Doç. Dr. Şener DEMİREL

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Doç. Dr. Şener DEMİREL"

Transkript

1 Doç. Dr. Şener DEMİREL MEVLÂNÂ'NIN MESNEVÎ'SİNİN TÜRKÇE ŞERHLERİ ÜZERİNE BİR LİTERATÜR ÇALIŞMASI* Bu yazıda Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî'nin dünyaca ünlü eseri Mesnevî'nin Türkçe şerhleri üzerine bir literatür çalışması yapılacaktır. Bu çerçevede önce mesnevî kelimesinin terim anlamı ve Mevlânâ'nın Mesnevî'si hakkındaki kısa genel bilgiler verilecektir. Bu bilgilerden sonra Mesnevî'nin başta Türkçe olmak üzere birçok dildeki tercüme ve şerhleri çok kısa bilgilerle tanıtılacak; en sonda da sadece Türkçe şerhlerin şârihleri ve şerhlerinin tanıtımı yapılacaktır. Türkçe şerhlerle ilgili literatür bilgileri verilirken önce şârih ve eserleri hakkındaki bilgiler verilecek sonra da şerhlerde dikkat çeken hususlar hakkında kısa değerlendirmelerde bulunulacaktır. 1. Mesnevî Terimi ve Mevlânâ'nın Mesnevî'si Hakkında Genel Bilgiler Mesnevî "Mesnevî", Arapça s,n,y üçlü kökünden türemiş; mesnevî sözü, bu dilde kendi arasında kafiyeli mısralardan oluşmuş nazım şekli anlamında kullanılmıştır Mesnevî, bir terim olarak ilk defa İran "İran" edebiyatında kullanılmış olmakla birlikte, bu nazım şeklinin ilk örnekleri Arap edebiyatında görülmektedir (Ünver, 1986: 430). Tahirü'l-Mevlevî "Tahirü'l-Mevlevî", bu nazım şeklinin Acemlere Türklerden geçmiş olabileceğini, buna sebep olarak da eski Türklerin saz eşliğinde okudukları ve adına koşuk dedikleri manzumenin şekil itibariyle mesnevîye benzediğini ifade etmiştir (Tahirü'l-Mevlevî, 1973:99). Bir başka tanımda da ediplerin terimlerinde mesnevî, iki birlik gösteren, kafiye yönünden başka başka olan şiirlere denir (Fürûzanfer, 2004:380). denilerek daha çok mesnevînin şekille ilgili özelliğine atıfta bulunulmuştur. Çoğulu mesneviyyât olan mesnevînin, klasik İran "İran" -Türk şiirinde şu üç ayrı mefhumu ifade ettiği görülür: 1. Her beytin mısraları kendi aralarında kafiyeli şiir formu (aa bb cc.). İran "İran" ve Türk şâirleri, mesnevî formunu arûz'un küçük vezinlerinde kullanmışlardır. 2. Klasik İran "İran" -Türk şiirinde manzum hikâye ve roman türü, Leylâ "Leylâ" ve Mecnûn "Mecnûn" gibi. 3.Husûsî ve mutlak mânada Mevlânâ "Mevlânâ" Celâleddîn-i Rûmî'nin şaheserine verilen isimdir (Öztuna, 1983:46). Şekil özellikleri itibariyle mesnevî, hiçbir şekilde beyit sınırlamasına tâbi olmadığı için, çoğunlukla aruzun kısa kalıplarıyla yazılmıştır. Klasik mesnevî geleneğinde plânın giriş, gelişme ve sonuç olmak üzere üç bölümden meydana geldiği görülür; ancak bu plâna uymayan mesnevîler de bulunmaktadır (Ünver, 1986:432). Mesnevî "Mesnevî" 'nin üç bölümünden ilki olan giriş bölümü kendi içinde belli bölümlere ayrılmış, şairlerin çoğu bu bölüm/başlıklara uymayı bir görev addetmişlerdir. Giriş bölümü sırasıyla şu başlık/bölümlerden meydana gelir: 1. Besmele 2. Tevhid 3. Münâcât 4. Na't 5. Mi'râc "Mi'râc" 6. Mucizât 7. Medh-i Çehâr-yâr

2 8. Padişah için övgü 9. Devlet büyüğüne övgü 10. Sebeb-i te'lif (Ünver, 1986: ). Yukarıda da belirtildiği gibi şairlerin büyük bir çoğunluğu söz konusu sıralamaya uymaya çalışmış; ancak Mevlânâ "Mevlânâ" klâsik mesnevî geleneği dışına çıkarak eserine doğrudan bir giriş yapmıştır. İslâmî edebiyatlarda şairlerin, uzun aşk hikâyelerini ve destanımsı konuları işlerken kullandıkları mesnevî tarzı, Mevlânâ "Mevlânâ" 'nın dönemine gelindiğinde (XIII yy.) bir hayli mesafe kaydetmiş; dinî-tasavvufî eserlerin hemen tamamı bu nazım türünde kaleme alınmıştır. Mevlânâ'nın da etkilendiği, Senâî "Senâî" 'nin (ö.1180) Hadîkatü'l- Hakîka'sı, Attâr'ın (ö arası) Musîbet-nâme "Musîbet-nâme" ve Mantıku't-Tayr "Mantıku't-Tayr" 'ı gibi eserler tasavvufî mesnevî geleneğinin ilk ve en güzel örneklerinden sayılmıştır. Bu yazının konusunu teşkil eden Mevlânâ'nın Mesnevî "Mesnevî" 'sinin adı, Mevlânâ "Mevlânâ" 'nın da eserinin birçok yerinde belirttiği gibi Mesnevî'dir. Eserin adı VI. cildin ikinci beytinde Hüsâmeddîn Çelebi'ye ithafen Hüsâmî-nâme olarak zikredilse de hemen bir sonraki beyitte Mesnevî'nin son cildi... ibaresinden anlaşıldığı üzere eserin adında bir tereddüt yoktur. Kaldı ki, Mevlânâ, Mesnevî'sinin I. cildinin henüz başında Bu kitap Mesnevî kitabıdır... diyerek eserinin adını açık bir şekilde koymuştur. Mesnevî "Mesnevî" özü itibariyle didaktik/eğitici bir eserdir. Mevlânâ "Mevlânâ" 'nın seyr ü sülûkta bulunanlar için irşat kitabı olarak tanıttığı Mesnevî, bir metnin insan ve toplumu nasıl dönüştürebileceğine örnek teşkil eder ( T.D.V. İslâm Ans. Mesnevî mad. C : 326). Mesnevî "Mesnevî", Hüsâmeddîn Çelebi "Hüsâme'd-dîn Çelebi" 'nin ısrarı sonucunda ilk onsekiz beyit Mevlânâ "Mevlânâ", geri kalan kısım da Hüsâmeddîn Çelebi tarafından kaleme alınmıştır. Mevlânâ'nın ölümünden 45 yıl sonra onun ve ailesinin menkabelerini yazmaya başlayan Ahmed Eflâkî "Eflâkî" (ö.1360), Mesnevî'nin yazılmaya başlanmasını dergâhın Mesnevî-hânı Sirâceddîn'in dilinden şöyle anlatır: Hüsâmeddîn Çelebi "Hüsâme'd-dîn Çelebi", bir gece Mevlânâ "Mevlânâ" 'ya gelerek onunla baş başa kaldığı sırada baş koyup dedi ki Gazel Dîvânı çoğaldı, bunların sırlarının nurları deniz ve karaların, doğu ve batının her tarafını kapladı. Allah "Allah" 'a hamdolsun bütün söz söyleyenler, bu sözlerin yüceliği karşısında şaşakaldılar. Eğer Senâî "Senâî" 'nin İlâhî-nâme "İlâhî-nâme" (Hadîka) tarzında ve Mantıku't-Tayr "Mantıku't-Tayr" ''ın vezninde bir kitap yazılsa bu, bütün insanlar arasında bir hatıra olarak kalır; âşıkların ve dertlilerin can yoldaşı olur. Bu son derece büyük bir merhamet ve inâyet olacaktır. Bu kulunuz da ister ki değerli dostların yüzlerini sizin kutlu yüzünüze çevirip başka bir şey ile meşgul olmasınlar. Artık bundan sonrası Hudâvendigâr (Mevlânâ)'ın lutuf ve inâyetine kalmıştır. Bunun üzerine Mevlânâ, hemen mübarek sarığının içinden küllî ve cüz'î bütün sırları açıklayan bir cüz çıkartıp, Çelebi Hüsâmeddîn'in eline verdi. Bunda Mesnevî "Mesnevî" 'nin başında: Bi'şnev în ney çün şikâyet mî-kuned Ez-cüdâyîhâ hikâyet mî-kuned beytiyle başlayan ve sonunda Der-nebâyed hâl-i puhte hîç hâm Pes suhan kûtâh bâyed ve's-selâm bulunan osekiz beyit yazılı idi. Mevlânâ "Mevlânâ" da Çelebi Hüsâmeddîn'e cevapla, böyle bir eser yazmasının Allah "Allah" 'ın gayb âleminden kendisine ilham olunduğunu belirtir ve böylece Mesnevî "Mesnevî" 'nin söylenmesi ve Çelebi vasıtası ve ricasıyla yazılmasına başlanılmış olur.[1] Mesnevî "Mesnevî" 'nin I. cildi arasındaki bir tarihte yazmaya başlanıp 1263 veya 1264 yılında tamamlandığı söylenebilir. Diğer ciltler ise ara verilmeden telif edilmiştir. Eserin yazımının

3 sekiz-on yıl sürdüğü düşünülmektedir (Ceyhan, 2004:327). Hüsâmeddîn Çelebi "Hüsâme'd-dîn Çelebi", yazdığı müsveddeleri münasip bir zamanda Mevlânâ "Mevlânâ" 'ya okuyor, gereken düzeltmeler bizzat Mevlânâ tarafından yapıldıktan sonra asıl nüshaya yazıyordu (Önder, 1986:93). İşte bu şekilde VI cilt halinde meydana getirilen Mesnevî "Mesnevî" 'nin beyit sayısı çeşitli yazmalara göre değişiklik göstermekte, ila arasında değişmektedir. Hindistan "Hindistan" bölgesindeki yazmalarda 30 bin beyte kadar çıkan Mesnevî'nin beyit sayısı en güvenilir neşir olarak değerlendirilen Nicholson'un hazırladığı metinde ise 25632'dir.[2] Şu ana kadar tespit edilebilen en eski nüsha özelliğine sahip (677/1278) tarihli, Mevlânâ Müzesi teşhir salonunda sergilenen Mesnevî ise beyit olup Nicholson metnini hazırlarken kısmen, Abdulbaki Gölpınarlı "Abdulbaki Gölpınarlı" ve Veled Çelebi İzbudak "Veled Çelebi İzbudak" da tercümelerinde bu nüshadan faydalanmışlardır. Mevlânâ "Mevlânâ" Mesnevî "Mesnevî" 'nin lafız, vezin, şiir ve hikâyeden (sûret) ibaret bulunmadığını, asıl amacın mânanın muhataba ulaştırılması olduğunu söyleyerek (O mânadır fâulün fâilât değil, C. VI, beyit 160) sûrete takılıp kalınmaması için uyarılarda bulunmuş, sûrete takılanların mânadan nasip alamayacağını, mânadan nasip alanların ise bunu sûret vasıtasıyla gerçekleştirdiğini belirtmiştir (Ceyhan, 2004:327). Mesnevî "Mesnevî" 'nin konusu, genel anlamda insanın eğitimi üzerine kurulmuştur. Bu eğitimdeki temel amaç, öncelikle insanın kendinin farkında olması ve daha sonra da bu farkındalık sayesinde merkezden en uç noktaya kadar bütün hakikatleri idrak etmesidir. Mesnevî "Mesnevî" 'nin konusuyla ilgili bir başka bakış açısı da şudur: Mesnevî'nin konusu din ve dinin üç temel dayanağı olan amel (şeriat), hâl (tarikat) ve hakikattir. Hakikati elde etmek amel ve hâl gerektirdiği gibi, amel ve hâl de anlamını hakikatten alır (Ceyhan, 2004:327). 2. Mesnevî "Mesnevî" 'nin Tercüme ve Şerhleri Kur'ân "Kur'ân" -ı Kerîm'den sonra hem İslâm hem de Batı dünyasında üzerinde en çok durulan eserlerin başında hiç kuşkusuz Mesnevî "Mesnevî" gelmektedir. Bu cümleden olmak üzere Mesnevî'nin başta Türkçe olmak üzere çeşitli dillerde tercüme ve şerhleri yapılmış, günümüzde de bu konudaki çalışmalar devam etmektedir. Çalışmamızın bu kısmında önce Mesnevî'nin Türkçe tercüme ve şerhleri, sonra da diğer dillerdeki tercüme ve şerhler hakkında kısa bilgiler verilecektir Türkçe Tercümeler 1. Gülşehrî "Gülşehrî" (ö.1335), Felek-nâme "Felek-nâme" ve Mantıku't-Tayr "Mantıku't-Tayr" adlı eserlerinde çok sınırlı düzeyde olmakla beraber Mesnevî "Mesnevî" 'deki Tutî ve Hoca, Nahivci ve Gemici, Arslan ve Tavşan, Uyurken Boğazına Yılan Giren Adam ile Onu Gören Atlı ve Tavuk ile Kaz Yavruları adlı beş hikâyeyi tercüme ve kısmen şerh etmiştir (Yavuz, 2000:328). 2. İbrahim Tennurî "İbrahim Tennurî" (ö.1482), Gülzâr-ı Ma'nevî adlı eserinde Ney ve Çeng bölümlerinde Mesnevî "Mesnevî" 'nin ilk onsekiz beytini yeniden uyarlayarak tercüme etmiştir (Ceyhan, 2004:328) 3. Şeyh Nazmî-i Halvetî "Şeyh Nazmî-i Halvetî" (1701), Mesnevî "Mesnevî" -i Sırr-ı Manevî: Bu eser, Mesnevî'nin birinci cildinin manzum tercümesidir (Türer,1988:103). 4. Mevlevî İbrahim Bey (?) "Mevlevî İbrahim Bey", birçok Mesnevî "Mesnevî" hikâyesini manzum olarak Türkçe'ye çevirmiştir. Eser basılmamıştır (Hacıtahiroğlu, 1972:6, 328; Ceyhan, 2004:328). 5. Nahifi Süleymân "Nahifi Süleymân" (1738) Manzum Mesnevî "Mesnevî" Tercümesi: Manzum ve en iyi tercümelerden biridir. 1268/ yılında ta'lik yazı ile Mısır "Mısır" 'da Bulak Matbaasında basılmıştır. 1967'de Sönmez Şirketi, İstanbul "İstanbul" 'da Âmil Çelebioğlu "Âmil Çelebioğlu" 'na günümüz Türkçesiyle ofset tıpkı basımını yaptırmıştır (Tahiroğlu, 1972:8; Ceyhan, 2004:328). 6. Abdullah Salahî Efendi "Abdullah Salahî Efendi" (ö.1782), Mesnevî "Mesnevî" Tercümesi: Gölpınarlı, Bursalı Mehmed Tahir "Bursalı Mehmed Tahir" Osmanlı Müellifleri adlı eserinde bu

4 tercüme hakkında bilgi vermişse de, eser hakkında bir bilgi ve nerede olduğu bilinmemektedir (Gölpınarlı, 1983:146). 7. Şâkir Mehmed "Şâkir Mehmed" (ö.1836), Mesnevî "Mesnevî" Tercümesi: Şârih, Mesnevî'yi nazmen Türkçe'ye tercüme etmiş; ancak bu tercümeye yedinci cildi de Mevlânâ "Mevlânâ" 'nın eseri sanarak ilave etmiştir. Gölpınarlı bu tercümeyi başarılı bulmuştur (Gölpınarlı, 1983:146). 8. Tokat Mevlevî Şeyhi Hâfız Mehmed Emin(ö. XIX. yy) "Tokat Mevlevî Şeyhi Hâfız Mehmed Emin", Revâyihu'l-Mesnevîyât "Revâyihu'l-Mesnevîyât" : Mehmed Emin yanlışlıkla yedinci cildi de tercüme edip III. Selim devri vezirlerinden Gazi Yusuf Paşa "Gazi Yusuf Paşa" (ö.1816)'ya ithaf etmiştir (Gölpınarlı, 1983:146; Çelebioğlu, 1998:545). 9. Abdulvahhab Azam(ö.XIX. yy) "Abdulvahhab Azzam", Mesnevî "Mesnevî" 'den 1946 beyti tercüme etmiştir (Çelik, 2005:674). 10. Hasan Nazif Dede "Hasan Nazif Dede" (ö.1860) Mesnevî'den Seçme Tercümeler "Mesnevî'den Seçme Tercümeler" (Çelik, 2005:674). 11. Süleymân Şemsî Dede "Süleymân Şemsî Dede" (ö.1886) Tuhfe-i Mesnevî, "Tuhfe-i Mesnevî" (Çelik, 2005:674). 12. Yenişehirli Avni "Yenişehirli Avni" (ö.1892), Mesnevî "Mesnevî" Tercümesi: Yenişehirli Avni'nin Mesnevî'yi dördüncü cildinin sonuna kadar manzum olara şerh ettiğine dair bilgiler vardır (Gölpınarlı, 1983:146). 13. İbnü's-Seyyid Gâlib (ö.xix) "İbnü's-Seyyid Gâlib", Mesnevî-i Şerîf Tercümesi "Mesnevî-i Şerîf Tercümesi" : Bu eser kısmen manzum olarak tercümedir. Eser, Asır Matbaası, İstanbul "İstanbul", 1315'te basılmıştır. 14. Kütükçü Süleymân Hayri Bey "Kütükçü Süleymân Hayri Bey" (ö.1891), Mesnevî "Mesnevî" -i "Mesnevî-i Şerîf Tercümesi" Şerîf "Mesnevî-i Şerîf" Tercümesi: Manzum Mesnevî tercümesi olan bu eser Mesnevî'nin birinci cildinin eksik ve başarısız tercümesidir (Hacıtahiroğlu, 1972:8). 15. Feyzullah Sacid Ülkü "Feyzullah Sacid Ülkü" (ö.1945), Mesnevî "Mesnevî" : Eser birinci cildin 4118 beyit olarak hece vezninin 6+5 kalıbıyla tercümesinden meydana gelmektedir. Yayımlanmıştır.[3] 16. Veled Çelebi İzbudak "Veled Çelebi İzbudak" (d.1869-ö.1942), Mesnevî "Mesnevî" : Mesnevî'nin tamamının mensur tercümesidir.[4] 17. Abdulbaki Gölpınarlı "Abdulbaki Gölpınarlı" (ö.1982), Mesnevî "Mesnevî" : Gölpınarlı, Mesnevî'yi altı cilt olarak tercüme etmiş ve yayımlamıştır.[5] 18. Mehmed Faruk Gürtunca "Mehmed Faruk Gürtunca", Aslı, Türkçe Çeviri ve Açıklamalarıyla Mesnevî "Aslı, Türkçe Çeviri ve Açıklamalarıyla Mesnevî". Bu eser sadece birinci cilde ait baştan 213 beytin hece vezninin 7+7 kalıbıyla tercümesini içermektedir. Ülkü Yayınevi İstanbul "İstanbul", 1963'te bastırılmıştır (Hacıtahiroğlu, 1972:9). 19. Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu "Abdullah Öztemiz Hacıtahiroğlu" (d.1929) Manzum Mesnevî Tercümesi "Manzum Mesnevî Tercümesi" : Başarılı manzum tercümelerden biridir. Yayımlanmıştır.[6] 20. Âmil Çelebioğlu "Âmil Çelebioğlu" (ö. 2 Temmuz 1990) Mesnevî'nin İlk Onsekiz Beytinin Manzum Tercümesi "Mesnevî'nin İlk Onsekiz Beytinin Manzum Tercümesi". Yayımlanmıştır. [7] 21. Şefik Can "Şefik Can" (d.1909/ö.2005), Konularına Göre Açıklamalı Mesnevî Tercümesi "Konularına Göre Açıklamalı Mesnevî Tercümesi" : Üç cilt olarak hazırlanan bu eserde, diğer tercümelerden farklı olarak Mesnevî'deki hikâyeler konularına göre yeniden gözden geçirilmiş ve her bir hikâye bir bütün hâlinde verilmiştir. [8] 22. Adnan Karaismailoğlu "Adnan Karaismailoğlu", Mevlânâ ve Mesnevî "Mevlânâ ve Mesnevî" : İki cilt hâlinde hazırlanmış mensur tercümedir. Yayımlanmıştır.[9]

5 23. Feyzi Halıcı "Feyzi Halıcı", Mesnevî "Mesnevî" (İlk 1001 Beyit): Eser adından anlaşılacağı gibi Mesnevî'nin birinci cildinden 1001 beytin tercümesi ihtiva etmektedir. Yayımlanmıştır.[10] 24. A.Yağmur Tunalı "A.Yağmur Tunalı", Mesnevî "Mesnevî", I-II. Kültür Bakanlığı Yay. Ankara, Kemâlî Mehmed Çelebi "Kemâlî Mehmed Çelebi", Şerh-i Mesnevî "Mesnevî" -i Şerîf "Mesnevî-i Şerîf". Eserin adında her ne kadar şerh ifadesi geçiyorsa da, eser, Mesnevî'nin kısmen tercümesidir. Eserin istinsah tarihi belli değildir. 26. Yukarıdaki tercümelerin yanı sıra İstanbul "İstanbul" Millet Kütüphanesi No.1190'da kayıtlı ve yazarı bilinmeyen bir Mesnevî "Mesnevî" tercümesi daha bulunmaktadır Türkçe Şerhler Mesnevî "Mesnevî" 'nin bugün için elimizde tercümelerinden çok şerhleri bulunmaktadır. Bu şerhlerden bir kısmı tam, bir kısmı da sadece birinci cildi ihtiva etmektedir. Ayrıca çeşitli nedenlerle eksik kalmış şerhlerin yanında özellikle sadece ilk onsekiz beyitle ilgili müstakil şerhler de bulunmaktadır. Ayrıca değişik amaçlarla meydana getirilmiş intihâb/seçki şeklindeki şerhlerin varlığına da şahit olmaktayız. Aşağıda söz konusu şerhlerle ilgili ayrıntılı bilgileri görmek mümkündür. Mesnevî'nin tespit edebilen değişik niteliklerdeki şerhleri içinde mensur olanları çoğunluktadır; ancak bunların yanında birkaç tane de olsa manzum şerh bulunmaktadır. Aşağıda kronolojik olarak önce Türkçe, daha sonra da diğer dillerdeki şerhler verilmiş; Türkçe şerhler üzerinde ileride ayrı bir başlık altında ve daha ayrıntılı bir şekilde durulacağı için burada sadece şârih ve eser adlarından bahsedilmiştir. 1. Muîniddîn b. Mustafa "Muini'd-dîn b. Mustafa" (ö.xv.yy), Mesnevî-i-Murâdiyye "Mesnevî-i- Murâdiyye". 2. Dede Ömer Rûşenî, (ö ), Ney-nâme. 3. Ebu's-Su'ûd b. Sadullah b. Lütfullah b. İbrahim el Hüseynî Kayseri (ö.xvi. yy), Mesnevî Şerhi. 4. Bosnalı Sûdî Efendi "Bosnalı Sûdî Efendi" (ö.1595), Mesnevî "Mesnevî" Şerhi. 5. Nev'î Yahyâ Efendi (Malkaralı) (ö.1599) "Nev'î Yahyâ Efendi (Malkaralı)", Şerh-i Dü Beyt-i Mesnevî-i Şerîf 6. Şem'î "Mustafa Şem'î" Şem'ullah (ö ), Şerh-i Mesnevî "Şerh-i Mesnevî". 7. Mehmed İlmî Dede "Mehmed İlmî Dede" (ö. 1611), Şerh-i Cezîre-i Mesnevî "Şerh-i Cezîre-i Mesnevî". 8. Hacı İlyas-zâde "İlyas-zâde" Ömer "Hacı İlyas-zâde Ömer" (Sivaslı)(ö.1625), Mesnevî "Mesnevî" Şerhi. 9. İsmâîl-i Ankaravî "Ankaravî" (İsmâ'îl Rusûhî Dede "İsmâ'îl Rusûhî Dede" ) (ö ), Şerh-i Mesnevî. 10. "Mesnevî" Abdulmecîd-i Sivasî "Abdu'l-mecîd-i Sivasî" (ö.1639), Şerh-i Cezîre-i Mesnevî "Mesnevî". 11. Hacı Pîrî "Hacı Pîrî" (ö. 1640), İntihâb-ı Şerh-i Mesnevî "Mesnevî". 12. Abdullah-ı Bosnavî "Abdullah-ı Bosnavî" (ö.1644), Şerh-i Manzûme-i Cezîre-i Mesnevî "Mesnevî". 13. Pîr Mehmed Efendi (ö.xvii yy.) Hazînetü'l-Ebrâr. 14. Sabûhî "Sabûhî" Ahmed Dede "Sabûhî Ahmed Dede" (ö.1647) El-İhtiyârâtü Hazret-i Mesnevî "Mesnevî" -i Şerîf "Mesnevî-i Şerîf". 15. Ağa-zâde Mehmed Efendi "Ağa-zâde Mehmed Efendi", (ö ), Mesnevî "Mesnevî"

6 şerhi. 16. İbrahim Cevrî "İbrahim Cevrî" (ö.1654), Hall-i Tahkikat. 17. Sarı Abdullah Efendi "Sarı Abdullah Efendi" (ö.1661), Cevâhir-i Bevâhir-i Mesnevî "Mesnevî". 18. Şifâî Derviş "Şifâî Derviş" (ö ); Şerhü'l-Kitâbi'l-Mesnevî "Mesnevî". 19. Adnî Receb Dede, (ö.1683) Nahl-i Tecellî Ali Derviş "Ali Derviş", (ö.xvii yy.) Şerh-i Cezîre-i Mesnevî "Mesnevî". 21.Mehmed Ali el-mevlevî (ö.xvii yy.) Mesnevî-i Ma'nevî. 22. Ambarcı-zâde "Ambarcı-zâde" Derviş "Ambarcı-zâde Derviş" (Küçük Ali) (ö. 1715), Esrârü'l- Ârifîn ve Sirâcü't-Tâlibîn "Esrârü'l-Ârifîn ve Sirâcü't-Tâlibîn". 23. Tâlibî Hasan Efendi (ö ) Yetîmü'ş-Şürûh 24. İsmâîl-i Bursevî "İsmâ'îl-i Bursevî" (Bursalı İsmâ'îl Hakkı)(d. 1653/ö.1725), Rûhu'l-Mesnevî "Rûhu'l-Mesnevî". 25. Meknî Efendi (XVII. yy.), Şerh-i Cezîre-i Mesnevî. 26. Şeyh Gâlib "Şeyh Gâlib" (ö.1799), Şerh-i Cezîre-i Mesnevî "Mesnevî". 27. Erzurumlu Ahmed Naim (ö.xix..) "Erzurumlu Ahmed Naim" ; Mesnevî Şerhi. 28. Bağdâtlı Âsım "Bağdâtlı Âsım" (ö.xix yy), Mesnevî "Mesnevî" Şerhi. 29. Es-Seyyid el-hâc Muhammed Şükrî İbn Ahmed 'Atâ "Es-Seyyid el-hâc Muhammed Şükrî İbn Ahmed 'Atâ", (ö.xix yy), Müntehâbât-ı Mesnevî "Müntehâbât-ı Mesnevî". 30. Muhammed "Muhammed" Murâd Mollâ "Murad Mollâ", (ö.1848), Mesnevî "Mesnevî" şerhi. 31. Âbidin Paşa "Âbidin Paşa" ( ), Tercüme ve Şerh-i Mesnevî "Mesnevî" -i Şerîf "Mesnevî-i Şerîf". 32. Mehmed Esad Dede, (ö.1913) Mesnevî Şerhi. 33. Rızâeddîn Remzî er-rifâî "Rızâe'd-dîn Remzî er-rifâî" (XX. yüzyıl başları), Lübb-i Mesnevî "Mesnevî". 34. Ahmed Avni Konuk "Ahmed Avni Konuk" (ö.1938), Mesnevî "Mesnevî" -i Şerîf "Mesnevî-i Şerîf" Şerhi. 35. Kenan Rifâî "Kenan Rifâî" (ö.1950), Mesnevî "Mesnevî" Şerhi. 36. Tahirü'l-Mevlevî (Olgun) (ö.1951), Mesnevî "Mesnevî" Şerhi. 37. İbrahim Aczi Kendi ( ), Mevlana Ruh-ı Mesnevî 38. M. Muhlis Koner (ö.1957), Mesnevî'nin Özü "Mesnevî'nin Özü". 39. Ahmed Ateş "Ahmed Ateş" (ö.1966), Mesnevî'nin Onsekiz Beytinin Manası "Mesnevî'nin Onsekiz Beytinin Manası". 40 Abdulbaki Gölpınarlı "Abdulbaki Gölpınarlı" (ö.1983), Mesnevî "Mesnevî" Şerhi. 41. Selçuk "Selçuk" Eraydın "Selçuk Eraydın" (ö. 1995) Mesnevî "Mesnevî" 'nin İlk 18 Beytinin Şerhi. Yukarıdaki tercüme ve şerhlerin dışında tespit edilebilen ve çoğunlukla bir iki beytin şerhini içeren veya belli bir amaç doğrultusunda yapılmış tercüme ve şerhler de bulunmaktadır. Söz konusu tercüme ve şerhler şunlardır: 1. Şabân-zâde Mehmed Efendi "Şabân-zâde Mehmed Efendi", Muzhirü'l-İşkâl "Muzhirü'l-İşkâl" : Mesnevîde anlaşılması güç kelimelerin Türkçeye yapılan açıklamalı tercümesidir. Yer yer şerhler de yapılmıştır. Süleymaniye Kütüphanesi "Süleymaniye Kütüphanesi", Şehid Ali Paşa, No.2690'da kayıtlıdır.

7 2. Müstakim-zâde Süleymân Sadeddîn "Müstakim-zâde Süleymân Sadeddîn" (ö.1787), Şerh-i Ba'z-ı Ebyât-ı Mesnevî. (Bursalı Mehmed Tahir "Bursalı Mehmed Tahir", C.I, 169). "Şerh-i Ba'z-ı Ebyât-ı Mesnevî" Eserin varlığını Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri adlı eserinde haber veriyorsa da bugün için eser hakkında bir bilgimiz yoktur Arapça Tercüme ve Şerhler 1. Beşiktaş Mevlevî Şeyhi Trabluslu Çengi Yûsuf Dede "Beşiktaş Mevlevî Şeyhi Trabluslu Çengi Yûsuf Dede" (ö.1669), el-minhacü'l-kavi fî Şerhi'l-Mesnevî "el-minhacü'l-kavi fî Şerhi'l-Mesnevî". Eser H.1289 yılında Mısır "Mısır" 'da, Vehbiyye Matbasında basılmıştır (Hacıtahiroğlu, 1972:10; Gölpınarlı, 1983:144).[11] 2. Süleymaniye Kütüphanesi "Süleymaniye Kütüphanesi", Laleli No.1590/9'da kayıtlı Arapça bir risalede Mesnevî "Mesnevî" 'den seçilmiş birkaç beytin tercüme ve şerhi bulunmaktadır. 3. Muhammed Abdüsselâm Keffâfî, Mesnevî Celâle ed-dîn er-rûmî (Şerh u Mesnevî). Bu eserde Mesnevî'nin ilk iki cildinin tercüme ve şerhidir 2.4. Farsça Tercüme ve Şerhler 1. Ahmed-i Rûmî "Ahmed-i Rûmî", Dekâ'iku'l-Hakâik ve Rekâ'iku'l-Tarâ'ik "Dekâ'iku'l-Hakâik ve Rekâ'iku'l-Tarâ'ik" : Eser 80 fasla ayrılmış olup her fasıl bir ayet veya hadisle başlamaktadır. Tahran 1354'te bastırılmıştır (Ceyhan, 2004:332). 2. Kemâleddîn-i Harezmî "Kemâleddîn-i Harezmî" (ö.1436), Cevâhirü'l- Esrâr ve Zevâhirü'l-Envâr "Cevâhirü'l- Esrâr ve Zevâhirü'l-Envâr" : Mesnevî "Mesnevî" 'nin manzum şerhidir. Hindistan "Hindistan" 'da bastırılmıştır (Hacıtahiroğlu, 1972, 9; Gölpınarlı, 1983:141; Ceyhan, 2004:332). 3. Şâhidî (ö.xv yy) "Şâhidî", Gülşen-i Tevhîd "Gülşen-i Tevhîd" : Mesnevî "Mesnevî" 'nin her bir cildinden seçilen 100'er beyte 5'er beyitten oluşan şerhin yapılmasıyla oluşmuştur (Gölpınarlı, 1983:137; Şentürk, -Kartal; 2004:300).[12] 4. Abdal Ali "Abdal Ali", Mesnevî "Mesnevî" Şerhi: Hindistan "Hindistan" 'da bastırılmıştır (Hacıtahiroğlu, 1972:10) 5. Hakîm Mollâ Hâdî-i Sebzvârî "Hakîm Mollâ Hâdî-i Sebzvârî" (XIX), Şerh-i Mesnevî "Mesnevî" : Hindistan "Hindistan" 'da bastırılmıştır (Hacıtahiroğlu, 1972:10). 6. Velî Muhammed Ekberâbâdî "Velî Muhammed Ekberâbâdî", Mahzenü'l-Esrâr "Mahzenü'l- Esrâr" : (Hacıtahiroğlu, 1972:10). 7. Mollâ Hüseyin Vâiz-i Kaşifî, Lübb-i-Lübâb-ı Mesnevî "Mesnevî" : (Hacıtahiroğlu, 1972:10 Ceyhan, 2004:332). 8. Velî Mûsâ Nesrî "Velî Mûsâ Nesrî", Mesnevî "Mesnevî" Şerhi: Altı ciltlik tam bir şerhtir (Hacıtahiroğlu, 1972:10). 9. Hüseyin el-belhî "Hüseyin el-belhî", Şerh-i Mesnevî "Mesnevî". İstanbul "İstanbul" Üniversitesi Merkez Kütüphanesi No. 600'da kayıtlıdır (Hacıtahiroğlu, 1972:10). 10. Muhammed Ali "Muhammed Ali" (ö.1801) Bahru'l-Ulûm "Bahru'l-Ulûm" : Altı ciltlik tam bir Mesnevî "Mesnevî" şerhidir. H. 1293'te Lokhnov'da taş baskı olarak basılmıştır (Gölpınarlı, 1983:141). 11. Bedîü'z-zaman Fürûzanfer "Bedîüzzaman Fürûzanfer" (d.1897-ö.1970). Şerh-i Mesnevî "Mesnevî" -i Şerîf "Mesnevî-i Şerîf". Eser, Mesnevî'nin ilk cildinin 3012 beytini ihtiva etmektedir. Tahran 1349'da bastırılmıştır (Ceyhan, 2004:333). 12. Telemmüz Hüseyin "Telemmüz Hüseyin", Mir'âtü'l-Mesnevî "Mir'âtü'l-Mesnevî". Eser 1924'te bastırılmıştır (Hacıtahiroğlu, 1972:10). 13. Süleymaniye Kütüphanesi "Süleymaniye Kütüphanesi", Esad Efendi, No.1560'da kayıtlı ve yazarı bilinmeyen Şerhü'l-Mesnevî "Mesnevî" adlı bir eser.

8 14. Mollâ Câmî "Mollâ Câmî", Şerh-i Dü Beyt ez-mesnevî "Şerh-i Dü Beyt ez-mesnevî". Mesnevî'nin ilk iki beytinin bir cilt olarak şerhini ihtiva eder. Bu şerh 1934'te İran "İran" Tahran'da 463 sayfa olarak basılmıştır. 15. Süleymaniye Kütüphanesi "Süleymaniye Kütüphanesi", H. Hüsnü Paşa No.1450/2'de kayıtlı ve müellifi ve müstensihi bilinmeyen bir kitabın 1a-9a varakları arasında Mesnevî "Mesnevî" 'nin ilk beytinin Farsça manzum şerhi yer almaktadır. 16. Kerîm-i Zemânî "Kerîm Zamânî", Şerh-i Câmî-i Mesnevî-i Ma'nevî "Şerh-i Câmî-i Mesnevî-i Ma'nevî" : Mesnevî'nin ilk dört cildini ihtiva eder / 'te Tahran'da bastırılmıştır (Ceyhan, 2004:333). 17. Kerîm-i Zemânî, Mînâger-i Işk, Tahran 1381, hş Eser konularına göre Mesnevî'nin şerhini içermektedir. 18. Muhammed burhanî, Der Mekteb-i Mevlânâ, Tahran 1380, hş Eser Mesnevî'nin şerhini içermektedir. 19. Şeyh Muhammed Tâkî-i Ca'ferî "Şeyh Muhammed Tâkî-i Ca'ferî", Tefsîr-i Nakd u Tahlîl-i Mesnevî "Tefsîr-i Nakd u Tahlîl-i Mesnevî". Oldukça kapsamlı bir şerhtir ve / 'te Tahran'da bastırılmıştır (Ceyhan, 2004:333). 20. Musâ Nasrî "Musâ Nasrî", Nesr u Şerh-i Mesnevî "Nesr u Şerh-i Mesnevî" : 1970'te Tahranda bastırılmıştır(ceyhan, 2004:333). 21. Seyyid Ca'fer Şehidî "Seyyid Ca'fer Şehidî", Şerh-i Mesnevî. Eser 1373/1994'te Tahran'da bastırılmıştır (Ceyhan, 2004:333). Yukarıda sıralanan Farsça çalışmaların yanında konumuzla yakından ilgili olmadığı için buraya alınamayan onlar çalışmanın olduğunu belirtmekte fayda vardır Urduca Tercüme ve Şerhler 1.Muhammed Mirzâ "Muhammed Mirzâ", Mesnevî "Mesnevî" Şerhi: 1863 yılında Bombay "Bombay" 'da basılmıştır (Hacıtahiroğlu, 1972:10). 2. İmdâdullah "İmdâdullah", Mesnevî "Mesnevî" Şerhi. (Hacıtahiroğlu, 1972:10) 3. Maulavi Hidâyet Ali "Maulavi Hidâyet Ali", Kashf al-ulûm Sharh Masnavî-i Mevlânâ-i Rûm "Kashf al-ulûm Sharh Masnavî-i Mevlânâ-i Rûm". Eser 1312 yılında Delhi'de bastırılmıştır. 4. Ghulam Haider Gopamuı "Ghulam Haider Gopamuı", Shrajrah-i Ma'rifet "Shrajrah-i Ma'rifet" (Mesnevî'den seçmeler halindedir). 5. Muhammed Yûsuf Ali Şah Çiştî Nizamî Gülşenâbâdî "Muhammed Yûsuf Ali Şah Çiştî Nizamî Gülşenâbâdî", Pîrâhen-i Yûsufî "Pîrâhen-i Yûsufî" : Eser 1889'da Leknev "Leknev" 'de bastırılmıştır. (Ceyhan, 2004:333). 6. Muhammed Nâzir Arşî "Muhammed Nâzir Arşî", Miftâhu'l-Ulûm "Miftâhu'l-Ulûm". Pakistanlı tıp doktorunun yaptığı bu şerh 17 cilttir ve 1925'te Lahor "Lahor" 'da, 1977'de Karaçi'de yayımlanmıştır (Ceyhan, 2004:333). 7. Kadı Sejjad Hüseyin "Kadı Sejjad Hüseyin", Mesnevî-yi Ma'nevî: (Hacıtahiroğlu, 1972:10) 8. Simâd Akbarâbâdî "Simâd Akbarâbâdî", İlhâm-ı Manzûm "İlham-ı Manzûm" (Hacıtahiroğlu, 1972:10). 9. Abdu'l-mecîd Han Pilifitî "Abdu'l-mecîd Han Pilifitî", Bostân "Bostân" -ı Ma'rifet "Bostân-ı Ma'rifet" : 1927'de Leknev "Leknev" 'de bastırılmıştır (Ceyhan, 2004:333). 10. Mevlevî Fîrûze'd-dîn "Mevlevî Fîrûzeddîn", İlhâm-ı Manzûm: Mesnevî "Mesnevî" 'nin tam tercümesi olan bu eser Lahor "Lahor" 'da 1848/1929'da bastırılmıştır (Ceyhan, 2004:333). 11. Feyz Ahmed Üveysî "Feyz Ahmed Üveysî", Sedâ-yı Nâvî "Sedâ-yıe Nâvî" : II. cilt şerhtir ve 'da Lahor "Lahor" 'da yayımlanmıştır (Ceyhan, 2004:333).

9 2.6. Hintçe Tercüme ve Şerhler 1. Vinoda Candra Pandeya, Jalalauddina Rumi krta Masanavi, Siddhartha, New Delhi, İngilizce Tercüme ve Şerhler 1. Sir William Redhouse "Sir William Redhouse" (ö.1892), The Mesnevî of Mevlânâ Jelalud-din Muhammed er-rûmî "The Mesnevî of Mevlânâ Jelalud-din Muhammed er-rûmî" : Bu çalışma akademik çevrelerce pek başarılı bir deneme olarak görülmemektedir. Mesnevî'nin birinci cildine ait bu şiirsel tercüme kendisinden oldukça sonra yapılan Nicholson çalışmasıyla karşılaştırıldığında birçok yanlışları da bünyesinde barındırmaktadır; ancak eserin Mesnevî ile ilgili ilk çalışma olması ve şiire karşı bir ilgi meydana getirmesi açısından önemi bulunmaktadır. Bu eser, 1881'de Londra "Londra" 'da basılmıştır (Hacıtahiroğlu, 1972:10; Arpaguş, 2005:781). 2. Edward Henry Whinfield "Edward Henry Whinfield", Masnavi-i Ma'navi: The Spiritual Couplets of Maniana Jalalud-din Muhammad-i Rûmî "Masnavi-i Ma'navi\: The Spiritual Couplets of Maniana Jalalud-din Muhammad-i Rûmî" : Whinfield, 1898'de Mesnevî "Mesnevî" 'nin altı cildinden seçme olarak toplam beyit civarında bir yekünü adı ile tercüme etmiştir. Eserin girişinde yazar beş başlık altında yapmış olduğu çalışmanın hususiyetleri ve konumu hakkında genel bilgiler vermiştir. İlk başlıkta Mevlânâ "Mevlânâ" 'nın Mesnevî'nin birinci cildine yazmış olduğu önsöz özetlenmiş, Sufism adlı ikinci başlıkta ise tasavvufun İslâm tarihindeki yeri ve önemi hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır. Üçüncü başlıkta Mesnevî'nin özellikleri ve muhtevası hakkında genel bilgiler verilmiştir. Dördüncü başlıkta Mevlânâ'nın hayatı kısaca özetlenmiş ve son kısımda da yapılan tercüme hakkında bilgilendirmelerde bulunularak giriş bölümü sona erdirilmiştir (Hacıtahiroğlu, 1972:10; Gölpınarlı,1988:M; Arpaguş, 2005:781). 3. S. E. Wilson "S. E. Wilson", The Masnawî "The Masnawî" : Eser, Mesnevî "Mesnevî" 'nin ikinci cildinin nesren İngilizce'ye çevirisidir ve 1910'da, iki cilt olarak Londra "Londra" 'da basılmıştır (Hacıtahiroğlu, 1972:10). 4. Reynold Alleyne Nicholson "Reynold Alleyne Nicholson", The Mathnawî of Jalâlu'ddin Rûmî "The Mathnawî of Jalâlu'ddin Rûmî" : Nicholson, Mesnevî "Mesnevî" 'nin Batı'da tam olarak tercüme metin ve şerhini ortaya koyan ve bu başarılı çalışması neticesinde tüm dünyada büyük saygı ve itibar gören bir araştırmacıdır. Yazarın bu çalışması sekiz yılda tamamlanmış ve üç cilt halinde basılmıştır. Mesnevî'nin birinci ve ikinci ciltleri 1926, üçüncü ve dördüncü ciltleri 1930 ve beşinci ve altıncı ciltleri de 1934 yılında tamamlanmıştır. Nicholson, Mesnevî'nin Farsça metnine tekabül eden bu üç ciltlik tercümesine ilâve olarak 1937 ve 1940 yıllarında iki ciltlik Mesnevî Şerhini ve yine üç cilt olarak yapmış olduğu tercümenin orijinal Farsça metinlerini karşılaştırarak basmıştır. Mesnevî beyitlerinin sistematik olarak numaralandırılması hususunda da bugün dahî tüm dünyaca en muteber iki kaynaktan biri sayılan bu çalışmasını tamamlayarak ilim dünyasının istifâdesine sunmuştur (Hacıtahiroğlu, 1972:10; Gölpınarlı, 1988:M; Arpaguş, 2005:781). 5. M. G. Gupta "M. G. Gupta", Mavlana Rûmî's Masnawi "Mavlana Rûmî's Masnawi" : Mesnevî "Mesnevî" 'nin, tamamının künyesi ile İngilizce'ye tercümesidir. Ancak Gupta'nın çalışması Nicholson'un çevirisi gibi düzenli bir tercüme değildir. Her beytin izahını parantez içinde kısa yorum ve açıklamalar takip etmiştir. Ancak bu yorum ve şerhlerin bazen Hint Vedalarından mistik yorumlar olduğu gözlemlenmektedir. Gupta'nın çalışmasında göze çarpan bir diğer husus da Mesnevî'nin ilk dönem yazmalarını dikkate almış olan Nicholson'un çalışmasını görmekle birlikte bu ve benzeri çalışmaları pek fazla göz önüne almamış gibi görünmesidir. Nitekim onun çalışmasında Mevlânâ "Mevlânâ" 'ya âit olmayan binlerce beyit kullandığı da tespit edilmektedir. Meselâ, Mesnevî'nin Konya "Konya" yazmasının birinci cildin beyit sayısı iken Nicholson nüshasında aynı cildin beyit sayısı 4.003'tür. Fakat Gupta'nın tercümesinde bu cilde âit beyit sayısı 4.563'tür. Bu da yukarıdaki Hint ve itan nüshaları hakkındaki genel düşüncemizi haklı

10 çıkarmaktadır (Arpaguş, 2005:783). 6. Anne Maria Schimmel "Anne Maria Schimmel", The Triumphal Sun: A. Study of The Works of Jalâloddin Rûmî "The Triumphal Sun\: A. Study of The Works of Jalâloddin Rûmî" : Uzun yıllar Türkiye'deki birkaç üniversitede dersler de veren Schimmel, Mevlânâ "Mevlânâ" 'nın şiirde kullanmış olduğu metafor ve imajların örnekleri ile dolu beyitlerini içeren The Triumphal Sun: A. Study of The Works of Jalâloddin Rûmî adlı önemli bir eserin yazarıdır. Eserde Mesnevî "Mesnevî" 'den ve Mevlânâ'nın diğer eserlerinden alınmış pek çok kısa pasajlar ve hatta bazen tek satırlık şiir alıntıları vardır. Bu şiirler ise Mevlânâ'nın tabiat, günlük hayat, felsefe, din ve tasavvufi görüşlerini ortaya koymaktadır(arpaguş, 2005: ). 7. William Chittick "William Chittick", The Sufı Path of Love: The Spiritual Teachings of Rûmî "The Sufı Path of Love\: The Spiritual Teachings of Rûmî" : Mevlânâ "Mevlânâ" 'nın öğretilerinin, konularına göre tasnif edildiği bu çalışma, Mesnevî "Mesnevî" çalışmalarına önemli katkıda bulunmuştur. Bu kitap Mesnevî dışında Dîvân-ı Kebîr "Dîvân-ı Kebîr", Fîhi Mâ-Fîh "Fîhi Mâ-Fîh", Mecâlis-i Seb'a "Mecâlis-i Seb'a" ve Mektûbât "Mektûbât" gibi eserlerden de pasajlar içermektedir. Chittick, eserdeki nakilleriyle Mevlânâ "Mevlânâ" 'nın şiirlerinin geniş bir çevrede kullanılır yapmıştır. Bu çalışma Mevlânâ irfanını anlamada önemli katkıları olmuş bir eser olarak kabul görmektedir. Chittick'in gerek bu eseri ve gerekse daha önce kaleme aldığı The Sufı Doctrine of' Rûmî: An Introduction'da ortaya çıkan dikkate değer bir husus Chittick'in iyi bir İbn-i Arabî "Arabî" uzmanı olması hususunun bu eserlerdeki anlayış ve sistematiğe oldukça tesir ettiğidir (Arpaguş, 2005:785) Almanca Tercüme Georg Rosen "Georg Rosen" : Mesnevî "Mesnevî" 'nin birinci cildinden 644 beyti manzum olarak Almanca'ya çevirmiş ve bu çeviri, Mesnevî öder Doppelverse des Scheich Mewlânâ Dschelaleddin Rûmî "Mesnevî öder Doppelverse des Scheich Mewlânâ Dschelaleddin Rûmî" adıyla Leibzig'de 1849 ve 1913'te basılmıştır. Ayrıca Hammer Purgstahl "Hammer Purgstahl" tarafından 1851 yılında Almanca bir çevirisi yapılmıştır (Hacıtahiroğlu, 1972:11) Fransızca Tercüme 1. Jacques de Wallanburg "Jacques de Wallanburg" ( ) İstanbul "İstanbul" 'da altı yıl çalışarak 1792'de Mesnevî "Mesnevî" 'nin tamamını Fransızcaya mükemmel bir şekilde nesren çevirmiş, fakat ne yazık ki eser yayına hazırlanırken 1799 Beyoğlu yangınında yanmış, az bir kısmı kurtarılabilmiştir (Hacıtahiroğlu, 1972:11). 2. Eva de Vitray Meyeritch-Djamchid Mortazavi, La Quete de l'absolu, Editions du Rocher, Eser Mesnevî'nin tamamının Fransızcaya tercümesini içermektedir. Yukarıdaki tercüme ve şerhlerin yanı sıra son zamanlarda özellikle Batıda Mevlânâ "Mevlânâ" ve eserleri, özellikle Mesnevî "Mesnevî" üzerine çok ciddî çalışmalar yapılmaktadır.[13] İspanyolca Tercüme Oscar Zorilla-Maria Angeles Gonzales, El Mathnavi de Jala ud-din Rumiy otros textos, Mexico, Bu çalışma bir Mesnevi seçkisi niteliğindedir İtalyanca Tercüme İtalo Pizzi, Storiadella poesia Persiana (1894). Bu eser hem Mesnevî hem de Divan-ı Kebir'den seçilen şiirlerin İtalyancaya çevirisini içermektedir. 3. Mesnevî'nin Türkçe Şerhleri Buraya kadar önce mesnevî terimi ve Mevlânâ'nın Mesnevî'si hakkındaki genel bilgiler, daha sonra

11 da Mevlânâ'nın Mesnevî'sinin başta Türkçe olmak üzere diğer dillerdeki tercüme ve şerhleri ile ilgili olarak oldukça kısa içerikteki bilgileri verilmiştir. Bundan sonra bu yazının esas konusu olan Mesnevî'nin Türkçe şerhleri üzerinde biraz daha ayrıntılı bir şekilde durulacak ve önce şârih ve eserleri sonra da şerh ile ilgili dikkate değer bilgiler verilmeye çalışılacaktır. 1.Muinîddîn b. Mustafa "Muini'd-dîn b. Mustafa" (ö.xv.yy), Mesnevî-i-Murâdiyye "Mesnevî-i- Murâdiyye". Muinî, Afyonkarahisar'da doğmuştur. Tahsilini âlim ve şâir Abdurrahîm-i Karahisarî'nin yanında tamamlamış ve onun mürîdi olmuştur. Onun Sultân II. Murâd Han adına yazdığı, Mesnevî'nin Türkçe'de bilinen ilk tercüme ve şerhi olan Mesnevî-i Murâdiyye'si beyitten meydana gelmiştir. Bu itibarla Muinî, Sultân II. Murâd devrinin ve XV. asrın önde gelen şâirleri arasında yer almaktadır. H.839/M.1436'da yazılan Mesnevî-i Murâdiye, Mesnevî'nin I. cildinden müntehâb iki cilt halindeki tercüme/şerhidir.[14] Türk edebiyatındaki ilk Mesnevî tercüme/şerhidir. Dili Türkçedir. Manzumdur. Muinî, eserinde önce metni vermiş, sonra da metnin tercüme ve şerhini yapmıştır. Eser tam bir tercüme özelliğinde değildir. Muinî kimi beyitlerde tercüme sınırlarını aşarak şerh boyutunda açıklamalarda bulunmuştur. Eserin mensur şerhlerden ayrılan en önemli özelliği özellikle şerh karakteri taşıyan beyitlerde âyet, hadis ve diğer kaynaklara pek fazla yer vermemiş olmasıdır. 2. Aydınlı Dede Ömer Ruşenî (ö ), Ney-nâme. Halvetî tarikatının Rûşeniyye kolunun kurucusu olan Dede Ömer Rûşenî, Aydın ili Tire yakınlarında Güzelhisarlı'dır. Aydınlı olmasına nisbeten Rûşenî mahlasını kullanmıştır. İlim tahsili amacıyla önce Bursa'ya giden Rûşenî; bir müddet burada kalmış; daha sonra önce Karaman'da bulunan Halvetî şeyhi ağabeyi Alaaddin-i Halvetî'nin yanına gitmiş, daha sonra da ağabeyinin vasıtasıyla Bakü'de Pîr-i Sâni Seyyid Yahya Şirvanî'ye intisâb etmiş ve şeyhinin isteği doğrultusunda Gence, Karabağ, Berde'a ve Tebriz'de halkı irşad etmekle meşgul olmuştur. Şeyhinin vefatı üzerine onun yerine geçen Rûşenî, burada Halvetîliğin Rûşenî kolunu kurmuş ve halkı irşat etmeye devam etmiştir. 1486/87 yılında vefat eden Rûşenî karısı Selçuk Hanım'ın kendisi için yaptırdığı zaviyenin haziresine defnedilmiştir. (Tunç, 2005:[15] Dede Ömer Rûşenî'nin dinî-tasavvufî-ahlâkî nitelikli çok sayıda eseri vardır. Bunlar: Miskinlik Kitabı (Miskin-nâme); Çoban-nâme; Ney-nâme; Kalemiyye; Silsile-nâme; Âsâr-ı Aşk, Risâle-i fî't- Tecvîd ve fî't-tasavvuf; Divan ve Kitab-ı Dil-guşâ-yı Rûşenî. Eserleri içinde konumuzla ilgili olan Ney-nâme, Mesnevî'den ilham alınarak kaleme alınmıştır beyitten meydana gelen eser, Mesnevî'de neyin ahvalinden bahseden beyitlerin çevirisi ile başlar. Daha sonra neyin ilâhî sırları terennüm edişi, mecazî ve tasavvufî mahiyette, uzun uzun anlatılır. Mesnevî vezni olan Fâ'ilâtün Fâ'ilâtün Fâ'ilün asıl vezniyle yazılan eserde konu değişikliğine bağlı olarak Mefâ'ilün Mef'îlün Fâ'ilün vezninin kullanıldığı da görülür. 3. Ebu's-Su'ûd b. Sadullah b. Lütfullah b. İbrahim el Hüseynî Kayseri (ö.xvi. yy), Mesnevî Şerhi. Hayatı hakkında yeterli bir bilgi bulamadığımız Ebu's-Su'ûd b. Sadullah'ın H.985/M 'de tamamladığı Mesnevî Şerhî eserinden yola çıkarak XVI. yüzyılda yaşadığı ihtimalini ileri sürmek mümkündür. Yazar eserinde Mesnevî'nin birinci cildinin tam şerhini gerçekleştirmiştir. Eser mensur olarak kaleme alınmıştır. Eser yazılışından iki-üç yıl sonra Muhammed b. Mahmud tarafından nesih hatla istinsah edilmiştir. [16] 4. Bosnalı Sûdî Efendi "Bosnalı Sûdî Efendi" (ö.1595), Mesnevî "Mesnevî" Şerhi. Sûdî-i Bosnavî, Bosna'ya bağlı Foça'da doğmuştur. Hayatı hakkında yeterli bir bulunmamaktadır. Farsçayı Diyarbakır'da Muslihuddin Lârî'den öğrendiği, İstanbul'a döndükten sonra Mevlânâ'nın Mesnevî'si, Sadî'nin Bostan ve Gülistan ve Hâfız-ı Şirâzî Divanı'nı şerh etmiştir. Mesnevî'nin bugün için sadece dördüncü cildinin şerhi bulunmaktadır. Bunların yanı sıra İbni Hacib'in Şafiye ve Kafiyesini, nahivden Dav'î'yi Türkçeye tercüme ettiği gibi Hidâyetü'l-Hikmet şerhi üzerine de bir

12 haşiyesi bulunmaktadır. 1005/1596'da vefat ederek Aksaray'da Yusuf Paşa Camii avlusuna defnolunmuştur. Sûdî şerhinin bugün için elimizde sadece dördüncü cildi bulunmaktadır. Bu eser İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı, H. Cafer Ergin Kitaplığı K. 451 numarada kayıtlıdır. Sûdî'nin Mesnevî'nin dördüncü cildinin şerhinde görüldüğü kadarıyla klasik şerh yöntemini esas aldığı dikkat çeker. Bu çerçevede önce Farsça metni vermiş, daha sonra da tercüme ve şerhi gerçekleştirmiştir. Başarılı bir şerh niteliği taşıyan eserde şârihin dinî-tasavvufî bilgisini gösteren âyet, hadis ve diğer kaynaklardan yaptığı iktibaslar dikkat çekici özelliktedir. 5. Nev'î Yahyâ Efendi (Malkaralı) (ö.1599) "Nev'î Yahyâ Efendi (Malkaralı)", Şerh-i Dü Beyt-i Mesnevî-i Şerîf "Şerh-i Dü Beyt-i Mesnevî-i Şerîf". Halvetî şeyhi Pîr Ali'nin oğlu olan Nevî Yahyâ, 12 yaşında babasını kaybedince bir süre eğitimine ara vermiş, daha sonra İstanbul'a giderek aralarında şair Bâkî'nin de bulunduğu bir gurup ile birlikte Karamanlı Ahmed ve Mehmed Efendilerden ders almıştır. Eğitimini tamamladıktan sonra hocası Mehmed Efendi ile birlikte Edirne ve İstanbul'a gitmiştir. Çeşitli medreselerde müderrislik görevinde bulunan Nevî Yahyâ, III. Murad'ın şehzadelerinden Şehzâde Mustafa başta olmak üzere Bâyezid, Osman ve Abdullah eğitimiyle görevlendirilmiştir. 24 Haziren 1599 tarihinde vefat eden Nevî Yahyâ Şeyh Vefa haziresinde defnedilmiştir. Nev'î Yahyâ Efendi'nin Divan, Hadis-i Erbain Tercümesi, Füsûsu'l-Hikem Tercümesi ve Netâyicü'l- Fünûn ve Mehâsinü'l-Mütûn adlı eserleri vardır.[17] Nev'î Yahya Efendi, Şerh-i Dü Beyt-i Mesnevî-i Şerîf adlı eserinde Mesnevî'den aldığı iki beytin şerhini yapmıştır. Şerh klasik şerh yöntemine uygun niteliktedir. Beyitlerin şerhinde çeşitli kaynaklara yapılan iktibaslar, tasavvufî açıklamalar, Nev'î Yahyâ Efendi'nin dinî ve tasavvufî alandaki bilgi ve birikimini göstermesi açısından dikkate değerdir. 6. Şem'î Şem'ullah (H.1011/M ), Şerh-i Mesnevî Doğum tarihi, yeri ve soyu hakkında herhangi bir bilgi yoktur. Ancak iyi bir eğitimden geçtiği, önemli mevkilerdeki kişilerin yakınlarına dersler verdiği ve eserlerinin büyük bir kısmını yardımlarını gördüğü kişilere sunarak sarayın dikkatlerini çekmeyi başardığı, Şem'î'den bahseden Atayî'nin Şakayık Zeyli ve Kâtip Çelebi'nin Keşfü'z-Zünûn adlı eserlerinde kayıtlıdır.[18] Şem'î, Şerh-i Divan-ı Hâfız (H.981/M.1573) adlı eserini cömertliği ile tanınan Ahmed adlı Feridun lakaplı bir kişinin isteği üzerine; Divan-ı Şâhî (H.982/M.1574) şerhini ser çavuş-zâdegândan Ahmed b. Muhammed adına; Tuhfetü'l-Âşikîn (H.986/M.1578) adlı tasavvufî eserini III. Murad adına; Sa'âdet-nâme ve Şerh-i Pend-i Attâr'ı III. Murad'ın yakınlarından Zeyrek Ağa adına yazmıştır. Ayrıca III. Murad tarafından Mesnevî'yi şerhle görevlendirildiği, ilk beş cildi III. Murad zamanında, son cildi ise III. Mehmed'in emri üzerine tamamlayarak III. Mehmed'e sunduğu kaynaklarda yer almaktadır. Şem'î, III. Mehmed'in vezirlerinden Sokollu'nun büyük oğlu Hasan Paşa için H.1006/M.1597'de Tuhfetü'l-Ahrâr'ı, Şem'î'nin önde gelen hamilerinden Gazanfer Ağa için Subhatü'l-Ebrâr'ı ve en son olarak da yine Gazanfer Ağa'ya sunduğu H.1011/M 'te Nizamî'nin Mahzenü'l-Esrâr adlı eseri şerh etmiştir. Şem'î şerhinde Mustafa Sürûrî'nin Farsça Mesnevî şerhinin çok kuvvetli etkisi görülür. Şem'î, Sürûrî şerhinde olduğu gibi önce beyitleri mısra mısra tercüme etmiş, daha sonra da âyet ve hadisler yardımıyla şerhi gerçekleştirmiştir. Şerhte dikkat çeken bir başka özellik, beyitlerde yer alan bazı kelimelerle ilgili gramer ve sözlük bilgilerini der-kenârda vermiş olmasıdır. 7. Mehmed İlmî Dede "Mehmed İlmî Dede" (ö. 1611), Şerh-i Cezîre-i Mesnevî "Şerh-i Cezîre-i Mesnevî". Bağdat'ta doğan Şâm "Şâm" Mevlevî-hânesi şeyhi Mehmed İlmî Dede "Mehmed İlmî Dede" tahsilini Bağdât'ta tamamladıktan sonra İstanbul "İstanbul" 'a gitmiş ve Fatih Câmiî'nde verdiği derslerle tanınmıştır. Daha sonra önce Mısır "Mısır" 'a oradan da Hacca giden İlmî Dede "İlmî Dede" Hac dönüşü Şâm'da Bağdâtlı Rûhî "Bağdâtlı Rûhî", Derviş Samtî ve Derviş Ünsî gibi

13 dönemin önde gelen şahsiyetleriyle tanışmıştır. Bağdat'ta vefat etmiştir. Mehmed İlmî Dede'nin Şerh-i Cezîre-i Mesnevî, "Mehmed İlmî Dede" Dîvân, Fütûhât-ı Mekkîye ve Füsûsu'l-Hikem "Füsûsu'l-Hikem" şerhleri bulunmaktadır.[19] Şerh-i Cezîre-i Mesnevî, Yûsuf-ı Sîne-çâk "Yûsuf-ı Sîne-çâk" (ö.1546)'ın Mesnevî'den seçtiği 366 beytin yer aldığı Cezîre-i Mesnevî "Cezîre-i Mesnevî" adlı eserinin ilk şerhlerinden biridir.[20] İlmî Dede şerhine Mesnevî'nin ilk onsekiz beytinin şerhi ile başlamıştır. Bütün bir şerh boyunca önce şerhini yapacağı beyti vermiş, daha sonra da söz konusu beytin tercümesini ve şerhini yapmıştır. Şerhte mutasavvıf kişiliğinin etkisiyle yer yer tasavvufî açıklamalarda da bulunmuştur. 8. Hacı İlyas-zâde "İlyas-zâde" Ömer "Hacı İlyas-zâde Ömer" (Sivaslı)(ö.1625), Mesnevî "Mesnevî" Şerhi. Hayatı ve eserleri hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılamayan şârihlerden biri olan Hacı İlyas-zâde "İlyas-zâde" 'nin, İstanbul "İstanbul" Üniversitesi Merkez Kütüphanesi fiş katalogunda, Sivaslı olduğu ve 1625'te vefat ettiği bilgisi yer almaktadır.[21] Ancak iyi bir eğitimden geçtiği, Arapça ve Farsçayı iyi derecede bildiği eldeki Mesnevî "Mesnevî" şerhinden anlaşılmaktadır. Şemseddîn-i Sivasî ve özellikle şeyhi Abdulmecîd-i Sivasî "Abdu'l-mecîd-i Sivasî" 'nin etkisinde kaldığı, Mesnevî şerhinde yer yer söz konusu şahısların şiirlerinden örnekler vermesinden ve onları saygıyla anmasından anlaşılmaktadır. Bilinen eseri Mesnevî şerhidir ve bu eser de İstanbul "İstanbul" Üniversitesi Merkez Kütüphanesi No.Ty.196'da kayıtlıdır. Hacı İlyas-zâde "İlyas-zâde" Ömer "Hacı İlyas-zâde Ömer", şerhine önce şerhini yapacağı beyti vererek başlamış, sonra beyitte yer alan bazı kelimelerin ayrıntılı bir şekilde gramer bilgilerini vermiştir. Daha sonra da başta âyet-i kerime ve hadis-i şerifler olmak üzere çok zengin ve değişik kaynaklara atıfta bulunarak şerhini gerçekleştirmiştir. Başvurduğu kaynaklar içinde şeyhi Abdulmecid-i Sivasî ve Şemseddin-i Sivasî'nin ayrı bir yeri olduğu anlaşılmaktadır. 9. İsmâîl-i Ankaravî "Ankaravî" (İsmâîl Rusûhî Dede "İsmâ'îl Rusûhî Dede" ) (ö ), Şerhi Mesnevî "Mesnevî". Mesnevî "Mesnevî" şârihi ve Mevlevî ileri gelenlerinden biri olan Ankaravî "Ankaravî", şiirde Rusûhî mahlasını kullandığı ve aslında Ankaralı olduğu için Rusûhî ve Ankaravî adlarıyla da tanınmıştır.[22] Babası Bayramiyye tarikatına mensup, Ahmed adında zattır. Bostân Çelebi'nin halifesidir. Bostân "Bostân" Çelebi "Bostân Çelebi" 'den hilâfet alıp İstanbul "İstanbul" 'da Galata'da Kulekapısı Mevlevî-hânesi'ne şeyh olmuştur. İlk tahsilini babasından almış ve Ankara medreselerinde okuduktan sonra, Bayramiyye tarikatına intisâb etmiştir. Gördüğü rüya üzerine, Mevlevîliğe meyletmiş ve sülûkü tamamladıktan sonra Konya "Konya" 'dan aldığı emir üzerine İskender "İskender" Paşa'nın Galata'da Kulekapısı dibinde inşa ettirmiş olduğu Mevlevî-hâneyi Abdi Dede "Abdi Dede" 'den devralarak ölümüne kadar bu Mevlevî-hânenin şeyhliğinde bulunmuştur. 1632'de vefat eden Ankaravî "Ankaravî", Mevlevî-hane haziresine defnedilmiştir. Çok sayıda eser kaleme alan Ankaravî'nin Mesnevî Şerhi dışındaki eserlerinden birkaçı şunlardır: Fâtihü'l-Ebyât: Câmiü'l-Âyât "Câmiü'l-Âyât", Hall-i Müşkilât-ı Mesnevî "Hall-i Müşkilât-ı Mesnevî", Tuhfetü'l-Berere, Simâtü'l-Mûkınîn, Minhacü'l-Fukara "Minhacü'l-Fukara". İsmail Ankaravî, Mesnevî şerhini yazmadan önce bir ön hazırlık niteliğinde Mesnevî'de geçen âyet ve hadîsleri bir araya getirdiği Câmiü'l-Âyât "Câmiü'l-Âyât" ve yine Mesnevî'deki anlaşılması zor beyitleri şerh ettiği Fâtihü'l-Ebyât adlı iki risale yazmıştır (Açıkgöz, 2004:420). Mesnevî şerhi işte bu iki risalenin bir araya getirilerek genişletilmiş şeklidir. Eski harflerle h.1252/1836'da Mısır "Mısır" 'da, yedi cilt olarak da İstanbul "İstanbul" 'da Matba-i Âmire'de H.1289/M.1872'de basılmıştır (Hacıtahiroğlu, 1972:6). Ankaravî şerhi, şerhler içinde gerçekten en dikkat çekici olanlardan biridir. Şerhini başta Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şerifler, tefsirler ve Mesnevî'nin kendisi olmak üzere çok zengin bir kaynakçaya temellendirerek gerçekleştirmesi, çoğu zaman tasavvufî içerik arz eden açıklamalara yönelmesi, hem kendi döneminde hem de daha sonraki dönemlerde etkisini devam ettirmesine vesile olmuştur.

14 Ankaravî, şerhine şerhini yapacağı beyti vererek başlamıştır. Sonra beyitte geçen anahtar kelime durumunda bulunan bazı kelime ve tamlamalardan neyin murat edildiğini açıklamaya çalışmıştır. Bunu yaparken de elden geldiğince düşüncelerini somutlaştıracak atıflara başvurmuştur. 10. Abdülmecîd-i Sivasî "Abdu'l-mecîd-i Sivasî" (ö.1639), Şerh-i Cezîre-i Mesnevî "Mesnevî". Abdülmecîd-i Sivasî, 1563'te Tokat'ın Zile ilçesinde doğmuştur. Sivasî yedi yaşında Kur'ân "Kur'ân" -ı Kerîm'i ezberlemiş, buluğa erince babasından Arapça ilimleri tahsil etmeye başlamıştır. Tasavvufî hayata yönelmeden önce zâhirî ilimleri tekmîl eden Sivasî, ileri yaşta tasavvufa yönelmiş ve amcası Şemseddîn-i Sivasî "Şemse'd-dîn-i Sivasî" 'nin terbiyesinde bâtınî ilimlerde ilerleyerek yüksek derece sahibi biri olmuştur. Abdülmecîd-i Sivasî, tekmîl-i tarîkat ettikten sonra şeyhî Şemseddîn-i Sivasî kendisine icâzet-nâme vermiş ve bu icazet-nâme ile Merzifon "Merzifon" ve civarındaki şehir, kasaba ve göçerleri irşâd etmeye çalışmıştır Ekim'inde İstanbul "İstanbul" 'da vefat eden Sivasî, Eyüp Nişancısı'nda Nişancı Câmiî "Nişancı Câmiî" civarında, kendisine ait evin bahçesinde defnedilmiştir. [23] Abdülmecîd-i Sivasî'nin eserlerinden bazıları şunlardır: Dîvân, Şerh-i Mesnevî "Mesnevî", Şerh-i Cezîre-i Mesnevî "Şerh-i Cezîre-i Mesnevî", Nasîhat-nâme (Pend-nâme), Kazâ ve Kader Risâlesi "Kazâ ve Kader Risâlesi", Firavn'ın İmânına Dâir Risâle "Firavn'ın İmânına Dâir Risâle", Müşkilât-ı Mesnevî "Müşkilât-ı Mesnevî", Kasîde fî Medhi'n-Nebî Aleyhisselâm, Kasîde-i Abdu'lmecîd-i Sivasî "Kasîde-i Abdu'l-mecîd-i Sivasî" ve Makâsıd-ı Envâr-ı Gaybiyye "Makâsıd-ı Envâr-ı Gaybiyye" ve Mesâ'id-i Ervâh-ı Tayyibe "Mesâ'id-i Ervâh-ı Tayyibe" ve Ayniye Mektûbları "Ayniye Mektûbları". Abdülmecid-i Sivasî şerhinin diğer şerhlerden ayrılan özelliği, âyet, hadis ve kelâm-ı kibarlar ile Farsça şiirlerin anlamlarının metin içinde verilmiş olmasıdır. En az şerh kadar üzerinde durulması gereken dil ve üslûp ile ilgili ciddi özellikler taşımaktadır. Şârihin Şerh-i Mesnevî adlı bir başka eseri daha vardır ve Mesnevî'nin birinci cildinin ortalarına kadarki (1328. beyit) beyitlerin şerhini ihtiva etmektedir. Şerh-i Mesnevî ile Şerh-i Cezîre-i Mesnevî "Şerh-i Cezîre-i Mesnevî" arasında çok yakın benzerlikler bulunmaktadır.[24] 11. Hacı Pîrî "Hacı Pîrî" (ö. 1640), İntihâb-ı Şerh-i Mesnevî "Mesnevî". Kaynaklarda Hacı Pîrî "Hacı Pîrî" ( ö. 1640) ve Pîrî Paşa "Pîrî Paşa" /Pîrî Muhammed "Muhammed" Paşa (ö. 1573) olmak üzere Pîrî adında iki Mesnevî "Mesnevî" şârihinden bahsedilmektedir.[25] Milli Kütüphane kataloğundaki bilgiye göre Hacı Pirî, XVI.. yüzyılın ikinci yarısında doğmuş ve XVII. yüzyılda, 1640'ta, vefat etmiştir.[26] İkinci bilgi ise Bursalı Mehmed Tahir "Bursalı Mehmed Tahir" 'in Osmanlı Müellifleri "Osmanlı Müellifleri" adlı eserinde bulunmaktadır. Söz konusu eserdeki bilgilere göre Pîrî Paşa Kanûnî Sultân Süleymân "Kanûnî Sultân Süleymân" devrinin önemli devlet adamlarından biridir ve dönemin değerli vezirlerinden ve Şeyh Cemâleddîn-i Aksarayî "Şeyh Cemâleddîn Aksarayî" neslinden yüksek ahlâk sahibi bir zattır. Önemli görevlerde bulunmuş ve bunların hepsini başarıyla ifâ etmiştir. [27] Hacı Pirî, 1573'te vefat etmiştir Pîrî Paşa "Pîrî Paşa" 'nın mürettep bir Dîvânı, Mesnevî "Mesnevî" -i Şerîf "Mesnevî-i Şerîf" 'in bir kısmı ile Şâhidî "Şâhidî" manzumesinin tamamını Tuhfe-i Mîr ismiyle şerh etmiştir.[28] Hacı Pîrî şerhi, bundan önceki şerhlerden İlmî Dede'nin şerhi gibi Mesnevî'den seçilmiş beyitlerin şerhini içermektedir. Şârih, diğer birçok şerhten farklı olarak şerhini üçerli ve dörderli beyitler halinde gerçekleştirmiştir. Şerhine, Kur'an-ı Kerim'den aldığı âyetlere atıfta bulunarak başlayan şârih, dinî-tasavvufî kaynakların yanı sıra büyük oranda Mesnevî'den aldığı beyitlerle düşüncelerine açıklık getirmeye çalışmıştır. 12. Abdullah-ı Bosnavî "Abdullah-ı Bosnavî" (ö.1644), Şerh-i Manzûme-i Cezîre-i Mesnevî "Mesnevî". Bosna "Bosna" 'da doğan Bosnavî'nin asıl adı Abdullah Abdî "Abdullah Abdî" 'dir. Tahsîline Bosna'da başlayıp İstanbul "İstanbul" 'da tamamladıktan sonra Bursa'ya giden Bosnavî, burada

15 Bursalı Hasan Kabaduz Efendi "Bursalı Hasan Kabaduz Efendi" 'ye intisap etmiş, bir müddet sonra Mısır "Mısır" 'a, sonra da Hicaz'a gitmiştir. Hac dönüşünde Şâm "Şâm" 'da Muhyiddîn-i Arabî "Arabî" 'nin türbesi yanında inzivâya çekilen Bosnavî, günlerce ibâdetle meşgûl olduktan sonra, Konya "Konya" 'ya gelmiş vefâtına (1644) kadar bu şehirde kalmıştır.[29] Kaynaklarda Bosnavî'nin altmıştan fazla eserinin adı verilmektedir. Bunlardan en tanınmışı, Füsûsu'l-Hikem "Füsûsu'l-Hikem" şerhidir. Diğer eserlerinden bazıları şunlardır: Mevâkibü'l-Fukarâ "Mevâkibü'l-Fukarâ", Hakîkatü'l-Yakîn "Hakîkatü'l-Yakîn", Risâle-i Hazerâti'l- Gayb "Risâle-i Hazerâti'l-Gayb", Metâli'u'n-Nûri's-Senî an Tahâreti'n-Nebiyyi'l-Arabî "Metâli'u'n- Nûri's-Senî an Tahâreti'n-Nebiyyi'l-Arabî", Risâletün fî Tafdîli'l-Beşer Ale'l-Melek "Risâletün fî Tafdîli'l-Beşer Alel Melek", Tezyilün fî Münâzeat-i İblîs li-sehl b. Abdullahu't-Tüsterî "Tezyilün fî Münâzeat-i İblîs li-sehl bin Abdullah et-tüsterî", Mekâsıd-ı Envâr-ı Ayniyye ve Meskâıd-ı Ervâh-ı Tayyibe-i Gaybiyye "Mekâsıd-ı Envâr-ı Ayniyye ve Meskâıd-ı Ervâh-ı Tayyibe-i Gaybiyye", Muhâdarâtü'l-Evâil "Muhâdarâtü'l-Evâil". Bunlardan başka çeşitli âyet-i kerîme ve sûre-i şerîfelerin tefsirleri, çeşitli mevzûlarda manzûm ve mensûr Türkçe ve Arapça eserleri vardır. Bosnavî'nin Şerh-i Cezîre-i Mesnevî adlı eseri, İlmî Dede'nin şerhi gibi Yûsuf "Yûsuf" -ı Sîne-çâk'ın Cezîre-i Mesnevî "Cezîre-i Mesnevî" adlı eserinin manzum Türkçe şerhidir beyitten meydana gelen eser Mesnevî kalıbıyla, yani Fâilâtün Fâilâtün Fâilün vezniyle yazılmıştır. Bosnavî, şerhinde bir kudsî hadis dışında hiçbir kaynağa atıfta bulunmamıştır. Eser, yukarıda bahsi geçen şerhlerden İlmî Dede'nin Mesnevî şerhinin nazma geçirilmiş hâlidir. 13. Pîr Mehmed Efendi (ö.xvii. yy) Hazînetü'l-Ebrâr. Hazînetü'l-Ebrâr adlı eserinde verdiği bilgilerden anlaşıldığı kadarıyla Pîr Mehmed Efendi, Balıkesir'de doğmuş; ancak ömrünün büyük bir dilimini İstanbul'da geçirmiştir. Kendisi aynı zamanda bir Mevlevî olup, Mevlevîliğin önde gelenlerinden biri olarak tanınmıştır. Bursalı Mehmet Tahir Osmanlı Müellifleri adlı eserinde faziletli ve ârif bir zat olarak tanımladığı Pîr Mehmed Efendi hakkında Hâfız Hüseyin Ayvansarayî'nin Mecmua-yı Vefeyât adlı eserinde ise Kirmasti'de doğduğu, adının Abdülkadir ve Bursa'da Eşrefzâde merhumun kızının oğlu Şeyh Mahdî Efendi'den hilâfet aldığını, Mesnevî'nin dördüncü cildini şerh ettiğini ve Üsküdar'da medfun olduğuna dair bilgiler verdiğini belirtir. Ancak Pîr Mehmed Efendi'nin Hazînetü'l-Ebrâr adlı eserinin sonunda verdiği Pîr Muhammed Mevlevî eş-şehir be-cân-ı âlem şeklindeki kaydından adının Muhammed oldu ve Mevlevîlige intisap ettiği konusunda şüphe yoktur.[30] Pîr Mehmed Efendi, Hazînetü'l-Ebrâr adlı Mesnevî'nin dördüncü cildinin şerhini içeren eserini 1617'de tamamlamıştır. Şerhinde yer yer Fenâî Sultan ile Üftade Hazretlerinin etkisi adlında kaldığını belirtmiştir. 14.Sabûhî "Sabûhî" Ahmed Dede "Sabûhî Ahmed Dede" (ö.1647) El-İhtiyârâtü Hazret-i Mesnevî "Mesnevî" -i Şerîf "Mesnevî-i Şerîf". Sabûhî "Sabûhî" Dede, aslen Tokatlı olup, İstanbul "İstanbul" 'da doğmuştur. İstanbul'da tahsile başlamış, Kasım Dede'nin sohbet ve hizmetinde bulunmuştur. Daha sonra Konya "Konya" 'da tahsiline devam etmiştir. Burada da Hamza Dede'nin hizmetine giren Sabûhî Dede "Sabûhî Dede" onunla birlikte Şâm "Şâm" 'a gitmiştir. İhtiyarât-ı Mesnevî "Mesnevî" isimli şerhini burada yazmıştır ki, bu eser daha sonra Şâm şeyhi olan İlmî Dede "İlmî Dede" 'nin Şerh-i Cezîre-i Mesnevîyye'sine naziredir ve çoğunlukla onun etkisinde kalmıştır. 1630'de Şâm "Şâm" 'dan İstanbul "İstanbul" 'a gelip, Yenikapı Mevlevî-hânesi "Yenikapı Mevlevî-hânesi" şeyhi olmuştur. Burada 18 yıl şeyhlik yaptıktan sonra 1647 sonlarında vefat etmiş ve Toganî Ahmed Dede'nin kabri yanına defnedilmiştir.[31] Sabûhî "Sabûhî" Ahmed Dede "Sabûhî Ahmed Dede" 'nin mesnevî şerhi dışında Türkçe ve Farsça dîvânları bulunmaktadır. Kısaca İhtiyârât "İhtiyârât" olarak da bilinen bu eserde şârih, Mesnevî'den seçtiği beyitlerin şerhini bir cilt halinde toplamış ve şerh etmiştir. Mevlevî geleneğinde önemli bir yere sahip olan Sabuhî Dede'nin bu şerhi XVII. yüzyılın önde gelen şerhlerinden biri olma

16 özelliğini taşır. Bu şerhte dikkat çeken bir özellik, şerhi yapılacak olan beyitlerin mısralar hâlinde ele alınması ve daha sonra da genel bir açıklamaya tabi tutulmuş olmasıdır. Kur'an-ı Kerim, hadis-i şerif, tasavvufî ibareler, Mesnevî ve daha birçok eser şârihin atıfta bulunduğu kaynaklardandır. 15. Ağa-zâde Mehmed Efendi "Ağa-zâde Mehmed Efendi", (ö ), Mesnevî "Mesnevî" Şerhi. Ağa-zâde, Gelibolu "Gelibolu" 'da doğmuştur. Babası Hasan, Yeniçeri Ağalığından mütekâid olduğu için Ağa-zâde'likle şöhret bulmuştur. İyi bir eğitimden sonra Konya "Konya" dergâhına giderek, Bostân Çelebi "Bostân Çelebi" 'nin dervişi olan Ağa-zâde, burada binbir günlük çileyi ikmâl etmiş ve daha sonra Çelebi'nin sefer iznini alarak Harameyn-i Muhteremeyn'i ziyaret etmiş, oradan Kudüs'e giderek Mescid-i Aksâ'da mutekif olmuştur. Bir süre İstanbul "İstanbul" 'da Beşiktaş Mevlevî-hânesi şeyhliği de yapan Ağa-zâde, daha sonra Gelibolu "Gelibolu" 'ya gitmiş ve ömrünün kalan kısmını Gelibolu Mevlevî-hânesi'nde Mesnevî "Mesnevî" dersleri vererek ve hâl erbabını terbiye ederek geçirmiştir. Ağa-zâde senesinde vefat etmiş ve kurucusu olduğu Mevlevîhâne Tekkesi'ne defnedilmiştir. [32] Mesnevî şerhinin bir nüshası Süleymaniye Kütüphanesi "Süleymaniye Kütüphanesi", Pertev Paşa, No.619'da bulunan ve XVII. yüzyıl Mevlevîleri arasında önemli bir yere sahip olan Ağa-zâde Mehmed Dede, sadece Mesnevî "Mesnevî" 'nin ilk onsekiz beytini şerh etmiş ve bu şerhi yaparken de çok büyük oranda, İsmâîl-i Ankaravî "Ankaravî" 'nin Şerh-i Mesnevî adlı eserinden etkilenmiştir. 16. İbrahim Cevrî "İbrahim Cevrî" Efendi (ö.1654), Hall-i Tahkikat. Asıl adı İbrahim olan Cevrî, İstanbul "İstanbul" 'da doğmuştur. Ailesi hakkında bilgi yoktur. Kaynaklarda iyi bir tahsil gördüğü, Ankaralı Rusûhî Dede'nin sohbetlerine ve Mevlevî tekkelerindeki semâlara devam ettiği, kendisine sanat olarak hattatlığı seçtiği kayıtlıdır. Hat sanatını Yenikapı Mevlevî-hânesi "Yenikapı Mevlevî-hânesi" 'nde ikâmet eden Abdî adlı bir Mevlevî hattattan öğrenen Cevrî, daha sonra Mevlevî tarikatine intisâb ederek, İsmâ'îl Rusûhî Dede ve Mesnevî "Mesnevî" şârihi Sarı Abdullah Efendi "Sarı Abdullah Efendi" 'lerin meclislerinde bulunmuştur. Cevrî, 1654 yılında İstanbul "İstanbul" 'da ölmüştür. [33] İbrahim Cevrî'nin Dîvân, Selîm-nâme, Hilye-i Çihâr-yâr-ı Güzîn "Hilye-i Çihâr-yâr-ı Güzîn", Aynü'l-Füyûz: Melhame, Nazm-ı Niyâz, Mu'ammâ Risâlesi "Mu'ammâ Risâlesi", Müfredât-ı Tıb Manzûmesi "Müfredât-ı Tıb Manzûmesi" ve Beyân-ı A'dâd-ı Sıfathâ-yı Nefs-i İnsânî "Beyân-ı A'dâd-ı Sıfathâ-yı Nefs-i İnsanî" adlarında birkaç eseri bulunmaktadır. Hall-i Tahkikat, Mesnevî'nin manzum şerhlerinden biridir ve Mesnevî "Mesnevî" 'den seçilen 56 beyte aynı vezinde beşer beyit hâlinde yapılan bir şerhten meydana gelmektedir. Ancak, ilk onsekiz beyitten sonra şerhi yapılan beyitlerin ne amaçla seçildiklerine dair açıklayıcı bir bilgi bulunmamaktadır. 17. Sarı Abdullah Efendi "Sarı Abdullah Efendi" (ö.1661), Cevâhir-i Bevâhir-i Mesnevî "Mesnevî" Asıl adı Abdullah olup İstanbul "İstanbul" 'da doğmuştur. Babası Kuzey Afrika "Afrika" Müslümanlarından olup, sonradan İstanbul'a yerleşen Seyyid Muhammed "Seyyid Muhammed" 'dir. Anne tarafından dedesinin kardeşi olan Sadrazam Halil Paşa "Sadrazam Halil Paşa" onu küçük yaşında yanına alarak eğitimi ile ilgilenmiştir. Abdullah Efendi "Abdullah Efendi", medrese eğitimini aldıktan sonra tasavvuf ile ilgilenmiş ve yaşlarında Melâmiliğe girerek İdrîs-i Muhtefî "İdrîs-i Muhtefî" 'ye intisap etmiştir. Ayrıca büyük mutasavvıf, Azîz Mahmûd Hüdâî "Azîz Mahmûd Hüdâî" başta olmak üzere birçok tarikat büyüğünden ders almıştır. Halil Paşanın tezkireciliğini ve Reisü'l-Küttâblığını yaptıktan ve çeşitli devlet görevlerinde çalıştıktan sonra emekli olmuştur. Aynı zamanda iyi bir hattat ve yedi yeni zerrin türü lâle yetiştirmekle ünlü bir çiçekçidir.[34] Abdullah Efendi "Sarı Abdullah Efendi" 'nin mesnevî Şerhi dışında başta tasavvuf olmak üzere, çeşitli konularda birçok kitap ve risalesi vardır. Bunlar: Semerâtü'ü'l-Fuad Fi'l-Mebde-i ve'l-ma'âd

17 "Semerâtü'ül-Fuad Fi'l-Mebde-i ve'l-meâd", Nasîhatü'l-Mülk "Nasîhatü'l-Mülk", Tergibân li- Hüsnü's-Sülûk "Tergibân Li Hüsnü's-Sülûk", Mir'âtü'l-Esfiyâ fi Sıfat-ı Melâmiyet'l-Ahfiyâ "Mir'âtü'l-Esfiyâ fi Sıfat-ı Melâmiyet'l-Ahfiyâ", Ricâlü'l-Gayb "Ricâlü'l-Gayb", Tevkiât-ı Selâtin-i Osmâniyye "Tevkiât-ı Selâtin-i Osmâniyye", Mesleki'l-Uşşâk "Mesleki'l-Uşşâk", (Cevherü'l-Bidâye ve Dürretü'n Nihaye), Tercüme-i Makasıdi'l-Ayniyye "Tercüme-i Makasıdi'l-Ayniyye", Tedbiru'n- Neşeteyn ve İslahü'n-Nüshateyn "Tedbiru'n-Neşeteyn ve İslahü'n-Nüshateyn" ve Düstûru'l-İnşâ "Düstûru'l-İnşâ" 'dır. Sarı Abdullah Efendi'nin Cevâhir-i Bevâhir-i Mesnevî adlı eseri, Mesnevî'nin birinci cildinin şerhidir ve 'de İstanbul "İstanbul" 'da beş cilt olarak basılmıştır (Gölpınarlı, 1988:T). Mesnevi şerhinde çok geniş bir dinî-tasavvufî bilgi ve kültür birikiminin varlığı kendini gösterir. Ayrıca Arapça ve Farsça'ya olan hakimiyeti de dikkat çeken özelliklerinden biridir. Hacı Pîrî şerhinden izlerin görüldüğü eserde, Sarı Abdullah Efendi de Hacı Pirî gibi şerhini üçerli veya dörderli beyitler hâlinde ele almış; ancak Hacı Pîrî'den farklı olarak bir arada açıklamaya çalıştığı üçlü ve dörderli guruplardan olaşan beyitleri önce mısra mısra tercüme etmiş, daha sonra da söz konusu beyitleri toplu bir açıklama yoluna gitmiştir. Şerh sırasında âyetlerden çeşitli tefsirlere, hadis-i kudsîden hadislere, Mevlânâ'dan Mahmud-ı Şebüsterî'ye ve Cüneyd-i Bağdadî'den İbn-i Arabî'ye kadar çok geniş bir yelpazeye yayılan atıf kaynakları da dikkat çeken bir başka husustur. 18. Şifâî Derviş "Şifâî Derviş" (ö ); Şerhü'l-Kitâbü'l-Mesnevî "Mesnevî". Esrâr Dede Tezkîresi' "Esrâr Dede Tezkîresi" ndeki bilgilere göre Kastamonu "Kastamonu" 'da doğan Şifâî Derviş "Şifâî Derviş" 'in asıl adı Muhammed "Muhammed" olup, Hasan Efendi'nin oğludur. Medine payesi, İzmir, Sultân Selîm Medresesi "Sultân Selîm Medresesi" müderrisi, Bursa ve Eyüp kadılıklarında bulunmuştur. Bahâyî Efendi'nin şeyhülislâmlığı zamanında Şâm "Şâm" ve Mısır "Mısır" 'da müderrislik yapmış, 'da Anadolu kazaskeri ve buradan ayrıldıktan sonra Medine'ye giderken Konya "Konya" 'da Mevlevî, 'de de Mısır "Mısır" 'da şeyh olmuştur. Şifâî Derviş 68 yaşında Mısır'da ölmüş ve Mevlevî-hânesinde gömülmüştür. [35] Bilinen tek eseri Mesnevî'nin tamamının "Mesnevî" şerhi olan Şifâî Derviş, şerhinde kendinden önceki şerhlerin etkisinde kalarak klasik şerh yöntemine uymuş; önce şerhini yapacağı Farsça beyti vermiş, daha sonra da tercüme ve çeşitli kaynaklardan yaptığı iktibaslarla şerhini gerçekleştirmiştir. 19. Adnî Receb Dede "Adnî Receb Dede" ; (ö.1683) Nahl-i Tecellî "Nahl-i Tecellî". Adnî Receb Dede, Siroz'da doğmuş ve âlim bir kişinin oğludur. O civarda bulunan Mevlevî şeyhi Ramazan Dede'ye intisab etmiş ve bir müddet adı geçen şeyhin hizmetinde bulunmuştur. Daha sonra Bağdat'a gitmiş, orada yapılan bir dergâhın şeyhi olmuş bir müddet irşâd görevinde bulunduktan sonra tekrar memleketine dönmüştür. Bu arada XVII. Yüzyılın önemli simalarından Neşâtî Dede ve Şeyh Mehmed Ağazâde ile sohbet etme imkânı bulmuştur. Kaynaklarda bir süre Konya'da inzivaya çekildiği konusunda da bilgiler mevcuttur.[36] Adnî Receb Dede'nin Divan ve Nahl-i Tecellî adlı iki eseri vardır. Adnî "Adnî", Nahl-i Tecellî adlı bu eserinde Mevlânâ'nın "Mevlânâ'nın" Mesnevî'sinde aşk kelimesinin geçtiği 333 beyti seçerek, her birini beş Türkçe beyitle şerh etmiştir. Eserde önce şerh beyitleri, sonra Mesnevî "Mesnevî" 'den alınan beyitler yer alır. Şerh beyitlerinin beşincisinde genellikle Dinle Mevlânâ cenâbından ne der; Öyle remz etmemiş o sultân-ı bekâ; Bak ne buyrur Mesnevî'yi al ele; Böyle takrir eyler ol sultân-ı dîn, Al haber pîr-i bülend elkâbdan gibi söyleyişler yer alır. Böylece sözlerinin dayanağının Mevlânâ ve Mesnevî olduğuna işaret etmek ister. [37] Adnî Receb Dede, şerhinde, aşk hakkındaki sözlerini desteklemek amacıyla Mesnevî "Mesnevî" beyitlerini delil olarak iktibas ettiği için Nahl-i Tecellî "Nahl-i Tecellî" 'ye şerhten çok bir tefsir gözüyle bakmak gerekir. 20. Ali Derviş (ö.xvii) "Ali Derviş", Şerh-i Cezîre-i Mesnevî "Mesnevî".

18 Doğum ve ölüm tarihleri hakkında herhangi bir bilgi bulunmayan Ali Derviş "Ali Derviş", Şeyh Hamdullah "Şeyh Hamdullah" okulunun en ünlü hattatıdır ve Osmanlı hattatlarının pîri sayılan Şeyh Hamdullah "Şeyh Hamdullah" 'ın izleyicilerinden Halid-i Erzurumî'nin öğrencisidir. Gençliğinde Yeniçeri Ocağı'nda çavuşluk yapmışsa da, daha sonraları ocaktan ayrılmış ve yalnızca hattatlıkla uğraşmıştır. Hat tarihi ile ilgili kaynaklar 1716'da ölen öbür Derviş Ali (Ambarcı-zâde "Ambarcı-zâde" ) den ayırmak için ondan Büyük Derviş Ali olarak söz eder. Ayrıca Şeyh Hamdullah kadar usta bir hattat olduğundan Şeyh-i Sânî unvanıyla anılır. Hâfız Osman'a hocalık etmiş olan Derviş Ali, kırkı aşkın Kur'ân "Kur'ân", sayısız en'am, dua kitabı, kıta ve murakka yazmıştır.[38] Eserleri içinde Yûsuf-ı Sîne-çâk "Yûsuf-ı Sîne-çâk" 'ın Cezîre-i Mesnevî "Cezîre-i Mesnevî" adlı eserinin şerhi de bulunmaktadır. Ali Dervîş Efendi'nin eserine şerhten ziyade bir intihal olarak bakmak gerekir. Çünkü XVI. yüzyılın önde gelen Mevlevî şair ve Mesnevî şârihlerinden biri olan Mehmed İlmî Dede "Mehmed İlmî Dede" 'nin Şerh-i Cezîre-i Mesnevî adlı eserinden intihal derecesinde alıntılar vardır ve söz konusu eserin basit bir kopyası olarak değerlendirmek mümkündür. Bu nedenle şerh hakkında hem konu hem de dil ve üslup açısından herhangi bir tespit ve değerlendirmede bulunmanın önemi olmasa gerek. 21. Mehmed el-mevlevî (ö.xvii.yy), Mesnevî-i Ma'nevî. Hakkında herhangi bir bilginin bulunamadığı Mehmed el-mevlevî, kütüphane kayıtlarındaki bilgilerden anlaşılacağı üzere Mevlevî'dir. Eseri Mesnevî'nin birinci cildinin mensur şerhini ihtiva etmektedir. Eserin yazılış tarihi hakkında bir kayıt da bulunmamaktadır. Ancak eserin yıllarında Şeyh Ahmed el Tacir tarafından talik hatla istinsah edildiğine dair bir bilgi bulunmaktadır.[39] 22. Ambarcı-zâde "Ambarcı-zâde" Derviş "Ambarcı-zâde Derviş" (Küçük Ali) (ö. 1715), Esrârü'l- Ârifîn ve Sirâcü't-Tâlibîn. Ambarcızâde Derviş "Ambarcı-zâde", İstanbul "İstanbul" 'da doğmuştur. Hâfız Osman okuluna bağlı hattattır. Hayatı ile ilgili çok az bilgi vardır. Mevlevî tarikatinden olan babası ambarcılıkla uğraştığından oğlu Ali daha çok Ambarîzâde olarak tanınmıştır. Kaynakların Çelebioğlu (Alaca) Mescidi'nin imamı olduğunu bildirdikleri Ali, Aklam-ı Sitte'yi Ağakapılı İsmâ'îl b. Alî "Ağakapılı İsmâ'îl b. Alî" 'den öğrenmiştir. Hat tarihi ile ilgili kitaplarda Büyük Derviş Ali'den ayırmak için Küçük Derviş Ali, Derviş Aliyy-i Sâni, bazen de İmam Derviş Ali lâkabı ile anılmıştır. Günümüze kalan eserlerinin çoğu kıta ve murakka türündedir. Esrârü'l-Ârifîn ve Sirâcü't-Tâlibîn "Esrârü'l- Ârifîn ve Sirâcü't-Tâlibîn" adlı Mesnevî "Mesnevî" şerhi en tanınmış eserleri arasındadır. [40] Yer yer Sürûrî ve Ankaravî şerhlerinin izleri görülen Ambarcızâde şerhi, bütün Mesnevî şerhleri içinde gerçekten dikkate alınması gereken şerhlerden biridir. Sürûrî, Sudî, Ankaravî, Sarı Abdullah Efendi ve İsmail-i Bursevî gibi tanınmış şârihlerin gölgesinde kalarak fazla tanınmayan şârihin eserinde izlediği yol, ortaya koyduğu açıklamalar ve bu açıklamaları desteklemek amacıyla yaptığı iktibaslar, yukarıda adları geçen şârihlerden çok da geride kalır nitelikte olmadığını göstermektedir. Şerhine Farsça beyitteki kelime edatların hem sözlük hem de beyitteki anlamları üzerinde uzun uzun durarak başlayan şârih, daha sonra beyitte yer alan anahtar/kelimelerden neyin murat edildiği üzerinde ayrıntılı bir şekilde durur. Bu arada başta âyet ve hadisler olmak üzere Mollâ Câmî'den Mevlânâ'ya, Ahmed-i Hemâdânî'den Şeyh Sadi'ye kadar çok sayıda şairin şiirlerinden iktibaslar yaparak şerhini gerçekleştirmiştir. 23. Tâlibî Hasan Efendi (ö ), Yetîmü'ş-Şürûh/ Şerh-i Mu'dalât-ı Mesnevî Tâlibî Hasan Efendi, Rumeli'nde İştib adı kasabada doğmuş, daha sonra Selânik şeyhî Vecdî Dede'nin hizmetinde ve şeyhin vefatından sonra da onun yerinde görev yapmış, taassub sahiplerinin tezviretindan dolayı görevinden alınmıştır. Ancak tekrar görevine dönmüş ve önce Selanik daha sonra da Mısır Mevlevîhanelerine şeyh olmuştur. Yüz yaşına yakın bir zamanda H.1130/M 'de vefat etmiştir.[41] Tâlibî Hasan Dede aynı zamanda şairdir ve şiirlerinde çağdaşı Vecdî etkisi dikkat çeker. Şerh-i

19 Mu'dalât-ı Mesnevî adlı eseri Mesnevî'nin üçüncü cildinin şerhini içermektedir.[42] Yazar eserinin mukaddemesinde 1691'de Selanik Mevlevîhanesi'ne tayin edildiği zaman Mevlevî kitaplığında Sürûrî ve Şem'î'nin Mesnevî şerhlerinin ve Ankaralı Rusûhî Dede'nin Mesnevî şerhinin üçüncü cildinin olmadığını görünce bu eseri yazdığını açıklar. Eserde Ankaravî şerhinin izlerin görmek mümkündür. 24. İsmâîl-i Bursevî "İsmâ'îl-i Bursevî" (Bursalı İsmâ'îl Hakkı)(d ö.1725), Ruhu'l-Mesnevî. 1653'te bugünkü Bulgaristan "Bulgaristan" 'ın Aydos kasabasında doğmasına karşılık uzun süre Bursa'da yaşadığı ve orada vefat ettiği için Bursevî diye tanınan İsmail Hakkı küçük yaştan itibaren tasavvufa merak sarmış ve bu çerçevede Edirne "Edirne" 'de Abdulbaki Efendi "Abdulbaki Efendi" 'den İstanbul'da ise Osmân Fazlı Efendi "Osmân Fazlı Efendi" 'den ders almıştır. Bursevî'nin tasavvufta ve diğer ilimlerdeki olgunlaşması bu devrede olmuştur. 1675'te halifelik alan ve Üsküp "Üsküp" 'e vaaz ve irşad için gönderilen Bursevî, 1681'de Köprülü'ye oradan da 1682'de Usturumca'ya gitmiştir. 1685'te tekrar Edirne'ye gelmiş ve bu esnada Bursa halifesi Şeyh Sun'ullâh el-amâsevî "Şeyh Sun'ullâh el-amâsevî" 'nin vefatı üzerine, yerine Bursa halifesi tayin edilmiştir. Meşhur tefsir kitabı Rûhu'l-Beyân fî Tefsîri'l-Kur'ân "Kur'ân" 'ı burada kaleme almıştır. Oldukça hareketli bir hayat süren Bursevî, 20 Temmuz 1725'te Bursa'da vefat etmiştir. [43] Bursevî'nin çoğu şerh niteliğinde olan çok sayıda eseri bulunmaktadır. Bunlardan bazıları şunlardır: Tefsîr-i Rûhu'l-Beyân "Tefsîr-i Rûh-ul-Beyân", Şerh-i Muhammediyye "Şerh-i Muhammediyye" (iki cilt), Şerh-i Mesnevî "Mesnevî" (iki cilt), Şerh-i Pend-i Attâr "Şerh-i Pend-i Attâr", Şerh-i Bostân "Şerh-i Bostân", Şerh-i Hadîs-i Erba'în "Şerh-i Hadîs-i Erba'în", Kitâbü'l-Kebîr "Kitâbü'l-Kebîr", Kitâbü'n-Netîce "Kitâbü'n-Netîce", Hüccetü'l-Bülegâ "Hüccetü'l-Bülegâ", Kenz-i Mahfî "Kenz-i Mahfî", Silsile-i Nâme-i Celvetî, Kitâbü'l-Mir'ât "Kitâbü'l-Mir'ât", Risâle-i Vahdet-i Vücûd "Risâle-i Vahdet-i Vücûd", Şerhu Salâti'ş-Şifâ "Şerhu Salâti'ş-Şifâ", Esrâru'l-Hâc "Esrâru'l-Hâc", Şerhu Dibâce-i Kasîde-i İbn Fârid "Şerhu Dibâce-i Kasîde-i İbn Fârid", Risâletü'n-Nesâyih "Risâletü'n-Nesâyih", Dîvân. Rûhu'l-Mesnevî "Rûhu'l-Mesnevî", Mesnevî'nin birinci cildinin ilk 738 beytinin şerhini ihtiva etmektedir.[44] Şerhler içinde en ayrıntılı açıklamalara sahip şerhlerin başında Bursevî'nin şerhi gelmektedir. Oldukça zengin bir atıf kaynağı ile dikkat çeken şerhte başta âyet ve hadisler olmak üzere tefsirler, kendisine, Mevlânâ'nın Mesnevî'sine ve başka şairlere ait şiirler söz konusu atıflar içinde yer alanlardandır. Bursevî'nin özellikle Mesnevî'nin birinci beyti ve bu beyitteki bişnev kelimesinin ilk harfi olan b harfi ile ilgili olarak ortaya koyduğu birbirinden farklı tespit ve değerlendirmeler, şerhinin en dikkate değer yönlerinden biridir. Şerhine önce Farsça beyti vererek başlayan Bursevî, daha sonra, Lügat-ı Hüsamî ve Lügat-ı Arabî gibi değişik sözlükler yardımıyla beyitteki kelimelerin anlamlarını vermiş, en sonda da birbirinden farklı kaynaklardan iktibaslarla şerhi gerçekleştirmiştir. Bursevî şerhi tıpkı Ankaravî ve Sarı Abdullah şerhleri gibi tasavvufî açıklamalarla da dikkat çekmektedir. 25. Meknî Efendi (XVII.yy), Şerh-i Cezîre-i Mesnevî. Yûsuf-ı Sine-çâk'ın Cezîre-i Mesnevî adlı Mesnevî'den intihab 366 beyti ihtiva eden eserinin şerhidir. Şarih, III. Ahmed devrinde İstanbul'da yaşamıştır. Meknî Efendi aynı zamanda bir Mevlevi şeyhidir. Şerh-i Cezîre-i Mesnevî adlı eserini Sultan III. Ahmed'in emri ile yazmıştır.[45] 26. Şeyh Gâlib "Şeyh Gâlib" (ö.1799), Şerh-i Cezîre-i Mesnevî "Mesnevî". Asıl adı Mehmed olan Şeyh Gâlib "Şeyh Gâlib", Mevlevî tarikatının önde gelenlerinden biri olup 1757 senesinde İstanbul "İstanbul" 'da doğmuştur. Babası Mevlevî yolunda yetişmiş ârif ve şâir bir zât olan Mustafa Reşîd Efendi "Mustafa Reşîd Efendi", annesi ise Emine Hanım "Emine Hanım" 'dır. Gâlib, ilk derslerini babasından ders almış, daha sonra Süleymân Neşet Efendi "Süleymân Neşet Efendi" den Farsça öğrenmiştir. Arapçayı da öğrenip küçük yaşta tasavvufa yönelen Gâlib, bir müddet Dîvân-ı Hümâyûn kaleminde çalışmıştır senesinde Konya "Konya" 'da bir müddet

20 Mevlânâ "Mevlânâ" Dergâhında kalmış, Seyyid Ebû Bekir Dede "Seyyid Ebû Bekir Dede" 'ye talebe olup, Mevlevî yolunda yetişmek için büyük gayret göstermiştir. Seyyid Alî Nutkî Dede Efendi "Seyyid Alî Nutkî Dede Efendi" den hilâfet alıp, Galata Mevlevî-hânesinde şeyh olarak vazîfelendirilmiş ve ömrünün sonuna kadar bu hizmeti yürütmüştür senesinde İstanbul'da vefât eden Gâlib'in türbesi, Galata Mevlevî-hânesi "Galata Mevlevî-hânesi" 'ndedir. Şeyh Gâlib'in Şerh-i Cezîre-i Mesnevî dışında Divan, Hüsn ü Aşk, es-sohbetü'l-sâfiyye, Tezkire-i Şu'arâ-yı Mevleviyye "Er-Risâletü'l-Behriyye fî Tarîkati'l-Mevlevîyye" adlı eserleri daha vardır. Şerh-i Cezîre-i Mesnevî'de klâsik şerh metoduna sadık kalan Şeyh Gâlib, Mesnevî beyitlerini verdikten sonra, söz konusu beyitlerdeki kelime ve tamlamaların anlamlarını vererek tercüme etmiş ve en sonda da beytin şerhini yapmıştır. Şerh sırasında başta âyet-i kerime ve hadis-i şerifler olmak üzere değişik kaynaklardan iktibaslar yapmıştır. Farsça bilmeyen sâliklere Mesnevî hakkında bilgi vermek, tasavvufun bazı inceliklerini anlatmak ve benimsetmek amacıyla kaleme alınan bu eser, yazarın geniş bilgi ve kültür seviyesi yanında, nesir sahasındaki kabiliyetini göstermesi bakımından da oldukça önemlidir.[46] 27. Erzurumlu Ahmed Naim (ö.xix..) "Erzurumlu Ahmed Naim" ; Mesnevî Şerhi. Erzurumlu olan Ahmed Naim'in ne zaman doğduğuna dair bir bilgi yoktur. Babasının vefatı üzerine ticarete başlamış ancak; malını çaldırması üzerine ticaretten vazgeçerek ilim öğrenmeye karar vermiştir. Bu amaçla önce Mısır'a gitmiş, burada altı-yedi sene kalmış yöre halkının kendisini istememesi üzerine önce Konya'ya daha sonra da İstanbul'a gelmiştir. Ankara mutasarrıfı Abdurrahman Paşa'nın divan kâtipliği görevinde de bulunan Ahmed Naim, bu arada adını vermediği bir Mevlevî dergâhında halkı irşad görevinde bulunmuştur. Erzurumlu Ahmed Naim19. yüzyılın başlarında vefat etmiştir. Ahmed Naim'in bilinen tek eseri olan Mesnevî şerhi, Mesnevî'nin dördüncü defterinin şerhini içermektedir. Şârih kendisinden önce Derviş Ganem adında birinin ömrünün vefa etmemesinden dolayı Mesnevî'nin ancak ilk üç cildinin şerhini yapabildiğini, şerhi yarıda bırakmamak amacıyla dördüncü defterin şerhine başladığını belirtir. Ahmed Naim, eserin başında, Cenab-ı Hakk'a dua ve tazarru ile Hz. Peygamber'e salât ve selâmı (hamdele ve salveleyi) müteakib eser hakkında malumat verir. Bu kısımda Mesnevîyi över ve daha sonra da kendi hayatı hakkında bilgiler verir. Bundan sonra ise Mesnevî'nin şerhine geçer ve her beyti ayrı ayrı ele alarak (bazen iki-üç beyti bir arada şerh etmiştir), kelime kelime gramer bilgilerini de vererek tercüme ve şerh ederek Hz. Mevlânâ'nın muradını anlatmaya çalışır.[47] 28. Bağdâtlı Âsım "Bağdâtlı Âsım" (ö.xviii.yy), Mesnevî "Mesnevî" Şerhi. Bağdât A'zamiye Medresesi "Bağdât A'zamiye Medresesi" müderrislerinden Seyyid Mehmed Efendi'ninin oğlu olan Âsım, Bağdât'ta doğmuştur. Babasından, onun vefatı üzerine Mehmed Kâsım-ı Şarzûrî "Mehmed Kâsım-ı Şarzûrî" 'den ders alarak Mevlevî-hâne Câmiînde ders vermeye ve tercümanlık yapmaya başlamış, daha sonra oğlu ile İstanbul "İstanbul" 'a gelmiştir. Zayıf olan Türkçe şiirlerinin yanında Arapça ve Farsça şiirleri de bulunan Âsım, çeşitli şairlere nazireler yazmıştır. Büyük mutasavvıflara yazdığı methiyelerin yanında tarihleri ve kasideleri de vardır. Şiirlerinde görülen önemli özellik devri hakkında verdiği bilgilerdir. [48] Bağdatlı Âsım'ın bilinen iki dîvânı vardır Söz konusu yazma dîvânlardan birinin sonuna Mesnevî "Mesnevî" 'nin Mukaddimesi ile ilk onsekiz beytin şerhinin yer aldığı küçük bir risale eklemiştir. Bâğdatlı Âsım'ın Mesnevî'nin ilk onsekiz beytinin şerhi diğer şerhlerle kıyaslandığında oldukça kısa ve İsmail-i Ankaravî şerhinin etkisinde kalmış, bir başka ifadeyle İsmail-i Ankaravî şerhinin kısa bir özeti niteliğinde bir şerhtir. Diğer şerhlerde olduğu gibi bu şerhte de âyet ve hadisler başta olmak üzere değişik kaynaklardan iktibasların varlığı dikkat çekmektedir. 29. Es-Seyyid el-hâc Muhammed Şükrî İbn Ahmed 'Atâ "Es-Seyyid el-hâc Muhammed Şükrî İbn Ahmed 'Atâ", (ö.xix yy), Müntehâbât-ı Mesnevî "Müntehâbât-ı Mesnevî". XVII. yüzyılın önde gelen ilim adamlarından İsmail-i Gelenbevî'nin damadı olan Muhammed

. Mevlana'nın Mesnevi'si ve Şerhleri

. Mevlana'nın Mesnevi'si ve Şerhleri TürkiyeAraştırmaları Literatür Dergisi, Cilt S, Sayı 10,2007, 469-504. Mevlana'nın Mesnevi'si ve Şerhleri Şener DEMiREL* BU YAZillA Mevlana Celaleddin-i Rfunl'nin dünyaca ünlü eseri Mesnevf'nin Türkçe

Detaylı

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu

Detaylı

GÜLŞEHRİ NİN MANTIKU T-TAYRI (GÜLŞEN-NÂME)

GÜLŞEHRİ NİN MANTIKU T-TAYRI (GÜLŞEN-NÂME) GÜLŞEHRİ NİN MANTIKU T-TAYRI (GÜLŞEN-NÂME) - M E T İ N V E A K T A R M A - Hazırlayan Kemal YAVUZ T. C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI KÜTÜPHANELER VE YAYIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 3131 KÜLTÜR ESERLERİ 414 ISBN

Detaylı

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi

Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi Ermenek Mevlevihanesi/ Karamanoğlu Halil Bey Tekkesi PROF. DR. NEJAT GÖYÜNÇ ARMAĞANI 305 Mevlüt ESER Prof. Dr. Yusuf KÜÇÜKDAĞ NEÜ A. Keleşoğlu Eğitim Fakültesi, Sosyal Bilgiler Eğitimi Mevlevilik, Mevlâna

Detaylı

RESTORASYON ÇALIŞMALARI

RESTORASYON ÇALIŞMALARI VAKIFLAR İSTANBUL I. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 2010 YILI RESTORASYON ÇALIŞMALARI (01.01.2011 Tarihi İtibari ile) restorasy n 175 restorasy n 175 RESTORASYONU TAMAMLANAN ESERLER (2004-2010) S.NO İLİ İLÇESİ TAŞINMAZ

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

ve Manisa Muradiye Kütüphanesi nde iki nüshası Bursalı Mehmet Tahir Efendi

ve Manisa Muradiye Kütüphanesi nde iki nüshası Bursalı Mehmet Tahir Efendi EROĞLU NÛRİ (d.?-ö.1012/1603) tekke şairi Açıklama [eç1]: Madde başlarında şairlerin mahlaslarının olmasına özen gösterilmeli. Ancak şairin tanıtıcı özellikleri virgülden sonra yazılmalı. Açıklama [eç2]:

Detaylı

MU ÎNÎ NİN MESNEVÎ-İ MURÂDİYYE Sİ. Hazırlayan Prof. Dr. Kemal YAVUZ

MU ÎNÎ NİN MESNEVÎ-İ MURÂDİYYE Sİ. Hazırlayan Prof. Dr. Kemal YAVUZ MU ÎNÎ NİN MESNEVÎ-İ MURÂDİYYE Sİ ŝ Hazırlayan Prof. Dr. Kemal YAVUZ T. C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI KÜTÜPHANELER VE YAYIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 3133 KÜLTÜR ESERLERİ 416 ISBN 978-975-17-3349-8 www.kulturturizm.gov.tr

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Kenan Erdoğan Unvanı. Adı Soyadı. Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri

ÖZGEÇMİŞ. Kenan Erdoğan Unvanı. Adı Soyadı. Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı Kenan Erdoğan Unvanı Doçent Doğum Tarihi veyeri Yozgat 01 Mart 1963 Görev Yeri Manisa Daha Önce Bulunduğu Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Araştırma Görevlisi, Celal Bayar Üniversitesi

Detaylı

İslâmî Türk Edebiyatı Sempozyumu

İslâmî Türk Edebiyatı Sempozyumu İslâmî Türk Edebiyatı Sempozyumu Arap ve Türk Edebiyatında Dinî Edebiyatın Müşterekleri Prof. Dr. Mehmet Akkuş 1 Hiç şüphe yok ki İslâm, Türk milletinin hayatında büyük ve köklü değişiklikler meydana getirmiştir.

Detaylı

Prof. Dr. Osman HORATA TDE 472 Eski Türk Edebiyatı Ders Notları

Prof. Dr. Osman HORATA TDE 472 Eski Türk Edebiyatı Ders Notları KLASİK ÜSLUP Günlük konuşma diline ait unsurların yoğun bir şekilde kullanıldığı folklorik üslup, klasik estetiğin derinlik ve zarafetinden yoksun olması sebebiyle basit bulunmuş, folklorik üslubun yüzeyselliğine

Detaylı

KİŞİSEL BİLGİLER. Mehmet AKKUŞ. Prof. Dr. İslam Tarihi ve Sanatları. makkus2@hotmail.com

KİŞİSEL BİLGİLER. Mehmet AKKUŞ. Prof. Dr. İslam Tarihi ve Sanatları. makkus2@hotmail.com KİŞİSEL BİLGİLER Adı-Soyadı: Unvan: Mehmet AKKUŞ Prof. Dr. Doğum Yeri ve Yılı: Balıkesir/ 1955 Bölüm: İslam Tarihi ve Sanatları Tel: E-Posta: makkus2@hotmail.com EĞİTİM BİLGİLERİ Derece Bölüm/Program Üniversite

Detaylı

MEVLÂNA ÇEVRESİNDEKİLER, MEVLEVÎLİK VE ESERLERİYLE İLGİLİ ESKİ HARFLİ TÜRKÇE ESERLER

MEVLÂNA ÇEVRESİNDEKİLER, MEVLEVÎLİK VE ESERLERİYLE İLGİLİ ESKİ HARFLİ TÜRKÇE ESERLER MEVLÂNA ÇEVRESİNDEKİLER, MEVLEVÎLİK VE ESERLERİYLE İLGİLİ ESKİ HARFLİ TÜRKÇE ESERLER Hazırlayan Dr. Ali TEMİZEL S.Ü. Mevlâna Araştırma ve Uygulama Merkezi Yayınları Yayın No: 4 Kaynak Eserler Serisi No:

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal

Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108. Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4. Fakrnâme Vîrânî Abdal Revak Kitabevi, 2015 Tüm hakları Revak Kitabevi ne aittir. Sertifika No: 23108 Revak Kitabevi: 30 Bektaşîlik Serisi: 4 Fakrnâme Vîrânî Abdal Yayına Hazırlayan Fatih Usluer ISBN: 978-605-64527-9-6 1. Baskı:

Detaylı

ULUSAL SEMPOZYUM TARİHİ SÜREÇTE MEVLÂNA VE ESERLERİ

ULUSAL SEMPOZYUM TARİHİ SÜREÇTE MEVLÂNA VE ESERLERİ ULUSAL SEMPOZYUM TARİHİ SÜREÇTE MEVLÂNA VE ESERLERİ 08-10 ARALIK 2011 SELÇUK ÜNİVERSİTESİ ALAEDDİN KEYKUBAT YERLEŞKESİ S. DEMİREL KÜLTÜR MERKEZİ KONYA Sempozyum Onursal Başkanı Prof. Dr. Süleyman OKUDAN

Detaylı

Şeyhülislamlar kaynakçası

Şeyhülislamlar kaynakçası Şeyhülislamlar kaynakçası Sayıoğulları, R. S. (1991). Türk Ta'lik Yazı Ekolünün Doğuşunda Şeyhülislam Veliyüddin Efendi. (). "Osmanlı Devleti'nin Değerli Şeyhülislamlarından Kara Çelebizade Abdülaziz Efendi".

Detaylı

YRD. DOÇ. DR. ABDÜLKERİM GÜLHAN 0266 6121000/4508. agulhan@balikesir.edu.tr

YRD. DOÇ. DR. ABDÜLKERİM GÜLHAN 0266 6121000/4508. agulhan@balikesir.edu.tr YRD. DOÇ. DR. ABDÜLKERİM GÜLHAN ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Abdülkerim Gülhan İletişim Bilgileri Adres Balıkesir Ü. Fen Edebiyat Fakültesi Çağış Yerleşkesi Balıkesir Telefon Mail 0266 6121000/4508 agulhan@balikesir.edu.tr

Detaylı

Prof. Dr. Ahmet ÖGKE

Prof. Dr. Ahmet ÖGKE Öğrenim Durumu LİSANS Üniversite : Selçuk Üniversitesi Akademik Birim : İlahiyat Fakültesi İl : Konya Mezuniyet Yılı : 99 YÜKSEK LİSANS DOKTORA Prof. Dr. Ahmet ÖGKE Anabilim Dalı : Tasavvuf Doğum Yeri

Detaylı

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. Yayın Kataloğu

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı. Yayın Kataloğu Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayın Kataloğu 2013 2 TAHRÎRU USÛLİ L-HENDESE VE L-HİSÂB EUKLEIDES İN ELEMANLAR KİTABININ TAHRİRİ Nasîruddin Tûsî (ö. 1274) Meşhur Matematikçi Eukleides in (m.ö.

Detaylı

tasavvuf İlnı1 ve Akademik Araşt:ınna Dergisi

tasavvuf İlnı1 ve Akademik Araşt:ınna Dergisi tasavvuf İlnı1 ve Akademik Araşt:ınna Dergisi Ankara 2005 Klâsiklerimiz/XIII Mesnevî-i Manevî (Mevlânâ Celâleddîn Rûmî, 604/1207-672/1273) İsa ÇELİK Yard. Doç. Dr. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

GELENEKTEN SAPMALARIN KİTABI: OSMANLININ GÖRSEL ŞİİRLERİ

GELENEKTEN SAPMALARIN KİTABI: OSMANLININ GÖRSEL ŞİİRLERİ GELENEKTEN SAPMALARIN KİTABI: OSMANLININ GÖRSEL ŞİİRLERİ Ahmet AKDAĞ 1. Dr. Özer ŞENÖDEYİCİ : Şenödeyici, 1981 yılında Kocaeli de doğdu. İlk ve ortaöğrenimi bu şehirde tamamladıktan sonra 1999 yılında

Detaylı

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar Eda Yeşilpınar Hemen her bölümün kuşkusuz zorlayıcı bir dersi vardır. Öğrencilerin genellikle bu derse karşı tepkileri olumlu olmaz. Bu olumsuz tepkilerin nedeni;

Detaylı

Yıl: 9 [Temmuz-Aralık 2008], sayı: 22 ISSN 1302-3543

Yıl: 9 [Temmuz-Aralık 2008], sayı: 22 ISSN 1302-3543 Ankara 2008 Yıl: 9 [Temmuz-Aralık 2008], sayı: 22 ISSN 1302-3543 İmtiyaz Sahibi Aseray ltd. Şti. adına Aytekin Çelebi Editör Editör Yardımcıları Yrd. Doç. Dr. Halil İbrahim Şimşek Dr. Vahit Göktaş Yayın

Detaylı

UNESCO GENEL KONFERANSLARI TARAFINDAN İLAN EDİLEN ANMA VE KUTLAMA YILDÖNÜMLERİ

UNESCO GENEL KONFERANSLARI TARAFINDAN İLAN EDİLEN ANMA VE KUTLAMA YILDÖNÜMLERİ UNESCO GENEL KONFERANSLARI TARAFINDAN İLAN EDİLEN ANMA VE KUTLAMA YILDÖNÜMLERİ UNESCO Genel Merkezi nde iki yılda bir UNESCO Üyesi devletlerin katılımıyla gerçekleşen Genel Konferanslar sırasında, üye

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. II. (Link olarak verilecektir.)

ÖZGEÇMİŞ. II. (Link olarak verilecektir.) ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı (Unvanı) İsrafil BABACAN (Doç.Dr.) Doktora: Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2008. E-posta: (kurum/özel) ibabacan@ybu.edu.tr; ibabacan76@gmail.com Web sayfası Santral No:

Detaylı

ŞEYH GALİB İN ŞERH-İ CEZİRE-İ MESNEVİ SİNE DAİR BAZI TESPİTLER

ŞEYH GALİB İN ŞERH-İ CEZİRE-İ MESNEVİ SİNE DAİR BAZI TESPİTLER A. Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi [TAED] 54, ERZURUM 2015, 303-312 ŞEYH GALİB İN ŞERH-İ CEZİRE-İ MESNEVİ SİNE DAİR BAZI TESPİTLER Öz Mesnevi-i Manevi müellifi Mevlana Celaleddin-i Rumi (öl.

Detaylı

Hoca Abdülkadir e Atfedilen Terkipler Erol BAŞARA *

Hoca Abdülkadir e Atfedilen Terkipler Erol BAŞARA * C.Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi XII/2-2008, 253-260 Hoca Abdülkadir e Atfedilen Terkipler Erol BAŞARA * Özet Bu çalışmada, Türk Müziğinin elyazması kaynaklarından, müstensihi ve yazarı belli olmayan, Yapı-Kredi

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Bizim Yunus u Şerh Eyledi!..

Bizim Yunus u Şerh Eyledi!.. On5yirmi5.com Bizim Yunus u Şerh Eyledi!.. Yunus aşığı Dr. Mustafa Tatçı ile Bizim Yunus un şiirlerini, şerhlerini ve çalışmalarını konuştuk. Yayın Tarihi : 2 Ekim 2010 Cumartesi (oluşturma : 11/7/2015)

Detaylı

İSMAİL DURMUŞ PROFESÖR

İSMAİL DURMUŞ PROFESÖR İSMAİL DURMUŞ PROFESÖR ÖZGEÇMİŞ YÜKSEKÖĞRETİM KURULU 26.05.2014 Adres : İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi İcadiye-Bağlarbaşı Caddesi, No: 40 34662 Üsküdar/İstanbul Telefon E-posta : : 2164740860-1226 Doğum

Detaylı

BAYRAM Yavuz, XIV-XV.Yüzyıl Gazel Şerhleri, Klâsik Çağlar Boyunca Gazel Şerhleri, Kriter Yay., İstanbul 2009, s.11-98.

BAYRAM Yavuz, XIV-XV.Yüzyıl Gazel Şerhleri, Klâsik Çağlar Boyunca Gazel Şerhleri, Kriter Yay., İstanbul 2009, s.11-98. Yayınlar Uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities) Uluslararası diğer hakemli dergilerde yayınlanan makaleler BAYRAM Yavuz, 16.Yüzyıldaki Bazı Divan Şairlerinin

Detaylı

Efendim! Şu direğin arkasında Ekmekçi Koca vardır, benden daha âlim ve âriftir. diyerek Şeyh Hamîdüddîn i açığa çıkarmıştır.

Efendim! Şu direğin arkasında Ekmekçi Koca vardır, benden daha âlim ve âriftir. diyerek Şeyh Hamîdüddîn i açığa çıkarmıştır. Hacı Bayram'ın Şeyhi: Hamîdüdîn-i Aksarâyî (Somuncu Baba) Şeyh Hamîdüddîn-i Velî el-aksarâyî aslen Kayserili olup Şeyh Şemseddîn-i Mûsâ isimli zâtın oğludur. İlk tasavvufî bilgilerini babasından elde etmiş

Detaylı

ORTA ASYA (ANONİM) KURAN TERCÜMESİ ÜZERİNDE ÖZBEKİSTAN DA YAPILMIŞ BİR İNCELEME. ТУРКИЙ ТAФСИР (XII-XII acp) *

ORTA ASYA (ANONİM) KURAN TERCÜMESİ ÜZERİNDE ÖZBEKİSTAN DA YAPILMIŞ BİR İNCELEME. ТУРКИЙ ТAФСИР (XII-XII acp) * - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic, p.981-986, TURKEY ORTA ASYA (ANONİM) KURAN TERCÜMESİ ÜZERİNDE ÖZBEKİSTAN DA YAPILMIŞ BİR İNCELEME ТУРКИЙ ТAФСИР

Detaylı

OSMANLILAR. 23.03.2015 Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu. İstanbul Ticaret Üniversitesi

OSMANLILAR. 23.03.2015 Yrd. Doç. Dr. Ali Gurbetoğlu. İstanbul Ticaret Üniversitesi OSMANLILAR 1 2 3 Osmanlılarda Eğitimin Genel Özellikleri Medreseler çok yaygın ve güçlü örgün eğitim kurumları haline gelmiş, toplumun derinden etkilemişlerdir. Azınlıkların çocuklarını üst düzey yönetici

Detaylı

SEMPOZYUM DAVETİYESİ ve PROGRAMI

SEMPOZYUM DAVETİYESİ ve PROGRAMI SEMPOZYUM DAVETİYESİ ve PROGRAMI Sayfa 2 Kuşadası Kurşunlu Han-Kervansaray Kuşadası Güvencin ada Kalesi Sayfa 3 01-03 Nisan 2016 tarihlerinde gerçekleştirilecek olan Kuşadası ve Civarında Tasavvufî Hayat

Detaylı

MEVLÂNÂ NıN İNCİLERİ (Rubâîler) Farsça asıllarından çeviren: Ahmet Kırca

MEVLÂNÂ NıN İNCİLERİ (Rubâîler) Farsça asıllarından çeviren: Ahmet Kırca MEVLÂNÂ NıN İNCİLERİ (Rubâîler) Farsça asıllarından çeviren: Ahmet Kırca AHMET KıRCA: 18 Şubat 1936 da Suşehri nde doğdu. Suşehri Cumhuriyet İlkokulu nda ilkokulu; Şebinkarahisar, Tirebolu ve Sivas ta

Detaylı

1. Yaşar Destanov, Mecmû'a-i Eş'âr (Süleymaniye Kütüphanesi Fatih Bölümü 4077) (vr. 1b-60b) 2014.

1. Yaşar Destanov, Mecmû'a-i Eş'âr (Süleymaniye Kütüphanesi Fatih Bölümü 4077) (vr. 1b-60b) 2014. EK - 4A ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Nihat Öztoprak İletişim Bilgileri : Tatlısu Mah. Namaz Sokak, Gülkonut Ap. Nr. 11, Daire 19 Adres Ümraniye/İSTANBUL Telefon Mail : 0533 211 79 21 :noztoprak@marmara.edu.tr

Detaylı

DERGİ YAYIN İLKELERİ

DERGİ YAYIN İLKELERİ 471 DERGİ YAYIN İLKELERİ 1. Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, yılda iki sayı (Haziran-Aralık) yayımlanan hakemli bir dergidir. 2. Derginin yayın dili Türkçe'dir, ancak Türkçe özet verilerek

Detaylı

1- el-kavaidul- esasiyye lil- Lugatil-arabiyye (Arapça), Seyyid Ahmet el-haşimi.

1- el-kavaidul- esasiyye lil- Lugatil-arabiyye (Arapça), Seyyid Ahmet el-haşimi. القواعد كتب A-GRAMER KİTAPLAR 1- el-kavaidul- esasiyye lil- Lugatil-arabiyye (Arapça), Seyyid Ahmet el-haşimi. 2- Mebâdiul-arabiyye (I-IV Cüz ) Arapça, Muallim REŞİT, eş-şartuni. 3- Câmiud-durûsil-arabiyye

Detaylı

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958)

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) Yahya Kemal Beyatlı 2 Aralık 1884 tarihinde bugün Makedonya sınırları içerisinde bulunan Üsküp te dünyaya geldi. Asıl adı Ahmet Agâh tır. Şehsuvar Paşa torunlarından olduğu

Detaylı

MUṢṬAFĀ NŪRĪ (d. 1824; ö. 1890)

MUṢṬAFĀ NŪRĪ (d. 1824; ö. 1890) HISTORIANSOFTHEOTTOMANEMPIRE MUṢṬAFĀNŪRĪ (d.1824;ö.1890) HAYATI 1240/1824 yılının Eylül ayında İzmir de doğmus olanm.n. 1 busȩhrinilerigelenailelerinden olan Mıṣır veya Tūnus kökenli Manṣūrīzādelere mensuptur.

Detaylı

OSMANLI ARAŞTIRMALARI

OSMANLI ARAŞTIRMALARI SAYI 38 2011 OSMANLI ARAŞTIRMALARI THE JOURNAL OF OTTOMAN STUDIES Kitâbiyat saraya mensûbiyet dönemini veya saraya sunduğu eserleri dolayısıyla sarayla olan bağlantısının ne oranda sürdüğünü/sürekli olduğunu

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Yrd. Doç. Dr. Hacı YILMAZ

ÖZGEÇMİŞ. Yrd. Doç. Dr. Hacı YILMAZ ÖZGEÇMİŞ Yrd. Doç. Dr. Hacı YILMAZ Adı Soyadı: Hacı YILMAZ Doğum Yeri ve Yılı: Yozgat/Yerköy - 1968 Akademik Unvanı: Yard. Doç. Dr. Görevi: Öğretim Üyesi Çalıştığı Birim: Yıldırım Beyazıt Üniversitesi,

Detaylı

Hz. Muhammed. (s.a.s.) in Doğumunun 1437 inci senesi vesîlesiyle.. 18 Mart 2008 Lütfi Kırdar Kongre Merkezi

Hz. Muhammed. (s.a.s.) in Doğumunun 1437 inci senesi vesîlesiyle.. 18 Mart 2008 Lütfi Kırdar Kongre Merkezi Hz. Muhammed (s.a.s.) in Doğumunun 1437 inci senesi vesîlesiyle.. 18 Mart 2008 Lütfi Kırdar Kongre Merkezi I.BÖLÜM Dua Şehitler için Salâ Okunması Ehl-i Beyt Muhabbeti Sinevizyon Gösterimi Açılış Konuşmaları:

Detaylı

İngilizce: 63 (YDS) ÖZGEÇMİŞ. Yrd. Doç. Dr. Hacı YILMAZ

İngilizce: 63 (YDS) ÖZGEÇMİŞ. Yrd. Doç. Dr. Hacı YILMAZ ÖZGEÇMİŞ Yrd. Doç. Dr. Hacı YILMAZ Adı Soyadı: Hacı YILMAZ Doğum Yeri ve Yılı: Yozgat/Yerköy - 1968 Akademik Unvanı: Yrd. Doç. Dr. Görevi: Öğretim Üyesi Çalıştığı Birim: Yıldırım Beyazıt Üniversitesi,

Detaylı

RAMAZAN ETKİNLİKLERİ - YENİKAPI SAHNE ETKİNLİKLERİ (28 HAZİRAN - 27 TEMMUZ 2014)

RAMAZAN ETKİNLİKLERİ - YENİKAPI SAHNE ETKİNLİKLERİ (28 HAZİRAN - 27 TEMMUZ 2014) RAMAZAN ETKİNLİKLERİ - YENİKAPI SAHNE ETKİNLİKLERİ (28 HAZİRAN - 27 TEMMUZ 2014) Tarih: 27 Haziran 2014 Cuma Teravih Saati 22.40 22.40 Nizamettin Sevil Nuri Osmaniye Camii İmamı Tarih: 28 Haziran 2014

Detaylı

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871

İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 İBRAHİM ŞİNASİ 1826-1871 Hayatı ve Edebi Kişiliği İbrahim Şinasi 5 Ağustos 1826 da İstanbulda doğdu. 13 Eylül 1871 de aynı kentte öldü. Topçu yüzbaşısı olan babası Mehmed Ağa 1829 da Osmanlı Rus savaşı

Detaylı

AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı

AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı 1 AnkaraVilayetiYabanabadKazası ŞeyhlerKaryesi(1.Ş.1256-28EYLÜL 1840)NüfusSayımı Karye-i Şeyhler ( 175) 1 1 1 Eş-şeyh Mehmed Arif ibn-i El-Hac Şeyh İbrahim Uzun boylu, Kır sakallı 60 2 Oğlu Şeyh İsmail

Detaylı

(TÜRKÇE-İNGİLİZCE) Gazi Üniversitesi, Hacı Bektaş Araştırma Merkezi (1998-2008)

(TÜRKÇE-İNGİLİZCE) Gazi Üniversitesi, Hacı Bektaş Araştırma Merkezi (1998-2008) (TÜRKÇE-İNGİLİZCE) Adı Soyadı (Unvanı) Hacı Yılmaz (Yrd. Doç. Dr.) Doktora Gazil Üniversitesi,Eğitim Bilimler Enstitüsü, 2008 E-posta: (kurum/özel) hyilmaz@ybu.edu.tr; hayilmaz@gazi.edu.tr. Web sayfası:

Detaylı

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TDE729 1 3 + 0 6 Sosyal bilimlerle ilişkili

Detaylı

S A I15 NUMBER Y I L08

S A I15 NUMBER Y I L08 S A I15 Y NUMBER Y I L08 Y E A R Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi Divan Edebiyatı Vakfı (DEV) yayınıdır. Yayın Türü Dizgi-Mizanpaj Baskı-Cilt Kapak Tasarım İlmî ve Edebî Divan Edebiyatı Vakfı Dizgi

Detaylı

Bu sayının Hakemleri

Bu sayının Hakemleri Bu sayının Hakemleri Doç. Dr. Osman Aydınlı (Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) Doç. Dr. Metin Bozkuş (Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi) Doç. Dr. İbrahim Görener (Erciyes Üniversitesi İlahiyat

Detaylı

Güneşle Aydınlananlar Uluslararası Şems i Tebrizi Sempozyumu Programı. 10 Aralık P E R Ş E M B E İstanbul a gelişler

Güneşle Aydınlananlar Uluslararası Şems i Tebrizi Sempozyumu Programı. 10 Aralık P E R Ş E M B E İstanbul a gelişler Güneşle Aydınlananlar Uluslararası Şems i Tebrizi Sempozyumu Programı 10 Aralık P E R Ş E M B E İstanbul a gelişler 11 Aralık C U M A İ S T A N B U L A ç ı l ı ş A ç ı l ı ş T ö r e n I 14:00 18:00 Yer:

Detaylı

Kültürümüzde Etkin Olan Tasavvufî Yorumlar

Kültürümüzde Etkin Olan Tasavvufî Yorumlar Kültürümüzde Etkin Olan Tasavvufî Yorumlar İçerisinde Türk düşünürü Hacı Bektaş-ı Veli nin de bulunduğu Horasan erenleri, göçle gelmiş Türkmen grupları, eğitim ve imar faaliyetleriyle aynı kültür potasında

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim 1984-1988

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim 1984-1988 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Âdem CEYHAN 2. Doğum Tarihi :11. 06. 1964, Harun 3. Unvanı : Profesör 4. Öğrenim Durumu : Doktora. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Marmara

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

KİTAP TANITIM VE DEĞERLENDİRME. İbn-i Bezzâz, Safvetü s-safâ, mukaddime ve tashîh: Gulâm-Rızâ Tabâtabâî, Mecd, Dânişgâh-i Âzâd İslâmî 1994.

KİTAP TANITIM VE DEĞERLENDİRME. İbn-i Bezzâz, Safvetü s-safâ, mukaddime ve tashîh: Gulâm-Rızâ Tabâtabâî, Mecd, Dânişgâh-i Âzâd İslâmî 1994. KİTAP TANITIM VE DEĞERLENDİRME Hazırlayan: Serap ŞAH İbn-i Bezzâz, Safvetü s-safâ, mukaddime ve tashîh: Gulâm-Rızâ Tabâtabâî, Mecd, Dânişgâh-i Âzâd İslâmî 1994. İslâm âleminde, çeşitli sahalarda temâyüz

Detaylı

Pa Sa Ça Pe Cu. Öğle Arası. Seminer ve Danışmanlık

Pa Sa Ça Pe Cu. Öğle Arası. Seminer ve Danışmanlık Öğr. Gör. Mehmet Selim AYDAY H-B {N} Duyma, Anlama (İstima) I, II H-E {N} Duyma, Anlama (İstima) I, II H-C {N} Duyma, Anlama (İstima) I, II H-A {N} Duyma, Anlama (İstima) I, II H-C {N} Duyma, Anlama (İstima)

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM Handır bu gönlüm, ya misafirhane Derd konuklar, derman konuklar, hayâl konuklar, melâl konuklar; mümkün konuklar, muhal konuklar. Hele hasret, hiç çıkmaz

Detaylı

Prof. Dr. Mehmet Ali BEYHAN Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı

Prof. Dr. Mehmet Ali BEYHAN Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ali BEYHAN Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr.Mehmet Ali BEYHAN ın Özgeçmişi: 1980 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü nden; Yakınçağ Tarihi esas sertifikası

Detaylı

Prof. Dr. Mehmet Ali BEYHAN Tel: [0 212] 455 57 00-15875 e-mail: mehmetalibeyhan@yahoo.com Oda no: 315

Prof. Dr. Mehmet Ali BEYHAN Tel: [0 212] 455 57 00-15875 e-mail: mehmetalibeyhan@yahoo.com Oda no: 315 Prof. Dr. Mehmet Ali BEYHAN Tel: [0 212] 455 57 00-15875 e-mail: mehmetalibeyhan@yahoo.com Oda no: 315 Doğum Tarihi ve Yeri: 1953 / Malatya EĞİTİM İlkokul: (1961 1966) Yazıca İlkokulu (Malatya) Lise: (1969

Detaylı

ŞEMSEDDİN SİVASÎ SEMPOZYUMU PROGRAM KİTAPÇIĞI 17-19 NİSAN 15 CUMA - CUMARTESİ - PAZAR FİDAN YAZICIOĞLU KÜLTÜR MERKEZİ-SİVAS

ŞEMSEDDİN SİVASÎ SEMPOZYUMU PROGRAM KİTAPÇIĞI 17-19 NİSAN 15 CUMA - CUMARTESİ - PAZAR FİDAN YAZICIOĞLU KÜLTÜR MERKEZİ-SİVAS ŞEMSEDDİN SİVASÎ SEMPOZYUMU PROGRAM KİTAPÇIĞI 17-19 NİSAN 15 CUMA - CUMARTESİ - PAZAR FİDAN YAZICIOĞLU KÜLTÜR MERKEZİ-SİVAS 2 ŞEMSEDDİN SİVASÎ SEMPOZYUMU 17-19 Nisan 2015 Fidan Yazýcýoðlu Kültür Merkezi

Detaylı

Feyizler, safâlar ziyâde ola. Tören Programı

Feyizler, safâlar ziyâde ola. Tören Programı Feyizler, safâlar ziyâde ola Tören Programı 07 Aralık 2014 Pazar Kandil Uyandırma Merasimi Sevgi ve Hoşgörü Yürüyüşü Saat: 13.30 Düzenleyen: Konya Büyükşehir Belediyesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Semâ

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ DERSİN KODU VE ADI TEZ 5000 Yüksek Lisans Tezi TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ DERSİN KODU VE ADI TEZ 5000 Yüksek Lisans Tezi TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan Dersi I UAD 8001 Uzmanlık Alan Dersi-II TİB 5660 Hadiste Sened ve Metin Tenkidi TİB 5190 Mukayeseli Hadis

Detaylı

Mevlânâ Celâleddin Rûmî nin Eserleri Üzerine Yapılan İngilizce Çalışmalar

Mevlânâ Celâleddin Rûmî nin Eserleri Üzerine Yapılan İngilizce Çalışmalar Mevlânâ Celâleddin Rûmî nin Eserleri Üzerine Yapılan İngilizce Çalışmalar Sâfi ARPAGUŞ Dr. M. Ü. İlahiyat Fakültesi Giriş Özet [Sâfi Arpaguş, Mevlânâ Celâleddin Rûmî nin Eserleri Üzerine Yapılan İngilizce

Detaylı

ÖZ GEÇMİŞ II. Akademik ve Mesleki Geçmiş

ÖZ GEÇMİŞ II. Akademik ve Mesleki Geçmiş ÖZ GEÇMİŞ I. Adı Soyadı (Unvanı) Mustafa ARSLAN (Yrd.Doç.Dr.) Doktora: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2007. E-posta: (kurum/özel) marslan@ybu.edu.tr; musarslan19@gmail.com Web sayfası

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

A COMMENTORY OF NUTUK OF SELAHADDİN-İ UŞŞÂKÎ

A COMMENTORY OF NUTUK OF SELAHADDİN-İ UŞŞÂKÎ SELAHADDİN-İ UŞŞÂKÎ NİN BİR NUTUK ŞERHİ Kezban PAKSOY * ÖZET Klâsik Türk Edebiyatı nda geniş yer tutan şerhler bir metni açıklamaya yönelik yapılan çalışmalardır. Bir metnin okurlar tarafından daha iyi

Detaylı

Osmanlı dan Günümüze Kur an Ve Hüsn-İ Hat Sempozyumu 01-03 Kasım 2013, Amasya

Osmanlı dan Günümüze Kur an Ve Hüsn-İ Hat Sempozyumu 01-03 Kasım 2013, Amasya Osmanlı dan Günümüze Kur an Ve Hüsn-İ Hat Sempozyumu 01-03 Kasım 2013, Amasya Hat sanatı denilince öncelikle Kur an-ı Kerim harfleri ile yazılmış güzel yazı sanatı akla gelir. Bu sanat, Kur an harflerinin

Detaylı

AKADEM K MAKALELER. M. Esad Coflan

AKADEM K MAKALELER. M. Esad Coflan M. Esad Coflan ...M. ESAD COfiAN çindekiler K saltmalar... 9 Sunufl... 11 Elyazmas Kitaplar 1... 13 Elyazmas Nedir?... 13 Türkiye deki Yazmalar... 14 Elyazmas Kitaplar 2... 17 Elyazmas Kitap Nedir?...

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: İskender PALA 2. Doğum Tarihi: 1958 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu:

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: İskender PALA 2. Doğum Tarihi: 1958 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: 1. Adı Soyadı: İskender PALA 2. Doğum Tarihi: 1958 3. Unvanı: Prof. Dr. 4. Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Türk Dili ve Edebiyatı İstanbul Üniversitesi 1979 Y. Lisans Doktora

Detaylı

Prof. Dr. Osman HORATA Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı

Prof. Dr. Osman HORATA Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı DANIŞMA KURULU Prof. Dr. Mustafa İSEN Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa S. KAÇALİN Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman HORATA Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof.

Detaylı

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI ŞEHİR TANITIM YAYINLARI 1 Yayın Adı: Şiir Şehir Urfa Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi Hazırlayan: Mehmet KURTOĞLU Sayfa Sayısı: 160 Toplam Baskı

Detaylı

Resim 170- Hattat Halim Bey in istifli celî sülüs besmelesi. Ýmza kýsmýnda Halim Bey, Hamid Bey in talebesi olduðunu belirtmiþtir. (Ýsmail Yazýcý Koleksiyonu) 133 Resim 171- Sivas Burûciye Medresesi nde

Detaylı

Fotobiyografi AHMET MİTHAT EFENDİ. AHMET MİTHAT (İstanbul, 1844-28 Aralık 1912)

Fotobiyografi AHMET MİTHAT EFENDİ. AHMET MİTHAT (İstanbul, 1844-28 Aralık 1912) AHMET MİTHAT (İstanbul, 1844-28 Aralık 1912) Coşkun ve Mehmet Cevdet imzalarını da kullandı. Annesi Nefise Hanım 1829'da Kafkasya'dan göç etmek zorunda kalmış bir Çerkez ailenin kızıdır. Babası Anadolu'dan

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ DERECE BÖLÜM/PROGRAM ÜNİVERSİTE YIL LİSANS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ 1991

ÖZGEÇMİŞ DERECE BÖLÜM/PROGRAM ÜNİVERSİTE YIL LİSANS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ 1991 ÖZGEÇMİŞ ADI SOYADI: HALİM GÜL DOĞUM TARİHİ: 09/05/1964 ÖĞRENİM DURUMU: DOKTORA DERECE BÖLÜM/PROGRAM ÜNİVERSİTE YIL LİSANS İLAHİYAT FAKÜLTESİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ 1991 Y. LİSANS SOSYAL BİLİMLER ANKARA ÜNİVERSİTESİ

Detaylı

www.mecmerkezi.org Site Haritası

www.mecmerkezi.org Site Haritası www.mecmerkezi.org Bu site, M. Es ad Coşan Vakfı tarafından 2011 de kurulan M. Es ad Coşan Araştırma ve Eğitim Merkezi tarafından yayınlanmaktadır. Bu site temel olarak Merhum Hocaefendi nin yazıları,

Detaylı

TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER

TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER - Allah'a İman ( 22 Öğeler ) - Allah'a Verilen Dilekçe ( 1 Makale ) - Oruç ve Ramazan ( 7 Öğeler ) - Sorular ve Cevaplar ( 1 Makale ) - Hz.Muhammed ( 13 Öğeler

Detaylı

Prof. Dr. Ahmet ÖGKE

Prof. Dr. Ahmet ÖGKE Öğrenim Durumu LİSANS Üniversite : Selçuk Üniversitesi Akademik Birim : İlahiyat Fakültesi İl : Konya Mezuniyet ı : 99 YÜKSEK LİSANS DOKTORA Prof. Dr. Ahmet ÖGKE Anabilim Dalı : Tasavvuf Doğum Yeri ve

Detaylı

Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır.

Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır. Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır. Bilindiği gibi bugün Müslümanların çoğu Hazret-i İsa nın (A.S.) hâla yaşamakta olduğuna ve gökte bulunduğuna

Detaylı

Mevlana ve Tefekkür. Kazım Öztürk tarafından yazıldı. Cuma, 20 Mart 2009 13:14

Mevlana ve Tefekkür. Kazım Öztürk tarafından yazıldı. Cuma, 20 Mart 2009 13:14 Tefekkür Herhangi bir mesele hakkında düşünme, zihni yorma, derin düşünme ve işin şuuruna varma.tefekkür; fikir kökünden gelir. Şuurlu hareket, bilinçli davranış, akıllı tavır sergilemek. Meseleler hakkında;

Detaylı

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul

Detaylı

VIII. Klâsik Türk Edebiyatı Sempozyumu (Alî Emîrî Hatırasına)

VIII. Klâsik Türk Edebiyatı Sempozyumu (Alî Emîrî Hatırasına) VIII. Klâsik Türk Edebiyatı Sempozyumu (Alî Emîrî Hatırasına) 15-17 Kasım 2012 DİYARBAKIR Dicle Üniversitesi Edebiyat ve Sanat Topluluğu ile Erciyes Üniversitesi Klâsik Türk Edebiyatı Topluluğu tarafından

Detaylı

Mevlana Değişim Programı

Mevlana Değişim Programı Mevlana Değişim Programı Mevlana Değişim Programı, yurtiçinde eğitim veren yükseköğretim kurumları ile yurtdışında eğitim veren yükseköğretim kurumları arasında öğrenci ve öğretim elemanı değişimini gerçekleştirmeyi

Detaylı

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım.

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım. ABUZER KARA 1.Kendinizi tanıtırımsınız. Ben Abuzer Kara 1961 Samsat doğumluyum.ilk ve orta öğrenimimi Samsat ta bitirdim.19 82 yılında evlendim.1983-1984 Yılları arasında askerlik görevimi ifa ettim.1987

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

Doç. Dr. Ahmet ÖGKE. Görev / Unvan Kurum Tarih Aralığı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni

Doç. Dr. Ahmet ÖGKE. Görev / Unvan Kurum Tarih Aralığı Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Öğrenim Durumu LİSANS Üniversite : Selçuk Üniversitesi Akademik Birim : İlahiyat Fakültesi İl : Konya Mezuniyet Yılı : 99 YÜKSEK LİSANS DOKTORA Doç. Dr. Ahmet ÖGKE Anabilim Dalı : Tasavvuf Doğum Yeri ve

Detaylı

2011 2012 KUBBEALTI SOHBETLERİ

2011 2012 KUBBEALTI SOHBETLERİ 2011 2012 KUBBEALTI SOHBETLERİ 1.Sohbet Fuzûlî ve Bestelenmiş Şiirleri (Sohbet ve Mûsıkî Programı) Konuşmacı: Özcan Ergiydiren Konu: Fuzûlî ve Bestelenmiş Şiirleri (Sohbet ve Mûsıkî Programı) Tarih: 1

Detaylı

Surre Alayı. Surre-i Hümâyun. Altınoluk. Surre Alayının Güzergâhları. Surre Alayının Güvenliği. Surre Alayının Yola Çıkması

Surre Alayı. Surre-i Hümâyun. Altınoluk. Surre Alayının Güzergâhları. Surre Alayının Güvenliği. Surre Alayının Yola Çıkması Surre-i Hümâyun Altınoluk Surre Alayının Güzergâhları Surre Alayının Güvenliği Surre Alayının Yola Çıkması Surrenin Vapur ve Trenle Yollanması Surre Alayının Dönüşü Kaynakça Surre Alayı Surre-i Hümâyun

Detaylı

Tarihin Gölgesinde Me ahir-i Meçhûleden Birkaç Zât Türk Kültürü Dergisi, .A.,

Tarihin Gölgesinde Me ahir-i Meçhûleden Birkaç Zât Türk Kültürü Dergisi, .A., Ali Emirî, Yemen Hatırâtı, Çev: Yusuf Turan Günaydın, Hece Yayınları, Ankara 2007, 119 S. Yemen Memories, Trans: Yusuf Turan Gunaydin, Hece Puslishing, Ankara 2007, 119 P. Yahya YEŞĐLYURT Ali Emirî Efendi

Detaylı

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.)

(Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) Ben seni sevdiğim için eğer bahâ derler ise İki cihân mülkün verem dahı bahâsı yetmeye (Seni sevdiğim için eğer benden bedel isterlerse, iki cihânın mülkünü versem bile bu bedeli ödemeye yetmez.) İki cihân

Detaylı

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü/Tarih Anabilim Dalı/Yeniçağ Tarihi Bilim Dalı

SELÇUK ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü/Tarih Anabilim Dalı/Yeniçağ Tarihi Bilim Dalı AYŞE DEĞERLİ YARDIMCI DOÇENT E-Posta Adresi : aysedegerli@artvin.edu.tr Telefon (İş) : 4662151043-2342 Adres : AÇÜ Şehir Yerleşkesi, Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Eğitimi ABD, Oda no: 108, Merkez/ARTVİN

Detaylı

TARİH DANS EDİYOR HÜRREM SULTAN DANS GÖSTERİSİ

TARİH DANS EDİYOR HÜRREM SULTAN DANS GÖSTERİSİ üniversite üniversite üniversite üniversite Bizlerde Bıraktığı Etki ve İlhamlar" (Türk Tasavvufu, Klâsik Türk İslâm Sanatları ve İslâmi Bilimler alanında çalışmalar yapmaktadır. Kur'ân-ı Kerim'i İtalyanca'ya

Detaylı

İslam Ahlâk Düşüncesi Projesi

İslam Ahlâk Düşüncesi Projesi Ahlâk Düşüncesi Projesi İSLAM İSLAMAHLÂK AHLÂKDÜŞÜNCESİ DÜŞÜNCESİ PROJESİ PROJESİ düşüncesi düşüncesiiçerisinde içerisindepek pekçok çokdisiplin disiplintarafından tarafındantartıtartışılagelmiş şılagelmiş

Detaylı