HABER ESTETİĞİ İLKELER - STANDARTLAR

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "HABER ESTETİĞİ İLKELER - STANDARTLAR"

Transkript

1 HABER ESTETİĞİ İLKELER - STANDARTLAR AĞUSTOS 2009

2 SAHİBİ : Cihan Haber Ajansı ve Reklamcılık A.Ş. KULLANIM ALANI : Haber Estetiği İlkeler - Standartlar kitabının kullanım hakkı, Cihan Haber Ajansı ve Reklamcılık AŞ ne ait olup, firma bünyesinde kullanılır. YAYIN TARİHİ : 28 Ağustos 2009 REVİZYON NO : 2009/01 C Copright : Bu eğitim notları, Cihan Haber Ajansı muhabirlerinin hizmetiçi eğitim programlarında kullanılmak üzere hazırlanmıştır. Tamamen veya kısmen kopye edilmesi, çoğaltılması, üçüncü şahıslarla paylaşılması yasaktır. Çobançesme Mh. Kalender Sk. No: Yenibosna / İstanbul Tel: +90 (212) Fax:+90 (212) E-posta: Web: 2

3 İÇİNDEKİLER Takdim... 8 GİRİŞ... 9 BİRİNCİ BÖLÜM: HABER YAZIMI VE KURALLARI GAZETECİNİN GÖREVİ HABER NEDİR? HABER METNİ NASIL YAZILMALI? HABERDE ANLATIM VE DİL BİLGİSİ Zaman Dili Haber Cümlesi Gündelik Dil Kullanılmalı Cümle İmlası CÜMLE KURGUSU Özetleme Yöntemi İktibas- Alıntı Yöntemi Tırnak Kuralı Paragraf HABERDE BAŞLIK Kolaycılığa Kaçılmamalı BAŞLIK İÇİN KONTROL LİSTESİ GİRİŞ PARAGRAFI Haberin Girişi, Heyecan ve Merak Uyandırmalı Alıntılı Giriş Demeç Haberlerinde Giriş Aksiyon Haberlerinde Giriş GİRİŞ PARAGRAFI İÇİN KONTROL LİSTESİ HABERİN GÖVDESİ Ters Piramit Niçin? Sorusu Unvan ve Kısaltmalar Arka Plan Bilgi Ara Başlık

4 Anonim Kaynak FİNAL ve 1S KAVRAMI HABER İÇİN KONTROL LİSTESİ Editöryal Denetleme ÖZEL HABER Ayrıntı nın Peşinde Dedikodu Tuzağı Analitik Düşünebilme Makro Konulara Mikro Bakış Haberi Koklamak Okumama İlleti Fikrî Takip İNSAN MERKEZLİ HABER Soft Haber İNSAN MERKEZLİ HABERLER İÇİN KONTROL LİSTESİ RUTİN HABER Trafik Kazası Haberleri Polis-Adliye-Güvenlik Haberleri Terör Haberleri Deprem, Sel ve Yangın Haberleri Deprem Haberlerinde Cevaplanması Gereken Sorular: Başbakan ve Cumhurbaşkanı Gezisinde Cevaplanması Gereken Sorular: Trafik Kazalarında Cevaplanması Gereken Sorular: Yaş ların Yazımı HABER ANALİZ FLAŞ HABER NASIL VERİLİR? AJANS GAZETECİLİĞİ Güvenilir, Tarafsız ve Hız lı Olmak Komple Gazeteci RÖPORTAJ TEKNİKLERİ Röportaj Öncesi ve Sonrası Yapılacaklar HABER FİİLLERİ Doğrudan Aktarımda Kullanılan Haber Fiilleri

5 Dolaylı Aktarım Fiilleri HABERDE TEMEL İMLA KURALLARI Büyük Harf Nerede Kullanılır? Bazı mekân isimlerini büyük yazmak gerekir: Kesme İmi ( ) Kullanımı Metinde Soru İşareti (?) de - da Bağlacı ki Bağlacı Bağlaç ne ne nin Yazılışı Eski Sıfatının Kullanımı İle / ila nın Yazılışı Soru Eki mı, mi, mu, mü nün Yazılışı Yabancı Özel İsimlerin Yazılışı Arapça Terkipler Nasıl Yazılmalı? Sayıların Yazılışı Sık Yapılan Yazım Yanlışları Yazım Yanlışları STANDART HABER FORMATI İKİNCİ BÖLÜM: GÖRÜNTÜLÜ HABERCİLİK VE MONTAJ AJANS HABERCİLİĞİNDE GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ STANDARTLARI Görüntü Dökümü Yazarken Uyulması Gereken Kurallar Doğru Görüntü Dökümü Örnekleri Yanlış görüntü dökümü örnekleri HABER GÖRÜNTÜSÜ STANDARTLARI Temel Standartlar Haber kameramanı GÖRÜNTÜ Işık SES Ses Kaydı Kayıttan Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler: Kameranın Korunması Canlı Yayın Kameramanlığı

6 Çekim Yapılırken Kameraman Aynı Zamanda Bir Gazetecidir Hikâyenin Kayda Alınma Kriterleri: Kurgulu Çekim Nedir? GÖRÜNTÜLÜ AJANS HABERCİLİĞİNDE RÖPORTAJ Röportaj Yardımcı Çekimlerle Renklendirilmeli Arka Fon Görüntülü Röportajda Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar: Kötü Röportaj Nasıl Yapılır? AJANS HABERCİLİĞİNDE HABER MONTAJI STANDARTLARI Montajda ön hazırlık MONTAJ / KURGU ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: FOTOĞRAFLI HABERCİLİK AJANS HABERCİLİĞİNDE FOTOĞRAF STANDARTLARI Fotoğraf nedir? Foto muhabirinin uyması gereken kurallar: S konumu Daire Konumu Üçgen Konumu Kare Konumu Fotoğraf Altı Nasıl Yazılır? Fotoğraf altı örnekleri DÖRDÜNCÜ BÖLÜM: HUKUKİ SORUMLULUK VE MESLEK İLKELERİ TÜRKİYE GAZETECİLERİ HAK VE SORUMLULUK BİLDİRGESİ GAZETECİNİN DOĞRU DAVRANIŞ KURALLARI BASIN KONSEYİ NİN KABUL ETTİĞİ BASIN MESLEK İLKELERİ TÜRK CEZA KANUNU (TCK) Gizliliğin ihlâli Ses veya görüntülerin kayda alınması Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs Hakaret Mağdurun belirlenmesi İsnadın ispatı İddia ve savunma dokunulmazlığı Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret

7 Kişinin hatırasına hakaret Haberleşmenin gizliliğini ihlâl Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması Özel hayatın gizliliğini ihlâl Kişisel verilerin kaydedilmesi Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme Verileri yok etmeme Şikâyet Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması Haberleşmenin Engellenmesi Nitelikli Dolandırıcılık Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit Suç işlemeye tahrik Suçu ve suçluyu övme Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama Kanunlara uymamaya tahrik Ortak hüküm Suç işlemek amacıyla örgüt kurma Etkin pişmanlık Müstehcenlik Fiyatları etkileme İftira Cumhurbaşkanına hakaret Türklüğü, Cumhuriyet i, devletin kurum ve organlarını aşağılama Halkı askerlikten soğutma BASIN KANUNU Basın Suçlarıyla İlgili Sık Sorulan Sorulara Hukukçuların Verdiği Cevaplar BEŞİNCİ BÖLÜM: ULUSLARARASI DEVLETLER, KURUM VE KURULUŞLAR BAĞIMSIZ DEVLETLER TANINMA SORUNU YAŞAYAN BÖLGELER / İHTİLAFLI BÖLGELER ULUSLARARASI BAZI KURUM, KURULUŞLAR VE İFADELER ALTINCI BÖLÜM: TÜRKÇEDE KISALTMALAR KISALTMALAR KISALTMALAR DİZİNİ KAYNAKLAR:

8 Takdim Medya olarak parçası olduğumuz toplumun güvenini kazanma noktasında ciddi sorunlar yaģadığımız sır değil. Bu krizin çözümüne kafa yoranlar, daha çok baģkalarının yanlıģlarını sayıp dökmeyi tercih ediyor. Hâlbuki çözümün daha kestirme ve daha etkili bir yolu var: Aynaya bakmak ve iģin doğrusunu yapmak. Böyle bir iddiada değiliz, ama bu yönde güçlü bir niyet ve iradeye sahibiz. Kurum içinde oluģan çok kıymetli tecrübenin yanı sıra, Ģimdiye kadar gazeteciliğin temel konularında yapılan birçok çalıģmadan istifade edilerek hazırlanan Haber Estetiği isimli çalıģma da bu arzunun bir sonucu. Hangi meslekte olursa olsun, taģıdığı sorumluluğu ve yaptığı iģi ciddiye almayanlar için yapılacak fazla bir Ģey yoktur. Ahlaki ve mesleki ilkeleri yük sayanlar için ne yapılabilir ki? ĠĢini doğru yapmak ve iyi niyetle kendini geliģtirmek isteyenler için ise ne yapılsa azdır. Yazılı ve görsel medyada haberciliğin temel standartlarını bir araya getiren bu çalıģmanın hedefi de iyi niyetle kendini yenilemeye açık olan bu gruptakiler. Cihan Haber Ajansı olarak günün her anında yüzlerce televizyon, gazete ve internet sitesine haber hizmeti veriyoruz. Zamana karģı verilen bu canhıraģ yarıģ içinde doğru haberi, en hızlı ve en kaliteli Ģekilde adresine ulaģtırmamız gerekiyor. Bu çok ağır bir mesuliyet. Ġlkeleri sürekli hatırda tutmak; çarpıtmalara ve yönlendirmelere karģı uyanık olmak; bireyin hakkı ile toplumun hakkını aynı derecede gözetmek ve bunu yaparken dilimizi en doğru Ģekilde kullanmak zorundayız. Mesleğin evrensel ilkelerinden temel yazım kurallarına, fotoğraf ve kamera çekimindeki standartlardan meslekle ilgili mevzuata, bir gazetecinin her an baģvurma ihtiyacı duyacağı içerikleri kapsayan Haber Estetiği, aylar süren titiz bir ekip çalıģmasının ürünü. Bu çalıģmayı yaparken Ġskender Pala, Fehmi Koru, Mehmet Barlas, Ekrem Dumanlı, Ertuğrul Özkök, Haluk ġahin, Nuriye Akman, Alper GörmüĢ, Ali Çolak gibi duruģları ve görüģleriyle mesleğe önemli katkılarda bulunan isimlerin kitaplarından, köģe yazılarından, çeģitli ortamlarda yaptıkları konuģma ve röportajlardan istifade ettik. Her birine ayrı ayrı teģekkürü borç biliyoruz. Bu çalıģmanın tamamlanmasında, baģta Hakan Ġnce olmak üzere, Nejat Sezik, Nail Tan, Ekrem Altıntepe, Akif Elbistan, Murat Azkeskin, Ġlhan Kocapınar, Köksal Mutlu, Yakup ġalvarcı ve Güray Demir in Ģahıslarında katkıda bulunan bütün arkadaģlara teģekkür ediyorum. Ancak bu emeğe karģı yapılacak en iyi teģekkür, yurt içinde ve dıģında Cihan kimliğini taģıyan her habercinin, çalıģmadan azami derecede faydalanması ve günlük iģlerinde bunu bir kılavuz kabul etmesi olur. Kurum içinde yapılan bu ilk çalıģmada, kuģkusuz bazı hata ve eksikler olabilir. Ancak yaģayan bir metin olarak düģünülen bu çalıģma, ihtiyaç duyuldukça güncellenecektir. Nitekim ajanslar arasında mesleki açıdan saygın bir yeri olan Associated Press (AP), ilk haber kılavuzunu (stylebook), 1953 te hazırlamıģ. Uluslar arası medyanın adeta el kitabı haline gelen bu ilk çalıģma, defalarca edit edilerek 43 üncü baskıya ulaģtı. Bu çalıģmaya da ileride yapılacak daha nitelikli ve kapsamlı çalıģmaların bir çekirdeği olarak bakılabilir. Ġlkeleri ve kalitesiyle toplumun güvenini kazanmıģ bir medya dileğiyle Abdülhamit Bilici Genel Müdür 8

9 GĠRĠġ Bir kurumda kaliteden söz etmek için belli standartların olması, bunların çalıģanlar tarafından benimsenmesi ve uygulanması gerekir. Cihan Haber Ajansı nda uzun yıllardan beri uygulana gelen yazılı, görüntülü ve fotoğraflı haberciliğe dair standartlar, Haber Estetiği: Ġlkeler-Standartlar adlı çalıģmayla, yazılı hale getirilmiģ ve kalıcılık kazanmıģtır. ÇalıĢma haber, haber-kamera, montaj, fotoğraf gibi birimlerden uzman kiģilerin katkıları ile hazırlandı ve kaleme alındı. Doğaldır ki, bu tarz çok kiģinin katkısıyla oluģan çalıģmalarda tek bir üslup sağlamak zordur. Ancak aynı mesleğin mensupları olma ve aynı dili konuģmanın sağladığı avantajla bir üslup birliği oluģturulmaya gayret edildi. ÇalıĢmanın bilimsel niteliği olmadığından dolayı, kaynaklardan yapılan iktibaslar tırnak içersinde gösterilmemiģtir. Kaynaklar bölümünde isimleri zikredilen eserler satır satır incelenmiģ, ihtilaflı konular gerektiğinde kurum dıģından ve ilgili uzmanına danıģılarak netleģtirilmiģtir. Haber Yazımı ve Kuralları baģlığını taģıyan birinci bölümde; toplumun ihtiyaç duyduğu bağımsız, güvenilir ve doğru bilgiyi üretme görevi ile yükümlü olan gazetecinin, geniģ kitleleri ilgilendiren haber verme mesleğinin mantığı ve haber yazımına dair standartları içermektedir. Ayrıca özel haber, insan merkezli haber ve haber-analiz gibi haber türlerine de yer verilmektedir. Ajans gazeteciliği ile röportaj teknikleri de birinci bölümün önemli ve dikkat çekici baģlıkları arasında yer almaktadır. Haberde dikkat edilmesi gereken temel imla kuralları da bu bölümde geniģçe iģlenmektedir. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ile Hürriyet Vakfı nın 80 li yıllarda basın üzerine yayınladığı eserlerin büyük bir kısmı bu çalıģma için dikkatlice incelendi. Haber imlası ile ilgili notlara yer verilirken, edebiyat ve düģünce dünyamızın saygın ismi Ġskender Pala nın Gazetecilikte Türk Dil Bilgisi Seminer Notları eģsiz bir kaynak oldu. Ġkinci bölüm ise Görüntülü Habercilik ve Montaj baģlığı altında incelenmektedir. Görüntülü habercilikte, görüntünün çekimi kadar önemli olan görüntü dökümü standartları, bu bölümün baģlıca konusunu oluģturmaktadır. Bu bölümde ayrıca haber görüntüsünün standartları, çekim yapılırken dikkat edilmesi gereken hususlar, ıģık, ses, kurgulu çekim, görüntülü röportaj gibi konu baģlıkları ele alınmaktadır. Ajans haberciliğinde montaj standartları, montaja ön hazırlık ve kurgu bu bölümün diğer önemli baģlıklarını oluģturmaktadır. Üçüncü bölüm, fotoğraflı haberciliğe ayrılmıģtır. Fotoğraf haberdir ilkesinden hareketle, fotoğraf çekimi, foto muhabirinin uyması gereken kurallar, objektif çeģitleri ve kullanım alanları ile fotoğraf çekim tekniklerine değinilmektedir. Ayrıca çok sayıda örnek üzerinden hareketle, fotoğraf altının nasıl yazılacağı anlatılmaktadır. Dördüncü bölüm Hukuki Sorumluluk ve Meslek Ġlkeleri baģlığını taģımaktadır. Bu bölümde daha ziyade, hukuk yönünden bir gazeteciye lazım olacak bilgiler öz olarak sunulmaktadır. Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi, Basın Konseyi nin Kabul Ettiği Basın Meslek Ġlkeleri, Türk Ceza Kanunu nun basın mesleği ile ilgili maddeleri ve Basın Kanunu nun ilgili maddelerine yer verilmektedir. Ayrıca bölümün sonunda Basın 9

10 Suçlarıyla Ġlgili Sık Sorulan Sorulara Hukukçuların Verdiği Cevaplar a da değinilmektedir. BeĢinci bölüm uluslararası devletler, kurum ve kuruluģların orijinal yazılıģları ile bunların Türkçedeki kullanımını içermektedir. YanlıĢ yazımları önlemek amacıyla ve mümkün olduğunca fazla sayıda kuruma yer verilmiģtir. Altıncı ve son bölümde ise Türk Dil Kurumu nun hazırladığı kısaltmalar ve kısaltma dizini, çalıģmaya eklenmiģtir. Bu çalıģma, baģta da belirtildiği gibi, yıllardır kurum içinde uygulana gelen standartların yazılı hale getirilmesidir. En büyük hedefi de kurum içinde standartlar konusunda ortak bir dil oluģmasına zemin hazırlamaktır. 10

11 BİRİNCİ BÖLÜM: HABER YAZIMI VE KURALLARI 11

12 GAZETECĠNĠN GÖREVĠ Gazetecilik, toplumun ihtiyaç duyduğu bağımsız, güvenilir ve doğru bilgiyi üretebilmektir. Gazetecinin görevi ise toplumu ilgilendiren olay ve olguları gerçeğe en yakın Ģekilde kurgulayarak baģka kiģilere yani okuyucuya / seyirciye aktarmaktır. Gazetecinin görevi, bir ferdi olduğu topluma, önce kendi çevresinde, sonra ülkesinde ardından da dünyada olup biten kayda değer geliģmeleri; eksiksiz, saptırmadan, aldatmadan, kandırmadan ve abartmadan objektif biçimde bildirmektir. Gazeteciliğin özünde, gerçeği teyit etme disiplini yatar. Objektif habercilik, muhabirin kiģisel düģüncelerini yansıtmayan, hak gözetir, doğru ve kesin bilgiyi tanımlar. Gazeteciler, bilgiyi halkla buluģturan fikir iģçileridir. Haber, dedikodu ve olasılıklar üzerine değil, kesin liği sağlanmıģ bilgiler üzerine kurulmalıdır. Gazeteci, tahmin etmez, sanmaz, varsayımda bulunmaz; merak eder, sorar, sorgular, araģtırır ve dinler. Gazeteci, gerçeği belirtmeye mecburdur. Gazeteci, doğruluktan fedakârlık yapamaz. Haber, öncelikle somut delillere dayanmalıdır. Gazeteci, bilgileri baģka kaynaklarla karģılaģtırarak defalarca kontrol ve teyit etmekten usanmamalı; delillerin gerçekliğinden emin olmalıdır. Muhabir için, teyidi yapılmamıģ bir bilgiyi haber mutfağına teslim etmekten daha kötüsü yoktur. Haber, gazetecinin namusudur. Gazeteci, gerçekle ilgilenir. Gazetecinin bir meselesi vardır; o da gerçek tir. Gazeteciler, gerçekliğe tercüman veya rehber olan kiģilerdir. denir. Bir olayın haberi, en basit haliyle, gerçek hakkındaki bir hipotezdir sadece. Sonuçta bir görüģ açısının izlerini taģıyan izlenimdir haber. Gazeteci, bir dedektif hassasiyetiyle çalıģır; gerçekleri örten sis perdesini aralar. Bunun için de cesur, kararlı ve atılgan olmak zorundadır. Gazeteci, olayları gerçekçi bir Ģekilde aktarırken, asıl amacının olay hakkındaki gerçeğin fotoğrafını çekmek olduğunu unutmamalıdır. Evet, fotoğrafını Gazeteci, gerçeğin ne olduğunu, yapabildiği kadar gerçeğe en yakın Ģekilde söylemelidir. Haberin kurgusunda haber-gerçek iliģkisi, olabildiğince korunmalıdır. Gazeteci, bir tornacı çırağının ustasını heyecanlı bakıģlarla takip ettiği gibi, toplumu ve hadiseleri mütecessis bir gözle dikkatlice izler ve irdeler. Bununla da yetinmez; perde arkasını kurcalar. Gazeteci, kuģkucu olmak zorundadır. Gazetecinin görevi, ele aldığı konuyu kanıtlamak değil, doğru ve kesin bilgiyi okura iletmektir. Yorum ve tahmin, haberin muhitine girmemelidir. Önyargı ve ön kabulle yaklaģılan her haber aldatıcıdır. Cephede savaģıyor gibi gazetecilik yapılmamalı. Gazeteci, toplumda öfke ve Ģiddet kültürünün oluģturulmasına alet olmamaya dikkat etmelidir. Gazeteci aklıselim olmalıdır. Muhabir, eksik, yanlıģ ya da inandırıcı olmayan bir bilginin, belli bir kitleyi gerçekler hakkında yanıltması ve yayılmasını amaçlayan dezenformasyonun tuzağına düģmemelidir. Dezenformasyon kadar, eksik enforme edilme nin de haberin gerçekliğini tehdit ettiği unutulmamalıdır. Gazeteci, çarpıtılmıģ bilgilerin borazanlığını yapmamaya özen göstermelidir. Gazeteci, buyurgan ve hırçın bir üslupla haberini kaleme alamaz. Haberde kin kusulmaz. Haber, bir yargıyı okura dikte etmez. Muhabir muknî dir; okuru Ģeksiz Ģüphesiz ikna edebilmeli, yazdıklarına okuru inandırabilmelidir. Asparagas, gazetecinin intiharıdır. Gazeteci, güvenilirliğini zedeleyecek yanıltıcı bilgilere asla imza atmamalıdır. Gazeteci, dürüstlükten taviz veremez. 12

13 Gazeteci, haber kaynağının açıklanmaması Ģartıyla (off the record) verdiği bilgileri yayınlamamalıdır. Gazeteci, mahremiyeti dikkate almak mecburiyetindedir. Gazeteci, haberini yazarken Ģeffaf olmalıdır. Haberde uzmanlar a dayanarak bir bilgi veriliyorsa, bu uzmanlar ın kaç kiģi olduğu ve kimler olduğu bilgisinin belirtilmesi Ģeffaflığın bir gereğidir. Gazeteci, Din düģmanı, gerici, laiklik karģıtı, barbar, cani, faģist eğilimli gibi okuyucuya da rahatsızlık veren bütün sıfat ve nitelemelerden kaçınmalıdır. Gazeteci, haberinde ben ve öteki gibi keskin ayrımlara asla girmemeli; insanları kategorize etmemelidir. Gazeteci, münekkit tir. Meslekî normlara sadık kalmak kaydıyla, eleģtiri yapma hakkına sahiptir. Ancak bunu yaparken, eleģtirinin sınırlarını aģmamalı, aģağılayıcı, alay edici söylemlerden uzak durmalıdır. Gazeteci, kiģi ve kurumları yaftalamamalıdır. Olay ve olguları eleģtirme özgürlüğünün; küçültme, aģağılama ve hakareti gerektirmediği unutulmamalıdır. Gazeteci, toleranslı olmalıdır; olaya kızmak yerine anlamaya çalıģmalıdır. Gazeteci, habere sevecenlikle yaklaģmalıdır. Gazetecilik, sorumluluk gerektiren saygın bir iģtir. Haberde haksız ithamlara yer verilmemeli, hiç kimse ırkı, cinsiyeti, sosyal düzeyi, dinî inançları ve ibadet Ģekilleri nedeniyle kınanmamalıdır. Gazetecinin noksan haberle insanları, kurumları karalamaya ve bundan öte de toplumu rahatsız etmeye hakkı yoktur. Okuru manipüle etme ya da yönlendirme, meslek ahlakıyla bağdaģmaz. Gazeteci, doğru bilgi verir; taraf dengesini gözetir; tek taraflı haberlerden sakınır. Yani hakkaniyet lidir. Haberde bir suçlama varsa kiģi ya da kurum olsun- mutlaka taraf görüģlerine yer verilmelidir. Bu, dürüstlüğün ve güvenilirliğin bir gereğidir. Suçlu olduğu yargı kararıyla kesinleģmedikçe hiç kimsenin suçlu ilan edilemeyeceği konusu gazetecilik mesleğinin en temel prensiplerindendir. Gazeteci, insan hak ve özgürlüklerine karģı duyarlı olmalıdır. Gazetecilik, zamanla yarıģ mesleğidir. Sen düģünürken, meslektaģın yapıyordur nüktesi bu yarıģı anlatan özlü ve güzel bir uyarıdır. Haber, çabuk bozulabilen bir meyve gibidir. Muhabir, aldığı bilgiyi doğru ve kesin bir Ģekilde haberleģtirirken, haberini en kısa sürede yayın mutfağına teslim etmesi gerektiğinin Ģuurunda olmalıdır. Gerçeklerin, aceleci olmak gibi bir özelliği vardır. Haber, konserve edilemez. Vaktinde iletilmemiģ haber, atlanmıģ haberdir ve yeri ise arģivin tozlu raflarıdır. Muhabir, uzmanlık alanı ne olursa olsun önce gazeteci olduğunu unutmamalıdır. Polis muhabiri polis, yargı muhabiri savcı; spor muhabiri kulüp yöneticisi, herhangi bir partiden sorumlu muhabir onun üyesi veya sözcüsü gibi davranmamalı ve bu yönde öznel yayın yapmamalıdır. Basın, yönetilenlere hizmet için vardır, yönetenlere değil. hükmü, özgür basının toplum için üstlendiği rolün önemini vurgular. Gazeteci, saygınlığını, bir kamu hizmeti yapmasından alır. Basın özgürlüğü, halkın bilgi edinme hakkı olarak görülür. Yalnız unutulmamalıdır ki basın faaliyeti, kamusal nitelikte bir görev olduğu halde, resmî devlet görevi değildir. VatandaĢların toplumsal kaygıyla yaptıkları eleģtirilerde, basın sadece onların sözcülüğünü yapar. Gazetecilerin, toplum adına denetçi görevini üstlendikleri yönünde yerleģik bir kanı vardır. Evet, basının siyaseti, bürokrasiyi toplum adına denetleme hakkı vardır. Modern hukuk devletinde en önemli ve etkin denetim organının özgür ve bağımsız basın 13

14 olduğu kabul edilir. Basın, denetim ve eleģtiri görevini yaparken sadece kamusal hayattaki hatalı davranıģları bulup çıkarmaz, ulaģtığı uzmanlar aracılığıyla devlet mekanizması üstünde ve ekonomik hayatta adeta bilirkiģilik yapar. Gazetecilerin bağlı olması gereken en üst makam halktır. Bu toplumsal sorumluluk nedeniyle gazetecinin, vesayete boyun eğmemesi gerekir. Habercilikte, bağımsız çalıģmak esastır. Gazeteci, müstağnidir ; kimseden bir menfaat beklemez. Yazacağı bir haberin, soracağı bir sorunun, haber kaynağını kızdıracağını veya muhatabı nezdindeki değerini düģüreceğini düģünen bir muhabirin, mesleğini doğru icra etmesi imkânsızdır. SindirilmiĢ bir kiģilik, asla gazetecilik mesleğini hakkıyla ifa edemez. Gazeteci, çevresiyle sempatik ve düzeyli iliģkiler kurmalı; daima saygılı ve mütevazı olmalıdır. Haber kaynaklarıyla görüģmelerinde makul seviye/mesafe korunmalıdır. Gazetecinin, haber kaynaklarıyla sürekli ve yakın temasta olması gerekir. Ancak bilgi topladığı kaynaklarla laubaliliğe varacak derecede senli-benli, içli-dıģlı bir iliģkiye asla girmemelidir. Haber kaynağına ağabey diye hitap edilmemelidir. Gazeteci, muhatabına daima siz diye hitap etmelidir. Gazetecinin görev ve sorumlulukları; herhangi bir politik otorite veya politik gaye ya da çıkar iliģkisi için değildir. Gazeteci, siyasal veya ekonomik güç odaklarının çıkarına hizmet edemez. Bu, mesleğin ruhuna ve etik ilkelerine ters olduğu gibi insanlık onuruyla da bağdaģmaz. Gazetecinin evrensel sorumluluğu, gerçeği araģtırmak, bulmak ve kamuoyu ile paylaģmaktır. Gazeteciler, sahip olduğu ayrıcalıkları yanlıģ davranıģları savunmak için kullanmamalıdır. Gazeteci, olaylar karģısında kiģiliğini korumayı bilmelidir. Gazeteci, bilgi aldığı kiģilerden ya da olaylardan bağımsız kalmayı baģarmalıdır. Muhabir, ne haber kaynağına teslim olmalı ne de mesleğini bir yaptırım gücü olarak kullanmalıdır. Kamu yararı ilkesine halel getirmemelidir. Gazeteci, haberi kiģiselleģtirmemelidir. Gazeteci, mesleğini yaparken araç olarak kullandığı Türkçenin temel kurallarını, dil bilgisini iyi bilmeli; Yazım Kılavuzu nu baģucundan ayırmamalıdır. Bilgi, duru bir Türkçe ile okura aktarılmalıdır. Öyle ki haberde bir virgül eksikliği bile olmamalıdır. Gazeteci, çalıģtığı kurumun hem yüzü hem de sesidir. Mesleğini icra ederken bu sorumluluğun Ģuurunda olmalıdır. Gazeteci, sinik değil; feraset sahibi, heyecanlı ve dinamik olmalıdır. Gazeteci, yüksek düzeyde farkındalığı olan kiģidir. Spordan ekonomiye, dıģ politikadan magazine, bilgi teknolojilerinden sağlığa değiģik konularda kalem oynatabilecek, soru sorabilecek derinlikte bilgisi ve gözlemi olmalıdır gazetecinin. Haber üzerinde önce mütalaa sonra da bir meslektaģıyla müzakere yapmalıdır. Gazeteci, yazdığı haberi editöre teslim etmeden önce mutlaka bir arkadaģına okutmalı, mantık ve imla hataları düzeltilmelidir. Hazırlık aģamasında ikinci kez, üçüncü kez okunarak filtre edilen bir haberde, yanlıģlar en aza indirgenir. Muhabir, yazdığı her haberde bir eksiğini fark ederek olgunlaģmaya çalıģmalıdır. Haber, üzerinde enine boyuna düģünülmeden yayına verilmemelidir. Gazetecilik, bir hayat tarzıdır. Gazeteci, mesleğini devam ettirdiği sürece bunun gerektirdiği sorumluluğu, disiplini, özveriyi ve gayreti mütemadiyen göstermelidir. Son bir not: Kitap okumasını sevmeyenler, asla gazetecilik mesleğine soyunmamalı. Çünkü rasyonel düģünce, ancak okumakla kazanılabilir. 14

15 HABER NEDĠR? ĠletiĢim maddesi, Türk Dil Kurumu (TDK) Sözlüğü nde, Duygu, düģünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla baģkalarına aktarılması, bildiriģim. Ģeklinde tanımlanıyor. Görüldüğü gibi iletiģimin iki muhatabı var: Anlatan ve anlatılan Bu tanımdan yola çıkarak Ģunu söyleyebiliriz: AnlamamıĢsan, anlatamazsın... ĠletiĢim, kitle haberleģmesinin aracıdır. Kitle haberleģmesinin kaynağı ise haberdir. Haber, iletiģimin özüdür. ĠletiĢimin en önemli Ģartı ise anlaģılmaktır. Haber, bir olay hakkında verilen ilk bilgidir. Haber, bazen bir duyguyu, bazen bir düģünceyi çoğu zaman da bir bilgiyi aktarır. GeniĢ bir kitleyi ilgilendiren veya etkileyen ilgi çekici bilgi ya da olguların belirlenmiģ bazı kurallar çerçevesinde yazılmasına haber diyebiliriz. Haberin üç saç ayağı vardır: yeni, gerçek ve ilgi uyandırıcı olması Etkin haber, geniģ kitleleri ilgilendiren haberdir. Haber, kamuoyunu oluģturur. Haber, dikkatleri üzerine çekmeli, kendisinden söz ettirmelidir. Haber konusu, ne kadar çok kiģiyi ilgilendiriyor veya etkiliyorsa olayın haber değeri o nispette büyüktür. Gazeteci, kamuoyunun ihtiyacı olan bilgi yi, nesnel ve gerçeğe en uygun Ģekilde sunar. Gazetecinin görevi -en yalın haliyle- kamuoyunu doğru bilgilendirmektir. Olay ya da olgular kamuoyuna iletildiğinde haber olabilir. Okur ve izleyici için önemli olan haber, daha çok yakın zamanda meydana gelmiģ veya ortaya çıkarılmıģ olay ya da olgulara iliģkin bilgilerdir. Haber kavramının evrensel unsurları Ģu konu baģlıklarıyla ifade edilmektedir: Gerçeklik, Ġlgi çekicilik, Çarpıcı olma, Güncel / Aktüel olma, Popüler olma, Zaman ve mekân bakımından yakınlık, Duygusal muhteva. Haber seçiminde önemli bir ölçü, olayların ülke ile olan ilgisi dir. Doğalgaz anlaģmamız olan Rusya veya Azerbaycan daki muhtemel bir kriz Portekiz halkı için önemli olmayabilir. Fakat herhangi bir nedenle doğalgaz fiyatlarında fahiģ bir artıģ ya da doğalgaz vanalarının kapanacağının telaffuz edilmesi, Türkiye yi yakından etkileyeceği için bu ülkelerdeki tüm sıra dıģı geliģmeler, Türkiye de yaģayanlar için dikkat kesilecek önemli bir haberdir. Evet Bir olay ya da olgunun haber olabilmesi için; Ġlgi uyandıracak nitelikte YENĠ, Merak edilecek ölçüde ÖNEMLĠ, Dikkatleri çekecek kadar ÇARPICI olması gerekmektedir. 15

16 HABER METNĠ NASIL YAZILMALI? Tanımı ne olursa olsun, haber, kısa metrajlı bir film gibidir Her haber, içinde bir hikâye barındırır. Hikâyenin bir baģlangıcı (giriģ); olayın sebep-sonuç iliģkisinin mükemmel bir kurgu ile anlatıldığı ve soruların cevabını bulduğu geliģme bölümü (gövde) ve konunun bağlandığı bir sonuç (final) bölümü vardır. Haber metni öncelikle yüzde 100 kesin, net, "anlaģılır" ve akıcı olmalıdır. Haber, gerçeğe sadık kalınarak yazılmalıdır. Konu titizlikle iģlenmelidir. Haber konusu, okuyucu / izleyici hiç bilmiyormuģ, ilk kez duyuyormuģ gibi yalın bir dille anlatılmalıdır. Gazetecilik, olayları, bir fotoğraf makinesinin objektifi kadar, net, abartısız ve açık görebilmektir. Haberin anlatım kurgusu okuyanı etkilemeli, lüzumsuz tekrarlara girilmemeli; ağdalı ve gereksiz ifadelerden uzak durulmalıdır. Haber, sulandırılmamalıdır. Kelime seçimine özen gösterilmeli, yazım kurallarına dikkat edilmelidir. Mantık hataları olmamalı; haberin kurgusu, kuģkuya yer bırakmamalıdır. Muhabir, haberi baģkasına anlatandır. Aktardığı konuya içeriden bakmamalı; okuyucuda müdahil veya eğilim izlenimi bırakmamalıdır. Haber, muhabirin meramını anlatabilme becerisidir. denir. Okuyucu veya dinleyici ilk okuyuģta haberi anlamamıģ, yeniden okuma ihtiyacı duymuģsa o haber iyi yazılmamıģ bir haberdir. Dolayısıyla meram anlatılamamıģtır. Haber, okuyucuyu, okumaya ikna etmelidir. Bunu yaparken ise okurun tahammül sınırları zorlanmamalıdır. Haberde makbul olan, kısa cümleler kurarak, mümkün olduğunca az satırla mümkün olduğunca çok bilgiyi akıcı bir dille okuyucuya aktarmaktır. Haberde uzun, karmaģık cümleler, çağrıģıma açık sözcükler, gündelik dilde kullanılmayan kelimeler ve müphem ifadeler asla kullanılmamalıdır. Muhabir, haberini; ham petrolün rafineride inceltilip arıtılarak saflaģtırılması gibi rafine etmeli, gereksiz kelimeleri, ifadeleri ayıklamalıdır. Evet Haber, sarraf titizliğiyle iģlenmelidir. HABERDE ANLATIM VE DĠL BĠLGĠSĠ Haber, mimarî kuralları olan bir eser dir. Bu eserin taģıyıcı kolonları; baģlık, giriģ ve olay örgüsünün anlatıldığı gövde dir. Eserin görsel zenginliği ise anlatım dili imla ve Fransızların gramer dediği dil bilgisi dir. Anlatım dili, haber konusunun iyi bir kurgu ve akıcı bir dille yazılmasını ihtiva eder. Haberin bilgi ve olgusal doğruluğu kadar dil bilgisi ve imla kuralları açısından da doğru olması gerekmektedir. Ġyi haber, muhtevası kadar, dil bilgisi yönünden de dört baģı mamur olmalıdır. Haberde Türkçenin doğru kullanılması haberin anlaģılırlık ve okunulurluğuna katkı sağlar. Kelimeler, asla dolgu malzemesi olarak kullanılmamalıdır. Her sözcüğün bir amacı ve mesajı olmalıdır. Manasız tekrarlara girilmemelidir. Muhabir, Türkçeyi bilerek kullanmalı, okuyarak yazı refleksini olgunlaģtırmalıdır. Gazeteci, Türkçenin zenginliğinden azami ölçüde istifade etmek için uğraģ vermelidir. DıĢ görünüģündeki ihtiģamdan etkilenip içine girdiğiniz beģ yıldızlı bir otelde her Ģeyin mükemmel olacağını hayal edersiniz haklı olarak... Restoranında lezzetli yemekler, hijyen, göz kamaģtıran konfor ve güler yüz beklediğiniz böyle bir otelde, bayatlamıģ veya piģmemiģ yemekler, örtüleri kirli bir masada size servis edildiğinde tam 16

17 bir hayal kırıklığı yaģar, o müesseseye olan bütün güveninizi oracıkta yitirirsiniz. Bir daha o otele uğramazsınız. PiĢmemiĢ yemek veya kirli bir masa, beģ yıldızlı görkemli bir otelin bütün itibarını bir anda silip atabiliyor. Habercilik de aynen öyledir. Haberinizin konusu mükemmel olabilir, baģlığınız konuyu çok iyi anlatabilir; ancak, bilgi bayat, dil bilgisi bozuk ve imla kuralları da o nispette doğru değilse, hem haberinizin itibarını düģürmüģ hem de okurun haberinize olan güvenini zedelemiģ olursunuz. Haberin lezzeti imla ve anlatım hatalarıyla kaçırmamalı. Evet Haber, dört baģı mamur olmalı. Zaman Dili Günümüz gazeteciliğinde haberin zamanı, di li geçmiģ zamandır. Yani hikâye etme esasına dayanır. Burada muhabir, olayı üçüncü Ģahıs olarak izler, gözlemde bulunur ve gözlemlerini aktarır. Haber dili, di li geçmiģ, Ģimdiki zaman ve gelecek zaman esasına dayalıdır. Bir haberde yer alan cümlelerde geçen fiiller bütünlük açısından birbirini tamamlamalıdır. Örneğin hem di li geçmiģ zaman hem de Ģimdiki zaman aynı cümle içinde kullanılmamalıdır. Aynı Ģekilde di li geçmiģ zamanla baģlayan bir haber metni miģ li geçmiģ zamanla devam ederse anlatımdaki ahenk ve bütünlük bozulur. Devam edecek olaylarda ise anlatım dili geniģ zamanlı olmalıdır. Operasyonlar devam ediyor. Dergi ve gazetelerin hafta sonu eklerinde kullanılan dosya haberlerinin yanı sıra insan merkezli (feature story) haberlerde genellikle geniģ zaman tercih edilir. Kız kardeģinin, düģman aģiretten bir delikanlıyla kaçtığı haberini alan 17 yaģındaki Urfalı ġehmuz, öfkeden çılgına döner. Kara kara düģünmeye baģlar; çünkü bu lekeyi temizleme görevi büyük ihtimalle ona düģecektir. AĢiret ve aile büyükleri ilk günlerde öldür emri vermez; lâkin bir hafta sonra durum değiģmeye başlar. Kahveye giden babasına aģiretin hatırı sayılır kiģileri ileri geri konuģarak Namus tez zamanda temizlenmeli. diye baskı yapar. Amcası ve amcasının oğulları da genç ġehmuz un üzerine gelir: Kız kardeģin, düģmanımızın oğluna kaçtı; utancımızdan insanların yüzüne bakamıyoruz. Kızı al getir, sonra da öldür. (Tuba Kabacaoğlu, Töre değil, cehalet; Aksiyon. Sayı: 632, ) Haber Cümlesi Cümle, bir bilgiyi veya bir duyguyu ifade eder. Haber cümlesinin en temel Ģartı anlaģılır ve okunulabilir olmasıdır. Cümleler ve paragraflar kısa tutulmalı; haber metni ayrıntıya boğulmamalıdır. Her fikir bir cümle olmalı. Her cümlenin bir öznesi olmalı. Gereksiz ve tekrar sözcüklere yer verilmemeli. Devrik cümle kullanılmamalıdır. 17

18 Haber metni bir çırpıda anlaģılabilecek Ģekilde yalın olmalıdır. Konu tane tane ve rahat anlatılmalıdır. Okurun sabrı taģırılmamalıdır. Bir terminolojisi olan haber konuları, basitleģtirilerek okura aktarılmalıdır. Haber edebî bir ürün değildir. Ancak, okunabilmesi için edebî bir eser gibi yazım hatalarından arınmıģ, anlaģılır, objektif, akıcı ve sağlam bir kurguya sahip olmalıdır. Muhabir, haberini, Dostoyevski, Hemingway veya Tolstoy sendromuna kapılmadan, abartısız ve rahat bir üslupla yazmalıdır. Sonuçta okur, Suç ve Ceza gibi kasvetli ve ağdalı bir masal değil, muhtevasına hemen vâkıf olacağı gerçek havadisleri öğrenmek için gazeteye yani bilgi ye ihtiyaç duyar. Haberde, karmaģık sözcüklerden, terimlerden; çok kullanılmayan deyimlerden, yabancı ve argo sözcüklerden uzak durulmalıdır. Haberi süsleme yanlıģlığına düģerek gereksiz, eģanlamlı ve anlamdaģ sözcüklerle tekrarlara girilmemeli, ahenk bozulmamalıdır. mahkûmlar tahliye edilerek salıverildi... (YanlıĢ. EĢanlamlı kullanım. ) ekranda karģılıklı hesaplaģtılar (YanlıĢ. karģılıklı sözcüğü gereksiz).beraberindeki heyetle birlikte (YanlıĢ. birlikte sözcüğü gereksiz ) Haberin kısa ve basit cümlelerden oluģması onun okunulurluğunu artırır. Kısa cümle, 14 kelimeden oluģur. 20 kelimeyi aģan cümlelerin anlaģılma oranının azaldığı unutulmamalıdır. 24 kelimeyi aģan cümleler kurmamaya dikkat edilmelidir. Ġngiltere de yapılan bir araģtırmaya göre, ortalama bir Ġngiliz vatandaģı, 17 sözcükten daha uzun olan cümleleri bir okuyuģta anlayamıyor. Bağlaçlarla birbirine eklenmiģ uzun ve karmaģık cümleler anlaģırlık ve okunulurluğu düģürür; metinde maddî hata riskini artırır. Haber sevdirerek okura sunulmalı. Öznesi çoğul olan cümlenin yüklemi tekildir. Yönetim kurulu üyeleri, kürsüde birer konuģma yaptı. Haberde farklı konular ya da olaylar, " belirtilerek, kaydederek, bildirirken, kaydederken" gibi bağlaçlarla aynı cümlede anlatılmamalıdır. Özellikle tek fikir içeren basit fiillerden oluģmuģ kısa cümleler kullanılmalıdır. Ġl Milli Eğitim Müdürü Mahmut Oğuz, Denizli Ġl Milli Eğitim Müdürlüğü olarak her zaman sivil toplum örgütlerinin desteğini yanlarında görmek istediklerini kaydederek,... cümlesinde, altı çizgili kelimelerin gereksiz olduğunu görüyoruz. Bu cümleyi kısa ve akıcı Ģekilde Ģöyle yazmak daha doğru olur: Ġl Milli Eğitim Müdürü Oğuz, sivil toplum örgütlerinin desteğini her zaman yanlarında görmek istediklerini söyledi. Bir kelime aynı cümle ya da paragraf içinde tekrar edilmemeli. Farklı kelimeler kullanarak bu sıkıcılığın önüne geçilmeli. 18

19 erek, -arak ve iken ekleriyle iki farklı konu tek cümlede birleģtirilmemelidir. ÖRNEK 1: "... kazada 5 kiģi ölürken, aynı kazada yaralanan 4 kiģi Aziziye AraĢtırma Hastanesi ne kaldırıldı" (YanlıĢ) yerine, "... 5 kiģi öldü; yaralanan 4 kiģi Aziziye AraĢtırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı." veya " 5 kiģi öldü. Sürücü gözaltına alındı." Ģeklinde kısa cümleler yazılması daha doğru olur. ÖRNEK 2: ANKARA (CĠHAN)- Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Seraceddin Çom, belediyelerin, su-kanalizasyon borularının tadilat çalıģmaları sırasında il sağlık müdürlükleri ile irtibatlı olmaları gerektiğini belirtirken, çalıģmalardan hemen sonra Ģebekeye su verilmeden süper klorlama yapılması gerektiğini vurguladı (YanlıĢ. Ġki farklı konu aynı cümlede- Gereksiz kullanım.) ANKARA (CĠHAN)- Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Seraceddin Çom, belediyelerin, su-kanalizasyon borularının tadilatı sırasında il sağlık müdürlükleri ile irtibatlı olmaları gerektiğini belirtti. Çom, çalıģmalardan hemen sonra Ģebekeye su verilmeden süper klorlama yapılması gerektiğini vurguladı Doğru Akıcılığı bozmamak için haber fiillerinin (söyledi, açıkladı, dedi, anlattı, ifade etti, belirtti gibi ) kullanımına özen gösterilmelidir. Aynı fiilleri, birbirini takip eden cümlelerde kullanmak okuyucuyu sıkar. Belirtti ile biten cümleden sonra devam eden cümle belirtti ile bitmemeli. Aynı Ģekilde, haberde bir tırnak dedi ile bitmiģse, hemen sonraki tırnak dedi ile bitmemeli. Her defasında farklı fiiller tercih edilmeli. Bakan Mehdi Eker, çeltikte ton baģına 870 YTL fiyat ile 100 YTL destek primi ödeneceğini söyledi. Pirinç ve buğdayda yüksek rekolte elde edileceğini söyleyen Eker, Türkiye'nin, tarihinde ilk kez pirinç ithal etmeyeceğini söyledi (Yanlış. Aynı fiil. ) Haber dilinde iyi bir kurgu, özetleme becerisi ve duru bir anlatım zenginliği kazanmak için Ģiir ve öykü okunmalı. Zamanla meramınızı daha kolay anlattığınızı göreceksiniz. Evet Okunmak için önce anlaģılır olmak gerekir. Gündelik Dil Kullanılmalı Muhabir, elde ettiği bilgileri doğru ve duru bir Türkçe ile okura aktarmakla mükelleftir. Yazılan haberi, Ağrı Dağı ndaki çoban da Çankaya KöĢkü ndeki cumhurbaģkanı da anlayabilmelidir. BBC çalıģanlarının, Bizler düklerden çöpçülere, barmenlerden papazlara ve gazetelerine gömülmüģ profesörlere, neģeli gençlere kadar anlaģılır olmak zorundayız! dediği rivayet edilir. 19

20 Haber, gündelik dilde kullanılan kelimelerle yazılmalı; teknik, argo ve jargon kullanımından sakınılmalıdır. Arada teknik terimler kullanılacaksa, bunlar metin içinde ilk geçtiği yerde açıklanmalıdır. Yöresel ifade ve kelimeler haber metninde kullanılmamalıdır. Mektup veya dilekçelerde kullanılabilen önem arz eden, bariz, tekerrür, menfi gibi kelimeler, haber metninde kullanılmaz. Bazı meslekî terimlerin haberde belirtilmesi gerekiyorsa okurun anlaması için, halk arasında.. olarak bilinen kalıbı kullanılması, metni rahatlatır..halk arasında sara olarak bilinen epilepsi hastalığının halk arasında aģırı kızamık olarak bilinen SSPE hastalığı halk arasında Ģeker hastalığı olarak bilinen diyabetin gibi. Haber, olayların kronolojik sırasına göre değil, haberdeki olguların önem sırasına göre yazılır. Sıfat kullanımında çok özenli davranılmalı, gereksiz sıfatlar metinden çıkarılmalıdır. Haberde devrik cümle kullanılmamalı. Ġçi boģalmıģ kliģelere, basmakalıp ifadelere yer verilmemelidir. trafik canavarı, amansız hastalık, start aldı, doyumsuz, sefilleri oynadı gibi. Haberde bey, bayan, sayın gibi ifadeler ve mız, -miz gibi sahiplik ekleri kullanılmaz. Hatice nine 80 yaģına gelmesine rağmen hafızası güçlü (YanlıĢ) Hatice Acar, 80 yaģına gelmesine rağmen hafızası güçlü (Doğru) Parasını çaldıran Sedat bey karakola baģvurdu. (YanlıĢ) Parasını çaldıran Sedat Ġleri, karakola baģvurdu. (Doğru) Ġl Müdürü Çokel, tesisin ülkemizin ekonomisine (YanlıĢ) Haber cümlesi, brifing tarzına has -dır, -dir, -tır, -tir ekleriyle bitmez. Antalya Türkiye nin önemli turizm merkezlerinden biridir. gibi. Cümle Ġmlası Bilgisayarda haber metni yazılırken her kelime ve bağlaçtan sonra klavyedeki space tuģuna bir kez basarak boģluk bırakılır. Aksi takdirde kelimeler birbiri içine geçerek, nahoģ bir görüntü ortaya çıkar. Meydanagelentrafikkazasında (YanlıĢ) Meydana gelen trafik kazasında (Doğru) Nokta ve virgül imleri, kendinden önceki kelimeye bitiģik yazılır. Arada boģluk bırakılmaz. 20

21 Diyarbakır polisi ilginç bir olayı ortaya çıkardı. (YanlıĢ) Diyarbakır polisi ilginç bir olayı ortaya çıkardı. (Doğru) Mavi, kırmızı, yeģil, mor renkli balonları dağıtan (YanlıĢ) Mavi, kırmızı, yeģil, mor renkli balonları dağıtan (Doğru) Her nokta ve virgülden sonra klavyedeki space tuģuna bir kez basarak boģluk bırakılır. CÜMLE KURGUSU Haberde bir kiģinin açıklamaları yazılırken iki yöntem izlenir: özetleme ve tırnak içi de denilen iktibas-alıntı... Özetleme Yöntemi Özetleme yönteminde, muhabir, haber kaynağının konuģmasının önemli kısımlarını, anlam kaymasına mahal vermeden, içeriğini saptırmadan doğru bir Ģekilde özetler. Muhabir, burada duyduğunu baģkasına aktarandır. Muhabire düģen, muhatabının ne demek istediğini değil ne dediğini yorum ve ima katmadan nakil suretiyle okura iletmektir. ÖRNEK 1: BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde AK Parti'yi yaralayamayanların, AK Parti üzerinde yalan yanlıģ iftira kampanyalarıyla bir Ģeyler yapma gayreti içine girdiklerini söyledi... ÖRNEK 2: TRABZON (CĠHAN) - Trabzonspor Kulübü BaĢkanı Sadri ġener, Ģampiyonluk yolunda dört büyük takımın kendi aralarında oynayacağı maçların belirleyici olacağını belirtti. ġener, Galatasaray maçına kadar oynayacakları karģılaģmalardan 3 puanla ayrılmaları halinde hedeflenen noktaya gidebileceklerini ifade etti ÖRNEK 3....MOSKOVA (CĠHAN) - Rusya Devlet BaĢkanı Dmitri Medvedev, Rusya'nın siyasî baskı yapılacak bir ülke olmadığını, bu tür giriģimlerin sonuç vermeyeceğini açıkladı. ABD ve Batı ülkelerini isim vermeden eleģtiren Medvedev, Gürcistan'ın, insanî yardım adı altında yeniden silahlandırılmaya devam edildiğini kaydetti KiĢilerin konuģmalarını konu alan haberlerde, konuģmacının giriģte yer alan görüģleri, metnin içinde de kullanılacağından aynı cümleler kurulmamasına dikkat edilmelidir. Bunun için giriģte özetleme ile verilen flaģ bölüm, gövdede tırnak içinde özgün haliyle yani alıntı Ģeklinde ortalarda verilerek, tekrar önlenebilir. 21

22 Ġktibas- Alıntı Yöntemi BaĢkasına ait sözlerin aynen alınmasına doğrudan anlatım denir. Ġktibas-alıntı yönteminde, haber kaynağının konuģmasının en önemli, özgün ve çarpıcı cümleleri, tırnak içinde aynen verilir. Haberde adı geçen kiģinin renkli deyiģleri, sıra dıģı niteleme ve benzetmeleri için tırnak açılmalıdır. Haberde mümkün olduğunca alıntılardan kaçınılmalıdır. Eğer bir kitap, dergi veya web sitesinden alıntı yapılacaksa kaynak mutlaka belirtilmelidir. KonuĢmacının ağzından çıkan her kelimeyi elemeden tırnak içine almak sadece habere obez bir görünüm verir. Muhabir bu kolaycılığa tenezzül etmemelidir. Tırnak içinde okuyucunun bilmesinde lüzum görülen kısımlar, özetleme yönteminde olduğu gibi; anlam kaymasına mahal vermeden, içeriğini çarpıtmadan, doğru bir Ģekilde verilir. Tırnak içindeki cümleler, o sözlerin, muhabire değil haber kaynağına ait olduğu anlamına gelir. ÖRNEK 1: ĠSTANBUL(CĠHAN) Partisinin Güngören ilçe kongresine katılan BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan, kendisi ve partisi hakkında medyada çıkan haberlere sert tepki gösterdi. Erdoğan, AK Parti hakkında Doğan Grubu'nun CHP ile birlikte karalama kampanyası yürüttüğünü söyledi. Erdoğan, Ģöyle devam etti: "AK Parti yi yaralayamayanlar, AK Parti'yi geriletemeyenler AK Parti üzerinde yalan yanlıģ iftira kampanyalarıyla bir Ģeyler yapmanın gayreti içerisine girdiler. ġu ana kadar bunu sessizlikle takip ettim, hâlâ da sessizlikle takip ediyorum. Ama artık yetti! Bunu görüldüğü gibi bir medya grubu, Doğan Medya Grubu, yani açık söylüyorum Aydın Doğan Grubu üstlenmiģ vaziyette. Cumhuriyet Halk Partisi ile beraber bu kampanyayı sürdürüyor. Ben bu kadar açık söyledikten sonra diyecek ki; 'BaĢbakan beni hedef gösterdi' veya 'BaĢbakan benim grubumu hedef gösterdi'. Sen AK Parti'yi hedef göstereceksin olacak, BaĢbakan partisine saldıran bu gazeteyi hedef gösterdiği zaman olmayacak. Bal gibi de olur. Kimse AK Parti'ye yolsuzluk çamurunu atamaz. Yolsuzluk çamurunu atanlar kendileri o çamurun içinde boğulurlar ÖRNEK 2: PEKĠN (CĠHAN) - Adalet Bakanı Mehmet Ali ġahin, Türk sporcuların olimpiyatlarda baģarısız olmalarının kendilerinde hayal kırıklığı oluģturduğunu söyledi. Olimpiyatlarda Ģimdiye kadar ortaya çıkan tablonun kendisi için sürpriz olduğunu kaydeden Bakan ġahin, "Podyuma çıkan, mindere çıkan sporcularımızın yeterli baģarıyı gösterememiģ olmaları, yeterince hazırlık yapmamıģ olduklarını gösteriyor. Halbuki aynı sporcularımız bundan önceki oyunlarda ülkemize madalya kazandırmışlardı." dedi. Mehmet Ali ġahin, Pekin Büyükelçiliği nde bir basın toplantısı düzenledi. Çin Halk Cumhuriyeti Adalet Bakanı Wu Aiying ile bugün bir görüģme imkanı bulduklarını belirten ġahin, "Türkiye ile Çin arasındaki ticarî, ekonomik iliģkiler son yıllarda büyük bir artıģ gösterdi. Bu ticaret hacminin artıģı Ģu an itibarıyla Türkiye aleyhine görünse de, bu iliģkilerin gelecekte de artarak devam edeceği anlaşılıyor." diye konuģtu. Tırnak içinde, bir başka kişiye atfen başka bir alıntıya yer verilmişse bu cümlenin başına ve sonuna tek tırnak ( ) konulur: 22

23 CumhurbaĢkanı, "Ecevit'in hükümeti kurması imkânsız görünüyor. Kendisi bana Yılmaz'ın 'Biz sana destek veririz.' dediğini söyledi." Ģeklinde konuģtu Tırnak açılırken, hemen öncesinde tırnağa zemin hazırlamak için kullanılan kelime ve ifadeler, tırnak içinde aynen verilmemeli, tekrara düşülmemelidir. Tırnağa konuyu tamamlayan farklı ifadelerle girilmeli: ĠSTANBUL (CĠHAN) - Milli Takımlar Teknik Sorumlusu Fatih Terim, 2010 Dünya Kupası grup elemelerinde Ermenistan ve Belçika ile oynanacak ilk maçların önem taģıdığını söyledi. Siyasî konularla fazla ilgilenmediklerini kaydeden Terim, "Biz siyasî konularla çok fazla ilgilenmiyoruz. Esas iģimizin futbol olduğunun farkındayız. Bunları düģünürsek yavaģlarız, ağır oluruz, bu da bize uymaz. Biz bunu iki ülke arasında atılacak bir adım olarak görüyoruz (Yanlış. Aynı cümleler yan yana gelmiş) Haber kaynağının önemli gördüğü, vurgu yaptığı bazı ifadeleri özetleme yöntemiyle aktarılırken, çarpıcı cümle tırnak içine alınabilir. Bu uygulama, tırnak içindeki özetin, haber kaynağının özgün ifadesiyle yapıldığı anlamına gelir. Eğer tırnak içine alınan kısım tam bir cümle değilse ve aynen alınmamıģsa, asıl cümlenin tümleci durumundaysa büyük harfle baģlatılmaz; dolayısıyla sonuna da nokta konulmaz ve tırnaklar çift değil tek olur: VĠYANA (CĠHAN) - Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine karģı çıkan ülkelerin baģında gelen Avusturya'nın DıĢiĢleri Bakanı Ursula Plassnik, reformların AB'nin hatırına değil, Türklerin Avrupa yolunu seçmek istediği için gerçekleģtirilmesi gerektiğini öne sürdü. Recai Kutan, partilerinin RP'nin devamı olmadığını söyledi. Haberde, üçüncü Ģahıslara atfen bir kelime ya da cümleye aynen vurgu yapıldığında, bu ifadeler tek tırnak içine alınır. Ancak tırnak kapatılırken nokta konulmaz: Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyeliğine karģı çıkan Hıristiyan Demokratlar ile ırkçıların dile getirdiği, Türkiye üye olursa Avrupa'yı Türkler doldurur tezi çöktü. AB Komisyonu tarafından 2004 ve 2007 geniģlemelerinin ele alındığı bir raporda iģgal tezinin aksi sonuçlar ortaya çıktı. Rapor, yeni göçmenlerin eski üyelerdeki ekonomiyi canlandırdığını, ücretler ve istihdam sorunlarına ya çok az etki ettiğini ya da olumsuz hiçbir tesirin olmadığını tespit etti. Türkiye ile müzakere kararı alan AB'nin nihai bildirisinde Türklerin serbest dolaģımına üye olsa dahi daimi kısıtlama getirilebileceği cümlesi eklenmiģti... (Zaman, ) 23

24 Alıntıda, kiģisel düzeltme ve özetleme asla yapılmaz. Yazılı açıklamalarda söyledi, diye konuģtu, Ģeklinde karģılık verdi, Ģeklinde konuģtu fiilleri kullanılmaz. Bu tip durumlarda, belirtildi, ifade edildi, denildi, dikkat çekilerek kullanılabilir. Haberde, tırnak içinde bile olsa konuģma dilinde kullandığımız kelimelere yer verilmez. Ġstisnalar hariç. Metin Fazlıoğlu, "Dükkanını baģına yıkıcam, seni yok edicem, o eģinin de parmaklarını kırıcam." dedi. (YanlıĢ) Metin Fazlıoğlu, "Dükkanını baģına yıkacağım, seni yok edeceğim, o eģinin de parmaklarını kıracağım." dedi. (Doğru) Tırnak Kuralı Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi, tırnak açarken uyulması gereken temel kurallar vardır. Tırnak içine alınan kısım tam bir cümle oluģturuyorsa büyük harfle baģlar. Cümle bittiğinde ise cümlenin Ģekline göre, hangi noktalama iģareti kullanılacaksa (.), (?), (!) o iģaret konulur ve tırnak ondan sonra kapatılır. CumhurbaĢkanı Demirel, "Sayın Ecevit'e hükümeti kurma görevini verirken çok düģündüm." dedi. B Eksiksiz bir haber bu kuralları da kapsar. Haber metninde tırnak açılırken Ģu formata dikkat edilmesi gerekmektedir: Ön cümle+virgül bitiģik+boģluk+tırnak aç+tırnağa bitiģik büyük harfle baģla+cümle+son nokta bitiģik+tırnağı kapa+boģluk+dedi/diye konuģtu+nokta+boģluk olacağını belirterek, Ağaçlandırma çalıģmalarına hız vereceğiz. dedi. Paragraf Haber kurgusunun en önemli yapıtaģı paragraftır. Haberde her paragraf ayrı bir düģünceyi aktarır. Haber cümlesi gibi paragrafların da kısa olması tercih edilir. Kısa paragraflar, haberin okunulurluğunu artırır; okuyucuyu dinç tutar. ĠletiĢim uzmanları, üç cümleyi aģan paragrafların anlaģılırlığının azaldığı görüģünde birleģiyor. Haberde, iģlenen konunun; baģka bir boyutuna dikkat çekmek, yeni bir açılım getirmek veya farklı bir kiģinin görüģüne yer vermek için Bu arada, Öte yandan Diğer taraftan kalıplarıyla yeni bir paragrafa giriģ yapılabilir. 24

25 HABERDE BAġLIK Muhabirin vitrini haber, haberin vitrini baģlık ve giriģ paragrafı dır. BaĢlık, okuyucuyu habere davet eder; olayın öz ünü yani flaģ ını yansıtır. Ne olmuģ? sorusuna verilebilecek cevap, haberin flaģ ının, bir anlamda baģlığının ne olması gerektiği konusunda muhabire fikir verir. BaĢlık, haberin muhtevası hakkında okura bir fikir verir. Daha önemlisi, haberin okunmasına önemli katkı sağlar. Yani haberi pazarlar. BaĢlık her Ģeyden önce bir hüküm içermelidir. ÖRNEK 1: Koltuğunu gökyüzünde çocuğa bırakan kaptan görevinden alındı ÖRNEK 2: Mavi Tren raydan çıktı, 200 kiģi ölümden döndü ÖRNEK 3: Medyanın linç ettiği öğretmen, mahkemede aklandı BaĢlık, haberin öz ü yani flaģ ı ile örtüģmeli, çeliģmemelidir. Aksi takdirde, havada asılı kalır. Haber baģlığı, açık, net, anlaģılır ve ilgi uyandırıcı olmalıdır. Ġlgi uyandıran baģlık, içeriğiyle bilgi de vermelidir. BaĢlıkta sansasyon ve abartı dan uzak durulmalıdır. 4 kiģinin öldüğü trafik kazası için facia, katliam dersek, 10 kiģinin öldüğü kaza için nasıl bir baģlık atmamız gerekir? Çoklu çağrıģıma yol açan baģlıklar atılmamalıdır. Zorlama baģlık atılmamalı. BaĢlığa yorum katılmamalı. BaĢlıkta imalı anlatımlara yer verilmemeli. BaĢlıkta eylem ve o eylemi yapan özne belli olmalıdır. Bu, net olmasının bir gereğidir. BaĢlıkta fiil cümlesi tercih edilmeli; edilgen cümle (öznesi belli olmayan), dolaylı ve müphem cümleler kullanılmamalıdır. BaĢlık, bilmeceye dönüģmemelidir. ĠTO meclis toplantısı yapıldı Ģeklindeki baģlık, edilgen bir baģlıktır. Okuyucunun dikkatini çekecek bir unsur göremiyoruz. Bunun yerine meclis toplantısında alınan bir karar ya da renkli bir olayın baģlığa çekilmesi tercih edilmelidir. BaĢlıkta, iģaret zamiri (bu, Ģu, o) ile isim ve sıfat tamlamalarından yargı olmadığı için kaçınılmalıdır. Kolaycılığa Kaçılmamalı BaĢlık, sübjektif unsurlardan olabildiğince arındırılmalı, abartılı olmamalıdır. BaĢlıkta kiģi ya da kurumları aģırı derecede övücü ya da aģağılayıcı ifadelere yer verilmemelidir. 25

26 Çok uzun baģlıklar atılmamalı. 5 6 kelimeden oluģan baģlık atılmasında mahzur yoktur. BaĢlık uzunluğu mümkün olduğunca (boģluklar dâhil) 45 karakteri aģmamalı. Hindistan ın 11 Eylül ünde hedef turistler Kolaycılığa kaçılarak, ġok baskın, Okulda dehģet, Ovada vahģet, Öğretmen evinde skandal gibi demode baģlıklar atılmamalı. Zira günümüz gazeteciliği bu baģlıkların birkaç adım daha önüne geçti. Artık, haberde geçen Ģok un, dehģet in, vahģet in, skandal ın ne olduğu baģlık için daha önem kazandı. ġok tan kastedilen neyse o konu baģlıkta net Ģekilde yazılmalıdır. Bir yolcu otobüsünün karıģtığı kaza haberinden dönüģte, yazılan habere üç farklı baģlık atılabilir. Bunlar: 1) Otobüs Ģoförü hatalı solladı: 10 ölü 2) Otobanda dehģet: 10 ölü 3) Trafik canavarı 10 can aldı Ģeklinde olsun. 2. ve 3. baģlıklar 1. baģlığa göre hem muğlâk hem de olayı tam yansıtmıyor. Yani dolaylı baģlıklar Oysa günümüz gazeteciliğinde dehģet değil dehģet in ne olduğu baģlıkta belirtilmektedir. Kazaya iliģkin 1. baģlığı okuduğumuzda önce olayın bir trafik kazası olduğunu, sonra kazanın nedenini, en sonunda bu kazada kaç kiģinin öldüğünü net bir Ģekilde öğreniyoruz. Haber baģlıkları büyük harflerle yazılmaz. Kitap konu baģlığı biçiminde, her kelimenin ilk harfinin büyük Ģekilde yazıldığı haber baģlıkları da doğru değildir. BaĢlıklar imla kurallarına uyularak yazılır. GÜNGÖREN PATLAMASI MAĞDURLARI ĠFTARDA BĠR ARAYA GELDĠ (Yanlış) Güngören Patlaması Mağdurları Ġftarda Bir araya Geldi (YanlıĢ) Güngören patlaması mağdurları iftarda bir araya geldi (Doğru) UYARI: BaĢlıkların büyük harfle yazılması meslekî bir gelenek değildir; ajansların yazılım tercihleriyle ilgili teknik bir konudur. Ajanslar, haber baģlıklarının müģterilerce net görülebilmesi için haber yazım programlarında baģlıkları büyük gösterecek Ģekilde ayarlama yaparlar. BaĢlıkta konuģan kiģinin ağzından iki nokta (:) kullanılarak bir cümleye yer verilmiģse bu cümle tırnak içine alınmaz. BaĢbakan Erdoğan: GAP a öncelik vereceğiz (YanlıĢ) BaĢbakan Erdoğan: GAP a öncelik vereceğiz (Doğru) Bir kiģinin konuģmasının önemli bir kısmı, iki nokta kullanılmadan baģlığa çıkarılmıģsa bu cümlenin tek tırnağa alınması gerekir. Bu uygulama, baģlıktaki ifadenin muhabire değil, haber kaynağına ait olduğu anlamına 26

27 gelir. Ancak, günümüzde gazeteler, görsel tasarım prensipleri nedeniyle bu tür baģlıklarda tırnak kullanmamayı tercih etmektedir. GAP a öncelik vereceğiz BaĢlıkta bir kelimeye vurgu yapılacaksa, o kelimenin tek tırnak içine alınması daha etkili olur. ÖRNEK 1: Özele geçen binlerce doktora kamuya dönüģ müjdesi ÖRNEK 2: Bekâret testi haberi de yalan çıktı ÖRNEK 3: Ergenekon da 1 numara yı gösteren Ģema mahkemeye ulaģtı BaĢlıklarda nükteli kelime tek tırnak içinde kullanılabilir. Yeni tedavi merkezleri yanıklara merhem oluyor BAġLIK ĠÇĠN KONTROL LĠSTESĠ 1 BaĢlık, hüküm içeriyor mu? 2 BaĢlık, konuyu net veriyor mu? Yoksa müphem mi? 3 BaĢlık, pasif ya da edilgen duruyor mu? 4 BaĢlıkta habere yorum katacak tarzda sıfat kullanılmıģ mı? 5 BaĢlık, objektif mi? 6 BaĢlık, önyargı veya alay unsuru içeriyor mu? 7 BaĢlık, metinle örtüģüyor mu? GĠRĠġ PARAGRAFI Haberin flaģ ı aynı zamanda haberin giriģidir. Haberin en can alıcı noktası o haberin flaģ ıdır. Gazetecilik jargonunda çokça dillendirilen Haber, giriģte baģlar giriģte biter. deyiģi, haberin giriģ paragrafının ne denli önemli olduğunu vurgulayan manidar bir ifadedir. Haber metni, giriģ paragrafından itibaren okuyucuyu etkilemeli ve bu ilk paragraf, haberin muhtevasını yansıtmalıdır. Anlatım dili, okuyucuyu yakalayan, içine çeken ve bir daha bırakmayan bir zenginliğe sahip olmalıdır. GiriĢte, haberin özü; sade, açık, doğru ve kesin Ģekilde verilmelidir. 27

28 Haberin giriģini okuyan bir kiģi, diğer paragrafları okumadığında o haberin içeriği hakkında bilgi sahibi olabilmelidir. Haberin flaģı Ne? sorusunun cevabını içermelidir. Zira okur, olayın Neden? olduğundan önce Ne? olduğunu anlamak ister. ÖRNEK 1: ĠSTANBUL (CĠHAN) Eski Emniyet Genel Müdürlüğü Ġstihbarat Daire BaĢkanı Bülent Orakoğlu, PKK, Dev-Sol, Hizbullah ve Hizbuttahrir örgütlerinin Ergenekon tarafından kurulan 'naylon' örgütler olduğunu söyledi ÖRNEK 2: ĠSTANBUL (CĠHAN) - Rekabet Kurulu, Türkcell in Superonline ı satın alması iģlemine izin verdi ÖRNEK 3: MERSĠN (CĠHAN)- Mersin'in Tarsus ilçesinde sokak köpekleri, 2,5 yaģındaki bir kız çocuğunu parçalayarak öldürdü Haberin GiriĢi, Heyecan ve Merak Uyandırmalı Okurun, haberi okuması için ilk satırından yazıya takılması gerekir. Habercilikte esas olan, haberin giriģine takılan okuyucuya, sonuna kadar metni okutabilmektir. Bu nedenle giriģ için, haberin eģiğidir denir. Okuyucu, haberin giriģiyle meraklanmıģ, heyecanlanmıģsa o eģikten içeriye girer ve haberin devamını bir solukta okumaya çalıģır. Bunu sağlamak için, muhabir haberini yazarken sıkça empati yapmalı; kendini okurun yerine koymalıdır. Muhabiri cezbetmeyen, anlaģılamayan haber, doğal olarak okuru da cezbetmeyecek ve anlaģılamayacaktır. AnlaĢılırlık ve okunulurluk, haberin zorunlu öğelerinin metin içerisinde eksiksiz bulunmasıyla mümkündür. Bu zorunlu öğeler; "5N 1K kuralı diye bilinen: "Ne?", "Nerede?", "Ne zaman?", "Nasıl?", Niçin/Neden? ve "Kim?" soru edatlarına karģılık gelen cevaplardır. Çoğu muhabir, 5N 1K kuralını giriģ paragrafına sığdırmaya çalıģır. Oysa böyle bir zorunluluk yoktur. Ġlk paragrafında gereksiz ayrıntılara boğulmuģ haberi okutmak zordur. Okura, daha haberin giriģ paragrafında, sadede gel dedirtilmemeli. Haberin giriģ bölümü, haberle ilgili önemli bilgilerin az, öz ve sade biçimde verildiği yerdir. Ġster tek konulu olsun, ister çok konulu olsun giriģ cümlesi en ilginç, en etkili ve en çarpıcı öğeleri barındırmalıdır. GiriĢ, kısa, net ve anlaģılır olmalıdır. GiriĢ paragrafı, genellikle tek cümleden oluģur. GiriĢ paragrafını oluģturan cümle, 14 kelime ile sınırlı tutulmalıdır. Zorlanılan durumlarda, 20 kelime asla aģılmamalıdır. Haberin akıcı olması, cümlelerin kısalığıyla doğru orantılıdır. Haberin baģlığı ile giriģ bölümü arasında uyum olmasına dikkat edilmelidir. Ġnsan merkezli haberlerde ise haberin genel özeti giriģ paragrafında verilemeyeceğinden, giriģ paragrafı anlatılan öykünün en çarpıcı ve önemli kısmıyla gerçekleģtirilmektedir. Okur, öykünün geri kalanını okuma heyecanı ve merakı hissetmelidir. 28

29 Evet Okurun merakı ilk paragrafta giderilmeli. Alıntılı GiriĢ Bir konuģmadan, bir belgeden iktibas yapılarak habere baģlanılan giriģ tekniğine denir. Genellikle dergiler ve hafta sonu eklerinde kullanılan röportaj ve dosya haber çalıģmalarında kullanılır. Bu teknikte, alıntı yapılan kiģinin söylediği sözler tırnak içinde kullanılır. Alıntı yapılacak bölümün en dikkat çekici, vurucu bölümleri içermesine özen gösterilmelidir. ÖRNEK 1: Her çöp yeni bir hayaldir diyor, Ankara Geri DönüĢüm ĠĢçileri Derneği kurucu üyesi Ali Mendillioğlu. Bir yandan konuģuyoruz, bir yandan da geçimini çöplerden topladıklarını satarak sağlamaya çalıģanların yaģadığı Evliya Çelebi Mahallesi nin çamurlu dar yollarında yürüyoruz. BaĢka türlü yapılmaz ki bu iģ. Çöpün baģına gidersin. Elini sokarsın. Çöpün içinden ne çıkacağına iliģkin hayal kurmaya baģlarsın. Belki değerli bir Ģey bulabilirsin. O çöpte bulamazsan, bir sonraki çöpe gidersin. Böyle böyle günde yedi-sekiz saat yürürsün. Sürekli düģünür ve hayal kurarsın. O yüzden bizde felsefeci çoktur. diye devam ediyor (AyĢe Karabat, Çöpten elmas çıkarsa bahtıma, Aksiyon, Sayı: 637, ) ÖRNEK 2: Artık çocuklarımızı dağa vermiyoruz, vermek de istemiyoruz. Üniversiteye giden çocuklarımıza, kimliklerine bakıp Tuncelili diyerek el atan örgütleri, kötü niyetli kiģileri de biliyoruz. Gerekirse üniversite okudukları illere kadar gidip onların yanında olacağız Tuncelili bir annenin sözleri bunlar. Anadolu fen lisesi ve birçok devlet yatırımının açılıģını yapan BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan ın ziyareti vesilesiyle gittiğimiz ilde veliler ve eğitimcilerle Tunceli nin geleceğini konuģuyoruz. Merkez nüfusu 54 bini bulan kent, yıllar önce Türkiye genelinde yakaladığı eğitim baģarılarına son dönemde tekrar sahip olmaya baģladı. Ġlde 9 binden fazlası ilköğretim ve okul öncesi olmak üzere 14 bine yakın öğrenci eğitim görüyor. (Fatih Uğur, Munzur un kıyısından yükselen eğitim umudu, Aksiyon, Sayı: 726, ) Demeç Haberlerinde GiriĢ Bir kiģinin konuģmasını, anlatımlarını konu alan demeç haberciliğinde giriģ bölümü 1K (Kim?) ve 1N ( Ne? SöylemiĢ ) öğesinden oluģur. ÖRNEK 1: ANKARA (CĠHAN) - Ankara Valisi Kemal Önal, (1K / Kim?) ''Çubuk Hayvancılık Ġhtisas Organize Sanayi Bölgesi'' projesinin tamamlandığında, dünyada ve Türkiye'de ilk olacağını söyledi. (1N / Ne? SöylemiĢ) ÖRNEK 2: AFYON (CĠHAN) - Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu (1K / Kim?), Kaçkar Dağları nı turizm cenneti haline getirmeyi düģündüklerini açıkladı. (1N / Ne? SöylemiĢ) 29

30 Aksiyon Haberlerinde GiriĢ Olay / Aksiyon haberciliğinde ise giriģ bölümü çoğunlukla 2N (Ne? OlmuĢ. Nerede? OlmuĢ) öğelerinden oluģur. ġayet olayın merkezinde bir kiģi varsa bu 2N ye 1K (Kim?) öğesi eklenir. Bu öğelere sadık kalmanız, giriģi detaya boğmanızı engeller. ÖRNEK 1: BOLU (CĠHAN) - Bolu'nun TEM Otoyolu Gerede giģelerinde (Nerede?), tek giģenin açık olması nedeniyle yaklaģık 3 kilometrelik araç kuyruğu oluģtu. (Ne? Olmuş) ÖRNEK 2: KAYSERĠ (CĠHAN) - Eski Kara Harp Okulu Komutanı, emekli Tümgeneral Reha TaĢkesen, (1K / Kim?) Erciyes Dağı'nda düzenlenen eğitim kampında (Nerede?) zirve tırmanıģı sırasında düģerek yaralandı. (Ne? Olmuş) GİRİŞ PARAGRAFI İÇİN KONTROL LİSTESİ 1 Ġlk kelime ve söz grubu ana düşünceyi yani flaşı ifade ediyor mu? 2 Kişilerin isimleri ve unvanları uzun haliyle yazılmış mı? 3 Haberin konusu öz bir şekilde ifade edilebilmiş mi? 4 Giriş, kısa cümlelere bölünmüş mü? 5 Dil bilgisi ve imla hatalarından arındırılmış mı? 6 Giriş paragrafında Kim?, Ne?, Nerede?, Ne zaman? sorularına cevap verilmiş mi? 7 Paragraf ilk okuyuşta kolaylıkla anlaşılabiliyor mu? 8 Giriş paragrafı başlıkla uyumlu mu? 9 Giriş paragrafı ayrıntıya boğulmuş mu? 10 Ġlk paragraf rakamla mı başlamış? 11 Giriş paragrafı kısa ve öz tutulabilmiş mi? (1 2 cümle ) 12 Kurum adları ilk kullanımda kısaltma olmaksızın açık olarak yazılmış mı? 30

31 HABERĠN GÖVDESĠ Haberin gövdesinde, giriģte öz olarak verilen olayın ayrıntısı ile yan ve arka plan (background) bilgiler yer alır. Haberin gövdesi, flaģı destekler. Elmanın diğer yarısı gibi bütünler. Muhabir bu bölümde, giriģ teki kelime ve cümleleri tekrarlamamaya özen gösterir. GiriĢteki flaģ cümleye, gövdede değiģik cümlelerle değinilir. Muhabir, eldeki maddî verilere sadık kalarak haberi kurgular. Muhabir, eldeki verileri bir nakkaģ gibi adeta dantelâ titizliğiyle itinayla örer. Muhabir, haberde öznel nitelemelere yer vermemelidir. Muhabir, haberin gövdesinde, Kim, ne yapmıģ?, Kime ne olmuģ?, Ne olmuģ?, Nasıl olmuģ?, Niçin olmuģ?, Ne zaman ve nerede olmuģ? sorularının cevabını tane tane yazarak okuyucuya iletir. Okur ise, bu cevapları bir okuyuģta anlamak ister. Muhabire düģen, okuyucunun bu beklentisini karģılayacak durulukta haberini iģlemektir. Okurun giriģ paragrafını okurken sorduğu Nasıl? ve Niçin? soruları haberin gövdesinde cevabını bulur. Haberin gövdesinde yer alan bilgiler, en az iki kaynaktan teyit edilmelidir. Habere, geçen yıl, dün, yarın gibi zaman bildiren ifadelerle girilmez. Paragraflar asla tarihle baģlamaz. AĞRI (CĠHAN) - 19 Haziran da Ağrı ya gelmesi beklenen BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan ın, et kombinasının açılıģını yapacağı belirtildi. (YanlıĢ) AĞRI (CĠHAN) - Ağrı'ya 19 Haziran da gelmesi beklenen BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan ın, et kombinasının açılıģını yapacağı belirtildi. (Doğru) Bazı haberlerde miktar veya birimler eksik yazılıyor ya da yazılmıyor. Rakamların bir anlam ifade edebilmesi için biriminin belirtilmesi gerekmektedir. Operasyonda 74 bin uyuģturucu hap ele geçirildi. (YanlıĢ. 74 bin ne? Kutu mu, adet mi, düzine mi?) Operasyonda ele geçirilen hapların tanesinin piyasada 10 milyon ile 20 milyon arasında satıldığı bildirildi. (YanlıĢ. 20 milyon ne? Dolar mı, TL mi, Euro mu?) Evet Haber tatminkâr olmalıdır. Ters Piramit Haberin gövdesi, ters piramit yöntemi ile en önceliği olan konular öne çıkarılarak, önem sırasına göre yazılır. Daha genel olandan özele; ana hatlardan ayrıntılıya geçiģ de diyebiliriz buna. Her paragraf aynı isimle baģlamamalıdır. Birinci paragrafta verilen konu, ikinci paragrafta kaynak belirtilerek tekrar edilmemelidir. Haberde gereksiz tanım, sözcük ve cümlelere yer vermemeye özen gösterilmelidir. Haberde bir kiģi ya da kurumu zan altında bırakan suçlama varsa o kiģi ya da kurumun bu suçlamaya iliģkin görüģü alınmalı, eğer alınamamıģsa bunun sebebi ısrarla belirtilmelidir. Muhatabın, konuģmak istemediğini belirtmesi de bir cevaptır. 31

32 Niçin? Sorusu Haberi zenginleģtiren Niçin? (Neden?) sorusudur. Niçin? sorusu çoğu zaman haberdeki önemli bir ayrıntıyı gün ıģığına çıkardığından, haber öğeleri arasında kilit bir yerde durur. Gerçek, Niçin? sorusuyla bulunduğu takdirde, haberi orijinal kılan hatta baģlığa dahi çıkarılabilecek çarpıcı bir konuya ulaģılabilir. Niçin? den kastedilen, insanların kafalarındaki kiģisel kanılar, eğilimler, temelsiz tahminler değil; sebep-sonuç iliģkisi olarak belirlenebilen olayın gerçek sebebidir. Sürekli altını çizdiğimiz gibi gazeteci, gerçeğin takipçisidir. Kendisine verilen görevi yerine getirmekle yetinmez. Ele aldığı konuyu deģerek derinlere inmeye çalıģır; bilgiyi adeta olay yeri inceleme ekibi gibi didik didik eder. Sonuçta her haber, bilinmeyen bir gerçeği yansıtmak için yazılır. Gazeteci, haberine farklı bir unsur katmanın arayıģındadır. Haberini, meslektaģlarınınkinden bir adım daha öne çıkaracak fazla bilgiye ulaģmak için çalıģır. Örneğin iki aracın çarpıģması sonucu 5 kiģinin öldüğü bir trafik kazasını yazan muhabir için birinci gerçek; kazanın iki aracın çarpıģmasıyla meydana geldiği ve kazada 5 kiģinin öldüğüdür. Tabii bu, gerçeğin sadece görünen küçük bir parçasıdır. Kazanın neden olduğuna dair, belki yüz değiģik hikâye anlatılabilir. Her biri farklı açılardan yazılmıģ yüz değiģik hikâye Kazaya, -varsayalım- yoldaki mıcır yığınının, çukurun, yola çıkan kaplumbağanın veya alkolün sebep olduğunun gün yüzüne çıkarılması gibi. Haberin gövdesinde 6 soru edatının (5N 1K) her birinin cevabı net Ģekilde karģılığını bulmamıģsa, o haberin doğruluğu ve kurgu bütünlüğü eksiktir. Okurun zihninde hiçbir soru iģareti kalmamalıdır. Evet Niçin? Unvan ve Kısaltmalar Kısaltmalar ile unvanların, haberde ilk anıldığı yerde (first mention), bir kez açık yazılması önemlidir. BaĢbakan Erdoğan yerine ilk kez yazılıyorsa BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan, CumhurbaĢkanı Gül yerine ilk geçtiği yerde, CumhurbaĢkanı Abdullah Gül denilmeli. Daha sonra ise BaĢbakan Erdoğan, Erdoğan, BaĢbakan yazılarak sıkıcı tekrarlardan kaçınılmalıdır. KiĢi ve kurumların kendileri için kullandıkları unvan ve rütbelerin doğru yazılıp yazılmadığına da dikkat edilmelidir. Mühendis mi yoksa mimar mı? BinbaĢı mı yoksa albay mı? Müdür mü, koordinatör mü? Kurumların tam açılımı da ilk geçtiği yerde uzun haliyle verilmeli, kısaltmalar parantez içinde belirtilmelidir. Bu durumda ek, uzun yazılımdaki ses uyumuna uyar. Kurumun uzun açılımı yazılmıģsa, ek uzun yazılıģın son hecesine göre yazılır. Diğer yerlerde ise kısaltmanın okunuģuna göre ek alır. Türk Standartları Enstitüsü (TSE) nün TSE nin (TeSeE nin) Türkiye Sanayici ve ĠĢadamları Derneği (TÜSĠAD) nin TBMM nin gündeminde olan (TeBeMeMe nin) DP nin (DePe nin) 32

33 Hz. Muhammed (sas)'in, Hz. Musa (as)'ın, Hz. Ali (ra)'ın, gibi örneklerde olduğu gibi parantez içine alınan -dua mahiyetindeki- kısaltmalar, devamlı olarak isimlerden sonra açık bir Ģekilde okunurlar, yani sanki o isimlerin devamı gibi olmuģlardır. Dolayısıyla ekler de bu parantez içindeki dua kısaltmalarının okunuģuna göre konulurlar. Yabancı isimlere gelen ekler, okunuģuna göre yazılır. BaĢkan Clinton un (YanlıĢ) BaĢkan Clinton ın (Doğru) (Kılintın ın) Arka Plan Bilgi Meslekî jargonda background denilen arka plan bilgi, haberin evveliyatıdır. Haber, geçmiģe iliģkin arka plan bilgileriyle birlikte kendi baģına anlaģılabilir olmalıdır. Background, olayın öncesi dir ve habere hem süreklilik hem de zenginlik kazandırır. Arka plan bilgi, daha iyi anlaģılabilmesi için; haber hakkındaki gerçek dökümlerin bir araya getirilmesidir. Hadisenin kaynağına inmektir. Gazetecilik mesleğini icra edenler, çoğu kez gündemdeki konuların herkes tarafından bilindiğini düģünür ki bu, yanlıģ ve yanıltıcı bir varsayımdır. Oysa o gün gazete okumamıģ, ana haber bültenlerini hiç seyretmemiģ veya son günlerde gündemden tamamen uzakta kalmıģ insanlar da haberinizi okuduğunda bilgi boģluğu yaģamamalı. Gazze de gündeme gelen sıcak bir geliģme anlatılırken, olayların baģlangıç noktası denilebilecek geçmiģ bir dizi olaylar da metinde hatırlatılmalıdır. Susurluk Davası ile ilgili yeni bir geliģme haber yapılacaksa, kazanın olduğu 3 Kasım 1996 dan baģlayarak, yaģananlar özlü bir paragrafla okuyucuya sunulmalıdır. Susurluk olaylar zinciri hakkında hiçbir bilgisi olmayan okuyucu, bu arka planla aydınlanmalıdır. Tayland da askerî darbe olduğunda, hem bu ülke hakkında ansiklopedik bilgi verilmesi hem de darbeye yol açan olayların kronolojisinin habere eklenmesiyle okuyucu, olayların içyüzünü de öğrenmiģ olur. YaĢ sebze ve meyve fiyatlarının normalin üstünde artması haberleģtirilecekse, artıģın ana nedenleri önce etraflıca araģtırılır: Kuraklık mı? Arz eksikliği mi? Mal stoklama mı? Aracılar mı? Bu bilgi netleģtikten sonra, belli baģlı temel ürünlerin geçen yılın aynı ayındaki fiyat aralığı bir tablo halinde verilir. Hal esnafı ve tüketicilerle röportaj yapılır. Ġstanbul Sanayi Odası her yıl ilk 500 e giren sanayi kuruluģlarının listelerini yayımlar. Bu haber, klasik Ģekilde yani sadece yapılan açıklamaya yer verilirse sıradan bir sunum olur. Oysa listede ilk 5 te yer alan kuruluģlar sıralanırken, Ģirketler hakkında bazı bilgiler habere monte edilerek zenginleģtirilebilir. Ġlk 5 e giren sektörlerin genel durumu, son bir yıl ne tür önemli kararlar aldıkları, nasıl yatırımlar yaptıkları, hangi pazarlara yöneldikleri, varsa üst yönetimde yapılan değiģiklikler, CEO larının yönetim ilkeleri, iģ iliģkisinde bulunduğu diğer Ģirketler, kâr getiren yeni ürün yelpazeleri, Ģirket stratejileri vb. konular bulunabilir. Bilgiler titiz bir üslupla iģlendiğinde haber özel bir habere dönüģecektir. Aynı Ģekilde, geçen yıl listede olmayıp listeye giren veya listeden çıkan Ģirketler de haberin ayrı bir kutusunu teģkil eder. 33

34 Haberin özelliğine göre, arka plan bilgiler, metnin içerisine serpiģtirilebileceği gibi, haberin sonunda da kısaca özetlenebilir. Arka plan bilgiler, bir yüksek lisans öğrencisinin bitirme tezini andıracak Ģekilde okuyucuyu teknik veya rakamsal ayrıntıya boğmamalı, haberi gölgede bırakmamalıdır. Arka plan, benzetme yapacak olursak haberin sosudur. Dozu iyi ayarlanmalı, ana yemeğin yani haberin yerine geçmemelidir. Bilgiçliğe kaçmadan, ayrıntı verilmelidir. Burada Ģu uyarıyı yapmakta fayda var: Asla var olmayan bir Ģeyi ekleme Evet Haberin evveliyatı, haber kadar önemlidir. Ara BaĢlık Haberde okuyucuyu sıkmamak ve akıcı bir anlatım için baģvurulan yöntemlerden biri paragraf, diğeri de ara baģlık uygulamasıdır. Haberde okurun dikkatinin dağılmaması için ara baģlıklara yer verilmelidir. Ara baģlık, haberde, konu değiģikliğinin olduğu paragraflara geçilirken konulur. Muhabir, anlatım kurgusunda farklı bir konuya geçtiğinde ara baģlık yazarak, okuyucuyu hem uyarır hem bilgilendirir. Haberde geçilen yeni konunun veya konuģmanın en çarpıcı bölümü ara baģlığa çekilmelidir. Ara baģlıklar büyük harflerle yazılmalı. Ara baģlıkta kullanılacak kelimelerin baģlıkta olmamasına özen gösterilmeli. Kelime tekrarları, akıcılığı bozar; okuyucuyu sıkar. Ara baģlıklardan önce Enter tuģuna basarak bir satır boģluk bırakılır. Ara baģlığın altındaki metin ile ara baģlık arasında boģ satır bırakılmaz. ANKARA (CĠHAN) - Anayasa Mahkemesi'nin 367 ve türban kararlarını alkıģlayan CHP lideri Deniz Baykal'dan bu sefer tepki geldi. Anayasa Mahkemesi'nin, nüfusu 2 binin altındaki belediyelerin kapanmasıyla ilgili aldığı karara tepki gösteren Baykal, "Anayasa Mahkemesi de bunu Anayasa'ya uygun görmüģtür ama vicdana, hakka, adalete, uygun değildir." dedi. Baykal, Hüseyin Üzmez'in cezaevinden tahliyesi konusunda da AK Parti iktidarını suçladı ve olaydan hükümeti sorumlu tuttu. Deniz Baykal, CHP Genel Merkezi'nde düzenlenen il baģkanları kurulu toplantısından önce basının karģısına geçti. Anayasa Mahkemesi'nin belediyeler yasası ile ilgili kararını değerlendiren Baykal, pek çok belediyenin belediyelikten çıkarılmasını, mahalle ve köy konumuna dönüģtürülmesini öngören yasayı ana hatlarıyla benimsemiģ olduğunu ifade etti. ''ÜLKE SORUNLARINA SOMUT ÇÖZÜMLER GETĠRECEĞĠZ'' CHP'nin ülke sorunlarıyla ilgili hazırladığı programdan da bahseden Deniz Baykal, ülkeye zarar verecek açılımlara itibar etmeden, ülkenin gereksinimlerini gözeterek hazırlandığını ifade etti... ''ETNĠK KĠMLĠK TERÖR NEDENĠ OLAMAZ'' Baykal, bir gazetecinin CHP'nin yeni programında yer alan 'Etnik kimlik Ģereftir' ifadesini hatırlatması üzerine Ģöyle konuģtu: "Devlet, kimsenin etnik kimliği ve mezhebiyle uğraģmaz. Herkesin etnik kimliği, mezhebi, inancı onun Ģerefidir. Devlet kimsenin etnik kimliğini, mezhebini değiģtirmeye kalkmayacak... 34

35 Anonim Kaynak Türkiye de 1980 li yıllardan itibaren, kamu yönetiminin, kamuya ait bilgileri basınla paylaģmada ketum davranması sonucu ortaya çıkan ve zaman içerisinde artan anonim kaynaklara atıf yapma geleneği, mesleğin evrensel kuralları ve saygınlığı ile bağdaģmamaktadır. Üst düzey askerî bir yetkili, DıĢiĢleri Bakanlığı na yakın çevreler, bakanlık yetkilisi, üst düzey bir yetkili, BaĢbakan a yakın bir yetkili, uzmanlar gibi çoğaltılabilecek meslekî zamirler, gazetecilik ilkelerini yıpratan; okur nezdinde Ģüphe ve güvensizlik oluģturan uygulamalardır. Haber kaynağının, isminin açıklanmasını istememesi halinde, basın ahlakına ve etik değerlere riayet edilerek anonim kaynağa atıfta bulunulması bir nebze mazur görülebilmektedir. Anonim kaynak, okuyucuda haberden ziyade yorum algısına yol açar. Okurun, verilen bilginin ne kadarının muhabirin ürünü olduğu ya da gerçekten o anonim kaynağa mı ait olduğunu ayırt edebilmesi güçtür. O nedenle habere kuģkuyla bakar. UNESCO nun 70 li yıllarda geliģtirdiği, habere ulaģma hakkı (right of information) kavramı, bilgiye özgürce ulaģma ve bunları özgürce iletebilme konusunda sektöre önemli açılım kazandırsa da uygulamada yaģanan zorluklar, anonim kaynak zamirinden günümüzde de vazgeçilememesinin en önemli nedeni. FĠNAL ve 1S KAVRAMI Haberin gövdesinde akıcı bir kurgu ile anlatan olay örgüsü, finalde bir sonuca bağlanır. Final bölümü, haberin neticelendirildiği yerdir. Muhabir, haberinin tüm süreçlerinden sorumludur. Haber, bir film gibi okuyucunun zihnindeki tüm soruların cevabını vererek bitirilmelidir. Ağırlıkta polis-adliye ve trafik kazası baģta olmak üzere, haberlerde yapılan en yaygın hata eksiklik tir. Bir kaza haberinde yaralılardan bahsedilmiģse, yaralıların hangi hastaneye kaldırıldıkları ve taburcu olup olmadıkları metnin sonunda belirtilmelidir. Bu bilgi eksikse haber açık bırakılmıģtır ya da meslekî jargonla; kapanmamıģtır. Herhangi bir olay sonunda gözaltına alınan zanlının adliyeye çıkarılıp çıkarılmadığı, tutuklanıp tutuklanmadığı bilgisi haberin sonunda mutlaka okuyucuya aktarılmalıdır. Yani haber eksiksiz kapatılmalıdır. Bunun için haber, sonuna kadar izlenmelidir. Muhabir, Ģefine kusursuz bir haber vermek istiyorsa, haberdeki bu tür muhtemel bilgi eksikliklerinin önüne geçebilmek için 1S: ya Sonra kavramını her daim zihninde canlı tutmalıdır. Bir operasyonda gözaltına alınan sanıkların kaçının serbest bırakıldığı, kaçının tutuklanma istemiyle mahkemeye çıkarıldığı ve kaçının cezaevine konulduğu gibi süreçler titizlikle takip edilmeli ve okuyucuya net bir Ģekilde sunulmalıdır. Bilgi eksikliğine mahal vermemek için 1S: ya Sonra? kavramı göz ardı edilmemelidir. 10 kiģi gözaltına alındı. Ya sonra? Serbest mi bırakıldı? Yoksa tutuklandılar mı?, 4 kiģi kazada yaralandı. Ya sonra? Kalkıp gittiler mi? Yoksa hastaneye mi kaldırıldılar? Peki, taburcu edildiler mi? Kaçının durumu ağır? Enkaz kaldırıldı mı? Yaralı Ģoför tutuklandı mı? Evet Ya sonra? 35

36 HABER ĠÇĠN KONTROL LĠSTESĠ 1 Haber doğru mu? Net anlatılabilmiģ mi? 2 Haber kaynağı güvenilir mi? 3 BaĢka bir kaynağa da baģvurup bilgi teyit edilmiģ mi? 4 5 GiriĢ paragrafında yer alan bilgi çarpıcı bir üslupla ifade edilmiģ mi? Ġlk paragrafta verilen en önemli, en cazip ve en çarpıcı konu, daha sonraki paragraflarda önem sıralamasına göre okura sunulmuģ mu? 6 Haber, muhabirin kiģisel yorumlarından arındırılmıģ mı? 7 Haberde yer alan konuda tarafların hepsinden görüģ alınmıģ mı? 8 Haberde dil bilgisi, mantık ve imla yanlıģları var mı? 9 Haberdeki bilgiler hukukî bir gözle de incelendi mi? Haberde arka plan (background) bilgiler gerektiği oranda yer almıģ mı? Haber, okuyucunun konuyu (olayı) anlayabilmesi için gerekli bilgilerin tümünü içinde bulunduruyor mu? 12 Haberde olay mekânlarına iliģkin adlar ve bilgiler doğru mu? Haberde isim-unvan, rütbe-makam; sayı-miktar, coğrafya-mekân, kelime-anlam bilgilerinin doğruluğu kontrol edildi mi? Suçlanan ya da eleģtirilen kiģiyle görüģülüp onun görüģü alındı mı? Alınmadıysa bunu nedeni açıklandı mı? 15 Haberde çarpıtılmıģ, eksik bırakılmıģ; abartılmıģ öğeler var mı? Haberde gereksiz sıfatlar, jargon ve teknik terimler var mı? Eğer varsa, metinde ilk geçtiği yerde açıklanmıģ mı? Haberde kullanılan bir malzeme baģkasına aitse tırnak kullanılmıģ mı? Kaynak belirtilmiģ mi? 18 Alıntılar, kiģilerin ne demek istediğini gerçekten kapsıyor mu? 19 Haber metninde zaman değiģimi veya kayması var mı? 20 Haberi, editöre göndermeden önce bir çalıģma arkadaģınıza okuttunuz mu? Mütalaa ve müzakere yapıldı mı? 36

37 Editöryal Denetleme Ġngilizcede Re-Write denilen yeniden yazma iģlemi, yazılmıģ bir haber metni üzerinde gerekli düzeltmelerin yapılması veya gerektiğinde haberin farklı bir üslupta yeniden yazılarak yayına verilmesidir. Burada esas amaç, haberin ana mesajının yani özünün korunarak daha anlaģılır hale getirilmesidir. Bu iģlemi gazete veya ajans merkezlerindeki redaktör ve editörler yapar. Editörler, haberde Ģu denetlemeleri yaparak habere son noktayı koyar: Haber, 5N 1K sorularının cevaplarını içeriyor mu? Haber, net, eksiksiz; doğru ve anlaģır anlatılabilmiģ mi? Haberde mantık hatası var mı? Metinde dil bilgisi ve anlatım hataları var mı? Haberde taraf dengesi gözetilmiģ mi? Tek taraflı mı? Haber, yorum içeriyor mu? Haber kaynağı güvenilir mi? Background bilgi gerekli mi? Haberin hukukî yönden sakıncaları var mı? Muhabirler, gönderdikleri haberlerin bu aģamalardan geçtiğini unutmamalı ve editörüne en mükemmel haliyle haber gönderebilmek için azami gayret göstermelidir. Yazdığı haberi, baģtan sona dikkatle okumalı, bir meslektaģına mutlaka okutmalıdır. Evet Haber, rafine edilmeden editöre gönderilmemelidir. 37

38 ÖZEL HABER Endonezya da 2004 yılında yaģanan tsunami afetinin hemen ardından uluslararası haber kanallarına çalıģan muhabirler, merkezlerine, saat baģı olay yerinden ölü sayılarını bildirirken, Ġngiliz BBC kanalı, afet bölgesindeki muhabirinden ders niteliğinde bir talepte bulundu: Bölgedeki evlerin neden bu kadar kolay yıkıldığını araģtır. Yerel yöneticilerin ihmallerinin olup olmadığını öğrenmeye çalıģ. Ve afeti, insanî bir hikâye özelinde anlat. Özel haber, gazetecilik mesleğinin en kıymetli ürünüdür. Haber kanallarının sayısının artması ve bilginin; internetin baģ döndüren hızıyla daha gün bitmeden eskitilmesi, günümüzde uzman muhabir ve özel habere olan ihtiyacı artırdı. Haber kanalları günlük geliģmeleri neredeyse her dakika defalarca veriyor; önemli basın toplantıları canlı yayınlarla anında kamuoyuna sunuluyor. Teknoloji ve internet artık bilgiyi daha fazla insana, çok kısa bir zamanda ulaģtırmayı mümkün kılıyor. Bir saat önceki bir hadise, eskimiģ hatta ölü muamelesi görüyor. Haber ajansları, Türkiye de günde ortalama üç bin haberi müģterilerine servis ediyor ve olaylar hemen hemen aynı değerle okuyucuya iletiliyor. Bu enformasyon sağanağında nasıl bir haber, yüzlerce haberin içinden sivrilip kendini okutturacak? Gazeteler, internet sitelerinde, televizyonlarda ve radyolarda yüzlerce kez aktarılan bir haberi okuyucusuna ilgisini çekecek tarzda nasıl sunacak? ĠĢte iģin püf noktasını bu sorular oluģturuyor. Gazetecilik haber, haber de muhabir demektir. Bu tatlı rekabette, sektörün belirleyici gücü kuģkusuz muhabirlerdir. Günümüz gazeteciliği, olaylara farklı bakabilmeyi, ayrıntı vermeyi, renkli ve ilginç yönleri etraflıca gün yüzüne çıkarmayı; habere background eklemeyi; hadiselere analitik bakabilmeyi gerektiriyor. Muhabirin meslekî ağırlığı, Ģefine verdiği nitelikli özel haberlerle ölçülür. Muhabir gerek gündemi izlerken gerekse bir rutin haberi takibe giderken Ģu soruyu zihninde her zaman diri tutmalıdır: Farklı ve yeni ne yapabilirim? Ayrıntı nın PeĢinde Özel haberler sanıldığı gibi, sadece kozmik kasalarda saklanan Gizli damgalı belgeler, komisyon raporları, tutanaklar; üzeri açılmamıģ yolsuzluk, dolandırıcılık dosyalarından, kriptolardan ve itiraflardan ibaret değildir. Haber, hayatın bizzat kendisidir. Muhabirin bu hazineyi keģfetmesi için sokağı gözlemlemesi yeterlidir. Evet, sokağı Haberin öznesi insandır. Sevinci, üzüntüsü, heyecanı, ĢaĢkınlığı; baģarısı, hüsranı, özlemleri, hayal kırıklıkları, eleģtirisi, öfkesi ve umutlarıyla insan Her haber, muhtevasında bu duygulardan kırıntılar barındırır. Gazeteciden beklenen, hayatın içindeki olay ve olguları bulup cezbedici bir üslupla aktarabilmesidir. Gazeteci, içinde yaģadığı toplumu tetkik eder. Halkın neleri ilginç, eğlendirici; neleri heyecanlandırıcı ve ürkütücü bulduğunu keģfetmeye çalıģır. Toplumda tartıģılan ve çeliģkileri bulunan konulara büyüteç tutar. Gazeteci, müdekkik tir. Muhabir, gazetecilik mesleğinin çırağıdır ve karģılaģtığı her haberi, her olayı bir çırak heyecanıyla merak eder, araģtırır; sorular sorar. Gündemi besleyecek paralel konular üretmeye çalıģır. 38

39 Özel haber, iki yoldan elde edilir. Birincisi haber kaynağından; ikincisi ise akla gelir. Haber kaynakları da yine özel ve genel olmak üzere iki gruba ayrılabilir. Özel kaynak, bilgiyi sadece muhabirle paylaģtığı için o kaynaktan gelen her konu baģlı baģına özeldir. Muhabire düģen görevse, genel kaynaktan gelen bilgiyi / konuyu özel habere dönüģtürmek için çaba sarf etmektir. Haber kaynağından kastedilen sanılanın aksine sadece insanlar değildir. Bir köģe yazısının satır aralarında geçen bir kelime, bir haber, bir kitap, bir filmdeki kısa replik, bir etiket, bir afiģ, karģılaģılan bir not, tarihî bir yapı, bazen bir tabeladır kaynak. Gazetecinin, bir gazete haberini sokaktaki insan gibi üstün körü okumaya hakkı yoktur. Gazeteci, gazete haberinin her satırından farklı bir tüyo çıkaracakmıģ gibi uğraģ vermeli; bilgiyi sorgulamalıdır. Gazeteci, zihnî çağrıģımlara açık çalıģır. Birbiriyle alakasız görünen kavram, olay ve insanlar arasında sürekli bağ kurar. Usta bir muhabirin arkasından koģtuğu ve sürekli kovaladığı unsur ise ayrıntı dır. Ayrıntı yı görebilen muhabir, haber atlatmanın hazzını iliklerine kadar yaģayabilir. Meslekî jargonda sık dillendirilen, haber, detayda gizlidir sözü bu gerçeğe iģaret eder. Herkesin baktığı yöne bakan muhabir, özgün bir habere imza atamaz. Gazeteci nereye bakacağını ve baktığı yerde ne göreceğini bilen kiģidir. Ġllüzyona kapılmadan farklı yöne bakabilen muhabir, mesleğinde baģarıyı yakalayabilir. Evet Muhabir daima sormalı: Farklı ve yeni ne yapabilirim? Dedikodu Tuzağı Enformasyonun gücü bir anlamda onun illüzyon özelliğinden gelir. Gerçeğinden farklı olan ya da olmadığı gibi algılanan olay ve olgulardır illüzyon. Amerikalı gazeteci Walter Lippmann, 1922 de yayınlandığında çok ses getiren Public Opinion (Kamuoyu) isimli eserinde Ģöyle der: Haber ve gerçek aynı Ģey değildir Haberin iģlevi, bir olaya dikkati çekmek ya da insanları bu konudan haberdar etmektir. Gerçeğin iģlevi ise gizli olguları gün ıģığına çıkarmak, birbirleriyle iliģkilendirmek ve insanların hareket noktası olarak kabul edebilecekleri bir gerçeklik tablosu oluģturmaktır. Gazete ve televizyonlarda halka gerçek diye sunulanın bazen düpedüz yalan olabildiğini görüyoruz. Gerçek ile çarpıtılmıģ gerçek ve yalan arasında keskin ayrımlar olduğunu söylemek güç Medya, özel çaba gösterirse, gerçekleri ters yüz etmekte çok etkili bir araca dönüģebiliyor. 27 Mayıs darbesine kurmay binbaģı olarak katılan Orhan Erkanlı, anılarında, Basında çıkan harp okulu öğrencilerinin Et Balık Kurumu kombinalarında kıyma yapıldığı dedikodusunun darbe sürecinde ve Yassıada mahkemelerinde oldukça etkili olduğunu belirtir. Dedikodunun, Türkiye nin kaderini ne derece etkilediğini gösteren hazin bir anıdır bu... Bir yönüyle dedikodu yüzünden politikacıların idama bile gittiğini anlatan bu satırlar, aynı zamanda gazeteciliğin ne derece sorumluk taģıyan bir meslek olduğunu gösteriyor. Oysa gazetecilik gerçekle ilgilenir. Gazetecinin görevi illüzyon denizinde boğulmadan, hakikat sahiline ulaģmaktır. Dedikodu ve çarpıtma, bir dezenformasyon aracıdır. Özünde kitleleri yanıltmak yatar. Dezenformasyon için, bu nedenle kamunun bilme hakkını ihlaldir tanımlaması yapılır. Gazeteci, dezenformasyona çanak tutmamalıdır. 39

40 Dezenformasyonun Türkiye deki zirvesi, 1998 de yaģanan Andıç olayıdır. Terör örgütün ikinci adamı ġemdin Sakık ın, yakalandıktan bir süre sonra verdiği öne sürülen ifadeleri Hürriyet ve Sabah gazetelerine sızdırılınca; çok sayıda gazeteci, yazar, politikacı ve dernek yöneticisi, Sakık ın ağzından PKK ya yardım etmekle suçlandı. Yayınların ardından ifadede adı geçen gazeteciler iģlerinden oldu. Dönemin Ġnsan Hakları Derneği (ĠHD) BaĢkanı Akın Birdal ise bir çetenin elemanlarında kurģunlandı. Aradan iki yıl geçtikten sonra, ġemdin Sakık ın böyle bir ifade vermediği ve suçlamaların Sakık ın ifadesine eklendiği yani tahrif edildiği gerçeği ortaya çıktı. Kitleler yanıltılmıģ; basın, dezenformasyona alet olmuģtu. George W.Bush ve yönetimi, Amerika yı Irak ta savaģa sokmak istediğinde, medyayı kullanarak, bütün dikkatleri kitle imha silahları ve 11 Eylül saldırıları üzerine yoğunlaģtırdı. Dönemin ABD DıĢiĢleri Bakanı Colin Powell, BirleĢmiĢ Milletler (BM) Güvenlik Konseyi nin karģısına çıkarak Irak ta nükleer silah depoları olduğunu ileri sürdüğü birtakım tesis görüntülerini delil olarak sundu. Irak operasyonunun meģru ve haklı olduğuna o gün tüm üyeleri inandırdı. BM deki bu sunumu CNN International ve Amerikan Fox TV canlı verdi. ABD nin Irak a yerleģmesinden sonra Powell ın sunumundaki kitle imha silahlarına ne olduğu sorusu ise cevapsız kaldı. Çünkü savaģ sonrasında ortaya çıkan gerçekler gösterdi ki Irak ın kitle imha silahları hiç olmamıģtı. Dünya bir kez daha illüzyona kapılmıģtı. Colin Powell, çok değil beģ yıl sonra, Irak'ta bulunamayan; ancak savaģ nedeni olarak gösterilen kitle imha silahları ile ilgili, BM'de yaptığı sunumdan üzüntü duyduğunu söyleyecek, 2003 ġubat ayında BM Güvenlik Konseyi'nde, Irak'ı kitle imha silahları üretmekle suçladığı konuģmasının, yaģamında bir leke olarak kalacağını itiraf edecekti. Ancak Amerikan halkının neredeyse yarısı Irak ta kitle imha silahları olduğuna iģgalden beģ yıl sonra bile inanıyorsa bunun tek nedeni medya dır. Muhabir, dedikoduların etkisi altında kalmamaya dikkat etmeli; söylenti gazeteciliğine itibar etmemelidir. Gazeteci, baģkalarının öfke ve yanlılıklarına alet olmaktan kaçınmalıdır. Olay ve olgulara farklı açılardan ve derinlemesine bakabilme analitik diyebiliriz buna- meziyetini göstermeye gayret etmelidir. Bilgi kirliliğinin en kesif Ģekilde yaģandığı, doğrularla yanlıģların birbirine karıģtığı; abartıyla gerçeğin ayırt edilmesinin zorlaģtığı, gerçeğin bulanıklaģtığı günümüzde, gazetecilik, daha mütecessis, daha Ģüpheci ve daha ısrarcı olmayı gerektiriyor. AraĢtırmacı gazetecilik (investigative journalism) nosyonu gücünü bu üç sözcükten alır. Evet, muhabir, olay ve olgular ile bunların görünür nedenlerine Ģüphe yle bakmalı, merak etmeli, ısrarcı olmalı ve araģtırmalıdır. Enformasyonun oluģturduğu büyüye kapılmamalıdır gazeteci. Ön yargı kadar ön kabul de muhabirin düģmanıdır. ġartlanmıģlık, muhabirin gerçeği görmesini engeller. Muhabir kendisine veya kamuoyuna sunulan her bilgiye temkinli yaklaģmalı, Ģüphe duymalıdır. Gazeteci, okuduğu bir habere, vasat bir okuyucu gibi Vay be Neler olmuģ.. tepkisini gösteremez. Muhabir, derinlemesine incelemeden, çapraz teyit yapmadan ve üzerinde fazla düģünmeden ikna olmamalıdır. Buda, Olanı, olduğu gibi görünüz. der. Gazeteci, geliģmeler karģısında Gerçekten öyle mi?, Acaba? sorularını sorarak gerçeğin izini sürmeli ve fotoğrafın tamamını ortaya çıkarmalıdır. Evet Muhabir, enformasyon sağanağının illüzyonuna kapılmamalıdır. 40

41 Analitik DüĢünebilme Muhabiri, sezgileri, birikimi ve genel kültürü öne çıkarır. Birikim; meslekî deneyim, okumalar, muhakeme etme, pratiklik ve soğukkanlılığın bir terkibidir. Soğukkanlılık, hem gazetecilik heyecanının zirvede olmasını hem de insanlara yaklaģımda yumuģak olmayı gerektirir. Gazeteci, olayın varlığından ziyade nedenine bakmalıdır. Gazetecilik, bayat bilgi nin değil, taze ve yeni bilgi nin peģinden koģmayı gerektirir. Muhabir bir üyesi olduğu toplumun eğilimlerini yakından takip eder. Toplumu birleģtiren ve ayrıģtıran değerleri bilir. Devamlı okuyarak, sığlaģmaktan kendini korur. 20 bıçak darbesiyle öldürülen bir kiģinin, ölmesinin değil ölmemesinin haber değeri taģıdığı meslekî bir değiģim yaģıyoruz Gazetelerin üçüncü sayfalarında her gün değiģik yöntemlerle iģlenmiģ onlarca cinayet haberine yer veriliyor. Cinnet getiren kiģinin ailesini katlettiğini duyuran bir haberin, ertesi günün hemen hemen tüm gazetelerinde benzer bir anlatımla verildiğini görüyoruz. Olayı, gününde duyuran/eskiten onlarca internet sitesi ve haber kanallarından sonra, ertesi günün gazetelerinde, dün de eskiyen bir cinayet haberinin ilk kez duyuruluyormuģ gibi tekrar edilmesi yazılı basının sorunlarından biri bugün Gazeteler, okura, televizyonlarda, internette ve radyolarda bulamayacağı bilgiyi sağlamak zorunda. Bu ise yine alanda çalıģan muhabirin donanımı ve hüneriyle mümkündür. Okur, artık birbirinin benzeri olay örgüsüne sahip konulara ilgi duymuyor. Farklı bir bakıģ açısı ve farklı bir sunuma özlem duyuyor. Toleransa, soğukkanlılığa, derinliğe; müstehzi olmayan ve olayı abartıya kaçmadan net ortaya koyan analitik bir bakıģ açısına teveccüh var artık. Gazetecilik jargonunda analitik kavramı, apaçık herkesin gözü önünde olan olay ve olguların içinden, hemen oracıkta görünmeyen, fark edilmeyen bir baģka gerçeği mercek altına almayı ve gün yüzüne çıkarmayı öngörür. Belki bundan ötürü gazeteciler, bir olayı karanlıktan çekip çıkararak gün ıģığına kavuģturan kiģiler olarak bilinir. 20 bıçak darbesine rağmen veya vücuduna isabet eden veya 5 kurģuna rağmen ölmeyen insanların hikâyesinin günümüzde daha çok önem kazanmasının altında okur profilindeki bu değiģim yatıyor. Ġstanbul daki ABD Konsolosluğu nu hedef alan saldırıda, çoğu gazeteci olay yeri ve teröristler üzerinde yoğunlaģırken, bir TV muhabiri, ilk görüntülerde yaralı polislere kalp masajı yaparken görülen 112 ilkyardım ekibine yakın plan yaptı. Muhabir, sağlık ekibinin güne nasıl baģladığını, çalıģma mekânlarını ve olay yerinde o an ne duygular yaģadığını, Ģehit polisin son anlarında yaģadıklarını geniģ kitlelere izletmeyi baģardı. Bir futbol karģılaģmasında hınca hınç dolu tribünler sadece topu takip ederken, teknik direktörler hem topu, hem takımının oyun sistemini hem de rakip takımın zayıf bölgelerini gözlemleyerek o yollardan gole ulaģmanın planlarını yapar. Analitik bakıģ, maç devam ederken, olay ve olguları parçalarıyla birlikte bütün olarak gözlemlemeyi ve farklı bakabilmeyi gerektirir. Bu benzetmeden hareketle diyebiliriz ki: Sadece top değil, sahanın tamamı görülmeye çalıģılmalıdır Evet Okuyucu, haberi artık köhnemiģ kalıplarla okumak ve dinlemek istemiyor. 41

42 Makro Konulara Mikro BakıĢ Makro olay ve olguların içinde; dikkat çekici, çarpıcı mikro konuları keģfederek analitik bakıģ yakalanabilir. Ergenekon terör örgütü soruģturması makro bir olaydır. Ġddianamede belirtilen faili meçhul cinayetlerden birinin üzerine gidilmesi ise mikro Bir maktulün yakınlarıyla ortaya çıkan iddiaları konuģmak mikro bir bakıģtır. Kuraklık makro bir olaydır. Bir çiftçinin, kuraklık nedeniyle yaģadığı hayal kırıklığına projektör tutulması mikro bir bakıģtır. Yine, suları çekilen bir gölün tabanında ölen canlılar ve gölde oluģan adacıklar mikro konulardır. 24 Kasım Öğretmenler Günü makro bir konudur. Doğu da bir köy okulunda çalıģan Zehra öğretmenin, okulunun duvarlarını boyayarak, sobaya odun taģıyarak, zor Ģartlar altında verdiği mücadeleyi 24 Kasım a atıfta bulunarak özel çalıģmak mikro bir bakıģ açısıdır. Günlük hayatı etkileyecek Ģekilde yağan kar makro bir konudur. Karla kaplı patika yollarda öğrencilerin yürüyerek veya at sırtında okula gitmeye çalıģmaları mikro bakıģtır. Haberi Koklamak Sıradan bir trafik kazasında rutin olan, olayda ölenlerin ve yaralananların sayısını kazanın oluģ biçimiyle vermektir. Nitelikli muhabir her rutinden özel haber çıkarma gayretini gösterir. Merak eder, sorular sorar. Bu reflekse meslekî jargonda haberi koklamak da denilmektedir. Kazada ölenler bir düğünden dönüyor olabilirler mi? Ölenler acaba bir cenazeye katılmak için mi yola çıkmıģlardı? Mayıs ın 12 Eylül ün yıldönümü yaklaģıyor. Kiminle röportaj yapabilirim? Sıcakların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi su sektörünü nasıl etkiledi? ġehit haberine gidiyorum. Acaba terhisine kaç gün kalmıģtı? ġehidin ailesinde acaba baģka bir Ģehit var mıdır? Yaz yaklaģıyor, devlet orman yangınlarıyla nasıl mücadele edecek? Geçen yıl yanan arazi Ģimdi ne halde? Ölümlü kazanın meydana geldiği bu yolda daha önce benzeri kazalar olmuģ mudur? Marmara depreminin yıldönümü yaklaģıyor. Aradan geçen sürede deprem bölgesinde gerekli önlemlerin ne kadarı alındı? gibi Önünden her gün binlerce insanın geçtiği tarihî yapının harabeye dönmüģ hali, gazetecilik refleksi olan muhabirin dikkatini çeker. Ramazan aylarında insanlar minarelerin arasına asılan mahyaları hayranlıkla seyreder, kimi zaman beğenisini dile getirir. Gazeteci içinse o bir haber konusudur. Merak refleksi yine harekete geçer: Mahyaları hangi ustalar nasıl yapar? Kaç mahya ustası kalmıģtır acaba? Mahya yapımına ne zaman baģlanır. Hangi malzemeler kullanılır? Mahya yazılarını kim belirler? gibi. Bir erkeğin ya da bayanın aģırı dozda uyuģturucudan ölmesi genellikle gazetelerin üçüncü sayfalarında bir sütunluk haberlerle geçiģtirilir. Muhabir, uyuģturucudan ölen genç kızın hayat hikâyesini araģtırıp çarpıcı bulgulara ulaģtığında aynı haber gazetede daha geniģ yer kaplar. Çarpıcı ayrıntılar; ölen gencin iyi okullarda okumuģ olması, yetim büyümesi, bir dönem AMATEM de tedavi görmesi, varlıklı bir aileye mensup olması vb. gibi trajik hikâyeler olabilir pekâlâ. 42

43 Okumama Ġlleti Türk medyasının en müzmin illeti okumama dır. Kitaplardan, güncelden uzak kalınması, haber metinlerinde maddî hatalara yol açıyor. Donanımı yetersiz olan gazeteciler, okurun ihtiyaçlarına da cevap veremez hale geliyor. En önemlisi ise yazılı hafıza oluģmuyor. Gazetecinin donanımı, okumak ve araģtırmakla elde edilir. Gazeteci çok yönlü olmak için sürekli okumalıdır. Sadece iletiģimi içeren meslekî kitaplar değil, tiyatrodan siyasete, ekonomiden sinemaya çeģitli konularda fikrî zenginliği olmalıdır gazetecinin. Gazetecilikte, baģarılı olma iyi bir arģiv disiplini ve çevreyi gerektirir. Gazeteci iyi not tutmalı, kiģisel arģivini oluģturmalıdır. ArĢiv, gazetecinin olay ve olgulara bir mim koymasıdır. Her muhabirin ilgi duyduğu alanlarda düzenli bir arģiv tutması bu iģin olmazsa olmazıdır. Gazeteci, ilgi alanlarını kapsayan iģlevsel bir arģive sahip olmalıdır. Muhabirler, ekonomiden siyasete, sağlıktan polis-adliyeye ve portrelere kadar çeģitli konularda özel arģiv oluģturmalı. Çıkan haberleri, araģtırma dosyalarını muntazaman kaydetmeli. Ancak not alma, arģiv oluģturma yerine, hafızaya güvenilince, backgrounda (arka plan) ihtiyaç duyulduğunda muhabir sadece hatırlayabildiği kadar geçmiģe gidebiliyor, hatırlayabildiği tarihi milat alıyor; gerçekte olan geçmiģi/tarihi değil. Öte yandan muhabirin istihbaratı yani haber kaynağı gücü, oluģturduğu çevre kadardır. Bir muhabirin kurumuna katkısı, telefon ajandasının zenginliği nispetindedir. Ġyi bir çevre çok rutin program takip etmekle elde edilir. Bunun yanı sıra resepsiyon vb. davetlere katılarak çok sayıda insanla tanıģılmalıdır. Haber kaynakları sık ziyaret edilmeli, önemli günlerde unutulmamalıdır. Fikrî Takip Fikrî takip, gazetecilik jargonunda; yayınlanan bir haberin sonrasında, o konuyla ilgili geliģmeleri yani o haberin zaman içindeki yürüyen tüm süreçlerini ısrarla takip etmek manasına gelmektedir. Fikrî takip, bir haberin, kesin sonuçlanıncaya kadar izlenmesini gerektirir. Doğru haberciliğin bir vasfı olan fikrî takip, özel haber çalıģmaları için de eģsiz bir rehberdir. Bir dönem değiģik nedenlerle gündeme gelmiģ, manģetlere çıkmıģ kiģi ve konuların aradan geçen süreden sonra yeni bilgilerle -bu 1 ay olur, 3 yıl olur, 20 yıl datekrar gündeme getirilmesidir fikrî takip Habere konu olan bilgi ve olgulardaki değiģiklikler fikrî takip in alanına girer. Acaba Ģimdi nerede ve ne yapıyor? sorusu -Daha önce geçen 1S: ya sonra? kavramını hatırlamak gerekir- muhabire ufuk açar. Deprem, sel mağdurlarının aradan geçen sürede yaraları sarıldı mı? DüĢen uçaktan sağ kurtulan yolculardan Aliye Koçgir Ģimdi ne yapıyor? Maganda kurģunuyla sakat kalan minik Jülide ye verilen sözler tutuldu mu? Marmara depreminin simgesi olan Dilek Ģimdi ne yapıyor? Selde yıkılan köprü yapıldı mı? Mahkemenin yıkım kararı aldığı kaçak yapılar acaba ne zaman yıkılacak? Türkiye yi ağlatan küçük Hasan Ģimdi nerede? Piyango milyonerleri Ģimdi ne durumda? Kırklareli'nin Lüleburgaz ilçesinde, 14 yıl önce yapılan iğnenin damara gelmesi nedeniyle sol kolu kesilen AyĢen BaĢaran Ģimdi ne yapıyor? gibi Evet O Ģimdi ne yapıyor? 43

44 ĠNSAN MERKEZLĠ HABER ( FEATURE STORY ) Bu tür haberlerde haberci, toplumu bir laboratuvar kabul eder ve ilginç kesitler bularak bu tabloyu okura taģır. Okuyucu, genellikle yeni bir Ģey öğrenmez; ama günlük hayatta sıkça rastlanmasına rağmen fark edilmeyen olay ve olgulara rastlar. Hayattan bir kesit sunması sebebiyle okur, bu tür haberlerde kendini bulur ve haberinize kimi zaman sevinir kimi zaman üzülür. Ġnsan merkezli haberlerde yakaladığımız karakterler ve yaģanan olaylar yüzde yüz doğru olmalıdır. Bu tür haberlerde muhabir üçüncü Ģahıstır; olayın fotoğrafını çeken kiģidir. Duygu ve düģüncelerini metne yansıtmaz. Temel konu arka fonda okura hissettirilir. ÖRNEK 1: BeĢiktaĢ ta sarı minibüslerin kalktığı durağın önünde kuruyemiģ dükkânı iģleten Ġsmail Ünverdi, Kıbrıs gazisi. Ancak GaziosmanpaĢa Pazariçi semti için o bir Ģehit! Gençlik dönemini geçirdiği Pazariçi semtinde ġekerci Ġsmail olarak tanınan 54 yaģındaki Ünverdi, Kıbrıs harekâtı sırasında Ģehit olduğu haberi geldiğinden beri yaģamıyor sanılıyor. Oysa o tezkere aldıktan sonra geldiği semtte Ģehit bilindiğini öğrendiği günden beri 33 yıldır Pazariçi ne küskün. GözyaĢları dökerek ayrıldığı semte bir daha uğramamıģ. Hiçbir arkadaģıyla görüģmemiģ. Ta ki dükkânından alıģveriģ yapan müģterisi Bir arkadaģımız vardı ġekerci Ġsmail diye. Kıbrıs ta Ģehit oldu. diyene kadar (Bülent Ceyhan, ġehit bilindiği semte 33 yıldır uğramıyor, Aksiyon, Sayı: 649, ) ÖRNEK 2: Ramadan Myrtaj, bir kardiyoloji uzmanı. 56 yaģında ve Kosovalı. Karaciğer nakli için ülkemizi tercih eden hastalardan biri kendisi. 24 yaģındaki tıp fakültesi öğrencisi kızı Arnisa, karaciğerinden parça verdi Ramadan Myrtaj a. Ailenin seçimi ise, nakil için Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Karaciğer Transplantasyonu Bölümü oldu. 10 saatlik ameliyattan sonra ülkelerine dönen baba-kız Ģöyle konuģuyordu: Ülkenizdeki baģarı oranı Avrupa dan çok ileri. Bizim Türkiye yi tercih sebeplerimizin en önemlisi bu oldu. (Mustafa Yüksel, Aksiyon, Önce canımdı Ģimdi ciğerim oldu, Sayı: 635, ) ÖRNEK 3: İstanbul günlüğü; Ekonomi Kötüye Giderken Fark Büyüyor DOUGLAS FRANTZ, The New York Times, 21 Eylül 2001 İSTANBUL (20 Temmuz) Siyah bir Porshe Carrera virajı alır ve smokinli iki refakatçi tasarımcı elinden çıkmıģ güneģ gözlüğüne bürünmüģ Ģoför ile yan tarafında oturan yüksek ökçeli ayakkabılı ve kırmızı ipek elbiseli genç bayanın kapısını açmak için harekete geçer. Ġkili, magazin muhabirinin yanından hızla geçerek Ģehrin popüler ve zengin kesiminin yaz akģamı partilerine katıldığı Boğaz a nazır gece kulübü Layla ya girerek kalabalıkta kaybolur. Çok da uzak olmayan Ünsal Akayoğlu ise beyaz ceketini çekiģtirerek 12 saat garsonluk yaptığı boğucu sıcak bir Türk lokantasında bir baģka günü tamamlıyor. 44

45 Annesiyle birlikte yaģadığı küçük apartman dairesine gitmek için 3 otobüs değiģtirecek. 160 dolar aylık gelirinin neredeyse yarısıyla kira ödeyince artık et ve meyve almaya parası kalmıyor. Ġstanbul da diğer kozmopolitan Ģehirler gibi zengin ve fakirin bir karıģımı. Ancak Türkiye modern tarihinin en kötü ekonomik krizinin beģinci ayını tamamlarken zengin elit tabaka ile geçim derdindeki fakir arasındaki uçurum her geçen gün biraz daha büyüyüp daha çok görünür hale geliyor. Fiyatları çift basamaklı değerlere yükselterek ortalama gelir düzeyli Türk ün alım gücünü batıran enflasyon nedeniyle Türk lirası dolar karģısında % 50 değer kaybetti. Türkiye kitlesel gösterilere pek de eğilimli olmamakla birlikte siyasî liderler arasında potansiyel bir patlama olacağına dair kaygılar artarken fakir ülkenin adeta vitrini olan bu Ģehirde fakir, akıp giden zengini seyrediyor. Ġstanbul, geliģmekte olan birinci sınıf bir Ģehir olarak tanınıyor. Boğaz, muhteģem villalar, bulvarlarındaki Avrupaî dükkânlar ve beģ yıldızlı restoranlara paralel uzanıp gidiyor. Genç ve lisan bilen Türkler içeride ve dıģarıda özel üniversitelerde eğitim görüyor. Ancak son 30 yıldır Ģehrin karakteri, Anadolu nun bağrından kopup gelen ve sayıları milyonları bulan köylülerle değiģiyor. Sığınılacak son bir liman olması yerine bu Ģehirde yerli göçmenler çoğunlukla hayatlarını kazanmak için vasıfsız ve eğitimsiz olmaları nedeniyle sosyal sınıf atlamanın boģ hayalleriyle yüzleģiyorlar. Hatta ucu ucuna rızkını çıkaracak bir iģi olanlar bile. Türkiye de çalıģanlar için çoğunlukla ortalama ödeme ayda yaklaģık 85 dolar. En zengin sınıfı oluģturan % 5 arasında fert baģına gelir geçen yıl dolar idi. Diğer % 5 teki en fakir için ise bu rakam 396 dolar. Birçok yerde olduğu gibi gözden uzak tutulmaları yerine Ġstanbul da fakir, malikânelerden bir taģ atımı uzaklıktaki akacak suyu olmayan mezbeleliklerde yaģıyor. Boğaz kenarına sıralanmıģ binlerce iģsiz adam, yatlar süzülüp giderken öğün geçirmek için balık tutuyor. Her parlayan Porshe için yaģlı bir adam çöp kutularından toplanmıģ ıskarta yüklü ağır arabaları itiyor. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü BaĢkanı Faruk Birtek, Türkler birbirleriyle Amerika daki insanlardan daha içli dıģlı yaģıyor. diyerek ekliyor: Fakir oldukça göz önünde çünkü hemen yanı baģımızda yaģıyorlar. En çok seyredilen yeni televizyon programlarından birinde ayda 85 dolar ile geçinmeye çalıģan iki yarıģmacı izleniyor. Ancak Türk televizyonları çoğunlukla ünlü ve zenginlerin hayatlarına odaklanıyor. Geçen hafta gazeteler Ġstanbul da oğlunun sünnet düğünü için verilen 1 milyon dolar harcayan iģadamının hikâyeleriyle doluydu. Bir zamanlar Türkiye de varlığın Ģatafatlı bir Ģekilde gösterimi tabu idi ve bu nedenle farklılıklar daha az aģikârdı. Yakın bağlara sahip aileler fakirliğe karģı bir güvenlik ağı ve psikolojik tampon oluģturuyorlardı fakat birçok insan kalabalık aileleri Ġstanbul a taģındıkları zaman artık geride bıraktığından ezici fakirlik yeni gerginlikleri de beraberinde getiriyor. Ġstanbul polisi, Ģehir hâlâ emin bir yer kabul edilse de bu yılın ilk 5 ayında geçen yılın tamamında görülmemiģ olan üçüncü bir kapkaç hadisesi bildirdi. Ülkenin CumhurbaĢkanı Ahmet Necdet Sezer, çok fazla zarara yol açar diyerek bu ay, tütüncülük yapan çiftçilere devlet yardımını azaltan yasayı veto etti. Asker ağırlıklı Milli Güvenlik Konseyi gazetelere göre basına kapalı bir oturumda sosyal kargaģa potansiyelini tartıģtı. Layla nın yüksekten uçan müģterileri geçenlerde bir cumartesi günü, sosyal tedirginliğin tadına baktılar. Spor arabalar ve limuzinler müģterilerini 45

46 indirmek için sıralandığında 20 genç yağmacılar burada diye bağırarak slogan attılar. ĠĢçiler nerede? ve bu 20 genç kulübün korumaları tarafından bir itiģ kakıģla uzaklaģtırıldılar. Layla nın sahibi ġefik Öztek ise bu gösteriye filozofik yaklaģıyor. Bir keresinde meclis dıģında da gösteri yaptılar. ġimdi o yer Layla; çünkü burası gücün bulunduğu yer. 30 yaģındaki Öztek, Boğaz daki çok katlı kulübün en üstüne yakın bir banketten sahip olduğu alanı inceledi. Yedi restoran, üç bar, birkaç devasa video ekranı ve sayısız hoparlör ve düzenli olarak önünde müzik patlatıyor duruyor. ĠĢlerin yoğun olduğu bir gecede 4 bin kiģi kulüpte bir araya geliyordu. VIP kartları haziranda mevsim açılmadan önce 2 bin 500 ünlü ve bonköre gönderilmiģ olmasına rağmen çoğu insan 16 dolar giriģ ücreti ödüyor. Restoranlarda fiyatlar farklılık gösteriyor ancak, 2 kiģilik bir akģam yemeği ve içki yaklaģık 100 dolar. Yaz için 1,25 milyon dolar yer kirası ödeyen Öztek zor günlerin iģi etkilemediğini söyledi. Ġnsanlar krizin bilincinde dolayısıyla fiyat ve kaliteye ayrıca dikkat ediyoruz fakat birkaç saatlik kaçıģ ve rahatlama sunuyoruz. Hikâye Ġstanbul da çoğu restoranda farklı. Farklı fiyat aralığındaki yerlerin idarecileri değer kaybetmiģ olan lira ve ekonomik belirsizliğin hâsılatı kestiğini söyledi. Akayoğlu nun garson olarak çalıģtığı çevrede Taksim de tipik bir restoran sahibi olan Kazım Kaya, Son altı ayda müģterilerimizin üçte ikisini kaybettik. diyor. Maliyet masraflarım giderek artıyor ama bunu fiyatlara yansıtamam. Daha fazla müģteri kaybetmek istemiyorum. 38 yaģındaki Kaya, ödediği haftalıkların, yanında çalıģan garsonların rahatça yaģaması için yeterli olmadığını biliyor. Bazen onlara zamanında ödeme yapacak parası yok ve hiç kimse izin kullanma ya da tatile gitme lüksüne sahip değil. Genelde boģ olan restoranda bir köģede küçük bir masada oturan 46 yaģındaki Akayoğlu, karamsardı. Bu memleket bir üçüncü dünya ülkesi. dedi. GeliĢtiğini söylüyorlar ancak hiç de öyle değil. Sadece beslenmek ve bir günü daha geçirmek için harcama yapıyoruz. Hükümete güvensizlik yüksek, bugün seçim yapılsa Ģu andaki mevcut partilerden hiçbiri yakında ülke çapında yapılan bir ankete göre koalisyonu oluģturan 3 parti de dahil olmak üzere Meclis te yeterli sandalyeye sahip olmak için gereken oyu alamaz. Ġstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü BaĢkanı Hale Boratav, Devlete karģı her Ģeyin daha iyiye gittiğine dair son derece güvensizlik var ve ekonomik güvensizlik toplumun ezici bir çoğunluğu için geçerli. dedi. Ġnsanların iyimser olması zor. Soft Haber Washington Post Gazetesi, 2004 te yeni yayın konseptini belirleyen bir dizi toplantılar yaptı. Hummalı geçen toplantıların sonunda iki konu üzerinde karar kılındı. Ġlki, birinci sayfaya daha fazla haber girilmesi. Ġkincisi haberde story tarzına ağırlık verilmesi; yani haberleri hikâyeleģtirme. Daha kısa ve anlaģılır haber yazma... Günümüzde artık insan odaklı soft (light) haberler ilgiyle takip ediliyor. Okuyucuyu dinlendiren, hafif haberler Örneğin sel, deprem gibi olayları klasik Ģekilde haberleģtirmekten ziyade; mağdur köylü AyĢe teyzenin hikâyesini merkeze alıp, afetin bilânçosunu teferruatıyla geliģme bölümünde rakamlarla anlatma tekniği daha etkili hale geldi. Muhabir, burada AyĢe teyzenin afet öncesi ve sonrası durumundan, yaģayıģından kesitler vererek, tüm köyün veya ilçenin içinde bulunduğu manzarayı iyi bir kurgu ile 46

47 okura aktarabilir. Görüntülü ajans haberciliğinde ise metinde anlatılan olay örgüsü, kısa metrajlı bir film gibi kurgulu çekilebilir. Ġsrail-Filistin arasında yıllardır yaģanan çatıģmaları sıradan bir anlatımla -ölü, yaralı sayıları, kullanılan silahların türü ve resmî açıklamalar- haberleģtirdiğinizde, çok ilgi çekmeyecektir. Zira 60 yıldır bölgeden birbirine benzeyen on binlerce haber servis edilmiģtir. Oysa bir Filistinli aile model seçilip bu ailenin bir gününün hikâyesini, röportajlarla iģlediğimizde, ortaya, odağında insan olan bir hikâye çıkacaktır. 60 yıldır süren olayların ardında yatan duyguları, mantığı bir Filistinli aile özelinde anlatabilmek, köhnemiģ kliģelere esir olmuģ bir haber formatından daha çok dikkat çeker. Çocukları konu alan soft haberlerde minik sıfatı, 0 9 yaģ arası çocuklar için kullanılabilir. minikler üģüdü, minik AyĢe gibi 12 yaģındaki bir çocuğa minik demek doğru olmaz. ĠNSAN MERKEZLĠ HABERLER ĠÇĠN KONTROL LĠSTESĠ 1 Olay veya öykü okuru duygulandıracak, etkileyecek bir muhtevaya sahip mi? 2 Okura arz edilen hikâye, sosyal olayların bireye indirgenmiģ bir yansıması mı? 3 Muhabir; duygu ve düģüncelerini yeteri kadar gizleyebildi mi? 4 Haberin dili, insanları ve toplulukları rahatsız edici unsurlardan (ayrımcılık, ırkçılık, düģmanlık gibi arındırıldı mı? 5 Haberde dedikodulardan kaçınıldı mı? 6 Hikâye edilen olayın -eğer gerekiyorsa- bilgilendirici kısımlarına gerekli önem verildi mi? RUTĠN HABER Amerikalı meslektaģların hard and hot dedikleri; trafik kazaları, polis-adliye olayları, doğal afetler, spor aktiviteleri, yangınlar, basın toplantıları, törenler gibi konuları içeren haberler rutin haber konularını oluģturur. Rutin haber konularının çoğu genellikle duyurusu önceden yapılan ve çok sayıda medya mensubunun takip ettiği, bildiği programlı etkinliklerdir. Konusu ne olursa olsun, rutin haberlerde Ģu unsurların eksiksiz ve doğru olması gerekir: Ölenlerin isim ve soyadları Yaralıların isim ve soyadları Ölenlerin titri (unvan, rütbe, makam) Ölenlerin yaģları Olay yerinin adı Olay zamanı Olayın gerçek nedeni 47

48 Olayın meydana geliģ aģamaları en ufak ayrıntısına kadar atlanmadan yazılmalıdır. Nasıl olmuģ? sorusunun cevabı, mantık hataları olmadan titizlikle okura anlatılmalıdır. UYARI: Rutin haberlerin takibinde, olay anını gösteren güvenlik kameraları, cep telefonu çekimleri, amatör kamera görüntüleri; ölenlerin eski video görüntüleri ile aile albümlerinden elde edilen fotoğrafları haberle birlikte servis edilmelidir. Trafik Kazası Haberleri Trafik kazası haberlerinde, kazaya karıģan araçların plakaları, sürücü kimlikleri, kazanın Ģekli, ölen ya da yaralananların sayıları ve adları doğru aktarılmalıdır. Ölen kiģilerin fotoğrafları bulunmalı, yaģları, meslekleri ve unvanları metinde belirtilmelidir. Trafik kazası haberinin ilginç bir öyküsü varsa, haber bu yönüyle iģlenmelidir. Örneğin araçta ölenlerin, bir düğünden dönmeleri veya bir cenazeye yetiģmek için yola çıkmaları; araçta gelinle damadın bulunması veya ünlü bir kiģinin kazaya karıģması gibi ayrıntılar haberin flaģını oluģturabilir. Yine kazada hurdaya dönen araçtaki içki ĢiĢeleri veya 220 de duran kadran görüntüsü her zaman ilginç bir detaydır. Ölen veya yaralananlar arasında hamile bir bayanın bulunması sıra dıģı bir detaydır. Trafik kazalarına iliģkin haberlerde, olayı dramatize edici, duygusal, yorum içeren ifadeler kullanılmamalıdır. ADANA DA HATALI SOLLAMA: 5 YARALI ADANA (CĠHAN) - Adana nın Pozantı ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 5 kiģi yaralandı. Edinilen bilgiye göre, UlukıĢla istikametinden Adana yönüne giden Hasan Tun, yönetimindeki 01 EH plakalı otomobil karģı yönden gelen Hüseyin ġimģir idaresindeki 01 AKC plakalı otomobille hatalı sollama sonucu çarpıģtı. Kazada, sürücü Hasan Tunç, Nemci Yula, Tahsin Mete, Belma Çile, Kemal Sarı yaralandı. Yaralılar olay yerine gelen ambulanslarla Pozantı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Trafik kazasına karışan taşıtlar araba değil, araç / otomobil diye ifade edilmelidir. Trafik kazası olmaz, meydana gelir. Trafik kazası haberlerinde, kazadan sonra Ģoförlerin ne durumda olduğu haberde mutlaka belirtilmelidir. Öldüler mi? Yaralandılar mı? Kaçtılar mı? Hastanede tedavi altına mı alındılar? Gözaltına mı alındılar? Mahkemeye çıkartılıp tutuklandılar mı? Ölen ya da yaralananlar arasında önemli kiģiler varsa, onların durumu öncelikle belirtilmelidir. ġoför, muavin, yer hosteslerinin ölü ve yaralılar arasında bulunup bulunmadığı ifade edilmelidir. Kazada ölen ya da yaralananlar arasında adı, soyadı belirlenememiģ kiģiler varsa, bu kimseler için kimliği henüz belirlenemeyen ifadesi kullanılır. Kaza haberlerinde da bağlacının kullanımına dikkat edilmelidir. üç kiģi olay yerinde öldü, yaralılar da hastaneye kaldırıldı cümlesinde da bağlacının kullanılması yanlıştır. Ayrı yazılan da bağlacı dahi anlamına 48

49 gelmektedir. Bu cümlede, yaralılar dahi hastaneye kaldırıldı denmiş oluyor ki bu bir anlatım hatasıdır. Bolu-Düzce karayolunda meydana gelen kazada 13 kiģi öldü, 4 kiģi yaralandı Polis-Adliye-Güvenlik Haberleri Polis-adliye haberleri, maksimum dikkat gerektiren haberlerdir. Bu tür haberler hukuksal bilgisi olmayan bir kiģinin de rahatça anlayabileceği Ģekilde yazılmalıdır. Suçlar haberleģtirilirken, duygular istismar edilmemeli; suç özendirilmemeli, suçlu övülmemelidir. Emniyet güçlerinin herhangi bir nedenle anlık gözaltına aldığı kiģi, Ģüpheli dir. Suç iģlediği iddia edilen ve hakkında güvenlik birimlerince kapsamlı soruģturma yapılan bir kiģi, savcılıkça iddianame hazırlanıncaya kadar "zanlı dır. Ancak iddianame tamamlanıp mahkemeye sunulur ve kabul edilirse bu kiģi, "sanık" olarak ifade edilebilir. Mahkemede görülen dava dır, duruģma değil. Güvenlik güçleri, olaya karıģtığından Ģüphelenilen kiģileri "gözaltına" alır. Sanık yakalanır, ölü ise ele geçirilir. Silah, bıçak, patlayıcı ele geçirilir ; yakalanmaz. Savcı, "tutuklama" istemiyle mahkemeye sevk eder. "Tutuklama kararı" mahkeme tarafından alınır. Haberde haklarında tutuklama kararı çıkartılarak cezaevine gönderilen zanlılar varsa, hangi suç ya da suçlardan tutuklandıkları mutlaka belirtilmelidir. 18 yaģından küçüklerin adları, haberde saklı tutulmalıdır. Gözaltına alınan Ģüpheli veya zanlı hakkında kesinleģmiģ bir mahkeme kararı yoksa suçlu gibi gösterecek yazı ve resimlerden kaçınılmalıdır. Mahkemece kesinleģmiģ bir karar olmadan hiç kimse suçlu ilan edilemez. Dolayısıyla bu aģamada suçun türü ne olursa olsun isimlerin kodlanarak verilmesi daha doğru olacaktır. Kodlama soyisminin kodlanması Ģeklinde de yapılabilir. Ancak dikkat edilecek bir diğer husus, bu kodlamanın yanında ekstradan verdiğimiz bilgiler doğrultusunda Ģahsın kim olduğu anlaģılıyorsa aynı suç iģlenmiģ olur. Mesela isim kodlanmıģ ancak resim açık verilmiģse bu yasal olarak suçtur. Yine detaylı unvan belirtilerek kiģinin tanınması sağlanmamalıdır. Zanlı, tutuklanana kadar, isim ve soyadının sadece baģ harfiyle ya da her ikisi kapalı olarak ve baģ harfleriyle yazılmalıdır. Sinan K. - Cem Z. veya S.K. nin. - C.Z. ye gibi. Birden fazla zanlı ismi kapalı Ģekilde yan yana yazılacaksa araya virgül konulur: Operasyonda yakalanan A.C., Z.K.,C.S. ve M.Y. nin emniyetteki sorguları sürüyor. veya Hüseyin K., Taner B., Sinan T., Teoman R., gözaltına alındı. gibi. 49

50 Haklarında tutuklama kararı çıkarılan zanlıların isimleri açık haliyle verilebilir. Adliye haberlerinde; "...10 yıl hapis cezasıyla cezalandırıldı" yerine; " yıl hapisle cezalandırıldı" ifadesi yeterlidir. Tekrara girilmemeli. Ġntiharı özendirici mahiyette üslup kullanılmamalı. Ġntihar etmek isteyen kiģi ölmemiģse, bunun adı intihara teģebbüs etmek tir. Ġnsan darp edilir; eģya gasp edilir. Savcı iddia da bulunur; mahkeme kararın gerekçesi ni açıklar. beraatini istedi yanlıģ. Doğrusu: beraatını istedi. Hazırlık soruģturması sürecinde soruģturmayı zaafa uğratıcı, yönlendirici haber ve yorumdan kaçınılmalıdır. Yargılama sürecinde haberler ön yargıdan uzak ve doğruluğundan emin olunarak sunulmalıdır. Cinsel saldırı mağdurlarının fotoğrafları, görüntüleri veya kimlikleri, açık kamu yararı olmadıkça yayınlanmamalıdır. Haberde terk edilen veya ölen bir bebekten söz edilecekse, bebeğin cinsiyeti belirtilmelidir. erkek bebek, kız bebek gibi. Zanlının yakın aile çevresi ile sosyal çevresini zan altında bırakmamaya özen gösterilmelidir. Suç sadece yapanı bağlar. Konuyla doğrudan bir ilgisi yoksa zanlının mensubu ya da üyesi olduğu siyasi parti, dernek, sivil toplum kuruluģu ve vb. kurumların isimleri haberde belirtilmemelidir. Çete operasyonunda yakalanan zanlının, X partinin veya X derneğin üyesi olması, - suç eylemiyle bir bağlantısı yoksa haberin konusu değildir ve metinde zikredilmemelidir. Cinayet haberlerinde, mahalle ve sokak adları eksiksiz belirtilmeli. Haberlerde mülteci, göçmen ve kaçak kelimeleri yanlıģ yerlerde kullanılıyor. Mülteci: Bir ülkeye yasal yollardan izin alarak sığınan kimse demektir. Dolayısıyla mülteci yakalanmaz. Göçmen: Bulunduğu yerden Ģartlar gereği ayrılmak zorunda kalarak bir ülkeye yerleģmek için giden kiģi, aile veya topluluğa denir. Bu kiģiler de kontrol altında tutulurlar. Dolayısıyla bunlar da yakalanmazlar. Kaçak ise bir ülkeye yasa dıģı yollardan, yetkili kurum ve kiģilere haber vermeden gizlice giren kiģilerdir. ĠĢte bunlar yakalanır. Kaçak göçmenler gibi bir ifade kullanılamaz. Sadece kaçak Yakalanan mülteciler ; 10 mülteci yakalandı. (YanlıĢ) Yakalanan kaçaklar ; 10 kaçak yakalandı. (Doğru) "diyaliz hastası" tabiri yanlıģtır. Doğrusu "böbrek hastası"dır. "Diyaliz", böbrek hastalarının tedavi yöntemidir. Bu yöntemin uygulandığı alete "diyaliz makinesi", bu tedaviyi uygulayan merkezlere "diyaliz merkezi" denir. Organize suç örgütleri veya çetelere yönelik operasyonları haberleģtirirken, yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden gibi ifadeler kullanılmamalı. Suç ve suçluyu övücü, özendirici anlatımlardan kaçınılmalıdır. 50

51 Emniyet birimleri, suç örgütleri için mafya kelimesini kullanmıyor. Ölümlü haberlerde asla ironi veya müstehzi baģlıklar atılmaz. Emniyet, jandarma gibi güvenlik birimlerini konu alan haber çalıģmalarında, yerine göre, güvenlik bürokrasisi kavramı kullanılabilir. Toplumda dini ilimlere hâkimiyeti veya aydın kiģiliğiyle çevresinde sözüne itibar edilir saygın kiģiler için kanaat önderleri ifadesi kullanılabilir. GerçekleĢtirmek kelimesi, önceden tasarlanan bir konunun yapılması, ortaya konulması anlamını içerir. Haberlerde bu kelime yerli yersiz rast gele kullanılmaktadır. kaza gerçekleģti değil kaza meydana geldi. toplantı gerçekleģti değil toplantı yapıldı. Madde kaçakçılığının yüksek kâr getiren bir eylem olarak gösterilmesi, suça eğilimli kiģileri motive edebiliyor. Bu konuya duyarlı olunmalı. Madde kullanımına iliģkin özendirici sıfatların kullanılması izleyiciyi bu yöne sevk eder. Haberde, sigara, alkol ve uyuģturucu kullanımının özendirilmemesine dikkat edilmeli. Madde kullanımı ve suçlarına iliģkin haberlerin sansasyonel ve magazin ağırlıklı sunulması, sorunun ciddiyetini ve konuya duyarlı yaklaģımı azaltabilir. Haberler, ölçüsüz dil, Ģoke edici ve dramatik fotoğraf ve görüntülerle amacını aģacak Ģekilde verilmemeli. Trafik kontrollerinde durdurulan alkollü sürücünün düģtüğü durum, komedi unsuru olarak kullanılmamalı. 10 Kasım larda Cumhuriyet imizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ü anma programları haberleģtirilirken, yıldönümü sözcüğü, Atatürk, ölümünün 70. yıldönümünde törenlerle anıldı. Ģeklinde kullanılmamalı. Zira yıldönümü ağırlıklı olarak olumlu ve kutlanması gereken olgular için tercih edilmektedir. O nedenle uygun olan Atatürk, ölümünün 70. yılında törenlerle anıldı. demek daha doğru olur. Eylemlerde kullanılan döviz ve pankartlar haberde çift tırnakla değil, tek tırnak içinde yazılır. "Güler Zere'ye özgürlük" yazılı pankartlar ile yürüdüler. (YanlıĢ) Güler Zere'ye özgürlük yazılı pankartlar ile yürüdüler. (Doğru) Terör Haberleri Haber metinlerinde terör ve teröristi övücü, yüceltici, özendirici kelime ve anlatımlara yer verilmemelidir. Haber ve görüntülerde terör örgütleri lehine propaganda içeren unsurlar ayıklanmalıdır. Terör örgütünü konu alan haberlerde terörist yerine kesinlikle militan veya gerilla kelimeleri kullanılmamalıdır. Militan ifadesinin, terör saldırılarını meģru ve masum gösteren bir algısının olduğu unutulmamalıdır. Toplum huzurunu hedef alan bu tür örgütlerin ismi yazılırken baģa terör örgütü ibaresi gelmelidir. 51

52 Terör örgütü PKK, Terör örgütü DHKP-C gibi. Terör örgütü operasyonunda ifadesi farklı anlamlara da gelmektedir. Doğrusu: Terör örgütüne yönelik operasyonda yasadıģı terör örgütü dil bilgisi açısından yanlıģ bir kullanımdır. Zira terör örgütü zaten yasadıģıdır. Terör örgütü elebaģısı ifadesi tercih edilmektedir. Organize suç örgütü elebaģısı ifadesi tercih edilmektedir. Terör ve organize suç örgütlerini yöneten kiģiler için lider ifadesi kullanılmamalı. KalaĢnikof lu saldırı yerine KalaĢnikof marka otomatik tüfekle yapılan saldırıda denilmeli. KalaĢnikof, tüfek sınıfından bir silahın markasıdır. Deprem, Sel ve Yangın Haberleri Deprem haberlerinde, "büyüklük" ve "Ģiddet" kavramları sık karıģtırılmaktadır. Bu konuda Kandilli Rasathanesi ve Deprem AraĢtırma Enstitüsü'nün verilerine göre deprem büyüklüklerinin gruplandırılması Ģöyle: çok hafif Ģiddetli hafif Ģiddetli orta Ģiddetli Ģiddetlice Ģiddetli çok Ģiddetli Buna göre "5.1 büyüklüğündeki" bir deprem haberinde, " büyüklüğünde, Ģiddetlice deprem meydana geldi" denilmelidir. Deprem büyüklükleri yazılırken iki rakam arasına virgül değil nokta konulur gibi Deprem haberlerinde, sarsıntının olduğu saat, dakika ve merkez üssü net olarak haberde belirtilmelidir. Sel, su baskını haberlerinde "sağanak yağmur" ibaresi kullanılmamalı. Çünkü sağanak, baģlı baģına bir yağıģ Ģeklidir. Doğrusu sağanak yağıģ. Yine sıkça görülen "Ģiddetli fırtına" ibaresinde "Ģiddetli" sözcüğü kullanılmamalı: "fırtına" ifadesi yeterlidir. Kötü hava Ģartları kalıbı kullanılmamalı; ElveriĢsiz hava Ģartları daha uygun. Yangın haberlerinde yanan alan değerlerinin karıģtırılmaması için Ģu bilgiyi hatırlatmakta fayda var: 1 dönüm= 1 dekar = 1000 metrekare. 1 hektar = 10 dönüm. Mil, bir uzaklık ölçü birimidir. 1 mil karada 1609, denizde 1852 metre kabul edilir. MARMARĠS TE ĠKĠ DÖNÜM ORMANLIK ALAN KÜL OLDU 52

53 MUĞLA (CĠHAN) - Muğla'nın Marmaris ilçesinde çıkan yangında 2 dönüm ormanlık alan zarar gördü. Marmaris in Orhaniye mevkiindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle çıkan yangına Marmaris Orman ĠĢletme ġefliği ne bağlı ekipler, arozözler ve iģ makineleriyle müdahale etti. Yangın söndürme helikopterlerinin de destek verdiği söndürme çalıģmaları sonucunda, yaklaģık 2 dönüm alanda etkili olan yangın, güçlükle kontrol altına alındı. Rutin haberlerin takibinde ne tür reflekslerin gösterilebileceği konusunda fikir vermesi açısından Ģu eğitici sorulara dikkat ediniz: Deprem Haberlerinde Cevaplanması Gereken Sorular: Merkez üssü neresi? Büyüklüğü ne? Ne zaman oldu? (saat-dakika) Ölü-yaralı var mı? Kayıp var mı? Maddî hasar var mı? Nereleri etkiledi? Nasıl etkiledi? Merkez üssü deprem kuşağında yer alıyor mu? Depremden sonra hangi önlemler alındı? Bölgede daha önce depremler olmuş mu? Artçı sarsıntılar oluyor mu? Büyüklükleri ne? Telefon, elektrik, su bağlantılarında hasar durumu nasıl? Deprem bölgesinde evlerin yapım biçimi nasıl? Deprem sonrası vatandaşlar ne yaptı? Geceyi nasıl geçirdi? Kızılay çadırları yeterli mi? Yardımlar zamanında ulaştı mı? Mağdurlar deprem anını nasıl anlattı? Yardım malzemelerini çalma olayları yaşanıyor mu? Yardım malzemelerini zimmetine geçirenler olmuş mu? Mülkî amirlerin konuyla ilgili açıklaması var mı? Deprem anında veya hemen sonrasında çekilmiş amatör kamera görüntüleri var mı? BaĢbakan ve CumhurbaĢkanı Gezisinde Cevaplanması Gereken Sorular: Gezinin nedeni, kaç gün sürecek? Geziye katılan ünlü kiģiler var mı? Gezi sırasında kullanılan araç? Hangi hayvanlar kurban edildi? Kaç hayvan kurban edildi? Kimlere verildi? Kaç polis koruma görevi yaptı? KarĢılayanların ellerindeki pankartlarda neler yazılı? Hangi sloganlar atıldı? KonuĢma yapılan meydandaki doluluk oranı nasıl? Alınan güvenlik önlemleri yöre halkının günlük yaģamını nasıl etkiledi? Gezi nedeniyle yol asfaltlandı mı? Duvarlar badanalandı mı? ġehir süslendi mi? Lider ne konuģtu, hangi sorunlara değindi? Kimi hedef aldı? Lider gündeme iliģkin ne dedi? Lidere ne gibi hediyeler verildi? Hediyelerin maddi değeri ne? 53

54 Liderin eģi gezi sırasında ne ile meģgul oldu? Gezi en çok kime yaradı? Esnafın, lokantacıların ekstradan bir kazancı oldu mu? Liderleri karģılayan konvoyda kaç araç vardı? Kürsüde kimler konuģtu? Lider herhangi bir vatandaģla ikili görüģtü mü? Trafik Kazalarında Cevaplanması Gereken Sorular: Kazaya karıģan araçlar nereden nereye gidiyordu? Kaç yolcusu vardı? Yolcular arasında tanınmıģ kimseler var mı? Görgü tanığı var mı? Kaza nasıl meydana geldi? Yaralılar hangi hastanede? Olay yerinde ilk müdahaleyi kimler yaptı? Aracın fenni muayenesi en son ne zaman yapılmıģ? Sürücünün daha iģlediği bir trafik suçu var mı? Ölenler arasında Ģoför var mı? Polisin, olayla ilgili gözlemi ne? Olay anını ve hemen sonrasını içeren cep telefonu veya amatör kamera görüntüsü var mı? Yaralılar, olay anını nasıl anlatıyor? O güzergâhta daha önce de kaza meydana geldi mi? Yolda kusur var mı? YaĢ ların Yazımı Özellikle polisiye haberlerde adı geçen kiģilerin yaģları mutlaka belirtilmelidir. Haberde yaģ ya parantez içinde ya da cümle kurularak belirtilir. Ölümlü haberlerde ölen kiģilerin yaģları ismin yanına parantez içinde yazılır. Virgül, kapanan parantezden sonra konulur: ÖRNEK 1: kazada ölen Bekir Yula (23), Mebrure Tok (43),. ÖRNEK 2: gözaltına alınan C.T. (21), gibi. Bazı durumlarda ölen kiģinin yaģı, o haberi önemli kılar. YaĢ ın habere duygusallık katma gibi bir yönü vardır. Trafik kazasında 4 yaģındaki bir çocuğun ölmesi, ihtiyar bir kiģinin kapkaç mağduru olması veya diploma alması gibi Bu durumda yaģa dikkat çekmek için cümle kurulur. YaĢ a vurgu yapılır: ÖRNEK 1: kazada üç yaģındaki Binnaz Aktokaç olay yerinde öldü. ÖRNEK 2: 70 yaģında ilköğretim diploması alan Hasan Rezeke, Okumanın yaģı olmaz. Gençler benden ders alsın. dedi. 54

55 HABER ANALĠZ (NEWS ANALYSĠS) Haber-analiz, gündemdeki bir haberin teknik ayrıntılarla derinleģtirilmesidir. Haber-analiz üslubu Sanıyorum, Ben böyle düģünüyorum ya da Doğru benim yazdığımdır gibi öznel yargılara izin vermez. Soğukkanlı ve objektif bir Ģekilde önce mevcut durumun bir fotoğrafı ortaya konulur. Eldeki veriler, konunun geçirdiği safhalar ve varsa bilimsel araģtırmalarla birlikte ele alınır. Buradaki amaç özellikle sıcak geliģmelerde haberin teknik detayının cazip bir anlatımla okura sunumudur. Konu: Anayasa Mahkemesi BaĢkan Vekili Osman Paksüt ün dinlendiği iddiaları üzerine, Ankara Cumhuriyet BaĢsavcılığı nın isteğiyle iki savcı ve üç bilirkiģinin Ergenekon operasyonunu yürüten Ġstanbul Emniyeti Organize Suçlar ġube Müdürlüğü ne gizlice baskın düzenlemesi. Neden Fatih Sulh Ceza Mahkemesi? (Haber-Analiz) Ġstanbul Organize Suçlarla Mücadele ġube Müdürlüğü'ne yapılan savcı 'baskın'ı ardında birçok soru iģareti bıraktı. Olayı kısaca hatırlamakta yarar var. Olay, Anayasa Mahkemesi BaĢkan Vekili Osman Paksüt'ün eģi Ferda Hanım'ın, Ankara Tenis Kulübü önünde bekleyen bir polis aracına düzenlediği 'baskın'la baģladı. Kendilerini takip ettiğini ileri sürdüğü sivil polis arabasına müdahale eden Bayan Paksüt'ün haksızlığı kısa sürede ortaya çıkmıģtı. Bölgede organize suçlarla ilgili bir operasyonu yürüten araç deģifre olduğu için geri çekilmek zorunda kaldı. Operasyonun akıbetini bilmiyoruz ama Paksüt'ün paniğinin sebebi hemen anlaģıldı. Ergenekon kapsamında aranırken yurtdıģına kaçan eski milletvekili Turhan Çömez'le yenilen yemeğin sızma ihtimali Bayan Paksüt'ü fevri hareketlere yöneltmiģti. Osman Paksüt, Emniyet Müdürlüğü'nün ikna edici açıklamalarından sonra davacı olmamıģtı. Kamu davası boyutunu ihmal etmeyen Ankara Cumhuriyet BaĢsavcılığı ise soruģturmaya devam etti. Ankara'nın talimatıyla Fatih savcılarının yaptığı Ģok baskın, Ferda Hanım'ın baskınından daha fazla ses getireceğe benziyor. Ferda Hanım'ın heyecanı mazur görülebilir, ancak yeni baskın sorgulanmayı hak ediyor. Neden Ġstanbul BaĢsavcılığı ya da özel yetkili savcılar eliyle değil, Fatih Sulh Ceza Mahkemesi üzerinden gidildi? Emniyet Müdürlüğü'nün bulunduğu ilçe gerekçesi makullükten uzak, zira bu herhangi bir dava olmadığı gibi, basılan yer de basit bir mesken değil. Baskın BaĢsavcılığa ya da özel yetkili savcılara güvensizlik izharı anlamı taģıyorsa bu hepten yanlıģ. Savcıların denetleme mekanizması, bakanlık müfettiģleri veya Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'dur. Bir savcı meslektaģının alanına giremez, hele hele onu denetleme anlamına gelecek icraatlar yapamaz. Ankara'da ikamet eden bir kiģiyi izlediği gerekçesiyle Ġstanbul Emniyeti'ne baskın yapmak ne kadar tutarlı bir davranıģ? Önce garaja gidilerek araçlar incelenmiģ. Burada suç unsuruna rastlanmayınca Ģubeye geçilip Ergenekon'la ilgili bütün belgeler kopyalanmak istenmiģ. Biz, Osman Paksüt'le Ergenekon arasında bir iliģki olmadığını biliyoruz. Baskına giden savcılar farklı bir bilgiye mi sahip ki Ergenekon belgelerini de incelemek ve kopyalamak üzere harekete geçiyorlar? Bayan Paksüt bir operasyonu deģifre etmiģti, son baskın da az daha Ergenekon'un gizliliğine halel getirecekti. BilirkiĢilerin varlığı, belgelerin mahremiyetini ortadan kaldırabilirdi. (Bülent Korucu, Zaman Gazetesi, 20 Ağustos 2008) 55

56 FLAġ HABER NASIL VERĠLĠR? FlaĢ haber, kamuoyunu ilgilendiren ve kesinlik kazanan önemli olay ve olguların acil olarak duyurulmasıdır. Haber kanalları ve haber ajansları sıcak geliģmeleri FLAġ anonsuyla vermek için kıyasıya bir rekabet halindedir. Bu yarıģın belirleyici unsuru kuģkusuz alanda çalıģan muhabirlerdir. Bilgiye eriģim gücü muhabirlerin çevresinde oluģturduğu istihbarat nispetindedir. Haber ajansları doğruyu ilk duyuran ajans olmak için uğraģ verir. Çünkü önemli bir geliģmeyi ilk vermek, saygı duyulacak bir baģarıdır. Dünyanın üçüncü büyük haber ajansı konumunda bulunan Agence France Presse (AFP) in geliģme yıllarındaki en önemli baģarısı 6 Mart 1953 günü Stalin in ölümünü, TASS ajansından 15 dakika önce FlaĢ anonsuyla bildirmesi olmuģtur. FlaĢ tan maksat önemli geliģmelerde, ön haberle haber merkezlerinin dikkatini çekmektir. Ünlüleri hedef alan saldırı ve suikast giriģimleri, siyasi cinayetler, afetler, uçak, gemi ve tren kazaları, çok ölümlü trafik kazaları, uçak kaçırma, ülkeler arası kriz, tanınmıģ bir kiģinin ölümü, orman yangınları, terör saldırıları, rehin alma; ülke gündemini ilgilendiren önemli konular ve flaģ olarak verilmelidir. Böyle bir durumda yazılacak flaģ haber, bir cümleyi geçmeyecek büyüklükte olmalıdır. FlaĢ haber 2 ya da 4 sözcüğü geçmemelidir. Ajans muhabiri, takip ettiği bir toplantıda konuģmacı flaģ bir bilgi verdiğinde, programın tamamlanmasını beklemeden merkezine kısaca bilgi vermenin yollarını aramalıdır. Ancak muhabirin iģi flaģı vermekle bitmez. 10 dakika içinde elde ettiği ilk bilgilerle kısa bir haber metni hazırlamalıdır. Daha sonra, haberin bütün yeni unsurlarını içeren doyurucu haberi de en fazla 40 dakika içinde yayına vermiģ olmalıdır. ÖRNEK 1: FLAġ FLAġ FLAġ Pamukova da yolcu treni raydan çıktı. (1) ÖRNEK 2: FLAġ FLAġ FLAġ Ankara da 5.4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. (1) ÖRNEK 3: FLAġ FLAġ FLAġ ÇavuĢesku idam edildi. (1) Buna göre, acil olaylarda muhabirin yapması gerekenleri Ģöyle sıralayabiliriz: 1) Önce, duyduğu ilk bilginin doğruluğunu araģtıracak, teyit etmeli. 2) Doğruluğu teyit edilmiģse, hemen bağlı olduğu editörü geliģmeden haberdar etmeli. Uyarmalı. 3) Olayı, FlaĢ FlaĢ FlaĢ anonsuyla 2 ya da 4 sözcükle merkezine bildirmeli. 4) Olay yerinden görüntü ve fotoğrafı, kıstaslar çerçevesinde elde etmeli. 5) Olay hakkında sebep-sonuç iliģkisini içeren teferruatlı bir araģtırma yaparak, 10 dakika içinde kısa bir haber metnini telefonla editörüne yazdırmalı. 6) Olay yerinden çekilen görüntüyü, önemli anlarına öncelik vermek kaydıyla, 10 ar saniyelik klipler halinde hızla merkezine göndermeli. 56

57 7) Birinci kaynaklarla (vali, kaymakam, jandarma, baģhekim, polis, doktor, sağlık müdürü, görgü tanığı vs.) temasa geçerek, müphem konuları açığa kavuģturmalı. Olayın gerçek nedeni ve ölü/yaralı sayıları kaynağına atfen haberde net verilmeli. 8) 40 dakika içinde bütün ayrıntıları içeren haber metnini servis etmeli. FlaĢ haberde unutulmaması gereken esas nokta bilginin doğruluğu dur. Hızlı vereyim derken, yanlıģ bir bilgiyi servis etmek hem gazetecinin hem kurumunun saygınlığını zedeler; güvenilirliklerine gölge düģer. Ġlk geçilen haberde 10 ölü varken, ikinci geçilen haberde 5 ölü olması telafisi zor hatalardandır. Bilgiyi teyit etmeden vermek bir sorumsuzluk örneğidir. Sıcak geliģmelere ihtiyatla yaklaģılmalı, temkinli olunmalıdır. Unutulmamalıdır ki cepheden gelen ilk haber her zaman abartılıdır Evet FlaĢ haberi ilk vermek önemli; ancak temkinlice... AJANS GAZETECĠLĠĞĠ ĠletiĢim fakültelerinde anlatılan bir hikâyedir: Amerikalı bir devlet adamı kendisinden demeç almak isteyen United Pres International (UPI) muhabirine Ģöyle sorar: Size demeç vermek isterim, yalnız en son hangi saate kadar bekleyebilirsiniz? Muhabir bu soruya Ģu cevabı verir: Ben bir haber ajansı muhabiriyim. Bekleyebileceğim en son dakika, Ģimdi içinde bulunduğumuz dakikadır. ġu anda dünyanın herhangi bir yerinde, bir gazete baskıya verilmek üzere hazırlık yapmaktadır. Bizim görevimiz de, haberleri gazetelere zamanında yetiģtirmektir. Bu bakımdan demecinizi hemen Ģu anda almak zorundayım. Ajans gazeteciliğinin özünü anlatan güzel bir örnek Haber ajansları, haber alma ve yayma iģlevini diğer kitle iletiģim araçlarına oranla daha hızlı bir biçimde gerçekleģtiren kuruluģlardır. Ajanslar, doğru haberi en kısa zamanda, en seri Ģekilde ve en hızlı bir biçimde servis etmek zorundadır. Çok sık dillendirilen bir benzetmeyle: Gazete ve televizyon gazeteciliği, tarifeli uçak gibidir; ne zaman kalkacağı bellidir. Ajans muhabiri ise sürekli hareket halindeki bir helikopter gibi daima hareket halindedir. Bir anlamda Ģehirdeki itfaiye teģkilatı gibidir haber ajansları Haberin ne zaman ve nasıl geleceğini kimse bilemez. Ajans muhabirleri, her an göreve hazır ve teyakkuzda olmak zorundadırlar. Olaylar karģısında ajans muhabirinin geçerli bir mazereti yoktur. Haber ajansı muhabiri, haberi oluģum halinde yakalamak ve oluģum sürerken de merkezine iletmek zorundadır. Ajans muhabiri, olayları iyi görmek, çabuk düģünmek, anında hareket etmek, hızlı karar almak, deklanģöre / REC düğmesine basmak ve seri yazmak zorundadır. Merkez de, muhabirden gelen haber ve görüntüyü bekletmeden müģterilerine servis etmekle yükümlüdür. UNESCO nun yaptığı tanıma göre, haber ajansı, hukukî statüsü ne olursa olsun, genel anlamda haberleri, gerçekleri gösteren ve tanımlayan, aktüalite belgelerini bulup, bunları diğer kitle iletiģim araçlarına yayan ve bunu yaparken de onları ikna etmeye çalıģmayan; kanunların hükümlerine ve ticaret kurallarına uygun, mümkün olduğunca tam ve tarafsız hizmet veren kurumlardır. 57

58 Güvenilir, Tarafsız ve Hız lı Olmak Haber ajansları, haberin toptancılığını yapan kuruluģlardır. Tüm televizyonlar, gazeteler ve internet siteleri ajansların potansiyel müģterileridir. Ajanslar, bilgileri doğru, tarafsız, hızlı ve ayrıntılı bir biçimde toplayarak müģterilerine servis etmekle yükümlüdür. Haber ajansı, bilgi ye olduğu kadar müģterilerine de eģit mesafede durmak zorundadır; ayrıcalık tanımaz. Bundan hareketle, ajans haberciliğinin üç temel özelliği olduğu kabul edilir. Bunlar; güvenilirlik, tarafsızlık ve hızlılıktır Doğru haber, gazeteciliğin olduğu gibi ajans haberciliğinin de olmazsa olmaz kurallarından birisidir. Bir geliģmeyi en kısa süre içinde kaynağından doğrulatıp, haber hâline getirmek, ajans haberciliğinin en zorlu tarafıdır. Haber ajansının uluslararası saygınlığı, güvenilirliği servis yaptığı haberlerin doğruluğu ile orantılıdır. Haberin doğruluğu, bir değil birkaç kez denetlenmesi ile mümkündür. Doğru haberin yanı sıra ajans haberciliği için önemli bir ilke: Tarafsız haberciliktir. Taraf olmak baģka objektif olmak baģkadır. Gazete ve televizyonlar olay ve olgulara bir Ģekilde taraftır. Medya organları kendi dünya görüģlerine ya da samimi kanaatlerine göre hadiseler karģısında bazen farklı tutum izler, farklı duruģ sergiler. Yani taraf tutarlar. Kızar, alkıģlar, eleģtirir; destekler, muhalefet ederler. Bunlar doğal reflekslerdir. Önemli olan bağımsız, müstağni, objektif ve ilkeli olabilmektir. Ancak, haberin toptancılığını yapan ajanslar tarafsız olmak zorundadır. Haber ajanslarının abone ya da müģterilerinin çeģitli görüģlere, inançlara sahip, değiģik yayın çizgileri ve politikaları olduğu unutulmamalıdır. Servis edilen haber, bu derece farklı yayın anlayıģlarına sahip kuruluģlarının haber merkezlerinde kendine bir karģılık bulmalıdır. Bir ajansın verdiği haber, en sol anlayıģlı gazete ile en sağ anlayıģlı gazete veya televizyonda aynen yayınlanıyorsa o ajans baģarılıdır. Ajans muhabiri kendini daima bir tarafsızlık denetimi altında tutar. Kelimeleri seçerken, anlam değiģikliği oluģturacak veya çağrıģtıracak bir üslup kullanmamaya özen gösterir. Haber ajansları, haberi ham madde olarak abonelerine iletir. Medya kuruluģlarının görevi de bu ham maddeyi iģlemektir. Ajanslar, servisini yaptığı haberleri müģterilerinin diledikleri Ģekilde kullanabilmelerine fırsat vermeli; haber metinlerini ayrıntılı yazarak, sunum tarzı tercihini müģteriye bırakmalıdır. Metnin muhtevası ne kadar zengin olursa müģteri o nispette memnun kalır. Haber ajansları yorumsuz haber geçtikleri oranda saygınlık kazanır ve tercih edilir. Haber ajanslarının temel yayıncılık ilkelerinden en önemlisi ise, Ġngilizce, be first, but first be right deyimiyle özetlenen, haberi ilk ileten; ama aynı zamanda doğru ileten kaynak olmaktır. Ajans gazeteciliği adeta zamana karģı bir yarıģtır. Ajans muhabiri, zamanla yarıģırken kendisinden bekleneni en mükemmel seviyede yapan kiģidir. Ajans muhabiri dakik olmak zorundadır. Ajansların baģarısı, bir hadisenin oluģ zamanıyla, ajansın haberi müģteriye servis ettiği zaman dilimi arasındaki sürenin kısalığı ile ölçülmektedir. Komple Gazeteci Haber ajanslarının çalıģma mantığını en iyi anlatan kavram rekabet tir. Haber ajansları, Formula 1 pistinde birbiriyle kıyasıya yarıģan pilotlar gibidir. Tüm koģuģturmaca ve gayretler, doğru bilgiyi ilk veren olmak içindir. 58

59 Ajans muhabirleri ise, atletizmdeki 100 metre sporcularına benzetilebilir. Ajans muhabirini diğer meslektaģlarından ayıran en mümeyyiz vasfı, sürattir. Her 100 metre sporcusu, hem yarıģı önde bitirmeyi hem de son dünya rekorunu 1 2 saniye daha kısa sürede kırarak çıtayı yükseltmeyi hayal eder. Ajans muhabiri, teknolojinin yardımıyla haberini, kural hatası yapmadan -5N 1K eksiksiz mi?- 100 metre sporcusunun refleksiyle hızla yayın mutfağına ulaģtırmanın tatlı mücadelesini verir; rakibine 1 saniye de olsa fark atarak bir adım öne çıkmaya çalıģır. Ajans muhabiri, bir olayı takip ederken hem yazacağı haberin muhtevasını düģünür hem de çekim planlarını zihninde canlandırır. ĠletiĢim teknolojisindeki baģ döndüren geliģmeler, uzaklığı ne olursa olsun, muhabirlerin haberi ve görüntüyü çok kısa sürede, ajans merkezlerine ulaģtırabilmelerini mümkün kılıyor. Uydu teknolojisi sayesinde, haber, anında müģterinin ekranında boy gösterebiliyor. ModernleĢen dijital teknoloji her geçen gün yeni bir donanımı sektöre kazandırsa da habercilikte ajansları öne geçiren ve rekabet avantajı sağlayan en önemli unsur, daha önce de belirtildiği gibi alandaki muhabirinin beceri ve meziyetidir. Muhabirin mesleki donanımı yetersizse, teknolojik donanım bir Ģey ifade etmiyor ne yazık ki... Ajans gazeteciliği, bilgiyi bulan, hızla toparlayan, hemen teyit eden, akıcı bir kurguyla iģleyen, konunun görüntüsünü ve fotoğrafını çeken, montajlayan ve merkezine rakiplerinden önce gönderen hızlı, pratik ve soğukkanlı yani komple gazeteci olmayı zorunlu kılıyor. Eli kalem tutan gazeteci, fotoğraf çekmesini bilecek, kamera kullanmasını da. Bu müktesebata sahip olmayan muhabirlerin meslekte tutunabilmeleri ise çok yakın bir gelecekte imkânsız hale gelecek gibi. Haber ajanslarının aranır ve vazgeçilmez bir kaynak olmalarında ürettikleri özel haberler önemli bir yere sahiptir kuģkusuz. Ajanslar, özel haberleriyle rakiplerine fark atar. Özel habercilik, rekabet halindeki ajansların tutunması ve yarıģta birkaç adım öne çıkabilmesi için yoğunlaģması gereken bir alandır. Sadece sıcak geliģmeleri vererek kendini sınırlayan ajansların, yenilenebilmeleri ve haber yarıģında ayakta kalabilmeleri mümkün gözükmemektedir. Bugün gelinen noktada ajans gazeteciliği Daha HIZLI, Daha DERĠNLĠKLĠ, Daha ANALĠTĠK olmayı gerektiriyor. Evet Hız, kuģkusuz önemli; ancak doğruluk, çabukluktan daha önemlidir. 59

60 RÖPORTAJ TEKNĠKLERĠ Röportaj, insanları konuģturabilme sanatıdır. denir ve gerçekten zor bir iģtir. Gazetecilik mesleğinde bir röportaj, önce haber vermelidir. Röportaj konusu öncelikle haber değeri taģımalıdır. Röportajcının, merak duygusu geliģmiģ iyi bir gözlemci olması gerekir. Sonuçta röportaj gazeteciliği de bir olay ya da olgunun baģka yöntemle okura iletilmesidir. Röportajda seçilen bir konu ve bu konu hakkında sorular yöneltilen bir konuk vardır. Okur, röportajı okuduğunda o konu hakkında bilgi sahibi olur, aydınlanır. Röportajın nirengi noktası, doğru konuyu, doğru muhataba, doğru zamanda sorabilmektir. Röportaja hazırlanırken hem muhatabınızın içinde yer aldığı camianın baģlıca tartıģma konuları, hem de onun hangi noktada kendini konumlandırdığı iyi etüt edilmelidir. Konuğunuzun, meslek hayatındaki baģarılarını, olaylara gösterdiği refleksi, davranıģ ve inanç değerlerini iyi araģtırın. Röportajcı, insanları ve konuları nasıl açacağını ve yansıtabileceğini bilen kiģidir. Gündemi iyi takip eder; sürekli not alır. Farklı kavram ve olaylar arasında bağ kurar. Türk basınında genel uygulama soru-cevap Ģeklinde olmasına karģılık, röportajda ideal olan, soruların ve cevapların yorumla birlikte yer yer izlenim, gözlem unsurları da serpiģtirerek düz metin formatında sunmaktır. Kayıt cihazı veya kamera genellikle konuģmacıyı çekingen ve bir o kadar da gergin yapar. Bu nedenle röportajın ilk anlarında gelen cevaplar çoğunlukla içi boģ kliģelerden öteye geçmez. Yani manģet çıkmaz. Muhabir, ilk on dakikada kısa ve sıcak bir sohbetle konuģmacıyı rahatlatmaya çalıģmalı, kayıt cihazı ve kameranın varlığını unutturmalıdır. Röportajın ilerleyen bölümlerinde baģta sorulan sorular tekrar edildiğinde, ortaya daha çarpıcı cevapların çıktığı görülecektir. Bundandır ki ilk ve son sorular daima olumlu ve yumuģak olmalıdır. Sorular iyi düzenlenmeli; ancak sadece önceden hazırlanan sorulara odaklanılmamalıdır. Muhatabın verdiği cevaplardan yeni sorulara gidebilmek iģin en can alıcı ve zor kısmını oluģturur. Soruların bilgi almak için sorulduğunu muhataba hissettirmek önemlidir. Sorgu hâkimi gibi değil, öğrenmek isteyen biri gibi sorulmalıdır. Gazeteci, azarlar gibi soru soramaz. Röportaj Öncesi ve Sonrası Yapılacaklar KonuĢmacıyla ilgili bilgi edinilmelidir. Röportajcının Türkçesi çok iyi olmalıdır. Ġyi Türkçe, hem muhatabıyla konuģurken, hem de onun söylediklerini yansıtırken kullanacağı en önemli enstrümandır. Gazeteci bunun için edebi ürünlerle dilini beslemelidir. Önceden bir arģiv çalıģması yapmak iģi kolaylaģtırır. Röportaja gitmeden önce randevu alınmalı ve görüģmeye zamanında gidilmelidir. Konuya hâkim olunmalı ve bilgiler gözden geçirmelidir. Sorular önceden hazırlanmalı. Sorular asla önceden muhataba gönderilmemeli. GörüĢmenin bir ana konusu, bir-iki de yan konusu olmalıdır. Ancak, konu da dağıtılmamalıdır. 60

61 Röportaj, gazeteci tarafından yönlendirilmeli. GörüĢülen kiģinin yanıltmasına izin verilmemelidir. Sorular, hep "evet" ya da "hayır" cevabı verilemeyecek Ģekilde yöneltilmeli. Konuğun cevaplarından yeni sorular türetilerek akıģa hâkim olunmalı. Gazeteci, soruları içinde tutmak yerine, dilediğini sorabilmelidir. Sorular, özür diler gibi çekingen bir eda ile sorulmamalı. Röportaj sorgu değil, sohbet havasında geçmelidir. Genel sorular sorulmamalı, genel cevaplar alınmamalıdır. Muhataptan beylik laflar yerine, okurun ilgisini çekecek zengin bir muhteva almaya çalıģılmalı. Muhatap pür dikkat dinlenilmeli. Ne dediğine değil, aslında ne demek istediğine odaklanılmalı. Muhatabın mantık açıkları ve çeliģkileri not alınmalı. Röportaj sırasında, yerine göre ilgi ve tepki gösterilmeli. Konuğun, baģka konulara atlamasına fırsat verilmemeli. Her durumda muhataba gülümsemeli, ses asla yükseltilmemeli. Mutedil olunmalıdır. Konuğa saygılı olunmalı. Mülâyemet gösterilmelidir. Muhatap makam koltuğunda dinlenilmemeli. Röportaj yan yana oturularak yapılmalıdır. Önce imaj konuģur. Giyime özen gösterilmeli. Unutulmamalıdır ki, insanlar görünüģleriyle karģılanır, fikirleriyle uğurlanır. GörüĢmede notlar alma ihmal edilmemeli. Röportaja gidecek olanlar, yanlarına birden fazla kaset almalı, teybin, kameranın Ģarj durumunu ve kaydını önceden kontrol etmelidir. Röportaj sonrasında yapılan kısaltmalar, muhatabın görüģlerini çarpıtmamalıdır. Adil olunmalı. Röportaj kasetleri mutlaka muhafaza edilmelidir. HABER FĠĠLLERĠ Doğrudan Aktarımda Kullanılan Haber Fiilleri Açıkladı Açıklama yaptı Anlattı Belirtti Bildirdi Bilgi verdi Cevabını (karģılığını) verdi Cevaplandırdı, Ģeklinde cevapladı Değindi Dedi Dile getirdi Dinledi Diye konuģtu Diye sordu, soru yöneltti 61

62 Diye seslendi Duyurdu EleĢtirdi Hatırlattı Ġddia etti Ġleri sürdü Ġfade etti Ġfadesini kullandı ĠĢaret etti ĠĢaret eden Kaydetti KonuĢtu KonuĢmasını Ģöyle tamamladı Nitelendirdi Savundu Sıraladı Sorusunu yanıtladı Söyledi Sözlerine ekledi Sözlerini Ģöyle sürdürdü Suçladı ġeklinde değerlendirdi ġöyle dedi ġöyle konuģtu ġu görüģlere yer verdi ġunları ifade etti ġunları kaydetti Tepkilere yol açtı Tepkiyle karģıladı Uyardı Üzerinde durdu Vurguladı Yazdı, Ģunları yazdı Yorumladı, yorumuna yer verdi diyen X, DüĢüncelerini anlatırken, diyor ve devam ediyor: Bir muhabirin, Ģeklindeki / yönündeki sorusunu diyerek cevapladı. Dolaylı Aktarım Fiilleri Açıklandı Belirtildi Bildirildi Bilgi verildi Dikkat çekildi EleĢtirildi Ġfade edildi Ġfadesi kullanıldı 62

63 Ġleri sürüldü Ġsteğinde bulunuldu Kaydedildi Öğrenildi Önerisinde bulunuldu ġöyle denildi ġu görüģlere yer verildi ġunlar ifade edildi Uyarısında bulunuldu Üzerinde duruldu HABERDE TEMEL ĠMLA KURALLARI Muhabir, haberini yazarken, Türk Dil Kurumu (TDK) nun Türkçe Sözlük ve Yazım Kılavuzu nu dikkate almalıdır. Haber metninde büyük harf-küçük harf kullanımına dikkat etmeli ve noktalama iģaretlerine özenle uymak zorundadır. Unutulmamalıdır ki, küçücük bir hata haberdeki büyük doğrulara zarar verir. Yazım hataları, okurun habere olan güvenini zedeler. Temel yazım kuralları, TDK nın hazırladığı Yazım Kılavuzu, Türkçe Sözlük ve internetteki adresinde maddeler halinde, örnekleriyle beraber apaçık belirtiliyor. O açıklamaların teferruatına girmeden, haber yazımında sık ihtiyaç duyulan ve bilinmesi gerekenleri tdk.gov.tr de yer alan Yazım Kuralları nı referans alarak Ģöyle sıralayabiliriz: Büyük Harf Nerede Kullanılır? Cümle büyük harfle baģlar: -Ak akçe kara gün içindir. -Hayatta en hakiki mürģit ilimdir, fendir. (Atatürk) Cümle içinde tırnak veya yay ayraç içine alınan cümleler büyük harfle baģlar ve sonlarına uygun noktalama iģareti (nokta, soru, ünlem) konur: -Atatürk, "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!" diyor. -Anadolu kentlerini, köylerini (Köy sözünü de çekinerek yazıyorum.) gezsek bile görmek için değil, kendimizi göstermek için geziyoruz. (Nurullah Ataç) Ancak iki çizgi arasındaki açıklama cümleleri büyük harfle baģlamaz: Bir zamanlar -bu zamanlar çok da uzak değildir, bundan on, on iki yıl önce- Türk saltanatının maddi sınırları uçsuz bucaksız denilecek kadar geniģti. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu) Ġki noktadan sonra gelen cümleler büyük harfle baģlar: Menfaat sandalyeye benzer: BaĢında taģırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan yükseltir. (Cenap ġahabettin) 63

64 Ancak iki noktadan sonra cümle niteliğinde olmayan örnekler sıralandığında bu örnekler büyük harfle baģlamaz: Bu eskiliği siz de çok evde görmüģsünüzdür: duvarlarda çiviler, çivi yerleri, lekeler... (Memduh ġevket Esendal) Rakamla baģlayan cümlelerde rakamdan sonra gelen kelime büyük harfle baģlamaz: 2005 yılında Türk Dil Kurumu nun 73. yılını kutladık. Örnek niteliğindeki kelimelerle baģlayan cümlede de ilk harf büyük yazılır: "Banka, bütçe, devlet, fındık, kanepe, menekģe, Ģemsiye" gibi yüzlerce kelime, kökenleri yabancı olmakla birlikte artık dilimizin malı olmuģtur. "Et-, ol-" fiilleri, dilimizde en sık kullanılan yardımcı fiillerdir. Dizeler genellikle büyük harfle baģlar: Korkma! Sönmez bu Ģafaklarda yüzen al sancak Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. (Mehmet Akif Ersoy) Bin atlı akınlarda çocuklar gibi Ģendik; Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik. (Yahya Kemal Beyatlı) Özel adlar büyük harfle baģlar. KiĢi adlarıyla soyadları büyük harfle baģlar: Mustafa Kemal Atatürk, Ġsmet Ġnönü, Kâzım Karabekir, Ahmet HaĢim, Tevfik Fikret, Mehmet Emin Yurdakul, Hüseyin Cahit Yalçın, Orhan Veli Kanık, Sait Faik Abasıyanık, Yunus Emre, Evliya Çelebi, Gevheri, Karacaoğlan, ÂĢık Ömer, Wolfgang von Goethe, Wilhelm Radloff, Vilhelm Thomsen, Victor Hugo. Takma adlar da büyük harfle baģlar: Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman), DemirtaĢ (Ziya Gökalp), Tarhan (Ömer Seyfettin), Aka Gündüz (Hüseyin Avni, Enis Avni), Kirpi (Refik Halit Karay), Deli Ozan (Faruk Nafiz Çamlıbel), Server Bedi (Peyami Safa), Ġrfan Kudret (Cahit Sıtkı Tarancı), Mehmet Ali Sel (Orhan Veli Kanık). KiĢi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri, unvanlar, lakaplar, meslek ve rütbe adları büyük harfle baģlar: CumhurbaĢkanı Mustafa Kemal Atatürk, Kaymakam Erol Bey, Bayan Halide Edip Adıvar, Sayın Prof. Dr. Hasan Eren, Hamdi Bey, Mustafa Efendi, Zeynep Hanım, Bay Ali Çiçekçi, Prof. Dr. Mehmet Kaplan, Doktor Behçet Uz, MareĢal Fevzi Çakmak, YüzbaĢı Cengiz Topel; Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Genç Osman, Avcı Mehmet, 64

65 NiĢancı Mehmet PaĢa, Deli Petro, Kurtdereli Mehmet Pehlivan, Koca Yusuf, Hasrettin Hoca, Nilay Hanım, Naciye Sultan. UYARI: Ali Babacan dıģiģleri bakanı oldu. cümlesinde geçen dıģiģlerinin 'd'si ve bakanının 'b'si küçük yazılır. Çünkü unvanlar isimlerin baģına geldiğinde bir özellik arz eder, o kiģinin unvanı olur. Ġsimden sonra gelmezler. UYARI: Liderlik bir unvan değildir. O nedenle lider kelimesi küçük harfle yazılır. MHP lideri Bahçeli Aynı unvanlı birkaç isim yan yana yazıldığında yani çoğul olduğunda unvanlar özel olmaktan çıkmıģtır. O nedenle küçük yazılır. AK Parti Ġstanbul milletvekilleri R. Tayyip Erdoğan, Ġdris Güllüce, Ertuğrul Günay. Meclis baģkan vekilleri Nevzat Pakdil, Güldal Mumcu, Meral AkĢener Almanya DıĢiĢleri Bakanı Kinkel ve Ġtalya DıĢiĢleri Bakanı Dini, dün Brüksel de bir araya geldi. cümlesinde isimlerle birlikte unvanları da büyük harfle yazılır. Ancak aynı cümleyi Almanya ve Ġtalya dıģiģleri bakanları Kinkel ve Dini, dün Brüksel'de bir araya geldi. Ģeklinde yazdığımızda 'd' ve 'b' harfleri büyük yazılmazlar. Haberin giriģ kısmında hangi bakan veya hangi belediyenin baģkanı olduğu apaçık yazılmıģsa ve haberin devamında tekrara düģmemek için sadece unvan yazılması tercih edilmiģse, bu unvanlar o Ģahıslara atfen sadece Bakan veya Belediye BaĢkanı Ģeklinde büyük harflerle yazılmalıdır. Bazı bakanlıkların ve kurumların esas alanları dıģında sorumluluk alanlarına iliģkin bir vurgulama yapılacaksa, Ģahsın unvanı büyük yazılır. Sorumluluk alanı küçük harfle yazılır. Ġnsan haklarından sorumlu Devlet Bakanı Diyanet ten sorumlu Devlet Bakanı KiĢilerin görev yaptığı kurum ve kuruluģlara üyelikleri de büyük harfle yazılır. Meclis Adalet Komisyonu Üyesi Hüseyin Kara ĠÜ Öğretim Üyesi (Görevlisi) Prof. Dr. Tevfik Topuzoğlu Aile isimlerinin sadece soyadını büyük harfle yazmak yeterlidir. Çiller ailesi, Yılmaz ailesi, Özal ailesi, Erbakan ailesi, 65

66 UYARI: ailesi kelimesini yazmadan soyadının çoğulunu yazarken de hiçbir yerinden ayırmamak gerekir: Çillerler Çillerlerin, Erbakanların, Özalların Özallardan Akrabalık bildiren kelimeler büyük harfle baģlamaz: Tülay abla, AyĢe teyze, Fatma nine, Kemal dayı, Saim amca, Ali eniģte. Akrabalık bildiren kelimeler baģa geldiğinde lakap yerine kullanıldığı için büyük harfle baģlar: Nene Hatun, Baba Gündüz, Dayı Kemal, Hala Sultan. Bazı tarihî ve menkıbevi Ģahsiyetlerde ise akrabalık bildiren kelime sonda olduğu hâlde unvan değeri kazandığı ve özel ada dâhil olduğu için büyük harfle yazılır: Gül Baba, Susuz Dede, Adile Hala, Gülsüm Bacı, Sultan Ana. Resmî yazılarda saygı bildiren sözlerden sonra gelen ve makam, mevki, unvan bildiren kelimeler de büyük harfle baģlar: Sayın Bakan, Sayın BaĢkan, Sayın Rektör, Sayın Vali, Hitap kelimeleri de büyük harfle baģlar: Sevgili KardeĢim, Aziz Dostum, Değerli ArkadaĢım, Hayvanlara verilen özel adlar büyük harfle baģlar: Sarıkız, Fino, KarabaĢ, Pamuk, MinnoĢ, Tekir. Millet, boy, oymak adları büyük harfle baģlar: Türk, Alman, Ġngiliz, Rus, Arap, Japon; Oğuz, Kazak, Kırgız, Özbek, Tatar; Karakeçili, Hacımusalı. Dil ve lehçe adları büyük harfle baģlar: 66

67 Türkçe, Almanca, Ġngilizce, Rusça, Arapça; Oğuzca, Kazakça, Kırgızca, Özbekçe, Tatarca. Devlet adları büyük harfle baģlar: Türkiye Cumhuriyeti, Amerika BirleĢik Devletleri, Suudi Arabistan, Azerbaycan Cumhuriyeti. Din ve mezhep adları ile bunların mensuplarını bildiren sözler büyük harfle baģlar: Müslümanlık, Müslüman; Hıristiyanlık, Hıristiyan; Musevilik, Musevi; Budizm, Budist; Hanefilik, Hanefi; Malikilik, Maliki; Protestanlık, Protestan; Katoliklik, Katolik. Din ve mitoloji ile ilgili özel adlar büyük harfle baģlar: Allah, Cebrail, Zeus, Oziris, Kibele. Bazı dinî terimlerin küçük harfle baģlaması gelenekleģmiģtir: cennet, cehennem, uçmak, peygamber, sırat köprüsü. Gezegen ve yıldız adları büyük harfle baģlar: Merkür, Neptün, Plüton, Dünya, GüneĢ, Ay vb. Dünya, güneģ, ay kelimeleri gezegen anlamı dıģında kullanıldığında, genel kavram bildirdiklerinde küçük harfle baģlar. Bu oda güneģ (güneģ ıģığı) alır. O adamın dünyada (insanlar arasında) bir eģi yoktur. Yer adları (kıta, bölge, il, ilçe, köy, semt, cadde, sokak, semt vb.) büyük harfle baģlar: Asya, Avrupa, Afrika, Amerika; Ġç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Yakın Doğu; Ankara, Ġstanbul, TaĢkent, Bağdat, Moskova; Turgutlu, Ürgüp, Ahlat; Çayırbağı, Akçaköy; Bahçelievler, Cebeci; Atatürk Bulvarı, Ziya Gökalp Caddesi; Sankiyedim Sokağı, Asmalımescit Sokağı. UYARI: Bölge kelimesi, coğrafî 7 bölgeyi ifade etmek için kullanılıyorsa büyük harfle yazılır. Marmara Bölgesi, Akdeniz Bölgesi gibi Doğu ve batı sözcükleri yön bildirdiğinde küçük olarak yazılır: Bursa nın doğusu. Bu sözler düģünce, hayat tarzı, politika vb. anlamlar bildirdiğinde ise büyük olarak yazılır: Batı medeniyeti, Doğu mistisizmi vb. Yer adlarında ilk isimden sonra gelen deniz, nehir, göl, dağ, boğaz vb. tür bildiren ikinci isimler büyük harfle baģlar: 67

68 Ağrı Dağı, Aral Gölü, Çanakkale Boğazı, Dicle Irmağı, Ege Denizi, Erciyes Dağı, Fırat Nehri, Tuna Nehri, Van Gölü, Zigana Geçidi, SüveyĢ Kanalı. Özel ada dâhil olmayıp tamlama kuran Ģehir, il, ilçe, bucak, belde, köy vb. sözler küçük harfle baģlar: Konya ili, Etimesgut ilçesi, Taflan köyü vb. Erzurum'un Pasinler ilçesine bağlı Aha köyünde doğan... Mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adlarında geçen mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak kelimeleri büyük harfle baģlar: Gazi OsmanpaĢa Mahallesi, Yıldız Mahallesi, Yunus Emre Mahallesi, Karaköy Meydanı, Zafer Meydanı, Gazi Mustafa Kemal Bulvarı, Ziya Gökalp Bulvarı, Nene Hatun Caddesi, Cemal Nadir Sokağı, Fevzi Çakmak Sokağı, Ġnkılap Sokağı, ReĢat Nuri Sokağı, Türk Ocağı Sokağı. Yer bildiren özel isimlerde de kısaltmalı söyleyiģ söz konusu olduğu zaman, kelime baģında büyük harf kullanılır: Hisar dan, Boğaz dan, Bulvar dan. Bazı mekân isimlerini büyük yazmak gerekir: Meclis Genel Kurul Salonu, Abdi Ġpekçi Konferans Salonu, Ġstanbul Belediyesi Meclis Salonu, Bahçelievler Belediyesi N.Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi konferans salonu UYARI: Dördüncü örnekteki Kültür Merkezi bir özellik taģıyıp büyük yazılması gerekirken, konferans salonu kelimelerinin ilk harflerinin büyük yazılmaları gerekmemektedir. Gazetecilikte çok sık kullanılan siyasi partilerin çeģitli il, ilçe, merkez, belde gibi teģkilatlarının bina ve teģkilat isimleri de büyük harfle yazılmaz. CHP Bakırköy ilçe teģkilatı, CHP Bakırköy ilçe binası Saray, köģk, han, kale, köprü, anıt vb. yapı adlarının bütün kelimeleri büyük harfle baģlar: Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, ĠshakpaĢa Sarayı, Çankaya KöĢkü, Horozlu Han, Ankara Kalesi, Alanya Kalesi, Galata Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Mostar Köprüsü, Beyazıt Kulesi, Zafer Abidesi, Bilge Kağan Anıtı. 68

69 Kurum, kuruluģ ve kurul adlarının her kelimesi büyük harfle baģlar: Türkiye Büyük Millet Meclisi, Türk Dil Kurumu, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Devlet Malzeme Ofisi, Millî Kütüphane, Çocuk Esirgeme Kurumu, Atatürk Orman Çiftliği, Çankaya Lisesi; Anadolu Kulübü, Mavi KöĢe Bakkaliyesi; Türk Ocağı, YeĢilay Derneği, Muharip Gaziler Derneği, Emek ĠnĢaat; Bakanlar Kurulu, DanıĢma Kurulu, Talim ve Terbiye Kurulu BaĢkanlığı; Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. Henüz kurulup resmiyet kazanmamıģ, taslak halindeki bir kuruluģun ismi büyük harflerle yazılmaz. Eğer dikkat çekilmek isteniyorsa bu isimler tırnak (") içine alınabilir. Ankara'da çiçek sevenler derneği kuruluyor. "Avrupa mahkemesi" kurulacak. Meclis ve Parlamento gibi kelimelerle, Türkiye Büyük Millet Meclisi nin kastedildiği açık ve net belirtilmiģse büyük yazılır. AK Parti Ankara Milletvekili Said Yazıcıoğlu, Parlamento da basın toplantısı düzenledi. UYARI: kulis kelimesi küçük yazılır. Ankara yerine kullanılan baģkent kelimesi büyük yazılabilir. Anayasa kelimesi, hangi anayasa olduğu belirtiliyorsa büyük yazılır. Çünkü Türkiye'de Ģu ana kadar birkaç defa anayasa hazırlanmıģ Anayasası, 1924 Anayasası, 1961 Anayasası, 1982 Anayasası Dolayısıyla baģlarındaki bu tarihle birlikte anılıyorsa ya da halen yürürlükte olan anayasa kastediliyorsa anayasa kelimesi büyük harfle, tek baģına ise küçük harfle yazılır. Artık yeni bir anayasa kaçınılmaz oldu Anayasası nın 45. maddesi veya Anayasa nın 45. maddesi... Türk Devleti, büyük harfle yazılırken, Türk hükümetinin, Erdoğan hükümetinin 'h'sinin küçük yazılması daha doğru olacaktır. Kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge adlarının her kelimesi büyük harfle baģlar: Medeni Kanun, SSK Kanunu, Borçlar Hukuku (kanun), Atatürk Uluslararası BarıĢ Ödülü Tüzüğü, Emeklilerin Haklarının Korunması Hakkındaki Kanun, Telif Hakkı Yayın ve SatıĢ Yönetmeliği. Kurum, kuruluģ, kurul, merkez, bakanlık, üniversite, fakülte, bölüm, kanun, tüzük, yönetmelik vb.ni bildiren kelimeler, belli bir kurum vb. kastedildiğinde büyük harfle baģlar: 69

70 Bu yıl Meclis, yeni döneme erken baģlayacaktır. Son aylarda Kurum, yazım konusunda yoğun bir çalıģma içine girmiģtir sayılı Kanun bu yıl yeniden gözden geçiriliyor. Bu madde yönetmeliğin 4 üncü maddesine aykırı düģmektedir. Kitap, dergi, gazete ve sanat eserlerinin (tablo, heykel, müzik) her kelimesi büyük harfle baģlar. Bazı gazete veya dergilerin adında gazete ve dergi gibi kelimeler yer alıyorsa yazıyorsa o takdirde bu kelimeler de büyük harfle yazılır: Nutuk, Safahat, Kendi Gök Kubbemiz, Anadolu Notları, Sinekli Bakkal; Türk Dili, Türk Kültürü, Varlık; Resmî Gazete, Milli Gazete, Hürriyet, Milliyet, Türkiye, Yeni Yüzyıl, Yeni Asır; Saraydan Kız Kaçırma, Onuncu Yıl MarĢı. Özel ada dâhil olmayan gazete, dergi, tablo vb. sözler büyük harfle baģlamaz: Milliyet gazetesi, Türk Dili dergisi, Halı Dokuyan Kızlar tablosu. Bütün harfleri büyük yazılmıģ bir gazete isminin sadece ilk harfini büyük yazmamız yeterlidir: Sabah, Zaman gibi. Veya bütün harflerini küçük yazan bir gazetenin ismini de yazılarımızda dil bilgisi kurallarına uyarak özel isim olduğu için ilk harfini büyük yazmamız gerekir. Büyük harflerin kullanıldığı yerlerde bulunan ve, ile, ya, veya, yahut, ki, da, de sözleriyle mı, mi, mu, mü soru eki küçük harfle yazılır: Mai ve Siyah, Suç ve Ceza, Leyla ile Mecnun, Turfanda mı, Turfa mı? Diyorlar ki, Dünyaya Ġkinci GeliĢ yahut Sır Ġçinde Esrar, Ya Devlet BaĢa ya Kuzgun LeĢe, Ben de Yazdım. Millî ve dinî bayramlarla bayram niteliği kazanmıģ günlerin adları büyük harfle baģlar: 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Nevruz Bayramı, Anneler Günü, Öğretmenler Günü, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü, 14 Mart Tıp Bayramı, Hıdırellez. Kurultay, bilgi Ģöleni, açık oturum vb. toplantıların adlarında her kelime büyük harfle baģlar: V. Uluslararası Türk Dili Kurultayı, Manas Bilgi ġöleni Tarihî olay, çağ ve dönem adları büyük harfle baģlar: KurtuluĢ SavaĢı, Millî Mücadele, Cilalı TaĢ Devri, Ġlk Çağ, Yükselme Devri, Millî Edebiyat Dönemi, Servetifünun Dönemi, Tanzimat Dönemi. 70

71 Tarihî dönem bildirmeyip tür veya tarz bildiren terimler küçük harfle baģlar: divan Ģiiri, divan edebiyatı, halk Ģiiri, halk edebiyatı, eski Türk edebiyatı, Türk dili, Türk sanat müziği, Türk halk müziği, tekke edebiyatı. Özel adlardan türetilen bütün kelimeler büyük harfle baģlar: Türklük, TürkleĢmek, Türkçü, Türkçülük, Türkçe, Türkolog, Türkoloji, Avrupalı, AvrupalılaĢmak, Asyalılık, Darvinci, Konyalı, Bursalı. Özel ad kendi anlamı dıģında yeni bir anlam kazanmıģsa büyük harfle baģlamaz: acem (Türk müziğinde bir perde), hicaz (Türk müziğinde bir makam), nihavent (Türk müziğinde bir makam), acemi (tecrübesiz), amper (elektrik akımında Ģiddet birimi), jul (fizikte iģ birimi), allahlık (saf, zararsız kimse), donkiģotluk (gereği yokken kahramanlık göstermeye kalkıģmak). Para birimleri büyük harfle baģlamaz: euro, dinar, dolar, lira, yeni kuruģ, liret. Özel adlar yerine kullanılan "o" zamiri cümle içinde büyük harfle yazılmaz. Müzikte kullanılan makam ve tür adları büyük harfle baģlamaz: acemaģiran, acembuselik, bayati, hicazkâr, türkü, varsağı, bayatı. Yer, millet ve kiģi adlarıyla kurulan birleģik kelimelerde özel adlar büyük harfle baģlar: Antep fıstığı, Brüksel lahanası, Frenk gömleği, Hindistan cevizi, Ġngiliz anahtarı, Japon gülü, MaraĢ dondurması, Van kedisi. Levhalar ve açıklama yazıları büyük harfle baģlar: GiriĢ, ÇıkıĢ, Müdür, Vezne, BaĢkan, Doktor, Otobüs Durağı, DolmuĢ Durağı, ġehirler Arası Telefon, III. Kat, IV. Sınıf, I. Blok. Bilim dallarında kullanılan terimlerin büyük harfle yazılıģı, ilgili dallardaki uygulamaya bağlıdır: Canis canis, Carduelis carduelis, Ardea alba, Populus alba, Prunus domestica, Pinus silvestris. Kitap, bildiri, makale vb.nde ana baģlıkta bulunan kelimelerin tamamı, alt baģlıkta bulunan kelimelerin ise yalnızca ilk harfleri büyük olarak yazılır. 71

72 Kitap, dergi vb.nde bulunan resim, çizelge, tablo vb.nin altında yer alan açıklayıcı yazılar büyük harfle baģlar. Toplantı, kongre, konferans, kurultay, fuar, sempozyum kelimeleri konularıyla birlikte ilk harfleri büyük yazılır. Panel ve sempozyum adları haber metninde tek tırnak ( ) içinde belirtilir. Çevre Temizliğinin Ġnsan Ġçin Önemi Sempozyumu Ortadoğu da Yeni Dönem Paneli Türk Dünyası 4. Büyük Kurultayı Erciyes'te toplandı. ANAP 3. Olağan Kongresi yapıldı. UYARI: Çevre temizliğinin insan için önemi konulu sempozyum... gibi cümlelerde konuyu tırnak içine alıp ilk harfini büyük yazmak kâfidir. Kesme Ġmi ( ) Kullanımı Özel adlardan sonra kesme imi kullanılır. Ekler, köklerinden ayrılır: Taner e, Manisa dan, Ağrı Dağı nda, Müslüman, Müslüman'ım Müslüman'ız, Müslüman'dı, Türk'üm, Türk'sün, Arap'ın, Türkiye'm, Allah'ım Peygamber'imiz, Milli Takım'ımız, Cim Bom'umuz, BaĢbakan'ımız Ġsimlere gelen çoğul ekleri (Almanlar, Ruslar,.. gibi) ayrılmazlar. Dolayısıyla çoğul bir kelimeye gelen ek de, eke yapılmıģ bir ek olduğundan ekin eki de ayrılmaz. Türk Türkler Türklerin Arnavut Arnavutlar Arnavutların Özel adlardan türetilmiģ sözcüklerde ekler kesme ile ayrılmaz. Özel isimlerin, yer isimlerinin sonuna getirilen -lı, -li, -lu, -lü, -cı, -cü gibi tip yapım ekleri ayrılmazlar. li, lü ekleri bir Ģahsın oralı olduğunu, oraya ait olduğunu belirtiyorsa veya ci, -cü ekiyle bir kiģinin bahsi geçen sahsa bağlılığı anlatılmak isteniyorsa bu ekler ayrılmaz. Bu eklere gelen ekler de ayrılmaz. Ankaralı, Ankaralılar, Ankaralıların Konyalı, Türkçü, Türklük, Atatürkçü, Atatürkçülük, TürkçeleĢmek UYARI: Bu kuralın bazı istisnaları da vardır. li, lü gibi ekler almakla birlikte yukarıdaki kelimelerdeki anlamların dıģında baģka bir anlamda kullanılıyorsa li, lü, eklerinin ayrılmaları gerekir: Hakan'lı Milli Takım her zaman etkili olacaktır. Baliç'li Fener de beklenen oyunu oynayamadı. Türkiye'li bir AB daha güçlü olacaktır. 72

73 Özel isim kabul edilen bu kurum kuruluģ veya Ģehir isimleri aģağıdaki örneklerde görüldüğü gibi büyük harfle yazılır, sonuna gelen ek kesme iģaretiyle ayrılır. Ancak okurken yumuģatarak okunabilir. BaĢbakanlık BaĢbakanlık'ın (Okurken: BaĢbakanlığın) Zonguldak Zonguldak'ın (Okurken: Zonguldağın) Ay isimleri de oldukları gibi yazılır; ancak okurken yumuģatarak okuyabiliriz. 29 Mart'a marta martın 98 Mart'ının 23 Aralık'a (Aralığa) 1987 Aralık'ı (Aralığı) Özel adlara eklenip aile, gil anlamı veren ler ekleri, kesme ile ayrılmaz: Sinanlarda toplandık..., Ahmetler bu akģam bize gelecek Arnavut, Arnavutlar, Arnavutların Benzerleri gibi anlamı veren ler eki ayrılır: Atatürk ler, Fatih ler, Kanuni ler Rakamlardan sonra gelen ekleri ayırmak için kullanılır: 2008 de, saat 14 te Birincinin sonunda ve ikincinin baģında ünlü harf bulunan iki sözcük, birlikte söylenirken, kimi zaman birinci sözcüğün sonundaki ünlü düģer. O zaman yerine kesme imi konur. N eyleyim ki elimde yok irade. (Ruhsati) N olur Kısaltmalardan sonra kullanılan li, lü ekleri ise kesme iģareti ile ayrılırlar: Cim Bom'lu Fener'li Bağ-Kur'lu ANAP'lı ABD'li -sız, -siz, -suz, -süz eklerinin ise sonuna geldiği isimlerden kesme iģaretiyle ayrılması gerekir: Türkiye'siz NATO düģünülemez. Fatih'siz Cim Bom tat vermedi. Sonu lı, li, lu, lü... gibi hecelerle biten özel ad, soyad veya yer isimlerine gelen eklerin Kocaeli'nde, Kocaeli'nden, Kocaeli'nin, Kocaeli'ni... Kırklareli'nde, Kırklareli'nden, Kırklareli'nin; Yazıcıoğlu'na, Yazıcıoğlu'ndan, Yazıcıoğlu'nun, Yazıcıoğlu yla Ģeklinde yazılması uygundur. 73

74 Sonunda nokta bulunan kısaltmalar kesmeyle ayrılmaz. Bu tür kısaltmalarda ek, noktadan sonra ve kelimenin okunuģuna uygun olarak yazılır: Alm.dan, Ġng.yi, vb.leri. Metinde Soru ĠĢareti (?) Soru sorulan her cümlenin sonuna soru iģareti (?) konulur. Nerelerde soru iģareti kullanılacağını hemen hemen herkes bilmekle birlikte bazen tereddüt edildiği yerler oluyor. Mesela; yeni bir kanun maddesi hakkında haber yapılmıģ, kanunun ne gibi yenilikler getirdiği anlatılmak isteniyor. Bir baģlık atıp altına kanunun içeriği yazılacak. Bu durumda; Kanun neler getiriyor deyip, iki nokta üst üste (:) mi konulacak yoksa soru iģareti (?) mi konulacak? Cümlenin sonuna soru iģareti konulur, ardından da maddeler sıralanır. Kanun neler getiriyor?... gibi. Soru iģaretinden sonra gelen cümle büyük harfle baģlar. Dün akģam yolda yürüyen o iri yarı adamı gördün mü? Ben gördüm, çok korktum. Eğer soru cümlesi bir baģka cümle içinde geçiyorsa, yani bir baģka cümlenin tümleci ise; o zaman soru cümlesi tırnak ("...") içine alınır, büyük harfle baģlayıp soru iģaretiyle bitirilip tırnak kapatılır ve küçük harfle devam edilir. Ali yanıma gelerek, "Mehmet nasıl?" diye sordu. Cemil, Ali'ye, "KardeĢin nasıl?" dedi. de - da Bağlacı de bağlacı bir sözcük olduğu için ayrı yazılır. dahi, bile anlamına gelen ve birlikte kullanıldığı sözcüğün kavramını daha öncekine katmak olan de, da bağlacı ayrı yazılır; ünlüsü kendinden önceki sözcüğün ünlüsüne kalınlık, incelik yönünden uyar. Ayrı yazılan da, de hiçbir zaman ta, te biçiminde yazılmaz. Ya sözüyle birlikte kullanılan da mutlaka ayrı yazılır: ya da Defter de gerek kitap da Sen de gelmelisin Ondan da isterim Kızı da geldi gelini de da, de bağlacını kendisinden önceki kelimeden kesme ile ayırmak yanlıģtır. Halim de geldi. (YanlıĢ) Halim de geldi. (Doğru) Ġsimlerin bulunma durumunu bildiren -de, -da ve -ta, -te eki ise bitiģik yazılır ve bitiģtiği sözcüğe ünsüz ve ünlü bakımlarından uyar. 74

75 Yurtta sulh, cihanda sulh. (Mustafa Kemal Atatürk) Ankara da yapılan toplantıda Evde, yolda, sokakta Devede kulak Ayak(ta), çanta(da) Sessiz harfle biten bir kelime ek aldığında ek hangi harfle (yumuģak mı, sert mi olacağı) yazılması gerektiği hususu sürekli karıģtırılır. Bunun kolay yolu Ģöyle: F I S T I K Ç I ġ A H A P ibaresindeki sessiz harflerden birisiyle bitiyorsa sert harfle baģlayan ek alır. Aksi halde yumuģak harfle ek alır. Raif'te, Raif'ten, Halis'te, Halis'ten, Ahmet'te, Ahmet'ten, Atatürk'te, Atatürk'ten, Fatih'te, Fatih'ten, ġahap'ta, ġahap'tan, kitapçı, tespihçi, sınıftan -ki Bağlacı Bağlaç olan ki, sıfat yapan ki ve ilgi zamiri olan ki nin yazılımına dikkat edilmelidir. Bağlaç olan ki daima ayrı yazılır. Bağlaç olan ki cümleden çıkartıldığında cümlenin anlamında bir daralma olsa da yapısında ciddi bir bozukluk olmaz. Duydum ki unutmuģsun gözlerimin rengini. Demek ki Kaldı ki Sıfat yapan ki ve zamir olan -ki eklendiği sözcüğe bitiģik yazılır. Zamir olan ki nin bir ismin yerini tuttuğunu ve genellikle zamirlerin üzerine geldiğini de unutmayın. Dolaptaki elbise (sıfat) Garajdaki araba (sıfat) Seninki, benimki, onunki (zamir) Pratik bir bilgi: Cümle içerisinde ki den sonra ( ler) çokluk ekini getirebiliyorsanız o ki zamir olan ki dir. Onunki(ler) seninki(ler)den daha iyi olmuģ. UYARI: Mademki, halbuki, belki, meğerki, oysaki, çünkü, sanki sözcüklerindeki ki ler bağlaç olmasına rağmen kalıplaģtığı için bitiģik yazılır. Bağlaç ne ne nin YazılıĢı Ne kelimesi zaten bir olumsuzluk ekidir. Dolayısıyla hem ne kullanıp hem de cümlenin sonundaki yüklemi olumsuz kullanmak yanlıģ olur. Bu bağlacın kullanıldığı cümlelerde yüklem olumlu olmalıdır. 75

76 Ne Fransa da ne de Almanya da aradığını bulabilmiģti. Toplantıya ne Ahmet, ne Hasan ne de Murat geldi. Eski Sıfatının Kullanımı Eski sıfatı unvan ve isim tamlamasının baģına konur. Eski Maliye Bakanı, Eski DıĢiĢleri Bakanı Eski Kızılay BaĢkanı Eski Genelkurmay BaĢkanı Ġle / ila nın YazılıĢı Ġle sözcüğü ayrı olarak yazılabildiği gibi kelimelere eklenerek de yazılabilir. Kelimelere eklenerek yazıldığında ünlü uyumlarına uyar. Ġle, ünsüzle biten kelimelere ek olarak getirildiğinde i ünlüsü düģer ve bitiģik yazılır. e sesi de bitiģtiği sözcüğün ünlüsüne kalınlık-incelik yönünden uyar: bulut-la (bulut ile), çiçek-le (çiçek ile), kuģ-la (kuģ ile). Ġle, ünlüyle (sesli) biten kelimelere ek olarak getirildiğinde baģındaki i ünlüsü düģer ve araya (y) ünsüzü girer. Ek, ünlü uyumlarına uyar: arkadaģı-y-la (arkadaģı ile), anası-y-la, (anası ile), çevre-y-le (çevre ile), sürü-y-le (sürü ile), yapı-y-la (yapı ile). Ġla bir edat olup, -den, -ekadar yani ikisi arasında anlamına gelmektedir. Ancak ile bağlacıyla sık karıģtırılır. Meteoroloji, hava sıcaklığının yarın 20 ila 30 derece arasında olacağını açıkladı. örneğinde doğru olan ile sözcüğünün kullanılmasıdır. 20 ila 30 derece arası yanlıģ. Doğrusu: 20 ile 30 derece arası. Soru Eki mı, mi, mu, mü nün YazılıĢı Bu ek gelenekleģmiģ olarak ayrı yazılır ve kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumlarına uyar: Kaldı mı? Sen de mi geldin? Olur mu? Ġnsanlık öldü mü? Soru ekinden sonra gelen ekler, bu eke bitiģik olarak yazılır ve ünlüleri sözcüğün ünlülerine uyar: Verecek misin? Okuyor muyuz? Çocuk muyum? Gelecek miydi? Güler misin, ağlar mısın? 76

77 Bu ek sorudan baģka görevlerde kullanıldığında da ayrı yazılır: Güzel mi güzel! Yağmur yağdı mı dıģarı çıkamayız. Yabancı Özel Ġsimlerin YazılıĢı Latin abecesi kullanan dillerdeki özel adlar özgün imlalarıyla yazılır. Newton, Beethoven, Cervantes, Shakespeare, New York, Nice, Descartes Latin harfleri kullanan ülkelerden dilimize, asıllarından baģta türlü söyleniģle girmiģ özel adlar, Türkçe söyleniģe göre yazılır. Marsilya (aslı Marseilles), Londra (aslı London), Münih (Munchen), Ġsveç (Sweden), Napolyon (aslı Napoleon) Arap ve Fars kökenli bazı kiģi adları Türkçe söyleniģlerine göre yazılır. Jamal değil Cemal; Omar değil Ömer Latin harflerinden baģka harfler kullanan milletlerden alınan özel adlar, Türkçede söylendiği gibi yazılır. Konfüçyüs, Bağdat, Tolstoy, Pekin, Tokyo Yabancı sözcükler, Türkçede söylendikleri gibi yazılır. Reyting, lüks, promosyon, provokasyon, laboratuvar, prova, fren Yunanca adlarda Yunan harflerinin ses değerlerini karģılayan Türk harfleri kullanılır: Homeros, Sokrates, Aristoteles, Platon, Papandreu, Onasis Arapça Terkipler Nasıl Yazılmalı? Kubbet el- Sahra Kubbetü's-Sahra Cami el-hutut Camiu'l-Hutut Hacer el-esved Hacerü'l-Esved Kelam el-kadim Kelamu'l-Kadim Yukarıdaki örneklerde de görüldüğü gibi (soldakiler), bu tip terkiplerin ilk kelimesi ile ikinci kelime arasında bir 'el' takısı var. Türkçemizle yazarken bu iki kelimeyi birlikte okumak için 'el' takısını kaynaģtırmak gerekiyor. Bu durumda da sağdaki örneklerde görüldüğü gibi 'el' takısını kelimenin durumuna göre 'ul', 'ül', 'üs', 'ür'.. Ģekline çevirip, 'ü' 77

78 ile 'l' arasına bir ayraç (') koymak 'l' ile ikinci kelime arasına da tire (-) koyup yazmak gerekir. Sayıların YazılıĢı Rakamlar okuyucuyu her zaman sıkar. Haberi rakama boğmaktan mümkün olduğunca kaçınmak gerekir. Bazen rakam kullanılması kaçınılmaz olduğunda ise uyulması gereken kurallara riayet edilmesi gerekir. Haberde akılda kalıcılığı sağlamak için küsuratlı rakamlar en yakın tam a tamamlanmalıdır. Tamamlarken yaklaģık kelimesi kullanılmalıdır. Haberin gövdesinde net rakam ya bilgi ya da alıntı Ģeklinde net haliyle verilmelidir. Bir sel afetinde kiģi evsiz kalmıģsa, haberin giriģinde sel nedeniyle yaklaģık 3 bin kiģi evsiz kaldı. dendikten sonra, resmi rakam bir yetkilinin açıklamasının içinde verilmelidir. Haberde kullanılan tarih, bulunulan yıl içindeyse, yıl rakamı haberde yer almaz. 1 Mayıs PerĢembe günü Ergenekon davası 21 Ekim de baģlayacak. Haberde kullanılan tarih baģka bir yıl içindeyse, yıl rakamı verilmelidir. 11 ġubat 1995 tarihinde 12 Kasım 2000 tarihli 17 Eylül 2002 günü 1981 Temmuz ayı... Önlerinde rakam bulunan ay ve gün adları, özel ad konumunda olduklarından büyük harfle yazılır. 15 Ocak Cuma Önlerinde rakam bulunmamasına rağmen, belirli bir gün ve ayı bildiren gün ve ay adları da büyük harfle yazılır. geçtiğimiz Haziran ayında, önümüzdeki ÇarĢamba günü... Belirli bir gün bildirmeyen gün ve ay adları küçük harfle yazılır. BaĢbakan her salı Meclis te grup toplantısına katılır. Okullar haziran ayında tatil olur, eylülde açılır. Seçim nisanda yapılacak (Hangi yıl belli değil) 2009 Mart ında seçim yapılacak (Yıl belli) 78

79 Belli döneme iliģkin olaylar ve geliģmeler anlatılırken, o yılları genel olarak ifade eden kalıplar kullanılır li yıllarda pop modası vardı li yıllarda ülkemizde büyük bir siyasi kaos yaģandı. Tek bir yıl çoğul olarak kullanılmaz tek bir yılı ifade ettiğinden 1991 li yıllar denilmez. ÜleĢtirme sayıları rakamla değil yazıyla belirtilir. 2'Ģer değil ikiģer, 9'ar değil dokuzar, 100 er değil yüzer. Haberlerde saat yazılırken, saat ile dakika arasına nokta (.) konulur. Ġki nokta üst üste (:) iģareti yanlıģ kullanımdır. saat te saat da Kesin saat verilemiyorsa genel olarak ifade edilir. saat sıralarında gibi. UYARI: saat sularında yanlıģ bir kullanımdır. UYARI: AkĢam Saat da Gece saat te.. örneklerinde görülen AkĢam ve Gece sözcükleri gereksizdir. Belirtilen saatler, olayın akģam veya gece olduğunu belirtiyor. Doğrusu: Saat da Saat te Sıfır ve (1) yazıyla yazılır. 2 den 999 a kadar olan sayılar rakamla yazılır. Çok sıfırlı sayıların ana sayılarından sonraki binli, milyonlu, milyarlı basamaklar yazı ile gösterilir: 4 bin 900, 18 milyon 40 bin 215, 9 milyar 300 bin Yüzdeler yazı ve rakamla gösterilir. Isı değerleri rakamla, derece ifadesi yazıyla belirtilir. yüzde 50, yüzde derece sıfırın altında 15 derece eksi 25 derece EĢyaların, binaların, ağaçların eskilik derecesi, yazıyla yazılır: Kırk yıllık bina Dört yıllık elbise Üç yüz yaģındaki asırlık çınar 79

80 Bilimsel yazılarda, kesinlik aranan konularda sayılar rakamla yazılır. Türkiye nin yüzölçümü kilometrekaredir. Sayılar eğer rakamlarla yazılacaksa; sağdan sola doğru her üç rakamdan önce bir nokta konulur Sayılar, çek senet gibi evrakın üzerine yukarıdaki gibi rakamlarla yazılır. Gazetecilikte ise istisnaları dıģında genelde iki ve üç haneli sayılar rakamla üç ve daha fazla haneli sayılar yerine göre hem yazıyla hem rakamla yazılabilir. Büyük sayılarda ise bin, milyon, milyar, trilyon, katrilyon kelimeleri yazıyla yazılır, diğerleri rakamla yazılır / 3 milyar 350 milyon 950 bin 573 gibi Sayıların yazılışında, kesirleri ayırmak için virgül (,) kullanılır. Nokta kullanılmaz. Enflasyon bu yıl toptan eģya fiyatlarında yüzde 79,5, tüketici fiyatlarında ise yüzde 85,4 olarak gerçekleģti. Sık Yapılan Yazım YanlıĢları " ile birlikte" ifadesi yanlıģ bir kullanımdır. Nokta, virgül, iki nokta gibi imla iģaretlerinden sonra bir boģluk bırakılmadan diğer kelimeye baģlanmaz. Kelimeler birbirine yapıģık yazılmamalı. Beraberindeki heyetle birlikte tekrar içeren yanlıģ bir kullanımdır. "yanı sıra", "ile", "ama", "da", "ise" bağlaçlarından sonra virgül kullanılmaz. Bu, olan, olarak kelimeleri mümkünse hiç kullanılmamalıdır. önemli olan yerine önem taģıyan denebilir. Ameliyat olunmaz, taburcu olunmaz. ameliyat edilir, taburcu edilir Sahne alınmaz, sahneye çıkılır Heyecan yapmak yanlıģ bir kullanımdır. Doğrusu: heyecanlanmak. Panik yapmak yanlıģ bir ifadedir. Doğrusu: paniğe kapılmak ; panik olmak. ġok olmak yanlıģ bir kullanımdır. Doğrusu: Ģoke olmak, Ģoke etmek BaĢına geldiği sıfatların üstünlük derecesi belirtirken kullanılan en zarfından uzak durulmalı. Ciddi bir araģtırma yapılmadan, en büyük, en uzun, ilk defa gibi nitelemelere hep Ģüpheyle bakılmalıdır. Acaba? Mutlaka kullanılması gerekiyorsa, dünyanın en büyük uçağı olduğu iddia edilen Ģeklinde yazılabilir. Koruma altına alınan yerler tarihi için kullanılan SĠT kelimesi küçük harfle yazılır. sit Ģeklinde. soru sordu yerine soru yöneltti daha hoģ. 80

81 Kalabalıkların sayılarına iliģkin sayılar zorda kalmadıkça verilmemeli. Bu tür veriler görecelidir. Dürüstlük ilkesi zedelenebilir. BaĢvuruda bulundu. yanlıģ bir kullanımdır. Doğrusu: BaĢvurdu. Halen yürürlükte yanlıģ bir kullanımdır. Doğrusu: Yürürlükteki mı-mi soru eki ayrı yazılır. Eksi 30 derece soğukta yanlıģ. Doğrusu: eksi 30 derecede. Süre ve süreç sık karıģtırılır: Kapatma davası AB sürecini etkiledi... Önümüzde üç yıl süre var... start almak Ģeklinde Türkçede bir ifade yoktur. Sadece otomobil yarıģlarında kullanılmalı. baģladı, çıkıģ yaptı daha uygun. stop etmek yanlıģ bir kullanımdır. Durmak sözcüğü kullanılabilir. sağlamak kelimesi olumlu cümlelerde kullanılır. Olumlu, güzel Ģeylere vesile olunur. Olumsuz, kötü Ģeylere sebep olunur. Sanık, ormanın yanmasına vesile olmaz. (sebep olur) 30 Ağustos 2009 yılında yanlıģ. Doğrusu: 30 Ağustos 2009 tarihinde veya 30 Ağustos 2009 da. Televizyonun kısaltması TV Ģeklinde olmalı. Tv, tv yanlıģ. Samanyolu TV, Mehtap TV ev kelimesiyle kurulan birleģik kelimeler bitiģik yazılır: Doğumevi, cezaevi yurt kelimesiyle kurulan birleģik kelimeler ayrı yazılır: Öğrenci yurdu oldukça kelimesi çok anlamında kullanılsa da aslında yeterince, biraz anlamına geliyor. oldukça üzgün olduğu görüldü. ifadesi yanlıģtır. Bunun yerine: çok üzgün olduğu görüldü denilebilir. karģın sözcüğü karģılık anlamında kullanılıyor. Oysa rağmen anlamına gelmektedir. Haber dilinde bedava kelimesi kullanılmamalı. Onun yerine ücretsiz denilebilir. Haber dilinde herkes kelimesi gerekmedikçe kullanılmamalı. Kısaltmaların arasına nokta konulmamalı. Aġ den, ĠÜ, TBMM Beğeni ayrı beğenmek ayrıdır. Beğeni, zevk anlamına geliyor: Beğeni sahibi bir kiģisiniz... öğle namazının ardından kılınan cenaze namazından sonra ifadesinde namaz kelimesi tekrar olduğu için akıcılığı bozuyor. Bunun yerine, öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından denebilir. Cinnet: Delirmek, Cinnet geçirmek: aklını kaçırmak, Cinnet getirmek: Bir an için delilik belirtisi göstermek. Eğer habere konu olan Ģahıs sürekli bir deliliğe yakalandı ise cinnet geçirmiģtir. Yok eğer kısa bir süre aklını kaybedip sonra tekrar bilinci yerine gelmiģse cinnet getirmiģ tir. Günlük haberlerde rastlanan vakalar çoğunlukla cinnet getirenler dir. Sürekli akıl hastaları olan kiģiler cinnet geçirir. Ventiletör tıpta kullanılan bir suni solunum cihazıdır. Vantilatör le karıģtırılmamalı. Evrak, çoğul bir kelimedir ve kağıt yaprakları anlamına gelir. Bundan dolayı kelimeye lar çoğul eki eklenmez. 81

82 Müjde kelimesi sevindirici bir haber verme anlamını taģır. O nedenle Müjdeli haber ifadesi aynı manaya gelen iki kelimeyi barındırdığı için yanlıģtır. Bunun yerine Sevindirici haber denilebilir. Ötenazi yanlıģ. Doğrusu: ötanazi AĠDS yanlıģ. Doğrusu: AIDS. Kelime Ġngilizcede Türkçede olduğu gibi eids Ģeklinde okunduğu için bu okunuģa göre ek alabilir. kontür yanlıģ. Doğrusu: kontör siklet yanlıģ. Doğrusu: sıklet bazan yanlıģ. Doğrusu: bazen makina yanlıģ. Doğrusu: makine jeep yanlıģ. Doğrusu: Cip meyva yanlıģ. Doğrusu: meyve hiçbir, birçok bitiģik yazılır. pek çok, en çok ayrı yazılır. Herhangi bir ayrı yazılır. her Ģey, her gün, bir Ģey, Ģu an ayrı yazılır. Havaalanına insanlar değil uçaklar iner. A Milli Takım, yarım saat rötarla Talin Havaalanı na indi gibi cümleler kurulmamalı. Bunun yerine, BaĢbakan Erdoğan, özel Ata uçağı ile Atatürk Havalimanı na geldi veya BaĢbakan Erdoğan ı taģıyan Ata uçağı, Atatürk Havalimanı na indi Ģeklinde ifadeler daha doğru. ĠMF yanlıģ. Doğrusu: IMF. IMF kısaltması, Türkçe okunuģa göre (ĠMEFE) ek alır. Motorlu kara taģıtlarının iskelet bölümüne Ģase denmemeli. Doğrusu: ĢaĢi Haberde ağırlık ve ölçü birimleri kısaltılarak değil uzun haliyle yazılır. kilo değil, kilogram ; cm veya santim değil santimetre... BaĢbakanlar, cumhurbaģkanları ile görüģmez. CumhurbaĢkanları baģbakanları ve bakanları kabul eder. BaĢbakan, bakanları kabul eder. Aralarında anlamca karģıtlık, neden-sonuç, güçlendirme ilgileri olan tümceleri birbirine bağlayan ama, fakat, lakin, yoksa, çünkü, bundan dolayı, sonuç olarak, bu nedenle, öyleyse, böylece, bundan baģka, Ģu da var ki, öyle ki gibi bağlaçların önüne noktalı virgül ( ; ) konulur. Bu kıģ çok çalıģtım; ama bir gün olsun dinlenemedim gibi Yabancı dilden alınmıģ kelimelerde ses düģmesi yapılarak yazılır: FuhuĢ > fuhģa Kutup > kutba Zehir > zehri Türkçe kökenli kelimelerde ise hiçbir sesin düģmemesi gerekir: Ġçerden değil içeriden Yukardan değil yukarıdan. PekiĢtirmeli sıfatlar bitiģik yazılır: dıģardan değil dıģarıdan apaçık, apak, büsbütün, çepeçevre, çırçıplak, çırılçıplak, dümdüz, düpedüz, gömgök, güpegündüz, kapkara, kupkuru, paramparça, sapasağlam, sapsarı, sırsıklam, sırılsıklam, sipsivri, yemyeģil. 82

83 Aynı kelimenin yinelenmesi, anlamları yakın ya da zıt kelimelerin yan yana kullanılmasıyla oluģan söz kümelerine ikileme denir. Ġkilemelerde her sözcük ayrı yazılır. Kelimeler arasına asla tire/çizgi konulmaz: Az çok, ev bark, irili ufaklı, büyüklü küçüklü, kırık dökük, göz göze gibi. Yazım YanlıĢları YANLIġ DOĞRU 20 ABD doları 20 ABD Doları 20 Dolar 20 dolar 20 Lira 20 lira 20 Sterlin 20 sterlin 20 türk lirası 20 Türk lirası acenta ahçı akopunktur akģam üstü amaliyat antreman arasıra ardısıra arzetmek asvalt ateģe ayak üstü ayırdetmek Azerbeycan barkavizyon baģ vurma baģbaģa bir çok Ģey acente aģçı akupunktur akģamüstü ameliyat antrenman ara sıra ardı sıra arz etmek asfalt ataģe ayaküstü ayırt etmek Azerbaycan barkovizyon baģvurmak baģ baģa birçok Ģey 83

84 bir kaç Ģey birgün birģey Bu Hac dönemi cafe cehiz Cuma Namazı ndan sonra demegoji deprasyon dersane dinazor doğal gaz döküman Editoryal eksoz el kondu entellektüel etejer farketmek gurup haketmek harhangibiri HemĢeri herbiri hergün hergün heryer hiç bir Ģey Hintkeneviri birkaç Ģey bir gün bir Ģey Bu hac dönemi kafe çeyiz Cuma namazından sonra demagoji depresyon dershane dinozor doğalgaz doküman editöryal egzoz el konuldu entelektüel etajer fark etmek grup hak etmek herhangi biri hemģehri her biri her gün her gün her yer hiçbir Ģey Hint keneviri 84

85 ızdırap insiyatif irģad jet-sky kampus kaporo kitlenmek Klavuz klüb -kulüb kokareç kolleksiyon komser konservosyon konteynır kovöz kurra küpür M.Ö. M.S. madden menü MOBESE moderator mubaģir muhtacolmak ön görmek park yapmak payton pekaz ıstırap inisiyatif irģat jet-ski kampüs kapora kilitlenmek kılavuz kulüp kokoreç koleksiyon komiser konservasyon konteyner kuvöz kur a kupür MÖ MS maddeten mönü mobese moderatör mübaģir muhtaç olmak öngörmek park etmek fayton pek az 85

86 pekçok peģisıra piriz poça provakasyon red edildi restaurant santrafor sezeryan skorboard stand suç üstü süpriz Ģehidolmak taktir tasviye terketmek tır tusunami vaadetmek var saymak vaz geçmek ve ya watt ya hut yalnıģ yanısıra yanlız yanyana pek çok peģi sıra priz poğaça provokasyon reddedildi restoran santrfor sezaryen skorbord stant suçüstü sürpriz Ģehit olmak takdir tasfiye terk etmek TIR tsunami vaat etmek varsaymak vazgeçmek veya vat yahut yanlıģ yanı sıra yalnız yan yana 86

87 zaafiyet zaf zafiyet zaaf STANDART HABER FORMATI BaĢbakan Erdoğan: Cumhuriyet in temel niteliklerine sahip çıkmaya devam edeceğiz (FOTOĞRAFLI-GÖRÜNTÜLÜ) MUSA TAġPINAR ANKARA (CĠHAN) Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti hakkında verdiği kararı değerlendiren BaĢbakan Recep Tayyip Erdoğan, kararla büyük bir belirsizliğin ortadan kalktığını söyledi. Partisinin hiçbir zaman laikliğe karģı eylemlerin odağı olmadığını belirten Erdoğan, AK Parti nin bundan sonra da Cumhuriyet in temel niteliklerine sahip çıkmaya devam edeceğini ifade etti. GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: BaĢbakan Erdoğan ın kürsüde konuģması Erdoğan ı alkıģlayan partililer Bir partilinin ağlaması Yazı Karakteri : Arial Punto : 12 87

88 Haber Buzdağı Görünen Gerçek Acaba? Ayrıntı Dil Üslup Yeni ne var? Asıl gerçek Karşı görüş Bilgi teyit edildi mi? Doğru mu? Analitik bakış Ya sonra? İmla ve gramer Yaftalamak yok Background 88

89 İKİNCİ BÖLÜM: GÖRÜNTÜLÜ HABERCİLİK VE MONTAJ 89

90 AJANS HABERCĠLĠĞĠNDE GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ STANDARTLARI Görüntülü çalıģılan haberlerde, çekilen görüntünün içeriğinin ne olduğu, hangi unsurları barındırdığı haberin sonuna Görüntü Dökümü ibaresi konularak alt alta yazılır. Görüntü Dökümü, bir haberin baģlığı ve giriģi kadar önemlidir. TV editörleri için bir anlamda haberin vitrinidir görüntü dökümü Muhabir, görüntü dökümü yazarken, çektiği görüntülere sadık kalır. Görüntüde olmayan bir sahneyi buraya yazamaz. Muhabir, haberine görüntü dökümü yazarken, haberdeki kiģi, olay yeri, aksiyon, kritik sözün geçtiği demeç anını ve nesneleri burada özellikle vurgular; alt alta yazar. Öyle ki, sadece haberin Görüntü Dökümü nü okuyan bir editör, bu haberin konusunu ve flaģını metni okumaya ihtiyaç duymadan anlayabilmelidir. Görüntü Dökümü yazımında tanımlamalar, kullanıcı ve arģiv için hayati önemdedir. Birden fazla kiģinin konuģmacı olarak yer aldığı haberlerin Görüntü Dökümü nde Ģahıslar tek tek tanımlanmalıdır. Toplumsal ve doğa olayları ile ilgili çalıģılan haberlerde, röportaj yapılan Ģahısların isimleri Görüntü Dökümü nde yer almalıdır. Bu tanımlama bir Ģekilde olacağı gibi, sırasıyla diye de isimler peģ peģe verilebilir. Nasıl ki fotoğraf çekerken, olayı en iyi Ģekilde yansıtacak kritik an yakalanmaya çalıģılıyorsa, Görüntü Dökümü yazarken de, haberi en iyi verecek zenginlikte bir döküme yer verilmelidir. Muhabir Görüntü Dökümü yazarken üģenmemeli; bir iki cümleyle geçiģtirmemelidir. Genel ve muğlâk ifadeler kullanılmamalıdır. Görüntü Dökümü Yazarken Uyulması Gereken Kurallar Cümle ya da kelimenin baģına herhangi bir rakam veya iģaret konulmaz. Her bir farklı cümle ya da kelime alt alta yazılır. Cümle ya da kelimenin sonuna nokta veya virgül konmaz. Cümle ya da kelime büyük harfle baģlar, basit de olsa tashih ve anlam hatası olmaz, imla kurallarına uyulur. Haberde yaralı veya ölünün adı belliyse, adı net bir Ģekilde yazılır. Görüntü dökümü, uzun cümlelerin yazıldığı lüzumsuz bir yer değil, görüntüdeki dikkat çekici obje ve kiģilerin ifade edildiği değerli bir köģedir. Haberin vitrinidir. Görüntü dökümünü çekim sırasına göre yazmak zorunluluğu yoktur. FlaĢ kısım sondaysa en baģa o yazılabilir. Görüntü dökümünde "...'ın-in görüntüsü" yazılmamalıdır. "Arabanın görüntüsü" gibi Görüntüde olan tabela, apartman adı, klinik adı, hastane tabelası gibi yer belirten planlar, görüntü dökümünde mutlaka yazılmalı. Görüntü dökümünde "Genel ve özel detaylar" gibi muğlak ifadeler asla kullanılmaz. Ahmet Urik ile röportaj derken, röportaj kelimesi kısaltılıp röp. Ģeklinde yazılmaz. Bu kurallar ıģığında, sıklıkla üretilen haberlerin görüntü dökümlerinden Ģöyle bir karma yapmak mümkündür. Örneklerdeki ifadelere, büyük harf-küçük harf yazımlarına dikkat edilmelidir: 90

91 Doğru Görüntü Dökümü Örnekleri GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: Kaza yeri Kaza yapan otobüs Olayın yaģandığı bina (genel) Yanan ev Polis ekip otosu Polis memurları Ġtfaiye ekipleri Ġtfaiye aracı "Düzce" tabelası "BaĢkan" yazısı Yerdeki kan "Yonca Apt." yazısı "Ġçeri girmeyiniz" yazısı Ölen Kamuran Yılmaz'ın kimlik fotoğrafı Sanık Samet T.'nin "Çıkarsam abimi de öldüreceğim" demesi Sanık Metin K. adliyeye görütülürken (Mavi gömlekli, sakallı) Donarak ölen Kemal Ç.'nin cesedi Buz tutan Muradiye ġelalesi Sel sularını temizleyen esnaf Patinaj yapan teker Yaralı ile röportaj Kar topu oynayan çocuklar Prof. Dr. Hilmi Beyca ile röportaj Vali Malay'ın çocuklara top dağıtması Yangına su atan helikopter Ambulans Sağlık ekipleri "ACĠL" yazısı Duvardaki kurģun deliği Anne ġen'in çığlık atması Olayda kullanılan bıçak / tabanca (yakın plan) Zeytinli'de tatilciler yangın paniği yaģadı BALIKESĠR (CĠHAN) - Balıkesir'in Edremit ilçesine bağlı Zeytinli beldesi Altınkum Mahallesi Biyolojik Arıtma Tesisleri ndeki sazlık alanda yangın çıktı. Yangın tatilcilerde büyük paniğe yol açtı. Alevler sazlık alana yakın olan yazlıklara kadar ulaģtı. Tatilciler söndürme çalıģmalarına katıldı. GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: ĠĢ makinesinin çalıģması Yanan alan Alevler ve duman Yangını izleyen tatilciler 91

92 Yazlıkların önündeki tatilciler Sazlık alandaki alevler Tahta taģıyan kadın ve erkek Ġtfaiye aracı Ġtfaiye hortumunu tutan tatilciler Alevlere su sıkmaları Ġtfaiyeye yardım eden tatilciler Yazlıkların arasındaki duman Takviye itfaiye aracının gelmesi Tatilcilerle röportajlar (Sırasıyla Ahmet Türk, Mustafa Kalender, Hatice Kanyon, Hasan Hasanoğlu) Belediye BaĢkanı Aytaç'ın tatilcilerle diyaloğu BaĢkan Aytaç'ın "Sivrisineklerden kurtuldunuz" sözleri Tatilcilerin ayrılması YanmıĢ alan Van'da Offshore yarıģları nefes kesti VAN (CĠHAN) - Türkiye Offshore ġampiyonası'nın 10. yarıģı Van'ın Edremit ilçesinde yapıldı. On yarıģ teknesinin mücadele ettiği yarıģmada 25 turluk parkuru Alpay Akdilek ile Kerem Tuncer'in pilotluğunu yaptığı Stilh teknesi birinci sırada tamamladı... GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: Edremit sahillerini dolduran vatandaģlar Sahilde yüzen çocuklar Suya batmamak için çocukların bellerine bağladığı pet ĢiĢeler Offshore teknelerinin yarıģı Havaalanına inen uçak ve tekneler YarıĢmalar devam ederken kıyıda yüzen çocuklar Yüzen çocuklar ile tekneler Teknelerin mücadelesi Birinci gelen Stilh teknesinden Türk bayrağı açılması Ġkinci gelen Alman takımın Alman bayrağı açması Ġzleyicilerin tezahüratları ve alkıģları Ġstiklal MarĢı'nın okunması Dereceye girenlerin kupalarını havaya kaldırması Alman ekibin sevinçlerini çocuklarla birlikte yaģaması YarıĢ sebebiyle yoldaki araç kuyruğu BeĢiktaĢ, yeni sezon hazırlıklarına devam ediyor ĠSTANBUL (CĠHAN) - Avusturya'daki ilk etap kampını tamamlayıp Ġstanbul'a dönen BeĢiktaĢ, yeni sezon hazırlıklarına devam ediyor. GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ Düz koģu Isınma hareketleri 92

93 Yorulan futbolcuların dinlenmesi Antrenman sonunda havuzda dinlenen futbolculardan Nobre'nin basın mensuplarına su atması Orhangazi BeĢiktaĢlılar Derneği üyelerinin Ertuğrul Sağlam'a halı hediye etmesi YanlıĢ görüntü dökümü örnekleri ÖRNEK 1:.. GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: - Kaza yapan araç - Araç içerisinde sıkıģan sürücü Cümlenin baģına tire ( - ) iģareti konulmaz. ÖRNEK 2:. GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: 1- Kaza yapan araç 2- Araç içerisinde sıkıģan sürücü Cümlenin baģına rakam ( vb.) konulmaz. ÖRNEK 3:. GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: kaza yapan araç. Olayı seyreden vatandaģ, polis, araç içerisinde sıkıģan sürücü, Cümle küçük harfle baģlamaz. Cümle sonuna nokta ve virgül konulmaz. Farklı cümle ve kelimeler yan yana yazılmaz. HABER GÖRÜNTÜSÜ STANDARTLARI Temel Standartlar Tripodlu çekim yapmak. Planları 6 Ģar saniyelerle çekmek. Her haberde hem genel hem de detay çekimler yapmak. Ġki kanal ses almak. Röportajlarda mikrofon kullanmak. IĢık hatası yapmamak. Kurgulu çekim yapmak. Haberde çekim süresini 4-8 dakika tutmak. Time-Code sistemini uygulamak. Her haberde röportaj yapmak. Cihan logolu mikrofon süngerini gidilen her haberde görünecek Ģekilde kürsüye veya masaya koymak. Haber kameramanı Milli Eğitim Bakanlığı Meslek Standartları Komisyonu, haber kameramanlığını, Çekim için gerekli araç ve gereçleri kullanarak, ekibi ya da tek baģına yapım veya olayı, 93

94 kendi görsel ve estetik kaygıları ile birlikte, en önemlisi de inisiyatifini kullanarak görevini yapma, yorumlama bilgi ve becerisine sahip nitelikli kiģidir. diye tanımlamaktadır. Belirlenen standartlar, haber için gidilecek her yerde referans alınmak üzere düzenlenmiģtir. Verilen bütün bilgiler, dünya standartlarını kapsar ve en temel esaslara indirgenerek oluģturulmuģtur. Sadece bu standartların dikkate alınarak uygulanması, yapacağınız görüntülü haber çalıģmalarının kalitesini profesyonel bir konuma getirecektir. STANDARTLARIMIZ GÖRÜNTÜ SES GÖRÜNTÜ Görüntü; akan fotoğraflardır. Saniyede 24 fotoğraf karesinin gözümüzün önünden geçmesiyle hareketli fotoğraf, yani görüntü meydana gelir. Fotoğraf ve görüntü, yazıdan ayrı ilgi uyandırır. Görüntünün izleyici üzerindeki etkisi, kimilerine göre yazıdan daha büyüktür. Çünkü izleyici / okuyucu, görüntüye kesinlikle inanır. Foto muhabiri veya kameramanın yalan söyleme ihtimali yoktur. Ġyi bir kameraman olmanın yolu iyi bir fotoğraf gözüne sahip olmaktan geçer. Bu nedenle, kameramanlık mesleğine ilgi duyanların öncelikle fotoğraf estetiğini ve tekniğini çok iyi kavramaları gerekmektedir. Kadraj, ıģık, derinlik ve çerçeveleme fotoğraf kadar, görüntünün de önemli aģamalarıdır. Haber görüntüsü, tıpkı atasözleri gibi çok kısa bir sürede kitaplar dolusu düģünceyi, fikri, duyguyu veya olaylar zincirini bir çırpıda izleyene sunar. Görüntünün sayfalarca yer tutan bir haberi, 2-3 dakikada anlatabilmek gibi bir gücü vardır. Görüntüyü haberi olmadan servis ettiğiniz zaman insanlar onu seyrettiğinde haberin ne olduğunu anlıyorsa, baģardınız demektir. Eksik bir haber metni daha sonra tamamlanabilir; ama eksik bir görüntünün kotarılması imkânsızdır. Seyircinin izleyebileceği haber görüntüsünü üretebilmek için oluģturulmuģ en temel standarda Altın Kural denir. Altın Kural ; en kaba manada görüntünün izlenilebilirlik ölçüsüdür. ġu prensiplerden oluģur: IĢık: Görüntünün var olma sebebidir. En büyük ıģık kaynağımız GüneĢ in olmaması durumunda hiçbir Ģey göremeyeceğimiz gibi Görüntülü haber çalıģırken genellikle özel röportaj çekimleri haricinde konuya göre ıģık kurma Ģansımız olmaz. Bu nedenle, sinema ve tiyatrodaki profesyonel ıģık anlayıģından farklı olarak, bulunduğumuz ortamdaki ıģık kaynaklarını ideal ölçülerde görüntü çekebileceğimiz biçimde kullanmayı öğrenmemiz gereklidir. Her Ģeye rağmen ortam ıģığı görüntü çekebileceğimiz seviyede değilse o zaman son çare olarak yardımımıza kameramızın üzerine monte edebildiğimiz tepe ıģığı yetiģir. Tepe ıģığı can simidimizdir. IĢık konusunda, bulunulan ortama göre farklılıklar gösteren Ģu kurallar dikkate alınır: 94

95 En önemli kural, her ortamda ideal ıģık seviyesini yakalamaya çalıģmaktır. IĢığın yetersiz olduğu durumlarda yardımcı ıģık kaynakları kullanılabilir (Tepe ıģığı gibi). Kamera, dıģ çekimlerde, en büyük ıģık kaynağı olan güneģ ıģınlarının objektife sızmayacak Ģekilde konumlandırılmalıdır. IĢık arkaya alınmalalıdır ki, çekilen objeler orantılı olarak aydınlatılabilsin (Görüntü çekenin gölgesinin, çekilen objenin üzerine düģmemesine de dikkat edilmelidir). Ġnsan unsurunu çekerken yüzünün tamamının ya da bir kısmının karanlıkta kalmamasına özen gösterilmelidir. Orantılı aydınlatmaları sağlamak için imkân dâhilinde reflektör ya da ıģık kaynakları kullanılabilir. Belirlenen kadrajlarda ıģığın orantılı olmasına dikkat edilmelidir. Çekilen bir insan unsuruysa; arka plan ve insan unsuru arasındaki ıģık dengeli olmalıdır. Obje aydınlık, arka karanlık ya da bunun tam tersi olmamasına özen gösterilmelidir. Ġç çekimlerde de aynı dengeli ıģık prensibi gözetilmelidir. Yani tepe ıģığı kullanmak zorunda kalınırsa arka planı zayıflatmadan çalıģmak gerekir. Aksi takdirde görüntüde derinlik hissi oluģturamamıģ olur. Diyafram: Objektiften kameraya giren ıģığın seviyesini en ideal oranda belirlemeye yarar. Bu sayede görüntüler aģırı ıģık nedeniyle parlamamıģ olur. Görüntüdeki ıģık seviyesinin aģırılığına görüntünün patlaması denir. Böyle çekilen görüntüler montaj esnasında düzeltilemez. Tripod: Üzerinde kameranın sabitlendiği, görüntünün sarsıntısız bir biçimde kaydedilmesini sağlayan üç ayaklı sehpadır. Profesyonel çekimlerin vazgeçilmezidir. En yeni kameramanın tripod ile çekimi, en usta kameramanın omuz çekiminden daha iyi olur. Çünkü küçük bir vizörde göremediğiniz sarsıntı, televizyonda çok net belli olur. Sabit kare: Görüntünün fotoğraf karesi mantığıyla kamera hareketleri (Pan-Tilt)* yapılmadan tek kare olarak kaydedilmesidir. Önemli Not: Profesyoneller PAN veya TĠLT i sadece hareket eden objeleri takip etmekte kullanır. *Pan: Kameranın sağa veya sola doğru hareket ettirilmesi Tilt: Kameranın yukarı veya aģağı doğru harekete ettirilmesi Netlik: Görüntünün seyirci tarafından rahatça seçilebilirlik ölçüsüdür (Görüntüde bulanıklık varsa buna flu, yoksa net denir). Çerçeve (kadraj): Çekilen görüntünün sınırlarını oluģturan bölgedir. Kompozisyon: Habere konu objelerin estetik bir biçimde kadrajlanarak seyirciye sunulmasıdır. Her kadrajda bir estetik olmalıdır. 95

96 Not: Kadraj çerçevedir, kompozisyon ise bu çerçeve içindeki içeriktir. Uygun bir arka plan, çekim ölçeği ve kamera açısıyla belirlediğimiz kadrajımızı bu sayede kompozisyon anlayıģıyla güzelleģtirmeliyiz. Çekim ölçekleri: Objesi insan olan çekimlerde uygulanan, uluslararası standartlarla belirlenmiģ kadrajlardır. Bu sınırlar belirlenirken eklem yerlerinin biraz daha altından kesilmesi gerekir. baģ plan omuz plan boy plan göğüs plan bel plan Sürekli kullanılması gereken göz seviyesindeki kamera açısıdır. Objektifin ve çekilen objenin göz seviyesinin aynı olması gerekir. Örneğin bir çocuk ile röportaj yapılıyorsa onun göz seviyesine kadar inmek gerekir. Eğer görüntü çekenin yayında, soru soran bir baģkası varsa onun da eğilmesini istenir. BakıĢ boģluğu: Çekimi yapılan canlı bir objenin baktığı yöne doğru bırakılan boģluktur. Bunun kuralı resimde görüldüğü gibi ekranı dikey olarak üçe bölüp iki parçasına insanı yerleģtirmek, bir parçasına da baktığı yöne doğru boģluk bırakmaktır. BaĢ boģluğu: Çekimi yapılan insanın baģının üstünde bırakılan boģluktur. Bunun kuralı çekimi yapılan kiģinin kendi elini baģının üstünde üç parmağı varmıģ gibi düģünüp buna göre çekim ölçeğini yapmaktır. 96

97 Aks çizgisi: Diğer adı 180 derece kuralıdır. Seyircide bir yön duygusu oluģturan ve bu sayede seyircinin mantık hatasına düģmesini önleyen obje ile kameranın tam karģı karģıya olması kaydıyla arasında bulunduğu varsayılan sanal bir çizgidir. Çekimler bu çizginin sadece ya sağından veya sol tarafından yapılmak zorundadır. 180 kuralı Detay görüntü: Haberde görüntüyü zenginleģtirmek ve montajda problemsiz bir geçiģ sağlamak için yapılan kısa çekimlerdir. Ġstisnalar hariç her bir detay karesi 6 saniye çekilir. Sık sık değiģen ve farklı açılardan çekilmiģ detaylar seyircinin ilgisini canlı tutar ve izleyicileri sıkmaz. YaklaĢmaktan korkulmamalı. Çekilen objeye ne kadar yakın olunursa, çekim o kadar dinamik ve etkileyici olur. Uzak mesafeden zoom yapmak bu etkiyi yok eder. SES Ses, görüntünün dilidir. Seyircinin kulağına hitap eder. Sessiz görüntü, dilsiz insan gibidir. Ġnsanın organları gibi, görüntüyle ses birbirlerini tamamlar. Temiz bir ses kaydı seyircinin dikkatini toplamasına yardımcı olur. Çünkü izleyici her an gözünü ekranda tutamaz. Bu durumda diğer duyularıyla TV yi takip eder. Ġkili görüģmelerde mutlaka mikrofon kullanılmalıdır. Aksi takdirde, ortamın sesi (araba, TV, radyo, cihaz, topluluk konuģmaları vs.) röportaj yapılan kiģinin sesini bastıracak ve o röportaj hiçbir Ģeye yaramayacaktır. 97

EKOL LOJİSTİK KURUM İÇİ VE DIŞI İLETİŞİM POLİTİKASI

EKOL LOJİSTİK KURUM İÇİ VE DIŞI İLETİŞİM POLİTİKASI EKOL LOJİSTİK KURUM İÇİ VE DIŞI İLETİŞİM POLİTİKASI 1. Giriş Ekol Lojistik (Ekol); bünyesinde yer alan tüm çalışanlarına, müşterilerine, tedarikçilerine, resmi kurum ve kuruluşlara, faaliyet gösterdiği

Detaylı

HABER ESTETIĞI. Gazetecinin El Kitabı. Yayın Heyeti İlhan Kocapınar Hakan İnce Murat Azkeskin Akif Elbistan Köksal Mutlu Murat Yurdigül

HABER ESTETIĞI. Gazetecinin El Kitabı. Yayın Heyeti İlhan Kocapınar Hakan İnce Murat Azkeskin Akif Elbistan Köksal Mutlu Murat Yurdigül Haber Estetiği HABER ESTETIĞI Gazetecinin El Kitabı Yayın Heyeti İlhan Kocapınar Hakan İnce Murat Azkeskin Akif Elbistan Köksal Mutlu Murat Yurdigül HABER ESTETİĞİ Copyright Kaynak Yayınları, 2015 Bu

Detaylı

ĠSHAKOL. Ġġ BAġVURU FORMU. Boya Sanayi A.ġ. En Son ÇekilmiĢ Fotoğrafınız. No:.. ÖNEMLĠ NOTLAR

ĠSHAKOL. Ġġ BAġVURU FORMU. Boya Sanayi A.ġ. En Son ÇekilmiĢ Fotoğrafınız. No:.. ÖNEMLĠ NOTLAR Ġġ BAġVURU FORMU ĠSHAKOL Boya Sanayi A.ġ. No:.. En Son ÇekilmiĢ Fotoğrafınız ÖNEMLĠ NOTLAR 1. BaĢvuru formunu kendi el yazınızla ve bütün soruları dikkatli ve eksiksiz olarak doldurup, imzalayınız. ĠĢ

Detaylı

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 6. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ OKUMA KÜLTÜRÜ (5 EYLÜL - 21 EKİM) - Konuşmacının sözünü kesmeden sabır ve saygıyla dinler. - Başkalarını rahatsız etmeden dinler/izler. - Dinleme/izleme yöntem ve tekniklerini

Detaylı

EĞĠTĠM TEKNOLOLOJĠLERĠ ARAġTIRMALARI DERGĠSĠ

EĞĠTĠM TEKNOLOLOJĠLERĠ ARAġTIRMALARI DERGĠSĠ EĞĠTĠM TEKNOLOLOJĠLERĠ ARAġTIRMALARI DERGĠSĠ EĞĠTĠM TEKNOLOLOJĠLERĠ ARAġTIRMALARI DERGĠSĠ MAKALE YAZIM KURALLARI Versiyon 2 ETAD 2009 1 E T A D W W W. ET- AD. N E T ĠÇĠNDEKĠLER 1. GĠRĠġ... 1 2. MAKALE

Detaylı

OLGU SUNUMU HAZIRLAMA. Dr. Ayhan DAĞDEMĠR 25.03.2012

OLGU SUNUMU HAZIRLAMA. Dr. Ayhan DAĞDEMĠR 25.03.2012 OLGU SUNUMU HAZIRLAMA Dr. Ayhan DAĞDEMĠR 25.03.2012 SUNUM PLANI OLGU SUNUMU VE GÜNCEL DURUM HANGĠ OLGULAR SUNULMALI NASIL HAZIRLANIR YAPILAN YANLIġLIKLAR EVE GÖTÜRÜLECEK NOTLAR OLGU SUNUMU Case Report

Detaylı

TÜRKĠYE SOSYAL, EKONOMĠK VE POLĠTĠK ANALĠZ II

TÜRKĠYE SOSYAL, EKONOMĠK VE POLĠTĠK ANALĠZ II TÜRKĠYE SOSYAL, EKONOMĠK VE POLĠTĠK ANALĠZ II EKĠM - KASIM 2011 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren

Detaylı

Ek:5 GMKA GENEL BİÇİM VE YAZIM STANDARTLARI

Ek:5 GMKA GENEL BİÇİM VE YAZIM STANDARTLARI Ek:5 GMKA GENEL BİÇİM VE YAZIM STANDARTLARI 1. Kâğıt Kullanım Alanı Raporlarda, her sayfanın sol kenarından 2,5 cm, sağ kenarından 2,5 cm, üst ve alt kenarından 2,5 cm boşluk bırakılmalıdır. Dipnotlar

Detaylı

T.C. BEYKENT ÜNĠVERSĠTESĠ UYGULAMALI BĠLĠMLER YÜKSEKOKULU GASTRONOMĠ VE MUTFAK SANATLARI BÖLÜMÜ ÖDEV/BĠTĠRME ÖDEVĠ YAZIM KILAVUZU

T.C. BEYKENT ÜNĠVERSĠTESĠ UYGULAMALI BĠLĠMLER YÜKSEKOKULU GASTRONOMĠ VE MUTFAK SANATLARI BÖLÜMÜ ÖDEV/BĠTĠRME ÖDEVĠ YAZIM KILAVUZU T.C. BEYKENT ÜNĠVERSĠTESĠ UYGULAMALI BĠLĠMLER YÜKSEKOKULU GASTRONOMĠ VE MUTFAK SANATLARI BÖLÜMÜ ÖDEV/BĠTĠRME ÖDEVĠ YAZIM KILAVUZU ĠSTANBUL, 2012 1. AMAÇ ve KAPSAM Bu kılavuz Beykent Üniversitesi Uygulamalı

Detaylı

DĠYARBAKIR DA YETĠġEN KÜLTÜR VE SANAT ĠNSANLARI: 2 ULUSLARARASI SEZAĠ KARAKOÇ SEMPOZYUMU (5-7 NĠSAN 2012/DĠYARBAKIR)

DĠYARBAKIR DA YETĠġEN KÜLTÜR VE SANAT ĠNSANLARI: 2 ULUSLARARASI SEZAĠ KARAKOÇ SEMPOZYUMU (5-7 NĠSAN 2012/DĠYARBAKIR) Değerli Akademisyenler, Sezai Karakoç, günümüz Türk edebiyatının en önemli isimlerindendir. 1950 den bu yana yazdıklarıyla, özellikle genç şairler üzerinde önemli bir iz bırakmıştır. Sezai Karakoç un şiirindeki

Detaylı

GAZETECİLİK ALANI. Bu faaliyet sonucunda gazetecilik alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz.

GAZETECİLİK ALANI. Bu faaliyet sonucunda gazetecilik alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz. GAZETECİLİK ALANI AMAÇ Bu faaliyet sonucunda gazetecilik alanındaki meslekleri tanıyabileceksiniz. A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Gazetecilik alanı, kamuya ve özel sektöre ait kurum ve kuruluşların

Detaylı

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL

T.C. KARTAL BELEDİYE BAŞKANLIĞI İSTANBUL KARARIN ÖZÜ : Sivil Savunma Uzmanlığı nın Görev ve ÇalıĢma Yönetmeliği. TEKLİF : Sivil Savunma Uzmanlığı nın 31.03.2010 tarih, 2010/1043 sayılı teklifi. BAġKANLIK MAKAMI NA; Ġlgi: 18.03.2010 tarih ve 129

Detaylı

PROJELERİN GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ ARTIRMA KONUSUNDA İPUÇLARI

PROJELERİN GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ ARTIRMA KONUSUNDA İPUÇLARI PROJELERİN GÖRÜNÜRLÜĞÜNÜ ARTIRMA KONUSUNDA İPUÇLARI Görünürlük ve Yaygınlaştırma 1-Proje Esnasında Faaliyetlerin Duyurulması 2-Proje Sonuçlarının Duyurulması Proje Faaliyetlerinizden Önce Yapılması Gerekenler:

Detaylı

TC İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİ STAJ RAPORU/DEFTERİ HAZIRLAMA İLKELERİ

TC İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİ STAJ RAPORU/DEFTERİ HAZIRLAMA İLKELERİ TC İSTANBUL KÜLTÜR ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİ STAJ RAPORU/DEFTERİ HAZIRLAMA İLKELERİ Eylül, 2011 İÇİNDEKİLER GĠRĠġ... 3 A. Öğrenci Staj Raporu/Defterinin Başlıca Bölümleri...

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Sinema ve Televizyon da Etik. Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği

Sinema ve Televizyon da Etik. Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği Sinema ve Televizyon da Etik Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği Etik ve Ahlâk Ayrımı Etik gelenek anlamına gelir ve törebilim olarak da adlandırılır. Bir başka deyişle etik, Bireylerin doğru davranış

Detaylı

RESMĠ YAZIġMALARDA UYULACAK ESASLAR

RESMĠ YAZIġMALARDA UYULACAK ESASLAR 1/8 RESMĠ YAZIġMALARDA UYULACAK ESASLAR 02/12/2004 tarihli ve 25658 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Resmî YazıĢmalarda Uygulanacak Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre

Detaylı

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE

AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR. BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE AVRUPA ĠNSAN HAKLARI MAHKEMESĠ ĠKĠNCĠ BÖLÜM KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR BaĢvuru no.29628/09 Hikmet KÖSEOĞLU/TÜRKİYE Başkan, Nebojša Vučinić, Yargıçlar, Paul Lemmens, Egidijus Kūris, ve Bölüm Yazı

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI 6+1 Analitik Yazma Modeli ile Düşlerimin Peşinde Selda AKTAŞ Nergiz İLİMEN ÇALIŞMANIN AMACI Öğrencilerin sıkıcı, kendini tekrarlayan, monoton yazılar yazmak yerine özgün, akıcı,

Detaylı

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE EYLEM PLANI NA YÖNELİK İ L E T İ Ş İ M S T R AT E J İ S İ UYGULAMA REHBERİ

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE EYLEM PLANI NA YÖNELİK İ L E T İ Ş İ M S T R AT E J İ S İ UYGULAMA REHBERİ UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE EYLEM PLANI NA YÖNELİK İ L E T İ Ş İ M S T R AT E J İ S İ UYGULAMA REHBERİ VE Risk Giderek Büyüyor! Sentetik uyuşturucu kullanımı dünya genelinde gün geçtikçe artıyor. Uyuşturucu

Detaylı

BİLGİ EVLERİNDE UYGULANAN ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ÇALIŞMALARI

BİLGİ EVLERİNDE UYGULANAN ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ÇALIŞMALARI BİLGİ EVLERİNDE UYGULANAN ÖĞRENCİ KOÇLUĞU ÇALIŞMALARI BİLGİ EVLERİ ÖĞRENCİ KOÇLUĞU AMAÇ: Öğrencilerin kendilerini tanımalarını, güçlü yanlarını ve yeteneklerini keģfedebilmelerini, hedef koyabilmelerini

Detaylı

TÜTÜN VE ALKOL PĠYASASI DÜZENLEME KURUMU. Uzman Naime DOĞAN 05 EKĠM 2010

TÜTÜN VE ALKOL PĠYASASI DÜZENLEME KURUMU. Uzman Naime DOĞAN 05 EKĠM 2010 TÜTÜN VE ALKOL PĠYASASI DÜZENLEME KURUMU Uzman Naime DOĞAN 05 EKĠM 2010 REKLAM, PROMOSYON, SPONSORLUK ĠLE ĠLGĠLĠ YASAL DÜZENLEMELER, EKSĠKLĠKLER VE ÖNERĠLER 2 Tütün Kontrol Çerceve SözleĢmesi 4207 sayılı

Detaylı

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN 6.Spor ġenlikleri kapsamında gerçekleģtirilen Futbol Turnuvası Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun zaferi ile sona erdi. Yapılan maçlar sonucunda Ünye ĠĠBF

Detaylı

TÜRKİYE GAZETECİLERİ HAK VE SORUMLULUK BİLDİRGESİ. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti http://www.tgc.org.tr/bildirge.html

TÜRKİYE GAZETECİLERİ HAK VE SORUMLULUK BİLDİRGESİ. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti http://www.tgc.org.tr/bildirge.html TÜRKİYE GAZETECİLERİ HAK VE SORUMLULUK BİLDİRGESİ Türkiye Gazeteciler Cemiyeti http://www.tgc.org.tr/bildirge.html GİRİŞ: Aşağıda tanımı yapıldığı üzere her gazeteci ve basın - yayın organı, gazetecinin

Detaylı

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN)

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) Düzenleme Tarihi: Bingöl Üniversitesi(BÜ) Ġç Kontrol Sistemi Kurulması çalıģmaları kapsamında, Ġç Kontrol Sistemi Proje Ekibimiz

Detaylı

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI 1 BECERĠLER 2 Beceri Nedir? ġimdiye kadar bilgi edinme, yaģam ve okulun temel amacı olarak görülmüģtür. Günümüzde ise bilgiye bakıģ değiģmiģtir. Bilgi;

Detaylı

BĠLECĠK ġeyh EDEBALĠ ÜNĠVERSĠTESĠ FEN EDEBĠYAT FAKÜLTESĠ COĞRAFYA BÖLÜMÜ BĠTĠRME ÖDEVĠ YAZIM KILAVUZU

BĠLECĠK ġeyh EDEBALĠ ÜNĠVERSĠTESĠ FEN EDEBĠYAT FAKÜLTESĠ COĞRAFYA BÖLÜMÜ BĠTĠRME ÖDEVĠ YAZIM KILAVUZU BĠLECĠK ġeyh EDEBALĠ ÜNĠVERSĠTESĠ FEN EDEBĠYAT FAKÜLTESĠ COĞRAFYA BÖLÜMÜ BĠTĠRME ÖDEVĠ YAZIM KILAVUZU 1. AMAÇ VE KAPSAM Bitirme ödevinin amacı öğrencilerin derslerde öğrendikleri teori ve uygulama konuları,

Detaylı

TÜRKÇE MODÜLÜ BİREYSEL EĞİTİM PLANI (TÜRKÇE DERSİ) (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE

TÜRKÇE MODÜLÜ BİREYSEL EĞİTİM PLANI (TÜRKÇE DERSİ) (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE (1.ÜNİTE) GÜZEL ÜLKEM TÜRKİYE KISA DÖNEMLİ MATERYAL YÖNTEM- i doğru kullanır. 1 2 3 4 Söylenen sözcüğü tekrar eder. Gösterilen ve söylenen nesnenin adını söyler. Gösterilen nesnenin adını söyler. Resmi

Detaylı

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI

DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI 2009 DEMOKRATİKLEŞME VE TOPLUMSAL DAYANIŞMA AÇILIMI BİLGE ADAMLAR STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ Demokratikleşme ve Toplumsal Dayanışma Açılımı BirikmiĢ sorunların demokratik çözümü için Hükümetçe baģlatılan

Detaylı

Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Uygulanmakta Olan Damga Vergisi ve Harç Ġstisnası Uygulaması GeniĢletildi.

Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Uygulanmakta Olan Damga Vergisi ve Harç Ġstisnası Uygulaması GeniĢletildi. Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Uygulanmakta Olan Damga Vergisi ve Harç Ġstisnası Uygulaması GeniĢletildi. Nesrin Yardımcı SARIÇAY Raporumuzda; konuya iliģkin yeni düzenlemeler, eski (1 Numaralı) ve yeni

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş Bütün araştırmalar kendilerinden önce yapılan araştırmalara, bir başka deyişle, var olan bilgi birikimine dayanırlar. Bir araştırmaya başlarken yapılacak ilk iş, daha önce

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi. Dil Bilgisi. SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15

ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1. Anlam Bilgisi. Yazým Bilgisi. Dil Bilgisi. SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15 ÝÇÝNDEKÝLER TEMA 1 Anlam Bilgisi SÖZCÜK ANLAMI...15 Gerçek, Yan ve Mecaz Anlam...15 Deyim...15 CÜMLE ANLAMI...16 Öznel ve Nesnel Anlatým...16 Neden - Sonuç Ýliþkisi...16 Amaç - Sonuç Ýliþkisi...16 Koþula

Detaylı

Dinleme Kuralları. 1. Aşağıda verilen cümlelerden hangisi doğrudur?

Dinleme Kuralları. 1. Aşağıda verilen cümlelerden hangisi doğrudur? 1. SINIF Dinleme Kuralları TEST-1 1. Aşağıda verilen cümlelerden hangisi doğrudur? A) Dinleme sırasında müzik dinleyebiliriz. Dinleme için hazırlık yapmalıyız. C) Dinleme sırasında resim yapabiliriz. 2.

Detaylı

ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU

ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU ZKÜ DEVREK MESLEK YÜKSEKOKULU YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI Öğr.Gör.Afitap BULUT 2012 3. VE 4. HAFTALAR SEKRETERİN MESLEKİ ÖZELLİKLERİ B. SEKRETERİN MESLEKİ ÖZELLİKLERİ İletişim becerisi etkili kullanmak 1.1 Türkçe

Detaylı

OSMAN ADĠL DEMĠRCĠOĞLU ĠLE DETAYLI BĠR RÖPORTAJ YAPTIK. BU RÖPORTAJLA ĠLGĠLĠ

OSMAN ADĠL DEMĠRCĠOĞLU ĠLE DETAYLI BĠR RÖPORTAJ YAPTIK. BU RÖPORTAJLA ĠLGĠLĠ HAFTANIN RÖPORTAJI ÇALIġMALARI BAġLATILAN ÖZEL HABERCĠLĠK EKSENLĠ CLUB ÇALIġMALARI HAKKINDA DEMĠRCĠOĞLU MEDYA GRUBU BAġKANI SAYIN OSMAN ADĠL DEMĠRCĠOĞLU ĠLE DETAYLI BĠR RÖPORTAJ YAPTIK. BU RÖPORTAJLA ĠLGĠLĠ

Detaylı

AKTÜERLER DERNEĞİ PROFESYONEL DAVRANIŞ VE ETİK STANDARTLARI

AKTÜERLER DERNEĞİ PROFESYONEL DAVRANIŞ VE ETİK STANDARTLARI AKTÜERLER DERNEĞİ PROFESYONEL DAVRANIŞ VE ETİK STANDARTLARI AKTÜERLER DERNEĞİ PROFESYONEL DAVRANIŞ VE ETİK STANDARTLARI 1. BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar 2. BÖLÜM Genel İlkeler 3. BÖLÜM Üyeler Arası Dayanışma

Detaylı

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik

Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Çocuk Dergiciliği Alanında Türkiye den İki Örnek Bilim Çocuk ve Meraklı Minik Zuhal Özer 18 Nisan 2013, İzmir Çocuk Dergileri - Amaçlar Çocuklara küçük yaşlardan itibaren bilimi sevdirmek, Bilimin yaşamın

Detaylı

TÜRKÇE DERSĠ NASIL ÇALIġILIR?

TÜRKÇE DERSĠ NASIL ÇALIġILIR? TÜRKÇE DERSĠ NASIL ÇALIġILIR? Türkçe dersi, dil ve anlam bilgisi olmak üzere iki temel konudan oluģur. Öğrencinin dinleme, okuma ve yazma faaliyetleriyle Türk dilinin bütün özelliklerini öğrenme, kullanma

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

Etkili Sunum Teknikleri 1

Etkili Sunum Teknikleri 1 Etkili Sunum Teknikleri 1 Etkili Sunum Teknikleri Etkili Sunum Teknikleri 2 Merhaba Doç. Dr. Nurettin YÖREK Öğretim Üyesi Dokuz Eylül Üniversitesi Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalı HoĢgeldiniz... Etkili Sunum

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

Küme Yönetimi URGE Proje Yönetimi. Kümelenme Bilgi Merkezi Deneyimleri

Küme Yönetimi URGE Proje Yönetimi. Kümelenme Bilgi Merkezi Deneyimleri Küme Yönetimi URGE Proje Yönetimi Kümelenme Bilgi Merkezi Deneyimleri Temel Ġlkeler Mevcut durumun değiģmesi kolay değildir, ZAMAN ve ÇABA gerektirir. DeğiĢimden ziyade DÖNÜġÜM, EVRĠM sürecidir. BaĢarı

Detaylı

İletişimin Öğeleri SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ 31.05.2014. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir.

İletişimin Öğeleri SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ 31.05.2014. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. İletişim Kavramı Kişilerarası duygu, düşünce ve bilgi alışverişidir. SINIFTA İLETİŞİM SÜRECİ Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Bilgi ve duygu üretme, aktarma ve anlamlandırma sürecidir.

Detaylı

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ

TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ TEKNOLOJİ VE TASARIM DERSİ FELSEFESİ,TEMEL İLKELERİ,VİZYONU MEHMET NURİ KAYNAR TÜRKIYE NIN GELECEK VIZYONU TÜRKĠYE NĠN GELECEK VĠZYONU GELECEĞIN MIMARLARı ÖĞRETMENLER Öğretmen, bugünle gelecek arasında

Detaylı

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TÜRKÇE DERSİ EĞİTİM PLANI

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TÜRKÇE DERSİ EĞİTİM PLANI BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ TÜRKÇE DERSİ EĞİTİM PLANI Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı Hazırlanan Öğrencinin; Adı: Soyadı: Doğum Tarihi: Yaşı: Öğrencinin Ailesine Ait Bilgiler: ADI- SOYADI BABA ANNE MESLEĞİ ADRES

Detaylı

TÜRKĠYE FUBOL FEDERASYONU GENEL KURUL ĠÇ TÜZÜĞÜ

TÜRKĠYE FUBOL FEDERASYONU GENEL KURUL ĠÇ TÜZÜĞÜ TÜRKĠYE FUBOL FEDERASYONU GENEL KURUL ĠÇ TÜZÜĞÜ I-BAġLANGIÇ HÜKÜMLERĠ MADDE 1 Amaç ĠĢbu iç tüzüğün amacı, Türkiye Futbol Federasyonu ( TFF ) genel kurul toplantılarında izlenecek tüm usul ve esasları belirlemektir.

Detaylı

T.C. SĠLĠVRĠ BELEDĠYE BAġKANLIĞI ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜ. GÖREV VE ÇALIġMA YÖNETMELĠĞĠ. Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Temel Ġlkeler

T.C. SĠLĠVRĠ BELEDĠYE BAġKANLIĞI ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜ. GÖREV VE ÇALIġMA YÖNETMELĠĞĠ. Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Temel Ġlkeler T.C. SĠLĠVRĠ BELEDĠYE BAġKANLIĞI ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIġMA YÖNETMELĠĞĠ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Temel Ġlkeler Amaç ve Kapsam MADDE 1 Bu Yönetmeliğin amacı; Silivri Belediye

Detaylı

BU PAZAR SEÇĠM OLSA! Faruk Acar ANDY-AR BĢk.

BU PAZAR SEÇĠM OLSA! Faruk Acar ANDY-AR BĢk. TÜRKĠYE SĠYASĠ GÜNDEM ARAġTIRMASI-NĠSAN 2013 AraĢtırma; Kantitatif AraĢtırma tekniklerinden ( Yüzyüze görüģme ) yöntemi uygulanarak 04-10 Nisan 2013 tarihleri arasında 21 il'de toplam 3.473 denek ile görüģme

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir.

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir. ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ

Detaylı

BASIN YAYIN ve HALKLA ĠLĠġKĠLER

BASIN YAYIN ve HALKLA ĠLĠġKĠLER Hazırlayan Basın Yayın ve Halkla iliģkiler Md. H. KABACIOĞLU Kontrol BaĢkan Yardımcısı T. MERMERTAġ Onay Belediye BaĢkanı Op.Dr. A. ÖZ Yürürlük Tarihi 02.07.2007 Sayfa 1 / 6 1. AMAÇ Bu prosedürün amacı;

Detaylı

8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ

8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ 8. SINIF TÜRKÇE DERS BİLGİLERİ * Koyu renkle yazılmış kazanımlar; ulusal sınavlarda (SBS...gibi) sınav sorusu olarak çıkabilen konulardır; diğer kazanımlarımız temel ana dili becerilerini geliştirmeye

Detaylı

FAKTORİNG SEKTÖRÜ ETİK İLKELERİ

FAKTORİNG SEKTÖRÜ ETİK İLKELERİ FAKTORİNG SEKTÖRÜ ETİK İLKELERİ I. Giriş Faktoring Derneği (Dernek), faktoring şirketlerinin mesleki ve örgütsel alanda etik ilkelerine bağlı olarak çalışmaları zorunluluğu konusunda bir çerçeve oluşturmuştur.

Detaylı

ÖĞRENCİ TANIMA FORMU KİMLİK BİLGİLERİ I. ÇOCUĞUN ADI-SOYADI : DOĞUM YERĠ VE TARĠHĠ : CĠNSĠYETĠ : UYRUĞU : KAÇINCI ÇOCUK OLDUĞU : KAN GRUBU :

ÖĞRENCİ TANIMA FORMU KİMLİK BİLGİLERİ I. ÇOCUĞUN ADI-SOYADI : DOĞUM YERĠ VE TARĠHĠ : CĠNSĠYETĠ : UYRUĞU : KAÇINCI ÇOCUK OLDUĞU : KAN GRUBU : ÖĞRENCİ TANIMA FORMU KİMLİK BİLGİLERİ I. ÇOCUĞUN ADI-SOYADI : DOĞUM YERĠ VE TARĠHĠ : CĠNSĠYETĠ : UYRUĞU : KAÇINCI ÇOCUK OLDUĞU : KAN GRUBU : II. ANNENİN ADI-SOYADI : DOĞUM YERĠ VE TARĠHĠ : UYRUĞU : MEDENĠ

Detaylı

SAMSUN BELEDĠYELER BĠRLĠĞĠ ÇALIġMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar

SAMSUN BELEDĠYELER BĠRLĠĞĠ ÇALIġMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK. BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar SAMSUN BELEDĠYELER BĠRLĠĞĠ ÇALIġMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK Amaç: BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar MADDE 1 - (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Samsun Belediyeler Birliği çalıģma usul

Detaylı

ĠġYERĠ EĞĠTĠMĠ PROTOKOLÜ. Taraflar Madde 1 Bu protokol, ile Fırat Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi arasında. /. /20 tarihinde imzalanmıģtır.

ĠġYERĠ EĞĠTĠMĠ PROTOKOLÜ. Taraflar Madde 1 Bu protokol, ile Fırat Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi arasında. /. /20 tarihinde imzalanmıģtır. ĠġYERĠ EĞĠTĠMĠ PROTOKOLÜ Taraflar Madde 1 Bu protokol, ile Fırat Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi arasında. /. /20 tarihinde imzalanmıģtır. Kapsam Madde 2 Bu protokol, Fırat Üniversitesi Teknoloji Fakültesi

Detaylı

2KiloMavi de. Misafir Yazarlık. Eylül 2012. 2kilomavi.wordpress.com

2KiloMavi de. Misafir Yazarlık. Eylül 2012. 2kilomavi.wordpress.com de Misafir Yazarlık Eylül 2012 de Misafir Yazarlık Nedir? Misafir yazarlık, de yazar olmayan takipçilerimizin yazdıkları herhangi bir yazılarının de yayınlanması anlamına gelir. Kendi bloğunuz olsun ya

Detaylı

RESMİ YAZIŞMA KURALLARI HİZMET İÇİ EĞİTİM SEMİNERLERİ (MART 2012) ŞANSER DURAN (İL MÜDÜRÜ)

RESMİ YAZIŞMA KURALLARI HİZMET İÇİ EĞİTİM SEMİNERLERİ (MART 2012) ŞANSER DURAN (İL MÜDÜRÜ) RESMİ YAZIŞMA KURALLARI HİZMET İÇİ EĞİTİM SEMİNERLERİ (MART 2012) ŞANSER DURAN (İL MÜDÜRÜ) RESMĠ YAZI KAMU KURUM VE KURULUġLARININ KENDĠ ARALARINDA VEYA GERÇEK VE TÜZEL KĠġĠLERLE ĠLETĠġĠMLERĠNĠ SAĞLAMAK

Detaylı

www.binnuryesilyaprak.com

www.binnuryesilyaprak.com ÇOCUKLA VE ERGENLE ĠLETĠġĠM (Anababa eğitim semineri) Prof. Dr. Binnur YEġĠLYAPRAK Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Onursal Başkanı

Detaylı

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015

Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi. Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Şubat 2015 Son 5 Yılda Türkiye Medyasında İnsan Hakları ve Nefret Söylemi Medya ve İletişim Merkezi İstanbul Enstitüsü İstanbul Enstitüsü

Detaylı

DOĞUM TARĠHĠ (GÜN.AY.YIL) EV TELEFON NUMARASI : İŞ TELEFON NUMARASI : CEP TELEFON NUMARASI :

DOĞUM TARĠHĠ (GÜN.AY.YIL) EV TELEFON NUMARASI : İŞ TELEFON NUMARASI : CEP TELEFON NUMARASI : PASAPORT NUMARASI VERİLDİĞİ YER/ŞEHİR ÜLKE ĠL/BÖLGE VEREN ÜLKE VERİLDİĞİ TARİH(GUN.AY.YIL) GEÇERLĠLĠK SÜRESĠ(GÜN.AY.YIL) SOYADI (PASAPORTTAKĠNĠN AYNI) : ĠLK VE ORTA ADLAR (PASAPORTTAKĠNĠN AYNI) : DĠĞER

Detaylı

Bilmem daha önce adını duymuģ muydunuz : Dr. DerviĢ Özer, hem tıp doktoru, hem de heykeltıraģ Hikayesi de Ģöyle (Google dan alıntıdır):

Bilmem daha önce adını duymuģ muydunuz : Dr. DerviĢ Özer, hem tıp doktoru, hem de heykeltıraģ Hikayesi de Ģöyle (Google dan alıntıdır): Değerli Dostlar, Sizlere, karlı ve güzel kıģ manzaraları çekmek için yola çıkmıģtım. Mola vermek için uğradığım Kızılcahamam dan ileriye gidemedim. Nedenini bu resimlerde göreceksiniz Bir kasabanın, basit

Detaylı

DEVRİM MUHAFIZLARI VE İRAN ELÇİLİKLERİ

DEVRİM MUHAFIZLARI VE İRAN ELÇİLİKLERİ DEVRİM MUHAFIZLARI VE İRAN ELÇİLİKLERİ Birkaç yıl öncesinde Ġran Ġslam Devrim Muhafızları (ĠĠDM) aktif bir Ģekilde güvenlik alanında, geniģ bir Ģekilde de siyasi ve ekonomi benzeri alanlarda geniģ Ģekilde

Detaylı

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2-

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 2- Değerlendirme Raporu Birey Hak ve Özgürlükleri (I) Yaşam hakkı Kişi dokunulmazlığı Özel yaşamın gizliliği www.tkmm.net 1 2 1. YAŞAM HAKKI Yaşam Hakkı kutsal mı? Toplumun/devletin

Detaylı

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KURALLARI

T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KURALLARI T. C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZ YAZIM KURALLARI Tezin yazımında kullanılacak kağıt A4 standardında olmalıdır. Metin yazılırken her sayfanın sol kenarından, sağ kenarından

Detaylı

İçindekiler. 1PERESE adalet

İçindekiler. 1PERESE adalet İçindekiler Acaba Ben...2 Adaletli Biri Aranıyor...4 Sen Olsaydın Ne Gelirdi Diline?...5 Dilekçe...6 Kurumsal Adalet...7 Adalete Yardım Edenler...8 Duruşma Salonu...10 Problem Çözüyoruz...12 Logo Puanlama

Detaylı

qwertyuiopasdfghjklzxcvbnmq wertyuiopasdfghjklzxcvbnmqw ertyuiopasdfghjklzxcvbnmqwer UYGULAMA SONUÇ RAPORU YAZIMI

qwertyuiopasdfghjklzxcvbnmq wertyuiopasdfghjklzxcvbnmqw ertyuiopasdfghjklzxcvbnmqwer UYGULAMA SONUÇ RAPORU YAZIMI qwertyuiopasdfghjklzxcvbnmq wertyuiopasdfghjklzxcvbnmqw ertyuiopasdfghjklzxcvbnmqwer UYGULAMA SONUÇ RAPORU YAZIMI tyuiopasdfghjklzxcvbnmqwerty uiopasdfghjklzxcvbnmqwertyui A.K.Ü. Çay M.Y.O. Yönetim ve

Detaylı

KAZANIMLAR OKUMA KONUŞMA YAZMA DİL BİLGİSİ

KAZANIMLAR OKUMA KONUŞMA YAZMA DİL BİLGİSİ EYLÜL 1-2 (16-27-EYLÜL 2013) DOĞA VE EVREN İSTİKAL MARŞI-İKİNDİLER Türkçe Dersine Yönelik Tutum Ölçeği İLKÖĞRETİM SI 1. Okuma kurallarını uygulama:1.5 Okuma yöntem ve tekniklerini kullanır.2. Okuduğu metni

Detaylı

1 TEZ YAZIM KILAVUZU. 1. GĠRĠġ

1 TEZ YAZIM KILAVUZU. 1. GĠRĠġ 1 TEZ YAZIM KILAVUZU 1. GĠRĠġ Tuzla Anadolu Teknik Lisesi Endüstriyel Otomasyon Teknolojileri 12. sınıfta hazırlanacak olan çalıģmalarda yazılacak tezler aģağıda belirtilen kurallar çerçevesinde olacaktır.

Detaylı

BOLOGNA SÜRECĠ PAYDAŞ ANALĠZĠ (I) ĠŞVERENLER ODAK GRUP EĞĠTĠMĠ

BOLOGNA SÜRECĠ PAYDAŞ ANALĠZĠ (I) ĠŞVERENLER ODAK GRUP EĞĠTĠMĠ BOLOGNA SÜRECĠ PAYDAŞ ANALĠZĠ (I) ĠŞVERENLER ODAK GRUP EĞĠTĠMĠ 2 ODAK GRUP ÇALIŞMASI Odak gruplar, yapılmakta olan araģtırmanın gerektirdiği belli özelliklere göre homojen olması sağlanan bir grubun, belli

Detaylı

2015 ÖSYS EK TERCĠHLERĠ ĠÇĠN KONTENJANI DOLMADIĞI ĠÇĠN TABAN PUANLARI 4 YILLIK BÖLÜMLERĠN LĠSTESĠ (DĠL VE TS PUAN TÜRLERĠ ĠÇĠN)

2015 ÖSYS EK TERCĠHLERĠ ĠÇĠN KONTENJANI DOLMADIĞI ĠÇĠN TABAN PUANLARI 4 YILLIK BÖLÜMLERĠN LĠSTESĠ (DĠL VE TS PUAN TÜRLERĠ ĠÇĠN) 2015 ÖSYS EK TERCĠHLERĠ ĠÇĠN KONTENJANI DOLMADIĞI ĠÇĠN TABAN PUANLARI OLUġMAMIġ 4 YILLIK BÖLÜMLERĠN LĠSTESĠ (DĠL VE TS PUAN TÜRLERĠ ĠÇĠN) Bu bölümlerde belirtilen en küçük puanlarıbilgi maksatlıdır. Ek

Detaylı

(TDB Merkez Yönetim Kurulunun 25-26 Şubat 2009 Tarihli Toplantısında Kabul Edilmiştir.)

(TDB Merkez Yönetim Kurulunun 25-26 Şubat 2009 Tarihli Toplantısında Kabul Edilmiştir.) DİŞHEKİMLERİNİN ELEKTRONİK ORTAMLARDA YAPACAKLARI YAYINLARDA UYMALARI GEREKEN ETİK KURALLAR (TDB Merkez Yönetim Kurulunun 25-26 Şubat 2009 Tarihli Toplantısında Kabul Edilmiştir.) Dişhekimliği alanında

Detaylı

MÜNEVVER ÖZTÜRK ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 5. SINIF SINAV TARİHLERİ VE KONULARI

MÜNEVVER ÖZTÜRK ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 5. SINIF SINAV TARİHLERİ VE KONULARI MÜNEVVER ÖZTÜRK ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 5. SINIF SINAV TARİHLERİ VE NOT: Sınav tarihleri ve Yıllık Ders Planına göre öngörülmüştür. Öğrencilere sınav öncesi TÜRKÇE 19.03.2015 Sözcükte,

Detaylı

Öz geçmiş, insanın hayatını, kabiliyetini, yeteneğini, iş yapma gücü ve tecrübelerini ortaya koyan bir belgedir. Yani insanın o güne kadar elde

Öz geçmiş, insanın hayatını, kabiliyetini, yeteneğini, iş yapma gücü ve tecrübelerini ortaya koyan bir belgedir. Yani insanın o güne kadar elde ÖZGEÇMİŞ HAZIRLAMA Öz geçmiş, insanın hayatını, kabiliyetini, yeteneğini, iş yapma gücü ve tecrübelerini ortaya koyan bir belgedir. Yani insanın o güne kadar elde ettiği becerilerin özetidir. Özgeçmiş

Detaylı

T.C. GEBZE BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV TANIMLARI. Karar Tarihi: 07 / 03 / 2008 Karar No: 84 Sayfa No: 1/10

T.C. GEBZE BELEDİYESİ BASIN YAYIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV TANIMLARI. Karar Tarihi: 07 / 03 / 2008 Karar No: 84 Sayfa No: 1/10 GÖREV TANIMLARI Karar Tarihi: 07 / 03 / 2008 Karar No: 84 Sayfa No: 1/10 AMAÇ: BİRİNCİ BÖLÜM Madde 1) Bu yönetmeliğin amacı 5393 Sayılı Belediye Kanunu nun 48 nci maddesi, ISO 9001-2000 kapsamında, Görev,

Detaylı

Poster Nasıl Hazırlanır?

Poster Nasıl Hazırlanır? Poster Nasıl Hazırlanır? Dr. Mustafa SÜNBÜL Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı SAMSUN Poster özeti yazımı Poster yazımı İçerik Görünüm

Detaylı

T.C. B A ġ B A K A N L I K Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü. Sayı : B.02.0.PPG.0.12-010-06/14200 3 ARALIK 2009 GENELGE 2009/18

T.C. B A ġ B A K A N L I K Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü. Sayı : B.02.0.PPG.0.12-010-06/14200 3 ARALIK 2009 GENELGE 2009/18 I. GİRİŞ GENELGE 2009/18 2007-2013 döneminde Avrupa Birliğinden Ülkemize sağlanacak hibe niteliğindeki fonlar Avrupa Konseyinin 1085/2006 sayılı Katılım Öncesi Yardım Aracı Tüzüğü ve söz konusu Tüzüğün

Detaylı

FATĠH ÜNĠVERSĠTESĠ USOBO-2011 LĠSELERARASI 3.ULUSAL SOSYAL BĠLĠMLER OLĠMPĠYATI

FATĠH ÜNĠVERSĠTESĠ USOBO-2011 LĠSELERARASI 3.ULUSAL SOSYAL BĠLĠMLER OLĠMPĠYATI FATĠH ÜNĠVERSĠTESĠ USOBO-2011 LĠSELERARASI 3.ULUSAL SOSYAL BĠLĠMLER OLĠMPĠYATI Nisan 2011 FATĠH ÜNĠVERSĠTESĠ LĠSELERARASI ULUSAL SOSYAL BĠLĠMLER OLĠMPĠYATI (USOBO) 1) AMACI Bu olimpiyatın düzenlenmesindeki

Detaylı

ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR

ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR Amaç ANKARA ÇOCUK DOSTU ġehġr PROJESĠ UYGULAMA, GÖREV VE ÇALIġMA YÖNERGESĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, DAYANAK VE TANIMLAR Madde 1- Ankara Çocuk Dostu ġehir Projesinin amacı Ankara yı; Çocuk Hakları SözleĢmesini

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel

BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ. - Basın Toplantısı Haber Küpürleri. - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel BİR ACAYİP SOYGUN ADANA İŞİ - Basın Toplantısı Haber Küpürleri - 12.Ocak 2015 Adana Hilton Otel 13.01.2015 Salı Adana İşi nde acayip soygun Bir Acayip Soygun Adana İşi adlı uzun metraj filmin çekimleri

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ I.YARIYIL Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi I (2 0 2) : İnkılâp ve benzeri kavramlar. Osmanlı Devletinin son dönemlerinde batılılaşma adına yapılan

Detaylı

TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ BİTİRME ÇALIŞMASI VE TASARIM RAPORU YAZIM KILAVUZU

TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ BİTİRME ÇALIŞMASI VE TASARIM RAPORU YAZIM KILAVUZU TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ BİTİRME ÇALIŞMASI VE TASARIM RAPORU YAZIM KILAVUZU 1- GENEL BĠÇĠM VE YAZIM PLANI 1-1-Kullanılacak Kâğıdın Özelliği: Tez yazımında kullanılacak kâğıtlar A4 standardında (210x297) birinci

Detaylı

Dergimize makale göndermek isteyen yazarlara örnek bir taslak aşağıdaki EK de gösterilmektedir.

Dergimize makale göndermek isteyen yazarlara örnek bir taslak aşağıdaki EK de gösterilmektedir. YAZIM KURALLARI Dergimize makale göndermek isteyen yazarlara örnek bir taslak aşağıdaki EK de gösterilmektedir. Kafkas Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisine makale gönderecek olan

Detaylı

TEBLİĞ PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1)

TEBLİĞ PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1) 21 Ocak 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 28889 Sermaye Piyasası Kurulundan: TEBLİĞ PİYASA BOZUCU EYLEMLER TEBLİĞİ (VI-104.1) Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu Tebliğin amacı, makul bir ekonomik veya finansal

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ

HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ HALKLA İLİŞKİLER VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ A. ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri alanı, küreselleşen dünya içinde kurum ve kuruluşlar için bir ihtiyaç olarak

Detaylı

Yaz l Bas n n Gelece i

Yaz l Bas n n Gelece i Emre Aköz Yeni Okur-Yazarlar ve Gazetelerin Geleceği ABD li serbest gazeteci Christopher Allbritton õn yaşadõklarõ bize yazõlõ medyanõn (ki bu tabirle esas olarak gazeteleri kastediyorum) geleceği hakkõnda

Detaylı

AKDEM 2009 AĠLE EĞĠTĠM VE DANIġMANLIK BĠRĠMĠ. 1 OCAK- 30 Haziran FAALĠYETLERĠ

AKDEM 2009 AĠLE EĞĠTĠM VE DANIġMANLIK BĠRĠMĠ. 1 OCAK- 30 Haziran FAALĠYETLERĠ AKDEM 2009 AĠLE EĞĠTĠM VE DANIġMANLIK BĠRĠMĠ 1 OCAK- 30 Haziran FAALĠYETLERĠ 2009 1 Ocak-30 Haziran BAġVURU Başvuru Psikolog 1060 Hukuk 234 Eğitim 433 Psikiyatri 129 Toplam (BaĢvuru formu dolduran ) 1329

Detaylı

şeklinde yürütülen geniş kapsamlı ve detaylı bir çalışmadır.

şeklinde yürütülen geniş kapsamlı ve detaylı bir çalışmadır. T.C. ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FENBİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İŞ GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI II. ÖĞRETİM TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DÖNEM PROJESİ DERSİ YAZIM VE SUNUM KILAVUZU 1. GENEL KONULAR 1.1. Tanım Çukurova Üniversitesi,

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

LEGOLİNO. HEDEF-1 Legolino oyununu tanıma

LEGOLİNO. HEDEF-1 Legolino oyununu tanıma LEGOLİNO HEDEF-1 Legolino oyununu tanıma 1-1 Oyunla ilgili dikkatini toplar. 1-2 Anlatılanları dikkatle dinler. 1-3 Parçaları kendisinin çıkarıp tekrar toplaması gerektiğini bilir. 1-4 Uygulama kutusunu

Detaylı

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu Fethiye yi Ziyaret Etti.

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu Fethiye yi Ziyaret Etti. Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu Fethiye yi Ziyaret Etti. Odamız tarafından Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu na Fethiye sorunları ve çözüm önerileri ile ilgili; Fethiye Körfezi nin Temizlenmesi,

Detaylı

İzmir Meteoroloji Bölge Müdürlüğü ile İzmir Tarım İl Müdürlüğü işbirliği ile Meteorolojik Olayların Tarımsal Üretime Etkisi konulu panel düzenlendi

İzmir Meteoroloji Bölge Müdürlüğü ile İzmir Tarım İl Müdürlüğü işbirliği ile Meteorolojik Olayların Tarımsal Üretime Etkisi konulu panel düzenlendi İzmir Meteoroloji Bölge Müdürlüğü ile İzmir Tarım İl Müdürlüğü işbirliği ile Meteorolojik Olayların Tarımsal Üretime Etkisi konulu panel düzenlendi Ġzmir Meteoroloji Bölge Müdürlüğü ve Ġzmir Tarım Ġl Müdürlüğü

Detaylı

G Ü Ç L E N İ N! Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education

G Ü Ç L E N İ N! Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education Technical Assistance for Supporting Social Inclusion through Sports Education Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortak finanse edilmektedir. Spor Eğitimi Yoluyla Sosyal Katılımın

Detaylı

BĠLĠMSEL ARAġTIRMA VE YAYIN ETĠĞĠ. Prof. Dr. Besti Üstün

BĠLĠMSEL ARAġTIRMA VE YAYIN ETĠĞĠ. Prof. Dr. Besti Üstün BĠLĠMSEL ARAġTIRMA VE YAYIN ETĠĞĠ Prof. Dr. Besti Üstün ARAġTIRMA ETĠK BĠLĠM ETĠK NEDĠR???? Değerler felsefesinde; estetik güzel ve çirkini, etik iyi ve kötüyü sorgular. Ġyinin ve kötünün, doğrunun ve

Detaylı

NEVġEHĠR ÜNĠVERSĠTESĠ BOLOGNA SÜRECĠ

NEVġEHĠR ÜNĠVERSĠTESĠ BOLOGNA SÜRECĠ NEVġEHĠR ÜNĠVERSĠTESĠ BOLOGNA SÜRECĠ ÖĞRENME ÇIKTILARI HAZIRLAMA VE ÖĞRENCĠ Ġġ YÜKÜ HESABI FUNDA NALBANTOĞLU YILMAZ Eğitim Öğretim Planlamacısı Ekim, 2011 GĠRĠġ Bologna Süreci kapsamında, yükseköğretim

Detaylı