Yeni komutanlardan eski inciler...

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Yeni komutanlardan eski inciler..."

Transkript

1 Say : 25 iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin *Y l:1* 5-18 Eylül 2008 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X Bir de yetkisi olsa... Genelkurmay n komuta kademesinin devir teslim töreninde konuflan yeni komutanlar yetkilerinin s n rl l ndan dem vurdu. Devrimci ve yurtsever harekete karfl baflar s zl n bu flekilde aç klamaya çal flan askerden önce polis de ayn gerekçelerle daha fazla yetki istiyordu. Ancak sadece son birkaç hafta içinde yaflananlar asker ve polisin elindeki öldürme yetkisi ve keyfiyetinin ne durumda oldu unu aç kça gösteriyor! Yetkilerinin yasalarla s n rland ndan yak - nan polis, 24 A ustos günü Sivas ta dur ihtar na uymad ve kaçt n iddia etti i otomobile atefl açt ve sürücü Turan Özdemir i gö sünden vurarak öldürdü. Bomba flüphesiyle atefl aç lan otomobilde bira flifleleri bulundu. Bursa n n merkez Nilüfer ilçesinde 26 A ustos gecesi dur ihtar na uymad için polisin baca ndan vurdu u, h rs zl k zanl s oldu u iddia edilen Gökhan E. hastanede öldü. Polislerin zanl y durdurmak için havaya atefl etti i iddia edildi. Diyarbak r n Lice ilçesine ba l Hedik köyü 22 A ustos günü akflam saatlerinde askerler ve geçici köy korucular taraf ndan sald r ya u rad. Köylüler olay n ard ndan köye gelen askerlerin Kusura bakmay n yanl fll k oldu dedi ini söyledi. Katliam ve iflkenceye yetkili askerler Mardin in Derik ilçesinde 23 A ustos ta düzenlenen operasyonda sa ele geçirdi i HPG li Mehmet Dölek ve Mustafa Tangören kurfluna dizdi. Tangören in vücudunda sigara yan ve kesik izleri tespit edildi. Mardin in Nusaybin ilçesinde 28 A ustos günü piknik yaparken askerlerin atefl açmas sonucu Nusret Kalkan adl bir kifli yaflam n yitirdi. Kalkan n kalbinden ald kurflunla yaflam n yitirdi i tespit edildi. Kalkan n tüm ailesi olaydan sonra gözalt na al nd. Belediye iflçileri kazand... Yaklafl k 5 ay süren ve son olarak sendikan n 28 A ustos ta Zeytinburnu Belediyesi nde greve ç kaca n kamuoyuna duyurmas ile ilerleyen T S süreci, iflçiler aç s ndan önemli kazan mlar ile noktaland. Sayfa 4 Direnifller dayan flmayla büyüyor Yeni Nepal için yeni önderlik Nepal de kitle örgütlerinin ve partilerin ça r s üzerine hükümet kurma görevini üstlenen NKP(Maoist), UML ve MJF partileri ile anlaflarak Federal Demokratik Cumhuriyetin ilk hükümetini oluflturdular. Prachanda yoldafl Kurucu Meclis teki 25 partinin 21 inin deste i ve 464 oyla baflbakanl a seçildi. Kongre Partisi ise aleyhte oy kulland. Prachanda 18 A ustos ta yemin ederek görevine bafllad. Sayfa 8 Ne mutlu para bulup okutana! 8Eylül Pazartesi günü okullar aç - l yor. Her y l oldu u gibi bu y l da veliler oldukça s k nt l. Emekçi halk n yaflam koflullar n n oldukça düflük seviyede olmas, okullar n aç l fl tarihi gibi dönemsel zamanlarda velileri iyiden iyiye zorluyor. Bu y l okullar n aç l fl n n biraz daha s k nt l geçmesine neden olacak olan fley, Ramazan ay ile okullar n aç l fl n n ayn tarihe denk gelmesi. Sayfa 2 Yeni komutanlardan eski inciler... Esasta ABD ve onun etkisi d fl na henüz tam olarak ç kamayan AB emperyalizmi ile Rusya emperyalizmi aras nda geçen ve fakat bölgedeki figüranlara da bolca rol da t lmaya çal fl lan Kafkaslar da esen savafl rüzgarlar n n ve Ortado u daki iflgal savafllar n n gerdi i dünya gündeminde NATO nun en büyük askeri güçlerinden biri olan Türk ordusunun komuta kademesindeki devir teslim ve bu ba lamda yap lan aç klamalar ülkenin gündemini ziyadesiyle meflgul etmeye devam ediyor. Ziyadesiyle diyoruz, çünkü normal flartlarda tart fl lmas gerekenin TSK n n bafl na kimin geçti i (kapsad tüm resmi ve resmi olmayan kurumlar yla birlikte) politikalar olmas gerekti i aç kt r. Yoksa devlet erkan yla hayli içli d fll olmas yla tan nan Murat Yetkin in dedi i gibi Torumtay dan Karaday ya, Karaday dan K vr ko lu na, K vr ko lu ndan, Özkök e, Özkök ten Büyükan t a köklü de ifliklikler oldu u söylenemez. Ancak yine de özellikle devir teslim törenlerinde, 30 A ustos resepsiyonlar nda ya da son zamanlarda moda oldu u flekliyle herhangi bir vesileyle askerlerin yapt aç klamalar önümüzdeki sürecin nas l flekillenece i üzerine fikir vermesi bak m ndan ve ne dedi inden öte devletin-hakim s n flar n önemlidir. Sayfa 3 Kimden Taraf? 2008 y l nda burjuva-feodal bas na Taraf isimli bir gazete daha dâhil oldu. Tüm burjuva yay n organlar gibi bu gazetenin de bir ihtiyac n ürünü olarak yay n hayat na bafllad, bundan dolay belirli amaçlar ve görevleri oldu u anlafl lmakta. Görüldü ü kadar yla ABD nin Ortado u politikalar ekseninde, Türk kompradorlar n n önüne Taraf oldukça önemli görevleri olan ve bu kapsamda görünenin ötesinde, arkas nda önemli bir koydu u görevlere paralel yürüttü ü, reorganizasyon faaliyetlerinin bas n aya nda önemli görevleri yerine getirmek için yay n hayat na bafllanu ve bu misyonu oynarken kulland argüman ve gücün oldu u bir gazete dir. Bu anlamda misyom fl bir gazete bu. araçlar bafll bafl na incelemeye de er. Sayfa 9 Birçok bölgede iflçi direniflleri devam ederken Türk- fl fiubeler Platformu ve Herkese Sa l k Güvenli Gelecek (HSGG) Platformu 28 A ustos Pazartesi günü Unilever direniflini ziyaret etti. Sayfa 4 F nd k taban fiyat belirlendi Bir tarafta IMF-DB-AB nin plan n uygulama yükümlülü ü di er tarafta yerel seçimler dolay s yla üreticileri memnun etme zorunlulu undan kaynakl oldukça geç aç klanan ve kademeli olarak 4 YTL - den bafllayan f nd k fiyatlar köylünün giderlerini dahi karfl lamamaktad r. Sayfa 5 Daniskan n böylesi! Baflbakan Tayyip Erdo an n Rize de yapt konuflma ile çevre sorununa dair engin düflüncelerini de ö renmifl olduk. Kendini çevrecinin daniskas ilan eden Baflbakan, çevrecileri hedef tahtas - na koyarak, çevrenin nas l korunaca na dair önemli dersler verdi. Sayfa 7 flçi köylü den Geliflmenin ilk ad m... Propagandan n somuta dayanmas, ezilenler için sorun olan ve bugün yaflamlar için ciddi problem teflkil eden konular üzerinde yo- unlaflmak anlam na gelir. Sayfa 2 S n fsal Yaklafl m Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bak fl Yeni dönemin as l yönü ezilenlerin kutbu Yaflanabilir çevre ve ücretsiz sa l k hakk m z Sayfa 3 Sayfa 4 Sorunlar n çözümü devrimci pratiktedir! Sayfa 11 Ne halklar n direniflleri ne de su tüketilemez! Sayfa 13

2 Yaşamın İçinden İşçi-köylü Eylül 2008 Okullar aç l yor: Ne mutlu para bulup da okuyorum diyene! 8 Eylül Pazartesi günü okullar aç l yor. Her y l oldu u gibi bu y l da veliler oldukça s k nt l. Emekçi halk n yaflam koflullar n n oldukça düflük seviyede olmas, okullar n aç l fl tarihi gibi dönemsel zamanlarda velileri iyiden iyiye zorluyor. Bu y l okullar n aç l fl n n biraz daha s k nt l geçmesine neden olacak olan fley, Ramazan ay ile okullar n aç l fl n n ayn tarihe denk gelmesi. Çünkü Ramazan ay yaklafl rken özellikle g da fiyatlar yükseliyor ve zaten al m gücü düflük emekçilerin kemerlerini biraz daha s kmas gerekiyor. AKP hükümeti her ne kadar stoklara izin vermeyeceklerini söylese de bu bir kuru propagandadan ileri gitmiyor. E itimin destekleriyle daha iyi bir hal ald yalan n söyleyen hükümet, di er yandan bu alanda da özellefltirmelere katk da bulunup Manisa da ücretsiz dershane aç yor. E itimi dershanelere ba l k lmalar n n verdikleri destekle direkt ba lant s oldu u aflikâr. Okullarda çeflitli etkinlik, k rtasiye giderleri, kay t paras, ba fl, yard m gibi isimlerle velilerden para toplanmaya devam ediliyor olmas da resmen kabul edilmeyen bir di er gerçek. Bakanl klar n içerisinde en düflük bütçeye sahip olan Milli E itim Bakanl e itime verilen de erin aç k ifadesi. Okullarda kay t paras n n yasak oldu unu aç klayan Milli E itim in sözüne karfl n okul müdürleri de Milli E itim imzal resmi yaz lar gösteriyorlar. Bu yaz larda bütçe yetersizli i nedeniyle okulun kendisinin karfl lamas gereken baz harcamalar oldu- u yaz yor, yaln z bunu nereden karfl lamas gerekti i yazm yor. Ucu böylesine aç k bir durumda devreye rüflvet ve ne tutarsa politikas giriyor. Sonuç: bütçe yetersizli i nedeniyle (kay t paralar al nd halde) çocuklara gerekli e itimin verilememesi. Bafl na bu sayd klar m z gelmeyen veli neredeyse yok. Devletin kendi resmi kurumu olan Anadolu Ajans n n Ankara kaynakl verilerine göre, ilkokula bafllayacak bir ö rencinin ailesinin ortalama olarak 138 ile 384 YTL aras nda harcama yapmas gerekiyor. Geçti imiz günlerde hükümetin 4 kiflilik bir ailenin açl k s n r n 255 YTL olarak aç klamas karfl s nda bu masraflar bir servet de eri tafl yor. 20 milyon ö rencinin bulundu u ülkemizde 1 milyondan fazla ö renci bu y l okula bafllayacak. nsan kayna- m z, en büyük zenginli imiz ve sermayemizdir diyen Milli E itim Bakan Hüseyin Çelik, iflçiye dönüfltürdükleri sermayenin tersanelerde kum torbas olarak nas l kullan ld klar n, memura dönüfltürülen sermayenin de 255 YTL ile nas l paha biçilmez de erde görüldü ünü kastediyor Konuya iliflkin görüfllerini ald - m z, E itim-sen 3 No lu fiube Baflkan Nebat Bükrek de flunlar söyledi; olmal. Hüseyin Çelik, son 5 6 y ld r bütçeden en büyük pay n e itime ayr ld n, ancak nüfus fazlal nedeniyle arzulanan pay n e itime ulaflmad - n iddia ediyor. Kolejlere ve vak flara ayr lan ödemelerden devlet okullar na kalmayan pay n etkisiyle olsa gerek, fazlal k say - lan nüfusa yard m kalm yor. E itim-sen verilerine göre; ilkö retim okullar na ba l anas n f na bafllayan bir ö rencinin okula ilk ad m - n n maliyeti 387 ila bin 224 YTL aras nda de ifliyor. Çocu unu ilkö retim okuluna yeni kay t yapt racak ailelerin, en az 489 YTL, en fazla bin 807 YTL aras nda harcama yapmas gerekiyor. Ortaö retim ça na gelmifl çocuklar bulunan ailelerin yükü daha fazla. Genel liseye bafllayacak bir ö rencinin ailesine masraf 613 YTL ile 2 bin 223 YTL aras nda oluyor. Meslek lisesi ö rencisinin masraf 621 YTL ila 2 bin 213 YTL. Yetkililerin tekrarlad sorun-s k nt yok, daha iyiye gidiyoruz, durmak yok yola devam naralar n n ve çeflitli resmi ve özel kurum ve kurulufllar n, sivil toplum örgütlerinin verdi i istatistikî bilgilerin yan nda bir de halk n kendi gerçekli i var. Biz de bir parças n olsun yans tabilmek için halktan görüfl alarak aç klanan verilerin emekçiler cephesine nas l yans d n göstermek istedik. Eminönü nde ucuz bir pazar olarak ad ç km fl (art k ucuz bir taraf - n n da kalmad söyleniyor) Tahtakale yi dolaflarak al flverifl yapan insanlarla görüfltük. Hafta sonu olmamas - na karfl n belli bir yo unluk söz konusu Eminönü nde, ancak al flverifl oran henüz esnaf n istedi i seviyeye gelmemifl. nsan kalabal yla daha da darlaflm fl sokaklarda yürürken, al flverifle gelmifl ancak bakmakla yetinen birisine yöneltiyoruz sorular m z. Kay t paras al nmamal! Okullar n aç lmas ve yer y l yaflanan genel s k nt lar hakk nda neler düflündü ünü soruyoruz Fikret Demir e. Bence okullar aç l rken kay t paras al nmamal. Devletin okullara verdi i para belli ama insanlar n da yapabilece i yard m belli. Herkes ayn oranda yard m yapamaz. Zaten o zaman bunun ad yard m olmaz, gönüllülük temelinde olmal bu paralar n al nmas. fiimdi ben istemez miyim çocu um daha iyi bir okulda okusun? Ama param yok, veremiyorum, ne yapaca m o zaman? diye yan tl yor sorumuzu. Her y l insanlar bu ve benzeri s k nt lar yaflad klar n söylüyorlar ve bu durumdan çok flikâyetçiler. Bunun yan nda toplu bir tepki ya da demokratik bir talep için örgütlenmek söz konusu de il. Sizce bunun nedeni nedir dedi imizde Demir; Bizim insan m zda birlikte hareket etmek gibi bir bilinç yok. Bu konuda kesinlikle örgütlenilmeli. Mahalle dernekleri, lokaller, çeflitli aile birlikleri gibi birçok alternatif olabilir. Bunlar n toplant lar yapmas, kendilerini geniflletmeleri, sendikalara, odalara ve di er kurumlara kendilerine yard mc olmalar konusunda bask yapabilmesi gerekir. Ama daha çok bireysel hareket etmeyi ve bahaneler uydurmay tercih ediyoruz. Bu konuda bir öncülük yok, bir yerden tutunmak gerekiyor diyor. Röportaj yapt m z gören bir esnaf, Abi madem okullarla ilgili görüflüyorsunuz, bak flu dükkânda bir kardeflimiz var, üniversite kazanm fl bir k z m z için para topluyor. Onunla görüfl diyor ve bizi karfl daki dükkân n kap s na kadar götürüyor. çeride fienay Karaca ad nda, çal flt ma azan n orta bir kad nla konufluyoruz. Karaca bir arkadafl m vesilesiyle tan d m bir aile. Üniversite kazanm fl bir k z çocu u var, ancak yoksulluktan gidemiyor okula. Annesi akci er kanserinden ölmüfl, babas da inflaat iflçisi. Küçük bir kardefli var o da lösemi hastas. Bana sen esnafs n elin uzan r bir yerlere, belki yard m etmek isteyen birileri ç kar dediler ama olmad, bir fley yapamad k. Ben ve arkadafl m her ay belli bir miktar yard m etmek için söz verdik ancak yeterli olmayabilir diyor. Ard ndan bafll yor bu durumu yaratanlara sitem etmeye. Bu ülkede o kadar zenginler var ki K br s a, Las Vegas a gidip kumar oynuyor, milyon dolarlar b rak yorlar. Yard m etmelerini istedi inde bin lira vermez, ifllerim kötü gidiyor derler. Genel olarak bu ve benzer durumlara duyars z kal nmas n cehalet olarak de erlendiren Karaca insanlarda dayan flma duygusu yok diyor. Karaca n n bahsetti i ailenin hiçbir maddi dayana yok ve 5 bin YTL gibi bir paraya ihtiyaçlar var. Pahal l ktan flikayetçiyiz Yolumuza devam ediyoruz. Girenin ç kan n eksik olmad bir ma azan n içine girip görevliden röportaj için izin istiyoruz. Sahadiye Okur isimli bir ev kad n bizi k rm yor ve biraz da çekinerek k saca görüfllerini bizimle paylafl yor. Okur, Okullar kay t paras al yor, veliler itiraz etmeliler. Ben geçen sene 150, bu sene de 50 YTL verdim kay t paras. Tabi herkes bizim gibi de il, komflular mdan çok daha fazla verenler var. Hayat pahal l çok fazla, flimdi Ramazan da geldi ne yapaca z bilmiyorum. fiikâyetçiyiz bu pahal l klardan, düzelmesini istiyoruz. Herkesin de karfl ç kmas laz m, gerekirse Baflbakan a kadar ç kmal lar fleklinde düflüncelerini ifade ediyor. Makine Mühendisi 38 yafl ndaki Ercan Özdemir ise, Biz okul aile birli i olarak okulun ihtiyaçlar n elimizden geldi ince karfl l yoruz zaten. nsanlar okullara kay t yapt rmaya giderken korkuyorlar, Acaba benden para isteyecekler mi, ne kadar isteyecekler? diye fleklinde konufltu. Eminönü ne do ru inerken karfl - m za seyyar bir m s rc ç k yor. Ad Fatih Do an, Siirtli, henüz 24 yafl nda. Görüflmek istedi imizi söyleyince Biliyorsunuz bizim do unun insan gariban kesimdir. Burada YTL para istiyorlar okula kay t için. Zaten benim param olsa çocu umu daha güzel okula gönderirim. Toplum olarak sorunu birlikte halletme bilinci yok bizde. Bir ara düflündüm Milli E itim e ç kay m diye ama olmad. Çevremdeki insanlar da ayn fleylerden flikâyetçiler. Bizim mahallede bir okul var, baflka okula gönderin diyorlar alm yorlar okula diye anlat - yor dertlerini Do- an, biraz söylediklerinden çekinerek. ( stanbul) Birleflik mücadeleye ihtiyac m z var e itim y l na sorunlarla bafll yoruz. Hem e itim emekçileri cephesinden hem de ö renciler ve veliler aç s ndan y nla sorun var. E itim emekçileri olarak bizi bekleyen sorunlar n bafl nda hükümetin bizimle toplu sözleflme masas na oturmamas, ekonomik, sosyal ve siyasal anlamda taleplerimizin karfl lamamas geliyor. Ekonomik olarak doyurulmayan bir e itimci verimli olamaz. Öncelikle onun yaflam standartlar n yüksek tutars n ki kendisini gelifltirsin, yenilesin, okusun ve bu arada da çocu una, s n f - na dönsün. Ama flimdi e itim emekçileri derse giriyor, dersten sonra ek ifl aramak zorunda kal yor. Bu temelde yaflam standartlar n n iyilefltirilmesi birincil ve öncelikli taleplerimiz. kincisi okulda s n flar m zla ilgili sorunlar - m z var. S n flarda ö renci say s n n azalt lmas gerekiyor Bu çok ciddi bir talep. Birçok okulda altyap yok, teknolojik e itimden bahsediliyor fakat bunun altyap s oluflturulmam fl. Bunlar n yan s ra demokratik, bilimsel ve paras z e itim öncelikli taleplerimiz aras nda. Çocuklara sadece ders kitaplar ücretsiz veriliyor. Bu da göstermelik. Bunun d fl nda çocuklardan ders y l içerisinde y nla fley isteniyor. Malzeme, araç-gereç vb. Veliler aç s ndan yine öyle. Birkaç tane çocuk okutan veliler bu külfet alt nda eziliyor. Her y lki giderler bir önceki e itim y l ndan daha fazlad r. Bu hem velileri hem ö retmenleri hem de ö rencileri olumsuz etkiliyor. Bu temelde hepimizin birleflik mücadelesine ihtiyac m z var. işçi-köylü den Geliflmenin ilk ad m... Egemen s n f klikleri aras nda süren iktidar savafl ayn zamanda birçok gerçe in aç a ç kmas na da vesile oluyor. Son dönemde medya patronlar ile hükümet iliflkilerini, halktan ald klar vergileri efendileri burjuvalara nas l sunduklar n ortaya konan belgelerden geçilmiyor. Elbette ki, tüm bu yans yanlar yap lan h rs zl klar n sadece küçük bir bölümünü teflkil etmektedir. Ancak yine de baz gerçeklerin görülmesine fl k tutmas aç s ndan önemlidir. Her fleyden önce sözü edilen serbest piyasan n, egemen s n flar n h rs zl k serbestisi oldu u, ortaya ç kan bu kirli iliflkilerle daha iyi görülmektedir. Her f rsatta özellefltirmeyle, zarar eden kamu kurumlar n yük olmaktan ç kard klar n söyleyen egemen s n flar n parlamentodaki figüranlar n n en kârl kurumlar efendilerine, hem de vergilerden muaf tutarak nas l peflkefl çektikleri bugün bütün ç plakl yla ortadad r. Bilindi i gibi, devrimciler ve komünistler küreselleflme, özellefltirme propaganda ve sald r lar n n alt nda yatan gerçeklere bafltan itibaren dikkat çekmeye çal flt - lar. Bugün aç a ç kanlar, dikkat çekilen gerçeklerin küçük bir bölümü. Daha da önemlisi bu ülkenin en kârl kurulufllar emperyalistlere ve bir avuç iflbirlikçiye peflkefl çekilerek elde edilen nakitler ve yine yüksek faizlerle sa lad klar kredilerle büyüyoruz masallar yla kitleleri uyutmaya çal flanlar, özellefltirme ve s cak paran n ak fl - n n yavafllamas yla birlikte masallar da gerçe in duvar na çarpma sürecine girmeye bafllad. Büyüyen iç ve d fl borçlar, ç gibi artan iflsizlik, genifl y nlar n yaflad yoksulluk vb. tüm gerçekler egemen s n f sözcülerinin yalanlar na ayna tutmaktad r. As l büyüyenin bir avuç hainin oldu u aç a ç kan örneklerle birlikte emekçiler taraf ndan daha iyi görülmektedir. Görülmesi gereken di er bir gerçek ise; dünyada yaflanmakta olan krizin de etkisiyle önümüzdeki süreçte varolan ekonomik krizin daha da derinleflece idir. Ve bunun siyasal anlamdaki etkileri de daha a r bir boyutta olacakt r. Bunun ezen ve ezilenler aras ndaki mücadeleye yans malar da kaç n lmazd r. Çeflitli ifl kollar nda sürmekte olan direnifller ve genifl y nlarda artan hoflnutsuzluk, önümüzdeki süreçte ezilenler cephesindeki geliflmeler bak m ndan bize ipuçlar sunmaktad r. Bu gerçekleri görerek yar na haz rlanmak, mevcut durumu s n f mücadelesi lehine çevirmek için örgüt, somuta dayal ajitasyon-propaganda araçlar n n kullan m ve devrimci pratik olmazsa olmazd r. Ayn zamanda bu faaliyet içinde kullanaca m z dil çok sade olmal d r, halk n anlayaca dilden konuflmak önemlidir. Propagandan n somuta dayanmas, ezilenler için sorun olan ve bugün yaflamlar için ciddi problem teflkil eden konular üzerinde yo unlaflmak anlam na gelir. Örne in, yoksulluk ve iflsizlik tüm ezilenlerin ortak sorunudur. Emekçiler yoksullaflt kça, bir avuç sömürücü s n f n nas l zenginleflti ini, bu zenginli in yoksullu u ve iflsizli i nas l derinlefltirdi ini sade, somut ve anlafl l r bir dille ortaya koymas n bilmeliyiz. Bunun için yayg n ve ikna edici örnekler verebilmeliyiz. Örneklerimiz anlafl l r, kafalardaki sorulara yan t olacak nitelikte olmal d r. Bunun için de öncelikle bizlerin yaflanan geliflmeleri takip etmesi, tart flmas ve kavramas gerekmektedir. Bundan sonra tek sorun bu yan tlar n pratik mücadeleyle iliflkilerinin kurulmas d r. Oysa karfl s na ç kan her sorunun çözümü için at lan her pratik ad m, yeni ad mlar n ön haz rl niteli indedir. Yürümedeki srar, önümüze ç kan engelleri nas l aflaca z sorusuna daha makul ve mant kl yan tlar bulacakt r. Sözgelimi; ezilenlerle ba kurma konusundaki srar - m z, bizi onlar n somut sorunlar n incelemeye, kavramaya ve bu do rultuda pratik aray fllara götürür. Bu aray fllar m z kitleleri içerecek tarzda bir mücadele perspektifine sahip olmal d r. Bunu hedeflemek, hemen kitlelerin harekete geçecekleri anlam na gelmez. Böylesi bir beklenti içine girmemeliyiz. Ama kitlelerle ba n ancak bu tür devrimci pratik çal flmalarla sa lanaca gerçe ini kavramal y z. flçinin, köylünün, ö rencinin, emekçinin somut sorunlar n içermeyen her faaliyet ve prati e dönük devrimci ça r yan ts z kalmaya mahkumdur. Elbette ki, kitle hareketlerinde zay flaman n oldu u, devrimci hareketin geriledi i, otoritesinin zay flad dönemlerde yap lan tüm ça r lara kitlelerin yaklafl m tereddütlü olur. stenilen düzeyde yan t verilmeyebilir. Bu, yürütülen çaban n, verilen emeklerin bofla gidece i anlam na gelmez. Tam tersine ancak sab rla, inatla yürütülecek bu yönlü pratiklerle somut sonuçlara varacakt r. Tüm bu çabalar örgütle-örgütlülükle olmal d r. Bu örgütlülük pratik eylemlili i içermelidir. Çünkü tüm sa lam örgütlenmeler çetin mücadelelerin ürünüdür. Bu demektir ki; baflta Kürt ulusu olmak üzere tüm emekçilere, devrimcilere karfl yürütülen sald r lara kay ts z kalmayacak, ezilenlerin sorunlar n gündemine alacak ve bu u urda her türlü bedeli ödemeye haz r örgütler yaratt m z oranda baflar elde ederiz.

3 5-18 Eylül 2008 İşçi-köylü 3 Politika gündem Yeni komutanlardan eski inciler... Esasta ABD ve onun etkisi d fl - na henüz tam olarak ç kamayan AB emperyalizmi ile Rusya emperyalizmi aras nda geçen ve fakat bölgedeki figüranlara da bolca rol da t lmaya çal fl lan Kafkaslar da esen savafl rüzgarlar n n ve Ortado u daki iflgal savafllar n n gerdi i dünya gündeminde NATO nun en büyük askeri güçlerinden biri olan Türk ordusunun komuta kademesindeki devir teslim ve ba lamda yap lan aç klamalar ülkenin gündemini ziyadesiyle meflgul etmeye devam ediyor. Ziyadesiyle diyoruz, çünkü normal flartlarda tart fl lmas gerekenin TSK n n bafl na kimin geçti i ve ne dedi inden öte devletinhakim s n flar n (kapsad tüm resmi ve resmi olmayan kurumlar yla birlikte) politikalar olmas gerekti- i aç kt r. Yoksa devlet erkan yla hayli içli d fll olmas yla tan nan Murat Yetkin in dedi i gibi Torumtay dan Karaday ya, Karaday dan K vr ko lu na, K vr ko lu ndan, Özkök e, Özkök ten Büyükan t a köklü de ifliklikler oldu u söylenemez. Ancak yine de özellikle devir teslim törenlerinde, 30 A ustos resepsiyonlar nda ya da son zamanlarda moda oldu u flekliyle herhangi bir vesileyle askerlerin yapt - aç klamalar önümüzdeki sürecin nas l flekillenece i üzerine fikir vermesi bak m ndan önemlidir. flte bu bak mdan yeni Kara Kuvvetleri Komutan Ifl k Koflaner in ve yeni Genelkurmay Baflkan lker Baflbu un söylediklerine bir bakmak faydal olacakt r. Özünde birbirini tamamlayan konuflmalarla yeni komutanlar Baflbu ve Koflaner, baflta Kürt ulusal hareketi olmak üzere tüm topluma gözda vererek, küreselleflmeye karfl ulus devleti ve üniter yap y koruyacaklar na ant içtiler. Di er yandan, konuflmalar nda demokrasi söylemi de esas olarak tehdit alg lamas üzerinden yer buldu. Laiklik vurgusu da konuflmalardaki yerini lay k yla ald. Biz bunlar bilmiyor muyduk? Büyükan t, Baflbu ve Koflaner konuflmadan önce de biz bunlar bilmiyor muyduk? Öncesini bir kenara b rakal m TC nin kuruluflundan itibaren bu söylemlere çeflitli nüanslar da dikkate alarak- çokça tan kl k etmifltir çeflitli milliyetlerden Türkiye halk. Afl r demokrasinin devletin temel ilkelerinden olan ve fakat i difl edile edile halk n bask alt nda tutulmas n n/aldat lmas n n arac olmaktan baflka da bir tan m olmayan- laikli e zarar verdi ini biz Baflbu söylemese de biliyorduk. Yine Baflbu un konuflmas nda da de indi i gibi Her konuyu tart - flabilme özgürlü ü, devletlerin varl - n riske sokacak konular içermez. Devlet içinde entelektüel tart flmalar n yap labilir olmas, devleti ayakta tutan unsurlar n tart flmaya aç lmas anlam n tafl mayaca n en basitinden Kemalizm konusunda biz zaten biliyorduk. TC devletini ayakta tutan temel direk olan ve gelmifl geçmifl ve bugün hala karfl m zda olan (CHP den AKP ye ve orduya) tüm egemen s n f temsilcilerinin ve kurumlar n n sar ld temel ideolojik kaynak olan Kemalizm in dokunulmazl ve tart fl lmazl dahi bunu kolayl kla anlamam z sa lamaktad r. Yine de bu bildik argümanlar n d fl nda (bildik ama geçti imiz süreç aç s ndan özel olarak çarp c olan) küreselleflme ve ulus devlet aras ndaki ba lant meselesidir. Do ru kavram kullan rsak da emperyalizme karfl durufl meselesidir. KKK Koflaner bak n ne diyor: Küresel güçler taraf ndan kurgulanan ve ülke içi medya, baz akademik ve sermaye çevreleri ile sivil toplum örgütleri içine yuvalanan postmodern bir tabakan n oluflturdu u propaganda ve etki a ; ulusal birlik, ulusal de erler ve güvenlik parametrelerinin zay flat lmas ve çözülmesi yönündeki gayretlerini sürdürmektedirler. Ülkemiz, hayati önemdeki sorunlar n n çözümü ve hayati ç karlar n n korunmas nda d fl kaynakl siyasi ve ekonomik yapt r mlara ba ml hale getirilmeye çal fl lmakta, dayat lan yap sal reformlar yoluyla sürekli bask ve tehdit alt nda y prat lan ve s k flt r - lan bir ülke konumuna düflürülmek istenmektedir. Kimdir bu küresel güçler? Bizim bildi imiz en büyük küresel (emperyalist) güçler bellidir. Ülkenin hakim s n flar n n efendileri olan ABD, AB emperyalistleri, Rusya vd. Peki bu küresel güçlere bu kadar karfl lar da bu topraklardaki ncirlik gibi bir ABD üssünün bulunmas na, anl flanl Türk ordusunun güzide askerlerinin bu güçlerin emrinde olmas na, her istediklerinde bu güzide askerlerini s n rlar n d fl na kalkan olarak gönderilmelerine vs. vs. ne diyorlar? Ve yine ayn konuda güncel bir örnek olmas bak m ndan; onca gürültüye karfl n, Montrö Antlaflmas diye yap lan yaygaralara karfl n insani yard m ad alt nda Bo azlardan geçen savafl gemilerini nas l aç klayacaklar? Dünyan n en önemli emperyalistler aras çat flma bölgelerine olan (Ortado u, Kafkaslar ve Balkanlar) co rafi yak nl yla emperyalistlerin ileri karakolu olma özelli ini nas l birlefltirecekler bu küresel karfl t söylemleriyle? Hiçbir fley, söylemeyecekler, hiçbir flekilde aç klayamayacaklar! Çünkü uflakl k s fat hiç de ra bet edilebilecek bir konum de ildir, itiraf da imkâns zd r. Ama yine de Koflaner in eksiklerini tamamlayan Baflbu un flu sözleri efendi-uflak iliflkisini ortaya koyacak bir yan t olabilir: Türk Silahl Kuvvetleri ile ABD Silahl Kuvvetleri aras ndaki iflbirli i ve anlay fl mükemmel seviyededir. Bu nedenle, önemli görevlerimizden birisi de, bu iflbirli inin korunmas d r Türk Amerikan iliflkileri iki ülkenin ortak de erleri üzerine infla edilmifltir, köklüdür ve tarihidir. Bugün bu iliflkiler, iki ülke için her zaman oldu undan çok daha önemlidir. Türkiye nin ABD ile olan iliflkileri, belirli bir konuya ba lanamayacak kadar genifl ve kapsaml d r. Tüm bunlar söylenmese de uflakl a devam edilece ini bilmememiz mümkün mü? Çeflitli milliyetlerden Türkiye halk yine hedefte Tipik bir asker s zlanmas n yine bildik tarzda dinledik komutanlar n dilinden ve yine hedefte oldu umuzu teyit ettik. Baflbu da, Koflaner de, yasal düzenlemelerin ellerini kollar n ba lad ndan, terörle mücadelede etkili olamad klar ndan yak narak önümüzdeki süreçteki katliamlar için hukuksal zeminin de tam istedikleri gibi olmas n istediler. Ayn nakarat polis güçleri Halk n gündemlerini merkeze alan ve onlara çözüm alternatifleri sunan bir yaklafl mla egemenlerin s n rlar n parçalamal y z. Bu ise, halk n gerçek gündemleri çerçevesinde, hâkim s n flar n bize sundu u teflhir olanaklar - n da iflleyerek yürütülebilir ancak. de her f rsatta dile getirmekten çekinmediklerini biliyoruz. Nedir bu ellerini kollar n ba layan hukuksal düzenlemeler? Hangi hukuksal düzenleme bu katil sürülerinin ellerini kollar n ba lamaktad r? Son bir y l içinde polisin sokak ortas ndaki cinayetlerinden hangisinden hesap sorulmufltur bu düzenlemelerle? Hangi polis ya da asker halka karfl iflledikleri suçlardan hak ettikleri cezay al yor? S n r içinde ya da d fl nda Kürt ulusal hareketine karfl istedikleri zaman ve flekilde operasyonlar düzenleyemiyorlar m? Ayn konuflma içinde ABD destekli kara ve hava operasyonlar na devam edeceklerini söylemediler mi? Gerçeklere, zihinleri kararmadan, bafllar dönmeden bakabilenler tüm bu sorular n do ru yan t n verebilirler. Ama Baflbu un da söyledi i gibi medyan n sa lad olanaklarla insanlar n zihinleri gerçek anlamda bir mücadele alan d r. Dolay s yla insanlar n zihinleri yeni savafl alanlar - d r ve ne yaz k ki bu savaflta egemenler bizlere göre hayli öndedir. O zaman bu savafl alan ndaki yerimizi almak için harekete geçmek gerekiyor. Genelkurmay ndan, düzen partilerine ve onlar n pek sivil güçlerine kadar s n f mücadelesini esas alan ciddi bir inceleme ve bu incelemeler üzerinden yo un bir teflhir faaliyetine giriflmek önemlidir. Halk n kendi gündemi derken... Ama bu yeterli mi? Devrimcilerin temel faaliyeti teflhir üzerine kurulu ajitasyon/ propagandaya s k flt r labilir mi? Ya da bu teflhir faaliyeti sadece egemenlerin güncel gündemleri üzerinden yürüyebilir mi? Devrimciler, egemenlerin halka çizdi i s n rlar n d fl na ç karak yol gösteren ve örgütleyen olmal d r. Yani halk n gündemlerini merkeze alan ve onlara çözüm alternatifleri sunan bir yaklafl mla egemenlerin s n rlar n parçalamal y z. Bu, halk n gerçek gündemleri çerçevesinde, hâkim s n flar n bize sundu u teflhir olanaklar n da iflleyerek yürütülebilir ancak. Neden halk n kendi gündemi var diyoruz? Bunun anlam egemenler aras ndaki dalafl n halk ilgilendirmedi i ya da tav r almalar na gerek olmad n pek tabi ki- ifade etmemektedir. Hele ki herkes ekme iyle u rafls n, politikay da b rakal m egemenler ve onlar n ideologlar, sat lm fl kalemleri hadi bir ad m daha gidelim, devrimciler- yürütsün anlam na hiç gelmemektedir. Aksine burada kastedilen, egemenlerin gösterdi i su birikintisinde bo ulma ya da bo ulunacak birikintiyi seçme tehlikesine dikkat çekmekten ibarettir. Tüm bunlar için de, çeflitli milliyetlerden halk m z n temel gündem ve taleplerini belirlemek ilk ve acil ad m olmal d r. Ondan sonras bu taleplere yönelik politika belirleyerek kitleleri harekete geçirecek somut ve canl bir çal flmay içeren projeleri yaflama geçirmektir. Söylendi i kadar kolay olmad kesin ancak hedeflerin büyüklü üyle paralel düflünüldü ünde bu üstesinden gelemeyece imiz bir ifl de de il. S n fsal Yaklafl m YEN DÖNEM N ASIL YÖNÜ EZ LENLER N KUTBU 11 Eylül (2001) sald r lar n n hemen ard ndan, Afganistan ve devam nda Irak iflgallerini merkeze alarak dalga dalga dünya ölçe inde büyütülen emperyalist terör kampanyas 7. y l n doldururken; baflta bölge olmak üzere çok çeflitli alanlardaki güç dengeleri ve buna ba l ittifaklarda önemli de iflimler ortaya ç km flt r. Bunun temel sebebi bu dönem boyunca süren iflgale karfl direnifl ile emperyalist-kapitalist cephedeki iktisadi, sosyal ve siyasi bunal mlarla flekillenen tablodur. Her iki ülkede sürdürülmekte olan iflgale karfl direnifl, alt n önemle çizmek gerekir ki emperyalizme karfl yürütülen kavgalar n inanç ve moral kayna olmufltur. ABD önderli indeki emperyalist koalisyonun acze düflürüldü ü direnifllerin oluflturdu u barikat sayesinde süreç farkl bir yöne evrilmifl, devrim ve karfl - devrim cephesinde çeflitli aktörler devreye girmekte gecikmemifltir. Bölge halklar ve ezilen uluslar bak m ndan emperyalistler ve gerici/ faflist/ sömürgeci rejimlere direnmede, Filistin prati i istisnai örnek olmaktan ç km flt r. AB li emperyalistler ve Rus emperyalizminin ABD ye yedeklenen tutumunda meydana gelen sorunlar giderek büyümüfl, Rusya özgülünde yar lmaya dönüflmüfltür. Bu yar lman n 2007 den itibaren derinleflti i, Kosova sorunu ile kendini iyice d fla vurdu u, NATO zirveleri ile restleflmeye dönüfltü- ü gözlemlenebiliyordu. Ama nihayet Gürcistan n müdahalesi ve Rusya n n fiili resti ile bugünkü noktaya tafl nmas, önemli bir aflama olarak görülmelidir. Kendi bünyesinde dahi bir dizi (21) özerk-federe devlet (aralar nda Çeçenistan ve Kuzey Osetya da bulunan) bar nd ran Rusya n n Güney Osetya ve Abhazya y tan - ma karar ile ABD nin karfl s na dikilmesi ve so uk savafla haz - r z mesaj vermesi, Putin in 10 fiubat 2008 de Münih Güvenlik Konferans ndaki, Tek kutuplu dünya düzeninin ve ABD nin tek tarafl dayatmalar kabul edilemez sözünün bofluna sarf edilmedi ini kan tlam fl oldu. Rusya, ABD ile so uk savafla elbette haz r de ildi. Düne göre büyük ölçüde toparlanm fl, iktisadi ve siyasi bak mdan belli bir istikrar sa lam fl, daha önemlisi savafl makinesini yenileme konusunda büyük bir hamle bafllatm flt. Nitekim çareyi fianghay flbirli- i Örgütü (fi Ö) nü toplant ya ça- rmakta bulmas da durumu bir ölçüde aç klamaktad r. Buradan ç - kan karar da beklendi i gibi Rusya n n flartl /temkinli olarak desteklenmesi fleklindedir. Abhazya ve G. Osetya y tan ma karar ç kmamas Rusya aç s ndan önemli bir eksiklik de ildir. Belirleyici olan Rusya n n Gürcistan konusunda izledi i politikalara destek sunulmas, di er bir deyiflle ABD nin tutumuna karfl ç k lmas - d r. ABD emperyalizmini imparatorluk mertebesine yükselten, küreselleflme kampanyas n n büyüsüne kap larak ultra-emperyalist teorilerin modern versiyonlar ile mutlak egemen statüsünde kabul edenler, tarihin sonu nu getirenlerle buluflmufllard. Bu noktada, s n f mücadelesinin bitti ini kabul etmek formaliteden ibaretti. Tek kutuplu dünya tespiti, sadece emperyalist cephedeki ABD nin kesin hâkimiyeti bak m ndan de il, devrim/karfl -devrim iliflkisi aç s ndan da geçerlilik arz ediyordu. 11 Eylül ün hemen ard ndan ya boyun e ecek ya da yok olup gideceksiniz parolas yla ifle koyulan ABD nin bütün gücüyle yüklenmesine karfl n elde etti i sonuçlar ortadad r. Bu baflar s zl k, bölgedeki di er güçlerin de harekete geçmesini koflullam flt r. Daha önemlisi, emperyalist cephede yukar da and m z geliflmelerin olmas yla beraber, di er hassas alanlardaki s n f mücadelesinin geliflim seyri de bu gidiflattan ciddi oranda etkilenmifltir. Savafl, iflgal, sald rganl k, savafl k flk rt c l vd. bütün emperyalist politikalar pek do al ki sistemin ekonomik kriz ve açmazlar ndan kaynaklanmakta; yeniden paylafl m olgusu ve egemenlikte s n rs zl k, bu zeminde karfl l - n bulmaktad r. 90 l y llardan itibaren yeni dünya düzeni ile birlikte ABD emperyalizminin gelifltirdi i plan ve projelerin enerji havzalar n kapsamas, çat flma, iflgal ve ilhaklar n tümüyle bu bölgelerde ç kmas tesadüf de ildir. Yine bu durum tek tek ülkeler bak - m ndan dahi Afrika ve Latin Amerika ölçe inde de böyle de erlendirilmek durumundad r. Öncelik bu esasa göre iflletilmektedir. So uk savafl diye adland - r lan dönem, militarizmin flaha kald r ld, ABD ve Rus sosyal-emperyalizminin dünya çap nda iflgal, darbe, müdahale ve sald rganl kta birbiriyle yar flt bir dönemdi. Yeniden paylafl m c l n emperyalist savafl boyutuna ulaflmad - ancak tüm cephelerde birbirlerinin nüfuz alanlar na müdahale için her türlü yol ve yöntemle mücadelenin sürdürüldü ü bu süreci ekonomik krizin koflullad ve derinlefltirdi i biliniyor. Bugün göndermede bulunulan döneme kap araland ndan söz edilirken emperyalist-kapitalist sistemin yine ciddi bir kriz içerisine yuvarlanmakta oldu unun alt çizilmek durumundad r. Ne var ki bugün için henüz so uk savafl diye adland r lan döneme benzer biçimde ABD emperyalizmine kafa tutacak güç ve dengede bir emperyalist bloktan söz etmek mümkün de ildir. Bu durum, ABD nin rakipsiz oldu u anlam na gelmemelidir. Rakipsiz olmak baflka bir fley, rakiplerinin onunla boy ölçüflebilecek konumda olmamas baflka bir fleydir. Rusya n n daha yak n zamana kadar ABD nin etki alan nda iken bugünkü konuma gelmesi, fi Ö deki blokun özellikle son 3 y l içerisinde kaydetti i geliflme dikkate al nacak olursa, sürecin ne kadar h zl akt - görülecektir. Bununla beraber, küreselleflme ad verilen süreçte meydan gelen çözülme, Ortado u da iflletilemeyen projeler, Do u Avrupa ve Kafkaslar da geriye sarmaya bafllayan Sorosçu devrimler, Uzakdo u-orta Asya daki Maoist halk savafl dalgas ve arka bahçe Latin Amerika y yukar dan afla kuflatan isyan hareketleri; ABD emperyalizminin ilerlemekte, geliflip güçlenmekte olan bir güç oldu- una dair tespitlerin geçersizleflti- ini ortaya koymaktad r. Geliflmenin ve çeliflmenin yönü budur. Bunun içindir ki ABD yeni hamlelerle süreci tersine çevirmek durumundad r. ABD nin Gürcistan bilinçli olarak G. Osetya ya sürdü ü ve Rusya n n hamlelerine davetiye ç - kard n ileri sürenlerin tezi yabana at lmamal d r. Pefli s ra Karadeniz e savafl gemileri göndermesi, Rusya y henüz haz r de ilken yeniden so uk savafl içerisine çekmeye çal flmas da anlafl l r olmal - d r. Zira, ABD nin 11 Eylül sonras hamlesi de zamanlama aç s ndan böyle bir özellik tafl maktayd. En güçlü oldu u dönemde, dünya egemenli inin kay ts z flarts z ele geçirilmesi bak m ndan dönemin flartlar oldukça elveriflliydi. Emperyalistlerin yeni çat flma ve iflgallerle daha da k z flt raca n resmen ilan etmekte sak nca görmedi i yeni dönem, yönetmeyi baflaramad klar eski dönemin keskinleflen çeliflkileri üzerinden flekillenmektedir. Bu çeliflkiler yuma n sadece kendi aralar ndaki dalaflma de il, ondan daha yo un bir biçimde s n f mücadelesinin büyüttü ü çat flmalar oluflturmaktad r. Yukar da ABD emperyalizminin durumuna iliflkin olarak resmetti imiz dünya panoramas, bunun eseri olarak flekillenmifltir. Önümüzdeki sürece as l rengini verecek olan da yaln zca onlard r. Ezilenlerin kutbundan gelifltirilen hamleler, sermayenin kalelerinde önemli gedikler açmaktad r y l ndan bu yana dünyadaki açl k s n r en yüksek seviyeye ç km flt r. Dünya nüfusunun yar s açl k s n r n n alt nda yaflamaktad r. Dünyan n pek çok bölgesi ve ülkesinde, kitle hareketleri, direnifl cepheleri, isyan eylemleri ve ayaklanmalar örgütlenmekte ve savafllar yürütülmektedir. Dünya, ezilen halklar ve uluslar için yaflan las bir konumda de ildir ama küçük bir az nl oluflturan emperyalist-kapitalist sistemin asalaklar na da dar gelmeye bafllayacakt r.

4 İşçi/köylü İşçi-köylü Eylül 2008 Mücadele eden belediye iflçileri kazand Telekom, THY, Novament te kazan mla sonuçlanan direnifl, Yörsan da birleflirsek kazanabiliriz düflüncesini gelifltirdi.14 Mart ta da birleflirsek güçlüyüz düflüncesi sokakta ortaya ç kt. Ard ndan Türk- fl e ra men 6 Nisan da Kad köy de on binlerce insan topland. E-Kart, Desa, Tuzla daki geliflmeler tabanda yaflanan k p rdan fllar gösteriyordu. Belediye- fl Sendikas ile stanbul Büyükflehir Belediyesi aras nda Mart ay ndan bu yana devam eden toplu sözleflme görüfllerinde anlaflma sa lanamam fl, bunun üzerine Belediye- fl Sendikas bir eylem takvimi aç klayarak, fiili meflru mücadeleye bafllam flt. Gerçeklefltirilen eylemlerin ard ndan Büyükflehir Belediyesi ne grev karar asmak isteyen kitle, polis terörü ile karfl laflm fl, yaflanan sald r sonucu birçok iflçi yaralanm flt. Yaklafl k 5 ay süren ve son olarak sendikan n 28 A ustos ta Zeytinburnu Belediyesi nde greve ç kaca n kamuoyuna duyurmas ile ilerleyen süreç, anlaflma ile noktaland. Toplu fl Sözleflmesi iflçiler aç s ndan önemli bir kazan mla sonuçland. mzalanan T S in s n f hareketi için önemi üzerine Belediye- fl Sendikas 2 Nolu fiube Baflkan Hasan Gülüm ile bir söylefli gerçeklefltirdik. - T S görüflmeleri nas l bir atmosferde bafllad? Sizin talepleriniz nelerdi? y l toplu sözleflmeler, GSS sonras 1 May s gündemi ile oluflan atmosferin içinde geliflti. Bu süreçten etkilenerek flekillendi. Bizim taleplerimiz de bu sürecin paralelinde geliflti. Türkiye nin her taraf nda sözleflmeler % ile bitti. B rak n eylem yapmay, ço u yerlerde sözleflmeler bile imzalanmad. May s ay na kadar stanbul da Büyükflehir Belediyeleri hariç birçok yer sonuçlanm flt. Sözü edilen rakamlar sendikac lar rahatlatan rakamlard, onlar için gürültüsüz pat rt s z iflleyen bir süreç oldu. Biz iflçi arkadafllar m z n ihtiyaçlar n dikkate alarak Türkiye de enflasyon oran n n de- il, yüzde 30 oldu unu söyledik. Bunun üzerinden belirledi imiz taleplerimizi iflverenler kabul etti. Ücret konusunda teklifler yüzde 8 olarak geldi. - Büyükflehir le yap lan görüflmelerden sonra bir dizi eylem gerçeklefltirdiniz. Bu süre içinde iflçilerin tepkileri nas ld? - Biz iflçilere mücadele edilmeden bir kazan m sa lanamayaca n söyledik. flçiler mücadele yolunu seçti. Yapt m z tart flmalar sonucunda grev karar n n ilan edilmesi fikri ortaya ç kt. Edirnekap da 17 Temmuz günü yaklafl k 4 bin iflçi ile ifl b rakarak grev karar asmak üzere eylem yapt k. Demokratik hakk m z biber gazlar, coplu sald r larla engellenmek istendi, buna ra men ayn gün grev karar n ast k. Kamuoyunda belediye iflçilerini hakl l gündeme geldi. flçiler haklar na daha fazla sahip ç kt lar. Eylemimiz iflçileri olumlu etkiledi. flçilerin deste i ile eylem program aç klad k. Bu s rada talebimizi yüzde 20 olarak duyurduk. flveren eylemden sonra yüzde 14 e ç kt. flçiler greve evet diyorlard. Ancak d fl m zdaki sendikalarla hareket etmek zorundayd k. Genel- fl, Tes- fl, Hizmet- fl gibi stratejik yerleri ellerinde tutan sendikalarla birlikte yürütüyorduk görüflmeleri. Eylemlilik süreci ve taleplerimiz birçok sendikan n görüflmelerini kilitledi. Sendika yöneticilerinin aç ktan söyledi i flu oldu; Türk- fl yüzde 12 ye evet diyecekti, ama siz 17 Temmuz la talepleri yükselttiniz. Tüm bunlara ra men 1 y l için 17.5 e gelindi. Bu, son y llardaki en iyi rakamlardan biriydi. Telekom 44 gün grev yapt, yüzde 14 ald. Kazan m m z 17 nin üstünde de olabilirdi. Tes- fl in oldu u GDAfi, ETT, SK de sözleflmeler imzalan nca biz de imzalamak durumunda kald k. Bu karar iflçilerle birlikte ald k. Büyükflehir i bu noktaya getiren fley iflçilerin taleplerini yüksek tutmalar yd. kincisi buna uygun afla dan yukar ya iflçileri örgütlemekti. Öyle olunca iflveren büyük flehirdeki zay f halkalara yüklendi. - T S görüflmeleri boyunca fiili mücadele yürüterek önemli kazan mlarla görüflmeleri sonuçland rd n z. Bu süreç s n f hareketi için nas l bir önem tafl yor? y l geçmifl y llara göre s - n f hareketinde bir k p rdan fla sahne oldu. Telekom, THY, Novament te kazan mla sonuçlanan direnifl, Yörsan da birleflirsek kazanabiliriz düflüncesini gelifltirdi. 14 Mart ta da birleflirsek güçlüyüz düflüncesi sokakta ortaya ç kt. Ard ndan Türk- fl e ra men 6 Nisan da Kad köy de on binlerce insan topland. E-Kart, Desa, Tuzla daki geliflmeler tabanda yaflanan k p rdan fllar gösteriyordu. Tüm bunlar n sonucunda toplu sözleflmeler beklenmedik bir noktaya evrildi. mzalanan toplu sözleflme s - n f hareketine önemli bir katk sundu. Biz bir örnek yaratt k. MESS sözleflmeleri devam ediyor. Bu görüflmelerde muhtemelen flöyle bir fley ç kacak Evet, biz de mücadele edersek kazanabiliriz. Bu kazan m, sadece ekonomik de ildir, s n - f n kendi sorunlar na sahip ç kma duygular n gelifltirecektir. Mücadelenin gelifltirilmesi aç s ndan bir kazan md r. Önümüzdeki dönem grev ve direnifllerin geliflece i bir süreç olacak. S n f hareketi gelifltikçe sendika ile hareket içindeki çizgiler de giderek netleflecek. S n fa güvenen, ona dayanarak yürüyenlerin ilerleyece i bir süreç olacakt r. ( stanbul) Direnifller dayan flmayla büyüyor! 28 A ustos Pazartesi günü Türk- fl fiubeler Platformu ve Herkese Sa l k Güvenli Gelecek (HSGG) Platformu taraf ndan Unilever direnifline bir dayan flma ziyareti gerçeklefltirildi. Bizde flçi köylü gazetesi olarak direniflteki iflçilerle görüflmek amac yla bu ziyarete kat ld k. Unilever Fabrikas önünde stanbul dan gelenlerin yan s ra Yörsan, E-Kart vb. direniflçi iflçilerin de gelmesiyle bayram havas nda bir selamlaflma yafland. Ziyaret s ras nda konuflmalar d - fl nda slogan sesleri neredeyse hiç susmad. flçilerin mücadelesini Unilever den bir iflçi anlatt, ard ndan da sendika yönetici ve temsilcileri söz ald lar. Bu s rada biz iflçilerin aras nda dolaflmaya bafll yoruz, kalabal kta biraz hüzün ve bolca gurur veren bir manzarayla karfl lafl yoruz. Direniflçilerin çocuklar, ellerindeki dövizlerin ç kan çivileri ve bozulan kenarlar yla ilgileniyorlar. Hemen yan bafllar nda ateflten ve dumandan kararm fl bir demlik ve minik ellerde büyük umutlar n talepleri olan küçük dövizler. Sohbetimize bir Unilever iflçisiyle bafll yoruz. Ad Ulgar Biber. Biz sendika nedir bilmiyorduk, yeni ö reniyoruz, daha yeni al flt k say l r diyor. Örgütlenmeye bafllad klar nda hepsinin do al çekinceleri oldu unu belirtiyor. Patron sendikalaflmay duyunca ilk olarak öncü iflçileri, daha sonra da di er iflçileri iflten ç kard diye anlat - yor yaflad klar n. Biz birkaç gün içinde biter bu ifl anlaflma olur diyorduk, yani buralara kadar gelece ini hayal bile edemezdik sözleriyle anlatmay sürdürüyor. Alandaki kalabal, çeflitli yerlerden gelmifl farkl kültürlerden iflçilerin ortak bir paydada bulufltu unu göstermek istermifl gibi kitleyi iflaret ediyor ve do ru kelimeyi düflünüyor; Nas l söylesem, bu bizim için bir mucize! diyor. Türk- fl fiubeler Platformu nun bafllatt 5 YTL ni Grev ve Direniflteki flçi Kardeflinle Paylafl kampanyas n da oldukça anlaml buldu unu belirtiyor. Biber, bu destek ziyaretleri çok önemli bizim için. nan lmaz bir moral kayna oluyor. Bu süreklilik sa land sürece kazanaca- m za inan yoruz diyor. Direniflte kad n iflçi olup olmad - n sordu umuzda biraz da övünen bir ses tonuyla evet bir kifli var, Sabire Abla diyor. Sabire Aydafl n yan na gidiyoruz, tek kad n direniflçi oldu unu biliyor, ama yaln z olmad n anlat yor. Bu gibi dayan flma ziyaretlerinin daha fazla olmas n istiyoruz, moral kayna oluyor bizim için diyor Aydafl. Kad n olman n zorluklar n direniflte yaflay p yaflamad n soruyoruz kendisine. Cevab, duyanlara cesaret verir nitelikte; Kimseden olumsuz bir tepki almad m ve bu da bana cesaret veriyor. Burada direniflte olan tek kad n benim ama hep beraber kazanaca z biz bu direnifli diyor. Sohbetimizin ard ndan ziyaretin sonuna gelindi ve yeniden görüflmek üzere iflçilerle vedalaflt k. Unilever direniflçileri, iflçi kardefllerini karfl lad klar gibi coflkulu bir flekilde u urlad. ( stanbul) Tersane cinayetleri yay l yor Tuzla Tersaneleri nde art k seri hale gelen, bir süre önce ise Pendik Tersanesi ne de s çrayan ifl cinayetleri nin kapsama alan giderek geniflliyor! Kurals z çal flt rmaya ba l yaflanan iflçi ölümlerinin adresi bu defa Körfez Yar mca da bulunan Marmara Tersanesi idi. Bu tersanede çal flan smail K rlang ç adl iflçi, ifl güvenli ine dönük önlemlerin al nmamas sonucu, 27 A ustos ta çal flt geminin güvertesinden düflerek yaflam n yitirdi. Önlemler göstermelik! Kurals z çal flma ve buna ba l olarak da ifl güvenli inin sa lanmamas üzerine yaflanan ölümlerin bafll ca adresi olan Tuzla Tersaneleri nde ise, al nan önlemlerin ne kadar göstermelik oldu u k sa sürede aç a ç km fl bulunuyor. En son tersane iflçilerinin kum çuval olarak denek yap lmas sonucunda 3 iflçinin yaflam n yitirmesi ile gündeme gelen tersanelerde, kamuoyunun bask s yla kapat lan iki tersane aradan birkaç gün geçmeden aç ld. Kapat larak, mühür vurulan tersanelerden biri olan RMK Tersanesi, tersane sahibinin eksikler tamamland yönlü yapt baflvurunun hemen ard ndan, 5 gün içinde yeniden faaliyete geçti. Ancak zaten gerek sendikalar gerekse kamuoyu tersane kapatman n çözüm olmad n dile getirmekteler. Çünkü tersane kapatma, ço- unlu u gündelikle çal flan iflçilerin iflsiz kalmas anlam na gelmekte. RMK Tersanesi nin kapal kald süre içinde de bu sorun ortaya ç km flt r ve iflçiler çal flmad klar süre boyunca ücret hakk ndan mahrum kalm fllard r. Tersane felç etti! Dearsan Tersanesi nde Pozitif Gemi isimli tafleron firmada montaj iflçisi olarak çal flan 40 yafl ndaki Ali Alemdar n üzerine, imal edilmekte olan makinenin aya düfltü. Vücudunun çeflitli yerlerinde k r klar oldu u bildirilen Alemdar, Dr. Lütfi K rdar Kartal E itim ve Araflt rma Hastanesi ne kald r ld ve buradan da ameliyat edilmek üzere Bostanc sviçre Hastanesi ne sevk edildi. 6 saat süren bir omurilik ameliyat geçiren Alemdar n sinirlerinin ezildi i ve belden afla s - n n felç oldu u ö renildi. (Kartal) Deri- fl Sendikas : DESA sabr m z tafl rma! Deri- fl Sendikas, iflten at lan DE- SA iflçileriyle birlikte Niflantafl DESA ma azas önünde bir eylem gerçeklefltirdi. 23 A ustos Pazar günü de DESA Deri ma azas önünde toplanan iflçiler, DESA flafl rma, sabr m - z tafl rma, Sendika yoksa, üretim de yok sloganlar n hayk rd lar. Çeflitli dövizler de tafl yan iflçiler, eylem esnas nda sokaktan geçenlere bildiri da tt lar. Burada sözlü olarak bir aç klama yapan Deri- fl Sendikas Örgütlenme Sekreteri Gürsel Mentefle, iflçilerin 1800 lü y llar aratmayan çal flma koflullar nda çal flt klar - n, bu koflullara daha fazla dayanamad klar için de sendikaya üye olduklar n belirtti. Mentefle sendikaya üye olman n anayasal bir hak oldu unu hat rlatarak, anayasal haklar n kullanan iflçiler üzerinde bask oluflturan patronun suç iflledi ini vurgulad. Limter- fl Sendikas n n da destek verdi i eylem alk fl ve sloganlarla sona erdi. Eylemin ard ndan görüfltü ümüz Deri- fl Sendikas Tuzla fiubesi Baflkan Binali Tay dan k sa bir görüfl ald k. Tay Yörsan, Karper, Unilever ve DESA da yaflanan direnifllere dikkat çekerek bu direnifllerin kazan lmas durumunda ciddi bir moral motivasyon sa lanaca n dile getirdi. ( stanbul) Emekçinin Gündemi Yaflanabilir çevre ve ücretsiz sa l k hakk m z Her gün TV lerde, gazetelerde tedavi olmak için hastaneye giden ama bir türlü hastane kap s ndan içeri girmeyi baflaramayan ve hastane hastane dolaflt r lan insanlara dair haberleri izliyoruz. Bu haberlerin kamuoyuna yans mas ile birlikte baflta Baflbakan olmak üzere ilgili bakan ve yetkililer hemen müdahele ederek sorunu çözdüklerini duyuruyorlar. lgili hasta hastaneye yat r lm flt r. Hastane masraflar üstlenilmifl, görevlerini yapmayan personel hakk nda soruflturma aç larak konu kapat lm flt r. Ama bizler tüm bu yaflananlar n birer aldatmacadan ibaret oldu unu biliyoruz. Emperyalizmin yar -sömürge ülkelere dayatt yeniden yap land rma program n n hedefi yar -sömürge ülkelerin pazarlar ile tüm yeralt -yerüstü zenginlikleri üzerinde tam bir hâkimiyet sa lamakt r. AKP de bu temelde hareket ederek sa l k hizmetlerini piyasa koflullar na uygun bir flekilde ticarilefltirmek için gündemine ald birçok tasar y yasallaflt rd. AKP Sa l kta Dönüflüm Projesi nin propagandas yla birlikte herkese sa l k güvencesi, hiçbir ek ödeme yapmadan sa l k hizmeti sa lanaca n n propagandas n yapt. Ama kendi TV ve gazetelerine yans yan vücudu yanm fl küçük çocuklar n, do um yapmak üzere olan hamile kad nlar n hastane hastane dolaflt r ld klar na dair görüntüler bu propagandan n bir yalandan ibaret oldu unu aç a koydu. Bugün birçok yerli ve yabanc flirket kendisine sunulan olanaklar kullanarak sa l k alan na yat r m yap yor. Eren ve Esas Holdinglerin birlikte kurdu u Birleflik Sa l k Kurumlar (BKS) 21 ila 30 hastanede 100 milyon dolarl k bir yat r ma haz rlan yor. Eren Holding Yönetim Kurulu Baflkan Ahmet Hilmi Eren in sa l k sektörünün devlet tekeline b rak lmayacak kadar ciddi oldu una inan - yorum. BKS nin önünün aç k ve büyük baflar lara imza ataca na eminim fleklindeki aç klamas n do ru okursak durum daha da anlafl l r olur. Sa l k alan n bu kadar ciddi bulmalar n n nedeni ifltahlar n kabartan milyon dolarlar olsa gerek. Elde edeceklerini ifade etti i büyük baflar lar ise daha çok kâr elde etme arzular n n bir ifadesidir. Yap lan bu tür aç klamalar sa l k alan nda nas l bir talan n planland n n da aç k göstergesidir. TV ve gazetelere yans yan tedavi olmak için hastane hastane dolaflan hastalar n görüntüleri bu politikalar sonucu ortaya ç kmaktad r. Bu yaflananlar münferit olaylar olmad gibi kendini bilmez birkaç hastane personelinin ifli de de ildir. As l sorumlular bu düzenlemeleri yapanlar ve paras olmayana hastane kap lar n kapatan egemenlerdir. Somut bir örnek olarak 2002 y - l ndan bugüne her y l artarak gündeme gelen K r m-kongo Kanamal Atefli hastal yla ilgili yaflananlar ibret vericidir. Bu hastal ktan y l nda 6, 2004 ve 2005 y l nda 14 er, 2006 y l nda 27, 2007 y l nda 33 kifli hayat n kaybetti. Bu sene ise flu ana kadar 30 kifli hayat n kaybetti. Bu say n n artaca na kesin gözüyle bak l - yor. Tüm bu olaylar olurken hiçbir ciddi bilimsel tedbir almayanlar hastal k ve ölüm haberlerinin her gün artmas n n zorlay c l ile bu hastal kla mücadele edilece ini aç klamaya bafllad lar. Ve en sonunda bu hastal kla mücadelenin yolunun pantolon paçalar vb. nin çorap içine sokmaktan geçti ini kamuoyuna aç klad lar. Halk n sa l n n egemenlerce önemsenmedi inin di er çarp c bir örne i de Aksaray, zmir, Ankara, stanbul, Malatya vb. illerde yaflanan arsenikli, mikroplu sular n halka içirilmesidir. Aksaray ilinde su flebekesine kar flan kanalizasyon nedeniyle binlerce insan hastanelere ak n etti. Bu durum içme suyuna d flar dan çok kolay mikrop kar flabilece ini bir kez daha göstermifl oldu. Yaflanabilir bir çevre ve sa l k hizmetlerine hiçbir engelle karfl laflmadan ücretsiz bir flekilde ulaflmak tüm insanlar n en do al temel haklar ndand r. Bu konularda halk aptal yerine koyanlar ve halk çaresiz sananlar büyük bir yan lg içindeler. Bugün bu yaflanan sorunlar somutunda halk n bu acil sorunlar n n yafland her yerde tüm devrimci, demokratik kurumlar n biraraya gelerek halk n bu en temel insani haklar konusunda sergilenen pervas z yaklafl mlara karfl birlikte hareket etmesi gerekmektedir. Halk n bu en temel insani haklar n n al nmas için kitlelerin demokratik taleplerine önderlik etmeleri zorunluluktur. Bunun yolu kitlelerle birlikte kal c ve srarc bir mücadeleyi örgütlemekten geçmektedir.

5 5-18 Eylül 2008 İşçi-köylü 5 İşçi/köylü F nd k sorunu, fiyat tart flmalar na s k flt r larak gündemde! F nd k hasat dönemine girilmeden önce bafllayan tart flmalar hasat döneminin sonuna gelindi i halde sonuçlanm fl de il. Geçen y l seçimler dolay s yla fiyatlar Temmuz ay n n bafl nda aç klanm fl, bir miktar ödeme de yap lm flt. Bu y lsa, hükümetin bir tarafta IMF- DB-AB nin plan n uygulama yükümlülü ü di er tarafta yerel seçimler dolay s yla üreticileri memnun etme zorunlulu u; fiyatlar ancak A ustos un son haftas nda aç klanabilmifltir. Kademeli olarak belirlenen ve 4 YTL den bafllayan fiyatlar pek tabi ki üretici köylünün giderlerini daha karfl lamamaktad r. Bu y l stoklarla birlikte eldeki f nd k miktar n n bir milyon tonu aflarak rekor k rmas bekleniyor. Tar m Reformu Uygulama Projesi çerçevesinde ekim alanlar n n ve dolay s yla rekoltenin düflmesi gerekirken; rekor seviyede art fl olmas ve yap lacak ödemeler için IMF-DB den izin kopartma zorunlulu u AKP yi kara kara düflündüren (!) esas nedendir. Fiyatlar n geç aç klanmas borcu olan üreticilerin ürünlerini tüccar-tefeciye çok düflük fiyata satmalar na yol açm flt r. Gazetelere yans yan haberlere göre birçok Karakuyu köylülerinin ulafl m isyan zmir in Menderes lçesi ne ba l 950 nüfuslu Karakuyu Köyü, ulafl m sorunlar n n çözülmemesi karfl s nda isyan etti. Köylüler, ulafl m sorunlar n n çözülmesi için belediye ile yapt klar görüflmelerde sonuç alamay nca imza kampanyas bafllatt. zmir Büyükflehir Belediyesi ne daha önce de defalarca baflvuruda bulunmalar na ra men sorunlar görmezden gelinen köy halk na, her defas nda Orman köyüne araç vermek zorunda de iliz cevab verildi. Kendi sorunlar na komflu Çileme Köyü ile birlikte servis arac tutarak çözüm üreten köylüler, Büyükflehir Belediyesi nin Çileme Köyü ne otobüs seferi düzenlemesiyle yeniden zora düfltü. Karakuyu Köyü Muhtar Ahmet Torun, defalarca belediyeden otobüs istemelerine ra men taleplerinin karfl lanmad - n belirterek, köylerine 5 km uzakl ktaki Çileme Köyü ne verilen otobüsün kendi köylerinden de geçmesini istiyor. Okullar n aç lmas yla ulafl m sorunlar n n daha da artaca na dikkat çeken Torun, Bizim ö rencilerimiz ilçe okullar na gidiyor. Belediye bize otobüs vermezse ö rencilerimiz ve ö retmenlerimiz çok büyük ma duriyet yaflayacaklar. 25 ö rencimiz 8 ö retmenizim her gün bu köyden ç k p okullar - na gitmek zorunda. Belediyenin Çileme ye sa lad olana 5 kilometre ilerideki bizim köye de vermesinde nas l bir sorun olabilir? diye sordu. Büyükflehir Belediyesi nden otobüs talebiyle köyden toplad klar 155 imzay yetkililere ulaflt racaklar n söyleyen köy muhtar Torun, flunlar söyledi: Her 3 ayda bir belediyeden otobüs istiyoruz. Bize, da köylerine araba vermiyoruz diyorlar. Ama bize 5 km yak na kadar araba geliyor. Ayn otobüs bizim buradan da geçsin istiyoruz. Bizim bu ma duriyetimizi görsünler. E er bize yard m etmezlerse çocuklar m z okulu b rakmak zorunda kalacak. ( zmir) üretici f nd n 2,5 YTL den satmaya bafllam flt r. Ço u zaman da küçük üretici bu kadar bile bekleyemeden, ürün dal ndayken ucuza satmak zorunda kalmaktad r [alivre (önceden) sat fl]. Böylece TMO nun almas gereken f nd k miktar nda do al bir düflüfl olmakta, bu da ödemeler konusunda hükümetin elini rahatlatmaktad r. Yani uygulanan f nd k politikas üreticiyi tefeci-tüccar n eline teslim etmektedir Küçük üreticinin sorununu ne TMO ne Fiskobirlik çözer! Ülkemizde ilk ad mlar 5 Nisan kararlar ve hemen peflinden imzalanan Stand-by anlaflmas ile at - lan TRUP; May s 2001 ile birlikte uygulanmaya bafllad. TRUP un baz temel bileflenleri; gübre, kredi ve fiyat desteklerinin kald r lmas, tar m ürünlerinin pazarlama ve ifllenmesinde devletin rolünü azaltmak için devlete ait kooperatiflerin özerklefltirilmesi, Tar m Sat fl Kooperatifleri Birlikleri nin (TSKB) ifllevsiz hale getirilmesi ve flirketlefltirilmesi, ürün geçifl program ekseninde tütün ve f nd k üretiminde alternatif ürünlere geçilmesidir. DB ve IMF ile bu projenin karfl l kl olarak imzalanmas yetmemifl, kanunlaflt r lmas IMF nin stand-by görüflmelerinin flartlar ndan biri olmufltur. Bu kapsamda tarihinde ç kart lan Tar m Kanunu nda Tar m Politikas n n lkeleri bafll alt nda; Uluslararas taahhütlere uyum, piyasa mekanizmalar n bozmayacak destekleme araçlar - n n kullan m, özel sektörün rolünün art r lmas maddeleri yer alm flt r. F nd k ve tütün; TRUP ta Alternatif Ürün Program Bilefleni ad alt nda ayr ca ele al nm flt r. Buna göre 100 bin hektar f nd k bahçesinin sökümü istenmifl ve bunun için DB taraf ndan 146 milyon dolar ayr lm flt r. Ayr ca di er TSKB ler gibi Fiskobirlik in de özerklefltirilmesi karar al nm flt r. Gelinen aflamada; f ndak bahçelerinin de il azalmas, artmas yla karfl karfl ya kal nm flt r y - l nda 544 bin hektar alanda f nd k varken 2007 de 700 bin hektar olmufltur. ( Milliyet) Alternatif ürünlere yönelim olmamas n TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi B. Remzi Suiçmez di er ürünlere göre daha kârl olmas, depolama süresinin uzunlu u, fiyat ve Pazar garantisinin olmas nedeniyle f nd n alternatifsiz olmas d r. Özellikle yüksek e imli arazilerde; arazinin konumu ve önerilen ürünlerin getirisi dikkate al n rsa; f nd - n alternatifi, bitkisel üretim alan nda yine f nd kt r ya da göç tür fleklinde aç klam flt r. TSKB lerin özerklefltirilmesi, devletten kredi almamalar ; baflta Fiskobirlik olmak üzere tüm birliklerde büyük borçlar n oluflmas - na, ürün al namamas na ve TAR fi gibi baz büyük birliklerin parçalanmas na yol açm flt r sonras nda proje kapsam nda Destekleme Fiyat stikrar Fonu (DF F) oluflturulmufltur. Birlikler, DF F ten piyasa koflullar na göre daha yüksek oranda faizli kredilere mahkum edilmifllerdir. Befl y l içerisinde tüm birliklerin DF F e borcu 600 milyon YTL ye ulaflm flt r. TSKB lerin flirket gibi hareket etmesi istenmektedir. Bunun gerçekleflmesi; birinci olarak zaten Rize de 2006 y l nda bafllayan Hidroelektrik Santraller e karfl kizdere, Çayeli, F nd kl, Hemflin ilçelerinde çevreciler ve yöre sakinleri eylemlere bafllad. Yöredeki sivil toplum örgütlerinin destekledikleri eylemlerde bazen 500 kifli kat l rken, bazen de yaklafl k 5 bin kifli kat ld. Rize nin Hemflin ilçesi Kantarl Köyü nde kurulmas düflünülen HES i protesto etmek için yöre sakinleri 21 A ustos günü eylem yapt. Kantarl Köyü sakinlerinin Trabzon Bölge dare Mahkemesi ne açt dava sonunda mahkeme HES kurulmas karar n durdurarak, yörede tekrar inceleme yap lmas na karar vermiflti. Bunun üzerine Rize Adliyesinden Hakim Rasim Güzel, Rize Üniversitesi Ö retim Görevlisi Doç. Dr. Davut Turan ve Yöre Halk n n Avu- Batman n Befliri lçesi ne ba l 15 köyde kurakl kla birlikte yaflanan su sorunu, köylüleri göç etmekle karfl karfl - ya getirdi. Ekinlerin suland H vzat Çay ile su kuyular - n n kurudu u köylerde, köylüler tankerlerle tafl nan suyun sorunu çözmedi ine vurgu yaparak, çözüm bulunmamas halinde, do up yaflad klar köylerini terk etmek zorunda kalacaklar n belirtti. Binlerce köylünün ekinlerini sulad H zvat Çay ile birçok su kuyusunun kurudu- u köylerde, ekinlerini sulayamayan köylüler, geçimlerini sa layamad klar n söyledi. Tar m ve Köyiflleri Bakan Mehdi Eker in kurakl ktan zarar gören köylülere tohum deste- i ve borçlar n n faizsiz olarak 1 y l süreyle ertelenece i aç klamas na ra men, köylülerin kurakl ktan gördü ü zararlar n karfl lanmas için herhangi bir giriflim bafllat lmad. kat zmir Barosu avukatlar ndan Erol Özcan ile yörede HES Santrali kurmay düflünen fiar Elektri in Avukat Seher Kandil den oluflan bilirkifli heyeti Kantarl Köyü nde inceleme yapt. nceleme s ras nda santralin yap laca alana gelen çevreciler, dereleri üzerinde santral yap lmas n protesto etti. Jandarman n genifl güvenlik ald eylem s ras nda 75 yafl ndaki Seher Sar çam isimli Nine nin hayk r fl eylemcileri duyguland rd. Seher Nine, kendisinin bu topraklarda do up büyüdü ünü ifade ederek, benim zmir im, Antalya m, Mersin im yok. Ben burada do dum, burada ölece im, torunlar - m n da hayat bu topraklarda geçecek. Ben istiyorum ki torunlar m n çocuklar da bu topraklarda yaflas n. Derelerimiz kurursa torunlar m z n gelece ini yok ederiz. Burada HES kurmak isteyen ilk O uz (Bêtro) Köyü nde, DTP li milletvekillerinin çabas yla tankerlerle köylülerin su ihtiyac karfl lanmaya çal fl l yor. Köy meydan na getirilen su tankerlerine ak n eden köylüler, su doldurduklar bidonlar efleklerle s rtlayarak evlerine tafl yor. Su al - m s ras nda zaman zaman köylüler aras nda da tart flmalar yaflan yor. Su sorunundan en çok kad nlar n etkilendi ini dile getiren 12 çocuk annesi mevcut sistemde de ç karlar korunmayan küçük üreticilerin daha çok ezilmeleri-h zl bir flekilde yok olufla sürüklenmeleri demektir. kinci olarak; emperyalist tekellerle rekabetleri mümkün olmad ndan sürekli zarar aç klayacak olmalar d r. Yar -sömürge ülkelerde bu tür projelerle destekler kald - r l rken AB, bütçesinden 55 milyar Euro, ABD ise 100 milyar dolar sübvansiyonlar için ay rm flt r. Destekler olmadan sürekli ve verimli bir üretimin olmas mümkün de ildir. Dolay s yla asl nda amaçlanan TSKB lerin tasfiyesidir. K saca flunu belirtmekte fayda var ki; Türkiye de kooperatifçilik hiçbir zaman küçük üreticiyi korur-kollar tarzda olmam flt r, olamazd da! Dönemin hükümetlerinin, büyük toprak sahiplerinin, tefecilerin-tüccar n ç kar esas al nm flt r her zaman. Ayn fley TMO ve di er K T ler için de geçerlidir. Bununla birlikte hem küçük üreticilerin ürünlerini bir merkezde toplayabilmek hem de toplumsal hareketlenmelerin önüne bir set çekebilmek için çeflitli tar msal destekler birlikler arac l yla devreye sokulmufltur. fiimdi bahsi geçen uygulamalarla bu cüzi miktardaki destekler ortadan kald r lmaktad r. Sonuç olarak; küçük üreticiler aç s ndan f nd k al m n Fiskobirlik veya TMO nun yapmas aras nda bir fark yoktur. Fiyat n bazen yüksek belirlenmesi de çözüm de ildir. Ekonomide ve di er sosyal politikalarda oldu u gibi bu konuda da sorunu AB-DB-IMF politikalar n n reddine s k flt rmak yetersiz olacakt r. Türkiye de küçük üretici, her zaman büyük toprak sahipleri, tefeci-tüccar ve hükümetler aras nda s k flm fl kalm fl; flimdi de yok olma aflamas na gelmifltir. Köylülerin içinde çal flmalar m z yo unlaflt rmak, ç karlar - n n iflçi s n f yla birlik olarak antiemperyalist, anti-feodal politikalar n savunulmas nda oldu unu göstermek gereklidir. Bununla ilgili kullan labilecek araçlar araflt rmak, kullanmak; yoksa da oluflturmak bizim görevimizdir. Kaynaklar: 1- TMMOB Ziraat Mühendisleri Odas Tar m Politikalar Yay n Dizisi: Türkiye tar m nda Kapitalizm ve SIn flar 2- TMMOB-ZMO; 2000 li Y llarda Tar m Sektörü Sempozyumu Rizelilerden HES karfl t eylem Köylüye göç yolu göründü olarak benim can m almal. Yoksa ben onlara santral kurdurtmam dedi. HES eylemine destek vermek için Kantarl Köyü ne gelen Hemflin Belediye Baflkan Baflar Cumbur, HES santralinin bölgeye büyük zarar verece ini bu nedenle kurulmas na karfl oldu unu belirterek, Bu bölgede nesli tükenmek üzere olan çeflitli canl lar, e er HES yap l rsa yok olacak. Dünyada yaln zca Hemflin havzas nda bulunan Kafkas Semender, su y lan, dere köpe i, Kaçkar Kunduzu ve artemia bu derede yafl yor. Bu canl lar n yan s ra dere alabal da derelerimiz kurutulursa yok olacak. Bu nedenle HES in kurulmas n istemiyoruz. Zaten Hemflin deresinin suyu çok az, bu suyun bir HES için rantabl olaca na da inanm yorum. Sonuna kadar köylülerle mücadele edip santralin kurulmamas için çal flaca z dedi. (Ankara) Menice Acet (60), tankerlerle gelen sular n kendilerine yetmedi ini ifade ederek, Do ru dürüst ne banyo ihtiyac m z giderebiliyoruz, ne evimizi gönül rahatl yla temizleyebiliyoruz ne de çamafl rlar m z y kayabiliyoruz. Gelip bidonlarla çekti imiz sular daha sonra bel, s rt ve omuz a r s na neden oluyor. Geceleri çekti imiz a r lardan dolay uyuyam yoruz dedi. fioförler sesini duyurmaya çal fl yor Bursa Büyükflehir Belediyesi nin kuruluflu olan sar belediye otobüslerinde çal flan floförlerine hat rlanaca gibi 1 Haziran 2008 tarihinden itibaren tafleron flirketi olan Halk Ulafl m Afi taraf ndan iflbafl yapt r lmam flt. Amaç ise birçok iflkolunda yafland gibi sendikalaflman n önüne geçilmesiydi. Ba l bulunduklar TÜMT S Sendikas öncülü ünde 1 Haziran dan itibaren birçok eylem ve etkinlik düzenleyen floförlerden rahats z olan Bursa Belediye Baflkan Hikmet fiahin, Belediye binas önünde her gün yap lan bas n aç klamalar n Valilik kanal yla yasaklad. Bu yasa n ard ndan Bursa Emniyet Müdürlü ü floförlere müdahale ederek eylemlerin önünü almak için yo un çaba gösteriyor. Valinin bu faflist uygulamas karfl s nda Sendikan n geri ad m atarak eylemleri Belediye binas önünden Orhangazi Park na almas bir olumsuzluk olmakla birlikte floförlerin 3 ayd r polis bask s na karfl ve yaz n kavurucu s ca nda aileleriyle direnifli sürdürme kararl l olumluluktur. 22 A ustos günü saat da Orhangazi Park nda toplanan TÜMT S Sendikas ve iflten at lan floförler bas n aç klamas yaparak hem Belediye Baflkan n n tutumunu hem de Valilili in yasakç zihniyetini protesto ettiler. (Bursa) Çankaya Belediye iflçilerinden eylem Maafl ve ikramiyelerini uzun bir süredir düzenli alamayan Çankaya Belediyesi iflçileri 21 A ustos günü bir süre ifl b rakarak, Söz bitti s ra eylemde dediler. Çankaya Belediye Baflkan Muzaffer Ery lmaz n toplu sözleflmeye ayk r davran fllar n protesto eden yüzlerce iflçi, trilyonlar bulan alacaklar ödenene kadar mücadele etmeye ant içtiler. Çankaya Belediyesi nde çal flan Genel- fl üyesi iflçiler uzun süredir maafllar n eksik ve avanslar halinde al yorlard. Sendikaya karfl düflmanca bir tutum sergileyen Belediye Baflkan Muzaffer Ery lmaz, iflçilerin 400 milyar YTL - lik T S fark n, 2 trilyon 207 milyar YTL lik iflveren ikramiyesini ödememiflti. Bunlar n d fl nda iflçilerin kamu ikramiyesinden 428 milyar YTL, devlet ikramiyesinden de 942 milyar YTL alaca- bulunuyor. Son olarak Temmuz ay maafllar - n n da avans fleklinde eksik yat r lmas na öfkelenen iflçiler, Genel- fl Ankara 1 No lu fiube nin ça r s yla Fen flleri Müdürlü ü, Park ve Bahçeler Müdürlü ü ile Temizlik Müdürlü ü nün bulundu u binan n önünde Muzaffer Ery lmaz a tepkilerini gösterdiler. (Ankara) 4-C liler Ankara dayd Çeflitli kurum ve kurulufllarda 657 say l Devlet Memurlar Kanunu nun 4-C maddesine tabi çal flanlar, çal flma flartlar n n iyilefltirilmesi talebiyle 23 A ustos günü Abdi pekçi Park nda bir eylem düzenledi. Türkiye nin 55 ilinden geldi i belirtilen ve Abdi pekçi Park nda toplanan kitle, pankart ve dövizler açarak, çeflitli sloganlar att. Yap lan aç klamada, özellefltirilen kurum ve kurulufllardaki baz kadrolu iflçilerin iflten ç kar larak, 657 say l Devlet Memurlar Kanunu nun, de iflik 4- C Maddesi kapsam nda farkl kurumlara yerlefltirildi i belirtildi. (Ankara) Santrale karfl yaln z de iliz! fi rnak Termik Santral Karfl t Platform, aç klad eylem plan nda yer alan oturma eylemlerinin son gününde tabutlu yürüyüfl düzenleyerek, oturma eylemi yapt. Yürüyüflün ard ndan Platform ad na Genç-Der Yönetim Kurulu Üyesi F rat Bilir ve KESK fiubeler Platformu Dönem Sözcüsü Hasan Do an birer konuflma yapt. Sinop ta da nükleer santral kurulmak istendi ini ve Sinoplular n buna karfl eylemler düzenleyerek önlemeye çal flt n aktaran Bilir, Bilmeliyiz ki, yaln z de iliz ve bunu baflaran, santrallerin kurulmas n engelleyen pratikler mevcuttur. Bizler de örgütlü mücadelemizle, kentimize sahip ç karak bunu engelleyebiliriz dedi. Termik santrale karfl panel düzenleyeceklerini ifade eden Do an ise Biz panelimizin en ön s ralar nda 3 koltu u Acar ve Gelifl için ay raca z. Gelip paneli dinlemeleri için onlar davet ediyoruz. Panelin sonuna kadar bu üç koltuk bofl kalacak ve onlar bekleyecektir dedi.

6 Dengê azadî İşçi-köylü Eylül 2008 Yerel seçimler ufukta: Cellat flimdi papaz! Mahalleler de çöp y nlar n n olufltu u Kozluk ta halk susuzlukla bo ufluyor. Etraf nda bol miktarda su olmas na ra men Kozluk Belediyesi nde sular günde bir saat ak yor. Belediye Baflkan, belediyenin olanaklar n bölge halk için kullanmak yerine kendi yandafllar na peflkefl çekiyor. Hakk nda aç lan kapatma davas ile kamuoyunda imaj epey y pranan AKP, yerel seçimlere yüklenerek güven tazeleme peflinde. Türkiye Kürdistan nda bir önceki seçimlere göre oy oran n artt ran AKP, son dönemlerde Anayasa Mahkemesi nin karar ve yaflanan zamlarla birlikte gerileyen oy oran n yükseltmenin hesab n yap - yor. S n r ötesi operasyonlar s ras nda gösterdi i tav r ile birlikte bölgede ciddi oranda teflhir olan AKP, yeniden imaj tazelemek için kollar s vad. Bölgede ordu muhalifli i üzerinden prim yapmaya çal - flan Erdo an, Ergenekon sürecinde Genelkurmay Baflkan ile gerçeklefltirdi i görüflmeler ve sonras nda yapt konuflmalarla da Ordu karfl t oldu u izlenimini de ciddi oranda kaybetti. Bugüne kadar büyük bir gürültü ile Kürt illerine yapt her ç karma fiyaskoya dönüfltü. Bir avuç AKP iflbirlikçisi d fl nda, emekçi Kürt halk ndan sert tepki alan AKP nin bölgede ifli zor görünüyor. GAP Eylem Plan ile önemli aç l mlar yapt n kamuoyuna duyuran AKP, bölgede sadaka da tarak açl k ve yoksullukla bo- uflan Kürt halk n sat n almaya çal fl yor. AKP 2009 Mart ay nda gerçeklefltirilecek yerel seçimlerde daha önce DTP den ald Van, Siirt, Bingöl, Mufl ve A r y koruyarak bunlara özellikle Diyarbak r ve Dersim i de eklemek istiyor. Ayr ca bölgedeki propaganda çal flmalar na a rl k verirken DTP li belediyeleri gözden düflürmek için türlü entrikalar da düzenliyor. 25 A ustos günü DTP li Batman Belediyesi ne bask n yapan polis, elinde arama izni olmadan belediyeye girmek istedi. Görevlilerin tepki göstermesi üzerine nöbetçi mahkemeden izin alan polis, Belediye Meclis üyelerinin ald tüm kararlar inceledi. Batman Belediyesi nde yap - lan hukuksuz arama DTP li belediyeye rüflvet bask n olarak bas na yans - t larak DTP li belediyeler flaibe alt nda b rak lmak istendi. AKP nin yerel seçimlerin yaklaflmas ile izleyece i politikada böylece aç a ç km fl oldu: DTP li belediyelere karfl psikolojik savafl! Fethullah ç dinci örgütlenmelerin önünü açarak Kürt halk n n inançlar n suistimal eden AKP, bunun için hiçbir masraftan kaç nm yor. Kürt halk n n ulusal kurtulufl hareketine olan deste ini zay flatmaya, giderek yok etmeye çal flan AKP bunun için hedef tahtas na özellikle Diyarbak r koymufl durumda. AKP li belediyelere devlet deste i! AKP T. Kürdistan nda yerel seçimlerde baflar sa layabilmek için yat r mlara a rl k verecek. Her belediyenin yapmas gereken ola an çal flmalara aktar lan kaynaklar AKP için seçim yat r m - na dönüfltürülecek. DTP li belediyelere hazineden yasal olarak verilmesi gereken kaynaklar kesilirken, AKP li belediyeler buna karfl l k çal flmayan DTP li belediyelerin alternatifi olarak sunulacak. Aktar lan kaynak flimdiye kadar oldu u gibi emekçi Kürt halk na yard m ad alt nda verilecek. AKP, Kürt halk - n açl kla terbiye edecek kendi yandafllar na muslu u açacak. Son olarak GAP Eylem Plan AKP nin Kürt halk na yaklafl m n da yans tmakta. GAP Eylem Plan kapsam nda y llar aras nda bölgesel kalk nma projelerinin tamamlanmas amac yla haz rlanan ve uygulamaya koyulan Sosyal Destek Program sadece AKP li belediyelere tahsis ediliyor. GAP bölgesinde dokuz ili kapsayan ve valilik taraf ndan yürütülen proje ile belediyelere önemli miktarlarda kaynak aktar m yap lacak. Diyarbak r Valili i nin haz rlad - listede DTP li belediyeler yer alm yor. Diyarbak r Valisi Hüseyin Avni Mutlu ile AKP Genel Baflkan Yard mc s Hayati Yaz c n n GAP Eylem Plan üzerinde beraber çal flt kamuoyuna yans yanlar aras nda. Ordaki vatandaflta benim insan md r sözleri ile Kürt ulusal sorununa aç l m n dile getiren Baflbakan n söylemlerinin gerçekleri yans tmad n görmek için sadece yaflanan geliflmelere bakmak bile yeterli. Yerel seçim stratejisini baflar s z adaylarla hareket etmeme fleklinde özetleyen AKP, birçok ildeki belediye baflkanlar n de- ifltirmek zorunda kalacak gibi görünüyor. Batman n Kozluk ilçesinde AKP li belediye yöre halk n n tepkisi ile karfl lafl yor. Su, altyap ve üst yap sorunlar n n çözülece i vaatleri ile belediye baflkan olan AKP li Hikmet Bahfli geçen süre içinde halka verdi i sözlerin hiçbiri tutmad. Mahalleler de çöp y nlar n n olufltu u Kozluk ta halk susuzlukla bo ufluyor. Etraf nda bol miktarda su olmas na ra men Kozluk Belediyesi nde sular günde bir saat ak yor. Belediye Baflkan, belediyenin olanaklar n bölge halk için kullanmak yerine kendi yandafllar na peflkefl çekiyor. Van Belediyesi nde halk n, altyap yat - r mlar yap lmad ve susuzlu u karfl ciddi bir önlem almad elefltirilerinin hedefinde olan Burhan Yenigün de önümüzdeki seçimlerde gözden ç kar lan adaylar aras nda görünüyor. Dersim de operasyon ve orman yang n Çevrecinin daniskas bir baflbakan olan ülkede, devletin terörle mücadele gerekçesiyle orman katliam sürüyor. En son 28 A ustos günü TSK ya ba l birliklerin Dersim de Ovac k ile Hozat ilçeleri aras nda yer alan bölgede bafllatt operasyon kapsam nda, kobra tipi helikopterlerle ormanl k alanlar n bombaland ve bu nedenle yang n ç kt ö renildi. Giderek büyüyen yang n n duman Ovac k lçe merkezini kaplad söyleniyor. fiu ana kadar yang na herhangi bir müdahale yap lmazken Ovac k ta bas n aç klamas yapan halk, yetkililerin yang na müdahale etmesini ve bölgedeki operasyonlar n son bulmas n istedi. Di er yand n Dersim merkez ile Ovac k ilçesi aras nda yer alan Tornova Köyü k rsal nda da top at fllar ve helikopterlerin bombalamas sonucu ç kan yang n da devam ediyor. Van Belediyesi önünde eylem Van n Karfl yaka Mahallesi nde biraraya gelen mahalle sakinleri, sular n akmamas nedeniyle AKP li Van Belediyesi ne yürüdü. Belediye Baflkan Burhan Yenigün ile görüflmek için uzun süre bekleyen halk, Yenigün ün gelmemesi üzerine oturma eylemi yapt. Mahalle sakinlerinden Esmihan Bozkurt, mahallelerinin neredeyse köy konumuna dönüfltü ünü söyledi. Bozkurt, Eskiden aral klarla da olsa suyumuz geliyordu. fiu an tek damla su akm - yor. Susuzluktan dolay evlerimiz kir içinde. Çocuklar m z hastaland dedi. Bir süre eyleme devam eden kite, daha sonra da ld. DTP den bar fl mitingleri! stanbul 31 A ustos Pazar günü 1 Eylül Dünya Bar fl Günü dolay s yla stanbul da toplanan çeflitli demokratik kitle örgütleri, Kad köy Meydan na kadar yürüdüler. Türkiye Bar fl Meclisi taraf ndan düzenlenen mitinge kat lan kitle, Kad köy Tepe Nautilus önünde topland. Buradan Kad - köy Meydan na do ru yürüyüfle geçildi. Yürüyüfl esnas nda, s k s k Biz anneyiz, savafls z bir dünyadan yanay z, Ya gerçek demokrasi ya hiç, Da lara selam vb. sloganlar at ld. Kad nlar n yo un kat l m sa lad mitingde, halaylar çekildi, bar fl n simgesi olan beyaz güvercinler uçuruldu. Demokrasi flehitleri ad na yap lan bir dakikal k sayg durufluyla bafllayan miting, Öcalan a özgürlük talebinin de vurguland konuflmalar n ard ndan sona erdi. Kürt sorununa demokratik çözüm siyasetinin Kürt ulusal sorununun çözümüne esasta hizmet etmeyece ini dile getiren ve mitingin örgütlenmesindeki dayatmalar do ru görmeyen Partizan mitingde yer almaz iken miting boyunca yayg n bir flekilde flçi-köylü ve Partizan da t m n n yap ld gözlendi. Mardin de yarg s z infaz Adana Adana da binlerce kifli Bar flta srar insan olmakta srard r pankart ile miting alan - na do ru hareket etti. Mimar Sinan Aç khava Tiyatrosu önünde biraraya gelen kitle örgütleri, mitingin yap laca stasyon Meydan na do ru yürüyüfle geçerek Kürt sorununa demokratik çözüm yaz l dövizleri tafl yan kitle, s k s k Savaflta bar flta seninleyiz Öcalan, Biji serok Apo ve Say n Öcalan fleklinde sloganlar att. Kortejin en önünde DTP li milletvekilleri Selahattin Demirtafl, fierafettin Halis, Fatma Kurtulan ve brahim Binici ile DEP eski Milletvekili Selim Sadak ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcisi yer ald. Çevik kuvvet polisi yürüyüfl güzergâh nda panzerlerle yo un güvenlik önlemleri ald. Sayg duruflunun ard ndan bafllayan miting, çekilen halaylar ve yap - lan konuflmalar n ard ndan sona erdi. Mardin in Derik ilçesinde infaz edildi i iddia edilen HPG li Mustafa Tangören (Kawa Kal) Diyarbak r da topra a verildi. Derik in Tepeba bölgesinde bir ihbar üzerine ve bir itirafç n n da kat l m yla 23 A ustos ta düzenlenen operasyonda sa yakaland ktan sonra Latif GAP kod adl Mehmet Dölek (20) ile birlikte infaz edildi i iddia edilen Tangüner in vücudunda iflkence izleri oldu u ve kula n n kesildi i ortaya ç kt. Kafas ndan vurulan Tangüner in vücudunun de iflik yerlerinde sigara yan ve kesik izleri tespit edildi. Bu durumu vahflet olarak de erlendiren ailesi, Türkiye de hukuk yollar n n tükenmesi durumunda olay uluslararas hukuka tafl yacaklar n belirtti. ki HPG linin sa yakaland ktan sonra iflkence edilerek kurfluna dizilmesinin ard ndan, çat flma sonras nda Derik ilçesinde bulunan özel harekât timleri, karakolda Mehter Marfl çalarak bu olay kutlam fllard. HPG li Mustafa Tangören için Yeniköy Mezarl nda cenaze töreni düzenlendi. Törene 5 bine yak n kifli kat ld. Cenazede Öcalan n posterleri, KCK bayraklar aç l rken Tangören in tabutuna KCK bayra sar ld. Binlerce kifli s k s k Güneflin yoldafl ölümsüzdür, fiehit namirin, ntikam ntikam, Ey flehit riya te riya me ye sloganlar att. Tören s ras nda F-16 tipi savafl uçaklar n alçak uçufl yapmas kitle taraf ndan tepkilerle karfl land. Kürt halk n n flehidini on bin kifli u urlad Hakkari nin Yüksekova k rsal nda 23 A ustos ta ç kan çat flmada yaflam n yitiren HPG li Kaz m Yak n, Hakkari de yaklafl k 10 bin kiflinin kat l m yla topra a verildi. Yak n n cenazesi, karanfillerle donat lan tabut içerisinde ilk önce Keklikp nar Mahallesi ndeki evinin önüne getirildi. Yak n n büyük posterleri tafl narak, KONGRA- GEL ve HPG bayraklar aç ld. Evinin önünde konuflma yapan anne Adile Yak n, Serdar Kürt halk n n flehididir. Serdar Kürdistan özgürlük mücadelesinin flehididir dedi. Yak n n evinin önünde toplanan binlerce kifli, cenazeyi topra a vermek üzere Ser sole Mezarl na do ru yürüyüfle geçti. Yak n için gerçeklefltirilen törende, s k s k, Serdar yoldafl ölümsüzdür, fiehit namirini, ntikam sloganlar at ld. Cenaze töreninin ard ndan binlerce kifli, sloganlarla taziye evine do ru yürüyüfle geçti. Yürüyüfl s ras nda asker ve polis lojmanlar ndan Türk bayraklar n n as lmas tepkilere neden oldu. Yaflanan k sa süreli gerginlik, DTP li yöneticilerinin araya girmesiyle sona erdi. Diyarbak r Türkiye Bar fl Meclisi Diyarbak r Bar fl Giriflimi nin gerçeklefltirdi i ve on binlerce insan n kat ld mitingde Büyükflehir Belediye Baflkan Osman Baydemir kitleye seslendi. Mitingte Sanatç Mehmet Atl n n ard ndan fiair Hicri zgören Her erke in asker do du u Türkiye de askerlik yapmak s rat köprüsünden geçmek kadar zorlu ve tehlikeli. 20 yafl na gelmifl gençlerin kutsal görevi vatan müdafaas için ne kadar gönüllü ileri at ld klar hemen hemen tüm kesimler taraf ndan tart fl lmaktad r. Askerlik yapmak istemeyen daha do rusu vicdani ret hakk n kullanan ya da askeri nizamlara uymayan insanlar n yaflad klar gazetelerin 3. sayfalar nda intihar haberleri olarak verilse de asl nda cinayet olarak karfl m za ç kmaktad r ço u zaman. Bu haberlerden biri de K br s ta askerlik yapan ve henüz acemi birli inde bulunan Mesut Da bay adl bir gence ait. Aslen Bitlisli olan ve Lefkofla 2. Mekanize Piyade Alay nda henüz 16 günlük asker olan Mesut Da bay n babas 8 Temmuz da bir binbafl taraf ndan aranarak; o lun yanl fl yapt, kendini vurdu sözleriyle o lunun ölümünden haberdar oldu. Haberi ald ktan birkaç gün sonra cenazeyi teslim alan baba Mehmet Da bay a o lunun cenazesi gösterilmeden gömüldü. O lunu son kez ölü foto raflar ndan gören Da bay, bölük komutanlar n n üstünkörü aç klamalarda bulundu unu ve o lunun arkadafllar yla görüflürken yanlar nda bulunan Kürtçe ve Türkçe fliirler okudu. fiiirlerin okundu u s rada kad nlar arbane çalarak halay çekti. Mitingde Birol Topalo lu da sahne ald. Topalo lu nun kemençe ve tulum ile söyledi i türküler eflli inde kitle halay çekti. Topalo lu nun ard ndan miting sona erdi. Askerlikte flüpheli bir ölüm komutanlar nedeniyle askerlerin o lunun nas l öldü üne dair bir fley söyleyemediklerini, sadece bir askerin ancak terhis olduktan sonra konuflaca n söyledi ini söyledi. O lunun intihar etti ine inanmad n söyleyen baba Da bay sa gö sünden vurulan Mesut Da bay n bu flekilde kendisini vuramayaca n, 16 günlük askere silah verilemeyece ini belirterek, silah n o lunun bulundu u ko ufla nas l girdi ini soruyor. Balistik incelemesinde kendisini vurdu u iddia edilen G-3 uzun namlulu silah n üzerinde 5 ayr parmak izine de rastland n ekleyen baba Da bay bu ülkede ölen askerler flehit kabul edildi- inden tabutlar Türk bayra na sar l r. O lumun tabutunda bayrak yoktu. Bu Mesut u flehit kabul etmedikleri anlam na geliyor. Öyle ise Mesut umu askeriye vurdu dedi. Olaydan iki gün önce kardefliyle telefonda konufltu unu söyleyen Kerem Da bay ise, kardeflinin intihar etmesi için bir nedeni olmad n özellikle vurgulad. Ancak bir subay n kardeflini sürekli sözlü olarak taciz etti inden flikayet etti ini belirten Kerem Da bay kardeflinin ölüm nedeninin aç kl a kavuflmamas durumunda A HM e kadar gideceklerini söyledi.

7 5-18 Eylül 2008 İşçi-köylü 7 Halkın gündemi Baflbakan R. Tayyip Erdo an n Rize de yapt konuflma ile çevre sorununa dair engin düflüncelerini de ö renmifl olduk. Kendini çevrecinin daniskas ilan eden Baflbakan, çevrecileri hedef tahtas na koyarak, çevrenin nas l korunaca na dair önemli dersler verdi. Bununla yetinmeyen Erdo an, Sofya dan Sinop a bisikletlerle gelen ve yasal baflvurularla kamp kuran Ekotopya çevrecilerine de de inmeden geçemedi. Erdo an, Sinop a gitmifller. Nükleer santral yap lacak diye. Ama ilk nükleer santral Sinop ta de il Akkuyu da yap lacak. Adresi de yanl fl alm fllar sözleri ile kendince çevrecilerle dalga geçmeye çal flt. Erdo an n aç klamalar ndan sonra jandarma taraf ndan resmi izinleri iptal edilen ve apar topar kamptan ç kar lan çevrecilerin Sinop Valili i önünde yapmak istedikleri eyleme de engel olundu. Çevrecileri gözalt na alan polis gece yar s onlar flehri terk etmek zorunda b rakt. As l çevreci benim diyen çevrecinin daniskas Rize de Kuruçeflme halk kal c çözüm istiyor Kuruçeflme Mahallesi halk fiehir Planc lar Odas ile birlikte y k mlara karfl haz rlad klar alternatif çözüm projesini Buca Belediyesi ne sundu. Kuruçeflme Mahallesi halk bir süre önce yüz yüze kald klar y k m karar na karfl mücadele etmifl ve mahallede bulunan 62 hanenin y k m karar n erteletmiflti. Ancak bunun geçici oldu unu ve kal c bir çözüm istediklerini söyleyen mahalle halk, fiehir Planc lar Odas ile birlikte zmir Büyükflehir Belediyesi, Buca Belediyesi ve Baflbakanl a sunmak üzere y k mlara karfl alternatif bir proje oluflturdu. 26 A ustos 2008 Sal günü HD zmir fiubesinde, haz rlad klar alternatif proje ile ilgili bas n toplant s düzenleyen Kuruçeflme Halk nisiyatifi, ertesi gün Buca Belediyesi önünde yapt klar bas n aç klamas ile projeyi Belediyeye sundu. Bas n toplant s nda söz alan fiehir Planc lar Odas zmir fiubesi eski baflkan Tuncay Karaçorlu, Kuruçeflme de yaflayan 62 ailenin, hazine arazilerine iliflkin yasadan yararlanabilme olana na sahip olmalar sa lan rsa kamu lehine yap - lacak bir kamulaflt rma ile bu sorunun çözülece ini söyledi. ( zmir) Halk yolu trafi e kapatt Adapazar nda, seçim zaman oy istemeye gelen siyasilerin kendilerine verdikleri üst geçit sözünü tutmamas üzerine eylem yapan halk, E-25 otoyolunu 1.5 saat süreyle trafi e kapatt. 150 kiflinin kat ld eylem, 25 A ustos günü, akflam saatlerinde meydana gelen trafik kazas n n ard ndan gerçekleflti. Kitle E-25 karayolunu trafi e kapatarak, tepkisini d fla vurdu. Eylem s ras nda yoldan geçmek isteyen sürücülerin engellenmesi üzerine sürücülerle eylemciler aras nda arbede yafland. E-25 Karayolu nun Adapazar Arifiye Kirazca Mahallesi nde yaflanan ve kilometrelerce araç kuyru u oluflmas na neden olan geliflme üzerine bölgeye polis ve jandarma gönderildi. Ancak kad nlar n da yo un bir kat l - m n n oldu u kitle, yolu açmamakta kararl olduklar n hayk rarak, karayoluna sandalyelerini at p oturdu. Eylem emniyet ve jandarma güçleriyle yap lan görüflmelerin ard ndan, 1.5 saat sonra sona erdirildi. (Kartal) kurulacak hidroelektrik santrallerine karfl ç kan Rize halk n da uzun bir süredir verdikleri mücadelenin anlams z oldu una ikna etmeye çal flt. Öyle ya, köylüler y llard r yollar bofluna arfl nl yor, Dilovas, bölgedeki Dilderesi nden ve oval k bir co rafi özelli e sahip olmas ndan kaynakl, ikisinin birleflimini ça r flt ran Dilovas ad n alm fl. Bundan y llar önce Dilderesi nde bal k avlan r ve yüzülürmüfl. Ancak 70 li y llardan itibaren bölgede kurulmaya bafllayan fabrikalar, bölgenin giderek a r sanayi bölgesine dönüflmesi, havas ve suyu temiz olan Dilovas n n hem suyunun hem de havas n n zehirlemesiyle devam etmifl. nsanlar uzunca y llar zehir solur olmufllar. Dilovas son y llarda bölgede art fl gösteren kanser vakalar yla gündeme gelmekte. Yap lan incelemelerin tümünde, bölgedeki fabrikalar n, gerek bacalar ndan ç kan dumanlarla gerekse çöplerle, etrafa üst boyutlarda kanserojen madde Kad köy Meydan nda miting örgütlüyor, çevre sorununa dikkat çekmeye çal fl yordu. Erdo an n yeni ö rendi imiz bu meziyeti nedense Antalya da yanan ormanlar MNG Holding e peflkefl çekilirken, denizlere dolgu yap l rken görünmüyor. AKP döneminde k - y lar n, ormanlar n, limanlar n sat - laca n aç klayan Maliye Bakan gazeteciler önünde kükrerken çevrecinin daniskas Daniskan n böylesi! oral olmuyordu. Zehirli gemiler denizlerde insan sa l n tehdit ederken, Dilovas nda, Tuzla da zehirli variller ortaya ç kt nda çevrecinin daniskas ortal kta görünmüyordu. Kapat lan Refah Partisi Eski Genel Baflkan Necmettin Erbakan n 2 y l 4 ay ev hapsi Cumhurbaflkan Abdullah Gül taraf ndan sürekli hastal k nedeniyle kald r ld. 82 yafl nda olan Erbakan n yafl itibariyle de cezas n çekme koflullar - n n olmad n insani duyarl l gere i gören Cumhurbaflkan önemli bir k sm ölümcül hastal klara yakalanan 52 hasta tutsa n ise keyfi uygulamalar ve iflkence merkezleri olan hapishanelerde yaflayabilece i kanaatinde. Ergenekon sanaklar ndan Ayfle Özdemir ve Ferit lsever de hastal klar nedeniyle serbest b rak lan isimler aras nda yer al yor. Ancak tutsak yak nlar örgütlerinin hücre tipi hapishanelerin kanl bir katliamla hayata geçirilmesiyle birlikte hemen her gün Adalet Bakanl, Baflbakan, Cumhurbaflkan ve yetkili tüm mercilere hasta tutsaklar n serbest b rak lmas, tedavilerinin yap larak ölümlerin engellenmesi yönlü talepleri, her defas nda ilgileniyoruz, gere- ini yapaca z vb. söylemlerle ya ertelenmifl ya da reddedilmiflti. Kanser hastas olan ve tüm baflvurulara ra men tahliye edilmeyen Ali Çekin geçti imiz ay yaflam n yitirmiflti. Siyasi tutsaklar n ölüme mahkum edilmesi,i sistemin difllilerine kan tafl yanlar n ise affedilmesi üzerine yap lan bas n aç klamalar na gösterilen tepkilere Cumhurbaflkanl Bas n Merkezi h zl bir cevap vererek Cumhurbaflkan n n hasta olan tutsaklardan haberdar olmad n, kendisine hiçbir baflvuru yap lmad n belirtti. Tüm baflvurular n ay r m gözetilmeksizin de erlendirilece inin de eklendi i aç klamada Erbakan n cezas n n kald r lmas ile ilgili olarak Say n Cumhurbaflkan m z hakk nda yap lan gerçe e ayk r yorum ve de erlendirmelerin kamuoyunu yan ltma ve Cumhurbaflkanl makam n y pratma amac na yönelik oldu u düflünülmekte ve bu yöndeki yay nlar iyi niyetle ba daflt r lmamaktad r denilerek ifl, tutsak aileleri ve örgütlerinin taleplerinin art niyetli oldu una kadar vard r ld. Burada flu soruyu sormak laz m. Din tüccarl yaparak devleti trilyonlarca doland ran, devletin bölünmez bütünlü ü nü savunmak ad alt nda elini halk m - z n kan na bulam fl katillerin serbest b rak lmas nda herhangi bir niyet aranmazken, yoksulemekçi halk m z n demokratikekonomik-sosyal haklar n savunduklar ve flahsi hiçbir ç kar gözetmeden mücadele ettikleri için iflkencelerden geçirilip, gözalt na al n p tutuklanan insanlar n tedavilerinin yap lmas ve serbest b rak lmas istemindeki niyet yaflam hakk n savunmak Çevrecinin Daniskas çevreye zarar! Rize Valisi taraf ndan çevreye önemli boyutlarda zarar verdi i gerekçesiyle elefltirilen hidroelektrik santralleri çevrecinin daniskas taraf ndan HES hararetle savunuluyor. Do u Karadeniz in en güzel bölgelerine infla edilecek HES ler ile do a tahrip edilecek, bölge halk göç etmek zorunda kalacak. F rt na Vadisi, Çevrecinin daniskas Erdo an, Antalya da yanan ormanlar MNG Holding e peflkefl çekilirken, denizlere dolgu yap l rken görünmüyor. yayd belirtilmekte. Son dönemde bölgenin Organize Sanayi Bölgesi ne dönüfltürülmesinin yan s ra, Dilovas çöplük yap lmak isteniyor! Uzunca zamand r bölgeye boflalt lan çöpler, halk nefes alamaz, camlar n açamaz hale getirmifl. Yaflanan tüm bu sorunlara karfl uzunca zamand r mücadele eden Dilovas halk, mücadelesini birkaç y l önce kurduklar Dilovas Ekoloji ve Sa l k Derne i (EKOS-DER) bünyesinde yürütüyor. nsanlara zehir solutan hava kirlili inin çöplük projesiyle katlanmas üzerine, bölge halk EKOS- DER öncülü ünde bir eylem gerçeklefltirdi. 27 A ustos 2008 tarihinde, Dilovas Belediyesi önünde gerçeklefltirilen eylemde bir bas n aç klamas yap ld. Dernek ad na yap lan aç klamada, Dilovas nda sahillerin dolduruldu una, ormanl k alanlar n tahrip edilerek, kömür sanayiine yer aç lmaya çal fl lmas - n n yan s ra, bölgenin Gebze nin çöp deposu haline getirilmeye çal fl ld na yer verildi dan itibaren hayata geçirilmeye çal fl lan bu projeye, bilimsel araflt rmalar n sonuçlar n da dikkate alarak, daha bafl ndan kizdere ve Senoz derelerinin ard ndan F nd kl da Ça layan ve Ar l dereleri üzerinde HES infla edilmek isteniyor. Sadece Ça layan deresi üzerinde 8 adet HES yap lmas planlan yor. F nd kl derelerinin hayat verdi i vadilerde ekolojik sistem sona erecek. Devlet Su flleri taraf ndan Elektrik Piyasas Düzenleme Kurulu Su kullan m hakk kanununa dayanarak yap lmak istenen HES- ler bölgenin yap s n temelden de ifltirecek. F nd kl Derelerini Koruma Platformu derelerin ve bölgedeki do al yaflam n korunmas amac yla bir süredir mücadele yürütüyor. Bölge halk ve köylülerin destek verdi i hareket HES lerin sadece do a katliam n de il çehresinin de iflmesi ile insan yaflam n da derinden etkileyece ini dile getiriyor. Erdo an n meydanlarda yapt - demagojilerin aksine gerçekte AKP hükümeti tüccar anlay fl ile çevreye en büyük zarar veren hükümetlerden biridir. Emperyalistlerin emrinde Türk hakim s n flar - n n sözcülü ünü yapan AKP nin çevreye duyarl bir politika izlemedi i aç kça görülüyor. Kasalar n doldurmak için herfleyi mübah gören AKP ve lideri Erdo an bu koflullarda olsa olsa uflakl n daniskas olabilir. Dilovas Çöpovas yap lmak isteniyor! itibaren halk olarak karfl ç k ld - n n, konuya iliflkin birkaç kez imza topland n n da vurguland aç klamada, gelinen noktada bilimin hakl l n n bir kez daha kan tland n n alt çizildi. Aç klamada ayr ca yap lan yanl fltan dönülmesi istenerek tesisin en k sa zamanda Dilovas d fl nda, uygun bir yere tafl nmas talep edildi. (Kartal) Cumhurbaflkan n n tecrit duyarl l Mersin de ortak eylem Ölümü gardiyan n elinden oldu oldu u için mi kötüdür? Odak Dergisi Eski Yaz flleri Müdürü Erol Zavar 2001 y - l ndan beri tutuklu bulundu u Sincan 1 No lu F Tipi nde mesane kanseri hastal yla ölümün s n r na gelmifl bulunmaktad r. leri derecede flizofren oldu u için kimseyle konuflmayan Mesut Deniz Sincan 1 No lu F Tipi nde günlük ihtiyaçlar n dahi karfl larken ciddi sorunlar yafl - yor. Ayn hapishanede bulunan Yaflar nce Hepatit-B hastal - na ba l olarak geliflen birçok hastal a karfl direnirken hastaneye düzenli olarak götürülmüyor ve ilaçlar n temin etmekte idare taraf ndan birçok engellemeyle karfl lafl yor y l nda müebbet hapis verilen Aynur Epli hapishane hapishane dolaflt r ld ktan sonra 2007 de Siirt E Tipi Hapishanesi nde kendisine ba rsak kanseri teflhisi konuldu. Ancak ne ilaçlar düzenli olarak verildi, ne de rutin olarak yap lmas gereken doktor kontrolleri yap ld. Yine Siirt E Tipi Hapishanesi nde tutsak olan nayet Mete koroner ve miyokardit kalp hastal, polinöropati, bel f t, boyun f t, omurilik zedelenmesi, karaci- erde siroz, hiperlipidemi, yüksek kolesterol, yüksek trigliserid, mide ülseri, hemoroit, gravitasyonel egzama, kronik egzama gibi bir çok hastal kla birlikte yaflam mücadelesi veriyor. Bolu F Tipi nde bulunan Mehmet Ali Çelebi, Gebze M Tipi hapishanesinde Hatice Bolak, Sincan F Tipi nde Mustafa Gök Wernicke Korsakoff hastas ; zmir K r klar 1 No lu F Tipi nde Abdulsamet Çelik lösemi hastas oldu u için 15 günde bir 2 ünite kan takviyesi yap lmas gerekiyor, ancak 45 günde belki götürüldü ü hastanede kan olmad gerekçesi ile 1 ünite kan verilerek geri gönderiliyor. Ayn hapishanede bulunan Memduh K l ç n ise akci erlerinin ifllevi bitmifl durumda ve ölümle yaflam aras nda mekik dokuyor. Erbakan dan 3 yafl büyük olan 85 yafl ndaki Yusuf Kaplan kalp yetmezli i, koroner arter, görme bozuklu- u, solunum yetmezli i gibi birçok hastal ktan kaynakl vücudunun % 79 unu kullanamaz durumda Elaz E Tipi Hapishanesinde yaflam mücadelesi veriyor. flte tutsak yak nlar n n ve örgütlerinin iyi niyetle hareket etmeden acilen serbest b rak lmas n istedi i tutsaklardan baz lar. Hapishanelerde göz göre göre ölümlerden biri de Mardin Hapishanesi nde yafland. Hasta tutsaklar n tedavilerinin yap lmad, her fleyin idarenin keyfiyetine b rak ld ve tüm bu uygulamalarla tretman n yani tutsaklar n ehlilefltirilmesi nin hedeflendi i F tipi hapishanelerde ölüm kol geziyorken, bu kez haber Mardin den geldi. Daha önce annesine, tutukland ndan beri sürekli dayak yedi ini ve özellikle Seyithan ve fiirin ad nda iki gardiyan n kendisini sürekli dövdü ünü söyleyen Abdülaziz Ekinci 22 A ustos ta yaflam n yitirdi. O lunun görüfle ancak iki koluna gardiyanlar n girmesiyle yürüyerek gelebildi ini anlatan anne Ekinci, o lum s rt, gözü morarm fl görüfle geliyordu. Daha önce benimle konufluyordu. Sonralar konuflmamaya bafllad dedi. Bu süreçte Adalet Bakanl na yaklafl k 20 dilekçe gönderdi ini, fakat hiçbir yan t alamad n söyleyen anne Ekinci, baflvurdu u HD nin yazd dilekçeyle o lunu tedavi etmeye bafllad klar n ancak tedavilerin yar m kald n ifade etti. Abdülaziz in ailesi Baflgardiyan Mehmet Zahir Ayd n ile gardiyanlar Seyithan Tosun ve Mehmet fiirin Bay k hakk nda flikayette bulundu ancak Mardin Cumhuriyet Baflsavc l kovuflturmaya yer olmad na karar verdi. Erbakan serbest, tutsaklar ölüyor! Erol Zavar a Yaflama Hakk Koordinasyonu ile aralar nda Partizan n da bulundu- u devrimci ve demokrat kurumlar 29 A ustos ta YKM önünde biraraya gelerek Necmettin Erbakan serbest, hasta tutsaklar ölüyor fliar yla Adalet Bakanl - na yürüdü ve Bakanl k yetkilileri ile görüfltü. Bas n aç klamas ndan önce kurumlar Adalet Bakanl önünde beklerken, bir heyet de Bakanl k yetkilileri ile görüfltü. Erol Zavar n k z, Bakanl k önünde bekleyen kitleye babas n n Ölümü ektim randevu yerinde adl fliir kitab ndan bir fliir okudu. Daha sonra yap lan bas n aç klamas n okuyan Elif Zavar; Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin nfaz Kanunu nun M 16/2. maddesine uyan birçok tutsak oldu una dikkat çekti. Heyetin dönüflünün ard ndan yap lan aç klamada; Bizler, afla da imzas bulunan kurumlar, bir kez daha, acil olarak Erol Zavar n ve onun durumunda bulunan pek çok tutuklunun tedavilerinin d flar da sürdürülmesi için serbest b rak lmalar n istiyor, herkese eflit adalet ve sa l k talebimizi yineleyerek, baflvurular m z sonuçlanana kadar alanlara inmekten vazgeçmeyece imizi duyuruyoruz denildi. (Ankara) Hapishanelerde Kürtçe yasa Tekirda 1 No lu F Tipi Hapishanesi nde bulunan PKK tutsa Cengiz Ats z, Dicle Haber Ajans na gönderdi i mektupla hapishanedeki Kürtçe sorununu aktard. Mektubunda Kürtçe yasak nedeniyle Kürtçe yay nlar n hapishaneye al nmad n söyleyen Ats z, anadillerinde hiçbir eser okuyamamaktan, anadillerinde araflt rma inceleme yapamamaktan ve kendilerini gelifltirememekten flikayetçi Söz konusu yasaklara iliflkin birçok yasal giriflimde bulunduklar n fakat herhangi bir sonuç elde edemediklerini bildiren Ats z, gerekli duyarl l n sa lanmas n istedi. Kürtçe yasa n n tek adresi Tekirda de il. K r klar F Tipi Hapishanesi nde bulunan tutsaklara Kürtçe konufltuklar için hücre cezas verildi i ö renildi. 30 A ustos Cumartesi günü biraraya gelen DHP, ESP ve Partizan bir bas n aç klamas yaparak kontrgerillan n da t lmas n istedi. Yap lan aç klamada Marafl, Sivas, Çorum, Gazi ve daha birçok faili meçhul katliama imza atan kontrgerillaya karfl kitlelerin örgütlenmesi gerekti i dile getirildi. (Mersin)

8 Halkın Gündemi İşçi-köylü Eylül 2008 de kitle örgütlerinin ve Nepal partilerin ça r s üzerine hükümet kurma görevini üstlenen NKP(Maoist), UML ve MJF partileri ile anlaflarak Federal Demokratik Cumhuriyetin ilk hükümetini oluflturdular. Prachanda yoldafl Kurucu Meclis teki 25 partinin 21 inin deste i ve 464 oyla baflbakanl a seçildi. Kongre Partisi ise aleyhte oy kulland. Prachanda 18 A ustos ta yemin ederek görevine bafllad. Hükümet kurmadan önce kamuoyuna önerilerini 15 bafll k alt nda sunan NKP (Maoist) yeni hükümetin güvenlik, d fl güvenlik ve su kaynaklar konusunda ulusal konsensüsü sa lamas gerekti ini, d fl politikay yeniden tan mlayaca n, di er ülkelerle yap lan eski anlaflmalar gözden geçirece ini belirtti. Kral ve ailesinin mülkiyetinin kamulaflt r lmas, bar fl sürecinin sonuca ulaflt r lmas, iki ordunun 6 ay içinde birlefltirilmesi, fiziksel altyap inflaatlar na öncelik verilmesi, Ulusal Planlama Komisyonu üzerinden kamu-özel sektör iflbirli inin gelifltirilmesi ve devrimci toprak reformunun yap lmas da yeni hükümetin öncelikleri aras nda yer alacak. UML ve MJF nin de imzalad 5 sayfal k hükümet program nda yeni anayasan n haz rlanmas süreci de planland. Hükümette UML, NKP(Maoist) ten sonra en çok yetkiye sahip olan parti oldu. Hükümette Baburam Bahattarai Finans Bakan, Badal yoldafl Savunma Bakan, Mahara yoldafl Bilgi ve letiflim Bakan, Dev Gurung yoldafl ise Hukuk ve Parlamenter fller Bakan oldu. Yeni Nepal in ilk hükümeti kuruldu Finans Bakan Baburam Bhattarai ise 25 A ustos ta yapt aç klamada Maoistlerin önderli indeki hükümetin iddialar n aksine 2-3 ayl k ömrü olmad n, önüne koydu u görevleri tamamlayaca n belirtti. Seçimlerde yenilen güçlerin hükümetin düflürülmesi için çal flt n, bunun Yeni Nepal in önüne engel ç karmak anlam na geldi ini vurgulad. Prachanda yoldafl baflbakanl a seçiliflinin ard ndan halka yönelik ilk mesaj n 23 A ustos tarihinde verdi. Hükümetin ulusalc l a, cumhuriyete ve sosyo-ekonomik de- iflime a rl k verece ini vurgulayan Prachanda yoldafl, halk n kendilerinden büyük bir beklentiye sahip oldu unu ve bunlar yerine getirmek için nesnel ve planl flekilde çal flacaklar n ifade etti. Ulusal egemenli i, ba ms zl ve toprak bütünlü ünü koruman n öncelikli görevleri olaca n belirten Prachanda ulusal birli in Himal, Pahad, Terai ve Madhesi milliyetlerinden halk n eflitli- i üzerinden sa lanaca n aç klad. Yeni hükümetin demokrasiyi güçlendirece ini savunan Prachanda çok partili demokrasi, periyodik seçimler, hukukun üstünlü ü gibi modern demokratik ilkelere ba l olacaklar n, demokrasinin sözde de il halk için demokrasi fleklinde hayat bulaca n vurgulad. Yoksulluk, iflsizlik gibi sosyo-ekonomik sorunlara önem vereceklerini, modern sanayi ekonomisine kamu-özel sektör iflbirli i ile geçeceklerini belirten Prachanda, anayasay zaman nda yazmay da temel görevleri aras nda sayd. Prachanda yoldafl baflbakan seçilmesinin ard ndan Halk Kurtulufl Ordusu nun baflkomutanl görevinden ayr ld n belirtti ve Kurucu Meclis üyesi Maoistlerin HKO içindeki konumlar n di er yoldafllar na b rakaca- n ifade etti. Savunma Bakan Ram Bahadur Thapa Badal da ordular n birlefltirilmesinin 3 ila 6 ay aras nda tamamlanaca n belirtti. Finans Bakan Baburam Bhattarai ise 25 A ustos ta yapt aç klamada Maoistlerin önderli indeki hükümetin iddialar n aksine 2-3 ayl k ömrü olmad n, önüne koydu u görevleri tamamlayaca n belirtti. Seçimlerde yenilen güçlerin hükümetin düflürülmesi için çal flt n, bunun Yeni Nepal in önüne engel ç karmak anlam na geldi ini vurgulad. Bhattarai yoldafl hükümetin yeni bütçeyi Eylül ortas nda sunaca n, kamuözel sektör iflbirli inde merkezi rolün özel sektöre devredilece ini aç klad. Maoistler Kongre Partisi nden Cumhurbaflkanl na seçilen Yadav n görevini kötüye kulland n, yetkisini aflt n da iddia etmekteler. Sembolik bir yeri olan ve önüne gelen kanunlar de erlendirip onaylamas gereken Yadav n hükümetin kurulma sürecindeki müdahaleleri tepki çekerken Hindistan büyükelçisinin cumhurbaflkan ile s kça ve teklifsizce görüflmeler yapmas ve Hintli büyükelçinin tavsiyesi üzerine Çin deki olimpiyat oyunlar n n aç l fl törenine kat lma program n iptal etmesi halkta Cumhurbaflkan n n Hindistan n ç karlar do rultusunda hareket etti i fikrini uyand rmakta. Bununla birlikte Maoistler halk n somut sorunlar n çözmek için çeflitli projelere de hayat vermekte. Nepal gençli i içinde büyük etki yaratan ve genifl bir kitleyi örgütleyen Genç Komünistler Birli i (YCL) gericilerin tepkisini çekerken ortaya koydu u kampanyalarla halk n deste ini almaya devam ediyor. Örgütsel yap s n yeniden düzenleyen ve genifl kitle örgütü fleklinde yeniden örgütlenen YCL halka hizmet slogan ile üretim ve altyap çal flmalar na kat lmakta, sanatsal ve kültürel aktiviteler örgütlemektedir. Geçti imiz ay Kathmandu yolunun geniflletilmesi çal flmalar na kat lan YCL üyeleri yeni kampanyalar ile tüm ülke çap nda kolektif üretime kat lacaklar n aç klad lar. Bu çal flmaya yüz binlerce gencin kat lmas bekleniyor. Birçok yerel örgütlenme ayn zamanda uyuflturucuya, alkolikli e, h rs zl a karfl bilinçlendirme çal flmalar da yapmaktad r. de son y llardaki geliflmeler hem dünyan n ile- Nepal rici demokratik kamuoyu hem de dünya gericileri aç s ndan büyük önem tafl makta ve s n f mücadelesine de erli veriler sunmaktad r. 10 y ll k Halk Savafl n n ve 19 günlük Halk Hareketi nin ard ndan yaflanan geliflmeler dünyan n tek Hindu krall n n devrilmesi ve dünyan n en genç cumhuriyeti olan Federal Demokratik Cumhuriyetin ilan ile devam etmektedir. Kurucu Meclis seçimlerinden büyük bir zaferle ç kan NKP(Maoist) cumhurbaflkanl ve meclis baflkanl seçimlerinde gericilerin oyunlar - n bozamasa da özellikle Kongre Partisi nin ve Hint egemen s n flar n n bir bölümünün aksi yönde yo un çabas na ra men hükümetin kurulmas nda önderli ini sa layabildi. Prachanda yoldafl n baflbakanl nda kurulan hükümetle devrim mücadelesinde ileriye do ru ad mlar atma çabas nda olan NKP(Maoist), ülke içinde s n fsal kutuplaflman n daha da keskinleflece ini öngörmekte ve Yeni Demokratik Devrim için nihai sald r ya haz rland n belirtmektedir. ABD emperyalizminin ve Hindistan yay lmac l n n aktif müdahalelerinin de yafland süreçte gericiler de karfl -devrimci bir sald r ya haz rlanmakta ve devrim mücadelesini bo may hedeflemektedir. Konuyla ilgili süreç de erlendirmesinde bulunan NKP(Maoist) MK üyesi Basanta yoldafl K z l Y ld z dergisinde yay mlanan yaz s nda Nepal Komünist Hareketi aç s ndan tarihsel bir ad m olan Halk Savafl n n baflar yla sürdürülüflü sayesinde partisinin Nepal de demokrasi ve ulusalc l k yanl s güçlü ve ba ms z bir ak m yaratt n vurgulamaktad r. Basanta yoldafl 10 y ll k Halk Savafl n n temelleri üzerinde geliflen ve 12 maddelik anlaflma ile desteklenen Nisan 2006 Halk Hareketi nin Nepal de monarfliye son verdi ini ve Federal Demokratik Cumhuriyetin yolunu açt n belirtmekte; Anlafl lmal d r ki, monarflinin sona ermesi feodalizmin sona ermesi de ildir, fakat gerici iktidar içinde monarflinin merkezi rolünün sona ermesidir. Bu Nepal halk taraf ndan gerçekleflen ola and fl bir kazan md r. ( ) Feodal monarfli sona ermesine karfl n Nepal in yar -feodal yar -sömürge sosyo-ekonomik koflullar nda çok küçük de iflimler yaflanm flt r. Yeni Demokratik Cumhuriyetin hedefleri olan feodalizm ve emperyalizm halen varl n korumaktad r. Nepal devletine hakim olan bürokrat ve komprador burjuvazi içte feodalizmin d flta ise emperyalizmin ç karlar n temsil etmektedir. Bu nedenle geçti imiz Haziran ay nda Kathmandu da Garden Otel de gerçekleflen partinin Merkez Komite toplant s Nepal de yeni demokratik devrimin önünde esas engelin komprador ve bürokrat burjuvazi oldu unu kararlaflt rm flt r. Basanta yoldafl yaz s nda ayr ca partisinde ve toplum içinde sa oportünist ak m n demokratik cumhuriyeti devrimin nihai hedefi olarak anlad n, sol sekter ak m n ise kazan mlar küçümsedi ini belirtmekte; Günümüz koflullar nda sa revizyonizmin esas tehlike oldu u Uluslararas Komünist Harekette sa ak ma karfl mücadeleye önem vermeli, sol sekterizme ve merkezci oportünizme karfl dikkatli olmal y z. Basanta yoldafl yaz s nda ABD emperyalizminin ve Hint yay lmac l n n yerli gericilerle birlikte Nepal halk n n gerçek demokrasi ve ba ms zl k taleplerine karfl son sald r ya haz rland n belirterek tüm demokratik, yurtsever ve sol güçlerin proletarya partisinin önderli i alt nda nihai sald r için birleflmesinin an n görevi oldu unu aç klamakta ve ancak Yeni Demokratik Devrimi tamamlayarak ve emperyalizmi ve feodalizmi Nepal den tasfiye ederek enternasyonal proletaryan n parças olan NKP(Maoist) in enternasyonalist görevini yerine getirece ini ve 21. yüzy l n ilk 10 y l içinde dünya proleter devriminin kap s n açaca n vurgulamaktad r. Ayn dergide yaz s yay mlanan Baburam Bhattarai de yeni dönemlerin yeni önderlikleri beraberinde getirdi ini ve yeni bir Nepal için yeni önderin Prachanda yoldafl oldu unu belirtmektedir. Gajurel yoldafl ise yaz s nda hükümette iki sorunun önlerinde durdu unu ifade ederek bunlardan ilkinin politika ve program anlay fllar nda yafland n, di erinin ise kamuoyunda güç bölüflümü olarak tan mlanan hükümet görevlerinin paylafl m nda görüldü ünü aç klamaktad r. Gajurel yoldafl statükocu çizgi, fikir ve davran fllar n Nepal toplumunun ilerlemesinin ve kalk nmas n n önündeki esas engel oldu- unu vurgulamaktad r. Gajurel yoldafl yaz - s nda ayr ca iki z t kutup aras nda gidip gelen baz güçlerin de mevcut oldu unu, devrimci güçler ilerlerken bunlar n kendilerini radikal olarak gösterdiklerini, statükocu güçler ad m att nda ise onlara yaklaflt n, bu güçlerin bir süre daha varl n koruyaca n ancak bütünüyle kutuplaflman n gerçekleflece i dönemde etkilerini yitireceklerini ifade etmektedir. Baburam Bhattarai yeni dönemlerin yeni önderlikleri beraberinde getirdi ini ve yeni bir Nepal için yeni önderin Prachanda yoldafl oldu unu belirtmektedir. Yeni Nepal için yeni önderlik Nepal Devrimi zorluklara karfl n ilerlemeye devam etmektedir. NKP(Maoist) in halk seferber etti i dönemlerde gericilere geri ad m att rabilmesi gericilerin yabanc güçlerle iflbirli i içinde komplolara ve çeflitli gizli çal flmalara baflvurmas n beraberinde getirmektedir. Stratejik sald r aflamas n nihayete erdirmek için Nepalli Maoistlerin ihtiyaç duydu u enternasyonal dayan flma da dünyan n tüm devrimci demokratik güçleri aç s ndan önemli bir görevdir. Kazanaca m z Dünya Haber Servisi nin 25 A ustos tarihli haber-yorumunda ise Nepal deki geliflmelere görece elefltirel bir yaklafl m sergilenmekte ve Maoistlerin karfl laflt güçlükler s ralanmaktad r. UML partisinin halk karfl t -gerici bir parti oldu u ve Halk Savafl na karfl hükümetin bafl olarak mücadele etti ini, MJF nin ise Hindistan yanl s ve devrimci olmayan bir parti oldu unu belirterek bu iki partinin devlet ifllerinde temel rol oynamaya devam edece i vurgulanmaktad r. Cumhurbaflkanl koltu una oturan Nepal Kongresi nin merkezi önderlerinden Yadav n görevinin her ne kadar sembolik oldu u belirtilse de ordunun baflkomutan olmas ve s k yönetim ilan etme yetkisine sahip olmas nedeniyle yeni güçlükler ç karabilece i belirtilmektedir. Yaz da ayr ca siyasi manevralar nedeniyle monarflinin y k lmas yla cumhurbaflkan n n yemin etmesi aras nda 55 günün, cumhurbaflkan n n yemininden baflbakan n yemin edifline kadar ise 3 hafta geçti- ini, yine tüm partilerin kat laca ulusal birlik hükümeti önerisinin de yaflam bulmad ifade edilmektedir. Yaz da emperyalistlerin HKO üyelerini Nepal ordusu içine birer birer alarak eritmeye çal flaca ve Halk Savafl n n özü olarak toprak devrimi ile tasfiye edilen feodalizmin yeni hükümet aç s ndan ciddi bir sorun olaca belirtilmektedir. Bu konularda henüz bir netli in sa lanamad da belirtilmektedir. Nepal deki geliflmeler üzerine sürecin bir özetinin verildi i ABD menfleili Monthly Review dergisinde Bill Templer imzal Nepal Devrimi lerliyor bafll kl yaz - da da Nepal Devrimine enternasyonal deste in sa lanmas n n önemi vurgulanmakta ve dayan flma gösterenler aras nda ILPS yi tan tmaktad r. Yaz da NKP(Maoist) önderlerinden Kissoon yoldafl n yaz s ndan da al nt yap lmaktad r. Kissoon yoldafl enternasyonal dayan flma ça r s nda bulunmaktad r. Nepal devriminin çeliflkilerin keskinleflti i, yoksullu un çok yo un oldu u Hindistan ve Bangladefl gibi dev ülkeler baflta olmak üzere bölge halklar n do rudan etkileyece ini ve bu ülkelerdeki mücadeleleri gelifltirece i vurgusu yap lmaktad r. Hamas n Filistin de hükümet olmamas için nas l bir darbe yap ld n gördük. ABD nin benzeri bir plan Nepal için deneyebilece ini düflünmek için çok neden var. Bu nedenle NKP(Maoist) planl hareket etmekte ve her olas l a karfl haz rlanmaktad r. Konuyla ilgili bir di er önemli yaz da talya da Yeni talya Komünist Partisi çizgisinde hareket eden La Voce dergisinin 29 Temmuz tarihli say s nda yay mlanan Nepal-21. Yüzy lda Uluslararas Komünist Hareketin lk Büyük Zaferi bafll kl yaz s d r. Bu yaz n n hem Nepalli Maoistlerin K z l Y ld z dergisinde yay mlanmas hem de Montly Review dergisinde yer verilmesi yaz n n genifl bir kesim içinde gündemleflmesini sa lam flt r. Yaz da süre giden Nepal devriminin Uluslararas Komünist Hareket içinde çeflitli tepkilere neden oldu u belirtilmektedir. Buna göre ço u olumlu olan bu tepkilerin bir k sm çeflitli kayg lar ifade etmekte, baz lar ise olumsuz tutum sergilemektedir. Bu tepkiler dahi yaz ya göre Nepal Devriminin önemini göstermektedir. Bu nedenle talyan devrimciler Uluslararas Komünist Hareket içinde aç k bir tart flma bafllatman n zaman n n geldi ini, böylesi tart flmalar n uluslararas komünist hareketin geliflmesi ve sekterli in afl lmas için yararl olaca vurgulanmaktad r. talyan devrimciler proleter devrimin yeni dalgas n n bafllang c nda sekterli i Uluslararas Komünist Hareketin zay fl olarak tan mlamaktad r. Yaz da ayr ca gerek çeflitli komünist partilerin gerekse de komünist partilerin ve devrimci örgütlerin oluflturdu u çeflitli platformlar n ve koordinasyonlar n Nepal Devrimi üzerine henüz net görüfller ortaya koymad vurgulanmaktad r. Nepal Devrimi zorluklara karfl n ilerlemeye devam etmektedir. NKP(Maoist) in halk seferber etti i dönemlerde gericilere geri ad m att rabilmesi gericilerin yabanc güçlerle iflbirli i içinde komplolara ve çeflitli gizli çal flmalara baflvurmas n beraberinde getirmektedir. Stratejik sald r aflamas n nihayete erdirmek için Nepalli Maoistlerin ihtiyaç duydu u enternasyonal dayan flma da dünyan n tüm devrimci demokratik güçleri aç s ndan önemli bir görevdir.

9 5-18 Eylül 2008 İşçi-köylü 9 Halkın Gündemi Emperyalizm, komprador burjuvazi ve büyük toprak a alar n n taraf Devrimci ve komünistlere sald rmaya devam ediyor! 80 lerle bafllayan sosyalizme sald r daha çok toplumu bireycilefltirmeye, devrimci de erleri anlams zlaflt rmaya dönüktü. Dünyada emperyalist-kapitalizmin krize girmesiyle birlikte bir taraftan Marksizm i difl edilerek bir kez daha sözde keflfedilme, di er taraftan devrimci önderler devrimci niteliklerinden ar nd r larak magazinlefltirilme sald r s yla karfl karfl ya. Bunun yan nda cepheden sald r larak devrimci önderlere nerede ise milliyetçilerdi denilmekte. Yeni nesil bir sald r dalgas yla karfl karfl yay z. Elbette bunda esas amaç halk n kurtuluflunun silahl mücadeleyle oldu u gerçe ini karartma ve emperyalist kapitalizmin ömrünü uzatmad r. Bu sald r da Proletarya Partisi de önemli bir yerdedir. Fakat tarihin çark durdurulamayacakt r. Onun için bugün daha fazla devrimci de erlere sar lma, Proletarya Partisi nin ideolojikpolitik hatt nda s n f mücadelesinde kararl l k ve cüret etme günüdür y l nda burjuva-feodal bas na Taraf isimli bir gazete daha dâhil oldu. Tüm burjuva yay n organlar gibi bu gazetenin de bir ihtiyac n ürünü olarak yay n hayat - na bafllad, bundan dolay belirli amaçlar ve görevleri oldu u anlafl lmakta. Görüldü ü kadar yla ABD nin Ortado u politikalar ekseninde, Türk kompradorlar n n önüne koydu u görevlere paralel yürüttü ü, reorganizasyon faaliyetlerinin bas n aya nda önemli görevleri yerine getirmek için yay n hayat na bafllam fl bir gazete bu. Taraf oldukça önemli görevleri olan ve bu kapsamda görünenin ötesinde, arkas nda önemli bir gücün oldu u bir gazete dir. Bu anlamda misyonu ve bu misyonu oynarken kulland argüman ve araçlar bafll bafl na incelemeye de er. Bu kapsaml bir çal flmay gerekli k lar, ancak yaz m z n amac bu de- il. Gazetenin borazan oldu u s n - f n gerçek düflmanlar olan devrimciler, komünistler ve Marksizm-Leninizm-Maoizm ideolojisine dönük sald r lar n birkaç örnekle ele almaya çal flaca z. Her Taraf lar yalan Hakim s n flar, sahtekârca, her zaman, ezilen emekçi halk m z da kendi bayra alt nda toplamaya çal fl r. Bunu yaparken ilk olarak halk m z n en ileri örgütlü gücü olan komünistleri ve devrimcileri alt etmesi gerekmektedir. Çünkü örgütsüz halk yönetmenin kolay oldu unu yüz y ll k deneyiminden bilmektedir. Bundan dolay örgütsüz olan genifl kitleyi hedef almaktan çok, küçük bile olsa ezilenlerin örgütlü gücünü ve hâkim s n flar n sömürüsüne son verip insanl kurtulufla ulaflt racak olan komünistleri esas düflman olarak görüp, sald r lar n n esas n onlara yöneltir. Halk n en bilinçli ve örgütlü gücü devrimci ve komünistlerdir. Burjuva ikiyüzlülü ü ile gerçek amac n gizleyerek demokratl a soyunan Taraf gazetesinin devrimcilere-komünistlere ve Marksizm- Leninizm-Maoizm ideolojisine sald rmas da bu ba lamda anlaml d r. Taraf gazetesinin köfle yazarlar n n, ço unun sosyalizme sald r y görev edindikleri anlafl l yor. Bu yazarlar n bir k sm n n geçmiflte baz sol çevrelerden gelmesi jargonlar n n devrimcilere yak n olmas n beraberinde getirdi i için sald r y daha özgünlefltirmektedir. Yani sözde sol görünümle devrimci ve komünistlere sald r yorlar. Taraf gazetesinin her Taraf sayfas nda gazetenin düzenli yazarlar d fl ndaki yazarlar n yaz lar yay nlanmakta. Gördü ümüz kadar ile bu sayfada birkaç yaz d fl nda genel Taraf çizgisinde ama ba ms z yazarlar n yazd yaz lar yay nlan yor. Bu sayfan n devaml müdavimlerinden birisi de Rasim Ozan Kütahyal adl senarist-yazar etiketli bir flah st r. Bu flahs n yaz lar - n inceledi imizde devrimcilere, solculara ak l vermek ad na devrimci ve komünistlere sald rd n görmekteyiz. Devrimci de erleri, sözde özgürlükçülük ad na karalamakta, çeflitli tarihsel süreçleri karalamak için de erlendirmekte, devrimci ve komünistlerin yaratt de erlere sald rmaktad r. Her halinden sahibinin sesi oldu u ortaya ç kmaktad r. Devrimciler yapm fl oldu u hata ve yanl fllar n hesab n Türk-Kürt ve çeflitli milliyetlerden halk m za vermekten çekinmezler. Yine devrimciler aras ndaki elefltiri ve özelefltiri genel devrimci mücadelenin ç karlar için bir zorunluluk olarak kavranmaktad r. Buna karfl n hâkim s n flar n devrimcilerin hatalar ndan yola ç karak genel devrimci de erlere sald r s n, elefltiri de il, sald r kapsam nda de erlendirirler. Buradan hareketle de devrimci de erleri savunurlar. Bu gerçek üstücü senarist zat da, 71 in devrimci önderlerinden Deniz ve Mahir in baz hatal tespitlerinden yola ç karak genel devrimci durufllar na sald rmaya cüret etmektedir. Elbette tart fl lan konu özgülünde brahim Kaypakkaya y anmamas da samimiyetsizli inin göstergesi olarak anlaml d r. Bu devrimci önderlerin bir dizi hata ve yanl fl tespitlerine ra men halk - m z n gönlünde ve bilincinde sayg n yer edinmelerini sa layan olgu elli y ll k pasifizme ve suskunlu a silahlar ile son vererek silahl mücadeleyi bafllatmalar d r. Onlar n bu niteliklerini atlay p de erlendirme yapman n burjuva tek yanl l ndan öte devrimcilere sald r oldu u ortadad r. Sat r aralar na gizli sald r lar ve gerçekler Taraf gazetesinin 19 Temmuz 2008 tarihli say s n n her Taraf sayfas nda yine R. O. Kütahyal isimli senaristin Aleviler Türk Solu ve Ergenekon bafll kl senaryosu yay nland. Yaz n n genelinden, Ergenekon adl yap lanman n Sivas ve Gazi Mahallesi katliam n organize etti inin yap lan operasyonlarda aç a ç kt ndan, Yükselen slami Harekete karfl Alevileri bu sözde laik kamp n öncüsü yapmak amaçl bu katliamlar n gerçeklefltirildi inden ve baflar l olundu undan bahsediyor. Devam nda Baflba lar katliam konusunda PKK hareketi de Mad mak katliam sonras f rsat bilmifl, Marksist- Leninist T KKO ile ortak biçimde Sivas a misilleme amaçl Baflba lar katliam n gerçeklefltirerek Alevileri kendi saflar na çekme çabas na girmifltir deniyor. Sonuçta da Ergenekon operasyonunu iki taraf n kap flmas olarak görmenin yanl fll na vurgu yap l p mecliste bu konuda araflt rma önergesi veren Ufuk Uras a büyük sosyalistlik atfedilerek bitiriliyor. Bu yaz da ABD nin Ortado u politikalar ekseninde yürütülen baz reorganizasyon faaliyetlerine ve demokrasi mücadelesine paralel devletin baz olumsuz unsurlardan temizlendi inin propagandas yap - larak, Alevileri düzen içine çekmenin çal flmas yürütülürken aç ktan Proletarya Partisi ne sald r da elden b rak lm yor. Öncelikle bu zata Alevilerin Selçuklulardan bu tarafa hep hakim s n flar taraf ndan k r mdan geçirildi ini, hakim s n flarla hiçbir zaman bar fl k olmad klar n hat rlatmak isteriz. Alevilerin baflka inançtan halk m zla esasta sorunu olmam flt r. Tarihsel süreçler incelendi inde bunlar görülecektir. Osmanl da artan vergiler sonucu yaflayamaz hale gelen halk m z ayaklanm fl ve k r mdan geçirilmifltir. TC tarih sahnesine ç kt ktan sonra tekkeleri kapat lm fl, ibadetleri yasaklanm fl, Dersim de ve Koçgiri de katliamdan geçirilmifltir. 70 li y llarda kurtuluflunun devrimle olaca na inand için ciddi boyutlarda devrimci ve komünist saflarda örgütlenmifltir. ABD ve kompradorlar o süreçteki ekonomik siyasi krizi aflmak için çözüm olarak ortaya koyduklar planlar devrimci muhalefetten dolay hataya geçiremeyeceklerini anlam fllar, Askeri Faflist Cunta yla hayata geçirmenin planlar n yapm fllard r. Bundan dolay hem devrimci mücadeleyi sapt rmak hem de cuntan n gelmesine zemin haz rlamak için, dünden bugüne düzenle bar fl k olmayan Alevi halk m z faflist TC ve CIA ortakl ile Marafl ta, Sivas ta, Çorum da, Malatya da katliamdan geçirilmifltir. Bu süreçte Faflist TC tetikçi olarak faflist ülkücüleri örgütleyip kullanm flt r. 90 l y llarda yükselen devrimci mücadeleye paralel Alevilerin devrimci ve komünist saflarda örgütlenmelerinin önüne geçmek, Alevileri Kemalizm in taban yaparak düzen içine çekmek için yine TC nin örgütledi- i Sivas ve Gazi katliamlar yap lm flt r. Bu sefer oluflturulan plana paralel tetikçiler dinci faflistler ve J TEM elemanlar d r. Yani öyle bir çetenin de il bizzat TC devletinin yapt katliamlard r. (*) Bu noktada dönemin M T Müsteflar Teoman Koman n yapt Sivas gibi otuz eylemi durdurduk demesi her fleyi ortaya koymaktad r. Gerçek üstücü senaristin ifade etti i gibi Alevilere dönük katliamlar devlet içinde örgütlenmifl bir çete örgütlenmesinin ifli de il, devletin istihbarat örgütlerince planlanan bilinçli katliamlard r. Bu gerçeklik ortadayken Alevilere bak n sizi katledenler devlet içinde bir çeteydi, onu demokrat AKP iktidar m z aç a ç kar yor, yüce hukukumuz da gerekli cezay verecek, bunun için Ergenekon operasyonuna destek verin, devrimciler bu konuda do ru yapm yor, büyük sosyalist Ufuk Uras takip edin demek sahtekârl k ve ikiyüzlü bir flekilde Alevileri düzen içine çekme operasyonunun bir parças d r. Sat r aralar ndaki Proletarya Partisi ne sald r s n da k saca de- erlendirmek gerekiyor. Proletarya Partisi kuruldu undan bugüne Kürt-Türk ve çeflitli milliyetlerden ve inançlardan halk m za karfl hiçbir zaman silah do rultmam flt r. Çeflitli olaylar, sonra Proletarya Partisini karalamak amaçl M T mahreçli haberler burjuva bas nda yer alm flt r. Baflba lar da PKK nin gerçeklefltirdi i katliam sonras da karalama amaçl bu haber burjuva bas na servis edilmifltir. Proletarya Partisi geçmiflten bugüne Alevi katliamlar n n nedenlerini mezhepsel farkl l k ve mezhep çat flmas de il, Alevilerin düzene muhalifli inden kaynakl oldu unu söylemektedir. Mücadelenin direkt TC devletine karfl verilmesi gerekti ini, Alevilerin bask, sömürü ve katliamdan kurtuluflunun Demokratik Halk Devrimi yle gerçekleflece ini söylemektedir. Buna paralel yaflanan katliamlar n nedenlerini Alevi ve Sünni halk m za anlat p yarat lmak istenen provokasyonlar deflifre etmifltir. Bütün bu yaklafl mlar bilinmesine karfl n Alevi ve Sünni inanc na mensup emekçi halk m z üzerindeki hakl sayg nl n zedeleme amaçl M T, J TEM mahreçli dezenformasyonlara s k s k tan k olunmaktad r. R. O. Kütahyal isimli zat n yaz s ndaki Proletarya Partisi ne dönük gerçek olmayan bilgilerde daha önce M T taraf ndan burjuva bas na servis edilmiflti, ayn s bir kez daha tekrarlanmaktad r. Elbette bunlar bilmektedir fakat s n fsal ç karlar na ters düfler bunlar söylemek, bunlar hat rlatt - nda bugünkü Alevileri düzen içine çekme kurgular bofla ç kar. Bugün de Ergenekon ve çetelerin devletin uzant s oldu u, bunlardan hesap sorman n direkt bu sistemi hedeflemeden olmayaca gerçe i ortadad r. Bundan dolay d r ki Proletarya Partisi ne sald r larak bu gerçek kapat lmaya çal fl lmakta, ama çabalar bofluna. Kütahyal n n amac çok aç kt r, sözde demokrat gözükerek devrimci ve komünistleri karalayarak halk m z n gerçek kurtulufl mücadelesine kat lmas n önlemek ve düzen içinde çözüm aramaya yöneltmektir. Bu sald r lar Burjuvazinin tarih sahnesine ç kma süreci feodalizmi tasfiye süreciyle iç içe olmufltur. Dolay s yla burjuvazi, feodal hâkim s - n flardan halk yönetmede kulland klar tüm entrika-hile ve katliam deneyimlerini devralm flt r. geçmiflte de bugün de ikiyüzlü ve sahtekârca yap lmaktad r. Proletarya Partisi nin ideolojikpolitik hatt Kürt-Türk ve çeflitli milliyet ve inançlardan halk m z n kurtuluflunun komprador burjuvazi ve toprak a alar n n devleti olan faflist diktatörlü e karfl verilecek silahl mücadele ile olaca gerçe i üzerine oluflturulmufltur. Bugüne kadar Proletarya Partisi militanlar faflist diktatörlü ün askeri-sivil kurum ve kurulufllar n ve sivil uzant - lar n hedef alan eylem çizgisini hayata geçirmifllerdir. Bu eylem çizgisini prati e geçirmeleri sonucu faflist diktatörlü ün bir dizi kurum ve kuruluflu ifllemez k l nm fl, yüzlerce diktatörlük gücü safd fl b rak lm flt r. 36 y ll k tarihinde R. O. Kütahyal gibi neidü ü belirsiz burjuva senaristlerin yazaca senaryolarla karart lamayacak kadar büyük ve flanl bir tarihe sahiptir. Emperyalizmin dünya genelinde hayata geçirmeye çal flt ideolojik sald r lar na paralel komprador burjuvazi ve büyük toprak a alar n n yay n organlar da ayn sald r y Türkiye ve T. Kürdistan nda hayata geçirmeye çal fl yor. 80 lerle bafllayan sosyalizme sald r daha çok toplumu bireycilefltirmeye, devrimci de erleri anlams zlaflt rmaya dönüktü. Dünyada emperyalist-kapitalizmin krize girmesiyle birlikte bir taraftan Marksizm i difl edilerek bir kez daha sözde keflfedilme, di er taraftan devrimci önderler devrimci niteliklerinden ar nd r larak magazinlefltirilme sald r s yla karfl karfl ya. Bunun yan nda cepheden sald r larak devrimci önderlere nerede ise milliyetçilerdi denilmekte. Yeni nesil bir sald r dalgas yla karfl karfl yay z. Elbette bunda esas amaç halk n kurtuluflunun silahl mücadeleyle oldu u gerçe ini karartma ve emperyalist kapitalizmin ömrünü uzatmad r. Bu sald r da Proletarya Partisi de önemli bir yerdedir. Fakat tarihin çark durdurulamayacakt r. Onun için bugün daha fazla devrimci de erlere sar lma, s n f mücadelesinde kararl l k ve cüret etme günüdür. Düflman n sald r lar, yaflad krizin derinleflmesi sonucudur, o zaman krizi derinlefltirmek için örgütlenelim, sistemin yaflayaca krizi derinlefltirelim. Bu sald r - lara mücadeleyi yükselterek yan t verelim. (*) Bugün çete diye lanse edilen de devletin bir zaman planlar n hayata geçiren elemanlar oldu unu da bilmeliyiz.

10 Gerilladan... TKP/ML T KKO gerillalar yla söylefli... İşçi-köylü Eylül 2008 Atefl k v lc mdan ç kar ATEfi KIVILCIMDAN ÇIKAR Aç klama; Elimize e-posta kanal yla gelen yaz y güncelli inden ve haber de eri tafl d ndan dolay yaz dizisi halinde yay ml yoruz. Gençlik kiminse gelecek onundur! - Siz gençlik alan ndan gerilla mücadelesine kat ld n z. Biliyorsunuz gençlik her zaman dinamik ve at lgan özellikleri ile devrim mücadelesinin ön saflar nda gözüpekçe kavgaya at lm flt r. Gençli in gerilla mücadelesindeki önemini anlat r m s n z? Bak fl; Dinamik ve at lgan olmakla birlikte yeniye ve do ruya yönelimi aç s ndan da gençlik gerilla saflar nda kendini gelifltiren temel ö elerden biridir. Devletin gençlik üzerinde estirdi i yozlaflt rma ve geleceksizlefltirme sald r lar n n da gösterdi i gibi gençli i kazanma, kazanamad yerde ise edilgenlefltirme politikas her geçen gün daha da artmaktad r. Gerilla alan nda ise silah genç olan n elindedir deyimi yerli yerine oturan bir söylemdir. Silah genç olan n omzundad r, çünkü gençli in at lganl, ihtiyaç duyuldu unda silaha da sar lma gücünde gizlidir. Ve gençli in yeniye ve do ruya olan aç kl, biz onlara, yeniyi ve do ruyu götürdü ümüz ölçüde saflar m zda örgütlenmesini ve savaflmas n sa layacakt r. Bugün ülkemiz halk gençli i içerisinde az msanmayacak derecede kendi sorunlar na yabanc l k bulunmaktad r. Buna karfl l k onun duyarl laflmas n sa layacak örgütlülükler de görevlerini tam olarak yerine getirememektedir. Bizler halk gençli inin Halk Savafl na katk da bulunmas ve savaflmas için onun sorunlara çözüm üretme görevimizi yerine getirebilmeliyiz. Böylece gençlik kitleleri de kendini Halk Savafl etraf nda flekillendirecek örgütlülüklerde yer alacakt r. - Bugün aç s ndan gençli- in ne gibi örgütlülüklere ihtiyac var? Bu örgütlülüklerle gerilla mücadelesiyle daha genifl kapsamda Halk Savafl stratejisiyle nas l bir paralellik kurulabilir? Bak fl; Halk gençli i ezilen s n flara mensup bir kesimdir. Devletin gençli e yönelik en ciddi sald r s, onu köklerinden koparmakt r. Gençli i teslim alman n yolu; toplumsal dinamiklerden uzaklaflt rmak ve bu yolla sorunlar na yabanc laflt rmakt r. fiimdi buna karfl halk gençli i de öncelikle toplumun di er kesimlerinde oldu u gibi öz-örgütlülüklerinde örgütlenmeli ve kendi sorunlar na sahip ç kmal d r. Hak arama bilincini gelifltirmesi gerekmektedir. Toplumdaki ilerici ve devrimci dinamiklerin geri düzeyde bir durufl sergilemesi ve ülkedeki devrimci durumun dura anl gençli in flekilleniflini etkilemektedir. 12 Eylül sonras geliflen devlet terörü her türlü örgütlülü ün önünü kapatarak kitleleri dayan flma ve kendi sorunlar na sahip ç kma bilincinden uzaklaflt rm flt r. O süreçten bu yana her türlü örgütlülükten uzaklaflan bir gençlik kitlesi ile karfl karfl yay z. Bu gerçeklikten hareketle halk gençli inin kendini ifade edebilece- i ve sorunlar na çözüm üretebilece i demokratik kitle örgütlerine ihtiyaç vard r. Halk Savafl cephesinde ise yukar da bahsettiklerimizden ba- ms z olmayarak ve ona önderlik etmek için gençli in partimiz saflar nda örgütlenmesi ve savafla kat lmas gerekmektedir. Bunun sa lanmas için de partimizin halk gençli ine önderlik etme sorumlulu u ile donanm fl bir gençlik örgütü bulunmaktad r. Gençlik örgütümüz TMLGB nin halk gençli ine önderli i, gençlik içerisindeki ileri kitlenin örgütlenmesi, orta kitlenin ilerletilmesi ve geri kitlenin tarafs zlaflt - r lmas ile olacakt r. TML- GB nin önderlik misyonunu yerine getirebilmesi için halk gençli inin sorunlar na çözümler üretmesi gerekir. Gençli in öz örgütlülüklerinde örgütlenmesi ve bulundu u her alanda halk n ç karlar n savunan bir örgüt oldu unu göstermesi gerekir. Bu temelde Komsomol ve biz T KKO savaflç lar görevlerimizi yerine getirdi imiz ölçüde, gençli i örgütleme çal flmalar Halk Savafl perspektifi do rultusunda paralellik arz edecektir. - Yeni kat lan biri olarak gerillay nas l buldunuz? Beklentilerinizle karfl laflt klar n z aras nda farkl l k oldu mu? Kendinizi tam olarak bir gerilla gibi hissetmeye bafllad - n z m? Bak fl; Partimiz saflar nda devrimci mücadele yürüten her militan n kafas nda bir gerilla ve gerilla birli i profili vard r. Bu profil hedefledi imize, olmas gerekene yak n olan biçimdedir. Bu kötü bir fley de ildir. E er gözümüzü oraya dikiyorsak. Ancak mevcut tabloda belli zay fl klar m z n oldu u yerde gerçekli- in çok ötesinde bir tablo çizmek ve beklentiye girmek do ru olmaz. Partimizin gerilla savafl ndaki srar n 8. Konferans m zla bir kez daha dosta düflmana göstererek sürdürme kararl l n n oldu u bir dönemdeyiz. Bu süreç görevlerimizi yerine getirmedeki yetersizliklerimizi gidermek için bir f rsat olarak karfl m zda durmaktad r. Tasfiyecilik sald r - lar n n geliflti i ve devrimci hareketi etkiledi i günümüzde bu MLM durufl, silahl mücadelede, gerilla savafl nda srar görülmeli ve sahiplenilmeli. Gerillaya kat lmam da tam bu sürece denk düflmektedir. Partimizin di er alanlar nda oldu u gibi elbette gerilla alan nda da hatalar, yetmezlikler, kavray fls zl klar olacakt r. Fakat sorunlar aflmadaki srar m z bu sorunlar n üstesinden gelebilecek güçtedir. fiu an bileflenimizdeki olumluluk ve partiye göre flekillenme bilinci bizlere yetmezliklerimizin üstesinden gelecek Yapabiliriz, yapmal y z ve yapaca z! - Dersim gençli ine bir ça r n z var m? Ahmet; Dersim gençli ine, eski bir komsomolcu yeni bir T KKO savaflç s olarak flunlar söylemek istiyorum; partimiz TKP/ML y llar önce bofl b rakt mevzileri doldurmak, savafl büyütmek ve yeniden umut olmak için Dersim e aç lm flt r. Yitirdi imiz de erleri, kaybetti imiz güveni ve halk m z n yüre inde kazand m z manevi otoriteyi tekrar ve eskisinden daha sa lam bir flekilde kazanacakt r. Bu konuda iddiam z ve kararl l - m z kesindir. Bunun içinde elbette Dersim gençli inin özel bir önemi var. Partimizin burada belirledi i hedeflere ulaflabilmesi, halk m zla bütünleflmesi, düflmanla hesaplaflabilmesi için Dersim gençli inin mutlaka saflar m zda örgütlenmesi gerekiyor. Gerek ordumuz T K- KO da gerekse de baflka görev alanlar nda yer alarak partimizin geliflmesine omuz vermeli ve Halk Savafl n n aktif bir parças olmal - d r. Bize hiçbir gelecek sunmayan bu sömürü düzenine karfl ancak partimiz saflar nda örgütlenerek kendi gelece imizi kurabiliriz. Kurtuluflun baflka bir yolu olmad n ve bu noktada savafl n bir parças olmad m z sürece geleceksizli e mahkum kalaca m z bilmeliyiz. Sonuç olarak tüm Dersim gençli i dostunu ve düflman n iyi ay rt etmeli. Üzerine düflen sorumlulu unu yerine getirmelidir. Demirda yoldafl n flu sözleri iddiam z, inanc m z ve kararl l m z ortaya koymaktad r. Yapabiliriz, yapmal y z ve yapaca z! bir durufl sa layacakt r. Beklentilerimiz ve karfl laflt klar m za gelecek olursak; savafl düzeyimiz ve ald m z yenilgilere ra men gelece e ve Halk Savafl na umutla bakt m z müddetçe bir farkl l k olaca n düflünmüyorum, yani beklentilerimiz, gördüklerimiz ve yaflad klar m zd r. Önemli olan ne katt m z veya katmaya çal flt m zd r. Kendimi gerilla olarak hissetme konusunda ise, öncelikli görevi, iyi bir parti militan ve T KKO savaflç - s olmak olan bir gerillay m. Bunun için ö renebildi imiz her fleyi ö renmek ve ç kard m z dersler içerisinde kendimizi sürekli e itmek ve ç tay yükseltmek olaca ndan kendimi ö renecek çok fleyi olan bir gerilla olarak nitelendirebilirim. Halkla bütünleflme, düflmanla hesaplaflma... -Köylü gençli in gerillaya bak fl nas l? Ahmet; Genel olarak Dersim halk n n gerillaya bir aflinal var. Gerillay tan yorlar, biliyorlar. Ve hemen hepsi gerillay belli oranda sahipleniyor. Gerek partimizin gerek de gerilla savafl veren di er devrimci örgütlerin baz yanl fl tutumlar da olmufl. Düflman n yo un sald r lar gibi birçok etkenle birlikte Dersim halk n n devrime inanc, devrimcilere güveni önemli oranda k - r lm fl. Gerillaya kap lar n aç - yorlar, hala gerillay kendi çocuklar gibi görüyorlar, seviyorlar. Ama bundan daha fazlas n yapmaya, örgütlenmeye ve savafl m z n bir parças olmaya pek yanaflm yorlar. Ancak elbette bunun içerisinde gençli in ayr bir yeri vard r. Gerillaya,silaha ve devrime bir sempatileri var. Daha merakl ve daha ilgililer. Bunun biraz da geçmiflin olumsuz tecrübelerinin yaflanmam fll ndan ve genç olman n getirdi i baz olumlu özelliklerinden kaynakland n düflünüyorum. Ancak bununla birlikte Dersim kültüründen, onun ilerici ve devrimci gelene- inden bir kopufl da var. Düflman n kültürel sald r lar ndan ciddi oranda etkilenme var. Ve sonuç olarak insani de erlerinden, duyarl l ndan uzaklaflma, yozlaflma var. flte gençlik bu noktada devrim ile karfl -devrim aras nda yalpal yor. Bilindi i gibi partimiz y llar sonra Dersim de yeniden gerilla mücadelesinin ad m n att. Ve bir süredir burada faaliyetlerimiz var. Yayg n bir kitle çal flmam z olmamas na ra men faaliyet yürüttü ümüz yerlerde gençlikle iliflkilerimiz daha olumludur. Gerilladan etkileniyorlar ve sisteme, düflmana tepkilerini ekonomik s k nt lar - n, okul ve aile sorunlar n bizimle paylafl yorlar, ancak tüm Dersim halk gibi gençlik de bizi çözüm gücü olarak görmüyor. Ancak mücadelemizin büyümesine, kitlelerle do ru ve sürekli bir iliflki kurulmas na ve önemli bir nokta olarak eylemlerimizin artmas na paralel Dersim halk yla bütünleflece iz. - Köylü gençli in gerillaya kap s n açt n -sahiplendi ini söylediniz, ama ayn zamanda gerillay bir çözüm gücü olarak görmedi ini belirttiniz, bu bir çeliflki de il midir? Ahmet; Az önce de söyledi im gibi böyle bir durum var. Bu gençli in ve genelde de halk m z n bir çeliflkisi. Mevcut düzenden rahats zlar. Düflman n sald r lar na tepkililer. Ancak bunlara karfl örgütlü bir karfl koyufl sergileyemiyorlar. Çünkü örgütlülükleri yok. Karfl lar nda da bu sorunu çözecek, onlar örgütleyecek ve onlara yeni bir gelecek yolunu sunacak olan gerilla var. Ancak mevcut durumda gerilla, gençli e bunlar sunacak pratikleri henüz ortaya koyam yor. Bu bizim aç m zdan da di er örgütler aç s ndan da böyledir. Yani alternatif olma, umut olma sorunumuz var. Biz bu durumun bilincindeyiz. Bugüne kadar att m z çok küçük ad mlar n karfl l n bile kitlelerden fazlas yla ald k. Daha büyük ad mlar m z daha büyük kazan mlar sa layacakt r. Bu konuda Dersim halk na ve özellikle Dersim gençli- ine güveniyoruz. Bütün haz rl klar m z n, bütün planlar m z n merkezinde halkla bütünleflme ve düflmanla hesaplaflma var. - Dersim gençli inin genel sorunlar n n neler oldu unu aç klar m s n z? Ahmet; Dersim gençli inin sorunlar asl nda ülkemiz gençli- inin sorunlar ndan ba ms z de- il. Belli özgünlükleri var, ancak özünde ayn sorunlar. Geleceksizlik, ifl, e itim sorunlar gibi. Kendilerini kurtarmak için Avrupa ya gitmeye çal fl yorlar ya da en az ndan büyük flehirlere. Çünkü burada kalarak kendilerine iyi bir gelecek haz rlayamayacaklar n biliyorlar. Üniversiteye gidenler de oldukça fazla. Ancak okulu bitirince karfl lar na iflsizli- in ç kaca n görebiliyorlar. Bir genç için gelece inin garanti alt nda olmad n bilmek oldukça kötü bir durumdur. Burada bütün ifller karakollarda ya da genel olarak askeriyede hallediliyor, sivil kurumlar formalite iflleri görüyorlar. Askeri operasyonlar, helikopterler, tanklar, z rhl araçlar, özel timler, J TEM, vs. Bunlar n hepsi Dersim de yaflam n do al bir parças k l nmaya çal fl l yor. Devlet kimlik kontrolleriyle, yarg s z infazlar yla, iflkenceleriyle bir korku imparatorlu u kurmaya çal fl yor. Öte yandan kendilerini flirin göstermek için halkla bütünleflmeye çal fl yorlar, yard m da t yorlar. Konser düzenliyorlar, köylüleri ziyaret ediyorlar ve buna benzer bir sürü flarlatanl kla gerçek yüzlerini gizlemeye, halk m z n beynini buland rmaya çal fl yorlar. Bunu için de gençli e özel olarak yöneliyorlar. çki, uyuflturucu, kumar ve fuhuflu özellikle gençlik içerisinde yaymaya çal flarak gençli i ilerici-devrimci özelliklerinden uzaklaflt rmaya, muhalif kimli inden s y rmaya çal fl yorlar. Böylece gençli i kazan p kendi düzenlerinin gelece ini garantiye almaya çal fl yorlar. Tekrar etmek gerekir ki, bizim de bir dönem burada olmay fl - m z, bugünkü süreç aç s ndan önemli oranda yetersizliklerimizin olmas düflman n bu politikalar n n baflar l olmas na neden oluyor. (Devam edecek)

11 5-18 Eylül 2008 İşçi-köylü 11 Kavga okulu Önce görev akla gelmelidir! Devrim denilen toplumsal alt üst olufl, kolektif eme in örgütlenip merkezilefltirilmesine yaflamsal ihtiyaç duyar. Devrimci çal flma v e emek sürekli ve düzenli örgütlendi i oranda Proletarya Partisi belirledi i politik hedeflere ad m ad m varabilir. Devrim, okyanuslar, büyük denizleri dolduracak kadar devrimci eme in ve çal flman n damla damla birikmesi ve biriktirilmesi ise bu çal flma belirlenen devrimci görevlerin yerine getirilmesiyle gerçekleflir. Devrimci çal flma, politik-örgütsel görevlerin yerine getirilip, tamamlanmas d r. Devrimci çal flma ile örgütsel görevler aras nda kopmaz diyalektik bir ba vard r. Görevden bahsedilince devrimci çal flma, devrimci çal flmadan bahsedilince görevler akla gelir. Çok yönlü, çok çeflitli devrimci çal flma sürekli ve düzenli olarak örgütlendikçe özgürlük ve ba- ms zl k yolu k sal r, karanl klar kaybolmaya bafllar. Bu anlay fl oturtan flehitlerimizin nezdinde, sözünü etti- imiz baflar n n yakaland örnekler çoktur. Yeter ki okumas n bilelim. Konu ile ilgili örnek olarak ad geçmesi gereken flehitlerimizden biri de Proletarya Partisi nin 2. Genel Sekteri Süleyman Cihan d r. Örgüt biliminde s n f bilinçli proleterler üstlendikleri görev ve sorumluluklar yla, yürüttükleri faaliyetler üzerinden de erlendirilirler. Yoldafllar m z, flehit yoldafllar - m z da de erlendirirken göz önünde bulundurmamam z gereken budur. Belirleyici yegâne ölçüt pratiktir. Bütün de erlendirmeler pratik görevler üzerinden yap l r/yap lmal - d r. Üstlendikleri görev ve sorumluluklar yerine getirmeyen, yapmas gereken iflleri zaman nda yapmayan, geciktirip savsaklayan, bu yönde bir hesap vermeyen, hesap vermekten kaç nan, olumsuzluk ve baflar s zl klar kendi d fl ndaki nedenlerde ve yerlerde arayanlar ciddi olarak devrim ve örgüt olma bilincinde yetersizlik yafl yor demektir. Devrim çeliflkileri çözme bilimi ise, ciddi bir düflünsel ve pratik üretim yerid i r. Devrimci çal flmada görev ve sorumluluk konusunda her zaman iki z t anlay fl, iki z t tutum ve davran fl ortaya ç kar. Proleter anlay fl ve tutum ile küçük-burjuva anlay fl ve tutum iç içe ve karfl karfl ya yaflan r. Birincisi görev ve sorumluktan çal flma ve üretmeyi anlar, zaman nda yap lan ve yap lmas gereken iflleri anlar; di eri ise savsaklama, yak nma ve bahaneler üretmeyi anlar. flte Süleyman Cihan da Parti 1 Ocak 1962 tarihinde Dersim in Hozat ilçesinde dünyaya gelen Dursun yoldafl emekçi bir ailenin ilk çocu udur. Do umundan sonra ailesi, ekonomik nedenlerle Dersim den Ankara ya tafl nmak zorunda kalm fl ve ailesi Ankara n n Keçiören beldesine yerleflmifllerdir. Dursun yoldafl n daha ilkokul y llar nda ö renmeye olan merak çevresindekilerin ve ailesinin dikkatini çekmifltir. Dursun yoldafl gazete, dergi, kitap eline ne geçerse dikkatlice okuyarak çeflitli arflivler oluflturmufltur. lerleyen y llarda örgütlü yaflam içerisine de bu araflt rma ve inceleme merak devam etmifltir. Lise y llar na geldi inde devrimci düflünceler Dursun yoldafl n yaflam n belirlemeye, anlam katmaya bafllam flt r. Özellikle brahim Kaypakkaya n n ülke üzerine tahlil ve düflüncelerini anlatan kitab ve Baflkan Mao nun Askeri Yaz lar yoldafl n elinden düflürmedi i kitaplard r. Ankara Etlik Lisesi ne devam eden Dursun yoldafl hem okulda hem de yaflad semtte faaliyetlerini sürdürmüfltür. Bu faaliyetleri düflman n gözüne batmaya bafllam flt r Askeri Faflist Darbesi yle birlikte Dursun yoldafl için de esaret günleri bafllam flt r. liflkide oldu u kifliler üzerinden hareket eden faflist kolluk güçleri onu ailesiyle birlikte kald evden alm flt r. Ankara Emniyet Saray nda bir buçuk içinde proleter tutumu temsil eden yoldafllardan biridir. Onun için öncelikle devrimci görev ve sorumluluklar gelirdi. Önce devrimin iflleri ve yap lacak, yerine getirilecek devrimci görevler gelirdi. Lafazanl k ve gevezelik yapmaya ne zaman ne de niyeti vard. Onun için her fleyin bafl nda devrimin görevleri ve yap lacak ifller vard. ayl k iflkenceden tek bir söz söylemeden, bafl dimdik ç km flt r. Mehmet A ar n bafl n çekti i iflkencecilerin Kaypakkaya gelene ini sürdüren bu genç devrimciyi ellerinden kaç rmaya niyetleri yoktu ve böyle de oldu. Süleyman Cihan B u ifllerin sonuna kadar baflar yla yerine getirilmesi, tamamlanmas gelirdi. Çünkü o ve onun gibiler devrim denilen ciddi görevin gerçek sahipleriydi. Onun için önemli olan devrimci mücadelede Proletarya Partisi nin geliflim ve y llar aras nda Ankara Mamak Askeri Hapishanesi nde TKP/ML üyesi olmakla suçland için kald. Tahliyesinin ard ndan hemen tutuklanarak askere gönderildi, ancak hapishane y llar nda yakaland akci- er rahats zl ndan dolay ifl görmez raporuyla hemen terhis edildi. Uzun bir süre tedavi gördü ve akci erindeki rahats zl k k smi olarak iyileflti. Doktorlar n sürekli dinlenmesi yönündeki tavsiyelerine ra men tedaviye devam ederken örgütlülükle iliflkiye geçti ve dört buçuk y ll k bir aran n sonunda kald yerden mücadeleye devam etti. Hapishane y llar ve tedavi süreci Dursun yoldafl n bilincindeki mücadele biçimini ve koflullar n daha da keskinlefltirmifl ve berraklaflt rm flt r. Sa l k koflullar n n düzelmesiyle birlikte gerilla alan na kat lma karar alm flt r. Bu karar n örgütlülü e iletmifl ve cevap gelene kadar flehir alan nda birçok farkl alanda mücadelesine devam etmifltir. fiehirdeki mücadele y llar nda kendisini gizleme ve faaliyetteki ilkelere ba l - Bugün dahi yaflad semtte gülen yüzü, flakac kiflili i, çal flmalar ndaki ilkeli duruflu ve insani iliflkilerdeki s cakl ile hat rlan r Dursun yoldafl. l, en yak nlar na dahi tek bir kelime söylemeden her gün farkl k l klarda insanlar n aras na kar flmas Dursun yoldafl n mücadele içindeki belirgin yönlerinden birisi olarak bugün dahi y l nda Dersim Hölü- köyünde dün- 1949kufla yaya gelen Cihan, genç yaflta TKP/ML ile tan flt.1974 y l nda stanbul da Tunceli Kültür ve Dayan flma Derne i ni kurdu. Parti içinde sürdürülen tüm tart flmalarda komünist çizgiyi temsil etmekte hiçbir tereddüt yaflamad. Onun kararl ve sab rl mücadelesi sonucu Parti çizgisini tasfiye etmeye çal flan Koordinasyon Komitesi hizbi Partiden at ld. Küçük büyük demeden tüm görevleri omuzlayarak, üstün bir çaba ile tüm ülke çap nda bir iliflki a kurdu. Kendisinin de BK y temsilen kat ld 1. Konferans n örgütlenmesindeki çabas n n alt çizilmelidir. Bu Konferansta Merkez Komitesi Siyasi Büro üyeli ine ve Örgütlenme Komitesi ne seçildi. ilerlemesi idi. Nas l ki devrimci teori prati e uygulanmak için varsa ayn flekilde devrimci görevler de yap lmak için vard r. T pk di er flehitlerimizin, t pk Cihan n, S rma Boyo lu nun, Munzur Geçgel in, Pir Hasan Kulaç n, Zühre Dersim in, Ahmet fiahin in, Bektafl Daflgöl ün, Sinan Günel in yaflam ve flehitliklerinin gösterdi i gibi. Devrimci görev ve çal flman n baflar lmas için devrimci bilincin gelifltirilmesi flartt r. Ancak bilimsel kendisini tan yanlar taraf ndan anlat lmaktad r. Dursun yoldafl için art k da larda gerilla türkülerini söyleme, düflmandan halk ad na hesap sorma, partinin onurlu bir savaflç s olarak do du u topraklara dönme zaman gelmiflti. Bekledi i haber do rultusunda haz rl klar n yapm fl ve ailesiyle vedalaflarak evden ayr lm flt r. Anne ve babas yla vedalaflarak stanbul a yolculuk etmifl, burada 1 aya yak n bir akrabas n n evinde kalm flt r. Buradan da Çorum a geçmifl ve bir süre daha bu alanda kalm flt r. Birçoklar bugün dahi Dursun yoldafl Çorumlu olarak bilmekte ve tan maktad r. Bunda yoldafl n bu alanda kurdu u iliflkilerin ve flehit düfltü ünde üzerinden ç kan kimli in etkisi olmufltur. Dursun yoldafl ilk olarak gerilla mücadelesine Karadeniz Bölgesi nde bafllam flt r. Artvin, Tokat aras nda birçok yeri tan ma amaçl geziler yapm fl, bu bölgede gerilla savafl için haz rl klar gerçeklefltirmifltir. Sonunda do du u topraklara dönmüfl Dersim in filinta komutan olarak an lmaya bafllam flt r. Dersim de Cemil kod ad yla birçok faaliyet gerçeklefltiren ve tan nan Dursun yoldafl 23 A ustos 1992 tarihinde Ovac k n Kepir yaylas nda bir ihbar sonucunda on kiflilik bir T KKO gerilla birli i ile pusuya düflmüfltür. Oldukça elveriflsiz bir alanda ö len saat te bafllayan çat flma gece Bask n n kol gezdi i bir dönemde aran r duruma düfltü. 12 Eylül ile birlikte y lg nl n al p bafl - n gitti i bir süreçte 2. Konferans fiubat 1981 de yap ld ve Süleyman Cihan MK üyeli ine ve Genel Sekreterli e seçildi. Cunta koflullar sürerken o, faaliyetini hiç aksatmadan sürdürdü. Ayn y l stanbul da düflman n eline geçti. Kimli- ini dahi kabul etmeyen Cihan 15 Eylül 1981 de düflman taraf ndan katledildi. bilgiye dayan larak devrimci görevler lay k yla ve zaman nda yerine getirilir, bu görevler baflar ld kça emekçi halk sömürü ve zulümden ad m ad m kurtar l r. Sömürülen ve ezilen emekçileri sömürü düzenine ait bütün kötülüklerden ancak devrimci görevlerin ve ifllerin (savaflörgütleme-inceleme-araflt rma-e itim-yaz vb.) baflar yla yerine getirilmesiyle kurtar l r. Halk n gözünde gerçek devrimci bir güç olabilmek için bilincimizi ve enerjimizi yükseltelim bu amaç için inatla çal flal m! fiehitlerimizi örnek alarak proleter bir devrimci olma amac ile yüksek bir disiplin içinde örnek bir kifli olarak çal flal m, çevremizdekilere örnek olal m. saat ye kadar sürmüfltür. Düflman n hava deste i, yo un havan atefli dahi gerillalar n direniflini k rmaya yetmemifltir. Aciz kalan düflman n düz alanda yakalad gerilla birli i gece karanl nda geri çekilmeyi baflarm flt r. Ancak çat flma esnas nda Y ld z Ayraç, mam Cem flitmez, Ak n Uzun adl T KKO gerillalar ve Dursun yoldafl flehit düflmüfltür. fiehit düfltü ünde Dursun yoldafl TKP/ML üyesi, Birlik Komutan ve Bölge Komutanl üyesidir. Yoldafl n flehit düflmesinin ard ndan kimli ini ortaya ç karamayan faflist kolluk güçleri televizyonda yoldafl n foto raf n gören ailesinin baflvurmas sonucunda onu tan m fllard r. Ailenin cenazeyi almas yla birlikte Dersim halk yi it komutan na sahip ç km fl ve yoldafl için dükkânlar n n kepenklerini kapatm fl, genifl kat l ml bir cenaze töreniyle yoldafl sonsuzlu a u urlanm flt r. Yoldafl n iste i üzerine tören, afl oldu- u Dersim de yap lm fl ve naafl Dersim e defnedilmifltir. Yoldafl n flehit düfltü ü haberinin yaflad mahalleye ulaflmas n n ard ndan ailesinin evine sa c s ndan solcusuna bir ak n olmufl ve yoldafl n ailesine taziye ziyaretleri yap lm flt r. Bugün dahi yaflad semtte gülen yüzü, flakac kiflili i, çal flmalar ndaki ilkeli duruflu ve insani iliflkilerdeki s cakl ile hat rlan r Dursun yoldafl. Pusula Sorunlar n çözümü devrimci pratiktedir! Bütün alan çal flmalar m zda, görevlerimizin yo unlu undan ve bu görevleri yerine getirmeye çal flan faaliyetçilerin nicel ve nitel zay fl - ndan söz ediyoruz. Evet bu nesnel bir gerçek; ama de ifltirilmesi mümkün olmayan bir kader de ildir. Bugünkü nesnel koflullarda bunu de ifltirmek mümkündür. Bu çaba, do ru politikay, esas ve tali olan ay rmay, çal flma tarz nda do ru yöntem ve araçlar kullanmay içermek zorundad r. E er belirlenen politika ve taktikler gerçekle uyumlu de ilse, uygulay c lar n nicel ve nitel güçlerinin pratik bir de eri yoktur. Elbette ki kadro ve militanlar n sahip oldu u nitelik güç yanl fl politikalar n aç a ç kar lmas n daha da kolaylaflt racakt r. Çünkü; nitelik olaylar, olgular sorgulama, inceleme ve uygulama kararl l ndan ba- ms z de ildir. Bu anlam yla varolan sorunlar n do ru tarzda çözülüp afl lmas için mevcut örgütlü güçlerin nitelik seviyesini yükseltmek kilit bir sorundur. Teorik olarak çal flma tarz na dair, yeni kadro ve militanlar n aç a ç - kar lmas na iliflkin genel do rular ifade etmemizde bir sorun yoktur. Peki sorun nerede bafll yor? Sorun uygulamada bafll yor. Çünkü, uygulama karfl m za somutu kavrama düzeyimizi, sorunlar çözme gücümüzü net olarak ç karmaktad r. Di er bir ifadeyle; gerçekli imize ayna tutmaktad r. flte temel sorun bu gerçeklere uygun pratik ad mlar noktas nda yo- unlaflmaktan geçiyor. Bunun ilk ad - m, nicel ve nitel gücün yükseltilmesinin s n f mücadelesi prati i içinde olaca gerçe inin tüm örgütlü güçler taraf ndan içsellefltirilmesiyle bafllar. Bu kavray fl, devrimci prati in verdi i coflku ve heyecanla da hedeflerin büyütülüp netleflmesine ve zorluklarla savaflma gücünün aç a ç kar lmas na hizmet eder. Burada sözünü etti imiz pratik, devrimci pratiktir. Yani inceleme ve araflt rmay içeren, sorunlar n çözümü için teoriyi bir fl k gibi kullanan, örgüt, örgütlülük ve kolektif çal flman n gereklili- ine inanan militan bir çal flmad r. Bugün bu hareket tarz bize öncelikle bulundu umuz çal flma alan ndaki tüm güçlerimizi örgütlemeyi emrediyor. Her bir taraftar m z n mutlaka yapaca ifller vard r. Tüm sorun kimin neyi, ne kadar yapaca- n do ru bir tarzda tespit etmektir. Bunun için sistemli, planl bir iliflki ve denetim olmazsa olmazd r. Kendili indenci ve sistemsiz bir iliflki tarz yla ne örgütlülük yarat l r ne de yeni ileri militanlar aç a ç kar l r. Bu demektir ki; örgütlemek için örgütlenmek, gelifltirmek için geliflmek tüm taraftarlar m z n ana prensibi olmal d r. Ama tüm bunlar yaparken flu gerçe i de görmeliyiz. Yürüttü ümüz çal flmalarda ve izledi imiz pratikte örgütlü ve örgütsüz olman n aras ndaki fark net olarak ortaya koymay baflarmal y z. Di er bir anlat mla, bu devrimci duruflu-fark pratik olarak göstermeliyiz. Üzerinde tart flmam z ve çözümü için daha srarl olmam z gereken sorunlar n oldu u do rudur. Do ru olan di er bir fley ise; sorunlar n çözümünü belli toplant lara b - rakmamam z gerekti i gerçe idir. Çünkü, birikmifl sorunlar n çözümü a r ve sanc l olur. Oysa her bölge, her komite karfl laflt sorunlar çözme konusunda ortaya kolektif bir çaba koyarsa, sorunlar n birikimini önler. Sorunlar n çözümü çal flmalara katk sunar ve ayr ca tart flmalar daha ileri düzeyde yürütmenin zeminini haz rlar. Tüm bu çabalar somut durumu kavramam za, daha anlafl l r, uygulanabilir kararlar almam za da hizmet eder. Ve tüm do ru-güçlü kararlar ciddi, sorumlu yaklafl mlar n ürünüdür. Ayn sorumluluk duygusu bu kararlar n arkas nda durmay da tetikler. Di er bir anlat mla, incelemeye somutluk, hedefe netlik, yürüyüfl temposuna kararl l k da kazand r r. S n f mücadelesinde ertelemeci tutumlar yaln z sorunlar n birikimine neden olmuyor, ayn zamanda do ru yerde ve zaman nda yap lmas gereken iflleri yapmamak ve s n f mücadelesi aç s ndan ortaya ç kan imkanlardan yararlanmamak anlam na da geliyor. Bu taktik f rsatlar kaç ran hiçbir hareket kitlelerle ba kurup gelifltiremez. Çünkü; kitlelerle ba, somut sorunlar üzerinde kurulur. P/A çal flmalar somut olgulara dayan r. Ertelemeci ve kendili indenci pratikler, somut sorunlar üzerinde P/A faaliyetleri yürütme yerine, kitlelere yüzeysel genel devrim propagandas yla yetinir. Bu tür çal flmalar ço u zaman bofla harcanan bir emekten öte bir ifllev görmez. Gündeminde savafl, iflsizlik, rkç l k olan kitlelere genel bir sosyalizm propagandas yapmak etkileyici, harekete geçirici bir prati e hizmet etmez. Demek ki, müdahalelerimiz yerinde ve zaman nda, propagandalar m z da somuta dayanmal d r. Devrimci çal flmada somutluk üzerinde yükselen tüm ad mlar n karfl l n bulma olas l her zaman daha yüksektir. Somutluk, ayn zamanda karfl laflt m z sorunlar çözme hedefini içerir. Her büyük yürüyüfl ilk ad mla bafllar. Tüm büyük ifller, bir dizi küçük ifllerin toplam d r. K sacas, önümüze koydu umuz büyük hedeflere ulaflmak için karfl m za ç kan somut sorunlar çözmek flartt r. Di er önemli bir nokta ise; burjuva-feodal egemenlik sisteminin sald r lar na karfl izlenen savunma çizgisinden ç karak sald r ya geçme prati ine yönelme gerçe idir. Burada sözünü etti imiz sald r, düflman n bize çizmeye çal flt s - n rlar aflma çizgisidir. Yani, çat flmay hep savunma pozisyonunda yürütmemektir. Daha da somutlayacak olursak; faflist-kemalist diktatörlük bugün baflta Kürt ulusu olmak üzere komünistlere, devrimcilere k sacas sömürü ve zulüm düzenine karfl ç - kan herkese karfl tam bir devlet terörü estirmektedir. Kürt illerinde aral ks z süren operasyonlar, eme i çal nan iflçilerin hakl tepkileri üzerine militarist güçlerle yap lan sald r - lar bunlar n en somut örne idir. Militarist sald r lar n yan s ra, artan sömürü, iflsizlik, peflpefle gelen zamlarla birlikte gün geçtikçe emekçiler için yaflam koflullar daha da zorlaflmaktad r. Tüm bu sald r - lar n neden ve niçinlerini ortaya koymak elbetteki anlaml d r. Ama daha da anlaml olan ve kitlelerle ba kurmam z sa layacak olan, bu sald r lara karfl basitten karmafl a do ru ataca m z pratik ad mlard r. Bugün genifl y nlar n gündeminde iflsizlik, hayat pahal l, bar nma ve kimlik sorunu vard r. Büyük kentlerin yoksul, emekçi mahallelerinde bu sorunlar gündemlefltirmek ve emekçileri bu sürece dahil edecek taktik yönelimler içine girmek güncel görevlerimizin aras ndad r. Yine yolsuzluk ve yozlaflmalara karfl genifl kesimleri içerecek temelde kampanyalar örgütlemek, sisteme dönük teflhir faaliyetlerine h z vermek, edilgenli in, s radanl n afl lmas na ve kitlelerle daha ileri düzeyde ba kurulmas prati ine hizmet edece i aç kt r. K sacas ; süreç bize militanca duruflu ve yürüyüflü dayat yor. Dolay s yla tüm çal flmalar m z n pratik olarak bu sürece hizmet edecek nitelikte olmas bir zorunluluktur.

12 Göğün yarısı İşçi-köylü Eylül 2008 Pippa n n katiline müebbet istendi Sermayenin kad n aflk! Toplumun yar s n oluflturan kad nlar, geçti imiz aylarda sömürücü s n flar n da yo un olarak gündemindeydi... Bu konuda neler yapt klar n ve dediklerini özetlemek gerekirse; TÜS AD (Türkiye Sanayiciler ve fladamlar Derne i) Yüksek stiflare Konseyi toplant s na Kemal Dervifl de kat lm fl ve burada Türkiye ekonomisine dair tavsiyelerde bulunmufltu. Dervifl, Türkiye nin döneminde yakalad performans sürdürmek istiyorsa yat r m alanlar n art rmas ve bu art fl n sa lanabilmesi için yeni iflgücüne ihtiyaç oldu u, bu nedenle kad n nüfusunun ekonomiye kat lmas gerekti ini belirtmiflti. Ard ndan, ekonomik krizlerini çözmek için tavsiye denilen bu talimatlar uygulamak amac yla TÜ- S AD vb. sermaye çevreleri ile onlar n hükümeti olan AKP, hemen kollar s vad lar. TÜS AD ile KA- G DER (Kad n Giriflimcileri Derne i) ortak bir rapor haz rlad lar. Toplumsal Cinsiyet Eflitsizli i: Sorunlar, Öncelikleri ve Çözüm Önerileri adl raporda, Türkiye de 15 yafl ve üstü kad nlar n iflgücüne kat l m oran n n 1988 de yüzde 34.3 iken, 2006 da yüzde 24.9 a düfltü ü, 1988 de yüzde 31 olan kad n istihdam n n 2006 da yüzde 22 ye düfltü ü, 15 yafl üzeri kad n nüfusu yüzde 35 artarken, istihdam potansiyelinin ancak yüzde 10 oldu u (16 Temmuz 2008-Radikal) belirtiliyor. Görüldü ü gibi, sermaye sahiplerinin toplumsal cinsiyet eflitsizli inden anlad kad nlar n, istihdama, iflgücü piyasas - na kat l m oran n n azl d r. Ayr ca kad n n e itim ve siyasete kat l m düzeyinin geri olmas da TÜS AD çok endiflelendirmifl! Tabi onlar n bu endiflesini, burjuva partiler, sözde sivil toplum örgütleri ve benzeri kurumlar da paylaflt. Bu yönelime paralel KAG DER, genifl kat l ml bir toplant düzenledi. AKP, CHP, Mor Çat, Avrupa Birli i Parlamentosu Kad n Haklar ve Kad n-erkek Eflitli i Komisyonu, KADER vb. kurumlar n temsilcilerinin kat ld bu toplant da, kad n iflgücünün daha fazla nas l ve hangi yöntemlerle pazara çekilebilece i üzerine yöntemler, projeler tart fl ld. Kad n iflgücünün sömürüsünün art r lmas için hükümet de sermayenin ihtiyaçlar do rultusunda bofl durmay p elinden geleni yap yor. Toplant ya kat lan AKP milletvekili Fatma fiahin, meclis aç ld nda ilk ifllerinin F rsat Eflitli i Komisyonu kurulmas yla ilgili bir kanun ç karacaklar n patronlara müjdeledi. Kad nlar hedef tahtas - n n ortas na konuluyor Dünya genelinde emperyalistlerin ve onlar n iflbirlikçilerinin-uflaklar n n büyük ekonomik krizler yaflad bu dönemde, emperyalizme ba ml l nedeniyle krizlerden derin olarak etkilenen Türkiye ye K. Dervifl in gelmesi ve söyledikleri oldukça dikkate de erdir. K. Dervifl, emperyalistlerin ekonomik planlar - n n merkezi kurumlar ndan biri olan Birleflmifl Milletler Kalk nma Örgütü nün (UNDP) baflkan d r. K. Dervifl in, Türkiye nin en büyük komprador kapitalistlerinin topland TÜS AD a aktard talimatlar, bu kriz sürecinde, emperyalizmin sömürge ve yar -sömürge ülkelerden beklentilerinin bir k sm n n özetidir. Birleflmifl Milletler Kalk nma Raporu nun yazar Prahald, hat rlanaca gibi flöyle ba r yordu: Deniz bitiyor efendiler! Üçüncü Dünya ülkelerindeki yoksullar müflterimiz yapmazsak batar z! Rapordaki bu söz, krizin ne denli büyük oldu unun ve bunun faturas n n halka, özellikle de ba ml ülkelerin halk na ç kart laca n n ç l k ç l a itiraf yd. Ülkemizde iflçilerin ve di er emekçilerin büyük bir k sm yo un sömürü alt nda, ço unlukla ifl güvencesiz ve sa l ks z koflullarda, s k s k maafllar ve fazla mesai ücretleri ödenmeden, uzun ifl saatleri boyunca çal flt r l yorlar. Bunun yan nda, gün geçtikçe büyüyen bir iflsizler ordusu var. Ve tüm bunlara ra men, ezen s n flar n, neden kad nlar iflgücü piyasas na daha fazla çekmek istediklerini sormak laz m... Egemenler, ekonomik krizlerini aflmak için her zaman daha fazla sömürüyü hedefler. flsiz say s ne kadar çok olursa, iflçi s n f ve emekçiler aras nda rekabeti art r p ödeyece i ücrete düflürür böylelikle. Tüm vas fs z ve en a r ifllere daima en az ücret ödenir. Kad n iflgücü genellikle vas fs z oldu u için daha ucuzdur. Bunun yan nda, ikisi de ayn ifli yapt halde kad na erkekten daha az ücret ödenir her zaman. Vas fs zl ve cinsiyeti nedeniyle az ücret ödenen kad n çal flan say s n n artmas, yani hem ayn ifl için ödenen ücret miktar n n düflmesini hem de bu bas nçla iflsizlerin say s n n artt r larak genel anlamda ücretlerin daha fazla afla çekilmesini sa layacak. Sermaye sahiplerinin hedefledi i de budur. flte tam da ve yaln zca bu nedenle sömürücüler, kad nlar n iflgücüne kat l mlar n n azl n kendilerine dert ediyor, bu konuda çal flmalar yap yorlar. Ve bunu da cinsiyet eflitli i gibi süsleyerek yap yorlar. Oysa onlar hiçbir zaman gerçek anlamda eflitli i istemezler. Aksine bunun karfl s nda dururlar. Toplumsal Cinsiyet Eflitsizli i: Sorunlar, Öncelikleri ve Çözüm Önerileri deseler de, onlar n sorunu ekonomik açmazlar, öncelikleri sömürüyü art rmak ve çözümleri de kad nlar iflgücü piyasas na çekmektir. Öte yandan, Arzuhan D. Yalç nda, söz konusu raporun aç kland - toplant da yapt konuflmada iflgücü piyasas n n talep etti i niteliklere sahip olmayan çok say da ücretsiz aile iflçisi kad n veya ev kad - n bulundu unu, toplumda çocuk ve hasta bak m n n n kad na, ev geçindirmenin ise erke e yak flt r ld n, ayr ca kad nlar iflgücü piyasas na girse bile bir süre sonra ailevi sorumluluklar nedeniyle iflten ayr ld klar n belirtti. Ekonomik kriz ve burjuvazinin gözünde kad n... ran da kad n haklar savunucular tehdit alt nda ran da 14 A ustos tan bu yana kay p olan Kürt kad n haklar savucusu Sirwe Muhammedi için insan haklar savunucular harekete geçiyor. Devlet rejimin insan haklar na dayal olup olmay fl o rejimin kad na ve di er cinslere yaklafl m n da etkiledi ine dikkat çeken TBMM nsan Haklar Komisyonu Üyesi ve DTP Diyarbak r Milletvekili Ak n Birdal, Sirwe Muhammedi nin kaybolmas olay n n aç kl a kavuflmas talebi ile ran nsan Haklar Komisyonu na bir mektup gönderdiklerini belirtti. Mahabad ta daha önce ran güçleri taraf ndan tehdit edilen Sirwe Muhammedi olarak bilinen insan haklar savunucusu Xefur Muhammedi 14 A ustos Perflembe günü saat da Mahabad daki evinden ç kt ktan sonra kendisinden bir daha haber al namad. ran da ayr ca kad n haklar savunucusu 3 Kürt kad n n tutuklulu u da devam ediyor. Ronak Safazade, Zeyneb Bayezidi ve Hana Abdi isimli kad nlar n kötü koflullar alt nda tutuldu u ve ailesinin ranl kurumlar nezdinde yapt giriflimlerden ise sonuç ç kmad ö renildi. Nacar öldürülmesin! Avrupa Kad nlar Lobisi, ran Adalet Bakan fiahrudi den kocas - n n seks iflçili ine zorlad Kobra Nacar n taflla öldürülmesini engellemesini, recm cezas n n ve kad nlara yönelik ayr mc l k içeren cezalar n kald r lmas n istedi. 200 den fazla örgütün oluflturdu u Avrupa Kad nlar Lobisi (EWL), tafllanarak öldürülme (recm) cezas yla karfl karfl ya olan Kobra Najjar n (Nacar) derhal serbest b rak lmas n ran Adalet Bakan Ayetullah Mahmut Haflimi fiahrudi den bir mektupla istedi. Bütün üye örgütlerini bölgelerindeki ran temsilcilikleriyle ba lant ya geçerek Nacar n serbest b rak lmas için kampanya yürütmeye ça ran EWL, ran dan taflla öldürme cezalar n s n rl süreli hapis cezalar na dönüfltürmesini ve zina da dâhil kad nlara yönelik ayr mc l k içeren mevzuat de ifltirmesini istiyor. 45 yafl ndaki Nacar, evlili i boyunca fiziksel fliddet gördü ü kocas taraf ndan yaklafl k 12 y l seks iflçili- ine zorlanm fl, Tebriz Yüksek Mahkemesi Nacar a zina suçlamas yla taflla öldürülme cezas vermiflti. Kad na yönelik tacize nas l da hoflgörülü yaklafl ld na dair bir örnek yafland geçti imiz günlerde Van da... Van Kad n Derne i faaliyetçisi Zozan Özgökçe, sabah evinden ç k p arabas na binerken, yolun karfl s ndaki inflaattan sözlü tacize u ruyor. Bu, haber de eri olarak dahi görülmeyecek s kl kta yaflanan olaydan sonra as l haber geliyor! Laf atma olay na karfl tepki gösteren, bu tepkisi de kendisine sözlü tacizde bulunan 3 erkek taraf ndan kahkahalarla karfl l k bulan Özgökçe, karakola flikayette bulunuyor. Laf at ld nda bafl n önüne e ip h zla oradan uzaklaflmay tercih etmeyip flikayette bulunan Özgökçe nin flikayeti üzerine teflhis etti i üç kifli karakola götürülüyor. Burada da çarp c sorular peflpefle geliyor: sterseniz biz kulaklar n çekeriz, uzlaflmak ister misiniz? fiikayetinde srarl davranan Özgökçe, ifadesini verirken polislerin b y k alt ndan güldüklerini söylüyor. stanbul Kad n örgütleri Desa Deri Fabrikas önünde uzunca bir süredir direniflini sürdüren Emine Arslan la dayan flmak amac yla bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. 23 A ustos Cumartesi günü saat da Desa Deri nin stiklal Caddesi üzerinde bulunan ma azas önünde biraraya gelen Desa Direnifliyle Dayan flma Kad n Platformu Emine Arslan la dayan flma içinde olaca n kamuoyuna duyurdu. Novamet te kazand k Desa da da kazanaca z yaz l pankart aç lan eylemde konuflan Emine Arslan, Desa Deri nin Sefaköy de bulunan fabrikas önündeki direnifline, ifle sendikal olarak dönünceye kadar devam edece ini söyledi. Yap lan bas n aç klamas nda Desa fabrikalar nda iflçilerin insanl k d fl koflullarda çal flt ve ayl k ücretlerinin 440 YTL oldu u dile getirildi. zmir DESA flçileri ile Dayan flma zmir Kad n Platformu da Emine Aslan ve DESA iflçileriyle dayan flma eylemi yapt. 28 A ustos 2008 Perflembe günü Basmane Kap lar da Deri flçileri Kahvesi önünde yap lan bas n aç klamas nda metni okuyan Aynur Ahir, Tüm bunlardan da görülüyor ki, çal flan kad nlar n say s n art rmaya yönelik hummal bir çal flma içindeler egemenler. Yalç nda n iflaret etti inden anlafl ld gibi sermaye kad nlar ifl piyasas na sürmek için, buna engel olan toplumsal feodal de er yarg lar n da dolayl olarak hedefliyor. Asl nda hiç de karfl olmad klar gerici de er yarg lar, kendi sömürüleri önünde engel oldu unda onu kenara itmekten çekinmiyorlar. Önümüzdeki süreçte ev kad n de il de çal flan kad n modelini öven dizi filmler, haberler, yorumlar, toplant lar vb. kampanyalar yaparlarsa flaflmamak gerekir. Sermaye ç karlar gere i, daha fazla kad n çal flma yaflam na çekerek sömürüsünü art rmay hedeflerken, ayn zamanda, istemeyerek de olsa k smen kad n dar ev yaflam n n, feodal de- erlerin d fl na ç karacakt r. Bu durum, kad nlar n sömürü sistemini dolays z olarak yaflay p tan malar - na, daha h zl s n f bilincini edinmelerine zemin oluflturacakt r. Sermaye sahiplerinin umdu unun aksine kad nlar, böylece burjuvazinin krizini ertelemede de il aksine mezar n kazmada rol oynayacakt r. Onlar n eflitlik diye halka yo unlaflt r lm fl sömürü, kad nlar n daha fazla kölelefltirilmesini do uracak, ama ayn zamanda bu kölelik sisteminden kurtulma arzusunu daha da körükleyecektir. Ve gerçek eflitli in sömürüsüz bir dünya ile olaca n, bunu da ezenlerin de il ezilenlerin sa layaca berrakça görülecektir. Tacize u rayan kad na uzlaflma teklifi Özgökçe yaflad klar yla ilgili olarak, sokakta tacizin çok yo un yafland n, ama görünür olmad n, yokmufl gibi davran ld n, çünkü kad nlar n genellikle flikayet etmedi ini ifade ediyor ve flöyle devam ediyor sözlerine: Biz kad nlara ö retilen bir fley var: Tacize u rarsan cevap verme. Bu asl nda kad nlara Erkekler ne yaparsa yaps n cevap verme demek. Oysa kad nlar sokaktaki cinsel tacizi de flikayet etmeli. Peflini b - rakmamal. KESK li kad nlar taleplerini hayk rd Yaflas n s n f dayan flmas KESK li kad nlar, 27 A ustos günü Ankara da Yüksel Caddesi ne kadar yürüyerek taleplerini dile getirdiler. Kad nlar, AKP nin istihdam paketi yle, iflyerlerindeki emzirme ünitelerini ve krefllerini kapatt n, bunun kad nlar güvencesiz, düflük ücretli çal flma koflullar yla annelik aras nda tercih yapmaya zorlad n an msatt ; kamuda iflten ayr - lanlar n yüzde 76 s n n do um sonras çocuklar na bakabilmek için bu karar verdi ini bildirdi. Kad nlar hükümetten en az 50 çal flan n bulundu u iflyerlerinde ve 50 den az çal flan n bulundu u iflyerleri için çal flma alan na yak n ücretsiz ortak bebek bak m üniteleri ve krefller açmas n, gece çal flmas olan ve vardiyal iflyerlerindeki krefllerin 24 saat aç k olacak biçimde düzenlenmesini, krefllerin aç lamad durumlarda geçici önlem olarak krefl ücretini karfl lamas n istedi. (Ankara) DESA da sendikal bir iflçi olman n karfl l n n iflten at lmaya zorlanmak, iflten at lmak ya da gözalt na al nmak oldu unu belirtti ve DESA da çal flan kad n iflçilerinin sorunlar na dikkat çekti. Kad n iflçilerin mesai saatlerinde tuvalete gitmelerinin yasak oldu unu, altlar na bez ba lat ld n, sendikaya üye olmalar halinde çeflitli iftiralar ile efllerine flikayet etmek ile tehdit edildiklerini, cep telefonlar na cinsel içerikli tehdit mesajlar gönderildi ini söyleyen Ahir, iflçilerin fazla mesaiye b rak ld klar n, ancak bu zorunlu mesailerin ücretlerini alamad klar n ve kad n iflçilerin tabakhane gibi a r ifllerde çal flt r ld n belirtti. Bar fl ve güven mesaj vermek amac yla gelinli iyle otostopla srail e gitmeye çal flan ve Gebze de kamyonetine bindi i Murat Karatafl taraf ndan tecavüz edildikten sonra katledilen talyan sanatç Giuseppina Pasqualina Di Marineo (Pippa Bacca) davas nda Karatafl için müebbet hapis cezas istendi. ddianamede, Bacca n n Ankara ya gitmek için üzerinde gelinli iyle Gebze de D- 100 karayolunda otostop yapt s rada zmit yönüne giden Murat Karatafl n Marineo yu arac na ald, seyir halindeyken Bacca n n zanl n n foto raf n çekti i belirtildi. Cumhuriyet Savc s Kemal Bay k, san k Murat Karatafl a nitelikli cinsel sald r, cebir, tehdit ve hile kullanarak kifliyi hürriyetinden yoksun k lma, kasten yaralama, bir suçu gizlemek veya baflka bir suçun delillerini gizlemek veya yakalanmamak amac yla öldürme ve h rs zl k suçlar ndan a rlaflt r lm fl müebbet hapis cezas verilmesini istedi. Yorumsuz... * Ankara n n Evren lçesi ne Ba l Demiarayak Köyü nde 80 yafl ndaki komflusu kad na tecavüz etti i öne sürülen 67 yafl ndaki S.T. sorgusunda yafll kad - na tecavüz etti ini itiraf edince tutukland. Özürlü k z yla köyde yaln z yaflayan E.D, Evren Devlet Hastanesi ne kald r larak tedavi alt na al nd. E.D. nin olay n flokunu yaflad ve tecavüz s ras nda yaflanan bo uflma nedeniyle vücudunun birçok yerinin darp edildi i belirtildi. * Nijerya da fleriat mahkemesi 86 kar s olan Nijeryal Muhammed Bello Ebubekir i uyard. fieriat kurallar na göre bir erkek sadece 4 kad nla evlenebilir. 84 yafl ndaki Nijeryal Ebubekir efllerinin say s n 4 e düflürmezse idam cezas yla yarg lanacak. Ebubekir ise Kuran da 4 kad ndan fazlas yla evlenmek konusunda herhangi bir yasak bulunmad n belirterek fleriat mahkemesinin karar na direniyor. Eski bir din adam olan Ebubekir in efllerinden 170 çocu u oldu u tahmin ediliyor. * Suudi Arabistan da 50 yafl nda bir erkekle evlendirilen 8 yafl ndaki k z çocu u boflanmak için dava açt. Suudi Arabistan da 8 yafl ndaki bu k z çocu- u zengin oldu u için 50 yafl ndaki bir erkekle evlendirilmiflti. Suudi Arabistan da yay mlanan Al-Vatan gazetesinin haberine göre mahkeme k z n boflanma davas n kabul etti. * Anne ve babas n n boflanmas üzerine velayeti annesine verilen F.K, 14 yafl nda 22 yafl ndaki inflaat iflçisi O.B yle evlendirildi. mam nikah yla evlendirilen F.K n n babas n n flikayeti üzerine anne, damat ve damad n babas gözalt na al nd. Medeni Kanun un 124 üncü maddesinde, erkek veya kad - n n 17 yafl n doldurmadan evlenemeyece i belirtiliyor. Kanunun 152 nci maddesi ise kimsenin zorla evlendirilemeyece i flart n koyuyor. Zorla evlendirilirse savc l a baflvurma hakk do uyor. * K br s Rum Yönetimi ve KKTC, 2 ayr tecavüz davas ile sars ld. Rum yüksek mahkemesi, 11 yafl ndaki üvey k z na tecavüz eden sap a verilen 10 y ll k cezay avukat n, çocu- un r zas olmad n kan tlayamad gerekçesiyle bozdu. KKTC de ise, akli dengesi yerinde olmayan özürlü bir kad na tecavüz gündemde. ngiliz döneminden kalan yasalara göre özürlü kad na tecavüze indirim var. Sa l kl kad na tecavüz suçuna en az 10, özürlüye 2, hayvanlara ise 3 y l veriliyor.

13 5-18 Eylül 2008 Emperyalistler yanl fll kla vurmaya devam ediyor Emperyalistlerin dünya zenginliklerini aralar nda paylaflmaya dönük çat flmalar, en son içine Kafkaslar da alarak büyürken, Ortado u da, iflgal ordular taraf ndan katledilen insan say s da art yor. Doktorlar yüksek enflasyona karfl greve gitti Yüksek enflasyon karfl s nda maafllar giderek eriyen Zimbabweli doktorlar greve gitti. Afrika n n en iyi e itimli doktorlar aras nda olan Mimbabweli doktorlar, ayn zamanda da dünyan n en az maafl alan doktorlar. Her geçen gün de er kaybeden maafllar n n baflka bir para birimi üzerinden verilmesini talep eden doktorlar, Mugabe hükümeti taleplerini yerine getirene kadar hastanelerine dönmeyeceklerini aç klad lar. Ayr ca AIDS in yo un olarak görüldü ü ülkede doktorlar personel, sa l k ekipman ve t bbi kaynak k tl sebebiyle hastal k tedavilerinde güçlük yafl yorlar. Yüksek enflasyon nedeniyle sürekli para bas lan ülkede, paralar sadece 1 hafta tedavülde kal yor. Temmuz ay nda ekme in fiyat n n 30 milyar Zimbabve Dolar oldu u ülkede yak n zamanda 50 milyar dolarl k banknot bas ld. Hükümet ise önlem ad alt nda, paradan 10 s f r atma karar ald. Siyonist srail gemilerin Filistin halk na yard m götürmesine sessiz kalsa da, iflgalcikatliamc gerçekli inden bir fley kaybetmiyor. Filistin halk na çektirdi i ac lar ise yaflam n her alan nda sürüyor. Afganistan ABD iflgal güçlerinin 2001 y - l ndan bu yana iflgali alt nda olan Afganistan da gerçeklefltirdikleri ve halktan 90 kiflinin, at lan bombalarla yaflam n yitirdi i katliam bunun en son örne ini oluflturuyor. ABD, direnifl güçlerine dönük gerçeklefltirildi ini iddia etti i bu sald r n n ard ndan, halka dönük katliamdaki sorumlulu unu ilk günlerde inkar etmeye çal flsa da, sonraki günlerde halk n yanl fll kla vuruldu unu aç klamak zorunda kald. Ancak 7 y l geçen iflgale ra men, Afganistan da bir türlü denetimi sa layamayan, artarak süren direnifl nedeniyle, neredeyse Kabil in d fl na bile ç kamayan iflgal güçleri, yaflad klar panikten olsa gerek sadece Afgan halk na dönük de il, birbirlerine yönelik katliamlar n alt na da imza atmaktalar. Geçti imiz günlerde 10 Frans z askerinin yine yanl fll kla NATO güçleri taraf ndan vurularak öldürülmesi, bu yönlü pratiklerin en son örne ini oluflturmakta. Afganistan da yaflanan son geliflmeler ve artan tepkiler, Kabil deki kukla hükümetin baflkan, CIA yetifltirmesi Hamid Karzai ise, sözde bu geliflmelere isyan ederek, ülkedeki yabanc (gerçekte iflgal) güçlerinin durumunu gözden geçireceklerini söyleyerek, bir anlamda da iflgal ordular - n n iflledi i suçlar itiraf etmifl oldu. Afganistan daki bu son geliflmeler ayn zamanda emperyalistlerin iflgallerde girdikleri ç kmaz n bir göstergesi ve direnifl güçleri karfl s nda düfltükleri acizli in ürünüdür. Filistin Siyonist srail in Filistin halk na dönük çok yönlü sald r lar n n sürdü ü ve bu sald r lar n arkas ndaki en önemli güç olan ABD emperyalizminin D fliflleri Bakan Rice n, bölgeyi ç karlar na uygun yeniden yap land rma hedefiyle, Latin Amerika n n solcu liderlerinden Morales, ülke geneline yay lan eylemleri bast rmak için orduyu devreye soktu. Ülkenin giderek bir iç savafla sürüklendi i yorumlar yap l yor. fl bafl na geldi inden bu yana, sözde karfl oldu u neo-liberal politikalar olanca h z yla hayata geçiren Morales, bu kapsamda özellefltirmelere de h z verdi. Halk n yoksullu unu daha da art ran emperyalist patentli bu politikalar, ülkedeki s n f çeliflkilerini daha da art r rken, Morales in halkç söylemlerle oylar n ald genifl y nlardaki Emekçiler grevde! Arjantin in baflkenti Buenos Aires teki 77 devlet hastanesinin sa l k çal flanlar ve memurlar 20 A ustos ta bir günlük grev yapt lar. Grev, Sa l k Memurlar Sendikas n n (CICOP) ça r s yla gerçekleflirken, grevin bafll ca taleplerini, ücret art fl, çal flma koflullar n n iyilefltirilmesi gibi talepler oluflturuyor. Grev tüm ülkede büyük bir etki yarat rken, Sa l k Bakanl grev öncesinde grevi yasad fl ilan etme çabas na girdi. C COP taraf ndan yap lan aç klamada ise, eylemlerin talepler kabul edilinceye kadar sürece- i belirtildi. Sa l k emekçilerinden bir gün sonra ise, ö retmenlerin grevi vard. Maafl art fl talebiyle gerçeklefltirilen grev nedeniyle 4.5 milyon ö renci okula gitmedi. İşçi-köylü 13 bir kez daha srail i ziyaret etti i günlerde, K br s tan yola ç karak, iki uluslararas yard m gemisi, srail ablukas na ra men Gazze fieridi ne ulaflt. Çeflitli ülkelerden 44 aktivistin bulundu u geminin getirdi i yard m malzemeleri aras nda, 200 Filistinli çocuk için duyma cihaz da var. Gemiler yüzlerce Filistinli taraf ndan coflkuyla karfl land. Siyonist srail, Gazze fieridi ni, örülen bir duvar arac l yla tecrit ederek, 2005 y l ndan bu yana abluka alt nda tutmas na ra men, uluslararas hukuka ayk r olan bu durumu resmi olarak kabul etmemektedir. Özgür Gazze kampanyas çerçevesinde Gazze ye ulaflan gemiler, 41 y ld r Filistin k y lar nda seyreden ilk gemi olma özelli i tafl yor. Siyonist srail, gemilerin Filistin halk na yard m götürmesine sessiz kalsa da, iflgalci-katliamc gerçekli inden bir fley kaybetmiyor. Filistin halk na çektirdi i ac - lar ise yaflam n her alan nda sürüyor. Geçti imiz günlerde iyi niyet gösterisi olarak 200 Filistinli tutsa serbest b rakmas na karfl n, srail hapishanelerindeki Filistinli tutsaklar n a r koflullarda tutulduklar biliniyor. Filistinli tutsaklar n içinde bulunduklar koflullar geçti imiz günlerde, srail de faaliyet gösteren Avukatlar Barosu nun haz rlad raporla bir kez daha kamuoyunun gündemine geldi. Raporda, y llarca tek kiflilik hücrelerde tutulan ve bu süre içinde yarg lanmayan tutsaklar oldu una yer verilmekte. Raporda Siyonistlerin denetimindeki hapishanelerde yaflam koflullar n n bütünüyle kötü oldu- hoflnutsuzluk daha fazla d fla vurmaya bafllad. En son yeni anayasa önerisine iliflkin yap lan referandumla birlikte ülkedeki saflaflma da üst boyutlara t rmand. Morales in izledi i politika ayn zamanda, Morales le iktidar paylaflmak istemeyen burjuvaziyi eskisinden daha güçlü hale getirirken, ülkenin büyük bölümünün denetimi de yine bunlar n eline geçmifl bulunmakta. Kimi kesimler, ülkedeki kitle ayaklanmalar n n ard nda büyük ölçüde Morales i u, ilaç bulunmad ve hasta tutsaklar n tedavilerinin yap lmad - na da yer verilerek, bu durumun tutsak ölümlerinde art fl getirdi ine de inilmekte. Ayr ca Filistinli tutsaklar n baflka hapishanelere nakilleri s ras nda hayata geçirilen insanl k d fl uygulamalara da yer verilen raporda, nakilden görevli Nahufl Birli- i nin tutsaklara a r hakaretler etti i, üzerlerine köpek sald, 12 saat süren nakil s ras nda tutsaklar n el ve ayaklar ndan zincire vuruldu u gibi bilgilere de yer verilmekte. Siyonistlerin gerek tutsaklara dönük bu insanl k d fl uygulamalar, gerekse bir bütün olarak Filistin halk na dönük fiili sald r lar sürerken, Filistinli direnifl örgütleri de Gazze ve Bat fieria n n bütünlü ünü sa lamak ve Siyonist iflgale karfl direnifli ortaklaflt rarak, büyütmek amac yla biraraya geldiler. Filistin Halk Kurtulufl Cephesi nin (FHKC) Gazze deki merkezinde düzenlenen toplant ya Hamas, slâmî Cihad Hareketi ve Filistin Demokratik Kurtulufl Cephesi (FDKC) kat ld. Emperyalist destekli Siyonist iflgale karfl mücadeleyi yükseltmek ve intifaday büyütmek amac tafl yan bu biraraya gelifl, Filistin halk n n on y llard r süren direniflini hiçbir gücün ortadan kald ramayaca n n, kazanan n er geç direnifl olaca n n da habercisidir. Morales halka karfl orduyu devreye soktu Hamburg havaalan iflgal edildi! Alman hükümetinin göçmenlere dönük s n r d fl politikas n protesto etmek için biraraya gelen bin kifli, 24 A ustos günü Hamburg Havaalan n iflgal etti. Eyleme polisin müdahale etmesiyle birlikte ç kan çat flmalar s ras nda yaklafl k 80 kifli gözalt na al nd, bir polis de yaraland. Eylem, protestocular n ellerinde Her insan yasald r, S n r d fl na son, Herkese özgürlük yaz l dövizlerle havaalan na gelmeleri ve 1 ve 2 nolu terminalleri iflgal etmeleriyle bafllad. Eylem s ras nda bagaj band n n üzerine ç karak, yolcular n ifllemleri engellendi, yürüyen merdivenler ve tuvaletler iflgal edildi. devirmek isteyen egemen s n flar n yatt - n iddia etseler de, ayaklanmalar n gerçek nedeni, genifl y nlar n art k, sol, halkç vb. söylemlerine kanarak oy verdikleri Morales in gerçek yüzünü görerek, kendisine olan inançlar n yitirmifl olmalar d r. Gelinen aflamada, ABD askeri okullar nda e itildi i bilinen orduyu, halka karfl devreye sokmas bile, Morales in gerçekte hangi s n f n temsilcisi oldu unu göstermektedir. Eylemciler Baflbakan n konutunu bast Sa yönelimli Demokrasi için Halk ttifak (PDA) taraftarlar, 20 A ustos ta yapt klar eylemlerle çok say da hükümet binas na sald rd lar. Sald - r lan binalardan biri de Tayland Baflbakan n n konutuydu. Bir grup eylemcinin ise, golf sopalar, b çaklar ve ateflli silahlarla devlet televizyonunu bast bildiriliyor. Eylemler PDA n n ça r s ile gerçekleflirken, ça r ya 3 bin kiflinin uydu u söyleniyor. Eylemler, PDA n n k sa bir süre önce Baflbakan a geri çekilme ça r s yapmas n n ard ndan gündeme geldi. Dünya H ND STAN Hindistan da 21 A ustos günü gerçeklefltirilen ve ülke geneline yay lan greve milyonlarca kifli kat ld. Fiyat art fllar n protesto etmek için gerçeklefltirilen grevin bafll ca talepleri aras nda, çal flanlar n maafllar na zam yap lmas bulunurken, grev ayn zamanda hükümetin ekonomi politikas na karfl gerçeklefltirildi. Grev ça r s n Tüm Hindistan Sendikalar Birli i yapt. URUGUAY Uruguay da, Sendikalararas Ulusal Genel flçi Konseyi nin (PIT-CNT) ald karar do rultusunda, 22 A ustos ta, 24 saatlik bir genel grev gerçeklefltirildi. Grevin bafll ca taleplerini ise, hükümetin ekonomi politikas nda de ifliklik yap lmas, ücret art fl ve iflçilere, emeklilere getirilen yüksek vergilerin kald r lmas ve de y llar aras nda iktidarda olan ordunun, bu dönemde iflledi i insanl k suçlar ndan dolay yarg lanmas n engelleyen 1986 Hitam Yasas n n kald r lmas oluflturmakta. GÜNEY AMER KA Güney Amerika ülkesi Guyana da bulunan dört fleker plantasyonunun iflçileri 20 A ustos ta bir günlük grev yapt. flçiler % 14 lük bir ücret art fl talep ederken, iflçilerin ba l oldu u GuySuCo flirketi sadece % 4.5 lik bir art fl teklif etmekte. flçilerin gerçeklefltirdi i bir günlük grev nedeniyle, fleker üretimi grev günü 2 bin ton azald. SR LANKA Sri Lanka daki Sa l k flçileri Sendikalar hükümetin özellefltirme politikas n protesto etti. Hükümetin uzunca süredir hayata geçirdi i emperyalist neo-liberal politikalar kapsam nda gerçeklefltirdi i özellefltirmelerin sa l k alan nda getirdi i y k m, sa l k emekçilerini harekete geçirdi. Hükümetin k sa bir süre önce sundu u Özel Kan Bankas yasa tasla üzerine protesto eylemi gerçeklefltiren sa l k emekçileri, ayn zamanda konuya iliflkin bildiriler da tarak halk bilinçlendirmeye çal flt lar. 21 A ustos sabah erken saatlerde, Baflkent Kolombo daki tren istasyonu önünde, bildiri da t m ile bafllayan eylemlerde, halk n sa l n tehdit alt na alan yasa tasar s n n derhal geri çekilmesi talep edildi. RAN ran Telekom iflçileri 5 ay süresince maafl alamay nca greve gittiler. flçiler greve gitmeden önceki günlerde valilik önünde çok say da eylem yapm fllar, ancak sorunlar n n çözümüne dönük bir yan t alamam fllard. 21 A ustos günü gerçeklefltirilen grevde sabah erken saatlerde fabrika önüne gelen iflçiler yolu trafi e kapatt. Patronun ve hükümetin tutumunu protesto eden ve içinde bulunduklar koflullar yans tan sloganlar atan iflçilere k sa bir süre içinde olay yerine gelen çevik kuvvet polisleri gaz bombalar yla sald rd. FRANSA Frans z süt ürecisi köylüler 25 A ustos ta kitlesel bir protesto eylemi gerçeklefltirdi. Avrupa n n en büyük peynir üreticisi olan bir firman n önünde caddeyi trafi e kapatan ve lastik yakan köylüler, ürettikleri sütlerin sat fl fiyat n n art r lmas n talep etmekte ve talepleri kabul edilinceye kadar eylemlerini sürdüreceklerini aç klamaktalar. Evrensel Bak fl Ne halklar n direniflleri ne de su tüketilemez! Emperyalistlerin, bir yandan kendi aralar ndaki paylafl ma dönük çat flmalar di er yandan ise halklara dönük çok yönlü sald r lar sürerken, halklar asl nda uzunca zamand r, boyutlu bir sald r yla daha karfl karfl yad r. Gözard ettirilmeye çal - fl lan bu sald r ise, emperyalist tekellerin, dünyan n temiz sular n ele geçirerek, denetimleri alt na almaya dönüktür. Ve giderek insanl ciddi boyutta tehdit eden bir hal almaktad r. Dünya Su Haftas ad alt nda 18 y ld r yap lan uluslararas konferans, bu y l Stockholm de gerçeklefltirildi. Konferans n ana temas n dünya genelindeki hijyen ve sa l k ekipman sorunun yan s ra, özellikle de su rezervlerinin, akarsular ve endüstriyel at klarla kirletilmesi sorunu oluflturdu. Su sorunu, bugün dünyan n yar - s ndaki insanlar, ortaça koflullar nda yaflayacak noktaya getirmifl bulunmaktad r. statistiklere göre, dünyada her 20 dakikada bir çocuk susuzluk nedeniyle yaflam n kaybetmektedir. Susuzluk nedeniyle yaflam n yitirenlerin toplam say s ise, y lda befl milyonun üzerine ç km flt r. Birçok yoksul ülkedeki hijyen sorununun kaynaklar ndan biri de yeterli say da tuvalet olmamas d r. Uzmanlar, yeterli say da tuvalet infla edilmesi ve içme suyu ile akarsular n birbirinden yal t lmas, basit ar tma sistemleri kurulmas durumunda, hem hijyen sorununun hem de susuzluk sorununun bütünüyle ortadan kalkmasa da, en az ndan asgari düzeye inece i noktas nda hemfikirler. Asl nda fazla maliyeti de olmayan bu önlemlerin al nmamas n n önündeki en büyük engel de yine, uluslararas tekellerin daha fazla kâr h rs d r. Su Nobel Ödülü nü bu y l, kapitalist üretim içindeki belli ürünlerin üretiminde ne kadar temiz su harcand n hesaplayan, ngiliz bilim adam John Anthony Allan ald. Allan n yapt hesaba göre, tek bir Hamburger için harcanan su miktar litre, bir araba için harcanan su miktar ise litre. Bunun içindir ki, egemenlerin ve de onlar n güdümündeki medyan n, emekçi kitleleri daha dikkatli su kullan m na ça rmalar, bilinçli bir aldatmacadan baflka bir fley de ildir. Uluslararas tar m ve sanayi tekelleri, temiz sular n dünya çap ndaki kirlili inin yegane sorumlusudur. Çünkü tüm dünya çap ndaki endüstriyel amaçl soya, pamuk ve et ürünleri üretiminde, ziraat ürünleri için ihtiyaç duyulan sular n büyük bölümü kullan lmaktad r. Bir litre biyoyak t üretimi için 9 bin litre su kullan l rken, 1 litre süt üretimi için kullan lan su miktar sadece 66 litredir y l nda yap lan bir araflt rman n sonuçlar na göre, su temin etmeye dönük her 1 dolarl k yat r m 3-34 dolar aras nda bir kazanç sa lamaktad r. Nestle, Coca Cola, Pepsi gibi uluslararas tekeller flu s ralar bu kârl kaynaklar, garanti alt na almaya yönelmifl durumdalar. Dünya çap nda su ticareti yapmay hedefleyen bu tekellerin, devasa çapta borular ve büyük tanker filolar kurmay planlad klar söyleniyor. Böylece suyun tamamen ticari bir metaya dönüfltürülmesi ve su tekelleri taraf ndan denetlenmesi hedeflenmektedir. Bu tekellerin dünya genelindeki su rezervlerini kendi denetimleri alt na almalar durumunda ise, milyonlarca insan n susuzluktan veya tar m için gerekli suya ulafl lamamas na ba l olarak, açl ktan ölmesi gündeme gelecektir. En büyük üç uluslararas su flirketinin, önümüzdeki on y l içinde Amerika n n ve Avrupa n n içme sular n n % 70 ini denetimleri alt na almay hedefledi i söyleniyor. Bu flirketlerin, bu yönlü giriflimlerini zaten uzunca y llardan beri hayata geçirme çabas nda olduklar ba- ml ülkelerde ise, bu giriflimlere dönük ciddi kitle hareketleri bafllam fl bulunmaktad r. Coca Cola, Hindistan n Kerala Eyaleti ndeki su rezervlerinin kullan m haklar n, 99 y ll na alm fl bulunuyor. Bölge halk n, gerçekte kendine ait olan suyu kullanma hakk ndan mahkum b rakan bu geliflmenin ise, yo un bir kitle hareketini tetiklemesi bekleniyor. Bolivya n n, Cochabamba bölgesinde, halk n 2000 lerin bafllar nda ciddi su savafllar verdi i biliniyor. Suyun, IMF nin zorlamas sonucu özellefltirilmesiyle birlikte, k sa süre içinde su fiyatlar iki kat na ç km flt. Halk n bu durumu protesto gösterileri ve genel grevle cevaplamas gecikmedi. Dönemin hükümeti geliflmelere s k yönetimle cevap verince, halk n buna tepkisi silahl mücadeleyi de devreye sokmak oldu. Nitekim hükümet Nisan 2000 de özellefltirmeyi geri çekmek zorunda kald. Özellefltirmede suyu alan uluslararas tekel ise bu tepkilerin geliflti i günlerde, ülkeden kaçt. Oysa su tüketilemez! Çünkü su bitmez tükenmez bir kaynakt r ve kendi do al döngüsü içinde, belli bir bölümü daima topra n yüzeyinde kalmaktad r. Topra n üzerinde kalan su ise tüm insanl a yetecek miktardad r. Su rezervlerinin sadece % 3 ü tatl sudan oluflmaktad r ve bunun büyük bir bölümü kutuplardaki, do al depo olan, buzullarda sakl d r. Amazon k y lar nda ise devasa çapta, tatl su kaynaklar bulunmaktad r. Var olan tatl suyun bile, yeryüzündeki tüm insanlara eflit da- t lmas halinde, kifli bafl na y lda 2 milyon litre su düflmektedir. Bunun içindir ki, emperyalist tekellerin ve onlar n yerli uflak-iflbirlikçi rejimlerinin daha fazla kâr h rs yla yol açt klar çevre kirlili ine, suyun özellefltirilmesine ve de dünya tekelleri taraf ndan kirletilmesine karfl ciddi bir direnifl hatt örgütlemek gerekmektedir. Bu direnifl hatt ise, emekçi halklar n, emperyalistler ve onlar n yerli uflak-iflbirlikçi rejimleri taraf ndan gerçeklefltirilen iflgallere, katliamlara, sosyal y k m sald r lar na karfl verdikleri ulusalsosyal kurtulufl mücadeleleriyle iç içe ele al nmak durumundad r. Unutmayal m ki, zulme karfl direnen halklar n direniflleri gibi, su da tüketilemez!

14 Tarihten sayfalar İşçi-köylü Eylül 2008 Devletin karanl k tarihinden bir yaprak; 6-7 Eylül olaylar 6-7 Eylül 1955 te Müslüman olmayan az nl klara yönelik gerçeklefltirilen sald r larda evler ya maland, fabrikalar yak ld, iflyerleri kullan lmaz hale getirildi. stanbul baflta olmak üzere zmir ve Adalar da Rumlara ve di er gayri-müslimlere karfl büyük bir linç ve ya ma hareketi gerçeklefltirildi. 5 Eylül günü K br s Türktür Cemiyeti (KTC) ile stanbul Yüksek Okullar Talebe Birli i ( YOTB) taraf ndan bir miting gerçeklefltirildi. K br s ta Türk devletinin hakimiyetini kaybetmesine tepki gösteren faflist kalabal a, son günlerde stanbul d fl ndan flehri gezmek üzere gelen gruplar da kat lmaktayd. Devlet radyosundan Selanik te Atatürk ün evinin bombaland - haberi, dönemin istihbarat örgütü MAH n hizmetinde çal flan stanbul Ekspres gazetesinin manfleti ile genifl bir flekilde yay ld. Akflam saatlerinde KTC ile YOTB nin ça r s ile sokaklara dökülen ve sopa, balta ve kazmalarla silahland r lan kalabal k Taksim Meydan nda buluflarak stiklal Caddesi boyunca yürümeye bafllad. Yürüyüfl boyunca önlerine ç - kan ve önceden k rm z haç iflaretleri ile mühürlenen evleri talan ettiler. Bulduklar her fleyi ya malayan kalabal k, Rumlar n mezarlar na bile sald rarak, yeni defnedilen kemikleri bile parçalad. ki gün devam eden ya ma ve talan s ras nda hükümet sadece geceleri s k yönetim ilan etti. Sald r lar n sona erdi i 7 Eylül günü gündüz ilan edilen s k yönetimden geriye, ya malanan 4214 ev, 21 fabrika, 1004 iflyeri, 73 kilise, 1 sinagog, 2 manast r, 26 az nl k okulu, 5 spor kulübü ve 2 mezarl k kald. zmir de ise 14 ev, 6 dükkan, 1 pansiyon, Yunan Konsoloslu u, Katolik Kilisesi, ngiliz Kültürevi tahrip edildi. zmir de 50 kifli yaralan rken stanbul daki sald r lar s ras nda da 16 kifli hayat n kaybetti. Dönemin bas n na yans yan haberlere göre ya ma için Trabzon dan 117, Kastamonu dan 116, Sivas tan 145, Erzincan dan 11 kifli getirilmiflti. Olaylardan sonra stanbul daki az nl k nüfusunda ciddi bir azalma oldu te nüfusu 1 milyon olan stanbul da 280 bin Rum yaflarken, bu say bugün aras ndad r. Olaylar n ard ndan hükümet sorumlular n yakalanmas amac yla bir kovuflturma bafllatt n duyurdu. Gözalt na al nanlar ise aralar nda Aziz Nesin in de oldu u dönemin ayd n, ilerici, demokrat insanlar oldu. 6-7 Eylül olaylar n devrimci ve demokratlar n üzerine y kmaya çal flan devlet hayat n kaybetmifl dönemin devrimci ve ilericilerini bile tutuklama karar alarak hedef tahtas na koydu. Gözalt na al nanlar 5 ay hapishanede kald ktan sonra serbest b rak ld lar. Bir süre sonra Selanik te Atatürk ün evinin Türk Konsoloslu u görevlileri taraf ndan bombaland da ortaya ç kt. Bombalamada görev alan ö renci Oktay Engin Türk vatandafl yap larak M T taraf ndan Nevflehir Valili i ne atand. Olaylardan 40 y l sonra o günlerde Özel Harp Dairesi nde çal flan eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Sabri Yirmibeflo lu gazeteci Fatih Güllapo lu ile yapt bir röportajda, 6-7 Eylül olaylar Özel Harp Dairesi nin ifliydi. Ve muhteflem bir örgütlenmeydi. Amac na da ulaflt sözleri ile 6-7 Eylül ün direkt devlet taraf ndan planland n aç klad. 6-7 Eylül olaylar Türk devletinin Osmanl dan devrald katliamc yüzünü aç kça sergilendi i tarihlerden birini oluflturuyor. Osmanl Devleti tarihi boyunca s n rlar içinde yaflayan Müslüman olmayan kesimlere yönelik say s z k y m gerçeklefltirmifl, bu miras da Türk devletine arma an etmiflti. ttihat ve Terakki Partisi nin önderli inde 1915 te 1.5 milyon Ermeni, Rum ve Süryani soyk r ma maruz kal r te Nüfus Mübadelesi ile Rumlar, Yahudiler, Ermeniler yaflad klar topraklardan zorla kopar larak bellek katliam yaflat l r, y llar nda Varl k Vergisi ile binlerce gayri-müslim Aflkale ye sürgün edilir. Kuflkusuz bu k y mlar sadece gayri-müslimlere yap lmaz. Osmanl mparatorlu u boyunca say s z defa k l çtan geçirilen Kürt halk devletin gerçek yüzüne çok yak ndan tan k olmufltur. Türk devletinin kuruluflu ile birlikte palazlanmaya, geliflmeye bafllayan Türk hakim s n flar geçmiflten beri ticarette önemli bir rolü olan Rum ve Ermenileri imha etmeye giriflmifltir. Sermayenin el de ifltirmesi hedefi ile gerçeklefltirilen bu k y mlar ile Türk egemen s n flar efendilerine yeteneklerini sergileme f rsat buldular. Sermayeyi ele geçirmeye çal flan Türk hakim s n flar potansiyel düflman olarak gördükleri tüm kesimlere karfl büyük bir karfl harekata girifltiler. Bu durum Türk hakim s n flar n n zay fl n n bir göstergesi olmakla birlikte ayn zamanda. 6-7 Eylül olaylar Türk hakim s n flar n n politikalar n yaflama geçirmek için kontr-gerilla ve Özel Harp Dairesi nden nas l yararland klar n gözler fiili örne i; Devrim bir ziyafet de ildir! y llarda uluslararas proletarya ve ezilen 60 l dünya halklar büyük bir kaynaflma içindeydi. 60 lar n sonlar nda giderek yükselen ve Çin den esen Büyük Proleter Kültür Devrimi nin de rüzgar ile alazlanan toplumsal muhalefet, birçok ülkede burjuvaziye korkulu anlar yaflatt. Bu rüzgardan etkilenen ülkelerden biri de fiili oldu. Eylül 1970 te yap lacak seçimlere yaklafl ld s rada ülkede giderek yükselen bir s n f hareketi vard. Sosyalistler, komünistler, liberaller ve H ristiyan Demokratlar dan ayr lm fl olanlar n birleflmesiyle kurulan Unidad Popular n (Halk Birli- i) aday Salvador Allende militan iflçi s n f n n ve mücadelede önemli deneyimler ve kazan mlar edinen yoksul köylülü ün oylar n alarak baflkanl k seçimini kazand. Seçim sonuçlar n n aç klanmas ile birlikte kitleler sokaklara dökülerek sevinç kutlamalar düzenledi. Hükümeti kuran Allende, baflkan seçilebilmek için H ristiyan Demokratlar la 6 maddelik bir anlaflma imzalad. Buna göre mevcut hukuki sistem korunacak, silahl güçler ve polisin demokrasiyi güvence almas na izin verilecekti. Kendini sosyalist ve Marksist olarak nitelendiren Allende, sosyalizme fiili tipi bar flç l geçifli savunuyordu. Ekonomi alan nda karma bir ekonominin infla edilece ini birçok sektörün devletlefltirilece- ini ve sosyalizme böylelikle geçilece ini, iddia ediyordu. Parlamentonun meflrulu una tamamen inanan Allende, baflkanl almadan önüne seriyor. Ergenekon ile birlikte gündemde yo un bir flekilde tart fl - lan kontr-gerilla 6-7 Eylül den anlafl - laca gibi devlet taraf ndan devletin ç karlar n korumak, bekas n sa lamak için oluflturulmufl bir psikolojik savafl örgütüdür. Bu anlam yla kontrgerilladan hesap sormak ezilenlerin Türk hakim s n flar na karfl mücadelesini yükseltmekten geçer. önce polise, kiliseye, e itim sistemine, bas na, orduya müdahale etmeyece ine dair bir güvence imzalam flt. Allende hükümeti 1971 y - l nda 90 firmay ulusallaflt rd.1400 çiftli e el koydu. Büyük oranda ABD nin elinde bulunan bak r sanayini ulusallaflt rd. Kömür, demir, azot, tekstil sanayisi de devlet mülkiyeti haline getirildi. flçi ve emeklilerin ücretleri yükseltildi, kira art fllar durduruldu, toprak reformu gerçeklefltirildi. Tüm bunlara ra men 1971 y l boyunca grev say s nda büyük art fllar oldu. flçi s n f ulusallaflt rmalar yeterli bulmuyor, birçok sektörde kendi öz yönetim organlar n oluflturuyordu. fiili burjuvazisi giderek artan direnifller ve iflçilerin kurdu u yerel iktidar organlar na karfl harekete geçerek bir lokavt örgütledi. Amaç reformlar bofla düflürmek ve Allende hükümetini köfleye s - k flt rmakt. Ancak iflçi s n f lokavt karar n n hemen ard ndan kamyonlara el koyarak ifllerin sekteye u ramas na engel oldu. Allende tüm bu yaflananlara ra men generallerden Pinochet yi hükümete alarak ordu ile birlikte çal flmak istedi ini söyledi. Burjuvazinin sald - r lar na karfl silah isteyen iflçilerin bu taleplerini reddetti. ABD taraf ndan fiili burjuvazi ile birlikte kanl bir plan sahneye konuldu. 11 Eylül 1973 te ordu baflkanl k saray n iflgal ederek Allende dahil 30 bin insan katletti. 10 milyonluk bir ülkede büyük bir k y m yafland. fiili örne i sosyalizme bar flç l geçifl hayallerinin parçaland trajik bir sahne oldu. Bir ö retim üyesi olan Allende kat ks z bir reformistti. ktidar n ele geçirilmesinden çok iflçi s n f ve yoksul köylülü ün ekonomik koflullar n n iyilefltirilmesini önüne hedef olarak koydu. Oysa sosyalizm ancak milyonlarca iflçi ve emekçinin kat l m ile gerçeklefltirilecek ve mevcut iktidar n tüm organlar n n parçalanmas ile ortaya ç kacak bir devrim ile mümkün olabilirdi. Devrim, iktidar n zor yoluyla ele geçirilmesi ve yeni tipte bir devlet iktidar n n kurulmas ile sa lanabilirdi. Allende proletarya diktatörlü ünü savunmuyordu ve iktidar istemiyordu. Parlamentoya gönülden ba l yd. Oysa biçimi ne olursa olsun parlamento burjuvazisinin iflçi s n f n oyalad bir oyundan baflka bir fley de ildi. flçi s n - f n n iktidar ele geçirmesi için bunu parçalamas kaç n lmazd. Allende, orduya güveniyor ve iflçilerin silahlanmas na karfl ç k yordu. Marksizm in devlet tahlilinde devletin en önemli ve merkezi örgütlenme alanlar ndan birini ordu, yani silahl kuvvetler oluflturmaktayd. S n fl toplumlarda mutlaka her kurum bir s n f n hizmetinde olmak zorundayd. Burjuvazinin iktidarda oldu u bir devlette kuflkusuz tüm silahl kuvvetler de onun ç karlar na savunacak flekilde örgütlenecekti. ktidar ele geçirmek isteyen s n f bir orduya sahip olmak zorundayd. Allande Marksizm i revize ederek, tüm temel ilkelerini yok sayarak sosyalizme geçmeye çal flt. Ancak Allende nin öyküsü devrimin bir ziyafet olmad n, bir s n f n baflka bir s n fa karfl verdi i ve büyük alt-üstlerin yafland - bir fliddet hareketi oldu unu trajik bir flekilde gösterdi. Kültür-sanat Sanata bak fl m z, sanat n ifllevi ya da devrimci bir elefltiri olarak sanat -4- Bu noktada strateji-taktik konusuna sanatta nas l yaklafl lmal meselesine de inmeliyiz. Devrimci sanat m z da Proletarya Partisi nin di er kollar gibi siyasete ba l ysa ve siyaseti etkiliyorsa bütünün bir parças olan sanat m z n da bir strateji ve takti i vard r. Bu strateji ve taktik bütünün strateji ve takti iyle ayn d r. Kendine özgü sanatsal kural ve uygulama biçimleri nedeniyle biçimsel farkl l klar tafl r. Gerçe e dayanan sanat m z gerçe i aç a ç kar r. Bununla beraber, mücadele içinde de iflen nesnel zemine ayak uydurmal, hangi süreçte nas l bir tarz n oluflturulaca genel siyasi yönelim göz önüne al narak kavranmal d r. Örne in, bugün bulundu umuz aflama aç s ndan nitel ve nicel olarak güçlenme; kadro, üye, sempatizanlar m z n düzeylerinin yükseltilmesi ve de kitleselleflme gerekmektedir. Bu noktada halk n hoflnutsuz oldu u konularda onlar bilinçlendirecek, kendimizi tan tacak, onlar n taleplerini sahiplenecek, düflmana yönelecek, sanatsal niteli i güçlü, yal n ve anlafl l r ajitasyon ve propaganda mahiyetinde sanata ihtiyaç duyulmaktad r. Devrimimizin yolu uzundur ve devrimci sanat m z farkl dönemlerde, farkl biçimlere bürünür, her dönemde ihtiyaçlar farkl l klar gösterir. Düflman n ve devrim cephesinin gücü de iflkenlik gösterirken devrimci sanat m z da bu de ifliklik içinde stratejiye uygun biçimde ihtiyaçlara cevap olabilmelidir. Do al olarak da neyi konu edinip nas l iflleyece ini devrim cephesinin durumuna göre belirleyecektir. Farkl bölge ve farkl koflullar da sanat m z birkaç bak mdan etkiler. Örne in flehirlerle k rsal bölgeler aras ndaki sanatsal faaliyetler bu bölgelerdeki ekonomik-siyasi dil, gelenekler, talepler vb. dolay farkl - l klar gösterir. Bugün aç s ndan sanat m z etkisiz gibi görünebilir. Bu durum, sanat m zda oldu u kadar yla mücadelenin di er alanlar ndaki faaliyetlerin düzeyiyle de alakal d r. Burjuva-feodal sanat n genifl kitleleri devrimci sanat m zdan daha fazla etkiliyor oluflu geçici bir durumdur. Zira, devrimci sanat m z n elefltirel gücü do runun, iyinin, güzelin k sacas yeninin yol aç c s d r. Elbette yeniyi temsil eden sanat m z burjuva-feodal sanat gitgide zay flatacakt r. Sanatla devrim yap lamaz ancak sanat devrim mücadelesinin çok ama çok önemli bir ihtiyac n giderir. Sanats z devrim de düflünülemez; yeni bir kültür yaratmak toplumun düflünsel sürecini flekillendirmek diye bir kayg varsa orada sanat hiç flüphesiz en önlerde yer alacakt r. Bazen öyle bir yer ve öyle bir zamana denk gelebiliriz ki bir fliir, bir roman, bir resim, bir marfl onlarca kalaflnikof silah ndan daha etkili olabilir. Burjuva-feodal sanat n yozlaflm fl oldu unu, onun gerçe i gizleme, kör etme, sömürme ve sald r arac oldu unu anlamak, onu devrimci bir elefltiriye tabi tutmakla mümkün olacakt r. Elbette burjuva-feodal sanat n, ne kadar kötü olursa olsun bizim düflünce ve sözlü elefltirilerimizle yok olmayaca n biliriz. E er elefltiri, devrimci bir elefltiriyse, yeni ve eskinin mücadelesiyse burjuva-feodal sanat n karfl s na alternatif bir sanat n da konmas gerekir. Bu zorunlulu un ortaya konmas -tan nmas, art k daha çetin mücadelenin bafllad anlam na gelir ve kimin galip gelece ini siyasal iktidar mücadelesi eksenindeki pratik belirleyecektir. Israrla vurgulamakta yarar var ki, sanatç lar m z hem ideolojik hem de sanat bilgisi aç s ndan donan ml olmal d rlar. Sanat alan karmafl k, inceleme gerektiren bir aland r. Genel olarak toplumun ihtiyaçlar n konu edinip yans tan kitlelere hizmet eden, yeniyi savunan sanat siyasal aç dan do ru rotadad r. Örne in, bugün Proletarya Partisi nin stratejik ve taktik siyasetini halkla buluflturan sanat siyasal aç - dan iyidir. Halk n ihtiyaçlar n göz ard eden, onu afla layan, sekter, sadece piyasa için yap lm fl vs. sanat burjuva-feodal sanat n bir parças olur ve siyasal olarak kötüdür. Komünist Partisi ne sald ran onun faaliyetlerine karfl ç kan, onun halkla bütünleflmesini engelleyen sanat kötüdür. Bir sanat eserinin de erlendirilmesinde siyasal elefltiri, sanatsal elefltiriden farkl d r, öncelik arz eder. Bir sanat eserinde sanatsal düzey ne kadar yüksek olursa olsun siyasal olarak halka hizmet etmiyorsa o sanat eserini sahiplenemeyiz. Pek çok burjuva sanat yap t nda estetik düzeyi yüksek örnekler vard r. Ama bu örneklerin halk n taleplerine bir yarar olmamas onu kötü bir ürün k lar. Sanatsal ölçüt aç s ndan ise, elbette ki sanatsal de eri yüksek eserlerin tercihi bize yön verir. Halk üzerindeki etkisi bu bak mdan önemlidir; kitlelerin estetik düzeylerinin yükseltilmesi bu alanda da sanatç lar m z n görevidir. Sanatç lar m z güzele ulaflmak için estetik bilimi ve onun tarihini de bilmelidir. Bununla beraber, halk n geleneksel, kendini yenileyen, güzel yarat mlar n da yak ndan tan - mal d rlar. Bu sayede onlar n be enilerinin neler oldu unu bilir, be eni düzeylerinin fark na varabilir ve o düzeyi yükseltmek için verilere ulaflabilir. Özetle dememiz gerekiyor ki; halk n düflünsel faaliyetinin gelifltirilmesi, s n fsal ç kar n n nerede oldu- u, gerici iktidar n neler yapt, kendi ihtiyac n n gerici iktidar n ihtiyac yla nas l çeliflti i vs. vs. görmesi; Sadece kaba be eniyle yetinmeyip somut, bilimsel be eni düzeyinin gelifltirilmesi için siyaset ile sanat n birli i, içerik ile biçimin birli i, devrimci siyasi içerik ile mümkün olan en yetkin sanat biçiminin birli i (Mao) gerekmektedir. Proletarya Partisi nin faaliyet yürüttü ü bu co rafya, pek çok medeniyete yurt olmufl, kültürlerin devri ve kaynaflmas yla köklü ve zengin birikimler oluflmufltur. Bundan daha da önemlisi, bu topraklarda gerici iktidarlara ezilen halklar n isyan hep varolmufl, kesintilere u rasa da kendini aya a kald rmay bilmifltir. Bütün bu zengin kayna a sahip oldu umuzu bilmek bizim için büyük f rsat. Fakat elimizde daha büyük f rsat var; Büyük Proleter Kültür Devrimi nin Türkiye ye vuran dalgas Proletarya Partisi ve onun bugüne ulaflan birikimidir. Kuflkusuz Proletarya Partisi nin bugün bulundu u nokta, kitlelerle kurdu u ba, Halk Savafl n n mevcut durumu, kültürel olarak etkinli i vs. dileyebilece imiz yerde de ildir. Kendimizi kand rmadan, gerçeklerden kopmadan ona -gerçe e- daha s k sar larak bütün dileyebileceklerimizi kendimizin yapabilece i araç ve deneyimlere sahip oldu umuzu bilmeliyiz. Tek sorun bunu do ru kullanabilmekte. Bu do ru kullan fl n k lavuzu Marksizm-Leninizm-Maoizm bilimidir. Son sözü yine Mao ya b rak yoruz. Marksizm i incelemek, dünyayla, toplumla, sanat ve edebiyatla ilgili gözlemlerimizde diyalektik materyalist ve tarihi materyalist bak fl aç s n uygulamak demektir, yoksa sanat ve edebiyat eserlerimizde felsefi nutuklar atmak demek de il. Marksizm, fizikteki atom ve elektron teorilerini içerir, ama onlarla bir de ildir; gene Marksizm; sanatsal ve edebi yarat c l ktaki gerçekli i içerir ama onunla bir de ildir. Gerçekten de bofl, kuru, dogmac formüller yarat c l öldürür. Dogmac Marksizm Marksizm de ildir, Marksizm in düflman d r. Peki Marksizm in kendisi yarat c l yok eder mi? Evet eder; Feodal burjuva, küçük burjuva, liberal, bireyci, nihilist, sanat için sanat anlay fl n savunan, aristokrat yozlaflm fl ya da kötümser ve halk kitlelerine ve proletaryaya yabanc her türlü yarat c l yok eder Bunlar yok edilirken, yeni bir fley infla edilebilir. (Mao) Yararlan lan Kaynaklar Kültür Sanat Edebiyat Üzerine- Mao Zedung (Berfin Yay nlar ); Sanat n Öyküsü- E. H. Gomrrich (Remzi Kitabevi); Sanat Tarihi- Zahir Güvenli (Varl k Yay nlar ); Büyü Gizem Bilim- D. Burton-D. Grandy (Varl k Yay nlar ); Marksizm ve fiiir- George Thomson (Varl k Yay nlar ); Halkla liflkilerde Uygulama Teknikleri- Anadolu Üniversitesi Yay nlar ; Sanat Tarihi- MEB Aç k Ö retim Lisesi Ders Notu) Bitti

15 5-18 Eylül 2008 İşçi-köylü 15 Gazete/Okur Yaflama fl k tutan sözler... * Bir dost nedir ki? Öteki ben.. (Zeno) * Gerçek dostlar y ld zlar gibidir; karanl k çökünce hayat n zda ilk onlar parlar ve size fl k olurlar. (Anonim) * Baflkalar ndan üstün olman önemli de il, sen dünküne göre kendinden üstün müsün, önemli olan o ( Hint atasözü) Zaman yaz s ndaki felsefi içerikteki bir konuya de inmek istiyorum. Önce al nt : Düzen kaostan ç kagelir ve çeliflmenin iki yan birbirinden ayr lmazlar. Ölüm olmaks z n yaflam nas l var olabilirdi? O nedenle her insan sadece kendisinin de il, kendi olumsuzlamas n n yads nmas n n ve kendi s n rlar n n da fark ndad r Daha önce de ayn meseleye * Kendisiyle mücadele edebilen insan en de erli insand r. (Browning) * Zaman n de erini yapacak ifli olan kimse bilir. (Arap atasözü) * Keskin b çak olmak için çok çekiç yemek gerekir. (Türk atasözü) 2007 y l nda yasalaflan Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu ile sokaklarda estirdi i teröre h z veren polis, durmadan insanlar öldürüyor. Önüne ç kan her insana atefl açan, keyfi gerekçelerle gözalt na alan, iflkence yapan, fliddet uygulayan polisin vukuatlar bitmiyor. Durdurdu u araçlarda arama ad alt nda, kimlik kontrollerinde güvenlik iddias ile veya son olarak Bahçelievler de oldu u gibi hiçbir neden yokken insan öldürüyor. Her cinayetin ard ndan Emniyet taraf ndan makul bir aç klama yap larak olay n münferit oldu u dile getiriliyor. Polis kanununda yap lan de ifliklik ile yetkileri artt r lan polis, bu yetkilerini sonuna kadar kullan yor. De ifliklerin hemen ard ndan polis yüksek bir performans göstererek 2007 y l n n son 6 ay nda 7 kifliyi öldürdü. 8 fiubat 2007 de stanbul * Her düflüfl bir ö renifl. (Türk atasözü) * nsanlar neden ölür gerçekten bilir misiniz?.. Tembellikten, inançs zl ktan ve yaflam yaflamaya de er k lmay becerememekten (Bernard Waughan) Zaman yaz s ndaki felsefi içerikteki bir konu... Merhaba 8.si düzenlenen Munzur Festivali ne ilk gidiflimdi. Oradaki insanlar n s cak karfl lamalar yla, evlerinde misafir etmeleriyle ve içten davran fllar yla hiç yabanc l k çekmedim. Tunceli ye giderken orada s k - l p, bofl bofl dolan p, tek kalaca m düflünüyordum. Ama buna ra men oray görmek için gitmek istiyordum. Ve iyi ki gitmiflim. Çünkü hiç bekledi im gibi olmad. Ne tek kald m ne de s k lmaya vaktim oldu. Sürekli bir kofluflturma içerisindeydik, fakat bundan hiç de flikayetçi de ildim. Çünkü çok güzel vakit geçiriyordum. Oraya vard m z gün sadece etrafa seyirci kalmaktan baflka hiçbir ifl yapm yordum. Gazete da t m na ç kacak olanlar n kofluflturmalar n izlemekle yetiniyordum. Bir yandan onlar n yan nda olmak, onlar gibi da t ma ç kmak istiyordum. Ama bir yandan da bundan kaç yordum. Bunun sebebi de daha önce hiç da t ma ç kmam fl olmamd. lk gün benim de onlarla da t ma ç kmam istediler, fakat ben çekindi imden gitmek istemedim ve çeflitli bahaneler yaratarak gitmedim. Ertesi gün devrimci tutsaklar n yapm fl oldu u boncuklar satmak üzere esnaf gezilecekti, ben henüz yola ç kmadan orada ne yapaca- m telafl na düflmüfltüm bile. Ama son anda bir plan de iflikli i oldu ve da t ma ç kan arkadafllardan biri Merhaba YDG nin 4. Geleneksel Yaz Çal flmas n gerçeklefltirdik. Bu sene gerçeklefltirdi imiz çal flma, di- er 3 çal flmadan biraz farkl yd. Çal flmam z daha çok kitle faaliyetine yönelikti. Çal flmam z n ilk günlerinde organizasyon, program ve iletiflim eksikli imizden kaynakl kendili- indenci bir tarzda geçti. Ancak bunun ortaya ç kmas n n ard ndan s - k nt l bir süreci geride b rakarak plan ve programlar ç kar larak çal flmalara baflland. Çal flmalar m z boyunca belli semtlerde kitle faaliyetlerini yo unlaflt rd k. Y k mlar gündemi olmas ndan kaynakl, daha çok bu konu özgülünde kitleye gitme karar ald k. Çal flmalar m zda bir eksikli imiz daha ortaya ç kt. O da kitleleri yeterince dinlemeyiflimizdi. Bundan kaynakl beni ça rd. Ben de bahane yaratmak yerine da t ma ç kt m, çünkü da t ma ç kmay gerçekten çok istiyordum. O günden sonra bütün da t mlara kat ld m. Da t mdan döndü ümüzde herkes dinleniyor, yemek yiyorduk. Aram zda para toplay p bir fleyler al p yemek haz rl yorduk. Herkes elinden geldi- ince bir fleylerin ucundan tutuyordu, günde üç ö ün yemek haz rlan yordu, fakat bizim standart bir menümüz vard. Dört gün boyunca domates, salata, karpuz, kavun, arada da peynir yeniliyordu. Tabi peynir alacak param z kal rsa. Yani anlayaca n z sabah, ö len, akflam dört gün boyunca bunlar yedik. Tunceli de hiç yapmam dedi- im fleyleri yapt m. Örne in her fleyi ellerimizle yiyorduk, ama bunun bile tad baflkayd. Sonuç olarak festival çok güzel geçti. Geçen y llara oranla kat l m n daha az oldu u söyleniyordu. Ama bence gayet iyiydi. Do a güzelliklerine de hayran kald m. Gerçekten de herkesin gidip görmesi gereken bir yer. stanbul a dönüfl vaktimiz gelmiflti, ama ben pek de dönmek istemiyordum. Orada birçok fley yaflad m ve deneyimler edindim. fiu anda da bu deneyimlerimi stanbul da kendi mahallemde gazete da t mlar na ç karak de erlendiriyorum. (Tuzla/Ayd nl dan bir K okuru) de inilmiflti. O zaman Mao Zedung un yads nman n yads nmas tezini savundu u iddias na, gene Mao dan al nt yap larak cevap verilmiflti. Mao do ada ve tarihte yads man n yads nmas olmad n savunur. Her fleyin yads nmaolumlama-yads nma-olumlama diyalekti iyle gerçekleflti ini aç klar. Bu yaz da kuflkusuz Mao ya atfedilen bir fley yok. Ama Mao ile çeliflen bir felsefi ilke sorunu var. Mao Zedung 6. ciltte felsefe konular hakk nda konuflurken bu konuya de inir. As l olarak felsefede (Diyalektik Materyalizm) bir temel ilkenin oldu unu ifade ettikten sonra, yads nman n yads nmas ilkesini gerçekte olmayan bir ilke olarak anar. Düzenin kaostan ç kt n, ç - kageldi ini belirtti imizde ayn zamanda, en bafl ndan beri kaos ile düzenin iç içeli ini inkar etmifl olur muyuz? E er böyle kavranm - yorsa sorun yoktur. Ama önce sadece, salt kaos vard ve ancak ondan sonra düzen oluflmaya bafllad yaklafl m na sahipsek sorun var demektir. Süreçler yads nm fl oland r ve yads nacakt r! Önceki halin yads nmas olan mevcut durum, bir sonraki taraf ndan yads nacakt r dedi imizde, bir sonraki hali mevcut olan n bir devam ve dolay s yla içeri indeki durum olarak da ele almam z gerekir. Düzen kaosta içerilmifltir. Çeliflmenin iki yan düzenin kaostan ç kagelmesiyle birbirinden ayr lmaz hale gelmeleri, en bafl ndan beri, kaosun var oldu u her durumda çeliflkinin iki yan ayr lmaz halde bulunurlar. Bir sonraki süreç daima, bir önceki sürecin ondan önceki süreci yads mas nda olumlan r. Mao toplumsal düzenleri örnekliyor ve kapitalizm feodalizmin yads nmas - d r ve sosyalizmin olumlanmas d r diyor. Gerçek olan da bu de il midir Bu ele al fl çeliflkinin iki yan n bir zaman sonra de il, ama en bafl ndan beri ayr lmaz görmemizin mant n aç kl yor. Salt yads nma olarak kavranacak bir süreç hakk ndaki bilgimiz eksik olacakt r. Her sürecin bir sonrakini olumlamay içerdi ini de kavrad m zda yads nma ve olumlaman n bütünün içindeki z tlar kavramak anlam nda daima var oldu unu görürüz. nsan n kendi s n rlar n n fark nda olmas, hem yads nm fl hem de yads nacak olmas yla bir derecede anlafl l r. Ama kendi varl nda yads nma hali kadar olumlaman n varl n anlad nda fark ndal k dönüfltürme prati inde etken hale gelir. Belki de o nedenle Mao özgürlük zorunlulu un kavranmas de il, sadece esas olarak dönüfltürülmesidir diyebiliyor! Sonuç olarak, yads man n yads nmas çeliflkinin iki yan n bafl ndan itibaren bir arada kavramam za engel oldu u için eksik ve dolay s yla yanl flt r. Gerçekte çeliflkinin iki yan en bafl ndan beri Okmeydan nda dur ihtar na uymad öne sürülen bir araca atefl açan polisler, 17 yafl ndaki Emrah Derviflo lu nu öldürdü. A ustos 2007 de Antalya n n Alanya ilçesinde trafik polisinin, sürücüsü dur ihtar na uymad bildirilen bir otomobile atefl açmas sonucu bir kad n öldü. 24 Kas m 2007 de zmir de polisin atefl açt Baran Tursun yaflam n yitirdi. 3 Ekim 2006 da, Adana Ceyhan da dur ihtar na uymad iddia edilen Murat Kasap polis taraf ndan öldürüldü. 30 A ustos 2006 da, zmir de bir araca atefl açan polis, yoldan geçen Aziz Yarg y öldürdü. 27 A ustos 2006 da, Bal kesir de dur ihtar na uymad ileri sürülen bir araca atefl açan polis, Halil Bulut u öldürdü. 11 May s 2006 da, stanbul F nd kzade de dur ihtar na uymad ileri sürülen bir arabaya atefl açan polis, 22 yafl ndaki Aytekin Arnavuto lu nu öldürdü. Türkiye nsan Haklar Vakf (T HV) verilerine göre 2008 y l n n ilk yedi ay nda polis 5 kifliyi dur ihtar na uymad gerekçesiyle kurflunlad.18 Ocak ta Adana da Murat Kurtaran banka soydu u ve k rm z fl kta bekleyen bir kad n n arac na zorla bindi i ileri sürülerek polis taraf ndan vuruldu. 26 Ocak ta Yalova da park etme yüzünden ç kan tart flmada polis memuru G. E., Mimar Hüseyin Turgut a atefl ederek öldürdü. 16 Haziran da Ercan Ceylan Ankara n n Mamak ilçesinde sivil polis ekiplerinin dur ihtar na uymad gerekçesiyle vurularak öldürüldü. 11 Temmuz da Orhan Oflas motosikletini almak için gitti i Önleyici Hizmetler Büro Amirli i nde polislerce öldürüldü. 15 Temmuz da Ankara da polis ekiplerinin dur ihtar na uymay p otomobiliyle kaçt ayr lmazlard r. Çeliflkinin iki yan bir sonraki süreci de bize gösterir. Bu da her yads man n olumlama ile gerçekleflti ini, olumlama olmad nda ilerlemenin olamayaca n gösterir. Kapitalizm feodalizme karfl sosyalizmin olumlamas d r. Bütün evrim de bunu aç klamaktad r Ayn kavray fl tez, anti-tez, sentez için de ortaya koyabiliriz. Kendi bafl na bir sürecin kavranmas nda bu formül yeterlidir. Ancak süreç geniflletildi inde yeni tan mlar, kavramlar, zorunlu hale geliyor. Hiçbir tez anti-tezi olmadan var olamayaca na göre tez ve anti-tez ayn sürecin z tlar olarak bafl ndan beri vard rlar. kisi aras ndaki mücadelede anti-tez sentezi olumlayand r; onun kendisi de ildir. Sentez anti-tezin olumlamas ise biz esas olarak anti-tezi dönüfltürme prati ini kavramal y z demektir bu Mao Zedung bu noktada analiz-sentez kavramlar n öneriyor. Böylece analiz dendi inde z tlar n birli i öncelik al yor. Önce z tlar n birli i kavranmal d r, ancak ondan ikiye bölme ve mücadele tan mlanmal d r. lkin z tlardan birinden bahsetmek, onu di eri olmadan, ilkin var oldu unu ve di erinin ondan ç kt n /ç kageldi ini kabul etmeye götürebilir. Oysa iyi biliyoruz ki her fley her an nda iki z t yan tafl r; her fley çeliflkidir; çeliflkinin olmad tek bir an bile mevcut de ildir (Bir K okuru) Polis durmadan öldürüyor! kitlelerden ö renme ilkesini yeterince hayata geçiremedik ve onlar daha çok dinlemek ve onlarla zaman geçirmek, kitlelerin sorunlar etraf nda onlar örgütlemek gerekti ini ö rendik. Genelde ö renci kökenli oldu umuzdan kitlelere gitti imizde ortak dili yakalamak noktas nda s k nt lar yaflad m z ve konuflmalarda, sohbetlerde tutuk kald m z gördük. Daha çok gazetemiz ve dergimiz üzerinden ilerleyen bir çal flma tarz izledik. Yo unluk gazetemiz üzerinde bir hatta oturdu. Salt gazete ile ilgili örgütleme yöntemimizin eksikli ini yaflad k. Konuflmalar m zda ortaya ç kan di er bir nokta ise insanlar n gündeminde zamlar, yoksulluk, açl k, sefalet varken insanlar n ise bu rahats zl klar n sadece bizlere dile getirmeliydi. Bu yüzden onlara alternatif olma yönümüzü biraz daha aç a ç karman n gerekti ini anlam fl olduk. Kitlelerin onlar n sorunlar yla ilgilendi imizi görünce bizi sahiplenmeleri ve bizim de do ru bir tarzda ve yöntemle süreklileflmifl bir çal flma olana yakalarsak onlar n var olan ve büyüyen öfkelerini örgütlü bir güce dönüfltürebiliriz. Ve bu gücü biz de kendimizde gördük. Yaz çal flmas boyunca ald - m z e itim çal flmalar nda ço u eksikli imizi de görerek eksik yan m - z kapatma yönlü inceleme, araflt rma ve okumayla aflacak bir çal flma tarz izledik. Bu çal flmalardan kazand m z deneyimlerle kendimizi bir sonraki çal flmaya haz r hale gelme durumuna adapte olaca z. (Mersin den bir YDG li) iddia edilen Gürsel Varol öldürüldü. Taksim de barda korumalar taraf ndan tartaklanan 2 arkadafl, yard m istedikleri polisin kendilerini hem barda hem de karakolda dövdü ü iddias yla dava açt. Tolga Öztürk ile Hasan Yal n adl iki arkadafl barda bekleyen korumalar taraf ndan darp edildiklerini söyleyerek polise gitti. Ancak bu defa da polis fliddetine maruz kalan gençler Taksim Polis Merkezi nde iflkence gördü. Gençleri darp etmekle yetinmeyen polis, flikayetçi olmad klar na dair dilekçe imzalatmak istedi. Polis son olarak Sivas ta ayn iddia ile bir kifliyi daha öldürdü. Sivas ta polis ekiplerinin 33 HY 010 plakal arac durdurmak istedi i ancak arac n durmad ve barikatlar aflarak kaçt, ard ndan Sivas-Kayseri karayolu üzerinde bir kavflakta s - k flt r ld aç kland. Polis taraf ndan aç lan atefl sonucu Turan Özdemir (41) yaflam n kaybederken iki kifli de gözalt na al nd. Radyo ve televizyonlar n araçta bomba oldu unu duyurmas polisin cinayetlerinde son dönemlerde kulland yeni bir yönteme dikkat çekiyor. Birçok yerde bomba oldu u söylenen araçlardan bofl alkol flifleleri ç k yor. Devlet polisini koruyarak, arka ç k yor iflledi i suçlar akl yor. Polis terörü devletin emekçilere olan düflmanl n da yans t yor. Sivas tan sonra Bursa da da Merhaba; Bingöl ün K ilçesinin lbeyi köyünün nüfusuna kay tl, yafll bir emekçi olarak, baflta köyüm olmak üzere, Kürdistan da köy yakmalara, sürgünlere, bask ya, zulme, orman yakmalara, Dersim deki operasyonlara ve Munzur da barajlara dur demek için, 8. Munzur Festivali ne gitmeye karar verdim. Düflman n iç yüzünü zaten biliyorum. Çocuklar m n görmesi için, onlar da özellikle götürdüm. Erzincan n ç k fl ndan sonra, sanki baflka bir ülkeye girmifliz gibi, aramalar, insanlar afla lamalar bafllad. Askerler insanlarla zafere mi gidiyorsunuz? diye alay ediyorlar. Dersim merkezine girdik, orada da bir sürü aramalardan geçtik. Bunun d fl nda sözlü bask lar daha da katmerlendi. kinci iflkence Dersim Belediyesi taraf ndan yap ld. Sözde halka yer ay rm flt. lk cezaevini orada gördük. fiehir d fl nda bir kampa götürdüler. Ne araba ne dolmufl var. Dersim Federasyonu araba veriyordu ve kampa öyle gidip geliyorduk. Dersim in ilçelerine ise kendi imkanlar m zla gidiyorduk. Pülümür, Hozat, Mazgirt, Ovac k, Pertek ve daha ad n hat rlamad m ilçelere gittik. Halk n ilgisi çok iyiydi. flçi köylü Gazetesi ni kap fl kap fl ald lar. Düflman n iflkencesinden sonra halk n bu ilgisi moralimizi düzeltti. Her gitti imiz yerde paneller düzenlendi, halk n ilgisi büyüktü. Bir tarihte Hasan Alt ntafl yoldafl da- a gitmeden önce bir sohbetimiz olmufltu ve ben ona sormufltum: Sen öldükten sonra devrimin ne yarar var? diye. O da bana: brahimlerin, Ali Haydarlar n, Cihanlar n, Merallerin kan benden k rm z de il. Halk Savafl vermeden baflar ya ulafl lamaz dedi. Dersim e gidip gelmem ve halk n ilgisini görmem, beni devrime daha da inand rd. Sonuç olarak Hozat a giderken yolda bir köyde indik. Bir yoldafl n mezar n ziyaret ettik. O coflku görülmeliydi. O an gördü üm için çok mutluyum. Festivalin son gecesinde Dersim halk bir yürüyüfl düzenledi. Faflizme karfl hayk rd Munzur özgür akacak, Kahrolsun köleci flirketler, Alt n aramaya hay r diye. Munzur un üzerindeki K rm - z Köprü ye kadar yürüdüler. Ard ndan bas n aç klamas yap ld ve daha sonra herkes nehre atlayarak tepkisini gösterdi. (Gülsuyu ndan bir K okuru) dur ihtar na uymad gerekçesine s nan polis yine silahlar na sar ld. Böylelikle polis son bir y l içinde 34 kiflinin yaflam n durdurmufl oldu. Durmadan insan öldüren polisin suçlar ciddi bir toplumsal muhalefetin oluflmamas ndan dolay kamuoyunda yeterince teflhir edilmiyor. Polisin iflledi i suçlar n cezas n almas ve anti-demokratik uygulamalar na dikkat çekmek amac yla genifl kesimler taraf ndan ciddi bir muhalefetin yürütülmesi gerekiyor. Polis fliddeti ile herkes, her an, her yerde karfl laflabiliyor. Polis emekçileri terörize ederek her an tedirgin ediyor. Keyfi bir flekilde istedi i zaman önüne geleni sorguya çekebiliyor. Tüm bunlara karfl hukuk mücadelesini ve fiili mücadeleyi yükseltmek gerekiyor. Hukuk devleti propagandalar yap l rken 34 insan n can na k yan polise kimse dokunmuyor. Devlet kendi yasalar na, hukuk kurallar na uymuyor. (Bir K okuru)

16 ±CMYK iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) Cep: ANKARA: SIHHIYE MAH. SÜLEYMAN SIRRI SOK. YUNT AP. NO: 19/7 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: DABAKHANE MAH. TURGUT TEMELL CADDES BARIfi fihani KAT: 3 NO: 94 ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N Cep: AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: Gülsuyu halk ; Yozlaflflm maya, çeteleflflm meye ve y k mlara karflfl gücümüz birli imizdir! Rant alan sa lamaya dönük y k m projelerinin ve egemen politikalar do rultusunda yaflam alan bulan yozlaflma ve çeteleflmenin, halk n yaflad günlük sorunlar n bafl nda geldi i mahallelerden biri de Gülsuyu. Ancak Gülsuyu halk uzunca zamand r hem y k mlara hem de egemenlerin yozlaflt rma ve çetelefltirme politikalar na, kararl ve örgütlü bir biçimde karfl ç kmay sürdürüyor. Gülsuyu halk bu karfl ç k fl kapsam nda, A ustos tarihlerinde, Y k mlara, yozlaflmaya ve yoksullu a karfl mahallemize sahip ç kal m! Gücümüz Birli imizdir! fliar yla gerçeklefltirilen festivalde biraraya geldi. Festival, 23 A ustos günü, saat de, Gülensu son duraktan, festivalin yap ld Nurettin Sözen Park na kadar süren bir yürüyüflle bafllad. lk etkinlik yoksulluk ve yozlaflma paneli Festival alan nda, Umut Yay mc l k olarak aç lan kitap stand n n yan s ra, festivali örgütleyen di er kurumlar n da stantlar açt, çevredeki evlere devasa büyüklükte brahim ve Mahir posterleri as ld gözlendi. Festival program, havan n afl r s cak olmas ndan kaynakl, birkaç saat gecikmeli bafllad. Festivalin ilk etkinli i olan Yoksulluk ve yozlaflma konulu panel saat da bafllad. ki bölümden oluflan panelin konuflmac lar ise, SES ten Taner Demir ve Halk n Hukuku Bürosu ndan Av. Taylan Tanay d. Panelde ilk sözü, Taner Demir ald ve karfl devrimin, özellikle de 12 Eylül ün ard ndan emekçi kitleler üzerinde hayata geçirmeye bafllad yozlaflt rma politikalar na ve ilerici ve devrimci kesimlerin buna karfl oluflturmaya çal flt klar alternatif kültüre de indi. Demir in ard ndan söz alan, Halk n Hukuk Bürosu avukatlar ndan Taylan Tanay ise, yozlaflt rma sorunun dünyan n birçok bölgesinde yafland na dikkat çekti. Soru ve cevaplarla devam eden panelin ard ndan, festivalin aç l fl konuflmas yap ld. Devrim ve sosyalizm mücadelesinde flehit düflenlerin an s na yap lan sayg durufluyla devam eden festivalin ilk günü, çok say da sanatç n n verdi i dinletiyle sürdü. PSAD Ümraniye fiubesi nin Semah Ekibi taraf ndan bir semah gösterisinin de yap ld festivalde, Tuna Bozyi it, Grup Umut Ya muru, Koma Sarya ve de misafir sanatç Meyman sahne ald. Meyman n seslendirdi i K z ldere, Mao Zedung yoldafltan korkuyorlar gibi parçalar kitle taraf ndan coflkuyla karfl land, Özgürlük Mahkûmlar nda ise genifl bir halay kuruldu. Festivalin birinci günü, nsanca yaflanacak bir ücret için mücadeleye devam!.. Hükümet ile kamu sendikalar aras nda devam eden toplu görüflmelerin 4. oturumu gerçeklefltirildi. Hükümet ile KESK, Kamu-Sen ve Memur-Sen aras nda bafllayan toplu görüflmelerden KESK görüflme masas n n bir figüran olmayaca n ve fiili meflru mücadeleyi yükseltece ini aç klayarak çekilmiflti. Hükümet ile Kamu-Sen ve Memur-Sen aras nda gerçekleflen görüflmelerde emekçilerin maafl art fllar ndan çok sendikalar n aidatlar n yükseltilmesi talebi kamuoyuna yans m flt. 28 A ustos ta yap lan 4. oturumda hükümet birinci 6 ay için yüzde 3.5 ikinci 6 ay için yüzde 4 zam teklif etti. Bu oran kamu emekçilerinin Ocak ay maafl na YTL lik bir art fl olarak yans yacak. Kamu-Sen ve Memur-Sen hükümetten yukar do ru bir esneme talep ederken KESK günde 1YTL anlam na gelen art fl n sefalet ücreti oldu unu dile getirerek eylemlerine devam ediyor. Toplu görüflmelerin geldi i aflamay ve KESK in taleplerini ö renmek amac yla KESK stanbul fiubeler Platformu dönem sözcüsü ve E itim-sen 8 Nolu fiube baflkan Hatun ldemir ile bir söylefli gerçeklefltirdik. - Kamu sendikalar ile hükümet aras nda yap lan görüflmelerde hangi noktaya var ld? KESK bu sürece nas l yaklaflt? - KESK 7 y ld r toplu görüflmelere Hatun ldemir kat l yor. Son yapt m z kongre do rultusunda KESK in toplu sözleflmelere giderken üyelerine dan flmas, buradan ç kacak kararlara göre hareket etmesi kararlaflt r lm flt. Dan flma Kurulu ndan ç kan karar fluydu; Bundan sonra bu komediye alet olmayaca z. Bu yüzden KESK toplu görüflmelere girmeme karar ald A ustos ta son sözünü söyleyerek masadan ayr ld. Taleplerinin kabul edilmesini isteyerek taban ile bulufltu ve bundan sonra mücadeleye alanlarda devam etme karar ald. kinci oturumda da davet edildi. 21 A ustos ta Türkiye nin her taraf nda AKP binalar na siyah çelenk b rakma eylemi gerçeklefltirdi. Eylemlerimiz devam edecek. Toplu görüflmeye kat lanlar n yapt klar ise sendika aidatlar n n yükseltilmesi talebini dile getirmek oldu. Siz bu sendikalara üye olmasan z da biz bu ödemeyi yapaca z anlam na geliyor. KESK in içini boflaltmaya çal fl rken kendi yandafl sendikalar n n içini de boflaltt. Malum Baflbakan n aç klamas ndan sonra bunu duyan emekçilerin konfederasyondan istifa etmesi gerekiyor. Biz ortak örgütlenme önündeki engellerin kald r lmas n tüm çal flanlara 350 YTL lik ek zam yap lmas n, temel ücretin YTL olmas n talep ettik. Brüt maafl tutar nda y lda en az iki defa ikramiye ödenmesini, çal flma yaflaman n iyilefltirilmesini, örgütlenme önündeki engellerin kald r lmas n istiyoruz. Biz bu taleplerimiz kabul edilirse görüflmelere kat laca m z söyledik. Ancak maalesef MF talimatlar ile hükümet taleplerimizi kabul etmedi. - Çal flma yaflam nda kamu emekçileri ne tür sorunlarla karfl lafl yor? - Bir ö retmenin ald maafl ek ücretler olmadan YTL dir. stanbul un birçok yerinde ö retmenlik yapan bir ö retmenin 2 odal bir evi bulma flans bile yoktur bu maaflla. Ev kiralar YTL aras ndad r. Yaflam n idame ettirebilmesi için hükümet ö retmenleri, kamu emekçilerini yolsuzlu a itiyor. Okullarda kurslar aç yor. Bunlar n paras n da velilerden ç kar yor. Bunlar yasal uygulamalar de il. Ama verdi i ücret ve uygulad politikalarla yasal davranmayan da hükümet. Milli E itim Bakanl aç klama yap yor kay t paras al nmayacak diye. Ancak okullar n bütçeleri yok. Bu flunu gösteriyor, siz bafl n z n çaresine bak n. Bu paralar da velilerin cebinden ç k yor. Hükümetin bu konudaki politikas her alanda oldu u gibi iki yüzlülüktür. E itim, sa l k birçok alanda emekçiler ma dur ediliyor. Bunlar n yaflanmamas için toplumdaki her bireyin örgütlü mücadeleye destek sunmas gerekiyor. Sendikalara üye olabilirler, derneklerle hareket edebilirler. fiu anda 200 bin üyemiz var. Hükümet sendikalar n talebini dikkate alm yor. Biz tüm kamu emekçilerini hangi statüde olursa olsun hepsini tek sendikaya üye olmas gerekti ini düflünüyoruz. Bu yüzden ortak örgütlenme diyoruz. ( stanbul) en son Cemal Kaya n n sahne almas yla noktaland. Kontr-gerilla ve devlet gerçe i tart fl ld Partizan, BDSP, Halk Cephesi, SDP, Anadolu da Yaflam Kooperatifi gibi kurumlar taraf ndan örgütlenen festivalin ikinci gününün ilk program nda yine bir panel vard. Ergenekon, kontrgerilla ve devlet gerçe i bafll alt nda, saat da yap lan panelde, Halk n Hukuk Bürosu avukatlar ndan Behiç Aflç, Partizan ad na Derya Aras ve SDP Temsilcisi Ulafl Bayraktaro lu konuflmac olarak yer ald lar. Panelde ilk sözü alan Aras, Ergenekon örgütlenmesinin temelinde nelerin yatt na ve devrimciler cephesinden bu sürecin nas l de erlendirilmesi gerekti ine de inerek, devlet içinde bir temizlik operasyonu olarak adland rd Ergenekon un, asl nda bir bilgi kirlili i yaratt n vurgulad. kinci konuflmac Av. Behiç Aflç ise, kontrgerilla örgütlenmesinin NATO nun kurulmas yla beraber ona hizmet eden bir anlay flla flekillendi ini söyledi ve Ergenekon iddianamesine de de inerek, iddianamede darbe giriflimlerine yer verilmedi ini ve yarg lananlar n gerçeklefltirdi i katliam ve faaliyetlerine de inilmedi ini belirtti. Panelin son konuflmac s Ulafl Bayraktaro lu idi. Bayraktaro lu, Ergenekon sürecini TSK nin içindeki bir temizlik operasyonu olarak nitelendirdi ve bu operasyonun zaten uzlaflmayla sonuçland r ld na dikkat çekti. Festivalin ikinci günü, saat de bafllayan müzik dinletileri ve tiyatro gösterimleri ile devam etti. Sahneye ilk olarak Grup klim ç kt. Ard ndan ise dil Tiyatro Atölyesi, Yoksulluk Bafla Bela adl oyunu sergiledi. Tuncay Balc ise söyledi i türkülerle festivale renk katarken, Tiyatro Gerçek y k mlar ve y k mlara karfl mücadeleyi konu alan oyun sergiledi. Grup Yorum Korosu ve Grup Munzur un seslendirdi i parçalar eflli inde çekilen halaylarla sona erdi. (Kartal) 1 May s Mahallesi halk bir kez daha kültürüne sahip ç kt ma anlam tafl d na dönük vurgular öne ç kar ld. Festivalin akflam program bir sinevizyon gösterimi ile bafllad. 2 Eylül 1977 den adl gösterim büyük ilgi toplad. Ard ndan, Onur Olgun ve Meyman, Hasan Sa lam, Koma Çiya ve Grup Munzur sahne ald lar. Festivalin bu ikinci gün program, kitlenin çekti i coflkulu halaylarla sona erdi. 71 devrimci ç k fl ve tarihsel miras tart fl ld 2 Eylül 1977 de kurulan 1 May s Mahallesi nin 31. kurulufl y ldönümüne denk gelen ve bu y l, A ustos tarihleri aras nda, PSAKD bahçesinde gerçeklefltirilen festivalin, 1. gününün ilk etkinli i, F Tipleri, Tecrit ve Türkiye de adalet nas l iflliyor? konulu paneldi. Panele, Halk n Hukuk Bürosu avukatlar ndan Taylan Talay, TUYAB ad na Sakine Demir, Asr n Hukuk Bürosu avukatlar ndan Ömer Günefl ve SODAP temsilcisi Muzaffer Günefl kat ld. 19 Aral k katliam yla birlikte hayata geçirilen F Tipi hapishanelerde yaflanan tecridin boyutlar na, hapishane yönetimlerinin disiplin suçu vb. meseleler özgülündeki keyfi tutumuna ve de hasta tutsaklar n durumuna de inilen panelde, adaletin iflletilmesindeki çarp kl k ve tutars zl klara da yer verildi. Oldukça coflkulu geçen festivalin 1. gün program, akflam saat civar nda yap lan aç l fl konuflmas ve sayg durufluyla bafllad, 1 May s Mahallesi Semah Ekibi nin semah gösterisiyle devam etti. Semah gösterisinin ard nda Nilüfer Sar tafl, Grup May s, K smet Y ld z, Erdal Bayrako lu ve Aynur Haflhafl s rayla birer dinleti verdiler. Coflku ikinci gün de sürdü Festivalin 2. gününün ilk etkinli i, çocuklar n resim çizdi i, ö leden sonra bafllayan, boyama atölyesi oldu. Akflam saatlerine do ru ise, Ergenekon, AKP ve DTP nin kapat lmas bafll kl bir panel yap ld. Panele Partizan ad na Derya Aras, ESP ad na Figen Yüksekda, DTP ad na Dursun Y ld z, Halk n Hukuk Bürosu avukatlar ndan Taylan Tanay ve DHP ad na Öztürk Alada konuflmac olarak kat ld lar. Derya Aras, Ergenekon u egemen klikler aras ndaki çat flman n ürünü olarak de erlendirdi ve çat flma hiç bu kadar fliddetli olmam flt diyerek, ayr ca bu çat flmada Kemalist kli in tasfiye edilmeye çal fl ld n vurgulad ve muhalefetin flu süreçte soka a taflmas n n zorunlu oldu una dikkat çekti. Panel di er konuflmac lar n sunumlar yla devam ederken, konuflmalarda, emperyalistlerin Türk egemen s n flar na biçti i bölgesel role de inilerek, Ergenekon un, gerek ordu içinde gerekse kontr-gerilla örgütlenmesinde yeniden yap land r- Festivalin 3. ve son gün etkinlikleri 71 devrimci ç k fl ve tarihsel miras konulu panelle bafllad. Panele Partizan ad na Suzan Zengin, At l m Gazetesi nden fienol Gürkan ve Köz ad na Ercan Coflkun kat ld. lk sözü Suzan Zengin ald ve konuflmas nda, egemen s n flar n ve reformist-revizyonist çevrelerin dönemi ele al rken, döneme damgas n vuran, örne in BPKD gibi muazzam geliflmeleri görmezden geldiklerine, dönemin devrimci önderlerini anarken de, brahim Kaypakkaya y yok sayd klar na, bu yok sayman n ise, onun siyasal düflüncelerine olan korkunun ve de tahammülsüzlü ün ürünü oldu una dikkat çekerek, bu düflüncelerin en baflta da onun Kemalizm ve UKKTH noktas nda yapt tespitler oldu una vurgu yaparak, bu tespitlerin ayn zamanda sistemden tam bir kopuflun ifadesi oldu una yer verdi. Festivalin akflam program, Cuma Kara n n, mahalle sorunlar üzerine yapt konuflma ve de Özcan Türe ve Grup Vardiya dinletileriyle devam etti. Festival program en son sahne alan fiaho Bedo nun söyledi i Kürtçe ezgiler eflli inde durulan halaylarla sona erdi. (Kartal) Haklar ricayla de il mücadeleyle al n r! A ustos ta saat te Güvenpark taki YKM önünde buluflan kamu emekçileri, buradan Baflbakanl k binas na do ru yürüyüfle geçti. Önleri polis barikat taraf ndan kesilen KESK üyeleri, barikat n aç lmas talebiyle oturma eylemine bafllad lar. 29 Hükümetin toplu görüflmelerin son gününde aç klad zamm n ard ndan KESK üyeleri soka a ç kt. 29 A ustos ta saat te Güvenpark taki YKM önünde buluflan kamu emekçileri, buradan Baflbakanl k binas na do ru yürüyüfle geçti. Önleri polis barikat taraf ndan kesilen KESK üyeleri, barikat n aç lmas talebiyle oturma eylemine bafllad lar. Eylem s ras nda s k s k slogan atan emekçiler, barikat n aç lmas n n ard ndan yürüyüfllerine devam ettiler. Baflbakanl k binas önüne kadar sloganlarla gelen KESK üyeleri, burada bas n aç klamalar n gerçeklefltirdiler. Bas n aç klamas n KESK Genel Baflkan Sami Evren okudu. Evren; hükümetin aç klad zam oranlar yla Ocak ay nda en düflük kamu emekçisine 27 YTL, Temmuz ay nda ise 32 YTL zam yap laca n belirtirken Hükümetten müjde bekleyenler müjdeyi ald lar dedi. KESK olarak; iflçilerle, iflsizlerle, yoksullarla, çiftçilerle, emeklilerle, kad nlarla, gençlerle, tüm ayr mc l a u rayan, d fllanan kesimlerle 2009 bütçesinden haklar n almak için alanlar alanlar dolduracaklar n söyleyen Evren, mücadele ça r s nda bulundu. (Ankara)

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

21.12.2015. Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent. Yüksek 1,0875 1,4951 123,551 2,9160 1071,19 37,70

21.12.2015. Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent. Yüksek 1,0875 1,4951 123,551 2,9160 1071,19 37,70 Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent Ülke Faiz Ülke Faiz Açılış 1,0827 1,4898 122,555 2,9105 1051,20 36,79 Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Yüksek 1,0875 1,4951 123,551 2,9160 1071,19 37,70 Düşük

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -GELİŞMEKTE OLAN SAĞLIK SEKTÖRÜ VE SAĞLIĞA ERİŞİMDEKİ ARTIŞ, KAMU HARCAMALARINI

Detaylı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Çevre İş Sağlığı Güvenliği ŞİRKETLER

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM)

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle /AIDS Dr. Aygen Tümer Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada /AIDS Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ)/UNAIDS taraf ndan Aral k 2010 tarihinde

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL

S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL S V L TOPLUM, YEREL YÖNET MLER VE GENÇL K AB ÜYEL YOLUNDA" S V L TOPLUMLA D YALOG TOPLANTISI 4 SONUÇ B LD RGES 11 ARALIK 2010, STANBUL "Sivil Toplum, Yerel Yönetimler ve Gençlik AB Üyeli i Yolunda Sivil

Detaylı

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ SAYI : BİR 7-11 MAYIS 2009 ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ Ben siyasi hayatım ve ülke sevdamla ilgili olarak tüm Türkiye yi memleketim bilirim ancak Çemişgezek benim doğup, büyüdüğüm yer. Elazığ Valisi Muammer

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

1.500 Ö renciye E itim mkan Sunuyor

1.500 Ö renciye E itim mkan Sunuyor fabrika haberleri AKÇANSA, Büyükçekmece Belediyesi flbirli inde 1.500 Ö renciye E itim mkan Sunuyor kçansa Çimento, Büyükçekmece A Belediyesi flbirli i ile 1999 A ustos unda yaflanan deprem felaketi sonras

Detaylı

S on y llarda özel e itim kurumlar na sa lanan vergisel teflviklerin artmas yla

S on y llarda özel e itim kurumlar na sa lanan vergisel teflviklerin artmas yla mali ÇÖZÜM 171 E T M TES SLER VE REHAB L TASYON MERKEZLER NE L fik N KURUMLAR VERG S ST SNASI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi S on y llarda özel e itim kurumlar na sa lanan vergisel teflviklerin artmas yla birlikte

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 CHP den yıllardır borç yiğidin kamçısıdır diyen Erdoğan a: Aklın Başına yeni mi geldi? Tarih : 07.12.2013 Vatandaşı kart müptelası yaptı, şimdi de bırak diyor Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran ın, Başbakan

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Şam da Emevi Caminde namaz kılmayı hayal eden Başbakan, hava sahamızı koruyabilmek için NATO dan Patriot füzeleri istemekte, gençlerimize adam gibi ölmekten bahsetmektedir.

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

2012 de 3 önemli gündem maddemiz var

2012 de 3 önemli gündem maddemiz var 2012 de 3 önemli gündem maddemiz var Aralık 15, 2011-12:45:43 Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2012 yılında en önemli 3 konunun sırayla Avrupa, cari açık ve enflasyon olacağını belirterek, ''Bunlarda bir

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ GEÇİN DEN ÖZEL AÇIKLAMALAR

MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ GEÇİN DEN ÖZEL AÇIKLAMALAR MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ GEÇİN DEN ÖZEL AÇIKLAMALAR YAZ KURSLARI BAŞLIYOR Bodrum İlçe Milli Eğitim Müdürü Emin Geçin, basın mensuplarına yeni eğitim ve öğretim çalışmaları konusunda açıklamalarda bulundu. Toplantıya,

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJELERİ ADANA KENT SORUNLARI SEMPOZYUMU / 16 2008 BU BİR TMMOB YAYINIDIR TMMOB, bu makaledeki ifadelerden, fikirlerden, toplantıda çıkan sonuçlardan ve basım hatalarından sorumlu değildir. ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor

Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınları Anlamak Erkeklere Düşüyor Kadınların Yaşam Koçu Tuğba Güneş, kadına şiddetti ortaya çıkaran nedenleri ortadan kaldıracak önlemler alınması gerektiğini söyledi. Kahramanmaraş ın tek yaşam ve wellness

Detaylı

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar Kazand ran Güç Mercedes-Benz orijinal ya lar arac n z üreten uzmanlar taraf ndan, gelifltirilmifltir. Mercedes-Benz in dilinden en iyi Mercedes-Benz

Detaylı

T evsik zorunlulu u Maliye Bakanl taraf ndan kay t d fl ekonomi ile

T evsik zorunlulu u Maliye Bakanl taraf ndan kay t d fl ekonomi ile mali ÇÖZÜM 133 ALACA IN TEML K HAL NDE VE AYNI ÖDEMELERDE TEVS K ZORUNLULU U Memifl KÜRK* I-G R fi: T evsik zorunlulu u Maliye Bakanl taraf ndan kay t d fl ekonomi ile mücadele amac yla getirilen uygulamalardan

Detaylı

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN S Ö Y L E Ș İ Avrupa Birliği Yatırımları Daire Bașkanı Okuyucularımız için Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Bașkanlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Detaylı

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Kış 2014 Sayı:12 ISSN: 2146-281X Kızak Keyfi Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

PORTFÖY ÜRETİM ŞİRKETLERİNİN OLUŞTURULMASI VE ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI. Sefer BÜTÜN. EÜAŞ Genel Müdürü ÖZET:

PORTFÖY ÜRETİM ŞİRKETLERİNİN OLUŞTURULMASI VE ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI. Sefer BÜTÜN. EÜAŞ Genel Müdürü ÖZET: PORTFÖY ÜRETİM ŞİRKETLERİNİN OLUŞTURULMASI VE ELEKTRİK ÜRETİM ANONİM ŞİRKETİNİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI Sefer BÜTÜN EÜAŞ Genel Müdürü ÖZET: Mülkiyeti kamuya ait işletme hakları özel sektöre devredilmemiş

Detaylı

Yerli kaynak aramalarına ayrılan pay 12 kat arttı

Yerli kaynak aramalarına ayrılan pay 12 kat arttı Yerli kaynak aramalarına ayrılan pay 12 kat arttı Ocak 12, 2012-1:38:25 Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, hidroelektrik santrallerine (HES) karşı çıkanlar bulunduğunu belirtti. Enerji ve Tabii

Detaylı

K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve

K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve ÖZEL MATRAH fiekl NE TAB ALKOLLÜ ÇK SATIfiLARINDA SON DURUM H.Hakan KIVANÇ Serbest Muhasebeci Mali Müflavir I. G R fi K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve modern

Detaylı

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR

BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODRUM'A LELEG YOLU YAPILIYOR BODTO Turizm Altyapı Projelerine Devam Ediyor Bodrum Ticaret Odası nın, 2014-2017 Stratejik Planı amaç ve hedefleri kapsamında, Bodrum da turizm sezonunun uzatılması, sektörün

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ

KİTAP İNCELEMESİ. Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri. Tamer KUTLUCA 1. Editörler. Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice AKKOÇ Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 287-291 287 KİTAP İNCELEMESİ Matematiksel Kavram Yanılgıları ve Çözüm Önerileri Editörler Mehmet Fatih ÖZMANTAR Erhan BİNGÖLBALİ Hatice

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18

Başbakanlık Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğü 07.03.2012 06:18 http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2012/03/201203... 1 of 5 6 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28225 Atatürk Üniversitesinden: YÖNETMELİK ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ ASTROFİZİK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

23.12.2015. Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent. Yüksek 1,0984 1,4908 121,311 2,9508 1080,85 36,69

23.12.2015. Euro Bölgesi 0,05% Japonya < 0.10% Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent. Yüksek 1,0984 1,4908 121,311 2,9508 1080,85 36,69 Parite EURUSD GBPUSD USDJPY USDTRY Altın Brent Ülke Faiz Ülke Faiz Açılış 1,0913 1,4883 121,214 2,9159 1078,43 36,36 Türkiye 7,50% İngiltere 0,50% Yüksek 1,0984 1,4908 121,311 2,9508 1080,85 36,69 Düşük

Detaylı

YEM Ödülleri 2008 YEM M MARIN LK YAPISI ÖDÜLÜ ALTIN ÇEKÜL YAPI ÜRÜN ÖDÜLÜ YEM MEDYA ONUR ÖDÜLÜ YEM M MAR TASARIM ÖDÜLLER www.yemodul.com YEM Ödülleri 2008 YEM M MARIN LK YAPISI ÖDÜLÜ ALTIN ÇEKÜL YAPI ÜRÜN

Detaylı

İşte sınavla öğrenci alan liselerin kontenjanları

İşte sınavla öğrenci alan liselerin kontenjanları On5yirmi5.com İşte sınavla öğrenci alan liselerin kontenjanları Başta Anadolu ve fen liseleri olmak üzere merkezi sınavla öğrenci alan okulların toplam kontenjanları ortaya çıktı. Yayın Tarihi : 31 Temmuz

Detaylı

ın Kısa süre içinde çıkacak mesajını verdiği karar Bakanlar Kurulu ndan geçti ve Resmi Gazete

ın Kısa süre içinde çıkacak mesajını verdiği karar Bakanlar Kurulu ndan geçti ve Resmi Gazete 30 Kasım a kadar yapılacak yat satışlarında yüzde 8 lik sıfırlandı, yüzde 18 den 1 e indirildi. kararı de yayınlandı. Türk yat sahipleri yüzde 27.4 yerine yüzde 1 rgiyle ruhsat alabilecek. Ancak sürenin

Detaylı

MOTOSİKLET KAZASI, BODRUM U ACIYA BOĞDU

MOTOSİKLET KAZASI, BODRUM U ACIYA BOĞDU MOTOSİKLET KAZASI, BODRUM U ACIYA BOĞDU Bodrum da yaşanan motosiklet kazası nda 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı. Konacık mahallesi Atatürk bulvarında süratli bir şekilde ilerleyen İsmet Özbaş yönetimindeki

Detaylı

REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014

REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014 REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014 Reform Eylem Grubu nun (REG) ilk toplantısı, Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Volkan

Detaylı