T.C. BAŞBAKANLIK AİLE ARAŞTIRMA KURUMU SOSYO-KÜLTÜREL DEĞİŞME SÜRECİNDE TÜRK AİLESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. BAŞBAKANLIK AİLE ARAŞTIRMA KURUMU SOSYO-KÜLTÜREL DEĞİŞME SÜRECİNDE TÜRK AİLESİ"

Transkript

1

2 T.C. BAŞBAKANLIK AİLE ARAŞTIRMA KURUMU SOSYO-KÜLTÜREL DEĞİŞME SÜRECİNDE TÜRK AİLESİ ANKARA Aralık 1992

3 Proje ve Yayın Sorumlusu Ezel Erverdi Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Hakkı Dursun Yıldız (vefatı ) Proje Koordinatörü İsmail Kara Devamlı Proje Danışmanları Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak Prof. Dr. Mehmet Altay Köymen Doç. Dr. Ahmet Tabakoğlu Yrd. Doç. Dr. İsmail Doğan Proje Yardımcı Elemanları Dr. Hasan Yüksel, Dr. Saim Savaş, Dr. Ömer Demirel Dr. Serpil Çakır, Dr. Vecdi Akyüz, Adnan Gürbüz Muhittin Tuş, Emel Aşa, Ekrem Işın İbrahim Kalın, Hüseyin Yorulmaz, Necip Yılmaz İdari Koordinatör Fatih Gökdağ Yayın Sekreterleri Mehmet Erdoğan, Ömer Erdoğan, Çiğdem Ünlü Dizgi, Baskı Emek Gazete ve Matbaacılık Ltd. Şti. Hanife İncegül Yıldıray Aktürk, Mehmet Atabey Düzenleme Sedat Açıkel Tashih Hakkı Yanık Filim Çalı Grafik Cilt Bayrak Matbaacılık ve ciltçilik Ltd. Şti. Yayıncı Firma Ülke Yayın Haber Tic. Ltd. Şti. Son baskı tarihi: Şubat 1993

4 İÇİNDEKİLER I. CİLT ÖNSÖZ SUNUŞ I. GİRİŞ Prof. Dr. Orhan Türkdoğan Türk Ailesinin Genel Yapısı II. SOSYAL YAPI, SOSYAL DEĞİŞME VE AİLE Ali Güler İlk Yazılı Türkçe Metinlerde Aile ve Unsurları Doç. Dr. Refik Turan Osmanlıların Kuruluş Yıllarında Türk Ailesi Doç. Dr. Ahmet Tabakoğlu Osmanlı Toplumunda Aile Dr. Ömer Demirel, Adnan Gürbüz, Muhittin Tuş Osmanlılarda Ailenin Demografik Yapısı Doç. Dr. Ali Güler Cumhuriyet Öncesinde Aşiret Aileleri Yrd. Doç. Dr. İsmail Doğan Tanzimat Sonrası Sosyo-Kültürel Değişmeler ve Türk Ailesi Prof. Dr. TuncerBaykara Değişme ve Medeniyet Anlayışı Açısından XIX. Asırda Osmanlı Yöneticilerinin Aile Yapısı Ekrem Işın Tanzimat Ailesi ve Modern Âdâb-ı Muaşeret Prof. Dr. Zafer Toprak II. Meşrutiyet Döneminde Devlet, Aile ve Feminizm Dr. Serpil Çakır Meşrutiyet Devri Kadınlarının Aile Anlayışı Prof Dr. Hikmet Yıldırım Celkan Türk Ailesinin Yeni Dönemlerde Ele Alınışı Gökâlp ve Baltacıoğlu Örneği- III. İKTİSAT, EV İDARESİ VE AİLE Doç. Dr. Sabri Orman İlm-i Tedbir-i Menzil Oikonomia ve İktisat Doç. Dr. Ahmet Kal'a XIX. Yüzyılın Ortalarında Osmanlı Devleti'nde Ailenin İktisadi Yapısı Ömer Şen Göçmen Ailelerine Yönelik İktisadî ve Sosyal Tedbirler IV. AHLÂK VE AİLE Doç. Dr. Mustafa Çağına İslâm Düşüncesinde Aile Ahlâkı V. EĞİTİM VE AİLE Necdet Sakaoğlu Medeniyet Değişmeleri Çerçevesinde Türklerde Ailede Eğitim

5 ÖNSÖZ Toplumların geleceklerine iyi yön verebilmeleri, geleceği iyi planlayabilmeleri, dünü ve bugünü bütün yönleriyle ortaya koyan kültür miraslarını iyi bilme ve tanımalarına bağlıdır. Bu kültürel mirasın çok önemli bir bölümünü kuşkusuz, aile kültürümüz oluşturmaktadır. Elinizde bulunan araştırma, aile konusunu tarihsel ve bilimsel perspektifle ele alan az sayıdaki sosyal tarih araştırmalarından biri olmaktadır. Bu nedenle 'Sosyo-Kültürel Değişme Sürecinde Türk Ailesi" araştırması yeni bir tartışma platformunun doğmasına zemin oluşturacak ve sonuçta bu alanda daha derinliğine ve daha kapsamlı çalışmaların yapılmasına fırsat yaratacaktır. Bu düşüncelerle, araştırma projesine emeği geçen bilim adamı ve araştırmacılara Aile Araştırma Kurumu adına teşekkürlerimizi sunuyor, yakın geçmişte kaybettiğimiz proje yürütücüsü değerli bilim adamı Prof. Dr. Hakkı Dursun Yıldız'a Tanrı'dan rahmet diliyorum. OSMAN ZEKİ MAHMUT YAZICIOGLU Aile Araştırma Kurumu Başkan Vekili

6 SUNUŞ Konunun Önemi ve Kaynakların Mevcut Durumu Bu çalışma Türk kültürünün ve toplumsal hayatının çok önemli, temel bir unsurunun, Aile Kurumu'nun Cumhuriyet'e kadar geçirdiği tarihî gelişim ve değişim sürecini konu edinen, farklı bilimsel disiplinlere mensup çeşitli araştırıcıların katkılarıyla oluşmuş ortak bir çalışmadır. Sosyo-Kültürel Değişme Sürecinde Türk Ailesi başlığının da gösterdiği gibi, aslında varılmak istenen nihaî hedef, Türk ailesinin tarih içinde başlangıçtan günümüze kadar geçirdiği değişim olgusunu ve bu değişimin vukua geldiği uzun zaman dilimi içinde kazandığı yapı özelliklerini mevcut imkânlar içerisinde olabildiğince doğru bir şekilde ortaya koyabilmektir. O halde burada söz konusu olan ana perspektif, doğrudan doğruya tarih perspektifidir. Yani Türk ailesinin geçirdiği değişimi, günümüzden geriye doğru zaman aralığı içinden görebilmektir. Bu çerçeve dikkate alındığında da bu çalışmanın Türkiye'de kendi türünün ilk örneklerinden olduğu ileri sürülebilir. Şunu hemen belirtmeliyiz ki, Batı bilim dünyasında yıllardır yapılagelmekte olan bu türden ortak çalışmaların alışkanlık, disiplin ve prensiplerine kendi akademik geleneğinde pek sahip bulunmayan Türkiye'de, böyle bir çalışmayı meydana getirebilmek oldukça zor bir iştir. Nitekim değişik bilim dallarında, farklı uzmanlık alanlarında çalışmakta olup, herbi-ri farklı bilimsel formasyonlara, araştırma metodlarına ve hatta yaklaşımlara sahip kırka yakın bilim adamını ve araştırıcıyı, Türkiye'de geçmişi pek uzun olmayan böyle bir konuda bir araya toplayabilmek o kadar kolay olmamıştır. Ama şu anda ilgililerin dikkatine ve istifadesine sunulan bu çalışma, mükemmel ve ideal bir biçimde olmasa da, bu zor işin belirli bir ölçüde başarıldığının bir kanıtıdır. Bu çalışma, ele aldığı konunun bütün alanları ve dönemleri için kesin ve sağlam sonuçlara, yargılara ulaşabilmiş değildir. Burada yer alan araştırmaların bir kısmı, hiç şüphesiz Türkiye'de Cumhuriyet döneminde yapılan aile araştırmaları konusunda tarih perspektifine dayalı ilk örneklerden sayılmaları gerektiğinden, bu geniş, çok yönlü ve çok önemli meselenin ancak gündeme gelmesine vesile olan ilk deneme gayretleri niteliğini taşımaktadır. Tabir caizse, bir anlamda aile araştırmaları alanında bir çeşit "meseleyi ortaya koyuş" (mise en question) çalışmalarıdır.

7 Bu, Türkiye'de aile konusunda hiç araştırma yapılmadığı anlamına kesinlikle alınmamalıdır. Bilindiği gibi bu konudaki araştırmalar Türkiye'de ilk defa II. Meşrutiyet döneminde Ziya Gökalp'le başlamıştır. Ziya Gökalp'in o devirde Fransız sosyolojisinin etkisiyle ve sınırlı tarih malzemesine dayanarak yaptığı araştırmalar, Cumhuriyet döneminde özellikle pedagojik, sosyolojik, kısmen de antropolojik araştırmalara öncülük etmiş ve bugüne kadar gelinmiştir. Günümüzde Türkiye üniversitelerinin ilgili bölümlerinde belirtilen nitelikte araştırmalara devam edilmektedir. Ancak bunların çoğunda dikkati çeken nokta, Türk ailesinin, Batı'da üretilmiş pedagojik, sosyolojik ve antropolojik teoriler, hazır şablonlar ışığında açıklanmaya ve yorumlanmaya çalışılmış olmasıdır. Bu tür yayınların çoğu, bizzat yerli malzemeye, dayanmak suretiyle kendi teori ve kavramlarını kendisi üreterek Türk ailesini tahlile tabi tutup çeşitli yönlerini ortaya koymak yerine, Batı'dakinden tamamiyle farklı tarihî şartların ürünü olan Türk ailesini, Batı ailesinin incelenmesinde kullanılan teori ve kavramların ışığında ele almaktadırlar. Bu sebeple de çoğu zaman gerçeğe uymayan, tarihte var olmuş Türk ailesinin gerçek yapısını yansıtmayan bir takım sonuçlara, hatta peşin hükümlere ulaşmaktadırlar. İçinde bu türden sayılabilecek bir kaç yazı bulunmasına rağmen bu kitap, en azından bu gerçeğin meydana çıkmasına, anlaşılmasına vesile olacak belki yeterince tatminkâr olmayan, ama tarihî olguyu yansıtan ve ilerde yapılacak araştırmalara önemli ölçüde ışık tutabilecek dikkat çekici çalışmalar ihtiva etmektedir. Araştırmalardan bir kısmının yeterince tatminkâr olmayışının şu iki temel sebepten kaynaklandığını söyleyebiliriz: Bir defa, sosyo-kültürel değişme sürecinde Türk ailesi konusu, yukarda da belirtildiği üzere, her şeyden önce birinci planda tarihî nitelik taşıyan bir konudur; dolayısıyla sosyal tarih araştırmalarıyla çok yakından ilgilidir. Sosyal tarih araştırmaları ise Türkiye'de - üzerinde en çok çalışılan Osmanlı Tarihi sahasında bile-henüz rayına oturmuş bir disiplin de değildir. Bu itibarla sosyal tarih araştırmaları içinde aile kurumunun tarihi, henüz, malzemesi tam olarak toplanmış, üzerinde epeyce bir birikim meydana gelmiş bir araştırma alanı değildir. Ama bundan sonra olmak zorundadır. Burada çalışmaları bulunan araştırıcıların çoğu da -bir kaçı müstesna- daha önce aile konusunda araştırma ve yayın yapmış, bu meselede uzmanlaşmış kişiler değildir. Oysa Batı'da bu konu uzun zamandan beri işlenmekte olan bir araştırma alanı oluşturmakta, aile kurumu çok çeşitli açılardan doyurucu yayınlara konu yapılmış bulunmaktadır. İkinci olarak da, birinciyle bağlantılı bir şekilde, malzeme meselesini bahis konusu etmek gerekir. Osmanlılar devrinden geriye doğru gidildikçe, aile kurumunun tarihini aydınlatmaya yarayacak malzemenin hem kemmiyet hem de keyfiyet bakımından giderek yetersiz hale düştüğü, hatta hiç mesabesine inmiş olduğu görülecektir. Bu bakımdan, İslâm öncesi

8 devirde Türk ailesinin yapısını, özelliklerini ve niteliklerini doyurucu bir şekilde ortaya koyabilmek bir yana, İslâmî dönem Türk aile kurumunun, meselâ Karahanlı, Selçuklu, hatta erken Osmanlı devri ailesini dahi tam olarak tanımlayabilmek hemen hemen mümkün olamamaktadır. Çünkü bu işi yapmaya imkân tanıyacak, Batı dünyasındaki türlerden -kilise ve manastır arşivleri, belediye arşivleri, günlükler vs. gibi- kaynak ve malzeme maalesef bizde mevcut değildir. Osmanlı devri aile kurumunu aydınlatmakta birinci sınıf malzeme durumunda bulunan fetva koleksiyonları ve şer'iyye sicilleri (kadı sicilleri) de ancak XVI. yüzyıldan itibaren söz konusu olabilmektedirler. Vakfiyeler vb. diğer arşiv malzemesiyle, krokiler aile kurumu konusunda ne yazık ki çok yetersiz kalmaktadırlar. Kaldı ki, şer'iyye sicilleri de aile kurumunu, Osmanlı toplumunun saray ve hanedan, yüksek bürokrasi, taşra bürokrasisi, şehir, kasaba, köy ve konar-göçer vs. kesimleri bağlamında bütünüyle aydınlatmaktan çok uzaktır. Çünkü bu siciller, ancak hukukî alana intikal eden meseleleri yansıtabilmektedirler. Hemen belirtilmelidir ki zamanımıza kadar ulaşan şer'iye sicilleri ve fetva mecmualarının çok az bir kısmı tasnif, tanıtma, aynen aktarma gibi yollarla kullanıma elverişli hale getirilebilmiştir. Çok büyük ekseriyeti hâlâ meçhuldür. Aynı durum arşiv belgeleri, tahrir defterleri, avarız defterleri, tereke defterleri, temettuat defterleri, tapu ve nüfus kayıtları, vakfiyeler gibi konumuzla doğrudan ilgili kaynaklar için de sözkonusudur. Durum böyle olunca bunlara dayanması gereken araştırmalar da sınırlı kalmaktadır. Fıkıh kaynakları olarak tabir edilen İslâm hukuku kitapları ise, yaşanan fiilî durumu aydınlatmaktan çok uzak olup, İslâmın, aile kurumunun sosyal ve hukukî statüsü hakkında öngördüğü ideal yapıyı teorik olarak yansıtmaktan öteye gidememektedirler. Maamafih kitapta bu teorik çerçeveyi başarılı bir biçimde irdeleyen yazılar da yer almaktadır. Bu durum muvacehesinde kitap içinde yer alan ve önemli bir konu birinci elden kaynaklara ulaştığı için orijinal olan araştırmalar bir değerlendirilmeye tabi tutulacak olursa, bundan sonra aile kurumu hakkında yapılacak araştırmalara belirli ölçüde bir ilk hareket noktası oluşturdukları ve çok önemli bir takım meseleleri gündeme getirdikleri, çözdükleri görülecektir. Kitap, toplam olarak otuz yedi araştırmadan meydana gelmektedir. Bunlar, Türk ailesinin tarih içinde arzettiği genel değişimi panoramik bir şekilde ele alan giriş yazısı dahil olmak üzere, Türk ailesinin sosyal, iktisadî, hukukî, ahlâkî, eğitim ve folklorik boyutlarını, fizikî yapı ve çevre yönlerini yansıtan toplam dokuz bölümde sergilenmişlerdir. Böylece okuyucuya bu yönler topyekün bir şekilde kronolojik boyut içerisinde sunulmak suretiyle, Türk ailesinin tarih boyunca geçirdiği sosyo-kültürel değişme sürecinin sistematik bir şekilde kavranmasına yardımcı olunacağı düşünülmüştür.

9 Projenin Bölümleri ve Genel Muhtevası Giriş bölümünde Orhan Türkdoğan'ın kaleme aldığı araştırma yukarda da belirtildiği gibi, Türk ailesinin genel gelişimini panoramik bir biçimde ele almaktadır. Uzun bir emek mahsulü bu araştırma, oldukça zengîn antropolojik, sosyolojik ve tarihî malzemeye dayanmakta olup, Türk ailesinin İslâm öncesi, Islâmî dönem ve Cumhuriyet'e kadar uzanan Modernleşme (Batılılaşma) dönemi olmak üzere, derin bir tarih kesiti içindeki ilginç macerasını ana hatlarıyla sunmakta, bize belirli bir tarih perspektivi vermektedir. Böylece Türkdoğan, Türk tarihi içindeki temel kültür değişmeleri dönemlerinde Türk ailesinin kazandığı yapısal özellik ve biçimleri tesbit etmek gibi, daha önce az teşebbüs edilmiş çok zor bir işi denemektedir. Hikmet Yıldırım Celkan Türkiye'de aile araştırmaları konusunda yapılan ilk kalem tecrübelerinin sahipleri olarak Ziya Gökalp ve İsmail Hakkı Baltacıoğlu'nun çalışmalarını konu edinmektedir. Yazar burada, Türkiye'nin ilk sosyolog ve ilk pedagogunun aile kurumuna ve bu kurumun geçirdiği değişmelere nasıl yaklaştıklarını, kullandıkları metodu ve vardıkları sonuçları tartışmakta, böylece adeta konunun yakın dönem için bir çeşit tarihçesini sunmaktadır. İkinci bölüm, Türk ailesinin sosyal yapısı ve bunun değişmesi meselesine ayrılmıştır. Buradaki ilk yazının sahibi Ali Güler, eski Türkler'de aile tipleri, evlilik çeşitleri ve aile fertlerinin statülerini ele alan yazısında, eski metinlere yansıyan ipuçlarından hareket ederek özellikle İslâm öncesi Türk aile yapısını çözümlemek gibi son derece güç bir iş denemektedir. Daha önce de bu metinleri kullanmış bulunan araştırıcıların fikirlerini paylaşan Ali Güler, eski Türkler'de genellikle tek kadınla evlenmenin hakim olduğunu ve sağlam bir aile yapısı bulunduğunu savunmaktadır. Bu bölümün ikinci yazısı, Refik Turan'a ait olup, o da, erken Osmanlı devrinin ailelerinin, özellikle de bey ailelerinin yapısını konu edinmektedir. Malzeme bakımından çok sınırlı olmak zorunda kalan araştırıcı, erken devri anlatan kroniklerdeki verilerden hareketle, bey düğünlerini, evlilik merasimlerini, bey ailesinde ana ve babanın, çocukların yerini verilerin imkân sağladığı ölçüde tartışmakta, bey çocuklarının tahsil meselesine de eğilmektedir. Ahmet Tabakoğlu'nun yazısı ise kısaca klasik dönem Osmanlı toplumunda iktisadî açıdan ailenin yerine çok genel çizgiler halinde temas etmektedir. Ö. Demirel-A. Gürbüz-Muhiddin Tuş üçlüsünün Osmanlı ailesinin demografik yapısını ele alan çalışmaları ise, pek çok bakımlardan dikkat çekici görünüyor. Bir defa XVI. yüzyıldan XIX. yüzyıla kadar uzanan uzun bir dönemi içine alan ve Şer'iye sicilleri ve fetva koleksiyonları gibi bu konuda doğrudan doğruya birinci dereceden kaynak türlerine dayandığı gibi,

10 bu araştırma, bugüne kadar Osmanlı aile yapısı hakkında Cumhuriyet döneminde savunulmuş pek çok yanlış bilgi ve kanaati sağlam verilere dayanarak düzeltmektedir. İmparatorluğun muhtelif bölgelerine ait sicil kayıtları kullanılmak suretiyle varılan sonuçların nisbeten geniş bir alana yayılması hedeflenmiş, sağlanan veriler, grafikler ve tablolarla daha kullanışlı ve faydalı hale getirilmiştir. Öyle görünüyor ki, bu yazı, bundan sonra Osmanlı aile kurumu hakkında yapılacak sosyolojik ve antropolojik araştırmalar için dikkate alınmağa değer bir adım teşkil edecektir. Ali Güler'in çalışması Cumhuriyet öncesi aşiret aileleri ile ilgili bulunmaktadır. Yazar burada, sosyolojik yönden aşiret kavramını açıklığa kavuşturduktan sonra, özellikle Osmanlı dönemi aşiret aile yapısını, daha önceki dönemlere ait veriler ışığında ele almaktadır. İsmail Doğan'ın yazısıyla, bu bölümün Tanzimat'la ilgili değişimler kısmı gündeme geliyor. Türk ailesinin tarih boyunca geçirdiği sosyal değişmeler içinde çok önemli ve günümüzü de ilgilendiren büyük bir dönüm noktasının, Tanzimat'ın sebep olduğu sosyo-kültürel değişmelerin aileye yansımasını konu edinmektedir. Türk tarihinde ilk defa Batı kültürüyle ta-masa geçişin, Osmanlı toplumunu ve tabii en başta aile yapısını nasıl ve hangi yönlerde etkilediği son derece büyük bir önem arzetmekedir. İsmail Doğan, bu etkilenmelerin, tabii ki başta İstanbul olmak üzere büyük merkezlerde, özellikle kadının geleneksel stütüsünü değiştirerek toplum hayatına aktif olarak girmeye başlamasında, tahsil ihtiyaçlarının gündeme gelmesinde ve çocuk eğitiminde açık bir şekilde hissedildiğini örnekleriyle açıklamaktadır. Aynı meseleyi Tanzimat dönemi yüksek Osmanlı bürokrat aileleri çerçevesinde ele alan dikkate değer bir araştırma da Tuncer Baykara'nınkidir. Yazar, imparatorluk başkenti İstanbul'da, Tanzimat'la beraber gelişen Batı tesirindeki sosyal ve kültürel değişmeleri, Osmanlı bürokrat ve aydınlarının sivilizasyon (civilisation: medeniyet) anlayışı çerçevesinde ele almakta ve İstanbul'daki zengin ve münevver ailelerdeki yapı değişikliklerini bu anlayışla açıklamaktadır. T. Baykara, bu ailelerde kadının yerinin yavaş yavaş klasik yapıdan sıyrılmaya başlamasını; erkeğin ise Batılılar tarzında, içki içen, kumar oynayan ve metres tutan yeni bir tip sergilemeye yönelmesini; çocuklara, tutulan yabancı mürebbiyelerle Avrupai terbiye verilmeye özenilmesini hep bu sivilizasyon anlayışı ile açıklamaktadır. Tanzimat'la birlikte başlayan batılılaşmanın sosyo-kültürel tezahürlerinin başkent ailesine yansımalarının ilginç ve değişik bir boyutunu da, Ekrem Işın'ın yazısı bize sunuyor. Klasik Osmanlı âdâb-ı muaşeret (görgü) kurallarının, yerini nasıl yavaş yavaş Batı (özellikle de Fransız) tarzı kurallara bıraktığını, zengin ve orijinal malzeme üzerine bina ettiği ilginç yorum ve tesbitlerle sunan E.Işın, özellikle bürokrat ailelerinde başlayan yapısal değişimleri çarpıcı bir biçimde sergilemektedir.

11 Zafer Toprak'ın makalesi ile, Tanzimat'tan II. Meşrutiyet dönemine geçilmektedir. Yazar, Tanzimat'la başlayıp II. Meşrutiyet'le daha da gelişen Osmanlı ailesindeki değişmeler karşısında, İttihat ve Terakki yönetiminin yaklaşımını da bahis konusu ederek, ortaya çıkan gelişmeleri feminist karakterle izah etmektedir. Yazara göre bu devir, kadının iyice ön plana çıkmaya başladığı, çalışma hakkı talep ettiği ve bir takım dernekler kurarak teşkilatlanma yoluna gittiği bir dönem olarak gözükmektedir. Serpil Çakır'ın çalışması Meşrutiyet devri kadınlarının bizzat çıkardıkları dergi ve gazeteleri ele almak suretiyle aynı konuyu bu defa onların ağızlarından çıkan sözler ışığında tartışmaktadır. Bu yazı, Meşrutiyet devri kadınlarının, artık klasik evlilik kurumunu ve bu kurumda kadının yerini ve statüsünü ciddi eleştirilere tabi tuttuklarını ve erkek karşısında eşit konum talep edecek kadar şuurlandıklarını ve örgütlendiklerini gösteriyor. Aile kurumunun iktisadî boyutunu irdeleyen Üçüncü Bölüm'ün ilk yazısını, Sabri Orman'ın, klasik İslâm felsefesinde "İlm-i Tedbir-i Menzil" başlığı altında işlenen ev yönetimi konusunu ele alan makalesi oluşturmaktadır. S. Orman burada, bu geleneğin eski Yunan'a kadar giden alt yapısının bir özetini sunduktan sonra, oikonomia kavramı ile iktisat bağlantısı ışığında, İslâmî gelenekteki ve Osmanlılardaki ev yönetimini incelemektedir. Ahmet Kal'a, Tanzimat'ın hemen sonrasında Osmanlı ailesinin iktisadî yapısını konu ediniyor. Hane deyiminden yola çıkarak şehir ve köy temelinde olmak üzere, çalışan erkek nüfusun geçim kaynaklarını ve elde ettikleri kazanca göre gelir gruplarını, gelir dağılımını ve vergi yükünü kısaca ele alıyor. Bu bölümün son metni, Ömer Şen'in, XIX. yüzyılda kaybedilen Osmanlı topraklarından imparatorluğun Rumeli ve Anadolu parçasına göç etmek zorunda kalan göçmen ailelerine yönelik olmak üzere devletin aldığı iktisadî ve sosyal tedbirlerle alakalıdır. Çoğunluğu çiftçilikle uğraşan ve topraklarından olan bu ailelerin yeni yerleştirildikleri bölgelerde tekrar üretici duruma geçirilebilmeleri gibi son derece güç bir işin üstesinden gelebilmek için, Osmanlı merkezî yönetiminin, zamanına göre hayli başarılı bir sosyal ve iktisadî politika takip ettiği anlaşılıyor. Yerine göre nakdi, yerine göre arazi, hayvan ve ev tahsisi şeklinde ayni yardımların, bu insanları zor duruma düşmekten önemli ölçüde alıkoyduğunu öğreniyoruz. Dördüncü bölüm, aile kurumunun çok önemli bir başka yönünü, hukukî boyutunu, yine Aile ve İktisat'la ilgili bölümde olduğu gibi, Osmanlı dönemi çerçevesinde ele alan araştırmalardan meydana geliyor. Ancak bu defa, İslâmî dönemde Türk aile yapısına geniş ölçüde damgasını vuran İslâmın ve tesis ettiği hukuk sisteminin aile kurumuna yaklaşımını sergileyen iki teorik çerçeve yazısı da bu bölümde yer alıyor. Bunlardan birincisi, Hayreddin Karaman'ın İslâmın aile kurumuna

12 bakışını ve ona verdiği değeri kısa, fakat özlü bir biçimde, ana hatlarıyla ve temel esprisiyle ortaya koyan yazısıdır. H. Karaman, ailenin teşekkülüyle birlikte doğan hukukî sorumluluk ve hakları, bunların bozulması sonucu ortaya çıkacak durumları, aile fertlerinin birbirlerine karşı yükümlülüklerini de ele almaktadır. Bu mahiyetteki diğer bir araştırma, bu defa daha geniş bir çerçevede olmak üzere, İslâm aile hukukunu ana hatlarıyla özetleyen Hamza Aktan'ın makalesidir. Nişan safhasından başlamak suretiyle, nikâh, evlenme, boşanma, miras, evlat edinme, vesayet vb. konuları tek tek ana hatlarıyla ve tamamiyle teorik çerçevede incelemektedir. Bu bölümün diğer yazıları hemen bütünüyle, klasik devir ve yenileşme döneminde Osmanlı İmparatorluğu'ndaki fiilî uygulamalara yansıyan aile hukukunu konu edinmektedirler. Bu itibarla hemen hepsi de dikkate alınmaya değer sonuçlara temas etmektedirler. Meselâ M. Akif Aydın, başlangıcından Cumhuriyet dönemine kadar Osmanlı aile hukukunun nasıl bir tekamül süreci geçirdiğini inceleyen araştırmasında Hanefî mezhebi içtihatları çerçevesinde icra edilen uygulamayı klasik dönemde evlenme boşanma, talak vb. konular çerçevesinde ele aldıktan sonra, Tanzimat'la ortaya çıkan gelişmelere temas etmekte, özellikle Hukuk-ı Aile Kararna-mesi'nin tahlilini yapmaktadır. Yazar, sonuç olarak Osmanlı Devleti'nin genelde aile kurumuna pek müdahale etmediği ve bu hukukun büyük ölçüde Hanefî mezhebi sınırları içinde kendi tabii mecrasını takibe izin verdiği yargısını benimsemektedir. İlber Ortaylı, Osmanlı aile hukukunun oluşmasında katkısı bulunan üç temel unsuru, yani gelenek, şeriat ve örfü ele alıyor; şer'iyye sicillerine dayanarak birinci ve sonuncunun da yöresel olarak en az şeriat kadar zaman zaman etkili olabildiğini belirtiyor. İ. Ortaylı, çoğu zaman ve yerde şer'î aile hukuku kurallarının uygulanmasına rağmen, bazı yerlerde gelenek veya örf doğrultusunda tatbikat olabildiğini, örneklerle ortaya koyuyor. Hasan Yüksel ise, vakfiyelerden oluşan oldukça zengin malzemeden hareket etmek suretiyle, XVI-XVII. yüzyıllarda Osmanlı toplumunda vakıf tesis edebilecek sosyal ve ekonomik güce sahip orta ve yüksek tabakalara mensup osmanlı ailelerinin yapıları üzerinde durmaktadır. Ailevî vakıflardan yola çıkarak bunların ne maksatla ve hangi aileler içinde kurulduklarını, kurucularının sosyo-ekonomik statülerini söz konusu etmekte, bunların yapısal özelliklerini, ailevî ilişkilerini, servetlerini, ahlâkî tavırlarını incelemektedir. Fetva koleksiyonları ve şer'iyye sicillerinden yola çıkan Saim Savaş, Osmanlı İmparatorluğu'nda ailenin teşekkül ve dağılma sürecini, XVI.-XIX. yüzyıllar dilimi içinde ele almaktadır. Bilhassa orta tabaka Osmanlı aile yapısını, nişan, nikâh, nikâhta rıza, nikâhın süreci ve malî yönleri hakkında bilgi vermekte, söz konusu belgelere dayanarak boşanma meselesini ele

13 almakta, boşanmanın sebep ve çeşitlerini, doğurduğu sonuçlan tahlil etmektedir. Yazar bütün bu konularda çarpıcı örnekler vererek bugüne kadar Osmanlı ailesi hakkında mevcut yanlış varsayımların ve önyargıların değişmesine yardımcı olacak bilgiler ve değerlendirmeler sunmaktadır. Bu bölümün son yazısını teşkil eden Abdurrahman Kurt'un makalesi, bugüne kadar üzerinde pek durulmayan çok değişik bir konuyu, Tanzimat döneminde devletin ihdas ettiği, ailesi olmayan çocukları korumaya yönelik kurumları, bunu şer'iyye sicilleri'ne dayanarak incelemektedir. Yazar bu kurumları, 1. Evlatlık kurumu, 2. İcar-ı Sağir Müessesesi, 3. Vakıflar ve Mal Sandıkları olmak üzere üç grupta ele almakta, bunların hepsinde de sahipsiz çocuğun mutlaka bir aile yuvası içinde yetişip eğitim görmesinin hedeflendiğini belirtmektedir. Aile kurumunun Ahlâk boyutunu konu edinen Beşinci Bölüm'de ise bir tek çalışma bulunmaktadır. Mustafa Çağırıcı'ya ait bulunan söz konusu yazıda, İslâm düşüncesinde genel ahlâk içerisinde aile ahlâkı ele alınmakta, aile fertlerinin, anne ve babanın, çocukların birbirlerine karşı görev ve sorumlulukları dile getirilmektedir. Altıncı Bölüm'de Necdet Sakaoğlu, ailede eğitim meselesini İslâm öncesi dönemden Cumhuriyete kadar çok uzun bir süreç içinde ve kültür değişmeleri bağlamında söz konusu ediyor. İslâm öncesi dönemde eğitimi, çocukları gelecekteki günlük hayatına hazırlayacak pratik uygulamalar olarak değerlendiren yazar, İslâmî dönem Türk ailesinde daha çok ahlâkî cephe üzerinde durmakta, bunun üzerinde sûfi çevrelerin ve medrese eğitiminin etkilerine temas etmektedir. Son olarak da, XIX. yüzyıldan itibaren Batı tesirindeki eğitim anlayışının Türk ailesindeki etkilerini tartışmaktadır. Yedinci Bölüm, eski devirlerden beri Türk folklor ve edebî ürünlerinde aile konusuna ayrılmıştır. Mitoloji, efsaneler, destanlar, masallar, halk hikâyeleri, atasözleri gibi geleneksel folklor ve edebiyat mahsulleriyle, yenileşme döneminde ortaya çıkan roman ve tiyatro eserlerinde aile kurumunun yansımaları bu bölümde konu edinilmektedir. Bilge Seyidoğlu, İslâm öncesi dönemin ürünü olan mitolojik metinlerle, daha çok İslâmî dönemde ortaya çıkan efsanelerde görünen aile kurumunu, aile fertlerinin durumlarını ve statülerini, örnekleriyle tahlile çalışırken, olayların daima çekirdek aile tipini sergilediğini ortaya çıkarmaktadır. Aynı şekilde Aydın Oy, aile kurumunun izlerini, İslâm öncesi destanlarla, İslâmî dönem destanlarında aramakta, İslâm öncesi destanî mahsullerde aile yapısı ve özelliklerine dair çok az sayıda veri arasında tek evliliğin bulunduğunu vurgulamaktadır. Buna karşılık, İslâmî dönem destanlarında ise, çok evliliğin belirgin hale geldiğini, evlilik ve aile ile ilgili değişik adetlerin yer aldığını belirtmektedir. Türk halk hikâyelerinde aile kurumunu araştıran Sabri Koz, hemen tamamiyle İslâmî devirde ortaya çıkan bu ürünler hakkında genel bir

14 tanıtıcı bilgi verdikten sonra, ele aldığı on altı hikâyede beliren aile tipleri, aile fertleri, bunların sergiledikleri karakterler ve birbirleriyle ilişkileri gibi çeşitli konulan tahlil etmektedir. Bu tahlillere konu olan aileler, halk hikâyelerinde söz konusu edilen, daha ziyade başta hükümdar ve vezirleri olmak üzere yüksek yönetici kesimine mensup ailelerdir. Masallardaki aile kurumunu ele alan Umay Günay ise, aynı destanlarda olduğu gibi, masalların da çekirdek aile tipleri içinde cereyan ettiğini belirtmekte, çok eşliliğin hakim olduğunu, ancak boşanma kavramının yer almadığını sonuç olarak ortaya koymaktadır. Değer hükmü olarak masalların, zaman zaman aralarındaki ilişkilerde arızalar olsa da, aile fertleri arasında daima fedakârlığı vurguladıklarını, ailenin dağılmasının söz konusu olmadığını vurgulamaktadır. İhsan Kurt'un çalışması, Türk atasözlerinde aile kurumu meselesini irdelemektedir. Zaman zaman sosyolojik yorumlarla zenginleştirilen bu yazıda, atasözlerinde ailenin kuruluşundan başlayarak dağılmasına kadar, ailenin teşekkülü, aile fertlerinin statüleri, aile içi ve dışı ilişkiler, bu ilişkilerde zaman zaman zuhur eden problemler sistematik bir biçimde tahlile tabi tutulmaktadır. Bu bölümde, geleneksel anlatım ürünlerinde aile kurumunu ele alan bu yazılardan sonra, modern anlatım türlerinden romanlara örnek olmak üzere, Emel Aşa ilk Türk kadın romancısı, Ahmet Cevdet Paşa'nın kızı Fatma Âliye Hamm'ın romanlarını- yazısına konu edinmektedir. E. Aşa, yazarın beş romanında tasvir edilen İstanbul ailelerinin yapısını, fertlerinin tiplerini, bunlar arasındaki ilişkileri, çeşitli olumsuzlukları ve sonuçlarını psikolojik ve sosyolojik tahliller eşliğinde ele almakta, böylece dönemin İstanbul aileleri hakkında ilginç tablolar sergilenmektedir. Nükhet Esen'in makalesi, Tanzimat sonrası Türk ailesindeki sosyokültürel değişimi, tek bir yazarın değil, dönemin öteki yazarlarının romanları genelinde Cumhuriyet'e kadar inceliyor. İstanbul'da yaşayan ve genellikle üst tabaka ailelerini konu alan yirmi iki adet romanı incelemesine temel alan N. Esen, onları ailenin kuruluşu safhasından başlayarak analitik bir şekilde ele almakta, tipik zengin İstanbul konaklarında cariyeleri, halayıkları, evlatlık ve hizmetkarlarıyla birlikte yaşayan bu ailelerin yapısını, sosyal ve kültürel değişim sürecinin ortaya çıkardığı çelişki ve huzursuzlukları, erkek, kadın ve çocuk tiplerini müsbet ve menfi yönleriyle tahlil etmektedir. Romanların yazarlarının, ayrıca, eğitimsiz kadın üzerine dayalı ailelerin sağlam olmayacağı, kadınların aktif hayatta yerlerini almaları gerektiği tezini savundukları gözleniyor. Tanzimat sonrası Türk aile kurumunda gözlenen bu sosyo-kültürel değişimin, dönemin tiyatro eserlerindeki yansımalarını, yine mekân İstanbul olmak üzere, Enver Töre ele alıyor. Zengin bir malzeme üzerine geliştirilen bu yazıda, dönemin romanlarında olduğu gibi, yine varlıklı yüksek tabaka ailelerinin Batı hayat tarzıyla karışık geleneksel yapılarının

15 doğurduğu çelişki ve buhranlar, çeşitli karakter zaafları sergileyen ebeveyn ve çocuklar, bu çelişkiler ve buhranlar arasında ezilen, elinden bir şey gelmeyen eski nesil aile büyükleri anlatılıyor. Tıpkı roman yazarları gibi tiyatro yazarları da, kadının eğitilmiş, hayatta aktif rolü bulunan bir kişiliğe sahip olmasını savunmaktadırlar. Sekizinci bölüm, aile kurumunun fizikî alana yansıyan boyutuna, yani çevre, eşya ve mimari konusuna ayrılmış bulunuyor. Bu bölümde birbirinden ilginç toplam dört araştırma yer almaktadır. Bunlardan ilki, Ö. Demi-rel-M. Tuş-A. Gürbüz'ün etnoğrafik görsel malzeme ile zenginleştirilmiş, Tanzimat öncesi dönemin ev, eşya ve giyim-kuşam konusunu ele alan yazılarıdır. Yazarlar, yine şer'iyye sicilleri ve tereke defterlerinden yararlanmak suretiyle, XVI.-XIX. yüzyıllar Osmanlı ailesinin oturduğu evleri, kullandıkları eşyaları ve giydikleri elbiseleri, daha önce benzeri pek az bir çalışma örneği ile bize anlatıyorlar. Sezer Tansuğ, gerçekten ilginç araştırmasıyla, Türkiye'deki ev mimarisinin tarihsel süreç içindeki gelişim ve değişim olgusunu, bunlara etki eden kültürel ve sosyal faktörleri, fizik etkenleri tahlilî bir biçimde sergileyerek tatminkâr bir açıklamayla gözler önüne seriyor. Ona göre Türk ev mimarisi, bütünüyle fonksiyonel, hiçbir abartı ve fazlalık ihtiva etmeyen, içinde barındırdığı aile fertlerinin iç dünyalarını ve huzurlarını da hesaba katan bir nitelik arzetmektedir. Beşir Ayvazoğlu, insan-ev-çevre ilişkisini konu edindiği yazısında, Türk şehirlerinin, göçebe kimliğin müslüman dünya görüşüyle benzersiz bir kaynaşmasının ürünü olduğunu, bu sebeple ilk bakışta düzensiz bir yerleşim manzarası izlenimini uyandırdığını, ancak içine nüfuz edildikçe bilinmeyen, esrarlı ve mistik duyguların insanı kucakladığını vurguluyor. Ayrıca Türk mahallesinin fizikî ve insanî görüntülerini de tasvir ediyor. Ev ve ailenin değişimi meselesini Sivas örneği çerçevesinde ele alan A. Turan Alkan ise, aile ve onun ocağı olan evi, hem maddî, hem de manevî boyutta paralel bir şekilde incelemeğe çalışmaktadır. Ev, manevî ve fizik çehresiyle bahis konusu edildikten sonra, yapı malzemesi, evin bölümleri, bunların fonksiyonları ele alınmış, sonra da aile fertleri, bunların aile içindeki yerleri ve sorumlulukları, kendi iç ve dış ilişkileri söz konusu edilmiştir. Dokuzuncu ve son bölüm, Türk ailesinin ayrılmaz bir başka cephesini, mutfak meselesini gündeme getiriyor. Bu bölüm, tek başına Tuğrul Şavkay'ın yazısından oluşmaktadır. T. Şavkay burada, Türk tarihinin, İslâm öncesi, İslâmî dönem (Anadolu dahil) ve yenileşme dönemi gibi değişimleri vurgulayan zaman süreçleri içinde, Türk mutfağının ve yemeklerin nasıl bir tarihî seyir takip ettiğini, kısaca gözler önüne seriyor.

16 Projenin Getirdiği Yeni Yaklaşımlar, Görüşler ve Değerlendirmeler İmkânların, kaynakların ve mevcut araştırmaların elverdiği ölçüde Türk ailesini bir bütün halinde ilk defa ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma, birçok konuya aydınlık getirmiş, hiçbir araştırmaya dayanmadığı halde çok yaygın hale gelmiş bazı kabullerin yanlışlığını ortaya koymuş, yeni sorular ortaya atmış ve pek tabii olarak birçok boşluk da bırakmıştır. Araştırmalardan çıkan en önemli neticelerden biri Türklerde aile anlayışının ve aile yapısının çok yönlü (coğrafya, din, kültür, medeniyet) değişmelere rağmen genel yapısını ve özünü muhafaza ettiğidir. İslâmiyet öncesi dönemde "kutsal" özellikler taşıyan aile İslâmî dönemde "mahrem" ve "mahremiyet" kavramlarıyla ifade edilir olmuştur. Gerek kutsallık gerekse mahremiyet mimariden hukuka, efsanelerden giyim-kuşama kadar aile kavramı içine girebilecek her alana sirayet etmiştir. Modernleşme çabalarına ve değişme süreçlerine rağmen Türk toplumunda tarihî ve geleneksel değerlerini en çok muhafaza eden kurumların başında hâlâ ailenin geldiğini söylemek mümkün olabilmektedir, (bk. O. Türkdoğan, B. Seyidoğlu, İ. Kurt, A. Güler). Türk masallarında ve halk hikâyelerinde ailenin teşekkülünün "murada erme "şeklinde kalıp bir ifadeye bürünmesi de bu çerçevede hayli önemli olmalıdır. Şu veya bu sebeple bir araya gelememiş veya sonraları ayrı düşmüş sevgililerin (âşık-maşûk) birleşmeleri, evlenmeleri, aile kurmaları, kısaca "murada ermeleri" toplum içinde mutluluğun en üst göstergesi olagelmiştir. Türk masallarında boşanma veya ayrılmaya dair öğelerin yer almayışı da kaydedilmelidir. Geçimsizlikler, aile-içi münasebetleri problemli hale getiren sıkıntılar ayrılma için gerekçe olarak kabul edilmez, (bk. U. Günay, S. Koz). Ortaya çıkan sonuçlardan bir diğeri Türklerde hemen her dönemde "geniş aile"nin değil de "çekirdek aile"nin yaygın olduğudur. "Evlenmek"in yeni bir "ev" kurmakla ifade edilmiş olması da bunu göstermektedir. Evlenen çiftler için yeni bir evin kurulmasında mahremiyet anlayışının da rol oynadığı söylenebilir. Bu durumun istisnaları elbette vardır. Saray ailesi, konak hayatı, idareci zümreye mensup zevatla eşraf ve ayandan kişilerin aile çevreleri "geniş aile" olarak adlandırılmalıdır. Bu tür ailelerde köle ve cariye (sonraları mürebbiye) de bulunmaktadır. Çekirdek aileyi öne çıkaran sebeplerden bir diğeri de içgüveyiliğin Türkler arasında yaygın olmaması vâkıasıdır. (bk. Ö. Demirel- M. Tuş-A. Gürbüz -Demografi-, A. Kal'a, A. Tabakoğlu, H. Yüksel). Evlilik, evlenme ile ilgili gelenekler, düğünler Türk toplumunun her döneminde önemli bir yer bulmuş, üst bir değer taşımıştır.

17 Yaygın kanaatlerin aksine kadının aile içinde her zaman çok önemli bir yeri olmuştur. Ailenin reisi erkek (koca) olmakla beraber kadın gerilere itilmiş değildir. Mitolojide, masallarda, efsanelerde, halk hikâyelerinde kadın kocasının yanındadır, en azından yanında olması öngörülmektedir; mücadelelere katılır, kahramandır, kılıç sallar, idarecilik yapar, özellikle geçici ve daimi olarak kocasının olmadığı durumlarda onun görev ve fonksiyonlarını da üstlenir. İslâmiyette de durum esas itibariyle böyledir. Fakat Osmanlılar döneminde kadının daha çok eviçi görevlerinin ve fonksiyonlarının öne çıktığı da bilinmektedir. (Ziya Gökalp eski Türk geleneklerinde ve İslâmiyette olmayan bu gelişmeyi İran etkisine bağlamaktadır, bk. 3. cilt, "Aile Ahlâkı"). Bununla beraber ailenin namusunu ve dışa karşı itibarını kadın temsil eder, çocukları esas itibariyle anne yetiştirir, eğitir, sabır ve tahammül kaynağıdır, evin idaresi ona aittir, evin iktisadiyatına ve üretime doğrudan katılır vb. Bu çalışmayla birlikte tamamen açıklığa kavuşturulan bir diğer konu da Türkler arasında çok kadınla evlilik (taaddüd-i zevcat) meselesidir. Tereke defterleri, vakfiyeler, şer'iye sicilleri ve diğer kaynaklara göre birden fazla kadınla evlilik sanılanların aksine hayli düşük seviyelerde gerçekleşmiş gözükmektedir. Bu noktada aşağıdaki değerlendirmeyi aynen aktarmakta fayda vardır: İslâm ailesiyle Batı ailesini birbirinden ayıran özelliklerden biri eş sayısıdır. İslâmda erkeklerin dörde kadar eş alabilmeleri mümkündür. Cariye sayısında sınırlama yoktur. Burada üzerinde durulması gereken husus birden fazla olan eşler arasında adaleti gerçekleştirmektir. Fakat Kur'an bunun mümkün olamayacağını bildirir (Nisa 4/129). Batı'da ise birden fazla evlilik (Kilise'nin aldığı kararla özellikle XII. yüzyıldan sonra) hukuken yasaktır. Fakat bu metres olgusunu ve Komünist Manifesto'da ileri sürüldüğü gibi burjuva toplumundaki fiilî çok kadınla beraberliği engellememiştir. O halde İslâm ailesi ile Batı ailesi arasındaki fark kanunî çok eşliliğin birincisinde serbest bırakılması diğerinde yasaklanmasıdır. Fiilî durum ise sanılanın aksinedir. Osmanlı ailesi bir İslâm ailesi örneği olarak, çok evlilik serbest olmasına rağmen, genellikle tek eşli bir mahiyet taşır. Gerek arşiv kaynaklara gerek seyahatnameler aynı anda birden fazla eşle yapılan evliliklerin çok olmadığını ispatlamaktadır" (bk. A. Tabakoğlu). Taranan 1104 Tereke defterine göre 897 erkek tek kadınla evli gözükmektedir ki bu % 80 civarında bir orana tekabül etmektedir. Diğer araştırmalarla birlikte birden fazla eşlilik oranları % 5-12 arasında değişmektedir. Araştırmalardan çıkan bir diğer sonuç ise birden fazla eşle evlenme vakıasının şehevî sebeplerden çok neslin devamını sağlayıcı gerekçelere dayandığıdır. Bunlar evlat sahibi veya erkek çocuk sahibi olmaktır.

18 Çok eşle evlilik ile şehir veya köyde oturma, zengin veya fakir olrna arasındaki ilgiler çok net olmamakla beraber şehirlerde birden fazla eşle evlilik oranı köylere göre daha fazla gözükmektedir. İdareci zümre, esnaf ve ayan arasında çok kadınla evliliğin yaygınlığına raslanmakla beraber % 64'lük oranla düşük gelirliler daha fazla gözükmektedir (bk. Ö. Demirel vd. - Demografi-, H. Yüksel). XVI. asır gibi çok erken sayılabilecek bir dönemde, Kınalızâde Ali Çelebi gibi Osmanlılar devrinin en önemli ahlâk kitabını yazmış bir zatın aşağıda aynen aktardığımız ifadeleri bu konu için fevkalâde açıklayıcı ve önemlidir: "Dördüncü oldur ki çün hatunun salah ve ifaf ve menzil zabtında kudret ve kifayeti mevcud ola, anınla iktifa edip üzerine gayrı hatun tezevvüc ya cariye teserri edilmeye. Eğerçi hüsn ü cemal ve neseb ü tebâr ve servet u gınada bundan ziyade dahi olursa, bazı ukela mutlaka bu mânayı mekruh gördüler. (...) Ve taaddüd-i zevcâta ikdam edenlerin ekseri menzillerinde mücadele vü hısam ve sû-i 'îş u ihtilâl-i nizam mukarrerdir. (...) Ve hükema derler ki taaddüd-i zevcat padişah-ı cihan-penahlardan gayrı kimseye caiz değildir. Zira zen onlarda makam-ı ubudiyettedir; gayret u hamiyet edip mefâsid irtikâb etmek ihtimali yokdur. Ve onlara dahi itmemek evlâdır. Zira merd menzilde tende can gibidir. Ve nitekim iki bedene bir can olmaz, kezalik iki menzile bir merd layık değildir". Bütün Osmanlı hukuk ve adalet sistemi için önemli olan şer'î hukuk-örfî hukuk meselesi normal olarak aile hukukuna da yansımaktadır. İslâm hukukunda (özellikle Hanefî fıkhında) kadının boşaması, boşanma isteğinde bulunması sınırlı bir alana sahipken (bk. H. Karaman, H. Aktan) Osmanlı tatbikatında bu alan epeyce genişlemiş gözükmektedir. Saray ve üst tabaka ailelerinde nikâh akdi sırasında kadına da boşama hakkı verilmesi (tefvîz-i talak), kadının, kocanın da razı olacağı bir bedel ödeyerek boşanmayı sağlaması (muhala'a) ve nihayet çeşitli sebeplerle (geçimsizlik, hastalık, iktidarsızlık, kayıplık vb.) kadıya başvurarak boşanma talebinde bulunması (kazaî talak) gibi uygulamalar şer'iye sicillerinde ve fetva mecmualarında bol miktarda yer almaktadır, (bk. M. A. Aydın, İ. Ortaylı, S. Savaş). Bilindiği gibi İslâm hukukunda kadın genel olarak mirastan erkeğe göre az pay almaktadır. Bu durumun kadının çalışma mecburiyetinin olmayışı, geçiminin kocası, babası, kardeşi tarafından sağlanması, hem babasının hem de kocasının mirasından pay alması gibi gerekçeleri vardır. Durum böyle olmakla beraber bazı ailevî ve yarı ailevî vakıfların vakfiyelerine bakıldığında şer'î miras taksimatına aykırı olarak vakfeten kişi kız ve erkek çocuklarını mirastan eşit pay alabilecek hale getirmiştir. İncelemeye tabi tutulan 313 vakfiyenin 46'sı böyle bir düzenlemeye gitmiştir, (bk. H. Yüksel).

19 İslâm hukukunda "evlatlık" müessesesi esas itibariyle olmamasına rağmen özellikle Tanzimat sonrasında kimsesiz ve yoksul çocuklara sahip çıkmak için değişik yollarla evlatlığa benzer uygulamalara gidildiği şer'iye sicillerinde görülmektedir, (bk. A. Kurt). Çocuk sahibi olmak Türk ailesinde her zaman çok önem atfedilen hususlardan biri olmuştur. O kadar ki evliliğin gayeleri ve hedefleri arasından birinci sıraya çıktığı olmaktadır. Çocuksuz ailelerde sırf bu sebepten çıkmış problemler (geçimsizlik, boşanma vb.) hayli fazladır. Yukarda da işaret edildiği gibi birden fazla kadınla evliliğin en önemli gerekçeleri arasında çocuk sahibi veya erkek çocuk sahibi olma istekleri yer almaktadır. Çocuğa atfedilen bu öneme rağmen çocuk sayısının düşük olması, bu çalışmanın ortaya çıkardığı bir başka önemli.noktadır. Tetkik edilen ve değerlendirmeye tabi tutulan 1206 tereke defterine göre 169 ailede hiç çocuk yok, 208'inde tek çocuk, 193'ünde iki çocuk, 173'ünde 3 çocuk, 118'inde de 4 çocuk bulunmaktadır. Ortalama çocuk sayısı 2-3'tür. Şehirlerle köyler arasındaki fark da -köylerde biraz fazla olmasına rağmen- çok düşüktür, (bk. Ö. Demirel vd. -Demografi-). Türk ailesinde devamlılığını ve sürekliliğini muhafaza eden öğelerin fazla ve yaygın olduğuna işaret edilmişti. Aile fertlerinin statüleri, aile içi gelenekler, yakın akraba ilişkileri, aile içi eğitim anlayışı, mutfak-yemek çeşitleri ve ev idaresinde durum böyledir, (bk. S. Orman, N. Sakaoğlu, T. Şavkay). Bununla beraber Osmanlı modernleşmesi ve ıslahat hareketlerine paralel olarak ailenin, aile anlayışının, aile fertlerinin statülerinin, âdâb ve erkânın değişmeye yüz tuttuğu da bir gerçektir. Bilindiği gibi Osmanlı modernleşmesi Saray'dan başlayarak aşağıya doğru yürütüldüğü için önce saraya yakın ailelerde, daha sonra bürokrasi ve büyük şehirlerin ileri gelen ailelerinde, ardından küçük şehirlerdeki ayan, eşraf ve varlıklı ailelere doğru gittikçe çevresini genişleten "yeni aile" arayışları başlamıştır. Tanzimat sonrası Türk roman ve tiyatrolarında da çokça ele alınan, birçok yönü tenkit edilen, bazı tarafları geleneksel Türk ailesi yapısına tercih edilen "yeni aile" arayışları aile ile ilgili hemen her şeyde etkili olmuştur. Büyük ölçüde Avrupa standartlarına uyarlı yeni bir âdâb-ı muaşeret (görgü kuralları ve hayat tarzı) oluşturulmaya çalışılması aile içi ilişkileri büyük ölçüde sarsmış ve değişime zorlamıştır. "Medeniyef'in tabii uzantısı olarak telakki edilen içki, kumar ve dans yaygınlaşmış, kadın sosyal hayatın her alanına katılmaya teşvik edilmiş, çocuklara mektepte yeni usul eğitim verme talepleri artmış, çocukların eğitimi için mürebbiyeler tutulmuş, medeniyete daha erken ulaşmayı sağlayacağı ümidiyle yabancı kadınlarla evlenme oranı artmaya başlamış, karı-kocanın sadakat anlayışları zayıf-

20 lamış; "çapkın koca", "âşık kadın" tipleri çoğalmış, hizmetçi, mürebbiye ve cariyelerle gayrımeşru ilişkiler yaygınlaşmış, mutfak ve yemekler farklılaşmış, komşulara ve özellikle de "Tanrı misafirleri" ve açık sofralar dışarıya kapanmış, geleneksel Türk evinin yapısı, iç ve dış düzenlemeleri, evsokak-mahalle ilişkileri tenkit edilmiş, horlanmış vb. (bk. T. Baykara, E. Işın, İ. Doğan, E. Aşa, N. Esen, E. Töre). Bu dönemin dikkat çekici bir tarafı da ailede annenin muhafazakârlığı, babanın yenileşmeyi temsil ve teşvik etmesidir. Meselâ çocukların medreseye değil de mektebe verilmesine mürebbiye tutulmasına anneler karşı çıkmaktadır. II. Meşrutiyet sonrasında bütün bu yönelişlerin, sarsıntıların, değer kayıplarının çift taraflı uzantıları, etkileri ve tenkitleri görülmüştür. Bu dönem için öncelikle altı çizilmesi gereken nokta, kadınların sosyal hayata katılma isteklerinin, zayıf da olsa feminist hareketlerin, kadın haklarının yükseliş göstermesi, kadının toplumsallaşmasıdır. Kadın ve aile meseleleriyle ilgilenecek cemiyetler kurulmuş, dergiler, kitaplar çıkarılmış, çeşitli faaliyetlerde bulunulmuştur. Diğer taraftan da Ziya Gökalp'in başı çektiği "millî aile" arayışları başlamıştır. Bu arayış aynı zamanda bir sentez arayışı olarak uçları ortaya çekmeyi hedeflemektedir ki; Ziya Gökalp'in genel yönelişlerine de uygun düşmektedir. Atlanmaması gereken bir diğer nokta da yine dönemin genel gidişine paralel olarak İslâmiyet öncesi Türk ailesine yapılan atıfların artış göstermesi ve sentezin ana gövdesi olarak sunulmasıdır. (bk. Z. Toprak, S. Çakır, H. Y. Celkan. Ayrıca bk. 3. Cilt, E. Aşa, S. Çakır, "Âdâb-ı Muaşeret Kitapları", "Kadın ve Aile ile İlgili Kitaplar", Z. Gökalp; "Aile Ahlâkı"). II. Meşrutiyet sonrasında aile ile ilgili tartışmaların odak noktasını kadın veya kadın haklan ve hürriyeti oluşturmaktadır. Görücü usûlü, çok kadınla evlilik, boşama hakkının yalnız erkeğe verilmesi, kadının hayattan tecrit edilerek eve kapatılması, örtünme, eğitim... bellibaşlı tartışma konularını oluşturmaktadır. (Bu tartışmaların belli başlı metinleri 3. ciltte yer almaktadır). Bu çalışmada ele alınan bir diğer konu da Türk ev mimarisi ve bu yapılanmanın insan ve çevreyle ilişkileridir. Beyt, dam, menzil, konak, hâne gibi adlarla geçen Türk evi, mekân kullanımında Ortaasya, şekillenmesinde İslâm ve malzemesinde Ortadoğu geleneklerinin etkisi altındadır. Bu temel etki alanlarının yanında iklim, coğrafi mekân, malzeme, ekonomik güç, mimarî bilgi ve gelenek, ustalık da Türk evinin şekillenmesinde tesirli olmuştu. Evler genellikle küçük (1 ve 2 odalı) ve mütevazi olmasına rağmen çok yönlü kullanıma elverişlidir. Aynı mekân mutfak, yemek yeme, oturma ve yatma için kullanılabilmektedir. Ev içinde kullanılan malzeme belli bir çeşitle sınırlı fakat kendi içinde uyumlu ve düzgündür. Aslolan süs ve görüntü değil fonksiyonel oluştur.

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI

YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI YILDIRIM BEYAZIT ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH BÖLÜMÜ LİSANSÜSTÜ PROGRAMLARI TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS Tezli yüksek lisans programında eğitim dili Türkçedir. Programın öngörülen süresi 4

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

AYP 2017 ÜÇÜNCÜ DÖNEM ALIMLARI

AYP 2017 ÜÇÜNCÜ DÖNEM ALIMLARI ALANLAR ve ÖNCELİKLER AYP 2017 ÜÇÜNCÜ DÖNEM ALIMLARI 1- Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı na dair araştırmaları 1. Kur an tarihi 2. Kıraat

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...9 GİRİŞ...11

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...9 GİRİŞ...11 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...9 GİRİŞ...11 BİRİNCİ BÖLÜM İLK TÜRK DEVLETLERİNDE EĞİTİM 1.1. HUNLARDA EĞİTİM...19 1.2. GÖKTÜRKLERDE EĞİTİM...23 1.2.1. Eğitim Amaçlı Göktürk Belgeleri: Anıtlar...24 1.3. UYGURLARDA

Detaylı

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI T.C. SİNOP ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLGİLER ENSTİTÜSÜ TARİH TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL Adı Adı TAR 501 Eski Anadolu Kültür 3 0 3 TAR 502 Eskiçağda Türkler 3 0 3 TAR 503 Eskiçağ Kavimlerinde

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ YILLIK PLANI

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ YILLIK PLANI KASIM EKİM 07-08 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ YILLIK PLANI Ay Hafta Ders Saati Konu Adı Kazanımlar Test No Test Adı TARİH VE TARİH YAZICILIĞI

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar

OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar OSMANLICA öğrenmek isteyenlere kaynaklar Eda Yeşilpınar Hemen her bölümün kuşkusuz zorlayıcı bir dersi vardır. Öğrencilerin genellikle bu derse karşı tepkileri olumlu olmaz. Bu olumsuz tepkilerin nedeni;

Detaylı

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Orta Asya Tarihine Giriş

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Orta Asya Tarihine Giriş ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders Dr. İsmail BAYTAK Orta Asya Tarihine Giriş Türk Adının Anlamı: Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı Türk adından ilk olarak Çin Yıllıklarında bahsedilmektedir. Çin kaynaklarında

Detaylı

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU

2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI.. LİSESİ TARİH I DERSİ BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ EĞİTİM PROGRAMI (BEP) FORMU EYLÜL - EKİM I.ÜNİTE :TARİH BİLİMİ Kaynaştırma *İşlenen ve anlatılan konular aracılığı ile öğrenci tarihin tanımı eğitimine tabi olan * Tarihin zamanla alakalı bir bilim olduğunu kavrar. hakkında bilgi

Detaylı

TÜRK MİTOLOJİSİ DR.SÜHEYLA SARITAŞ 1

TÜRK MİTOLOJİSİ DR.SÜHEYLA SARITAŞ 1 TÜRK MİTOLOJİSİ DR.SÜHEYLA SARITAŞ 1 Çeşitli Türk topluluklarının mitolojileriyle ilgili malzemelerin bir çoğunu bilim adamları, misyonerler, seyyahlar ya da bazı yabancı araştırmacılar tarafından derlenmiştir.

Detaylı

TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DOKTORA PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI

TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DOKTORA PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI DOKTORA PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI GÜZ DÖNEMİ DERSLERİ Kodu Dersin Adı Statüsü T P K AKTS TAE 700 Özel Konular Z 5 0 0 30 TAE 701 Kültür Kuramları ve Türkiyat Araştırmaları

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

PROGRAMLAR. Türk Din Musikisi Lisans Programı

PROGRAMLAR. Türk Din Musikisi Lisans Programı PROGRAMLAR Türk Din Musikisi Lisans Programı Konservatuvarımız Türk Müziği Bölümü kapsamında açılmış olan program genel amacıyla, ülkemiz topraklarındaki tarihsel müzik geleneklerinin inceliklerini kavramış,

Detaylı

T.C KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERS İÇERİKLERİ I. DÖNEM

T.C KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERS İÇERİKLERİ I. DÖNEM T.C KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERS İÇERİKLERİ I. DÖNEM TAR513 Klasik Dönem Osmanlı Taşra Teşkilatı Klasik dönem Osmanlı taşra teşkilatı; Osmanlı

Detaylı

Geçmişten Günümüze Giresun da Dini ve Kültürel Hayat Sempozyumu (25-27 EKİM 2013)

Geçmişten Günümüze Giresun da Dini ve Kültürel Hayat Sempozyumu (25-27 EKİM 2013) Geçmişten Günümüze Giresun da Dini ve Kültürel Hayat Sempozyumu (25-27 EKİM 2013) İlimiz tarihinde yer alan bütün kavimlerin kültürel ve dini kimliğinin ele alınarak inceleneceği Geçmişten Günümüze Giresun

Detaylı

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak Hanlığı ve Kazakistan konulu bu toplantıda Kısaca Kazak

Detaylı

Aile ve Birincil İlişkiler

Aile ve Birincil İlişkiler Aile ve Birincil İlişkiler Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 8. Ders Aile ve Toplumsal Yapı Modernleşme sürecine paralel olarak aile, akrabalardan daha çok izole olmaya başlamıştır. Ayrıca geçmişteki bir

Detaylı

OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayın Nu: 88 OSMANLI BELGELERİNDE MİLLÎ MÜCADELE VE MUSTAFA KEMAL ATATÜRK A N K A R A 2 0 0 7 1 P r o j e Y ö n e t i c

Detaylı

T.C. KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERS KATALOĞU

T.C. KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TARİH ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERS KATALOĞU TARİH ANABİLİM DALI 9103500 Yüksek Lisans Uzmanlık Alanı Zorunlu 6 0 0 6 9103300 Yüksek Lisans Uzmanlık Alanı Zorunlu 6 0 0 6 9103129 Tarih Araştırmalarında Yöntem ve Teknikler Zorunlu 9103500 Yüksek Lisans

Detaylı

Altın Ayarlı İslâmi Finans

Altın Ayarlı İslâmi Finans Altın Ayarlı İslâmi Finans 09 Ağustos 2011 Salı Uluslararası platformlarda paranın İslâmileştirilmesi konusu epeydir gündemde. Paranın İslâmileştirilmesinden kasıt para ile ilgili ne varsa, ekonomik faaliyetlerden

Detaylı

Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları

Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları Tarihin Faydalandığı Bilim Dalları Coğrafya Her tarihi olay belli bir coğrafi mekanda meydana gelir.tarihi olayların oluşumu esnasında iklim,yeryüzü şekiller,ekonomik faaliyetler konum vb. coğrafi faktörler

Detaylı

bilgilerle feminizm hakkında kesin yargılara varıp, yanlış fikirler üretmişlerdir. Feminizm ya da

bilgilerle feminizm hakkında kesin yargılara varıp, yanlış fikirler üretmişlerdir. Feminizm ya da YANLIŞ ALGILANAN FİKİR HAREKETİ: FEMİNİZM Feminizm kelimesi, insanlarda farklı algıların oluşmasına sebep olmuştur. Kelimenin anlamını tam olarak bilmeyen, merak edip araştırmayan günümüzün insanları,

Detaylı

Türkiye'nin En Çok Satan. TARİH ten

Türkiye'nin En Çok Satan. TARİH ten Türkiye'nin En Çok Satan TARİH ten Editör: Suat DÜZ Zehra SAVAŞ ÖZTÜRK Selami REİSOĞLU KPSS TARİH DERS NOTLARI Yayın Yönetmeni: Arzu Batur Dizgi-Grafik Tasarım: Didem Kestek Kapak Tasarımı: Didem Kestek

Detaylı

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY

YERELYÖNETİM TARKANOKTAY YERELYÖNETİM REFORMUSONRASINDA İLÖZELİDARELERİ Dünyadayaşananküreseleşme,sanayitoplumundanbilgitoplumuna geçiş,şehirleşmeninartışı,ekonomikvesosyaldeğişimleryönetim paradigmalarınıveyapılarınıdaetkilemektedir.çevrefaktörlerinde

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Türk İdare Tarihi TİT323 5 3+0 3 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 9 / 2004 s. 219-223 kitap tanıtımı HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz

Detaylı

İSLÂM ÖNCESİ İRAN DA DEVLET VE EKONOMİ -SÂSÂNÎ DÖNEMİ- (M.S )

İSLÂM ÖNCESİ İRAN DA DEVLET VE EKONOMİ -SÂSÂNÎ DÖNEMİ- (M.S ) İSLÂM ÖNCESİ İRAN DA DEVLET VE EKONOMİ -SÂSÂNÎ DÖNEMİ- (M.S. 226-652) Yrd. Doç. Dr. Ahmet ALTUNGÖK İSLÂM ÖNCESİ İRAN DA DEVLET VE EKONOMİ -SÂSÂNÎ DÖNEMİ- Yazar: Yrd. Doç. Dr. Ahmet Altungök Yayınevi Editörü:

Detaylı

Gürcistan Dostluk Derneği. Faaliyet Raporu. Yayınlar Sosyal-Kültürel Etkinlikler İnsani Yardımlar Eğitim Faaliyetleri

Gürcistan Dostluk Derneği. Faaliyet Raporu. Yayınlar Sosyal-Kültürel Etkinlikler İnsani Yardımlar Eğitim Faaliyetleri Gürcistan Dostluk Derneği Faaliyet Raporu Yayınlar Sosyal-Kültürel Etkinlikler İnsani Yardımlar Eğitim Faaliyetleri Yazılı ve Görsel Yayınlar Gürcistan daki Müslüman toplumun ihtiyaçları doğrultusunda

Detaylı

Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul.

Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul. KİTAP TANITIM VE DEĞERLENDİRMESİ Devrim ERTÜRK Araş. Gör., Mardin Artuklu Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü. Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul. Beden konusu, Klasik

Detaylı

Zirve 9. Sınıf Dil ve Anlatım

Zirve 9. Sınıf Dil ve Anlatım Zirve 9. Sınıf Dil ve Anlatım İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR 1. İletişim 2. İnsan, İletişim ve Dil 3. Dil Kültür İlişkisi DİLLERİN SINIFLANDIRILMASI VE TÜRKÇENİN DÜNYA DİLLERİ ARASINDAKİ YERİ 1. Dillerin Sınıflandırılması

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim AKP VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. Bu çalışma, Radikal Gazetesinin isteği üzerine seçim istatistiklerinden yararlanılarak VERİ ARAŞTIRMA A.Ş. tarafından RADİKAL Gazetesi

Detaylı

Tarih Anabilim Dalı Tezli Yüksek Lisans (Sak. Üni. Ort.) Programı Ders İçerikleri

Tarih Anabilim Dalı Tezli Yüksek Lisans (Sak. Üni. Ort.) Programı Ders İçerikleri Tarih Anabilim Dalı Tezli Yüksek Lisans (Sak. Üni. Ort.) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders İçerikleri Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri TAR701 1 3+0 6 Bu dersin temel amacı belli

Detaylı

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa.

Elveda Rumeli Merhaba Rumeli. İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Elveda Rumeli Merhaba Rumeli İsmail Arslan, Kitap Yayınevi, İstanbul, 2013, 134 Sayfa. Hamdi Fırat BÜYÜK* Balkan Savaşları nın 100. yılı anısına Kitap Yayınevi tarafından yayınlanan Elveda Rumeli Merhaba

Detaylı

EVLİLİK SÖZLEŞMESİ. Toplumda yaygın kullanılan ve aslında içinde pek çok yanılsamayı barındıran kavramlardan biri de evlilik sözleşmeleri

EVLİLİK SÖZLEŞMESİ. Toplumda yaygın kullanılan ve aslında içinde pek çok yanılsamayı barındıran kavramlardan biri de evlilik sözleşmeleri Av. Afet Gülen KÖSE 1 EVLİLİK SÖZLEŞMESİ Toplumda yaygın kullanılan ve aslında içinde pek çok yanılsamayı barındıran kavramlardan biri de evlilik sözleşmeleri Evlilik sözleşmeleri önemli bir kesim tarafından

Detaylı

T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARINDA YÖNTEM VE TEKNİKLER SEMİNERİ

T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARINDA YÖNTEM VE TEKNİKLER SEMİNERİ T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARINDA YÖNTEM VE TEKNİKLER SEMİNERİ KONU: ESKİ TÜRKLERDE KALIN VE KALININ HUKUKİ DURUMU HAZIRLAYAN

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 BÖLÜM 2

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 BÖLÜM 2 İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÖNSÖZ DİL NEDİR? / İsmet EMRE 1.Dil Nedir?... 1 2.Dilin Özellikleri.... 4 3.Günlük Dil ile Edebî Dil Arasındaki Benzerlik ve Farklılıklar... 5 3.1. Benzerlikler... 5 3.2. Farklılıklar...

Detaylı

21. Yüzyılda Aile Sempozyumu 14-16 Kasım 2014

21. Yüzyılda Aile Sempozyumu 14-16 Kasım 2014 21. Yüzyılda Aile Sempozyumu 14-16 Kasım 2014 1. Amaç ve Gerekçe İnsanlık tarihi kadar köklü bir geçmişe sahip olan aile kurumu, tüm dünyada birtakım kırılmalar yaşamaktadır. Mutlu aile fotoğrafının yerini

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

COĞRAFYA BÖLÜMÜ NDEN EDREMİT KÖRFEZİ KUZEY KIYILARINA ARAZİ ÇALIŞMASI

COĞRAFYA BÖLÜMÜ NDEN EDREMİT KÖRFEZİ KUZEY KIYILARINA ARAZİ ÇALIŞMASI COĞRAFYA BÖLÜMÜ NDEN EDREMİT KÖRFEZİ KUZEY KIYILARINA ARAZİ ÇALIŞMASI Fen Edebiyat Fakültesi, Coğrafya Bölümü 4. Sınıf öğrencilerine yönelik olarak Arazi Uygulamaları VII dersi kapsamında Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

İSLAM FELSEFESİ: Tarih ve Problemler Editör: M. Cüneyt Kaya. ISBN sayfa, 45 TL.

İSLAM FELSEFESİ: Tarih ve Problemler Editör: M. Cüneyt Kaya. ISBN sayfa, 45 TL. İSLAM FELSEFESİ: Tarih ve Problemler Editör: M. Cüneyt Kaya ISBN 978-605-4829-05-7 869 sayfa, 45 TL. VII. yüzyılın başlarında kadim medeniyet havzalarında canlılığını neredeyse kaybetmiş olan felsefe,

Detaylı

DBY Ajans. This book has been supported by the Office of Scientific Research Projects of Istanbul Medeniyet University Istanbul, Turkey - March 2014.

DBY Ajans. This book has been supported by the Office of Scientific Research Projects of Istanbul Medeniyet University Istanbul, Turkey - March 2014. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimince desteklenmiştir. Proje Numarası: 458 Kitabın Adı: Büyük Doğu Kapaklarında Portreler, Toplum ve Gençlik Yazarlar: Ahmet

Detaylı

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi

1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi SOSYOLOJİ (TOPLUM BİLİMİ) 1.Ünite: SOSYOLOJİYE GİRİŞ A) Sosyolojinin Özellikleri ve Diğer Bilimlerle İlişkisi Sosyoloji (Toplum Bilimi) Toplumsal grupları, örgütlenmeleri, kurumları, kurumlar arası ilişkileri,

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI MİMARLIK BİLGİSİ CUMHURİYET DÖNEMİ I.ULUSAL MİMARLIK II.ULUSAL MİMARLIK

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI MİMARLIK BİLGİSİ CUMHURİYET DÖNEMİ I.ULUSAL MİMARLIK II.ULUSAL MİMARLIK ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ PEYZAJ MİMARLIĞI MİMARLIK BİLGİSİ CUMHURİYET DÖNEMİ I.ULUSAL MİMARLIK II.ULUSAL MİMARLIK I.ULUSAL MİMARLIK 1908'de ilan edilen 2. Meşrutiyet'le birlikte gelişen milliyetçilik

Detaylı

DOĞURGANLIĞI BELİRLEYEN DİĞER ARA DEĞİŞKENLER 7

DOĞURGANLIĞI BELİRLEYEN DİĞER ARA DEĞİŞKENLER 7 DOĞURGANLIĞI BELİRLEYEN DİĞER ARA DEĞİŞKENLER 7 Banu Akadlı Ergöçmen ve Mehmet Ali Eryurt Bu bölümde gebeliği önleyici yöntem kullanımı dışında kadının gebe kalma riskini etkileyen temel faktörler incelenmektedir.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ÖABT Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Konu Anlatımlı Soru Bankası ESKİ TÜRK DİLİ VE LEHÇELERİ...

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ÖABT Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Konu Anlatımlı Soru Bankası ESKİ TÜRK DİLİ VE LEHÇELERİ... İÇİNDEKİLER Birinci Bölüm... 7 ESKİ TÜRK DİLİ VE LEHÇELERİ... 8 Türk Dillerinin Sınıflandırılması... 14 Türk Dillerinin Ses Denklikleri Bakımından Sınıflandırılması... 16 Altay Dilleri Teorisini Kabul

Detaylı

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TDE729 1 3 + 0 6 Sosyal bilimlerle ilişkili

Detaylı

ADI SOYADI: SINIFI: NUMARASI: PUANI:

ADI SOYADI: SINIFI: NUMARASI: PUANI: DOĞUBAYAZIT M. M. FAHRETTİN PAŞA ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ 2015-2016 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 11. SINIFLAR SEÇMELİ TARİH DERSİ 1. DÖNEM 2. ORTAK SINAV SORULARI A GRUBU ADI SOYADI: SINIFI: NUMARASI: PUANI: SORULAR

Detaylı

SAINT BENOIT FRANSIZ LİSESİ

SAINT BENOIT FRANSIZ LİSESİ COĞRAFYA NIVEAU / SEVIYE L-1 1-Coğrafya nedir coğrafyanın bölümleri. 2-Dünyanın şekli ve sonuçları. 3-Dünyanın hareketleri. 4-Harita bilgisi. 5-Atmosfer ve özellikleri. 6-İklim elemanları 7-Sıcaklık 8-Basınç

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

KAYNAK: Çınar, İkram. 2009. "Çocuk Edebiyatı ve Yayıncılığı" Eğitişim Dergisi. Sayı: 22 (Mart 2009).

KAYNAK: Çınar, İkram. 2009. Çocuk Edebiyatı ve Yayıncılığı Eğitişim Dergisi. Sayı: 22 (Mart 2009). KAYNAK: Çınar, İkram. 2009. "Çocuk Edebiyatı ve Yayıncılığı" Eğitişim Dergisi. Sayı: 22 (Mart 2009). Edebiyat; duygu, düşünce, hayal ve izlenimlerin sözlü veya yazılı olarak güzel ve etkili bir biçimde

Detaylı

KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI

KADIN ESERLERİ KÜTÜPHANESİ VE BİLGİ MERKEZİ VAKFI Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı Yayınları : 40 Kadınların Belleği Dizisi No : 8 Yayına Hazırlayan A. Oğuz İcimsoy PROJE DESTEĞİ FİNLANDİYA BÜYÜKELÇİLİĞİ Baskı ve Cilt: Hanlar Matbaası

Detaylı

II. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR KONGRESİ ÖZEL BÖLÜMÜ

II. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR KONGRESİ ÖZEL BÖLÜMÜ II. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR KONGRESİ ÖZEL BÖLÜMÜ II. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI KÜLTÜR KONGRESİ NİN ARDINDAN Pınar FEDAKÂR* Dünyadaki siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmelerin çok hızla

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 KONULAR Avrupa da Folklor sözcüğünün kullanımı ile ilgili çalışmalar Folklorun ilk derneği Folklorun tanımı DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 AVRUPA DA FOLKLOR SÖZCÜĞÜNÜN

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin Arabuluculuk Kanunu Tasarısı Hakkındaki Görüşü - Arabulucu.com

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin Arabuluculuk Kanunu Tasarısı Hakkındaki Görüşü - Arabulucu.com Adalet Bakanlığı ve İngiltere Büyükelçiliği tarafından yürütülen, "Türkiye'de Arabuluculuk Sisteminin Geliştirilmesi" projesi kapsamında 5-6 Kasım 2009 tarihlerinde Ankara Hilton Otelinde düzenenen, Hukuki

Detaylı

ŞAMANİZM DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2

ŞAMANİZM DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 ŞAMANİZM Şamanizmin tanımında bilim adamlarının farklı görüşlere sahip olduğu görülmektedir. Kimi bilim adamı şamanizmi bir din olarak kabul etse de, kimisi bir kült olarak kabul

Detaylı

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845)

AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) AKÇAABAD VAKFIKEBĠR NÜFUS KÜTÜĞÜ - (1835-1845) C. Yunus Özkurt Osmanlı döneminde ilk genel nüfus sayımı, II. Mahmud döneminde 1831 (Hicri: 1246) yılında alınan bir karar ile uygulanmaya başlamıştır (bundan

Detaylı

İktisat Tarihi I. 8/9 Aralık 2016

İktisat Tarihi I. 8/9 Aralık 2016 İktisat Tarihi I 8/9 Aralık 2016 Kredi, Finans ve Servetler İslam dinindeki faiz yasağının kredi ilişkilerinin gelişmesini önlediği sık sık öne sürülür. Osmanlı kredi ve finans kurumları 17. yüzyılın sonlarına

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

K A N A Y A N Y A R A K A R A B A Ğ

K A N A Y A N Y A R A K A R A B A Ğ KANAYAN YARA KARABAĞ Astana Yayınları KANAYAN YARA KARABAĞ Derleyen: Yrd. Doç. Dr. Bahadır Bumin ÖZARSLAN Bu eserin bütün hakları saklıdır. Yayınevinden izin alınmadan kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz,

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

OĞUZ KAĞAN DESTANI METİN-AKTARMA-NOTLAR-DİZİN-TIPKIBASIM

OĞUZ KAĞAN DESTANI METİN-AKTARMA-NOTLAR-DİZİN-TIPKIBASIM Uygur Harfli OĞUZ KAĞAN DESTANI METİN-AKTARMA-NOTLAR-DİZİN-TIPKIBASIM FERRUH AĞCA Ankara / 2016 TÜRK KÜLTÜRÜNÜ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ YAYINLARI Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü, 2016. Türk Kültürünü Araştırma

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM I GİRİŞ

İÇİNDEKİLER BÖLÜM I GİRİŞ İÇİNDEKİLER BÖLÜM I GİRİŞ İNSAN İLİŞKİLERİ... 1 İNSAN İLİŞKİLERİNİ DÜZENLEYEN KAVRAM VE İLKELER... 4 Temel Kavramlar... 5 Karşılıklı İlgi... 5 Kendine Özgü Olma... 6 Eyleme İsteklilik... 7 Onur... 7 İnsan

Detaylı

Orhan TÜRKDOĞAN (2009). Günümüzde Karaman ve Hazar Türkleri, İstanbul: IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 224 Sayfa. ISBN ( ).

Orhan TÜRKDOĞAN (2009). Günümüzde Karaman ve Hazar Türkleri, İstanbul: IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 224 Sayfa. ISBN ( ). Orhan TÜRKDOĞAN (2009). Günümüzde Karaman ve Hazar Türkleri, İstanbul: IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 224 Sayfa. ISBN (978-975-255-271-5). Gülhan YAMAN Temel amacı, Türk toplumunu anlamak ve açıklamak olan

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...7

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...7 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...7 GİRİŞ SOSYOLOJİ VE DİN SOSYOLOJİSİ Din Sosyolojisinin Konusu...11 Zeki Arslantürk Sosyolojik Din Tanımları...37 Kemaleddin Taş Din ve Toplum İlişkileri...43 Dini Tecrübenin İfade

Detaylı

HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI

HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI Prof. Dr. A. Can TUNCAY Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI İstanbul 2013 Yay n No : 2902 Hukuk Dizisi : 1427 1. Baskı - Nisan 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 -

Detaylı

ORTA DOĞU VE KAFKASYA UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

ORTA DOĞU VE KAFKASYA UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Merkez Müdürünün Mesajı Orta Doğu ve Kafkasya Uygulama ve Araştırma Merkezi bağlı bulunduğu İstanbul Aydın Üniversitesi ve içinde bulunduğu ülke olan Türkiye Cumhuriyeti ile Orta Doğu ve Kafkasya ülkeleri

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69.

Kalem İşleri 60. Ağaç İşleri 61. Hünkar Kasrı 65. Medrese (Darülhadis Medresesi) 66. Sıbyan Mektebi 67. Sultan I. Ahmet Türbesi 69. İÇİNDEKİLER TARİHÇE 5 SULTANAHMET CAMİ YAPI TOPLULUĞU 8 SULTAN I. AHMET 12 SULTAN I. AHMET İN CAMİYİ YAPTIRMAYA KARAR VERMESİ 15 SEDEFKAR MEHMET AĞA 20 SULTANAHMET CAMİİ NİN YAPILMAYA BAŞLANMASI 24 SULTANAHMET

Detaylı

İçindekiler. xi Şema, Harita, Tablo ve Resimler xiü Açıklamalar xv Teşekkür xvü Önsöz

İçindekiler. xi Şema, Harita, Tablo ve Resimler xiü Açıklamalar xv Teşekkür xvü Önsöz İçindekiler xi Şema, Harita, Tablo ve Resimler xiü Açıklamalar xv Teşekkür xvü Önsöz ı BİRİNCİ KISIM AĞALAR VE HOCALAR: CUMHURIYET DÖNEMININ ÛF ILÇESI 3 BİRİNCİ BÖLÜM Hafıza Kaybı: Klan Toplumu ve Ulus

Detaylı

BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ

BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ BURDURLU HOCA DAN YURT SÖYLENCELERÝ Her yönüyle edip (edebiyatçý) ve öðretmen Ýbrahim Zeki Burdurlu nun ölümsüz bir yapýtý elinizi öpüyor. Burdurlu bu çalýþmasýnda, cennet Anadolu nun deðiþik yörelerinden

Detaylı

ZORUNLU GÖÇLER, SÜRGÜNLER VE YOL HİKAYELERİ: ULUPAMİR KIRGIZLARI ÖRNEĞİ ZORUNLU GÖÇLER, SÜRGÜNLER VE YOL HİKAYELERİ: ULUPAMİR KIRGIZLARI ÖRNEĞİ

ZORUNLU GÖÇLER, SÜRGÜNLER VE YOL HİKAYELERİ: ULUPAMİR KIRGIZLARI ÖRNEĞİ ZORUNLU GÖÇLER, SÜRGÜNLER VE YOL HİKAYELERİ: ULUPAMİR KIRGIZLARI ÖRNEĞİ ZORUNLU GÖÇLER, SÜRGÜNLER VE YOL HİKAYELERİ: ULUPAMİR KIRGIZLARI ÖRNEĞİ Yazar: Dr.Adem Sağır Yayınevi: Nobel Yer/yıl: Ankara/2012 Sayfa Sayısı: 272 Göç insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. Bütün dönemler

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

Hazırlayan Muhammed ARTUNÇ 6.SINIF SOSYAL BİLGİER

Hazırlayan Muhammed ARTUNÇ 6.SINIF SOSYAL BİLGİER Hazırlayan Muhammed ARTUNÇ 6.SINIF SOSYAL BİLGİER SOSYAL BİLGİLER KONU:ORTA ASYA TÜRK DEVLETLERİ (Büyük)Asya Hun Devleti (Köktürk) Göktürk Devleti 2.Göktürk (Kutluk) Devleti Uygur Devleti Hunlar önceleri

Detaylı

İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN

İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGIN SETA Abdullah YEGİN İstanbul

Detaylı

ETKİNLİKLER/KONFERSANS

ETKİNLİKLER/KONFERSANS ETKİNLİKLER/KONFERSANS Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü Züriye Oruç 1 Prof. Dr. Salim Koca'nın konuk olduğu Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü konulu Şehir Konferansı gerçekleştirildi.

Detaylı

SayınBakanım, Sayın Valim, Sayın TK Başkanım, Sayın Büyük Şehir Belediye başkanım, Sayın Rektörüm, DeğerliMeslektaşlarım Sayın Basın Mensupları, Ve Sevgili Konuklar, Yıldız Teknik Üniversitesi çatısı altında

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN ve ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (28 EKİM -13 ARALIK 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz ikinci temamıza ait bilgiler,

Detaylı

SOSYOLOJİSİ (İLH2008)

SOSYOLOJİSİ (İLH2008) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. DİN SOSYOLOJİSİ (İLH2008) KISA ÖZET-2013

Detaylı

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( )

MEHMET RAUF - Genç Gelişim Kişisel Gelişim ( ) (1874-1931) Servet-i Fünun akımının önemli romancılarından biri olan Mehmet Rauf, 1875 de İstanbul da doğdu. Babası Hacı Ahmet Efendi, bir sağlık kurumunda çalışan bir memurdu. Önce Balat ta ki Defterdar

Detaylı

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ 15 1.1. Sosyolojinin Tanımı 16 1.2. Sosyolojinin Alanı, Konusu, Amacı ve Sınırları 17 1.3. Sosyolojinin Alt Disiplinleri 18 1.4.

Detaylı

İktisat Tarihi I. 5/6 Ocak 2017

İktisat Tarihi I. 5/6 Ocak 2017 İktisat Tarihi I 5/6 Ocak 2017 I. Dünya Savaşı öncesinde merkezi devletin yıllık vergi gelirleri, imparatorluk ölçeğindeki toplam üretim ve gelirin % 11 ini aşıyordu İlk dış borçlar 1840 lı yıllarda Galata

Detaylı

İslam Ahlâk Düşüncesi Projesi

İslam Ahlâk Düşüncesi Projesi Ahlâk Düşüncesi Projesi İSLAM İSLAMAHLÂK AHLÂKDÜŞÜNCESİ DÜŞÜNCESİ PROJESİ PROJESİ düşüncesi düşüncesiiçerisinde içerisindepek pekçok çokdisiplin disiplintarafından tarafındantartıtartışılagelmiş şılagelmiş

Detaylı

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM

FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM FAYLARDA YIRTILMA MODELİ - DEPREM DAVRANIŞI MARMARA DENİZİ NDEKİ DEPREM TEHLİKESİNE ve RİSKİNE FARKLI BİR YAKLAŞIM Ramazan DEMİRTAŞ Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi, Aktif Tektonik

Detaylı

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 2015 2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ 015 016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM İ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI EYLÜL ÜNİTE I İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR ÜNİTE 1 İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR HAFTA 1 Ders

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS FIKIH I İLH

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS FIKIH I İLH DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS FIKIH I İLH 307 5 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci; Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : TÜRK KÜLTÜRÜNDE HADİS (SEÇMELİ) Ders No : 0070040192 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 2 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim

Detaylı

T.C. ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI İŞLETME ve İŞTİRAKLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

T.C. ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI İŞLETME ve İŞTİRAKLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI İŞLETME ve İŞTİRAKLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 - (1) Bu yönetmeliğin amacı, İşletme ve İştirakler

Detaylı

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI... ANADOLU LİSESİ 11. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI... ANADOLU LİSESİ 11. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ AY EKİM HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI EDEBİYATININ OLUŞUMU ÖĞRETİCİ METİNLER 2 KAZANIMLAR 1. Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini belirler.

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS İSLAM EĞİTİM TARİHİ ILA323 5 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Seçmeli Dersin

Detaylı

Dezavantajlı Gruplar Psiko-Sosyal ve Manevi Bakım

Dezavantajlı Gruplar Psiko-Sosyal ve Manevi Bakım Dezavantajlı Gruplar Psiko-Sosyal ve Manevi Bakım Proje Yetkilisi Bekir Gerek Proje Yürütücüsü Fatıma Zeynep Belen - Dursun Açıkgül Proje Yürütücü Yardımcısı Adem Yıldırım Proje Araştırmacıları Öznur Özdoğan

Detaylı

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci; Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : ORTA ASYA TÜRK TARİHİ Ders No : 0020100004 : Pratik : 0 Kredi : ECTS : 5 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim Tipi

Detaylı

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ.

OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. OSMANİYE KAHRAMANMARAŞLILAR YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİNE GÖRKEMLİ AÇILIŞ. Osmaniye de yaşayan Kahramanmaraş lılar tarafından kurulan Osmaniye Kahramanmaraşlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği nin

Detaylı

İZMİR İLİ, KONAK İLÇESİ, ALSANCAK MAHALLESİ PLAN AÇIKLAMA RAPORU

İZMİR İLİ, KONAK İLÇESİ, ALSANCAK MAHALLESİ PLAN AÇIKLAMA RAPORU İZMİR İLİ, KONAK İLÇESİ, ALSANCAK MAHALLESİ 2334 ADA 33 PARSELE AİT 1/1.000 ÖLÇEKLİ UYGULAMA İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ PLAN AÇIKLAMA RAPORU ALAN TANIMI Planlama çalışması gerçekleştirilen alan; İzmir İli,

Detaylı