Filip efendi. Gazeteler, Gazeteciler. 85 sene evvel en çok okunan gazeteleri çıkaran bu adam kimdir? Terakki, Vakit gazeteleri

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Filip efendi. Gazeteler, Gazeteciler. 85 sene evvel en çok okunan gazeteleri çıkaran bu adam kimdir? Terakki, Vakit gazeteleri"

Transkript

1 Gazeteler, Gazeteciler 85 sene evvel en çok okunan gazeteleri çıkaran bu adam kimdir? Ben gazeteyi (Filip) ine kadar okurum!... Seksen beş, doksan sene evvelki meraklı kariler, aldıkları gazeteyi ne kadar dikkatle okuduklarını anlatmak için birbirlerine böyle söylerlerdi. Ben gazeteyi (Filip) ine kadar okurum!... Demekle bir kelimeyi bile kaçırmadıklarını anlatmak isterlerdi. O devrin meşhur gazetecisi gazetenin en sonuna imzasını atardı. Buraya kadar okumak için her satırı gözden geçirmek lâzımdı... Bu kimdi?... Nereden gelmişti, gazete çıkarmağa ne suretle başlamıştı?... Bunları bilenler pek azdır. Bilinenlerin büyük bir kısmı da yanlıştır. Bazıları nin Kayserili Ermeni, bazıları Karamanlı Rum olduğunu söylerler. i Meşhur adamlar ansiklopedisi) bu ikinci rivayeti kaydetmektedir. Halbuki Filip e- fendi ne Kayserili Ermeni, ne de Karamanlı Rumdur. Süryanî Katoliktir senesinde Diyarbakır da doğmuştur senesinde 12 yaşında bir çocukken İstanbul a geldi ve William Churchill in çıkarmağa başladığı (Ruznamei Ceridei Havadis) gazetesine hademe olarak girdi. William Churchill İstanbul da yerleşmiş, Kadıköy tarafında oturan bir İngilizdi. Eski İngiliz Başbakanı Churchill ile isim beznzerliğinden başka bir münasebeti olmayan bu adam bizde (Ceridei Havadis) adıyla Tiirkçe ilk hususî gazeteyi çıkarmağa başlamıştı. Bu gazete haftalıktı. Bir müddet sonra Ceridei Havadise bir rakip çıktı: Agâh e- fendi (Tercümanı Ahval) adıyla bir gazete neşretmeğe başladı... Churchill yeni rakiple mücadeleye girişmeğe karar verdi. (Ruznamei Ceridei Havadis) adıyla bir gazete tesis _etti. bu gazetede hademe olarak senelerce çalıştı. Çok zeki bir çocuktu. Büyüdükçe zekâsı gelişiyor, bilgisi artıyordu. Gazeteciliğin bütün çalışma sahalarını öğrenmiş, bir çok muharrirleri yakından tanımıştı. Kazandığı parayı bir kenara koyar, sermaye edinmeğe çalışırdı. Emeli bir gün bir gazete neşretmekti. Muhbir gazetesi Emeline 1866 da nail oldu; Ali Suavi ile birlikte (Muhbir) adlı bir gazete neşretmeğe başladı. (Muhbir) haftada dört defa çıkıyordu. Ali Suavi hür fikirli, ateşli bir gençti, yazdığı makaleler büyük alâka uyandırıyordu. Bir aralık Girit meselesini parmağına doladı, Giritte zulme uğrayan Müslümanlar için iane toplamağa başladı. Sık sık bir milli meclis açılması lüzumundan bahsediyordu. Hükümet ve saray muhiti bu şiddetli neşriyattan ürktü, 3 zilkade 1283 (1867) de gazetenin kapatılması için o zaman gazetelerin bağlı bulunduğu Maarif Nezaretine müracaat edildi. Yazılan tezkerede şu satırlar vardı: «Muhbir gazetesinin hükümet aleyhinde tağliti ezhanı mucip olacak bazı ekâzip ve eracif neşretmeği itiyat edinmesi ve bahusus şu günlerde çıkardığı numaralarda hilafı kanun pek çok uygunsuz ve esassız şeyler bulunduğu cihetle Matbuat nizamnamesinin yedinci bendinde tâyin olunduğu ve Matbuat kaleminden ihtar kılındığı veçhile matbaasının bir müddet tatil ettirilmesi.» Muhbir pervasız bir gazete idi. Tezkereyi aynen neşretti ve hemen döşenerek altına Filip imzasiyle şu satırları yazdı: «Vakıa dünyanın en adaletli yerlerinde bile bir matbaayı bihakkın kapatmak hükümetin yedi iktidarındadır. Fakat bâlâda muharrer müzekkerede beyan olmıyan tağliti ezhan ve neşri eracif ne gibi şeylerdir ve (Muhbir) in hangi numarasında yazılmıştır? Müşterilerimiz caniplerinden ve erbabı hamiyet taraflarından olsun beyan buyunıisa bundan böyle gazetemizi bu misillû kapatmak hükmünde bulundurmaktan salim olurduk. (Muhbir) Devleti aliyenin ve mileli Osmaniyenin hayrhahıdır. Osmanlı gazetesi olduğu için Hakkında bu yolda hüküm icra olunuyor. Bir mah müddet- : le kapandığım müşterilerimize i beyan ederim ve bu müddet içinde müşterilerimizi havadissiz bırakmamak için derhal bir Türk gazetesiyle mukavele edeceğim ve Girit ianesi meselesini o gazete ile ilân eyliyeceğim ve ileride hükümete, muhafazai hukuk yolunda bazı mülâhazat dahi beyan eyliyeceğim.» O zamanki hükümet gazeteyi kapatmakla kalmadı, ateşli Ali Suaviyi de Kastamoniye sürdü. Suavi 1868 da Kastamoniden Avrupaya kaçtı, (Muhbir) gazetesini orada çıkardı. Terakki, Vakit gazeteleri bundan sonra (Muhbir) i tekrar neşretmeğe kalkışmadı. Doktor Ali bey ile müştereken (Terakki) adlı bir gazete çıkardı. Fakat bu da uzun müddet devam edemedi, hükümet tarafından kapatıldı. 15 mayıs 1291 (1875) de (Vakit) adlı bir gazete neşretmeğe başladı. Gazetenin idaresi evvelâ Ketenciler başında Hanı Halil de iken sonraları Babıâli caddesinde 54 numaraya nakletmişti. Bir nüshası 30 paraya satılırdı. (Vakit) gazetesinde makaleler imzasızdı. Yazılarının altmda (Muharriri evvel) imzası vardı. (Vakit) kısa bir zamanda kendisine mühim bir mevki yaptı, en çok okunan gazetelerden biri oldu. (Vakit) de hürriyet fikirlerini müdafaa ediyordu. Gazetenin neşriyatına bir müddet göz yumuldu. Fakat günün birinde Abdül âzizin ve hükümetin tahammülü kalmadı, Vakit kapatıldı. Tarik gazetesi yine yılmadı, bir müddet sonra (Tarik) adlı bir gazete çıkarmağa başladı. (Tarik) kısa bir zamanda diğer bütün gazeteleri gölgede bırakakacak bir mevki temin etti. Gazetede çıkan her yazı büyük akisler yapıyordu. (Tarik) in başmuharriri Kemalpaşa zade Sait beydi. Bir müddet de Ata bey (Hammer mütercimi, tanınmış gazetecilerden) başmuharrirliğinde bulundu. Fakat Abdülhamidin istibdadı şiddetlenince ateşli makale yazan muharrirler memleketin dışına kaçmağa mecbur oldular. Memlekette kalanlar da birer tarafa sürüldüler, yahut gazetecilik yapmaktan menedildiler. (Tarik) gazetesi bu vaziyet karşısında mütedil bir meslek tuttu, etliye sütlüye karışmamağa başladı. yavaş yavaş Abdülhamidin ve sarayın gözde şahsiyetlerinden biri oldu. Rütbelere, nişanlara gark edildi, atiyeler aldı. (Tarik), nin ölümüne kadar çıktı. nin şahsına ve matbuat hayatına dair yazılara devam edeceğiz. Enis Tahsin T İ l

2 } Gazeteler, Gazeteciler j Hür fikirleri yaymağa çalışan bu adam tamamen cahildi, gazetelerin bir harfini bile okuyamazdı dört mühim gazete çıkardı, bu gazetelerin hepsinde, bilhassa (Muhbir), (Terakki) ve (Vakit) gazetelerinde hürriyet fikirlerini yaymağa çalıştı. Bir millet Meclisi kurulması lüzumundan bahsetti. Şurası dikkate şayandır- ki hür fikirleri yaymağa çalışan bu adam tamamen cahildi. Efendinin okuma yazması bile yoktu!... Ölümünden sonra (ikdam) gazetesinde çıkan bir yazıda şu satırlar vardır: «Bir çok seneler Türkçe gazete neşretmiş olduğa halde gazetelerin bir harfini bile o- kuyamazdı. Yalnız çok uğraşarak imzasını atabilirdi.» nin bu bakandan Sabahçı Mihran efendiden çok geri olduğu anlaşılıyor. Mihran efendinin de tahsili yoktu, fa kat okuması yazması vardı. Her gün gazeteleri dikkatle o- kur, havadis atlanıp atlanmadığını kontrol ederdi. İcap e- dince oturup mektup yazmasını da becerirdi. Mürettiplikten yetişmiş olduğu için gazeteden başka en kötü yazılan bile okurdu. Fakat ile aralannda büyük bir fark vardı: Mihran efendi zamanın adamı idi. Hürriyet fikirleri, Millet Meclisi kurulması gibi, o zamana göre, tehlikeli işlerle uğraşmazdı. Halbuki, Tarik gazetesinin son seneleri müstesna, daima hür fikirleri müdafaa ederdi. Hattâ bu suretle yazılan altına icabında imzasını da atmaktan çekinmezdi. Bu hususta bir misal vermek için 30 mayıs 1876 da, Abdülâziz istibdadının en şiddetli bir devrinde (Vakit) gazetesinde çıkan iki yazıyı naklediyoruz. Müşavere (Vakit) Müşavere başlıklı makalesinde diyor ki: «Hiç bir kayıt ile mukayyet olmıyarak başlı başlarına yaşamak isteyenlerde ekseriya menafii zatiyeyi gözetmek ve bilâ mâni nüfuzlarım yürütmek arzusu bulunduğu cihetle bu misillûlar insafı elden bırakmayıp müfavvizi yedi iktidarları bulunan mesalihin riiyetinde sairin rey ve efkârına pek nadir müracaata tenezzül edeceklerinden bu gibilerden menafii umumiyenin vikayesini beklemek âdeta çorak mahallerde bir an ve dakika susuzluğa dayanamıyan nazik şükûfeleri yetiştirmek hülyasına düşmek gibidir. Binaenaleyh Tariki hak ve savaba sülük ile menafn zatiyeyi umumun menafünde aramak terki istibdat ve istiklâl ile müyesser olacağından milletine, vatanına, vatandaşlarına iyiliği dokunmak ve kıyametin son gününe kadar ta rihlerde ipkayı nam etmek isteyenler lezzeti yek ruzei istibdadı terkederek eshabı rey ve tedbir ile görüşmek ve kâffei mesalihi eshap hal ve aktın müşaveresine bırakmak iktiza eder. 700 sene evvel Hülefayı İslâmiye tarafından yazılan fermanlarda usulü meşveretin hüsnü muhafazasına dikkat o- lunması musarrah olduğu gibi vatandaşların hukukça ve- kaidei hakkaniyetçe müsavat ü- zere konulmaları emir tauyurulmuştur.» Aynı nüshada «ahkâm, t e -. gayyüratı zaman ile tebeddül eder» başlıklı yazıda deniliyor ki: «Her bir devlet ve milletin bulunduğu asrın ilcaatma ve kendisinin Ihtiyacatma göre nizamlar ve usuller vaz ve tesis etmesi lâzımdır. En evvel mâliyemizin bir esası metin ve ( bir binayı rasin üzerine tesis, ve inhasına muhtacız ki bilâ istisna anda hiç bir ferdin nü- j fuzu carî olmayıp memurinin suiistimalâtına külliyen ve katiyen vareste olduğuna berahini mantıkiye ile olmuşçasına herkesin vicdanı hüküm eyleye. İşte olvakit bedeni hükümetin kanı ve tâbiri âharle ruhu mesabesinde olan umuru maliye eyadil serf ve teleften kurtarıl- mış ve kanlar mecrayı tabiisinde cevelân ile eevarih ve asaba dahi bittabi kuvvet gel- I miş olacağından çişimi devlete arız olan ilel ve eskamı saireye bu kuvvet sayesinde müdavat olunması iktiza eder. Ancak işbu esasın neden ibaret olması ve ne suretle tesisine mübaşeret olunması bahsine gelince, tanzimatı hayriyeyi icra ile kâffei nizamat ve kavanini devleti rıfate tahvile iktidarı olan vükelâyı fahamm bu esası dahi bulmağa ve kavait ve usulü milliyemize muvafık surette icra eylemeğe muktedir olacaklarına itimadımız olmakla zuhur asarını temenni ederiz.»

3 r Gazeteler, Gazeteciler J V I 1 " 1 Kulaklara kadar inmiş Aziziye fesi Düğmeleri tamamen ilikli Jstanbolin 3 - orta boylu, çok esmer, daima İstanboLin giyen, «essiz bir insandı. Başından (Aziziye fesi) denilen aşağısı geniş, yukarısı dar fes eksik olmazdı. (Tarik) idarehanesi Babıâlinin bir köşesi gibi idi. Odaların döşeniş ta m BabIâli kalemlerini andırırdı. Filip e- lendi Boğaziçinde otururdu, matbaaya hergün gelmezdi. Gel diği günler de yalnız başmuharrir ve idare müdürü ile te-' ma* ederdi. Muharrirler ancak mühim bir hâdise olunca huzuruna çıkarlardı! Dlâ evveli ricalinden olan efendinin Osmani, Mecidi nişanları, madalyaları, mühim serveti vardı. Yaşı ilerleyince ricali devletten biri tavrını ta kınmıştı. (Tarik) ın son zamanlarında bu gazetede çalışmış olan Hüseyin Cahit Yalçın (Edebi Hâtıralar) da diyor ki: Hüseyin Cahit Y alçm m hâtıraları «Eski (Tarik) gazetesi, ebediyen sönecek bir kandilin son bir gayretle hafif parlayışı gibi, tekrar dirilmek teşebbüsünde bulundu. (Tarik), Türk matbuatı arasında en ehemmiyetli telâkki, edilmiş gazetelerdendi. Sait beyin oraya başmakaleler yazdığı -hürmetkar bir lisan ile söylenirdi. Ben o zamana yetişmemiştim. Ata beyin delâletile Cavit ve ben beşer yüz kuruş maaşla (Tarik) gazetesine muharrir olarak girdik. Tarik muharrirliği benim pek memnuniyetle kabul ettiğim bir iş idi. Sait bey i&mhıin gençler arasındaki yüksek mevkii (Tank) gazetesi muharrirliğine ayn bir şeref vermişti. Gazetenin idarehanesi. j » V T ı l v â V. Ar tin Asâdoryan şirketi Müret- tibiye matbaasının üstünde idi. Sahibi imtiyazı da meşhur F i lip efendi idi. Eskiden gazetesini çıkarırken Osm anlı İmparatorluğu ricali araşma karışmış, rütbeler almış bir adamdı. Gazeteye intisap ettiğimiz zaman tabiî huzuruna girdik. Kulaklarına kadar inmiş Aziziye fesi, düğmeleri tamamen ilikli İstanbolim ile Föip efendi Babıâli yi gazete idarehanesine taşımıştı. Bizimle «efendimiz», «zatıâiiniz» kelimelerde karışık bir surette gayet teşrifat dairesinde konuştu. İçime sıkıntılar bastı. Artık bundan sonra dâ nin bir daha yüzünü görmedik. Artin Asadoryan idare işlerine bakıyordu. nin teşrifatperestliği ona da sirayet etmişti. Ay başmda ezilip büzülerek, mahcubiyetle yanımıza sokuldu. Bir zarf takdim etti. İçinde aylık varda» Adnan Adıvar m hâtıraları Tarik gazetesinin son senelerinde bu gazetede çalışanlar arasında Adnan bey (Adnan Adrvar) da vardır. Adnan Adı Filip var'rn başlıca vazifesi Fransızca mütercimliği idi. Adnan bey den o zamanlara ait dinlediklerimi şu suretle hülâsa edebilirim. «çok esmer, Aziziye fesi giyen garip bir insandı. Matbaaya haftada, on günde bir gelir, hususî odasına çıkarda Yanına girmek bir m e sele idi. Gazetenin sahibinden herkes (efendi) diye bahsederdi. (Efendi) nin matbaya gelmesi mühim hâdise olurdu. (Tarik) m, çalıştığımız son devirlerinde, başmuharriri E- bülmukbil Kemaldi. Muharrirler onunla temas ederlerdi. Muharrirler arasında Âli, Hüseyin Cahit, Cavit beyler, İskender Freri, baş muhbir olarak Mithat (hayatını evvelce anlattığımız musahhih Mithat) vardı. Bir gün İskender le görüştük gazeteye roman olarak E- mil Zola nm (Fécondité) sini tercüme etmeğe karar verdik. Emil Zola hür fikirlerinden dolayı pek sevilmezdi Bunun için romanın neşri m uv-fıt olup oimtyacağını (efendi) den istizan ettik. «muvafıktır* cevabını verdi Bunun ürerine tercüme etmeğe başladık.. Fakat daha ilk akşam romanın sansür tarafından tamamen çizildiğini gördük. Baş muharrir Ebülmükbil Kemal bunu öğrenince: Emil Zola nın eserleri tercüme edilir mi? Tabiî çizecekler! Dedi. Halbuki (efendi) mevzuu kendisine anlatılmış olan bu romaıun neşrine neden müsaade edilmediğine bir türlü akıl erdirememiş, şaşırıp kalmıştı.» Bu küçük hâdise de Filip e- fcndinin Ebülmükbil Kemalden çok hür fikirli olduğunu gösterir. Son bir yazıda nin ölümünü anlatacağız. Eni. Tahsin TH.»n»mııunıııııiiiıııııııı.,:ıııUlllHmıllinuılılU

4 I Gazeteler, Gazeteciler j Eski gazeteci* köprü üstünde boğaz vapurunu beklerken ' kalb sektesinden öldü reketine epeyce zaman olduğundan iskeledeki kıraathanede oturmuş, bm esnada kalb ta şudur: Filip- efendinin vefaj sektesinden ölmüştür. i tanı yalnız (ikdam), gazetesi 2 mart 1900 tarihli- (İkdam-)1ihaber vermiş ve bu eski gazeteci hakkında bir kaç satır yaz gazetesi bu hususta şu malûmatı veriyor: «Tarik gazetesisaihbi imtiyazı, cümanı Hakikat) ve (Sabah) mıştır. O zamanlar çıkan (Ter dünkü perşembe günü Büyük- gazeteleri bu hâdiseden bahis deredeki evinden İstanbula. bile etmemişlerdir- O devrin inerek matbaaya gelir. Orada gazetecileri birbirlerinin adlarını- ağızlarına bile almazlardı. bir kaç saat kaldıktan sonra bir araba getirtir, arabaya biner, Köprüye gider. Filip efen Hattâ ölüm olsa bile!-. di on buçuk (ezani saat) va Tasviri hümayun nin ölümünü, den vefat eder. Cenazesi sed- (Meşhur Adamlar AnsikLopedl- :ye ile Gedikpaşada oturan akrabasından papas Hanna efen ;si) şu suretle kaydediyor: «1900 senesi şubatında bir dinin evine nakledilir.» gün Köprüden, kalkacak vapura İkdamın mütalâası yetişmek üzere koşmuş ve- ye- Filip. efendinin vefatı hak tişemiyerek orada bir kıraathanede oturmuş, şişman vücudunun bu zorlanışi' yüzünden kalb sektesiyle ölmüştür.a Ansiklopedideki bu malûmat bir kaç noktadan yanlıştır. Evvelâ 1900 senesi şubatında değil, o senenin m artının birinci perşemb günü ölmüştür. Saniyen vapura yetişmek üzere koşmamış, vapur iskelesine kadar a- raba ile gitmiştir. Vapurum ha kında bu tafsilâtı veren (İkdam) gazetesi şu satırları ilâve etmiştir: «Bir çok seneler Türkçe gazete neşretmiş olduğu halde gazetelerin bir harfini bile okuyamazdı. Mânevlyatı bu mertebede olduğu halde vaktiyle memleketin en büyük vasıtai neşriyatı olabilmesi gayreti şahsiyesinin derecesine büyük bir delildir. Eski bir gazeteci olduğundan ziyama bihasebürrefaka teessüf olunur.» Dikkate şayan olan bir nok puruna binecekti. Köprüye geldiği zaman saat onu yirmi geçiyordu, vapur henüz gelmer mişti., Boğazigi vapurlarının yanaştığı yerde Mehmet efendinin tahtı isticarında bulunan Rumeli gazinosuna girerek şemsiyesini masanın üzerine bırakır. Fakat bu sarada kendisinde bir fenalık duyar, istifrağ edeceğini anlıyarak dışarıya çıkar. Istifrağdan sonra tekrar içeriye girer. Bir dakika oturur oturmaz gene dışarıya fırlar, ikinci defa istifrağ eder. Bir kaç dakika gazino ittisalindeki tütüncü dükkânında oturur. Bu sırada vapur yanaşır ve yolcularını alarak hareket eder. diğer vapuru beklemek için gene gazinoya girer. Bir çeyrek kadar oturduktan sonra gazino direktörü Aristidi efendi yanına gelip nasıl olduğunu sorar. Yüreğindeki fenalığı elân defedemediğini ve muztarip bulunduğunu söyler. Aristidi efendi bir araba getirterek, bir eczaneye naklini teklif eder, fakat kabul etmez. Aristidi efendi, hastanın vahim haline bakarak, Köprü başındaki kimyager doktor Zanni efendinin eczanesine haber gönderir, burada bulunan doktor Ayvazyan efendiyi getirtir. Fahat doktor kendisini muaye nin öliknü hakkında sayın Adnan Adıvar dan şu malûmatı aldım: B ir gün gazetede. çalışırken Mithat, soluk soluğa geldi: Efendi öldü! Diye haber verdf. Bu bekien- :medik haber karşısında hepimiz şaşırdık. Mithat, bütün heyecanına rağmen yapdacak mühim bir iş olduğunu hatırladı : Zatı şahane efendiye resmini hediye etmişti. Resim odasında asılıdır. Kimsenin el sürmemesi için odayı kili tüyelim ve saraya haber verelim. Mithatın dediği yapıldı. Bundan sonra o koşarak saraya gitti: «vefat etti. Odasında tasviri hümayun vardır, gelip alın» dedi. Ertesi gün saraydan memurlar gediler «tasviri hümayun» u alıp götürdüler! katoük olduğu için cenaze merasimi Beyoğlunda katolik kilisesinde yapıldı. Merasimde bulunanlar İncilin Arapça olarak okunduğunu hatırlıyorlar. Enis Tahsin TİL İstanbul - Bursa uçak seferleri İstanbul - Bursa uçak seferlerinin yolcu ücreti yenideı j tesbit edilmiştir. Gidiş 10 lira ' dır. Gidiş dönüş biletleri de ne ederken Filip efnedi sandalye üzerinde kalb sektesin- olarak, on beş dönüş müddeti 15 gün mutebe liradır.

5 misal vermek ıçm ou u u ;U 1876 da, Abdülâziz istibdadının en şiddetli bir devrinde (Vakit) gazetesinde çıkan iki yazıyı naklediyoruz. Müşavere (Vakit) Müşavere başlıklı makalesinde diyor ki: «Hiç bir kayıt ile mukayyet olmıyarak başlı başlarına yaşamak isteyenlerde ekseriya menafi! zatiyeyi gözetmek ve bilâ mâni nüfuzlarını yürütmek arzusu bulunduğu cihetle bu misillûlar insafı elden bırakmayıp müfavvizi yedi iktidarları bulunan mesalihin rüyetinde sairin rey ve efkârına pek nadir müracaata tenezzül edeceklerinden bu gibilerden menafii umumiyenin vikayesini beklemek âdeta çorak mahallerde bir an ve dakika susuzluğa dayanamıyan nazik şükûfeleri yetiştirmek hülyasına deşmek gibidir. Binaenaleyh Tariki hak ve savaba sülük ile menafii zatiyeyi umumun menafimde aramak terki istibdat ve istiklâl ile müyesser olacağından milletine, vatanına, vatandaşlarına iyiliği dokunmak ve kıyametin son gününç kadar ta rihlerde ipkayı nam etmek isteyenler lezzeti yek ruzei istibdadı terkederek eshabı rey ve tedbir ile görüşmek ve kâffei mesalihi eshap hal ve aktin müşaveresine bırakmak iktiza eder. 70o sene evvel Hülefayı İslâmiye tarafından yazılan fermanlarda usulü meşveretin hüsnü muhafazasına dikkat o- luııması musarrah olduğu gibi vatandaşların hukukça ve kal- dei hakkaniyetçe müsavat Süzere konulmaları emir buyurulmustur.» Aynı nüshada «ahkâm, te- gayyüratı zaman ile tebeddül eder» başlıklı yazıda deniliyor ki: «Her bir devlet ve milletin bulunduğu asrın ilcaatma ve kendisinin ihtiyacatına göre nizamlar ve usuller vaz ve tesis etmesi lâzımdır. En evvel mâliyemizin bir esası metin ve bir binayı rashı üzerine tesis ve inhasına muhtacız ki bilâ istisna anda hiç bir ferdin nüfuzu cari olmayıp memurinin suiistimalâtına külliyen ve katiyen vareste olduğuna berahini mantıkiye ile olmuşçasına herkesin vicdanı hüküm eyleye. İşte olvakit bedeni hükümetin kanı ve tâbiri aharle ruhu mesabesinde olan umuru maliye «yadil scrf ve teleften kurtardtesine başm utnu ili tuuu. ««v.. başmuharrirliği esnasında Filip efendiyi de saray erkânı ile tanıştırdı. Efendi, Abdülhamidin o kadar teveccüh ve itimadına mazhar oldu ki padişah kendisine bir fotoğraf isini hediye etti. Bu, o zaman için görülmemiş bir teveccüh eseri idi! Ebülmukbil Kemal, Tarik başmuharriri iken matbuat müdürü Hıfzı beydi. Hıfzı bey şiddetli bir sansür tatbik ediyordu. Bu zatın ölümünden sonra matbuat müdürlüğüne 1905 te Ebülmukbil Kemal getirildi. Kendisine bâlâ rütbesi, nişanlar verildi, maaşı 150 altına çıkarıldı! Gazetecilikten yetişmiş olmasına rağmen Ebülmukbil'in matbuat müdürlüğü esnasında sansür, görülmemiş derecede şiddetlendi. Bütün gazeteciler kendisinden şikâyetçi idi. Bu yüzden Ebülmukbil yerine (Kü kuyruk) adı verilmişti de meşrutiyetin ilânından sonra Adalardan birine nefi edildi, affedilip İstanbul a geldiği zaman yoksulluk içinde öldü. Diğer bir yazıda yi. tarayanların anlattıklarından bahsedeceğiz. Enis Tahsin. TİL

6 V Gazeteler, Gazeteciler Yine Bir Ingiliz gazetecinin Abdülhamitle görüşmesi için tavassut ediyor! İstanbul matbuatının tarihî simalarından biri olan Filip efendi hakkında (AKŞAM) da çıkan (21, 22, 23, 29 maıys n ü s-, halan) yazılar münasebetile Yataklı Vagonlar idaresinin Türkiye mümessili sayın Hüsnü Durukal dan bir mektup aldım. Mektup tarihî bir vakayı aydınlatıyor ve Filip Efendinin sarayda ne kadar kuvvetli bir mevkii olduğunu gösteriyor. Sayın Hüsnü Dudukal diyor ki: «İstanbul matbuatının tarihi simalarından biri olan Filip efendi hakkındaki yazılarınız bana tanınmış gazetecilerden M. de Blowitz tarafından Orient Express ile İstanbul a yapılan ilk seyahate dair neşredilen kitapta hakkmdaki satırları hatırlattı, Bu yabancı gazetecinin İstanbul a seyahati 1883 yılı eylül ayma raslar. Bu gezinti se yahatine iştirakinden maksadı, mesleğinin icabı röportaj mevzuları bulmak, bu arada Sultan Hamitle görüşmekti. Padişahla mülakatı kendisine tavsiye eden Paris Osmanlı sefareti başkâtibi Oseb efendidir. Mülâkatı kolaylaştırmak maksacıile Osmanlı sefiri Esat paşadan biri Sadrâzam Sait paşa ya, diğeri teşrifatçı Münir beye olmak üzere iki tavsiye mektubunu hâmil olarak İstanbula gelen bu gazeteci bu iki mühim şahsiyetin Sultan Hamit ten kendisi için, mülakat istemeğe cesaret etmediklerini görünce sarayla münasebeti olanlar vasıtasile mülakatı temin edebileceğini kendisine hatırlatıyorlar. Sarayla sıkı münasebeti ve Sultan Hamid in teveccühüne nıazhar olanlar arasında (Vakit) gazetesi müdürü Filip efendinin de; bulunduğunu söylerler. ile tanışır ve delâletini rica eder. Blowitz kitabında den bahsederken kendisinin serbes fikirli ve Sultan Hamidin yarı resmî gazetesi (Vakit) in müdürü olup sadakati re Padişahın şahsına bağlılığı dolayısile Sultan Hamidin teveccühüne mazhar olduğunu ve i boş mabeyinci Osman bey tavafından himaye edildiğini»yitiyor. Sultan Hamitle mü- Jâkatm hazırlanmasında Guaracino ile nin çok yardımları dokunduğunu ve nin Yıldız sarayına kendisile birlikte gittiğini nakil ve hikâye ediyor.» Blowitz kimdir? 1883 te İstanbula gelen ve Abdülhamitle görüşen M. de Blowitz kimdir? Paris ten gelmesi, Sadrâzam Sait paşa ile teşrifatçı Münir beye Paris sefiri Esat paşadan tavsiye mektupları getirmesi ve bu seyahatten dönüşte kitabını Fransızca olarak Paris te neşretmesi kendisinin - Fransız olduğu hissini veriyor. Fakat bu zat Fransız değil İngilizdir. Semih Mümtaz beyefendinin verdiği malûmata göre M. de Blowitz aslen PolonyalIdır, sonra İngiliz tabiiyetini ihraz etmiştir. Paris te Times gazetesinin muhabiri olarak bulu- \ nuyordıı. Paris sefareti müsteşarı Oseb efendinin tavsiyesi ; üzerine yi İstanb alda tanır. kendisine delâlet ederek saraya götürür ve Ragıp beyin (mabeyinci Ragıp paşa) delâletile Sultan Hamit muharriri kabul eder. Bu zatı saraya takdim işinde İstanbûl daki İngiliz sefareti tercümanlarından M. Guaracino nun da hizmeti vardır. Blowitz bu seyahati hakkında (Üne Course â Constantinople) adlı bir eser neşretmiştir. Sayın Hüsnü Durukal ikinkci bir mektup göndererek bu ziyaret ve miilâkat hakkında ş u ' tamamlayıcı malûmatı veriyor: «Blowitz in İstanbul a gelin- j ce İngilterenin İstanbul sefiri; bulunan lord Dufferin ile ı görüşerek mülakat işini kolaylaştırmak üzere sefirden teşrifatçı Münir beye tavsiye mektubu almış * olması, yine bu mülakatın yapılmasında mühim rolü olan Gııaracino- nun İngiliz konsolosluk erkânından bulunması bu gazetecinin İngiliz tabiiyetinde bulunması lâzım geldiğini, teyit etmektedir. Fransız tabiiyetinde olsaydı Fransanm İstanbul sefirinden tavsiye mektubu alması icap ederdi. Paris te İkamet" etmemiş olsaydı tavsiye mektuplarım Londra Osmanlı sefirinden almış olması daha mantıki olurdu.» İkinci nokta Verdikleri kıymetli malûmattan dolayı gerek sayın Hüsnü Sadık Durukal a, gerek Semih Mümtaz beyefendiye bilhassa teşekkür ederim. Bu malûmat iki bakımdan dikkate şayandır: 1 67 sene evvel bir gazeteci, Sadrâzamm, Devlet ricalinin yapmağa cesaret edemedikleri bir işi yapabiliyor, bir meslekdaşını kabul etmesi için Padişaha müracaat ediyor ve muvafık cevap alıyor. Bu h â dise nin sarayda Padişah tarafından çok mergup olduğunu gösterir. Resün vermekte pek imsakli davranan Abdülhamid in ye bir resmini hediye etmesi ve bunun matbaada efendinin o- dasında asılı durması da Padişahın teveccühünü büyük ölçüde kazanmış olduğuna delildir. 2 gençliğinde âdeta ihtilâlci denilecek kadar hür fikirli idi. Gazetesinde daima zamanın en hürriyetperver muharrirleri yazı yazarlardı. Bunların hepsi bir tarafa sürülmüş ve yazı yazamıyacak hale getirilmiştir. Abdülhamit buna rağmen, başlı başına bir şey yapamıyacağmı anladığı, ye karşı sert davranmamış, bilâkis bu zatı kendi adamı yapmak için çalışmıştır. de, hür fikirlerini bir tarafa bırakmamakla beraber, Padişaha sadık kalmış, sarayda mühim nüfuz sahibi olmuştur. Enis Tahsin TİL Nevyork ve Londra- İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Takvim-i Vekayi Gazetesi (1831)

Takvim-i Vekayi Gazetesi (1831) Takvim-i Vekayi Gazetesi (1831) Osmanlı Devleti sınırları dâhilinde 1831 de yayınlanmaya başlanan ilk Osmanlı Türk gazetesidir. Haftalık olarak yayınlanan ve Osmanlı Türkçesi dışında Arapça, Ermenice,

Detaylı

SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 8

SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 8 SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 8 BAKİ SARISAKAL SEYAHAT PROGRAMI Padişahımızın Seyahat Programı: Padişahımızın gerek Selanik teki ikamet ve gerek Kosova, Piriştina ve Manastır a seyahatlerinde

Detaylı

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( )

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( ) (1874-1931) Servet-i Fünun akımının önemli romancılarından biri olan Mehmet Rauf, 1875 de İstanbul da doğdu. Babası Hacı Ahmet Efendi, bir sağlık kurumunda çalışan bir memurdu. Önce Balat ta ki Defterdar

Detaylı

SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5

SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5 SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 5 BAKİ SARISAKAL SELANİK Selanik 26 Mayıs: Selanik Limanında Padişahın Gelişini Bekleyen Selanik Valisi İbrahim Bey ve Hükümet Erkânı Selanik Limanında Padişahı Bekleyen

Detaylı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Dünyayı Değiştiren İnsanlar Dünyayı Değiştiren İnsanlar Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim,

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

SELANİK BAŞKONSOLOSUMUZUN KAÇIRILMASI

SELANİK BAŞKONSOLOSUMUZUN KAÇIRILMASI SELANİK BAŞKONSOLOSUMUZUN KAÇIRILMASI BAKİ SARISAKAL SELANİK BAŞKONSOLOSUMUZ VE KONSOLOSHANE ÇALIŞANLARININ KAÇIRILMASI OLAYI Selanik Konsolosluğumuza her türlü hukuk düveli kavanine muhalif olarak Fransız

Detaylı

HABER YAZISI ALP AKIS VE ARI BARAHYA

HABER YAZISI ALP AKIS VE ARI BARAHYA HABER YAZISI ALP AKIS VE ARI BARAHYA GECMIŞTEN GUNÜMUZE HABER YAZILARI Halka günlük olayları haber verme geleneğinin şimdilik Atina da başladığı sanılmaktadır. Eski Atina da, halk günün belirli saatinde,

Detaylı

BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876)

BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876) BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876) I. Meşrutiyete Ortam Hazırlayan Gelişmeler İç Etken Dış Etken Genç Osmanlıların faaliyetleri İstanbul (Tersane) Konferansı BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876) Osmanlı

Detaylı

Osmanlı denize küskün müydü? Nice denizlerde hüküm sürmüştü de neden denize girmek yerine sahildeki kahvehanelerden onu seyretmekle yetinmişti?

Osmanlı denize küskün müydü? Nice denizlerde hüküm sürmüştü de neden denize girmek yerine sahildeki kahvehanelerden onu seyretmekle yetinmişti? Osmanlı denize küskün müydü? Nice denizlerde hüküm sürmüştü de neden denize girmek yerine sahildeki kahvehanelerden onu seyretmekle yetinmişti? Denize girmediği gibi, denizden çıkanı da mutfağına sokmamıştı

Detaylı

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ

II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ II. MEŞRUTİYET DÖNEMİ 1908 II. Meşrutiyete Ortam Hazırlayan Gelişmeler İç Etken Dış Etken İttihat ve Terakki Cemiyetinin faaliyetleri 1908 Reval Görüşmesi İTTİHAT ve TERAKKÎ CEMİYETİ 1908 İhtilâli ni düzenleyen

Detaylı

8. BÖLÜM TÜRK MÜZECİLİĞİ 3. DÖNEM EĞİTİM AMAÇLI KULLANIM İÇİNDİR İBRAHİM TUNÇ SİPAHİ

8. BÖLÜM TÜRK MÜZECİLİĞİ 3. DÖNEM EĞİTİM AMAÇLI KULLANIM İÇİNDİR İBRAHİM TUNÇ SİPAHİ 8. BÖLÜM TÜRK MÜZECİLİĞİ 3. DÖNEM 1910 yılına kadar Müze müdürü olarak kalan Osman Hamdi Bey, modern anlamda Türk müzeciliğinin temellerini atmıstır. Osman Bey in ölümünden sonra yerine kardesi Halil Ethem

Detaylı

SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 4

SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 4 SULTAN MEHMET REŞAT IN RUMELİ SEYAHATİ 4 BAKİ SARISAKAL SELANİK Selanik 25 Mayıs. Akşam 8: Boğazdan çıkıldıktan sonra Hellas açıklarında İzmir den gelen İzzettin ve İhsan Gambotları Zat-ı Hazreti Padişahiyi

Detaylı

20 Derste Eski Türkçe

20 Derste Eski Türkçe !! 20 Derste Eski Türkçe Ders Notları!!!!!! Cüneyt Ölçer! !!! ÖNSÖZ Türk Nümismatik Derneği olarak Osmanlı ve İslam paraları koleksiyoncularına faydalı olmak arzu ve isteği île bu özel sayımızı çıkartmış

Detaylı

Hüseyin Odabaş. (2007). "İstanbul Kütüphanelerindeki Kitapların Sayımı ve Toplu Kataloğunun Hazırlanmasına Dair". Osmanlıca Metinler: Matbaacılık,

Hüseyin Odabaş. (2007). İstanbul Kütüphanelerindeki Kitapların Sayımı ve Toplu Kataloğunun Hazırlanmasına Dair. Osmanlıca Metinler: Matbaacılık, İstanbul Kütüphanelerindeki Kitapların Sayımı ve Toplu Kataloğunun Hazırlanmasına Dair * Eslâf-ı salâtin-i izam hazeratıyla sâ ir ashâb-ı hayrat taraflarından inşâlarına himmet buyrulan dersa âdet ve bilâd-ı

Detaylı

626 Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan Kültür Anlaşmasının tasdiki hakkında Kanun

626 Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan Kültür Anlaşmasının tasdiki hakkında Kanun 626 Türkiye Cumhuriyeti ile Federal Almanya Cumhuriyeti arasında imzalanan Kültür Anlaşmasının tasdiki hakkında Kanun (Resmî Gazete ile ilâm : 14. V. 1958 - Sayı: 9906) No. Kabııl tarihi 7115 7. V. 1958

Detaylı

B.M.M. Yüksek Reisliğine

B.M.M. Yüksek Reisliğine SıraNQ 139 Askerî hastanelerde bulunan hasta bakıcıları ile hemşirelere bir nefer tayını verilmesi hakkında m numaralı kanun lâyihası ve Millî Müdafaa ve Bütçe encümenleri mazbataları T.C. Başvekâlet Muamelat

Detaylı

M İ Z A N C I M U R A D MÜCAHEDE-İ MİLLİYE GURBET VE AVDET DEVİRLERİ

M İ Z A N C I M U R A D MÜCAHEDE-İ MİLLİYE GURBET VE AVDET DEVİRLERİ M İ Z A N C I M U R A D MÜCAHEDE-İ MİLLİYE GURBET VE AVDET DEVİRLERİ nehir yayınlan: 95 hatıralarla yakın tarih dizisi: 19 ISBN 975-551-108-3 Kapak, dizgi ve iç düzen Anajans 'ta hazırlatıldı. Kapak baskısı,

Detaylı

RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME

RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME RE SEN TAAHÜTNAME VE KEFALETNAME 1- Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi Rektörlüğünce lisansüstü öğrenim görmek üzere.üniversitesi Rektörlüğüne gönderileceğimden, aşağıdaki şartların aynen kabulüne ve iş bu

Detaylı

Murat Dursun Tosun ŞEBİNKARAHİSAR TARİHİNDEN GÜNÜMÜZE YANSIYAN BİRKAÇ OLAY

Murat Dursun Tosun ŞEBİNKARAHİSAR TARİHİNDEN GÜNÜMÜZE YANSIYAN BİRKAÇ OLAY ŞEBİNKARAHİSAR TARİHİNDEN GÜNÜMÜZE YANSIYAN BİRKAÇ OLAY 1 1893 tarihli belgede Çeçezade Ömer isimli bir şahsa ait üç adet dükkanın yandığından yangından sonra Osman Bey isimli nüfuzlu birisinin yanan dükkânlardan

Detaylı

İnci Hoca TANZİMAT EDEBİYATI I. DÖNEM

İnci Hoca TANZİMAT EDEBİYATI I. DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATI I. DÖNEM TANZİMAT EDEBİYATI I. DÖNEM ÖZELLİKLERİ İlk özel gazete Tercüman-ı Ahval ile başlar. Toplum için sanat anlayışı benimsenmiştir. Halkı aydınlatma amacıyla eser verildiği için

Detaylı

TÜRK BÜYÜKLERİ DİZİSİ: 86

TÜRK BÜYÜKLERİ DİZİSİ: 86 YILMAZ ÖZTUNA TÜRK BÜYÜKLERİ DİZİSİ: 86 KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YAYINLARI: 922 KEÇECİ-ZÂDE MEHMED FUAD PAŞA Yılmaz ÖZTUNA TURK BÜYÜKLERİ DİZİSİ: 86 Kapak Düzeni: Saim ONAN ISBN 975-1 7-0183 - X (5)

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÎLE FEDERAL ALMANYA CUMHURİYETİ ARASINDA 16 ŞU BAT 1952 TARİHÎNDE ANKARA'DA AKDEDİLMİŞ OLAN TİCARET ANLAŞMASINA EK PROTOKOL

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÎLE FEDERAL ALMANYA CUMHURİYETİ ARASINDA 16 ŞU BAT 1952 TARİHÎNDE ANKARA'DA AKDEDİLMİŞ OLAN TİCARET ANLAŞMASINA EK PROTOKOL -. '. ' J ı 156 16 Şubat 1952 tarihli Türkiye Batı - Almanya Ticaret ve ödeme Anlaşmalarına Ek 21 Aralık 1954 tarihli Protokollerle Ekleri Mektupların Tasdikine dair Kanun (Resmî Gazete ile ilâm.- 2.II.

Detaylı

Aç l fl Vural Öger Çok değerli misafirler, Konrad-Adenauer vakfının 23 senedir yapmış olduğu bu gazetecilik seminerinde son senesinde bizim de k

Aç l fl Vural Öger Çok değerli misafirler, Konrad-Adenauer vakfının 23 senedir yapmış olduğu bu gazetecilik seminerinde son senesinde bizim de k Çok değerli misafirler, Konrad-Adenauer vakfının 23 senedir yapmış olduğu bu gazetecilik seminerinde son 10-11 senesinde bizim de katkılarımızın olması bizi her zaman çok mutlu ediyor çünkü Avrupa da yaşayan

Detaylı

Fotobiyografi AHMET MİTHAT EFENDİ. AHMET MİTHAT (İstanbul, 1844-28 Aralık 1912)

Fotobiyografi AHMET MİTHAT EFENDİ. AHMET MİTHAT (İstanbul, 1844-28 Aralık 1912) AHMET MİTHAT (İstanbul, 1844-28 Aralık 1912) Coşkun ve Mehmet Cevdet imzalarını da kullandı. Annesi Nefise Hanım 1829'da Kafkasya'dan göç etmek zorunda kalmış bir Çerkez ailenin kızıdır. Babası Anadolu'dan

Detaylı

Gençlerin Doğu Ekspresi keyfinde usulsüzlük iddiası

Gençlerin Doğu Ekspresi keyfinde usulsüzlük iddiası 1 / 6 2017/12/26 13:47 Aboneler İletişim 26 Aralık 2017 Salı Apple Android İSTANBUL 12 C / 8 C EURO 4,52 USD3,8 ALTIN156,41 % -0,03 % -0,11 % 0,28 YAZARLAR GÜNDEM SİYASET TÜRKİYE DÜNYA EKONOMİ KÜLTÜR-SANAT

Detaylı

775QSU& b T Ü R K İY E C U M H U R İY E T İN İN H E D E F İ; BİR A Ç IK D E N İZ D E V L E T İ O LM AK TIR. Fahri S. K O R UTÜRK

775QSU& b T Ü R K İY E C U M H U R İY E T İN İN H E D E F İ; BİR A Ç IK D E N İZ D E V L E T İ O LM AK TIR. Fahri S. K O R UTÜRK 775QSU& b T Ü R K İY E C U M H U R İY E T İN İN H E D E F İ; BİR A Ç IK D E N İZ D E V L E T İ O LM AK TIR. Fahri S. K O R UTÜRK TÜRK DONANMA VAKFI İSTANBUL İL BŞK. LlGl Kuzey Deniz Saha Komutanlığı karsısında

Detaylı

ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu

ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu -KAPANIŞ KONUŞMASI- M. Recai KUTAN 7 Kasım 2014 I. DÜNYA SAVAŞININ 100. YILDÖNÜMÜ ULUSLARARASI

Detaylı

TÜRKİYE HÜKÜMETİ İLE MİLLETLER ARASI ÇALIŞMA TEŞKİLATI

TÜRKİYE HÜKÜMETİ İLE MİLLETLER ARASI ÇALIŞMA TEŞKİLATI TÜRKİYE HÜKÜMETİ İLE MİLLETLER ARASI ÇALIŞMA TEŞKİLATI ARASINDA TÜRKİYEDE BİR ÇALIŞMA ENSTİTÜSÜ KURULMASINA MÜTEALLİK 13 SAYILI EK ANLAŞMA Milletlerarası Çalışma Teşkilatı (Badema Teşkilatı diye anılacaktır.)

Detaylı

Aziz Ogan: Kültürel ve Tarihsel Hazinelerin İzinde Bir Arkeolog ve Müzeci

Aziz Ogan: Kültürel ve Tarihsel Hazinelerin İzinde Bir Arkeolog ve Müzeci Eylül 2017 Aziz Ogan: Kültürel ve Tarihsel Hazinelerin İzinde Bir Arkeolog ve Müzeci Aziz Ogan, 30 Aralık 1888 tarihinde Edremitli Hacı Halilzade Ahmed Bey'in oğlu olarak İstanbul'da dünyaya geldi. Kataloglama

Detaylı

Koca Mustafa Reşid Paşa

Koca Mustafa Reşid Paşa Osmanlı İmparatorluğu ndaki ilk Mason Locası 1738 de Galata da kurulmuştur. Osmanlı vatandaşı olarak mason olan ilk kişi Yirmisekiz Mehmed Çelebi nin oğlu Yirmisekizzade Mehmed Said Paşa olmuştur. Osmanlı

Detaylı

ÖZEL TIBBİ TEDAVİ VE TERMO - KLİMATİK KAYNAKLAR ALANINDA KARŞILIKLI YARDIMLAŞMAYA DAİR AVRUPA ANDLAŞMASI

ÖZEL TIBBİ TEDAVİ VE TERMO - KLİMATİK KAYNAKLAR ALANINDA KARŞILIKLI YARDIMLAŞMAYA DAİR AVRUPA ANDLAŞMASI 1035 Özel tıbbi tedavi ve termo - klimatik kaynaklar alanında karşılıklı yardımlaşmaya dair Avrupa Andlaşmasmın onaylanmasının uygun bulunduğu hakkında Kanun (Resmî Gazete ile yayımı : 11.5 1964 - Sayı

Detaylı

TANZİMAT I. DÖNEM: ŞAİR VE YAZARLAR. * Şinasi *Ziya Paşa *Namık Kemal. * Ahmet Mithat Efendi *Şemsettin Sami

TANZİMAT I. DÖNEM: ŞAİR VE YAZARLAR. * Şinasi *Ziya Paşa *Namık Kemal. * Ahmet Mithat Efendi *Şemsettin Sami TANZİMAT I. DÖNEM: ŞAİR VE YAZARLAR * Şinasi *Ziya Paşa *Namık Kemal * Ahmet Mithat Efendi *Şemsettin Sami İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ İstanbul da doğdu. Arapça, Fransızca, Farsça dersleri

Detaylı

TANZİMAT DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER. Ufuk KÜSDÜL Arhavi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

TANZİMAT DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER. Ufuk KÜSDÜL Arhavi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni TANZİMAT DÖNEMİNDE ÖĞRETİCİ METİNLER Ufuk KÜSDÜL Arhavi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni ÖĞRETİCİ METİNLERİN ÖZELLİKLERİ VE YAZILIŞ AMAÇLARI Öğretici metinler, bir konuyu

Detaylı

Osmanlı, Titanic i böyle görmüştü

Osmanlı, Titanic i böyle görmüştü Osmanlı, Titanic i böyle görmüştü Titanic Faciası Osmanlı basınında da geniş yankı uyandırdı ve Osmanlı kamuoyunca da merakla takip edildi. 14.04.2017 / 10:47 Titanic Faciası Osmanlı basınında da geniş

Detaylı

Sultan Abdülhamid Han hakkında 7 itiraf

Sultan Abdülhamid Han hakkında 7 itiraf Sultan Abdülhamid Han hakkında 7 itiraf Osmanlı Devleti'nin en kritik bir devrinde otuz üç yıl hükümdarlık yapmış İkinci Abdülhamid Han için ağır ithamlarda bulunanların sayısı gittikçe azalmakla birlikte,

Detaylı

SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ

SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ BAKİ SARISAKAL SAMSUN BAHRİYE MEKTEBİ 1880 yılının başında Samsun da açıldı. Üçüncü Ordu nun sorumluluğu altındaydı. Okulun öğretmenleri subay ve sivillerdi. Bu okula öğrenciler

Detaylı

b) Muris veya tasarrufu yapan şahsın bu ikametgâhı yabancı bir memlekette ise Türkiye'deki son ikametgâhının bulunduğu;

b) Muris veya tasarrufu yapan şahsın bu ikametgâhı yabancı bir memlekette ise Türkiye'deki son ikametgâhının bulunduğu; MADDE METNİ : MADDE 6 : TEKLİF MAHALLÎ Madde 6-Veraset ve İntikal Vergisi : a) Veraset tarikiyle vâki intikallerde ölen kimsenin, diğer suretle vukua gelen intikallerde tasarrufu yapan şahsın ikametgâhının,

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu büyük şeyhi Muhammedi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu büyük şeyhi Muhammedi Bakibillah'a yazmıştır. 16.MEKTUP MEVZUU : Uruc, (yükselme) nüzul (iniş) ve diğer hallerin beyanı.. NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu büyük şeyhi Muhammedi Bakibillah'a yazmıştır. Taleb babında en az duranlardan birinin arzuhalidir.

Detaylı

OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayın Nu: 88 OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK A N K A R A 2 0 0 7 1 P r o j e Y ö n e t i c

Detaylı

Sultanım, müsaade buyurun, ben İstanbul'un çevresini dolaşıp, mevcut suları bir inceleyeyim!.

Sultanım, müsaade buyurun, ben İstanbul'un çevresini dolaşıp, mevcut suları bir inceleyeyim!. HEY GİDİ KOCA SİNAN.. MEKANIN CENNET OLSUN!.. Kanuni Sultan Süleyman devri.. O vakitler İstanbul da su sıkıntısı var.. Problemi çözmek için Sultan Süleyman, Mimar Sinan ı makama çağırır ve Mimarbaşı, milletin

Detaylı

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders

UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders UZAKTAN EĞİTİM MERKEZİ Atatürk İlkeleri ve İnkilâp Tarihi 1 1.Ders XIX. YÜZYIL ISLAHATLARI VE SEBEPLERİ 1-İmparatorluğu çöküntüden kurtarmak 2-Avrupa Devletlerinin, Osmanlı nın içişlerine karışmalarını

Detaylı

En İyisi İçin. Cevap 1: "II. Meşrutiyet Dönemi"

En İyisi İçin. Cevap 1: II. Meşrutiyet Dönemi Ne x t Le v e l Ka r i y e r 300ADET TAMAMIÖZGÜN ÇÖZÜMLÜAÇI KUÇLU SORU Kaymakaml ı k Sı navı nahazı r l ı k Tar i h Açı kuçl usor u Bankası En İ yi si İ çi n.. Necat i beycd.50.yı li şhanı Apt.no: 19/

Detaylı

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta İktisat Tarihi I 13-14 Ekim II. Hafta Osmanlı Kurumlarının Kökenleri 19. yy da Osmanlı ve Bizans hakkındaki araştırmalar ilerledikçe benzerlikler dikkat çekmeye başladı. Gibbons a göre Osm. Hukuk sahasında

Detaylı

MADDE 4. Bu kanun hükümlerini Dışişleri ve Ulaştırana Bakanları yürütür.

MADDE 4. Bu kanun hükümlerini Dışişleri ve Ulaştırana Bakanları yürütür. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Hükümeti arasında 27 Nisan 1961 tarihinde Ankara'da imzalanan «Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği

Detaylı

Bilim,Sevgi,Hoşgörü.

Bilim,Sevgi,Hoşgörü. Bilim,Sevgi,Hoşgörü. Mehmet Akif Ersoy 20 Aralık 1873 27 Aralık 1936 Mehmet Akif Ersoy, Türkiye Cumhuriyeti nin ulusal marşı olan İstiklal Marşı nın yazarıdır. Vatan Şairi olarak anılır. Yahya Kemal Beyatlı

Detaylı

Ulaştırma Komisyonu raporu

Ulaştırma Komisyonu raporu S. Sayısı: 75 Posta Kanununa ek 2721 ve bu kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesi hakkındaki 4646 sayılı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve Ulaştırma ve Bütçe Komisyonları raporları

Detaylı

34 NOLU SÖZLEŞME ÜCRETLİ İŞ BULMA BÜROLARININ KAPATILMASI HAKKINDA SÖZLEŞME

34 NOLU SÖZLEŞME ÜCRETLİ İŞ BULMA BÜROLARININ KAPATILMASI HAKKINDA SÖZLEŞME 34 NOLU SÖZLEŞME ÜCRETLİ İŞ BULMA BÜROLARININ KAPATILMASI HAKKINDA SÖZLEŞME Aynı konudaki 96 sayılı sözleşmenin onaylanması sonucu yürürlükten kalkmıştır ILO Kabul Tarihi: 8 Haziran 1933 Kanun Tarih ve

Detaylı

KAY 388 BÜROKRASİ KURAMLARI METE YILDIZ DERS 3: OSMANLI DÖNEMİNDE BÜROKRASİ

KAY 388 BÜROKRASİ KURAMLARI METE YILDIZ DERS 3: OSMANLI DÖNEMİNDE BÜROKRASİ KAY 388 BÜROKRASİ KURAMLARI METE YILDIZ DERS 3: OSMANLI DÖNEMİNDE BÜROKRASİ İNCELENECEK KONULAR Bürokratik örgütteki değişim Örn: Bürokrasinin değişik kesimleri arasındaki güç dengesi ve değişimi Personel

Detaylı

8, Safsaf sokak Emirrân Tel. 63 52 31 27 Ağustos 1963. Muhterem Bey Efendi

8, Safsaf sokak Emirrân Tel. 63 52 31 27 Ağustos 1963. Muhterem Bey Efendi 8, Safsaf sokak Emirrân Tel. 63 52 31 27 Ağustos 1963 Muhterem Bey Efendi Yılmaz öztuna Beye 20/8/1968 tarihiyle yazdırınız mektubu gördüm. Orman Mektebinin Sami Paşa tarafından tesis edildiği "lalnamei

Detaylı

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME

TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME TEŞKİLATLANMA VE KOLLEKTİF MÜZAKERE HAKKI PRENSİPLERİNİN UYGULANMASINA MÜTEALLİK SÖZLEŞME Bu sözleşme, ILO'nun temel haklara ilişkin 8 sözleşmesinden biridir. ILO Kabul Tarihi: 18 Haziran 1949 Kanun Tarih

Detaylı

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN

KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN 3287 KÖY İÇME SULARI HAKKINDA KANUN Kanun Numarası : 7478 Kabul Tarihi : 9/5/1960 Yayımlandığı R. Gazete : Tarih : 16/5/1960 Sayı : 10506 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 41 Sayfa : 1019 Kanunun

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

Devre : X. îçtima: 3 S. SAYISI :

Devre : X. îçtima: 3 S. SAYISI : Devre : X. îçtima: 3 S. SAYISI : 225 Türkiye Cumhuriyeti ile Çin Cumhuriyeti arasında imzalanan Kültür Mukavelesinin tasdiki hakkında kanun lâyihası ve Hariciye ve Maarif encümenleri mazbataları (1 /678)

Detaylı

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a

100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a 100. Yılında Çanakkale ye Develi den güzel bir ziyaret gerçekleştirildi. Fethinin 562. Yılı olması münasebetiyle gezinin ilk yarısı İstanbul a ayrıldı. İki önemli tarih, iki önemli şehir bu gezide buluştu.

Detaylı

135 yýlý geride býrakan köklü bir mizah dergisi geleneðine sahibiz, ama mizah dergilerimiz

135 yýlý geride býrakan köklü bir mizah dergisi geleneðine sahibiz, ama mizah dergilerimiz Cihan Demirci Damdaki Mizahçý Mizah Dergilerimizde Yazýnýn Serüveni 135 yýlý geride býrakan köklü bir mizah dergisi geleneðine sahibiz, ama mizah dergilerimiz epeyce bir süredir dergilerinde mizah öyküsü

Detaylı

Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler

Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler Tag Archives: chp döneminde yikilan camiler Tek parti döneminde satılan Camiler ile ilgili M. Kemal Atatürk imzalı birkaç belge NİS 272012 Tek parti döneminde satılan Camiler ile ilgili M. Kemal Atatürk

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim...7 Önsöz...9 Kısaltmalar I. DEVLET...13 Adâletnâme...15 Kanun...19 Kanunnâme...29 Padişah...43

İÇİNDEKİLER. Takdim...7 Önsöz...9 Kısaltmalar I. DEVLET...13 Adâletnâme...15 Kanun...19 Kanunnâme...29 Padişah...43 İÇİNDEKİLER Takdim...7 Önsöz...9 Kısaltmalar...11 I. DEVLET...13 Adâletnâme...15 Kanun...19 Kanunnâme...29 Padişah...43 II. EYALET İDARESİ...53 Cizye...55 Çiftlik...65 Eyalet...69 İspence...77 Kırım Hanlığı...79

Detaylı

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR UKRAYNA KONSOLOSLUGU & BÜYÜKELÇİLİĞİ eski pasaporttan yeni pasaporta vize aktarımı yapmamaktadır. Uzun süreli vizeniz olsa da pasaportunuzu değiştirdiğinizde yeniden vize

Detaylı

Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası

Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası Şehit yakınları ve gaziler için iş kurası Temmuz 15, 2015-4:50:00 Başbakan Ahmet Davutoğlu, salonda bulunanlara, "Bayrama ulaşmadan önce bir bayramı daha sizlerle yapabilmek için bu atama merasimi gerçekleştirme

Detaylı

Yeni Osmanlılar Cemiyeti Kurucularından Mehmed Âyetullah Bey Dönem-İnsan-Eser

Yeni Osmanlılar Cemiyeti Kurucularından Mehmed Âyetullah Bey Dönem-İnsan-Eser Yeni Osmanlılar Cemiyeti Kurucularından Mehmed Âyetullah Bey Dönem-İnsan-Eser Yazar Ferhat Korkmaz ISBN: 978-605-9247-84-9 1. Baskı Kasım, 2017 / Ankara 100 Adet Yayınları Yayın No: 252 Web: grafikeryayin.com

Detaylı

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

RAPOR EKONOMİK POLİTİK İzmir, , (1997), 1998, (1999), E. A. ; Finansal Forum

RAPOR EKONOMİK POLİTİK İzmir, , (1997), 1998, (1999), E. A. ; Finansal Forum R-T GAZETE İSMİ YER NO (UG) YAYIN YERİ VE TARİHİ MEVCUTLAR 551 RADİKAL 414 Ankara, 1996-1996- 552 RAPOR EKONOMİK POLİTİK 1040 İzmir, 1946-86. (1946), 1947, (1948, 1950), 1951-55, (1956), 1957-61, (1962),

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

DURAKLAMA DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi

DURAKLAMA DEVRİ. KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ  Youtube Kanalı: tariheglencesi DURAKLAMA DEVRİ KPSS YE HAZIRLIK ARİF ÖZBEYLİ Youtube Kanalı: tariheglencesi 05.08.2017 OSMANLI DEVLETİ NİN GENEL DURUMU XVII.YÜZYILDA OSMANLI- AVUSTRYA VE OSMANLI- İRAN İLİŞKİLERİ a-avusturya ile İlişkiler

Detaylı

EKİM ÜNİTE II ÖĞRETİCİ METİNLER

EKİM ÜNİTE II ÖĞRETİCİ METİNLER SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 015 016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 11. SINIF DİL VE ANLATIM İ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI EYLÜL ÜNİTE I METİNLERİN SINIFLANDIRILMASI ÜNİTE 1 İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR HAFTA

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Doç. Dr. Ahmet Özcan Çerkeş-ÇANKIRI da doğdu. İlkokulu Elazığ, ortaokulu Kars, lise öğrenimini Antakya da tamamladı. Ankara Üniversitesi Dil ve

Doç. Dr. Ahmet Özcan Çerkeş-ÇANKIRI da doğdu. İlkokulu Elazığ, ortaokulu Kars, lise öğrenimini Antakya da tamamladı. Ankara Üniversitesi Dil ve Doç. Dr. Ahmet Özcan Çerkeş-ÇANKIRI da doğdu. İlkokulu Elazığ, ortaokulu Kars, lise öğrenimini Antakya da tamamladı. Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi tarih bölümünden mezun oldu.(1992) Kırıkkale

Detaylı

Sayın Hava Kuvvetleri Komutanım, Kıymetli konuklar,

Sayın Hava Kuvvetleri Komutanım, Kıymetli konuklar, Sayın Hava Kuvvetleri Komutanım, Kıymetli konuklar, Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür denir... Sizleri yakın tarihimizde kısa bir yolculuğa çıkarmak istiyorum: Sene 1923 Çetin mücadeleler neticesinde,

Detaylı

- 354 İstatistik umum müdürlüğü teşkilâtı hakkında kanun

- 354 İstatistik umum müdürlüğü teşkilâtı hakkında kanun - 354 İstatistik umum müdürlüğü teşkilâtı hakkında kanun (Resmî Gazele ile neşir ve ilâm : 24/V/9S3 - Sayı : 2409) No. Kabul tarihi 23 - V -933 BÎRİNCİ MADDE İstatistik umum müdürlüğü; umum müdürlük, müşavirlik,

Detaylı

2. Enver Paşa. 3. Rıza Tevfik Bölükbaşı

2. Enver Paşa. 3. Rıza Tevfik Bölükbaşı Osmanlı Devleti nin en kritik devrinde otuz üç sene hükümdarlık yapmış İkinci Abdülhamid Han için ağır ithamlarda bulunanların sayısı gittikçe azalmakla beraber, yapılan iftiralar ve hakaretlerin kötü

Detaylı

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI HAFTALAR KONULAR 1. Hafta TÜRK DEVRİMİNE KAVRAMSAL YAKLAŞIM A-) Devlet (Toprak, İnsan Egemenlik) B-) Monarşi C-) Oligarşi D-) Cumhuriyet E-) Demokrasi F-) İhtilal G-) Devrim H-) Islahat 2. Hafta DEĞİŞEN

Detaylı

SELANİK SEREZ 1913 BAKİ SARISAKAL

SELANİK SEREZ 1913 BAKİ SARISAKAL SELANİK SEREZ 1913 BAKİ SARISAKAL SELANİK SEREZ 1913 Yunanlıların, Bulgarlar karşı icra etmekte oldukları hareketi askeriye neticesinde duçar oldukları kuvvetli zayiat ve binlere baliğ olan mecruhları

Detaylı

SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876

SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 BAKİ SARISAKAL SELANİK ALMANYA VE FRANSA KONSOLOSLARININ ÖLDÜRÜLMESİ 1876 Bosna-Hersek ve Bulgaristan olaylarının devam ettiği sırada Selanik

Detaylı

Posta Hizmetleri Önlisans Programı. KAYITLI POSTA GÖNDERİLERİ Öğr. Gör. Segah YEŞİLYURT

Posta Hizmetleri Önlisans Programı. KAYITLI POSTA GÖNDERİLERİ Öğr. Gör. Segah YEŞİLYURT Tebligat Türleri Ünite 5 Posta Hizmetleri Önlisans Programı KAYITLI POSTA GÖNDERİLERİ Öğr. Gör. Segah YEŞİLYURT 1 Ünite 5 TEBLİGAT TÜRLERİ Öğr. Gör. Segah YEŞİLYURT İçindekiler 5.1. KONUSUNA GÖRE TEBLIGAT...

Detaylı

29 EKİM TÖRENLERİ. Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY. Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi

29 EKİM TÖRENLERİ. Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY. Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi 29 EKİM TÖRENLERİ Cumhuriyet Bayramı Republic Day OFFICIAL HOLIDAY Cumhuriyetin ilanı ve Atatürk'ün Cumhurbaşkanlığı'na seçilmesi 1923 Cumhuriyet ilân edildi. Mustafa Kemal Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk

Detaylı

SELANİK TE YAPTIRILAN SON CAMİ HAMİDİYE CAMİSİ (YENİ CAMİ) BAKİ SARI SAKAL

SELANİK TE YAPTIRILAN SON CAMİ HAMİDİYE CAMİSİ (YENİ CAMİ) BAKİ SARI SAKAL SELANİK TE YAPTIRILAN SON CAMİ HAMİDİYE CAMİSİ (YENİ CAMİ) BAKİ SARI SAKAL SELANİK TE YAPTIRILAN SON CAMİ HAMİDİYE CAMİSİ (YENİ CAMİ) Hamidiye Camisi yada Yeni Cami Yalılar Caddesi yakınında surların dışında

Detaylı

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı.

Server Dede. - Server baba şu Bektaşilerin bir sırrı varmış nedir? Diye takılır, sula sorarlardı. Server Dede Sultanahmet Meydanı nda Tapu ve Kadastro Müdürlük binasının arka tarafına geçerseniz, bir incir ağacının altında 1748 tarihli enteresan bir mezar görürsünüz. Mezarın baş kitabede buradan yatan

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

Osmaniye Belediyesi Osmaniye Kent Konseyi Eğitim, Kültür ve Sağlık Meclisi Sayfa 44

Osmaniye Belediyesi Osmaniye Kent Konseyi Eğitim, Kültür ve Sağlık Meclisi Sayfa 44 9- ATATÜRK OSMANİYE DE İKEN ÇEKİLEN RESİMLERİ BULMA YARIŞMASI PROJESİ Osmaniye Belediyesi Osmaniye Kent Konseyi Eğitim, Kültür ve Sağlık Meclisi Sayfa 44 ATATÜRK ÜN OSMANİYE DE ÇEKİLEN FOTOĞRAFLARINI BULMA

Detaylı

Sayın Bülent SOYLAN Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı)

Sayın Bülent SOYLAN Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı) Yeminli Mali Müşavir (E. Hesap Uzmanı) 12.11.2011, Şişli-İstanbul 108 Dursun Ali Yaz Özgeçmiş PTT çalışanı olan babasının memuriyeti dolayısıyla bulunduğu Adapazarı nda 1949 yılında doğdu.baba tarafından

Detaylı

ŞURA-YI DEVLET Belgeler, Biyografik Bilgiler ve Örnek Kararlarıyla

ŞURA-YI DEVLET Belgeler, Biyografik Bilgiler ve Örnek Kararlarıyla Prof. Dr. Fethi GEDİKLİ İÜ Hukuk Fakültesi Hukuk Tarihi Anabilim Dalı Başkanı ŞURA-YI DEVLET Belgeler, Biyografik Bilgiler ve Örnek Kararlarıyla Gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskı İÇİNDEKİLER

Detaylı

SĐRKÜLER Đstanbul, Sayı: 2011/68 Ref: 4/68

SĐRKÜLER Đstanbul, Sayı: 2011/68 Ref: 4/68 SĐRKÜLER Đstanbul, 15.03.2011 Sayı: 2011/68 Ref: 4/68 Konu: YABANCI ÇALIŞANLARIN TÜRKĐYE DE SĐGORTALILIĞI HAKKINDA ÖNEMLĐ DEĞĐŞĐKLĐKLER OLMUŞTUR 02.03.2011 tarih ve 27862 sayılı Resmi Gazete de Sosyal

Detaylı

PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN

PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN PROF. DR. ABDULLAH UÇMAN İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü nden mezun olduktan (1972) sonra bir süre aynı bölümde kütüphane memurluğu yaptı (1974-1978). 1976 da Türk

Detaylı

Çevrimiçi Tematik Türkoloji Dergisi Online Thematic Journal of Turkic Studies. Celal Bayar dan İsmail Efe ye Bir Mektup

Çevrimiçi Tematik Türkoloji Dergisi Online Thematic Journal of Turkic Studies. Celal Bayar dan İsmail Efe ye Bir Mektup ACTA TURCICA Çevrimiçi Tematik Türkoloji Dergisi Online Thematic Journal of Turkic Studies www.actaturcica.com Yıl VI, Sayı 2, Temmuz 2014 Kültürümüzde Efe, Editörler: Emine Gürsoy Naskali, Hilal Oytun

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Keçiören Metrosu nun Açılış Töreni nde konuştu Ocak 05, 2017-4:11:00 Başbakan Binali Yıldırım, Keçiören Belediyesi önünde düzenlenen metro açılış töreninde yaptığı konuşmada, nüfusu

Detaylı

Murabaha Nedir? Murabahalı Satış Ne Demek?

Murabaha Nedir? Murabahalı Satış Ne Demek? Murabaha Nedir? Murabahalı Satış Ne Demek? Murabaha Nedir sorusuna lügâvi manasında cevap çok kısa olabilir ama burada daha çok günümüzdeki fiilî durumunu ele almak faydalı olacak. Bahse konu yöntemden,

Detaylı

ÎÇtima: 1 S. SAYISI : OUD

ÎÇtima: 1 S. SAYISI : OUD Devre : X OAC ÎÇtima: 1 S. SAYISI : OUD Konservecilik ve gıda maddeleri muhafazası uzmanı celbi hususunda Türkiye Hükümeti ile Birleşmiş Milletler Teknik yardım Teşkilâtı arasında akdolunan 14 sayılı Ek

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Devleti yönetme hakkı Tanrı(gök tanrı) tarafından kağana verildiğine inanılırdı. Bu hak, kan yolu ile hükümdarların erkek çocuklarına geçerdi.

Devleti yönetme hakkı Tanrı(gök tanrı) tarafından kağana verildiğine inanılırdı. Bu hak, kan yolu ile hükümdarların erkek çocuklarına geçerdi. Orta Asya Türk tarihinde devlet, kağan adı verilen hükümdar tarafından yönetiliyordu. Hükümdarlar kağan unvanının yanı sıra han, hakan, şanyü, idikut gibi unvanları da kullanmışlardır. Kağan kut a göre

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

Türk Kadın Romancımız Fatma Aliye Hanım

Türk Kadın Romancımız Fatma Aliye Hanım On5yirmi5.com Türk Kadın Romancımız Fatma Aliye Hanım Fatma Aliye Hanım, İlk Türk kadın romancımızdır. Yayın Tarihi : 13 Temmuz 2011 Çarşamba (oluşturma : 2/22/2017) Fatma Aliye Topuz İlk Türk kadın romancı

Detaylı

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL

BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL BİN YILLAR BOYU AZİZ İSTANBUL Sana dün bir tepeden baktım Aziz İstanbul Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer Ömrüm oldukça gönül tahtıma keyfinle kurul Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer

Detaylı

1933 Üniversite Reformu. ve «Tematik Üniversite» İhtiyacı. Durmuş Demir. İYTE Fizik Bölümü

1933 Üniversite Reformu. ve «Tematik Üniversite» İhtiyacı. Durmuş Demir. İYTE Fizik Bölümü 1933 Üniversite Reformu ve «Tematik Üniversite» İhtiyacı Durmuş Demir İYTE Fizik Bölümü 1 Haziran 1453: Sultan Mehmed, Ayasofya ve Pontokrator manastırlarını medreseye çevirtir; önde gelen bilim insanları

Detaylı

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta

İktisat Tarihi I Ekim II. Hafta İktisat Tarihi I 13-14 Ekim II. Hafta Osmanlı Kurumlarının Kökenleri İstanbul un fethinden sonra Osm. İmp nun çeşitli kurumları üzerinde Bizans ın etkileri olduğu kabul edilmektedir. Rambaud, Osm. Dev.

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı