The Apeiron Şubat

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "The Apeiron Şubat 2008 1"

Transkript

1 The Apeiron Şubat

2 Litak 2 Yazan: Gürkan SARIDAs 2

3 Uzan zamandır hayalini kurduğum ve sonunda bazı güzel olaylar sonucu başlayabildiğim bir yazıyla karşı karşıyaysınız. Sürekli hayalini kurduğum, düşündüğüm, yorumladığım, benimsediğim ve sindirdiğim bir yazı. Müzik gibi akıcı, dinlendirici, sevindirici, çoğu zaman ürkütücü, gerilim dolu ve bizden bir yazı olacak. Belki ünlü yazarlar yazıları bittikten sonra giriş bölümün yazar ama ben bunu yapmayacağım. Belki de heyecanımdan kaynaklanıyor. Sonuçta kendi iç dünyamdaki yolculukta kendi deneyim ve tecrübelerimle oluşturduğum bir şey bu. Bakalım nasıl olacak bende merak ediyorum. Bu arada şunu da söylemeliyim ki sadece karakterlerimiz belli diğer olaylar ve senaryolar kesinlikle kendi ruhsal iç yaşantıma bağlı olarak gelişecektir. Yani mutlu bir bölüm karşınıza geldiğinde anlamanız gerekiyor ki ben mutluyum. Halbuki gerilim dolu bölümlerde ise bunalım takılan anlarımdan birisini yaşıyorumdur. Bir not daha bu eser bir kerede ortaya çıkacak. İkinci bir kez değiştirme yapılmayacak. Umarım Hani derler ya bilirsiniz sizde -Şeytan ayrıntıda saklıdır- işte öyle birşey olacak bu da. Sonunda şaşıracağınıza veya bana aşık olacağınıza garanti veririm gibi birşeyler söylenlerden çok saygı duyarak okuyacağınıza inanıyorum. Beni seven ve destek olan herkese şimdiden teşekkürler. En sevdiğim kişilere itafen... 3

4 Yürüyordu... Nerde olduğunu bilmiyordu fakat sanki oradan çok kez geçmişti. Uzun uzun binalar. Yaşadığı yerden çok çok çok uzakta bir yer olduğu kesindi çünkü kendisi şimdiye kadar hep yeşillik bir yerde yaşamıştı. Yürüdüğü yerde hiçkimse yoktu neden olduğunu bilmiyordu ama kimse yoktu işte... Biraz garipti ortalıkta kimse olmaması. Binaların içlerine baktığında ise sanki daha önceden bir savaş çıkmışta herkes bu binaları bırakıp kaçmıştı. Nedenini düşünmek istemiyordu çünkü rüyada gibiydi. Yürüyordu ve bir tüy kadar hafifti. Sevinçliydi ama sevinci içindeki o tuhaf korku kadar büyüktü. Upuzun ve dümdüz bir yol, yolun başında kafası karmakarışık bir insan. Hafif mutlu hafif hüzünlü hafif korkak. Yolun sonunu merak ettiği kadarda yolun sonuna ulaşmak istemeyen bir düşünce. Sokakları geçtikçe yolun sonuna doğru ilerliyordu fakat nedense yolun sonuna asla yaklaşamıyordu. Sanki yolda ilerledikçe yolun sonu daha da ilerliyordu. Oralıkta kimse olmaması ve sonsuz bir yolda olması artık sevginin, mutluluğun yerini korkuya bırakmasına neden olmuştu. Hiç gelmediği bu yolda ilerlerken sanki daha önce girmiş olduğu yerleri görüyor fakat buna bir anlam veremiyordu. Tanıdık gelen bu yerlerde daha önce uzun zamanlar geçirmişti. Soluna baktığında daha önce gitmiş olduğu bir market gördü. Markete doğru yol almaya başladı. Marketin camlarından içerisinin görünmesi baya zordu. Parlak camda ancak kendini görebiliyordu. Yaklaştı, yaklaştı, yaklaştı... Aniden ortalığı basan sis ile hiçbirşey göremez hale gelmişti. Önünde ne olduğunda habersiz ilerledi. Marketin camları tekrar görünmeye başladı. İçerisini hala göremiyordu. Camlara iyice yaklaştığında içeride yanan ışıklar sayesinde içerisi daha rahat görünmeye başlamıştı. Ama yine beklediği görüntüyü bulamadı. İçeride kimse yoktu. Ne alışveriş yapan kişiler ne kasiyerler ne çalışanlar... 4

5 Kötü hava koşulları, darbe, siyasi veya ekonomik krizler, salgın hastalık hepsi olabilirdi. Ama hangisi olursa olsun yinede ortalıkta birisinin mutlaka olması gerekiyordu. Neden kimse yoktu? Artık çıkdırmak üzereydi. Bağırmak istiyordu ama sesi çıkmıyordu... Ortalığın sessizliği arasında kaybolup gitmek onun kaderiydi sanki. Sanki kardere inanırmış gibi... Yolun sonuna ulaşmaya kararlıydı. Tıpki hangi işe girerse girsin sonunu getirdiği gibi. İnançlı, samimi, kararlı ve inat... Yolun tam ortasından gidiyordu. Yola inat. Yolundan sapmamak için. Tam ortadan çizgileri takip ederek gidiyordu. Çizgiler bitmiyordu... Çizgiler çoğaldıkça artık adımları hızlanmaya başladı. Derken koşmaya, koştukça hızlanmaya başlamıştı... Son anda karşıdan sisin içinden çıkan devasa şeyi görür gibi oldu. Durdu, bakıyordu ama onun ne olduğu hakkında bir fikri yoktu. Bir an şeytan diye düşündü ama saçmalıktı. Filmlerde gördüğü yaratıklara benzetiyordu fakat olması imkansızdı. Onlar film icabıydı. Birden kendine kaçıncı yüzyıldayız ben ne diyorum diye sorudu. Cevabı basitti ama kalakalmıştı kıpırdayamıyordu... Orda biri mi var veya kim o diye seslenmek isteyede hala sesi kısıktı ve sesi hiç çıkmıyordu. Belkide bağırabiliyor fakat kulakları duymuyordu... Artık titremeye başlamıştı heryeri titriyordu ama onunla birlikte yerlerde titremeye başlamıştı. Gittikçe güçsüzleşiyor, titremeler artıyordu... Deprem oluyordu buna emindi ama neden depremle birlikte kendide titriyordu?! Artık yolun sonunu görebiliyordu ama bir sorun vardı çünkü yol git gide kısalmaya başlamıştı artık. Kısaldıkça kısalıyordu ama yolun bittiği noktadan ilerisi görülmüyordu. Yol gittikçe kısalıyordu kısaldıkça ilerisi görünmüyordu ayrıca sis giderek açılmaya başlamıştı. Ne yapacağını bilemiyordu sağa bakıyor sola bakıyor kimseden yardım isteyemiyordu çünkü hala ortalıkta kimse yoktu. 5

6 Sisin açılmasıyla karşıda gördüğü upuzun binaların yıkılmaya başladığını görüyor fakat anlam veremiyordu. Kıpırdamak için ne kadar uğraşırsa uğraşsın birşey yapamıyordu. Sanli ayaklarında büyük yükler bağlanmış yere çivilenmişti. Öleceğini biliyordu artık. Giderek yaklaşan yıkıntılar netleşmeye başlamıştı. Bu deprem değildi... Deprem değildi çünkü yıkılan binalar aşağıya doğru düşüyor ve lavlara karışıyordu. Binalar yıkıldıkça yerde lavlar yükseliyor koca binaları yutuyordu. İçinden sürekli dua ediyor ama yıkılma asla yavaşlamıyor veya durmuyordu. Artık giderek yaklaşıyor ve kaçmak istesede bunu başaramıyordu. Yıkılmalar o kadar yaklaşmıştı ki artık net bir şekilde bütün yıkımı görebiliyordu. İlkçağlara döndürecek bir yıkıntıydı bu ve bütün herşey bir dasha geri döndürülemeyecek bir şekilde yok oluyordu. Artık yolun sonuna gelmişti ölüme hiç bu kadar yakın olmamıştı. Çekeceği acıyı düşünüyor, düşündükçe gözleri doluyordu. Ölmek nasıl birşeydi acaba hep bunu düşünürdü ve bugün o hissi yaşacaktı fakat bunu kimseye anlatamayacaktı. Yıkımın kendine yaklaşmasına nerdeyse metreler kalmıştı. Sebepsiz yere ağzından kelimeler dökülüyor fakat yine ses çıkmıyordu. Dua etmeliydi ama bunun yine gereksiz olduğunu düşünmüştü çünkü ona göre başı sıkıştığında dua etmek acizlikti. Artık herşey net görülebiliyor acıyla karışık duygular yoğunlaşmaya başlıyordu... Ayaklarına yaklaşan yıkım yaklaşık 1 dakika içinde kendisini yutacaktı son anları olduğunu düşünmemesi elde değildi. Artık sarsıntılar artmış yerden yükselip tekrar düşmeye başlamıştı neredeyse. O anda birden yaşamını düşünmeye başladı. Nasıl gelmişti buraya, neden gelmişti, nereden gelmişti? Hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden akmaya başlamıştı... 6

7 3 Ay Önce... Dünyanın en şanslı insanıyım diye düşünüyordu. İzmir in en güzel yerlerinden birinde aşklarını kazıdıkları ağacın altında sevgilisini öpüyordu. Gözleri kapalı, dünyadan soyutlanmış... Romantizmin doruklarında bir an. Bir an durdu düşündü... Dünyalar kadar sevdiği birisi, en mutlu olduğu yerde, en aşk dolu olduğu ağacın altında, onunla beraber ve ilk deneyim olarak onu öpüyor... Karşılarında denizin dalgaları kıyıyı yalarken vapur seferlerinin sesleri, hafif rüzgar... Güneşin bu kadar yakıcı olması onların hiç umrunda değildi çünkü onlar aşıktı. İkiside uçuyordu, ikiside mutluydu... Piknik yapmak için çıktıkları gün bunların olacağını kimse bilemezdi. İkiside birbirine aşklarını ilan etmiş ve en romantik anları yaşamaya başlamışlardı. Herşey aleni... Yerden kopardığı papatya halen Beste nin kulağının arkasında duruyor ve ona o kadar şirinlik katıyordu ki Batuhan ona her bakışında tekrar aşık oluyordu. Batuhan ın bu kadar ılımlı kararlı ve aşk dolu olmasına karşın Beste nin kafasında sürekli soru işaretleri vardı. O romantik an bittikten sonra artık Beste dayanamadı ve sordu; Yaprağını çok seven ağacın zamanı geldiğinde yaprağı iterek yere atması gibi bir gün sende beni bırakırmısın? Batuhan çok şaşırmıştı bu soruyu beklemiyordu açıkçası. Düşündü... Bu durumda söylenebilecek tek bir şey vardı o da onu söylemeyi tercih etti. Tabiki hayır dedi. Daha önceleri ikisininde birçok sevgilisi olmuştu fakat gerçek aşkı bulamamıştı ikiside. Birbirlerine sarıldılar, hiç bırakmamakçasına... Beste, Batuhan ın kucağına yatmış, Batuhan ise Beste nin saçlarını okşuyordu. Evden getirdikleri ve manavdan aldıkları yiyecekleri birbirlerine yediriyorlardı. Artık onlar ayrılmaz birer bütündü. Hiçkimse birbirini bu kadar sevemezdi... Sevgi bunların duyduğu hislerin yanında anlamsız kalıyordu. Bir an cicim ayları 7

8 diye düşünsede Batuhan bu düşünceyi umursayacak kadar vakti yoktu. Günü rezil etmek, saçma konular üzerine konuşmaktansa anı yaşamak ve romantizmin doruklarında yaşamak istiyordu. Her çift gibi ilk önce ilişkilerine özel bir şarkı bulmak için düşüncülere daldılar. İçinde sevgi olan her şarkı onlarındı aslında ama onlar yinede kendilerine özel bir şarkı bulmak istiyorlardı... İlişkilerine özel bir aşk buldukları gibi... Herşey tamadı o gün için fakat zamanı durdurmak olanaksızdı. Yine akşam olmuş gün batımını birbirlerine sarılarak izlemişlerdi. Eve dönmeleri gerekiyordu. Otobüse atlayıp eve dönmek için toparlanmaya başladılar... Hiç bitmesin istiyorlardı ama bunu dinleyen yoktu. Tekrar birbirlerine sarılarak durağa doğru ilerlemeye başladılar. Batuhan, üniveristede birlikte okuduğu Deniz ile aynı evde kalıyordu. Beste ise ailesi ile birlikte yaşıyordu. Beste nin ailesi biraz çağdaş bir aileydi, o yüzden Beste nin giyiniş ve yaşayış tarzına karışmıyorlardı. İkisininde müzik dinleme türleri, siyasi görüşleri, hayat tarzları, sevgileri, aşkları, kısacası herşeyi uyuşuyordu. İkiside aynı şeyi düşünüyordu; o benim ruh ikizim Artık günün sonuna gelinmiş ayrılık kapıyı çalmaya başlamıştı. Sanki bütün bulutlar dağılmış, sert rüzgarlar esmeye başlamıştı. Dünya tersine dönmüş yaşanmaz bir hal almıştı. Ve işte o an yine son söz Batuhan ın ağzından çıktı Seni seviyorum aşkım. Ağlamaklı bir yüz ifadesiyle söylenecek söz kalmadı edalarıyla evine doğru yönelen Beste arkasına döndü ve son bir bakışla o da aynı şeyleri ifade etti. Bende... İkiside yarını iple çekiyordu... Sanki geceler sevenlere inat uzadıkça uzuyordu. Onlar buluşmak için ellerinden geleni yaparken, diğer bütün unsurlar onların buluşmaması için birlik olmuş çalışıyorlardı. Artık dayanamamışlardı ayrılığa, seslerini duymasalarda söylemek istediklerini söylemek istiyorlardı. Mesaj bunun için biçilmiş kaftandı ve yine ilk adımı 8

9 Batuhan attı. Sonsuzluk içinde, sonsuza kadar seninle... Bundan daha güzel bir mesaj olabilirmiydi, asla... Beste de aynı şeyi düşünüyordu o anlarda. Sonsuza kadar birlikte olmak... Hiç yaşlanmadan, hiçbir şeyi umursamadan... Ama ikiside biliyordu ki bu imkansız birşeydi. Gece saat bir hayli ilerlemiş ikiside yorgun düşmüştü. Uyuma zamanı gelmişti artık. Sevinsek mi üzülsek mi, gülsek mi ağlasak mı duyguları içinde uykuya daldılar. Uykunun bile birbirlerinden ayrılmaları için düzenlenmiş bir komplo olduğu kesindi. Ertesi gün buluştuklarında Beste nin yüzünden düşen bin parçaydı. Tabiki de onu bu halinden kurtarmak ve onun mutlu olmasını sağlamak Batuhan a kalmıştı ve bu işi en iyi şekilde başaracaktı. Neyin var tatlım dediğinde Beste nin bakışlarından korkmuştu. Daha önce hiç bu kadar kötü bakarken görmemişti onu. En sinirli anlarında bilr yanındaydı fakat bu hali başkaydı... Bir sorun mu var? dedi tekrar fakat yine cevap alamadı. Dakikalar sonra Beste den tek bir kelime çıkmıştı o da Gidelim oldu. Nereye gideceklerini ne yapacaklarını aslında ne yapması gerektiğini bilmiyordu. Ne söylediyse asla bir tek kelime bile alamadı. Yaptıklarını, yazdıklarını, söylediklerini düşünüyor ama onu bu hale getirebilecek bir şey bulamıyordu. Yüzü gittikçe kızarmaya hatta ateşi çıkmaya başlamıştı. Otobüsteki kişilerin bile dikkati çekmişti artık bu durum. Ama hala Beste den bir tepki yoktu... Doktor çağırmak istiyordu artık çünkü bu durum iyice canını sıkmaya başlamıştı. Yanında oturmuş ona bakarken aniden Beste Batuhan a bakmaya başladı. Gözleri sanki kan gölü gibiydi. Kırmızı kan dolu bir tabağın içindeki siyah bir zeytin gibi. Ürkütücü ve korkunç... İniyoruz demesiyle Batuhan ı tuttuğu gibi çekiştirmeye başlaması ve bu kadar kuvvetli olması Batuhan ı kuşkuya düşürmüştü. Beste aslında siyah saçlı, beyaz tenli, şeker mi şeker bir kızdı. Sürekli kırmızı ruj ve oje sürerdi. Buda Batuhan ın aşık olmasında en önemli etkendi... Bir karıncayı bile inciltemeyecek kadar narindi. Sevgi dolu bir insandı ama şimdi... 9

10 Batuhan da konuşmamaya karar verdi. Onu takip ediyordu sessiz sakin... Alsancak limanına doğru yol almaya başladılar. Buraları iyi biliyordu fakat buralarda gezilmesi veya görülmesi gereken biryer yoktu. Eski rum evlerinin yıkıntıları sadece... İş romantizme geldiğinde ise en son romantizm yaşanacak yerlerden birisiydi... Beste önden, Batuhan arkadan... Arada sırada arkaya o kan kırmızısı gözleri ile bakıp gelip gelmediğini kontrol ediyordu. Bu tür ortamlarda bulunmak istemediğinde Batuhan genellikle arkasını döner giderdi ve bir daha onun sözünü etmek istemezdi. En kuvvetli özelliği buydu. Arkasını döndüğü anda unuturdu... Sahile bakan eski bir rum evine yaklaştıklarında Beste nin adımları yavaşlamaya başlamıştı ama bu seferde nefes alışverişi hızlanmıştı. O kadar hızlanmıştı ki iki adım arkasından gelen Batuhan bile bunu duyabiliyordu. Evin önüne geldiklerinde Beste durdu ve arkasını döndü. Batuhan ile yüzyüze gelmişlerdi. Bir insanın bu duruma geldiğini daha önce görmediği gibi bu duruma gelebileceğini de tahmin edemiyordu. Sanki Beste gitmiş içinden bir canavar çıkmıştı. Beste ne oldu, iyi misin? dese de bir cevap alamadı. Bir evin kapısına bir Beste ye... İçeri gir diye bağırması vardı ki Beste nin ondan çıkması imkansızdı... Bu bir şaka mı? demesiyle içeriye savrulması bir oldu. Karanlıktı ve rutubet kokuyordu. Bu devirde böyle ev kalmışmıydı? Kapısı açık, pislik içinde... Esrar ve eroin kullanan herkese açık biryerdi sanırım diye düşündü... Daha sonra Beste nin ışıkları açması ile ortamın daha da kötü bir alması Batuhan ı artık iyice endişelendirmişti... Fayans döşeli duvarlarda kan lekeleri, ölmüş kedi cesetleri... Bir lamba ve lambanın altında bir iskemle... Fayansların karşısında iskemle, iskemlenin arkasında bir televizyon... Bütün bu olanlar ne demekti... Güldü arkasına döndü... Testere filmindemiyiz güzelim? diye soracaktı ki Beste nin elindeki bıçak kelimeleri boğazına düğümledi. Kendindemisin Beste, napıyorsun sen? Beste yavaş adımlarla Batuhan a yaklaşıyordu... Ölümün benim elimden olacak demesi an 10

11 meselesiydi sanki... Aşkım, bırak o elindeki bıçağı. Geriye doğru küçük adımlar atıyordu ama arkasındaki duvara geldiğinde ne yapacağını bilmiyordu. Nasıl tanımışım ben bu kızı diye düşünüyordu. Kaçması gerektiğini anladığında iş işten geçmemiş olması için dua etmekten başka bir çaresi yoktu. Hızlı bir atakla çıkması gerekiyordu. Üç, iki, bir... Arkasında duvar, karşısında eli bıçaklı beste, sağ tarafta fayans döşeli kanlı duvar... Tek çaresi vardı sola kaçmak... Sol taraftan kaçarak Beste nin etrafını dolanacak ve girdikleri kapıdan çıkacaktı... Plan buydu, güzeldi... Fakat olmama ihtimali yüksekti. İhtimaller hayattaki şans öpücükleridir diye düşündü ve sola doğru hızlı bir atak yaptı, ama... Beste nin bu kadar kısa sürede karşısına çıkması imkansızdı... O kadar hızlı koşabilirmiydi yoksa... Yine karşına Beste çıkmıştı... Bu sefer sağa doğru, Beste nin geldiği yöne hamle yapması gerekiyordu fakat... Yine karşısında Beste vardı... Beste nasıl... Bakirelik yemini gibi konuşmama yemini etmişti sanki. Otur. Dedi Beste. Çaresizdi, yapması gerekeni bilmiyordu, kaçmaya çalışmış ama başarısızlığa uğramıştı. İki seçeneği vardı; kaçmak yada ölmek... Daha gençti, üniversite ikinci sınıfta okuyordu. Evde beslediği balıkları vardı. Tanışacak daha nice yüzler, gezilecek yerler, yaşancak günler vardı... Bu kadar kısa bir sürede vazgeçmemeliydi. Otur dedim sana diye kulağını patlatacak kadar yüksek sesteki bu bağırışın ardından iskemleye oturdu. Yüzü üzerinde kan lekeleri olan fayanslı duvara dönüktü. İçerisi loş bir ortam olmasına rağmen fayans kaplı duvar parlıyordu. Kan lekeleri ve kan kokusu o kadar şğrençti ki midesini bulandırıyordu. Kurban bayramlarında o kadar hayvanın kesilmesini izlemesine rağmen bu kan kokusunun bu kadar iğrenç olduğunu bilmiyordu. Yerden bir ip alarak Batuhan ın yanına doğru yaklaşan Beste, Batuhan ın telaşını iyice artırmıştı. Ne yapacaksın bana, manyak mısın sen? Öldürecek misin beni? Ağzı dikilmiş bir hayvan gibi homurtular çıkartıyor 11

12 ama asla konuşmuyordu. İskemlede oturan Batuhan ın yanına iyice yaklaşan Beste, Batuhan ın ellerini arkadan bağlayarak iskemleye tutturdu. Daha sonra Batuhan ın vücudunu sabitlemeye başladı. Artık Batuhan ın kurtulması imkansızdı. İskemleyle birlikte hareket etmek istesede iskemle bir şekilde zemine sabitlenmiş hareket etmesi engellenmişti. Cebinden çıkardığı mendili Batuhan ın ağzının içine soktu. Yerden aldığı bantlada üzerinden bantladı. Sesinin çıkması imkansızdı artık. Tek hayata bağlı noktası gözleriydi.belkide bu dünyada gördüğü son şeyler bunlardı. Parlayan fayans duvarın önüne geçmiş onu rahatça görebilmesini sağlamıştı... Kafeste getirdiği kediyi ise ayaklarının yanına koymuştu. İskemlenin arkasına dolaşarak televizyonu açtı. Televizyonda bir müzik kanalı bularak tekrar iskemlenin karşısına geçti. Batuhan bütün bu olanlara asla bir anlam veremiyordu. Artık kafası karışmıştı ve artık ağlamak istiyordu... Dans müziğine uygun hareketlerle yavaş yavaş ritim tutmaya başlamıştı. Kırmızı kan dolu gözlerini ondan ayırmadan dan ediyordu... Batuhan ın korkuları en üst düzeye ulaşmış artık ölmemek için dua etmekten başka bir çaresi kalmamıştı... Beste yavaş yavaş dans ederken bir yandan da yakalı gömleğinin üzerine taktığı kravatını çıkartıyordu... Dans ile birlikte yavaş adımlarla Batuhan ın yanına gittikten sonra çıkardığı kravatı Batuhan ın boynuna geçirdi ve boynunu yavaş bir şekilde ısırdı. Arkasını dönüp tekrar duvara doğru ilerlemeye başladı. Duavara geldiğinde tekrar dans eşiliğinde şapkasını çıkarıp kapıya doğru fırlattı. Gömleğinin düğmelerinin arasından sütyeni belli oluyordu zaten ama bu sefer düğmelerini açmaya başlamıştı... Bu ne şimdi striptiz mi? diye düşündü Batuhan. Yoksa... Beste gömleğinin düğmelerini tamamiyle açmış yavaş yavaş gömleğini çıkarmaya başlamıştı... Gömleğide başka bir tarafa fırlattıktan sonra altındaki kot pantalonu çıkarmaya başlamıştı. Artık Batuhan ın karşısında iç 12

13 çamaşırları ile duruyordu. Ayakkabılar çoraplar... Derken sütyen ve tangasını da çıkaran Beste artık bütün çıplaklığı ile Batuhan ın karşısındaydı... Bu kadar düzgün, güzel bir vücut olmaz diye düşündü Batuhan. Acaba ölmeden önceki son fani zevkleri mi yaşıyordu? Biraz olsun korkusu yatışan Batuhan, Beste nin tekrar bıçağı alması ile sonuca kendini hazırlamaya başlamıştı. Elindeki bıçağı sallayarak Batuhan ın yanına yaklaşıyordu. Artık ölüm vakti gelmişti. Keşke son sözlerimi söylememe izin verseydi diye düşündü Batuhan... Elindeki bıçağı yavaşça Batuhan ın yüzünde, boynunda ve kalbinin oralarda dolaştırmaya başladı. Sanki seni nerenden öldürmemi istersein diyordu... Boğazına yaklaştığı zamanlarda Batuhan ın kalp atışları o kadar çok hızlanıyor ve kuvvetleniyordu ki kalbi yerinden çıkacaktı sanki... Yüzünün sol tarafında gezinen bıçak ani bir hareketle çok fazla derin olmayan ama büyük bir acı verecek şekilde derisini çizmişti. Kesilen yerden kanlar akmaya başlamıştı. Bu akan kanlar Beste yi o kadar mutlu etmişti ki kahkalarla gülmeye başlamıştı... Göğüslerini akan kanlara değdiriyor ve homurdanarak zevk çığlıkları atıyordu. Batuhan ise bu zevke karşılık korkudan başka birşey hissetmiyordu... Geriye, fayanslı duvara doğru hareket etmeye başlayan Beste, Batuhan ın korkusunun biraz olsun azalmasını da sağlamıştı... Ayaklarının yanında bulunan kafesi eline alan Beste kediyi kafesten çıkarmya çalışıyordu. Batuhan ın ise aklında tek bir şey vardı. Beste satanistmiydi? Bir ayinmiydi bu yoksa? Yoksa bir kurban edilişin öyküsü mü? Kedi öleceğini anlamışçasına kaçmaya çalışıyor fakat başaramıyordu. Batuhan ile kedinin arasında hiçbir fark yoktu ikisininde sonu aynıydı... Bıçağı aynen Batuhan a yağtığı gibi kedinin vücudunda dolaştırmaya başladı. Kedi kımıldandıkça bıçak kediye batıyor, bıçak battıkça kedi miyavlıyordu... Boynundan tutmuş aşağıya doğru sarkıtmıştı kediyi... Batuhan ın bunu izlemesini istiyordu, bundan korkmasını, sonunu görmesini... 13

14 Ani bir hareketle kedinin karnına bıçağı sağladı ve yukarıya doğru çekmeye başladı. Zaten ilk hareketten sonra kedi ölmüştü. Yukarıya doğru çıktıkça kedinin iç organları görünmeye başlıyordu. Sonra bıçağı çekti ve elini kedinin iç organlarında gezdirmeye başladı... Elini çıkardığında ise elinin her tarafı kan içindeydi ve elinin içindeki şey... Hayır, vahşi bir yaratık gibi kedinin kalbini sökmüştü... O kadar büyük bir zevk almıştı ki kahkahalarla birlikte kedinin kalbini bütün vücudunda dolaştırmaya başlamıştı... Vücudunun heryeri kan oluyordu... O iğrenç kan kokusu yine etrafa yayılmış Batuhan ın midesini kaldırmaya başlamıştı. Kusmak istiyordu ama kusabilse bile ağzındakiler yüzünden boğulabilirdi...göğüsleri, karnı, bacak arası... Her yeri kan içindeydi ve o koku bile onu rahatsız etmiyordu. Kedinin cesetini fayanslı duvara fırtallatığında ise daha önceki kan izlerine benzer bir iz bırakmıştı duvarda. Demekki daha önceleride burada aynı işlemleri tekrarlamıştı... Batuhan a bakıyor, baktıkça gülüyor, güldükçe sinirleniyordu... Bıçağı yerden tekrar aldıktan sonra müziğe ritim tutarak Batuhan ın yanına gelmişti... Gözleri hala sinir dolu, öfkeli intikam ateşiyle yanar gibiydi... Son duanı et Batuhan gidiyorsun... dediğinde ise Batuhan ın gözlerinden yaşlar dökülmeye başlamıştı bile... Evet anladıkların doğru Batuhan. Ben bir satanistim ve bugün büyük gün. Biliyorsun ki Haziranın 6. Günü. Ve 2006 yılındayız bunlar sana birşey hatırlatıyor mu? Üzgünüm ki daha iki günlük sevgiliyken öleceksin. İki gün bekledikten sonra o salak aşkını bana açsan olmaz mıydı? Salak aşkın ölümle sonuçlanacak. Çok masum bir aşk... Sözleri bir hançer gibi saplanıyordu kalbine Batuhan ın. Yapacak çok şeyi kalmamıştı artık. Ölüm onun son yolculuğu olacaktı. Bacaklarını araladı, bıçağı kaldırdı, diğer eliyle Batuhan ın kafasını tuttu... Batuhan korkudan ölmek üzereydi. Artık nefesleri yavaşlamış, hatta 14

15 nefes alması işkence haline dönmüştü... Bu kadar seksi bir görüntü karşısında ölmek Batuhan a göre değildi. Ölmemeliydi ama yapacak çok fazla birşeyi yoktu. Bıçağın gölgesi gözlerine gelmişti bile ve o gölge birkaç saniye sonra gidecekti ama gittiğinde Batuhan asla bir daha herhangi bir gölge göremeyecekti... Ve bıçağın gölgsesi kayboldu... Dostum ya uyan artık. Yine akşam yat geber ekmeği yemişsin. Bak bir gün kalbin sıkışacak uyurken ölüp gideceksin. Karışmam ama... Offf ne uykucu bir adamsın sen ya. Hadi kalk kahvaltı yapalım sonrada bulaşıkları yıkarız... Ev arkadaşı Deniz in bu seslerini duymak onu o kadar sevindirmişti ki kalktığı gibi Deniz in yanına gidip Sen otur kahvaltıyı ben hazırlarım. demişti. Yine gördüğü kötü rüyalardan bir tanesiydi ama bu sefer ki çok garipti. İlk günün ardından böyle bir rüya görmesi onu biraz da olsun Beste den soğutmuş, kafasını soğutmuştu. Kahvaltıdan sonra uzun uzun, heyacanlı ve garip bir şekilde rüyasını Deniz e anlattığında aldığı tepki başka bir kafa karıştırıcıydı... İnan ki dostum bunun sonu zaten böyle olacak... Bu ne anlama geliyordu? Acaba Deniz Beste hakkında birşeyler mi biliyordu? Yoksa Deniz... Öğlen olmuş yemek ve bulaşık faslından sonra kafasını toparlamak ve biraz temiz hava almak için dışarıya çıkmıştı Batuhan... Düşünceleri o kadar karışmıştı ki artık birşey düşünemez hale gelmişti. Durup dururken böyle bir rüya görmesi saçmaydı... Tamam daha önceleride farklı, değişik, abes, saçma rüyalar görmüştü ama bu diğerlerinden farklıydı. Sokağın sonuna geldiğinde sokağın çıkmaz sokak olduğunu gördü. Geri 15

16 dönmek istedi. Zaten bu sokağa nasıl girdiğinide bilmiyordu. Sokak numarasına baktı, tekrar bu aptallığa düşmemek için numaralı sokak. Unutmamak için birşey ile ilişkilendirmeliyim diye düşündü. Doğun yılı ile ilişkilendirerek hafızasına kaydetti. Sonra yine aynı düşüncelere daldı. Okula doğru yol alırken birden şaşkına döndü, tam karşısından Beste geliyordu ve onunla bugün buluşmayı düşünmüyordu. Hatta birkaç gün buluşmayı düşünmüyordu. En azından düşüncelerini toparlayasıya kadar. Merhaba Batucum. Dedi Beste ama bir tuhaflık olduğunu o da anlamıştı. Batuhan cevap verebilecek durumda değildi. Sadece Beste nin yüzüne bakıyordu. Neyin var tatlım. diyerek bir cevap almak istedi Beste. Nafile. Bir cevap alamadı yine. Elini Batuhan ın yüzüne götürdüğünde Batuhan bir adım geri çekildi. Beste birşeylerin yolunda gitmediğini anlamıştı. Görüşmek istemiyor musun? dediğinde hiç ummadığı bir cevap aldı. Bu cevap Beste nin moralini alt üst etmişti. Bir kaç gün görüşmeyelim Beste. Sürekli bu kelimeleri tekrar ediyor ve bir anlam veremiyordu. Bu sözleri söylemesini sağlayacak ne yapmış olabilirdi ki? Evine doğru giderken sürekli bunları düşündü ama bir cevap bulamadı. Bazen erkekleri kendi başlarına bırakmak gerekir diye düşündü. Hani bir söz vardır koyver gitsin dönerse senindir dönmezse asla senin olmamıştır. İşte Beste şuan bunu uygulayacaktı. Ama içi içini yiyiyordu. Ya dönmezse? Artık düşüncelerinden biraz olsun kurtulmuş, kendini toparlamış olan Batuhan eve doğru yöneldi. Hala kafasında aynı soru işaretleri ve şaşkınlıkla. Eve giden en kısa yolu seçti. Eve gittiğinde internete girecek ve sabaha kadar internette kendinden geçecekti. Kendini tanıyordu ve rahatlaması için bunu yapması gerekiyordu. Sevinçliydi ama aynı zamanda da hüzünlü. Eve doğru gidiyordu sanki herşeyin çözümleneceği noktaya... Sanki herşeyi unutup rahatlayacağı noktaya... Seviniyordu ama üzülüyordu, ya olmazsa... 16

17 Kapıya geldiğinde üzerinde kendi isminin bulunduğu bir not buldu. İkiye katlanmış beyaz küçük bir not. Aldırmadan geçmek istedi ama merak daha güçlü çıktı. Sanki sağ tarafında melek sol tarafında şeytan vardı ve alıp almaması konusunda uyarılarda bulunuyorlardı. Ama yine kazanan taraf şeytan olmuştu. Notu aldığında tüyleri ürperdi. Garip birşeyler olduğunun farkındaydı. Notu açtığında ise ismi gibi daktilo ile yazılmış Sex And Earth yazıyordu da bu ne demekti... Zaten kafası karışıktı ve bu notla herşey iyice karışmıştı artık. Ev arkadaşının şaka yapma ihtimali vardı ama tam da bunların üzerine neden böyle birşey yapsın ki diye düşündü. Hem bu Sex And Earth ne demekti? Saçmalıklarla uğraşmaktan kendine ayırabilecek vakit bulamıyordu. Hayat neydi? Aslında her zaman söylediği gibi {Hayat = Matematik} ti ama artık saçmalık dolu günlerden başka birşey değildi. Merdivenlerden koşarcasına çıkan Batuhan hemen daireye geldi. Kapıyı çaldığında Deniz kapıyı açtı. Notu Deniz in eline tutuşturan Batuhan direk odasına geçti. Şaşkın bir biçimde arkasından bakakalan Deniz Batuhan ın arkasından odaya doğru yöneldi. Notu okuduğunda Deniz de şaşırmıştı ama kahkahalarla gülüyordu. Dostum grubumuzun adı bu mu olacak yoksa? Güzel isim. Dediğinde notu Deniz in bırakmamış olabileceğini düşündü. Durumu Deniz e anlattığında ise polisiye romanları içinde boğularak yaşayan Deniz hemen bir senaryo yazmaya başladı. Dostum kesin uzaylılar geldi. İki şey istiyorlar sex ve dünyayı. Sex için bir kız lazım onlar sonra ilişkiye girdikten sonra çoğalacaklar ve dünyamızı ele geçirecekler. Burada seçilmiş kişi sensin. Dünyayı kurtarmak senin elinde. Kurtar bizi dostum. Hap uzatırlarsa her zaman mavi olanını seç. Ya da ne bileyim sevdiğin kızı asla bırakma... Filmlerde ve kitaplarda böyle oluyor çünkü İyice kahakahalara boğulan Deniz Batuhan ın şaşkınlığını biraz olsun yatıştırmıştı. 17

18 Dostum takma kafana, rahatla bizim dankilerden biri yapmıştır. Deniz yine bu sözlerle Batuhan ı güldürmeyi başarmıştır. Danki kelimesi ikisi arasında oluşmuş bir kelimeydi. Dangalak arkadaş anlamına gelen bu kelimeyi her söylediklerinde kahkahalarla gülerlerdi. Sabaha kadar internette gezineceğini ve rahatlayıp yarın bomba gibi çıkacağını söylediğinde Deniz mutfaktan atıştırmalık birşeyler getirmiş ve odasına, polisiye romanlarına dönmüştü. Gecenin ilerleyen vakitleriydi. Kapıya bırakılan not bilgisayar masasının üzerinde açık bir şekilde duruyordu. Batuhan nette bilinçsiz bir biçimde dolaşıyordu. Hangi siteye girdiğinin farkında bile değildi fakat zaman geçirmek için idealdi. Artık uykusu bastırıyordu. Işığı kapatmıştı. Odayı sadece bilgisayarının ekranının ışığı aydınlatıyordu. Gözleri ağrımaya başlamış ve yavaştan gözleri kaymaya başlamıştı. Bilgisayar masasının üzerindeki suya uzandığında gözü yine nota ilişti ve notta yazılanları internette aramak istedi. Acaba daha önce böyle saçma bir not alan var mıydı? Arama motoruna girdi. Sex And Earth yadı ama porno sitelerden başka birşeyle karşılaşmadı. Arama tekniklerini çok iyi bildiği için kelimeleri tırnak içine aldı ve - porno yazarak porno sitelerinin arama sonuçlarında yer almasını engelledi. Karşısına binlerce site gelmişti. Bundan daha güzel vakit geçirecek şey mi vardı? Sayfa sayfa ilerlemeye ve her sayfadaki işe yarar sitelere bakıyordu. Her sayfada 20 site listeleniyordu. 4. Sayfanın 4. Sitesine geldiğinde ise açıklamada yazan şeyler Bsatuhan ı hayrete düşürdü. Sex And Earth yazılı bir not almış en son. Sonra ise kız arkadaşı tarafından öldürülmüş... Bu açıklama karşısında şaşkından deliye dönmüştü. Uykusu kaçmış ve korkmuştu. Bu siteye girip girmeme konusunda kararsızdı. İnsanın kaderi ile karşılaşması gibi birşeydi bu. Sessiz bir ölüm gibi. Biran Deniz i uyandırmak istesede bunu tek başına yapmak istedi. Kendi geleceğinden kaçmak istemezdi. 18

19 Siteye girdiğinde korkulacak birşey olmadığını almaştı ama yinede içinde garip bir his vardı. Normal herkesin alabileceği bir forum sitesiydi civarı üyesi olan gelişme özürlü sitelerden. The Apeiron nickli bir üye sanki birisinin başına gelmiş ve bu olaylara tanıklık etmiş gibi anlatıyordu. Anlattıklarına göre notu alan kişi sevgilisi hakkında korku dolu rüyalar görür sonrada sevgilisi tarafından öldürülürmüş. Bundan kurtulmanın yolunuda anlatmış. Kurtulma yolu ise tam bir dehşet... Sevgilisini öldürmek... Batuhan Beste yi nasıl öldürebilirdi ki? Bilgisayar başında donakalmış bir vaziyette duruyordu. Biran saçmalık diye düşünsede anlatılan olaylar onun başından geçenlerle çok benzerdi. Peki ya bu The Apeiron kimdi? Bu site neyin nesiydi? Siteyi incelemeye başladı. The Apeiron nickli üye forumda baya aktif üyelerden birisiydi. Hemen hemen her konuda mesajı vardı ve forum üyeleri tarafından sevilen bir kişiydi. Web sitesi ise tamamen yalan haberlerle dolu bir siteydi. Belliki birkaç kişi tamamen eğlence amaçlı bir site açmış ve içinde yalan dolu haberler ve olaylar eklemişti. Ama bir konunun bu kadar benzerlik göstermesi ilgiçti doğrusu. The Apeiron nickli üyeye mesaj göndermeye karar verdi. Siteye üye olmadan mesaj gönderemeyeceği için üye olmaya karar verdi. Üye ol butonuna bastığında ise site tarafından otomatik olarak gönderilmiş bir mail aldı. Cehennet e Hoşgeldiniz. Gariplikler devam ediyordu fakat birbirinden o kadar bağımsız ve kopuk haldeydi ki toparlamak imkansızdı. The Apeiron nickli üyeyi bulduktan sonra üyeye o konuda anlattığı olay ile ilgili birkaç soru sordu. Cevap geldiğinde mail ile haberdar edilmesi içinde forum ayarlarını yaptıktan sonra uyumaya karar verdi. Bu kadar düşüncenin ve karışıklığın içinde nasıl uyuyacaktı o da bilmiyordu. Yatağa uzandıktan sonra dua ettikten sonra uykuya daldı. Diken üzerinde yatar gibi... Sabah kalktığında yattığı pozisyonu bozmamış olduğunu farketti. Sanki bir mumya veya bir ceset gibi yatmıştı yatakta. Saat 12 ye gelmek üzereydi. 19

20 Kafasını bilgisayara doğru çevirdiğinde ise şaşkınlıktan birkaç dakika konuşamaz oldu. Bilgisayar açıktı ve ekranda Cehennet den mesajınız var yazıyordu. Halbuki yatarken bilgisayarı kapatmış ve fişini çekmişti... Yataktan kalktığı gibi maildeki bağlantıyı takip ederek siteye giriş yaptı. The Apeiron nickli üyeden gelen cevabı okuduğunda öyle bir bağırdı ki Deniz koşarak odaya gelmişti. Deniz gördüklerine bir anlam veremiyordu. Batuhan bilgisayarın başında oturmuş gözleri yerinden fırlayacak bir biçimde bilgisayara bakıyordu ve bilgisayarda sadece Adamım ben o mesajı nasıl yazdım bilmiyorum, silemiyorumda. Seksendördüncü mesajım. Veritabanından da silemedik sanırım birisi benim üyelikle yazmış. Başka bir sorun varsa konuşabiliriz. yazıyordu. Deniz durumu biraz olsun anlamaya çalışırken Batuhan ise yavaş yavaş kendine gelmeye başlamıştı. Hadi dostum kahvaltı yapalım çay hazır. derken Deniz de bile bir korku oluşmuştu. Günlerden Pazar dı ve iki arkadaşın klasikleri haline gelmiş Pazar kahvaltıları vardı. Balkonda, sadece kuş sütünün eksik olduğu bir masada akşam yemeğine kadar yiyip içip gazete okumak. Klasikleşen bu manzara onları o kadar rahatlatıyordu ki... Ama bu Pazar asla böyle birşey olmayacaktı. İkiside korkmaya başlamış ve konuşmaya cesaretleri yoktu. İkiside aynı şeyi düşünüyorlardı. Gerçek ile rüya arasında sıkışmış kalmışlardı. Gerçek mi yoksa rüya mı? Keşke herşey yine Deniz in gördüğü rüya ile aynı olsaydı... İkisde şaşkın, ikiside korkak, ikiside ürkmüş... Deniz in cesareti ile bir karar aldılar. Bu konu burada kapanacak ve kimseye söylenip anlatılmayacaktı... Bununla ilgili herşeyi yok edecekler ve hayatlarına kaldıkları yerden devam edeceklerdi. Batuhan ise Beste den ayrılacaktı... İkiside iyi olmasını umuyordu... Eski sessiz, sakin, eğlence dolu, deli hayatını o kadar özlemişti ki Batuhan... Rüya olması için dua ediyordu. Hatta uyanmak için birbirlerine tokat bile atmışlardı ama nedense ikiside tokattan sonra yatakta değildiler. 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

tellidetay.wordpress.com

tellidetay.wordpress.com Dört Dakika İçin Bile Olsa Okuyabilmek Evden acele ile çıkmıştım. Koşar adımlarla metroya doğru ilerlerken bir yandan öğrencilere vereceğim dersin plânını yapıyor, bir yandan da çiseleyen yağmurda ıslanmamaya

Detaylı

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu İgi ve ben Benim adım Flo ve benim küçük bir kız kardeşim var. Küçük kız kardeşim daha da küçükken ismini değiştirdi. Bir sabah kalktı ve artık kendi ismini kullanmıyordu. Bu çok kafa karıştırıcıydı. Yatağımda

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. SOKAK - DIŞ - GÜN ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. Batu 20'li yaşlarında genç biridir. Boynunda asılı bir fotoğraf makinesi vardır. Uzun lensli profesyonel görünşlü bir digital makinedir. İlginç

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Müslim Uyğun. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Müslim Uyğun. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 28.7.2009 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu! Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,

Detaylı

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Şizofreninin nasıl bir hastalık olduğu ve şizofrenlerin günlük hayatlarında neler yaşadığıyla ilgili bilmediğimiz birçok şey var.

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) İmtiyaz Sahibi Adına Ramazan BALCI Okul Müdürü Fatma BAŞA ( Özel Eğitim Öğretmeni ) Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI ( Görsel Sanatlar Öğretmeni

Detaylı

OHIO DOĞAÇLAMASI (OHIO IMPROMPTU)

OHIO DOĞAÇLAMASI (OHIO IMPROMPTU) OHIO DOĞAÇLAMASI (OHIO IMPROMPTU) Samuel Beckett (1981) Türkçesi: Semih Fırıncıoğlu Ohio Doğaçlaması (Ohio Impromptu) ilk kez 9 Mart 1981 de, Ohio State Üniversitesi nin işbirliğiyle, Drake Union, Stadium

Detaylı

ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK. Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an

ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK. Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an Ece Şenses 21001982 ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an oldu mu hiç? Louvre müzesi benim için tam olarak böyle oldu. Sadece benim

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ 1- Beni çok iyi tanımlıyor 2- Beni iyi tanımlıyor 3- Beni az çok iyi tanımlıyor 4- Beni pek tanımlamıyor 5- Beni zaman zaman hiç tanımlamıyor 6- Beni hiç tanımlamıyor

Detaylı

TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN MAKİNENİN ARKASI

TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN MAKİNENİN ARKASI TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN 21400752 MAKİNENİN ARKASI Fotoğraf uzun süre düşünülerek başlanılan bir uğraş değil. Aslında nasıl başladığımı pek hatırlamıyorum, sanırım belli bir noktadan sonra etrafa

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Turkiye' ye dönmeden önce üniversiteyi kazandığımı öğrenmistim. Hayatımın en mutlu haberini de orada almıştım.

Turkiye' ye dönmeden önce üniversiteyi kazandığımı öğrenmistim. Hayatımın en mutlu haberini de orada almıştım. Meraba, Ben Asena Ünğan. 19 yaşındayım. 1-22 Eylül 2016 tarihinde Güney Kore'de, Incheon, Seoul,Jeonju,Gyeonju ve Busan da bulundum. Güney Kore topraklarına sevdam 9 yaşında iken, Taekwondo ile başladı.

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken

Üniversite Üzerine. Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken Engin Deniz İpek 21301292 Üniversite Üzerine Eğitim adı verilen şeyin aslında sadece ders kitaplarından, ezberlenmesi gereken formüllerden ya da analitik zekayı çalıştırma bahanesiyle öğrencilerin önüne

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına 23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına Bodrum da 3 yıl önce kaptanlığa başlayan Gül Yavuz, 23 yıl yazılım sektöründe çalıştıktan sonra nasıl yat kaptanı olduğunu ve denizlerde kadın kaptan olmanın

Detaylı

YALNIZ BİR İNSAN. Her insanın hayatında mutlaka bir kitap vardır; ki zaten olması da gerekir. Kitap dediysem

YALNIZ BİR İNSAN. Her insanın hayatında mutlaka bir kitap vardır; ki zaten olması da gerekir. Kitap dediysem YALNIZ BİR İNSAN Her insanın hayatında mutlaka bir kitap vardır; ki zaten olması da gerekir. Kitap dediysem öyle sonunda hep iyilerin kazandığı, kötülerin cezalandırıldığı veya bir suçluyu bulmak için

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Berk Yaman. Demodur. Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır

Berk Yaman. Demodur. Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır Berk Yaman Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR Evveel zaman içinde yaşayan iki âşık varmış. Kara sevdaları

Detaylı

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Çok çok eski zamanlarda, var varken, yok yokken ahmak bir kurt, kapana yakalanmış. Kapana yakalanan

Detaylı

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir.

Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir. Çeviri Deniz Hüsrev Jiggy kahramanımızın asıl adı değil, lakabıdır. Ve kıpır kıpır, yerinde duramayan anlamına gelmektedir. 5 6 BİRİNCİ BÖLÜM Hayatınızı elinizden alınıp klozete atılmış, ardından da üzerine

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı ...ZEDE Bir adam... Bel Plan (Görüntü adama doğru yaklaşıyor) Bir şehir... Geniş Açı Şehirde hayat akıyor... Ve insanlar... Geniş Açı Düşme görüntüsü Yüksek bir yerden düşme hissi, aşağıya doğru tilt...

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Güzel Bir Bahar ve İstanbul Güzel Bir Bahar ve İstanbul Bundan iki yıl önce 2013 Mayıs ayında yolculuğum böyle başladı. Dostlarım, sınıf arkadaşlarım ve birkaç öğretmenim ile bildiğimiz İstanbul, bizim İstanbul a doğru yol aldık.

Detaylı

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ:

ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: ÜRÜN KATEGORİSİYLE İLGİLİ: 1. Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? (Hangi saatlerde) 2. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? 3. Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını

Detaylı

İŞLETMELERDE BECERİ EĞİTİMİNE ÇIKAN ÖĞRENCİLERİN AYLIK PRİM VE HİZMET BELGESİNİ SİSTEME GÖNDERMEK https://ebildirge.sgk.gov.tr/wpeb/amp/loginldap

İŞLETMELERDE BECERİ EĞİTİMİNE ÇIKAN ÖĞRENCİLERİN AYLIK PRİM VE HİZMET BELGESİNİ SİSTEME GÖNDERMEK https://ebildirge.sgk.gov.tr/wpeb/amp/loginldap İŞLETMELERDE BECERİ EĞİTİMİNE ÇIKAN ÖĞRENCİLERİN AYLIK PRİM VE HİZMET BELGESİNİ SİSTEME GÖNDERMEK https://ebildirge.sgk.gov.tr/wpeb/amp/loginldap ÖNEMLİ : 1. Öğrencilerin Sigorta İşe Giriş Bildirgeleri,

Detaylı

MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN!

MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN! MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN! Sağlıklı ve faydalı olan ne varsa yaparım. Zararlı olan her şeyle savaşırım. Kötülerin düşmanı, iyilerin dostuyum. Zor durumda kaldığınızda İmdaat! diye beni çağırabilirsiniz.

Detaylı

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik.

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Sizi tanıyabilirmiyiz? 1953 Söke doğumluyum. Evli, 2

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

Azra hızlı hızlı giyinip, kahvaltı yapmadan evden ayrıldı. Asansöre binerken arkadan hala Berrak ın sesi geliyordu:

Azra hızlı hızlı giyinip, kahvaltı yapmadan evden ayrıldı. Asansöre binerken arkadan hala Berrak ın sesi geliyordu: Koru Azra nın kabusun etkisinden kurtulup yataktan kalkması için birkaç on dakikaya ihtiyacı vardı. Bu sırada Azra nın geveze ev arkadaşı Berrak her zamanki nutuk öğütlerinden birini atmakla meşguldü.

Detaylı

MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN!

MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN! MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN! Sağlıklı olan ne varsa yaparım. Zararlı olan her şeyle savaşırım. Kötülerin düşmanı, iyilerin dostuyum. Zor durumda kaldığınızda İmdaat! diye beni çağırabilirsiniz. Sesinizi

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ŞİİRLER 10 Kasım geldi işte Üzgünüz biz milletçe Atatürk! ü anarız O bizim kalbimizde 10 Kasım geldi işte Koşarız Anıtkabir e Atatürk ü anarız

Detaylı

SATRANÇ. Satranç öğrenmek benim için her zaman zor olmuştur. Yirmi yaşıma gelmeme rağmen

SATRANÇ. Satranç öğrenmek benim için her zaman zor olmuştur. Yirmi yaşıma gelmeme rağmen Cenk Benli 21200399 TURK 102- Sec. 15 Ahmet Kaya SATRANÇ Satranç öğrenmek benim için her zaman zor olmuştur. Yirmi yaşıma gelmeme rağmen halen oynamakta zorlanıyorum. Sadece satranç da değil, tavla, dama,

Detaylı

GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ

GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ 19.12.2012 Ben de bilim insanı olmak istiyorum çünkü pes etmem! (7. Sınıf Aklımda bilim insanlarının da hep doğruyu tam olarak bilemeyecekleri kaldı. Bilim insanlarının

Detaylı

Birbirimize anlatacağımız ne çok şey var; düşündünüz mü? İşte bu yazma nedenlerimden biri. İlki...

Birbirimize anlatacağımız ne çok şey var; düşündünüz mü? İşte bu yazma nedenlerimden biri. İlki... Bir şairin seyir defteri Prof. Dr. Göksel Altınışık Gelinciğin Yalnızlığı Bir ömrü damıtsak ne kalır geriye? Benimkinden, en azından şu ana dek yaşanan kadarından, sözcükler kalıyor. Bir mucize bu benim

Detaylı

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var)

Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Eşeğe Dönüşen Kabadayı Makedonya Masalı (Herşeyin bir bedeli var) Yazan: Yücel Feyzioğlu Resimleyen: Mert Tugen Ne varmış, ne çokmuş, gece karanlık, güneş yokmuş. Her kasabada kabadayı insanlar varmış.

Detaylı

iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi.

iki sayfa bakayım neler var diye. Üstelik pembe kapaklı olanıydı. Basından izlemiştim, pembe kapaklı bayanlar için, gri kapaklı olan erkekler içindi. Malum ülkemiz son dönemde Globalleşen dünya ile birlikte oldukça sıkıntılı. Halk olarak bizlerde de pek çok sıkıntılar var. Ekonomik sıkıntılar, siyasi sıkıntılar, sabotaj planları, suikast planları. Darbe

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM

Detaylı

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI 1966 da Adana da doğdu. Hüseyin Kıyar ve Yavuz Sarıalioğlu ile birlikte Ocak 1994 ve Ekim 1997 de iki şiir kitabı yayımladı. İletişim Yayınları nca

Detaylı

Benimle Evlenir misin?

Benimle Evlenir misin? Benimle Evlenir misin? Bodrum sokakları ilginç bir evlenme teklifine daha sahne oldu. Bodrumlu genç kaptan Ali Özbaylan 9 yıl önce tanıştığı kız arkadaşı Tuba Cihat a, Milta Marina da bulunan bir kafede

Detaylı

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda Bir gün sormuşlar Ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara

Detaylı

Samed Behrengi. Püsküllü Deve. Çeviren: Songül Bakar

Samed Behrengi. Püsküllü Deve. Çeviren: Songül Bakar Samed Behrengi Püsküllü Deve Çeviren: Songül Bakar Samed BEHRENGİ Azeri asıllı İranlı yazar Samed Behrengi, 1939 da Tebriz de doğdu. Öğretmen okullarında öğrenim gördükten sonra Tebriz Üniversitesi İngiliz

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi 6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi Kahramanmaraş ın Ekinözü İlçesine bağlı Alişar Köyünde 54 Yaşındaki Mehmet Göyün 6 Çocuğu ile birlikte tek göz kerpiç odanın içinde verdiği yaşam Mücadelesi yürekleri

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

ÖN OYUN Yer, ağustos böceklerinin yuvası. Cici ve Mimi aynanın karşısında son hazırlıklarını yapmaktadır.

ÖN OYUN Yer, ağustos böceklerinin yuvası. Cici ve Mimi aynanın karşısında son hazırlıklarını yapmaktadır. ÖN OYUN Yer, ağustos böceklerinin yuvası. Cici ve Mimi aynanın karşısında son hazırlıklarını yapmaktadır. (Şapkasını takar.) Nasıl oldu Mimiciğim? Ay çok hoş! (Saçlarına taktığı çiçekleri gösterir.) Ne

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

İlk 4 soruyu metne göre cevaplayınız. 1 Metinde geçen aşağıdaki cümlelerden hangisi metnin ana fikridir?

İlk 4 soruyu metne göre cevaplayınız. 1 Metinde geçen aşağıdaki cümlelerden hangisi metnin ana fikridir? İnsanın üstünlüğü, bilime dayanarak olaylara egemen olabilmesinde ve doğa güçlerini denetim altına alabilmesindedir. Bilim; doğada ve toplumda geçerli kuralları, yasalan bulup ortaya çıkartır. Sorunların

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci Bir Kız Bara Girer Ve... Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci 4 Bir Kız Bara Girer Ve... Bütün kadınlar bir iç çamaşırından çok fazla şey beklememeleri gerektiğini bilirler. Çok seksi olmak istiyorsanız,

Detaylı

SAGALASSOS TA BİR GÜN

SAGALASSOS TA BİR GÜN SAGALASSOS TA BİR GÜN Çoğu zaman hepimizin bir düşüncesi vardır tarihi kentlerle ilgili. Baktığımız zaman taş yığını der geçeriz. Fakat ben kente girdiğim andan itibaren orayı yaşamaya, o atmosferi solumaya

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1

6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 6. Sınıf sıfatlar testi testi 1 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde soru anlamını sağlayan kelime sıfat değildir? A) Kaç liralık fatura kesilecek? B) Oraya gidip de ne iş yapacaksın? C) Ne kadar güzel konuşuyor

Detaylı

II. başarıya III. çalışmıyorsanız IV. ulaşmanız

II. başarıya III. çalışmıyorsanız IV. ulaşmanız SABEDİN TÜRKER İÖO 5.SINIF TÜRKÇE Cümlede Anlam TEST 37 1) V. mümkün değildir I. II. başarıya III. çalışmıyorsanız IV. ulaşmanız Yukarıda numaralandırılmış sözcüklerden anlamlı ve kurallı bir tümce oluşturulduğunda

Detaylı

yaşam boyu bağlanırsanız.

yaşam boyu bağlanırsanız. Size nasıl tarif etsem ki... İlk görüşte âşık olmak gibi bir duygu. " İşte bu benim aradığım kadın," dersiniz ya, işte öyle bir şey. Önce teknenize âşık olacaksınız sonra satın alacaksınız. Eğer sevmeden,

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

Cümlede Anlam TEST 38

Cümlede Anlam TEST 38 SABEDİN TÜRKER İÖO 5.SINIF TÜRKÇE Cümlede Anlam TEST 38 1) Çocukların öğütten çok, iyi bir. ihtiyaçları vardır. Tümcesinde boş bırakılan yere aşağıdaki sözcüklerden hangisi getirilebilir? A. ilgiye sevgiye

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz.

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. YARATICI OKUMA DOSYASI En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. MAVİŞ Mavişe göre Dünya nın ¾ nün suyla kaplı olmasının nedeni nedir?...... Maviş in gözünün maviden başka renk görmemesinin

Detaylı

Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun.

Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun. Ücretsiz bir hizmet. Yemek masrafınız ayırdığınız bütçe kadar olsun. Nasıl Çalışır? Herhangi bir yere giderken yolda acıktınız ve yemek yemeniz gerekiyor. Yemek bütçenizi 20 TL olarak belirlediniz ancak

Detaylı

Minti Monti. Tilki Tilki Baksana. Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri TİLKİ OKULU

Minti Monti. Tilki Tilki Baksana. Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri TİLKİ OKULU Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Sonbahar 2012 Sayı:7 ISNN: 2146-281X Tilki Tilki Baksana Bana bak! Hayır, bana bak! Yavru Tilki Neyin Peşindesin? Okula Hazırlık İçin 5 Öneri

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Yüksekova ve Cizre nin il yapılacağı duyuldu, 70 küsur ilçe Ben de istiyorum diye ayağa kalktı. Akhisar, Tarsus, Nazilli, Alanya,

Detaylı

Ö ğ renci Gö zü yle. Van Depremi. Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu

Ö ğ renci Gö zü yle. Van Depremi. Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu Ö ğ renci Gö zü yle Van Depremi Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu Son yılların ülkemiz için en büyük afetlerinden biri 23.10.2011 de Van Erciş te 7.2 şiddetinde bir deprem olarak yaşandı.

Detaylı