Plevral Sıvı ve Serumda β 2 -Mikroglobulin Düzeyinin Tanısal Değeri

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Plevral Sıvı ve Serumda β 2 -Mikroglobulin Düzeyinin Tanısal Değeri"

Transkript

1 Plevral Sıvı ve Serumda β 2 -Mikroglobulin Düzeyinin Tanısal Değeri Hasan ÖLMEZ*, Aydan ÇAKAN*, Ayşe ÖZSÖZ*, Füsun ERCİYES** * İzmir Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Kliniği, ** İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Biyokimya Laboratuvarı, İZMİR ÖZET Bu çalışmanın amacı, malign ve benign plörezi olgularında serum ve plevral sıvı (PS) β 2 -mikroglobulin düzeyinin tanıya katkısını araştırmaktı. Çalışmaya toplam 70 hasta ile 20 kişilik kontrol grubu dahil edildi. Hasta grubunda ortalama yaş 51 yıl, kontrol grubunda ise 33 yıl idi. Malign hastalıklarda serum ve değerlerinin artmış olduğu görüldü. Malign ve benign hastalıkların serum ve PS değerleri karşılaştırıldığında aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmadı. Parankim infiltrasyonu olan tüberküloz (TB) plörezili hastaların serum ve değerlerinin kontrol grubu ve diğer tüm hastalıklara göre %1 hata düzeyinde anlamlı olarak artış gösterdiği görüldü (p< 0.01). En yüksek serum ve değerleri pnömonili hasta grubunda görüldü. Serum ve PS de β 2 -mikroglobulinin sınır değeri 0.22 mg/dl olarak alındığında malign hastalıklarda sensitivite serumda %23.1, plevrada %80.8; spesifisite ise %57.1 ve %33.9 olarak bulundu. TB plörezili hastalar için ise serumda sensitivite %22.7, plevrada %90.5; spesifisite de sırasıyla %20.7 ve %4.4 olarak bulundu. Sonuç olarak; serumda ve PS de yüksek β 2 -mikroglobulin değerlerini saptamak ayırıcı tanı için ek bir katkıda bulunmadı. PS ve serum değerlerindeki yükseklik abartılı bir immün yanıtın göstergesi olabilir. Ancak bu konuda daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır. ANAHTAR KELİMELER: Plevral efüzyon, β 2 -mikroglobulin SUMMARY DIAGNOSTIC VALUE OF β 2 -MICROGLOBULIN LEVEL IN PLEURAL EFFUSIONS AND SERUM This study aimed to investigate the contribution of β 2 -microglobulin levels of pleural effusion and serum to the diagnosis of malignant and benign cases. In patient group; (total 70) mean age was 51 years and in control group (total 20) mean age was 33 years: We determined that β 2 -microglobulin levels of pleural effusion and serum were increased in malignant diseases. When we compared the level of β 2 -microglobulin of malignant diseases with benign diseases, there wasn t statistically significant difference between them. β 2 -microglobulin levels of serum and pleural effusion of tuberculosis pleurisy with parenchymal infiltration were significantly higher than control group and the other diseases with a 1% error rate (p< 0.01). The highest pleural and serum β 2 -microglobulin levels were measured in patients with pneumonia. When we take the limit level of serum and pleural effusion of β 2 -microglobulin as 0.22 mg/dl, we found that the sensitivity in serum and pleural effusion was 23.1% and 80.8% respectively and specificity in serum and pleural effusion was 57.1% and 33.9% respectively in malignant diseases. For tuberculous pleurisy, sensitivity in serum and pleural effusion were 22.7% and 90.5% respectively, specificity in serum and pleural effusion were 20.7% and 4.4% respectively. As a conclusion determination of high level of β 2 -microglobulin didn t make an extra contribution to differential diagnosis. 25

2 Ölmez H, Çakan A, Özsöz A, Erciyes F. The high level of pleural effusion and serum β 2 -microglobulin can be a sign of excessive immun response. But we need more comprehensive studies in this subject. KEY WORDS: Pleural effusion, β 2 -microglobulin GİRİŞ Plevral efüzyon birçok hastalığın seyrinde görülebilen çoğu kez eşlik ettiği hastalığın prognozunu primer olarak etkileyen bir durumdur. Plevral sıvı (PS) varlığında transüda-eksüda ayrımı yapmak için ilk tercih edilen yöntem Light kriterleridir. Eğer sonuç alınamazsa albumin gradienti veya PS ve serum kolesterol ölçümleri bize yardımcı olabilir (1-3). Bu tetkikler yapılmasına rağmen tanı konulamayan olgularda son yıllarda PS Adenosine Deaminase (ADA), lizozim, ferritin, C-reaktif protein (CRP), α 2 -makroglobulin, α 1 -asid glikoprotein, düzeylerinin tanıya katkısı araştırılmış, ancak kullanılabilir bir yöntem bulunamamıştır (4). β 2 -mikroglobulin eritrositler ve trofoblastik hücreler haricinde tüm çekirdekli hücrelerde ve vücut sıvılarında bulunan bir proteindir. Malign hücrelerin normal hücrelere oranla daha fazla β 2 -mikroglobulin ürettiği gösterilmiştir. Birçok malign hastalıkta özellikle lenfoproliferatif hastalıklarda, immüniteyi etkileyen hastalıklarda, infeksiyonlarda ve otoimmün hastalıklarda serum ve değişik vücut sıvılarında β 2 - mikroglobulin artışı saptanmıştır (5,6). Bu çalışmada, serum ve in malign ve benign plörezi olgularında tanıya katkısı araştırılmıştır. GEREÇ ve YÖNTEM Nisan 1999-Ekim 2001 tarihleri arasında kliniğimizde plevral efüzyon nedeniyle tetkik edilen serum kan üre nitrojeni (BUN) ve kreatinin değerleri normal sınırlar aralığında (BUN 0-20 mg/dl, kreatinin 1.2 mg/dl) olan 70 hasta (58 i kadın, 12 si erkek) ve 20 kişilik kontrol grubu (7 si kadın, 13 ü erkek) çalışmaya alındı. Hastaların, iki yönlü akciğer grafileri çekildi, rutin biyokimyasal ve hemogram tetkikleri, plevral ponksiyon ve kapalı plevra biyopsileri yapıldı. Plevral ponksiyon materyali biyokimyasal [total protein, albumin, globulin, laktat dehidrogenaz (LDH), şeker, ph], bakteriyolojik [Gram boyama, aside dirençli basil (ARB) direkt bakısı, Löwenstein-Jensen besiyerine ekim, nonspesifik bakteri kültürü] ve sitolojik olarak incelendi. Plevral biyopsi materyalinin patolojik incelenmesi yapıldı. Çalışma grubundaki hastalar aşağıdaki kriterlere göre gruplara ayrıldı. 1. Tüberküloz (TB) plörezi: Plevral biyopsi materyalinde kazeöz granülom saptanan veya PS direkt bakısında veya kültürde ARB saptanan veya PS ile birlikte akciğer parankimde aktif akciğer TB si ile uyumlu lezyonları olup ARB pozitif saptanan hastalar. 2. Malign plörezi: Plevral ponksiyon veya plevral biyopsi materyalinin incelenmesinde malign hücre görülen hastalar. 3. Parapnömonik plörezi: Klinik ve radyolojik olarak pnömoni düşünülen, PS eksüda niteliğinde olan ve tedavi sonrası regresyon görülen hastalar. 4. Diğer hastalıklar: Karaciğer sirozu, Crohn hastalığı, mezotelyoma (patolojik olarak tanı almış) ve konjestif kalp yetmezliği. 5. Kontrol grubu: Herhangi bir yakınması olmayan kişiler seçilmiş olup kan örnekleri alınmıştır. Çalışmaya alınan hastalardan eş zamanlı PS ve kan örnekleri; kontrol grubundan sadece kan örnekleri alındı. Kan örnekleri dakika kadar oda ısısında pıhtılaşmaya bırakıldı. Sonrasında PS ve kan örnekleri 4000 devirde beş dakika santrifüj edildi. Elde edilen örneklerden 2 ml alınarak -20 C de saklandı. Toplanan materyaller İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Biyokimya Laboratuvarları nda değerlendirmeye alındı. İmmün neflometrik yöntemle değerlendirildi. Bu yöntemde latekse bağlı β 2 - mikroglobulin antikorlarının çalışma örneklerinde bulunan antijenlerle reaksiyona girmesiyle oluşan aglütinasyondan sonra antijen-antikor kompleksi neflometrik olarak tayin edildi. Araştırma verilerinin değerlendirilmesinde, istatistiksel yöntemler yazılımı içeren SPSS for 26

3 Plevral Sıvı ve Serumda β 2 -Mikroglobulin Düzeyinin Tanısal Değeri Windows (1999) ve SYSTAT 9 for Windows paket programlar kullanılarak, veride güvenilirlik testi yapılmış, daha sonra grafik, korelasyon, regresyon, ANOVA, F-testi, t-testi uygulamaları gerçekleştirilmiştir (%1 hata düzeyinde önemli= p< 0.01, %5 hata düzeyinde önemli= p< 0.05 olarak alınmıştır). SONUÇLAR Çalışma grubuna alınan hastaların 58 (%82.8) i kadın, 12 (%17.1) si erkekti. Kontrol grubunun ise 13 (%65) ü erkek, 7 (%35) si kadındı. Çalışma ve kontrol grubunun genel özellikleri Tablo 1 de görülmektedir. Çalışma grubu profilinde; malign plörezi %37.1, TB %31.4, pnömoni %13, tanı almamış eksüda %9, konjestif kalp yetmezliği %4.28, karaciğer sirozu %1.42, mezotelyoma %1.42, Crohn hastalığı %1.42, poliserozit %1.42 oranında bulunmakta idi. Çalışma ve kontrol gruplarında, serum ve PS β 2 - mikroglobulin değerlerinin her iki cins arasında önemli bir farklılık göstermediği görülmüştür (Tablo 2). Ancak çalışma grubu serum değerlerinin kontrol grubuna oranla daha yüksek olduğu görülmektedir. Ortalama değerler arasındaki bu farklılık, istatistiksel olarak t-testi sonuçlarına göre %1 hata düzeyinde önemli görülmektedir (p< 0.01). Çalışma grubunda, PS değerleri serum değerlerinden daha yüksek bulunmuştur. Bu farklılık istatistiksel olarak %1 hata düzeyinde önemli bulunmuştur (p< 0.01). Çalışma grubunda, transüda ve eksüda olgularında PS ve serum β 2 -mikroglobulin değerlerine bakıldığında; 70 hasta arasında transüda oranı %5.71 Tablo 1. Çalışma ve kontrol grubunun yaş dağılımı (yıl). Çalışma grubu Kontrol grubu En küçük yaş En büyük yaş Değişim aralığı Ortalama yaş Median yaş Standart sapma iken, eksüda oranı %94.29 dur (Tablo 3). Transüda ve eksüda gruplarında, serum değerleri bakımından istatistiksel olarak önemli bir fark olmamakla birlikte; transüda grubunda daha yüksek bir değer eğilimi görülmüştür. Plevra değerlerine göre yapılan değerlendirmede ise; istatistiksel olarak önemli bir farklılık olmamasına rağmen, serum değerlerinde izlenenin aksine, eksüda grubunun plevra değerlerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. Malign ve benign plörezili olgular PS ve serum β 2 - mikroglobulin değerleri bakımından değerlendirildiğinde; her iki grup arasında plevra ve serum değerleri bakımından farklılık saptanmamıştır (Tablo 4). Ancak plevra değerleri serum değerlerinden yüksek bulunmuştur. Bu farklılık istatistiksel olarak önemli görülmüştür (p< 0.01). Aktif akciğer TB si + plörezi, TB plörezi ve kontrol grubunda yer alan hastaların plevra β 2 -mikroglobulin ve serum β 2 -mikroglobulin değerleri karşılaştırıldığında; aktif akciğer TB si + plörezi tanısı konulan hastaların oranı %13.64 iken, TB plörezi tanılı hastaların oranı %86.36 dır (Tablo 5). Aktif akciğer TB si + TB plörezi tanısı konulan hastaların PS (0.78 ± 0.72) ve serum (0.34 ± 0.32) değerleri TB plörezi de dahil olmak üzere, diğer hastalıkların PS ve serum değerlerine oranla yüksek bulunmuştur (p< 0.01). Malign plörezilerin orjinine göre PS ve serum β 2 - mikroglobulin değerleri değerlendirildiğinde; bronş kanseri (0.30 ± 0.26) ve meme kanseri (0.20 ± 0.08) gruplarının serum değerleri kontrol grubuna (0.12 ± 0.03) oranla daha yüksek ve farklılıklar istatistiksel olarak önemlidir (p< 0.05) (Tablo 6). Tüm hasta grupları ve kontrol grubu karşılaştırma sonuçları toplu olarak değerlendirildiğinde; serum değerleri bakımından, kontrol grubuna göre hastaların daha yüksek değer gösterdiği ve bu farklılığın istatistiksel olarak %1 hata düzeyinde önemli olduğu görülmüştür (p< 0.01) (Tablo 7). TB plörezi grubunun serum değerlerinin diğer hasta grupları ve kontrol grubuna göre %1 hata düzeyinde önemli bir farklılık gösterdiği söylenebilir (p< 0.01). Mezotelyoma tanılı bir hastada serum değeri yüksek görülmesine karşın sadece bir adet olması bakımından istatistiksel olarak karar verilmesi sakıncalıdır. Ancak laboratuvar bulgusunun yüksek olduğu (0.30 mg/dl) açıktır. 27

4 Ölmez H, Çakan A, Özsöz A, Erciyes F. Tablo 2. Çalışma ve kontrol gruplarında PS ve serum β 2 -mikroglobulin değerlerinin her iki cinsteki dağılımı. Hastalar ± ± 0.15 Kadın ± ± 0.15 Erkek ± ± 0.11 Kontrol grubu ± 0.03 Kadın ± 0.02 Erkek ± 0.03 Toplam ± 0.14 PS: Plevral sıvı. Tablo 3. Transüda-eksüda grubunda PS ve serum β 2 -mikroglobulin değerleri. Transüda ± ± 0.06 Eksüda ± ± 0.15 Kontrol ± 0.03 PS: Plevral sıvı. Tablo 4. Malign ve benign plörezi ile kontrol grubunda PS ve serum β 2 -mikroglobulin değerleri. Malign plörezi ± ± 0.11 Benign plörezi ± ± 0.15 Kontrol ± 0.03 PS: Plevral sıvı. Hasta grubu kendi içerisinde, tanı gruplarına ve PS değerlerine göre karşılaştırıldığında, en yüksek ortalama değerin pnömoni (0.41 ± 0.14) hasta grubunda olduğu görülmektedir. Bunu ikinci sırada TB plörezi (0.39 ± 0.29) grubu izlemektedir. Karaciğer sirozu tanısı konulan hastanın değeri 0.43 mg/dl gibi büyük bir değere sahip olmasına karşın istatistiksel olarak değerlendirilmesi örnek yetersizliği nedeniyle uygun olmayacaktır. Ancak bu da laboratuvar bulgusu bakımından bir gerçektir. Hastalık grubuna bakılmaksızın yapılan değerlendirme sonucunda, PS değerleri ile serum değerleri arasında %5 hata düzeyinde istatistiksel olarak önemli doğrusal bir ilişkinin olduğu görülmüştür (p< 0.05) (korelasyon katsayısı r= 0.573). Bu durum 28

5 Plevral Sıvı ve Serumda β 2 -Mikroglobulin Düzeyinin Tanısal Değeri Tablo 5. Parankim infiltrasyonlu TB plörezi ve parankim tutulumu olmayan TB plörezili olgular ve kontrol grubunda PS ve serum β 2 -mikroglobulin değerleri. Aktif akciğer ± ± 0.32 TB si + TB plörezi TB plörezi ± ± 0.11 Kontrol ± 0.03 PS: Plevral sıvı. Tablo 6. Malign plörezilerin orjinine göre PS ve serum β 2 -mikroglobulin değerleri. Bronş kanseri ± ± 0.26 Meme kanseri ± ± 0.08 Kontrol ± 0.03 PS: Plevral sıvı. Tablo 7. Tüm çalışma ve kontrol grubunun PS ve serum β 2 -mikroglobulin değerleri. Malign plörezi ± ± 0.11 TB plörezi ± ± 0.15 Pnömoni ± ± 0.13 Mezotelyoma KKY ± ± 0.10 Karaciğer sirozu Crohn hastalığı Poliserozit + TB Eksüda ± ± 0.12 Toplam ± ± 0.15 Kontrol ± 0.03 KKY: Konjestif kalp yetmezliği, PS: Plevral sıvı. hastalarda serum değerinin artışına paralel olarak PS değerinin de artmakta olduğuna işaret etmektedir. Bu sonuç Şekil 1 de gösterilmiştir. Hastalarda ve kontrol grubunda, yaş ile serum ve PS değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Ancak hasta ve kontrol grubunda yaşla serum ve PS değerlerinin yükselme eğiliminde olduğu görülmüştür. Hastalarda, eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) ile PS ve serum β 2 -mikroglobulin değerleri arasındaki istatistiksel ilişkilerin değerlendirilmesi sonucunda; regresyon eşitlikleri belirlenmiştir (Şekil 2). Buna göre, 29

6 Ölmez H, Çakan A, Özsöz A, Erciyes F. Plevral sıvı B2M= Serum B2M R= p= Plevral B2M Serum B2M Ölçülen Beklenen B2M: β 2 -mikroglobulin Şekil 1. Hastaların plevral sıvı ve serum β 2 -mikroglobulin değerleri arasındaki ilişki. PS ve serum değerlerinin artışı ile sedimentasyon oranı artışı arasında doğrusal bir eğilim olduğu söylenebilir. Çalışmamızda plevral β 2 -mikroglobulin değerleri ile PS total proteini arasındaki ilişki incelenmiş ve istatistiksel olarak önemli bir ilişki saptanmamıştır. β 2 -mikroglobulin sınır değeri 0.22 mg/dl olarak alındığında malign plörezi ve TB plörezinin sensitivite, spesifisite, pozitif ve negatif prediktif değerleri Tablo 8 de gösterilmiştir. TARTIŞMA β 2 -mikroglobulin dalton molekül ağırlığında küçük bir proteindir, diğer immünglobulinlerin ağır ve hafif zincirlerinin sabit parçasına benzerlik göstermektedir (7). Bu benzerliğe rağmen β 2 -mikroglobulinin immünglobulinlerle antijenik ilgisi yoktur (8). İnsan serumunda, sinovyal sıvıda, tükürükte, beyin omurilik sıvısı (BOS) nda, PS ve amniyotik sıvıda β 2 -mikroglobulin seviyesi 2 mg/l (1-2.2 mg/l) olarak bulunmuştur (9). β 2 -mikroglobulin fonksiyonu kesin olarak bilinmemektedir. Ancak immün sistemin güçlü bir regülatörü ve lenfosit yüzey modülatörü olduğu, hücre yüzeyindeki antijenlerin ekspresyonları ve biyosentezini kontrol ettiği düşünülmektedir. Polimorfonükleer lökositlerin granülleri içinde bulunup, degranülasyon sırasında hücreden salındıkları, mitojenlerle veya interferonla uyarılma sonucunda lenfositlerden sentez ve salınımlarının arttığı sanılmaktadır (10). Serum ve vücut sıvılarında β 2 -mikroglobulin sadece bir hastalıkta artmamakta; infeksiyonlarda, otoimmün hastalıklarda, immün sistemi etkileyen AIDS ve diğer immünite hastalıklarında, karaciğer sirozu, kronik hepatit, sarkoidoz, Crohn hastalığı, vaskülitler ve malign hastalıklarda, transplant rejeksiyonunda, yaşlılarda, genel durumu bozuk, malnütrisyonu olan tüm hastalıklarda artmaktadır (10-17). Teasdale ve arkadaşları, 210 kanserli hasta ve kontrol grubundaki kadınlarda ve yaşlılarda serum β 2 - mikroglobulin değerini istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulmuşlardır (18). Çalışmamızda kontrol grubu ve hastalarda yaş ile PS ve serum β 2 -mikroglobulin arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Ancak yine de yaşla, serum ve PS değerinin bir miktar arttığı görülmüştür. Hasta ve kontrol grubunda serum ve PS değerleri cinsiyete göre anlamlı bir fark göstermemiştir. Bakteriyel ve viral infeksiyonlarda serum β 2 -mikroglobulin düzeyinin arttığını gösteren yayınlar mevcuttur (19). 30

7 Plevral Sıvı ve Serumda β 2 -Mikroglobulin Düzeyinin Tanısal Değeri B2M Plevra B2M Serum B2M Doğrusal (plevra B2M) Doğrusal (serum B2M) B2M: β 2 -mikroglobulin Sedimentasyon hızı (mm/saat) Şekil 2. Çalışma grubunda eritrosit sedimentasyon hızı ile plevral sıvı ve serum β 2 -mikroglobulin değerleri arasındaki ilişki. Tablo 8. Malign plörezi ve TB plörezili hastaların ayrımında sınır değer 0.22 mg/dl olarak alındığında sensitivite, spesifisite, pozitif ve negatif prediktif değerler. Gruplar Sensitivite (%) Spesifisite (%) PPD (%) NPD (%) Malign plörezi Serum Plevral sıvı TB plörezi Serum Plevral sıvı PPD: Pozitif prediktif değer, NPD: Negatif prediktif değer, TB: Tüberküloz. Çalışmamızda tüm gruplar arasında en yüksek ortalama PS değeri parapnömonik sıvılar grubunda görülmüştür. Tüm hastalıklarda olduğu gibi pnömonide de ortalama serum β 2 -mikroglobulin değeri kontrol grubuna göre artmıştır ve bu %1 hata düzeyinde anlamlı bulunmuştur (p< 0.01). Sjögren sendromlu hastalarda tükürükte, romatoid artritli hastalarda eklem sıvılarında serum değerlerinden daha yüksek β 2 -mikroglobulin seviyeleri saptanmıştır (20). Serumda ve buna paralel olarak PS de β 2 -mikroglobulin seviyesi artışı hem malign hastalıklarda hem de benign hastalıklarda görülmüştür. Özellikle benign plörezilerde PS ile serum değerleri arasında paralellik bulunmaktadır ve PS değeri serum değerinden yüksek bulunmuştur. Bu bize lokal olarak β 2 -mikroglobulin sentez artışını düşündürmektedir (21-24). Çalışmamızda benzer şekilde PS ler ile serum değerleri arasında korelasyon bulunmuştur. Ayrıca, PS değerleri tüm hastalık gruplarında serum değerlerinden yüksek olarak saptanmıştır. Artmış β 2 -mikroglobulin düzeyi hücre yüzeylerinde yüksek dansitede β 2 -mikroglobulin taşıyan tümörlerle ilişkili hastalıklarda görülebilmektedir (16). Akciğer kanserli hastaların %33 ünde serum β 2 -mikroglobulin seviyesi yüksek olarak bulunmuştur (21). Daha önce yapılan in vitro çalışmalarda tü- 31

8 Ölmez H, Çakan A, Özsöz A, Erciyes F. mör hücrelerinin normal hücrelere oranla daha fazla β 2 -mikroglobulin ürettiği gösterilmiştir. Bu üretim artışından kaynaklanabileceği gibi salınım artışından da kaynaklanabilir. Bu ise tümör hücrelerine sekonder oluşan immün yanıtın bir göstergesi olabilir. Akciğer kanserli hastalarda veya diğer sistem malignitelerinde serum veya seviyesinin arttığı bilinmekte ancak bu artışın kesin nedeni bilinmemektedir (13). Hallgren ve arkadaşları normal serum β 2 -mikroglobulin üst sınırı 3 mg/l olarak aldıklarında; bronş kanserli olguların %21 inde ve infeksiyon, inflamasyon ve diğer benign hastalıkların %11 inde yüksek serum değerleri bulmuşlardır. Her iki grupta da kontrol grubuna göre serum seviyeleri yüksek olarak bulunmuştur (22). PS deki β 2 -mikroglobulin daha çok abartılı immün yanıtı olan hastalıklarda (granülomatoz, otoimmün hastalıklar) ve lenfoproliferatif hastalıkların sebep olduğu plevral olaylarda yüksek bulunmuştur. Benign-malign plörezi ayrımında değeri bakımından anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür (4,16,23). Martinez ve arkadaşları çalışmalarında [106 hasta (76 benign ve 30 malign plörezi)]; benign plörezilerde malign plöreziye göre daha yüksek değerler saptamışlardır (böbrek yetmezliğine bağlı PS lerde en yüksek). Ancak benign-malign plörezi ayrımında anlamlı bir fark olmadığını belirtmişlerdir (4). Vladutiu ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada da β 2 -mikroglobulin değerinin benign-malign efüzyon ayrımında tanısal değerinin olmadığı görülmüştür. Benign hastalıklarda PS ile serum β 2 -mikroglobulin arasında iyi bir korelasyon görülmüştür. β 2 -mikroglobulin lenfomaya bağlı PS lerde yüksek bulunmuş, ancak malign efüzyonların tanısında yarar sağlamadığı belirtilmiştir (23). Shinsuke ve arkadaşları 20 akciğer kanserli, 18 akciğer dışı kanserli ve 22 benign hastalık sebebiyle oluşan PS de β 2 -mikroglobulin değerlerini incelemişler, benign hastalıklarda malign hastalıklara göre β 2 -mikroglobulin değerini anlamlı olarak yüksek bulmuşlardır (24). Franklin ve arkadaşları; en düşük değerini sepsisli bir olguda, en yüksek değeri ise retroperitoneal lenfomanın sebep olduğu plevral efüzyonda saptamışlardır. Onüç lenfomalı, lösemili ve multipl miyelomalı hastada ortalama PS değeri 11.3 mg/ml olarak bulunmuştur. Sistemik lupus eritematozis (SLE) te 12.5 mg/ml, sklerodermada 11.5 mg/ml ve romatoid artritte 6.9 mg/ml olarak bulunurken, meme karsinom metastazı nedeniyle oluşan plörezide 3 mg/ml, akciğer karsinomu sonrasında oluşan plörezilerde ise mg/ml olarak bulmuşlardır. Yüksek β 2 -mikroglobulin düzeyinin lenfoproliferatif ve immün hastalıkların sebep oldukları PS leri düşündürmesi gerektirdiğini belirtmişlerdir (25). Vladutiu ve arkadaşları, lenfoma ve multipl miyelomada ortalama seviyesini 10.3 ± 3.1 mg/ml, SLE, skleroderma, romatoid artritli hastada 8.2 ± 1.1 mg/ml, akciğer karsinomuna bağlı malign plörezide 3.8 ± 0.4 mg/ml, meme karsinomuna bağlı PS lerde 3.1 ± 0.2 mg/ml olarak bulmuşlar ve β 2 -mikroglobulin değerlerinin diagnostik önemi olmadığını öne sürmüşler, sadece sitolojik muayeneye ilave olarak tanıya katkıda bulunabileceğini vurgulamışlardır (26). Çalışmamızda malign ve benign plörezi grupları arasında değer bakımından bir farklılık görülmemiştir. Malign ve benign hastalıklarla kontrol grubu arasındaki fark %1 hata düzeyinde anlamlı bulunmuştur (p< 0.01). β 2 -mikroglobulin sınır değeri 0.22 mg/dl olarak alındığında malign hastalıklarda serum değeri %42, PS değeri ise %92 oranında yüksek olarak saptanmıştır. Her iki grupta da PS değerinin serumdan yüksek olduğu görülmüştür. Bu fark istatistiksel olarak %1 hata düzeyinde anlamlıdır (p< 0.01). Çalışmamızda malign plörezili hastalar orjinine göre incelendiğinde akciğer kanserli olgularda serum ve değeri meme kanserlilere göre daha yüksek bulunmuştur. Hastaların ortalama serum β 2 -mikroglobulin değerlerine bakıldığında akciğer kanseri ve meme kanseri ile kontrol grubu arasındaki fark %5 hata düzeyinde önemli bulunmuştur (p< 0.05). Yapılan çalışmalarda β 2 -mikroglobulinin %50 sini lenfositlerin oluşturduğu, TB ve diğer benign hastalıklarda PS ve serumda değerinin yüksek olduğu ve yüksek düzeyi saptanan hastaların PS lerinde CD4 T helper hücre hakimiyeti olduğu gösterilmiştir (4,22,27,28). Kleisbauer ve arkadaşları 29 sağlıklı kontrol grubu ve 109 pulmoner TB li hastada yaptıkları bir çalış- 32

9 Plevral Sıvı ve Serumda β 2 -Mikroglobulin Düzeyinin Tanısal Değeri mada; sağlıklı kişilere göre pulmoner TB li hastalarda serum β 2 -mikroglobulin değerini yüksek bulmuşlardır (28). Lawn ve arkadaşları, TB li ve HIV pozitif 175 hasta üzerinde serum β 2 -mikroglobulin değerlerini ölçmüşler; HIV pozitif olgularda 5.3 ± 2.1 µg/ml, TB hastalarında 3.2 ± 1.8 µg/ml, hem TB hem de HIV pozitif hastalarda 5 ± 1.5 µg/ml ve kontrol grubunda 2.2 ± 1.8 µg/ml olarak bulmuşlardır (29). Souza ve arkadaşları, fareler üzerinde yaptıkları bir çalışmada, β 2 -mikroglobulinin non-cd8, non-cd1 erken lenfosit proliferasyonuna sebep olarak TB den erken ölüm ve TB direncini azalttığını iddia etmişlerdir (30). Collazos ve arkadaşları, 36 immünyetmezlikli HIV negatif TB li hastada tedavi başlangıcında ve altı aylık tedavi sonrasında serum β 2 -mikroglobulin değerlerini ölçmüşler ve başlangıçta serum seviyesi yüksek olan dört hastanın tedavi sonrası değerinin düştüğü ve bu düşüşün de ESH ile korele olduğunu göstermişlerdir. Diğer laboratuvar parametreleri ile birlikte serum β 2 -mikroglobulin düzeyinin TB tedavisine yanıtı değerlendirmede katkıda bulunabileceğini öne sürmüşlerdir (31). Petterson ve arkadaşları, 39 TB plörezili hastanın PS lerinde CD4 T-lenfosit hakimiyeti gördüklerini belirtmişlerdir. Özellikle intraselüler patojenlerin savunmasında, makrofaj aktivasyonunda ve granülom oluşumunda CD4 T helper lenfositlerinin görevli olması nedeniyle yüksek β 2 -mikroglobulin seviyesinin olasılıkla T-lenfosit aracılı immün yanıtı yansıttığını vurgulamışlardır (27). Çalışmamızda TB plörezisi ve aynı zamanda parankim infiltrasyonu olan hastalar, parankim tutulumu olmayan TB plörezili hastalar ve kontrol grubu ile karşılaştırılmıştır. Aktif akciğer TB si bulunan plörezili hastalar ve TB plörezili hastaların serum değerleri kontrol grubuna göre %1 hata düzeyinde anlamlı bir artış göstermektedir. Aktif akciğer TB li ve plörezisi olan hastaların, tüm hasta gruplarına göre PS ve serum değerleri yüksek olarak bulunmuştur. Bu farklılık istatistiksel olarak %1 hata düzeyinde önemli görülmüştür (p< 0.01). Tüm bu bulgular bize β 2 -mikroglobulin artışının tüm hastalıklarda olmasa bile çoğunda immün sistemin abartılı bir yanıtı yansıttığını göstermektedir. Sonuç olarak; PS ve serum β 2 -mikroglobulin değerlerinin yaşla ve cinsiyetle değişim göstermediği, malign ve benign hastalıklarda serum değerinin yüksek bulunabileceği ancak malign ve benign sıvı ayrımında bunun anlamlı olmadığı, tüm hastalıklarda PS ile serum değerleri ve sedimentasyon hızları arasında korelasyon izlendiği, PS protein miktarı ile değerleri arasında önemli bir ilişki saptanmadığı görüldü. PS ve serumda β 2 -mikroglobulin seviyesinin yüksek değerde saptandığı pek çok hastalık olması nedeniyle ayırıcı tanıda katkıda bulunması kısıtlıdır. β 2 - mikroglobulin artışının sebebini ortaya koymak şu durumda ön planda gibi görülmektedir ve bu konuda yapılacak çalışmalara gereksinim vardır. KAYNAKLAR 1. Collins TR, Sahn SA. Thoracentesis. Clinical value, complications, technical problems, and patient experience. Chest 1987;91: Hirsch A, Puffie P, Nebut M et al. Pleural effusion: Laboratory tests in 300 cases. Thorax 1979;34: Sahn SA. The pleura. Am Rev Resp Dis 1988;138: Martinez Vea A, Gatell JM, Segura F et al. Diagnostic value of tumoral markers in serous effusions: Carcinoembryonic antigen, alpha1-acidglycoprotein, alpha-fetoprotein, phosphohexose isomerase, and beta2-microglobulin. Cancer 1982;50: Mey-Tal SV, Schechter C, Erlich R. Synthesis and turnover of β 2 -microglobulin in ad12-transformed cells defective in assembly and transport of Class I major histocompatibility complex molecules. J Biol Chem 1997;272: D'Amore M, Marrone M, Laselva G et al. Tumor markers in some chronic inflammatory diseases in rheumatology: A statistical evaluation. Minerva Med 2001;92: Sardaş O, Koç H, Konuk N. β 2 -mikroglobulin yapısı, fonksiyonu, klinik anlam ve önemi. Türkiye Klinikleri 1984;4: Kollet O, Peled A, Byk T et al. β 2 -microglobulin-deficient (B2m) (Null) NOD/SCID mice are execellent recipients for studying human stem cell function. Blood 2000;95: Roche Diagnostics Gmbh. Germany, β 2 -microglobulin kit prospectus. Catalog No: Fields BL, Sollinger HW, Glassn R et al. Beta-2-microglobulin versus creatinine as the sole indicator of rejection in renal transplants. Transplant Proc 1984;16: Hoekman K, Van Nieuwkoop JA, Williemze R. The signifinance of β 2 -microglobulin in clinical medicine. Neth J Med 1985;28:

10 Ölmez H, Çakan A, Özsöz A, Erciyes F. 12. Nilsson CL, Puchades M, Westman A et al. Identification of proteins in a human pleural exudate using two-dimensional preparative liquid-phase electrophoresis and matrix-assisted laser desorption/ionization mass spectrometry. Electrophoresis 1999;20: Connors LH, Shirahama T, Skinner M et al. In vitro formation of amyloid fibrils from intact β 2 -microglobulin. Biochem Biophys Res Commun 1985;131: Pertovaara M, Pukkala E, Laippala P et al. A longitudinal cohort study of Finnish patients with primary Sjogren s syndrome: Clinical, immunological and epidemiological aspects. Ann Rheum Dis 2001;60: Durie BG, Stock-Novack D, Salmon SE et al. Prognostic value of pretreatment serum beta2-microglobulin in myeloma: A Southwest Oncology Group Study. Blood 1990;75: Tielemans C, Dratwa M, Bergmann P et al. Continuous ambulatory peritoneal dialysis vs heamodialysis: A lesser risk of amyloidosis? Nephrol Dial Transplant 1988;3: Aasarod K, Haga HJ, Berg KJ et al. Renal involvement in primary Sjögren s syndrome. Q J M 2000;93: Teasdale C, Mander AM, Fifield R et al. Serum β 2 -microglobulin in controls and cancer patients. Clin Chim Acta 1977;78: Kithier K, Cejka J, Belamaric J et al. β 2 -microglobulin: Occurence in fetal life and malignancy. Clin Chim Acta 1974;52: Evrin PE, Wibell L. Serum β-microglobulin in various disorders. Clinical Chimica Acta 1973;43: Shuster J, Gold P, Poulik MD. β 2 -microglobulin levels in cancerious and other disease states. Clin Chim Acta 1976;67: Hallgren R, Nou E, Lundgvist G. Serum β 2 -microglobulin in patients with bronchial carcinoma and controls. Cancer 1980;45: Vladutiu AO. β 2 -microglobulin in pleural fluids. N Engl J Med 1976;294: Shinsuke T, Nishigaki T, Moriwaki Y et al. Tumor markers in pleural effusion diagnosis. Cancer 1988;61: Franklin EC. β 2 -microglobulin- small molecule-big role. N Engl J Med 1975;293: Vladutiu AO, Brason FW, Adler RH. Diferential diagnosis of pleural efusions: Clinical usefullness of cell marker quantitation. Chest 1981;79: Petterson T, Nyberg P, Nordstrom D et al. Similar pleural fluid findings in pleuro-pulmonary tularemia and tuberculous pleurisy. Chest 1996;109: Kleisbauer JP, Sauvan R, Roux F et al. β 2 -microglobulin and pulmonary tuberculosis. Pathol Biol 1978;26: Lawn SD, Rudolph D, Viktor S et al. Tuberculosis and HIV infection are independently associated with elevated serum concantrations of β 2 -microglobulin, respecttively. Clin Exp Immunol 2000;122: Souza CD, Cooper AM, Frank AA et al. A novel non classic β 2 -microglobulin-restricted mechanism influencing early lymhocyte accumulation and subsequent resistance to tuberculosis in the lung. Am J Respir Cell Mol Biol 2000;23: Collazos J, Martinez E, Mayo J et al. Evolution of serum β 2 -microglobulin concerations during treatment of tuberculosis patients. Scand J Infect Dis 1999;31: Yazışma Adresi Aydan ÇAKAN Mithatpaşa Caddesi No: 739 Daire: 1 Göztepe/İZMİR 34

Malignite Kaynaklı Plevra Sıvılarında CEA, CA 15-3, CA 19-9, CA 125, CA 72-4 ve AFP Düzeyinin Tanısal Değeri

Malignite Kaynaklı Plevra Sıvılarında CEA, CA 15-3, CA 19-9, CA 125, CA 72-4 ve AFP Düzeyinin Tanısal Değeri Malignite Kaynaklı Plevra Sıvılarında CEA, CA 15-3, CA 19-9, CA 125, CA 72-4 ve AFP Düzeyinin Tanısal Değeri Ali BORAZAN*, Nesrin BİLGİÇLİ** * Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Plevral Sıvı Fizyolojisi Giriş: Plevral sıvının tespitinde; - Direk akciğer grafisi (Yan yatar pozisyonda) - Ultrasonografi

Detaylı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Olgu sunumu Doç. Dr. Erkan Çakır Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Şikayet ve hikayesi E.K 13 yaş kız hasta Özel bir tekstil atölyesinde

Detaylı

Malignite Kaynaklı Plevra Sıvılarında Lipide Bağlı Sialik Asit Düzeyi Tayininin Tanısal Değeri

Malignite Kaynaklı Plevra Sıvılarında Lipide Bağlı Sialik Asit Düzeyi Tayininin Tanısal Değeri Malignite Kaynaklı Plevra Sıvılarında Lipide Bağlı Sialik Asit Düzeyi Tayininin Tanısal Değeri Güven BEKTEMÜR*, Faruk ÖZER**, Fikret KANAT**, Oktay İMECİK** * Mustafa Yazıcı Göğüs Hastalıkları Hastanesi,

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı ASİT Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 Eğitim yılı Ders programı Asitin tanımı Fizik muayene bulguları Asit miktarının ifadesi Asit yapan nedenler Asitli hastada ayırıcı tanı

Detaylı

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl Karaciğer ve safra yolu hastalıklar klarında laboratuvar bulguları Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 5.Yarıyıl 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında

Detaylı

Jale YAĞIZ, Neslihan İ. MUTLUAY, M. Bahadır BERKTAŞ, Tarkan ÖZDEMİR, Hüseyin LAKADAMYALI, Türkan ERYILMAZ, Mine BERKOĞLU

Jale YAĞIZ, Neslihan İ. MUTLUAY, M. Bahadır BERKTAŞ, Tarkan ÖZDEMİR, Hüseyin LAKADAMYALI, Türkan ERYILMAZ, Mine BERKOĞLU Plevral Sıvıların Eksüda Transüda Ayrımında α-2 Makroglobulin ve C-Reaktif Protein Değerinin Light Kriterleri ve Albumin Gradienti ile Karşılaştırılması Jale YAĞIZ, Neslihan İ. MUTLUAY, M. Bahadır BERKTAŞ,

Detaylı

Akciğer Kanseri ve Plevral Efüzyon (Bir Retrospektif Çalışma)

Akciğer Kanseri ve Plevral Efüzyon (Bir Retrospektif Çalışma) Akciğer Kanseri ve Plevral Efüzyon (Bir Retrospektif Çalışma) Figen ATALAY, Dilek ERNAM, Şükran ATİKCAN Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ANKARA ÖZET Ocak 1990-Aralık

Detaylı

PLEVRA SIVISI 1 PLEVRA SIVISININ RUTİN ANALİZİ; > / mm3. >10.000/mm3 >%50 >%50. Sitoloji Neoplastik hücrelerin bulunması Malignite

PLEVRA SIVISI 1 PLEVRA SIVISININ RUTİN ANALİZİ; > / mm3. >10.000/mm3 >%50 >%50. Sitoloji Neoplastik hücrelerin bulunması Malignite Tanım: Plevral boşlukta sekresyon absorbsiyon dengesinin bozulması sonucu sıvı birikmesidir. MEKANİZMA Hidrostatik basıncın artması ÖRNEK Kongestif kalp yetmezliği PLEVRA SIVISI 2 PLEVRA SIVISINDA YAPILABİLECEK

Detaylı

Birincil IgA Nefropatisinde C4d Varlığının ve Yoğunluğunun Böbrek Hasarlanma Derecesi ve Sağkalımı ile Birlikteliği

Birincil IgA Nefropatisinde C4d Varlığının ve Yoğunluğunun Böbrek Hasarlanma Derecesi ve Sağkalımı ile Birlikteliği Birincil IgA Nefropatisinde C4d Varlığının ve Yoğunluğunun Böbrek Hasarlanma Derecesi ve Sağkalımı ile Birlikteliği 32. Ulusal Nefroloji, Hipertansiyon, Diyaliz ve Transplantasyon Kongresi Dr. Cihan Heybeli

Detaylı

TÜBERKÜLOZUN MOLEKÜLER TANISINDA GÜNCEL DURUM

TÜBERKÜLOZUN MOLEKÜLER TANISINDA GÜNCEL DURUM TÜBERKÜLOZUN MOLEKÜLER TANISINDA GÜNCEL DURUM Doç. Dr. Alpaslan Alp Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Dünya Sağlık Örgütü 2009 Yılı Raporu Aktif tüberkülozlu hasta

Detaylı

Tüberküloz yönetimi ve tedavisi. Oğuz Kılınç Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD

Tüberküloz yönetimi ve tedavisi. Oğuz Kılınç Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD Tüberküloz yönetimi ve tedavisi Oğuz Kılınç Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD oguz.kilinc@deu.edu.tr Sunum planı Olgu üzerinden tb yönetimi ve tedavi ilkeleri Olgu 39 yaşında

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

30 Plevral Efüzyonun Eşlik Ettiği Bir Multipl Myeloma Olgusu

30 Plevral Efüzyonun Eşlik Ettiği Bir Multipl Myeloma Olgusu OLGU 30 30 Plevral Efüzyonun Eşlik Ettiği Bir Multipl Myeloma Olgusu 193 Plevral Efüzyonun Eşlik Ettiği Bir Multipl Myeloma Olgusu Ercan Kurtipek 1, Yaşar Ünlü 2, Yıldız Atlı 1, Abdülkadir Baştürk 3 1

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller

Detaylı

D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi. Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi. Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji D Vitaminin Relaps Brucelloz üzerine Etkisi Yrd.Doç.Dr. Turhan Togan Başkent Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Bruselloz Brucella cinsi bakteriler tarafından primer olarak otçul

Detaylı

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması Tuncay Güçlü S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Bölümü 16-18 Ekim 2014, Malatya GİRİŞ Kronik

Detaylı

Dr. Semih Demir. Tez Danışmanı. Doç.Dr.Barış Önder Pamuk

Dr. Semih Demir. Tez Danışmanı. Doç.Dr.Barış Önder Pamuk T.C. İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ İÇ HASTALIKLARI KLİNİĞİ GEÇİRİLMİŞ GESTASYONEL DİYABETES MELLİTUS ÖYKÜSÜ OLAN BİREYLERDE ANJİOPOETİN BENZERİ PROTEİN-2 ( ANGPTL-2

Detaylı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Dr. Ömer DİZDAR Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Tümör markırları kanserli hastaların dokularında, serumda, idrarda ya da diğer

Detaylı

PLEVRAL TÜBERKÜLOZ TANISINDA İNTERFERON GAMMA NIN TANISAL DEĞERİ THE DIAGNOSTIC VALUE OF INTERFERON GAMMA IN THE DIAGNOSIS OF PLEURAL TUBERCULOSIS

PLEVRAL TÜBERKÜLOZ TANISINDA İNTERFERON GAMMA NIN TANISAL DEĞERİ THE DIAGNOSTIC VALUE OF INTERFERON GAMMA IN THE DIAGNOSIS OF PLEURAL TUBERCULOSIS İnfeksiyon Dergisi (Turkish Journal of Infection) 2007; 21 (1): 1-5 PLEVRAL TÜBERKÜLOZ TANISINDA İNTERFERON GAMMA NIN TANISAL DEĞERİ THE DIAGNOSTIC VALUE OF INTERFERON GAMMA IN THE DIAGNOSIS OF PLEURAL

Detaylı

Kırım Kongo Kanamalı Ateş hastalarında ağırlık ve ölüm riskinin tahmininde plazma cell-free DNA düzeyinin önemi

Kırım Kongo Kanamalı Ateş hastalarında ağırlık ve ölüm riskinin tahmininde plazma cell-free DNA düzeyinin önemi Kırım Kongo Kanamalı Ateş hastalarında ağırlık ve ölüm riskinin tahmininde plazma cell-free DNA düzeyinin önemi Bakır M¹, Engin A¹, Kuşkucu MA², Bakır S³, Gündağ Ö¹, Midilli K² Cumhuriyet Üniversitesi

Detaylı

Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi

Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi Emine AKSOY, Güliz ATAÇ, Emin MADEN, Nil TOKER, Tülin SEVİM S.B. İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Kalp ve Damar Hastalıkları

Detaylı

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ KLİNİK Bağışıklık sistemi sağlam kişilerde akut infeksiyon Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde akut infeksiyon veya

Detaylı

SORULAR. Prof. Dr. Abdurrahman ŞENYİĞİT Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz A.D.

SORULAR. Prof. Dr. Abdurrahman ŞENYİĞİT Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz A.D. SORULAR Prof. Dr. Abdurrahman ŞENYİĞİT Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz A.D. Plevral sıvıda reaktif mezotelyal hücre saptanması durumunda aşağıdaki hastalıklardan hangisi

Detaylı

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ Sami Uzun 1, Serhat Karadag 1, Meltem Gursu 1, Metin Yegen 2, İdris Kurtulus 3, Zeki Aydin 4, Ahmet

Detaylı

Tüberküloz Peritoniti

Tüberküloz Peritoniti Tüberküloz Peritoniti Dr. Sabri Atalay İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Klimik İzmir Günleri, 30 Nisan 2015 20 yaşında, kadın Yakınmaları Karın

Detaylı

Parapnömonik plevral efüzyon tanısında plevral sıvı ve serum prokalsitonin düzeylerinin

Parapnömonik plevral efüzyon tanısında plevral sıvı ve serum prokalsitonin düzeylerinin KLİNİK ÇALIŞMA/RESEARCH ARTICLE Tuberk Toraks 2013; 61(2): 103-109 Geliş Tarihi/Received: 09/03/2013 - Kabul Ediliş Tarihi/Accepted: 23/04/2013 Parapnömonik plevral efüzyon tanısında plevral sıvı ve serum

Detaylı

KLİNİK TIBBİ LABORATUVARLAR

KLİNİK TIBBİ LABORATUVARLAR KLİNİK TIBBİ LABORATUVARLAR BİYOKİMYA LABORATUVARI Laboratuvarın çoğunlukla en büyük kısmını oluşturan biyokimya bölümü, vücut sıvılarının kimyasal bileşiminin belirlendiği bölümdür. Testlerin çoğunluğu,

Detaylı

Akciğer tüberkülozlu hastalarda aktivasyon ve tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde serum neopterin

Akciğer tüberkülozlu hastalarda aktivasyon ve tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde serum neopterin Akciğer tüberkülozlu hastalarda aktivasyon ve tedaviye yanıtın değerlendirilmesinde serum neopterin düzeyinin yeri Müjgan GÜLER 1, Deniz HÜDDAM 1, Ebru ÜNSAL 1, Bülent ÇİFTÇİ 1, Neslihan BUKAN 2, Yurdanur

Detaylı

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ 20.05.2010 Giriş I Renovasküler hipertansiyon (RVH), renal arter(ler) darlığının neden

Detaylı

Primer Kemik Lenfomaları Olgu Sunumu. Prof. Dr. Mustafa Benekli Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Ankara

Primer Kemik Lenfomaları Olgu Sunumu. Prof. Dr. Mustafa Benekli Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Ankara Primer Kemik Lenfomaları Olgu Sunumu Prof. Dr. Mustafa Benekli Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Ankara Olgu sunumu 49 y kadın hasta, Bir dış merkeze 2 aydır devam eden öksürük,

Detaylı

Pnömoni tedavisinde biyomarkırların kullanımı. Dr. Münire Çakır Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A. D.

Pnömoni tedavisinde biyomarkırların kullanımı. Dr. Münire Çakır Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A. D. Pnömoni tedavisinde biyomarkırların kullanımı Dr. Münire Çakır Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A. D. Biyomarkır Özel bir patolojik ya da fizyolojik durumla ilişkili herhangi bir biyomolekül

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK 1 LERDE LABORATUVAR İPUÇLARI GENEL TARAMA TESTLERİ Tam kan sayımı Periferik yayma İmmünglobulin düzeyleri (IgG, A, M, E) İzohemaglutinin titresi (Anti A, Anti B titresi) Aşıya karşı antikor yanıtı (Hepatit

Detaylı

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ Dinç Süren 1, Mustafa Yıldırım 2, Vildan Kaya 3, Ruksan Elal 1, Ömer Tarık Selçuk 4, Üstün Osma 4, Mustafa Yıldız 5, Cem

Detaylı

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ)

ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) ALFA FETOPROTEİN (TÜMÖR BELİRLEYİCİSİ) Diğer adı ve kısaltma: α fetoprotein, AFP. Kullanım amacı: Primer karaciğer, testis ve over kanserlerinin araştırılması ve tedaviye alınan cevabın izlenmesi amacıyla

Detaylı

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler:

LÖKOSİT. WBC; White Blood Cell,; Akyuvar. Lökosit için normal değer : Lökosit sayısını arttıran sebepler: Lökosit sayısını azaltan sebepler: LÖKOSİT WBC; White Blood Cell,; Akyuvar Lökositler kanın beyaz hücreleridir ve vücudun savunmasında görev alırlar. Lökositler kemik iliğinde yapılır ve kan yoluyla bütün dokulara ulaşır vücudumuzu mikrop

Detaylı

Naciye Sinem Gezer 1, Atalay Ekin 2

Naciye Sinem Gezer 1, Atalay Ekin 2 Naciye Sinem Gezer 1, Atalay Ekin 2 1 Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, İzmir 2 Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, İzmir

Detaylı

¹GÜTF İç Hastalıkları ABD, ²GÜTF Endokrinoloji Bilim Dalı, ³HÜTF Geriatri Bilim Dalı ⁴GÜTF Biyokimya Bilim Dalı

¹GÜTF İç Hastalıkları ABD, ²GÜTF Endokrinoloji Bilim Dalı, ³HÜTF Geriatri Bilim Dalı ⁴GÜTF Biyokimya Bilim Dalı Dr. Derda GÖKÇE¹, Prof. Dr. İlhan YETKİN², Prof. Dr. Mustafa CANKURTARAN³, Doç. Dr. Özlem GÜLBAHAR⁴, Uzm. Dr. Rana Tuna DOĞRUL³, Uzm. Dr. Cemal KIZILARSLANOĞLU³, Uzm. Dr. Muhittin YALÇIN² ¹GÜTF İç Hastalıkları

Detaylı

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU Ramazan Gözüküçük 1, Yunus Nas 2, Mustafa GÜÇLÜ 3 1 Hisar Intercontinental Hospital, Enfeksiyon Hastalıkları

Detaylı

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomlarının EGFR Mutasyon Analizinde Real-Time PCR Yöntemi ile Mutasyona Spesifik İmmünohistokimyanın Karşılaştırılması

Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomlarının EGFR Mutasyon Analizinde Real-Time PCR Yöntemi ile Mutasyona Spesifik İmmünohistokimyanın Karşılaştırılması Küçük Hücreli Dışı Akciğer Karsinomlarının EGFR Mutasyon Analizinde Real-Time PCR Yöntemi ile Mutasyona Spesifik nın Karşılaştırılması Dr.M.Çisel Aydın, Doç.Dr.Sevgen Önder, Prof.Dr.Gaye Güler Tezel Hacettepe

Detaylı

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ HASTALARINDA KONİSİTE İNDEKS ÖLÇÜMLERİNİN LİPİD PROFİLİ İLE İLİŞKİSİ

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ HASTALARINDA KONİSİTE İNDEKS ÖLÇÜMLERİNİN LİPİD PROFİLİ İLE İLİŞKİSİ KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ HASTALARINDA KONİSİTE İNDEKS ÖLÇÜMLERİNİN LİPİD PROFİLİ İLE İLİŞKİSİ Siren SEZER, Şebnem KARAKAN, Nurhan ÖZDEMİR ACAR. Başkent Üniversitesi Nefroloji Bilim Dalı GİRİŞ Dislipidemi

Detaylı

İNFEKSİYÖZ ENSEFALİTLER: HSV-1 E BAĞLI OLAN VE OLMAYAN OLGULARIN KARŞILAŞTIRILMASI

İNFEKSİYÖZ ENSEFALİTLER: HSV-1 E BAĞLI OLAN VE OLMAYAN OLGULARIN KARŞILAŞTIRILMASI İNFEKSİYÖZ ENSEFALİTLER: HSV-1 E BAĞLI OLAN VE OLMAYAN OLGULARIN KARŞILAŞTIRILMASI Seniha Başaran, Elif Agüloğlu, Aysun Sarıbuğa, Serap Şimşek Yavuz, Atahan Çağatay, Oral Öncül, Halit Özsüt, Haluk Eraksoy

Detaylı

Postmenopozal Kadınlarda Vücut Kitle İndeksinin Kemik Mineral Yoğunluğuna Etkisi

Postmenopozal Kadınlarda Vücut Kitle İndeksinin Kemik Mineral Yoğunluğuna Etkisi Özgün Araştırma / Original Investigation Postmenopozal Kadınlarda Vücut Kitle İndeksinin Kemik Mineral Yoğunluğuna Etkisi Effect of Body Mass Index on the Determination of Bone Mineral Density in Postmenopausal

Detaylı

Akciğer Karsinomlu Olgularda İntraoperatif Plevra Yıkama Sıvısında Malign Hücre Saptanmasının Sağkalıma Etkisi #

Akciğer Karsinomlu Olgularda İntraoperatif Plevra Yıkama Sıvısında Malign Hücre Saptanmasının Sağkalıma Etkisi # Akciğer Karsinomlu Olgularda İntraoperatif Plevra Yıkama Sıvısında Malign Hücre Saptanmasının Sağkalıma Etkisi # Şaban ÜNSAL*, Alpaslan ÇAKAN*, İbrahim TAYLAN*, Mehmet AŞKIN*, Teoman BUDUNELİ*, Sülün ERMETE**

Detaylı

Muzaffer Fincancı İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Muzaffer Fincancı İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Muzaffer Fincancı İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi HIV infeksiyonlu hastalarda tüberküloz sıklığı İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi 212 HIV infeksiyonlu hasta - 8 Akciğer tüberkülozu - 4

Detaylı

SSK Ballıdağ Göğüs Hastalıkları Hastanesi nde Yılları Arasında İzlenen Tüberküloz Olgularında İlaç Direnci

SSK Ballıdağ Göğüs Hastalıkları Hastanesi nde Yılları Arasında İzlenen Tüberküloz Olgularında İlaç Direnci SSK Ballıdağ Göğüs Hastalıkları Hastanesi nde 1995-1997 Yılları Arasında İzlenen Tüberküloz Olgularında İlaç Direnci Sefa Levent ÖZŞAHİN*, Özgür KARACAN**, Remziye EL***, Zuhal GÜLLÜ**** * SSK Ankara Eğitim

Detaylı

Malnutrisyon ve İnflamasyonun. Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi

Malnutrisyon ve İnflamasyonun. Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi Hastalarında Malnutrisyon ve İnflamasyonun Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi Ebru Karcı, Erkan Dervişoğlu lu, Necmi Eren, Betül Kalender Kocaeli Üniversitesi,

Detaylı

Tam Kan; Hemogram; CBC; Complete blood count

Tam Kan; Hemogram; CBC; Complete blood count TAM KAN SAYIMI Tam Kan; Hemogram; CBC; Complete blood count Tam kan sayımı kanı oluşturan hücrelerin sayılmasıdır, bir çok hastalık için çok değerli bilgiler sunar. Test venöz kandan yapılır. Günümüzde

Detaylı

PLEVRAL EFÜZYON. Dr. Z. Toros Selçuk

PLEVRAL EFÜZYON. Dr. Z. Toros Selçuk PLEVRAL EFÜZYON Dr. Z. Toros Selçuk Plevra hastalıkları farklı akciğer hastalıklarının yanında çok çeşitli sistemik hastalıkların tutulumunun sonucu olarak da ortaya çıkabilmektedir. Akciğer ya da akciğer

Detaylı

Alpha-Fetoprotein. (AFP-L3) ve Des-Gamma. Protrombin (DCP) in Hepatosellüler. ndaki Yerleri; Türk Hasta Grubunda Đlk

Alpha-Fetoprotein. (AFP-L3) ve Des-Gamma. Protrombin (DCP) in Hepatosellüler. ndaki Yerleri; Türk Hasta Grubunda Đlk Lectin-Reactive Alpha-Fetoprotein (AFP-L3) ve Des-Gamma Gamma-Carboxy Protrombin (DCP) in Hepatosellüler ler Kanser (HCC) Tanısındaki ndaki Yerl; Türk Hasta Grubunda Đlk Çalışma A. Kadir Dökmeci 1, Robert

Detaylı

Tanı Testlerinin Değerlendirilmesi. ROC Analizi. Prof.Dr. Rian DİŞÇİ

Tanı Testlerinin Değerlendirilmesi. ROC Analizi. Prof.Dr. Rian DİŞÇİ Tanı Testlerinin Değerlendirilmesi ROC Analizi Prof.Dr. Rian DİŞÇİ İstanbul Üniversitesi, Onkoloji Enstitüsü Kanser Epidemiyolojisi Ve Biyoistatistik Bilim Dalı Tanı Testleri Klinik çalışmalarda, özellikle

Detaylı

SOLİTER PULMONER NODÜL

SOLİTER PULMONER NODÜL SOLİTER PULMONER NODÜL Dr. Sebahat Akoğlu Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp T p Fakültesi Göğüs s Hastalıklar kları AD Tanım 3 cm.den küçük üçük, tek, normal akciğer dokusuyla çevrili, adenopati ya da atelektazi

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

STEROİDE DİRENÇLİ NEFROTİK SENDROM OLGULARINDA SİKLOSPORİN TEDAVİSİ: 12 AYLIK TAKİP

STEROİDE DİRENÇLİ NEFROTİK SENDROM OLGULARINDA SİKLOSPORİN TEDAVİSİ: 12 AYLIK TAKİP STEROİDE DİRENÇLİ NEFROTİK SENDROM OLGULARINDA SİKLOSPORİN TEDAVİSİ: 12 AYLIK TAKİP Dr. Murat Şakacı Ankara Eğitim E ve Araştırma rma Hastanesi Nefroloji Kliniği GİRİŞİŞ Steroide dirençli nefrotik sendrom

Detaylı

TEŞEKKÜR. Çalışmalarımızda bize hep yardımcı olan Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi Biyokimya Bölümünden Biyokimya uzmanı Rüksan Anarat a,

TEŞEKKÜR. Çalışmalarımızda bize hep yardımcı olan Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi Biyokimya Bölümünden Biyokimya uzmanı Rüksan Anarat a, TEŞEKKÜR Yan dal uzmanlık eğitimimi Türkiye nin en iyi üniversitelerinden biri olma hedefi taşıyan Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi nde yapma fırsatı sağlayan üniversitemiz kurucusu ve rektörümüz sayın

Detaylı

Tüberkülozun Mikrobiyolojik Tanısı. Süheyla SÜRÜCÜOĞLU

Tüberkülozun Mikrobiyolojik Tanısı. Süheyla SÜRÜCÜOĞLU Tüberkülozun Mikrobiyolojik Tanısı Süheyla SÜRÜCÜOĞLU Tüberkülozun etkin kontrolü için; Yayma sonuçları Kültür ve identifikasyon Duyarlılık testleri ; 24 saat ; 21 gün ; 30 günde bildirilmeli CDC, 1995

Detaylı

TOPLUM KÖKENLİ DERİ VE YUMUŞAK DOKU ENFEKSİYONLARINDA RİSK FAKTÖRLERİNİN BELİRLENMESİ VE TEDAVİDE SIK KULLANILAN ANTİBİYOTİKLERİN KARŞILAŞTIRILMASI

TOPLUM KÖKENLİ DERİ VE YUMUŞAK DOKU ENFEKSİYONLARINDA RİSK FAKTÖRLERİNİN BELİRLENMESİ VE TEDAVİDE SIK KULLANILAN ANTİBİYOTİKLERİN KARŞILAŞTIRILMASI TOPLUM KÖKENLİ DERİ VE YUMUŞAK DOKU ENFEKSİYONLARINDA RİSK FAKTÖRLERİNİN BELİRLENMESİ VE TEDAVİDE SIK KULLANILAN ANTİBİYOTİKLERİN KARŞILAŞTIRILMASI Nurcan Arıkan, Ayşe Batırel, Sedef Başgönül, Serdar Özer

Detaylı

TÜMÖR BELİRTEÇLERİ: BİYOKİMYASAL YAKLAŞIM. Prof. Dr. Erdinç DEVRİM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya AD

TÜMÖR BELİRTEÇLERİ: BİYOKİMYASAL YAKLAŞIM. Prof. Dr. Erdinç DEVRİM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya AD TÜMÖR BELİRTEÇLERİ: BİYOKİMYASAL YAKLAŞIM Prof. Dr. Erdinç DEVRİM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya AD devrim@ankara.edu.tr 2 Tümör Belirteçleri Tümör veya oluşan tümöre karşı vücudun diğer

Detaylı

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Sevcan A. Bakkaloğlu, Yeşim Özdemir, İpek Işık Gönül, Figen Doğu, Fatih Özaltın, Sevgi Mir OLGU 9 yaş erkek İshal,

Detaylı

Kronik Hepatit B Tedavisinde Zor Vakaların Yönetimi. Uz. Dr. Eyüp Arslan

Kronik Hepatit B Tedavisinde Zor Vakaların Yönetimi. Uz. Dr. Eyüp Arslan Kronik Hepatit B Tedavisinde Zor Vakaların Yönetimi Uz. Dr. Eyüp Arslan Vaka N.T, 68 Y, Erkek, Batman 10.11.1999 yılında HBs Ag pozitifliği DM ve diyabetik nefropati 15 yıldır DM, oral anti-diyabetik BUN;

Detaylı

GİRİŞ. Kan dolaşımı enfeksiyonları (KDE) önemli morbidite ve mortalite sebebi. ABD de yılda 200.000 KDE, mortalite % 35-60

GİRİŞ. Kan dolaşımı enfeksiyonları (KDE) önemli morbidite ve mortalite sebebi. ABD de yılda 200.000 KDE, mortalite % 35-60 Dr. Tolga BAŞKESEN GİRİŞ Kan dolaşımı enfeksiyonları (KDE) önemli morbidite ve mortalite sebebi ABD de yılda 200.000 KDE, mortalite % 35-60 Erken ve doğru tedavi ile mortaliteyi azaltmak mümkün GİRİŞ Kan

Detaylı

Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi 03.05.2016 OLGU 38 yaşında evli kadın hasta İki haftadır olan bulantı, kusma, kaşıntı, halsizlik, ciltte ve gözlerde

Detaylı

Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon)

Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon) Tüberkülozda Yeni Tanı Metodları (Quantiferon) Tüberküloz bütün yaş gruplarında görülen ve tüm sistemleri tutabilen bir hastalıktır. Tüberküloz prevalansının yüksek olduğu toplumlarda genellikle çocuk

Detaylı

Renin-Angiotensin System Blockers May Prolong Survival of Metastatic Non-Small Cell Lung Cancer Patients Receiving Erlotinib

Renin-Angiotensin System Blockers May Prolong Survival of Metastatic Non-Small Cell Lung Cancer Patients Receiving Erlotinib Medicine (Baltimore). 2015 Jun;94(22):e887. doi: 10.1097/MD.0000000000000887. Renin-Angiotensin System Blockers May Prolong Survival of Metastatic Non-Small Cell Lung Cancer Patients Receiving Erlotinib

Detaylı

Aktif Tüberküloz Tanısında Tüberkülin Deri Testi (TDT)

Aktif Tüberküloz Tanısında Tüberkülin Deri Testi (TDT) Aktif Tüberküloz Tanısında Tüberkülin Deri Testi (TDT) Mehmet Hamdi MUZ, Figen DEVECİ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, ELAZIĞ ÖZET Tüberkülin deri testi (TDT) tüberküloz

Detaylı

ÜLKEMİZDE DENEYSEL ÇALIŞMALAR YAPAN LABORATUARLARDAN BİR ÖRNEK GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI ABD HÜCRE KÜLTÜRÜ LABORATUARI

ÜLKEMİZDE DENEYSEL ÇALIŞMALAR YAPAN LABORATUARLARDAN BİR ÖRNEK GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI ABD HÜCRE KÜLTÜRÜ LABORATUARI ÜLKEMİZDE DENEYSEL ÇALIŞMALAR YAPAN LABORATUARLARDAN BİR ÖRNEK GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI ABD HÜCRE KÜLTÜRÜ LABORATUARI GENEL BİLGİ Hücre Kültürü laboratuarı 2007 de Prof.

Detaylı

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır.

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır. GİRİŞ: Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır. Foliküler adenomlar iyi sınırlı tek lezyon şeklinde olup, genellikle adenomu normal tiroid dokusundan ayıran kapsülleri vardır. Sıklıkla

Detaylı

HEMODİYALİZ HASTALARINDA VOLÜM DURUMUNUN VÜCUT KOMPOZİSYON MONİTÖRÜ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ VE DİĞER YÖNTEMLERLE KARŞILAŞTIRILMASI

HEMODİYALİZ HASTALARINDA VOLÜM DURUMUNUN VÜCUT KOMPOZİSYON MONİTÖRÜ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ VE DİĞER YÖNTEMLERLE KARŞILAŞTIRILMASI HEMODİYALİZ HASTALARINDA VOLÜM DURUMUNUN VÜCUT KOMPOZİSYON MONİTÖRÜ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ VE DİĞER YÖNTEMLERLE KARŞILAŞTIRILMASI SERKAN YILDIZ¹, REMZİ DÜNDAR², ÖMÜR KURU², FERCEM ERBAY², FATİH KILIDz,

Detaylı

Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği

Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği M E T I N S A R I K A Y A, F U N D A S A R I, J I N I G Ü N E Ş, M U S T A F A E R E N, A H M E T E D I P K O R K M A

Detaylı

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar

İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar İmmünyetmezlikli Konakta Viral Enfeksiyonlar Dr. Dilek Çolak 10 y, erkek hasta Olgu 1 Sistinozis Böbrek transplantasyonu Canlı akraba verici HLA 2 antijen uyumsuz 2 Olgu 1 Transplantasyon öncesi viral

Detaylı

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Dr. Sıtkı Sarper SAĞLAM DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU 04.10.2011 1 Netter in Yeri: DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU

Detaylı

The Study of Relationship Between the Variables Influencing The Success of the Students of Music Educational Department

The Study of Relationship Between the Variables Influencing The Success of the Students of Music Educational Department 71 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Yıl 9, Sayı 17, Haziran 2009, 71-76 Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Öğrencilerinin Başarılarına Etki Eden Değişkenler Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER Siren SEZER, Şebnem KARAKAN, Nurhan ÖZDEMİR ACAR. Başkent Üniversitesi Nefroloji Bilim

Detaylı

Olgu sunumu. Dr. Selma Gökahmetoğlu. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KAYSERİ

Olgu sunumu. Dr. Selma Gökahmetoğlu. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KAYSERİ Olgu sunumu Dr. Selma Gökahmetoğlu Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, KAYSERİ Olgu D. E., 34 yaşında, bayan, iki çocuklu, çalışmıyor, Kayseri Başvuru

Detaylı

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay ANEMİYE YAKLAŞIM Dr Sim Kutlay KBH da Demir Eksikliği Nedenleri Gıda ile yetersiz demir alımı Üremiye bağlı anoreksi,düşük proteinli (özellikle hayvansal) diyetler Artmış demir kullanımı Eritropoez stimule

Detaylı

HUMAN ALBÜMİN Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı

HUMAN ALBÜMİN  Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Finansal Analiz Daire Başkanlığı Mali Hizmetler Kurum Başkan Yardımcılığı HUMAN ALBÜMİN 2013 yılında Stok Takip ve Analiz Daire Başkanlığınca ilaç tasarrufuna teşvik etmek ve maliyetini azaltmak amacıyla Human Albümin çalışması yapılmıştır. ALBUMİN NEDİR? Albumin karaciğerde

Detaylı

Merih Tepeoğlu1, Özgür Ekinci2, Nalan Akyürek2, Leyla Memiş2, Nurdan Köktürk3

Merih Tepeoğlu1, Özgür Ekinci2, Nalan Akyürek2, Leyla Memiş2, Nurdan Köktürk3 Merih Tepeoğlu1, Özgür Ekinci2, Nalan Akyürek2, Leyla Memiş2, Nurdan Köktürk3 Başkent Üniversitesi Patoloji AD1 Gazi Üniversitesi Patoloji AD2 Gazi Üniversitesi Göğüs Hastalıkları D3 Sarkoidoz, etyolojisi

Detaylı

Erken Evre Akciğer Kanserinde

Erken Evre Akciğer Kanserinde Erken Evre Akciğer Kanserinde Görüntüleme Dr. Figen Başaran aran Demirkazık Hacettepe Universitesi Radyoloji Anabilim Dalı Kasım 2005 Mayıs 2006 Müsinöz ve nonmüsinöz tipte bronkioloalveoler komponenti

Detaylı

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 ( ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster 2 ( ID: 63)/lenfomalı iki olguda meme tutulumu Poster 4 ( ID: 87)/Olgu Sunumu: Meme Amfizemi Poster 6 ( ID:

Detaylı

Olgu Eşliğinde Sepsise Yaklaşım

Olgu Eşliğinde Sepsise Yaklaşım Olgu Eşliğinde Sepsise Yaklaşım Prof. Dr. Çağrı BÜKE E.Ü.T.F. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 07.02.2015 (2) Çağrı BÜKE 1 Olgu 70 yaşında erkek hasta. Üşüme-titreme ile yükselen ateş, öksürük,

Detaylı

KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ

KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ Ruksan ELAL 1, Arsenal SEZGİN ALİKANOĞLU 2, Dinç SÜREN 2, Mustafa YILDIRIM 3, Nurullah BÜLBÜLLER 4, Cem SEZER 2

Detaylı

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Bağışıklığı baskılanmış hastaların akciğer komplikasyonları sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açan önemli sorunlardır.

Detaylı

Plevral Efüzyonlu 153 Hastanın Değerlendirilmesi

Plevral Efüzyonlu 153 Hastanın Değerlendirilmesi Plevral Efüzyonlu 153 Hastanın Değerlendirilmesi Merve Gülce BAYRAK, Levent ERKAN, Oğuz UZUN, Serhat FINDIK, Atilla Güven ATICI, Şevket ÖZKAYA Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları

Detaylı

MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ

MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ MEME KARSİNOMLARINDA GATA 3 EKSPRESYONU VE KLİNİKOPATOLOJİK PARAMETRELER İLE İLİŞKİSİ Aslı ÇAKIR 1, Özgür EKİNCİ 2, İpek IŞIK GÖNÜL 2, Bülent ÇETİN 3, Mustafa BENEKLİ 3, Ömer ULUOĞLU 2 1 Çorlu Devlet Hastanesi

Detaylı

Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler

Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler Hikaye: aşağıdaki özellikler sorulmalıdır. Diyet ve sıvı alımı ( et, süt, sodyum, potasyum, askorbik asit ) İlaç alımı :

Detaylı

Asist. Dr. Ayşe N. Varışlı

Asist. Dr. Ayşe N. Varışlı Asist. Dr. Ayşe N. Varışlı 1 GİRİŞ: İshal tüm dünyada, özellikle de gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sağlık problemi olarak karşımıza çıkmaktadır Akut ishal, özellikle çocuk ve yaşlı hastalarda önemli

Detaylı

DİYALİZ HASTALARINDA ENFEKSİYON. Dr. Alpay Azap Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

DİYALİZ HASTALARINDA ENFEKSİYON. Dr. Alpay Azap Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD DİYALİZ HASTALARINDA ENFEKSİYON ve BAĞIŞIKLAMA Dr. Alpay Azap Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD Neden önemli? Mortalite Maliyet Yaşam kalitesi KBY hastalarında

Detaylı

REHBERLER: TEDAVİYE NE ZAMAN BAŞLAMALI? Dr. Behice Kurtaran Ç.Ü.T.F. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

REHBERLER: TEDAVİYE NE ZAMAN BAŞLAMALI? Dr. Behice Kurtaran Ç.Ü.T.F. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD REHBERLER: TEDAVİYE NE ZAMAN BAŞLAMALI? Dr. Behice Kurtaran Ç.Ü.T.F. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD 1 2 3 4 ANTİRETROVİRAL TEDAVİ HIV eradiksayonu yeni tedavilerle HENÜZ mümkün değil

Detaylı

HBsAg KANTİTATİF DÜZEYİ İLE HEPATİT B nin KLİNİK- VİROLOJİK-SEROLOJİK DURUMU ARASINDAKİ İLİŞKİ *

HBsAg KANTİTATİF DÜZEYİ İLE HEPATİT B nin KLİNİK- VİROLOJİK-SEROLOJİK DURUMU ARASINDAKİ İLİŞKİ * HBsAg KANTİTATİF DÜZEYİ İLE HEPATİT B nin KLİNİK- VİROLOJİK-SEROLOJİK DURUMU ARASINDAKİ İLİŞKİ * Emel Aslan, Reşit Mıstık, Esra Kazak, Selim Giray Nak, Güher Göral Uludağ Ü Tıp Fakültesi *Uludağ Ü Bilimsel

Detaylı

START Çalışmasının Sonuçları: Antiretroviral Tedavide Yeni Bir Dönem mi Başlıyor?

START Çalışmasının Sonuçları: Antiretroviral Tedavide Yeni Bir Dönem mi Başlıyor? START Çalışmasının Sonuçları: Antiretroviral Tedavide Yeni Bir Dönem mi Başlıyor? Dr. Sabri Atalay İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği KLİMİK

Detaylı

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon Granülom / Granülomatoz reaksiyon Non-enfektif granülomatozlar: Sinir sistemi tutulumu ve görüntüleme Küçük nodül Bağışıklık sisteminin, elimine edemediği yabancı patojenlere karşı geliştirdiği ve izole

Detaylı

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir.

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir. ÖZET Üniversite Öğrencilerinin Yabancı Dil Seviyelerinin ve Yabancı Dil Eğitim Programına Karşı Tutumlarının İncelenmesi (Aksaray Üniversitesi Örneği) Çağan YILDIRAN Niğde Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Detaylı

Dr Ercan KARAARSLAN Acıbadem Üniversitesi Maslak Hastanesi

Dr Ercan KARAARSLAN Acıbadem Üniversitesi Maslak Hastanesi Dr Ercan KARAARSLAN Acıbadem Üniversitesi Maslak Hastanesi 1 Öğrenme hedefleri Metastazların genel özellikleri Görüntüleme Teknikleri Tedavi sonrası metastaz takibi Ayırıcı tanı 2 Metastatik Hastalık Total

Detaylı

Primer akciğer kanserinde transtorasik ince iğne aspirasyonunun hücre tipi uyumu

Primer akciğer kanserinde transtorasik ince iğne aspirasyonunun hücre tipi uyumu Primer akciğer kanserinde transtorasik ince iğne aspirasyonunun hücre tipi uyumu Leyla YAĞCI TUNCER, Sibel ARINÇ, Esra KARABAY ÖĞÜTÇÜ, Müyesser ERTUĞRUL, Sema NERGİZ, Erdal OKUR, Semih HALEZEROĞLU Süreyyapaşa

Detaylı

Yüksek plevral copeptin düzeyleri eksüdayı transüdadan ayırabilir

Yüksek plevral copeptin düzeyleri eksüdayı transüdadan ayırabilir doi 10.5578/tt.8690 Tuberk Toraks 2014;62(4):267-272 Geliş Tarihi/Received: 12.06.2014 Kabul Ediliş Tarihi/Accepted: 11.12.2014 KLİNİK ÇALIŞMA RESEARCH ARTICLE Yüksek plevral copeptin düzeyleri eksüdayı

Detaylı

Türkiye de İlaç Geliştirme İçin Çözüm Önerileri

Türkiye de İlaç Geliştirme İçin Çözüm Önerileri Türkiye de İlaç Geliştirme İçin Çözüm Önerileri Ahmet Gül İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi İTAM Özgün İlaç Keşfi, İlaç Geliştirilmesi ve İstanbul İlaç Sektörü ne Bilgi ve Teknoloji Aktarma

Detaylı

Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular

Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular BR.HLİ.067 Romatizma hastalıkları toplumda oldukça sık görülen hastalıklardır. Bunların sıklıkla günlük yaşamı etkilemesi, kişinin yaşam kalitesini

Detaylı