ELAZIĞ İLİNİN EKONOMİK GELİŞMESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ELAZIĞ İLİNİN EKONOMİK GELİŞMESİ"

Transkript

1

2 2009/202 ELAZIĞ İLİNİN EKONOMİK GELİŞMESİ SEMİNER AÇILIŞ - TEBLİĞ - PANEL ELAZIĞ,

3 İşbu kitap, 9 Ekim 2009 Cuma günü, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Toplantı Salonu nda gerçekleştirilen Seminerin açılış konuşmaları, tebliğ, panel konuşma ve tartışmalarının Nahit ÖZEN tarafından derlemesidir. Her hakkı İktisadî Araştırmalar Vakfı na ait olup, adı geçen Vakıf tan yazılı izin alınmadıkça, aynen veya kısmen iktibas edilemez. Seminer kitabı, Vakıf merkezinden temin edilebilir. 2 İKTİSADÎ ARAŞTIRMALAR VAKFI 19 Mayıs Cad. No: 3 Golden Plaza Kat: Şişli / İSTANBUL TEL : (0212) (pbx) FAX : (0212) TELG : FOUNDATION ISTANBUL Web :

4 İÇİNDEKİLER AÇILIŞ OTURUMU İ.A.V. Başkanı Prof. Dr. Ahmet İNCEKARA... 9 Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali ŞEKERDAĞ Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A. Feyzi BİNGÖL Elazığ Belediye Başkanı M. Süleyman SELMANOĞLU Elazığ Milletvekili Tahir ÖZTÜRK İstanbul Milletvekili Mustafa ATAŞ Elazığ Valisi Muammer EROL ÇALIŞMA OTURUMU -1 Başkan : Prof. Dr. Nuri ORHAN Fırat Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi 1.Tebliğ : Elazığ Kültürü ve Teşebbüs Kültürü Sunan : Yrd. Doç. Dr. Süleyman İLHAN Fırat Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi 2.Tebliğ Sunan : Elazığ İlinin Gelişmesinde Sanayi ve Ticaretin Yeri ve Önemi : Prof. Dr. Adem ŞAHİN TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Genel Sekreteri PANEL Sanayi ve Ticaretin Gelişiminde Kültür Değişiminin Yeri ve Önemi Başkan Üyeler : M. Süleyman SELMANOĞLU Elazığ Belediye Başkanı : Dr. Arif ÇANACIK Proje Gözetim Mühendislik İcra Kurulu Başkanı : Yıldız ULUCAN ARTAR Eğitim Bölüm Başkanı Elazığ Verimliliği Artırma Projesi Koordinatörü : Ali ŞEKERDAĞ Elazığ Ticaret ve Odası Sanayi Başkanı 3

5 ÇALIŞMA OTURUMU -2 Başkan 3.Tebliğ Sunan 4.Tebliğ Sunan 5.Tebliğ Sunan : Prof. Dr. Erhan AKIN Fırat Üniversitesi Üniversite-Sanayi İş Birliği Merkezi Müdürü : Elazığ İlinin Sağlık ve Eğitim Ekonomisi; Gelişme Beklentileri : Dr. Öner KABASAKAL T. Odalar Borsalar Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Müdürü : Tarım Sektörünün Elazığ Ekonomisinde Yeri ve Gelişme İmkânları : Doç. Dr. Kenan PEKER Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi : Elazığ Ekonomisinde Turizm Sektörünün Yeri ve Geliştirilme İmkânlarının Değerlendirilmesi : Doç. Dr. Nazmi KOZAK Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksek Okulu Öğretim Üyesi PANEL Elazığ İlinin Ekonomik Gelişmesinde Ana Strateji Ne Olmalı Başkan Üyeler : Prof. Dr. Adem ŞAHİN TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Genel Sekreteri : Ahmet AKMAN Biotek Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı : Çetin GÜRCÜN T. Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkan Danışmanı : Nuri Barış TARTICI D.P.T Planlama Uzmanı : İbrahim YAZAR Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı 4

6 5

7 6

8 AÇILIŞ OTURUMU KONUŞMACILAR - İ.A.V. Başkanı Prof. Dr. Ahmet İNCEKARA - Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali ŞEKERDAĞ - Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. A. Feyzi BİNGÖL - Elazığ Belediye Başkanı M. Süleyman SELMANOĞLU - Elazığ Milletvekili Tahir ÖZTÜRK - İstanbul Milletvekili Mustafa ATAŞ - Elazığ Valisi Muammer EROL 7

9 8

10 İAV. BAŞKANI PROF. DR. AHMET İNCEKARA NIN AÇILIŞ KONUŞMASI Sayın Vali Sayın milletvekilleri, Sayın rektör ve bilim insanları, Değerli başkanlar, Çok kıymetli katılımcılar, Basınımızın değerli temsilcileri; Sözlerimin başında, sizleri şahsım ve İktisadi Araştırmalar Vakfı Yönetim Kurulu adına saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Vakfımız ile Elazığ Valiliği ve Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası nın ortaklaşa gerçekleştirdikleri seminere hepiniz hoş geldiniz. Seminere katılımınızla bizleri onurlandırdınız. İktisadi Araştırmalar Vakfı, kurulduğu 1962 yılından beri, Türkiye ekonomisinin çok farklı sorunlarının çözümüne yönelik bilimsel çalışmalar yapmaktadır. Bilimsel seminerler, projeler, konferanslar biçiminde düzenlenen toplantı ve araştırmalarla, çalışma sonuçlarını kamuoyuna açıklamakta, bunlar kitap haline getirilerek de bilim dünyası ve ilgililerin istifadesine sunulmaktadır. Vakfımızın bilimsel seminer faaliyetleri, makroekonomik konularda, sektörel konularda, ürün ve girdilere ilişkin ya da bölgesel/kentsel konularda olabilmektedir. İl seminerleri dizisinden Elazığ İlinin Ekonomik Gelişmesi semineri, Vakfımızca gerçekleştirilen 49. il semineri olmaktadır. İl seminerlerinin amacı, genel olarak ekonomik faaliyetler ve ekonomik yapının bilimsel olarak ortaya konulmasını ve bu yapıya uygun olarak belirli süreler için yapılabilir hedefler oluşturulmasını sağlamaktır. Bu çalışmada taraflar, il merkezî yönetim ve yerel yönetim sorumluları ile il ekonomisinde temsil, yetki ve sorumluluğu bulunan kişi ve kurumlardır. Vali, Belediye Başkanları, ekonomik sektör- 9

11 lerin il yöneticileri, odalar ve borsaların başkanları, ekonomik sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri ile üniversite ve/veya fakülteler olarak sıralanabilir. Elazığ ilinde, bu bilimsel seminerlerin yapılmasında sorumluluk duyarak bizlere görev yükleyen Sayın Vali Muammer Erol bey ve Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ali Şekerdağ bey, bir bakıma sorumluluklarının gereği olarak, il ekonomisi konusunda bilimsel bir inisiyatif başlatmışlardır. Kendilerini kutluyor ve teşekkür ediyorum. Ekonomik gelişmeye ivme kazandırmak adına gerekli şartlardan birini daha yerine getirmiş bulunmaktadırlar. Elazığ ili, uygun şartlara sahip yapısı ile çok eski bir yerleşim yeridir. Tarımsal faaliyetler, daha çoğu kırsal kesimde yaşayan il nüfusunun, uzun yıllar ağırlıklı ekonomik uğraş alanını oluşturmuştur. Diğer taraftan Elazığ, 1950 li yıllardan sonra, enerji ile diğer bazı sektörlerde büyük kamu yatırımlarına ev sahipliği yapmıştır. Buna karşılık, bu yatırımlar, kentte bir özel teşebbüs geleneğinin oluşmasına yeterli zemini oluşturamamıştır. O nedenle Elazığ da göç veren illerimiz arasına katılmıştır. Elazığ, DPT verilerine göre, 2003 yılı gelişmişlik sıralamasında 36. sırada yer alan, kalkınmada öncelikli iller arasında bulunmaktadır. Son yıllarda, özellikle 2001 krizinden sonraki dönemde, yatırımlara ve genel olarak ekonomik faaliyetlere sağlanan desteklerden, en çok yararlanan illerden biri Elazığ olmuştur denilebilir. Kurulan Organize Sanayi Bölgesi (OSB) nin ilk etabının dolması, diğer etaplarının planlanması ve büyük oranda dolması, ihtisas OSB nin faaliyete alınması, Elazığ da bir ekonomik uyanmanın öncü göstergeleri olarak kabul edilebilir. Tarımda, sanayi ve hizmetlerin diğer alt sektörlerinde ortaya çıkan yatırım ve üretim heyecanı, 2001 krizi sonrasındaki ekonomik istikrarla birlikte yakalanmış görünmektedir. Bu değişim atılım süresi iyi idare edilebilir ve bilimsel yöntemlerle yönlendirilebilirse, mevcut ekonomik yapı daha iyi bir düzeye taşınabilecektir. Bu bilimsel çalışmanın asıl amacı da hedefe uygun olarak yapılacak faaliyetlere yardımcı olmaktır. Elazığ ekonomisinde, son yıllarda Elazığlı iş adamları ve il dışından gelen yatırımcılarla yapılan yatırımlar önemli sınai atılımlar yapılmış ise de, istihdamda yeterli artışın sağlandığı söylenemez. Sanayi sektöründe hem yeni ve ilave yatırımlara, hem de yeni ve farklı yatırımcılara ihtiyaç duyulmaktadır. Fırat Teknokent, Elazığ İŞGEM ve KOSGEB faaliyetleri arasında yapılmakta olan hizmetler, Elazığlı müteşebbislerin ufkunu açacak öncü girişimler olarak değerlendirilebilir. İlde ETSO çerçevesinde işadamlarının bir araya gelerek kurdukları şirketle, çeşitli yatırımlar için birlik sağlamaları, büyük takdire şayandır. Bu tür girişimlerin başarısı, sinerji yaratmanın ötesinde, Elazığ da kendine güven duygusu da yeniden kazandıracaktır. 10

12 Elazığ da yapılacak yatırımların, ölçekleri bölge, ülke ve komşu ülke pazarları dikkate alınarak yapılmalıdır. Diğer taraftan Elazığ a özgü ürünler yaratılmalı, Elazığ ili imajı ve markası yeniden üretilmelidir. Elazığ Fırat Üniversitesi, yeni dönemde, ekonomik gelişmede, ilgili fakültelerini açarak insan gelişimine hizmet ederek, teknoloji üreterek daha fazla katkı yapacak kapasiteye yükseltilmelidir. Tarım sektörü geleneksel yapıdan çıkarılmalı, bitkisel ve hayvansal üretimde, şirketleşmeye ağırlık verilmelidir. Elazığ da eğitim, sağlık ve turizm sektörlerinin önemli bir alt yapı ve kaliteli hizmet birikimi bulunmaktadır. Bu yapıyı esas alarak yapılacak yeni ve büyük ölçekli girişimler, Elazığ ekonomisinin gelişmesinde lokomotif sektörler oluşturabilir. Özellikle turizm potansiyelini değerlendirecek yatırımlara öncelik verilmesi gereken bir sektör olarak öne çıkmaktadır. Bu seminerin yapılmasında emeği ve gayreti unutulmayacak olan Vali Muammer Erol, ETSO Başkanı Ali Şekerdağ başta olmak üzere, rektör Prof. Dr. Feyzi Bingöl, Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu ve diğer il yöneticilerine İktisadi Araştırmalar Vakfı adına şükranlarımızı sunuyoruz. Seminere katılımları ile destek ve sorumluluklarını esirgemeyen İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş ve Elazığ Milletvekili Tahir Öztürk e müteşekkiriz. Seminerde açış oturumu, tebliğler, panel ve oturum başkanlıklarında görev alan bilimadamlarına, yönetici ve işadamlarına, bürokrasiden gelerek katkı yapan değerli zevata sonsuz teşekkürlerimi arz ediyorum. Seminerin başarılı geçmesi ve faydalı olması dileklerimle sizleri saygı ve sevgi ile selamlıyorum. 11

13 12

14 ELAZIĞ TİCARET VE SANAYİ ODASI BAŞKANI ALİ ŞEKERDAĞ IN KONUŞMASI Saygıdeğer konuklar, Değerli basın mensupları, Bugün Elazığ ilinin ekonomik ve sanayideki mevcut durumunun fotoğrafını ortaya koymak ve bundan sonraki süreç için bir yol haritası oluşturmak adına tarihi bir gündeyiz. Son derece önemli konular bugün çeşitli durumlarla masaya yatırılacak ve bir sonuç çıkartılacaktır. Bilindiği gibi temmuz ayında yayınlanan Yeni Teşvik Yasasında 4. bölgede yer alan ve son derece önemli fırsatlar sunan Elazığ, kendi imkanları ve avantajlarıyla farkını ortaya koyan bir kenttir. Elazığ Valiliği öncülüğünde İktisadi Araştırmalar Vakfı ve Ticaret ve Sanayi Odamız olarak gerçekleştirilen bu seminer sonucunda ortaya çıkacak olan sonuç bildirgesini bu anlamda yatırımcıya ciddi katkılar sağlayacağını düşünüyoruz. Zira hazırlanacak olan son raporda, ilin mevcut potansiyeli ve avantajları yer alacaktır. Bu vesile ile değerli bilgilerini bizlerle paylaşacak olan tüm konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür eder, seminerin ilimiz ekonomik gelişmesine katkı sağlamasını diler, seminerin gerçekleşmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlara, kişilere en derin saygılarımı sunuyorum. 13

15 14

16 FIRAT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF. DR. A. FEYZİ BİNGÖL ÜN KONUŞMASI Başta Sayın Valim olmak üzere bu seminerin gerçekleşmesinde emeği geçen İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı Sayın Prof. Dr. Ahmet İncekara beye ve yine Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız Sayın Ali Şekerdağ a bir kez daha teşekkür ediyorum. Çünkü bir ülkenin kalkınması, illerin kalkınması ile gerçekleşir. Biraz önce sayın başkan da söyledi. Ekonomik kalkınma deyince sadece ticaret anlaşılmıyor, her şey anlaşılıyor. Bir ilin kalkınması öncelikle, 21. yüzyılda bilgi tabanına dayanmaktadır. Bilgisiz bir kalkınma, bilginin olmadığı bir kalkınma artık dünyada mevcut değildir veya geçerliliğini koruyamaz. O nedenle bir ilin kalkınması bu il de Elazığ olduğuna göre bugün, Elazığ ın ekonomik olarak kalkınması ve ekonomik gelişmesi önce Elazığ ekonomisinin dünü bugünü ve geleceğinin bilimsel olarak ortaya konulması ve tartışılması ile mümkündür. Bugün de çeşitli oturumlarda, çeşitli ekonomi konularında kendini geliştirmiş bilim adamları ve araştırmacılar Elazığ ın farklı konularını ele alacak ve siz değerli izleyicilere Elazığ ın mevcut durumunu, fotoğrafını ortaya koyacak ve bundan sonra yapılması gerekenleri ortaya koyacaktır diye düşünüyoruz. Elazığ, özellikle ekonomik krizlerin yaşandığı dönemlerde kendisine bir şeyler çıkartmak ve ondan yararlanmak becerisini de gösteren bir ildir krizinden sonra, Şubat krizinden sonra, biz Mayıs ta 1. Elazığ Ekonomik Kurultayı nı yaptık ve o kurultay sonunda önceden iki sefer yapılan ve inişi kalkışı çok zor olan havaalanında bugün İstanbul a sadece günde 3 uçak ve yine Ankara ya bir uçak rahatlıkla uçabilmektedir. İşte o 1. Ekonomi Kurultayı sonucunda yapılmasına karar verilen ve bugünde işletilmeye başlanılan havaalanıdır. Yine bir ilin kalkınmasında en önemli olan olgulardan birisi de ulaşımın yanında konaklamadır. 1. Elazığ Ekonomik Kurultayı ndan sonra da Elazığ iki tane otel kazanmıştır. İnşallah bu toplantından sonra da Elazığ yine bu krizi menfaatine dönüştürür ve yeni kuruluşlar, yeni Elazığ ın ekonomisine katkısı olacak birimler oluşur diye düşünüyorum. Elazığ ı kalkındıracaksak, ben başta yatırımcılarımız olmak üzere, tica- 15

17 retle uğraşan, sanatla uğraşan, kültürle uğraşan her konuda kalkınmasını istiyorsak o zaman kendimizi geliştirmemiz, kendimizi yetiştirmemiz ve ne yapılacağına karar vermemiz gerekir diyorum ve tekrar bu seminerin başta düzenlenmesinde emeği geçen Sayın Valim ve yine diğer iki başkanımıza teşekkür ediyorum ve seminerin hayırlı olmasını diliyorum. İnşallah bu seminerin Elazığ a yeni yatırımlar kazanılmasına vesile olur diyor ve hepinize teşekkür ediyorum. 16

18 ELAZIĞ BELEDİYE BAŞKANI M. SÜLEYMAN SELMANOĞLU NUN KONUŞMASI Değerli iş adamları, Basınımızın güzide temsilcileri, Sizleri sevgiyle saygıyla muhabbetle selamlıyorum. Bu güzel günde sizlere hitap etmek şansını ve fırsatını bulduğum için de kendimi ayrıca mutlu addediyorum. Bugün burada Elazığ ın kalkınabilmesi için yapılabilecekler üzerinde farklı bir bakış açısıyla ve çok değerli uzman konukların katılımıyla, bazı değerlendirmelerde bulunacağız. Bugüne kadar bu anlamda çeşitli platformlarda değerlendirme yaptık ve bunlardan şehrimiz fazlasıyla istifade etti. Bugün burada yapılacak bu değerlendirmelerin bizlere yeni ufuklar açacağına, yeni girişimcilere vesile olacağına ben inanıyorum. Bir yörenin kalkınması için çeşitli unsurların olması gerekiyor. Biz bunların içerisinde en önemli unsuru birliktelik ruhunun oluşturulması olarak görmekteyiz. Bu nedenle, tüm kurum ve kuruluşlarımızla, meslek birliklerimizle, sivil toplum örgütlerimizle, yani halkımızın her kesimiyle gönül odaklı bir birlikteliğimiz vardır. Yatırımcılarımız için diğer etkenlerin yanında en önemli avantajlardan birinin de, Elazığ da oluşan birlik ortamının olduğu kanaatindeyim. Dünyada gelişen hem kamu yönetimi, hem kalkınma anlayışında merkezi ve yerel yönetimlerden beklenen, yeni üretim alanları kurmak, yeni kamu yatırımları yapmak değildir. Bu yeni anlayış içerisinde yerel yönetimlerden beklenen, yatırımların özendirilmesi, yörenin zenginliklerinin tanıtılması, ortak akıl ruhunun oluşturulması, sinerjiyi oluşturabilecek şekilde işbirliğinin ve birlikteliğin sağlanmasıdır. Biz Elazığ da bu birlikteliği oluşturduğumuzu söylemekten dolayı büyük mutluluk duymaktayım. Birliğimiz, bizim temel dayanağımız, birliğimiz, bizi biz yapan en önemli değerlerimizdir. Ne kazandıksa birlikteliğimizle kazandık. Ne zaman birliğimiz üzerine oyunlar oynandıysa kaybetmeye başladık. Değerli şairimiz merhum Mehmet Akif in de belirttiği gibi, değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı 17

19 bir, gaye aynı, vicdan bir, değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz. Sayın Valim, kıymetli konuklar, kalkınma girişimlerinde temel hedeflerden biri de tüm dinamiklerin eş güdümlü olarak harekete geçirilmesidir. Kentlerin ekonomik, fiziksel, sosyal ve kültürel dinamiklerinin birlikte harekete geçirilerek etkili bir şekilde kalkınabilecekleri ortaya çıkmıştır. Yerel kalkınmanın ve sağlıklı kentleşmenin en önemli şartlarının birinin de kentlerin ekonomik gelişiminin olduğunu düşünmekteyiz. Bu düşünce ile, Elazığ Belediye Başkanı olarak, fiziksel, sosyal ve kültürel hizmetler kadar, şehrimizin ekonomik gelişimiyle ilgilendik, ilgilenmeye devam edeceğiz. Avrupa Birliği nde, yerel yönetimlerin kentlerin ekonomik gelişiminde aktif rol almaları anlayışı benimsenmeye ve hızla yaygınlaşmaya başlamıştır. Elazığ Belediyesi olarak, şehircilik alanında yaptığımız yatırımlarla, Elazığ ı bir cazibe şehri haline getirmeye gayret ettik ve bu yolda epey bir yol aldık. Elazığ ın cazibe merkezi bir il olduğu, hem Devlet Planlama Teşkilatı nın çeşitli kanallarında, hem de bağımsız araştırma kuruluşları tarafından yapılan çeşitli araştırmalarda da ortaya konmuştur. Bizler her platformda Elazığ ın bir fırsatlar şehri olduğunu, iş adamlarımıza ve yatırımcılarımıza anlatıyor, onları yatırım yapmaları için özendirmeye gayret ediyoruz. Bu gayretlerimizin neticesinde son yıllarda ilimizde önemli yatırımlar da yapılmaya başladı. Elbette kalkınma bir süreçtir ve asıl anlamlı ve önemli olan kalkınmayı sürdürebilir bir şekilde gerçekleştirmektir. Bizler bunun sağlanması için azami gayret sarf ediyoruz. Sayın Valim başta olmak üzere, değerli millet vekillerimizle, şehrimizin tüm yöneticileri ve sivil toplum örgütlerimizle sürekli ve sürdürülebilir bir kalkınma sürecinni nasıl yöneteceğimizi istişare ediyor ve bu yönde önemli adımlar atıyoruz. Bu süreçte bir yandan ilimize yeni yatırımların yapılması için yurtdışı ve il dışındaki iş adamlarımızla çeşitli toplantılar düzenlenirken, aynı zamanda ilimizdeki iş adamlarımızla ihracat potansiyelini arttırmak ve yurtdışı programlarına katılma üzere gerek Sayın Valimiz, gerek Sayın Rektörümüz, gerek Sanayi ve Ticaret Odası Başkanımız ve sivil toplum örgütleriyle harekete geçtik. Geçtiğimiz yıl Avrupa da iş adamlarımızla bir araya gelerek yatırım yapma çağrısında bulunduk. Diğer yandan Azerbaycan, Kazakistan, Suriye gibi ülkelerle şehrimizin değerli iş adamları ile birlikte yine Valimizle, Milletvekillerimizle, Rektörümüzle, Ticaret Odası Başkanımızla yani kısacası sivil toplum örgütlerimizle beraber yurtdışı gezilerinde bulunduk ve özellikle değerli iş adamlarımızın sıkıntılarını bertaraf etme noktasında ne türlü gayretlerimiz olacak onların plan ve programlarını yapmaya gayret ettik. Şunu özellikle belirmekte yarar görmekteyim. Dünyanın gelişen yeni dengeleri arasında Elazığ, coğrafi konumu dolayısıyla özellikle Ortadoğu ya ulaşabilecek bir güven ve huzur şehridir. Elazığ, coğrafi konumu, doğal ve 18

20 beşeri zenginliklerinin yanında, hükümetimizin uyguladığı teşvik politikasıyla da en fazla yatırım kolaylığının sağlandığı birkaç ilden biri olmuştur. İş adamlarımızın bu yatırım fırsatlarını en iyi şekilde değerlendirmesi gerektiğini düşünüyoruz. Elazığ ımızın yatırım fırsatlarını bugüne kadar olduğu gibi, bundan sonra da yatırımcılara anlatmaya gayret sarf edeceğiz. Değerli Valim, saygıdeğer misafirler insanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışındaki bir ecdadın evladı olarak en önemli varlığımız insanların topyekün kalkınması için, belediyecilik hizmetlerinde, sosyal belediyecilik hizmetlerine çok ciddi önem vermekte ve önemli kaynaklar aktarmaktayız. Yerel kalkınmanın gerçekleşmesi için, öncelikle yerel halkın kalkınması gerektiği inancıyla, yatırımlarımızı insanımıza yönelik olarak yapmaktayız. Sosyal belediyecilik anlayışımız çerçevesinde, bir yandan yardıma muhtaç insanlarımızın dertleriyle dertlenerek, onları ayağa kaldırmaya gayret ederken, diğer yandan istihdama yönelik çok önemli çalışmalar yürütmekteyiz. Avrupa Birliği projeleri çerçevesinde başlattığımız meslek edindirme kurslarımızda, 3000 in üzerinde insanımız meslek sahibi olabilmek için gayret sarf ediyor. Bunlardan yüzlercesini istihdama kavuşturduk. Meslek edindirme kurslarımızı, Elazığ ın gelişim planı çerçevesinde, ihtiyaç duyulan alanları belirleyerek, bu alanlara göre açtık. Bu hizmetle aynı zamanda ara eleman sıkıntısı çeken sanayicilerimizin sıkıntılarının çözümünde bir nebze de olsa katkıda bulunduğumuzu düşünüyorum. Bizler Elazığ ın kalkınması ve ekonomik gelişmesi için adeta seferber olmuş durumdayız. Benim her zaman ifade ettiğim bir söz var; yaşanacak başka bir Elazığ yok. Bu nedenle Elazığ ımızın kalkınması ve gelişmesi, insanımızın, hemen her alanda, en iyi imkanlara ve yüksek refah seviyesine kavuşması için, gece demeden, gündüz demeden çalışıyoruz ve çalışmaya devam edeceğiz. Bu düşüncelerle bu toplantının şehrimizin ekonomik gelişmesine katkıda bulunmasını diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. 19

21 20

22 ELAZIĞ MİLLETVEKİLİ TAHİR ÖZTÜRK ÜN KONUŞMASI Elazığ ın Ekonomik Gelişmesine katkıda bulunmak üzere İktisadi Araştırmalar Vakfı valilik, öncülüğünde düzenlenen bu toplantı vesilesiyle sizlerle birlikte olmaktan duyduğum memnuniyeti dile getirmek istiyor, hepinize toplantıya hoş geldiniz diyorum. Böylesi anlamlı bir toplantının organizasyonunda görev alan tüm arkadaşlarımızı da yürekten kutluyorum. Değerli Misafirler ve işadamlarımız, sanayicilerimiz; Kalkınma ve ekonomik gelişme elbette ki her ülkenin, bölgenin ve ilin gayretleriyle olabilecek bir süreçtir. Ülkemizde özellikle son yıllarda yaşanan gelişmeler bölgelerarası gelişmişlik farkını ortadan kaldırma noktasında yeni bir heyecan uyandırmıştır. Bölgelerarası gelişmişlik farklılıkları, ülkeden ülkeye şiddeti değişse de, tüm ülkelerin yapısında görülmektedir. Birçok ülke dengeli olarak bölgeler ya da iller arasında eşgüdümlü bir kalkınma gerçekleştirememiş ve denge sağlanamadığı içinde sosyo-ekonomik sorunlarla mücadele etmek zorunda kalınmıştır. İşte ülkemizde geçmişte dengeli bir kalkınma ve ekonomik gelişmeyi sağlayamadığı için yıllardır sosyo-ekonomik sorunların yanında terör gibi sıkıntı ile de uğraşmakta ve yatırıma ayırması gereken imkânları bu sıkıntıyla mücadeleye ayırmaktadır. Günümüzde ekonomik gelişme ve kalkınma, yerel imkânları ve yararları ortaya çıkarmak, yöre halkını üretime yöneltmek, yerel yatırımları artırmak gibi bir boyut kazanmıştır. Dünyanın geldiği bu kalkınma anlayışı içerisinde hükümetimiz 2002 yılından bugüne kadar yerel kalkınmanın sağlanması için çok önemli adımlar attı. Öncelikle Elazığımızın da arasında bulunduğu 49 ilde teşvik yasası uy- 21

23 gulaması gerçekleştirildi. Bu uygulama sayesinde birçok ilimiz yeni yatırımlar aldı ve yeni istihdam alanları oluşturuldu. Yine hükümetimiz, bu yıl yeni bir teşvik uygulaması başlattı. Bu teşvik uygulamasında bölgesel düzeyler dikkat alındı. Elazığ, bu kapsamda ki teşvik uygulamasında en iyi yararlanan illerden biri olarak 4. bölgede yer aldı. Elazığ a yatırım yapacak bir yatırımcı gelir vergisi, SSK Primi, elektrik gideri birçok kalemde çok ciddi avantajlar sağlamaktadır. Elazığ, diğer yandan Devlet Planlama Teşkilatı tarafından yatırımda 15 cazibe merkezi ilden biri olarak belirlenmiştir. Bu, Devlet imkân ve yatırımlarının öncelikle ve ağırlıklı olarak Elazığ a yapılması demektir. Gerçekten öylede oldu. Ekonomik gelişmede en önemli unsurlardan biri ulaşım imkânlarının uygun olmasıdır. Elazığ, yeni havaalanı ile uluslar arası bir yapıya kavuşmuş sadece yolcu uçaklarının değil aynı zamanda nakliye uçaklarının da inip kalkabileceği bir havalimanı olmuştur. Havaalanımızın yeni terminal binası ise 2010 yatırım programına alınarak, önümüzdeki yıl temeli atılacaktır. Yine İstanbul ve Ankara nın yanı sıra İzmir ve Almanya dan da uçak seferlerinin yapılması için bir dizi çalışma başlatılmış, bunların da sonuçları çok yakın zamanda alınmaya başlanacaktır. Elazığ da insanlarımızın kendi işlerini kurmalarını sağlamak amacıyla İş Geliştirme Merkezi kuruldu ve özellikle Sanayi Bakanlığımız ve Maliye Bakanlığımızdan ciddi oranda ödenek ayrılması sağlandı. Bugün burada çok sayıda insanımız kendi ekmek teknelerini kurmanın yanında geleceğin sanayicileri olma yolunda ilk adımı atmış oldular. Yine ekonomik kalkınma çevresinde Fırat Teknokent in kurulması sağlandı. Buraya Sanayi Bakanlığının ciddi maddi destekleri yapılmaktadır. Bir yandan geleceğe yönelik bu adımları atarken aynı zamanda mevcut işletmelerimizin üretim ve rekabet gücünü artırmaya da gayret ettik. Elazığ da doğalgaz ilk olarak Organize Sanayi Bölgesinde sanayicilerimizin hizmetine sunulmuş, onların üretim maliyetlerinde ciddi düşme sağlanmıştır. Yatırımcılarımızın taleplerine cevap vermek üzere 3. Organize Sanayinin altyapı çalışmalarına başlanmış ve bu çerçevede birçok sorunun çözümüne katkı sağlanmıştır. Bu alt yapı yatırımları 2010 da bitecektir. Elazığ ı komşu illere bağlayacak olan modern yeni çevre yolunun yapımına başlanmış ve bu çerçevede çok önemli bir aşama kat edilmiştir. Çevre yolumuzun 2010 yılında hizmete gireceğine inanıyoruz. Elazığ ı geleceğe taşıyacak, kalkınma çabalarına ivme kazandıracak 22

24 sektörlerden biri olan sağlık sektöründe de çok önemli yatırımlar yapıldı. Bu çerçevede bir yandan mevcut hastaneler modernize edilirken diğer yandan da bölge hastanesinin proje çalışmaları başlatıldı. Bir kampus şeklinde düzenlenecek olan bu projede birçok hastane bu bölgede kurulacaktır. Yatırımlar tamamlandığında bölgede bir sağlık merkezi olan Elazığ, bu sektörde daha da güçlenecektir. Hükümetimiz tarafından bölgelerarası gelişmişlik farklarının dengeli bir yapıya kavuşturulması ve bölgesel kalkınmanın hızlandırılması için Kalkınma Ajansı kurulmuştur. Bu çerçevede kurulan Elazığ, Malatya, Bingöl ve Tunceli illerini kapsayan Kalkınma Ajansı nın yararlarını önümüzdeki süreçte görmeye başlayacağız. Burada çok değerli konuklarımızın değerlendirmeleri olarak sizlere yaptığımız bütün yatırımları anlatmak istemiyorum. Çünkü anlatmaya kalksam hayli vakitlerimizi alır. Ben sadece sizlere birkaç yatırımı örnek olarak göstermek istedim. Elazığ ın gelişmesi ve büyümesi için eğitimden sağlığa; sanayileşmeden enerjiye, ulaşımdan altyapıya birçok hizmet ve yatırımın şehrimize gelmesi sağlanmıştır. Bu anlamda yeni yatırımlarımız ve gayretlerimiz elbette de devam edecektir. Ancak, bizler devlet imkânları kadar özel sektör imkânlarının da şehrimize aktarılmasına çalışıyoruz. Bu çerçevede iş adamlarımızla görüşerek şehrimize yatırım yapmaları için önerilerde bulunuyor, bürokrasi de tıkanma noktalarında onların önünü açmaya gayret ediyoruz. Şunun iyi bilinmesi gerekir ki, şehirler artık sadece devlet yatırımlarıyla kalkınmamaktadır. Mutlaka ama mutlaka özel sektör yatırımlarının çekilmesi gerekiyor. Bizler bu noktada bundan sonra gayretlerimizi daha da artırmalı ve Elazığ ın yatırım imkânları ile zenginliklerini iş adamlarımıza daha iyi anlatmalıyız. Elazığ Milletvekilleri olarak bizler şehrimize bir çivi dahi çakma niyetinde olan her yatırımcımızın önünü açar, onlara her noktada rehber oluruz. Bu güzel insanlarımızın yaşadığı aziz şehre yatırım yapacak her insanımıza gururla ve onurla sahiplenir. Onun her zaman yanında oluruz. Şunu son olarak ilave etmek istiyorum. Elazığ ve bölge için; 1. Organik ve meyve yetiştiriciliği 2. Su ürünleri 3. Hayvan yetiştiriciliği 23

25 4. Mermer ve maden 5. Sağlık yatırımları 6. Üniversiteye yeni bölümlerin açılması (çalışmaların hız kazanması bölge için yararlı olacaktır.) Bu düşüncelerle, bu programa katıldığınız için hepinize tekrar teşekkür ediyor, programın şehrimize, bölgemize hayırlı olması temennisiyle sizlere saygılarımı sunuyorum. 24

26 İSTANBUL MİLLETVEKİLİ MUSTAFA ATAŞ IN KONUŞMASI Hepinizi saygı ile selamlıyorum. Bu toplantının hayırlı olmasını öncelikle temenni ediyorum. Çocukluğu ve gençliği bu ilde geçmiş bir kardeşiniz olarak aranızda bulunuyorum. Gerçekten bugün burada tertip edilen toplantı, Elazığ ilimiz için ve bölgemiz için çok önemli bir toplantı. Belki bugüne kadar buna benzer farklı toplantılar, çalışmalar yapılmış olabilir. Ama inanıyorum ki bu toplantıdan sonra Elazığ kalkınma yönünden, gelişme yönünden daha farklı noktalara gelecektir. Öncelikle bu toplantıyı tertip eden değerli Elazığ Valimize, yine katkı sağlayan ve fiziki ortamlarını bu toplantı için açan Ticaret Odası Başkanımıza Elazığ ımızın ve bölgenin kalkınması yönünde bilimsel çalışmalar yaparak bu toplantının yapılmasında büyük emek sarf eden başta İktisadi Araştırmalar Vakfımızın değerli başkanı Prof. Dr. Ahmet İncekara beyefendiye ve yönetimine, burada tebliğ sunacak olan değerli bilim adamlarımıza, sanayicilerimize, iş adamlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bu toplantıdan sonra biraz önce ifade ettiğim gibi Elazığ ile ilgili gerek buradaki sanayici ve iş adamlarımız gerekse bilim adamlarımız herhalde bakış açıları değişir diye ümit ediyoruz. Değerli katılımcılar her yerde en önemli unsur hiç unutulmamalıdır ki insandır. Paradan önce de insan geliyor, emekten önce de insan geliyor, her unsurun temel taşı insandır. Dolayısıyla biz bugüne kadar yapamadığımız ya da yapmak isteyip de gerçekleştiremediklerimizin temelinde ben iki hususu görüyorum. Toplumsal olarak belki bugüne kadar yaşadığımız sıkıntıların ve eksikliklerin temelinde iki ana unsur olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Bunlardan bir tanesi duyarlıklarımızdan uzaklaşmamızdır, bir tanesi de değerlerimizden uzaklaşmış olduğumuzu düşünüyorum. Biz bu kaybetmiş olduğumuz veya azaltmış olduğumuz değerlerimize yeniden kavuşabilirsek, duyarlılığımız yeniden kazanabilirsek duyarlı birer kimlik olabilirsek herhalde çözemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur diye düşünüyorum. Yine benden önceki değerli konuşmacılarımızın da ifade ettiği gibi, birliğimizi beraberliğimizi iyi muhafaza edebilirsek o kaybettiğimiz değer- 25

27 lerimizi yeniden kazanıp, adalet, dürüstlük ve temiz insan olmak, dürüst insan olmak, kimlikli insan olabilmek hususundaki özelliklerimizi yeniden muhafaza edip, birbirimize güven noktasında kaybettiğimiz hasretlerimizi yeniden kazanıp omuz omuza verebilirsek Elazığ ımızda çözemeyeceğimiz hiçbir iş yoktur diye düşünüyorum. Çünkü cenabı hak bölgeye her türlü zenginliği vermiş, yer altı zenginliği var, yer üstü zenginliği var, insan kaynağı noktasında da inanıyorum ki yine hiçbir bölgede olmayan insan kaynağımız var. peki eksik olan ne, eksik olan bu gücü birleştirmek. Bunu da yapabilecek durumdayız diye düşünüyorum. İnşallah bu toplantı arzu ettiğimiz kapıların açılışına vesile olur diye düşünüyorum hızlı bir şekilde bölgenin kalkınmasına vesile olur diye düşünüyorum. Tekrar bu toplantının düzenlenmesinde, organizasyonunda emeği geçen bütün kurum ve kuruluşların temsilcilerini tebrik ediyorum. Bu bölgede doğmuş ama bu bölgede doyamadığı için doyabileceği yere gitmiş olan bir kardeşiniz olarak inşallah burada doğup burada doyan, yaşan nesillere katkı sağlaması amacıyla bu toplantının hayırlı olmasını temenni ediyor, hepinizi saygı ile selamlıyorum. 26

28 ELAZIĞ VALİSİ MUAMMER EROL UN KONUŞMASI Öncelikle tüm saygıdeğer misafirlerimizi ve katılımcılarımızı teşriflerinden, emeklerinden dolayı minnet duygularımla ve saygıyla selamlıyorum. Elazığ ile ilgili dışarıda özelikle Elazığ adı geçtiğinde Elazığ ile birlikte Elazığ insanının meziyetleri de hep göğüs kabartan meziyetlerdir. Peki bu güzellik bugün ne aşamada? bu güzellik üzerine neler ilave edilmeli ki Elazığ ilinin ekonomik gelişmesi ile ilgili bu güzelliğinde katkısıyla istediğimiz noktaya gelmiş olalım.herhalde bu toplantının çok genel bir amacını ifade edecek olursak çerçeveyi böyle çizersek uygun olur. Bizler, bu toplumun atanmış veya seçimle gelmiş önderleri olarak kendi işinin başında, kendi halinde yaşayıp giden, esnaf, memur, işadamı gibi insanlardan daha farklı bir konumdayız. Bu daha farklı konumun getirdiği daha farklı ekstra görevler ve sorumluluklar vardır diye düşünüyorum. Nedir bu? Bizlerin, önderi olduğumuz toplumun, insanların mevcut halinin dışında, rutin işler dışında, topluma hem kültürel anlamda, hem iktisadi alanda, ekonomik gelişme alanında bir hedef tespit etmek konusunda görev ve sorumluluğumuz vardır ve belki de önder insanların sivil toplum kuruluşu başkanı olsun, akademik organlardan, fakültelerden, araştırma derneklerinden, vakıflardan, şirketlerden olsun önder insanın bir numaralı görev ve sorumluluğu toplumun gideceği hedefleri ve bu hedeflere toplumu ulaştıracak stratejileri belirleme hususunda kafa yormak. gayret göstermektir. Aksi taktirde zaten olan işler içinde biz bütün sermayemizi gayretimizi sarf eder, onun çerçevesi dışına çıkamasak da ilerleme ve gelişme üzerine bir bardak soğuk su içmişiz demektir. Bu toplantıdan sonra da bizim önümüze yeni çıkan fırsatlar nedir? Sayın vekilimiz ifade ettiler. Kalkınma ile ilgili olarak teşvik konusunda hükümetimizin hakikaten çok iyi düşünülmüş, sonuca dönük, iyi desteklenmiş bir programı var. Bu imkan ve potansiyel nerde nasıl bir araya getirirsek, hangi hedeflere bunları yönlendiririz ve hangi yoldan giderek hep arzu ettiğimiz daha iyi daha ileri nasıl ulaşırız sorusunda bir ortak emek, gayret, birlik sağlayabiliriz.sağ olsunlar Ahmet hocam başta olmak üzere, İktisadi Araştır- 27

29 malar Vakfı ve diğer çok kıymetli hocalarımız.bu talebimize emek ve gayretlerimize alaka gösterdiler. Bu toplantıdan ne bekliyoruz. Doğrusu burada bunları hemen sıralamak belki çok iyi olmayabilir, yönlendirici olabilir diye ben endişe ediyorum.somut hedefler olarak inşallah değerlendirme toplantısında bunların altını çize çize hedeflerin ne olması gerektiği, iktisadi, kültürel gelişiminin konusunda net bir değerlendirme çalışmaları da dinledikten sonra hep birlikte yapar tartışır, Elazığ yönünden yeni hedefleri tespit etmiş, ona nasıl ulaşacağı konusunda en azından kafa yormuş olarak bu toplantıyı bitiririz ümidindeyim. Ben tekrar katılımlarınızdan emek ve gayretlerinizden dolayı teşekkür ediyorum hepinizi saygı ile selamlıyorum bu toplantının hayırlara vesile olmasını diliyorum. 28

30 29

31 30

32 ÇALIŞMA OTURUMU -1 Başkan : Prof. Dr. Nuri ORHAN Fırat Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi 1.Tebliğ : Elazığ Kültürü ve Teşebbüs Kültürü Sunan : Yrd. Doç. Dr. Süleyman İLHAN Fırat Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi 2.Tebliğ : Elazığ İlinin Gelişmesinde Sanayi ve Ticaretin Yeri ve Önemi Sunan : Prof. Dr. Adem ŞAHİN TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Genel Sekreteri 31

33 BAŞKAN: PROF. DR. NURİ ORHAN Elazığ İlinin Ekonomik Gelişmesi seminerinin ilk oturumunu başlatıyorum. Oturumumuzda iki konuşmacımız var. Konuşmacılarımızın ilki Sayın Yrd. Doç Dr. Süleyman, İlhan Fırat Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi, ikinci tebliğimizi Prof. Dr. Adem Şahin sunacak. Prof. Dr. Adem Şahin, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim üyesi ve genel sekreteri. Süremiz çok kısıtlı olduğu için hiç detaya girmeden direkt konuşmacılara söz vermek istiyorum. İlk tebliği sunmak üzere sözü Yrd. Doç Dr. Süleyman İlhan a veriyorum. 32

34 ELAZIĞ KÜLTÜRÜ VE TEŞEBBÜS KÜLTÜRÜ Yrd. Doç. Dr. Süleyman İLHAN Fırat Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 33

35 34

36 Elazığ (Harput) geçmişte her ne kadar ipek yolu gibi kadim ticaret yollarının ana uğrakları arasında yer almasa da, avantajlı konumu nedeniyle Şam ve Halep gibi Akdeniz e açılan zengin bir ticaret havzasıyla sıkı bir bağlantı içinde olmuştur. Paralel olarak, uygun tarım imkânlarının da mevcudiyetiyle uzun süre kendine yeterli bir ekonomi tesis edebilmiştir. Ancak zamanla konjonktürün değişimiyle bu konumunu giderek kaybetmiş ve tamamen içe kapanmıştır. Bugün ekonomik gelişmişlik düzeyi açısından ülkemizdeki bir çok kentin gerisindedir ve ciddi bir ekonomik kalkınma sorunuyla karşı karşıyadır. Günümüzde küresel ekonominin ulusal ekonomileri yeniden yapılanmaya zorlamasıyla devletten beslenme, devlet üzerinden kalkınma dönemi giderek kapanmakta, kentler geleceklerini bizzat kendileri kurmak durumunda kalmaktadırlar. Elazığ da kendi geleceğini şekillendirme kapsamında ekonomik kalkınma sorununu devlete yaslanarak değil, kendi dinamikleriyle aşmak durumundadır. Bu da hiç kuşkusuz inisiyatif almakla, özel teşebbüse (girişimciliğe) dayalı köklü bir hamleyle mümkündür. Ancak Elazığ da kalkınmaya zemin oluşturacak gelişmiş bir girişimci kültürün ve kalkınma misyonunu üstlenerek, bu sürece öncülük edecek yeterlikte bir girişimci grubun bulunduğu söylenemez. Üstelik sosyo-ekonomik hayatın genel görünümleri itibariyle Elazığ ın daha çok memur kenti özellikleri sergilediği gözlenmektedir. Durumun, Elazığ ın kültürel 1 özellikleriyle ilişkili olup olmadığının ya da ne ölçüde ilişkili olduğunun saptanması hiç kuşkusuz kapsamlı alan araştırmalarını gerektirmektedir. Zira, girişimciliğin oluşumu çok sayıda faktörün rol oynadığı karmaşık bir süreçte gerçekleşmektedir. Girişimciliğin, benzer özellikler taşıyan kültür havzalarının kimi yerlerinde gelişebilen, kimi yerlerinde ise gelişemeyebilen bir fenomen olması, bu fenomenin geliştiği sosyo-kültürel yapılarda bütün bireylerin girişimci olamamaları ve kimi sosyokültürel yapıların girişimciliğe yatkın olmalarına rağmen girişimcilik üretememeleri gibi nedenler dikkate alındığında, girişimciliğin oluşumunu teşvik 1 Elazığ ın kültürel özelliklerine odaklı, ayrıntılı bir kültür çalışması bulunmamakla birlikte, Elazığ ın (Harput) genel özellikleriyle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. İ. Sunguroğlu, Harput Yollarında, C: I-II, İstanbul: Yeni Matbaa, 1958, 1959; İ. Sunguroğlu, Harput Yollarında, C: III-IV, İstanbul: Özaydın Matbaası, 1961,

37 eden ya da engelleyen kültürel faktörlerin ve bunların etki düzeylerinin saptanmasının güçlüğü açığa çıkmaktadır. Bununla birlikte aile ve akrabalık yapısı, akran, arkadaş, eş-dost ağları ve genel olarak sosyo-ekonomik hayat üslubu temelinde oluşan toplumsal atmosferin yansıttığı kültürel görünümler üzerinde yapılan gözlemlerden hareketle, girişimciliğin Elazığ özelinde toplumsal kültür açısından konumlanma biçimine ve kültür içindeki potansiyel imkanlarına dair kimi çıkarımlarda bulunmak da mümkündür. Elazığ da kültürel hayatın genel görünümlerine bakıldığında; zengin mutfağı, otantik müziği, folklor ve edebi zenginliği, kendine özgü giyim-kuşam kültürü, derinlikli ilim geleneği, özellikle Harput un yansıttığı çok yönlü tarihsel mirası vs. özellikleriyle Elazığ Kültürü kavramsallaştırmasını hak edecek zenginlikte bir kültürel birikimin mevcudiyeti gözlenmektedir. Öyle ki, başta aile olmak üzere çeşitli sosyalizasyon aygıtları üzerinden orijinalliği büyük ölçüde korunarak kuşaktan kuşağa aktarılan kültürel zenginlik/otantisite Elazığ için toplumsal gurur kaynağı olacak düzeydedir. Bu nedenle Elazığlılar, kendi kültürlerine samimi bir bağlılık duyarlar. İnsanlarda zengin ve özgün bir kültürün temsilcisi oldukları duygusu hakimdir. Halkın aidiyet ve kimlik duygusunun oluşumunda kültürün bu özelliklerinin etkili olduğu söylenebilir. Toplumsal ilişkiler boyutuyla bakıldığında ise, bu kültürün hakim renklerinin ataerkillik/itaat kültürü, bireyciliğin gelişmemişliği/kamucu toplumsal örgütlenmişlik, geleneksel dayanışma biçimi, geleneksel hiyerarşi ve statü anlayışı, soy-sop gibi verili durumlar olduğu dikkati çekmektedir. Bireylerin vaziyet alışları, tutum ve davranışları, tercihleri, ilişkileri, özelde ekonomik faaliyete yaklaşım biçimleri, kısaca zihniyetleri 2 kültürün bu özellikleri doğrultusunda şekillenmektedir. Söz konusu hususiyetler toplumsal ilişkilerde, faaliyetlerde, etkileşim süreçlerinde somutlaşmaktadır. Başta aile olmak üzere kurumsal yapılar bu kültürün değerlerini ve normlarını yansıtmakta, bireyi bu değerler ve normlar doğrultusunda sosyalize etmektedirler. Risk alma, rekabetçilik, rasyonalite, yenilikçilik, başarı odaklılık, cesaret, kendine güven, kararlılık, liderlik/bağımsızlık duygusu, esneklik ve iş bitiricilik, fırsat kollama, inisiyatif alma, değişime açıklık vs. girişimci karakterin kurucu unsurlarına yeterince yer verildiği söylenemez. Aksine, kan bağı akrabalığı kapsamında ağabey, amca, ata, arkadaş gibi anlamlarının ötesinde; mertliği, yiğitliği, dürüstlüğü, güvenilirliği, dostluğu, adaleti, cömertliği, vatanseverliği, misafirperverliği imleyen gakgoşluk anlayışının şekillendirdiği insan tipinin idealize edildiği görülmektedir. Gak- 2 Zihniyet çözümlemesiyle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. S. F. Ülgener, İktisadi Çözülmenin Ahlâk ve Zihniyet Dünyası, İstanbul: Der Yay.,

38 goşluk, toplumsal kimliğin, onurun, gururun, şerefin, itibarın somutlaştığı sosyo-kültürel bir varoluşu sembolize eder. İçerdiği hususiyetler almayı değil vermeyi, biriktirmeyi değil paylaşmayı, yararlanmayı değil yararlandırmayı vs. gerektirir. Bu doğrultuda hareket etmeyen Elazığlılar gakgoş olarak nitelendirilseler bile hiçbir zaman toplumsal onanma, kabul ve meşruiyet bulamazlar. Gakgoşluğun toplumsal onanması ve meşruiyeti kesinlikle diğerkâmlığa endekslidir. Yaşayan gakgoşluk anlatılarından hareketle, diğerkâm pratikler kapsamında, örneğin yoksula/muhtaca, güçsüze karşılık beklemeksizin her türlü yardım edilmesinin, kol-kanat gerilmesinin gakgoşluğa bir tür sosyal güvenlik sistemi fonksiyonu kazandırdığını, bunun da gakgoşlar için karizmatik sayılabilecek bir iktidar alanı açtığını söylemek mümkündür. Kanaat önderi sayılan gakgoşların ekonomik konulara ilgi duymaktan çok, toplumsal konulara/sorunlara ayarlı bir duruş sergilemelerinin, topluma liderliği misyon edinmelerinin söz konusu iktidar avantajıyla ilgili olduğu söylenebilir. Bu bağlamda, kimi bireysel/toplumsal sorunları karakola/mahkemeye intikal ettirilmeden barışçıl yollarla çözüme kavuşturabilmeleri biçimindeki geleneksel uygulamalara hala rastlanmaktadır. Dolayısıyla gakgoşluğun özü itibariyle sosyal, kültürel bir olgu olduğu ileri sürülebilir. Daha açık bir ifadeyle, Elazığ için temel bir kültürel değer olan gakgoşluk ruhunun ekonomik üretime/ticarete, maddi kazanca, dönük bir muhtevası yoktur. Üstelik, gakgoşluk anlayışı kapsamında kimi ticari faaliyetlerin ayıplanabildiği, tarımsal ve hayvansal ürünlerin pazarlanmasının ise neredeyse tamamen mahküm edildiği, buna karşılık sosyal prestij gereği gösterişçi tüketimin teşvik edildiği dikkati çekmektedir. Öz olarak; toplumsal içerimleri, çağrışımları ve yapıcı özellikleri bakımından gakgoşluğun, ekonomik/müteşebbis bir karaktere değil, yerleşik sosyo-kültürel bir statü ve role karşılık geldiği söylenebilir. Öte yandan Elazığ özelinde aile, akrabalık, komşuluk, arkadaşlık gibi yapılar temelinde oluşan geleneksel destek ağları üzerine kurulu sosyal ortam son derece istikrarlıdır. Bu ortam bireyi her bakımdan sarıp sarmalayarak ona korunaklı alanlar açmaktadır. Bu bakımdan en etkin rolü bireye en kapsamlı ve sürekli desteği veren ailenin oynadığı gözlenmektedir. Aile çocuklara meslek kazandırmaktan, evlendirmeye, konut/otomobil edindirmeye kadar hayatın hemen her evresinde kendini misyon sahibi görmekte ve bu doğrultuda hareket etmektedir. Böylelikle aslında bireyi ömür boyu kendine bağımlı kılmakta, varlığını adeta aile desteğiyle sürdürür hale gelmesine sebebiyet vermektedir. Sonuçta birey, çoğunlukla hayatın çetin gerçekleriyle yüzleşmek zorunda kalmamakta, kendisine deneyim ve öz-güven kazandıracak köklü sarsılmalar, keskin alt-üst oluşlar yaşamamakta, özetle kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenememektedir. 3 37

39 Bununla birlikte, birey genelde güven ve istikrarlılık algısı üzerinden hayata bakmaktadır. Sıkı çalışma, mücadele, zaman, enerji, sermaye, risk gerektiren özel teşebbüs yerine, çoğunlukla devlet memurluğunun tercih edilmesi bu fikri doğrular niteliktedir. Her kademede tatminkâr olmasa da sürekli bir maddi gelir, sosyal güvence ve emekliliğe kadar istihdam garantisi sunması, icra edilmesinin özel sektöre oranla kolay ve risksiz olması, sıkça maruz kalınan ekonomik krizler ve akut istihdam sorunları karşısında korunaklı bir liman olarak görülmesi devlet memurluğunun kimi bildik tercih nedenleridir. Öte yandan, kamucu toplumsal örgütlenme biçimi, toplumsal/bireysel anlamlar dünyasında merkezi konumda olan devlet baba imgesi, devlete kapılanma alışkanlığı, devlet görevinde olmanın itibarı vs. kültürel faktörler de memurluğun tercih nedenleri arasında yer almaktadır. Devlet memurluğuna olan rağbette, memur rol modelleri fazlasıyla etkili olmaktadır. Rol modellerin çokluğu ve yüksek toplumsal onanma/meşruiyet düzeyi devlet memurluğuna yönelişi teşvik edici fonksiyona sahiptir. Harput un, Osmanlıdan günümüze önemli bir eğitim merkezi oluşu, günümüz Elazığ ına uzun bir tarihsel arka plana dayanan bir memurluk tecrübesi olarak yansımaktadır. Bugün sadece üst düzey sivil ve askeri bürokraside görevli Elazığlıların yüksek bir orana tekabül ettiklerine sıklıkla dikkat çekilmesi, kamuda istihdam olunmuş Elazığlıların toplam sayısının çok yüksek olduğunu düşündürmektedir. Elazığ da İnsanlar özelde devlet memurluğuna, genelde aylıklı kamu pozisyonlarına fazlasıyla aşinadırlar, kamu görevliliğinin sunumlarının bilincinde oldukları gözlenmektedir. Buna karşılık girişimciliğin, sanayici/işadamlığının günümüz dünyasında neye tekabül ettiği konusunda yeterli bilgiye sahip oldukları söylenemez. Başarılı, öykünülecek/özdeşleşilecek girişimci rol modellerinin yetersizliği de dikkate alındığında, devlet memurluğuyla özel girişimcilik/müteşebbislik arasında rasyonel bir mukayese yaparak girişimciliğe dair bir farkındalığa ulaşabilmeleri hayli zordur. Bu nedenle örneğin aile genelde özel sektöre yönelişi çocukları için bir seçenek olarak ortaya koymaz. Çocuklara girişimciliğe dönük yüksek başarı güdüsü, sıkı ve disiplinli çalışma, öz güven duygusu, tutumluluk, iş ahlâkı ve toplumsal sorumluluk bilinci vs. kazandırılmasının arayışına girilmez. Böylece girişimci değerleri içselleştirip yücelten, bu değerler üzerinden hayata bakan, girişimci zihniyete sahip bireylerin yetişmesi mümkün olamamaktadır. Akraba, akran, arka- 3 Bu konuda Prens Sabahattin in dikkate değer görüşleri vardır. Prens Sabahattin in Türk toplumunun, bireyciliği/kişisel inisiyatifi baskılayan, kolektivist ya da kamucu bir örgütsel yapı sergilediğini, bu bağlamda, özellikle çocuk yetiştirme tarzıyla ailenin hayati bir rol oynadığını ileri sürer. Ayrıntılı bilgi için bkz. Prens Sabahattin, Türkiye Nasıl Kurtarılabilir, (Çev: Muzaffer Sencer), İstanbul: Elif Yay.,

40 daş, eş-dost çevresinin de aynı yaklaşım içinde olması statükonun devamını pekiştirmektedir. Memurluk, toplumsal bilinçte, anlamlar dünyasında öylesine baskındır ki, girişimci ailelerin bile önemli bir oranı çocuklarının memur olmasını istemektedirler. Elazığlı girişimciler üzerine yapılan bir araştırma bu gerçeğe dikkati çekmektedir. Söz konusu araştırmaya göre, çocukları için gelecekte hangi mesleği düşündükleri sorusuna, girişimcilerin % 30 u (girişimci grup için çok yüksek bir oran) kamuda doktorluk, hukukçuluk, mühendislik gibi prestijli bir meslek düşündükleri cevabını vermişlerdir (İlhan, 2005: 244). Üstelik bu bir temenni ya da özlemin ötesindedir. Zira, girişimci grup çocuklarının prestijli kamu mesleklerine girebilmeleri için gerekli bütün nesnel şartları yerine getirmekte, onları fazlasıyla destekleyip motive etmektedir. Bizzat girişimci grubun böyle bir yaklaşım içinde olması, ortalama aileler için çocuklarının hayatını kurtarmak adına daha alt kademe memurlukların ya da diğer aylıklı kamu görevlerinin bile yeterli görülmesini anlaşılır kılmaktadır. Devlet memurluğuna ya da diğer aylıklı kamu görevlerine olan yüksek rağbetin girişimci ruhu baskılayıcı, girişimci kültürün oluşumunu engelleyici işlev gördüğü söylenebilir. Çocukların küçük yaştan itibaren memurluğa özendirilmesi, onları memurluğun tipik özellikleri olan itaatkâr, kuralcı/şekilci, titiz, ihtiyatlı, disiplinli, pasif, garantici/riske kapalı, statükocu tutum ve davranışlara yatkınlaştırarak girişimci potansiyeli daha baştan dumura uğratmaktadır. Memurluk, sonuçta toplumun genelini memurluk zihniyetine hapsederek atalete sürükleyen bir işleve sahiptir. Gerçekte, memur edimlerini yansıtan parametreler, örneğin, rutinlik, alışkanlık, biçimsellik, tutuculuk, statükoculuk, verimsizlik, faaliyetsizlik vs. toplumsal alanın üzerini örten ve dinamizmi körelten görünümlerdir. Memuriyen toplum, memur zihninin ete kemiğe büründüğü, aile, eğitim, eğlence, iş/üretim, bakış açısı vs. üzerinde hegemonya kurduğu bir toplumdur. Bu toplum, genel planda, başarı verimlilik, etkinlik, girişkenlik, dinamizm, vb. değer üretiminden yoksundur. Bu toplumda, iktisadi ve sosyal yaşam, memur zihni etrafında örgütlenmiştir ve memuriyette olumlanan değer ve kıstaslar büyük öneme sahiptir. Farklı iş/güç ve meslek dallarının popülaritesi düşüktür. Herkesin gönlünde rahat ve kolay bir işe sahip olma düşüncesi vardır. Çalışmadan kazanmak, devletten aylık Allah tan sıhhat anlayışı baş tacı edilir. Risk almak, cesaret göstermek, gözüpek hareket etmek, atak olmak, ekmeğini taştan çıkarmak, gibi girişimci tutum ve tavırlara rağbet edilmez (Aytaç, 2006: 2-5; Bkz. Prens Sabahattin, 1965: 55-57). Formel eğitim kapsamında ve çeşitli çevrelerle girilen etkileşim sürecin- 39

41 de kazanılan bilgi, tecrübe ve bilinçlenmeye bağlı olarak özel girişime yöneliş de başta aile olmak üzere sosyal çevrenin direnciyle karşılaşmaktadır. İş kurmanın emek, zaman, sermaye, hatta moral destek gerektirmesi sosyal sermaye desteğini önemli kılmaktadır. Ancak sosyal sermayenin en önemli unsuru olan ailenin özellikle yüksek risk algısı nedeniyle desteğini almak en büyük handikaptır. Zira iş kurmak ve onu sürdürmek genellikle birkaç denemeden sonra başarılı olabilen ya da tümüyle başarısızlıkla sonuçlanabilen riskli bir girişimdir. Başarısızlık aile kaynaklarının buharlaşmasının da ötesinde sosyal itibar kaybına sebebiyet vermekte, iş kurmaya çalışan birey üzerindeki baskıyı arttırmaktadır. Özellikle ataerkil kültür özelliklerinin tolerans tanımamasından dolayı genelde mahküm edilmektedir. Bu yüzden başarısızlık, sosyal bağların da güçlülüğü nedeniyle sadece bireysel değil, çoğunlukla bütün ailenin başarısızlığı olarak değerlendirilmekte ve onur kırıcı olarak algılanmaktadır. Hemen herkesin tanıdık/tanış olduğu dar çevre koşulları da bu algılanış şeklini pekiştirmekte, ailenin geneli üzerindeki toplumsal baskıyı arttırmaktadır. Aileler başarısızlıkla/iflasla karşılaşmanın tedirginliği altındadırlar. Başarısız ailelerin sosyal çevreden destek bulabilmeleri neredeyse imkansızdır. Dar çevre şartlarında başarısız örneklerin düştüğü konum yeterince caydırıcı olmaktadır. Özetle toplumsal atmosferin başarısızlığa tolerans tanımaması özel teşebbüse yönelişin güçlü bir bariyeridir. Elazığ da birlikte/ortak iş yapma kültürünün de gelişmemişliği dikkati çekmektedir. Aktif işletmelerin önemli bir kısmı şahıs ya da aile şirketi statüsündedir. Elazığlı girişimciler üzerine yapılan bir araştırmaya konu olan toplam işletmelerin % 75 inin bireysel mülkiyet ve aile şirketi statüsünde oldukları ortaya çıkmıştır (İlhan, 2005: 224). Birlikte/ortak iş kurma ve mevcut bir işin yeni ortaklarla büyütülmesi gibi teşebbüsler de güçlü toplumsal önyargılar nedeniyle daha baştan akim kalmaktadır. Çok ortaklı işlerin özellikle kişisel anlaşmazlıklar nedeniyle (bu anlaşmazlıkların çoğu, müdürlük/yöneticilik/patronluk statüsünü ortaklardan hangisinin üstleneceğiyle ilgilidir) başarısızlıkla sonuçlanması böylesi oluşumlara yönelik önyargıları daha bir katılaştırmakta, güç birliğiyle tesis edilebilecek büyük boy oluşumlar üzerinden servetin sermayeye dönüşümünü engellemektedir. Öte yandan, Elazığ ataerkil kültür kodlarının etkisiyle olduğu kadar, kendisini gelişmiş illerle kıyaslamanın da ağır baskısı altındadır. Bu durum, psikolojik içe kapanmaya sebebiyet vermekte, kalkınmaya/girişimciliğe dönük önyargıları sonuçlamaktadır. Yakın illerin bile gerisinde olmak insanlarda umutsuzluk, karamsarlık, mevcut durumu kabullenmişlik duygusu uyandırmakta, bu duygunun geniş bir toplumsal tabana yayılması ise insanların kalkınmaya, özel teşebbüse olan inançlarını kaybetmelerine neden olmaktadır. Başka kentlerle mesafenin her geçen gün açıldığının fark edilmesi umut- 40

42 suzluğu ve içe kapanmayı daha da arttırmaktadır. Oysa sosyo-iktisadi yeniden yapılanma hamlesinin başarı şansı, halka dayanmasına bağlıdır. Bir kentin/bölgenin ekonomik kalkınması ancak halkının kalkınma sürecini üstlenmesiyle mümkündür. Halkı kalkınmanın önemine, gerekliliğine, olabilirliğine inanmayan ve kalkınma sürecine katılmayan, destek vermeyen bir yerelin kalkınması imkansızdır. Böylesi yerler devletin maximum yatırımlarına rağmen gelişemezler. Buralarda girişim ruhunun filizlenmesi mümkün değildir. Çağdaş girişimci kodlara mesafelilik, bilgi/görgü sirkülasyonunun zayıflığı, yeni yatırım alanları konusunda vizyon sahibi olunmayış vs. Elazığ için taklitçiliği beslemektedir. Elazığ da taklit alabildiğine yaygındır. Ancak kârlı ve sürdürülebilir olanın taklidi ya da bir işletmenin örgütsel özellikleri ve teknolojik imkanlarının taklidi biçiminde değil, Elazığ şartlarında birden fazlasının ayakta kalamayacağı bir ticari kuruluşun bizzat etkinlik alanının taklidi biçiminde rasyonel olmayan bir taklittir bu. Yeni kurulmuş bir işin aynen taklit edilmesine, hatta hemen yanı başına aynı işin birden fazla kişi tarafından kurulmasına sıkça rastlanmaktadır. Elazığ için rekabetin rasyonel değil, genelde rakiplerini engelleme biçiminde işlediğinin bir ifadesi olarak da görülebilecek bu durum, akılcı bir yaklaşımla başarı şansı olabilecek bir kapital birikimin bulunduğunu da akla getirmektedir. Elazığ da girişimci kültürün gelişmemişliği, ideal özellikleriyle kristalize olmuş bir girişimci rol modelinin bulunmayışı ve girişimcilerin yeterince tanınmayışı iktisadi alana esnaflık/tüccarlık tecrübesi üzerinden bakmayı sonuçlamaktadır. Esnaflık/tüccarlık tecrübesinin ise iş ahlâkı kriterlerinin ileri derecede belirleyici olmayışı, rasyonel temelde kurumsallaşmamışlığı gibi nedenlerle fazlaca olumlandığı söylenemez. Dahası, toplumsal tecrübe içinde ekonomik faaliyete dönük kimi olumsuz örneklerin de etkisiyle ticari faaliyette bulunanların aç gözlü, köşe dönücü, sahtekâr, hilekâr, düzenbaz, fırsatçı gibi olumsuz önyargılarla yan yana getirilebilmesi halk nezdinde bu statüyü olumsuzlamaktadır. Girişimcilik statüsüne de bu olumsuzlama üzerinden bakılabilmesi, bir yandan girişimcilik statüsünün toplumsal itibarını, bir yandan da üretici girişimciliği tamamlayıcı fonksiyona sahip ticari faaliyet desteğini zayıflatmaktadır. Kısa vadede zenginleşme güdüsüyle fiyat yükseltme yoluna gidilebilmesi biçimindeki rasyonel olmayan yaklaşımlar ve sürekli fiyatlara endeksli bir esnaflık/tüccarlık mantığı, halkın yakın illere yönelmesine ve Elazığ için ticari hayatın durgunlaşmasına sebebiyet vermektedir. Bu bağlamda Harput a/elazığ a aidiyetin ürettiği güçlü hemşehrilik bilincinin de Elazığ sınırları dahilinde girişimciliğin gelişmesi ve ekonomik kalkınma yönünde işlediğini söylemek de mümkün görünmemektedir. Çok or- 41

43 taklı bir sosyo-iktisadi örgütlenme tarzının gelişmesine hizmet etmediği gibi, yerel sermayenin il dışına çıkmasını da engelleyememektedir. Hemşehrilik kültürünün daha çok Elazığ dışında etkili olduğu ancak il dışındaki girişimci bilginin, tecrübenin, sermayenin Elazığ a yönelmesi doğrultusunda herhangi bir işlevinin bulunduğu söylenemez. SONUÇ Daha çok gözleme dayalı verileri referans alan bu çalışmada, Elazığ da sosyo-kültürel yapının, girişim kültürünü/ruhunu baskılar yönde işleyen kimi özelliklerine dikkat çekilmeye çalışılmıştır. Ancak Elazığ da sosyo-kültürel yapının, bütünüyle girişimciliğe kapalı olduğu ve girişimci kültürü üretebilme kapasitesinden mahrum olduğu biçiminde bir iddia söz konusu değildir. Toplumsal kültür-girişimcilik ilişkisi gibi çok boyutlu bir konunun açıklığa kavuşturulabilmesi kapsamlı alan araştırmalarıyla mümkündür. Girişimci potansiyele dair objektif saptamalarda bulunularak, girişimciliği besleyecek sosyoekonomik/politik kanalların açılmasına veya girişimci ruhu ateşleyecek uyarım mekanizmalarının devreye sokulmasına dönük etkin ve kararlı adımların atılması böylesi araştırmaların verilerini referans almaya bağlıdır. KAYNAKLAR AYTAÇ, Ömer (2006), Memurluk Zihniyeti ve Memuriyen Toplum: Prens Sabahattin in Görüşleri Işığında Bir Çözümleme Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt: 8, Sayı: 1, ss İLHAN, Süleyman (2005), Bazı Değişkenler Açısından Elazığ da Girişimci Profili Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt: 15, Sayı: 1, ss PRENS SABAHATTİN (1965), Türkiye Nasıl Kurtarılabilir, (Çev: Muzaffer Sencer), İstanbul: Elif Yay. SUNGUROĞLU, İshak (1958), Harput Yollarında, C:I, İstanbul: Yeni matbaa. SUNGUROĞLU, İshak (1959), Harput Yollarında, C:II, İstanbul: Yeni matbaa. SUNGUROĞLU, İshak (1961), Harput Yollarında, C:III, İstanbul: Özaydın Matbaası SUNGUROĞLU, İshak (1968), Harput Yollarında, C:IV, İstanbul: Özaydın Matbaası. ÜLGENER, Sabri Fuat (1981), İktisadi Çözülmenin Ahlak ve Zihniyet Dünyası, İstanbul: Der Yay. 42

44 ELAZIĞ İLİNİN GELİŞMESİNDE SANAYİ VE TİCARETİN YERİ VE ÖNEMİ Prof. Dr. Adem ŞAHİN TOBB-ETÜ Üniversitesi Öğretim Üyesi 09 EKİM 2009 ELAZIĞ 43

45 44

46 Elazığ ili ile ilgili çok sayıda bilginin derlendiği kıymetli çalışmalar çerçevesinde güncel veriler de dikkate alınarak; İl in gelişmesinde sanayi ve ticaretin önemi üzerine yapılan değerlendirmeleri içeren çalışmamız, 8 ana bölümden oluşmaktadır. Buna göre ilk bölümde Elazığ İli nin mevcut durumunun tespiti yapılarak, ikinci bölümde sanayi yapısı ve sanayinin bölgesel rekabet edebilirlik için önemi vurgulanmıştır. Yine üçüncü bölümde aynen sanayide olduğu gibi ticaret yapısı ele alınmış, bölgesel ve ülkesel bazda değerlendirmelere yer verilmiştir. Dördüncü bölümde Elazığ iline yönelik devlet yardımları ve teşvikler anlatılmaya çalışılmış, beşinci bölümde bölgeye yönelik diğer çalışmalar (Kalkınma Ajansı ve Doğu Anadolu Projesi) üzerinde durulmuştur. Altıncı bölümde ise Elazığ ilinin özellikle sanayi ve ticaret yapısı çerçevesinde ekonomik anlamda güçlü ve zayıf yönleri ile mevcut fırsatları üzerinde durulmuş, daha sonra yedinci bölüm ile ilin geliştirilebilecek alanları vurgulanmıştır. Sekizinci ve son bölümde de ne yapılabilir noktasında önerilerimize yer verilmiştir. I- GENEL 1.1. Nüfus ve Sosyo-Ekonomik Gelişme Coğrafi konumu dolayısıyla tarihin hemen hemen her döneminde önemli bir yerleşim yeri olan Elazığ; km2 lik yüzölçümü ile Ülkemiz topraklarının % 0,12 sini meydana getirmektedir yılı nüfus verilerine göre ülkemiz nüfus büyüklüğü sıralamasında 39. sırada yer alan il, 2008 yılı nüfus sayımı sonuçları büyükten küçüğe sıralandığında 38. sırada yer almaktadır. Elazığ, nüfus artışı bakımından ülke ( 13,1) ve Ortadoğu Anadolu ( 16,62) ortalamasının altında seyretmektedir 1. İl de nüfus, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre yılları arasında % -3,9 luk bir azalma ile e gerilemiştir. Toplam nüfusunun % 70 i şehirde yaşayan Elazığ ın yüksek oranda göç verdiği ve nüfusunun yıllar içerisinde Ülke nüfusu içerisindeki oranının azaldığı görülmektedir. Kilometrekareye 64 kişi düşen il, nüfus yoğunluğu 1 TÜİK, Bölgesel Göstergeler TRB1 Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli 2008, 2009, Ankara. 45

47 bakımından Türkiye genelinin (92) altında kalmaktadır 2 (2000 yılı; Elazığ ili nüfus yoğunluğu 67, Türkiye 88 dir.). Tablo: 1 Türkiye le Elazı ın Nüfus Artı Hızları ve Nüfus Yo unlu u TÜRK YE ELAZI Sayım Yılı Nüfus Nüfus Elazı ın Türkiye çindeki Payı (%) , , , , , ,8 Kaynak: TÜ K İlk defa 2007 yılında yapılan adrese dayalı nüfus kayıt sistemine göre; 2008 yılında Elazığ merkez nüfusunda düşüş yaşanırken, ilçelerin tamamında nüfus artışı meydana gelmiştir. Nüfus artışının en fazla yaşandığı ilçe kişi ile Baskil olurken, onu 936 kişi ile Sivrice ve 710 kişi ile Palu izlemiştir 3. DPT tarafından 2004 yılında yapılan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması na göre yapılan nüfus değerlendirmesinde ise toplam nüfus büyüklüğüne göre Türkiye genelindeki 872 ilçeye baktığımızda, Elazığ Merkez ilçesi ilk 25 ilçe arasında 22. sırada yer alırken, Ağın son 25 ilçe içerisinde yer almıştır. Yine DPT tarafından 1996 yılında gerçekleştirilen İllerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması araştırmasında sosyo-ekonomik gelişmişlik yönünden - 0,02459 endeks puanı ile 33. sırada yer alan Elazığ, 2003 yılında yapılan sıralamada -0,10131 endeks puanı ile 36. sıraya gerilemiştir (1996 sıralamasında Yalova, Karabük, Kilis, Osmaniye ve Düzce henüz il olmadığı için sıralamaya dahil edilmediğinden, DPT nin 2003 yılı karşılaştırmalı tablosunda Elazığ 34. sırada gözükmektedir.). Sıra değişimi oranı ise 2 3 MPM, İller Bazında Verimliliği Artırma Projeleri Elazığ Verimliliği Artırma Projesi, 2009, Ankara, S

48 -1 dir yılında gerçekleştirilen bu çalışmadaki endeks değerlere göre beş gruba ayrılan iller içinde Elazığ, 3. Derecede gelişmiş iller arasında yer almaktadır. 4 Diğer yandan il, Ülkemizin kısmen gelişmiş illeri arasında sayılmaktadır. 5 DPT nin, İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması nda üçüncü derecede gelişmiş iller arasında 11. sırada yer alan Elazığ, orta seviyede gelişmişlik seviyesine sahip 21 il içerisinde bulunmaktadır. Üçüncü derecede gelişmiş iller genel olarak; yüksek gelişme potansiyeline sahip, ekonomik faaliyetlerde tarım sektörünün ön planda olduğu, genellikle il ve bölge ölçeğinde üretim yapan sanayi kuruluşlarının yer aldığı, küçük ve orta ölçekli tesislerin yaygın olarak bulunduğu ve sosyo-ekonomik gösterge değerlerinin ülke ortalamalarına yakın olduğu orta derecede gelişmiş illerden oluşmaktadır. Son yıllarda sanayinin yerel düzeyde yaygınlaşmasında (yöreselleşmesinde) gözlenen önemli gelişmeler, büyük ölçüde bu grupta yer alan illerde gerçekleşmiştir. Büyük çoğunluğu yeni sanayileşen bu iller, hızlı bir gelişme süreci içerisinde bulunmaktadır.6 Elazığ ın ilçelerinin sosyo-ekonomik durumuna baktığımızda ise, Merkez ilçe ile diğer ilçeler arasında sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasında büyük fark bulunduğunu görmekteyiz. Bu farkın temel nedeni ilçelerin ekonomik faaliyetleri ve konumundan kaynaklanmaktadır. Buna göre Tablo:2 den de görüldüğü üzere; geliri sanayi, madenciliğe dayanan ve su kaynaklarına yakın (örneğin: barajlar etrafında) olan ilçeler gelişmişlik sıralamasında daha ön sıralarda yer almaktadır. Tarım ve hayvancılığa dayalı üretim yapan ilçeler ise sıralamada daha gerilerde bulunmaktadırlar. DPT tarafından 2004 yılında yapılan İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması nda fert başına genel bütçe gelirlerine göre 872 ilçe içerisinde yapılan değerlendirmede; Elazığ ın Arıcak ilçesi son 25 ilçe içerisinde 869. sırada yer alırken, ilk 25 ilçe içerisinde Elazığ ın ilçeleri bulunmamaktadır. 4 Dinçer, B., ÖZASLAN, M., KAVASOĞLU, T., İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması (2003), DPT, 2003, S Dinçer, B., ÖZASLAN, M., KAVASOĞLU, T., İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması (2003), DPT, 2003, S

49 LÇES Tablo: 2 Elazı lçelerinin Sosyo-Ekonomik Geli mi lik Sıralaması çerisindeki Yeri 872 lçe çerisinde Geli mi lik Sırası Sosyo- Ekonomik Geli mi lik Endeksi Geli mi lik Gurubu (Toplamda 6 Grup) Elazı lçeleri Nüfus Da ılımı (2008) Fark MERKEZ 71 1, lçeye li kin Açıklama Di er ilçelere göre sanayi geli mi tir. A IN 233 0, KEBAN 323 0, lçede kendine özgü yapım ekli ve tadı olan A ın Leblebisi üretilmektedir. Tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. lçede Keban Hidroelektrik Santrali bulunmaktadır. KOVANCILAR 429-0, KARAKOÇAN 599-0, MADEN 615-0, ALACAKAYA 626-0, S VR CE 687-0, BASK L 691-0, PALU 757-0, Ferrokrom tesisleri yer alan ilçe, ekonomi ve istihdam alanında önemli yer tutmaktadır. Geliri tarım ve hayvancılı a dayalı ilçede, Peri Çayı üzerinde, Özlüce ve Kalecik barajları bulunmaktadır. Gezin Beldesi turizm açısından önemlidir. Ayrıca, özelle tirilen ve Ber-Oner firması tarafından faaliyetlerine devam eden Ergani Bakır letmesi ilçe sınırları içerisinde yer almaktadır Zengin krom yatakları bulunan ilçede ark Kromları letmesi kuruludur. lçede çıkarılan mermeriserenkvekalitebakımından dünyada ilk sırada yer almaktadır. Turizm açısından önemli bir potansiyele sahip ilçede, Batık ehir ve Hazar Gölü bulunmaktadır. En önemli gelir kayna ı kayısı olan ilçede, tarım ve hayvancılıkyapılmaktadır. Karacakaya Barajı sonrasındaekonomikyöndenverimlivetarımda gelir getirici topraklarının birkısmı sular altında kalmı tır. Ekonomisi tarım ve hayvancılı a dayanmaktadır. ARICAK 831-1, Ekonomisi tarım ve hayvancılı a dayanmaktadır. Dicle Nehrinin bir kolu olan Mirvan Çayı, mesire yeri olarak kullanılmaktadır. Kaynak: D NÇER, B., ÖZASLAN,M., lçelerin Sosyo-Ekonomik Geli mi lik Sıralaması Ara tırması (2004), DPT, 2004, Ankara, MPM, ller Bazında Verimlili i Artırma Projeleri Elazı Verimlili i Artırma Projesi, 2009, Ankara, ve 48

50 Diğer yandan, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı (DPT) tarafından yapılan İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması nda; Elazığ iline ait istatistikî veriler, Türkiye geneli ve Doğu Anadolu Bölgesi ile karşılaştırılarak aşağıdaki tablo geliştirilmiş olup, bu tablodan çeşitli değişkenler altında karşılaştırmalı bilgilere ulaşmamız mümkündür. Ayrıca Elazığ; Avrupa Birliği (AB) tarafından Ülkemize tahsis edilen AB'nin katılım öncesi ekonomik yardımlarının (IPA kapsamında) kullandırılması kapsamında, coğrafi olarak kişi başına düşen milli geliri Türkiye ortalamasının % 75 inin altında kalan bölgeler arasından seçilen 15 cazibe merkezinden biridir. Bu cazibe merkezlerinin sanayileşme yoluyla geliştirilmesi ve diğer bölgelerle arasındaki farkların giderilmesi için hızla rekabetçi bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir. Tablo:3 Elazı li Geli mi lik Performansı Tablosu De i ken Yıl Birim Elazı ST HDAM GÖSTERGELER Tarım kolunda Çalı anların Toplam stihdama Oranı Sanayi kolunda Çalı anların Toplam stihdama Oranı Ticaret kolunda Çalı anların Toplam stihdama Oranı Mali Kurumlar kolunda Çalı anların Top. stih. Oranı Do u Anadolu Türkiye 2000 Yüzde 58,60 66,41 48, Yüzde 6,01 3,26 13, Yüzde 5,88 4,44 9, Yüzde 1,52 1,05 3,11 Ücretli Çalı anların Toplam stihdama Oranı 2000 Yüzde 35,57 28,83 43,52 Ücretli Çalı an Kadınların Toplam stihdama Oranı 2000 Yüzde 3,77 2,69 8,81 verenlerin Toplam stihdama Oranı 2000 Yüzde 1,70 1,08 2,61 E T M GÖSTERGELER Okur Yazar Nüfus Oranı 2000 Yüzde 82,31 77,71 87,30 SANAY GÖSTERGELER Organize Sanayi Bölgesi Parsel Sayısı 2000 Parsel Küçük Sanayi Sitesi yeri Sayısı 2000 Adet malat Sanayi yeri Sayısı 2000 Adet malat Sanayi Yıllık Çalı anlar Ortalama Sayısı 2000 Ki i malat Sanayi Kurulu Güç Kapasite Miktarı 2000 Beygir Gücü Fert Ba ına malat Sanayi Elektrik Tüketimi 2000 KWs Fert Ba ına malat Sanayi Katma De eri 2000 Milyon TL Ö 49

51 TARIM GÖSTERGELER Kırsal Nüfus Ba ına Tarımsal Üretim De eri 2000 Milyon TL Tarımsal Üretim De erinin Türkiye çindeki Payı 2000 Yüzde 0,86 9, MAL GÖSTERGELER Gayri Safi Yurt çi Hasıla çindeki Pay 2000 Yüzde 0,73 37, Fert Ba ına Gayri Safi Yurt çi Hasıla 2000 Milyon TL Banka ube Sayısı 2000 Adet Fert Ba ına Banka Mevduatı 2000 Milyon TL Toplam Banka Mevduatı çindeki Pay 2000 Yüzde 0,31 52, Toplam Banka Kredileri çerisindeki Pay 2000 Yüzde 0,55 51, Kırsal Nüfus Ba ına Tarımsal Kredi Miktarı 2000 Milyon TL Fert Ba ına Sınai, Ticari ve Turizm Kredileri Miktarı 2000 Milyon TL Fert Ba ına Belediye Giderleri 2000 Milyon TL Fert Ba ına Genel Bütçe Gelirleri 2000 Milyon TL Fert Ba ına Gelir ve Kurumlar Vergisi Miktarı 2000 Milyon TL Fert Ba ına Kamu Yatırımları Miktarı Milyon TL Fert Ba ına Te vik Belgeli Yatırım Miktarı Milyon TL Fert Ba ına hracat Miktarı ABD Doları Fert Ba ına thalat Miktarı ABD Doları D ER REFAH GÖSTERGELER On Bin Ki iye Dü en Özel Otomobil Sayısı 2000 Adet On Bin Ki iye Dü en Motorlu Kara Ta ıtı Sayısı 2000 Adet Fert Ba ına Elektrik Tüketim Miktarı 2000 Mws 1,45 2,19 1,43 Fert Ba ına Telefon Konter De eri 2000 Adet Ye il Karta Sahip Nüfus Oranı 2000 Yüzde 15,27 6,42 14,93 Kaynak: Dinçer, B., ÖZASLAN, M., KAVASO LU, T., llerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Geli mi lik Sıralaması (2003), DPT, 2003, Ankara GSYİH Rekabet edebilirlik ve bölgesel bazda ana sektörler itibariyle Elazığ ın Gayri Safi Yurtiçi Hasıla sının (GSYİH) dağılımına baktığımızda, 2001 yılı TÜİK verilerine göre tüm sektörlerin GSYİH (Cari Fiyatlarla) içindeki paylarında artma meydana geldiğini görmekteyiz yılı verilerine göre cari fiyatlarla milyon TL olarak gerçekleşen il GSYİH ında en yüksek pay yüzde 22,1 ile sanayi sektörünün olup, bunu tarım sektörü ile ulaştırma ve haberleşme sektörleri izlemektedir yılında Elazığ ili GSYİH sında ise ilk sırada yer alan tarım sektörü, 2001 yılı itibariyle yerini sanayi sektörüne bıra- 50

52 karak ikici sırada yer alırken, ticaret sektörü sıralamada dördüncü olmuştur. İlin, sanayi sektör payının diğer sektörlere göre daha fazla olduğu ve bu pay yapısıyla sektörel dağılım itibariyle nispi olarak sanayi ağırlıklı bir yapı gösterdiği söylenebilir. İl, kişi başına düşen TL lik GSYİH sı ile Türkiye genelinde (81 il içinde) 51. sırada yer almaktadır 7. Elazığ ilinde sanayi kesiminin payı Türkiye Geneli ndeki % 30 luk ortalamanın altında kalmasına rağmen, tüm sektörler içerisindeki en geniş pay sanayi sektörüne aittir, tarım sektörü ise sanayi sektöründen sonra gelmektedir. Tablo:4 Ki i Ba ına GSY H (Cari Fiyatlarla) Elazı Türkiye Geli Satınalma Geli me Satınalma Gücü Yıllar De er me Gücü De er $ $ (TL) Hızı Paritesine (TL) Hızı Paritesi (%) Göre ($) (%) ne Göre ($) , , , , , Kaynak: TÜ K. İl in GSYİH sında sanayi sektörünün alt sektörlerine bakacak olursak; 2001 yılında cari fiyatlara göre sanayi sektörü hasılası içinde en fazla pay % 65,9 ile elektrik, gaz, suya ait olup, % 27,8 ile imalat sanayi, % 6,3 ile de madencilik ve taşocakçılığı hasılaları onu izlemektedir. 7 TÜİK, Bölgesel Göstergeler TRB1 Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli 2008, 2009, Ankara, S

53 Tablo:5 Elazı linde GSY H nın SektörlereGöreDa ılımı (Cari Fiyatlarla) Sektörler De er (Milyon TL) Sektör Payları (%) Geli me Hızı (%) De er (Milyon TL) Sektör Payları (%) Geli me Hızı (%) De er (Milyon TL) 1. Tarım ,3 20, ,3 52, ,0 65,6 a. Çiftçilik ve hayvancılık ,1 20, ,0 52, ,7 66,3 b. Ormancılık ,1 30, ,1 72, ,1 29,3 c. Balıkçılık ,2 34, ,2 38, ,2 23,6 2. Sanayi ,1 68, ,2 27, ,7 48,1 a. Madencilik ve ta ocakçılı ı ,4 16, ,8-17, ,2 89,0 b. malat sanayi ,1 36, ,6 55, ,4 35,4 c. Elektrik, gaz, su ,6 97, ,8 24, ,1 47,0 3. n aat ,8 34, ,3 70, ,5 39,0 4. Ticaret ,2 49, ,0 68, ,9 41,4 a. Toptan ve perakende ticaret ,4 48, ,3 68, ,3 41,7 b. Otel, lokanta hizmetleri ,8 63, ,7 70, ,6 37,9 5. Ula tırma ve Haberle m e ,3 77, ,2 70, ,9 55,1 6. Mali müesseseler ,2 25, ,4 9, ,9 23,9 7. Konut sahipli i ,9 58, ,6 75, ,1 64,5 8. Serbest meslek ve hizmetler ,7 51, ,7 51, ,6 50,1 9. (Eksi) zafi banka hizmetleri ,7 143, ,4-6, ,7 34,2 10. Sektörler Toplamı ,8 48, ,2 50, ,1 52,1 11. Devlet hizmetleri ,2 44, ,6 47, ,0 53,4 12. Kâr amacı olmayan özel hizmet kurumu ,0 94, ,0 60, ,0 259,1 13. Toplam ,1 47, ,9 49, ,1 52,5 14. thalat vergisi ,9 19, ,1 89, ,9 35,6 GSY H (Alıcı Fiyatlarıyla) ,0 46, ,0 50, ,0 52,3 Kaynak: TÜ K. Sektör Payları (%) Geli me Hızı (%) 52

54 1.3. İstihdam 2000 yılı istihdam göstergelerine göre Elazığ da, GSYİH nın aksine en fazla istihdam tarım sektöründedir. Sanayi tarıma göre oldukça düşük bir oranla ikinci sırada yer almaktadır. Türkiye genelinde olduğu gibi en fazla istihdam tarım sektöründedir. Elazığ ilinde sanayi sektöründe istihdam edilenlerin toplam istihdama oranı; ülke ortalamasının altında kalırken, Doğu Anadolu Bölge ortalamasının ise üzerinde yer almaktadır. Tablo:6 stihdam Göstergeleri (2000 Yılı) Türkiye Do u Elazı stihdam Alanı Anadolu Toplam stihdama Oranı (%) Tarım 48,38 66,41 58,60 Sanayi 13,35 3,26 6,01 Ticaret 9,67 4,44 5,88 Mali Kurumlar 3,11 1,05 1,52 Kaynak: D NCER, B., ÖZASLAN, M., KAVASO LU, T., llerin ve Bölgelerin Sosyo- Ekonomik Geli mi lik Sıralaması Ara tırması, DPT, 2003, Ankara. Tablo:7 sizlik ve gücü Göstergeleri Türkiye Elazı Elazı ın Payı Gücü ,028 stihdan Edilenler ,09 siz ,025 sizlik Oranı % 10,6 % 15,6 - Kaynak: Buradan şöyle bir sonuca ulaşabiliriz; Elazığ da tarımda çalışanların oranı oldukça yüksek olmasına rağmen, bu sektörden elde edilen gelir oldukça düşüktür. Diğer yandan, sanayi sektöründe istihdam oranı oldukça düşük olmasına rağmen, elde edilen gelir tarıma göre daha yüksektir. İlde Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) tarafından 20 Ekim - 5 Aralık 2008 tarihleri arasında 10 ve daha fazla kişi istihdam eden tüm kamu ve özel 505 (tarım sektörü 10, sanayi sektörü 124, inşaat 72 ve hizmetler 299) işyerine elektronik ortamda İşgücü Piyasası Bilgileri Anketi yaptırılmıştır. Yapılan anketle; ihtiyaç duyulan ve duyulacak meslekler ile işgücü piyasasında gelişmeler tespit edilmeye çalışarak geleceğe yönelik stratejiler belirlemek amaçlanmıştır. Yapılan anket sonucunda istihdamda açık tespit edilen işlerin sektörel dağılımının Grafik:3 deki gibi olduğu tespit edilmiş, inşaat sektöründe ise açık bulunmadığı görülmüştür

55 II- SANAYİ Bölgesel farklılıkların giderilmesi ve ekonominin rekabetçi bir yapıya kavuşturulması için en önemli unsurlardan biri olan ve beceriler, kaynaklar, teknoloji ile sermayenin bir araya gelerek oluşturduğu sanayi sektörü; istihdam yaratmakta, döviz kazandırmakta, iç arzı desteklemekte ve servet yaratmaktadır. Tüm bunların sonucunda da artan talep, mali güç, sermaye ve yaşam niteliği ile birlikte toplumun rekabet gücü artmaktadır 9. Özellikle son yıllarda yaşanan hızlı gelişmeler Ülkeleri, sanayi politikalarının amacını ve etki alanını değişmeye zorlamıştır. Daha önce temel amaç olan sanayileşme, yerini rekabet gücüne bırakmıştır. Her ülke gibi Ülkemizin de ayakta kalma şansı ancak rekabet gücü yüksek bir ülke olmasına bağlıdır. Bu da ancak sanayinin rekabet gücünü ve verimliliğini artırarak, sürdürülebilir gelişmeyi sağlamak üzere belirlenecek sanayi politikası ile mümkündür. Belirlenecek politikanın ise; Ar-Ge ve teknolojiye önem veren, Teknoloji üreten, Yenilikçi, Tam istihdama sahip, Özgün tasarım ve marka oluşturan, Tüketici sağlığı ve tercihlerini gözeten ve Çevre normlarına uygum üretim yapan bir yapıya sahip olması gerekmektedir. Bu amaçla sanayimizin ve sanayi sektörü gibi tüm sektörlerin geleceğe 9 TÜSİAD, 21. yy la Doğru Türkiye: Geleceğe Dönük Bir Atılım Stratejisi, 1991, İstanbul. 54

56 dönük yapılanma planları ve politikalarını belirlemek üzere yapılan çalışmalarla temel müdahale alanları tematik ve bölgesel olarak ele alınmış ve politika öncelikleri belirlenmiştir. Bu çalışmaları ve müdahale eksenleri aşağıda kısaca ifade edilmeye çalışılmıştır. Bu çerçevede Ülkemizde yapılan çalışmaların temel müdahale eksenlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz Kalkınma Planı ( ) (Tematik olarak; rekabet gücünün artırılması, istihdamın artırılması. Bölgesel olarak; bölgesel kalkınmanın sağlanması.) 2- Orta Vadeli Program ( ) (Tematik olarak, işletmelerin rekabet güçlerinin arttırılması. Bölgesel olarak, bölgesel kalkınma ve bölgesel farklılıkların azaltılmasıdır. Yeni Orta Vadeli Program da ( ) aynı tematik ve bölgesel zemin üzerine oturtulmuştur.) 3- KOBİ Stratejisi Eylem Planı ( ) (Tematik olarak, KOBİ lerin katma değerdeki paylarını ve rekabet edebilirliklerini artırıcı KOBİ politikası. Bölgesel olarak; bölgesel bir ayırım olmaksızın KOBİ lerin kalkınmasını sağlamak ve Türkiye deki KOBİ lerin rekabet güçlerinin arttırılması.) 4- Bilgi Toplumu Stratejisi ( ) (Tematik olarak, sosyal dönüşüm. Bölgesel olarak, küresel pazarlarda rekabet edebilir bilişim sektörü.) Tüm bu politika önceliklerinin yanı sıra Sanayi ve Ticaret Bakanlığı nca hazırlanan Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı, Türkiye nin sosyal ve ekonomik kalkınmasına katkı sağlamak üzere ülke kaynaklarını programın etkisinin ve katkısının en yüksek olacağı belirli sayıdaki sektörlere ve bölgelere (coğrafi ve tematik) yoğunlaştırmayı hedeflenmiştir. Bu yoğunlaşma diğer çalışmalara göre daha ileri seviyededir 11. Diğer çalışmalarda olduğu gibi operasyonel programda da yoğunlaşma eksenleri tematik ve bölgesel olmak üzere iki başlık altında ele alınmıştır. Tematik olarak amaç, rekabet edebilirliğin artırılması olup, sektör/bölgeselel bazda KOBİ ler ve girişimcilik, imalat sanayi ve turizm olarak belirlenmiştir. Bölgesel olarak amaç ise bölgesel kalkınmanın sağlanması olup, sektör/bölge kapsamında 15 Cazibe Merkezi belirlenmiştir 12. Artan dünya rekabet şartları altında sanayinin rekabet gücünü ve verimliliğini artıracak mekanizmalar oluşturularak dışa dönük bir yapı içerisinde 10 STB, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı, 2007,Ankara, S STB, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı, 2007,Ankara, S STB, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı, 2007,Ankara, S 13 55

57 sürdürülebilir sanayileşme faaliyetlerini desteklemek amacıyla; özellikle Avrupa Birliği nin rekabet gücü yüksek, dinamik, bilgi tabanlı ekonomisi olma hedefi doğrultusunda geliştirilen politikalar ve yukarıda değindiğimiz ulusal stratejik dokümanlar ile Ülke önceliklerinin altı çizilmeye çalışılmıştır. Sanayinin yapısının; olabildiğince yerel kaynakların kullanıldığı, çevresel normlara uygun üretim yapıldığı, tüketici sağlığının ve tercihlerinin gözetildiği, nitelikli işgücünün kullanıldığı, stratejik yönetim yaklaşımının uygulandığı, Ar-Ge ye önem verilen, teknolojik ve orijinal tasarım ve markaların üretildiği bir seviyeye kavuşturulup, uluslararası piyasalarda güçlü bir konuma getirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, ulusal stratejik dokümanlar çerçevesinde altı çizilen müdahale alanlarını aşağıdaki gibi sıralayabiliriz. 1) KOBİ STRATEJİSİ EYLEM PLANI Bankacılık sisteminde KOBİ lere ayrılan payların artırılması. Yararlanıcı ve tedarikçinin etkileşiminin sağlanarak, yapılan desteklerin etkinliğinin artırılması. Transfer kapasitesi ve kalitenin geliştirilmesi. 2) 9. KALKINMA PLANI İş ortamını iyileştirilmesi. Ar-Ge ve inovasyonun geliştirilmesi. Sanayi ve hizmetlerde yüksek katma değerli üretim yapısına geçişi sağlanması. İş piyasasının geliştirilmesi. 3) BİLGİ TOPLUMU STRATEJİSİ Bilişim teknolojilerinin iş ortamına yayılması. Vatandaş odaklı hizmet dönüşümü, kamu yönetiminde modernizasyon. 4) ORTA VADELİ PROGRAM ( ) Girişimciliğin desteklenmesi (Girişimci Bilgi sistemi). İnovasyonun, verimliliğin ve teknolojinin efektif kullanımının desteklenmesi. Finansmana erişimin finansal araçların çeşitlendirilmesi. İşletmeler arasındaki fiziksel ve teknolojik altyapının iyileştirilmesi. İşletmeler arasındaki işbirliğinin artırılması. Kurumsallaşmanın yaygınlaştırılması. Geleneksel yöntemlerle üretimlerini sürdüren mevcut işletmelerin uluslararası alanda rekabet edebilir duruma gelmeleri için teknoloji tabanlarının 56

58 yükseltilmesi, yüksek katma değer oluşturacak bir yapıya kavuşturulmaları, yeni işletmelerin doğrudan ileri teknolojilere dayalı olarak kurulmaları ve yatırımların yüksek katma değer oluşturacak sektörlerde yoğunlaşmalarını sağlamak gerekmektedir. Bunun da en önemli unsuru insan kaynağıdır. Bu nedenle rekabet edebilirlik kapsamında yürütülen tematik çalışmalarda iş ortamının iyileştirilmesine yönelik bazı önemli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Bu çerçevede Orta Vadeli Plan da tedbirler; Hedef bölgede yeni işletmelerin sayısını artırmak için; daha iyi bir iş ortamı yaratmak, Mevcut işletmelerin verimliliğini ve rekabet güçlerini iyileştirmek, Fiziki altyapının iyileştirilmesi ve hedef bölgelerdeki KOBİ ler için destekleyici bir çevrenin yaratılması yolu ile toplam istihdama katkıda bulunmak, şeklinde belirlenmiştir. Ayrıca, tüm bu tedbirler ışığında daha iyi bir iş ortamının yaratılabilmesi için sanayi altyapısının geliştirilmesi, finansal araçların oluşturulması, Ar- Ge, inovasyon, teknoloji ve bilgi iletişim teknolojileri altyapısının geliştirilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, yukarıdaki açıklamalar kapsamında değerlendirdiğimiz programından farklı olarak özellikle 2008 yılı son çeyreğinden itibaren yaşanan küresel kriz nedeniyle, küresel krizden güçlü bir şekilde çıkmak üzere yeni orta vadeli program (Orta Vadeli Program ) hazırlanmıştır. Yeni program daha çok sürdürülebilir büyüme dönemine geçişi sağlamak, istihdamı artırmak, enflasyondaki düşüş eğilimini devam ettirmek ve bozulan kamu dengelerini düzeltmek üzere bir dizi yeni düzenleme getirmiştir. Bu çerçevede; kamu yatırım, maliye politikası, kamu harcama politikası, kamu gelir politikası, kamu borçlanma politikası, KİT ler v.b. konular üzerine makroekonomik hedefler oluşturulmuştur. Diğer yandan, İşletmelerin Rekabet Gücünün Artırılması başlığı altında programında yer alan yenilikçilik, teknolojinin etkin kullanımı, verimlilik gibi hususlar; AR-GE ve Yenilikçilik, Sanayi, Hizmet ve Tarım, Bilgi ve İletişim Teknolojileri başlıkları altında ele alınmıştır. Özellikle kalkınma ajansları ve DOKAP a atıfta bulunularak bölgesel gelişme vurgulanmıştır Elazığ da Sanayinin Gelişimi Elazığ ilinde Cumhuriyetten önceki dönemde dokuma, giyim ve el sanatları imalatıyla göze çarpan sanayi sektörü; Cumhuriyetten sonraki dönemde kamu yatırımlarıyla ciddi anlamda desteklenmeye çalışılmış ve bu kapsamda gıda, tekstil ve madencilik sektörleri başta olmak üzere bir çok önemli sanayi işletmesi kurulmuştur (Şeker Fabrikası, Eti Krom, Çimento Fabrikası v.b.). Ancak yürütülmekte olan özelleştirme uygulamaları çerçe- 57

59 vesinde, bu sanayi kuruluşlarının bir çoğu özelleştirilmiş ya da özelleştirme kapsamına alınmıştır 13. Tablo:8 Özelle tirilen ya da Özelle tirme Kapsamına alınan Kurulu lar Özelle tirilen letme Özelle tirmeye li kin süreç 1996 yılına kadar Türkiye Çimento ve Toprak Sanayi A.. ye (Ç TOSAN) ba lı bir K T olarak faaliyetlerini sürdüren i letme, Ç TOSAN ın özelle tirme kapsamına alınması sonrasında 1996 Elazı Altınova Çimento Sanayi yılında Oyak-Gama ortaklı ına satılmı tır. ( yılları Ticaret A.. arasında 2005 yılı haricinde ISO tarafından açıklanan kinci 500 listesinde yer almı yılında lk 500 i letme arasına girmi tir) yılında ise Oyak tarafından, merkezi Elazı dı ında olan talyan ortaklı Çimenta Gurubuna satılmı tır. Türkiye eker Fabrikaları A.. ye (TÜRK EKER) ait i letmenin; Elazı eker Fabrikası Tük eker in özelle tirme kapsamına alınması nedeniyle, 2009 yılının son çeyre inde ihale yoluyla satılması planlanmaktadır. TEKEL bünyesinde faaliyetlerini sürdüren i letme; TEKEL in 2001 yılında özelle tirme kapsamına alınmasıyla birlikte, 2004 yılında Elazı arap Fabrikası Merkezi Elazı dı ında bulunan Amerikan ortaklı MEY çki San. ve Tic. A.. ye satılmı tır. Et ve Balık Kurumu (EBK) bünyesinde bulunan i letme; EBK nın Elazı Et Kombinası 1992 yılında özelle tirme kapsamına alınmasından sonra, 1995 yılında Elazı Et Ür. End. Tes. A.. ye satılmı tır. Süt Endüstrisi Kurumu (SEK) bünyesinde yer alan i letme; Elazı Süt ve Mam. lt. SEK in 1992 yılında özelle tirme kapsamına alınmasından sonra, 1995 yılında Elsüt e satılmı tır. Bakanlar Kurulu nun tarih ve 3084 sayılı Kararı ile Elazı Yem Fabrikası özelle tirme kapsamına alınan yem sanayi kapsamında, 1993 de Elazı Yem Sanayine satılmı tır. Eti Krom A.. (Ergani Bakır letmesi, Ferrokrom ve Sodyum Bikromat i letmesi, arkkromları i letmesi v.b.) Eti Krom A.., bünyesinde bulunan fabrikalarıyla 2000 yılında özelle tirme kapsamına alınmı ve yapılan ihale sonucunda; 2004 yılında Yılta. n. Ltd. ti. ye satı ı onaylanmı olup, sözle me çalı maları devam etmektedir yılından bu yana özelle tirme kapsamında yer alan TÜGSA a ba lı i letme, ÖYK nın 2000 yılında verdi i karara Elazı Gübre Fabrikası istinaden Fırat Üniversitesine devredilmi tir. (Fabrika bu kararla kapatılmı ) Kaynak: ve Diğer yandan, 1970 li yıllarda Keban Barajı nın tamamlanmasından sonra elde edilen kamulaştırma bedellerinin önemli bir kısmı diğer bölgelere kaymış olsa da; ucuz elektrik, sanayi, bölgesel kalkınma sloganlarıyla çok kısa sürede bazı önemli şirket ve tesisler hayata geçirilmiştir (Kaban Holding A.Ş. gibi ancak yapısal ve planlama hatalarından dolayı kapandı). Bu şirket ve tesislerin birçoğu deneyimsizlik, yatırım alanı tercihi, pazarlama, kredi, ulaşım gibi konularındaki yetersizliklerinden dolayı ya kapanmak zorunda kalmış ya da el değiştirmiştir. O dönemden günümüze ulaşmış ba- 13 STB, Elazığ İli Sanayi Potansiyeli ve Yatırım Alanları Araştırması, 2003, Ankara, S ve MPM, İller Bazında Verimliliği Artırma Projeleri Elazığ Verimliliği Artırma Projesi, 2009, Ankara. 58

60 zı içe dönük yapılı işletmeler ise düşük kapasitede çalışmaya devam etmiş fakat istenilen düzeyde büyüme sağlayamamışlardır. Keban barajının tamamlanmasıyla ortaya çıkan olumlu yapı sanayide; eldeki aktif sermayenin akılcı değerlendirilememesi sonucu, Elazığ ilinin kalkınmasında beklenilen etkiyi yaratamamıştır 14. Özellikle 1984 den itibaren sanayi, bölgesel kalkınma politikaları çerçevesinde uygulanan teşvik tedbirlerinin ve açılan Organize Sanayi Bölgeleri (OSB) (1987 de kurulmuş), Küçük Sanayi Siteleri (KSS) ile sanayi ivme kazanmış ve gerçek anlamda büyük sanayi tesislerinin kurulması birkaç istisna dışında son 40 yıl içerisinde olmuştur 15. Bu gün Elazığ ın sosyal ve ekonomik hayatında tarım sektörü önemini korumakla birlikte; tarım ve ticari faaliyetler sonucunda elde edilen sermayenin kullanımı ile ağırlıklı olarak gıda, maden-taş ve toprak, demir ve demir dışı metal, mobilya ve orman ürünleri, plastik ile genel imalat sektörlerinde gözle görülür gelişmeler yaşanmaya başlamıştır Elazığ da Mevcut Sanayi Altyapısı Bir ilin ekonomik gelişmişliğinin önemli bir göstergesi olan sanayi sektörü bilgiye dayalı ekonominin yarattığı fırsatları yakalayabilmenin yoludur. Bu nedenle küreselleşen dünyada, bilginin yarattığı rekabet avantajlarından yararlanabilmek için güçlü bir sanayi altyapısına sahip olmak gerekir. Bunun da yolu Küçük Sanayi Siteleri (KSS), Organize Sanayi Bölgeleri (OSB), Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB), Endüstri Bölgeleri (EB), Serbest Bölgeler (SB), İşletme Geliştirme Merkezleri (İŞGEM) ve İş Geliştirme Merkezleri nden (İGEM) geçmektedir OSB ve KSS Ekonomisi imalat, tarım ve hayvancılık, yer altı kaynakları ve ticarete dayalı bir il olan Elazığ; planlı kalkınma dönemiyle birlikte sanayi yatırımlarını bölgeye çekmek, iş istihdamını artırmak ve ülke ekonomisine katkıda bulunmak üzere KSS ve OSB uygulamalarına başlanmıştır STB, Elazığ İli Sanayi Potansiyeli ve Yatırım Alanları Araştırması, 2001, Ankara, S STB, Elazığ İli Sanayi Potansiyeli ve Yatırım Alanları Araştırması, 2001, Ankara, S STB, Elazığ İli Sanayi Potansiyeli ve Yatırım Alanları Araştırması, 2001, Ankara, S ve MPM, İller Bazında Verimliliği Artırma Projeleri Elazığ Verimliliği Artırma Projesi, 2009, Ankara, S 32 ve 17 Orhan, N., ÜNSALDI, M., Elazığ İlinin Sanayi Profili, Doğu Anadolu Bölgesi Araştırmaları, 2005, S

61 Sanayinin gerek çevreye zarar vermeden, gerekse üretimin sağlıklı bir şekilde gelişmesi açısından oldukça büyük bir öneme sahip KSS ve OSB ler bakımından Elazığ; diğer cazibe merkezi iller içerisinde iyi seviyede olsa da, imalat sanayi yeterince gelişmemiş olduğundan faaliyette bulunan iki adet OSB si bulunmaktadır. Bu OSB lerin alanı (2008 sonu itibariyle bitenler ve 2009 yılı yatırım programına alınanlar dahil olmak üzere) Ocak 2009 itibariyle Doğu Anadolu Bölgesi içerisindeki OSB lerin alanının yaklaşık % 11 i civarında iken, Türkiye genelindeki OSB lerin alanının yaklaşık % 0,9 unu oluşturmaktadır 18. Mevcut OSB lerden ilki olan Elazığ OSB; 4 etap olup, I. ve II. etapları tamamlanmıştır yılı yatırım programında yer alan III. etap ile IV. etaba ilişkin çalışmalar ise devam etmektedir. Diğer yandan mevcut OSB lerden ikincisi olan ve Türkiye de konusu ile ilgili ilk ihtisas bölgesi olan Hayvan Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi ise 18 hektarlık alana kurulmuştur. Yine Elazığ da, besicileri bir araya toplamak amacıyla Besi Organize Sanayi Bölgesi adı ile bir Organize Sanayi Bölgesi kurulmasına çalışılsa da başarıya ulaşılamamış ve OSB projesi iptal edilmiştir. Tablo:9 OSB lerin 15 Cazibe Merkezinde Da ılımı Türkiye 2007 (81 l) Biten Devam Eden l 2007 Biten 2007 Devam Eden 2008 Sonu tibariyle Biten 2009 Yatırım Programında Olan K.Mara Samsun Kastamonu Malatya Elazı Trabzon Kayseri Sivas Gaziantep Diyarbakır anlıurfa Erzurum Batman Van Kars Toplam Türkiye Ocak 2009 (81 l) (*) 2008 Sonu tibariyle Biten 2009 Yatırım Programında Olan (*) Yol, içmesuyu, pis su, ya mursuyu, elektrik v.s. i leri tamamlanan 93 OSB bazında. Kaynak: STB, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı, Ekim 2007, Ankara ve 18 STB, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı, 2007,Ankara ve 60

62 Tablo:10 OSB lerdeki Sanayi Parselleri ve stihdam Durumu Elazı OSB Elazı Elazı Elazı (III. ve IV. Hayvan OSB OSB Etap) Ürünleri I. Etap II. Etap (Devam OSB Etmektedir) Toplam 1) Sanayi Parseli Toplam Tahsis Edilmemi Tahsis Edilen Sanayi Parseli n aat Proje A amasında Üretim (Mevcut Sektör Da ılımı) Orman Plastik Elektrikli Makineler Gıda 4 5 3* - 12 Madeni E ya Dokuma ve Giyim Elektriksiz Makineler Kimya Cam Pi mi kil ve çimento Ka ıt Gübre Tarım Alet ve Makineleri malatı Di er ) stihdam (*) A ırlıklı olarak gıda sektörü oldu u içinsayı 3 kabul edilmi tir. Kaynak: STB. 61

63 2004 yılında çıkarılan 5084 Sayılı Yasa ile OSB lerin teşvik kapsamına alınmasından sonra Elazığ da OSB ler bünyesinde toplam 25 firma faaliyete geçmiştir. Bunları kuruluş yerlerine göre aşağıdaki gibi sıralayabiliriz ( sonrası). Elazığ II. Etap OSB de; 2004 yılında 1 firma, 2006 yılında 1firma, 2007 yılında 5 firma, 2008 yılında 2 firma, 2009 yılında 2 firma faaliyete geçmiştir. Elazığ Hayvan Ürünleri OSB de; 2004 yılında 1 firma faaliyete geçmiştir. Elazığ (III. ve IV. Etap) OSB de; 2006 yılında 4 firma, 2007 yılında 1 firma, 2008 yılında 5 firma, 2009 yılında 3 firma faaliyete geçmiştir kişinin istihdam edildiği bu OSB lerde sanayi üretiminde ağırlıklı olarak; gıda sanayi, maden-taş ve toprağa dayalı sanayi, demir ve demir dışı metal sanayi, mobilya ve orman ürünleri sanayi, plastik sanayi ile genel imalat sanayine yönelik üretimler yapılmaktadır. Küçük sanayi kuruluşlarına paralel olarak gelişen ve özel sektörce kurulan mikro, küçük, orta ve büyük ölçekli sanayi kuruluşlarında aşağıdaki alanlarda faaliyet gösterilmektedir. 62

64 Sektör *Gıda Maddeleri malatı Mermer ve Maden Üretim Sanayi Çimento-Prefabrik ve Beton Yapı Elemanları m. Demir ve Demir Dı ı Metaller m. Mobilya ve Ah ap Ür. m. Plastik ve PVC Üretim Sanayi Kimya ve Gaz Üretim San. Tarım Aletleri- Damper-Dingil- Asansör-Makine m. OSB çindeki Tesis Sayısı Tablo:11 letmelerin Sektörel Da ılımı (2008) OSB Dı ındaki Tesis Sayısı ( lçeler Dahil) TOPLAM Açıklama** Tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin yaygın olması nedeniyle gıda sektörü geli mi olup, üretimin büyük kısmı yörede tüketilmektedir (Et, süt v.b). Zengin ve kaliteli mermer yatakları, mermer üretimi sanayisini oldukça ileri seviyeye getirmi tir. Üretilen i lenmi birinci kalite mermerler yurtiçinde ve yurtdı ında alıcı bulmaktadır (A.B.D., Hindistan, talya, Macaristan, Uzakdo u Ülkeleri,..vb. ülkelere ihracat yapılmalıktadır.). ldeki mevcut in at sektöründeki canlılık ve bu sektöre olan taleplerin kar ılanması için birçok çimento, hazır betonvebetonelemanları tesisi bulunmaktadır (Hazır harç üretimi, mozaik imalatı, asfalt malzemeleri üretimi, beton parke ta ı, her türlü beton bordür ta ı,v.b.). Teneke ambalaj, masa sandalye, in aat çivisi, dikenli tel ve fırın ekipmanları imalatı, çerez imalat makinaları, yapı malzemeleri, LPG tüp dolumu v.b. alanlarda üretim yapılmaktadır. Ormanlık alanların kısıtlı olması orman ürünleri sanayinin geli mesine engel te kil etmemi tir. Ço unlukla mobilya aksesuarları, parke imalatı, tomruk biçme, do rama v.b imalat yapılmaktadır. Hammaddeler yurtiçinden ve yurtdı ından temin edilirken, üretilen ürünler yurtiçinde ve yurtdı ında ( spanya, Almanya, Fransa, Güney Kore, Suudi Arabistan v.b.) alıcı bulmaktadır. Kapı, pencere, do rama, plastik tabak, v.b. alanlarda imalat yapılan sektörde yurtiçinden ve yurtdı ından (Romanya, Polonya, Rusya, v.b.) teminedilenaraürünlerileyapılan üretim, ülke ihtiyacını kar ılamakla birlikte; Rusya, Türki Cumhuriyetler, Romanya, Irak gibi ülkelere de ihraç edilmektedir Bölgeveyöreihtiyaçlarını kar ılayacak düzeydedir. 63

65 Ka ıt vekartona Yönelik m Dokuma ve Tekstil m Sektör OSB çindeki Tesis Sayısı OSB Dı ındaki Tesis Sayısı ( lçeler Dahil) Yem Üretim Sanayi So uk Hava Tesisleri Su Ürünleri ve Kanatlı Hayvan Üretim San Tu la Üretim Sanayi Döküm Sanayi Cam leme Sanayi Otomasyon ve Yazılım Sanayi Tıbbi Malzemeler Ürt. San Deri ve Deri leme Sanayi Fidan ve Çiçer Üretim Sanayi Di er malat Sanayi Baskılı karton kutu, peçete, kutu mendil, kraft ka ıttan çok katlı torba gibi ürünler imal edilmektedir. hracat olanakları açısından il ekonomisinde önemli yer tutmaktadır. Dı talepler do rultusunda Avrupa ve Asya Ülkelerine ihracat yapılmaktadır. TOPLAM Açıklama** Do u ve Güneydo u Anadolu Bölgesindeki mevcut hayvancılık potansiyeli, l deki yem üretimi sanayisini olumlu etkilemi tir. lde in aat sektöründeki canlılık, tu la ve kiremit sanayisini de olumlu etkilemi tir. Ayrıca, ilin sanayisi ve istihdam yapılanmasını da olumlu etkilemektedir. Deri ve kürk imalatı, sanayi gazı imalatı, elektrik enerjisi, gaz boruları ve basınçlı su boruları, fittingsler, boya ve kimyasal maddeler, komple su arıtım v.b.imalat. Toplam *Gıda Üretimi yapan 2 tesis Hayvan Ürünleri OSB de yer almaktadır. ** Açıklama Bölümleri Kaynak: Orhan, N., ÜNSALDI, M., Elazı linin Sanayi Profili, Do u Anadolu Bölgesi Ara tırmaları, 2005ve 64

66 Sanayi yatırımları ülkelerin kalkınma hamlelerinde önemli bir paya sahiptir. Gerek ekolojik dengeleri etkilemeden, gerekse düzensiz ve çarpık şehirleşmeye sebep olmadan, bu yatırımların planlı bir şekilde yapılabilmesi ve verimliliğin sağlanabilmesi için gerçekleştirilen uygulamalardan biri de küçük sanayi siteleri projeleridir. Küçük sanatkâr ve orta boy sanayicinin modern işyerlerine kavuşması ve böylece verimliliklerinin artırılması amacıyla kurulan küçük sanayi sitesi uygulamalarına Ülke gelinde olduğu gibi, Elazığ ilinde de devam edilmektedir. Sanayi açısından bir diğer önemli merkez olan KSS lerin Elazığ ilindeki dağılımına bakacak olursak 2009 yılı verilerine göre İl de işyerlik 5 adet KSS nin tamamlandığını görmekteyiz. İlde, DAP kapsamında 64 işyerlik Merkez İlave KSS ve 2009 yılı yatırım programında yer almayan Merkez (Yemişlik) KSS ise devam eden KSS ler arasında yer almaktadır. Sıra No Tablo:12 Tamamlanan KSS ler Dolu yeri yeri Sayısı Sayısı Küçük Sanayi Sitesi Adı Bo yeri Sayısı Doluluk Oranı (%) 1 Elazı Merkez (I.Bölüm) KSS Elazı Merkez (II.Bölüm) KSS Elazı Merkez (III.Bölüm) KSS Elazı Kovancılar KSS Elazı Merkez (Yeni) KSS (DAP) Toplam Kaynak: STB sonu itibariyle Elazığ da biten KSS lerde bulunan işyeri sayısı, Ocak 2009 itibariyle Doğu Anadolu Bölgesi içindeki KSS lerin işyeri sayısının % 16,5 i civarında iken, Türkiye genelindeki KSS lerin işyeri sayısının % 1,4 ü civarındadır İGEM, İŞGEM ve TEKNOKENT KSS ile OSB lerin kurulmasına kadar geçen süre zarfında işletmelerin daha acil ihtiyaçların karşılanması amacıyla kurulan İGEM ve İŞGEM lerde sanayi altyapısının oluşturulmasında önemli bir yere sahiptirler. KOBİ lerin ihtiyaçlarının karşılanması ve değişen iş koşullarına uyum sağlayabilmeleri amacıyla eğitim, danışmanlık, altyapı, üstyapı, ihracat, teknoloji geliştirme 19 STB, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı, 2007,Ankara ve 65

67 ve yeni girişimcilik hizmetleri verilen İGEM ve İŞGEM lerin cazibe merkezlerinde dağılımı da aşağıdaki gibidir. Türkiye (81 l) Tablo:13 GEM ve GEM lerin Da ılımı GEM GEM l 15 Cazibe Merkezi Mevcut GEM Planlama A amasında GEM (Bölgesel Sanayi Geli tirme Merk.) K.Mara Samsun 1-1 Kastamonu Malatya Elazı Trabzon Kayseri, Sivas Gaziantep Diyarbakır 1-2 anlıurfa Erzurum Batman Van 1-1 Kars Toplam 4-11 Kaynak: STB, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı, 2007,Ankara, S 44. Ülkemizin ihtiyacı olan teknolojileri edinmek, özgün ürün tasarımlarına ve üretim teknolojilerine ulaşmak, iyi işleyen bir ar-ge sistemi kurmak ve sanayimizin teknolojik alt yapısını oluşturmak gibi ciddi gelişmeler sağlayacak olan teknoloji geliştirme bölgeleri ise, ülkemiz ekonomisi için çok önemli olan ileri ve yeni teknolojilere dayalı sanayinin gelişmesine ortam sağlayan önemli oluşumlardır. Teknoparklar, üniversiteler, araştırma laboratuarları ve sanayi kuruluşlarının aynı ortam içinde bilim-teknoloji ve Ar-Ge çalışmalarını geliştirdikleri, birbirleri arasında teknoloji transferine imkân tanıyan yerlerdir. Üniversite ve araştırma merkezlerinde gerçekleştirebilecek türden araştırma bilgisi gerektiren yeni iş alanlarının oluşumunu ve gelişimini harekete geçiren; bulundukları bölgenin teknolojik altyapısını ve gelir düzeyini artıran; yetişmiş işgücü için iş olanakları sağlayan ve yabancı yatırımcıları bulundukları bölge- 66

68 ye çekmek üzere bölgede teknopark kurulması sanayinin rekabet edebilirliği açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle, Fırat Üniversitesi bünyesinde kurulan Fırat Teknokent in faaliyete geçirilmesi sanayinin rekabet edebilirliği açısından önemli bir gelişmedir Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler (KOBİ) 18 Kasım 2005 tarihli Resmi Gazete ile Küçük ve orta büyüklükte işletme (KOBİ): İkiyüzelli kişiden az yıllık çalışan istihdam eden ve yıllık net satış hâsılatı ya da mali bilânçosu yirmi beş milyon Yeni Türk Lirasını aşmayan ve bu Yönetmelikte mikro işletme, küçük işletme ve orta büyüklükteki işletme olarak sınıflandırılan ve kısaca KOBİ olarak adlandırılan ekonomik birimleri, olarak tanımlanan KOBİ ler; tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye ekonomisinin de dinamik ve sürükleyici unsurlarındandır. Bu nedenle çalışmanın bu bölümünde özellikle sanayinin en önemli yapıtaşlarını oluşturan KOBİ lerin, Elazığ ilindeki yapılanmalarını ele alacağız. TÜİK in 2002 yılı Genel Sanayi Sayımı verilerine göre Ülkemizde işletme bulunmakta olup, bu sayı içerisinde KOBİ niteliğine haiz işletme sayısı civarındadır. Bu da Türkiye deki tüm işletmelerin % 99,9 una denk gelmektedir. Söz konusu KOBİ lerde de kişiye istihdam sağlanmaktadır 20. Elazığ ilinde ise TÜİK in 2002 yılı Genel Sanayi ve İşyeri sayımına göre KOBİ bulunmakta olup, bu işletmelerde kişiye istihdam sağlanmaktadır. KOBİ ler açısından önemli bir referans kaynağı olan KOSGEB veritabanına baktığımızda ise Haziran 2009 sonu verilerine göre KOSGEB veri tabanına kayıtlı ve imalat sanayinde faaliyet göstermekte olan KOBİ den 755 i Elazığ ilinde faaliyet göstermektedir. Bu işletmeler 17 bin kişiye istihdam sağlamaktadır. Bu sayı Doğu Anadolu Bölgesinin yaklaşık %21 ine denk gelmektedir. Mikro ve küçük ölçekli işletmelerin ağırlıklı olarak faaliyette bulunduğu İlde, imalat sanayi KOBİ lerinin ağırlıklı olarak Merkez ilçede yoğunlaştığını söyleyebiliriz 21. Çoğunlukla gıda ürünleri ile içecek imalatı sektörü, madencilik ve taşocakçılığı ve metalik olmayan diğer mineral ürünlerinin imalatı sektör gruplarına yoğunlaşan KOBİ ler; bu yapıları itibariyle, Doğu Anadolu Bölgesi nin geneliyle paralellik göstermektedir. Ancak, Türkiye geneliyle karşılaştırıldığında; Metalik Olmayan Diğer Mineral ürünlerin imalatının sektörel dağılımının Elazığ ilinin tersine, Ülke genelinde oldukça düşük bir seyir gösterdiğini söyleyebiliriz. 20 STB, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı, 2007,Ankara. 21 KOSGEB, Saha Araştırma Çalışması Elazığ İli Özet Tabloları, 2007, Ankara. 67

69 Diğer yandan KOSGEB veri tabanına kayıtlı işletmeler genel olarak ihracat, kurumsallaşma, marka oluşturma, ar-ge, kalite ve pazarlama konularında eksiklerini gidermek üzere başvuruda bulunmuş olup, en çok talep yurtiçi satışları artırma konusuna yoğunlaşmıştır Türkiye nin 1000 Büyük Sanayi Kuruluşu İçinde Elazığ İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından 1968 yılından bu yana, toplam büyüklükleri Türkiye nin sanayisinin %50 den fazlasını temsil eden sanayi kuruluşlarını içeren bir liste yayınlanmaktadır. Bu listeyi ekonomimizdeki gelişmelere, zaman içersindeki değişimlere, özel sektörün öne çıkışına, holdinglerimizin büyümelerine ve birbirleriyle kıyaslanmalarına ışık tutan önemli bir çalışma olarak nitelendirebiliriz. Diğer yandan bu çalışma kuruluşların yıllar içerisindeki gelişimi ile değişim ve gelişim potansiyellerinin bölgesel bazda yarattığı havayı, bölgesel yapılanmalardan kaynaklanan farklılıkları, kısaca sanayi sektöründe faaliyet gösteren Türk özel sektörünün durumunu ortaya koyan önemli referanslardan biridir. Bu listelerde göze çarpan önemli bir hususta 2005 yılında Resmi Gazete de yayınlanan KOBİ tanımından sonra listede yer alan bir çok sanayi kuruluşunun KOBİ tanımı içerisinde yer almasıdır (İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu içerisinde değerlendirilen 288 kuruluşun dışında kalan işletmelerin çalışan sayısı 250 nin üzerindedir.) Dolayısıyla bu durum Türkiye ekonomisi içerisinde KOBİ lerin ağırlığını ortaya koymaktadır. YIL / SIRA Elazı Altınova Çimento Sanayi Ticaret A.. Eti Krom A.. Keban Plastik A.. (*) 1993 yılından itibaren. Kaynak: SO Tablo:14 SO nun lk 1000 letmesi çerisinde Elazı lk kinci (*) lk 500 e girmi İSO tarafından açıklanan Türkiye nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu ve Türkiye nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu çalışmaları kapsamında, 1993 yılından bu yana (ilk 500 için 1993, ikinci 500 için 1998 yılından itiba- 68

70 ren) yapılan değerlendirmelerde her iki listede bugüne kadar sadece üç Elazığ firmasının yer aldığını görmekteyiz. Bu işletmelerden Elazığ Altınova Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. (1996 da özelleştirildi) ile Eti Krom A.Ş. (2004 de özelleştirildi) kamu eliyle kurulmuş ve daha sonra özelleştirilmiştir. Keban Plastik A.Ş. ise ilde, Keban Barajı ile gerçekleşen olumlu ortam sonucunda kurulan işletmelerdendir yılından bu yana Doğu Anadolu nun diğer illeriyle karşılaştırıldığında Elazığ, sadece 2005 yılında bir firma ile ilk 500 içerisinde kendisine yer bulmuştur. Erzurum hemen hemen her yıl 1 firma ile (Toplamda 2 firma) bu listede yer alırken, Malatya sadece 2001 yılında 1 firma ile listeye girebilmiştir. Diğer iller içerisinde Van ve Kars ise ikinci 500 sıralamasında yer almışlardır. III- TİCARET 3.1. Ticari Yapı Tarih boyunca her toplumda, özellikle de sosyal ve ekonomik çalkantıların olduğu, büyük krizlerin yaşandığı dönemlerde bir denge ve istikrar unsuru olan esnaf ve sanatkârlar, ekonomik ve sosyal hayata katkıları yanında hızla değişen bilimsel ve teknolojik yeniliklere kolaylıkla uyum sağlayabilen esnek bir yapıya da sahiptirler. Bu nedenle oluşturdukları istihdam, katma değer ve hizmet potansiyeli itibariyle, sosyal barışın, adil gelir bölüşümün ve adaletin sağlanmasında önemli görevler üstlenmiş olduklarından, toplumumuzun sosyo-ekonomik yapısına yapılan bir yatırım olarak değerlendirilebilir. Bu nedenle ilin sosyo-ekonomik gelişmesinde en önemli aktörlerden biri olarak kabul edebileceğimiz esnaf ve sanatkâr yapısını inceleyecek olursak aşağıdaki gibi bir tablo ile karşı karşıya kalmaktayız. Tablo:15 Elazı linde Esnaf ve Sanatkârın Yıllara Göre Tescil, Terkin ve Tadil Durumu Yıl Elazı Türkiye Tescil Tadil Terkin Tescil Tadil Terkin (*) (Ocak (*) (*) A ustos) (*) S. Terkin rakamları baz alınmı tır. Kaynak: Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) 69

71 Sanayi ve Ticaret Bakanlığı nca 2001 yılında yayınlanan Elazığ Sanayi Potansiyeli ve Yatırım Alanları Araştırması na göre 26 oda bünyesinde faal üyeliği devam eden toplam kayıtlı esnaf ve sanatkâr bulunan Elazığ da; 2009 yılı ağustos ayı verilerine göre Esnaf ve Sanatkârlar Birliği çatısı altında, 26 oda ile birçok meslek dalında yaygın bir yapıya sahip olan esnaf ve sanatkârların sayısı ye gerilemiştir. Türkiye genelinde aktif olarak faaliyette bulunan kayıtlı esnaf ve sanatkâr sayısıyla karşılaştırıldığında Elazığ da faaliyet gösteren esnaf ve sanatkârların sayısı % 0,7 lik kısma denk gelirken, aktif oda sayısının oranı ise % 0,8 dir. Diğer yandan ticaret ve sanayi kesimini tek çatı altında toplayarak, ticaret hayatını temsil eden ve istihdam ile yatırımın gelişmesinde köklü bir kurumsal organizasyon olarak karşımıza çıkan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO); yaklaşık 20 alanda faaliyet gösteren ve 14 meslek gurubundan oluşan üye yapısıyla, İl in ekonomik gelişmesinde önemli bir paya sahiptir. ETSO nun yanı sıra Elazığ Ticaret Borsası ve Esnaf Odaları Birliği başta olmak üzere pek çok oda ve dernek İlin sanayi ve ticaret hayatında önemli rol oynamaktadır. 70

72 Anonim irket Limited irket Kolektif irket Komandit irket Gerçek Ki i Tablo:16 Açılan/Kapanan irket Sayısı A K A K A K A K A K A K A K A K A K A K Kooperatif Toplam A: Açılan, K:Kapanan Kaynak: STB Tablo:17 Ticaret Siciline Kayılı letmelerin Kurulu Türüne Göre Da ılımı Anonim irket Limited irket Kollektif irket Gerçek Ki i Kooperatif Kaynak: STB 71

73 TOBB un kayıtlarında Elazığ ilinde yabancı sermayeli şirkete rastlanmamıştır. Ancak, bu değerlendirmeyi yaparken Ülkemizde faaliyet gösteren uluslararası sermayeli şirketlerin çoğunun merkezinin büyük illerde kayıtlı olduğunu unutmamak gerekir. Tablo:18 Elazı linde Sanayi letmelerinin Sektörel Da ılımı Sektör Sayısı Metal Cevherleri Madencili i 4 Di er Madencilik ve Ta Ocakçılı ı 40 Gıda Ürünleri ve çecek malatı 38 Tekstil Ürünleri malatı 4 Giyim E yası malatı; Kürkün lenmesi ve Boyanması 1 Derinin Tabaklanması ve lenmesi; Bavul; El Çantası 2 A aç ve Mantar Ürünleri malatı (Mobilya Hariç) Saz, Saman ve Benzeri Malzemelerden, Örülerek Yapılan E yaların malatı 4 Kâ ıthamuru, Kâ ıt vekâ ıtürünleri malatı 2 Basım veyayım, Plak, Kaset ve Benzeri Kayıtlı Medyanın Ço altılması 1 Kok Kömürü, Rafine Edilmi Petrol Ürünleri ve Nükleer Yakıt malatı 2 Kimyasal Madde ve Ürünleri malatı 11 Plastik ve Kauçuk Ürünleri malatı 11 Metalik Olmayan Di er Mineral Ürünlerin malatı 19 Ana Metal Sanayi 2 Makine ve Teçhizatı Hariç, Fabrikasyon Metal Ürünleri malatı 8 Ba ka Yerde Sınıflandırılmamı Makine ve Teçhizat malatı 20 Büro Makineleri ve Bilgisayar malatı 2 Ba ka Yerde Sınıflandırılmamı Elektrikli Makine ve Cihazların malatı 5 Tıbbi Aletler; Hassas ve Optik Aletler le Saat malatı 1 Motorlu Kara Ta ıtı, Römork ve Yarı Römork malatı 1 Di er Ula ımaraçlarının malatı 1 Mobilya malatı; Ba ka Yerde Sınıflandırılmamı Di er malatlar 9 Elektrik, Gaz, Buhar ve Sıcak Su Üretimi ve Da ıtımı 1 Kaynak: STB Elazığ ilinde toplam 23 sektörde 189 sanayi işletmesi faaliyet göstermekte olup, sanayi işletmeleri ağırlıklı olarak; diğer madencilik ve taş ocakçılığı, gıda ürünleri ve içecek imalatı, plastik ve kauçuk ürünleri imalatı, kimyasal madde ve ürünleri imalatı, metalik olmayan diğer mineral ürünlerin imalatı, mobilya imalatı, başka yerde sınıflandırılmamış diğer imalatlar, başka yerde sınıflandırılmamış makine ve teçhizat imalatı konularında faaliyet göstermektedirler Elazığ da Dış Ticaret Günümüz dünyasında gelişmelerin dışında kalmamak ve gelişen dünya ticaretinden pay almak, ekonomik gelişme ve rekabet edebilirlik düzeyinin 72

74 arttırılabilmesi anlamında önemli bir süreçtir. Bu anlamda özellikle ihracat, kalkınma ve ekonomik büyümenin gerçekleşmesinde önemli rol oynamaktadır. İhracat yoluyla ülke ve bölge ekonomileri dışa açılırken; istihdam yaratmakta, kaynakların daha etkin kullanımını sağlamakta, maliyetlerini düşürerek kurumsallaşmakta, kaliteli mal ve hizmet üreterek yeni teknik ve teknolojiden pay almaktadırlar. Böyle bir süreçte dış ticaretin gelişmesi, bölgesel bazda gelişmeyi tetiklemekte bu da ülke ekonomisini olumlu yönde etkilemektedir. Bu çerçevede Elazığ ilinin dış ticaret verilerini inceleyecek olursak; dış ticaret hacminin yıllar itibariyle değişiklik gösterdiği ilde; genel olarak ihracat miktarları, ithalat miktarlarından fazla gerçekleşmektedir. İlde faaliyet gösteren işletmelerin bir kısmının merkezlerinin (ferrokrom tesisleri, Elazığ Çimento ve Elazığ Şarap Fabrikası gibi işletme merkezlerinin farklı ilde bulunması nedeniyle, 2007 yılında 58 milyon Dolar olan ihracat rakamının bu işletmelerinde dahil edilmesiyle 150 milyon Dolara yükseldiği tahmin edilmektedir.) Elazığ dışında yer alması ihracatı olumsuz etkilemekle birlikte, ihracat rakamlarının tam olarak ortaya konmasına da engel teşkil etmektedir 22. Bir çok ülkeye (Azarbaycan, ABD, Arnavutluk, Avusturya, Hong Kong, Endonezya, İran, Japonya, Kazakistan, Kenya, Madagaskar, Pakistan, Filipinler, Rusya, G.Afrika, Hollanda, Sudan, İsviçre v.b) ihracat gerçekleştirilen İlde, son yıllarda mermer ocakları ve mermer işleme tesis sayısının artması ile birlikte ihracat rakamlarında önemli bir yükseliş yaşanmaya başlanmıştır. Özellikle krom ve mermer olmak üzere plastik, mobilya, çimento, şarap, tekstil, orman ürünleri, çelik eşya, döküm ve deri gibi sektörlerde dünyanın dört bir yanına ihracat gerçekleştirilmektedir 23. Özellikle global ekonomik krizin de etkisiyle Türkiye genelinde 2009 yılının ilk yedi ayı ihracat değerinde bir önceki yıla göre azalış meydana gelmiştir (2008 yılı ilk yedi ayında değer bin Dolardır.) Aynı durum Elazığ içinde geçerli olup, 2008 yılının ilk yedi ayında bin Dolar olan ihracat değerinin, bin dolara gerilediği görülmektedir. Doğu Anadolu bölgesinin rakamlarına baktığımızda ise 2008 in ilk yedi ayına göre (591 milyon dolar-507 firma), 2009 yılı ilk yedi ayında hem firma, hem de ihracat değerlerinde Türkiye geneli ve Elazığ dan farklı olarak artış meydana geldiğini görmekteyiz. 22 ETSO, Ekonomik Rapor 2007, Elazığ, S ETSO, Ekonomik Rapor 2007, Elazığ, S 65 ve 73

75 Tablo:19 hracat (*) hracatçı Firma Sayısı (Ock- Tem) hracat De eri (Bin Dolar) (Ock-Tem) Elazı Do u Anadolu (**) 575(**) 621(**) 835(**) 1.080(**) 769(**) Türkiye Toplam * l Merkezindekayıtlı firmaların ihracat rakamları ** Birim de eri Milyon Dolar Kaynak: Dı Ticaret Müste arlı ı (DTM) Tablo:20 thalat (*) thalatçı Firma Sayısı thalat De eri (Bin Dolar) (Ock- Tem) (Ock-Tem) Elazı Do u Anadolu (**) 173(**) 223(**) 297(**) 235 (**) 101 (**) Türkiye Toplam (*) l Merkezindekayıtlı firmaların ithalat rakamları (**) Birim de eri Milyon Dolar Kaynak: DTM 74

76 2008 (Ocak-Temmuz) ithalat rakamları ile 2009 (Ocak-Temmuz) rakamları karşılaştırıldığında ithalatçı firma sayısında Elazığ ili için bir artış (2008 yılı ilk yedi ay ithalatçı firma sayısı 41) görülmekle birlikte, Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı dönemine göre azalış göze (2008 firma sayısı ) çarpmaktadır. Genel toplamda aynı dönem ithalat değerinde bir önceki yıla göre, yine önemli oranda azalış meydana gelmiştir (2008 değer bin Dolardır). Doğu Anadolu Bölgesinin rakamlarına baktığımızda da 2008 yılı ilk yedi ayı değerinin (2008 ithalat değeri 155 milyon Dolar-298 firma), 2009 yılından daha fazla olduğunu görmekteyiz. Elazığ ilinde var olan potansiyelin yeteri kadar ortaya konulamaması ve ihracatının önündeki engelleri; kaynak yetersizliği, sermaye, teknoloji, hammadde, pazarlama, kalite ve fiyat başlıkları altında toplayabiliriz. Diğer yandan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası nın başlamış olduğu çalışma sonrasında Elazığ Gümrük Müdürlüğü ve İhracatçılar Birliği Şubesi açılması halinde dış ticarette önemli anlamda gelişme olacağı düşünülmektedir Bankacılık Ülkesel ve bölgesel bazda ekonominin durumuna ilişkin olarak yapılacak tespitlerde kullanacağımız verilerden biri de bankacılık sistemine ait verilerdir. Bu kapsamda özellikle reel sektörde meydana gelen gelişmeleri izleyebileceğimiz ülke, bölge ve il verileri aşağıdaki tablolarla ortaya koymaya çalışılmıştır. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı nca 2001 yılında yayınlanan Elazığ Sanayi Potansiyeli ve Yatırım Alanları Araştırması nda Türkiye ve Doğu Anadolu Bölgesi nde olduğu gibi Elazığ da da tasarruflar ağırlıklı olarak döviz tevdiatı şeklinde değerlendirilmekteyken, 2008 yılı verilerine baktığımızda tasarruf mevduatı olarak değerlendirildiğini görmekteyiz. Burada tasarruf mevduatının oranı tüm mevduatların yaklaşık % 51 i iken, toplam mevduat içinde ticari mevduatların oranı % 8 gibi düşük bir rakamdır. Banka kredilerinin sektörel dağılımı incelendiğinde; 2000 li yıllarda Türkiye genelinde olduğu gibi Elazığ da da ihtisas dışı kredilerin oranı en yüksek iken, Ortadoğu Anadolu Bölgesinde bu durumun tersine ihtisas kredileri en yüksek oranlıdır yılı sonu itibariyle ise Ortadoğu Anadolu Bölgesinin de ihtisas dışı kredilerinin diğer kredilere göre önemli oranda arttığı görülmektedir. Diğer yandan alınan kredilerin sektörlere göre dağılımı incelendiğinde ihtisas kredileri içerisinde Mesleki Kredilerin oranının arttığı gözlemlenmektedir yılında Elazığ da Türkiye ve Bölge de olduğu gibi ihtisas kredileri içerisinde tarım kredilerinin ağırlığı hissedilirken, günümüzde Elazığ ilinde mesleki krediler tarımsal kredilerin önüne geçerek ilk sıraya yerleşmiştir. 75

77 Sektör MADENC L K stihraç MADENC L K leme MALAT Cam MALAT Demir Çelik MALAT Pi mi Kil ve Çim.Ger. ENERJ Enerji H ZMETLER Ula tırma H ZMETLER Sa lık H ZMETLER Di erleri H ZMETLER Altyapı Belge Sayısı Adet Tablo:24 Yatırım Te vik Belgelerinin Sektörel Da ılımı (Ocak-Temmuz) Sabit Yatırım (TL.) stihda m (Ki i) Sektör MADENC L K K letme MADENC L stihraç ve letme MALAT Gıda ve çki MALAT Lastik- Plastik MALAT Kimya MALAT Madeni E ya MALAT Çimento MALAT Di erleri ENERJ Enerji H ZMETLER E itim H ZMETLER Sa lık H ZMETLER Di erleri Belge Sayısı Adet Sabit Yatırım (TL.) stihdam (Ki i) Sektör MADENC L K letme MADENC L K stihraç ve letme MALAT Gıda ve çki MALAT Cam H ZMETLER Turizm H ZMETLER Sa lık H ZMETLER Di erleri Belge Sayısı Adet Sabit Yatırım (TL) stihdam (Ki i) Sektör Belge Sayı-sı Adet Sabit Yatırım (TL) TARIM Su Ürünleri MALAT Gıda ve çki MALAT Orman Ürünleri MALAT Di erleri H ZMETLER Di erleri stihdam (Ki i) Toplam Genel Toplam (*) Birden fazla ili kapsayan yatırım. Kaynak:Hazine Müste arlı ı (HM)

78 Her ne kadar durum böyle olsa da verilerden de anlaşıldığı üzere Ülke genelinde olduğu gibi firmalar kredi almamayı tercih etmektedirler. Elazığ lı girişimciler tarafından gerek kredi geri ödeme koşullarının ağır olması, gerekse finans kurumlarının güvence için çok fazla talepte bulunmaları nedeniyle kredi kullanımının düşük olduğu ifade edilmektedir. İl de, Çok avantajlı olmadığı sürece kimsenin kredi kullanmadığı görülmektedir. Ancak, öz sermaye ile yatırım yapmanın mümkün olmadığı durumlarda borçlanma yoluna gidilmektedir. Elazığ ilinde 2000 yılı verilerine göre toplam 12 bankanın 30 şubesi bulunurken, 2008 yıl sonu itibariyle 15 bankanın 36 şubesi bulunmaktadır. Az da olsa artış olan şubelerin % 69 u merkez ilçede bulunmaktadır. Elazığ da durum böyle iken Ülkemizde toplam 45 banka bünyesinde şube hizmet vermektedir 24. IV. DEVLET YATIRIMLARI VE TEŞVİKLER Günümüz küresel rekabet koşullarında kalkınmakta olan ülkeler diğer ülkelerle rekabet edebilmek üzere çeşitli politika öncelikleri belirlemekte ve bu doğrultuda ekonomik gelişmelerini sağlayarak daha rekabetçi bir yapıya kavuşmak amacıyla çeşitli düzenlemelere gitmektedirler 25. Kamu yatırımları, devlet yardımları ve teşvik uygulamalarıyla devlet; Bölgesel kalkınmayı desteklemek, Bölgelerarası dengesizlikleri gidermek, Sanayileşmeyi, teknoloji ve ar-ge çalışmalarını geliştirmek, Özel sektöre ivme kazandırabilmek, İstihdam imkânlarını sağlayabilmek amacıyla çeşitli çalışmalar yapmaktadır. Bu çerçevede, yatırım ve teşvik sistemi içerisinde Elazığ ilini ele almaya çalışacağız YATIRIM Bölgesel kalkınmanın sağlanması ve ekonomik anlamda gelişimin yakalanarak Elazığ ilinin daha rekabetçi bir yapıya kavuşmasını sağlamak üzere Elazığ iline, 2007 yılında toplamda 50 projeye bin TL ayrılırken 26, 2008 yılı için toplamda 69 projeye bin TL ödenek aktarılmıştır. Her ne kadar proje sayısında önemli oranda artış olduğu görülse de, LEBLEBİCİ, F., Devlet Yardımları Uygulamasının Mahiyeti ve Ekonomik Göstergelerle Mukayesesi,DPT, 2002, Ankara, S ETSO, Ekonomik Rapor 2007, Elazığ, S

79 ödenek tutarında ciddi bir düşüş olduğu gözlenmektedir. Bu tutar 2006 yılı için ayrılan tutardan da düşük bir orandadır yılında Ülke genelinde ayrılan ödenek bin TL olup, bu ödenek içerisinde Elazığ İlinin oranı % 0,4 dür. Toplamda proje adedi olan Türkiye geneli içinde ise Elazığ ilinin oranı % 2,5 dur. Elazığ gerek proje sayısı itibariyle, gerekse tahsis edilen yatırım ödeneğinin 2008 yılı proje bedelleri toplamına oranında Türkiye ortalamasının üzerindedir. Bu oran Türkiye için % 7,9 iken, Elazığ için % 9,1 dir yılında da aynı durum geçerli olup, Türkiye için oran % 8,2 iken, Elazığ için % 12,9 dur 27. Kamu yatırımlarının sektörlere göre dağılımına baktığımızda 2008 yılı içerisinde en fazla projenin ulaştırma ve eğitime aktarılmış olduğunu görmekteyiz. Madencilik, İmalat ve enerji sektörlerine ayrılan proje sayısı ise toplamda 5 olmakla birlikte, bu sayı içerisinde imalatın sayısı 3 tür yılında ayrılan ödenek miktarlarına baktığımızda, en fazla ödenek enerji ve ulaştırmaya ayrılmıştır. İmalat sektörünün ise madencilik ve turizmden sonra en az ödenek ayrılan sektör olduğunu görmekteyiz yılları arasında imalata en fazla ödenek aktarılan yıl ise 2002 yılıdır. Tablo: Yılı Kamu Yatırımlarının Sektörel Da ılımı (Bin TL) Yıllar Tarım Madencilik Ula tırma- malat Enerji Haberle me Di er Toplam Türkiye Kaynak: DPT 4.2. TEŞVİK Kamu kaynaklarının, ülkenin gelişmesi bakımından daha yararlı olarak görülen sektörlere yönlendirilmesi olan teşvik uygulaması kapsamında, 2004 yılından bu yana Ülkemizde çeşitli yasal düzenlemeler uygulamaya konmaktadır. Bu çerçevede çıkarılan ve girişimcilere; gelir vergisi stopajı teşviki, sigorta primi işveren hissesi teşviki, bedelsiz yatırım yeri tahsisi, 27 ETSO, Ekonomik Rapor 2007, Elazığ, S

80 enerji desteği sağlanan teşvik kanunu 2004 yılında yayınlanarak uygulamaya konmuş ( tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan 5084 Sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun) ve yoğun talepler üzerine bu Kanun da 2005 yılında bir dizi değişikliğe gidilmiştir ( tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 5350 sayılı kanun) Yapılan değişikliklerle; kanun kapsamına giren 36 il sayısına Elazığ ile birlikte 13 il daha eklenerek yasadan yararlanan il sayısı 49 a çıkarılmıştır sayılı Yasada öngörülen asgari 10 işçi çalıştırma şartı ise 30 işçi olarak değiştirilmiş, ancak bu uygulama sadece yeni eklenen 13 il için geçerli sayılmıştır. Dolayısıyla Elazığ da 30 işçi avantajından yararlanan iller arasında yer almıştır 28. Bu değişiklikle birlikte Elazığ da uygulanmaya başlanan yasa sonrasında, teşviklerden 709 işletme (Bu sayının içinde 2005 ten önce kurulan işletmelerde yer almakta olup, SSK ve enerji desteğinden istifade etmektedirler) yararlanmış olup, kişiye istihdam sağlanmıştır tarihi itibariyle sonlanan teşvik yasası sonrasında, 16 Temmuz 2009 tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar ile teşvike ilişkin yeni uygulama yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda, yatırım teşvik uygulamalarından yararlanacak iller 4 bölge içerisinde sınıflandırılmış ve bölge özelliklerine göre iller bazında teşvik sağlanacak sektörler ise 12 başlık altında gruplandırılmıştır. 4. Bölgede yer alan Elazığ için; gıda ve içecek, madencilik ve taşocakçılığı, entegre hayvancılık, tekstil, plastik, lisanslı depoculuk v.b. sektörler belirlenmiştir. Ayrıca, 5084 sayılı Yasa ile 5 ana başlıkta toplanan teşvikler, yeni uygulama ile 6 ana başlık altında toplanmıştır. Bunlar; Gümrük Vergisi Muafiyeti, KDV İstisnası (Makine ve Teçhizatta), Faiz Desteği, Sigorta Pirimi İşveren Hissesi, Vergi İndirimi, Yatırım Yeri Tahsisi (bedelsiz hazine arsası), Taşıma Desteği dir (1. ve 2. Bölgelerde yer alan Tekstil, konfeksiyon, hazırgiyim, deri ve deri mamulleri işletmelerinin tesislerini 4. Bölgeye taşımaları halinde destek alacaklardır.) ETSO, Ekonomik Rapor 2007, Elazığ, S 65 ve 79

81 Sektör Belge Sayısı Adet Tablo:24 Yatırım Te vik Belgelerinin Sektörel Da ılımı (Ocak-Temmuz) Sabit Yatırım (TL.) stihdam (Ki i) MADENC L K stihraç MADENC L K leme MALAT Cam MALAT Demir Çelik MALAT Pi mi Kil ve Çim.Ger ENERJ Enerji H ZMETLER Ula tırma H ZMETLER Sa lık H ZMETLER Di erleri H ZMETLER Altyapı Sektör Belge Sayısı Adet Sabit Yatırım (TL.) stih-dam (Ki i) MADENC L K letme MADENC L K stihraç ve letme MALAT Gıda ve çki MALAT Lastik-Plastik MALAT Kimya MALAT Madeni E ya MALAT Çimento MALAT Di erleri ENERJ Enerji H ZMETLER E itim H ZMETLER Sa lık H ZMETLER Di erleri Sektör MADENC L Belge Sayısı Adet Sabit Yatırım (TL) stihdam (Ki i) K letme MADENC L K stihraç ve letme MALAT Gıda ve çki MALAT Cam H ZMETLER Turizm H ZMETLER Sa lık H ZMETLER Di erleri Sektör Belge Sayısı Adet Sabit Yatırım (TL) TARIM Su Ürünleri MALAT Gıda ve çki MALAT Orman Ürünleri MALAT Di erleri H ZMETLER Di erleri stihdam (Ki i) Toplam Genel Toplam (*) Birden fazla ili kapsayan yatırım. Kaynak:Hazine Müste arlı ı (HM)

82 MADENC L K stihraç ve letme Belge Sayısı (Ad.) Tablo: 25 KOB Te vik Belgelerinin Da ılımı Ocak - Temmuz Sabit Yatırım (TL.) stihda m (Ki i) Sektör MADENC L K letme Belge Sayıs ı (Adet ) Sabit Yatırım (TL.) stihda m (Ki i) Sektö r MA- LAT Gıda ve çki Belge Sayıs ı (Adet ) Sabit Yatırım (TL.) stihd am (Ki i) MALAT Gıda ve çki MALAT Deri ve Kösele MADENC L K stihraç ve letme MALAT Gıda ve çki MALAT Lastik- Plastik MALAT Orman Ürünleri MALAT n aat MALAT Demir Çelik MALAT Di erleri H ZMETLER Toplam Do u Anadolu Türkiye Kaynak: HM 81

83 V. DİĞER ÇALIŞMALAR 5.1. Kalkınma Ajansı Kalkınma ajansları, bir ülkenin belli bir coğrafi bölgesi içerisindeki özel ve kamusal tüm şirketler, yerel otoriteler ile sivil toplum kuruluşları arasında işbirliği sağlayarak, o bölgenin ekonomik kalkınmasını hedefleyen ve yasal bir hükme dayanarak kurulan yapılardır. Başka bir tanıma göre kalkınma ajansları; Merkezi hükümetten bağımsız bir idari yapıda, sınırları çizilmiş bir bölgenin girişimcilik potansiyelini geliştirip canlandırmak ve böylece ekonomik kalkınmaya katkı sağlamak amacıyla kurulmuş, faaliyetlerini kamunun veya özel sektörün finanse ettiği kuruluşlardır 30. Bu tanımlardan da anlaşıldığı üzere ekonomik kalkınma ile sosyal gelişmenin bölgesel anlamda önemli unsurlarından biri olan ve günümüz küreselleşen dünyasında bölgesel gelişmenin yapı taşlarından biri olarak kabul edilen bölgesel kalkınma ajanslarına ilişkin olarak, Ülkemizde 5449 sayılı Kanun 2006 yılında yürürlüğe girmiş ve toplamda 24 adet bölgede kalkınma ajansı kurulması için Bakanlar Kurulu nca kararlar alınmıştır. Bu çerçevede, 25 Temmuz 2009 tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan karar gereğince de Bingöl, Elazığ, Malatya ve Tunceli illerini içerisine alan bir kalkınma ajansı kurulmasına karar verilmiştir. Bu karar doğrultusunda, varlığı önemli bir rekabet avantajı sağlayacak Kalkınma Ajansının ilde kurulması için yoğun kamuoyu çalışmaları yapılmaya başlanmıştır. Ayrıca, 2010 ve 2012 yıllarını kapsayan orta vadeli programda da kalkınma ajanslarının altı çizilerek, ajanslar kanalıyla; kalkınmanın, rekabet gücü ve yenilikçi yerel girişimlerin destekleneceği programların uygulanacağı ifade edilmiştir. Dolayısıyla uygulanacak politikalarda kalkınma ajanslarının önemi daha da artacak olup, kalkınma ajansı bulunan iller ekonomik ve sosyal gelişim açısından önemli avantajlar sağlayacaktır Doğu Anadolu Projesi (DAP) Elazığ, aynı zamanda DAP kapsamındaki iller arasında yer almaktadır. Bu programın temel hedefi, bölgenin potansiyellerini harekete geçirecek ortamın yaratılmasını sağlamaktır. DAP Ana Planı ile; ekonomik, sosyal, çevresel ve mekansal olmak üzere 4 hedef grup ortaya konmuş ve bu hedef gruplar için belirlenen stratejiler çerçevesinde bölge gelişiminin sağlanması öngörülmüştür. Diğer yandan 2000 yılında çerçevesi çizilen projeye, yıllarını kapsayan Orta Vadeli Program da da atıfta bulunulmuş ve DAP projesi kapsamında çalışmalara hız verileceği ifade edilmiştir. Buna göre kamu yatırımlarının, DAP gibi gelişmişlik farklarını azaltmayı hedefleyen ekonomik ve sosyal projelere yoğunlaşmasının planlandığı ifade edil

84 miştir.ayrıca, Yatırım Programına alınan projeler ve bunlar içerisinde yer alan OSB ve KSS ler de bu proje içerisinde yer alıp almadıklarına göre değerlendirilmektedir 31. VI. ELAZIĞ İLİNİN GÜÇLÜ VE ZAYIF YÖNLERİ İLE FIRSAT VE TEHDİTLER Elazığ iliyle ilgili önerilerde bulunulmadan önce İl in, özellikle ticaret ve sanayi alanlarında içinde bulunduğu mevcut durumun analizinin yapılarak, avantaj ve dezavantajların tespit edilmesi gerekmektedir. Böylece bölgesel rekabet edebilirlik çerçevesinde geleceğe ilişkin öngörülerde bulunmak ve geliştirilebilecek alanları belirlemek daha anlamlı olacaktır. Bu çerçevede 32 ; a) Güçlü Yönler ve Fırsatlar 1. İlin Teşvik Yasası kapsamında oluşu. 2. Kalkınma alternatifi olan; maden-mermer, tarım-bağcılık, hayvancılık, su ürünleri, turizm ve hizmetler sektörleri ilin öncü sektörleri oluşu. 3. Merkezi coğrafi konumu (Elazığ ili coğrafi konumu itibarı ile TRB1 Bölgesi içerisindeki illerin merkezinde yer almaktadır). 4. Marka değeri taşıyan ürünler (Elazığ vişnesi mermeri, öküzgözü ve boğazkere üzümü, krom ve bakır) 5. İklim ve doğal yapı zenginliği. 6. İşgücü varlığı ve ücret düzeyi. 7. Organize Sanayi Bölgeleri ve Türkiye de İlk Hayvan Ürünleri OSB nin Elazığ da oluşu. 8. Elazığ Valiliği, Fırat Üniversitesi, Elazığ Belediyesi, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası öncülüğünde, diğer sivil toplum kuruluşlarının da desteği ile Teknopark kurulması. 9. Yerel kuruluşlar arasındaki güçlü işbirliği. 10.Ulaştırma ve haberleşme altyapısı. 11. Bölgesel gelişme isteği. 12.Eğitim olanakları ve düzeyi. 13.Enerji maliyeti (5084 sayılı Yasa gereği yeni yatırımlara sağlanan enerji desteği). 31 DPT, Düzey 2 Bölgeleri Kalkınma Programı Pazarlama Araştırmaları Bağcılık - TRB1 Elazığ, 2007, RD-AKKM.433.TR, Ankara

85 14.Konut kira maliyeti. 15.Üniversite-sanayi İşbirliği -FÜSİM (Fırat Üniversitesi Sanayici İşbirliği Merkezi) 16.ETSO nun güçlü alt yapısı ve İlin kalkınması için ETSO bünyesinde kurulan birimlerin varlığı (KOSGEB TİP 2 Sinerji Odağı, TSE Mahalli Temsilciliği, AB Proje Araştırma ve Danışmanlık Ofisi). 17.Güçlü bir yerel medyaya sahip oluşu. 18.Bölgede tek sivil havalimanının Elazığ da bulunması. 19.Sulanabilir tarım arazi miktarı (İlin sulanabilir arazi varlığı toplamı 245 bin dönümdür.) 20.Sahip olunan su kaynakları. 21.Doğalgaz kullanımına geçiş. 22.Elazığ da uluslararası niteliklere sahip bir fuar alanı kurulma çalışmaları. 23.Meraların yeni bir düzenleme ile hayvancılığa açılması. 24.Makine servis düzeyinde iyileşme (Sanayicinin makine alt yapısının iyileştirme çalışmaları). 25.Üretim miktar ve düzeyinde değişim (Kapasite artımı). 26. Avrupa Birliği Hibe Programları çerçevesinde hibe programlarından yararlanacak iller arasında Elazığ ın da bulunması. 27.Üniversite-Sanayi İşbirliği Merkez Müdürlüğü nün varlığı. 28.İŞGEM lerin varlığı ve yeni girişimcilere fırsatların tanınması. b) Zayıf Yönler ve Tehditler 1. Sermaye yetersizliği. 2. Elazığ dışından gelen yatırımcı yetersizliği. 3. Yabancı sermaye ve yatırımcı sermaye stoku yetersizliği. 4. Kredi maliyetleri. 5. Sektörel sanayi sitelerinin yokluğu. 6. Sulama projeleri inşaatlarının gecikmesi ve sulanabilir tarım arazilerinin değerlendirilememesi. 7. Kurumlar vergisi yükü. 84

86 8. Yayla havancılığının meraların kapalı oluşu nedeniyle olumsuz etkilenmesi. 9. Risk sermayesi yokluğu. 10.İlin her yönü ile Ülke genelinde ve yurtdışındaki tanıtım yetersizlikleri. 11. Kültürel sosyal imkânlar. 12.Makine ve teknolojideki yenileme zorlukları. 13.Yatırım ve danışmanlık hizmeti verecek büro yetersizliği 14.Teşviklerin bölgesel ve sektörel olmayışı. 15.Beyin ve sermaye göçü 16.Nitelikli işgücü göçü. 17.Tarihi süreç içerisinde ilde kurulan çok sayıda kamu kurumu nedeniyle halkın Girişimciden çok devlet memuru olma arzusu. 18.Doğalgaz kullanımı ile ilgili çalışmaların gecikmesi. 19.İl ekonomisi için önem taşıyan kurumların kurulmaması (Gümrük Müdürlüğü, Kalkınma Ajansı, İhracatçılar Birliği Şubesi). c) Elazığ İlinin Bölgesel Kalkınma ve Rekabet Edebilirlik Anlamında Dezavantajları: 1. Yetersiz Ar-Ge, inovasyon, teknoloji. 2. Yetersiz iş becerileri ve girişimci. 3. Yetersiz bölgelerarası işbirliği, kümelenme ve ağ oluşturma. 4. Fiziksel ve sanayi altyapısının yetersizliği. 5. Yapısal işsizlik ve niteliksiz işgücü. 6. Finans problemi. 7. Danışmanlık hizmetlerine erişimde yetersizlik. 8. Düşük ihracat. 9. Yakıcı rekabet. VII. ELAZIĞ DA GELİŞTİRİLEBİLECEK ALANLAR Elazığ daki yatırım ortamının, yatırımcılar açısından hangi konularda cazibeye, hangi konularda avantajlara ve hangi konularda da dezavantajlara sahip olduğu gibi hususları içeren Gelişim Bileşenleri ; Sanayi ve Ticaret 85

87 Bakanlığı Elazığ İl Müdürlüğü nce yapılan çalışmada değerlendirilerek, Elazığ ilinde sosyo-ekonomik gelişmeyi doğrudan etkileyen unsurlar belirlenmiştir. Buna göre Elazığ; Coğrafi Yapı, Demiryolu, İletişim, Enerji ve Organize Sanayi Bölgesi bakımından yeterli, Karayolu, Havayolu, Küçük Sanayi Siteleri, Üniversite-Sanayi İşbirliği, Hammadde, İşgücü, Üst Kademe Yöneticileri ve Sermaye bakımından kısmen yeterli, Teknoloji bakımından ise yetersiz bulunmuştur. Tablo: 26 Elazı li Geli im Bile enleri Bile enler Bulunabilirlik Düzeyi Yeterli Kısmen Yeterli Yetersiz Co rafi Yapı Karayolu Demiryolu Havayolu leti im Enerji Organize Sanayi Bölgesi Küçük Sanayi Siteleri Sermaye Hammadde Teknoloji gücü Üst Kademe Yöneticileri Üniversite-Sanayi birli i Kaynak: STB, Elazı li Sanayi Potansiyeli ve Yatırım Alanları Ara tırması, 2001, Ankara. Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı kapsamında da İl in yüksek rekabet edebilirliğe sahip olduğu sektörler önceliklerine göre; Birinci öncelikli sektör gıda ürünleri ve içecek imalatı, İkinci öncelikli sektör metalik olmayan diğer mineraller imalatı, Üçüncü öncelikli sektör diğer yerlerde sınıflandırılmamış makine ve ekipman imalatı şeklinde belirlenmiştir. Diğer yandan Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yayınlanan Ekonomik rapor 2007 çalışmasında rekabet edebilirliğin yüksek olduğu sektörler, Sanayi (Mermer, demir ve demir dışı metaller, makine, mobilya ve ahşap, plastik ve pvc sektörleri) Hizmetler (Sağlık, Turizm) ve Tarım (Su ürünler, kanatlı hayvan, bağcılık, et ürünleri, süt ürünleri, arıcılık) olmak üzere üç ana başlık altında toplamıştır. Özellikle mermer sektöründe; dünya rezervlerinin 1/3 üne sahip olan 86

88 Türkiye içerisinde Elazığ ın % 8 lik payı vardır. Elazığ vişnesi adı verilen ve % 95 i ihraç edilen dünyaca ünlü özel bir mermer türü çıkarılmaktadır. Mermerde olduğu gibi üzümde de doğal markaya sahip olan ilde, krom ve kroma dayalı sanayi de bölgede çıkarılan rezervin önemli özelliklere sahip olması nedeniyle ön plandadır 33. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere farklı ürün yelpazesi ile önemli bir rekabet üstünlüğüne sahip ilde, ekonomik gelişimin sürdürebilmesi ve rekabet gücünün arttırılabilmesi için inovasyon yeteneğinin kazanılarak, tüketicinin farklı beklentilerini karşılayacak özellikli ürünlerin sunulması gerekmektedir. Böylelikle, ilin ve toplumun kaynaklarının; özellikli ürün ve hizmete dönüştürülmesi ile ekonomik ve toplumsal açıdan değer yaratılması mümkün olacaktır. Küreselleşmenin beraberinde getirdiği üreteceğiniz bir malın ya da hizmetin pazarda değer ifade etmesi ve talep edilebilir olması için maliyetiyle, fiyatıyla, kalitesiyle rekabet edebilir olması, farklılığını ortaya koyması gerekmektedir. Yani üretimde; en uygun maliyeti, en uygun fiyatı ve en iyi kaliteyi yakalamak bir zorunluluktur. VIII. DÜNYA DA VE TÜRKİYE DE YAŞANAN GELİŞMELER ÇERÇEVESİNDE ELAZIĞ İÇİN NELER ÖNERİYORUZ? Küresel ekonomik kriz sonrasında krizi en az zararla atlatarak güçlü bir ekonomik yapıyla bu krizden çıkmak isteyen ülkelerin yer aldığı dünya piyasalarında kıran kırana bir rekabet yaşanmaktadır. Bu yarışta başarılı olmanın temel şartları da sürekli kalite, ileri teknolojiye ulaşma, ürün deseninde zenginlik, katma değeri yüksek ürünlere yönelme, eğitimli ve nitelikli iş gücü ve düşük maliyet olarak belirginleşmektedir. Hammadde ve emek yoğun bir sanayi yerine; bilgi ve teknoloji yoğun, kalite egemen bir sanayi anlayışı hakim olmaktadır. Bu çerçevede dünyada meydana gelen gelişmeleri küresel ekonomik kriz, uluslararası rekabet, teknolojik yenilikler, bölgesel entegrasyonlar, sermayenin uygun yatırım ortamı araması ve yaşam kalitesindeki değişiklikler olarak sıralayabiliriz. Ülkemizi de doğrudan etkilemekte olan bu gelişmeler çerçevesinde, küresel ekonomik kriz, nüfus yapısında dönüşüm, işsizlik, bölgelerarası gelişmişlik farkı, AB uyum süreci, halkın yaşam standardı beklentisindeki artış ve özel teşebbüsün artması şeklinde sıralayabiliriz. Bu gelişmeler ışığında baktığımızda her ekonomik sistemin temel hedefinin insanın refah seviyesinin artırılması olduğunu söyleyebiliriz. Bu kap- 33 MPM, İller Bazında Verimliliği Artırma Projeleri Elazığ Verimliliği Artırma Projesi, 2009, Ankara, S

89 samda, bir ülke ekonomisinin gelişimini sağlamak ve dünya piyasalarıyla rekabet kabiliyetini artırabilmek için de ülkenin sanayi ve ticaretinin geliştirilmesi önem taşımaktadır. Bunun için de mevcut sanayi yapısı profilinin ortaya konulması, gelişme imkân ve kabiliyetinin belirlenmesi, geleceğe yönelik yeni yatırım hedef ve stratejilerin tasarlanması ve uygulanması da üzerinde ciddiyetle durulması gereken hususların başında gelmektedir. Küreselleşme ile birlikte öne çıkan diğer bir kavram da yerelleşmedir. Bu kavramı açmak gerekirse; her ülkede yerel kaynakların, yerel dinamizmin harekete geçirilmesi kalkınma, büyüme ve refah artışı sağlamanın önemli bir şartı olarak görünmektedir. Ülkemizde ekonomik faaliyet yoğunluğuna bakıldığında yurt genelinde dengeli bir dağılım olmadığı göze çarpmaktadır. Sanayi yatırımlarının Marmara ve Ege bölgeleri dışında arzulanan seviyede olmadığı bir gerçektir. Dolayısıyla, bölgesel gelişme ve kalkınma açısından ülke düzeyinde yeterli özen ve gayret gösterilemezse sorunlar katlanarak artacaktır. Bu nedenlerle, Anadolu nun her bölgesinde üretim ve ticari faaliyet hacminin artırılmasını bir şekilde sağlamak durumundayız. Bu da doğru yerde durmamızla mümkündür. İşte bu noktada diğer ülkelerden farklı olarak mevcut coğrafi yapımızdan kaynaklanan bölgesel farklılıklarımızı avantaj haline dönüştürüp, dinamik yapımızla destekmek; kamu, özel sektör ve sivil toplum işbirliği ile kaynaklarını etkin kullanan, yenilikçi yapısıyla rekabetçi hale gelecek, iç ve dış pazarda aranan, istihdam oranını ve yaşam kalitesini yükseltmiş bir yerel yapılanmayla mümkün olacaktır. Ülkemizde özellikle imalat sanayi sektörünün dağılımına baktığımızda sanayileşmenin büyük kentler ve limanlar etrafında yoğunlaştığını görebiliriz. Gelişmiş sosyo-ekonomik imkânlar, karayolu, demiryolu, hava ve deniz limanı gibi ulaşım imkânları, yetişmiş insan kaynağı ve sermaye birikimi ile imalat sanayi ve hizmetler sektöründe bu bölgeler merkezi konumlarını korumaktadırlar. Diğer yandan kimi bölgelerde, kendi imkânları ile gelişim göstermekte olan bazı illerimiz bölgesel kalkınmada itici güç olarak karşımıza çıkmaktadır 34. Bu nedenle bölgesel kalkınmanın gerçekleşmesi için Elazığ ilinin de bölgesel bir merkez haline gelmesi bölge iller için oldukça önemli olacaktır. Bu çerçevede, Elazığ ilinin rekabet üstünlüğü sağlayarak geliştirebilmesi için ilin güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditlerini yukarıda ele almaya çalıştık. Değerlendirmelerde göze çarpan en önemli problemler; istihdam (nitelikli eleman, yönetici), maliyetler (enerji ve hammadde), finansman, kurumsallaşma, ortak hareket kültürü ve işbirliğinin gelişmemesi, pazarlama, 34 STB, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı, Ekim 2007, Ankara, S

90 ulaşım, teknoloji, inovasyon, birbirlerini destekleyişi iş kollarının bulunmaması ve mevcut sistemde verimli üretimin gerçekleştirilememesi olarak göze çarpmaktadır. Rekabet edebilirlik anlamında gerekli ivmenin yakalanamamış olduğu ilin, rekabetçi bir yapıya kavuşturulabilmesi için öne çıkan sektörlere ağırlık verilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte yapılacak çalışmalarda modern üretim tekniklerinin hayata geçirilerek ilin üstün olduğu alanlarda gerekli altyapının (KSS, OSB v.b.) daha da geliştirilip; kaliteli, markalaşmış ve sürekli ar-ge çalışmalarıyla desteklenen yenilikçi bir yapıyla desteklenmesi, bu kapsamda kamu ve özel sektörün işbirliği içerisinde çalışacağı bir sistem kurularak, sanayi ve ticaretin geliştirilmesi gerekmektedir. Böylece iş alemini temsil eden kuruluşların kapasitelerinin yükseltilmesi ve kurumlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ile öngören müdahaleler, hedef bölgenin ihtiyaçlarını karşılamak üzere daha etkin kullanılabilecektir 35. Böyle bir yapılanmanın tüm bölgelerde uygulanması sonucunda rekabet edebilirlik anlamında gelişen bölgesel yapılanma ile, gelişmiş ve dünya piyasalarıyla rekabet edebilir bir ülke halini almamız mümkün olacaktır. Elbette ki tüm bu gelişmeler, önü açık büyük gelişim potansiyeline sahip Ülkemiz açısından yeterli değildir ancak, kamu ve reel sektör işbirliği ile halkımızla el ele Ülkemizin hak ettiği yere ulaşması yönündeki gayretlerimiz her platformda devam etmelidir. KAYNAKÇA DİNCER, B., ÖZASLAN, M., KAVASOĞLU, T., İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması, DPT, 2003, Ankara. DİNCER, B., ÖZASLAN, M., İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (2004), DPT, 2004, Ankara. DPT, Düzey 2 Bölgeleri Kalkınma Programı Pazarlama Araştırmaları Bağcılık - TRB1 Elazığ, 2007, RD-AKKM.433.TR, Ankara. DPT, Doğu Anadolu Projesi Ana Planı Yönetici Özeti, 2000, Ankara. ETSO, Ekonomik Rapor 2007, Elazığ, S 65. Hazine Müsteşarlığı, Uluslararası Doğrudan Yatırımlar 2008 Raporu, 2009, Ankara. LEBLEBİCİ, F., Devlet Yardımları Uygulamasının Mahiyeti ve Ekonomik Göstergelerle Mukayesesi,DPT, 2002, Ankara MPM, İller Bazında Verimliliği Artırma Projeleri, Elazığ Verimliliği Artırma Projesi, 2009, Ankara. Resmi Gazete, Orta Vadeli Program ( ), Mükerrer Sayı, Resmi Gazete, 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, Resmi Gazete, 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ve Bazı Kanunlarda 35 STB, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı, Ekim 2007, Ankara. 89

91 Değişiklik Yapılması Hakkında 5350 Sayılı Kanun, Resmi Gazete, Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Karar, KOSGEB, Saha Araştırma Çalışması Elazığ İli Özet Tabloları, 2007, Ankara. STB, Bölgesel Rekabet Edebilirlik Operasyonel Programı, 2007,Ankara, S 12. STB, Elazığ İli Sanayi Potansiyeli ve Yatırım Alanları Araştırması, 2003, Ankara. STB, Sivas İli Sanayi Potansiyeli ve Yatırım Alanları Araştırması, 2003, Ankara. TÜSİAD, 21. yy la Doğru Türkiye: Geleceğe Dönük Bir Atılım Stratejisi, 1991, İstanbul. TÜİK, Bölgesel Göstergeler TRB1 Malatya, Elazığ, Bingöl, Tunceli 2008, 2009, Ankara. İnternet Kaynakları: )

92 PANEL OTURUMU -1 Sanayi ve Ticaretin Gelişiminde Kültür Değişiminin Yeri ve Önemi Başkan Üyeler : M. Süleyman SELMANOĞLU Elazığ Belediye Başkanı : Dr. Arif ÇANACIK Proje Gözetim Mühendislik İcra Kurulu Başkanı : Yıldız ULUCAN ARTAR Eğitim Bölüm Başkanı Elazığ Verimliliği Artırma Projesi Koordinatörü : Ali ŞEKERDAĞ Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı 91

93 92

94 Dr. Arif ÇANACIK Proje Gözetim Mühendislik İcra Kurulu Başkanı SANAYİ VE TİCARETİN GELİŞİMİNDE KÜLTÜR DEĞİŞİMİNİN YERİ VE ÖNEMİ EKONOMİK ETKİNLİK (FAALİYET) İnsanın yaşamak ve yücelmek için giriştiği her türlü iş ve bunun sonucunda elde ettiği her türlü ürün akla gelir. Üretim, tüketim ve dağıtım ile ilgili her türlü faaliyet ekonomik faaliyet olarak değerlendirilir. Buna göre avcılık, balıkçılık, tarım, hayvancılık, ormancılık, en ilkelinden en gelişmişine kadar sanayi faaliyetleri, inşaat, ulaşım, ticaret, turizm vb. işler ekonomik faaliyetlerdir. A-Birincil ekonomik faaliyetler: Tarım, orman, maden ve hayvancılık gibi doğadan doğrudan yararlanmaya dayalı faaliyetleri içerir. (Topraktan ve denizden elde edilen) B-İkincil ekonomik faaliyetler: Hammaddenin işlenerek değiştirilmesi, yeni hammadde veya ürün elde edilmesine dayalı sanayi faaliyetlerini içerir. (hammaddenin işlenerek değerli ürünlere dönüştürüldüğü sanayi faaliyetleridir. C-Üçüncül ekonomik faaliyetler: Hizmete dayalı ekonomik faaliyetleri içerir. Turizm, bankacılık, eğitim, sağlık, ulaştırma, haberleşme vb. faaliyetlere denir. Sanayi Sektörü: Her türlü tarımsal ve hayvansal ve madensel hammaddeleri işleyerek bunlardan doğrudan doğruya kullanılır maddeler ve eşyalar meydana getirme faaliyetlerdir. Örnek: Şekerpancarı veya kamışından şeker elde etmek, Pamuk, keten, yün gibi liflerden dokuma yapmak, topraktan çıkarılan madenlerden kullanılan her türlü alet ve araç yapımı gibi. 93

95 Tarım Sektörü: İnsanların topraktan çeşitli bitki ve ürünleri elde etmesi ve yine çeşitli evcil hayvanları yetiştirip beslemesi ve bunlardan ürünler alıp değerlendirmesi faaliyetidir. Hizmetler Sektörü: Elektrik, gaz ve su, inşaat ve bayındırlık işleri, toptan ve perakende ticaret, lokanta ve oteller, ulaştırma, haberleşme ve depolama, mali kurumlar, sigorta, taşınmaz mallara ait işler ve kurumları, yardımcı iş hizmetleri, toplum hizmetleri, sosyal ve kişisel hizmetler, (eğitim, sağlık, din) NÜFUSUN EKONOMİK FAALİYETLERE GÖRE DAĞILIMI Nüfusun ekonomik faaliyetlere dağılımı ülkelerden ülkelere ve ülkeler içinde de zamana göre değişmektedir. Çalışan nüfusa etkin nüfus denir yaş arasındaki nüfus, çalışma çağındaki nüfusu (etkin nüfusu) oluşturur. Gelişmiş ülkelerde çalışma yaşı daha yüksektir ve çalışma çağındaki nüfusun tümü etkindir. Gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde ise nüfusun büyük bölümü tüketici durumdadır. Ülke Birincil faaliyet (Tarım) İkincil faaliyet (Sanayi) Üçüncül Faaliyetler (Hizmetler) Gelişmiş % 10 (Çok az) % 30 (Fazla) % 60 (Fazla) Gelişmekte olan % 50 (fazla) % (az) % (az) Gelişmemiş % 90 (çok fazla) % 5 çok az % 5 (çok az) 1- Ülkemizde nüfusun geçimini sağladığı sektör birincil faaliyetlerdir. Tarımsal faaliyetlerle uğraşanların oranı; sanayileşme, hizmet sektörü- 94

96 nün gelişmesi ve kentleşme ile azalmıştır. Buna rağmen halen nüfusumuzun yarısından çoğu geçimini tarım kesiminden sağlamaktadır. 2- Çalışan nüfusun fazla olduğu ikinci sektör üçüncül faaliyetlerdir. Bu sektör tarım ve sanayi dışındaki çok çeşitli iş kollarını (ticaret, ulaşım, haberleşme, eğitim vb.) kapsar de %8,5 olan bu oran 1980de %27,8 e,2000 de %38,6 ya yükselmiştir. Ülkemizde sanayi yeterince gelişmediği için kırsal kesimden ve tarımdan ayrılan nüfusun çoğu hizmetler sektöründe toplanmıştır. 3- Nüfusumuzun en azı (% 12,9 u) ikincil faaliyetlerde çalışır. Sanayi temel üretici sektördür. 4- Ülkemizde nüfusun sektörlere dağılımı sürekli değişmektedir. Ülkemizde tarımsal nüfus azalırken sanayi ve hizmetler sektörü gelişmektedir. Ülkemizde sanayide çalışanların oranı 1955 de % 8,2 iken 2000 de %12,9 a çıkmıştır. Gelişmemiş Ülkelerin Nüfus Özellikleri 1- Nüfus atış hızı yüksektir, genç nüfus oranı fazladır. 2- Şehirleşme oranı çok yüksek değildir. 3- Tarım önemli bir geçim kaynağıdır. 4- Bebek ölüm oranı yüksektir. 5- Yaşam standardı düşük, yaşam süresi kısadır. 6- Okur yazar oranı düşüktür. 7- Kişi başına düşen milli gelir azdır. 8- İhracatta sanayi ürünlerinin payı azdır. 9- Çalışan nüfusun yaş ortalaması düşüktür. Gelişmiş Ülkelerin Nüfus Özellikleri 1- Nüfus artış hızı düşüktür, genç nüfus oranı azdır. 2- Nüfusun büyük kısmı kentlerde yaşar. 3- Tarım dışı sektörler gelişmiştir. 4- Bebek ölüm oranı düşüktür. 5- Yaşam standardı yüksek, yaşam süresi uzundur. 6- Okur yazar oranı yüksektir. 95

97 7- Kişi başına düşen milli gelir fazladır. 8- İhracatta sanayi ürünlerinin payı fazladır. 9- Çalışan nüfusun yaş ortalaması yüksektir. 10- Çalışan nüfus içinde nitelikli işçi payı yüksektir. 11- Nüfusun büyük kısmı tarım dışı sektörlerde çalışır. KALKINMA Kalkınma; ülkenin ekonomik, toplumsal, siyasal yapılarının değişerek insan yaşamının maddi ve manevi alanda ilerlemesi ve giderek toplumun refahının artmasıdır. Kalkınma sadece genel sayılarla belirlenen ekonomik büyümeyi içermekle birlikte bunu aşmakta, başka bir değişle GSMH deki hızlı artışla belirlenen ekonomik büyüme yanında aşağıda sıralanan ekonomik ve sosyal değişimleri de kapsamaktadır. Bu bakımdan kalkınma sadece genel sayılarla belirlenen ekonomik büyümeyi içermekle birlikte bunu aşmakta başka bir değişle GSMH deki hızlı artışla belirlenen ekonomik büyüme yanında aşağıda sıralanan ekonomik ve sosyal değişimleri de kapsamaktadır. Ulusal gelir dağılımının daha dengeli bir biçime doğru yönelmesi Ülke kaynaklarının, toplumsal yapının koşullarına uygun biçimde kullanılmasını sağlayacak gerçek bir sanayi toplumuna geçilmezi Üretim artarken her kesimde üretim biçimi ve ilişkilerinin köklü bir değişim geçirerek verimliliğin yükselmeye başlaması Alt yapı ve sosyal yatırımlarının sadece ülkenin belirli yörelerine değil, özellikle ülkenin geri kalmış yörelerine doğru yönlendirilmesi Beslenme sorunun sağlıklı beslenme koşullarına uygun olarak gerçekleştirilmesi. Eğitim sorununda geleneksel eğitim düzeyinden ülkenin uzun dönemli insan gücü gereksinmesine yanıt verecek biçimde, çağdaş teknolojik bilgiyi de kapsayan bir düzeye yönel inmesi Ülkenin maddi varlığı artarken, halkın yaşamının manevi yönden de zenginleşip kültürün yaygınlaşması Çevre bilincinin sağlanması, kalkınmışlığın paralelinde çevre koruma bilincinin geliştirilmesi Kadın ve çocuk ve insan hakları bilincinin yerleştirilmesi. 96

98 Kadınların ekonomiye katılımlarının sağlanması Kalkınma sadece ekonomide ve üretimde yeni bir aşamaya geçiş değil, toplumsal, siyasal ve kültürel bir değişim sürecidir. Kalkınmaya bu açıdan bakıldığında, geleneksel toplumun kalkınmayla birlikte kendini aşarak yeni bir topluma dönüştüğü kolaylıkla görülebilecektir. Kalkınma toplumsal bir olgudur ve toplumsal yapının içerisinde değerlendirilmelidir. Toplumsal yapı, sosyo-kültürel, siyasal, psikolojik ve ekonomik bütünü içine almaktadır. Başka bir ifadeyle toplumsal yapı, ekonomi, siyaset, kültür, eğitim ve aile gibi temel kurumların ve grupların bir kompleksidir. Kalkınma için yapılan faaliyetler yerleşim alanlarını ve buralarda yaşayan toplum kesimini etkilemektedir. Örneğin Baraj Gölleri içinde kalan yerleşim alanları ve buralarda yaşayan toplum kesiminin barajın etkileri ile sosyo-ekonomik düzenlerinin ve yaşam biçimlerinin bozulduğu ve bu nedenle göçe zorlandığı bir gerçektir. Bu olay beraberinde yeniden yerleşme, yerleştirme, çevre illerde doğal olmayan bir nüfus büyümesi, işsizlik, barınma, sağlık, eğitim, kentleşme vb. sorunların doğmasına sebep olmaktadır. KÜLTÜR Teknolojik gelişmeler ve sunulan yenilikler, toplumun kültüründe zorunlu değişmeleri de beraberinde getirecektir. Tanzimat döneminden günümüze kadar her alanda (örneğin eğitim, yasa, sağlık, tarım, kentleşme) yapılan kültür ve batılılaşma hareketleri ile toplumumuz geleneksel kültüründen koparılmıştır. Kültür değişmesi sonucunda, geleneksel olanla bağları zayıflatılan, yeni kültürü gereği gibi yorumlayacak eğitim düzeyine ulaştırılmayan toplumumuz kültürden kopma içine itilmiştir. Halkın kültür dinamizmini oluşturan adet, örf ve törelerin olumlu ve olumsuz yönlerinin tanınması, değişmenin ve yeniliğin bu değer ve normlara uygun olarak yapılması, kalkınmanın tutarlı ve sağlıklı olmasında çok önemli rol oynayacaktır Kültür araştırmalarının toplum kalkınması açısından önemi büyüktür Tarım ve Sanayinin gelişmesi, ulaşım ve teknolojinin getirdiği yenilikler, iletişimin etkisi kendine özgü yerel kültürü etkilemektedir. Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçen toplumumuz, bugün artık bilgi ve iletişim top- 97

99 lumuna geçiş aşamasındadır. Bu hızlı değişim ve gelişim geniş bir zaman boyutunda olmadığı için yeni yaşama biçimi bocalama yaratmıştır. Prof.E.Cook Davranışsal İktisat Dergisinde Niçin biz Amerikalılar Japonlara benzemeyiz? der. Verdiği cevap gerçekten ilgi çekicidir. Japon kültürü Japonya nın sosyal kurumları, tarihi deneyimleri, politik yapıları, moral ve etik kodları ile kültürel normları farklıdır ve politik sistem ile ekonomik sistem bu temeller üzerinde kurulmuştur Verimli bir Ekonomi -politika-kültür-din ilişkisi ve işbirliği ile güçlü bir toplum yapısı ve sosyal kalkınma sağlanabilecektir Toplum, üyeleri arasında işbirliği bulunan ve bu işbirliğini denetleyen kuralların bulunduğu, coğrafi bir yeri ve ortak kültür olan; çok yada az ölçüde kurumlaşmış ilişkiler bütünüdür. Toplumsal yapı, fizik ve kültürel yapı olarak ikiye ayrılabilir. Toplumun içinde bulunduğu coğrafi mekan ve nüfus özellikleri fiziksel yapıyı meydana getirir. Toplumsal ilişkilerden kaynaklanan öğeler genel olarak kültürel yapıyı meydana getirir. Verimli bir Ekonomi -politika-kültür-din ilişkisi ve işbirliği ile güçlü bir toplum yapısı ve sosyal kalkınma sağlanabilecektir Elazığ Nüfus durumu Yerleşim durumu itibariyle nüfus çoğunluğunun şehir ve kasabalarda yaşadığı Elazığ ın nüfusu [2009] yılı TÜİK adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonucuna göre dır. Şehir merkezi nin nüfusu ise olarak sayılmıştır. 98

100 99

101 100

102 101

103 Yıl Nüfus ,000-12, , , , , , , , , , ,774 Elazığ ın hikayesi İhracatçı İller Ligi nde dikkat çekici bir yere sahip olan illerden biri de Elazığ. Bu il 2004 yılında 645 milyon dolarlık ihracat ile 11 inci sırada yer aldı. Elazığ, şirket başına ihracat değeri açısından ise ilk sırada yer alıyor. Elazığ ın İhracatçı İller Ligi nde 2004 yılında bir sıra gerilediği görülüyor ama önceki iki yıla da bakıldığında karşımıza bir başarı öyküsü çıkıyor. Elazığ, 2001 yılında sadece 8 milyon dolarlık ihracat yapmış ve 52 nci sırada yer bulabilmişti yılında 87 milyon dolarlık ihracat ile 25 inci sıraya yükseldi yılında ise 543 milyon dolarlık ihracat yaparak 10 uncu sıraya kadar yükselmeyi başardı. Elazığ, maden yatakları bakımından oldukça zengin bir ilimiz. Bakır, mermer ve krom önemli ihraç kalemleri arasında yer alıyor. İhracatta son üç yılda gösterdiği yükseliş de maden ihracatıyla bağlantılı gibi görünüyor. 102

104 ELAZIĞ İLİ OKUL VE OKURYAZAR ORANI Elazığ Türkiye Sıra Okur yazar oranı... %82,31 %87,30 65 Kadın okur-yazar oranı... %72,52 %80,62 64 Üniversite kazanma... %7,57 % 8,42 16 Liseler okullaşma... %50,01 %36,92 5 MESLEK LİSELERİ OKULLAŞMA ORANI... %9.68 % NOT: Yukarıda verilen bilgiler konuyla ilgili çeşitli kitaplardan, dergilerden, makalelerden ve devlet kurumlarının verdiği istatistiksel rapor verilerinden derlenerek hazırlanmıştır. 103

105 104

106 105

107 106

108 107

109 108

110 109

111 110

112 111

113 112

114 113

115 114

116 115

117 116

118 117

119 118

120 119

121 120

122 121

123 122

124 123

125 124

126 Ali ŞEKERDAĞ Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Başkan, Değerli konuşmacılar, Sayın konuklarımız ve değerli basın mensupları, 16 Temmuz 2009 tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Bölgesel ve Sektörel Teşvik Uygulamasının yürürlüğe girmiş olması bu seminerimizin aslında temelini oluşturmuştur. Zira Teşvik kapsamında yatırımcılara önemli destekler sağlanan 4 ncü bölgede yer alan Elazığ, kendi imkânları ile de önemli avantajlar sunmaktadır. İşte ilin bu imkânlarını özellikle yatırımcılara anlatabilmek ve Elazığ ın ekonomi ve sanayide geçmişten günümüze bir fotoğrafını ortaya koyma adına bu seminer düzenlenmiştir. Bu vesile ile Sayın Valimize ve deneyimlerini bizlerle paylaşan İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı Sayın Hocamız Profesör Doktor Ahmet İncekara ya ve seminerde değerli bilgilerini bizlerle paylaşan ve paylaşacak olan tüm konuşmacılara şükranlarımızı arz ediyoruz. Umuyoruz ki, bu seminer sonucunda yayınlanacak olan kitap ve sonuç bildirgesi ilimize yatırım yapma düşüncesinde olanlara bir yol haritası olur. Bununla birlikte yatırım fikri olan müteşebbislerin de yatırım yeri olarak Elazığ ı tercih etmesine öncülük eder. Değerli katılımcılar, Ticaret ve Sanayi Odası olarak, ilimizin kalkınma ve gelişmesi için tüm yönetim birimlerimizle birlikte mesai kavramından uzak şekilde yoğun bir gayretle çalışıyoruz. Önceliğimiz ilimiz kaynaklarını ekonomiye kazandırarak Türkiye ortalamasının üzerinde olan işsizlikle mücadele etmektir. Bu doğrultuda öncelikle yeni yatırımların teşvik edilmesi ve il dışında yatırımcıların ilimize çekilmesi büyük önem taşıyor. Zira ilin en önemli sıkıntı- 125

127 larının başında risk sermaye yetersizliği, müteşebbis yetersizliği ve çok ortaklı girişimlerin yetersizliği gelmektedir. Oda olarak, bu doğrultuda Ankara, İzmir, Adana, İstanbul başta olmak üzere ve öncelikle bu illerdeki Elazığlı işadamlarımızla ilişkilerimizi güçlendirerek ve bu insanların ilgisini Elazığ a çekmek için çalışmalar yapıyoruz. Bugüne kadar yapmış olduğumuz girişimlerde görüyoruz ki, hiçbir hemşerimizin Elazığ ile olan bağlarında bir kopukluk ya da isteksizlik bulunmamaktadır. Dolayısı ile eksik olan tek husus iletişim yetersizliğidir. İşte Oda olarak bu hususta İlimiz Valiliği, Belediyemiz, Üniversitemiz ve Sivil Toplum Kuruluşları ile müştereklik sağlayarak organizasyon ve faaliyetlerimizi sıklaştıracağız. Oda olarak, bu hususta asılında ilk adımı atarak konuya ne kadar ciddi yaklaştığımızı ortaya koyuyoruz. Kamuoyunun bildiği gibi Odamız Yönetim Kurulu, Meclis Üyeleri ve işadamlarımızdan oluşan 49 kişilik bir ekiple bir Anonim Şirket kurmuş bulunuyoruz. Bu şirketimizin kuruluş amacı, sermaye ve bilgi birikimlerinin birleştirilmesi kadar, il dışındaki işadamlarımıza da güven verme duygusudur. Çünkü biz Elazığ a yatırım düşüncesinde olan işadamlarımıza haydi gelin Elazığ a riske girerek yatırım yapın demiyoruz. Kendilerinin talep etmesi halinde kurduğumuz şirket vasıtası ile ortak olmaya hazır olduğumuzu belirterek her türlü riski birlikte göğüslemeye hazır olduğumuzu söylüyoruz. Yani gelin hep birlikte taşın altına elimizi koyalım mesajını veriyoruz. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası olarak işte böyle bir güven ortamı oluşturmuş bulunuyoruz. Seminer oturumumuzun başlığına dikkatinizi çekmek istiyorum: Sanayi ve Ticaretin Gelişiminde Kültür Değişiminin Yeri ve Önemi işe Oda olarak bu değişimin açık örneğini bu girişimimizle ortaya koymuş durumdayız. Çünkü bu güne kadar il dışından hep birilerinin gelip yatırım yapması beklenirken, değişen ekonomik koşullar ve kültürel değişimle birlikte bugün Oda olarak diyoruz ki, gelin birlikte yapalım işte bu gelişme bir sürecin sonucudur. Dünya ile birlikte Ülkemiz ve ilimizde süratlice değişiyor. Elazığ ili 10 yıl, 20 yıl öncenin Elazığ ı değil artık. İşadamı ve yöneticilerimizle birlikte birçok ili, komşu ülkeleri hatta coğrafyamıza çok uzak ülkeleri gezip görüyoruz. Gözlemlediğimiz en önemli nokta şudur: Elazığ ili yatarım yapılırken tercih edilecek çok sayıda değer içeriyor. Bunu duygusal bir yaklaşımdan çok objektif kriterleri göz önüne alarak söylüyorum. Harput tarihi süreç içerisinde, bölgenin en önemli ticaret, kültür, sanat ve medeniyet merkezi olarak dikkat çekmiştir. Bu kültürel doku ve zenginlik ku- 126

128 şaktan kuşağa aktarılarak bugün Elazığ ı ülkemizde insan yapısı ile öne çıkaran bir değer haline gelmiştir. Harput un merkezi coğrafi konumu dönemi içerisinde yöreye önemli bir değer katarken, Elazığ da bugün aynı özellikleriyle öne çıkmaktadır. Özellikle sağlık, eğitim ve hizmetler sektörlerinde Elazığ ın bölgenin merkezi konumunda hizmet vermesi ve adı geçen bu sektörlerdeki hızlı büyüme bunun en önemli göstergesidir. Elazığ önümüzdeki dönemde ise komşu ülkelere eğitim ve sağlık başta olmak üzere hizmetler sektöründe önemli hizmetler verecektir. Yaşanan kültürel, sosyal ve ekonomik değişimle birlikte dünya kaynaklarında da değişim ve farklılaşma büyük bir hızla devam ediyor. Yaşanan küresel ısınma, su kaynaklarının ve sulak alanların azalması, verimli tarım arazilerinin betonlaşması ve atıklarla kirlenmesi bölgemizi bu anlamda önemli kılmıştır. Elazığ ilinin zengin su kaynakları ve potansiyeli bugünün ve geleceğin en önemli sektörlerinin başında gelen gıda ve su üretiminde Elazığ ı öne çıkarmaktadır. Değerli katılımcılar; Elazığ ili hem sanayi sektöründe hem de hizmetler sektöründe ekonomik potansiyeli bulunun bir kenttir. Zengin Maden ve Mermer yatakları, tarıma dayalı sanayileşme, hayvancılık yatırımları ve hayvancılık sektörüne dayalı sanayileşme hususunda alternatifler sunun şehrimiz, turizm, sağlık, eğitim, gıda, döküm, tekstil, PVC, çimento, mobilya, güneş enerjisi, demir ve demir dışı metaller gibi sektörlerde dikkat çekmektedir. İlimizde kurulu bulunan ve üç kısımdan oluşan Organize Sanayi Bölgemizde 100 e yakın firmamız çeşitli alanlarda üretimlerini sürdürmektedirler. İl genelinde 550 KOBİ statüsünde işletmemiz mevcuttur. Bununla birlikte Odamız bünyesinde hizmetlerini sürdüren KOSGEB Sinerji Odağımız tarafından yol haritası hazırlanan ve imalat sektöründe yer alan işletme sayımız ise 840 dır. Hayvan ürünleri Organize Sanayi Bölgemizde iki entegre tesisimiz modern donatılarla üretim yapmaktadır. Kuruluşunu kısa bir süre önce tamamladığımız ve Elazığ da kamu, yerel yönetim ve sivil toplum müşterekliğinin ürünü olan TEKNOKENT 5 firma ile hizmete başlamıştır. Yine Elazığ İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) de yaklaşık 30 firma ile üretimini sürdürmektedir. İlimiz sanayi altyapısı ile birlikte yatırımların önünü açacak önemli değişimler ve gelişmeler yaşanmaktadır. Bunlardan en önemlisi Elazığ Havaalanının kargo uçaklarının iniş ve kalkışını sağlayacak yeni pistin tamamlan- 127

129 ması ve Elazığ Havaalanının, havalimanına dönüştürme girişimlerine başlanması Elazığ adına son derece önemli bir avantaj oluşturmaktadır. Çünkü Elazığ havaalanı bölgenin tek sivil havaalanı olma özelliğine de sahiptir. İlimizin doğalgaz kullanımına geçmiş olması da artı bir değerdir. Fırat Üniversitesi ve Meslek Okullarımız da yetiştirilen nitelikli işgücü ile ara eleman ihtiyacı önemli ölçüde karışlanmaktadır. Bölgesel ve Sektörel Teşvik Uygulamasının ilimize sağladığı avantajları ve ilin sahip olduğu zenginlikleri içerin bir tanıtım filmi ve katalog Elazığ Valiliğimizle birlikte hazırlanmaktadır. Her iki yayınımız kısa bir süre sonra dağıtılacaktır. Bu yayınlarımızda ilimizin bir fırsatlar şehri olduğu vurgusu yer almakta olup, ayrıntılı bilgiler yer almaktadır. Değerli katılımcılar, konuşmamı burada tamamlarken, Seminerin ilimize yararlı sonuçlar doğurması temennisiyle, katılımınız için hepinize teşekkür eder, En derin saygılarımı sunarım. 128

130 SORU CEVAP SORU: Yıldız hanıma sormak istiyorum. Elazığ da 16 eğitim vermişsiniz, bunun üzerinde de konferans vermişsiniz 7581 kişinin izlediğinden bahsettiniz, verimliliği arttırmışsınız, işletmelerin kurumsallaştığını duyduk sizden, bu da memnun etti bizleri. Bunun yanında Elazığ da acaba bu işletmelerin üretiminin ne olduğunu araştırdınız mı hiç? Teşekkür ediyorum. YILDIZ ARTAR: Üretimin ne olduğu demekle tam neyi kastettiniz bilmiyorum ama şimdi şöyle; 150 tane anket geldi bize danışmanlıkla ilgili. Biz burada projelerimizi tanıttık. Eğitim ve araştırma olarak anketlerimizi dağıttık gerçekten diğer illere göre eğitim ve danışmanlık konusunda anketler geldi. Kendi kriterlerimize göre değerlendirdik. Geldik Ticaret ve Sanayi Odamız ile birlikte 61 işletmeye gittik. Aralarında anket doldurmayanlar da vardı haberi belki olamamış belki gelinememişti. Biz o işletmeleri de dolaştık. dolaştık derken ben eğitim bölüm başkanıyım, verimlilik ölçme izleme bölüm başkanımız ve danışmanlık bölüm başkanımız 3 tane yönetici olarak biz bir ekip oluşturduk ve ayrıca KOSGEB sinerji grubundan Tülay Hanım ve Ahmet bey her zaman yanımızdaydı onlara da çok teşekkür ediyorum. Biz firmalara gittik yöneticileri ile konuştuk, o bize yetmedi tabii. Bizden 1 den 5 e kadar sıraladıkları danışmanlık talepleri vardı. Biz bunu içimize sindiremedik dedik ki acaba bilinçli mi değil mi gerçekten buna ihtiyaçları var mı? çünkü biz buraya belki uzun bir süre gelmeyeceğiz 81 ili dolaşıyoruz. Şu anda Kırşehir, Karabük, Nevşehir, Kastamonu illerinde çalışıyoruz ve yakın zamanda başka illere başlayacağız. İyi bir şey yapalım iyi bir eser bırakalım bir sonuç alacak firmalar olsun istedik. Her firmanın inanın süreçlerini baştan sona yani hammaddeden üretimine kadar mesela ben bu kadar, mermer firması olduğunu bilmiyordum Elazığ da, mesela bir tanesini gezip de demedik ki diğeri de onun aynısıdır demedik. Israrla bütün mermer firmalarında bile hammaddeden, blok halinde girişinden, paketleme sürecine kadar hepsini dolaştık. Bütün firmaları böyle dolaştık. İşletme sahibiyle asıl sorunun ne olduğu üretim sürecinde mi, insan kaynaklarında mı, yönetimde mi hangi konuda olduğunu konuştuk ve daha sonra danışmanlık konusunun ne olduğunu belirleyip ona göre uzman arkadaşlarımız geldiler ve danışmanlık hizmetini verdiler. 129

131 SORU: Yıldız hanıma bir şey sormak istiyorum. Hep nitelikli eleman azlığından bahsediyoruz, eksikliğinden bahsediyoruz, yetersizliğinden bahsediyoruz. Sadece Elazığ da değil bu Türkiye de genelinde de böyle. Peki çalışma yapmış olduğunuz illerde sanayicilerimizin yanında çalışan meslek elemanları nitelikli elemanlar acaba çalışma şartlarından memnunlar mı memnun değillerse neden memnun değiller acaba çok nitelikli elemanlar neden organize sanayileri tercih etmiyor. Buna dair bir çalışma yaptık mı acaba? YILDIZ ARTAR: Evet, bunu da çok merak ettim ve ilgili ortamlada öğrenmeye çalıştım hep aslında. Ankara da Milli Eğitim ile birlikte çok fazla işbirliği içindeyiz. Erkek teknik öğretim müdürüyle bir yarışma vardı Türkiye genelinde orada jüri üyesiydim ben, bunu ben yine orada ifade ettim dedi ki ben 40 tane kaynakçı isterim. Yok bulamıyorum dedi. Tamam ben 3 ay içersinde 40 tane kaynakçıyı yetiştirip vereceğim. Ama sen ne vereceksin diye sordum dedi. Asgari ücret veririm sadece demiş. Yani tabii sanayilerimizin de ücreti zamanında ödemesi, çalışanların iş ortamlarının düzenlenmesi, mesai saatlerinin düzenlenmesi çok önemli oluyor. Bunlar verilmediği taktirde üniversite mesela Elazığ da belki en çok yaşadığımız o. İşletme sahibi var ama biz şimdi firmalara soruyoruz, rapor geldi mi?işletme sahibi tek kişi ise ya bilmiyorum ki hatırlamadım diyen çok fazla oldu.ama yardımcısı bu işe sahip olmuş en azından 2-3 yıllık çalışanı varsa, evet geldi biz şu şu çalışmaları yürüttük çok fazda sağladık diyen çok fazla oldu ama dediğiniz gibi nitelikli elemanla birlikte her şeyin bir bedeli var. Yani ücreti, çalışma koşulları vs. her şeyinin düzenlenmesi gerekiyor. İş adamlarımızın buna dikkat etmesi gerekiyor SORU: Arif hocamızın Elazığ ile ilgili tespitlerinde öne çıkan bir husus vardı. Meslek liselerindeki okullaşma oranının düşüklüğü ile ilgili ben Arif hocamın bunu çok yakinen bildiğini tahmin ediyorum. Bu Elazığ ın problemi değil Türkiye nin bir problemi ve ciddi bir problemi şimdi buradaki temel soru meslek liseleri ile ilgili olarak den 2007 e kadar Türkiye nin yakın tarihte yaşadığı süreçte meslek liseleri ile ilgili olarak bildiğimiz ideolojik gerekçelerle üzerine toprak atılan bir alan oldu ve meslek liseleri bir dönemi inanılmaz kötü bir süreçte yaşadılar. Ama geldiğimiz noktada Türkiye nin gidiş hattı ilgili olarak endişe duyan herkes, meslek liselerinin Türkiye meselesi olarak takdim etmeye başladılar. Şimdi her şey ölçülebildiğine göre 1996 dan 2007 ye kadar olan süreç içerisinde meslek liselerinin önünün ideolojik farklı gerekçelerle kesilmesinde yaşatılan Türkiye ye travmanın ölçülebilir bir yanı var mıdır bu samimi bir sorudur maddi ve manevi olarak ölçülebilir midir? Bununla birlikte nitelikli ve ara eleman dediğimiz elemanların bu ülke ekonomisine, sanayisine kazandırılmasında bu sürece Türkiye meselesi olarak yaklaşanlar bu konuda gerçekten samimi olarak bunu öngörüp 130

132 bu konuda gerçek bir yaklaşım içerisine girmişler midir var mıdır bu konuda yapılan bir çalışma ben bunu merak ediyorum. DR. ARİF ÇANACIK: Ben teşekkür ederim sorunuz için. hepimiz burada iyi niyetler ve iyi amaçlarla bir araya geldik ve bir şeyler yapabilme gayreti ile ölçülebilir bir sonuç var mı?korkunç derecede bir sonuç var. Bunu yayınlamaktan ilgililer ve yetkiler çekinmektedir. Ben özel sektör de çalışıyorum. Benim başıma gelen bir hadiseden dolayı devletle Türkiye içerisinde kurumlar, belediyeler devletle çalışmıyorum. Yurtdışında devletlerle, Türkiye de özelle çalışıyorum. Benim korkacak bir şeyim olmadığı için rahat konuşuyorum kusura bakmayın. Ölçülebiliri yayınlayabilecek cesarette bir kurum çıktığında yayınlanacak. Türkiye Cumhuriyeti de bu kadar sene maalesef kaybettirdi. Önümüzdeki yıl kriz olmasaydı şu söylenecekti. Sizin tesisatçınınız, elektrikçiniz, klimacınız, kaynakçınız aklınıza ne gelirse sertifikası olmadan maalesef o sektörde çalışamayacak arkadaşlar. Bizim kendi yetkililerimizde Yıldız hanımda biliyorlar. Buna yönelik Milli Eğitim Bakanlığı üniversiteler korkunç bir hızla çalışmamıza rağmen bu açığı kapatmamız mümkün değil. Bu kadar sene bize ara elemanı yetiştirtmediler. Sanat okulu diyince aklımıza sadece metal makine gelmesin. Sanat okulu kız meslek liselerinden tutun her bölüm sağlık meslek yüksek okullarında her bölüm sadece makine metal değil bu. Bu ara elamanlar yok. Yoksa nereden yetiştireceksin. Lise mezununa pense verip kaynak yaptıramazsınız, lise mezununa elektrik bağlatamazsınız ne kadar verirseniz verin. Bunun ölçülebilir tarafı var, ölçülmüş tarafı da var inşallah yayınlayacaklardır bir zaman gelir. Bu karar ne amaçla alınmış olursa olsun Türkiye ye kazandırılmış bir karardır ne kadar geç kalınmış olursa olsun. sorunuz için teşekkür ederim tekrar. Ben yetişmiş eleman konusunda bir şey söyleyeyim. Çalıştığımız arkadaşlar mühendis arkadaşlar. Siz elemanınıza eğitim vermezseniz, elemanınıza yeterince ve zamanında maaşını ödemezseniz, sigortasını aldığı maaş üzerinden yapmaz iseniz, siz insanımızın size çalışana size kazandırana ben kazanmıyorum ki kazanmıyorsan iş yapma arkadaşım ben kazanıyorsam çalıştırayım işin özü eğer biz bizimle birlikte olanla ekmeğimizi bölüp paylaşmadığımız sürece çalışanımız bizi zamanı geldiğinde bir kuruşa satar. 131

133 132

134 ÇALIŞMA OTURUMU -2 Başkan : Prof. Dr. Erhan AKIN Fırat Üniversitesi Üniversite-Sanayi İş Birliği Merkezi Müdürü 3.Tebliğ : Elazığ İlinin Sağlık ve Eğitim Ekonomisi; Gelişme Beklentileri Sunan : Dr. Öner KABASAKAL T. Odalar Borsalar Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Müdürü 4.Tebliğ : Tarım Sektörünün Elazığ Ekonomisinde Yeri ve Gelişme İmkânları Sunan : Doç. Dr. Kenan PEKER Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi 5.Tebliğ : Elazığ Ekonomisinde Turizm Sektörünün Yeri ve Geliştirilme İmkânlarının Değerlendirilmesi Sunan : Doç. Dr. Nazmi KOZAK Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksek Okulu Öğretim Üyesi 133

135 134

136 BAŞKAN: PROF. DR. ERHAN AKIN Saygıdeğer protokol üyeleri, çok değerli katılımcılar; çalışma oturumu 2 de çok değerli konuşmacılarımızın var. Spektrum da geniş, bu spektrumu toparlayıp değerlendirmek için de zamanımız daraldı. Onun için bir an önce konuşmalara başlamak istiyoruz. İlk konuşmacımız Dr. Öner Kabasakal Bey. Buyurun efendim. 135

137 136

138 ELAZIĞ İLİNİN SAĞLIK VE EĞİTİM EKONOMİSİ; GELİŞME BEKLENTİLERİ Dr. Öner KABASAKAL T. Odalar Borsalar Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Müdürü 137

139 138

140 ELAZIĞ İLİNİN SAĞLIK VE EĞİTİM EKONOMİSİ; GELİŞME BEKLENTİLERİ I. Elazığ ın Bölgede Bir Sosyal Ekonomi Yaratabilme Potansiyeli 1. İlin Tarihsel Geçmişi ve Gelişmeye Uygun Geleneği Elazığ ve onun tarihteki yerleşim yeri olan Harput tarihinin sosyo-kültürel ve ekonomi tarihi incelendiğinde ilin tarihsel müktesebatının eğitim ve sağlık başta olmak üzere sosyal ekonomi için uygun bir zemin sunduğunu göstermektedir. Osmanlı öncesinde bir Türk şehri olarak Harput, bütün bölgenin eğitim ve sağlık merkezidir. Harput Sancağı Akkoyunlular dan Osmanlılara geçerken 10 medrese ve 81 kütüphaneye sahiptir. Harput bu özelliğini Osmanlı döneminde de devam etmiştir. Bir Cumhuriyet şehri olarak Elazığ ve hinterlandının Osmanlı dan aldığı mirası görmek üzere 19. ve 20. yüzyıl eğitim verilerine daha yakından bakmak faydalı görülmektedir. Elazığ Milli Eğitim Müdürlüğü nün tespitlerine göre yüzyılın son yılları ile 20. yüzyılın ilk yıllarında Harput ve bağlı yerleşim yerlerinde 28 medresenin olduğu tesbit edilmiştir. Aynı dönemde 37 iptidai, 9 rüştüye, 1 askeri rüştüye, 1 idadi okulu faaliyet göstermiştir yılında açılan Darülmuallinin Mektebi (Öğretmen Okulu), 1915 de açılan Darülhalife Medresesi, 1921 de faaliyete geçen Nafia Fen Mekteb-i Alisi (Bayındırlık Fen Yüksek Okulu), 1904 de Gedikli (Astsubay) ve 1909 da açılan Darülharir Mektebi Elazığ ve yöresinin eğitim tarihinin zengin örnekleri arasındadır. Elazığ eğitim tarihinin kaydedilmesi gereken diğer kurumlar arasında azınlık okulları oldukça önemlidir. Elazığ ve yöresinin hoşgörüsünün Batılılaşma ve şehirleşme sürecinin sembolleri olan azınlık okulları, Meşrutiyet in ilanından sonra göstermiştir. 20. yüzyılın ilk on yılı tamamlandığında 6 adet azınlık okulu Harput Şehir merkezinde faaliyet göstermektedir. Bunlardan 1 Elazığ İl Milli Eğitim Müdürlüğü WEB sayfası, elazıg.meb.gov.tr/elazıg-egitim-tarih.php 139

141 Amerikan Koleji, Fransız Koleji, Alman Mektebi nin Harput un mirasçısı olan Elazığ ve yöresinin entellektüel birikimine önemli katkılar sağladığı bilinmektedir. Görüldüğü gibi Elazığ ve yöresi her dereceli eğitim kurumlarına sahip geçmişi ve bunun geliştirdiği gelenekleriyle günümüzde bir sosyal ekonomi yaratmaya uygun bir tarihsel zemin sergilemektedir. 2. Elazığ ve Hinterlandının Demografik ve Sosyal Yapısı Elazığ ve hinterlandını teşkil eden iller bir eğitim ve sağlık ekonomisi yaratmak için yeterli bir nüfus büyüklüğü ve demografik yapı sağlamaktadır. Elazığ, Bingöl, Tunceli ve Muş un toplam nüfusu 1.4 milyon kişidir. Esasen Elazığ, Diyarbakır ve Malatya nın kırsal nüfusu için de bir cazibe merkezidir. Bu nüfusun yerel bir sosyal merkez oluşturmaya yeterli bir büyüklüğü gösterdiğini kaydetmek mümkündür. Elazığ ve istatistiksel alt düzeyinin şehirleşme düzeyi % 5.5 dir. Bu oran % 70.5 olan Türkiye ortalamasının altında olmakla beraber şehirleşme hızı bakımından Elazığ ve çevre iller Türkiye ortalamasının üzerinde değerler kaydetmektedir. Elazığ ilinin verileri ise gerek istatistiksel alt düzeyi, gerekse hinterlandının çok üzerinde şehirleşme verileri sunmaktadır. Elazığ da toplam nüfusun % 70 i şehirlerde yaşarken, şehirli nüfusun % 84 ü, toplam nüfusun % 56 sı Elazığ kent merkezinde yaşamaktadır. Elazığ ın son 30 yılın şehirleşme hızını karşılaştırmak ilin hızlı şehirleşmesini göstermesi bakımından olumlu veriler sunmaktadır yılında toplam il nüfusunun % 42.4 ü şehirlerde yaşarken, bu oran 1990 da % 54,7 ye 2000 yılında % 64 e ve nihayet 2009 yılında % 70 e yükselmiş bulunmaktadır. Şehirleşme oranı bakımından Elazığ, Doğu Anadolu ortalamasının çok üzerinde verilere sahiptir. Şehirleşme oranı bakımından Türkiye nin 15. ilidir. Bu verilerden hareketle üst düzey eğitim, bilgi ve sağlık talebi yaratan şehirli nüfus bakımından Elazığ, bir sosyal ekonomi yaratmaya aday gözükmektedir. Elazığ yüksek şehirleşme oranı yeni bir gelişme değildir. 19. ve 20. yüzyılın verileri göz önüne alındığında tarihi Harput şehrinin önemli bir nüfus barındırdığı ve bugün Elazığ da halen güçlü olarak varlığını gördüğümüz kentsel kurumlar, sosyal davranışlar ve boş zaman değerlendirme etkinliklerinin geçmiş yüzyıllardan beslendiği anlaşılmaktadır. Elazığ, çevre illerden göç almakla beraber özellikle son yıllarda net göç veren bir il konumundadır yılı verilerine göre Elazığ ın toplam nüfusunun % 83 ü bu ilde doğan kişilerden oluşurken % 17 si göç ile gelen kişilerdir. İlin göç aldığı kişilerin doğum yerleri incelendiğinde Elazığ ın çevre iller arasında bir cazibe merkezi olduğu anlaşılmaktadır. Elazığ ın bölgedeki cazibesini gösteren bir diğer veri de yaş grupları itibariyle aldığı göçtür. Ela- 140

142 zığ a göç eden nüfus içinde en yüksek oran %30.2 ile yaş grubu, % 16.8 ile yaş grubudur 2. Anlaşılacağı üzere Elazığ, önemli oranda eğitim ve istihdam gibi merkez özelliği sebebiyle göç almaktadır ki bu oran %22.2 ye ulaşmaktadır. Elazığ, yüksek sosyal verileri sebebiyle sosyo-ekonomik gelişmişlik göstergeleri bakımından daha olumlu bir kuruma sahiptir. 3. Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Seviyesi Eğitim ve sağlık ekonomisi yaratma stratejisinin zemini olarak Elazığ ın sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyi, projenin feasıbıl olabileceğine dair veriler sergilemektedir. Tablo: GSY H nin ve stihdamın Yapısı (2000) Ekonomik Faaliyet GSY H Toplam stihdam çindeki Pay(%) çindeki Pay(%) Tarım Sanayi Hizmetler Kaynak: Elazı l Planlama Müdürlü ü Ekonomik faaliyete göre GSYİH nın yapısı Elazığ da oransal olarak oldukça uygun bir yapı olduğunu göstermektedir. Ancak aynı Tablo, tarım sektöründeki verimsizliği de işaret etmektedir. Bu verimsizlik, nüfusun %58.6 sının tarımda istihdama yol açmış ve ilin istihdam yapısını bozmuştur. İl planlama Müdürlüğü nün analizlerine göre 3 ; tarım sektöründeki yüksek istihdam, aslında istikrarlı bir azalışla bu düzeye ulaşmış ve oldukça olumlu bir eğilimi sergilemektedir. Nitekim ilde toplam istihdamın 1980 yılında %66.3 ü, 1990 yılında %63.4 ü ve 2000 yılında %58.6 sı tarım işiyle iştigal etmektedir. Tarım sektöründe gözlemlenen düşüş, döneminde sanayiye yönlenmemiş, hizmetler sektörünü geliştirmiş. Aksine 1980 yılında %8.3 olan sanayide istihdam, 1990 da %6.9 a, 2000 de ise %6 ya düşmüş bulunmaktadır. Düşüş sadece oransal olarak değil, aynı zamanda reel olarak da gerçeklemiştir. Bu verilerden hareketle Elazığ ın sanayileşme yolunda yeterince gelişme gösteremediğini kaydetmek mümkündür. Aynı sonuca ilde faaliyet gösteren imalat sanayi iletmelerinin sayı ve işletme büyüklüğü itibariyle yetersiz olduğu verisi yoluyla ulamak mümkündür. TÜİK in yaptığı değerlendirmeye göre 4 ; Elazığ da çeşitli büyüklüklerde sadece 247 sanayi tesisi bulunmaktadır. 2 Elazığ Valiliği İl Planlama Müdürlüğü nün Yayınlanmamış Verileri 3 Elazığ Valiliği İl Planlama Müdürlüğü nün yayınlanmamış verileri 4 TÜİK, Genel Sanayi ve İşyerleri Sayımı, 2002, ss

143 Cumhuriyet Dönemi boyunca Kamu İktisadi Kuruluşları nın yoğun yatırım ve istihdam imkânına kavuşan Elazığ ın özelleştirme politikaları ve ülkede genel olarak özel sektör yatırımlarının artışı karşısında yeni şartlara adapte olamadığı, hızlı bir müteşebbislik kültürü geliştiremediği idari ve mali yatırım teşviklerinden yeterince faydalanamadığı anlaşılmaktadır. Farklı oranlarda ağırlıklandırılmış çok sayıda sosyal (demografik, istihdam, eğitim, sağlık, altyapı ve refah göstergeleri) ve iktisadi (sanayi, inşaat, tarım, mali göstergeleri) değişkenin kullanıldığı DPT araştırmasının bulgularına göre 5 ; 81 il arasında 36. gelişmiş ilidir. Bu sıralamasıyla Elazığ, toplam 23 ilden oluşan Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinin Gaziantep ten sonra en gelişmiş ilidir. Malatya 41, Tunceli 52, Erzincan 58, Erzurum 60, Diyarbakır 63. sırada yer almaktadır. Bu verilerle Elazığ ili 3. derece gelişmiş iller arasındadır. Elazığ ın bu olumlu göstergeleri hakkında iki yorum yapmak mümkündür:birincisi bu göreceli olumluluk Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri mukayesesinden çıkmaktadır.ikincisi ise olumluluğun Elazığ ın göreceli yüksek sosyal göstergelerinden kaynaklandığıdır. Nitekim Elazığ ın sosyo-ekonomik verilerinin yakından incelenmesi, bulunduğu coğrafik bölgeye göre oldukça olumlu göstergelere sahip olduğunu göstermektedir. İmalat sanayi gelişmişlik sıralamasına göre Elazığ, Malatya dan sonra Doğu nun en gelişmiş ilidir. Nüfus yoğunluğu, sanayi ve hizmetlerde istihdam, organize sanayi bölgelerinde parsel sayısı, mali göstergeler, dış ticaret, altyapı göstergeleri bakımından ise Doğu ve Güneydoğu nun en uygun göstergelerine sahiptir.aşağıda değerlendirildiği gibi başta sağlık olmak üzere sosyal göstergeleri elazığ a göreceli üstünlük sağlarkensosyal ekonomi yaratma projesi için ortam ve enerji sağlamaktadır. Bir sosyal ekonomi yaratma projesinin merkezi olabilecek olan Elazığ merkez ilçesinin göstergeleri daha olumlu veriler sergilemektedir. Toplam 872 ilçe arasında Elazığ merkez ilçesinin gelişmişlik sıralaması 71 dir. Bu sıralamayla Elazığ merkez ilçesi, bütün Doğu ve Güneydoğu nun Gaziantep, Malatya, Erzurum ve Diyarbakır merkez ilçelerinden sonra 5. gelişmiş merkezidir Uygun Eğitim ve Sağlık Altyapısı Elazığ, eğitim ve sağlık göstergeleri bakımından Doğu ve Güneydoğu 5 DPT, İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması (2003), DPT Yayın No:2671, Ankara, 2003, ss ve DPT, İllerin Performansları, dpt.gov.tr/bgyu/p9/dogu/elazigper 6 DPT, İlçelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması, DPT Yayını, Ankara 2004, ss ve ss

144 bölgelerinin en uygun göstergelerine sahiptir 7. Bazı eğitim göstergeleri itibariyle Türkiye ortalamasına ulaşan Elazığ, liselerde okullaşma oranı bakımından ise Türkiye de 5.sıradadır. Elazığ, bütün kademelerde okullaşma, ilk ve orta öğretimde öğretmen başına öğrenci, yükseköğretime geçiş, toplam nüfus içinde lise ve yüksek öğretim görmüş olma gibi eğitim göstergeleri bakımından Doğu ve Güneydoğu bölgeleri içinde en iyi durumdadır. Elazığ bölgenin en eski yükseköğretim kurumuna ve geleneğine sahip ilidir yılında kurulan Elazığ Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi, sadece bölgenin değil Anadolu nun en eski teknik yükseköğretim kurumlarından birisidir. Fırat Üniversitesi Türkiye nin 3.kuşak eski üniversitelerinden birisidir yılında kurulan Fırat Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi nden sonra ve İnönü ve Dicle Üniversiteleriyle beraber Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin en eski üniversitelerindendir. Fırat Üniversitesi nin sağladığı bir diğer avantaj da üniversitelerin yeterlilik ve rekebet kriterleri bakımından sahip olduğu akademik başarıdır. Fırat Üniversitesi Bingöl, Tunceli ve Muş Alparslan Üniversitelerinin kurucusu olmakla da bölge yükseköğretiminin lider yükseköğretim kurumu olma niteliğindedir. Elazığ, sağlık göstergeleri bakımından yüksek bir gelişme potansiyeli ve sağlık sektörünü ekonomik bir kıymet haline getirme imkânına sahiptir. Devlet Planlama Teşkilatı nın çok sayıda sağlık göstergesinin kullanılmasıyla elde edilen sağlık sektörü gelişmişlik sıralaması bakımından Elazığ, Türkiye nin gelişmiş 8. ilidir. 81 il arasında onbin kişiye düşen hastane yatağı sayısı bakımından ise 4. sırada yer almaktadır 8. II. Bir Eğitim ve Sağlık Ekonomisi Yaratma Stratejisi Sosyal yatırımların çıktılarının kısa vadede ölçülemezliği veya bazı varsayımlara dayandırılarak ölçülebildiği bilinmektedir.sosyal yatırımların sosyal fayda olarak adlandırılan birçok çıktısının ise bütün alanlara sirayet edebilme özellikte olduğu bir veridir. Bu sebeple eğitim ve sağlık ekonomileri yaratmak üzere geliştirilecek politikalardan ve yapılacak yatırımlardan bir imalat sanayi yatırım gibi kısa vadede çıktı elde etmek mümkün değildir. Doşayısıyla sosyal yatırımların birer ekonomik değer haline dönmesini kısa,orta ve uzun vadeli stratejilere dayandırmak zorunludur. 7 DPT, İllerin (op.cit) ss DPT, İbid.İdem 143

145 Elazığ da bölge, ülke ve uluslararası ölçekte birer eğitim ve sağlık ekonomisi yaratılırken atılması gereken önemli adımlar bulunmaktadır. Bunların başında ilim bölge, ülke ve uluslararası düzeyde ulaşım, haberleşme altyapısının geliştirilmesidir. Elazığ Havaalanı nın genişletilmesi ve Havalimanı statüsüne getirilmesi gayretleri bu açıdan önemli bulunmaktadır. Elazığ ın diğer ulaşım ve haberleşme altyapılarının yeterli düzeyde olduğu bilinmektedir. Bu durumda Elazığ da öncelikli olarak geliştirilmesi gereken alanlar; eğitim ve sağlık sektörlerinin bilgi, beşeri ve fiziki alt yapılarıdır. 1. Eğitim Ekonomisi Yaratmak Eğitimin ekonomik bir kıymet olabilmesi bir yüksek öğretim ve araştırma altyapısına bağlıdır. Bir başka ifadeyle Elazığ ın eğitimden ekonomik getiriler elde etmesi için bir eğitim ve araştırma ortamı olan yüksek öğretim altyapısının ileri düzeylere ulaştırması gerekli gözükmektedir. Ancak üniversitenin veya üniversitelerin eğitim ve araştırma seviyesi bakımından rekabetçi bir yapıya kavuşması ve bilgiyi know-how a onu da teknolojiye dönüştürebilecek bir seviyeye ulaşmasıyla bir eğitim ekonomisi geliştirilebilecektir. Bu konuda kısa, orta ve uzun vadeli bir stratejinin ve buna dayalı politika ve projelerin geliştirilmesi gereklidir. Geliştirilmesi gereken politikalar ile atılması gereken adımlar cümlesinden olmak üzere aşağıdaki hususların sıralanması mümkündür; Elazığ ın araştırma-geliştirme vadisi ilan edilip özel olarak teşvik edilmesi, Fırat Üniversitesi nin geliştirilmesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinin Geliştirilmesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinin Kurulması Teknopark ın geliştirilmesi Araştırma merkezleri ve laboratuarların kurulması Uygulamalı araştırmaların teşvik edilmesi Araştırma ve teknoloji geliştirmeye yönelmiş bir devlet ihtisas üniversitesinin kurulması Nanoteknolojik Araştırma laboratuarlarının kurulması Araştırma kampüsü kurulması - Laboratuarlar - Kuluçka merkezi 144

146 - Uygulamalı alanlar - Pilot üretim tesisleri - Konukevleri - Yurtlar - Alışveriş merkezleri İnovasyon merkezi kurulması Ulusal desteklerle bilgi, teknolojik bilgi, patent, buluş gibi bilgi ekonomisi ürünlerinin tanıtım ve pazarlaması biriminin kurulması 2. Sağlık Ekonomisi Yaratmak Sağlık hizmetleri arzının nitelik ve nicelik olarak geliştirilmesiyle oluşturulabilecek olan bir sağlık ekonomisi, bir başka ifadeyle sağlığa sosyal ve temel insanlık hakkı dışında ekonomik anlamlar kazandırma işi son yıllarda ülkemiz ve Elazığ için bir hedef olarak değerlendirilmeye başlanmıştır. Bu gelişme Türkiye nin nitelikli sağlık hizmetlerini batılı ülkelere oranla daha düşük düzeyde fiyatlandırabilmesinin tabii bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu konuda güvenilir istatistikî bilgi bulunmamakla beraber; Türkiye nin kısmi bir ekonomik getiri elde ettiği, ancak daha yüksek bir gelişme potansiyeli taşıdığı gözlemlenmektedir. Göreceli olarak başta sağlık hizmetleri olmak üzere uygun sosyal altyapıya sahip olan Elazığ da akademisyenler ve yerel yöneticiler sanayileşmeye alternatif veya onun yanında bir sağlık ekonomisi yaratabileceklerini kaydetmektedir. Böylece Cumhuriyetimizin 100. yılında sağlık sektöründe açılım, Elazığ için bir hedef olarak belirlenmiş bulunmaktadır 9. Sağlığın uluslararası ekonomik bir faaliyet olarak geliştiği günümüzde, Elazığ da bir sağlık ekonomisi yaratabilmek çok yönlü ve uzun vadeli bir strateji ve gayret gerektirdiği kuşkusuzdur. Sadece fiziksel altyapının (hastane, teknoloji) veya sadece nitelikli insangücünün (hekimlerin yurt içi ve dışında eğitilmesi) hazırlanması projenin başarısı için yeterli görülmemektedir. Fiziki ve beşeri ihtiyaçların beraber ve entegre olarak karşılanması yanında uluslararası Pazar şartlarının değerlendirilip senaryolar doğrultusunda geliştirilmesi beklenmektedir. Önce bölge için yaratılması hedeflenen altyapının 10 orta ve uzun vadede bir sağlık ekonomisi yaratma politikasının temeli olacağı değerlendirilmektedir. 9 (Sağlık Sektörü, ss.39)

147 Bingöl, Muş, Tunceli, Diyarbakır ve Malatya illerinin sekonder ve tersiyer tedavi edici hizmetleri, Radyoterapi, organ nakli, tüp bebek, yanık merkezi gibi özel hizmetlerin geliştirilmesi, Hasta yakınları için konaklama ve yeme-içme tesislerinin kurulup, bir ekonomik sektör haline getirilmesi, Yaşlılar köyü kurulması Bu temel altyapının üzerine inşa edilmesi gereken ileri araştırma ve uygulama alanlarını yaratabilmek için tıpkı inovatif bir eğitim ve araştırma ortamı yaratmak için uygulanması önerilen teşvik uygulamasının sağlık sektörünü de kapsaması gerekli görülmektedir. Bir sağlık köyü nün kuruluşunu öngören bu projeye göre; Kısa vadede ulaşılacak hedefler ve devamlılık gösterecek adımlar; Teşvik mevzuatının hazırlanması Fiziki altyapının hazırlanması Yurtiçi ve yurtdışında üstün nitelikli insangücünün yetiştirilmesi Teknoloji transferinin yapılması Tanıtım faaliyetlerine başlanması Orta vadede ulaşılacak hedefler ve devamlılık gösterecek adımlar, Sağlık Köyü nün hizmete açılması ve akreditasyonu Sağlık Politikaları merkezinin ihdası Sürekli Tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi Sağlık araştırmaları ve teknoloji geliştirme merkezinin kurulması Uzun vadede ulaşılacak hedeflerve devamlılık gösterecek adımlar, Sağlık sektörü nanoteknolojik araştırma ve geliştirme faaliyetleri Buluş, patent, inovasyon düzeyinde çalışmalar 3. Elazığ da Eğitim ve Sağlık Ekonomisi Yaratmanın Finansmanı Elazığ da ulusal ve uluslararası düzeyde bir eğitim ve sağlık ekonomisi yaratma önerisi karma bir finansman modeli ile mümkün görülmektedir. Bu çerçevede kamu, kamu eliyle teşvik edilen özel sektör uluslararası kredi ve bağışlar bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Kamu; fiziki ve beşeri altyapı ihtiyaçlarını yönetip finanse ederken, aynı 146

148 zamanda idari ve mali teşviklerle de projeye katkıda bulunabilecektir. Uluslararası finansman kuruluşları kamu ve özel sektöre kredi ve bağış yoluyla projeye katkıda bulunabilecektir. Yabancı ortaklıklar, bir diğer yapı ve finansman yolu olarak değerlendirilmektedir. III. Sonuç ve Değerlendirme Bölgesel kalkınma çabalarının genellikle sanayileşme politikalarına dayandırılması yaygın bir anlayış ve tercih olmakla beraber sosyal ekonominin orta ve uzun vadede ekonomik kalkınma için en uygun politikalar olduğu bilinmektedir. Eğitimin ekonomik kalkınmaya olan etkisini anlatan Beşeri Sermaye teorisine dayalı olarak yapılan ampirik çalışmalar; eğitimin ülke, bölge ve kurumsal gelişme üzerindeki yüksek ve kalıcı etkisini göstermektedir. Elazığ ın bölge ve ülke düzeyinde farklılaşarak kalkınma adına uygulayabileceği politikalardan birisi de ilde bir sosyal ekonomi yaratmaktadır. Bu yolla Elazığ, hem ilin sosyal kalkınmasını gerçekleştirirken temel insani haklardan olan eğitim ve sağlık hakkını yerine getirecek, hem de ekonomik kalkınma için en uygun zemini hazırlamış olacaktır. Esasen iktisadi ve sosyal gelişmenin bir bütün olarak, bir strateji altında ele alınmasıyla sağlıklı bir sosyo-ekonomik gelişmenin gerçekleşebilmesi mümkündür. Aksi takdirde iktisadi gelişmeye ayak uyduramayan bir sosyal gelişme, ekonomik kalkınma önünde engel oluştururken sosyal değişmenin yönünü de olumsuz olarak etkileyebilecektir. Bu noktada önemli olan husus Elazığ ın eğitim ve sağlık sektörlerinde ulusal ve uluslararası düzeyde rekabetçi ortam ve kurumlara kavuşup kavuşamayacağıdır.yapılan analizler Elazığ ın bölgede bu ortam için en uygun il olduğunu sergilemektedir.aynı şekilde Elazığ ın bazı sınırlılıklarla beraber ülke düzeyinde de bir sosyal ekonomi ortamı yaratılabilecek iller arasında olabileceği anlaşılmaktadır.özellikle sosyal göstergelerindeki göreceli uygunluk bu konuda yerel yöneticilere ve bölgesel kalkınma stratejilerini hazırlayan makamlara ümit verebilecek düzeydedir. Elazığ da eğitim ve sağlık sektörlerini birer ekonomik alan haline getirmenin ancak uzun vadeli bir stratejiye dayanan bir plan ve bu plana uygun olarak hazırlanmış politika ve projelerle mümkün olabileceği bazı ulusal ve uluslararası tecrübelerden anlaşılmaktadır. 147

149 BAŞKAN: PROF. DR. ERHAN AKIN Dr. Öner Kabasakal a teşekkür ediyoruz. Esasında bizim bu çalışma oturumumuzun spektrumun genişliğinden bahsettik Öner beyin sunumuyla beraber esasında şöyle bir soru da karşımıza çıkıyor. Elazığ ın hedefi ne? Elazığ ın ekonomik kalkınmasını konuşuyoruz ama esasında Elazığ ı nereye götürmek istiyoruz sorusunu baştan sormamız gerekiyordu. Birinci ağızdan Öner beyi dinledikten sonra ben onun konuşmalarını tekrar etmeyeceğim ama Öner beyin söylediği bazı konulara açıklık getirmek istiyorum. Birincisi Elazığ ın teknolojik olarak gelişmesi konusunda sabahtan beri birkaç kez vurgulandı. Bizim bir teknoloji geliştirme bölgemiz var. Bu, Doğu Anadolu nun faal olan ilk teknolojik geliştirme bölgesi. Bugün aramızda Prof. Dr. Adem Şahin bey var, eski Sanayi Bakanlığı Müsteşarı, ilgili kanunu hazırlayanlardan kişilerden bir tanesi. Doğrusu konuyu çok iyi biliyor. 36 tane teknoloji geliştirme bölgesi var Türkiye de, faal olan 21. si Elazığ da ve biz şu anda talep karşılayamaz durumdayız. Üniversitenin içindeki öğretim üyelerinin hiç öngörülmedik şekilde sanayicilerle il içinden ve il dışından, sanayi ile olan ilişkilerinden dolayı talepleri var. Bunlar bir zaman sonra Elazığ ın ekonomisine etkilerini göstermeye başlayacak. Şimdi Elazığ da belki hiç beklenmeyen bir şey Teknoloji Transfer Ofisi ni kurmak için Avrupa Birliği Projesi çerçevesinde bir proje hazırlığımız var. Bir konunun daha altını çizmek istiyorum. Hem Elazığ Ticaret Odası, hem Fırat Üniversitesi inovasyon konusunu son bir yıldır işliyorlar. Farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Bu da bir zaman sonra belki uzun vadede ama meyvelerini verecek hususlardan bir tanesidir. Doğu Anadolu Bölgesindeki bir üniversite için, beklenmeyen gelişmeler ve toplum tarafından birinci elden anlaşılmıyor bunlar. Bunlar, ciddi alt yapı çalışmaları ve bizim elimizi çok güçlendiriyor. Elazığ ın kalkınması için Elazığ ın nüfusuna baktığınız zaman doktoralı insan sayısını bir bakarsanız üniversitede 300 kişiden 1 kişi doktora alıyor. Akademik doktora yapmış insan var Elazığ da. İşte sağlık alanındaki rakamları gördük, eğitim alanındaki, araştırmacı potansiyelimiz çok yüksek fakat bir sıkıntı var., o Türkiye nin de sıkıntısı Elazığ a da yansıyan bir sıkıntı. Örneğin İsveç te doktoralıların %80 i sanayide çalışıyor, %20 si akademik ortamda üniversitede çalışıyor. Yani bu oranların bir şekilde bizde de değişiyor olması lazım. Bu insanların kendi yeteneklerine becerilerine uygun iş buluyor olması lazım esasında potansiyel var gözümüzün önünde görmemiz gerekir, bunları ortaya çıkartmamız lazım Elazığ ın sosyo-kültürel anlamda değişmesinin esasında çekirdekleri atılmış.yani bunu belki fark etmiyoruz. Ben bunları eklemek istedim. 148

150 TARIM SEKTÖRÜNÜN ELAZIĞ EKONOMİSİNDE YERİ VE GELİŞME İMKÂNLARI Doç. Dr. Kenan PEKER Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi 149

151 150

152 1. Giriş Tarım sektörü gıda maddeleri ihtiyacının karşılandığı, milyonlarca insanın geçimini sağladığı ve istihdam imkanı bulduğu, tarımsal sanayiye hammadde sağlayan ve sanayi mallarına talep oluşturan önemli bir sektördür. Bir ülkenin gelişmişliği ile birlikte tarım sektörünün ekonomideki yeri oran olarak azalmakla birlikte, tarımsal üretimin miktarı azalmamaktadır. Aynı şekilde kalkınma aşamaları göçebe, tarım, tarımsal sanayi, sanayi ve bilgi toplumları şeklinde sınıflandırılırken, asla tarımsal üretimsiz bir toplum tasavvur edilmemektedir. Tarımın önemi fizyokratlar tarafından şu sözlerle açıklanmaktadır; Zenginliğin babası emek, anası topraktır W. Petty. Tarımı sev ve ona saygı göster, o büyüktür, anne kucağıdır, o devletin kılcal damarıdır Mirabeau. Tarım bütün sahaların başında gelenidir, onsuz hiçbir tüccar, hiçbir yazar ve hiçbir filozof olamaz, tarım dünyanın tek ve gerçek zenginliğidir Friedrich. Bu kadar önemli olan tarım sektöründe, üretim doğal şartlara bağlı gerçekleştiği için doğal risk yüksek, çalışma koşulları ağır, sermaye devir hızı ve kar marjı düşüktür. Bu nedenledir ki tüm dünyada tarım her zaman desteklenmesi gereken bir sektör olarak belirtilmektedir. Tarımın desteklenmesi dolaylı yollarla yapılmaya çalışılmakta, bunda başarılı olunmadığı durumlarda direk müdahalelere başvurulmaktadır. Desteklemelerin veya daha geniş anlamda tarımsal müdahalelerin hedefi ise tarımsal üretimde sürdürülebilirliği temin etmek olmaktadır. Sürdürülebilirliğin ekonomik bileşeni kar olup bu çerçevede düşünüldüğünde tarımda en önemli sorun üretim maliyetlerinin yüksek çiftçi eline geçen ürün bedellerinin düşük olmasıdır. İyi belirlenmiş maliyet azaltıcı düzenlemeler ve pazarlama marjının düzenlenmesi tarımın ekonomik sorunlarını büyük ölçüde çözmektedir. Tarımda maliyetlerin yüksek ve çiftçi eline geçen ürün bedellerinin düşüklüğü kısır döngüsü gelişmiş ülkelerde tarımsal ürünlerin katma değeri yüksek ürünlere işlenmesi ve atıkların geri kazanılması ile tarımsal girdiler üretilerek maliyetlerin düşürülmesi şeklinde aşılmıştır. Türkiye de maalesef bu kırılma noktası bir türlü başarılamamaktadır. Bunun temel nedeni düzenlemesi uzun zaman gerektiren tarımsal yapıdan (teknik, ekonomik, sosyal) kaynaklanmaktadır. Şöyle ki, tarım işletmelerinde ve kurumsallaşmamış tarımsal organizasyonlarda işletmeciliğin üretim ve pazarlama temel fonksiyonlarının dışındaki diğer fonksiyonları (muhasebe finansman, insan kaynakları halkla ilişkiler, Araştırma Geliştirme, Yönetim) gerçekleştirilmemek- 151

153 tedir. Tarım politikalarında ise pazar için üretimin çekiciliği, ihracatın ön plana çıkarılması, yenilik, teknolojik yayılma, yenilikçi çevre, bilgiye dayalı kalkınma anlayışı, beşeri sermayenin ön plana çıkması, yerel kültür, ilişkisel sermaye, kolektif öğrenme, karşılıklı bağımlılık ve internet gibi unsurlar uygulanamamaktadır. Mevcut politikalarda bölgesel eşitlik, ulusal ekonomik büyüme, yatırımların az gelişmiş bölgelere yönlendirilmesi, altyapının geliştirilmesi amaçlanırken, bölgesel rekabet gücünün geliştirilmesi, bölgesel ekonomilerin kapasitelerinin arttırılması ve içsel büyüme dinamiklerinin desteklenmesi için çabalar çok yenidir. Politika araçları ise kamu finansman desteği, ağırlıklı olarak kamu kaynaklarına bağımlılık, bürokratik düzenlemeler şeklinde gerçekleştirilmektedir. Türkiye de yeni bazı düzenlemelerle tarım sektörüne kamu finansman desteği yanında, koşullara bağlı örgütlenme, gönüllü ve koşullu bilgilendirme, kamunun danışma hizmetlerinin yaygınlaştırılmasına çalışılmaktadır. Tüm bu süreçte ulaşılmak istenen ulusal politikaların ön plana çıktığı ortam yerine, ulusal politikalar ile bölgesel ve yerel politikaların işbirliğinin ağırlık kazanmasıdır. Yerel uygulamacı kurum ve kuruluşların (kamu, özel sektör, sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri) işbirliği içerisinde çalışarak bürokrasi yerine İşletme Yönetimi mantığından yola çıkarak faaliyet göstermeleri amaçlanmaktadır. Böyle bir işbirliği yapılanmasında piyasa koşulları ve iletişim ağları gelişmenin lokomotifi olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, yukarıda belirtilen genel çerçeveden yola çıkarak, Elazığ ili ekonomisinde tarımın önemini ve gelişme imkanlarını ortaya koymaktır. Konu üretim ekonomisinin Input (Kaynak, Girdi) - Output (Ürün, Çıktı) ilişkisi çerçevesinde ele alınmakta, literatüre ve istatistiklere dayalı açıklanmaktadır. Çalışmada Elazığ ilinin tarımsal üretim potansiyeli, ilin mevcut kaynakları dikkate alınarak, ortaya konulmakta, üretilen tarımsal ürünler ve tarım sektörünün sorunları belirtildikten sonra, tarımın gelişme imkanları için kısa sürede uygulanabilecek projeler ile orta vadede uygulanabilecek program önerileri sunulmaktadır. İnsanın sosyo-ekonomik bir varlık olduğu ve çevresi ile etkileşimde olduğu gerçeğinden hareketle, tarımın gelişmesi için önerilerin sosyo-ekonomik ve çevresel bileşenleriyle sürdürülebilir olmasına itina gösterilmektedir. 2. Tarım Sektörünün Elazığ Ekonomisi ndeki Yeri Elazığ ilinin Gayri Safi Hasılasında tarımın (çiftçilik-hayvancılık, ormancılık, balıkçılık) payı %17 civarında olup tarım sektörünün gelişme hızı son on yılın ortalaması %2,2 olarak gerçekleşmiştir. Tarımda en yüksek pay çiftçilik-hayvancılığa aittir. İl nüfusunun yaklaşık %58 i tarımda istihdam edilmekte, nüfusun 1/3 den fazlası geçimini tarımdan sağlamakta ve tarım ilin gıda maddeleri ihtiyacını 152

154 karşıladığı gibi bazı tarımsal ürünler diğer illere ve yurtdışına satılmaktadır. Elazığ ilinde ziraat ve ziraatın tali faaliyetleri olarak değerlendirilebilecek avcılık, ormancılık ve balıkçılık faaliyetlerinde istihdam edilen 12 ve daha yukarı yaştaki nüfus %58,21 iken, bu oran fazla değişmemiş ve 2000 yılı için %58,70 ( kişi) olarak gerçekleşmiştir (Elazığ Master Planı, s.32). İlde üretilen tarımsal ürünler 1944 yılında kurulmuş olan Elazığ Şarap Fabrikası, 1956 yılında Şeker Fabrikası, 1968 yılında Elazığ Et Kombinası, 1977 yılında Yem Fabrikası, 1971 yılında Ağın Dericilik Sanayi gibi tarımsal sanayilerde işlenerek katma değeri yüksek ürünlere dönüşmektedir. Bu veriler tarım sektörünün Elazığ ekonomisi nde önemli olduğunu, hatta Elazığ ın gelişmişliğin tarım ve tarımsal sanayi aşamalarında olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla denilebilir ki tarımın gelişmesi Elazığ ekonomisinin gelişmesine ivme kazandıracaktır. Tarımının gelişme imkanları söz konusu olduğunda tarım tarihinden esinlenmek, gelişmiş ülkelerdeki uygulamaları ve yörenin mevcut imkanlarını dikkate almak gerekir. Zira, Türkiye de uzun yıllar tarım teknikleri (aşılama, sulama, budama, vb.), zamanla iklim şartlarından tecrit etmek (sınırlandırmak) amacıyla seracılık üzerinde durulmuş iken, tarımı gelişmiş ülkeler tarımdan en önemli kaynak olan biyolojik güç (tohumun çimlenme gücü, hayvanın üreme kabiliyeti) üzerinde yoğunlaşmışlardır. Benzer şekilde İngiltere, Almanya gibi ülkeler Endüstri devrimine önem vermiş, Japonya, ABD gibi ülkeler Toplam Kalite Yönetimi, Esnek Çalışma, Kümeleme gibi çalışmalarla Beşeri Sermayenin üretimdeki etkinliğini arttırmışlardır. Türkiye de ise bazı illerde ağaç yetiştirilmesine önem verilmişken, kereste ile uğraşanlar, mobilya imalatçıları gibi ürüne katma değer kazandıran faaliyetlere önem veren iller daha hızlı gelişmişlerdir. Meraya dayalı hayvancılık yapanlar olduğu gibi, besicilik, mezbaha, kasap, pastırma gibi katma değeri yüksek ürün üretilmesini düşünenler olmuştur. Bugün ise tarımsal yenilikler enerji üretilmesi, biyo teknoloji, hassas tarım uygulamaları gibi konularda yoğunlaşmaktadır. Belirtilen çerçevede çalışmanın bundan sonraki kısmında Elazığ ilinin tarımsal potansiyeli, üretim durumu, ürünlerin katma değeri yüksek mamul hale getirilmesi, tarımın sorunları irdelenmekte ve ilin yapısal özelliğine uygun gelişme önerileri belirlenmeye çalışılmaktadır. Kabul görebilecek öneriler için, iyi bir paydaş analizi ve katılımcılık sağlanması ise uygulamanın başarısını artıracaktır. 3. Elazığ İlinin Tarımsal Potansiyeli ve Mevcut Durum 3.1. Doğal kaynakların durumu Elazığ ın üretim faktörleri (doğal kaynaklar, sermaye, emek ve girişimcilik) incelendiğinde yer altı ve yerüstü kaynakları, iklim ve biyolojik güç bakı- 153

155 mından zengin bir potansiyele sahip olduğu anlaşılmaktadır. Doğal şartlar üretimi kısıtlamazken, en önemli kısıt girişimcilik eksikliğidir. Elazığ dağları, akarsuları, gölleri ve iklim özellikleri ile tarımsal üretim için büyük bir avantaj sağlamakta veya bazı yörelere göre dezavantajları en az olmaktadır. Karga Dağı (1925 m.), Kuşakçı Dağı (1908 m.), Çelemlik Dağı (1724 m), Mastar Dağı (2171 m), Hasan Dağı (2147 m) gibi önemli dağlar yenilenebilir enerji kaynakları için önem arz etmektedir. Kuzova, Hankendi, Uluova, Baskil, Yarımca, Kovancılar ve Karakoçan Ovaları bitkisel üretim için bereket kaynağıdır. Akarsuları; Murat Nehri, Peri Çayı, Karasu, Murat Nehri, Haringit Çayı, Perçenç ve Hoğu dereleri, Arapkir Çayı, Fırat Nehri, Behramaz deresi, Keydan ve Önşebgen dereleri tarımsal sulamada hayat kaynağı olmaktadır. Keza, Hazar Gölü, Cip Barajı, Keban Barajı ve Kalecik Barajı önemli su kaynaklarıdır. Toplam yerüstü su potansiyeli ,9 hm3/yıl, yer altı su kaynakları (emniyetli işletme rezervi) 115,00 hm3/yıl, doğal göller toplam yüzeyi 8256ha, akarsu yüzeyleri 1528ha, baraj rezervuar toplam yüzeyi ha ve gölet rezervuar yüzeyleri 52,3 ha. dır (Elazığ Master Planı, s.24-28). Elazığ ilinde arazinin çevresel özellikleri (iklim, arazi formu, toprak yapısı ve/veya arazi örtüsü), potansiyel verim ve arazi uygunluğu dikkate alındığında üç agro-ekolojik alt bölge oluşmaktadır (Elazığ Master Planı, s.24). Yetişme periyodu tüm alt bölgelerde yeterli olmaktadır. Ağın, Baskil, Keban, Kovancılar, Merkez, Sivrice alt bölgesi ( 235 gün, Alacakaya, Arıcak, Maden, Palu alt bölgesi ( 224 gün, Karakoçan alt bölgesi ise ( 200 gün yetiştirme periyoduna sahiptir. İlde sulanabilir alanlar, tarım yapılan alanların üç alt bölge itibariyle (%50, %54, %30 unu), tarıma elverişli olan arazilerin ise (%57, %69, %32 sini) temsil etmektedir. Sulanabilirliği tespit edilen alanların yine üç alt bölge itibariyle (% 54,8, %33,9, %24,5) sulanmakta olup, sulamaya açılmayı bekleyen (%45,2, %66,1, %75,5) dir. Halk sulamaları dahil il genelindeki sulanabilir alanlar, tarım yapılan alanların %77 sini, tarıma elverişli arazilerin %38,7 sini, toplam arazilerin ise %34 ünü temsil etmektedir. İlin orman-fundalık alanı ha., doğal ve plantasyon orman alanı ha.dır. Doğal plantasyon içinde kışın yapraklarını döken meşeler hakim iken, yabani ardıç ve armutlar, sakız ağacı yetişmektedir. Keven, kenger, katırtırnağı, kekik otu, sumağa vb. leri önemli aromatik bitkilerdir Arazi varlığı ve kullanım durumu İlde tarım alanları çoğunlukla tarla tarımında kullanılmakta, sebze ve bağ-bahçe tarımında kullanılan alanların oranı düşüktür (Tablo 1). 154

156 Tablo 1. Elazı ilinin arazi potansiyeli ve da ılımları Arazinin Cinsi Alanı (Hektar) Oran (%) Tarla Arazisi ,98 Muhtelif Tarla Ürünü Alanı Kullanılmayan Alan (Nadas+Di er) ,23 ( )= ,77 Ba -Bahçe Arazisi ,52 Sebze Alanı ,73 Çayır Mera Arazisi ,30 Orman ve Fundalık Arazi ,08 Tarım Dı ı Araziler ,39 Toplam Arazi ,00 Kaynak: Elazı Master Planı (Ref. Tarım l Müdürlü ü, Elazı ) Uluova, Kuzova, Hankendi, Behrimaz ve Karakoçan ovaları ağırlıklı olarak I. sınıf araziden oluşmakta, buralarda pancar, pamuk sebze ve bağ-bahçe tarımı ön plana çıkmaktadır Tarım işletmesi varlığı İlde yaklaşık tarım işletmesi bulunmakta ve tamamına yakını aile işletmesi hüviyetindedir. Tarım işletmelerinin 3/4 ü bitkisel ve hayvansal üretimi birlikte yaparken, sırasıyla %20 ile yalnızca bitkisel üretim yapan işletmeler ve %3 ile yalnız hayvansal üretim yapan işletmeler yer almaktadır. İşletmelerin %12,8 i 9 dekarın altında araziye sahipken, 50 dekardan az araziye sahip işletmelerin payı %56,8 dir. 100 dekardan fazla arazisi olan işletmeler ise % 22,9 dur. 500 dekarın üzerinde araziye sahip işletmeler %1,2 i oluşturmaktadır. Hiç arazisi olmayan işletmeler toplam işletmelerin %2 sini oluşturmakta, yörede ileri tarım teknolojilerinin ekonomik olarak uygulanabileceği 200 dekarın üzerindeki işletme sayısı 3230, 500 dekarın üzerinde arazisi olan işletme sayısı 682 dir. İşletmelerin çoğu yalnız kendi arazisini işlemekte, yaklaşık 2088 (%4) işletme kiracılıkla arazi işlemektedir. Kiracılıkla işlenen arazi yaklaşık dekardır. Arazi kiralayan işletmeler daha çok büyük işletmelerdir (Elazığ Nitel Araştırma Raporu 2007; Elazığ Master Planı). 155

157 3.4.Elazığ ilinde tarımsal üretim Bitkisel üretim Elazığ ili bitkisel üretim durumu dikkate alındığında ha. (%62,56) ile tahıllar ilk sırada yer almakta, üzümsü meyveler (%8,97), baklagiller, yem bitkileri, endüstri bitkileri ve taş çekirdekli meyvelerin ekilişleri her biri için %5-5,5 civarında seyretmektedir. Bu yapıda Elazığ da bitkisel üretim tarla ürünleri (tahıllar-72689ha., endüstri bitkileri-7.914ha. ve yem bitkileri 6.243ha.) ağırlıklıdır. Endüstriyel bitkiler içerisinde şeker pancarı, tahıl ürünlerinde buğday ve yem bitkilerinde yonca ilk sırada gelmektedir. Ekiliş % leri dikkate alındığında Elazığ ilinde tahılların payı ülke ortalamasının %20 altında, endüstri bitkilerinde yaklaşık iki kat ülke ortalamasından daha yüksektir. Yağlı tohumlar ve yumru bitkilerinde ise ülke ortalamasının yarısı düzeyindedir. Bu durum Elazığ ilinde ileri teknoloji ürünlerinin yetiştirildiğini ve dolayısıyla arazinin nispeten iyi değerlendirildiğini göstermektedir. Meyve ürünleri üretimi taş çekirdekliler ve üzümsü meyveler ağırlıklıdır. Taş çekirdekliler - Kayısı, Kiraz, Vişne, Erik. Üzümsü meyveler - Üzüm, Dut ve Çilek. Yumuşak çekirdekliler - Elma, Armut. Sert kabuklular- Badem ilk sıralarda yer almaktadır. İlde kayısı ağacı, elma, badem, armut, yanında her biri ağaç civarında kiraz, vişne, erik, şeftali varlığı dikkati çekmektedir ha. da üzüm, ha. dut üretimi rekabet için büyük bir potansiyel oluşturmaktadır (Elazığ Master Planı) Hayvansal varlığı ve hayvansal üretim Ülke genelinde olduğu gibi Elazığ ilinde de bitkisel ve hayvansal üretim arasında denge kurulamamış, son yıllarda bu denge hayvancılık aleyhine bozulmuştur. Tarımda ileri ülkelerde hayvansal üretimin toplam tarımsal üretimdeki payı % iken, Türkiye de bu oran %20-25 dolaylarındadır. İlde küçükbaş hayvan potansiyeli büyükbaş hayvan potansiyeline göre daha gelişmiş durumdadır dönemi ortalaması hayvan varlığı hesaplandığında Elazığ ilinde yaklaşık koyun, 75000kıl keçisi, sığır, 900manda, 6milyon tavuk, 50000arı kovanı mevcuttur (Elazığ Master Planı; Tarım İl Müdürlüğü kayıtları). Koyun ve sığır varlığı içerisinde yerli ırklar ağırlıklı iken, kültür+kültür melezi sığır grubu % 30 civarındadır. İlde yaklaşık 450 besi sığırı işletmesi (18000hayvan kapasite), 250 besi koyunculuğu işletmesi (42000 kapasite), 140 süt sığırcılığı (1200 kapasite) ve 6 süt koyunculuğu (işletmesi 1000 kapasite), 100 et tavukçuluğu (600000kapasite) ve 10 yumurta tavukçuluğu (70000kapasite) işletmesi bulunmaktadır. Elazığ su ürünleri üretimi bakımından önemli bir potansiyele sahiptir. Hazar gölü yanı sıra Murat ve Fırat nehirleri üzerine kurulu Keban ve Karaka- 156

158 ya baraj gölleri ile Cip ve Kalecik baraj gölleri ve diğer göletlerde yürütülen balıklandırma çalışmaları ile tatlı su balıkçılığının geliştirilmesine olumlu yönde katkı sağlanmaktadır. Toplam hektarlık su ürünleri üretim alanı ile Elazığ su ürünleri üretim potansiyeli bakımından Türkiye nin zengin illerinden biri konumuna getirmiştir. Su ürünleri yetiştiriciliği ağırlıklı olarak kafes ve havuzlarda olmak üzere iki şekilde yapılmaktadır. Tatlı su balık üretiminde ağırlıklı olarak sazan ve siraz üretimi gerçekleştirilmiştir. Tatlı su balıklarının yanında kerevit, sülük, midye ve kurbağa yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Su ürünleri yetiştiriciliği tesisi yaklaşık 20 ve kapasite 250 ton/yıl dır. Elazığ ın her ilçesinde bal üretimi yapılmaktadır. Merkez ilçe, Sivrice ve Karakoçan ilçelerinin üretim miktarı yanından diğer ilçelerdeki bal üretimi artış göstermekte ve önem arz etmektedir Tarımsal ürünlerin pazarlaması ve örgütlenme Çiftçi eline geçen ürün bedellerinin düşük olmasının temel nedeni ürün pazarlamada aracı sayısının çok ve pazarlama yöntemlerinin gelişmemiş olmasıdır. Üretici ile nihai tüketici arasında ortalama dört pazarlama aracısı bulunmaktadır. İşlenerek katma değer kazandırılan ürünlerde aracı sayısı azalmaktadır. Pazarlamada Toprak Mahsulleri Ofisi ve Kooperatifler önem arz etmektedir. TMO hububat fiyatlarının normalin altına düşmesini ve anormal derecede yükselmesini engellemeyi amaçlamaktadır. İlde 8 Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, 15 Tarım Kredi Kooperatifi, 31 Sulama Kooperatifi, 14 Su Ürünleri Kooperatifi ve 1 Pancar Ekicileri Kooperatifi faaliyet göstermektedir. Elazığ ilinde tarımsal üretim ve kısmen pazarlama dışında, finansman, insan kaynakları, araştırma ve geliştirme, yönetim gibi destekleyici faaliyetler büyük ölçüde devlet kuruluşları tarafından yürütülmeye çalışılmaktadır. Tarım sektörünün işletmecilik fonksiyonları ve ilgili kurumlar aşağıdaki gibi özetlenebilir; letmecilik Fonksiyonları 1. ÜRET M (bitkisel üretim, hayvan ve hayvansal üretim, su ürünleri ) 2. PAZARLAMA 3. F NANSMAN lgili kurum, kurulu ve ki iler Tarım i letmeleri (Da ınık, birbirinden habersiz faaliyette bulunan çiftçiler) Kamu, yarı kamu ve özel sektör (TMO, Ticaret Borsası, Tüccarlar, Özel irketler, Canlı Hayvan Borsası) Kamu (T.C. Ziraat Bankası) 157

159 4. NSAN KAYNAKLARI -Halkla li kiler (E itim, Yayım, Danı manlık) 5. ARA TIRMA VE GEL T RME (Ar-Ge) 6. YÖNET M ( ) Kamu (Tarım l Müdürlü ü) Kamu ve Üniversite (Tarım ve Köyi leri Bakanlı ı Ara tırma Enstitüleri, Fırat Üniversitesi Veteriner ve Su Ürünleri Fakülteleri, Köy Hizmetleri Ara tırma Enstitüsü) KAMU- ELAZI VAL L (Tarım l Müdürlü ü, DS Bölge Müdürlü ü, Köy Hizmetleri l Müdürlü ü - l Özel daresi, Çevre Orman l Müdürlü ü, Toprak Mahsülleri Ofisi, vb.) 4. Elazığ ilinde tarım sektörünün sorunları ve gelişme imkanları 4.1. Tarım sektörünün sorunları Elazığ ilinde tarım sektörünün sorunları işletmecilik açısından ele alındığında şu hususlar ön plana çıkmaktadır; - Doğal kaynaklar ve işgücü varlığının etkin kullanılamaması. Ekilmeyen veya boş kalan tarım arazilerinin varlığı ve ekonomik olarak sulanabilir arazilerin henüz sulanamaması. İlde yaklaşık kadınların %56 sı erkeklerin ise %44 ü tarım sektöründe istihdam edilmesine rağmen, kişinin işsiz (%11) olması. Bunun yanında tarımdaki gizli işsizlik de (yaklaşık % 45) dikkate alındığında işgücünün atıl kalması en önemli sorundur. - Üretim alanlarının katma değeri yüksek ürünler yerine hala büyük ölçüde tahıllara tahsis edilmesi. İlde yıllık yaklaşık hektar alanda tahıl üretimi yapılırken, toplam tarla bitkileri ekiliş alanı hektardır (Tarım İl Müdürlüğü Elazığ). - Tarımsal ürün pazarlamada kamu ve yarı kamu statüsündeki borsalar ve tüccarların faaliyet gösterdiği aksak piyasalar (çoğunlukla oligopol). - Finansman için kamu sektörü hizmetinin Ziraat Bankası ile sınırlı kalması. Sanayi sektöründe olduğu gibi KOSGEB, Kredi Garanti Fonu, TTGV, Esnaf Sanatkar Kredisi gibi yapılanmaların yaygın olmaması. - Tarım İl Müdürlükleri tarafından yürütülmekte olan çiftçi eğitim, yayım ve danışmanlık hizmetlerinin daha etkin kılınması amacıyla 2006 yı- 158

160 lında başlatılan özel sektörün hizmet sunması sürecinin henüz yerleşmemiş olması nedeniyle bilgi, finans ve teknolojiye ulaşma sorunu. - Tarımsal araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin yürütülmesinde üniversite-tarım paydaşları işbirliğinin sağlanmamış olması sebebiyle çiftçilerin karşılaştıkları sorunların katılımcılıkla araştırılamaması ve araştırma sonuçlarının ülke ekonomisine katma değere dönüştürülememesi. Elazığ ilinde bitkisel üretim ve hayvancılıkta karşılaşılan sorunların örneğin Diyarbakır Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü veya Güneydoğu Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Erzurum Tarla Bitkileri Araştırma Enstitüsü veya Erzurum Hayvancılık Araştırma Enstitüsü ile yakın ilişkiler kurularak araştırılmaya çalışılması yetersiz kalmaktadır. - Sosyo ekonomik sorunlar; kırsal kesimden il ve ilçe merkezlerine göç, eğitim düzeyinin düşük, gelir düşüklüğü, karlılığın düşük (girdi teminindeki sorunlar nedeniyle maliyetlerin yüksek çiftçi eline geçen ürün bedellerinin düşük olması), çiftçi örgütlerinde işletmecilik bilgisi eksikliği sebebiyle örgütlenme öncesi ve sonrasındaki sürecin basit olması. Ürünlerin katma değeri yüksek gıda maddelerine işlenmemesi nedeniyle katma değer kaybı Elazığ ilinde tarım sektörünün gelişme imkanları Elazığ ilinin kalkınması için tarım sektörünün gelişmesi önem arz etmektedir. Gelişme bir sektörde üretim, ticaret, gelir, istihdam, sermaye, servet, gibi varlıkların sadece nicel artışıdır. Kalkınma ise toplumun sosyal değişimlerinin genel bir sürecidir. Bu süreçte kurumsal yapılanmalar, toplumsal değerler, kaynak dağılımı ve teknikler olumlu ya da olumsuz yönde değişmektedir. Dolayısıyla bu süreçte insan unsuru statik olmayıp, gelenekleri, faaliyetleri ve davranışları gelişim ve şekillenme süreci içerisindedir. Kısaca, bireyin bilgi, duygu ve becerisi de değişim içerisindedir. Kalkınmayı üç kriter ile eş zamanlı olarak yürütmek önerilmektedir (Akyol ve Tolunay 2001); 1) Ekonomik Kalkınma: Mal ve hizmetlerin gelişmiş bir ekonomik yapı içerisinde üretilmesiyle insanların refah ve mutluluğunu hedefleyen kalkınma. 2) Sosyal Kalkınma : Sosyal yaşam koşullarının iyileştirilmesi için yapılan ve hizmet yönüyle ağırlıklı olan kalkınma. Bu konular; sağlık, eğitim, altyapı, şehirleşme, çevre sorunları gibi konular. 3) İnsan kalkınması : Bireysel ve toplumsal olarak tüm insanların, sahip oldukları potansiyellerini kalkınma için kullanmaları ve ülkenin olumlu yönde gelişmesinde yapıcı rol oynamaları. İnsan kalkınmasında bireylerin eğitilmesine büyük önem verilmekte, eğitime küçük yaşlardan Başlayarak Çağdaş İnsan Yetiştirme Yönünde Kalkınma Sağlanmaktadır. 159

161 Elazığ ilinde tarım sektörünün gelişmesinde önemli faktörler; - İldeki diğer sektörlerin gelişmişlik, çeşitlilik ve zenginlik derecesi, - İl nüfusun vasıflı olma düzeyi, - Sosyal sermaye oluşturma, - Uygulamacı kurumların İşletme Yönetimi anlayışı ile hareket etmeleri, - İlin diğer iller ve ülkelerle bağlantıları, iletişim ağlarıdır. Zira, ilin doğal kaynakları tarım sektörünü kısıtlamamaktadır. Belirtilen faktörler ve ilin tarımsal yapısı (teknik, ekonomik, sosyal) dikkate alındığında tarım sektörünün gelişmesi için kısa vadede uygulanabilecek bazı projeler; - İşletme yönetimi bileşenlerinde hayvancılığı geliştirme, - Çiftçilerin üretici birlikleri şeklinde örgütlenmeleri ve bu organizasyonlara profesyonel eleman yetiştirilmesi, - Biyo çeşitliliğin korunması (Su ürünleri, aromatik bitkiler), - Hazine arazilerinin üretime kazandırılması, - Yöredeki madenlerden tarımsal girdiler üretilmesi, - Dut, üzüm, kayısı, badem için hammaddelerin ürünlerine işlenmesi (fonksiyonel gıda). Arıcılıkta propolis üretimi, koyunculukta lanolin, hububat üretiminde tohum kaplama, alternatif ürün projeleri (dane mısır, çilek, kenger, keklik, sülün, tavşan), yöresel üzüm çeşitlerinin Coğrafi İşaret Tescillerinin alınması, - Tarımsal Ar-Ge, eğitim, yayım ve danışmanlık sisteminin kurulması. Bu proje önerileri Elazığ ili tarım sektörü için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından belirtilen sorunlara aşağıdaki gibi eşleştirilebilir. 160

162 Tarım sektörünün Tarım veköyi leri Bakanlı ı tarafından belirlenmi sorunları 1-Sosyo-Ekonomik Problemler (Göç, öz sermaye yetersizli i, e itim, gelir dü üklü ü) 2-Üretim Problemleri (Hayvansal Üretim-Irk, damızlık, suni tohumlama, barınak, yem açı ı, yem fiyatlarının yüksekli i, mera problemi, çoban problemi, veteriner hizmetleri yetersizli i, verim dü üklü ü, i gücü yetersizli i) 3-Yayım Hizmetlerindeki Problemler (yayım elemanı sayısındaki yetersizlik, kadınlara yönelik yayım eksikli i, hedef kitlenin ilgisizli i, yayım hizmetlerinde altyapı eksikli i) 4-Örgütlenmedeki Problemler (Örgütlenme e iliminin dü ük olması, örgütlenme öncesi ve sonrasındaki sürecin basit olmaması) 5- Pazarlama Problemleri (Pazarlamada organizasyon yapısının olmaması, kalite ve standardizasyon eksikli i, ürün i leme tesisi yetersizli i) Bu çalı madaki proje önerileriyle e le tirme letme yönetimi bile enlerinde hayvancılı ı geli tirme Tarımsal Ar-Ge, e itim, yayım ve danı manlık sisteminin kurulması Tarımsal Ar-Ge, e itim, yayım ve danı manlık sisteminin kurulması. Toplum tarım deste i projesi. İşletme yönetimi bileşenlerinde hayvancılığı geliştirme projesi ve tarımsal Ar-Ge, eğitim, yayım ve danışmanlık sisteminin kurulması projesi şeklindeki iki projenin veya tek programın Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından belirlenmiş olan Elazığ ili tarım sektörü sorunlarını %80 düzeyinde çözeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda Elazığ ilinin mevcut durumu dikkate alınarak yol haritası şöyle belirlenebilir; 161

163 Bile enler veya Kısıtlar Do al yapı (Yer altı ve yerüstü kaynaklar, iklim, biyolojik güç) Teknik altyapı Sosyal altyapı Kara yolu ula ımı Demir yolu ula ımı Hava yolu ula ımı leti im ve i birli i a ları (Global) Yeterli Yeterlilik Düzeyi Kısmen Yeterli Enerji varlı ı ve maliyeti (7) E itim düzeyi (4) Sa lık (6) Teknoloji veya teknolojik altyapı (5) gücü varlı ı Sermaye varlı ı ve finansman kaynakları Ortak Tarımsal Ara tırma Merkezleri Kamu- Üniversite-Tarım Payda ları birli i Yeter siz Görüldüğü gibi (1) Kamu-Üniversite-Tarım Paydaşları işbirliğinden sonra (2) ulusal ve uluslar arası düzeyde Ortak Araştırma Merkezi (JRC) için ağ oluşturulmasını kapsayacak şekilde İşletme Yönetimi Bileşenlerinde Hayvancılığı Geliştirme Projesi için iletişim, (3) Hayvancılığı Geliştirme Projesinin Ortak Uygulanması (daha sonra Ortak Tarımsal Araştırmalar Merkezi (JRC) kurulması),... şeklinde bir yol haritası amaca ulaşmak için uygun yol haritasını oluşturmaktadır. Orta vadede yapılabilecekler - Sosyal sermaye oluşturma (Araştırma merkezleri, küçük iş geliştirme merkezleri, teknoloji transfer merkezleri, tek durak ofisleri, vb.) - Toplum tarım desteği projesi (CSA modeli) - Paydaşların işbirliğinde (kümeleme analizi) doğal veya organik üretime geçiş 162 (1) (2) YOK (3)

164 - İlçeler veya ovalar itibariyle gelişme programlarının hazırlanması ve uygulanması Elazığ merkez ilçede hayvancılığı geliştirme, hayvan altlığı, kompost, turf, bunlarla ilgili alet-ekipman ve paketleme malzemesi üretilmesi, doğal veya organik gıdalar, biyogaz gibi yedi projeden oluşan gelişme programının uygulanması önerilebilir. Ancak, Türkiye deki uygulamalar programı bütünler olarak görmek yerine altyapı oluşturmadan bir biyogaz projesi şeklinde gerçekleştiği için başarısız olmaktadır. Elazığ ilinde böyle bir programın belirtilen ön projelerin uygulaması sonrasında biyogaz üretim aşamasına hazır hale gelmesi için en az 5 yıllık süre tahmin edilmektedir. Kısa ve orta vadedeki uygulamaların Elazığ valiliğinin koordinatörlüğünde; - Üniversite-tarım paydaşları işbirliğinde başlatılması, - Avrupa Birliği nin Fikirler, Kariyer, Değişim, Hibe ve Ar-Ge programlarından azami düzeyde yararlanmayı sağlayacak bir koordinasyonda yürütülmesi, - Ulusal ve uluslar arası işbirliği ağlarında öncelikle yörede bir Tarımsal Araştırma Merkezi kurulması olmak üzere, zamanla tarımla ilgili Küçük İş Geliştirme Merkezi, Tek Durak Ofisleri gibi entelektüel yapının oluşturulması, - AB nin değişim programlarıyla oluşacak işbirliği ağlarında kamu, çiftçi organizasyonları, araştırma kurumları işbirliğinde ulusal ve uluslar arası düzeyde yörenin öncelikli tarım ürünlerinde Tematik Alan Komiteleri ve Alt Çalışma Gruplarının kurulması gibi iş, görev ve genel çevre sisteminde işlevlik kazandırılması tarım sektörünün gelişmesinin sürdürülebilirliğinde çok önemli olacaktır. 5. Sonuç Gelişmiş yöre ve ülkelerden Know-How, Benchmarking, Teknoloji Transferi ve Network faaliyetlerine önem veren insanı misafirperver olarak bilinen Elazığ, AB ve ABD gibi ülkelerle tarımsal yayım ve danışmanlık işbirliğinde tarım sektörünün Yönetim fonksiyonunu, yörede kurulacak Ortak Tarımsal Araştırma Merkezleri (Hayvancılık, üzümsü meyveler, aromatik bitkiler) ile tarım sektörünün Ar-Ge fonksiyonunu, Ar-Ge ve inovasyon ile katma değeri yüksek ürünler üretilmesi sayesinde, üretim fonksiyonunun eksik kalan kısmını, işbirliği sürecinde hareketlilik programları ile İnsan kaynakları ve halkla ilişkiler fonksiyonunu ve nihayet iş çevresi, görev çevresi ve genel çevrede oluşturacağı dostluklarla yurtdışı pazarlama fonksiyonunu tamamlayarak tarım sektörünün gelişmesini sürekli kılacaktır. Böylece tarımda sa- 163

165 dece ekonomik gelişme değil sosyo-kültürel gelişme de gerçekleşmiş olacaktır. Elazığ ilinde istatistiklerin toplanması ve geliştirmesi, sosyo-ekonomik analizlerin yapılması konularında yeterli çalışmaların varlığı (çalışmada büyük ölçüde yararlanılan Elazığ Master Planı, Elazığ Sanayi Potansiyeli, Elazığ Nitel Araştırmalar Raporu, gibi önemli çalışmalar) dikkate alındığında, Eylem Planı başlatılması aşamasındadır. Girişimciler ve yatırımcılar için bilgi sağlamak ve teknik destek vermek amacıyla ilçeler veya ovalar bazında tarım sektörü gelişme programlarının hazırlanması, yabancı yatırımcıların bölgeye çekilmesi için gerekli tanıtım çalışmalarının yapılması ve finansman konusunda yatırımcılara bilgi sağlanması süreci hızlandıracaktır. İşletme Yönetimi anlayışıyla hareket edildiğinde Elazığ ilinde tarım sektörünün gelişme olanakları için Eylem Planının aşamaları şöyle özetlenebilir; - Tarım sektörüne yönelik Eğitim, Araştırma, Yayım ve Danışmanlık hizmetlerinin sunulması. Bu amaçla tarım ve doğal kaynaklar programı, aile programı, gençlik programı ve topluluk programlarını kapsayacak şekilde yurtdışı organizasyonlarla işbirliğinde öncelikle çiftçi eğitim, yayım ve danışmanlık faaliyetlerinin başlatılması ve tüm bölgeyi kapsayacak şekilde yaygınlaştırılması. - En kısa sürede yörede Elazığ ili veya TR1 Malatya, Elazığ, Bingöl ve Tunceli illeri Tarım sektörü gelişme programları hazırlanarak Avrupa Birliği nin Tarım, Gıda, Biyoteknoloji, Sosyo-Ekonomi, Çevre ve diğer bileşenlerinde Fikirler, Kariyer, Değişim, Hibe ve Ar-Ge projelerinden azami düzeyde yararlanılmasını sağlayacak bir koordinasyon biriminin kurulması, - Ulusal ve uluslar arası işbirliği ağı kurularak hibe ve diğer finansal kaynaklardan yararlanarak Tarımsal Araştırma Merkezi, Küçük İş Geliştirme Merkezi, Tek Durak Ofisleri gibi entelektüel sermayenin oluşumunun sağlanması, - Çiftçi organizasyonları, kamu ve araştırma kurumları işbirliği ağının ulusal ve uluslar arası düzeyde oluşturulması sayesinde Tematik Alan Komiteleri ve Alt Çalışma Grupları kurulması ve uluslararası komiteler ve çalışma grupları ile işbirliğinde çalışılması, - Yörenin sahip olduğu doğal kaynaklar dikkate alınarak tarımsal girdi imalatına girilmesi ve bölgenin girdi ihtiyacının düşük maliyette karşılanması, - Tarımsal ürünlere katma değer kazandıracak işleme, depolama ve 164

166 paketleme faaliyetlerine önem verilmesi, - Her ilçenin sahip olduğu potansiyel dikkate alınarak proje yerine Gelişme Programları anlayışıyla çalışılması. - Gelişmiş yörelerden Know-How, Benchmarking, Teknoloji Transferi ve Network faaliyetlerine önem verilmesi gerekmektedir. 6. Kaynaklar Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı ( ), Özel İhtisas Komisyon Raporları Ankara. EC, Agriculture and Rural Development, European Commission, Elazığ Master Planı, Elazığ Valiliği Elazığ Nitel Araştırma Raporu, ETİM, Elazığ İli Tarım Master Planı, Elazığ Tarım İl Müdürlüğü, Elazığ. ETSO, Ekonomik Rapor 2005, Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası, Elazığ. FAO, İAV, İktisadi Araştırmalar Vakfı, İnan, İ.H., Kırklareli ilinin gelişmesinde tarım ve hayvancılık sektörünün yeri ve önemi. İAV yay. İstanbul TKİB, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, 165

167 166

168 ELAZIĞ EKONOMİSİNDE TURİZM SEKTÖRÜNÜN YERİ VE GELİŞTİRME İMKÂNLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Doç. Dr. Nazmi KOZAK Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksek Okulu Öğretim Üyesi 167

169 168

170 GİRİŞ Elazığ sahip olduğu doğal, sosyal ve kültürel özellikleri ile bulunduğu bölgede farklılıklar arz eden bir yerleşimdir. Bölgenin sahip olduğu özellikler ile turizm alanında ilerleme kaydetmesi ile bölgenin ekonomisine, istihdamına ve sosyal yönden gelişmesine katkıda bulunabilir. Türkiye de ve Dünya da turizm sektörünün gösterdiği gelişme ve turizm hareketlerine katılanların tercihlerindeki değişimler Elazığ gibi turizm altyapısına sahip bölgelere dikkatleri çekmektedir. İlerleyen bölümlerde inceleneceği üzere, Elazığ, turizm sektörüne konu olabilecek önemli doğal, kültürel ve sosyal değerlere sahiptir. Bu değerlerin açıklamasına geçmeden önce İl in mevcut turizm altyapısını ve talep özelliklerini incelemekte yarar bulunmaktadır. ELAZIĞ IN TURİZMİNİN TALEP ÖZELLİKLERİ Elazığ a yönelik turizm talebini incelerken iki ayrı veri kaynağından yararlanılmıştır. Bunlardan ilki, Kültür ve Turizm Bakanlığı ndan Turizm İşletme Belgesi alan, ikincisi ise Belediyesi Belgeli tesislerdeki konaklama verileridir. Ek-1. de, Turizm işletme ve belediye belgeli konaklama tesislerinde konaklayanların 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ilişkin verileri yer almaktadır. Veriler, Elazığ a yönelik talebin yetersiz olduğunu göstermektedir. Her iki kategorideki tesislerdeki konaklama rakamları özellikle yabancı ziyaretçiler bakımından iç açıcı değildir. Benzer durum geceleme (Ek-2), ortalama kalış (Ek-3) ve doluluk oranları (Ek-4) ile ilgili verilerde de söz konusudur. Elazığ ile ilgili turizm talep verileri bölgenin mevcut durumda talep görmediğini ortaya koymaktadır. ELAZIĞ IN SWOT ANALİZİ Bilindiği üzere SWOT analizi adı verilen değerlendirme şekli, herhangi bir konuyu; Güçlü Yönler, Zayıf Yönler, Fırsatlar ve Tehditler olmak üzere dört boyutlu olarak inceler. Bu bağlamda Elazığ turizmini incelediğimde şu bilgilere ulaşılmaktadır. 169

171 Elazığ Turizminin Güçlü Yönleri: Elazığ turizminin güçlü yönleri 16 maddede özetlenebilmektedir. Aşağıda da görüleceği üzere Elazığ ın turizmdeki güçlü yönleri daha çok kültür, doğal kaynaklar ve sosyo-ekonomik gelişimi ile ilgili faktörlerden oluşmaktadır. Elazığ ın turizmdeki güç yönleri şu şekilde sıralanabilir: 1. Zengin kültür, 2. Zengin tarihi geçmiş, 3. Ulaştırma altyapısı, 4. Fırat Üniversitesi, 5. Turizmle ilgili yüksekokul, 6. Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi, 7. Göller (3 adet), 8. Akarsular (12 akarsu), 9. Özgün kültür yapısı, 10. Bozulmamış doğa, 11. Harput, 12. Jeotermal kaynaklar, 13. Bölge illeri ile bütünleşmiş turizm yapma olanağı, 14. Dağ turizmine uygun altyapı, 15. Hipodrom, 16. Kentsel altyapı. Elazığ Turizminin Zayıf Yönleri: Elazığ turizminin zayıf yönleri daha çok tanıtım, planlama ve altyapı gibi unsurlardan oluşmaktadır. Elazığ ın turizmdeki zayıf yönleri şu şekilde sıralanmaktadır: 1. Yetersiz konaklama altyapısı, 2. Plansız gelişme, 3. Yetersiz tanıtım, 4. Büyük kentlere uzaklık, 5. Altyapı yetersizlikleri, 170

172 6. Yöre illerinin terörle anılması. Elazığ Turizminin Fırsatları: Elazığ turizminin fırsatları, turizm sektörünün Türkiye ve Dünya daki gelişme eğilimleri ile ilgili konulardan meydana gelmektedir. Bunlar; 1. Kültür turizmine yönelik talepteki artış, 2. Bozulmamış doğaya özlemin artması, 3. İç turizmin gelişmesi, 4. Terörün azalmaya yüz tutması, 5. Doğu illerine yönelik merak, 6. Samimi insan ilişkilerine olan ihtiyacın artışı, 7. Kitle turizmine olan talepteki değişiklik. Elazığ Turizminin Tehditleri: Elazığ turizminin tehditleri de sosyo-ekonomik, planlama ve ekonomik gelişmeler üzerinde yoğunlaşmaktadır. 1. Terörün artması gibi bir durumun ortaya çıkması, 2. Tarihi alanların korunamaması, 3. Rakip destinasyonların öne çıkması, 4. Plansız büyüme, 5. Ekonomik krizler. Elazığ da Geliştirilmeye Uygun Turizm Çeşitleri Elazığ da geliştirilmeye uygun olan turizm çeşitleri, daha çok yörenin sahip olduğu kültürel, doğal ve sosyo-ekonomik gelişmişlik konuları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Söz konusu turizm çeşitleri aşağıdaki konular üzerinde yoğunlaşmaktadır. 1. Kültür turizmi, 2. Termal turizmi, 3. Kuş gözlemciliği turizmi, 4. Ekoturizm, 5. Etkinlik turizmi, 6. Kongre turizmi, 7. Gastronomi turizmi, 171

173 8. Treakking, 9. Su avcılığı, 10.Kara avcılığı, 11. Doğa yürüyüşü, 12.El sanatları, 13.Eğitim turizmi. Elazığ Marka Kent Olarak Konumlanabilir mi? Günümüzün dünyasında ülkeler, bölgeler veya yöreler markalaşma yoluna gitmeye başlamışlardır. Adına kısaca Kent Markası denilen bu yönelimler ile şehirler, kendilerini simgeleştiren, başka kentlerden ayıracak semboller bulma uğraşı içerisindedir. Kent markası kısaca; söz konusu kenti ve onun sahip olduğu olanakları diğer şehirlerden ayıran, hem rasyonel hem de duygusal nitelikteki, özgün inançlar kümesi olarak tanımlanmaktadır. Kent markası imajı ise, kitlelerin kent ismini duyduklarında ne düşündüklerinin toplamı olarak ifade edilmektedir. Bu bağlamda Elazığ ın da bir kent markası çalışması içerisine sokulması, şehrin bir marka imajının oluşturulmasında yarar bulunmaktadır. Dünya da pek çok kentin markası bulunmaktadır. Bunlar arasında en bilinenleri şunlardır: 1. I love New York, 2. Festivaller şehri Roshester (ABD), 3. Sağlık kenti Houston, 4. Fresh air in Colorado, 5. Moda şehri Milano, 6. Cannes Film Festivali, 7. Romantizmin başkenti Paris. Ülkemizde de bazı şehirler kent markası oluşumu çalışmaları içerisine girmişlerdir. Bunlar arasında; 1. Güneşin doğduğu şehir Samsun, 2. Sanayi şehri Gaziantep, 3. Oksijen diyarı Ordu, 4. Turizmin başkenti Antalya, 5. Peygamberler şehri Şanlıurfa, 6. Şehzadeler şehri Amasya yer almaktadır. 172

174 Öte yandan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 2023 Vizyonu çalışmaları kapsamında bazı kentleri Kültür Marka Kenti olarak konumlandırılmasının amaçlandığını açıklandı. Bu kentler şunlardır: Adıyaman, Amasya, Bursa, Edirne, Gaziantep, Hatay, Kars, Konya, Kütahya, Manisa, Mardin, Nevşehir, Sivas, Şanlıurfa, Trabzon. Elazığ da Turizm Talebini Arttırmak İçin Neler yapılabilir? Elazığ da turizmi geliştirmek amacıyla nelerin yapılabileceğine ilişkin önerileri de şu şekilde özetlemek mümkündür. Araştırma: Öncelikli olarak Elazığ ın turizm potansiyelinin ve geliştirilme olanaklarının teknik çalışmalar ile ortaya konulması gerekmektedir. Bu amaçla; Envanter çalışması yapılmalı, Geliştirilme olanaklarının ortaya konulabilmesi için Arama Konferansı düzenlenmeli, Turizm Gelişim Planı hazırlanmalı. Örgütlenme: Kamu ve özel sektörün birlikte katılımı ile Elazığ Kent Tanıtım Konseyi nin oluşturulmalıdır. Oluşturulacak Konsey de Elazığ ın ülke içinde ve ülke dışında tanıtılması amacıyla kamu ve özel sektör temsilcileri üye olarak yer almalıdırlar. Söz konusu Konsey e akademik kurumlardan ve yerel yönetimlerden de üyeler yer almalıdır. 173

175 Tanıtım: Tanıtım ile ilgili çalışmalar aşağıdaki maddelerde özetlenebilir. Kamu ve özel sektörün birlikte hareket etmesiyle Elazığ Kent Tanıtım Konseyi nin oluşturulması, Ulusal ve uluslararası ticari fuarlarda sürekli tanıtım, Konusu bütünüyle Elazığ da geçen dizi film çekimlerinin teşvik edilmesi, Güzergah haritalarının hazırlanması, Tanıtım stratejilerinin belirlenmesi. Altyapı çalışmaları: 1. Turizm talebine konu olan yörelerde altyapı çalışmalarının hızlı bir şekilde tamamlanmalı, 2. Elazığ ın kültür haritası hazırlanmalı, 3. Elazığ da yapılacak yeni otellerin kongre turizmine uygun büyüklükte, sayıda ve uygun şekilde inşaa edilmesi sağlanmalı, 4. Rehberli şehir turu yapan otobüslerin seferlere konulmalı, 5. Üç boyutlu (Bölgesel, Yöresel, Kentsel) tanıtım ve pazarlama çalışmalarının geliştirilmesi ve buna uygun tanıtım materyalleri hazırlanmalı, 6. Elazığ ın turizmi ile ilgili web sayfasının hazırlanması. Bu web sayfasında Elazığ ın turizm arz kaynaklarına ek olarak konaklama tesislerine rezervasyon yapabilme fonksiyonunun da olması sağlanmalı. Eğitim Çalışmaları: 1. Kent rehberlerinin yetiştirilmesi ve eğitimi, 2. Yöresel rehberlerinin yetiştirilmesi ve eğitimi, 3. Nitelikli eleman sayısının artırılması, 4. İhtisas rehberlerinin yetiştirilmesi (doğa, yürüyüş, müze, vb.). SONUÇ Açıklamalardan anlaşılacağı üzere Elazığ, pek çok yönüyle turizm sektörünün gelişme potansiyeli olan bir bölgedir. Bölge ile ilgili yapılacak araştırma, planlama, tanıtım ve eğitim çalışmaları ile yörede turizm hareketlerinin geliştirilmesi çalışmalarına bir an önce başlanmasında yarar bulunmaktadır. 174

176 EKLER Ek-1. Konaklama Verileri Turizm letme Belgeli Konaklama Tesisleri YILLAR Yabancı Yerli Toplam (Belediye Belgeli Tesisler) Yabancı Yerli Toplam E-2. Geceleme Verileri Turizm letme Belgeli Konaklama Tesisleri Yabancı Yerli Toplam Belediye Belgeli Konaklama Tesisleri Yabancı Yerli Toplam

177 Ek-3. Ortalama Kalı Süreleri Turizm letme Belgeli Konaklama Tesisleri Yabancı 1,2 2,0 2,4 Yerli 1,3 1,5 1,5 Toplam 1,3 1,5 1,5 Belediye Belgeli Konaklama Tesisleri Yabancı 2,1 1,1 1,6 Yerli 1,7 1,6 1,7 Toplam 1,7 1,6 1,7 Ek- 4. Doluluk Oranları Turizm letme Belgeli Konaklama Tesisleri Yabancı 0,64 0,62 0,65 Yerli 21,45 28,08 33,66 Toplam 22,09 28,70 34,32 Belediye letme Belgeli Konaklama Tesisleri Yabancı 0,06 0,05 0,06 Yerli 18,71 19,27 31,10 Toplam 18,76 19,32 31,18 176

178 ELAZIĞ EKONOMİSİNDE TURİZM SEKTÖRÜNÜN YERİ VE GELİŞTİRME İMKÂNLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Doç. Dr. Nazmi KOZAK Anadolu Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Elazı ın Turizminin Mevcut Talep Durumu Ziyaretçi Sayısı Turizm letme Belgeli Konaklama Tesisleri YILLAR Yabancı Yerli Toplam Belediye Belgeli Konaklama Tesisleri Yabancı Yerli Toplam Elazı ın Turizminin Mevcut Talep Durumu Geceleme Sayısı Turizm letme Belgeli Konaklama Tesisleri YILLAR Yabancı Yerli Toplam Belediye Belgeli Konaklama Tesisleri Yabancı Yerli Toplam

179 Turizminin Mevcut Talep Durumu Ortalama Kalı Süresi Turizm letme Belgeli Konaklama Tesisleri YILLAR Yabancı 1,2 2,0 2,4 Yerli 1,3 1,5 1,5 Toplam 1,3 1,5 1,5 Belediye Belgeli Konaklama Tesisleri Yabancı 2,1 1,1 1,6 Yerli 1,7 1,6 1,7 Toplam 1,7 1,6 1,7 T i i i M T l D Turizminin Mevcut Talep Durumu Doluluk Oranları Turizm letme Belgeli Konaklama Tesisleri YILLAR Yabancı 0,64 0,62 0,65 Yerli 21,45 28,08 33,66 Toplam 22,09 28,70 34,32 Belediye Belgeli Konaklama Tesisleri Yabancı 0,06 0,05 0,06 Yerli 18,71 19,27 31,10 Toplam 18,76 19,32 31,18 Elazı ın Turizm Arzı Seyahat Acenteleri (2009) Gruplar Sayı AGrubu 10 BGrubu - CGrubu 1 Toplam

180 Elazığ ın Swot Analizi Elazığ Turizminin Güçlü Yönleri: 1) Zengin kültür, 2) Zengin tarihi geçmiş, 3) Ulaştırma altyapısı, 4) Fırat Üniversitesi, 5) Turizmle ilgili yüksekokul, 6) Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi, 7) Göller (3 adet), 8) Akarsular (12 akarsu), Elazığ ın Swot Analizi Elazığ Turizminin Güçlü Yönleri: 9) Özgün kültür yapısı, 10) Bozulmamış doğa, 11) Harput, 12) Jeotermal kaynaklar, 13) Bölge illeri ile entegre turizm yapma olanağı, 14) Dağ turizmine uygun altyapı, 15) Hipodrom, 16) Kentsel altyapı. 179

181 Elazığ ın Swot Analizi Elazığ Turizminin Zayıf Yönleri: 1) Yetersiz konaklama altyapısı, 2) Plansız gelişme, 3) Yetersiz tanıtım, 4) Büyük kentlere uzaklık, 5) Altyapı yetersizlikleri, 6) Terör. Elazığ ın Swot Analizi Elazığ Turizminin Fırsatları: 1) Kültür turizmine yönelik talepteki artış, 2) Bozulmamış doğaya özlemin artması, 3) İç turizmin gelişmesi, 4) Terörün azalmaya yüz tutması, 5) Doğu illerine yönelik merak, 6) Samimi insan ilişkilerine olan ihtiyacın artışı, 7) Kitle turizmine olan talepteki değişiklik. 180

182 Elazığ ın Swot Analizi Elazığ Turizminin Tehditleri: 1) Terörün artması, 2) Tarihi alanların korunamaması, 3) Rakip destinasyonların öne çıkması, 4) Plansız büyüme, 5) Ekonomik krizler. Elazığ da Geliştirilmeye Uygun Turizm Çeşitleri 1) Kültür turizmi, 2) Termal turizmi 3) Kuş gözlemciliği turizmi, 4) Ekoturizm, 5) Etkinlik turizmi, 6) Kongre turizmi, 7) Gastronomi turizmi, 8) Treakking, 9) Su avcılığı, 10) Kara avcılığı, 11) Doğa yürüyüşü, 12) El sanatları, 13) Eğitim turizmi. 181

183 Elazığ Marka Kent Olarak Konumlanabilir mi? Kent markası; Kentin sahip olduğu olanakları diğer şehirlerden ayıran, hem rasyonel hem de duygusal nitelikteki, özgün inançlar kümesidir. Elazığ Marka Kent Olarak Nasıl Konumlandırılabilir? Kent marka imajı; Kitlelerin kent ismini duyduklarında ne düşündüklerinin toplamını ifade eden kavramdır. Elazığ Marka Kent Olarak Nasıl Konumlandırılabilir? Dünyadaki kent markası çalışmaları: 1) I love New York 2) Festivaller şehri Roshester (ABD) 3) Sağlık kenti Houston 4) Fresh air in Colorado 5) Moda şehri Milano 6) Cannes Film Festivali 7) Romantizmin başkenti Paris 182

184 Elazığ Marka Kent Olarak Nasıl Konumlandırılabilir? Türkiye deki kent markası çalışmaları: 1) Güneşin doğduğu şehir Samsun 2) Sanayi şehri Gaziantep 3) Oksijen diyarı Ordu 4) Turizmin başkenti Antalya 5) Peygamberler şehri Şanlıurfa 6) Şehzadeler şehri Amasya.. Elazığ Marka Kent Olarak Nasıl Konumlandırılabilir? Kültür ve Turizm Bakanlığı nın kent markası çalışmaları: 2023 Vizyonu çalışmaları kapsamında bazı kentleri kültür marka kenti olarak konumlandırılmasının amaçlandığını açıkladı. Bunlar: Adıyaman, Amasya, Bursa, Edirne, Gaziantep, Hatay, Kars, Konya, 183

185 Elazığ Marka Kent Olarak Nasıl Konumlandırılabilir? Kültür ve Turizm Bakanlığı nın kent markası çalışmaları: Kütahya, Manisa Mardin, Nevşehir, Sivas, Şanlıurfa, Trabzon. Elazığ Marka Kent Olarak Nasıl Konumlandırılabilir? Elazığ ın kent markası ne olabilir? Kent marka imajı ne olabilir? Elazığ da Turizm Talebini Arttırmak İçin Neler yapılabilir? Araştırma: Envanter çalışması yapılmalı, Geliştirilme olanaklarının ortaya konulabilmesi için Arama Konferansı düzenlenmeli, Turizm Gelişim Planı hazırlanmalı. Elazığ da Turizm Talebini Arttırmak İçin Neler yapılabilir? Örgütlenme: Kamu ve özel sektörün birlikte katılımı ile Elazığ Şehri Tanıtım Konseyi nin oluşturulması.. 184

186 Elazığ da Turizm Talebini Arttırmak İçin Neler yapılabilir? Tanıtım: Kamu ve özel sektörün tanıtım çalışmalarını birlikte birlikte yürütebilmesi amacıyla Elazığ Kent Tanıtım Konseyi nin oluşturulması. Ulusal ve uluslararası turizm fuarlarında sürekli tanıtım. Konusu bütünüyle Elazığ da geçen dizi film çekimlerinin teşvik edilmesi. Güzergah haritalarının hazırlanması, Tanıtım stratejilerinin belirlenmesi. Elazığ da Turizm Talebini Arttırmak İçin Neler yapılabilir? Altyapı çalışmaları: 1) Turizm talebine konu olan yörelerde altyapı çalışmalarının hızlı bir şekilde tamamlanması, 2) Elazığ ın Kültür Haritası nın hazırlanması, 3) Elazığ da yapılacak yeni otellerin kongre turizmine uygun büyüklükte, sayıda ve uygun şekilde inşaa edilmesinin sağlanması, 4) Rehberli Elazığ şehir turu yapan otobüslerin seferlerin başlatılması, 5) Üç boyutlu (Bölgesel, Yöresel, Kentsel) tanıtım ve pazarlama çalışmalarının geliştirilmesi ve buna uygun tanıtım materyallerinin hazırlanması, 6) Elazığ ın turizmi ile ilgili web sayfasının hazırlanması. Bu web sayfasında Elazığ ın turizm arz kaynaklarına ek olarak konaklama tesislerine rezervasyon yapabilme fonksiyonunun da olmalı. 185

187 Elazığ da Turizm Talebini Arttırmak İçin Neler yapılabilir? Eğitim Çalışmaları: 1) Kent rehberlerinin yetiştirilmesi ve eğitimi, 2) Yöresel rehberlerinin yetiştirilmesi ve eğitimi, 3) Nitelikli eleman sayısının artırılması, 4) İhtisas rehberlerinin yetiştirilmesi (doğa, yürüyüş, müze, vb.). 186

188 SORU-CEVAP PROF. DR. ERHAN AKIN: Fırat Üniv. Universite-Sanayi İşbirliği Merkezi Müdürü Ben hocamın söylediğini bir soruyla bağlamak istiyorum. Şimdi Doğu Anadolu'da her şehir kendisine şöyle bir marka imajı oluşturuyor. Doğu'nun Paris'i. Şimdi, Elazığ'ı marka yapmak için iki yıl önce bir uzmanla burada ben çalıştığımızı hatırlıyorum. İşte mermeriyle, üzümüyle vs. bir sürü şeyi tartıştık Ticaret Odası tarafından para ödenmiş bir uzmandı. Arkasını getiremedi. Fakat insanların şuur altında bu Doğu'nun bilmem nesi olmak bence silinmek zorunda. Bu da şehrimizin öncülerinin üstüne düşen bir görev. Doğu'nun Paris'i olmamalıyız biz. Elazığ neyse o Elazığ olmalıyız. Bunu bir ayırt etmek gerekiyor. Elazığ'ın kendine has özellikleri çok, oradan bir marka çıkacaktır. Bizim çalışmamızda bir sürü öneri vardı. Nazmi hocamın önerilerine bizim İngilizce dilince tanıtımımız yok. Sadece İngilizce olması da gerekmiyor, bizim Arapça bir web sayfasına, Rusça bir web sayfasına belki İranlılar için ayrı bir web sayfasına ihtiyacımız var ve bunlar sanıldığı gibi zor işler değil, bir özel şirkete ödediğiniz 1000 Dolar karşılığı tercüme büroları falan kolayca bu işi yapabiliyorlar. Yani bunlar birkaç adımlık şey sadece bunları bir şekilde erteleyen mekanizmamız var. O mekanizmayı çözmemiz gerekiyor. Buyurun soru alalım. SORU: Öner beyin söylediği çok önemli bir şey vardı. Akreditasyon olmuş kurumların yurtdışından birlikteliğiyle burada bir şeyler yapılmalı diye. O çok önemli bir konu. Ben aslında bana verilmiş olan konunun gereği şeklinde çok hızlı şekilde geçtim. Okullaşma oranı sıralamasında 5. olduğunu söylemiştik oldukça yüksekti. Fakat akreditasyon konusunda şunu söyleyeyim. Akreditasyon Birliği artık Avrupa'da tek ele geldi. Türk Akreditasyon Kurumu dediğimiz Türkiye'de kurumu olan TÜRKAK artık Avrupa Akreditasyon Birliği'nin üyesidir ve en gelişmiş, en güvenilir 5. sıradadır.tüm Avrupa Akreditasyon Kurumları arasında 2 sene olmasına rağmen girişi oldukça yüksek bir seviyeye gelmiştir. Biz de yerli bir firma olarak akredite olmuş bir firmayız. Teşekkür ediyorum. PROF. DR. A. FEYZİ BİNGÖL: Ben öncelikle Öner beye teşekkür ediyorum. Biz tabii yıllardan beri liseden beri tanışıklığımız olan bir arkadaşımız milli tabanlı ekonomiden bahsetti. Yıllardır hep bahsettiğimiz 21. yüzyıl 187

189 artık bilgi tabanlı ekonomidir. Artık buğday satmakla, arpa satmakla bu işlerin olmayacağını ve bilgi satarak bu işlerin olacağım hep söyledik. Söyledik de Elazığ'ın üniversitesinin eski olduğu doğru 67'de teknik okul sonra akademi sonra üniversite ama Elazığ'daki üniversitenin tamamen gelişmesi de devlet imkanlarıyla olduğunu, Elazığlı zengin hemşehrilerimiz maalesef, örneğini verdiğiniz bina boş diyorsunuz ama bugüne kadar bir tek çivinin dahi çakılmadığını ve devlet imkanlarıyla yürüyerek gittiğimizi unutmamak lazım. Bu yıl maalesef 2010 yılında söylemek zorundayım. Merkezi laboratuar kuralım diye devlet planlamaya gittiğimizde devlet planlama sadece size kendi imkanlarımızla 1 trilyon veriyorum dedi. Ama benim karşımda Hacettepe'ye 36 trilyon veriyor. O zaman ben merkezi laboratuarı Elazığ'da nasıl geliştireyim. Vatandaşın desteği yok, özel sektörün desteği yok, devletin desteği yok. iktisadi İdari Bilimler Fakültesini açtım bina yoksunluğundan öğrenci alamadım. Mühendislik Fakültesinde çok yeni bölümler açalım dedik, artık geçelim klasik mühendislikleri geçelim dedik mega mühendislikleri açtık ama bildiğin o akademilerin binalarından başka binamız yok ve bu yıl yatırımlardan da 4 trilyon eklik verildi Onun için ben Elazığ'ın kalkınmasını ileri teknoloji veya ilimle olacağına inanıyorum. Artık bizim bildiğimiz Elazığ'ın o klasik teknolojiyi yakalama şansı çok zor görünüyor. Dolayısıyla bizim bilgi satmamız lazım bilgi ekonomisine yönelmemiz lazım onun için de üniversiteye destek verilmesi lazım. 2. üniversite kurulursa bende memnuniyetle destek veririm. Yine hocamız özellikle Avrupa ülkelerinden bahsetti. Biz Erasmus programında bugün öğrencilerimizi yurtdışına gönderiyoruz. Bu yıl 60 öğrenci gidecek, yurtdışından öğrenciler geliyor veya akademik personel gidip geliyor. Bu şekilde de güzel işbirliği yapıyoruz. Yine başka bir şey daha var. Üniversitenin kendi imkanlarım kullanabilmesi için özerk olması lazım. Türkiye'deki özerklik 8 üzerinde 1,5. Ben üniversitenin hazinesi üzerinde yap-işlet- devret de hazine malı olduğu için bir sosyal tesis yaptıramıyorum. Peki ben üniversitemi nasıl geliştireceğim nasıl sosyal tesis yaptıracağım veya nasıl para kazanacağım orada üniversitem için nasıl para kazanacağım? Hayır diyor arazi senin değildir çivi çakamazsın. Ne yaparsın yaparsan bina yaparsın, binanın içersinde kantini hayır diyor onu da ben işleteceğim diyor. Onun için bir an önce özellikle bu son zamanlarda demokratikleşmeden bahsediliyor. Önce üniversiteleri özerkleştirelim. Dile getirdiğiniz için teşekkür ederim. Bizim bu Hazine mallannın bir an önce üniversiteye tapulanması, bu 57. hükümet döneminde de Bakanlar Kurulundan geçmişti ama erken seçime gidildi ve bugün kaldı. Böyle bir sistem olmaz onun için üniversitelere bir an önce özerklikler verilmelidir ve ondan sonra da üniversitelerin özellikle de Fırat Üniversitesini herkes görür diye düşünüyorum, teşekkür ederim. 188

190 189

191 190

192 PANEL OTURUMU -2 Elazığ İlinin Ekonomik Gelişmesinde Ana Strateji Ne Olmalı Başkan Üyeler : Prof. Dr. Adem ŞAHİN TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Genel Sekreteri : Ahmet AKMAN Biotek Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı : Çetin GÜRCÜN T. Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkan Danışmanı : Nuri Barış TARTICI D.P.T Planlama Uzmanı : İbrahim YAZAR Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdür Yardımcısı 191

193 192

194 Stratejik Yaklaşımlar BÖLGESEL KALKINMADA ELAZIĞ MODELİ NİN OLUŞTURULMASI Ahmet AKMAN Biotek Ltd. Şti. Yönetim Kurulu Başkanı ELAZIĞ ELAZIĞ MAKROLAR DEMOGRAFİK YAPI NÜFUS : (2007 yılı), %70 Şehir, %30 Köy YAŞ ORTALAMASI : 27,5 (Türkiye Ortalaması 28,7) NÜFUS YOĞUNLUĞU : 64 Kişi/km2 (Türkiye Ortalaması 92) NET GÖÇ HIZI : % 0,6 SAĞLIK Elazığ : 10 Hastane (9 Kamu, 1 Üniversite) Yatak Türkiye : 905 Hastane (849 Bakanlık, 56 Üniversite) Yatak ENERJİ TÜKETİMİ MW / yıl (Sanayi ve üretim MW) 193

195 ELAZIĞ MAKROLAR İSTİHDAM VE İŞSİZLİK (2007 SONU) % 44,1 TARIM %13,6 SANAYİ % 42,1 HİZMET İŞSİZLİK % 13,7 (%9,9 Türkiye) Elazığ ekonomisinin temeli henüz daha tarıma dayalı olup, üretim gücü oldukça sınırlıdır. Ağırlıklı diğer bir istihdam alanı hizmet sektörü olmakla beraber. Bu alanda kamu ağırlığı oldukça fazla olup özel teşebbüsün hizmetleri sınırlıdır. İşsizlik ise bu anlamda en büyük sorunların başındadır. Global kriz öncesi Türkiye ortalamasının 1,5 katı olan işsizlik bugün %20 leri üzerine ulaşmıştır. 194

196 ELAZIĞ IN EKONOMİK GELİŞİMİ TARİHİ SÜREÇ CUMHURİYET ÖNCESİ Dokuma ve giyim sanayi El sanaatları sanayi malları Debbağcılık İpek ve iplik fabrikası Harput 19. yüzyıl sonlarına kadar çeşitli meslek kuruluşları biçiminde teşkilatlanmış önemli bir ticaret ve sanayi merkezi konumundadır. Büyük ticaret hanları, kervanları, mağaza ve dükkanları ile ticareti canlı tutmuşlardır. Cumhuriyet ve hemen akabinde devam eden süreçte tekstil ve deri sanayi Elazığ ve çevre il ekonomileri için önemli bir yer teşkil etmektedir. Özellikle ipek mevsimi zamanı Elazığ çevre illerden gelen işçiler içinde istihdam alanı olmuştur. Kaynak; üniversite sanayi işbirliği Elazığ örneği adlı çalışmalardan ELAZIĞ IN EKONOMİK GELİŞİMİ TARİHİ SÜREÇ CUMHURİYET SONRASI Elazığ İplik ve Dokuma TAŞ (Kamu-Özel) Şark Kromları TAŞ (Kamu) Şarap Fabrikası (Kamu) Şeker Fabrikası (kamu) Altınova Çimento Sanayi TAŞ (Kamu) Et Kombinesi (Kamu) Süper Fosfat Fabrikası (Kamu) Keban Holding AŞ. (Özel) Yem Fabrikası (Kamu) Burada da saydığımız gibi Elazığ ın ekonomik gelişim süreci devletin yapmış olduğu yatırımlarla hızlandırılmaya çalışılmış. Ancak gelinen süreçte kamu tarafından işletmesi yapılan bu fabrikaların bir çoğu kapanmış yada küçülerek özel teşebbüse devri yapılmıştır. Güçlü kamu yatırımları özel teşebbüs yatırımları ile güçlendirilmesi oldukça sınırlı kalmıştır. 195

197 ELAZIĞ IN EKONOMİK GELİŞİMİ MEVCUT DURUM Genç ve eğitimli bir nüfus potansiyeline sahiptir. Güçlü sosyo-kültürel değerlere saheptir. Tarihsel olarak girişimcilik ve sanayi kültürüne sahiptir. Ulaştırma, haberleşme ve enerji altyapısı güçlüdür. Yer altı ve yerüstü ekonomik kalkınma alternatiflerine sahiptir. Teşvik Yasası kapsamındadır. SORUN NE!? ELAZIĞ IN EKONOMİK GELİŞİMİ MEVCUT DURUM DE- ĞERLENDİRMESİ Sermaye Göçü veya azlığı!!!!!!? Nitelikli iş gücü ve/veya Beyin Göçü!!!!!!? Taş Devri taşlar bittiği için bitmedi ZİHİNSEL TRANSFORMASYON.. GELECEK DEĞİŞİMDİR, DEĞİŞİM GELECEKTİR. Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe, hiç şüphe yokki, Allah da o toplumda olan hali değiştirmez. (Rad Suresi, Ayet: 11) 196

198 ELAZIĞ IN EKONOMİK GELİŞİMİ SİYASİLER VE YEREL YÖNETİM Toplum kamusal istihdam beklentisine sokulmamalıdır. Siyasi enerji ve kamusal destek, ekonomik altyapıyı güçlendirecek ve sürekli kılacak makro projeler için harcanmalıdır. ELAZIĞ IN EKONOMİK GELİŞİMİ ÜNİVERSİTE Özel ve Kamu arasında sinaps görevi yaparak; Elazığ halkının girişimci yönü ortaya çıkarılmalı; üretim ve hizmet sektörünü desteklemeye yönelik stratejiler ve somut projeler üretmelidir. Girişimci reseptörlerini tahrik edici aktiviteleri sürekli yapmalıdır. Yapılan çalışmalar ve sonuçları periyodik olarak ölçülmeli; ilgili tüm taraflara rapor edilmelidir. ELAZIĞ IN EKONOMİK GELİŞİMİ STK LAR ESO, ETO, Yerel Basın ve Diğer Tüm STK lar; Siyasiler, talep ve beklentiler kapsamında; Elazığ ın ekonomik gelişimine ilişkin olarak doğru yönlendirmelidir. Kamu ve yerel kaynakların, gerçek girişimciler tarafından kullanılması ve yönlendirilmesi için çalışmalar yapılmalıdır. Girişimciler sürekli motive edilmelidir. Teşvik edici stratejiler üretilmelidir. Kamu teşviklerinin doğru ve etkin kullanılması sağlanmalıdır. Bölgesel rekabetten ziyade, Bölgesel İşbirliği algılaması güçlendirilmelidir. 197

199 ELAZIĞ IN EKONOMİK GELİŞİMİ SONUÇ.. BÖLGESEL KALKINMADA ELAZIĞ MODELİ Salt ekonominin soyut kuralları kapsamında olmayan, çağdaş normlarla yoğrulmuş şekilde; Elazığ ın sosyal ve kültürel değerlerini güçlü şekilde yansıtan, bölge ve ülke kalkınmasına artı değer sağlayacak model oluşturulmasına ilişkin bir hikaye yazılmalıdır. Artık G.Antep, Malatya, K.Maraş, Konya örneği yerine bu yeni modelin ikame edilmesi gerekir. Sosyo-kültürel alanda ekonomide olduğu gibi öz kaybedilmeden değişim ve gelişimin sürekliliği sağlanmalıdır. ELAZIĞ IN EKONOMİK GELİŞİMİ SONUÇ ALAN DEĞİL VEREN EL... (556 < 870 ) Teşekkürler 198

200 Çetin GÜRCÜN T. Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkan Danışmanı 31 yıllık turizmci, 21 yaşında bir seyahat acentasının sahibi. TURSAV Yönetim Kurulu Sayman Üyesi ve uzun yıllardır edindiği birikimlerini TÜR- SAB Başkan Danışmanı olarak ülke hizmetine sunan Çetin Gürcün olarak tüm katılımcıları ve Elazığlıları saygı ve sevgi ile selamlıyorum. Turizm Elazığ İlinin ekonomik gelişmesinde ana strateji olabilir mi bilemiyorum, ancak emin olduğum bir şey var ki oda turizmin yarattığı inanılmaz katma değer ile ekonomi gelişimi için tüm dünyanın can simidi olarak sarıldığı bir sektör olduğu. Bugün bütün dünya ülkeleri turizmden pay alabilmek için canla başla çalışmaktadır. O halde gelin turizmin Elazığ ın ekonomisinin gelişimi için ana stratejilerinden biri olacağı varsayımı ile turizm açısından bir değerlendirme yapalım. Zira ARGE bölgemizin hazırladığı Elazığ Turizm potansiyeli raporunu incelediğimde paleolotik (Yontma Taş Devri M.Ö ) dönemden beri yerleşim alanı olarak eski tarihi ile dikkat çekmektedir. Elazığ ilimiz, kendine has kültürel yapısı, tarihi eserleri, Hazar Gölü gibi doğal kaynakları, camileri, türbeleri, termal kaynakları, yöreye has özgün mutfağı ve meşhur üzümleriyle önemli bir turizm kaynağı olmakla birlikte, ne yazık ki ülke turizm potansiyelinden yeterince pay alamıyor. Bu konudaki değerlendirmemizi yapabilmek için gelin öncelikle ülkemiz turizm sektöründe neler yapmış, dünyadaki yeri nedir kısaca bir inceleyelim. TÜRKİYE TURİZMİNE GENEL BİR BAKIŞ Türkiye turizmi, sektörün dışında oluşan çeşitli olumsuz etkenlere ve konjonktüre bağlı dalgalanmalara, kriz dönemlerine rağmen hızlı büyüme trendini son on yılda da sürdürdü. Bu süreçte turizm alanında en hızlı büyümeyi gerçekleştiren ülkelerden biri olan Türkiye, uluslararası sıralamada üst pozisyonlara doğru ilerleyerek dünyada ilk on ülke arasında yer aldı. Türki- 199

201 ye turizminde, temel göstergeler itibariyle son on yıldaki gelişmeler şöyle bir tablo çiziyor: Ülkemize gelen yabancı ziyaretçi sayısı, 1998 yılında 9 milyon 725 bin iken, bu sayı 2008 yılında yaklaşık 26 milyon 337 bine ulaşarak, on yılda 2.7 kat arttı. Aynı dönemde yabancı turizm gelirleri 7 milyar 177 milyon ABD dolarından 16 milyar 761 milyona yükselerek 2.3 kat arttı. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütünün sıralamasına göre, Türkiye, 2007 yılında, uluslararası turist gelişleri itibarıyla dünyada 9'uncu, turizm gelirleri itibarıyla 10'uncu sırada yer aldı yılı resmi sonuçları elimize henüz ulaşmamış olmakla beraber, Türkiye'nin 7'inci sırada yer alabileceğini tahmin ediyoruz. Özetle, 1980'li yıllarda ivme kazanan Türkiye Turizmi son on yılda da hızlı büyüme trendini sürdürerek, dikkate değer başarılı bir gelişim çizgisi izlemiştir. Bugün Geldiği Noktada Turizm Endüstrimiz Turizm endüstrimiz, turizm gelişim sürecinde kazanmış olduğu değerli deneyimler, dinamik, gelişkin yapısal özellikleri ile uluslararası alanda yüksek bir rekabet gücüne sahiptir. Bugün geldiği noktada ülkemizin turizm arzı temel göstergeleri ile özetle şöyle bir tablo çiziyor: - Merkez ve şubeler dahil toplam 5761 seyahat acentesi - T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan Turizm İşletme Belgeli 532 bin ve Belediye belgeli 400 bin olmak üzere toplam 932 bin yatak kapasiteli konaklama tesisleri - 90 yolcu uçağına sahip 10 özel havayolu şirketi yolcu uçağı ile Avrupa'nın en genç filolarından birine sahip olan Türk Hava Yolları - 50 milyon yolcu kapasiteli 48 havaalanı. - Uluslararası uçuşlara açık 16 havaalanı yat bağlama kapasitesine sahip 28 marina - Yaklaşık 9000 kokartlı rehber Turizm Sektörünün Ekonomi ve İstihdama Katkısı: 2008 yılında ülkemizin turizm geliri; yabancı turizm geliri 16 milyar 761 milyon ABD Doları, vatandaş turizm geliri yaklaşık 5 milyar 150 milyon ABD 200

202 Doları olmak üzere toplam yaklaşık 21 milyar 911 milyon ABD Doları olarak gerçekleşti. (Kaynak T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı + TUİK) Turizm sektörü 2008 yılında Türkiye'nin dış ticaret açığının yüzde 31.3'ünü kapatmıştır. Turizm endüstrisinde doğrudan istihdamın 1993 yılında iş iken, 2001 yılında 'u aştığı, 2008 yılında ise ve buna göre turizmdeki doğrudan istihdamın, toplam içindeki payının yüzde 8.7 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Turizm 5 'nin üzerinde sektör ve alt sektöre doğrudan katkı sağlıyor. Turizm sektörü açısından önemli bir nokta da, bu sektördeki ithalat payının diğer sektörlerin ortalamasının çok altında olmasıdır Yılı Değerlendirmesi: 2008 yılında, özellikle Eylül ayından itibaren şiddetlenen küresel Ekonomik kriz genel olarak dünya gündemine olduğu gibi, uluslararası turizm gündemine de damgasını vurdu. Krizin turizme olası yansılamaları bütün dünyada kaygı yarattı. Bu duruma rağmen Türkiye turizmi 2008 yılını olumlu şekilde kapatmayı başardı. T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı ve TUİK verilerine göre, 2008 yılında ülkemize gelen yabancı ziyaretçi sayısı, 2007 yılına göre %12.83, yabancı turizm geliri ise %19.81 oranında artış gösterdi. Küresel ekonomik krizin etkileri ile dünya turizminin hız keserek gerilemeye başladığı dönemde, Türkiye turizminin yıl genelinde gerçekleştirdiği böylesine hızlı bir büyüme trendi, dikkate değer bir gelişmedir Yılı Beklentileri: Bu yazının kaleme alındığı tarihte henüz 2009 yılının ilk üç ayına ilişkin veriler elimizde mevcut. T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre 2009 yılı Ocak- Mart dönemini kapsayan ilk üç ayda ülkemize gelen yabancı ziyaretçi sayısında, geçen yılın aynı dönemine göre %-4.22 gerileme var. Küresel ekonomik krizin yarattığı belirsizlik ortamı, yılın bu ilk aylarında hiç kuşkusuz, tüketicinin tereddütlü davranmasına ve zorunlu olmayan seyahatlerin de ertelenmesine yol açmaktadır. Esasen 2009 yılında dünya ve Avrupa turizm ve seyahat pazarlarında daralma beklenmektedir. Buna karşın ülkemizin bir kısım önemli ve en büyük pazarlarından yaz sezonunun geçen yılın altına düşmeyeceği yönünde haberler alınmaktadır. Öte yandan ülkemiz, kriz koşullarında her zamankinden daha da fazla önem kazanan, fiyat ve özellikle fiyat-kalite ilişkisi yönünden avantajlı durumdadır. Bu aşamada yaptığımız değerlendirmelere göre Türkiye turizminin, geçen yılki dü- 201

203 zeye ulaşacağını ve hatta bunu aşabileceğini umuyoruz. Ancak doğal olarak durum ve gelişmeleri dikkatle izleyerek, gerekirse hedeflerimizde revizyona gidebiliriz. Türkiye Turizmi, İleri Amaç ve Hedefler Doğrultusunda Gelişimini Önümüzdeki Kısa, Orta ve Uzun Vadede de Sürdürecektir. Sektörümüz bugüne kadar, çeşitli olumsuz faktörlere, ağır kriz dönemlerine, konjonktürel olumsuzluklara rağmen, Türkiye turizminin, ileri hedefler doğrultusundaki hızlı gelişimini sürdürmesini başarmıştır. Türkiye, sahip olduğu olağanüstü gelişim potansiyeli ile, turizm alanında en ileri amaç ve hedefler doğrultusundaki hızlı gelişimini hiç kuşkusuz bundan sonra da sürdürecek, ve inanıyoruz ki yakın gelecekte dünyada ilk beş ülke arasında hak ettiği yeri alacaktır. Tüm bu anlattıklarımız elbette gurur verici ve bir sektör mensubu olarak mutluluk verici. Turizm sektörü yarattığı katma değer, yerinde ihracat ile ülke ekonomisinin motoru ve ödemeler dengesinin vazgeçilmez bir unsuru. Ancak bu önemli ekonomik faaliyetten ülkenin bütün bölge ve illerinin yararlanması çok önemli ve gerekli. Maalesef deniz-güneş-kum üçgenine sıkışan turizm yapımız buna izin vermiyor. Oysa turizm hareketi ülkemizde kültür turları ile başlamış ve tüm ülkeyi kapsamaktaydı (Büyük anadolu turlari - 21 günlük Türkiye turları vb.) 1989 ttürk turizminde dönüm noktası oldu ve alınan kararlar ve yapılan yatırımlar ile deniz-güneş-kum üçgenine dönüldü. 90 lı yıllarda ülkemizin Güneydoğu sundaki terör sorunu bu bölgeye özellikle yabancılara yönelik yapılan turları maalesef bitirdi. Bu konuda TÜRSAB olarak 1999 dan başlayarak gerek uluslararası turizm kuruluşları IFTO, UFTAA vb. Gerekse yabancı tur operatörleri nezdinde pek çok girişimimiz oldu. Tüm bunların sonucunda ülkemizde kültür turizmi gerilemeye başladı, ülkemizin Topkapı Sarayı ve Ayasofya ile birlikte en çok ziyaret edilen ören yeri olan Efes i 1988 de 1 milyon 400 bin kişi ziyaret ederken geçtiğimiz yıl bu sayı 750 bin e gerilemiştir. Kaldı ki bunun yarıya yakını Kruvaziyerler ile Kuşadasına gelen günü birlik ziyaretçilerdir. Bir diğer çarpıcı veri 2005 yılında Antalya yı ziyaret eden 7 milyon tu- 202

204 ristin yanlızca %1 nin müze ziyaret etmiş olması. Kültür turizmindeki bu gerilemenin ülkemizin tüm bölgeleri ile bu sektörden yararlanamadığı gerçeği karşısında TÜRSAB çeşitli adımlar atmaktadır. Son 5-6 yıldır misyonunu kültür turizmini geliştirmek ve tüm bölge ve illerimizin bu faaliyetin içinde yer alması olarak belirleyen TÜRSAB bu konuda tüm illerimizde çeşitli faaliyetler düzenlemekte ve illerimizi bu faaliyete katılmaya özendirmektedir. Bu çerçevede; elazığ'ın da turizm sektöründen pay alabilmesini sağlamak için neler yapılması gerektiğine gelince; 1 Öncelikle ilin turlzm envanterinin çıkarılması 2 Yerel seyahat acentalarının destinasyonu tanıtacak programlar hazırlamaları 3 Bölgedeki diğer iller ile kombine programlar hazırlanması (GAP turu vb.) 4 TÜRSAB genel merkezinde iç turizm yapan büyük seyahat acentalarının kültür turizmi departman sorumlularının bilgilendirilmesi toplantısı düzenlemek ve ilgilerini çekmek 5 Yine bu yetkililere bölgeyi yerinde inceleyip, tanıma imkanı verecek INFO turları düzenlemek. Diğer yandan Elazığ turizmi için önemli bir konuda komşu ülkelerde (Rusya - İran - Suriye) ilgi yaratarak bölgeye çekmek olmalıdır. Bu konuda da iç turizmin arttırılmasının ciddi bir katkısı olacaktır zira iç turizmin artması bölgeye olan ilgiyi arttıracaktır. 203

205 204

206 Nuri Barış TARTICI Planlama Uzmanı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü Elazığ İlinin Ekonomik Gelişme Stratejisi Açısından Kümelenme Yaklaşımı Giriş Günümüzde Elazığ ın yanı başında yükselen Harput un binlerce yıllık tarihi, kentin uzunca bir dönem bölgesinde önemli bir merkez konumunda olduğunu göstermektedir. Cumhuriyet döneminde de Elazığ, kamu idarelerinin bölge teşkilatları, Anadolu nun ilk üniversitelerinden birisi olan Fırat Üniversitesi, kamu iktisadi teşekkülleri (KİT) ve bazı madencilik işletmelerine ev sahipliği ederek, bu önemini sürdürmüştür. Son yıllarda özellikle imalat sanayiinde, KİT lerin özelleştirilmesinin de etkisiyle bir durgunluk izlenmekle birlikte, Elazığ halen önemli bir bölgesel merkez işlevi görmektedir. Elazığ, Doğu Anadolu bölgesinin kalkınması açısından hem bölgesini sürükleyecek şekilde ekonomisinin gelişmesi, hem de etki alanına daha nitelikli hizmetler sunması açısından önem taşımaktadır. Nitekim Elazığ, Dokuzuncu Kalkınma Planında az gelişmiş bölgelerin kalkınmasına yönelik olarak benimsenen temel stratejilerden birisi olan cazibe merkezleri arasında yerini almıştır. Elazığ hakkında yaptığım mütevazi araştırma, ilde son yıllarda kalkınma yönünde bir seferberlik olduğu izlenimi vermektedir. Zira, pek çok yerel aktörün bu konuda kafa yorduğu, çaba harcadığı, altyapı hazırlamaya çalıştığı görülebilmektedir. Örneğin pek çok il için binbir zahmetle toplanabilecek istatistiki veri ve göstergeler Valiliğin internet sitesinde herkesin kullanımına açık durumdadır. Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası nın (ETSO) internet sitesinde ise GZFT analizi ve Elazığ ilinin ekonomik yapısına ilişkin bilgilere yer verilmektedir. Bunun bir adım ilerisinde Elazığ, stratejik bir kalkınma yaklaşımı belirlemiş ve kalkınma konusunda mermer ve su ürünleri kümelenme- 205

207 si üzerine odaklanmış durumdadır. Bölgesel kalkınma konusunda, AB destekli kalkınma programları, teknokent ve iş geliştirme merkezinin kurulması gibi giderek artan tecrübesi kolayca izlenebilmektedir. Doğal olarak, bu heyecan verici çalışmalar için, detaylı bir değerlendirme yapmadan, ilk bakışta, en doğrusu veya en uygunu bunlardır kanısına varmak yararlı bir tutum olmayacaktır. Zira, en azından Elazığ ın, eğer belirlenmişse, vizyonunun ne olduğunu, bu vizyonun farklı paydaşlarca ne derece paylaşıldığını baştan kestirmek mümkün görünmemektedir. Ancak, bugünkü sunumumu da Elazığ ın kümelenme yaklaşımı üzerine inşa etmekte bir sakınca görmüyorum, aksine bunun daha verimli bir çaba olacağını düşünüyorum. Bunun iki önemli yararı olacaktır. İlk olarak, kümelenme yaklaşımı stratejik tercihler yapmayı kolaylaştıran bir yaklaşım olarak öne çıkmaktadır. Aşağıda görülebileceği gibi stratejik ekonomik faaliyetlere ve katma değer halkasında en fazla etki yapabilecek unsurlara yoğunlaşmaktadır. Kümelenme yaklaşımını esas almanın ikinci yararı ise, aktörler arasındaki işbirliğini vurgulamasıdır. Bu konuşma, üç kısa bölümde yapılandırılmıştır. İlk bölümde kısaca kümelenmenin ne olduğu ve ekonomik kalkınmada ne gibi katkılar sağladığı değerlendirilecektir. İkinci bölüm 1990 yılından günümüze Elazığ ilinin ekonomik performansına odaklanmaktadır. Elazığ ekonomisinin istihdam yaratma performansı ekonomik faaliyetler bazında incelenmekte, insan kaynakları potansiyeli kısaca değerlendirilmektedir. Üçüncü bölüm önerileri açıklayarak sunuma son vermektedir. Kümelenme Yaklaşımı Kümelenmeyi popülerleştiren Porter a göre bir sanayi kümesi, belirli bir ekonomik faaliyet alanında, birbirleriyle ilişkili firma ve kurumların coğrafyada yığınlaşarak kayda değer rekabet gücü kazanması ve başarı sağlamasıdır. 1 Bu anlamda, küme belirli bir faaliyette uzmanlaşmış firmaların coğrafi yığınlaşmasına ilave olarak, tedarikçilerden tüketicilere uzanan katma değer zincirindeki kurumların sıkı bağlarla kolektif rekabet gücü sağlamasını ifade eder. Bu bakış açısıyla ihtisaslaşmış araştırma ve geliştirme kurumları, finans kurumları, ihtisaslaşmış mal ve hizmet sağlayan firma ve kurumlar, kümelerin temel unsurları arasına girmektedir. Böylece bölgesel düzeydeki kümeler için şunları söylenebilir: Kümeler, aynı, benzer veya birbirini destekleyen konulardaki firmala- 1 Porter, Michael E., Clusters and the New Economics of Competition, Harvard Business Review, (November December 1998):

208 rın belirli coğrafyalarda yığınlaşması yoluyla belirginleşmektedir. Tedarikçiler ve müşterilere uzanan katma değer zincirindeki halkaların güçlendirilmesine odaklanılmaktadır. Bu çerçevede üniversite, ar-ge kurumları, finans kurumları gibi ihtisaslaşmış hizmetler sunan ve pazarla bağlantıları sağlayan işletme ve kurumlar da kümeler kapsamında değerlendirilmektedir. Böylece, işletmeler ve kurumlar kadar bu kurumlar arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi önem taşımaktadır. Yenilikçilik ve buna temel oluşturan nitelikli insan kaynakları en önemli rekabet unsurları arasında yer almaktadır. Kümeler, rekabet gücünün artmasına sağladıkları katkı nedeniyle ekonomik kalkınma alanında önem kazanmıştır. Rekabet gücünün artması temelde firmaların verimliliğinin yükselmesini ve firmaların rekabet gücünün artmasını, buna bağlı olarak kümenin piyasalarda rekabet avantajı sağlamasını ifade etmektedir. Bu çerçevede, kümelerin ekonomiye genel etkisi verimliliği artırarak karlılık ve ücret seviyelerini de yükseltmesidir. Kümeler, firmaların verimliliklerini arttırmalarında üretim faktörlerine zamanında ve yeteri kadar erişim sağlayabilmeleri için uygun ortam oluşturabilmektedir. Belirli bir faaliyet alanında uzmanlaşmış firmaların bir arada bulunması ve sıkı ilişkiler oluşturabilmesi, bölgelerde uzmanlaşmış işgücü ve hizmet piyasalarının gelişmesine ve firmaların ihtiyaçlarına cevap vermesini kolaylaştırmaktadır. Örneğin, kümedeki firmalar ortak kullandıkları girdiler için toplu alım düzenlemeleri yaparak, maliyetlerini düşürebilmektedir. Daha da önemlisi, firmaların tek başlarına maliyetini üstlenemeyeceği, yüksek sabit yatırım gerektiren araştırma ve geliştirme faaliyetleri, ihtisaslaşmış Ar- Ge kurumları aracılığıyla kümedeki firmalara daha uygun maliyetlerle ve firmaların ihtiyaçlarına uyarlanmış şekilde sunulabilmektedir. Buna, kümelerin firmalar ve kurumlar arası sıkı ilişkilerle etkileşim ve enformasyon maliyetlerini düşürmesini, yenilikçi fikirlerin daha hızlı yayılmasını ve değere çevrilebilmesini eklemek gerekir. Bu anlamda, kurumlar arası ilişkilerin güçlenmesinde, firmalar arası ticari ilişkiler ve ortaklıklar, ihtisaslaşmış işgücünün firmalar arası hareketliliği, kümeyle ilişkilenmiş sivil toplum kuruluşları, hatta girişimcilerin ve işgücünün birbirleriyle güven esasına dayalı gündelik ilişkileri önemli olmaktadır. Böyle bir ortamda, yeni firmaların daha kolay oluşabileceğini ve bölge dışındaki yatırımcıların bölgeye olan ilgilerinin artacağını öngörebiliriz. Elazığ da Valilik ve ETSO nun öncülüğünde bu kümelenme yaklaşımının ilin kalkınma stratejilerine etki etmeye başladığını, mermer ve su ürünleri kümelerinin öncü sektörler arasında belirlendiğini izlenmektedir. Bu iki sek- 207

209 törle birlikte, diğer ekonomik faaliyetlerin istihdam yaratma açısından değerlendirilmesi, gelişme stratejileri açısından önemli ipuçları verebilecektir. Elazığ Ekonomisinin İstihdam Yaratma Kapasitesi Elazığ ekonomisi incelenirken, istihdamın bugüne kadarki seyri temel gösterge olarak kabul edilerek iki temel konuya odaklanılmaktadır. Bunlardan ilki, kümelenmenin sektörel boyutuna karşılık gelmek üzere istihdamın sektörel dağılımı ve sektörler bazında istihdamın büyüme performansıdır. İkincisi ise, girişimcilik dinamikleri, yenilik kapasitesi ve verimlilik açısından önemli görülen işgücünün eğitim düzeyidir. Ekonomik faaliyetlerin performansını değerlendirmede, Grafik 1 de görüldüğü gibi yığınlaşma katsayısı ve istihdamın büyüme hızı değişkenlerinden yararlanılmaktadır. Bu grafikte yatay eksen bir ekonomik faaliyetin Elazığ ilinde toplam istihdam içindeki payının, aynı faaliyetin Türkiye genelindeki payına bölünmesiyle elde edilen yığınlaşma katsayısını göstermekte olup 2000 yılı için hesaplanmıştır. 2 Örneğin, Elazığ da metalik olmayan cevher madenciliğinde çalışan bir kişiye rastlama olasılığımız, Türkiye geneline göre 1,6 kat daha fazladır. Bu katsayı 1 olduğunda, ekonomik faaliyetin istihdam içindeki payının Türkiye ile aynı olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dikey eksenin sağ tarafında yer alan faaliyetler, Elazığ da Türkiye ye kıyasla daha fazla yığınlaşmış durumdadır. Dikey eksende ise ekonomik faaliyetlerin dönemi yıllık ortalama büyüme oranları verilmektedir. Son olarak, her dairenin alanı sektörün 2000 yılı istihdam büyüklüğünü ifade etmektedir. 3 3 İstihdamın iller bazında ekonomik faaliyetlere göre dağılımı için 2000 yılından sonra analiz edilebilir bir veri bulunmamaktadır. Bu nedenle bu çalışmada kullanılan grafikler dönemini kapsamaktadır. 208

210 dönemine Grafik-1 yardımıyla göz attığımızda, yeraltı kaynaklarına dayalı sanayi gelişimi izlenebilmektedir. Gerek metalik gerekse metalik olmayan cevher madenciliğinin Elazığ da Türkiye ye göre hem daha fazla yığınlaştığı hem de hızlı bir büyüme sergilediği görülmektedir yılı istihdamı daha düşük (250 kişi) olan ve mermer istihracını da kapsayan metalik olmayan madencilik, Elazığ da oldukça hızlı büyümüştür. Metalik cevher istihsali de, Türkiye deki performansına yakın bir artışla, yüksek bir büyüme göstermiştir. Hazine Müsteşarlığının dönemine ilişkin teşvik verilerine dayanarak madencilik sektörünün yükselişinin 2000 li yıllarda da devam ettiğini söylemek mümkün görünmektedir. Zira, bu dönemde her yıl gerek istihraç, gerekse işleme yatırımları teşviklerden yararlanmıştır. 4 Elazığ da yığınlaşarak Türkiye geneline göre daha hızlı istihdam artışı kaydeden diğer sektörler ise, Elazığ ın çevresine hizmet sağlayan bir merkez olma özelliğini desteklemek yönündedir. Kamu idaresi ve savunma ile sosyal kamu hizmetleri, bu faaliyetlerin Türkiye genelindeki yükselişine pa- 4 Hazine Müsteşarlığı İnternet Sitesi, Yatırım Teşvik İstatistikleri, 209

211 ralel olarak yıllık ortalama yüzde 3-4 büyüme kaydetmiştir. Haberleşme ve ulaştırma sektörlerinin Elazığ da yığınlaştığı görülmektedir döneminde haberleşme sektörü istihdamı büyürken, ulaştırma sektörü istihdamı, düşük bir hızla da olsa daralmıştır. Grafiğin sağ üst köşesinde yer alan yığınlaşma katsayısı 1 den küçük (Türkiye ye göre Elazığda daha az yığınlaşmış), ancak istihdam artışı sergileyen sektörler ağırlıklı olarak hizmet sektörleridir. Toptan ticaret ve yardımcı iş hizmetleri ile taşınmaz mallara ilişkin hizmetler yaklaşık yüzde 8, yaklaşık kişiyi istihdam eden perakende ticaret yüzde 1,8, lokanta ve oteller 2,6, mali kurumlar ve sigortacılık yaklaşık yüzde 2, eğlence ve kültür hizmetleri yüzde 6 büyüme kaydetmiştir. Dikkate değer büyüme gösteren sektörler arasına, imalat sanayi içinden sadece kimya, petrol, kömür, kauçuk ve plastik mamülleri sanayii, yüzde 2,7 düzeyinde büyümeyle girebilmiştir döneminde imalat sanayiinde genel olarak bir daralma izlenmiş, bu imalat sanayiinin alt sektörlerine yansımıştır. Elazığ açısından önemli olduğu düşünülen gıda sanayiinde de büyüme oranı (%0,5) düşüktür. İmalat sanayiinde, aynı zamanda belirgin bir yığınlaşma da görülmemektedir. İmalat sanayii altsektörlerinin yığınlaşma katsayısı 1 in altında kalmıştır yılları arasında teşvik belgeli yatırımlarda da çok belirgin bir sektörel yoğunlaşma izlenememektedir. 5 Tarım sektörü, yüksek istihdamının diğer ekonomik faaliyetleri gizlemesi nedeniyle grafiğe dahil edilmemiştir. Türkiye den daha fazla yığınlaşma (1,21) gözlenen tarım sektöründe istihdam düzeyi 2000 yılı itibarıyla 1990 yılındaki seviyesini korumuştur. Yaklaşık kişinin istihdam edildiği inşaat sektörü de büyümeye katkı sağlamamış ve yıllık ortalama 2,3 daralmıştır. Su ürünleri alanında ise yılları arasında önemsiz bir istihdam (30-40 kişi arasında) görülmektedir. Bunun iki nedeni, potansiyelin 2000 yılı itibarıyla yeterince değerlendirilememesi veya kişilerin ikincil faaliyet konusu olarak istatistiklere yansımaması olabilir. Bu faaliyet konusu Elazığ da kümelenme konusunda öncü sektörlerden biri olarak belirlendiğine göre, 2000 li yıllarda bu faaliyet kolunun önemini artırdığı düşünülebilir. Elazığ daki kısa ziyaretlerimiz sırasında barajlar çevresinde kurulmuş bulunan su ürünleri yetiştiricilik tesisleri, bunun bir göstergesi sayılabilir. Bu noktada, ekonomik faaliyetlerden hangilerinin Elazığ da Türkiye ye kıyasla daha hızlı büyüme kaydettiği önem kazanmaktadır. Grafik 2, ekonomik faaliyetlerin Elazığ daki performansı ile Türkiye deki performansını mu- 5 Hazine Müsteşarlığı İnternet Sitesi, Yatırım Teşvik İstatistikleri, Müdürlüğü, Yayın No DPT 2671, Ankara,

212 kayese etmektedir. Kırmızı çizginin güneyi ve doğusu Elazığ ilinde daha yüksek büyüme gösteren dört faaliyet konusunu içermektedir. Bu faaliyetler metalik ve metalik olmayan madencilik (istihsal) ile kamu hizmetleri ve taşınmazlara ait hizmetler de dahil olmak üzere yardımcı iş hizmetleridir. Dolayısıyla, bu faaliyetler dışında Elazığ ın kendi potansiyeli ve dinamikleriyle daha rekabetçi bir ortam yaratamadığı; diğer bazı sektörlerdeki pozitif büyümenin ise ülke genelindeki büyüme ve sektörel büyüme eğilimlerinin etkisiyle gerçekleştiği söylenebilir. Elazığ ın önemli bir özelliği, eğitim ve sağlık hizmetlerinin yoğunlaştığı bir il olmasıdır. Elazığın bu özelliği il gelişmişlik göstergelerine de yansımıştır. 6 Bu göstergelere göre Elazığ ili üniversite bitirenlerin okul bitirenlere oranında Türkiye genelinde 16 ncı, liseler okullaşma oranında 5 inci, onbin kişiye düşen hekim sayısında ise 8 inci sıradadır. Anadolu nun köklü üniversitelerinden Fırat Üniversitesi de nitelikli insan kaynaklarının geliştirilmesi konusunda Elazığ ın güçlü yönlerinden birisidir. Elazığın eğitim düzeyleri itibarıyla bazı önemli Anadolu kentleri ile karşı- 6 Dinçer B., M. Özaslan, T. Kavasoğlu (2003), İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırması, Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü, Yayın No DPT 2671, Ankara,

ZİRVE SONUÇ kitabı. www.balkanekonomizirvesi.com

ZİRVE SONUÇ kitabı. www.balkanekonomizirvesi.com ZİRVE SONUÇ kitabı www.balkanekonomizirvesi.com www.balkanekonomizirvesi.com / 3 1. RUMELİSİAD ULUSLARARASI BALKAN EKONOMİ ZİRVESİ 01-02 ARALIK 2012 PROJE SAHİBİ DESTEKLEYEN KURUMLAR I. RUMELİSİAD ULUSLARARASI

Detaylı

Özışık'a stratejik görev

Özışık'a stratejik görev Durmuş Tanış: 'İşi ehline veririm' Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen Kariyer Günlerine katılan Tanışlar Grup Yönetim Kurulu Başkanı hemşehrimiz Durmuş Tanış başarı hikayesini anlattı. Yozgat

Detaylı

ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ

ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ ULUSAL GENÇLİK VE SPOR POLİTİKASI BELGESİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... 1 YASAL DAYANAK... 1 YÖNTEM... 2 GENÇLİK POLİTİKALARI... 4 1. GİRİŞ... 4 1. 1. Gençlik Tanımı... 4 1. 2. Neden Gençlik Politikası... 5 2.

Detaylı

10. YIL. Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporları

10. YIL. Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporları 10. YIL Bilgi Edinme Hakkı Çalıştayı Sonuç Raporları 27 Mayıs 2013 ÖNSÖZ Demokrasinin ve Anayasamızın en temel prensiplerinden biri olan bilgi edinme hakkı, kamu yönetiminde açıklığın ve şeffaflığın sağlanması

Detaylı

Türkiye Lisansüstü Çalışmalar Kongresi, sosyal bilimler alanında 2002 yılından beri kurumsal faaliyetler yürüten İlmi Etüdler Derneği (İLEM) nin

Türkiye Lisansüstü Çalışmalar Kongresi, sosyal bilimler alanında 2002 yılından beri kurumsal faaliyetler yürüten İlmi Etüdler Derneği (İLEM) nin , sosyal bilimler alanında 2002 yılından beri kurumsal faaliyetler yürüten İlmi Etüdler Derneği (İLEM) nin disiplinlerarası sosyal bilim çalışmalarını teşvik etmek üzere düzenlediği çalışmalardan birisi

Detaylı

Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı

Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı Türkiye ve İsveç te İnsan Kaynakları Yönetimi - El Kitabı Türkçe versiyon Altındağ Nilüfer Osmangazi Tepebaşı Umeå Yıldırım Elif Karadenizli Bostancıoğlu Süleyman Yavuz Yiğit Bağdaş Ali Gülbay Süleyman

Detaylı

ÖZEL İLGİ TURİZMİ: KAPSAMI, ÇEŞİTLERİ VE TÜRKİYE DE UYGULANABİLİRLİĞİ

ÖZEL İLGİ TURİZMİ: KAPSAMI, ÇEŞİTLERİ VE TÜRKİYE DE UYGULANABİLİRLİĞİ T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI DIŞ İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ KOORDİNASYON DAİRESİ BAŞKANLIĞI ÖZEL İLGİ TURİZMİ: KAPSAMI, ÇEŞİTLERİ VE TÜRKİYE DE UYGULANABİLİRLİĞİ UZMANLIK TEZİ TOLGA HAN ULUÇEÇEN MAYIS

Detaylı

SEMPOZYUM 16-17-18 Nisan 2010. CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA DOĞRU ÜNİVERSİTE VİZYONUMUZ (Tebliğler)

SEMPOZYUM 16-17-18 Nisan 2010. CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA DOĞRU ÜNİVERSİTE VİZYONUMUZ (Tebliğler) SEMPOZYUM 16-17-18 Nisan 2010 CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA DOĞRU ÜNİVERSİTE VİZYONUMUZ (Tebliğler) Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi Ankara - 2010 SEMPOZYUM 16-17-18 Nisan 2010 CUMHURİYETİMİZİN 100. YILINA

Detaylı

Almanya ya Türk Göçünün 50. Yılında Türk Alman İlişkilerinin Dünü, Bugünü ve Geleceği. 04-05 Mayıs 2011. Ankara

Almanya ya Türk Göçünün 50. Yılında Türk Alman İlişkilerinin Dünü, Bugünü ve Geleceği. 04-05 Mayıs 2011. Ankara Almanya ya Türk Göçünün 50. Yılında Türk Alman İlişkilerinin Dünü, Bugünü ve Geleceği 04-05 Mayıs 2011 Ankara İÇİNDEKİLER Selamlama ve Açılış 5 Jan SENKYR Konrad-Adenauer-Stiftung Türkiye Temsilcisi Açılış

Detaylı

- Çalıştay Hakkında...4. - Protokol...5. - Protokol Konuşmaları...6. - Konuşmacılar...15. - Çalıştay Sonuç Raporu...17. - Değerlendirme...

- Çalıştay Hakkında...4. - Protokol...5. - Protokol Konuşmaları...6. - Konuşmacılar...15. - Çalıştay Sonuç Raporu...17. - Değerlendirme... 1 İÇİNDEKİLER - Çalıştay Hakkında...4 - Protokol...5 - Protokol Konuşmaları...6 - Konuşmacılar...15 - Çalıştay Sonuç Raporu...17 - Değerlendirme...44 - Çalıştay dan Kareler...47 3 ÇALIŞTAY HAKKINDA AMAÇ:

Detaylı

KONYA TİCARET ODASI TÜRKİYE DE YÜKSEKÖĞRETİM, AB YE UYUM SÜRECİNDE TÜRKİYE DE YÜKSEKÖĞRETİMİN DURUMU VE KONYA YA İKİNCİ BİR ÜNİVERSİTE İHTİYACI

KONYA TİCARET ODASI TÜRKİYE DE YÜKSEKÖĞRETİM, AB YE UYUM SÜRECİNDE TÜRKİYE DE YÜKSEKÖĞRETİMİN DURUMU VE KONYA YA İKİNCİ BİR ÜNİVERSİTE İHTİYACI KONYA TİCARET ODASI TÜRKİYE DE YÜKSEKÖĞRETİM, AB YE UYUM SÜRECİNDE TÜRKİYE DE YÜKSEKÖĞRETİMİN DURUMU VE KONYA YA İKİNCİ BİR ÜNİVERSİTE İHTİYACI Etüd-Araştırma Servisi Nisan 2008 İÇİNDEKİLER GİRİŞ...1 BİRİNCİ

Detaylı

Türkiye de Kurumsal Sosyal Sorumluluk Değerlendirme Raporu

Türkiye de Kurumsal Sosyal Sorumluluk Değerlendirme Raporu Türkiye de Kurumsal Sosyal Sorumluluk Değerlendirme Raporu Değerli Okur, Türkiye de Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) kavramının durumunu incelemeyi ve KSS konusunda Türkiye için bir dayanak noktası tanımlamayı

Detaylı

ULUSAL BİRLİK PARTİSİ HÜKÜMET PROGRAMI

ULUSAL BİRLİK PARTİSİ HÜKÜMET PROGRAMI ULUSAL BİRLİK PARTİSİ HÜKÜMET PROGRAMI 11 MAYIS 2009 1 Sayın Başkan, Cumhuriyet Meclisimiz in değerli milletvekilleri, Öncelikle şahsım ve Bakanlar Kurulu üyelerimiz adına sizleri saygı ile selamlıyorum.

Detaylı

YAȘLI OLMAK ÖNCE İNSAN ÇOCUKLAR. Yașlılık Bir Varlıktır Bilge Yașlıdan Korunmaya Muhtaç Yașlıya Alzhemier; Öncesiz-Sonrasız. yiz.

YAȘLI OLMAK ÖNCE İNSAN ÇOCUKLAR. Yașlılık Bir Varlıktır Bilge Yașlıdan Korunmaya Muhtaç Yașlıya Alzhemier; Öncesiz-Sonrasız. yiz. Görme engelliler için Sesli Dergi CD niz kapak içindedir biz bir yiz Yıl: 1 Sayı: 1 Temmuz-Ağustos-Eylül 2012 YAȘLI OLMAK Yașlılık Bir Varlıktır Bilge Yașlıdan Korunmaya Muhtaç Yașlıya Alzhemier; Öncesiz-Sonrasız

Detaylı

Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu

Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu Türkiye nin 2012 BM Sürdürülebilir Kalkınma Konferansına (Rio+20) Hazırlıklarının Desteklenmesi Rio dan Rio ya: Türkiye de Sürdürülebilir Kalkınmanın Mevcut Durumu -2012- Rio dan Rio ya: Türkiye de Sürdürülebilir

Detaylı

TÜRKİYE DE ENGELLİ GERÇEĞİ. Mustafa Öztürk

TÜRKİYE DE ENGELLİ GERÇEĞİ. Mustafa Öztürk 30 TÜRKİYE DE ENGELLİ GERÇEĞİ Mustafa Öztürk MÜSİAD Cep Kitapları: 30 ISBN 978-605-4383-07-8 Kitap Editörü ABDULLAH SERENLİ Yayına Hazırlık YAVUZ TÜRK Kapak Tasarım MEVLÜT EREN Mizanpaj ORHAN TATLICI Baskı

Detaylı

CUMHURİYETÇİ TÜRK PARTİSİ ÖZGÜRLÜK VE REFORM PARTİSİ KOALİSYON HÜKÜMETİ

CUMHURİYETÇİ TÜRK PARTİSİ ÖZGÜRLÜK VE REFORM PARTİSİ KOALİSYON HÜKÜMETİ CUMHURİYETÇİ TÜRK PARTİSİ ÖZGÜRLÜK VE REFORM PARTİSİ KOALİSYON HÜKÜMETİ HÜKÜMET PROGRAMI 30 EYLÜL 2006 Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri, Kıbrıs Türk Halkı 24 Nisan 2004'te gerçekleşen Referandum'da

Detaylı

Türkiye de Bölgesel Yönetim

Türkiye de Bölgesel Yönetim TESEV İYİ YÖNETİŞİM PROGRAMI Türkiye de Bölgesel Yönetim Bir Model Önerisi İYİ YÖNETİŞİM PROGRAMI Türkiye de Bölgesel Yönetim Bir Model Önerisi Fikret Toksöz Prof. Dr. Ferhan Gezici Türkiye de Bölgesel

Detaylı

TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ

TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ GENEL BAŞKANI Ş. ŞEMSİ BAYRAKTAR IN TZOB 24 ÜNCÜ GENEL KURUL TOPLANTISI AÇIŞ KONUŞMASI TZOB 24 ÜNCÜ GENEL KURUL TOPLANTISI 18-19-20 Mayıs 2007-Ankara

Detaylı

İŞ HAYATINDA ERDEMLİ İNSAN

İŞ HAYATINDA ERDEMLİ İNSAN İŞ HAYATINDA ERDEMLİ İNSAN Kitabın basımına katkılarından dolayı teşekkür ederiz. İŞ HAYATINDA ERDEMLİ İNSAN Doç. Dr. Halil Zaim UTESAV Kültür Düşünce 4 Kapak İç Düzen Yedirenk Baskı-Cilt Empati Matbaacılık

Detaylı

PAZARLAMA PLANI EL KİTABI

PAZARLAMA PLANI EL KİTABI PAZARLAMA PLANI EL KİTABI SEDEF ÇETİNEL ANKARA-2005 ÖNSÖZ Baş döndürücü gelişmelerin yaşandığı içinde bulunduğumuz bilişim çağında ülkelerin karşılaştığı en önemli sorunlardan birisi şüphesiz işsizliktir.

Detaylı

OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI

OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI 1 2 OSMANİYE İL TURİZM STRATEJİSİ VE EYLEM PLANI ÖNSÖZ Turizm sektörü son yıllarda gelişmekte olan ve gelişmiş ülkeler için giderek daha büyük bir önem kazanmaktadır.

Detaylı

T.C. TEKİRDAĞ VALİLİĞİ STRATEJİK VİZYON GELİŞTİRME KONFERANSLARI

T.C. TEKİRDAĞ VALİLİĞİ STRATEJİK VİZYON GELİŞTİRME KONFERANSLARI STRATEJİK RAPOR NO: 1, AĞUSTOS 2008 T.C. TEKİRDAĞ VALİLİĞİ STRATEJİK VİZYON GELİŞTİRME KONFERANSLARI STRATEJİK RAPOR - 1 KÜRESELLEŞME VE KÜRESELLEŞMENİN TÜRKİYE'YE ETKİLERİ ED TÖR Caner SANCAKTAR Ç NDEK

Detaylı

İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI

İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI 1 İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI 2 İŞGÜCÜ PİYASASINDA TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ EL KİTABI Yıldız Ecevit Şubat 2010 Hazırlayan: Yıldız Ecevit Tasarım: TORNA Tasarım (www.tornatasarim.com)

Detaylı

BECERI 10. UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. Her beceri bir altın bilezik...

BECERI 10. UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi. Her beceri bir altın bilezik... BECERI 10 Beceri Beceri kazandirma kazandırma ve ve meslek ve iş edindirme seferberligi... seferberliği... UzmanlaşmışMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi UzmanlasmisMeslekEdindirmeMerkezleriProjesi Her beceri

Detaylı

Yeni bir KIZILAY. düşünüyorum. yeni toplumcu belediye

Yeni bir KIZILAY. düşünüyorum. yeni toplumcu belediye KIZILAY Yeni bir düşünüyorum yeni toplumcu belediye Çankaya Belediyesi Bas n Yay n ve Halkla liflkiler Müdürlü ü Tel : 0312-458 89 05 Faks : 0312-434 28 47 halkils@cankaya.bel.tr Bask Tarihi: fiubat 2010

Detaylı

2014 Yılı Ara Faaliyet Raporu. Interim Report Summary page 155. Ajansa ilişkin Bilgiler Kurumsal Kabiliyet ve Kapasite Mali Tablolar

2014 Yılı Ara Faaliyet Raporu. Interim Report Summary page 155. Ajansa ilişkin Bilgiler Kurumsal Kabiliyet ve Kapasite Mali Tablolar Ajansa ilişkin Bilgiler Kurumsal Kabiliyet ve Kapasite Mali Tablolar Performans Göstergeleri İstatistikler 2014 Yılı Ara Faaliyet Raporu Interim Report Summary page 155 2014 Yılı Ara Faaliyet Raporu Doküman

Detaylı

BÜYÜME, KALİTE, ULUSLARARASILAŞMA: TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİMİ İÇİN BİR YOL HARİTASI GÖKHAN ÇETİNSAYA

BÜYÜME, KALİTE, ULUSLARARASILAŞMA: TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİMİ İÇİN BİR YOL HARİTASI GÖKHAN ÇETİNSAYA BÜYÜME, KALİTE, ULUSLARARASILAŞMA: TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİMİ İÇİN BİR YOL HARİTASI GÖKHAN ÇETİNSAYA Yükseköğretim Kurulu Yayın No: 2014/2 BÜYÜME, KALİTE, ULUSLARARASILAŞMA: TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİMİ İÇİN BİR

Detaylı