Taksim Cumhuriyet Meydanı: Sosyo-Ekonomik, Biçim, Kullanım Ve Anlam Boyutları Üzerine Bir Alan Araştırması

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Taksim Cumhuriyet Meydanı: Sosyo-Ekonomik, Biçim, Kullanım Ve Anlam Boyutları Üzerine Bir Alan Araştırması"

Transkript

1 YÖNTEM Bu çalışmada TCM nin bugünkü kullanıcılarının meydana yükledikleri anlam araştırılmaktadır ve kullanıcıların sosyo-ekonomik kimlikleri ve meydanın biçiminin olanak tanıdığı ölçüde de meydanı kullanımları betimlenmektedir. Araştırma sorusu olarak insanların algılarına odaklanıldığı için saha (gözlem) ve görüşme (derinlemesine ve anket) yöntemleri kullanılmaktadır. Kullanıcıların bakış açısından bir meydanın simgesel anlamına yönelik araştırmaların sayıca sınırlı olması nedeniyle, çalışmaya sahada derinlemesine görüşmeler yaparak başlanmıştır. Bu ilk görüşmeler sayesinde daha sonra uygulanan anket görüşmelerinde odaklanılacak tema kategorileri daha net olarak belirlenmiştir. Her ne kadar çalışmanın başında kullanıcıların sosyoekonomik konumları ile meydanın biçimi, kullanımı ve anlamı arasında birtakım ilişkisel varsayımlarda bulunulduysa da anketin örneklem büyüklüğünün sınırlı kalması nedeniyle bu varsayımlar sınanacak kesin hipotezler olarak ele alınamamıştır. Diğer bir deyişle bu çalışmada simgesel bir meydan düzeyindeki bir uzamsal anlam sorgulaması için ilgili olabilecek değişkenleri belirlemek, bugünkü kullanıcıların TCM ye ne anlam yükledikleri sorusuna verilecek bir yanıta yol göstermek ve bu değişkenlerle ilgili saptanan kimi durumları ya da bulguları betimlemek amaçlanmıştır. Derinlemesine görüşmelerin ilk aşamasında meydanı herhangi bir biçimde kullanan 21 kişiyle enlemesinekesitsel yöntem uygulanarak görüşülmüştür. Örneklem araştırmacının saptadığı kişilerden ve görüşülen bu kişilerin önerdiği başka kişilerden oluşmuştur. Bu görüşme formunda görüşülen kişilere kişisel bilgileri, meydanı kullanımları, meydanın biçimiyle ilgili değerlendirmeleri ve meydanın anlamıyla ilgili açık uçlu sorular yöneltilmiş ve ses kaydı alınmıştır. Sonuçlar nitel araştırma yöntemleriyle incelenmiştir. Meydanın kullanıcılarına yönelik uygulanan ikinci teknik de o sırada doğrudan meydanda bulunan kişilere uygulanmış olan 4 sayfalık bir ankettir. Yine enlemesine-kesitsel yöntem uygulanarak 71 kişilik bir örneklem sağlanmıştır. Anket kişisel bilgiler ve meydanla ilgili sorular olmak üzere iki bölümden oluşmuştur ve elde edilen veriler SPSS istatistiksel çözümleme yazılım programı yardımıyla yorumlanmıştır. Son olarak, meydanın geçerli fiziksel düzenlemesiyle ilgili görüş belirtebilecek 5 uzmanla derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Uzmanlara uzmanlıklarına göre biri oda ve dernek temsilcilerine, diğeri büyükşehir belediyesi temsilcisine olmak üzere iki ayrı soru formu uygulanmış, genel olarak ise meydanın bugünkü durumuyla ilgili değerlendirmeleri ve çözüm önerileriyle ilgili sorular yöneltilmiştir. Sonuçlar yine nitel olarak çözümlenip yorumlanmıştır.

2 BULGULARIN TARTIŞILMASI Bu bölümde araştırma verilerinin çözümlenmesiyle elde edilen ana bulgular, meydanın farklı boyutları olan, kullanıcı profili, kullanım, ve anlam ile uzman görüşleri alt başlıkları altında sırayla paylaşılacaktır. Kullanıcı Profili Bu başlık altında ele alınan konular, TCM nin bugünkü kullanıcılarının kimliği, kullanıcı profilinde zaman içinde gözlenen değişimler, bugünkü meydan kullanıcılarının etkinlikler, vb. aracılığıyla sınıf ayrımlarından uzak, ortak bir paydada buluşup buluşamadıkları, meydanın kozmopolitlik ve kamusallık derecesi gibi konulardır. Bu sayede meydanın bugün en çok kim(ler)e ait olduğu ve yapısal ve dinamik öğeleriyle kimleri barındırıp, kimleriyse dışladığı yanıtlanmaya çalışılmaktadır. 1. Kullanıcı Profilindeki Değişim: İstanbul Kentleşmedi ama Köyleşti Taksim-Beyoğlu nun kullanıcı profili daha genel toplumsal değişimlerden kaçınılmaz olarak etkilenmiştir. Bölgedeki değişimi görüşmecilerden biri olan devlet memuru toplumun, dünyanın dokusu da siniyor diyerek özetlemiştir. Özellikle son yılda en başta İstiklal Caddesi olmak üzere bu bölge kültür-sanat ağırlıklı bir yer olmaktan çıkıp, hızla bir tüketim alanına dönüşmüştür. Örneğin, son birkaç yılda Emek, Alkazar sinemaları ve AKM (yenileme adı altında) kapanmış, alışveriş merkezleri örn. Demirören AVM, uluslararası kahve zincirleri ve ayakkabı-giyim markalarının mağazaları ise açılmıştır. Bu yerdeki ve kullanıcı profilindeki hızlı değişim, bugünkü yöneticilerin yönetim süresi dikkate alındığında rastlantısal değildir. Yayınevi çalışanı bir görüşmeci bugünkü yönetim anlayışını siyasi rant olarak dile getirmiştir. Bu dönüşümün köklerini ülke genelinde ekonomik liberalleşme siyasetinin benimsendiği 1980 e, geriye doğru izlemek olanaklıdır. Bu daha genel çerçevedeki toplumsal siyasi-ekonomik dönüşümü Eyüp, Beyazıt ve Beyoğlu nda uzun yıllardır sahaflık yapan bir görüşmeci şöyle dile getirmiştir: Beyoğlu na çıktık. Bu bizim için hava basmak. Taksim de şöyle bir tur attık demek (statü) yükseltirdi. 80 lere kadar, 80 den sonra iş zıvıttı. Turgut Özal döneminden sonra. Geldi yıkılmaması gereken şeyleri yıktı. Lahmacunla viski devri başladı. Kullanıcı profilindeki değişime dikkat çekerek vurgulanmak istenen, Taksim çevresinde gitgide belirginleşen bir tüketici kimliği ve tüketim kültürüdür. Liberal ekonomik siyasetin öncesinde de göçün etkisiyle İstanbul un ve bu bölgenin kullanıcı profili yine değişikliğe uğramıştır. Birkaç görüşmeci Anadolu dan 50 lerden sonra başlayan göçün sonucunda kente gelen insanlar kente uyum sağlamadıkları, geldikleri yerde nasıl yaşıyorlarsa İstanbul da da aynı şekilde yaşadıkları için kentin köyleştiği savını ortaya atmıştır. Bu görüşe göre Anadolu dan gelenler İstanbul kültürü ne ait insanların yerine geçmiş, bunun sonucunda da şehirde yaşamanın kanunları (sahaf) delinmiştir. Klasik

3 olarak, Haydarpaşa dan İstanbul a giriş yapan göçmen kimliği ve kültürünün karşısına kimi görüşmeciler İstanbul kültürü dedikleri bir başka kimliği koymaktadırlar. İstanbul kültürü, İstiklal e Pera dendiği ve burada ağırlıklı tatlı su Frenkleri denilen Lövantenlerin yaşadığı 50 öncesi döneme gönderme yapmaktadır. Bu kültüre özlem duyan kimi görüşmeciler, bu dönemi bugünden daha uygar olarak anmaktadırlar. O döneme gençliğinde tanık olmuş sahaf İstanbul kültürü nü şöyle anlatmaktadır: 30 lu-40 lı yıllardaki fotoğraflara baktığımız zaman işin gerçek manada boyutunu görüyorsunuz. Bir adet kravatsız insan göremezsin meyhane dâhil, pavyonunda dâhil. Süper Grand tuvalet hepsi. Kimse kimseye giremezsin filan diye bir olay yok ama şimdi sen o Lövanten bayanın yanında gezemiyorsun. Yıkılıyorsun, kayboluyorsun, uçup gidiyorsun yani. Sıfırlıyorsun, o elbise kıyafet, stil sende yok. Ulan diyorsun, ben burada ı-ıh. Utanıyorsun, sıkılıyorsun, kıyı köşe kaçıyorsun, fare gibi giriyorsun bir yere. Biz Çiçek Pasajı nda büyük dükkânlar vardı, oralarda pek oturamazdık. Görüşmecilere göre bu bölgeyi zamanla terk etmek zorunda kalmış bir başka kimlik ve kültür olarak, daha önce hanlarda atölyeleri olan sanatçılar ve yine bu çevrede sıkça rastlanabilecek aydın kesim gösterilmektedir. Devlet memuru bir görüşmeci hanım bölgedeki bu genel kültürel gerilemeyle ilgili şu gözlemini dile getirmektedir: Yani ben 79 da işe başladığımda sonucunda Narmanlı yurdunda Aliye Berger kalıyordu, işte Orhan Peker in atölyesi oradaydı, Bedri Rahmi nin atölyesi oradaydı. E, bugün o atölyelerde patatesçi, cep telefonu kartı satan insanlar var. Bu kentin kültürel hayatına katkıda bulunan insanlar da buralardan ellerini, ayaklarını çektiler. İnsanlardaki dönüşümle yerdeki dönüşüm birlikte yaşanmıştır. Vakko nun İstiklal deki mağazasını kapatması, yerdeki dönüşüme sıkça verilen bir örnektir. Devlet memuru, Bu sokaktan Vakko giderken ben üzüldüm. Niye üzüldüm? Çünkü buranın mührüydü. Onun burada olması, Beyoğlu Beyoğlu dedirten bir şeydi, derken kullanıcı profilindeki değişikliğinin yerin kimliğine olan etkisinin de altını çizmektedir. Sahaf ise bu gidişin tetikleyicisini araştırmaktadır: Galatasaray da lahmacuncu dükkânı açıldı, ne yaptı Vakko, kaçtı buradan. Kaçtı, gitti, mecbur kaldı. Egemen insan profiliyle birlikte değişen yalnızca dükkân ya da atölyeler gibi işyerleri değildir, eğlence anlayışı ve eğlence yerleri de bu değişimden etkilenmiştir. Örneğin devlet memuru çocukluğunda tanık olduğu gazino kültürünü anlatırken, Şarkıcıların çıktığı, yemekli, birtakım valsların, dansların yapıldığı, şimdiki gibi göbek atılıp da çiftetelli oynanmadığı o tarz bir eğlenceydi, demektedir. Bu sanat, giyim-kuşam, eğlence anlayışlarındaki değişim hep birlikte düşünülürse hepsinde ortak nokta bölgenin, yerini tüketim kültürüne bırakan, kültürel kimliğinde gözlenen değişimdir.

4 2. Ortak Paydada Buluşma: Hepsinin Bir Araya Gelip Cem Olması Mümkün Değil Zaten Görüşme sorularından biri, değişik kullanıcılar arasında TCM de oluşan birlikteliğin derecesini, yani meydanda kullanıcılar arasında bir sinerji ya da ortak bir aidiyet, ortak bir kimlik duygusunun oluşup oluşmadığını araştırmaktadır. Ortak bir kimlik ya da aidiyet nitelemesini soyut bulan görüşmecilere soru ikinci bir kez, değişik sosyo-ekonomik konuma sahip insanların meydanda bir araya gelip gelemedikleri biçiminde yeniden yöneltilmiştir. Görüşmecilerden bir bölümü meydan kullanıcılarının yalnızca gelip geçici kalabalık olduğunu düşünmektedir. Bu görüşmecilerden bir öğretim üyesi, Carr vd. nin (1992) rastlantısal kullanıcılar (incidental users) olarak tanımladığı bir grup kamusal alan kullanıcısını, birlikte ama beraber değil sözleriyle dile getirmiştir. Bunda birkaç yıllık metronun İstanbul un değişik toplumsal kesimlerin yaşadığı semtlerinden insanları Taksim e taşımasının etkisi olduğunu gözlemlemiştir. Öğretim üyesine göre, Burada gelip geçici kalabalık. Hep İstiklal e gelenler, Beyoğlu na gelenler, Beyoğlu ndan çıkanlar, Sıraselviler e gelenler, Sıraselviler den çıkanlar, finikülere binenler filan. Burası bir hub. Burası İstanbul un hub ı dır. Benzer bir biçimde, sahaf da anlık, manyak bir yer diye nitelediği TCM de değişik sosyal konumlardan insanların bir ortak paydada buluşmasının olanaklı olmadığını söylemektedir, çünkü: Yok, o çok kozmopolit bir olay. Şimdi bir grup geliyor, kendi kafalarına göre takılıyor. Bir grup geliyor, ayrı bir yerde toplanıyor. Bir grup geliyor, başka bir yere. Hepsinin ayrı toplanma yerleri var. Hepsinin bir araya gelip cem olması mümkün değil zaten. Çünkü o kadar değişik gruplardaki insanların bir ortak paydada birleşmesi mümkün değil. Bu meydanda tek kimlikte buluşamama durumuna görüşmeciler çeşitli açıklamalar getirmektedirler. Beyoğlu nda tanınmış bir yayınevinin çalışanına göre her ne kadar TCM değişik insanların bir arada bulunabildiği bir pota ise de, bu birbirinden ayrı özellikteki insanlar birbirleriyle kaynaşamamaktadırlar; onları zaman zaman TCM de bir araya getiren olaylar yalnızca futbol kutlamaları, konserler gibi popüler kültür öğeleridir, yani yüzeysel kalmaktadır. Üstelik, yayınevi çalışanına göre TCM nin geçmişten gelen siyasi anlamlarından ötürü, birleştirici olmanın tersine ayırıcı özelliği bile vardır. Bu siyasi ayrışmışlık, efemera koleksiyoncusuna göre ise meydandan çok toplumun kendisinden kaynaklanan bir durumdur: Siyasi birliktelik yerine ayrışmış bir toplumuz, meydan buluşturamaz. Efemera koleksiyoncusu bu nedenle meydanın bir buluşma yeri olarak en çok bireyleri ya da grupları buluşturabileceğini düşünmektedir. Beyoğlu nda eski bir lokantada çalışan genç kadın garsona göre değişik sınıflardan insanların meydanda buluşamamasının bir başka nedeni de insanlardaki güvenlik kaygısıdır. Bu bakış açısına göre insanlar ancak iyi bir şey olduğu zaman, öğretim üyesinin bahsettiği türden bir beraberliği yakalayabilmektedirler.

5 Bu noktada bir paradoksa dikkat çekmek gerekirse, tüm bu meydanda ortak paydada buluşamama gerekçelerine karşın çoğu görüşmeci TCM yi bir buluşma noktası olarak görmektedir. Hatta bu anlayış Taksim de buluşalım sözüyle neredeyse sloganlaşmıştır. Bu paradoksun açıklaması Taksim de kimlerin, ne sayıda, nasıl buluştukları sorusunun yanıtında yatmaktadır. İnsanlar TCM yi buluşma noktası işleviyle anarken kastettikleri buluşma daha çok tanıdıkları insanlarla kişisel buluşmalarıdır, yabancılarla ve topluca bir buluşma değil. Yine de meydanda toplulukları bir dereceye kadar buluşturan kimi etkinliklere, görüşmeciler konserleri, resmi tören ve anmaları, futbol ya da yılbaşı kutlamalarını her ne kadar sonuncusu cinsel taciz olaylarıyla lekelense de ve AKM açıkken burada haftalık düzenli verilen konserleri örnek göstermektedirler. 3. Kimin Meydanı, Kimin Değil: 10 da Arkadaşıyla Taksim e Çıkıp da İki Tek Atmak Dünyasında Yok Öyle Bir Şey TCM de sağlanan birliktelik düzeyinin yanı sıra diğer önemli bir sosyolojik soru da TCM nin kabullenilen sahipleri ve istenmeyenleri ya da dışlananları ile ilgilidir. Böylesi bir çözümleme sayesinde aynı zamanda görünürdeki tüm iyi niyetimize karşın, hepimizin içindeki faşizme ışık tutmak da olanaklı olmaktadır. Kimi görüşmeciler TCM nin onaylanan kullanıcısının gençler olduğunu düşünmektedirler, çünkü meydanın anlamını daha çok, eğlence yüzüne odaklandıkları İstiklal Caddesi yle birlikte değerlendirmektedirler. Örneğin, uzun yıllardır burada çalışan çamaşır dükkânı sahibi eğlencenin ve sinemaların en çok bulunduğu yer olduğu için, Taksim in en çok öğrencileri ve sonra da turistleri buluşturduğunu ileri sürmektedir. Ona göre bu yer orta yaş kesimine çok seslenmemektedir. Benzer biçimde, tramvay şefi, kabul edilen ya da benimsenen kullanıcı profilini şöyle tanımlamaktadır: Öğrenci, özellikle üniversite; biraz daha sosyal hayatın içinde olan, akşam bir arkadaşıyla bir yerde yemek yeme ihtiyacı duyan veya küçük eğlence hesapları yapabilen grupların ilgi alanı. Tramvay şefine göre yerin kendisi bunun dışında kalan grupları dışlamaz, ancak yaşam koşulları öyle bir dayatır ki örneğin, fabrika işçisi olan babasının, 10 da arkadaşıyla Taksim e çıkıp da iki tek atmak dünyasında yok tur. TCM yi gençlikle ve dinamizmle özdeşleştiren başka bir görüşmeci de piyano öğretmenidir; ona göre buraya yakışmayacak kullanıcı profili ve kullanım türü ise her türlü gerici kullanım ve etkinliklerdir. Meydan kimin değil sorusunun yanıtı görüşmecilerin belirli toplumsal kesimleri dışlayan, hor gören yorumlarından çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu dışlanan gruplardan birini daha önce bahsedilen Anadolu dan göçle gelmiş insanlar oluşturmaktadır. Örneğin, Ben de Anadoluluyum, ama affedersin Anadolulular geldiler buraya doldular, aynı Anadolu da nasıl bir hayat geçirirse burada da aynı hayatı geçiriyorlar. Medeni bir şey kalmadı (ayakkabıcı). Bu biçimde etiketlenen diğer bir topluluk da Tarlabaşı nda yaşayan kesimdir. Örneğin, TCM nin devasa bir kültür vadisi olmasını isteyen korseciye gore, Tarlabaşı nda bir sürü mezbele yer var, yıkın orayı istediğiniz gibi otel yapın. Meydanda hayır. Hatta meydanda trafik de olmaması lazım dır. Bu

6 yorumlardaki dışlayıcılığın yanı sıra, üç görüşmeci de meydanın yapısal anlamda bir dışlayıcılığı olduğunu düşünmektedir. Buna gerekçe olarak ise AKM nin açık olduğu zamanlarda orada sergilenen etkinliklerin salt küçük, seçkin bir toplumsal kesimi hedeflemesini göstermektedirler. Vizecilik yapan emekli öğretmene göre, AKM var, hiçbir işe yaramadı, yaptılar ama orada bir etkinlik, ben öğretmenim, böyle şeyleri de severim, otuz kırk senedir buradayım, iki defa girmişimdir içine. Yok, benim ilgimi çeken bir etkinlik yok. Ya çok klasik şeyler getiriyorlar, fazla klasik. Yani halktan kopuk şeyler. Benzer biçimde mimara göre, AKM nin kapısından geçen sıradan bir yurttaş buranın benimle hiç ilgisi yok diye düşünmekte ve kendini İstiklal deki ticari bir yere daha yakın hissetmektedir. Bu yaklaşımlar, son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti ne ve devrimlerine yöneltilen, liberal görüşteki insanlar arasında özellikle yaygın olan, elitizm eleştirisinin bir örneği olarak yorumlanabilir. 4. Sennett in İzinden Kozmopolitlik ve Düşmanlığın Bir Aradalığı: Bakın Diyorum, O Üçüncü Cinslerin, Fahişelerin En Bol Olduğu Yerde Çalışıyorum Kimi görüşmecilerin iktidar söylemini yeniden üretmelerini ve bunun sonucunda yerin Ötekilerine karşı konuşmalarında açığa çıkan ayrımcı ses tonunu göz önünde bulundurduğumuzda, aynı zamanda Taksim in kozmopolitliğinden, İstanbul un metropol oluşundan ve çevredeki kahvelerde çaylarını yudumlarken camın dışarısındaki insan çeşitliliğini izlemekten ne denli keyif aldıklarından bahsetmelerini duymak daha şaşırtıcı olmaktadır. İstanbul un kozmopolitliğiyle ilgili, senarist Hüseyin Karabey bir röportajında, Bizde mezelerin bile kimin olduğunu karıştırıyorsunuz; istemesek de kozmopilitiz, demektedir. Bu çalışmanın görüşmecileri de Taksim in kozmopolitliği konusunda aynı düşüncede buluşuyor gibi görünmekteyse de, hepsi bu kozmopolitlik durumuna değişik açılardan bakmaktadır. Kimi görüşmeciye göre yerin kozmopolitliği, burada olay çıkarmak için ufacık bir fitile bakmasına yol açarken, bu kozmopolit nitelik diğerleri için bir keyif unsuru ya da moral yükseltici bir durum olarak olumlu değerlendirilmektedir. Yine bir başka görüşmeci sahaf için, Taksim in kozmopolitliği insanların ortak bir kimlikte buluşması önünde bir engel oluşturmaktadır. Benim araştırma sırasındaki kişisel gözlemim de bir görüşmecimin biraz ötemizden geçen gösterişli, sarışın bir kadının giyimine bakıp yanımda kahkahalara boğulması; anket uyguladığım eşcinsel bir kuaförün çevresini bir anda erkek çocukların sarması ya da görüşmecilerin bilinçli ya da bilinçsiz sözcük seçimleri örn. Bakın diyorum o üçüncü cinslerin, fahişelerin en bol olduğu yerde çalışıyorum -- bu son yorumu haklı çıkarmaktadır. Kozmopolitlik ve düşmanca tavırların bu bir arada var olması Sennett in (1994) Ten ve Taş ın son bölümünde New York un Village semti için ileri sürdüğü kayıtsızlık ve farklılığın eşzamanlı olarak bir arada var olabileceğiyle ilgili savı ile koşutluk göstermektedir. Sennett e göre salt çeşitlilik insanların etkileşimde bulunmalarını desteklemez. Sennett in betimlediği modern metropollerin bu açmazı, bu çalışmadaki görüşmecilerinin salt izleyici konumlarının da bir açıklaması gibidir. Sennett ek olarak, modern yaşamda

7 insanların çevrelerine sınıflandırıcı bir bakışla (categorizing look) baktıklarını ve hatta birbirlerine dokunmaktan korktuklarını söylemektedir. O halde kozmopolitlikle düşmanca tavırların birlikteliği çalışmanın temelinde yatan, TCM nin insanları ortak bir paydada buluşturup buluşturamadığıyla ilgili sorunun yanıtının, yerin kozmopolit kimliğinde aranamayacağını göstermektedir. 5. Kültürel Tüketim Yerinden Tüketim Yerine: E, Bugün o Atölyelerde Patatesçi, Cep Telefonu Kartı Satan İnsanlar Var TCM nin kozmopolit kimliğini tartıştıktan sonar, kozmopolitlik ve düşmanca tavırların birlikteliğini biraz daha aydınlatmak için, Zizek in (2010), kozmopolitliğin etkisine açıklık olarak düşünebileceğimiz, çokkültürlülükle ilgili bir makalesine kısaca değineceğim. Öncelikle, Zizek çokkültürlülüğü küresel kapitalizmin ideal ideolojisi olarak tanımlamakta ve çokkültürlülükle Batılı kültürel emperyalizm ve hatta ırkçılık arasında paralellikler kurmaktadır. Zizek e göre çokkültürlülük ters çevrilmiş ya da mesafeli bir tür ırkçılıktır, çünkü Ötekini içe dönük, otantik bir topluluk olarak düşünüp, onun kimliğine saygı duyarken, aynı zamanda kendi ayrıcalıklı evrensel kimliği sayesinde araya bir mesafe koyar. Buradan yola çıkarak, insanların farklılığına saygı göstermeye ve buna açıklığa odaklanan kozmopolitlik ve çokkültürlülüğün, insanları hem fiziksel hem de duygusal anlamda buluşturmaktan uzak olduklarını ve bu nedenle Sennett in (1994) arayışında olduğu, insanlara kemiklerine kadar yurttaşlık kültürünü hissettirecek aidiyetler olmadıklarını düşünüyorum. Ek olarak, Zizek makalesinde çokkültürlülüğün gerçek doğasını açığa çıkarmaktadır. Buna gore, bugün kendisini görünüşte tam tersi gibi dayatan çokkültürlülük, gerçekte kapitalizmin evrensel dünya düzeni olarak büyük çaptaki varlığıdır. Bu yaklaşımı sürdürerek, bu çalışmada görüşmecilerin kozmopolitlik olarak dile getirdikleri, TCM deki insan çeşitliliğinin özünde, tüketici ortak kimliğinde buluşmuş bir homojenleştirme olduğu düşünülebilir. Çalışmanın temelinde yatan TCM kullanıcıların ortak bir kimlikte buluşup buluşamadıkları sorusunun yanıtı da öyleyse yurttaşlıkla ilgili, sınıfsal, ya da (çok)kültürel bir ortak payda yerine tüketicilik, tüketici kültürü ve bunun konformizminin bugünkü meydan kullanıcılarının en geniş kesişim kümesi olabileceğidir. Görüşmecilerin kimi yorumları bu tüketici ortak kimliği savını desteklemektedir. Örneğin, yayınevi çalışanının Oraya gitmenin, oradaki birlikteliğin altının çok dolu olmadığını düşünüyorum. Popüler kültür yani, aslına bakarsanız, sözünde ya da devlet memurunun TCM nin bugünkü anlamına ilişkin olarak, Şu anki kullanılanı buluşma adresi olarak önemli. Keyif çıkarmak için önemli veya birtakım şeyleri tüketmek için önemli, saptamasında olduğu gibi. Bu saptamalara karşın saha anketi verilerine baktığımızda, 71 görüşmeciden yalnız 9 u bugünkü meydanın atmosferinde tüketimin ağır bastığını düşünmektedir. Bunun çeşitli açıklamaları olabilir. Birincisi, tek başına meydanın üzerinde, İstiklal Caddesi yle karşılaştırıldığında, çok sayıda tüketim yeri bulunmaması insanların

8 meydan ve tüketimi kolayca ilişkilendirememesine neden olmuş olabilir. Ancak bu açıklamamanın geçerli olması için meydanın baskın özelliklerinden olan ulaşım merkezi ve turistik niteliklerinin içerdikleri tüketim boyutunun göz ardı edilmesi durumu söz konusudur. Diğer bir açıklama ise insanların kendilerini konformist bir tüketici olarak görmemeleriyle bunun yerine örneğin kozmopolit görmeleriyle-- ilgili bir yanlış bilinç ya da bilinçsizlik durumu olabilir. Meydanın kullanıcı profili boyutuyla ilgili son olarak, anket katılımcılarının yaş, cinsiyet, meslek, iş, doğum yeri, yaşadıkları semt, aylık gelir gibi kişisel bilgileri ışığında meydanda bulunan insan çeşitliliğine baktığımızda en azından şunu söylemek yanlış olmaz: Meydan kendi başına belli toplumsal grupları burayı çeşitli amaçlarla kullanmaktan alıkoymamaktadır. Daha çok meydanın biçimsel düzenlemesindeki eksiklikler ya da yönetim anlayışı, buranın az kullanılmasına ya da siyasi etkinlik gibi birtakım etkinliklere kapatılmasına neden olabilmektedir. Yoksa Taksim-Beyoğlu İstanbul da değişik sosyo-ekonomik konumlardan insanların bir arada bulunabildiği belli başlı kentsel alanlardan biri olma özelliğini korumaktadır. Meydanın Kullanımı Bu bölümde sahadan elde edilen verilere dayanarak TCM nin geçmiş ve bugünkü kullanımları ile gelecekte istenilen, ideal kullanımı incelenmektedir. Kullanım arttıkça ve kullanım türüne gore, meydanın anlamının da değişeceği varsayılmaktadır. Kullanımı ise, meydanın biçiminin ve biçimin arkasında yatan yönetim anlayışının etkileyeceği düşünülmektedir. Bu varsayımları denemek için öncelikle meydanın kullanımı detaylı olarak ele alınacaktır. 1. Geçmiş Kullanımı Tüm görüşmeciler TCM yi geçmişte kullanmamışlarsa da kullananlar arasında siyasi kullanım öne çıkmaktadır. Geçmişte meydanı siyasi toplanma ve gösteri amacıyla kullanan insanlar bugün üç grupta toplanabilir. Birincisi meydanı geçmişte siyasi amaçla kullanmış olup, bugün de zaman zaman bu amaçla kullanan insanlardan oluşan gruptur. Bu gruba geçmişte burada çeşitli mitinglere katılmış sanatçı örnek verilebilir. Bu nedenle meydanın kullanımı denildiğinde sanatçının aklına ilk olarak siyasi kullanım, yani mitingler gelmektedir ve bu da meydanın onun için anlamını büyük ölçüde belirlemektedir: Yani bir toplanma yeriydi meydan. Meydan bir buluşma, toplanma yeriydi. Geçmişte meydanı siyasi amaçla kullanmış olan ikinci grup, Mayısı ndan sonra artık meydanda herhangi bir siyasi toplantıya katılmayan görüşmecilerden oluşmaktadır. Bu olaydaki trajedi olayın doğrudan tanıkları olan bu görüşmecileri bir sarsıntı (travma) gibi derinden etkilemiş ve meydanı siyasi kullanımlarına son vermiştir. Bu ikinci gruba çamaşırcı ve öğretim üyesi örnek gösterilebilir. Meydanı bugün metroyu kullanmak, arabasını park etmek ya da yılda bir de sahaflar festivali için kullanan öğretim üyesi, geçmişteki meydanı siyasi amaçlı kullanımıyla ilgili şu açıklamayı yapmaktadır:

9 Kalabalık toplantılar için kullanmıyorum; eskiden kullanıyordum. Yani mesela 1977 ye kadar olan süre içinde oradaki şeylere katıldım ben, 1 Mayıs toplantılarına filan katıldım. Fakat 1977 den sonra katılmadım ölümlü bir yıldönümüydü o. Ben de zor kurtuldum, onun için bir daha kullanmadım. Kimi durumlarda bu siyasi kullanımdan kendini geri çekmenin sonu ki Bourdieu (1986) bu apolitikleşmeyi toplumu dönüştürmeyle ilgili düş kırıklıklarının sonucunda gelişen bir boşvermişlik ve kendi içine dönme olarak açıklamaktadır meydanın bugün siyasi kullanımını reddetmeye kadar varmaktadır. Meydanı geçmişte siyasi amaçlı kullanan son grup ise siyasete bir gençlik etkinliği gözüyle bakan Biz de genç olduk oralarda (çamaşırcı)-- ya da dünyanın değişmesiyle düş kırıklıkları artıp, güveni azalan görüşmecilerden oluşmaktadır. Siyasi görüşünü korusa bile coşkusunu koruyamayan devlet memuru bugünkü mitinglerle ilgili şöyle demektedir: Yani yine Taksim Meydanı nda bir toplantı olduğunda katıldığımda o coşkuyu, içimdeki beni yükseltecek olan duyguyu alamıyorum. Yani tabi, toplumun, dünyanın dokusu da siniyor. Siyasi toplantılardaki bu coşku eksikliğini yaşayan bir tek devlet memuru değildir; kendi katıldığım Mayısı nda toplanmış olmak için toplanmak havasını katılımcı-gözlemci olarak ben de sezdim ve bu durumun devlet memurunun dünyanın ve toplumun değişen dokusuyla ilgili olduğu yorumuna katılıyorum. Anket kullanıcılarına baktığımızda, 71 kişiden 28 i meydanı geçmişte siyasi amaçla kullanmıştır. Yine 31 I, resmi tören ve anma amacıyla geçmişte meydanı kullanmıştır. Geçmişte siyasi amaçlı kullanımı dışında TCM kimi görüşmeciler için aynı zamanda bir çocukluk yeri dir (childhood space); öyle ki yerin kimliğiyle kendi kimlikleri birlikte gelişmiştir. Buna en güzel örneklerden biri çocukluğunda, sokakta gazete ve dergi satan babasına destek olmak için arada futbol da oynadığı meydan ve çevresinde gazete satmış olan kırtasiyecidir. Yani TCM kırtasiyeci için çocukluk yıllarında hem iş yeri, hem de bir oyun yeri (place of ludens) olmuştur. Bu nedenle kendisi için geçmiş durumunda çok anlamlı olan bu yer için, Hani köyümüz gibi bir şeydir, diyelim, diyebilmektedir. Bu türden, kişinin kimliğini etkileyecek denli önemli geçmiş kullanımlar dışında, kimi görüşmeciler de meydanla geçmişteki ilişkileriyle ilgili fotoğraf karesi gibi gözlerinde canlanan birtakım anılara sahiptirler. Örneğin korseci Beyoğlu nda olan okuluyla birlikte 23 Nisan larda Cumhuriyet Anıtı na gittiklerini anımsamaktadır. Ya da devlet memuru, anne-babasıyla burada ilk kez gazinoya ya da operaya gidişini bizimle paylaşmaktadır. Yine tünel çalışanı, yabancı tebalı komşu çocuklarıyla birlikte bu çevrede sokakta oynamalarını, onlarla meydanda 29 Ekim i kutlamalarını, Abdullah lokantası, Pera Palas gibi yerlere gelen resmi konuklarla ilgili tanıklıklarını anlatmaktadır. Konservatuar mezunu piyano öğretmeni ise her Cumartesi arkadaşlarıyla geldiği AKM nin Cumartesi konserlerini olumlu duygularla anmaktadır.

10 2. Bugünkü Kullanımı Meydanın görüşmeciler arasında ağır basan geçmiş kullanımı siyasi toplantılar ise bugün ağır basan kullanımı da ulaşımdır. Meydanda bu geçiş işlevinin ön plana çıkması, TCM yi Webb in resmettiği canlı meydan yaşantısından uzaklaştırmaktadır. Her ne kadar bu resmin bir unsuru olan insan çeşitliliği TCM nin var olan özellikleri arasında yer alsa da, meydan insanları kent yaşamına katacak etkinlikler ve bu etkinlikleri olanaklı kılacak fiziksel tasarım yönlerinden eksiktir. Meydanı bugün kullanan insan topluluğu iki ana grupta incelenebilir. Birinci grupta meydanı başta ulaşım ya da çalışma olmak üzere tekil bir amaç için ağırlıklı olarak kullananlar yer almaktadır. İkinci grupta ise meydanı kullanım amaçları yalnız oradan geçmekle sınırlı olan insanlar vardır. Birçok görüşmeci meydanı bugünkü kullanımlarıyla ilgili soruya, Meydanda ne var ki? dercesine şaşkınlıkla yanıt vermişlerdir. Meydanı ağırlıklı olarak tek bir amaç için kullanan gruba Beyoğlu Sahaf Festivali için meydanı kullandıklarını belirten efemera koleksiyoncusu ile öğretim üyesi örnek gösterilebilir. İlki bu festivalde stant açıp çalışırken, ikincisi kültürel etkinliklerden hoşlanan bir ziyaretçi rolündedir. İkisini ortak bir ilgide buluşturan sahaf festivali etkinliği dışında bu iki görüşmeci meydanın kullanımıyla ilgili iyimserlik-kötümserlik dereceleri bakımından birbirlerinden ayrılmaktadırlar. Koleksiyoner, meydanın geçerli kullanımıyla ilgili daha olumlu görüş bildirmektedir: Bir sürü etkinlik zaten yapılıyor. Belediye nin katkısıyla sahaf ve el sanatları festivalleri Gezi Parkı nda yapıldı. Bunlar meydanı çok renklendirici. Birçok konserler yapılıyor, sahneler kuruyorlar. Su sarnıçları nefis bir restoreyle düzenlendi, çok nefis sergiler yapılıyor. Devlet, belediye, özel kurumlar, sivil toplum çeşitli etkinliklerle orayı kullanıyor. Sanatçı meydanı bugün de yalnız siyasi toplantılar amacıyla kullandığını belirtmektedir: Yani bir toplanma yeri olarak kullanıyoruz. Onun dışında işimiz olmuyor. Meydanın bugün siyasi amaçlı kullanılmasıyla ilgili düşüncesini sorduğumda soruma şu gerekçeyle tepki göstermiştir: Tabi yapılmalı, yani insanlar nerede yapmak istiyorsa orada yapmalıdır. Buna, zaten soruyu böyle sormana da karşı çıkarım: Orada yapılmalı mı? Nerede istiyorsa insanlar orada toplaşabilmelidir. Orada yapmamalılar diye bir düşünce tabi iktidarın her türlü toplantıyı engelleme amaçlı düşüncesi, arkasında bu yatıyor. Görüştüğüm bölge esnafının genelde meydanın siyasi kullanımından rahatsızlık duyduğunu söyleyerek sorumu açıklamaya çalıştığımda da bana şu sözlerle karşılık vermiştir: Esnaf bütün dünyada tutucudur, gericidir. Milliyetçiliğin, ırkçılığın şeyidir belkemiğidir, dayanağıdır esnaf her zaman. Burada en son katıldığı siyasi siyasal içerikli toplantı Hrant Dink in öldürülmesinden sonraki protestodur. Siyasi toplantıların TCM de yapılmasını bir ölçüde buradaki anıtın varlığıyla açıklamaktadır, çünkü insanlar

11 sorunlarının kaynağı olan kurumları simgesel anlamda Cumhuriyet Anıtı ndaki Atatürk e şikâyet etmektedirler. Ancak bugün bu kendiliğinden siyasi kullanımın önünde meydanda sürekli yer alan polis engel oluşturmaktadır: Herkes biliyor ki yani toplaşıp da oradaki Atatürk heykeline gitmeye kalkarsa polisler hücum etmek için bekliyor. Meydanın bu ağırlıklı tek amaçlı kullanımlarından bir diğeri de meydan ya da çevresinde çalışmadır ki bu öteki keyfi kullanımların tersine zorunlu bir kullanımdır örn. Zorunlu olarak, tramvay deposu burada olduğu için, biz de tramvayla uğraştığımız için buradayız (tramvay şefi). Bu zorunlu kullanım sonucunda burada çalışan görüşmeciler meydan, buradaki insanlar ve olaylarla ilgili neredeyse bir tür sokak bilgeliğine (street wisdom) erişmektedirler örn. Bütün grupların şeyleri vardır, şöyle yani Kim? Falanca. Oradan olay çıkmaz derim (tramvay şefi). Meydanı bugün kullananlardan ikinci grupta yer alanların kullanımları belirli bir amaç için olmaktan çok rastlantısal kullanımlardır. Bu rastlantısal kullanımlara arada bir burada birileriyle buluşmak, yakın çevredeki hızlı yemek yerlerinde örn. ıslak hamburgerciler karın doyurmak ya da görüşmecilerden öğretim üyesi, psikolojik danışman ve garsonun dile getirdikleri, insanları izlemek (ya da korsecinin söylediği gibi kurulan ekranda milli maçı izlemek) örnek verilebilir. Bu sürekliliği olmayan, rastlantısal kullanımların meydanı bir geçiş yeri (place of transition) olmaya daha da yaklaştırdığı düşünülebilir. Öte yandan, meydanın bugün bir de resmi kurumlarca kullanılması söz konusudur. Hatta yayınevi çalışanına ve mimara göre resmi kullanıcılar, kullanım miktarı bakımından sivil kullanıcıların önüne geçmektedir. Yayınevi çalışanı buna Gezi Parkı nın sık sık belediyenin birtakım etkinlikleri için kullanılmasını örnek göstermektedir. Bu belediye etkinliklerinin ortak bir özelliği etkinliklerin konusu ve nesnesinin genellikle geleneksel ve Osmanlı ya ait olmasıdır, el sanatları fuarındaki gibi. Meydanda yönetimsel anlamda, modern yaşam stiline sahip insanların deneyimlerinin önünün kesilmesi kullanıcıların dikkatinden kaçmamaktadır. Örneğin, kendileri için gençlik, özgürlük ve eğlence çağrışımları olan meydanda Ramazan ayı boyunca çadırlar kurulmasını görüşmeciler meydanın genel havasına aykırı bulmaktadırlar, çünkü eczane kalfasının da dile getirdiği gibi eğlence ile dinsel bir gereğin yerlerinin ayrı olması gerekmektedir. Kimi görüşmeciler bu türden geleneksel kullanımların kenti köyleştirme gibi yerin anlamında bir gerilemeye de yol açtığını ileri sürmektedirler. Yine görüşmecilerin yorumlarına dayanarak, resmi kullanım için görüntü ve gerçeklik arasındaki bir ayrılıktan söz edilebilir. Örneğin devlet memuruna göre, sahaf festivali gibi görünen bir etkinlik gerçekte insanlara tost, çay ve nargile satmanın bir yöntemi olabilmektedir. Meydanın güncel kullanımıyla ilgili son olarak anket verilerine göz atarsak, 71 kişiden 58 i meydanı bugün birileriyle buluşmak için, 49 u ulaşım amacıyla, 44 ü eğlenme ve dinlenme amacıyla, 43 ü kültür sanat ve bilimsel etkinlik için, 29 u alışveriş için, 26 sı resmi törenlerde, 22 si iş nedeniyle, 17 si de siyasi amaçlı

12 kullanmaktadır. Meydanı en çok ne için kullandıkları sorusuna anket katılımcılarının ilk üç yanıtı ulaşım, eğlence-dinlenme ve ya buluşma ya da kültür-sanat etkinlikleridir. Bu verilere göre geçmiş kullanımlarla karşılaştırıldığında, meydanda siyasi kullanım, resmi tören ve anmalar için kullanım ve kültür sanat amaçlı kullanımda azalma görülürken, eğlence için kullanım ise aynı düzeyde kalmıştır. 3. İdeal ya da Beklenen Kullanımı Görüşmecilere TCM yi geçmiş ve bugünkü kullanımlarına ek olarak meydanın ideal ya da gelecekte görmeyi istedikleri kullanımıyla ilgili de bir soru yöneltilmiştir. Bu bilgiyi elde edebilmek için görüşmecilerin meydanın atmosferine yakışan ve yakışmayan etkinlikleri, anket katılımcılarının da onlar için ideal TCM yi niteleyen ilk üç sözcüğü (sıfat) sırasıyla söylemeleri istenmiştir. Meydana yakışan etkinlik olarak görüşmecilerin en çok aynı düşüncede oldukları etkinliklerden biri meydanda daha çok kültürel etkinlik düzenlenmesidir. Bu hem niceliksel hem niteliksel bir istektir, yani kültürel etkinliklerin sıklaştırılması gereğinin yanı sıra, kalitenin yükseltilmesi de bir gereksinim olarak belirtilmektedir. Devlet memuru, arkasında şu an düzenlenen kültürel etkinliklere yönelik bir eleştiri de yatan, kültürel etkinliklerle ilgili kalite ve süreklilik beklentisini şöyle dile getirmektedir: İnsanlar artık bu yemek duygusundan uzaklaşsınlar, yiyip içecek yer dolu... Aslında birilerine bir şeyler satsın, yedirsinler ama görüntüde de sahaf fuarı olsun gibi arkasına saklanarak yapılan fuarlardan istemiyorum. Yoksa ressamlar, heykeltıraşlar parkın içerisine çok güzel bir şekilde yani geceli, gündüzlü, yani animasyonlarına varıncaya dek olsun. Bu noktada insanların meydanda gerçekleştirilecek (kültürel) etkinlikten beklentilerinin büyük ölçüde kendi kültürel ve ekonomik sermayelerinin (Bourdieu, 1986) kompozisyonu tarafından biçimlendiği ileri sürülebilir. Örneğin, AKM açıkken burada sergilenen gösterileri seçkinci diye eleştiren orta-sınıf kültürünün (middlebrow) bir parçası olarak görebileceğimiz görüşmecilerin meydandaki kültürel etkinlik beklentileri de kaçınılmaz olarak AKM ye yönelttikleri eleştiri ile paralel olacaktır. Meydanın ideal kullanımına ilişkin kültürel etkinliklere ek olarak, diğer bir istek de meydanda dinlenme olanaklarının artırılmasıdır. Bunun için önerilenler ise kent mobilyası ile ağaç gibi doğal unsurların meydanda artırılması, trafik yoğunluğunun azaltılması ve çirkin yüksek binaların yıkılmasıdır. Meydana yakışmayan etkinlik olarak ise kültürel, eğlence-dinlenme, gezi amaçlı kullanımların dışında kalan tüm toplu kullanımlar dile getirilmiştir. Örneğin meydanın siyasi amaçlı kullanımına en başta bölge esnafı olmak üzere birçok görüşmeci, yayınevi çalışanı gibi en beklenmedik kişiler bile, karşı çıkmaktadır. Siyasi kullanımın istenmeyen kullanımlar arasında sınıflandırılmasına meydanın artık büyük kalabalıkları kaldıracak kapasitesi olmaması, saldırılara hedef olabilecek açıklıkta olması, ağır basan işlevler olarak turizm-kültür-eğlencenin görülmesi ve siyasi kullanımlar sırasında bölgede oluşabilecek maddi hasar gibi gerekçeler gösterilmektedir. Biz bu

13 gerekçelere 80 sonrası yaygınlaşan apolitikleşmeyi, Bourdieu nun (1986) deyişiyle rahatına düşkün bir kültürün ya da görev olarak zevk ahlakının yaygınlaşmasını, daha doyurucu bir açıklama olarak ekleyebiliriz. Meydana yakıştırılmayan diğer bir etkinlik de karşıdevrim ya da gericilik çağrışımlı olan her şeydir örn. Hani böyle gerici etkinlik hiç yakışmaz yani buraya (piyano öğretmeni). Görüşmeciler en çok kültür-sanat ve eğlence-dinlenme etkinliklerini yakıştırdıkları meydana siyasi kullanımı ne denli yakıştıramıyorlarsa, dinsel göndermeli kullanımları da o denli aykırı ya da yerin ruhuyla çelişkili görmektedirler örn. Şimdi Taksim Meydanı nda girdin namaz kıldın. Çıktın ondan sonra geldin İstiklal Caddesi nde Rusların orasına burasına baktın, yani. O değil yani, olay (garson). Ancak kendilerinin de dikkat çektikleri gibi bu seçimleri, insanların bireysel olarak dindar olup olmamasıyla ilgisizdir. Anket katılımcılarının gözündeki ideal TCM yi niteleyen ilk sözcük için sıralanan sıfatlar güvenli, özgür, temiz ve yayadır. İkinci niteleyici sözcük için kültürel, yeşil, düzenli ve yine güvenli sözcükleri sırasıyla dile getirilmiştir. Üçüncü sözcük olarak da düzenli, kültürel, yaya ve yeşil sıfatlarına sırasıyla başvurulmuştur. Özetle, insanların ideallerindeki TCM güvenli, temiz, düzenli, yaya dostu, yeşil ve insanları özgür kılan bir kültür yeridir. Meydanın Anlamı Kent belirli bir uzamsal biçime tarihsel olarak tanımlanmış bir topluluk tarafından verilen toplumsal anlamdır (Urban is the social meaning assigned to a particular spatial form by a historically defined society). Castells Meydanın biçimi ve kullanımından sonra, bu bölümde çalışmanın en önemli sorusunu oluşturan TCM nin bugün kullanıcıları için ne anlama geldiği üzerinde durulacaktır. Çalışmada bir yerin anlamı ile ilgili başvurulan kimi kuramsal çerçeveler, Castells in kentsel anlamı (urban meaning), Lynch in (the sense of a settlement) bir yerleşim yerinin anlamı, yine Peace vd. nin (the sense of place) bir yerin anlamı, Carr vd. nin anlamlı alanı (meaningful space), Lefebvre in algılanan (perceived) ve tasarlanan (conceived) alanları, ve Harvey nin toplumsal değişim tarihinin değişen zaman ve uzam kavrayışlarının bir tarihi olması ile ilgili görüşüdür. Görüşmeciler TCM ye yükledikleri (simgesel) anlama göre birkaç grupta incelebilir. İçinde koleksiyoner, korseci, garson, mimarın bulunduğu bir grup görüşmeci için TCM bugün pek bir anlam taşımamaktadır. Kendileri bu durumu genelde meydanda çok sık bulunmanın sonucunda buraya alışma ve hatta ilgisizleşme ile açıklamaktadırlar örn. Aslında çok anlamı var benim için ama belki de hep, sürekli gördüğüm bir yer olduğu için belki öyle büyüsünü kaybetmiştir (garson). Bu yerin bu kişiler için sıradanlaşmasının nedeni burayı çok sık görme ve kentin hızlı yaşam koşulları olabileceği gibi, Paces ın (2004) bazen bir belirticinin

14 (marker) varlığının insanları uyuşturduğuna ilişkin yorumundakine benzer bir durum da olabilir. Yani buradaki anıtın varlığı gerçekte anımsamayı yapması gereken insanları bu görevi anıta bırakmaya itiyor olabilir. İkinci bir grup görüşmeci için bugünkü meydan yine çok anlamlı değildir, ancak bu kez bunun nedeni meydanın zaman içinde değişen kimliği ile kişinin korunan kimliği arasındaki çatışma gibi daha özeldir. Buna görüşmeciler arasında en iyi örneklerden biri ayakkabıcıdır. Anlam çözümlemesinin bundan sonraki bölümünde meydanın anlamıyla ilgili ortaya çıkan temaları en iyi temsil eden, neredeyse Simmelvari toplumsal tipler olan kişiler olarak, birer görüşmeciye odaklanılacaktır. 1. Bilinenden Bilinmeyene: Ayakkabıcı Örneği 79 yıldır İstiklal in girişindeki aynı dükkânda çalışmakta olan ayakkabıcı yaşam duruşu bakımından Bourdieu nun (1986) Distinction da ele aldığı toplumsal kesimlerden, yükselen yeni küçük burjuvanın karşısında düşüşte olan küçük burjuvanın bir temsilcisi gibidir. TCM nin ve daha geniş anlamda bölgenin bugünkü durumuyla ilgili beğendiği tek bir şey yok gibidir: Ben hiçbir şeyini beğenmiyorum Beyoğlu nun. Öte yandan geçmişteki TCM yi bundan ayrı tutmaktadır: Eski Taksim nerde, şimdiki Taksim nerde! Ayakkabıcının sürekli bir şeyleri eleştirmesini hızlı toplumsal değişimle birlikte çevredeki değişen insanlar ve yerlerle değişmeyen birey arasındaki bir uyumsuzlukla açıklamak daha doğrudur. Ayakkabıcı bugünkü TCM yi hiçbir amaçla kullanmadığını ve onun için bir anlamı kalmadığını Sade bir Taksim ismi var. Benim için hiçbir anlamı yok. -- açıkça bildirmektedir. Ayakkabıcı Benim yaşadığım Taksim yok şimdi darken, hem geçmişteki yer öğelerine hem de geçmiş kullanıcılara gönderme yapmaktadır. Yer öğeleri olarak, TCM de geçmişte daha çok ağaç ve oturulacak yer olduğunu söylemektedir: Eskiden bütün ağaçlıktı, bütün çınar ağaçları vardı, sular idaresinin olduğu yerde ağaçlar vardı, insanlar gelip oturuyordu. Bu da geçmişte meydanın daha kullanılabilir olduğunu düşündürmektedir. Kullanıcı insan profilinin de özellikle Anadolu dan göçle birlikte değiştiğini, eski kültür insanları nın yerini tehlikeli tinerci, hırsız, terörist, kadın satıcıları-- bir kalabalığın aldığını düşünmektedir: Geçmişte o insanları bulamazsın şimdi. Onlar bitti artık. O eski gelen beyefendiler bittiler. Eskiden aklı başında insanlar dolaşıyordu böyle. Beyefendiler, hanımlar dolaşırdı. Tinerciden geçemiyorsun şimdi. Bu değişimi ekonominin ve insanların bozulmasıyla açıklamaktadır: Anadolulular geldiler buraya doldular, aynı Anadolu da nasıl bir hayat geçirirse burada da aynı hayatı geçiriyorlar. Medeni bir şey kalmadı. Aynı zamanda büyük olasılıkla tüm bunlardan sorumlu tuttuğu, meydanda ısrarla cami yapmak, AKM yi yıkmak isteyen, Bakkallar kapansın, marketler açılsın diye bir zihniyet e sahip olan yönetim anlayışını da eleştirmektedir. Kişisel anıları eski TCM yi onun gözünde anlamlı kılıp herhangi bir alan olmaktan çıkararak özel bir yer haline getirmektedir. TCM nin ayakkabıcının gözündeki geçmiş kimliği Bir de Taksim de girerken büyük bir ayna

15 vardı. O aynaya bakıp da kılığını kravatını düzeltmeden Beyoğlu na giremezdin. O kadar özeldi Beyoğlu -- kendi kimliğiyle uyumlu bir bütün oluşturmaktadır. Bugün gözlemlediği yer ise ona bir o kadar uzak düşmüştür: Şu köşede, akşam yazın saat yediden sonra affedersin, oradan geçemiyorum ben akşamları yürüyemiyorum. Eroin satan da orada, polisler de böyle seyrediyor. Orada kadın pazarlaması, kız pazarlaması, yaşında kızlar. Yerin kendisinin ve ayakkabıcının bu yeri kavrayışının değişmesi, kendi kimliğinin ise büyük ölçüde tutarlılığını sürdürmesi sonucunda TCM nin onun için anlamında büyük bir eksilme olmuş, geriye de yalnız dinmeyen öfkesi kalmıştır. 2. Simgesel Değerden Gündelik Pratiğe: Sahaf Örneği Bugün Beyoğlu Aslıhan Pasajı ndaki sahaf, 1966 dan bu yana sırasıyla Eyüp, Beyazıt ve Beyoğlu nda sahaflık yapmaktadır. Emekli bir albay çocuğudur, Eyüplüdür. Eşiyle birlikte Aksaray da oturmaktadır ve aylık hane halkı gelirlerini 500TL altında olarak bildirmiştir. Anlatısında eski Beyoğlu klişesi ne klişe sözcüğünü tümüyle gerçekdışı anlatı anlamında kullanmıyorum-- en çok başvuran görüşmecilerden biri sahaftır. Bu bakımdan o da ayakkabıcı gibi TCM nin bugününden çok geçmişini anlamlı bulan görüşmecilerdendir. Geçmişteki Taksim, Beyoğlu için bir değerlendirmesi o zamanki kullanıcıların toplumsal profiline yöneliktir: Öyle bir lövanten tatlı su Frenkleri dediğimiz harpten kaçmış kalmışlar, ama hepsi bizdeki insancıklara ders verip de Fransızca lisanını veyahut da diğer lisanları öğreten insanlar. Hepsi âlim, memur. Bu o zamanki yaygın kullanıcı profili, sahafın geçmişte yeri kullanımını da etkilemiştir: Utanıyorsun, sıkılıyorsun, kıyı köşe kaçıyorsun, fare gibi giriyorsun bir yere. Bugünkü durumdan ayrılan ve kullanıcı profiliyle bağlantılı bir diğer özellik olarak o zamanki yerin kalitesi sahafın anlatısında öne çıkmaktadır örn. 30 lu-40 lı yıllardaki fotoğraflara baktığımız zaman işin gerçek manada boyutunu görüyorsunuz. Bir adet kravatsız insan göremezsin meyhane dâhil, pavyonunda dâhil. Süper Grand tuvalet hepsi. Sahaf o zaman TCM de ve çevresinde egemen olup da, bugün var olmayan havayı anlatmak için çeşitli deyişler kullanmaktadır; Şehirde yaşamanın bazı kanunları var ; Delikanlılık diye bir müessese vardı ; İstanbul kültürü diye bir kültür var, gibi. O dönemde geçerli olan, Taksim, Beyoğlu nda bulunmanın ya da orayı kullanmanın tüm bu sözsüz, toplumsal kuralları (tacit social rules) bu yeri sahaf için anlamlı, kimliği olan bir yer haline getirmiştir. Bu anlam sahafın kimi yorumlarından hissedilmektedir örn. Evvelden buraya çıkmak meseleydi onu söyleyeyim ya da Beyoğlu na çıktık. Bu bizim için hava basmak. Öte yandan bugünkü TCM, ayakkabıcıda olduğu gibi sahaf için tümüyle anlamsız değildir, yalnız anlamı değişmiş, daha gündelik ya da pratik bir görünüme bürünmüştür. Bugünkü TCM nin sahaf için önemi bir kültürel, siyasi, toplumsal ve eğlence amaçlı merkez olmasından kaynaklanmaktadır: Taksim Meydanı Türkiye nin tam merkezi. İstanbul Türkiye nin merkezi, İstanbul un da merkezi Taksim Meydanı dır. Bu durum ona göre yerin

16 fiziksel anlamda merkez olma özelliğiyle de ilişkilidir: Bütün yollar Roma ya çıkar hesabı bütün yollar oraya geliyor. Bu merkez niteliği TCM yi insanların ortak buluşma noktası yapmaktadır ve bugün insanların toplanıp, dağıldığı bir merkez olması bakımından maksemin geçmişteki su için işlevine benzer bir işlev görmektedir. Tüm bunlar kanlı, canlı, bütün 24 saat yaşayan TCM yi sahafın gözünde diğer meydanlardan ayırmakta (Lynch 1981: tanımlanabilirlik) ve burası için Ama Taksim hepsinin kralı, ağası, demesini sağlamaktadır. 3. Meydanın Cumhuriyet Anlamı: Kumaş Satıcısı Örneği Kumaş satıcısının işinde de ayakkabı satıcısınınki gibi fabrikasyon üretimle birlikte bir gerileme olması beklenebilir. Onun da dükkânı ayakkabıcınınki kadar eski olmasa da 1958 den beri Beyoğlu nda, aynı yerdedir. Kumaş satıcısı ve ayakkabıcı yaşı 70 lerdeki iki görüşmecidir. Bu benzerliklere karşın, Sinop lu ayakkabı satıcısının her şeyden mutsuz tavrı, doğma büyüme İstanbullu olan kumaş satıcısında gözlemlenmemektedir, o daha çok umutlu ve iyimser bir tutum sergilemektedir. Kumaşçının meydanın anlamı için odaklanılan görüşmecilerden biri olarak seçilmesinin nedeni TCM yle Cumhuriyet arasında yakın bir ilişki kuran insanları temsil etmesidir. Örneğin, bugünkü TCM de en çok Türkiye nin hangi döneminin izlerinin görülebileceği sorusuna çok net olarak, Cumhuriyet in izleri. Cami olsa Osmanlı İmparatorluğu ndan izler kalacaktı. Tam bir Cumhuriyet Meydanı! Çevresindeki caddelerin adı da zaten İstiklal Caddesi, Cumhuriyet Caddesi, yanıtını vermiştir. Bu nedenle kumaşçı için de aynı eski esnaftan korseci ya da eczane kalfası için olduğu gibi, TCM ye yüklediği anlam, burası en başta bir ulusal tören alanı olarak düzenlenirken hedeflenmiş olan anlamla örtüşmektedir. İstiklal ve demokrasinin simgesi olarak gördüğü meydan ona göre bugün de Cumhuriyet niteliğini korumaktadır ve bu nitelik en çok 29 Ekim, 19 Mayıs gibi ulusal bayramlardaki kutlamalarda gözlemlenebilmektedir. Meydanın kumaş satıcısı için ilk çağrışımı, çok beğendiği anıttır: Büyük bir simge. Bir topluluğun simgesi: İnönü var, Fevzi Çakmak var. Onları tanıdım da ben. Bugün Türkiye de böyle bir anıt yok. Çevresini de çok iyi düzenlemişler. Cumhuriyet e adım atılmış bir anıttır: Topu, tüfeği, kadını, askeri İnsanlar inceliyor, fotoğraf çektiriyor. Enteresan bir anıt. Kumaşçı kişisel olarak ilgilendiğini belirttiği anıta göz kulak olmaktadır ve etin yanındaki tulumba tatlısı na benzettiği anıtın karşısındaki dönercilerin kaldırılması gerektiğini düşünmektedir. Meydanın kumaşçının temsil ettiği bir grup insan için Cumhuriyet le bu denli özdeşleşmesinin kaynağı buradaki anıtın varlığının dışında, bu kişilerin meydanda geçmişte yaşanmış olaylara doğrudan ya da dolaylı tanıklığında ve burayla ilgili kişisel anılarında aranabilir. Kumaşçının durumunda bu anılardan bir tanesi geçmişte meydandaki Cumhuriyet Bayramı kutlamalarıdır: Cumhuriyet Bayramlarında meydanda sular fışkırırdı; bayramlarda suları izlemeye giderdik. Şimdi müzik dinliyor gençler. Sular derken maksemin

17 duvarındaki çeşmeyi anlatmak istiyor olmalı. Musevi olan kumaşçının bu yorumu tünel çalışanının şu yorumunu doğrulamaktadır: 29 Ekim bayramlarında yabancı tebaalılar bile Taksim Meydanı na gelip Türklerle birlikte Cumhuriyet Bayramı nı kutluyorlardı. Bugün başka bölgelere dağıtıyorlar, Taksim söndürülmek isteniyor. İstiklal ve demokrasi ile özdeşleştirdiği TCM de cami yapılmasına diğer birçok görüşmeci gibi kumaş satıcısı da karşı çıkmaktadır. Özetlemek gerekirse, kumaşçının temsil ettiği ve meydandan ulusal değerlere yönelik mesajı ilk kez geçmişte alıp, sonra da bunun belleklerinden silinmemesini bir biçimde sağlamış insanlar için meydanın toplumsal geçerliliği (meşruluk) sürmektedir. 4. Karmaşıklaşan Anlam:Yayınevi Çalışanı Örneği TCM nin simgesel anlamını Cumhuriyet le özdeşleştiren, meydanın anlamıyla ilgili üçüncü gruptan sonra, TCM nin anlamına yönelik kararsız bir duruş sergileyen bir toplumsal kesimin temsilcisi olarak yayınevi çalışanına odaklanılmıştır. Bu dördüncü grubun Cumhuriyet ve Cumhuriyet in toplumsal yaşamdaki izlerine yönelik yaklaşımına bir tür aşk-nefret ilişkisi gözüyle bakılabilir. Yayınevi çalışanı en başta TCM nin kamusal alan niteliğini, meydanın bir ruhu olduğunu reddederek sorgulamakta ve öncelikle bu kamusal alan kimliğine yeniden kavuşmasını dilemektedir. Yayınevi çalışanı meydanın kendisi için anlamını başkaları için varsaydığı anlamı üzerinden dolaylı olarak dile getirmektedir örn. Neticede önemli bir meydan, önemli bir anıt, işte Atatürk e yüklenmiş bir anlam, Kurtuluş Savaşı na yüklenmiş bir anlam. Atatürk ün arkasında Bolşevik subaylarının heykelleri vardır, bunu insanlar pek bilmezler. Bu yorumdan yola çıkarak yayınevi çalışanının meydanın ve anıtın anlamıyla ilgili olarak kimi mesajları alıp, kimilerini almadığını, yani seçici davrandığını söylemek olanaklıdır. Aynı zamanda anıtı beğenmesinin gerekçesi olarak, Arkasında bir hikâye olduğunu bir mücadele olduğunu, bağımsızlık fikrini ve sürecini temsil ettiğini düşünüyorum, demektedir. Buna karşın, insanların anıtı estetik bir nesne olarak görememesini ve yönetimin de sürekli yenileme bahanesiyle anıtın üstünü kapatmasını ve böylece onu tabulaştırmasını-- eleştirmektedir. İlişkinin nefret boyutuna baktığımızda ise, yayınevi çalışanı İstanbul denildiğinde aklına ilk gelen resim sorusuna Aya Sofya yanıtını verdikten sonra şu açıklamayı yapmaktadır: Kültürel zenginliği de bir şekilde bana çağrıştırıyor. Cumhuriyet le beraber İstanbul un kaybettiği kimliğine dair bir şeyler taşıdığını düşünüyorum. Ek olarak, TCM nin burada geçmişteki siyasi olaylardan ötürü toplumu buluşturucu değil, tersine siyasi açıdan ayrıştırıcı nitelik taşıdığını ve eğer simgesel bir anlamı varsa da bunun ancak bir cinayet alanı (77 1 Mayısı) olmasıyla ilişkili olumsuz ya da trajik bir anlam olacağını düşünmektedir. Yayınevi çalışanı örneğine bakarak, TCM nin özellikle genç kuşaklar için Lynch in (1981) kullandığı anlamda, yani kişisel ve toplumsal anlam kaynaklarına gönderme yapması bakımından, iyi (bir) yer olmadığı ileri sürülebilir. Genç insanların toplumsal tarihle daha az doğrudan deneyimleri olması nedeniyle zaten az olan

18 toplumsal değer bilinçlerinin meydanın bugün tarihsel göndermeleri doğru ve yeterince gerçekleştirememesi nedeniyle daha da güdük kalması sonucunda, genç ve orta yaştan insanları sıklıkla kendileriyle çelişme durumunda bırakan bir tür toplumsal anomi durumu oluşmaktadır. 5. İdeolojik Anlam: Mimar Eğer 35 yaş ve altındaki kimi genç insanların Cumhuriyet değerleri ve bunların toplumun çeşitli yüzlerinde yansımasıyla çelişkili bir ilişkileri varsa, daha yaşlı olup ikinci Cumhuriyetçi olarak adlandırılan ikinci bir grupsa, toplumsal sözleşmeden doğan bu toplumsal değerlere daha çok yabancılaşmışlardır ve daha ağır eleştiriler yöneltmektedirler. 55 yaşında, doktora yapmış, mimarlık fakültesinde ders vermenin yanı sıra, radyo programcılığı, dernek ve sivil toplum üyelikleri gibi çeşitli görevler yapan mimar işte bu ikinci grubun bir üyesi olarak değerlendirilebilir. Taksim, Beyoğlu ile olan ilişkisini profesyonel gönüllülük olarak tanımlamaktadır. Örneğin bugün gündemde olan meydanın yayalaştırılması projesiyle ilgili olarak bir yıl önce mimar Düzenlemeye kalkarlarsa, aman düzenlemesinler, beceremiyorlar çünkü... Bizdeki kamu teknokratik modelde örgütlenmiş olduğu için mühendislik-mimarlık gibi konuları yaratıcı bir iş değil de sanki bu konuları Allah ın emriymiş gibi şey yapıyorlar, yorumunu yapmıştır. Ona göre bu tarz tepeden inme yönetim yaklaşımının ardında simgesel ya da gizlenmiş bir şiddet yatmaktadır, Sulukule projesinde olduğu gibi. Bununla ilgili mimarın işkence yapması ifadesini de kullanmıştır. TCM nin anlamıyla ilgili olarak Pek fazla bir anlama gelmiyor, alıştığım, gördüğüm bir şey. Düşününce ancak yorumlayabilirim sadece, demektedir. Düşününce meydanın anlamını, Cumhuriyet simgesel programı olarak yorumlamaktadır. TCM nin Cumhuriyet in kültürel projesini kamusal alana taşıyan bir neo-klasik düzenleme olduğunu, ancak bu kültürel projenin 20 yıl öncesinde çöktüğünü ve AKM nin de bunun tipik bir örneği olduğunu ileri sürmektedir. Ek olarak, TCM yi Cumhuriyet programıyla Osmanlıcı program ve sonrasında da piyasacı seçenek örn. kongre vadisi, arasındaki bir çatışma yeri olarak yorumlamaktadır. Cami, AKM, vb. ile ilgili çatışmalar bu ana çatışmanın yalnızca birer yansımasıdır. Cumhuriyet in kültür programının 20 yıl önce çöktüğünü ileri sürmesinin yanı sıra meydanın bugün hala Cumhuriyet i, ama Cumhuriyet in düştüğü durumu yansıttığını düşünmektedir. Mimara göre 23 zaten bir ütopyaydı, o ütopyanın zaten izdüşümünü bulmak çok zor, olmasına karşın: Yani çok az mekân vardır ki bu kadar geniş bir şey repertuarına sahip olsun. Bir meydan ölçeğinde bir ülkenin ya da bir kentin geçirdiği dönüşümü ifade edebilsin. Bugün onun bütün dokümanlarını; yani burası bir müze aslında. Taksim bir müzedir, bütün belleğiyle, kalıntılarıyla, AKM siyle. Yani Cumhuriyet in bir hikâyesini orada görebilirsiniz. TCM mimara göre aynı zamanda Cumhuriyet in tapınma mekânı anlamına gelmektedir. Bununla meydanın daha çok resmi amaçlı kullanıldığını söylemek istemektedir: Orada protest bir durum yok, buna müsaade

19 etmiyorlar. Orada gösteri yapamazsınız. Heykeli demiyorum, etrafını Sivil kullanıma kapalı orası. Sivil kullanım olarak meydanın insanlarca bir tek ulaşım amacıyla kullanıldığını düşünmektedir. Yine bununla ilgili olarak özellikle AKM nin açık olduğu zamanki etkinlikleri için liberaller arasında yaygın olan seçkinci eleştirisinde bulunmaktadır. Mimara göre sıradan yurttaş kendisini İstiklal deki ticari bir yere daha yakın görmektedir. Ek olarak, meydanın sağlayamadığını ileri sürdüğü kamusallık açığını, İstiklal deki sayıları gitgide artan özel müze ve galerin hayırseverlik (philanthropy) etkinlikleriyle kapatmaya çalıştığını ileri sürmektedir. Mimarın TCM nin anlamını Cumhuriyetçi, Osmanlıcı ve piyasacı üç programın arasındaki çatışmanın belirlediğine ilişkin yorumuna bir eleştiri, bu şematize yaklaşımıyla bu programlar arasındaki bağlantıları göz ardı etmesidir. Örneğin, onun Osmanlıcı olarak tanımladığı karşı devrimci programla piyasacı program arasında bugün büyük oranda bir örtüşme söz konusudur. Çok büyük tartışma konusu olan cami projesi bu bağlantıya uygun bir örnektir. Yayınevi çalışanı bu yakın ilişkiyi şöyle dile getirmiştir: Zaten rant ve dinsel durumlar maalesef bu sıralar iç içe. Bu nedenle bir ideolojik çatışmanın varlığı ve bu çatışmanın TCM de uzama yansıdığı her ne kadar bir gerçekse de, bu ideolojilerin her zaman göründükleri şey olmadıklarını ve aralarında geçişkenlik olabileceğini de dikkate almak yerin anlamının daha doğru bir çözümlemesi için gerekmektedir. 6. Cumhuriyet Anıtı nın Simgesel Anlamı Anıtla ilgili akademik yazını özetlerken, toplumun seçkinlerinin halkın gözünde kabul görmek için mesajlarını halka iletmenin bir yöntemi olarak kamusal alanlarda anıtlar yaptırdıklarından, şiddet içeren anıtlarla demokratik anıtların arasındaki ayrımdan, toplumu denetlemenin birer aracı olan şiddet içeren anıtların genellikle sesleneceği bir halkı olmayan anıtlar olarak kalıp, anımsatmaktan çok unutturmaya yaradığından söz edilmişti. Burada bu kuramsal çerçevede, meydanın simgeselliğinde ya da anlamında önemli bir yeri olan Cumhuriyet Anıtı nın ne derece bu kuramsal yaklaşımlar doğrultusunda değerlendirilebileceği tartışılacaktır. Görüşmecilerin Cumhuriyet Anıtı na ilişkin değerlendirmeleri meydanın anlamında olduğu gibi birkaç yaklaşımda toplanabilir. İlk gruptakiler için görünüşe göre anıtın özel bir anlamı bulunmamaktadır. Anıtın belki de tek anlamı uzun yıllardır bu meydanda olması nedeniyle meydanla özdeşleşmiş olmasıdır; bunun dışında anıta karşı bu görüşmeciler arasında kayıtsızlığın egemen olduğu söylenebilir. Vizecilik yapan emekli öğretmen için TCM denilince ilk çağrışım anıttır, ancak ilk çağrışımın anıt olmasının Nedeni yok, orada heykel olduğu için açıkçası. Aynı kayıtsızlığı meydanın Cumhuriyetçi kimliğine karşı da sergilemektedir: Yani eskiden Cumhuriyet Meydanı diyorlardı. Cumhuriyet i temsil ediyor diyorlardı, ama ben böyle şeylere pek inanmam. Öte yandan, meydanın başkalarına Cumhuriyet i simgelemesini ve onun deyişiyle Kemalistler in onlarla ilgili bir gün olduğu zaman gelip, burada toplanmasını buradaki heykelin

20 varlığıyla açıklamaktadır. Anıtın onun için bir anlam taşımadığı diğer bir görüşmeci eskiden meydanda 1 Mayıs kutlamalarına katılmış olan fotoğrafçıdır örn. Yani tamam, görüyorum işte Atatürk heykeli var falan filan ama onun dışında Bu anıta kayıtsız kalan görüşmeciler dışında ikinci bir grup ise, anıtı sevmekle birlikte anıtla ilgili herhangi bir bilgisi olmayan görüşmecilerden oluşmaktadır. İlkine kayıtsızlık dersek, bu ikinci tavra bilgisizlik diyebiliriz. Bu gruba bir örnek anıtla ilgili bilgisizliğini kabul eden ve anıtın ayırt edici özelliğiyle ilgili daha çok insan tarafından bilinmesi olarak bir tahminde bulunan garsondur. Garson da fotoğrafçı gibi meydana buluşma noktası gibi, daha pratik bir anlam yüklemektedir. Anıtla ilgili bilgisi olmayan bir diğer görüşmeci de kırtasiyecidir ve bilgisizliğini anıtı her gün group, artık onun ayrıcalığını seçememesi ile açıklamaktadır. Ya da korseci meydanın anıt olmasa da tek başına önemli bir yer olduğunu düşünmektedir: Anıt olmasaydı da gene aynı şey, Taksim Meydanı meşhur bir meydandır. Tabi o da ekstra bir özellik katıyor. Anıta karşı kayıtsızlık ve anıta ilişkin bilgisizlik dışında üçüncü bir grup tepkiyi daha kafa karıştırıcı yaklaşımlar olarak değerlendirebiliriz. Buna en iyi örnek mimarın anıtı Cumhuriyetçi değil yeni-osmanlıcı olarak tanımlamasıdır. Mimar anıtla ilgili çelişkili mesajlar vermektedir. Örneğin yapılışı için İstanbul esnafının Ankara ya yaranma çabasının bir ürünü demeye getirirken, aynı zamanda anıtın yerinde durduğunu görmenin kendisini rahatlattığını söylemektedir. Anıtın çevre düzenlemesinin korunmasıyla da profesyonel gönüllü olarak çeşitli zamanlarda ilgilenmiştir. Dolayısıyla mimarın anıtla olan ilişkisi kişisel çelişkiler barındırmakta ve dışarıdan gözleyen biri için bu ilişkiyi tam anlamıyla anlamak güçleşmektedir. Genişçe başka bir grup ise anıtı gerçekten beğenen ve seven insanlardan oluşmaktadır. Bu insanlar öncelikle anıtı şiddet içeren, anti-demokratik bir anıt olarak değerlendirmemekte, tam tersine kendi demokratik etkinliklerinin merkezine koymaktadırlar. Anıtın mesajını ya da ulusal anlatısını geçerli (meşru) kabul etmektedirler. Olumlu yorumlar anıtın değişik yönlerine vurgu yapmaktadır: Atatürk ün böylesine merkezi bir meydan için en uygun seçim olması; anıtın halktan insanları büyüklük olarak abartılmamış, insani boyuttaki Atatürk le birlikte resmetmesi; protesto yürüyüşlerinin bitiş noktası olması; simgeselliği ya da arkasındaki öykü ve kişisel ve toplumsal anlamda bir başvuru noktası işlevi, gibi. TCM de Cumhuriyet Anıtı dışında geçmişte ve bugün, başka anıt ya da heykeller dikme girişimleri olmuştur. Bunlardan biri darbelerden birinden sonra meydanın ortasına, AKM yle Cumhuriyet Anıtı nın ortasında bir yere süngü biçiminde dikilmiş anıttır. Süngü anıttan görüşme sırasında sanatçı bahsetmiştir. Bu süngü anıta sonradan ne olduğunu şöyle anlatmaktadır: Tek başına koskoca bir süngü ve çok tepki çekmişti çünkü bir tehdit şeyi gibi görünüyordu Taksim Meydanı nın ortasında. Cumhuriyet Anıtı nı değil ama, darbe dönemine ait süngü anıtı anıt yazınındaki şiddet içeren, anti-demokratik anıt kavramına örnek gösterebiliriz. Bugünlerde de meydanda geçici denilse de yerel yönetim ve Beyoğlu Güzelleştirme ve Koruma Derneği imzalı anıtsal

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Şehir Güzelleştirme ve Turizm Araştırması Raporu Kasım 2012

Şehir Güzelleştirme ve Turizm Araştırması Raporu Kasım 2012 Şehir Güzelleştirme ve Turizm Araştırması Raporu Kasım 2012 AMAÇ & KAPSAM ERA Research & Consultancy tarafından gerçekleştirilen araştırmanın ana amacı, Türkiye de yaşanılan şehirlere ilişkin şehir güzelleştirme

Detaylı

3.6.1.1.1. Toplu Taşıma Aracı Kullanım Sıklığı

3.6.1.1.1. Toplu Taşıma Aracı Kullanım Sıklığı 3.6.1. Ulaşım Tipleri Yaşam Kalitesi Grubu araştırmaları çerçevesinde şehir yönetimi açısından önem taşıyan halkın beğeni ve eğilimleri, kamu hizmetlerinin kullanım özellikleri, ulaşım ilişkileri, gibi

Detaylı

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri KADINLAR ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 14 Haziran 2005, Salı A company of Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef kitleyi geleneksel

Detaylı

3.11. KENTSEL KONULAR VE GENEL YAŞAM KALİTESİ

3.11. KENTSEL KONULAR VE GENEL YAŞAM KALİTESİ 3.11. KENTSEL KONULAR VE GENEL YAŞAM KALİTESİ 3.11.1. Kentsel Çevrenin Değerlendirilmesi Bu bölümde görüşmecilerden, İstanbul ile ilgili çeşitli fiziksel ve sosyal özelliklere ilişkin önermelere katılımına

Detaylı

City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI

City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI City Security Group STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI Ağustos 2013 Araştırma Künyesi PROJE ADI ARAŞTIRMA EVRENİ AMAÇ SAHA ÇALIŞMASI ÖRNEKLEM SAYISI CSG STADYUM GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI İstanbul da Yaşayan 18

Detaylı

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm

2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm 2008 yılında gönüllü çabalarla kurulan Uluslararası Şeffaflık Derneği ülkenin demokratik, sosyal ve ekonomik yönden gelişimi için toplumun tüm kesimlerinde şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik ilkelerini

Detaylı

İstanbul İli. Trafik Eğilimleri Anketi

İstanbul İli. Trafik Eğilimleri Anketi LOJİSTİK UYGULAMALARI VE ARAŞTIRMALARI MERKEZİ İstanbul İli Trafik Eğilimleri Anketi Şubat, 2014 Fikri Mülkiyet Hakları Saklıdır ÇALIŞMA EKİBİ Bülent TANLA (Danışman) Prof. Dr. Okan Tuna (Koordinatör-Raportör)

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili

Eylül 2013 FAALİYET RAPORU. Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili Eylül 2013 FAALİYET RAPORU Prof. Dr. Aytuğ ATICI Mersin Milletvekili CHP MERSİN İL-İLÇE ÖRGÜTLERİ, BELEDİYELER VE KÖYLERE YÖNELİK YAPILAN ÇALIŞMALAR 1. Mersin/Yenişehir İlçesi CHP Belediye Başkanı aday

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013

Kent ve İnsan İlişkisi. Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Kent ve İnsan İlişkisi Yrd. Doç.Dr. Çiğdem Vatansever 22 Şubat 2013 Akış 1. İnsan ve Mekan İlişkisi 2. Kent olarak Çerkezköy 3. Sonuç Çalışma ve mekan Temel konular Isıve aydınlatma Açık ofisler Maliyet

Detaylı

MAĞAZA İMAJI, MAĞAZA MEMNUNİYETİ VE MAĞAZA SADAKATİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN TÜKETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET

MAĞAZA İMAJI, MAĞAZA MEMNUNİYETİ VE MAĞAZA SADAKATİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN TÜKETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET D.E.Ü.İ.İ.B.F. Dergisi Cilt:22 Sayı:1, Yıl:2007, ss:105-121 MAĞAZA İMAJI, MAĞAZA MEMNUNİYETİ VE MAĞAZA SADAKATİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN TÜKETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Murat Selim SELVİ * Hatice ÖZKOÇ

Detaylı

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması

Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Türkiye de azınlık olmak Anket Çalışması Kişilik Bilgileri: D.1 Hangi yaş aralığında bulunduğunuzu işaretleyiniz. K.1 20 nin altında 1 20-29 2 30-39 3 40-49 4 50-59 5 59 un üstü 6 D.2 Cinsiyetiniz? K.2

Detaylı

ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri

ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri ERKEKLER ve Demografik Büyüklükler Hedef Kitle Tanımlamaları Yaşam Trendleri 21 Ekim 2005 A company of ( Kadınlar dan hatırlatma) Pazarlama yönetimini geliştirmek için ilerleyebileceğimiz alanlar Hedef

Detaylı

KENTSEL TASARIM ve KATILIM

KENTSEL TASARIM ve KATILIM KENTSEL TASARIM ve KATILIM Kentsel Tasarım Kamusal Mekan Kamusal Mekan Olarak Yeşil Alan Katılım OET Ya sonra? Kentsel Tasarım Kentsel tasarım, çağdaş yaşama hizmet eden yapılar ve kamusal mekan arasında

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Sayfa. ÖNSÖZ... v GİRİŞ... 1

İÇİNDEKİLER. Sayfa. ÖNSÖZ... v GİRİŞ... 1 İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ...... v GİRİŞ... 1 I. BÖLÜM SOSYAL DAVRANIŞ KURALLARI A. Hitap... 10 B. Selamlama... 14 C. Tanıtma ve Tanıştırma... 19 D. El Sıkma (Tokalaşma)... 24 E. El Öpme ve Öpüşme... 26 F.

Detaylı

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu na göre 2008 yılı sonu itibariyle evlatt edindirilen

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular

Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular PLATFORM NOTU'15 / P-3 Yayınlanma Tarihi: 05.02.2015 * Kayıtdışı İstihdama Dair Yanıtlanmayı Bekleyen Bazı Sorular Cem Başlevent 1 YÖNETİCİ ÖZETİ Son yıllarda yaşanan olumlu gelişmelere rağmen, kayıtdışı

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

ATATÜRK ORMAN ALANLARI DEĞİRLENDİRME FİKİR PROJESİ

ATATÜRK ORMAN ALANLARI DEĞİRLENDİRME FİKİR PROJESİ ZŞ3040 ATATÜRK ORMAN ALANLARI DEĞİRLENDİRME FİKİR PROJESİ BÜTÜN KAÇAK YAPILARA BİR ÇÖZÜM! AOÇ alanları değerlendirmesi projesi denilince herkes gibi bizimde ilk aklımıza hukuk dışı yollarla yapılmış olan

Detaylı

Baykuş Ödülleri 2013 -Ödül Alan Projeler

Baykuş Ödülleri 2013 -Ödül Alan Projeler Baykuş Ödülleri 2013 -Ödül Alan Projeler Proje Adı: TÜKETİCİ İÇGÖRÜSÜ VE MARKA KONUMLANDIRMA ARAŞTIRMASI Araştırma Şirketi: ERA RESEARCH & CONSULTANCY Araştırma Veren: İNCİ DERİ MAMULLERİ SAN. VE TİC.

Detaylı

ÜLKEMİZE GÖÇ EDEN SÜRİYELİ MÜLTECİLERİN İZMİR'DEKİ SOSYO-EKONOMİK VE KÜLTÜREL DURUMLARI

ÜLKEMİZE GÖÇ EDEN SÜRİYELİ MÜLTECİLERİN İZMİR'DEKİ SOSYO-EKONOMİK VE KÜLTÜREL DURUMLARI ÜLKEMİZE GÖÇ EDEN SÜRİYELİ MÜLTECİLERİN İZMİR'DEKİ SOSYO-EKONOMİK VE KÜLTÜREL DURUMLARI Araştırma Grubu : Osman GÖREN Taha AKSOY Serhat ALP İsmail AKINCI Doğan BOĞDU Mehmet Siraç AKAN Danışman : Yrd. Doç.

Detaylı

GEMLİK TİCARET ve SANAYİ ODASI

GEMLİK TİCARET ve SANAYİ ODASI GEMLİK TİCARET ve SANAYİ ODASI EKONOMİK SOSYAL DURUM ARAŞTIRMASI Gemlik Ticaret ve Sanayi Odası na bağlı üyelerin Türkiye ve Gemlik Ekonomisi ve Sosyal durumu hakkındaki yorumlarının istatistiki yöntemler

Detaylı

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından

16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresinin Ardından Değerli üyelerimiz, değerli kongre katılımcıları... Bu sene 16. Ulusal Halk Sağlığı Kongresini Antalya da yaptık. Kongrenin planlanması ve yapılmasında enerjisini

Detaylı

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi.

Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. Uluslararası İzmir Film Festivalinin Tarihçesi Uluslararası İzmir Film Festivali ilk kez 1990 yılında düzenlenmeye başladı. 11 kez düzenlenen Festivale 2000 yılında ara verildi. İzmir Film Festivali, 11

Detaylı

Hipotez Kurma. Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi. 4. Pazarlama Araştırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010

Hipotez Kurma. Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi. 4. Pazarlama Araştırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010 Hipotez Kurma Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi 4. Pazarlama Araştırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010 Hipotez Nedir? Araştırmacının ilgilendiği bir konuda ispatlanmamış bir önerme

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

MBA 507 (7) ALGILAMA VE KARAR ALMA

MBA 507 (7) ALGILAMA VE KARAR ALMA MBA 507 (7) ALGILAMA VE KARAR ALMA Algı Bireylerin çevrelerini anlamlandırabilmek adına duyumsal izlenimlerini düzenleme ve yorumlama sürecine verilen isimdir. davranışlarımız algıladığımız dünyaya göre

Detaylı

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1

Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Türkiye 2011 Uluslararası Buluşma/ Türkiye 21 Ekim 30 Ekim Uluslararası Buluşma Türkiye Fotohaber, Sayfa 1 Alman Türk Buluşması Bizi bekleyen gezi nedeniyle hepimiz heyecanlıydık. Uçuş öncesi, bekleme

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik

BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK Bu Çamuru Beraber Çiğnedik BURCU ŞENTÜRK 1984 yılında Eskişehir de doğdu. Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü nü bitirdi. ODTÜ Sosyoloji Bölümü nde yüksek

Detaylı

Metodoloji Türkiye Ne Diyor?

Metodoloji Türkiye Ne Diyor? HAZİRAN 2013 Metodoloji Türkiye Ne Diyor? Araştırması İNC Araştırma ve İletişim Danışmanlığı tarafından 24-29 Haziran 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın alan uygulaması NUTS 2 sınıflamasına

Detaylı

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) EĞLENCE HİZMETLERİ ALANI ANKARA 2007 ÖĞRENME FAALİYETİ -10 AMAÇ EĞLENCE HİZMETLERİ Bu faaliyet ile eğlence

Detaylı

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview)

GÖRÜŞME GÖRÜŞME GÖRÜŞME. Sanat vs Bilim? Görüşme Yapma Becerileri. Hangi Amaçlar için Kullanılır? (mülakat-interview) Görüşme Görüşme Türleri Görüşme Süreci (mülakat-interview) Nitel araştırmada en sık kullanılan veri veri toplama aracıdır. Amacı, bir bireyin iç dünyasına girmek ve onun bakış açısını anlamaktır. Odak

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

(5) Meslek Lisesi (6) İmam Hatip Lisesi (7) Ön lisans (8) Lisans

(5) Meslek Lisesi (6) İmam Hatip Lisesi (7) Ön lisans (8) Lisans Değerli Katılımcı; Bu anket çalışması Türkiye de çalışmakta olan ya da çalışmak isteyip iş bulamayan gençliğinin eğitim olanakları, çalışma şartları ve sosyal durumları üzerine bilimsel araştırma yapma

Detaylı

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ TÜKETİCİ ALGI ARAŞTIRMASI AVM Ziyaretçisi Büyüteç Altında Özet Bulgular

ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ TÜKETİCİ ALGI ARAŞTIRMASI AVM Ziyaretçisi Büyüteç Altında Özet Bulgular ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ TÜKETİCİ ALGI ARAŞTIRMASI AVM Ziyaretçisi Büyüteç Altında Özet Bulgular 1 Araştırmanın amacı Araştırma kapsamında saptanması hedeflenen konular Alışveriş alışkanlıkları & davranışları

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

EĞLENCEM MEDYA. Prof. Dr. E. Nezih ORHON. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi

EĞLENCEM MEDYA. Prof. Dr. E. Nezih ORHON. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi EĞLENCEM MEDYA Prof. Dr. E. Nezih ORHON Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Merhaba, Öğrencilerimiz ile birlikte hayata geçireceğimiz çalışmalarda deneyim paylaşımı için aşağıdaki şu üç boyutu

Detaylı

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ:

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: 1. Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? (Hangi saatlerde) 2. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? 3. Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede

çocukların çok ilgisini çekti. Turdan sonra çocuklar müzedeki atölyede Yaz Sanat Kulübü 2010 Mavi Kalem Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Fener-Balat bölgesinde yaşayan çocuklar ve kadınlar için eğitim, kişisel gelişim ve sağlık gibi konularda projeler yürütüp kültürel

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

Sonbaharda Açan İlkbahar Çiçekleri - Spring FlowersBlooming in Autumn

Sonbaharda Açan İlkbahar Çiçekleri - Spring FlowersBlooming in Autumn Sonbaharda Açan İlkbahar Çiçekleri - Spring FlowersBlooming in Autumn Sayfa 1 Projemizin Hedefleri Bu projeyle gençlerimizin sosyal sorumluluk projelerinde aktif olarak yer alabilmelerini, sosyal ortamlara

Detaylı

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI

BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI 996 I.BURDUR SEMPOZYUMU BURDUR İLİNDE SPORA KATILIMIN SOSYO EKONOMİK BOYUTUNUN ARAŞTIRILMASI Kemal FİLİZ * Kadir PEPE ** ÖZET Araştırmada, Burdur ilinde aktif spor yapan sporcuların sosyoekonomik profillerinin

Detaylı

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI

KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI KURAN IN ANLAMI İLE BULUŞMAK ARAŞTIRMASI Kasım 2007 İÇİNDEKİLER Metodoloji I. Araştırmanın Metodoloji ve Örneklemin Yapısı II. Örneklemin Mezhep Bağlılığı ile İlgili Yapısı III. Dindarlık Algısı IV. Din

Detaylı

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0

Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 12 Eczacı Profili-1998-2007 II. 1998 ARAŞTIRMASI BULGULARI ll.l.toplumsal VE EKONOMİK ÖZELLİKLER Katılımcının Yaşı n % 21-30 114 21.6 31-40 152 28.8 41-50 208 39.5 51+ 53 10.1 TOPLAM 527 100.0 Tabloda

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

Çocuk Gündüz Bakımevi Evangelisch-lutherische Petrigemeinde

Çocuk Gündüz Bakımevi Evangelisch-lutherische Petrigemeinde - PDF Flyer - Çocuk Gündüz Bakımevi Evangelisch-lutherische Petrigemeinde Çocuk Gündüz Bakımevimiz, Hannover-Kleefeld Evangelisch-lutherische Petrigemeinde ye aittir ve Aşağı Saksonya nın en eski kuruluşlarından

Detaylı

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI

City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI City Security Group OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI Ağustos 2013 Araştırma Künyesi PROJE ADI ARAŞTIRMA EVRENİ AMAÇ CSG OKUL GÜVENLİĞİ ARAŞTIRMASI İstanbul da Yaşayan 18 Yaş Üzeri Bireyler. Katılımcıların 68

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

3. Yazma Becerileri Sempozyumu Prof. Dr. Nurçay Türkoğlu Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi MEDYA OKURYAZARLIĞINI EĞİTİMDE UYGULAMAK Terakki Vakfı Okulları 19.12.2015 MEDYALANMIŞ DÜNYA MEDYA ÇALIŞANLARI YURTTAŞ: kişi/ meslek/

Detaylı

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010

Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Konsept Yorum 200 EYLÜL 2010 Var olduğundan bu yana çevre şartlarına göre şekillenen fiziksel, yapısal ve davranışsal değişimleri ile türünü güçlendirerek sürdüren canlılar arasında insan, bu doğal değişimlerle

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ KADIN ARAŞTIRMALARI VE UYGULAMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Uludağ Üniversitesi Kadın Araştırmaları

Detaylı

Bilim ve Bilimsel Araştırma

Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim ve Bilimsel Araştırma Bilim nedir? Scire / Scientia Olaylar ve nesneleri kavramak, tanımak ve sınıflandırmak üzere çözümleyen, olgular arasındaki nesnellik ilişkilerini kuran, bu ilişkileri deney

Detaylı

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi İLETİŞİMLETİŞİİŞİM İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi amaçlarla iletişim kurmaya devam

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL Tel: 0216 492 0504, 0216 532 7545 Faks: 0216 532 7545 freex@superonline.com www.antenna-tr.org "Düşünce Özgürlüğü için 5. İstanbul

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

İstanbul ( ). İdari Mahkemesi Sayın Başkanlığı na;

İstanbul ( ). İdari Mahkemesi Sayın Başkanlığı na; Yürütmenin Durdurulması istemlidir. İstanbul ( ). İdari Mahkemesi Sayın Başkanlığı na; DAVACI : VEKİLİ: TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI Darphane Emirhan Cad. Bayındır Sok. Uygar Ap. No: 1/1 Dikilitaş / Beşiktaş

Detaylı

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü

Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Kanserli Hasta Yönetiminde Danışman Hemşirenin Rolü Yük. Hem. Gül Şav Özaydemir Danışman Hemşire EUKAM E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi ABD XIX. Ege Onkoloji Günleri 6-7 Nisan 2015 İzmir «Kanserle mücadele

Detaylı

Gençlerin Kozmetik Kullanma Davranışları

Gençlerin Kozmetik Kullanma Davranışları Gençlerin Kozmetik Kullanma Davranışları Prof. Dr. Gülsen DEMİR Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Selahattin YAMAN Adnan Menderes Üniversitesi Fen Edebiyat

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ Kamil AKBAYIR Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Eğitimi A.B.D., VAN ÖZET: Bu çalışmada,

Detaylı

TMMOB PEYZAJ MİMARLARI ODASI ANTALYA KENT ANKETİ BASIN RAPORU 25 Mart 2009

TMMOB PEYZAJ MİMARLARI ODASI ANTALYA KENT ANKETİ BASIN RAPORU 25 Mart 2009 TMMOB PEYZAJ MİMARLARI ODASI ANTALYA KENT ANKETİ BASIN RAPORU 25 Mart 2009 Araştırma, Antalya Merkez İlçe sınırları içinde kalan alanda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı, Antalya Merkez İlçesi nde

Detaylı

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENĐ LĐSESĐ R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3 2010 2011 Kız olursa Sarin, erkek olursa Masis Erkek olursa doktor, kız olursa öğretmen KENDĐNĐ TANIMA VE MESLEK SEÇĐMĐ Sevgili veliler,

Detaylı

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu.

Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Yılın Filo Yöneticisi ödüllerinde Jüri Özel Ödülü Genel Müdürlüğümüzün oldu. Capital ve Ekonomist Dergileri ile LeasePlan Türkiye Genel Müdürlüğü tarafından bu yıl ikincisi gerçekleştirilen Yılın Filo

Detaylı

DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER. PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til

DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER. PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til DENİZLİ İLİ ÇALIŞAN NÜFUSUN İÇME SUYU TERCİHLERİ VE ETKİLEYEN FAKTÖRLER PAÜ Tıp Fak. Halk Sağlığı A.D Araş. Gör. Dr. Ayşen Til Su; GİRİŞ ekosisteminin sağlıklı işlemesi, insanların sağlığı ve yaşamının

Detaylı

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü

1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ. Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü 1950 LERDEN GÜNÜMÜZE GELEN BİR ALIŞVERİŞ KOMPLEKSİ: BALIKESİR KASAP VE SEBZE HALİ Gaye BİROL Yrd. Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Mimarlık Bölümü Yüksek Mimar Orhan Ersan tarafından tasarlanmış olan Balıkesir

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

REKABET. Tüketicinin rekabetteki kaldıraç etkisi. Fulya DURMUŞ, GfK Türkiye

REKABET. Tüketicinin rekabetteki kaldıraç etkisi. Fulya DURMUŞ, GfK Türkiye REKABET Tüketicinin rekabetteki kaldıraç etkisi Fulya DURMUŞ, GfK Türkiye 1 Hemen her ürüne, markaya her yerden ulaşabiliyoruz Ben yine çarşıdaki ayakkabıcıya gideyim Biliyorum o telefonu istiyorsun ama

Detaylı

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler,

İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi. Sevgili Öğrenciler, İhtiyaç ve Tutum Analizi Anketi Sevgili Öğrenciler, Bu anket MLARG: risk grubundaki gençler için cep telefonu üzerinden İngilizce öğrenme (Proje Numarası: 2009-TR1-LEO05-08674) adında bir Avrupa Birliği

Detaylı

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Mustafa ŞAHİN 29 Eylül 2015 Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Geçtiğimiz hafta İngiltere de Londra nın güneydoğusunda şirin bir kasaba ve üniversite şehri olan Greenwich teydik. Kasabadan adını

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ KAYI PLAZA. www.kayiplaza.com

BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ KAYI PLAZA. www.kayiplaza.com BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ KAYI PLAZA www.kayiplaza.com BİLECİKTE YATIRIMIN DOĞRU ADRESİ www.kayiplaza.com BURÇEV İnşaat Bilecik te yatırımınıza değer katıyor... Bilecik te Bilecik marka şehir oluyor,

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

Çocuğunuz ne kadar zeki?

Çocuğunuz ne kadar zeki? On5yirmi5.com Çocuğunuz ne kadar zeki? Psikolojik Danışman Yusuf Menki ile zeka testi konusunu konuştuk. Yayın Tarihi : 20 Aralık 2012 Perşembe (oluşturma : 1/4/2016) Gizem Gül'ün röportajı Hepimiz zeki

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

Beyoğlu İlçesi Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi'ne ait 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Plan Tadilatları

Beyoğlu İlçesi Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi'ne ait 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Plan Tadilatları Meclis Kararları Karar Özeti: Karar Tarihi: 16.09.2011 Karar No: 2111 Dosya No: 2111 Karar: Beyoğlu İlçesi Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi'ne ait 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Plan Tadilatları

Detaylı

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU

ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU ihh 6. ULUSLARARASI ÇOCUK BULUŞMASI RAPORU 18 EKiM 2014 Uluslararası Çocuk Buluşması, İHH İnsani Yardım Vakfı nın dünyanın farklı coğrafyalarında gerçekleştirdiği yetim çalışmalarını Türkiye halkına anlatmak

Detaylı