Kürdistan da ulusal örgütlenme tarihine bakma: Rizgarî-Ala Rizgarî (III)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kürdistan da ulusal örgütlenme tarihine bakma: Rizgarî-Ala Rizgarî (III)"

Transkript

1 Kürdistan da ulusal örgütlenme tarihine bakma: Rizgarî-Ala Rizgarî (III) İbrahim GÜÇLÜ Kürt ulusal ayaklanma ve direnme hareketlerinden (1938) sonra, Kürt egemenleri, aydınları, emekçileri, ya katledilerek, ya teslim alınarak, ya da asimile edilerek tarih yapma eylemenin, siyaset yapma misyonunun dışına itildiler. Türkiye, 1946 yılında, dünyadaki demokrasinin gelişmesinden, faşizmin yenilmesinden etkilenmenin ötesinde, esas olarak batının demokrasi dünyası ile bütünleşmek için çok partili sisteme geçti. Bu, Atatürk ün, asker ve sivil bürokrasinin partisi olan CHP dışında diğer partilerin kurulabileceği anlamına geliyordu. Öyle de oldu. Türk burjuvazisi, asker ve sivil bürokrasi dışındaki toplumsal kesimler, kısa sürede Demokrat Parti yi kurdu. Demokrat Parti, Celal Bayar, Adnan menderes ve arkadaşlarının öncülüğünde kuruldu yılında büyük bir kitle desteği ve oyla, tek başına iktidar oldu. İkinci dönemi de ezici bir çoğunlukla kazandı tek başına hükümet oldu. Ne yazık ki, 27 Mayıs 1960 Askeri darbesi ile iktidardan uzaklaştırmakla kalmadı: Yöneticileri, Hükümet Başkanı ve Bakanları, milletvekilleri tutuklandı, yargılandı, cezalara çarptırıldı. Başbakan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatih Rüştü Zorlu, Maliye Bakanı Hasan Polatkan idam edildi. Türkiye de çok partili sisteme geçiş yapmak demek, Kürtlerin de kendi partilerini kurmalarına yasal ve toplumsal olanak tanımak anlamına gelmiyordu. Bu nedenle Kürtler, parti kurma girişiminde bulunmadılar. Kürtler, ağırlıklı olarak Demokrat Parti de olmak üzere Türk kimlikli iki partide yerlerini aldılar. Bu partilerde yer alırken de, kendi ulusal kimlikleriyle değil, kendi ulusal kimliklerini inkar ederek ya da seslendirmeyerek yer aldılar. Ama, Demokrat Parti nin konjoktürel olarak, sivil ve asker bürokratik iktidar karşısında halk gücünü toplamak için, Kürtlere karşı daha toleranslı olduğu da bir gerçekti. Demokrat Parti döneminde Doğu ve Kuzey Kürdistan sınırında 1943 yılında 33 Kürt köylüsünün kurşuna dizilmesini emir eden General Mustafa Muğlalı hakkında meclis soruşturmasının açılması, meclis komisyonunun dosyayı mahkemeye göndermesinden sonra Muğlalı nın yargılanması ve idam cezasına çarptırılması bunun en somut örneklerinden biriydi. Zaten 1960 sonrasında da, Demokrat Parti yargılanırken, Kürtçülere yardım ettiği ve Büyük Kürdistan ın kuruluşunu teşvik ettiği, onun suçlandığı konulardandı yılında Kürt okumuşlarının, dünyadaki toplumsal, sınıfsal, ulusal kurtuluş hareketlerinden, Irak ta 1958 yılında yapılan darbe sonucu gerçekleşen anayasal değişiklikle Kürtlerin kendi bölgelerinde otonom bir şekilde yaşamasının anayasal hüküm haline gelmesinden, Sovyetler Birliği nden dönen Barzani ve arkadaşlarından etkilenerek hareketlenmeleri, devlet tarafından bastırıldı. Daha önce binlerce kişinin tutuklanması, birçok kişinin idam edilmesi düşünülürken, operasyon 50 Kürt aydını ve okumuşunu tutuklanması ile son buldu tan sonra sosyalist Kürt aydınları TİP ve FKF içinde yer aldılar. Ama TİP in programı ve yaklaşımı, Kürt millet taleplerini doğrudan ve evrensel normlarıyla gündeme getirecek konumda değildi. Bu nedenle, 1968 lerden itibaren sosyalist Kürtlerin Türk solu ile ayrışma süreci başladı.

2 Sosyalist Kürt aydınları TİP içinde yer aldıkları zaman, partinin yönetiminde bir özel konum kazandıkları gibi, sınırlı da olsa kendi ulusal kimliklerini ifade etme olanağına sahip oldular. Bir aşamadan sonra, Devrimci Doğu Kültür Ocakları nın (DDKO) ve Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi nin (TKDP) etkisiyle Kürtlerin ulusal ve demokratik taleplerini 4. Büyük Kongrede sınırlı da olsa karar haline getirme fırsatı buldular. Buna rağmen, sosyalist Kürtlerin Türklerden bağımsız örgütlenmesi, önü alınmaz bir sorun ve süreç oldu. TKDP, Kürdistan ın kuzeyinde, Kürt ulusal ayaklanma ve direnme hareketlerinden sonra 1965 yılında illegal olarak kurulan ilk Kürt partisiydi. Bu parti de, kadro yapısı, programı, çalışma tarzı itibarıyla kitlesel bir yapı kazanamıyor, Türkiye de siyaseti etkileyemiyor, Kürdistan da halkın örgütlenmesine ön-ayak ve öncülük edemiyordu. Tam da bu iki tarihsel gelişmenin çakıştığı momentte, DDKO, Kürt ulusal dayaklanma ve direnme hareketlerinden sonra Türkiye de kurulan ilk legal Kürt örgütlenmesi oldu. DDKO, Türk siyaset arenasında kısa sürede etkili bir aktör olduğu gibi, Kürdistan da da halkı kucaklamaya başlayan, derinliğine ve genişliğine etkilemeye başlayan bir örgütlenme oldu. Kısa sürede Ankara ve İstanbul başta olmak üzere birçok Kürt şehrinde örgütlenmesini gerçekleştirdi. Birçok Kürt şehrinde de örgütlenme hazırlıklarını başlatmış ve tamamlatma aşamasında iken, 12 Mart 1971 Askeri Muhtırasının hışmına uğradı. DDKO, 26 Nisan 1971 tarihinde resmen kapatıldılar. Çünkü darbenin nedenlerinden biri, bölücülük hareketi idi. Bölücülük hareketinin de, en aktif ve görünür aktörü de DDKO idi. Bu nedenle DDKO ya yönelik olarak kitlesel tutuklamalar ve yargılanmalar yapıldı. Bütün Kürt yurtseverleri ve sosyalistleri, Ankara ve İstanbul dan da getirilerek Diyarbakır-Siirt İlleri Sıkı Yönetim Komutanlığı uhdesindeki hapishanede toplandılar ve yine bu komutanlığa bağlı askeri mahkemede yargılandılar. Kürt yurtseverleri ve sosyalistlerinin Kürdistan daki bu toplaşması, Türkiye ile siyaseten ayrışma/kopma şartlarını olgunlaştırdı. Türkiye de Kürtlerin legal olarak örgütlenmelerinin olanaksız olduğu ve devlet sisteminin zor dışında hiçbir şekilde dize getirilemeyeceği kanaatini hakim, egemen hale getirdi. Bu büyük bir kopuşa neden oldu. Bu kopuş, aynı zamanda Türkiyeci Kürtlerle de bir ayrışmaya/kopmaya yol açtı. Bu bağlamlarda, 12 Mart 1971 Muhtırası sonrasında yargılanan DDKO, Türkiye Kürdistan Demokrat Parti kadroları için, yeniden örgütlenme, güncel ve hayati bir konu oldu. Kürtler arasındaki ayrışma, Türklerle ortak örgütlenme ve ayrı bağımsız örgütlenmeden öteye, farklı ideolojik kabuller ve formatlar, ayrı mücadele biçimleri, örgütsel modeller üzerinden gerçekleşmeye başladı. 12 Mart Muhtırası sonrasındaki tutuklamalar ve yargılamalar hapishanedeki tartışmalar ve çalışmalar, Kürtler olarak kendimiz için siyaset yapma, Kürtler olarak örgütlenme, Kürtler olarak değişim sürecine katılma dönemini başlattı. DDKO Komünün oluşumu Bu dönemi, tutuklu olan tüm Kürt okumuşları ve değişik kesimlerden gelen aktörlerle birlikte sürdürmenin daha yararlı olacağı ortadaydı. Ama gelişmeler, hapishanedeki karşılıklı ilişkiler, aydınların farklı düşüncelere, toplum ve yaşam tasarımlarına sahip olmalarından dolayı, farklılaşmaların, farklı köklü tutumların, öngörü ve vizyonların ortaya çıkmasını kaçınılmaz kıldı.

3 Öncelikle yargılamalarda mahkemeler karşısındaki yaklaşım ve tutum, temel farklılaşmalara ve gruplaşmalara yol açtı. Yargılamalar başlamadan önce, mahkemeler karşısında takınılacak tutum, yapılacaklar etrafında gelişen tartışmalar iki ana gruplaşmaya yol açtı. Bu ana gruplaşmalardan biri, mahkemelerde sessiz sedası olmak, DDKO yu savunmamak, Kürtlerin ulusal hak ve özgürlüklerini savunmamak, ideolojik, etnik ve ulusal kimliklerini dışa vurmamak gibi bir yaklaşıma sahipti. Bu grup, yargılamalar sonucunda tutuklu olan Kürt aydınlarının, diğer yurtsever kesimlerinden çoğu aktörün yargılanıp idam edilecekleri korkusunu taşıyordu. İkinci ana grup, DDKO yu, sahip olunan ideolojik değerleri, Kürt etnik ve ulusal kimliğini, Kürtlerin ulusal hak ve özgürlüklerini savunmayı; yapılan örgütlenme ve çalışmalardan dolayı riski göze almayı bir yaklaşım olarak benimsiyordu sonrasında Rizgarî Dergisini çıkaran ve bir hareket olarak örgütlenen kesim, bizler, ikinci yaklaşımı benimsiyorduk. Bizim grup, DDKO Komünü olarak tanımlanıyordu. Hapishanedeki gruplaşma, bu iki ana eğilim etrafında gelişirken, tutuklu olmayan, dışarıda olan Kürt yurtseverlerini de kendisiyle birlikte şekillendiriyor ve evrimleştiriyordu. İçerdeki gelişmeler doğrudan cezaevi dışına aktırılıp, gelişmeleri etkilerken, dışarıdaki gelişmelerde içerdeki gelişmeler şekillendiriyor, evrimleştiriyor, zenginleştiriyor. Böylece karşılıklı bir genişleme ve derinleşme sağlanıyordu. Hapishanedeki bu iki ana eğilim ve yaklaşım etrafındaki gruplaşma, başka ana konuları da içine alarak zenginleşmeye, derinleşmeye, genişlemeye, hayata dair farklılaşmalara yol açtı. Kürtlerin, Türklerden bağımsız örgütlenmesi ya da birlikte örgütlenmeleri konusu da bu gruplaşmaları belirleyen ana düşüncelerden biri oldu. Mahkemede tutumsuzluğu ve sessizliği öneren, DDKO yu, TİP i, Kürdistan Demokrat Partilerini savunmaya karşı çıkan, Kürtlerin hak ve özgürlüklerini dile getirmeyi tehlikeli bulan, Kürt ulusal kimliğinin itirafını sakıncalı bulan grup, aynı zamanda Kürtlerin bağımsız örgütlenmesine de karşı çıkıyordu. Bizim de içinde bulunduğumuz grup, Kürtlerin bağımsız örgütlenmesini, bir hak ve hem de mutlak bir hak olarak ele alıyordu. Daha da ötesi de vardı: Bağımsız örgütlenmeye karşı çıkanlar, sosyalizmi ve sosyalist yönetimi ele geçirmeyi öncelikli bir konu olarak ele alıyor. Sosyalizmin Türkiye de yönetim olması halinde, Kürtlerin de haklarına sahip olacaklarını savunuyorlardı. Kürtlerin kurulacak yeni sosyalist sistemde yerlerinin ve statülerinin ne olacağı konusunda kesin bir belirsizliğe sahiptiler. Ama sosyalist ülkelerin deneyleri, Sovyetler Birliği ve Çin in uygulamalarına bakıldığı ve ele alındığı zaman, Kürtlerin yeni sosyalist iktidar döneminde de uydu, bağımlı, kendi kendini özgürce ve bağımsızca yönetmeyecek bir ulus olarak yaşamını devam ettireceği tartışmasızdı. Bizim içinde bulunduğumuz ve Kürtlerin bağımsızlığını savunan grup, Kürtlerin, sosyalizm gerçekleşmeden önce de bağımsız devlet olabileceği, ulusal haklarına kavuşabileceğini savunuyordu. DDKO Komünü, yargılanmaların sonuçlanması ve büyük cezalara çarptırılmamızdan sonra, bu ana hedefler ve düşünceler etrafındaki çalışmalarını yoğunlaştırdı. Hapishanede olunması halinde de, örgütlenmeyi ve dışarıda mücadeleyi geliştirmenin koşullarını olgunlaştırmayı çalışıyordu. Bu nedenle, bir yanda kendi iç çalışmalarını derinleştirip, olgunlaştırırken, konseptini düşünce ve davranış biçimi olarak çerçevelendirirken, aynı zamanda dışarıda ilişkili olduğu Kürt yurtseverleriyle ilişkileri geliştirmeye, onlarla daha fazla bütünleşmeye gayret gösteriyordu.

4 1974 Genel Af öncesi 1974 Af ından önce, DDKO Komünü, üç kompartımanlı bir proje ortaya çıkarmaya çalıştı. Bu projeye göre: Kürt ulusal örgütlenmesi ve bağımsız mücadele tarzı için yeni ve özgün düşüncelerin ortaya çıkarılması, bağımsız bir ideolojinin olgunlaştırılması gerektiği bir ön kabulümüzdü. Çünkü Kürtlere yönelik asimilasyon, sömürgeci statü ve uygulamalar, Kürtleri kendi bağımsız kişiliklerinden uzaklaştırdığı gibi, Kürtlerin kendine özgü düşüncelerini de yok etmiş, bir kimliksizlik konumunu ortaya çıkarmıştı. Bu süreci tersine çevirmek gerekiyordu. Bu da ideolojik bir dirilişle ve entelektüel güçlü bir bağımsız faaliyetle oluşabilirdi. Bu nedenle bir ideolojik aygıta ve platforma ihtiyaç vardı. Rizgarî Dergisi fikri, bu temelde gelişti ve olgunlaştı. Bunun yanında, Atatürk ve arkadaşlarının, Osmanlı hanedanından iktidarı almaları, Türk ulusu temelinde devleti yeniden yapılandırılmalarından sonra, Kürtlerin Osmanlı İmparatorluğu dönemindeki otonom statüsüne son vermekle kalmamış, aynı zaman Kürtlerin varlığını inkar etmeyi, Kürtlerin Türk olduğunu anlayışını resmi siyaset haline getirmişti. Devletin bu resmi siyasetinden dolayı da, bütün Kürt değerleri yok edilmiş, gizlenmiş, tahrip edilmiş durumdaydı. Kürt dili yasaklanmış, Kürt tarihine ve toplumuna ait tüm araştırmalar ortadan kaldırılmıştı. Bu sürecin de tersine çevrilmesi gerekirdi. Bu nedenle de, bir yayınevinin kurulması projelendirildi ve bunun sonucu da KOMAL Yayınevi kuruldu. Bunların yanında kitlesel bir legal, açık bir örgütlenme ile de bu çalışmaların yaygınlaştırılması, toplumsallaştırılması, kitleselleştirilmesi gerekirdi. Bunun için de, DDKO yu model alan bir örgütlenme yoluna gidildi. Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri (DDKD) de bu projenin bir ürünü olarak şekillendi. DDKD, bir ideolojik yapı olarak kurgulanmadı. Bütün Kürt kesimlerinin içinde yer aldıkları bir yığınsal demokratik bir örgütlenme oldu. Ama ne yazık ki, 1976 lardan sonra Kürdistan da ideolojik yoğunlaşmanın gelişmesi, ideolojik temelde siyasi örgütlenmelerin şekillenmesinden sonra, DDKD ye de bu virüs bulaştı. Ankara DDKD nin mahkemece kapatılmasından sonra, DDKD Şıvancı ekibin ve siyasi grubun yan örgütlenmeleri haline gelmekle kalmadı, daha sonra onları tümüyle tanımlayan bir örgütsel yapı kazandı. Rizgarî nin fikri konseptinin hazırlanması, tartışılması, birlik için arayışlar Anlatılanların ortaya çıkardığı gibi, Rizgarî Dergisi fikri, bu derginin olgunlaştırdığı fikirler etrafında örgütlenme ve siyasi kümelenme olgusu, cezaevinde gelişmeye başladı Genel Af ından sonra, 13 Temmuz 1974 gününden sonra, cezaevindeki üçlü projenin hayata geçirilmesi; kesintisiz bir entelektüel, fikri, ideolojik, örgütsel, siyasi çalışmanın başlatılması için hemen harekete geçildi. 2 Ağustos 1974 yılında Ergani de benim nikâhım için bir araya gelen DDKO Komünü ekibi, bu nikahı aynı zamanda, süreci başlatan ve resmi bir çerçeveye kavuşturan bir tarihi başlangıç haline getirdi. Nikâh sonrasında yapılan toplantıda, hapishanede düşünülen projenin hayata geçirilmesi karar altına alındı. Bir derginin yayın yaşamını başlatmak için karar alındı. Tabi bu süreç, salt bir yayın süreci ve olgusu olarak düşünülmediğinden, bir siyasi hareket ve örgütlenme sürecini başlatma olarak da düşünüldüğünden, bir derginin ilkelerini aşan bir programatik çerçevenin ortaya çıkarılması gerekirdi.

5 Daha sonra Rizgarî Deglerasyonu olarak tanımlanan programatik metnin hazırlıklarına kolektif bir mantık ve metod çerçevesinde başlandı. Kısa bir sürede bu program niteliğindeki deglerasyon hazırlandı. Bu deglerasyonun hazırlanmasından sonra, DDKO Komünü olarak tek başımıza harekete geçmenin doğru olmadığını düşünerek, başka siyasi çevre ve kadrolarla bütünleşme yoluna gitmenin doğru olduğunu saptadık. Bunun için de, aylarca metropollerde ve Kürdistan da kadroları saptayarak tek-tek ya da gruplar halinde görüş ve tartışma sürecini başlattık. Tartışmalar, yüzlerce Kürt yurtseveri, modern ve dini aydınlarla sürdürüldü. Onların görüş ve önerileri alındı. Bu çalışmalar sonucunda, yeni kadrolarla bütünleşmemize rağmen, siyasi gruplarla yaptığımız görüşmelerden sonuç alıcı olmadık. O tarihten sonra, Kürdistan daki siyasi örgütlenmenin çokçu bir karakterde yürüyeceği belli olmaya başladı. Rizgarî de, 21 Mart 1976 tarihinde, Newroz günü yayın hayatına başladı. Rizgarî Dergisi nin yayın hayatına başlamasından sonra, dile getirdiği düşünceler, büyük depremler yarattı. Rizgarî, hem devletin ve hem de Kürtlerin ezberini bozdu, düşünce ve davranış sistematiğini alt-üst etti. Çünkü Rizgarî, ezop dili kullanmıyor, Kürt ulusuna, Kürdistan a dair gerçekleri olduğu gibi, kendi kavramları ve yaklaşım tarzıyla, takkîye yapmadan sunuyordu. Kürdistan ın sömürge ve hem de uluslararası sömürge yapısını saptama olarak ortaya çıkardığı zaman, Türk devletiyle kesinlikle bir ayrışmayı gündeme getiriyordu. Kemalizm i, devletin resmi ideolojisini karşı alırken, eleştirirken, teşhir ederken yeni bir Kürt ulus ideolojisinin temel taşlarını diziyordu. Bundan dolayı da, Rizgarî bu süreci, Kürtlerin ve Kürt ulusunun ideolojik inşası olarak tanımlıyordu. Rizgarî sürecini başlatan, onaylayan, karar altına alanlar: Mümtaz Kotan, Sosyolog İsmail Beşikçi, Orhan Kotan, Mehmet Uzun, Hatice Yaşar, İkram Delen, Av. Şerafettin Kaya, Feqî Hüseyin Sağnıç, Yılmaz Balkaş, Av. Ruşen Arslan, Yümnü Budak, Ali Beyköylü, Mahmut Kılıç, Recep Maraşlı, Fikret Şahin, Kazım Baba, Ali Yalçın, Mustafa Özer, Bettal Batte, Zülküf Şahin ve bendim. Rizgarî Dergisi nin yayınlanmasından sonra, entelektüel, siyasi, örgütsel çalışmalar; metropollerde ve Kürdistan da komiteleşmeler, sürekli bir hal aldı. Rizgarî nin deglerasyonunda dile getirilen ve daha sonra geliştirilen temel düşünceleri 1- Kürdistan Kürtlerin ülkesidir. Kürdistan da Kürt uslusu dışında başka etnik topluluklar da yaşamaktadırlar. Kürtlerin aynı zamanda bu etnik topluluklarla yeni bir yaşam tarzını senaryolaştırması gerekir. 2- Kürdistan, Kasr-ı Şerîn Antlaşması sonucunda Osmanlı İmparatorluğu ve Fars İmparatorluğu arasında ikiye bölünmüş. Kürdistan da Kürtler o dönemde parçalanmış otonom yapıya sahip olmalarına rağmen, egemenlik, imparatorlukların elindeydi. Kürdistan, Lozan Antlaşması ndan sonra Türk, İran, Irak ve Suriye Devletleri arasında paylaşıldı. Kürdistan ın bütün parçaları işgal edilmiş ve sömürge statüsüne sahiptir. Türk,, İran, Irak, Suriye Devletleri de sömürgeci devletler konumundadır. Kürdistan ın bütün yeraltı ve yerüstü kaynaklarına sahip oldukları gibi, Kürt milletinin bütün ulusal haklarını da gasp etmişlerdir. Kürdistan, aynı zamanda Ortadoğu da uluslararası bir sömürge konumundadır.

6 3- Kürt ulusu, ezilen ve sömürge bir ulustur. Bütün ulusal hakları gasp edilmiş, kendi kendisini yönetme ve egemenlik hakkından mahrumdur. Bundan dolayı da, Kürt ulus sorunu, bir kurtuluş ve bağımsızlık sorunudur. 4- Kürt ulusu bu yapısından dolayı, özgürleşmek ve ülkesini bağımsızlığa kavuşturmak için, siyasi ve silahlı nitelikli bir ulusal kurtuluş hareketinin örgütlenmesine ihtiyacı vardır. 5- Kürt ulusu da bağımsız bir devlete ihtiyaç duymaktadır ve devletleşme onun da hakkıdır. Bağımsız Kürdistan ın, Kürdistan ın kuzeyinde de gerçekleşmesi için, Kürt sosyalistlerinin kendi aralarında ittifak ve koalisyon oluşturmaları; Kürt sosyalistlerinin de Kürt milliyetçileri ve Kürt yurtseverleriyle ulusal bir cephe oluşturmaları gerekir. Ondan sonra da, Türkiye işçi ve sosyalist hareketiyle ittifak oluşturmaları gerekir. 6- Kürdistan, dört sömürgeci devlet tarafında yönetilen ve bölünen bir ülke olmasından dolayı, Kürdistan ın her parçasının bağımsızlık sorunu, parçaya bağlı olarak düşünmek ve ele almak doğru değildir. Çünkü sömürgeci devletler de, Kürt ulusal hareketlerine karşı siyaset belirlerken ve mücadele ederken, dört devletin birlikte hareket etmesini planlamaktalar. Kürt ulusal hareketlerinin bastırılması için birlikte hareket etmektedirler. Bundan dolayı, herhangi bir Kürdistan parçasında ulusal kurtuluş hareketi planlanırken, diğer parçalardaki gelişmelerin hesaba katılması, genel olarak ulusal çıkarların savunulması, ortak ulusal çıkarlar merkezinde hareket edilmesi gerekir. Bu temelde, Kürdistan sosyalistlerinin tüm parçalarda kendi aralarında bir ittifak oluşturmaları; Kürdistan sosyalist ve milliyetçilerinin de Kürdistan çapında bir milli cephe oluşturmaları kaçınılmazdır. Bu ortak ulusal cephe de, ortak bir stratejiyi ve programı öngörmektedir. Bunun için çalışma yürütülmesi, ortaklaşmanın sağlanması gerekir. 7- Kürt ulusunun sosyalist ve milliyetçi karakterli örgütlenmesinin, ezen ve egemen ulustan kesinlikle ve mutlak bir şekilde bağımsız, ayrı olması gerekir. 8- Rizgarî, geniş tabanlı bir hareketin oluşturulması ve kadroların olgunlaştırılmasından sonra bir partinin oluşmasını öngörüyordu. Bu nedenle, bir grup insanla hemen parti kurmayı, çadır kurmak olarak değerlendiriyordu. Bürokratik parti kurma tarzı yerine, evrimci ve tabandan geliştirilen, liderler kadrosuna dayanan bir partileşmeyi savunuyordu. 9- Kürdistan ın özgürleşmesinin ve bağımsızlaşmasının, Türk Devleti nin militer, inkarcı, sömürgeci, işgalci karakterinden dolayı silahla gerçekleşeceğinin öngörüyor, ona göre hazırlıkların yapılmasına çalışıyordu. Silahlı mücadelenin savunulmasını, Türk Devleti nin zoruna karşı bir zorunluluk olarak ele alıyordu. Ama ha deyince silahlı mücadelenin yapılmayacağı bilinciyle, halk içinde örgütlenmeyi ve halk kitlelerini hazırlamayı elzem görüyordu. 10- Türk Devleti nin resmi ideolojisi Kemalizm karşısında, Kürt ulusal ideolojisinin oluşturulmasını, derileştirilip, toplumsallaştırılmasını, ulusal devrimin gerçekleşmesi, zihniyet değişikliğinin sağlanması, asimilasyonun önüne geçilmesinin olmazsa olmaz koşulu olarak ele alıyordu. 11- Rizgarî, sosyalist bir siyasi Kürt ulusal hareketi idi. Ama Sosyalist sistemin Kürt millet sorununda tarihte yaptığı yanlışları hep eleştirdi. Ayrıca sosyalist dünya içinde Sovyetler

7 Birliği ve Çin Halk Cumhuriyeti nin sosyalizm anlayışını eleştiren, onların dış politikalarını tümüyle onaylamayan ve eleştiren bir hareket konumdaydı. Bu bağlamda da, sosyalist kampa karşı bağımsız sosyalist çizgiyi temsil ediyordu. Sosyalist kampı bir bütün ve parçalı olarak Kürt ulusal kurtuluş hareketinin stratejik müttefiki olarak kabul ediyordu. ABD nin başını çektiği emperyalist sistemi düşman görüyor ve karşı alıyordu. Özellikle de Türkiye nin, ABD ve Batı Avrupa nın müttefiki olmasında dolayı, ABD ve Batı Devletlerine karşı bir konumlanma içindeydi. 12- Rizgarî, Türk Sol örgütleri, Kürdistan daki yurtsever örgütlerle ilişkilerinde ideolojik mücadele ve politik dostluk ilkesini hayata geçirmeyi benimsemişti. Bu prensip gereği, hiçbir örgüte karşı şiddet uygulamamıştır. Örgütler arası ilişkilerde zor ve şiddetin kullanılmasına da büyük tepki göstermeyi bir hayati görev kabul etmiştir. Bu nedenle, Sovyetçilik ve Çincilik/Maoculuk konusunda Türkiye ve Kürdistan da ortaya çıkan çatışmalara taraf olmadığı gibi, ortaya çıkan çatışmaları da engellemiş, çatışmaya karışan örgütleri de eleştirip, teşhir etmiştir. PKK ya karşı ilk başlarda da en büyük tepkisi de bundan dolayı olmuştur. Ala Rizgarî döneminde de bu düşünce ve davranış tarzını sıkı bir şekilde sürdürmüştür. ***** Rizgarî, bu prensipler, temel düşünceler, bu prensiplerin ve düşünceşlerin ortaya çıkardığı paradigma ve çerçeve anlayış içinde hareket etti. Açık ve illegal, legal örgütlenmeler yaptı. Türk Devleti nin örgütlenmelerden ayrışmayı mutlak bir görev olarak önüne koydu. Bütün Kürt toplumsal kesimlerinin, kendi meşru örgütlenmelerini yaratmaları ve örgütlenmeler kanalıyla mücadele yürütmelerini öngördü. Elbette Türk kurumlarıyla ayrışmayı önerirken ve öngörürken, yeni bir özgür ve eşitlikçi bir yaşam tarzını, yönetim ve devlet yapısını da olgunlaştırmış, kurgulamış oluyordu. Rizgarî, bir ideoloji oluşturmaya çalıştı. Bunun için de bütün temel konularda, analiz ve araştırmalara dayalı dosyalar hazırladı. Diyebilirim ki Rizgarî, 1974 ten sonra Kürdistan ın kuzeyindeki ulusal hareket için bir ideoloji yarattı. Bu yeni ideolojik inşa süreci, harekete yol göstericilik yaptı. Fikre dayalı sağlıklı bir hareketin gelişmesine temel oluşturdu ve kaynak oldu. Bu dosyalardan biri, Kürdistan daki oportünist ve Kürt milliyetçiliğine karşı olan düşünceleri eleştiren, özellikle de Özgürlük Yolu nu eleştiren ve derinleştiren dosyaydı. Diğer bir Dosya da, Ant Sömürgeci siyasetin Seçim Siyaseti ni kapsıyordu. Seçim siyasetinde, Kürtlerin, Türk siyasi partilerine kesinlikle oy vermemesi, Sömürgeci Türk Devleti ne karşı olan mücadele ve ideolojik bir tutumun tutarlı bir parçası olarak ele alıyordu. Bağımsız bir ant sömürgeci siyasetin geliştirilmesi gerektiğini tavizsiz savunmuştur. Bu siyasete uygun, bir pratik geliştirmiştir. Bundan dolayı da Şivancı Hareketin ve Özgürlük Yolu nun CHP yi ant-faşizm ilkesi çerçevesinde destekleme siyasetini sert bir şekilde eleştirmiştir. Rizgarî, yapılanmaya başladığı günden itibaren, Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi ile yakın temas içinde olmuş, çalışmalarında Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi taraftarlarının destek ve dayanışmasını kazanmıştır. Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi, Rizgarî siyasi grubunun partide yer almasını hep istemişlerdir. Ama bu istekte, parçalı bir yaklaşıma

8 sahiptiler. Ayrıca, Rizgarî nin sosyalist ideolojik yaklaşımı, Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi ile birleşmeye engel olmuştur. Rizgarî, Güney Kürdistan daki Kürt Ulusal Hareketi ni, hem Türk solunun ve hem de Kürt solunun bir kesimine karşı sürekli korumuş, Güney Kürdistan daki ulusal kurtuluş hareketi kesinlikle desteklemiştir yılındaki yenilgiden sonra, Özgürlük Yolu ve Şıvancı Hareketin Berzani ye ve Kürt Ulusal Hareketine karşı, Sovyetçi ve iç çelişki nedenleriyle yaptıkları saldırıları göğüslemiştir. Türk Soluna karşı aynı konuya ilişkin olarak bir ideolojik saldırı başlatılmıştır. Barzani ye yönelik saldırılara karşı durulmuş, Barzani sonuna kadar savunulmuştur. Bu nedenle, Rizgarî siyasi bir grup olarak, hem Kürdistan ulusal hareketinin bir sonucu ve hem de ulusal düşüncenin gelişmesinde belirleyici aktörlerden biriydi. Rizgarî Örgüt müydü ve nasıl bir örgüt idi? Son yılların tartışma konularına bakıldığı zaman, en önemli tartışma konularından biri Kürdistan ulusal hareketi ve bu hareketin örgütsel öğeleridir. Rizgarî, 1978 yılında, bünyesinde geçirdiği bölünmeden dolayı sıkı bir tartışma ve sorgulamaya tabi tutuldu. Rizgarî hakkındaki tartışma, sorgulama, değerlendirmeler daha sonraki tarihlerde de devam etti. Çünkü Rizgarî, soğuk savaş döneminde, Ortodoks Stalinist ortamda gelişen Kuzey Kürdistanlı Örgütlerden farklı bir özgürlüğü ve özerkliği içinde barındırıyor, diğer Kürdistanlı örgütlenmelerden farklı ve özgünlükleri olan bir yapılanmaydı. Rizgarî, geleneksel örgütsel bir yapıya sahip olmadığı için de, örgütlenmesi de hep tartışma konusu olan bir yapılanmaydı. Rizgarî nin bu özgürlükçü, özgün ve özerk yapılanması, Rizgarî yöneticilerinin ve taraftarlarının yargılama, sorgulama ve değerlendirme yapma konularında, daha rahat davranmalarına ve daha özgür hareket etmelerine olanak sağlıyordu. Rizgarî nin örgüt olup-olmaması, nasıl bir örgüt olduğu konusu da en çok tartışılan önemli konulardan biriydi. Rizgarî nin örgüt olup-olmaması daha çok 12 Eylül 1980 Askeri Diktatörlüğü döneminde tartışılan bir konu oldu. Bu tartışma hem mahkemelerde ve hem de mahkemeler dışında devam ediyordu. Mahkemelerde, Rizgarî nin birinci dereceden sorumlu ve yöneticisi olan arkadaşlar, Rizgarî nin bir örgüt olmadığını ileri sürdüler. Bu yaklaşımın, yargılama sonucunda yüksek cezalardan kurtulmak için ileri sürülen bir düşünce olduğuyla açıklama yeterli değildir. Bu düşünce aynı zamanda, örgüte dair dar ve sınırlı bir düşünce yaklaşımının da bir sonucuydu. Devrimci Yol un yargılamaları sırasında da böyle bir tartışmanın gündeme gelmiş olduğu biliniyor. Devrimci Yol yargılamasından gündeme gelen bu tartışmanın da, bir cephesini yargılamalardan kaçınma amacını taşıdığı halde, bir cephesini de örgüte olan yaklaşım teşkil ediyordu. Mahkemede bu düşünceyi ileri süren Rizgarî nin sahibi Değerli Arkadaşım Ruşen Arslan, Ali Bayramoğlu ile katıldığı bir televizyon programında da aynı düşünceyi ileri sürdü. Bu tartışmada, Rizgarî nin örgüt olup-olmadığı konusu, en can alıcı konudur. Bu konu tüm Rizgarî kurucularını, yöneticilerini, yazarlarını, taraftarlarını ilgilendiren bir konudur. Özeklikle de günümüzde Rizgarî yi, Partiya Rizgariya Kurdistanê (Kürdistan Kurtuluş

9 Partisi olarak sürdüren arkadaşları daha çok ilgilendirmek durumundadır. Bu konuda tekrardan bir değerlendirme yapmayı, geçmişi tanımlamak, günümüzle ilgili yeniden yapılanma ve örgütlenme sorununa açıklama getirme açısından da yararlı görüyorum. ***** Rizgarî yapılanması, 12 Mart Askeri Darbesi nin Kürdistan da askeri mahkemelerde gerçekleştirdiği yargılamalar sırasında cezaevinde, Kürdistan ın bağımsızlığı, Kuzey Kürdistan da bağımsız örgütlenmenin gerekliliği ve zorunluluğu gibi temel konulardaki tartışmaların içinde gelişti ve büyüdü. Rizgarî, Askeri cezaevinde değişik Kürt aydın grupları arasındaki tartışmalardan sonra, ikirciksiz bir şekilde bağımsız olarak örgütlenmeyi benimseyen bir Kürt aydın gurubunun eliyle yapılandı. Rizgarî, 1974 yılının Temmuz ayından sonra, birçok ünitenin oluşumuyla şekilendi ve gelişme ivmesi kazandı. Rizgarî yapılanması, DDKO benzeri bir yurtsever kitle örgütlenmesinin oluşumu, Komal Yayınevi gibi bir yayınevinin kuruluşu, Rizgarî gibi bir derginin yayın hayatına sokularak Kürdistan da ulusal ideolojinin inşasına karar verilmesi, bütün alanlarda yönetici ve yönlendirici birimlerinin oluşumuyla bütünlüklü bir yapılanma karakterini taşıdı. Rizgarî, bu bağlamlarda, ideolojik inşa aracı olan Rizgarî Dergisi ni doğrudan çağrıştırmasına rağmen, Rizgarî dergisi ile sınırlandırılmayacak olan, daha kapsamlı, farklı üniteleri içinde barındıran örgütsel bir yapılanmaydı. Rizgarî yazı kurulunda yer alanların, aynı zamanda diğer ünitelerin de birinci ve merkezi yöneticileri olmaları, yöneticilik fonksiyonunun sadece Rizgarî ile sınırlı olduğu yanlış ve eksik algılanmasına yol açmıştır. Bu söylenenlerden yapılacak bir çıkarsama, Rizgarî yapılanmasında değişik ünitelerin üzerinde farklı bir merkezi yönetimin var olması gerçeğidir. ***** Rizgarî nin fonksiyonu, misyonu, teknik yapısından hareketle bir örgüt olup-olmadığına, nasıl bir örgüt olduğu sonucuna varmak daha kolay olacaktır. Rizgarî, Kürdistan ın bağımsızlığını ve birliğini amaçlıyordu. Bu amaca varmak için, politika üretiyor, taktikler geliştiriyor, mücadele biçimleri tayin ediyordu. Kürdistan ın bağımsızlığının ve birliğinin gerçekleşmesi için, silahlı mücadeleyi öngörüyordu. Kürdistan da yeni bir rejimin, sosyalist ve demokratik bir rejimin kurulması için uğraş gösteriyordu. Kuzey Kürdistan da var olan siyasi örgüt ve partilerle rekabet ediyor. Uluslararası siyasette farklı bir taraf ve konum belirliyordu.

10 ABD ve Batı Avrupa nın emperyal siyasetlerine kesinlikle karşı, Sovyetler Birliği ve Çin in siyasetlerine eleştiriciydi. Yerel planda, Kürdistan da, Türkiye de işbirliği ve güç birlikleri kuruyor; Kürdistan da ulusal bir cephenin kurulması için çaba gösteriyordu. Kürdistan ın diğer parçalarındaki gelişmeler ve siyasi örgütler hakkında görüşler geliştiriyor; Kürdistan ın bütününde ulusal bir cephenin ve sosyalist birleşik bir partinin kurulmasını hedefliyordu. Bir siyaset merkezi gibi hareket ediyor, siyaset üretiyordu. Dar ve geniş kitle eylemler geliştiriyordu. Rizgarî, legal ve illegal örgüt ünitelerine sahipti. Bir merkez tarafından yönetiliyor. Merkez yönetime bağlı, bölge komitelerine, il ve ilçe komitelerine, köylü ve işçi komitelerine, öğretmen ve memur komitelerine sahipti. Merkezi kitle demokratik kitle örgütlerinde, meslek kuruluşlarında özel örgütlenme komitelerine sahipti. Yukarıdaki satırlarda söz ettiğim gibi, Komal diye bir yayınevine, Rizgarî diye bir fikir dergisine, Ant-Sömürgeci Kültür Dernekleri gibi kitle örgütlerine sahipti. Ayrıca özel alanlarla ilgili çalışma gruplarına da sahipti. Bir hiyerarşisi vardı: Bu hiyerarşi demokratik özellik taşıyordu. Daha gevşek, kendi kendini eleştirebilen, sekreteri ve tek liderliği olmayan bir hiyerarşiydi. Güçlü liderlere ve kanat önderleri içinde barındıran bir hiyerarşiydi. Bütün bu özellikler üst-üste konulduğunda ortaya bir örgüt çıkmaktadır. Bu örgüt, siyasi bir örgüt. Hiç şüphe yok ki, bir siyasi parti örgütlenmesi olmadığı gibi, klasik bir sol siyasi örgütlenme de değildi. Bu nedenle, çerçevelenmiş bir programa ve tüzüğe sahip değildi Tabir caizse, yazılı olmayan bir anayasaya sahipti. Devrimci ve demokratik geleneklerle hayatını sürdüren bir siyasi örgütlenmeydi. Bilinen en klasik örgütlenme, yukarıdan aşağıya yapılan örgütlenmedir. Bu örgütlenme modelinde, belirli sayıda insanlar bir araya gelerek, bir program ve tüzük üzerinde anlaşma sağlayarak, siyasi parti kurarlar ve ondan sonrada kitle tabanında örgütlenmelerini genişletmeye ve geliştirmeye çalışırlar. Klasik ve geleneksel olmayan örgütlenmelere göre, öncelikle örgütlenme tabandan geliştirilerek, kadrolar oluşturulur. Kadrolar oluşturulurken ve örgütlenme geliştirilirken, program ve tüzük olgunlaştırılarak, siyasi parti örgütlenmesine doğru evrimleşir. Bu nedenle bu örgütlenme biçimi, evrimci örgütlenme biçimidir. Rizgarî, siyasi partileşme açısından evrimci örgütlenmeyi benimseyen bir konsepte sahipti. Bu bağlamlarda, siyasi bir parti değil. Siyasi parti oluşumunu, merkezdeki yöneticileri de dahil olgunlaştırmaya ve geliştirmeye çalıştığı kadrolarla gerçekleştirmeye çalışan bir siyasi örgütlenme modeliydi. Bir örgüt olmadan, yukarıda sıraladığımız amaçları tespit etmek ve onlara ulaşmak için çaba göstermek olanaklı olamazdı. Çünkü Rizgarî, önüne çok kapsamlı görevler koymuş, önemli fonksiyonlar icra etmeyi benimsemiş, önemli bir misyon yüklenmişti.

11 Rizgarî ninanti-stalinciliği Rizgarî ile ilgili konuşulacak çok konunun olduğu tartışmasız. Ama yeri gelmişken Rizgarî nin anti-stalinciliği üzerinde de birazcık durmak gerekiyor. Çünkü bu konu ile ilgili, Kürt siyasi çevrelerinde ve Rizgarî taraftarlarının kendilerinde de gerçekle ilgisi olmayan bir algılanma söz konusu. Rizgarî, Kürtçü ve bağımsızlıkçı sosyalist bir yapı ve örgütlenmeydi. Uluslararası sosyalist hareketin kamplaşması karşısında, bağımsız, Sosyalist hareketin ve sistemin bütün öğelerini, Sovyetler Birliği ve Çin in siyasetini eleştiren bir konuma sahipti. Bütün bunlara rağmen, Rizgarî de otoriter sosyalist sistemin içinde bir yerde duruyordu. Sosyalist sistemi kendisine ittifakçı kabul etmişti. Rizgarî nin diğer Kürdistanlı sosyalist örgütlerinden farkı, egemen, reel ve resmi sosyalizme yönelik eleştirici; sosyalist sistemden sınırlı bir çerçevede bağımsız ve özerk hareket edebilme özeliğine sahip olması ve eleştirici olmasıydı. Bu nedenle Rizgarî, Lenin in ve sosyalist ülkelerin, S. Birliği ve Çin in, Kürtler ve Kürtlerin bağımsızlık hareketleri hakkındaki yanlış politikalarına yönelik olduğu gibi, Stalin in bu alandaki politikalarını da açıkça eleştiren bir pozisyondaydı. Sosyalist sistem ve onun tayin edici aktörleri S. Birliği ve Çin in demokrasiye aykırı olan tutumlarını, oralardaki bürokratik diktatörlüğü eleştirdiği gibi, Stalin inin antdemokratikliğini de eleştiren bir konumdaydı. Stalin ve yönetimini, bugünkü kadar faşizan, otoriter, totaliter insanlık dışı sistemler içinde görmüyordu. Troçkist olduğu için de, Stalin i eleştirmiyordu. Rizgarî nin sosyalist kamp, Stalin, reel ve klasik sosyalizm, S. Birliği ve Çin le ilgili olarak Kürdistanlı diğer siyasi örgütlerden farklı bir konumda olduğu da tartışmasızdı. Bu eleştirel konumumuz, Kürt Milliyetçiliğimizle ve daha az sosyalist olduğumuz şeklinde tanımlanıyor, eleştiriliyor. Bazı durumlarda da sosyalizme düşmanlık olarak ele alınıyordu. Rizgarî-Ala Rizgarî ayrılığının nedenleri Hem hapishanede yeni bir siyasi ve örgütsel yapıyı projelendirirken, hem de daha sonra Rizgarî hareketi olarak örgütlenmeye ve güçlü bir fikir hareketi olarak yolumuza devam ederken, aramızda görüş ayrılıkları vardı. Bu görüş ayrılıklarının olması da oldukça doğal ve olması gereken bir durumdu. Zaten Rizgarî nin ideolojik birliğinden bahsettiğimiz zaman da, bu düz bir olgu değildi. En genelinde ortak bir şablon ve çözümleme projelerine sahiptik. Rizgarî siyasi grubunun gerçeği de, görüş ayrılıklarını içinde barındırmasına rağmen, biz zoraki ve doğru olmayan bir yaklaşımla, katı görüş birliği içinde olduğumuzu dışarıya anlatmaya çalışıyorduk. Bu yaklaşım, iyi niyetle kendimize, çevremize yaptığımız en büyük kötülüktü. Rizgarî deglerasyonunun hazırlanması sırasında yapılan tartışmalar, sağlanan birlik yapısı zaten bu ayrı görüşlerin en büyük delili konumundaydı. Bu nedenle, Rizgarî deglerasyonu bizim azami değil, asgari düşüncelerimizin bir sentezini anlatıyordu.

12 Ayrıca, liderliğin, somut siyasi, kitlesel, kadro ilişkileri, çalışma tarzlarında da ayrılıklar vardı. Pratik siyasi mücadele geliştikçe, örgütlenme çalışmaları ilerlerken, kitle ile bağlar geliştirilmeye başlandıkça, önderlik içindeki bürokratizm kendini dışa vuruyordu. Kitle ile ilişkilerin geliştirilmesinde de, liderlik içinde farklı davranışlar ve yaklaşımlar oluşuyordu. Ama bütün bu ayrılıklar, ayrılığımızı ve ayrı gruplar haline gelmemiz için neden değildi. O zaman da, ideolojik birlikle, örgütsel birliğin aynı şeyler olmadığını savunuyordum. İdeolojik birlik olmadan, ya da ayrı ideolojik yaklaşımlara sahip olan kişiler ve topluluklar, belli bir siyasi ve toplumsal proje üzerinde anlaşarak, bunun gerçekleştirmeye çalışabilirler. Netice olarak da, ortak yaşam, farklı sosyal, siyasal, fikri, sınıfsal, hatta ulusal, dinsel ve mezhepsel grupların aynı ortak hukuk içinde birlikte yaşayabilmeleri, ortak bir yaşam kurgulamaları da bunun en somut delili değil mi? Kürdistan da kitle içinde çalışmalarda aramızda bir sorun durumundaydı. Daha sonra Rizgarî önderliği içinde yer alan arkadaşlar, Kürdistan daki kitle çalışmalarına önem vermiyorlar, çalışmaları metropol kentlerde sınırlandırmak gibi bir yaklaşımla hareket ediyorlardı. Kürdistan daki kadrolarla anlaşma ve uzlaşma sağlayamıyorlardı. Rizgarî, daha önceki bölümlerde belirttiğim gibi, Kürdistanî bir siyasi hareketti. Bundan dolayı, Kürdistan ın diğer parçalarıyla, Kürdistan ın diğer parçalarındaki örgütlerle sıkı ilişkiler geliştirmesi gerekiyordu. Rizgarî önderliğindeki bir kesim arkadaş, doğrudan bu ilişkilere muhalefet etmezseler de, ama bu ilişkiler konusunda bir gevşeklik gösteriyorlardı. Böyle olduğu zaman da, Kürdistan daki sosyalistler arasında ittifak oluşturmak, Kürdistanlı millici örgüt ve partilerle milli cephe oluşturmak sözden öteye geçemiyordu. Rizgari önderliğinde, çalışma ve mücadele tarzı konusunda da ayrılıklar vardı. Rizgarî siyasi hareketi geliştikçe ve örgütlenme ilerledikçe, bu konudaki ayrılık gittikçe derinleşiyor, önderlikteki açı açılıyordu. Rizgarî önderliği içinde, bürokratizm yanında, komploculuk ve tasfiyecilik de bir çizgi olarak gelişmeye başladı, kurumu bütün yönleriyle ve alanlarıyla etkilemeye kemirmeye, etkilemeye başladı. Bunun yanında, silahlı mücadelenin tarzı ve hazırlanması konusunda da ayrılıklar vardı. Demokratik kitle örgütlerinin oluşumu konusunda da Rizgarî önderliği içinde ayrılıklar vardı. Rizgarî Siyasi Hareketi, DDKD nin Şivancı Hareketin hegemonyasının altına girmesinden sonra, Anti-Sömürgeci Demokratik Kültür Derneklerini (ASDK-DER), demokratik kitle örgütü projesi olarak geliştirdi. Rizgarî önderliğindeki bir grup arkadaş, bu örgütlenmelerle Rizgarî nin gençliğin egemenliği altına gireceğini ileri sürüyordu. Bununla da, Rizgarî önderliğinin bir kanadının, gençlikten korkusunu ortaya koyuyordu. Bütün bu gerçekler, Rizgarî de iki kanadın, bir yanda aktifist, diğer yandan da pasifist bir kanadın olduğunu ortaya koyuyordu. Ala Rizgarî, Rizgarî nin aktifist kanadını oluşturuyordu. Ama Rizgarî-Ala Rizgarî ayrılığında bire-bir bu anlamda bir ayrılık olmadı. Ayrışma, iç içe geçen halkalardan oluştu. Dengesiz bir gelişmeye kaynaklık etti.

13 Kürdistan ın kuzeyindeki ulusal hareket, 2. Baharını yaşıyordu. Bu nedenle, olgulaşmaya, yeni saflaşmalara, kaynaşmalara aday konumundaydı. Oluşumu doğal bir süreç sonucu olmadığından, mevcut örgütlenmelerin Kürt ulusal kurtuluş hareketlerinin ihtiyaçlarını karşılamadığı görülüyordu. Bunun içinde yeni yapılanmalara hazırlıklı olmak, ona göre kendini projelendirmek gerekiyordu. Rizgarî deki bürokratik kanat, buna da kapalıydı ve bu konuda büyük bir muhafazakarlık ve tutuculuk gösteriyordu. Günümüzde de Kürt ulusal hareketi, aynı sorunla karşı karşıya. Kürt hareketinde statükocularla reformcular, muhafazakarlar ve tutucularla yenilikçiler arasında da önemli bir mücadele var. Rizgarî-Ala Rizgarî ayrılığı demokratik yöntemle gerçekleşti Rizgarî içinde ayrılıkların tartışma gündemine gelmesinden sonra, bunların ortadan kaldırılıp kaldırılamayacağı öncelikle demokratik bir tarzda önderlik, yönetici kadro içinde tartışıldı. Bir sonuca varılmadığı zaman, farklılıkların ve bütün yöneticilerin kendi düşüncelerini yazılı hale getirmeleri karar altına alındı. Bu durumda, ayrılıkların giderileceği düşünüldü. Yazılı görüşler de bir masada tartışıldı. Ayrılıkların giderilemeyeceği anlaşıldığı noktada, özgür iradeyle yol ayrımına karar verildi. Bu özgür iradeye dayanan yol ayrımının, demokratik ve özgür iradeye layık bir şekilde de sürdürülmesi gerekiyordu. Öyle de oldu. Rizgarî nin organik tasfiyesinin ve ayrışmasının sağlanması için iki arkadaş görevlendirildi. Bu konuda görevlendirilenler, Ruşen Arslan ve İkram Delen arkadaşlarımızdı. Yine tartışma masasında, ayrılık nedenlerimizi, legal ve illegal yapılarımızda tartışarak netleşmenin sağlanması önerisi yapıldı. Ne yazık ki, Rizgarî deki bürokratik kanat bu öneriye karşı çıktı. Ama Ala Rizgarî kanadı, bu yöndeki çalışmalarını ve tartışmalarını sürdürerek organik bir ayrılığı sağlamaya çalıştı. Bu tartışmalar ve toplantılar sonucunda, örgütün çoğunluğuna hakim olundu. Ala Rizgarî, yol ayrımından sonra, hızla Kürdistan ın diğer parçalarına açıldı. Kürdistan örgütleriyle sıkı ilişkiler geliştirdi. Silahlı Mücadele konusunda hazırlıklar yaptı. Bu hazırlıklarını, Doğu ve Güney Kürdistan la Filistin de sürdürdü. Avrupa nın birçok devletinde yeniden örgütlendi. İsveç te yığınsal örgütler kurdu. Rizgariya Kurdistan isimli bir dergi çıkardı. Bu dergide, Kürdistan ın bütün parçalarındaki hareketlerin ve örgütlerin sorunlarının tartışılmasına yer verdi. Ala Rizgarî silahlı mücadeleden neden vazgeçti? Ala Rizgarî nin silahlı mücadeleden vazgeçmesi kararı da oldukça önemli bir konudur. Bir dönüm noktasına işaret etmek durumundadır. Üzerinde durulması gerekir. Ala Rizgarî, silahlı mücadele için, Doğu ve Güney Kürdistan da, Filistin de silahlı mücadele hazırlıkları içinde iken, 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi nden sonra, 1982 yılından itibaren hayati konuları tartışmaya başladı. Bu tartışılan hayati konulardan biri de, silahlı mücadele konusuydu. Ala Rizgarî, Rizgarî döneminde savunduğu, Türk Sömürgeci sistemini silahla yıkma tezini ve anlayışını devam ettirdi. Ama Ortadoğu ya açıldıktan ve Kürdistan ın diğer parçalarındaki örgütlerle ilişkiler geliştirdikten sonra, bölgedeki herhangi bir devlete

14 dayanmadan, bölge devletleriyle ilişki kurmadan silahlı mücadeleyi sürdürmeyeceğini somutça saptadı ve bilince çıkardı. Bu bölge devletleri de, İran, Irak, Suriye idi. Bu devletler de, Kürdistan ı sömürgeleştiren ve egemenliği altında tutan devletlerdi. Bu devletlerin, bizim silahlı mücadelemize destek vermelerinin karşılıksız olmayacağı, belli çıkarlar çerçevesinde olacağı da tartışmasızdı. Kürtlerin somut konumundan dolayı da, bir bölge devletinin desteği karşılığında, kendi devlet sınırları içinde devam eden Kürt ulusal hareketine karşı tutum geliştirmeyi, yeri geldiğinde onlara karşı silahlı çatışma içine girmeyi istemekti. Ala Rizgarî olarak Kürt ulusal hareketinin çıkarlarının ortaklığına inandığımızdan böyle bir hareket içine girmemiz olanaklı olmadığı gibi, bölge devletleriyle ilişki kurmayı da bir ihanet ve Kürt ulusal kurtuluş mücadelesine karşı bir gelişme olarak değerlendirmekteydik. PKK, silahlı mücadeleyi sürdürmek için, bölge devletleri (İran, Irak, Suriye) ile ilişkiler geliştirmek durumunda kaldığı için, o devletlerin sınırları içinde Kürt ulusal mücadelesini sürdüren örgütlere karşı da silahlı mücadele yürütmek, çatışma içine girmek durumundaydı. Bununla PKK nın hegemonik tekçi ve otoriter yaklaşımı birleştiği zaman da büyük felaketler ortaya çıktı. Ayrıca Ala Rizgarî olarak, Sosyalist sistemi, Sovyetler Birliği ve Çin i stratejik müttefik olarak saptıyor, silahlı mücadelede onların desteğini kazanacağımızı da düşünüyor ve hesaplıyorduk. Ortadoğu ya açıldıktan sonra, Sovyetler Birliği nin devlet çıkarlarının Kürtlerden ziyade, bölgede, ABD ye karşı, bölge devletleriyle birlikte olduğunu açıkça gördük. Böyle olunca da, önemli bir destekten daha mahrum olduğumuzu saptadık. Bunun ötesinde, Türkiye nin, ABD, Avrupa Birliği ve NATO ilişkileri de silahlı mücadele açısından başka bir analiz yapmamızı, yeni bir yaklaşım ve tutum göstermemizi ortaya koyuyordu. Kurtarılmış bölge stratejisi de, belli devletlerin desteğine bağlı sürdürülebilir bir stratejiydi. Ortadoğu koşullarında Kürtlerin bölünmüş statüsü içinde bunu sürdürmenin de, geleceğimizi karartacağını saptamak zor olmuyordu. Bütün bu tespitler ve yaşamsal koşulların sentezleştirilmesi sonucu, silahlı mücadele stratejisinden vazgeçtik. Günümüzde Kürt Hareketi açısından bu sorun hayati ve güncel bir sorundur. PKK silahlı hareketinin Kürt ulusal hareketini nasıl bağımlı ve güdümlü hale getirdiğini, bu güdümlü halden dolayı çözümsüzlüğün ortaya çıktığı konusu ana gündem maddelerimizden biridir. Sonuç yerine Rizgarî ve Ala Rizgarî, Kürdistann ın kuzeyinde somut ulusal ve ideolojik bir çizginin ortaya çıkmasını sağladı. Rizgarî-Ala Rizgarî öncesinde, Kürdistan ın kuzeyindeki ulusal hareket de açık bir ideolojik çizgi bir söz konusu değildi. Kürdistan ulusal hareketi, ulusal bir ideolojiye sahip olmadığı için, Türk Solu nun etkisi altındaydı. Rizgarî-Ala Rizgarî nin yarattığı ve olgunlaştırdığı ulusal ideoloji hattı, Türk Solu ndan ve genel olarak Türklerden bir ayrışmayı sağladı. Kürt ulusal hareketiyle Türk Sol Hareketi arasında bir sınır çizgisi çekti. Bu nedenle, Türk Solu, Rizgarî-Ala Rizgarî ideolojik hattına karşı büyük bir rahatsızlık içindeydiler.

15 Aloaha PDF Suite Freeware Edition: Diyarbakır, İbrahim GÜÇLÜ w w w.g e la w e j.ne t Yazışma Adresi: gelawej.net

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3

ORSAM ORTADOĞU STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS 3 - CENTER FOR MIDDLE EASTERN STRATEGIC STUDIES KARİKATÜRLERİN DİLİNDEN IRAK I ANLAMAK - 3 UNDERSTANDING IRAQ THROUGH CARTOONS

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI

MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI MEŞRUTİYET DÖNEMİNDE OSMANLI DEVLET TEŞKİLATI II. Mahmut ve Tanzimat dönemlerinde devlet yöneticileri, parçalanmayı önlemek için ortak haklara sahip Osmanlı toplumu oluşturmak için Osmanlıcılık fikrini

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

4.2 Radikal demokrasinin kurucu gücü olarak kadın özgürlük deneyimleri

4.2 Radikal demokrasinin kurucu gücü olarak kadın özgürlük deneyimleri Bu konuşma 3-5 Şubat arası Hamburg Üniversitesi'nde düzenlenen Kapitalist moderniteye karşı Alternatif konseptler ve Kürtlerin arayışı isimli konferansta yapıldı. Bütün program, ses kaydı, daha fazla metin

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için

Salvador, Guatemala, Kamboçya ve Namibya gibi yerlerde 1990 ların barış anlaşmaları ile ortaya çıkan fırsatları en iyi şekilde kullanabilmek için ÖN SÖZ Barış inşası, Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreteri Boutros Boutros-Ghali tarafından tekrar çatışmaya dönmeyi önlemek amacıyla barışı sağlamlaştırıp, sürdürülebilir hale getirebilecek çalışmalar

Detaylı

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması

Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Türkiye de Zorunlu Din Dersi Uygulaması Derya Kap* Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin (AİHM)16 Eylül 2014 tarihli zorunlu din dersinin mevcut içerikle uygulanamayacağına dair hükmü, Türkiye de din dersi

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ

UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ UNESCO MİLLÎ KOMİSYONLAR TÜZÜĞÜ Genel Konferansın 20. Oturumunda benimsenmiştir. (*) Giriş Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu nun amacının UNESCO Kuruluş Sözleşmesi tarafından belirlendiği

Detaylı

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ

CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ CHP CUMHURİYET HALK PARTİSİ PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ 2012 1 PARTİ İÇİ EĞİTİM YÖNETMELİĞİ KAPSAM MADDE 1- Parti içi eğitim çalışmaları, Parti Tüzük ve Programında belirtilen amaç ve hedeflerini, partinin

Detaylı

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ

BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ BİLGESAM GENÇLİK PLATFORMU TÜZÜĞÜ Madde 1: Topluluğun Adı Ve Merkezi a)topluluğun Adı : Bilgesam Gençlik Platformu dur. b)topluluğun Merkezi : İstanbul dur. Madde 2: Topluluğun Kurulma Amacı 1-BİLGESAM

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç

Yasama süreci ve sivil toplum. İsveç Yasama süreci ve sivil toplum İsveç Sosyal faaliyet alanları Devlet Piyasa Sivil toplum Sivil toplum nedir? Ortak çıkarlar, amaçlar ve değerler etrafında birleşmiş gönüllü ve kolektif faaliyetler Değişken

Detaylı

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller

Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Duygusal ve sosyal becerilere sahip Genç profesyoneller Y jenerasyonunun internet bağımlılığı İK yöneticilerini endişelendiriyor. Duygusal ve sosyal becerilere sahip genç profesyonel bulmak zorlaştı. İnsan

Detaylı

Prof. Dr. Recep ŞAHİNGÖZ Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yozgat/2013. viii

Prof. Dr. Recep ŞAHİNGÖZ Bozok Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yozgat/2013. viii SUNU Zaman, sınır ve mesafe kavramlarının ortadan kalktığı, bir hızlı değişim ve akışın olduğu, metaforların sürekli değiştiği, farklılık ve rekabetin önemli olduğu yeni bir bin yılın içerisindeyiz. Eğitim

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI

İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ SİYASET AKADEMİSİ ANKARA TÜRKİYE DE SOL GELENEĞİNİ VE SİYASİ LİDERLİĞİ TARTIŞTI Türkiye nin gündemine damgasına vuran önemli toplumsal ve politik konularının tartışıldığı İstanbul

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2

Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Şiddete Karşı Kadın Buluşması 2 Evde, Okulda, Sokakta, Kışlada, Gözaltında Şiddete Son 18-19 Mart 2006, Diyarbakır ŞİDDETE KARŞI KADIN BULUŞMASI 2 EVDE, OKULDA, SOKAKTA, KIŞLADA, GÖZALTINDA ŞİDDETE SON

Detaylı

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Emin Dedeoğlu 16.09.2005, Eskişehir Yerel Yönetim Vizyonu Slide 2 Yeniden Yapılanma Kamu yönetiminde sorunlar Kötü ekonomik performans Yönetimin hantallaşması, verimsizlik ve etkinsizlik

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK

JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK JENS STOLTENBERG İLE SÖYLEŞİ: NATO-RUSYA İLİŞKİLERİ VE BÖLGESEL İSTİKRARSIZLIK NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, TPQ yla gerçekleştirdiği özel söyleşide Rusya ile yaşanan gerginlikten Ukrayna nın

Detaylı

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI

SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ VE STRATEJİK İLETİŞİM PLANLAMASI Stratejik İletişim Planlaması -1 İletişim temelinde, plan ve strateji vardır. Strateji bilgi üretimine dayanır. Strateji, içinde bulunduğumuz noktadan

Detaylı

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz, Ana Kademe, Kadın Kolları,

Detaylı

ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı

ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı ISSAI UYGULAMA GİRİŞİMİ 3i Programı 3i Programme Taahhütname ARKA PLAN BİLGİSİ Temel denetim alanları olan mali denetim, uygunluk denetimi ve performans denetimini kapsayan kapsamlı bir standart seti (Uluslararası

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI Soru 1 : "Anayasa" deyince ne anlaşılır, ne anlamak gerekir? 7 Soru 2 : Türk tarihindeki anayasa hareketlerinin başlıca aşamaları ve özellikleri nelerdir? 15 İkinci

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

12. MĐSYON 13. VĐZYON

12. MĐSYON 13. VĐZYON 12. MĐSYON Namık Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi nin misyonu, evrensel ölçütleri kendisine temel alan, beraberinde ulusal değerlere sahip çıkan, çağdaş tıp bilgi birikimine sahip, koruyucu hekimlik ilkelerini

Detaylı

İş Yeri Hakları Politikası

İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası İş Yeri Hakları Politikası Çalışanlarımızla olan ilişkilerimize değer veririz. İşimizin başarısı, küresel işletmemizdeki her bir çalışana bağlıdır. İş yerinde insan haklarının

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE SİYASİ ANALİZ

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE SİYASİ ANALİZ İÇ POLİTİKA CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE SİYASİ ANALİZ OCAK 2007 SARIKONAKLAR İŞ MERKEZİ C. BLOK D.16 AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE 02123528795-02123528796 www.turksae.com CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ VE SİYASİ ANALİZ

Detaylı

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması

Türkiye Siyasi Gündem Araştırması I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz, Türkiye nin Siyasi Gündemine paralel konuların ele alınarak halkın görüşlerini tespit etmek ve bu görüşlerin NEDENİ ni saptamak adına

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği

Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği Türkiye de Seçim Uygulamaları/ Sorunları Işığında Temsilde Adalet Yönetimde İstikrar İlkelerinin İşlevselliği Erol TUNCER Seçim sistemlerinin belirlenmesinde temsilde adalet ve yönetimde istikrar (fayda)

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz

KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz KİMLİK, İDEOLOJİ VE ETİK Sevcan Yılmaz Adem in elması nasıl boğazında kaldı? Adem: Tanrım, kime görünelim kime görünmeyelim? Tanrı: Bana görünmeyin de kime görünürseniz görünün. Kovuldunuz. Havva: Ama

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK

PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK PÜF NOKTALARI: SINIF İÇİNDE ÖĞRENCİLERİN KATILIM HAKKININ GERÇEKLEŞMESİNİ SAĞLAMAK İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi Görüşlerini ifade etmek ve kendisiyle ilgili kararlara etki edebilmek

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS TÜRK SİYASİ TARİHİ I TST207 3 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy daşı Türk entelijansiyasının ana söylemidir. Bu gruplar birkaç yıl evvel ABD'nin Irak'ı işgali öncesinde savaş söylemlerinin en ateşli taraftarı idiler. II. Körfez Savaşı öncesi

Detaylı

SESIN YOLCULUGU 8: GENÇ BESTECILER SENLIGI

SESIN YOLCULUGU 8: GENÇ BESTECILER SENLIGI Portal Adres SESIN YOLCULUGU 8: GENÇ BESTECILER SENLIGI : www.bugunbugece.com İçeriği : Kültür/Sanat Tarih : 06.04.2015 : http://www.bugunbugece.com/git-gor/sesin-yolculugu-8-genc-besteciler-senligi 1/2

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş

KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ. Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı. 1.Giriş KAMU İÇ KONTROL STANDARTLARI UYUM EYLEM PLANI REHBERİ 1.Giriş Ramazan ŞENER Mali Hizmetler Uzmanı Kamu idarelerinin mali yönetimini düzenleyen 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu 10.12.2003

Detaylı

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler

Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Avrupa yı İnşaa Eden Gençler Gençlik Politikasi Geliştirme Sosyal Uyum İnsan Hakları Kültürlerarasi Diyalog Katılım Araştırma AVRUPA KONSEYI VE GENÇLER 40 YILI AŞKIN BIR SÜREDIR AVRUPAYI BIRLIKTE INŞA

Detaylı

YÖNETİCİLİĞİ GELİŞTİRME PROGRAMLARI

YÖNETİCİLİĞİ GELİŞTİRME PROGRAMLARI YÖNETİCİLİĞİ GELİŞTİRME PROGRAMLARI İçindekiler Koçluk Mini MBA... Motivasyon Toplantı Yönetimi Zaman Yönetimi ve Stratejik Önceliklendirme... Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Koçluk K im le r k a t ı

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

Türkiye nin Milli Güvenliği: Durum ve Gelecek

Türkiye nin Milli Güvenliği: Durum ve Gelecek Türkiye nin Milli Güvenliği: Durum ve Gelecek Prof. Dr. Sadi Çaycı Başkent Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi Müdürü 07/11/14 1 Dünya: Jeopolitik Anormallikler 07/11/14 2 ABD - Türkiye Asimetrik

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI

Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI Sivil Toplum Geliştirme Merkezi KATILIMCI DEMOKRASİDE YEREL YÖNETİM-STK İŞBİRLİĞİ 1. TOPLANTI 25-26 Kasım 2005, İstanbul Sivil Toplumun Geliştirilmesi İçin Örgütlenme Özgürlüğünün Güçlendirilmesi Projesi,

Detaylı

YÖNETİCİLİK FORMASYONU KAZANDIRMA KURSLARI. Okul Müdürlüğü I. Kademe S.N FAALİYETLERİN ADI Süre

YÖNETİCİLİK FORMASYONU KAZANDIRMA KURSLARI. Okul Müdürlüğü I. Kademe S.N FAALİYETLERİN ADI Süre Okul Müdürlüğü I. Kademe 1 Öğretim Liderliği a. Kavramsal Çerçeve b. Liderlik Kuramları c. Lider Özellikleri d. Liderliğin Güç Kaynakları e. Öğretimsel Liderlik ve Özellikleri 2 Vizyon ve Strateji Geliştirme

Detaylı

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA

BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA BURSA KENT KONSEYİ BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ NİN KATKILARIYLA KENT KONSEYİ MEVZUATI YASA 5393 SAYILI BELEDİYE KANUNU (TC Resmi Gazete Tarih: 13 Temmuz 2005, Sayı 25874) Kent Konseyi MADDE 76 Kent Konseyi

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP 1999 ve 2002 Seçimlerinde CHP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP 1999 seçimlerine Türkiye yükselen milliyetçilikle girdi. Ecevit in azınlık iktidarında seçimlere kısa bir süre kala Türkiye

Detaylı

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Detaylı

Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Ukrayna da kamu sektöründe çalışan 20 genç yönetici adayına

Ermenistan, Azerbaycan, Beyaz Rusya, Gürcistan, Moldova, Rusya, Türkiye ve Ukrayna da kamu sektöründe çalışan 20 genç yönetici adayına Duvarlarla bölünmüş bir Avrupa değil, ancak sınırlarının ayırıcı özelliğini bertaraf etmiş bir kıta sınırlar ötesi bir uzlaşma sağlayabilir. Richard von Weizsäcker, 1985 Robert Bosch Stiftung GmbH Heidehofstraße

Detaylı

T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı

T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı T.C. DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı SORU VE CEVAPLARLA İÇ KONTROL Ankara-2012 İÇİNDEKİLER 1 Neden İç Kontrol? 2 İç Kontrol Nedir? 3 İç Kontrolün Amacı Nedir? 4 İç Kontrolün Yasal

Detaylı

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi

SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi SPoD, Ruh Sağlığı Çalıştayının 5 incisini Düzenledi Ruh sağlığı uzmanlarıyla beraber yürütülen 40 saatlik çalıştay programının, trans danışanlara yönelik beşinci ve son kısmı; 3 Kasım'da İstanbul Bilgi

Detaylı

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ

TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ TÜRKİYE NİN NABZI AĞUSTOS 2015 ERKEN SEÇİM ÖNCESİ SİYASAL DURUM DEĞERLENDİRMESİ MetroPOLL Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi A.Ş. Cinnah Caddesi No: 67/18 06680 Çankaya/ANKARA Tel: (312) 441 4600

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi II Dersin Adı Dersin Kodu 1200.9202 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati (Kuramsal) 2 Haftalık Uygulama Saati 0 Haftalık Laboratuar Saati

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

6 TEMEL İLKESİ. 1 Bilgi 2 Bilinç 3 Buluşma 4 Beklenti 5 Belirsizlik 6 Benimseme

6 TEMEL İLKESİ. 1 Bilgi 2 Bilinç 3 Buluşma 4 Beklenti 5 Belirsizlik 6 Benimseme U Z L A Ş M A Y Ö N E T İ M İ N İ N 6 TEMEL İLKESİ 1 Bilgi 2 Bilinç 3 Buluşma 4 Beklenti 5 Belirsizlik 6 Benimseme UZLAŞMA YÖNETİMİNİN 6B BASAMAKLARI Günümüzde, Planlama ve Proje Geliştirme süreçleri,

Detaylı

KITASINDA ETKİN BÖLGESİNDE LİDER ÖNSÖZ

KITASINDA ETKİN BÖLGESİNDE LİDER ÖNSÖZ HAVA KUVVETLERİ KOMUTANLIĞI VİZYON 2035 KITASINDA ETKİN BÖLGESİNDE LİDER ÖNSÖZ Vizyon-2035 Dokümanı, Hv.K.K.lığının geleceğe yönelik hedeflerini belirlemek amacıyla; Dünya ve Türkiye de güvenlik anlayışındaki

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1

Türkiye nin Gizli Yoksulları 1 PLATFORM NOTU'14 / P-1 Yayınlanma Tarihi: 11.03.2014 * Türkiye nin Gizli ları 1 Thomas Masterson, Emel Memiş Ajit Zacharias YÖNETİCİ ÖZETİ luk ölçümü ve analizine yeni bir yaklaşım getiren iki boyutlu

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016

TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 TANDEM - KÜLTÜR YÖNETİCİLERİ DEĞİŞİM PROGRAMI TÜRKİYE - AVRUPA BİRLİĞİ 2015-2016 SIK SORULAN SORULAR 1. TANDEM: Kültür Yöneticileri Değişimi Nedir? TANDEM Kültür Yöneticileri Değişimi Türkiye-Avrupa Birliği

Detaylı

Türkiye de Stratejik Araştırma Merkezleri: BİLGESAM Örneği

Türkiye de Stratejik Araştırma Merkezleri: BİLGESAM Örneği Türkiye de Stratejik Araştırma Merkezleri: BİLGESAM Örneği Doç.Dr. Atilla Sandıklı Giriş Dünya 20. yüzyılın sonunda başlayan ve halen devam eden hızlı bir değişim süreci yaşamaktadır. Bu süreç içinde Soğuk

Detaylı