesinde etkin kamu yatýrýmlarý sonucunda gerçekleþtiði öngörülen üretkenlik artýþý, kuþkusuz, teknolojik deðiþim sürecinin hýzlandýrýlmasý, teknik etkinlik düzeyinin arttýrýlmasý ve sektörler arasý yapýsal dönüþümün gerçekleþtirilmesine de baðlýdýr. Bu yönde bir atýlým ise yeni teknolojilerin geliþtirilmesi, mevcut teknolojilerin yaygýnlaþmasý ve etkin bir þekilde kullanýlmasý ve iþgücünün eðitim düzeyi ve nitelikli vasýflarýnýn arttýrýlmasýný saðlayan uzun soluklu ve tutarlý politikalar ile gerçekleþtirilebilecektir. 19

22

23 1 GÝRÝÞ

24

25 1 GÝRÝÞ Bilindiði üzere en yalýn anlatýmýyla "orta gelir tuzaðý" sorunu, kiþi baþýna düþen GSYH bakýmýndan orta gelir seviyesinde gelmiþ ülkelerin ve/veya bölgelerin belirli bir gelir bandýnda sýkýþýp kalma, yani üst gelir seviyesine geçememe durumudur. Kesin bir tanýmý olmamakla birlikte, kiþi baþýna milli gelirin bin dolar düzeyinde sýkýþýp kalmasý ve/veya ABD'de kiþi baþý gelirin yüzde 58'ini geçememe oraný "orta gelir tuzaðýnýn" nicel göstergeleri olarak sýkça kullanýlmaktadýr. TÜRKONFED, 2012 Aralýk ayýnda yayýmlamýþ olduðu " Cilt 1: Makro/Bölgesel/Sektörel Analiz" baþlýklý raporunda Orta Gelir Tuzaðý kavramýný Türkiye'nin bölgesel kalkýnma yolundaki farklýlýklarý sorunu çerçevesinde ele almakta ve Türkiye'de "birden fazla Türkiye ekonomisi" olduðu gerçeðinin altýný çizmekte idi. Raporun ana bulgularýna göre, kavramýn Türkiye açýsýndan sadece niceliksel bir eþiðin belirlenmesi ve bu eþiðin nasýl atlatýlabileceði konularýndan ibaret basit bir istatistik egzersizinden ibaret olamayacaðý açýktýr. Orta Gelir Tuzaðýndan çýkýþýn almaþýk stratejik öðelerini belirlemeden önce sorunun þu somut bileþenlerini göz önünde bulundurmamýz doðru olacaktýr: Hangi Türkiye'nin, hangi gelir eþikleri ve tuzaklarý? hangi teknoloji ve hangi ürün deseni ile?... Orta-gelir tuzaðý bir büyüme problemi olduðu için ülkenin ve ülke altý bölgelerin üretim yapýlarýyla doðrudan alakalý bir konudur. Bu nedenle üretim yapýsýnýn karakteristik özellikleri, iþletmeler, iþgücü, istihdam, sektörler, bölgeler, teknoloji düzeyleri, dýþ ticaret yapýsý, ürün deseni,teþvik ve destek mekanizmalarý gibi unsurlar problemin tanýmlanmasýnda ve çözüm önerileri geliþtirilmesinde detaylý analiz edilmesi gereken bileþenlerdir. Özsan, Taþçý ve Yeldan'a göre (2012) ülkeler arasýnda olduðu gibi bir ülkenin iç bölgeleri arasýnda da eþitsizlikler, iktisadi ve doðal kaynaklarýn daðýlýmýnda farklýlýklar bulunmaktadýr. Latin Amerika ekonomileri ile birlikte Türkiye, hem kiþiler arasýnda gelir daðýlýmý hem de bölgeler arasýnda geliþmiþlik farklarýnýn en yüksek olduðu ülkeler arasýnda yer almaktadýr. Ülkemizde uygulanmýþ olan bölgesel geliþme projeleri, il ve bölge planý deneyimleri, "Kalkýnmada Öncelikli Yöreler" politikasý ve bölgesel teþvikler gibi deðiþik politika araçlarýnýn istenen düzeyde baþarý elde edemediði gözlenmektedir. Türkiye'yi tek bir homojen bölge olarak ele alan ve bölgesel karakteristikleri göz ardý ederek uygulamaya geçirilen politikalarýn beklenen sonuçlarý doðurmadýðý görülmektedir. Genel itibarýyla Türkiye, doðu-batý ayýrýmýnda geliþmiþlik farkýnýn derinden hissedildiði bir ülke konumundadýr. Dolayýsýyla, bu çalýþmanýn odak noktasýný bir yanda yüksek gelire ulaþma yolunda olan orta gelir tuzaðýndan çýkýþ hedefleyen "orta/yüksek gelirli Türkiye" ile yoksulluk tuzaðýndan çýkýþ ve ivmelenme arayýþý içinde bulunan "yoksul Türkiye"nin farklýlaþmýþ, ancak bir bütünün ayrýlmaz parçalarý olduðunu bildiðimiz, çok boyutlu kalkýnma stratejisinin ana eksenlerinin tartýþýlmasý oluþturmaktadýr. "orta/yüksek gelirli Türkiye" ile "yoksul Türkiye" birbirinden kopuk görünmesine karþýn, aralarýndaki iþgücü ve sermaye göçü, finansal baðýmlýlýk, ulaþtýrma aðlarýndaki grift yapýlaþma ve benzeri mekanizmalarla sürekli olarak bir birini besleyen ve yoksul Türkiye'yi kalýcý olarak yoksulluk tuzaðýna hapseden bir ikili tuzak (duality trap) yapýsý sunmaktadýr. Bu çalýþmanýn amacý da üretim ve fert baþýna gelir esasýna dayalý olarak Türkiye'yi iki büyük bölgeye (zenginleþme yolunda orta gelirli ve yoksulluk tuzaðýna sýkýþmýþ yoksul Türkiye) ayýrarak, ikili tuzaktan çýkýþ ve sürdürülebilir bir kalkýnma stratejisinin ana öðelerini ayrýþtýrmaktýr. Çalýþmanýn metodolojik bölümü Türkiye için güncel bir Girdi-Çýktý Tablosu ve Sosyal Hesaplar Matrisi ile iki bölgeli ve yapýsal bir makroekonomik genel denge modelini ele almaktadýr. Ýktisat yazýnýnda Hesaplanabilir Genel Denge (Computable General Equilibrium) Modeli diye anýlan bu kurgunun en önemli katkýsý ulusal ekonomik yapýyý 23

26 bölgesel farklýlýklarý gözeterek ayrýþtýrmasý ve bölgesel politika araçlarýnýn etki analizini gerçekleþtirmektir. Bu model çalýþmasý ile birlikte, bölgesel geliþmeye etki eden tüm politika araçlarýnýn ölçülebilir sonuçlarýnýn elde edilmesi mümkün olmaktadýr. Dolayýsýyla bu çalýþmanýn önemli bir amacý da bölgesel genel denge uygulamalarý açýsýndan ulusal iktisat yazýnýmýzda gözlemlediðimiz boþluðu doldurabilmek amacýyla bir ilk örnek saðlamaya yöneliktir. Çalýþma, bu giriþ bölümünü takip eden yedi bölüm içerisinde tasarlanmýþtýr. Ýzleyen ilk bölümde iki bölge esasýnda Türkiye ekonomisinin yapýsal özellikleri okuyucuya aktarýlmakta; daha sonra üçüncü bölümde ise modelin veri seti derlenmekte ve Hesaplanabilir Genel Denge modeli sunulmaktadýr. Çalýþmanýn dördüncü ve beþinci bölümleri makroekonomik karar alma modelinin politika analizleri için kullanýlmasýna ve ara sonuçlarýn deðerlendirilmesine ayrýlmýþtýr. Altýncý, yedinci ve sekizinci bölümler ise farklý bölgesel yapýlarýn güncel sorunlarýnýn çözümüne iliþkin somut önerileri ele almaktadýr. Kullanýlan modelin cebirsel yapýsý raporun üçüncü bölümüne EK olarak sunulan sayfalarda özetlenmektedir. 24

27 2 ÝKÝ BÖLGELÝ YAKLAÞIM: ÜRETÝM VE GELÝR ESASINA GÖRE BÖLGESEL AYIRIM

28

29 2 ÝKÝ BÖLGELÝ YAKLAÞIM: ÜRETÝM VE GELÝR ESASINA GÖRE BÖLGESEL AYIRIM "" çalýþmasýnýn birinci cildinde ülkemizin içerisinde bulunduðu orta gelir tuzaðý riski makroekonomik ve sektörel açýdan deðerlendirildikten sonra riskin bölgesel deðiþkenleri üzerinde durulmuþtur. Çalýþmanýn ilk bölümünde orta gelir tuzaðýnýn kavramsal çerçevesi çizilmiþ ve ampirik bulgulara dayalý olarak günümüzde düþük gelir ve orta gelir grubunda yer alan ülkeler ile Türkiye'nin makro düzeyde orta gelir tuzaðý riski tartýþýlmýþtýr. Orta gelir tuzaðýna yakalanan ülkelerde kiþi baþýna düþen gelir artýþý ortalama yüzde 3,5 puan azalma eðilimine girmiþtir. Türkiye ekonomisi ise yaklaþýk 90 yýllýk dönemde iniþli çýkýþlý büyüme serüveni yaþamakla birlikte 2005 yýlý itibarýyla yüksek-orta gelir düzeyini yakalayabilmiþtir. Türkiye üzerine yapýlan analizler toplam faktör verimliliðinde saðlanacak geliþmelerin ülkenin orta gelir tuzaðýndan çýkýþta daha hýzlý yol alacaðýný göstermektedir. Elde edilen bulgulara göre, Türkiye 1990'lý yýllarda yaþanan ekonomik dalgalanmalarý 2000'li yýllarda aþmakla birlikte, sermayenin üretim deðerine görece payý (sermaye hâsýla oraný) incelendiðinde, Türkiye'nin birim milli gelir baþýna sermaye kullanýmýnda 2005 yýlýndan sonra çok ciddi bir yükselme olduðu görülmektedir. Büyüme patikasýna katkýlar açýsýndan tüm boyunca sermaye yatýrýmlarýnýn payý %58, emeðin payý %23 düzeyinde gerçekleþmiþtir. Toplam faktör üretkenliðinin payý ise sadece %18'de kalmaktadýr arasýnda sermayenin büyümeye katkýsý %66,6 olurken, toplam faktör üretkenliðindeki kazanýmlarýn payý %20,2; emeðin payý %13,1 düzeyindedir. Birinci ciltte ele alýnan önemli konulardan birisi de son dönemde baþta dýþ ticaret olmak üzere üretimde yapýsal dönüþümün nasýl yaþandýðý ve "ürün tuzaðý" ile orta gelir tuzaðý arasýnda nasýl bir baðlantý bulunduðudur. Türkiye ekonomisi küresel düzlemde üretici piyasalar ile eklemlenmeye 1970'lerden itibaren baþlamýþ, bu dönemde dýþ ticaret hacminde düþük düzeylerde artýþ görülmekle birlikte 1990'larda ve özellikle 2000'lerde ciddi ivmelenme kaydetmiþtir. 1970'lerde büyük kýsmý tarýmsal ürünlerden oluþan ihracat deseni 1980'lerde tekstil ve hazýr giyime kaymýþ ve bu kalem 1990'larýn ortalarýna dek Türkiye'nin dünya ekonomileri ile eklemlenmesinde temel kalem olarak aðýrlýðýný korumuþtur. 2000'li yýllarda ihracat paylarý önemli artýþlar gösteren ürün gruplarý arasýnda makine, otomotiv ve elektronik sektörleri bulunmaktadýr. Ülkemizde döneminde yýllýk ortalama ihracat artýþý %23,0 olarak gerçekleþirken, ayný dönemde yýllýk ortalama ithalat artýþý %25,7 seviyesinde seyretmiþtir küresel çalkantýsýnýn Türkiye reel ekonomisi üzerindeki etkilerini hem iç hem de dýþ talep deðiþkenlerinde izlemek mümkündür. Türkiye toplam ihracatý 2007'de %25,4 oranýnda bir artýþ kaydederken bu oran 2008'de %23,1'e gerilemiþ, 2009'da ise %22,6'lýk bir düþüþ yaþanmýþtýr. Toplam ithalat artýþ oraný 2007 için %21,8, 2008 için %18,8'dir için ise üretimdeki sert gerileme ile birlikte ithalat %30,2 oranýnda azalmýþtýr. Küresel çalkantý dönemi sonrasýnda 2010 ve 2011 yýllarýnda %31,7 ve %29,8 oranlarýnda artýþ gösteren ithalat, 2011 sonunda 240,8 milyar dolar düzeyindedir. Ayný dönemde yýllýk ortalama ihracat artýþ oranlarý ise %11,5 ve %18,5 seviyesindedir. Türkiye dýþ ticareti temel olarak ara mal ve sermaye (yatýrým) malý ithal eden, buna karþýlýk daha çok yine ara mal ve tüketim malý ihracatý gerçekleþtiren bir ekonomi konumundadýr. Sermaye malý, ara mal ve tüketim malý kategorileri için döneminde toplam ihracat paylarý ortalamasý sýrasýyla %9,5; %44,3 ve %45,8'dir. Dýþ ticaretin teknolojik yapýsý itibarýyla, düþük teknolojili sektörler Türkiye ekonomisinde 1998'den bu yana tutarlý bir biçimde dýþ ticaret dengesine pozitif katký sunmaktadýr. Burada Türkiye ekonomisi için gelenekselleþmiþ tütün, tekstil, giyim ve mobilya sektörleri göze çarpmaktadýr. Türkiye ekonomisinde dýþ ticaret dengesine katkýsý pozitif olan orta-ileri teknoloji grubundaki tek sektör motorlu taþýtlar olmuþtur. Bu yapý içerisinde döneminde önemli farklýlaþma göstermiþ tek sektör de motorlu taþýtlar sektörüdür. Orta-düþük teknolojili sektörler arasýnda ise ana metal sanayii yapýsal olarak farklýlaþma 27

30 göstermiþtir. Ara malý-yarý mamul ürün grubu açýsýndan 1998 ve 2002 yýllarýnda dýþ ticaret dengesine katkýsý negatif olan bu sektörün 2009 yýlý katkýsý önemli ölçüde pozitiftir. Türkiye için küresel pazarda orta teknolojili sektörler arasýnda üretimin farklý aþamalarýnda ticaret avantajýna sahip olduðu söylenebilecek sektörler elektrikli makina ve cihazlar ile motorlu kara taþýtý sektörleridir. Bu kümeye yarý mamul formundaki pozitif katkýdan dolayý kýsmen makina teçhizat sektörü de eklenebilir. Bunun yanýnda üretimin her aþamasýnda talebi yüksek görünen kimyasal madde ürün grubunda Türkiye'nin pazar payý son derece düþüktür. Yüksek teknolojili sektörlerde ise radyo, televizyon haberleþme teçhizatý ve cihazlarý üretimin son aþamasý hariç dýþ ticaret dengesine negatif katký vermektedir. Birinci cildin diðer bölümleri bölgesel analizlere odaklanmýþtýr. Bölgesel analizlerde orta gelir tuzaðý riskinin ekonomik boyutlarý kadar beþeri sermaye boyutu da ele alýnmýþtýr. Yapýlan iktisadi analizler; bölgesel yýðýlma ekonomileri ve üretimin sektörel kompozisyonu, bölgelerin teknoloji düzeylerinin orta gelir tuzaðý çerçevesinde deðerlendirilmesi ve ülkemizin kronik sorunlarýndan birisi olan dýþ ticaret açýðýnýn bölgesel düzeyde ele alýnmasýndan oluþmaktadýr. Yýðýlma ekonomileri itibarýyla, ülkenin Zonguldak-Hatay hattýnýn batýsýnda kalan 12 bölgede yer alan 30 ilde 772,3 milyar dolarlýk ulusal hasýlanýn yüzde 78'ine karþýlýk gelen 601 milyar dolarlýk kýsým üretilirken, geriye kalan 171,3 milyar dolarlýk kýsým 51 ili kapsayan 14 doðu bölgesi tarafýndan üretilmektedir. Kuzeybatý Anadolu aksý ülke üretiminin büyük bir bölümünü gerçekleþtirmektedir yýlý verilerine göre TR10 (Ýstanbul) ve TR51 (Ankara) hattýnda (bu iki bölge de dâhil olmak üzere) TR41 (Bursa, Eskiþehir, Bilecik) ile TR42 (Kocaeli, Sakarya, Bolu, Düzce, Yalova)'den oluþan 4 bölgenin toplam ulusal hasýlaya katkýsý 376 milyar $ olarak gerçeklemiþtir. Ülkenin diðer yýðýnlaþma ekonomileri Ege ve Güneybatý Anadolu aksýnda oluþmaktadýr. Ýkinci bir yýðýnlaþma alaný olan TR31 (Ýzmir), TR33 (Manisa, Kütahya, Afyon, Uþak) ve TR32 (Denizli, Aydýn, Muðla) üçgeni ulusal hasýlaya 2011 yýlýnda 115 milyar $ katký saðlamýþtýr. 50 milyar $'ý geçen üçüncü yýðýnlaþmayý toplam 79 milyar $ ile TR61 (Antalya, Isparta, Burdur), TR51 (Konya, Karaman) ve TR62 (Adana, Mersin) bölgeleri oluþturmaktadýr. Orta Gelir Tuzaðýna yakalanma riski olan ülkemizde birbirinden çok farklý geliþmiþlik seviyeleri olan bölgelerinin bu tuzaða düþme riski ne düzeydedir? 2004 yýlýnda Türkiye'nin Orta-Düþük Gelir grubunda yer alan 22 bölgesinden 12 tanesi 2011 sonu itibarýyla bir üst gelir grubuna, 2'si de Orta-Gelir Tuzaðý olmayan birinci gruba sýçramýþtýr yýlýnda Orta-Gelir riski olan grupta yer alan TR10 (Ýstanbul), TR42 (Kocaeli, Sakarya, Bolu, Düzce, Yalova), TR41 (Bursa, Eskiþehir, Bilecik) ve TR51 (Ankara) bölgeleri birinci gruba geçiþ yapmýþtýr yýlýnda Orta-Düþük Gelir grubunda yer alan 8 bölge ise kiþi baþýna düþen GSBH deðerlerini önemli ölçüde artýrmalarýna karþýn gelir gruplarý deðiþmemiþtir yýlý itibarýyla; (i) Orta-Gelir Tuzaðý riski olmayan 6 bölge; TR10 Ýstanbul, TR42 Kocaeli, Sakarya, Bolu, Düzce, Yalova TR41 Bursa, Eskiþehir, Bilecik TR51 Ankara TR21 Tekirdað, Edirne, Kýrklareli TR31 Ýzmir 28 (ii) Orta-Gelir Tuzaðý riski olan 12 bölge; TR61 Antalya, Isparta, Burdur TR22 Balýkesir, Çanakkale

31 TR81 Zonguldak, Karabük, Bartýn TR32 Aydýn, Denizli, Muðla TR33 Manisa, Afyon, Kütahya, Uþak TR62 Adana, Mersin TR90 Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin, Gümüþhane TR52 Konya, Karaman TR83 Samsun, Tokat, Çorum, Amasya TR71 Kýrýkkale, Aksaray, Niðde, Nevþehir, Kýrþehir TR72 Kayseri, Sivas, Yozgat TR82 Kastamonu, Çankýrý, Sinop (iii) Orta-Düþük Gelir Grubunda olan 8 bölge ise; TR63 Hatay, Kahramanmaraþ, Osmaniye TRA1 Erzurum, Erzincan, Bayburt TRB1 Malatya, Elazýð, Bingöl, Tunceli TRC1 Gaziantep, Adýyaman, Kilis TRC3 Mardin, Batman, Þýrnak, Siirt TRA2 Aðrý, Kars, Iðdýr, Ardahan TRC2 Þanlýurfa, Diyarbakýr TRB2 Van, Muþ, Bitlis, Hakkâri'dir. Orta gelir tuzaðýnýn önemli boyutlarýndan birisi bölgelerin üretim yapýlarýdýr. Üretimin sektörel kompozisyonu itibarýyla incelendiðinde, tarýmsal GSKD payýnýn nüfusa oraný en yüksek olan bölgeler TR22 (Balýkesir, Çanakkale), TR33 (Manisa, Afyon, Kütahya, Uþak), TR61 (Antalya, Isparta, Burdur), TR82 (Kastamonu, Çankýrý, Sinop) ve TR52 (Konya, Karaman) bölgeleri olmuþtur. Bu bölgelerin tamamý için orta gelir tuzaðý riski mevcuttur. Sanayi üretiminde birim baþýna düþen hâsýla miktarý en yüksek olan bölgeler TR41 (Bursa, Eskiþehir, Bilecik), TR42 (Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bolu, Düzce) ve TR21 (Tekirdað, Kýrklareli, Edirne) olmuþtur. Bu bölgeler için orta gelir tuzaðý riski mevcut deðildir. Bu bölgede, Ýstanbul'un hinterlandýnda yer almalarý nedeniyle Ýstanbul'un ürettiði olumlu dýþsallýklardan faydalanmaktadýr. Hizmetler sektörü bakýmýndan bölgesel refaha katkýsý en fazla olan bölge TR10 (Ýstanbul) bölgesidir. Ýstanbul'u kamu çalýþanlarýnýn yoðun olarak yaþadýðý TR51 (Ankara) ile TR31 (Ýzmir) izlemektedir. Çalýþmanýn ilk cildinde üzerinde durulan bir diðer husus bölgelerin teknoloji düzeyleridir. Bölgeler iþletme ve çalýþan sayýlarý, maaþ ve ücret ödemeleri, yapýlan yatýrýmlar gibi farklý deðiþkenler çerçevesinde deðerlendirilmiþ, bu deðiþkenlere göre yapýlan teknolojik geliþmiþlik endeksi ile de bölgelerin teknoloji düzeyleri ortaya konulmuþtur. Türkiye'de Düzey 2 bölgeleri arasýnda teknoloji seviyesi en yüksek bölge TR51 (Ankara) bölgesidir. Ankara'yý, TR10 (Ýstanbul) ve TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) bölgeleri izlemektedir. Bu bölgelerin teknolojik geliþmiþlik endeks deðeri 2,5'in üzerindedir. Endeks deðeri 2,5 üzerinde olan diðer bölgeler ise TR31 (Ýzmir), TR41 (Bursa, Eskiþehir, Bilecik) ve TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartýn)'dýr. Türkiye ortalamasý döneminde 2,26'dan 2,43'e yükselmiþtir. Son sýralardaki bölgelerin baþýnda TRA2 (Aðrý, Kars, Iðdýr, Ardahan) bölgesi ile TRB2 (Van, Muþ, Bitlis, Hakkâri) yer almaktadýr. Dýþ ticaretin bölgesel analiz sonuçlarýna göre, ihracatýn yarýsýnýn yapýldýðý TR10 (Ýstanbul) bölgesi ülke dýþ ticaret açýðýnýn da ana kaynaðýdýr yýlýnda Türkiye'nin dýþ ticaret açýðý 104 milyar $ iken, Ýstanbul'un dýþ ticaret açýðý 62,3 milyar $ olarak gerçekleþmiþtir. Son 10 yýl dikkate alýndýðýnda Ýstanbul'un dýþ ticaret yapýsýnýn maliyeti ülkeye 316,5 milyar $ olmuþtur. Ýstanbul'u 26,3 milyar $ ile TR51 (Ankara), 12,6 milyar $ ile TR63 (Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraþ), 12,3 milyar $ ile TR81 (Zonguldak, Karabük, Bartýn) ve 5,8 milyar $ ile TR31 (Ýzmir) bölgesi izlemektedir. 29

32 26 Düzey 2 bölgesi içerisinde 1.000'den fazla ihracatçý firmasý olan bölge sayýsý 10'dur. TR33 (Manisa, Afyon, Kütahya, Uþak), TR63 (Hatay, Kahramanmaraþ, Osmaniye) ve TR72 (Kayseri, Sivas, Yozgat) bölgeleri ise bin sýnýrýna dayanmýþtýr. 26 bölgede 1.000'den fazla ithalatçý firma olan bölge sayýsý da ihracata benzer þekilde 10'dur döneminde ithalatçý firma sayýsý en fazla artan bölge ulaþtýrma yatýrýmlarýnýn ve sýnýr ticaretinin etkisiyle; yýllýk ortalama yüzde 27,5 ile TRB2 (Van, Muþ, Bitlis, Hakkâri) bölgesidir. Bu bölgeyi, yüzde 14,8 ile TRA1 (Erzurum, Erzincan, Bayburt) ve yüzde 13,1oranýyla TR82 (Kastamonu, Çankýrý, Sinop) izlemektedir. Firma baþýna ihracat deðeri 1996 yýlýnda 985 bin $ düzeyinde iken, bu deðer 2011 yýlý sonu itibarýyla 2,5 milyon $ seviyesine ulaþmýþtýr döneminde firma baþýna ihracat deðerinin yýllýk artýþ hýzý ortalama yüzde 9 olarak gerçekleþmiþtir. Ancak, ayný oran firma baþýna ithalatta yüzde 11,6'dýr. Firma baþýna ithalat deðeri 3,1 milyon $'dýr. Dýþ ticarette bölgelerin teknoloji seviyelerine göre; orta-ileri teknoloji seviyesine en fazla yakýnsayan ihracatçý bölge 3,7 endeks deðeri ile TR33 (Manisa, Afyon, Kütahya, Uþak) bölgesi olmuþtur. Bunda bölgede kurulu ileri teknoloji iþletmelerinin rolü büyüktür. Bu bölgeyi otomotiv sanayiinin aðýrlýklý olduðu TR41 (Bursa, Eskiþehir, Bilecik) bölgesi 3,486 endeks deðeri ve otomotiv, kimya, tekstil gibi güçlü sanayi altyapýsý ile öne çýkan TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) bölgesi (3,465 endeks deðeri) izlemektedir. Ýthalatýnýn teknoloji seviyesine göre TR33 (Manisa, Afyon, Kütahya, Uþak) bölgesi yine öne çýkmaktadýr (3,658 endeks deðeri). Manisa'da bulunan teknoloji iþletmeleri ile Uþak'taki tekstil fabrikalarý ara malý ve yatýrým mallarýnda ileri teknoloji ürünlere ihtiyaç duymaktadýr. Bu bölgeyi, TR41 (Bursa, Eskiþehir, Bilecik) ve TR51 (Ankara) bölgeleri takip etmektedir. Orta-Gelir Tuzaðý riskinin bölgesel boyutunun irdelenmesinde sosyal kalkýnma ve beþeri sermayenin de önemli yeri bulunmaktadýr. Bu nedenle, çalýþmanýn birinci cildinde bölgelerin nüfus birikim süreci ile ortalama eðitim süreleri de analiz edilmiþtir. Son 40 yýllýk dönemde Ýstanbul'un ülke içerisindeki nüfus aðýrlýðý sürekli artýþ göstermektedir yýlýnda Ýstanbul'un nüfusu ülke içerisinde yaklaþýk yüzde 8,5'lik paya sahip iken 2010 yýlýnda bu oran yüzde 18'e yükselmiþtir. Son 40 yýlda Ýstanbul'un nüfusu yüzde 317 oranýnda artýþ göstermiþtir. Ülke nüfusu ise ayný dönemde yüzde 98 oranýnda yükselmiþtir. Ýstanbul ve çevre illerinin çekim merkezi olmasý ile ülkenin Kuzeybatý kesiminde daha nitelikli bir yetenek havuzu oluþmuþ, bölgenin bilimsel ve teknolojik kabiliyetlerinde geliþme ile giriþimcilik kapasitesinde güçlenme meydana gelmiþtir. Kuzeybatý Anadolu'daki nüfus birikim sürecinin aksine, Doðu Karadeniz ve Kuzeydoðu Anadolu bölgesi hýzla nüfus kaybetmektedir. Tarýmsal üretim yapýsýnýn aðýrlýklý olduðu bu bölgelerde istihdam piyasasýnýn geliþmemiþ olmasý nedeniyle göç kaçýnýlmaz olmuþtur. Kiþi baþýna düþen ortalama eðitim süresi bir ülkenin beþeri sermaye düzeyini gösteren önemli deðiþkenlerdendir. Türkiye'de 1960 yýlýnda ortalama eðitim süresi 2,14 yýl iken 1990'lý yýllarýn sonunda bu sayý 6 yýla çýkmýþtýr yýlýnda ise kiþi baþýna düþen ortalama eðitim süresi 7,2 yýla yükselmiþtir. 1960'lý yýllarda Türkiye gibi orta gelir tuzaðýnda yer alan ülkelerden Güney Kore eðitim sisteminde saðladýðý geliþmelerle, ortalama eðitim süresini yaklaþýk 5 yýldan 2010 yýlýnda 13,34 yýla çýkarmýþtýr. Bölgesel bazda incelendiðinde, 2011 yýlý verilerine göre kiþi baþýna düþen ortalama eðitim süreleri itibarýyla ilk üç sýrada yer alan iller Ankara (8,55 yýl), Eskiþehir (8,13 yýl) ve Ýzmir (7,9 yýl) olmuþtur. 28 ilin ortalama eðitim süresi ülke ortalamasýnýn üzerinde deðer alýrken 53 ilin deðeri ülke ortalamasýnýn gerisinde kalmýþtýr. Aðrý, Þanlýurfa ve Muþ ortalama eðitim süresinin en düþük olduðu üç ildir. Aðrý ve Þanlýurfa'da bu süre 5 yýlýn altýnda kalmýþtýr dönemi itibarýyla ülke nüfusunun daðýlýmý incelendiðinde, zengin/orta gelirli Türkiye kesimide nüfusun on yýl boyunca düzenli olarak artmaya devam ettiði, yoksul doðu kesiminde ise nüfusu göç olgusu nedeniyle ihmal edilebilir düzeyde arttýðý görülmektedir.

33 2010 yýlý TÜÝK rakamlarýna göre Türkiye'nin nüfusu 73,7 milyon kiþidir. Ülke nüfusu yüzde 50'lik oranlar çerçevesinde ikiye ayrýldýðýnda, nüfusun yarýsýnýn yalnýzca dokuzunun Düzey 2 bölgesinde bulunduðu müþahede edilmektedir. Zengin/orta gelirli Türkiye bölgesi, Edirne-Bolu-Antalya ve Muðla dörtgeni içerisindeki alaný kapsamaktadýr. Bu bölge ülke yüzölçümünün yalnýzca yüzde 29'unu kaplamakla beraber toplam nüfusun yaklaþýk yarýsýný barýndýrmaktadýr. Tablo 2.1. Zengin/Orta Gelirli Türkiye Bölgesi Ýçerisinde Yer Alan Düzey 2 Bölgelerine Ýliþkin Ekonomik Göstergeler Kaynak: TÜÝK verileri kullanýlarak yazar tarafýndan türetilmiþtir Yukarýdaki tabloda "zengin/orta gelirli Türkiye" bölgesi içerisinde yer alan dokuz Düzey 2 bölgesinin nüfus, Gayrý Safi Katma Deðer (GSKD), dýþ ticaret, vergi gelirleri ve kamu yatýrým tutarlarý yer almaktadýr. Batý bölgesinin yüzde 37'lik bölümü Ýstanbul'da yaþamakta, ancak toplam GSKD'nin yaklaþýk yüzde 44'lük kýsmý tek baþýna Ýstanbul tarafýndan üretilmektedir. Ülkenin batý kesimi içerisinde vergi gelirleri ise çok daha yüksek bir aðýrlýkta ( yüzde 57) Ýstanbul'dan toplanmaktadýr. Ýstanbul'un vergi gelirleri bakýmýndan bu denli ön planda olmasýnýn nedenlerinden birisi, kuþkusuz, ülke genelinde faaliyet gösteren pek çok iþletmenin genel merkezlerinin Ýstanbul'da yer almasý nedeniyle, asýl üretim yapýlan mekân ile verginin ödendiði merkezin farklý olmasýndan kaynaklanmaktadýr. Gene bu neden dolayýsýyla, kamu yatýrým tahsisleri itibarýyla Ýstanbul, batý kesimi içerisinde yüksek, ülke geneli içerisinde ise düþük bir paya sahiptir. Ülkenin batý kesiminin aldýðý kamu yatýrýmlarýnýn yarýsý Ýstanbul'a yapýlmaktadýr. Ancak, ülke toplam vergi gelirlerinin yüzde 42'sinin tahakkuk ettiði Ýstanbul, ülke toplam kamu yatýrýmlarýndan yüzde 22 pay almaktadýr. Tablo 2.2. "Yoksul" Doðu Bölgesi Ýçerisinde Yer Alan Düzey 2 Bölgelerine Ýliþkin Ekonomik Göstergeler Kaynak: TÜÝK verileri kullanýlarak yazar tarafýndan türetilmiþtir 31

34 Nüfus esasýna göre gerçekleþtirilen doðu-batý ayýrýmýnda ülkenin "yoksulluk tuzaðýndaki doðu" kesiminde toplam 17 adet Düzey 2 bölgesi yer almaktadýr. Ülke yüzölçümünün yüzde 79'unu kaplayan doðu bölgesi ülke nüfusunun yarýsýný barýndýrmaktadýr. Batý ile doðu arasýnda nüfus yoðunluðundaki bu fark yýðýlma ekonomilerinin batýda oluþmasýna imkân saðlarken, doðuda yerel piyasalarýn (mal ve hizmet, iþgücü, sermaye piyasalarý) oluþmasýnda sýkýntýlara neden olmaktadýr. Öte yandan, kamu yatýrýmlarýnýn daha geniþ bir coðrafyada yapýlmasý zorunluluðu, doðu bölgesinde pozitif dýþsallýklarýn yaratýlmasýna engel teþkil etmektedir. Yýllardýr ülkemiz bölgesel geliþme politikalarý ve kamu yatýrým tahsislerinde, üretkenliði yüksek batý bölgeleri yerine doðu bölgelerine kaynak aktarýlmasýnýn ülkeye getirisi sorgulanmaktadýr. Batýnýn sahip olduðu kullanýlmayan ölçek ekonomileri ve doðunun düþük dýþsallýk üretme kabiliyeti tespitleri, Türkiye ekonomisinin bir bütün olarak kalkýnmasýnýn önünde duran en önemli yapýsal engeli oluþturmaktadýr. Ancak, özellikle altyapý yatýrýmlarýnýn orta ve uzun vadede getirisinin artmasý ve doðunun batýya daha entegre hale gelmesiyle batýnýn yeni pazar imkanlarýna kavuþmasý göz ardý edilmemelidir. Ülkenin toplam dýþ ticaretinin yüzde 80'inin batý illerinden gerçekleþtirilmesi gözlemi, doðunun ekonomik alanda rekabet edebilirlikte ciddi sýkýntýlarla baþ baþa olduðunu göstermektedir. Ankara, Konya, Kayseri gibi illerde dahi dýþ ticaret miktarý potansiyel düzeyin altýnda seyretmektedir. Doðunun iç talebe yönelik üretim gerçekleþtirme konusunda batý karþýsýndaki düþük rekabet gücü düþünüldüðünde, doðu illerinin özellikle sýnýr ülkelerine yönelik üretim gerçekleþtirme zorunluluðu bir kez daha ortaya çýkmaktadýr. Þekil 2.1. Batý-Doðu Bölgeleri GSKD Paylarý (Yüzde) Sanayi Toplam Sanayi Toplam Sanayi Toplam Sanayi Toplam Sanayi Toplam Batý Doðu Kaynak: TÜÝK Yukarýdaki Þekilde TÜÝK tarafýndan üretilen ve resmi istatistik olan yayýmlanan Gayrisafi Katma Deðer yer almaktadýr. Bu veriler Düzey 2 bazýnda Batý-Doðu olmak üzere 2 bölge altýnda toplulaþtýrýlmasý sonucunda elde edilmiþtir. Batý-Doðu bölgelerinin toplam GSKD içerisindeki paylarý incelendiðinde, batýnýn aðýrlýðý görülmekle beraber sanayi üretiminde doðu-batý farkýnýn daha da büyük olduðu gözlemlenmektedir döneminde, ülkedeki ekonomik yapýdaki deðiþime, kýrdan kente ve geri kalmýþ bölgelerden geliþmiþ bölgelere ciddi oranlarda göç olmasýna raðmen bu verilerde oranlarýn deðiþmemesi dikkat çekicidir. Zira göç hareketleri ulusal hesaplarda katma deðerin "iþgücü ödemeleri" bileþenini doðrudan etkilemektedir. Bu nedenle Türkiye'nin batý ve doðusundaki iktisadi yapýnýn 5 yýl boyunca katý bir þekilde duraðan olduðunu gösterdiði söylenebilir. 32

35 Þekil 2.2. Batý-Doðu Bölgeleri Ýhracat Miktarý (Milyar ABD Dolarý) ,63 111, ,06 62, ,90 3,80 Ýmalat 31,24 4,81 Toplam 8,75 Ýmalat 11,01 Toplam 17,56 Ýmalat 20,65 Toplam Batý Doðu Kaynak: TÜÝK verileri kullanýlarak yazar tarafýndan türetilmiþtir Diðer taraftan, ihracat içerisinde batýnýn yüzde 85 pay sahibi olmasý dikkat çekicidir. Doðunun hem sanayileþme hem de dýþ piyasalarda rekabet etme konusundaki dezavantajlý konumu daha da belirgin bir hal almaktadýr. Ülkemizin ihracat kalemleri içerisinde sanayi ürünlerinin yüzde 94 oranýnda pay sahibi olduðu göz önünde bulundurulursa, katma deðer üretiminde doðu kesiminin tarým ve hizmetler sektöründe yoðunlaþmaya sürüklenmiþ olduðu söylenebilir. Þekil 2.3. Batý-Doðu Bölgeleri Kamu Yatýrýmlarý Tahsis Miktarlarý (2010 yýlý fiyatlarýyla, milyar TL) ,3 7,6 8,4 7,3 5,6 6,0 5,5 7,3 6,0 5,2 6,9 9,0 8,3 7,1 8,3 7,5 8,8 7,9 7,5 7,7 8,2 10, Batý Doðu Kaynak: TÜÝK verileri kullanýlarak yazar tarafýndan türetilmiþtir Yukarýdaki 3 no'lu þekilde kamu yatýrým tahsis tutarlarýnýn bölgesel daðýlýmý ele alýnmýþtýr döneminde, kamu yatýrýmlarý yaklaþýk olarak nüfusa orantýlý biçimde Batý-Doðu bölgeleri arasýnda dengeli daðýlým göstermektedir. Genel itibarýyla doðu batýdan daha yüksek oranda kamu yatýrýmý almaktadýr. Vergi gelirlerine bölgelerin saðladýklarý katký miktarlarý incelendiðinde, batýdan doðuya ciddi kaynak transferi göze çarpmaktadýr. Ülke genelinde toplam vergi gelirlerinin yüzde 75'i batý illerinden saðlanmaktadýr. Buna karþýn kamu yatýrýmlarýnýn ancak yüzde 45'i batý illerine tahsis edilmektedir. 33

36 Son sekiz yýllýk dönemde yaþanan yüksek ekonomik büyüme hýzýna paralel olarak sermaye birikimi de önemli miktarda artýþ göstermiþtir yýlýnda yaklaþýk 300 milyar TL (2010 yýlý sabit fiyatlarýyla) olan ülke toplam mevduat miktarý 2009 yýlýnda yaklaþýk 500 milyar TL düzeyine ulaþmýþtýr. Bu dönemde doðu bölgesinin mevduat miktarý yüzde 60 oranýnda artýþ gösterirken batý bölgesinde yüzde 75 mevduat artýþý saðlanmýþtýr. (Bakýnýz Þekil 4). Dönem boyunca toplam mevduatýn 2/3'ü batý bölgelerinde bulunmaktadýr. Söz konusu oranlar katma deðer daðýlýmý ile paralellik arz etmektedir. Þekil 2.4. Batý-Doðu Bölgeleri Toplam Mevduat Miktarlarý (2010 yýlý fiyatlarýyla, milyar TL) Batý Doðu Kaynak:TÜÝK verileri kullanýlarak yazar tarafýndan türetilmiþtir 34

37 3 MAKROEKONOMÝK BÖLGESEL ANALÝZ

38

39 3 MAKROEKONOMÝK BÖLGESEL ANALÝZ 3.1 Zengin/Orta Gelirli Türkiye - Yoksulluk Tuzaðýndaki Doðu Bölgesi Girdi - Çýktý ve SHM Tablolarýnýn Oluþturulmasý Türkiye batý - doðu bölgesi girdi-çýktý tablosu oluþturulurken TÜÝK tarafýndan yayýnlanan son girdi-çýktý tablosu olan 2002 yýlý girdi-çýktý tablosu esas alýnmýþtýr yýlý Türkiye Girdi-Çýktý Tablosu, milli gelir muhasebesi ve ulusal ekonominin genel dengesi çerçevesinde revize edilerek bu çalýþma için 2010 yýlý çerçevesinde yeniden dengeye getirilerek üretilmiþtir yýlý tablosu, özellikle tarým-dýþý sektörlere odaklanarak toplam 13 sektörde toplulaþtýrýlmýþ ve üretim esasýna göre yapýlan ayrýmlama kapsamýnda zengin/orta gelirli Türkiye ve yoksul doðu Türkiye bölgelerine bölünmüþtür. Üretim faktörlerine yapýlan ödemeler ile aramalý akýmlarý bölgelerin toplam tarýmsal GSKD ve tarým-dýþý GSKD içerisindeki paylarý dikkate alýnarak "zengin" ve "yoksul" bölgelerine daðýtýlmýþtýr. Buna göre; - Tarýmdan elde edilen gelirin yüzde 81'i zengin/orta gelirli Türkiye'de, yüzde 19'u doðuda, - Tarým-dýþý faaliyetlerden elde edilen gelirlerin yüzde 80'i zengin/orta gelirli Türkiye bölgesinde, geri kalan yüzde 20'inin ise doðu bölgesinde üretildiði görülmektedir. Girdi-çýktý tablosunun aramalý akýmlarý kýsmýnda yer alan diðer bir kalem dolaylý vergilerdir. Bu kalemin bölgesel daðýlýmý tarým ve tarým-dýþý sektörlerdeki istihdamýn daðýlýmýna göre gerçekleþtirilmiþtir. Bu çerçevede; - Tarýmsal istihdamýn yüzde 33'ü zengin/orta gelirli Türkiye bölgesi, yüzde 67'si doðu bölgesinde, - Tarým-dýþý istihdamýn ise yüzde 57'si zengin/orta gelirli Türkiye, yüzde 43'ü doðu bölgesinde gerçekleþmektedir. 37

40 Tablo 3.1. Zengin/Orta Gelirli Türkiye - Yoksul Doðu Bölgesi Girdi - Çýktý Tablosu (2010, Milyon TL) Bölgesel Girdi-Çýktý Akýmlarý, Ana Yapý Bölgesel Girdi-Çýktý Akýmlarý, Türkiye, 2010 Milyon TL Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 38

41 Zengin/orta gelirli Türkiye ve yoksul doðu Türkiye bölgeleri arasý girdi - çýktý tablosunu aramalý akýmlarý ile birlikte oluþturan diðer kýsmý nihai talep unsurlarýdýr. Nihai talep unsurlarý; özel tüketim, devlet harcamalarý, özel sektör yatýrýmlarý ile ihracat ve ithalat kalemlerinden oluþmaktadýr yýlý girdi - çýktý tablosundaki nihai talep unsurlarý tarým ve tarým-dýþý sektörler için toplulaþtýrýlmýþ, ancak bölgesel düzeyde bir ayrým yapýlmamýþtýr. Net nihai talep unsurlarýnýn yüzde 93'ü tarým-dýþý sektörler tarafýndan üretilirken, tarýmýn toplam hasýla içerisindeki payý yüzde 7'ler düzeyinde kalmýþtýr. Modelin sektörel kurgusunda, 2002 I/O veri setinden hareketle on üç üretici sektörü ayrýþtýrýlmaktadýr: Tablo 3.2. Sektörler ve NACE Kodlarý Sektörler NACE 1.1 Kodu 1 Tarým ve Hayvancýlýk 01, 02, 05 2 Enerji 10, 11, 40 3 Ýleri Teknoloji 30, 32,33 4 Orta Teknoloji 23, 24, 25, 27, 28, 29, 31 5 Çimento 26 6 Gýda, Tütün 15, 16 7 Makine San Tekstil, Giyim 17, 18, 19 9 Otomotiv 34, Düþük Teknoloji 13, 14, 20, 21, 22, Ýnþaat Ýleri Tek. Hizmetler 64, 65, 66, 72, 73, 80, 85 13Diðer Hizmetler 41, 51, 52, 55, 60, 61, 62, 63, 70, 70, 74, 91, 92, 93, 75, 95 Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. Zengin/orta gelirli Türkiye ve yoksul doðu Türkiye girdi-çýktý tablosu temelinde üretilen Bölgesel- Sosyal Hesaplar Matrisi (B-SHM) ekte sunulmaktadýr. Buna göre, girdi-çýktý tablosunda yer alan emek ve sermaye hesaplarý B-SHM içerisinde Üretim Faktörleri hesabýný oluþturmaktadýr. Girdi-çýktý tablosundaki tarým ve tarým dýþý sektörlerin aramalý akýmlarý, B-SHM'de Zengin/orta gelirli Türkiye ve Yoksul doðu Türkiye bölgeleri için mal ve hizmet girdilerini teþkil etmektedir. Girdi-çýktý tablosunda yer alan dolaylý vergiler kalemi B- SHM'de devlet (Sosyal Güvenlik dâhil) hesabýný oluþturmaktadýr. Bölgelerin faaliyetleri neticesinde ürettikleri vergiler devlete gelir olarak yansýmaktadýr. Hanehalklarý hesabý girdi-çýktý tablosunda yer almayan ancak SHM içerisinde bulunan bir hesaptýr. Üretim faktörlerinden hanehalklarýna yapýlan ödemeler, bölgelerin tarým ve tarým-dýþý sektörlerde GSKD'den aldýklarý pay oranýna göre daðýtýlmýþtýr. B-SHM'de girdi-çýktý tablosundan farklý olarak yer alan bir diðer hesap da dýþ âlem hesabýdýr. Dýþ âlem hesabý, tarým ve tarým-dýþý sektörlerin ihracat içerisindeki paylarý nispetinde on üç sektör arasýnda paylaþtýrýlmýþtýr. 39

42 kaynak: TÜÝK verilerine dayalý yazarlarýn ayrýþtýrmasý. Tablo 3.3. Türkiye Ekonomisi Ýçin Bölgesel Sosyal Hesaplar Matrisi-Genel Kurgu 40

43 Tablo 3.4. Sosyal Hesaplar Matrisi Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 41

44 Tablo 3.4. Sosyal Hesaplar Matrisi (devamý) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 42

45 Tablo 3.4. Sosyal Hesaplar Matrisi (devamý) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 43

46 Tablo 3.4. Sosyal Hesaplar Matrisi (devamý) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 44

47 Tablo 3.4. Sosyal Hesaplar Matrisi (devamý) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 45

48 Tablo 3.4. Sosyal Hesaplar Matrisi (devamý) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 46

49 Tablo 3.4. Sosyal Hesaplar Matrisi (devamý) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 47

50 Tablo 3.4. Sosyal Hesaplar Matrisi (devamý) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 48

51 3.2 Hesaplanabilir Genel Denge Modelinin Yapýsý Ýki bölgeli ve on üç sektörlü yapýda oluþturulan Bölgesel Sosyal Hesaplar Matrisine dayalý olarak inþa edilen Hesaplanabilir Genel Denge Modelinde ilk olarak bölgesel akýmlarýn cebirsel olarak ayrýþtýrýlmasý gerekmektedir. Modelin kurgusu, üretim süreçlerinin bölgesel, harcama süreçlerinin ise ulusal düzeyde yapýlandýrýlmasýna dayandýrýlmýþtýr. Bu yapýya koþut olarak, ulusal ekonominin üretim-istihdam-gelirin bölüþümü ve ihracat faaliyetleri B-SHM'deki veri tabanýna göre cebirsel denklemler aracýlýðýyla, bölgesel olarak kurgulanmaktadýr. Bu çözümden hareketle, her iki bölgenin yarattýðý katma deðer ulusal düzeyde toplulaþtýrýlmakta ve toplam ithalat arzý ile birleþtirilerek ulusal düzeyde toplam arz (absorption) elde edilmektedir. HGD yazýnýnda toplam arz miktarý bileþik mal kavramýna tekabül eder. Armington (1969) tarafýndan kurgulanan bu kavrama göre, yurt içinde üretilen mal (DC) ve ithalat (M) birbirlerini eksik düzeyde ikame etmekte ve bir ikame esnekliði aracýlýðýyla fonksiyonel olarak tanýmlanmaktadýr: (1) (1) No'lu cebirsel ifadede CC ülke çapýnda toplam özümseme (arz) miktarýný; DC yurt içinde üretim miktarýný; M ise ithalat düzeyini vermektedir. ise DC ile M arasýndaki ikame esnekliðini göstermektedir. Ulusal düzeyde ele alýnan bu iliþki, elimizdeki modelde bölgelere ayrýlarak yurt içi mal üretiminin bölgelere göre farklýlaþtýrýldýðýný öngörmektedir. Yani tek bir yurt içi mal üretimi yerine iki farklý bölgenin ürettiði DC faaliyeti söz konusudur. Böylelikle yurt içi toplam özümseme DC Y, DC Z, ve M miktarlarýnýn birbirleriyle ikame edilmesiyle bulunmaktadýr. Aþaðýdaki þekil yurtiçi üretim, ithalat ve özümseme arasýndaki iliþkileri sembolik olarak betimlemektedir. Þekil 3.1. Yurtiçi Üretim, Ýthalat ve Özümseme Arasýndaki Ýliþkiler 49

52 Y ve Z bölgelerinde kullanýlan sermaye, K ve emek L girdileri bölgesel üretim faaliyetlerinde X faktör girdilerini vermekte; oluþan bölgesel ücretler W ve bölgesel kar hadleri rk, ve yurt içi mal üretimi DC, ile bölgesel ihracat düzeyi E, özümseme düzeyi ile muhasebeleþtirilmektedir. Özümseme CC ise toplam talep unsurlarýna ayrýþtýrýlmaktadýr: özel tüketim C, yatýrým harcamalarý I, devlet harcamalarý G, ve bölgesel ara malý harcamalarý INT r. Bileþik mal sepetinin fiyatý, toplam dahili fiyat ile ithalat fiyatýna satýþ vergilerinin eklenmesi ile bulunmaktadýr. (2) (3) (4) Bölgeler arasýnda ithal edilen mallarýn fiyat farklýlaþtýrmasý bulunmayýp, tek bir fiyat üzerinden dýþ alým gerçekleþmektedir. Ýhracatta ise bölgeler arasýnda kaynaklarýn maliyetlerindeki ve teknolojideki farklýlaþmaya baðlý olarak fiyat farklýlaþmasý bulunmaktadýr. Ýþgücü piyasalarýnda denge durumu bölgesel toplam iþgücü arzýndan her bir sektördeki bölgesel iþgücü talebinin çýkarýlmasýyla ortaya çýkan iþsizlik oraný çerçevesinde ele alýnmaktadýr. Sermaye piyasalarý ise batý ve doðu bölgelerinin sektörel sermaye arzýnýn toplamýndan oluþmaktadýr. (5) (6) Hanehalký geliri, batý ve doðu bölgelerinde istihdam edilen iþgücüne yapýlan ödemeler, kurumlar vergisi düþüldükten sonra bölgesel düzeyde elde edilen karlar, devlet tarafýndan hanehalklarýna yapýlan transferler, iç borç faiz ödemeleri, dýþ alemden ülkeye transfer edilen faktör gelirlerinden dýþ borç faiz ödemelerinin çýkarýlmasý ile edilmektedir. (7) Yukarýdaki formülde; W r bölgesel nominal ücret düzeyini; WFDIST i,r bölgesel sektörel ücret farký katsayýlarýný; RK r bölgesel nominal kar düzeyini; RKDIST i,r bölgesel sektörel kar marjý farklarýný; K i,r bölgesel sektörel sermaye kullanýmýný; GOVTRANS devletten hanehalklarýna yapýlan transferleri; DomDebt G devlet iç borç stokunu; NPFI dýþ alem faktör gelirlerini; ForDebt G dýþ borç faiz ödemelerini ifade etmektedir. Modelde devletin tüm gelirleri vergi kalemlerinden gelmektedir. Üretim vergileri (TOTPRODTAX), satýþ vergileri (TOTSALTAX), tarifeler (TARIFF), kurumlar vergisi (TOTCORPTAX), gelir vergisi (TOTHHTAX), ihracat vergisinden (EXTAX) elde edilen gelirlerden oluþmaktadýr. GREV= TOTPRODTAX + TOTSALTAX + TARIFF + TOTSSTAX + TOTCORPTAX + TOTHHTAX + EXTAX (8) 50

53 Kamunun maliye dengelerini bulmak için transfer harcamalarýnýn faiz sonrasý kamu gelirlerine oraný politika deðiþkeni olarak önceden belirlenmiþ, kamu yatýrým harcamalarý ise mali kuralý izlemek üzere sonradan artýk olarak hesaplanmýþtýr 1. Bu program altýnda kamunun borçlanma gereði PSBR, þu ifadeyi alýr: PSBR'ýn finansmaný ya içerden borçlanmak, veya dýþarýdan borçlanmak,, suretiyle saðlanmaktadýr. (9) Özel hanehalklarý gelirinin sabit bir oranýný, s p olarak tasarruf etmektedir. Geri kalan gelir, tüketim harcamasý talebi olarak sektörler arasýnda daðýtýlmaktadýr. (10) Bu ifadede PC i i-ürünün bileþik fiyatýný yurt içinde üretilen mallarýn ve ithalatýn fiyat ortalamasý olarak göstermektedir. Benzer biçimde sektörel kamu tüketim harcamalarý bulunmaktadýr: (11) Kamunun yapmakta olduðu toplam tüketim harcamasý talebi ise kamu gelirleri toplamýnýn belli bir oranýyla önceden politika aracý olarak belirlenmektedir: (12) Genel Denge ve Dinamik Yapý Genel denge makroekonomi modeli, mal piyasalarýnýn, iþgücü ve sermaye piyasalarý ile ödemeler dengesinin temizlenmesi için ürün fiyatlarýnýn, kar oranlarýnýn ve reel döviz kurunun içsel ayarlamasý ile dengeye getirilir. Her bir dönemde formel kesim reel ücretleri bölgesel iþgücü piyasalarý için sabitlenerek, iþgücü piyasasýndaki denge ise istihdam ayarlamalarý (iþsizlik oraný) aracýlýðý ile saðlanmaktadýr. Dolayýsýyla mal piyasalarýnda her bir sektörel ürün için toplam arz toplam talebe eþitlenmelidir: Makroekonomik genel denge koþulu ise toplam tasarruflarýn toplam yatýrýmlara eþitlenmesini gerektirmektedir. Tasarruf-yatýrým dengesinde geçen CAdef ifadesi ulusal ekonominin yaratmakta olduðu (döviz cinsinden) cari iþlemler dengesi açýðýný göstermekte ve ihracat gelirleri, iþçi dövizleri, yurtdýþýndan borçlanma ile ithalat, yurt dýþýna yapýlan kar transferleri ve dýþ borç faiz ödemelerinin farkýndan oluþmaktadýr: (13) (14) (15) 1 Mali kural uygulamasý 2010'lu yýllar içinde kamu maliyesinde uygulanmasý düþünülen bir kýsýt olarak deðerlendirilmekte ve Türkiye maliye politikasýnýn 2010 sonrasýnda izleyeceði patikayý 51

54 Ödemeler dengesinde geçen dýþ sermaye giriþleri yabancý paralar cinsinden dýþsal (sabitlenmiþ patikada) varsayýlmýþtýr. Döviz kurunun piyasadaki reel deðeri ödemeler dengesini çözmektedir. Model, dinamik kurgusu boyunca dýþsal olarak belirlenmiþ deðiþkenlerin ve politika deðiþkenlerinin yýllýk deðerlerini ekonominin büyüme çizgisinin karakterize edilmesi amaçlý bir giriþimde güncellemektedir. Ara dönemlerde, ilk olarak sermaye stoklarýný aþýnma paylarý çýkýldýktan sonra kalan yeni yatýrým harcamalarý ile güncelliyoruz. Ýþgücü nitelikleri nüfus artýþ hýzý ile artmaktadýr. Benzer þekilde, teknoloji faktörü üretkenlik oranlarý Hicks-nötr biçiminde belirtilmektedir. Model, bölgesel iþgücü piyasalarýnda iþgücünün göç davranýþlarýný ayrýntýlý olarak kurgulamaktadýr. Göç eden iþgücünü MIG sembolü ile ifade edersek, Y ve Z bölgelerinde iþgücünün zaman içerisindeki deðiþimi S Y L (t+1) = (1 + n Y )L (t) - MIG(t) L S (t+1) = (1 + n Z )L S (t) - MIG(t) Z S Y Z (16) þeklini alýr. Burada n R bölgesel nüfus artýþ hýzýný vermektedir. Göç düzeyi geleneksel kalkýnma yazýný içerisinde genel kabul gören Haris ve Todaro (1970) modeline dayandýrýlmaktadýr: (17) Yani, (Y bölgesinden Z bölgesine) göç düzeyi, (MIG), Z bölgesinde beklenen ücret haddi ile Y bölgesinde gerçekleþmiþ olan ücret haddi arasýndaki farka dayandýrýlmaktadýr. Migres parametresi ücret farklýlýklarýna karþý göç davranýþýnýn yapýsal nitelikli özelliklerini belirtmek amacýyla kullanýlmýþ olan esneklik katsayýsýný sunmaktadýr. Bölgesel sermaye birikiminde kamu ve özel sektörün farklý dürtülerle hareket ettiði düþünülmektedir. "Kamu" sektöründe toplam yatýrýmlarýn bölgelere ve sektörlere göre daðýlýmý (investment by destination) bir politika deðiþkeni olarak dýþsal olarak belirlenmektedir. Özel sektörün yatýrým kararlarý ise bölgelerdeki üretici sektörlerde gözlenen kar oranlarýna duyarlý olarak formüle edilmiþtir. Kabaca Tobin-q kuramýna dayanan bu sistematik içinde, model kurgusu öncelikle bölgeler itibariyle, sektörlerde kar oranlarýný hesaplamakta; daha sonra da sektörel kar oranlarýnýn ortalama kar oranýndan sapmaya duyarlý olarak özel yatýrým paylarýný tespit etmektedir. Her bir bölgede sektörel kar oranlarý, katma deðerden ücret maliyetleri çýkartýldýðýnda elde edilen artýðýn (toplam kar); sermayenin deðerine bölünmesi suretiyle elde edilmektedir: r i,y = PVA. i,y X S i,y - W. Y Li,Y D PC i K i,y (18) Ortalama kar oraný (r AVG ) belirlendikten sonra yatýrým daðýlým paylarý, sektörel kar oranlarýnýn ortalamadan yüksek ya da düþük oluþuna göre elde edilir: DK i,r (t + 1) = SP i,r + µsp i,r r i,r - r AVG r AVG (19) 52

55 (19) No'lu denklemde DK i,r, R-bölgesinde, i-sektörüne yapýlan özel sektör yatýrýmlarýnýn toplam içindeki payýný; SP i,r ise ilgili sektörün karlarýnýn, toplam karlar içindeki payýný vermektedir. Sektörde elde edilen kar oraný, ortalama kar oranýna göre artmakta ise, o sektöre aktarýlan yatýrým payý da zaman içerisinde yükselmekte; aksi durum söz konusu olduðunda ise, yatýrým payý düþmektedir. (19) No'lu denklem aracýlýðýyla kurgulanan yatýrým daðýtým mekanizmasýnda beklentiler ya da ileriye dönük belirsizlikler bir duyarlýlýk parametresi olarak iþlev gören m, aracýlýðýyla formüle dahil edilmiþtir. Denklem, basit ve kaba bir sistematiðe dayanýyor gibi görünse de, özel sektörün yatýrým önceliklerinde belirleyici olan deðiþkenin kar dürtüsü olduðu gerçeðini en yalýn biçimiyle uygulamaya koyan bir modelleme stratejisini vermektedir. Böylelikle, yatýrýmlarýnýn daðýlýmýnda sosyal eþitsizlik kamunun; kar dürtüsü ise özel sektörün ilgi alanýnda deðerlendirilerek, sermaye birikiminin temelindeki kurgu farklýlaþtýrýlmýþ olmaktadýr. Son olarak borç dinamiklerinin seyrini takip edeceðiz. Kamu sektörünün borçlanma gereði PSBR olarak bulunmuþ idi. Bunun belli bir oranýnýn dýþarýdan borçlanma ile geri kalanýnýn ise iç borçlanma ile karþýlanacaðý açýktýr. Dolayýsýyla, kamunun dýþ borç stoku, Türk Lirasý cinsinden olur. Bu þartlar altýnda iç borçlanma ise olarak belirlenir. (20) (21) Kamunun dýþ ve iç borçlanma kararlarý böylece hesaplanýnca borç stoklarýnýn zaman içerisinde dinamikleri aþaðýdaki patikayý izleyecektir: Benzer biçimde özel dýþ borç stoku da: halini alýr. (22) (23) (24) Bu aþamada, ileriki bölümde HGD modelini bölgesel kalkýnma politika almaþýklarýný incelemek amacýyla kullanacaðýz. 53

56 54

57 4 EKONOMÝ POLÝTÝKASI ARAYIÞLARI

58

59 4 EKONOMÝ POLÝTÝKASI ARAYIÞLARI Ýki bölgeli ve onüç sektörlü yapýda hazýrlanan modelde, baz senaryonun yanýnda baz senaryoya ek olarak, iki farklý simülasyon gerçekleþtirilmiþtir. Baz senaryo, Türkiye ekonomisinin bölgesel dinamiklerini hiçbir deðiþikliðe uðratmadan ileriye dönük olarak simülasyonunu vermektedir. Baz patikaya çeþitli iktisadi politikalar aracýlýðýyla müdahale edilebileceði öngörülerek, baz senaryo ile elde edilen farklýlýklar söz konusu politika müdahalesinin göreceli fayda/maliyet analizini olasý kýlacaktýr. Model aracýlýðýyla Türkiye ekonomisinin bölgesel göç ve sermaye birikimi modellemesi altýnda arasý baz patikasýný elde etmek için ampirik iktisat yazýnýnda "tarihsel patika" diye anýlan "(business-as-usual) yaklaþýmý kullanacaðýz. Burada mevcut politika deðiþkenleri ve tarihsel dinamikler aynen korunmakta ve model içsel olarak yýllar bazýnda ileriye doðru eþ anlý denklemler aracýlýðýyla "çözülmektedir". Somut olarak yaptýðýmýz varsayým ve teknik parametre deðiþkenlerimiz þu þekildedir: Toplam faktör verimliliði orta/yüksek gelirli bölgede tarým sektöründe %0,5; tarým dýþý sektörlerde %1,5. Yoksul bölgede tarým sektöründe faktör verimliliði artýþý %0,0; tarým dýþýnda %0,1; Kamu yatýrýmlarýnýn bölgesel daðýlýmý tarihsel oranlarýnda korunarak, yüksek gelirli bölgede %48; yoksul bölgede %52; Nüfus artýþ hýzý yüksek gelirli bölgede % 1; yoksul bölgede %1,6; Göç esneklik parametresi: 0,05 olarak kabul edilmiþtir. Model döviz kurunu (e) ödemeler dengesi kýsýtýný saðlamak amacýyla içsel olarak çözmekte; faiz oranýný ise %5 düzeyinde sabit varsaymaktadýr. Model 2010 sabit fiyatlarýyla Walrasgil genel denge prensipleri uyarýnca göreceli fiyat sisteminin sinyallerine baðlý olarak emek ve sermaye kaynaklarýnýn bölgeler ve sektörler arasýnda içsel olarak tahsis edilmesi sonucu üretim ve tüketim (ihracat ve ithalat dahil) kararlarýný vermektedir. Baz patikasý boyunca kamunun gelir-gider dengesi bir "mali kural" yaklaþýmý altýnda "sýkýlaþtýrýlmýþ" bir politika seti izlemekte ve kamu borç yükünün milli gelire oran olarak geriletilmesi sürecine devam edilmektedir. Bu maliye politikasý sürecinde kamunun tüketim harcamalarý mali dengeyi saðlamak üzere içsel olarak çözülmektedir. Baz patika sonuçlarý uyarýnca ulusal gelirin (2010 sabit fiyatlarýyla) milyar TL'den, milyara çýkmakta olduðunu ancak zengin ve yoksul bölgeler arasýndaki katma deðer üretimi farkýnýn daha da geniþleyeceðini söylemek mümkündür. Bir baþka deyiþle, yoksul bölge katma deðeri giderek bir tuzaða dönüþmekte ve giderek tüm milli gelirin de yavaþlamasýna neden olmaktadýr (Þekil 4-1). 57

60 Þekil 4.1. Baz Patika; GSYH ve Bölgesel Katma Deðer (2010 Fiyatlarý, Milyar TL) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. Baz senaryo altýnda ihracat toplamý (oldukça iyimser varsayýmlar altýnda) 443 milyar dolar düzeyinde gerçekleþmekte; bunun yaklaþýk üçte ikisi yüksek gelirli bölgeden kaynaklanmaktadýr Þekil 4.2. Bölgesel Ýhracat (Milyar USD) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 58

61 Baz patika, cari iþlemler açýðýnýn milli gelirin %4'ü düzeyinde istikrara kavuþacaðýný; dolayýsýyla ulusal tasarruf-yatýrým dengesinin deðiþmeyeceðini (Þekil 4.3.), kamu borcunun da milli gelire oran olarak 2025 yýlýnda %19 düzeyinde gerçekleþeceðini önermektedir. Þekil 4.3. Baz Patika; Özel Tasarruflar ve Toplam Yatýrýmlar Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. Þekil 4.4. Kamu Ýç Borç Stoku Milli Gelir Oraný Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 59

62 4.1 Bölgesel Kalkýnma Alternatiflerinin Kurgulanmasý Baz senaryoya almaþýk olarak düþünülen ilk senaryoda yoksul bölgeye verilen üretim teþviklerinin arttýrýlmasý (model kurgusu içerisinde üretim vergilerinin sýfýrlanmasý) öngörülmüþtür. Bu senaryo özü itibariyle 2012 yýlýnda uygulamaya konulan teþvik sisteminin ana kurgusunu ele almaya çalýþmaktadýr. Genelde üretim teþviklendirmesine dayalý bu kurguda, ek olarak kamu sektörünün yatýrýmlarýnda herhangi bir deðiþiklik öngörülmemektedir. Özel sektör ise bölgeye üretim maliyetlerini düþürecek bir vergi indirimi/teþvik arttýrýmý ile "davet edilmektedir". Ancak bu kurgu içinde ayrýca herhangi bir vergi ya da iþgücü piyasasýna yönelik herhangi bir müdahalede bulunulmamakta, sektörel üretkenlik kazanýmlarýnda da baz patikaya görece bir deðiþiklik uygulanmamaktadýr yýlýnda uygulamaya konulan "yeni" teþvik sistemimizin ana hatlarý ve ilk uygulama sonuçlarý aþaðýda bir "kutu" içinde ele alýnmaktadýr. YENÝ TEÞVÝK SÝSTEMÝ ve SONUÇLARI Yeni Teþvik Sistemi tarih ve 2012/3305 sayýlý Bakanlar Kurulu kararý ile yürürlüðe girmiþtir. Yeni teþvik sistemi "kalkýnma planlarý ve yýllýk programlarda öngörülen hedefler doðrultusunda tasarruflarýn katma deðeri yüksek yatýrýmlara yönlendirilmesi, üretim ve istihdamýn artýrýlmasý, uluslararasý rekabet gücünü artýracak ve araþtýrma-geliþtirme içeriði yüksek bölgesel ve büyük ölçekli yatýrýmlar ile stratejik yatýrýmlarýn özendirilmesi, uluslararasý doðrudan yatýrýmlarýn artýrýlmasý, bölgesel geliþmiþlik farklýlýklarýnýn azaltýlmasý, kümelenme ve çevre korumaya yönelik yatýrýmlar ile araþtýrma ve geliþtirme faaliyetlerinin desteklenmesi" (md.1) amacýyla yürürlüðe konulmuþtur. Yeni teþvik sistemi kapsamýnda 4 farklý uygulama ile ülke ekonomisinin küresel düzlemde rekabet gücünün artýrýlmasý hedeflenmektedir. Bu çerçevede; - Genel Teþvik Uygulamalarý - Bölgesel Teþvik Uygulamalarý - Büyük Ölçekli Yatýrýmlarýn Teþviki - Stratejik Yatýrýmlarýn Teþviki gibi farklý destek enstrümanlarýyla ekonomik geliþmeye ivme katýlmasý amaçlanmaktadýr. Böylece, Cumhuriyetimizin 100. yýlý olan 2023 yýlýnda; Türkiye'nin dünyanýn en büyük 10 ekonomisinden birisi olmasý, 500 milyar dolar ihracat gerçekleþtirilmesi ve kiþi baþýna düþen gelirin dolar düzeyine eriþilmesi hedeflenmektedir. 2 2 T.C. Ekonomi Bakanlýðý, Yeni Teþvik Sistemi Sunumu, Ankara

63 Yeni Teþvik Sistemi Kapsamýnda Destek Unsurlarý 3 YENÝ TEÞVÝK SÝSTEMÝ ve SONUÇLARI * Yatýrýmýn 6. bölgede gerçekleþtirilmesi halinde saðlanýr ** Bölgesel teþvik uygulamalarýnda, yatýrýmýn 3., 4., 5. veya 6. bölgelerde gerçekleþtirilmesi halinde saðlanýr. *** Sabit yatýrým tutarý 500 Milyon TL üzerinde olan stratejik yatýrýmlara saðlanýr. Genel Teþvik Uygulamalarýyla; asgari sabit yatýrým tutarý ve kapasiteler üzerindeki yatýrýmlar bölge ayrýmý yapýlmaksýzýn bu kapsamda desteklenmektedir. Bölgesel Teþvik Uygulamalarý ile her ilde desteklenecek sektörler, illerin geliþme eðilimi olan alanlarý ve ekonomik ölçek büyüklükleri dikkate alýnarak tespit edilmiþ ve bölgelerin geliþmiþlik seviyelerine göre yardým yoðunluklarý farklýlaþtýrýlmýþtýr. Büyük Ölçekli Yatýrým Teþvikinde 12 yatýrým konusunda belirlenen asgari yatýrým tutarýnýn üzerindeki yatýrýmlara farklý destek imkânlarý sunulmuþtur. Stratejik yatýrým alanlarýnýn teþvikinde ise ithalat baðýmlýlýðý yüksek olan ara malý veya ürünlerin üretimine yönelik yatýrýmlar desteklenmektedir. Bu kapsamda desteklenecek olan yatýrýmlarýn aþaðýdaki kriterlerin tamamýný saðlamalarý gerekmektedir. Asgari sabit yatýrým tutarýnýn 50 milyon TL olmasý, Yatýrým konusu ürünle ilgili yurtiçi toplam üretim kapasitesinin ithalattan az olmasý, Yatýrýmla saðlanacak asgari katma deðerin %40 olmasý (rafineri ve petrokimya yatýrýmlarýnda bu þart aranmayacaktýr), Üretilecek ürünle ilgili toplam ithalat deðeri son 1 yýl itibariyle en az 50 Milyon dolar olmasý (yurt içi üretimi olmayan mallarda bu þart aranmayacaktýr). 4 Bir önceki teþvik sistemi ile yeni teþvik sisteminin sonuçlarý karþýlaþtýrýldýðýnda, 2011-Ocak döneminde toplam 400 yatýrým teþvik belgesi düzenlenmiþ iken bu sayý 2013 yýlý Ocak ayýnda 437'ye çýkmýþtýr. Ancak öngörülen sabit yatýrým tutarý bir önceki dönemde 8,5 milyar TL 2013-Ocak döneminde 5,4 milyar TL'ye gerilemiþtir. Öngörülen istihdam sayýsýnda ise artýþ gözlemlenmektedir. Önceki dönemde 12 bin kiþi düzeyinde istihdam öngörülürken yeni dönemde bu sayý 14 bin kiþiye yükselmiþtir. 5 3 T.C. Ekonomi Bakanlýðý, Yeni Teþvik Sistemi Bilgi Notu, Ankara T.C. Ekonomi Bakanlýðý, Yeni Teþvik Sistemi Bilgi Notu, Ankara T.C. Ekonomi Bakanlýðý, Yatýrým Teþvik Bülteni - Ocak 2013 Verileri, Ankara

64 Son Üç Yýlýn Ocak - Haziran Dönemi Yatýrým Teþvik Bilgileri Yýl Belge Adedi Öngerülen Sabit Yatýrým Tutarý (milyon TL) Öngerülen Ýstihdam (Kiþi) Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlýðý, Yatýrým Teþvik Bülteni - Ocak 2013 Verileri, Ankara Altý aylýk dönemler halinde incelendiðinde, 2011 yýlýnda yaklaþýk 2.500, 2013 yýlýnda ise 2.600'ýn üzerinde yatýrým belgesi düzenlenmiþtir. Öngörülen sabit yatýrým miktarý ise 2011 yýlýnýn ilk altý aylýk döneminde yaklaþýk 30 milyar TL düzeyindeyken 2013 yýlýnýn ayný döneminde 41 milyar TL'nin üzerinde gerçekleþmiþtir. Bu yýllarda öngörülen istihdam sayýsý sýrasýyla 70,3 bin ile 90,5 bin kiþi olmuþtur. Yatýrýmlarýn bölgesel daðýlýmý itibarýyla; düzenlenen yatýrým teþvik belgelerinde VI. Bölgenin payý 2011 yýlý ilk altý ayýnda yüzde 10 iken 2013'te yüzde 13'e çýkmýþ, öngörülen sabit yatýrým tutarý yüzde 5'ten yüzde 12'ye yükselmiþtir. Yatýrým tutarýnda I. Bölgenin payý 2011 yýlýnda 45 iken 2013 yýlýnda yüzde 37'ye gerilemiþtir. Bu durum, yeni teþvik sistemiyle hem toplamda yatýrým tutarýnda artýþ yaþandýðýný hem de bölgesel anlamda yatýrýmlarýn daha dengeli þekilde daðýldýðýný göstermektedir. Þimdi senaryo uygulamalarýna geri dönelim. Senaryonun bulgularý yoksul bölgeye yapýlan üretim teþviklendirmesinin kýsa dönemde olumlu sonuçlarý olduðunu ve yoksul bölge katma deðerinin baz patikaya görece yükseldiðini göstermektedir. (Bkz, Þekil 4.5 ve Sonuçlar Tablo 4.1 ve Tablo 4.2). Þekil 4.5. Düþük Gelirli Bölge Katma Deðer (Milyar TL) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 62

65 Tablo 4.1. Bölgesel Ekonomi Makro Sonuçlar, Toplam Yurt Ýçi Ekonomi Makro Sonuçlar Bölgesel Ekonomi Makro Sonuçlar Toplam Yurt Ýçi Ekonomi Makro Sonuçlar Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 63

66 Tablo 4.2. Yüksek Gelirli Bölge Sektörel Reel Üretim, Düþük Gelirli Bölge Sektörel Reel Üretim Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 64

67 Tablo 4.2. Yüksek Gelirli Bölge Sektörel Reel Üretim, Düþük Gelirli Bölge Sektörel Reel Üretim (devam) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 65

68 Ancak gerek yatýrým kararlarýnýn revize edilmesi ile birlikte sermayenin, gerekse göç dinamiklerinin deðiþmesi sonucunda emeðin orta gelirli Türkiye'den yoksul Türkiye'ye transferini içeren bu süreç ilk 5-6 yýllýk kazanýmlardan sonra ekonominin toplamý için büyüme ivmesinin yavaþlamasýna neden olmaktadýr. Yoksul Türkiye'nin tek baþýna büyüme ivmesi, orta gelirli Türkiye'deki ivme kaybýný karþýlayamamakta ve ulusal ekonominin bütününde bir yavaþlama kaçýnýlmaz hale gelmektedir. Bu olgu her iki bölge arasýnda yýllarýn getirdiði zayýf baðlantýlarýn doðrudan bir sonucu olarak karþýmýza çýkmaktadýr (Þekil 4.6.). Dolayýsýyla, üretkenlik arttýrýcý reform sürecinin ve teknolojik anlamda emeðin üretkenliðini arttýrmaya yönelik kazanýmlarýn elde edilmediði bir ortamda, salt üretim teþvikleri kýsa dönemde yoksul Türkiye bölgesinde sermaye birikimini hýzlandýrmakta; ancak uzun dönemde sermayenin marjinal hasýlasýnýn büyüme temposunun gerilemesine engel olamamaktadýr. Sermayenin azalan getiri yasasýna tabi olmasýnýn doðal bir sonucu olan bir süreç sonucunda, yoksul Türkiye bölgesinde milli gelir artýþý sadece % 4,1 düzeyinde gerçekleþmekte ancak ulusal ekonominin bütününde milli gelirde baz patikaya görece yavaþlama söz konusu olmaktadýr. Þekil 4.6. Toplam Yurt Ýçi GSYH Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. Senaryo 1 altýnda sektörel etkiler, modelde temsil edilen onüç sektörün birbirleri ile olan ara malý ve girdi/çýktý baðlantýlarý kadar, üretimin ve istihdamýn bölgeler arasý daðýlýmýna da baðlýdýr. Bu noktadan ele alýndýðýnda, senaryoda tasarlanan düþük gelirli bölge için üretim teþviki politikasý, özellikle bu bölgenin toplam katma deðerinde önemli yer tutan Tarým ve Hayvancýlýk, Orta Teknolojili Ýmalat Sanayii ve Diðer Hizmetler gibi sektörlerde üretim ve (formel) istihdam artýþlarýna yol açarken, Enerji, Ýleri Teknolojili Hizmetler gibi sektörlerde görece cýlýz etkiler gözlemlenmektedir. Bununla birlikte kýt kaynaklarýn düþük gelirli bölgeye transferi, orta gelirli bölgede üretim ve istihdamýn sektörel daðýlýmý açýsýndan asimetrik etkilere neden olmaktadýr. Bu politika senaryosu altýnda, orta/yüksek gelirli bölge için görece en ciddi üretim/istihdam kayýplarý Tarým ve Hayvancýlýk, Orta Teknolojili Ýmalat Sanayii gibi düþük gelirli bölge için önemli sektörlerin yanýnda Ýleri Teknolojili Hizmetler gibi, özellikle orta/yüksek gelirli bölgede dominant "tamamlayýcý" sektörlerde de gözlemlenebilmektedir. Ele alýnan dönem sonu itibariyle, düþük gelirli bölgede üretim Tarým ve Hayvancýlýk sektörü için %5,7 (5,7), Orta Teknolojili Ýmalat Sanayii için %4,2 (3,9), Ýnþaat için %3,2 (2,9) ve Diðer Hizmetler için %2,1 (1,9)'lik artýþlar kaydetmektedir. Bu sektörler için parantez içerisinde yer alan formel istihdam artýþlarý da üretim artýþlarýna paraleldir. Bununla birlikte, yine ele alýnan dönem sonu itibariyle, orta/yüksek gelirli bölgede bu sektörler için üretim ve istihdam kayýplarý ortalamasý sýrasý ile %1,3 ve %1,9 düzeyinde gerçekleþmektedir. Ele alýnan dönem sonu itibariyle orta/yüksek gelirli bölgede en yüksek üretim kayýplarý %1,8 ile Otomotiv ve Ýleri Teknolojili Hizmetler ve %1,7 ile Ýleri Teknolojili Ýmalat Sanayii sektörlerinde yaþanmaktadýr. 66

69 Bu senaryo altýnda temel problem, verilmekte olan üretim teþviklerinin yoksul Türkiye'de üretimi arttýrýrken, aslýnda yüksek gelirli Türkiye bölgesine akmakta olan faktör donanýmlarýnda (baz patika ile karþýlaþtýrýldýðýnda) göreceli olarak azalmaya neden olmasýdýr. Kýt kaynaklarýn yeniden daðýtýlmasý süreci, kýsýtlý sermaye birikimi altýnda ulusal ekonominin bütünü için yeterli ivme saðlayamamaktadýr. Bu senaryodan elde edilen sonuçlarýn genel itibariyle Türkiye ekonomisinde mevcut teþvik programýnýn orta uzun dönemde karþýlaþabileceði sorunlara ýþýk tutacaðýný düþünmekteyiz. Sorunun temelinde salt piyasa fiyat sistemine müdahaleye dayanan bir teþviklendirmenin, üretim faktörlerinde verimlilik kazanýmlarý ile desteklenmediði sürece, elde edilen kalýcý sonuçlar elde edilemeyeceði; var olan kazanýmlarýn ise sadece yoksul bölgeyle sýnýrlý kalýp; ekonominin bütününde söz konusu olan yükselmenin sýnýrlý boyutlarda olacaðýný önermektedir. Ýkinci senaryoda ise yoksul bölgeye yönelik üretim teþvikleri sisteminin üretkenlik kazanýmlarýyla pekiþtirilmesi stratejisi uygulamaya konulmakta ve kamu yatýrým tahsislerinde oransal olarak deðiþim yapýlmasý, üretkenlik kazanýmlarýna dayalý bir yatýrým stratejisi öngörülmektedir. Genel itibariyle kamu yatýrýmlarýndan doðu bölgelerinin aldýðý pay batý bölgesinden daha yüksek olmakla birlikte (%48 batý, %52 doðu bölgesi), bu senaryoda yatýrýmlarýn %95'inin doðu bölgesine geri kalan %5'lik kýsmýn ise batý bölgesine aktarýlmasý öngörülmektedir. Buna ek olarak eðitim, sosyal altyapý, ulaþtýrma ve haberleþme aðýna yönlendirilecek yatýrýmlarýn yoksul doðu bölgesinde üretkenliði tarým sektörlerinde yýlda ortalama %0,5; tarým dýþý sektörlerde ise %0,7 oranýnda geliþtirileceði hipotez edilmektedir. Orta/yüksek gelirli bölgede (baz patikaya göre) herhangi bir üretkenlik artýþý saðlanmamýþ; bölgenin baz patikasýndaki teknolojik parametrelerinde herhangi bir deðiþiklik yapýlmamýþtýr. Bu veriler aracýlýðýyla senaryonun aslýnda mütevazi boyutta bir verimlilik içerdiði görülebilmektedir. Dolayýsýyla somut olarak ikinci politika senaryosu, yukarýda özetlediðimiz teþviklendirme politikasýný, kamu yatýrýmlarý ve özel sektörü yoksul bölgeye çekecek üretkenlik artýþlarý stratejisi ile tamamlama amacýný gütmektedir. Senaryonun milli gelir ve bölgesel katma deðer düzeyinde sonuçlarý gerek baz patikayla, gerekse 1 no'lu senaryo ile karþýlaþtýrmalý olarak 4.7., 4.8. ve 4.9. no'lu þekillerde verilmekte, sektörel daðýlýmý ise 4.2. no'lu tabloda özetlenmektedir. Þekil 4.7. Düþük Gelirli Bölge Katma Deðer (Milyar TL) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. 67

70 Þekil 4.8. Düzey-2 Bölgeleri 2011 yýlý GSBH Deðerleri (milyar $) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. Þekil 4.9. Düzey-2 Bölgeleri 2011 yýlý GSBH Deðerleri (milyar $) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. Burada ilginç olan sonuç, üretkenlik kazanýmlarýyla desteklenen böylesi bir strateji sonucunda yoksul bölgede 2025 itibariyle bölgesel katma deðerin baz patikaya görece % 18 daha yüksek gerçekleþirken, orta/yüksek gelirli Türkiye'de de katma deðer artýþýna yol açmasýdýr. Dolayýsýyla, yoksul bölgede elde edilen üretkenlik artýþlarý sadece bu bölgede deðil, yüksek gelirli Türkiye'de de kazanýmlara yol açmaktadýr. Ekonominin ara malý ve girdi çýktý baðlantýlarýnýn eseri olan bu çarpan mekanizmasý bir yanda yoksulluk kalýbýný kýrar iken, diðer yanda da yüksek gelirli bölgeye pozitif dýþsallýklar yaratmaktadýr. Sonuçta ulusal gelir bütününde baz patikaya görece yüzde 11'lik bir artýþ elde edilmektedir. Bu sonuç kapsamlý ve dengeli bir kalkýnma stratejisinin doðrudan sonucu olarak yorumlanmalýdýr. 68

71 Bu raporun I. cildinde kapsamlý olarak deðerlendirilen ve "orta gelir tuzaðýndan çýkýþta kritik deðiþken" olarak vurgulanan "üretkenlik artýþý" saðlamaya yönelik yatýrýmlarýn yoksul bölgeye yönelmesi, birinci politika senaryosundan farklý olarak kýt kaynaklarýn orta/yüksek gelirli bölgeden yoksul bölgeye sürekli kaymasýnýn önüne geçen bir faktör olarak ortaya çýkmaktadýr. Üretim teþvikleri sisteminin üretkenlik artýþlarý ile pekiþtirilmesi, üretim/gelir artýþýna paralel olarak her iki bölgede de daha yüksek faktör talebi yaratmakta, zaman içerisinde orta gelirli bölgeden yoksul bölgeye kaynak transferini engellemektedir. Böylece, örneðin Senaryo 1'de gözlemlenen (baz patikaya görece) zayýflamýþ formel ve enformel emek göçünün dinamikleri orta/uzun vadede dengelenmektedir. Orta gelirli bölge için bir süre (ele alýnan dönemin yarýsý boyunca) baz patika ve Senaryo 1'e oranla daha düþük seviyede gerçekleþen formel istihdam, zaman içerisinde toparlanmakta ve ele alýnan dönem sonunda da baz patikanýn %5 üzerine çýkmaktadýr. Üretkenlik artýþlarý, düþük gelirli bölgede de formel istihdamý Senaryo 1 düzeyinde tutmaya yeterli görülmektedir. Artan üretim, daha yüksek emek ve sermaye talebi yaratmakta, sermaye talebi baz patika ve Senaryo 1'e göre daha yüksek tasarruf/yatýrým ile karþýlanýrken, artan emek talebi de her iki bölge için orta/uzun vadede istihdam artýþlarý yaratmaktadýr. (Þekil 4.10.) Þekil Düþük Gelirli Bölge Formel Ýþgücü Ýstihdamý (1,000 kiþi) Kaynak: TÜÝK verilerine dayanarak yazarlar tarafýndan üretilmiþtir. Baz patika ve birinci politika senaryosu ile karþýlaþtýrýldýðýnda ikinci politika senaryosu altýnda ekonominin gerek düþük gerekse yüksek gelirli bölgesinde gözlemlenen yüksek büyüme bu senaryo için daha yüksek dýþ ticaret hacmi anlamýna da gelmektedir. Büyüme dinamiklerine paralel olarak, ele alýnan dönemin yarýsý boyunca baz patikanýn ortalama %3,4 altýnda seyreden yüksek gelirli bölge ihracatý, dönemin yarýsýndan sonra seyrini deðiþtirerek dönem sonuna kadar baz patikanýn %1,4 üzerinde kalmýþtýr. Bu senaryo altýnda, üretim dinamiklerinin ithalat baðýmlýlýðý nedeni ile ithalat düzeyi de görece yüksek seyretmekte, modelde herhangi bir ek dýþ ticaret politikasýna yer verilmediði için cari açýk/gsyýh oranlarý senaryolar arasýnda çok büyük deðiþiklik sergilememektedir. Senaryo 2 altýnda sektörel sonuçlar da Senaryo 1 ile karþýlaþtýrýldýðýnda farklý dinamikler sergileyebilmektedir. Öncelikle makroekonomik sonuçlara paralel olarak, ele alýnan onüç sektör için orta vadede yüksek gelirli bölgede Senaryo 1'in altýnda kalan büyüme dinamikleri gözlemlenirken, 2015-sonrasý dönem için bu senaryo altýnda büyüme oranlarý Senaryo 1'in üzerine çýkmaktadýr. Burada gerek formel-enformel iþgücü talebi, 69

72 gerekse kar oranlarý farklýlýklarý uyarýnca sektörler arasýnda daðýlan yatýrým ile þekillenen sermaye birikiminin etkin olduðu düþünülmelidir. Üretim teþviklerinin üretkenlik artýþlarý ile desteklendiði senaryo altýnda düþük gelirli bölgede, orta vadede en yüksek üretim artýþlarý bu bölge için önem teþkil eden Tarým ve Hayvancýlýk (%12,5), Diðer Hizmetler (%10,4) ve Makine Sanayi (%6,6) sektörlerinde gerçekleþirken, uzun vadede bu sektörlere Çimento ve Tekstil ve Giyim gibi sektörler de katýlmaktadýr. 6 Bununla birlikte, bu dönemde düþük gelirli bölgede formel istihdam artýþlarý sektörler arasýnda son derece farklý dinamikler sergileyebilmektedir. Üretkenlik artýþlarý sonucunda ortaya çýkan birim emek baþýna daha yüksek çýktý dinamiði üretim faktörleri arasýndaki ikame olanaklarýna da baðlý olarak görece daha pahalý üretim faktöründen (formel emek) görece ucuz üretim faktörlerine kayýþý da beraberinde getirebilmektedir. Buna göre, düþük gelirli bölgede yüksek üretim artýþlarý gerçekleþtiren sektörler arasýnda Tarým ve Hayvancýlýk (%2,2) ve Diðer Hizmetler (%2,0) sektörlerinde formel istihdam artýþý pozitif olarak gözlemlenmekte, Makina Sanayi (-%1,3), Çimento (- %1,2) ve Tekstil ve Giyim (-%1,3) ise ele alýnan dönemde formel istihdamý ikame edebilmektedirler. Düþük gelirli bölgedeki üretkenlik artýþlarýna baðlý olarak yüksek gelirli bölgede, orta vadede, Senaryo 1'e göre en yüksek üretim kaybý yaþayan sektörler Tarým ve Hayvancýlýk (-%2,9), Diðer Hizmetler (-%2,3) ve Makine Sanayi (-%1,6) gibi düþük gelirli bölge için önem arz eden sektörlerdir. Bu sektörlerde üretim, üretkenlik artýþýnýn gerçekleþtiði düþük gelirli bölgeye kaymaktadýr. Bununla birlikte uzun dönemde yüksek gelirli bölge için lokomotif sektörler, sonrasý dönemde bu bölgede de yüksek üretim artýþýný saðlayabilmektedir. Bu dönemde üretim artýþlarý açýsýndan öne çýkan sektörler Otomotiv (%15,0), Ýleri Teknoloji Hizmetler (%13,1) ve Ýleri Teknolojili Ýmalat Sanayi (%12,8)'dir. Bu dönemde yüksek gelirli bölgede, Senaryo 1 ile kýyaslandýðýnda formel istihdam artýþlarýnýn en yüksek olduðu sektörler ise görece emek-yoðun sektörlerdir. Bu sektörler arasýnda Enerji (%7,0), Düþük Teknolojili Ýmalat Sanayi (%6,7) ve Orta Teknolojili Ýmalat Sanayi (%6,7) sayýlabilir. Bu sonuçlar, ekonomide sektörler arasý ve her sektör için bölgeler arasý akýmlarýn uygulanan politikalar karþýsýnda alýnacak sonuçlarýn belirlenmesinde kritik önemde olduðunu vurgulamaktadýr (Tablo 4.2.). 6 Parantez içerisindeki deðerler ele alýnan deðiþken için Senaryo 1'e göre ortalama deðiþim oranýný vermektedir. 70

73 5 BÖLGESEL KALKINMA STRATEJÝSÝNÝN TEMEL ÝLKELERÝ

74

75 5 BÖLGESEL KALKINMA STRATEJÝSÝNÝN TEMEL ÝLKELERÝ Bu ara bölümde, raporun teknik makroekonomik modelinden buraya kadar elde edilen sonuçlarýn bir genel deðerlendirmesini sunmayý planlamaktayýz. Makro ekonomik stratejik perspektiften yola çýkarak, bir sonraki bölümde sektörel ve bölgesel düzeyde daha somut politika önerilerinin deðerlendirmesi amaçlanacaktýr. Önce iktisat yazýnýnda güncel çalýþmalardan bir örneði anýmsatalým: Aiyar vd. (2013)'nin 7 Mart 2013'de IMF Çalýþma Metni olarak yayýnlanan çalýþmasý, düþük ve orta gelirli ekonomiler için "büyümenin yavaþlamasý" (orta gelir tuzaðýna yakalanma) riskini artýran faktörleri incelemekte ve ele aldýklarý orta gelirli ekonomiler için orta gelir tuzaðýndan çýkýþ saðlayan unsurlar arasýnda altyapý ve kurumsal yatýrýmlar, dýþ ticarette açýklýk ve bölgesel entegrasyon gibi etmenleri saymaktadýr. Aiyar ve arkadaþlarýnýn bulgularýna göre, ihracat ürün desenindeki zayýflýk ve yurtiçine aþýrý sermaye akýmý büyümede yavaþlama ve "gelir tuzaklarý"na yakalanma açýsýndan kritik neden olabilmektedir. Çalýþmada gerçekleþtirilen analiz sonuçlarý uyarýnca yazarlar farklý coðrafyalar için farklý önem sýrasý/payý öngörmekle birlikte temel politika önerileri arasýnda sermaye akýmlarýna yönelik politikalar, ekonomide aþýrý sermaye birikimi ve hýzý yapýsal dönüþümü dengeleyecek politikalar, dýþ ticaret politikalarý ve altyapýyý iyileþtirmeye yönelik politikalar öne çýkmaktadýr. Ekonomilerin iktisadi geliþmelerinin farklý aþamalarýnda yakalanabilecekleri "büyüme tuzaklarý" üzerine ve ekonominin tümüne yönelik söz konusu faktör-etki deðerlendirmesi ve politika önerileri yanýnda bu rapor, ele alýnan ekonomi içerisindeki bölgesel ikiliklerin de göz önünde bulundurulmasý gereðinden yola çýkarak bölgesel politika etki deðerlendirmesi gerçekleþtirmektedir. Bu çalýþmada iki bölgeli ve onüç sektörlü yapýda hazýrlanan modelde bölgesel üretim/istihdam yapýsý farklýlýklarý, teknolojik ilerleme/üretkenlik dinamikleri sermaye birikimi ve bölgesel daðýlýmý ve göç dinamikleri temsil edilebilmekte, böylece tasarlanan politika senaryolarýnýn etkileri bölgesel ve sektörel düzey detayýnda deðerlendirilebilmektedir. Bu çalýþmada analiz edilen bölgesel kalkýnma alternatiflerinin kurgulanmasý, ekonominin bir bütün olarak sürdürülebilir bir büyüme patikasýna oturmasý vurgusu çerçevesinde gerçekleþtirilmiþ, bu amaçla birbirini tamamlayýcý iki politika senaryosu ele alýnmýþtýr. Yoksul bölgeye verilen üretim teþviklerinin artýrýlmasý ilk politika senaryosunu oluþtururken, artýrýlan teþviklerin yanýnda kamu yatýrým tahsislerinde bölgesel paylarda deðiþiklik ve seçici daðýtým mekanizmasýnýn getirebileceði öngörülen (yoksul bölgede) üretkenlik artýþlarý ikinci politika senaryosunu oluþturmaktadýr. Oluþturulan bu alternatif senaryolarýn etki analizleri, kurgulanan model yapýsý içerisinde kapsamlý politika tasarýmlarýnýn önemine iþaret etmekte, Türkiye'nin þu ana deðin sýklýkla uygulamakta olduðu (yoksul bölgeye üretim teþviklerinin artýrýlmasý gibi) politika önerilerinin, kaynaklarýn bölgesel daðýlýmý ve bu daðýlýmýn dinamikleri, bölgeler arasý yapýsal farklýlýklar, üretim/istihdamýn bölgesel daðýlýmý gibi yapýsal nitelikli faktörler göz önünde bulundurulduðunda ekonominin tümü için sürdürülebilir bir büyüme patikasý yaratmada yetersiz kalabileceðini vurgulamaktadýr. Bu raporun bizce önemli bir vurgusu yukarýdaki satýrlarda detaylý olarak tartýþýlan, her bölge için, bölgenin yapýsý ve dinamikleri göz önünde bulundurularak deðerlendirilen bölgesel politikalarýn yanýnda ekonominin bütünü gözetilerek üretilecek makroekonomik politikalarýn kapsamlý, kendi içerisinde tutarlý ve bütünleþik olarak tasarlanmasý gerektiðidir. Bu çalýþmada kullanýlan model çerçevesinde etkin kamu yatýrýmlarý sonucunda gerçekleþtiði öngörülen üretkenlik artýþý kuþkusuz, teknolojik deðiþim sürecinin hýzlandýrýlmasý, teknik etkinlik düzeyinin arttýrýlmasý ve sektörler arasý yapýsal dönüþümün gerçekleþtirilmesine de baðlýdýr. Bu yönde bir atýlým ise yeni teknolojilerin geliþtirilmesi, mevcut teknolojilerin yaygýnlaþmasý ve etkin bir þekilde kullanýlmasý ve iþgücünün eðitim düzeyi ve nitelikli vasýflarýnýn arttýrýlmasýný saðlayan uzun soluklu ve tutarlý politikalar ile gerçekleþtirilebilecektir. 7 Aiyar S., R. Duval, D. Puy, Y. Wu ve L. Zhang (2013) "Growth Slowdowns and the Middle-Income Trap", IMF Çalýþma Metni, No: WP/13/71 73

76

77 6 ORTA-GELÝR TUZAÐI RÝSKÝ OLMAYAN BÖLGELERE YÖNELÝK STRATEJÝLER

78

79 6 ORTA-GELÝR TUZAÐI RÝSKÝ OLMAYAN BÖLGELERE YÖNELÝK STRATEJÝLER çalýþmasýnýn birinci cildinde ülkemiz bölgeleri üç kategoride deðerlendirilmiþ, Orta-Gelir Tuzaðý riski olmayan altý bölgenin var olduðu yapýlan deðerlendirmeler sonucu ortaya çýkmýþtýr. Ýzmir dýþýnda ülkenin Kuzeybatý kesiminde yoðunlaþan bu bölgeler aðýrlýklý olarak Ýstanbul'un ürettiði yayýlma etkisi sonucu sanayileþme sürecini yaþamýþtýr. Ýstanbul, Kocaeli, Ýzmir, Bursa, Ankara gibi büyük kentlerin yoðunlaþtýðý yüksek gelirli bu bölgeler ileri teknoloji sýnýfýnda üretim yapma potansiyeli olan ve modern hizmet sektörlerinin yoðunlaþtýðý alanlar olarak dikkati çekmektedir. Bu nedenle, söz konusu bölgelerde gerek düþük ve orta-düþük teknolojilerin diðer bölgelere transferi gerekse geleneksel hizmet sektörlerinin yerini modern hizmet sektörlerine býrakmasý küresel rekabet için gerekli unsurlardýr. Türkiye'nin en fazla ihracat ve ithalat yapan ve en yüksek miktarda cari açýk veren ili olan Ýstanbul'un teknoloji yoðun üretime geçmesi gerekmektedir. Bu itibarla, Ýstanbul'un yeni geliþmekte olan yüksek katma deðer üreten; uzay havacýlýk, savunma sanayii, bilgi ve iletiþim teknolojileri, týbbi aletler, çevre ve malzeme teknolojileri ile lojistik, finans, turizm, ulaþtýrma gibi hizmet sektörlerine yoðunlaþmalýdýr. Yaratýcý endüstriler, medya, bilgi ve iletiþim teknolojileri diðer önde gelen sektörlerdir. Diðer taraftan, Ýstanbul Uluslararasý Finans Merkezi Projesi ile Kanal Ýstanbul, 3. köprü ve 3. havaalaný projeleri Ýstanbul'un küresel kent iþlevine katký saðlayacaktýr. Ýstanbul'dan taþan sanayinin etkisiyle sanayileþme süreci hýzlanan Trakya bölgesinde konum avantajý nedeniyle lojistik ve depolama faaliyetleri ile sanayi sektörünün kirletici özelliklerini ortadan kaldýrmak için çevre teknolojilerine yatýrým yapýlmasý uygun olacaktýr. Bölge baþta ayçiçeði olmak üzere çeltik, buðday, mýsýr, yemeklik tane baklagiller ve baðcýlýk konusunda da geliþmiþtir. Bölge illeri gýda sanayii konusunda gelecek vadetmektedir. Sanayileþme düzeyi belirli bir düzeye ulaþan Bursa ve Eskiþehir illerinde ise ulaþým araçlarý imalatý, savunma sanayii, elektrikli makine ve cihaz imalatý, bilgi ve iletiþim teknolojileri uygun yatýrým alanlarý olarak görülmektedir. Özellikle Bursa'da sanayinin ihtiyaçlarýna uygun bir üniversite altyapýsý oluþturulmasý gerekmektedir. Kocaeli ve çevresinde otomotiv sektörünün yaný sýra gýda sanayi, aðaç ve orman ürünleri, tekstil gibi düþük katma deðerli sektörler de yer almaktadýr. Bölgenin sanayi geçmiþi ve üretim potansiyeli nedeniyle mekatronik, elektronik, yarý-iletken teknolojiler ile sanayi odaklý SCADA yazýlýmlarý uygun yatýrým alanlarýdýr. Ýzmir tarým, sanayi ve hizmet sektörlerinin pek çok farklý dalýnda üretim yapma kabiliyeti olan bir ildir. Ancak Ýzmir'in konum avantajý, sanayinin çevre kirliliðine neden olmasý ve yüksek katma deðer üretme potansiyeli bulunmamasý nedeniyle Ýzmir'in baþta turizm olmak üzere lojistik ve ticarete odaklanmasý ve Ege Bölgesi ile Balkan Coðrafyasý için daðýtým merkezi olmasý daha uygun bir stratejik tercih olacaktýr. Ankara Türkiye'nin orta-ileri ve ileri teknoloji sýnýfýnda üretim yapma kapasitesi en yüksek ili olarak savunma sanayii ve iliþkili yan sektörler olarak elektronik, mekatronik, nanoteknoloji, yazýlým ve makine sanayii alanlarýnda yatýrýmcýlar için caziptir. Nitelikli insan kaynaklarýna sahip olan Ankara'da ileri teknoloji alanýnda çalýþanlar diðer bölgelere göre daha yüksek ücret almaktadýr. 6.1 Ýstanbul'un Küresel Rekabetçi Bir Metropol Olmasý Ýçin Yapýlmasý Gerekenler Ýstanbul Türkiye'nin en fazla ihracat yapan kentidir. Ülke toplam ihracatýnýn yarýsý Ýstanbul tarafýndan gerçekleþtirilmektedir. Son yýllarda ülke genelinde dýþ ticaret hacminin artmasý, buna paralel olarak en önemli ihracatçý il olan Ýstanbul'un ihracat performansýna da olumlu etki yapmýþtýr yýlýnda cari fiyatlarla 36 milyar ABD dolarý olan ülke toplam ihracat geliri 2007 yýlýnda 100 milyar ABD dolarý sýnýrýný aþmýþtýr. 77

80 2012 yýlýnda ülke toplam ihracat geliri yaklaþýk 153 milyar $ olmuþtur döneminde Ýstanbul'un ihracat gelirleri de sürekli artýþ göstermiþtir yýlýnda 21 milyar $ olan ihracat miktarý 2012 yýlýnda 76,6 milyar $ seviyesine gelmiþtir. Ýhracatta son yýllarda yaþanan geliþmelere paralel bir durum ithalatta da görülmektedir ve 2009 yýllarýnda yaþanan iki büyük ekonomik kriz arasýndaki dönemde ithalat sürekli bir artýþ göstermiþtir. Cari fiyatlar ile 51,6 milyar ABD dolarý olan 2002 yýlý ülke toplam ithalatý 2008 yýlýnda 202 milyar ABD dolarýný bulmuþtur yýlýnda yaþanan küresel mali kriz sonrasý hýzlý bir düþüþ gösteren ülke ithalatý 2012 yýlýna kadar geçen 4 yýllýk sürede tekrar yükseliþe geçerek 236,5 milyar $ düzeyine gelmiþtir. Ýhracatta olduðu gibi ithalatta da en büyük pay Ýstanbul'a aittir yýlýnda toplam ithalatýn yüzde 52'si Ýstanbul'dan yapýlmýþtýr. Bu yýlda Ýstanbul'un ithalatý 124 milyar $ olmuþtur. Tüm bu veriler çerçevesinde deðerlendirme yapýldýðýnda, Türkiye'nin dýþ ticaret açýðýnýn önemli nedenlerinden birisinin Ýstanbul ekonomisinden kaynaklandýðý söylenebilir. Zira ülke genelinde ihracatýn ithalatý karþýlama oraný ile Ýstanbul'un ihracat/ithalat dengesi arasýnda benzer bir eðilim mevcuttur yýlýnda ülke genelinde ihracatýn ithalatý karþýlama oraný yüzde 70 iken, Ýstanbul için bu oran yüzde 72,5'dir yýlýnda söz konusu oranlar Türkiye için yüzde 56, Ýstanbul için yüzde 50 olmuþtur. Dýþ ticarette rekabet gücümüzün düþük olmasýnýn temel nedeni Ýstanbul'un düþük teknoloji ürünleri ihraç eden ancak orta-yüksek teknoloji sýnýfýnda ithalat yapan bir kent olmasýdýr. Son 15 yýllýk dönemde Ýstanbul'un toplam ihracatýnýn önemli bir kýsmý düþük teknoloji ürünlerinden oluþmaktadýr. 1990'lý yýllarýn sonunda yüzde 70 düzeyinde olan düþük teknoloji ürünleri ihracatý 2010'lara gelindiðinde yüzde 40'lar seviyesine gerilemiþtir. Bunun yerine Ýstanbul ihracatýnda orta-düþük teknolojili ürünlerin payýnda artýþ gözlenmektedir. Orta-düþük teknolojili ürünlerin ihracattaki payý ayný dönemde yüzde 10'lar düzeyinden yüzde 30'lara ulaþmýþtýr. Ýstanbul'un yüksek teknoloji ihracatý artmakla birlikte dönem boyunca yüzde 10 seviyesinin altýnda kalmýþtýr. Ýstanbul'un ithalatý içerisinde orta-yüksek teknoloji ürünleri en fazla paya sahiptir (yüzde 40'ýn üzerindedir). Ancak bu ürünlerin toplam içerisindeki paylarý genel olarak dönem boyunca azalma eðilimindedir. Ortayüksek teknolojili ürünlerin ithalatýndaki azalýþ orta-düþük teknolojili ürünlerin ithalatýndaki artýþla telafi edilmektedir. Söz konusu ürünlerin payý yüzde 10'lardan yüzde 20'lere doðru yükselmiþtir. Ýleri teknoloji ürünlerinin ithalatý 2001 krizi döneminde yüzde 20 seviyesinin üzerinde gerçekleþirken, 2002 yýlýndan sonraki dönemde bu düzeyin altýnda kalmýþtýr yýlýnda 500 milyar $ ihracat hedefine ulaþmak amacýyla, Ekonomi Bakanlýðý tarafýndan " Ýl Ýl Dýþ Ticaret Potansiyeli" raporu hazýrlanmýþtýr. Çalýþmada Ýstanbul "nitelikli sýçrama kabiliyeti", yani ilin mevcut sanayi yapýsý ile daha nitelikli ürünleri ihraç edebilme kapasitesi en yüksek il olurken ilin sýradan olmayan ürünler ihraç eden çeþitliliði yüksek iller arasýnda yer aldýðý belirtilmiþtir. Ýlin tamamlayýcýsý olan yani yeni pazar imkâný yüksek olan ülkeler olarak da Rusya, Kanada, Nijerya ve Suudi Arabistan belirlenmiþtir. 8 Ýstanbul'un ihracatý üzerine yapýlan analizler neticesinde; giyim eþyasý ve aksesuarlarý, demir ve çelik, elektrikli makine ve cihazlar, kara ulaþým araçlarý ile tekstil elyafý ve mamullerinin küresel rekabetçi alanlar olduðu tespit edilmiþtir. Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi tarafýndan hazýrlanan "2023 Türkiye Ýhracat Stratejisinin Uygulamaya Aktarýlmasý ve Sektörel Kýrýlýmý" raporu da 500 milyar $ ihracat hedefi doðrultusunda ihracatta sektörel ve coðrafi çeþitliliðe giderek ihracat yapan firma sayýsýnýn artýrýlmasýný ve ülke içerisinde üretilebilecek ürünlerin ithalatýný azaltmayý öncelikli politika olarak belirlemiþtir. 8 Ekonomi Bakanlýðý,

81 Klasik ihracatçý sektörlerin (metal sanayii, tekstil, hazýr giyim, otomotiv, elektrik ve elektronik, kimyevi maddeler vb.) dýþýnda, pazarý yeni geliþen ve yüksek katma deðer üreten yeni sektörlere (uzay havacýlýk, savunma sanayii, bilgi ve iletiþim teknolojileri, týbbi aletler, çevre ve malzeme teknolojileri) yönelinmesi, bunun yanýnda dünya ihracatýndaki payý sürekli geliþme gösteren hizmet sektörlerine (lojistik, finans, turizm, ulaþtýrma vb.) özel önem verilmesi önerilmektedir. Ýstanbul'un dýþ ticarette rekabetçi olabilmesi, sektörel üretim yapýsýyla yakýndan ilgilidir. Üretimin teknoloji yoðun ve nitelikli iþgücü gerektiren alanlara kaydýrýlamamasý Ýstanbul'un küresel düzlemde olduðu kadar ulusal düzlemde de rekabetçiliðini olumsuz þekilde etkileyecektir. Ýlin sektörel dönüþümünde doðrudan yabancý yatýrýmlarýn büyük etkisi olmaktadýr dönemi itibarýyla, Ýstanbul ülkemizde yatýrým yapan uluslararasý doðrudan yabancý yatýrýmlarýn büyük kýsmýný (yüzde 56,4) çekmektedir. Yatýrým yapan toplam firmanýn üçte biri toptan ve perakende ticaret, yaklaþýk yüzde 20'si ise gayrimenkul kiralama ve iþ faaliyetleri sektörlerinde yer almaktadýr. 9 Ýstanbul'un rekabetçi sektörleri arasýnda turizmin ayrý bir önemi bulunmaktadýr. Ýstanbul'a 2010 yýlýnda yaklaþýk 7 milyonu bulan yabancý ziyaretçi gelmiþtir. Türkiye'ye gelen yabancý ziyaretçi sayýsýnýn yüzde 24'ü Ýstanbul'u ziyaret etmekte, turizme baðlý döviz gelirlerinin yüzde 28'i Ýstanbul'a ait bulunmaktadýr. Euromonitor'un verilerine göre 2009 yýlýnda Ýstanbul uluslararasý alanda en çok ziyaretçi çeken þehirler arasýnda 9. sýrada yer almaktadýr. Ýstanbul'un önemli avantajlarýndan birisi farklý turizm çeþitlerinin bir arada yer almasýdýr. Tarihi kent dokusu, konaklama olanaklarý, yeme-içme ve eðlence tesisi altyapýsý ile turizm sektöründe rekabetçi olma potansiyeline haizdir. Ýstanbul; koruma alanlarý (Süleymaniye Koruma Alaný, Zeyrek Camisi ve çevresini içine alan Zeyrek Koruma Alaný, Tarihi Surlar Koruma Alaný), tarihi cami ve medreseleri, saray ve müzeleri ile kültür turizminin dünyada baþta gelen destinasyonlarýndan biridir. Konumu itibarýyla kongre turizmine elveriþli olan Ýstanbul kongre turizmine uygun 39 otelde yaklaþýk toplam 10 bin oda sayýsý ve 20 bine yakýn yatak kapasitesine sahiptir. Bunun yanýnda kent kruvaziyer ve yat turizmi ile golf turizminde de ciddi potansiyele sahiptir Ýstanbul Bölge Planý çalýþmasý kapsamýnda; deðiþim payý (shift share) analizi yaklaþýmý ile yapýlan analizler neticesinde Ýstanbul ekonomisinin büyümesinde sektörel rekabet gücünün etkisinin en yüksek olduðu alanlar "Bilgisayarlarýn, Elektronik ve Optik Ürünlerin Ýmalatý", "Kayýtlý Medyanýn Basýlmasý ve Çoðaltýlmasý" ve "Aðaç ve Aðaç Ürünleri Ýmalatý" sektörleri olmuþtur. Aðýrlýklý Toplama Analizi ile rekabet gücü ön planda olan sektörler ise "Ana Metal Sanayii", "Kauçuk ve Plastik Ürünlerin Ýmalatý" ve "Giyim Eþyalarýnýn Ýmalatý" olmuþtur. Hizmet sektörleri üzerine yapýlan analiz çalýþmalarý sonuçlarýna göre, finansal hizmetler ve turizmin yanýnda yaratýcý endüstriler, medya, bilgi ve iletiþim, lojistik, saðlýk ve eðitim sektörleri rekabetçi sektörler arasýnda yer almaktadýr. Nitekim Ýstanbul Kalkýnma Ajansý da 2012 yýlý içerisinde destek verilen alanlar olarak bilgi ve iletiþim teknolojileri ile yaratýcý endüstrileri belirlemiþtir. Finansal hizmet sektörleri Ýstanbul'un küresel kent hiyerarþisinde yer almasýnda baþat rol oynayacaktýr. Zira kent Avrasya coðrafyasýnda önemli bir finansal merkez olma yolunda ilerlemektedir. Ýlk defa Dokuzuncu Kalkýnma Planýnda belirtilen Ýstanbul'un uluslararasý finans merkezi olma hedefi doðrultusunda kurumsal altyapý çalýþmalarý yürütülerek, 2010/11 sayýlý Baþbakanlýk Genelgesi ile Ýstanbul Uluslararasý Finans Merkezi Ýdari Yapýlanmasý oluþturulmuþtur. Bu yapý çerçevesinde ÝFM Projesi için strateji oluþturulmakta ve gerekli tedbirlerin alýnmasý saðlanmaktadýr. Bu amaçla, Ýstanbul Uluslararasý Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planý yayýnlanmýþ, bu çalýþmaya girdi temin etmek üzere Türkiye Bankalar Birliði tarafýndan Deloitte Danýþmanlýk A.Þ.'ye "Ýstanbul'un Uluslararasý Finans Merkezi Olma Potansiyelinin Deðerlendirilmesi" raporu hazýrlatýlmýþtýr. Raporda "Ýstanbul'un deðer yaratan ve rekabetçi bir finans merkezi olabileceði" ifade edilmiþ, atýlmasý gereken adýmlar yedi baþlýk altýnda 9 T.C. Ýstanbul Kalkýnma Ajansý, Ýstanbul Bölgesi'nde Yatýrým ve Yatýrýmýn Önündeki Engeller, Ýstanbul, Haziran T.C. Ýstanbul Kalkýnma Ajansý, Türkiye ve Ýstanbul Bölgesinde Turizm, Ýstanbul, Temmuz

82 özetlenmiþtir. Bunlar; yasal çevrenin düzeltilmesi, mali ortamýn geliþtirilmesi, düzenleyici çerçeve saðlanmasý, nitelikli iþgücü kaynaðýnýn yetiþtirilmesi, altyapý yatýrýmlarýnýn yapýlmasý, Ýstanbul imajýnýn uluslararasý alanda güçlendirilmesi ve diðer hususlar olarak tespit edilmiþtir. 11 Deloitte Danýþmanlýk A.Þ'nin raporu, geliþmekte olan piyasalardan özellikle Dublin, Ýsrail, Moskova, Singapur ve Madrid'i Ýstanbul için önemli rakip finans merkezleri olarak görmektedir. Ýstanbul'un finans sektörünün özellikle derinlik, imaj, yasal çerçeve, iþ yapma kolaylýðý, altyapý ve profesyonel hizmetlere eriþim konusunda diðer finansal merkezler karþýsýndaki konumunun geliþtirilmesi gereði rapor tarafýndan vurgulanmaktadýr. Ayrýca raporda, Türkiye'nin hem ekonomik özgürlük hem de istikrar konusundaki durumunun Ýstanbul için olumsuz bir durum teþkil ettiði belirtilmektedir. 12 Taylor ve ark. (2010) tarafýndan dünya kentleri ve uluslararasý finans merkezleri üzerine yapýlan çalýþmalar da Ýstanbul'un küresel düzlemde finansal rekabet gücüne ýþýk tutmaktadýr. Taylor, son dönemde küresel sistemde yaþanan önemli deðiþimlerden birisinin; finans-kapital güç merkezinin ABD - Avrupa ekseninden ABD - Asya Pasifik eksenine doðru kaymasý olduðunu belirtmektedir. Yapýlan analizlerde Hong Kong'un küresel sistemde Paris'in önüne geçtiði, 10 yýl öncesinde ilk 30 finans merkezi arasýnda yer almayan Þanghay ve Sydney'in 2010 yýlý itibarýyla önde gelen 10 finans merkezi içerisinde yer aldýðý görülmüþtür. Seul de benzer bir performans sergileyerek finansal rekabet sýralamasýnda dokuzuncu sýraya yükselmiþtir. Tablo 6.1. Ýstanbul ve Rakip Merkezlerin Küresel Finansal Sistemle Eklemlenme Düzeyi (2010) Genel Endeks Sýrasý Genel Endeks Deðeri Finansal Endeks Sýrasý Finansal Endeks Deðeri Ýstanbul 29 0,5330 0,49 Madrid 11 0, ,70 Singapur 5 0,75 5 0,82 Tel Aviv (Ýsrail) 50 0, Moskova 12 0, ,61 Dublin 26 0,54 230,56 Kaynak: Taylor ve ark., 2010 Ýstanbul ve rakip finans merkezlerinin son dönem performanslarýna göre; Ýstanbul dünya kentleri hiyerarþisinde daha üst sýralara týrmanmakta, Dublin, Moskova ve Madrid küresel sistemle baðlantýlarýný güçlendirmektedir. Singapur ise rekabetçi pozisyonunu korumaktadýr. Son dönemde Hong Kong ve Singapur Tokyo'nun rekabet gücünü zorlamaya baþlamýþtýr. Ýstanbul'un hem genel endeks hem de finansal endeks sýralamasýnda ilk otuz kent arasýnda yer almasý, metropolün bölgesel bir güç olma yolunda olumlu bir mesafe kat ettiðini göstermektedir. Zira, Beaverstock, Smith ve Taylor (1999) tarafýndan yapýlan önceki çalýþmalarda Ýstanbul "Küçük Dünya Kentleri" olarak nitelendirilen üçüncü kademe dünya kentleri içerisinde yer bulabilmiþtir. Ýstanbul finansal hizmet sektörlerinde son 20 yýllýk dönemde önemli bir ilerleme kaydetmekle birlikte rakip finansal merkezlerden de ilerleme kaydedenler olmuþtur. Daha önceki çalýþmalarda dünya kenti olma yolunda Ýstanbul'un gerisinde yer alan Dublin, Ýstanbul'un da üzerinde bir performans sergilemiþtir. Dublin genel endekste 26, finansal endeks sýralamasýn 23'üncü sýrada bulunmaktadýr. Singapur Doðu Asya'nýn hem uluslararasý ticaret hem de finansal merkez olma iþlevini 2010'lu yýllarda da sürdürmektedir. Tel Aviv ise son dönemde küresel rekabet performansýný yeterince artýramamýþtýr. Genel endeks itibarýyla 50'nci sýrada yer bulan Tel Aviv finansal endeks sýralamasýnda ilk 50 dünya kenti içerisinde bulunmamaktadýr. Konu ile ilgili yapýlan bir diðer önemli çalýþma da Dünya Ekonomik Forumu'nun ülkeler itibarýyla hazýrlamýþ olduðu finansal geliþmiþlik düzeyi endeksidir yýlý sonuçlarýna göre Türkiye finansal endeks sýralamasýnda 11 Deloitte Danýþmanlýk A.Þ., 2009: Deloitte Danýþmanlýk A.Þ., 2009:

83 43 üncü sýrada yer almýþtýr. Türkiye'nin en güçlü yönleri kurumsal ve iþ çevresi olurken, finansal sistemdeki istikrarsýzlýk ve bankacýlýk dýþý finansal hizmetlerin geliþmemiþ olmasý finansal sistemin zayýf yönleri olarak gösterilmektedir. 13 Nitekim 10. Kalkýnma Planý da mali piyasalarda derinliðin ve hizmet çeþitliliðinin artýrýlmasýna olan ihtiyacýn devam ettiðini belirtmektedir. Plan dönemi sonunda Ýstanbul'un 25 önemli finans merkezinden birisi olmasý hedeflenmektedir yýlýnda 431 olan Borsa Ýstanbul'da iþlem gören þirket sayýsýnýn 2018 yýlýnda 606 olmasý ve Piyasa Kapitalizasyonu/GSYH oranýnýn yüzde 41'den yüzde 66'ya çýkarýlmasý 10. Kalkýnma Planýnýn diðer hedefleri arasýnda yer almaktadýr. Bu hedeflere ulaþýlmasý amacýyla Plan tarafýndan birtakým politika tedbirleri de öngörülmektedir. Buna göre; - Nitelikli insan kaynaðýnýn artýrýlmasý ve finansal hizmetlerin çeþitlendirilmesi - Mali piyasalarda ürün ve hizmet çeþitliliðinin saðlanmasý - Tüketici ve yatýrýmcý haklarýnýn güvenceye alýnmasý - Türk katýlým bankacýlýðýnýn küresel rekabet gücünün artýrýlmasý - Finansal Ar-Ge'nin geliþtirilmesi ve teknoloji tabanlý bankacýlýk faaliyetlerinin yaygýnlaþtýrýlmasý 10. Kalkýnma Planý tarafýndan öngörülen bazý politika tedbirleridir. 14 Ýstanbul'un Avrasya coðrafyasýnda bölgesel çekim merkezi olmasýna katký saðlayacak belli baþlý projelere de deðinmek gerekir. Üçüncü Havaalaný Projesi, Kanal Ýstanbul ve 3. Köprü bu projelerden bazýlarýdýr. Üçüncü Havaalaný Projesi: Havaalanlarý, bölgelerine olan sosyal ve ekonomik faydalarý ile dikkat çeken altyapý yatýrýmlarýdýr. Bu etkiler yakýn komþularýna direk etki olarak adlandýrýlabilecek olan hava limaný iþletmeciliði faaliyetlerinin etkileri ve daha geniþ etki olarak zaman tasarrufu saðlamasý ve eriþilebilirliðin artmasýyla bölgesel ticari faaliyetlerin geliþmesi düþünülebilir. Piyasalara ve uluslararasý ulaþým zincirlerine eriþim, yeni bir iþ yatýrýmý konusunda kesinlikle en önemli kriterlerden biridir. Havalimaný iþletmeciliðinin hýzlandýrýcý etkilerinin baþýnda, orta ve uzak mesafelerde tedarikçilere ve müþterilere kolay ulaþýmý saðlayarak, iþ etkinliðini ve verimliliði güçlendirmesi gelmektedir. Büyük havalimanlarý genellikle ulusal ekonominin ana motorlarý olarak görülmektedir. Amsterdam Schiphol Havalimanýnýn, Hollanda ekonomisindeki "analiman" rolü örnek olarak gösterilebilir. Ýsviçre'de yapýlan bir çalýþma, Swissair'ýn çekilmesiyle, Zürih Havalimanýndan direk uçuþlarýn azalmasýnýn Ýsviçre ekonomisine olan etkilerini ve uluslararasý baðlantýlarýn önemini ortaya koymuþtur. Havalimanlarýnýn multi-modal aktarma noktalarý olarak geliþimleri artarak sürmektedir. Havalimanlarýnýn aðdaki yerleri stratejik avantaj olmakta ve yeni geliþim merkezleri olarak görev yaparak, geniþ bir yelpazede olan ekonomik faaliyetlerin çekim noktasý haline gelmelerini saðlamaktadýr. Amsterdam Schiphol ve Paris Charles de Gaulle (CDG) havalimanlarýnýn zaman içindeki geliþimleri buna örnek olarak gösterilebilir. 15 Ýstanbul çok önemli sosyal, kültürel ve ekonomik faaliyetlerin olduðu ve gelecek yýllarda günlük 'den fazla kýtalararasý yolcu sayýsý ile mega havacýlýk þehri olmasý beklenen bir kenttir. 16 Bu sadece bir havalimaný yapýmýný deðil bunun yanýnda havalimaný yerleþkesi geliþimini gerektirmektedir. Bugün mega havacýlýk þehirlerinden bir çoðu havalimanlarýný geliþimlerini "havalimaný veya kargo" þehri konsepti üzerine kurmuþlardýr. (Amsterdam Schiphol, Frankfurt, Paris Charles de Gaulle, vb). Türkiye'de ise hiçbir havalimaný bu konseptler üzerine geliþimini saðlayamamýþ, Ýstanbul Atatürk ve Ýzmir Adnan Menderes Havalimanlarý örneðinde olduðu gibi çevresindeki yanlýþ kentleþme sonucu bu fýrsatýn kaçýrýldýðý görülmektedir SERPAM, Plan için bkz. 15 Airport Council International, Airbus, Doç. Dr. Yýldýrým SALDIRANER, Journal of Case Research in Business and Economics 81

84 Ýstanbul 3. Havalimanýnýn oluþturacaðý fýrsatlar þöyle sýralanabilir; - Yeni havalimaný ile birlikte yeni yerleþim ve geliþim planý, - Uçuþ sayýsýnda artýþ, - Bölgesel planlama yapma imkaný, - Büyük uçaklarla uçuþ imkaný, - Geliþtirilmiþ transit uçuþ ve yolcu hizmetleri sunma imkâný, - Yeni ve hýzlý ulaþým sistemleri kurma imkâný, - Atatürk havalimanýnýn problemlerinden biri olan ses kirliliðinin en aza indirilmesi. 10. Kalkýnma Planý 3. Havalimanýnýn ilk etabýnýn Plan dönemi sonuna kadar tamamlanmasýný öngörmektedir. Planda havayolu sektöründe Ýstanbul'un uluslararasý bir aktarma ve bakým-onarým merkezi olmasýnýn destekleneceði belirtilmektedir. Kanal Ýstanbul Projesi: Türkiye'nin 2023 vizyonu çerçevesinde ortaya çýkan ve çýlgýn proje olarak adlandýrýlan Kanal Ýstanbul ile yapýlmasý düþünülen ulaþtýrma altyapýsý kalemleri; Ýstanbul'un Avrupa yakasýnda yer alan, Marmara ile Karadeniz arasýnda, deniz taþýmacýlýðý için 50 km uzunluðunda, 150 metre geniþliðinde ve 25 metre derinliðinde, DWT ile Süveyþ kanalý gibi benzer kanallarda izin verilen büyüklükten yüzde 10 daha fazla yük taþýyan gemilerin geçiþine izin verecek bir kanal, liman, kanal üzerinden geçen bir köprü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile baðlantý yollarý, demiryolu köprüsü, konut alanlarý, kongre ve kültür merkezleri, kültürel tesisler, turizm tesisleri, yaþam alanlarý sayýlabilir. 20 Yaklaþýk 10 milyar dolara mal olmasý öngörülen Kanal Ýstanbul Projesinin temel yapýlma nedenlerinden birisi olarak Boðaz geçiþi sýrasýnda yaþanan ve yaþanabilecek kazalar gösterilmektedir. Boðazda 1953 ve 2002 tarihleri arasýnda 461 büyük çaplý kaza rapor edilmiþtir. 21 Ancak son yýllardaki düzenlemeler ile bu sayýda önemli ölçüde azalma saðlanmýþtýr. Kanalýn açýlmasý ile petrol ve kimyasal yüklü tankerlerin kaza tehditlerinin azalmasý yanýnda Avrasya Enerji Aktarma Merkezinin global bir aktör olarak rolünü güçlendireceði söylenebilir. Ayrýca Boðaz geçiþleri sýrasýnda meydana gelen bekleme zamanlarýný azaltacak olan yeni kanal ile demirlemiþ gemiler tarafýndan kirletilen Ýstanbul Boðazýnýn korunmasý saðlanacaktýr. Þekil 6.2. Yapýlmasý Düþünülen Kanal Ýstanbul'un Tahmini Güzergâhý Kaynak: T.C. Ulaþtýrma, Denizcilik ve Haberleþme Bakanlýðý 20 Seda Kundak, Mete Basar Baypinar, The Crazy Project - Canal Istanbul, Casualties in the Strait. Bosphorus Strait News

85 Yýlda tankerin geçmesi beklenen Kanal Ýstanbul benzer diðer kanallardan daha fazla trafiði taþýyacak þekilde tasarlanmaktadýr Dünyanýn önde gelen kanallarýnýn büyük zorluklarla yapýldýðý, yolculuk zamanlarýný önemli ölçüde kýsalttýðý ve hava koþullarýndan etkilenme süresini minimuma indirdiði bilinmektedir. Örneðin Panama kanalý, New York limaný ya da Londra Limaný ile Los Angeles Limaný arasýndaki yolculuk zamanýnda önemli ölçüde azalma saðlamýþtýr. Benzer þekilde Süveyþ kanalý da Avrupa limanlarý ile uzak doðu arasýndaki yolculuk zamanýný önemli ölçüde kýsaltmýþtýr. Panama Kanalý yolculuk süresinde 5 ila 14 gün avantaj saðlarken, Süveyþ kanalý 16 ila 34 gün kýsalma saðlamaktadýr. Boðaz geçiþinde ise Kanal Ýstanbul yolculuk süresinde çok fazla deðiþiklik yapmayacak ancak bekleme süreleri kýsaldýðý için kanalý kullanan gemiler zamandan tasarruf edecektir. Ayrýca Boðaz geçiþi ücretsiz iken Kanal Ýstanbul'dan geçiþ büyüklüðüne ve taþýnan yükün aðýrlýðýna göre ücretlendirilecektir. 22 Limanýn diðer tarafýnda düþünülen iki ayrý þehir ile kanal boyunda yeni yerleþim alanlarý oluþturularak ulaþým gibi kentleþme problemlerinin çözümünü kolaylaþtýrmaya çalýþýlmasý düþünülmektedir. Kanal Ýstanbul Baþbakan tarafýndan "þehir planý projesi, bir aile ve yerleþke projesi, çevresel proje" olarak tanýmlanmaktadýr. 3. Köprü Projesi: Türkiye'nin en büyük metropoliten alaný ve sanayi kenti olan Ýstanbul boðaz geçiþindeki mevcut ulaþým sistemlerin kapasite yetersizliðine çözüm olarak; ikinci bir otoyol ile Ýstanbul'daki transit yükünün hafifletilmesini amaçlayan ve araçlarýn Ýstanbul trafiðine girmeden otoyol ile transit geçiþinin saðlayacak olan otoyol (244,4 km'si otoyol, 116,8 km'si baðlantý yolu olmak üzere) toplam 361,2 km uzunluðunda 2x4 ve 2x3 þeritli olarak öngörülmüþ olup, bunun yaklaþýk 1850 m'si asma köprüdür. Þekil 6.3. Kuzey Marmara Otoyolu Projesi Güzergahý Kaynak: T.C. Ulaþtýrma, Denizcilik ve Haberleþme Bakanlýðý Projenin en büyük maliyet kalemlerinden birini oluþturan 3. Köprü toplam metre uzunluða sahiptir. Köprü metre ana açýklýðý ile dünyanýn üzerinde raylý sistem olan en uzun asma köprüsü olacaktýr. 320 metreyi aþan kule yüksekliði ile dünyanýn en yüksek kulesine sahip asma köprüsü olacak 3. Köprü 59 metrelik geniþliðiyle dünyanýn en geniþ asma köprüsü olacaktýr. Projenin otoyol kesimi gibi 2x4 otoyola sahip olan tek katlý köprü üzerinde 2x1 demiryolu geçiþi de bulunacaktýr Seda Kundak, Mete Basar Baypinar, The Crazy Project - Canal Istanbul, 2011.

86 Ýstanbul Boðazý üzerinde yer alan karayolu geçiþlerinde günlük araç geçiþleri proje aþamasýnda öngörülen araç geçiþ sayýlarýnýn çok üzerine çýkmaktadýr. Boðaz geçiþindeki bu yoðun trafik uzun araç kuyruklarý oluþturmakta ve beklemeler nedeniyle araçlarýn yaklaþýk yüzde 50'si ortalama 45 dakikalýk bir gecikme ile geçiþ yapmakta ve gecikmeden dolayý akaryakýt, iþ gücü ve iþletme kayýplarý yüksek miktarlarda ekonomik kayýplara neden olmaktadýr. Bu nedenle, Ýstanbul Boðazý 3. Karayolu Geçiþini de kapsayan Kuzey Marmara Otoyolu Projesi, Ýstanbul'un artan trafik sorununun çözümüne katký saðlayacak alternatiflerden biri olarak da görülmektedir. Günlük bin aracýn geçtiði mevcut köprülerin alternatifi olan üçüncü köprü ile iki kýta arasýnda geçiþler rahatlayacak ve kapasitelerinin yaklaþýk iki katý oranýnda çalýþan Fatih Sultan Mehmet ve Boðaziçi Köprüsü'ne alternatif olacaktýr. Raylý sistem ile günlük yolcu taþýma konusunda da katký saðlayacak olan projenin yapýmý yap-iþlet-devret modeli ile olacak ve proje kapsamýnda toplam 2,5 milyar dolar yatýrým yapýlmasý ve projenin 2015 yýlýnda iþletmeye alýnmasý planlanmaktadýr. Ýstanbul Ýçin Genel Deðerlendirme ve Çözüm Önerileri - Ýstanbul'da teknoloji yoðun sektörlerin desteklenmesi, moda ve endüstriyel tasarýmýn geliþmesi küresel hizmet merkezi olmanýn bir gereðidir. Paris ve Milano gibi Avrupa'nýn bu alanda öncü metropolleri Ýstanbul için model olabilir. - Moda ve tasarýmýn yanýnda, diðer yaratýcý endüstrilerin Ýstanbul'da geliþim potansiyeli deðerlendirilmelidir. Sinema ve müzik, radyo ve televizyonculuk, bilgisayar ve video oyunlarý, yazýlým bu kapsamda deðerlendirilmesi gereken sektörlerdir. - Ýstanbul'da kümelenme stratejisine ayrý bir önem verilmelidir. Sektörel kümelenme stratejisinin temelinde, yeni teknolojik geliþmelerin metropole adapte edilmesi, yeni iþ modelleri ve ortaklýklarýn kurulmasý esas olmalýdýr. - Bunun yanýnda, niþ sektörlerde üretimin desteklenmesi ve yeni pazar olanaklarýnýn araþtýrýlmasý gerekmektedir. Özellikle, kimyasallar, týbbi aletler, elektronik ve makine imalatýnda Ýstanbul'un kümelenme ve rekabet potansiyeli yüksektir. - Bölgenin teknolojik geliþmiþlik düzeyinin yükseltilmesinde yabancý sermaye yatýrýmlarýndan daha fazla yararlanýlmalýdýr. Lojistik, finans ve ticaret, bilgi-iletiþim sektörleri Ýstanbul'da yabancý sermaye yatýrýmlarý için cazip alanlardýr. - Ýstanbul'da düþük ve orta teknolojili sektörlerde üretim yapan firmalar için daha uygun maliyetlerle üretim yapabilecekleri yeni alanlar bulunmalýdýr. Böylece Ýstanbul'un daha rekabetçi olabileceði alanlara yönelmesi mümkün olacaktýr. Sanayinin desantralizasyonu konusunda Meksika'nýn uyguladýðý politikalar incelemeye deðerdir. Meksika'nýn üç büyük metropolündeki sanayinin diðer kentlere daðýtýlmasý ve çevre bölgelerde geliþmenin saðlanmasý amacýyla 1970'lerde uygulanan program belirli bir baþarý elde etmiþtir. - Metropolün turizm potansiyelinin daha iyi kullanýlabilmesi için beþ yýldýzlý otel sayýsýnýn artýrýlmasý, farklý gelir gruplarýndaki turistlere yönelik konaklama imkânlarýnýn artýrýlmasý gerekmektedir. 3 ve 4 yýldýzlý otel sayýsýnýn artýrýlmasý durumunda orta gelirli turistlere yönelik kapasite geliþtirilmesi mümkün olacaktýr. - Ýstanbul'da profesyonel iþ hizmetlerine olan eriþimin artýrýlmasý ÝFM stratejisi açýsýndan gereklidir. Dünyanýn önde gelen finans merkezleri avukatlýk hizmetleri, vergi, muhasebe, biliþim hizmetleri, reklamcýlýk ve tasarým gibi alanlarda saðladýklarý profesyonel hizmetlerle kentin finansal merkez olma fonksiyonunu güçlendirmektedir. 85

87 - Ticaret ve finans sektöründeki ara eleman eksikliði giderilmeli, finansal hizmetler sektöründe çalýþan sayýsý rakip merkezler düzeyine getirilmeli ve yurtdýþýnda finans sektöründe çalýþan Türk vatandaþlarýnýn Ýstanbul'da istihdamý teþvik edilmelidir. - Ýstanbul uluslararasý beyin göçü için çekim merkezi olmalýdýr. New York, Londra, Toronto gibi büyük metropoller beyin göçü yoluyla dünyanýn farklý ülkelerinin kalifiye iþgücünü bünyesine katmaktadýr. Dünya kentlerinin avantajý uluslararasý piyasalardan aldýklarý göçün yüksek að dýþsallýðý üretebilme yeteneðidir. Ýstanbul'un aldýðý göç ise metropolün ne üretici sektörlerine ne de kentsel yaþam kalitesine olumlu katký saðlamaktadýr. - Ýstanbul Kalkýnma Ajansý yurtdýþýnda yaþayan yüksek nitelikli Türk vatandaþlarýnýn Ýstanbul'da yürütecekleri projelere destek saðlamalý, diðer kamu kurum ve kuruluþlarýnýn da beyin göçünü önleyici projeler yürütmesi amacýyla ortak çalýþma yürütmelidir. - Ýþgücüne katýlýmýn ve iþgücü verimliliðinin artýrýlmasý gerekmektedir. Yüksek imalat sanayii istihdamý, kayýtdýþý ekonominin büyüklüðü ve düþük teknolojili üretim yapýsý metropolün iþgücü verimliliðini de etkilemektedir. Ýstanbul dünyanýn önde gelen yenilikçi bölgeleri arasýnda iþgücüne katýlma oraný ve iþgücü verimliliði en düþük metropoller arasýndadýr. - Ýstanbul'un kentsel yaþam kalitesinin geliþtirilmesi metropolün küresel rekabet gücünü artýracaktýr. Günümüzde uluslararasý nitelikli iþgücünün yer seçiminde kentin sahip olduðu eðitim altyapýsý, fiziki ve sosyal donatýlar ile eðlence ve rekreasyon alanlarýnýn varlýðý ve kalitesi, çevre kirliliðinin düzeyi, gün içerisinde trafikte kaybedilen süre gibi deðiþkenler göz önünde bulundurulmaktadýr. Daha yaþanabilir bir çevre ayný zamanda hem Ýstanbul'un uluslararasý imajýný güçlendirecek hem de daha fazla turistin gelmesini saðlayacaktýr. - Küresel düzeyde rekabetçi metropoller yalnýzca bilgiye dayalý ekonomileri ile deðil, ayný zamanda turizm, kültür ve yaratýcý endüstrilerde de dünya gündemini belirlemektedir. Ýstanbul kültür ve turizm imkânlarý açýsýndan önemli bir kapasiteye sahip olmakla birlikte gelen turist sayýsý, turistin ortalama kalýþ süresi ve otellerin doluluk oraný açýsýndan geliþme kaydetmesi gerekmektedir. - Ýstanbul içerisinde trafik yoðunluðunun azaltýlmasýnda ulaþým altyapýsýnýn geliþtirilmesi kadar alternatif stratejilerin de oluþturulmasý gerekmektedir. Toplu taþýma sistemlerinin güçlendirilmesi, bazý yollarýn fiyatlandýrýlmasý ve farklý otopark politikalarýnýn uygulanmasý yoluyla özel araç kullanýmýnýn azaltýlmasý bu bakýmdan önemlidir. Öte yandan, raylý sistem ve deniz ulaþýmý gibi mekanýn daha etkin kullanýlabileceði farklý ulaþým kanallarýnda kapasitenin artýrýlmasý metropolün trafik sorununu hafifletecektir. Ulaþtýrma konusunda yapýlmasý gerekenlerden birisi, metropolde ulaþtýrmadan sorumlu tek bir yapýnýn oluþturulmasýdýr. Pek çok kurum ve kuruluþ ulaþtýrma sektörü yatýrým ve planlamasýndan sorumludur. Bu durum sorumluluðun daðýlmasýna, koordinasyon güçlüðüne neden olmaktadýr. - Ulaþtýrma konusundaki bu parçalý yapý ulaþým sistemlerinin birbirine entegre þekilde planlanmasýný ve etkin bir ulaþtýrma aðýnýn oluþturulmasýný zorlaþtýrmaktadýr. Bu nedenle, Ýstanbul'a özel bir Ulaþtýrma Otoritesinin oluþturulmasý, tüm ulaþým aðý planlanmasý ve koordinasyonunun Ulaþtýrma Otoritesi tarafýndan yapýlmasýnýn etkinliði artýracaðý düþünülmektedir. Bu kapsamda, Londra iyi bir uygulama örneði olarak gösterilebilir. Londra Ýçin Ulaþým (Transport for London - TfL) kuruluþu metropolün ulaþým hizmetlerinin planlamasýndan ve uygulamasýndan sorumludur. TfL otobüs iþletmesinden hafif raylý sisteme, trafik ýþýklarýndan taksi hizmetlerinin düzenlenmesine kadar pek çok alanda tek sorumlu kuruluþtur Ulaþýmýn aðýrlýklý olarak karayollarý üzerinden yapýlmasý, denizyolu ve demiryolu baðlantýlarýnýn yeterince geliþtirilememesi gerek kent içi gerekse ulusal ve uluslararasý trafiði artýrmaktadýr. Özellikle Ýstanbul içerisindeki yolcu taþýmacýlýðýnda denizyolu ulaþýmýnýn daha etkin kullanýlmasý gerekmektedir.

88 - Ýstanbul havayolu ulaþýmýnda transit bir merkez olmalýdýr. Ýç hat yolcu sayýsýndaki artýþýn yanýnda, Ýstanbul'un küresel eklemlenme sürecinin hýzlanmasý nedeniyle dýþ hat yolcu sayýsýnýn gelecek yýllarda daha da artýþ göstermesi beklenmektedir. Bu nedenle, zaten kapasitesinin üzerinde hizmet veren mevcut Atatürk Havalimanýnýn yükünü hafifletecek ilave yatýrýmlara ihtiyaç duyulmaktadýr. Sabiha Gökçen Havalimanýnýn 3,5 milyon yolcu/yýl kapasitesi bulunsa da havayolu þirketleri tarafýndan tercih edilmemekte, orta vadede Ýstanbul'un yükünü kaldýracak seviyede bulunmamaktadýr. Bu nedenle, 3. havaalaný projesi hem kentin hava trafiðini hafifletecek hem de Ýstanbul'un küresel bir akým merkezi olma iþlevine katký yapacaktýr. - Ýstanbul'un ülke geneline nazaran bilgi-iletiþim teknolojilerindeki görece geliþmiþ konumuna raðmen, küresel rekabet edebilirliðinin artýrýlmasýnda ilave tedbirlere ihtiyaç duyulmaktadýr. Ar-Ge faaliyetleri desteklenmeli, KOBÝ'lerin hem üretim hem de pazarlama aþamasýnda teknoloji kullanýmý yaygýnlaþtýrýlmalýdýr. Ülke genelinde bilgisayar okur-yazarlýðýnýn artýrýlmasý ve internet kullanýmýnýn yaygýnlaþtýrýlmasý sektörün pazar payýnýn artmasýna neden olacaktýr. - Singapur ve Paris'te olduðu gibi þehrin geneline kablosuz internet eriþimi saðlanmasý hem metropolün biliþim altyapýsýný güçlendirecek hem de Ýstanbul'un uluslararasý imajýna olumlu katký saðlayacaktýr. - Üniversite-sanayi iþbirliðinin geliþtirilmesi amacýyla metropolün yenilikçilik kapasitesinin geliþmesini saðlayacak alanlarda (biyomühendislik, nanoteknoloji gibi) bölümlerin açýlmasý desteklenmelidir. - Ýstanbul'da yer alan üniversitelerin kalitesinin artýrýlmasý amacýyla uluslararasý saygýnlýðý olan öðretim elemanlarýnýn Ýstanbul'da çalýþmasý teþvik edilmelidir. Devlet tarafýndan vergi kolaylýðý saðlanmasý, hatta bu üniversitelere ilave teþvik desteði verilmesi düþünülebilir. - Mesleki ve teknik eðitim Ýstanbul'un küresel rekabetçi fonksiyonlarýna hizmet edecek þekilde ele alýnmalý, metropolde geliþme eðilimi olan sektörlere yönelik eðitim planlamasý yapýlmalýdýr. - Ýstanbul'daki mevcut konut stoku Avrupa Yakasý ile Asya Yakasý arasýnda dengesiz þekilde daðýlmýþtýr. Konutlarýn yüzde 65'i Avrupa Yakasýnda, yüzde 35'i ise Anadolu Yakasýnda yer almaktadýr. Ýki yaka arasýnda daha dengeli bir konut daðýlýmýnýn saðlanmasý amacýyla Avrupa Yakasýndaki konutlardan daha yüksek emlak vergisi alýnabilir. Bu konuda Seul iyi bir örnek teþkil edebilir yýlýnda çýkarýlan bir kanunla Güney Kore'nin baþkenti Seul üç bölgeye ayrýlmýþ, merkezi alanlara fabrika ya da konut yapýmý kýsýtlanmýþ, bu bölgelerdeki mevcut konutlardan daha yüksek oranlý vergi alýnmýþtýr. - Ýstanbul'un yaþam kalitesinin artýrýlmasý amacýyla yapýlmasý gereken diðer hususlar þöyle sýralanabilir; Yapý yoðunluðunun azaltýlmasý ve kiþi baþýna düþen sosyal donatý imkanlarýnýn yönetmeliklerle belirlenen standartlara ulaþtýrýlmasý, Merkezden uzak alanlardaki kanalizasyon, temiz su ve doðalgaz gibi altyapý eksikliklerinin giderilmesi, Kiþi baþýna düþen yeþil alan miktarýnýn 10 m²/kiþi standardýna getirilmesi, Tarihi Yarýmadanýn motorlu araç trafiðinden arýndýrýlmasý, bölgenin açýk hava müzesi haline getirilmesi, Tarihi alanlarda yaya ve bisiklet yollarýnýn yapýlmasý, turistlerin rahatça kullanabileceði bir ulaþým altyapýsýnýn oluþturulmasý, Kentin kuzeyinde yer alan ormanlarýn korunmasý, konut ve merkezi iþ alanlarýnýn doðu-batý ekseninde geliþiminin saðlanmasý, Tek merkezli bir mekânsal yapýdan çok merkezli bir yapýya dönüþümün saðlanmasý, Deprem riski taþýyan binalara yönelik güçlendirme çalýþmalarýnýn yürütülmesi, Su kaynaklarýnýn korunmasý, içme suyu havzalarýnda yer alan yapýlarýn ve sanayi tesislerinin desantralize edilmesi, Hava kirliliðinin önlenmesi amacýyla konut ve sanayi tesislerinde arýtma sistemlerinin kullanýlmasý, toplu taþýma araçlarýnýn kullanýmýnýn özendirilmesi. 87

89 6.2. TR21 (Tekirdað, Edirne, Kýrklareli) Bölgesinde Öncü Sektörler Tekirdað ilinde nüfusun sektörler bakýmýndan daðlýmý incelendiðinde; sektörel sýralamada tarým birinci, hizmetler ikinci ve sanayi üçüncü sýrada yer almaktadýr. Tekirdað'da ekonomik sektörlerle ilgili yapýlan çeþitli rekabetçilik analizlerinde, ilin sanayi üretiminde rekabetçi olduðu ortaya konmuþtur. Tekirdað ilinde sanayi alanlarý, plansýz ve kontrolsüz geliþtiðinden dolayý çevresel sürdürülebilirlik açýsýndan büyük tehdit oluþturmaktadýr. Ýl bütününe bakýldýðýnda, sanayi alanlarýnýn, Çerkezköy-Çorlu-Büyükkarýþtýran hattýnda yoðunlaþtýðý görülmektedir. Bu hat dýþýnda Ýldeki OSB'ler haricinde büyük sanayi alanlarýndan söz edilemez. Bu sebeple, öncelikle mevcut sorunlarý çözmek amacý ile mevcutta daðýnýk olarak yer seçmiþ olan sanayi alanlarýnýn ýslah OSB'ler bünyesinde toplanmasý, sanayi tesislerinde yapýsal dönüþüm için çevreye daha duyarlý ve teknoloji aðýrlýklý sanayilerin teþviki yapýlmaktadýr. Ayrýca onaylý planlar dýþýnda yeni sanayi alanlarýna izin verilmemesi ilkesel olarak kararlaþtýrýlmýþtýr. 23 Ýlde 13 adet küçük sanayi sitesinde faaliyet gösteren iþ yeri sayýsý toplam 1.714'dür. Ýl'de 4 adet Organize sanayi Bölgesi ve 1 adet Avrupa Serbest Bölgesi bulunmaktadýr. Ýlde sanayi kuruluþlarý aðýrlýklý olarak Çorlu ve Çerkezköy ilçelerinde bulunmaktadýr. Sektörel aðýrlýk itibariyle en önde gelen sektör tekstil sektörüdür. Tekstili aðýrlýk sýrasýna göre, deri, gýda, makine-metal, metal eþya, tarým aletleri ve enerji sektörleri izlemektedir. Tekirdað genellikle tekstil sanayi ürünleri, deri sanayi ürünleri, demir, þarap, ayçiçeði yaðý gibi ürünler ihracata konu olmaktadýr. Yapýlan ithalat, baþta tekstil makine ve yedek parçalarý ile ham deri, tekstil ve deri sanayinde kullanýlan kimyevi maddeler ve sanayi maddeleri ile yaðlýk ay çekirdeðini kapsamaktadýr. Sanayi faaliyetlerinin yoðun ve farklý ulaþým seçeneklerinin birbiri ile bütünleþtirildiði Tekirdað Ýlinde, Tekirdað Merkez-Muratlý-Çorlu-Çerkezköy-Marmara Ereðlisi dörtgeni lojistik ve depolama faaliyetleri için son derece önemli yerler haline gelmiþtir. Lojistik hizmetleri geliþtirmek, bütüncül ve organize lojistik alanlar yaratmak ve liman kapasitelerini arttýrarak lojistik alanlar ile birlikte etkin kullanýmýný saðlamak için 1/ Ýl Çevre Düzeni Planý ile Tekirdað ilinde 4 adet lojistik alan belirlenmiþ ve bu alanlarýn güçlü ulaþým akslarý ile eriþiminin saðlanmasý konusunda çalýþmalar devam etmektedir. Plan'da ayrýca 5 ilçede toplam 264 ha depolama alaný ve 611 ha enerji depolama alaný öngörülmektedir. Ýstanbul'un Turizm ve Finans merkezi olmasý doðrultusunda gösterdiði geliþim nedeni ile sanayi ve özellikle çevreyi kirletici sanayi Ýstanbul dýþýna itilmektedir. Tekirdað ilinde Ýstanbul'un batý komþusu olarak Ýstanbul'dan çýkan bu sanayi için yeni yerleþim yeri olarak öne çýkmaktadýr. Hâlihazýrda zaten Tekirdað'ýn Çorlu, Çerkezköy, Muratlý ve Marmara Ereðlisi ilçelerinde ciddi bir sanayi yoðunluðu mevcuttur. Var olan mevcut sanayi bile Tekirdað ili için ciddi çevre sorunlarý oluþturmuþ durumdadýr. Bu bakýmdan, Çevre ve Orman Bakanlýðý tarafýndan 2008 yýlýnda Ergene Havzasý Koruma Eylem Planý hazýrlanmýþtýr. Gerek Merkezi Bakanlýklar ve Kanunlar, gerek Avrupa Birliði Çevre Müktesebatý ve yerel halk ve sivil toplum örgütlerinden gelen baskýlar, talepler ve düzenlemeler özel sektör ve özellikle sanayi sektörünün kirletici özelliklerini ortadan kaldýrmayý veya minimize etmeyi zorunlu kýlmaktadýr. Bu bakýmdan Tekirdað'da çevre teknolojileri konusunda yapýlacak yatýrýmlar var olan sanayi ve yakýn gelecekte bölgeye gelecek olan yeni sanayi için önemli olacaktýr. Çevre teknolojileri konusunda Tekirdað Ýlinde yapýlacak yatýrýmlar ve yaþanacak geliþmeler ayrýca yine sanayinin yoðun olduðu Kýrklareli Ýlinin Lüleburgaz Ýlçesi'nden ve Ýstanbul'dan da talep görebilecektir. 23 1/ Tekirdað Ýl Çevre Düzeni Planý 88

90 Þekil 6.4. Tekirdað Sanayi Yoðunluðu Haritasý Kaynak: T.C. Çevre ve Orman Bakanlýðý, Ergene Havzasý Koruma Eylem Planý Sanayi üretimi yapan her firmanýn çevre teknolojileri konusunda yatýrým yapmasý yerine, çevre teknolojileri konusunda uzmanlaþmýþ firmalarý yaratmakla finansal anlamda da karlýlýk elde edilmiþ olacaktýr. Tekirdað'ýn çevre teknolojilerinde elde edeceði uzmanlýk ise gelecekte tüm Türkiye'ye veya bölge ülkelerine çok rahatlýkla satýlabilecektir. Zira tüm dünyada olduðu gibi Türkiye ve bölge ülkeleri için de çevre yükselen bir deðerdir. Edirne, Bulgaristan ve Yunanistan ile sýnýr bir Ýl olmasý dolayýsý ile Türkiye'nin Avrupa Birliði'ne açýlan kapýsý konumundadýr. Konum itibarý ile batýda tüm Balkan ülkeleri ile doðuda da Ýstanbul ve diðer önemli bölge Ýlleri ile pek çok alanýnda yakýn etkileþim içindedir. Verimli topraklarý nedeni ile çeltik, ayçiçeði ve buðday üretiminde Ýl önemli paya sahiptir. Tarýmsal üretim nedeni ile Ýl sanayisinde tarýma dayalý sanayi aðýr basmaktadýr yýlý itibarý ile sanayi siciline kayýtlý 265 iþletmenin 52 tanesi pirinç üretimi yapan iþletmeler, 27 tanesi ham ve rafine yað üretimi yapan iþletmeler ve 20 tanesi de un üretimi yapan iþletmelerden oluþmaktadýr. Tarýma dayalý sanayi iþletmeleri dýþýnda ilde geliþen diðer bir sektör tekstil sektörüdür. Ýldeki tekstil iþletmeler sayýsý 23'ü bulmaktadýr. Ýlde Yunanistan ve Bulgaristan'a açýlan 2'si demiryolu, 4'ü karayolu olmak üzere 6 tane sýnýr kapýsý bulunmaktadýr. Ancak buna raðmen ilin dýþ ticaret düzeyi yeterli deðildir yýlýnda Ýlden 101 milyon dolarlýk ihracat yapýlýrken, 124 milyon dolar ithalat yapýlmýþtýr. Önemli ihracat kalemleri; gýda maddeleri, tekstil ve inþaat malzemeleridir. Edirne'de buðday, ayçiçeði ve çeltik baþta olmak üzere birçok tarým ürününün ticaretinin yapýldýðý dört tane ticaret borsasý bulunmaktadýr. Ülkemizin önde gelen borsalarýndan olan Edirne Ticaret Borsasý ve Uzunköprü Ticaret Borsalarýnda günlük olarak açýk artýrma ile hububat alým-satýmlarý yapýlmaktadýr. Edirne Ýli Osmanlý Ýmparatorluðu'na baþkentlik yapmýþ ve Türk tarihinde önemli bir yer edinmiþ bir þehirdir. Türk hatta dünya mimarisinin önde gelen isimlerinden olan Mimar Sinan'ýn en önemli eserlerinden biri olan Selimiye Camii Edirne Ýlindedir, ayrýca burada birçok çarþý, köprü, kervansaray ve hamamlar da inþa etmiþtir. Tarihi Kýrkpýnar güreþleri ve þenlikleri de ilin önemli bir turizm potansiyelidir. Turizm sektöründe yapýlabilecek yatýrýmlar; Temalý Turizm Yatýrýmlarý Konaklama Tesisi (her türlü butik otel, köy pansiyonculuðu tesisleri) Kamping Ýþletmeciliði olarak görülmektedir. 89

91 Kýrklareli'nin ekonomisi genel olarak tarým ve hayvancýlýða dayanmaktadýr. Orman varlýðý zengin, daðlarý ormanlarla kaplý olup, geniþ Ergene Ovasý çok bereketlidir. Kýrklareli hayvan hastalýklarýndan ari bir ildir. Ýlde 2012 yýlý itibariyle, iþletmede baþ sýðýr ve baþ küçük (koyun-keçi) hayvan varlýðý mevcuttur. Hayvan varlýðý ve hayvan kalitesi konusunda önemli olan ilde; Canlý Hayvan Borsasý, Modern Mezbaha ve daha da önemlisi Et ve Et Entegre Ýþletme Tesisleri henüz mevcut deðildir. Modern bir Mezbaha ve Et ve Et Entegre Ýþletme Tesisleri olmadýðýndan Kýrklareli Ýlinde sadece hayvan kesilebilmektedir ve geriye kalan 20 bin hayvan genelde Ýstanbul pazarýna canlý olarak gitmektedir. Etin canlý ve iþlenmemiþ olarak pazara gitmesi ise katma deðerlerin Kýrklareli'nde kalmasýný engellemektedir. Canlý Hayvan Borsasý ve Et ve Et Ýþletme Tesisleri'nin olmamasýndan dolayý Kýrklareli hayvancýlýk sektöründe markalaþamamaktadýr. Hayvan hastalýklarýndan ari bir bölge olan Kýrklareli Ýlinde hayvancýlýk sektörü, kurulacak Modern Mezbaha ve Et ve Et Entegre Ýþletme Tesisleri sayesinde rekabetini artýracaktýr. Deniz ve iç su balýkçýlýðýn geliþtirilmesi konusunda ise Kýrklareli Ýlinin Karadeniz'de 60 km kýyýsý mevcuttur. Bu bakýmdan yeteri düzeyde potansiyeli deðerlendirilemeyen deniz balýkçýlýðý kolaylýkla ilde geliþtirilebilir. Bununla birlikte ilin Istranca Daðlarý bölgesi tatlý su kaynaklarý konusunda zengindir. Ýlde Istranca Daðlarý ve etekleri ise doðal dokunun bozulmamasý ve sanayileþmenin olmamasýndan dolayý organik hayvansal üretim konusunda elveriþlidir. Bu bölgede özellikle yerli hayvan ýrklarý ( Trakya Arýsý, Trakya Kývýrcýk Koyunu, Boz Irk Sýðýr, Kýl Keçisi) ile yapýlacak her türlü hayvansal üretim kalite, lezzet ve saðlýk bakýmýndan yüksek nitelikte olacaðýndan ekonomik kazanç yönünden katma deðeri yüksek olacaktýr. Kýrklareli Ýlinin tarýmsal yapýsý içinde hububat, ayçiçeði, þeker pancarý, mýsýr, yemeklik tane baklagiller ve baðcýlýk önemli rol oynamaktadýr. Tarým ürünlerinde aðýrlýklý bitkisel ürünler ise buðday, mýsýr ve ayçiçeðidir yýlýnda hektar buðday ekilmiþ olup toplam ton ile dekar baþýna 405 kg ürün elde edilmiþtir. Yine ayný yýl hektar alana ayçiçeði ekilmiþ olup, toplam ton ürün elde edilmiþtir. Böylece dekar baþýna ürün miktarý 256 kg olmaktadýr. Ayçiçeðinden ve hububattan sonra aðýrlýklý ürünler mýsýr ve þeker pancarýdýr. Tarým ve hayvancýlýðýn çok önemli olduðu bir bölgede tarýmsal sanayinin geliþmesi normal olmakla birlikte Kýrklareli toplam 428 tarýmsal sanayi tesisi ile diðer bölge illerine göre tarýmsal sanayi tesisi sayýsý konusunda en son sýrada yer almaktadýr. Ýl hayvancýlýk ve tarýmda tarla bitkileri konusunda önemli üretim miktarýna sahip olduðundan Ýl'in Tarýmsal Sanayisi de daha çok bu ürünlere dayanmaktadýr. Tarýmsal sanayide özellikle süt ve süt ürünlerinden peynir, kaþar, dondurma, yoðurt ve ayran üretimi; et ve et ürünlerinden sucuk üretimi; tahýllardan buðday üretimine dayalý un üretimi, ekmek üretimi, kepek ve razmol üretimi, simit ve yas-kuru pasta üretimi; yaðlý tohumlardan ayçiçeði üretimine dayalý ham - rafine yað üretimi ve küspe üretimi ön plana çýkmaktadýr. 24 Tarýmsal ürün çeþitlendirmesine gidilmediði takdirde bile, il üretmiþ olduðu bu ürünlerden tarýmsal sanayisini çok daha katma deðerli ürünler üretme doðrultusunda çeþitlendirip geliþtirebilir. Ayrýca meyve ve sebze üretimi ilde yaygýn olmadýðýndan bu ürünlere dayalý tarýmsal sanayi geliþmemiþtir, ancak meyve ve sebze üretiminde yapýlacak üretim artýþlarý ile birlikte ilde bu ürünlere dayalý tarýmsal sanayi de geliþme fýrsatý yakalayacaktýr. Kýrklareli Ýli sahip olduðu verimli toprak potansiyelini ekonomik olarak katma deðeri yüksek olan meyve ve sebze üretimi konusunda deðerlendirmesi durumunda ilin tarým sektöründen aldýðý pay artacaktýr. Sebze ve meyve üretimi yanýnda bu ürünlerde piyasa ihtiyacýna göre ürün çeþitlendirmesinin yapýlmasý da önemlidir. Kýrklareli'nde üretilecek sebze ve meyveler ise özellikle sýnýr bölge olan Balkanlar ve diðer Avrupa Ülkeleri'ne lojistik konusunda elde edilecek zaman ve maliyet avantajlarý ile birlikte kolaylýkla pazarlanabilecektir. Kýrklareli Ýlinde sanayi daha çok D-100 karayolu etrafýnda ve özellikle Lüleburgaz'da yoðunlaþmýþtýr Tarým ve Köyiþleri Bakanlýðý TR2 Batý Marmara Tarým Master Planý, s

Fayans ve Seramik Yapýþtýrýcýlarý K1Fuga Beyaz (1-6 mm) K1 Flex Fuga Beyaz (1-8 mm) (1-6 mm) (1-8 mm) K1 Fuga Beyaz - 1 Bölge Fiyatlarý Ürün sý 9,00 TL/torba 9,36 TL/torba K1 Fuga Beyaz - 2 Bölge Fiyatlarý

Detaylı

Fayans ve Seramik ý K1 K1 Plus K1 Flex Fayans ve Seramik ý Ürün sý 6,34 TL/torba 6,60 TL/torba K1-1 Bölge Fiyatlarý Çimento esaslý fayans ve seramik K1-2 Bölge Fiyatlarý Ürün sý 6,73 TL/torba 7,00 TL/torba

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- 2004 YILI GENEL EKONOMÝK HEDEFLERÝ... 9 A. BÜYÜME... 9 B. KAYNAKLAR-HARCAMALAR DENGESÝ... 10 II- MÝLLÝ

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- EKONOMÝNÝN GENEL DENGESÝ... 9 II- III- MÝLLÝ GELÝR VE SABÝT SERMAYE YATIRIMLARI A. GAYRÝ SAFÝ MÝLLÝ HASILA...

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde) V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan

Detaylı

ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý

ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý ve Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý 2010 içindekiler Orta Karadeniz Kalkýnma Ajansý Kalkýnma Ajanslarýnýn Kuruluþ Amaçlarý Vizyonumuz Misyonumuz Orta Karadeniz

Detaylı

ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU

ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU T.C. AYDIN BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ SU VE KANALÝZASYON ÝDARESÝ GENEL MÜDÜRLÜÐÜ TEMMUZ 215-1 215 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU KURUMSAL MALÝ DURUM VE BEKLENTÝLER RAPORU SUNUÞ 518 Sayýlý Kamu

Detaylı

Gayri Safi Katma Değer

Gayri Safi Katma Değer Artıyor Ekonomik birimlerin belli bir dönemde bir bölgedeki ekonomik faaliyetleri sonucunda ürettikleri mal ve hizmetlerin (çıktı) değerinden, bu üretimde bulunabilmek için kullandıkları mal ve hizmetler

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 09/09/2015

KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 09/09/2015 KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 09/09/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış

Detaylı

Kapak tasarýmý: Türkiye nin Ürün Uzayý (2008) The Atlas of Economic Complexity Ricardo Hausmann César A. Hidalgo Sebastián Bustos Michele Coscia Sarah Chung Juan Jimenez Alexander Simoes Muhammed A. Yýldýrým

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr.

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. V KAMU MALÝYESÝ 73 74 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 2000 yýlýnda uygulamaya konulan

Detaylı

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 09/04/2015

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 09/04/2015 DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 09/04/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Yeni Teşvik Sistemi. 4. Bölge Teşvikleri

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Yeni Teşvik Sistemi. 4. Bölge Teşvikleri Yeni Teşvik Sistemi 4. Bölge Teşvikleri Ekim 2013 İçerik Yeni Teşvik Sistemi Amaçları Yeni Teşvik Sistemi Uygulamaları Genel Teşvikler Bölgesel Teşvikler Büyük Ölçekli Ya>rımlar Stratejik Ya>rımlar 4.

Detaylı

M. SALİH URAS TÜİK DİYARBAKIR BÖLGE MÜDÜRÜ 10/08/2015

M. SALİH URAS TÜİK DİYARBAKIR BÖLGE MÜDÜRÜ 10/08/2015 M. SALİH URAS TÜİK DİYARBAKIR BÖLGE MÜDÜRÜ 10/08/2015 Diyarbakır Bölge Müdürlüğü 1 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Sanayi Milli

Detaylı

TÜİK BURSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 10/03/2015

TÜİK BURSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 10/03/2015 TÜİK BURSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 10/03/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

SÜTAÞ Aksaray Entegre Tesisleri Yatýrýmýnýn Ekonomik Etki Analizi Mehmet Emin ÖZSAN Kamil TAÞCI Prof. Dr. Erinç YELDAN Haziran 2012 SÜTAÞ Bilimsel Araþtýrmalar Yayýn Dizisi 2012/06/001 2012, SÜTAÞ Tüm

Detaylı

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/09/2015

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/09/2015 TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/09/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

HÜSEYİN AVNİ DIZMAN TÜİK MALATYA BÖLGE MÜDÜRÜ 09/07/2015

HÜSEYİN AVNİ DIZMAN TÜİK MALATYA BÖLGE MÜDÜRÜ 09/07/2015 HÜSEYİN AVNİ DIZMAN TÜİK MALATYA BÖLGE MÜDÜRÜ 09/07/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut

Detaylı

METİN ÖCAL TÜİK BALIKESİR BÖLGE MÜDÜRÜ 09/06/2015

METİN ÖCAL TÜİK BALIKESİR BÖLGE MÜDÜRÜ 09/06/2015 METİN ÖCAL TÜİK BALIKESİR BÖLGE MÜDÜRÜ 09/06/2015 1 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış

Detaylı

rm o f t a l ip j o l o n ek gýda T a d ý G m için ya þ a i ye Türk u ulusal GIDA TEKNOLOJÝ PLATFORMU y a þ a m i ç i n g ý d a Kaynak: 2010 Envanteri (TGDF) Gýda Sektörü 73.722.988 nüfus Hane halký gýda

Detaylı

DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 07/11/2014

DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 07/11/2014 DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 07/11/2014 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut

Detaylı

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Stajyer Kontrolör (Ýdari) Atama Yapýlmasý Planlanan Kadro Sayýsý: Ýdari+Mühendis Kadrolarý Toplamý : 5 Test Aðýrlýklarý: GY:0,1, GK:0,1, HU:0,2,

Detaylı

ÜZEYİR KARAKUŞ TÜİK NEVŞEHİR BÖLGE MÜDÜRÜ 08/09/2014

ÜZEYİR KARAKUŞ TÜİK NEVŞEHİR BÖLGE MÜDÜRÜ 08/09/2014 ÜZEYİR KARAKUŞ TÜİK NEVŞEHİR BÖLGE MÜDÜRÜ 08/09/2014 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut

Detaylı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1 Mayıs 2013 - Düzce 1 İçerik Giriş Kamu Üniversite Sanayi İşbirliğinde En Somut Ara Yüzler: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Ülkemizde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin Bölgesel

Detaylı

KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 09/10/2015

KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 09/10/2015 KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 09/10/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış

Detaylı

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI T.C. B A Ş B A K A N L I K YENİ TEŞVİK K SİSTEMS STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ Genel Teşvik Uygulamaları Bölgesel Teşvik Uygulamaları Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki KDV

Detaylı

BÖLGESEL VERİMLİLİK İSTATİSTİKLERİ METAVERİ

BÖLGESEL VERİMLİLİK İSTATİSTİKLERİ METAVERİ BÖLGESEL VERİMLİLİK İSTATİSTİKLERİ METAVERİ Kapsam Sektörel Kapsam 2003-2008 yılları için Avrupa Topluluğu nda Ekonomik Faaliyetlerin İstatistiki Sınıflaması NACE REV.1.1 e göre; B C D E F G H I J K M

Detaylı

KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 10/11/2015

KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 10/11/2015 KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 10/11/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış

Detaylı

Ýlknur Menlik TGDF Kurumsal Ýletiþim Direktörü TGDF 24 sektörel üye dernek Türkiye Gýda ve Ýçecek Sanayisinin Üretim, Ýstihdam, Ýhracat ve ithalatýnýn %95 ni temsil etmekte Food Drink Europe TGDF 2006

Detaylı

ŞEREF DEMİRTAŞ TÜİK ZONGULDAK BÖLGE MÜDÜRÜ 07/07/2014

ŞEREF DEMİRTAŞ TÜİK ZONGULDAK BÖLGE MÜDÜRÜ 07/07/2014 ŞEREF DEMİRTAŞ TÜİK ZONGULDAK BÖLGE MÜDÜRÜ 07/07/2014 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut

Detaylı

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 08/07/2014

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 08/07/2014 TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 08/07/2014 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/06/2015

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/06/2015 TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/06/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

ÝMALAT SANAYÝ SEKTÖRLERÝ REKABET GÖSTERGELERÝ RAPORU Mayýs 2014 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2014-05/551 Meþrutiyet Caddesi, No: 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0 212) 249 07 23 Telefax: (0 212) 249 13 50 www.tusiad.org

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

TÜRKİYE'DE BÖLGESEL VE SEKTÖREL TEŞVİKLER: TEŞVİK SİSTEMİ KÜMELENMEYE NE ÖLÇÜDE DUYARLI?

TÜRKİYE'DE BÖLGESEL VE SEKTÖREL TEŞVİKLER: TEŞVİK SİSTEMİ KÜMELENMEYE NE ÖLÇÜDE DUYARLI? TÜRKİYE'DE BÖLGESEL VE SEKTÖREL TEŞVİKLER: TEŞVİK SİSTEMİ KÜMELENMEYE NE ÖLÇÜDE DUYARLI? Nuri YAVAN Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Coğrafya Bölümü Sunumun İçeriği 2 Giriş: Dünyadaki

Detaylı

VIII MALÝ PÝYASALAR 125

VIII MALÝ PÝYASALAR 125 VIII MALÝ PÝYASALAR 125 126 MALÝ PÝYASALAR Para ve sermaye piyasalarýndan oluþan mali piyasalara iliþkin geliþmeler aþaðýdadýr. I. PARA PÝYASALARI Kýsa vadeli fonlarýn arz ve talebinin karþýlaþtýðý piyasalarýn

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ. Stratejik Yatırımların Teşviki KDV İstisnası ü ü ü ü. Bölgesel Teşvik Uygulamaları

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ. Stratejik Yatırımların Teşviki KDV İstisnası ü ü ü ü. Bölgesel Teşvik Uygulamaları UYGULAMALAR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ 15.06.2012 tarih ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren yeni teşvik sistemi 4 farklı uygulamadan oluşmaktadır: 1- Genel Teşvik Uygulamaları 2- Bölgesel

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- EKONOMÝNÝN GENEL DENGESÝ... 9 II- III- MÝLLÝ GELÝR VE SABÝT SERMAYE YATIRIMLARI A. GAYRÝ SAFÝ MÝLLÝ HASILA...

Detaylı

UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ

UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ 1. CUMHURBAŞKANLIĞI 1.1. Devlet Denetleme Kurulu UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ 2. BAŞBAKANLIK 2.1. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği(MGK) 2.2. Atatürk Kültür, Dil ve tarih Yüksek

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU HAZİRAN 2014 Türkiye İstatistik Kurumu 03/07/2014 tarihinde 2014 yılı Haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi

Detaylı

GÝRÝÞ. Bu anlamda, özellikle az geliþmiþ toplumlarda sanayi çaðýndan bilgi

GÝRÝÞ. Bu anlamda, özellikle az geliþmiþ toplumlarda sanayi çaðýndan bilgi GÝRÝÞ Ýnsanoðlu günümüzde dünya tarihinde belki de bilginin en kýymetli olduðu dönemi yaþamaktadýr. Çaðýmýzda bilgiye sahip olmanýn ya da bilgi kaynaðýna kolaylýkla ulaþabilmenin önemi her geçen gün artmaktadýr.

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU EYLÜL 2015 Türkiye İstatistik Kurumu 05/10/2015 tarihinde 2015 yılı Eylül ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER TABLOLAR LÝSTESÝ GRAFÝKLER LÝSTESÝ GÝRÝÞ BÝRÝNCÝ BÖLÜM: SOSYAL GÜVENLÝK SÝSTEMÝNÝN FÝNANSMAN PROBLEMÝ VE SONUÇLARI

ÝÇÝNDEKÝLER TABLOLAR LÝSTESÝ GRAFÝKLER LÝSTESÝ GÝRÝÞ BÝRÝNCÝ BÖLÜM: SOSYAL GÜVENLÝK SÝSTEMÝNÝN FÝNANSMAN PROBLEMÝ VE SONUÇLARI ÝÇÝNDEKÝLER TABLOLAR LÝSTESÝ GRAFÝKLER LÝSTESÝ GÝRÝÞ BÝRÝNCÝ BÖLÜM: SOSYAL GÜVENLÝK SÝSTEMÝNÝN FÝNANSMAN PROBLEMÝ VE SONUÇLARI 1. SOSYAL GÜVENLÝK KAVRAMI VE KAMUSAL MÜDAHALE...29 1.1. SOSYAL GÜVENLÝK KAVRAMI

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU AĞUSTOS 2014 Türkiye İstatistik Kurumu 03/09/2014 tarihinde 2014 yılı Ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi

Detaylı

4691 sayýlý Teknoloji Geliþtirme Bölgeleri Kanunu kapsamýnda kurulan ULUTEK TEKNOLOJÝ GELÝÞTÝRME BÖLGESÝ, Uludað Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde 471.000 m2 alanda hizmet vermektedir. 2006 yýlýnda

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU OCAK 2015 Türkiye İstatistik Kurumu 03/02/2015 tarihinde 2015 yılı Ocak ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ TÜKETİCİ FİYAT ENDEKSİ (TÜFE) BİLGİ NOTU AĞUSTOS 2015 Türkiye İstatistik Kurumu 03/09/2015 tarihinde 2015 yılı Ağustos ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haber bültenini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMĐ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMĐ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI T.C. B A Ş B A K A N L I K YENĐ TEŞVĐK K SĐSTEMS STEMĐ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI MEVCUT TEŞVĐK SĐSTEMĐ Genel Teşvik Uygulamaları Bölgesel Teşvik Uygulamaları Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki KDV

Detaylı

SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU

SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU Temel Ekonomik Göstergeler: Temmuz ayında; Üretici fiyatları genel indeksinde(üfe), Bir önceki aya göre %1,25 artış Bir önceki yılın Aralık

Detaylı

Akýlcý Çözümler Üretiyoruz Türev Ürünlere Ýliþkin Eðitimler EÐÝTÝMÝN AMACI Kýyýyý gözden kaybetmeye cesaret edemeyen insan yeni okyanuslar keþfedemez. Andre Gide Bu eðitimde katýlýmcýlara, VOB ürünlerin

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER SENDÝKAMIZDAN HABERLER Sendikamýza Üye Ýþyerlerinde Çalýþanlardan Yýlýn Verimli Ýþçisi Ve Ýþvereni Seçilenlere Törenle Plaketleri Verildi 1988 yýlýndan bu yana Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) nce gerçekleþtirilen

Detaylı

TÜRKÝYE'DE BÜYÜMENÝN KISITLARI: BÝR ÖNCELÝKLENDÝRME ÇALIÞMASI Kasým 2011 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2011/11/519 Meþrutiyet Caddesi, No. 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0212) 249 07 23 Telefax: (0212) 249

Detaylı

Türkiye'nin en rekabetçi illeri "yorgun devleri"

Türkiye'nin en rekabetçi illeri yorgun devleri Türkiye'nin en rekabetçi illeri "yorgun devleri" Türkiye nin kalkınmasında önemli rol üstlenen İstanbul, Ankara ve İzmir, iller arasında rekabet sıralamasında da öne çıktı. İSTANBUL - Elif Ferhan Yeşilyurt

Detaylı

1. KDV İstisnası. 4. Faiz desteği

1. KDV İstisnası. 4. Faiz desteği YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI HAKKINDA KARAR Karar Tarihi:14.07.2009 Karar Sayısı:2009/15199 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarih ve Sayısı:16.07.2009/227290 Yürürlükte olan düzenleme üç farklı kategoride

Detaylı

TÜİK BURSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/09/2015

TÜİK BURSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/09/2015 TÜİK BURSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/09/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

ŞEREF DEMİRTAŞ TÜİK ZONGULDAK BÖLGE MÜDÜRÜ 08/01/2016

ŞEREF DEMİRTAŞ TÜİK ZONGULDAK BÖLGE MÜDÜRÜ 08/01/2016 ŞEREF DEMİRTAŞ TÜİK ZONGULDAK BÖLGE MÜDÜRÜ 08/01/2016 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut

Detaylı

ERDİNÇ SANCAK TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 07/08/2014

ERDİNÇ SANCAK TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 07/08/2014 ERDİNÇ SANCAK TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 07/08/2014 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı Ruhsatı Konut

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

3T, metal iþleme sektöründe marka fuarlar arasýnda 3T Uluslararasý Metal Ýþleme, Kalýp, Otomasyon Teknolojileri ve Yan Sanayi Ürünleri Fuarý 15-18 Mayýs 2008 tarihleri arasýnda Ýzmir Kültürpark Uluslararasý

Detaylı

Tehlikeli Atýk Çözümünde EKOVAR...

Tehlikeli Atýk Çözümünde EKOVAR... ARA DEPOLAMA www. ekovar.com info@ ekovar.com Hilal Mah. 50. Sokak, 4. Cad. No: 8/8 Yýldýz - Çankaya / ANKARA Tel : +(90) 312 442 13 05 +(90) 312 442 11 43 Faks : +(90) 312 442 13 06 Tehlikeli Atýk Çözümünde

Detaylı

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/07/2015

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/07/2015 TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/07/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

Koruyarak geliþen, üreterek büyüyen, yenilikçi ÝZMÝR ÝZMÝR BÖLGE PLANI 2010-2013

Koruyarak geliþen, üreterek büyüyen, yenilikçi ÝZMÝR ÝZMÝR BÖLGE PLANI 2010-2013 Koruyarak geliþen, üreterek büyüyen, yenilikçi ÝZMÝR ÝZMÝR BÖLGE PLANI 2010-2013 ÝZMÝR BÖLGE PLANI 2010-2013 Ýzmir Bölge Planý 2010-2013 Baský Tarihi Ekim 2010 Baský Yeri ÝZMÝR Grafik Tasarým ve Uygulama

Detaylı

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 07/08/2014

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 07/08/2014 TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 07/08/2014 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

HANEHALKI İŞGÜCÜ ARAŞTIRMASI Bölgesel Sonuçlar 2004-2013 İşgücü ve Yaşam Koşulları Daire Başkanlığı İşgücü İstatistikleri Grubu İÇİNDEKİLER GİRİŞ... 3 TEMEL İŞGÜCÜ GÖSTERGELERİ... 5 YE İLİŞKİN İŞGÜCÜ GÖSTERGELERİ,

Detaylı

KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ

KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ Bilindiği üzere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeni teşvik sistemi açıklandı. Bu açıklamaya dayanarak aşağıda yeni teşvik sistemi genel hatlarıyla ifade edilecektir.

Detaylı

SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR

SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR BÜLTEN 21.05.2015 SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR 7 Haziran genel seçimine günler kala nefesler tutuldu, gözler yapılan anket çalışmalarına ve seçim vaatlerine çevrildi. Liderlerin seçim savaşının

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

ÝZMÝR. Mevcut Durum Analizi. Haziran 2009

ÝZMÝR. Mevcut Durum Analizi. Haziran 2009 ÝZMÝR Mevcut Durum Analizi Haziran 29 ÝZMÝR MEVCUT DURUM ANALÝZÝ Haziran 29 29, ÝZKA Tüm haklarý saklýdýr. Bu eserin tamamý ya da bir bölümü, 411 Sayýlý Yasa ile deðiþik 5846 Sayýlý FSEK uyarýnca kullanýlmadan

Detaylı

Motor kademeleri ile otomasyon seviyeleri arasýnda akýllý baðlantý Akýllý Baðlantý Siemens tarafýndan geliþtirilen SIMOCODE-DP iþlemcilerin prozeslerinin hatasýz çalýþmasýný saðlamak için gerekli tüm temel

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ

MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ enel Teşvi Uygulamaları Bölgesel Teşvik Uygulamaları üyük Ölçekli Yatırımların Teşviki S KDV İstisnası S Gümrük Vergisi Muafiyeti S KDV İstisnası S Gümrük Vergisi Muafiyeti S Vergi

Detaylı

SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ

SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ DEVLET DESTEKLERİ 1- AJANSIN MALİ DESTEKLERİ 2- DEVLETİN YATIRIM TEŞVİKLERİ 3- DEVLETİN HİZMETLER SEKTÖRÜNE VE İHRACAT A YÖNELİK TEŞVİKLERİ İller arası Sosyo Ekonomik

Detaylı

Büyüme, İstihdam, Vasıflar ve Kadın İşgücü

Büyüme, İstihdam, Vasıflar ve Kadın İşgücü Türkiye Cumhuriyeti Devlet Planlama Teşkilatı ve Dünya Bankası Refah ve Sosyal Politika Analitik Çalışma Programı Çalışma Raporu Sayı: 6 Büyüme, İstihdam, Vasıflar ve Kadın İşgücü Erol Taymaz Ekonomi Bölümü

Detaylı

LİMANLAR GERİ SAHA KARAYOLU VE DEMİRYOLU BAĞLANTILARI MASTER PLAN ÇALIŞMASI

LİMANLAR GERİ SAHA KARAYOLU VE DEMİRYOLU BAĞLANTILARI MASTER PLAN ÇALIŞMASI T.C. ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞI ALTYAPI YATIRIMLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ LİMANLAR GERİ SAHA KARAYOLU VE DEMİRYOLU BAĞLANTILARI MASTER PLAN ÇALIŞMASI SONUÇ RAPORU-EKLER Mühendislik Anonim

Detaylı

OTO KALORİFER PETEK TEMİZLİĞİ - VİDEO

OTO KALORİFER PETEK TEMİZLİĞİ - VİDEO OTO KALORİFER PETEK TEMİZLİĞİ - VİDEO Oto Kalorifer Peteği Temizleme Makinası, Araç Kalorifer Petek Temizliği Cihazı. kalorifer peteği nasıl temizlenir, kalorifer peteği temizleme fiyatları, kalorifer

Detaylı

Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm

Detaylı

TÜRK SANAYÝCÝLERÝ VE ÝÞADAMLARI DERNEÐÝ 2009 YILINA GÝRERKEN TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ ARALIK 2008 TÜSÝAD Yayýn No: T/2008-12/479 Meþrutiyet Caddesi, No. 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0212) 249 07 23 Telefax:

Detaylı

HAZÝRAN 2005 * 2004 YILI DEÐERLENDÝRMESÝ * 2005 - YARI YIL DEÐERLENDÝRMESÝ VE BEKLENTÝLER * EKONOMÝNÝN GÜÇLENDÝRÝLMESÝ ÝÇÝN MÜSÝAD IN ÇÖZÜM ÖNERÝLERÝ

HAZÝRAN 2005 * 2004 YILI DEÐERLENDÝRMESÝ * 2005 - YARI YIL DEÐERLENDÝRMESÝ VE BEKLENTÝLER * EKONOMÝNÝN GÜÇLENDÝRÝLMESÝ ÝÇÝN MÜSÝAD IN ÇÖZÜM ÖNERÝLERÝ 48 HAZÝRAN 2005 * 2004 YILI DEÐERLENDÝRMESÝ * 2005 - YARI YIL DEÐERLENDÝRMESÝ VE BEKLENTÝLER * EKONOMÝNÝN GÜÇLENDÝRÝLMESÝ ÝÇÝN MÜSÝAD IN ÇÖZÜM ÖNERÝLERÝ Bu Rapor MÜSÝAD Araþtýrmalar ve Yayýn Komisyonu

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623 MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YENİ TEŞVİK SİSTEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI. Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü ANKARA

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YENİ TEŞVİK SİSTEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI. Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü ANKARA T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YENİ TEŞVİK SİSTEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI ANKARA SUNUM PLANI 1. Yeni Teşvik Sisteminin Hazırlık Süreci 2. Yeni Teşvik Sistemi 3. Öncelikli Yatırımlar 4. Kümelenme Yatırımları

Detaylı

Türkiye Küresel Rekabet Raporu 2006

Türkiye Küresel Rekabet Raporu 2006 Türkiye Küresel Rekabet Raporu 2006 HAZIRLAYANLAR Gündüz ULUSOY Sumru ÖZ Selçuk KARAATA Melsa ARARAT Burçin YURTOÐLU Hande YEÐENOÐLU TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu Ekim 2006 TÜSÝAD-Sabancý

Detaylı

T.C. B A ġ B A K A N L I K. YENĠ TEġVĠK SĠSTEMĠ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI

T.C. B A ġ B A K A N L I K. YENĠ TEġVĠK SĠSTEMĠ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI T.C. B A ġ B A K A N L I K YENĠ TEġVĠK SĠSTEMĠ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI MEVCUT TEġVĠK SĠSTEMĠ Genel TeĢvik Uygulamaları Bölgesel TeĢvik Uygulamaları Büyük Ölçekli Yatırımların TeĢviki KDV Ġstisnası

Detaylı

TABLO-1 Tercih Edilebilecek Mühendislik Programları ÖZEL KOŞUL VE AÇIKLAMALAR

TABLO-1 Tercih Edilebilecek Mühendislik Programları ÖZEL KOŞUL VE AÇIKLAMALAR ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (BOLU) 100110415 Elektrik-Elektronik Mühendisliği 13 3162 100110399 Makine Mühendisliği 13 3252 AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ (AFYONKARAHİSAR) 100410245 Malzeme Bilimi ve

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 07.08.2015 Sayı 41 Genel Değerlendirme Nisan 2015 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Nisan 2015 verilerinin değerlendirildiği- 41. sayısında sigortalı

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 01 07 2014 Sayı 27 Genel Değerlendirme Şubat 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Şubat 2014 verilerinin değerlendirildiği- 27. sayısında sigortalı

Detaylı

www. adana.smmmo.org.tr

www. adana.smmmo.org.tr Adres Güzelyalý Mahallesi 81093 Sokak No : 14 Çukurova / ADANA Telefon 0 322 232 99 03 0 322 232 99 04 0 322 232 99 06 0 322 232 38 00 Faks 0 322 232 99 08 www. adana.smmmo.org.tr SEMPOZYUMUN AMACI SEMPOZYUMUN

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ. Bu uygulamalar kapsamında sağlanacak destek unsurları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ. Bu uygulamalar kapsamında sağlanacak destek unsurları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. YENİ TEŞVİK SİSTEMİ UYGULAMALAR 15.06.2012 tarih ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren yeni teşvik sistemi 5 farklı uygulamadan oluşmaktadır: 1- Genel Teşvik Uygulamaları 2- Bölgesel

Detaylı