Piyasaları etkin biçimde işlemekten alıkoyan sebepler beş başlık altında toplanabilir:

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Piyasaları etkin biçimde işlemekten alıkoyan sebepler beş başlık altında toplanabilir:"

Transkript

1 GİRİŞ Bir basitleştirme yaparsak, ekonomik aktiviteler bir ekonomideki bireylerin bir araya gelip kocaman bir pasta yapması olarak resmedilebilir. Ekonomideki pastanın yapımına katılanher iktisadi aktörün hedefi pastadan kendine düşen payı arttırmaktır. Dilimlerin büyümesinin birinci yolu pastanın bir bütün olarak büyümesidir. Buna iktisadi büyüme denir ve reel milli gelirdeki artışlar iktisadi büyümeyi ifade eder. Pastayı paylaşanların sayısı sabit iken, pasta büyüdüğünde herkesin en azından bazı aktörlerin- payına düşen dilim mutlaka artar. Bir diğer durum ise, pasta sabit iken herkesin payına düşeni arttırmaya çalışmasıdır. Bu ise üç şekilde gerçekleşir. Birinci yol, iktisadi birimlerin etkinliklerini arttırmalarıdır. İşçilerin verimlilikleri arttırmaları onların kazançlarının yükselmesine neden olacaktır. Ya da maliyetleri düşüren yeni bir teknolojiyi uygulamaya sokan firmanın karları artacaktır. İkinci yol, iktisadi aktörlerin piyasalardaki güçlerini kullanarak pastadan aldıkları payları arttırmalarıdır. Piyasada birbirine rakip durumda olan firmaların aralarında anlaşmaya giderek karlarını arttırmaları bu durum için iyi bir örnektir. İşçiler de militan sendikacılık hareketleri ile pastadan aldıkları payları, üretime yaptıkları katkıyı arttırmadan, arttırabilirler. Üçüncü yol, siyasi güç kullanımıdır. Günümüzde her ekonomide devlet, iktisadi aktiviteleri yönetme ve yönlendirmede çok önemli bir işlev görmektedir. Devletin elinde paylaşımı etkileyecek üç mekanizma mevcuttur: Devletin gelir elde etme ve harcama süreci, hukuk yapma ve uygulama tekeli, devletin kamu iktisadi teşebbüsleri aracılığıyla yürüttüğü iktisadi faaliyetler. Otomobil üreticilerinin hükümete baskı yaparak gümrükleri yükseltmesi veya seçim öncesi devlet memurlarının maaşlarında verimlilik artışlarıyla ilişkisi olmayan artışlar siyasi güç kullanımına bağlı olarak adı geçen grupların siyasi güçlerini kullanarak pastadan aldıkları payı arttıracaktır. İktisadi aktörlerin pastadan aldıkları payı arttırma çabaları pastanın bir bütün olarak büyümesini de etkileyecektir. Etkinliği arttırarak pastadan alınan payı arttırma çabasının pastanın büyümesini olumlu yönde etkileyeceği açıktır. Diğer iki yöntem konusunda ise tartışmalar sürmektedir. Aktörlerin piyasadaki güçlerini arttırıp pastadan aldıkları payı arttırma çabalarının iktisadi büyümeyi düşüreceği iddiası ilk bakışta kolaylıkla kabul görse de olgularla desteklenmemektedir. Örneğin, dünyadaki uçak üreticilerinin sayısı ikiye düşmüş olmasına, otomobil şirketlerinin sayısı sürekli azalmasına rağmen ne uçak üretiminde ne de otomobil üretiminde bir azalma görülmemiş aksine her ikisi de önemli ölçüde artmıştır. Devletin paylaşıma müdahalesinin ekonominin performansı üzerindeki etkisi konusu ise iktisat disiplininin en önemli tartışma konularından biridir. Adam Smith in meşhur Milletlerin Zenginliği kitabı ile başlayan devletin ekonomideki yeri tartışması müdahale taraftarları ve karşıtları arasında yüzyıllardır sürmektedir. Bu tartışmada bugün gelinen noktada müdahale karşıtlarının üstün durumda olduğunu söylemek yanlış olmaz. Özellikle 1980 lerin sonunda Sosyalist sistemi uygulayan ülkelerin birer birer piyasa sistemine dönmeleri bu üstünlüğü bir zafere dönüştürmüştür. Görüldüğü gibi pastadan pay almanın iki tane temel yolu vardır. Birincisi piyasa sürecinin işleyişiyle iktisadi ajanların üretime yaptıkları kadar üretimden pay almaları; ikincisi ise tahsisat mekanizmasıdır. Tahsisat mekanizmasında kaynakların nasıl dağıtılacağı piyasa mekanizması dışında kişisel kararlarla belirlenir. Tahsisat mekanizmasında kaynaklara piyasa dışı yöntemlerle el konur (örneğin, güç) ve kaynaklar yine piyasa dışı yöntemlerle dağıtılır. Bu durumu bir örnekle açıklamak iki tip mekanizma arasındaki farkın anlaşılmasını kolaylaştıracaktır. Elinizde bir futbol derbisine bilet olduğunu ve bu maça gidemeyecek olduğunuzu varsayalım. Bu bileti birisine vermek istiyorsunuz. Nasıl ve kime vereceksiniz? Bunu birinci yolu bileti en yüksek fiyatı ödemeye razı olana satarsınız (piyasa) yada kendi tespit edeceğiniz birisine (mesela bir arkadaşınıza) verirsiniz (tahsisat). İkinci yöntem kulağa

2 daha hoş geliyorsa da birincisinin daha etkin sonuçlar üreteceği kesindir. Çünkü bir mala en yüksek fiyatı ödemeye razı olan kişi ondan en çok faydayı sağlayacak kişidir. Halbuki arkadaşınız futboldan o kişi kadar hoşlanmıyor olabilir. Tahsisata dayalı kaynak dağılımının en önemli sorunu buradan kaynaklanır: Kaynakların dağılımı bu kaynakları idare eden kişiler tarafından yapılır. Bu durumda kaynak dağılımının etkinliği kaynakları elinde tutan kişinin dürüstlüğü, bilgisi, zekası gibi öznel faktörlerle ilişkili hale gelir. Bu nedenle etkin kaynak dağılımını sağlamak için potansiyel olarak benzer zaafları olan başka insanoğullarından oluşan denetleme mekanizmaları oluşturulur. Buna karşın suistimallerin, hatalı kararların önüne geçmek mümkün olmaz. Piyasa mekanizmasında ise menfaatleri birbiriyle çatışan iki tarafın pazarlıkları sonucunda oluşan piyasa fiyatına göre kaynaklar alternatif kullanım alanları arasında dağılır. Bu yüzden ilave denetim mekanizmaları gerektirmez. Oluşan fiyatlar üretim faktörlerinin üretime katkılarının değerini ifade ettiği için bu faktörleri kullanacak iktisadi aktörlere kaynakları en etkin şekilde kullanmalarını sağlayacak enformasyonu aktarır. Tahsisat mekanizmasının en yaygın olduğu ekonomiler Sosyalist ekonomilerdir. Bu ekonomilerde devlet ekonomide üretilen tüm gelire önce el koyar. Sonra bu gelir, merkezi plan hazırlayıcıları, siyasetçiler ve bürokratlardan oluşan bir grup tarafından bu kişilerin bireysel önceliklerine (kendine ya da yakınlarına çıkar sağlama, sosyalist sitemin menfaatleri, ülke menfaatleri vs) göre yeniden dağıtılır. Bu sistemin yarattığı etkinsizlik reel Sosyalist sistemin çöküşü ile tescillenmiştir. Kapitalist ekonomilerde de gerek piyasa sisteminden kaynaklanan aksaklıklar gerekse de geçmişte devletçiliğin gözde olduğu dönemlerde başlayan uygulamalardan geri dönüşte yaşanan çekingenlikler nedeniyle kaynaklar tahsisat yöntemiyle dağıtılmaktadır. Günümüzde her kapitalist ülkede devlet eliyle kaynak tahsisatı çeşitli seviyelerde sürmektedir. Ancak, özellikle 1980 li yıllardan itibaren devletin ekonomiye müdahalesini azaltmaya yönelik politikalar giderek ağırlığını arttırmaktadır.(freedom index) Burada bir konuya değinmek yararlı olacaktır. Tahsisat yoluyla kaynakların dağılımı denince ilk akla gelen devletin müdahalesi olmaktadır. Oysa özel kesimin egemen olduğu bir ekonomide de kaynaklar piyasa dışı yollarla dağıtılabilir. Örneğin bir firma herhangi bir kaynağın üretim tekelini elde edip kaynakları kendi lehine değiştirebilir. Ya da aynı gruba dahil iki firma birbirlerine kaynakları piyasa dışı yollarla aktarabilirler. Özel kesimin piyasa dışı yöntemlerle kaynak dağılımını değiştirmesi de kamunun değiştirmesi gibi ekonomide etkinsizliğe yol açar. Bankalar ile reel kesim arasındaki ilişkiler nedeniyle bankaların kaynaklarını kendi bağlı oldukları gruba ait şirketlere vermeleri Güney Doğu Asya ülkelerindeki ekonomik krizin en önemli gerekçelerinden biri olarak görülmektedir. Benzer şeyler Türkiye için de söylenebilir. PİYASA AKSAKLIKLARI Piyasaları etkin biçimde işlemekten alıkoyan sebepler beş başlık altında toplanabilir: 1. Doğal Tekel: Piyasada mübadele edilen malın üretiminde kullanılan teknoloji büyük üretim ölçeğine maliyet avantajı sağlamaktadır. Bir başka deyişle üretim ölçeği büyüdükçe birim maliyetler düşmektedir Ölçeğe göre artan getiri durumu). Bu durumda piyasada tek bir firmanın bulunması çok sayıda firma olması durumuna göre daha etkin olacak, piyasalar kendiliğinden tekele doğru evrileceklerdir. 2. İşbirlikleri: Piyasadaki firmalar birbirleri ile rekabet edip normal karlarla yetinmektense birlikte hareket edip daha yüksek fiyatlar uygulayabilir, karlarını arttırabilirler. 3. Dışsalıklar: Piyasa mekanizması bireysel fayda- bireysel maliyet üzerine kuruludur. Bir malın tüketiminden sağlanan negatif ya da pozitif faydadan sadece malın bedelini ödeyenler yararlanabilir. Ancak bazı malların doğası gereği, bu malların tüketiminden

3 sağlanacak fayda ya da zarardan sadece bedelini ödeyenler değil ödemeyenler de faydalanır. Hatta çoğu durumda kimin ne kadar faydalandığını tespit etmek mümkün değildir. 4. Enformasyon sorunları: Tam rekabet piyasasının aksine çoğu zaman piyasadaki alıcı ve satıcılar mübadeleye tabi malın fiyatı ve kalitesi hakkında eşit enformasyona sahip değildirler. Ya da bu enformasyonu elde etmenin maliyeti çok yüksektir. 5. Kamusal mallar: Özel bir mallarda ekonomik aktörler arasında rekabet ve dışlama vardır. Bir kişi tarafından tüketildiğinde diğerleri için kalan miktar azalır. Bu nedenle her aktör bedelini ödediği malı başkasına kullandırtmama hakkına sahiptir. Kamu mallarında ise rakiplik söz konusu değildir. Kamu malının bir kişi tarafından tüketilmesi diğerlerinin tüketeceği miktarı azaltmayacağı gibi kimseyi tüketimden dışlamak mümkün değildir (milli savunma hizmetleri). Piyasa aksaklıkları bir taraftan piyasalardaki etkinsizliklerin kaynağı sayılırken diğer taraftan piyasalara devlet müdahalesi için gerekçe oluşturur. REKABET VE ETKİNLİK Tam rekabet ve tekel piyasaları: karşılaştırmalı analiz Neoklasik firma bir maliyet fonksiyonuyla ifade edilen bir iktisadi ajandır. Bu firmanın yöneticisi (gerçek hayattaki yöneticilerin aksine) tek bir karar verir: Karı maksimum yapacak üretim düzeyinin belirlenmesi. Bu da ilave mal üretmenin maliyetinin (MM) ilave mal satmanın getirisine (MG) eşit olduğu noktaya karşılık gelir. Firmalar bir ucunda Tam Rekabet in, diğer ucunda Tekel in yer aldığı bir rekabet skalasının herhangi bir noktasında bulunurlar. Bulundukları konum Tekel e yaklaştıkça piyasalardaki rekabet düzeyinin düştüğünden, Tam Rekabete yaklaştıkça rekabet düzeyinin yükseldiğinden söz ederiz. Gerçek hayatta gerçek anlamda ne Tekel ne de Tam Rekabet piyasasına rastlamak mümkündür (Tekel in varlığı konusu tartışmaya açıktır) ancak piyasa yapılarının etkisinin incelenmesi açısından bu iki uç piyasa yapısının incelenmesinin sonsuz yararı vardır. Bu piyasaları karakterize eden varsayımların mevcudiyeti piyasaların işlerliğinin bir göstergesidir. Piyasada karşı karşıya gelen taraflardan herhangi biri diğeri üzerinde ekonomik etkinliği dışında bir güç kullanabiliyorsa o piyasanın iyi işlemediği söylenir. Piyasaların iyi işlememesi de toplumsal refahın azalmasına (üretimin düşmesine) neden olacaktır. Şekil 1. Tekelde Refah Kaybı B F T F TR D A MM=A E C T Q T Q TR MR

4 İdeal durumu ifade eden Tam Rekabet piyasası bağımsız olarak hareket eden çok sayıda alıcı ve satıcının bulunduğu piyasaların işleyişini tasvir eder. Diğer firmalar hiçbir maliyete katlanmadan bu piyasaya girebilecekleri gibi içerideki firmalar da hiçbir maliyete katlanmadan piyasadan çıkabilirler. Homojen bir malın alınıp satıldığı Tam Rekabet piyasasında alıcı ve satıcılar kendi talep ve maliyet eğrileri hakkında tam enformasyona sahiptirler. Tam enformasyon nedeniyle tek bir fiyatın oluşacağı Tam Rekabet piyasasında satıcılar piyasada oluşan fiyatı veri kabul edecekler. Hiç bir satıcı tek başına piyasada oluşan fiyatı değiştirme gücüne sahip olmadığı için tüm mallar aynı fiyattan satılacaktır. Bunun sonucunda Tam Rekabet piyasasında oluşan fiyat piyasadaki firmaların marjinal ve ortalama gelirine eşit olacaktır (F TR =MG=OG) Tam rekabet durumunda tüketiciler F TR AB üçgeni kadar rant elde ederler. Üreticiler ise F TR AC kadar üretici rantı elde ederler. Tekelci ise yakın ikamesi olmayan bir malın tek üreticisidir. Piyasadaki tek üretici olduğu için Tam Rekabet piyasasındaki bir firmaya göre daha yüksek fiyattan mal satıp daha yüksek karlar elde etme avantajına sahiptir. Tabi tekel piyasasındaki yüksek karlar başka firmaları da bu piyasaya girmeye teşvik edecektir. Ancak piyasaya giriş önündeki engeller tekelcinin avantajlı konumunu sürdürmesini sağlar. Tekelde piyasa fiyatı F T noktasına yükselir. Tüketici rantı F T DB üçgenine küçülür. Üretici rantı ise F T DEC yamuğuna çıkar. DEA üçgeni kadar bir toplumsal refah kaybı meydana gelir. Bu ne tüketicilere ne de üreticilere gider. Rekabet sonucunda toplumun kıt üretken kaynaklarının en etkin dağılımına ulaşılır (allocative efficiency). Bu sonuca marjinal maliyetin fiyata eşit olduğu uzun dönem denge noktasında ulaşılır. Bilindiği gibi marjinal maliyet kaybedilen fırsatlarla ölçülür. Toplum açısından bu bir faktörün, alternatif kullanımları yerine, ilave bir birim A malı üretmek için kullanılmasının maliyetini ifade eder. Bu yüzden üretim marjinal maliyetin fiyata eşit olduğu noktaya kadar yükseltildiğinde tüketicilerin bir mala biçtiği marjinal değer (ödemek istediği miktar) malın üretiminde kullanılan kaynakların marjinal değerine (fırsat maliyetine) eşittir. Eğer F>MM ise ilave bir birim A malının topluma sağlayacağı fayda o malın üretilmesinin alternatif maliyetinden (yani diğer mallardan vazgeçilmesiyle ortaya çıkan kayıptan) daha büyük olacaktır. Bu durumda kaynakların diğer malların üretiminden alınıp A malı üretimine aktarılması gerekir. Diğer malların üretiminde kullanılan kaynak miktarı azaldıkça azalan verimler kanunu nedeniyle MC yükselecektir. Kaynakların A malı üretimine aktarılma süreci MC=p olduğu noktaya kadar sürdürülebilir. Bu noktanın ötesine geçildiğinde diğer malları üretmeme nedeniyle uğranan kayıp ilave A malı üretiminin sağlayacağı faydadan yüksek olacaktır. Ayrıca, hiçbir firma uzun dönemde pozitif ekonomik kar (zarar) elde etmez. Piyasa fiyatı uzun dönem ortalama maliyetlerin minimum seviyesine eşittir (productive efficiency). Bu söz konusu malın mümkün olan en düşük maliyetle üretildiğini, başka bir ifadeyle, endüstri çıktısı etkin üretim kapasitesi kullanan (maliyeti minimize eden) optimal sayıda firma tarafından üretildiğinde üretim etkinliği maksimize edilmiştir. Kaynak dağılımı ve üretim etkinliğinin kombinasyonu tam rekabet piyasası modelini kullanarak gerçekte var olan piyasaların performansının değerlendirilmesini sağlar. Yapı-Davranış- Performans Yaklaşımı Bu yaklaşımın temeli Mason (1939) makalesi ile atılmış, Bain in (1951) amprik çalışması ile desteklenmiştir. Yaklaşım yukarıda kısaca tasvir edilen Neoklasik analizin formule edilmiş halidir. Buna göre piyasa yapıları tam rekabetten eksik rekabete doğru yaklaştıkça (en uçta tekel) ekonomik refah (performans) azalacaktır. Piyasa Yapısı ile Performans ilişkisinin

5 belirleyicisi firma davranışları olacaktır. Tam rekabet piyasasındaki çok sayıdaki firma fiyatları ve üretim miktarlarını belirlerken bağımsız davranmaktan başka çareleri yoktur. Eksik rekabet piyasalarında ise az sayıdaki firma anlaşmalı davranma imkanına sahiptir. Bu yüzden de rekabetçi piyasalara göre daha yüksek fiyat, daha düşük çıktı üretir ekonomik refaha olumsuz etki ederler. PİYASA YAPISININ BELİRLEYİCİLERİ Piyasa yapısı piyasadaki firmaların sayısı ve ölçekleri ile ilişkilidir. En temelde piyasadaki firmaların sayısı ve ölçekleri firmaların karşılaştıkları talep ve maliyet koşullarına bağlıdır. Eğer bir endüstrideki optimal ölçek piyasaya göre büyükse piyasa da az sayıda firmanın mevcut olmasını beklemek doğaldır. Maliyetler veri iken bir piyasada çok sayıda firmanın olması talebin yeterli olmasına bağlıdır. Bu bölümde önce bir piyasadaki firmaların sayısını belirleyen en önemli unsurlardan biri olan ölçek ve faaliyet alanı (scope) ekonomileri ele alınacak. Daha sonra da firmaların bir piyasaya girmesinin önündeki engeller tartışılacaktır. 1-Ölçek ve faaliyet alanı (scope) ekonomileri Geniş anlamda bir endüstrinin yapısı talep ve maliyet koşulları tarafından belirlenir. Eğer artan çıktıya paralel olarak çıktının ortalama maliyetleri de düşüyorsa (yani ölçek ekonomileri varsa) o piyasada yoğunlaşmanın yüksek olmasını bekleriz. Eğer ölçek ekonomileri önemli değilse uzun dönemde piyasada çok sayıda firma olacaktır. Ölçek ekonomileri teknolojik veya parasal nedenlerden kaynaklanabilir. İlk olarak bir işletme büyüdükçe işletme içinde uzmanlaşma artar. Artan uzmanlaşma birim (ortalama) maliyetlerde düşüşe yol açar. (neden tartışın). Bunun yanında yaparak öğrenme de verimliliği arttırır. Üretim arttıkça üretim faaliyeti daha fazla tekrarlanacaktır. Bu da daha iyi tekniklerin keşfine yol açacak hatalar daha az tekrarlanacaktır. Parasal ölçek ekonomileri birkaç kaynaktan beslenir. Birincisi, büyük işletmeler büyük ölçekte alım yaptıkları için küçük işletmelere göre daha avantajlı fiyatlardan teklif alırlar. Bu avantajlar sadece sözkonusu mal için değil o malın nakliyesi, sigortası vs. için de geçerlidir. Üretim arttıkça bazı maliyetleri de aynı oranda arttırması gerekmez. Örneğin bir gazete tirajını yazar sayısını arttırmadan iki katına çıkarabilir. Aynı firma ya da üretim birimi içinde üretilen mal çeşidinin arttırılması da birim maliyetleri düşürür. Çünkü aynı ekipman ile ya da ekipmanda bazı ufak değişikliklerle maliyetleri çok fazla arttırmadan farklı mallar üretilebilir. Farklı mallar üretmenin getireceği maliyet avantajları sadece aynı fiziksel varlıkların ortak kullanılmasından ibaret değildir. Şirketin mevcut yönetim kadroları, satış ağı ve şöhreti de daha etkin olarak kullanılmaya başlanır. Çünkü organizasyonel kaynakları herhangi bir mal için kullandığımızda bu kaynaklar diğer mallar için de kullanıma açıktırlar miktarları azalmaz. Ölçek ve farklı ürünler üretmenin getireceği avantajlar belirli bir büyüklükten sonra tersine döner. Bunun nedeni büyük ölçüde girişimcilik fonksiyonlarının sınırına gelinmesiyle açıklanır. Ölçek arttıkça üretim ile yönetim arasındaki ara açılır (yani bürokrasi artar). Artan bürokrasi maliyetlerin artmasına yol açar. 2- Giriş engelleri Bir endüstrinin yapısını belirleyen unsurlardan biri de Giriş Engelleridir. Giriş engeli piyasadaki mevcut firmanın karşılaşmadığı ama piyasaya girecek olan firmanın karşılaşmak zorunda kaldığı engelleri ifade eder. Bu engeller yeni firmaların piyasaya girmesini önler,

6 piyasadaki firmalara fiyatlarını ortalama maliyetlerin üzerinde belirleyip uzun dönemde kar sağlarlar. Giriş engellerinin kaynakları: -Ölçek ekonomileri: Eğer herhangi bir malın üretiminde ölçek ekonomileri mevcutsa, bu piyasadaki firmalara dışarıdan gelecek firmalar üzerinde bir avantaj sağlar. Eğer potansiyel firma piyasadaki firmalarla başarıyla rekabet etmek istiyorsa piyasaya minimum optimal ölçekte üretim yaparak girmelidir. Bunun da piyasaya yeni girecek firmaları caydırdığı iddia edilir. Çünkü mevcut üretimi satabilecekmidir? Yeterli talep varmıdır? Vs. Bazıları (Stigler) ölçek ekonomilerinin potansiyel girişler üzerinde bir tehdit oluşturmadığını iddia ederler. Çünkü içerideki firmalar da aynı maliyetlere katlanmışlardır. Dolayısıyla içeridekiler daha avantajlı bir konuda değillerdir. -Büyük ölçekte sermaye gereksinimi: Bu engel bir önceki ölçek ekonomileri engeli ile ilişkilidir. Eğer rekabet edebilmek için gerekli sermaye miktarı çok yüksek ise bu da potansiyel rakipler üzerinde caydırıcı bir etki yapacaktır. Bunun yanında piyasaya yeni giren firmaların riskinin daha yüksek olması nedeniyle karşılaşacakları finansman maliyetlerinin daha yüksek olacağı iddia edilir. Bu arguman da bir önceki ölçek ekonomileri argumanı ile aynı eleştirilerle karşılaşmıştır. -Temel bir girdinin mülkiyeti: Temel bir girdinin mülkiyetinin piyasadaki mevcut bir firmanın elinde tutulması -alternatif bir girdi, o girdinin bir ikamesi ortaya çıkıncaya kadar veya o girdinin kullanılmasını gerektirmeyen yeni bir teknoloji ortaya çıkıncaya kadar- potansiyel firmaların girişini engelleyecektir. (yeni GSM operatörlerinin TELSİM ve TURKCELL in altyapısını kullanmada karşılaştığı sorunları düşünün) -Reklam ve ürün farklılaştırması: Piyasadaki firmaların reklamı birkaç yolla bir giriş engeli olabilir. İlk olarak, reklamın kendisinde ölçek ekonomileri söz konusudur. Yani yeni firma da en az aynı oranda reklam yapmak zorundadır. Bu da potansiyel firmanın girişi için minimum sermaye gereğinin yükselmesine yol açar. İkincisi, reklamın etkisi kümülatif ve birkaç dönem sürdüğü için belirlenen satş hedeflerine ulaşmak için yeni firma piyasadaki firmadan daha fazla reklam yapmak zorundadır (potansiyel müşterileri diğer firmanın malını değil de kendi malını almaya ikna etmek için). Ürün farklılaştırmasının etkisini reklamın etkisinden ayırmak pek mümkün değildir. Çünkü ürün farklılaştırması reklamın hem nedeni hem de sonucu olabilir. Fakat bir nokta da reklamdan ayrı bir değerlendirme yapılabilir. Eğer piyasadaki firma piyasaya farklı marka ve çeşitlerde mallar satıyorsa yeni giren firma da benzer ürün yelpazesini piyasaya sürmelidir. Aksi takdirde rekabet şansı azalacaktır. -Batma maliyetleri: Batma maliyetleri, piyasadaki firmanın üretime son verdikleri takdirde kaçınamayacakları maliyetlerdir. Örneğin, bir firma hiçbir geri dönüşüm değeri olmayan çok özel bir varlığa yatırım yapmış olabilir (bir boru hattı gibi). -Hükümet politikaları: Lisans hakları, patent hakları, fiyat ve giriş düzenlemeleri gibi hükümet politikaları potansiyel rakiplerin girişini engeller. Bu kısıtlamalar yukarıda sayılan doğal engellerden daha etkilidir. 3- Rekabet edilebilir piyasalar (contestable markets) Rekabet edilebilirlik modeline göre bir endüstrinin davranışı ve buna bağlı olarak fiyat ve çıktılar açısından performansı sadece piyasadaki firmaların aralarındaki ilişkilere değil potansiyel rekabet baskılarına bağlıdır. Mükemmel rekabet edilebilir bir piyasa, girişin tamamen serbest, çıkışın tamamen maliyetsiz olduğu piyasadır. Giris serbestliğiyle kastedilen piyasaya yeni girecek bir firmanın üretim için halihazırda piyasada bulunan bir firmadan daha fazla maliyete katlanmayacak olmasıdır. Kısaca, yeni giren firmalar içerideki firmalar karşısında hiçbir fiyat dezavantajına sahip

7 olmamalıdırlar. Maliyetsiz çıkış ise, bir firmanın piyasaya girerken yaptığı bütün harcamaları piyasayı terk ederken kurtarabilecek olmasıdır. Böyle bir piyasada mevcut firma tekel dahi olsa fiyatlarını rekabetçi seviyenin (marjinal maliyete eşit olduğu nokta) üzerinde belirleyemeyecektir. Belirlediği takdirde aşırı kar ortaya çıkacak, piyasanın niteliği nedeniyle de bu piyasa dışındaki firmaları cezbedecektir. Bunun üzerine hemen yeni firmalar piyasaya girip karı paylaşacaklardır. Bu nedenle, bu piyasada kaç firma olursa olsun piyasada hep rekabetçi denge oluşacaktır. 4- Stratejik giriş engelleri Piyasadaki firmalar yeni firmaların piyasaya girmesini engellemek için ortak bazı eylemlerde bulunabilirler. Giriş engellemesine ilişkin iki noktayı başlangıçta belirtmekte yarar vardır. Birincisi, başkalarının piyasaya girişini engellemek maliyetlidir. Bu nedenle ya içerdeki firmalar bu maliyetlere katlanmayıp başlangıçtaki yüksek karlarının yeni firmaların girmesiyle ortadan kalkmasına katlanacaklar ya da başlangıçta bir maliyete katlanıp uzun donemde istikrarlı karlar elde edeceklerdir. İkincisi, stratejik giriş engelleri oluşturma çabası eğer potansiyel rakipler piyasadakiler kadar etkinse ( yani aynı kısa ve uzun dönem ortalama maliyet eğrilerine sahipseler) anlamlıdır. Aksi taktirde böyle bir çaba anlamlı olmayacaktır. Girişi engelleyen muhtemel stratejiler: -Limit fiyatlama: Ölçek ekonomilerinin mevcut olması durumunda tekelci fiyat ile rekabetçi fiyat arasında bir yerde bir fiyat seviyesi olabilir. Bu fiyat seviyesi içerideki firmalara pozitif bir kar sağlayacak kadar yüksek, dışarıdakilerin piyasaya girişi karlı bulmayacakları kadar düşük bir seviyedir. -Stratejik aşırı yatırım: Piyasadaki firmalar fabrika kapasitelerine aşırı yatırım yaparak potansiyel rakiplere piyasaya girdikleri takdirde fiyat rekabetine gireceklerine dair sinyal verirler. -Marka patlaması: Burada piyasadaki firmalar sürekli yeni ürünler ve yeni markalar çıkararak piyasayı doygunluğa ulaştırırlar ve yeni gireceklere yaşama alanı bırakmazlar. -Araştırma Geliştirme faaliyetlerine aşırı yatırım: Bazı firmalar çeşitli teknolojik buluşlar yara, bunun patentini alırlar. Uygulamaya koymadıkları bu patentleri potansiyel rakiplere karşı bir tehdit olarak kullanırlar. (Piyasaya girersen uygularım) -Aşırı Reklam ve savaşan markalar: Piyasadaki firmalar yaptıkları reklamları arttırarak potansiyel firmaların piyasaya giriş için katlanması gereken maliyetleri arttırırlar. Ayrıca ürünlerinden birini maksatlı olarak maliyetinin altında satarak piyasaya girişi caydırmaya çalışırlar. TEKELE KARŞI NE YAPMALI? a- Hiçbir şey yapma Piyasalarda tekelin oluşumu talep ve maliyet koşulları ile ilgilidir. Bu koşullar zaman içinde değişebilir. Talep artabilir veya teknolojik gelişmeler sonucu en düşük maliyetli üretim teknolojisi mevcut duruma göre daha küçük bir ölçekte de gerçekleşebilir. Bu durumda yeni firmalar piyasaya girebilir ve gelişebilir. Tekelin yarattığı refah kaybının ortadan kalkması için firmanın piyasaya girmesi gerekmez. Potansiyel olarak bir firmanın girmesi tehdidi bile piyasadaki firmanın tekelci fiyat uygulamasını engelleyebilecektir (Rekabet Edilebilir Piyasalar, Baumol) Tekele müdahale edilmemesi argumanının bir başka gerekçesi tekelin satılırken alıcıya aşırı karların baştan tekelciden tahsil edildiğidir. Örneğin bir tekel hakkı devredilirken devir fiyatı

8 içinde gelecekteki aşırı karlar da dahildir. Bu nedenle tekel hakkını alan normal getirnin üzerinde bir getiri elde edemez. (Transitional Gains, Taksiler) Hepsinden önemlisi tekel geçek hayatta çok seyrek rastlanan bir olgudur. Doğal Tekel çok sınırlı sayıda endüstride geçerlidir. Diğer alanlarda ise devletin (yasal sınırlamalar) desteği olmadan bir tekelin oluşması mümkün değildir. Yani, devletin kendisi tekelin en önemli kaynağıdır (Web sitesinde yer alan M. Friedman ın tekelin kaynakları başlıklı yazı) b- Vergileme Prensipte hükümetin vergilerle tekelin yarattığı bölüşüm etkinliğini ortadan kaldırması mümkündür. Ancak doğru vergilendirme için devletin piyasadaki talep yapısını ve firmaların maliyet yapısını kesinlikle bilmeleri gerekmektedir. Bu da pratikte pek mümkün değildir. p.173 fig. 8-4 lump-sum tax ekonomik karı alır ama bölüşüm etkinliğini sağlamaz c- Regulasyon Doğal tekel durumunda standart politika bir düzenleme komisyonu kurulması ve bu komisyon tarafından fiyatların, maliyetlerin ve hizmet kalitesinin kontrol edilmesidir. Regulasyon belirli piyasa başarısızlıklarını ortadan kaldırmak üzere uygulanır: - doğal tekel durumunda bölüşüm etkinliğini sağlamak üzere - negatif dışsallıkları (hava kirliliği gibi) ortadan kaldırmak üzere - enformasyon asimetrisini ortadan kaldırmak üzere (BDDK) Bu durumda kontrol ne kadar etkin olabilir sorunu var. (Şirket güçlendikçe kontrol komisyonu da güçlenmeli). Komisyon öncelikle tekelci şirketin yeterli hizmeti müşterilerine sunup sunmadığını denetler. Çünkü yetersiz hizmet durumunda tüketicinin alternatifi yoktur. Pratikte komisyonlar etkili olamamaktadır. Komisyonların ikinci fonksiyonu maliyetlerin kontrolüdür. Komisyon tarafından belirlenen fiyat şirketin maliyetlerini karşılamalıdır. Maliyetler kontrol altında tutulmazsa fiyat belirlemenin bir anlamı yok. Aksine maliyetleri yükseltmek işine bile gelir- yöneticilere yüksek maaşlar, girdilere piyasa fiyatının üzerinde ödeme yapmak gibi- Fakat komisyonların bu konuda yapabildikleri de sınırlıdır. Komisyonlar zamanının çoğunu fiyat belirlemesine ayırırlar. Bunun için önce maliyetleri belirler ve bunun üzerine adil bir getiri oranı eklerler. Önemli tartışma konularından biri de adil oranın ne olduğudur. Daha önceki ünitelerden biliyoruz ki etkin fiyatlama fiyatın marjinal maliyete eşit olduğu noktada belirlenmesidir. Fakat aşağıdaki şekilde de görüldüğü gibi fiyatın marjinal maliyete eşit olduğu noktada fiyat ortalama maliyetlerin altında kalmakta ve firma zarar etmektedir. Regulasyon ile ilgili en onemli sorun regulasyon kurumlarının çeşitli baskı gruplarının etkisi altında olmasıdır. (Stigler, The theory of econmic regulation, 1971). Regulasyon otoritesinin kamu menfaatini gözettiğini soylemek çok zor.

9 P P 1 P 2 D Q 1 Q 2 LRAC } sübvansiyon LRMC Q Buradaki çözüm önerilerinden biri fiyatların P 1 noktasında belirlenmesidir. Bu fiyat düzeyi firmaya adil bir getiri oranı sağlamaktadır. Fakat bu durumda doğru çıktı seviyesinde üretim yapılamamaktadır. Bir diğer çözüm önerisi fiyatın P=MC noktasını ifade eden P 2 noktasında belirlenmesi ve aradaki farkın devlet tarafından sübvanse edilmesidir. Pratikte bu probleme daha karmaşık çözümler getirilmektedir. Bunlar: 1. Fiyat farklılaştırması yapılmasıdır. Örneğin elektriğin farklı kişilere, işyerlerine konutlara farklı fiyattan satılmasıdır. ya da farklı üretim seviyeleri için farklı fiyatlar belirler. Belirli bir kullanım seviyesinden sonra daha fazla fiyat uygulanmasıdır. Bir başka yöntem de hizmete bağlantı anında bir blok oran ödenmesi daha sonra da kullanıma bağlı Marjinal Maliyetle ilişkili bir fiyat belirlemektir. (telefon şirketlerinin yaptığı gibi) Bir başka fiyatlama yöntemi de çok kullanılan saatlerdeki telefon konuşmalarının pahalı olmasıdır. Başlangıçta düzenleme komisyonları sadece doğal tekel durumları için kurulmuş iken daha sonra da rekabetçi piyasalara da yönelmiştir. (havayolu şirketleri, taksiler vb.) Düzenlemenin yapılması bu piyasalarda tepkiyle değil aksine büyük bir hoşnutlukla karşılanmaktadır. Çünkü böylece anti tröst yasaların denetiminde olmadan yasal güvenceler altında fiyat sabitlemesi yapılabilmekte rekabet sınırlanmakta ve belirli bir oranda kar garanti altına alınmaktadır. Bir başka regülasyon ise giriş sınırlamaları yaratma yönündedir. Piyasaya girişin sınırlanmasının kamu menfaati argümanı ile savunmak mumkun değildir. Onun yerine kalitenin korunması ve doğal monopol durumunda etkinsizliğin önlenmesi gerekçe olarak gösterilir. Data aktarımında kabloların kullanıldığı durumda olcek ekonomileri varken, teknolojik gelişmeler doğal tekel durumunu değiştirmiştir. Örneğin mikrodalga ve uydu teknolojisindeki gelişmeler uzun mesafe konuşmalarında başka firmaların girmesi daha etkin bir çözüm haline gelmiştir. Genellikle fiyat ve giriş regülasyonu birlikte görülür. Öncelikle giriş regülasyonu fiyatları yükselttiği için fiyat regülasyonu gerekli hale gelir. İkinci olarak, regule edilmiş endustride karlar yuksek oladugu icin yeni girişleri teşvik edecektir. Bu durumda giriş regulasyonu kacınılmaz olur.

10 d- Kamu mülkiyeti Şimdiye kadar görüşlerin çözüm olmayacağını düşünenler bu işi kamu mülkiyetindeki firmaların yapması durumunda eksik üretimin ortadan kalkacağını düşünürler. Çünkü kamu işletmesi kar amacı ile üretim yapmamaktadır. Ancak diğer taraftan kamu kuruluşlarının etkin çalışmadıkları hususunda geniş bir kabul vardır. (daha yüksek maliyet, tüketici taleplerine daha az duyarlılık vs.) Bunun dışında kamu mülkiyeti bir kere başladı mı sadece doğal tekel ile sınırlı kalmamakta diğer alanlara da sıçramaktadır. e- anti-trust politikası Bu politika diğer yöntemlerden farklı olarak tekelleşmeyi önlemeye yöneliktir. Bu politika piyasa güçlerinin rekabet koşullarını kendiliğinden yaratmayacağı ve bu durumda hükümetin kamu menfaati için müdahale etmesi gerektiği varsayımına dayanır. Geleneksel teoriye göre tam rekabet piyasası kaynakların en etkin kullanımını sağlar. Rekabet maliyetlerin düşmesine, bunu sağlayan teknolojilerin gelişmesine yol açar. Rekabet piyasasında bireysel firma için iyi olan toplum için de iyidir. Tekel ise kaynak dağılımını bozar. Üretimin düşmesine fiyatların yükselmesine neden olur. Tekelde bireysel çıkar ile toplumsal çıkar çatışma halindedir. Tekelin kaynaklarından biri devletin regülasyonlarıdır. Bunlarda çözüm regülasyonun kaldırılmasıdır (dergülasyon). Devletin desteği olmadan da tekel yaratılabilir. Ürün farklılaştırması, ölçek ekonomileri, saldırgan (predatory) fiyat uygulamaları ve reklamlar tekelin önemli kaynakları olarak görülür. İlave olarak çıktıyı kısıtlamaya yönelik birlikte hareketler de sosyal etkinsizliğin bir diğer kaynağıdır. Anti tröst politikaları devlet dışında yaratılan tekelleşme çabalarını önlemeye yöneliktir. Teorik olarak anti trust politikaları kulağa hos gelse de uygulama da kamu çıkarları aleyhine sonuçlar doğurabildiği tartışmaları sıklıkla yer almaktadır. Anti trust davalarına muhatap olan firmaların fiyatları ve maliyetleri düşürdüğü, yoğun bir rekabete girdiği; anti tröst uygulamalarının ise rekabeti sınırladığı sıklıkla iddia edilmektedir. Suçlama yöneltilen firmalara karşı yapılan iddialar ispatlanamamaktadır. Etkinliği artıran bir çok birleşme yoğunlaşmayı arttırdığı gerekçesiyle engellenmiştir. Önemli bir rekabet aracı olan fiyat farklılaştırması, rekabeti engellediği gerekçesiyle sona erdirilmişitir. Vs. Anti tröst politikalarının geleneksel yorumuna karşı çıkan iktisatçılar belirli seviyede fiyat farklılaştırması, birleştirme anlaşmaları (tying agreements)na izin vermekte, birçok piyasada birleşmelere ve dikey entegrasyona etkinliği arttırdığı gerekçesiyle karşı çıkmamaktadır. Anti tröst politikalara karşı geleneksel desteğin zayıflamasında neden olan en önemli etken geleneksel giriş engelleri doktrininden kopuştur. Geçmişte giriş engeli olarak görülen şeyler bugün işletmelerin piyasada kazandıkları etkinlik ve tasarrufun bir sonucu olarak görülmektedir. Ölçek ekonomileri sadece yüksek maliyetli firmaların piyasaya girişini engellemektedir. Ürün farklılaştırması bunu beceremeyen firmalar için rekabeti kısıtlamaktadır. Reklam, reklam yapılan ürünün fiyatını ve maliyetlerini ucuzlatmaktadır. Eğer reklam fiyatı arttırıyorsa bu piyasa girişi engellemeyecek aksine girişi teşvik edecektir. Bu görüşler geleneksel artan işbirliği- artan yoğunlaşma- artan tekelci karlar görüşünü de revize etmeyi gerektirmektedir. Bu konudaki amprik çalışmalar yoğunlaşma ile karlar arasında çok küçük bir pozitif ilişki bulmuştur. Bu karlar giriş engelleri ve buna bağlı yoğunlaşmaya bağlanmıştır. Halbuki bu etkinliğin sonucu olarak da yorumlanabilir ve buna ilişkin çalışmalar da mevcuttur. Ayrıca uzun donemde aşırı karlı endüstrilerde karlılığın sürmediği gözlenmiştir.

11 Anti tröst politikalara modern yaklaşım bu politikaların geleneksel şekliyle uygulanmasına karşı olmasına rağmen tamamen ortadan kaldırılmasını da savunmaz. Üretimi kısıtlamaya yönelik yatay anlaşmaların (fiyat sabitleme, büyük yatay birleşmeler, piyasanın paylaşımı anlaşmaları) toplumsal refahı düşürdüğünü ve buna karşı uygulanacak Antitröst politikalarının refahı arttıracağını savunurlar. Burada da bazı tartışmalar mevcuttur. Öncelikle kısılmış üretim seviyesinin ne olduğu belirsizdir. Teorik olarak optimal üretim seviyesi Tam Rekabet Piyasasındaki üretim seviyesidir. Tam rekabet üretim seviyesi teknolojik gelişmelerin olmadığı, enformasyonun tam olduğu ortamda belirlenmiş bir seviyedir. Gerçek hayatta bu koşullar olmadığı için mevcut durumdaki tüm firmaların (işbirliği olsun olmasın) tümünün üretim seviyesinin tam rekabetten düşük olduğu söylenebilir. 2. İşbirlikleri Piyasadaki firmalar kendi aralarındaki rekabetin sonuçta karlarını olumsuz etkileyeceğini bilirler. Birlikte fiyat belirlemeleri durumunda ise fiyatları (rekabetçi duruma göre) yüksek belirleyebilecek, karlarını arttırabileceklerdir. Bu yüzden sürekli piyasadaki rakipleri ile birlikte tüketiciler aleyhine işbirliği fırsatlarını kollarlar. İşbirlikleri açık ya da gizli anlaşmalar veya örtük birlikler şeklinde cereyan edebilir. Açık anlaşmalar durumunda piyasadaki rakipler biraraya gelip fiyat sabitleme veya üretim miktarlarını kısıtlama yoluna giderler. Bu tip anlaşmaların en bilineni petrol ihraç eden ülkelerin birliği olan OPEC tir. Petrol ihraç eden ülkeler (aralarında anlaşabildikleri zaman) petrol üretimlerini sınırlayıp petrolden elde ettikleri arttırma imkanı elde ederler. OPEC üyesi ülkeleri böyle bir anlaşma yapmaktan alıkoyacak caydırıcı bir uluslar arası bir güç olmadığı için açıkça üyeler için üretim kotaları belirlemek mümkün olmaktadır. Ulusal düzeyde ise hemen her ülkedeki anti-trust (rekabet) yasaları bu tip açık işbirliklerini yasakladıkları için anlaşmalar gizli tutulur. İşbirliği anlaşmaları genel olarak zımni (tacit) anlaşmalar şeklindedir. Zımni anlaşmalarda taraflar karşılıklı oturup bir fiyat ya da miktar belirleme yoluna gitmezler. Anlaşmaların temelinde firmaların çıkarlarının işbirliğine bağlı olduğuna dair anlayışları yatar. Örneğin, evini satmak isteyen bir kişi kaç para talep edeceğini belirlemek için ilk yaptığı, çeşitli kanallardan aynı bölgedeki benzer özelliklere sahip evlerin fiyatlarını öğrenmektir. Yaptığı ilk iki ya da üç telefon görüşmesinden yaklaşık fiyatlar almışsa kendi evinin fiyatını da o fiyatlara yakın belirler. Zımni anlaşmaların bir türü fiyat liderliğidir. Bu durumda piyasadaki firmalar lider olarak benimsedikleri bir firma tarafından ilan edilen fiyatları benimserler. Lider zaman içinde değişebilir, gücü azalabilir ancak firmalar işbirliğinin kendileri için faydalı olduğuna inandıkları sürece işbirliği sürer. Piyasadaki firmalar tarafından sıklıkla kullanılan pratik fiyatlama yöntemleri de uyumlu fiyat uygulamalarını teşvik eder. Birim maliyetlerin üzerine belirli bir kar oranı eklenmesi çok sık olarak kullanılan bir yöntemdir. Piyasadaki tüm firmalar benzer maliyet yapılarına ve benzer fiyat belirleme stratejileri sahip oldukları için sonuçta piyasada benzer fiyatlar oluşmaktadır. Gerek günlük konuşmalarda, gerekse akademik tartışmalar da sıklıkla dile getirilse de piyasalarda işbirliği kolaylıkla gerçekleşebilen bir olgu değildir. Öncelikle piyasadaki firmalarının farklı yapıları ve (bazen) çatışan çıkarları nedeniyle İlk aşama işbirliğine eğilimli firmaların tamamının üzerinde anlaştığı bir madde (fiyat düzeyi, üretim miktarı vs) bulmak kolay değildir. İkinci aşamada bir anlaşma sağlansa bile bu anlaşmanın sürdürülmesi çok zordur. Çünkü diğerleri anlaşmaya bağlı kalırken birinin anlaşmayı bozması, bozana önemli bir avantaj sağlayacaktır. 1 1 Oyun teorisi bunun neden böyle olduğunu anlamamız için analitik araçlar sağlar. Bu konudaki klasik oyun teorisi çözümü Mahkumun İkilemi dir. Bu oyun şöyledir:

12 Polis birlikte bir hırsızlığa karıştıklarından şüphelendiği iki kişiyi tutuklar ve ayrı odalara koyar. Polis şüphelilerden her birine şu teklifi yapar (ve her birine de diğerine aynı teklifin yapıldığını söyler): Eğer şüphelilerden biri itiraf eder ve diğeri konuşmazsa itiraf eden 6 ay ceza alacak, ortağı ise on yıl cezaya çarptırılacaktır. Her ikisi de itiraf ederse her iki mahkum da 8 er yıl ceza alacaklardır (adaletle işbirliği yaptıkları için 2 yıl indirim). Eğer her ikisi de susmayı tercih ederlerse delil yetersizliğinden her ikisi de sadece 2 şer yıl ceza alacaklardır. Her ikisinin de karar vermek için birer saati vardır. Bu durum diyagramla şöyle gösterilir: Mahkumun İkilemi Oyunu Şüpheli 2 İtiraf sessiz Şüpheli 1 itiraf 8,8 0.5,10 sessiz 10,0.5 2,2 Bu durumda ne olur? Herbir mahkum diğerinin itiraf edip az ceza almak isteyeceğin çekindiği için itiraf eder ve 8 yıl yatar. Bu onlar için optimal sonuç değildir ama herbiri diğerine güvenmemektedir. Halbuki işbirliğine gidebilseler ve her ikisi de sussa ikisi de sadece 6 ay yatacaktır. Bu durum piyasalarda da karşımıza çıkar (bkz çerçeve yazı)

13 Benzincilerin Ikilemi Ünlü iktisatçi Lester Thurow Sifir Toplamli Toplum adli kitabinda (Bu kitap Türkçeye Sifira Sifir Toplumu olarak çevrildi ve Altin Kitaplar tarafindan yayinlandi) bir toplumun ekonomik davranisini açiklamak için hos bir örnek verir. Örnek söyledir: Insanlar bir maç seyretmek için stadyuma gidip, tribünde bir yere otururlar (Bu ilk denge durumu, herkes oturuyor ve oyun alanini görebiliyor).maç baslayinca tribündeki seyircilerden biri daha iyi görüntü alabilmek için ayaga kalkar. Bu durumda ayaga kalkan seyirci kendisi daha iyi görüntü alabilsin diye arkadakilerin görüntüsünü bozmustur. Bunun üzerine arkadaki seyirciler de ayaga kalkarlar. Bu gelisme tribündeki herkes ayaga kalkincaya kadar sürer. Ulasilan durumda(ikinci denge durumu) herkes ayaktadir fakat görüntüde bir degisiklik olmamistir. Üstelik seyircilerin ayakta durmaktan ayaklari agrimaktadir. Seyirciler ilk durumlarinin ikincisine göre daha iyi oldugunu farkederler ve birinci duruma geri dönmek isterler. Fakat simdi bir sorun vardir. Önce kim oturacaktir? Kimse ilk oturan olmak istemez. Çünkü ilk oturan, digerleri yerlerine oturana kadar en kötü görüntüyü alacak, en son oturan ise en iyi görüntüyü alacaktir. Herkes bir baskasinin önce oturmasini bekler. Sonuçta kimse oturmaz herkes maç bitene kadar ayakta kalir. Bu örnekten iki önemli sonuç çikar. Birincisi, tum karar birimleri tek tek rasyonel davransa da sonuç rasyonel olmayabilir. Ikincisi, buna bagli olarak isbirliginin önemi. Thurow'un bu örnegi yasadigimiz dünyada birçok ekonomik birimin davranisini gayet iyi açiklamaktadir. Zaten ben de bu örnegi günlük hayatta karsilastigim bir gelisme üzerine hatirladim. Bu gelisme, benzincilerde, kredi kartlariyla yapilan alisverislerde komisyonlari kimin üstlenecegine dair sürekli degisen uygulama ile ilgili. Benzincilerde kredi kartiyla ödeme yanilmiyorsam 90'li yillarin baslarinda basladi. Uygulama kisa zamanda benimsendi ve yayginlasti. Benim gibi, özellikle ayin sonlarinda parasizliktan evden disari çikamayan otomobil sahipleri kredi karti kabul eden benzin istasyonlarini tercih eder oldular. Gerçi alinan benzinin belli bir orani kadar ilave kart komisyon tutarini da ödemek zorunda kaliyorduk ama olsun hiç olmazsa otomobilimizle veresiye gezebiliyorduk. Müsterilerin kredi kartini kabul eden istasyonlari tercih ettigini gören hemen tüm benzinciler kredi karti uygulamasina geçtiler. Kredi karti kullanmanin maliyetini(kart komisyonlarini) müsteriye yükledikleri için kredi karti kabul etmenin benzin istasyonlarina hiçbir maliyeti yoktu(birinci denge: kredi karti komisyonunu müsteriler ödüyor. Müsteriler istasyonlar arasinda tesadüfi olarak dagiliyor). Zamanla bazi istasyonlar kredi kartlarina uygulanan komisyonlari üstlenerek (sifir komisyon), komisyonu müsterilerine yükleyen istasyonlarla fiyat rekabetine girdiler.basarili da oldular. Biz sürücüler, o dönemde, benzinimizin son damlasina kadar kredi kartina sifir komisyon uygulayan benzincileri ariyorduk. Ne de olsa benzin benzindi. Ahmet'ten almak ile Mehmet'ten almak arasinda bir fark yoktu. Bu durumda fiyat düsüklügü kart komisyonunu üstlenen istasyonlara önemli bir avantaj sagliyordu. Gün geçtikçe müsterilerinin komisyon almayan istasyonlar tarafindan kapildigini gören komisyon alan istasyon sahipleri de kaybettikleri müsterilerini kazanmak için kredi karti ile yapilan ödemelerden komisyon almamaya basladilar. Bunun üzerine müsteriler tekrar istasyonlar arasinda tesadüfi olarak dagilmaya basladilar. Yeni gelinen denge noktasinda tüm benzinciler komisyonlari kendileri yüklenmislerdi ve müsteriler tesadüfi olarak dagilmaktaydi. Herbiri rasyonel davranan istasyon sahipleri digerlerinin müsterilerini cezbedip karlarini arttirmaya çalismislar fakat hepsi ayni sekilde davrandigi için sonucta müsteri sayilari degismemis üstelik kar oranlari da düsmüstü. Ayni, maçi daha iyi görmeye çalisan seyircilerin akibetine ugramislardi. Istasyon sahiplerinin bir avantaji vardi. O da maçi seyretmek üzere tesadüfen biraraya gelmis seyircilerin aksine, örgütlü bir gruptular.gelismeleri farkeden akaryakit dagiticalari dernegi bir karar alarak bir fiyat anlasmasi yaptilar: Artik bütün istasyonlar kredi kartli satislarindan komisyon alacaklardi. Fakat bu dernegin yaptirim gücü çok fazla olmadigindan olsa gerek istasyonlar bu anlasmaya çok kisa bir süre uydular ve anlasma hemen bozulmaya baslandi. Bugün, Istanbul'daki benzin istasyonlarinin hemen hiçbiri komisyon almiyor. Istasyon sahipleri gelinen bu noktadan memnunlar mi bilemem ama biz tüketicilerin memnun oldugu bir gerçek.

14 Olgopolcu firmaların karı maksimize eden (tekelci) fiyat uygulamaları hangi faktorlere bağlıdır? 1. Üreticilerin, sayısı, birbirine benzerliği ve ölçeklerine: Eğer üreticilerin sayısı az ise, ölçekleri ve Pazar payları benzer ise ve ürünleri ve maliyet yapıları birbirine benzer ise tekelci fiyat uygulama olasılıkları daha fazladır. Firma sayısı oligopolun güçlü ya da zayıf olmasını belirler. Firma sayısı arttıkça oligopol zayıflar. Maliyet yapısı da oligopol için önemlidir. Eğer piyasadaki bir firmanın maliyetleri diğerlerine göre düşük ise bu firma diğer firmalar üzerinde bir hakimiyete sahiptir ve bu hakimiyeti rakiplerini yok etmek için bile kullanabilir. Eğer piyasada yüksek fiyatlı tanınmış markalı büyük firmalar ve piyasadan pay kapmaya çalışan yeni ve düşük fiyatlı firmalar varsa,piyasaya girmeye çalışan firmalar tanınmış firmalarla yüksek fiyatlardan fiyat anlaşmasına gitmek istemeyecektir. Diğer taraftan Pazar kaybedecekleri korkusu ile büyük firmalar da fiyat yükseltme yoluna gidemeyeceklerdir. Büyük alıcıların siparişlerini kaybetme korkusu satıcılar arasındaki fiyat anlaşmasını bozacaktır. (çünkü hiçbir firma kendisi büyük alıcının teklifini reddederse başkasının da aynı şekilde reddeceğinden emin değildir) Talebin istikrarı ve gelecek hakkında fikirbirliği: Talebin istikrarı ve geleceği hakkında fikirbirliği varsa işbirliği daha kolaydır. Giriş engelleri: Yeni bir üreticinin piyasaya girmek istediğinde karşılaşacağı engeller ne kadar yüksekse o piyasada firmaların yüksek fiyat oluşturmaları daha kolaydır. Engelin yüksekliği mevcut üreticinin koyduğu ve piyasaya yeni üreticilerin girmesine neden olmayan fiyat-maliyet marjına bağlıdır. Bu marj ne kadar geniş ise o endüstriye girmek o kadar zordur. Yeni üreticilerin piyasaya girmeye başladığı fiyata limit fiyat denir. Engelin yüksekliği hem üretim hem de satış koşullarına bağlıdır. Üretim yönünde temel faktör optimal fabrika ölçeğidir. Eğer optimal ölçek büyükse, ufak bir ölçekle piyasaya giren yeni firma kendisini maliyetler açısından dezavantajlı durumda bulacaktır. Eğer optimal ölçekte bir tesis inşa ederse büyük ölçüde bir sermayeyi riske etmiş olacaktır. Dahası piyasaya yeni girmiş olması nedeniyle kurduğu kapasiteyi kullanması da zaman alacaktır. Bu nedenle başlangıçta yeni gelen firmanın zarar etmesi kaçınılmazdır. Sonuç olarak yeni firma sonuçta büyük karlar beklemiyorsa böyle bir maceraya girmeyecektir. Farklılaştırılmış ürünler bağlamında satış maliyetleri de önemli bir giriş engeli oluşturur. Piyasadaki mevcut firmalar bir marka imajı oluşturmak için önemli maliyetlere katlanmışlardır. Yeni gelenlerde benzer bir reklam maliyetine katlanmak zorunda kalabilir ve bu kampanyanın sonuçları da belirsizdir. Reklam harcamalarının yoğun olduğu endüstrilere girmekten firmalar çekinirler. Bu piyasalardaki küçük firmalar da büyük rakiplerinin satış baskısı altındadırlar. ( yoğun reklam kampanyasına rağmen bayilik ağı oluşturamayan Marmara biralarının başarısızlığı iyi bir örnek) Giriş engelleri veri iken dominant firmalar (1) limit fiyatlama uygulayabilirler. Bu durumda piyasa fiyatını limit fiyatın hemen altında belirlerler ve yeni firmaların piyasaya girmelerini tamamen önlerler. Bu durumda kısa dönemde fazla kar etmektense firmalar uzun dönemde güvenli karı tercih etmişlerdir.(2) Kısa döenm karlarını maksimize eder ve yeni firmaların piyasaya girmesine izin verirler. (3) ikisinin bir kombinasyonunu uygularlar.

15 DERS Bazı durumlarda ekonomideki herhangi bir ajanın ( birey veya firma) eylemi diğerlerinin de refahını etkiler. Buna dışsallıklar diyoruz. Dışsallıklar Parasal ve parasal olmayan olarak ikiye ayrılır. Parasal dışsallık fiyatlara yansır ve piyasa tarafından değerlendirilir. Örneğin A firması kendi ürünlerine talebin arttığını görür ve B firmasından aldığı mal siparişlerini arttırır. B kapasitesini arttırır, maliyetlerini ve fiyatlarını düşürür. Bazı durumlarsa ise dışsallıklar fiyatlara yansımaz bunlara parasal olmayan ya da teknolojik dışsallıklar diyoruz. Bir elma bahçesinin yanında arı yetiştiren bir kişinin elde ettiği balda yandaki elma bahçesinin büyük katkısı olacak ama balın getirisinin tamamını bal yetiştiricisi alacaktır. Dışsallıklar pozitif olabileceği gibi negatif de olabilir. Örneğin komşunun havlayan köpeği size 2. negatif bir dışsallık yaratır. Bu derste daha cok negatif dışsallıklar üzerinde duracağız. Bir malın üretiminin bireysel özel maliyetleri olduğu gibi (kullanılan girdilerin maliyetleri) bir de dışsallıklardan kaynaklanan maliyetleri vardır ( bir fabrikanın çalışırken dumanının çevreyi kirletmesi gibi). Bunların ikisinin toplamına sosyal maliyetler denir. Özel ve sosyal maliyet ayrımının etkileri şekil 11 de gösterilmiştir. Şekil 11 P MC S MC P Q P S s Sp P 1 P 2 Q 1 Q 2 D Q

16 Bu şekildeki firmanın üretiminden kaynaklanan hava kirliliğinin firmaya bir maliyet yüklemediği düşünülmüştür. Şeklin üst bölümünde bir firma aşağıda endüstri gösterilmektedir. Piyasadaki her firmanın MC p ile gösteren özel maliyetleri vardır. İlave olarak firma havayı kirlettiği için bir maliyet yaratmakta fakat bunun bedelini ödememektedir. Bu gizli maliyetler de eklendiğinde marjinal maliyet MC S olacaktır. Piyasadaki firmaların özel maliyet eğrilerini toplayarak S P piyasa arz eğrisini elde ederiz. Eğer piyasa talebi D ise bu maldan Q 0 kadar üretilecek ve P 0 fiyatından satılacaktır. Gizli maliyetler de eklenirse yeni arz eğrisi S S olacak, bu durumda üretilen miktar Q 1 e düşecek fiyat P 1 e çıkacaktır. Buradan çıkan sonuç şudur: eğer sosyal maliyetler dikkate alınmazsa bir mal düşük fiyatlanacak ve fazla üretilecektir. Bu da kaynakların optimal dağılımına engel olacaktır. Çözüm dışsallıkların bedelini bunu ortaya çıkarana ödetmektir. Buna dışsallıkların içselleştirilmesi denir. Çevre kirlenmesinin nedeni mülkiyetin tanımlı olmamasıdır. Örneğin, okyanuslardaki balıkların bir sahibi yoktur. Kirletilen havanın sahibi yoktur. Bu nedenle bedelsiz olarak kirletilebilir. Aslında mülkiyet haklarının yeterince tanımlı olmadığı durumlarda bile sosyal maliyet ile özel maliyeti eşitlemek mümkün olabilir. (Ev- ağaç ve göl manzarası örneği). Bunun için işlem maliyetlerinin düşük olması gerekir (coase teoremi). Okyanus gibi konularda kimin kirlettiğini bulmak, kimin dava açacağını belirlemek çok maliyetlidir. Bu durumda sosyal maliyetle özel maliyeti eşitlemek zordur. Ancak bir gölün mülkiyetini örneğin, bölge halkına devrederek kirletenlere dışsallıkları daha kolaylıkla ödetilebilir. (devlet bu hakkı kamu adına kullanır) ama burada da etkin çözümlere ulaşmak çok kolay değildir. Çevreyi ne kadar kirletmeli? MC MB MC D G E F MB P 100 Çevrenin ne kadar temiz olması gerektiği önemli bir konudur. Çevreyi temizlemenin maliyeti her ilave temizlik için (MC) giderek artarken bunun sağlayacağı fayda (MB) giderek azalır. Optimal temizlik düzeyi MC=MB noktasına karşılık gelen P dir. Bu seviyede temizlik olması durumunda bunun topluma faydası MB eğrisinin altında kalan D+E alanıdır. P düzeyinde temizliğin toplam maliyeti ise E alanıdır. P noktasının bir birim ötesindeki temizliğin maliyeti sağlayacağı faydadan yüksektir. Bu yüzden temizlik seviyesini P noktasının ötesine geçirmek akılcı değildir. Kirliliği nasıl kontrol edebiliriz?

17 - Doğrudan regülasyon: Bu durumda regülasyon otoritesi standartları belirler (havadaki minimum sülfürdioksid oranı veya suya günde akıtılacak kurşun miktarı gibi) ve gerektiğinde mahkemeler aracılığıyla bu standartların yerine getirilmesini denetler. Kirliliğin kaynağına kadar izlenmesi (nehri kim kirletiyor?) ve uygun standartların belirlenmesi maliyetli ve karmaşık bir işlemdir. Standartlar belirlenmeden önce bir fayda-maliyet analizi yapılmalıdır. Ancak pratikte bu yapılmadan bir standart belirlenmiş olabilir. Ya da herkes için aynı standartlar belirlenebilir (herkesin atıklarını yarıya indirmesi gibi). Bunun maliyeti herkes için farklı olacaktır. Bunun yanında regülasyon siyasi ve bürokratik problemleri de doğuracaktır. - Zararların tazmini: Bu sistem kirletenin dava edilip kurbanların zararının tazminine dayanır. Kirliliği P noktasına düşürmek için, firma temizleyemediği kirlilik için F kadar tazminat öder. Tazminat ödemek firmanın da işine gelir çünkü temizlemek isterse F+G kadar bir bedel ödemesi gerekmektedir. Regülasyonda kirliliğin maliyetini kurbanlar öder. Tazminatta ise kirleten öder. Ancak sonra talep koşullarına göre bu tazminatı fiyatlarına yansıtabilir. Tazminat sisteminin avantajı bürokrasi gerektirmemesidir. Ancak mahkemelerin yükünü arttırır. Kirlilikten zarar gören tek tek bireyler dava açmada gönülsüz davranabilir ama bu sorun toplu eylemlerle giderilebilir (örn. Greenpeace) Bu yöntemde de kirliliğin kaynağını bulma zorluğu vardır. - Sübvansiyonalar: Kirliliği kendileri yaratmasa da çevreyi temizlemek kurbanların işine gelebilir. Örneğin devlet fabrikanın takacağı filtreyi sübvanse edebilir. Bu durumda filtrenin maliyeti vergi verenlerin sırtına yüklenmiştir. Ancak bu durum kurbanların lehinedir. Çünkü E kadar maliyete katlanıp D+E kadar fayda sağlamışlardır. - Kirliliğin vergilenmesi: BU sistemde yaratılan her birim kirlilik birim başına OA kadar vergilendirilir. P noktasına kadar ilave birim temizliğin maliyeti vergiden yüksektir. Bu durumda P noktasına kadar firmalar çevreyi temizlemektense vergi ödemeyi tercih ederler. Hükümet de topladığı vergi gelirinin G kadarını kirlilik kurbanlarına öder. Bu yöntemin avantajı ilave bir zorlayıcı otoriteye gerek duymaması kendi kendine işlemesidir. Bir başka avantajı, yeni çevreyi temizleme tekniklerinin bulunmasına yardım etmesidir. Eğer firma ucuz temizleme teknikleri bulursa vergi ödemektense çevreyi temizlemeyi tercih edebilir.

18 MC MB MC A O D E P G H K MB 100 Piyasanın zaman içinde dengeye gelmesi Özellikle tarımda doğal koşullara bağlı olarak ortaya çıkan gelir kayıplarını önlemek için hükümetler taban fiyat uygulaması başlatmışlardır. Taban fiyat politikası hükümetin çiftçinin piyasada satamadığı ürünü beliri bir fiyattan satın almayı taahhüt etmesidir. Tavan fiyat politikası da fiyatların yükselmesini önlemek amacıyla piyasaya müdahale etmesidir. Fakat her iki durumda planlananın ötesinde olumsuz sonuçlar doğurur. Devletin fiyat kontrolleri: taban fiyat, tavan fiyat uygulaması, karaborsa (rona turanlı. Ss ) Yukarıda piyasalardaki denge fiyatını arz ve talep değişmediği sürece değişmez olarak tanımladık. Eğer piyasada denge fiyatı dışında bir fiyat oluşursa piyasa güçlerinin anında bunu denge fiyatına getireceğinden söz ettik. Bu her zaman doğru değildir. Özellikle arzın uyarlanması zaman alabilir ve bu uyarlanma her zaman dengeye doğru olmayabilir. Bunu en iyi açıklayan model Örümcek Ağı teoremidir. Örümcek ağı teoreminde üreticilerin fiyat değişikliklerine tepkisi bir dönem sonra gerçekleşir. Örümcek ağında üreticilerin fiyat değişimlerine verdiği tepkiler sonucu fiyat denge fiyatına doğru evrilebilir. Bazı durumlarda denge fiyatından uzaklaşır yada o fiyat etrafında sürekli olarak döner durur ve hiç bir zaman dengeye gelmez. Denge fiyatına yakınsaması için koşul arz eğrisinin talep eğrisine göre dik olmasıdır. Genelde bu durum geçerlidir. Fiyatlar dengeye yakınsar. Bunun nedeni üreticilerin fiyat değişmelerine aşırı tepki vermemeleridir. Yani yüksek fiyatın sonsuza kadar süreceğini çoğu kişi beklemez. Beklentiler istikrarlı ise piyasalar da istikrarlı olur. Spekulatörler de piyasa da fiyat istikrarının oluşmasına yardımcı olurlar. Diyelim ki normal bir yılda bir tarımsal ürünün fiyatı P, üretilen miktar Q ve malın talep eğrisi D. Fakat bu yıl havaların çok iyi gitmesi nedeniyle ürün çok iyi oldu ve üretim Q 1 e çıktı. Fakat bu ürünü sadece normal fiyatı olan P nin yarısı olan P 1 fiyatından satabilmek mümkün. Bu durumda spekülatörler devreye girer. Spekülatörler ürünün fiyatının bu yıl yaşanan sıradışı koşullar nedeniyle aşırı düşük olduğunu ve gelecek sene yükseleceğini beklerler. Bu nedenle malı bu sene alıp gelecek sene daha yüksek fiyattan satmayı düşünürler. Bu durumda talep D den D 2 ye çıkmıştır. Bu durumda fiyat Q 1 ile D 2 nin kesiştiği noktada belirlenecektir. Bu durumda piyasa fiyatı P 1 değil P 2 olacaktır ki bu malın normal fiyatı olan P ye daha yakındır. Bu durumda ürünün tamamı tüketilmeyecek bir kısmı depolanacaktır. Eğer bir nedenden ürün fiyatı normal fiyatın çok üzerine çıkarsa spekülatörler ellerindeki bu malı satıp fiyatı gene normal düzeyine indireceklerdir.

19 P P P 1 D 2 P 2 D 1 Q 1 Q 2 Q Görüldüğü gibi spekülatörler ekonomiye iki olumlu katkıda bulunmuşlardır. Birincisi, arızi nedenlerle üreticilerin gelirlerinin düşmesini önlemişlerdir. İkincisi, tüketim fazlası ürünün israf olmasını önlemiş gelecekteki muhtemel bir darlığın önüne geçmişlerdir.

20 Ek:1 Ekonomileri Batıranlar Spekülatörler mi? Murat ÇOKGEZEN Son yillarda ekonomi basininda en cok duydugumuz kavram herhalde kriz. Asya Krizi, Rusya Krizi...Bir kriz dalgasidir, gidiyor. Bu krizlerin yorumunu uzmanlarina birakarak, bu yazida krizlerle ilgili olarak gundeme gelen, sik sik bu krizlerden sorumlu tutulan spekulator lere deginecegiz. Spekulasyon yada spekulatorler gercekten bu kadar kotu mu? Ekonomileri batiranlar spekulatorler mi? Sanirim, once sik sik birbirine karistirilan uc kavrama deginmemiz gerekiyor: Arbitraj, spekulasyon ve manipulasyon. Aslinda uc islem de ucuza alip pahaliya satmayi ve bu satistan kar elde etmeyi hedefliyor. Tabii aralarinda bazi temel farkliliklar var. Bunlari incelerken yukarida, spekulatorlere iliskin sordugumuz sorularin cevabini da vermis olacagiz. Arbitraj yapanlar bir variligin farkli yerlerde farkli fiyatlandirilimasindan dogan karlari elde etmeye calisirlar. Ornegin, bazi kisilerin dusuk modelli otomobilleri ucuz fiyattan buyuk sehirlerden alip bu otomobillerin daha pahali oldugu Anadolu sehirlerinde sattiklarini duymussunuzdur.ayni islem uluslararasi alanda genellikle doviz uzerine yapiliyor. Bir yabanci parayi ucuz oldugu ulkeden alip pahali oldugu ulke piyasasinda satiyorsunuz. Sonuc olarak bunda kotu bir sey yok. Hatta, arbitraj nedeniyle fiyatin pahali oldugu yerde arz artacagi icin piyasalarda tek bir fiyatin olusmasi gibi olumlu bir etkisi de var artbitrajin. Gelelim spekulatorlere. Spekulatorler, arbitraj yapanlardan farkli olarak risk alir, bir varligin gelecegi uzerine kumar oynarlar. Kumar derken bunun bir piyangodan farkli oldugunu belirtmek gerekir. Cunku spekulatorler piyasadaki mevcut enformasyonu degerlendirerek beklentilerini olustururlar ve buna gore alir yada satarlar. Bunda bir kotuluk var mi? Spekulatorler yasadisi yollardan herkese acik olmayan bilgileri elde etmemislerse, tabii ki yok. Aksine spekulasyonun olumlu etkileri de var. Spekulatorlerin eylemleri spekulasyon yapilan varliklar uzerine piyasaya sinyaller gonderir. Ornegin, eger spekulatorler ellerindeki A sirketine ait hisse senetlerini ellerinden cikartmaya baslamislarsa bunun sebebi o sirketin gelecek icin umit vaadetmemesidir. Yada bir ulkenin parasinin deger kaybedecegini bekleyen spekulatorler o ulke parasini ellerinden cikartirlar. Bu noktada bir konuya dikkat cekmek gerekir. Spekulatorler sirket hisselerini ellerinden cikardigi icin bir sirket finansal olarak kotu duruma dusmez; spekulatorler o sirketin kotu duruma dusecegini tahmin ettikleri icin ellerindeki hisseleri satarlar. Yada bir ulkenin doviz kuru spekulatorler satisa basladigi icin inise gecmez. Ulkede gevsek para politikasi ve cari islemler acigi soz konusudur, bunun devaluasyona yol acacagini goren spekulatorler satisa gecerler. Sonuc olarak spekulatorlerin eylemleri sebep degil sonuctur. (Belki spekulatorlerin bu sonucu hizlandirdigi soylenebilir) Hem unutmayalim ki, bir kisi satiyorsa digeri aliyordur. Yani iki kisi ayni ata biri kazanacagi, digeri kaybedecegi uzerine iddiaya girmektedir. Dogal olarak bunlardan biri kazanacak digeri kaybadecektir. Ornegin, Endonezya devlet baskani Suharto nun ulkesindeki krizden sorumlu tuttugu unlu spekulator Soros 1992 yilinda Ingiliz Sterlin inin devalue edilecegini ongorup bir gecede 1 milyar dolar kazanmistir ama ayni Soros 1997 krizinde bir o kadar para kaybettigini iddia etmektedir. Manipulasyon yapanlara gelince. Onlar da kumar oynarlar fakat kumarda kazanmak icin hile yaparlar. Uzerine oynadiklari varligin fiyatini istedikleri yonde degistirip kazanc elde ederler. Nasil mi? Iste Turkiye den bir ornek. Gectigimiz gunlerde bir gazetede (Hurriyet, 28 Ekim 1998) yayinlanan haberde su iddialar yer almaktaydi. Bazi kisiler Raks Elektronik sirketinin bir kamu bankasina olan kredi borcu taksidini odeyemedigi, isci cikardigi ve konkardatoya gidecegi yonunde haberler cikariyorlar. Bu olumsuz soylentiler nedeniyle sirket hisselerinin fiyati taban yapinca soylentiyi cikaranlar 35 bin lot hisseyi (bu piyasadaki Raks Elektronik hisselerinin yaklasik uctebiri) aliyorlar. Muhtemelen bu kisiler toz duman ortadan kalkip hisseler gercek degerine cikinca hisseleri ellerinden cikarip buyuk karlar elde edecekler. Tabii bu yontemlerden biri. Bir diger yontem ise, bir varliktan asiri miktarda alarak

Adı Soyadı: No: 05.04.2010 Saat: 08:30

Adı Soyadı: No: 05.04.2010 Saat: 08:30 Adı Soyadı: No: 05.04.2010 Saat: 08:30 ID: Z Mikro 2 Ara 2010 Çoktan Seçmeli Sorular Cümleyi en iyi biçimde tamamlayan veya sorunun yanıtı olan seçeneği yanıt anahtarına işaretleyiniz. 1. Çapraz satış

Detaylı

EKO 205 Mikroiktisat. Kar Maksimizasyonu Profit Maximization

EKO 205 Mikroiktisat. Kar Maksimizasyonu Profit Maximization EKO 205 Mikroiktisat Kar Maksimizasyonu Profit Maximization Tartışılacak Konular Tam Rekabet Piyasaları Kar Maksimizasyonu Marjinal Hasıla, Marjinal Maliyet ve Kar Kısa Dönemde Çıktı Düzeyinin Belirlenmesi

Detaylı

Bölüm 7 Monopol ve Monopson

Bölüm 7 Monopol ve Monopson Bölüm 7 Monopol ve Monopson Tartışılacak Konular Tekel Tekel Gücü (Monopoly Power) Tekel Gücünün Kaynakları Tekel Gücünün Sosyal Maliyeti Tartışılacak Konular Monopson (Monopsony) Monopson Gücü Tekel Gücünün

Detaylı

Mikroiktisat Final Sorularý

Mikroiktisat Final Sorularý Mikroiktisat Final Sorularý MERSĐN ÜNĐVERSĐTESĐ ĐKTĐSADĐ VE ĐDARĐ BĐLĐMLER FAKÜLTESĐ MALĐYE VE ĐŞLETME BÖLÜMLERĐ MĐKROĐKTĐSAT FĐNAL SINAVI 10.01.2011 Saat: 13:00 Çoktan Seçmeli Sorular: Sorunun Yanıtı

Detaylı

DÜZENLEME VE ANTİ-TRÖST YASASI 2

DÜZENLEME VE ANTİ-TRÖST YASASI 2 DÜZENLEME VE ANTİ-TRÖST YASASI 2. PİYASAYA MÜDAHALE 2.. ARTIKLAR VE BÖLÜŞÜMÜ 2 2. DÜZENLEMENİN EKONOMİK KURAMI 3 2.. DENGE 3 3. DÜZENLEME VE DOĞAL TEKELLER 4 3.. KARTELLERİN DÜZENLENMESİ 7 4. ANTİ-TRÖST

Detaylı

Bu Bölümde Neler Öğreneceğiz?

Bu Bölümde Neler Öğreneceğiz? 7. MALİYETLER 193 Bu Bölümde Neler Öğreneceğiz? 7.1. Kısa Dönem Firma Maliyetleri 7.1.1. Toplam Sabit Maliyetler 7.1.2. Değişken Maliyetler 7.1.3. Toplam Maliyetler (TC) 7.1.4. Marjinal Maliyet (MC) 7.1.5.

Detaylı

İKT 207: Mikro iktisat. Faktör Piyasaları

İKT 207: Mikro iktisat. Faktör Piyasaları İKT 207: Mikro iktisat Faktör Piyasaları Tartışılacak Konular Tam Rekabetçi Faktör Piyasaları Tam Rekabetçi Faktör Piyasalarında Denge Monopson Gücünün Olduğu Faktör Piyasaları Monopol Gücünün Olduğu Faktör

Detaylı

MİKRO-İKTİSAT. Ders 8 Tekelci Rekabet ve Oligopol

MİKRO-İKTİSAT. Ders 8 Tekelci Rekabet ve Oligopol MİKRO-İKTİSAT Ders 8 Tekelci Rekabet ve Oligopol Tartışılacak Konular Tekelci Rekabet Oligopol Fiyat Rekabeti Kartel Oyun Teorisi ve Oligopol: Mahkumlar Açmazı Tekelci Rekabet Monopolcü rekabet piyasası

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

MAL PİYASASI (Eksik Rekabet Piyasaları)

MAL PİYASASI (Eksik Rekabet Piyasaları) MAL PİYASASI (Eksik Rekabet Piyasaları) Eksik Rekabet Piyasaları Doç.Dr. Erdal Gümüş Eksik Rekabet Piyasaları Tam rekabet piyasası arzu edilen bir piyasa olmakla birlikte, pratikte uygulama alanı başarıyla

Detaylı

Ekonomi I FĐRMA TEORĐSĐ. Piyasa Çeşitleri. Tam Rekabet Piyasası. Piyasa yapılarının çeşitli türleri; Bir uçta tam rekabet piyasası (fiyat alıcı),

Ekonomi I FĐRMA TEORĐSĐ. Piyasa Çeşitleri. Tam Rekabet Piyasası. Piyasa yapılarının çeşitli türleri; Bir uçta tam rekabet piyasası (fiyat alıcı), Ekonomi I Tam Rekabet Piyasası FĐRMA TEORĐSĐ Bu bölümü bitirdiğinizde şunları öğrenmiş olacaksınız: Hasılat, maliyet ve kar kavramları ne demektir? Tam rekabet ne anlama gelir? Tam rekabet piyasasında

Detaylı

İKTİSADA GİRİŞ-I ÇALIŞMA SORULARI-11 MONOPOL

İKTİSADA GİRİŞ-I ÇALIŞMA SORULARI-11 MONOPOL İKTİSADA GİRİŞ-I ÇALIŞMA SORULARI-11 MONOPOL 1. Monopolist için fiyat marjinal hasılanın üzerindedir. Çünkü, A) Ortalama ve marjinal hasıla eğrileri birbirine eşittir B) Azalan verimler kanunu geçerli

Detaylı

2.BÖLÜM ÇOKTAN SEÇMELİ

2.BÖLÜM ÇOKTAN SEÇMELİ CEVAP ANAHTARI 1.BÖLÜM ÇOKTAN SEÇMELİ 1.(e) 2.(d) 3.(a) 4.(c) 5.(e) 6.(d) 7.(e) 8.(d) 9.(b) 10.(e) 11.(a) 12.(b) 13.(a) 14.(c) 15.(c) 16.(e) 17.(e) 18.(b) 19.(d) 20.(a) 1.BÖLÜM BOŞLUK DOLDURMA 1. gereksinme

Detaylı

Fiyat nedir? Müşterilerin Değer Algısı FİYATLANDIRMA 5/21/2013. Copyright 2005 Brainy Betty, Inc. 1

Fiyat nedir? Müşterilerin Değer Algısı FİYATLANDIRMA 5/21/2013. Copyright 2005 Brainy Betty, Inc. 1 Fiyat nedir? Dar anlamda, mal ya da servis için ödenen para miktarı. FİYATLANDIRMA Geniş anlamda, tüketicilerin mal ya da hizmeti kullanmak ya da sahip olmak için takas ettikleri değerlerin toplamı Copyright

Detaylı

BİRİNCİ SEVİYE ÖRNEK SORULARI EKONOMİ

BİRİNCİ SEVİYE ÖRNEK SORULARI EKONOMİ BİRİNCİ SEVİYE ÖRNEK SORULARI EKONOMİ SORU 1: Tam rekabet ortamında faaliyet gösteren bir firmanın kısa dönem toplam maliyet fonksiyonu; STC = 5Q 2 + 5Q + 10 dur. Bu firma tarafından piyasaya sürülen ürünün

Detaylı

TAM REKABET PİYASASINDA DENGE FİYATININ OLUŞUMU (KISMÎ DENGE)

TAM REKABET PİYASASINDA DENGE FİYATININ OLUŞUMU (KISMÎ DENGE) Ünite 10: TAM REKABET PİYASASINDA DENGE FİYATININ OLUŞUMU (KISMÎ DENGE) Tam rekabetçi bir piyasada halen çalışmakta olan firmalar kısa dönemde normal kârın üzerinde kâr elde ediyorlarsa piyasaya yeni firmalar

Detaylı

EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER

EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER 4.bölüm EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI KAMU HİZMETLERİ DIŞSALLIKLAR KAMU HARCAMALARININ ARTIŞINA YÖNELİK GÖRÜŞLER EKONOMİK SÜREÇ İÇİNDE DEVLETİN FONKSİYONLARI 1.Kaynak Dağılımında Etkinlik:

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

11.10.2015. Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher Ohlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri. Heckscher Ohlin Modelinden Çıkartılan Teoremler

11.10.2015. Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher Ohlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri. Heckscher Ohlin Modelinden Çıkartılan Teoremler Faktör Donatımı Teorisi (Heckscher hlin) Karşılaştırmalı Üstünlüklere Eleştiri Karşılaştırmalı üstünlükler teorisi uluslararası emek verimliliğindeki farklılıkların nedeni üzerinde durmamaktadır. Bu açığı

Detaylı

4/20/2015. Müşteri Değeri Tabanlı Fiyatlandırma. Maliyet tabanlı fiyatlandırma üretim, dağıtım ve satış maliyetlerinin üstüne prim eklenmesidir.

4/20/2015. Müşteri Değeri Tabanlı Fiyatlandırma. Maliyet tabanlı fiyatlandırma üretim, dağıtım ve satış maliyetlerinin üstüne prim eklenmesidir. Kullanılan Kaynaklar: -Mucuk, İ. (2012). Pazarlama İlkeleri. Türkmen Kitabevi -Altunışık, R., Özdemir, Ş. & Torlak, Ö. (2014). Pazarlama İlkeleri ve Yönetimi. Beta Basım:İstanbul. -Kotler, Philip & Armstrong,

Detaylı

TAM REKABET PİYASASI

TAM REKABET PİYASASI TAM REKABET PİYASASI 2 Bu bölümde, tam rekabet piyasasında çalışan firmaların fiyatlarını nasıl oluşturduklarını, ne kadar üreteceklerine nasıl karar verdiklerini ve piyasadaki fiyat ile miktarın nasıl

Detaylı

Tekelci Rekabet Piyasası

Tekelci Rekabet Piyasası Tekelci Rekabet iyasası 1900 lü yılların başlarında, ürünlerin homojen olmaması, reklamın giderek 2 artan önemi, azalan maliyet durumlarının yaşanması tam rekabet piyasasına karşı yapılan tartışmaları

Detaylı

Kurulum: Dış Kaynak Kullanımlı Satışlar?

Kurulum: Dış Kaynak Kullanımlı Satışlar? Özet: Teşvikler ve Đstihdam Vak a tartışması: Dış Kaynak Kullanımlı Satışlar Uzmanlaşma ve Karşılaştırmalı/Göreceli Üstünlük Asil- Vekil Sorunları Performans için ödeme Promosyon/Terfi Turnuvaları Ahlak

Detaylı

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ 1 M.İ.Y. ORTAYA ÇIKIŞ NEDENLERİ Kitlesel pazarlamanın gittikçe pahalı bir müşteri kazanma yolu olması Pazar payının değil müşteri payının önemli hale gelmesi Müşteri memnuniyeti

Detaylı

Mikroiktisat 2009-2010 Final (mly-iþl)

Mikroiktisat 2009-2010 Final (mly-iþl) MERSĐN ÜNĐVERSĐTESĐ ĐKTĐSADĐ VE ĐDARĐ BĐLĐMLER FAKÜLTESĐ ĐKTĐSAT BÖLÜMÜ MALĐYE VE ĐŞLETME BÖLÜMLERĐ, MĐKROĐKTĐSAT FĐNAL SINAVI 11.01.2010 SAAT: 13:00 GRUP: B Mikroiktisat 2009-2010 Final (mly-iþl) Çoktan

Detaylı

Üretim Girdilerinin lması

Üretim Girdilerinin lması Üretim Girdilerinin Fiyatlandırılmas lması 2 Tam Rekabet Piyasasında Girdi Talebi Tek Değişken Girdi Durumu İlk olarak firmanın tek girdisinin işgücü () olduğu durumu inceleyelim. Değişken üretim girdisi

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI MİKRO İKTİSAT DOÇ. DR. YÜKSEL BAYRAKTAR MALİYETLER 7. Kısa ve Uzun Dönem Firma Maliyetleri 7.1. Kısa Dönem Firma Maliyetleri

Detaylı

Chapter 9. Ticaret Politikasının Araçları (devam. 2. Kısım) Slides prepared by Thomas Bishop

Chapter 9. Ticaret Politikasının Araçları (devam. 2. Kısım) Slides prepared by Thomas Bishop Chapter 9 Ticaret Politikasının Araçları (devam. 2. Kısım) Slides prepared by Thomas Bishop Copyright 2009 Pearson Addison-Wesley. All rights reserved. İhracat Teşviki (İmport Subsidy) İhracat teşvikleri

Detaylı

ISL 201 Pazarlama İlkeleri. Doç. Dr. Hayrettin ZENGİN

ISL 201 Pazarlama İlkeleri. Doç. Dr. Hayrettin ZENGİN ISL 201 Pazarlama İlkeleri Doç. Dr. Hayrettin ZENGİN FİYAT VE FİYATLANDIRMA Pazarlama karması bileşenlernden üçü (ürün, tutundurma ve dağıtım) tüketiciye değer ifade eden bir şeyler sunmaya çalışırken,

Detaylı

SAY 203 MİKRO İKTİSAT

SAY 203 MİKRO İKTİSAT SAY 203 MİKRO İKTİSAT Piyasa Dengesi YRD. DOÇ. DR. EMRE ATILGAN SAY 203 MİKRO İKTİSAT - YRD. DOÇ. DR. EMRE ATILGAN 1 PİYASA DENGESİ Bu bölümde piyasa kavramı, piyasa türleri ve piyasa mekanizmasının işleyişi

Detaylı

ÜRETİM ve MALİYETLER. Üretim Fonksiyonu 14.12.2011. Kısa Dönemde Üretim Fonksiyonu. Doç.Dr. Erdal Gümüş

ÜRETİM ve MALİYETLER. Üretim Fonksiyonu 14.12.2011. Kısa Dönemde Üretim Fonksiyonu. Doç.Dr. Erdal Gümüş .. Üretim Fonksiyonu ÜRETİM ve MALİYETLER Doç.Dr. Erdal Gümüş Üretim fonksiyonu: Üretim girdileri ile çıktı ilişkisini ifade eden bir fonksiyondur. Başka bir tanım: teknoloji veri iken belirli miktarlardaki

Detaylı

Tutundurma Karması. Reklam. Satış Geliştirme Halkla ilişkiler Doğrudan Pazarlama

Tutundurma Karması. Reklam. Satış Geliştirme Halkla ilişkiler Doğrudan Pazarlama Tutundurma Karması Reklam Kişisel satış Satış Geliştirme Halkla ilişkiler Doğrudan Pazarlama İşletmelere tarihsel olarak, tutundurma metotları içinde önce kişisel satıştan; sonra reklâmlardan; daha sonra,

Detaylı

Bölüm 5 ARZ VE TALEP UYGULAMALARI

Bölüm 5 ARZ VE TALEP UYGULAMALARI Bölüm 5 ARZ VE TALEP UYGULAMALARI Neler Öğreneceğiz? Hükümet Müdahalelerinin denge Oluşumlarına Etkileri Fiyat Kontrolleri Taban ve Tavan Fiyat Uygulamaları Asgari Ücret Politikası Tarımsal Destekleme

Detaylı

A İKTİSAT KPSS-AB-PS/2007

A İKTİSAT KPSS-AB-PS/2007 1. Büyüme Kutupları nın, altyapı yatırımları ve dışsal ekonomiler yoluyla yaratacağı etkiler nedeniyle kalkınmanın önünde bir engel olduğunu belirten iktisatçı aşağıdakilerden hangisidir? A) F. Perroux

Detaylı

Chapter 9. Ticaret Politikasının Araçları. Slides prepared by Thomas Bishop. Copyright 2009 Pearson Addison-Wesley. All rights reserved.

Chapter 9. Ticaret Politikasının Araçları. Slides prepared by Thomas Bishop. Copyright 2009 Pearson Addison-Wesley. All rights reserved. Chapter 9 Ticaret Politikasının Araçları Slides prepared by Thomas Bishop Copyright 2009 Pearson Addison-Wesley. All rights reserved. Önizleme Gümrük tarifesinin tek bir sektördeki kısmi denge analizi:

Detaylı

A İKTİSAT KPSS-AB-PS / 2008 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden

A İKTİSAT KPSS-AB-PS / 2008 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli nedeni aşağıdakilerden 1. Her arz kendi talebini yaratır. şeklindeki Say Yasasını aşağıdaki iktisatçılardan hangisi kabul etmiştir? A İKTİSAT 5. Mikroiktisadi analizde, esas olarak reel ücretlerin dikkate alınmasının en önemli

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

İşletmelerin Büyüme Şekilleri

İşletmelerin Büyüme Şekilleri Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İŞLETMELERİN BÜYÜMESİ İşletmelerin Büyüme Nedenleri Optimum büyüklüğe ulaşma Piyasalarda etkinliği arttırarak kar elde etme olanaklarını arttırma

Detaylı

Kısaca. Müşteri İlişkileri Yönetimi. Nedir? İçerik. Elde tutma. Doğru müşteri 01.06.2011. Genel Tanıtım

Kısaca. Müşteri İlişkileri Yönetimi. Nedir? İçerik. Elde tutma. Doğru müşteri 01.06.2011. Genel Tanıtım Kısaca Müşteri İlişkileri Yönetimi Genel Tanıtım Başar Öztayşi Öğr. Gör. Dr. oztaysib@itu.edu.tr 1 MİY Genel Tanıtım 2 MİY Genel Tanıtım İçerik Müşteri İlişkileri Yönetimi Nedir? Neden? Tipleri Nelerdir?

Detaylı

p0=10, p1=15, q0=1, q1=0.5kg ise talebin fiyat esnekliği -1 dir. (0.5-1)/1 bölü (15-10)/10

p0=10, p1=15, q0=1, q1=0.5kg ise talebin fiyat esnekliği -1 dir. (0.5-1)/1 bölü (15-10)/10 İKTİSADA GİRİŞ Fayda sağladığında yok olup, biten mallara dayanıksız mallar denir. Bir kararı uygularken vazgeçilen bir başka kararafırsat maliyeti denir. p0=10, p1=15, q0=1, q1=0.5kg ise talebin fiyat

Detaylı

TOPLAM TALEP I: IS-LM MODELİNİN OLUŞTURULMASI

TOPLAM TALEP I: IS-LM MODELİNİN OLUŞTURULMASI BÖLÜM 10 TOPLAM TALEP I: IS-LM MODELİNİN OLUŞTURULMASI IS-LM Modelinin Oluşturulması Klasik teori 1929 ekonomik krizine çare üretemedi Teoriye göre çıktı, faktör arzına ve teknolojiye bağlıydı Bunlar ise

Detaylı

15.010/15.011 Örnek Ara sınav Cevap Kâğıdı - 1999. 1) Doğru, Yanlış, Belirsiz

15.010/15.011 Örnek Ara sınav Cevap Kâğıdı - 1999. 1) Doğru, Yanlış, Belirsiz 15.010/15.011 Örnek Ara sınav Cevap Kâğıdı - 1999 1) Doğru, Yanlış, Belirsiz a) DOĞRU. İki mağaza tarafından arz edilen videolar birbirlerine ikame. Somerville deki Hollywood mağazasındaki videoların fiyatı

Detaylı

Bu optimal reklam-satış oranının reklam etkinliğini (reklam esnekliği) fiyat esnekliğine bölerek de hesaplarız anlamına gelir.

Bu optimal reklam-satış oranının reklam etkinliğini (reklam esnekliği) fiyat esnekliğine bölerek de hesaplarız anlamına gelir. Sloan Yönetim Okulu 15.010/ 15.011 Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Đş Kararları için Đktisadi Analiz Profesör McAdams, Montero, Stoker ve van den Steen 2000 Final Sınavı Cevapları: Asistanların Notlandırması

Detaylı

içindekiler Kısım 1 Piyasalar 2 Piyasalar ve Piyasanın İşleyişi 28 Ekonomi ve Çevrenizdeki Dünya 4 Grafiklerle Çalışmak 23 Bölüm 2 Bölüm 1 Bölüm 1 Ek

içindekiler Kısım 1 Piyasalar 2 Piyasalar ve Piyasanın İşleyişi 28 Ekonomi ve Çevrenizdeki Dünya 4 Grafiklerle Çalışmak 23 Bölüm 2 Bölüm 1 Bölüm 1 Ek TETRA IMAGES/CORBIS içindekiler Ön Söz xv Kısım 1 Piyasalar 2 Bölüm 1 Ekonomi ve Çevrenizdeki Dünya 4 1. Mülkiyet 5 2. Ekonomik Özgürlük 10 2.a. Ekonomik Özgürlük ve Yaşam Standartları 11 2.b. Ekonomik

Detaylı

DAĞITIM KAVRAMLARI ve STRATEJİLERİ

DAĞITIM KAVRAMLARI ve STRATEJİLERİ DAĞITIM KAVRAMLARI ve STRATEJİLERİ Dağıtım Kanalı: Fikir, ürün ve hizmetler gibi, değeri olan şeylerin üretim noktalarından kullanım noktalarına kadar götürülmesiyle uğraşan, birbiriyle bağımlı bir dizi

Detaylı

1. Kısa Dönemde Maliyetler

1. Kısa Dönemde Maliyetler DERS NOTU 05 MALİYET TEORİSİ: KISA VE UZUN DÖNEM Bugünki dersin işleniş planı: 1. Kısa Dönemde Maliyetler... 1 2. Kâr Maksimizasyonu (Bütün Piyasalar İçin)... 9 3. Kâr Maksimizasyonu (Tam Rekabet Piyasası

Detaylı

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ Bugünki dersin içeriği: 1. MALİYE POLİTİKASI VE DIŞLAMA ETKİSİ... 1 2. UYUMLU MALİYE VE

Detaylı

İKTİSADA GİRİŞ-I ÇALIŞMA SORULARI-3 KITLIK, TERCİH VE FAYDA

İKTİSADA GİRİŞ-I ÇALIŞMA SORULARI-3 KITLIK, TERCİH VE FAYDA İKTİSADA GİRİŞ-I ÇALIŞMA SORULARI-3 KITLIK, TERCİH VE FAYDA 1. Fırsat maliyeti; A) Mal ve hizmetlerin parasal maliyetidir, B) Mal ve hizmet alımlarında borç olarak alınan para ve faizinin toplamıdır, C)

Detaylı

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir BÖLÜM 5 Açık Ekonomi Açık Ekonomi Önceki bölümlerde kapalı ekonomi varsayımı yaptık Bu varsayımı terk ediyoruz çünkü ekonomilerin çoğu dışa açıktır. Kapalı ve açık ekonomiler arasındaki fark açık ekonomide

Detaylı

Konu 9 Temel Oligopol Piyasalar

Konu 9 Temel Oligopol Piyasalar .. Konu 9 Temel Oligopol Piyasalar Hadi Yektaş Uluslararası Antalya Universitesi İşletme Tezsiz Yüksek Lisans Programı 1 / 150 Hadi Yektaş Temel Oligopol Piyasalar . İçerik Giriş.1 Giriş.2.3.4.5.6 Anahtar

Detaylı

BÖLÜM 3. Bilişim Sistemleri, Örgütler ve Strateji. Doç. Dr. Serkan ADA

BÖLÜM 3. Bilişim Sistemleri, Örgütler ve Strateji. Doç. Dr. Serkan ADA BÖLÜM 3 Bilişim Sistemleri, Örgütler ve Strateji Doç. Dr. Serkan ADA Bilişim Sistemleri nin Örgütlere Etkisi Örgüt çevre tarafından sağlanan sermaye ve işgücü (ve bilişim teknolojileri) gibi temel üretim

Detaylı

4. PİYASA DENGESİ 89

4. PİYASA DENGESİ 89 4. PİYASA DENGESİ 89 Bu Bölümde Neler Öğreneceğiz? 4.1. Walrasgil Fiyat İntibakı 4.2. Marshallgil Miktar İntibakı 4.3. Arz ve Talep Değişmelerinin Denge Üzerindeki Etkisi 4.4. Tüketici ve Üretici Rantı

Detaylı

Yönetimsel Iktisat Final

Yönetimsel Iktisat Final Yönetimsel Iktisat Final 1) Aşağıdakilerden hangisi tamamlayıcı mal grubuna girer? a) kahve için: süt süt tozu b) beyaz peynir kaşar peynir c) Diş Fırçası Macun d)çay Kahve 2) Talepte bir artış, arzda

Detaylı

EK : DIŞSAL TASARRUFLAR ( EKONOMİLER )

EK : DIŞSAL TASARRUFLAR ( EKONOMİLER ) EK : DIŞSAL TASARRUFLAR ( EKONOMİLER ) Genel denge teorisinin sonuçlarının yatırım kararlarında uygulanamamasının iki temel nedeni şunlardır: 1) Genel denge teorisinin tam bölünebilirlik varsayımı her

Detaylı

A ALAN BİLGİSİ TESTİ İKTİSAT

A ALAN BİLGİSİ TESTİ İKTİSAT ALAN BİLGİSİ TESTİ İKTİSAT İKTİSAT ALANINA AİT SORULARIN CEVAPLARINI CEVAP KÂĞIDINIZDA BU ALANLA İLGİLİ YERE İŞARETLEYİNİZ. 81. Bir tüketicinin bir mala ilişkin bireysel talep eğrisini elde etmek için

Detaylı

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ Bu ünite tamamlandığında; Alternatif yöntemleri kullanarak IS eğrisini elde edebileceğiz IS eğrisinin eğiminin hangi faktörlere bağlı olduğunu ifade edebileceğiz

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

Bölüm 6. Kamusal Mallar ve Dışsallıklar

Bölüm 6. Kamusal Mallar ve Dışsallıklar Bölüm 6 Kamusal Mallar ve Dışsallıklar Neler Öğreneceğiz? Kamusal Mallar ve Dışsallıklar Tüketimde Rakip Olmama Faydadan Mahrum Bırakmama Bedavacılık Kamusal Mallarda Etkin Çıktı Düzeyi Dışsallıklar Dışsallıkların

Detaylı

I. Piyasa ve Piyasa Çeşitleri

I. Piyasa ve Piyasa Çeşitleri DERS NOTU 02 PİYASA TALEP VE ARZ KAVRAMLARI PİYASA DENGESİ Bugünki dersin işleniş planı: I. Piyasa ve Piyasa Çeşitleri... 1 1. Mal ve hizmet piyasaları... 1 2. Faktör Piyasaları... 2 II. Talep Kavramı...

Detaylı

TAM REKABET... 2 1. TAM REKABET...

TAM REKABET... 2 1. TAM REKABET... TAM REKABET... 2 1. TAM REKABET... 2 1.1. ENDÜSTRİ VE FİRMANIN TALEP ESNEKLİĞİ... 2 2. TAM REKABETTE FİRMANIN SEÇİMLERİ... 3 2.1. HASILAT VE KAR... 3 2.2. KARI MAKSİMİZE EDEN ÇIKTI... 4 2.3. KISA DÖNEMDE

Detaylı

11/10/14. Yeni ürün geliştirme stratejisi Yeni ürün geliştirme süreci Yeni ürün geliştirme yönetimi Ürün yaşam döngüsü stratejileri

11/10/14. Yeni ürün geliştirme stratejisi Yeni ürün geliştirme süreci Yeni ürün geliştirme yönetimi Ürün yaşam döngüsü stratejileri Yeni ürün geliştirme stratejisi Yeni ürün geliştirme süreci Yeni ürün geliştirme yönetimi Ürün yaşam döngüsü stratejileri Kullanılan Kaynaklar: - Mucuk, İ. (2012). Pazarlama İlkeleri. Türkmen Kitabevi

Detaylı

Aşağıda ara sınavın cevaplarını ve öğrenciler soruları yanıtlamaya çalışırken yaptıkları bazı ortak yanlışların listesini bulabilirsiniz.

Aşağıda ara sınavın cevaplarını ve öğrenciler soruları yanıtlamaya çalışırken yaptıkları bazı ortak yanlışların listesini bulabilirsiniz. 15.010/15.011 2002 Ara Sınav Cevap Kâğıdı Aşağıda ara sınavın cevaplarını ve öğrenciler soruları yanıtlamaya çalışırken yaptıkları bazı ortak yanlışların listesini bulabilirsiniz. Problem #1. Doğru, Yanlış,

Detaylı

Etkili arz fonksiyonunu kuralım: Arz fonksiyonunu üreticinin verilen şeker miktarının sevkiyatını istediği minimum fiyattan düşünün.

Etkili arz fonksiyonunu kuralım: Arz fonksiyonunu üreticinin verilen şeker miktarının sevkiyatını istediği minimum fiyattan düşünün. Sloan Yönetim Okulu 15.010/15.011 Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Berndt, Chapman, Doyle ve Stoker ÖDEV SETİ #1 ÇÖZÜMLER 1. a. Bu problemde, iki farklı arz fonksiyonu var (yerli üreticiler ve yabancı

Detaylı

IS LM MODELİ ÇALIŞMA SORULARI

IS LM MODELİ ÇALIŞMA SORULARI IS LM MODELİ ÇALIŞMA SORULARI Soru KPSS 2001 Otonom tüketim harcamalarının artması aşağıdakilerin hangisine neden olur? a) Denge üretim düzeyinin artmasına, LM eğrisinin sağa doğru kaymasına b) Denge üretim

Detaylı

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar

İŞLETMELERİN AMAÇLARI. İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge 24.03.2014. Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar İŞLETMELERİN AMAÇLARI Genel nitelikli kuruluş ve faaliyet amaçları Özel nitelikli amaçlar Yrd.Doç.Dr. Gaye Açıkdilli Yrd.Doç.Dr. Erdem Kırkbeşoğlu İşletmenin Genel Amaçları Arası Denge Kar ın İşlevleri

Detaylı

1. Yatırımın Faiz Esnekliği

1. Yatırımın Faiz Esnekliği DERS NOTU 08 YATIRIMIN FAİZ ESNEKLİĞİ, PARA VE MALİYE POLİTİKALARININ ETKİNLİKLERİ, TOPLAM TALEP (AD) EĞRİSİNİN ELDE EDİLİŞİ Bugünki dersin içeriği: 1. YATIRIMIN FAİZ ESNEKLİĞİ... 1 2. PARA VE MALİYE POLİTİKALARININ

Detaylı

Açık Maliyetler Örtük Maliyetler:

Açık Maliyetler Örtük Maliyetler: MALİYETLER Açık Maliyetler: Üretim faktörlerini elde etmek için yapılan gerçek ödemeleri ifade eder. Muhasebeleştirilen maliyetlerdir. Örtük Maliyetler: Gerçekte ödeme yapılmayan, ancak bir alternatiften

Detaylı

ÇALIŞMA SORULARI TOPLAM TALEP I: MAL-HİZMET (IS) VE PARA (LM) PİYASALARI

ÇALIŞMA SORULARI TOPLAM TALEP I: MAL-HİZMET (IS) VE PARA (LM) PİYASALARI ÇALIŞMA SORULARI TOPLAM TALEP I: MAL-HİZMET (IS) VE PARA (LM) PİYASALARI 1. John Maynard Keynes e göre, konjonktürün daralma dönemlerinde görülen düşük gelir ve yüksek işsizliğin nedeni aşağıdakilerden

Detaylı

IKTI 101 (Yaz Okulu) 04 Ağustos, 2010 Gazi Üniversitesi İktisat Bölümü DERS NOTU 05 ÜRETİCİ TEORİSİ

IKTI 101 (Yaz Okulu) 04 Ağustos, 2010 Gazi Üniversitesi İktisat Bölümü DERS NOTU 05 ÜRETİCİ TEORİSİ DERS NOTU 05 ÜRETİCİ TEORİSİ Bugünki dersin işleniş planı: 1. Kârını Maksimize Eden Firma Davranışı... 1 2. Üretim Fonksiyonu ve Üretici Dengesi... 5 3. Maliyeti Minimize Eden Denge Koşulu... 15 4. Eşürün

Detaylı

HOMOEKONOMİKUS. Hayata, Olaylara, İlişkilere Ekonomik Bakış. Murat Çokgezen

HOMOEKONOMİKUS. Hayata, Olaylara, İlişkilere Ekonomik Bakış. Murat Çokgezen HOMOEKONOMİKUS Hayata, Olaylara, İlişkilere Ekonomik Bakış Murat Çokgezen İçindekiler Başlarken...11 Memleketimden Alışveriş Manzaraları...15 Benzincilerin İkilemi...18 Kötü Hoca İyi Hocayı Kovar...21

Detaylı

VE GAYRİMENKUL DANIŞMANINIZ

VE GAYRİMENKUL DANIŞMANINIZ GAYRİMENKULÜNÜZÜN PAZARLANMASI VE GAYRİMENKUL DANIŞMANINIZ HAKKINDA HERŞEY Aysın Reisoğlu Gayrimenkul Danışmanı Gayrimenkulünüzün Pazarlanması ve Gayrimenkul Danışmanınız Hakkında Bilmek İstediğiniz Her

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

Konu 7 Piyasanın Tabiatı

Konu 7 Piyasanın Tabiatı Yapı-- Paradigması.. Konu 7 Piyasanın Tabiatı Hadi Yektaş Uluslararası Antalya Üniversitesi İşletme Tezsiz Yüksek Lisans Programı 1 / 40 Hadi Yektaş Piyasanın Tabiatı . İçerik.1 Yapı-- Paradigması.2 Firma

Detaylı

Standart Ticaret Modeli

Standart Ticaret Modeli Chapter 6 Standart Ticaret Modeli Copyright 2012 Pearson Addison-Wesley. All rights reserved. Önizleme Relatif arz ve relatif talep Dış Ticaret Hadleri (Terms of Trade) ve refah Ekonomik büyüme, ithal

Detaylı

DENEME SINAVI A GRUBU / İKTİSAT

DENEME SINAVI A GRUBU / İKTİSAT DENEME SINAVI A GRUBU / İKTİSAT 2 1. Tamamlayıcı mallardan birinin (otomobil-benzin) fiyatındaki artış diğer malın talebini azaltacak, talep eğrisini sola kaydıracaktır. Örneğin benzin fiyatındaki artış

Detaylı

Sloan Yönetim Okulu 15.010/15.011 Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Güzl 2004 Professors Berndt, Chapman, Doyle ve Stoker

Sloan Yönetim Okulu 15.010/15.011 Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Güzl 2004 Professors Berndt, Chapman, Doyle ve Stoker Sloan Yönetim Okulu 15.010/15.011 Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Güzl 2004 Professors Berndt, Chapman, Doyle ve Stoker ÖDEV #5 ÇÖZÜMLER 1. a. Oyun Analizi i. Nash Dengesi Bir çift hamle Nash dengesidir

Detaylı

MATEMATiKSEL iktisat

MATEMATiKSEL iktisat DİKKAT!... BU ÖZET 8 ÜNİTEDİR BU- RADA İLK ÜNİTE GÖSTERİLMEKTEDİR. MATEMATiKSEL iktisat KISA ÖZET KOLAY AOF Kolayaöf.com 0362 233 8723 Sayfa 2 içindekiler 1.ünite-Türev ve Kuralları..3 2.üniteTek Değişkenli

Detaylı

Yeni Dış Ticaret Teorileri

Yeni Dış Ticaret Teorileri Yeni Dış Ticaret Teorileri Dr.Dilek Seymen Dr. Dilek Seymen Nitelikli İşgücü Teorisi (Skilled Labor-Keesing&Kenen) Sanayi ülkeleri arasındaki ticaretin büyük bir bölümü nitelikli işgücü farklılıkları ile

Detaylı

kpss işletme ÖSYM sınav formatına %100 uygun m a m m lü

kpss işletme ÖSYM sınav formatına %100 uygun m a m m lü kpss 2013 işletme ÖSYM sınav formatına %100 uygun m ta a m ı çö z ü 10 m lü Komisyon KPSS İŞLETME TAMAMI ÇÖZÜMLÜ 10 DENEME ISBN- 978-605-364-374-6 Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarına aittir.

Detaylı

Konut Kredisi Piyasasına Bakış

Konut Kredisi Piyasasına Bakış Konut Kredisi Piyasasına Bakış Türkiye Konut Kredisi İstatistikleri (Kasım 2010 - Ekim 2011) Kasım 2011 Uyarı: Bu raporda sunulan istatistiklerin bir kısmı Konutkredisi.com.tr web sitesinin ziyaretçilerinin

Detaylı

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2.

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Ekonominin Tanımı... 3 1.3. Ekonomi Biliminde Yöntem... 4 1.4.

Detaylı

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U)

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U)

Detaylı

ŞİRKET TANITIM DOSYASI

ŞİRKET TANITIM DOSYASI ŞİRKET TANITIM DOSYASI Serçeönü Mah.Ahmet Paşa Cad. Uğur Plaza Kat:1 No:5 Kocasinan / KAYSERİ Tel & Fax: 0352 220 0 155 e-mail: bilgi@uzgrup.com HİZMETLERİMİZ GAYRİMENKUL ALIŞ, SATIŞ ve KİRALAMADA PROFESYONEL

Detaylı

TASFİYE İŞLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TASFİYE İŞLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TASFİYE İŞLERİ DÖNER SERMAYE İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ MİSYON ÇALIŞMASI Tablo 1. Misyon Çalışması Sonuçları Konsolide Misyon Toplumun refahı, ekonomik kalkınmanın sağlanması ve kamu kurumlarının mali

Detaylı

Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman

Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman Dış Ticaret Politikası-Giriş Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman 2 Đçerik 1.Dış Ticaret Politikası-Giriş: Tanım, Genel Ekonomi Politikası içindeki Yeri, Teori-Politika Farkı, Devlet Müdahalesinin Gerekliliği;

Detaylı

OPTİMAL VERGİLEME ÖĞR. GÖR. AYNUR ARSLAN BURŞUK DERS 2

OPTİMAL VERGİLEME ÖĞR. GÖR. AYNUR ARSLAN BURŞUK DERS 2 OPTİMAL VERGİLEME ÖĞR. GÖR. AYNUR ARSLAN BURŞUK DERS 2 Optimal vergileme denildiğinde en iyi ve en uygun vergileme sistemi anlaşılmaktadır. Tarih boyunca böyle bir sistem aranmış ancak halen böyle bir

Detaylı

BÖLÜM 9. Ekonomik Dalgalanmalara Giriş

BÖLÜM 9. Ekonomik Dalgalanmalara Giriş BÖLÜM 9 Ekonomik Dalgalanmalara Giriş Çıktı ve istihdamdaki kısa dönemli dalgalanmalara iş çevrimleri diyoruz Bu bölümde ekonomik dalgalanmaları açıklamaya çalışıyoruz ve nasıl kontrol edilebileceklerini

Detaylı

Sloan Yönetim Okulu 15.010/15.011. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ÖDEV SETİ #6 ÇÖZÜMLER

Sloan Yönetim Okulu 15.010/15.011. Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ÖDEV SETİ #6 ÇÖZÜMLER Sloan Yönetim Okulu 15.010/15.011 Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ÖDEV SETİ #6 ÇÖZÜMLER 1. Bu problemde ACME üst bölüme sahip hesap makinası göstergesi yapan bir de alt bölüme sahip hesap makinası birleştiren.

Detaylı

AKARYAKITTA SERBEST FİYAT UYGULAMASI

AKARYAKITTA SERBEST FİYAT UYGULAMASI AKARYAKITTA SERBEST FİYAT UYGULAMASI 20/12/2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5015 sayılı petrol piyasası kanunu çerçevesinde petrol ürünleri fiyatlandırılmasında yılbaşından itibaren

Detaylı

DENEME SINAVI A GRUBU / İŞLETME

DENEME SINAVI A GRUBU / İŞLETME DENEME SINAVI A GRUBU / İŞLETME 2 1. Bütünün kendisini oluşturan parçaların tek başlarına yaratabilecekleri değerlerin toplamından daha fazla bir değer yaratması durumuna sinerji denir. Sinerji ile işletmelerin

Detaylı

2002 Final Sınavı Cevapları: Asistanların Notlandırması için Hazırlanmıştır. 1. Doğru, Yanlış, Belirsiz

2002 Final Sınavı Cevapları: Asistanların Notlandırması için Hazırlanmıştır. 1. Doğru, Yanlış, Belirsiz Sloan Yönetim Okulu 15.010/ 15.011 Massachusetts Teknoloji Enstitüsü Đş Kararları için Đktisadi Analiz Profesör McAdams, Montero, Stoker ve van den Steen 2002 Final Sınavı Cevapları: Asistanların Notlandırması

Detaylı

Behavioral Finance (Davranışsal Finans)

Behavioral Finance (Davranışsal Finans) Behavioral Finance (Davranışsal Finans) Dr. Hakan Özerol Davranışsal Finans Nedir? İki farklı disiplin olan psikoloji ve finansı bir araya getiren ve insanların, yatırım yaparken, para biriktirirken, para

Detaylı

BİNALARDA ENERJİ VERİMLİLİĞİ ÖN ETÜDÜ

BİNALARDA ENERJİ VERİMLİLİĞİ ÖN ETÜDÜ BİNALARDA ENERJİ VERİMLİLİĞİ ÖN ETÜDÜ Murat BAYRAM Binalarda Enerji Verimliliği Şubesi Şube Müd.V. bayram.bay@gmail.com Enerji Nedir? İş yapabilme kabiliyetidir. Enerji Yönetimi Nedir? Yaşam için gerekli

Detaylı

Ürünün çok bulunduğu ya da üretildiği yerden az bulunduğu yerlere ya da onlardan yararlanacak kişilere taşıyarak ürüne değer kazandırılabilir.

Ürünün çok bulunduğu ya da üretildiği yerden az bulunduğu yerlere ya da onlardan yararlanacak kişilere taşıyarak ürüne değer kazandırılabilir. 4. ÜRETİM ve MALİYETLER Üretim, mevcut üretim faktörlerinin kullanılması ile insan ihtiyaçlarının karşılayacak ürün veya hizmet meydana getirme çabasıdır. Başka bir tanım ile üretim, ürünlerin faydasını

Detaylı

Komisyon İKTİSAT ÇEK KOPAR YAPRAK TESTİ ISBN 978-605-364-577-1. Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.

Komisyon İKTİSAT ÇEK KOPAR YAPRAK TESTİ ISBN 978-605-364-577-1. Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. Komisyon İKTİSAT ÇEK KOPAR YAPRAK TESTİ ISBN 978-605-364-577-1 Kitapta yer alan bölümlerin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir. 2014 Pegem Akademi Bu kitabın basım, yayın ve satış hakları Pegem Akademi

Detaylı

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU ve TEMEL KAVRAMLAR 11 1.1.Makro Ekonominin Doğuşu 12 1.1.1.Makro Ekonominin Doğuş Süreci 12 1.1.2.Mikro ve Makro Ekonomi Ayrımı 15 1.1.3.Makro Analiz

Detaylı

Çin in Avrupa da Pazar Kaybı Devam Ediyor Yazar: Mithat Aracı/Da Kong

Çin in Avrupa da Pazar Kaybı Devam Ediyor Yazar: Mithat Aracı/Da Kong Çin in Avrupa da Pazar Kaybı Devam Ediyor Yazar: Mithat Aracı/Da Kong 2013 yılının bu ilk Çorapland dergisiyle başlayarak, sizlere, bu güne kadar yalnızca pamuklu soket segmenti vasıtasıyla analiz ettiğim

Detaylı

Elektrik sektöründe serbestleşme süreci üzerine gözlemler: Bir kısa dönem analizi

Elektrik sektöründe serbestleşme süreci üzerine gözlemler: Bir kısa dönem analizi Elektrik sektöründe serbestleşme süreci üzerine gözlemler: Bir kısa dönem analizi İzak Atiyas, Sabancı Üniversitesi Elektrik Enerjisi Stratejisi Değerlendirmeleri Konferansı 22 Mayıs 2008, İstanbul Temel

Detaylı