GÖÇ VE ULUS İNŞASI RUSYA-ORTA ASYA ARASINDA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "GÖÇ VE ULUS İNŞASI RUSYA-ORTA ASYA ARASINDA"

Transkript

1 GÖÇ VE ULUS İNŞASI RUSYA-ORTA ASYA ARASINDA ERI YAYINLARI 4 (2013) Sergey Abashin Sankt Peterburg'taki Avrupa Üniversitesinin Profesörü (BP Profesörlük) Figure 1

2 RHA Federal Basın RUSYA-ORTA ASYA ARASINDA GÖÇ VE ULUS İNŞASI ORTA ASYA ÜLKELERİNDE 1990'LARDA YAŞANAN GÖÇE YAKLAŞIM 'ULUSUN TOPLANMASI' RETORİĞİYLE İNŞA EDİLİRKEN POST-SOVYET DÜZLEMDEKİ RUSYA'DAKİ GÖÇÜN BAŞLICA TARAFTARLARI İSE 'KENDİSİNDEN' OLANLARI TOPLAMA İŞİNİ RUSYA'YA SADAKAT GÖSTEREN KİMSELERE KARŞI İTİNA İLE YAPIYORDU. RUSÇA KONUŞAN NÜFUSUN TOPLU DÖNÜŞÜ BİR TRAVMA OLARAK DEĞERLENDİRİLİRKEN BU MESELE DEVLETİN BİLİNÇLİ BİR AMACININ NETİCESİ DEĞİLDİR. 2000'LERDE BAŞLAYAN GÖÇÜN YAPISININ DEĞİŞMESİ YENİ RETORİKLERİN ORTAYA ÇIKMASINA NEDEN OLDU. ORTA ASYA DEVLETLERİNİN BASKIN ETNİK TOPLULUKLARININ, İŞ YAPMAK İÇİN RUSYA'YA (VE KAZAKİSTAN GİBİ DİĞER ÜLKELERE) GİTMESİ 'ULUSAL TEHDİT' HİSSİNİN OLUŞMASINA NEDEN OLDU. YİNE DE GÖÇMENLERİN ÇIKIŞ NOKTASI İLE VARIŞ NOKTASINDA TEHDİDE DAİR YAKLAŞIMLAR BİRBİRİNDEN FARKLI OLMUŞTU. GÖÇMENLERİN ÇIKTIĞI ÜLKEDE, BAZI DURUMLARDA ALENEN, ULUSUN BİRLİĞİNİN ÇÖZÜLDÜĞÜNE DAİR TAHMİNLER ORTAYA ATILMAYA BAŞLANDI. 'ULUSAL'IN NE OLUP OLMADIĞINA VE NE ANLAMA GELDİĞİNE DAİR YENİ TARTIŞMALAR DA HIZ KAZANMAYA BAŞLADI.

3 RUSYA-ORTA ASYA ARASINDA GÖÇ VE ULUS İNŞASI GİRİŞ Göç, bir süreç olarak, ekonomik, askeri, siyasi vs. olmak üzere farklı doğal temelleriyle bazen güçlenir bazen de zayıflayarak devam edegelir. Fakat göç olgusunun küresel anlamda son on yılda yeni bir ivme kazandığına dair kanı, birçok bilim insanı tarafından kabul edilmektedir. Bunun temel nedeni, tabii ki, yüksek teknolojik gelişmeyle insanların daha hızlı bir şekilde ulaşımlarını sağlayabilmeleridir. Öncelikle demografik anlamda tüm dünyada, ülke ve bölgeler arasında hızla artan dengesizlik ve eşitsizlik, ekonomik krizler, sosyal çalkantılar, savaşlar ve siyasi istikrarsızlık da göçü tetikleyen başlıca diğer unsurlardandır. Bazı düşünür ve teorisyenlere göre, daha önceleri hiç görülmemiş göç oranlarından bahsedilebilir ve bu süreç, küresel değişimin yan etkisi olmayıp değişimi tam da belirleyen merkezi eğilimdir. Tanıklık ettiğimiz dönemin göçle ilintili olarak eşsiz olup olmadığı tartışılır bir konudur; belki artık göçün değişkenleri hızı ve hareketin yapısı iken sabitleri ise ölçeği ve toplumsal etkisidir. Bunun yanı sıra, göç meselesinin siyasi ve ideolojik alanın merkezine taşınması, göç akınlarının genişlediğine dair algıyı da beraberinde getirmiştir. Siyasi ve ideolojik alanın durumu göç sorunsalına dair büyük ilgiye, konuyla ilgili tartışmaların hararetlenmesine, bakış açılarının gitgide birbirine zıtlaşmasına ve siyasetçilerin, uzman ve gazetecilerin bu konu üzerinden kendilerine şöhret kazanmalarına sebep olmaktadır. Bundan hareketle, büyük ihtimalle ilgimizi çekebilecek sorulardan bir tanesi, göç süreçlerinin ne şekilde bitmeyen tartışmalara vesile olan diğer bir konu ulus ve ulusal kimliklerin oluşması ve yeniden şekillenmesi ile bağlantısı olmalıdır. 'Ulus' kavramı, çağdaş ideolojilerin yüklediği anlamından ve özellikle post-sovyet düzlemde rağbet gören anlayıştan hareketle, belirli bir (devlet ya da sembolik) coğrafya algısını ve doğal olarak 'vatan' olarak etiketlenen belirli bir coğrafyaya güçlü bağlılık duygusunu içermektedir. Dolayısıyla o coğrafyada gerçekleşen herhangi bir içe ya da dışarıya yönelik göç, 'ulusu' tehdit eden ve istikrarı bozan bir faktör olarak algılanmaktadır. Şu kesin ki; modern ulus-aşırı kitlesel hareketler ulus-aşırı milliyetçilik, kozmopolitizm, kültürel melezleşme ve kreolleşme gibi olgulara yol açmaktadır. Tüm bunlar ise alışılagelmiş 'ulusal' fikri ile uyuşmamakta ve en azından onu tekrar mercek altına almamıza ve yeniden kafa yormamızı gerekli kılmaktadır. Buna karşın, 'ulus'un erozyona uğramasına otomatik olarak etki etmeyen göçün diğer sonuçları da mevcut. Göç 'ulusun toplanması/toparlanması'ya da bir diğer ifadeyle 'tarihi vatana' geri dönme olarak değerlendirilebilir. Böyle bir anlamlandırma ise güç söylemleri ile göç etme nedenlerini milliyetçileştirir. Ayrıca göç, 'ulusu' tehdit eden olgu olarak anlaşılabilir ve neticede söylem ile kimliklerin milliyetçileştirilmesine, 'öz' kültürel pratiklerin seçiminde seçkinci davranılmasına ve 'ötekiye' dair her şeye şüphe ile bakılmasına sebep olur. Bundan dolayı sonuçları bakımından tahmin edilmesi zor olan göçün çeşitli etkilerinin kombinasyonuna tanık olabiliriz. Bu raporun incelemeye çalışacağı konu: Rusya ve Orta Asya ülkeleri arasında arasında gerçekleşen göç hareketleridir. Yazar, göç süreçlerinin ekonomik ve demografik sonuçları yerine bunlara eşlik eden ideolojik dönüşümler ve yaklaşımlara odaklanmaktadır. Sovyetler Birliği'nin dağılması, kendi dinamikleri ile özgünlüğüne sahip ve hem özel etki yaratabilen hem de özel çerçeveye oturtulabilen göçün yeni tarihinde özel bir çerçeve oluşturdu. Örneğin, Avrupa tarihinde uzun zamana yayılarak bir kaç döneme bölünerek incelenen göçler bir kaç eğilimi barındırırken post-sovyet dönemine has göçler ise ciddi bir farklılaştırma yarattı. Bir yandan bu göçler, SSCB'nin 'Soğuk Savaş'taki yenilgisinin, maruz kaldığı ekonomik ve siyasi krizler ile çok-kültürlü büyük bir devletin aniden farklı derecede kendilerini mono-etnik addeden devletlere bölünmesinin neticesi oldu. Diğer taraftan post-sovyet yapının küresel pazara dahil edilmesi, bu hareketlilikleri hammadde fiyatlarının yükseldiği ve düştüğü döngülere, demografik ve sosyal refah krizine, yabancı kültürel akışların denetim dışılığına, terörizm, hastalıklar, uyuşturucu kaçakçılığı gibi küresel tehditlere karşı savaşa bağlı kılmaktadır. Aynı dönemde bu farklı süreçlerin birleşmesi, muhtemelen, göçe dair tartışmalara ilave

4 siyasi heyecan katmakta ve tartıştığı kişilerin duruşlarını muğlak kılmakta ve argümanların sürekli ve çabukça sapmasına neden olmaktadır. 1990'LARDA GÖÇ: ULUSAL SINIRLANDIRMA ImpactLab Rusya ve Orta Asya arasında 1991'den sonra gerçekleşen göçler, şartlı olarak, iki döneme ayrılabilir: 90'lı yıllar ve 2000 sonrası. Her bir dönem kendine has özelliklerine sahip: İlki, 'ulusun tekrar toplanması'nı, ikincisi ise, 'ulusa tehdit'i güncelleştirmeskteydi. 90'lı yıllarda Orta Asya'dan Rusya'ya doğru yapılan göçün niteliğinin post-kolonyal olduğu çok açıktı. Her ne kadar SSCB'nin kolonyal doğası tartışılır olsa da, Sovyet projesinin çöküşü ve büyük gücün bir çok yeni devletlere bölünmesi, bu devletlerin post-kolonyal özelliklerini önemli derecede pekiştirmişti. Doğal olarak, SSCB'ye yönelik retrospektif yaklaşım da bu yöndeydi ve bir imparatorluk olarak algılanıyordu. Böyle bir yaklaşımdan hareketle, eskiden Sovyet cumhuriyetleri olan ve sonrasında bağımsızlığını ilan eden devletler, meşruiyetlerini ulusal söylem ve ulusal kimlik üzerinden inşa ediyorlardı. Post-Sovyet döneminin bölünme doktrini, 1920'lerde yapıldığı gibi, ulusal sınırlandırmayı toprak üzerinden değil de nüfus temelinde gerçekleştirdi. Bu tip uygulama, kendisini fiziksel ve sanal olarak belirli bir milliyet ve coğrafya üzerinden devletle bağ kuran insanlar var etti. Bu ideolojik kaymanın kaçınılmaz sonucu, insanların büyük çoğunluğunun 'kendi' ülkeleri olarak gördükleri devletlere taşınmaları oldu: Ruslar (ayrıca Tatarlar ve Kuzey Kafkasyalılar vs.) Rusya'ya, Ukraynalılar (Kırım Tatarları dahil) Ukrayna'ya, Almanlar Almanya'ya, Yahudiler İsrail e döndüler. Göçe sebep olan diğer negatif faktörler arasında tüm post-sovyet ülkelerini etkileyen ekonomik kriz ve özellikle kendisini -iç savaş yaşayan- Tacikistan da yansıtan politik istikrarsızlık oldu. Şunu belirtmeliyiz ki; baskın olmayan etnik topluluğun (untitular nation) Orta Asya'dan Rusya'ya göç etmesi daha çok SSCB'nin çöküşünden daha önce başlamıştı. Daha 1970'lerde dışarıya çıkanların sayısı girenlerden çoktu. SSCB'nin çöküşünün hemen sonrasında göçün tırmandığı 1990'lar

5 iken zirve yılı ise 1994'tü. Bu yıllardan sonra göç boyutları yavaş yavaş, bazı dönemlerdeki dalgalanmalara rağmen, inişe geçmekle birlikte söz konusu eğilim 1990'larda ve 2000'lerde bile sabit niteliğini korumuştu. 1990'larda Orta Asya'yı terk eden ve hiç dönmeyen Rusların sayısı yaklaşık olarak 1,5 milyondu; diğer etnik grupların sayısı da önemli derecelerde olmuştu (Tablo 1). Tablo arası etnik Rusların Orta Asya'dan göçü (bin kişi). 1 Kazakistan Kırgızistan Tajikistan Türkmenistan Özbekistan ,4 41,4 47,1 10,9 65, ,4 66,4 40,9 6,7 50, ,3 42,9 25,8 13,0 93, ,8 13,4 22,4 12,2 64, ,2 7,3 15,1 14,0 23, ,6 4,9 9,8 9,8 19, ,5 3,3 7,4 5,8 23, ,2 4,4 4,3 4,5 22, ,3 9,8 3,6 4,0 22,7 1990'lardaki Orta Asya'dan Rusya'ya (ve diğer ülkelere) gerçekleşen göçün birçok özelliği vardı: İlki, göçün etnik-temelli olması, önceden de belirtildiği gibi, baskın olmayan etnik grupların bölgeden göç etmesinden kaynaklanmaktadır. Ama şunu da belirtmeliyiz ki; 1990'ların başlarındaki göç süreci panik bir nitelik taşımaktaydı. Bundan dolayı genelde söylenen ve gösterilen gerekçe ya 'kendi' ulus-devletine dönme, ya da 'öteki'nin ulus-devletinde uygulanan baskıdan kaçma olmuştu. Her ne kadar bazı insanların 'tarihi vatanı' ile hiçbir ilişkisi olmamışsa bile ve gerçek anlamda hiçbir eşitsizlik hissetmemişlerse de onların göç kararı söylem bazında bir zorlama ile dikte ediliyordu. İkincisi, göçmenler daha çok şehirde yaşayan kalifiye elemanlardı. Bu durum göçmenlerin gittikleri yerlerdeki iş koşullarına dair yüksek beklentilerine karşılık genellikle Rusya'nın bir kasabasında kendisinin sosyal statüsünün düşmesinden kaynaklanan derin travmaya yol açıyordu. Çok sayıda Rusça konuşan nüfusun Orta Asya'yı terk etmesi bunun yanı sıra bölgedeki devletleri sanayi, bilim, eğitim, tıp vs. sektörlerinde lazım olan uzman ve personelden yoksun bırakırken diğer grupların da göç süreçlerine eklemlenmesine de yol açan krizin kümülatif etkisini arttırıyordu. Üçüncüsü, göçmenlerin bir bölümü geldikleri Orta Asya devletlerine hiç geri dönmediler; Rusya'ya gidenler orada kalıcı olmak istiyorlardı ve Rusya vatandaşlığı elde ediyorlardı. Ama geri dönenlerden, özellikle Rusya'ya gelip te orada kendisine uygun iş bulamayanların özellikle Kazakistan ve Kırgızistan a ikinci kez yerleşenlerden bahsedebiliriz. Bu tip insanlar göç edenlerin üçte birini oluşturuyordu, ama belirli bir zaman geçtikten sonra bunlar bile tekrar bölgeyi terk ediyordu. Özbekistan ve Türkmenistan'ı ele alacak olursak, geriye göç çok düşüktü, Tacikistan da ise fiilen hiç olmamıştı. Sonuncusu, gerçekleşen göçlere kabul eden devletin uygulamaya çalıştığı herhangi bir özel asimilasyon ve entegre etme önlemleri eşlik etmiyordu. 'Tarihi vatanı'na dönenler, kendi 'Orta Asyalı' özgünlüğünü kaybederek ve bir diaspora topluluğu oluşturmadan, çarçabuk yerel halkın içinde çözülüyordu. Gelenler ile yerel halk arasında bazı çatışmalara ve Orta Asya'ya dair nostaljinin bazı tezahürlerine rastlanıldıysa da bunlar çok nadir ve özeldi. Zor bir süreç olmasına rağmen, genel olarak 1990'lardaki göç Rusya'da siyasi ve hemen çözüm gerektiren bir problem olarak algılanmadı ve denetleme ile regülasyon taleplerine yol açmadı. 1 J.A. Zayonçkovskaya, Rusya ve BDT ile Baltık Ülkeleri Arasında Göç: Son On Yılın Neticeleri [Миграции между Россией и странами СНГ и Балтии: итоги последнего десятилетия],

6 2000'LERDEKİ EMEK GÖÇÜ RHA Нaber 90'ların sonlarında ve 2000'lerin başlarında Orta Asya'dan Rusya'ya göçün niteliğini belirleyen önemli eğilimler değişmeye başladı. Baskın olmayan etnik grup temsilcilerinin göçü devam ettiyse de bunlara bölge devletlerindeki temel etnik grupların üyeleri de eşlik etmeye başladı. Bu iki süreç arasındaki bağ, açıkçası, doğrudan bir bağdı. Az sayıda baskın etnik grubunun temsilcilerinin de katıldığı ve SSCB'nin bir bölgesinden diğer bölgesine gerçekleştirilen göç, aslında bir büyük hareket altyapısının oluşmasına ve oturtulmasına neden oldu -sınırlar arası geçiş pratikleri, bilgi aktarımı ve deneyim paylaşımı, yeni ortamda destek ağları vs. Devletin kurucu temel etnik grubunun üyeleri, eski arkadaş ve akraba bağlılıklarını kullanarak daha önce giden baskın olmayan etnik toplulukları üyeleri ile temasa geçerek Rusya'ya göç ettiler. 90'lardaki göçün birinci dalgası, bu anlamda, 2000'lerdeki ikinci göç dalgasının oluşumuna yardımcı olmuştu. Ancak birinci ve ikinci göç dalgaları arasında söylem ve gerekçeler bakımından çok önemli farklılıklar da söz konusudur. İlki genellikle 'vatana kavuşma' gibi siyasi nedenler gösterilerek gerçekleşirken ikincisi sadece bir ekonomik olgu olarak bakılıyordu. Sovyet döneminde temelleri atılan birinci göç dalgası gibi ikinci dalganın da Sovyet tarihçesi mevcuttur arasında Orta Asya'nın çok kalabalık olduğuna dair sonuçlara varıldı ve bu sorunun çözümü, olarak köy nüfusundaki 'fazlalığı' o dönemde bile demografik düşüş yaşayan Rusya'ya adım adım aktarmak olarak görüldü. Bu transfer ilk zamanlar geçici bir nitelik taşıyordu - vardiya yöntemi ile işçi alımı söz konusu idi. Orta Asyalı asker adaylarından oluşturulan 'Emek ordu'larının kurulması da buna eklenebilir. 1980'lerde, gerçi başarısızlıkla sonuçlanan, Orta Asya'dan Rusya'ya planlı göç çabası, kalıcı olarak ailelerin ikameti için koşulların oluşturulması için çalışıldı. Rusya ve Orta Asya ülkelerini derinden etkileyen 90'ların başındaki kriz, ekonominin düşüşte olmasından ve ek emek talebine ihtiyaç duyulmamasından dolayı işgücünün kontrollü bir emek göçü fikrini anlamsız kıldı. Hammadde fiyatlarının inanılmaz artışı nedeniyle, 1998 sonrasında Rus ekonomisinin yaşadığı iyileşme bir yana, devam eden demografik düşüşten dolayı iş piyasasındaki açık daha da güçlendi. Bu durumdan hareketle, vizesiz Rusya'ya gidebilen ve ortak kültürel alışkanlıkları ve Rusça dahil ortak konuşma becerileri olan eski Sovyet cumhuriyetlerinden gelen iş gücü için Rusya bir çekim merkezine dönüştü. Orta Asya'dan Rusya ya bu göçe katılan ilk devletler arasına ekonomileri en fakir olan -hammaddesi olmayan ve siyasi anlamda istikrarsız- Tacikistan ve Kırgızistan katıldı. Biraz vakit geçtikten sonra, tam olarak 2000 lerin ortasında, bu iki devlete göreceli olarak hammadde zengini ama daha kalabalık Özbekistan da eklendi. Diğer kalan iki devletin durumu, Kazakistan ve Türkmenistan, daha çok Rusya'nınkine benziyordu: birincisinde, hammadde-bazlı ekonomik yükseliş

7 işgücünün dışarıya gönderilmesine değil, tam tersine, cezbedilmesine neden oldu ve aynı tipteki ekonominin yükselişi Türkmenistan'ın sahip olduğu iş gücü fazlasıyla sağlandı. Yeni göç dalgası hızlı bir şekilde genişledi ve oldukça yüksek boyutlara ulaştı. Gerçi, devletin yaptığı giriş ve çıkış sayımı ile kayıt altına alma sisteminin bazı hatalara sahip olmasından dolayı başka devletlerden gelen işçilerin gerçek sayısı sorusu hâlâ tartışmalıdır. Rusya Federal Göç Hizmeti nin sunduğu verilere göre, 2013 ilkbaharında Rusya topraklarında Orta Asya cumhuriyetlerinin dört milyon vatandaşları bulunmaktaydı (Tablo 2). Nitekim, bunların bir bölümünün, özellikle Kazakistan vatandaşlarının, Rusya'ya giriş yapmaları ya akraba ziyareti, ya da eğitim alma gibi nedenler dolayısıyla gerçekleşmişti. Bunun yanı sıra, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan vatandaşları olan bazı işçiler ise Kazakistan ve diğer ülkelere gitmektedirler. Тablo 2. Rusya Federasyonu nda bulunan Orta Asya dan gelen yabancı uyruklular (31 Mart 2013) 2 Число приезжих (мужчин/ женщин) Кazakistan Kırgızistan Tacikistan Türkmenistan Özbekistan Baskın etnik grubu temsilcilerinin Rusya'ya göçü ve 90'larda cereyan eden göç arasında bir kaç önemli farklılıklar vardır: Birincisi, şimdiki dönemin göçü genellikle, belirtildiği gibi, iş arama talebinden kaynaklanmakta ve ekonomik gerekçeler öncelikli konumunu korumaktadır. Her ne kadar Orta Asya devletleri 2000'lerde ekonomik düşüşü atlatarak, büyüme dönemini yakaladılarsa da her biri bu süreci birbirinden farklı olarak yaşamıştı. Kendi güçleri ile sağlam ve hızlı bir şekilde gelir artışını ve halkın büyük bir bölümünün hayat kalitesini iyileştiremeyen ekonomiler bir çok zorluklarla hâlâ baş etmeye çalışıyorlar. Düşüş sergileyen ama genel olarak büyüme kaydeden doğal demografik durum istihdam olanaklarını yine de eksik kılıyor. Bu ise halkı kendi devleti dışında var olan iş imkanlarını değerlendirmelerine ve dışarıya çıkmalarına yönlendiriyor. İkincisi, göçün gerekçeleri bakımından ekonomik yönünün ağır basması göç eden birey ve grupların sosyal niteliğinde de büyük ölçüde yansımaktadır. Kendi memleketinde iyi gelir getiren işlere sahip olamayan insanlar, ki bunlar genellikle köyde ya da küçük şehirde yaşayıp kalifiye değillerdir ve genel olarak erkeklerden ile daha çok gençlerden oluşur. Göç dolayısıyla geliş-gidişler ve kazanılan para günlük hayatın parçası olup sosyal statü ile sosyal ilişkilerin gerekli parçası haline geldiğinden dolayı uygulanan stratejilerin, gerekçelerin ve bu süreçte yer alan kişi ve grupların çok-türdeş bir yapıya evirilmesine tanık olunabilir. Vatandaşı olduğu ülkesinin dışında ticaret yapan orta sınıfı temsil eden kişilerin sayısı gün geçtikçe yükselmektedir. Bunun yanı sıra, başka ülkede iş yapan kadınların sayısı da artmaktadır. Bu kadınların bir parçası, erkekler gibi çalışmaya giderken, diğer kısmı kendi eşleri ya da potansiyel evlilik ortakları için kendi ülkesini terk etmektedirler. Ayrıca işçilerin gidebileceği dış ülkelerin sayısı da arttığından dolayısıyla başta bahsedilen düz ekonomik mantığa sosyal hareketlilik, 2 Статистические сведения в отношении иностранных граждан, находящихся на территории Российской Федерации,

8 meslek edinme, eğitim alma ve sosyal (dost, akraba vs.) ilişkileri sağlama gibi gerekçeler de eklenmektedir. Üçüncüsü, işçilerin kalıcı bir şekilde kendi ülkelerini terk ederek Rusya'ya yerleşme amaçları yoktur. Orta Asya'dan gelen işçilerin çoğu, vatandaşı oldukları ülkelerinin yaşayanı olarak kalmakta, süre bakımından farklı da olsa, kendi ülkelerine gidip-gelmekteler ya da tamamıyla ülkelerine dönmektedirler. Çalışanların çoğunun kendi ülkelerinde aileleri ve evleri varken, kazandıklarını aile geçimine, akrabaların günlük ihtiyaçlarına, evin tamiratı ya da yeni evin inşaatına, prestij ürünlerinin satın alınmasına, farklı sosyal ritüellere, eğitim ya da sağlık giderlerine harcanmaktadırlar. Kendi ülkelerine çok nadir giden ve zamanlarının büyük bir kısmını Rusya'da geçiren yabancı işçiler kendi durumlarını yine de 'geçici' olarak değerlendirirken aileleri ile olan ilişkilerini devam ettirmekte ve vatanlarına geri dönmeyi amaç olarak görmektedirler. Yabancı işçilerin vatandaşlık almadan Rusya da çalışmasını sağlayan çeşitli yasal imkanlar vardır. Rusya topraklarında kanunla belirlenen belirli bir vakit içerisinde vizesiz bulunma, geçici ikametlerini temel alarak kaydettirme, iş sözleşmelerinin kabulü ve izinlerin satın alınması gibi. Her bir mekanizmanın kendine göre özellikleri mevcuttur: gerekli olan belgeler ve yükümlülükler bakımından olsun ya da devlet sınırında çalışan memurları, federal göç hizmeti bürosu çalışanları, polis ve tıp kurumları ve iş adamları ile resmî ve gayrıresmî ilişkiler ve buna dair değişen pratikler gibi. Bu tür çoktürdeş yapı da yasal ve yasadışı durumlarının çoğalmasına yol açmaktadır. Bazı yabancı işçiler kendilerinden çok çaba ve güç istediği tüm kanunlara uygun bir şekilde iş yapmaya çalışırken diğerleri sadece kanunların bir kısmına uygun davranmakta, kalan kısım ise bir sektör haline gelen sahte belgeler kullanarak Rusya'da bulunmaktadırlar. Fiilen çoğu göçmen işçi, kiralık evlerde ya da gayrıresmî yatakhanelerde yaşamakta, bunların üçten ikisi iş sözleşmesi olmadan ve izinsiz çalışmaktadırlar. Bu ise genel olarak işçilerin Rusya'daki varlıklarının tam olarak belgelendirilemediğinden onları çoğu yasal haklarından mahrum bırakmaktadır. Buna karşın, Orta Asya'dan göç edenlerin bir kısmı Rusya'daki hayatlarını sağlamlaştırmaktadırlar. Bazıları sabit bir işe sahip olurken bazısı kendi iş yerlerini açmakta ve kişisel konut edinmektedirler. Bazıları Rusya vatandaşları ile beraber ikinci aile kurarken diğerleri kendi ailelerini Orta Asya'dan Rusya'ya getirmektedirler. Bunlardan bir çoğu Rusya topraklarında kalma hakkını elde ederken bazıları da Rusya vatandaşı bile olmaktadır. Son gruba mensup işçilerin sayısı tedricen yükselirken yine de dominant bir nitelikte değildir (Rusya vatandaşlığına geçen Orta Asya devletlerinde baskın etnik grubunun temsilcilerinin kesin sayısı belli değilse de, nüfus kayıtlarından dolaylı incelenebilir Tablo 3). Rusya vatandaşlığına geçen ve Rusya'da kendi çocuklarını yetiştiren bu kişilerin çoğunun bunu seçmeleri, kendileri açısından ve sahip olduğu iş olanakları açısından güvenli olduğundan dolayı olmuştur. Yoksa bu grup vatanlarına geri dönme ya da diğer bir ülkeye geçme konusunda Rusya'yı terk etme seçeneğini hayatlarına dair planlarından silmemektedirler.

9 Tablo 3. Rusya da etnik Kırgız, Tacik ve Özbek nüfusu (1989, 2002 ve 2010 nüfus sayımına göre) Kırgızlar Tajikler Özbekler Pamiriler dahil. Dördüncüsü, yukarıda belirtilen bilgiden hareketle, göçmenlerin Rus toplumuna entegre olma amacını gütmediğini açıkça görebiliriz. Bunların çoğu soydaşlık, etnisite ve yerlilik üzerinde bina edilen farklı ağların üyeleri olmaktadırlar. Bazen sadece yabancı işçi olduklarından dolayı kendilerini gönüllü göçmen ağlarına dahil etmektedirler. Bu ağlar içerisinde yer alanlar çoğu zaman 'evlerinde' uygun bulunan davranış ve hareketleri, geçici olarak kaldıkları ortamı ve koşulları da hesaba katarak, yaşatmaktadırlar. Bu koşullarda Müslüman pratiklerin ve dinsel kimliğin belirleyici ve sembolik rolü yükselmektedir. Göçmenlerin sağladığı ağlar içerisinde kendilerine yardım ve güvenlik altyapısı ile tatil yapma gibi belirli hizmetler sunan sistemleri oluşturmaktadırlar. Bazen bütün bunlar bir gettoyu anımsatıyorsa bile, bu yapı ile oluşan ağlar ekstateritoryal bir nitelik kazanmaktadır. Dışa-yönelik kendini izole etme ve dışlanma (exclusion) durumları, yasal olanak tanıyan yöntemlerin yokluğu ile 'yasadışılığı' ve dolayısıyla polis gibi düzeni koruyan kurumlar tarafından takip edilmesi, göçmen işçilerin doğal olarak dış dünya ile etkileşimlerini olabildiğince asgari düzeyde tutmalarına itmektedir. Bunun yanı sıra, yerel halk için etnik olarak yabancı ve köyden gelen insanların bu büyük akını çok görünür bir olgu haline gelmiştir. Göç eden kişilerin sahip oldukları düşük sosyal statü ve var olan kültürel farklılıklar daha çok gündelik hayattaki yabancı korkusuna (ksenofobi) dönüşen önyargıların filizlenmesine neden olmaktadır. Dışlanmaya karşın, Rusya'daki hayata göçmenleri dahil etme imkanları da mevcuttur. Sabit bir işi olan, Rusya vatandaşlığını alan ya da Rusya'da yasal olarak yaşayabilen yabancılar kendi aralarında diaspora niteliğinde olan 'ulusal-kültürel' topluluklar oluşturmaktadırlar. Devlet tarafından yasal anlamda tanınan bu tür topluluklar kendi 'tarihi vatanları' ile sembolik bağı korumaktadırlar. Diğerlerine kıyasla en kalabalık, güçlü ve ünlü olan kurumlar Taciklere aittir. Rusya'nın önemli merkezlerinde şubeleri olan, Tacikistan dan gelen işçilerin haklarını koruyan ve bilgi verme aktivitelerine ev sahipliği yapan kitle iletişim araçları, Rusya hükümetinin kurumları, Tacikistan elçiliği ve konsoloslukları ile sürekli etkileşimde olan bu kurumlar bu gruptadır. Ayrıca genelde bölgesel nitelikte olan, ama Tacikler kadar Rusya'nın kamusal ve siyasi alanlarında aktif olmayan Kırgız ve Özbek kurumları da mevcuttur. Orta Asya ile bağlantılı bu kurumların sayısı gitgide artmakta ve yavaş bile olsa aralarındaki koordinasyon kabiliyeti ile göç ve göçmenlerle ilgili toplumsal tartışmaları yönlendirme açısından etkisi pekişmektedir yılında yapılan nüfus sayımına göre Rusya nüfusunun ulusal içeriği [Национальный состав населения России по переписи 1989 г.], yılında yapılan nüfus sayımına göre Rusya nüfusunun ulusal içeriği [Национальный состав населения России по переписи 2002 г.], yılında yapılan nüfus sayımına göre Rusya nüfusunun ulusal içeriği [Национальный состав населения России по переписи 2010 г.],

10 RHA Haber ORTA ASYALI GÖÇMENLERE DAİR RUSYA SİYASETİ Rusya'nın göç politikası uzun zamandır hükümet ve toplumu en az ilgilendiren konulardan bir tanesiydi. Göç sürelerini ayarlayan devletin farklı kurumları, 1993'de açılan İçişleri Bakanlığı bünyesindeki pasaport-vize hizmeti ve Çalışma Bakanlığı bünyesindeki Göç işleri Komitesi temelinde 1992 yılında kurulan Federal göç hizmeti (FGH) arasında paylaşılmıştı. FGH'nin yükümlülüklerine giren meseleler arasına SSCB'nin eski cumhuriyetlerinden gelen göçmenler ile mültecilere barınak sağlama meselesi de girmişti yılında FGH, Devlet Bakanlığı ile birleşerek Federasyon, Ulusal ve Göç Politikası İşleri Bakanlığı adını almıştı yılında bu bakanlık kapatılarak göç denetiminin ana fonksiyonları İçişleri Bakanlığı'na geçti. Ama 2004 yılında bu kez İçişleri Bakanlığı'nda FGH'nin daha özerk bir şekilde yeniden oluşturlması kararı alındı. 1990'lardaki göç politikası çerçevesinde Rusça konuşan nüfusun akınına tepki niteliğinde bir kaç önemli kanun ve yabancı ülkelerde bulunan ortak vatana sahip şahısları ('sooteçestvenniki') destekleme programı kabul edildi yılında soydaşlara ilişkin yeni bir devlet kanunu kabul edildi. Bunu takiben, 2006 yılında da yabancı devletlerde yaşayan soydaşların Rusya'ya gönüllü olarak göçünü destekleyen ve 2012 senesine kadar işleyecek devlet programı kabul edildi yılında söz konusu program süresiz olarak kabul edildi ve işlemeye devam ettiyse bile Orta Asya devletlerinden baskın olmayan etnik toplulukların Rusya'ya göçünün hızlı bir şekilde düşüşe geçmesiyle bu programdan yararlananların sayısını azalttı. 'Sooteçestvenniki' kavramı resmi anlamı itibariyle oldukça geniş bir içeriğe sahip olmakla birlikte SSCB vatandaşlığına sahip kişileri ya da yabancı bir ülkede yaşayan Rusya vatandaşlarını, Rusya ve SSCB'de ataları olanları ve orada doğanları içermektedir. Bu terim göç politikasının sadece etnik unsura bağlı olmadığını gösterir ve Rus toplumunun çok-uluslu niteliğinin altını çizmeye çalıştığı gibi yabancı etnik toplulukların Rus topraklarına göç etmesine de olanak sağlamaktadır. Ama kavramın bu kapsamını ve ilgili kanunları Rusya'nın her bir siyasetçisinin kabul ettiğini söylemek yanlış olacaktır. Bazı siyasetçiler Ruslar ve 'Slavlar'ı daha çok öne çıkartırken bu grupların dışında gelebilecek herhangi bir etnik göç akışını engellemek çabasındadırlar. Kanuna giren son değişikliklere durumu biraz daha kesinleştiren ibareler konulmuştur. 'Rusya ile manevi ve kültürel bağ lehine özgür seçim' ibaresi, Rusya vatandaşı

11 olmasını isteyen göçmenlere karşı uygulanacak kültürel talepleri ve yabancı ülkelerden göç eden kişilere yönelik geliştirilen devlet programının ulusalcı etkisini pekiştirecek varsayımından hareketle eklenmiştir. 2000'lerin başından itibaren göç politikası, Rusça konuşmayan işçi göçünü dengeleme yönüne çekilmeye başlanmıştı ve bu doğrultuda yabancı vatandaşların Rusya'daki konumu, göç kaydı ile ilgili kanunlar kabul edilerek yabancı iş gücünün işe alınmasını sağlayacak kontenjanlar düzenlenmişti. Oluşan yeni durumu anlama çabasının sonucu olarak, 2025 yılına kadar Rusya Federasyonu göç politikası, 2012 yılında devlet başkanı tarafından kabul edildi ve yürürlüğe kondu. Söz konusu program, yabancı iş gücüne büyük ihtiyacı olduğunu kabul edip bunun 'Rusya Federasyonu'nda kalıcı olarak yaşayan nüfusun sayısını yükseltmek ve istikrarlı hale getirmek açısından da yararlı olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca yabancı işçilerin yasal hale gelmesi, adaptasyonu ve Rus toplumuna entegrasyonunu sağlayacak etkin mekanizmaların geliştirilmesi nin gerektiği de vurgulanmıştır 4. Rusya açısından göç politikasının sadece iç değil, dış yönü de Rusya'nın eski Sovyet cumhuriyetleri ile ilişkilerinin bir kanalı ve olası baskı aracı olmasıdır. Göç meselesi ikili ve çoklu aktif devletlerarası etkileşimin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Bu bağlamda, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Çerçevesinde İş Göçü ve BDT Ülkelerindeki Yabancı İş Gücünün Korumasına Dair Sözleşme, Yasadışı Göçe Karşı Mücadelede İşbirliği Sözleşmesi, Yabancı İş Gücünün ve Aile Mensuplarının Yasal Statüsüne Dair Anlaşma, 'BDT'ye Üye Ülkelerin Ortak Göç Politikasının Yasal Düzeyde Sağlanması' Kararı ve Ortak Göç Politikasına Dair Deklarasyon gibi önemli belgeler kabul edilirken BDT'ye üye ülkelerin göç kurumlarının yöneticiler konseyi kuruldu. Bu koordinasyonun bir diğer önemi, Rusya'nın Avrupa Birliği'ne (AB) benzer nitelikte post-sovyet düzlemde 'Avrasya projesini' hayata geçirmek, işlemesini sağlamak ve böylece kendi 'büyüklüğünü' göstermek ya da ayrı 'medeniyet' olduğunu kanıtlamakla ilgilidir. Rusya tarafından yürürlüğe konulan ve kabul edilen anlaşmalar ile uluslararası sözleşmeler göçe dair her ne kadar liberal ve etnik-üstü bir yaklaşımın var olduğunu gösteriyorsa da Rus siyasetçiler ve uzmanların bu nitelikte bir konsensüse vardıklarını söylemek oldukça zor. Bazıları Rusya'nın iş piyasasının eski Sovyet cumhuriyetlerinden gelen işçilere serbest olarak açılmasını durumunda devlete ekonomik ve jeopolitik getirilerin olacağına inanırken tam tersine özellikle Orta Asya'dan gelecek 'öteki' kültürün yarattığı göçün Rus toplumuna tehdit olacağının altını çizmekte ve bundan dolayı olabildiğince dışarıdan gelen göç akışını sınırlandırmak hatta mümkünse tamamen engellemek gerektiğini vurgulayanların sayısı hiç de az değildir. Farklı tarafların lobicilik faaliyetlerinden dolayı kendi üzerinde baskı hisseden Rusya, kendi içinde tutarlı olmayan bir göç politikasını uygulamaktadır. Hükümet ya kanunlara daha sıklaştırıcı normları ekleyip, illegal unsurları ülkelerine geri göndererek göç-karşıtı kampanya başlatıyor ya da göçmenlerin ortama daha iyi adapte olmasını sağlamak anlamında yeni yasal enstrümanlar yaratmaya çalışıyor. Özellikle bölgesel düzeyde hissedilen Rusya yöneticilerinin kamusal retoriği, çelişkili olarak, yabancı iş gücünün gerekli olduğunu vurgulamakta ve ilgili göç akışlarının sınırlanması gerektiğinin altını çizmektedir. Devlet politikasının bu ikircikliği ve uzmanlar arasında yaşanan anlaşmazlık göçle ilgili toplumsal tartışmaları daha da gerginleştirmektedir. Rusya'da göç genel olarak bir 'sorun' olarak değerlendirilir ve böyle bir yaklaşım hakimdir. Tartışılan bazı konular da 'tehdit' olarak algılanmaktadır. Önemli meselelerden bir tanesi, göçün ekonomik gerekçeleriyle ilgilidir. Göçe karşı olan taraflar bir dizi argüman sunmaktadırlar: Rus emek piyasasının dengesini geniş çaplı ucuz iş göçü bozar, Rusya vatandaşlarının farklı ekonomik alanlardan itilmesine neden olur ve maaşların büyümesine engel olur, hakları olmayan yabancı işçilerin çokça kullanılması Rus iş adamlarının teknolojik yeniliklerden kaçınmasına sebep olur ve üretimi modernleştirmelerine engel olur, kalifiye olmayan işçilerin kullanılması ürün ile hizmetlerin kalitesini düşürür, yabancı işçilerin kazandıkları paralarını Rusya'dan kendi ülkelerine göndermeleri Rus ekonomisine zararlı olur. 4 Rusya Federasyonu Göç Politikası Konsepti [Концепции государственной миграционной политики Российской Федерации],

12 Göç-karşıtı güçler, hükümeti yabancıların hareketi ve faaliyetleri konusunda denetimi kaybettiği için suçlamakta ve negatif ekonomik sonuçların ötesinde terörizm ve Rusya'nın doğu sınırlarından gelecek uyuşturucu kaçakçılığı, salgın hastalıkların Rusya'ya sıçramasına ve altyapının iyice yıpranmasına neden olacağını vurgulamaktadırlar. Son dönemde bu göç-karşıtı söyleme, yabancı göçten dolayı Rusya ile AB arasında imzalanması gereken vizelerin kaldırılmasına dair anlaşmanın imzalanmadığı argümanı da eklenmiş oldu. Bu tarafın önerdikleri önlemler, iş göçünün tamamen reddedilmesinden başlayarak belirli ülkelere karşı (özellikle Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan) vize ve pasaport uygulamasına geçilerek göçün sıkı denetimine, kontenjanların sınırlandırılmasına, komşu ülkelerle olan sınır önlemlerinin güçlendirilmesine, ve bütün bunların sonucu olarak ileride bu ülkelerle başlatılan tüm devletlerarası entegrasyon projelerinden çekilmeye kadar varmaktadır. Yukarıda belirtilen göç karşıtı tarafın önerilerine rağmen göçü destekleyenler ise göçmenlerin Rusya'da iş yapmalarında bir mahsur görmeyip yabancı iş gücünü ihtiyaç olarak değerlendirmektedirler. Bu grup şu argümanlardan hareketle göçü kaçınılmaz bir şey olarak görmektedir: Rusya nüfusunun doğal bir şekilde azalması iş gücü açığına neden olduğundan yabancıların işe alımı mantıklı bir adım olur; göçmen işçilerin çalıştıkları sektörler eğitim düzeyleri yüksek, daha kalifiye olan Rusya vatandaşlarının vasıfları ile uygunluk göstermemektedir; devlet adamları arasında yüksek düzeydeki yolsuzluk ile donanım ve teçhizat açısından sınırların zayıf denetim niteliği yabancıların akışını etkin denetim altına almayı imkansız kılmaktadır; BDT ülkelerinde Rusya'nın iş çıkarları, Rusça konuşan diaspora ve Rus askeri üsleri olduğundan dolayı bu ülkelerle ilişkiler iyi olmalıdır. Bu taraf daha çok göçün tedrici denetiminin güçlenmesi taraftarı olup göçmenlerin Rus toplumuna entegre olma ve adapte olma siyasetine büyük önem vermektedirler. Bir kaç küçük muhalif parti bünyesinde toplanan Rus milliyetçileri, Orta Asya'dan Rusya'ya iş göçünden en çok rahatsız gücü temsil etmektedir. Göçün olumsuz ekonomik ve sosyal içerikli etkilerine dikkat çeken Rus milliyetçileri, ayrıca, 'öteki' kültürün taşıyıcılarının Rus toplumunda varlığını, Rus olmayan ve aynı dine inanmayan yabancı unsurların sayısının yükselmesini tehdit olarak algılamakta ve göçmenlerin entegre olmaya niyetlerinin hiç olmadığını ve Rus toplumunda alışagelen kültürel pratiklere hiç uymak istemediklerini sürekli vurgulamaktadırlar. Yabancı ülkelerden gelen göç akışlarına karşı olmalarının bir diğer sebebi, Rusya'nın 'Rus ulus-devletine' dönüşmesini istemeleri ve göçmenleri bu anlamda sadece istikrar bozucu faktör olarak algılamalarıdır. Göç-karşıtı ksenofobi bu ideolojik yönelimin temsilcileri tarafından siyasi yarışta kullandıkları popülist retoriğin önemli unsurlarından biridir. Rusya'daki milliyetçi hareketin radikal kanadından dazlaklar ve bazı futbol takımlarının taraftarlarının kurdukları gruplar, göçmenlere karşı şiddet içeren kampanyalar yürütmekte ve benzer eylemlere aktif olarak katılmaktadırlar. Her ne kadar göçe karşı geliştirilen 'kültür-temelli argüman' daha çok milliyetçiler tarafından kullanılıyorsa da bazen kapalı veya açık bir şekilde bu tavır benzer tartışmalarda da kendiliğinden ortaya çıkar. Uzmanların görüş ve fikirleri en temel meselede birbirinden ayrışmaktadır aslında: Rusya bir 'etnik devlet' mi, yoksa 'sivil devlet' mi veya 'imparatorluğun' bir tezahürü müdür? Bu soruya verilen cevaptan hareketle, her bir ideolog ve siyasetçinin göçe dair tutumu belirlenir tamamen karşı olmaktan tutun da, göçmenlerin işe alınmasına ve topluma entegre edilmesine razı olmaya ya da kültürel çokluğun korunmasının gerekliliğini vurgulayanlara gibi bu tutumlar farklı olabilmektedir.

13 ORTA ASYA DEVLETLERİNİN GÖÇ SİYASETİ RBTH Orta Asya devletlerinde 'ulusun toplanması' gibi etnikleştirici retoriğin pekişmesi, 1990'lardaki ve daha azalmış haliyle 2000'lerde yaşanan Rus nüfusunun (Ukraynalılar, Tatarlar, Almanlar, Yahudiler, Kafkasyalılar vs. dahil) göçüne eşlik eden süreçte olmuştu. Göçmenlerin çok sayıda terk ettiği devletler için 'toplanma' baskın etnik topluluğun lehine etnik dengenin sağlanması olarak anlaşılıyordu. Kalifiye elemanların önemli bir parçasını kaybettilerse bile, Orta Asyalı siyasetçiler ve ideologların sevinçle karşıladıkları olgu, 'öz' topraklarında mensubu oldukları etnik topluluklarının baskınlığının artması olmuştu. Aynı zamanda 'ulusu toplama' siyaseti çerçevesinde bazı devletler, yabancı ülkelerde yaşayan, ama kendi etnik gruplarını temsil eden göçmenleri çekme programlarını başlattılar. Bu programların en büyüğü ve en etkilisi Astana'ın başlattığı 'oralman'ların (geri dönen kişi) Kazakistan'a dönmesini sağlayan programdı. Baskın etnik nüfus hacminin yüksekliğinden dolayı Özbekistan ve Türkmenistan'ın başka ülkelerde yaşayan soydaşlarını geri çekme siyasetine ilgi o kadar da büyük değildi. 2000'lerde ise baskın etnik topluluğun temsilcilerinin göçmen olarak yabancı ülkelere çalışmaya gitmesinin sonucu olarak göçe ve göçmenlere dair yeni vurgular yapılmaya başlandı. Rusya'ya benzer şekilde, göçmen işçiler açısından iş imkanı sunan Kazakistan'daki toplumsal tartışmalar da güney komşularının yaratacağı akına dair kaygıları tekrarlar niteliktedir. Bu tür kaygılar olsa bile, Kazakistan'da göç meselelerine bakan tek bir kurum yoktur ve yükümlülükler Çalışma ve Sosyal Koruma, Ekonomi ve Bütçe Planlama ile İçişleri Bakanlıkları arasında paylaşılmıştır. Göçmenlere ev sahipliği yapmayan ve onları kendi ülkesinden göndermeyen Türkmenistan ise, göç konusu ile ilgili kaygıları yok, ama yine de ülke içinde devlet göç hizmeti çalışmalarını sürdürmektedir. Özbekistan oldukça ilginç bir durumla karşı karşıyadır. Post-Sovyet dönemi iş piyasasının en etkin iş gücüne sahip ve göçmen işçilerin para aktarımlarının en büyük alıcısı Özbekistan içerisinde uzun zamandır göçün artıları ve eksileri konusunda herhangi bir ciddi tartışma olmamıştı. Özbek hükümetine bağlı kitle iletişim araçları var olan ve sayısı bir kaç milyon kişiye ulaşan göçe hiç yokmuş

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu

Toplam Erkek Kadin 20 35.9. Ermenistan Azerbaycan Gürcistan Kazakistan Kırgızistan Moldova Cumhuriyeti. Rusya Federasyonu Doğu Avrupa, Orta Asya ve Türkiye de İnsana Yakışır İstihdamın Geliştirilmesi Alena Nesporova Avrupa ve Orta Asya Bölge Direktör Yardımcısı Uluslararası Çalışma Ofisi, Cenevre Sunumun yapısı Kriz öncesi

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİNDE TEMEL KAVRAMLAR İnsan Kaynakları Yönetimi (İKY) İKY Gelişimi İKY Amaçları İKY Kapsamı İKY Özellikleri SYS BANKASI ÖRNEĞİ 1995 yılında kurulmuş bir

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER

21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER 21. YÜZYILDA TEMEL RİSKLER KÜRESEL EKONOMİYİ ROTASINDAN ÇIKARABİLECEK 10 BÜYÜK TEHLİKE DÜNYA EKONOMİSİ VE ABD EKONOMİSİNDE OLASI MAKRO DENGESİZLİKLER (BÜTÇE VE CARİ İ LEMLER AÇIĞI) (TWIN TOWERS) İSTİKRARSIZ

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı.

Aslında, benim perakende sektöründeki kariyerim bir anlamda 12 yaşında sahibi olduğumuz süpemarkette yaz tatillerinde çalışmamla başladı. Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Konuklar, İstanbul, 14 Temmuz 2008 Öncelikle Real Hipermarketleri Türkiye Genel Müdürü olarak gerçekleştirdiğimiz ilk basın toplantımıza katılımınız için çok teşekkür

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

8.1. Gelirler Genel Müdürlüğü Eğitim Merkezi Çalışmaları

8.1. Gelirler Genel Müdürlüğü Eğitim Merkezi Çalışmaları 8. EĞİTİM. 8.1. Gelirler Genel Müdürlüğü Eğitim Merkezi Çalışmaları 01.01.2001 31.12.2001 tarihleri arasında Gelirler Genel Müdürlüğü Eğitim Merkezi nce merkez ve taşra teşkilatlarında çalışan çeşitli

Detaylı

Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma

Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma Finlandiya da Sosyal Güvenlik Politikası Oluşturma AB Eşleştirme Projesi, Ankara Kursun 6. Haftası Carin Lindqvist-Virtanen Genel Müdür Yardımcısı Sigorta Bölümü Sosyal refah ve sağlık bakım alanında idari

Detaylı

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 1 SAYIN BAKANLAR, KIYMETLİ TEMSİLCİLER; ÖNCELİKLE BURADA BULUNMAKTAN DUYDUĞUM MEMNUNİYETİ İFADE ETMEK İSTİYORUM.

Detaylı

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak

Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak Dağlık alanda yaşayan insanlar ve yaşadıkları çevreler için birlikte çalışmak BİZ KİMİZ? Dağ Ortaklığı bir Birleşmiş Milletler gönüllü ittifakı olup, üyelerini ortak hedef doğrultusunda bir araya getirir.

Detaylı

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik

Liderlikte Güncel Eğilimler. Konuşan Değil, Dinleyen Lider. Şeffaf Dünyada Otantik Lider. Bahçevan İlkesi. Anlam Duygusu Veren Liderlik Video Başlığı Açıklamalar Süresi Yetkinlikler Liderlikte Güncel Eğilimler Konuşan Değil, Dinleyen Lider Son on yıl içinde liderlik ve yöneticilik konusunda dört önemli değişiklik oldu. Bu videoda liderlik

Detaylı

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi 1 Ekim 2013 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi, Obamacare olarak bilinen sağlık reformunun bir yıl ertelenmesini içeren tasarıyı kabul etti. Tasarının meclisten geçmesinin

Detaylı

Ekonomik Entegrasyon, Ülkeler Arası Yakınlaşma (Yakınsama) ve Avrasya Ekonomik Birliği. Ahmet Burçin Yereli*, Mustafa Kızıltan**, Emre Atsan***

Ekonomik Entegrasyon, Ülkeler Arası Yakınlaşma (Yakınsama) ve Avrasya Ekonomik Birliği. Ahmet Burçin Yereli*, Mustafa Kızıltan**, Emre Atsan*** Ekonomik Entegrasyon, Ülkeler Arası Yakınlaşma (Yakınsama) ve Avrasya Ekonomik Birliği Ahmet Burçin Yereli*, Mustafa Kızıltan**, Emre Atsan*** Hacettepe Üniversitesi İİBF Maliye Bölümü, Ankara, Türkiye

Detaylı

Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü

Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomi Koordinatörlüğü www.sde.org.tr ANALİZ 2014/2 2013 YILI ALTIN ANALİZİ Dr. M. Levent YILMAZ Ekonomistlerin çoğu zaman yanıldığı ve nedenini tahmin etmekte zorlandığı bir

Detaylı

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları

AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları AB 2020 Stratejisi ve Türk Eğitim Politikasına Yansımaları Y. Doç. Dr. Tamer Atabarut Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi Müdürü atabarut@boun.edu.tr Avrupa 2020 Stratejisi: Akıllı, Sürdürülebilir

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. DÜNYA TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI 10-11 NİSAN 2009 Boğazdan Körfeze Fırsatlar 1 SUNUM PLANI KÖRFEZ BÖLGE PROFİLİ KÖRFEZ ÜLKELERİ İLE İLİŞKİLER SONUÇ VE ÖNERİLER 2 Bölge Profili

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

10.404. Güncel BES Verileri. Toplam Fon Büyüklüğü (milyar TL) 42,35 Faizsiz Fon Büyüklüğü (milyar TL) 1,70 Katılım Emeklilik Fon Büyüklüğü (milyon TL)

10.404. Güncel BES Verileri. Toplam Fon Büyüklüğü (milyar TL) 42,35 Faizsiz Fon Büyüklüğü (milyar TL) 1,70 Katılım Emeklilik Fon Büyüklüğü (milyon TL) Temmuz 15 Güncel Ekonomik Yorum Haziran ayı bir önceki ayın benzeri şekilde geçmekle beraber seçimlerin ve siyasi durumun finansal piyasalar açısından ne denli önemli ve belirleyici olduğunu birkez daha

Detaylı

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR AB Göç politikalarında uyum ve koordinasyon için: Amsterdam Anlaşması 2.10.1997 Tampere Zirvesi 15-16.10.1999 GÖÇ VEGÖÇMEN POLİTİKALARININ

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER

ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER ÖZETLER VE ANAHTAR KELİMELER Türkmenistan da Siyasal Rejimin Geleceği: İç ve Dış Dinamikler Açısından Bir Değerlendirme Yazar: Haluk ALKAN Özet: Türkmenistan, çok yönlü özelliklere sahip bir ülkedir. Sahip

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve KADIN Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB nin kadın-erkek eşitliği ile ilgili temel ilkeleri AB nin kadın istihdamı hedefi AB de toplumsal cinsiyete duyarlı

Detaylı

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi

Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Bilgisayar ve İnternet Tutumunun E-Belediyecilik Güvenliği Algısına Etkilerinin İncelenmesi Tuna USLU Gedik Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Programı Özel Gebze Doğa Hastanesi Sağlık Hizmetleri A.Ş.

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

www.ankaraisguvenligi.com

www.ankaraisguvenligi.com İş sağlığı ve güvenliği temel prensiplerini ve güvenlik kültürünün önemini kavramak. Güvenlik kültürünün işletmeye faydalarını öğrenmek, Güvenlik kültürünün oluşturulmasını ve sürdürülmesi sağlamak. ILO

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

DÜNYADA İSTİHDAM VE SOSYAL DURUM - EĞİLİMLER (WESO) 2016

DÜNYADA İSTİHDAM VE SOSYAL DURUM - EĞİLİMLER (WESO) 2016 ÖZET DÜNYADA İSTİHDAM VE SOSYAL DURUM - EĞİLİMLER (WESO) 2016 ÖZET Uluslararası Çalışma Ofisi- Cenevre Küresel ekonomi yeni zaaf işaretleri sergiliyor Yapılan tahminlere göre dünya ekonomisi 2015 yılında

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

Beyin Gücünden Beyin Göçüne...

Beyin Gücünden Beyin Göçüne... On5yirmi5.com Beyin Gücünden Beyin Göçüne... Beyin göçü, yıllardır pek çok ülkenin kan kaybı... Peki gençler neden ülkelerini tekederler? Hangi sebepler ülkelerin beyin gücünü kaybetmesine sebep olur?

Detaylı

10.404. Güncel BES Verileri. Toplam Fon Büyüklüğü (milyar TL) 43,75. Faizsiz Fon Büyüklüğü (milyar TL) 1,85 152,31

10.404. Güncel BES Verileri. Toplam Fon Büyüklüğü (milyar TL) 43,75. Faizsiz Fon Büyüklüğü (milyar TL) 1,85 152,31 EYLÜL 15 Güncel Ekonomik Yorum Ağustos ayı içinde Türkiye kendi özeli başta olmak üzere dış etkenlerin de piyasalara etkisi ile sert inişli günleri yaşayarak geçirmiştir. Koalisyon çabalarının sonuçsuz

Detaylı

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar

Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 28. Toplantısı. Yeni Kararlar Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu 8. Toplantısı Yeni Kararlar İÇİNDEKİLER. Yeni Kararlar.. Üniversitelerin Ar-Ge Stratejilerinin Geliştirilmesine Yönelik Çalışmalar Yapılması [05/0].. Doktora Derecesine

Detaylı

BELGESİ. YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21

BELGESİ. YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21 TÜRKİYE HAYAT BOYU ÖĞRENME STRATEJİ BELGESİ YÜKSEK PLANLAMA KURULU KARARI Tarih: 05.06.2009 Sayı: 2009/21 Dr. Mustafa AKSOY Hayat Boyu Öğrenmenin Geliştirilmesi Operasyon Koordinatörü mustafaaksoy@meb.gov.tr

Detaylı

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ 445 TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ Aydeniz ALİSBAH TUSKAN* 1 İnsanların bir biçimde sınıflanarak genel kategoriler oturtulması sonucunda ortaya çıkan kalıplar ya da bir

Detaylı

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi

İTKİB Genel Sekreterliği AR&GE ve Mevzuat Şubesi HALI SEKTÖRÜ 2014 EYLÜL AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ EKİİM 2014 1 2014 YILI EYLÜL AYINDA HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ Ülkemizin halı ihracatı

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları

1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları 1. Gün: Finlandiya Hükümetinin Strateji Araçları Virpi Einola-Pekkinen 10.1.2011 1 Finlandiya Hükümetinin Yapısı Finlandiya da 12 Bakanlık vardır. Her Bakanlık kendi yetkisi çerçevesinde yönetim kapsamına

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI

T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI T.C. İSTANBUL KALKINMA AJANSI Bölgesel Yenilik Stratejisi Çalışmaları; Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi İstanbul Bölgesel Yenilik Stratejisi Kamu Kurumlarında Yenilik Anketi Önemli Not: Bu anketten elde

Detaylı

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği

Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği 3. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Sempozyumu 21-23 Ekim 2011, Çanakkale Türk İnşaat Firmalarının Yurtdışı Projelerde İşçi Sağlığı, İş Güvenliği ve Çevre Uygulamalarına Bakışı - Rusya Federasyonu Örneği Aslı

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Mayıs 2012, No: 33 i Bu sayıda; Kısa vadeli Dış Borç Stoku, Merkez Bankası Net Döviz Pozisyonu rakamları Uluslararası Yatırım Pozisyonu, Ve İmalat Sanayi

Detaylı

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Sayın Bakan, Değerli Konuklar, Bu yıl 2.si düzenlenen Euromoney Türkiye Finans ve Yatırım Forumu nda Akbank adına sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Forumun Türkiye hakkındaki genel

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

Merhaba Adım Serkan UĞUR. Bu sunumda Bütüncül Devlet Yaklaşımının (Whole of Government) e-dönüşüm Açısından İncelenmesi konusunu anlatacağım.

Merhaba Adım Serkan UĞUR. Bu sunumda Bütüncül Devlet Yaklaşımının (Whole of Government) e-dönüşüm Açısından İncelenmesi konusunu anlatacağım. Merhaba Adım Serkan UĞUR. Bu sunumda Bütüncül Devlet Yaklaşımının (Whole of Government) e-dönüşüm Açısından İncelenmesi konusunu anlatacağım. Türkçe tercümesi tüm devlet, bütüncül devlet veya bütünleşik

Detaylı

Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri

Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri 27.12.2012 Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri 000 Sinem KARADAĞ Gözde TOP Babasının denge siyasetini başarıyla yürüten İlham Aliyev, Azerbaycan ın bölgesel nitelikli

Detaylı

"AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1

AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER 1 TÜRK DÜNYASI SENDİKALAR ZİRVESİ "AVUSTURYA'DAKİ BOSNALI VE TÜRK GÖÇMENLER" 1 ZZI - Zentrum der zeitgemäßen Initiativen (Modern girişimler merkezi) / Avusturya 1 Bu makale, 11-13 Mayıs 2014 tarihinde Eskişehir

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz, Ana Kademe, Kadın Kolları,

Detaylı

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor

Faktoring sektörü 76 milyar TL işlem hacmi ve reel sektöre sağladığı 12,4 milyar TL ile Türk ekonomisine destek veriyor Reel Sektörün Çarkı Faktoring, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı Tevfik Bilgin in katıldığı sempozyumda değerlendirildi. Faktoring sektörü

Detaylı

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi

F. Gülçin Özkan York Üniversitesi Finansal Đstikrar ve Makroekonomik Etkileşim F. Gülçin Özkan York Üniversitesi 1 Finansal kriz tanımı üzerinde hemfikir olunan bir tanım bulunmamakla birlikte, reel sektör etkisinin derecesi önemli bir

Detaylı

TÜRKİYE DE DEMOGRAFİK DEĞİŞİM. Lütfi Sunar

TÜRKİYE DE DEMOGRAFİK DEĞİŞİM. Lütfi Sunar TÜRKİYE DE DEMOGRAFİK DEĞİŞİM Lütfi Sunar Nüfus Sorunu Son zamanlarda aile ve doğurganlık konuları artarak ülkedeki siyasi tartışmaların merkezini oluşturmakta. Çocuk sayısı sorunu ve tartışması? Demografik

Detaylı

Bölüm 5 ARZ VE TALEP UYGULAMALARI

Bölüm 5 ARZ VE TALEP UYGULAMALARI Bölüm 5 ARZ VE TALEP UYGULAMALARI Neler Öğreneceğiz? Hükümet Müdahalelerinin denge Oluşumlarına Etkileri Fiyat Kontrolleri Taban ve Tavan Fiyat Uygulamaları Asgari Ücret Politikası Tarımsal Destekleme

Detaylı

GELİR POLİTİKALARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

GELİR POLİTİKALARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GELİR POLİTİKALARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MİSYON ÇALIŞMASI Tablo 1. Misyon Çalışması Sonuçları Konsolide Misyon Sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal refahı arttırmak için, mali disiplin içerisinde, kaynakların

Detaylı

Trends in International Migration: SOPEMI - 2004 Edition GENEL GİRİŞ

Trends in International Migration: SOPEMI - 2004 Edition GENEL GİRİŞ Trends in International Migration: SOPEMI - 2004 Edition Summary in Turkish Uluslararası Göç Eğilimleri: SOPEMI - 2004 Raporu Türkçe Özet GENEL GİRİŞ John P. Martin Çalışma, İşgücü ve Sosyal İşler Direktörü

Detaylı

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar TARIM SEKTÖRÜ 1. Tarım sektöründe istihdam şartları iyileştirilecektir. 1.1 Tarıma yönelik destekler ihtisaslaşmayı ve istihdamı korumayı teşvik edecek biçimde tasarlanacaktır. Hayvancılık Hazine Müstaşarlığı

Detaylı

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar TARIM SEKTÖRÜ 1. Tarım sektöründe istihdam şartları iyileştirilecektir. 1.1 Tarıma yönelik destekler ihtisaslaşmayı ve istihdamı korumayı teşvik edecek biçimde tasarlanacaktır. Hayvancılık (Tarım Reformu

Detaylı

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY 3 EYLÜL 2013 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Değerli konuklar, yurtdışından gelen değerli misafirlerimiz, finans sektörünün kıymetli

Detaylı

BOJ TOPLANTI TUTANAKLARI ÖNCESİ

BOJ TOPLANTI TUTANAKLARI ÖNCESİ BOJ TOPLANTI TUTANAKLARI ÖNCESİ Japonya Merkez Bankası (BOJ) bu hafta 30 Nisan Çarşamba günü gerçekleştireceği Para Politikası toplantısında ekonomideki son görünümü ortaya koyacaktır. Japonya nın genel

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2013 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2013 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran Türkiye Şubeleri 2013 I. ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye ve Ortaklık Yapısı 3. Müdürler

Detaylı

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER Merve Nur Bulut, Kübra Sezgin www.improkul.impr.org.tr facebook.com/improkul @improkul improkul@gmail.com SURİYE KRİZİ VE TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER 2011

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. Uluslar arası İlişkiler Bölümü

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi. Uluslar arası İlişkiler Bölümü TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü Avrasya da Ekonomik İşbirliği İmkanları: Riskler ve Fırsatların Konsolidasyonu Mustafa Aydın Ankara, 30 Mayıs 2006 Avrasya Ekonomik

Detaylı

AR& GE BÜLTEN ARAŞTIRMA VE MESLEKLERİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ HAZİRAN. Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetlerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri

AR& GE BÜLTEN ARAŞTIRMA VE MESLEKLERİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ HAZİRAN. Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetlerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Yurtdışı Müteahhitlik Hizmetlerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri, doğrudan hizmet ihracatını gerçekleştirmenin yanısıra, mal ve servis ihraç eden birçok sektörün

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: YEŞİL BİNALAR & NANOTEKNOLOJİ STRATEJİLERİ. Muhammed Maraşlı İMSAD-UNG Çalışma Grubu Üyesi

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: YEŞİL BİNALAR & NANOTEKNOLOJİ STRATEJİLERİ. Muhammed Maraşlı İMSAD-UNG Çalışma Grubu Üyesi İNŞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK: YEŞİL BİNALAR & NANOTEKNOLOJİ STRATEJİLERİ Muhammed Maraşlı İMSAD-UNG Çalışma Grubu Üyesi RAPORUN AMACI Türk İnşaat Sektörünün rekabet gücünün arttırılması amacıyla

Detaylı

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Gazi Erçel Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1 Nisan 1998 Ankara I. Giriş Ocak ayı başında

Detaylı

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm

DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm 15 Aralık 2014 DAX Haftalık Temel/Teknik Görünüm OPEC in piyasaların yön bulmasındaki etkisi hala sürüyor. Geçtiğimiz hafta OPEC ABD de arzın artması ve küresel tüketim beklentilerin azalmasını beklediklerini

Detaylı

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığığ Ülke ve Kamu Kurumları Düzeyinde Strateji Yönetimi Anıl YILMAZ Stratejik t Planlama l Dairesi i Bşk. ODTÜVT Yönetim ve Mühendislik Günleri 2 Mart 2008 Gündem Ülkesel

Detaylı

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası Büyümenin ve istihdamın artırılması için 2005 yılında kabul edilen Yenilenmiş Lizbon Stratejisi kapsamında, Avrupa Sosyal modelini yeniden şekillendiren Sosyal Gündem

Detaylı

NÜFUS POLİTİKALARI. Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL

NÜFUS POLİTİKALARI. Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL NÜFUS POLİTİKALARI Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL NÜFUS POLİTİKALARI Ülkelerin veya hükümetlerin,bilinçli olarak, Nüfusun niceliği ( sağlık ve doğurganlık), Niteliği ( eğitim) ve Dağılımını(kır

Detaylı

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler

Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Berlin Katılım gelişmesinin durumu ve perspektifler Hella Dunger-Löper Staatssekretärin für Bauen und Wohnen 1 Katılım (Latince: Katılım). Genel olarak: Katılım, vatandaşların ortak (siyasi) sorunların

Detaylı

Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik. İdari Özet Türkçe

Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik. İdari Özet Türkçe Çokkültürlü bir Avustralya için Erişim ve Eşitlik İdari Özet Türkçe Avustralya Hükümet hizmetlerinin Avustralya nın kültür ve dil bakımından çeşitlilikler gösteren nüfusuna duyarlılığı üzerine bir araştırma

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

AVĐVASA da Veri Madenciliği Reşat Fırat ERSĐN Stratejik Planlama ve ĐşGeliştirme Birim Yöneticisi

AVĐVASA da Veri Madenciliği Reşat Fırat ERSĐN Stratejik Planlama ve ĐşGeliştirme Birim Yöneticisi AVĐVASA da Veri Madenciliği Reşat Fırat ERSĐN Stratejik Planlama ve ĐşGeliştirme Birim Yöneticisi AvivaSA Bir emeklilik ve hayat sigortası şirketi 1 Kasım 2007. Ak Emeklilik A.Ş. ve Aviva Hayat ve Emeklilik

Detaylı