EYLÜL 2013 DÖNEMİ 3. DENEME SINAVI KLİNİK BİLİMLER TESTİ SORU VE AÇIKLAMALARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EYLÜL 2013 DÖNEMİ 3. DENEME SINAVI KLİNİK BİLİMLER TESTİ SORU VE AÇIKLAMALARI"

Transkript

1 EYLÜL 2013 DÖNEMİ 3. DENEME SINAVI KLİNİK BİLİMLER TESTİ SORU VE AÇIKLAMALARI Bu metinde sırasıyla Dahili Bilimler, Pediatri, Cerrahi Bilimler, Kadın Doğum soruları ve açıklamaları bulunmaktadır yıldır hipertansiyon öyküsü bulunan ve düzensiz ilaç kullanan yetmiş bir yaşındaki erkek hastada 2 saat önce başlayıp kendiliğinden sonlanan sağ el ve ayağında uyuşma ve güçsüzlük gelişmiştir. Yapılan fizik muayenesinde arteriyal tansiyon 240/120 mmhg ve nabız 47 vuru/dakika olarak tespit edilmiştir. Bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Primer hiperaldosteronizm B) Hipotiroidi C) Feokromositoma D) Renal arter stenozu E) Hipertansif ensefalopati Doğru cevap: (E) Hipertansif ensefalopati w 122.Bir önceki (121.) sorudaki hastada tansiyonu kontrol altına almak için aşağıdaki ilaçlardan hangisi verilmez? A) Nitratlar B) Sodyum nitroprussid C) Beta blokörler D) Kalsiyum kanal blokerleri E) Anjiyotensin konverting enzim inhibitörleri Doğru cevap: (A) Nitratlar Klinik bilginin analiz edildiği ve hem tanının hemde tedavi yaklaşımının ardışık test edildiği bir soru Hastada vücudun bir tarafında geçici güçsüzlük ve uyuşukluk tanımlanıyorsa, hastada hipertansif ensefalopati gelişmiştir, demektir. Bu tablodan korkulur; çünkü bir daha bu tablo ile gelirse irreversibl olma ihtimali yüksektir. Hipertansif bir hastada nörolojik bulgular gelişmiş ve tansiyon çok yüksek ise ilk akla gelen, beyin kanamasıdır. Kanama en fazla putamende görülür. Hipertansif santral sinir sistemi tutulumlarında tedavide birinci tercih ilaç sodyum nitropurussiddir. Serebral vazodilatasyon yaparak KİBAS yaptıkları için nitratlar kontrendikedir. HİPERTANSİF ENSEFALOPATİ Hipertansiyon + geriye dönen nörolojik bulgular varsa, tanı hipertansif ensefalopatidir. Fizik muyanede papil ödemi vardır. Bilgisayarlı tomografide bazal gangliyonların etrafında kanamalar görülür. Tansiyon kontrol altına alındıktan sonra nörolojik bulgular düzelir. Tedavide birinci tercih nitroprussid verilir. Nitratlar verilmez. Altta yatan bir nedene bağlı olan hipertansiyona, sekonder hipertansiyon denir. Sekonder hipertansiyonun en sık nedeni böbrek hastalıklarıdır. ENDOKRİN HASTALIKLARDA SEKONDER HİPERTANSİYON: 123. Feokromositoma: Adrenalin artışına bağlıdır. Cushing hastalığı: Kortikosteroidlerin mineralokortikoid etkisine bağlıdır. Hipertiroidi (sistolik), hipotiroidi (diyastolik): Hipertansiyona neden olur. Hiperparatiroidi: Hipertansiyon paratiroidektomi ile düzelmez. Primer hiperaldosteronizm: Sodyum yüksek, potasyum düşüktür. Akromegali: Vasküler tonüs artışına bağlıdır. Psödohiperaldosteronizm Konjenital adrenal hiperplazi (11 beta hidroksilaz ve 17 alfa hidroksilaz eksikliği): DOCA artışına bağlı hipertansiyon vardır. Yukarıda verilen elektrokardiyogram trasesi aşağıdakilerden hangisi ile uyumludur? A) Supraventriküler taşikardi B) Wolff-Parkinson-White sendromu C) Atriyal fibrilasyon D) Atriyal flutter E) Ventriküler taşikardi Doğru cevap: (C) Atriyal fibrilasyon Klasik bir EKG sorusu. Artık TUS a giren her arkadaş mutlaka EKG nin temel ilkelerini bilmek durumunundadır. Supraventriküler taşikardi olamaz. Supraventriküler taşikardide hız genellikle arasındadır. Bu hastada ortalama hız dakikada 75 tir. Wolf-Parkinson White sendromunda P dalgaları vardır. PR mesafesi < 0.12 sn dir. QRS kompleksleri geniştir. Bu hastada QRS kompleksleri normal genişliktedir. Ventriküler taşikardide olay ventrikül kaynaklı olduğu için QRS kompleksleri geniştir ve hızı vuru/dakika dır. Atriyal flutter de EKG de genellikle RR aralıkları düzenli ve testere dişi tarzında f dalgaları görülür. Bu hastada EKG de P dalgaları net izlenmiyor. RR aralıkları düzenli değil. Bu yüzden tanı atriyal fibrilasyondur. 44

2 ATRİYAL FİBRİLASYON En sık rastlanan kronik aritmidir. Toplumda sıklığı %1,70 yaşından sonra ise sıklığı %10 dur. ETİYOLOJİ: Mitral stenoz (en sık). Hipertansiyon (gelişmiş ülkelerde en sık nedendir) Ateroskleroz Tirotoksikoz Stress Ateş Volüm kaybı Perikardit Koroner arter hastalığı Myokard infarktüsü Pulmoner emboli İdiyopatik KLİNİK: Sıklıkla asemptomatiktir. En sık semptomu ise çarpıntıdır. Sol ventrikül disfonksiyonu olan hastalarda atriyal fibrilasyon gelişince kalp yetmezliğini uyarıp, kalp yetmezliği bulgularına neden olabilir. Koroner arter hastalığında gelişen atriyal fibrilasyon anjina pektoris gelişimini provake eder. Atriyal fibrilasyona bağlı sistemik emboliye sık rastlanılır. En sık emboli beyne olur. Buna bağlı semptomlar olabilir. FİZİK MUAYENE: Nabız tipi: Nabız eksikliği (pulse deficity), boyun venlerinde a dalgası yoktur. Önceden var olan S4 kayıp olur. Mitral stenozlu hastalarda presistolik şiddetlenme alınmaz. TANI: EKG ile konur. EKG de P dalgası yoktur. R-R eşit değildir. Bu durumda kalp hızı hesaplamak için 5 R-R arasındaki kalp hızları bulunup ortalaması alınır. En önemli komplikasyonu ise arteriyel embolizmdir. TEDAVİ: 1. Altta yatan hastalığın tedavisi: 2. İlaç tedavisi: Digoksin, verapamil, beta blokörler kalp hızını yavaşlatırlar. Kalp fonksiyonlarını düzeltirler. 3. Hasta hemodinamik olarak anstabil ise; anjina pektoriste artış veya konjestif yetmezlikte kötüleşme varsa doğru akım senkronize kardiyoversiyon endikedir. 4. Refrakter aritmisi olan hastalarda cerrahi ablasyon tedavisi yapılabilir. 5. AF li hastalarda tromboemboli riski çok fazla olduğu için, mutlaka antikoagülan tedavi verilmelidir. 124.Aort darlığı olan hastalarda aşağıdaki bulgu veya semptomlardan hangisinin varlığında beklenen sağkalım süresi en kısadır? A) Senkop B) Atriyal fibrilasyon C) Dispne D) Kompleks ventriküler ekstrasistol E) Angina pektoris Doğru cevap: (B) Atriyal fibrilasyon Bir kapak hastalığının tüm yönlerinin bilinmesi gerektiğini hatırlattığımız soru. Aort darlığında hastalığa bağlı perfüzyon yetersizliği sonucu gelişen senkop, koroner arter hastalığı olmaksızın gelişebilen angina, kalp yetmezliği ve atriyal fibrilasyon prognozu belirleyen faktörlerdir. Aort darlığında angina gelişen olgularda sürvi 5 yıl, senkop gelişenlerde 3 yıl, konjestif kalp yetmezliği gelişen olgularda ise tedavisiz 2 atriyal fibrilasyon gelişmesi halinde yaşam süresi 6 aydır. Aort darlığı uzun zaman asemptomatik kalır. Darlık ve etiyolojik faktöre göre semptomatik olur. Romatizmal kaynaklı darlık, 2-3. dekatlardan sonra, senil formlar ise 6. dekattan sonra semptom verir. Aort darlığının kardinal semptomları, angina, senkop ve dispne-konjestif kalp yetmezliğidir. 1- Angina: Olguların %35 inde görülür. Miyokart hipertrofisi, sol ventrikül diyastolik basınç artışı koronerler bası ile perfüzyonu azaltır. Angina gelişen olgularda ortalama yaşam beklentisi 5 yıldır. Angina ateroskleroz olmaksızın da gelişebilir. 2- Senkop: Aort darlığında, egzersiz sırasında, kardiyak debi artmaz. Buna bağlı olarak arteriyel basınç düşer ve serebral perfüzyon azalır ve sonuçta senkop gelişir. Aritmi gelişen olgularda istirahatte de senkop gelişebilir. Senkop gelişen olgularda ortalama yaşam beklentisi 3 yıldır. 3- Dispne-konjestif kalp yetmezliği: Hastalığın erken evrelerinde diyastolik fonksiyon bozukluğuna bağlı olarak egzersiz veya taşikardi sırasında gelişen dispne mevcuttur. Geç evrelerde ise sistolik disfonksiyonun da eklenmesiyle ortopne, paroksismal noktürnal dispne, istirahat dispnesi gelişir. Aort darlığında konjestif kalp yetmezliği geliştikten sonra ortalama yaşam beklentisi 2 yıldır. 4- Atriyal fibrilasyon: Bu olgularda sürvi 6 aydır. 5- Diğer semptom ve komplikasyonlar: Gastrointestinal kanama, sağ kolonda oluşan anjiyodisplazi sonucu olup kapak replasmanından sonra iyileşebilir. Ani ölüm görülebilir. Atrio-ventriküler tam blok: Atriyal ve ventriküler aritmiler ve iletim sisteminin kalsifikasyonu sonucu oluşur. 125.Miyokarda infiltrasyon eğilimi en yüksek olan tümör aşağıdakilerden hangisidir? A) Atriyal miksoma B) Akciğer kanseri C) Anjiyosarkom D) Malign melanom E) Rabdomyosarkom 45

3 Doğru cevap: (D) Malign melanom Kolay gibi görülen güzel bir soru. Daha önce buna benzer soru deneme sınavlarımızda sorulmuştu. TUS ta beklenen bir sorudur. Kalbin en sık görülen tümörleri metastatik tümörlerdir. Kalbin metastatik tümörleri diğerlerinden kat daha fazla görülür. Erkeklerde akciğer, kadınlarda ise meme kanseri kalbe en sık metastaz yapan tümörlerdir. Metastatik tümörler en sık perikardı tutarlar. Miyokarda infiltrasyon eğilimi en yüksek olan tümör ise malign melanomdur Aşağıdaki durumların hangisinde transüda tipinde plevral sıvı görülme olasılığı en düşüktür? A) Konjestif kalp yetmezliği B) Miksödem C) Periton diyalizi D) Vena kava superior tıkanıklığı E) By-pass cerrahisi sonrası Eksüda-transüda ayrımında etiyolojiye yönelik bir tablo sorusu Akciğer ya da akciğer dışı hastalıkların plevrayı etkileyerek neden olduğu plevral aralıkta sıvı varlığına plevral efüzyon denir. Akciğer radyografisinde plevral efüzyon saptanan bir hastada öncelikle bu sıvının transüda-eksüda ayırımının yapılması gerekir. Bunun için torasentez yapılarak alınan sıvı biyokimyasal olarak incelenmelidir. Transüda-eksüda ayrımında Light kriterleri Plevral sıvı/serum protein >0.5 Plevral sıvı/serum LDH>0.6 Plevral sıvı LDH> 2/3serum normal LDH değerinin üst sınırı (Sıklıkla plevral sıvı LDH değeri >200IU/L) Bu üç kriterden biri pozitif ise sıvı eksüda kabul edilir. Ayrıca plevral sıvı glukoz düzeyleri eksüdatif sıvılarda daha düşüktür. Doğru cevap: (E) Tablo (126): Transüda-eksüda ayrımı kriterleri ÖZELLİK EKSÜDA TRANSÜDA Protein (plevra) >3 g/dl <3 g/dl Protein (plevra/serum) >0.5 <0.5 LDH (plevra) >200 IU/L <200 IU/L LDH (plevra/serum) >0.6 <0.6 İnfeksiyöz hastalıklar Akciğer kanseri Pulmoner emboli Gastrointestinal hastalıklar Özofagus rüptürü Pankreatit İntraabdominal abse Karaciğer transpl Diafragmantik herni GİS cerrahisi sonrası Kollajen doku hastalıkları Romatoid artrit SLE Sjögren Wegener Granulomatozu By-pass cerrahisi sonrası Sarkoidoz Üremi Asbest maruziyeti Meig s sendromu Sarı tırnak sendromu İlaç ilişkili plevral hastalıklar Radyoterapi Hemotoraks Şilotoraks Perikardiyal hastalıklar Overyan hiperstimülasyon sendromu Konjestif kalp yetmezliği Siroz Pulmoner emboli Nefrotik sendrom Periton diyalizi Vena kava superior send Miksödem Ürinotoraks 46

4 127. Kifoskolyozlu bir olgunun solunum fonksiyon testlerinin aşağıdakilerden hangisiyle uyumlu olması beklenir? A) FEV1/FVC normal, rezidüel volum artmış B) FEV1/FVC azalmış, FVC azalmış C) FEV1/FVC azalmış, FVC artmış D) FEV1/FVC normal, FVC azalmış E) FEV1/FVC azalmış, rezidüel volüm azalmış Doğru cevap: (D) FEV1/FVC normal, FVC azalmış Akciğer hastalıklarında tanı yöntemleri neredeyse her sınavın değişmez sorusudur Solunum fonksiyon testleri sorulacaksa daha çok restriktif patern bulguları sorulur SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ Özellikle dispnenin değerlendirilmesinde, obstrüktif ve restriktif akciğer hastalığının ayırıcı tanısında, bronkodilatörlere yanıtın değerlendirilmesinde solunum fonksiyon testlerinden yararlanılır. Statik ve dinamik solunum fonksiyon testleri olmak üzere ikiye ayrılır. Statik solunum fonksiyon testleri, akciğer volümlerini ölçen testlerdir. Dinamik solunum fonksiyon testlerinde özellikle akım hızları ölçülmektedir. STATİK SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ: Total akciğer kapasitesi (TAK): Maksimum inspirasyondan sonra akciğerde bulunan volüm total akciğer kapasitesidir. Vital kapasite (VK): Maksimum inspirasyon sonrası maksimum ekspire edilen hava miktarıdır. Rezidüel volüm (RV): Maksimum ekspiryum sonrası akciğerde kalan hava miktarıdır. Tidal volüm (TV): Solunum hacmi = Normal bir inspirasyonu takip eden ekspirasyonda atılan hava miktarıdır. İnspiratuvar kapasite (IK): Tidal volüm + İnspiratuvar rezerv volüm Fonksiyonel rezidüel kapasite (FRK): Normal bir ekspirasyondan sonra akciğerlerde kalan hava volumüdür. Rezidüel volüm + ekspiratuvar rezerv volümden oluşur. Normal beklenen değerin %120 üzerinde olması hiperinflasyonu gösterir. FRC akut astım atağında ve amfizemde belirgin olarak artar. İnspiratuvar rezerv volüm (IRV): Normal inspiryum sonrası maksimum inspiryum ile alınan hava miktarıdır. Gebelerde artar. Obstruktif ve restriktif akciğer hastalıklarında azalır. DİNAMİK SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ: FVC (Zorlu vital kapasite): Maksimum inspiryum sonrası zorlu, derin ve hızlı bir şekilde dışarı atılan hava miktarıdır. Restriktif akciğer hastalıklarında azalır. FEV1: Zorunlu ekspirasyonun birinci saniyesinde atılan volümdür. 1. saniyede volümün %80 i atılır. Obstrüktif akciğer hastalıklarında azalması tipiktir. FEF 25-75: Küçük hava yolu obstruksiyonunu belirleyen en önemli parametredir. Obstrüktif akciğer hastalıklarında ilk saptanan bulgudur. PEF: Zorlu ekspirasyonun ilk evresindeki hava akım hızıdır. Obstrüktif akciğer hastalıklarında özellikle astımda azalır. Astımın tanı ve takibinde PEF kullanılır. Restriktif akciğer hastalıkları, akciğerin ekspansiyon (genişleme) kapasitesinin akciğer içi ya da akciğer dışı nedenlere bağlı olarak azaldığı hastalıklardır. Buna bağlı olarak kifoskolyozda da restriktif patern beklenir. Restriktif paternin en önemli özelliği vital kapasitenin azalmasıdır (FVC azalır). Bunun nedeni, akciğerlerin normal olarak genişleyemediği durumda alınan hava ve dolayısyla verilen hava hacimlerinin azalmasıdır. Restriktif akciğer hastalıklarında ayrıca, total akciğer kapasitesi ve rezidüel volümde azalma beklenir. Restriktif akciğer hastalıklarında, vital kapasitenin azalmasına bağlı olarak solunum fonksiyon testinde FVC düşer. Ayrıca, vital kapasitenin azalması verilen hava miktarının azalmasına neden olduğu için restriktif akciğer hastalıklarında FEV1 de düşmüş olabilir. Bu nedenle FEV1/FVC oranı restriktif akciğer hastalıklarında her iki parametrenin de düştüğü durumlarda değişmez veya sadece FVC nin düştüğü durumlarda artar Enterokok türlerinin neden olduğu infeksiyonların tedavisinde aşağıdaki antimikrobiyal ajanlardan hangisi kullanılmaz? A) Vankomisin B) Linezolid C) Ampisilin D) Seftriakson E) Gentamisin Doğru cevap: (D) Seftriakson Şekil (Soru 127): Solunum hacimleri 47

5 Antibiyotiklere karşı doğal direnç mekanizmaları ile ilgili bir bilgi sorusu. Enterokoklar, hastanede yatan erişkin hastalarda en sık bakteriyemi nedenleri arasında üçüncü sırada olup, hastanede üriner sistem, pelvik, intraabdominal ve yara infeksiyonlarınının sık görülen nedenlerindendir. Tüm enterokok infeksiyonlarının % nından E. faecalis, %5-15 inden ise E. faecium sorumludur. Hücre duvarında bulunan düşük afiniteli penislin bağlayan protein-5 (PBP-5) varlığı nedeniyle sefalosporinlere karşı doğal dirençlidirler. Birçok direnç mekanizması nedeniyle sinerjik etki gösteren ajanların kombinasyonu tedavide önemlidir. Enterokok infeksiyonlarında bakterisidal etki klasik olarak, bu hücre duvarına etkili ajanlardan biri ile streptomisin veya gentamisin kombine kullanımı ile elde edilebilir. Hücre duvar sentezinin bozulması, geçirgenliği arttırarak daha fazla aminoglikozidin hücre içine girmesine olanak sağlar. Kinolonlar ve nitrofurontoin sadece üriner sistem infeksiyonlarında kullanılabilir. 129.Aşağıdakilerden hangisi allerjik bronkopulmoner aspergillozisin tanı kriterlerinden biri değildir? A) Astım öyküsü B) Periferal eozinofili C) Santral bronşiektazi D) İnaktif tüberküloz sekeli içinde fungus topu E) Aspergillus fumigatus a karşı serumda IgE pozitifliği Doğru cevap: (D) İnaktif tüberküloz sekeli içinde fungus topu ALLERJİK BRONKOPULMONER ASPERGİLLOSİS (ABPA) Özellikle steroide bağımlı astım hastalarında Aspergillus antijenlerine karşı meydana gelen immünolojik reaksiyona bağlı oluşan durumdur. Klinikte, astım hastasında semptomlar alevlenir. Ateş, öksürük, eozinofili, balgam miktarında artış ve içerisinde kahverengi partiküller tipik bulgulardır. Tanı kriterleri: Majör: o Astım öyküsü o Periferik eozinofili o Aspergillus a karşı presipitan antikorlar o Aspergillus a karşı immediate hipersensitivite gösteren pozitif cilt testi o Total IgE artışı o Serum Aspergillus spesifik IgE ve G artışı o Pulmoner infiltrasyon (santral bronşektazi) anamnezi Minör: o Aspergillus içeren mukus tıkaçları o Aspergillus a karşı dual kutanöz yanıt Tedavide inhaler veya oral kortikosteroid tedavisi ile bronkospazm varlığında bronkodilatör tedavi verilir. Steroide yanıtsız olan ya da steroid dozunun azaltılması gereken olgular ile relaps gelişen durumlarda itrakonazol kullanılır. Aspergilloma, daha önceki pulmoner kaviter lezyon içinde aspergillus çoğalmasının görüldüğü klinik durumdur (fungus topu). Aspergillus genelde eski bir tüberküloz kavitesine yerleşir. En önemli semptomu hemoptizidir. Mortalite ile sonuçlanacak boyutlarda olabilir. Antifungal tedaviye yanıt sınırlıdır. Bu nedenle tedavide ilk tercih pulmoner kaviter lezyonun cerrahi yöntemle çıkarılmasıdır Nedeni bilinmeyen ateş (FUO) nedeni ile servise yatırılan hastanın ayırıcı tanısında aşağıdaki hastalıklardan hangisinin yeri yoktur? A) Akdeniz anemisi B) Hodgkin hastalığı C) Subakut tiroidit D) Still hastalığı E) Temporal arterit Doğru cevap: (A) Akdeniz anemisi FUO: Üç haftayı aşan ve rutin tetkiklerle tanısı koyulamamış ateşe nedeni bilinmeyen ateş (fever of unknown origin: FUO) denir, başlıca 4 grupta incelenir!!! 1. İnfeksiyonlar: En sık pulmoner ya da ekstrapulmoner tüberküloz, bruselloz, endokardit, enterik ateş belirlenir. 2. Malign hastalıklar: En sık malign neden lenfomadır; diğerleri ise atriyal miksoma ve renal hücreli karsinomdur. 3. Romatizmal hastalıklar: Still hastalığı (juvenil onset romatoid artrit), temporal arterit, polimiyaljia romatika, sistemik lupus, Akdeniz ateşi başlıcalarıdır. 4. Diğerleri: Subakut tiroidit, Crohn hastalığı, granülomatöz hepatit, sarkoidoz, ilaçlar. Akdeniz anemisi nedeni bilinmeyen ateş etiyolojisinde yer almaz, ateş beklenmez Aşağıdaki antibakteriyel ajanlardan hangisi basit sistit tedavisinde tek doz (sadece tek gün) olarak kullanılabilmektedir? A) Fosfomisin B) Siprofloksasin C) Nitrofurantoin D) Gentamisin E) Sefuroksim aksetil Doğru cevap: (A) Fosfomisin Fosfomisin saşe formu tek doz olarak basit sistit tedavisinde günümüzde en çok tercih edilmesi gereken ajandır. Bu açıdan ilgi çekmek amaçlı sorulmuş bir sorudur. Siprofloksasin en kısa 3 gün verilir, tek doz tedavi ile relaps riski yüksek olduğundan önerilmez. Sefalosporin ve diğer beta laktamlar 7 gün verilir, 3 gün dahi yeterli olmaz. Nitrofurantoin tek doz kullanılmaz. Gentamisinin oral formu yoktur, basit sistitte tercih edilmez. 48

6 132.Portal ven trombozu nedeniyle değerlendirilen 45 yaşında bir kadın hastada splenomegali ve intravasküler hemoliz bulguları saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir? A) Aplastik anemi B) Aktive protein C direnci C) Paroksismal noktürnal hemoglobinüri D) Hiperhomosisteinemi E) Miyelodisplastik sendrom Doğru cevap: (C) Paroksismal noktürnal hemoglobinüri ilave olarak megakaryosit kromozomu, büyüklüğü ve sayısı gibi geç megakaryosit gelişimiyle ilgili fonksiyonları da uyarır. Trombopoetinin reseptörü olan c-mpl, megakaryosit progenitörlerinde, olgun megakaryositlerde ve trombositlerde belirginleşir. Tpo tedavisi trombositlerde fosfotidil inozitol 3 kinaz subüniti ile c-mpl reseptörü gibi bazı hücresel proteinlerin tirozin fosforilasyonuna neden olur. Tpo, trombosit- hücre dışı matriks etkileşimlerini de ayarlamaktadır. c-mpl ligand oluşumunu sağlayan gen, kromozom 3q üzerinde lokalizedir ve moleküler ağırlığı 36 kd olan 353 aminoasitli bir perkürsör protein meydana getirir. Trombopoetinin c-mpl ligandı ilk 153 aminoasitten oluşur. 133.Bir önceki (132.) soruda sözü edilen hastada tanı koyabilmek için yapılması gereken tetkik aşağıdakilerden hangisidir? A) Kemik iliği biyopsisi B) Faktör V Leiden mutasyonu C) Kemik iliği akım sitometrisi D) Plazma homosistein düzeyi tayini E) Kemik iliği sitogenetik incelemesi Doğru cevap: (C) Kemik iliği akım sitometrisi Hematolojinin sıklıkla sorula bir konusu olan paroksismal noktürnal hemoglobinüri ile ilgili klinik tanı ve tanı yöntemi eksenli bir soru. Paroksismal hemoglobinüri, edinilmiş bir kök hücre hastalığıdır. CD gibi komplemanlara karşı hücreleri koruyan proteinlerde eksiklikle giden bir hastalıktır. Hastalıkta eritroistlerin yıkılması sonucunda sabah koyu idrar ve hemoliz bulgular, trombositlerin yıkılması sonucunda trombositopeni ve tromboz, lökositlerin yıkılması sonucunda lökopeni gelişmektedir. Hastalarda intravasküler hemoliz bulguları gözlenmektedir. Tanısı Ham sukroz lizis testi, ancak kesin tanısı kemik iliği akım sitometrisi tayininde CD 55, CD 58, CD 59 un eksik olmasının gösterilmesi ile konulur. Tedavide kortikosteroid, eritroist süspansiyonu ve eculizimab uygulanabilir. Pansitopeni olmadığından ve splenomegali gözlendiğinden aplastik anemi düşünülmez. Kemik iliği biyopsisi yapmanın tanıya bir katkısı olmayacaktır. Kromozomal bir hastalık olmadığından sitogenetik incelemenin katkısı yoktur. 134.Aşağıdaki sitokinlerden hangisi trombopoietin molekülüdür? A) İnterlökin-6 B) İnterlökin-11 C) İnterlökin-3 D) c-mpl ligand E) Stem hücre faktörü Doğru cevap: (D) c-mpl ligand Sınavın belki de en zor sorusu. Trombopoetin vücutta trombositlerin yapılması ve regülasyonundan sorumludur. Başlangıçta megakaryosit büyüme ve gelişme faktörü olarak adlandırılan c-mpl ligandı, megapoetin ve Tpo olarak da bilinir. Tpo, in vitro olarak CFU-megakaryosit gibi erken megakaryosit gelişimine 135. Yirmi beş yaşında erkek hasta son 15 gündür başlayan yorgunluk, kulaklarda çınlama, efor dispnesi ve yeni başlayan cilt ve ağız içi kanaması şikayetleri ile hastaneye başvurmuştur. Fizik muayenesinde solukluk, peteşi ve ekimoz izlenmiş, hastanın ateşi 38 C ölçülmüştür. Lenfadenopati ve organomegali bulunmayan hastanın göz dibi incelemesinde retinal hemoraji saptanmıştır. Periferik yayma incelemesinde nomokrom makrositer anemi; tam kan sayımı incelemesinde hemoglobin 7.2 g/dl, trombosit sayısı /mm 3, lökosit sayısı 1.500/mm 3 saptanması üzerine hastaya kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi yapılmış ve kemik iliğinde aplazi ve yağ dokusunda artış görülmüştür. Bu bulgulara göre bu olguda ilk düşünülmesi gereken tanı ve etiyolojik viral orijin eşleştirmelerinden hangisi doğrudur? A) Non-Hodgkin lenfoma-hiv B) Aplastik anemi-non-a non-b non-c virüsler C) Akut miyeloblastik lösemi-ebv D) Miyelodisplastik sendrom-hhv-8 E) Saf eritroid aplazi-parvovirüs B-19 Doğru cevap: (B) Aplastik anemi-non-a non-b non-c virüsler Ayırıcı tanı gerektiren analiz sorusu. Olguda bu bulgular eşliğinde ilk düşünülmesi gereken tanı aplastik anemidir. Aplastik anemi (AA) nin bu olguda tanıtıcı özelliklerinin başında splenomegali olmayışı gelmektedir. AA da splenomegali eğer; siroz, sepsis gibi bir komplikasyon yoksa gelişmez. 2. tanıtıcı özellik, biyopside hematopoietik doku azlığı ve yağ dokunun artmasıdır. Aplastik anemi kemik iliğindeki prekürsör hücrelerin sayısal yetersizliği ve/veya bunların matür hücrelere dönüşümündeki bir aksama sonucunda periferik kanda sitopeni tablosunun ortaya çıkması olarak tanımlanmaktdır. Aplastik anemi, genellikle genç yaş hastalığı olup, ortalama yaş grubu 25 tir. Etiyolojide genellikle ilaç ve kimyasal maddeler rol almakta onun dışında, infeksiyonlarla ve sebebi bilinmeyen şekilde ortaya çıkabilmektedir. Klinik bulgular arasında ön planda halsizlik, kulaklarda uğultu, nefes darlığı gibi semptomların yanı sıra, ileri dönemde peteşi ve ekimotik döküntüler gözlenebilmektedir. Lenfadenopati, splenomegali altta bir infeksiyon hastalığı olmadığı müddetçe beklenen bulgu değildir!!! 49

7 Tanı; periferik yaymada eritrosit morfolojisinin normokrom ve hafif makrositik olması, kemik iliği aspirasyonunun dilüe olması ve kemik iliği biyopsisinin hipoplazik ve yağ dokusunda artışın gösterilemsi ile konulur. Tedavide; kemik iliği tansplantasyonu ve immünsüpresif tedavi kullanılmaktadır. Son bilgilere göre, aplastik anemide viral ajanlar içerisindeki en sık nedenin non-a non-b non-c virüsleri olduğu kabul edilmektedir. Aplastik anemide öncelikle etkilenen seri bilinmemekle birlikte, tedavi sonrasında en geç düzelen fonksiyonlar trombopoezle ilgili olanıdır Elli beş yaşında kadın hasta hipertansiyon yakınması ile başvuruyor. Öyküsünde hipertansiyon, poliüri, kas güçsüzlüğü olduğu öğreniliyor. Fizik muayenesinde zayıf olan ve hipertansiyon için ilaç kullanmayan hastanın kan basıncı 150/100 mmhg ölçülüyor. Plazma sodyum değeri 149 meq/l, potasyum değeri 2.1 meq/l, açlık kan glukozu 99 mg/dl olarak tespit ediliyor. Bu hastada tanı koymak için ilk yapılması gereken aşağıdakilerden hangisidir? A) 24 saatlik idrarda serbest kortizol ölçümü B) Oral glukoz tolerans testi (OGTT) C) Plazma renin ve aldosteron düzeylerinin ölçümü D) 24 saatlik idrarda sodyum ve potasyum atılımının saptanması E) İdrar metanefrin düzeyi Doğru cevap: (C) Plazma renin ve aldosteron düzeylerinin ölçümü Hipertansiyon ile gelen bir hastada hipernatremi, hipokalemi varsa akla primer hiperaldosteronizm gelmelidir. Primer hiperaldosteronizm düşünülen bir hastada plazma aldosteron ve renin düzeylerine bakılmalıdır. 24 saatlik idrarda serbest kortizol ölçümü, Cushing sendromunun taramasında kullanılan bir tetkiktir. Cushing sendromunda da hipertansiyon beklenir; fakat Cushing için tipik olan santral obezite, aydede yüz görünümü, erguvani strialar, hiperpigmentasyon bulguları soruda verilmemiştir. Bu sebeple Cushing sendromu tanısından uzaklaşılmalıdır. OGTT, diabetes mellitus tanısında kullanılan bir testtir. Açlık kan glukoz düzeyi mg/dl arasında olan hastalara yapılır. Vakada hastanın açlık kan glukozu 132 mg/dl verilmiştir. Bu hastada diyabet tanısı için OGTT değil, tekrar açlık glukoz düzeyi ölçülmelidir. 24 saatlik idrarda sodyum ve potasyum atılımının primer hiperaldosteronizm tanısı için bir önemi yoktur. İdrar metanefrin düzeyi ise feokromasitoma düşünülen hastada istenilmektedir. TANIM: PRİMER HİPERALDOSTERONİZM (CONN SENDROMU) Tek taraflı adrenal adenoma bağlı olarak gelişen ve aşırı aldesteron sekresyonu ile giden bir tablodur. KLİNİK VE Hipertansiyon (genellikle hafif) Hipokalemi (noktüri, halsizlik, poliüri, polidipsi, parestezi, adele zayıflığı) Ödem görülmez. Sodyum tutulur, potasyum atılır. Potasyum düşük olduğu için hipopotasemiye bağlı poliüri meydana gelir. Poliüri nedeniyle ödem yoktur. Alkaloz (aldosteron tübüllerde sodyum reabsorbsiyonu yaparken hidrojeni atar) Postüral hipotansiyon ve refleks taşikardi yoktur. Ciddi hipokalemi sebebi ile baroreseptörlerinin körleşmesine bağlıdır. Latent tetani (alkaloza bağlı) Plazma renini düşüktür: Sekonder hiperaldesteronizmden ayırımı sağlar. Hipokalemi (<2,8 meq/l), ödem yokluğu ve hipertansiyon varlığında, potasyum kaybettiren diüretik alınmıyorsa primer hiperaldosteronizmden şüphelenilmelidir. TANI: Tarama testi olarak plazma aldosteron/plazma renin aktivitesi oranına bakılır. >30 un üzerinde olması durumunda primer hiperaldosteronizmden şüphenilmelidir. 24 saatlik idrar aldesteronu ölçülür. Aldesteron düzeyi 20 mg dan yüksektir. Ayakta durma testi: Normalde ayakta durunca renin artar. Ayakta durmakla renin düzeyi artmazsa hiperaldesteronizm vardır. Esansiyel hipertansiyondan ayırmak için ayrıca tuz infüzyon testi yapılmalıdır. Tuz infüzyonu ile esansiyel hipertansiyonda aldesteron suprese olur. Diğerlerinde olmaz. Kaptopril testi: Kaptopril verilmesi sonucu angiotensin II inhibe olur ve aldosteron düzeyi düşer. Esansiyel hipertansiyonda aldosteron düzeyi %50 düşerken, Conn sendromunda değişmez. TEDAVİ: Cerrahidir. Hazırlık için spironolakton (döküntü, jinekomasti, impotans, epigastrik hassasiyet gibi yan etkileri var) ve amilorid kullanılabilir. Bilateral hiperplazi söz konusu ise medikal (spironolakton, triamteren, amilorid) tercih edilir. Şayet semptomatik hipokalemi söz konusu ise cerrahi tercih edilir 137.Yedi yıldır tip 2 diabetes mellitus nedeniyle takip edilen 52 yaşında erkek hasta rutin kontrol için endokrinoloji polikliniğine başvurmuştur. Hastanın yapılan tetkiklerinde total kolesterol 245 mg/dl, trigliserid 250mg/dL ve HDL 45 mg/dl tespit edilmiştir. Bu hastada LDL düzeyi aşağıdakilerden hangisidir? A) 110 mg/dl B) 140 mg/dl C) 150 mg/dl D) 170 mg/dl E) 185 mg/dl 50

8 Doğru cevap: (C) 150 mg/dl Daha önce TUS ta sorulmuş bir hesaplama soru tipidir. LDL = Total kolesterol - [(Trigliserid / 5 ) + HDL] LDL = 245-(50+45)=150 mg/dl Tablo (Soru 139): Hipofiz yetmezliği etiyolojisi İnvazif Büyük hipofiz tümörleri (En sık akkiz neden) Kraniofarenjioma (En sık herediter sebep) Metastatik tümörler (En sık meme) İmmünolojik Lenfositik hipofizitis İyatrojenik Hipofiz cerrahisi Radyasyon tedavisi 138.Bir önceki (137.) soruda bahsedilen hastanın hiperlipidemi tedavisinde hedef LDL düzeyi kaç olmalıdır? A) 70 mg/dl B) 100 mg/dl C) 120 mg/dl D) 130 mg/dl E) 145 mg/dl Doğru cevap: (B) 100 mg/dl Tip 2 diabetes mellitus tedavisinde hedeflenen değerlerle alakalı beklenen bir sorudur. Diabetes mellitus tanısı olan bir hastada hedeflenen LDL düzeyi 100 mg/dl dir. Ancak diyabete bağlı bir komplikasyon geliştiğinde hedef LDL 70 mg/dl dir. İnfarktüs Postpartum nekrozis (Sheehan Sendromu) Hipofizer apopleksi İnfiltratif Sarkoidozis Hemokromatozis Histiositozis X Kafa travması İnfeksiyöz Mikoz, tüberküloz, sfiliz İdiyopatik Familial İzole eksiklik BH (Hipofizer cücelik) LH, FSH (Kallmann Sendromu) Tablo (Soru 138): Diabetes mellitus ta normal ve hedef değerler Parametre Normal Hedef Kan şekeri (mg/dl) < Tokluk şekeri (mg/dl) <140 < 180 HBA1c (%) <6 <7 LDL (mg/dl) TG (mg/dl) <150 <150 HDL (mg/dl) >40 E >40, K>50 Tansiyon (mmhg) 140/90 130/ Hipofiz bezine en sık metastaz yapan ve bu sebeple hipofiz yetmezliğine sebep olan malignite aşağıdakilerden hangisidir? A) Akciğer kanseri B) Over kanseri C) Meme kanseri D) Menengioma E) Mide adenokarsinomu Doğru cevap: (C) Meme kanseri Hipofiz bezine en sık metastaz yapan tümör meme kanseridir. Meme kanseri metastazı sonucunda hasta karşımıza hipofiz yetmezliği ile gelebilmektedir. 140.Kırk bir yaşında bayan hasta tıkanma sarılığı ve kilo kaybı yakınmaları ile başvuruyor. Yapılan endoskopide periampüller ülsere kitle saptanıyor. Hastanın öyküsünden ailede sık kolon polibi ve kolon kanseri vakaları olduğu öğreniliyor. Kendisinin de son 2 yılda 2 defa hematokezyasının olduğu ancak kolonoskopi yapılmasını reddettiği öğreniliyor. Fizik muayenede çene kemiğinde 1 cm lik bir kabalaşma ele geliyor. Bu hastada aşağıdaki polipozis sendromlarından hangisi öncelikle düşünülmelidir? A) Turcot sendromu B) Gardner sendromu C) Divertiküler hastalık D) MEN 1 sendromu E) Juvenil polipozis sendromu Doğru cevap: (B) Gardner sendromu Dahiliye, Genel Cerrahi ve Patoloji karışımı; bilgi gerektiren bir soru Gardner sendromu mandibular osteoma, yumuşak doku tümörleri, kolon ve ince bağırsakta adenomatöz polipozis, normalden fazla diş, desmoid tümörler ile gider, periampuller adeno CA riski artmıştır. Kolon kanseri riski yüksektir. Tanımlanan vaka Gardner sendromu olabilir. Turcot sendromunda beyin tümörleri birlikteliği, Cowden sendromunda tiroid tümörü birlikteliği görülür. 51

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi

VAKA SUNUMU. Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi VAKA SUNUMU Dr. Arif Alper KIRKPANTUR Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Nefroloji Ünitesi ÖYKÜ 58 yaşında, erkek hasta, emekli memur, Ankara 1989: Tip 2 DM tanısı konularak, oral antidiyabetik

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROMLAR Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013 NEFRİTİK SENDROM NEDİR? Akut böbrek yetmezliği bulguları ile gelen bir hastada gross hematüri, varsa tanı nefritik sendromdur. Proteinürü

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 2006-2007 Eğitim yılı ASİT Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 Eğitim yılı Ders programı Asitin tanımı Fizik muayene bulguları Asit miktarının ifadesi Asit yapan nedenler Asitli hastada ayırıcı tanı

Detaylı

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI Kronik böbrek hastalığı-tanım Glomerül filtrasyon hızında (GFH=GFR) azalma olsun veya olmasın, böbrekte

Detaylı

Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk

Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk 62 y., kadın, emekli bankacı İzmir de oturuyor. Yakınması: Efor sonrası nefes darlığı, sabahları şiddetli olan ense ağrısı, yorgunluk Öykü: 12 yıldır hipertansif. İlaçlarını düzenli aldığını ve diyete

Detaylı

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353

Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353 23. Aşağıdakilerden hangisi akne patogenezinde rol oynayan faktörlerden biri değildir? A) İnflamasyon B) Foliküler hiperproliferasyon C) Bakteriyal proliferasyon D) Aşırı sebum üretimi E) Retinoik asit

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013

NEFROTİK SENDROM. INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM INTERN DR. H.RUMEYSA DAĞ Eylül 2013 NEFROTİK SENDROM NEDİR? Nefrotik sendrom ; proteinüri (günde 3.5gr/gün/1.73 m2), hipoalbüminemi (

Detaylı

ÜNİTE ll- SIVI - ELEKTROLİT VE ASİT - BAZ DENGESİZLİĞİ. Sıvı ve elektrolit dengesizlikleri ve Hemşirelik Bakımı. Su- sodyum Dengesizlikleri

ÜNİTE ll- SIVI - ELEKTROLİT VE ASİT - BAZ DENGESİZLİĞİ. Sıvı ve elektrolit dengesizlikleri ve Hemşirelik Bakımı. Su- sodyum Dengesizlikleri ÜNİTE ll- SIVI - ELEKTROLİT VE ASİT - BAZ DENGESİZLİĞİ Sıvı ve elektrolit dengesizlikleri ve Hemşirelik Bakımı Su- sodyum Dengesizlikleri Potasyum Dengesizlikleri Kalsiyum Dengesizlikleri Magnezyum Dengesizlikleri

Detaylı

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir

Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp Yetersizliğinde Güncel Tedavi Doç. Dr. Bülent Özdemir Kalp yetmezliği Ventrikülün dolumunu veya kanı pompalamasını önleyen yapısal veya işlevsel herhangi bir kalp bozukluğu nedeniyle oluşan karmaşık

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI 1. GÜN 08.15-09.00 Pediatri stajı hakkında bilgilendirme R. ÖRS 09.15-10.00 Hasta dosyası hazırlama H.YAVUZ 10.15-11.00 Hikaye alma H.YAVUZ 11.15-12.00 Fizik muayene H.TOKGÖZ

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALARINA YAKLAŞIM NASIL OLMALIDIR? A) ANAMNEZ (ÖYKÜ,

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

Gastrointestinal Sistem Kanamaları. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Gastrointestinal Sistem Kanamaları. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Gastrointestinal Sistem Kanamaları Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Etyoloji Klinik Üst GIS kanamaları Alt GIS kanamaları Tanı Tedavi Tanım Treitz

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA 49 yaşında, erkek hasta Sol ayakta şişlik, kızarıklık Sol ayak altında siyah renkte yara

Detaylı

ÇOCUKLARDA HAREKET SİSTEMİ MUAYENESİ (ROMATOLOJİK MUAYENE) Özgür KASAPÇOPUR

ÇOCUKLARDA HAREKET SİSTEMİ MUAYENESİ (ROMATOLOJİK MUAYENE) Özgür KASAPÇOPUR ÇOCUKLARDA HAREKET SİSTEMİ MUAYENESİ (ROMATOLOJİK MUAYENE) Özgür KASAPÇOPUR HAREKET SİSTEMİ Üç ana yapı taşı Kemikler Kaslar Eklemler Oynamaz eklemler (Kafa tası) Yarı oynar eklemler (Omurga) Oynar eklemler

Detaylı

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Nonkardiyojenik Akciğer Ödemi Şok Akciğeri Travmatik Yaş Akciğer Beyaz Akciğer Sendromu

Detaylı

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Tedavisi: Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi Hipertansiyon Sıklık Yolaçtığı sorunlar Nedenler Kan basıncı hedefleri Tedavi Dünyada Mortalite

Detaylı

İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN

İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN İÇ HASTALIKLARI 1.GÜN 08.15-09.00 Genel muayene semiyolojisi N.YILMAZ SELÇUK 09.15-10.00 Genel muayene semiyolojisi N.YILMAZ SELÇUK 10.15-11.00 Kardiyovasküler sistem semiyolojisi M.YEKSAN 11.15-12.00

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Dokuların oksijen ve besin ihtiyacını karşılayan, kanın vücutta dolaşmasını temin eden, kalp ve kan damarlarının meydana getirdiği sisteme dolaşım

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ

TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ 1945 ANKARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI TAM KAN SAYIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ Dr. Mehmet ERTEM Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Hematoloji Bilim Dalı Tam Kan Sayımı

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

İÇ HASTALIKLARI. 2.GÜN 08.15-09.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK 09.15-10.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK

İÇ HASTALIKLARI. 2.GÜN 08.15-09.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK 09.15-10.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK 1.GÜN 08.15-09.00 Genel muayene semiyolojisi N.Y. SELÇUK 09.15-10.00 Genel muayene semiyolojisi N.Y. SELÇUK 2.GÜN 08.15-09.00 Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK 09.15-10.00 Üriner sistem semiyolojisi

Detaylı

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER Siren SEZER, Şebnem KARAKAN, Nurhan ÖZDEMİR ACAR. Başkent Üniversitesi Nefroloji Bilim

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Gebelik ve Trombositopeni

Gebelik ve Trombositopeni Gebelik ve Trombositopeni Prof.Dr. Sermet Sağol EÜTF Kadın Hast. ve Doğum AD Gebelik ve Trombositopeni Kemik iliğinde megakaryosit hücrelerinde üretilir. Günde 35.000-50.000 /ml üretilir. Yaşam süresi

Detaylı

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu Sevcan A. Bakkaloğlu, Yeşim Özdemir, İpek Işık Gönül, Figen Doğu, Fatih Özaltın, Sevgi Mir OLGU 9 yaş erkek İshal,

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİNDE TEMEL KAVRAMLAR ÖĞRENİM HEDEFLERİ SFT parametrelerini tanımlayabilmeli, SFT ölçümünün doğru yapılıp yapılmadığını açıklayabilmeli, SFT sonuçlarını yorumlayarak olası tanıyı

Detaylı

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür.

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. SİROZ Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür. İlerleyici ilerleyici karaciğer hastalıkları sonuçta siroz ile sonuçlanan progresif fibrozise neden olur. Safra kanalikülü

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı.

Gerçek şilöz asit: yüksek trigliserid oranlarına sahip sıvı. GİRİŞ Süt rengi Şilus un peritoneal kaviyete ekstravazasyonudur. Oldukça nadir görülen bir durumdur. Asit sıvısındaki trigliserid seviyesi 110 mg/dl nin üzerindedir. Lenfatik sistemin devamlılığında sorun

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Katlandur

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Katlandur MEVLANA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2015-2015 AKADEMİK YILI DÖNEM III IV. DERS KURULU GASTROİNTESTİNAL VE ENDOKRİN SİSTEM HASTALIKLARI 22 Aralık 2014 23 Ocak 2015 (5 hafta) Yönetim Dekan Dönem III Koordinatörü

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

A) Plazma hücrelerinin infiltrasyonu. B) Multinükleer histiyositik dev hücreleri. C) Lenfositlerden zengin inflamasyon. D) Fibrozis.

A) Plazma hücrelerinin infiltrasyonu. B) Multinükleer histiyositik dev hücreleri. C) Lenfositlerden zengin inflamasyon. D) Fibrozis. Genel olarak bakıldığında soru dağılımı beklenen dışında değildi. Her sınavda sorulan bazı başlıkların sorulmaması dahi olasılık dahilindeydi. Zorluk yönünden geçen sınavlardan pek farklı değildi. Yine

Detaylı

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay

ANEMİYE YAKLAŞIM. Dr Sim Kutlay ANEMİYE YAKLAŞIM Dr Sim Kutlay KBH da Demir Eksikliği Nedenleri Gıda ile yetersiz demir alımı Üremiye bağlı anoreksi,düşük proteinli (özellikle hayvansal) diyetler Artmış demir kullanımı Eritropoez stimule

Detaylı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı

TÜMÖR MARKIRLARI. Dr. Ömer DİZDAR. Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Dr. Ömer DİZDAR Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı TÜMÖR MARKIRLARI Tümör markırları kanserli hastaların dokularında, serumda, idrarda ya da diğer

Detaylı

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD HEMORAJİK İNME Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD İntraserebral kanamalar inmelerin %10-15 ini oluşturmaktadır. İntraparenkimal, subaraknoid, subdural ve

Detaylı

Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna

Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna Ameliyat Riskinin Değerlendirilmesinde Akciğer Kapasitesi Akif Turna Ameliyatın Riski Ameliyatın Riski Major akciğer ameliyatı yapılacak hastalarda risk birden fazla faktöre bağlıdır. Ameliyatın Riski

Detaylı

Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı

Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı Portal Hipertansiyon Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 2006-2007 GİS Dalak Portal Ven Karaciğer Hepatik Ven Hepatik Arter Portal Hipertansiyonun Tanımı Portal hipertansiyon:

Detaylı

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım

Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Karaciğer Fonksiyon Bozukluklarına Yaklaşım Dr. Sıtkı Sarper SAĞLAM DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU 04.10.2011 1 Netter in Yeri: DR.SITKI SARPER SAĞLAM - KEAH ACİL TIP KLİNİK SUNUMU

Detaylı

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke

Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Acil Serviste Akılcı Antibiyotik Kullanımının Temel İlkeleri Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji 12/o4/2014 Akılcı antibiyotik kullanımı Antibiyotiklere

Detaylı

İnterstisyel hastalıklar. klarında klinik değerlendirme. erlendirme

İnterstisyel hastalıklar. klarında klinik değerlendirme. erlendirme İnterstisyel akciğer hastalıklar klarında klinik değerlendirme erlendirme Doç.Dr.Dr.Benan.Benan MüsellimM Solunumsal semptomlar Dispne Öksürük Balgam Göğüs s ağrısıa Hemoptizi Alveoler hemoraji sendromları

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

24 Ekim 2014/Antalya 1

24 Ekim 2014/Antalya 1 Kronik Böbrek Hastalığının Kontrolü ve Yönetimi Doç. Dr. Öznur USTA YEŞİLBALKAN Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği o.u.yesilbalkan@ege.edu.tr 24 Ekim 2014/Antalya 1 SUNUM

Detaylı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Kronik Öksürük Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Epidemiyoloji Polikliniklerde en sık 5. şikayet %88-100 neden saptanıyor Spesifik tedavi

Detaylı

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri Sık Görülen Kardiyolojik Sorunlarda Güncelleme Sempozyum Dizisi No: 40 Haziran 2004; s. 69-74 Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım Prof. Dr. Hakan

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl

Karaciğer laboratuvar. bulguları. Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı. 5.Yarıyıl Karaciğer ve safra yolu hastalıklar klarında laboratuvar bulguları Prof.Dr.Abdullah.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı 5.Yarıyıl 2006-2007 2007 eğitim e yılıy Karaciğer ve safra yolu hastalıklarında

Detaylı

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

IX. BÖLÜM KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011 KRONİK HASTALIK ANEMİSİ IX. BÖLÜM TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU KRONİK HASTALIK ANEMİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU GİRİŞ VE TANIM Kronik

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

Hazırlayan ekip : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çalışma Grubu. Üyeler - Dr.Baktash Morrad - Dr.Ayşe Hüseyinoğlu - Dr.

Hazırlayan ekip : Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çalışma Grubu. Üyeler - Dr.Baktash Morrad - Dr.Ayşe Hüseyinoğlu - Dr. Genç Kardiyologlar Grup Sorumlusu - Prof.Dr.Oktay Ergene Bilimsel İçeriğin Değerlendirilmesi, Son Düzenleme - Prof.Dr. Recep Demirbağ Düzenleme, Gözden Geçirme - Uz.Dr.Rida Berilğen - Uz.Dr.Barış Düzel

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

1. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 1. OLGU Tüberküloz Kursu 2008 Antalya 49 yaşında kadın hasta, ev hanımı Yakınması: Öksürük, balgam Hikayesi: Yaklaşık 2 aydır şikayetleri olan hasta akciğer grafisinde lezyon görülmesi üzerine merkezimize

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü

Tip 1 diyabete giriş. Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü Tip 1 diyabete giriş Prof. Dr.Mücahit Özyazar Endokrinoloji,Diyabet,Metabolizma Hastalıkları ve Beslenme Bölümü ENTERNASYONAL EKSPER KOMİTE TARAFINDAN HAZIRLANAN DİABETİN YENİ SINIFLAMASI 1 - Tip 1 Diabetes

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 5 1 HİZMET KAPSAMI: Aile Hekimliği Anabilim Dalı yaş, cinsiyet, yakınma, hastalık ayrımı yapmaksızın, yaşamın bütün evrelerinde ve süreklilik içinde, sağlığın

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

Eser Elementler ve Vitaminler

Eser Elementler ve Vitaminler Doç. Dr. Onur POLAT Eser Elementler ve Vitaminler Esansiyel eser elementin temel özellikleri diyetten kesilmesi veya yetersiz alımıyla yapısal ve biyokimyasal değişikliklerin olması ve bu değişikliklerin

Detaylı

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 KLİMİK İZMİR TOPLANTISI 21.11.2013 OLGULAR EŞLİĞİNDE GÜNDEMDEKİ İNFEKSİYON HASTALIKLARI Dr. A. Çağrı Büke Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Olgu E.A 57 yaşında,

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU...

EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU I. BÖLÜM TROMBOTİK TROMBOSİTOPENİK PURPURA TANI VE TEDAVİ KILAVUZU... EDİNSEL KANAMA BOZUKLUKLARI VE KALITSAL TROMBOFİLİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU İÇİNDEKİLER Önsöz...iii Ulusal Tanı ve Tedavi Kılavuzu Çalışma Grupları... iv Kısaltmalar... vii Tablolar Listesi... xv Şekiller

Detaylı

KLİNİKOPATOLOJİK TOPLANTI. Prof. Dr. Alaattin Yıldız Doç. Dr. Halil Yazıcı Doç. Dr. Yasemin Özlük

KLİNİKOPATOLOJİK TOPLANTI. Prof. Dr. Alaattin Yıldız Doç. Dr. Halil Yazıcı Doç. Dr. Yasemin Özlük KLİNİKOPATOLOJİK TOPLANTI Prof. Dr. Alaattin Yıldız Doç. Dr. Halil Yazıcı Doç. Dr. Yasemin Özlük Olgu - 1 OLGU-1 F.K, 29 yaşında kadın hasta İstanbul doğumlu Şikayeti: Bulantı, kusma, ateş, halsizlik ve

Detaylı

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Doç Dr Tunçalp Demir

SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ. Doç Dr Tunçalp Demir SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ Doç Dr Tunçalp Demir SFT-SINIFLANDIRMA A-)Spirometrik inceleme 1. Basit spirometri 2. Akım-volüm halkası a)maksimal volenter ventilasyon (MVV) b)reversibilite c)bronş provokasyonu

Detaylı

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir?

109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? 109. Aşağıdaki myoma uteri tiplerinden hangisinde laparotomi dışında bir cerrahi girişim yapılabilir? A) Subserozal B) Pedinküle subserozal C) İntramural D) Servikal E) Tip 0 submukozal Soru kalitesiz

Detaylı

genellikle böbrek yetmezliği göstergesi preanalitik hata kaynakları çok sağlıklı değerlendirme için

genellikle böbrek yetmezliği göstergesi preanalitik hata kaynakları çok sağlıklı değerlendirme için Kreatinin yüksekliği genellikle böbrek yetmezliği göstergesi olarak bilinir ama birçok testte olduğu gibi farklı hastalıkların da tanısında kullanılır ve testi etkileyen faktörler yine her testte olduğu

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu

Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği (TPHD) Hemofilide Cerrahi Çalıştayı Uzlaşı Raporu Türk Pediatrik Hematoloji Derneği Hemofili/Hemostaz/Tromboz Alt Çalışma grubu tarafından 25 Eylül 2010 tarihinde düzenlenen

Detaylı

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015

Hipertansiyon. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Hipertansiyon HT Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Toplum İçin Bilgilendirme Sunumları 2015 Bu sunum Arş. Gör. Dr. Neslihan Yukarıkır ve Arş. Gör. Dr. Dilber Deryol Nacar

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Dr. Tuba T. Duman-2012 Multipl Endokrin Neoplaziler Klinik gözlemlerle, endokrin bezleri içeren neoplastik sendromlar tanımlanmıştır. Paratiroid, hipofiz, adrenal,tiroid ve

Detaylı

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ Sami Uzun 1, Serhat Karadag 1, Meltem Gursu 1, Metin Yegen 2, İdris Kurtulus 3, Zeki Aydin 4, Ahmet

Detaylı

Kabakulak (Epidemik Parotitis) Prof. Dr. Haluk Çokuğraş

Kabakulak (Epidemik Parotitis) Prof. Dr. Haluk Çokuğraş Kabakulak (Epidemik Parotitis) Prof. Dr. Haluk Çokuğraş 1 Olgu 1: 4 aylık erkek çocuk 2 Üç gündür ateş, boynun sağ yanında şişlik. Bu bölgede yaygın şişlik-kızarıklık ve ısı artışı. Ağız içerisinde Stenon

Detaylı

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon Granülom / Granülomatoz reaksiyon Non-enfektif granülomatozlar: Sinir sistemi tutulumu ve görüntüleme Küçük nodül Bağışıklık sisteminin, elimine edemediği yabancı patojenlere karşı geliştirdiği ve izole

Detaylı

18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y

18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y Avanos ve Gülşehir İlçelerinde Görülen Kronik Hastalıkların Prevalans, İnsidans ve Risk Faktörlerinin Değerlendirildiği İzlem Çalışması 18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y V E R İ T O P L A M A F O R M U Hane ve

Detaylı

Bruselloz: Klinik Özellikler

Bruselloz: Klinik Özellikler Bruselloz: Klinik Özellikler Uzm. Dr. Mustafa Aydın ÇEVİK Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği Bruselloz - Etkenler B. melitensis B. abortus

Detaylı

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi HİPERKALSEMİ Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi Tanım: Hiperkalsemi serum kalsiyum düzeyinin normalden (9-11 mg/dl) yüksek olduğunda meydana gelen

Detaylı

44 yaşında kadın hasta flask paralizi ile başvurduğu dış merkezden sevk edildi. Şiddetli hipokalemisi(2 meq/lt) olduğu için KCl içeren infüzyon

44 yaşında kadın hasta flask paralizi ile başvurduğu dış merkezden sevk edildi. Şiddetli hipokalemisi(2 meq/lt) olduğu için KCl içeren infüzyon Case 6 44 yaşında kadın hasta flask paralizi ile başvurduğu dış merkezden sevk edildi. Şiddetli hipokalemisi(2 meq/lt) olduğu için KCl içeren infüzyon başlandı. Ek labaratuvar verileri.. RF+ Anti-Ro/SS-A+,

Detaylı

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D.

İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak. Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. İNVAZİV PULMONER ASPERJİLLOZ Dr. Münire Gökırmak Süleyman Demirel Üniversitesi Göğüs Hastalıkları A.D. OLGU 1 23 yaşında kadın hasta Ateş, yorgunluk ve anemi Lökosit: 6.800/mm3, %8 nötrofil, %26 blast,

Detaylı

Tırnaklarımız: Hastalıkları & Muayenesi www.pfizer.com.tr www.ufakbirara.com

Tırnaklarımız: Hastalıkları & Muayenesi www.pfizer.com.tr www.ufakbirara.com AİLE HEKİMLERİ İÇİN 2 Tırnaklarımız: Hastalıkları & Muayenesi İçindekiler Tırnak Yatağını İnspekte Edin Tırnakları Çomaklaşma Açısından Muayene Edin Tırnakları Pitting Açısından Muayene Edin 2 Tırnak Yatağını

Detaylı

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir.

Tiroid dışı hastalıklarda düşük T3, yüksek rt3, normal T4 ve normal TSH izlenir. TİROİD HORMON SENTEZİ Dishormonogenezis Hasta ötroid? Şiddetli açlıkta, kronik hastalıkta, akut hastalıkta, cerrahi esnasında ve sonrasında T4--- T3 azalır Propiltiourasil, kortikosteroid, amiodaron propnalol

Detaylı

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ AMAÇ: Katılımcıların bu sunumun sonunda kan gazı ve asit baz dengesi ile ilgili bilgilerini artırmaları amaçlanmıştır. HEDEFLER:

Detaylı

4. S I N I F - 2. G R U P 1. D E R S K U R U L U

4. S I N I F - 2. G R U P 1. D E R S K U R U L U (Hematoloji, Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi, Algoloji,, Kalp ve Damar Cerrahisi, Göğüs Hastalıkları, Göğüs Cerrahisi, Nükleer Tıp) H E M A T O L O J İ - O N K O L O J İ, D O L A Ş I M V E S O L U

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Plevral Sıvı Fizyolojisi Giriş: Plevral sıvının tespitinde; - Direk akciğer grafisi (Yan yatar pozisyonda) - Ultrasonografi

Detaylı

İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013

İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013 İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013 İlk kez 1855 te Thomas Addison tarafından tanımlanmıştır Sıklığı milyonda 60-120

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Kardiyoloji Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı