T.C. SELÇUK ÜNĐVERSĐTESĐ FEN BĐLĐMLERĐ ENSTĐTÜSÜ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. SELÇUK ÜNĐVERSĐTESĐ FEN BĐLĐMLERĐ ENSTĐTÜSÜ"

Transkript

1 T.C. SELÇUK ÜNĐVERSĐTESĐ FEN BĐLĐMLERĐ ENSTĐTÜSÜ TEHLĐKELĐ ATIK GERĐ KAZANIM/BERTARAF TESĐSLERĐNDE ĐŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLĐĞĐNĐN MEVCUT DURUMUNUN DEĞERLENDĐRĐLMESĐ Aslı YAPICI YÜKSEK LĐSANS TEZĐ Çevre Mühendisliği Ana Bilim Dalı MAYIS-2012 KONYA Her Hakkı Saklıdır

2

3

4 ÖZET YÜKSEK LĐSANS TEHLĐKELĐ ATIK GERĐ KAZANIM/BERTARAF TESĐSLERĐNDE ĐŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLĐĞĐNĐN MEVCUT DURUMUNUN DEĞERLENDĐRĐLMESĐ Aslı YAPICI Selçuk Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Çevre Mühendisliği Anabilim Dalı Danışman: Doç. Dr. Celalettin ÖZDEMĐR 2012, 119 Sayfa Jüri Doç. Dr. Celalettin ÖZDEMĐR Yrd. Doç. Dr. Dünyamin GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr. Fatma BEDÜK Günümüzde kuruluşlar, varlıklarını en etkin şekilde sürdürmek, geliştirmek ve zorlu rekabet koşullarında öne geçebilmek için çok çeşitli yönetim sistemlerine sahip olmak ve bu sistemleri aynı anda yürütmek zorundadırlar. Bir işin yapılması sırasında bilinen veya bilinmeyen, öngörülen veya öngörülemeyen tehlikeler ve riskler söz konusudur. Bu tehlike ve riskler; çalışanı, üretimi, üretim araçlarını ve çevreyi tehdit eder. Söz konusu tehlike ve riskler ortaya çıktığında geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilir. Ancak Türkiye de iş sağlığı ve güvenliğine gerekli önem verilmemektedir. Bu durum göze alınarak, tez önerisi olarak sunulan bu çalışmada, ülkemizde gelişmekte olan tehlikeli atık geri kazanım/bertaraf tesislerinde iş sağlığı ve güvenliğinin mevcut durumunun araştırılması ve güncel bilgilerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Bertaraf, Çevre, Tehlikeli Atıklar, Geri Kazanım, Đş Sağlığı ve Güvenliği, Tehlikeli Atık Yönetimi iv

5 ABSTRACT MASTER ASSESSMENT OF THE CURRENT SĐTUATĐON OF OCCUPATĐONAL HEALTH AND SAFETY AT HAZARDOUS WASTE RECOVERY/DĐSPOSAL FACĐLĐTĐES Aslı YAPICI THE GRADUATE SCHOOL OF NATURAL AND APPLIED SCIENCE OF SELÇUK UNIVERSITY THE DEGREE OF MASTER OF SCIENCE IN ENVIRONMENTAL ENGINEERING Advisor: Asst.Prof.Dr. Celalettin ÖZDEMĐR 2012, 119 Pages Jury Assoc.Prof.Dr. Celalettin ÖZDEMĐR Asst.Assoc.Prof.Dr. Dünyamin GÜÇLÜ Asst.Assoc.Prof.Dr. Fatma BEDÜK Today s institutions are obliged to develop and maintain multiple management systems in order to coordinate themselves with fierce competition and to survive. There are known or unknown, anticipated or unanticipated hazards and risks involved in carrying out any work. These hazards and risks threaten workers, production, means of production and environment and they might cause irreversible effects. In Turkey occupational health and safety aspects are not attached great importance. Considering this situation, in this study, it is aimed to investigate and present the current status of occupational health and safety issues in developing hazardous waste recycling and disposal plants in our country. Key words: Disposal, Environment, Hazardous Wastes, Hazardous Waste Management, Occupational Health And Safety, Recycling v

6 ÖNSÖZ Bu çalışmanın hazırlanmasında; Lisans eğitimimden başlayarak bana Çevre Mühendisliğini sevdiren hocalarıma, yüksek lisans yapmamda bana yardımlarını hiçbir şekilde esirgemeyen danışman hocam Doç. Dr. Celalettin ÖZDEMĐR e sonsuz saygı ve minnetlerimi sunmayı bir borç bilirim. Bu çalışmamızı, madde ve malzeme alımı konusunda destekleyen Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Proje Birimi ne teşekkür ederim. Her zaman olduğu gibi bu çalışma süresince de bana olan güvenlerini ve desteklerini esirgemeyen aileme (Özellikle Annem Nurhan YAPICI ya), her şeyde olduğu gibi bu çalışmada da yanımdan hiç ayrılmayan ve tezin büyük yükünü çeken nişanlım Hakan PAKOĞLU na teşekkürlerimi sunuyorum. Aslı YAPICI KONYA-2012 vi

7 ĐÇĐNDEKĐLER ÖZET... iv ÖNSÖZ... vi ĐÇĐNDEKĐLER... vii 1. GĐRĐŞ Çalışmanın Amacı ve Kapsamı KAYNAK ARAŞTIRMASI Tehlikeli Atık Tehlikeli atık kavramı Tehlikeli atıkların sınıflandırılması Tehlikeli atıkların çevresel etkileri Đş Sağlığı ve Güvenliği Đş sağlığı ve güvenliği tanımı Đş sağlığı ve güvenliği nin önemi Đş sağlığı ve güvenliği tarihçesi Đş sağlığı ve güvenliği temel ilkeleri Tehlikeli Atık Geri Kazanım/Bertaraf Tesislerinde Đş Sağlığı ve Güvenliği nin Önemi Đş kazaları Meslek hastalıkları Risk değerlendirme Türkiye de Tehlikeli Atık ve Đş Sağlığı-Güvenliği Yönetimi Türkiye de tehlikeli atıklara ilişkin ulusal mevzuat ve idari teşkilatlanma Türkiye de iş sağlığı ve güvenliği ne ilişkin ulusal mevzuat ve idari teşkilatlanma Avrupa da Tehlikeli Atık ve Đş Sağlığı-Güvenliği Yönetimi Avrupa da tehlikeli atıklara ilişkin ulusal mevzuat ve idari teşkilatlanma Avrupa da iş sağlığı ve güvenliği ne ilişkin ulusal mevzuat ve idari teşkilatlanma Tehlikeli Atık Geri Kazanım/Bertaraf Tesislerinde Đş Sağlığı ve Güvenliği nin Mevcut Durumu Türkiye de tehlikeli atıkların mevcut durumu Türkiye de tehlikeli atıkların geri kazanım/bertarafına yönelik mevcut tesisler vii

8 Türkiye de iş sağlığı ve güvenliği nin mevcut durumu MATERYAL VE METOD Çalışma Kapsamında Yapılan Đşlemler Çalışma Kapsamında Değerlendirilen Tesislere Ait Bilgiler Tehlikeli atık ara depolama tesisi Yağlı metal-talaş geri kazanım tesisi Ambalaj atıkları geri kazanım tesisi Ömrünü tamamlamış lastik geri kazanım tesisi Çimento fabrikası atık bertarafı Çalışma Kapsamında Değerlendirilen Tesislerde Çalışan Personellere Ait Kullanılabilecek Kişisel Koruyucu Ekipman ve Özellikleri Çalışma Kapsamındaki Tesislere Uygulanan Anket Çalışması Çalışma Kapsamında Değerlendirilen Tesislere Ait Đç Ortam Ölçümleri Gürültü ölçümü Kişisel toz maruziyet ölçümü Çalışma Kapsamında Değerlendirilen Tesislere Ait Risk Değerlendirmesi Tesislerdeki çevre boyutları Tesislerde oluşabilecek tehlikeler ve sonuçları Tesislerin risk değerlendirmesi SONUÇLAR VE ÖNERĐLER KAYNAKLAR ÖZGEÇMĐŞ SĐMGELER VE KISALTMALAR viii

9 Kısaltmalar a.g.e : adı geçen eser a.g.m. : adı geçen makale a.g.p. : adı geçen plan a.g.r. : adı geçen rapor a.g.t. : adı geçen tez AB : Avrupa Birliği AÇA : Avrupa Çevre Ajansı AMKD : Anayasa Mahkemesi Kararları AKM : Avrupa Konu Merkezi AYM : Anayasa Mahkemesi B. : Baskı Bkz. : Bakınız BM : Birleşmiş Milletler C. : Cilt CCMS : Kuzey Atlantik Paktı Örgütü Modern Toplumun Sorunları Komitesi CEN : Avrupa Standartlar Komitesi ÇASGEM : Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi E. : Esas EC : Avrupa Topluluğu ECE : Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu EEA : Avrupa Ekonomik Alanı EEC : Avrupa Ekonomik Topluluğu EFTA : Avrupa Serbest Ticaret Bölgesi EIONET : Avrupa Çevre Bilgi ve Gözlem Ağı EPA : Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı EPOC : OECD Çevre Komitesi ESM : Çevre Duyarlı Yönetim EU : Avrupa Birliği EUROSTAT : Avrupa Birliği Đstatistik Bürosu EWC Avrupa Atık Kataloğu HD. : Hukuk Dairesi HGK. : Hukuk Genel Kararları, ILO : Birleşmiş Milletler Uluslararası Çalışma Örgütü IPPC : Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Direktifi ĐSG : Đş Sağlığı ve Güvenliği ISO : Uluslararası Standardizasyon Örgütü ĐSGÜM : Đşçi Sağlığı ve Güvenliği Merkezi K. : Karar LIFE : AB Üçüncü Dünya Ülkeleri Programı m. : Madde OECC : OECD Avrupa Ekonomik Birliği OECD : Ekonomik Đşbirliği ve Kalkınma Örgütü OSHA : Đş sağlığı ile ilgili standartlar(abd) ppm : Parts Per Million (V/V) Milyonda bir kısım RG. : Resmi Gazete s. : Sayfa S. : Sayı SSK : Sosyal Sigortalar Kurumu ix

10 T. : Tarih TAKY : Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği TBMM : Türkiye Büyük Millet Meclisi TCK. : Tük Ceza Kanunu TMMOB : Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği TÜĐK : Türkiye Đstatistik Kurumu TTB. : Türk Tabipleri Birliği UÇEP : Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı UÇES : Türkiye Cumhuriyeti AB Entegre Çevre Uyum Stratejisi UN : Birleşmiş Milletler UNCED : Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı UNEP : Birleşmiş Milletler Çevre Programı UNESCO : Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü WEEE : Atık Elektrikli ve Elektronik Ekipmanlar Direktifi WGWMP : Atık Yönetimi Politikası Çalışma Grubu WHO : Birleşmiş Milletler Dünya Sağlık Örgütü Vb : Ve benzeri. vd : Ve devamı. Yarg. : Yargıtay. Yön. : Yönetmelik x

11 1 1. GĐRĐŞ Günümüzde kuruluşlar, varlıklarını en etkin şekilde sürdürmek, geliştirmek ve zorlu rekabet koşullarında öne geçebilmek için çok çeşitli yönetim sistemlerine sahip olmak ve bu sistemleri aynı anda yürütmek zorundadırlar. Gelişen teknoloji, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de, sanayi hareketlerini hızlandırmakta, nüfus artışına paralel olarak üretim ve tüketim alışkanlıklarında çok çeşitli değişikliklere yol açmaktadır. Sonuç olarak; çevredeki doğal kaynaklar daha çok tüketilmekte ve atıklar çığ gibi büyümektedir. Üretim ve tüketim alışkanlıklarında yaşanan bu çeşitlilik, sürecin bir parçasını oluşturan atıklar konusunu da, değerlendirilmesi gereken önemli bir konu olarak ön plana çıkarmaktadır. Dünyamızda her yıl milyarlarca ton atık oluşmakta ve bu atık miktarı hızla gelişen ve büyüyen endüstrileşmeyle doğru orantılı olarak artmaktadır. Bu atıkların çeşitliliği evsel atıklardan tehlikeli atıklara, kompleks endüstriyel atıklara, kanalizasyon çamurlarına, tarımsal artıklara, maden atıklarına, hastane ve laboratuar kaynaklı patolojik atıklara kadar değişmektedir. Söz konusu atıklar içinde tehlikeli atık olgusu, ülkemizde son yıllarda ayrı bir şekilde değerlendirilmesi, taşınması, depolanması, izlenmesi ve bertaraf edilmesi anlayışına yönelik olarak ele alınmaya başlanmıştır. Tehlikeli atık bertaraf ve geri kazanım tesislerinde bir işin yapılması sırasında bilinen veya bilinmeyen, öngörülebilen veya öngörülemeyen tehlikeler ve riskler söz konusudur. Bu tehlike ve riskler; çalışanı, çevreyi, prosesi ve proses araçlarını tehdit eder. Söz konusu tehlike ve riskler ortaya çıktığında geri dönüşü olmayan sonuçlar doğabilir. Bu tez çalışması ile ülkemizde gelişmekte olan tehlikeli atık geri kazanım/bertaraf tesislerinde iş sağlığı ve güvenliğinin mevcut durumunun araştırılması ve güncel bilgilerin ortaya konulması amaçlanmıştır Çalışmanın Amacı ve Kapsamı Đş sağlığı ve güvenliği, işyerlerinde çalışanları, işin yürütülmesi ile ilgili oluşabilecek tehlikelerden, sağlığa zarar verebilecek koşullardan koruyabilmek ve daha insani bir iş ortamı meydana getirebilmek amacıyla yapılan metotlu çalışmalardır.

12 2 Genel anlamda iş sağlığı ve güvenliği, çalışanları korumayı, bütün işletmenin ve üretimin güvenliğini ve çevrenin korunmasını esas alan tedbirlerin bütünüdür. Bu kapsamda söz konusu çalışma ile insan sağlığı ve çevre bakımından zararlı olan tehlikeli atıkların kontrolünü yapan işletmelerde çalışan personelin karşılaştığı sorunlar, yapılması gereken işlemler, alınması gereken önlemler vb. konular ele alınarak, Türkiye de yeni gelişmekte olan tehlikeli atık geri kazanım/bertaraf tesisi işletmelerine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Tehlikeli atık geri kazanım/bertaraf tesislerinde çalışan işçilerin iş sağlığı ve güvenliği konusunda yapılması gereken çalışmalar, işyerlerinde doğabilecek iş kazası ve meslek hastalıkları gibi her türlü riske karşı alınması gereken tedbirler, bu husustaki genel hükümler ve bu hükümlerin yerine getirilmesinde işverene ait sorumluluklar ve bu konular hakkında güncel bilgiler ortaya konulmuş ve mevcut durum araştırılmıştır. Dört bölümden oluşan bu çalışmanın ilk üç bölümünde konu, amaç ve çalışmanın tarifini kapsamaktadır. Đkinci bölümde, tehlikeli atıkların tanımı yapılmış, tehlikeli atık sınıflandırılması ve tehlikeli atıkların çevresel etkileri ile Đş Sağlığı ve Güvenliği nin tanımı yapılarak tarihçesinden bahsedilmiş ve Đş Sağlığı ve Güvenliği nin temel ilkeleri hakkında bilgi verilmiştir Aynı zamanda Tehlikeli Atık Geri Kazanım/Bertaraf Tesislerinde Đş Sağlığı ve Güvenliği uygulamaları, önemi ve gerekliliği, iş kazaları, meslek hastalıkları ve risk değerlendirmesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde, çalışmanın kapsamı, uygulanması ve metodundan bahsedilmiştir. Türkiye de tehlikeli atık yönetimi, Đş Sağlığı ve Güvenliği mevcut durumu, mevzuat ve ulusal planlar ölçeğinde değerlendirilip, yönetimlerden sorumlu yönetsel yapı incelenerek, kurumsal yükümlülükler ve sorumluluklar belirtilmiştir. Avrupa da tehlikeli atık yönetimi, Đş Sağlığı ve Güvenliği mevcut durumu, mevzuat ve ulusal planlar ölçeğinde değerlendirilip, yönetimlerden sorumlu yönetsel yapı incelenerek, kurumsal yükümlülükler ve sorumluluklar belirtilmiştir. Tehlikeli atık geri kazanım/bertaraf tesislerinde, Đş Sağlığı ve Güvenliği yönetimi sürecinde karşılaşılan sorunlar, yönetsel, yasal, mali ve teknik açılardan ortaya konularak, Türkiye de geçerli olan tehlikeli atık geri kazanım/bertaraf tesislerinde Đş Sağlığı ve Güvenliği uygulamaları incelenmiştir. Dördüncü ve son bölümde, incelenen yaklaşımlar, sektörel kaynaklar, geri kazanım ve bertaraf tesislerindeki mevcut durum, Türkiye nin tehlikeli atık politikası, Türkiye nin Đş Sağlığı ve Güvenliği uygulamaları değerlendirilerek çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

13 3 2. KAYNAK ARAŞTIRMASI Tez çalışması, iki temel araştırma konusu üzerine kurgulanmıştır. Bunlardan ilki, tehlikeli atıklar, ikincisi ise Đş Sağlığı ve Güvenliğidir. Tez kapsamında temel anlamda, aşağıda yer alan çalışmalardan yararlanılmıştır. Tez konusuna esas tehlikeli atık ve iş sağlığı-güvenliği konularında; kitaplar, makaleler, yüksek lisans ve doktora tezleri, ilgili istatistikler ilgili mevzuatlar, iş hukuku ile ilgili kanun, tüzük, yönetmelik, tebliğ ve yargı kararları, haberler, etkinlikler vb. Đş sağlığı ve güvenliği konularında var olan kaynak ve belgeler incelenerek veriler toplanmış, yardımcı kaynak olarak seçilmiştir. Bu kaynaklar arasında; MPM yayınları, uluslar arası çalışma normları, iş sağlığı ve güvenliği bilgilendirme semineri, Çevre ve Mühendis Dergisi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Đsçi Sağlığı Dairesi Başkanlığı Yayınları, Gazi Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi yüksek lisans ve doktora tezleri vs. çalışmalar dikkate alınmış olup bu kaynakların listesi, KAYNAKLAR bölümünde ayrıntılı olarak verilmiştir Tehlikeli Atık Tehlikeli atık kavramı Atık en basit tanımı ile, ihtiyaçlarımızı karşılamak için kullandığımız maddelerin, o an için kullanılmayan veya kullanıldıktan sonra atılan kısmıdır. Tehlikeli atıklar; patlayıcı, parlayıcı, kendiliğinden yanmaya müsait, suyla temas halinde parlayıcı gazlar çıkaran, oksitleyici, organik peroksit içerikli, zehirli, korozif, hava ve suyla temasında toksik gaz çıkaran, toksik ve eko-toksik özellikler taşıyan atıklardır (Bouis et al, 1999). Kısaca, bileşiminde insan sağlığı ve çevre için tehlikeli olan ve zararlılık potansiyeli taşıyan maddeleri içeren evsel ve endüstriyel kaynaklı olabilen atıklar Tehlikeli Atık olarak tanımlanır (Shammas, 2009; Blackman, 2001). Bir atığın tehlikeli olup olmadığına karar vermede esas alınan kriterler, atığın bileşimi, atık içindeki bileşenlerin miktarları, atık içindeki bileşenlerin kimyasal reaktifleri, atığın fiziksel durumu, atığın çevredeki etkileri ve kalıcılığı şeklinde özetlenebilir. Tehlikeli atık, zararlı madde içermesi veya kimyasal reaksiyon ortaya

14 4 çıkarması nedeniyle tehlikesiz atıklar ile birlikte bertaraf edilemeyen atıktır. Bir atığın tehlikeli atık olarak değerlendirilebilmesi için atığın sahip olması gereken bazı karakteristikler: Atık bileşimi Bileşenlerin konsantrasyonları Bileşenlerin kimyasal reaktiflikleri Atığın fiziksel durumu Atığın miktarı ve bu miktarın oluşum hızı Atığın akut zararları Tehlikeli atığın çevredeki etkileri, kalıcılığı, mobilitesi (hareket edebilme yetisine sahip olma) ve çevrede ondan etkilenecek elemanların durumu (uzun süreli etkiler) Çevrede akut ve uzun süreli zararların etkinlik derecesi ve alınacak önlemlerdir Tehlikeli atıkların sınıflandırılması Atıklar literatürde çeşitli ölçütler göz önüne alınarak sınıflandırılmaktadır. Bu ölçütler, tüketim, dağıtım, üretim, teknik, kimyasal, fiziksel özellikleri, orijini, kompozisyonu, tehlikesi\zararı vb. olabilmektedir. Ancak atıkların sınıflandırılmasında, farklı yaklaşımlardan kaynaklanan birtakım farklılıklar göze çarpmaktadır. Örneğin bir sınıflandırmada tıbbi atıklar tehlikeli atık kategorisinde değerlendirilirken, bir diğer sınıflandırmada tehlikeli atıklardan bağımsız ele alınabilmektedir. Aynı durum radyoaktif atıklar için de söz konusu olabilmektedir. Yine tehlikeli, toksik, zararlı ve zehirli atık kavramları eşanlamlı olarak kullanılabilirken, ayrı kavramlar olarak değerlendirildikleri de görülmektedir. Bu kapsamda tehlikeli atıklar literatürdeki çeşitli tanımlarında farklı biçimlerde ele alınmaktadır. Bununla birlikte tehlikeli atık tanımlanmasında ve sınıflandırmasında bir birlik bulunmamaktadır. Tehlikeli atıkların başarılı biçimde bertaraf edilebilmeleri için öncelikle çok iyi tanımlanması gerekmektedir. Ancak tehlikeli atıkların tanımlanmasında ve sınıflandırılmasında henüz tam bir kesinliğe ulaşılamadığı bilinmektedir. Tehlikeli atıklar, sadece bu maddeleri üreten endüstrinin sorunu değil aynı zamanda hükümetleri ve bireyleri de ilgilendirmektedir.

15 Etkileri bakımından atıklar Her atık, bırakıldıkları çevre ile olumlu ya da olumsuz bir etkileşime sahip olmaktadır. Söz konusu etkileşimin yönü, atıkların zararlı ya da zararsız olma özelliğini ortaya çıkarmaktadır. Buna göre etkileri bakımından atıkları iki grupta incelemek mümkündür: Zararlı Atıklar Zararsız Atıklar Yapılarına göre atıklar Atıkları yapılarına göre 3 grupta incelemek mümkündür: Sıvı atıklar Katı atıklar Gaz atıklar Kaynakları bakımından atıklar Atıkları kaynakları bakımından 3 grupta incelemek mümkündür: Evsel Atıklar Endüstriyel Atıklar Özel Atıklar Atık örnekleri Evsel Atıklar Günlük faaliyetler sonucunda ev ortamında oluşan her tür artık ve atıklar evsel atık olarak ele alınmaktadır (Türkiye Çevre Vakfı, 1995). Mutfak ve yemek atıkları, kağıt, ambalaj malzemeleri, kül, cüruf, ev eşyası kırıkları (cam, porselen, toprak, demir vb.) gibi zararsız atıklar yanında piller, florasan ampüller, eski aküler, yanık motor yağları, eski ilaçlar, haşere ilacı kalıntıları gibi zararlı atıklar da evsel kullanım sonucu oluşan atıklar içinde değerlendirilmektedir (Alyanak Đ., 1992).

16 6 Evlerde üretilen toplam atığın yaklaşık % i tehlikeli atıktır. Yaygın olarak kullanılan tehlikeli evsel atıklar : Boya ve Çözücüler Mineral Yağlar ve Bileşikleri Đlaçlar Piller ve Akümülatörler Asitler ve Bazlar Katı ve Sıvı Kimyasallar Televizyon ve Radyo (PCB içeren kondansatörler) Neon Işıkları (PCB içeren kondansatörler, cıva) Endüstriyel Atıklar Endüstriyel faaliyetler sonucunda ortaya çıkan atıklardır. Genellikle üretim işlemleri sırasında ortaya çıkmaktadırlar. Evsel nitelikli olabilecekleri gibi tehlikeli atık olarak değerlendirilebilecek özelliklere de sahip olabilmektedirler. Endüstriyel faaliyetlerden kaynaklanan ve tehlikeli madde içermeyen atıklar genellikle üretim artığı hurdalar veya kullanım ömrünü tamamlamış makine ve hurda malzemelerdir (www.cevko.org.tr, 2007). Tehlikeli atık oluşturan başlıca endüstri dalları, kimya, boya, deri, ilaç, metal işleme ve kaplama, cam işleme, petrol, petro-kimya, tekstil, kağıt, otomotiv ve elektronik sanayidir (Büyükgüngör, 1995). Arıtma çamurları, Boya kapları, Makine çamurları, Yağlı bezler Yağlı metaller Tarımsal (Zirai) atıklar Zirai ilaçlar, kimyasallar vs. Özel Atıklar Yasal olarak evsel katı atık sınıfı dışında kalan, ancak evsel atıklara göre farklı yöntemlerle toplanması, taşınması, işlenmesi ve bertarafı gereken atıklardır. Söz konusu

17 7 atıkları tekrar değerlendirmek ve bertaraf etmek için bazı ek önlemlere ve özel yöntemlere gerek duyulmaktadır. Bir başka deyişle, özellikleri ve miktarları bakımından evsel atıklarla birlikte bertaraf edilemeyen atıklara özel atıklar denilmektedir (Erdin, 1981). Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği nde yapılan 2001 yılı değişikliği ile EK 6 da Özel Đşleme Tabi Atıklar başlığı altında yer verilmiş bu atıklar, tıbbi atıklar, atık yağlar, kullanılmış pil ve aküler, mezbaha atıkları, kullanılmış lastikler, maden atıkları, cips atıkları ve yakma fırını külleri olarak belirtilmektedir (Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik IV) Tarihli yeni Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği nde ise özel atıklar EK lerden çıkarılıp ayrı bir başlık altında yürürlük maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yeni yönetmelikte özel atık kapsamında değerlendirilen atıklar, maden atıkları, yağ ve sıvı yakıt atıkları, kullanılmış pil ve aküler, insan ve hayvan sağlığı ve/veya bu konulardaki araştırmalardan kaynaklanan atıklar ile kullanılmış lastiklerdir. Radyoaktif atıklar, her ne kadar Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği nde özel işleme tabi atık kategorisinde yer almıyor ise de, özellikleri ve çevre sağlığına karşı taşıdıkları riskler nedeniyle özel işlemlere tabi tutulmaları gerekliliği göz önüne alınarak, bu atıkların da özel atık kategorisinde değerlendirilmesi uygun görülmektedir. Şekil 2.1. de bazı tehlikeli atıklara yönelik örnek semboller verilmiştir. Şekil Tehlikeli atık sembol örnekleri

18 Tehlikeli atıkların çevresel etkileri Günümüzde artık çevre sorunlarının oluşturduğu tehditler herkes tarafından bilinmektedir. Bilinen başka bir gerçek de çevre sorunlarını çıkaranların gelişmiş ülkeler olduğudur. Ancak artık gelişmekte olan ülkelerle buna katkıda bulunmaktadırlar. Bu ülkelerin ilk olarak düşündükleri ekonomik gelişme ve büyümedir. Eşit derecede önlemlerin alınmak istenmesi tartışma konusudur. Sonuçta, küresel olarak çeşitli alanları etkileyen çevresel bozulmanın sonuçları dünyadaki bütün ülkelerin güvenliğini tehdit edebilir. Çevresel sorunlar; küresel, bölgesel ve yerel olarak ortaya çıkabilir. Çevre sorunlarının gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında çatışmalara neden olabileceği ileri sürülmektedir. Atık yönetimi birçok ülkede artık önemli bir çevre sorunu olarak ele alınmaktadır. Tehlikeli atık programının uygulanmasını şekillendiren veya etkileyen düzenleyici kararlar politik ve diplomatik etmenlerden etkilenmektedir. Tehlikeli atıkların insan sağlığı, epidemiyolojik sorunlar, hava kirliliği, yüzey suları ve yeraltı suları kirliliği, toprak kirliliği, flora ve faunanın etkilenmesi gibi çevre sorunları oluşturduğu bilinmektedir. Bu çevre sorunları geri dönüsü olmayan bir biçimde insan sağlığını ve çevreyi etkilemekte, güvenlik sorunları ile hak ihlalleri oluşturmaktadır(tuzla Orhanlı Belediyesi, 2006). Tehlikeli atıkların doğrudan alıcı ortama bırakılmasının yanı sıra, bu atıkların depolanma, taşınma ve bertarafı sırasında meydana gelebilecek herhangi bir kaza sonucu su, toprak ve havaya karışması da söz konusu olabilir. Yine uygulamada çeşitli kesimlerce karşı çıkılan atık yakma tesislerinde tehlikeli atıkların yeteri kadar yakılamaması sonucu ortaya çıkan kalıcı organik kirleticilerin de canlı sağlığı ve ekolojik çevre açısından riskler taşıdığı ileri sürülmektedir. Tehlikenin derecesi atığın miktarına, toksisitesine (zehirliliğine) ve etkileme hızına göre değişebilmektedir. Tehlikeli atıklar, insan ve diğer canlıların sağlığı, genleri ve metabolizmaları üzerinde tahribatlar yaratan, hatta ölümlerine neden olabilen atıklardır. Bu atıkların bir kısmı akut bir kısmı da kronik olarak etki ederler. Đnsan ve çevre sağlığının korunabilmesi için bu atıkların çevre etkileri iyi değerlendirilmeli ve bertarafları düzenli ve kontrollü bir sistem içinde yürütülmelidir(tuzla Orhanlı Belediyesi, 2006). Tehlikeli atıkların depolama sahalarının yer seçimindeki yanlışlıklar (yerleşimlere yakın olması, hâkim rüzgârların etkisinde olması vb.), evsel nitelikli

19 9 atıklar ile tehlikeli atıkların aynı sahalarda depolanması gibi uygulamalar sonucu gerek hava kalitesi, gerek yüzey ve yer altı suları, gerekse toprak kalitesi üzerinde olumsuz etkilere yol açmaktadır. Drenaj hendekleri bulunmayan tehlikeli atık depolama sahalarına düşen yağmur suları yüzey sularına kolayca karışabilmektedir. Bunun sonucunda sahaların çevresinde suni göllenmeler ve buralardan beslenen derelerde kirlenmeler ortaya çıkmakta, tehlikeli atıkların varlığından dolayı artan kirlilik yükü, bu sularda üreyen canlılar ekolojik çevreye zarar vermekte, sağlık, koku ve estetik açıdan sular tehlike arz etmektedir. Bazı tehlikeli atık sahalarının çevresinde bulunan ekili araziler de gelişigüzel gerçekleştirilen dökümlerle olumsuz etkilenmekte, toprak kirliliğine bağlı olarak, bitki kökleri tarafından emilen yüzey suları bitkilerin hem biyolojik çeşitliliğini yok etmekte hem de taşıdıkları kirlilik yükü tarım ürünlerine zarar vermektedir. Bu nitelikteki arazilerde gerçekleştirilen otlatma faaliyetleri sonucunda da hayvan hastalıkları ve toplu ölümler ortaya çıkabilmektedir(tuzla Orhanlı Belediyesi, 2006). Sonuç olarak, tehlikeli atıklara, bu bileşiklerle bulaşmış havayı soluyarak, yiyecekleri yiyerek, sıvıları içerek veya cilt teması yoluyla maruz kalınmaktadır. Đnsan vücudunda tehlikeli atıklarla ilk karşılasan akciğerler, sindirim sistemi ve deridir. Kan dolaşımı yoluyla diğer organ ve dokulara ulasan atıkların bir bölümü, bir süre sonra idrar veya dışkı yoluyla vücut dışına atılmakta; geri kalan bölümü uzun yıllar vücutta kalabilmekte; çok yavaş parçalanarak, parçalanma ürünleri vücut dışına atılmaktadır. Gerek ilk alındığı sırada, gerek vücutta kaldığı süre boyunca sağlık için zararlı sonuçlara neden olmaktadırlar. Tehlikeli atıklara maruz kalındığında meydana gelen durumlara bu bileşiklere hangi dozda, ne kadar süre ve nasıl maruz kalındığı belirlemektedir. Bir canlının maruz kaldığı tehlikeli atığın düzeyi ne kadar yüksek ise, sağlık etkilerinin ortaya çıkma riski de o kadar yüksektir ve sağlık etkileri de o ölçüde ciddi olabilmektedir. Kısa sürede ve yüksek dozda tehlikeli atıklara maruz kalmak zehirlenme tablosu ve ölümcül sonuçlar ortaya çıkarabilirken; daha uzun sürede ve daha düşük dozda maruz kalmak, basta sinir sistemi, üreme sistemi, bağışıklık sistemi olmak üzere kronik sağlık etkilerine yol açabilmektedir. Ayrıca, bu atıkların bir kısmı değişik derecelerde kanserojen olarak kabul edilmektedir. Tehlikeli atıkların zararlı sağlık etkilerinin ortaya çıkısını, maruz kalınan doz ve süre dışında yas, cinsiyet, beslenme tarzı, aile özellikleri, yasam tarzı ve mevcut sağlık durumu da etkilemektedir (Tuzla Orhanlı Belediyesi, 2006).

20 10 Şekil Tehlikeli atıkların atmosferik olaylar ve yer altı yollarından canlı yapılara taşınımı 2.2. Đş Sağlığı ve Güvenliği Đş sağlığı ve güvenliği tanımı Sağlığın en kapsamlı tanımı, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yapılmıştır. Buna göre sağlık; Bir insanın yalnızca bedenen değil ruhsal ve sosyal yönden de tam bir iyilik halidir şeklinde tanımlanmıştır (Nüvit, 2000). Đşçilerin iş kazalarına uğramalarını önlemek amacıyla güvenli çalışma ortamını oluşturmak için alınması gereken önlemler dizisine Đş Güvenliği denir. Bütün mesleklerde çalışanların sağlıklarını sosyal, ruhsal ve bedensel olarak en üst düzeyde tutmak, çalışma koşullarını ve üretim araçlarını sağlığa uygun hale getirmek, çalışanları zararlı etkilerden koruyarak işin ve çalışanın birbirine uyumunu sağlamak üzere kurulmuş bir tıp dalıdır.

21 11 Tanımlara göre işçi sağlığı ve iş güvenliği kavramı, işçinin sağlık ve emniyetinin işyeri sınırları ve iş dolayısıyla doğan tehlikeler karşısında korunmasını kapsamaktadır. Ancak, zaman içinde bu tanımın yeterli olmadığı ortaya çıkmıştır. Özellikle yaşama çevresinde de iş görenin korunmasının gerekli olduğu ileri sürülmeye birlikte başlanmıştır. Çevrenin korunması, sağlıklı bir konutta yaşama hakkı, beslenme ve ulaşım emniyeti, ilk yardım ve sosyal güvenlik, kentleşme gibi konuların işçi sağlığı ve iş güvenliği konusu ile ilişkilendirilmeye başlanmıştır. Geniş anlamda işçi sağlığı ve iş güvenliği kavramı işyeri ile sınırlı sağlık ve emniyet tedbirlerinin yeterli koruma sağlayamayacağını kabul eden ve işçinin sağlığını ve güvenliğini etkileyen ve ilgilendiren ve işyeri dışından kaynaklanan riskleri de kapsamına dâhil eden bir kavramdır (Arıcı, 2000) Đş sağlığı ve güvenliği nin önemi Büyük çoğunluğunun ücret gelirinden başkaca geliri bulunmayan işçiler ve bakmakla yükümlü oldukları aileleri, ekonomik sıkıntıya girecek, işçiler belki de eski sağlığına bir daha kavuşamayacak olmanın moral çöküntüsünü ömür boyu taşıyacaklardır. Kazaların ölümle sonuçlanması ise işçinin ve ailesinin karşılaşabileceği en büyük tehlikedir. Bu nedenle iş güvenliği önlemleri işçi ve ailesinin kazalar yüzünden doğabilecek ekonomik sıkıntılarını engellemektedir (Akkök, 1977) Đş sağlığı ve güvenliği tarihçesi Endüstri devrimi sırasında teknolojik gelişmeler ile birlikte makineler ve toksit maddelerin iş hayatında kullanım alanı artmıştır. Bunun sonucunda fabrikalardaki işçiler daha önce hiç karşılaşılmamış Đş Sağlığı ve Güvenliği riskleriyle karşılaşmıştır. Yöneticilerin en önemli amacı kar yapmak olduğundan sayısız işçi yetersiz olan güvenlik ve sağlık önlemlerinde dolayı zarar görmüştür (T.E. lim ve diğerleri, 2004). Dünyada ve ülkemizde sanayileşme ve teknolojik gelişmelere paralel olarak özellikle işyerlerinde üretken faktör olan çalışan kişilerin sağlığı ve güvenliği ile ilgili bir takım sorunlar ortaya çıkmıştır. Başlangıçta fazla önemsenmeyen bu sorunlar iş verimini ve işletmeyi tehlikeye sokmasıyla önem kazanmış ve üzerinde düşünülmesi gerekliliği doğmuştur. Bu aşamada yapılan çalışmalar sonucunda işyerlerinde çalışma düzenini ve koşullarını kapsayan birtakım kurallar ve kanunlar yürürlüğe konmuştur.

22 12 Ancak geçen zaman içinde bu düzenlemelerin yetersiz olduğu görülmüş ve soruna daha değişik açılardan yaklaşılması gerekliliği baş göstermiştir. Bunun üzerine yapılan çalışmalar ve araştırmalar sonucunda Đşçi Sağlığı ve Đş Güvenliği kavramı doğmuş, konuya bilimsel olarak yaklaşılmaya başlanmıştır (Necdet Akyüz, 1980). Đş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak bazı uluslararası çalışma (ILO) sözleşmeleri ülkemiz tarafından da onaylanmıştır. Avrupa Birliği (AB) nin 89/391 sayılı çerçeve yönergesi de işyerinde çalışanların iş sağılığı ve güvenliğini düzenlemektedir Đş sağlığı ve güvenliği temel ilkeleri Đşçilerin sağlığının korunması ve geliştirilmesi, toplumun sağlığına yönelik çalışmalar içinde önemli ve vazgeçilmez bir yer tutmaktadır. Đşçi sağlığının boyutlarını da ortaya koyan şu temel ilkeler sıralanabilir (Gökpınar, 2004), Temel görev, koruyucu hizmetlerdir, Đş ile onun sağlık yönü birbirinden ayrılamaz, Öncelikle üzerinde durulması gereken insandır. Üretim ikinci plandadır, Đşçi sağlığı iş güvenliği, her işte çalışanların sağlığı ile ilgilidir, Đşçi sağlığı iş güvenliği, yalnızca iş kazalarıyla meslek hastalıklarından oluşmamaktadır, Đş kazalarıyla meslek hastalıkları önlenebilir nitelikte olgulardır, Dolayısıyla meslek hastalıklarının varlıkları, gerekli önlemlerin alınmadığının göstergesidir, Yalnızca işçinin sağlığının korunması değil, geliştirilmesi de amaçlanmalıdır, Çalışmaları ve çalışmayan (işsizlik, grev vb) dönemler birbirinden ayrılmaz, Đşçi ve ailesinin sağlığı arasında doğrudan bağlantılar vardır, Đşçi sağlığı iş güvenliği birbirinden ayrılmaz, Đşçi sağlığı iş güvenliği, çok-bilimli (multi-disipline) bir konudur, Tıp bilimleri ile ilgilidir, Mühendislik bilimleri ile ilgilidir, Sosyal bilimler ile ilgilidir,

23 13 Đşçi sağlığı iş güvenliği bir ekip hizmetidir. Bu çok-bilimli karakterinin bir uzantısı olarak, eş güdüm halinde ve çok sayıda uzmandan oluşan bir hizmetin sunulması zorunluluk olmaktadır, Đşçi sağlığı hizmetlerinde kurumlar arası işbirliği zorunludur, Đşçi sağlığı iş güvenliği tüzesinin odak noktasında işyeri hekimi bulunmaktadır, o Đş hukuku tüzesi bir bütündür, o Hukuka saygı bir bütündür, Konunun ekonomik boyutu, hizmet planlayıcılarından sunucularına kadar herkesi ilgilendirir, Bireysel çabalarla ve tek bir işyerinde mükemmeli yaratma düşü ile istenilen sonuç elde edilmez, Bilim ve teknoloji alanındaki hızlı gelişmeler, işçi sağlığı alanındaki bilgilerin de sürekli olarak yenilenmesini getirmekte, dolayısıyla sürekli eğitimi zorunlu kılmaktadır, Đşçi sağlığı iş güvenliğinde, araştırma, istatistik ve tarama çalışmaları çok önemli bir yer tutar, Đşçilerin sağlığını korumak ve geliştirmek, temelde bir işveren yükümlülüğüdür, Đşçi sağlığı iş güvenliği hizmetlerinin başarısı, bundan yarar sağlayanların sahiplenmesi ile doğru orantılıdır Tehlikeli Atık Geri Kazanım/Bertaraf Tesislerinde Đş Sağlığı ve Güvenliği nin Önemi Đşyerinde işçilerden birinin kazaya uğraması işçi için olduğu kadar işveren açısından da büyük önem taşımaktadır. Đş kazası işin akışını durdurarak üretim temposunu yavaşlatmakta, üretim ve verimlilik kaybına neden olmaktadır. Çalışma ortamının iyileştirilerek iş güvenliğinin sağlanması, işin akışını durduran insan, makine, malzeme, ürün ve zaman kaybına neden olan koşulların ortadan kalkmasını ya da minimize edilmesini getirecek, yüksek verimlilik ve etkinlik sağlayacaktır. Đş güvenliğine yönelik çabalar aynı zamanda maliyetlerin düşmesini ve ürün düzeyinde artışı da beraberinde getirecektir. Başka bir deyişle iş kazalarının önlenmesi ikincil ya

24 14 da yan bir etki olarak işyerinde verimlilik ve üretim artışına yol açmaktadır (Aksoy, 1982) Đş kazaları Đş kazalarının tanımı Günümüzde giderek hızlanan teknolojik gelişmeler, iş kazalarına yol açmaktadır. Teknolojik gelişmelerin paralelinde ortaya çıkan bu tablonun kaynağında, gerekli önlemlerin alınmayışının ve de alınmış önlemlere uyulmayışının yattığı görülmektedir. Uluslararası Çalışma Teşkilatı; iş kazasını belirli bir zarar ya da yaralanmaya neden olan, beklenmeyen, önceden planlanmayan bir olay şeklinde tanımlamıştır (Kuru, 2000). 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu nun 11. Maddesi, iş kazalarını tanımlamıştır; Sigortalıyı hemen veya daha sonradan bedence veya ruhça arızaya uğratan olaydır. Bir kazanın yasal olarak iş kazası olabilmesi için kazanın a) Sigortalının iş yerinde bulunduğu sırada, b) Đşveren tarafından yürütülmekte olan iş, c) Sigortalının işveren tarafından görev ile başka bir yere gönderilmesi yüzünden asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) Emzikli kadın sigortalının çocuğun süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere toplu olarak götürülüp getirilmeleri sırasında olması gerekmektedir. Đş sağlığı ve güvenliğine verilen önemin nedenini anlatabilmek için, iş hastalıkları ve kazaları nedeni ile meydana gelen kayıpların ve bunların yarattığı sonuçların üzerinde durulması yerinde olacaktır. ILO raporlarına göre, en iyimser tahminle yılda (Somavia, 2002); 250 milyon işçi iş kazası geçirmekte, Kötü çalışma şartları nedeni ile 160 milyon işçi iş hastalığına yakalanmakta ve Yaklaşık 1.0 milyonu iş hastalığı ve 350,000 i iş kazaları nedeni ile olmak üzere, ortalama 1.35 milyon işçi yaşamını yitirmektedir.

25 15 Raporda, yukarıdaki sayıların kısıtlı bilgiden elde edilmiş olması nedeni ile gerçek sayıların daha da yüksek olduğuna ve gelişmiş ülkelerde dahi, kaza ve ölümlere ilişkin bildirimlerde gizleme payı bulunduğuna işaret edilmektedir. Raporun ayrıntılarına inildiğinde görülmektedir ki: Çalışan işçi sayısına göreceli ölüm oranı, ülkelerin gelişmişlik derecesi ile ters orantılı biçimde değişmektedir. Aynı tür tehlikeli işlerde çalışan işçiler arasındaki ölümler karşılaştırıldığında, geri kalmış ülkelerdeki ölüm sayısı 10 ila 100 kat daha fazladır. En fazla etkilenen kişiler, en az koruma altında ve en kötü şartlarda çalışan kadınlar, çocuklar ve kaçak işçilerdir. Đş hastalıkları ve kazalar, özellikle tarım, maden ve inşaat alanlarında yoğundur, (Şekil 2.3). Dünyadaki işçilerin %50 sinin bu alanlardaki işlerde çalışmakta olup, aynı zamanda bunlar, en çok bildirimsiz ve kaçak işçinin çalıştığı alanlardır. Hastalanan veya ölen kişilerin büyük çoğunluğu, küçük ve orta ölçekli işyerlerinde çalışmaktadır. Şekil 2.3. Değişik sektörlerde, her çalışan için ölüm oranı (ILO) Ülkemizdeki duruma bakıldığında, ILO sonuçlarına paralel bir durum görülmektedir yılı SSK istatistiklerine göre: 74,847 iş kazası olmuş ve bunlardan 1,733 ü ölümle, 1,818 i sürekli iş göremezlikle sonuçlanmıştır. Đş hastalıklarının sayısı 803 ve iş günü kaybı 1,679,695 gün olarak verilmektedir yılındaki iş kazalarının yaklaşık % 41 i, 1-3 işçi çalıştıran küçük işyerlerinde meydana gelmiştir. Elliden az işçi çalıştıran yerler topluca ele alındığında,

26 16 bu oran %71 e çıkmaktadır. Söz konusu oranlar, döneminde, her yıl için aşağı yukarı aynıdır yılı istatistiklerine göre ülkemizdeki toplam iş kazalarında en başta gelen 10 iş türüne ilişkin bilgiler, grafiksel olarak Şekil 2.4 te verilmiştir. Şekilden, inşaat ve maden alanlarındaki kaza sayısının ülkemizde de yüksek olduğu görülmektedir. ILO istatistiklerinin tersine, SSK verilerinde, tarımsal iş türlerine ilişkin kaza sayısı çok düşüktür (525 kaza). Bunun nedeni, tarımda genelde bildirimsiz işçi çalıştırılmasıdır Kömür madenciliği Gıda maddeleri Sanayi Dokuma sanayi Taş, toprak, kil, vb. imali Metal mütea. esas ends. Metalden eşya im. Makina im. ve tamiratı Nakil araçları imali Đnşaat Nakliyat Şekil 2.4. En yüksek iş kazalarının olduğu iş türleri-ssk (2000) En yüksek kaza oranına sahip on iş türündeki; hastalık, sürekli işgöremezlik ve ölüm sayıları, aynı sırayla, Şekil 2.5 te verilmiştir. Görüldüğü gibi, sürekli işgöremezlik ve ölümle sonuçlanan kazalar açısından inşaat alanındaki iş türleri en başta gelmektedir. Hastalık açısından ise kömür madenciliği öndedir. Kömür madenciliğinde, sürekli işgöremezliğin yüksek olması ilerleyen hastalık sonucu olabilir.

27 Kömür Gıda madenciliği maddeleri Sanayi Dokuma sanayi Taş, Metal toprak, kil, mütea. vb. imali esas ends. Metalden eşya im. Makina im. ve tamiratı Nakil araçları imali Đnşaat Nakliyat Hastalık Sürekli işgöremezlik Ölüm sayıları Şekil 2.5. On iş alanındaki yıllık hastalık, sürekli işgöremezlik ve ölüm sayıları SSK(2000) ABD de, iş kazası nedeni ile yıllık ortalama ölüm sayısının dolayında olduğu tahmin edilmektedir yılı istatistiklerine göre, iş hastalıkları ve iş kazalarının ABD ekonomisine doğrudan ve dolaylı maliyetinin 171 milyar dolar olduğu sanılmaktadır (Leigh 1997). ABD ile ülkemiz arasında yapılacak bir karşılaştırmada, ilk bakışta sayısal olarak lehimize gibi gözüken durumun, gerçekte böyle olmadığı açıktır; çünkü ABD ülkemizden kat kat fazla işgücüne sahiptir ve ülkemizdeki çalışan kesimin önemli bir bölümü sigortasız olduğundan, eldeki SSK veritabanları eksiktir. Đş kazasına uğrayan ve iş hastalığına yakalanan işçi sayısı ile bir ülkenin gelişmişlik düzeyi arasında yakın ilişki olduğundan, AB üyesi olma çabası içindeki ülkemizin yapılması gerekenleri bu gözle değerlendirmesi ve gereken standartlara erişmesi zorunludur.

28 Đş kazalarının nedeni Araştırmacılarca, tüm kazaların beş temel faktörün ardı ardına sıralandığı bir Kaza Zinciri den oluştuğu kabul edilmektedir (Müngen, 1990). Şekil 2.6. Kaza zinciri için domino taşları örneği (M Uğur MÜNGEN, 1990). Bu beş faktör şu gerçekleri ortaya koymaktadır. a.) Đnsanın doğa karşısındaki zayıflığı ortadan kaldırılmaz. Kazalardan kesinlikle kurtulmak olanaksızdır. b.) Her kazada insanın kusurlu bir davranışı olmaktadır. Bundan kaçınılamaz. c.) Güvensiz davranış ve güvensiz koşullar, kazaların oluşumunda önemli yeri olan bir faktördür. Đş güvenliğinin çalışma alanı güvensiz koşulların ve güvensiz davranışlarının azaltılması veya ortadan kaldırılmasıdır (Ezgin, 1995). Özellikle iş kazalarının önlenmesinde, güvenlik önlemlerinin üçüncü faktöre yöneltilmesi zorunludur. Zira kaza zincirinin bu halkasının ortadan kaldırılması daha kolaydır (Ezgin, 1995). Đş gören sağlığı ve iş güvenliği sorunlarını gidermede, tüzükler, denetim, eğitim ve bunun gibi birçok etkenin de rolü vardır. Alınan önlemlerin etkinliğinin derecesine göre de iş kazalarında da azalma olacaktır. Đş kazalarının önlenmesinde tüzükler,

29 19 standartlaşma, denetim, teknik, psikolojik, istatistiksel araştırmalar, eğitim, inandırma, sigorta gibi iyileştirici faktörlerin iş gören, işveren örgütler, ilgili kamu kurumları ve bütün kamuoyunun ilgili ve desteği ile artırılması sonucu iş kazalarını en aza indirme çabasına girilmiştir (Taşyürek, 1988) Meslek hastalıkları Meslek hastalıklarının tanımı Sigortalının çalıştırıldığı işin niteliğine göre tekrarlanan bir sebeple veya işin yürütüm şartları yüzünden uğradığı geçici veya sürekli hastalık, sakatlık veya ruhi arıza halleridir (Sosyal Sigortalar Kanunu). 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu meslek hastalıklarını şöyle tanımlar: Meslek hastalıkları da işçinin sağlığını bozduğundan ve tazminat talebi doğuracağından iş kazaları gibi yasalarla tanımlanmıştır. Sosyal Sigortalar Sağlık Đşlemleri Tüzüğü, bir hastalığın meslek hastalığı olarak kabulü için gerekli koşulları belirlemiş ve meslek hastalıklarını beş grupta toplamıştır: Kimyasal maddeler ve bileşikleriyle oluşan meslek hastalıkları (kurşun zehirlenmesi, kansorojen krom bileşikleri, trikloroetilen, civa vs ), Kanserojen olan ve olmayan deri hastalıkları (alerjik deri hastalıkları vs. ), Pnömokonyozlar ve diğer mesleksel solunum sistemi hastalıkları (tozlu ve gazlı işyerleri vs ), Mesleksel bulaşıcı hastalıklar ( özellikle tarım ve hayvancılık sektöründe ), Fiziki etkenlerle oluşan meslek hastalıkları ( radyasyon, gürültü, basınç, ağır yük taşıma vs.), ABD çalışma örgütü, yedi tane meslek hastalığı sınıflandırması yapmıştır. Bunlar (Llyod ve Byars, 1997): Deri yaralanmaları ve tahribatı, Tozdan kaynaklanan akciğer hastalıkları, Zehirli maddelere bağımlılığın oluşması, Toksit maddelerin etkisiyle zehirlenme, Toksit maddeler dışında fiziksel maddelerden kaynaklanan hastalıklar, Travmaya bağlı hastalıklar, Diğer meslek hastalıklarıdır.

30 Meslek hastalıklarının nedeni Meslek hastalığına neden olabilecek kaynaklar geniş olarak da 6 grupta toplanabilir. Bunlar: 1- Madensel cisimlerden oluşanlar, 2- Organik cisimlerden oluşanlar, 3- Fizik ve mekanik etkilerden oluşanlar, 4- Tozlardan oluşanlar, 5- Bakterilerden oluşanlar, 6- Örgütün psikososyal ortamı, Çizelge 2.1. Đşyerinde insan sağlığını tehdit eden 10 temel madde (S.News and World Report, 1979 ) Maddenin Adı Neden Olduğu Hastalık Karşılaşılan Đş Görenler Arsenik Akciğer ve Lenf Kanseri Petrokimya Đşçileri, Haşerat Đlaçları Üretiminde Çalışanlar, Ergitme Đşlerinde Çalışanlar Asbest Asbestosis, Akciğer ve Diğer Organ Rafineri Đşçileri, Ayakkabı Üretimindeki Đş Kanserleri Görenler, Boya ve Distilasyon Đş Görenleri Benzen Lösemi, Anemi Rafineri Đşçileri, Ayakkabı Üretimindeki Đş Görenler, Boya ve Distilasyon Đş Görenleri Bisklorometileter (BCME) Akciğer Kanseri Kimya Endüstrisi Đş Görenleri Kömür Tozu Madenci Hastalığı Kömür Madeni Đş Görenleri Kok Fırını Đfrazatı Akciğer ve Böbrek Kanseri Kok Fırınlarında Çalışan Đş Görenleri Pamuk Tozu Bisinosis, Kronik Bronşit ve Anfizemi Tekstil Đş Görenleri Kurşun Çeşitli Böbrek Hastalıkları, Anemi, Merkezi Sinir Sistemi, Kısırlık, Kusurlu Doğumlar Madeni Eşya Üretimindeki Đş Görenler, Kurşun Ergitme Đş Görenleri, Akü ve Pil Üretimindeki Đş Görenleri Radyasyon Tiroid, Akciğer, Kemik, Kan Uranyum Madencileri, Nükleer Enerji Kanseri, Genetik Hasarlar, Düşük Kullanılan Đşyerlerindeki Đş Görenleri Vinik Klorid Karaciğer ve Beyin Kanseri Plastik Sanayi Đş Görenleri Risk değerlendirme Risk değerlendirmeye giriş Tehlike analizi ve tehlike etkilerine maruz kalma değerlerinin saptanması ile elde edilen bulguların bütünleşmesidir. Yüksek standartlarda sağlık ve güvenliğe ulaşma başarısı, çalışanların karşılaştığı tehlikeleri, kaza olmadan önce, ortadan kaldırmaya ya da azaltmaya bağlıdır. Kullanılabilecek pek çok farklı risk analiz metodu vardır. Bunun yanı sıra, şirketler yaptıkları işin yapısını ve ciddiyetini ve risklerinin karşılığı dikkate alarak, risk değerlendirme yaklaşımını kendi ihtiyaçlarına göre düzenlemelilerdir.

31 21 Risk değerlendirme, işyerindeki mesleki tehlikeler önemli bir tehdit yaratmaya başladığında ve prensipte veya uygulamada varolanların mı yoksa planlanan kontrollerin mi uygun olduğu belli olmadığında kullanılmalıdır. Kurumlar, risk değerlendirmeyi, sadece yasal zorlukların bir parçası olarak değil, aynı zamanda sürekli iyileştirme için çabalarının parçası olarak yürütmelidirler Risk değerlendirmenin amacı Hasar veya zarar ortaya çıkmadan riskleri kontrol altına almaktır. Risk değerlendirme, yönetim ve çalışanlara, kurum prosedürleriyle tehlike ve risklere ortak bakış açısı sağlama imkanı veren katılımcı yaklaşıma dayalı olmalıdır. Yönetimin, herhangi bir önleyici veya düzeltici faaliyetlerin gerekli ve kaçınılmaz olduğu konusunda ortak bir anlayış sağlanır. Risk değeri, aslında, risklerle ilgili kontrollerin uygunluğuna karar verir. Var olan muhtemel tehlikeleri belirleyerek işe başlar, ardından tehlikeleri tahmin eder ve ölçer, daha sonra da riskin göze alınabilir olup olmadığına karar verir. Bu olayların sırası risk değerlendirme prosedürü ile görülebilir. Risk değerlendirmesi için (Esin, 2000): * Tehlike belirlenir, -Nereden kaynaklanıyor? -Neden önlenmiyor? -Önceden farkına varabilmek olası mı? *Doğabilecek riskler irdelenir, -Kimler risk altındadır? -Risklerin dereceleri? -Riskler nasıl azaltılabilir? Risk değerlendirme öğeleri çok veya n-boyutlu matriks kullanımıyla açıklanabilir. Bir eksen üzerinde, başlıklar genelde faaliyetlerin, enerji ve madde katkılarının, ürünlerin, belli bir makineyi tanıtan yan ürünlerin toplamını yansıtır. Bir başka eksende ise, ana başlıklar, makinenin tehlikeleri ve bunlara maruz kalma değerlerinin bilgisini yansıtır.

32 22 Çizelge 2.2. Risk değerlendirme Risk Marjinal Kritik Felakete Yol Açan Đmkânsız Tolere Edilebilir Risk Tolere Edilebilir Risk Tolere Edilebilir Risk Zayıf Tolere Edilebilir Risk Orta Risk Orta Risk Mümkün Orta Risk Büyük Risk Büyük Risk Çok Mümkün Büyük Risk Tolere Edilebilir Risk Tolere Edilebilir Risk Çizelge 2.2 de görülebileceği gibi, büyüklük ve olasılık faktörleri risk sıralamalarını yansıtmak için kullanılmaktadır. Bu durumda riskler, farklı derecelere göre, önemsiz, tolere edilebilir, orta, büyük ve tolere edilemez şeklinde sıralanır. Risk indeks kategorileri veya Risk değeri kategorileri gibi risk sıralamaları, yönetim faaliyetlerine rehberlik etmede kullanılır. Çizelge 2.3. Risk sıralamalarının nasıl yorumlanacağı gösteren bir örnektir. Çizelge 2.3. Risklerin yorumlanışı Risk Seviyesi Önemsiz (5) Tolere Edilebilir (4) Orta (3) Büyük (2) Tolere Edilemez Risk (1) Önlem ve Zaman Hiçbir eylem gerekmez, belge kayıtları tutulması gerekmez Ek kontroller gerektirmez. Tamamen ortadan kaldırılması veya geliştirilmesi için çok maliyete gerek yoktur. Kontrollerin yapıldığından emin olmak için gözlem gereklidir. Risk azaltmak için çaba gösterilmelidir. Fakat önlemin maliyeti dikkatle ölçülmeli ve sınırlandırılmalıdır. Orta dereceli risk çok zarar verici sonuçlarla ilgiliyse, zarar olasılığın, gelişmiş, kontrol ölçülerine karar vermede temel ilke kabul edilerek daha ileri değer saptamalar gerekli olabilir. Risk azaltılıncaya dek iş başlamamalıdır. Risk azaltmak önemli kaynaklar bölüştürülmek zorunda kalabilir. Risk devam etmekte olan işi içeriyorsa acil önlem alınmalıdır. Risk azaltılıncaya dek iş devam ettirilmemeli veya başlatılmamalıdır. Sınırsız kaynaklarla bile riski azaltmak mümkün değilse, iş yasaklanmış olarak kalmalıdır Türkiye de Tehlikeli Atık ve Đş Sağlığı-Güvenliği Yönetimi Çevre üzerinde büyük bir baskı oluşturan ve gün geçtikçe artan atık sorununun tamamıyla çözümü için tek bir yaklaşım yeterli değildir. Ancak tüm yöntemlerin kombinasyonuyla etkin bir atık yönetiminin sağlanması mümkündür Türkiye de tehlikeli atıklara ilişkin ulusal mevzuat ve idari teşkilatlanma Daha 1960 lı yıllarda çevre yönetimi konusunda gerçekleştirilmiş uluslararası sözleşme ve protokollere (Toprak, 2003) taraf olmaya başlamış bir ülke konumunda olmasına rağmen, Türkiye de 1970 li yıllar itibariyle bir çevre politikasından bahsedilememektedir. Çevre konularına ilişkin yasal düzenlemeler, halk ve çevre

33 23 sağlığı, hava kirliliği ve trafik gibi çeşitli konularda gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, ülke ölçeğinde bütüncül bir yaklaşım geliştirilememiştir (Toprak, 2003). Dünyadaki küreselleşme sürecine bağlı olarak hızla gelişen ve değişen dinamikler, yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası aktörleri, içinde yaşadıkları çevrenin korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması na ilişkin olarak daha sistemli ve koordinasyona dayalı bir yapı içerisinde bir araya gelmeleri konusunda zorlamıştır. Bu zorunluluk, farklı siyasal rejimlere ve gelişmişlik düzeylerine sahip ülkelerin, çevre olgusu üzerinde ortak anlayış ve ortak sorumluluk geliştirdikleri Birleşmiş Milletler 1972 tarihli Stockholm Đnsan Çevresi Konferansı nın gerçekleştirilmesini sağlamıştır. Stockholm de ortaya konan çabalar ile ülkeler, çevreyi algılama biçimlerini yeniden gözden geçirme fırsatı bulmuşlardır. En önemli çıktılardan birisi de sağlıklı bir çevrede yaşamanın bir hak olduğu na ilişkin kabuldür. Konferansın Türkiye açısından etkileri irdelendiğinde, çevre olgusunun bir başlık altında ilk kez dönemini kapsayan Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planı nda (Keleş ve Hamamcı, 2002) yer aldığı görülmektedir. Kalkınma çabalarını sekteye uğratacak çevre politikalarının benimsenemeyeceğinin altı çizilerek, insan-çevre ilişkilerinde rasyonel bir dengenin ancak toplumsal ve ekonomik kalkınma ile sağlanabileceği ifade edilmiştir. Çevre politikasının Türkiye de kurumsal temele oturtulması çabaları bu döneme rastlamaktadır. Önce 1974 yılında Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşarlığı altında bir danışma kurulu şeklinde örgütlenen çevre korumacı yaklaşım, 1978 yılında Başbakanlığa bağlı bir çevre örgütüne dönüştürülmüştür. Tüm bu çabaların bakanlık düzeyinde örgütsel bir kimlik kazanması ancak 1991 yılında Çevre Bakanlığı nın kurulması ile mümkün olmuştur. Çevre korumacı yaklaşımların Türkiye Cumhuriyeti anayasalarında yer alıp almadığı konusuna kısaca değinmek gerekirse, 1982 Anayasası na kadar yürürlükte olan anayasalarda bugünkü anlamıyla bir çevre hakkından bahsedilememekte, 1961 Anayasası nda ise sağlık hakkı ile sınırlı bir düzenlemenin varlığından söz edilebilmektedir Anayasası nın Sağlık Hakkı başlığını taşıyan 49. maddesi uyarınca, Devletin, herkesin beden ve ruh sağlığı içinde yaşayabilmesini ve tıbbî bakım görmesini sağlamakla, ayrıca yoksul veya dar gelirli ailelerin sağlık şartlarına uygun konut ihtiyaçlarını karşılayıcı tedbirleri almakla görevli olduğu hüküm altına alınmıştır Anayasası ise Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması başlıklı 56. maddesinde, çevre ve sağlık kavramlarına birlikte yer vermiştir. Söz konusu madde

34 24 hükümlerine göre, herkesin, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu düşüncesi, anayasal teminat altına alınmış olup çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek ödevi devlet ve vatandaşlara birlikte verilmiştir. Çevre korumaya yönelik normatif yaklaşımların bağımsız bir kanun çerçevesinde somutlaştırılması ise 1983 yılında Çevre Kanunu nun kabul edilmesi ile gerçeklemiştir. Aşağıdaki yasal düzenlemeler ve belgelerde tehlikeli atık olgusuna yönelik yaklaşımlar özetlenmekte, ilerleyen kısımlarda ise konu, mevzuatın etkinlik düzeyine ilişkin eleştirel yaklaşımlarla zenginleştirilmektedir Türkiye de iş sağlığı ve güvenliği ne ilişkin ulusal mevzuat ve idari teşkilatlanma Đşçi sağlığı ve iş güvenliği konusu, Osmanlı Đmparatorluğu döneminden günümüze kadar her dönemde çalışma hayatımızda önemli bir yer tutmuştur tarihli Dilaver Paşa Nizamnamesinden günümüze kadar işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki ilgi ve çalışmalar çözümün hep hukuki yollarda arandığını göstermektedir. Birçok ülkede olduğu gibi Türkiye de de sosyal sigortalar mevzuatı geliştirilmiş, işverenlerin tazminat ödemelerine ilişkin hükümler daha kapsamlı hale getirilmiş ve işverenlerin tedbir almalarına çalışılmıştır. Fakat günümüzde bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin düşünce, değerlendirme ve yöntemler değişmektedir. Bu gelişmelerin temel düşüncesi, en iyi çözüm şeklinin daha başlangıçta kaza olasılıklarını ve sağlık sorunlarını gidermek olduğudur. Konuyla doğrudan ya da dolaylı olarak ilgilenen çok sayıda kurum ve kuruluş vardır. Bunların başında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gelmektedir. Bakanlığın örgüt yapısı içinde dört ayrı birim konuyla ilgilidir. Bunlar; Đş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Đş Teftiş Kurulu Başkanlığı, Đş Sağlığı ve Güvenliği Merkezi Müdürlüğü (ĐŞGÜM), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÇASGEM) birimleridir. Daha sonra Sağlık Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı gelmektedir. Milli Savunma Bakanlığının konuyla ilgisi askeri işyerlerinin teftişiyle ilgilidir. Bakanlıklardan sonra Sosyal Sigortalar Kurumu, Belediyeler, Milli Prodüktivite

35 25 Merkezi, Türk Standartlar Enstitüsü ve Üniversiteler kendi görev alanları itibariyle değişik açılardan ve değişik amaçlarla konuyla ilgilidirler. Yukarıda değindiğimiz kamu kurum ve kuruluşları dışında asıl önemli olarak konuyla ilgilenen birimler, işyerlerindeki 4857 sayılı Kanunun 80. maddesi gereğince faaliyette bulunan Đşçi Sağlığı ve Đş Güvenliği Kurulları olmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kadrosunda bulunan Đş Teftiş Kurulu Müfettişleri eliyle işçi işveren ilişkilerinde, mevzuat hükümlerinin gereği gibi uygulanıp uygulanmadığını ve işyeri çevresel sağlık zararlarının denetimini yapar. Yapılan denetimlerin bugün için yeterli olduğu söylenemez. Özellikle meslek hastalıkları yönünden teftişler son derece yetersizdir. Đşçi Sağlığı ve Güvenliği Merkezi (ĐSGÜM), Uluslararası Çalışma Örgütü nün teknik yardımıyla kurulmuştur. Görevleri arasında, bir enstitü olarak, sürekli araştırmalar yapması, ülkenin bu alandaki normlarını tespit etmesi, uluslararası alanda yapılan çalışmaları izlemesi, kendi ulusal endüstrimiz içindeki problemlerimizi dış ülkelere ve Uluslararası Çalışma Örgütü ne bildirerek bir iletişim kurması gibi, bilimsel çalışmalar yapması gerekmektedir. Ancak ĐSGÜM, bugün için, çalışanlarının büyük çabalarına karşı, bu fonksiyonları tam anlamıyla yerine getirememektedir. Personel yetersizlikleri ve malzeme eksiklikleri çalışmalarını sınırlamaktadır. ĐSGÜM ün görev ve fonksiyonları dışında, iş kazaları ve meslek hastalıklarının ortaya çıkarılması ve gerekli uygulamaların yapılması görevi yasal olarak SSK (Sosyal Sigortalar Kurumu) na verilmiştir. SSK kısa sürede önemli gelişmeler sağlamıştır. Ancak, hastalık sigortası ve yataklı sağlık tesislerinin geliştirilmesine büyük önem verilirken, iş kazası ve meslek hastalıkları sigortasına aynı önem verilmemiştir lerden itibaren SSK içinde bu alanda ciddi ve önemli çalışmalar başlatılmış, Đstanbul ve Ankara da önceleri birer meslek hastalıkları kliniği, sonradan da bağımsız Meslek Hastalıkları Hastanesi açılmıştır. Bu hastaneler işyerlerinde bilimsel araştırmalar ve çalışmalar yapmışlar ve çok başarılı olmuşlardır. Fakat 1985 lerden sonra bu hastaneler genel hastanelerden farksız hale getirilmiş, siyasi etkiler, idari hatalar ve bürokratik engellerle enstitü özelliklerini kaybetmişler, araştırma yapan kuruluşlar olmaktan çıkarak klasik SSK tedavi hastaneleri durumuna getirilmişlerdir. Üniversitelerimizdeki Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı çerçevesindeki çalışmalar bireysel düzeydedir. Bazı üniversitelerde ciddi çalışmalar yapılsa da kapsamları sınırlı kalmaktadır. Sanayi sektöründe çalışanlar, muayene ve tedavi için SSK sağlık

36 26 kuruluşlarına gittiklerinden, üniversitelerimiz bu vakalara ulaşamamakta ve gerekli bilimsel araştırmaları yapamamaktadırlar. Kısaca özetlemek gerekirse, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesiyle ilgili olarak ülkemizde de çok yönlü ve yoğun faaliyetlerin gerçekleştirilmesine büyük çaba harcandığı bir gerçektir. Ancak, istenilen amaca ulaşılamadığı da bir gerçektir. Zaman zaman basına yansıyan çok üzücü iş kazalarının arkasından, iş kazalarında dünya şampiyonu bir ülke olduğumuz, bu konuda hiç bir ciddi çalışma yapılmadığı şeklindeki açıklamalar ve bazı kişi ve kurumların suçlu ilan edilmesi doğru bir yaklaşım kabul edilmemelidir. Çünkü; yapılması gereken, durumdan şikayetçi olarak suçlu tespit etmek değildir. Ciddi çalışmaların yapıldığı kabul edilerek, eksiklerin ve yetersizliklerin neler olduğu araştırılmalıdır. Bu nedenle önce, uygulamadan kaynaklanan sorunların neler olduğunu sistematik bir şekilde gözden geçirmek yararlı olacaktır Öncelikler AB ülkelerinin öncelikli saydığı konular, şu başlıklar altında toplanabilir; Đş risklerinin önlenmesi veya azaltılması, Risk etmenlerinin ortadan kaldırılması veya asgariye indirilmesi, Đyileştirme çabalarında çalışanların daha fazla rol almasının sağlanması, Bu yoldaki bilgi ve deneyimlerin en geniş biçimde paylaşılmasının sağlanması (özellikle KOBĐ ler açısından) Daha etkili işyeri ve ulusal denetim sistemlerinin oluşturulması, AB nin bu yoldaki direktiflerine uyumun sağlanması için, ulusal mevzuatın gerektiğince düzenlenmesi (4857 sayılı yeni Đş Kanunu ve Đş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği gibi). AB nin bu yoldaki öncelikleri ülkemizi de yakından ilgilendirdiğinden, yukarıdaki öncelikleri yönlendirmiş olan diğer direktiflerin üzerinde de kısaca durulmasında yarar vardır: Đşyeri Direktifi (89/654/EEC), işverenin çalışanlarına temiz ve bakımlı işyeri ve güvenli çalışma araçları sağlamasına yöneliktir: Yeterince havalandırılmış, rahat çalışılacak sıcaklıkta, tercihen doğal aydınlatmalı ama gerektiğinde yapay aydınlatmanın yeterli düzeyde olduğu, uygun boyutlarda, tüm donanımların güvenli kullanıma ilişkin güvenlik kuralları saptanmış, imdat çıkışları belirli, duvarlar, döşemeler, kapılar, giriş ve çıkışlar, temizlik yerleri, lavabolar, tuvaletler, soyunma

37 27 yerleri vb. uygun nitelikte olan ve engellilerin çalışabileceği biçimde düşünülmüş işyerleri. Đş Yerindeki Donanıma ilişkin Direktif (89/655/EEC), her tür donanımın işe uygun, güvenli ve bunları kullananların gerektiğince eğitilmiş olmasındaki işveren sorumluluğunu tanımlar: Çalıştırılmasında risk olan donanımların belirlenmesi, risklerin asgari düzeye indirilmesi için gereken önlemlerin alınması, yalnızca yeterli ve yetkili kişilerin bunları kullanması ve çalıştırması gibi. Bunun yanı sıra, imdat düğmeleri, kişilerin hareketli makine elemanlarından korunması, uyarılar, bakım işlemlerinin güvenliği ve 1995 de yapılan ekleme (95/63/EC) ile düzgün aralıklarla kontrol, ergonomik çalışma koşulları, hareketli araçlar, yüklerin kaldırılması ve taşıması gibi konular da bu direktifin kapsamındadır. Kişisel Korunma Araçları (KKA) Direktifi (89/656/EEC), tehlikelerin yeterince önlenememesi durumunda (gürültü, radyasyon, ısı, parlak ışık, kimyasallar, düşen cisimler gibi) çalışanlara verilmesi gereken kişisel korunma araçlarına ilişkindir. Direktif uyarınca, tüm KKA nın işe uygun ve güvenli olması temeldir. KKA nın sağlanması ve kullandırılması sorumluluğu da işverenindir. Yüklerin Taşınması Direktifi (90/269/EEC), yük taşımada mekanik araçların kullanılmasını temel sayar. Bu olası değilse, taşıma sırasında kişilerin aşırı fiziksel yük altına girmemesi, yükün dengeli olması ve taşınan yük nedeni ile işçi için bir riskin söz konusu olmaması gibi konular, direktifte işverenin sorumluluğu olarak görülmektedir. Đş Đstasyonları Direktifi (90/270/EEC), bilgisayar kullanımı sonucu ortaya çıkmıştır. Đşverenin; düzenleme, ekran, klavye, aydınlatma ve oturma gibi noktalardan hareketle, çalışanın maruz kalabileceği tehlikelerin belirlenmesini ve bunlardan doğacak riskleri gidermesini (görme, ergonomik bozukluklar, vb.) öngörür. Kanserojen Maddelerden Korunma Direktifi (90/394/EEC), kanserojen maddelerle çalışan işçilerin sağlık ve güvenliklerinin daha iyi korunmasına yönelik olup, teknik açıdan mümkün olan her durumda, kanser yapma tehlikesi olmayan malzemelerin kullanılması zorunluluğunu getirmektedir. Kanserojen maddelerle çalışılan alanlara başkalarının girmelerini kısıtlayıcı ve özel iş elbiseleri ile kişisel korunma araçlarının kullanılmasını zorunlu kılan hükümler de bu Direktifin kapsamındadır. Biyolojik Maddelerden Korunma Direktifi (90/679/EEC), kanserojen maddeler gibi zararlı olabilecek biyolojik maddelerin kullanılmasından doğabilecek risklere yöneliktir. Direktifte; tehlikeli maddeler dört sınıfa ayrılmakta, korunma ve temizlik

38 28 önlemleri ile, bu maddelerin taşınma ve kullanımı sırasında uyulması gereken kurallar belirtilmektedir. Direktifler, yalnızca yukarıdaki ana noktalarla sınırlı değildir: Geçici ve gezici şantiyelerdeki asgari sağlık ve güvenlik gerekleri üzerine 92/57/EEC Direktifi; Đşyerindeki güvenlik ve/veya sağlık uyarılarına ilişkin asgari gerekleri belirleyen 92/58/EEC Direktifi, hamile veya doğum yapmış veya emziren annelerin güvenlik ve sağlığını konu alan 92/85/EEC Direktifi; maden çıkartma işlerinde çalışanların sağlık ve güvenliklerini konu alan 92/91/EEC ve 92/104/EEC Direktifleri; ve balıkçı gemilerindeki sağlık ve güvenlik koşullarına yönelik 93/103/EEC Direktifi bu konudaki başlıca örnekler arasındadır Yeni kavramlar ve dengeler Hemen her ülkede, halk sağlığı ve adalete ilişkin harcamaların, bunların ölçüsü olmaz anlayışı ile verimi sorgulanmamıştır. Ancak, eldeki kaynakların en verimli biçimde kullanılmasının gereği olarak; halk sağlığı ve adaletin kaynak harcamaları da, edinilmiş olan deneyimlerin ve gelişmelerin ve maliyet-yarar ilkesinin ışığında irdelenmeye başlanılmıştır. Konumuz olan iş sağlığını ele alırsak, gerçek başarının; çalışanların ölüm, yaralanma ve sakatlanma olasılıklarını asgariye indirme ve kişileri ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı tutma olduğu ortadadır. Bir diğer anlatımla, şu kadar ölüm, şu kadar işgöremezlik yardımı yapıldı veya şu kadar hastaya bakıldı gibi sayılar, günümüzde başarı ölçütü olarak kabul edilmemektedir. Başarı, kişilere olan görevleri ve yükümlülükleri savsamadan bu sayıları azaltmak; hatta günümüz şartlarında bir zorunluluktur. Günümüzdeki bir diğer önemli gelişme, geçmiştekilerden çok farklı yeni risklere işçilerin ve işverenlerin kendilerini uyarlayabilmeleridir. Geçmişle karşılaştırıldığında, klasik iş hastalıklarının çoğunluğu ortadan kaldırılmış veya riskler oldukça alt düzeye indirilmiştir. Buna karşılık, özellikle kimyasalların neden olduğu yeni hastalıklar, kas ve iskelet sistemleri hastalıkları, alerjiler, kalp ve damar hastalıkları ile ruhsal bozukluklar, ve sinir hastalıkları gündemde ön plana çıkmıştır (Hernberg,1999). Bu hastalıkların ön plana çıkmasında, yeni çalışma koşullarının etkisi olduğu kesinleşmiştir (Isaksson ve ark., 2000). Đş güvensizliği ve kötü çalışma şartlarının tüm dünyada giderek yaygınlaştığı da bir gerçektir (Quinlain ve ark., 2000).

39 29 Đş güvensizliği ile kötü çalışma koşulları arasında çok yakın bağıntı olduğu araştırmalardan görülmüştür. Örnek olarak işçilerin yorucu ve ağrı verici biçimde çalışması ele alındığında, Avrupa daki geçici işçilerin %57 si ve sürekli işçilerin %42 sinin bu şartlara maruz kaldığı ortaya çıkmıştır. Görüldüğü gibi, gelişmeler yeni sorunları ve zorlukları da birlikte getirmektedir. Bunlardan konumuzu ilgilendirenlere, ileride geri dönülecektir. Đş kazaları yönünden, Avrupa nın elindeki veritabanı yeterli değildir. Veritabanı oluşturmada ülkelerin aynı özeni göstermemesi ve karşılaştırılabilir sonuçların olmaması bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Gidişin ve risklerin daha sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için, 1990 yılında başlatılan çalışma ile tüm ülkelerin aynı istatistiksel sonuçlara yönelmesi (ESAW, European Statistics on Accidents at Work) sağlanmıştır. Bu bilgiler üzerinden yapılacak karşılaştırmalar, ülkemizin konumunun daha iyi görülmesine olanak verecektir. AB deki uygulamalar açısından, özellikle yeni ve aday ülkeler için, paydaşların genel beklentileri olarak şunlar saptanmıştır. Bu noktalar, ülkemiz açısından da geçerli olduklarından, aşağıda özetlenmişlerdir: Đşçiler ve sendikaların beklentilerinin ana çizgileri şunlardır; Đş sağlığı ve güvenliğini artırmaya işverenlerin gönüllü yaklaşımı, Eldeki çalışma şartlarının iyileştirilmesi, Çalışanların ve sendikaların, bu yoldaki çabalara daha fazla katkıda bulunmalarının sağlanması. Đşverenlerin beklentileri ise şunlardır; Özellikle KOBĐ lere bu konularda yardımcı olunması, AB nin Direktiflerine uyumun asgari maliyetle sağlanması, Sık değişikliklerle, uyum konusunda sık sorunların ortaya çıkmaması. Yapılması gerekenler açısından temel kural, Đngiliz atasözünde olduğu gibi, Önleme tedaviden iyidir ilkesi ile hareket etmektir. Konumuz açısından bu çaba, risklerin belirlenmesi ve maliyetle-dengeli biçimde ortadan kaldırılması veya azaltılmasıdır. Đş sağlığı ve güvenliği ile kalite güvencesi çabaları, bu bakımdan kavramsal olarak örtüşmektedirler. Şöyle ki; Önleme, kalite güvencesinin temelidir, Kalite, bir kuruluş da çalışan herkesin sorumluluğudur, Kuruluşun varlığını koruyabilmesi için, kalite maliyetle-dengeli biçimde sağlanabilmelidir.

40 30 Aynı durum, çevrenin korunması ve iş sağlığı ve güvenliği için de geçerlidir. Nitekim, risklerin ortaya konması ve bunların maliyetle-dengeli biçimde giderilmesinin, bu kitabın içerdiği konular açısından da yaşamsal önemi vardır. Ele alınmış olan gerekleri, yükümlülükleri ve beklentileri, tarafların ve ilgililerin (toplum, devlet, işveren, işçi, sendikalar) işbirliği olmadan, kaynakların en verimli biçimde kullanarak yerine getirilebilinmesi olanağı yoktur. Dolayısı ile, konunun geçmişten farklı bir anlayış ve yaklaşımla ele alınması zorunludur. Bu nedenle, ISO 9000 kalite yönetimi sistemi anlayışı ile başlayan ve ISO ile çevre yönetimini de içeren gelişmeler, iş sağlığı ve güvenliğini de yönetim sistemi anlayışına götürmektedir. Đş sağlığı ve güvenliği için hazırlanmış olan standartlarda her ne kadar sayısal kodu kullanılmakta ise de, Đş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri, ISO tarafından, henüz uluslararası standard olarak kabul edilmemiştir. Ama ülkemiz dâhil bir çok ülke, kendi ulusal standartlarını yayınlamıştır (TS 18001). Görünüm, çok yakın bir gelecekte, söz konusu üç standardın birlikte anılacağını göstermektedir. 2.5.Avrupa da Tehlikeli Atık ve Đş Sağlığı-Güvenliği Yönetimi Avrupa da tehlikeli atıklara ilişkin ulusal mevzuat ve idari teşkilatlanma Avrupa birliği atık politikası Birlik Üyelerde her yıl 2 milyar dolayında atık ortaya çıkmaktadır (Roney, 2000). Bu miktarın 40 milyondan fazlasını ise tehlikeli atıklar oluşturmaktadır. AB, 1970 li yıllar ile birlikte atıklara ilişkin stratejilerini bir atık yönetimi çerçeve yönetmeliği kapsamında normatif temele oturtmayı başarmıştır (The EC Committee of the American Chamber of Commerce in Belgium, 1995). AB, atık ile mücadele konusunda 13 ana başlık altında özetlenebilen 30 adet mevzuat düzenlemesi gerçekleştirmiştir (Tüsiad, 2002). 1. Atık Yönetim Politikası 2. Titanyum Dioksit Sanayi Atıkları 3. Evsel Atıkların Yakılması 4. Zararlı Atıkların Yakılması 5. Atık Yağlar 6. Atıklar Đçin Çerçeve Yönetmelikler

41 31 7. PCB/PCT Bertarafı 8. Tehlikeli Atıklar 9. Kanalizasyon Atıksu Çamurları 10. Piller ve Aküler 11. Ambalaj Atıkları 12. Atıkların Sevkiyatı 13. Atıkların Düzenli Depolanması AB, atık sorunuyla ilgili olarak teknik araştırma, dönüşüm endüstrilerinin geliştirilmesi, eğitim, bilinçlendirmeye yönelik eylem programları ve iyi uygulamaların değişimi gibi konulardaki tedbirleri desteklemekte ve finanse etmektedir. Atık yönetimi alanında belli başlı aktörler, merkezi hükümet, çevre ajansları, yerel ve bölgesel yönetimler, atık yönetim firmaları, endüstriyel ya da ticari amaçlı atık üreticileri, kamusal ya da hükümete bağlı olmayan sivil toplum organizasyonları oluşturmaktadır. Burada amaçlanan farklı toplumsal tarafların çözümü arama eylemine katılımını sağlamaktır. AB mevzuatı ile atık yönetimine ilişkin belirlenmiş beş temel prensip şunlardır (www.ikv.org.tr, 2007) Atık yönetimi hiyerarşisi: Üye ülkeler, atık üretiminin önlenmesi, azaltılması zararın indirgenmesine, bunun yanında yeniden kullanım, dönüşüm ve atıkların enerji olarak kullanımına öncelik vermelidirler. Enerji kazanımı olmadan yakarak ve toprak altında depolayarak atıklardan kurtulma, hiyerarşinin en alt sınıfında yer almaktadır. Topluluk ve üye ülke düzeyinde kendine yeterlilik: En uygun teknoloji kullanılarak kapsamlı entegre ve yeterli düzeyde atık kullanım tesisatı kurulmasını içermektedir. Asgari gidere sebep olan en uygun teknoloji (BATNEEC): Đşletmelerden çevreye yayılan emisyonların ekonomik açıdan verimli bir şekilde mümkün olan en az seviyeye indirilmesidir. Yakınlık: Bu prensip, atıkların kaynağına mümkün olduğunca yakın bir alanda yok edilmesi gereğini vurgulamaktadır. Üretim sorumluluğu: Bu prensip atık kullanım masraflarının atık üreticisi tarafından karşılanması ya da atığı kullanım ya da toplama amaçlı olarak sahiplenen kesim tarafından karşılanması anlamına gelen kirleten öder ilkesinin uygulanmasıdır (Tekeli,2007).

42 32 Şekil 2.7 Mevcut atık hiyerarşisi Şekil 2.7 de görüldüğü üzere mevcut atık yönetimi hiyerarşisinde en çok uygulanan yöntem bertaraf yöntemidir. Geri kazanım ve diğer aşamalar daha sonra gelir. Ancak etkili bir atık yönetimi için önleme birinci basamak olmalıdır. Atıkların üretimi engellenemiyorsa, azaltıcı politikalar uygulanmalı, bu da mümkün olamıyorsa mevcut atığın, aynı karakter yapısına uygun üretim süreçlerinde yeniden kullanımı esas alınmalıdır. Yeniden kullanımı mümkün olmayan atıklar için geri dönüşüm yolları araştırılmalı, daha sonra geri kazanım yoluna gidilmelidir. Tüm bu aşamaları atlatan atıklar çevreye ve insan sağlığına zarar vermemek koşulu ile uygun yollarla bertaraf edilmelidir (Selim, 2005). Birliğin ileriki dönemlerde ulaşmayı hedeflediği atık yönetim stratejisi içine üretici sorumluluğu ve duyarlılığı ilk aşama olarak girmektedir. Ayrıca yürürlüğe konulan direktif ve kararlar ile atıkların bertarafından önce mutlaka biyolojik veya kimyasal ön arıtma işlemlerine tabi tutulması gerekmekte, mevcut atık yönetim hiyerarşisi piramidi tersine çevrilmektedir. (Şekil 2.8)

43 33 Şekil 2.8. Hedeflenen atık yönetim hiyerarşisi AB ölçeğinde etkili bir çevre yönetimini tesis etmek üzere 300 ü aşkın direktif yayınlanmış ve üyelere söz konusu düzenlemeleri zaman içerisinde kendi ulusal mevzuatlarına aktarma sorumluluğu verilmiştir. AB atık politikası ve stratejileri de 1975 yılından bu yana yayınlanmış Konsey direktifleri ve Komisyon kararları tarafından şekillendirilmiştir. Konu tehlikeli atıklar boyutu ile değerlendirildiğinde, belli başlı AB direktifleri şunlardır: Atık Çerçeve Direktifi (75/442 EEC) Tehlikeli Atık Direktifi (91/689 EEC) Atıkların Yakılması Direktifi (2000/76 EC) Düzenli Depolama Direktifi (99/31 EC)

44 Atık çerçeve direktifi (75/442 EEC yi yürürlükten kaldıran 2006/12/EEC direktifi) 15 Temmuz 1975 tarihli 75/442 sayılı direktif, AB nin atık olgusuna en temel ve en genel yaklaşımları içermektedir ve 1996 yıllarında 3 değişiklik geçiren direktif, 2006 yılında yeni bir çerçeve direktifi ile yürürlükten kaldırılmış ve 30 yılı aşkın bir süre AB atık politikasının şekillendirilmesine hizmet etmiştir yılında değişikliklerle geliştirilen çerçeveye göre, Avrupa birliği atık stratejisi sürdürülebilir atık yöntemi oluşturmaya yönelik hale getirilmeye çalışılmıştır. Bu strajteji, hedefler hiyerarşisi kurularak hayata geçirilmiştir(tenikler, 2007). Önleme Geri kazanım ve yeniden kullanım Güvenli bertaraf Temel amaç, üretim ve teknoloji kullanımıyla atık üretiminin önlenmesidir. Bu aşamadan sonra atık üretimi engellenemiyorsa, bunların geri kazanımı ve yeniden kullanımı üzerinde durulacaktır. Bu aşamadan sonra yine de atık ortaya çıkıyorsa çevreye en az zararı verecek şekilde yok edilmesi sağlanacaktır yılında Avrupa atık stratejisi Avrupa komisyonu kararı ile yeniden irdelenmiştir. Komisyon, stratejideki değişikliğe gerekçe olarak Avrupa Birliği nde atığın sürekli artışı karşısında mevcut stratejinin etkisini güçlendirmek olarak açıklanmıştır. Komisyon, yeni stratejiye göre, Birlik ölçeğinde atık yönetimi stratejisinin genel yaklaşımını iki ilkeye dayandırılmıştır: Đlkeler hiyerarşisi Üreticinin sorumluluğu Đlkeler hiyerarşisi, önceden olduğu gibi yine Önleme, geri kazanma ve bertaraf olmak üzere 3 kademeli tanımlanmıştır(tenikler, 2007). Komisyon, yeni atık stratejisi yaklaşımında, ilkeler hiyerarşisinin belli bir esneklik içinde uygulanacağını ifade etmiştir. Komisyon, atık hiyerarşisinde en arzu edilen ilkenin önleme ilkesi olduğunu kabul etmekle birlikte uygulanacak çözümlerde fayda-maliyet analizleri yapılmasını gerekli kılmıştır. Analizlerde maliyetler aleyhine bir sonuç çıkar ise önleme ilkesinin dikkate alınamayacağı gibi bir yaklaşımın önü açılmış, Komisyonun söz konusu kararı ile AB

45 35 atık yönetimi stratejisi büyük bir darbe almıştır. Avrupa Çevre Kurulu karara tepki göstermiş, Avrupa Birliği atık yönetimi stratejisi açısından yürürlüğe koyulan kararların, atık hiyerarşisinin yok ettiğini ve kaynakta önleme ilkesinin esneklik ilkesine kurban edildiğini ifade etmiştir(tenikler, 2007). Önleme ilkesi doğrultusunda atık üreticisinin sorumluluğunun yaşama geçirilmesi için şu uygulamalara başvurulacaktır: Temiz teknoloji ve temiz ürün desteklenecektir. Avrupa standartları komitesi (CEN) tarafından tasarlanan teknik standartların çevresel boyutu geliştirilecektir. Ürünlerde belirli ağır metaller ile tehlikeli bileşenlerin sınırlandırılması ya da yasaklanması yoluyla tehlikeli atık üretimi engellenecektir. Rekabete zarar vermeksizin, atık üretimini önleyebilecek ekonomik araçlar kullanılacaktır. Yeşil (ekolojik) denetim ve yeşil (ekolojik) etiket uygulamaları geliştirilecektir. Geri kazanım ilkesi doğrultusunda, iki geri kazanım türü söz konusudur: Materyalin geri kazanımı ve enerjinin geri kazanımı. Materyalin geri kazanımı, çöplerin kaynağında ayrıştırılması ile gerçekleştirilecektir. Bu arada en önemli rol, son kullanıcı ve tüketicidedir. Materyalin geri kazanımında ayrıştırma işlemi ve geri dönüştürme sanayisi teşvik edilmelidir. Atığa dayalı enerji stratejileri, önleme ve materyal geri kazanımı ilkelerine zarar vermemelidir. Materyalin geri kazanımı, atığın önlenmesine, enerji kazanılmasına daha çok hizmet eder(tenikler, 2007). Ancak, Komisyon burada da esneklik göstermektedir. Geri kazanımın bu iki türü arasında seçimin çevresel, ekonomik, bilimsel etkileri hesaba katılarak yapılması zorunludur. Atığın enerji kaynağı olarak geri kazanımının önemi büyümektedir." Komisyon, üye devletlerde farklı tanımlar kullanıldığını, daha önemlisi, geçerli kullanımıyla "geri dönüştürme" kavramının materyal geri kazanımı ile sınırlandırıldığını, 94/62/EC sayılı Konsey Yönergesi' nde de paketleme ve paketlenmiş atık anlamında kullanıldığını ve kavramın enerji geri kazanımını kapsamadığını belirtmektedir. Oysa Komisyon bu kavramın atığın enerji geri kazanımı biçimini de içermesi gerektiği görüşündedir. Komisyon böylece yaygın bir muhalefet ile karşılaşan yakma

46 36 tesislerinin önünü açmıştır. Strateji içinde atığın enerji elde etmek amacıyla yakılması bir bertaraf yöntemi değil, bir geri kazanım faaliyeti olarak kabul edilmiştir. Bertaraf yöntemleri de enerji geri kazanımı olmayan yakma ve depolama olarak algılanmaktadır(tenikler, 2007). Komisyon a göre atığın yakılması, çöpün hacmini azaltan, böylece depolama gereğini en az düzeye indiren yöntemlerden biridir. Ancak enerji üretmeyen yakma, kaynakların korunmasına katkı sağlamaz. Komisyon, bu gerekçeyle tüm yakma tesislerinin aşamalı olarak enerji üretimi özellikli hale getirilmesini benimsemiştir. Geleceğe dönük riskleri en aza indirmek için, atık stratejileri, öncelikle atığın ortaya çıkmasını önleme doğrultusunda ciddi çabalar göstermeli, bu mümkün olmadığında depolanacak çöp miktarının minimize edilmesini hedeflemelidir. Böylece komisyon, düzenli depolamaya dönük bu yaklaşımı ile bertaraf yöntemleri içinde yakma yöntemini esnek bir uygulamaya konu etmektedir(tenikler, 2007).. 17 Mayıs 2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 22 maddeden oluşan direktif (Offical, 2006) atık kategorileri, bertaraf yöntemleri ve geri kazanım işlemlerinin listelenmiş olduğu eklere sahiptir. Yeni direktif incelendiğinde, ortaya konan yaklaşımlar şu şekilde özetlenebilir: Söz konusu direktifte atık ile ilgili tanımlar yapılmakta; direktifin kapsadığı atık kategorileri ile bertaraf ve geri kazanım faaliyetleri sıralanmaktadır. Bunların dışında direktif, kapsam dışında tutulan atık türleri, atık yönetimi ile ilgili genel esaslar, yetkili otoritenin oluşturulması, atık yönetim planları, geri kazanım ve bertaraf faaliyeti yapan işletmelerin lisans alma zorunluluğu, bu işletmelerin kayıt tutma zorunluluğu ve periyodik olarak denetlenmeleri ile atık bertaraf maliyetlerinin kirleten öder ve üretici sorumluluğu ilkeleri kapsamında karşılanması gibi atık yönetiminin temelini ve ana ilkelerini oluşturan hükümler içermektedir. Söz konusu direktif, atıkların toplanmasından bertarafına kadar her aşamada insan ve canlı sağlığını tehlikeye düşürebilecek her türlü olumsuz etkiyi ortadan kaldırmayı amaçlamaktadır(tenikler, 2007). Direktif ile atmosfere yayılan gaz atıklar ile diğer mevzuat ile hüküm altına alınmış olan radyoaktif atıklar, taş ocağı faaliyetleri ile mineral kaynakların aranması, çıkarılması, işlenmesi ve depolanması sonucu oluşan atıklar, hayvan kadavraları ile tarımsal atıkları (tarımda kullanılan hayvan dışkısı ve diğer doğal ve tehlikeli olmayan maddeler), sıvı haldeki atıklar hariç atık sular ve patlayıcıları kapsam dışında

47 37 bırakılmıştır. ABD Çevre Koruma Ajansı (EPA) ise bazı radyoaktif atıkları tehlikeli atık listesine dahil edilmiştir(tenikler, 2007).. Üye devletler, öncelikle, Atıkların önlenmesi ile miktarları ve zararlı etkilerinin azaltılmasına ilişkin olarak, doğal kaynakların olabildiğince az kullanıldığı temiz teknolojilerin geliştirilmesi, Üretim, kullanım ve bertaraflarına ilişkin olarak çevreye zarar vermeyen ya da olabildiğince az etkileri olabilecek şekilde dizayn edilmiş olan ürünlerin pazarlama ve teknik gelişiminin sağlanması, Geri dönüşüme uygun atıkların içerdiği tehlikeli maddelerin nihai bertarafı için uygun teknikler geliştirilmesi, Đkinci olarak ise, Geri dönüşüm, yeniden kullanım ya da yeniden değerlendirme gibi işlemlerin yanı sıra ikincil hammadde elde etme amaçlı diğer prosesler ile atığın geri kazanılması veya Atığın enerji kaynağı olarak kullanılması Konularını cesaretlendirecek önlemleri almalarına ilişkin sorumluluk üstlenmelidirler. Bununla birlikte üye devletler, Atıkların, çevreye zarar verecek yöntemler kullanmaksızın ve insan sağlığını tehlikeye atmaksızın geri kazanıma bertarafına olanak sağlayan gerekli önlemleri almak zorundadır. Söz konusu yöntemlerin özellikle, su, hava, toprak, bitki ve hayvanlar için risk yaratmayacak gürültü, veya korku yoluyla rahatsızlığa neden olmayacak, kırsal alanlar ya da özel öneme sahip bölgeleri olumsuz etkilemeyecek şekilde kurgulanması gerekmektedir. Ayrıca direktifle, atıkların gelişigüzel terk edilmesini veya kontrolsüz bertarafını yasaklayacak tedbirleri almaları konusunda üye devletlere sorumluluk verilmiştir(tenikler, 2007).. Üye devletlerin diğer üye devletler ile işbirliği içinde bulunması da direktif kapsamına alınmıştır. Buna göre, her üye devlet, diğer üye devletler ile işbirliğine giderek ya da gerektiğinde danışarak, aşırı maliyetler gerektirmeyen bir bütünleşik bertaraf tesisi ağı kurulmasına ilişkin önlemleri alacaktır. Söz konusu tesis ağı, devletlerin atık bertarafı konusunda kendi kendine yeterli düzeye gelebilmelerini sağlayacak nitelikte olmalıdır.

48 38 Bu yönetmelik hükümlerinin yürütülmesinden ve uygulanmasından sorumlu olacak yetkili otorite/otoriteleri tanımlama sorumluluğuna sahip olan üye devletler, söz konusu yetkili otoriteleri tarafından bir koşulları dâhilinde bir veya daha fazla atık yönetim planlarını oluşturmak durumundadırlar(tenikler, 2007).. a) Geri kazanılacak ya da bertaraf edilecek atığın türü, miktarı ve kaynağı b) Genel teknik koşullar c) Belirli atıklara yönelik özel düzenlemeler d) Uygun bertaraf alanları veya tesisleri hakkında bilgileri içermelidir. Söz konusu planlar, atık yönetimi konusunda yetkinleştirilmiş gerçek veya tüzel kişileri; geri kazanım ve bertaraf işlemlerinin tahmini maliyetlerini; atığın toplanması, sınıflandırılması ve işlenmesinin rasyonelleştirilmesini teşvik edecek uygun önlemleri de kapsayabilir. Üye devletler, atık yönetim planları gereğince uygun olamayan atıkların taşınımını önleyici tedbirler geliştirebilirler. Ancak söz konusu tedbirler hakkında Komisyon a ve diğer üye devletlere bildirimde bulunmak durumundadırlar(tenikler, 2007).. Atıkların geri kazanım veya bertaraf işlemlerine yönelik faaliyetleri sürdüren kişi, kurum, ve kuruluşların otoriteden/otoritelerden izin alması gerekmektedir. Söz konusu izin (lisans), atık türleri ve miktarları, teknik koşullar, alınacak güvenlik önlemleri, bertaraf alanı ve arıtma yöntemine ilişkin bilgileri içermelidir. Yetkili otorite, atığın üretildiği yerde kendi atıklarının geri kazanımını veya bertarafını yapan tesis veya kuruluşları, 91/689 Numaralı Tehlikeli Atık Direktifi hükümlerine halel getirmeyecek şekilde, lisans uygulamasından muaf tutabilir. Ancak muafiyet uygulanan tesis veya kuruluşlar yetkili otorite tarafından kayıt altına alınmalıdır(tenikler, 2007).. Bunun yanında atık üreticileri ile bertaraf ve geri kazanım işlemlerini yapan tüm kuruluşlar, atığın miktarı, özellikleri, kaynağı, gidiş noktası, toplama sıklığı, taşıma şekli, direktif eklerinde listelenmiş geri kazanım ve bertaraf işlemlerinden ilgili olanları kayıt altına almakla yükümlüdürler. Atıkların bertaraf maliyetlerinin ise kirleten öder prensibine göre, atık sahibi ya da atığın kaynaklandığı ürünün üreticisi tarafından karşılanacağı hüküm altına alınmıştır.kaynak göster(tenikler, 2007).

49 Tehlikeli atık direktifi (91/689 EEC) Tehlikeli atıklara ilişkin Konsey Direktifinin temel stratejisi, Atık Çerçeve Direktifi nde yer alan esasları, tehlikeli atıklara uyarlamaktır. Bir başka deyişle Yeni Atık Çerçeve Direktifinin tamamlayıcısı durumundadır. Bu direktifin genel amacı ise tehlikeli atıkların ortadan kaldırılmasına yönelik ortak bir tanım oluşturarak bu tür atıkların yönetimine yönelik üye devlet mevzuatının birbirine yakınlaştırılması için bir uyum paketi hazırlamaktır. Direktif, tehlikelilik özellikleri ve bileşenleri tanımlanmış atıkların bir listesini içermektedir. Bertaraf faaliyetlerini sürdüren kuruluşlara yönelik lisans sorumluluğu, Atık Çerçeve Direktifi nde öngörülen atık yönetim planlarının tehlikeli atık özelinde oluşturulması, yetkili otoritelerin denetim esasları gibi konular direktifte ele alınan başlıklardan bazılarıdır. Evsel atıklar bu direktif kapsamı dışında bırakılmıştır. Üye devletler, tehlikeli atıkların tanımlanması ve kayıt altına alınması konusunda sorumluluğa sahiptir. Ayrıca insan sağlığı ve çevrenin güvenlik altına alınarak tehlikeli atıkların farklı kategorideki atıklarla ve tehlikeli olmayan atıklarla karıştırılmaması çin gereken her türlü önlemi almak zorundadırlar. Direktif üye devletlere, ayrıştırılması mümkün olmayan atıkların Atık Çerçeve Direktifi nde belirtilen insan ve çevre sağlığını riske etmeyecek koşullarda diğer atıklarla karıştırılabilmesi konusunda açık bir kapı bırakılmıştır. Bertaraf faaliyetleri sürdüren her kuruluşun lisans alma zorunluluğu bulunmaktadır. Tehlikeli atıkların geri kazanım ve bertarafına ilişkin her türlü faaliyet, özelikle atıkların kaynağı ve gidiş noktalarına ilişkin periyodik kontrollerle denetime tabi tutulmalıdır. Tehlikeli atık taşıyıcıları, üreticileri ve bertaraf edicileri, faaliyetlerine ilişkin kayıt tutmak ve bu bilgileri her bir üye tarafından görevlendirilmiş olan yetkili otoritelere sunma sorumluluğuna sahip kılınmışlardır. Yetkilendirilmiş otoriteler ise, Komisyon tarafından değerlendirilmek üzere tehlikeli atık yönetimine ilişkin hazırlayacakları planları yayımlamak zorundadırlar. Bu sorumlulukların yanında üye devletlere, tehlike arz eden acil bir durum karşısında, direktif hükümlerini geçici olarak askıya alabilmeleri konusunda bir serbesti tanınmıştır. Ancak söz konusu devletler, Komisyon a askıya aldıkları hükümler hakkında bilgi vermek durumundadırlar.

50 40 Ayrıca üye devletler, tehlikeli atıkları toplanması, taşınması ve geçici depolanması sırasında yürürlükte bulunan uluslararası ve topluluk standartlarına uygun olarak ambalajlanması ve etiketlenmesi konusunda gerekli tedbirleri almak zorundadırlar. Taşınımlar ise, tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınımlarına ilişkin direktifte tanımlanmış olan bir tanımlama formu ile mümkündür. Yetkili otoriteler tehlikeli atık yönetimine ilişkin planlarını ya ayrı olarak ya da genel atık yönetimi planları çerçevesinde düzenlemek durumundadırlar. Komisyon bu planları karşılaştırmalı olarak inceler ve talep eden üyelerin bu bilgilere erişimini olanaklı kılar. Tehlikeli Atık Direktifi, uygulama hükümlerine sürekli Atık Çerçeve Direktifi ne gönderme yapmaktadır. Söz konusu direktif 2006 yılında bir Avrupa parlamentosu ve Konsey tüzüğü (Official, 2006) ile değişikliğe uğramış ve raporlama esaslarını düzenleyen 8. maddesi iptal edilmiştir. Değişikliğin amacı, üye devletlerin Komisyon a, Komisyonun da Parlamento ve Konsey e yönelik raporlama gerekliliklerinin basitleştirilmesi ve kolaylaştırılmasıdır. Raporlamaya ilişkin yeni esaslar üzerinde çalışmalar devam etmektedir Atıkların yakılmasına ilişkin konsey direktifi (2000/76 EC) Atıkların yönetimine ilişkin Topluluk Stratejisi nin gözden geçirilmesi Hakkında Komisyon dan Tebliği, atıkların önlenmesini birinci öncelik olarak belirlerken, diğer öncelikleri sırasıyla atıkların tekrar kullanımı, yeniden kazandırılmaları ve en son olarak tehlikesiz olarak bertarafı olarak belirtmiştir. Atıkların yönetimine ilişkin bir Topluluk Stratejisi hakkındaki 24 Şubat 1997 tarihli Đlke Kararı nda da (Official, 1997) Konsey, atığın tehlikeli özellikleri ile atık üretiminin asgariye indirilmesine ilişkin olarak atıkların önlenmesinin herhangi bir rasyonel atık politikasının birinci önceliği olması gerektiğine dair inancını yinelemiştir. Konsey ayrıca, atıkların Topluluk içerisinde büyük oranlarda yakılma veya beraber yakılma amacıyla taşınmasından kaçınmak için, enerjiyi yeniden kazanarak atıkları yakmaya ilişkin olarak, Komisyon un Topluluk mevzuatı üzerinde tadilat yapması gerektiğine de değinmiştir. Atıkların daha düşük çevre standartları nedeniyle daha düşük maliyetlerde faaliyet gösteren tesislere, sınırötesi taşınımlarını önlemek amacı ile, atık yakan ve beraber yakan tüm tesisler için katı kurallar belirlemek gerekmektedir.

51 41 Atıkların yakılması hakkında tek bir metinin, yasal açıklığı ve uygulanabilirliği arttıracağı düşüncesiyle tehlikeli atıkların yakılması hakkındaki 16 Aralık 1994 tarih ve 94/67/AT sayılı Konsey Direktifi nin içeriğini ve yapısını tamamen göz önünde bulunduran ve tehlikeli ve tehlikeli olmayan atıkların yakılması ve beraber yakılmasına ilişkin olan tek bir direktif olmasına karar verilmiş ve 28 Aralık 2005 tarihi itibariyle 94/67/EEC sayılı Direktif yürürlükten kaldırılmıştır. Radyoaktif atıklar ile sadece hayvan atığı arıtan yakma ve beraber yakma tesisleri, bu direktifin kapsamı dışında bırakılmıştır. Atıkların yakılmasına ilişkin direktifin amacı, atıkların yakılması ve beraber yakılmasının çevre üzerindeki olumsuz etkilerini, özellikle havaya, toprağa, yüzeysel sulara ve yeraltı suyuna yapılan emisyonlardan kaynaklanan kirlenmeyi ve sonucunda insan sağlığı için ortaya çıkan riskleri önlemek veya mümkün olduğu derecede kısıtlamaktır. Bu amaca, atık yakma ve beraber yakma tesisleri için emisyon limit değerleri Topluluk içerisinde belirlenerek ve Atık Çerçeve Direktifi nin şartları yerine getirilerek, sıkı işletme koşulları ve teknik şartlar vasıtası ile ulaşılacaktır. Yakma sonucu oluşan artıklar, miktar ve zararlılık bakımından minimuma indirilmeli, elverişli olduğu durumlarda geri dönüştürülmeli, ve AB ve ulusal mevzuata uygun olarak bertaraf edilmelidir. Yüksek seviyede bir çevresel koruma ve insan sağlığının korunması için, Topluluk içerisinde atıkları yakan ve beraber yakan tesislere ilişkin olarak sıkı faaliyet koşullarının, teknik şartların ve emisyon limit değerlerinin belirlenmesi ve muhafaza edilmesi gereklidir. Belirlenen limit değerler, uygulanabildiği derecede, çevrenin üzerindeki negatif etkileri ve bunun sonucunda insan sağlığı için ortaya çıkan riskleri önlemeli ve kısıtlamalıdır. Söz konusu direktif yakma (enerji geri kazanımsız) ve beraber yakma (enerji geri kazanımsız ve geri kazanımlı) tesislerini kapsar. Aşağıdaki tehlikeli atıklar için, bu Direktif te tehlikeli atıklara ilişkin yer alan belirli şartların uygulanamayacağı hükme bağlanmıştır. Buna göre; a) atık yağlar dâhil, direktifte belirlenmiş olan konsantrasyonlardaki yanıcı sıvı atıklar, b) yanıcı sıvı atıkların doğrudan yanmasından dolayı ortaya çıkan baca gazının içerisinde, gaz yağının yanmasından dolayı çıkan emisyonlardan daha yüksek emisyon konsantrasyonuna neden olamayacak olan her türlü yanıcı sıvı atıklar,

52 42 Direktifle birlikte hiçbir yakma veya beraber yakma tesisine, izinleri olmadan bu faaliyetleri yürütmelerine izin verilmeyeceği esası getirilmiştir. Đşletme ve faaliyet izni verilebilmesi için şu şartlar sağlanmalıdır: Yakma ve beraber yakma tesisi, atık kategorisini göz önünde bulunduracak şekilde tasarlanmalı, donatılmalı ve işletilmelidir. Yakma işlemi sonucu ortaya çıkacak olan ısı, olabildiğince geri kazandırılmalıdır (proses buharı üretimi veya bölge ısıtması gibi). Kalıntıların miktarı ve zararları asgariye indirilmeli ve en uygun şekilde geri dönüşümü gerçekleştirilmelidir. Engellenemeyen, azaltılamayan veya geri dönüşümü mümkün olmayan kalıntıların uzaklaştırılması ulusal ve Topluluk mevzuatı ile uyum içerisinde yürütülmelidir. Havaya ve suya yapılan emisyonlar için önerilen ölçüm teknikleri belirtilen değerlere ve şartlara uygunluk göstermelidir. Yetkili bir otorite tarafından verilecek lisansın şu koşulları da sağlaması gerekmektedir: (a) Arıtılabilecek atıkların kategorileri açıkça listelenmelidir. Liste, mümkünse, en azından Avrupa Atık Kataloğu nda (EWC) düzenlenen atık kategorilerini kullanmalıdır ve uygun olan hallerde atığın miktarına ilişkin bilgi içermelidir. (b) Tesisin toplam atık yakma veya beraber yakma kapasitesinin bilgisi verilmelidir. (c) her hava ve su kirletici maddenin periyodik ölçümlerine ilişkin yüklenen sorumlulukları yerine getirmek için kullanılan örnekleme ve ölçüm işlemleri belirtilmelidir. Atıkların teslim edilmesi ve kabulüne ilişkin olarak ise Direktif, özellikle havanın, toprağın, yüzey ve yeraltı sularının kirlenmesi ile koku ve gürültü gibi çevre üzerindeki olası negatif etkileri ve insan sağlığına doğrudan riski olabildiğince önlemek veya kısıtlamak amacıyla, yakma veya beraber yakma tesisinin işletmecisi, atığın teslim edilmesi ve alınmasına ilişkin bütün zorunlu önlemleri almalıdır. Tesis işletmecisi, tehlikeli atığı yakma veya beraber yakma tesisine kabul etmeden önce gerekli izin şartlarına uygunluk gösterdiğini teyit etmek amacıyla, atık hakkında mevcut bilgiye sahip olmalıdır. Tehlikeli atığı yakma veya beraber yakma tesisine kabul etmeden önce tesis işletmecisince verilmesi gereken belgeler ile yetkili makamların arıtılan atıkların

53 43 niteliğini teşhis edebilmeleri için, yükün boşaltılmasından olabildiğince evvel temsil eden örnekleri alınmalıdır. Yakma ve beraber yakma tesisleri, hava kirliliğine neden olmayacak şekilde tasarlanmalı ve inşa edilmelidir. Özellikle, egzoz gazlarının deşarjı, yüksekliği insan sağlığını ve çevreyi koruyacak şekilde hesaplanmış bir baca vasıtasıyla, kontrollü bir şekilde ve ilgili Topluluk hava kalitesi standartlarına uygun olarak yapılmalıdır. Atıklar için ilgili depolama alanları dahil olmak üzere yakma ve beraber yakma tesis yerlerinin tasarımı, kirletici maddelerin toprağa, yüzey ve yeraltı sularına izinsiz veya kazaen yayılmasını engelleyecek şekilde ve ilgili Topluluk mevzuatında öngörülen hükümler uyarınca yapılmalı, ayrıca yakma veya beraber yakma tesisi yerinden sızan kirlenmiş yağmur suları için veya dökülmeden veya yangın söndürme faaliyetlerinden doğan kirlenmiş sular için depolama kapasitesi temin edilmelidir. Yakma veya beraber yakma tesisinin faaliyetinden kaynaklanan kalıntıların, miktarları ve zararları asgariye indirilmeli, uygun olan hallerde kalıntıların doğrudan tesisin içinde veya Topluluk mevzuatına uygun olarak dışarıda geri dönüşümleri yapılmalıdır Düzenli depolama direktifi (99/31 EC) Atık depolama alanlarının insan sağlığına zarar vermesine, sera etkisi yaratmasına, küresel çevreye zararlı olmasına, yeraltı ve akar suları kirletip hava kirliliğine sebep olmasına engel olmak veya mümkün olduğunca etkilerini azaltmak için idari ve teknik gereklilikleri denetleyen Atık Çerçeve Direktifinin özellikle insan ve çevre sağlığını riske atmaksızın bertarafına ilişkin esasları düzenleyen maddelerinin uygulanması bu direktifin hedefidir. Direktif mevcut ve yeni düzenli depolama alanlarının detaylı bir izin prosedürü altında sıkı kontrolünü gerektirmektedir. Depolanan atıkların miktarını azaltmayı ve tüm yaşam döngüleri süresince düzenli depolama alanlarının negatif çevresel etkilerini azaltmayı amaçlamaktadır. Depolama alanları bertaraf edilecek atığın türüne göre sınıflandırılmalıdır. Direktif (Official, 1999), her bir atık depolama sahasını aşağıdaki sınıflardan biri ile sınıflandırmaktadır: Tehlikeli atıklar için atık depolama sahası, Zararsız atıklar için atık depolama sahası,

54 44 Katı atıklar için atık depolama sahası. Tehlikeli atıklar, ancak tehlikeli atıkların depolanmasına tahsis edilmiş atık toplama sahalarında depolanabilirler. Atık kabul esaslarına ilişkin olarak tesis işletmecisi, atıkların miktarını, özelliklerini, kökenini, teslim tarihini, üreticisinin kimliğini, kentsel atık ise toplayanını, tehlikeli atık olması halinde sahadaki kesin yerini kaydeden bir kütük tutmalıdır. Bu bilgiyi gerektiğinde istatistiksel amaçlarla kullanılması için Topluluk ve ulusal istatistik yetkililerine açık tutar. Direktif, riskleri ortadan kaldırmak için standart bir atık toplama ve depolama yöntemi tanımlamıştır: Atıklar toplama gömülmeden önce işleme tabi tutulmalıdır. Tehlikeli atıklar, tehlikeli atığı gömme yöntemlerine uygun olarak yapılmalıdır. Tehlikeli olmayan atıkların gömülmesi belediyelerce yapılmalıdır. Üye devletlerin depolama alanlarına giden biyo-ayrışmaya uğrayabilen atıkların azaltımı konusunda uygulamaya konulmak ve tarif edilen hedeflere ulaşmak üzere ulusal strateji oluşturulması, AB metan emisyonlarının azaltılması (1995 seviyelerinin, 2006 yılına kadar %75 düzeyine, 2009 a kadar %50 düzeyine ve 2016 ya kadar ise %35 düzeyine düşürülmesi) için biyolojik olarak ayrıştırılabilir atıkların kademeli olarak azaltılması için ulusal bir strateji oluşturmaları gerekmektedir (Yontem, 2007). Üye ülkeler, düzenli depolama alanlarının direktifin koşullarına uymasını zaman geçirmeksizin temin etmelidir. Mevcut depolama alanları için eylem planı hazırlanmalıdır. Depolama alanların tarif edilen standartlara göre inşaa edilmesi, işletilmesi ve de yerlerinin seçilmesi gerekir. Aksi taktirde bu alanların kullanımına izin verilmemelidir. Depolama alanı işletmecisinin atıkların bertaraf edilmesi için alacağı ücretin en az alanın inşaası ve işletilmesini ile tahmini kapatma ve sonrası bakımını içerecek şekilde olması sağlanmalıdır. Düzenli depolama ile bertarafın maliyetleri, kapatma ve takip eden 30 yıl boyunca alanın bakımının maliyetini de içermelidir. Depolama alanı kapatıldıktan sonra işletmeci sahanın bakımından, izlenmesinden ve kontrolünden, yetkili otoritenin gerekli gördüğü süre kadar sorumludur.

55 45 Üye ülkeler, 3 yılda bir bu direktifin uygulanmasına ilişkin raporu Komisyona sunmak durumundadır. Yerel ve bölgesel yönetimler, bu direktifin uygulamasında ana rol üstlenmeli ve uygulamaya ilişkin raporlarını merkezi yönetim birimlerine sunmalıdırlar. Yukarıda değinilen direktifler, çoğu AB ülkesi tarafından ulusal mevzuatlarına aktarılmış olmakla birlikte, yeni üyeliğe kabul edilen ülkelere bu alanda uyumun tamamlanması için üyelik sonrasında ek süre tanındığı bilinmektedir. (Şekil 2.9) Şekil 2.9. Orta Avrupa ülkeleri ve Türkiye de geçiş süreçleri Dolayısıyla ideal bir sistemin gerçekleştirilmesi uzun vadeli bir hedef olarak kurgulanmalı; bu şekildeki ideal çözüm arayışlarına ek olarak, kısa ve orta vadede de sistemin iyileştirilmesi ve çevre üzerindeki tahribatın mümkün olduğunca önlenebilmesi için ara politikalar geliştirilmelidir Avrupa atık kataloğu (EWC 2002) Üye devletlerin gerek ulusal tehlikeli atık düzenlemelerinde standart bir liste oluşturulması, gerek tehlikeli atıkların sınır ötesi taşınımları söz konusu olduğunda ilgili devletlerarasında atık tanımlamalarına ilişkin farklılıkların giderilmesi açısından

56 46 oldukça önemli sayılan bu katalog, zaman içerisinde değişikliğe uğrayarak güncellenmektedir. Avrupa Atık Kataloğu ilk kez 1993 yılında oluşturulmuştur. Oluşturulduğu tarihte toplam 645 atık tipi mevcuttur. Buna bağlı olarak Tehlikeli Atık Listesi de 1994 yılında kabul edilmiştir. Tanımlanan 645 tip atığın 236 sı tehlikeli atık olarak Tehlikeli Atık Listesi nde yer almıştır. Her iki liste de ilk kez 2000 yılında bir değişiklik geçirmiş, özellikle Tehlikeli Atık Listesi nde köklü bir revizyon gerçekleşmiştir (Official, 2000). Böylece yeni tanımlanan 687 atık tipi içinde tehlikeli atık sayısı 290 a çıkmıştır. Listeler, 2002 yılında yürürlüğe girme koşuluyla 2001 yılında son bir değişikliğe daha uğramışlardır. Böylece toplam atık sayısı 849 a çıkarken, tehlikeli atık sayısı 405 e ulaşmıştır. Komisyon getirmiş olduğu bir karar ile üye devletlere, bilimsel geçerliliği olmak şartı ile listede değişiklik yapılması yönünde görüş bildirebilmeleri olanağı sunmaktadır. Komisyona iletilecek görüşler, Komisyonca karşılaştırmalı olarak değerlendirilecek ve listede değişiklik yapılıp yapılmaması gerektiği konusunda karar verecektir. Birliğe üye ve aday devletler, ilgili direktifler uyarınca Avrupa Atık Kataloğunu, ulusal mevzuatları ile uyumlaştırmaya devam etmektedir. Türkiye, 2005 tarihli tehlikeli atık yönetmeliğini, bazı atıklar dışında, belirtilen atık listesi temelinde büyük ölçüde uyumlaştırmıştır. Ancak söz konusu yönetmelikte, Avrupa Atık Kataloğu ndan çok daha geniş sayıda bir atık yelpazesi bulunmaktadır. Örneğin tehlikeli atık yönetmeliğinde yer alan tehlikeli atık listesinde 501 atık yer alırken, bu sayı Avrupa Atık Kataloğu nda 405 tir. Avrupa Atık Kataloğu nda bir atığın tanımlanması Şekil 2.10 da görüldüğü üzere gerçekleştirilmektedir. EWC listesi, atığı ortaya çıkaran faaliyete veya atığın türüne dayanan 20 ana bölümden oluşmaktadır.

57 47 Şekil Avrupa atık kataloğu nda bir atığın tanımlanması 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Avrupa Atık Kataloğu (EWC 2002) tehlikeli atıkların yanına yıldız (*) koyarak tehlikeli atıkları tehlikesiz atıklardan ayırmaktadır. EWC 2002 de kesinkes tehlikeli, muallaklı ve tehlikesiz olmak üzere 3 tür giriş bulunmaktadır. Buna göre listede bulunan toplam 839 tür atığın, 405 i (*) ile işaretlenmiş olup tehlikeli atık kategorisinde değerlendirilmektedir. 405 atığın 232 si kesin olarak tehlikeli atık olarak nitelendirilmekte, 173 tanesi ise çeşitli analizler sonucunda tehlikeli olarak nitelendirilme olasılığı bulunan tanısı yapılmamış atıklardır. EWC kılavuzunda da belirtildiği üzere kesin olarak tehlikeli sayılan atıklar (A) kodu ile, tehlikeli olup olmadığı tanısı yapılmamış olan atıklar ise (M) kodu ile tanımlanmaktadır. (A) kodu Absolute Entries, (M) kodu ise Mirror Entries tanımlarının ilk harflerine göre belirlenmiştir. M kodlu atıklar, tehlikeli maddelere refere ederler ve 2 yolla tanımlanırlar:

58 48 a) Tehlikeli maddelere genel bir referans ile: * Tehlikeli madde içeren işletme sahası içerisinde atıksu arıtma çamurları Bu atıkların tehlikeli olmayan karşılığı ise, de belirtilenlerin dışındaki tehlikeli madde içeren saha içi atıksu arıtma çamurları b) Tehlikeli maddelere özel bir referans ile: * Asbest içeren fren balataları Bu atıkların tehlikeli olmayan karşılığı ise de bahsi geçenlerin haricindeki fren balataları Her iki durumda da atığın tehlikeli veya tehlikeli olmayan M kodlu girişe girip girmediğinin tespiti için değerlendirilmesi gerekir. Tehlikeli maddelere genel olarak refere edilen M kodlu girişlerde sınıflandırma, atıkta herhangi bir tehlikeli maddenin mevcut olup olmadığına bakılarak yapılır. Tehlikeli maddelere özel olarak refere edilen M kodlu girişlerde sınıflandırma, atığın tanımındaki özel tehlikeli maddenin mevcudiyetine bakılarak yapılır (yukarıda asbest örneği verilmiştir). EWC nin kullanılmasına ilişkin diğer bir nokta da ulusal atık listeleri gerçekleştirilirken, atıkların tehlikeli olup olmadıklarının tayini ve buna ilişkin kodlamanın (A veya M) nasıl yapılacağına ilişkindir. a) Eğer (01) den (12) ye ya da (17) den (20) ye kadar olan bölümlerde uygun bir atık kodu bulunamaz ise, atığı tanımlamak için (13), (14) ve (15) no lu bölümler incelenmelidir. b) Eğer atık kodlarından hiç biri uyarlanamıyor ise, atık, (16) no lu bölüm uyarınca tanımlanmalıdır. c) Eğer atık, (16) no lu bölümde de bulunamıyor ise (..99) kodu (başka türlü tanımlanamayan atıklar), ilk adımda tanımlanan liste bölümündeki aktiviteye uygun olarak kullanılmalıdır. Sonu 99 ile biten 6 haneli kodlar (2 haneli veya 4 haneli özel kod tarafından temsil edilen, daha farklı tanımlanmamış atıklar) sadece atığın tanımlanması için uygun kod bulunamaz ise kullanılmalıdır. Atık direktifleri ve ulusal mevzuat, atık üreticilerine atıkların doğru kodlarla kodlanması sorumluluğunu da vermiştir.

59 Avrupa da iş sağlığı ve güvenliği ne ilişkin ulusal mevzuat ve idari teşkilatlanma AB nin bu alandaki politikasının hedefi, hem iş kazalarını hem de meslek hastalıklarını asgariye indirmek olmuştur. Günümüzde, AB işyeri mevzuatı, çalışanların işyerinde güvenliği ve sağlığında iyileşmeleri teşvik etmeye yönelik tedbirlerin devreye sokulması hakkındaki Bakanlar Konseyi Yönergesi ndeki bir çerçeve esasına dayanır. Bu yönerge, başka pek çok girişim için sağlam bir temel oluşturmuştur (Gençler, 2010). Belirli koruyucu ekipmanların kullanımı, görsel işaret birimleriyle çalışma, işçilerin kimyasal, fiziksel ve biyolojik maddeler ile teması, yeraltı kaynaklarının çıkarılmasına yönelik sanayiler, geçici ve gezici inşaat yerlerinde güvenlik ve hamile olan veya yeni doğum yapmış işçiler gibi çok farklı teknik konular bu düzenlemelerin kapsamındadır. AB düzenlemeleri, işyerinde asgari güvenlik standartlarını gerekli kılmaktadır. AB nin, Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) olarak kurulduğu yıllarda sosyal politika ile ilgili konular tamamen geri planda idi. Bunun sebebi, başlangıçta birliğin asıl kuruluş amacının üye devletlerarasında gümrük duvarlarının aşıldığı coğrafi bir alanda ekonomik bir birleşmenin amaçlanmış olmasıydı. Bu amaç karşısında sosyal politika ikinci planda yer almaktaydı. Ancak, 1970 li yılların ikinci yarısında yaşanan ekonomik kriz ve bunun sonucunda ortaya çıkan sürekli ve yüksek oranlı (kronik) işsizlik topluluğun sosyal boyutunu öne çıkarmış, Đş Hukuku na önem verilmesine yol açmıştır (Can, 2010). AB de iş sağlığı ve güvenliği konusu ilk kez, 1957 yılında imzalanan Roma Antlaşması nda yer almıştır. Bu antlaşmanın 36. Maddesinde dolaylı olarak iş sağlığı ve güvenliğinden bahsedilmektedir. AB de bu konudaki asıl gelişme ise 1987 yılında imzalanan Avrupa Tek Senedi ile gerçekleşmiştir (Doğan; Eren, 2011). Bu antlaşma, birliğin sosyal politikasında reform sayılabilecek gelişmelere yol açmış ve amaç olarak, Topluluk vatandaşlarının çalışma ve yaşam standartlarının yükseltilmesini hedeflemiştir. Ayrıca 1999 da yürürlüğe giren Amsterdam Antlaşması ile de sağlık ve güvenliğe dair pek çok düzenleme yapılmıştır. Bu çerçeve içinde çalışanların sağlık ve güvenliklerinin korunması amacıyla iş ortamının iyileştirilmesi, çalışma şartları, işçilerin bilgilendirilmesi ve işçilere danışılması hakları gibi pek çok yenilik getirilmiştir (Can, 2010).

60 50 Burada özellikle vurgulanmış olan işçilere danışılması ifadesi iş sağlığı ve güvenliği kurullarının ortaya çıkmasında da çok önemli bir yere sahiptir denilebilir. Çünkü bu ifade, ĐSG kurullarının en önemli kuruluş gayelerinden biridir. AB sosyal politikasında ĐSG e dair en önemli belgelerden biri de Beyaz Kitap tır. Burada iş sağlığı ve güvenliği, özel bir bölüm içinde ve ayrı bir konu olarak ele alınmıştır. Bunun yanında AB de, işçilerin temel sosyal haklarına dair bir düzenleme olan Avrupa Sosyal Şartı da ĐSG konusuna yer vermektedir. Şöyle ki, 19 maddeden oluşan bu düzenlemenin 3. Maddesi ĐSG le ilgilidir (Doğan; Eren, 2011). Tüm bu düzenlemelerle, AB sosyal politikasında iş sağlığı ve güvenliği konusu hızlı bir gelişim göstermiştir ve özellikle 90 lı yıllardan sonra AB de bu konuda pek çok direktif hazırlanmıştır. Son dönemlerde hemen her antlaşmada ve zirve toplantılarında bu konu üzerinde önemle durulmaktadır. AB nin Đş sağlığı ve güvenliği konusunda kaydettiği önemli gelişmelerden bir diğeri de Đşçi Sağlığı ve Đş Güvenliği Ajansı (Occupational Health And Safety Agency) nın kurulmasıdır. Ajansın amacı, işyeri sağlığı ve güvenliği alanında üye ülkeler arasında bilgi akışını kolaylaştırmak ve ihtiyaç duydukları teknik, ekonomik ve bilimsel verileri sağlamaktır. Son olarak Avrupa da, iş sağlığı ve güvenliği alanında 2001 yılında kurulan ve Sağlık ve Güvenlik Uygulayıcısı Örgütlerin Avrupa Ağı olarak dilimize çevrilebilecek olan ENSHPO (European Network Of Safety And Health Practitioner Organizations) adlı kuruluştan bahsetmek yerinde olacaktır. Bu kuruluşun oluşturulması, son yıllarda Avrupa da iş sağlığı ve güvenliğine dair gerçekleştirilen faaliyetler içinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu oluşum, AB üyesi ülkelerin yanında ayrıca, bazı aday ülkeler, AB ye başvuru yapan ülkeler ve diğer Avrupa ülkelerini de barındıran oldukça geniş kapsamlı bir kuruluştur (http://www.iosh.co.uk., 2011) Tehlikeli Atık Geri Kazanım/Bertaraf Tesislerinde Đş Sağlığı ve Güvenliği nin Mevcut Durumu Türkiye de tehlikeli atıkların mevcut durumu Tehlikeli atıkların diğer atık kategorilerinden ayrı olarak, nitelikleri ve yaratacağı dışsallıklar açısından kendine özgü yönetim süreçlerine sahip olması gerekliliği, Türkiye de geç farkına varılmış bir konudur.

61 51 Nitekim tehlikeli atıkların ayrı bir normatif düzenleme çerçevesinde ilk olarak ele alınışı, 1995 yılında çıkarılan bir yönetmelik ile söz konusu olmuştur. Türkiye, bu döneme kadar, başta sanayi olmak üzere çeşitli kirletme odaklarından kaynaklanan tehlikeli atıklarını, çevreye ve insan sağlığına yönelik bozucu etkilerini de gözardı ederek, sıradan katı atık uygulamaları içerisinde değerlendirmiştir. Bu yaklaşım, üretilen tehlikeli atıkların evsel nitelikli katı atıklar ile birlikte bertaraf edilmelerine yol açmıştır. Bu türdeki atıklara ilişkin kontrolün, 1995 yılında çıkarılan yönetmelikle daha etkin bir şekilde sağlanacağı düşünülürken, tam tersine, kontrolü zorlaştırıcı uygulamalarla karşılaşılmıştır. Yeni yönetmelik gereğince, üretilen tehlikeli atığın diğer atıklardan ayrı olarak, farklı yöntemler ile toplanması ve bertaraf edilmesi hükmü getirilmiştir. Böylece atık üreticileri kendilerine daha yüksek maliyetler ve sorumluluklar yüklendiği düşüncesiyle ürettikleri tehlikeli atıklara ilişkin gerçek rakamları yansıtan beyanlardan kaçındıkları gibi, yönetmelik öncesinde de alışılagelen vahşi depolama faaliyetlerini yoğunlaştırarak insan ve çevre sağlığını daha fazla riske eder konuma gelmişlerdir. Beklenmeyen bu durum, atık üreticilerinin beyanına dayalı olarak geliştirilmiş bir sisteme bağlı olarak, üretilen tehlikeli atık miktarı ve türü hakkında belirsiz bir tablonun oluşmasına neden olmuştur. Türkiye için tehlikeli atık konusuna ilişkin olarak, günümüz koşullarında değerlendirildiğinde bile net bir strateji geliştirilemediği görülmektedir. Bir başka deyişle Avrupa Birliği ne üyelik sürecinde üstlenilen yükümlülükler çerçevesinde gerçekleştirilen mevzuatı uyumlaştırma çalışmalarında, atıklara ilişkin kayda değer bir yol kat edilmiş olmasına karşılık, halen uygulama konusunda ciddi kurumsal eksiklikler göze çarpmaktadır. Tehlikeli atıklara ilişkin etkili yönetsel süreçler, ancak uygulanabilir stratejileri içeren normatif düzenlemeler ile mümkün olabilecektir yılında Türkiye de, Avrupa Atık Kataloğu (AAK) ve Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği (TAKY) Ek 7 de yer alan ve atıkların sınıflandırmasını temel alan bir tehlikeli atık envanteri oluşturulmuştur. Bu çalışmanın sonucunda yılda ton arası tehlikeli atık ortaya çıktığı bulunmuştur (Yılmaz, 2006). Bu miktarın arası Absolute Entry olarak listelenen, ton/yıl arası Minor Entry olarak listelenen atıklardan meydana gelmektedir. En yüksek üretimin, yüksek miktarda Minor Entry oluşturan madencilik sektörü ve ısıl işlemlerden kaynaklandığı gözlenmiştir. Kişi başına düşen tehlikeli atık üretimi 30-7

62 52 kg/yıl/kişi olarak hesaplanmıştır ve AB için verilen kişi basına düsen tehlikeli atık miktarı aralığı ile uyumludur. Madencilik sektörü ve ısıl işlemlerden kaynaklanan Minor Entries göz ardı edildiğinde en yüksek tehlikeli atık üretimi ton/yıl ile Marmara Bölgesi nde gerçekleşmektedir. Marmara Bölgesini sırasıyla, Ege ( ton/yıl), Đç Anadolu ( ton/yıl), Karadeniz ( ton/yıl), Akdeniz ( ton/yıl), Güneydoğu Anadolu ( ton/yıl) ve Doğu Anadolu ( ton/yıl) bölgeleri izlemektedir yılında Đstanbul da kurulması planlanan bir tehlikeli atık bertaraf tesisinin boyutlandırılması için yeni bir çalışmaya ihtiyaç duyulmuştur. Bu noktadan yola çıkarak, endüstrinin türüne ve çalışan işçi sayısına bağlı olarak tehlikeli atık miktarını saptamak için bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışma sonucunda da, 2008 yılı için Marmara Bölgesi nde düzenli depolama yönetimi ile bertaraf edilecek atık miktarı ton/yıl, yakılabilir atık miktarı ise ton/yıl, toplam tehlikeli atık miktarı ise ton/yıl olarak bulunmuştur (Kemirtlek ve ark., 2009). Türkiye de tehlikeli atık üretimi ile ilgili yapılmış olan TÇT-Zinerji Çalışması ve Yüksek Maliyetli Çevre Yatırımlarının Planlaması için Teknik Yardım, Türkiye Çalışması olmak üzere iki önemli çalışma mevcuttur. Bu çalışmaların yanında, Đstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından CH2M Hill firmasına yaptırılan Đstanbul Büyükşehir Belediyesi, Katı Atık Yönetim Etüdü çalışması da mevcuttur. Ayrıca, Türkiye Đstatistik Enstitüsü nün Đmalat Sanayi Anketleri ile sanayilerden toplanan Atık Bildirim Formları da Türkiye de üretilen endüstriyel atık miktarlarını tahmin etmek için kullanılmaktadır. Bu çalışmalar neticesindeki sonuçlara aşağıda yer verilmiştir. Đstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından, 1992 yılında ABD/TDA programı çerçevesinde CH2M Hill firmasına yaptırılan Đstanbul Büyükşehir Belediyesi, Katı Atık Yönetim Etüdü çalışmasında, endüstriyel ve zararlı atık miktarlarının belirlenmesinde, işçi başına yılda atılan miktarlar esas alınmıştır. Bu çalışma sonucunda 2008 yılı için Marmara Bölgesi nde üretilen atık miktarı ton/yıl olarak hesaplanmıştır yılında Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından hazırlanan Türkiye Ulusal Çevre Stratejisi ve Eylem Planı (UÇEP) Raporuna göre Marmara Bölgesi için 2008 yılı tahmini ton/yıl olarak hesaplanmıştır yılında Çevre Bakanlığı nca, TÇT/Zinerji firmasına yaptırılan Tehlikeli Atık Yönetimi isimli çalışmada ise yine işçi başına atılan miktarlar esas alınmış ve tüm

63 53 Marmara Bölgesi için 2008 yılı tehlikeli atık miktarları ton/yıl olarak hesaplanmıştır yılında, Çevre ve Orman Bakanlığı denetiminde, Merkezi Finans ve Đhale Birimi nce, AB fonlarından finanse edilerek ENVEST Firmasına yaptırılan, Yüksek Maliyetli Çevre Yatırımlarının Planlaması isimli çalışmada, Türkiye deki tehlikeli atık miktarları ile ilgili çalışmalar değerlendirilmiş ve deri tabaklama, petrol rafineleri, elektrik santralleri, demir-çelik sanayi, alüminyum sanayi ve evsel atıklar içindeki tehlikeli atıklar dikkate alınarak Marmara Bölgesi nde üretilen tehlikeli atık miktarı ton/yıl olarak tahmin edilmiştir (Saltabaş ve ark., 2009) Türkiye de tehlikeli atıkların geri kazanım/bertarafına yönelik mevcut tesisler Türkiye 72,5 milyon nüfusu ile Avrupa Birliği ne aday ülkelerden biridir. Türkiye de üretilen tehlikeli atık miktarları, uzun yıllar sağlıklı ve sistemli çalışmaların gerçekleştirilememesi nedeniyle hep spekülatif rakamların ifade edildiği bir tablo yaşanmıştır. Her yıl düzenli olarak tehlikeli atıklara ilişkin durumunu Basel Sekreteryası na rapor etmesine rağmen, üretilen tehlikeli atık miktarları, ithalat ve ihracat rakamları bildirilmemekte ya da sağlıklı verilerin bulunmamasından dolayı bildirilememektedir. OECD kaynaklı verilerde de Türkiye adına üretilen tehlikeli atık miktarları hakkında bir kayıta rastlanmamaktadır (http://geodata.grid.unep.ch, 2007). Öyle ki 2000 yılında TÜĐK tarafından gerçekleştirilen çalışmada tehlikeli atık üretimine ilişkin olarak elde edilen veriler bulunmasına rağmen, Basel Sekreteryasından elde edilen 2001 raporunda üretim miktarına ilişkin bir verinin bildirilmediği, sadece ithalat ve ihracata ilişkin verilerin bulunduğu görülmektedir (Basel, 2001). Türkiye 1994 yılından beri taraf olduğu Basel Sözleşmesi uyarınca sunması gereken yıllık raporları hakkında gereken özeni göstermediği gibi raporlamalarına esas teşkil edecek verilerin sistemli ve periyodik bir şekilde elde edilmesi amacıyla etkili politikalar gerçekleştirememektedir. Nitekim 2000 yılında elde edilen verilerden ancak 4 yıl sonra yeni bir çalışma ile söz konusu veriler güncelleştirilmiş, bu son çalışmadan sonra 2007 yılı itibariyle yeni bir çalışma gerçekleştirilmemiştir.

64 54 Ayrıca Eurostat/OECD ortak araştırması sonucunda elde edilen veriler ışığında Türkiye de üretilen tehlikeli atık miktarları da gerçek durumu yansıtma niteliğinden uzak görünmektedir. Tehlikeli atık tesislerine ilişkin maliyetler; kuruluş maliyetleri, bertaraf maliyetleri, izin ve lisans belgesi maliyetleri olarak 3 başlıkta belirtmek uygun olacaktır: Türkiye de tehlikeli atık taşımacılığı, bertarafı ve geri kazanımı yapan tesisler: Bazı Tehlikeli Atık Bertaraf/Geri Kazanım Lisansı Alan Đşletmeler (Türkiye genelinde toplamda 151 tane olup, birkaç örnek verilmiştir. ) -Sureko Atık Yönetimi Nakliye Lojistik San Tic. Ltd. Şti. -Ekovar Geri Dönüşüm Makine Đnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. -Konyalılar Geri Dönüşüm ve Bertaraf Tesisleri Metal Mak.Đnş.San. ve Tic. A.Ş. Bazı Tehlikeli ve Özel Atıkları Đlave Yakıt Olarak Kullanmak Üzere Lisans Alan Firmalar (Türkiye genelinde toplamda 35 tane olup, birkaç örnek verilmiştir. ) -Çimentaş Đzmir Çimento Fab. T.A.Ş. -Konya Çimento A.Ş. -Set Çimento San. ve Tic. A.Ş.- Ankara Bazı Tehlikeli Atık Taşıma Lisansı Alan Đşletmeler (Türkiye genelinde toplamda 200 tane olup, birkaç örnek verilmiştir. ) -Serdar Mühendislik Müş. Đnş.San.Tic. Ltd. Şti. -Ekovar Geri Dönüşüm Makine Đnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. -Acıöz Petrol Hurdacılık Nak. Ür. Tic. Ltd. Şti Türkiye de iş sağlığı ve güvenliği nin mevcut durumu Đkinci Meşrutiyet döneminin ardından Osmanlı siyasal yaşamında egemenliğin kaynağı ve kullanılışı ve anayasal düzende yarattığı değişiklikler açısından önemli bir diğer dönem Kurtuluş Savası dönemidir. Mondros Mütarekesi sonrasında yoğun bir siyasal örgütlenme yaşanmıştır. Programlarında isçi sorununa değinen ve çalışma koşullarının düzeltilmesi konusunda somut politika önerilerine yer veren bu siyasal partilerin bazıları üzerinde durmak dönem içinde isçi sorununa verilen önemi anlamak açısından gereklidir (Gülmez, 1991).

65 yıllarında kurulan Sosyal Demokrat Fırkası programında tüm isçilerin, amele ve çiftçilerin çalışmasının düzenlenmesi, tüm isçi haklarının özellikle işverenlere karsı savunulması için yardım dernekleri kurulması, isçilerin geçimlerinin sağlanması, isçilerin durumlarının iyileştirilmesi amaçlarına yer vermiştir. Bu Fırka 1919 seçimlerinde basarı gösterememiş, 1922 de dağılmıştır (Gülmez, 1991). Bu dönemde isçileri birleştirme girişimi açısından önemli olan Türkiye Đşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası 1919 Eylül ünde kurulmuştur. Programında yer alan somut istekler günlük is süresinin sekiz saatle sınırlandırılması, gece çalışmasının iki kat sayılması, kadın ve çocuk isçilerin ciddi biçimde korunması, 14 yasından küçük olup hafif islerde çalıştırılan çocukların işverenlerce eğitilmesi ve eğitim saatlerinin çalışılmış gibi ücretlendirilmesi vurgulanmıştır (Gülmez, 1991) da kurulan Osmanlı Sosyalist Fırkası nın devamı olan Türkiye Sosyalist Fırkası nın programı çalışma koşullarının düzeltilmesini amaçlayan sosyal politika önlemlerinden oluşan bir demet görünümündedir (Gülmez, 1991). Yer verilen istekler; haftada bir gün dinlenme, is süresini sekiz saatle sınırlama, 14 yasından küçük erkek, 16 yasından küçük kız çocuklarının çalıştırılmasını yasaklama, kadın ve çocukların gece çalıştırılmaması, asgari ücret saptanması, işyerlerinin isçinin fizyolojik sağlığını bozmayacak şekilde düzenlenmesi ve devlet ile isçi sendikalarınca seçilen müfettiş gözetiminde bulunması, ekonomik ve doğal tehlikelere karsı teminat sigortaları kurulması, is yasarı çıkarılarak ayrım gözetmeksizin tüm isçilere uygulanması seklinde sıralanmıştır (Gülmez, 1991). Osmanlı Mesai Fırkası da programında günde en çok sekiz saatlik işgünü ilkesinin kabul edilmesi, is yasalarının isçilerce düzenlenmesi, 16 yasından küçük gençlerin isçi sayılmaması, gereksinmelerinin sağlanması, okula gönderilmesi, haftada bir gün ücretli dinlencenin kabul edilmesi, hasta olanların bakımı ve hastalığı süresince ücretinin %80 inin ailesine verilmesi, kadınlara daha çok izin verilmesi öngörülmüştür (Gülmez, 1991). Meslek hastalıklarının önlenmesi ve tanınmasında, is kazalarının önlenmesinde laboratuar hizmetlerinin sunumu için Ankara ana eksen olmak üzere Đstanbul, Adana, Đzmir de merkezler oluşturulmuş; bilimsel araştırma ve incelemeler yapılmıştır. Bir çok teknik insan yetiştirmiş, is kazalarıyla meslek hastalıklarının önlenmesi uğraşının olmazsa olmazı teknik destek ile toplumu tanıştırmıştır (Fişek, 2007).

66 56 Avrupa da kapitalizmin gelişmesi emek-üretim araçlarının ayrılmasına ve işgücünün özgürleşmesine hız kazandırırken yeni buluşların sonucu olarak makinelerin kullanılmaya başlamasıyla endüstriyel üretim gelişmiştir. Bunun sonucunda önce Đngiltere de başlamak üzere Sanayi Devrimi adı verilen önemli gelişme meydana gelmiştir. Bu önemli olay yalnız endüstriyi ve endüstri çevrelerini değil Avrupa nın bütün yaşamını, düşüncesini, sosyal, ekonomik, politik koşullarını değiştirmiş, bu arada isçilerin yasam ve çalışma koşullarında da büyük değişiklikler olmuştur yılları arasında gözlenen en büyük değişiklik üretim sürecinde makinenin insan emeğine üstün gelmesidir. Sade anlamı içinde Sanayi Devrimi, küçük zanaat, tezgah ve atölye üretiminin yerine yeni buluşların getirdiği yeni teknik ve makinelerle donatılmış fabrika üretiminin geçmesi, başka bir deyişle, yeni bir enerji kaynağı buhar gücünün harekete geçirdiği makinenin insan, rüzgar, su, hayvan gibi doğa enerjisinin yerini almasıdır. (Talas, 1995) Avrupa daki bu değişimlerle yeni bir isçi sınıfı oluşurken bu isçi sınıfı yeni toplum düzeni içinde yeni sorunların da kaynağı haline gelmiştir. Kalabalıklaşan kentler, insanlık onuruyla bağdaşmayan çalışma kofulları erkek, kadın ve çocuk isçilerin ağır çalışma koşullarına ek olarak ücretlerin sefalet ücretleri düzeyine inmesi gelir adaletsizliği ve sömürülere neden olmuştur. Liberal kapitalist düzenin mantığı olan serbestlik nedeniyle işverenlerin isçiler ile yapacakları sözleşmelere dışarıdan (devlet ve sendikalar tarafından) herhangi bir müdahale söz konusu olamamıştır (Talas, 1993). Ondokuzuncu yüzyılın ortalarından başlayarak gelişen insancıl ve sosyalist düşüncelerin etkisi altında basta Đngiltere de olmak üzere liberalcilik toplumsal alanda etkisini giderek yitirmiştir (Talas, 1993; s.140). Toplumsal sorunlara gittikçe artan bir ilgi göstermekte olan kamuoyunun etkisi ve baskısı altında is basında bulunan hükümetler de yavaş yavaş fenalık karsısında artık tarafsız kalmak hakkına malik olmadıklarını anlamak yoluna girmişlerdir. Bu tarihlerden sonra ekonomik bakımdan güçsüz sınıfları koruma yönündeki yasaların her ülkede gelişmekte olduğuna tanık olunmuştur (Talas, 1993). Fransa, Đngiltere, Đsviçre ve Almanya üniversite ve parlamentolarında ve genelde Batı Avrupa da toplumsal politika lehine konuşan ve çalışanların sesleri de daha sık ve daha iyi işitilmeye başlanmıştır. Đleri sürülen nedenlerden bir bölümü duygusal bir bölümü ise ekonomiktir fakat bir uluslararası toplumsal politika ölçütü oluşturulması ve bunun ülkelerce kabulü ortak amaçtır (Talas, 1993).

67 57 Osmanlı Đmparatorluğu nun 15. ve 16. yüzyıllarda sanayi yasamı Batıdan geri kalmazken bu hareketli bir sanayi yasamı 17.yüzyıl ortalarında değişme başlamış, imparatorluk pazarları birden Batıdan gelen eşyalarla dolmuştur. Batı nın kapitalist burjuvası artık dış ticaret pazarları aramakta ve bu pazarları da henüz küçük el endüstrisi çerçevesinde kalmış kapital birikimini sağlamamış ve burjuva sınıfı yetiştirememiş ülkeler arasında özellikle öteden beri ticaret ilişkileri bulunan Osmanlı Đmparatorluğunda bulmaktadır. Osmanlı da egemen sınıf kapitalist iliksilere geçemezken Avrupa Đmparatorluk üzerinde yavaş yavaş ekonomik egemenlik kurmaktadır (Sencer, 1969). 19. yüzyılın ilk on yılından başlayarak süregelen dönüşümler sonunda Osmanlı imparatorluğu uluslararası ihtisaslaşmanın klasik biçimine uygun şekilde dünya ekonomisi içinde hammadde ihracatçısı, sınai ürün ithalatçısı olan bir ekonomik yapı söz konusudur (Boratav, 1998). Sermaye birikiminden yoksunluk, ticaret ve sanayiye önem verilmemesi, genel yasal çerçeve boşluğu ve baskıcı II. Abdülhamit yönetiminin girişimciler üzerindeki caydırıcı etkisi gibi sanayileşmeyi olumsuz yönde etkileyen etmenlerden başka sanayileşmeyi savunan ya da gereğine inanan bir düşün ortamı da henüz oluşmamıştı. (Toprak, 1982). Diğer taraftan, nüfusunun büyük bölümünün tarımla uğraştığı, ulusal gelir içinde tarımın ağırlıklı bir yer taşıdığı Osmanlı imparatorluğu makineleşmeye karşı koyarak Sanayi Devriminin getirdiği yeni üretim tekniğine kapalı kalmıştır (Sencer, 1969: s.46). Sanayi kapitalizmine geçilememesi sayıca önemli bir sanayi isçisi birikimini önlemiştir. Bir karsılaştırma yapılacak olursa 18. yüzyılda Osmanlı imparatorluğunda isçilerin gelişmesinin, çoğalmasının ve gerçek isçi niteliği kazanmasının ancak 14. yüzyıl Avrupası ndaki gelişmeye o da nitelik bakımından değil nicelik bakımından benzetilebileceğini söylenebilir (Sencer, 1969). Türkiye de iş sağlığı ve güvenliği alanında yapılan düzenlemelere Cumhuriyet öncesi dönemde 1867 tarihli Dilaver Pasa Nizamnamesi ile ilgi duyulmaya başlanmıştır. Nizamnamede çalışma süreleri (günlük çalışma süresi 10 saat olarak) saptanmıştır (Gülmez, 1991). Đşçilerin barınma ihtiyacını karşılayacak isçi koğuşları yaptırılması, isçilere tıbbi hizmet ve ilaç sağlanması, isçilere gereksinim malzemesi satan dükkânların aşırı kazanç elde etmesinin önlenmesi gibi diğer koruyucu hizmetlere ilişkin hükümler bulunsa da is sağlığı ve güvenliğine ilişkin koruyucu hiçbir kural içermemekteydi (Makal, 1997)

68 tarihli Maadin Nizamnamesinde, zorunlu çalışma yöntemine son verirken önceki nizamnamede yokluğu gözlenen is sağlığı ve güvenliğine iliksin olarak, özellikle, is kazasının önlenmesi ve is kazası durumunda bunun tazminine ilişkin hükümler yer almıştır (Makal, 1997). Osmanlı da yukarıda sayılan gelişmeler yaşanırken Avrupa da sosyal politika açısından ilk önemli adımlar atılmaktaydı Berlin Kongresi, çocukların ise alınma yasları, çalışma sürelerinin sınırlanması, is sağlığı ve is güvenliği ve sosyal güvenlik konularında kararlar alınmıştır. Özellikle is sağlığı ve güvenliğine yönelik kararlar arasında is sağlığı ve güvenliğinin tüm bilim dallarıyla ilişkili olduğu, mutlaka devletin gözetiminde olması gerektiği, madenci isçilerle isletmenin mühendisleri arasında güven ve karşılıklı saygıya dayanan doğrudan iliksiler kurulması konuları üzerinde durulmuştur. Buradan yola çıkarak alınan kararların is sağlığı ve is güvenliği alanında yeni bir anlayışı ortaya çıkardığını söyleyebiliriz. Ancak kararlar katılan devletlere yükümlülük vermeyen dilek niteliğinde kararlardır yine de uluslararası sosyal politika konusunda atılmış önemli bir adımdır. Her ne kadar bu kararlar uygulanabilir nitelikte olsa da Avrupa ülkeleri arasında hükümetlerin konuya farklı yaklaşımları söz konusudur. Örneğin Đngiltere ulusal toplumsal politikalar konusunda saptanan ölçütlere az çok varmışken Fransa geri kalmıştır. Fransa sanayileşme bakımından Đngiltere ve Đsviçre gibi ülkelere göre daha geri durumda olduğundan bu önlemleri sanayi için ağır bir yük olarak görmüştür. Ayrıca bu dönemde hükümetleri zorlayacak bir kamuoyu ve baskı yapacak sendikalar her yerde yeterince oluşmamıştır (Gülmez, 1993) Zürih Kongresi çalışmaları sonrasında 1900 de Paris te Đsçileri Yasal Koruma Uluslararası Derneği adı altında bir dernek kuruldu. Sanayileşmiş ülkelerde isçilerin mevzuat yolu ile korunmasını bir zorunluluk olarak kabul edenler arasında bağ görevi görmeyi üstlenmiş, bütün ülkelerdeki mevzuatı toplamayı ve bu mevzuatlar hakkında üye ülkelere bilgi vermeyi öngörmüştür (Talas, 1993). Birinci Dünya Savası toplumsal politika çalışmalarına ara vermeden önce gerçeklesen bir diğer önemli gelişme Bern Kararlarıdır. Đlk kez iki uluslar arası sözleşme hazırlanmış ve hükümetlerce kabul edilmiştir (Talas, 1993). (Sözleşmelerden ilki kadınların geceleri fabrikalarda çalıştırılmalarını, ikincisi kibrit yapımında beyaz fosfor kullanımını yasaklamaktadır.)

69 59 Şekil Kişisel korucu örnekleri Şekil Uyarıcı levhalardan örnekler

70 60 3. MATERYAL VE METOD Bu çalışmada işçi sağlığını etkileyen fiziksel, mekanik, kimyasal, biyolojik ve ergonomik faktörler, işçi sağlığında özel risk grupları, iş güvenliği kavramı, iş kazaları, nedenleri ve önleme yöntemleri, meslek hastalıkları, nedenleri ve korunma yöntemleri, iş güvenliği çalışmaları, iş güvenliği çalışmalarının ekonomik açıdan önemi, iş güvenliğinde yöntem, iş kazalarının oluşumu, tehlikeler ve tehlike çeşitleri, kaza araştırmaları ve mevzuat bilgileri dikkate alınmıştır. Çalışmada, kaynak araştırması, mevzuat incelemesi, firmalarla görüşme, tesis gezileri, mevzuat karşılaştırmaları ve anket çalışması yapılmıştır. Söz konusu araştırma yapılan tesisler kapsamında toplam 15 tesis gezilmiş ve anket çalışması yapılarak değerlendirme yapılmıştır. Tesislerde gezi sırasında iş sağlığı güvenliği ekipmanlarından; ayakkabı, eldiven, gözlük, baret, yüz maskesi, işçi tulumu giyilerek geziler yapılmış, işçilerle görüşülmüş, iş sağlığı güvenliği ekipmanları tanıtılmış bu kapsamda bilgi verilmiş ve bilgi alınmıştır. Bu çalışmanın metodu; Đş Sağlığı ve Đş Güvenliği ne ilişkin hukuki ve diğer şartlar (mevzuat), Ön gözden geçirme sonuçları, Çalışanlar ve diğer ilgili taraflardan alınan bilgiler, Çalışanlardan elde edilen ĐSG bilgileri, işyerindeki gözden geçirme ve iyileştirme faaliyetleri ĐSG politikaları, Kaza ve olay kayıtları, Uygunsuzluklar, Denetim sonuçları, Đletişim belgeleri, Uygulamalar hakkında bilgiler, Tehlike riskleri, benzer kuruluşlarda olmuş olan kaza ve olaylar hakkında bilgilerdir.

71 Çalışma Kapsamında Yapılan Đşlemler Bu çalışmada Türkiye de mevcutta bulunan tehlikeli atık geri kazanım/bertaraf tesislerinin sayısını, çalışma konularını ve koşullarını, yasal yükümlülüklerini, işletmelerde çalışan personellerin iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı kapsamındaki çalışma şartlarını, karşılaştırmalarını ve yapılması gerekenler işlemleri dikkate alarak oluşturulmuştur. Bu kapsamda kaynak araştırması, mevzuat incelemesi, firmalarla görüşme, tesis gezileri, mevzuat karşılaştırmaları ve anket çalışması yapılmıştır. Söz konusu araştırma yapılan tesisler kapsamında, Đstanbul, Kocaeli, Đzmir, Ankara ve Konya Đlleri nde bulunan toplam 15 tesis gezilmiş ve anket çalışması yapılarak değerlendirme yapılmıştır. Araştırma kapsamında toplam 15 adet tesiste, ilk olarak şirket yetkilileri ile görüşülmüş, izinler alınmış ve işleyiş kapsamında bilgi alınmıştır. Tesislerde gezi sırasında iş sağlığı güvenliği ekipmanlarından; ayakkabı, eldiven, gözlük, baret, yüz maskesi, işçi tulumu giyilerek geziler yapılmış, işçilerle görüşülmüş, iş sağlığı güvenliği ekipmanları tanıtılmış bu kapsamda bilgi verilmiş ve bilgi alınmıştır. Aynı zamanda emniyet şeridi, ikaz ekipmanları, varil, ilk yardım çantası, etiket ve örnek broşürlerde yanımızda bulundurularak tanıtımı yapılmış ve bilgisi verilmiştir. Tehlikeli atık sektöründe bazı işlerde, işin şekli yada içeriği gereği bazı tehlikeler ve riskler mevcuttur. Sektörde kullanılan makine, ekipman ve aletlerin kullanımından ve söz konusu işleyişin bir tehlikeli atık olması sebebiyle yapılan işlemlerde daha dikkatli ve hassas olunması gerekmektedir. Ancak gerek tehlikeli atık konusunda gerekse iş sağlığı konusunda Türkiye de ciddi bir yaklaşım hala oturmamıştır. Bununla ilgili Türkiye geneli bertaraf/geri kazanım firma sahibi ve çalışanlarla ile görüşme yapılmış, durumun ciddiyetinin ne boyutta olduğu görülmüştür. Halbuki Tehlikeli atık geri kazanım/bertaraf tesisleri, 25 Kasım 2009 Tarih ve sayılı Đş Sağlığı ve Güvenliğine Đlişkin Tehlike Sınıfları Listesi Tebliği nin, 15/8/2009 tarihli ve sayılı Resmî Gazete de yayımlanan Đşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimleri ile Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri Hakkında Yönetmeliğin 57 nci maddesi uyarınca oluşturulan Tehlike Sınıfı Belirleme Komisyonunun görüşleri

72 62 doğrultusunda işyerlerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından yer aldığı tehlike sınıflarında, 46. maddesine Çöp ve kanalizasyon hizmetleri, tehlikeli atık yakma tesisleri, katı atık depolama tesisleri ile katı atıkların geri kazanımı işleri, c bendi kapsamında Çok Tehlikeli Đşler kapsamında kalmaktadır. Ancak bu çalışma ile bu durumun dikkate alınmadığı ve gerekli önemin verilmediği sonucuna varılmıştır Çalışma Kapsamında Değerlendirilen Tesislere Ait Bilgiler Araştırma kapsamında değerlendirilen ve anket çalışması yapılan 15 adet tesisin; 2 tanesi Tehlikeli Atık Ara Depolama Tesisi, 5 tanesi Tehlikeli Atık Geri Kazanım Tesisi, 3 tanesi Ambalaj Atıkları Geri Kazanım Tesisi, 1 tanesi Ömrünü Tamamlamış Lastik Geri Kazanım Tesisi, 4 tanesi ise Çimento Fabrikası dır. Söz konusu tesislere ait genel proses anlatımı ve iş akım şemaları aşağıda verilmiştir Tehlikeli atık ara depolama tesisi Tehlikeli Atık Ara Depolama Tesisi nde atıklar toplanarak lisanslı araçlar ile tesise getirilir. Ön kabulden geçen atıkların kabulü yapılması durumunda, her bir atık ilgili depolama alınır ve üzeri tarih, kod, miktar olarak etiketlenir. Daha sonra zamanla kontrolü yapılarak bertaraf/geri kazanım işlemi için lisanslı araçlarla ilgili tesisie götürülerek bertaraf/geri kazanım işlemi yapılır.

73 63 Şekil Tehlikeli atık ara depolama tesisi iş akım şeması Yağlı metal-talaş geri kazanım tesisi Yağlama ve kesme yağları ile kontamine olmuş metal parça ve talaşları işletmeye lisanslı araçlarla getirilmektedir. Taban ve duvarları sızdırmaz üstü kapalı alanda depolanan malzemeler konveyör bant ile yada manuel olarak reaktöre alınır. Reaktördeki işlemler kapalı sistemde ve otomatik olarak gerçekleştirilmektedir. Reaktör içinde hareket eden bant üzerine serilmiş olan malzemenin üzerine yaklaşık 240 noktada bulunan nodullar vasıtasıyla her yönden etkili olabilecek şekilde belirli sıcaklıktaki ve atmosferdeki basınçta alkali temizlik malzemesi püskürtülmektedir. Yaklaşık 5 dakika süren bu işlem esnasında kullanılmış olan yıkama suyu bandın tabanında bulunan haznede toplanarak ve buradan dinlendirme tankına basılmaktadır. Temizlenmiş yıkanmış sızdırılmış malzeme tabanı ve duvarları sızdırmaz üstü kapalı mamul madde deposuna alınmaktadır.

74 64 Şekil 3.2. Spreyli-basınçlı yıkama makinesi Şekil Yağlı metal-talaş geri kazanım tesisi iş akım şeması

75 Ambalaj atıkları geri kazanım tesisi Đşletmeye getirilen hurdalar ve ambalaj atıkları stok alanına alınır. Malzemeler stok alanında, işletme çalışanları tarafından elle cinslerine (kağıt-plastik-metal) göre gruplandırılır. Ayrılan plastik malzemeler işletme çalışanları tarafından elle cinslerine (sertlik ve renk) göre gruplandırılarak kırıcıdan geçirilir ve bir fan vasıtasıyla çuvallarda toplanır ve satışa sunulur. Ayrılan kağıt malzemeler; konveyör vasıtasıyla presleme ünitesine gelir. Presleme ünitesine gelen malzeme, presleme ünitesinden balyalanmış şekilde çıkar, forkliftle araçlara yüklenerek kağıt ve karton geri kazanım tesislerine satılır. Ayrılan metal malzemelerden tehlikeli atıklarla kontamine olmamış olanlar preslenir büyük parçalar aynı boyuta getirilmek üzere kesme presinden geçirilir ve satışa sunulur. Tehlikeli atıklarla kontamine olmuş olanlar ise preslenip kesme işlemi uygulandıktan sonra Metal Parça ve Talaşları Đşleme Prosesinde işleme tabi tutulur. Şekil 3.4. Ambalaj atığı geri kazanım tesisi iş akım şeması

76 Ömrünü tamamlamış lastik geri kazanım tesisi Ömrünü Tamamlamış Lastiklerin tesise getirilmesi ile başlayan süreçte, ilk olarak atık kabulü yapılmaktadır. Tesise lisanslı araçlarla gelen Ömrünü Tamamlamış Lastik (ÖTL) tesis girişinde bulunan sorumlu kontrolünde, atık üreticisi tarafından doldurulmuş Ulusal Atık Taşıma Formu (UATF) ile uyuşup uyuşmadığının kontrolünü yapılmaktadır. UATF de yazılmış bilgilerle uyuşması durumunda ÖTL lerin tesise girişi yapılmaktadır. Girişi yapılan ÖTL ler için Atık Giriş-Çıkış Formu doldurularak ÖTL geçici depolama alanına depolanmasına geçilir. Ömrünü Tamamlamış Lastik ilk olarak forkliftler vasıtasıyla tel çekme makinesine getirilir. Tel çekme makinesinde ÖTL içindeki kangal şeklindeki çelik tel, çekilerek alınır. Teli alınan ÖTL yi küçük parçalara ayırmak için giyotin prosesine alınır. Teli alınan ÖTL giyotinde küçük parçalara ayrılarak kırma tezgahına sevk edilir. Kırma tezgahında önce shredder (ön kırma makinası) alanına sevk edilir. Shredder dan çıkan parçalar daha küçük delikli eleke sahip olan diğer ön kırmalardan geçirilerek hem boyutu ufaltılır hem de içindeki diğer çelik tel manyetik sehpalar tarafından ayrıştırılır. 2. kez ön kırmadan geçen mamül mikronize kırma makinelerinden geçirilerek elenmek üzere vibrasyonlu eleke gönderilir. Eleme sonrası granül haldeki mamül 1, 2, 3 mm olarak ayrılarak çuvallanmış olur. Çuvallanan granül mamüller granül ürün depolama alanında piyasaya sevk edilmek üzere depolanır.

77 67 Şekil Ömrünü tamamlamış lastik geri kazanım tesisi iş akım şeması Çimento fabrikası atık bertarafı Laboratuar tarafından hazırlanan menüye göre Ek Yakıt Hazırlama Bölümünde hazırlanan Ek Yakıt, Çıkış Depolama Alanlarından bir taşıma bandı aracılığı ile çimento fabrikasının ek yakıt besleme yerine gönderilerek bertaraf edilmektedir. Çimento fabrikasına gönderilen miktar bandın üzerindeki elektronik kantarla tartılmaktadır. Sıvı Atıklar ise sayaçtan geçirilerek bir pompa aracılığı ile çimento fabrikasının yakıcılarına basılarak bertaraf edilmektedir.

78 Şekil 3.6. Çimento fabrikası atık bertarafı iş akım şeması 68

79 Çalışma Kapsamında Değerlendirilen Tesislerde Çalışan Personellere Ait Kullanılabilecek Kişisel Koruyucu Ekipman ve Özellikleri Đş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği (11/02/2004 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır) kapsamında işveren, işyerinde kullanılacak iş ekipmanının yapılacak işe uygun olması ve bu ekipmanın işçilerin sağlık ve güvenliğine zarar vermemesi için gerekli tüm tedbirleri alacaktır. Đşveren: a) Đş ekipmanını seçerken işyerindeki özel çalışma şartlarını, sağlık ve güvenlik yönünden tehlikeleri göz önünde bulundurarak, bu ekipmanın kullanımının ek bir tehlike oluşturmamasına dikkat edecektir. b) Đş ekipmanının, çalışanların sağlık ve güvenliği yönünden tamamen tehlikesiz olması sağlanamıyorsa, riski en aza indirecek uygun önlemleri alacaktır. Söz konusu tesislerde çalışan işçilere ait kullanılabilecek kişisel koruyucu ekipman ve özellikleri aşağıda verilmiştir. 1. Baş koruyucuları 2. Kulak koruyucuları 3. Göz ve yüz koruyucuları 4. Solunum sistemi koruyucuları 5. Gövde ve karın bölgesi koruyucuları 6. El ve kol koruyucuları 7. Ayak ve bacak koruyucuları 8. Vücut koruyucuları 1. Baş Koruyucuları Baretler Endüstride (madenler, inşaat sahaları ve diğer endüstriyel alanlarda) kullanılan koruyucu baretler, Saçlı derinin korunması Kepler, boneler, saç fileleri Plastik Baretler Darbe tesirlerinden korunmak için kullanılır,

80 70 Düşme mesafesine bağlı olarak Kg ağırlığındaki cisimlerin etkilerinden korur, Demir-çelik, madencilik, bina, gemi, tünel inşaatlarında ve çeşitli sanayi iş kollarında kullanılır, Yalıtkan özelliği nedeni ile 600 V a kadar güvenlik sağlar, Plastik baretler, asgari 300 gr. ağırlığında olup, iyi kullanıldığı takdirde 5 yıl süreyle kullanılabilir. Bileşiminde polietilen oranı fazla olan plastik baretler, sıcak ortamlarda yumuşadığından, bu yerlerde kullanılmamalıdır. Yüksek Düzeyde Yalıtkan-Plastik Baretler Bu sınıfa giren baretler, hem darbelere hem de elektrik enerjisi tehlikelerine karşı kullanılır, Yüksek düzeyde yalıtkanlık özelliğine sahiptir. Bu tür baretler üzerinde, havalandırma deliği ve perçin gibi metal parça bulunmaz. Genellikle, elektrik işlerinde kullanılırlar. Alüminyum Baretler Đşyerinde duran engellere çarpma riskine karşı kullanımı uygundur, Alüminyumdan yapıldığından sıcak çalışma ortamında kullanılabilir, Elektriksel kaza ihtimalinin çok düşük olduğu yerlerde kullanılmalıdır, Hafif ve ısıya dayanıklı olması nedeniyle, plastik baretlerin kullanılamayacağı işler için elverişlidir, Petrol kuyuları, rafineri ve kimyasallarla çalışılan tesislerde kullanılır. Baretlerin Yapım ve Kullanım Özellikleri Baretler, kolon ve bantları çıkarılarak kullanılmamalıdır. Plastik baretler, 600 Volt; elektrik işlerinde kullanılan, yüksek düzeyde yalıtkan plastik baretler, Volt a kadar bozulmadan koruyucu özelliğini göstermelidir. Baretler sık sık kontrol ve testten geçirilerek, kullanma ve eskime sonucunda, koruyucu özelliklerini yitirip yitirmedikleri belirlenmelidir. Baretler, sık sık temizlenmeli ve dezenfekte edilmeli, kullanılmadığı zamanlarda havadar bir yerde ambalajı içinde saklanmalıdır.

81 71 Koruyucu Başlık Normal kumaş veya geçirimsiz kumaştan yapılmış boneler, kepler, gemici başlıkları ve benzeri. Kadın işçilerin, saçlarının, dönen makine aksamlarından korunması için kullanılır. Kirli ve tozlu işlerde ve işyerlerinde, saçı ve başı temiz tutmak; aynı zamanda dönen ve hareketli makine aksamından korunmak için kullanılır. 2. Kulak Koruyucuları Yapılan istatistikler, çalışanların yaklaşık % 25 inin işitme kaybı ile karşılaştığını göstermektedir. Gürültü maruziyeti, en düşük maruziyet etkin değeri olan 80 db (A) aştığında, işveren kulak koruyucuları sağlayarak işçilerin kullanımına hazır halde bulundurulmalıdır. Gürültü maruziyeti en yüksek maruziyet etkin değeri olan 85 db (A) ulaştığında ya da bu değerleri aştığında, kulak koruyucuları kullanılmalıdır. 3. Göz ve Yüz Koruyucuları Gözlükler Uçuşan parçalar ve tehlikeli ışınlardan korunmada kullanılır. Şeffaf, renkli camdan veya plastikten yapılmıştır. Yandan da gelecek tehlikeler için kenar perdeli olanları kullanılır. Fincan Tipli Muhafazalı Gözlükler Gözlük camının herhangi bir nedenle kırılmasıyla, parçaların göze batmasını önlemek için, camlar fincanların üzerine sıkıca yerleştirilmiştir. Camları kolayca değişebilir. Taşçı Tipi Camlar tamamen şeffaftır. Parça sıçramalarına karşı kullanılır.

82 72 Tozdan Koruyucu Đnce, kolayca uçuşan toz partiküllerine karşı kullanılır, gözleri bütünüyle kapsar ve kenarları şakak kemiklerine iyice oturur. Kaynak Tipi Zararlı ışınlara karşı kullanılır. Elastik Aksamlı Muhafazalı Gözlükler Đnce toz, duman, asit ve sislere karşı kullanılır. Gözlük çerçevesi elastik olduğundan, fincanlı tiplere göre, darbelere karşı daha az koruyucudur. Plastik Siperli Uçuşan parçalara uygun şekilde yapılmıştır, ark ve tehlikeli ışınlara karşı da kullanılabilir. Ağır parçaların fırladığı kaynak işlerinde kullanılmazlar. Dökümcü Tipi Dökümhanelerde, erimiş metal sıçramalarına, şiddetli darbe ve toza karşı kullanılır. Miğferli Siperler Başın üst kısmını, kulakların arkasında kalan bölgeyi, yüz ve boyun kısmını korumada kullanılır. Ön kısımlarında, filtre koruma camı yerleştirilecek şekilde hazırlanmış pencere vardır. Miğfer uygun bir kayış tertibatı ile başa tutturulur, ancak başa değmez. Kaynak miğferleri, ısıya dayanıklı olup aynı zamanda enfraruj ışınlarının etkilerine karşı koruma sağlar. El ve Yüz Siperleri El Siperleri Kaynak işleminin gözetlenmesinde kullanılırlar, miğferden farkı, başa tutturulmayan, yalıtkan ve zor yanıcı bir malzemeden yapılan sapları olmasıdır. Yüz Siperleri Hızla uçuşan parçalar ve tehlikeli sıvı sıçramalarına karşı ve sıcak metal işleme yapılan işyerlerinde kullanılır. Yüz siperleri, yalıtkan ve kıvılcımlanmaz türden olmalı ve üzerlerinde bu özellikleri belirten etiket bulunmalıdır.

83 73 4. Solunum Sistemi Koruyucuları Đşyeri havasında bulunan zararlı maddeler; metal tozları, çözücüler (solventler) çeşitli zehirlenmelere sebep olurlar. Silis, amyant, kömür tozları gibi zararlılar pnömokonyoz olarak adlandırılan akciğer hastalığına neden olurlar. Bu ve benzer zararlıların, maksimum konsantrasyon değerlerini geçmeleri durumunda, uygun aspirasyon sistemleri kullanılmalıdır. Ancak bu sistemlerin kurulamadığı veya yetersiz kaldığı durumlarda, solunum sistemi koruyucularının kullanılması gerekmektedir. Kullanıldığı yere ve kullanım maksadına uygun olarak seçilmelidir. Her kullanıştan sonra gözden geçirilmeli ve filtreleri çıkarıldıktan sonra temizlenmelidir. Koruma özelliğini kaybeden filtreler, değiştirilmelidir. Hava Temizleyici Maskeler Mekanik Filtre Tipi (Partikül Tutucu) Maskeler Metal ve silis tozlarına karşı kullanılır, Ortamda asılı duran toz partikülleri solunum esnasında, filtre tarafından tutulur, Kısa sürede toz ile dolar, bu nedenle sık değiştirilmelidir, Filtre renginin koyulaşması, koruma özelliğini kaybettiğini gösterir. Kimyasal Filtre Tipi Maskeler Havada bulunan toz, gaz, duman ve toksik partiküllere karşı kullanılır, Zararlı gazlar ve partiküller, aktif granül kömür tarafından emilerek reaksiyona sokulur. Toz Maskeleri Genellikle, selülozik elyaftan yapılmış basit maskelerdir, 0,2 5 mikron arasındaki tozlara karşı kullanılır, Kullanma süresi çok kısadır, sadece ağız ve burun bölgesini kapatır.

84 74 Filtre Kutulu Gaz Maskeleri Tüm olarak yüzü kaplayan, filtre kutusuna bağlı olan ve organik buhar, asit gazları, NH3, CO veya bunların farklı bileşimlerinden oluşan zararlılara karşı kullanılır, Gaz yoğunluğunun düşük olduğu, geniş alanlarda kullanılır, Kısa süreli, acil durumlarda kullanılır, sürekli kullanılmaz, Oksijen yetersizliği durumunda yararlı olmaz. Hava Beslemeli Maskeler Đşyeri havasında bulunan zararlı etkilerden korunmak üzere, hortum vasıtasıyla dışarıdan hava verilir, Tehlikeli konsantrasyonlardaki toz, sis, buhar veya gaz içeren tanklar, kuyular, galeriler vb. yerlerde kullanılırlar. Temiz Havası Kendinden Olan Solunum Cihazları Zararlı gazların yüksek konsantrasyonlarında ve oksijen yokluğunda, tam bir solunum sağlarlar, Çeşitli tipleri vardır, sırtta taşınanları her yerde kullanılabilir, ancak ağır olması bir dezavantajdır, Kimyasal kartuşların belirli kullanma süreleri vardır, son kullanma tarihi dolan kartuşlar değiştirilmelidir, Filtreler, neme ve mekanik zararlara karşı korunmalıdır. 5. Gövde ve Karın Bölgesi Koruyucuları Delinme, kesilme, ergimiş metal sıçramalarına karşı korunmak için kullanılan koruyucu yelek, ceket ve önlükler, Kimyasallara karşı kullanılan koruyucu yelek, ceket ve önlükler, Isıtmalı yelekler, Cankurtaran yelekleri, X ışınına karşı koruyucu önlükler, Vücut kuşakları / kemerleri.

85 75 6. El ve Kol Koruyucuları Özel koruyucu eldivenler Tek parmaklı eldivenler Parmak kılıfları Kolluklar Ağır işler için bilek koruyucuları (bileklik) Parmaksız eldivenler Koruyucu eldivenler Eldivenler Sıyrılma, Kesilme ve Darbelere Karşı Korunma Nem ve suya karşı, doğal veya sentetik kauçuk, su geçirmez kumaş, plastik ve camyününden yapılmış eldivenler kullanılır, Darbe ve sıkıştırmaya karşı, eldivenlerin uçlarına çelik yüksükler konulur, Ağır döküm parçaları ile çalışılırken, içerisine çelik bileşikler yerleştirilerek takviye edilmiş eldivenler kullanılır, Keskin kenarlı aletlerden doğabilecek tehlikelere karşı, tel dokumayla takviye edilmiş eldivenler kullanılır. Elektrik Kazalarına Karşı Korunma Manşetleri eli, bileği şok ve yanıklardan koruyacak kadar uzun olan lastik eldivenler kullanılır. Bu eldivenler volta 3 dakika dayanmalıdır. Bu eldivenler, diğer plastik eldivenlerle karıştırılmamalıdır. Bu eldivenlerin üzerinde, etkili olabileceği voltaj değeri belirtilmelidir. Radyasyondan Korunma Kurşun ile empreyne edilmiş lastikten üretilen eldivenler kullanılır. Alev ve Isıdan Korunma Sıcak malzeme ile çalışılan yerlerde; kromlu deri, amyant, alüminyum kumaş veya cam elyaflı malzemelerden yapılmış eldivenler kullanılır. Kimyasal Zararlılardan Korunma Asit, yağ ve diğer kimyasal maddelerle çalışılırken, sıvıları ve ince tozları geçirmeyen, kauçuk, PVC, ateşe dayanıklı branda, cam elyafı, su geçirmez deri gibi malzemelerden yapılmış eldivenler kullanılır.

86 76 Kolluklar Alev, ısı, darbe, kesilme, asit toz sıçramalarına, elektrik ve radyasyon yanıklarına karşı kullanılır. Genellikle dökümhane, tav ocakları vb. yerlerde kullanılır, Üç çeşit olarak üretilir. Bilek ve ön kolu örtenler; dirsek hizasına kadar örtenler; omuzlara kadar örtenler, Asbest, alüminyum, astarlı kumaş, kurşunlu deri, kauçuk deri, pamuklu - yünlü dokuma gibi malzemelerden üretilir. 7. Ayak ve Bacak Koruyucuları Normal ayakkabılar, botlar, çizmeler, uzun botlar, güvenlik bot ve çizmeleri Bağları ve kancaları çabuk açılabilen ayakkabılar, Parmak koruyuculu ayakkabılar, Tabanı ısıya dayanıklı ayakkabı ve ayakkabı kılıfları, Isıya dayanıklı ayakkabı, bot, çizme ve tozluklar, Termal ayakkabı, bot, çizme ve kılıfları, Titreşime dayanıklı ayakkabı, bot, çizme ve kılıfları, Anti statik ayakkabı, bot, çizme ve kılıfları. Đzolasyonlu ayakkabı, bot, çizme ve kılıfları, Zincirli testere operatörleri için koruyucu bot ve çizmeler, Tahta tabanlı ayakkabılar, Takıp çıkarılabilen ayak üst kısmı koruyucuları, Dizlikler, Tozluklar, Takılıp çıkarılabilen iç tabanlıklar (ısıya dayanıklı, delinmeye dayanıklı, ter geçirmez), Takılıp çıkarılabilen çiviler (buz, kar ve kaygan yüzeylere karşı). Parmak Koruyucu Ayakkabılar Yuvarlanan ve ağır malzemelerle çalışılan işlerde,ayak parmaklarının korunması için kullanılır.

87 77 Đletken Ayakkabılar Patlayıcı maddelerle çalışılan yerlerde, insan vücudunda oluşan statik elektriğin, tehlikesiz bir şekilde, toprağa iletilmesi için kullanılır. Yalıtkan Ayakkabılar Elektrik şoku kazalarında koruyucudurlar. Üst kısmı deri, taban ve topukları özel kauçuktan imal edilir. Kuru ve sağlam haldeyken tesirli bir koruma sağlar. Kıvılcım Çıkarmayan Ayakkabılar Patlayıcı madde imalinde, benzin ve hidrokarbon bulunan tankların temizlenmesinde, güvenle kullanılır. Bot ve Çizmeler Sulu, çamurlu ve asitli ortamlarda altı lastik veya plastik Botlar ve çizmeler kullanılır. Tozluklar Bacakları, ateşe ve sıçrayan kıvılcımlara karşı korumak için; döküm işlerinde ve fırınlarda kullanılır. Mutlaka, pantolon Altına ve ayakkabı üzerine giyilmelidir. Erimiş maddelerle Yapılan çalışmalarda, özellikle diz kapağını örten, yanmaz Malzemeden yapılmış tozluklar kullanılır. 8. Vücut Koruyucuları Düşmelere Karşı Kullanılan Donanım Düşmeyi önleyici ekipman (gerekli tüm aksesuarlarıyla birlikte) Kinetik enerjiyi absorbe eden frenleme ekipmanı (gerekli tüm aksesuarlarıyla birlikte) Vücudu boşlukta tutabilen donanım (paraşütçü kemeri) Koruyucu Giysiler Koruyucu iş elbisesi (iki parçalı ve tulum), Makinelerden korunma sağlayan giysi (delinme, kesilme vb.), Kimyasallardan korunma sağlayan giysi, Isıya dayanıklı giysi,

88 78 Termal giysi, Radyoaktif kirlilikten koruyan giysi, Toz geçirmez giysi, Gaz geçirmez giysi, Florasan maddeli, yansıtıcılı giysi ve aksesuarları, Koruyucu örtüler. Söz konusu çalışma kapsamında değerlendirilen tesislerde çalışan personellere ait kullanılabilecek kişisel koruyucu ekipman ve özellikleri ayrıntılı olarak verilmiştir. Bu kapsamda araştırma yapılan tehlikeli atık ara depolama tesisi, tehlikeli atık geri kazanım tesisi, ambalaj atıkları geri kazanım tesisi, ömrünü tamamlamış lastik geri kazanım tesisi ve çimento fabrikası nda genel olarak; el koruyucuları, ayak koruyucuları ve göz koruyucuları kullanılmalıdır. Özele inildiğinde ise, Tehlikeli atık ara depolama tesislerinde; baş koruyucuları, el koruyucuları, ayak koruyucuları, göz koruyucuları ve solunum koruyucuları, Tehlikeli atık geri kazanım tesislerinde; baş koruyucuları, el koruyucuları, ayak koruyucuları, göz koruyucuları, kulak koruyucuları ve solunum koruyucuları, Ambalaj atıkları geri kazanım tesislerinde; baş koruyucuları, el koruyucuları, ayak koruyucuları, göz koruyucuları ve kulak koruyucuları, Ömrünü tamamlamış lastik geri kazanım tesislerinde, baş koruyucuları, el koruyucuları, ayak koruyucuları, göz koruyucuları, kulak koruyucuları ve gövde koruyucuları, Çimento fabrikalarında ise, baş koruyucuları, el koruyucuları, ayak koruyucuları, göz koruyucuları, kulak koruyucuları, gövde koruyucuları ve vücut koruyucuları kullanılmalıdır Çalışma Kapsamındaki Tesislere Uygulanan Anket Çalışması Tez çalışmasının bu bölümünde söz konusu değerlendirilen 15 adet tesise, Đş Sağlığı ve Güvenliği ve atıklar konusunda yapılan anket çalışması ve bu anket çalışması sonucu ortaya çıkan sonuçlara değinilmiştir.

89 79 Takip eden sayfalarda her tesisteki 15 kişilik denek grubuna 10 adet soru sorulmuş olup, sorulan sorular, verilen cevaplar, bu cevapların yüzdelik dilimleri (rakamsal ve grafik olarak) ve bu sonucun yorumlanmasına yer verilmiştir. Söz konusu lise-ortaokul mezunu deneklerin daha fazla olmasının sebebi, sektörde daha çok lise-ortaokul mezunu çalışanın olmasıdır. 07/04/2004 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışanların Đş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında işverenler, işyerlerinde sağlıklı ve güvenli çalışma ortamının tesis edilmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu amaçla, işverenler, çalışanları, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek, onların karşı karşıya bulundukları mesleki riskler ve bunlarla ilgili alınması gerekli tedbirler konusunda işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği eğitim programlarını hazırlamak, eğitimlerin düzenlenmesini, çalışanların bu programlara katılmasını sağlamak ve verilecek eğitim için uygun yer, araç ve gereç temin etmekle yükümlüdürler. Çalışanlara verilecek eğitim, işyerinin faaliyet alanına göre aşağıdaki ve benzeri konulardan seçilir; a) Genel iş sağlığı ve güvenliği kuralları, b) Đş kazaları ve meslek hastalıkların sebepleri ve işyerindeki riskler, c) Kaza, yaralanma ve hastalıktan korunma prensipleri ve korunma tekniklerinin uygulanması, d) Đş ekipmanlarının güvenli kullanımı, e) Çalışanların yasal hak ve sorumlulukları, f) Yasal mevzuat ile ilgili bilgiler, g) Đşyerinde güvenli ortam ve sistemleri kurma, h) Kişisel koruyucu alet kullanımı, i) Ekranlı ekipmanlarla çalışma, j) Uyarı işaretleri, k) Kimyasal, fiziksel ve biyolojik maddelerle ortaya çıkan riskler, l) Temizlik ve düzen, m) Yangın olayı ve yangından korunma, n) Termal konfor şartları, o) Ergonomi, p) Elektrik, tehlikeleri, riskleri ve önlemleri,

90 80 r) Đlk yardım, kurtarma şeklindedir. Verilen eğitimin sonunda bir ölçme ve değerlendirme yapılır. Değerlendirme sonuçlarına göre eğitimin etkin olup olmadığı belirlenerek yeni eğitime ihtiyaç duyulup duyulmadığına karar verilir. SORU 1) Çalıştığınız birimin en önemli riski aşağıdakilerden hangileridir? a) Koku b) Gürültü c) Kimyasal dökülmesi d) Atıkların taşınması sırasındaki kazalar Çizelge 3.1. Çalışılan birimin en önemli riski TESĐS NO ANKET YAPILAN TESĐS CEVAP VERĐLEN ORAN (KĐŞĐ) a b c d 1Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X TOPLAM 15 tesis x 15 kişi ( 225 kişi) YÜZDE ORAN % 100 % 22,22 % 8,89 % 43,11 % 25,78

91 81 Şekil 3.7. Çalışılan birimin en önemli riski Anket çalışmasının bu sorusunda, anket yapılan 15 tesiste çalışan işçilerin ve idari personelin, çalıştıkları ortamın riskleri hakkında bilgi sahibi olup olmadıkları araştırılmıştır. Çalıştıkları ortamın en önemli risklerinin farkında oldukları görülmüştür. Đşçilerin gerek kendilerine verilen eğitimler, gerekse de prosedür ve talimatlar sayesinde başlarına gelmese de çalıştıkları ortamın riskleri karşısında bilinçli ve duyarlı oldukları gözlenmiştir. Soru 2) Đşveren tarafından aşağıdaki tüm eğitimler veriliyor mu? -ilk yardım -kişisel koruyucu egitimi -iş sağlığı ve güvenliği genel eğitimi -acil durum hareket eğitimi a) Tüm eğitimler veriliyor. b) Tüm eğitimler verilmiyor. c) Eğitimlerin bazıları veriliyor.

92 82 Çizelge 3.2. Đşveren tarafından ISG eğitimlerinin verilme durumu TESĐS NO ANKET YAPILAN TESĐS CEVAP VERĐLEN ORAN (KĐŞĐ) a b c 1Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X TOPLAM 15 tesis x 15 kişi ( 225 kişi) YÜZDE ORAN % 100 % % 0.00 % 8.00 Şekil 3.8. Đşveren tarafından ISG eğitimlerinin verilme durumu Anket çalışmasının bu sorusunda çalışanlara; işveren tarafından genel olarak verilmesi gereken eğitimlerin verilip verilmediği sorulmuş olup, genel eğitimlerin çoğunlukla verildiği görülmüştür. SORU 3) Atıklar hakkında işveren tarafından bilgilendirme yapıldı mı? a) Çok iyi düzeyde b) Orta seviyede c) Yetersiz d) Çok yetersiz

93 83 Çizelge 3.3.Atıklar hakkında işveren tarafından bilgilendirme yapıldı mı? TESĐS NO ANKET YAPILAN TESĐS CEVAP VERĐLEN ORAN (KĐŞĐ) a b c d 1Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X TOPLAM 15 tesis x 15 kişi ( 225 kişi) YÜZDE ORAN % 100 % % % 6.67 % 9.33 Şekil 3.9. Atıklar hakkında işveren tarafından bilgilendirme yapıldı mı? Anket çalışmasının bu sorusunda; Đşçilere atıklar konusunda bilgilendirme yapılıp yapılmadığı sorulmuş ve % 71,11 lik kısmın atıklar hakkında bilgilendirildiği sonucuna varılmıştır. SORU 4) Đşveren, Đş Sağlığı ve Güvenliği konusunda ne tür destek veriyor? a) Prosedür / talimat dokümanları b) Eğitim c) Kişisel koruyucu donanım

94 84 Çizelge 3.4. Đşveren, Đş Sağlığı ve Güvenliği konusunda ne tür destek veriyor? TESĐS NO ANKET YAPILAN TESĐS CEVAP VERĐLEN ORAN (KĐŞĐ) a b c 1Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X TOPLAM 15 tesis x 15 kişi ( 225 kişi) YÜZDE ORAN % 100 % 8.89 % % Şekil Đşveren, Đş Sağlığı ve Güvenliği konusunda ne tür destek veriyor? Anket çalışmasının bu sorusunda; işverenin Đşçi Sağlığı ve Đş Güvenliği konusunda işçilere ne tür destek verdiği araştırılmış, söz konusu desteğin genelde eğitim ve kişisel koruyucu donanım sağlamak şeklinde olduğu yine görülmüştür. SORU 5) Đşveren tarafından oluşturulan prosedür ve talimatlar hakkında fikirleriniz alındı mı? a) Çok yeterli düzeyde b) Yeterli düzeyde

95 85 c) Yetersiz düzeyde d) Çok yetersiz düzeyde Çizelge 3.5. Đşveren tarafından oluşturulan prosedür ve talimatlar hakkında fikirleriniz alındı mı? TESĐS NO ANKET YAPILAN TESĐS CEVAP VERĐLEN ORAN (KĐŞĐ) a b c d 1Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X TOPLAM 15 tesis x 15 kişi ( 225 kişi) YÜZDE ORAN % 100 % 9.33 % % % Şekil Đşveren tarafından oluşturulan prosedür ve talimatlar hakkında fikirleriniz alındı mı? Anket çalışmasının bu sorusunda; prosedür ve talimatların hazırlanmasında çalışanların görüşlerinin alınıp alınmadığı sorulmuş, genel idare birimi dışındaki tüm çalışanlarının görüşlerinin alınmadığı görülmüştür. Buradan da risk ve tehlikelerle yüzyüze çalışan personelin görüşlerine önem verilmediği ve günlük çalışma ortamında karşılaşılan tehlikeler hakkında bu personellerden bilgi alınmadığı gözlenmiştir.

96 86 SORU 6) Yeni işe başlayanlara, çalışacakları ünite risk /tehlikeleri hakkında bilgi hangi yöntemle veriliyor? a) Oryantasyon b) Prosedür / talimatların tebliği c) Đş başı eğitimi d) Hepsi Çizelge 3.6. Yeni işe başlayanlara, çalışacakları ünite risk /tehlikeleri hakkında bilgi hangi yöntemle veriliyor? TESĐS NO ANKET YAPILAN TESĐS CEVAP VERĐLEN ORAN (KĐŞĐ) a b c d 1Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X TOPLAM 15 tesis x 15 kişi ( 225 kişi) YÜZDE ORAN % 100 % % 0.00 % % Şekil Yeni işe başlayanlara, çalışacakları ünite risk /tehlikeleri hakkında bilgi hangi yöntemle veriliyor?

97 87 Anket çalışmasının bu sorusunda; tesiste işe yeni başlayan personele Đşçi Sağlığı ve Đş Güvenliği konusunda ne şekilde bilgilendirme yapıldığı araştırılmış, çalışanların %61,78' lık bir kısmı oryantasyon, iş başı eğitimi ve prosedür ve talimatların tebliği şeklinde sıralanan yöntemlerin hepsinin uygulandığını belirtmişlerdir. Đşe yeni başlayan personelin bilgilendirilmesi, iş kazası ve meslek hastalıkları konusunda bilgisiz ve deneyimsiz olan bu personelin bu risk ve tehlikelerden korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu konudaki usta-çırak ilişkisi yerine daha bilinçli ve bilimsel bir şekilde yeni personele gerek teorik gerekse de pratik eğitimler aynı ciddiyetle verilerek risk ve tehlikelere karşı bilinçlendirilmektedir. SORU 7) Çalıştığınız birimde hangi kişisel koruyucu donanımları kullanıyorsunuz? a) Gözlük b) Baret c) Çelik burunlu bot d) Kulaklık e) Toz maskesi f) Eldiven g) Tulum h) Emniyet kemeri Çizelge 3.7. Çalıştığınız birimde hangi kişisel koruyucu donanımları kullanıyorsunuz? TESĐS NO ANKET CEVAP VERĐLEN ORAN (KĐŞĐ) YAPILAN TESĐS a b c d e f g h 1Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X TOPLAM 15 tesis x 15 kişi ( 225 kişi) YÜZDE ORAN % 100 % % % % % % % % 13.78

98 88 Şekil Çalıştığınız birimde hangi kişisel koruyucu donanımları kullanıyorsunuz? Anket çalışmasının bu sorusunda; tesiste çalışan personelin kullandığı kişisel koruyucu donanımlar sorulmuş, çalışanların tamamına yakınının birden fazla kişisel koruyucu kullandığı görülmüştür. En fazla kullanılan kişisel koruyucu donanımlar olarak gözlük, çelik burunlu bot, eldiven ve tulum olduğu görülmüştür. SORU 8) Đşveren kişisel koruyucuların değiştirme periyotlarını takip ediyor ve gerekli yenilemeleri yapıyor mu? a) Her ay b) 3 ayda bir c) 6 ayda bir d) Yılda bir e) Eskidiğinde

99 89 Çizelge 3.8. Đşveren kişisel koruyucuların değiştirme periyotlarını takip ediyor ve gerekli yenilemeleri yapıyor mu? TESĐS NO ANKET YAPILAN TESĐS CEVAP VERĐLEN ORAN (KĐŞĐ) a b c d e 1 Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X TOPLAM 15 tesis x 15 kişi ( 225 kişi) YÜZDE ORAN % 100 % 5.78 % 0.00 % % % Şekil Đşveren kişisel koruyucuların değiştirme periyotlarını takip ediyor ve gerekli yenilemeleri yapıyor mu? Anket çalışmasının bu sorusunda; çalışanların kullandıkları kişisel koruyucuların ne sıklıkla değiştirildiği sorulmuş, personelin büyük çoğunluğu kişisel koruyucuları eskidiği anda değiştirildiği, belli bir zaman dilimine bağlı kalınmadığını beyan etmişlerdir.

100 90 SORU 9) Tesiste belirli zamanlarda imisyon/gürültü iç ortam ölçümleri yapılıyor mu? a) Evet b) Hayır c) Bazen Çizelge 3.9. Tesiste belirli zamanlarda imisyon/gürültü iç ortam ölçümleri yapılıyor mu? TESĐS NO ANKET YAPILAN TESĐS CEVAP VERĐLEN ORAN (KĐŞĐ) a b c 1Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X TOPLAM 15 tesis x 15 kişi ( 225 kişi) YÜZDE ORAN % 100 % % % Şekil Tesiste belirli zamanlarda imisyon/gürültü iç ortam ölçümleri yapılıyor mu? Anket çalışmasının bu sorusunda; çalışanlara tesisin düzenli aralıklar ile imisyon ve gürültü ölçümü yapılıp yapılmadığı sorulmuş, çıkan sonuçta düzenli olarak ölçüm yapılmadığı ortaya çıkmıştır.

101 91 Söz konusu imisyon ve gürültü ölçümlerinin yapılıp, ölçüm sonuçlarına göre çalışanların çalışma şartlarının düzenlenmesi gerekmektedir. SORU 10) Tesiste yetkili kurum/kuruluş personelleri tarafından belirli zamanlarda denetleme yapılıyor mu? a) Evet b) Hayır c) Bazen Çizelge Tesiste yetkili kurum/kuruluş personelleri tarafından belirli zamanlarda denetleme yapılıyor mu? TESĐS NO ANKET YAPILAN TESĐS CEVAP VERĐLEN ORAN (KĐŞĐ) a b c 1Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X Numaralı Tesis X TOPLAM 15 tesis x 15 kişi ( 225 kişi) YÜZDE ORAN % 100 % % % Şekil Tesiste yetkili kurum/kuruluş personelleri tarafından belirli zamanlarda denetleme yapılıyor mu?

102 92 Anket çalışmasının bu sorusunda; çalışanlara tesisin yetkili kurum/kuruluş personelleri tarafından denetim yapılıp yapılmadığı sorulmuş, çıkan sonuçta düzenli olmasa da denetleme yapıldığı beyan edilmiştir. Söz konusu denetlemelerin, tesislerin daha düzgün ve çalışanların daha iyi ortamda çalışması açısından önemi çok büyüktür Çalışma Kapsamında Değerlendirilen Tesislere Ait Đç Ortam Ölçümleri Söz konusu tesislerin bazılarında 4857 sayılı iş kanunu ve ilgili yönetmelik, tüzükler gereği tesis içi gürültü ve kişisel toz maruziyet ölçümü yaptırılmıştır. Araştırma kapsamında değerlendirilen tehlikeli atık ara depolama tesisi, tehlikeli atık geri kazanım tesisi, ambalaj atıkları geri kazanım tesisi ve ömrünü tamamlamış lastik geri kazanım tesisinde ölçümler yapılmış, ilgili ölçüm sonuçları değerlendirmeye alınmıştır. Tesislerde, iç ortam gürültüsü TS 2607 ISO 1999 standardına göre yapılmıştır. Bu standart iş yerinde maruz kalınan gürültünün tayini ve bu gürültünün sebep olduğu işitme kaybının tahmini olarak adlandırılır. Bu standard, değişik seviyeler ve gürültüye maruz bırakma sürelerinden dolayı yetişkin popülâsyonun işitme eşik seviyelerinde gürültünün sebep olduğu tahminî kalıcı eşik kaymasının hesaplanması için bir metodu kapsar. Çalışanların maruz kaldığı alveollere ulaşan tozların miktarını ölçmek üzere ISO (1991) standardına göre yapılmıştır. ISO (1991) standardına uygun, gravimetrik temelli, siklonlu kişisel örnekleyiciler kullanılmaktadır. Toz örnekleme işlemi, siklon ve filtre ile ilişkilendirilmiş olan bir hava pompası vasıtasıyla yapılmaktadır. Toz konsantrasyonunun ölçümü (mg/m3), pompanın belirli bir süre içinde çektiği hava miktarı (m 3 ) ile filtre üzerinde tutulan kirleticilerin ağırlığının (mg) belirlenmesi ile hesaplanabilmektedir Gürültü ölçümü Bu kapsamda yapılan gürültü ölçümlerinin amacı insanların sağlığını gürültü ile bozmayacak bir ortamın oluşmasını sağlamaktır. Gürültü kontrolü, herhangi bir ses kaynağından yayılan gürültü niteliğine sahip sesleri, kabul edilebilir seviyeye indirmek, akustik özelliğini değiştirmek, etki süresini

103 93 azaltmak, hoşa giden yada daha az rahatsız eden bir başka ses ile maskelemek gibi yöntemlerle zararlı etkilerini tam olarak gidermek veya kabul edilebilir bir seviyeye indirme işlemidir. Bu işlemler, gürültü kaynağında, gürültünün yayıldığı çevrede ve gürültüden etkilenen kullanıcıda olmak üzere üç unsurda yapılır tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Đşçi Sağlığı ve Đş Güvenliği Tüzüğü nün 22. Maddesinde; Ağır ve tehlikeli işlerin yapılmadığı yerlerde, gürültü derecesi 80 dba yı geçmeyecektir. Daha çok gürültülü çalışmayı gerektiren işlerin yapıldığı yerlerde, gürültü derecesi en çok 95 dba olabilir. Ancak bu durumda işçilere başlık, kulaklık veya kulak tıkaçları gibi uygun koruyucu araç ve gereçler verilecektir. hükümleri yer almaktadır. Birimler: dba: Đnsan kulağının en çok hassas olduğu orta ve yüksek frekansların özellikle vurgulandığı bir ses değerlendirmesi birimidir. Eşdeğer Gürültü Seviyesi (Leq): Verilmiş bir süre içinde süreklilik gösteren ses enerjisinin veya ses basınçlarının ortalama değerini veren dba biriminde bir gürültü ölçeğidir. Maksimum Gürültü Seviyesi (Lmax): Zamana göre değişen gürültünün herhangi bir anda sahip olduğu en yüksek değerdir. Sınır Değerler Đş Sağlığı Đş Güvenliği Tüzüğü : 95 db OSHA (Mesleki Sağlık ve Güvenlik Örgütü) : 90 db NIOSH (Ulusal Mesleki Sağlık ve Güvenlik Kurumu) :85 Db Bu kapsamda yapılan ölçümlerde çizelge 3.11, 3.12, 3.13, 3.14 ve 3.15 de verilen ölçüm sonuçları ortaya çıkmıştır. Çizelge Tehlikeli atık ara depolama tesisi gürültü ölçüm sonuçları No Ölçüm Yeri Ölçüm Sonuçları Leq(dB A) Lmax(dB A) Lmin(dB A) 1 Makine Yanı 80,2 83,7 70,4 2 Tesis Ortası 65,5 67,8 69,6 3 Tesis Dışı 60,3 62,5 65,7

104 94 Çizelge Tehlikeli atık geri kazanım tesisi gürültü ölçüm sonuçları No Ölçüm Yeri Ölçüm Sonuçları Leq(dB A) Lmax(dB A) Lmin(dB A) 1 Makine Yanı 91,8 98,7 87,3 2 Tesis Ortası 91,0 96,2 87,3 3 Tesis Dışı 88,5 99,2 78,1 Çizelge Ambalaj atıkları geri kazanım tesisi gürültü ölçüm sonuçları No Ölçüm Yeri Ölçüm Sonuçları Leq(dB A) Lmax(dB A) Lmin(dB A) 1 Makine Yanı 87,5 92,6 84,5 2 Tesis Ortası 79,3 85,6 76,8 3 Tesis Dışı 72,9 82,3 70,4 Çizelge Ömrünü tamamlamış lastik geri kazanım tesisi gürültü ölçüm sonuçları No Ölçüm Yeri Ölçüm Sonuçları Leq(dB A) Lmax(dB A) Lmin(dB A) 1 Makine Yanı 84,0 90,8 78,6 2 Tesis Ortası 77,4 80,4 75,1 3 Tesis Dışı 76,8 78,8 75,7 Çizelge Çimento fabrikası gürültü ölçüm sonuçları No Ölçüm Yeri Ölçüm Sonuçları Leq(dB A) Lmax(dB A) Lmin(dB A) 1 Makine Yanı 96,4 101,2 88,7 2 Tesis Ortası 91,6 93,7 89,1 3 Tesis Dışı 88,6 100,1 83, Gürültü ölçüm sonucu değerlendirmesi Söz konusu 5 tesisten, 3 ünün Đş Sağlığı Đş Güvenliği Tüzüğü nde verilen 80 dba sınır değerlerini aştığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda; yapılan ölçümlerde eşdeğer gürültü seviyesinin aşıldığı bölgelerde gürültü eğer kaynağında önlenebiliyorsa ilk önce bu yönde çalışmalar yapılmalıdır. Gürültü kaynağında önlenemiyorsa bu noktalarda gürültü izolasyonu yapılabilir. Eğer bunlar uygulanamıyorsa Đşçi Sağlığı ve Đş Güvenliği Tüzüğü ne göre işçilere kişisel koruyucu (kulaklık, tıkaç gibi) malzemelerin dağıtılıp takmaları sağlanmalı ve uyarıcı levhalar konulmalıdır. Tesisin tüm işletmelerinde gürültü düzeyini düşürücü önlemler alınabilir ve bu alanlarda çalışanların daha sağlıklı ve yüksek verimle çalışmaları sağlanabilir.

105 Korunma yöntemleri ve tavsiyeler a.) 80 db in üzerindeki gürültünün bir mesainin başlangıç ve sonunda çalışanların üzerinde menfi etkileri (beyinsel yorgunluk, stres, kan dolaşımlarının ve tansiyon yükselmesi, nedeni bilinmeyen yorgunluk, bağırarak konuşma, denge kabiliyetini kaybetme, şeker hastalığı olanlarda kan şekerinin artması gibi) olacağı dikkate alınarak çalışanların kulak tıkacı kullanmaları gerekmektedir. b.) Tesislerde mevcut makine, teçhizat ve cihazları kullanan kişilerin bulunduğu ortamdaki ölçümlerde tespit edilen gürültü düzeyinin db de olduğu ve bu ortamda işçilerin çalıştıkları dikkate alınarak; alçak ve yüksek sesleri duyma kaybı, sinirlerin bozulması, mide ağrıları, denge bozulmaları kan şekerinin yükselmesi, yüksek tansiyon hastalığı olanlarda aşırı tansiyon yükselmesi ve kısırlık oluşumu gibi çalışanların sağlığı üzerindeki olumsuz etkisini kulak tıkaçları (25-30 db lik gürültü düşer) ve kulaklık (en az 40 db lik gürültü düşer) kullanmaları gerekmektedir. c.) 100 ve daha yüksek değerlerde gürültü oluşan makinelerde çalışanların çalışma şartları makinelerin hemen yanında veya çevresinde olmaları nedeniyle, ortamdaki yaygın seviyede yüksek gürültüye maruz kalmaları dikkate alınarak çalışanların sağlıkları üzerindeki menfi etkileri düşünülerek kulak tıkaçları ile birlikte kulaklık kullanmaları, bu kulaklıkları tüm kulak kepçesini kapsayacak şekilde kullanılması sağlanmalıdır. d.) Tüm kulak tıkacı ve kulaklık kullanmak zorunda olan kişilere koruyucu malzemelerinin nasıl ve ne şekilde kullanılması hususunda eğitim yapılmalıdır. Çizelge Belirli gürültü seviyelerinde günlük çalışılabilir süreler Gürültüye Maruz Kalınan Süre (Saat/Gün) Max Gürültü Seviyesi db (A) 7.5 saat 80 4 saat 90 2 saat 95 1 saat 100 0,5 ( 30 dak. ) 105 0,25 ( 15 dak. ) / 8 (7,5 dak. ) 115

106 Gürültü şiddetini hafifletici araçların tavsiyesi a) Kulak Tıkaçları Dış kulak yolunu tıkamak amacıyla pamuk, akustik yün, kauçuktan veya plastikten yapılmış araçlardır. Pamuk tıkaçların gürültüyü hafifletici etkileri çok zayıf olduğu için (8-10 ) db zorunlu olmadıkça kullanılmamalıdır. Diğerlerinin gürültüyü hafifletici etkileri nispeten yüksektir. Ortamdaki gürültüyü (15-40) db azaltırlar. Çalışanlara kauçuk veya plastikten yapılmış ve sürekli temizlenebilen çeşitli kulak tıkaçları verilmelidir. Tıkaçlar çalışanlar tarafından 2. bir kez kullanılmadan önce, hijyenik temizliği ılık sabunlu su ile mutlaka yapılmalıdır. Tıkaçlar kullanılmadıklarında ise naylon poşetlerde saklanmalıdır. b.) Kulaklık Bunlar ortamdaki gürültünün hem hava hem de kemik yolu ile iç kulağa ulaşmasını önler ortamdaki gürültüyü db kadar azaltır. c.) Marşonlu Kulaklık Bu tip kulak koruyucuları da belirtilen frekanslarda belirli düzeyde gürültüyü azaltırlar. Darbeli gürültülerde ilgili çalışılan yerlerde kulak zarına gelecek basıncıda önleyecek tipte kulak zarı ile dış ortam arasındaki gürültü ve basıncı geçirmeyecek şekilde özel kulak tıkaçları kullanılmalıdır. Kulak koruyucuları alınırken prospektüsleri dikkatle incelenmeli ve karar gürültü düzeyine göre verilmelidir. Đşyerinde iş güvenliği görevlisinin çalışanlara verilen kulak koruyucularının daha rahat kullanmalarını sağlamak bakımından bir eğitim programı uygulaması gerekmektedir. Bu program şu şekilde uygulanabilir. 1. gün çalışma süresinin 1. yarısı 30 dakika 2. yarısı 1 saat 2. gün çalışma süresinin 1. yarısı 1 saat 2. yarısı 1 saat 3. gün çalışma süresinin 1. yarısı 2 saat 2. yarısı 2 saat 4. gün çalışma süresinin 1. yarısı 3 saat 2. yarısı 3 saat

107 97 5. gün çalışma süresinin tümü boyunca, Kulak koruyucularının çalışanların kulağını rahatsız etmemesi için ve kulağın koruyucuya uyun sağlaması açısından kulak koruyucularının gürültüsüz bir ortamda takılıp, yine gürültüsüz bir ortamda çıkarılması gerekmektedir Kişisel toz maruziyet ölçümü Genellikle tanecik büyüklüğü 300 mikronun altında olan katı tanecikler için kullanılan genel bir sözcüktür. Daima hava veya başka bir gaz içinde karışım halinde bulunur. Görüş sahasını azaltmakta, çalışanları rahatsız etmekte, iş randımanını düşürmekte, meslek hastalıklarına sebep olmaktadır. Solunum yoluyla akciğerlerdeki alveollere kadar ulaşan ve orada birikerek pnömokonyoz denilen toz hastalığı grubuna sebep olan tozların tane büyüklükleri 0,5-5 mikron arasındadır. Kömür, tahta, ağaç, tahıl, mineraller, metaller, cevherler, maden ocaklarından çıkarılan taşlar gibi maddelerin elde edilmesi, taşınması, doldurulma ve boşaltılması, torbaların delinmesi, parçaların taşlanması, püskürtülmesi, öğütülmesi ve bunlara benzer pek çok işler sonucu meydana gelen toz bu işlemlerin yapıldığı endüstri alanlarında periyodik olarak kontrol ettirilmelidir. Đşletmelerde toz ölçümleri yapılarak ölçüm sonuçları partikül çapı 0.3, 0.5, 1, 3, 5, 10 µm olan tozlar tanecik sayısı ve mgr/m 3 olarak belirlenmekte ve derlendirilmektedir. Đşçi Sağlığı ve Đş Güvenliği Tüzüğü Madde 76 gereğince; Tozlarla Ortaya Çıkabilecek Meslek Hastalıklarına Karşı Alınacak Özel Tedbirler; Her türlü maden ocaklarında, taş ve kiremit ocaklarında, dökümhanelerde, tekstil (amyant dâhil), bütün şeker ve çimento, inşaat, seramik ve benzeri sanayi kollarındaki işyerlerinde yapılan çalışmalarda, tozların zararlı etkilerinden korunmak için bu Tüzüğün diğer maddelerinde belirtilen hususlarla birlikte aşağıdaki özel tedbirler alınacaktır: 1) Tozlu işyerlerinde genel havalandırma ile birlikte, uygun aspirasyon sistemi ile tozun, çevre havasına yayılmasını önlemek için, su perdeleri, vakum ve uzaktan kumanda sistemleri kurulacaktır. Toz çıkaran işler, teknik imkanlara göre, kapalı sistemde yapılacak veya bu işler, diğerlerinden tecrit edilecektir. Đşyeri havasındaki toz miktarı, belirtilen miktarı geçmeyecektir.

108 98 2) Toz çıkaran işlerde, işyeri tabanı, işin özelliğine ve teknik imkânlara göre, ıslak bulundurulacak, delme işlerinde, toz çıkmasını önlemek için, yaş metotlar uygulanacaktır. 3) Toz çıkaran işlerde çalışan işçilere, işin özelliğine ve tozun niteliğine göre uygun kişisel korunma araçları ile maskeler verilecektir. 4) Tozlu işlerde çalışan işçilerin, vardiya sonunda yıkanmaları veya duş yapmaları, yıkanmadan yemek yememeleri ve yatağa girmemeleri sağlanacaktır. 5) Tozlu işlerde çalışacak işçiler, işe alınırken, genel sağlık muayeneleri yapılacak, göğüs radyografileri alınacak ve solunum ve dolaşım sistemi hastalıkları ile cilt hastalığı olanlar, göğüs yapısında bozukluk bulunanlar, bu işlere alınmayacaklardır. 6) Tozlu işlerde çalışan işçilerin, periyodik olarak, sağlık muayeneleri yapılacak ve her 6 ayda bir, göğüs radyografileri alınacaktır. Solunum ve dolaşım sistemi hastalıkları ile cilt hastalığı görülenler, bu işlerden ayrılacaklar, kontrol ve tedavi altına alınacaklardır. Toplam Toz ölçümü: Tesiste aktif olarak çalışan personelin üzerine bağlanan kişisel toz maruziyeti ölçüm cihazı kişinin üzerinde tutularak kişinin total TWA toz konsantrasyonu belirlenmiştir. Filtre üzerinde biriken toz konsantrasyonu garvimetrik olarak belirlenir. Sınır Değerler OSHA (Mesleki Sağlık ve Güvenlik Kurumu) : 5 mg/m 3 ILO (Uluslar arası Çalışma Örgütü) : 5 mg/m 3 ACGIH (Amerikan Ulusal Hijyenistler Birliği) : 5 mg/m 3 Bu kapsamda yapılan ölçümlerde çizelge 3.17, 3.18, 3.19, 3.20 ve 3.21 de verilen ölçüm sonuçları ortaya çıkmıştır. Çizelge Tehlikeli atık ara depolama tesisi kişisel toz maruziyet ölçümü sonuçları NO 1 ÖLÇÜM YERĐ Aktif Olarak Çalışan Personel-Tesis Geneli ÖLÇÜM YAPILAN PERSONEL GÖREVĐ ÖLÇÜM KONSANTRAYONU (mg/m 3 ) Usta Başı 0,382

109 99 Çizelge Tehlikeli atık geri kazanım tesisi kişisel toz maruziyet ölçümü sonuçları NO 1 ÖLÇÜM YERĐ Aktif Olarak Çalışan Personel-Tesis Geneli ÖLÇÜM YAPILAN PERSONEL GÖREVĐ ÖLÇÜM KONSANTRAYONU (mg/m 3 ) Usta Başı 0,564 Çizelge Ömrünü tamamlamış lastik geri kazanım tesisi kişisel toz maruziyet ölçümü sonuçları NO 1 ÖLÇÜM YERĐ Aktif Olarak Çalışan Personel-Tesis Geneli ÖLÇÜM YAPILAN PERSONEL GÖREVĐ ÖLÇÜM KONSANTRAYONU (mg/m 3 ) Usta Başı 0,675 Çizelge Ambalaj atıkları geri kazanım tesisi kişisel toz maruziyet ölçümü sonuçları 2 NO 1 ÖLÇÜM YERĐ Aktif Olarak Çalışan Personel-Tesis Geneli ÖLÇÜM YAPILAN PERSONEL GÖREVĐ ÖLÇÜM KONSANTRAYONU (mg/m 3 ) Usta Başı 0,873 Çizelge Çimento fabrikası kişisel toz maruziyet ölçümü sonuçları NO 1 ÖLÇÜM YERĐ Aktif Olarak Çalışan Personel-Tesis Geneli ÖLÇÜM YAPILAN PERSONEL GÖREVĐ ÖLÇÜM KONSANTRAYONU (mg/m 3 ) Usta Başı 0, Kişisel toz maruziyet ölçümü sonucu değerlendirmesi Tesislerde yapılan kişisel toz maruziyeti ölçüm sonuçları uluslar arası standartlara göre değerlendirilmiş olup verilen uluslar arası standartlarda belirtilen sınır değerlerin aşılmadığı saptanmıştır Korunma yöntemleri ve tavsiyeler Tesislerde kimyasal yoğunluğu, gaz çıkışı vb. işlemlerin olmasından dolayı; a) Çalışan işçilere, işin özelliğine ve tozun niteliğine göre uygun kişisel korunma araçları ile maskeler verilmesi gerekmektedir.

110 100 b) Çalışan işçilerin, vardiya sonunda yıkanmaları veya duş yapmaları, yıkanmadan yemek yememelerinin sağlanması gerekmektedir Çalışma Kapsamında Değerlendirilen Tesislere Ait Risk Değerlendirmesi Söz konusu çalışma kapsamında değerlendirilen tesislere ait genel bir risk değerlendirme çalışması yapılmıştır. Risk değerlendirmesi; işteki tehlikelerden ortaya çıkan sağlık ve güvenlik risklerini değerlendiren bir prosestir. Şekil Riskin tanımı Söz konusu çalışma kapsamında değerlendirilen tesislere ait birkaç fotoğraf bilgileri aşağıda verilmiştir. Konuyla ilgili şekil 3.18, 3.19, 3.20 ve 3.21 de farklı sahalarda, tehlikeli atıkların toprakla temasını ve işçilerin koruma ekipmanları kullanılmadan atığa müdahalesi görülmektedir. Söz konusu şekil 3.18, 3.19, 3.20 ve 3.21 de yer alan tesisler, Ankara ve Sakarya Đli nde faaliyet gösteren tesislerdir.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR.

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR. SEVİM BUDAK Katı Atıklar Dünya nüfusu gün geçtikçe ve hızlı bir şekilde artmaktadır.

Detaylı

MESLEK HASTALIKLARI ve İŞ KAZALARI

MESLEK HASTALIKLARI ve İŞ KAZALARI 15 Ocak 2011 İş Kazaları, Meslek Hastalıkları ve Hukuksal Yönü MMO Kocaeli Şubesi MESLEK HASTALIKLARI ve İŞ KAZALARI Doç. Dr. Nilay Etiler Kocaeli Üniversitesi Meslek hastalığı 5510 sayılı SS-GSS Kanunu

Detaylı

AB de İşyeri Sağlığı ve Güvenliği

AB de İşyeri Sağlığı ve Güvenliği AB de İşyeri Sağlığı ve Güvenliği İşyeri Sağlığı, Güvenliği ve Hijyeni AB de İşyeri Sağlığı ve Güvenliğinin önemi Misyon ve teşkilat AB Mevzuatı ve AB Stratejisi Ortaklar Başlıca güçlükler ve inisiyatifler

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1. Yıl - GÜZ DÖNEMİ ZORUNLU DERSLER İş Sağlığı Epidemiyolojisi ISG701 1 3 + 0 6 İş sağlığı ve epidemiyoloji kavramlarının

Detaylı

ULUSAL PNÖMOKONYOZ ÖNLEME EYLEM PLANI

ULUSAL PNÖMOKONYOZ ÖNLEME EYLEM PLANI ULUSAL PNÖMOKONYOZ ÖNLEME EYLEM PLANI 1. Sorunun öneminin saptanması Pnömokonyoz ülkemizde en sık görülen mesleki akciğer hastalıklarından biri olup, önlenebilir meslek hastalıklarının başında gelmektedir.

Detaylı

İşyeri Risk Değerlendirmesi için Prosedürler ve Araçlar

İşyeri Risk Değerlendirmesi için Prosedürler ve Araçlar Risk Değerlendirmesi ve İSG-YS konulu İSGİP Semineri 1 9 Temmuz 2010, Ankara İşyeri Risk Değerlendirmesi için Prosedürler ve Araçlar Heikki Laitinen Tehlike, kaza ve hastalıklara örnekler Yaralanma/hastalığın

Detaylı

NAZİLLİ DEVLET HASTANESİ RİSK ANALİZİ PROSEDÜRÜ

NAZİLLİ DEVLET HASTANESİ RİSK ANALİZİ PROSEDÜRÜ Sayfa 1 / 6 1. AMAÇ 2. KAPSAM Nazilli Devlet Hastanesinde bölüm bazında risk değerlendirmeleri yaparak çalışanların çalıştıkları alanlardan kaynaklı risklerini belirlemek ve gerekli önlemlerin alınmasını

Detaylı

Temiz teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanılması. Atıkların geri dönüşüm ve geri kazanım olanaklarının değerlendirilmesi

Temiz teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanılması. Atıkların geri dönüşüm ve geri kazanım olanaklarının değerlendirilmesi 10.06.2011 Atıkların kaynağında azaltılması Temiz teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanılması Atıkların geri dönüşüm ve geri kazanım olanaklarının değerlendirilmesi Atıkların çevreye zarar vermeden toplanması,

Detaylı

GAP BÖLGESĐNDE OLUŞABĐLECEK TEHLĐKELĐ ATIK MĐKTARININ TAHMĐNĐ. M. Đrfan YEŞĐLNACAR, Hasan ÇETĐN, Mustafa S. YAZGAN ÖZET

GAP BÖLGESĐNDE OLUŞABĐLECEK TEHLĐKELĐ ATIK MĐKTARININ TAHMĐNĐ. M. Đrfan YEŞĐLNACAR, Hasan ÇETĐN, Mustafa S. YAZGAN ÖZET GAP BÖLGESĐNDE OLUŞABĐLECEK TEHLĐKELĐ ATIK MĐKTARININ TAHMĐNĐ M. Đrfan YEŞĐLNACAR, Hasan ÇETĐN, Mustafa S. YAZGAN HR.Ü. Mühendislik Fakültesi Đnşaat Mühendisliği Bölümü, Şanlıurfa Ç.Ü. Müh.-Mim. Fakültesi

Detaylı

İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü,

İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü, TOZ İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü, Termal Konfor gibi unsurlardan biriside Tozdur. Organik

Detaylı

Çalışma Ortamı Gözetiminin Tanımı

Çalışma Ortamı Gözetiminin Tanımı Çalışma Ortamı Gözetiminin Tanımı Çalışma ortamı gözetimi; işyerlerinde çalışanların maruz kalabilecekleri endüstriyel kirlenmelerin (Ör: gürültü, kimyasal gazlar, tozlar vb.) iş sağlığı ve güvenliği mevzuatları

Detaylı

TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERİN OLUŞTURDUĞU RİSKLER İÇİN GENEL ve ÖZEL ÖNLEME YÖNTEMLERİ

TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERİN OLUŞTURDUĞU RİSKLER İÇİN GENEL ve ÖZEL ÖNLEME YÖNTEMLERİ TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERİN OLUŞTURDUĞU RİSKLER İÇİN GENEL ve ÖZEL ÖNLEME YÖNTEMLERİ Dr. Fatma IŞIK COŞKUNSES İSG Uzmanı / İSGÜM Kimyasal maddeler sanayimizin ve günlük yaşantımızın içinde bir çok alanda

Detaylı

İşçi sağlığı ve güvenliğine (İSAGÜ) yönelik önlemlerin alınması ve etkin bir şekilde uygulanması, İSAGÜ bilincinin oluşması ile ilgilidir.

İşçi sağlığı ve güvenliğine (İSAGÜ) yönelik önlemlerin alınması ve etkin bir şekilde uygulanması, İSAGÜ bilincinin oluşması ile ilgilidir. 1. GİRİŞ İşçi sağlığı ve güvenliğine (İSAGÜ) yönelik önlemlerin alınması ve etkin bir şekilde uygulanması, İSAGÜ bilincinin oluşması ile ilgilidir. 1 Limanlar, Türkiye ekonomisinin en önemli destek üniteleridir.

Detaylı

MADDELERE SOLUNUM İLE MARUZİYETTE RİSK DERECESİ BELİRLENMESİ

MADDELERE SOLUNUM İLE MARUZİYETTE RİSK DERECESİ BELİRLENMESİ TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERE SOLUNUM İLE MARUZİYETTE RİSK DERECESİ BELİRLENMESİ BASİT RİSK DEĞERLENDİRMESİ METODU (HSE/COSHH-Control of substances hazardous to health ) 1 TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERE SOLUNUM

Detaylı

30.10.2014 5510 SAYILI KANUN

30.10.2014 5510 SAYILI KANUN 5510 SAYILI KANUN İş Kazası : İş kazası, aşağıdaki durumlardan birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedence veya ruhsal olarak özre uğratan olaydır. 1 Sigortalının işyerinde bulunduğu

Detaylı

İş Sağlığı ve Güvenliği

İş Sağlığı ve Güvenliği Bu projenin eş finansmanı Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından yürütülmektedir. Türkiye de İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Koşullarının İyileştirilmesi Projesi (www.isgip.org) Improvement

Detaylı

167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ

167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ 167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ Yrd. Doç. Dr. Barış ÖZTUNA Çankırı Karatekin Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri

Detaylı

7.Hafta: Risk ve Risk Analizi. DYA 114 Çevre Koruma. BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI Yrd.Doç.Dr. Sefa KOCABAŞ

7.Hafta: Risk ve Risk Analizi. DYA 114 Çevre Koruma. BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI Yrd.Doç.Dr. Sefa KOCABAŞ 7.Hafta: Risk ve Risk Analizi DYA 114 Çevre Koruma BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI Yrd.Doç.Dr. Sefa KOCABAŞ RİSK ve RİSK ANALİZİ Risk Belirli bir tehlikeli olayın meydana gelme olasılığı

Detaylı

İlimizde özellikle 1993 yılında zaman zaman ciddi boyutlara ulaşan hava kirliliği nedeniyle bir dizi önlemler alınmıştır. Bu çalışmaların başında;

İlimizde özellikle 1993 yılında zaman zaman ciddi boyutlara ulaşan hava kirliliği nedeniyle bir dizi önlemler alınmıştır. Bu çalışmaların başında; İSTANBUL DA ÇEVRE KİRLİLİĞİ İstanbul da Çevre Kirliliği Su, Hava, Toprak ve Gürültü Kirliliği olarak 4 Bölümde ele alınmalıdır. İstanbul da Çevre Kirliliği konusunda İstanbul İl Çevre Müdürlüğü, Büyükşehir

Detaylı

2006 Yılı SSK Đstatistikleri

2006 Yılı SSK Đstatistikleri SSK ĐSTATĐSTĐKLERĐ Hızlı teknolojik gelişmeler bir yandan insanın refahına hizmet ederken, öte yandan insan hayatı ve çevre için tehlikeleri de beraberinde getirmiştir. Özellikle sanayileşmenin ve kütle

Detaylı

T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Burhanettin KURT, İSG Uzmanı

T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Burhanettin KURT, İSG Uzmanı T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Burhanettin KURT, İSG Uzmanı Mayıs, 2013 Büyük zarar veya yok olmaya yol açabilecek durum; gerçekleşme ihtimali bulunan

Detaylı

RİSK DEĞERLENDİRMESİ. Necati İLHAN Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

RİSK DEĞERLENDİRMESİ. Necati İLHAN Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı RİSK DEĞERLENDİRMESİ Necati İLHAN Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı YASAL DAYANAK İşyerinde Çalışanların Sağlık ve Güvenliklerini İyileştirmeye Yönelik Tedbirler Alınmasına İlişkin 12.06.1989

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE RİSK YÖNETİMİ VE DEĞERLENDİRMESİ DOÇ. DR. İBRAHİM OCAK DOÇ. DR. ALİ İSMET KANLI

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE RİSK YÖNETİMİ VE DEĞERLENDİRMESİ DOÇ. DR. İBRAHİM OCAK DOÇ. DR. ALİ İSMET KANLI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNDE RİSK YÖNETİMİ VE DEĞERLENDİRMESİ DOÇ. DR. İBRAHİM OCAK DOÇ. DR. ALİ İSMET KANLI Konu Başlıkları 1. Temel Kavramlar ve Tanımlar 2. İlgili Mevzuat 3. Risklerden Korunma Yöntemleri

Detaylı

RİSK DEĞERLENDİRMESİ ve ÇALIŞANLARIN İSG EĞİTİMLERİ. Ali Kaan ÇOKTU

RİSK DEĞERLENDİRMESİ ve ÇALIŞANLARIN İSG EĞİTİMLERİ. Ali Kaan ÇOKTU T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ RİSK DEĞERLENDİRMESİ ve ÇALIŞANLARIN İSG EĞİTİMLERİ Ali Kaan ÇOKTU İSG Uzman Yardımcısı Endüstri Mühendisi Giriş Genel

Detaylı

Risk Değerlendirmesi ve Yönetimi

Risk Değerlendirmesi ve Yönetimi Risk Değerlendirmesi ve Yönetimi 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. 6331 sayılı İş Sağlığı ve

Detaylı

Risk Yönetimi ve Değerlendirmesi ALIŞTIRMALAR

Risk Yönetimi ve Değerlendirmesi ALIŞTIRMALAR Risk Yönetimi ve Değerlendirmesi ALIŞTIRMALAR Aşağıdakilerden hangisi iş sağlığı ve güvenliği açısından en uygun tehlike tanımıdır? a) Büyük zarara yol açabilecek durum b) Malın, malzemenin ya da işyeri

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ İŞ KAZALARI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNCELİKLİ HEDEF; İŞ KAZALARINI VE MESLEK HASTALIKLARINI ÖNLEMEKTİR. İŞ KAZASI TANIMI (ILO) Önceden planlanmamış, bilinmeyen ve kontrol altına alınamamış olan etrafa

Detaylı

ENTEGRE KATI ATIK YÖNETİMİ

ENTEGRE KATI ATIK YÖNETİMİ DÜZCE NİN ÇEVRE SORUNLARI ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÇALIŞTAYI ENTEGRE KATI ATIK YÖNETİMİ Yrd. Doç. Dr. Fatih TAŞPINAR Düzce Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Konuralp/DÜZCE 04.12.2012 1 KATI ATIK (ÇÖP) Toplumun

Detaylı

Tehlikeli Atıkların Yönetimi. Betül DOĞRU Şube Müdürü

Tehlikeli Atıkların Yönetimi. Betül DOĞRU Şube Müdürü Tehlikeli Atıkların Yönetimi Betül DOĞRU Şube Müdürü Tehlikeli Atık Nedir Genel tanımı: İnsan sağlığına ve çevreye zarar verebilecek, tutuşabilen ve enfeksiyon yapıcı gibi özelliklerle, tahriş edici, zararlı,

Detaylı

EK 4 AVRUPA BĐRLĐĞĐ MÜKTESEBATININ ÜSTLENĐLMESĐNE ĐLĐŞKĐN TÜRKĐYE ULUSAL PROGRAMI KAPSAMINDA TEMĐZ (SÜRDÜRÜLEBĐLĐR) ÜRETĐM ĐLE ĐLGĐLĐ UYUM ÇALIŞMALARI

EK 4 AVRUPA BĐRLĐĞĐ MÜKTESEBATININ ÜSTLENĐLMESĐNE ĐLĐŞKĐN TÜRKĐYE ULUSAL PROGRAMI KAPSAMINDA TEMĐZ (SÜRDÜRÜLEBĐLĐR) ÜRETĐM ĐLE ĐLGĐLĐ UYUM ÇALIŞMALARI EK 4 AVRUPA BĐRLĐĞĐ MÜKTESEBATININ ÜSTLENĐLMESĐNE ĐLĐŞKĐN TÜRKĐYE ULUSAL PROGRAMI KAPSAMINDA TEMĐZ (SÜRDÜRÜLEBĐLĐR) ÜRETĐM ĐLE ĐLGĐLĐ UYUM ÇALIŞMALARI Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine Đlişkin

Detaylı

TÜRKİYE DE ÜRETİLEN TEHLİKELİ ATIKLAR VE UYGUN BERTARAF YÖNTEMLERİ

TÜRKİYE DE ÜRETİLEN TEHLİKELİ ATIKLAR VE UYGUN BERTARAF YÖNTEMLERİ TÜRKİYE DE ÜRETİLEN TEHLİKELİ ATIKLAR VE UYGUN BERTARAF YÖNTEMLERİ Şeyma Taşkan 1, Barış Çallı 2 1 MarmaraÜniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Çevre Bilimleri Programı, Göztepe Kampüsü, 34722 Kadıköy,

Detaylı

ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ATIKSU YÖNETİMİ

ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ATIKSU YÖNETİMİ ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ATIKSU YÖNETİMİ Ece SARAOĞLU Çevre ve Şehircilik Uzmanı 4. Türk-Alman Su İşbirliği Günleri 24.09.2014 Sunum İçeriği Atıksu Politikamız Atıksu Mevzuatı Su Kirliliği Kontrolü

Detaylı

4 10 MAYIS 2011 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI SEMİNERLERİ. Mesleki Risklerin Yönetimi. Altan ÇETİNKAL MESS İSG Müdürü

4 10 MAYIS 2011 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI SEMİNERLERİ. Mesleki Risklerin Yönetimi. Altan ÇETİNKAL MESS İSG Müdürü 4 10 MAYIS 2011 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI SEMİNERLERİ Mesleki Risklerin Yönetimi Altan ÇETİNKAL MESS İSG Müdürü 4857 Sayılı İş Kanunu Madde 77: «İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği

Detaylı

ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI ATIK YÖNETİMİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE

ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI ATIK YÖNETİMİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE ÇEVRE KORUMA VE KONTROL DAİRESİ BAŞKANLIĞI ATIK YÖNETİMİ ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT YAPISI VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, HUKUKİ DAYANAK, İLKELER ve TANIMLAR Amaç Madde 1-

Detaylı

TÜRKİYE ÇEVRE POLİTİKASINA ÖNEMLİ BİR DESTEK: AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ PROJELER

TÜRKİYE ÇEVRE POLİTİKASINA ÖNEMLİ BİR DESTEK: AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ PROJELER Technical Assistance for Implementation Capacity for the Environmental Noise Directive () Çevresel Gürültü Direktifi nin Uygulama Kapasitesi için Teknik Yardım Projesi Technical Assistance for Implementation

Detaylı

X X İl Milli Eğitim Müdürlüğü Toplum Sağlığı Merkezleri X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X. X X X X X X Okul/Kurum Müdürlükleri

X X İl Milli Eğitim Müdürlüğü Toplum Sağlığı Merkezleri X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X X. X X X X X X Okul/Kurum Müdürlükleri A 1 B 2 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SORUMLULARININ TESPİTİ İl/İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri ve Bağlı bulunan Okul/Kurumların işveren vekillerinin tespit edilerek, makam onayının alınması İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜKLERİ

Detaylı

ERPİLİÇ ENTEGRE TESİSLERİ

ERPİLİÇ ENTEGRE TESİSLERİ ERPİLİÇ ENTEGRE TESİSLERİ İŞ KAZASI TALİMATI REVİZYON REVİZYON NO AÇIKLAMA TARİH 0 YENİ YAYIN 08.07.2013 İŞ KAZASI A) (Ilo)Uluslararası Çalışma Örgütü: Önceden Planlanmamış, Bilinmeyen Ve Kontrol Altına

Detaylı

HAZIR YEMEK İŞLETMESİNDE ÇEVRE BOYUTLARI VE ÇEVRESEL ETKİLER. OKŞAN ALTAŞ Gıda Yüksek Mühendisi

HAZIR YEMEK İŞLETMESİNDE ÇEVRE BOYUTLARI VE ÇEVRESEL ETKİLER. OKŞAN ALTAŞ Gıda Yüksek Mühendisi HAZIR YEMEK İŞLETMESİNDE ÇEVRE BOYUTLARI VE ÇEVRESEL ETKİLER OKŞAN ALTAŞ Gıda Yüksek Mühendisi Atık üreticisinin yükümlülükleri Atığın niteliklerini belirlemek Yönetmeliklere uygun olarak atık yönetimini

Detaylı

Temiz Üretim Süreçlerine Geçişte Hibe Programlarının KOBİ lere Katkısı. Ertuğrul Ayrancı Doğu Marmara Kalkınma Ajansı 07.10.2015

Temiz Üretim Süreçlerine Geçişte Hibe Programlarının KOBİ lere Katkısı. Ertuğrul Ayrancı Doğu Marmara Kalkınma Ajansı 07.10.2015 Temiz Üretim Süreçlerine Geçişte Hibe Programlarının KOBİ lere Katkısı Ertuğrul Ayrancı Doğu Marmara Kalkınma Ajansı 07.10.2015 KOBİ lere Yönelik Destekler -Kalkınma Ajansları -KOSGEB -TÜBİTAK -Bilim Sanayi

Detaylı

İşyeri Hekimleri İçin Yenileme Eğitim Programı

İşyeri Hekimleri İçin Yenileme Eğitim Programı İşyeri Hekimleri İçin Yenileme Eğitimi Programı Sıra No Konular 1 Açılış, Tanışma, Programın Tanıtımı ve Ön Test 1 Uygulaması 2 Yetişkin Sağlık Eğitim Teknikleri 2 3 Dünya da ve Türkiye de İSG nin Mevcut

Detaylı

1 1: LOJİSTİK KAVRAMI...

1 1: LOJİSTİK KAVRAMI... İÇİNDEKİLER Giriş:... 1 Bölüm 1: LOJİSTİK KAVRAMI... 3 1.1. Lojistiğin Tanımı ve Tarihsel Gelişimi... 4 1.1.1. Lojistik Kavramı... 4 1.1.2. Lojistiğin Tarihsel Gelişimi... 6 1.2. Lojistikle İlgili Genel

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: Kanserojen ve Mutajen Maddelerle Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmelik* (*26/12/2003 tarih ve 25328 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır)

Detaylı

DERS BİLGİ FORMU İnsan Sağlığı ve İş Güvenliği Tüm Alanlar Tüm Dallar

DERS BİLGİ FORMU İnsan Sağlığı ve İş Güvenliği Tüm Alanlar Tüm Dallar Dersin Adı Alan Meslek / Dal Dersin Okutulacağı Sınıf / Dönem Süre Dersin Amacı Dersin Tanımı DERS BİLGİ FORMU İnsan Sağlığı ve İş Güvenliği Tüm Alanlar Tüm Dallar 32 Ders Saati Bu ders ile öğrenciye;

Detaylı

Meslek Hastalıkları. Prof.Dr.M.Sarper Erdoğan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı

Meslek Hastalıkları. Prof.Dr.M.Sarper Erdoğan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Meslek Hastalıkları Prof.Dr.M.Sarper Erdoğan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Tanımlar İş Kazası Meslek Hastalıkları İçerik Meslek Hastalıkları Listesi Meslek Hastalıklarının Saptanması

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU NA GÖRE İŞVEREN VE İŞVEREN VEKİLİ KAVRAMLARININ ANALİZİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU NA GÖRE İŞVEREN VE İŞVEREN VEKİLİ KAVRAMLARININ ANALİZİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU NA GÖRE İŞVEREN VE İŞVEREN VEKİLİ KAVRAMLARININ ANALİZİ Bünyamin ESEN* 33 I- GİRİŞ 30.06.2012 tarihinde Resmi Gazete de yayımlanarak aşamalı olarak yürürlüğe girmeye başlayan

Detaylı

İş Sağlığı ve Güvenliği

İş Sağlığı ve Güvenliği İş Sağlığı ve Güvenliği Sunanlar: Cem Taşkın Öktem 1133022 Büşra Duman 1133024 Sunum Tarihi: 06.03.2014 İrem Bengisu Ay 1133016 Kübra Yaman 1133036 İş Sağlığı ve İş Güvenliğinin Gelişimi Geçmişi daha eskiye

Detaylı

İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR

İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR 1 İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KURALLARINA UYMAYAN İŞVERENLERİN KARŞILAŞABİLECEKLERİ YAPTIRIMLAR A- İŞ KAZASI MEYDANA GELMEDEN: (İş güvenliği kurallarını

Detaylı

RİSK ANALİZ PROSEDÜRÜ

RİSK ANALİZ PROSEDÜRÜ 1.AMAÇ Karacabey Devlet Hastanesi faaliyetleri sırasında oluşabilecek potansiyel tehlikelerin ve bunlara ilişkin risklerin belirlenmesi, böylelikle beklenen veya olası risklerin kontrol altına alınmasına

Detaylı

YATAY (1) NO. MEVZUAT NO MEVZUAT ADI. 1. ----------------- Aarhus Sözleşmesi. 2. ----------------- Espoo Sözleşmesi

YATAY (1) NO. MEVZUAT NO MEVZUAT ADI. 1. ----------------- Aarhus Sözleşmesi. 2. ----------------- Espoo Sözleşmesi YATAY (1) 1. ----------------- Aarhus Sözleşmesi 2. ----------------- Espoo Sözleşmesi 3. 1210/90/EEC Avrupa Çevre Ajansı Tüzüğü 4. 2008/90/EC Çevresel Suç Direktifi 5. 2007/2/EC INSPIRE Direktifi 6. 2004/35/EC

Detaylı

Yönetmelikler. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Çalışanların Korunması Hakkında Yönetmelik

Yönetmelikler. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Çalışanların Korunması Hakkında Yönetmelik Yönetmelikler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Çalışanların Korunması Hakkında Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar Amaç Madde 1

Detaylı

ŞEKİL LİSTESİ... ix TABLO LİSTESİ... xxxi MEVCUT TESİSLERİN İNCELENMESİ (İP 1)... 1

ŞEKİL LİSTESİ... ix TABLO LİSTESİ... xxxi MEVCUT TESİSLERİN İNCELENMESİ (İP 1)... 1 İÇİNDEKİLER ŞEKİL LİSTESİ... ix TABLO LİSTESİ... xxxi MEVCUT TESİSLERİN İNCELENMESİ (İP 1)... 1 Bölgesel Değerlendirme... 2 Marmara Bölgesi... 2 Karadeniz Bölgesi... 13 1.1.3. Ege Bölgesi... 22 Akdeniz

Detaylı

İŞ GÜVENLİĞİ MÜHENDİSİ. Yrd. Doç. Dr. Fuat YILMAZ Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü

İŞ GÜVENLİĞİ MÜHENDİSİ. Yrd. Doç. Dr. Fuat YILMAZ Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü İŞ GÜVENLİĞİ MÜHENDİSİ Yrd. Doç. Dr. Fuat YILMAZ Gaziantep Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü İş Güvenliğinin Tanımı İş güvenliği; bir işin yapılması sırasında, işyerindeki fiziki çevre şartlarından

Detaylı

DIŞ KAYNAKLI DOKÜMAN LİSTESİ

DIŞ KAYNAKLI DOKÜMAN LİSTESİ 15.12.2009 25.04.2013 NO 04 SAYFA NO 1/6 TOTM-DKD-01 Acil Sağlık Hizmetleri 11.05.2000 15.03.2007 TOTM-DKD-02 TOTM-DKD-03 TOTM-DKD-04 TOTM-DKD-05 TOTM-DKD-06 TOTM-DKD-07 TOTM-DKD-08 TOTM-DKD-09 TOTM-DKD-10

Detaylı

ÇALIŞANLARIN PATLAYICI ORTAMLARIN TEHLİKELERİNDEN KORUNMASI HAKKINDA YÖNETMELİK

ÇALIŞANLARIN PATLAYICI ORTAMLARIN TEHLİKELERİNDEN KORUNMASI HAKKINDA YÖNETMELİK ÇALIŞANLARIN PATLAYICI ORTAMLARIN TEHLİKELERİNDEN KORUNMASI HAKKINDA YÖNETMELİK İçerik Patlayıcı Ortamlar ATEX Nedir? İlgili Mevzuat Temel Kavramlar Patlamadan Korunma Dokümanı 2 3 ATEX Nedir? ATEX Atmosphères

Detaylı

Güney Akım Açık Deniz Boru Hattı Türkiye Bölümü

Güney Akım Açık Deniz Boru Hattı Türkiye Bölümü Güney Akım Açık Deniz Boru Hattı Türkiye Bölümü Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirmesi (ÇSED) - Ekler Haziran 2014 Ek 2.1: Ulusal Mevzuat URS-EIA-REP-203876 Genel Çevre Kanunu, Sayı: 2872 ÇED Yönetmeliği

Detaylı

LIFE Programme 2006 LIFE06 TCY/TR/000292 HaWaMan

LIFE Programme 2006 LIFE06 TCY/TR/000292 HaWaMan LIFE Programme 2006 LIFE06 TCY/TR/000292 HaWaMan Betül DOĞRU Tehlikeli Atıklar Şube Müdürü Çevre Mühendisi Ġçerik - Katı Atık Mevzuatı - Hedeflenen Politika - Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği -

Detaylı

Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Direktifinin Türkiye de Uygulanmasının Desteklenmesi Projesi

Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Direktifinin Türkiye de Uygulanmasının Desteklenmesi Projesi T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrol Direktifinin Türkiye de Uygulanmasının Desteklenmesi Projesi ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ İZİN VE DENETİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İzin ve

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TEMEL EĞİTİMİ SIKÇA SORULAN SORULAR. 1 İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Temel Amacı Nedir? CEVAP:

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TEMEL EĞİTİMİ SIKÇA SORULAN SORULAR. 1 İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Temel Amacı Nedir? CEVAP: İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TEMEL EĞİTİMİ SIKÇA SORULAN SORULAR 1 İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Temel Amacı Nedir? 1 İş Sağlığı ve Güvenliğinin Tanımı. 2 İş Sağlığı ve Güvenliği faaliyetlerinin yürütülmesi.

Detaylı

OHSAS 18001 İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetim Sistemi (Occupational Health and Safety Management System)

OHSAS 18001 İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetim Sistemi (Occupational Health and Safety Management System) OHSAS 18001 İş Sağlığı Ve Güvenliği Yönetim Sistemi (Occupational Health and Safety Management System) Kuruluşlarda karşılaşılan en önemli sorunlardan biri, çalışanların emniyetli ve sağlıklı bir çalışma

Detaylı

Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü. Su ve Toprak Yönetimi Dairesi Başkanlığı. AB Çevre Müktesebatının Yerel Yönetimlere Uygulanması

Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü. Su ve Toprak Yönetimi Dairesi Başkanlığı. AB Çevre Müktesebatının Yerel Yönetimlere Uygulanması Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Su ve Toprak Yönetimi Dairesi Başkanlığı AB Çevre Müktesebatının Yerel Yönetimlere Uygulanması 1 Uygulama Örnekleri 1.Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliği 2.Tehlikeli Maddelerin

Detaylı

Prof.Dr. Nadi Bakırcı Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı A.D.

Prof.Dr. Nadi Bakırcı Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı A.D. Prof.Dr. Nadi Bakırcı Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı A.D. İhmal edilen bir konu olarak iş sağlığı ve güvenliği Bu konuda ihmal edilen bir grup olarak sağlık çalışanları Sağlık hizmeti

Detaylı

ÇALIŞMA ORTAMI GÖZETİMİ. İş güvenliği uzmanlarının çalışmarındaki yeri ve önemidir.

ÇALIŞMA ORTAMI GÖZETİMİ. İş güvenliği uzmanlarının çalışmarındaki yeri ve önemidir. ÇALIŞMA ORTAMI GÖZETİMİ Eğitimin Amacı Çalışma ortamı gözetiminin tanımı ve kapsamı, İş güvenliği uzmanlarının çalışmarındaki yeri ve önemidir. Çalışma Ortamı Gözetiminin Tanımı Çalışma ortamı gözetimi;

Detaylı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇEVRECİ ŞEHİRLERE DOĞRU Kadir DEMİRBOLAT İklim Değişikliği Dairesi Başkanı 7 Temmuz 2012, Gaziantep Çevreci Şehircilik; Yaşam kalitesi yüksek, Çevreye duyarlı, Tarihi ve kültürel

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE GENEL BİR BAKIŞ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE GENEL BİR BAKIŞ Dosya İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNE GENEL BİR BAKIŞ İnsan hayatının ve sağlığının sömürme, aşırı kârlar uğruna nasıl hiçe sayıldığının en açık biçimde yaşandığı ülkelerden birisi de Türkiye'dir. Teoman Öztürk

Detaylı

HACCP. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi

HACCP. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi HACCP Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi HACCP HACCP teriminin çıkış noktası Hazard Analysis Critical Control Points Kritik Kontrol Noktalarında Tehlike Analizi HACCP nedir? Gıda güvenliği ve tüketici sağlığı

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI

AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ ve ÇEVRE Avrupa Birliği Bakanlığı Sunum İçeriği AB ve Çevre- Temel ilkeler AB ve İklim Değişikliği AB ve Su Kalitesi AB ve Atık Geri Dönüşümü Müzakere sürecinde

Detaylı

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI MEVZUATINDA RADYASYONDAN KORUNMANIN YERİ, UYGULAMADA YAŞANAN GÜÇLÜKLER, ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI MEVZUATINDA RADYASYONDAN KORUNMANIN YERİ, UYGULAMADA YAŞANAN GÜÇLÜKLER, ÇÖZÜM ÖNERİLERİ T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI MEVZUATINDA RADYASYONDAN KORUNMANIN YERİ, UYGULAMADA YAŞANAN GÜÇLÜKLER, ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Detaylı

Türkiye de Ulusal Politikalar ve Endüstriyel Simbiyoz

Türkiye de Ulusal Politikalar ve Endüstriyel Simbiyoz Türkiye de Ulusal Politikalar ve Endüstriyel Simbiyoz Ferda Ulutaş Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı KALKINMA AJANSLARI VE BÖLGE PLANLARI İÇİN ENDÜSTRİYEL SİMBİYOZ ÇALIŞTAYI 31 Ocak 1 Şubat 2013 CK Farabi

Detaylı

Farplas 2014 Yılı Çevre ve İş Güvenliği Performans Raporu

Farplas 2014 Yılı Çevre ve İş Güvenliği Performans Raporu Farplas 2014 Yılı Çevre ve İş Güvenliği Performans Raporu www.farplas.com İÇİNDEKİLER Çevre ve İş Güvenliği Politikası Çevre ve İş Sağlığı Güvenliği Eğitimi Doğal Kaynak Tüketimi Su Kullanımı Elektrik

Detaylı

Türkiye de Belediye Atıkları Yönetiminde Sorunlar ve Çözüm Önerileri

Türkiye de Belediye Atıkları Yönetiminde Sorunlar ve Çözüm Önerileri Türkiye de Belediye Atıkları Yönetiminde Sorunlar ve Çözüm Önerileri Recep ŞAHİN Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Ekim 2015, Ankara Belediyeler ve Atıklar Belediyelerin sorumlu olduğu

Detaylı

ÇEVRE KORUMA VE KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ

ÇEVRE KORUMA VE KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ ÇEVRE KORUMA VE KONTROL MÜDÜRLÜĞÜ Pil ve Akümülatör Nedir? Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren, kompleks elektro kimyasal cihazlardır. Piller ve Aküler Şarj Edilemez (Primer) Şarj Edilebilir

Detaylı

TR 2008 IB EN 04 MADEN ATIKLARININ YÖNETİMİ PROJESİ

TR 2008 IB EN 04 MADEN ATIKLARININ YÖNETİMİ PROJESİ TR 2008 IB EN 04 MADEN ATIKLARININ YÖNETİMİ PROJESİ Ülkü Füsun ERTÜRK Maden atıkları ve Tehlikesiz Atıkların Yönetimi Şube Müdürlüğü Kimya Müh. Antalya, 24-26.04.2012 Maden Atıklarının Yönetimi Projesi

Detaylı

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlık iş

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlık iş İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi, iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlık iş müfettişlerince yapılır. İş Teftiş Kurulu Başkanlığı

Detaylı

Meslek Hastalıkları ve İşle İlgili Hastalıklar HULYAER.COM

Meslek Hastalıkları ve İşle İlgili Hastalıklar HULYAER.COM Meslek Hastalıkları ve İşle İlgili Hastalıklar Konu Amaç Meslek Hastalıkları ve İşle İlgili Hastalıklar Meslek hastalıkları ve işle ilgili hastalıklar hakkında bilgi sahibi olmak ve sebep-sonuç ilişkilerini

Detaylı

ÇEVRE BOYUTLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ PROSEDÜRÜ

ÇEVRE BOYUTLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ PROSEDÜRÜ SAYFA NO 1/7 1. AMAÇ VE KAPSAM: Bu prosedürün amacı, TOTM nin faaliyetlerinin ve hizmetlerinin çevre güvenliği üzerinde gerçek veya potansiyel olarak önemli etkileri olabilecek çevresel boyutlarının (yönlerinin),

Detaylı

İŞ TEFTİŞ KURULUNUN YENİ YAPISI

İŞ TEFTİŞ KURULUNUN YENİ YAPISI İŞ TEFTİŞ KURULUNUN YENİ YAPISI İŞ TEFTİŞİ NEDİR? Çalışma hayatı ile ilgili mevzuatın uygulanmasının DEVLET tarafından İZLENMESİ, DENETLENMESİ ve TEFTİŞ EDİLMESİDİR. TEFTİŞ FAALİYETLERİ İş Teftişi: Çalışma

Detaylı

YÖNETMELİK. MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 10 uncu ve 30 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

YÖNETMELİK. MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 10 uncu ve 30 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. DAYANAK 29 Aralık 2012 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28512 YÖNETMELİK MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 10 uncu ve 30 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. Risk değerlendirmesi

Detaylı

Vizyonumuz Ülkemizin, çevre ve iş güvenliği alanlarında ulusal ve uluslararası rekabet gücünü artıracak çalışmalarda öncü olmaktır.

Vizyonumuz Ülkemizin, çevre ve iş güvenliği alanlarında ulusal ve uluslararası rekabet gücünü artıracak çalışmalarda öncü olmaktır. Kariyer Mühendislik 2011 yılında gelişen çevre ve iş güvenliği mevzuatlarının Türkiye de uygulanmasını hedef alarak kurulmuştur. Şirket çalışanlarının ve kurucusunun yıllar içerisinde elde etmiş olduğu

Detaylı

IGA İŞGÜVENLİĞİ DANIŞMANLIK NEDEN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ? İş işten geçmeden bu cezalardan korumak için firmanızın yanınızdayız...

IGA İŞGÜVENLİĞİ DANIŞMANLIK NEDEN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ? İş işten geçmeden bu cezalardan korumak için firmanızın yanınızdayız... www.isguvenligianaliz.com uzman@isguvenligianaliz.com www.twitter.com/isguvenligianaliz IGA İŞGÜVENLİĞİ NEDEN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ? Çalışma Bakanlığı'nın istatistik açıklamalarına göre 2010 yılında

Detaylı

Çalışma Ortamında Sağlığın Korunması ve Geliştirilmesi

Çalışma Ortamında Sağlığın Korunması ve Geliştirilmesi Çalışma Ortamında Sağlığın Korunması ve Geliştirilmesi Prof. Dr. Nazmi Bilir Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü 10 Ekim 2014 nbilir@hacettepe.edu.tr Sunum Planı Sağlık Hizmetlerinin Gelişmesi

Detaylı

SAĞLIK BAKANLIĞININ MESLEK HASTALIKLARI İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARI

SAĞLIK BAKANLIĞININ MESLEK HASTALIKLARI İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARI SAĞLIK BAKANLIĞININ MESLEK HASTALIKLARI İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARI Dr. Ebru AYDIN Çalışan Sağlığı ve Güvenliği Daire Başkanı Uzm.Dr. Sühendan ADIGÜZEL Birim Sorumlusu 1 BAKANLIĞIMIZDA, ÇALIŞAN SAĞLIĞI İLE

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME ENSTİTÜSÜ BAŞKANLIĞI GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

2014 Yılı SGK İş Kazası İstatistiklerinin Analizi

2014 Yılı SGK İş Kazası İstatistiklerinin Analizi Sayfa 1 / 6 2014 Yılı SGK İş Kazası İstatistiklerinin Analizi 1. Giriş Ülkemizde iş kazaları ve meslek hastalıklarına ait istatistiklerin toplanıp yayınlanması Sosyal Güvenlik Kurumu nun (SGK) sorumluluğundadır.

Detaylı

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması Pestisit; herhangi bir istenmeyen canlının (zararlı organizma), yayılmasını engelleyen, uzaklaştıran ya da ondan koruyan her türlü bileşik ya da bileşikler karışımıdır. Tarımda pestisitler, zararlı organizmaları

Detaylı

KALINTILARI. Pestisit nedir? GIDALARDAKİ PESTİSİT KALINTILARI 1. pestisit kalınt kaynağı. güvenilirmidir. ? Güvenilirlik nasıl l belirlenir?

KALINTILARI. Pestisit nedir? GIDALARDAKİ PESTİSİT KALINTILARI 1. pestisit kalınt kaynağı. güvenilirmidir. ? Güvenilirlik nasıl l belirlenir? Tükettiğimiz imiz gıdalarg daların n güvenilirlig venilirliği i hayati derecede önemlidir KALINTILARI Dr. K.Necdet Öngen Gıdalarımızdaki pestisit kalıntıları konusunda neyi ne kadar biliyoruz? Tükettiğimiz

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI ÇEVRE YÖNETİMİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YER SEVİYESİ OZON KİRLİLİĞİ BİLGİ NOTU Temmuz 2014 OZON NEDİR Ozon (O 3 ) üç tane oksijen atomunun birleşmesi ile oluşmaktadır. Ozon, atmosferde

Detaylı

TÜRK SERAMİK SEKTÖRÜNÜN AB KATILIM MÜZAKERELERİNDEKİ KONUMU. Berke Uğural 21 Mayıs 2007

TÜRK SERAMİK SEKTÖRÜNÜN AB KATILIM MÜZAKERELERİNDEKİ KONUMU. Berke Uğural 21 Mayıs 2007 TÜRK SERAMİK SEKTÖRÜNÜN AB KATILIM MÜZAKERELERİNDEKİ KONUMU Berke Uğural 21 Mayıs 2007 İçerik Standartlar ve CE İşaretlemesi İş Sağlığı ve Güvenliği İş Hukuku Çevre Entegre kirlilik önlenmesi ve yönetimi

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ ÇALIŞAN GÜVENLİĞİ PROSEDÜRÜ

T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ ÇALIŞAN GÜVENLİĞİ PROSEDÜRÜ T.C ÇANAKKALE ONSEKİZMART ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA HASTANESİ ÇALIŞAN GÜVENLİĞİ PROSEDÜRÜ KODU: YÖN.PR.09 YAYINLAMA TARİHİ: 21.04.2014 REVİZYON TARİHİ: 00 REVİZYON NO: 00 SAYFA SAYISI:05 1. AMAÇ:

Detaylı

ÇEVRE İZİN VE LİSANSLARINDA YENİ DÖNEM

ÇEVRE İZİN VE LİSANSLARINDA YENİ DÖNEM ÇEVRE İZİN VE LİSANSLARINDA YENİ DÖNEM 21.11.2008 tarih, 27061 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Çevre Denetimi Yönetmeliği ve 29.4.2009 tarih, 27214 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan "Çevre Kanununca

Detaylı

5 Kasım 2013 SALI Resmî Gazete Sayı : 28812 YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

5 Kasım 2013 SALI Resmî Gazete Sayı : 28812 YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: 5 Kasım 2013 SALI Resmî Gazete Sayı : 28812 YÖNETMELİK Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: TOZLA MÜCADELE YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

ÇALIŞANLARIN GÜRÜLTÜ İLE İLGİLİ RİSKLERDEN KORUNMALARINA DAİR YÖNETMELİK. Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:28.07.2013/28721 www.bilgit.

ÇALIŞANLARIN GÜRÜLTÜ İLE İLGİLİ RİSKLERDEN KORUNMALARINA DAİR YÖNETMELİK. Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:28.07.2013/28721 www.bilgit. ÇALIŞANLARIN GÜRÜLTÜ İLE İLGİLİ RİSKLERDEN KORUNMALARINA DAİR YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:28.07.2013/28721 www.bilgit.com BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE

Detaylı

Biyosidal Ürün Etiketlerinin İncelenmesi

Biyosidal Ürün Etiketlerinin İncelenmesi Biyosidal Ürün Etiketlerinin İncelenmesi Selim ATAK Çevre Mühendisi Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Biyosidal Ürün Etiketlerinin İncelenmesi - Selim Atak 1 Biyosidal ürünlerin etiketlenmesi Yönetmeliğin «Etiketleme»

Detaylı

3. İşyerinde risk değerlendirmesi yapıldıktan sonra önlemlere karar verilirken, hangi öncelik sıralamasının yapılması doğrudur?

3. İşyerinde risk değerlendirmesi yapıldıktan sonra önlemlere karar verilirken, hangi öncelik sıralamasının yapılması doğrudur? ÇALIŞMA SORULARI-İŞ KAZALARI-Bilal ÇOLAK 1. Aşağıda verilenlerden hangisi tehlikeli kimyasal maddelerle yapılan çalışmalarda riskin elimine edilmesi ya da azaltılması adına diğerlerine göre önceliğe sahiptir?

Detaylı

ÇEV 455 Tehlikeli Atık Yönetimi

ÇEV 455 Tehlikeli Atık Yönetimi ÇEV 455 Tehlikeli Atık Yönetimi Yrd. Doç. Dr. Özgür ZEYDAN Kanunlar 1983: 2872 sayılı Çevre Kanunu 2006: 5491 sayılı Çevre Kanununda Değişiklik Yapan Kanun Uluslararası Sözleşmeler 1994: Tehlikeli Atıkların

Detaylı

Bedri TEKİN Makina Mühendisi MMO Yönetim Kurulu Yedek Üyesi 06.09.2009 1

Bedri TEKİN Makina Mühendisi MMO Yönetim Kurulu Yedek Üyesi 06.09.2009 1 İş Güvenliği Mühendisliği Bedri TEKİN Makina Mühendisi MMO Yönetim Kurulu Yedek Üyesi 06.09.2009 1 2007 Yılı SSK İstatistikleri İş Kazası Sayısı : 80602 İş kazaları sonucu ölüm sayısı : 1043 Sürekli iş

Detaylı

İş Güvenliği Uzmanları İçin Yenileme Eğitimi Programı

İş Güvenliği Uzmanları İçin Yenileme Eğitimi Programı İş Güvenliği Uzmanları İçin Yenileme Eğitimi Programı Sıra No Konular Süresi 1 Açılış, Tanışma, Programın Tanıtımı ve Ön Test Uygulaması 1 2 Dünya da ve Türkiye de İSG nin Mevcut Durumu ve Gelişmeler 1

Detaylı

VII. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı

VII. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı VII. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Konferansı Metal Sektöründe İSG Altan ÇETİNKAL 1959; Türkiye nin ilk işveren sendikası Rekabet edebilirliği ve verimliliği artırarak endüstri ilişkilerini sürekli,

Detaylı