DİLDESTE. Edebiyat-Kültür ve Sanat Dergisi MAYIS 2011 SAHİBİ. Fatsa Anadolu Lisesi Adına. Haluk BAYCAN GENEL YAYIN YÖNETMENİ. Zekiye ŞAHİN.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "DİLDESTE. Edebiyat-Kültür ve Sanat Dergisi MAYIS 2011 SAHİBİ. Fatsa Anadolu Lisesi Adına. Haluk BAYCAN GENEL YAYIN YÖNETMENİ. Zekiye ŞAHİN."

Transkript

1

2 DİLDESTE Edebiyat-Kültür ve Sanat Dergisi MAYIS 2011 SAHİBİ Fatsa Anadolu Lisesi Adına Haluk BAYCAN GENEL YAYIN YÖNETMENİ Zekiye ŞAHİN Leyla ERİŞ YAYIN KURULU Zekiye ŞAHİN, Leyla ERİŞ, Betil İrem TEMİZ, Salisar ÇAMYAR, Beyza Nur ATEŞ YAZI İŞLERİ SORUMLUSU Zekiye ŞAHİN KAPAK ve İÇ TASARIM Cemal ŞAHİN Bu dergi Fatsa Anadolu Lisesi Kültür Edebiyat Kulübü ve Kütüphanecilik Kulübü öğretmenleri ve öğrencileri tarafından hazırlanmıştır.

3 İÇİNDEKİLER 1-Başyazı : Halük BAYCAN Başlarken: Zekiye ŞAHİN M.Akif ERSOY un Hayatı: Ersin YILMAZ.4 4- M.Akif ERSOY un Eserleri: Havva ERGÜL.5 5- Akif in Hayatından Çizgiler: Nazlıhan YALÇIN 6 6- M.Akif in Şiirlerinden Seçmeler: Betül İrem TEMİZ.7 7- Unesco, Doğumunun 400. Yıldönümünü Unutmadı: Edanur ZOROĞLU Evliya ÇELEBİ Hakkında: Salisar ÇAMYAR 9 9- Seyahatnâme nin Özellikleri: Demet SELÇİ Seyahatnâme den Seçmeler: Ayça YAHŞİ Ballar Balı Yunus EMRE: Özgenur ATEŞ İnsana Adanan Hayat: B. İrem TEMİZ Kömürlükte KUKLA: Meryem SEZEN Sensizlik: Burak DEMİRBAŞ Merhamet PINARI: Nurcan ELSIKMA Tut Elimden: Merve ÖLÇEK Yarından Habersiz: Hanife ELİYATKIN Hasret : Abdulkadir KURU Gün Gelir Her Şey Biter: Öznur CAKSİ Hayat: ÖzlemGÜNGÖR Hep Sen: Damla Nur ŞAHİN Kimya Hatun: Edanur AKYOL-Merve GÜLER Çaremiz Muhabbet: Zekiye ŞAHİN Geçmiş Zaman Olur Ki : ÖzlemSEÇMEN-Turgay YILDIRIM Buradayız İşte: Songül MEMİŞ Hayat Güzeldir: Şeyma Nur ACAR Çıkarılması Gereken Dersler: Beyzanur ATEŞ Bir Yazar, Bir Yazı: Berfin SARIOĞLU Ünlü Anekdotlar: Mehmet Akif İLİŞİK Hazır Cevaplar: Ayşenur ANLAYAN Hayat: Eda Nur SÖZEN Bulmaca: Fatma Nur KARAKUŞ Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman: Bahaddin KARAKOÇ.36 1

4 BAŞYAZI Değerli Öğretmen Arkadaşlarım, Sevgili Öğrenciler, Eğitim- öğretim yılında göreve başladığım Fatsa Anadolu Lisesinde geleceğe umutla ve güvenle bakan gençler görmek beni çok mutlu etti. Elde edilen başarılar, sosyal faaliyetler, kültürel etkinlikler bizlerin yüzünü güldürdü. Bunun için öncelikle öğretmenlerime ve öğrencilerime teşekkürü bir borç bilirim. Eğitimin amacı dünü, bugünü ve geleceği sevgiyle bütünleştirebilen, kendisini ifade edebilen, kendisi ve çevresiyle barışık, milli değerler ile evrensel birikimleri kaynaştırmış bireyler olarak kişiyi hayata hazırlamaktır. Görüyorum ki bu amaca Fatsa Anadolu Lisesinde en iyi şekilde ulaşılmaya çalışılıyor. Çıkarılan bu dergi de bu amacın bir parçasıdır. 2 Başarı akıldan çıkartılmaması gereken bir kavram olmalıdır herkes için. Bunun için kendimize bir hedef koymalıyız ki başarıyı daha planlı bir şekilde yakalayalım. Vatan çalışkan insanların omuzlarında yükselir ve hayat bulur. özdeyişiyle özdeşleşelim ve vatan uğruna, milli değerler uğruna başarılı olalım. Mehmet Akif ERSOY, çalışmayan kişinin insan olmadığını söyler ve mutluluğun çalışmaktan, başarmaktan geçtiğine inanır. Sizler de Akif in azmini örnek alın, karamsarlığa düşmeyin. Evliya Çelebi gibi gezgin olun ki dünyanın kaç bucak olduğunu anlayın ve de çalışmayan milletlerin nasıl yok olduğuna şahit olun! Sevgili gençler, ne kadar büyük bir yükün sorumluluğuna talip olduğunuzu bilmeniz gerekir. Bu vatanı yükseltme, bayrağı nesilden nesile taşıma yarışında sizlere başarılar ve Dildeste yi okurken, Keşke ben de bu çalışmalara katılsaydım. pişmanlığını yaşamanızı diliyorum. Halük BAYCAN Fatsa Anadolu Lisesi Müdürü

5 Sevgili Öğrencilerim, Hayatımızı güzelleştiren, hayata anlam katan, yaşama sevincimiz kamçılayan, kendimizi bulmamızı sağlayan nedir acaba? Neden hep rüzgârlarda savruluruz, bir türlü rotayı doğru düzgün çeviremeyiz? Aslında bu sorunun cevabını çok iyi biliyoruz da hep kaçıyoruz. İnsan hedeflerinden kaçar mı hiç? Kaçar. Çünkü korkağız, çünkü güvensiziz, çünkü başarıyı hiç tatmamışız, çünkü 3 Gençler, bizler zayıfsak hedeflere ulaşmakta güçlük çekeriz. Silik kişilikli olmak, amaaan bana neci olmak, boşveeeeerci olmak, tembel davranmak bize asla yakışmaz. Ne zaman ki işinize dört elle sarılır ve tükenmez bir enerji ile dolu olursanız hiçbir şey sizi yolunuzdan döndüremez. Bu nedenle her ne olursak en iyisi olalım; kararı, azmi elden bırakmayalım. Bununla ilgili çok güzel bir manzume vardır. Hepiniz aslında bunu bilirsiniz de bir türlü nedense idrak edemezsiniz, hayatınıza uygulamazsınız. Ben bunu sizinle tekrar paylaşmak istiyorum ve en iyisi olmanızı canı gönülden diliyorum. Dağ tepesinde bir çam olamazsan Vadide bir çalı ol. Fakat oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın. Çalı olamazsan bir ot parçası ol, Bir yola neşe ver. Bir misk çiçeği olamazsan bir saz ol Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın. Hepimiz kaptan olamayız, tayfa olmaya mecburuz Dünyada hepimiz için bir şey var. Yapacağımız iş, size en yakın olan iştir. Cadde olamazsan patika ol. Güneş olamazsan yıldız ol. Kazanmak yahut kaybetmek ölçü değildir Sen her neysen, onun en iyisi olmalısın Hayatın bize verdikleriyle yetinen, bu günü de kurtardık diyen mutsuz insanlardan olmayalım. Sevgiyle kalın. Zekiye ŞAHİN Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

6 Mehmet Akif ERSOY UN vefatının 75. ve İstiklal Marşı'nın Kabulünün 90. Yılı olması nedeniyle 2011 yılını devletimiz Mehmet Akif ERSOY Yılı olarak ilan etti. Biz de Mehmet Akif i birazcık da olsa size tanıtabilir ve sevdirebilirsek ne mutlu bize Çünkü onu anlamak zalimin hasmı olmaktır, onu anlamak Asım ın neslini anlamaktır HAYATI İstiklâl Marşı şâiri. Asıl adı Mehmet Ragif olan Mehmet Akif, 1873 yılında İstanbul'da doğdu. Annesi Emine Şerife Hanım, babası Temiz Tâhir Efendidir. İlk tahsiline Emir Buhâri Mahalle Mektebinde başladı. İlk ve orta öğrenimden sonra Mülkiye Mektebine devam etti. Babasının vefatı ve evlerinin yanması üzerine Mülkiye yi bırakıp Baytar Mektebini birincilikle bitirdi. Tahsil hayatı boyunca yabancı dil derslerine ilgi duydu. Fransızca ve Farsça öğrendi. Babasından Arapça dersleri.aldı. Ziraat Nezaretinde baytar olarak vazife aldı. Üç dört sene Rumeli, Anadolu ve Arabistan'da bulaşıcı hayvan hastalıkları tedavisi için bir hayli dolaştı. Bu müddet zarfında halkla temasta bulundu. Âkif'in memuriyet hayatı 1893 yılında başlar ve 1913 tarihine kadar devam eder. Memuriyetinin yanında Ziraat Mektebinde ve Dârulfünûn'da edebiyat dersleri vermiştir senesinde Tophâne-i Âmire veznedârı M. Emin Beyin kızı İsmet Hanımla evlendi. Âkif okulda öğrendikleriyle yetinmeyerek, dışarıda kendi kendini yetiştirerek tahsilini tamamlamaya, bilgisini genişletmeye çalıştı. Memuriyet hayatına başladıktan sonra öğretmenlik yaparak ve şiir yazarak edebiyat sahasındaki çalışmalarına devam etti. Fakat onun neşriyat âlemine girişi daha fazla 1908'de İkinci Meşrutiyetin ilanıyla başlar. Bu tarihten itibaren şiirlerini Sırât-ı Müstakîm'de yayınlanır tarihinde Burdur Mebusu olarak Birinci Büyük Millet Meclisine seçildi. 17 Şubat 1921 günü İstiklâl Marşı'nı yazdı. Meclis 12 Martta bu marşı kabul.etti yılından îtibâren Mısır Üniversitesinde Türkçe dersleri verdi. Derslerden döndükce Kur'ân-ı kerîm tercümesiyle de meşgul oluyordu, fakat bu sırada siroza tutuldu. Önceleri hastalığının ehemmiyetini anlayamadı ve hava değişimiyle geçeceğini zannetti. Lübnan'a gitti. Ağustos 1936'da Antakya'ya geldi. Mısır'a hasta olarak.döndü. Hastalık onu harâb etmiş, bir deri bir kemik bırakmıştı. İstanbul'a geldi. Hastanede yattı, tedavi gördü. Fakat hastalığın önüne geçilemedi. 27 Aralık 1936 tarihinde vefat etti. Kabri Edirnekapı Mezarlığı ndadır. 4 Ersin YILMAZ / 9-D Sınıfı

7 Budur cihanda en beğendiğim meslek; Sözün odun olsun hakikât olsun tek. ESERLERİ Safahat, Mehmet Akif Ersoy un şiirlerini topladığı yedi kitaplık şiir külliyatının adıdır. İçinde mısra tutan 108 şiir bulunmaktadır. Şair, İstiklal Marşı'nı Safahat'a koymamıştır. Nedenini ise şöyle açıklar: "Çünkü ben onu milletimin kalbine gömdüm. Safahat taki şiirlerinin konusu genellikle tarihten ve sosyal hayattan alınmadır. Siyasal olaylar, mistik duygular, dünyevi görevlerden bahsedilir. 44 şiir, 3084 mısra. Süleymaniye Kürsüsü nde Balkan Harbinin toplum üzerindeki etkisini silmek ve İslam birliği düşüncesini uyandırmayı amaçlıyordu. Süleymaniye Camisi'ne giden iki kişinin söyleşileri ile başlar, kürsüde Seyyah Abdürreşit İbrahim'in konuşturulduğu uzun bir bölümle devam eder. Bir şiir, 1002 mısra. Hakkın Sesleri nde ayet ve hadis yorumlarıyla İslam aleminin problemlerine çözüm getirmek istiyordu. Topluma İslami mesajı yaymaya çalışan on manzumedir. Ateizme, ırkçılığa, umutsuzluğa çatılmaktadır. 10 şiir, 482 mısra. Fatih Kürsüsü nde Batıcı aydınlara tuttukları yolun yanlış olduğunu, milletin kurtuluşunun İslam la olacağını anlatır. Fatih Camisi ne giden iki kişinin söyleşileri ile başlar, vaizin uzun konuşması ile devam eder. Tembellik, irtica (gericilik), batı taklitçiliği eleştirilir. Bir şiir, 1692 mısra. Hatıralarda sosyal problemlere ve cemiyet meselelerine Kur an ışığında çözüm arar. : Akif'in gezdiği yerdeki izlenimleri ve toplumsal felaketler karşısında Allah'a yakarışını içerir. 10 şiir, 1314 mısra. Asım da şair ümit ve azmini dile getirir. Hoca zade ile Köse İmam arasındaki konuşmalar şeklinde tasarlanmış tek parça eserdir. Eğitimöğretim, ırkçılık, savaş vurgunculuğu, batıcılık, gibi pek çok konudan bahseder. Bir şiir, 2292 mısra. Gölgeler kitap olarak çıkmıştır arasında yazılmış 41 adet manzumeyi içerir. 5 Havva ERGÜL / 9-B Sınıfı

8 Sahipsiz vatanın batması haktır, Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır. AKİF İN HAYATINDAN ÇİZGİLER İkiyüzlülere garazdı. Fakat yaşı ilerledikçe İkiyüzlüleri artık sever oldum. Çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım. diyordu. Ve yaşlandıkça herkesten kaçıyordu. Daha yaşasaydı yalnız kalacaktı, cemiyetle karşı karşıya tek adam Kendi olmayanlara kızardı. Benzemek sinirlendiği şeydi, hayatının bir kısmı da bu sinirden ibarettir. İki adamı sevmezdi; fazla terbiyeli ve fazla terbiyesiz olanı. Gözünde fazla nazik olan gizli adamdı. Üstad çok mütevazı idi. Gösterişi hiç sevmezdi. Sıra gelmeyince ilmini bile açıklamazdı. Mükemmel Fransızca bildiği halde söz arasına Fransızca bir kelime karıştırdığı ömründe görülmemiştir. Akif, gençliğinde deniz yarışlarında, yaya koşularında, atlama müsabakalarında hep birinci oldu. Saatlerce kürek çeker, Boğaz ı yüzerek geçerdi. O iyi taş atardı. Ankara da bulunduğu zamanlarda tatil günlerini bu gibi idmanlarla geçirirdi. Onun müsamaha etmediği yalnız bir şey vardı: o da dini idi. Büyük şairin gazabına uğramak istemeyenler, onun şahsına değil, onun dinine saldırmalıydı. O vakit onun aklı, fikri yerinden oynar, artık düşmanına saldırmaktan çekinmezdi Çanakkale için ağlamadığı gün yoktu. Eyvah, son istinatgâhımız da yıkılırsa ne olur? diyerek çocuk gibi ağlardı. Kötü haber aldıkça canı sıkılırdı ve yine de ümidini kaybetmez: Bütün dünya toplanıp hücum etse yine Çanakkale sükût etmez! derdi. 6 ' Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince Günler şu heyûlâyı da er geç silecektir Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma Sessiz yaşadım, kim, beni nerden bilecektir?' Nazlıhan YALÇIN / 9-B Sınıfı

9 ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER BÜLBÜL Basri Bey oğlumuza Bütün dünyâya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım; Nihayet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım. Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı; Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı. Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hılkat kesilmiş lâl... Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl. Muhîtin hâli ' insâniyyet' in timsâlidir sandım; Dönüp mâzîye tırmandım, ne hicranlar, neden andım! Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd, Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryâd, 0 müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu: Ki vâdiden bütün, yer yer, eninler çağlayıp durdu. Ne muhrik nağmeler, yâ Rab, ne mevcâmevc demlerdi; Ağaçlar, taşlar ürpermişti, gûya Sûr-i Mahşerdi! -Eşin var, âşiyanın var, baharın var, ki beklerdin; Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin? 0 zümrüd tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun; Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun. Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen, Gezersin, hânümânın şen, için şen, kâinatın şen. Hazansız bir zemin isterse, şâyed rûh-i ser-bâzın, Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-i pervâzın. Değil bir kayda, sığmazsın - kanadlandım mı - eb'âda; Hayâtın en muhayyel gayedir ahrâra dünyâda, Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perîşandır? Niçin bir damlacık göğsünde bir umman hurûşandır? Hayır, mâtem senin hakkın değil... Mâtem benim hakkım: Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım! Tesellîden nasîbim yok, hazân ağlar bahârımda; Bugün bir hânmansız serseriyim öz diyârımda! Ne husrandır ki: Şark'ın ben vefâsız, kansız evlâdı, Serâpâ Garba çiğnettim de çıktım hâk-i ecdâdı! Hayâlimden geçerken şimdi, fikrim herc ü merc oldu, Salâhaddîn-i Eyyûbî'lerin, Fatih'lerin yurdu. Ne zillettir ki: nâkûs inlesin beyninde Osman'ın; Ezan sussun, fezâlardan silinsin yâdı Mevlâ'nın! Ne hicrandır ki: En şevketli bir mâzi serâb olsun; O kudretler, o satvetler harâb olsun, türâb olsun! Çökük bir kubbe kalsın mâbedinden Yıldırım Hân'ın; Şenâatleri çiğnensin muazzam Kabri Orhan'ın! Ne heybettir ki: Vahdet-gâhı dînin devrilip, taş taş, Sürünsün şimdi milyonlarca me'vâsız kalan dindaş! Yıkılmış hânümânlar yerde işkenceyle kıvransın; Serilmiş gövdeler, binlerce, yüz binlerce doğransın! Dolaşsın, sonra, İslâm'ın harem-gâhında nâ-mahrem... Benim hakkım, sus ey bülbül, senin hakkın değil mâtem! M. Akif ERSOY 7 Azmine sarıl Yeis öyle bir bataktır ki, Düşersen boğulursun. Azmine sarıl sımsıkı Bak ne olursun! Betül İrem TEMİZ / 11- Fen B

10 Kötüyle arkadaş olma, pişman olursun. E.ÇELEBİ UNESCO, DOĞUMUNUN 400'ÜNCÜ YIL DÖNÜMÜNÜ UNUTMADI UNESCO, ünlü gezgin Evliya Çelebi'nin 400'üncü doğum yılına rastlayan 2011'i, Evliya Çelebi Yılı ilan etti. Dil, halk bilimi, sanat tarihi, topografya, dinler tarihi, tasavvuf tarihi ve yerel tarih araştırmalarının en önemli kaynaklarından olan Seyahatname'siyle ünlü Evliya Çelebi, çeşitli etkinliklerle dünyada anılacak. 8 Öte yandan, Evliya Çelebi, Fransa'nın Strasbourg kentindeki Avrupa Konseyinde düzenlenen bir sergide, tarihe damga vuran 20 kişi arasında gösterildi. Evliya Çelebi, Türk medeniyetinin dünyaya açılan pencerelerinden biridir. İngiltere'nin Şekspir üzerinden yaptığı tanıtım ve propagandayı biz bu sene Evliya Çelebi üzerinden yapabilir, hatta daha da iyi sonuç alabiliriz. Çünkü Çelebi'mizin satırları yalnızca bizi değil, bütün bir doğu ve batı dünyasını ilgilendiriyor. Kaldı ki Türkiye'nin kendini kültür ile tanıtma zamanı gelmiş de geçmektedir. Bizi yeni dönemde dünya liginin üst sıralarına, ekonomimiz ve dış siyasetimiz kadar kültür politikaları da taşıyacaktır. diyen İskender PALA nın düşüncelerini Fatsa Anadolu Lisesi olarak biz de desteklemek istedik ve sizlere elimizden geldiğince Evliya ÇELEBİ yi tanıtmaya çalıştık. Edanur ZOROĞLU / 9-B Sınıfı

11 Daima ileri hedefin olsun, geriye takılıp kalma. E. ÇELEBİ EVLİYA ÇELEBİ HAKKINDA NERELERİ GEZDİ? Asıl adı Derviş Mehmed Zillî olan Evliya Çelebi, 1611 yılında İstanbul Unkapanı nda doğdu. Babası Derviş Mehmed Zillî, sarayda kuyumcu başıydı. Evliya Çelebi nin ailesi Kütahya dan gelip İstanbul un Unkapanı yöresine yerleşmişti. İlköğrenimini özel olarak gördükten sonra bir süre medresede okudu, babasından tezhip, hat ve nakış öğrendi. Musiki ile ilgilendi. Kuran ı ezberleyerek hafız oldu. Enderun a alındı, dayısı Melek Ahmed Paşa nın aracılığıyla Sultan IV. Murad ın hizmetine girdi. SEYAHAT YA RESULALLAH Evliya Çelebi Seyahatname nin girişinde seyahate duyduğu ilgiyi anlatırken bir gece rüyasında Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed i gördüğünü, ondan şefaat ya Resulallah diyerek şefaat isteyecek yerde, şaşırıp seyahat ya Resulallah dediğini, bunun üzerine Sevgili Peygamberimizin ona gönlünün uyarınca gezme, uzak ülkeleri görme imkânı verdiğini yazar. Evliya Çelebi bu rüya üzerine 1635 te, önce İstanbul u dolaşmaya, gördüklerini, duyduklarını yazmaya başladı larda Bursa, İzmit ve Trabzon u gezdi, 1645 te Kırım a Bahadır Giray ın yanına gitti. Yakınlık kurduğu kimi devlet büyükleriyle uzak yolculuklara çıktı, savaşlara, mektup götürüp getirme göreviyle, ulak olarak katıldı. te 1645Yanya nın alınmasıyla sonuçlanan savaşta, Yusuf Paşa nın yanında görevli bulundu.1646 da Erzurum Beylerbeyi Defterdarzade Mehmed Paşa nın muhasibi oldu. Doğu illerini, Azerbaycan ın, Gürcistan ın kimi bölgelerini gezdi. Bir ara Revan Hanı na mektup götürüp getirmekle görevlendirildi, bu sebeple Gümüşhane, Tortum yörelerini dolaştı te İstanbul a dönerek Mustafa Paşa ile Şam a gitti, üç yıl bölgeyi gezdi den sonra Rumeli yi dolaşmaya başladı, bir süre Sofya da bulundu arasında Avusturya, Arnavutluk, Teselya, Kandiye, Gümülcine, Selanik yörelerini gezdi. 9 Salisar ÇAMYAR / 10-F Sınıfı

12 SEYAHATNAME NİN ÖZELLİKLERİ Evliya Çelebi 50 yılı kapsayan bir zaman dilimi içinde gezdiği yerlerde toplumların yaşama düzenini ve özelliklerini yansıtan gözlemler yapmıştır. Bu geziler yalnız gözlemlere dayalı aktarmaları, anlatıları içermez, araştırıcılar için önemli inceleme ve yorumlara da olanak sağlar. Seyahatname nin içerdiği konular, belli bir çalışma alanını değil, insanla ilgili olan her şeyi kapsar. Üslup bakımından ele alındığında, Evliya Çelebi nin, o dönemdeki Osmanlı toplumunda, özellikle Divan edebiyatında yaygın olan düzyazıya bağlı kalmadığı görülür. Divan edebiyatında düzyazı ayrı bir marifet ürünü sayılır, ağdalı bir biçimle ortaya konurdu. Evliya Çelebi, bir yazar olarak, bu geleneğe uymadı, daha çok günlük konuşma diline yakın, kolay söylenip yazılan bir dil benimsedi. Bu dil akıcıdır, sürükleyicidir, yer yer eğlenceli ve alaycıdır. Evliya Çelebi gezdiği yerlerde gördüklerini, duyduklarını yalnız aktarmakla kalmamış, onlara kendi yorumlarını, düşüncelerini de katarak gezi yazısına yeni bir içerik kazandırmıştır. Burada yazarın anlatım bakımından gösterdiği başarı uyguladığı yazma yönteminden kaynaklanır. Anlatım belli bir zaman süresiyle sınırlanmaz, geçmişle gelecek, şimdiki zamanla geçmiş iç içedir. Bu özellik anlatılan hikâyelerden, söylencelerden dolayı yazarın zamanla istediği gibi oynaması sonucudur. Evliya Çelebi belli bir süre içinde, özdeş zamanda geçen iki olayı, yerinde görmüş gibi anlatır, böylece zaman kavramını ortadan kaldırır. Seyahatname de, yazarın gezdiği, gördüğü yerlerle ilgili izlenimler sergilenirken, başlı başına birer araştırma konusu olabilecek belgeler ortaya konur. Bunlar arasında öyküler, türküler, halk şiirleri, söylenceler, masal, mani, ağız ayrılıkları, halk oyunları, giyim-kuşam, düğün, eğlence, inançlar, komşuluk bağlantıları, toplumsal davranışlar, sanat ve zanaat varlıkları önemli bir yer tutar Evliya Çelebi insanlara ilgili bilgiler yanında, yörenin evlerinden, cami, mescit, çeşme, han, saray, konak, hamam, kilise, manastır, kule, kale, sur, yol, havra gibi değişik yapılarından da söz eder. Bunların yapılış yıllarını, onarımlarını, yapanı, yaptıranı, onaranı anlatır. Yapının çevresinden, çevrenin havasından, suyundan söz eder. Böylece konuya bir canlılık getirerek çevreyle bütünlük kazandırır. Seyahatname nin bir özelliği de değişik yöre insanlarının yaşama biçimlerine, davranışlarına, tarımla ilgili çalışmalarından, süs takılarına, çalgılarına dek ayrıntılarıyla geniş yer vermesidir. Eserin bazı bölümlerinde, gezilen bölgenin yönetiminden, eski ailelerinden, ileri gelen kişilerinden, şairlerinden, oyuncularından, çeşitli kademelerdeki görevlilerinden ayrıntılı biçimde söz edilir. Evliya Çelebi nin eseri dil bakımından da önemlidir. Yazar, gezdiği yerlerde geçen olayları, onlarla ilgili gözlemlerini aktarırken orada kullanılan kelimelerden de örnekler verir. Bu örnekler, dil araştırmalarında, kelimelerin kullanım ve yayılma alanını belirleme bakımından yararlı olmuştur. Evliya Çelebi nin Seyahatname si çok ün kazanmasına rağmen, ilmi bakımdan, geniş bir inceleme ve çalışma konusu yapılmamıştır de Mısır dan dönerken yolda ya da İstanbul da öldüğü sanılmaktadır. Demet SELÇİ / 10-B Sınıfı 10

13 SEYAHATNAMEDEN SEÇMELER Viyana da Bir Hastanın Ameliyatı Viyana da bir hastanın şakağına mermi girmişti. Doktor ve yardımcısı bu mermiyi çıkarmak için ameliyata başladılar. Ben de izin istedim ve sessizce onları izledim. Doktor öncelikle hastanın alnının ortasından başlamak üzere baştaki deriyi iki tarafa doğru soydu. Ardından başının yan tarafından bir delik açtı. Sonra bir demir parçasıyla kafatasını kaktırarak a-yırdı. Kafatasının tam ortası keserin dişleri gibi birbirine geçmiş olduğu için tam ortadan ikiye bölündü. Ben hastaya daha yakından bakmak için yaklaştım, bu arada mendille ağzımı kapattım. Doktor bana niçin ağzını bu şekilde kapattın deyince: Belki hapşırırım ve hastaya zarar verebilirim. deyince doktor: Sen doktor olmalıymışsın. dedi. Ardından doktor kurşunu çıkardı, kurşunun yerini de bir süngerle temizledi. Sonra da kemikleri eskisi gibi birleştirdi. Deriyi de kapattı. Ardından yüzlerce iri at karıncası getirdiler. Doktor karıncaları tek tek derinin bitiştiği yerlere yaklaştırıyordu. Karınca bu bitişen deriyi ısırır ısırmaz, doktor karıncayı belinden kesiyordu. Böylece deriyi baştanbaşa kapattılar. Birkaç hafta sonra adam iyileşti, karınca parçaları da kendiliğinden döküldü. Erzurum un Soğuğu Halkın ağzında şöyle bir fıkra vardır: Bir dervişe Nereden geliyorsun? demişler. O da Kar rahmetinden geliyorum. demiş. Bunun üzerine O ne diyardır? demişler. Derviş Soğuktan insana zulüm olan Erzurum dur. demiş. Orada yaz olduğuna rast geldin mi? demişler. Derviş Vallahi 11 ay, 29 gün sakin oldum. Halk hep yaz gelecek dedi. Ben göremedim. demiş. Bir diğer fıkra da şudur: Kedinin biri kara kışta bir damdan diğer dama sıçrarken havada donup kalmış. Sekiz ay sonra don çözülünce miyavlayarak yere düşmüş. Gerçekten de bir adamın eli yaş iken bir demir parçasına yapışsa derhâl donar. Elini demirden koparmak ihtimali olmaz. Ancak bir miktar derisi yüzülerek demirden kurtulabilir. İstanbul Hastaneleri nden Fatih Hastanesi 70 oda, 80 kubbe ve 200 memuru vardır. İpek altın işlemeli, bürümcük gecelikleri vardır. Birisi hasta olsa hastaneye götürüp ona bakarlar ve ilaç verirler. Günde iki defa türlü türlü güzel yemekler verilir. Vakıf kuralları öylesine sağlamdır ki şöyle denilmiştir: Eğer mutfakta keklik, turaç ve sülün kuşlarının eti bulunmazsa bülbül, serçe ve güvercin pişirilip hastalara bol bol verilsin. diye yazılıdır. Hastanelerde, akıl hastalarının hastalıklarının geçmesi için müzikçiler ve okuyucular tayin edilmiştir. İstanbul daki Marifet Sahibi Üstâdlar Hezarfen Ahmed Çelebi önce Ok Meydanı nın minberi üzerinde, rüzgârın sert olduğu sırada kartal kanatlarıyla sekiz dokuz kere havada uçarak talim etmiştir. Sonra Murad Han, Sarayburnu ndaki Sinan Paşa Köşkü nde boğazı seyrederken 11

14 Galata Kulesi nin ta tepesinden lodos rüzgârıyla uçarak Üsküdar a kadar uçabilmiştir. Lagarı Hasan Çelebi ve Bir Nükte Murad Han ın kızı dünyaya geldiği gece kurban keserek bayram ettiler. Bu Lagarı, elli okka barut macunundan yedi kollu bir fişek yaptı. Sarayburnu nda hünkârın huzurunda fişeğe bindi. Çırakları fişeği ateşlediler. Lagarı: Padişahım Allah a ısmarladık! İsa Peygamberle konuşmaya gidiyorum, diyerek göğe yükseldi. Yanında olan fişekleri ateşleyip deniz yüzünü aydınlattı. En yukarı çıkıp da barutu bitince kartal kanatlarını açıp denize indi. Oradan yüzerek padişahın huzuruna geldi ve: Padişahım İsa Peygamber size selam söyledi. diye şakaya başladı. İstanbul Beyanındadır Bu şehri Hazret-i Süleyman ın kurduğu söylenir. Ayrıca Türklerin bu şehri almaları yüce Kur an daki Kutlu Belde tamlamasıyla anlatılır. Sözün kısası Türk gümbürtüsü, Türk görkemi, Türk velvelesi, Türk debdebesi ve Türk ün zaferi olan bu beldenin yeryüzünde bir benzeri yoktur. Yunan ve öteki tarihçelerin İstanbul un kuruluşunda söz birliği ettikleri hikâye şöyledir. Hazret-i Peygamber in doğumundan 1600 yıl önce Hazret-i Süleyman, insanlara, cirilere, kuşlara, vahşi hayvanlara ve rüzgâra hükmederken, bir padişah ona isyan etti. Hazret-i Süleyman bu padişahın ülkesine varıp, onu tutsak etti. Ancak bu padişahın periler kadar güzel bir kızı vardı. Dul olan Süleyman Nebi padişahın kızıyla evlenince onu Rum illerine getirdi. Kız, şeytanın aldatmasıyla durmadan ağlamakta idi. Süleyman Peygamber eşinin ağlamasının ve kederinin nedenini sorunca: Ya Eminallah! Dilerim ki benim için burada büyük bir saray yaptırırsın, ben de geri kalan ömrümü orada daima ibadetle geçiririm. diyerek ricada bulundu. Hazret-i Süleyman uzun araştırmalardan sonra İstanbul toprağına geldi. Şimdi Hünkâr Bahçesi denilen Sarayburnu na gelip orada otağını kurdu, bir gecede su ve havasının güzelliğine vuruldu. Orada da büyük bir saray ve rengârenk bahçeler içinde köşkler yaptırdı. Daha sonra da İstanbul için şöyle bir duada bulundu: Bu şehir cihan yıkılıncaya değin bakımlı ve onarımlı kalsın. İstanbul un Adlarını Söyler İstanbul un ilk yapısı Makdonye adını taşır. Andan Yan-ko bina ettiği için Yankovice dediler. Sonra İskender tekrar kurduğundan bu kez adı Aleksandri oldu. Ondan sonra da bir zaman Pozant dediler, bir zaman da Zondovina, Yağfuriye dediler. Dokuzuncu kez Kostantin yaptırdığı için Yunan dilinde Pozantiyum ya da Kostantiniye dediler. Nemçeliler Kos-tantinopol derler. Rus dilinde ise Terkuriye derler. Buna göre Grekler Grandoza, Macarlar Zendovar, Lehliler Kanatorya, Çekler Albanar, İskoçlar Herakliyan, Felemenkliler Astagania, İspanyollar Agrandoza, Portekizler Kostia, Araplar Kostantiniye, İranlılar Kayser-i Rum-i Zemin, Hintliler Taht-i Rum, Moğollar Çarğrad, Tatarlar ve Sakalibe ile Âl-i Osman da yani Türkler de ise adı İslambol dur. Türk ün görkemi diye âleme ün salmıştır. Allah onu koruya! İyi adını kötüye çıkaracak davranışlarda bulunma. E. ÇELEBİ 12 Ayça YAHŞİ 11/FEN-A

15 ÖĞREN CİLERİM İZDEN BALLAR BALI YUNUS EMRE Ballar balını bulan, yaratılanı Yaratandan ötürü Hakkı gerçek sevenlere hoş gören, kalp kıranların ibadetlerinin dahi kabul olmayacağını haykıran, yetmiş iki millete bir gözle Cümle âlem kardeş gelir bakmayanı düşman belleyen, ilimin kendini bilmekten Yunus Emre Türk milletinin, Türk edebiyatının geçtiğini hafızalara kazıyan, el iki söylerse o bir söyleyen eşsiz bir incisidir. O gönül ummanından dünyaya düşmüş bir ve daha nice dile getiremediğimiz mevzuları dile getiren damladır. Bu damlanın kaç asır önce oluşturduğu bir gönül adamı, gönül adamlığı konusunda bir dava adamı titreşimleri bugün de hissetmekteyiz: Yunus Emre Her ne kadar Ben gelmedim dâvâ için/ Benim işim sevi için dese de ben onu bir dâvâ adamı olarak Yunus senin sözlerin ma nidir bilenlere görüyorum. Çünkü yaşamı boyunca insanları yola getirmek için uğraşmış; sözüyle, özüyle bizlerle bir bakıma kavga etmiştir! Söyleniser sözlerin devr-i zaman içinde Evet, bugün de Yunus un sözleri söylenmekte, Aslında Yunus u anlatmak, yazmak onu Yunus adı anılmakta; doğru. Ama Yunus bir halk şairidir diye kısırlaştırmak demektir. Onun hümanizmasını, inancını, doğruluğunu, gönlünü, tasavvufunu bugünün Türkçesiyle yazmak Yunus un Türkçesine, engin sevgisine, inancına hakaretmiş gibi geliyor. Çünkü Yunus un bıraktığı dil üzerinde o kadar çok oyunlar oynandı ki Türkçemiz, milli kültürümüz lime lime edildi. Bizler maalesef Yunus tanıtılmamalı biz gençlere. Çünkü o, sanatını halka hizmet, Hakk a hizmet anlayışıyla oluşturmuştur. Onun için onun şiirlerini şiir diye değil, alınması gereken dersler var diye okumalıyız, bizi,insanlığı sevdiği için okumalıyız, söz ustası nasıl olunurmuş öğrenmek için okumalıyız; çiğken pişmek için, Tabduk ların kapısına eğri bir dal parçası sokmamak kültürüyle değil Yunan, Avrupa, Hristiyan, Yahudi için,; kendi dilini,inancını, Türk ün manevi dünyasını, insanlık kültürleriyle yetişiyoruz. Bu yüzden Yunus un saf sevgisini anlattığı için okumalıyız. En önemlisi de AŞK için Türkçesini de, bu Türkçeye yüklediği derin manaları da göremiyoruz. İşte bunun için Yunus u anlatmanın onu kısırlaştırmak olduğunu düşünüyorum! Yunus bizi şiirleriyle hoşgörüye ve sevgiye çağırır. Onun sevgisi evrenseldir. O bütün dinleri ve ulusları bir okumalıyız. Aşk gelince bütün eksikler biter. der Yunus ve Gelin tanış olalım İşi kolay kılalım Sevelim sevilelim tutar: Dünya kimseye kalmaz Düşmanımız kindir bizim dizeleriyle bütün insanlığa barış çağrısı, Atatürk ün Yutta Biz kimseye kin tutmayız Kamu âlem birdir bize sulh, cihanda sulh sözüne kaynaklık yapar. Kısacası damladan derya oluşturur Yunus. 13 diyerek çağdaşı olan Mevlânâ nın, Gel, gel,ne olursan ol yine gel, İster kafir, ister Mecusi, ister puta tapan ol yine gel, sözlerini destekler, gönlü bir dergah olarak görür ve o gönlün gerçek sahibini gerçekten sevenlerin bu dünyada kardeş gibi yaşayacağını; savaş, haksızlık, zulüm olmayacağını savunur: Gönüllerin pasını ger sileyim der isen Şol sözü söylegil kim sözün hülâsâsıdır diyerek Yunus a kulak veriyorum ve sözlerimin Yunus gibi bilişleri yâd etmesini diliyorum. Özge Nur ATEŞ 10/F Sınıfı

16 ÖĞREN CİLERİM İZDEN İNSANA ADANAN HAYAT* Hayat Bize her şeyin acısını da tatlısını da sunan hayat! Yaşaması bir o kadar zor ve bir o kadar kolay olan hayat! Verdiğini alan, aldığını veren; tezatlarla dolu hayat Bir tarafım güven, bir tarafım güvensizlik İşte güven ve güvensizlik arasında hayatıma huzur vermeye çalışan, emin ellerde olduğumu düşünmeme neden olan, güzelliğin, korkusuzluğun, fedakârlığın, koruyuculuğun adresi, güvenin adı Türk Polisi Kendimize bu dünyada hep bir sığınak ararız. Kimimiz ailemize, kimimiz arkadaşımıza, kimimiz eşimize sığınırız. Fakat bu sığınakların en kaçınılmazı, en korunaklısı gecesini gündüzüne katan, canını dişine takan, varlığıyla gönüllerimizi rahatlatan Türk Polisi Bunun içindir ki huzuru sağlamak adına her şeyinden ödün veren, fedakârlık gösteren bu güzel insanları, polislerimizi, alkışlamak gerekir diye düşünüyorum. Zaman zaman işlerindeki yoğunluğu nedeniyle ailesine, çocuklarına veya kendisine vakit ayırmakta zorlansalar bile gece gündüz korucu kanatlarıyla hep yanımızdadırlar. Polislerimizin gün batımı yoktur; çünkü onlar her zaman insanlar için batmayan güneş gibidirler. Vatan için, güneş sıcaklığını gök kuşağındaki birçok rengin birleşimini ve yıldızların parlaklığını ifade ederler. Polis; düştüğümüzde uzanan bir el, soğukta kaldığımızda bizi ısıtacak ateş, çarelerimizin bittiği noktada bir ümit ışığı olan, yalnızlığımızı sona erdirecek olan bir dosttur. Polis kimi zaman bir doktordur yürekleri kanayanlara, bir avukattır belki doğruyu savunmaya, bir mimardır kardeşlikler kurmaya, bilim adamıdır belki kötülükleri atomlarına ayırmaya, bir bahçıvandır belki ümitleri yeşertmeye, bir kaptandır ya da insanlarla huzura açılmaya Hani Nasıl bir dünya? diye soruyorsunuz ya! İşte disiplinli, adaletli, sevgi, şefkat dolu bir dünya istiyorum. Ata mızın da dediği gibi ; Polis asker kadar disiplinli, hukukçu kadar hukuk adamı, bir anne kadar şefkatli olmalıdır. Polis görevlerin en kutsalını onurla taşıyan bir kahramandır. Polislik geçici olarak yanan mum değil, kendini insanlara adayan bir hayattır. Bitip tükenmeden, hiç yorulmadan ayakta duran bir lider gibidir ve hayatımı güvenli, huzurlu ve güzel yaşatacak olan polislerimize teşekkür ediyorum. Betül İrem TEMİZ 11 FEN/B Sınıfı *10 Nisan Polis Günü dolayısıyla düzenlenen kompozisyon yarışmasında ilçede 2. olan eser. KÖMÜRLÜKTE KUKLA Terk edilmiş bir kukla gibiyim. Bir köşede sahipsiz, yapayalnız Yalnızlığıma isyan ediyorum. Daha en başlarda ne kadar da yapmacıkmış meğer her şey. Ne kadar da masumca yaşamışım. Arkamda neler döndüğünü bilmeden. Yalnız değilim sanıyordum. Oysa öyle anlar oluyordu ki Yalnızlığımın aynasıymış meğer. Hepsi menfaat için dostummuş. Anlayamadım bunları. Hani derler ya altın suyuna bandırılmış diye. Bizim dostluğumuzda işlenmemiş kömür misaliydi. Görememişim işte. Üzgünken bulamadım kimseyi yanımda. Omzuna yaslanacağım bir dostum Yok İşte bu yüzden isyanım. İnsanların kendilerini düşünmeleri. Hiç mi düşünmüyorlardı acaba beni? Öyle sıkı dostluklar değilmiş amaçları, dünyalık şeyler. Eğlenmek için, boş vakitlerini doldurmak için kullandıkları bir kuklaymışım. Oysa ben o kadar ciddiye alıyordum ki her şeyi. Ne kadar da yıpratmışlar beni. Nereye başkam sahte dostluklarım geliyor aklıma. Ve diyorum ki kendi kendime İnsanların kendilerini düşünmeleri de ne böyle? Çocuklarım olduğunda en iyi bunları öğretmeliyim. Ne yaparlarsa yapsınlar, bencil olmasınlar, sıkı dostluklar kursunlar, sahte bir ömür geçirmesinler. Onlar da benim gibi yaşamasınlar, değil mi? Kömürlüğe atılmış bir kukla misali SENSİZLİK Bu beden bana dar geldi yine, Meryem SEZEN / 10-C Sınıfı Unutmaya çalıştım, bulamadım seni kimselerde. Razı mı olayım artık kaderime? Ağlamak mı benim kaderim sessizce? Kalbim de dayanmıyor artık bendeki sensizliğe Burak DEMİRBAŞ 10/B Sınıfı 14

17 ÖĞREN CİLERİM İZDEN MERHAMET PINARI* Müjdecim, kurtarıcım, efendim, peygamberim; Sana uymayan ölçü, hayat olsa teperim! Necip Fazıl KISAKÜREK "İmanın en büyük meyvesi merhamettir." Çünkü iman, merhameti sonsuz olan Allah(cc)'ın yoludur. Allah'a yaklaşmak isteyen, sevgisine kavuşmak isteyen; tüm benliğiyle O'na yönelmeli, Kur an ve peygamberin yolundan gitmelidir. Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de; "Ey iman edenler; eğer Allah'ı seviyorsanız, bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın." buyurarak Allah'ın sevgisini kazanmanın yolunun peygamberi örnek almak ve onu sevmekten geçtiğini vurgulamaktadır. Kişi ancak sevdiği kimseleri kendine model olarak kabul eder ve onun yaptıklarını hayatına nakış nakış işler. Sonsuz rahmet ve merhamet sahibi olan Rabb'imiz bizlere yol gösterici olarak Sevgilisini, rahmet ve merhamet peygamberini gönderdi. Bizden O'nun getirdiği emir ve yasaklara uymamızı emretti. En başta da O'nun o güzel ahlakını örnek almamızı istedi. Çünkü O'nun ahlakı Kur'an ahlakıydı ve ondan güzel bir ahlak timsali bulunamazdı. Çünkü O; rahmet peygamberiydi, insanların en güveniliriydi, sabırlıların en sabırlısıydı ve en önemlisi "merhametlilerin de merhametlisiydi". O, O'na taş atana gül atardı, O'na beddua edene dua ederdi. O, öyle merhamet sahibiydi ki; başına işkembe koyanlara, yollarına diken serenlere bile lanet etmezdi, Allah'tan onlar için rahmet isterdi. O, öyle merhametliydi ki; hayatta en sevdiği, kimsesizliğinin tek kimsesi olan amcası Hz. Hamza yı şehit eden Vahşi'yi bile affetmişti. Mekke de müşriklerin Hakk'a karşı duyarsızlıklarından bunalınca Taif'e gidip, orada yaşayanlara İslamiyeti anlatarak yeni bir açılım yapmak istiyordu. Fakat Taifliler Mekkeli müşriklerden daha gaddar ve daha zalim çıkmıştı. Çoluk çocuk bir olup O'nu taşlarla, sopalarla kovunca bir üzüm bağına sığındı ve halini kâinatın gerçek sahibi olan Rabb'ine arz etti: "Ey Rabb'im beni bu çöllerde kime bırakıyorsun?" sözü dilinden yeni dökülmüştü ki, dağlara malik olan melek karşısında belirdi: "Ey Muhammed! Allah'ın sana selamı var. Eğer istersen Taif'in altını üstüne getireyim." dedi. Bir anda yağmur bulutları gibi rahmet dökülmeye başladı mübarek dudaklarından: "Hayır Allah'ım! Hayır Allah'ım! Onların helak olmalarını istemiyorum. Zira sen beni alemlere lanet için değil, rahmet olarak gönderdin.". O, bütün alemlere rahmet olarak gönderilmişti. Bütün mahlûkat O'nun sevgi dolu rahmet pınarından besleniyordu. O, zaman geliyor çilelere göğüs geriyor, insanlığın kurtuluşu için gözyaşlarıyla Rabb ine yalvarıyordu. Zaman geliyor yetim çocukların başını okşuyor, kuşu ölmüş bir çocuğa başsağlığına gidiyordu. Hayvanlara eziyet edilmesine, ağır yük yüklenmesine, ağaçların meyvelerin kesilip yakılmasına karşı çıkıyor, bütün insanlara -hangi inançta olursa olsun- hoşgörüyle yaklaşıyor ve hayat veren soluklarını insanlığın kalbine üflüyordu. Bütün alem O'na aşık ve O na sevdalıydı. Ona duyulan sevgi başka hiçbir insana duyulmamış, O'nun ardından dökülen gözyaşları hiçbir fani için dökülmemişti. Dağlar, taşlar, ağaçlar, kuşlar, insanlar ve cinler hatta melekler O'nun sevdasıyla yanan birer kor haline gelmişti. Mescid-i Nebi'de yaslanarak hutbe okuduğu bir kütük vardı. 15

18 ÖĞREN CİLERİM İZDEN Sahabileri tarafından yeni bir minber yapılınca kütük mescidin bir köşesine bırakılmıştı. Kainatın Efendisi yeni yapılan minbere çıkıp hutbe okumaya başlayınca köşede duran kütükten ağlama sesleri duyulur. Belli ki Efendiler Efendisi iki cihan güneşi peygamberden ayrılığa dayanamamıştı kütüğün o yumuşak kalbi. Allah'ın Habibi minberden indi, kütüğün yanına geldi. "İster misin ahirette beraber olalım?" sözünü duyar duymaz duygu dolu bir insan edasıyla bir anda ağlaması ve gözyaşları durulmuştu. Bir kısım kalaslara nispeten, kütükler dahi O'na aşıktı. Çünkü O, Allah'ın Habibi yani biricik sevgilisiydi. Yüce Mevla kainatı O'nun sevgisi üzerine kurmuştu. O'na olan aşkı kainat ağacının bir tohumu haline gelmişti. Tohumu sevgi olan bu ağacın dalları sevgi meyvesine durmuştu. Kainat işte bu sevgiye muhtaç. Sevgi; bütün kötülüklerin ilacı, bütün kötülerin merhemidir. O ilaç ve merhem de Hz. Muhammed (sav)sevdasıdır. Toprak suya nasıl muhtaç ise bütün insanlık O'nun sunduğu hidayete muhtaç! Toplum Hz. Muhammed e yöneldikçe, O'nun hayatını örnek aldıkça daha mutlu ve ferah olacaktır. Peygamberimizin merhamet etmeye yönelik, insanlığa sunduğu zengin mirastan yararlanmalıyız. Çünkü insanlık onuru bunu gerektirir. İnsanlar mazluma, çocuklara, yetime, sevgisize, fakire, susamışa, üşümüşe yardım elini ancak peygamberimizin merhametini örnek alarak uzatabilir. Töre cinayetleri, kadına şiddet, iyiliklerin suiistimali, organ mafyası, çocuk kaçırma gibi olayların en aza inmesi, daha mutlu,daha sağlıklı bir toplum için peygamberimizin merhamet denizine girelim, o denizin tuzuyla olgunlaşalım.bebeklerimize, yavrularımıza gösterelim, öğretelim; ağacı yaşken eğelim!.. "Hadi Müslümanlar! Açları doyurma yarışına... Bu sayede Müslümanlığınız güzelleşecek ve kemale erecek..." diye çağlar ötesinden seslenen Efendimizin sesine ses, eline el verelim. Nefreti, kini bir yana bırakalım. Kardeş olalım, iyi olalım, diri olalım. Huriye Nurcan ELSIKMA 10/C Sınıfı * Fatsa Diyanet İşleri Başkanlığının açmış olduğu Hz. Muhammed ve Merhamet konulu yarışmada birinci gelen eser. TUT ELİMDEN! Nelere tutunmaz ki insan? Acılara tutunur, bir dala tutunur, eşine, dostuna, mutluluğa, güvene tutunur. Sürekli bir tutunma ihtiyacı içindedir yaradılış gereği. Korunmak, kollanmak, güvenmek, güvenilmek hoşumuza gidiyor. Yalnızlıktan ürküyor ve kendimize bir dostun sığınağında yer bulmaya çalışıyoruz. Hep istiyoruz, hep almak için uzatıyoruz elimizi. Peki vermek için elimizi uzatmayı denedik mi hiç? Verdikçe daha çok kazanacağımızdan haberimiz var mı? İnsanı insan yapan değerin karşılık beklemeden vermek olduğunu biliyor muyuz? Hayat Paylaştıkça çoğalan, çoğaldıkça anlamlanan hayat! Kimine gülen, kimini sırtından vuran; kimine veren, kiminden hep alan hayat; kimine sevdiren, kimine nefret ettiren; ağlatan, acıtan, kanatan, onulmaz yaralar açan, dünyanın dört bir yanından Kimse yok mu? çığlıkları attıran hayat! Japonya, Filistin, Libya, Afrika; kırk kapı ötemdeki aç komşum, kırk sokak ötedeki viran bağlar; köprü altındakiler, üstündekiler, tinerciler, alkolikler, okullular, okulsuzlar Hepsi bizden yardım bekliyor. Bize tutunmak, bize güvenmek; sevmek, sevilmek istiyor. Komşusu açken tok yatan bizden değildir. Kuralıyla yetişen bizler şimdi onlara elimizi uzatmaktan aciz miyiz? Hayır! Sadece yanlış değerler arasına sıkıştırılmış küçük dünyamız. Para, iktidar, mal mülk hırsı sarmış kararmaya yüz tutmuş kalplerimizi. Buna bir son vermenin zamanı geldiğini elbette biliyoruz ama doğru zaman değil yalanıyla oyalıyoruz kendimizi. O doğru zaman bugün diyerek başlayalım uzatmaya ellerimizi. Ve her el bir dal olsun muhtaçlara tutunacakları. Olur ya bir bebeğin karnı doyar, bir annenin yüzü güler Hele bir de şahit olduk mu buna bizim olur dünyalar. Haydi! Şimdi! Tamamen solmadıysa insaniyetimiz ve eğer yürekten istiyorsak, Tut elimden! diyen yalnız kalplerin sığınağı olalım. Merve ÖLÇEK 10 F Sınıfı 16

19 ÖĞRENCİLERİMİZDEN YARINDAN HABERSİZ İnsanlar kendilerine verilen değeri bazen unutabilir. Ve bir gün o değer veren insanlara ne kadar çok ihtiyacı olduğunu anlar. İyilik zor zamanda insanın derdine çare olmaktır. Peki insanlar iyilikten yana olmayıp da neden kötü olmak ister? Çünkü fedakârlık yapmaktan korkarlar. Elindekilerin azalacağını, kıskançlık yapıp başkalarının sahip olacağından korkarlar. İyiliği sadece iyilik yapan anlar. Çünkü onların felsefesi, Sana taş atana, sen ekmek at. düşüncesidir. Onlar insanları mutlu etmekten hoşlanır. Kendilerine yapılan iyilikleri unutmazlar, daima minnettar kalırlar. Böylece insanlık vazifelerini yerine getirdiklerine inanırlar ki bu gayet mantıklıdır. Ancak madalyonun diğer tarafında ise bencillik vardır. İnsanlar bencillik yapıp vefasız olabiliyorlar. İyilikten anlamayıp kalpsizleşiyorlar. Peki iyilik neden unutuluyor? İnsanlar işlerine geldikleri gibi davranıyor. Ne iyilikten anlıyor, ne de kötülükten. Amaçsız, hedefsiz, boş bir hayat sürüyorlar. Oysaki bir çocuğu sevindirmeyi, bir kediyi sevmeyi bilseler, bir ananın sesine ses verseler Belki de yaşadıkları her şey bambaşka olabilirdi. Yaşamları sevgi, mutluluk, sadakat ile sürerdi. Ama insanoğlu bu güzel manevi değerleri elleriyle bir kenara itip hiçmiş gibi davranıyor. Tek dertleri kendi çıkarları. Karşısındaki insanı adam yerine koymuyor, derdine deva olmuyor. Oysaki dünya yuvarlak. Kimse yarının ne olacağını bilir mi? Eğer bugün yükseklerdeyse yarın alçalmayacağına kim garanti verebilir? Belki de ondan yardım isteyen insana muhtaç olacak! Onların merhametine kalacaktır. Ama iyi olan böyle yapmaz. O iyiliği de kötülüğü de anlar. Onda çıkarcılık yoktur, fazla malda parada gözü yoktur,. Eğer bir dilim ekmeği varsa onu herkesle paylaşmasını bilir. Bilir ki bugün ona, yarın bana. 17 Her yapılanın bir bedeli vardır. Sonuç iyiyse mükâfatlandırılacaksın, kötüyse cezalandırılacaksın. Hepsi bu. Ama insan insanlığını unutmayıp her zaman iyiden yana olmalıdır. Çünkü insanlık sadece iyilikle, sevgiyle, huzurla sürdürülebilir. Bu yüzden çıkarlardan kaçınmalı yarınlar daha güzel olsun diye. Hanife ELİYATKIN 10/F Sınıfı BİR DANA BİNLERCE İNEK ARASINDA KENDİ ANASINI NASIL SEÇER VE BULURSA, İNSANIN YAPTIĞI İYİLİK VE KÖTÜLÜKLERDE ENİNDE SONUNDA GELİR ONU BULUR. PANÇANTRA

20 HASRET Can cana hasret, Can sana hasret, Bitki toprağa, toprak bitkiye, Can suya hasret. Hasret ki bir sonbahar da hala suya, Hasret ki bir güzel olup sonu olmayan uykuya, Hasret ki bir savaşta an be an güce, Hasret ki bir hürriyet için cihada. Ben ki cana dünyaya hasret, Hasret ki bir Güneş için insana hasret, 18 Ben ki insanoğlu hiç etmem kasvet, İşte bu da sevgiliye duyduğum hasret. Ben ki bazen yağmura benzer, Ben ki bazen yağmur gibi rahmet dağıtır, Ben ki bazen sel olur, Ben ki bazen sel gibi her şeyi yakıp yıkar, Ben ki bazen kışta açan hasret çiçeği ABDÜLKADİR KURU 10-F

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam. Onaylayan Administrator Pazartesi, 21 Mayýs 2007 Besteciler.org Amerika A memo Burasý New York Amerika Evler karýþtý bulutlara Nasýl bir zaman Nasýl bir yaþam A memo Ýnsanlar simsiyah, kýzýl, beyaz Sokaklar

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

Insanı başa taç yaptım. Ne eğildim, ne de saptım. Acılardan ilaç yaptım. Aşık Şahturna Hayatı ve Şiirleri

Insanı başa taç yaptım. Ne eğildim, ne de saptım. Acılardan ilaç yaptım. Aşık Şahturna Hayatı ve Şiirleri 1950 Sivas Gürün'de doğdu. 10 yaşlarında saz çalıp, türkü-deyişler okudu. 15 yaşında kendi yapıtı ilk plağıyla büyük üne kavuştu. Konser turneleri, kasetler, plaklar, uzunçalar, long playler ve günümüz

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Yýldýz Tilbe 1 ADAM OLSAYDIN. Söz-Müzik: Yýldýz Tilbe. Sevdim olmadý yar, küstüm olmadý yar. Kendini arattý, beni bulmadý yar

Yýldýz Tilbe 1 ADAM OLSAYDIN. Söz-Müzik: Yýldýz Tilbe. Sevdim olmadý yar, küstüm olmadý yar. Kendini arattý, beni bulmadý yar Yýldýz Tilbe 1 Onaylayan Administrator Pazar, 06 Mayýs 2007 Son Güncelleme Perþembe, 14 Haziran 2007 Besteciler.org ADAM OLSAYDIN Sevdim olmadý yar, küstüm olmadý yar Kendini arattý, beni bulmadý yar Düþtüm

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında

25. Aşağıdaki deyimlerle anlamca üçlü bir grup oluşturulduğunda hangisi dışta kalır? A) eli bol B) eli açık C) eli geniş D) eli kulağında 21. Hangi cümlede "mi" farklı anlamda kullanılmıştır? A) O bu resmi gördü mü? B) O buraya geldi mi bayram olur. C) Zil çaldı mı içeri girer. D) Yemeği pişirdi mi ocağı kapat. 22. "Boş boş oturmayı hiç

Detaylı

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Arapgirli Haşim Koç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.7.2006 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Murat Çelebi 2. - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 28.5.2015 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM

SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM SÂMİHA AYVERDİ KİMDİR? Hazırlayan: E. Seval YARDIM Handır bu gönlüm, ya misafirhane Derd konuklar, derman konuklar, hayâl konuklar, melâl konuklar; mümkün konuklar, muhal konuklar. Hele hasret, hiç çıkmaz

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır?

5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) almıştır? 5.SINIF TÜRKÇE (GENEL DEĞERLENDİRME TESTİ) Öğle üstü bir cip gelip obanın çadırları önünde durdu. Çocuklar hemen çevresinde toplaştılar. Cipten önce veteriner, sonrada kaymakam indi. Obanın yaşlıları hemen

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

Sayın Okul Müdürüm, Saygıdeğer Basın Mensupları, Değerli Misafirler, Sevgili Öğrenciler,

Sayın Okul Müdürüm, Saygıdeğer Basın Mensupları, Değerli Misafirler, Sevgili Öğrenciler, Sayın Okul Müdürüm, Saygıdeğer Basın Mensupları, Değerli Misafirler, Sevgili Öğrenciler, Azıcık duyarlılık, birazcık özveri! düşüncesiyle 10-16 Mayıs Engelliler Haftasında; farklılıklarımızı değil bizi

Detaylı

Özel gereksinimli çocuklar

Özel gereksinimli çocuklar Özel gereksinimli çocuklar Spor becerileri yolu ile toplumsal yaşama uyum ve katılımlarını sağlamak Mutlu ve üretken bireyler olmalarına yardımcı olmak. Programımıza yaklaşık 70 sporcu devam etmektedir.

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri

Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri Ünite 01: Arapçada Kelime ve Cümle Çeşitleri :١ mı, mi? baba ( ) uzaklaştım uzaklaştırmak uzaklaştırmak evin kapıları babam yetişiyorum eğitim görüyorum ecdadım, atam saygı otur! seviyorum seni seviyorum

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK Resimleyen: Vaghar Aghaei cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri İç ve Kapak Tasarım: Gözde Bitir Tasarım Uygulama: Güldal

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

İntikam. Ölüm Allah ın Emri

İntikam. Ölüm Allah ın Emri İntikam Bilir misin sen her gece Kendinle oturup konuşmayı Geceden uyanmamaya ant içip Gün ışığıyla yeniden doğmayı Bilir misin sen her güne hayata küskün başlamayı Anti sosyal kişilik olup da Şişelerin

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

Yücel Terkanlýoðlu. HTML clipboard. Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için yitik bir zaman. Rüyayla devirdiðim kazan,

Yücel Terkanlýoðlu. HTML clipboard. Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için yitik bir zaman. Rüyayla devirdiðim kazan, Yücel Terkanlýoðlu Onaylayan Administrator Cumartesi, 23 Þubat 2008 Son Güncelleme Pazartesi, 27 Ekim 2008 Besteciler.org HTML clipboard Yaþamadýklarýndýr Dünyan! Uykuyla geçirdiðim her an, Benim için

Detaylı

MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014. 1- Dostluk ve Kardeşlik

MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014. 1- Dostluk ve Kardeşlik 2013-2014 MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014 YIL LAR LARA GÖRE DEĞER BAŞLIKLARI EKİM KASIM ARALIK OCAK ŞUBAT MART NİSAN MIS HAZİRAN 1- Dostluk ve Kardeşlik 1- Temizlik ARA RAPOR

Detaylı

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir?

Paragraftaki açıklamaya uygun düşen atasözü aşağıdakilerden hangisidir? 1) İnsanlar, dağlar gibi yerlerinden kımıldamayan cansızlar değildir. Arkadaşlar, tanışlar birbirlerinden ne kadar uzakta olursa olsun ve buluşmaları ne kadar güç olursa olsun, günün birinde bir araya

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK

UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK YARATICI OKUMA DİZİSİ Şiir Resimleyen: Yasemin Ezberci Yaratıcı Okuma Dosyası: Nilser Utku 2 BASIM Betül Tarıman UFACIK TEFECİK KURBAĞACIK Resimleyen: Yasemin Ezberci

Detaylı

Ali Rıza Malkoç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Ali Rıza Malkoç. - şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 6.8.2005 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir. Şiirlerin

Detaylı

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. Öğretmeni tanır ve dersin amacı, derste işlenecek

Detaylı

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir.

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere bağlaç denir. BAĞLAÇ Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir. Bağlaçlar da edatlar gibi tek başlarına anlamı olmayan sözcüklerdir. Bağlaçlar her

Detaylı

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül 2009 17:55 Ramazan Manileri // Ahmet ağa uyursun uyursun Uykularda ne bulursun Kalk al abdest, kıl namaz Sabahleyin cenneti bulursun Akşamdan pilavı pişirdim Gene karnımı şişirdim Çok mani diyecektim ama Defteri

Detaylı

Tövbe ve Af Dileme-4

Tövbe ve Af Dileme-4 Tövbe ve Af Dileme-4 Kutsalsın, Kutsalsın, Kutsalsın ey güçlü Rab Tanrı; Yer ve gök Sana verilen hamtlarla doludur. Rabbin adına gelen ve tekrar gelecek olana en yücelerde hamtlar olsun. Baba ya, Oğul

Detaylı

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ

2014 2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ KONU VE KAZANIMLARININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ KONU VE ININ ÇALIŞMA TAKVİMİNE GÖRE DAĞILIM ÇİZELGESİ Öğrenme Alanı: İNANÇ 1. ÜNİTE: KAZA VE KADER EYLÜL Öğrencilerle Tanışma, Dersin Amacı ve İşleniş Şekli. İlk Ders Genelgesi 1. Allah Her Şeyi Bir Ölçüye

Detaylı

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR

BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR ÖTÜKEN Ârif Nihat Asya BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Şiirler: 1 BİR BAYRAK RÜZGÂR BEKLİYOR Servet Asya ya Armağanımdır. DESTAN O zaferler getiren atların Nalları altındanmış; Gidişleri akına, Gelişleri akındanmış.

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı.

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. İSTİKLÂL MARŞI'MIZ Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona. Küçümsemem ama, benzetirim

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

YUNUS EMRE LER VAR OLDUKÇA Salı, 09 Temmuz 2013 06:17

YUNUS EMRE LER VAR OLDUKÇA Salı, 09 Temmuz 2013 06:17 Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada baki kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan. Diyen Yunus Emre halk tarafından çok sevilen bir mutasavvıftır. Halk onu hep sevmiştir.

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

22-26 Nisan 2011Tarihleri arasında TİF(Türkiye İzcilik Federasyonu) nun Çanakkale'deki

22-26 Nisan 2011Tarihleri arasında TİF(Türkiye İzcilik Federasyonu) nun Çanakkale'deki 22-26 Nisan 2011Tarihleri arasında TİF(Türkiye İzcilik Federasyonu) nun Çanakkale'deki 57. Alay " Dedeciğim Ben Geldim" Milli Bilinç Kampına katılıyoruz. Kampa sadece erkek izci ve liderlerimiz (Tam Üniformalı)

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI

KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI KURTULUŞUN 95. YILI COŞKUYLA KUTLANDI Kahramanmaraş ın düşman işgalinden kurtuluşunun 95. Yıldönümü törenlerle kutlandı. Valilik Kavşağında gerçekleştirilen kutlama törenleri, Sağlık Bakanı Dr. Mehmet

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14

Okul Çağı Çocuğunda Sevgi Yetersizliği Çalma Davranışına mı Neden Oluyor? Pazartesi, 02 Eylül 2013 06:14 Hiçbir ihtiyacı olmadığı halde sürekli arkadaşlarının kalem ve silgilerini çalan çocukla yaptığım görüşmede, çocuğun anlattıkları hem çok ilginç hem de Kleptomani Hastalığına çok iyi bir örnektir. Çocuk

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI Ö.Ç BİLFEN ANAOKULU 5 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 01-05 HAZİRAN 2015 01 HAZİRAN PAZARTESİ SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı ve istedikleri ilgi köşelerinde evden getirdikleri oyuncaklarla

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı