Faruk Arslan - Hazarın Kurtlar Vadisi Petrol İmparatorluğundaki Güç Savaşları.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Faruk Arslan - Hazarın Kurtlar Vadisi Petrol İmparatorluğundaki Güç Savaşları. www.cepsitesi.net"

Transkript

1 Faruk Arslan - Hazarın Kurtlar Vadisi Petrol İmparatorluğundaki Güç Savaşları [Faruk Arslan] 12 Nisan 1969de Ankarada doğdu. Aslen Çorumludur. 3 yıllık GATA Sağlık Astsubay Hazırlama Okulundan mezun oldu. Azerbaycan Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümünü bitirdi. Hazarın Statüsü konusunda tez yazarak 1997de Uluslararası Hukukçu unvanını kazandı. Kanadada Centennial Collegeden 2008de Sosyal Toplumcu diplomasıyla mezun oldu. Torontoda York Üniversitesinde Sosyoloji bölümünde yüksek eğitim gördü ve 2011de tamamladı. Arslan Karabağ Çeçenistan ve Abhazya savaşlarını yakından takip etti. Hazarın enerji rezervleri ile ilgili yazdığı 3 binden fazla haber ve makale Türk ve yabancı basında yayımlandı. Azerbaycan Zaman gazetesinde muhabirlik haber müdürlüğü ve köşe yazarlığı yaptı. CHA Azerbaycan temsilciliğini 3 yıl yürüttü. 2 yıl süresince Türkiyede yayımlanan Zaman gazetesinde Bakü Mektubu adlı köşeyi yazdı. Azerbaycanda yayımlanan ilk çocuk gazetesi Tomurcukun kurucularından oldu. Zaman gazetesinde 2000 yılı sonuna kadar Ankarada diplomasi dış politika ve enerji muhabirliğini yürüttü. 14 ülkede basılan Zaman gazetesine yönelik özel araştırma dosyaları hazırladı. Türk dünyası özel muhabirliği yaptı. Azerbaycan Gazeteciler Cemiyeti Ankara Diplomasi Muhabirleri Derneği ve Kanada Etnik Gazeteciler Derneği üyesidir de Kanadada Zaman gazetesi temsilciliği görevini üstlenirken Toronto muhabiri olarak çalıştı. Kanada Türklerinin posta ile dağılan ücretsiz haber dergisi Sunriseı kurdu ve bir yıl boyunca editörlüğünü üstlendi periyodunda Ali Alperen mahlasıyla sırasıyla Gündüz Muhalif Gelecek gazetesi Hür Gelecek gazetelerinde ve 2009dan beri Milli Ocakta köşe yazısı yazdı yılında Metafizik Magazin dergisinde yazıları yayımlandı. 2004den beri Kanadada beş bin tirajla yayımlanan ve ücretsiz dağıtılan Canada Türkte 2006dan beri köşe yazısı yazıyor. 2000den beri ise internet medyasında aralıksız köşe yazılarıyla haberciliğini sürdürüyor. Evli ve iki çocuk babası olan Arslan Kanada ve Türkiye vatandaşı olarak Kanadada gazetecilik yaşamına devam ediyor. Arslan iyi derecede İngilizce Almanca ve Azerbaycan Türkçesi biliyor.

2 ÖNSÖZ AJANLAR VE GAZETECİLER Eşim Bakülü bir Azeri olduğu için kendimi hep Odllar( Ateşler) Diyarının bir parçası addetmişimdir. Azerbaycanla ünsiyetimin başlangıç tarihi 20 Ocak 1990 Bakü katliamıdır. Bu katliam olmasaydı hayatımın akışı başka türlü cereyan edecekti belki de gazeteci olmayacaktım. Neden mi Son 13 yılını Türk dünyasına vermiş biri için tuhaf olacak ama bu olaydan önce böyle bir ülkenin varlığından habersiz idim. Resmi tarih onlardan bahsetmiyordu Sovyet demirperdesine ek olarak dış Türkleri dışlayan rejimimiz gözümüzü perdelemişti. 27 Ocak 1990 Şadırvan/İzmir vaazında bu olayı anlatırken bayılan Fethullah Gülen kanımı dondurmuş birden kardeşlerin zulüm görürken sen rahat içindesin diyen vicdanımın sesine kulak vermiş tüm dünyevi arzuları bir kalemde silerek beni hızla çeken bu ülkeye gitmenin yollarını aramaya başlamıştım. İstanbulda ücret almadan Bulgaristan ve Romanyadan gelen ilk öğrencilerin belletmenliğini yapmış Moğolistandan gelmiş Kazak Türklerine ve yetişkinlerden oluşan Çeçenlere Türkçe öğretmiştim. 1991in sonlarında İstanbula gelen bir Azeri heyet Ne olur gel size her türlü imkanı sağlarız dediğinde bir saniye bile düşünmemiştim. Azerbaycan macerasına başlarken hayır-duasını eksik etmeyen Fethullah Gülen Azerbaycan ve Orta Asyada yayımlanacak Zaman gazetelerini kurmaya giden 19 kişilik ekibimizden bekar olanlara orada akrabalık ilişkisi kurun demişti. 5 bekar gazeteci arkadaşım deneselerde yerli gelin bulamadılar içlerinde akrabalık tavsiyesini yerine getiren tek kişiydim. Azerbaycanın Eğitim Bakanı Mısır Merdanov ve suikasta kurban giden Prof. Dr. Ziya Bunyadov cinayetiyle ilgili 1998de haksız yere görevden alınan İçişleri eski bakanı Nizani Gocayev yakın akrabalarım olmuştu. Azerbaycan Meclis Başkanı Murtuz Elaskerov AMİP Lideri İtibar Memmedov ve SOCAR Başkan yardımcısı Salmanov ise uzak akrabalarımdı. Milli Küreken ( damat) olarak çağrılıyordum. Faruk ismi Azerbaycanda olmaması nedeniyle yeni ismim Ferruhtu yılı başında İstanbulda vize aldığımız Sovyet Konsolosluğu bir haftalık vize vermişti üstelik Bakü yerine Sibiryadaki kentlere giriş vizesi yazmıştı. Rüşvetle ilk tanışmamda o günlerde Hakkari otobüs terminaline benzeyen Bakü havaalanında bu sayede oldu. Rus polisi parayı seviyordu. 7 günlük vize ile geldiğim Azerbaycanda tam 7 yıl kaldım. Savaş muhabirliği ve bölge gazete bürolarını kurma görevim nedeniyle Azerbaycanın her kentini en az 20 defa dolaştım Bakünün her sokağı bana avucumun içi kadar yakındır. 8 değişik Azeri şivesini anlarım en sevdiğim Şirvan lehçesini mükemmel kullanırım Baküde Uluslararası İlişkiler okumam uluslararası hukuk masteri yapmam nedeniyle akademik ve edebi Azeri diline de hakimim. Azerbaycandan Türk medyasına 5 binden fazla haber yazdım Televizyon ve radyolara konuştum yerli Azeri basınında yazdığım Kril ve Azeri Latini alfabesinde haber ve makale sayısıda 3 bin civarındadır. 7 yıl boyunca hergün yayımlanan tüm gazeteleri okudum en iyi haber ajansları Turan ve Şarkdan gelen bilgilerle gıdalandım. Röportaj yapmadığım siyasi lider ve politik fıgür yoktur diyebilirim. Azerbaycanda girmediğim hiç bir delik tanımadığım kimse eski Sovyet ülkelerinde gezmediğim yer olmadığı kanısındayım. Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyevi arasında yurtiçi ve yurtdışında adım adım izledim. Bu nedenle sürekli Azeri televizyonunda görünmemden dolayı gittiğim heryerde Azeriler bana bizden biri şeklinde yaklaşmıştır yılı sonuna kadar Baküye iki defa gittim. Aliyev her Türkiyeye geldiğinde beni arkasında buldu. Rahmetli Elçibeyle olan yakın ilişkilerim Aliyev tarafından hep şüphe ile karşılanmış muhaliflerle yaptığım röportajlar kızgınlığını hep artırmıştı. Azeri mentalitesinde muhalif ses hain demektir. ABD Başkanı Bushun dediği gibi Ya bizdensin ya onlardan kuralı geçerlidir. Hiç kimseye siyasi olarak taraf olmamamın avantajını çok iyi kullandım. Türkiyeden Aliyevi devirmenin moda olduğu dönemde ve devletin her kesiminin bulaştığının ortaya çıktığı bir sırada Azerbaycanın eski Dışişleri Bakanı Hasan Hasanovin bir gün yüzüme şöyle haykırdı Seni çok araştırdık sen temizsin. Azerbaycan dış politikasına vukufiyetim nedeniyle Hasanovun kendi adına sormadam demeç yazma izni verdiği tek gazeteciydim. Tüm bunlar doğruları yazmamı hiçbir zaman engellemedi. Çalıştığım medya organlarında sansür yediğim zaman yayımlatacak başka bir medya buldum hakikatin gizli kalması tersinden gösterilmesi okuyucuya hakarettir. Biliyorum biraz tuhaf karşılanacak ama nedense ajanlar ve petrol arasında bir bağ kurmaya çalışmış ikisi arasındaki simetrik ve ters orantılı ilişkileri yakalamaya çalışmışımdır James Bond filmleri serisinin 19.sunda Hazarın Kurlar Vadisi resmedilmişti. İngiliz Gizli Servisinin gözde ajanı Bond yine işbaşındaydı. Bond ekonomik rant kaynakları üzerinde yapılan bir senaryonun baş kahramanıdır bu kez. Batının geleceği söz konusudur ve Bond bunun için hayati öneme sahip olduğu bilinen Bakû-Ceyhan boru hattını terörist saldırıdan kurtarma rolüne soyunmuştur... Sanal mekanların abartılı kahramanı senaryosu ve sonu iradi olarak hazırlanmış bu sanal yapımda "zafer"le çıkmış olsa bile reel hayat için aynı şeyleri tekrarlamak takdir

3 edilmelidir ki mümkün değildir. Hayat akışının dışarıdan müdahalelerle düzenlediği bu yapımlar sonuçta biraz da girift çıkar ilişkilerinin perde arkasını yansıttıkları için biz insanlar açısından realize" edilebilecek hususiyetler taşırlar. İsterseniz henüz çok fazla yol almadan ve konu bütünlüğünü bozmadan biz yine filmdeki ana konu ve önemli sahnelerine dönelim ve projeksiyonlarımızı ortalama bir seyircinin dikkatlerinden kaçan kritik" noktalara çevirelim... Filmin aksiyon sahneleri. Bondun Türkiye ABD ve Batı dünyasının büyük çoğunluğunun petrol politikaları ile uyuşmayan İngiliz çıkarlarını koruduğunu fark edemiyor. Fark etmek için zaten petrol uzmanı olmak gerekli. Filmin içine sinen İngiliz kurnazlığı bu sorunu Bonda İstanbulu nükleer bir facia ile yok olmaktan kurtarmasını sağlayarak çözmüş. Ne gam. Oysa filmin çekildiği 1999 yazında Türkiyede PKK intihar saldırıları olduğu için Bond ve kızları çekimler için İstanbula gelmeye korkmuştu. Biz Türkler Bondun İstanbulu kurtardığına ve film sayesinde İstanbulun reklamının yapıldığına sevindik. Bu arada İngilizler Bond ile Hazar petrolünün yapımını sağladıkları Bakû-Supsa hattından tankerlerle boğazlardan naklini yani İngiliz tezlerini kurtarmıştı. Gözbağcılığı konusunda uzman olduklarını bu kitabı okurken anlayacaksınız vay canına nidaları ile diş bileyeceksiniz. Hazar bölgesinde 90lı yılların petrol mücadelesi müthiş ayak oyunları ile doluydu. Kan entrika darbe suikast sıradan olgular olarak karşımıza çıkıyordu. Gerçekler ve filmler arasında ince bir çizgi var. Kitabımızın konusu ile filmin konusu aslında aynı. Filmde isim verilmeden zikredilen Sovyet öncesi Bakû petrollerinde payı olan yabancı şirket Shell olması gerekirdi bu aldatmacaya rağmen karşımızdaki şirket 1998deki evliliğinden sonraki adıyla BPAmoco. 1911de bölünmek zorunda kalan Standart Oilin yavrusu Exxon da oyunun figürlerinden. Bu şirket adeta Amerikan-İngiliz rekabetinin Anglo-Amerikan beraberliğine dönüştüğünü simgeliyordu. Amoco Standart Oilin tekeli kaldırıldıktan sonra kurulmuştu. BP ise bağımsız olarak gelişti ancak Standartın bölünen parçalarında bir kesim BPnin Amerikan temsilciliğini sürekli yürüttü. Zaten işlerde bu noktada karışıyor. BP ve Amoco evlendikten sonra işler tamamen arapsaçına döndü. Tüm petrol devleri arka arkaya evlilikler yaptı. Hazarda paylaşım savaşını tamamlayan kurtlar 11 eylül faciasını suistimal ederek önce Afganistandaki doğalgaz hattı çıkarlarını kutardı sonra Saddam devrilerek Suudi Arabistana karşı Irak petrolüne ABD el koydu. Tekrar filme gelecek olursak filmdeki Bond kızı şirketin başına babası yerine geçen Elektra rolündeki Sophie Marceau. Başrolü oynayan son Bond ise Pierce Brosnan. Gerçek hayatta da petrol şirketleri Amerikan İngiliz ve Rus ajanları ile dolu ülkeleri için bilgi topluyor gerekirse operasyonlar yapıyor. Filmin gerçekçi yanı bu olgu. BP ve Amoco gerçekten casuslarla dolu iki şirket. Ancak işin ilginç tarafı filmde Rus KGB si realitenin tersine Bakû-Ceyhanın tek alternatif kalması için İngiliz petrol şirketi ile kol kola çırpınıyor. Tilki kod adlı uluslararası terörist Rusya İç Güvenlik Teşkilatının (FSB ) Atom Bölümü Özel Timi yöneticisi olarak karşımıza çıkıyor. İster istemez FSBnin 1999 Ağustos ayına kadar başkanı olan Tilki kod adlı şimdiki Rusya devlet başkanı Vladimir Putin aklınıza geliyor. Bu tilki acaba o tilki mi Çünkü film çevrildiği tarihte gerçektende o Rus istihbaratının içinde bulunuyordu. Gerçek hayatta tilkilerin gerçek planlarını okuyacaksınız sahtesini değil. Filmde İngiliz istihbarahatı MI 5 ve 6 ile organik bağı olan Bakû petrollerinde büyük payı olan İngiliz şirket BP bir yandan kendi yaptığı boru hattına Rus özel timi ile birlikte sabotaj düzenleyerek hedef saptırırken bir yandanda MI6yı ve Bondu aldatarak İstanbulu yok etmek boğazları tanker taşımacılığına kapatmak istiyor. Bu noktada kıl kapıyorum. Neden boğazları kurtarıyor Petrol şirketinin sahibinin kaçırılan kızı Elektra babası fidyeyi göndermeyince Tilki ile anlaşıyor kendisini kaçıran teröriste aşık oluyor ve kötüler safına geçiyor. Elektra filmin başında nereden çıktığı bilinmeyen fidye paraları ile babasını öldürerek işin başına geçiyor. Tilkiye duyulan aşk ile birlikte hırsla entrikadan çorba yapılmış. Filmin kilit sözcüğü " Yaşamaktan korkuyorsam canlı kalmamın ne yararı var. " Bond Elektra ile Tilki arasındaki ilişkiyi bu sözcük ile çözüyor ve Elektranın kirli aşk teklifini dünya yetmez diye geri çeviriyor. Senaryosunu yazanlar tam bir komplo teori uzmanı olmalı. Kafası karışan seyirci ayrıntılarıyla ilgilenemez hale geliyor. Gerçek hayatta İngilizler filmde yaptıklarını yaparak petrol kavgasını seyircilerin gözlerini boyayarak kazanmaya çalışıyor. Sadece kendi çıkarlarına yarayan politikaları ise bu arada tıkır tıkır yürüyor. Merhum Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyevi tam 5 yıl adım adım izlerken Kurt politikacının Hazardaki kurtların dansını nasıl idare ettiğini gözlemledim. Kitabın oluşmasına Aliyevin yakınına bu kadar yaklaşabilmemde yardımcı oldu. Bu kitaba bugüne kadar yazılmamış bilinmeyen petrol suikastlarını darbe girişimlerini ve ayak oyunları oynayan doymaz aç kurtların ulumalarını aldım. Merhum Cumhurbaşkanımız Turgut Özala yapılan suikast ve merhum Azeri lider Haydar Aliyeve yönelik petrol suikastlarını heyecanla

4 okuyacaksınız. Derin konuları cesur yazılarıyla kaleme alan gazetecilerin kaderi ajanlıkla suçlanmaktı. Hele yurtdışında görev yapıyorsa şüpheci bakışlar üzerinde toplanırdı. 007 Türk James Bondu lakabını bana 7 yıl Azerbaycan Zaman gazetesinde aynı haber merkezini paylaştığım Azeri meslekdaşım Aziz Mustafa takmıştı. Delili ise 1998de Amerikan Kongresinin Sovyetleri yıkmak için kurduğu Azatlık ( Liberty) Radyosunun beni Türkiyede yayımlanan yukarıdaki haftalık Bakü Mektubu köşe yazımı esas göstererek Türk ajanı olarak suçlamasıydı. Almanca ve İngilizce bilmem koyu bir Türk milliyetçisi olmam nedeniyle emindi Ben silah yerine kalemini kullanan Türk James Bond idim. Diğer Azeri meslekdaşım İmran bey ise Türkiyenın petrol çıkarlarını amansızca savunduğum için adımı Baku-Ceyhan profesörü olarak koymuştu. Ankaradaki Rus diplomatlara görede kesinlikle MİT hesabına çalışan biriydim hatta bir ara CIA olduğumdan şüphelendiklerini hissettirdiler. 1994den itibaren Azeri petrollerine yapılan yatırımlar ve Bakü-Ceyhan boru hattı ana haber kalemim haline gelmişti. Yazdığım 3000e yakın petrol haberi ile Türkiyede isim yaparken yabancı basın tarafından bağımsız kaynak olarak kabul edilmeye başlandım. Azeri dostlarıma göre bu projenin gerçekleşmesi benim takibim olmadan mümkün olmazdı. Hem İngilizlerin oyunları hem Aliyevin hem Amerikalıların oyunlarını ortaya çıkarmak Rusları ve İranlıları rezil etmek ve Türkiyenin yaptığı hatalara zamanında müdahele etmek görevimdi. Bu arada haftada beş gün çıkan Zaman gazetesinin haber merkezini idare etmek haftada Azerbaycan Zamana üç köşe yazısı sunmak CHA temsilcisi olarak Türkiyeye günde beş haber yazmak haftada Türkiye Zamana bir köşe göndermek rutin işlerimdi. Başta BBC Azerice servisinin olmak üzere saygın yabancı haber ajanslarının haber doğrulayan bağımsız kaynağı haline gelmiştim. Tam bir Newsman haber adamı haber manyağı olup çıkmıştım. Gürcistan Ermenistan ve Rusya haberleri avucumun içi kadar yakındı. Türk televizyon ve radyolarına konuşan Türk gazeteci olmak aynı bir heyecan veriyordu. Azerbaycan Lideri Haydar Aliyevin içerideki ve dışarıdaki temaslarını programlarını izlemek kısa sürede Azerbaycan Cumhurbaşkanlığında kredi oluşturmuştu. Aliyev yurt dışına götüreceği muhabirleri özenle seçerdi. Masraflar karşılandığı için bu tüm gazetecilerin arzusuydu. Yabancı gazeteci olarak Aliyev heyetindeki tek muhabirdim. Azeri meslekdaşlarıma göre Aliyev heyetindeki tüm gazeteciler mutlaka ajandı. Azatlık Radyosu için çalışan rahmetli Elmira Ahmetli Azeri istihbaratı Elmira Akındov Rus istihbaratı şu anda milletvekili olan Amerikanın Sesi Radyosu temsilcisi Rafael Hüseynov güya CIA adına çalışıyordu. Geriye kalan bendenizde Azeri dostlarıma göre MİT adına çalışıyor olmalıydım ki Aliyev beni de yanına yaklaştırıyordu. Aliyev KGBnin eski elemanı olarak hala Andrapov tarzı bir diktatör polisisthbarat rejimi yönetirken yanına istihbaratçı olmayan birini almazdı onların mantığına göre. En yakın Azeri dostlarım bile Bizim MİT dindar milliyetçi birini eleman yapmaz şeklinde kendimi savunmamı anlayamıyor gerekçemi komik bularak bıyık altından gülüyordu. Azeri meslektaşlarım artık bana 007 Türk James Bondu diyordu cumhurbaşkanlığı seçiminde Aliyevin seçim fotoğraflarını ve aile albümü için özel fotoğraflarını çekmek için Zaman Gazetesinden Kemal Kazaz ve beni kullanması iddialara tüy dikti. Aliyevin 35 yıllık özel fotoğrafçısı bile beni kıskanmış özel fotolar için götürüldüğümüz özel yerlere kendisinin bile götürülmediğini söylemişti. Aliyev fotoları beğenmiş Alman ve Rus fotoğrafçıların çektiklerini beğenmeyerek bizimkileri hem seçimde kullanmış hemde büyütürek her tarafda astırmıştı. Diktatör Aliyevle ilişkileri korumak için belki bu gerekliydi ama herşeyinde bir sınırı vardı. Aliyevi en çok kızdıran Elçibey İsa Kamber ve Azeri muhalefeti ile olan dostluklarım idi. Türk James Bondu takılmalarını makaraya sararken beni şok eden teklifi aldım. Aliyevin sadece kendisine bağlı özel bir istihbarat teşkilatı daha vardı. Basını izlemekle görevli özel eleman bir gün beni odasına çağırdı. Aliyev kendisine bağlı özel istihbarat elemanıı olmamı istiyor düzenli rapor istiyordu. 2. Abdülhamitin Yıldız İstihbaratı gibi sistem kuran Aliyev sağlamalı istihbarat yapar resmi istihbarat bilgilerini kendine bağlı kimliği sadece kendince bilinen özel elemanlarına teyit ettirmeden inanmaz çalıştığı adamlar hakkında kalın dosyalar tutardı. Benim tarafsız dürüst rüşvet yemiyen her olayı derinlemesine araştıran özelliklerim dikkatini çekmişti. İlk talep edilen raporlar rüşvet alarak haber-şantaj yapan Azeri gazetecilerin listesi ve sivil toplum örgütü adı altında Hıristiyan misyonerlikte bulunan 38den fazla yabancı kuruluşların rüşvetle satın aldığı yerel yöneticilerin isimleriydi. Azerbaycandan Gazeteci-Ajan olmamak için Temmuz 1998de süratle ayrıldım. Daha doğrusu benim Aliyeve ajanlık yapmaya başladığım iftirasını atan idarecimin işgüzarlığı ile acilen tayinim çıkartıldı. Güya beni koruyorlardı. Bana iftira atan kardeşim 1999 yılına Ankara Zamana gelip gözyaşları içinde helallık istemese iftirayı fark edemiyecek kadar saftım. Kıskançlık hırs ve kindarlık iyi insanlarda da bulunur. İnsanlar hakkında hüsnü zan eder iyi düşünürüm. Bu bir hadistir ve müslümanın ibadetidir. O

5 arkadaşımı afv ettim mi Ben helal etsem bile ulvi heyetin kutsi şahsi maneviyesi afv etmiyebilir... Çünkü ben Azerbaycana dönmeye değil ölmeye gelmiştim. Bu hakikatı samimiyetle bana tayin mektubumu uzatan Zaman Gazetesi Genel Müdürü Hüsyein Gülerce ve Ankara temsilcisi Hidayet Karacanın yüzüne söyledim. Kaderinizden kaçamazsınız ama ihlaslı halis niyet sevabını ihmal etmemelisiniz Türk James Bond lakabının Ankarada üç yıl süren diplomasi muhabirliği yıllarımda beni gölge gibi takip ettiğini söylemeliyim. Diplomasi muhabirinin işi gücü Ankarada diplomatik misyonlarda çalışan pek çok resmi ve diplomat gözüken gayriresmi yabancı ajanla lüks otel lobilerindeki resepsiyonlarda büyükelçiliklerde özel yemeklerde lak-lak etmektir. Öğretim görevlisi Başbakanlık müşaviri bürokrat iş adamı emekli büyükelçi asker veya danışman görüntüsünde pek çok MİT elemanı kendileri ne kadar çaktırmasada haber kaynağımdı. Bu bilgileri kullanmak maharet ister. Spekülatif bilgi ile gerçek bilgiyi birbirinden ayırmak bazen çok güçleşir yanılgılara düşer veya hedef saptırmaya yönelik politikalara alet olduğunuzu hissedersiniz. Ama sağlam muhakeme yaparak sizi yönlendirmeye çalışanları kendi silahları ile vurursunuz. Tersini yazarsınız. MİT eleman olarak benim gibileri değil yüzde yüz emredileni yapanları seçer kimi kullanacağını iyi bilir. Azeri dostlarıma göre Sovyetler Birliğinde yaşasam kesinlikle KGB tarafından keşfedilirdim. MİTin KGB gibi olmadığı gerçeğine asla inanmadılar. Herşey Azeri istihbaratının kapılarını gazetecilere açması ile başlamıştı. Bütün gazeteci arkadaşlarımı devletimizin hesabına ajanlık yapmaya istihbarahat birimlerimizle işbirliğine çağırıyorum diye gayet samimi ve ciddi bir teklifi bizatihi Azerbaycan Güvenlik Teşkilatı başkanın ağzından işittiğimde kulaklarıma inanamaştım doğrusu. Etrafıma şöyle bir bakındım 60a yakın meslekdaşımın istisnasız hepsi gülüyordu. Tarihler 5 Nisan 1998i gösteriyordu. Tarihinde ilk defa Azeri istihbarat teşkilatı kapılarını gazetecilere açmıştı. İçlerindeki tek yabancı gazeteci bendim. Ajanlık kötü bir şey değildir diye devam eden yetkili ağız konuşmasını şöyle sürdürdü Gazeteciler içtimai-siyasi devlet adamıdır. Siz heryere maşallah bizden daha hızlı giriyorsunuz yazdıklarınızla kamuoyu oluşturuyor devlet sırrı olması gereken hassas konuları bile irdeliyor döküp saçıyorsunuz. Aynı vatan için çalışmıyor muyuz o halde gelin yazılmaması gereken konuları tesbit ettiğinizde bize bilgi verin ülkemizde iç barış ve istikrar bozulmasıngereken önlemleri biz hemen yılanı çiyanı uyandırmadan alabilelim. Sansasyon için ülkenizi dağıtmayın. Siz yazıp çizdikten sonra kimseyi yerinde bulamıyoruz. Telefonları dinliyoruz ama herkesin telefonunu dinlemeye kimsenin gücü yetmez. En vatansever gazeteci vatanı hesabına çalışandır. Unutmayın yazdıklarınızı okuyan yabancı istihbarahat birimleri aleyhimize planlar hazırlıyor. Gelin elele çalışalım. Azerbaycan Güvenlik teşkilatını gezen Azeri meslekdaşlarıma yapılan ajanlık teklifini dinleyen tek yabancı aslında kardeş dost ülke olmamız itibarıyla yabancı olmayan tek Türkiyeli gazeteciydim. Demokrasi ve basınla şeffaflığın bu kadar ilerlediğine gerçektende şaşmamak elde değildi. Azeri meslekdaşlarımız cesurca dudakları uçuklatan sivri sorularını çekinmeden Güvenlik Teşkilatının başkanı Namık Abbasova yöneltirken tabii herkes eskiden olduğu gibi bir elin daha sonra kendilerini tutup karanlık dehlizlerde işkenceye tabi tutmayacağından emindi. Aklıma birden ajan filmlerinin tartışılmaz gözdesi 007 James Bond geldi acaba o da gazetecilik yapmış mıydı Soğuk savaş döneminde KGByi modern teknolojiyi de kullanarak çevik zekasıyla atlatan binbir tehlikeden sıyrılan görevini hep başarıyla tamamlayarak İngiliz kraliçesine bağlılığını ifade eden meşhur ajanla gazetecilerin mesleki özellikleri arasında bağlantı kurmaya çalıştım. Amerikan çıkarlarını korumak için dünyanın dörtbir yanında özgür basını destekleyen ve önemli noktalarda bulundurduğu yerli yabancı ve tabii ki Amerikalı gazetecileri bir nevi istihbarahat elemanı gibi kullanan bazen onları operasyonlarının içine iten CIAde acaba gazetecilere aktif ajanlık teklifinde bulunmuş muydu Ya KGB yabancı ülkelere gönderilen Tass ajansının muhabirleri aynı zamanda ajan mıydı acaba Sovyetler döneminde içerde ve dışarda çalışan gazetecilerin acaba kaçta kaçı aynı zamanda ajandı Peki dünyadaki bu tecrübeden elbette yararlanan MİT Türk basınında çalışan gazetecilerle nasıl bir işbirliği yapıyor bilgi alışverişinde bulunulan gazeteciler hangi kıstaslarla seçiliyor ajanlık yapan vatansever meslekdaşlarımız kimlerdi acaba Acabalı sorularım tükenmedi. Dalgın dalgın bu tip ilginç sorularıma kendi kendime cevap ararken yukarıdaki ifadelerin sahibi Namık Abbasov kendisinin 20 yıl gazetecilik yaptığını emekli oluncada yine gazeteci olacağını samimi duygularla mütebessüm bir çehreyle açıkladı. Gerçek bir vatansever olan Abbasov Azeri meslekdaşlarımıza önemli bir hatırlatmada bulunmayı ihmal etmedi KGBde Sovyetlerle beraber gitti şimdi içinde olduğunuz bina ve teşkilat bağımsız Azerbaycan için çalışıyor hala KGB diye bize şüpheli bakanlar lekelemeye çalışanlar uyanın. Ülkesi için ajanlık yapmak şereftir provokotörlük yapmayın vatanınız için çalışın. Doğrusu çok etkilendim Abbasova hak verdim. Azerbaycanın bağımsızlığını korumasında önemli bir görevi başarıyla eda eden bu teşkilat artık tamamen Milli. Topraklarında Rus üssü ve askeri

6 bulundurmayan tek BDT ülkesi olan Azerbaycanın istihbarahat alanındaki başarısında da kuşkusuz Cumhurbaşkanı Haydar Aliyevin rolü büyüktü. Teşkilatın müzesini gezerken Haydar Aliyevle ilgili iki stand çok ilgimi çekti zaten mihmandarımızda uzun uzun anlattı Aliyevin istihbarahat alanındaki başarılarını. 1960larda teşkilata Aliyevin başkanlık etmesinden başlayarak 1985e kadar ordu ve teşkilatda çalışan personelin Azerileştirilmesi zirveye ulaşmış 1993den itibaren ise tamamen milileşmişti. Çalışan Rus personel yolcu edilmiş teşkilat yüzde 70 oranında Azerileşmişti. Halen Kafkaslarda karışıklıklar sürererken Azerbaycanda istikrar ve barışı bozmak isteyen güçler kötü emellerin bu nedenle hayata geçiremiyordu. Aliyev ülkesinin her noktasına hakim olması sayesinde karşı istihbaratı anında elde ediyordu. Kafkas ve Orta Asya ülkelerinde Azerbaycanda ki kadar gibi hür ve bağımsız yayın organları yok anlayacağınız burada muhalif sesler düğer eski Sovyet ülkelerine nazaran susturulmuyor demokratik bilinç ise süratle gelişiyordu. Türkiyede olduğu gibi yazılmayan hiç bir şey kalmıyordu. Abbasov basın mensuplarına soruyordu Herşeyi yazmanıza göz yumuyoruz daha ne istiyorsunuz. Şok açıklamalar mı Azerbaycan Güvenlik Teşkilatında geçirdiğim 5 saati inanın hiç unutamayacağım. Şok açıklamalar yapmayacağını söyleyen Abbasov en azından beni şok etmişti. Gazetecilikle ajanlık arasında fazla bir fark olmadığını öğrendim o gün. Gazetecilere herkesin niye şüpheyle baktığını şimdi daha iyi anladım. Ajan olmak yada olmamak işte bütün mesele buydu Sovyet anlayışına göre gazeteci ajan demekti. KGBnin patrolu olmuş Yevgeni Primakov bir gazeteci değilmiydi Çek Cumhuriyetinin başkenti Pragdan yayın yapan Amerikan Kongresinin maliyeleştirdiği Azatlık ( Liberty ) radyosu Namık Abbasovun şok girişimine şok yaklaşımım üzerine ertesi gün Faruk Arslanı MİT ajanı ilan ediyordu. Sadece beni değil Baküde Hürriyet gazetesinin temsilciliğini yapan İrfan Sapmazda güya MİT ajanıydı İşin tuhaf tarafı bu duyuruyu yapan Azatlık radyosunun Azerbaycan masası şefi Mirza Hazardı. Mirza Hazar Guba kentinden Bir Dağ Yahudisiydi. Azerbaycanda onun MOSSAD ve CIAya çalıştığı iddiaları ayyuka çıkmıştı. İpin ucu kaçırılmış haber bültenlerine haber veren haberciler Aliyev aleyhtarı olduğu sürece ekmek yiyordu. Mirza Hazar Baküde muhalif görüşlere sahip 9 acar muhabire haber karşılığı yüksek ücretler ödeyerek Aliyev rejimini yıkmaya çalışıyordu. Tuhaf ama gerçek. İçlerinde tek tük Aliyevciler Elmira Ahmedova ve Rusça masasına çalışan Elmira Akındov ise Rus istihbaratına çalışıyordu. Oysa para kaynağı olan ABD ve Amerikan petrol şirketleri Aliyevden petrol payları kopartabilmek için ülkelerinin dış politikasını bile değiştirmişti. Kim kimin adamıydı kim kime çalışıyordu Belli değildi. Neler oluyordu Kafkaslarda oyunlar ve aktörler karmakarışıktı. Çünkü Kafkas politikaları petrole endeksliydi. Petrol çok can alan ülkeleri karıştıran darbelerin suikastların gerekçesi olan kara bir nesneydi. O nesne Kafkasları fokur fokur kaynatıyordu. Acabalı sorularıma MİT eski müsteşarı Mehmet Eymür azılı düşmanı ANAP lideri Mesut Yılmazın cumhurbaşkanı seçilmemesi için Şubat 2000de ikamet ettiği ABDden web sitesi açınca cevap bulabildim. Eymür "Genel Yayın Yönetmenleri" de dahil bazı gazetecilerin MİTe çalıştıkları iddiasıyla birlikte "Daha 20 kadar Ajan Gazeteci var" sözleri ajans gazetecilik mefhumunu ilk kez lügatımıza ciddi biçimde girdirdi. Eymür Fatih Altaylının MİT ajanı olduğunu ifşa ederken diğerlerinin isimlerini vermemeyi tercih etmişti. TGC Başkanı Nail Gürelinin rahatsızlık duyduğuna dair MİTe mektup göndermesinin ardından MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun nihayet beklenen tarzda açıklamasını yaptı. Atasağuna göre MİTin kullandığı gazeteci yoktu Atasagunun bu açıklaması başında bulunduğu örgütün ajanlarını deşifre etmemeye yönelikti yılında ABDde yaşanan benzer bir "ajan gazeteciler" tartışması CIA ile yakın ilişkiler içerisinde bulunan MİTin uygulamalarına da ışık tutuyordu.tartışmanın kaynağını Richardson&Murtha yasa tasarısı oluşturuyordu. Tasarı ile CIAnın gazetecileri kullanmasını tamamen yasaklaması hedefleniyordu. Dönemin CIA Başkanı John Deutchun istisnai hallerde kullanıma izin verilmesi için Dış İlişkiler Komisyonuna başvurması ile durum değişti. Tasarıya CIAnın istisnai hallerde özel izinle gazetecilerin kullanabilmesi hakkı eklendi.14 bin üyeli Profesyonel Gazeteciler Derneği CIAnın gazetecileri kullanma isteğine gazetecilerin güvenli çalışma ortamlarını zayıflattığı için büyük tepki gösterdi. Bu gerçeği somut örneklerle de ortaya koydular. Ancak bütün bu itirazlar tasarının yeni haliyle 1997 yılında yasalaşmasını önleyemedi. Böylece CIAnın ajan gazeteciler kullanması için 19 yıl aradan sonra yasal kılıf da hazırlanmış oldu. Zira ABD de CIAnın gazetecileri "ajan" olarak kullanması 1977 yılında Senato İstihbarat Komitesinin soruşturması ile yasaklanmıştı. Senatör Frank Church başkanlığındaki Komite 1976 yılı itibariyle CIAnin 50yi aşkın gazeteciyi "ajan" olarak kullandığını ortaya çıkarmıştı. Komite soruşturması CIAnın kullandığı gazeteciler arasında yayın yönetmenleri editörler muhabirler ve yurt dışı temsilciler olduğunu gösterdi. Ajan gazeteciler arasında Watergate skandalı ile öne çıkan Washington Post muhabiri Ben Bradlee Pulitzer ödüllü Miami News muhabiri Hal Hendrix önde gelen basın sendikacısı Joseph Alsop da vardı.

7 CIAnın ajan yelpazesi Radio Liberty Washington Post New York Times Reuters Associated Press Newsweek CBS gibi dünyaca tanınmış yayın kuruluşlarına kadar yayılmış durumdaydı. CIA ajan gazetecileri bazen kamuoyu oluşturmakta bazen de istihbarat toplamakta kullanmıştı. Üstelik sadece Watergate skandalında olduğu gibi yurt içinde değil Musaddık darbesinde olduğu gibi yurt dışında da gazeteciler yaygın olarak kullanıldı. Basına sızan resmi belgelere göre CIA İranda Musaddıkı devirmişti Dışişleri Bakanı Albrihgt bu nedenle geçte olsa Nisan 2000de özür diliyordu. Musaddık olayı konusunda New York Timesın yayınladığı resmi belgelerde basının nasıl kullanıldığına dair de net bilgiler veriliyordu.cia Musaddık hükümetinin azli için Şah Rıza Pehleviye görevden alma yazısı yazdıramayınca bunu kendisi Kraliyet tarafından yazılmış gibi kaleme aldı. Ardından da Associated Press ve Newsweek dergilerini kullanarak yayınlattı. New York Timesın Tahran muhabiri Kenneth Loveın belgeyi yayınlarken kullandığı "İran gazetelerinde ertesi gün yayınlanacak" ifadesi ise işin oyun boyutunun en açık delili idi. Bu arada CIAnın Musaddık darbesi sırasında bir İran gazetesinin patronunu 45 bin dolar vererek satın aldığını da belirtmekte fayda var. CIAnın "ajan" gazetecilere düşkünlüğü ortadaydı. Şüphesiz gazetecileri kullanan tek örgüt de CIA değil. İngiliz MI6nın yine kendi belgelerine dayanarak Endonezyadaki Sukarno darbesi için Reuters BBC ve Observer yayın kuruluşlarını kullandığı ortaya çıkmıştı. Hatta KGBnin bir Türk gazeteciyi Afganistan savaşı sırasında mücahitler hakkında bilgi toplamak için gönderdiği de KGB arşivleri açılınca günyüzüne çıktı. Hele Türkiyede 28 Şubat sürecinde yakından şahit olduğumuz her gün gizli bir kaset veya rapor yayınlayan "düğmeci" ve "tetikçi" gazetecilerden sonra Atasağunun"ajan gazeteci yok" iddiası biraz havada kalıyordu. Bu insanların deşifresi için yeni Mehmet Eymürler beklemek yerine bir gün MİTin de arşivlerini açmasını beklemek daha güvenli olabilir.. Kimbilir belki MİT de bir gün açılır... Atasağunun açıklamasından sonra www. atin.org ünvanlı web sayfasında yayımlanmasına rağmen yukarıdaki sözlerin kendisine ait olmadığını ileri süren Eymür " Ne MİTin elemanlarını açıklamak gibi bir misyona talibiz ne de medyanın saygıdeğer emekçilerine dil uzatmak gibi anlamsız bir tavrın içine gireriz. Yazdıkarımız kimi rahatsız ediyor kim üstüne alınıyorsa muhatabımız o dur. " ifadelerini kullanıyordu. Eymüre göre işbirliği ile satılmak arasındaki fark şuydu " Daha önce de belirtmiştik. Biz her Türk vatandaşının ( basın mensupları dahil) Milli İstihbarat Teşkilatını sevmesini ve milli birlik ve bütünlük için ona hizmet vermesini arzuluyoruz. Gelişmiş toplumlarda basın-istihbarat işbirliğinin bir çok misali var. ABDde büyük tartışmalardan sonra İstihbarat Teşkilatının basın mensuplarını "faaliyet elemanı" olarak kullanması yıllar önce yasaklandı. Buna karşın mesela sadece "Terör Konusunda" faaliyet gösteren "Haber Ajansları" var. Bunların mensupları o konuda uzmanlaşmış kişiler. İstihbarat teşkilatları bu kişilerin bilgi ve belgelerinden tecrübelerinden açık bir şekilde yararlanıyorlar. Bazen istihbarat teşkilatlarının ulaşamadığı bilgilere onlar ulaşıyorlar. Kimse bu işbirliğini onur kırıcı ve şerefsiz bir davranış olarak algılamıyor. İnsanlar istihbarat teşkilatlarının devletin vazgeçilmez ve önemli bir unsuru olduğuna inanıyorlar. " Bu tartışmaları ilgi ile izleyen Azeri Büyükelçi Memmed Nevruzoğlude Atasağunun ciddi olup olmadığnı merak ediyor ve ekliyordu " Sovyet döneminde Itar Tassın tüm muhabirleri KGB ajanıydı. Önemli olan içte değil dışta istihbarat yapabilmek. Bunun içinde para lazım. " İstihbarat pahalı bir işti. Türk basınında elbette MİT ile birlikte çalışan ve servisleri emir telakki ederek spekülasyon provakasyon yapan gazeteciler vardı. Bir istihbarat adına çalışmak gazetecinin tarafsızlığına bağımsız düşünceye leke düşürürdü. MİT- gazeteci ilişkileri şeffaf olmalıydı kapalı kapılar arasında gelip giden dosyalar varsa bunun adına gazetecilik değil Türkçe muhbirlik denirdi. (Azerice muhbirlik gazetecilik anlamına geliyor. ) Açık bilgiyi medyada yazmak istihbaratçılık değildi yazmadan jurnallemek veya kasıtlı yönlendirme yazmak ise gazetecinin işi olamazdı. Gazetecilerin yolu ajanlarla kesiştiği için tehlikeli bir kavşakta duruyorlardı. Hiç bir zaman 007 Türk James Bond olmadım Azeri Bondluğundanda kaçtım sadece gerçekleri arayan cesur tarafsız bağımsız bir gazeteci-yazardım. MİTin 007 Türk James Bondu Yeşil kod adlı şu anda Albay olması gereken Mahmut Yıldırım ve Susurlukta mefta olan Abdullah Çatlı gibilerdi. Burada itiraf etmek zorundayım ben hiç bir örgüt şirket devlet veya istihbarat hesabına çalışmayan çalışmamış çalışmayacak kadar özgür bir gazeteciyim. Bu nedenle bağımsız kaynak olarak yabancı ajanslar Baküde görev yaparken hep görüşüme başvurdu. BBC hatta beni ajan ilan eden Azatlık radyosu. Azeri kardeşlerimin sandığı gibi MİT elemanı kesinlikle değilim. CIA ya Rus istihbaratına çalıştığımda iddia edildi. Şükür Allaha bir tek MOSSAD ajanı diyen çıkmadı. Bu kitabı yazaken kaç defa beynimim kitlenip rüyamda yazmaya devam ettiğimi hatırlamıyorum. Şimdi yerinize sıkıca yerleşin ve okumaya başlayın. Ama hatırlatmak zorundayım bu film gerçek. 007 James Bondun filminde gördüğünüz illüzyonlar ve aksiyon sahnelerinin bilinç altında oluşturduğu yanılsamalar bu kitapta yok..

8 Aralık 1999da İstanbulda yapılan AGİT Zirvesi 62 hükümet ve devlet başkanını İstanbula topladı ama gazeteciler korumalardan bir türlü liderlere yaklaşıp da bir çift laf alamadı. Zirveyi diplomasş muhabiri olarak izliyordum. Bir çeşit saklambaç oynanıyordu. Gazeteciler liderleri adeta koklayarak sıcaklığını hissederek özel haber yapıyordu. İri gazetenin büyük yazarı Fransa Cumhurbaşkanı Chiracın elini sıkmanın sıcaklığını bir köşe yazısına yayarken kimisi liderlerle kazara çektirdiği bir fotoğrafın altını doldurdu. Kimisi de Clintonla randevu alamamanın haberini tam yarım sayfa yaptı. Hem de büyük bir gazetecilik başarısı olarak lanse ederek Ben onlardan geri mi kalacaktım Çırağan Sarayında asrın anlaşmaları imzalanıyordu. Bakü- Ceyhanla ilgili yaptığım haber sayısı üç bini geçtiğinden gazetecilere 5 bin sayfalık anlaşmanın altında benim adım da yazılmalıdır diyordum. Clinton ile aramızda üç metre vardı tam karşı karşıyayız. O da ne Bana gözlerimin içine bakıyor. Fotoğrafını çekiyorum yine bakıyor. Çok da sıcak sempatik... Bakışıyoruz... Adeta Faruk bu kadar yazdın anlaşmayı sonunda imzaladık artık mutlu olabilirsin diyor. Bu arada gazeteciler Clintonın nereye baktığını görmek için gözlerini bana dikiyorlar. Bu bakışmalar çok uzayacak. Clintonı nereden tanıdığım konusunda spekülasyonlar yapılacak diye göz kırpıyorum ona. Amacım bakışlarını benden uzaklaştırmasını istemekten öte bir şey değil. Clinton sonunda gülümseyerek Demirele bir şeyler söylüyor ve bana bakmaktan vazgeçiyor. O gün diplomasi muhabşrlerşnin dilinde dolaşan espiri tarihe geçecek cinsten Faruk Arslan Bill Clintonla keşişti ve Bakü-Ceyhanla ilgili anlaşma imzalandı. Faruk unutma Clinton Monica Lewinski ile de böyle keşişirdi.. Taha Kıvanç köşesinde kitabımın reklamını Yeni Şafak gazetesinde yapan Fehmi Koruya şu yorumundan dolayı teşekkür ederim. Bu sıcakta çekilir mi yakınmanızı duymuyor değilim. Ancak heybemize doldurduğumuz hafif tertip kitaplar yanında yaz mevsimini verimli geçirmeye yarayacak eserlere de ihtiyacımız var. Mehmet Barlas da Bodruma ağır kitaplarla gitmiş unutmayın. Bu sebeple dünyamızın aldığı yeni biçimi daha iyi anlayıp algılamamıza yarayacak iki kitap tavsiyem olacak... Kadife devrim türü bir değişikliğin yeni adresinin Azerbaycan olacağı herkesin dilinde. Hatta bazılarına göre Gürcistan ve Ukrayna bir girizgâhtı esas hedef Orta Asyadaki enerji kaynakları... Bugünlerde devreye giren Bakü-Ceyhan petrol hattı açısından da önemli bu beklenti. Kanadada yaşayan gazeteci Faruk Arslanın Hazarın Kurtlar Vadisi Petrol İmparatorluğundaki Güç Savaşları adlı eseri sağda-solda okuyup zihninizin bir tarafına attığınız ucu açık bilgileri anlaşılır kılacak sizin için... Etrafındaki pek çok gelişmeye hazırlıksız yakalandı Türkiye Azerbaycanla bir ara ilgilenilirdi buna rağmen etkisi sınırlı kalmıştı. Bundan sonra yaşanacakları etkileyebilmek için de görünenin ötesini sorgulayan bilgilere ihtiyaç var. Azerbaycanı avucunun içi gibi bilen yönetici kadroyla hısımlık ilişkisi bulunan Faruk Arslan her sayfası bir roman heyecanıyla okunan kitabında işte bu imkânı sunuyor okuyucuya... (Karakutu Yayınları Tel Faks ). Bu eserin ilk üç baskısını yapan Karakutu Yayınevlerinin sahibi Rasih Yılmaza şükranlarımı sunuyorum. Gazeteci Yazar Faruk Arslan Toronto Kanada 15 Mayıs BÖLÜM KURTLARI İNİNDEN ÇIKARAN İLK PETROL Azeri petrolünün tarihi serüveni bugünkü Kurtlar Vadisi perspektifini de çiziyor. Petrolün bulunması ve değerinin anlaşılmasıyla petrole hücum 15 asır öncesine dayanıyordu. Ateşler diyarı olan Azerbaycan ve o zamanlar küçük bir sahil kasabası olan Bakü Zerdüşt mezhebinden olanların taptıkları nesne "ebedi ateş sütunu "topraklarıydı. Üç önemli ateşgah ateşe tapanlar tarafından ibadet yerine çevrilmişti. Bunlar Surahanı Pirallahı (Artyom Adası ) ve Şubanı dağındaydı. Bu dağ Zerdüşilerin en önemli tapınağıydı. Fakat daha sonra bu merkezler dağıldı. 19. asrın ortalarında Baküye gelen Aleksandr Dumas ateşgahlardan çok etkilenmiş ve günlüğünde onlardan geniş biçimde bahsetmişti. Bakünün Muhammedi Köyünde binlerce yıldır hiç sönmeden devam edegelen ateş suni değil doğal kaynaklarda besleniyordu. Petrol kalıntılarını içeren ve kireç taşının yarıklarından kaçak yaparak gelmiş alev alan gaz ateşperestliğin bu mekanda neden doğduğuna da bir bakıma açıklık getiriyordu. Türklerin eski dini Şamanistliğin merkezi Surahanı idi. Şark mitolojisine geçen hiç sönmeyen ateşin sırrı sızan anlatıldığı üzere bu gazdı. Bu topraklarda bol miktarda bulunan yağlı kara madde çok daha önceleri keşfedilmiş ancak sanayi devrimi henüz gerçekleşmediği için mistik bir hüviyete büründürülmüştü. Tarihi seyri içinde uğruna kanlar döküldü ülkelerin sınırlarını değiştirdi kara altın denilen bu sıvı madde için. 20. yüzyılda ise modern anlamda insanların birer ticarı Put haline getirdiği nesne haline geliverdi. Öyle ki bu maddeye daha doğrusu bu zengin sıvı maddesine sahip olan devletler diğer ülkeler üzerinde söz

9 sahibi oldu onları hükümranlık sahasına aldı. Zenginlik kaynaklarının sağladığı yönetsel avantajları insanlar ve ülkeler üzerinde acımazca kullanan zenginlik sahibi ülkeler bir insanlık dramı sendromunun da ilk ateşleyicisi oldular. Kara altın kara bela haline gelmişti. Tarihçilere göre Abşeron yarımadasında petrolün çıkartılmasının 2500 yılı aşkın yaşı var. Ünlü seyyah Marco Polo izlenimlerini yansıttığı seyahatnamede 13. asırda Abşeronda kazılmış kuyulardan çıkartılan kara madde den halk evlerini aydınlatmak için faydalandığını yazıyordu. Askeri maksatlar için kullanıldığı gibi şifa bulmak içinde yararlanılan türü mevcuttu. Kafkas dağlarının bir parçası olarak Hazar Denizi kıyılarına kadar uzanan Abşeron yarımadasındaki Bakü yakınlarında yağ çıkartıldığını kayıtlarına geçiren Polo bu yağın yemekte kullanılmak için uygun olmadığını yakma işinde kullanıldığını yazar. Ayrıca bu yağın develerde uyuz hastalığına iyi geldiğide Polonun seyahatnamesinde yer alır. Halen kullanılan Neftalan petrolü Polonun tanımlamasına tıpatıp uyuyor. M.Ö. yazılan eserlerde eski seyyahlara ait bilgilerde geçmişte Baküden el kuyularından petrol çıkarıldığından tuz imalatından bahsediliyordu. Yunan Arap Fars Rus ve Türk seyyahları buradan develerle petrol taşındığını naklediyor. İçeri şehirde bulunan Buharalılar ve Hindistanlılar kervansarayları Bakünün asırlarda Orta Asya ve Hindistanla ticaret yaptığının en bariz göstergesiydi. 1813te Rusya ve İran arasında imzalanan Gülistan anlaşmasıyla Kuzey Azerbaycan Rusya tarafından resmen ilhak edildiğinde henüz petrolün değeri dünyada bilinmiyordu. Bakü Rus Çarlığının bir dükalığının küçük bir parçasıydı. 1846da Baküde 8120 kişi yaklaşık 1600 hanede yaşıyordu. Bakü küçük bir sahil kasabası görünümündeydi. ilk petrol bulununca 1859da Bakü Rus bölge valiliğinin merkezi yapıldı ve bir köy görüntüsünden kurutularak süratle büyümeye başladı. Şehir kalelerle çepeçevre sarılıydı. Kalenin etrafına derin hendekler kazılmış ve böylece şehrin emniyeti sağlanıyordu. Sokaklar dar ve eğri evler tek katlıydı. Dikkate değer üç bina mevcuttu. Şirvanşahlar Sarayı Çiftkale ( Goşakala) kapıları Bakü Han Sarayı ve efsanevi Kız Kulesi. Kız kulesi hakkındaki rivayetler çeşitli. Bunlardan en tutarlı " İlk adı Gözetci kulesiydi daha sonra kısalarak Göz kulesi oldu. Muhabet aşk ve metaneti temsil ettiği için temsil babından adı Kız Kulesine çevrilmişti. Bir rivayete göre adı Kuz kulesi idi. Eski Türkçede gücü temsil ediyordu. Kulenin altından üç yöne yolu vardı. Ramana kalesine Bibi Heybet Mescidine ve Kurt kapısına. Dünya tarihinde ilk defa petrol bu ünvanıyla Azerbaycanda bulundu. İlk petrol endüstrisi Azerbaycanda kuruldu. İlk bulunan petrol Abşeronda Surahanı kasabasında oldukça sığ metrelik derinlikteydi. Baküde 1829 yılına kadar elle kazılmış 82 petrol kuyusu bulunuyordu. O zamana kadar petrol endüstrisi ilkelde olsa gelişmeye başlamıştı. İpdidai usüllerle petrol çıkartılan bu kuyulardan verim alınamıyordu. Çarlık hegomanyası altındaki Azerbaycanda petrol endüstrisi devlet tekeli şeklinde idare ediliyordu. 1854de bir Abşeron sakini 35 metrede ilk petrol kuyusunu kazdı. Aslında ilk kuyular 1806da de 120 adet oldukça sığ olarak kazılmıştı. Ancak bu devirde petrol değişik amaçlarla evlerin ve şehirlerin yağ lambaları ile aydınlatılması için kullanılıyordu. 1848de mühendis Marcus Semyonov Azerbaycan toprağında dünyada ilk defa teknik üsulle petrol kuyusu kazdı. Bu kuyudan petrol 1847de fışkırdı. Amerikalılar bu tarihte petrolü kellik ilacı ve mide kramplarına şifa olarak kullanıyordu. Amerika kıtasını baştanbaşa gezen gezginler küçük şişelere doldurdukları petrolü ilaç diye yutturuyordu. Azerbaycan ise petrolün değerini çoktan anlamış kuyu üstüne kuyu kazıyordu. ABDde ilk petrolü bulan Albay John Drake ilk petrol kuyusu sondajını Baküden 11 yıl sonra yapmıştı. Azerbaycanda ise mekanik sondaj ve endüstriyel petrol üretimi çoktan başlamıştı. 1863da Pirallahı adasında mekanik üsullu petrol kazma çalışmaları başarısızlıkla sonuçlandı. 1869da Allahyar Balahanıda yeni üsulle kuyu kazıldığında metreden gelen gürültü ve seslerden korkularak iş yarım bırakıldı. NOBEL KARDEŞLER 1847de Bakünün Bibiheybet bölgesinde mekanik usüllerle ilk petrol kuyusu açıldı. Bu petrolü bulan ve işleten ünlü İsveçli Nobel kardeşlerden başkası değildi. Baküye gelen ilk Nobel kimyager Robert Nobeldi. Nobel kardeşlerin babası Immanuel İsveçli bir mucitti. Rusyaya göçmen olarak gelmiş baba Nobel sınai bir şirket kurmuş daha sonra bu şirketin başına diğer oğlu Ludwig geçmişti. Silah imal eden bir şirket kuran Ludwig ayrıca harap durumundaki Rus topraklarına çok uyan Nobel tekerleğini icat etmişti. Kardeşlerden bir başkası Alfred hem kimya hemde maliye eğitimi almıştı gayet yetenekliydi. St. Petersburgdaki öğretmenin de teşvikiyle nitrogliserin üzerinde çalışmalar yapmış ve sonuçta tüm dünyada tanınan ve kendisinin Paristen idare ettiği büyük bir dinamit imperatorluğu kurmuştu. Robert ise yaptığı işleri batırmış nihayetinde kardeşi Ludwig ile çalışmaya başlamıştı. Silah imali için Ruslarla anlaşmaz yapan Ludwig ihtiyaçı olan ceviz kerestesini almak üzere kardeşi Roberti Kafkaslara Baküye gönderirken bunun Nobel kardeşlerini petrol macerasına sürükliyeceğini bilmiyordu. Bakünün petrol havasını koklayan Robert kendisine verilmiş yirmibeş bin Ruble kereste parasını

10 babası ve kardeşine sormadan rafineri işine yatırıyordu. Böyle Nobeller fiilen petrol işine giriyordu. Aldıı rafineriyi verimli hale getiren ve modernleştiren Robert çok geçmeden Bakünün en yetenekli rafinericisi olmuştu. 1876da Robert ilk ışıklandırma yağ sevkiyatını St. Petersburga yaparken kardeşi Ludwig olan bitenleri görmek için Baküye geldi. Petrol işine merak saran Ludwig kendi kişisel önderliğinide kullanarak kısa sürede Bakünün petrol kralı olmuştu. Bu tarihe kadar Amerikan petrolü Rus piyasasında pazarlanıyordu. bu petrol Standart Oile yani John Rockefellere aitdi. Nobellerin kontrolündeki Azeri petrolü Amerikan petrolünü köşeye sıkıştırmaya başlamıştı. Petrol ulaşımı sorununa bir çözüm bulan Ludwig fıçı yerine gemilerde yaptırdığı depoları kullanmayı başlatarak tanker taşımacılığının babası oluyordu. Zoroaster isimli dünyanın ilk tankerini ısmarlayan Ludwig 1878de bunu Hazarda kullanmaya başladı. Atlantike kadar uzanan petrol nakliyeciliğinde bir devrim başlatan Ludwig kurduğu büyük ve tam entegre petrol kombinesi ile Rus petrol ticaretini ele geçirmişti. Nobel kardeşlerin kurduğu Petroleum Producing Company tüm imperatorluğa yayılmış kuyuları boru hatları rafinerileri tankerleri mavnalarıla stoklama depoları ve kendine ait demiryoluyla ve perakende dağıtım şebekesiyle bir dev haline gelmişti. Tüm 19 yıl boyunca 11 yıl içinde bu denli büyüyen bir şirket bulmak oldukça zordu. Ancak kardeşi Robert Ludwigin yine gölgesinde kalmıştı bir gün kardeşi ile kavga ederek İsveçe döndü. Ludwig ise durup dinlenmeden büyüme peşindeydi. Kardeşlerden Alfred ise daha tedbirliydi babasının aşırı genişlemeden dolayı nasıl iflas ettiğini unutmamıştı. Nobeller Rus imperatorluğu içinde petrol dağıtımına hakimdi ancak Rus hudutların dışında ulaşım zorluğu nedeniyle piyasaya girememişti. Balatık denizindeki bir yere petrolü ulaştırması büyük maliyete ve ulaşım güçlüklerine takılıyordu. Baküye 341 mil mesafedeki Tiflise gazyağı nakletmektense 8000 mil uzaklıktaki ABDten ithal etmek daha ucuza mal oluyordu. Rusya ve Azerbaycandaki tüketiciler henüz pahalı gazyağını alacak lükse sahip değildi. Nobeller dışa açılmak zorundaydı. Bu nedenle Baküyü Tiflise Batuma bağlayan bir demiryolu inşa etmeyi planlayan yerli üreticiler Bunge ve Palaskovsky inşaat devam ederken petrol fiyatlarının düşmesi nedeniyle yapımı tamamlayamıyordu. Ancak bir kurtuluş çaresi bulmakta gecikmediler. Fransız vatandaşı bir Yahudi olan Rothschild ailesi aranan kandı. Petrol tesislerini ipotek eden iki girişimci istedikleri borç parayı bulmuştu. Rothschild kredisi sayesinde Bakü demiryolu 1883 yılında tamamlandı. Böylece Batum bir anda dünyanın en önemli petrol limanlarından biri oldu. 1886da Rothschildler Hazar Denizi ve Karadeniz Petrol Şirketini kurdular ve şirkete Rus dilindeki baş harfleriyle Bnito adını verdiler. Depolama ve pazarlama tesislerini Batumda kurdular. Çok geçmeden Nobel kardeşlerde aynı akıma uydu. Dünya petrol pazarlarında 30 yıl sürecek savaşın başlaması Bakü-Batum demiryolunun açılması ile başlamış oluyordu. Batılı ve Rus sermayesinin Baküye akın etmesinde Nobel kardeşler başrolü oynuyordu. Rothschildin sahneye çıkmasıyla Nobel kardeşler birdenbire büyük bir rakiple karşı karşıya geliyordu. Bu rakip kısa sürede Rusyanın en büyük ikinci petrol grubunu kuruyordu. İki rakip Avurpada Amerikan aydınlatla yağıyla yarışır haline gelince Standart Oil petrol hakimeyiteni uzun süre devam edeceğini anlamıştı. Amerikan konsoloslukları Standart Oil hesabına istihbarat topluyor raporlar hazırlıyordu. Standart Oil Nobel kardeşlerin hisselerinden pay alarak Bakü petrolleri piyasasına girmek istiyordu. 1885de Standartın üstdüzey diplomatı W.H. Libby St. Petersburgda bu amaçla Ludwig Nobele teklif götürdü. Nobel kardeşleri bu öneriye evet demektense Avrupada satış teşkilatını güçlendirmeyi yeğledi. Rus ve Azeri petrolü üretiminin büyük artış göstermesi onları yeni pazarlar aramaya zorluyordu. Baküde hayret verici kaynaklara rastlanmış bunlara Kormilitza ( Islak Dadı ) Altın Pazar ve Şeytan Pazarı adı verilmişti. Bunlardan Drujba ( Dostluk ) adlı kuyu beş ay süresince kırküçbin varil petrol vermişti. 1886ya gelindiğinde kaynak sayıbı onbiri bulmuştu. Tüm Rusya düzeyinde üretilen toplam petrol miktarı arası on katına çıkmış 23 milyon varile erişmişti. Bu Amerikadaki üretimin beşte dördünden fazlasına eşitti. Standart Oil 1885de bu ilerlemeye önlem olarak petrol fiyatlarını düşürüyordu. Rus petrol ve gazyağının kalitesi ve güvenliği konusunda şüphe uyandıran söylentiler yayan Standart Oil sabotajdan rüşvete kadar her yola başvuruyordu. 1888de Rothschildler İngiltrede kendilerina ait ithalat ve dağıtım şirketi vuruyor hemen ardından Nobel kardeşler onları izleyerek aynı yolu deniyordu. Sonunda Standard Oil ABD dışında ilk şirketi olan Anglo American Oil Companyyi kurdu. Bu şirket Rothschildlerin Londrada kurduğu şirketden 24 gün sonra kurulmuştu yılında ise Nobel kardeşler bölgede ilk boru hattını inşa ettiler. Yaklaşık 70 kmlik bu hattın yapılma amacı Bakü-Batum demiryolunun dik yamaçlı dağlık bölgeden geçen kısmında lokomotiflerin 5-6 tanker vagonundan fazlasını çekememesi nedeniyle demiryolunun bu bölümünü by-pass etmekti. Nobel kardeşlerden Albert Nobelin icadı olan dinamit de boru hattının geçtiği kayalık bölgede güzergah açmak için ilk defa burada kullanıldı. Ludwif Nobelin 1888de 59 yaşında Fransız Rivierasında tatilini geçirdiği bir

11 sırada kalp krizi geçirerek hayata veda etmesi yeni bir dönemin habercisiydi. Avrupada yayımlanan gazeteler bu arada yanlışlıkla Ludwig yerine Alfredin öldüğünü yazmıştı. Daha kendisi hayattayken basılan bu ölüm ilanları karşısında Alfred üzüntü duymuş ve kendisinin bu ilanlarda savaş donanımcısı dinamit kralı olarak tanıtılması canını sıkmıştı. Gazeteler Alfredin insanları sakat yapmak ve öldürmek bahasına muhteşem servet kazanmış ölüm tüccarı olarak lanse ediyordu. Bu ölüm ilanları biyografiler ve suçlamalar üzerinde durup uzun uzun düşünme ihtiyacı duydu. ve oturup vasiyetnamesini yeniden yazdı. Yeni vasiyetnamesinde tüm parasını insanlığın gelişimine katkıda bulunan kişilere ödül olarak dağıtılmasını istiyor ve böylece Nobel ismi ölümsüzleşiyordu. Baküde petrol sanayisini geliştiren yatırım yapan 6 petrol milyoneri mevcuttu. Hacı Zeynel Abidin Tağıyev onların içinde tek Azerbaycan Türkü olanıydı. 1863de Tağıyevin davetiyle Baküye gelen ünlü Rus kimyacısı Mendeliyev diğer petrol zenginlerinin B.A. Kokoryev Burmeystr Lents Kubanda ise Albay A. H. Noveseltsov olduğunu yazıyor. Bibiheybetde deniz kenarında çok sayıda kuyu kazan Tağıyevin hemen yanında bir fabrika kurduğunu Baküde pek çok bina inşa ettiğini ve Rusya ile ticaret yaparak iç istikrarsızlıklara aldırış etmeden hatırı sayılır servet topladığını kaydeden Mendeliyev sadece 1883de Tağıyevin kuyularından 217 bin ton petrol fışkırdığına dikkat çekiyor.1860lara gelindiğinde 218 kuyudan petrol çıkartılıyordu. 1873e kadar geçen kısa sürede 20den fazla basit petrol rafinerisi kurulmuştu.1879da Baküde 9 olan kuyu sayısı 1900 yılında 1710a kadar yükseldi. 1871de Balahanı da tekniki usüllerle kazılan ilk kuyu hizmete sokuldu. 1872de petrol üretiminde Götürü usulüne son verildi. Tekel sistemi ortadan kaldırıldı. Böylece Bakü petrollerine yabancı sermaye akını başladı de 3.9 Pud olan petrol üretimi 1895te 348 milyon Puda yükseldi. 1859da Surahanıda ilk petrol üretim fabrikası hizmete sunuldu. 1873den başlayarak Bakü etrafında petrol üretim bölgesi Garaşeher oluşmaya başladı. Bundan kısa bir müddet sonra Keşle ve Ağşeherde petrol üretim kuruluşlarının inşasına başlandı. Petrol sanayinin gelişmesine paralel olarak diğer sanayi dallarıda gelişiyordu.19. asrın sonlarında 20.asrın başlarında Baküde petrol üretimi bir hayli arttı. 1901de Bakü dünyada üretilen petrolün yarısından çoğunu üretiyordu. Bu yıllarda Bakü kötü şartlarda çalışan petrol işçilerinin istismar edildiği bir ihtilal hazırlık merkezi haline getirilmeye çalışılıyordu. Bakü petrol endüstrisi Stalin Voroşilov ve Kalinin gibi Bolşevik liderlerin eğitim merkezi oldu. Bakü artık Hazar üzerinde kaynayan sıcak bir devrim yatağıydı. Bakü nüfusunun ancak dörtde biri Azeri Türküydü geriye kalanların çoğunluğunu Ermeni ve Ruslar oluşturuyordu. Lenin çıkardığı ihtilalcı Iskra gazetesi işte bu muhitle yayılıyordu. Nina kod adıyla yayın faaliyeti sürdülüyor dış dünya Baküden Lenin Iskra gazetesine ulaşıyordu. Bu yeraltı faaliyetine petrol endüstrisi bilmeden suç ortaklığı yapıyordu. Bolşevik liderleri yetiştiren bu muhit Sovyetlerin gelecekteki Maraşali Klementi Voroşilov da bulunuyordu. Asıl adı Josef Tuaşvili olan Koba kod adlı Stalin bolşevik liderlerin en kanlısı olacaktı ve 1902 yılları arasında Batumda en başarılı sosyalist organizatör olarak Stalin gösteriliyordu.1903 yılında Baküde Stalinin liderlik ettiği petrol işçilerinin grevi Rus ülkesi genelinde bir greve dönüştü bu kriz zorlukla atlatıldı. Stalin bu grevden sonra ilk defa tutuklandı daha sonra yedi defa daha tutuklanacaktı. Onu Bakü hapishanesinden kaçıran isim 28 Mayıs 1918de ilk Azerbaycan devletini kuracak Müsavat akımının önderi Türk milliyetçisi Mehmet Emin Resulzadeden başkası değildi Ocak ayında Rus- Japon savaşı grevleri bastırıp ülkeyi bütünlüğünü korumak için Çar tarafından kesten çıkartılmıştı. Ancak Aralık ayında Bakü petrol işçileri yeni bir grev başlattılar. Çarlık hükümeti bunu silahla bastırdı Eylül- Ekim aylarında başlatılan grev isyana dönüştü. Ancak bu isyanda silahla bastırıldı. Lenin Kanlı Pazar diye anılan bu grevi Büyük Prova olarak tanımlar. Rus hükümeti kriz içindeydi. Marcus Samuel Rothschildler ve diğer petrolcüler petrol temini için Bakü pazarını seçtiklerine pişman olmuşlardı. Bu isyanları örgütleyen Stalin adeta 1917 Bolşevik ihtilalinin provasını yapıyordu. Bu grevler petrol şçilerini örgütlenmeye sevketti.1906da Azerbaycanda ilk Petrol İşçileri Sendikası kuruldu. Stalin yılları arasında yine Baküde ihtilal provaları yaptı devriminin ilk ateş merkezi olarak kullanılan Bakü dünya siyasetine etki edecek 70 yıllık sosyalist rüzgarının ekildiği bir mekan olmuştu. Bakü petrolü ve endüstrisi daha asrın başına dünyayı böylesine sarsacak bir inkilabın ve inkilapçıların yetiştiği bir ortamı doğurmuştu. Bu olaylar gelişirken Baküde petrol üretimi milyon Puda yükselmişti yılları arasında Rus ekonomisini etkileyen kriz Azerbaycan petrol sanayiini de etkiledi. Şirketlerin çoğu petrol üretimini durdurmak zorunda kaldı. Petrol ihrcaatı büyük ölçüde azaldı. Baküde olup bitenler dış dünyada derin yankılar uyandırıyordu. İlk defa korkunç birç ayaklanma yüzünden petrol akımı durduruluyor büyük yatırımlar değersiz kalıyordu Rus-Japon savaşını Ruslar kaybetmiş ülke içindeki hakimiyetini Çar artık yitirmişti. Çarın itirazlarına rağmen Duma adında anayasal düzene dayalı parlamento ilk defa kuruluyordu. Baküdeki petrol işçileri Duma parlamentosuna üye olarak Bolşevikleri seçmişlerdi. Ayrıca Nobelin Batumdaki temsilcisi de sokak ortasında öldürülmüştü. 1907de bir kez daha grev dalgası Baküyü

12 sarmış genel greve dönüşme sinyali veriyordu. Bolşevikler petrol işçilerini Çar yönetimi aleyhine kışkırtmak için bir kez daha Baküye gönderdiler. Çar bu arada anayasayı yok etmeye Dumayı kapatmaya çalışıyordu. 1910da Stalin bir grev hazırlığı daha yaparken yakalanıyor ve Rusyanın kuzeyinde Sibiryada terkedilmiş topraklarda sürgüne gönderiliyordu. Stalin ihtilalci kişiliğini ve fesat kurmada ustalığını hırs ve alaycı tabiatını Baküdeyken bilemiş ve geliştirmişti. Bu özellikleri onu Sovyetlerin lideri yapacak Komünizmi ısrarla yerleştiren Sovyet tipi model meydana getiren bir zalim şahsiyet olarak onu tarihe geçirecekti. Bunlara rağmen Bakü Rusyanın en önemli petrol üretim merkezi olarak kaldı. 1909da Bakünün nüfusu de yükselmişti. 10 yıl içinde tüm Rusyade petrol teknolojisi geri kalmış üretim düşmüştü. Batı standartlarının geresinde kalınmıştı arasında Rusyanın ve Bakü petrollerinin dünya petrol ihracatındaki hissesi yüzde 31den yüzde 9a düşmüştü. Nobeller Rothschildler ve Marcus Samuel açısından bu petrol kendilerine heybetli bir servet ve güç katmıştı. Bu güç sadece petrolcüleri değil rakiplerini de etkilemişti. Nitekim Stalin 1920lerde Bolşevik tahtına çıktığında şu sözleri söylemişti " Büyük işçi kütlelerine liderlik yapmanın en anlama geldiğini ilk defa Baküde anladım. Baküdeki ihtilal kavgasına katılmakla vaftiz edilmiş oldum. Orada ihtilalın bir yolcusu oldum. " 1913de Baküde artık 3500 kuyu faaliyet gösteriyordu. Bu tarihlerde petrol madenlerinde yaklaşık 45 bin kişi çalışıyordu. 1898de petrol üretimine göre Azerbaycan ilk sırada yer alıyordu. 1901de ise dünyada çıkartılan petrolün yüzde 60ı Azerbaycandan elde ediliyordu yıllarına kadar Abşeronun sığ petrol yatakları Balahanı Sabuncu Ramanı Surahanı ve Bibi Heybet idi. Yıllık üretim 10 milyon tondu. Bu yılllarda Rusya ve Azerbaycanda meydana gelen Bolşevik ihtilalınden kaynaklanan olaylar nedeniyle petrol üretimi düştü. 1923den başlayarak petrol üretimi her yıl artırıldı. PETROL HAYATI DEĞİŞTİRDİ Azerbaycanın sosyal hayatını petrol sanayisi ve geliri kısa sürede tamamen değiştirdi. Manaf Süleymanov " Neft Milyoncusu " adlı kitabında şunları şunları yazıyordu. Bakü eyalet merkezi olduktan sonra nüfusu hızla artmış kalenin dışına taşmıştı. Kalenin deniz kısmı yıkılarak yapılmakta olan sahil yolunda kullanılmıştı. Kalenin geri kalan kısmının yıkılmasını Çarın Kafkas valisi engellemişti. Bundan dolayı kale bugünlere kadar yarım kaldı. Bakünün önde gelen ilk mimarlarından Kasımbey Hacıbabayev şehrin yerleşimini ve yollarını mimar Mirza Kafar ise binaları çok dikkatli şekilde yapmışlardı. Mirza Kafar ömrünün otuz yılını bu işlere harcadı. Bakü petrolünün sayesinde tüm Kafkasyada ekonomik canlanma meydana geldi. 520 kmlik Bakü-Tiflis demiryolu ve şehrin içinden petrol madenlerine giden 26 kmlik demiryolu çok kısa sürede tamamlandı. İçtimai ve inzibatı devlet dairelerinin sayısı artmış önemli mahkemeler kurulmuştu. Ülke bir hukuk devleti olma yolunda ilerliyordu. Çarlıktaki tüm güçlü avukatlar Baküye akın ediyordu. Bunlar arasında Makiniski Bek Karabey Şatunovski başlıcaları idi. Avukat Karabey tüm kanunları yasaları tüzükleri düzenlemeleri tarihi ile numarası ile ezbere biliyor hiç bir davayı kaybetmiyordu yılında kanalizasyon yapımına başlanmış polis şubelerinin sayısı artırılmıştı. Şehirde adresler masası tertip edilmiş ve sokaklar lambalar ile aydınlatılmıştı. Mahallelere çöpcüler tayin edildi. Ünlü Azeri zengin hayırsever Hacı Zeynel Abidin Tağıyev 1886da kendi parasıyla şehre yangın deposu yaptırdı ve itfaye kurdurdu yıllarında telefon istasyonu kurularak sokaklara taş töşenmeye başlandı. Birçok banka ve maliye kredi şirketleri kuruldu. İçtimai Bank Volga-Kama Bankası İran Bankası Devlet Bankası bunlardan önemlileriydi. İngiltre Almanya Fransa İran Osmanlı İsveç Norveç Baküde konsolosluk açtı. 1884te petrol sanayicileri " Sovet Siezd"i kurdu. Bu kurumla kendi haklarını devlete karşı koruyorlardı. Sovet Siezd aldığı petrol kararlarını " Petrol İşleri " adlı dergide yayınlıyordu. Kurum Çarlık Rusyasında burjuvazinin ilk ve en önemli kurumuydu. Aynı zamanda hastane okul kütüphane yaptırarak petrol işçilerinin kullanımına sunuyordu. İşçi tatillerini önlemek için her sene polise manat para ödeniyordu. Kurumun başkanlığını 6 yıl Ludwig Nobel 26 yıl Kukasov yapmıştı.1887de Tağıyev 5 ortakla şehirde atlı tramvay yolu yaptırarak 1892de hizmete soktu. Tramvay Akşehir Karaşehir ve Bayıla gidiyordu. Baküde zanaatkarlar ordusu oluşturulmaktaydı. Arabıcılar aralıksız olarak madenlerden fabrikalara petrol taşıyorlardı. 1800lü yılların sonlarında Tagıyevin tavsiyesiyle tanker sahipleri birleşerek şirket kurdular. Bakü hızla büyüyordu. 1906da gaz lambaların yerini elektrikli lambalara bırakıyordu. 1907de belediye trafik hakkında düzenlemelerde bulundu. Tağıyev 19. asrın sonlarında petrol taşıyan gemilerin sahiplerini biraraya getirerek Kür-Hazar gemicilik şirketini kurdurdu. Amaç petrolün dışında yük ve yolcuların da Volga ve Kür çaylarında taşınmasıydı.yerli zenginlerden Çolak Ağabala Guliyevi teşvik eden Tağıyev Bakü-Batum boru

13 petrol hattı şirketini inşaat için harakete geçirdi. Baküden başlayan Kür çayı kenarından geçerek Kafkas dağlarının eteği ile Suram yaylasının eteğini aşan Reon yaylasından da geçen 800 kilometre uzunluğunda ki Hazar ile Karadenizi birleştiren petrol boru hattı sayesinde Azeri petrolü uluslararası piyasalara çıkacaktı. Ermenilerin engel olma çabalarına rağmen 1897de başlayan hat inşaatı 1907de tamamlandı. 1900da Baküde 14 büyük odun anbarı 106 petrol şirketi 16 petrol hattı ve 56 modern atölye mevcuttu. 1906da Ag neft ( gazyağı ) lambaları yerini elektirik lambalarına bırakıyordu. Gazyağı ticareti Yahudi kökenli Fransız Rothchildin Mazot şirtketinin elinde tekelleşmişti. 1890da İngiliz James Wishay Bibiheybetteki petrol madenleri ve Karaşehirde Şibayev şirketinin fabrikalarını aldı. Belçika Almanya ve ABDden temsilciler ve Baküdeki şirketler bankalar kurmaya başladı. Petrol kuyalarından çıkarılan petrol anbarlarda depolanıyor. Maden sahipleri tüccar ve Rus devleti arasında elde edilen büyük gelir bölüştürülüyordu. Petrol kuyularında inşaat sektöründe yol yapımında ve tüm ağır işlerde çalışanlar Şah rejiminden kaçan İranlılardı. Tağıyev Baküye bir dokumacılık fabrikası kurmuş İngiltreden 2500 makine getirtmişti. Fabrikanın kapasitesi yılda 30 milyon metre bezdi. Fabrika Kafkasyada ilk dokuma fabrikasıydı. Rusyada da yapılan ilk 29 fabrika arasındaydı. Ürün genelde müsülaman memleketlerine satılıyordu. Müslamanlarda hac umre Kerbela ve Meşhed ziyaretlerinde hep bu kumaşı tercih ederlerdi. Şimdide kullanılan belediye binasının temeli 1900 yılının mayıs ayında atılıyordu. Bina 400 bin Manata malolmuştu. Kafkas vilayetinin Tiflis belediye başkanının senede 4000 manat aldığı ile kıyas edilersebu büyük bir meblağdı. buna karşılık Bakü zenginleri belediye başkanlarına 20 bin Manat veriyordu. O zaman Çarın en iyi bakanları 15 bin Manat alıyorlardı. Belediye binasının karşısına " Nina " kız okulu yapılmıştı. Çok kısa zaman içinde Baküde kilise ve mescitler inşa edilmişti. Bunlardan Aleksandrü-Nevski kilisesi görkemli bir yapıttı. temel atma törenine III. Aleksandrda katılmıştı. Çar Baküye geldiğinde ilginç bir olay yaşanmıştı. Çar trenden indiğinde Tağıyev dışında herkes başındaki fes veya şapkayı çıkarmıştı. Bu olay Çarın çok dikkatini çekmiş ve onu yanına çıkarak sen kimin tebasındansın diye sormuştu. Tağıyev Rus imperatorluğunun deyince Çar oldukça kızmıştı. Sonunda kilise bitmişti. Bitimine yakın toplanan 150 bin Manat sadakanın müslümanlar tarafından verilmesi oldukça manidardı. Kilise III. Aleksandr öldükten sonra tamamlandı. Fakat Stalin döneminde bir çok mescit gibi sırf Allahın anıldığı ibadet edildiği bir mekan olduğu için dinamitlerle havaya uçuruldu. O zamanlar sadece iki yerde asfalt vardı. Kilise ve emniyet binasının önünde. Her biri 500 metre idi. Kilisenin etrafından kiliseden daha yüksek bina yapılmasına izin verilmiyordu. Aslında kilisenin yeri daha önceden belediye tarafından cami yapımı için müslümanlara verilmişti. Fakat iş uzayınca kilise yapımına karar verilmişti. Bakünün içeri şehirdeki en önemli mescidi olan Tezepiri Nabat hanım kocası ve babasından kalan mirasıyla yaptırıyordu. Gök mescidi ise Ejder Bey yaptırmıştı. Bakü limanı çok önemliydi. Tüm ihracat ve ithalat buradan yapılıyordu. Onlarca köprü ve tersanenin yer aldığı liman üç bölümden oluşuyordu. Gemilere yükleme ve gümrükte yolcu bindirme Limanın orta kısmından Zığdan Şıh burnuna kadar uzanan bölümden yapılıyordu. Köprüler genelde ait olduğu kişi ve şirketin adını taşıyordu. Adamov köprüsü gibi. Limanın ikinci kısmı kara şehirden başlayarak Sultan burnuna oradanda Zığa kadar uzanıyordu. Bu kısımda 43 köprü vardı ve buradan gemilere petrol ve petrol mamülleri yükleniyordu. Fabrika ve atölyeler burada yer alıyordu. Limanın üçüncü kısmı yani doğu tarafı Bayıl burnundan başlayarak Naftalan-Bibi Heybete kadar devam ediyordu. Bu kısımdan gemilere ağaç ve ağaç ürünleri bununla beraber çimento mazot yükleniyordu. Kış aylarında ise gemiler bakım ve tamire alınıyordu. Baküde deniz taşımacılığı o kadar ilerlemişti ki burası Rusyada ilkler arasındaydı. Bakü hızlı biçimde yapılanmaya başlıyordu. Oteller lokantalar pasajlar büyük binalar hamamlar mağazalar eğlence yerleri açılıyordu. Bunlardan sebze ve meyve pasajı bugünde kullanılan Tağıyev adlı eski unvermag pasajı Çanakkale lokantası Ermitray hamamı ve kışkulübü başlıcaları arasında yer alıyordu. Balahanı köylüleri Baküde ve köylerinde en zengin sayılan insanlardı. Her bostan ve bahçede birkaç petrol kuyusu mevcuttu. Bu köyün erkekleri kendilerinden aşırı derecede emin ve havalı idiler. Öyleki meyhanede sarhoş olan Balahanılı kapıdan çıkmak yerine duvarı tercih edince meyhaneciye duvarı yıktırarak masrafları öderdi. Silahı olan bileği de güçlü kişilere Goçu deniyordu. Diğer adıyla şehir eşkiyası. Gürcüler Baküye gelip zenginlerden para alıyor ve düşmanlarını öldürüyordu. Mafya işleri Baküde Gürcülerin elindeydi. Bir zamanlar çok alıştılar zenginleride tehdit etmeye başladılar. Bunun üzerine zenginler fakir çocuk ve gençlerden koruma timleri oluşturmaya başladı. Bu defada bu gençler para sahibi olunca Gürcüler gibi davranıyordu. Böylece Baküde Goçu adlı kabadayılar türedi. Bakü zengin olduğu için Goçu çoktu. Her zengin bir Goçu ekibi kurmuştu. Pazar ve dükkanları kendi aralarında paylaşarak haraç topluyorlardı. Özel

14 giysi giyiyor bellerinde hançer ve subay tabancası taşıyorlardı. Bakü petrol sanayisinin gelişmesiyle ilgili yayımlanan gazete ve dergilerde bu yıllarda gitgide artmaya başladı.ittifak terakki Seda Seda-i Hak Hayat Teze Hayat Tekamül İkbal İrşad Yoldaş Kaspi bu gazetelerden bazıları. Dergiler arasında ise Fyuzat Yeni Fyuzat Arı Baba-i Emir Zenbur Tuti Mezeli Şelale Kelniyyet Molla Nasreddini sayabiliriz. Kara altının gelirleri sayesinde dünkü arabacı arpa-saman satan olmuştu başında balçık çanağı taşıyanlar Avrupa başkentlerinde seyahat ediyor dünyanın en meşhur kaplıca ve dinlenme merkezlerinde istirahat ediyordu. Servetlerine uygun saray köşk tipli evler Baküde inşa edildiği gibi Bakünün kasabalarında kenarında özellikle Merdakan ve Şuvelanda bağ ve bahçeler yapılmaya başlandı. Baştan başa kayalık susuz yolsuz demiryolunda uzak olan bu bölgede bağ bahçe yapmak için ancak petrol zengini olunmalıydı. Tağıyevin Surahanıdan Merdekana çektirdiği yol nedeniyle Merdakan tarafına akın başladı. Bakü Belediyesi kurulduğu 90 yıldan beri onbir hektar ( 110 dönüm ) araziyi ağaçlandırmasına karşın Tağıyev başkanlığında petrolcüler 70 hektar araziyi yeşillendirmişler kurdukları şatafatlı havuzlu bağ evlerinde arisokratik bir tabakanın zevkü sefa sürmesini de sağlamışlardı. 18. asır sonu 19. asır başında yabancı sermayenin petrol işletmeciliğini büyük ölçüde sahiplendiği Baküde yerli girişimcilerin de petrol piyasasında iş tutmaları Müslüman-Türk bir burjuvazinin teşekkül etmesine yol açtı. Kimi başında fesi papağı kimi şapkalı zihni tümüyle batılı cömert cimri hırslı mütevekkil hemen hepsi yoksulluktan gelen onca Müslüman ve Türk neft milyoneri geçmişlerini unutmadıkları gibi yoksul soydaşlarına yardım elini uzatmayı da ihmal etmezlerdi. Malikâneleri ise dünya malının sarayları gibi yükseldi. Bu malikânelerin her birinin hikâyesi var. Ölen oğlunun anısına acılı baba tarafından "dikilenler" düğün hediyesi olarak inşa ettirilenler vs. Fakat hikâye asıl 1920de Kızıl Ordu Baküye girdiği zaman tamamlandı. Sovyet yönetimi bütün işletmeler gibi emlâki de devletleştirildi ve neft milyonerleri kendilerini bir gecede yoksullaşmış buluverdiler. Kendisi için inşa edilen evin bodrum katında yaşamaya mecbur kalan nazenin hanımlar son isteği evini bir kez daha görmek olan ölüm mahkûmları intiharlar sürgünler firarlar terk-i diyarlar. Büyük felâketin zenginle züğürdü eşitlediği parıltılı hayatların daha çok keder sayfalarına bakan dokunaklı hikâyelerdir bunlar. Çocukluğunda hamallık yapan Tagiyevin hayatı yoksulluktan zenginliğe tırmanışın ama tekrar yoksulluğa düşüşün öyküsüdür. O neft milyonerlerinin dünya malıyla en zengini değildir belki ama en hayırseveridir. Tiyatrolar hastaneler camiler hattâ kiliseler açtırır Kafkas dağlarından seramik borular döşeterek Bakünün çözülmez sanılan su sorununu çözer. İçilen her yudum suda ona bu gün bile bir şükran vardır. İşçilerine sesini yükseltmez hatalarını affeder kendisine el uzatan öksüz dul ve yetimleri geri çevirmez. Asıl yatırımı insan zihnine yapmak gerektiğinin farkında olan bu uyanık zekâ soydaşlarının Rus işgali altındaki perişanlığının farkında dönemi için çok büyük meblağları gözden çıkararak okullar açtırmıştı. Avrupaya öğrenci göndermiş geleceğin onların zihinlerinde derlenip toparlanacağını sezmiş en çok eğitime yatırım yapmıştı. Konağı sanatseverlerin aydınların Türkiyeden gelenlerin uğrak yeri olan Tagiyev işin ilginci gözünü açtığı andan itibaren çalışmak mecburiyetinde kaldığı için okuma yazma bilmezdi. 1920de anavatanını terk etmeyi reddeden 90lı yaşlarının sonundaki bu mütevekkil adama bir istisna olarak mülklerinden birini seçme ve orada yaşama hakkı verilir. Öldüğünde 101 yaşındadır ve Ahund Hacı Türabın ayakucuna gömülmeyi vasiyet etmiştir. Zenginlik ve yoksulluk bu şekilde sarmaşınca rivayetlerin de önü açılır. Rivayete göre bir gün Hacı Türab Yasin Sûresinin 82. ayetini okur. "O isterse Ol der ve olur". Tagiyev merak eder Şimdi ben bu kadar servete sahibim. Allah isterse bir anda yok olur öyle mi Öyle der Ahund. Tagiyev bütün servetini kaybettiğinde beni Ahundun ayakucuna gömün der onun ayaklarının bildiğini benim başım bilmiyor. Tagiyevin düşlenemez servetinden bahsetmek zenginin malı züğürdün çenesi meselinden başka bir şey. Çünkü onun servetüsâmânını nasıl kazandığı ve kaybettiği etkileyici bir roman. Ama Tagiyevi Tagiyev yapan onu nasıl harcadığı. Sadece zengin olduğu için girmemişti fihristeye. Zenginlik son maharetiydi. O şimdi mezarında mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi sırrına vâkıf uyuyor. Ve bana öyle geliyor ki onun mezartaşında görünmez bir yazı var Ben iki fakirlik arasında bir süre zengin olmuş biriyim. Hayatımın tamamı zannedilen servetüsâmânımla sadece bir parantez içiyim. İsmime Hacı Zeynelabidin Tagiyev derler. Aslında evvelim ve ahirim ezelim ve ebedimle Muhibb-i âl-i âbâ ümmet-i Muhammedîyim. TARİHİ GELENEK RUS BASKISI Batı sermayesinin Azerbaycanın petrol sanayisine 19. yüzyılın yıllardan başlayan yatırım geleneğine karşı Rus yönetiminin aldığı siyasi tavırı irdelemek bugün izlediği politikaları anlamak açısından yararlıdır. Çünkü Rus baskısı içgüdüseldi adeta tarihi bir gelenekti. 21. yüzyılın yeni dünya düzeni 19. ve 20. yüzyılın konjontürüne benzememesine rağmen bilinç altında Rus baskısı kabus olarak yaşamaya devam edecekti. Azeri petrolüne sermaye akışı eskiden beri sürekli Rus tehditi altındaydı. 1872de iltizam sistemi

15 nin kaldırılmasıyla Azerbaycanın petrol sanayisine yabancı sermaye konulması için elverişli bir zemin oluştu. İlk yabancı yatırımcılar Rusyanın Güney Kafkasya ve bazı valililerinin temsilcilerinden ibaret idi. 1875den itibaren ise Batılı iş adamları Azeri petrolüne ilgi göstermeye başladı. ilk gelenler arasında meşhur olan İsveç uyruklu Nobel kardeşler 1873de küçük ağ petrol zavodunu elde ederek Azerbaycanın petrol sanayisinde faaliyete başladılar. Daha önce ise işlerini müstakil değil ortak şirket hüviyetinde sürdürüyorardı. 1879da Nobel kardeşler şirketi kurulurken tesisçiler arasında Nobel kardeşlerin yanı sıra İsveç vatandaşı Şegren ve Nellis ile Rusya vatandaşları P. Bilderling ve M. Belyaminde bulunuyordu. 70li yılların sonunda A. Selimhanovun petrollü topraklarını kiralayan Avusturyalı Y. Doçar 1880li yılların ortalarında faaliyete başlamış Alman kapitalistleri O. Lens K. Vayzer O. Kvel Batılı petrolcülerin sayısını artırdılar Ancak Nobel kardeşler dışında onlar büyük ölçüde yatırım yapmamaları nedeniyle dikkatleri çekmemiştir yılların ikinci yarısında Hazar-Karadeniz cemiyetinin hisse senetlerinin Paris bankeri Rothchild tarafından satın alınması Azeri petrol sanayisine Batılıların ilgisinin artmasına yol açtı. Petrol ile zengin toprakların o dönemde sadece Bakü etrafında bulunması Batılılara ekonomik ve elverişli geliyordu. Çünkü petrol boru hattının olmaması ve Güney Kafkasya demir yolunun sınırlı taşıma imkanlarına sahip olması Azeri petrolünün Avrupa piyasalarına ulaşmasını zorlaştırıyordu. Bu nedenle Abşerondaki toprak arazilere ABDdeki petrol sahalarına nisbetle 10 kat daha ucuzdu. Bu durum Batılı yatırımcıların daha az sermaye ile daha çok gelir elde etmesini sağlıyordu. Petrol madenleriyle ilgili 1872de çıkartılan kanunun yabancı yatırımcıları tanıdığı geniş haklar ve onlarında bu imkanlardan yararalanarak faaliyetlerini artırması Rus hükümetinin memurlarını rahatsız etmeye başlamıştı. Nihayet 1887de Hazar-Karadeniz petrol boru hattının yapımına ilişkin projeye Batılı işadamlarının katılımının sınırlandırılması konusunu Rus hükümeti ilk defa müzakere etmek için gündeme getirdi. Rusya Toprak ve Emlak Komitesinin konuyla ilgili raporunu görüşen Bakanlar Kurulu 8 Nisan 1887de petrol boru hattıyla ilgili projenin sadece Rus sermayesiyle inşa edilmesinin mümkün olmadığı kararında birleşti. Buna göre batı sermayesinin celp edilmesinde bir beis görmeyen Bakanlar Kurulu bir yandanda kontrolü elden bırakmamak maksadıyla Kafkasda petrollü toprakların yabancı mülkiyetine geçmesini sınırlandırarak mülkiyet sınırlarını belirleyen karar kabul etti. Kanun taslağı halinde iken bu kararın gözden geçirmesi ve rey bildirilmesi için İçişleri Maliye bakanlıkları ve Kafkas Mülkü İşler Başidaresine gönderildi. Taslakda Batılı iş adamı ve şirketlere Kafkasda petrollü toprak almak kiralamak hakkı hangi kanunla verilmiş olursa olsun lağvedilmelidir. ibaresi dikkati çekiyordu. Taslak Kafkasda boş topraklarda petrol araştırmaları yapmak ve petrol üretim hakkının ise yalnız Rusya ve tabi olanlarına verilmesini öngörüyordu. Batılara aman vermeyen sert önlemler kanun taslağını hararetle savunan Rusya Toprak ve Emlak bakanı M. N. Ostrovsky Batılıların petrollü topraklarını ele geçirmesinin sadece ekonomik açıdan değil hem de siyasi bakımdan Çar Rusyasının Kafkasyadaki çıkarlarını iyileşmeyecek biçimde zedeleyebileceğini söylüyordu. Batılı sermayenin Azerbaycana akın etmesi siyasi ve stratejik açıdan bölgenin Rusya adına kaybedilmesi anlamına geliyordu. Rus burjuvası ve Ruslaştırma politikasının geleceğinden endişe duyan Çar idaresinin bazı memurları Batı kültür ve anlayışının hakim olması halinde avuçları içinde hissettiği Kafkasın giderek elinden çıkacağından tedirgin idi. Petrollü topraklar tam sömürge ile yarı sömürge politikası izleyen iki yabancı arasında bulunuyordu. Rus yönetim kadroları arasında fikir ayrılıkları taslak müzekelerinde gayet ilgi çekiciydi. Toprak ve Emlak bakanlığının hazırladığı taslak İçişleri bakanı D. A. Tolstoy ve Kafkas Mülkü İdare Baş reisi A. M. Dondukov Korsakov olumlu kanaat bildirirek yabancılara petrollü topraklarda mülkiyet verilmemesini istedi. Rusya Maliye bakanı İ. A. Vışnegradsky ülkenin mali çıkarlarını göz önüne alarak 3 Mart 1988 tarihli mektubunda kanun taslağına itiraz etti. Bakan siyasi tavır sergileyen Rus politikacılarını uyararak Petrol zenginliğinden doğru ve başarılı biçimde yararlanılması için büyük sermaye gereklidir.yeterli sermaye yok iken böyle bir kanun kabul edilemez. diyordu. Bakana göre ekonomik çıkarların yanı sıra siyasi açıdanda Batılı yatırımcıların sıkıştırılması mülkiyet haklarının sınırlandırılması nihayet Azerbaycandan çıkartılması zararlı bir girişimdi. Azerbaycanın yerli Rus Burjuvası ve Ruslaştırma politikasının geleceği hiçte tehdit altında değildi. Bilakis Batılı yatırımcılar sayesinde güvente altında idi. Ayrıca yabancılara karşı girişilecek sınırlandırma operasyonu dünya borsasında kötü etki yapacak ve Rusya ile Batı ülkeleri arasındaki ilişkiler bozulacaktı yıllarında Çar Rusyasının maliyeleştirilmesinde Paris bankeri Rotchildin rolü dikkate alınırsa Maliye bakanının temkinli tavrı daha iyi anlaşılır. Bakan Batılı petrol şirketlerin kesin biçimde sınırlama vaktinin henüz gelmediğine dikkat çekiyor taslaktaki sert önlemlerin yerine geçici olarak sıkı kontrol mekanizmasının getirilmesini teklif ediyordu. Buna göre petrollü toprakları elde etmek isteyen Batılılar İçişleri Maliye Bakanlığı ile Kafkas Valiliğinden olur aldıktan sonra Toprak ve Emlak

16 Bakanlığında izin alması zorunlu kılınmalıydı. Vışnegradsky takiyye yapılmasını daha sert önlemlerin ertelenmesi gerektiğini tavsiye ediyordu. Maliye bakanının delilleri diğer yetkililerin tavırlarına etki etti. Kafkas valisi Toprak ve Emlak bakanına 31 Mayıs 1888de gönderdiği mektupda söz konusu taslağın şartlarının yumuşatılmasını ve ilk dönemde Batılıların petrol sanayisine yapacakları yatırımları Maliye bakanının teklif ettiği biçimde sınırlandırmanın mümkün olabileceğini yazıyordu. Ancak önlemlerin gecikmeden alınması için harakete geçilmeliydi. Devlet Toprak ve Emlak bakanlığı tüm teklifleri dinledikten sonra Bakanlar Kuruluna 24 Agustos 1888de yeni proje sundu. Bu taslaktada Nobel ve Rotchild tarafından büyük toprak arazilerinin tekelleştirildiği vurgulanarak yabancıların mülkiyet hakları elde etmesinin sınırlandırmanın ertelenmesinin doğru olmadığı savunuluyordu. Devlet toprak ve Emlak bakanı M. N. Ostrovsky Maliye bakanının endişelerini haklı bulmuyor sorunun petrol sanayisine yatırımda değil petrol nakil yollarında ve bu tür ticareti yapanlarda yaşanacağını iddia ediyordu. Bu şirketler sınırlandırma kapsamı dışında tutulacaktı asıl sınırlama mülkiyet edinenlere uygulanmalıydı. Ostrovsky siyasi yönden Batılı petrolcülerin tamamen köşe sıkıştırılmaması düşüncesinde Maliye bakanının görüşleri paylaşıyor ve onun teklifini yerinde buluyordu. Bu teklife göre Kafkaslarda petrollü arazileri satın almak veya kiralamak isteyen yabancı şirketler önce İçişleri Maliye Bakanlığı ve Kafkas Valiliğinden olur alacak daha sonra gerekli izni Devlet Toprak ve Emlak bakanlığı verecekti. Böylelikle Batı sermayesinin hukuklarının sınırlandırılmasıyla ilgili kanun taslağı Maliye bakanının etkisiyle ciddi değişikliklere uğradı.3 Haziran 1892de petrol madenleriyle ilgili kanunun 5. maddesine yerleştirilen izin prosüdürü bürokratik engeller ortaya çıkarsada daha sonraki yıllarda Batı sermayesininin akışında görülen hızlanma Rus kanunun o dönemde gerçekleştirilme imkanı bulmadığını engellemelerin başarıya ulaşamadığını gösteriyor. Buna rağmen bu kanun Rusya Bakanlar Kurulunda uzun süre tartışma konusu oldu yılları arasında 5 yıl sürmesine karşın Batı sermayesinin Azerbaycanın petrol-sanayisine dahil olma şartları oldukça yumuşak bir sınırlama ile kanunlaşmış oldu. Zaten mevcut kanunda yapılan değişikliklerin pratikte hiç bir etki göstermediği görüldü. 90. yılların ikinci yarısından itibaren Batılı sermayenin Azeri petrol sanayisine akını arttı. Bu dönemde Rus özel sektörünün azlığı hatta hemen hemen hiç olmaması yabancı yatırımın Rusyaya nüfuz etmesine yerleşmesine zemin hazırladı. Batılılar Çar idarecileri ve bakanlarından gerekli izinleri fazla zorlukla karşılaşmadan alabiliyorlardı. Hazineyi doldurmak için Çar yönetimi petrollü toprakları bile açık artırma ile satışa çıkardı. Ancak hükümetin bu politikaları özellikle Kafkas valiliği ve idarecilerinde rahatsızlığa yol açtı. Nisan 1897da Kafkas valisi Devlet toprak ve Emlak bakanlığına yazdığı mektupda yabancı petrol şirketlerine sık sık izinler verilmesi yüzünden yabancılara getirilen sınırlandırma kanununun delindiğini ve hiç bir öneminin kalmadığını belirtiyordu. Kafkas valisi Glotsin yabancı petrolcülere keşfedilmiş petrol yataklarının satılması yerine yeni yataklarda araştırma yapmalarına izin verme yoluna gidilmesiyle petrol sanayisinin gelişeceğine dikkat çekiyordu. İki yıl sonra vali tutumunu biraz daha sertleştirirek petrol alanında faaliyet göstermek isteyen şirketler kurulurken onların yönetim kurullarında Hıristiyan Rus milliyetinde olanlardan bulundurulmasını şart olarak ileri sürülmesini teklif etti. Azerbaycan gibi strajetik ve jeopolitik bir mekanı kimseye vermek istemeyen Rusya sadece Batılı yabancıları değil yerli Azerbaycanlılarında petrol üretimiyle uğraşmaması zenğinleşmemesi için elinden geleni yapıyordu. Petrolün sadece Rus kontrolünde olmasına çalışanlar bunu sadece devletlerinin çıkarları için değil kendi şahsi kazançlarından dolayı istiyorlardı. Pek çok başvurudan sonra Çarın fermanı ile Mart 1898de özel bir müşavere yapılması kararlaştırıldı. Bu toplantıda Devlet Toprak ve Emlak bakanı A. Yermolovun teklifiyle Bakü petrol madenlerinin işletilmesiyle ilgili durumu gündeme getirdi. Petrol alanlarının ihalesiz istifadeye sunulması Batılıların petrol madenlerini ele geçirmesi tartışıldı ve daha önce kabul edilen kanun gereği petrol şirketlerinin Rus uyruklu ortaklar edinmemesi halinde mülklerinin devlet tarafından el konulması teklif edildi. Rusya iki arada bir derede kalmıştı. Batılıların faaliyetini tamamen yasak edemediği gibi kontrolü ele geçirme girişimleri de başarılı olamıyordu. Rusyadan petrol ve yan ürünlerinin ihracının gelişmesi için Batılı petrolcülerin Azeri petrolüne yatırım yapmasını şart gören Rusya Maliye Bakanı S. Y. Vitte bu ticaretden Rusyanın karlı çıktığını belirtiyordu. Toplantı sonucunda Batılı petrolcülerin zararlı olmadığı gibi mevcudiyetlerinin elzem olduğu kararına varıldı. 3 Haziran 1898da alınan kararla yabancıların Kafkasdaki petrol madenlerinde ferdi ve şirket olarak yatırım yapmasında eski kuralların geçerliliğini korumasında uzlaşıldı.1 Mayıs 1899da Rus imperatoru bu kararı onayladı. Böylece Rus yatırımcılarla Batılılar arasındaki petrol-hukuk savaşı geçici olarak Batılıların lehine sonuçlandı. Özellikle İngiliz sermayesinin Azeri petrolüne akını ve yüksek petrol teknolojisinin transferi sayesinde Bakü 20. yüzyıl başlarında dünyanın en büyük petrol sanayi merkezlerinden birine çevrildi.

17 2. BÖLÜM 1. DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ ve SONRASI KURTLARIN LEŞ SAVAŞI Birinci Dünya Savaşı başlamadan önce İngilizler Bakü petrollerinde büyük hisselere sahip olmuşlardı. Shell şirketinin kurucusu Marcus Samunelde ilk petrol yatırımını 1890da Azerbaycana yapmıştı. Royal Dutch/Shellin patronu Henry Deterding Samuelin Bakü petrollerine dolaylı yönden sahip olmuştu. Marcus ile Deterding ortak rakipleri Standart Oile karşı birlikte haraket ediyordu. Marcus ve Deterding 20. yüzyılı sarsacak petrol imperatorluğunun temelini bu küçük Kafkas ülkesinde atıyordu. Petrol taşımacılığında ve pazarlanmasında Deterdingle Marcus ortaktı. Deterding Bakü petrol piyasasına Avrupanın meşhur bankeri Yahudi asıllı Rotchild ile 1912de yaptığı ortaklık anlaşmasının ardından onun Bakü petrollerindeki gücüne de uzandı. Rotchild Deterdingin desteğiyle kısa süre de Bakü petrolleri üzerinde mühim hisseler satın aldı. 1912ye kadar petrol hisseleri Rotchildin gözükmesine karşın aslında bu hisseler Deterdingin idi. Bu tarihte hisseler resmen asıl sahibine devredildi ama Rotchildde bir nevi Deterdingin ortağı olarak kaldı. Bundan sonra Deterding Rus şirketlerinden Koninlijkeye ait şirketi tasfiye ederek hisselerini artırdı. Maykop ve Grozni petrollerine Deterding yatırımlar yaparak Rus petrolü üzerindeki gücünü de artırıyordu. Savaşı müteakip İngilizlerin Enzeli üzerinden Yarbay Destervil komutasında Baküyü işgali nedeniyle ürken petrol hissesi sahipleri karanlık görünen istikbal endişesi ile hisselerini yok pahasına elden çıkarıyor Deterdingin adamlarıda bunları topluyordu. İngilizler sadece bir ay Baküde kalmıştı. Ancak Baküde mühim hisselere sahip Mantaşeff ve Liyanozof şirketlerinin elinde bulunanan hisse senedlerinin büyük kısmını Deterding yine değerinden aşağı bir fiyata satın alıyordu. Aynı yıl içinde Deterding sadece Shell adını kullanarak Kuzey Kafkasyadaki Nikopol-Morinpol petrol sahalarını da satın aldı. Bu suretle Bakü petrol sahasını Kuzeyden Güneye ve Doğudan Batıya içine alan bir daire çiziyor ve bu petrollerin hemen hemen yüzde 90ına sahip çıkıyordu. Deterding petrolü yapılacak bir boru hattı ile Batuma ulaştırmak istiyordu. Standart Oil tröstünün patronu Yahudi asıllı Rockfeller Bakü de petrol hisseleri satın almakta geç kalmıştı. İki Yahudi petrol kralı kafalarını Bakü kazanının içine sokunca kızılca kıyamet kopacaktı. ALMAN ve İNGİLİZLERİN PETROL HEVESİ Azeri petrol zengini Zeynel Abidin Tağıyev Birinci Dünya savaşının ilan edildiği gün Almanyada ailesiyle istirahat ediyordu. Derhal Berline gelen Tağıyeve Alman bankasındaki 100 bin Manat parası bloke edildiği söylendi bu nedenle Tağıyev ülkesine dönemiyordu. Almanya Rus tebalarını yakalayarak esir kamplarına gönderiyordu. Tağıyev tek çare olarak Osmanlı Büyükelçisi nden yardım istedi. Türk Büyükelçinin direkt Alman Kayzeri II. Wilhema başvurusu sonucu petrol milyoneri Tağıyev ve ailesinin Baküye dönüşü için izin gemi ve koruyucu verildi. Gence ve Gedebey kentlerinde daha 19. asrın ortalarından itibaren bakır altın ve gümüş çıkartan meşhur Alman sanayicisi Siemens kardeşlerin mevcudiyeti ve petrol zengini Bakünün önemi II. Wilhemin Tağıyev ailesine ayrıcalık tanımasına yol açmıştı. Bu izinde şüphesiz Osmanlı Büyükelçisinin nüfuzu da rol oynuyordu. Tağıyev gemiyle 35 Rus Ermeni Gürcü ve Yahudi topluluğunu da Baküye götürerek esir olmaktan kurtardı. O dönemde Rus ve İngiliz işbirliği sözkonusu idi. Almanyanın gelecekle bambaşka planları vardı. Bakünün tükenmez petrol zenginliğini ele geçirmek Kafkasın madenlerini ülkelerine taşımak İran Ortadoğu Uzak Doğu ve Hindistana Bakü üzerinden yol açmak istiyordu. Birinci Dünya Harbinde Romanya petrollerinden yararlanan Almanyanın gözü Bakü petrollerindeydi. Almanlar Romen petrollerini yeniden işletmeye koyuldukları sırada General Ludendorff gözlerini daha büyük bir ödüle dikmişti. Bu ödül Bakü petrolleri idi. Savaş sırasında artık petrole muhtaç savaş aletlerini çalıştırmak için ne kadar çok petrole ihtiyacı olduğunu kavramıştı. Almanya Osmanlı İmperatorluğu ile müttefik olarak dört cephe üzerinde ölüm kalım savaşı yapıyordu. İşte bu sırada Rusyada Kerenskynin başlattığı Sosyal Demokrat İhtilali kısa bir süre sonra Leninin Petrograda gelmesi ile Bolşevik ihtilali şeklinde gelişmiş ve ve 17 Ekim 1917de Rusyaya Komünistler hakim olmuştu. Çarlık İdaresi yıkılmış yerine Karl Marksın fikirlerini gerçekleştirmek amacıyla Proleter bir idare kurulmuştu. Almanlar Ruslarla Brest Litovsk muahedesini yaparken Bakü petrollerini ele geçirmeyi hedefleyen kendi lehlerine gizli bir maddeyi ekletmeyi de unutmamışlardı. Gizli protokol maddesine göre Almanlar ihtilal sonucu iç karışıklıklarla çalkalanan Rusyayı rahat bırakacak Ruslarda Kafkaslar üzerindeki Alman ilerleyişine gözyumacaktı. Ayrıca Almanlar alacakları Bakü petrollerine karşılık bölgeye ilerleyen Türk kuvvetlerini durdurma teklifinde bulundular. Ruslar bu teklifden çok hoşnut olmuştu. Lenin bu olayı şu sözleriyle tanımlar "Teklifi gayet tabi kabul ettik." Öte yandan o günlerde Bolşeviklerin ileri gelenlerinden biri olarak sahnede beliren Joseph Stalin kenti kontrolü altında tutan Bolşevik Bakü Komününe telgrag çekerek isteği uymasını ve yerine getirmesini emrediyordu. Ancak yerel Bolşevikler bu emre uyacak psikolojide değildi. Staline şu yanıtı verdiler " Ne

18 zaferde ne yenilgide Alman çapulculara alın terimizle ürettiğimiz petrolden bir damla vermeyeceğiz. " Almanya bu anlaşmadan yararlanarak Rusyanın da izniyle Mayıs 1918de Von Kress kumandasında 3000 kişilik bir birlikle Karadenizdeki Poti limanına Türk dostlarına hiç haber vermeden çıkarma yapmıştı. Bu birlik aynı tarihlerde Kafkas İslam Ordusu komutanı Nuri Paşanın Batum üzerinden Azerbaycana ilerleyişini de engelliyordu. Baküde Ermeni Şamuyan önderliğinde Azeri Türklerine katledilmesini önlemeye çalışan Türk ordusu bu nedenle Nahçıvan üzerinden Gence-Bakü güzergahına haraket etmek zorunda kalmıştı. Berlinden gelen isteklere yan çizen Türk birlikleri petrol bölgelerine ilerlediler. Ağustos başlarında petrol üreten toprakları ele geçirmelerine karşın Baküde yaşamakta olan Rus ve Ermeniler İngilizlerden yardım istiyordu Ağustos ortalarında İran yoluyla ilerleyen küçük bir birlikle İngiliz ordusu Baküye kurtarmak ve düşmanı petrollerden uzat tutmak için olaya müdahale ediyordu. Askeri birlik gerektiğinde Romanyada uygulanmış olan planın aynısını uygulamak ve " Bakü pompalama istasyonunu boru hattını ve petrol rezervlerini tahrip etmekle" yükümlüydü. 28 Mayıs 1918de Gencede Mehmet Emin Resulzadenin banisi olduğu Müsavat hükümeti Fethelihan Foyinski başbakanlığında genç Azerbaycanın bağımsızlığını ilan ediyordu. Bakü Ermenilerin elinde idi. Şamuyan Bakü Şamahı ve Gubada 30 bine yakın Türkü katletmişti. Bu arada Ruslar Almanların Baküyü almasına ses çıkarmamayı ancak elde ettikleri petrol sahalarından hisse vermelerini zımmen kabul etmiş görünüyordu. Almanlar petrol yüzünden kader birliği ettikleri Türkleri arkadan vurmuştu. Almanlar Batum ardından Baküyü de işgal etmekten çekinmedi. Ancak Sadrazam Yakup Şevki Paşanın Almanya nezdinde yaptığı sert müdahele netice vermiş Alman birliği her iki şehri terke mecbur olmuştu. Osmanlıyı uçuruma sürekleyen Enver Paşanın kardeşi Nuri Paşa komutasındaki 15 bin kişilik Kafkas İslam Ordusunun Baküde bağımsız Azerbaycanı kurmasını ve bunu korumasını istiyordu. Enver paşa Bakü merkezli Türkistan destekli bir mücadele başlatmak istiyor Azerbaycandan çok şeyler umuyordu. Bu arada Nuri Paşa Nahçıvan-Karabağ hattından Genceye ulaşmış Kürdemir-Göyçay Şamahı savaşlarında Ermeni Taşnak çetecilere ve Rus işbirlikçilerine hakettikleri dersi vermiş ama 1100 Mehmetçikte şehit olmuştu. Bu galibiyetle Azerbaycanın bağımsızlığı perçinlenmiş Ermeni çeteciler temizleyen kurtarıcı Nuri Paşaya 15 Eylül 1918de Baküye şaşalı bir karşılama töreni düzenlenmişti. Tağıyev Musa Nağıyev gibi petrol zenginleri ve tüm halk Nuri Paşayı bir kurtarıcı olarak layık olduğu biçimde ağırlamıştı. Nuri Paşa hükümetde azınlık konumunda olan Müsavatçılar ile gittikçe ağırlıkları artan Bolşevik taraftarları arasında dengeyi çok iyi ayarlamaya çalışıyordu. Bir yandanda ülkede asayişi sağlıyordu. Ancak bu sırada imzalanan Mondros Mütarakesinde yer alan şartlar üzerine İstanbuldan derhal Baküyü boşaltmalarına dair talimat geldi. Nuri Paşa bir süre bu emre uymayarak zaman kazanmaya çalıştı. Ancak İngiliz diplomatları İstanbula ültimatom vermiş Bakünün hemen Osmanlı askerinden arındırılmasını istiyordu. Nuri Paşa İstanbuldan gelen ikinci sert emir üzerine ne yapacağını şaşırdı. Ancak Ankaradan Mustafa Kemalin ve Erzurumdan Kazım Karabekirin gönderdiği telgraflarda da geri dön yönünde talimatlar birleşince çaresiz Baküyü gözü arkada kalarak terketti. Azerbaycan kara altının başına açtığı kara kaderiyle başbaşa kalmıştı. İşte bu sıralarda Şubat 1918de Türk kuvvetleri bölgeden çekilirken sözde Baküde yaşayan Ermeni ve Rusların yardım talebiyle İngilizler Baküye girdiler. İranda bulunan İngiliz kuvvetlerinden bir birlik Yarbay Destervill kumandasında 40 vasıta ile Enzeli üzerinden Baküyü işgal etti. Osmanlı ve Rusya bu tarihte ne İngilizlerle ne de petrolle uğraşacak durumda değildi. Osmanlı son savleti ile yine de yardım elini uzatmış ancak imzalanan barış anlaşmaları uyarınca eli kolu bağlanmıştı. Aslında İngilizleri bu yola sevkeden petrol nazımı Deterding idi. İngiliz ordularını petrol emelleri için kullanıyor ve bunu Londraya İngiliz dış politikasının çıkarları ile eşgüdüm gösteriyordu. Bu arada 26 Bakü komiseri olarak bilinen daha sonra Sovyet döneminde milli kahraman haline getirilen yerel Bolşeviklerde bu sırada idam edilmişti. Hazar Denizinin 140 mil doğusuna götürülen 26 Bakü komiserinin 24ü Ermeni sadece ikisi Azeri Türkü idi. Aralarından bir kaçı kaçmayı başarmıştı. Bunlardan biri de Ermeni Anastas Mikoyan adlı bir gençti. Mikonyan nasılsa yolunu bulacak Moskovaya giderek durumu Lenine anlatacaktı. Kritik bir dönemeçte Bakü petrollerinden yoksun bırakılmak Almanya için büyük bir darbeydi. Almanyanın petrolle çalışan savaş endüstrisinin sadece iki aylık petrolü kalmıştı. Bu arada dünya konjonktüründeki dengelerde Azerbaycanın aleyhine çevrilmişti. Standart Oil tröstünün baskısı altında bulunan ABD Başkanı Harding Bakü petrollerinin yüzde 90ının İngilizlerin eline geçmesinden dolayı Azerbaycanın bağımsızlığını tanımayacağını açıklıyordu Bakü petrolünü tamamen ele geçirmede kararlı olan İngilizler ise kukla bir Bakü yönetimli ile güya bağımsızlıktan yana tavır koyuyordu. Böylece Rus zulmünden kurtularak müstakil devlet olmak isteyen Azerbaycanın yanı sıra Gürcistanın bağımsızlık girişimi o tarihlerde İngilizlerden sonra ikinci büyük güç olan ABDden veto yedi. Hardingin

19 bizzat verdiği emirle Rusyada Bolşevik kuvvetleri ile mücadele eden General Denikin nezdindeki Amerikan temsilcisi Amiral M.Cully Denikine 23 Kasım 1920de bir muhtıra vererek Azerbaycan devletini tanımayacaklarını kati suretle bildirdi. İngiltrenin bu karardan 9 ay önce Azerbaycan ve Gürcistanı tanımasına inat ABD Rusyaya şirin gözükmeye çalışıyordu. Bolşevik ihtilali iç savaşa yol açmış günde binlerce insan öldürülüyor Rus ve yerli aristokratların malikhaneleri çiftlikleri sarayları konakları yağmalanıyordu. Proleter Kızılorduya karşı birlikte mücadele eden Çar taraftarları ve Rus aristokratları çetin harpler veriyordu. Bu arada Baküde de Zeynelabidin Tağıyevin tüm mülküne el konmuş sarayları konakları yağmalanmış petrol zengini Tağıyev her geçen gün zenginliğinden kan kaybediyordu. Baküyü İngiliz askerlerine işgal ettiren Sir Henry Deterding bir yandan Azerbaycanın bağımsızlığını destekleyerek Rusya ile Azerbaycan arasında Gürcistanı tampon devlet olarak petrolün güvenliği için diriltirken öbür yandan Bolşeviklerin kuyusunu kazıyordu. Deterding Rusların birbirine düşmesinden yararlanarak Kızılorduya karşı Çar generalleri Kolçakoff Donikin ve Vrangeli umutsuz savaşlarında yenileceklerini bile bile desteklemişti. İngilizler yine atik davranarak bu tarihlerde ağır haraket eden Amerikalılara ait Standart Oilin Baküde Nobel kardeşlerden almaya çalıştığı yatakları da bir nevi işgal etmişti. Osmanlı Mondros Mütarekesi ile savaş yenilgisini kabul etmişti. Ancak savaşın ve barış anlaşmalarının mimarı İngilizler Ruslar kendilerine gelmeden rejimlerini oturtmadan Uluslararası Petrol Konferansı toplayarak petrol yatakları işgalleri altında iken petrol meselesini halletmek istiyordu. Ayrıca İngilizler 40 yıldır ABD ile sürdürdükleri petrol savaşında üstünlüklerini bu konferans ile teyit ettirmeye gayret ediyordu. Petrol nehirleri üzerinde cereyan eden savaştan karlı çıkan ve kara bela petrolle çalışan ağır savaş aletlerini hizmete sokan İngiltere dünya petrol hakimiyetini tescil ettirmek için sabırsızlanıyordu. 21 Kasım 1918de toplanan konferansda konferans üyelerine verdiği ziyafette İngiltrenin müteveffa Dışişleri Bakanı Lord Gürzon Müttefikler nihai zafere Petrol Dalgaları üzerinde geldiler. diyordu. Savaş sonunda İngiliz Avam Kamarasında petrol müzakeresi yapılıyordu. Petrol baronu Deterdingin müzakerelere gönderdiği Royal-Shell Grubu Yönetim Kurulu üyesi Eg. Prettymann sözleri arasında şu itirafda bulundu Almanya Avusturya-Macaristan ve Osmanlı İmperatorluğu ile imza olan mütareke sayesinde tüm dünyada üretilen petrolün yüzde 50si bilfiil İngilizlere geçti. Artık Büyük Britanyanın bir petrol imperatorluğu haline geldiğini iftiharla söylemek isterim. Dünya haritası yeniden çiziliyordu. Fakat Rusyada devam eden iç harbin ve İngilizlerin tahrik ettiği ulusçu ayaklanmaların haritada tadilatlar yapacağını İngilizler bile hesap edememişti. Bolşevikler Rus Çarı Aleksandr ve ailesini katlederek bir devri sona erdirmişler iç savaş sırasında Çar kuvvetlerine destek verdiğini bildikleri İngiletre ve ABDnin Moskova temsilciliklerine birer nota vermişlerdi. İngilizler fırsatdan istifade ederek karışıklık sırasında sadece Bakü petrollerine değil Türkistan petrollerine de el atmışlardı. Rusya söz konusu nota ile yabancıların resmi ve gayri resmi tebalarını ve askeri güçlerini çekmesini istiyor çetecilere yardımdan vazgeçmeleri için uyarıyordu. İngiliz ve Amerikalılar Rusyanın bu ikazı üzerine Rusyanın iç işlerine bilvasıta yaptıkları müdahaleleri durdurdular ve tüm vatandaşlarını çektiler. Yalnız İngilizler Yarbay Destervillin işgali altında bulundurduğu Baküden yani petrol sahalarından daha bir müddet çıkmak istemediler. İngilizler petrol bölgelerinden çekilmekle beraber petrol haklarından kolay vazgeçmediler. Petrol güvencesi almak için Ruslardan uluslararası konferans sözü aldılar. İngilizler Bakü petrollerini ele geçirmek için askerleri ile gelmişlerdi. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Bolşevikler güçlenince İngilizler petrol uğrunda bir savaşı daha gözle alamayarak bölgeyi terke mecbur oldular. BAY YÜZDE BEŞ Mezopotamyada bulunan petrolün önemini kavrayan İngilizler entrikaları ile Almanyaya karşı mücadele ederken İngiltere hükümeti 1912de hiç beklenmedik bir oyuncuyu farketmişti. Petrol diplomasisi tarihine bay yüzde beş olarak geçecek bu oyuncu Ermeni kökenli Osmanlı vatandaşı Kaluste Gülbekyandan başkası değildi. Irak petrolleri için kurulan Türkiye Petrol Şirketi Deutsche Bankın bölgedeki petrol imtiyazlarını devralmıştı. Petrol hisselerinin yarısını devralan şirketin kuruluşunu milyoner Ermeni Gülbekyan yüzde beş komisyon alarak sağlamıştı. Birazda daha derin araştırma yapıldığında Gülbekyanın Türk Milli Bankasında yüzde 30 hissesi olduğu ve bunu sakladığı ortaya çıktı. Bankadaki yüzde 30luk hisse petrol şirketindeki yüzde 15lik hisse anlamına geliyordu. Bu Gülbekyan kimdi Gülbekyan petrolle uğraşan bir ailenin ikinci kuşağıydı. Varlıklı bir Ermeni petrolcü ve banker olan babası servetini Osmanlı İmperatorluğuna Rus gazyağı ithal etme yoluyla edinmişti. Bu çabalarından dolayı Sultan tarafından ödüllendirilerek Karadeniz kıyısında bir kente vali atanmıştı. Londrada Kings Collegede maden mühendisliğini eğitimi gören Gülbekyan tezini petrol mühendisliği teknolojisi üzerine hazırladı. Babası Klausteyi aile gelirinin çoğunluğunun geldiği Baküye gönderdi. Petrol

20 işi ile ilk defa burada tanışan Gülbekyan adeta büyülenmişti. Gülbekyan Baküde petrol fışkırmasına tanık olmuştu. Baküden Türkiyeye dönerken dostlarına tekrar geleceğini söylüyordu ama bir daha hiç dönemedi. Gülbekyan Rus petrolü hakkında yazılarını bir kitapda toplayarak yayınlıyor ve Osmanlı sultanının dikkatini çekiyordu. Sultan Gülbekyandan Orta Doğu petrolü konusunda bir araştırma yapmasını istedi. Bölgeye hiç gitmeden Alman demiryolu mühendislerinin hazırladığı raporları kullanarak Sultana rapor sunan Gülbekyan bundan sonra 60 yıl sürecek ömründe artık kendini tamemen bu konuya adayacağını bilemezdi. İstanbuldaki günlerini halı ticareti ile geçiren Gülbekyan aslında fazla başarılı bir esnaf hiç olamadı. Gülbekyanın asıl işi istihbarat toplamaktı. Her zaman yanında kendisi için casusluk yapacak kişiler bulundururdu. Kesinlikle hiç bir zaman kimseye itimaz etmezdi yılında Gülbekyan vapurla Mısıra kaçmıştı. Mısırda çok nüfuzlu iki Bakülü Ermeni petrol milyonere ile tanışmış onların gözüne girmişti. Bu Nubar paşaydı. Bu tanışıklık sayesinde Gülbekyan Londrada Bakü petrollerinin satış temsilciliğini kazanmıştı. Londrada Samuel kardeşler ve Henry Deterding ile tanıştı onlara kendini kabul ettirip ittifak kurdu. Gülbekyanın oğlu olan Nubar bu ittifak konusunda daha sonra şunları yazmıştı " Babam ve Deterding yirmi yılı aşkın bir süre gayet iyi anlaşan çok yakın iki dosttu. Acaba bu yirmi yıl içinde babam mı Deterdingi kullanmıştı yoksa Deterding mi babamı Bunu kimse bilemez. Ancak yanıtı ne olursa olsun aralarındaki ilişkinin her ikisi içinde hem kişisel açıdan hem de genel olarak Hollanda kraliyet /Shell Grubu açısından son derece verimli olduğu bir gerçektir. Gülbekyan Shelle yeni angajmanları ve öncelikle re müktesap haklar getiriyor ve mali işlerini düzenliyordu." 1907 yılında Samuel kardeşleri kendi yönetimi altında İstanbulda bir büro açmaya ikna etmişti. Türk hükümetine müşavirlik yapan Gülbekyan ayrıca Türkiyenin Paris ve Londra sefaretlerinin mali müşavirliklerini yapıyordu. Türk Milli Bankasında pay sahibiydi. Tüm bu özelliklerini kullanarak rakip İngiliz ve Alman yatırımcılara daha sonra da Royal/Shell yatırımını Türkiye Petrol Şirketine bağlamayı başardı. İngilizler bu şirketin DArcya ait Anglo-Pers Şirketi ile ibrleşmesi için baskı yapıyordu. En sonunda İngiliz ve Almanlar birleşme stratejisinde anlaştılar. 19 Mayıs 1914 Dışişleri Bakanlığı anlaşmasına göre Anglo-Pers yüzde 50 hisse almış yüzde 25şer hisse ise Shell ile Deustche Bank arasında paylaştırılmıştı. Ancak arada Gülbekyan vardı onunda memnun edilmesi gerekiyordu. Shell ve Anglo-Pers kendi hisselerinden yüzde 2.5u Gülbekyana bağış adı altında vererek sorunu çözümlüyordu. Gülbekyan oy yüzdesine göre yönetimde hak sahibi olmayacak ancak tüm parasal gelirlerden yararlanacaktı. İşte Bay yüzde beş lakabı böyle doğmuştu. O günden sonra da Gülbekyan bu lakapla anılacaktı. Onyıllar devam eden rekabet sona ermişti. 28 Haziran 1914 tarihinde verilen diplomatik notayla Osmanlı Sadrazamı Mezopotamya imtiyazının yeni kurulmuş olan Türkiye Petrol Şirketine verileceğini resmen vaat ediyordu. Ne yazık ki bu tarih Avusturya Arşidükü Franz Ferdinandın Saraybosnada uğradığı suikasta rastlar. Bu itibarla da birinci dünya savaşını başlatan ilk kurşunun atıldığı tarihtir. Zamanlama böyle gelişince bir soru cevapsız kalmıştı. İmtiyaz gerçekten verilmiş miydi yoksa verileceğine dair bağlayıcı olmayan bir sözden ibaret mi kalmıştı O gün için savaş Anglo-Cermen işbirliğine son veriyordu. Bu durum Türkiye petrol Şirketini de etkiliyordu. Savaş sonrası dağılan Osmanlı ve ardından kurulan Türkiye cumhuriyeti sürecinde petrol hak hesabı henüz görülmemişti. 1922de toplanan taraflar Irak petrolünden kimin ne kadar pay alacağı konusunda anlaşamıyordu. Ağustos 1921de Irak tahtına Kral Faysal geçiriliyordu. Deterding ile Gülbekyanın arası 1920lerden sonra Irak petrol paylaşımındakı kıskançlıklar nedeniyle bozulmuştu. Bu kopmadan sonra Standart Oilin New Jersey Başkanı Walter Teaglede Iraktaki paylaşım mücadelesine ortak olmuştu. Gülbekyan yüzde beşlik hakkı için ham petrol değil nakit para istiyordu. Bu nedenle paylaşım işi bir türlü bitirilemiyordu. Irak petrolünün miktarı konusunda yapılan araştırmalar hiç bir bölgenin bu kadar petrol zengini olmadığını gösteriyordu. Bu yöndeki raporlar Amerikalılara harakete geçirdi. Bu arada İngilizler Kuzey Irak (Musul-Kerkük) petrol yataklarını 1916da yaptıkları Sykes-Picot anlaşması ile Fransızlara bırakmışlardı. İngilizler Bağdata girdikten sonra stratejilerini değiştirip Musul-Kerkük petrol yataklarının ele geçirilmesine yönlendiler. Ateşkes anlaşması imzalanır imzalanmaz Musula saldırıp ele geçirmişler ve yeni bir askeri statü yaratıp Musul-Kerkük petrolleri ile ilgili olarak Fransızlara karşı avantaj sağlamışlardı. Fransızlar bu oldu bittiyi sindirememişlerdi. Kuzey Irak petrolleri üzerine çıkmak üzere olan kavgalarını ancak ABD Başkanı Widrow Wilson önleyebilmiş ve tarafları yatıştırmıştı. Sonunda 1920 de yapılan gizli San Remo Anlaşması ile Fransızlar Musul-Kerkük petrol haklarini İngilizlere kendilerine Turkish Petroleum Companydeki 25% Alman hisselerinin verilmesi kaydıyla devretmişlerdi. İlginçtir ki bütün bu kavgalar henüz bir gallon bile petrol çıkarılmadan verilmekteydi. Fransızlar petroldeki İngiliz hakimiyetinden rahatsız oldukları Iraktaki

HAZAR'IN KURTLAR VADİSİ PETROL İMPARATORLUĞUNDAKİ GÜÇ SAVAŞLARI

HAZAR'IN KURTLAR VADİSİ PETROL İMPARATORLUĞUNDAKİ GÜÇ SAVAŞLARI HAZAR'IN KURTLAR VADİSİ PETROL İMPARATORLUĞUNDAKİ GÜÇ SAVAŞLARI Faruk Arslan 1 [Faruk Arslan] 12 Nisan 1969'de Ankara'da doğdu. Aslen Çorumludur. 3 yıllık GATA Sağlık Astsubay Hazırlama Okulu'ndan mezun

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Gurbetde. Aykırı. Konuşmalar. 15 Tarihi Röportaj FARUK ARSLAN

Gurbetde. Aykırı. Konuşmalar. 15 Tarihi Röportaj FARUK ARSLAN Gurbetde Aykırı Konuşmalar 15 Tarihi Röportaj FARUK ARSLAN 1 12 Nisan 1969'de Ankara'da doğdu. Aslen Çorumludur. 3 yıllık GATA Sağlık Astsubay Hazırlama Okulu'ndan mezun oldu. Azerbaycan Üniversitesi Uluslararası

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

Faruk Arslan - Gurbetde Aykırı Konuşmalar. www.cepsitesi.net

Faruk Arslan - Gurbetde Aykırı Konuşmalar. www.cepsitesi.net Faruk Arslan - Gurbetde Aykırı Konuşmalar www.cepsitesi.net 15 Tarihi Röportaj ÖNSÖZ Nasıl gazeteci oldum? 12 Nisan 2005 Eşim Bakülü bir Azeri olduğu için kendimi hep 'Odlar (Ateşler) Diyarı'nın bir parçası

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım

Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Bodrumlu seçmenden yoğun katılım Kocadon ve CHP ye Demir, CHP ye katılan vatandaşlara rozet taktı CHP li Başkan Kocadon: Barışa en yakın parti CHP dir CHP li Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri

Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri 27.12.2012 Duygusal birliktelikten stratejik ortaklığa Türkiye Azerbaycan ilişkileri 000 Sinem KARADAĞ Gözde TOP Babasının denge siyasetini başarıyla yürüten İlham Aliyev, Azerbaycan ın bölgesel nitelikli

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Başbakan Erdoğan'ın adaylığı dünya basınında

Başbakan Erdoğan'ın adaylığı dünya basınında On5yirmi5.com Başbakan Erdoğan'ın adaylığı dünya basınında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın AK Parti tarafından cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanması, uluslararası basında geniş yankı buldu. Yayın Tarihi

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Masalsı bir giriş yapmak istiyoruz bu haftaki Medya Kaza Raporu na...

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Masalsı bir giriş yapmak istiyoruz bu haftaki Medya Kaza Raporu na... - Gökten üç medya kazası düşmüş. Biri ona, biri buna, biri şuna... - Bakandan çok bakancılık yüzüğe takıldı - Pahalı şarap, G20 zirvesinde buruk bir tad bıraktı - Özel jetler, CEO ların başına jet hızıyla

Detaylı

"Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde"

Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde "Kentsel Dönüşümün Anahtarı Kooperatiflerde" 16 Ağustos 2014 Haber Linki: http://www.egemetropolgazetesi.com/haber/kentsel-donusumun-anahtari-kooperatiflerde-17554.html S.S. Batı Anadolu Konut Yapı Kooperatifleri

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

2 Ekim 2013, Rönesans Otel

2 Ekim 2013, Rönesans Otel 1 MÜSİAD Brüksel Temsilciliği Açı çılışı ışı 2 Ekim 2013, Rönesans Otel T.C. AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,.... T. C. ve Belçika Krallığının Saygıdeğer Temsilcileri, 1 2 STK ların Çok Kıymetli

Detaylı

Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum.

Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum. Sayın DEİK Başkanım, Kıymetli Konuklar, Değerli Basın Mensupları, Hepinizi Türkiye İhracatçılar Meclisi ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum. Bu akşam, Ambargo Sonrası İran: Ekonomik ve Ticari Etki Analizi

Detaylı

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI

ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU. (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI ÜÇÜNCÜ TÜRK KENEŞİ İŞ FORUMU (24 Ekim 2014, Nahçıvan) TÜRK KENEŞİ GENEL SEKRETERİ RAMİL HASANOV UN İŞ ADAMLARINA HİTABI Sayın Âli Meclis Başkanı, Sayın Bakan, Sayın Oda Başkanları, Değerli İş Adamları,

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

GAZETECİ YAZAR BÜLENT AKKURT BODRUM DA DEFNEDİLDİ

GAZETECİ YAZAR BÜLENT AKKURT BODRUM DA DEFNEDİLDİ GAZETECİ YAZAR BÜLENT AKKURT BODRUM DA DEFNEDİLDİ Önceki gün vefat eden gazeteci yazar Bülent Akkurt Bodrum da dostları, yakınlarının kollarında son yolculuğuna defnedildi. Bülent Akkurt un yazıları bir

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Zorunlu ama takan yok

Zorunlu ama takan yok Zorunlu ama takan yok Trafik sigortası yapılması zorunlu olmasına rağmen sigortalı araç sayısı çok az. Kazalarda sigortasız araç sahipleri büyük maddi külfet yaşıyor. Ülkemizde trafiğe çıkan araçların

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

Türkiye, Boğazın altındaki demiryolu tünelini açtı

Türkiye, Boğazın altındaki demiryolu tünelini açtı 29.10.2013 Türkiye, Boğazın altındaki demiryolu tünelini açtı İstanbul (dpa) Türkiye bugün boğazın altındaki demiryolu tünelini açtı. 29.10.2013-02:20 Uhr dpa İstanbul (dpa) Türkiye bugün boğazın altındaki

Detaylı

#1 Leading Turkish-American web portal www.turkishny.com

#1 Leading Turkish-American web portal www.turkishny.com TRUSA NY CORP. 1711 Kings Highway, 2 nd Fl, Brooklyn, NY 11229 TEL 1-718-375 7904 FAX 1-718-375 7906 Amerika dan yaptığı yayınlar ile başta Amerika olmak üzere tüm dünyaya ulaşan Turkishny.com, Türk- Amerikan

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar

MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar MERAKLI KİTAPLAR Kavramlar Bu kitabın sahibi:... Tüm zamanların insanları, bütün dünyada, her zaman içinde yaşadıkları ve barındıkları bir yaşam alanına, bir eve ihtiyaç duymuşlardır. Öncelikle, mimari,

Detaylı

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin elindeki Posta Gazetesi ne takıldı gözüm.görevli hanımın gözü

Detaylı

KİŞİSEL BİLGİLER EĞİTİM

KİŞİSEL BİLGİLER EĞİTİM KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı : Ahmet Yağlı Doğum Tarihi : 16.09.1977 Doğum Yeri : İzmir E-posta : ahmetyagli@maltepe.edu.tr EĞİTİM 2009 Galatasaray Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku anabilim

Detaylı

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ

ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) DİNLEME İSTEKLER (9) Metinleri dinleyelim

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL Title of Presentation Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL İçindekiler 1- Yeni Büyük Oyun 2- Coğrafyanın Mahkumları 3- Hazar ın Statüsü Sorunu 4- Boru Hatları Rekabeti 5- Hazar

Detaylı

15 YAŞINDAN KÜÇÜK çocuklara düzenli bakıyor musunuz?

15 YAŞINDAN KÜÇÜK çocuklara düzenli bakıyor musunuz? V01 Aşağıdaki sorular, çocukların ve yardıma muhtaç olan büyüklerin bakımıyla ilgilidir. Yardıma muhtaç olan 15 yaşından büyük yakınlarınıza ya da tanıdıklarınıza bakıyor musunuz? Anketör: Meslek icabı

Detaylı

ACP Yapı Elemanları Şirket Müdürü Erhan Karabağ

ACP Yapı Elemanları Şirket Müdürü Erhan Karabağ ACP Yapı Elemanları Şirket Müdürü Erhan Karabağ ACP Yapı Elemanları Şirket Müdürü Erhan Karabağ dan, Röportaj Konumuz Olan 2014 Yılı Değerlendirmeleri ve 2015 Yılı Hedefleriyle İlgili Bilgiler Aldık. Firmanız

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli?

Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli? Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli? Dr. Ali Asker (*) AGÝT Minsk Grubu = AGÝT Turizmi Son birkaç aydan beri Azerbaycan siyasi terminolojisine yeni bir terim dahil edilmiþtir: AGÝT Turizmi.

Detaylı

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM

KIRILL ISTOMIN in. renkli dünyası ve DEKO TASARIM DEKO TASARIM Senem ÖZTÜRK / senem.ozturk@alem.com.tr Biliyorum ki dekoratör sözcüğü bugün pek de popüler değil, hatta modası geçmiş bir ifade fakat yine de kendimi dekoratör olarak tanımlamak bana daha

Detaylı

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı?

AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? AHIRIN İÇİNDEKİ SARAY 300 Ispartalı filmini hatırladınız mı? Ve orada kötü kalpli olarak gösterilen Pers İmparatoru Darius u Diğer ismiyle Dara yı Tarih 300 lü yılları gösteriyor. Ama İsa henüz doğmamış.

Detaylı

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok.

Seyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. eyfi Teoman Kısa film çekmeyi düşünmüyorum, çünkü maliyeti çok yüksek, geri dönüşü yok. 14 Ekim 2004 de yönetmen eyfi Teoman ile Yamaç Okur un moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirildi. Teoman ın ilk

Detaylı

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME 207 KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Kanun Hük. Kar. nin Tarihi : 13/12/1983 No : 189 Yetki Kanununun Tarihi : 17/6/1982 No : 2680 Yayımlandığı R.G. Tarihi

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ

RADYO-TELEVİZYON MUHABİRİ TANIM Haber kaynakları ile ilişki kurarak sürekli haber toplayan, gerektiğinde olayları yerinde izleyen, haberi yazılı veya sözlü olarak bağlı bulunduğu radyo veya televizyon kurumuna ileten kişidir. A-

Detaylı

Endüstrinin Sağlık Politikalarını Engellemesi. Prof Dr Elif Dağlı

Endüstrinin Sağlık Politikalarını Engellemesi. Prof Dr Elif Dağlı Endüstrinin Sağlık Politikalarını Engellemesi Prof Dr Elif Dağlı Uzlaşmasız ihtilaf : Kamu sağlığı karşısında tütün endüstrisi çıkarları Tütün endüstrisinin çıkarları sağlık çıkarları ile kökten çelişir.

Detaylı

www.yerel.tv BOSS PRP GROUP kuruluşudur.

www.yerel.tv BOSS PRP GROUP kuruluşudur. Seyretmek için nedeniniz var www.yerel.tv bir BOSS PRP GROUP kuruluşudur. Atatürk Mahallesi Turgut Özal Bulvarı Gardenya 5 Plaza Kat: 5 Ataşehir İstanbul Tel.: +90 216 455 98 44 Faks : +90 216 548 19 72

Detaylı

Hayatı ve Çalışmaları

Hayatı ve Çalışmaları Hayatı ve Çalışmaları Hayatı Albert Einstein, 14 Mart 1879 da, Almanya nın Ulm şehrinde dünyaya geldi. Babası Hermann Einstein bir mühendis ve satıcıydı. Annesi Pauline Einstein müziğe oldukça ilgiliydi.

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi. Kocaeli 18 Ekim 2014 Cumartesi

MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi. Kocaeli 18 Ekim 2014 Cumartesi MÜSİAD Otomotiv Sektör Zirvesi Kocaeli 18 Ekim 2014 Cumartesi T. C. Kocaeli Valisi Sayın Hasan Basri Güzeloğlu, AK Parti Kocaeli Milletvekili Sayı Zeki Aygün, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, Ticaret

Detaylı

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Haziran 2010 SOSYAL MEDYA ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE DE İŞ DÜNYASINDA ÇALIŞANLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR? Proje Koordinatörleri: İndeks Araştırma Ekibi Simge Şahin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Giriş:

Detaylı

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Hacı Dede Hakan KARAGÖZ

EKONOMİK İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Hacı Dede Hakan KARAGÖZ Ekonomik İşbirliği Teşkilat (EİT), üye ülkeler arasında yoğun ekonomik işbirliğinin tesis edilmesini amaçlayan bölgesel düzeyde bir uluslararası teşkilattır. Teşkilat, 1964 yılında kurulan Kalkınma İçin

Detaylı

CEZAYİR SEKTÖREL AÇILIM GEZİSİ

CEZAYİR SEKTÖREL AÇILIM GEZİSİ CEZAYİR SEKTÖREL AÇILIM GEZİSİ Sayın Cumhurbaşkanımızın 2014 yılı Kasım ayında yapmış oldukları Cezayir gezisi sırasında, Cezayir le ticaret hacminin arttırılmasına yönelik yapmış oldukları irade beyanının

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI

HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ELEMANI TANIM Çalıştığı kurumun tanınmasını, çalışmalarına karşı insanlarda olumlu izlenimler uyandırmasını, çevresiyle iyi ilişkiler kurmasını ve saygınlığını artırmasını sağlamak

Detaylı

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI Bu yıl, UNESCO tarafından, Kimya Yılı olarak ilan edildi. Madam Curie nin 1911 yılında ikinci Nobel ödülünü kimya alanında alışının 100. yılı onuruna, 2011 yılı boyunca kutlamalar

Detaylı

Oturum aç butonuna tıklayın.

Oturum aç butonuna tıklayın. Adım 1 Oturum açın. Oturum aç butonuna tıklayın. Adım 1 Oturum açın. Kullanıcı adınızı ve şifrenizi yazın. İpucu: Eğer şifrenizi hatırlayamazsanız, Şifrenizi mi unuttunuz? istemini kullanın. Adım 2 Profilinizi

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

AVRUPA ENERJİ BORU HATLARI

AVRUPA ENERJİ BORU HATLARI AVRUPA ENERJİ BORU HATLARI GÜNEY GAZ KORİDORU PROJELERİ ÇELİK BORU İMALATÇILARI DERNEĞİ 2012 AVRUPA ENERJİ BORU HATLARI GÜNEY GAZ KORİDORU PROJELERİ 1. Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP)

Detaylı

DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015

DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015 DÜNYA DA BU HAFTA 14 18 ARALIK 2015 AVRUPA'DA İNŞAAT ÜRETİMİ EKİMDE ARTTI Euro Bölgesinde inşaat üretimi yıllık yüzde 1,1 artış kaydetti Euro Bölgesinde inşaat üretimi ekim ayında aylık bazda yüzde 0,5,

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

APPLE BİLGİSAYARI İCAT EDEN TEKNİSYEN: STEVE WOZNIAK

APPLE BİLGİSAYARI İCAT EDEN TEKNİSYEN: STEVE WOZNIAK APPLE BİLGİSAYARI İCAT EDEN TEKNİSYEN: STEVE WOZNIAK Steve Wozniak, hesap makinası üreten bir firmada teknisyendi. Tek başına, 1976 da Apple-I ve 1977 de Apple-II bilgisayarlarını icat etti ve satış rekorları

Detaylı

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu.

Günlük Ulusal Gazete. yapılar da elbette bu işi bitirmemek için kendilerince bir şey yapacaklardır'' diye konuştu. 2-3 MART 2013 www.reisgida.com.tr Hedefimiz terör... BAŞBAKAN Yardımcısı Bekir Bozdağ, ''Çözüm sürecinin hedefi, terörü sona erdirmek, mili birlik ve beraberliği kuvvetlendirmek, gündemimizden terör belasını

Detaylı

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir.

Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. - 1 - I. A.B.D. HAKKINDA GERÇEKLER Bu bölümde A.B.D. nin tarihi ve A.B.D. hakkında sıkça sorulan konular hakkında genel bilgilere yer verilmektedir. 1- Genel bakış A.B.D. nin değişen nüfus yapısı: http://usinfo.state.gov/journals/itsv/0699/ijse/ijse0699.htm

Detaylı

"medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar" vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu

medya benim ayağımın altına muz kabuğunu biraz zor koyar vari açıklamalarda bulunuyordu ki Olanlar oldu - Aman ormancı, yaman ormancı Bıraktın bizde derin bir acı - Dua ile bisiklet gider mi?... - Özbek Paşa'dan AKP falı... Ve - Bush'tan "beni kimse sevmiyor" sendromu RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * *

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * - Tesadüfler haftası Ecevit'in cenazesi ve TRT gafları - Çatlı'nın kızından Çelik Çekirdek ve tesadüfün böylesi... Ve - Adnan Hoca'dan bir "medya management" girişimi RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar &

Detaylı

ACR Group. NEDEN? neden?

ACR Group. NEDEN? neden? ACR Group NEDEN? neden? CİNSİYET YÜZDE % Kadın Erkek 46,8 53,2 YAŞ - - - - - - 18-25 26-35 20,1 27,6 36-45 46-60 29,4 15,2 60+ 7,7 I. AMAÇ Bu çalışmanın amacı, aylık periyotlar halinde düzenlediğimiz,

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI İhracat Genel Müdürlüğü PAZARA GİRİŞ KOORDİNASYON YAPISI VE HEDEF ÜLKELER 4 Haziran 2012 SUNUŞ GÜNDEMİ Pazara Giriş Koordinasyon Yapısı Yeni Yaklaşım Pazara Giriş Komitesi Ülke Masaları

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

OSMAN KARAKAŞ Uluslararası Deneyimli ve Ödüllü Gazeteci Tel: +90(533) 638 31 89 e-posta: okarakas@hotmail.com, web: http://osmankarakas.

OSMAN KARAKAŞ Uluslararası Deneyimli ve Ödüllü Gazeteci Tel: +90(533) 638 31 89 e-posta: okarakas@hotmail.com, web: http://osmankarakas. OSMAN KARAKAŞ Uluslararası Deneyimli ve Ödüllü Gazeteci Tel: +90(533) 638 31 89 e-posta: okarakas@hotmail.com, web: http://osmankarakas.com ÖZET BİLGİ Yerel gazete muhabirliği ile başlayan gazetecilik

Detaylı

Antarktika da bir bilim üssü kurulmasını arzulayan çok sayıda seçkin (konusunda yetkin anlamında!)

Antarktika da bir bilim üssü kurulmasını arzulayan çok sayıda seçkin (konusunda yetkin anlamında!) Antarktika'da bir Türk bilim üssü kurulması için başlatılan çalışmalara, bu amaçla oluşturulan Türk Kutup ve Okyanus Araştırmaları Programı Yürütme Komitesi (Osman Atasoy, Prof. Bayram Öztürk, Prof. Temel

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Yakın n Gelecekte Enerji

Yakın n Gelecekte Enerji Yakın n Gelecekte Enerji Doç.Dr.Mustafa TIRIS Enerji Enstitüsü Müdürü Akademik Forum 15 Ocak 2005 Kalyon Otel, İstanbul 1 Doç.Dr.Mustafa TIRIS 1965 Yılı nda İzmir de doğdu. 1987 Yılı nda İTÜ den Petrol

Detaylı

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi

22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi 22.05.2014 Perşembe İzmir Gündemi GÜNAH KEÇİSİ BULUNDU! Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tancan Uysal, Soma daki kömür faciası hakkında çok tartışılacak bir yazı kaleme aldı.

Detaylı

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1

ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 ABD'nin Fransa'ya Reaper İnsansız Uçak Satışı ve Türkiye'nin Durumu 1 Pentagon yetkilileri Fransa'nın talep ettiği Reaper tipi insansız hava aracı (İHA) veya dronların satışına yönelik olarak Kongre'de

Detaylı

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Mustafa ŞAHİN 29 Eylül 2015 Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul Geçtiğimiz hafta İngiltere de Londra nın güneydoğusunda şirin bir kasaba ve üniversite şehri olan Greenwich teydik. Kasabadan adını

Detaylı

Bu haftaki yazımızda, iki medya karşılaşmasında, bürokratların kendilerini star gibi hissetmemesinin etkilerini değerlendireceğiz

Bu haftaki yazımızda, iki medya karşılaşmasında, bürokratların kendilerini star gibi hissetmemesinin etkilerini değerlendireceğiz - Starız, starsınız, starlar FED Başkanı Bernanke, nasıl star olduğunu anladı? THY Genel Müdürü ise rötar yaptı - Fransa daki Rolex krizi - Siyasette bel altı vuruşlara karşı, yakın tarihten çarpıcı bir

Detaylı