Zeliha AKÇAOClU. ile de bu dönemde tanışır, 1911'de dört işi bağımsızlarsalonunda, beş

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Zeliha AKÇAOClU. ile de bu dönemde tanışır, 1911'de dört işi bağımsızlarsalonunda, beş"

Transkript

1 Zeliha AKÇAOClU Doç., Anadolu Üniversitesi Giızel Sanatlar Fskiıltcsi Resim Boliıtııiı, Öğretim Üvcsi Mareel Duchamp, John Cage ve Andy Warhol yapıtları ve sanat görüşleri ile gündemde kalmayı başaran öncü sanatçılardır. Onların günümüzde de bu denli güncel olmalarınmnedeni hiç kuşkusuz avantgard olmalarıdırdiyebiliriz. Bireysel farklılıkları ile sanata karşı geliştirdikleri tavır, yirminci yüzyıl sanatının yönünü değiştırmiştir. Duchamp'ın hazır-nesneleri, Cage'in rastlantı ve belirsizliği, Warhol'un reklam tekniklerini kullanarak yüksek kültür mitlerinin içini boşaltması. "Yüce Sanatın" yeniden sorgulanmasınasebep olmuştur. Sanatın sorgulanmasındamareel Duchamp bu üçlü içinde öncü olarak karşımıza çıkar. "Sanat karşıtlığının babası.l'{griffits, 1988:s 53) olarak nitelenir doğumlu sanatçı resme ilk post-empresyonist tarzla başlayıp, Cezanne'ın derinlik anlayışı ve Fov'ların renkleri ile devam etmiştir. Ağabey Duchamp'ınatölyesinde yapılan pazar toplantılarındadönemin şair, sanatçı ve matematikçileri ile biraraya gelen Mareel Duchamp, Francis Picabia ile de bu dönemde tanışır, 1911'de dört işi bağımsızlarsalonunda, beş işini de sonbahar salonunda sergileyen sanatçı böylece sonbahar salonunun tanınan simaları arasındadır. Kübizm ile ilişkilerıdirilebilecek "Trendeki üzgün genç adam" hareket halindeki tek bir figürün imgesidir. "Bu resmin iki görünüşü vardır. Biri trenin hareketi ve diğeri üzgün genç adamın koridorda ileri geri yürümesi ve dikilmesidir, böylece biri diğerine uyan iki paralel hareket vardır. (Mink, ].2000:s 25) Bu resim "Merdivenden İnen Çıplak" ile aynı metodla yapılmıştır ama onun kadar tartışma yaratmamıştır.

2 soldı. kı R ef ım M Duch~ m hp, TtendeuUzgiJn Genç Ad~m ', 1911, 11m! Uz~ Y~#Iıb0y2, 10C'ı'i3 cm S~gibb G~ıın MI>Jciump, 'MerdJl'enden tnen Çıp!~ k (no2)', 1912, TIm! Ümine Y~ğ hb or~, 1.f6x89cm Edward vluybridge'in chronophotograf tek n iği ile gerçek le ştird i ği ca l ış m a larından i1h ~1I11 ik.' oldukça meka n ik ve radikal bir tavır içe ren "Merd ivc n den İnen Ç ıp lak" kübist sergisine futurist etkisinden dolayı alınmak istcnmcmiştir. Bu resimdeki figürün çıplak bir insan olduğu çok zor farkedilir. Bağımsızlar sergisine soğuk bir tavırla kabul edilerı resim için daha sonra geri çek ilrncs! konusunda ikna edilen Duchamp " İ st ed i k l eri buysa gruba ka ulma nu gerek urecek b i rşey yok, kend isin e yalnız i nsa nı n ke ndisi yanl ım edebilir ve {ek ba şına ol unma lıd ı r" (Mink..J.2000:s27 ) d iyerek ünemli bir karar alır, Duchamp, hayatı boyunca estetik bir hunerlc fonksiyonel a racı işil'yl'n bir usta gibi ki şili ğine şek i l vermistir. Ona, bu konuda okuduğu kitaplar. tarıış ( ığ ı insa nlar. kısacası hayatt aki tercihleri yo l g östcnui ş ıir d iyebiliriz. 1 9 H rd :.ı. ilk bask ıs ı yap ı lan Rayrno nd Russerin Afrika izlenimleri (lmpressions d 'Afriquc) romanı Du champ üzerinde öne mli bir etki yaraınuşur. Bu romanın "B üyük Cam" ın o l uş mas ı n d a k i büyük katkısından da söz eder ve "... bir ressamdan etkıleneceğine bir yazardan etkilcnmenin daha iyi olduğunu..." s öyler. tmink, J.2000,s 29) a rası Sainte-Genevrc k üt üphanesinde k üt üphaneci olarak ç alış ı r. Bu i ~i ona Francis Picabia bulmuştur. Tamamen tuva! resminden uzaklaşan sa na t ç ı bilim adamlannın dünyasına girmiştir diyebiliriz. Matematik. fizik ve bilimsel d ü şüncenin kurumlarını ayağa kaldıran yeni buluşlar ile ilgilenen Duchamp öze llikle marcmatik çi ve fizikçi Heri ri Poincarc'dm 'Rad yu m un radyoaktivite n in g örü nr ülerinde X-Hay ı ş ın lann m kcşf ile meydana gelen kavramsal değişimler ' in tan ım ı ve düşüncele rinden etkilemi ştir. Bu etki ile 191.fte ".3 Standard Stoppaj" adlı i şini gercekle ştirrni şur. Her biri birer met-

3 re uzunluğundaki üç iplik. bir metre yükseklikten tuv31 üzerine atılnuşnr. D ü şt ükleri dü zensiz biçim ile tuval üzerinde tutturulmuştur. "Fransız Yasama ilkesinin 1799 y ılında, yeryüzünün çe n esinin çey reği n i n on milyanda birini hir metre olarak belirlemesi ve ı neırik sistemi kabul et mesi ö rn eğ i n d e olduğ u gibi. insanların i ş i ne yarayarı ve insanların k ararl a ştı rd ı ğı ölçü ler. doğa güçlerini n araya girrncsivlc yararxtz du cuma sok u l m u ş o luyordu", <Lynton, N. 19H2:s132) Bu i ş ne bir resim ne de bir lıcyk eldi. sadece bir kutu için de bir fı k ri n deneysel u ygula nı şı y dı. D u ch aınp b u i:;i ha kkında şu n ları yazm ı ştır : "Bu den ey 1913'le rastl a n t ı sonucu elde ed ilmi biçimleri saptamak ve korum.ık için yap ıldı. Ayrıc.ı. uzunluk birimi - b ir meı rı'- nu-tre ni teliği bozulmadan doğru bir çizgi o lmaktan ç ı ka n l ıp bir çizgi biçimine sokuldu ve iki nokta arasındaki en kısa mesafenin doğru çizgi oldu ğu kavramının "patafizik" bir kuşkuyle karşılanması sağ l a n dı ". rl.ynton. :-;. 19H2:s 1:\2). Kabu l edilm i ş herşeye karşı tavrını rastlamıyı. ün pla na cıkartara k ortaya koymas ı A vru pa'nı n sanat biriki mine sa hip Ducharnp'm r.ı x tl a nu yı k u l la n ması rast lant ı değil di. Bu öge yi daha sonra Cage'de kullanacaku. Cage için Duch amp bir "Ze rı Master" dır ve ye ni o la nak la rı n yo lunu ya ranc ı h ğ ıy la açan hir dü ş ü nürdür ve "...müzik yazman ın tc k yolu; ljuc- o, il f),j(hımp, 'Bu}tJ' Cım ' , Kırışık Teknık, 272,5X1 75,8 cm ~F ,..,. - Möuctump, 3 sundın Sıopı( 191J-l{ A. umblı/, 129,2x28,9r22,7 cm -

4 j-ü ge, "Mu cel Hı Um dı HJÇbır i'r""""'"bl"''')''''''': 1959, PHsrglu Uzeıı ıpek 3.utı,.ı/, 5z H cır. harnpı ça lı şm a k tı r diyen Cage'in kendisi de aslırıda raslarıu fızolufudur.. "(Ak iyoma, K. 1992:s93) 1912 doğumlu John Cage mimarlık eğitimi için Paris'e gittiğinde bir taraftan da Lazare Levy'derı piyuno eğ it imi almıştır. Kendisini tamamen mimarlığa veremeycccğini anlayan Cage. müzik ça lı şma l a rı n a dönemin önemli kompozitörlcn ndcn Arno ld Schöenbe rg ilc konturpoint ve analiz ça l ı ş m a l a rıy l a devarn etmiştir. 193-i -37'ye kadar Sch öenbcrgc'lc c;;alı~an Cage, 1939'da metalik vunn:ılıla r için "ilk Yapı " adlı bestesini ger ç ekleştirmiştir. Bu ya p ı t onun yeni ses kaynaklarına ilgi duygunu bizlere g österir. "l lazırl anmı ş Piyana" ilc piyanunun telleri üzerine ycrlcştirdi ği nesneler yardımıyla piyarıonun akustik özelliğini k aybettirdiği bu ça lışm a s ınd a Cage. kuri şık sesle r ile çeş i tl il iğ i arttırmı ş ve sesin önceden k c -tirilcmezli ğini o rtaya koymu ştur. Bu ~'alışmasına benzer hir başka ç a hş rn a yı da. "O da Orkestra sı ve l Ia z ırlarunı ş Piyano için Konçcrto'yu 19 ':; 1 yılında yapılmı ş nr. Aynı yı l tüm seslerden ya lıtı lmış bir salonda ses s iz l i ğ i dinlem ek için bulunmu ştur. Çünkü. müziğin ama cı. insan he y nini saki n l e ş ti nue k ve ku tsal e tkilere daha has sas haıc getirme ktir. yani a k lı ses sizle ş urmcktir. Se ssi zli ği dinleme fikri ise. 1946'd3 tan l ~tığı hintli bir ö ğrenc id en gel mektedir. Fakat Cage, sesten ya h tılrmş odada sessizliği dinlemeyi ba şaramamışt ır. Çünkü. () sessizlikte, kendi içinden gelen sinir sisteminin ve kalp auşmın sesini du ydu, Buradan ş u sonucu vard ı. M ü ziğin geleceğinden korkulmamalı. çünkü ses sizlik yapmak istenilse bile yapılama z. Cage'c göre günlük ya şamın içinde bulunan sesle r sadece ses değill erdir. Onlar bir m üziktir. Yani mü zik gibi duyumsanabilirler. Au neden su sesi. sl.'h ze doğrurken ç ı ka n ses leri. araba gürültüleri gibi gün le, sa n a tç ı lük ya şa n t ı rru zd a duyduğumuz tüm sesl eri mü ziğin parçası haline d ön ü ştürmü şt ür. Bazı ç alı şma l a n i çirı elektronik ve teyp çalışma lan kullanırken bazıları için de sadece konuşma ta rz ı tc kstlc r k u llanmıştır. En radikal i şi hiç ku şku su z 4'33 lür. 2') Ağu stos 1952'ue New York'ta Ça ğ da ş Sanatı destekleyen bir kurulu şun ı lsen efit Artists \X'elfare) izleyi cileri için sunulmuştur. Farklı uzunluktaki üç ayrı böl ümd en olu şan parça toplam dört dakika. otuz üç saniye sürmüştü r. Piyanist David Tudor, piyanonun kapağını iridirerek baslatır kanseri. Performansın y a p ı l d ığ ı Meveric Konser salonunun arkasının a nna n olması nedeniyle, ilk bölümde ağa çların htştrttx ı kolayca salona girer. Salo nda bulunan dinlcyicilcrin luşırtılan ve fısıltıları arasında parça tamamlanır. Rastlantı ya daya lı müzik yapmak için çeş i t li yü nle mler öneren "Cage. müzikal düzensizliğin pc ygarnbertdir, rastlantı ta-

5 A 'Pırhol, "CuıpkJjm BU}clKonserve ço!bısı',j962, nmi Uıennerı~Jhcyı, ':!7.f.Jz15'2;/clıı rikatının lideridir. '{e n i dizisel müziğin bilimsel bir kararlılıkla iz lendiği geleneksel yap ı ların ufalanıp parcalanma... 1 olgu...u Cage'de en ufak bir tereddüte yer bı rakmayan bir yıkıcıl ık. yokedicilik hicimini alır..." (Eco, U 200 1:s16<». Bu duru nıuyla da yeni dadalcrhkla benzer fikirleri payla şır. Cage'in yakın arkadaşlan. ressam Ro be rt Rauschcnbcrg \'L' JısperJohns pop sa na l ak ım ın da da d a n ı n ye niden dirilişi o lara k görülm üslcrdir. "Ancak arala rı nda ki iliş kil er, yapış t ı rmacı ve fotomontaj gihi tekniklerin verd iği izlenunden öre büyü k lur ö ne m t a şırnam a kr a dır. Çü nk ü, Yeni Dad a olarak nitel enen Im eği li m lertıc,...üzgd imi Duch.uupm Rcady-Madc'l crindc oldu ğu gibi bir nesneyi estetik değe ri o lsun ya da o lmas ın sadece düşünsel içeriği ne deniyle sanat yap ıt ı o lara k bel irleme o lgusu yoktur" (Gen,', A. 19Hj :sl j 4 ). Fakat sa na ı la yaşam ı yaktn ln ş ur rna g örüşünü taş ıyan avuntg. ı rd düşünceyle yeni bir bakı ş aç ıs ı getirirler. Da n... \ ı Men-c Cunni ııgham ile John Cage'in Black J\.1auntain College'de h.ı ş l.uuklan n ' uzun yıllar süren c.ılışrna. sanan yaşama vaklaşurmaya örnek verilcbilir.geniş bir dansc ı topluluğunun yanısıra dekor ve kostümlcrlc R.Rauscbenlx-n; daha sonra.f.johns ilgilcnnusrir. Y:ıptıkları Arısıeri dans ın \'L' müziğin birbirinden b:ığımsız olarak ortaya çıkmasına dayalıdır. Ne mü zik ne de dans birbirini desteklemez. Bu gösteriler, daha...onra 19<'1Ü'ların ortalarında "1Iappening" lerin prototipieri olarak arulacaklardrr. Yalnız. seyirci değil oyuncu niteliği de taş ıyarı izlcyicilcrlc hayatın içinden gündelik banal olaylann Iragmarıları sergilerıir. Cage'In havaurula belirsizlik \"L' r..ı... ılanu öne mli bir yer teskil eder. Şansı ön plana çıkarmak icin de çesitli yöntemler kullanır. Sebebi her türlü öznel ve bilineli seçim kriterini etkisiz hale getirmektir. Bu hakı ş açısı ile Cage postmodcrni...l idelojinin niteliklerine uygun davranır. 196(rlard~1 Avrupa avant- A IJ;rhoL 1''11/ coh cob. Ş lft' Jt.r( 1S(Jı, TIm.! Uurme Yı~h BQ}"ı, 2Dt1,9ZIU.8 cm

6 gardının mirasını yeniden ca n l a nd ı rm ay a çalışan pestmo dernistler Duchamp. Cage, Warhol ekseni çizd iler. Bu do ğrul tuda Warhol'a gel irsek... Ün ün ün do ruğun da b ir ressa mken 1963 y ı lı nda bir ge ce içinde film yapmaya ka rar verdi (Kaliç, S, 1997,560 ve 19HTde öldüğü zaınan ün lü bir pop sanatçısı ve deneysel filmlerin yönetmeni ve yapımcı s ı ydı. A. Wu hol, 25 MmlynO' 1962, nml Üzerıne İpek Bukı vea krilık, 205,7x169,5 cm MDuchunp, LH O O O,1919, Monı. uu'nmtıpkı Bısım ı UzermeKı lem, 19, 7x12,4 cm 1928 doğumlu Andy \Varhol Carnegie Teknik Enstitüsü 'nde okuduktan sonra Ncw-Yo rk'a ye rl eş m i şt i r. Burada başarı lı bir rek lam sa n a tç ı s ı ve grafiker olan Warhol kendisini tanımak iste yenlere ş u n l a rı söyle r: " Eğe r Andy W~ırhal ha k k ın da k i herşe yi bilrnek istiyorsanız, sadece resimle rirn ve filmlerinıd eki yüze ye bakın, i şte ben oradayım. Benim dışımda bir şe y yok". (lkeda. H. 1994:s13). Basitçe anlattığı a slında sa n a t ı ile ha yatını birleştirdiğini g österen bu söylem, bir yandan da çok romantik bir dürüstlük içe rir. IlPOp sa n a tç ı la r, içinde yaşadığımız tüketim piyasasının. tüketim piya sas ı kapsamından ortaya ınalolarak sü rülen birbirinin tıpatıp kopyası ınetaların, bize bir sanat olarak sunusu... "(Baykarn. B. 1920:s32) ki bun u Warhol Co ca-co la ş i şes i, Clıamphe ll Kon scrvc Ço rba la rı atışleri ve Marilyn Mon roe 'nu rı yü zün ü tekrarlayarak bir ikonaya dönü ştürerek yapm ı şt ır. Ayn ı zamanda eskinin ikonların ı da füt ürsüzce kullanır. Mona Usa 'nın reklanı imgesine dönü şt ürülmesi gibi. Ona göre, imge le r tamamen mükemmel bir ş e kilde objclcrinc benzerler ve ası l kendisi nerde yse görünmez hale gelir. (Sha viro. S. 1997:589 ). Andy \'larhal'un bu ya k l aş ım ın ın öncülüğünü yapa n Duchamp'ta ise ayn ı imge (Mona Usa ) ba ş ka bir şe k il de fakat henzer mant ıkla kullanılmıştır diy ebiliriz. Dadac ı lanrı haz ır - n esnesinin sembo lü haline de ge len bıyıklı sakall ı Mona I.isa,yüce sanata karş ı tavnn en net g östc rgesiyd i. Duc hamp'ırı Mona Lisa imgesi üzerindeki oynamalan ile Warhcl'un Mariylrı Monroe üzerinde dekoratif bir şe k il de oynamas ı a ynı şev değ ildir. Fakat ikisi de imgenin objenin kendisi olma durumundarı Iaydalarur. Duchamp'ın kurşun ka lemle eliy le yapt ığı oynam ay ı, Wa rhol ipekbaskı tekn iğini kullanarak yapmışt ır.bugün bu tip oynamaları hatta daha fazlasını bilgisa yar ile fotoshopta rahatlıkla yapılabildiğini görüyoruz. i ş are tl e rd e n ve imgelerden neredeyse hiçbir anlam ç ı ka rma dan oy namak güncel bir durum halini a ldı. Burada belirsizlikten söz edilebi lin ir. O zaman da bundan Cagei sorumlu turabiliriz. belki. Kendisini tarnamiylc göstermeyen ve bütün

7 işaretleri kullanıp anlamı bölen tecrübelerin tümü bizi postmoderne götürür mü acaba? Genelde postmodernistler, postmodern sanatın herşeye karşı olmasında ısrar ederler. Bu karşıtlık, kendisini iki şekilde gösterir. Birincisi modernist geleneğe karşı tavır. ikincisi, batı kültürünün söylemsel kurallarına karşı tavır ki bu kurallar da modernist gelenekten çıkmıştır. Postmodernistlerin karşıtlığı çoğulcu çeşitliliğin üstüne eklenerek yapılanırken bir yandan da kültür içindeki sanat davranışlarınınbenzerliklerine yapıbozum uygulanır. Bu nedenle resimin tuvalin dışında heykelin ise alışılmış malzemelerinin dışında alternatiflerinin sunumu istenir. Malzemenin öneminden çok kültüre karşı sanat yapma önemlidir diyebiliriz. Böylece tasarıma karşı şansı, hiyerarşiye karşı anarşiyi, senteze karşı antitezi gösterene karşı gösterileni, aşkınlığa karşı içkinliği, paranoyaya karşı şizofrerıiyi, metafiziğe karşı da ironiyi ortaya koyar.

8 Kaynakça Akay, Ali. 'Krvrrmlar", Bağlam Yayıncılık, Istanbul, 1996 Akiyama, Kuniharu. '[ohncage anda Naıure", i Love Art ll, The Watari Museum ofcontemporary Art, Tokyo, Baykam Bedri "Boyanın Beyni", Genç İşadamları Derneği, İstanbul, 1990 Eco, Umberto. "Açık Yapıt", çev. Pınar Savaş, Can Yayınları, İstanbul, Genç, Adem. "DADA Antropi venedensizlik Açısından Dadacı Sanat Hareketinin Çözümlenmesine İlişkin Bir Yöntem Araştırması", Doktora Tezi, İzmir, lkeda, Hiroyuki. "Netther Head nor Tail", Andy Warhol, i Love Art, The Watari Museum ofcontemporary Art, Tokyo, Grifftths,John. "Deconstructionist Tendencies inart", The New Modernizm, An Art & Design Profile, Academy Group Ltd., London, johnston, JilI. "Music for Museums", Art inamerica, Ocak, 1994 [ohnston.jill. "Flux Acts", Art inamerica, Haziran, Kaliç, Sabri "Deneysel Sinemaci Kimliğı ileandy Warhol", Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, Kuenzli, Rudof E. Naumann, Francis M. "Marcel Duchamp Artist ofthecentury", The Mtt Press Cambridge, London, 1990 Lynton, Norbert "Modern Sanatın Öyküsü", Çev Prof. Dr. Cevap Çapan veprof. Sadi Öziş, Remzi Kitabevi, Istanbul, Mink, [arıis. "Marcel Duchamp", Taschen, Köln, Papadakis, Andreas C. "Pop Art", An Art & Design Profile, Academy Group London, Paz Octavio, "Marcel Duchamp", Areade Publishing, New York, Rush, MichaeL. "New Media inlate 20th - Century Art "I'hames & Hudson world ofart, London, shavtro, Steven. "Warhol Before themiror", whoisand Warhol?, British Film Institute andthe Andy Warhol Museum, 1997 Ikeda, Hiroyuki. "Neither Head nortail", Andy Warhol, i Love Art, The Watari Museum ofcontemporary Art, Tokyo, 1991.