Hakları nda Paine bu konuda şöyle diyor:

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Hakları nda Paine bu konuda şöyle diyor:"

Transkript

1 GİRİŞ İnsanlar neden din özgürlüğüne ihtiyaç duyarlar? Bu soruyu cevaplandırabilmek için öncelikle dinin bireyler için taşıdığı anlamı ortaya koymak gerekir. Çoğu inanan için din, hayatı anlama ve anlamlandırmada başvurulan temel kaynaktır. Dini manada inanmak, müminler için, varoluşsal bir ihtiyaçtır. Bu, inanılan dinin özelliklerinden bağımsız olarak, kişinin kendisini tanımlaması ve konumlandırmasıyla ilgili bir durumdur. İnanıyorum, o halde varım sözü, inancın varoluşsal önemine işaret etmektedir. Dinler bu anlamda, ona mensup olanların kimliklerini oluşturan temel değerlerdir. Din ona inananlara göre hakikatin ve kurtuluşun biricik rehberi, inanmayanlara göre ise metafizik bir yanılsamadır. İster hakikatin ölçütü, ister yanılsama olarak kabul edilsin, dinin hem bireylerin kendilerini tanımlamada hem de toplumsal ve siyasal yaşamın şekillenmesinde önemli bir işlev gördüğü kesindir. Din ve inanç, insanın ortaya çıkışıyla birlikte tartışılmaya başlayan, her dönemde farklı konumlar alan, siyasal iktidarların meşrulaştırılmasında ya da gayri meşru ilan edilmesinde, bireylerin siyasal ve toplumsal tutumunda, ahlak anlayışlarının şekillenmesinde belirleyici rol oynayan kavramlardır. İnsanların, hem bireysel anlamda varoluşsal statüleri bakımından hem de toplumsal yaşamın şekillenmesi bakımından bu derece önemli değerler konusunda serbestçe inanma, inanmama ve inandığı gibi yaşama haklarına sahip olmaları doğaldır. Din özgürlüğü, bu anlamda insanin sadece insan olmasından dolayı sahip olduğu evrensel insan haklarından biridir. Din ile özgürlüğü biraraya getirmekte güçlük çekenler vardır. Ancak burada sözkonusu olan dinlerin özgürlüklere yer verip vermedikleri değildir. Ayrıca bu meseleyi, genellikle yapıldığı üzere, bütün dinleri kategorik olarak ele alıp toptancı ve total genellemeler yaparak tartışmak da yanlıştır. Nasıl ki, ifade edilen görüşlerin muhtevasından bağımsız olarak, bireylerin ifade özgürlüğüne sahip oldukları ileri sürülebiliyorsa, dinlerin özgürlük karşısındaki konumlarından bağımsız olarak da bireylerin belli ölçüler içerisinde din ve inanç özgürlüklerine sahip olduklarının kabul edilmesi gerekir. Esasen uluslararası düzlemde din özgürlüğünün gerekliliği ve korunması konusunda bir görüş birliği bulunmaktadır. Din özgürlüğü alanında bu kon-

2 2. Zühtü Arslan sensüsün sağlanması kolay olmamıştır. Özellikle Batı da din özgürlüğü, diğer özgürlüklerle birlikte, uzun ve zorlu bir sürecin sonunda belli yasal ve anayasal güvencelere sahip kılınmıştır. Diğer hak ve özgürlüklerle birlikte din özgürlüğünün uluslararası düzlemde korunmaya başlaması 20.yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkan bir durumdur. İkinci Dünya Savaşı ndan sonra kurulan yeni dünya düzeni nde insan hakları merkezi bir yer işgal etmiştir. Bu düzendeki temel kaygılardan birisi, iki dünya savaşının doğurduğu hak ihlallerinin bir daha yaşanmasını engellemek olarak ortaya çıkmıştır. Böylece, ulus devletlerin hak ve özgürlük ihlallerini denetleyecek, bireyi ulusalüstü düzlemde koruyacak etkili mekanizmalar yaratma fikri hakim olmuştur. Hak ve özgürlükler tarihinde kimilerinin devrim olarak nitelediği bu gelişmenin sonunda, birey ve onun hakları uluslararası hukukun temel konularından biri haline gelmiştir. Bu korumanın mevcut haliyle ne kadar etkili olduğu tartışmalı olsa bile, din özgürlüğü bakımından önemli bir adım olduğu açıktır. Ancak, din özgürlüğüyle ilgili gelişmenin lineer olduğunu söylemek yine de zordur. Bu gelişme tarihsel olarak inişli çıkışlı bir seyir izlemiştir ve muhtemelen bundan sonra da böyle olacaktır. Din özgürlüğü, evrensel ve bölgesel düzeyde insan haklarına ilişkin uluslararası bildiri ve sözleşmelerin bir çoğunda korunan bir haktır. Birleşmiş Milletler Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi nin 18.maddesi din özgürlüğünü düzenlemektedir. Buna göre, herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. 18.maddenin ikinci cümlesi de bu hakkın kapsamını belirlemektedir: Bu hak, din ve inancını değiştirme özgürlüğünü, dinini veya inancını tek başına veya topluca, açık olarak ya da özel biçimde öğrenme, uygulama, ibadet ve dinsel törenlerle açığa vurma özgürlüğünü içerir. Evrensel Beyannamedeki bu hüküm, daha sonra hem Birleşmiş Milletler bünyesindeki sözleşmelere hem de bölgesel insan hakları sözleşmelerine esin kaynağı olmuştur. Evrensel Beyanname, din özgürlüğü ile ilgili genel hükümlere yer vermiş, sınırlamalardan bahsetmemiştir. BM Sivil ve Siyasal Haklar Sözleşmesi ise genel ilkeler ve hakkın kapsamı yanında, onun hangi durumlarda sınırlandırılabileceğini de düzenlemiştir. Bu Sözleşme nin 18.maddesinin 3.paragrafı şu şekildedir: Bir kimsenin dinini veya inancını açığa vurma özgürlüğü ancak kamu güvenliği, kamu düzeni, sağlık veya ahlak veya başkalarının hak ve özgürlüklerini korumak amacıyla, hukuken öngörülen ve demokratik bir toplumda gerekli olan sınırlamalara tabi tutulabilir. Ayrıca, 18.maddenin 4.paragrafı ebeveynin çocuklarına kendi inançlarına uygun şekilde eğitim verilmesini isteme haklarını da korumaktadır. Benzer şekilde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi, Afrika İnsan ve Halklarının Hakları Şartı, Hel-

3 Din Özgürlüğü. 3 sinki Nihai Senedi ve Paris Şartı gibi bölgesel düzeydeki belgeler de din özgürlüğünü güvenceye almışlardır. BM Din veya İnanca Dayanan Her Türlü Hoşgörüsüzlüğün ve Ayrımcılığın Tasfiye Edilmesine Dair Bildiri gibi daha özel nitelikte olan bildiri ve sözleşmeler de devletlerden din temelinde ayrımcılık yapmamalarını istemektedirler. 1 Diğer yandan, Amerikan Anayasası nın Birinci Değişikliği Kongre, (resmi) bir dinin tesisini öngören veya onun özgürce yaşanmasını yasaklayan bir yasa çıkaramaz ifadesine yer vermektedir. ABD Yüksek Mahkemesi nin bu hüküm altında incelediği davalarda yaptığı yorumlar, gerek din-devlet ilişkileri gerekse din ve vicdan özgürlüğü hakkındaki tartışmalara hatırısayılır katkıda bulunmuştur. 2 Ulusal anayasalarda ve uluslararası insan hakları belgelerinde korunduğu şekliyle din ve vicdan özgürlüğünün iki boyutu vardır. Bu özgürlük, öncelikle, kişilerin dini ve vicdani kanaatlere serbestçe sahip olmalarını, bir dini ya da inancı kabul ya da reddetme konusunda baskı altında tutulmamalarını gerektirmektedir. Bu yönüyle din ve vicdan özgürlüğü, daha ziyade bireylerin iç dünyasına (forum internum) yönelik mutlak bir koruma sağlamaktadır. Diğer yandan, din özgürlüğü insanlara toplu ya da bireysel ibadetler, dini semboller ve törenler yoluyla dinlerini veya inançlarını açıklama, açığa vurma hakkını da vermektedir. Bu hak, esas itibariyle, başkalarının haklarını korumak maksadıyla sınırlandırılabilmektedir. Din özgürlüğünun kapsamı konusunda çıkan tartışmalar, daha çok dinin izharıyla ilgili alanlarda yoğunlaşmaktadır. Din özgürlüğünün gereklerinden biri de, dini eğitim ve öğrenim hakkıdır. Bu hakkın da iki boyutu vardır. Birincisi, herkesin belli bir dini ya da inancı öğrenme ve öğretme hakkı vardır. İkincisi, ebeveynin çocuklarının eğitiminde dinlerine ve inançlarına saygı gösterilmesini isteme hakları bulunmaktadır. Burada da, tartışma daha ziyade, din eğitiminin zorunlu olması ve bundan muaf tutulmak isteyen kişilerin taleplerinin yetkililerce reddedilmesi durumunda ortaya çıkmaktadır. Şimdilik şu kadarını belirtmek yeterli: Strasbourg organları, prensip olarak, belli şartları sağlayan zorunlu din eğitiminin din özgürlüğüyle çatışmadığı görüşünü savunmaktadırlar. 1 Uluslararası hukukta din ve vicdan özgürlüğünün korunmasına ilişkin kapsamlı bir çalışma için bkz. Akif Emre Öktem, Uluslararası Hukukta İnanç Özgürlüğü, (Ankara:Liberte Yayınları, 2002). 2 Yüksek Mahkeme nin din özgürlüğüne yaklaşımının kısa bir değerlendirmesi için bkz. Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi ve İfade Özgürlüğü, Z.Arslan (der.), ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Özgürlüğü, (Ankara: LDT ve Avrupa Komisyonu, 2003), ss Bu konuda ayrıca bkz.mustafa Erdoğan, Anayasa ve Özgürlük, (Ankara: Yetkin yayınları, 2002), ss ve A.M.Adams ve C.J.Emmerich, Din ve Özgürlük: ABD de Dini Özgürlüğün Anayasal Tarihçesi, çev. L.Boyacı, (İstanbul:Kızılelma Yayıncılık, t.y.).

4 4. Zühtü Arslan Din ve vicdan özgürlüğü, modern demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri haline gelmiştir. Bu özgürlüğün vazgeçilmez olması, biraz da demokratik toplumların temellerini oluşturan çoğulculuk ve hoşgörü kavramlarının bu hakkın korunmasını gerektirmesindendir. Çoğulculuk ve hoşgörü, toplumda birbirinden farklı hatta birbiriyle çatışma halindeki düşünce, inanç ve uygulamaların bir arada yaşatılmasını hedefleyen kavramlardır. Avrupa İnsan Hakları Komisyonu ve Mahkemesi din özgürlüğüyle ilgili bir çok kararında bu değerlerini önemini vurgulamışlardır. Daha da önemlisi, Sözleşme organları, bu değerlerin korunması için bazen din özgürlüğünün sınırlandırılması gerektiğini de vurgulamışlardır. Mesela, bu kitabın ikinci bölümünde de tartışılacağı üzere, Dahlab ve Leyla Şahin kararlarında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) çoğulculuk ve hoşgörü değerlerinin korunması için başörtüsünün yasaklanabileceğinin altını çizmiştir. Ancak, hemen belirtelim ki, yasaklama yöntemiyle çoğulculuğun ve hoşgörünün korunmaya çalışılması çelişkili bir durum ortaya çıkarmaktadır. Elbette, çoğulcu ve hoşgörülü ortamları bozmaya, aynı ortamda bulunan diğer insanlara zarar vermeye çalışan davranışların engellenmesi başkalarının hak ve özgürlüklerini koruma gerekçesiyle haklılaştırılabilir. Bu noktada çok dikkatli olmak gerekir. Normal şartlarda çok somut olarak ortaya konabilecek zarar unsuru bazı durumlarda tamamen vehim ve varsayımlara dayanılarak üretilebilmektedir. Strasbourg organlarının çoğulculuk, hoşgörü ve tarafsızlık hakkındaki görüşleri daha sonra ele alınacaktır. Şimdilik, din ve vicdan özgürlüğünün nasıl bir çoğulculuk, hoşgörü ve tarafsızlık anlayışıyla korunabileceğine dair kısa bazı tespitlere yer verilecektir. Din özgürlüğünün çevre şartları nı 3 oluşturan ilkelerden birisi de hoşgörüdür. Hoşgörü, modern siyaset teorisinin en sihirli kavramlarındandır. Hoşgörünün mahiyetinden ziyade onun gerekliliği üzerinde nerdeyse bir fikir birliği vardır. Bu kavram, farklı düşünce, inanç ve yaşayışlar karşısında tahammülü ifade etmektedir. Ancak hoşgörü her zaman çoğulculuğu sağlamaya ve farklılıkları yönetmeye müsait bir değer olmayabilir. Bir yönüyle hoşgörü, eşitsizlikçi bir ilişkiyi ima eder. Hoşgören ile hoşgörülen arasındaki ilişki hiyerarşik bir ilişkidir. Doğrunun sırrına vakıf olan kişi, bundan mahrum olan kişiye tahammül gösterebilir. Tam da bu nedenle Thomas Paine, hoşgörü ile hoşgörüsüzlük arasında hiç bir fark olmadığını vurgulamaktadır. Meşhur eseri İnsan 3 Din ve vicdan özgürlüğünün çevre şartları ifadesi Mustafa Erdoğan a aittir. Erdoğan, bu ifadeyi, din ve vicdan özgürlüğünün yaşayabileceği belirli özelliklere sahip sosyo-politik sistemler ortamı anlamında kullanmakta ve bu ortamın temel karakteristiği olarak da laiklik ilkesini görmektedir. Bkz. Erdoğan, Anayasa ve Özgürlük, s.146 vd.

5 Din Özgürlüğü. 5 Hakları nda Paine bu konuda şöyle diyor: Hoşgörü, hoşgörüsüzlüğün karşıtı değil, karşılığıdır. Her ikisi de despotizmdir. Birisi kendisinde vicdan hürriyetini yasaklama hakkını görür, diğeri ise bu hürriyeti bağışlama, lütfetme hakkını. 4 Paine in bu sert ifadesine rağmen, aslında hoşgörü, hiyerarşik doğası itibariyle gerçekçi bir ilkedir. Zira belli bir düşünceye ya da inanca sahip olan kişi, kaçınılmaz olarak onun tek doğru ya da en doğru olduğuna inanmaktadır. Dolayısıyla bu kişinin diğer düşünceleri ya da inançları yanlış bulması doğaldır. Hoşgörü, yanlış ya da iğrenç de olsa başkalarının düşüncesine ve/ya dünya görüşlerine katlanmayı gerektirmektedir. Bu nedenle, bireylerarası ilişkilerde, başka bir ifadeyle toplumsal düzeyde, hoşgörü işlevsel bir değere sahip olabilir. Buradaki problem, hoşgörünün bazen siyasal bir değer olarak da sunulmasıdır. Başka bir ifadeyle, devletin benimsemediği görüşler ve inanç gruplarına yönelik hoşgörü ilkesine başvurması gerektiği ileri sürülmektedir. Oysa devletin, bireyler ve toplumsal gruplardan farklı olarak, hoşgörme yetkisinden bahsedilemez. Bu tür bir yetki devlete, resmi bir din ya da söyleme sahip olma, bunun dışında kalanları da hoşgörülebilecek düşünce ve inançlar olarak görme hakkını verecektir. Bu da beraberinde, bazı grupların siyasal anlamda aforoz edilmesini getirecektir. Hoşgörü Üstüne Bir Mektup un müellifi olan John Locke bile bu kaçınılmaz sondan kendisini kurtaramamıştır. Hoşgörüyü yüce bir değer olarak takdim eden Locke, bazı kesimlerin hoşgörüden yararlanmaması gerektiğini belirtmiştir. 5 Dolayısıyla devlet-birey ilişkilerinde, tanıma devletin din özgürlüğü karşısındaki yükümlülükerini anlatmaya daha müsait bir kavramdır. Tanıma, hoşgörüden farklı olarak, öteki nin ontolojik statüsünü eşit şekilde kabul etmeyi gerektirmektedir. Esasen, din özgürlüğü alanında ortaya çıkan sorunların çözümlenmesinde bu kavram çok daha işlevsel bir rol oynayabilir. Dar anlamda tanıma, özellikle devletin resmi dine (kiliseye) sahip olduğu Yunanistan gibi ülkelerde, diğer din veya inanç gruplarının hukuki varlıkları için de gerekli olan bir işlemi ifade etmektedir. Yehova Şahitleri gibi kimi gruplar, 4 Thomas Paine, Rights of Man, (1791), (Harmondsworth: Penguin Books, 1969), s Locke, örneğin, ateistlerin hoşgörüye hakları olmadığını düşünüyor ve nedenini de şöyle açıklıyordu: Tanrı nın mevcudiyetini inkar edenlerin de hoşgörülmemeleri gerekir. İnsan toplumunun bağlarını oluşturan sözler, akitler ve yeminler bir ateist üzerinde hiçbir etki yaratmaz. Düşüncede bile olsa, Tanrı yı işin içinden çıkarmak, her şeyin dağılıp çözülmesine yol açar; kaldı ki, ateistlikleri yüzünden onlar, dinin yapabileceği her şeyi tahrip edip çökertirlerken, bu arada hoşgörü imtiyazını da reddederler. John Locke, Hoşgörü Üstüne Bir Mektup, (1685) çev. M. Yürüşen, (Ankara: Liberte Yayınları, 2004), ss

6 6. Zühtü Arslan hukuken tanınmak için uzun mücadeleler vermişlerdir. Moldova ya karşı açılan bir davada AİHM, Moldova Metropolitan Kilisesi nde ayrılmış bir grubun tanınmamasını Sözleşme ye aykırı bulmuştur. Moldova Hükümeti nin başvuru sahibi Kilisenin tanınmamasına rağmen ibadetlerini yapmalarına izin verildiği ve üyelerinin hoşgörüldüğü şeklindeki savunması da kabul edilmemiştir. O halde, çoğulculuğu sağlama noktasında devletin tanıma ya dayanan bir siyasal tarafsızlık ilkesini benimsemesi gerekmektedir. 6 Siyasal tarafsızlık, bir yandan devletin herhangi bir dini ya da ideolojiyi resmen benimsemesine izin vermez, diğer yandan da devleti toplumdaki farklı iyi anlayışları karşısında eşit mesafede durmaya zorlar. Birbiriyle çatışan dinsel ve kültürel kimliklerin eşit olarak devletçe tanınması, bireysel düzlemde bireyin radikal otonomisini koruyacaktır. Hemen belirtelim ki, diğer dinler karşısında ayrımcı olmadığı ve onları da tanıdığı müddetçe, devletin resmi bir dine sahip olması prensip olarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ne aykırı görülmemektedir. Burada, her ülkenin kendi tarihsel gelişimi sonucu ortaya çıkardığı din-devlet ilişkisinin, Sözleşme tarafından korunan ilkeleri ihlal etmediği takdirde, farklı formlar alabileceği kabul edilmiştir. Ancak Strasbourg organları özellikle eğitim alanında dinler veya inançlar arasında tarafsızlığın sağlanması gerektiğini sürekli vurgulamaktadırlar. Çoğulculuk, herkesin kendi kimliğiyle ve kendisi olarak toplumsal ve siyasal yaşama katılmasıyla mümkündür. Bu anlamda devletin dine veya inanca ait bazı sembolleri belli mekanlarda yasaklamasının çoğulculuğu korumakla izah edilmesi güçtür. Bu tür bir çoğulculuk, herkesin aynı şekilde düşünmesini, en azından aynı şekilde görünmesini isteyen bir anlayışı yansıtmaktadır. Oysa çoğulculuk, böyle bir anlayışla bağdaşmaz. Farklılıkların ve farklı olanların tanınmadığı ve dışsal tehditler karşısında siyasal güç tarafından korunmadığı bir yerde çoğulculuktan bahsedilemez. Çoğulcu toplumda devlet, bireylerin kendi dünya görüşlerinin ve inançlarının gereğine uygun olarak yaşamalarını sağlamak durumundadır. Devlet, bu görüşlerden ya da yaşam tarzlarından birini yanlış ya da yaşamaya değmez ilan etme yetkisine sahip değildir. Başkalarına zarar vermediği müddetçe, farklılıkların birarada yaşatılması, çoğunluğun ya da azınlığın hoşuna gitmese de, çoğulculuğun bir gereğidir. Din özgürlüğünün korunması noktasında karşımıza çıkan tartışmalı bir kavram da laikliktir. Laikliğin Avrupa siyasal ve hukuksal mekanında iki farklı algılanışının olduğu malumdur. Bunlardan birincisi, daha çok Fransa ile öz- 6 Siyasal tarafsızlık konusunda ayrıntılı bilgi için bkz. Zühtü Arslan, Anayasa Teorisi, (Ankara: Seçkin Yayıncılık, 2005), ss

7 Din Özgürlüğü. 7 deşleştirilen ve militan veya monolitik laiklik olarak adlandırılan anlayıştır. Militan laikliğin en önemli özelliği, devlet ile din arasında kesin ve kalın çizgilerin çizilmesidir. Ancak bu laiklik anlayışı, Türkiye gibi ülkelerde, din-devlet ayrılığında bir ayağın aksamasına yol açmıştır. Din buralarda devlet tarafından kontrol altında tutulan, ancak devlete ve siyasete etki etmesi istenmeyen bir kurum olarak görülmektedir. Bunun arkasında yatan kaygı, dinin siyasal rejime yönelik bir muhalefeti besleme potansiyeline sahip olduğunun düşünülmesidir. Bu nedenle, din sadece devletten değil, aynı zamanda siyasetten de uzak tutulması gerekli bir unsur olarak kabul edilmiştir. Dine karşı bu kuşkucu ve ihtiyatlı yaklaşım, onun toplumsal ve siyasal alandaki her türlü tezahürüne karşı adeta otomatik bir refleks yaratmıştır. Militan ve pozitivist laiklik, bu yönüyle sadece dinin devlete müdahale etmesini engelleyen bir kavram olarak değil, fakat aynı zamanda toplumu dönüştüren ya da klasik ifadesiyle çağdaşlaştıran bir ilke haline gelmiştir. Elbette, laikliğin bu yorumu da zamanla değişmektedir. Özellikle, onun neyi gerektirdiği noktasında, din ve vicdan özgürlüğüne hangi noktalarda ve ne kadar izin verdiği konularında tartışmalar devam etmektedir. Bu anlamda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu nun 23 Aralık 2004 tarihli, ifade özgürlüğünün sınırlarını genişletici kararı önemlidir. Bu kararda çoğunluk görüşü laikliği tüm zamanların doğrusu ve değiştirilemezi olarak nitelemektedir. Karara muhalif olanların da laikliğin bu şekilde sunulmasına muhalefet etmedikleri kesin. Ancak Mahkeme çoğunluğu ve karara muhalif kalanlar, laikliğin özgürlükler karşısındaki konumu ve yargısal yolla korunup korunmaması gerektiği konusunda farklı düşünmektedirler. Bu da anlaşılabilir bir durumdur. Bir kavramın doğru ve değiştirilemez olduğuna inanmak başka, onun uygulamada nasıl anlaşılması gerektiğini düşünmek başkadır. Kısacası, Yargıtay ın bu kararı, laiklik konusunda özgürlükçü yaklaşımın da mümkün olduğunu göstermesi bakımından önemlidir. Ancak bu kararın daha kırkı çıkmadan, Yargıtay Ceza Genel Kurulu tam tersi yönde bir karar almış ve aynı gazetenin bir başka yazarının 312/2 den mahkumiyetini onaylamıştır. Yargıtayın aynı konuda birbirine karşıt iki karar vermiş olması ve bu kararların basında devrim ve rövanş gibi daha çok siyasal/ideolojik mücadeleyi çağrıştıran terimlerle yer almış olması, laikliğin hukuki boyutu hakkındaki kafa karışılıklığını ve gerilimi yansıtmaktadır. Militan laiklik anlayışının karşısında, daha çok Anglo-Sakson dünyasının esnek din-devlet ilişkileri geleneğine yaslanan, çoğulcu laiklik anlayışı vardır. Laikliğin çoğulcu yorumu, din-devlet ilişkilerindeki biçimsel ayrılıktan ziyade bireylerin din ve vicdan özgürlüğünün eşit düzeyde korunmasını öne çıkarmaktadır. Bu laiklik anlayışı, çokkültürlü bir toplum modelinin temel daya-

8 8. Zühtü Arslan naklarından birisi olarak kabul edilmektedir. Devletin farklı kültürel ve dinsel gruplar karşısında tarafsız olması, bireylerin din ve vicdan özgürlüklerine prensip itibariyle müdahale etmemesi gerekir. Strasbourg organlarının bu iki laiklik anlayışından hangisini benimsediği çok açık değildir. Bazı kararlarda, laikliğin çoğulcu yorumunu yaparak, din ve vicdan özgürlüğüne yönelik kısıtlamaları Sözleşme ye aykırı bulmakta, bazı kararlarda da militan laiklik uygulamalarını Sözleşme nin temel değerleriyle uyumlu bulmaktadır. Strasbourg organlarının laiklik konusunda kafası karışıktır. Dahası Avrupa nın bu konuda kafası karışıktır. Bir tarafta savunulan çokkültürcülük ve özgürlükler gibi değerler, diğer tarafta global siyasal düzenin sistematik olarak pompaladığı korkular var. Bu ikisi arasında sıkışıp kalan herkes gibi Avrupalılar da bir akıl tutulması yaşıyorlar. Bu kitap, din özgürlüğüne ilişkin bu tür tartışmalara yönelik Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nin ve onun karar organlarının yaklaşımını incelemektedir. Kitap üç bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm, Sözleşme nin işleyişi ve Türk hukukundaki yerine dair giriş niteliğinde açıklamalardan oluşmaktadır. Bu bölümde, Sözleşme nin (a) denetim mekanizmasının son değişiklikler ışığındaki işleyişi ve (b) Türk anayasal sisteminde ve hukukundaki yeri açıklanacaktır. Sözleşme nin Türk hukukundaki yerinin son anayasa değişiklikleri bağlamında tartışılması, bihassa AİHM nin incelenen kararlarının sonuçları bakımından önem taşımaktadır. İkinci bölümde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nde ve onu yorumlayıp uygulamakla görevli organların içtihatlarında din özgürlüğünün nasıl anlaşıldığına bakılacaktır. Sözleşme de din özgürlüğüyle doğrudan ilgili iki madde bulunmaktadır. Birincisi, düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü koruyan 9.madde, diğeri de çocukların eğitiminde ebeveynin dini ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesini isteyen 1 Nolu Protokol ün 2.maddesidir. Önce Avrupa İnsan Hakları Komisyonu ve Mahkemesinin kararları ışığında bu maddelerin kapsamı, kullandıkları terimlerin anlamı ve korudukları özgürlüğe getirilen sınırlamalar ele alınacaktır. Sonra da Strasbourg organlarının, bilhassa Mahkeme nin, din özgürlüğüyle ilgili olarak ortaya çıkan temel sorunlara nasıl bir yaklaşım sergilediğine bakılacaktır. Burada, Türkiye ile ilgili başvurular ve şu ya da bu şekilde bizi daha fazla ilgilendiren konulardaki içtihatlar üzerinde daha fazla durulacaktır. Hemen belirtelim ki, kararları incelerken Mahkeme nin din özgürlüğüne yaklaşımını özgürlükçü ve eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmeye çalışacağız. Doğrusu, Sözleşme organlarının din özgürlüğü konusunda taraf Devletlere çok geniş takdir yetkisi tanıması ve bu özgürlüğü sınırlayıcı yorumları, eleştirel ve hak-eksenli bir analizi kaçınılmaz kılmaktadır.

9 Din Özgürlüğü. 9 Kitabın üçüncü ve son bölümü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin din ve vicdan özgürlüğüne ilişkin bazı kararlarının tercümesine ayrılmıştır. Burada yer alan kararların tamamı kitabın yazarı tarafından çevrilmiştir. AİHM nin din özgürlüğüyle ilgili ilk kararı 1993 yılında verdiği Kokkinakis/Yunanistan kararıdır. Mahkeme, din özgürlüğü ile ilgili temel ilkeleri bu kararda açıklamıştır. Dolayısıyla, ilk olarak bu kararın çevirisine yer yerdik. Ancak, Kokkinakis kararı Mahkeme üyeleri arasında ciddi görüş ayrılıklarına neden olmuştur. Başkalarını kendi dinine kazandırma amacıyla dinsel propaganda yapmak anlamındaki proselitizmin din özgürlüğü açısından konumunu belirleme noktasında yargıçlar farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Ayrı ve/ya karşı oy yazılarının da neredeyse tamamının çevrilmesinin yararlı olacağını düşündük. Özellikle misyonerlik tartışmalarının Türkiye nin ve bölgenin gündeminden düşmediği dikkate alınırsa AİHM nin bu dava(lar)da ortaya koyduğu yaklaşımın önemi daha iyi anlaşılacaktır. Murphy/İrlanda kararı, doğrudan Sözleşme nin 9.maddesiyle ilgili değildir. Bu kararın özet çevirisine yer vermemizin amacı, din özgürlüğünün ifade özgürlüğüyle organik bir bağa sahip olduğunu göstermektir. Dahlab/İsviçre ve Leyla Şahin/Türkiye kararları ise başörtüsü ile ilgilidir. İlki, bir ilkokul öğretmeninin başörtülü görev yaptığı gerekçesiyle görevinden uzaklaştırılmasının 9.maddeyle ilgisini tartışmaktadır. İkincisi ise, Türk üniversitelerindeki başörtüsü sorunuyla ilgili verilmiş ilk ve tek Mahkeme kararıdır. Bu karar, özellikle sonuçları bakımından çok önemli olmasına rağmen, maalesef yeteri kadar tartışılmamıştır. Kararın tam metninin Türkçe ye çevrilerek yayınlanması, tartışma zeminin hazırlanmasına katkıda bulunabilir diye düşünüyorum. Son karar ise, Yunanistan ve Bulgaristan da yaşayan Türk azınlığın dini örgütlenmesine yönelik devlet müdahalesini sorgulayan bir dizi karardan birisidir. Bulgaristan ın ülkede yaşayan Müslüman toplumun iç işlerine karışmasının 9.maddeye aykırı bulunduğu bu karar Aralık 2004 tarihli olduğu için, benzer nedenlerle açılan ve sonuçlanan önceki davalara da atıf yapmaktadır.

10 10. Zühtü Arslan

11 Din Özgürlüğü. 11 Birinci Bölüm AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ NİN DENETİM MEKANİZMASI VE TÜRK HUKUKU

12 12. Zühtü Arslan

13 Din Özgürlüğü. 13 I. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nin Denetim Mekanizması 1953 yılında yürürlüğe giren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS), bölgesel düzeyde insan haklarını korumayı amaçlayan en başarılı ve etkili belge olarak kabul edilmektedir. Amerikan İnsan Hakları Sözleşmesi ve Afrika İnsan Hakları Şartı gibi, diğer bölgesel sözleşmelerle karşılaştırıldığında açıkça görülebilecek olan bu başarının ardında, Avrupa devletlerinin hakların korunması noktasında ortak bir iradeyi yansıtmaları yatmaktadır. Sözleşme nin yargısal organı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi nin kararlarının taraf devletler tarafından yerine getirilmesi, bu mekanizmayı etkili ve başarılı kılmıştır. Sözleşme, onu yorumlamakla görevli organların sıkça belirttikleri gibi, yaşayan bir belgedir. Başka bir ifadeyle, Sözleşme hükümleri değişen şartlar ve gelişmeler ışığında yorumlanabilmekte ve değişebilmektedir. Bu amaçla, ek protokoller hazırlanarak gerek Sözleşmenin koruduğu haklar genişletilmekte gerekse koruma mekanizmasında değişiklikler yapılmaktadır. Sözgelimi, Ekim 1998 yılında yürürlüğe giren 11 Nolu Protokol, Sözleşmenin denetim mekanizmasını radikal bir şekilde yenilemiştir. Daha önce iki hatta üç organlı olan denetim yapısı, yerini tek organlı bir yapıya bırakmıştır. Önceki sistemde bir anlamda ön-yargılama görevi yapan Avrupa İnsan Hakları Komisyonu kaldırılmış, yarı zamanlı çalışan Avrupa İnsan Hakları Divanı da tam zamanlı bir mahkemeye dönüştürülmüştür. Ayrıca Bakanlar Komitesi nin 11.protokol den önce sahip olduğu yargısal yetki de kaldırılmış ve bu organ salt icra organı haline gelmiştir. Yeni yapılanma, çok organlı bir denetim mekanizmasının her geçen gün artan başvurularla başa çıkamaması ve kararların gecikmesi karşısında bulunan bir çözüm olarak ortaya çıkmıştır. Ancak çok geçmeden, bu değişikliğin de çok sayıda başvurunun etkili ve hızlı bir şekilde sonuçlandırılmasında yetersiz kaldığı görülmüştür. Bir yandan Sovyetler Birliği nin dağılmasının ardından Avrupa Konseyi nin Rusya ve Doğu Avrupa ülkelerini de içine alacak şekilde genişlemesi, diğer yandan da taraf devletlerde hak arama bilincinin gelişmesiyle birlikte başvuru sayısında patlama yaşanmıştır. Başvuru sayısındaki bu artışta, yeni sistemde bireysel başvuru hakkını tanımanın taraf devletler için otomatik (zorunlu) bir yükümlülük haline gelmesi de etkili olmuştur.

14 14. Zühtü Arslan Bütün bu etmenler sonucunda, AİHM artan başvurularla başa çıkamaz hale gelmiştir. Bu durum, Sözleşme nin denetim sisteminde reform arayışlarını beraberinde getirmiş ve üç yıl süren hazırlık aşamasından sonra 14 Nolu Protokol taraf devletlerin imzasına açılmıştır. 7 Sözleşme ye taraf devletlerin tamamının onayından sonra yürürlüğe girecek olan 14 Nolu Protokol, 8 hem denetim mekanizmasının işleyişi hem de yargıçların görev süresi bakımından önemli değişiklikler getirmektedir. Ayrıca bu Protokol, Avrupa Birliği nin Sözleşme ye taraf olabileceğine dair bir değişiklik getirmektedir. 14. Protokolün etkili bir filtreleme ve işleyiş için getirdiği değişiklikleri şu şekilde özetleyebiliriz: Tek-yargıçlı Mahkeme: 14.Protokol ün getirdiği en önemli yenilik, Mahkeme nin tek-yargıçlı olarak da karar vermesini sağlamasıdır. Tek-yargıçlı Mahkeme ye raportörler yardımcı olacaktır. Mahkeme, tek-yargıçlı olduğunda bu yargıç seçildiği taraf Devlet aleyhine yapılan başvuruları inceleyecektir. Tekyargıç, kendisine gelen bireysel başvurular hakkında kabul edilemezlik veya kayıttan düşürme kararı verebilir. Bu karar kesindir. Tek-yargıç, bir başvuru hakkında kabul edilemezlik veya kayıttan düşürme kararı vermiyorsa, başvuruyu incelenmesi için bir Komiteye ve Daireye gönderecektir. Geniş Yetkili Komiteler: 14. Protokol ün başvuru yığılmasını engellemek için getirdiği diğer bir yenilik de, üç yargıçtan oluşan Komitelere bireysel başvuruları kabul edilebilir ilan etme ve esastan inceleme yetkisi vermesidir. Bunun için, davadaki temel sorunun Mahkeme nin yerleşik içtihatlarına zaten konu olmuş olması gerekmektedir. Başka bir deyişle, Komite nin esastan karar verme yetkisi, daha ziyade konusu Mahkeme nin daha önce verdiği kararların konusuyla aynı olan mükerrer (repetitive) başvurular için geçerlidir. Daire Yargıçlarının Azaltılması: Mahkeme Genel Kurulu nun talebi üzerine Bakanlar Komitesi, Dairelerdeki yargıç sayısını belirli bir süre için beşe indirebilecektir. Bakanlar Komitesi nin bu kararı oybirliğiyle alması gerekmektedir. Her Aşamada Dostane Çözüm: 14. Protokol, yargılamanın her aşamasında Mahkeme nin tarafları dostane çözüme (friendly settlement) teşvik etmesi- 7 AİHM de reform çalışmaları ve 14.Protokol ün metni için bkz. Human_rights/ECHRReform.asp Protokol, 07 Şubat 2005 tarihi itibariyle taraf devletlerin 31 i tarafından imzalanmış ve yalnızca 7 devlet tarafından onaylanmıştır. Türkiye, bu protokolü 6 Ekim 2004 tarihinde imzalamış, ancak henüz onaylamamıştır. Bkz.http://conventions.coe.int/Treaty/Commun/Cherche- Sig.asp?NT=194&CM=8&DF=07/02/05&CL=ENG.

15 Din Özgürlüğü. 15 ni öngörmektedir. Mevcut durumda kabul edilebilirlik aşamasından sonra Mahkeme böyle bir girişimde bulunmaktadır. Usul ve Esasın Birleştirilmesi: 14. Protokol, işleyişi hızlandırmak için bireysel başvurularda kabul edilebilirlik ve esasa ilişkin kararların aynı zamanda verilmesini teşvik etmektedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Sözleşmeye taraf devletlerden gelen birer yargıçtan oluşmaktadır. Yargıçlar, taraf devletlerin gösterdiği üç aday arasından Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından oy çokluğuyla seçilmektedir. Şu anda yargıçların görev süresi altı yıldır ve tekrar seçilmeleri mümkündür. Ancak 14.Protokol, yargıçların bir defaya mahsus ve dokuz yıl süreyle seçilmelerini öngörmektedir. Yargıçların görev süreleri 70 yaşında sona erer. Yargıçlar bağımsızdırlar; vatandaşı oldukları ülkeyi temsil etmezler (Madde 19-24). AİHM, üç yargıçlı Komiteler, yedi yargıçlı Daireler ve onyedi yargıçlı Büyük Daireler şeklinde toplanır. Aleyhine başvuru yapılan taraf devletten seçilen yargıç (milli yargıç) Daire ve Büyük Dairede otomatik olarak yer alır. Büyük Dairede ayrıca Mahkeme Başkanı, Başkan Yardımcıları, Daire Başkanları ve kurayla belirlenecek yargıçlar görev yapar (Madde 27). Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ne, taraf devletler (m.33) ve bireyler (m.34) başvurabilirler. Bireysel başvuru kavramı geniş olup, gerçek kişileri, hükümet dışı kuruluş ve kişi gruplarını, dernekleri, siyasi partileri vs. kapsamaktadır. Sözleşme nin 35.maddesine göre kabul edilebilirlik koşulları şunlardır: a. İç hukuk yollarının tüketilmesi: Bu kural, uluslararası organlara başvuru için aranan ön şartı ifade etmektedir. AİHM ye başvurmadan önce ihlale neden olduğu ileri sürülen eylem veya işlemle ilgili ulusal hukuk sisteminde öngörülen bütün yolların kullanılması gerekmektedir. Ancak bazı istisnai durumlarda AİHM, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olmasını, kabul edilemezlik nedeni olarak görmemektedir. b. Altı aylık süre şartı: Başvurunun iç hukuk yolları tüketildikten sonra ve kesin karardan itibaren altı aylık süre içinde yapılması gerekmektedir. Altı aylık süre konusunda AİHM oldukça katı bir denetim sistemi işletmektedir. c. Başvurunun imzalı olması: Bireysel başvurularda mutlaka başvuru sahibinin isminin bulunması gerekmektedir. İsimsiz başvurular kabul edilemez ilan edilmektedir. Ancak, başvuru sahibi kararda isminin gizlenmesini isteyebilir. Bu durumda kararlar örneğin X v. Türkiye şeklinde açıklanmaktadır. d. Başvurunun başka bir uluslararası organa yapılmamış olması: AİHM ye yapılacak başvuruların AİHM tarafından daha önce incelenmiş olmaması veya

16 16. Zühtü Arslan başka bir uluslararası organa götürülmüş bir başvurunun konusuyla aynı olmaması gerekmektedir. e. Başvuru konusunun Sözleşme kapsamında olması: Başvuru konularının Sözleşmede ve ek protokollerde korunan haklarla ilgili olması gerekmektedir. Sözgelimi, çalışma hakkının ihlal edildiğini ileri süren bir başvuru kabul edilemez ilan edilecektir, çünkü Sözleşme böyle bir hakkı düzenlememektedir. f. Başvuranın önemli ölçüde mağdur olması: Bu, 14. Protokol ile Sözleşme nin 35.maddesine eklenen ve bireysel başvurular için geçerli olan yeni kabul edilebilirlik kriteridir. Buna göre, Mahkeme bir bireysel başvuruda başvuru sahibinin şikayet konusu müdahaleden dolayı çok önemli ölçüde dezavantajlı hale geldiğini düşünmediği takdirde başvuruyu kabul edilemez ilan edebilecektir. Bu temelde kabul edilemezlik kararı verilebilmesi için (a) Sözleşmede tanımlandığı şekliyle insan haklarına saygının başvurunun esastan değerlendirilmesini gerektirmemesi ve (b) davanın yerel mahkeme tarafından gereği gibi değerlendirilmiş olması gerekmektedir. Ayrıca, AİHM açıkça dayanaktan yoksun veya başvuru hakkının suistimali olarak değerlendirdiği başvuruları kabul edilemez bulmaktadır. Kabul edilemezlik kararı yargılamanın her aşamasında verilebilmektedir. Başvurulardan sonra Mahkemenin incelemesi kabul edilebilirlik ve esas olmak üzere iki aşamada yapılmaktadır. Mahkeme kabul edilebilirlik aşamasını esasla birleştirebilmektedir. Başvurular, öncelikle Daireye gönderilmektedir. Daire, bireysel başvurunun açıkça dayanaktan yoksun olduğunu ya da yukarıda belirtilen başvuru koşullarını taşımadığını düşünüyorsa başvuruyu mevcut durumda üç yargıçlı Komitelere gönderebilmektedir. 14.Protokol yürürlüğe girdikten sonra bu tür başvuruların kabul edilemezlik kararı tekyargıç tarafından alınabilecektir. Tek-yargıç, kabul edilemez ilan etmediği başvuruları Komiteye veya Daireye gönderecektir. Devlet başvuruları tek-yargıça ve/ya Komitelere gönderilemez. Komite, bireysel başvurunun daha fazla incelemeyi gerektirmediği hallerde oybirliğiyle kabul edilemezlik kararı verebilir. Ayrıca, yine 14.Protokol ile birlikte, Komiteler belli şartlar altında bireysel başvuruları kabul edilebilir ilan etme ve esasa ilişkin karar verme yetkisine sahip olacaktır. Komitenin (ve Tek-Yargıcın) kararları kesindir. Komitenin oybirliğiyle kabul edilemezlik kararı vermediği başvurular, tekrar Daireye gider. Daire gerekli ön yazışmaları yaparak başvurunun kabul edilebilir olup olmadığına karar verir. Daire, başvuruyu kabul edilebilir bulduğu takdirde dostane çözüm arayışlarına girişir. Dostane çözüme ulaşılırsa, ki bu genellikle davalı Devletin başvuru sahibine belli miktarda tazminatı ödemeyi kabul etmesiy-

17 Din Özgürlüğü. 17 le gerçekleşmektedir, Mahkeme dava konusu olayı ve anlaşma şartlarını belirten kısa bir açıklama yaparak başvuruyu kayıttan düşürmektedir. 14.Protokol, dostane çözüme yargılamanın her aşamasında ulaşılabilmesini mümkün kılmaktadır. Dostane çözüme ulaşılamadığı takdirde Daire davayı esastan inceleyerek karara bağlar. Dairenin bu kararı, taraflarca üç aylık süre içerisinde Büyük Daire ye götürülmediği takdirde, kesinleşir. Taraflarca Büyük Daireye götürülen başvuru, önce beş yargıçlı bir heyet (panel) tarafından incelenir. Eğer dava genel nitelikli ciddi bir konuysa veya Sözleşmenin yorumuna ilişkin ciddi bir yorum sorunu doğuruyorsa, Heyet talebi kabul ederek başvuruyu Büyük Dairenin incelemesini sağlar. Heyet in ret kararı üzerine Daire nin kararı kesinleşir (m.43-44). Ayrıca Daire, kesin karardan önce yargılamanın her aşamasında, davanın Sözleşmenin yorumu konusunda ciddi sorun doğuracağına ya da çözümün Mahkeme içtihatlarıyla çelişeceğine inanıyorsa, yargı yetkisinden Büyük Daire lehine vazgeçebilir (m.30). Büyük Dairenin kararları kesindir. Daire ya da Büyük Daire, bazı durumlarda duruşma yapılmasına karar verebilir. Duruşmalar, aksine bir karar verilmedikçe, kamuya açık yapılır. Kesinleşmiş kararlar, uygulanmak üzere üye ülkelerin dışişleri bakanlarından oluşan Bakanlar Komitesi ne gönderilir. II. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi nin Türk Hukukundaki Yeri 9 A. Sözleşme Bakımından Sözleşme nin Türk iç hukukundaki yerini değerlendirirken meselenin iki boyutuna bakmak gerekiyor. Hem Sözleşme nin özelliği, taraf devletler için öngördüğü bağlayıcı hükümler, hem de iç hukukun Sözleşme nin statüsüyle ilgili hükümleri birlikte değerlendirilmelidir. Sözleşme açısından karşımıza iki önemli madde çıkmaktadır: 1. ve 46. maddeler. Sözleşme nin ilk maddesine göre, Yüksek Âkid Taraflar, kendi yargı yetkileri içindeki herkes için, bu Sözleşme nin Birinci Bölümünde tanımlanan hak ve özgürlükleri güvence altına alır/tanırlar. Bu madde, Sözleşme nin doğrudan uygulanabilir (self-executing) kurallar içerdiğini göster- 9 Bu başlık altındaki açıklamalar kısmen aşağıdaki çalışmamızdan alınmıştır: Arslan, Anayasa Teorisi, ss

18 18. Zühtü Arslan mektedir. Başka bir deyişle, Sözleşme de korunan haklar, iç hukukta başkaca bir düzenlemeye gerek olmadan ulusal mahkemeler önünde uygulanabilirler. 10 Sözleşme nin 1.maddesinde yer alan tanır ifadesi, opsiyonel bir durumu değil kesin bir zorunluluğu ifade etmektedir. 11 Nitekim Sözleşme nin ilk taslağında yer alan ve genellikle uluslararası sözleşmelerin kullandığı bir dil olan tanımayı üstlenirler (undertake to secure) ifadesi daha sonra tanırlar (shall secure) şeklinde değiştirilmiştir. 12 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ne göre, 1.maddenin metnindeki bu değişiklikle Sözleşmeyi hazırlayanlar, Sözleşme nin Birinci Bölümünde belirtilen hak ve özgürlüklerin Âkid devletlerin yargı yetkisi içindeki herkes için doğrudan tanınması amacını ortaya koymuşlardır. 13 Başka bir deyişle, Sözleşme nin 1.maddesi ilk bölümde deklare edilen hak ve özgürlüklerin korunmasını imzacı devletler için yerine getirilmesi zorunlu olan bir yükümlülük olarak ilan etmektedir. Bu yükümlülük, Sözleşme nin mutlak üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkesine dayanmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Komisyonu (AİHK), bir kararında Sözleşme nin taraf devletlerin yasama organı dahil bütün kurumlarını bağladığı nı vurgulamıştır. 14 Diğer yandan, Sözleşme nin 46.maddesi 15 ne göre Yüksek Âkid Taraflar, taraf oldukları bütün davalarda Mahkemenin verdiği kesin kararlara uymayı taahhüt ederler. Ancak gerek Sözleşme nin 1.maddesinde belirtilen, gerekse 46.maddenin öngördüğü yükümlülüğün taraf devletlere Sözleşmeyi iç hukuka aktarma zorunluluğunu getirip getirmediği tartışmalıdır. Her ne kadar AİHM, İrlanda/İngiltere kararında Sözleşme nin iç hukuka aktarılmasının Sözleşmeyi hazırlayanların niyetini daha iyi yansıtacağını belirtmişse de, 16 yay- 10 Bkz. T. Buergenthal, The Domestic Status of the European Convention on Human Rights: A Second Look, Journal of International Commission of Jurists, 7 (1966): 55-96, s.59. Ayrıca bkz. Şeref Ünal, Turkish Legal System and The Protection of Human Rights, (Ankara: SAM Papers, 1999), s.14; Şeref Ünal, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi: Avrupa İnsan Hakları Komisyonu ve Divan Kararları Işığında Sözleşme Hükümlerinin Açıklanması ve Yorumu, (Ankara: TBMM Yayınları, 1995), s.96: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gibi doğrudan uygulanabilir normlar ihtiva eden bir sözleşme, iç hukuktan önce gelir ve ona üstündür. Böyle durumlarda milli mahkeme, doğrudan sözleşme hükümlerini uygulamak zorundadır. 11 Bkz. Süheyl Batum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Türkiye, (İstanbul: Kavram, 1996), s Bkz. A. H. Robertson ve J. G. Merrils, Human Rights in Europe: A Study of the European Convention on Human Rights, Third Edition, (Manchester: Manchester University Press, 1996), s İrlanda/Birleşik Krallık, Başvuru No: 5310/71, 28 Ocak 1978, par Bkz. J. E. S. Fawcett, The Application of The European Convention on Human Rights, Second Edition, (Oxford: Clarendon Press, 1987), s Protokol e göre yenilenen Sözleşme metnindeki 46. madde, eski metindeki 53 ve 54. maddelerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. 16 İrlanda/Birleşik Krallık, par. 239.

19 Din Özgürlüğü. 19 gın görüşe göre, devletlerin böyle yükümlülükleri yoktur. 17 İç hukuka aktarılsın ya da aktarılmasın, taraf devletlerin yükümlülüğü, iç hukuklarının ve/veya uygulamalarının Sözleşmeyle uyumlu hale getirilmesidir. 18 Bu uyumun hangi yollarla sağlanacağı konusu devletlerin takdirine bırakılmıştır. 19 Özellikle Mahkeme, kararlarının uygulanması bakımından deklare/beyan edici niteliğine dikkat çekerek, uyumsuzluk sorununu çözme araçlarının seçimini sözleşmeci devletlere bırakmaktadır. Nitekim, Belçika Medeni Kanunu nun meşru ve gayri meşru çocuklar arasında ayrım yapan hükmünün Sözleşme ye aykırı olduğunu saptadığı Markcx/Belçika davasında Strasbourg Mahkemesi, bu durumu şöyle ifade etmiştir: Mahkeme kararının bu spesifik davanın ötesinde birtakım etkiler doğurması kaçınılmazdır. Zira, tespit edilen ihlâl uygulanan bireysel tedbirlerden değil, doğrudan doğruya tartışmalı hükümlerden kaynaklanmaktadır. Ancak karar, kendiliğinden bu hükümleri iptal etmez veya ortadan kaldırmaz. Mahkemenin kararı esas itibariyle deklare edicidir ve 53. maddeden [şimdiki 46. maddeden] doğan yükümlülüğünü yerine getirmek için, iç hukukunda kullanacağı araçları seçme işini Devlete bırakmaktadır. 20 Taraf devletlere bırakılan bu takdir hakkı, Sözleşme yi uygulamama ya da uygulanmasını savsaklama iznini devletlere vermemektedir. Uygulamada, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının gecikmeler olmakla birlikte, genellikle uygulandığını, taraf devletlerce ihlâle konu iç hukuk hükümlerinin ve idari uygulamaların Sözleşmeyle uyumlu hale getirildiğini söyleyebiliriz. 21 Sözleşme nin ulusalüstü hukuk-ulusal hukuk ilişkisine yaklaşımını bu şekilde özetledikten sonra, taraf devlet olarak Türkiye nin bu ilişkiye nasıl baktığına geçebiliriz. Hemen belirtmek gerekir ki, Sözleşmeye taraf devletlerin Sözleşme-iç hukuk ilişkisinde ortak bir yaklaşımı söz konusu değildir. Özellikle kural- 17 Bkz. D. J. Harris, M. O Boyle & C. Warbick, Law of the European Convention on Human Rights, (London: Butterworths, 1995), s.24; Z.. M. Necatigil, The Loizidou Case: A Critical Examination, (Ankara: SAM Papers, 1999), s Harris, Boyle & Warbick, Law of the European Convention on Human Rights, s Fawcett, The Application of The European Convention on Human Rights, s Markcx / Belçika, Başvuru No: 6833/74, 13 Haziran 1979, par Bkz. Aslan Gündüz, İnsan Hakları ile İlgili Uluslararası Sözleşmelerin Kurduğu Denetim Organları Kararlarının Hukukumuza Etkileri, İnsan Hakları ve Yargı (Sorunlar ve Çözümler), (Ankara: Adalet Bakanlığı Eğitim Dairesi Başkanlığı, 1998), içinde, ss ; İbrahim Ö. Kaboğlu, Özgürlükler Hukuku: İnsan Haklarının Hukuksal Yapısı, Genişletilmiş 4. Baskı, (İstanbul: Afa Yayınları, 1998), ss

20 20. Zühtü Arslan lar hiyerarşisinde Sözleşmenin yeri bakımından durum, ülkelere göre değişiklik göstermektedir. Hollanda, İspanya ve Yunanistan Sözleşme ye anayasa-üstü değer verirken, Avusturya, İsviçre ve Belçika gibi ülkeler anayasal değer vermektedir. Bazı ülkeler de Sözleşme yi kanunlarla aynı düzeyde görmektedir. 22 B. Türk Hukuku Bakımından Sözleşme nin Türk hukuk sistemindeki yeri tartışmalıdır. Daha doğrusu Mayıs 2004 Anayasa değişikliklerine kadar, AİHS nin Türk ulusal hukukundaki yeri konusunda farklı görüşler vardı. Bu nedenle, konuyu 2004 anayasa değişikliğinden önceki ve sonraki olmak üzere iki durumda incelemek, tartışmanın seyrini takip açısından yararlı olacaktır Anayasa Değişikliğinden Önceki Durum Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasına göre Usulüne uygun yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Buna göre, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, iç hukukumuzun ayrıcalıklı 23 bir parçası haline gelmiştir. Fakat, Sözleşmeyle iç hukuk hükümlerinin çatışması durumunda ne yapılacağı konusunda bir netlik ve görüş birliği yoktur. Kimilerine göre, Sözleşme nin Anayasaya aykırılığının ileri sürülememesi, ona kanunlar önünde bir üstünlük kazandırmaz. Bu görüşü savunanlar, Geçici 15.maddenin korumasındaki kanunların da Anayasaya uygunluk denetimi dışında tutulduğunu hatırlatmaktadırlar. 24 Buna göre Sözleşme, iç hukuktaki bir 22 Bu konuda bkz. Fawcett, The Application of The European Convention on Human Rights, ss. 4-21; Süheyl Batum, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türk Anayasal Sistemine Etkileri, (İstanbul: İ. Ü. Basımevi, 1993), ss ve Avrupa Anayasa Mahkemeleri nin Sözleşme ye yaklaşımını ortaya koyan kapsamlı bir kaynak için bkz. VIII. Avrupa Anayasa Mahkemeleri Konferansı: Anayasal Normlar Hiyerarşisi ve Temel Hakların Korunmasındaki İşlevi, 5 Cilt, (Ankara: Türk Anayasa Mahkemesi Yayınları, 1990). 23 Mümtaz Soysal, Uluslararası Andlaşmalar Konusunda Anayasa Yargısı, Anayasa Yargısı, Sayı 14 (Ankara: Anayasa Mahkemesi Yayınları, 1997), s Ayrıca bkz. Mümtaz Soysal, Anayasaya Uygunluk Denetimi ve Uluslararası Sözleşmeler, Anayasa Yargısı, Sayı 2 (Ankara: Anayasa Mahkemesi Yayınları, 1986), s.17: Uluslararası sözleşme hükümlerinin Anayasaya aykırılığı ileri sürülemeyeceğine göre, o hükümleri de Anayasayla birlikte düşünmek ve Anayasayı onlarla birlikte yorumlamak gerekecektir. 24 Bkz. Rona Aybay, Türk Hukukuna Göre Uluslararası Antlaşmalarla Kanunlar Arasındaki Altlık-Üstlük İlişkisi, II. Ulusal İdare Hukuku Kongresi: İdari Yargının Dünyada Bugünkü Yeri, (Ankara, Mayıs 1993), s. 283; Fazıl Sağlam, Siyasal Partiler Hukukunun Güncel Sorunları, (İstanbul: Beta, 1999), s. 151.

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARYAĞDI TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 22956/04) KARAR STRAZBURG 8 Ocak 2008 İşbu karar AİHS nin

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE CELAL ÇAĞLAR TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 11181/04) KARAR STRAZBURG 20 Ekim 2009 İşbu karar AİHS

Detaylı

Gökçe TOPALOĞLU AVRUPA BİRLİĞİ NİN AVRUPA İNSAN HAKLARI KONVANSİYONU NA KATILIMI

Gökçe TOPALOĞLU AVRUPA BİRLİĞİ NİN AVRUPA İNSAN HAKLARI KONVANSİYONU NA KATILIMI Gökçe TOPALOĞLU AVRUPA BİRLİĞİ NİN AVRUPA İNSAN HAKLARI KONVANSİYONU NA KATILIMI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER...VII KISALTMALAR LİSTESİ... XIII GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM KATILIM ÖNCESİ SÜREÇ ve KATILIM

Detaylı

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL

VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI MAYIS 2012, İSTANBUL VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2011/8665 Karar No : 2013/9005 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Ek 1 Nolu Protokol Özeti : İmar planında küçük sanayi

Detaylı

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE GÜZELER v. TÜRKĐYE (Başvuru no. 13347/07) KARAR STRAZBURG 22 Ocak 2013 Đşbu karar nihaidir ancak şekli bazı değişikliklere tabi tutulabilir. T.C. Adalet Bakanlığı,

Detaylı

Madde 2 Serbest dolaşım özgürlüğü

Madde 2 Serbest dolaşım özgürlüğü İNSAN HAKLARININ VE TEMEL ÖZGÜRLÜKLERİNİN KORUNMASINA İLİŞKİN SÖZLEŞME İLE BU SÖZLEŞME'YE EK BİRİNCİ PROTOKOL'DA TANINMIŞ BULUNAN HAKLARDAN VE ÖZGÜRLÜKLERDEN BAŞKA HAK VE ÖZGÜRLÜKLER TANIYAN Protokol No:

Detaylı

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI İÇİNDEKİLER I. GENEL AÇIKLAMALAR 1. Bireysel başvuru nedir? 2. Bireysel başvurunun temel nitelikleri nelerdir? 3. Bireysel başvuru yolu hangi ülkelerde uygulanmaktadır? 4. Ülkemizde bireysel başvuru kurumuna

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU DERSİMİZİN TEMEL KONUSU 1 1. TÜRK HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARINI TANIMAK 2. TÜRKIYE DE NELER YAPABİLİRİZ SORUSUNUN CEVABINI BULABİLMEK DERSİN KAYNAKLARI 2 SİZE GÖNDERİLEN MATERYAL: 1. 1982 Anayasası: https://www.tbmm.gov.tr/anayasa/anayasa_2011.pdf

Detaylı

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ

Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Dr. Serkan KIZILYEL TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİN KISITLANMASINDA KAMU GÜVENLİĞİ ÖLÇÜTÜ Yay n No : 3075 Hukuk Dizisi : 1512 1. Baskı Şubat 2014 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-102 - 5 Copyright Bu kitab n bu

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

Rapport national / National report / Landesbericht / национальный доклад

Rapport national / National report / Landesbericht / национальный доклад XVI e Congrès de la Conférence des Cours constitutionnelles européennes XVI th Congress of the Conference of European Constitutional Courts XVI. Kongress der Konferenz der Europäischen Verfassungsgerichte

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm AZINLIK KAVRAMI BAŞLARKEN... 1

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm AZINLIK KAVRAMI BAŞLARKEN... 1 vii İÇİNDEKİLER BAŞLARKEN... 1 Birinci Bölüm AZINLIK KAVRAMI I. Azınlık Tanımı... 5 A) Azınlık Tanımı Vermenin Zorluğu... 5 B) Uluslararası Daimi Adalet Divanı nın Azınlık Tanımı... 10 C) Capotorti Tanımı...

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI

AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI AVRUPA BİRLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNUN KAYNAKLARI Hazırlayan: Ömer Faruk Altıntaş Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü Daire Başkanı ANKARA 5 Nisan 2007 Birincil Kurucu Antlaşmalar Yazılı kaynaklar

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı

Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Anayasa Mahkemesi nin Đki Kararı Üzerine: Haluk Ulusoy ve Cargill Kararı Nihat Kayar Mersin Üniversitesi, Đ.Đ.B.F. Kamu Yönetimi Bölümü Giriş Anayasa Mahkemesi ilk defa 1961 Anayasası ile kurulmuş ve ilk

Detaylı

ULUSAL İNSAN HAKLARI KURUMLARI ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUNLUĞUN YORUM İLKELERİ

ULUSAL İNSAN HAKLARI KURUMLARI ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUNLUĞUN YORUM İLKELERİ Doç. Dr. Abdurrahman EREN İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ULUSAL İNSAN HAKLARI KURUMLARI ULUSLARARASI STANDARTLARA UYGUNLUĞUN YORUM İLKELERİ İÇİNDEKİLER

Detaylı

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1

Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 T.C. D A N I Ş T A Y Esas No : 2012/3492 Karar No : 2013/5107 Anahtar Kelimeler : Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı, Kamulaştırma, Mülkiyet Hakkının Korunması, Ek Protokol - 1 Özeti : Kentsel dönüşüm ve

Detaylı

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ

YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ YILDIRIM v. TÜRKĐYE KARARIN KISA ÖZETĐ Đnternete erişime ilişkin yasaklamalara sınırlama getiren ve muhtemel bir kötüye kullanma durumuna karşı hukuki kontrol güvencesi sunan katı bir yasal çerçevede alınmayan

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. 688 Sıra Sayılı Kanun uyarınca, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların

Detaylı

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY

MACARİSTAN SUNUMU Dr. Csaba UJKERY VII. ULUSLARARASI BALKAN BÖLGESİ DÜZENLEYİCİ YARGI OTORİTELERİ KONFERANSI 28-30 MAYIS 2012, İSTANBUL Yargının Bağımsızlığı ve Yasama ve Yürütme Güçleriyle İşbirliği Türkiye Cumhuriyeti Hâkimler ve Savcılar

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ Tarihsel ardalanı A. 1950'li yıllarda İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi 1. İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri Korumaya dair Sözleşme, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanmış,

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21 T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/15013 Karar No. 2013/4250 Tarihi: 01.03.2013 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/18-21 VAKIF ÜNİVERSİTELERİNDE ÇALIŞAN- LARIN KIDEM İHBAR TAZMİNATI HAKLARININ İDARİ

Detaylı

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi

Ümit GÜVEYİ. Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde. Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi Ümit GÜVEYİ Demokratik Devlet İlkesi Çerçevesinde Seçimlerin Yönetimi ve Denetimi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR... XI GİRİŞ...1 Birinci Bölüm Teorik Boyutuyla Genel Kavramsal Çerçeve

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI

CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI CEZA YARGILAMASI KAPSAMINDA İHAM UYGULAMASINDA KLON DAVA KAVRAMI GİRİŞ : Yakın kavram olarak, ceza yargılaması hukukumuzda mükerrer dava kavramı vardır. Mükerrer dava; olayı, tarafları, konusu aynı olan

Detaylı

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma,

Danıştayın yürütmesini durduğu konular: 1. Mesai dışı çalışma, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna Bağlı Sağlık Tesislerinde Görevli Personele Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik Hakkında Danıştay 11.Daire nin Esas No 2013/1812 Sayılı Kararı ve Yürütmeyi Durdurma Kararına

Detaylı

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

TBMM DIŞİLİŞKİLER VE PROTOKOL MÜDÜRLÜĞÜ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR A V R U P A B İİ R L İİ Ğ İİ H U K U K U 1)) AVRUPPA TOPPLLULLUK HUKUKUNU OLLUŞŞTURAN TEEMEELL ANTLLAŞŞMALLAR BİRİNCİ İL HUKUK 1951-Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması 18/3/1951 de Paris'de imzalandı.

Detaylı

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ www.dse.org.tr YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİK ÖNERİLERİMİZ (TCBMM Başkanlığı na iletilmek üzere hazırlanmıştır) 31.12.2011 İletişim: I. Anafartalar Mah. Vakıf İş Hanı Kat:3 No:

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ERHUN -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru numaraları: 4818/03 ve 53842/07) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ERHUN -TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru numaraları: 4818/03 ve 53842/07) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG CONSEIL DE L EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE ERHUN -TÜRKİYE DAVASI (Başvuru numaraları: 4818/03 ve 53842/07) KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ STRAZBURG 16 Haziran 2009 İşbu karar

Detaylı

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ

ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ 5 Aralık 2011 ANAYASA DEĞĠġĠKLĠKLERĠ HAKKINDA GÖRÜġ VE ÖNERĠLERĠMĠZ I.YENĠ BĠR ANAYASA MI? GENĠġ KAPSAMLI BĠR ANAYASA DEĞĠġĠKLĠĞĠ MĠ? Anayasa hazırlığıyla ilgili olarak kamuoyunda önemli bir tartışma yaşanıyor:

Detaylı

Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi

Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Kanun No: 4620 Kabul Tarihi : 31/1/2001

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 21 Ekim 2013 Nr. ref.: RK484/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: 135 /12 Svetozar Nikolić Kosova Yüksek Mahkemesi nin Rev. No: 36/2010 sayı ve 12 Eylül 20 12 tarihli kararı hakkında anayasal

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998)

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Oktay Uygun 2. Doğum Tarihi 18. 01. 1963 3. Unvanı Profesör 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hukuk Fakültesi İstanbul Üniversitesi 1985 Yüksek Lisans Kamu Hukuku

Detaylı

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR AB Göç politikalarında uyum ve koordinasyon için: Amsterdam Anlaşması 2.10.1997 Tampere Zirvesi 15-16.10.1999 GÖÇ VEGÖÇMEN POLİTİKALARININ

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 14 Aralık 2012 Nr. Ref.: RK 330/12 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI 84/12 Başvurucular Kosova Emekliler ve İş Malulleri Bağımsız Sendikası adına Vıçıtırın Şube Başkanı Rifat Halili Emeklilerin

Detaylı

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yardımcı Kuruluşlar Hükümete veya bakanlıklara görevlerinde yardımcı olmak, belirli konularda görüş bildirmek, bir idari

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri:

Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Türk Göç ve İltica Hukukunun Temelleri: Yasal Statünün Belirlenmesine İlişkin Sorunlar Prof. Dr. Bülent ÇİÇEKLİ HSYK Sunum Planı 1) Terminoloji 2) Disiplin Olarak 3) Göç ve İltica Hukukunun Kaynakları

Detaylı

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI

ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANAYASA DERSĐ (41302150) (2010-2011 GÜZ DÖNEMĐ YILSONU SINAVI) CEVAP ANAHTARI ANLATIM SORULARI 1- Bir siyasal düzende anayasanın işlevleri neler olabilir? Kısaca yazınız. (10 p) -------------------------------------------

Detaylı

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ Yazar : Erdem Denk Yayınevi : Siyasal Kitabevi Baskı : 1. Baskı Kategori : Uluslararası İlişkiler Kapak Tasarımı : Gamze Uçak Kapak

Detaylı

YABANCI HUKUK HAKKINDA BiLGi EDiNiLMESiNE DAiR AVRUPA SÖZLEŞMESİ NE EK PROTOKOL

YABANCI HUKUK HAKKINDA BiLGi EDiNiLMESiNE DAiR AVRUPA SÖZLEŞMESİ NE EK PROTOKOL YABANCI HUKUK HAKKINDA BiLGi EDiNiLMESiNE DAiR AVRUPA SÖZLEŞMESİ NE EK PROTOKOL Strazburg, 15.III. 1978 Bu Protokol ü imzalayan Avrupa Konseyi üyesi Devletler, 7 Haziran 1968 tarihinde Londra da imzaya

Detaylı

Seçmeli. Lisans 5 AKTS. Yard. Doç. Dr. Turgay CİN. Örgün Eğitim. Türkçe. Yok. Yok. Yok

Seçmeli. Lisans 5 AKTS. Yard. Doç. Dr. Turgay CİN. Örgün Eğitim. Türkçe. Yok. Yok. Yok DERS ÖĞRETİM PLANI Dersin Adı INSAN HAKLARI HUKUKU Dersin Kodu 1303393 Dersin Türü (Zorunlu, Seçmeli) Dersin Seviyesi (Ön Lisans, Lisans, Yüksek Lisans, Doktora) Dersin AKTS Kredisi Seçmeli Lisans 5 AKTS

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Evra ÇETİN. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi nin 8-11. maddeleri Bağlamında. Çalışanların Hakları

Yrd. Doç. Dr. Evra ÇETİN. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi nin 8-11. maddeleri Bağlamında. Çalışanların Hakları Yrd. Doç. Dr. Evra ÇETİN İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi nin 8-11. maddeleri Bağlamında Çalışanların Hakları İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER...VII GİRİŞ...1 I. Konunun Önemi...1 II. Çalışan Kavramının

Detaylı

EK-8. Madde 1. 1. Komite, 59 uncu maddenin 1 ve 2 nci paragrafları uyarınca, Sözleşmeye ilişkin değişiklik önerilerini inceler.

EK-8. Madde 1. 1. Komite, 59 uncu maddenin 1 ve 2 nci paragrafları uyarınca, Sözleşmeye ilişkin değişiklik önerilerini inceler. EK-8 İDARİ KOMİTE VE TIR YÜRÜTME KURULUNUN OLUŞUMU, İŞLEVLERİ, USUL VE ESASLARI / VE İÇ TÜZÜĞÜ İDARİ KOMİTENİN OLUŞUMU, İŞLEVLERİ, USUL VE ESASLARI VE İÇ TÜZÜĞÜ (06/06/1999 tarihli ve 23717 sayılı Resmi

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG.

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG. COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE GEÇGEL ve ÇELİK/TÜRKİYE (Başvuru no. 8747/02 ve 34509/03) KARAR STRAZBURG 13 Ekim 2009 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen

Detaylı

Bireysel Başvuru Yolu

Bireysel Başvuru Yolu Dr. Ebru KARAMAN Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Karşılaştırmalı Anayasa Yargısında Bireysel Başvuru Yolu İÇİNDEKİLER SUNUŞ...VII ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...XIII KISALTMALAR

Detaylı

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ

İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ 203 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A(III) sayılı Kararıyla ilan edilmiştir. 6 Nisan 1949 tarih ve

Detaylı

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA

TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA TÜRK TABİPLERİ BİRLİĞİ MERKEZ KONSEYİ BAŞKANLIĞINA Sağlık Bakanlığı Sertifikalı Eğitim Yönetmeliği taslağı tarafımızca incelenmiş olup, aşağıda taslağın hukuka aykırı ve eksik olduğunu düşündüğümüz yönlerine

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KÖKSAL VE DURDU TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 27080/08 ve 40982/08) KARAR STRAZBURG 15 Haziran

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

AİHM İçtihatları Kapsamında Medeni Haklar ve Yükümlülükler

AİHM İçtihatları Kapsamında Medeni Haklar ve Yükümlülükler AİHM İçtihatları Kapsamında Medeni Haklar ve Yükümlülükler Mülkiyet Hakları *Mülkiyet davalarına ilişkin yargılamalar özel haklar ve yükümlülükler açısından belirleyici olması nedeniyle m.6/1 kapsamındadır.

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA 5393 Sayılı Belediye Kanunu na Ek Madde Eklenmesi Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini arz ederiz Umut Oran İstanbul Milletvekili (2)

Detaylı

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu.

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu. AVUKAT HATİCE CAN Av.haticecan@hotmail.com Atatürk cad. 18/1 Antakya 0.326.2157903-2134391 AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA FETHİYE DOSYA NO : 2011/ 28 KATILAN : B. S. KATILMA İSTEYEN Türkiye Barolar

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 14 Mart 2013 Nr. Ref.: RK392/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI19/10 Başvurucu Sh. P. K. Syri Kosova Yüksek Mahkemesi Özel Dairesi nin 9 Şubat 2010 tarihinde çıkardığı SCA-09-0041 sayılı

Detaylı

KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESI SÖZLEŞMESI EK İHTIYARI PROTOKOL

KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESI SÖZLEŞMESI EK İHTIYARI PROTOKOL KADINLARA KARŞI HER TÜRLÜ AYRIMCILIĞIN ÖNLENMESI SÖZLEŞMESI EK İHTIYARI PROTOKOL İşbu Protokol'e Taraf Devletler, Birleşmiş Milletler Şartı Andlaşması'nın temel insan haklarına, insanlık onuru ve insan

Detaylı

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER. Genel Kurul GENEL KURUL KARARI. [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)]

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER. Genel Kurul GENEL KURUL KARARI. [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)] BİRLEŞMİŞ MİLLETLER A Genel Kurul Dağıtım GENEL A/RES/53/144 8 Mart 1999 Elli üçüncü oturum Gündem maddesi 110 (b) GENEL KURUL KARARI [Üçüncü Komite raporu üzerine (A/53/625/Add.2)] 53/144. Evrensel Olarak

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43

İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2014/1967 Karar No. 2014/1792 Tarihi: 10.02.2014 İlgili Kanun / Madde 6356 S. TSK/41-43 TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİNE İTİRAZ İŞYERİNE YENİ ALINAN İŞÇİLERİN

Detaylı

159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME. ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983. Kanun Tarih ve Sayısı (*) :

159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME. ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983. Kanun Tarih ve Sayısı (*) : 159 NOLU SÖZLEŞME SAKATLARIN MESLEKİ REHABİLİTASYON VE İSTİHDAMI HAKKINDA SÖZLEŞME ILO Kabul Tarihi: 1Haziran 1983 Kanun Tarih ve Sayısı (*) : Resmi Gazete Yayım Tarihi ve Sayısı: Bakanlar Kurulu Kararı

Detaylı

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ :

ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET NO : 02.2013/317 KARAR TARİHİ : 21/01/2014 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ŞİKAYETİN KONUSU : Özel büro ve turizm tesisleri

Detaylı

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK

OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK OLGUN AKBULUT ANAYASAL DİNSEL ÇOĞULCULUK İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... V GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DİNSEL ÇOĞULCULUK ve BENZER KAVRAMLAR I. Vatandaşlık...7 A. Sosyal Bilimlerde Vatandaşlık Kavram(lar)ı...8

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA

ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA ŞİKAYET NO : 01.2013/222 KARAR NO : 2013/88 TAVSİYE KARARI ŞİKAYETÇİ : T.Ç. ŞİKAYET EDİLEN İDARE : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu /ANKARA ŞİKAYETİN KONUSU : Telefon Şirketi abonesi olduktan 4 gün

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/77. 6545 Sayılı Kanunla Vergi Yargılamasına ve Ticaret Mahkemelerine İlişkin Getirilen Yenilikler

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2014/77. 6545 Sayılı Kanunla Vergi Yargılamasına ve Ticaret Mahkemelerine İlişkin Getirilen Yenilikler DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Nurol Maslak Plaza Ayazağa Mah. Büyükdere Cad. A ve B Blok No:255-257 Kat:5 Maslak/İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ŞENOL ULUSLARARASI NAKLİYAT, İHRACAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:75834/01)

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ŞENOL ULUSLARARASI NAKLİYAT, İHRACAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ TÜRKİYE DAVASI. (Başvuru no:75834/01) COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ ÜÇÜNCÜ DAİRE ŞENOL ULUSLARARASI NAKLİYAT, İHRACAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no:75834/01) KARAR STRAZBURG 20 Mayıs

Detaylı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Sorular ve Cevaplar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Sorular ve Cevaplar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Sorular ve Cevaplar Sorular ve Cevaplar AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NEDİR? Bu soru ve cevaplar Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğü nce hazırlanmıştır. Bu belge Mahkeme yi bağlayıcı

Detaylı

Uluslararası Anlaşmalar İhtisas Komitesi

Uluslararası Anlaşmalar İhtisas Komitesi Uluslararası Anlaşmalar İhtisas Komitesi Sina Baydur UTMK Başkan Vekili Uluslararası Anlaşmalar İhtisas Komitesi Başkanı Komite Başkanı: Sina BAYDUR UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyesi,

Detaylı

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler

Yargı ÜNİTE. Amaçlar. İçindekiler Yargı ÜNİTE 9 Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; Yargı bağımsızlığı kavramını tanımlayabilecek, Yargı içinde yer alan farklı mahkemeleri ve bunların görevlerini öğreneceksiniz. İçindekiler Yargı Yetkisi

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014

İTİRAZ USULLERİ. BMMYK Kasım 2014 İTİRAZ USULLERİ BMMYK Kasım 2014 İtiraz Usülleri Etkili çare Son karara kadar ülkede kalma hakkı Sınırdışı edilmeme İdari ve yargısal itiraz hakkı İdari süreçler: İlk aşamada dosyayı inceleyen kişiden

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

- 227 - (Resmi Gazete ile yayımı: 10.4.1997 Sayı: 22960)

- 227 - (Resmi Gazete ile yayımı: 10.4.1997 Sayı: 22960) - 227 - İşkencenin ve Gayriinsani ya da Küçültücü Ceza veya Muamelenin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesine Ek 1 ve 2 No.lu Protokollerin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun (Resmi Gazete ile

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

KAMU DÜZENİ K AVR AMI

KAMU DÜZENİ K AVR AMI Dr. Özge OKAY TEKİNSOY Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Görevlisi İDARE HUKUKUNDA KAMU DÜZENİ K AVR AMI İÇİNDEKİLER SUNUŞ... vii ÖNSÖZ...xi İÇİNDEKİLER... xiii KISALTMALAR...xxi GİRİŞ...1

Detaylı

YURTDIŞI İNŞAAT HİZMETLERİ SEKTÖRÜ İÇİN ULUSLARARASI TAHKİM REHBERİ

YURTDIŞI İNŞAAT HİZMETLERİ SEKTÖRÜ İÇİN ULUSLARARASI TAHKİM REHBERİ YURTDIŞI İNŞAAT HİZMETLERİ SEKTÖRÜ İÇİN ULUSLARARASI TAHKİM REHBERİ İÇİNDEKİLER Önsöz İçindekiler Kısaltmalar Giriş BİRİNCİ BÖLÜM: ULUSLARARASI TİCARİ SÖZLEŞMELERDEN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIKLARIN HUKUKİ

Detaylı

Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI

Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI Dr. Muzaffer AKDOĞAN AVRUPA BİRLİĞİ KAMU ALIMLARINDA SÖZLEŞME SONRASI İHTİLAFLARIN ÇÖZÜM YOLLARI VE TÜRKİYE UYGULAMASI İÇİNDEKİLER ESERİ TAKDİM...VII ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER... XI KISALTMALAR LİSTESİ...

Detaylı

Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: : Türkiye Barolar Birliği Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok Sok. No:8 - Balgat/ ANKARA

Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: : Türkiye Barolar Birliği Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok Sok. No:8 - Balgat/ ANKARA DANIŞTAY SEKİZİNCİ DAİRE Esas No:2012/5257 Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: Davalı : Türkiye Barolar Birliği Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok Sok. No:8 - Balgat/ ANKARA Vekili

Detaylı

2010-2011 TÜBİTAK Bursu ile İngiltere nin Essex Üniversitesi nde bir yıl boyunca Doktora Sonrası Araştırması

2010-2011 TÜBİTAK Bursu ile İngiltere nin Essex Üniversitesi nde bir yıl boyunca Doktora Sonrası Araştırması Adı Soyadı : ABDURRAHMAN EREN Anayasa Hukuku Doçenti İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Türkiye İnsan Hakları Kurumu Üyesi E-mail:aeren70@hotmail.com Tel:

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877)

(Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991 Sayı : 20877) 350 Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya Cumhuriyeti Arasında Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun (Resmî Gazete ile yayımı : 21.5.1991

Detaylı

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli

Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Amme Alacaklarının Takibinde Yeni Sorumluluk Esaslarının Geriye Yürümesine Anayasa Mahkemesi Engeli Tahir ERDEM Gelirler Başkontrolörü Giriş 04.06.2008 tarihinde TBMM'de kabul edilen 5766 sayılı Kanun'la

Detaylı