AŞKA AF YOK Sinopsis Bu Topraklarda Kazananı, Kaybedenler Belirler!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "AŞKA AF YOK Sinopsis Bu Topraklarda Kazananı, Kaybedenler Belirler!"

Transkript

1 AŞKA AF YOK Sinopsis Bu Topraklarda Kazananı, Kaybedenler Belirler! Ardahan da devletin iki dudağı arasından çıkacak kelimelere muhtaç bir aşk hikayesi Göle nin bir köyünde yapayalnız yaşayan ve on yılını hayatta tek varlıkları olan abisi Şerwav ve sevdalısı Cevdet i beklemekle geçirmiş, güçlü bir kadın: Sadegül, nam-ı diğer Sada. Yıllar onun ayakta durmaya çalışan dizlerini titretir olmuş ve onu her seferinde çıkmazlara sürüklemiştir. Ta ki af söylentileriyle yeniden hayata tutunmaya çalışana kadar. İşte o zaman elinden geleni yapmaya karar vermiş; saçını, hayvanlarını hiç düşünmeden satmış ve onları dışarı çıkarabilmek için büyük çabalar sarf etmiştir. Sada bu yolda tanıştığı Avukat Fehmi den büyük destekler görmüştür. Ona babacan tavırlarla yaklaşan Fehmi, yavaş yavaş Sada'ya ilgi duymaya başlamıştır. Sada bunu hissettiğinde adamdan uzak durmaya çalışsa da, kurtuluşun Avukat Fehmi'de olduğunu bilmektedir. Bu durum onları iyice birbirlerine yaklaştırmaktadır. Keza kasabada güzel bir kadın olmanın zorluğunu yaşayan Sada yı uzaktan uzağa sevmekte olan bir de Eşo vardır. Hadi Eşo yu anladık. Gençtir, deli doludur, peki ya Sada yı deli oğluna isteyen yan komşusu köylü Gülember e ne demeli? Neyse ki Gülember in kocası Kasap Adem, Sada'ya her türlü konuda destek oluyor, ona sırt çevirmiyordur. Sada nın çevresinde bir takım olaylar gelişirken, kasabada da şen bir hava vardır. Kasabın çırağı Camuş, Mülazım Dede, fırlama ve bir o kadar da üçkağıtçı olan Kuaför Sait, Bakkal Ali, Laz İmam Efendi, Artist Şerafettin ve kahvehane halkı Göle nin vazgeçilmezlerindendir. Herkes onlara gülerken Sada kahkahalardan uzak, kendi derdindedir. Sada, tam da etrafındaki aşklardan sıyrılıp ne istediğine iyice emin olduğunda, hapishanedeki sevdalısı Cevdet'in ayrılık mektubuyla sarsılır. Dile kolay 10 yıldır sevdalısını bekleyen bir kadın. Aşk, neyin karşığılıydı? Yalnızlığın mı? Şimdi hatalar yapma zamanı gelmiştir. İstanbul dan baba zoruyla öğretmenlik görevine gelen ve sevdalısıyla aynı ismi taşıyan Öğretmen Cevdet onun aklını karıştıracaktır. Avukat öldürüldüğünde, aynı evi paylaşacak olan, ukala, ahlaksız, kibirli öğretmen Sada onun da üstesinden gelecek ama sonunda ona aşık olmaktan kendini alıkoyamayacaktır. Tam da bir erkeğe kendini teslim etmeye hazırlanırken, aylar sonra ölen Avukat Fehmi den hamile kaldığını öğrenen Sada, bu durumu Öğretmen Cevdet'e açıklayamadan onu terk edecek ve olaylı olarak ayrıldığı kendi köyüne dönmek zorunda kalacaktır. Aklında tek Cevdet vardır. Öğretmen olan mı, yoksa on yıl sonra Beni bekleme diyen Cevdet mi? Sada için yaşam çemberi zaman zaman daralıp zaman zaman genişlerken, değişmeyen tek gerçek yalnızlığıdır. Siz ne kadar yalnız kalabilirdiniz?

2 AŞKA AF YOK Tretman Bu Topraklarda Kazananı, Kaybedenler Belirler! Ardahan'da gün ağırmıştır. Göle-Gevrik Köyü'nde damının odalarından birinde giyinen Sada, telaşla kapı önünde bekleyen at arabasına doğru yürür. Uzun ve güzel saçlarını çiçekli bir başörtüsüyle kapatmıştır. Mavi gözleri heyecandan dolu doludur. Kıyafetleri yoksulluktan eskimiştir. At arabasında bir erkek sürücü, Eggo ve Saffet vardır. Sada at arabasına biner. Araba tozu dumana katarak gider. Sancılı ve uzun bir yolculuk başlamıştır. Yolculuklarına trenle devam etmektedirler. Tren tünelden çıkar. Eggo, Saffet ve Sada heyecanlı ama umutsuzdur. Sada'nın içini garip bir his kaplamıştır. Çünkü affın çıkacağına inananlardandır. Sada, abisi Şerwav'ı, Eggo ve Saffet ise oğlu Cevdet'i görmek için hapishaneye gitmektedir. Sada aynı zamanda Cevdet'in çocukluk aşkıdır. Cevdet ve Şerwav işledikleri suçlar yüzünden hapse girmiştir. Dile kolay aradan tam tamına 10 yıl geçmiştir. Sada yı bu geçen yıllar yormuş, onu kendi hanesine hapsetmiştir. Maddi imkanları el verdiği sürece görüşe gitmek onu mutlu etse de, onların karşısına çıkmak, onların yorgunluğunu, umutsuzluğunu görmekten de korkmaktadır. Zaman gelmiştir. Şerwav ve Cevdet koğuşlarından çıkıp görüş yerine doğru yürürler. Cevdet ara ara kararsız şekilde yürümeye devam eder. Sada, Eggo nun koluna girerek mazgalların önüne kadar gelip durur. Sada nın masmavi gözleri dolmuş ve şaşkındır. O anda Cevdet ile göz göze gelirler. Saffet her zaman olduğu gibi oğlunu parmaklıklar ardında görmek istemeyişinden dolayı içeri girememiş, kapıda beklemiştir. Konuşma dönüp dolaşıp affa gelir ve Cevdet annesi Eggo ya ve sevgilisi Sada ya çıkışır. Sada o an, Cevdet'in daha da umutsuz olduğuna kanaat getirir. Görüş günü mahvolmuştur. Sada, Saffet ve Eggo'nun köylerine dönüş yolu zehir olur. Aradan günler geçer. 8 hanelik Gevrik Köyü nde taştan yapılmış evlerin bahçeleri tezeklerle doludur. Baştan dördüncü evin bahçesinde Sada, leçeğini (başörtüsünü) düzelterek bahçeye çıkar. Şüpheyle köpeğin havladığı kümese doğru bakar. Vahşi haliyle leçeğini eline alarak evine doğru koşmaya başlar. Gece yine kümese sansar girmiş, horoz ve tavukları telef etmiştir. Sada daha fazla dayanamaz. Sinirle evinin içinde bulunan ahıra girer, ahırın içinde sadece bir at vardır. Diğer hayvanları çobana verilmiştir. Ayna karşısında gözlerinde kaybolur ve elindeki makasla titreye titreye saçlarını boynuna kadar keser. Düşen saçlarını toplayarak gazeteye sarar. Artık sevdiğini ve ağabeyini dışarı çıkarmak için mücadele etmeye karar vermiştir. Bağlı olan atını bahçeye çıkarır. Daha bahçeye çıkar çıkmaz yan damda komşusu Gülember ve onun deli oğlunu görür. Gülember kendi çeperinden (bahçe duvarından) kafasını uzatarak Sada ya küçümserce bakar. Hem de küçümsemekle kalmaz affın çıkmayacağını söyleyerek onu hayal kırıklığına uğratmaya çalışır. Sada bindiği atın karın boşluğuna iki ayağıyla da vurur ve hızla köyünden uzaklaşır. Dağların eteklerinde ilerlerken, sararmış ekinlere doğru bakar. Sonbahar onun yorulmuş, eğilmiş yüreğini yansıtıyordur.

3 Sada, kasabaya (Göle) doğru atını sürmektedir. Kasaba her zamanki gibi şen şakraktır. Kasap dükkanının önünde Kasap Adem, Mülazım Dede ile tavla oynamaktadır. Onları izleyen Eşo ve Bakkal Ali de altlarına tabure çekmiş, çay içip muhabbet etmektedir. Kasabın çırağı Camuş ise dükkanında et doğramaktadır. Bakkal Ali, Sada nın geldiğini görünce gülümseyerek Eşo'ya bakar. Çünkü Eşo, Sada'ya sevdalıdır. Kasabın yanında bulunan kuaför dükkanın eşiğinde duran Fırlama Sait, heyecanla Sada nın atının önüne gelip kadına inmesi için elini uzatır. Elini yalayıp yarık kaşını düzeltir. Bu kaşın onda derin bir hatırası vardır. Çünkü bu kaşı daha önce Sada yarmıştır. Jöleli geriye yatmış saçları, sivri burun ayakkabıları, boynundaki madalyonu, ve doğu ile batı arasında kalmış Türkçesiyle konuşur. Göle nin sultani gelmiş de kimse biz gile haber vermir Sada adamı duymazlıktan gelir ve attan bir çırpıda iner. Kasap Adem e döner ve tok bir sesle selamlaşır. Buraya gelmesinin sebebi, atı dükkanın önüne bağlayıp Kasap Adem'in yönlendirdiği avukata gitmektir. Eşo bu esnada kadını utanarak incelemektedir. Sada atı dükkanın önüne bağlar ve leçeğini düzelterek Eşo ile göz göze gelir. Eşo heyecandan ne yapacağını şaşırmıştır. Sada, bu ilgiden haberdar olsa da onunla ilgilenmez. Onun amacı sevdalısı Cevdet ve ağabeyi Şerwav'ı çıkarmaktır. Kasap Adem, ve Dede oyununa devam ederken Eşo ile anlaşamayan Fırlama Sait kadın yüzünden didişmeye başlar. Kısa bir atışmadan sonra Sait, kuaförüne doğru yürümeye başlar. Bırah Adem Ağabey, ite gem vurma, kendisini at sanmasın Eşo nun bu sözleriyle Fırlama Sait bir hışımla arkasını döner. İt babayndır it oğlu it. Sen heç merak etme Eşo gardaş, at yedi günde, it yediği günde belli olur. Bunu hep barabar görecez. Eşo, atın nalının çıktığını fark edip ayağı kalkar ve ata doğru yaklaşır. Kasap Adem den müsaade alarak atı olduğu yerden çözer ve arka sokakta bulunan nalbantçıya doğru ilerler. Sada, o esnada hızlı adımlarla elindeki adres kağıdına bakarak sokaklardan geçer. Avuçlarında gazete parçasını sıkar, kestiği saçlarını satarak eline para geçeceğini ve avukat parasını tamamlayıp sevdiklerini geri çıkaracağını düşünüyordur. Terliyor ve çok daha yorgun gözüküyordur. Kasabın önünde sadece Kasap Adem ve Mülazım Dede kalmış, tavla oynamaya devam ediyordur. O esnada Artist Şerafettin masaya kadar ulaşır. Mülazım Dede'nin duruşundan yenileceğini anladığında ona bakar ve sataşır. Dededen ağzının payını alan Şerafettin, kapıdan ona gülen çırak Camuş'a da sataşmaktan kendini alıkoyamaz. Şerafettin, Eşo'nun hem amcaoğlu hem de en yakın dostudur. Varı yoğu oyunculuk sevdasıdır. Eşo atla beraber kasap önüne geri döndüğünde, yeni bir film için kasabaya gelenlerden bahseder. Şerafettin'i başrole istiyorlardır. Hem de Aras Nehri'nde Aras Türküsü nü söylemesi gerekmektedir. Bir demo doldurmak için Şerafettin'le sözleşmişlerdir. Eşo'yu da yanında gelmesi için ikna ederek oradan uzaklaşırlar. O anda demoyu duyan Kasap Adem ile Mülazım Dede şaşırır. MÜLAZIM DEDE (bağırarak): Ne oluyormuş? KASAP ADEM: Memo diye bir adamı dolduruyorlarmış.

4 MÜLAZIM DEDE: Neye? KASAP ADEM: Çocuğu artiz yapsınlar deye... DEDE: Yav köylerimiz harab olmış, torpahlarımız rezil rüsva olmış, biz de bu genjlerden medet umuyoruz. Ardahan a sel bassa bu ördeklere vız gelir. Toplansalar bir davar etmez pezevenkler, de haydi oyna. Sada, o sıralarda avukatın ofisini bulmuştur. Terini siler. Yanından geçmekte olan bir çocuğun balonu patladığında Sada yerinden sıçrar. Bu patlama biraz yankılı duyulur. Sada delirir gibi kulaklarını kapatır. Çocuk ise ağlamaya başlar. Sada bu sesi silah sesine benzetir. Aklına daha önceden Cevdet'le birlikte olduğu bir an gelir. Bir at vurularak yere düşer. Hem atın, hem Cevdet in hem de Sada nın nefes alış veriş sesleri birbirine karışır. Sada şaşkındır. Atın ağzından köpükler gelmektedir. Cevdet, Sada ya döner ve onu sarar. Gün ağarmaktadır. İkisi de yorgun ve üzgün yüzlerle birbirlerine bakar. Sada avukat binasının önünde bir duvara yaslanmışken bu küçük anıdan uyanır. Kendisini toparlar ve apartmana girer. Avukat Fehmi masasında oturmuş. Önünde bir dosyayı inceliyordur. Kapı çalar fakat Avukat Fehmi duymaz. Sada içeri girdiğinde Avukat Fehmi, leçeğiyle, şalvarıyla, rengarenk çorabı, plastik ayakkabılarıyla karşısında duran kadını uzunca inceler. Sada, sıkkın ve üzgün şekilde elindeki gazete parçasıyla oynayarak derdini anlatır. Abim Şerwav ile sevdalım Cevdet çoh yakın arkadaş idi. 10 yıl önceydi... Örgüt gibi bir şeye katıldılar. İşte avkat bey, ne olduysa ondan sonra oldu. Sada olanları anlatırken adeta yaşıyor gibidir. 15 kişinin bir evin odasında yuvarlak masa etrafında toplanıp konuşmasından, haritalardan, dosyalara varana kadar her şeyi anlatır. Hatta Cevdet, yoldaşlarına kararlı bir üslupla konuştuğunu, abisi Şerwav'ın ve arkadaşlarının onu desteklediğini bir bir anlattır. Cevdet ve Şerwav ın bu yol uğrunda konuşlandıkları evi, o gece bir jandarma ordusu bastı. Oradan kıl payı kurtuldular ama... Şerwav'ın daha sonra jandarmalar tarafından yaralanarak yakalandığından, Cevdet i ise Aras Köprüsü nde kendisiyle kaçmaya çalışırken yakaladıklarından bahseder. Sada nın o an gözleri dolar. Çünkü bu olaylardan sonra annesi ve babası acılara dayanamayıp ölür. Sada sözünü bitiremeden yutkunur, leçeğini düzeltir, ağlamamak için dudaklarını ısırır. Abem Şerwav müebbet, sevdalım Cevdet ise ağırlaştırılmış müebbet cezası almıştır. Yalvararam bir çare... Sada her şeyi Avukat Fehmi'ye anlattıktan sonra, avukat kadının konular hakkında pek bilgisi olmadığı kanısına vararak, ondan dosyaları kendisine getirmesi için ricada bulunur. Sada o kadar dolmuştur ki, ayağı kalkarak ağlamaya başlar. Görmir misen? Geride ben tek kalmışam, ne anam, ne babam, ne bir akrabam vardır Hakta hukukta hiç geride kalanlar için bir madde yoh mu? Avukat kadının bu çıkışıyla birlikte onunla daha çok ilgilenir. Artık Sada, avukata gereken parayı ve dosyaları getirdiğinde konuyla ilgileneceğinden adı gibi emin olur. Sada, binadan ağır ağır çıkar. Başı döner ve basamakların önünde durur. Yutkunur ve boynundaki kolyesini tutar. Kulaklarına

5 Aras Türküsü geliyordur. Avukata anlattığı Aras Köprüsü gözlerinin önüne yeniden gelir. Aras Köprüsü üzerinde gün ağarmaktadır. Cevdet ve Sada kaçmaya çalışırken yorulup tam köprünün ortasında dururlar. Cevdet güneşin doğuşuna doğru bakarken, Sada eğilmiş derin nefes almaya çalışıyordur. Cevdet Sada nın omuzlarından tutarak ayağa kaldırır ve gözlerine bakarak mırıldanır. Yar beni yara beni, öldürür yara beni, Aras kurbanın olam, öldürür yara beni... Sada, Cevdet e daha sıkı sarılır. O da devamını getirir. Dağlar siz ne dağlarsınız, kardan kemer bağlarsınız, gül sizde bülbül sizde, daha neye ağlarsınız... Sada sözünü bitirdiğinde jandarmalar her iki taraftan da onları sarar. Cevdet, ağlamakta olan Sada nın alnından öper ve cebinden bir kolye çıkararak Sada nın avucuna verir. Sada kolyeye bakarak ağlamasını sürdürür. Cevdet askerlere doğru yürürken bir eli havada elini beline atarak silahı çıkarmaya çalışır. Cevdet, Sada dan biraz uzaklaşıp silahını usulca yere bırakır ve biraz yürüdükten sonra Sada nın sesiyle duraksar. Silah ikisinin de tam ortasındadır. Sada Cevdet'e seslenir. Cevdet arkasına bile bakmadan onu dinler. Atı niye öldürdün? Cevdet bu soruyla Sada ya doğru dönüp ağlamaklı cevaplar. Canı yanıyordu! Sada yutkunur ve ona orada son sözlerini söyler. Şimdi de benim canım yanıyor. Jandarmalar Cevdet i alarak uzaklaşırken Sada olduğu yere çöker. Gün biraz daha ışıldamıştır. Sada avukat binasının önündeki basamaklarda 10 yıl öncesinin anılarından uyanır. Oturduğu yerden kalkar ve leçeğini düzelterek yoluna koyulur. O sıralarda Şerafettin Yılmaz mikrofonda Aras Türküsü'nü bitirir, Eşo nun ve yapımcının alkışıyla iç odaya geçer... Eşo sürekli camdan dışarı bakıyordur. Sada'yı bir daha görmek için fazla zaman kaybettirmeden Şerafettin ile birlikte dışarı çıkıp kasaba doğru yürümeye koyulurlar. Sada ise sokaklardan geçmektedir. Bir köşe döndükten sonra arkalarından gelen Eşo ve Şerafettin Yılmaz kadını fark eder. Eşo, bir sokaktan koşarak girip Sada nın önüne çıkmaya çalışır. Eşo fazlasıyla azimli koşuyordur. O sırada caminin birinden kayıp anonsu duyulur. Laz İmam Efendi camiden anons yapmaya çalışmaktadır. Yanında bir çocuk mikrofonu nasıl kullanması gerektiğini komik bir dille anlatıyordur. Bütün kasaba kaybolan bir miktar paranın anonsunu duyar. Eşo, bir yandan koşuyor, bir yandan kayıp anonsuyla birlikte önünden geçtiği insanlar gibi o da cebini kontrol ediyordur. Köşeyi dönen Eşo kasabın önünden geçerek devam eder. Kasabın çırağı Camuş bile o anda anonsla birlikte, kapı önüne çıkmış ve ceplerini kontrol ediyordur. Kuaför eşiğinde duran Fırlama Sait ise tespihini sallayarak Eşo ya laf atar. Eşo umursamayıp koşmaya devam eder. Yolun kesişim noktasında hızla döner ve Sada ya öyle bir çarpar ki, Sada bir tarafa Eşo bir tarafa yığılır. Adam yardım etmeye çalışır fakat Sada, hiçbir şey demeden ayağı tek başına kalkar, Eşo ya sertçe bakar ve sert ifadesinden ödün vermez... Öküz... Eşo çaresizce kadının gidişini izler. Sada, kasabın yanındaki kuaföre doğru hızlıca yürür. Eşo bir anlam veremez. O sırada kasabın önündeki Camuş camiye doğru yol almıştır. Amacı Laz İmam'dan kayıp olan parayı koparmak tabi... Laz imam, şadırvanda abdest alırken hemen yan tarafına Camuş gelir.

6 Ayakkabılarını ve çoraplarını çıkararak hocaya bakar. Hoca bu bakışlardan rahatsız olur ve abdest almaya devam ederken dişlerinin arasından dualar duyulur. Camuş, musluğu açar ve kafasına göre abdest almaya başlar. İlk kulaklarını yıkar, sonra yüzüne su vurur vb Ara ara hocaya bakıyor ve göz göze gelince hoca bu sesli abdestten rahatsız oluyordur. Ya Allah, bismillah. Laz imam hocam, anonsunu duymuşam. Hoca oralı olmuyor ve abdest aldığından konuşmuyordur. Camuş a bakıyor ve ona susması gerektiğini işaret ediyordur. Vallahi hocam, anons ettiğin parayı ben düşürmüşem Peki deyi ver baa, ne gadar tüşürdün? İşte hocam anonstaki gibi, pi miktar. Cumuş'un hinliği Laz İmam'a sökmez. Onu öyle bir kovalar ki, Camuş ayakkabılarını ve çoraplarını alarak çıplak ayak kaçmaya başlar. Sada o sıralarda kuaföre doğru girer. Eşo ise şaşkınca ardı sıra bakıyordur. Kapı önünde bulunan Fırlama Sait şaşkınca kadına bakar, elini yalayıp kaşını düzeltir. Eşo'ya nispet yapar. Sada içeri girip elindeki gazete parçasını kuyumcuya getirilen külçe altın gibi bırakır. Ne kadar edeceğini sorar, Fırlama Sait, telefon açması gerektiğini söyleyerek iç odaya geçer. Sait'in elemanı Yusuf ise kadının kandırılacağını anladığında ona Kars'a perukçulara gitmesi gerektiğini söyler. Sada bununla birlikte gazete kağıdına sarılı saçlarını alarak dükkandan çıkar ve otogara doğru yürümeye başlar. Fırlama Sait olan bitene bir anlam veremezken bütün hıncını elemanı Yusuf'tan çıkarır. Sada, otogara doğru yürürken aynı anda kasabaya yabancı biri gelmiştir. Bu yabancı Öğretmen Cevdet'tir. Baba zoruyla adam olması için gönderilen Cevdet burada olmaktan oldukça mutsuzdur. Etrafına iğrenerek bakarken, insanlara da yukarıdan bakmaktadır. İstanbul levhalı otobüsün önündeki telefon kulübesinde Avukat Fehmi'yle görüşür. Babasının eski bir dostu olan Fehmi ona kalacak yer verecektir. Öğretmen Cevdet telefonunu kapatır ve valizlerini alır. O sırada üzerinde Kars yazan bir otobüs hareket etmeye başlar. Sada bu otobüsün camına kafasını yaslamıştır. Avukat Fehmi, gelen misafirine yetişmek için hızlı adımlarla sokakları geçer. Otogar gözüktüğünde yanından Sada nın içinde bulunduğu otobüs geçer. Fehmi, otogara girer girmez ortada valizleriyle bekleyen Cevdet e doğru yürür. İkisi de birbirine soğuk bir şekilde sarılır. Öğretmen Cevdet valizlerini zorla avuçlarına sığdırır. Avukat Fehmi önde, Öğretmen Cevdet de arkasından sağa sola yalpalayarak onu takip ederek yola koyulur. Sokak dönüp tek katlı bir eve girerler. Göle her zamanki gibidir. Kars Kalesi, parklar, çocuklar, kadınlar, yaşlılar... Sada nın bulunduğu otobüs Kars a geldiğinde muavin uyuyan Sada yı kaldırır ve Sada hızla otobüsten iner. Sonra hemen geri binip koltuğunun yanındaki unuttuğu gazete parçasını alıp yeniden iner. Tam karşısında iki tane ilginç çocuk vardır. Bu iki çocuk da Sada yı inceler ve kendi aralarında konuşurlar. Sada umursamadan yoluna koyulur. Birkaç yere perukçuyu soran Sada, sonunda bulur. Saçları karşılığında parasını

7 alarak göğsüne sıkıştırır ve yoluna koyulacakken, otogarda onu karşılayan ilginç iki çocuk arkasından gelerek Sada yı köşeye sıkıştırır. Bıçaklarını kadının sırtına yaslarlar. Boş bir sokağa doğru iterler. Sada, göğsünden parayı çıkarır ve çocuklara verir. Ağlamaktadır. Çocuklar Sada yı itekleyerek kaçmaya başlarlar. Sada o sinirle bir taş eline geçirerek çocuklara fırlatır. Çocuklardan birine gelen taş çocuğu yere serer. Öbür çocuk kaçarken yerde yatan çocuk kıvranmaktadır. Sada koşarak yerde yatan çocuğun yanına varır ve parasını sorar. Para diğer çocukla gitmiştir. Sada yerde yatan çocuğun kanayan başına bakar. Sinir ve şevkat karışımı bir duyguyla başını kontrol eder. Kahvehanede kasaba halkı oturmuş çaylarını yudumlayıp sohbet ediyordur. Camuş, uzaktan bağıra bağıra gelir. Şerafettin Yılmaz, Eşo bir masada, Kasap Adem, Dede, Bakkal Ali ve bir kişi daha okey oynamakta, Avukat Fehmi ise bir masada tek başına gazete okumaktadır. Kahvehaneye doğru beş-on adım kala Fırlama Sait yaklaşmışken kasabın çırağını (Camuş) bağırarak geldiğini görünce arkasını döner. Fırlama Sait, Camuş a yanından geçerken ensesine bir şamar patlatır. CAMUŞ (soluklanarak): Addem enişte, Addem enişte KASAP ADEM: Zıkkım, ne oldu? CAMUŞ: Gars emniyetten aradiler. KASAP ADEM: Ne diyin oglim, sükut anlat hele. CAMUŞ: Dediki, Sada hanım bu nomrayı verdi, Gasap Adem dedi. Ben yoh dedim. Nirde dedi. Kahvehanede dedim. Dedi Sada burada. Dedim ora nire. Dedi bura Gars emniyet. Galdım... Tam bu sırada Avukat Fehmi, içine gömüldüğü gazeteden başını kaldırarak yakın gözlüklerini çıkarır, şaşkınca Camuş un anlattıklarına gözlerini kısarak pür dikkat edinir. CAMUŞ: Dedi kimi kimsesi yohmuş, biri gelsin dedi. Birinin gafasını taşnan yarmiş enişte... Bunu duyan Avukat Fehmi suçluluk duygusuyla ayağı kalkar. Eşo daha hızlı davranarak Kasap Adem in masasına varır ve gitmek istediğini söyler. Adem şaşkınca etrafa bakar. Fehmi, yerine geri oturur. Eşo, kendisine laf atan Fırlama Sait in söylediklerine kulak asmadan hızla eski model mobiletine ata atlar gibi biner. Çalışmayan motor onu komik duruma düşürür. Kahvedekiler güler. Tekrar dener ve bu sefer çalıştırır. O da kahveye gülerek bakar. Hızlıca kahvehaneden uzaklaşır. Sada'nın komşusu olan ve aynı zamanda Kasap Adem'in belalı karısı olan Gülember, bahçesinde Binnaz ile konuşmaktadır. O sırada dışarıdaki tahtalardan yapılmış tuvaletten Lallo çıkar. Gülember, deli oğluna Sada'yı istemekte ve bunun için de Binnaz'dan yardım talep etmektedir. Binnaz kendisinin yapabileceğini ve güneş battığında çayını içmeye gidebileceklerini söyler. Lallo garibi ise bambaşka bir dünyadadır. Elinde demir çubuğuyla tavukların peşinden koşmaktadır. Birinin kafasına demir geçirir ve tavuk yere uzanıp can çekişir. Bunu gören Gülember oğluna bağırarak yerde yatan tavuğun kafasını beş kere çevirerek kafasını vücudundan ayırır Eşo nun yolculuk sırasında mobileti tekler. Eşo mobiletten inerek bir tekme atar ve motor yere düşer. Eşo gerideki benzin istasyonunu görür ve son parasıyla benzin alarak devam eder. Eşo

8 uzunca yayla yollarından geçer. Sada nın bulunduğu karakola gelir. İçeri girmesiyle çıkması bir olur. Mobiletine dayandığı sırada önünden geçen kızlar ona bakıp gülümser. Karakoldan çıkan amirle Sada yı görünce yaktığı sigarasını fırlatır ve üstüne başına çeki düzen verir. Amirin elinde bir tomar para vardır. Diğer çocuk yakalanmış ve onun üzerinden çıkmıştır. Amir bu parayı Sada ya uzatır. Eşo, Sada nın yüzüne bakar. Sada basamaklardan inip Eşo nun karşısında mahçup bir tavırla durur. Eşo'nun içi içine sığmıyordur. Sada bunu fark ettiğinde gülümser. Eşo aklına bir fikir gelmiş gibi aniden kadına dolaşmak isteyip istemediğini sorar. Aras Nehri ne gidelim mi fikri cazip gelir. Çünkü Sada, Cevdet'le en son Aras Nehri'nde vedalaşmıştır. İkisi birlikte yola koyulur. Aras Köprüsü ne geldiklerinde Sada motordan iner ve güneşin batışına doğru dimdik bakakalır. Sada daha sonra akan nehre bakarak mırıldanır... Dağlar siz ne dağlarsınız, Kardan kemer bağlarsınız, gül sizde bülbül sizde, daha neye ağlarsınız... Eşo kadına biraz daha yaklaşıp o da mırıldanır. Yar beni yara beni, öldürür yara beni, Aras kurbanın olam, öldürür yara beni... Sada adama öyle bir hışımla döner ki, adam artık Sada dan ürker olmuştur. Eşo, kadına bir şey söyleyecektir fakat etrafına bakar ve susar. Sada gitmek istediğinde Eşo mobiletine biner ve Sada yı da alarak uzaklaşır... Sada iki elini de açarak rüzgara kendini bırakır. Güneş o sırada batıyordur. O saatlerde yol yorgunu olan Öğretmen Cevdet kanepede uyuyordur. İçerisi Amerikan mutfaklı küçük bir evdir. Avukat Fehmi ellerinde poşetlerle içeri girdiğinde, Cevdet sesle yattığı yerden irkilir. Garipsediği tuvalete girmek için evden dışarı çıkar ve bahçede bulunan tuvalete doğru yürür. Gördüğü manzara karşısında yüzü buz kesmiştir. Bahçedeki tuvaletin önüne gelince garipçe etrafını inceler. Çünkü hayatı boyunca böyle bir tuvalet görmemiştir. Burnunu kapatarak kapısını açar içeri girer ama yapamayacağını anlayıp dışarı çıkar... Tuvaletin arkasını dolaşıp pantolonunu sıyırır... Karanlığın içinden Eşo mobiletiyle kasabın önüne kadar varır. Motordan inen Sada bir şey söylemeden kasabın önündeki atını almaya gider. Eşo, kadını acıyla izler. Fırlama Sait kapıda belirir. Kadın atına binerken kasabın içinde Camuş tezgahı temizlemektedir. Sada, atına binip uzaklaşırken o sırada Fırlama Sait, Eşo ya sataşır. Yemez oglim bu kız bu nomeroları Eşo, duymazlıktan gelir ama Sait sataşmakta ısrarcıdır. Tüpçüde bir tadına bahtım ki, tadı yavandır. Beğenmedim deyince kahpe kaşımı yardı. Sait, elini yalayıp kaşını düzeltir. Eşo adama acı acı gülerek bakar. Motorun yanında bulunan odunun ipini çözer. Usulca Sait e doğru konuşmadan yürür. Sait, adamın gelişinden ürker ama belli etmez. Ne yani beni mi dövecen hırto. O sopayı alır, kafanı gözünü Fırlama Sait daha lafını bitiremeden Eşo, adamın kafasına odunu indirir. Camuş ve elemanı Yusuf panik halinde adamı uyandırmaya çalışır. Gülember elinde gaz lambası, kendi bahçesinde Binnaz ile yola doğru bakıyordur. Sada atıyla evinin bahçesine girer. Atından iner, hayvanın eyerini ve gemliğini çıkarır. Eve girer. Gülember ve Binnaz, Sada nın evinin bahçesine kadar geli kapısını çalar. Sada açık saçlarıyla kapıyı açar. İki kadın da Sada nın kesilmiş saçlarına garipserce bakar. Sada onları içeri davet eder.

9 Eşo, dışarıda masaları olan eski bir meyhaneye gelip motoru durdurur. Masaların birinde oturan Şerafettin'in yanına gelir ve oturur. Eşo, olan biteni anlattığında Şerafettin ona Sada yı kaçırması gerektiğini söyler. Fakat Eşo, kaçırma taraftarı değildir. Masaya doğru Avukat Fehmi ve Öğretmen Cevdet gelir. Eşo, Cevdet'le tanıştırıldığında ismini duyar duymaz telaşla adamın yüzüne bakar. Çünkü Sada'nın hapisteki sevdalısının adı da Cevdet'tir. Hep birlikte sohbete dalarlar. Gülember ile Binnaz odada sessizce oturuyordur. Gülember o kadar heyecanlıdır ki, Binnaz a iş olursa öküz vereceğini bile söyler. İki kadın da etrafı inceler. Sada elinde tepsiyle gelir. Bu iki kadının da boş yere gelmediğinden emindir. Kısa bir süre sonra Binnaz lafı gevelemeden anlatır. BİNNAZ: Bah güzel gızım, yalnızsın. (Yukarı bakarak) Yalnızlıh Allah a mahsus. (Kendi yüzünü sıvazlayarak) Şimdih biz düşündüh, taşındıh, bizim Lallo nun küçüklüğünü bilirsin Biraz o sana sahap çıhacah, biraz da sen ona Gel sizi artıh baş göz edelim. GÜLEMBER: Bah yavrum, gözel gızım, onların çıhacağı yoh. Seni artıh gimse de almaz. Hem ne yapsınlar başka bir herifi bekleyen garıyı. Haksız mıyım baci? (Binnaz ı dürterek.) Sada böyle bir konuşmadan sonra onlara ne diyebilir ki. Kovsa mı? Küfür mü etse? Çaresizce onların yüzüne bakar. Acı acı... Şerafettin Yılmaz, Eşo, Avukat Fehmi ve Öğretmen Cevdet bir masada sohbete devam ederken, Şerafettin yanık sesiyle bir türkü patlatır. Bu sırada akşam kendini tekerrür ediyordur. Dükkanlarını kapatan adamlar, sokakta yürüyen insanlar, balkonda duranlar, askerler, sokak satıcısı Şerafettin türküsünü bitirir. Sadece Eşo ve Avukat Fehmi alkışlar. Diğerleri kendi derdindedir. Eşo yavaşça ayağa kalkar, sallanmaktadır. Motoruna biner ve alkollü şekilde Sada nın evinin yolunu tutar. Sada bir türlü ikna edemediği Gülember ve Binnaz ı sonunda itekleyerek dışarı çıkarır. Sertçe ahşap kapısını kapatır. Gece şimdi başlıyordur. Uzun bir süre uyuyamayan Sada, motor sesiyle birlikte yerinden doğrulur. Biri ona sesleniyordur. Cama doğru bakar. Ancak kimseyi göremez. Eşo seslenmeye devam eder. Af hiç çıhmayacah Sada! (bağırır) Artık bunu kafana sok! Eşo, cama doğru sırtını dayamış konuşuyordur. Gökyüzüne bakarak ümitsizce konuşmaya devam eder. Yazık etme kenden de bana da Ağırlaştırılmış müebbetin affı yokmuş Sada... Sada o anda başını kaldırır ve donuk bir şekilde cama doğru bakarak ağlamaya başlar. Bir günde yaşadıkları ağır geliyordur. Eşo ayağa kalkar ve ayağını sürüye sürüye motoruna kadar yürür. Sabah olduğunda Çoban Sebahattin hayvanları almak için gelmiştir. Sada paraya ihtiyaç duyduğu için koyununu satmak istemektedir. Sebahattin ancak kasapların alacağını söyler. Sada, hazır davarlar köyden geçerken tezek yapmak için koşarak bahçeden tenekeyle eldivenini eline alır. Ve hayvanların arkasına geçerek yerdeki pisliklerini tenekeye doldurur. Hızlıca bahçeye geri dönerek son tenekeyi de boşaltır. Bu sırada Çoban Sebahattin, Gülember in hayvanlarını sürüye katıyordur. Gülember in kocası kasap Adem evden çıkar. Kasap Adem, tezekleri dizen Sada'ya el sallayıp mobiletine binip köyden uzaklaşır. Gülember, Çoban Sabahattin e ayran vermektedir. Deli

10 oğlu Lallo'yu da dağa götürmesi için onu ikna eder. Karşılığında ayran dolu güğümü de verir. Kahvehane önündeki masaların birinde Eşo ve Şerafettin sohbet ediyordur. Mülazım Dede de bir masada hırslı şekilde nargile içiyordur. Fırlama Sait kahveye doğru eli cebinde yürüyerek gelir ve Mülazım Dede'ye sataşır. Eşo, Sait e tiksinerek bakar. Kalabalık Sait in bandajlı kafasına bakıp gülmektedir. Eşo masayı terk eder. Kahvehanenin önündeki motoruna kadar gelip durur. Kasabın önündeki atı fark edince kendisine doğru yürümekte olan Sada yı görür. Dünkü tavrı yüzünden dolayı utanarak arkasını döner. Fakat kadın tam yanından geçtiği sırada yaslandığı motoruyla beraber geriye doğru düşer. Sada o esnada irkilir ve umursamadan yoluna devam eder. Bütün kahvehane halkı ayağa kalkıp kahkaha atar. Eşo yerden kalkar ve motora bir tekme atar... Avukat Fehmi, o esnada iki kişinin affı tartıştığı bir TV programını izliyordur. Kapı çalar ve içeri Sada girer. Avukat paniğe kapılarak TV yi kapatır ve doğrulur. Sada, dosyaları göstererek gülümser. Fehmi hemen dosyaları inceleyerek iç geçirir. Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbetin affedilmesinin kolay olmadığını anlatan avukat, Sada'yı bir türlü ikna edemez. Sada'nın yüzü iyice düşmüştür. Tam çıkmak üzeredir ki, kapı çalınır ve içeri Öğretmen Cevdet gelir. Cevdet kadını görünce şaşırır. Avukata gülümser. Sada o esnada hiçbir şey demeden çıkar. Cevdet şaşkındır. Cevdet, Fehmi ye öğlen yemeği teklifinde bulunur. Hemen yerinden kalkar ve çekmecesini açar. Bir silah göze çarpar. Hemen arkasından anahtarları ve sigara paketini alır. Aradan bir hafta geçmiştir. Camuş yine sağa sola yatarak kahvehaneye doğru bir haber yetiştiriyordur. O esnada Yapımcı Akif, yanında seksi bir bayanla kahveye yürüyordur. Camuş kahveye kadar ulaşır. Eşo ile Şerafettin oturdukları masadan ayağı kalkar ve çocuğa doğru bakar. Kasap Adem ise şaşkınlıkla çocuğu izliyordur. Camuş kendi üslubuyla yapımcıların geldiğini anlatır. Adem ise sakin bir tavırla dükkanı boş bırakan çocuğu inceliyordur. Onu azarlayıp gönderir. Kahvenin bahçesine giren Cesika ile Yapımcı Akif eliyle selam verir. Mülazım Dede komik bir şekilde nargilesini içerken kadını gözlüklerinin üzerinden gördüğünde son tütün boğazında kalır ve öksürerek kadına doğru ayaklanır. Kadına kur yapmak için yapmadığı şey kalmaz. Kadın gülümser ve Şerafettin in bulunduğu masaya Akif ile beraber ilerler. Yanındaki bayanı tanıştırarak bayan başrol oyuncusu olduğunu söyler. Akif demoyu hazırladıklarını ve para gerektiğini Şerafettin'e anlatır. En geç yarın saat dokuzda parayı tamam edecekleri konusunda anlaşırlar. Şerafettin ve Eşo parayı nereden bulacaklarını bilemedikleri için tedirgindirler. Mülazım Dede, hala kadına laf atıyor, rahat durmuyordur. Eşo parayı Avukat Fehmi'den alacağına inanır ve ona sormak için yola çıkar. Sada, avukat binasının önünde Avukat Fehmi'nin gelmesini bekliyordur. Avukat ın köşeyi döndüğünü görünce ayağa kalkar ve gülümser. Avukat da onu fark edince gülümser ve adımlarını hızlandırır. Sada onun için getirdiği kahvaltılıkları adama verir. Bu durum adamın hoşuna gitmiştir. Yavaş yavaş kendisini kadına kaptırıyordur. Ofise geçerler. Avukat Ankara'dan arkadaşlarından öğrendiği af ile ilgili olumsuz haberi paylaşır. Sada adama zoraki gülümser ve Fehmi diyafona

11 basarak kahvaltı için çay ve tavada yumurta ister. Ancak Sada olumsuz gelen haberlerden sıkılmıştır. Sohbet kızışır. Fehmi bir ara sesini yükseltir ve pişman olarak kadına üzülerek bakar. Üzgünüm. Neye? Üzgünüm işte, elimden bir şey gelmez! Ne yaptın ki... Üzgünmüş... Fehmi, Sada nın bu sözleriyle sinirle kalkar. Kapıyı gösterir. Git burdan. Sada adamın yüzüne bakıp gözleri dolu şekilde duraksar. Dosyalarını sertçe eline alır ve masada duran kül tablasını avukatın ödüllerine fırlatır ve sinirle odadan çıkar. Sada merdivenlerden yıkılmış halde duvara tutunur ve merdivenlere oturarak ağlamaya başlar. Hemen sağ tarafında Öğretmen Cevdet, İstanbul'daki bir kız arkadaşına telefon kulübesinde konuşarak kur yapıyordur. Sada'yı görünce telefonu kapatır ve sinsice avına doğru sokulmaya başlar. Öğretmen Cevdet yanına oturur. Eşo ise kahveden buraya kadar yürümüştür. Onları yan yana gördüğünde şaşırır. Sada ağlamasını keser ve gözyaşlarını silmeye devam eder. Sada ayaklanmaya çalışırken Cevdet seslenir. Merhaba ben Cevdet. Sada adama öyle bir bakar ki Cevdet aptallaşır. O anda Eşo yanlarına kadar ulaşmıştır. Tam karşılarına geçer ve onlara anlamsızca bakar. Sada ile göz göze gelirler. Sada, laf olmasın diye endişeli bir şekilde her iki adama da bakar ve ayağa kalkıp hızlıca yürümeye başlar. Cevdet kadının ters istikametine doğru yürümeye başlar. Eşo ise binadan içeri girer. Şerafettin'in içinde bulunduğu durumu Avukat Fehmi ye anlatarak ondan borç rica eder. Sada artık avukattan iyice umudunu keserek adliye önünde bir hakimi yakalar ve ona aynı soruları sorar. Yine cevap yine bellidir. Çaresizce olduğu yere çakılı kalır. Cevdet in babası Saffet hastadır. Eggo ise bu durum karşısında olanlara üzülüyor ve oğlunu görmesi gerektiğini düşünüyordur. Sonunda içini döker ve kocasını görüşe gitmesi için ikna eder. Sada atıyla dörtnala kendi köyüne doğru gidiyordur. Büyük Altun Bulak Köyü nden geçerken Saffet i takım elbisesiyle yol kenarında görür. Saffet gelen bir minibüse biner ve Sada minibüsün gittiği yöne doğru atın kafasını çevirip şaşkınca gidişini izler. Sada atını kendi köyüne doğru çevirir ve köprünün altına inerek atını bağlar. Kendisini derenin suyuna bırakır. Saçlarını toplar ve suyun içinde oturarak ağlamaya başlar Sada bu umutsuzluktan kurtulamamaktadır. Sada daha sonra köyün girişindeki mezarlığa atıyla gelir. Annesi ve babasının bulunduğu mezara kadar yürür. Onlara ne kadar yalnız olduğunu ve çaresiz kaldığını anlatır. İçini döktükten sonra evinin yolunu tutar. Birçok köyün büyük baş hayvanları yine Çoban Sebahattin e teslim edilmiştir. Gülember yine ne yapmışsa yapmış Lallo'yu Çoban Sebahattin ile yollamıştır. Ancak hiç beklenmedik bir şekilde bu sefer Lallo dağda kaybolur. Sebahattin hayvanlarıyla dağda bir başına ne yapacağını şaşırır. Eşo elinde kağıda sarılı bir miktar parayla kahveye girer ve onu heyecanla bekleyen Şerafettin e uzatır. Avukatın 350 lira eksik verdiğini söyleyen Eşo nun yanında hemen Fırlama Sait

12 belirir ve kendisi eksiği tamamlamak istediğini söyler. Eşo ile Şerafettin, bu adamın kendilerine neden yardım etmek istediğini anlamasada bu teklifi kabul ederler. Parayı veren Avukat Fehmi'nin Öğretmen Cevdet'le ilgilenin biraz tembihiyle, yan masada kasabaya alışan Öğretmen Cevdet i kendi masalarına davet ederler. Cevdet herkesle tanışır ama bu tanışma oldukça ilgi çekicidir! Fırlama Sait, Eşo, Şerafettin ve Öğretmen Cevdet önlerinde dizili olan okeyi oynamaya koyulur. Eşo, görüşe giden Saffet i takım elbiseyle görünce şaşır. Kahveye giren Kasap Adem kendisine seslenerek koşan Camuş'a doğru bakar ve çocuğunun yanına gelmesini bıkkınlıkla bekler. Çocuk adamın yanına gelince derin derin nefes alır, başı döner ve soluk soluğayken yere düşer. Camuş uyandığında üstünde kahve halkını görünce çığlık atar, toparlanır. Yine kendi üslubuyla Lallo'nun dağda kaybolduğunu anlatır. Bütün kahve halkı çocuğun gelip gelmeyeceğini sesli bir şekilde tartışmaya başlar. Eşo koşarak mobiletini çalıştırır, Adem arkasına telaşla biner ve hareket ederler. Camuş, kahveden birkaç adım atar yine olduğu yere yığılır. Gevrik Köyü'nde bütün sürü yoldadır. Çoban Sebahattin hayvanlara hakim olmaya çalışıyordur. Gülember in bahçesinde Jandarmalar vardır. Gülember le bir Üst Çavuş konuşuyordur. Eşo, Kasap Adem in bahçesine gelince motoru durdurur. Olan biteni öğrenen Kasap Adem, Üst Çavuş'u çocuğunu bulmaları konusunda ricada bulunur. Sada, Kasap Adem'den Lallo'nun kaybolduğunu duyduğunda şaşırır. Ancak bu şaşkınlığa Gülember öyle bir tepki verir ki, sanki Lallo Sada yüzünden kaybolmuştur. Kasap Adem ise karısı Gülember'e bağırır ve kadın sinirle kendi damına doğru gider. Sada, Eşo ile göz göze gelir. O anda Sada'nın aklına atın nalının değiştirildiği gelir ve Eşo'ya yanına gelmesi için seslenir. Çeperin yanına geldiğinde kadına utançla gülümser. Duyduguma göre Zemheri nin nalını sen degiştirmişsen. Nalı çıhmıştı. Canı yanıyordu. Ben değiştirerdim gerek yohtu. Acının zamanı yohtur, neren ağrırsa canın oradadır Sada. Acıya bazen can dayanmaz. Sada nın bu sözle yüzü ekşir ve sinirlenir. Ne saçmaliysen, de get işen. Eşo çeperden iki üç adım geri çekilir ve kadın ineğini alarak damına doğru yürür. Akşam olmuştur. Sada karanlıkta yer yatağında mektupları incelemektedir. Gözlerini kapatır. Kulaklarına daha önceden ona afla ilgili neler söylenmişse bir bir çarpıyordur. Çaresizdir. Güneş doğmuştur. Kasabada rutin hayat devam etmektedir. Şerafettin ve Eşo kahve önünde bekleyen Yapımcı Akif e doğru yürürler. Akif in yanına varıp parayı teslim ederler. Yapımcı Akif onlara stüdyoya gitmelerini, bayan oyuncuyu alıp geleceğini söyler. Her şey yolunda gözüküyordur. Fırlama Sait dükkanından çıkıp Eşo ve Şerafettin in gidişine bakarak bir ara sokağa girer. Yapımcı Akif de aynı sokağa girer. İkisi de parayı kırışır. Akif parasını sayar ve köpürür. FIRLAMA SAİT: Ulan zaten üç yüz elli lirayı ben verdim onlara. Ne bekliyordun, kurtla ortak olan tilkinin hissesi ya tırnaktır ya bağırsak. Şimdi ne yapıyorsun. Abrakadabra. Yok ol. Püfff

13 Yapımcı Akif terini siler cebine eksik de olsa parasını koyar. Sait'in keyfine diyecek yoktur. Köşeyi döner dönmez Camuş'a yağsız köfte siparişi bile verir. Bu esnada Camuş, Sait ile dalga geçer... Şerafettin Yılmaz ve Eşo müzik stüdyosunun kapısına geldiklerinde acı gerçeği öğrenir. Yapımcı Akif'in onları dolandırdıklarını anladıklarında Akif'i her yerde aramaya koyulurlar. Bu sırada görüşe giden Saffet, mazgalların karşısında oturup oğlu Cevdet'in gelmesini bekler. Cevdet in geldiğini görünce oğluna şefkatle bakar. İkisi de bir müddet sessiz kalır. Baba affet beni. Allah affetsin seni oğul. Baba öyle deme! Sada ya da daha fazla umut verme. Cevdet ağlamamak için dudaklarını ısırıyordur. Saffet kısa bir konuşmadan sonra ayağa kalkar ama daha fazla dayanamayıp yere yığılır. Cevdet mazgala yapışır ve sesini yükseltir Babaaaaa! Cevdet mazgalı sallayarak babasına bağırır. Gardiyanlar yerde yatan Saffet'e doğru koşarlar. Eggo, ise kendi köyünde yola doğru bakıyordur. O anda arkasında bulunan bütün atlar çıldırasıya kişner ve hareket eder. Kadın irkilir ve göğsünü tutar. Sanki olanları anlamış gibi gözünden bir damla yaş akar. Sada atı ve boynundan bir iple bağlı koyunuyla damından çıkar. Koyunu çekiştire çekiştire yola çıkar. Gülember ise kadının arkasından kötü kötü bakmaktadır. Öğretmen Cevdet, okulun daha ilk gününde karşısında duran çocuklara garipserce bakıyordur. Öğrencilerden çıt çıkmıyor, onlar da Cevdet e bakıyordur. Zilin çalmasıyla öğrenciler hala oturmakta ve sessiz durmaktadır. Cevdet, çantasını alır ve sessizce ağır ağır sınıftan çıkar. Avukat Fehmi masasında dosyalarını incelemektedir. Aniden kapı açılır ve içeri giren Sada bir hışımla avukatın karşısına dikilir. Sada koynundan bir tomar para çıkararak masaya dosyalarıyla birlikte koyar. Avukat geri geldiği için mutludur. Sada su içmek için girdiği mutfakta önceki günden içilmeyen çayları ve hiç dokunulmamış kavurmayı gördüğünde adama yaptığı haksızlığı anlar. Suyunu alır ve adama neden yemediğini sorar. Avukat da bunun üzerine tekrar aynı siparişi verir. Eşo ve Şerafettin kuaförün önünde nefes nefese kalarak buluşurlar. Kuaför önüne çıkan Sait ise bu durum karşısında borç verdiği üç yüz elli lirayı geri ister. Tam o esnada bağlı koyun meler Bu sesi duyan Şerafettin koyunu gösterip iyice ağlar. Koyun bile bize gülüyor. Fırlama Sait ise Şerafettin e sinirle bakar. Ulan tipine bahmıyorsun, bir de başrol diyorsun. Aynada sufatan heç bahtın mı? Eşo ve Şerafettin kahveye doğru yürür. Fırlama Sait ise arkalarından pis bir gülüş atar. Avukat Fehmi ve Sada mutfakta bir masada oturmuş omlete ekmek bandırıyordur. Sada kalkıp ortalığı toplamaya koyulur. Avukat bir süre kadını izler. Kadının arkasına doğru yaklaşıp saçlarını

14 koklar. Kadın bunu hissettiğinde adama döner ve korkar. Fehmi kadına doğru eğilip yanağına bir buse kondurur. Sada, o anda masa üzerinde duran dosyaları görüp kendisini geri çeker. Dosyaları alıp içeri geçer. Sada elindeki dosyalara bakarak susmaktadır. Tam o sırada kapı çalınmadan içeri elinde çantasıyla Öğretmen Cevdet girer. Avukat Fehmi kapıyı çalmadan içeri giren adama bakar. Sada tedirgin olmuştur, başörtüsünü düzeltir. Avukat Fehmi sinirlenir ama sakin gözükmeye çalışır. Sada, konuşmalarda Cevdet lafını duyar duymaz hızlıca Öğretmen Cevdet i süzer ve gözlerini kocaman açıp dosyalarına bakar. Huzursuzdur. Gitmek ister. Sada, dışarı çıkar çıkmaz sağ tarafında bulunan civciv dükkanını görür ve ilginç bir pazarlıkla 11 civciv satın alır. Adam civcivleri kutuya koyarken Cevdet binadan çıkıp Sada nın yanına doğru yürür. Cevdet kendisi hakkında kısa bir bilgi verdikten sonra Sada'nın ona posta koymasına şaşırır. Cevdet kadına bakarak yoluna devam eder. Bir ara arkasına döner ve Sada ile göz göze gelirler. Cevdet, bir ara yalpalanır, Sada elini ağzına götürerek güler ve kendini hızlıca toparlar. Cevdet bu gülmeye gülmeyle karşılık verir ama yoluna devam eder... Eşo, ağlayan Şerafettin Yılmaz ın koluna girmiş ağır ağır yürüyordur. Sada ise önlerinde hızlı hızlı elinde kutusuyla yürüyordur. Kasap önünde bir at ve bir koyun bağlıdır. Kuaförden Fırlama Sait gözükür ve saçını başını toplayarak Sada nın arkasına düşer. Kasap Adem, Bakkal Ali ile sohbet etmektedir. Kasap Adem, Sada'yı gördüğünde elini cebine atar ve koyunun parasını kadına takdim eder. Fırlama Sait yine rahat durmaz ve bir laf atar. Sada arkasını dönüp parasını göğsüne koyar. Ata binerek el sallar ve atı dehler. O esnada kasap dükkanından telefon sesi duyulur. Acı haber gelmiştir. Saffet görüş gününde öldü. Sada atı sürerek ovalardan yaylalardan geçerek Büyük Altun Bulak Köyü ne gelir. Hayvanlarına yem veren Eggo, kadını görünce sevinir. Sada sansarın önüne geçemediği için aldığı civcivlerin hepsini Eggo'ya verir. Sada atına binmek üzeredir ki, bir çocuk uzaktan koşarak gelir. Nefes nefese durur ve sümükleri akarak konuşur. Safet dede görüşte ölmüş... Eggo şok içinde elindeki kutuyu yere düşürür. Sada kadını tutar ve o da ağlamaya başlar. Yere düşen ve açılan kutudan çıkan civcivler zor yürüyordur. Kadınların ağlayışları ve ağıtı ovada yankılanıyordur... Aradan geçen zaman içerisinde Sada, bir ağacın altında Cevdet ten gelen ayrılık mektubunu okumaktadır. Mektup Beni unut. Gözlerinden öperim. Cevdet. diye son bulmaktadır. Ayağa kalkar ve sağına soluna çaresizce bakar. Leçeğini eline alır ve kendisini rüzgara bırakarak koşar. Aradan bir ay geçer. Sada bir odada uyuyordur. Köpeğin havlama sesi gittikçe şiddetleniyordur. Sada perdeyi araladığında bahçesinde bir at görür. Avukat Fehmi tahta kapıyı açıp içeri girer. Yüzü karanlıkta seçilemiyordur. Sada eline gaz lambasını alarak salona geçer. Fehmi yi görünce şaşırır. Ne kadar yalvarsa da Fehmi'yi geri gönderemez. Sonunda konuşmaya ikna olan Sada adama atını da içeri almasını söyler. Fehmi kadını takip eder. Sada adamın karşısında dimdik durur. Adam kadına dokunmaya başlar. Sada titriyordur. Daha sonra arka camdan bir ses gelir. Gürültü kesilir. Sada

15 salondan telaşla diğer odaya doğru geçer. Arka odanın camına geldiğinde Lallo yu görür. Lallo sonunda köyünün yolunu bulmuş fakat annesinin korkusundan Sada'ya sığınmak istemiştir. Sada bu durum karşısında onu içeri alır. Dışarıdan bir kıyamet kopar. Gülember nereden görmüşse görmüş ve bütün köylüyü tepesine toplamıştır. Herkes kapı önüne doğru yürüyordur. Sada'nın çocuğu alıkoyduğu düşüncesiyle orospu damgası vurulmaya başlanmıştır. Gülember, Adem, Binnaz ve beş altı köylü daha ellerinde gaz lambalarıyla kapıda beliriverir. Sada kapıyı açılmasıyla Gülember in saldırısına uğrar. Köylüler de tekmelemeye başlar. Kasap Adem ne yaparsa yapsın olanlara engel olamıyordur. Ahırda saklanmaya devam eden Avukat Fehmi elinde silahıyla belirir ve o esnada köylü çocuklardan birini yaralar. Omzundan yaralanan gencin başına herkes üşüşür. Fehmi, Sada'yı arkasına alarak atla karanlıkta kaybolur. Şerafettin Yılmaz ve Eşo meyhanede oturuyordur. Fırlama Sait ise onları dolandırdığı parayla bir masada kanat söylemiş kemiriyor her zamanki gibi sağa sola sataşıyordur. Şerafettin ise Eşo'ya Avukat ın borcunun gününü geçirdiğini, kendisinden at istemeye geldiğinde telaşlandığını anlatıyordur. Avukat Fehmi kendi evine doğru atı sürer. Pencerede beliren Öğretmen Cevdet, Sada'nın halini görür görmez kapıya koşar ve onu içeri alır. Fehmi ise atı teslim etmek ve verdiği borcu geri almak için Şerafettin ile Eşo'nun yanına varır. Atı meyhanenin girişine bağlar. Şerafettin Yılmaz avukatın geldiğini görünce Eşo ya korkarak bakar. Avukat Fehmi bir sandalye çeker ve sessiz konuşarak kız kaçırdığını ve parasını geri acil olarak geri istediğini söyler. Eşo ve Şerafettin, kaçırılan kızın Sada olduğunu anladığında deliye döner. Eşo dayanamaz ve oturduğu yerden kalkıp masayı devirir. Avukat Fehmi yi tuttuğu gibi yere yatırır ve bir yumruk atar. Şerafettin ayırmaya çalışır. Ahali ve özellikle Fırlama Sait ayırır. Avukat umursamaz, başı belaya girmeden buralardan kaçmak istemektedir. Olay yerinden arkasına bakarak uzaklaşır. Avukat Fehmi evine doğru yürüdüğü vakit, onu biri takip etmeye başlamıştır. Kim olduğu belli olmayan şahıs Avukat Fehmi'ye seslenerek bir el ateş açar ve oradan uzaklaşır. Fehmi olay yerinde can verir. Sada ise olanlardan habersiz kabuslar görerek uyanır. Öğretmen Cevdet onu yalnız bırakmaz. Sabah olduğunda Fırlama Sait elamanıyla kuaför önünde etrafa bakmaktadır. Camuş kendine has özelliğiyle yine kahveye bağırarak koşuyordur. Meraklı Sait de ardı sıra koşmaya başlar. Kasap Adem ile beraber bütün kahve avukatın ölüm haberiyle ayaklanır. O esnada jandarmalar gelir ve olay gecesi avukatı ölümle tehdit eden Eşo yu götürürler. Eşo itiraz eder ama nafile. Eşo, vakit kaybedilmeden sorguya alınır. Aradan 2 ay geçmiştir. Cevdet ile Sada birlikte yaşamaya başlamış ve birbirlerine alışmışlardır. Cevdet, öncekine göre daha düzgün gözükmektedir. Mutludur. Elini kolunu sallaya sallaya bir balıkçıya girip dört tane alabalık alıp çıkar. Sada, Öğretmen Cevdet'i kapıda gördüğünde gülümseyerek elindeki poşetleri alır. Hemen balıkları tezgaha koyar. İkisi de evli bir çiftmiş gibi

16 sofra hazırlamaya koyulur. Gerçek şu ki ikisi de Avukat Fehmi'nin ölümünden sonra birbirlerine alışmışlardır. Hatta Cevdet, İstanbul'daki sevgililerine buraya alıştığını bile söyler. Cevdet ertesi gün Sada için bir ayakkabı alır. Her akşam olduğu gibi ellerinde poşetlerle eve dönen Cevdet'i, Sada büyük bir mutlulukla karşılar. Sada hediye karşısında ona daha çok yakınlaşır. Çünkü birinden hediye almayalı uzun yıllar olmuştur. Birçok kasaba halkı kahvededir. Kahvehaneye Şerafettin girer ve Kasap Adem in masasına oturur. Konu Fehmi'yi öldürmekle suçlanan Eşo ve yine kayıplara karışan Yapımcı Akif tir. Sada ve Cevdet sofrada yemeklerini bitirmişlerdir. Sada, kırmızı ayakkabılarını evin içinde giymeye başlamıştır. Cevdet kadının elini tutar. Sada elini çekmeye çalışır gibi olur ama duraksar. Ya gidersen? Ya sen bırakıp gidersen. Ben bırakmam seni Sadegül. Evlen benimle. Cevdet kadının ellerinden tutar ve alnından öper. Sada hayat dolu gözleriyle adama bakar. Cevdet uyumaya giderken Sada sofrayı toplamaya başlar. O esnada başı döner ve tezgahtan destek alır. Hamile olduğunu anlamıştır. Ertesi gün hastaneye giden Sada, hamile olduğunu öğrenir. Sada, kendisini sokağa atar. Ne yapacağını bilmez halde ağlamaktadır. Sada, Öğretmen Cevdet'in ders verdiği okulun bulunduğu yere gelir. Bahçe kapısından girer ve etrafına bakar. Kapıda öğrencilerine gülümsemekte olan Cevdet i görür. Onun gülüşüne ihanet etmiş gibi düşünmektedir. Artık Sada için tek çare her şeyi bırakıp olaylı ayrıldığı köyüne ne pahasına olursa olsun dönmektir. Sada elinde bir bavulla evinden çıkar. Ayaklarında eski kara lastikleri vardır. Yıkılmış ve mutsuzdur. Kahvehanenin önünden geçerken Fırlama Sait başta olmak üzere birçok köylü arkasından konuşur. Sada, evinden eşyalarını toplar ve valiziyle bir minibüse biner. Sada ön koltuklardan birine oturmuştur. Ön konsolda süs olarak kurumuş bir sansar vardır. Sada sansara dikkatlice bakar. Sonra sağına soluna Minibüs yaylalardan geçerken Sada, Eggo yu görür ve inip Eggo nun yanına gider. Eggo, Sada nın geldiğini bile fark etmez. Olduğu yerde sallanıyor, ağlıyordur. Af mı çıhtı? Bu sözle Sada da ağlamaya başlayarak kadına sarılır. Kadın put gibi duruyor ve uzaklara bakıyordur. Sada, tırnaklarını kadının sırtına işler. İkisi birlikte sallanırlar. Sada kendi evinin bahçesinin önünde durur. Biraz kendisini toparlar ve bavuluyla eve doğru yürür. Her yer sessizdir. Odasına doğru girer ve bavulunu yere bırakır. Kara lastiklerini ayağından çıkarır ve başucuna doğru özenle koyar. Yer yatağına uzanır. Cebindeki oyalı mendile sarılı silahını çıkarır, o anda cebinden kolye düşer. Silahı göğsünün arasında tutar. Diğer eliyle de karnını... Gözleri dolar ve gözlerini kapatır. Yaşlar yanaklarından süzülürken kapı gürültüyle çalar. Sada gözlerini korkarak açar ve hafif yerinden doğrulur. Ovada iki el silah sesi yankılanır... -SON-

17 AŞKA AF YOK Bu topraklarda kazananı, kaybedenler belirler SEZGİN IRMAK

18 SAHNE 1 ARDAHAN-GÖLE-GEVRİK KÖYÜ / SADA NIN EVİ / İÇ / GÜN Sada damının odalarından birinde giyinmektedir. Ancak Sada nın yüzünü hiç görmeden detayları görürüz. Sutyeni gözüken Sada, entarisinin önünü ilikler. Boynundaki kolye göze çarpar. Daha sonra sırtından kalçalarına kadar uzunca dökülmüş saçlarını çiçekli bir leçekle (başörtüsü) örter. Evin içinde bulunan direklerden birinde asılı duran aynadan kulağını, boynunu, görebiliriz. Sada daha sonra önünde bulunan kara lastikleri ayağına geçirir. Biraz ilerler ve eskimiş bir rafın altından kırmızı küçük topuklu ayakkabılarını önüne koyar. Yavaşça lastiklerinden ayağını çıkarır ve kırmızı ayakkabılara sokar. Ancak ayakkabılar yaklaşık bir cm büyüktür. Umursamaz. Ayağını biraz geri iter ve o boşluğu tamamlar. Sada salona doğru yürür. Kamera kadının ayağıyla beraber devam etmektedir. Sada, ahşap kapıyı açar ve kapıda bulunan at arabasına doğru sahne kesilmeden yürümeye başlar. At arabasında bir erkek sürücü, Eggo ve Saffet vardır. Ancak pek belli olmaz. Sada at arabasına kadar gelir ve bir ayağını lastiğe doğru atar. Atlardan biri de aynı anda ayağını kaldırır. Sada diğer ayağını da atar ve at arabasına biner. Kamera yerden onların gidişini görür. Araba tozu dumana katarak gider Gökyüzünde filmimizin adı yer alır. AŞKA AF YOK O sırada trenin gidiş sesi duyulur. Ekran kararır. Ekranda da AŞKA AF YOK yazısı renk değiştirerek belirir. SAHNE 2 TREN YOLU / TREN / İÇ / GÜN Siyah fonun sol tarafında ufak bir ışık hüzmesi göze çarpar. Işık gittikçe büyür ve tren tünelden çıkar. AŞKA AF YOK yazısı gider. Sada nın omzundan dışarı bakan kameramız etrafı gösterir. O sırada filmimizin künyesi akmaya başlar. Belli bir süre bu şekilde devam ettikten sonra kamera geniş açıya geçer ve Sada nın karşısında oturan Eggo ve Saffet i de görürüz. Ancak Sada nın hala yüzünü tam görmüyoruzdur. Kameramız tekrar Sada nın omzundan dışarı gösterir ve o sırada Eggo yu görmeden sesini duyarız. EGGO: Sada Kafa kağıdını aldın mı? Kamera o anda Sada nın çatlamış dudaklarını da gösterir. Sada dışarıya bakmaya devam ediyordur. Biraz duraksadıktan sonra konuşur.

19 SADA: (Kuru ve hastalıklı bir tonla) Almışam Sessizlik hakimdir. Tren acı bir sesle tekrar tünele girer ve ekran kararır. EGGO: Barim bu sefer gir Saffet. SAHNE 3 CEZAEVİ / KOĞUŞ, KORİDOR / İÇ / GÜN Ekranımız siyahtayken koğuş kapılarının açılma seslerini duyarız. Ekran koğuşun kapısıyla birlikte açılır. İçeriden Şerwav ve Cevdet çıkar ve kamera onları arkalarından yürürken izler. Cevdet yavaşlayıp duraksar sonra tekrar devam eder. Kararsız gibidir. SAHNE 4 CEZAEVİ / GÖRÜŞ YERİ / İÇ / GÜN Şerwav ve Cevdet i görüş odasında durmuş ve ileri doğru bakarken görürüz. O sırada yürüme sesleri geliyordur. Kamera döndüğünde Eggo ve Sada yı görürüz. Sada, Eggo nun koluna girmiştir. Mazgalların önüne kadar gelip dururlar. Sada nın masmavi gözlerine zoom yapılır. Gözleri dolmuş ve şaşkındır. O anda Cevdet ile göz göze gelişleri ekrana yansır. Eggo ve Sada yan yana oturup derin nefes alır. Mazgalın hemen arkasında ise Şerwav ve Cevdet oturur. Sada ellerini mazgala doğru uzatıp üzgün ve heyecanla abisine bakar. SADA: Abey nassın? Sada hızla Cevdet ile göz göze gelerek abisine döner. ŞERWAV: İyiyim bacım, sen nasılsın? Sada sevinçten gözleri gülmektedir. Gözlerini yumar ve abisine tekrar bakar. Şerwav, Eggo ya döner ve şiveli konuşur. ŞERWAV: Ana hoş gelmişsen! Eggo kafasını üzüntüyle sallar ve Cevdet e döner. Şerwav da kardeşi Sada ya döner ve fonda kendi aralarında konuşmaya başlarlar.

20 EGGO(Kürtçe): Kurban olduğum Cevdetim nasılsın? Eggo, ellerini mazgaldan uzatır. Cevdet annesinin elini öper ve gözlerini kapatır. Sada ya bakıp annesine geri döner. CEVDET (Kürtçe): Sağol anne, sen nasılsın? EGGO: (Kürtçe): İyiyim yüreğim, iyiyim kurban olduğum, iyiyim yavrum... CEVDET (Kürtçe): Babam nasıl? Eggo, gözlerini yumar başını öne eğer. Müzik tını olarak girer. CEVDET (Kürtçe): Yine gelmedi di mi? Sen selamımı söyle yeter. EGGO (Kürtçe): Oğlum, onun da yüreği yanıyor, kızma sakın babana. CEVDET (Kürtçe): Onun yüreği söner ama benim yüreğim sönmez anne? EGGO (Kürtçe): Az kaldı oğlum. CEVDET (Kürtçe): Neye anne? EGGO (Kürtçe): Affın çıkmasına. Cevdet yüzünü daha da düşürür ve ayağa kalkarak sinirle mazgallara yapışır. Sada nın korku dolu bakışlarını görürüz. CEVDET: Ne affı anne, af falan çıkmaz. (Sada ya dönerek) Bakın bakalım bir bize Bak Sada, kafanı kaldır da bize bak. Unutun artık bizi Sada, ayağa kalkar ve Cevdet e gözlerini doldurarak bakar. Cevdet tekrar annesine döner. CEVDET: Bize af çıkmayacak ana. Cevdet sırtını annesine döner ve tam yürümeye başlarken mazgallara yapışarak konuşan annesinin sesiyle duraksar.

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Geniş plan Derya ile Alp'i görürüz. Derya ile Alp yan yanadır. Derya mankenin başındaki duvağı alır ve kendi başına kor.

Geniş plan Derya ile Alp'i görürüz. Derya ile Alp yan yanadır. Derya mankenin başındaki duvağı alır ve kendi başına kor. Sarı Gül Yönetmen : Kemal ÇİPE Senaryo : Kemal ÇİPE Sahne 1 Gelinlikçi İç / Gün Derya ile Alp gelinliklere bakıyorlardır. İkisi de çok mutludur. Geniş plan Derya ile Alp'i görürüz. Derya ile Alp yan yanadır.

Detaylı

Adam atın suyunu ve yemini verir...

Adam atın suyunu ve yemini verir... Yanık Senaryo - Hakan ADA SAHNE 1 GAZİ TREN İSTASYONU JENERİK SAHNE 2 ( ATATÜRK ORMAN ÇİFTLİK EVLERİ JENERİK SAHNE 3 ( A.O.Ç. ÇİFTLİK TARLASI JENERİK SAHNE 4 ( A.O.Ç ÇİFTLİK EVLERİ SAHNE 5 SAHNE 6 JOKEY

Detaylı

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış;

Asker hemen komutanı süzerek cevap vermiş; 1,78! Komutan şaşırmış; Yemek Temel, Almanya'dan gelen arkadaşı Dursun'u lokantaya götürür. Garsona: - Baa bi kuru fasulye, pilav, üstüne de et! der. Dursun: - Baa da aynısından... Ama üstüne etme!.. Ölçüm Bir asker herkesin

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Ağlat Beni Klip Senaryosu - 2006 Harun KOLÇAK

Ağlat Beni Klip Senaryosu - 2006 Harun KOLÇAK Ağlat Beni Klip Senaryosu - 2006 Harun KOLÇAK Yönetmen Ediz GÜLTEN http://www.youtube.com/watch?v=pj7l8_wstae SAHNE: 1 Harun Kolçak, bahçede yastıkların üzerinde oturmuş / YA DA TAROT BAKAR, ÖLÜM KARTI

Detaylı

1. Tema. Eserde işlenen konu, düşünce, görüş. Yargı içeren bir cümledir. Mantıklı ve açıktır. Diyalogla açıklanmaz. Yazıyla gösterilmez.

1. Tema. Eserde işlenen konu, düşünce, görüş. Yargı içeren bir cümledir. Mantıklı ve açıktır. Diyalogla açıklanmaz. Yazıyla gösterilmez. 1. Tema Eserde işlenen konu, düşünce, görüş. Yargı içeren bir cümledir. Mantıklı ve açıktır. Diyalogla açıklanmaz. Yazıyla gösterilmez. 2. Sinopsis Filmin özetidir. Tanıtım yazısıdır. İlgi çekmelidir.

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

ELVEDA SAREJEVO. Hana: Hayatım dolaptan kremayı verir misin Samir: Hemen geliyor.

ELVEDA SAREJEVO. Hana: Hayatım dolaptan kremayı verir misin Samir: Hemen geliyor. Hana / Samir/Saraybosna/ İç/ Gece/Mutfak ELVEDA SAREJEVO Samir ve Hana yeni evli bir çifttir.son derece mutlu bir evlilikleri vardır.hana akşam yemeğini hazırlarken Samir de mutfakta ona yardım etmektedir.hana

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΠΤΑ (7) ΣΕΛΙΔΕΣ ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΜΑΘΗΜΑ: ΤΟΥΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: B ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ:

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 01-05 HAZİRAN 2015 01 HAZİRAN PAZARTESİ SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ:

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: Μάθημα: Σοσρκικά Δπίπεδο: Ε2 Γιάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία: Τπογραφή Καθηγητή:

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

SÜLÜK 1. SAHNE İÇ / ODA / GECE 1.ADAM 2. ADAM

SÜLÜK 1. SAHNE İÇ / ODA / GECE 1.ADAM 2. ADAM SÜLÜK 1. SAHNE İÇ / ODA / GECE 1.ADAM 2. ADAM Karanlık bir oda görülür. Ortada bir masa vardır ve masanın bir köşesinde 1. Adam oturmaktadır. 40 lı yaşlarda saçı başı dağınık ve keyifsizdir. Önünde içki

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

Kızım, evde köpek. bu köpeği eve? dedi. annesi. Zaten hep beni suçlarsın! dedi Cimcime. Mıyk! diye sızlandı köpek. Hemen gidecek bu köpek!

Kızım, evde köpek. bu köpeği eve? dedi. annesi. Zaten hep beni suçlarsın! dedi Cimcime. Mıyk! diye sızlandı köpek. Hemen gidecek bu köpek! Kızlar, ben geldim, dedi Gönül Hanım. Hav! Cimcime! Bu köpek nereden geldi? Sen zaten hiç köpek sevmiyorsun! dedi Cimcime. Evde köpeğin ne işi var? Miyav! Miyav! Miyav! diye ağladı kedi Köfte dığı odadan.

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret

ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret ŞAHISLAR: Anne:Zişan, Baba:Orhan, Abla:Fehiman, Abla:Güzin, Abi:Osman, Küçük Kardeş:Fikret (ZİL ÜSTÜSTE ÇALAR) Fehiman:Kimooo? Güzin:Benim abla. (KAPI AÇILIR) (Heyecanlı)Müjdemi ver müjdemi ver. Fehiman:(Heyecanlı)Mektup,mektup

Detaylı

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

1. HAPİSHANE DIŞ/GÜN (10 )

1. HAPİSHANE DIŞ/GÜN (10 ) 1. HAPİSHANE DIŞ/GÜN (10 ) 1.1 - Genel Plan, Dışarıdan hapishaneyi görürüz. Kamera aşağı doğru hareket eder kapıda bekleyen ziyaretçilerin göğüz hizasına kadar iner. Kapı açıktır ve jandarma gözetiminde

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

ZİNCİR. LEVENT: Ama efendim. ALİ: Aması falan yok, topla masanı.

ZİNCİR. LEVENT: Ama efendim. ALİ: Aması falan yok, topla masanı. ZİNCİR 1. ALİ SİGORTA ŞİRKETİ IÇ/GÜN ALİ, LEVENT Şirketin patronu Ali masasında oturmaktadır. Masanın üzeri gayet derli topludur. Sağ tarafında duran büyükçe kitaplıkta bütün dosyalar alfabetik sırayla

Detaylı

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013

Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 Koç Üniversitesi nde ders verme tecrübelerim BURAK ÖZBAĞCI 2013 2002 yılından beri Koç Üniversitesi nde lisans ve lisansüstü toplam 16 farklı dersi, 35 farklı şubede anlattım. 8-10 kişilik küçük sınıflara

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Son Matine Senaryo : Ali CEYLAN 0535 369 71 72

Son Matine Senaryo : Ali CEYLAN 0535 369 71 72 Son Matine Senaryo : Ali CEYLAN 0535 369 71 72 SAHNE 1 SİNEMA MÜDÜRİYETİ / İÇ / GÜN Sinema müdürü Yılmaz bey herzaman ki gibi gözlükler gözükde, gazatesini okumaktadır.biraz sonra telefon çalar. Telefon

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın!

Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! Kendini Tanıma Testi Bu testi yapın, kendinizi tanıyın! İnsanlar sizin hakkınızda sandığınızdan farklı izlenimlere sahip olabilir. Gerçekten nasıl algılandığınızı siz de bilmek istemez misiniz? Bu teste

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci Bir Kız Bara Girer Ve... Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci 4 Bir Kız Bara Girer Ve... Bütün kadınlar bir iç çamaşırından çok fazla şey beklememeleri gerektiğini bilirler. Çok seksi olmak istiyorsanız,

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

Özel 4 Mevsim Çocuk Kreş ve Gündüz Bakımevi Çocuk Gelişim Formu

Özel 4 Mevsim Çocuk Kreş ve Gündüz Bakımevi Çocuk Gelişim Formu Gelişim Kendinden 20-30 cm uzaklıktaki parlak renkli nesneye bakar. Kendisiyle konuşan kişiye bakar. Kendiliğinden gülümser. Başını ve boynunu kısa süreli kontrol etmeye çabalar. Elleri yumruk hâlindedir.

Detaylı

Kızlarla tanışmak isteyen bir erkeğin bilmesi gereken çok önemli bir kural var:

Kızlarla tanışmak isteyen bir erkeğin bilmesi gereken çok önemli bir kural var: 1 2 Kızlarla tanışmak isteyen bir erkeğin bilmesi gereken çok önemli bir kural var: Kadınlar hayatlarını güzelleştirecek, beraber eğlenebileceği, güzel sohbetler edebileceği, bakışlarıyla kalp yakan, hayat

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı ...ZEDE Bir adam... Bel Plan (Görüntü adama doğru yaklaşıyor) Bir şehir... Geniş Açı Şehirde hayat akıyor... Ve insanlar... Geniş Açı Düşme görüntüsü Yüksek bir yerden düşme hissi, aşağıya doğru tilt...

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

5. Et et içinde, et fit içinde Dünya dümeni, onun içinde.

5. Et et içinde, et fit içinde Dünya dümeni, onun içinde. 1. a) Bende yapışık, sende yapışık Çam ağacı çamda yapışık. b) Sende de var, bende de var Bir kuru çöpte de var. c) Arifsiniz, zarifsiniz Kendinizi neden bilirsiniz? 2. a) Ağzı var, dili yok Canı var,

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ

3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM BÜLTENİ 3 YAŞ BİRİMİ EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMU SEVERİM Biz anasınıfı çocuklarıyız, Hem çalışırız,hem oynarız. Çok severiz biz okulu, Yaşasın yaşasın anaokulu. BAY MİKROP Bay mikrop

Detaylı

YARIŞÇI Senaryo - Kemal ÇİPE

YARIŞÇI Senaryo - Kemal ÇİPE YARIŞÇI Senaryo - Kemal ÇİPE Hızla gelen bir ambulans görürüz. Sirenleri durmadan çalmaktadır. Hastanenin kapısından içeri girer. Hastane bahçesi / Dış Gün / 01-01 Hızla gelen bir ambulans. Sirenleri çalmaktadır.

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ

GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ GELİŞİM DÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ 3-6 yaş arasını kapsayan ve okul öncesi dönem adını verdiğimiz süreç çocukların gelişimi açısından oldukça önemlidir. Okul öncesi dönem çocukta büyümenin ve gelişimin en hızlı

Detaylı

TEKRAR. Genç Brezilyalılar topla yatıp topla kalkar. Kazanmak için yaşarlar. Köklerine inerek orijinal futsal hız hareketlerinin bazılarını öğren.

TEKRAR. Genç Brezilyalılar topla yatıp topla kalkar. Kazanmak için yaşarlar. Köklerine inerek orijinal futsal hız hareketlerinin bazılarını öğren. Genç rezilyalılar topla yatıp topla kalkar. Kazanmak için yaşarlar. Köklerine inerek orijinal futsal hız hareketlerinin bazılarını öğren. antrenman DRILE D VÇ 360 ELÁSTICO lambreta TEKRR Çözene kadar Çözene

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 11 NİSAN- 15 NİSAN 2016 TAŞITLAR VE TRAFİK PROJESİ 11 NİSAN PAZARTESİ SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşılır. Çocuklar istedikleri ilgi köşelerinde

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER

MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER MERSİN HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ ÇEKÜSH ŞUBESİ ÇOCUK GELİŞİMCİ DAMLA ATAMER BEBEKLİK DÖNEMİNDE (0 3 YAŞ) ERKEN TANI İÇİN KRİTİK DÖNEMLER Bebeklik dönemi, gelişimin en hızlı ilerlediği dönemdir. Çevrelerine

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Çok Mikroskobik Bir Hikâye

Çok Mikroskobik Bir Hikâye Çok Mikroskobik Bir Hikâye ÜMMÜŞ PÖRTLEK İlköğretim Okulu nda sıradan bir ders günüydü. Eğer Hademe Kazım, yine bir gölgelikte uyuklamıyorsa, birazdan zil çalmalıydı. Öğretmenimiz, gürültü yapmadan toplanabileceğimiz

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

S İ M G E (KISA METRAJLI FİLM SENARYOSU) F.Nevzat SÜS

S İ M G E (KISA METRAJLI FİLM SENARYOSU) F.Nevzat SÜS 1 S İ M G E (KISA METRAJLI FİLM SENARYOSU) F.Nevzat SÜS 1 2 REJİYE DAİR NOTLAR Sahne 4 ten Sahne 18 e kadar olan bölümde, bilinçli bir şekilde abartı kullanılmıştır. Yine bu sahnelerin çekimi esnasında

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

Tuğrul Tanyol. Beyaz at. Sönmüş kentleri dolaştım sessizlikte Boş meydanları, kirli sokakları Herkes kendi yankısının peşinde

Tuğrul Tanyol. Beyaz at. Sönmüş kentleri dolaştım sessizlikte Boş meydanları, kirli sokakları Herkes kendi yankısının peşinde Tuğrul Tanyol Beyaz at Sönmüş kentleri dolaştım sessizlikte Boş meydanları, kirli sokakları Herkes kendi yankısının peşinde Karanlık avlularda oturdum İçimde vahşi tamtamları inlerken ölümün Tüm putların

Detaylı

Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Eğirdir-Kovada-Yazılıkanyon (21-22 Haziran 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 21-22 Haziran 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonunda 25 kişilik bir gurupla konaklamalı

Detaylı

YER MİSİN YEMEZ MİSİN? SUNUCU:Acur KILLICALI YARIŞMACILAR. Şukufettin. Pakize. Abidin. Naciye. Emel. Apti Bey:Bankacı

YER MİSİN YEMEZ MİSİN? SUNUCU:Acur KILLICALI YARIŞMACILAR. Şukufettin. Pakize. Abidin. Naciye. Emel. Apti Bey:Bankacı YER MİSİN YEMEZ MİSİN? SUNUCU:Acur KILLICALI YARIŞMACILAR Şukufettin Pakize Abidin Naciye Emel Apti Bey:Bankacı 1 / 19 Sunucu:İyi akşamlar,sevgili konuklar ve siz her zamanki gibi televizyonun başında

Detaylı

.. Özel Eğitim Uygulama Merkezi. Kaba Değerlendirme Formu

.. Özel Eğitim Uygulama Merkezi. Kaba Değerlendirme Formu .. Özel Eğitim Uygulama Merkezi Kaba Değerlendirme Formu Öğrenci Adı-Soyadı: Değerlendirme Tarihi: Sınıfı: Değerlendiren: AMAÇLAR +/- AÇIKLAMA 1. Ellerini yıkar. 2. Ellerini kurular. 3. Yüzünü yıkar. 4.

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

HUMAN MACHINE. ÜST SES İnsanların yaşlanmasından hastalanmasından, ya da size sorun çıkarmasından rahatsız mı oluyorsunuz?

HUMAN MACHINE. ÜST SES İnsanların yaşlanmasından hastalanmasından, ya da size sorun çıkarmasından rahatsız mı oluyorsunuz? HUMAN MACHINE 1. KISIM - GİRIŞ & GENEL TANITIM SALON - İÇ - GÜN Orta yaşlı, zayıf bir adam yatakta hasta yatıyordur. Başında havlu vardır. Cildinde kırışıklıklar vardır. Başında refakatçi genç ve güzel

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı