KAHVEHANELERĠN SOSYAL HAYATTAKĠ YERĠ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KAHVEHANELERĠN SOSYAL HAYATTAKĠ YERĠ"

Transkript

1 KAHVEHANELERĠN SOSYAL HAYATTAKĠ YERĠ M. Cengiz Yıldız * GĠRĠġ Teknolojinin hızla ilerlediği çağımızda, insanların yerine getirmekte olduğu üretici fonksiyonların çoğu, makinalar tarafından yerine getirildiğinden dolayı ortaya çıkan boģ zamanların en verimli Ģekilde nasıl değerlendirilebileceği problemi karģımıza çıkmaktadır. Göç neticesinde sağlıksız bir biçimde büyüyen kentler de asrımızın en önemli problemlerinden birisidir. Köylerde iģ bulabilme imkanına sahip olmayan insanların kentlerde toplanması, kentlerin de yeni gelenlerin hepsine iģ imkanı sağlama yönünden yetersiz kalması büyük bir iģ potansiyelinin atıl kalması anlamına gelmektedir. Kır ve özellikle de kent hayatının bir parçası haline gelen kahvehaneler, insanların boģ zamanlarında en çok uğradıkları yerler arasındadır. Önceleri sohbet, muhabbet ve tartıģma mekanları olan kahvehaneler bugün bu fonksiyonunu büyük ölçüde kaybetmiģ bulunmaktadırlar. Kahvehanelere devam eden kimseler saatlerce oyun oynamakta ve adeta toplumsal hayattan tecrit edilmiģ olmaktadırlar. Ġster gelenekselleģmiģ olmasından, isterse boģ zamanda gidilecek yer olmayıģı yüzünden cazip hale gelen kahvehanelerde bulunan insanların, en faydalı bir Ģekilde toplumsal hayata kazandırılmaları Ģarttır. AraĢtırmada, kahvehanelerin tarihi geliģimi de gözönünde bulundurularak bu gibi yerlerdeki günlük hayat incelenmiģ ve mevcut durum ortaya konulmaya çalıģılmıģtır. Elazığ Ģehir merkezinin nüfusu 990 sayımına göre civarındadır. Elazığ Kahvehaneciler ve Kıraathaneciler Odası BaĢkanlığı'ndan aldığımız bilgilere göre, tarihi itibariyle Elazığ Ģehir merkezinde yaklaģık 400 kahvehane vardır ve bunların yaklaģık yarısı çayocağı Ģeklinde iģletilmektedir. Kahvehanelerin hemen hepsinde kağıt oyunları, okey, domino, tavla vs. Ģeklinde oyunlar oynanırken, bazı çayocaklarında da domino ve tavla oynanmaktadır. Bunun yanında kaçak olarak iģletilen birtakım kahvehane ve çayocakları da vardır. Elazığ Ģehir merkezinde büyük kumar oynanan kulüp gibi yerlerin pek yaygın olmadığı görülmüģtür. Bazı lokallerde ve az sayıdaki bazı kahvehanelerde de büyük kumar oynanmaktadır. Elazığ Kahvehaneciler ve Kıraathaneciler Odası BaĢkanlığı'ndan alınan bilgiler ıģığında belediye sınırları içinde bulunan mevcut 200 kahvehanenin mahallesi ve sokağı tespit edilmiģ ve bu kahvehanelerden 30 tanesinde anket uygulanmıģtır. Çayocakları araģtırma alanı dıģında bırakılmıģtır. Anket uygulanırken mezhep farklılığı alevi ve sünni da gözönüne alınmıģtır. Örneklem seçilirken tabakalı basit tesadüfi örneklem tekniği kullanılmıģtır. Alevi ve sünni mezhebine mensup olanlar, farklı tabakalar Ģeklinde kabul edilmiģ ve toplam sayı içerisindeki heterojenlik, örneklemde temsil imkanı bulabilmiģtir. Alevilerin ikamet ettiği çevrelerdeki kahvehanelerde alevilerin ve yine aynı Ģekilde sünnilerin ikamet ettiği çevrelerdeki kahvehanelerde sünnilerin olduğu varsayılarak anket uygulanmıģtır. Kahvehanenin büyüklüğü esas alınarak, her kahvehaneden en az, en fazla 4 kiģiyle görüģülmüģtür. Soruları pek önemsemeyip * ArĢ. Gör., Fırat Üniversitesi FenEdebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü, Elazığ.

2 2 geçiģtiren ve yanlıģ cevap verdiği tespit edilen birkaç kiģinin anket formu dikkate alınmamıģtır. 00 kiģi üzerinde yapılan anketin yarısı hafta içinde, diğer yarısı da hafta sonunda uygulanmıģtır. Anket, 995 Ocak ayında yapılmıģtır. Kahvehanede oyun oynayan veya oturanlardan bazıları, anketi doldurmada çekingen davranırken, bazıları ise hiçbir tereddütte bulunmadan anketi doldurmuģlardır. Okuma yazması olmayan veya olduğu halde doldurmayan kimselere anketteki sorular sorulmuģ ve verdiği cevaplar baģkaları tarafından anket formuna yazılmıģtır. Kahvehanelerde anket yaparken bazı zorluklarla karģılaģılmıģtır. Oyun oynayanlar oyunu bırakıp anket formunu doldurmadıklarından ya oyunun bitmesi beklenmiģ veya o anda oyun oynamayanlarla görüģülmüģtür. Bazı kimseler, yaptığımız bu çalıģmanın bir sorunu çözmek amacına yönelik olduğunu düģünerek oldukça ilgi gösterirken bazıları ise pek önemsememiģlerdir. Kahvehanelerin Tarihi GeliĢimi Kahve; "kökboyasıgiller familyasının coffea cinsinden tropik çalı türlerine, bu türlerin tohumlarına ve tohumlardan hazırlanan içeceğe verilen isim" olarak tanımlanmaktadır. Diğer bir tanıma göre kahve (kahvehane); "dinlenmek, eğlenmek, vakit geçirmek için açılan ve çay, kahve içilen yerdir" 2. "Çay, kahve, ıhlamur, nargile vb. gibi Ģeylerin içildiği; iskambil, tavla vb. oyunların oynandığı istirahat ve sohbet salonu" 3 olarak da tanımlanmaktadır. Sosyal süreç içinde değiģime uğrayan kahvehaneler, bir zaman dil ve irfan ehli kiģilerin toplandığı, kahve içerek sohbet edip hoģça vakit geçirdikleri mekanlar iken, bazı zamanlar da iģi olmayan kimselerin vakit geçirdiği yerler haline gelmiģtir 4. Kahvenin anavatanı HabeĢistan'dır ve kahve ismi, HabeĢistan sınırları içinde bulunan "Kaffa" Ģehrinden gelmekedir 5. Daha sonraları kahve buradan Güney Arabistan'a götürülmüģtür. Ġlk önceleri kahve ağacının meyveleri yenilirken daha sonraları ise günümüzde olduğu gibi kullanılmaya baģlanmıģtır. IX. asırda kahvenin camide ve zikir meclislerinde içildiği bilinmektedir. Kahvenin sosyal hayatta yaygınlaģmasından sonra Araplar bütün eğlence ve bayramlarda kahve ikram etmeye baģlamıģlardır. Kahve içmeye çağırmak, Araplar arasında yemeğe çağırmak olarak anlaģılmaktadır. Kahve; bir yandan kabul salonu anlamında kullanılırken diğer yandan bahģiģ ya da hediye olarak da algılanmıģtır 6. "Kahve" kelimesinin, kahve ortaya çıkmadan önce de kullanılma ihtimali vardır. Kahve, Ģarapla ilgili bir kelimedir ve aģağılayıcı bir sıfat olarak da kullanılmaktadır. Khv veya khy kökünden gelen kelime, bir Ģeyi tiksindirici hale getirme veya birģeye karģı duyulan arzuyu azaltma anlamındadır. Bu haliyle de, kahvenin insanın uyuma isteğini. Ana Britannica, C.2, Ana Yay., Yeni Türk Ans., C.5, tüken Yay.,Ġst., TDE Ans., C.5, Dergah Yay.,Ġst., Ayhan Songar, ÇeĢitleme, Kubbealtı Cemiyeti NeĢriyatı, Ġst., 98, ss aynı eser, ss Ġslam Ans., C.6, Milli Eğitim Basımevi, Ank., 967.

3 3 kesmesinden dolayı bu kelimenin kullanılmıģ olabileceği söylenebilir. Bunun yanında kahvenin doğuģ yeri olarak HabeĢistan'ın "Kaffa" Ģehriyle kahve kelimesinin çakıģması da kimilerince yerinde bir tesadüf olarak görülmektedir 7. Kahve zamanla sufiler arasında çok yaygın bir hale gelmiģtir. Uykuyu kaçırdığından ve zihni uyanık tuttuğundan dolayı zikre baģlamadan önce sufiler kahve içmeyi tercih etmiģlerdir. Ali Ömer ġazili; kahve yetiģtiren, piģiren ve içenlerin piri olarak kabul edildiğinden dolayı bazı Arap ülkelerinde kahve "Ģaziliye" olarak adlandırılmıģtır. Kahvenin uykuyu ve baģ ağrısını giderdiği, kalbi kuvvetlendirdiği ve hazmettirici özelliklere sahip olduğu bilinmektedir. ġazili, kahvenin zemzem gibi oluğunu, hangi niyetle içilirse faydalı olacağını belirtirken bir mutasavvıf ise, kahvenin önemini anlatmak için, vücudunda bir miktar kahve bulunan kimsenin cehenneme gitmeyeceğini söylemiģtir 8. Kahvenin savunmasını yapanlar, görüģlerini desteklemek için Kur'an'da geçen gece uyanık kalmanın faziletlerini hatırlatmakta ve bu yolla görüģlerini geniģ bir kitleye yaymaya çalıģmaktadırlar 9. Ġlk çıktığı dönemlerden itibaren kahvenin yararları ve zararları ortaya konulmaya çalıģılmıģtır. Farklı çevrelerden farklı yorumların ortaya çıkması sonucu; kahvenin melankoli hastalığına, basur hastalığına, baģ ağrısına, kimilerine göre ise cüzzama neden olduğu söylenmiģtir. Kahvenin uykusuzluk meydana getirdiği ve yine iģtah kesici olduğundan da zayıflamaya neden olduğu da belirtilmiģtir. Bunun yanında besleyici bir madde olduğu, üģütmeden kaynaklanan soğuk algınlığına ve öksürüğe iyi geldiği, böbreklerde idrar sökücü özellikleri olduğu, çiçek hastalığını önlediği, kızamığı hafiflettiği, deri kızarıklıklarını önlediği ve kanın dolaģım dengesini sağladığı da kahveye atfedilen Ģeyler arasındadır 0. Kahvenin sufiler tarafından içilmesi yanında, çevrede bulunan kimseler de bu maddeyi yaygın olarak kullanmıģlardır. Camilerin toplu ibadet merkezi olmasından dolayı da kısa zaman sonra cami çevrelerinde kahve satıģının yapıldığı görülmüģtür. Hatta, Mısır'da ElEzher Ġlahiyat Külliyesi'nin bulunduğu yerde yoğun olmakla beraber diğer birçok yerde de kahve çok kısa bir zamanda yaygınlık kazanmıģtır. Daha sonraları kahve, sufi meclislerinin dıģına çıkmıģ ve daha çok keyif almayı ön planda tutan kimselerin bulunduğu meclislerde içilmeye baģlanmıģtır. Kahve ortaya çıktığında, birçok yazı, fetva, risale ve mektuplara konu olmuģtur. Hatta birçok yere kahve gelmeden adı gelmiģ ve ona karģı büyük bir ilgi oluģmuģtur 2. Osmanlı'da kahve 57'lerde duyulmuģ, ancak çok daha sonra içilmeye baģlanmıģtır. Kahve, Kanuni devrinde (520566) HabeĢistan valisi Özdemir PaĢa tarafından ilk olarak Osmanlı'ya getirilmiģ ve kısa zamanda hayatın ayrılmaz bir parçası olmuģtur. 7. Ralph S.Hattox, Kahve ve Kahvehaneler, Bir Toplumsal Ġçeceğin Yakındoğudaki Kökenleri, Tarih Vakfı Yurt Yay.,Ġst., 996, s Ġslam Ans., C Hattox, a.g.e., s aynı eser, ss aynı eser, ss aynı eser, s.0.

4 4 Ġstanbul'da ilk kahvehane 554 tarihinde açılmıģtır. Aynı meslek, aynı gelir, aynı kültür ve aynı zevke sahip olan insanların devam ettikleri kahvehaneler oluģmaya baģlamıģtır. Hamal, kayıkçı, edip, Ģair, alim kahvehaneleri buna örnek olarak verilebilir 3. Türk kahvesi, kafeini alınmadan öğütülmüģ kahvenin telveli olarak piģirilmesi Ģeklinde hazırlanır ve kahvenin piģiriliģindeki özelliğinden dolayı meģhur olmuģtur. ġekerli kahve daha çok Türkler arasında yaygındır yüzyılda yaģamıģ olan P.S.Dufour, Türklerin evde nadiren kahve içtiklerini ve daha çok kahve dükkanlarına uğradıklarını belirtir. Kahveyle ilgili eser vermiģ olanların eserlerine bakıldığında kahvenin; kahvehanelerde insanlara sunulmasının, kahvenin tanımının temel unsurlarından biri gibi olduğu dikkat çekmektedir 5. G.Sandys, Türkler arasında ev dıģında yemek yemek ve içmek adetinin çok yaygın olmadığını, buna rağmen kahvehanenin hızlı bir Ģekilde yaygınlaģmıģ olmasını çok ilginç bir geliģme olarak görmektedir 6. D'Ohsson, II. Selim döneminde (566574) Ġstanbul'da 600'den fazla kahvehane bulunduğunu belirtmektedir 'lü yılların ilk çeyreğinden sonra kahveyle tanıģılan Ġstanbul'da çok kısa bir zaman içinde kahvehane sayısının bu rakama ulaģması, toplumsal ihtiyaçların ne derece hızlı yaygınlaģtığını göstermesi bakımından ilginçtir. Kahvenin tüketilmesinde üç önemli mekan unsurunun olduğu görülür. Bunlar; kahve ocağı, kahve dükkanı ve kahvehanedir. Kahve ocağında piģirilen kahveler daha çok esnaf dükkanlarına çıraklar vasıtasıyla götürülmektedir. Bu mekan küçük bir odadan ibarettir ve genellikle burada kahve içmek için oturulmaz. Kahve dükkanlarında ise kahve satıģı yanında kahve piģirilmekte ve servis yapılmaktadır. Bu türdeki yerlerin daha çok Kahire ve Halep'te yaygın oldukları görülmüģtür 8. Bu Ģehirlerde kahve dükkanlarının yaygın olarak bulunması, buraların ticaret merkezi olmasına bağlanabilir. Kahvehaneler, kahvenin satılması için açılmıģ olmakla beraber, daha önemli bir unsur ise kahvenin içimindeki özelliktir. Diğer birçok yiyecek ve içecekte olduğu gibi kahve de pekâla seyyar satıcılar tarafından satılabilirdi. Ama, sıcak içilmesi gerektiğinden dolayı ve bir keyif verici madde olarak algılandığından yavaģ yavaģ içilmesi gibi nedenler sabit birtakım yerlerin oluģmasını gerekli kılmıģtır. Bunun yanında malzemelerin taģınmasının zorluğu ve piģirilen kahvenin erken soğuması gibi özellikleri dolayısıyla da seyyar satıģı pek yaygınlaģmamıģtır. Bütün bu zorluklara rağmen bazı dönemlerde seyyar kahve satıģı yapanlar çıkmıģtır. 7. yüzyılda Paris'te ve 9. yüzyılda Kahire'de seyyar satıcılara rastlanmıģtır 9. Özellikle 6. yüzyılda çok yaygın hale gelen kahvehaneler, insanlara evin dıģına çıkmada bir mazeret sağlamada yardımcı olmuģtur. Ġnsanlar sırf kahve içmek için değil, arkadaģlarla buluģmak ve eğlenmek için kahvehanelere gitmektedirler. Kapıdan kapıya 3. TDE Ans., C aynı eser. 5. Hattox, a.g.e., s aynı eser, s aynı eser, s aynı eser, ss aynı eser, ss.7778.

5 5 dolaģan seyyar satıcıların pek yaygınlaģmamıģ olması da, kahve içmenin asıl amaç olmadığını göstermektedir 20. Kahvehanelerin buluģma ve eğlenme yeri olma fonksiyonunu bugün de devam ettirdiği söylenebilir. Yalnız, kiģilerin birbiriyle buluģmasında, oynanan çeģitli oyunların da etkisinin olduğu inkar edilemez. Kahvehanelerin ortaya çıkması, yeni bir olgunun baģlangıcını ifade anlamındadır. Ġnsanlara; haram olan meyhaneye gitme dıģında geceleri evden çıkmanın yolu açılırken, bu durum toplum tarafından çoğunlukla olumlu olarak ele alınmıģtır. Kahvehaneler, "yerleģik alıģkanlıktan kaynaklanan hoģnutsuzluğu törplüleyecek" bir yenilik olmuģtur. Sohbet ve tefekkür imkanı sağladığından kahvehane camilere benzemekle beraber, kahvehanelerde konuģulan Ģeyler çok çeģitlidir. Yine, kahvehane ve cami, okumaya yönelik yerler olurken, kahvehanelerde daha çok dini ağırlıklı olmayan konular tartıģılmaktadır. KiĢilerin müzik zevklerini tatmin etmesi de kahvehanelerin ayrı bir fonksiyonu olarak ele alınabilir. Hattox, kahvehaneyi "yeni toplumsal davranıģ kalıplarının ifade edilmesine olanak sağlayan yeni bir toplumsal iliģki mekanı" olarak ele alırken, buraların "büyük kentlerdeki mahalle bölünmelerini fiziksel, toplumsal ve belki de psikolojik bakımdan zayıflattığı"nı belirtir. Yazar, kahve ve kahvehanenin ortaya çıkmasından önceki dönem ile, daha sonraki dönemleri ele alarak bir karģılaģtırma yapar ve kahvehanelerin büyük bir değiģime kaynaklık ettiği sonucuna varır 2. Kahvehane, "gerçek bir toplumsal ihtiyacı" karģılamıģtır ve "yerleģik yaģam kalıplarını" bozmaksızın toplumda kabul görmüģtür. Kahvehane, "toplumsal görüģme yeri" olarak günümüze kadar gelirken, bu kurum etrafında toplanma da içilen Ģeyden nispeten bağımsızdır 22. Günümüzdeki kahvehanelerin durumu bu görüģü destekler mahiyettedir ki, kahvehanelerde genellikle çay içilirken kahve ise yok denecek kadar az içilmektedir. DeğiĢik fonksiyonları yerine getirmiģ olduğundan dolayı çeģitli kahvehaneler ortaya çıkmıģtır. Mesela; mahalle kahvehaneleri, esnaf kahvehaneleri, yeniçeri kahvehaneleri, semai (çalgılı) kahvehaneleri, imaret kahvehaneleri, esrarkeģ kahvehaneleri, tiryaki kahvehaneleri, meddah kahvehaneleri, seyyar kahvehaneler, hayalci kahvehaneleri, balıkçı kahvehaneleri, köçek kahvehaneleri, pehlivan kahvehaneleri, defineci kahvehaneleri, horozcu kahvehaneleri, ırgat kahvehaneleri, sabahçı kahvehaneleri ve nargile kahvehaneleri sayılabilir 23. Mahalle kahvehaneleri, "mahalle sakinlerinin sivil ve dini mekanlardan bağımsız olarak sokak kültürünü tanımaları ve bu merkezler aracılığı ile Ģehir hayatına doğrudan katılabilme olanağı" sağlamıģtır 24. Mahalle kahvehaneleri, mahalle halkını ilgilendiren çeģitli konuların görüģüldüğü ve sorunların çözüm ve karara bağlandığı "idari karar merkezleri" olmuģtur. Ġlk mahalle kahvehaneleri camilerin yakınlarında kurulmuģ ve daha sonraları daha geniģ bir alana yayılmıģtır aynı eser, s aynı eser, ss aynı eser, ss Burçak Evren, Eski Ġstanbul'da Kahvehaneler, Milliyet Yay.,Ġst., 996, ss aynı eser, s aynı eser, s.49.

6 6 Hattox, kahvehanelere devam eden insanların aradığı zevkin "dinsel vecd dıģındaki kaynaklardan" doğmuģ olduğunu 26 belirtir. Eldeki verilere dayalı olarak, kahvehanelerin ilk zamanlarda fiziki ortam ve çalıģma tarzı yönünden meyhanelere çok benzediklerini ileri sürmüģtür. Yazar, kahvehaneleri "Ģarapsız meyhane" olarak adlandırır 27. Esnaf kahvehaneleri, daha çok ticaret merkezleri olabilecek yerlerde açılmıģtır. Bu kahvehaneler de gelenlerin özelliklerine göre birkaç kısma ayrılır. Alt sınıf insanların, hamal, inģaatçı ve taģımacılıkla ilgili iģleri yapanlar bu kahvehanelere devam ederler. Bu gibi yerler daha sonraları zaman öldürme yerleri olmaktan çıkmıģ, iģ bulma ve bu gibi yardımlaģmaların merkezi haline gelmiģtir. Bunun yanında, orta ve üst sınıf esnafların toplandığı kahvehaneler de vardır ki, buralar daha çok "ticaret bürosu" olma niteliğindedirler 28. Yeniçeri kahvehaneleri, 7. yüzyılın ortalarından itibaren görülmeye baģlanmıģtır. Yeniçerilere evlenme izni verildikten sonra bu gibi kahvehaneler açılmaya baģlamıģtır. Bu kahvehaneleri her yeniçeri açamazdı. Yeniçeri ocağı içinde sivrilmiģ, tanınmıģ ve zorba kimseler tarafından açılıp iģletilmekteydi 29. Yeniçeri kahvehaneleri, bozulmuģ ocak nizamını Ģehir hayatına taģıyan mekanlar olmuģlardır 30. Hemen hemen her yeniçeri kahvehanesinde bir BektaĢi babası bulunmaktaydı. Bu gibi yerler, çoğu zaman ayaklanma merkezleri olarak görülmüģlerdir. Yolsuzluk ve haksızlıklara karģı da ilk planlı hareket noktaları buralar olmuģtur. Bu kahvehaneler, manzara yönünden mükemmel denilebilecek yerlerde açılırken, mimari olarak da göz alıcı bir biçimde hazırlanmıģlardır. Ġç kısım da çok tertipli ve düzenlidir. Kıdem ve rütbeye göre çeģitli bölümler vardır. 826'da yeniçeri ocağının kapatılmasından sonra bu kahvehaneler kapatılmıģtır. Yeniçeri kahvehanelerinin fonksiyonunu yerine getiren tulumbacı kahvehaneleri ise bu tarihten sonra açılmıģtır 3. Semai (çalgılı) kahvehaneler, 800'lü yılların baģından itibaren oluģmaya baģlamıģtır. Bu kahvehanelere devam edenler daha çok yeniçeri ocağından atılmıģ kiģilerdir. Ramazan ayına özgü bir Ģekilde açılan bu kahvehanelerin ilk olarak cuma akģamları ve kıģ mevsiminde açıldığı belirtilmektedir 32. Bu gibi kahvehanelerde "ayaklı mani" olarak adlandırılan maniler okunmakta ve vakit geçirilmektedir 33. Yine koģma ve destan da okunmaktadır. Bu kahvehaneler, klasik kahvehaneden çok tiyatroya benzemektedirler. Ramazan ayında masalar kaldırılıp küçük iskemlelerin dizilmiģ olduğu bu kahvehaneler, yılın belli bir döneminde kullanılmıģ olduğundan bu adla anılmıģlardır. 26. Hattox, a.g.e, s aynı eser, ss Evren, a.g.e., ss aynı eser, ss Ekrem IĢın, Eski Ġstanbul'da Kahvehaneler (Önsöz), Milliyet Yay., Ġst., 996, ss Evren, a.g.e., ss aynı eser, s Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz: A. Esat Bozyiğit, Eski Ġstanbul Semai Kahvelerinde (Çalgılı Kahvelerde) Söylenen Ayaklı Maniler, Türk Folkloru AraĢtırmaları, 986, Kültür Bak. Yay., Ank., 986.

7 7 Yoksa özel olarak semai kahvehaneleri yoktur. Bu gibi yerlere daha çok tulumbacı, araba sürücüsü, hamal, sandalcı, kayıkçı, hamam ve fırınlarda çalıģanlar ve kabadayılar devam etmektedirler. Bu kahvehanelere giriģ ücretlidir 34. Ġmaret kahvehaneleri, camilerin yanında kurulmuģlardır. Bunlar daha sonra kıraathaneye dönüģmüģlerdir. Karagöz, hokkabaz, ortaoyunu vb. gibi oyunların ilk olarak oynandığı yerler buralar olmuģtur 35. EsrarkeĢ ya da esrar kahvehanelerinin müģterileri daha çok esrar içenlerden oluģmaktadır. Bu kahvehaneler bakımsız ve köhne bir halde bulunmaktadırlar. Bu gibi yerlere dönemin tanınmıģ Ģair ve yazarları da devam etmiģlerdir 36. Tiryaki kahvehanelerine devam edenler daha çok yaģlı insanlardır. Devam edenlerin çoğunluğu çubuk içmektedirler. Bu kahvehanelerin kendine özgü bir yanı yoktur. Daha çok devam eden müģteriden dolayı bu adı almıģtır 37. Meddah kahvehaneleri terimi ise, büyük kahvehanelerin çoğunda ramazan ayı ve bayramlarda meddah gösterilmesinden dolayı kullanılmıģtır. Sırf meddahlar için hazırlanmıģ kahvehaneler yoktur. Daha çok semai (çalgılı) kahvehanelerde meddah gösterisi yapılmıģtır 38. Seyyar kahvehanelerin belli bir mekanı olmayıp ve kiģilerin kahve içme ihtiyacını karģılamaya yönelik olarak oluģmuģtur. Daha çok kahvehane olmayan yerlerde faaliyet gösterirler. Bu kiģilerin sırtında küçük bir ocak, fincan ve kahve yapma malzemeleri bulunmaktadır 39. Eski Ġstanbul kahvehaneleri, daha çok denize bakan yerlerde kurulmuģlardır. Bu dönemde birçok kahvehaneye aģıklar gelmekte ve atıģmalar yapmaktadırlar. Özellikle Ramazan ve kıģ gecelerinde bu gibi yerlere olan ilgi daha fazla olmaktadır. Öyle ki, birçok kahvehanede sahura kadar saz çalınıp mani okunmaktadır 40. Kahvehanelerde; Ģairler, edipler, nüktedanlar oturmakta, sohbet etmekte ve ayrıca oyun oynanmaktadır. Burada Ģair ve yazarlar çeģitli konularda tartıģtıklarından dolayı kahvehaneler "mektebi irfan" olarak adlandırılmıģtır. Kısa bir zaman sonra kahvehanelere memurlar, kadılar ve müderrisler de gelmeye baģlamıģlardır 4. Okula giden öğrencilerin okul kıyafetiyle kahvehanelere girmesi ise yasaklanmıģtır. Yine, "kerevet" denilen oturma yerlerine gençlerin oturmasına izin verilmediği görülür 42. Bu davranıģ, sosyal hayatta büyüklere karģı olan saygının bir ifadesi olarak algılanmıģtır. Bazı kahvehanelerde ise gençler 34. Evren, a.g.e., ss aynı eser, s aynı eser, ss aynı eser, s aynı eser, ss aynı eser, s TDE Ans., C Ġslam Ans., C A. Süheyl Ünver, Türkiye de Kahve ve Kahvehaneler, Türk Etnografya Dergisi, S.V, 962.

8 8 yüzük ve tura oyunu oynamıģlardır 43. Bazı kahvehanelerde; kağıtla otuzbir, prafa, pastıra, konsolid, piket, bezik, domino; kimi kahvehanelerde ise bilardo oynanmıģtır 44. Kahve bazı zamanlar Arabistan ve Mısır'da yasaklanmıģ ve daha sonraları serbest bırakılmıģtır. Ġlk kahve yasağı 5 yılında Mekke'de olmuģtur. Mekke'de uygulanan yasaklara, kahve maddesinden ziyade kahve içmek için bir araya toplanmalar sebep olmuģtur 45. Osmanlı devletinde de kahve içmenin yasaklandığı ve buna bağlı olarak da kahvehanelerin kapatıldığı çeģitli dönemlere rastlanmaktadır. I. Ahmet döneminde (590 67) bir süre kahvehaneler kapatılmıģ ve kahve çuvallarla denize dökülmüģtür. 633'te Ġstanbul'da çıkan büyük yangından sonra da IV. Murat'ın emriyle kahvehaneler kapatılmıģtır. Yasağa uymayanlar ise Ģiddetli bir Ģekilde cezalandırılmıģtır 46. Kahvehane Ģeklinde açılan yerlerde müzik dinlenilmesi, tavla ve satranç oynanması, dini otoritelerin bu gibi yerleri eleģtirmelerine neden olmuģtur 47. Kahvenin ortaya çıktığı dönemlerde yazılmıģ olan eserlere bakıldığında, kahve içmeye iliģkin bir muhalefetin ortaya çıkmasında birtakım "geleneksel açıklama"nın etkili olduğu dikkat çekmektedir. Bunlar: akahvenin tüketimi halinde günah iģleneceği düģünülmekteydi. Kahvenin kavrulması sırasında kömürleģtiği ve bunun da haram olduğu ifade edilmiģtir. bbunun yanında kahvenin, sırf bid'a olduğu için bazı dindar çevreler tarafından reddedilmiģ olduğu görülmektedir. ctoplumsal hayatın önemli bir parçası haline gelen kahvehanelerdeki birtakım siyasi geliģmeler, yöneticilerin endiģelenmelerine sebep olmuģtur. dkahvehaneye devam edenlerin zamanla birtakım sapma davranıģlarında bulunmaları, toplumda etkin birtakım kurumların ve kiģilerin bu gibi yerlere dikkatlerini çekmiģtir 48. Osmanlı'da, kahvehanelerde yönetimle ilgili tartıģmaların olması ve yönetimin eleģtirilmesi gibi endiģelerden dolayı bazı zamanlar ve ayaklanma ihtimali olan zamanlarda ilk iģ olarak kahvehaneleri kapatma yoluna gidilmiģtir. ġeyhülislam Ebussuud, kahvenin kavrulması sırasında kömürleģtiğini ve bunun da haram olduğunu mazeret göstererek kahvenin yasaklanması ve kahvehanelerin kapatılması yönünde fetva vermiģ ve ayrıca kahvehanelerin meyhanelerden daha zararlı olduğunu ifade etmiģtir. Yine, kahvehanelerde oyun oynanması ve insanların zamanının boģ yere harcanması da kapatılma nedenlerinden biri olmuģtur 49. Ama, merkezi yönetim halkın baskılarına dayanamamıģ ve sonunda kahvehaneler serbest bırakılmıģtır. Kahvehanelerde günde 2 altın vergi alınmasından dolayı ise sadrazamlar bu gibi yerlerin açılmasını her zaman olumlu karģılamıģlardır 50. Yeniçerilerin kıģlayı bırakıp kahvehaneye gitmeleri ve burada halkla samimi olmaları yönetimi endiģelendiren konulardan biri olmuģtur. IV. Murat döneminden sonra 43. aynı eser. 44. Evren, a.g.e., s Hattox, a.g.e., s Songar, a.g.e., ss Ġslam Ans., C Hattox, a.g.e., s Evren, a.g.e., ss Ġslam Ans., C.6.

9 9 yeniçeri, kabadayı ve zorbaların iģlettiği kahvehanelerin sayısında artıģ olmuģtur 5. Her insanın rasgele kahvehane açmasını önlemek için bu tarihlerden sonra, Osmanlı'da kahvehane açılması en yüksek mülki amirin izniyle olmuģtur 52. Kanuni döneminde, kahvehanelerde yönetimin eleģtirilmesi manasında "devlet sohbeti"nin 53 önlenmesi için edebi, sosyal ve anonim mahiyette olan bir takım yazılar ve tarih okutulmuģtur 54. Mısır'da Mehmet Ali PaĢa döneminde, isyanın çıkıģ noktası olabilecek konumda olan kahvehanelerdeki gizli oluģumları önlemek için çoğu kahvehaneye ajan yerleģtirme yoluna gidilmiģtir 55. Eski Ġstanbul kahvehanelerinin çoğunda bir köģede berber vardır. Bu berberler ayrıca diģ çekmekte ve sünnet gibi iģlerle de uğraģmaktadırlar 56. II. Mahmut, kendi döneminde kahvehanelerin çoğunu yıktırırken bazı kahvehane sahipleri ise, berber ruhsatı almak suretiyle iģyerini yıkılmaktan kurtarmıģlardır. Kahvehanelerde bir köģede berber bulunması da bu tarihlerden sonra olmuģtur 57. Eski kahvehanelerde peyke, hasır veya tahta iskemle; mermer, tahta veya metal masalar vardır 58. Gazetenin günlük hayata girmesiyle kahvehanelerde gazete okunur hale gelmiģtir. Ayrıca kitap okunması, hikaye anlatılması ve Ģiir söylenmesinden dolayı bu tarihten sonra kahvehanelere "kıraathane" de denilmiģtir. ÇeĢitli dönemlerde bazı kahvehaneler tiyatro salonu olarak da kullanılmıģtır 59. Ġlk kütüphaneli kahvehane yani kıraathane, 9. yüzyılın ortalarında Beyazıt'ta açılan Sarafin Kıraathanesidir. BaĢka bir yerde ise ilk kıraathanenin 864'te Ġstanbul'da Cemiyeti Ġlmiyei Osmaniye Cemiyeti tarafından açıldığı belirtilmiģtir 60. Birçok kahvehanede kitap ya da gazete bir kiģi tarafından sesli okunup diğer kimselerce dinlenmekte, kitap ya da gazete okuyan kimseden içtiği kahvenin parası alınmamaktadır 6. Kimi kıraathanelerde birkaç yılık gazete koleksiyonuna bile rastlanmaktadır 62. Kıraathanelerin doğuģu, güncel haber veren unsurların ortaya çıkıģının zorunlu bir sonucudur. Gazete, mecmua ve kitap gibi basılı unsurların hepsine birden ulaģmak birçok yönden mümkün olamamaktadır. ĠĢin maddi yönü ve bu basılı unsurların sınırlı bir alanda yaygınlık kazanması yeterli sebep olabilecek niteliktedir. Kahvehaneye gelenler, az bir ücret karģılığında birçok gazete, dergi ve kitaptan haberdar olmaktadırlar. Kıraathanelerin daha çok Babıali ve Beyazıt civarlarında yaygın olması, bu gibi yerlere 5. aynı eser. 52. Meydan Larousse, C.6, Meydan Yayınevi, Evren, a.g.e., s Ünver, a.g.m. 55. Hattox, a.g.e., ss TDE Ans., C Yeni ġafak, Meydan Larousse, C TDE Ans., C Evren, a.g.e., ss Ünver, a.g.m. 62. Evren, a.g.e., s.23.

10 0 daha çok aydın, bürokrat ve üst sınıf esnaf kesimin ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Farklı bir görüģe göre kıraathaneler Avrupa'da oluģmuģ bulunan "kültür kulüpleri"nden esinlenerek oluģmuģ ve 9. yüzyılda etkin olarak Türk insanının kültür ve eğlence hayatına girmiģtir 63. Osmanlı'da kahvehanelerin kapatıldığı bazı dönemlerde, özellikle çıkmaz sokaklarda gizli olarak "koltuk kahvehaneler"i açılmıģtır. Tüketimi çok olduğundan dolayı çeģitli dönemlerde "bidatı kahve" olarak adlandırılan yüksek miktarda kahve vergisi alınmıģtır. Ayrıca, ithal edildiğinden dolayı bazı dönemler kahve bulmada sıkıntı çekilmiģ; nohut, fasulye, bakla içi, fındık kabuğu ve arpa kavrulup biraz kahveyle karıģtırılmıģ ve kahve yerine içilmiģtir 64. Kahve bulmada sıkıntı çekilen dönemlerde sık sık kahvenin karaborsa olarak satılmıģ olduğu dikkat çeker 65. Türkiye'de özellikle, II. Dünya SavaĢı'ndan sonra kahve sıkıntısı çekilmiģtir. Halk yoksul bir durumda olduğundan dolayı uzun süre kahve kullanamamıģ ve eskiye nazaran kahve tüketiminde çok büyük azalma olmuģtur. Bu tarihlerden sonra ise çay içme alıģkanlık haline gelmiģtir 66. Kahvehanelerin değiģmez öğelerinden birisi nargiledir. Nargile ilk olarak 600'lü yılların baģlarında içilmeye baģlanmıģtır. Daha sonraları ise kahvehanelerin ayrılmaz bir parçası olmuģtur 67. Önemli unsurlardan birisi de enfiyedir. Enfiye kullanımının IV. Murat dönemindeki tütün yasağından sonra baģladığı ve giderek yaygılaģtığı bilinmektedir. Enfiye daha çok okuryazar ve ulema sınıfı gibi üst sınıflar tarafından rağbet görmüģtür. Ayrıca uykuyu giderdiği ve zihin açıklığı verdiği gerekçesiyle medrese öğrencileri arasında da kullanılmıģtır 68. Kahvehanelerin ayrılmaz unsurlarından birisi de çubuk içmektir. Tütünün Osmanlı'da tanınmasından sonra çubuk içmek adet olmuģtur. Tütün, ilk önceleri bazı hastalıklara Ģifa olduğu varsayılarak kullanılmıģ ama daha sonraları kahvehaneler ve evlerde yaygın olarak tüketilmiģtir. Uzunca ve içi boģ olan bir çubuğun ucuna tütün konacak lüle yerleģtirilir ve tütünün üzerine küçük bir ateģ parçası konulmak suretiyle içilirdi. Bugünkü pipoya benzer bir Ģekilde kullanılmaktaydı 69. XVII. yüzyıl baģlarında tütünün Ġngilizler tarafından getirilmesinden sonra tütün, kahvehanelerin ayrılmaz bir parçası olmuģtur. "Kahve kültürü"nün tam anlamıyla bu tarihlerden sonra oluģmaya baģladığını görmekteyiz. Kahveyi ilk olarak (669) Avrupa'ya götüren Süleyman Müteferrika'dır. Bu tarihten sonra Avrupa'da da kahve içme alıģkanlığının oluģmaya baģladığı görülmektedir 70. Kahve Avrupa'da Müslüman içkisi 63. aynı eser, ss Ġslam Ans., C Evren, a.g.e., s Ünver, a.g.m. 67. Evren, a.g.e., ss aynı eser, ss aynı eser, ss TDE Ans., C.5.

11 olarak bilindiğinden önceleri Kilise'nin tepkisine neden olmuģtur. Kahve daha sonraları ise Ġspanyollar tarafından Amerika kıtasına götürülmüģtür 7. Nihat Sami Banarlı, Osmanlı'da kahvehanelerin çoğu zaman kültür, sanat ve irfan merkezi durumunda olduklarını söylerken ReĢat Nuri Güntekin, kahvehanelerin milli kültür ve halk irfanına büyük hizmetlerde bulunmuģ olduğunu belirtmektedir 72. Necip Fazıl Kısakürek, "tembelhane ve enerji mezbahanesi" olarak adlandırdığı kahvehanelerin ıslah edilmesi; gazete, dergi okunan ve meģru çerçevede buluģma yerleri haline getirilmesinden yanadır. O, bugünkü haliyle kahvehanelerin toplumdaki tahribatının meyhanelerinkinden daha fazla olduğu görüģündedir. Ayrıca, kahvehane gibi yerlerde faydasız ve manasız iģler yapan kimselerin, toplumun kıymetlerini çalan ve israf eden kimseler hükmünde olduklarını belirtir 73. Ekrem IĢın'a göre Osmanlı medeniyeti, bir sohbet medeniyetidir. Ona göre Türk insanının hayat sınırlarını belirleyen üç unsur vardır. Bunlar: ev, çarģı ve cami ya da tekkedir. Kahvehane ise buna sonradan eklenmiģtir. Mahalledeki sosyal ve idari problemlerin tartıģıldığı yer olan cami ve dini kurumların yanına sonradan bir de kahvehane eklenmiģtir. O, kahvehanenin en önemli fonksiyonunun Türk insanına özgürlük kazandırmak olduğunu belirtir. Geleneksel görsel sanatlar daha çok bu gibi yerlerde yaygınlık kazanırken, musiki bu mekanlar vasıtasıyla halkla barıģmıģtır 74. Kahveyle ilgili bazı terimleri Ģöyle sıralayabiliriz: Bulvar kahvesi, esnaf kahvesi, garipler kahvesi, hemģehri kahvesi, tulumbacı kahvesi, kır kahvesi, sabahçı kahvesi, lonca kahvesi, kuģçu kahvesi, mahalle kahvesi, semt kahvesi, kahve falı, kahve fincanı, kahve cezvesi, kahve ibriği, kahve ocağı, kahve kaģığı, kahve değirmeni, kahve örtüsü, kahve tabağı, kahve telvesi, kahve tepsisi, kuru kahve, Türk kahvesi, sun'i kahve, sütlü kahve, yorgunluk kahvesi, kahve altı (kahvaltı), kahve çekmek, kahve dövmek, kahve kavurmak, kahve zehirlenmesi gibi 75. Kahveyle ilgili bazı atasözleri ise Ģunlardır: Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır. Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül dost ister kahve bahane. Kahve dövücünün hık deyicisi (yardakçılık yapan kimse). Kahve peykesinde aleme nizam vermek (kahvede oturup yurt ve dünya meseleleri üzerinde fikir yürütmek ve çözüm üretmek) 76. Kahve altı (kahvaltı) olmayınca kahve etmez faide. Kahve, tütün, keyifler oldu bütün. Kahvenin yüzü karadır ama yüz ağartır yılında yapılan bir sayımda; Beyoğlu'nda 259, Eminönü'nde 33, Fatih'de 857, Kadıköy'de 47, Zeytinburnu'nda 400, Eyüp'te 383, Üsküdar'da 277, BeĢiktaĢ'ta 27, Beykoz'da ise 39 kahvehane olduğu tespit edilmiģtir yılı nüfus sayımına göre; Beyoğlu: , Eminönü: , Fatih: , Kadıköy: , Zeytinburnu: 7. Ünver, a.g.m. 72. aynı eser. 73. Necip Fazıl, Ġdeolocya Örgüsü, Büyük Doğu Yay.,Ġst., 986, ss IĢın, a.g.e., ss TDE Ans., C aynı eser. 77. Ünver, a.g.m. 78. Songar, a.g.e., s.267.

12 , Eyüp: , Üsküdar: , BeĢiktaĢ: 36.05, Beykoz: nüfusa sahiptirler 79. Yine 970 yılı itibariyle nüfusu olan Kağıthane'de 66 kahvehane ve 8 çayocağı olduğu tespit edilmiģtir 80. Kahvehanelerin daha çok iģi olmayanlara yönelik olarak açılmıģ olduğu gözönünde bulundurulursa, Türkiye'nin her tarafından göç alarak nüfusu yılda yaklaģık artan Ġstanbul'da her yıl çok sayıda kahvehanenin açıldığını söyleyebiliriz. Özellikle Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde kahvehane sayısının nüfusa göre diğer bölgelerden daha fazla olduğu belirtilmektedir. 99 verilerine göre bazı illerdeki kahvehane sayısı Ģöyledir: Erzurum 700, Bayburt 32, GümüĢhane 25, Erzincan 20, Elazığ 80, Van 330, Ağrı 230, Kars 25, Artvin 85, Rize 62. Erzurum Otelciler ve Kahveciler Odası BaĢkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Türkiye'de nüfus itibariyle en fazla kahvehanenin Erzurum'da olduğu ifade edilmiģtir. Oda BaĢkanlığı'nın açıklamasına göre kahvehane sayısının bu derece fazla olmasının en büyük nedeni iģsizlik olmaktadır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde bulunan kahvehanelerin her mevsim dolu olması da dikkat çeken bir durumdur. Yine, Türkiye genelinde 99 yılında kahvehane varken, bu rakamın 'in üzerine çıktığı belirtilmektedir 8. Türkiye Kahveciler ve Kıraathaneciler Federasyonu'na bağlı 20 odaya kayıtlı 'in üzerinde kahvehane olduğu belirtilmiģtir. Bu da her 00 kiģiye bir kahvehane düģtüğü anlamına gelmektedir 82. Ama, kayıtlı olan iģyerlerinin hepsinin açık olduğu veya kahvehane olarak kullanıldığı söylenemez. Çünkü, Elazığ Kahvehaneciler ve Kıraathaneciler Odası BaĢkalığı'ndan edindiğimiz bilgilere göre, kahvehanesini kapatan veya aynı yerde baģka iģ yapan kimseler çoğu zaman Oda BaĢkanlığı'na uğrayıp kaydını sildirmemekte ve böylece kahvehane sayısı çok fazla görünmektedir. Kahvehanelerin Sosyal Fonksiyonları Kahvehane, günümüzde Ģehir ve kasabalarda dinlenme, eğlenme ve buluģma yeridir. Kahvehaneler; sosyal tabakalara, mesleklere ve gelire göre çeģitlilik göstermektedir. Eskiden Ġstanbul'da tabakalara göre çeģitli kahvehanelerin olduğu bilinmektedir 83. Tugaç'a göre, kahvehane kültürü yalnızca Ģehre ait değildir. Köylerdeki insanların da büyük bir kısmının kahvehane ve köy odalarına gittiği tespit edilmiģtir 84. Atalay, göç sonucu Ģehirlerde kümelenen ve birbirlerini hemģehri olarak gören insanların "hemģehri kahvehaneleri"ne devam ettiklerini belirtmektedir 85. Karpat, hemģehri olanların genellikle aynı bölgelerde ikamet etme eğiliminde olduklarını belirtir. 79. Genel Nüfus mı, , D.Ü.E. Matbaası, Ankara, Tansı ġenyapılı, BütünleĢmemiĢ Kentli Nüfus Sorunu, O.D.T.Ü. Yay., Ank., 978, ss Zaman, Zaman, Yeni Türk Ans., C Mahmut Tezcan, Türklerle Ġlgili Stereotipler (Kalıp Yargılar) ve Türk Değerleri Üzerine Bir Deneme, Ank. Üniv. Eğt. Fak. Yay., 974, s Kemal Görmez, ġehir ve Ġnsan, M.E.B. Yay.,Ġst., 99, s.40.

13 3 ġehirlerde birbirini hemģehri olarak kabul eden insanlar aynı köyden olabildiği gibi aynı ilçeden, aynı vilayetten de olabilir 86. Ġnsanlar daha çok yaģ faktörünü esas alarak aynı kahvehaneye gitme eğilimindedirler. Özellikle kırsal kesimde böyleyken, bu durum daha çok yaģlıya saygı ve hürmetten kaynaklanmaktadır. Bu, ilçelerde ve kentlerin bazı semtlerinde de böyledir. Ülkemizde, özellikle kırsal kesimlerde uzun süre evden dıģarıya çıkmayan kimselerin, çevredeki insanlar tarafından "kılıbık" olarak adlandırıldığı görülmektedir 87 ki böyle bir durum da, kiģinin kahvehaneye gitmesine neden olan faktörlerden biri olarak ele alınabilir. Kahvehanelerin, sosyal iliģkilerin devamlı ve düzenli bir biçimde sürdürülmesi yönünden etkili oldukları ve toplumun daha geniģ kesimleriyle sürdürülen yüzyüze iliģkilerde fonksiyonel bir öneme sahip olduğu da ifade edilebilir. Kahvehane ve çayocakları mevsime göre kapalı ya da açıkkapalı Ģekilde iģletilmektedir. Yazın, sıcak havalarda genellikle yazlık kısmı olan çayocağı ve kahvehaneler tercih edilir. Yazlık kısmı olmayan çayocağında ise kiģiler, daha çok küçük sandalyelerde çayocağının önünde oturmayı tercih etmektedirler. Bu durumda, belediye zabıtaları sık sık çayocağı sahibiyle karģı karģıya gelmekte ve bazen de cezai iģlem yapılmaktadır. Ġlköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 6. maddesi gereği okul ve tesislerin bulunduğu yerlerin 00 metre yakınında hapishane, meyhane, kahvehane, bilardo salonu, bar, pavyon açılamaz. Kahvehane ya da çayocağı ruhsatı çıkarmanın zorluklarından biri de budur. Açılacak kahvehanenin okul ve ibadet yerlerine belli bir uzaklıkta olması Ģartı aranmakta iken bu kuralın çoğu zaman ihlal edildiği görülmektedir. Çayocaklarına daha çok orta yaģtaki insanlar gitmektedir. Bunun yanında çayocağına giden gençler daha çok, oyun oynamayı sevmeyen veya dini inancı gereği oyun oynamayanlardır. Son zamanlarda büyük çayocaklarının açıldığı gözlenmiģtir. Bu gibi yerlerde televizyon, satranç, masa tenisi ve okuma köģelerinin olduğu görülmektedir. Daha samimi bir ortamda sohbet edilmesini sağladığından dolayı buralarda küçük sandalyeler tercih edilmektedir. Bu gibi yerlere giden gençler ve orta yaģlılar, oyun oynanan kahvehanelerde oturan kimselerden daha kısa süreli olarak oturmaktadırlar. Çayocaklarının daha çok camilere yakın olan yerlerde yoğun olarak bulunmaları da dikkat çekmektedir. Bu çayocaklarının, namaz vakitleri dıģında yapacak iģ bulamayan kimselere yönelik olarak açıldığı görülmüģtür. Kahvehane ve çayocaklarında özellikle kıģ mevsiminde kapı ve pencereler kapalı tutulduğundan dolayı yoğun bir sigara dumanı ve havasızlık vardır. Bazı geleneksel kesimde ve kasabadaki kadınların boģ zamanlarda daha çok hamama gittiklerini belirten Montagu, bundan dolayı hamamları "kadınlar kahvesi" olarak adlandırmaktadır. Bu tür yerlerde çay, kahve içildiğini ve sohbet edildiğini belirtir 88. Ama günümüzde bu gibi yerlerin pek yaygın olmadığı görülmektedir. Kahvehane tabiri halk arasında kısaca "kahve" olarak kullanılmaktadır. Bunun yanında "kıraathane" terimi de kahvehane yerine kullanılmaktadır. Hem kahvehane ve 86. aynı eser, ss Tezcan, a.g.e., ss aynı eser, ss.2425.

14 4 hem de kıraathane terimlerine gerçek anlamından farklı anlamlar yüklendiği dikkat çekmektedir. KiĢi, birçok araç vasıtasıyla toplumsallaģmaktadır. Bu araçlardan bazıları; aile, arkadaģ grupları, okullar ve kitle iletiģim araçları olarak sıralanabilir 89. KiĢinin sapma davranıģı içinde toplumsallaģması, "negatif sosyalizasyon" kavramıyla açıklanmaktadır. KiĢi, çeģitli gruplar içinde sapma davranıģının rasyonel hale getirilmesini öğrenir. Olumsuz toplumsallaģma ve öğrenme mekanizmalarının iģleyiģ tarzı, normal toplumsallaģma ve öğrenme sürecindeki iģleyiģ tarzıyla benzerlikler göstermektedir. Kahvehanelerin, kiģilerin sapma davranıģı içine girmesinde önemli bir rol oynadığı söylenebilir. KiĢi, bu gibi yerlerde arkadaģ grupları ve aynı zamanda kitle iletiģim araçlarının yoğun bir Ģekilde etkisine maruz kalmaktadır. Ailede herhangi bir ferdin kahvehaneye giderek oyun oynaması, ister istemez ailedeki diğer fertleri de etkilemektedir. KiĢi, ilk yetiģtiği çevre olması itibariyle ailede görmüģ olduğu Ģeylerin aynısını yapmaya çalıģır. Aileden sonra kiģinin en çok iliģki içinde bulunduğu arkadaģ grubudur. KiĢi; aile ve okul dıģındaki zamanının çoğunu arkadaģ grubu içinde geçirmektedir. KiĢi ailede öğrenmiģ olduğu değerleri, arkadaģ grubu içine girdikten sonra kaybetme ile karģı karģıyadır. Özellikle ergenlik döneminde arkadaģ grubunun daha etkili olduğu; sigara kullanma ve kahvehanede olmasa bile oyun oynama alıģkanlığının bu döneminde kazanıldığı söylenebilir. BoĢ zaman uğraģları, daha çok çocuk yaģtaki veya ergenlik dönemindeki çocukları suça itebilir. Yine bunun yanında bazı boģ zaman etkinlikleri de kiģilerin suça yönelmesini etkileyebilir 90. Bu nedenle boģ zaman faaliyetlerinin, kiģileri sapma davranıģlara itmeyecek bir Ģekilde olması gerekmektedir. Burada eğitim kurumları, medya ve yerel yönetimlere büyük görevler düģmektedir. Okul, kiģinin daha değiģik bir çevreye girmesini sağlarken, kiģide bazı olumsuz davranıģların ortaya çıkmasına da neden olabilir. KiĢinin okulda tanımıģ olduğu arkadaģları, onun sapma davranıģlarda bulunmasına etki edebilir. Oyun oynama da, bu dönemde kazanılmıģ olan olumsuz davranıģlara örnek olarak verilebilir. Bazı kahvehanelerde gözlemlediğimiz, aynı sınıfta ya da aynı bölümde okuyan öğrencilerin karģılıklı oyun oynamaları bu düģüncemizi destekler mahiyettedir. Kitle iletiģim araçları da kiģinin toplumsallaģmasında etkilidir. Dolayısıyla kitle iletiģim araçlarının oyun oynamaya etkisi de inkar edilemez. Yayınlanan bazı programlar, kiģinin böyle bir davranıģ içine girmesine neden olabilir. Ayrıca, gazete okumak veya televizyondaki bazı programları seyretmek için oyun oynanan yerlere giden gençlerin ileride oyun oynama ihtimali yüksektir. Kahvehanelerin olumlu ve olumsuz birtakım fonksiyonlarının olduğu söylenebilir. Olumlu fonksiyonları Ģöyle sıralayabiliriz:. Kahvehaneler insanların yüzyüze iliģkiler kurmasını sağlayan mekanlardır. 89. Mahmut Tezcan, Sosyolojiye GiriĢ, Ank, 993, ss Mahmut Tezcan, BoĢ Zamanların Değerlendirilmesi Sosyolojisi, Atilla Kitabevi, Ank., 994, ss.3435.

15 5 2. HaberleĢmenin ve sohbetin gerçekleģtirildiği yerlerdir. Oyun oynamayanların buralarda gazete okuyup televizyon seyrettiği; siyasi, dini ve aktüel konuları tartıģtıkları görülür. 3. Eğlenme ve hoģ vakit geçirme aracıdırlar Kahvehane ve köy odaları, haber ulaģtırmada önemli bir vasıta olma niteliğindedirler 92. Olumsuz fonksiyonları:. Özellikle erkekleri iģten alıkoyar ve tembellik meydana getirirler. 2. Oyunlar dıģında, kiģilerde yeni ilgilerin oluģmasını, kiģilerin herhangi bir sanat dalında yetiģmesini ve uzmanlaģmasını engellemektedirler. 3. Toplumsal ortamın, çatıģmalara hazır hale gelmesinde etkili olabilir. Aynı siyasi görüģe, aynı etnik kökene yada mezhebe sahip insanların bir kahvehanede toplanması toplumsal bütünleģmenin oluģmasını engeller Kahvehaneler, "kentle bütünleģmede engelleyici veya geciktirici bir rol oynayan, göç edenlerin diğer kesimlerle iliģkilerinin kısıtlı olmasına ve dolaysıyla da kapalı bir grup halinde kalmalarına" sebep olabilir Sağlık açısından bu gibi yerler pek sıhhatli değildir. Bu mekanların sık sık havalandırılmaması ve aģırı sigara dumanının olması, buraların insan sağlığı açısından zararlı yerler haline gelmesine neden olmaktadır. 6. Kahvehaneler, gençlerin sigara içme alıģkanlığı kazanmasında büyük bir rol oynamaktadır. 7. Kahvehanelerde oyun oynama alıģkanlığı kazanan kimselerin daha sonra büyük kumar oynamaları ihtimali yüksektir. Kahvehaneye gidenlerin burada çeģitli insanlarla tanıģmaları ve aile hayatından belli bir süre uzak kalmaları, bu kimselerin aile dıģı bir hayatı benimsemelerine, gece hayatı yaģamalarına ve içki kullanma gibi alıģkanlıklar kazanmalarına neden olabilir. 8. Aile içi iliģkilerde gerginliğe yol açabilir. Çünkü, kahvehaneye giden kiģinin dikkati aile üyelerinden ziyade, dıģ toplumsal dünyaya çevrilmiģtir. Ayrıca, kiģinin bu gibi yerlerde para harcaması da aile içi huzursuzluğun bir nedeni olabilir. BoĢ Zamanların Değerlendirilmesi ve Kahvehaneler BoĢ zaman eylemi; "kiģinin mesleksel, ailesel ve toplumsal ödevlerini yerine getirdikten sonra özgür iradesiyle giriģebileceği dinlenme, eğlenme, bilgi ya da becerilerini geliģtirme, toplum yaģamına gönüllü olarak katılma gibi bir dizi uğraģlar" 95 olarak tanımlanabilir. BoĢ zaman eylemleri; fiziki ve zihni dinlenme ihtiyacını giderir Tezcan, a.g.e., s Ġsmail BeĢikçi, Doğu Anadolu'nun Düzeni, E. Yay., Ank., 969, ss Tezcan, a.g.e., s Mahmut Atay, Keban Barajı Nedeniyle Elazığ'ın 800 Evler Mahallesi'ne Göç Edenlerin KentlileĢme Sorunları (BasılmamıĢ Doktora Tezi), Elazığ, 985, s Tezcan, BoĢ Zamanların Değerlendirilmesi Sosyolojisi, s Tezcan, a.g.e., s.23.

16 6 Yine, boģ zaman kavramı; "bireyin hem kendisi ve hem de baģkaları için bütün zorunluluklardan ya da bağlantılardan kurtulduğu ve kendi isteğiyle seçeceği bir etkinlikle uğraģacağı zaman" 97 Ģeklinde de ele alınabilir. Atay'a göre boģ zamanların değerlendirilmesi konusu birçok sosyolojik araģtırmada ihmal edilmiģtir. Özellikle değiģim sürecinde boģ zamanların değerlendirilmesi konusunun önplanda tutulması gerekir. BoĢ zamanların değerlendirilmesinin incelenmesinin; eğitim ve gelir düzeyi, tüketim kalıpları, dünya görüģü ve değerlerdeki değiģmeler yanında; statü grupları, tabaka veya sınıflarla ilgili ipucu vereceği de söylenebilir 98. Kırsal yörelerde boģ zamanı değerlendirme eylemlerinin genellikle iģ hayatından tam olarak farklılaģmadığı görülür. Kent hayatında ise bu ayrım belirgin bir hal almıģtır. Ayrıca, boģ zaman eylemleri genellikle bir grup faaliyeti olarak anlaģıldığından kiģisel çabalar çok azdır. BoĢ zaman faaliyetlerinin örgütlenmesi çoğu zaman tam anlamıyla gerçekleģememektedir. Alman sosyolog Blücher, erkeklerin boģ zamanı değerlendirme eylemlerinin daha çok yumuģak, yani pasif bir yapıda olduğunu belirtir. Mesela; sohbet, siyasi tartıģmalar, kahvehanede oyun oynama, televizyon seyretme, radyo dinleme ve spor seyretme bu faaliyetler içinde yer alır 99. Bunun yerine; spor yapılması, kitap okunması veya bir sanat dalıyla uğraģılması daha verimli olacaktır. Blücher'e göre aktif boģ zamanı değerlendirmede, kiģilerin o faaliyete katılımı sözkonusudur. Ülkemizde boģ zamanı değerlendirmede özellikle kırsal kesimde kadınerkek ayrımı belirgindir 00. Atay, Türk toplumunun "zaman açısından tam anlamıyla planlı hareket etme alıģkanlığı" kazanamadığını belirtir. Ona göre, endüstrileģmiģ toplumlarda, dakik olma veya zamanın sınırlılığından dolayı planlı hareket etme zorunluluğu vardır. Böyle bir durum ise ülkemiz için tam anlamıyla sözkonusu değildir. Bundan dolayı da kahvehaneler günün her vaktinde uğranılan mekanlar haline gelmiģtir 0. Kahvehaneye gitme, Türk insanının boģ zamanlarında en çok yapmıģ olduğu fiillerden birisidir. Kahvehane; kahve içilen yer iken, kıraathane; sohbet edilip konuģulan yer anlamındadır. Ama bugün bu yerler kahve içme ve sohbet etmekten ziyade, oyun oynama yeri olarak anlaģılmaktadırlar. Günümüzde kıraathane, yani sohbet edilen yerlere, adı kahvehane olarak geçse de örnek olarak çayocaklarını verebiliriz. Bu gibi yerlerde daha çok sohbet edilip çay içilmektedir. Ġster kırsal kesimde ister kentsel kesimde olsun kahvehaneye gitme faaliyetlerinde kadınerkek ayrımının olduğu görülmektedir. Ama, özellikle Ģehirlerde açılan "cafe" türü yerlerde genellikle kadınerkek ayrımının pek yapılmadığı görülmektedir. Cafelere daha çok genç olarak nitelendirilebilecek insanlar giderken kahvehane için böyle kesin bir genelleme yapmaya imkan yoktur. 97. Tezcan, BoĢ Zamanların Değerlendirilmesi Sosyolojisi, s Atay, a.g.e., s Tezcan, a.g.e., s Mahmut Tezcan, Sosyal DeğiĢme Sürecinde Çankırı Yaran Sohbetleri, Kültür Bak. Yay., Ank.,989, s Atay, a.g.e., s.9.

17 7 Amerika da yapılan birçok araģtırmada, sınıf değiģkeninin boģ zamanların değerlendirilmesi açısından önemini kaybetmeye doğru gittiği görülmüģtür. Kitle iletiģim araçlarının yaygınlaģması ve genel refahın artması, her kesimden insanların boģ zamanlarını çeģitli Ģekilde değerlendirme imkanı sağlamıģtır. Sosyolog N. Anderson, bu yönüyle sınıf hatlarının yavaģ yavaģ esnek hale geldiğini belirtmiģtir. Farklı kesimden insanlar, aynı oyunu oynamakta, aynı gece kulübüne gitmekte veya daha baģka yerde zamanını geçirmektedirler. Burada farklı olan Ģey, yalnızca harcanan paranın miktarı olmaktadır 02. Bunun yanında toplumumuzda, boģ zamanları değerlendirme biçimlerinin çok yönlü ve çeģitli olmadığı; sosyal tabakalar arasındaki sosyoekonomik ve kültürel Ģartların bir sonucu olarak ortaya çıkan farklılıkların bu alanda da açıkça görüldüğü ifade edilmektedir 03. Kahvehaneye de, ekonomik olarak yüksek, orta ve de düģük seviyedeki insanlar gitmekte ve oyun oynamaktadırlar. Ama, oyun oynarken ekonomik olarak genellikle aynı kategorideki insanlar tercih edilmektedir. Kahvehane dıģında boģ zamanı değerlendirmede ise ekonomik faktörün daha belirgin olduğu söylenebilir. Gecekondu hane halkı baģkanlarının boģ zamanlarını değerlendirmede, kahvehanelerin önemli bir yere sahip olduğu tespit edilmiģtir. Kayseri'deki gecekondular üzerinde yapılan araģtırmada, araģtırma alanına giren hane halkı baģkanlarının 92.3'ü, haftanın en az bir günü kahvehaneye gittiklerini belirtmiģlerdir 04. Atay'ın yapmıģ olduğu araģtırmaya göre, hane halkı baģkanlarından öğrenim görmeyenlerin 63.6'sı kahvehaneye giderken, okuryazar olanların 64.3'ü, ilköğrenim görenlerin 9.9'u, ortaöğrenim görenlerin de 00'ü kahvehaneye gitmektedir 05. DPT'nin 76 köy üzerinde yapmıģ olduğu araģtırmaya göre, 3 köyün (64.2) erkeklerinin önemli bir kısmı, boģ zamanlarda kahvehane ve köy odalarına gitmektedirler. Ġbrahim Yasa'nın, "25 Yıl Sonra Hasanoğlan Köyü" adlı ve 200 kiģi üzerinde yapılan çalıģmasında; boģ zamanda kahvehaneyi tercih edenlerin sayısı 07, yani 53.5 olduğu görülmektedir 06. ġenyapılı'nın Gültepe Mahallesi'nde yapmıģ olduğu araģtırmaya göre, hane baģkanlarının 8'i devamlı, 23'ü arasıra kahvehaneye gitmektedirler. 55'lik kesim hiç kahvehaneye gitmediğini belirtirken, 3'lük kesim ise cevap vermemiģtir. Kahvehaneye devamlı ya da arasıra gidenlerin 89'u, oturmuģ oldukları semtteki kahvehaneye gittiklerini belirtmiģlerdir 07. Bu araģtırmaya bakarak, kahvehaneye gitmenin, kiģilerin kapalı bir çevre içinde kalmasına yol açtığı ve sonuçta sosyalleģme konusunda bir gecikmenin olabileceği söylenebilir. Köknel, kırsal kesimdeki gençlerin kıģ aylarında tamamen boģ olduklarından daha çok köy kahvehanelerine ve köy odalarına giderek vakit geçirdiklerini tespit etmiģtir. Atalay'ın yapmıģ olduğu bir araģtırmaya göre, erkek gençlerin çoğunun köy odalarında oturup eğlendikleri, kitap ve gazete okudukları tespit edilmiģtir Tezcan, BoĢ Zamanların Değerlendirilmesi Sosyolojisi, s Atay, a.g.e., s Ercan Tatlıdil, KentleĢme ve Gecekondu, Ege Üniv. Basımevi,Ġzmir, 989, s Atay, a.g.e., s Tezcan, a.g.e., s ġenyapılı, a.g.e., ss Tezcan, BoĢ Zamanların Değerlendirilmesi Sosyolojisi, s.35.

18 8 BoĢ zamanı değerlendirmede kahvehaneyi tercih edenler; Ankara'da, 24.5, Ġstanbul'da 30.6, Ġzmir'de ise 33.6 olarak tespit edilmiģtir. Bu araģtırmaya göre, hane halkı reisinin kentte kalıģ süresi ve öğrenim durumu, boģ zamanı değerlendirme Ģekillerini fazla etkilememiģtir. Genç yaģta olanlar; daha çok gezmek, kitap ve gazete okumak Ģeklinde zamanını değerlendirmektedirler. Kahveye gitmek, her yaģ grubundaki insanların meģguliyet alanı olmaktadır 09. Öğrenciler üzerinde yapılan bir araģtırmada, öğrencilerin 57.5'inin kahvehaneye arasıra gittikleri, 4'ünün de hiç gitmedikleri tespit edilmiģtir. Yine üniversite öğrencileri üzerinde ayrı bir araģtırma yapılmıģ ve Ģu sonuç elde edilmiģtir: Kahvehaneye sık gidenlerin oranı: 7.4 Hiç gitmeyenlerin oranı: 8.8 Arasıra gidenlerin oranı: Yurtlar Kurumu'nun yapmıģ olduğu bir araģtırmaya göre ise, üniversite öğrencilerinin yarısının kahvehaneye hiç gitmedikleri, bir kısmının ise ayda bir defa gittikleri tespit edilmiģtir 0. Ankara Üniversitesi'nde okuyan öğrenciler üzerine yapılan bir araģtırmaya göre, kahvehaneye gitme boģ zamanlarda yapılan en önemli etkinliklerden biri olmaktadır. BULGULARIN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ AraĢtırma bulguları 4 alt bölümde incelenmiģtir. Ġlk bölümde kahvehaneye gidenlerin yaģ ve medeni durumları, ikinci bölümde çevre ve aile yapıları, üçüncü bölümde öğrenim ve ekonomik durumları, son bölümde ise kahvehaneye gitme ve oyun oynamaya iliģkin konular ele alınıp değerlendirilecektir. YaĢ ve Medeni Durum Ġle Kahvehaneye Gitme Arasındaki ĠliĢki KiĢilerin kahvehaneye gitmeleri ve oyun oynamalarının yaģ ve medeni durum ile yakından ilgili oldukları gözlenmiģtir. Tablo : Kahvehaneye Ġlk Gitme YaĢına Göre Dağılım Ġlk Gelinen YaĢ 7 yaģ ve aģağısı yaģ arası Gecekondu AraĢtırması, Sosyal Planlama BaĢkanlığı AraĢtırma Dairesi Yay., Ank., 99, s Tezcan, a.g.e., s.36.. Milliyet,

19 9 340 yaģ arası yaģ ve yukarısı.0 Toplam 00 Kahvehaneye devam edenlerin 65'i, 830 yaģ arasında kahvehaneye gitmeye baģladıklarını belirtmiģlerdir. Bu dönemde kiģiler, daha çok arkadaģların etkisi altındadırlar. Ġyi arkadaģ seçiminin, kiģinin daha sonraki hayatında sapma davranıģı içine girmesine engel olduğu söylenebilir. Kahvehaneye gitme yaģı 8 olmasına rağmen, kahvehaneye 7 ve daha küçük yaģta gitmeye baģladıklarını söyleyenler 32'dir. Bu yüksek bir orandır. GörüĢülen kiģilerden bazıları, ortaokul sırasında kahvehaneye gitmeye baģladıklarını ifade etmiģlerdir. Gökçe'nin yapmıģ olduğu bir araģtırmaya göre de, kentsel kesim gençliği arasında orta öğretimdeki erkek gençlerin boģ zamanlarında kahvehaneye gitmeleri önemli bir yer tutmaktadır 2. Sık sık denetim olmadığından dolayı 8 yaģın altında olanlar kahvehanelere rahatça girip çıkmaktadırlar. Bazıları ilk olarak kahvehaneyi; ayakkabı boyamak, simit satmak için gittiklerinde tanıdıklarını belirtmiģlerdir. Televizyon seyretmenin de kahvehaneye gitmede önemli bir etken olduğu tespit edilmiģtir. AraĢtırma kapsamına alınan kahvehanelerin hemen hemen tamamında, "8 yaģından küçükler giremez" yazısı rahatça görülebilecek yerlere asılmıģtır. Ama bunun, bir formaliteyi yerine getirmekten öteye gidemediği söylenebilir. Kahvehane sahiplerinin de, 8 yaģından küçüklerin kahvehaneye devam etmesini hoģ karģıladıkları söylenebilir. Burada, asıl görev emniyet ve yerel yönetimlere düģerken görüģtüğümüz bazı kimseler, denetimlerin yok denecek kadar az olduğunu belirtmiģlerdir. Tablo 2: YaĢ Ġle Oyun Oynama Süresi Arasındaki ĠliĢkinin Dağılımı Oyun Oynama Süresi Günde 2 saat ve daha az Günde 23 saat arası Günde 45 saat arası Günde 6 saat ve daha fazla Haftada 23 saat arası Haftada 45 saat arası Haftada 6 saat ve daha fazla Oyun oynamam 7 yaģ ve aģağısı yaģları arası YaĢ Durumu yaģları yaģları arası arası yaģ ve yukarısı Toplam Mahmut Tezcan, BoĢ Zamanların Değerlendirilmesi Sosyolojisi, s.37.

20 20 Toplam Kahvehaneye giden kiģilerin çoğunluğunun (83.0) 840 yaģ arasında olduğu gözlenmiģtir. ÇalıĢma hayatı bakımından insanın en aktif dönemi olarak kabul edeceğimiz bu yaģlar arasındaki insanların daha baģka yerlerde istihdam edilmesi ve bu zamanlarının en faydalı bir biçimde değerlendirilmesi konusu önem kazanmaktadır. Günde 23 saat arası oyun oynadığını söyleyenlerin oranı 53.0'dür. 23 saat oyun oynadığını belirtenler, söylenenden daha fazla oyun oynamaktadırlar. "23 saat" kavramı, ağız alıģkanlığı olduğundan dolayı kullanılmakta ve kiģi oyun oynadığı süreyi kısa gösterme eğilimi içine girmektedir. ĠĢsiz olanlarda oyun oynama süresinin daha da arttığı görülmüģtür. Hafta sonunda oynanan oyunun süresi daha da uzun olmaktadır. Ayrıca; günde 23 saat, 45 saat ya da daha fazla oyun oynadıklarını söyleyenler, en az oyun oynadıkları süre kadar ya da biraz daha az süreyle baģka masalarda oyun oynayan arkadaģlarının oyunlarını seyretmektedirler. Hafta sonu oyun oynadığını belirtenler (7.0) genellikle iģçi, memur ve kısmen de esnaf olan kimselerdir. Bunun yanında tespit edildiği kadarıyla, genellikle aynı yaģ grubundaki insanlar belli kahvehanelere gitmektedirler. Ailelerinin ya da akrabalarının kendilerini oyun oynarken göreceği endiģesini taģıyan gençler, zemin katta bulunan kahvehanelerden ziyade bodrum, ikinci veya üçüncü kattaki kahvehaneleri tercih etmektedirler. Bunun yanında zemin kattaki kahvehanelerde oyun oynayan gençlerden bazılarının, kahvehane kapısının her açılıģında endiģe dolu gözlerle kapıya baktıkları gözlenmiģtir. Aile ve akrabalarının görmesi gibi bir endiģesi olmayanlar ise daha rahat oyun oynamaktadırlar. Zemin katta bulunan kahvehanelere daha çok orta yaģtaki insanlar gitmektedir. Tablo 3: YaĢ Ġle Oyun Oynama Nedeni Arasındaki ĠliĢkinin Dağılımı Oyun Oynama Nedeni Gelir elde etmek için Eğlenmek için Vakit geçirmek için Çevreye uymak için Eğlenmek ve vakit geç. için Oyun oynamam Toplam 7 yaģ ve aģağısı yaģları arası YaĢ Durumu yaģları yaģları arası arası yaģ ve yukarısı Topl YaĢ durumuyla oyun oynama nedeni arasındaki iliģki incelendiğinde, 840 yaģ arasında olanlar, daha doğrusu çalıģma hayatı bakımından en aktif bir dönemde

Yrd.Doç.Dr. M.Cengiz YILDIZ Kenan BÖLÜKBAŞ M. Halis ÖZER Araştırma Yöneticisi Araştırmacı Araştırmacı SORULAR

Yrd.Doç.Dr. M.Cengiz YILDIZ Kenan BÖLÜKBAŞ M. Halis ÖZER Araştırma Yöneticisi Araştırmacı Araştırmacı SORULAR 127 ANKET FORMU ANKET NO: BİRİM: ÖZELLİK: Bu anket formu, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nde, TÜBİTAK adına yülütülen bir araştırma için hazırlanmıştır. Çalışma,

Detaylı

T.C. ĠÇĠġLERĠ BAKANLIĞI Mahalli Ġdareler Genel Müdürlüğü

T.C. ĠÇĠġLERĠ BAKANLIĞI Mahalli Ġdareler Genel Müdürlüğü SAYI : B.05.0.MAH.0.65.00.002/5142/81065 26/05/2006 (300-318) ĠĢyeri KONU : Ġçkili yer bölgesi EMĠNÖNÜ BELEDĠYE BAġKANLIĞINA-ĠSTANBUL ĠLGĠ : 2.3.2006 tarihli ve 317 sayılı yazınız. Ġlgi yazınız incelenmiģtir.

Detaylı

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL KARARIN ÖZÜ : Sivil Savunma Uzmanlığı nın Görev ve ÇalıĢma Yönetmeliği. TEKLİF : Sivil Savunma Uzmanlığı nın 31.03.2010 tarih, 2010/1043 sayılı teklifi. BAġKANLIK MAKAMI NA; Ġlgi: 18.03.2010 tarih ve 129

Detaylı

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi 4. Pazarlama AraĢtırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010 Örnekleme Süreci Anakütleyi Tanımlamak Örnek Çerçevesini

Detaylı

YAŞAM ÖYKÜSÜ. Doğum yeri: Doğum Tarihi: 1. Aile Bilgileri Baba: Adı: YaĢı:

YAŞAM ÖYKÜSÜ. Doğum yeri: Doğum Tarihi: 1. Aile Bilgileri Baba: Adı: YaĢı: YAŞAM ÖYKÜSÜ ADI: TARĠH: Doğum yeri: Doğum Tarihi: 1. Aile Bilgileri Baba: Adı: YaĢı: Mesleği: Sağlığı: Eğer vefat etmiģse ölüm yaģı: O zaman siz kaç yaģındaydınız: Ölüm Nedeni: Anne: Adı: YaĢı: Mesleği:

Detaylı

BİLGİ EVLERİNDE UYGULANAN ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ÇALIŞMALARI

BİLGİ EVLERİNDE UYGULANAN ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ÇALIŞMALARI BİLGİ EVLERİNDE UYGULANAN ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ÇALIŞMALARI BİLGİ EVLERİ ÖĞRENCİ KOÇLUĞU AMAÇ: Öğrencilerin kendilerini tanımalarını, güçlü yanlarını ve yeteneklerini keģfedebilmelerini, hedef koyabilmelerini

Detaylı

SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ. MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY

SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ. MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY GİRİŞ ÇalıĢmak yaģamın bir parçasıdır. YaĢamak nasıl bir insan hakkı

Detaylı

TOPLANTI RAPORU II ATATÜRK ÜNĠVERSĠTESĠ NDE BOLOGNA SÜRECĠ VE PROGRAM YETERLĠLĠKLERĠ VE DERS ÖĞRENME ÇIKTILARI EĞĠTĠM TOPLANTISI

TOPLANTI RAPORU II ATATÜRK ÜNĠVERSĠTESĠ NDE BOLOGNA SÜRECĠ VE PROGRAM YETERLĠLĠKLERĠ VE DERS ÖĞRENME ÇIKTILARI EĞĠTĠM TOPLANTISI TOPLANTI RAPORU II ATATÜRK ÜNĠVERSĠTESĠ NDE BOLOGNA SÜRECĠ VE PROGRAM YETERLĠLĠKLERĠ VE DERS ÖĞRENME ÇIKTILARI EĞĠTĠM TOPLANTISI Uzm. Sertaç HOPOĞLU, BEK Üyesi Tarih: 02 Nisan 2010; Saat: 15.00 17.00;

Detaylı

Ġspanya da üniversite Sistemi

Ġspanya da üniversite Sistemi Ġspanya da üniversite Sistemi NEDEN ĠSPANYA DA YURT DIġI EĞĠTĠM? Avrupa ile Afrika arasında önemli bir geçiģ yolu olan Ġspanya, günümüzde geleneksel ve modern yaģam tarzlarını bir arada bulunduran önemli

Detaylı

TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJE ONAY FORMU. Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve

TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJE ONAY FORMU. Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve III TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROJE ONAY FORMU Eğitim Bilimleri Anabilim Dalı Eğitim Yönetimi, Denetimi, Planlaması ve Ekonomisi Bilim Dalı öğrencisi Canan ULUDAĞ tarafından hazırlanan Bağımsız Anaokullarında

Detaylı

TÜRKĠYE ÜNĠVERSĠTE SPORLARI FEDERASYONU BAġKANLIĞI

TÜRKĠYE ÜNĠVERSĠTE SPORLARI FEDERASYONU BAġKANLIĞI TÜRKĠYE ÜNĠVERSĠTE SPORLARI FEDERASYONU BAġKANLIĞI SÖZLEġMELĠ PERSONEL ÇALIġTIRMA TALĠMATI BĠRĠNCĠ BÖLÜM Genel Hükümler Madde 1 - Amaç Bu Talimat, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu nun tarafından

Detaylı

T.C. FIRAT ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ EĞĠTĠM PROGRAMLARI VE ÖĞRETĠM ANABĠLĠM DALI YÜKSEK LİSANS TEZ ÖNERİSİ

T.C. FIRAT ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ EĞĠTĠM PROGRAMLARI VE ÖĞRETĠM ANABĠLĠM DALI YÜKSEK LİSANS TEZ ÖNERİSİ T.C. FIRAT ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ EĞĠTĠM PROGRAMLARI VE ÖĞRETĠM ANABĠLĠM DALI YÜKSEK LİSANS TEZ ÖNERİSİ ÖĞRENCĠNĠN ADI SOYADI: Seda AKTI DANIġMAN ADI SOYADI: Yrd. Doç. Dr. Aysun GÜROL GENEL

Detaylı

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Eğitim Programı için gerekli ek rapor

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Eğitim Programı için gerekli ek rapor 1/9 Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce Eğitim Programı için gerekli ek rapor İçindekiler C2. ULUSAL TIP EĞĠTĠMĠ STANDARTLARINA ĠLĠġKĠN AÇIKLAMALAR... 2 1. AMAÇ VE HEDEFLER... 2 1.3. Eğitim programı amaç

Detaylı

Türkiye'nin ulusal gelirinden eğitim iģlerine ayırabildiği para, geliģmiģ ülkelere bakarak çok azdır. Bu yüzden eğitimde para kıttır.

Türkiye'nin ulusal gelirinden eğitim iģlerine ayırabildiği para, geliģmiģ ülkelere bakarak çok azdır. Bu yüzden eğitimde para kıttır. Türkiye'nin ulusal gelirinden eğitim iģlerine ayırabildiği para, geliģmiģ ülkelere bakarak çok azdır. Bu yüzden eğitimde para kıttır. Bu kıt kaynaklarla eğitimi yönetmek yöneticinin çok becerikli olmasını

Detaylı

Kapalı Alanlarda Sigara İçme Yasağı ile ilgili Algı Araştırması

Kapalı Alanlarda Sigara İçme Yasağı ile ilgili Algı Araştırması Kapalı Alanlarda Sigara İçme Yasağı ile ilgili Algı Araştırması Bu rapor boyunca LA, Sigara içenler, Yetişkin sigara tüketicileri ve/veya Sigara satın alanlar, reddedenler, vb. ifadeler sadece yetişkin

Detaylı

BĠRĠNCĠ BASAMAK SAĞLIK ÇALIġANLARINDA YAġAM DOYUMU, Ġġ DOYUMU VE TÜKENMĠġLĠK DURUMU

BĠRĠNCĠ BASAMAK SAĞLIK ÇALIġANLARINDA YAġAM DOYUMU, Ġġ DOYUMU VE TÜKENMĠġLĠK DURUMU GOÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Tokat Halk Sağlığı Müdürlüğü BĠRĠNCĠ BASAMAK SAĞLIK ÇALIġANLARINDA YAġAM DOYUMU, Ġġ DOYUMU VE TÜKENMĠġLĠK DURUMU Yalçın Önder¹, Rıza Çıtıl¹, Mücahit Eğri¹,

Detaylı

T.C. Sağlıklı Kentler Birliği. 2008 Faaliyet Raporu

T.C. Sağlıklı Kentler Birliği. 2008 Faaliyet Raporu T.C. Sağlıklı Kentler Birliği 2008 Faaliyet Raporu SAĞLIKLI KENTLER BİRLİĞİ FAALİYETLERİ MECLĠS TOPLANTILARI EĞĠTĠM ÇALIġMALARI KONFERANSLAR DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ AVRUPA SAĞLIKLI ġehġrler ULUSAL AĞLARI ÇALIġMALARI

Detaylı

ĠZMĠR KENT KONSEYĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ BĠLĠġĠM ÇALIġMA GRUBU ETKĠNLĠK VE EĞĠTĠMLERĠ. Simge SavaĢan & Baran Güntan

ĠZMĠR KENT KONSEYĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ BĠLĠġĠM ÇALIġMA GRUBU ETKĠNLĠK VE EĞĠTĠMLERĠ. Simge SavaĢan & Baran Güntan ĠZMĠR KENT KONSEYĠ GENÇLĠK MECLĠSĠ BĠLĠġĠM ÇALIġMA GRUBU ETKĠNLĠK VE EĞĠTĠMLERĠ Simge SavaĢan & Baran Güntan AJANDA Kent Konseyi Nedir? Gençlik Meclisi Nedir? Ġzmir Gençlik Meclisi BiliĢim ÇalıĢma Grubu

Detaylı

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN)

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) Düzenleme Tarihi: Bingöl Üniversitesi(BÜ) Ġç Kontrol Sistemi Kurulması çalıģmaları kapsamında, Ġç Kontrol Sistemi Proje Ekibimiz

Detaylı

ĠSHAKOL. Ġġ BAġVURU FORMU. Boya Sanayi A.ġ. En Son ÇekilmiĢ Fotoğrafınız. No:.. ÖNEMLĠ NOTLAR

ĠSHAKOL. Ġġ BAġVURU FORMU. Boya Sanayi A.ġ. En Son ÇekilmiĢ Fotoğrafınız. No:.. ÖNEMLĠ NOTLAR Ġġ BAġVURU FORMU ĠSHAKOL Boya Sanayi A.ġ. No:.. En Son ÇekilmiĢ Fotoğrafınız ÖNEMLĠ NOTLAR 1. BaĢvuru formunu kendi el yazınızla ve bütün soruları dikkatli ve eksiksiz olarak doldurup, imzalayınız. ĠĢ

Detaylı

Özgörkey Otomotiv Yetkili Satıcı ve Yetkili Servisi

Özgörkey Otomotiv Yetkili Satıcı ve Yetkili Servisi Özgörkey Otomotiv Yetkili Satıcı ve Yetkili Servisi Grup ÇekoL : Ebru Tokgöz Gizem Şimşek Özge Bozdemir Emel Sema Tarihçe Temelleri 1951 yılında, Gruba ismini veren Erdoğan Özgörkey tarafından atılan

Detaylı

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 12 Eczacı Profili-1998-2007 II. 1998 ARAŞTIRMASI BULGULARI ll.l.toplumsal VE EKONOMİK ÖZELLİKLER Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 Tabloda

Detaylı

ANKARA ĠLĠ ÇAYYOLU MAHALLESĠNDE YÜKSEK GERĠLĠM HATTINA YAKIN OLAN EVLERDE SON DERECE

ANKARA ĠLĠ ÇAYYOLU MAHALLESĠNDE YÜKSEK GERĠLĠM HATTINA YAKIN OLAN EVLERDE SON DERECE ANKARA ĠLĠ ÇAYYOLU MAHALLESĠNDE YÜKSEK GERĠLĠM HATTINA YAKIN OLAN EVLERDE SON DERECE DÜġÜK FREKANSLI ELEKTRO MANYETĠK ALAN (SDF-EMA) DÜZEYLERĠNĠN VE BU EVLERDE YAġAYANLARDA OLASI SAĞLIK ETKĠLERĠNĠN BELĠRLENMESĠ

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ Kamil AKBAYIR Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi A.B.D., VAN ÖZET: Bu çalışmada,

Detaylı

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE

Standart Eurobarometer 76. AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Standart Eurobarometer 76 AVRUPA BİRLİĞİ NDE KAMUOYU Sonbahar 2011 ULUSAL RAPOR TÜRKİYE Bu araştırma Avrupa Komisyonu Basın ve İletişim Genel Müdürlüğü tarafından talep ve koordine edilmiştir. Bu rapor

Detaylı

TÜRKĠYE FUBOL FEDERASYONU GENEL KURUL ĠÇ TÜZÜĞÜ

TÜRKĠYE FUBOL FEDERASYONU GENEL KURUL ĠÇ TÜZÜĞÜ TÜRKĠYE FUBOL FEDERASYONU GENEL KURUL ĠÇ TÜZÜĞÜ I-BAġLANGIÇ HÜKÜMLERĠ MADDE 1 Amaç ĠĢbu iç tüzüğün amacı, Türkiye Futbol Federasyonu ( TFF ) genel kurul toplantılarında izlenecek tüm usul ve esasları belirlemektir.

Detaylı

SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ

SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ SAĞLIKTA DÖNÜġÜMÜN TIP EĞĠTĠMĠNE ETKĠSĠ Sağlıkta yapılan dönüģümü değerlendirirken sadece sağlık alanının kendi dinamikleriyle değil aynı zamanda toplumsal süreçler, ideolojik konumlandırılmalar, sınıflararası

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm Yazı

Detaylı

ÜCRET SĠSTEMLERĠ VE VERĠMLĠLĠK DERSĠ. EKOTEN TEKSTĠL A.ġ.

ÜCRET SĠSTEMLERĠ VE VERĠMLĠLĠK DERSĠ. EKOTEN TEKSTĠL A.ġ. ÜCRET SĠSTEMLERĠ VE VERĠMLĠLĠK DERSĠ EKOTEN TEKSTĠL A.ġ. HAZIRLAYANLAR 2008463084 Gizem Özen 2008463055 Tuğba Gülseven 2009463097 Huriye Özdemir 2007463066 Raziye Sinem Sağsöz SUN GRUBU ŞİRKETLERİ SUN

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Türkiye Kalkınma Bankası Yayını TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. NİSAN HAZİRAN 2015 Sayı: 76. e-dergi OLARAK YAYINLANMAKTADIR.

İÇİNDEKİLER. Türkiye Kalkınma Bankası Yayını TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. NİSAN HAZİRAN 2015 Sayı: 76. e-dergi OLARAK YAYINLANMAKTADIR. Türkiye Kalkınma Bankası Yayını NİSAN HAZİRAN 2015 Sayı: 76 TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. Adına Sahibi İÇİNDEKİLER Ahmet BUÇUKOĞLU Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı PAZARLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI FAALİYETLERİ

Detaylı

KARAMAN-MERKEZ MEHMET ÇAVAŞ İLKOKULU BRİFİNG DOSYASI

KARAMAN-MERKEZ MEHMET ÇAVAŞ İLKOKULU BRİFİNG DOSYASI KARAMAN-MERKEZ MEHMET ÇAVAŞ İLKOKULU BRİFİNG DOSYASI 1. BÖLÜM: OKULUN ADI : Mehmet Çavaş İlkokulu (750497) ADRESİ : Osmangazi mahallesi 1080. sokak No:6 KARAMAN WEB ADRESİ : http://mehmetcavasilkokulu.meb.k12.tr

Detaylı

PROF. DR.AYġE AVCI 4 MART 2014 II. BAHAR PEDĠATRĠ GÜNLERĠ ADANA

PROF. DR.AYġE AVCI 4 MART 2014 II. BAHAR PEDĠATRĠ GÜNLERĠ ADANA PROF. DR.AYġE AVCI 4 MART II. BAHAR PEDĠATRĠ GÜNLERĠ ADANA Prof.Dr.AyĢe Avcı DÜġERKEN NĠCK HORNBY VERONICA ÖLMEK ĠSTĠYOR PAULO COELHO ĠNTĠHAR JACK LONDON ĠNTĠHAR EMĠLE DURKHEĠM ÖLÜ OZANLAR DERNEĞĠ KLEINBOUM

Detaylı

MAHALLE. Osmanlı dan günümüze

MAHALLE. Osmanlı dan günümüze MAHALLE Osmanlı dan günümüze MAHALLE DEKĠ ORTAKLAġA YAġAM Mahalle, birbirlerini tanıyan, sosyal dayanışma içinde olan, bir ölçüde birbirlerinin davranışlarından sorumlu kişilerden oluşmuş bir topluluğun

Detaylı

KENTLERE SU SAĞLANMASINDA ĠLBANK IN VĠZYON VE MĠSYONUNDAKĠ YENĠ YAKLAġIMLAR MEHMET TURGUT DEDEOĞLU GENEL MÜDÜR

KENTLERE SU SAĞLANMASINDA ĠLBANK IN VĠZYON VE MĠSYONUNDAKĠ YENĠ YAKLAġIMLAR MEHMET TURGUT DEDEOĞLU GENEL MÜDÜR KENTLERE SU SAĞLANMASINDA ĠLBANK IN VĠZYON VE MĠSYONUNDAKĠ YENĠ YAKLAġIMLAR MEHMET TURGUT DEDEOĞLU GENEL MÜDÜR Suyun insan hayatındaki önemi herkesçe bilinen bir konudur. Ġnsan yaģamı açısından oksijenden

Detaylı

2010 YILI OCAK-HAZĠRAN DÖNEMĠ

2010 YILI OCAK-HAZĠRAN DÖNEMĠ MADEN TETKĠK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Sondaj Dairesi Başkanlığı 21 Yılı Ocak-Haziran Dönemi Faaliyet Raporu 21 YILI OCAK-HAZĠRAN DÖNEMĠ 1 ÜST YÖNETĠM SUNUMU SONDAJ DAĠRESĠ BAġKANLIĞI 21 YILI 1. 6 AYLIK

Detaylı

FĠBA HAYAT SĠGORTA ANONĠM ġġrketġ Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu Dönem (01.01.2012-31.12.2012)

FĠBA HAYAT SĠGORTA ANONĠM ġġrketġ Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu Dönem (01.01.2012-31.12.2012) FĠBA HAYAT SĠGORTA ANONĠM ġġrketġ Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu Dönem (01.01.2012-31.12.2012) İşbu rapor Gümrük ve Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenerek 28.08.2012 tarih ve 28395 sayılı Resmi Gazete

Detaylı

TORTUM ĠLÇESĠ KÖYLERE HĠZMET GÖTÜRME BĠRLĠĞĠ 2008 FAALĠYETLERĠ

TORTUM ĠLÇESĠ KÖYLERE HĠZMET GÖTÜRME BĠRLĠĞĠ 2008 FAALĠYETLERĠ TORTUM ĠLÇESĠ KÖYLERE HĠZMET GÖTÜRME BĠRLĠĞĠ 2008 FAALĠYETLERĠ KÖYDES FAALĠYETLERĠ: Tortum Ġlçesine bağlı (47) köy bulunduğu, bu köylerin muhtelif alt yapı sorunları için; (2008) yılı içinde ( 11) adet

Detaylı

YEREL MEDYA SEKTÖRÜ VE GLOBALLEġEN MEDYAYA GÖRE KONUMU

YEREL MEDYA SEKTÖRÜ VE GLOBALLEġEN MEDYAYA GÖRE KONUMU YEREL MEDYA SEKTÖRÜ VE GLOBALLEġEN MEDYAYA GÖRE KONUMU Gizem ARABACI Hande UZUNOĞLU Türkiye de medya ulusal ve yerel medya tabanlı olmak üzere temel iki Ģekilde iģlemektedir. Bu iģleyiģ bazen daha kapsamlı

Detaylı

Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU

Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU İran ın Nükleer Programı ve Türkiye nin Güvenliğine Etkileri Doç. Dr. MUSTAFA KĠBAROĞLU www.mustafakibaroglu.com Bilkent Üniversitesi Uluslararası ĠliĢkiler Bölümü 15 Ekim 2009 Atılım Üniversitesi Ankara

Detaylı

HEKTAŞ TİCARET T.A.Ş. Sayfa No: 1 SERİ:XI NO:29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLANMIŞ YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU

HEKTAŞ TİCARET T.A.Ş. Sayfa No: 1 SERİ:XI NO:29 SAYILI TEBLİĞE İSTİNADEN HAZIRLANMIŞ YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU Sayfa No: 1 1. Raporun Dönemi 01.01.2012-30.09.2012 2. Ortaklığın Unvanı HektaĢ Ticaret T.A.ġ. 3. Yönetim ve Denetleme Kurulu Üyeleri Türk Ticaret Kanunu ve ilgili düzenlemeler gereğince ġirketimiz Ana

Detaylı

HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ. SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU

HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ. SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU 2012 ĠÇĠNDEKĠLER ÜST YÖNETĠCĠ SUNUġU I- GENEL BĠLGĠLER A- Misyon ve Vizyon.. B- Yetki, Görev ve Sorumluluklar... C- Ġdareye

Detaylı

Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları

Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları Cihan Ercan Mustafa Kemal Topcu 1 GĠRĠġ Band İçerik e- Konu\ Mobil Uydu Ağ Genişliği\ e- e- VoIP IpV6 Dağıtma Altyapı QoS ticaret\ Prensip Haberleşme Haberleşme

Detaylı

HACETTEPE ÜNĠVERSĠTESĠ 4.ANTRENMAN BĠLĠMĠ KONGRESĠ Aykut Çelik ALTERNATĠF ANTRENMAN TAKVĠMĠ

HACETTEPE ÜNĠVERSĠTESĠ 4.ANTRENMAN BĠLĠMĠ KONGRESĠ Aykut Çelik ALTERNATĠF ANTRENMAN TAKVĠMĠ HACETTEPE ÜNĠVERSĠTESĠ 4.ANTRENMAN BĠLĠMĠ KONGRESĠ Aykut Çelik ALTERNATĠF ANTRENMAN TAKVĠMĠ YÜZME HAVUZLARI VE ĠġLETMECĠLERĠ Ülkemizde hizmet veren havuzların %90 ı kamu %10 u özel sektör tarafından iģletilmektedir.

Detaylı

IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015

IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015 IV.ULUSLARARASI POLİMERİK KOMPOZİTLER SEMPOZYUMU SERGİ VE PROJE PAZARI SONUÇ BİLDİRGESİ 7-9 MAYIS 2015 TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge ġubesi Koordinatörlüğünde IV. Uluslararası PolimerikKompozitler

Detaylı

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI 1 BECERĠLER 2 Beceri Nedir? ġimdiye kadar bilgi edinme, yaģam ve okulun temel amacı olarak görülmüģtür. Günümüzde ise bilgiye bakıģ değiģmiģtir. Bilgi;

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR (BaĢvuru no. 63017/11) Namık Kemal BATAR ve Diğerleri / TÜRKİYE T.C. Adalet Bakanlığı, 2014. Bu gayriresmî çeviri, Adalet

Detaylı

İstanbul da Kurulan Cumhuriyetin İlk Milli Hemşirelik Okulu Kızılay Hemşirelik Lisesi

İstanbul da Kurulan Cumhuriyetin İlk Milli Hemşirelik Okulu Kızılay Hemşirelik Lisesi İstanbul da Kurulan Cumhuriyetin İlk Milli Hemşirelik Okulu Kızılay Hemşirelik Lisesi Hale TOSUN* Balkan SavaĢları sırasında profesyonel anlamda yetiģmiģ hemģirelere olan ihtiyaç kaçınılmaz olarak kendini

Detaylı

BU PAZAR SEÇĠM OLSA! Faruk Acar ANDY-AR BĢk.

BU PAZAR SEÇĠM OLSA! Faruk Acar ANDY-AR BĢk. TÜRKĠYE SĠYASĠ GÜNDEM ARAġTIRMASI-NĠSAN 2013 AraĢtırma; Kantitatif AraĢtırma tekniklerinden ( Yüzyüze görüģme ) yöntemi uygulanarak 04-10 Nisan 2013 tarihleri arasında 21 il'de toplam 3.473 denek ile görüģme

Detaylı

TOKİ İLKOKULU/ORTAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ YILLIK ÇALIŞMA PLANI

TOKİ İLKOKULU/ORTAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ YILLIK ÇALIŞMA PLANI 2014/2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TOKİ İLKOKULU/ORTAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ YILLIK ÇALIŞMA PLANI 2014/2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI TOKİ İLKOKULU-ORTAOKULU DEĞERLER EĞİTİMİ OKUL KOMİSYONUDUR ADI SOYADI Hüseyin ÖZCAN

Detaylı

ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR

ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR Amaç ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR Madde 1- Ankara Çocuk Dostu ġehir Projesinin amacı Ankara yı; Çocuk Hakları SözleĢmesini

Detaylı

XIV. BÖLÜM KANAAT VE TUTUMLAR

XIV. BÖLÜM KANAAT VE TUTUMLAR XIV. BÖLÜM KANAAT VE TUTUMLAR Bu bölümde Garipçe Köyündeki hane başkanlarının çeşitli konular hakkındaki kanaat ve tutumları incelenecektir. Uygulanan mülakatların son kısmında yer alan ve kişilerin daha

Detaylı

Enstitü Müdürlüğü ile müģteriler arasındaki tüm iliģkileri ve faaliyetleri kapsar.

Enstitü Müdürlüğü ile müģteriler arasındaki tüm iliģkileri ve faaliyetleri kapsar. 1. AMAÇ Bu prosedür, müģterilerin taleplerin yerine getirilmesi, yapılan iģlemlerle ilgili laboratuar uygulamalarının izlenmesi, müģteri ve enstitü arasındaki iletiģim Ģekillerinin belirlenmesi, müģterilerden

Detaylı

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ FELSEFESİ,TEMEL İLKELERİ,VİZYONU MEHMET NURİ KAYNAR TÜRKIYE NIN GELECEK VIZYONU TÜRKĠYE NĠN GELECEK VĠZYONU GELECEĞIN MIMARLARı ÖĞRETMENLER Öğretmen, bugünle gelecek arasında

Detaylı

OKULÖNCESĠNDE TEMATĠK YAKLAġIM ve ETKĠN ÖĞRENME. Prof. Dr. Nilüfer DARICA Hasan Kalyoncu Üniversitesi

OKULÖNCESĠNDE TEMATĠK YAKLAġIM ve ETKĠN ÖĞRENME. Prof. Dr. Nilüfer DARICA Hasan Kalyoncu Üniversitesi OKULÖNCESĠNDE TEMATĠK YAKLAġIM ve ETKĠN ÖĞRENME Prof. Dr. Nilüfer DARICA Hasan Kalyoncu Üniversitesi Uzun yıllar öğretimde en kabul edilir görüģ, bilginin hiç bozulmadan öğretenin zihninden öğrenenin zihnine

Detaylı

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi ÇOCUK ÇEVRE ĠLIġKISI Ġnsanı saran her Ģey olarak tanımlanan çevre insanı etkilerken, insanda çevreyi etkilemektedir.

Detaylı

G Ü Ç L E N İ N! Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education

G Ü Ç L E N İ N! Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortak finanse edilmektedir. Spor Eğitimi Yoluyla Sosyal Katılımın

Detaylı

Eğitimin Uygulanacağı Yer Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Süresi (Saat) EskiĢehir 23.01.2010 01.03.2010 60 25. EskiĢehir 05.08.2010 02.09.

Eğitimin Uygulanacağı Yer Başlangıç Tarihi Bitiş Tarihi Süresi (Saat) EskiĢehir 23.01.2010 01.03.2010 60 25. EskiĢehir 05.08.2010 02.09. KOSGEB Ġstanbul Ġkitelli Ġstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Ġstanbul 13.01.2010 18.02.2010 KOSGEB Ġstanbul Ġkitelli Ġstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Ġstanbul 15.01.2010 20.02.2010

Detaylı

Örgütler bu karmaģada artık daha esnek bir hiyerarģiye sahiptir.

Örgütler bu karmaģada artık daha esnek bir hiyerarģiye sahiptir. Durumsallık YaklaĢımı (KoĢulbağımlılık Kuramı) Durumsallık (KoĢulbağımlılık) Kuramının DoğuĢu KoĢul bağımlılık bir Ģeyin diğerine bağımlı olmasıdır. Eğer örgütün etkili olması isteniyorsa, örgütün yapısı

Detaylı

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI

DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI DTO TURİZM VE ÇEVRE DERS NOTLARI ÖĞR.GÖR. ŞULE KIYCI BİRİNCİ HAFTA 2 TURİZM OLAYI VE GELİŞİMİ Turizm kelimesinin Latincede dönmek, etrafını dolaşmak, geri dönmek anlamına gelen tornus kökünden türetildiği

Detaylı

COĞRAFYA EĞĠTĠMĠ ANABĠLĠM DALI I. SINIF ÖĞRENCĠLERĠNĠN PROFĠLLERĠ ĠLE AKADEMĠK BAġARILARININ KARġILAġTIRILMASI

COĞRAFYA EĞĠTĠMĠ ANABĠLĠM DALI I. SINIF ÖĞRENCĠLERĠNĠN PROFĠLLERĠ ĠLE AKADEMĠK BAġARILARININ KARġILAġTIRILMASI COĞRAFYA EĞĠTĠMĠ ANABĠLĠM DALI I. SINIF ÖĞRENCĠLERĠNĠN PROFĠLLERĠ ĠLE AKADEMĠK BAġARILARININ KARġILAġTIRILMASI ArĢ.Görv. Mete ALIM Yrd.Doç. Dr. Serkan DOĞANAY* Özet : Bu araştırmada, Atatürk Üniversitesi

Detaylı

bu Ģekilde Türkiye ye gelmiģ olan sıcak para, ĠMKB de yüzde 400 lerin, devlet iç borçlanma senetlerinde ise yüzde 200 ün üzerinde bir kazanç

bu Ģekilde Türkiye ye gelmiģ olan sıcak para, ĠMKB de yüzde 400 lerin, devlet iç borçlanma senetlerinde ise yüzde 200 ün üzerinde bir kazanç 2007 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KANUN TASARILARI İLE 2005 MALÎ YILI GENEL VE KATMA BÜTÇE KESİNHESAP KANUNU TASARILARININ PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU GÖRÜŞME TUTANAKLARI BAġKAN: Sait AÇBA BAġKANVEKĠLĠ:

Detaylı

06.11.2013 2013 toplantı döneminin 10. birleşiminin 1. oturumunun yapılması için toplandı.

06.11.2013 2013 toplantı döneminin 10. birleşiminin 1. oturumunun yapılması için toplandı. KAPAKLI BELEDĠYESĠ MECLĠS KARAR ÖZETLERĠ -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Karar Tarihi: 06.11.2013 Toplantı No:

Detaylı

T.C. AKYURT ĠLÇESĠ BELEDĠYESĠ MECLĠS KARARI. MECLĠSĠ TEġKĠL EDENLER

T.C. AKYURT ĠLÇESĠ BELEDĠYESĠ MECLĠS KARARI. MECLĠSĠ TEġKĠL EDENLER Karar Tarihi : 02.04.2010 Karar No : 49 Karar Konusu : Araç Parkı T.C. BAġKAN: Gültekin AYANTAġ ÜYELER: Ġlhan ġener - Hüseyin ALPASLAN Musa ÇAKMAK -Halil UYANIK - Ertekin ġan -Veysel FIRAT-Oktay BAĞCI

Detaylı

T.C. ULAŞTIRMA DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞI SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN

T.C. ULAŞTIRMA DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞI SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN T.C. ULAŞTIRMA DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞI SİVİL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN SĠVĠL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE YARIġMA SINAVI ĠLE 5431 SAYILI SĠVĠL HAVACILIK GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEġKĠLAT VE GÖREVLERĠ

Detaylı

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI 996 I.BURDUR SEMPOZYUMU BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI Kemal FİLİZ * Kadir PEPE ** ÖZET Araştırmada, Burdur ilinde aktif spor yapan sporcuların sosyoekonomik profillerinin

Detaylı

Doğum Yeri 2,2 4,4 2,2 4,4 4,4 2,2 2,2 2,2 28,8 2,2 6,6 17,7 4,4 4,4 2,2

Doğum Yeri 2,2 4,4 2,2 4,4 4,4 2,2 2,2 2,2 28,8 2,2 6,6 17,7 4,4 4,4 2,2 Doğum Yeri Katılımcıların doğum yerlerine bakıldığında üçte birine yakınının (%28,8) İzmir doğumlu olduğu görülmüştür. İzmirlileri, Kars doğumlular (%17,7) ve Kütahya doğumlular (6,6) izlerken diğer katılımcıların

Detaylı

ÖZEL NESIBE AYDIN OKULLARI ĠNDĠRĠM, BURS VE ÜCRETSĠZ OKUYACAK ÖĞRENCĠLER YÖNETMELĠĞĠ Madde 1. Genel Hükümler 1.1 Amaç Bu Yönetmeliğin amacı; Özel

ÖZEL NESIBE AYDIN OKULLARI ĠNDĠRĠM, BURS VE ÜCRETSĠZ OKUYACAK ÖĞRENCĠLER YÖNETMELĠĞĠ Madde 1. Genel Hükümler 1.1 Amaç Bu Yönetmeliğin amacı; Özel ÖZEL NESIBE AYDIN OKULLARI ĠNDĠRĠM, BURS VE ÜCRETSĠZ OKUYACAK ÖĞRENCĠLER YÖNETMELĠĞĠ Madde 1. Genel Hükümler 1.1 Amaç Bu Yönetmeliğin amacı; Özel Nesibe Aydın Okulu öğrencilerine verilecek baģarı bursu,

Detaylı

İzmir de Doğalgaz Paneli nin Ardından

İzmir de Doğalgaz Paneli nin Ardından İzmir de Doğalgaz Paneli nin Ardından Övgü PINAR Günümüzde ekonomik kalkınma açısından hayati öneme sahip sektörlerden biri de enerjidir. Tarihsel sürece baktığımızda enerji kaynakları nedeniyle çıkan

Detaylı

GÜNEġĠN EN GÜZEL DOĞDUĞU ġehġrden, ADIYAMAN DAN MERHABALAR

GÜNEġĠN EN GÜZEL DOĞDUĞU ġehġrden, ADIYAMAN DAN MERHABALAR GÜNEġĠN EN GÜZEL DOĞDUĞU ġehġrden, ADIYAMAN DAN MERHABALAR ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ BAġARILI YÖNETĠMDE ĠLETĠġĠM Hastane İletişim Platformu Hastane ĠletiĢim Platformu Nedir? Bu

Detaylı

MİLLİ SPORCU BELGESİ VERİLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM

MİLLİ SPORCU BELGESİ VERİLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM 12 Mayıs 2011 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 27932 YÖNETMELİK Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünden: MİLLİ SPORCU BELGESİ VERİLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç

Detaylı

T.C DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ ÜCRET SİSTEMLERİ VE VERİMLİLİK DERSİ GRUP SİSTEM

T.C DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ ÜCRET SİSTEMLERİ VE VERİMLİLİK DERSİ GRUP SİSTEM T.C DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ ÜCRET SİSTEMLERİ VE VERİMLİLİK DERSİ GRUP SİSTEM ABİDİN KUYUMCULUK BURCU ERGİNOĞLU 2009463120 HİLAL ARSLAN 2009463009 NURKAN AKGÜN

Detaylı

DİCLE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

DİCLE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DİCLE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL ARAŞTIRMALAR MERKEZİ DĠYARBAKIR ĠLĠNDE YAġAYAN VATANDAġLARIN KÜRTAJ HAKKINDAKĠ GÖRÜġLERĠNĠN ÇEġĠTLĠ DEĞĠġKENLER AÇISINDAN ĠNCELEMESĠ Prof. Dr. Sabri EYĠGÜN Doç. Dr. Behçet ORAL

Detaylı

5951 Sayılı Torba Kanun Neler Getirdi?

5951 Sayılı Torba Kanun Neler Getirdi? 5951 Sayılı Torba Kanun Neler Getirdi? Ömer BENOKAN 05.02.2010 tarih ve 27484 sayılı Resmi Gazete de yayınlanan, 28.1.2010 tarih ve 5951sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSĠL USULÜ HAKKINDA KANUN ĠLE BAZI KANUNLARDA

Detaylı

OKULUM BİLİM MERKEZİ OLUYOR

OKULUM BİLİM MERKEZİ OLUYOR OKULUM BİLİM MERKEZİ OLUYOR İL : Zonguldak İLÇE: Kdz. Ereğli KURUM ADI: KıĢla Mahmut Likoğlu Orta Okulu PROJEYİ YAPAN : ġenol YILDIZ ( Fen ve Teknoloji Öğretmeni ) OKULUMUZ Okulumuz Ereğli merkezine bağlı

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

ĠSTANBUL TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ MAKĠNA FAKÜLTESĠ MAKĠNE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ

ĠSTANBUL TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ MAKĠNA FAKÜLTESĠ MAKĠNE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ ĠSTANBUL TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ MAKĠNA FAKÜLTESĠ MAKĠNE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ Dersin; Adı: Endüstriyel Akustik ve Gürültü Kodu: MAK 374 Referans Numarası (CRN) #: 21494 Öğretim Görevlisi: Prof. Dr. Halit Temel

Detaylı

MUTLU ÇOCUKLAR DERNEĞĠ ÇOCUKLARDA İLETİŞİM ARAÇLARI BAĞIMLILIĞI (ANKET ÇALIŞMASI TEKNİK RAPORU) Dr. Salih AKYÜREK

MUTLU ÇOCUKLAR DERNEĞĠ ÇOCUKLARDA İLETİŞİM ARAÇLARI BAĞIMLILIĞI (ANKET ÇALIŞMASI TEKNİK RAPORU) Dr. Salih AKYÜREK MUTLU ÇOCUKLAR DERNEĞĠ ÇOCUKLARDA İLETİŞİM ARAÇLARI BAĞIMLILIĞI (ANKET ÇALIŞMASI TEKNİK RAPORU) 211 Dr. Salih AKYÜREK ÇOCUKLARDA ĠLETĠġĠM ARAÇLARI BAĞIMLILIĞI (Bilgisayar Ġnternet Cep Telefonu Televizyon)

Detaylı

RELAZZO KOMPOZĠT ZEMĠN KAPLAMASI. www.rehau.com.tr Otomotiv Endüstri

RELAZZO KOMPOZĠT ZEMĠN KAPLAMASI. www.rehau.com.tr Otomotiv Endüstri RELAZZO KOMPOZĠT ZEMĠN KAPLAMASI www.rehau.com.tr Yapı Otomotiv Endüstri WPC REHAU DAN ĠNOVATĠF BĠR ÜRÜN Rehau için, çevrenin korunması ve hammaddelerin çevre bilinciyle ele alınması, en az REHAU ürünlerinin

Detaylı

COĞRAFĠ VE MEKANSAL YAPI

COĞRAFĠ VE MEKANSAL YAPI COĞRAFĠ VE MEKANSAL YAPI Serhat ABDİOĞLU Cenk KILIÇASLAN Begüm DEMİR Ocak 2011 GiriĢ Coğrafi yapı, bir bölgenin yerleģim planını etkileyen en önemli hususların baģında gelmektedir. Bir bölge yerleģime

Detaylı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve TeftiĢ BaĢkanlığına Genel Ġdari Hizmetleri sınıfından münhal

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve TeftiĢ BaĢkanlığına Genel Ġdari Hizmetleri sınıfından münhal Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından: MÜFETTĠġ YARDIMCILIĞI GĠRĠġ SINAVI Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Rehberlik ve TeftiĢ BaĢkanlığına Genel Ġdari Hizmetleri sınıfından münhal 7 ve 8. dereceli

Detaylı

COĞRAFİ ETİKETLİ ÜRÜNLERE İLİŞKİN TÜKETİCİLERİN TUTUM VE DAVRANIŞLARININ BELİRLENMESİ

COĞRAFİ ETİKETLİ ÜRÜNLERE İLİŞKİN TÜKETİCİLERİN TUTUM VE DAVRANIŞLARININ BELİRLENMESİ COĞRAFİ ETİKETLİ ÜRÜNLERE İLİŞKİN TÜKETİCİLERİN TUTUM VE DAVRANIŞLARININ BELİRLENMESİ Dr.Aslı ZULUĞ Prof. Dr. Bülent MĠRAN 7. Gıda Mühendisliği Kongresi 24-26 Kasım Ankara Coğrafi Etiketli Ürünler TUTUM

Detaylı

EĞİTİM SEN İSTANBUL 7 NOLU ŞUBE DENETLEME VE DİSİPLİN KURULLARI RAPORLARI. Eğitim Sen İstanbul 7 Nolu Şube Mart Mart 2011 Şube Çalışma Raporu

EĞİTİM SEN İSTANBUL 7 NOLU ŞUBE DENETLEME VE DİSİPLİN KURULLARI RAPORLARI. Eğitim Sen İstanbul 7 Nolu Şube Mart Mart 2011 Şube Çalışma Raporu EĞİTİM SEN İSTANBUL 7 NOLU ŞUBE DENETLEME VE DİSİPLİN KURULLARI RAPORLARI 235 EĞİTİM SEN İSTANBUL 7 NO LU ŞUBE DENETLEME KURULU RAPORU MART 2008 MART 2011 ARASI 2 Mart 2008 ile 16 ġubat 2011 tarihleri

Detaylı

GÜMRÜK MÜSTEġARLIĞI. HARĠÇTE ĠġLEME REJĠMĠ

GÜMRÜK MÜSTEġARLIĞI. HARĠÇTE ĠġLEME REJĠMĠ GÜMRÜK MÜSTEġARLIĞI HARĠÇTE ĠġLEME REJĠMĠ 1 REJĠMĠN TANIMI Serbest dolaģımdaki eģyanın daha ileri safhada iģlenmek, tamir edilmek veya yenilenmek üzere Türkiye Gümrük Bölgesinden geçici olarak ihracı ve

Detaylı

DENETİM KURULU RAPORU

DENETİM KURULU RAPORU DENETİM KURULU RAPORU 1- GİRİŞ 1-1 KONU Denetleme Kurulu olarak Türkiye Okul Sporları Federasyonunun 01.03. 31.01. döneminde, Federasyon Ġdari iģlemler, sportif faaliyetler ile ilgili iģlem ve harcamalara

Detaylı

www.binnuryesilyaprak.com

www.binnuryesilyaprak.com Türkiye de PDR Eğitimi ve İstihdamında Yeni Eğilimler Prof. Dr. Binnur YEŞİLYAPRAK Türk PDR-DER Başkanı 16 Kasım 2007 Adana Türkiye de Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetleri Başlangıcından günümüze

Detaylı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Pediatri Bölümü nde Tedavi Gören Çocuklarla HAYAT BĠR ARMAĞANDIR PROJESĠ

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Pediatri Bölümü nde Tedavi Gören Çocuklarla HAYAT BĠR ARMAĞANDIR PROJESĠ Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Pediatri Bölümü nde Tedavi Gören Çocuklarla HAYAT BĠR ARMAĞANDIR PROJESĠ Amaç ve Ġçerik Projenin temel amacı hastanede tedavi gören çocuklar ve bu dersi seçen öğrenciler

Detaylı

TOBB VE MESLEKĠ EĞĠTĠM

TOBB VE MESLEKĠ EĞĠTĠM TOBB VE MESLEKĠ EĞĠTĠM Esin ÖZDEMİR Avrupa Birliği Daire Başkanlığı Uzman 15 Ocak 2010, Ankara 1 ĠÇERĠK Türk Eğitim Sisteminin Genel Yapısı Sorunlar Türkiye de Sanayi/Okul ĠĢbirliği TOBB ve Eğitim Oda

Detaylı

ĠLKÖĞRETĠM ÖĞRENCĠLERĠNĠN ĠNTERNETĠ VE ARAMA MOTORLARINI KULLANIM DURUMLARI

ĠLKÖĞRETĠM ÖĞRENCĠLERĠNĠN ĠNTERNETĠ VE ARAMA MOTORLARINI KULLANIM DURUMLARI ĠLKÖĞRETĠM ÖĞRENCĠLERĠNĠN ĠNTERNETĠ VE ARAMA MOTORLARINI KULLANIM DURUMLARI THE USE LEVELS OF INTERNET AND SEARCHING ENGINEES OF PRIMARY SCHOOL STUDENTS Senem SAKARYA Selçuk Üniversitesi Eğitim Bilimleri

Detaylı

ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ EYLEM PLANI (2012-2014) İSTİHDAM-SOSYAL KORUMA İLİŞKİSİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ

ULUSAL İSTİHDAM STRATEJİSİ EYLEM PLANI (2012-2014) İSTİHDAM-SOSYAL KORUMA İLİŞKİSİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ 1. Sosyal yardımlar hak temelli ve önceden belirlenen objektif kriterlere dayalı olarak sunulacaktır. 1.1 Sosyal Yardımların hak temelli yapılmasına yönelik, Avrupa Birliği ve geliģmiģ OECD ülkelerindeki

Detaylı

5.49. METRO ULAŞIM SİSTEMİ OTOMASYONU

5.49. METRO ULAŞIM SİSTEMİ OTOMASYONU 5.49. METRO ULAŞIM SİSTEMİ OTOMASYONU Prof. Dr. Asaf VAROL avarol@firat.edu.tr Giriş: Metro ulaģım sisteminde amaç araçların değil insanların ekonomik, hızlı ve güvenli bir biçimde ulaģımına öncelik vermektir.

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat EKONOMĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat EKONOMĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ Erdem ALPTEKĠN Türk finans sistemi incelendiğinde en büyük payı bankaların, daha sonra ise sırasıyla menkul kıymet yatırım fonları, sigorta

Detaylı

TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL

TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL TÜRKİYE DE KOBİ UYGULAMALARI YMM. NAİL SANLI TÜRMOB GENEL BAŞKANI IFAC SMP (KOBİ UYGULAMARI) FORUMU İSTANBUL 21 MART 2011 HOġ GELDĠNĠZ IFAC in Sayın Başkanı, Kurul Üyeleri, Dünyanın dört bir yanından gelmiş

Detaylı

TÜRKİYE DE SİGARA KULLANIMININ EPİDEMİYOLOJİSİ. Prof. Dr. Nazmi Bilir Hacettepe Tıp Fakültesi nbilir@hacettepe.edu.

TÜRKİYE DE SİGARA KULLANIMININ EPİDEMİYOLOJİSİ. Prof. Dr. Nazmi Bilir Hacettepe Tıp Fakültesi nbilir@hacettepe.edu. TÜRKİYE DE SİGARA KULLANIMININ EPİDEMİYOLOJİSİ Prof. Dr. Nazmi Bilir Hacettepe Tıp Fakültesi nbilir@hacettepe.edu.tr 18-19 Ocak 2008 Dünyada 1.3 milyar sigara içen Türkiye de 17 milyon sigara içen Bazı

Detaylı

ÖĞRETMENLİK MESLEK BİLGİSİ DERSLERİ ÖĞRETMENİ

ÖĞRETMENLİK MESLEK BİLGİSİ DERSLERİ ÖĞRETMENİ TANIM ÇalıĢtığı eğitim kurumunda; öğrencilere eğitim ve öğretim teknikleri ile ilgili eğitim veren kiģidir. A- GÖREVLER Öğretmenlik meslek bilgisi dersleri ile ilgili hangi bilgi, beceri, tutum ve davranıģların,

Detaylı

B E L E D Ġ Y E L E R D E EĞĠTĠM ĠHTĠYACI ARAġTIRMASI. Ankara 2005-2006

B E L E D Ġ Y E L E R D E EĞĠTĠM ĠHTĠYACI ARAġTIRMASI. Ankara 2005-2006 B E L E D Ġ Y E L E R D E EĞĠTĠM ĠHTĠYACI ARAġTIRMASI Ankara 2005-2006 Belediyelerde Eğitim İhtiyacı Araştırması Slide 2 ARAġTIRMANIN AMACI Türkiye de Belediye Personelinin Eğitim Ġhtiyacını Belirlemek

Detaylı

T.C. GEBZE BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV TANIMLARI. Karar Tarihi: 07 / 03 / 2008 Karar No: 84 Sayfa No: 1/10

T.C. GEBZE BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV TANIMLARI. Karar Tarihi: 07 / 03 / 2008 Karar No: 84 Sayfa No: 1/10 GÖREV TANIMLARI Karar Tarihi: 07 / 03 / 2008 Karar No: 84 Sayfa No: 1/10 AMAÇ: BİRİNCİ BÖLÜM Madde 1) Bu yönetmeliğin amacı 5393 Sayılı Belediye Kanunu nun 48 nci maddesi, ISO 9001-2000 kapsamında, Görev,

Detaylı

DİYARBAKIR METAL İŞLERİ YAPI KOOPERATİFİ

DİYARBAKIR METAL İŞLERİ YAPI KOOPERATİFİ DİYARBAKIR METAL İŞLERİ YAPI KOOPERATİFİ Baver AYDIN 28.06.2011 S.S. DĠYARBAKIR METAL ĠġLERĠ KÜÇÜK SANAYĠ SĠTESĠ (K.S.S) YAPI KOOPERATĠFĠ 1. Meslek Gruplarının SiteleĢmesi ve Kooperatifin KuruluĢ AĢaması

Detaylı