barobirlik SEÇİM GÜVENLİĞİ İÇİN BÜYÜK GÜÇ BİRLİĞİ TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ Sayı: 16 Mayıs 2015

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "barobirlik SEÇİM GÜVENLİĞİ İÇİN BÜYÜK GÜÇ BİRLİĞİ TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ Sayı: 16 Mayıs 2015"

Transkript

1 TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ Sayı: 16 Mayıs 2015 SEÇİM GÜVENLİĞİ İÇİN BÜYÜK GÜÇ BİRLİĞİ

2 HABERLER TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ 33. OLAĞAN GENEL KURULU VAN DA YAPILDI Ağırlıklı olarak mali konuların değerlendirildiği toplantıda yapılan oylama sonrasında Av. Metin Feyzioğlu Başkanlığı ndaki TBB Yönetimi, Genel Kurul Üyeleri tarafından ibra edildi. Türkiye Barolar Birliği 33. Olağan Genel Kurulu, TBB Başkanı Av. Metin Feyzioğlu, Yönetim, Disiplin ve Denetleme Kurulu üyeleri, baro başkanları ve TBB delegelerinin katılımıyla, Mayıs tarihleri arasında, Van da gerçekleştirildi. Ağırlıklı olarak mali konuların değerlendirildiği toplantıda yapılan oylama sonrasında TBB Yönetimi, Genel Kurul Üyeleri tarafından ibra edildi. İki gün boyunca devam eden toplantı öncesinde Van Valiliği önündeki Atatürk heykeline çelenk koyan Barolar Birliği heyeti, daha sonra toplantının yapılacağı Rescate Otel e geçti. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. 2

3 HABERLER Metin Feyzioğlu nun toplantıyı açmasının ardından Başkanlık Divanı seçimlerine geçildi. Divan Başkanlığına Van Barosu Başkanı Av. Murat Timur, Başkanvekilliğine İstanbul Barosu Delegesi Av. Ali Rıza Dizdar seçildi. Bilecik Barosu Başkanı Av. Halime Aynur ve Osmaniye Barosu Başkanı Av. Dilem Aksoy da Başkanlık Divanı nda üye olarak görev aldı. Van Barosu Başkanı Av. Murat Timur un açılış konuşmasının ardından kürsüye çıkan Birlik Başkanı Av. Metin Feyzioğlu, Türkiye de örgütlü gücü bulunan ve haklarının peşinde koşan avukatların birçok sorunla karşılaştığını belirterek şöyle devam etti: Bir ülkede avukatların başına bunlar geliyorsa avukat olmayanların başına nelerin geldiğini artık tahmin bile edemiyoruz. Bu saldırılara karşı barolarımız omuz omuza mücadele etmektedir. Adalet mekanizmasına güvendeki büyük düşüş ve siyasi atmosferin hiç olmadığı kadar kutuplaşması, avukatları sistemin aksaklığının mağduru yapmaktadır. Barolarımız her meslektaşımızın başında bir polis bulunmasını sağlayamaz ama esasa müessir olan çözüm kuşkusuz adalet mekanizmasını adalet dağıtır hale getirmek ve toplumdaki keskin dili sona erdirmek olmalıdır. Hakkında dava açılan baro başkanlarının dava tarihlerini anons eden ve hepsini takip edeceklerini kaydeden Feyzioğlu, 77 milyon yurttaşımız insan hakları ve katılımcı çoğulcu demokrasinin sağladığı eşit vatandaşlık paydasında zulmün her türlüsünden arındırılmış güzel ülkemizde bir büyük biz olarak yaşayacak. Bu tarihi kucaklaşmayı sağlayacak olan ortak lisan şu an sadece biz hukukçuların sahip olduğu lisandır. Bu lisan, hak, hukuk, adalet ve demokrasinin evrenselleşmiş ilkeleri ve hukukun üstünlüğüdür. Türkiye nin her yerinde aynı insan hakkı için mücadele etme kararlılığı içindeyiz. Türkiye Barolar Birliği hiç bu kadar önemli bir tarihi sorumluluğun altına girmemişti. Bu tarihi sorumluluğu el birliğiyle götürmekten onur duyuyorum ifadelerini kullandı. Önceki dönemlerde Türkiye Barolar Birliği nin organlarında görev yapan avukatlara plaketlerinin takdim edildiği toplantı, diğer gündem maddelerinin görüşülmesiyle devam etti. 3

4 HABERLER TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ 33. OLAĞAN GENEL KURUL DİVANI TARAFINDAN YAPILAN AÇIKLAMA Demokrasi ve hukukun üstünlüğünü savunan; bağımsız, otoriter polis devletinin baskıcı unsurlarından arınmış bir yargıya inanan; darbeler zamanında dimdik ayakta duran; haksızlıklar karşısında korkusuz; barışın olduğu bir ortamın sağlanmasını isteyen; insan hak ve özgürlüklerini savunan; insanların renk, dil, etnik köken, dinsel inançları veya inançsızlıkları nedeniyle aşağılanmasına karşı olan; cinsiyet ayrımcılığına ve ırkçılığa karşı çıkan; insanların işkence görmesini, çocukların şiddete ve tecavüze mağruz bırakılmasını kabul etmeyen; insanların düşüncelerini özgürce söylemesini, basının susturulmamasını, yargının, hiçbir kurum, kuruluş, otorite ve cemaatin görüşünde olmamasını, bağımsız bir müessese olarak kalmasını isteyen; adliyelerde avukatlara yapılan sistematik baskılar karşısında susmayacağını haykıran; Tunceli Barosu Başkanı Av. Uğur Yeşiltepe ye adil yargılama yapılmadan ceza verilmesini eleştiren Genel Kurulumuz, Van Barosu Başkan Yardımcısı Av. Doğan İlhan a polis memurlarının yaptığı darbı şiddetle ve oybirliği ile kınamaktadır. Sayın Birlik Başkanımız Av. Metin Feyzioğlu nun 14 Şubat 2015 tarihinde Barobirlik Bülteni nde belirttiği; Özgürlükler, insan hakları, hukukun üstünlüğü, demokrasi, meslek itibarımız, meslektaşlarımıza yönelik saldırılar gibi konular hepimizin omuz omuza olması gereken konulardır. Haksızlıklara ve hukuka aykırılıklara karşı birlikte mücadele edersek başarabiliriz. Hukukun üstünlüğü ve adalet arayışımız tüm baroların ve avukatların hep birlikte mücadelesi ile sürecektir. Ülkemizin birlik ve beraberliği, yetmiş yedi milyon yurttaşımızın hukukun üstünlüğü, insan hak ları, demokrasi, özgürlükler ortak paydasında buluşmamıza bağlıdır. Bunu sağlayacak ortak lisana sahip olan biz avukatların tarihi sorumluluğu çok büyüktür görüşlerini aynen benimseyen Genel Kurulumuz, bu konularda tavizsiz, ödün vermeden mücadele etmekten yılmayacağını kamuoyuna bir kere daha yüksek sesle haykırmaktadır. Av. Murat TİMUR Divan Başkanı Av. Ali Rıza DİZDAR Başkan Yardımcısı Av. Halime AYNUR Üye Av. Dilem AKSOY Üye 4

5 HABERLER Sendikacılık Tarihinde Bir İlk! ÜÇ BÜYÜK İŞÇİ KONFEDERASYONU VE TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ EMEĞİN HUKUKU KURULTAYINDA BULUŞTU Feyzioğlu: Emeğin Örgütsüz Kalması Türkiye Açısından En Büyük Tehlikedir Türkiye Barolar Birliği, Türk-İş, Hak-İş ve DİSK tarafından ortaklaşa düzenlenen Emeğin Hukuku Kurultayı, Mayıs 2015 tarihlerinde Türkiye Barolar Birliği nde gerçekleştirildi. Saygı duruşu ve TBB Emek Komisyonu Başkanı Av. Abdi Pesok un sunuşunun ardından açış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, üç büyük işçi konfederasyonunun ilk kez bu kapsamda bir toplantıda Türkiye Barolar Birliği nin ev sahipliğinde yan yana oturduğunu söyledi. Emekçinin hizmetinde olan sendika ve konfederasyonların, hizmet verdikleri emekçilerin aynı sorunlarıyla uğraştığını ifade eden Feyzioğlu, Tersten söylemek gerekirse, hangi sendikaya ve sendikamız hani konfederasyona bağlı olursa olsun, emekçinin sorunu aynı. Bu sorunlara sadece sendikalarımız, konfederasyonlarımız belki farklı kadrolarla, belki farklı yaklaşıyorlar, ama özü aynı. Dolayısıyla emekçilerin sorularının, üç büyük çatı örgüt ve Türkiye Barolar birliği tarafından birlikte tartışılması öyle sanıyorum ki son derece önemli ve sonuç doğuran çözüm önerilerini ortaya çıkaracak diye konuştu. Feyzioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: 5

6 HABERLER EMEĞİN HUKUKUNU SAHİPLENMEK, TÜRKİYE CUMHURİYETİ NİN BEKASINI DA GÖZETMEKTİR Amacımız Türkiye de toplumsal barışı sağlamak. Amacımız Türkiye de emekçinin alın teri kurumadan, bunun karşılığını almasını sağlamak. Amacımız emekçinin refah içinde yaşamasını sağlamak. Aslında bütün bunları arka arkaya koyduğumuzda, amacımız Cumhuriyet in kuruluş değerlerinin hayata geçmesini sağlamak. Bu itibarla emeğin hukukunu sahiplenmek aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti nin bekasını da gözetmek anlamına gelir, milletin üstün menfaatini gözetmek anlamına gelir. Türkiye de gerek hukuktan, gerek hukuk uygulamalarından, gerek sendika uygulamalarından çeşitli şikayetler olduğu herkesin malumlarıdır. Zaman zaman şikayet kanunlardandır, zaman zaman kanunlar iyi olsa da uygulamadandır. Zaman zaman aşağıdan değil, yukarıdan aşağıya gelen yanlış bir yapılanmadan dolayı sendikalardandır, sendikacılardandır. Ancak şunu unutmayalım, emeğin örgütsüz kalması Türkiye açısından en büyük tehlikedir. Şikâyetimiz varsa, çözüm sendikalara sırtımızı dönmek değil, içinde kalıp mücadele temektir. Türkiye de rakamlara baktığımızda örgütlü işçi sayısı inanılmaz bir şekilde düşüş göstermektedir. Özellikle son yıllık döneme baktığımızda, grev hakkına sahip örgütlü işçi sayısında, ekonominin büyümesiyle de kıyasladığımızda düşüş dramatiktir. Bizim bugün yapmamız gereken, etkili bir örgütlenmenin emek ve emekçi için nasıl gerçekleştirileceğini ve herkes için nasıl daha faydalı olabileceğimizi günlük siyasetten, her türlü makam mevki kaygısından uzaklaşarak tartışmaktır. Feyzioğlu nun ardından kürsüye gelen Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, kıdem tazminatı ve esnek çalışmaya ilişkin sorunlara dikkat çekerek, 30 yaş altında sendikasızlaşmaya doğru bir gidiş olduğunu vurguladı. 6 Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan da birinci sorunun Türkiye deki tüm sendikaların işçilerin ancak yüzde 10 unu temsil etmesi olduğu

7 HABERLER nu belirterek, İşçilerimizi sendikalarda örgütlesek, bugün bunları konuşmazdık dedi. Daha sonra kürsüye gelen DİSK Genel Başkanı Kani Beko, bundan sonra işçilerin ölmemesi için Soma Davası ndan ders niteliğinde bir karar çıkması gerektiğini söyleyerek, emekçilerin karşı karşıya bulunduğu sorunlara dikkat çekti. Beko, İşsizlere iş bulmanın tek yolu kölelik değildir diye konuştu. Açış konuşmalarının ardından Kurultay ın Artan İş Kazaları Çağrıştırmasıyla İş Güvenliği ve İş Sağlığı başlıklı ilk oturumuna geçildi. Hak-İş Hukuk Müşaviri Av. Hüseyin Öz ün başkanlığını yaptığı oturumda Prof. Dr. Levent Akın, Prof. Dr. Oğuz Karadeniz ile Doç. Dr. Mahmut Kabakçı birer sunuş yaptılar. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Av. Kürşat Karacabey in başkanlığını yaptığı, Emeğe Etkileri Bağlamında Özelleştirmeler, Taşeronluk ve Özel İstihdam Büroları başlıklı ikinci oturumda Prof. Dr. Aydın Başbuğ, Av. Dr. Murat Özveri, Doç. Dr. İbrahim Aydınlı görüşlerini dile getirdiler. Kurultay ın ikinci gününde; Türk-İş Hukuk Müşaviri Av. Ferhan Tuncel başkanlığında gerçekleştirilen Yargı Kararları Işığında İşçilik Hakları ve İşçilik Haklarının Tahakkuku ile İş Güvencesi başlıklı oturumda Prof. Dr. Müjdat Şakar, Prof. Dr. Kübra Doğan Yenisey, Doç. Dr. Muhittin Astarlı ve Av. Gökhan Candoğan, DİSK Hukuk Müşaviri Av. Necdet Okcan başkanlığında gerçekleştirilen Uluslararası Normlar Karşısında Türk Mevzuatı ve Uygulamasında Sendikasızlaştırma başlıklı oturumda ise Prof. Dr. Metin Kutal, Doç. Dr. Aziz Çelik ve Yrd. Doç. Dr. Ulaş Baysal konuşmacı olarak yer aldılar. 7

8 HABERLER YETİŞTİRME YURTLARI VE HAYATA TUTUNMA KONULU PANEL, TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ İLE YETİŞTİRME YURTLARI GENÇLİK, EĞİTİM, KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLDİ Panel Sonunda Açıklanan Bildiride, Yetiştirme Yurdundan Reşit Olmadan Ayrılanların İstihdamında Ortaya Çıkan Mağduriyetin Giderilmesi İstendi Türkiye Barolar Birliği ile yetiştirme yurtlarından ayrılanlar tarafından kurulan Yetiştirme Yurtları Gençlik, Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği nin birlikte düzenlediği Yetiştirme Yurtları ve Hayata Tutunma konulu panel, Av. Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi nde gerçekleştirildi. Yetiştirme yurtlarından ayrılanların da katılarak sorunlarını dile getirdiği panelin açış konuşmasını yapan Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Av. Berra Besler, Ben isterdim ki ilgili Bakanlık mensupları da gelsinler, bu sesleri duysunlar. Ülkemiz için, huzurumuz için birlikte bir şeyler yapalım. Uzattığımız el itilmesin dedi. Besler, sosyal devlet anlayışına ilişkin saptamalarda bulunduğu konuşmasında, çeşitli nedenlerle aileleriyle birlikte yaşama imkânından yoksun bulunan çocukların koruma altına alınmasının sosyal devletin vazgeçilmez görevi olduğunu söyledi. Çocukların önemli bir bölümünün ailelerin ekonomik yetersizliklerinden dolayı yurtlarda kaldıklarına dikkat çeken Besler, Bu durum ülkemizde, milli gelirin topluma adaletli bir şekilde yayılmadığının, tüm yurttaşların insan onuruna yakışacak şekilde asgari yaşam koşullarına kavuşturulmadığının, yani sosyal devlet anlayışının sağlıklı bir şekilde işlemediğinin göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Keza üzülerek söylemeliyim ki ülkemizde demokrasi ve hukuk devleti de ağır tahribat altındadır şeklinde konuştu. DEVLET KORUMASI ALTINDAKİ ÇOCUKLARA YÖNELİK HER TÜRLÜ ŞİDDET TAMAMEN KAZINMALI Besler konuşmasını şöyle sürdürdü: Devlet koruması altındaki yetiştirme yurtlarında kalan çocukların hayatını iki ayrı zaman dilimine ayırırsak, ilki yurtta kaldıkları yaşamları, ikincisi de yurttan ayrıldıktan sonraki yaşamlarıdır. Hiç kuşkusuz, yaşamlarının ikinci evresi, birinci evresinin koşullarıyla bağlantılıdır. Bu toplantıya gelmeden önce yaptığım okumalarda en çok dikkatimi çeken konu, yurtlarda kalan çocukları inciten bazı uygulamalar oldu. Eğer hala yapılageliyorsa, küçük gibi görünen ama çocukların yaşamlarını derinden etkileyen uygulamaları, hiçbir ekonomik maliyeti olmadan önlemek mümkün. Çocuklara bir örnek saç traşı yaptıran, bir örnek kazak giydiren yurt idarecilerinin; derse girer girmez öğrencileri ayağa kaldırarak annelerinin babalarının ne iş yaptığını, nerede oturduklarını soran öğretmenlerin buna bir son vermesini sağlamak gerekiyor. Çocukların barınma, beslenme, giyim ihtiyaçlarını karşılamak, harçlıklarını vermek yetmiyor, onları toplumdan ayıran her türlü uygulamayı da sona erdirmek gerekiyor. Öte yandan, çocuklara fedakarca annelik, babalık yapan; onları koruyup koruyan yurt idarecilerini, öğ- 8

9 HABERLER retmenlerini ve bakıcılarını tenzih ederek söylüyorum, devlet koruması altındaki çocuklara yönelik fiziksel, cinsel ve duygusal şiddetin tamamen kazınması, devletin bu utancı silecek çok sıkı denetim önlemlerini alması gerekiyor. Medyanın gündemine düşen bu haberler fedakârca çalışan yurt görevlilerini rencide ederken, toplum vicdanında da derin yaralar açıyor. Medyanın haber verme görevini yerine getirirken özenli olmasını istemek ne kadar hakkımızsa, devletin bu tür haberlerin yapılmasına gerek kalmayacak şekilde önlem almasını istemek de o kadar hakkımızdır. Yurtlarda kalan çocuklara yönelik şiddetin, az önce örneğini verdiğim uygulamaların, toplumda oluşturulan algıların, zaten ülkemizde çok yaygın olan şiddeti ve suç işleme alışkanlığını tetiklediğini biliyoruz. Bu kısır döngü, yurtlarda kalan çocukların suç işlemeye meyilli olduğu algısını oluşturuyor ki, çocuklarımızın geleceği açısından en büyük tehlike de budur. Yurtlarda kalan çocuklarımız açısından ikinci ve çok önemli bir sorun da eğitim. Çocukların yetersiz eğitim almaları, özellikle yüksekokula gidenlerin oranının çok düşük olması, onları geleceğe hazırlamada ne kadar yetersiz kaldığımızı da ortaya koyuyor. Yurtlarda kalan çocukların bu süre içerisinde geçirdikleri yaşamın kalitesi, onların yurttan çıktıktan sonra hayata tutunup tutunamayacakları sorusunun nasıl cevap bulacağına da temel teşkil ediyor. Bu nedenle temel meselelerimizden biri, yurtlarda kalan çocuklarımızı hayata hazırlamaktaki yetersizliğimiz olarak ortaya çıkıyor. Eğitim düzeyinin düşük olduğunu da göz önüne alırsak, çoğunlukla 18 yaşından sonra yurttan çıkarılan ve zaten kendilerine sahip çıkmadıklarını düşündükleri, sorunlu oldukları ailelerine teslim edilen çocuk yaştaki gençlerimizi bekleyen tehlikeleri en iyi bilen, onları bu tehlikelerden korumak için dayanışma ruhunu sergileyen siz değerli konuklarımızsınız. Göstermiş olduğunuz hassasiyet ve özverili çalışmalarınızdan dolayı sizlere hepimizin teşekkür borcu var. Bu çabaların en önemli karşılığı hiç kuşkusuz, Sayın Akın Gönen in büyük gayretleriyle, yurtlardan çıkarılan gençlere istihdam olanağı sağlayan yasal düzenlemenin 25 yıl önce gerçekleştirilmiş olmasıdır. Bu çok büyük adımdır. Kamu kurumlarında istihdam olanağı bulabilen gençlerimizi suça bulaşmaktan, kötü alışkanlıklardan, sokaklarda kalmaktan kurtarmıştır. Ancak yeterli değildir. Çocuklarımızın yurttan ayrılmaları ile işe yerleştirilmeleri arasındaki sürede karşılaşacakları tehlikeler, istihdam edildikleri kadrolar, özel sektörde çalışma imkânını elde edecekleri, rekabet koşullarına uygun eğitimi almamış olmaları ve daha çok fazla sorun, yapılacak çok şey vardır. Besler den sonra kürsüye gelen Yetiştirme Yurtları Gençlik, Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Kudret Bulut, yetiştirme yurdundan ayrılanlar tarafından kurulan derneklerinin koruma kararı kaldırılanların önünü açmak için hizmet verdiğini söyledi. Yetiştirme yurtlarından ayrılan gençlerin istihdamına olanak sağlayan 3413 sayılı Yasa nın 25 yıl önce çıkışına öncülük eden eski Devlet Bakanı Akın Gönen de, Yasa sayesinde den fazla çocuğun işe girmesine aracılık ettiğinden dolayı duyduğu mutluluğu ifade etti. Gönen, Bakanlık tarafından kapatılan yetiştirme yurtları tarafından açılan sevgi evlerinin çocukların sosyalleşmesi açısında şehir merkezinde olması gerektiğini söyledi. Yurttan ayrıldıktan sonra kamuda istihdam edilmek için sıra bekleyen gençlerin bulunduğunu söyleyen Gönen, Bakanlık tarafından yapılan düzenlemelerle bu sayının azalmaya başladığını kaydetti. Türkiye Barolar Birliği Başkan Başdanışmanı Av. Prof. Dr. Necdet Basa yönetimindeki panelde, Prof. Dr. Kasım Karataş, Prof. Dr. İlhan Tomanbay, Yrd. Doç. Dr. Ergün Yazıcı yetiştirme yurtlarındaki çocukların koruma kararları kaldırıldıktan sonraki hayatlarına ilişkin sıkıntılara dikkat çekerek çözüm önerilerini dile getirdiler. Panelin ardından Türkiye Barolar Birliği ile Yetiştirme Yurtları Gençlik, Eğitim, Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından kamuoyuna ve ilgili makamlara duyurmak üzere bir sonuç bildirgesi açıklandı. 9

10 TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ ve YETİŞTİRME YURTLARI GENÇLİK, EĞİTİM KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ TARAFINDAN 29 MAYIS 2015 TARİHİNDE ORTAKLAŞA DÜZENLENEN YETİŞTİRME YURTLARI VE HAYATA TUTUNMA KONULU PANEL SONUÇ BİLDİRGESİ 1- Reşit olmadan kurum bakımından korunma kararı kaldırılarak 3413 sayılı Yasadan yararlanamayan çocuklarımız için kanuni yollar için barodan yardım alınması gerekirse 3413 sayılı Yasanın reşit olmadan ayrılanlar hükmünün değiştirilerek çocukların mağduriyetinin giderilmesi, 2- Korunma ve bakım altında kalan çocukların kuruluştan ayrılmadan önceki son bir yıl içerisinde hayata hazırlanması amacıyla gerekli eğitimlerin verilmesi ve reşit olduktan sonra da istihdam sağlanıncaya kadar geçen süre içerisinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı na bağlı İl Müdürlükleri tarafından eğitim, sosyal hayata hazırlama ve barınma birimleri kurularak çocukların 18 yaşından sonra da istihdam sağlanıncaya kadar izlenmesi, 3- Aileye dönüş çerçevesi adı altında koruma kararı kaldırılacak olan çocukların aileleri ile birlikte o ilde bulunan bu alanda faaliyet gösteren sivil toplum örgütü temsilcisinin de bulunacağı bir komisyon kurularak aile ve çocuğunda fikrinin alınarak koruma kararının kaldırılması, 4- Kurum bakımındaki çocukların sağlıklı yetiştirilebilmesi için çocukların kurum bakımına alınma nedenleri göz önünde bulundurularak, rehabilitasyon sürecinin iyi yönetilmesi, etkili ve kesintisiz sunulması, 5- Çocukların kurum bakımında bulundukları süre içinde onların damgalanmasına yol açacak ve çocukları toplumdan daha çok soyutlayacak uygulamaların ortadan kaldırılması, 6- Kuruluşlardaki personel yetersizliği ortadan kaldırılmalı ve meslek profesyonellerinin (sosyal çalışmacı, psikolog, sosyolog ve pedagog gibi) arttırılması, 8- Çocuk Koruma Kanunu ve Sosyal Hizmetler Kanunu çerçevesinde kurum bakımına alınan çocukların kurum bakımı öncesindeki yaşamları değerlendirilerek, hizmet programlarının ayarlanması, 9- Kurum bakımında kalan çocukların yaşamış olduğu problemlerin ortadan kaldırılması için o problemi daha önce yaşamış olan kişilere eksiklikler sorulması, onların tecrübelerinden yararlanılması, 10- Kurumdan ayrılmış ve işe girmek için sıra bekleyen kişilerin kamu kurumlarında faaliyet gösteren taşeron firmalarda geçici olarak istihdam edilmelerinin öncelikli olarak sağlanması, 11- İşe yerleştirme hakkı elde etmiş ancak sabıka kaydından dolayı işe yerleşemeyen kişiler için düzenleme yapılması, 12- Koruyucu ailede bulunan çocukların kurum görevlileri tarafından değerlendirilmelerinin özenle ve sıklıkla yapılması, 13- Koruma kararı alınarak ayni ve nakdi yardımlarla aile yanına döndürülen çocukların, koruma kararı kaldırılıncaya kadar sosyo-psikolojik yönden takip edilmesi ve çocuklar için gerektiğinde rehabilitasyon hizmeti sunulması, 14- Ön lisans, lisans, yüksek lisansını tamamlayan, kurum bakımından yararlanmış kişilerin istihdamında mezun oldukları programların Devlet Personel Başkanlığı tarafından dikkate alınması konularında tam bir görüş birliğine varılarak, sonuç bildirgesi imza altına alınmıştır. Kamuoyuna ve ilgili makamlara saygıyla duyurulur. 7- Kurum bakım hizmetleri sonuçlarının değerlendirilebilmesi için kurumdan ayrılan kişilerin başarılarının ve başarısızlıklarının izlenmesi, değerlendirilmesi, denetlenmesi, 10

11 HABERLER SEÇİM GÜVENLİĞİ İÇİN BÜYÜK GÜÇ BİRLİĞİ Oy ve Ötesi Derneği ile Temiz Seçim Platformu temsilcileri ve konunun uzmanlarının katılımıyla Türkiye Barolar Birliği nde yapılan toplantı ortak bildiriyle sonuçlandı TÜRKİYE DE ÇAĞDAŞ BİR YAŞAMDAN VE GERÇEK DEMOKRASİDEN YANA OLAN GENİŞ KİTLELERİN GÜCÜ, HER TÜRLÜ DEMOKRASİ DIŞI OYUNU BOZMAYA FAZLASIYLA YETECEKTİR Temiz, Adil ve Güvenli Seçim başlıklı yuvarlak masa toplantısı Türkiye Barolar Birliği nde Oy ve Ötesi Derneği ile Temiz Seçim Platformu temsilcileri ve konunun uzmanlarının da katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıyı açan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Türkiye Barolar Birliği nin bir seçim güvenliği odası oluşturduğunu ve salonlarını Oy ve Ötesi Derneği ne açtığını söyledi. Feyzioğlu, Buradan hem Ankara yı hem Türkiye yi Oy ve Ötesi ile birlikte kontrol edebileceğiz. Diğer gruplara da kapımız elbette açık. 40 a yakın ilde de avukat desteğini vermeye gayret ediyoruz dedi. Türkiye Barolar Birliği nin tarafsızlığıyla Türkiye nin en güvenilir kurumlarının başında geldiğine dikkat çeken Feyzioğlu, toplumda seçim güvenliğine ilişkin bir takım kaygılar bulunduğunu ifade etti. Feyzioğlu sözlerine şöyle devam etti: Orijinal tutanakların toplandığı, saklandığı, arşivlendiği; her sandığa yeterli sayıda temsilci, o temsilcileri destekleyecek yedekler; okulların başına heyetlerin görevlendirildiği bir örgütlenmenin yapıldığı noktasında tereddütler olduğu için toplumda güvensizlik de maalesef artıyor. Dolayısıyla bütün siyasi partilerin çıkarması gereken sonuç, bu işin asli sahibinin siyasi partiler olduğu. Biz asli sahipleri üzerlerine düşeni tam olarak yapamadıkları düşüncesinde olduğumuz ve toplumun hissiyatını yansıttığımız için burada sandığa ve oylara sahip çıkmak adına bir araya geldik. Toplantıyı yöneten Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Av. Başar Yaltı, seçim güvenliğine ilişkin hukuksal çerçeveyi anlatarak başladığı konuşmasında, 7 Haziran seçim sonuçlarının Cumhuriyet değerlerini ve parlamenter demokratik sistemi altüst edecek bir aşamaya götürebileceği kuşkusunu yarattığını söyledi. Bu seçim sürecinde; %10 barajı, Cumhurbaşkanı nın parti lideri gibi propaganda yapması, yargı organlarının tarafsızlığı ve bağımsızlığıyla ilgili kuşkular, İç Güvenlik Paketi ile vali, kaymakam ve emniyet amirlerine verilen yetkiler olmak üzere dört olgunun öne çıktığını kaydeden Yaltı, Kamuoyunda seçim güvenliği dendiği zaman sandık güvenliğine indirgeyen bir bakış açısı var. Oysa seçmen kütüklerinden başlayan ve seçimin yürütülmesini, bilgisayar ortamındaki yazılımını içine alan çok geniş ve kapsamlı bir anlamı var seçim güvenliğinin diye konuştu. 11

12 HABERLER SONUÇ BİLDİRİSİ Türkiye Barolar Birliği tarafından 25 Mayıs 2015 tarihinde düzenlenen ve açış konuşmasını Birlik Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu nun yaptığı Temiz, Adil ve Güvenli Seçim Yuvarlak Masa Toplantısı metnin altında isimleri yazılı kişilerin katılımlarıyla gerçekleştirildi. Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu konuşmasında; Türkiye Barolar Birliği nin bir seçim güvenliği odası oluşturduğunu, seçim güvenliği ile ilgili kaygı duyan ve çalışmalar yapan her sivil toplum örgütüne kapılarının açık olduğunu, kendilerine Türkiye genelinde avukat desteğinin sağlandığını belirtti. Yuvarlak masa toplantısında; 7 Haziran Genel Seçimi ile ilgili ülkemizin içinde bulunduğu durum, seçimle ilgili kurumların çalışmaları, adil ve temiz bir seçim konusunda kamuoyuna yansıyan kuşkular, önceki seçimlerdeki usulsüzlükler, hileler ve seçmen iradesine yapılan müdahaleler ayrıntılı şekilde tartışıldı. Yüzde 10 seçim barajı, milletvekillerinin partilere dağılımında büyük adaletsizliklere yol açan d Hond yöntemi, çok sayıda seçmenin bilgileri dışında seçmen listelerinden çıkarılması ve sahte seçmenlerin listelere kaydı, sandık çevresinde, ilçe ve il seçim kurullarında yapılan usulsüzlükler, SEÇSİS sisteminin güvenliği, seçim çalışmalarının finansmanında partiler arası adaletsizlikler, devletin olanaklarının seçimde iktidar partisi için kullanılması ve Cumhurbaşkanının Anayasa dışına çıkarak önceki partisi için meydan meydan oy isteyerek seçimin güvenliğine darbe vurması yuvarlak masanın başlıca konuları oldu. Yapılan ayrıntılı konuşmalar ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler sonrasında aşağıdaki bildirinin kamuoyuna duyurulmasına oybirliğiyle karar verildi. Geçmiş seçimlerde kamuoyuna yansıyan yaygın seçim usulsüzlükleri ve hileleri ile 7 Haziran seçim sürecinde Cumhurbaşkanı tarafından eşitlikçi ve demokratik kurallara uyulmaması toplumumuzda seçimin güvenliği konusunda büyük kaygıların doğmasına ve seçimin meşruiyeti hakkında tartışmalara yol açmıştır. Temiz ve adil bir seçim konusundaki kaygılar ilk kez ulusal sınırları aşarak uluslararası boyut kazanmış durumdadır. AGİT gözlemcileri cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında yayınladıkları tavsiye niteliğindeki raporda; Başbakanın seçimde, resmi devlet organizasyonları ile birleştirilmiş büyük çaplı organizasyonlarını, YSK kararlarına itirazın mümkün olmamasını ve uluslararası kurumların ve vatandaşların seçim gözlemi yapması ile ilgili yasal hükümlerin bulunmaması da dahil olmak üzere AGİT in temel tavsiyelerinin dikkate alınmamasını eleştirmiştir. AGİT in kaygıları o denli büyümüştür ki ilk kez bu seçimlerde sandık güvenliğini gözlemlemek için 33 İl e gözlemci gönderme kararı almıştır. Ülkemizin seçimlerle ilgili yetkili kurul ve kurumları, son yıllardaki her seçim sonrasında ortaya çıkan usulsüzlüklere ve birçoğu mahkeme kararlarıyla da kanıtlanmış geniş kapsamlı hilelere ve uluslararası uyarılara rağmen gerekli önlemleri almamaktadır. Temiz ve adil bir seçimle ilgili kaygılar o denli artmıştır ki yapılan kamuoyu yoklamalarında seçmenlerimizin yüzde 50 ye yakını seçimin adil ve temiz olacağına inanmamaktadır. Demokratik rejimlerde seçimlere güvenin yitirilmesi, seçim sonuçlarının meşru olmayacağına inanılması ülkenin iç barışı ve toplumsal huzurunun önündeki en büyük tehlikedir. İktidarın bu tehlikeyi görmezden gelerek seçim güvenliği ile ilgili gerekli önlemleri almaması ve Cumhurbaşkanı nın temiz bir seçim için gerekli olan demokratik kuralları hiçe sayarak oy toplamaya çalışması ulusal ve uluslararası kamuoyunda bir sivil darbe korkusunu da beslemektedir. Öte yandan seçimlerle ilgili bu olumsuz gelişmelere rağmen, ülkemizde barıştan ve huzurdan yana olan, çağdaş ve özgürlükçü bir demokrasinin gerekliliğinin farkına varmış geniş kitlelerde oyuna sahip çıkmak isteği ve bilinci güçlenmeye ve hızla yayılmaya başlamıştır. Bu isteği yaşama geçirebilmek için «Temiz Seçim Platformu» ve «Oy ve Ötesi» gibi sivil toplum kuruluşları ile hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü ilkesinin kararlı savunucusu Türkiye Barolar Birliği etkili bir toplumsal dayanışma ve çalışma içine girmişlerdir. Bu noktada, varlıkları temiz ve adil seçime bağlı olan özellikle muhalefet partilerinin de sandık güvenliği konusundaki sorumluluklarını en yüksek düzeyde yaşama geçirmeleri büyük önem taşımaktadır. Çağdaş bir yaşamdan, özgürlükçü bir demokrasiden yana olan geniş kitlelerin temiz seçim isteği seçimlerde seçmen iradesine dönük tüm müdahaleleri aşabilecek bir güçtedir. Bu bilinç ve istek içindeki tüm vatandaşlarımız seçimlerde yapılması olası tüm hilelere karşı mutlaka sandık başına gitmeli, oylarını kullanmalı, yakınlarına da kullandırtmalı ve oylarına sayım bitip resmen açıklanana kadar sahip çıkmalıdırlar. Türkiye de çağdaş bir yaşamdan ve gerçek demokrasiden yana olan geniş kitlelerin gücü her türlü demokrasi dışı oyunu bozmaya fazlasıyla yetecektir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 12

13 HABERLER YENİ GELİŞMELER IŞIĞINDA BEDENSEL ZARARLARIN TAZMİNİ ULUSLARARASI KONGRESİ Türkiye den ve uluslararası alandan pek çok akademisyen ve hukukçunun katıldığı Yeni Gelişmeler Işığında Bedensel Zararların Tazmini Uluslararası Kongresi, 6-8 Mayıs 2015 tarihleri arasında Türkiye Barolar Birliği nde gerçekleştirildi. Türkiye Barolar Birliği, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Friedrich-Alexander Üniversitesi tarafından ortaklaşa düzenlenen geniş katılımlı kongreye, Türkiye nin yanı sıra Almanya, Fransa ve Amerika dan akademisyenler ile çok sayıda hukukçu katıldı. Kongrenin açış konuşmasını TBB Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Çağlar Özel ve Friedrich-Alexander Üniversitesi Erlangen-Nürnberg Türk Hukuku Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Mathias Rohe yaptı. SADECE HUKUK KONUŞMAYACAĞIZ İş kazalarının Türkiye nin kanayan bir yarası olduğunu söyleyen Feyzioğlu, Bu toplantı, sosyal devletin hukuk eliyle nasıl yerleştirileceğinin toplantısı. Sadece hukuk konuşmayacağız, bu kavramların arkasında Soma da eşini kaybeden kadınlar, oğlunu kaybeden analar, kardeşini kaybeden bacılar var; Elmadere de, Kınık ta kaybettiğimiz canlar var, bir asansörün içinde çığlık çığlığa ölenler ve artık her gün gazete sayfalarının küçücük bir köşesinde haber olmuş iş kazası kurbanı şehitlerimiz var. Bugün bu toplantıdan çıkacak sonuçlar belki de kaybettiğimiz tüm canların yaşam haklarını onlara teslim edecek diye konuştu. Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Çağlar Özel de, bedensel zararların tazminine ilişkin Türk Borçlar Kanunu na yeni getirilen 55 inci madde ile ilgili bilgi vererek, kanun maddesinin uygulaması ile ilgili ortaya çıkacak sorunların kongrede ele alınacağını söyledi. Prof. Dr. Mathias Rohe ise Friedrich-Alexander Üniversitesi ve çalışmaları ile ilgili bilgi vererek Türk-Alman işbirliğinin artırılmasına yönelik dileklerini iletti. Konuşmalarının ardından, oturum başkanlığını Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal Onar ın yaptığı açış oturumuna geçildi. Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Eren, Türk hukukunda bedensel zararlar konusunda bir tebliğ sunarken Pennsylvania Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. John P. Culhane da, Anglo-Sakson hukukunda bedensel zararlar konusunu ele aldı. Üç gün boyunca devam eden kongrede, bedensel zararların tazmin esasları borçlar hukuku, iş ve sosyal güvenlik hukuku, idare hukuku, tüketici hukuku ve yargılama hukuku yönünden incelenirken, konu aynı zamanda yargı kararları çerçevesinde de değerlendirildi. Kongrede ayrıca; doğal afetler nedeniyle oluşan bedensel zararlarda sorumluluk, tıbbi müdahale nedeniyle bedensel zararların tazmini, maden kazalarının nedenleri, iş güvenliği önlemleri, ölüm halinde yakınların manevi tazminat talebi, insan kaynakları bağlamında iş sağlığı ve güvenliğinin yeri gibi pek çok konuda tebliğ sunuldu. Fransa, Almanya ve ABD den katılımcıların, konuyu kendi hukuk nosyonları çerçevesine değerlendirdiği kongrenin son oturumunda ise, farklı hukuk disiplinleri bakımından bedensel zararların hesap yöntemleri incelendi. Kongrenin sonunda katılımcılara sertifikaları, TBB Başkan Başdanışmanı Av. Prof. Dr. Necdet Basa ve Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Çağlar Özel tarafından verildi. 13

14 HABERLER ÇALIŞMA YAŞAMININ GÜNCEL SORUNLARI KONULU SEMPOZYUMDA İŞÇİ SORUNLARI ELE ALINDI Türkiye Barolar Birliği, Kocaeli Barosu ve Kocaeli Üniversitesi tarafından ortaklaşa düzenlenen Çalışma Yaşamının Güncel Sorunları konulu Sempozyum, 9 Mayıs Cumartesi günü, Kocaeli Ticaret Odası Meclis Salonunda gerçekleştirildi. Sempozyumun açılışında konuşan Kocaeli Barosu Başkanı Av. Sertif Gökçe, Kocaeli nin sanayi kenti olması sebebiyle çalışma ilişkilerinden kaynaklanan sorunlarla sıklıkla karşılaştıklarını söyledi. Soma da yaşanan maden faciasına da dikkat çeken Gökçe, Soma maden faciası ve diğer sektörlerde meydana gelen iş kazalarının işin fıtratında olmadığını, ancak ciddi tedbirlerle bu tür kazaların önüne geçilebileceği hepimizin malumudur dedi. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Emek Komisyonu Koordinatörü Avukat Kürşat Karacabey in oturum başkanlığını üstlendiği ilk oturumda Taşeron Sisteminin İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğine Etkileri konusu ele alındı. Pek çok sektörde işçilerin, canlarıyla sömürüldüğünü ve emeklerinin karşılığını da hiçbir şekilde alama dıklarını kaydeden Karacabey, sorunun son derece önemli ve yakıcı olduğunun altını çizdi. Karacabey şöyle konuştu: Konunun teknik değerlendirmelerini uzmanlarımız ayrıntılı şekilde yapacaklar ama taşeronlukla bağlantılı olunca bazı genel fotoğrafları tanımlama zorunluluğunu hissediyorum. Taşeronluk çok genel bir kavram. Üretimde de bir mekanizma olarak yerini alıyor. Dünyada emek ve emekçiler sürekli kaybediyor, özellikle son yıllarda hızla kaybediyor. Hatta dünyanın genel insanlık fotoğrafına baktığımızda; bütün ülkelerin toplamda yarattıkları, ürettikleri gayrisafi milli hasıladan alınan pay anlamında ya da pastanın bölüşümü anlamında çoğunluğu oluşturan yoksul ülkelerle, azınlığı oluşturan zengin ülkelerin aldıkları pay arasındaki denge süratle açılıyor. Ayrıca Bangladeş ten İsviçre ye, ABD ye kadar her bir ülkede de aynı fotoğraf kendisini gösteriyor. Milli gelirin, gayrisafi milli hasılanın büyük çoğunluğunu alan küçük azınlıkla geri kalanla yetinen büyük çoğunluğun payları arasındaki denge de sürekli açılıyor. Bu, bana göre kapitalizmin doğasında olan bir özellik. Hele son yıllarda kapitalizmin hızla küreselleşmesi, kar hırsında sınır tanımaması, hırçınlaşması bu sonucu daha da belirgin hale getirdi. 14

15 HABERLER İşte emek taşeronluğu da bu sürecin yarattığı sorunlardan biri olarak insanlığın önüne gelmiş bulunuyor. Emek taşeronluğunu akademik tanımlamalardan azade şöyle anlıyorum; zor durumdaki insanlar genellikle asgari ücretten emeklerini bu işi meslek edinmiş bir şirkete teslim ediyorlar. O şirket, o emekleri üçüncü bir kişiye, kuruma ihaleyle, görüşmeyle, pazarlıkla pazarlıyor ve emeğin üzerinden kar elde ediyor. Bir ticaret var. Bu köleliğin belki cilalanmış ama ilk çağlardakinden çok daha çirkin bir yüzünü temsil ediyor. Bir kere emek taşeronluğunu felsefi açıdan mazur görmek, ona olumlu bakmak mümkün değil. Bu sistem aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliğine de yansıyor. Geçen ay Soma maden kazası ile ilgili Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi nde bir süre yargılama devam etti. Biz de bir bölümünde bulunduk. Oradan çıkan sonucu paylaşmak istiyorum: 2008 yılına kadar bir başka firma işletirken, daha önce devlet (TKİ) işletiyordu, 2008 de son kazaya sebebiyet veren firmaya devrediyor. Devretmeden önce 450 işçi var. Bu 450 işçiye yeter ekipman, güvenlik personeli var ve o ana kadar bir kaza yaşanmıyor. Böyle bir patlama, hatta tıpatıp aynısı olduğu söyleniyor, yaşanıyor ancak anında tahliye gerçekleştiriliyor ve bir kişinin bile burnu kanamıyor. Sırf bunu gerekçe göstererek bu firma bu madeni, bu riske rağmen bu şekliyle daha fazla işletmenin mümkün olmadığını gerekçe gösterip TKİ ye de bu durumu bildirerek devretmek istiyor ve devralan firmaya geçiyor. Devralan firma ilerleyen süreçte çalışan sayısını 3 bine çıkarıyor. Güvenlik ekipmanı aynı, önlemler aynı, güvenlik personeli aynı Bu da yetmiyor taşeronluk sisteminin yansıması sonucunda üretimi yüzde elli artırıyorlar. Resmen orada taşeronluk görünmüyor sistem itibariyle ama anlatılanlardan o sonuç çıkıyor. Aslında fiilen orada da taşeronluk var. Onun için taşeronluk doğrudan işçi sağlığı ve iş kazalarıyla ilgili. Maden gibi işletmelerin doğası gereği devlet tarafından işletilmesi kaçınılmaz. Aksi takdirde diğer tarafta belirleyici olan sınırsız kar hırsı oluyor. Pek çok sektörde işçiler, hem canlarıyla, hem terleriyle sömürülüyorlar ve emeklerinin karşılığını da hiçbir şekilde alamıyorlar. Sorun son derece önemli ve yakıcı. Sempozyumun devam eden diğer oturumlarında da sırasıyla, İş Kazalarında Cezai Sorumluluk ve İş Kazalarında Hukuki Sorumluluk ve Tazminat, Çalışma ve Dinlenme Süreleri, Fazla Çalışma ve İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları Açısından 5510 Sayılı Kanun Uygulaması konuları ele alındı. Bu sistem aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliğine de yansıyor. Geçen ay Soma maden kazası ile ilgili Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi nde bir süre yargılama devam etti. Biz de bir bölümünde bulunduk. Oradan çıkan sonucu paylaşmak istiyorum: 2008 yılına kadar bir başka firma işletirken, daha önce devlet (TKİ) işletiyordu, 2008 de son kazaya sebebiyet veren firmaya devrediyor. Devretmeden önce 450 işçi var. Bu 450 işçiye yeter ekipman, güvenlik personeli var ve o ana kadar bir kaza yaşanmıyor. Böyle bir patlama, hatta tıpatıp aynısı olduğu söyleniyor, yaşanıyor ancak anında tahliye gerçekleştiriliyor ve bir kişinin bile burnu kanamıyor. Sırf bunu gerekçe göstererek bu firma bu madeni, bu riske rağmen bu şekliyle daha fazla işletmenin mümkün olmadığını gerekçe gösterip TKİ ye de bu durumu bildirerek devretmek istiyor ve devralan firmaya geçiyor. Devralan firma ilerleyen süreçte çalışan sayısını 3 bine çıkarıyor. Güvenlik ekipmanı aynı, önlemler aynı, güvenlik personeli aynı Bu da yetmiyor taşeronluk sisteminin yansıması sonucunda üretimi yüzde elli artırıyorlar. Resmen orada taşeronluk görünmüyor sistem itibariyle ama anlatılanlardan o sonuç çıkıyor. Aslında fiilen orada da taşeronluk var. Onun için taşeronluk doğrudan işçi sağlığı ve iş kazalarıyla ilgili. Maden gibi işletmelerin doğası gereği devlet tarafından işletilmesi kaçınılmaz. Aksi takdirde diğer tarafta belirleyici olan sınırsız kar hırsı oluyor. Pek çok sektörde işçiler, hem canlarıyla, hem terleriyle sömürülüyorlar ve emeklerinin karşılığını da hiçbir şekilde alamıyorlar. Sorun son derece önemli ve yakıcı. Sempozyumun devam eden diğer oturumlarında da sırasıyla, İş Kazalarında Cezai Sorumluluk ve İş Kazalarında Hukuki Sorumluluk ve Tazminat, Çalışma ve Dinlenme Süreleri, Fazla Çalışma ve İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları Açısından 5510 Sayılı Kanun Uygulaması konuları ele alındı. 15

16 HABERLER HALİT ÇELENK HUKUK ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU Halit Çelenk Hukuk Ödülleri Töreni, Avukat Halit Çelenk in vefatının dördüncü yıldönümünde Türkiye Barolar Birliği nde gerçekleştirildi. Hayatı boyunca demokrasi ve özgürlük mücadelesi veren devrimci avukat Halit Çelenk adına düzenlenen Hukuk Ödülleri Töreni, Türkiye Barolar Birliği Avukat Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi nde gerçekleştirildi. Törenin açış konuşmasını TBB Başkan Yardımcısı Av. Başar Yaltı yaptı. Konuşmasında, özellikle bugünlerde Halit Çelenk in devrimci bakış açısına ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Yaltı, Halit Çelenk belki mahkemelerde dava kaybetmiştir ama halk mahkemesindeki davasını kazanmıştır diye konuştu. Seçici kurul adına konuşan Erşen Sansal ise, Halit Çelenk en zor zamanlarda avukatlık mesleğini yapmıştır. Buna rağmen hiçbir zaman devrimci duruşundan ödün vermemiştir. Aramızdan ayrılalı 4 yıl oldu. Haksızlığın olduğu, hukuksuzluğun arttığı bir ortamda Halit Çelenk i unutmadık ve aramızda, yanımızda olduğunu hissediyoruz ifadelerini kullandı. Sinevizyon gösteriminden sonra söz alan düzenleyici kurul üyesi Av. Özlem Şen Abay, ödülün gerekçesinin Haziran direnişi ve boyun eğmeyenler olduğunu vurguladı. Abay ın konuşmasının ardından Nazım Hikmet Kültür Merkezi korosundan sanatçılar Halit Çelenk in sevdiği şarkıları seslendirdi. Program, ödüle layık görülen eser sahiplerine ödüllerinin verilmesiyle son buldu. Prof. İbrahim Kaboğlu başkanlığındaki Gezi Hukuki İzleme Grubu tarafından hazırlanan Demokrasi ve Totalitarizm Sarkacındaki Türkiye- Gezi Raporu ile Yaman Akdeniz ve Kerem Altıparmak tarafından hazırlanan İnternet ve İfade Özgürlüğü konulu çalışmalar- Twitter ve YouTube erişim en- gelleme kararlarının kaldırılması başvuruları adlı eserler ödüle layık bulundu. Seçici Kurul tarafından yapılan değerlendirme sonucunda; Ankara Üniversitesi SBF doktora öğrencisi Göksu Uğurlu nun Uluslararası Hukukta üçüncü dünya yaklaşımlarına dair yüksek lisans tezine ve SBF İdare Hukuku araştırma görevlisi Nazile İrem Yeşilyurt un idari yargıda yürütmenin durdurulması ve ivedi yargılamaya dair makalesine de teşvik ödülü verildi. 16

17 HABERLER TBB EĞİTİM MERKEZİ DANIŞMA KURULU NUN İLK TOPLANTISI VAN DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezi Danışma Kurulu, ilk toplantısını Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Başkan Yardımcısı ve Eğitim Merkezi Başkanı Av. Berra Besler, Yürütme ve Danışma Kurulu üyelerinin katılımıyla 15 Mayıs 2015 günü Van da gerçekleştirdi. TBB Yönetim Kurulu nun tarihli kararı ile kurulan ve daha önce Eğitim Merkezi nin faaliyetle- rine önemli katkı sunan akademisyenlerden; Yargıtay üyeleri, hâkimler, savcılar ile eğitim konularında deneyimleri bilinen avukatlardan oluşturulan TBB Eğitim Merkezi Danışma Kurulu nun ilk buluşmasına, Mayıs 2015 tarihlerinde Van da yapılan TBB Genel Kurulu büyük anlam kattı. TBB Başkan Yardımcısı ve Eğitim Merkezi Başkanı Av. Berra Besler in açtığı ve Danışma Kurulu üyelerini Eğitim Merkezi nin faaliyetleri hakkında bilgilendirdiği toplantıya katılan Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, TBB Yönetim Kurulu olarak bütün güçleriyle destekledikleri Eğitim Merkezi nin faaliyetlerinin önemine dikkat çekti. Başkan Feyzioğlu, avukatlara ve stajyerlere sunulan eğitimin artarak süreceğini dile getirerek bu faaliyete katkıda bulunanlara teşekkür etti. 17

18 HABERLER TBB EĞİTİM MERKEZİ NİN DÜZENLEDİĞİ STAJYER AVUKATLAR TÜRKİYE KURGUSAL DURUŞMA YARIŞMASINDA BÖLGE BİRİNCİLERİ BELİRLENDİ Türkiye nin yedi bölgesinde, 47 Baroya kayıtlı stajyer avukatlar, aynı olay metni üzerinden yaptıkları iddia ve savunma ile yarıştı. Karadeniz Bölgesi Birincisi Trabzon Barosu, Marmara Bölgesi birincisi İstanbul Barosu, Ege Bölgesi Birincisi Denizli Barosu, Akdeniz Bölgesi Birincisi Antalya Barosu, İç Anadolu Bölgesi Birincisi Aksaray Barosu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi Birincisi Diyarbakır Barosu, Doğu Anadolu Bölgesi Birincisi Kars Barosu Ekim 2015 Tarihlerinde Ankara da gerçekleştirilecek olan finalde yarışacak. Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı ve Eğitim Merkezi Başkanı Av. Berra Besler in koordinasyonunda Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu tarafından düzenlenen Stajyer Avukatlar Türkiye Kurgusal Duruşma Yarışması nın ilk aşaması olan Bölge Elemeleri 2-3 Mayıs 2015 tarihlerinde, yedi coğrafi bölgede eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Yurt genelini kapsaması nedeniyle başkaca bir örneği bulunmayan Stajyer Avukatlar Türkiye Kurgusal Duruşma Yarışması nın ilk aşamasında, yedi coğrafi bölgedeki baronun kendi aralarında belirledikleri ev sahibi baroların illerinde, 47 baroya kayıtlı stajyerin oluşturdukları takımlar, aynı olay metni üzerinden yarıştı. Çektikleri kura kura sonucuna göre iddia veya savunma yaparak yarışan stajyerlere duruşmada yargıçlık yapan jüri üyeleri puan verdi. Karadeniz Bölgesi nde TBB Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu üyeleri Av. Recep Adıgüzel ile Av. Fatih Deniz Alaeddinoğlu nun yarışma kurulu olarak sorumluluğunda ve İstanbul Barosu SEM Sorumlusu Nevzat Aydın ın organizasyonunda gerçekleşen, Sinop Barosu nun ev sahipliğini yaptığı; Amasya, Çorum, Giresun, Kastamonu, Ordu, Samsun, Tokat, Trabzon, Sinop ve Zonguldak olmak üzere 10 Baronun katıldığı kurgusal duruşmada; stajyer avukatlar, Av. Prof. Dr. Fatih Selami Mahmutoğlu, Yargıtay Kıdemli Tetkik Hakimi Ayhan Özsoy, Yargıtay Emekli Savcısı Av. Prof. Dr. Çetin Aslan dan oluşan yargıçlar jürisi önünde iddia ve savunma makamlarını temsilen yarıştılar. Yarışma sonucunda; Trabzon Barosu birinci, Kastamonu Barosu ikinci, Samsun Barosu üçüncü oldular. TBB den Hulusi Özen, Sinop Barosu ndan Ahu Nogay görevli çalışanlar olarak yarışmaya katkı sundular. Marmara Bölgesi nde TBB Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu Başkan Vekili Av. Alpay Sungurtekin ile üye Av. Rüstem Kadri Septioğlu ve üye Av. Can Tekin in yarışma kurulu olarak sorumluluğunda gerçekleşen ve Kocaeli Barosu nun ev sahipliğini yaptığı, Balıkesir, Çanakkale, Edirne, İstanbul, Kırklareli, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ ve Yalova olmak üzere 9 Baronun katıldığı kurgusal duruşmada, stajyer avukatlar, Prof. Dr. Mustafa Ruhan Erdem, Askeri Yargıtay Onursal Başkanı Av. Fahrettin Demirağ ve Av. Yrd. Doç. Dr. Hakan Kızılaslan dan oluşan yargıçlar jürisi önünde iddia ve savunma makamlarını temsilen yarıştılar. Yarışma sonucunda; İstanbul Barosu birinci, Edirne Barosu ikinci, Kocaeli Barosu üçüncü oldular. TBB den İbrahim Çalışkan ve Kocaeli Barosu ndan Oğuz Bekil görevli çalışanlar olarak yarışmaya katkı sundular. Ege Bölgesi nde TBB Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu Üyeleri Av. Şeref Kısacık ve Av. Meryem Çetin in yarışma kurulu olarak sorumluluğunda gerçekleşen ve Afyonkarahisar Barosu nun ev sahipliğini yaptığı, Afyonkarahisar, Aydın, Denizli, İzmir, Manisa ve Muğla olmak üzere 6 Baronun katıldığı kurgusal duruş- 18

19 HABERLER mada, Prof. Dr. Ali Kemal Yıldız, Ankara İnfaz Savcısı Mustafa Özgelen, Av. Murat Çekiç den oluşan yargıçlar jürisi önünde iddia ve savunmamakamlarını temsilen yarıştılar. Yarışma sonucunda; Denizli Barosu Barosu birinci Afyonkarahisar Barosu ikinci, Aydın Barosu üçüncü oldular. TBB den Hikmet Aydın ve Afyonkarahisar Barosu ndan İbrahim Akalın görevli çalışanlar olarak yarışmaya katkı sundular. Akdeniz Bölgesi nde TBB Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu Üyeleri Av. Yusuf Akbaş ve Av. Halit Advan ın yarışma kurulu olarak sorumluluğunda gerçekleşen ve Adana Barosu nun ev sahipliğini yaptığı, Antalya, Adana, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Mersin ve Osmaniye olmak üzere olmak üzere 7 Baronun katıldığı kurgusal duruşmada, stajyer avukatlar, Prof. Dr. Durmuş Tezcan, Av. M.Yılmaz Sağlam, Yargıtay 14.Ceza Dairesi Üyesi Alp Arslan dan oluşan yargıçlar jürisi önünde iddia ve savunma makamlarını temsilen yarıştılar. Yarışma sonucunda; Antalya Barosu birinci, Kahramanmaraş Barosu ikinci, Adana Barosu üçüncü oldular. TBB den Necati Kaya ve Adana Barosu ndan Çiğdem Buyruk görevli çalışanlar olarak yarışmaya katkı sundular. İç Anadolu Bölgesi nde TBB Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu Üyeleri Av. Rifat Çulha ve Av. Atalay Aksay ın yarışma kurulu olarak sorumluluğunda gerçekleşen ve Aksaray Barosu nun ev sahipliğini yaptığı, Ankara, Aksaray, Kayseri, Konya, Kırıkkale ve Sivas olmak üzere önce 6 Baronun katıldığı ancak daha sonra Ankara Barosu na kayıtlı stajyerlerden oluşan takımın 2 ve 3 Mayıs günleri yarışmaya gelmemeleri sebebiyle diskalifiye edilmeleri sonucu 5 baronun katıldığı kurgusal duruşmada, stajyer avukatlar Yargıtay 21. Ceza Dairesi Üyesi Muzaffer Özdemir, Av. Turgay Demirci, Av. Dr. Ali Pehlivan dan oluşan yargıçlar jürisi önünde iddia ve savunma makamlarını temsilen yarıştılar. Yarışma sonucunda; Aksaray Barosu birinci, Sivas Barosu ikinci, Kayseri Barosu üçüncü oldular. TBB den Sercan Ergün ve Aksaray Barosu ndan Uğur Avşar görevli çalışanlar olarak yarışmaya katkı sundular. Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde TBB Eğitim Merkezi Genel Sekreteri Av. Cumhur Arıkan ve Yürütme Kurulu ÜyesiAv. Bülent Maraklı nın yarışma kurulu olarak sorumluluğunda gerçekleşen ve Şanlıurfa Barosu nun ev sahipliğini yaptığı, Batman, Diyarbakır, Gaziantep ve Şanlıurfa olmak üzere 4 Baronun katıldığı kurgusal duruşmada, stajyer avukatlar, Prof. Dr. Ayşe Nuhoğlu, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Selami Hatipoğlu, Av. Dr. M. Savaş Özdağ dan oluşan yargıçlar jürisi önünde iddia ve savunma makamlarını temsilen yarıştılar. Yarışma sonucunda; Diyarbakır Barosu birinci, Şanlıurfa Barosu ikinci, Batman Barosu üçüncü oldular. Şanlıurfa Barosu ndan Av. Abdulkadir Kaya görevli olarak ve TBB den Müge Uslu görevli çalışan olarak yarışmaya katkı sundular. Doğu Anadolu Bölgesi nde TBB Eğitim Merkezi Yürütme Kurulu Üyeleri Av. Tamer Şahin ve Av. Ayhan Candan ın yarışma kurulu olarak sorumluluğunda gerçekleşen ve Kars Barosu nun ev sahipliğini yaptığı, Ağrı, Bitlis, Erzincan, Elazığ ve Kars olmak üzere 5 Baronun katıldığı kurgusal duruşmada, stajyer avukatlar Doç. Dr. Barış Erman, Av. Şeref Dede, Ankara Cumhuriyet Savcısı Kenan Çetin den oluşan yargıçlar jürisi önünde iddia ve savunma makamlarını temsilen yarıştılar. Yarışma sonucunda; Kars Barosu birinci, Elazığ Barosu ikinci, Bitlis Barosu üçüncü oldular. TBB den Hüseyin Yılmaz ve Kars Barosu ndan Yemen Günerhan görevli çalışan olarak yarışmaya katkı sundular. Bölgelerde birinci olan Baroların takımları, Ekim 2015 Tarihlerinde Ankara da gerçekleştirilecek olan final yarışmasında, yeni bir olay metni üzerinden yapacakları iddia ve savunma ile ilk üç dereceye girme mücadelesi verecekler. Yargının kurucu unsuru olan savunmanın temsilcisi avukatı, diğer kurucu unsurlar karar ve sav temsilcileri olan hakim ve savcı ile birlikte, hukuka ve etik kurallara uygun olarak gerçekleştirecekleri yargılama faaliyetine ve duruşmaya hazırlamayı amaçlayan yarışma ile mesleki dayanışmanın temellerinin atılması da hedefleniyor. 19

20 HABERLER FEYZİOĞLU NDAN MISIR DEVLET BAŞKANI NA MEKTUP Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Mısır ın devrik Devlet Başkanı Muhammed Mursi ve 100 den fazla kişi hakkında verilen idam cezalarının kaldırılması için Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah El Sisi ye bir mektup yazdı. Feyzioğlu sorunun hukuk kuralları çerçevesinde çözülmesini istedi. Kahire deki mahkeme, iktidardan uzaklaştırıldıktan sonra hakkında çok sayıda dava açılan Mısır ın devrik Devlet Başkanı Muhammed Mursi ile birlikte Müslüman Kardeşler in 100 den fazla yöneticisini idama mahkum etti. Mursi, 2011 yılında Hamas ve Lübnan Hizbullahı ile birlikte hareket ederek cezaevinden firar etmekle suçlanıyordu. Bu gelişmeler üzerine, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Mısır Devlet Başkanı, Mısır Barolar Birliği Başkanı ve Mısır ın Ankara Büyükelçisi ne birer mektup göndererek, Türkiye Barolar Birliği nin ölüm cezalarına ilişkin kaygı ve endişelerini aktardı. Mektupta, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu ve Türk avukat adına ölüm cezası hakkında duydukları derin kaygıyı dile getiren Feyzioğlu, dünya çapındaki bütün avukatların, insan hakları ve temel özgürlükler ile İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin 3. maddesinde ifade bulan yaşama hakkının korunması konusunda aynı temel değerleri taşıdığına inandıklarını kaydetti. Savunmanın temsili olmadan yapılan yargılamanın adil yargılanma hakkını ihlal ettiğinin altını çizen Feyzioğlu, mahkeme sonunda verilmiş olan ölüm cezasının insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu ve insan hayatına yönelik her eylemin kınanması gerektiğini ifade etti. Türkiye Barolar Birliği nin her durumda ölüm cezasına karşı olduğuna vurgu yapılan mektup, Hukuk devletine, ölçülülüğe ve eşitliğe aykırı olan ölüm cezalarına mani olmak için elinizden geleni yapmanızı rica ediyoruz ifadesi ile son buldu. TOKYO DA DÜZENLENEN ULUSLARARASI BAROLAR BİRLİĞİ (IBA) TOPLANTISI NIN ARDINDAN POLİTİKA BELİRLEME KOMİTESİNE SEÇİLEN FEYZİOĞLU, PRAG DA DÜZENLENEN ARA DÖNEM KOMİTE TOPLANTISINA KATILDI Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Ekim 2014 tarihleri arasında, 130 ülkeden 6000 delegenin katılımıyla Tokyo da düzenlenen Uluslararası Barolar Birliği (IBA) Genel Kurulu na katılmış ve Baro Meseleleri Komisyonu (BIC) Paneli nde konuşmacı olarak yer almıştı. Yaptığı konuşmanın ardından IBA Konseyi için anahtar kararlar hazırlayan Baro Meseleleri Komisyonu, TBB Başkanı Feyzioğlu nu, Politika Belirleme Komitesi ne üye olarak davet etmişti. Feyzioğlu, Politika Belirleme Komitesi üyesi olarak geçtiğimiz haftasonu Prag da düzenlenen Uluslararası Barolar Birliği ara dönem komite toplantısına katıldı. Bu komitede Türkiye Barolar Birliği nin temsil edilmesinin, Türkiye ve Türkiye deki avukatlar açısından oldukça prestijli bir durum olduğunu ifade eden Feyzioğlu, Hukukun üstünlüğü ve mesleğimiz için yürüttüğümüz zorlu mücadelenin uluslararası arenada da takdir gördüğünü görmek güzel. Meslektaşlarımızın desteğiyle başarmaya devam ediyoruz diye konuştu. 20

21 HABERLER TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ İNSAN HAKLARI MERKEZİ TEMSİLCİLERİ TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ Raporlama ve Arşivleme Projesi nin (İHİRAP) tanıtımı için bölge toplantılarının planlanmasına ve toplantıya katılan barolar tarafından koordine edilmesine karar verildi. Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Merkezi tarafından İstanbul, İzmir, Ankara, Diyarbakır, Trabzon, Mersin ve Van barolarından temsilcilerinin katılımıyla insan hakları bölge temsilcileri toplantısı gerçekleştirildi. Türkiye Barolar Birliği nin ev sahipliğinde; TBB İnsan Hakları Merkezi Başkanı Av. Serhan Özbek in açış konuşması ve TBB Yönetim Kurulu Koordinatör Üyesi Av. İzzet Varan ın bilgilendirmeleri ile başlayan toplantıda, baroların insan hakları yapılanmalarına ilişkin sorunlar, gereksinimler ve bu yapıların güçlendirilmelerine ilişkin öneriler görüşüldü. İnsan Hakları İzleme, Toplantıya katılan temsilciler, insan hakkı ihlalleri ile etkin mücadelenin evrensel boyutları ve kurumsal sorumluluklar üzerinde durdular. Bu bağlamda, Türkiye de kadın kimliğine ve bedenine sıklıkla yönelen saldırıların bir başka ülkedeki örneği olan İran da tecavüz girişiminden korunmak için intihar eden Farinaz Hasrawani olayı üzerinde duruldu. Bir dayanışma göstergesi olarak, olayla ilgili sorumluların yargılanmasını isteyen Mahabad halkına yönelen saldırıların kınanmasına karar verildi. Toplantı, baroların insan hakları yapılanmalarının ve çalışmalarının zaman yitirmeksizin güçlendirilip yaygınlaştırılması doğrultusundaki dileklerle sona erdi. 21

22 HABERLER ADANA BAROSU NUN ÖNCÜLÜĞÜNDE TİYATRO FESTİVALİ DÜZENLENDİ Sanata ve tiyatroya destek olmak amacıyla Adana Barosu nun öncülüğünde Tiyatro Festivali düzenlendi Mayıs 2015 tarihleri arasında, Adana da düzenlenecek festivalde; Antalya Barosu, Mersin Barosu, Eskişehir Barosu, Adana Barosu tiyatro toplulukları oyunlarını sahneledi. Adana Barosu nun ev sahipliğini yaptığı festivalin açılışına; Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Av. Yurdagül Gündoğan, Adana Barosu Başkanı Av. Mengücek Gazi Çıtırık, Antalya Barosu Başkanı Av. Alper Tunga Bacanlı adına Şenol Ustaoğlu, Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bektaş Şarklı, Osmaniye Barosu Başkanı Av. Dilem Aksoy, Mersin Barosu Başkanı Av. Alpay Antmen ve Hatay Barosu Başkanı Av. Ekrem Dönmez katıldı. Açılışta konuşan Adana Barosu Başkanı Av. Mengücek Gazi Çıtırık, Türkiye genelinde barolar arası bir Tiyatro Festivali düzenlemiş olmanın mutluluğunu ve onurunu yaşadıklarını söyledi. BARO BAŞKANLARIMIZLA TİYATRONUN YANINDAYIZ Çıtırık, Devlet Tiyatroları nın 66 yıllık tarihine bakıldığında, Cumhu- riyet in devrimci kadrolarının, daha o dönemde kurduğu devlet tiyatrolarının, operalarının, bale, güzel sanatların, senfoni orkestralarının kapatıldığı bir dönemi yaşamaktayız. İşte böylesi bir dönemde destek veren baro başkanlarımızla birlikte ve değerli tiyatro topluluklarımızla ve o tiyatro topluluklarında günlerini, emeklerini, enerjilerini harcayan değerli meslektaşlarım ve onları çalıştıran değerli hocalarımızla birlikte bu etkinliği gerçekleştirmenin mutluluğunu ve onurunu yaşıyoruz ifadelerini kullandı. Festivalde ilk olarak, Mersin Barosu nun Yırtık Cübbe isimli tiyatro grubunun Kadınlık Bizde Kalsın isimli oyunu sahnelendi. 14 Mayıs 2015 tarihine kadar süren Tiyatro Festivali nde; 10 Mayıs 2015 tarihinde Antalya Barosu tiyatro grubunun, Rossenbergle Ölmemeli adlı oyunu; 11 Nisan 2015 tarihinde Eskişehir Barosu tiyatro grubunun, Ölüm ve Kız adlı oyunu; Mayıs 2015 tarihlerinde Adana Barosu tiyatro grubunun, Komşu Köyün Delisi adlı oyununu;14 Mayıs 2015 tarihinde Nazım Oyuncuları nın Kırmızı Deynek adlı oyununu sahnelendi. 22

23 HABERLER SİNOP TA DÜZENLENEN NÜKLEER KARŞITI PROTESTOYA TBB ÇEVRE KOMİSYONU NDAN DESTEK TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ VE BAROLARIMIZ, YAŞAM SAVUNUCULARININ DAİMA YANINDA OLACAKTIR Çernobil nükleer faciasının 29. yıldönümünde binlerce kişi Sinop ta buluştu. Mersin ve Sinop ta kurulması planlanan nükleer santralleri protesto etmek için Sinop ta bir araya gelen on binler Nükleere inat, yaşasın hayat dedi. Türkiye Barolar Birliği Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu adına mitinge katılan Av. Burhan Uyan da kürsüde bir konuşma yaptı. Türkiye Barolar Birliği ve baroların, daima yaşam savunucularının yanında duracağının altını çizen Uyan şunları söyledi: Mavrişkiline doyamadığım, kuş üzümlü nokuluna doyamadığım, şeker şerbeti gibi havasına, suyuna doyamadığım Şen Sinop; Türkiye Barolar Birliği adına kucaklar dolusu selam ve yürekler dolusu sevgiler getirdim. Para kazanmak için, adı batasıca rant ekonomisi için, uygar dünyanın bedava ve sınırsızca ve tertemiz güneş ile ısınmaya ve aydınlanmaya başladığı bu çağda, oturduğu yerden, Bizleri nükleer enerji adındaki ateş çemberine atmaya çalışanların karşısına çıkmak için bugün hem burada olabilen hem de burada olmayı çok isteyen; bir kuruş menfaati için değil, çocuklarının ve onların da çocuklarının temiz ve güvenli bir yaşam içinde olmasını isteyen yaşam savunucuları hoş geldiniz. Dünya çevre koruma tarihine geçmiş ve devleri dize getirmiş Gerze kahramanları hoş geldiniz. Türkiye Cumhuriyeti halkını yönetenlere sorularımız var bugün: Oturduğunuz yerden lisansını sattığınız yatırımları; o yatırım yapılacağı toprağı, suyu ve havayı vatan bilerek orada yaşayanlara sorma- yı insan hakkı sayan uluslararası AARHUSSözleşmesi ni neden imzalamıyorsunuz? Siyasetçiler ve siyasete aday olanlar, bu sözleşmeyi imzalamak vatan borcu değil de nedir? Türk Milleti ödediği vergi ve verdiği demokrasi gücüyle ayakta kalmanızı sağlayan, kaynağınız olan Türk Milleti ateş çemberine atılırken kendisine sorulmayı ne zamandır hak etmiyor? Türkiye Barolar Birliği ve barolarımız, Avukatlık Kanunu nun verdiği insan hakları ve hukukun üstünlüğünü kollamak ve geliştirmek görevinin sonuna kadar arkasında duracaktır. Türkiye Barolar Birliği ve barolarımız, yaşam savunucularının daima yanında olacaktır. 23

24 HABERLER TBB BAŞKANI AV. METİN FEYZİOĞLU MESLEKTE 40, 50 VE 60 YILINI DOLDURAN AVUKATLARA PLAKET VERDİ Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu; meslekte 40, 50 ve 60 yılını dolduran avukatlara Tekirdağ da plaket verdi. Tekirdağ Barosu tarafından düzenlenen plaket törenine, Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri Av. Güneş Gürseler, Başkan Başdanışmanı Av. Zafer Köken, Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Huriye Altay Erol ve Yönetim Kurulu üyeleri, Edirne Barosu Başkanı Av. Özgür Yıldırım ile meslekte 40, 50 ve 60 yılını dolduran avukatlar, yakınları ve çok sayıda avukat katıldı. Kıdemli meslektaşlarına, meslek ustalarına madalyalarını takdim etmek için bir araya geldiklerini söyleyen Feyzioğlu, Bugün bizim için büyük bir onurdur. Biz bugün bir şeyler başarabiliyorsak, barolar TEKİRDAĞ ve Türkiye Barolar Birliği toplumumuza ışık olduysa, bunu, bize yolu açan, yolun taşlarını alın terleriyle döşeyen büyüklerimize borçluyuz diye konuştu. EDİRNE Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu; meslekte 40 ve 50 yılını dolduran avukatlara Edirne de plaket verdi. Edirne Barosu tarafından düzenlenen plaket törenine, Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri Av. Güneş Gürseler, Başkan Başdanışmanı Av. Zafer Köken, Edirne Barosu Başkanı Av. Özgür Yıldırım ve Yönetim Kurulu üyeleri, İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan, meslekte 40 ve 50 yılını dolduran avukatlar ile yakınları katıldı. Plaket töreninin ardından Edirne Barosu üyesi avukatlarla sohbet eden Feyzioğlu, inşaatı devam eden Edirne Barosu tesislerini ziyaret ederek son durumu hakkında bilgi aldı. TBB Başkanı, plaket töreni öncesi Edirne Belediyesi Başkanı Recep Gürkan ile Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Muhammet Savran ı ziyaret etti. Feyzioğlu na, Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri Av. Güneş Gürseler, Başkan Başdanışmanı Av. Zafer Köken, Edirne Barosu Başkanı Av. Özgür Yıldırım ve İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan eşlik etti. 24

25 HABERLER Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu; meslekte 30, 35 ve 40 yılını dolduran avukatlara Kırklareli nde plaket verdi. Kırklareli Barosu tarafından düzenlenen plaket törenine, Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri Av. Güneş Gürseler, Başkan Başdanışmanı Av. Zafer Köken, Kırklareli Barosu Başkanı Av. Harun Saygılı ve Yönetim Kurulu üyeleri, Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Huriye Altay Erol, Edirne Barosu Başkanı Av. Av. Özgür Yıldırım, İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan, meslekte 30, 35 ve 40 yılını dolduran avukatlar ile yakınları katıldı. TBB Başkanı Feyzioğlu, plaket töre- KIRKLARELİ ni sonrası beraberinde Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri Av. Güneş Gürseler, Başkan Başdanışmanı Av. Zafer Köken, Kırklareli Barosu Başkanı Av. Harun Saygılı ve Yönetim Kurulu üyeleri, Tekirdağ Barosu Başkanı Av. Huriye Altay Erol, Edirne Barosu Başkanı Av. Özgür Yıldırım, İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan ile birlikte Kırklareli Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Yavuz u ziyaret etti. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu; meslekte 50, 40 ve 25 yılını dolduran avukatlara Samsun da plaket verdi. Plaket töreni öncesi beraberinde Samsun Barosu Başkanı Av. Kerami Gürbüz, Samsun Barosu Yönetim Kurulu üyeleri ve TBB Başkan Başdanışmanı Av. Zafer Köken ile birlikte Bandırma Müze Gemisi ni ziyaret etti. Samsun Barosu tarafından düzenlenen plaket törenine, Amasya Barosu Başkanı Av. Ahmet Melik Derindere, Sinop Barosu Başkanı Av. Hicran Kandemir, Çorum Barosu Başkanı Av. Altan Akpınar, meslekte 50, 40 ve 25 yılını dolduran avukatlar ve yakınları ile çok sayıda avukat katıldı. SAMSUN Plaket töreni öncesi bir konuşma yapan Samsun Barosu Başkanı Av. Kerami Gürbüz, Ömürlerini savunma mesleğine vakfetmiş çok değerli üstatlarımıza 50. yıl plaket ve madalyalarını, 40. yıl plaket ve madalyalarını, 25. yıl plaket ve madalyalarını takdim edeceğiz dedi. 19 Mayıs ta, Samsun dan başka bir yerde olmayı düşünmenin mümkün olmadığını söyleyen TBB Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu ise, Bugün kardeşlik günü. Bugün birlik ve beraberlik günü. Türkiye nin birliği ve beraberliği için ihtiyaç duyulan lisanın sahipleri biziz. Çünkü Türkiye 77 milyon insanıyla; insan hakları, demokrasi ve özgürlükler paydasında eşit yurttaş olduğu takdirde her birimiz bu 77 milyonun asli unsuru olarak hissetmeye başladığımızda birliğini ve beraberliğini sağlayacaktır diye konuştu. Konuşmaların ardından 50, 40 ve 25 yılını dolduran avukatlara plaket ve madalyaları takdim edildi. 25

26 HABERLER Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu; İzmir Barosu na kayıtlı, meslekte 40, 50 ve 60 yılını dolduran avukatlara plaket verdi. İZMİR Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu; Aydın ve Denizli barolarına kayıtlı, meslekte 40, 50 ve 60 yılını dolduran avukatlara plaket verdi. Aydın Barosu nun ev sahipliğinde düzenlenen plaket töreninde konuşan Feyzioğlu, avukatların Türkiye nin geleceği için önemli bir sorumluluk taşıdığını söyledi. Feyzioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: Türkiye nin birlik ve beraberliğinin, üniter devletin, vatanıyla, milletiyle bölünmez bütünlüğünün ihtiyaç duyduğu ortak payda, hukukun üstünlüğü, insan hakları, özgürlükler ve demokrasidir. Bu ortak paydayı oluşturacak lisana da öncelikle biz avukatlar sahibiz. Bugüne kadar hak dağıtmak ve haklar için görevli olan avukatlar, bugünün Türkiye sinde ülkenin bütünlüğü, insan hakları ve özgürlüklerini sağlamakla yükümlüdür. Bu ağır bir sorumluluktur. Zaten avukatlara daha azı da hafif gelirdi. Aydın Barosu lokalinde düzenlenen törene TBB Başkan Başdanışmanı Av. Zafer Köken, Aydın Barosu Başkanı Av. Gökhan Bozkurt, Denizli Barosu Başkanı Av. Müjdat İlhan, Aydın ve Denizli barolarına kayıtlı avukatlar katıldı. Törenden önce Aydın Barosu nu ziyaret eden Feyzioğlu burada avukatlar ile bir araya gelerek mesleğin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 26 İzmir Barosu nun ev sahipliğinde düzenlenen törene; İzmir Barosu Başkanı Av. Aydın Özcan, Yönetim Kurulu üyeleri, Manisa Barosu Başkanı Av. Ali Arslan, İzmir Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Osman Ermumcu, önceki dönem baro başkanları, çok sayıda avukat ve aileleri katıldı. AYDIN

27 HABERLER Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu; Adana, Mersin, Gaziantep, Kahramanmaraş, Kilis, Osmaniye barolarına kayıtlı, meslekte 40, 50 ve 60 yılını dolduran avukatlara plaket verdi. Adana Barosu nun ev sahipliğinde düzenlenen plaket töreninde konuşan Feyzioğlu, avukatların, herkesin ihtiyaç duyduğu ortak lisanın sahipleri olduğunu ifade etti. Feyzioğlu sözlerine şöyle devam etti: TBB ve barolarımız, Türkiye için bugün her zamankinden daha büyük önem arz etmekte olan, zorlu bir mücadelenin tam ortasındadır. Bu mücadele, duygusal bir kırılmanın tam eşiğine getirilmiş olan Türkiye yi bir arada tutma mücadelesidir. Devletiyle milletiyle bölünmez bütünlüğün sağlanması hamasetle olmaz, çalışmakla olur. Milleti bir ortak paydada buluşturmakla olur. İşte bu ortak payda; dün olduğu gibi bugün de hukukun üstünlüğüdür, adalettir, adaletli bir düzende aştır, iştir, ekmektir, refahtır. Bütün bunları sağlamanın yolu ise; 77 milyonu bir büyük biz olarak aynı paydada buluşturmak, aynı çatının altında barındırmayı başarmaktır. İşte biz hukukçular, biz avukatlar, bugün Türkiye nin her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğu bu ortak lisanın sahipleriyiz. Eşit vatandaşlığı sağlayacak, kanun önünde eşitliği sağlayacak ve bunu uygulamada, gerçek hayatta eşit muamelelerle sağlayacak olan lisanın, bilgi ve becerinin sahibiyiz. Bu yüzden belki de Türkiye Cumhuriyeti tarihinde avukatların omuzlarına hiç bu kadar ağır bir yük yüklenmemişti. Şanslıyız, bu yükün nasıl taşınacağını bize öğreten meslek büyüklerine sahibiz. Şanslıyız, çünkü bugünlerin tarihi kitaplardan, birkaç nesil sonra birileri okurken, siz değerli meslektaşlarım; Bu tarihi biz birlikte yazdık diyeceksiniz. Tarihi, kitaptan okuyanlardan da alabilirdik ama şimdi Allah ın bir lütfudur ki, tarihi yazanlardan aldık. İşte böylesine önemli bir mesleğin mensupları olmaktan ve sizlerle omuz omuza bu mücadeleyi yürütüyor olmaktan, genç bir kardeşiniz olarak onur duyuyorum, gurur duyuyorum. Daha sonra söz alan Adana Barosu Başkanı Av. Mengücek Gazi Çıtırık, TBB yeniden Avukatlık Yasasında tanımlanan görevlerini yerine getirmekte aynı zamanda Türkiye nin hukuk devleti, demokrasi sorunlarının çözümünde adres olduğunu göstermektedir. Bizlere düşen görev, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmektir. Bundan önce Ankara ya davet ediliyordu meslek büyüklerimiz, bugün onlar buraya geldiler. Avukatların yerlerde sürüklenmediği, onurunun zedelenmediği bir ülke özlemiyle hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum diye konuştu. Törene; TBB Yönetim Kurulu Üyesi Av. Yurdagül Gündoğan, Başkan Başdanışmanı Av. Zafer Köken, Kahramanmaraş Barosu Başkanı Av. Vahit Bağcı, Osmaniye Barosu Başkanı Av. Dilem Aksoy ve avukatlar katıldı. ADANA 27

28 MAKALE BİR ANGARYA OLAN CMK AVUKATLIĞI Av. Kaya YELEK Ankara Barosu DİYARBAKIR Barosu Başkanı Tahir Elçi ve eski yönetim kurulu üyeleri hakkında, CMK kapsamında otomatik avukat atama sistemini kapattıkları gerekçesiyle Görevi kötüye kullanma suçundan açılan davaya başlandı. İddianamede, şüphelilerin Ceza Muhakemesi Kanunu nun zorunlu müdafilik öngören emredici nitelikteki maddelerini işletilemez hale getirdiklerini ve soruşturmaların sürüncemede kalmasına sebebiyet verdikleri belirtilmekte idi. Diyarbakır Barosu ile dayanışma için onlarca baronun başkan veya temsilcisi, TBB Yönetim Kurulunun bir kısım üyesi, TBB AHM üyesi duruşmada hazır bulundular. Yargılama devam etmektedir. Karınca kararınca savunmaya bir ilham olabilir mi? düşüncesiyle ve uzun zamandan beri esasen bir makale şeklinde yazmayı düşündüğüm artık biz avukatlar için açıkça angarya haline gelen CMK Avukatlık sistemine ilişkin görüşlerimi yazmak kaçınılmaz oldu. Yanlış anlaşılmaya meydan vermeden belirteyim CMK avukatlık sistemine yani yurttaşın ücretsiz Avukatlık sisteminden yararlanmasına karşı değilim. Çünkü Anayasa nın ilk üç maddesine kendini gönülden bağlı hisseden bir kişiyim. Bu tümceden hareketle Anayasanın 2. maddesinde ki demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti ilkesine bağlıyım. Dolayısıyla sosyal hukuk 28

29 MAKALE devletini savunan, benimseyen bir kişi olarak devletin mahkemelerde kendisini avukatla temsil ettirme gücü olmayan yurttaşa ücretsiz avukatlık hizmeti vermesini hararetle savunurum. Hatta bir mağdur hakları anlatıcısı olarak özellikle mağdurlar için CMK m. 234,239 daki sınırlamanın kaldırılarak talebe bağlı olmaksızın zorunlu müdafilik getirilmesi gerektiğini düşünüyor ve derslerde anlatıyorum. Anayasanın 36. maddesi hak arama hürriyetini düzenlemiştir. Keza; avukatlık mesleğine ilişkin önemli belgelerden biri olan Havana Kuralları BM Avukatların Rolüne Dair Temel Prensipler in başlangıç bölümünde Bütün insanların sahip olduğu ekonomik, sosyal ve kültürel veya kişisel ve siyasal nitelikteki insan hakları ve temel özgürlüklerin yeterli bir biçimde korunması, herkesin bağımsız hukukçuların sağladığı adli hizmetlere etkili bir biçimde ulaşma hakkına sahip olması gerektiği nden söz edildikten sonra, 3.maddesinde Hükümetler, yoksullara ve gerektiği takdirde mahrumiyet içinde bulunan diğer kimselere adli hizmet verilmesi için yeterli mali imkanlar ve başka kaynaklar sağlar. Avukatların meslek örgütleri bu hizmetlerin, imkanların ve kaynakların organize edilmesinde ve sunulmasında işbirliği yapar denilmek suretiyle bu konuda hem hükümetlere hem de barolara düşen sorumluluk yüklenilmiştir. Saray sakini ve bir kısım egemen aksini düşünse de, yürürlükte olduğu sürece Anayasa ya bağlı olmamız gerekliliği vardır. Anayasanın 18. maddesi ANGARYAYI yasaklamıştır. Gelinen nokta itibariyle CMK hizmetinde görev yapmaya çalışan avukatlar için artık sistem bir angarya haline gelmiştir. O halde angaryaya karşı mücadele etmek gerekir. Şimdi bazıları CMK dan avukata para ödenmiyor mu canım? İsterlerse yapmasınlar diyebilir işte onlar için aşağıdaki tablolara bir göz atalım ve sistemin angarya olup olmadığını değerlendirelim. İki örnek vermek istiyorum tarifedeki en yüksek ücrete tabi iş olan Ağır Ceza Mahkemesi ücreti ile en fazla görev alınan Çocuk Mahkemelerinde uygulanan ücreti inceleyelim yılı CMK ücret tarifesinde anılan mahkemelerin brüt olarak belirlenen ücreti, net ücrete çevirelim ve avukatın eline geçen (devletin göz dikmediği) ücreti bulalım. Ağır Ceza Mahkemesi ücreti; Tarife 613,00 TL % 20 Stopaj 103,90 TL %18 KDV 93,51 TL Ele Geçen Net Tutar 415,59 TL Çocuk Mahkemelerinde ücreti ; Tarife 340,00 TL % 20 Stopaj 57,63 TL %18 KDV 51,86 TL Ele Geçen Net Tutar 230,51 TL Tablodan görüleceği üzere büyük ortak (devlet) ücretinizin % 33 ünü kaynakta alıkoymaktadır. Tabii siz en alt gelir vergisi diliminde iseniz. Ya birde avukat yanında ücretli çalışıyorsanız makbuzu yanında çalıştığınız avukat kesecek ve gelir vergisi dilimi muhtemelen % 35 olacağından, büyük ortak % 15 daha vergi alacak ve CMK ücretinizin % 48 i kaynakta kesilecektir. Bu aşamadan sonra artık büyük ortak elini cebimden çeker diyorsanız yanılıyorsunuz. Makbuzu kestiniz aylar sonra baktınız hesabınıza paranız gelmiş, mutlusunuz bir arkadaşınızı da aldınız yemeğe gittiniz, yediğiniz yemek bedelini öderken % 18 KDV daha ödüyorsunuz, aklınıza kırtasiye ihtiyacınız geldi. Kırtasiyeciye girdiniz aldığınız tüm ürünler içinde % 18 KDV ödeyeceksiniz. Yani büyük ortağın eli hep cebinizde olacak, vergilendirilmiş kazancınızdan vergi ödemeye devam edeceksiniz. Üstlendiğiniz görev nedeniyle ortalama beş duruşmaya gitmek zorundasınız. Her bir duruşma için en az bir saat duruşma sırası beklersiniz büronuza gidiş dönüş dahil iki saatten on saatinizi alır. Yani her bir duruşma başına CMK avukatı olarak ağır cezada 83,00 TL, Çocuk Mahkemesinde ise 46 TL alırken, harcayacağınız her bir saat için ise ağır cezada 41,50 TL, Çocuk Mahkemesinde ise 23,00 TL alırsınız. Dikkat edilirse adliyeye gidiş dönüş toplu taşıma ücretini maliyete katmadım. Tüm CMK avukatlarının bürolarının Ankara da ve Strazburg 29

30 MAKALE caddesinde olduğunu varsayıyorum. CMK avukatının sorumluluğu duruşmaya girmeyle bitiyor mu? hayır. Müvekkiliniz tutuklandı ise cezaevine gitmek zorundasınız. Eh o kadar para alacaksınız bir zahmet atlayın aracınıza ve doğru Sincan Cezaevine. Bu arada tüm dosyadan fotokopi çektirmeyi unutmayın. O kadar parayı size niye verdiler. Peki akşama kadar polis merkezinde kalmanızın, tutuklama istenirse yine saatlerce adliyede sorgu sırası, nöbetçi savcı ve hakim beklemenizin bedeli ne? Net 135,00 TL. Şimdi dönüp soralım sayılanlar angarya değil de nedir? Beş duruşmaya girdiniz, müvekkilinizi cezaevinde ziyaret ettiniz, yani görevinizi bihakkın yerine getirdiniz, müvekkiliniz ceza aldı temyiz ettiniz, dört yıl sonra dosya bozuldu ve yerel mahkemeye geri döndü ne olacak? Size yeni esas numaralı bir celp gelecek ve siz yine adliye yollarına düşeceksiniz. Durun bir dakika dış ses bir soru soruyor. CMK avukatı bozmadan sonra yeniden ücret almayacak mı? Maalesef hayır almayacak. Şimdi dönüp soralım sayılanlar angarya değil de nedir? Yol parası için gider belgesi koydunuz ve ücretini istiyorsunuz. Büyük ortağın ajanı yani savcısı bakacak ve denetleyecek yaptığınız harcama zorunlu yol gideri midir? Sizin zorunluluğunuzla onun zorunluluk anlayışı uyuşmazsa ne olacak. Elbette ödenmeyecek. Bu arada sizin onurunuz zedelenecekmiş, olsun canım o kadar kusur kadı kızında da olur der geçersiniz. Şimdi dönüp soralım sayılanlar angarya değil de nedir? Ola ki bu aşamada bir ihmaliniz oldu. Kendinizi disiplin kurulunun karşısında bulunursunuz. Ne olacak canım devlet size abad olacağınız bir ücret ödemiş, o kadar kusur kadı kızında da olur der geçersiniz. Yüce devletimiz her yıl çalıştırdığı memurunun maaşına zam yapar ve yine her yıl işçiler için asgari ücret yeniden tespit edilir. Olaya birde bu açıdan bakıp 01 OCAK OCAK 2015 tarihleri arasında CMK ücret tarifesi, memur maaşı artışı ile asgari ücret artış oranlarını inceleyelim; 01 OCAK 2007 : 01 OCAK 2015 : AR- TIŞ ORANI : Ağır Ceza M.si CMK ücreti 400,00 TL 613,00 TL % 53,25 Asgari Ücret * 562,50 TL 1.201,50 TL % 113 Hazine Avukatı ** 1.754,00 TL 4.340,00 TL % 147 (1nci derece 4 ncü kademe) Şimdi sormayalım mı? Bu angarya değil de nedir? Hal ve şerait böyle iken barolar ne yapar? Yönetime seçilenler seçimler öncesi CMK ücretlerinin günün koşullarına yükseltileceği vaadinde bulunurlar. Yıllar geçer bir arpa boyu yol alınmaz. Yetmez; çareyi başka yerlerde ararlar. Avukatlık yaşı 5 yıla kadar olanlara farklı katsayı uygulanarak genç avukatlara daha fazla CMK görevi verileceği, CMK görevine giden meslektaşlara polis merkezlerine gidiş-dönüşte araç görevlendirileceği gibi çareler üretilmeye çalışılır. Oysa üretilmeye çalışılan çareler kalıcı olmadığı gibi çekişmeyi, çatışmayı ve itirazı beraberinde getirmektedir. Teşhis yanlış olunca tedavide yanlış olmaktadır. Günün birinde CMK hizmeti veren beş yıldan fazla avukatlık yaşı olan bir meslektaş eyyy! baro, bu acımasız rekabet ortamında benimde paraya ihtiyacım var, senin uygulamanı mahkemeye taşıyacağım ve Anayasanın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı davrandığını ileri süreceğim. Ya da CMK görevi yapmayan bir avukat eyyy! baro sen ne hakla CMK ya giden avukata bedelini neden sosyal olduğu hüküm altına alınan devletten istemeyip, benim verdiğim aidattan karşılayarak araç tahsis edersin, veya ben de CMK hizmeti yapıyorum neden sadece kadın avukatlara araç tahsis edilirken bana tahsis edilmiyor. Eyyy! baro, Anayasa nın 10. maddesi var ve sen eşitlik ilkesine aykırı davranıyorsun diye sorarsa, yanıt ne olur. Dikkat soruları ben sormuyorum dış ses soruyor o nedenle hakkımda kötüye kullanıma kapalıdır. Demem o ki: Barolarımız maalesef kalıcı hiçbir çözüm üretmemekte ve esas muhatapla mücadeleden kaçınmaktadırlar. Çözümü bilmek, bulmak için çok çabaya veya ileri zekaya gerek yok ama, barolarda da mücadele iradesi yok, yakın gelecekte de olacağa benzemiyor. İmdii bazı aklı evveller fırsattan istifadeyle soracaklar onlardan önce ben sorayım bu konuda TBB ne yapıyor? Tekrar soralım ve konuyu bitirelim. CMK Avukatlığı angarya değil de nedir? Sosyal olduğu Anayasasında yazılı devletin yurttaşları ve avukatlarıyız. Sosyal devlet yurttaşına hukuk güvenliği, adalete ulaşma, adil yargılanma hakkı ve ücretsiz müdafii hizmeti vermekle yükümlüdür. Devletin; avukatlara parya muamelesine dönüşen uygulamayla üstüne düşen yükümlülüğünü yerine getirmesine dur demeli ve bunu içselleştirmiş yönetimleri görev başına getirmeliyiz. Aksi halde köle avcılığına devam. Diyarbakır Barosu Başkanı ve Yönetim Kurulu üyesi meslektaşlarım: Kral çıplak deme şansını yakaladığınız ve verdiğiniz için en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Saygılarımla 28/05/2015 * den alınmıştır. ** den alınmıştır. 30

31 MAKALE Prof. Dr. Rona AYBAY ın İnsan Hakları Hukuku Kitabı ortak bir zemin olabilir Av. Mustafa İlker GÜRKAN Muğla Barosu BİRİNCİ KISIM Bir Kitap Adı: İnsan Hakları Hukuku. Yazarı: Prof. Dr. Rona AYBAY İnsan Hakları hukuk fakültelerimizde Zorunlu Ders olmalıdır. Hukukta; İnsan Hakları öğretisinin ilgi alanına girmeyen hangi konu ya da kavram var? İnsanlık bir zalimin elinden kan ağlıyor. Zulüm: İnsanlığa ve İnsan a yabancı-giderek düşman- paranın padişahlığı dır Tarih Adildir!... İnsan Hak.. ve Hukuk un savunucusu Öncü Aydınlar, Demokrasi ve Emek Güçleri, En Geniş Halk yığınları; bu egemenliğe-tahakküme karşı; insanlığın ufkunu açan seçenekler sunuyorlar.. İşte en yalın ifadesiyle İnsan Hakları Hukuku bu seçeneklerin çıkış kaynağıdır. Hayatın işleyişi-yürüyüşü-gelişmesi diyalektik bir rota izler.. Emperyalist Sermayenin Küreselleşme atağı ve bu yolda katettiği her adım, zorunlu olarak; Demokrasi ve Emek güçlerinin, Ulusal ve Evrensel Birliğine yol açıyor. Daha da ötesi. Demokrasi ve Özgürlük güçlerinin dayanışmasını ve doğru biçimde mevzilenmesini sağlıyor. Nitekim bu gelişmeler Türkiye de de etkisini göstermekte Sayın Prof. Turgut Tarhanlı şöyle demektedir: Hukuk, çok kısa bir ifadeyle, insan ilişkilerinin düzenlenmesini hedefler. Özellikle, insanlar arasındaki birbirinden farklı nedenlere bağlı olabilen eşitsizliklerin değerlendirilmesinde veya giderilmesinde, hukuki yöntemin önemi yadsınamaz. Fakat hukuki yöntem, hayattaki tüm ilişkilerimizin yegâne tasarım biçimi de değildir. Bu nedenle, iyi bir hukuk eğitiminin, farklı inceleme alanlarına ilişkin çok disiplinli bir bakışı göz ardı etmemesi gerekir. Bu, sonuç olarak, insan ilişkilerinin düzenlenmesini hedefleyen hukukun sosyal ilişkiler içindeki gerçekliğinin de kavranması anlamına gelir. İnsan Hakları Hukuku kitabımızda da birçok uluslararası anlaşmaya ya da belgeye atıf yapılıyor. Yalnızca sözleşmeye ya da belgeye atıf yapılmasıyla yetinilmiyor, metindeki ilgili hüküm de açıklanıyor/veriliyor. Ama asıl önerimizi ciddi biçimde yineleyelim: İnsan Hakları Hukuku hukuk fakültelerinde zorunlu ve önemine layık biçimde/zaman genişliğinde yer almalı ve bu konuda örnek ders kitabı ve programı olarak; Sayın Rona Aybay ın İnsan Hakları Hukuku kitabı esas alınmalıdır. Türkiye Adalet Akademisi nde ciddi bir yönelim var gibi görünüyor. TAA Dergisi nin 2014 yılının son sayısında (19) Sayın Dr. Ergin Ergül ün Yeni bir İnsan Hakları Mekanizması İİT (İslam İşbirliği Teşkilatı) Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu başlıklı bir makale/incelemesi, konunun; uzun süredir İİT nin Yapısına ve Anlayışına uygun olarak farklı çevrelerde ve klasik anlamı dışında tartışılmakta olduğunu gösteriyor. Görünen o ki; İnsan Haklarının Evrensel Niteliği gittikçe artan biçimde etkili oluyor. Konunun; ayrıntılı ve uzun tartışılması ki çok yararlı olacaktır- bir yana; islami çevrelerde hatta fundamentalist unsurlar düzeyinde bile- ele alınıyor olması, ilerici çevrelerin konuya eğilmeleri, yoğunlaşmaları açısından özel bir önem de taşıyor. En azından; böyle bir gelişmeyi değerlendirip; İslam dünyasında da konuyu Evrensel boyutlarıyla gündem yapmak hem doğru hem de hayırlı bir iş olacaktır İKİNCİ KISIM İnsan hakları hukukunun ve ilgili kavramların bütünsel bir incelemesi İHH kitabımızın okumasına önsözü ile başlıyoruz. Özellikle İnsan Hakları Hukukuna gösterilen ilginin açıklaması yapılırken; insan haklarının büyük devlet yetkililerince, küçük devletlerin içişlerine karışmak ve onları yola getirmek için kullanıldığına dikkatimizi çekiyor. Hemen altındaki; paragrafta ise Mülkiyet kavramı ya da baskıcı bir yönetimin işkence evi örneği ile insan onuru ve yaşama sorunu olarak bireyin konumuna işaret ediliyor. Sonraki bölümde ise; Bir ülkede denilerek, insan haklarına olan duyarlık sorununda ülkemizde hukukçularının özel sorumluluğu olduğuna değiniliyor. Ve deniyor ki: Hukukçuların, insan haklarına say- 31

32 MAKALE gı gösteren, insan hakları ülküsünü adaletin ölçüsü olarak kabul eden tutumları, insan haklarının toplumda yaygınlaşmasını sağlar. Bunun tersi davranışlar, hukukçu tanımına zarar veren ve toplumun esenliği açısından çok tehlikeli sonuçlara yol açan bir durumdur. Birinci bölüm-temel bilgiler Deyim sorunu- İnsan Hakları başlığını taşıyor. Yapılan A. Hak kavramı tanımında; İnsan haklarının diğer haklardan farkı belirleniyor...ırk, renk, cinsiyet, dil, din siyasi düşünce, ulusal yada toplumsal köken vb. ayırımları gözetilmeksizin, bütün insanların belirli bir takım temel haklardan yararlanmasını öngören bir temel anlayışa dayandığı belirtiliyor. Anlaşılan o ki; bu yazı kitabın çok geniş bir özetine dönüşecek gibi Bunu özel bir çalışma kabul ederek, biz 68 lilerin çok özel olarak ve maksimum ölçüde saygı duyduğu özel bir kavrama sığınıyorum Değişim Lütfen şu sözlere kulak veriniz: İnsan hakları dinamik bir kavramdır; kapsamı zaman içinde değişebilmektedir. Düzenlenen yeni sözleşmelerle, insan hakları listesine yeni haklar eklenebilmekte ya da bir hakkın kapsamı mahkemelerin ya da yargı-benzeri yetki kullanan organların içtihatları yoluyla zaman içinde genişleyebilmektedir. Kitabımızın ilerleyen bölümlerinde bizi ve kamuoyunu bazı temel yanılgılardan koruyan uyarılar da var. Örneğin İnsan Haklarının yanıltıcı genişliği. Haklı olarak deniliyor ki; Yukarıda da değindiğimiz gibi, insan hakları bu deyimin, insanlara tanınmış olan bütün hakları kapsadığı izlenimini vermektedir Tabii ki insan haklarının yanıltıcı genişliği olduğu gibi maddenin tabiatı icabı yanıltıcı darlığı da var. Bu nedir? İnsan Hakları salt bireylere tanınmış haklar değildir. İnsanların toplum halinde yaşadıkları da gözetilerek; tüzel kişilerin de, kişiye insan/birey olması dolayısıyla - sıkı-sıkıya bağlı haklar dışında hakları vardır.. Hatta Tüzel Kişiliği Olmayan, inisiyatif, birey gurupları vb. adlarla anılan topluluklara da Başvuru hakkının tanınmış olması özel olarak belirtilmelidir. Öyle ki; bu tüzel kişilerin; Mülkiyet Hakkı, Etkili Başvuru Hakkı düzenlemelerinden yararlanabilmeleri kabul edilmiş ve yine maddenin tabiatı icabı-diyalektik gelişme gereği; belli koşullarla tüzel kişilerin, ceza sorumluluğu da kabul edilmiştir Hocamızın haklı- kanaatine göre bu tüzel kişilerin masumiyet karinesinden de yararlanması gerekir. Kitap çok önemli bir konuyu da işliyor. Yüzeysel insan hakları savunucularının pek dikkate almadığı, ama İnsan Hakları Hukukuna karşı önyargılı olanların ise her konuda yerli yersiz ön plana çıkardıkları insan ödevleri sorununa da değiniyor. Ve ben burada anlatmak yerine 8 sayfadan oluşan bu bölümü özellikle dipnotlarına da yoğunlaşarak okumanızı öneriyorum. Dipnot meselesi gelmişken belirtmeliyim; bu kitabın saklı hazinesi; dipnotlarıdır Bu bölümde göreceksiniz ki; Dünyanın Egemenleri. Jimy Carter, Gorbaçov, Giscar d Estaing, çok solcu Felipo Gonzales ve daha birçok Lider İnsan Hakları Bildirisine/Belgelerine karşı ve fakat koşut olarak İnsan Sorumlulukları Bildirgesi çıkarma girişiminde bulunmuşlar.. Fakat çıkış noktası İnsan Haklarının baş belası küreselleşmeyi üstelik övgüyle- çıkış noktası aldıkları için hüsrana uğramışlardır. Sayın Rona Aybay da uyarıyor:.. ödev konusunu fazla öne çıkarmanın otoriter rejimlerin işine yarayacak biçimde kullanılmaya elverişli olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Alim olmak için bilginiz yetebilir.. Ama hemde Arif olabilmeniz için İrfanınız olması gerekir.. Kitabımızın bundan sonraki bölümleri: III-Hayvan Hakları Üzerine. (4 sayfa).. IV- İnsan Hakları Düşüncesinin Tarihsel Gelişimine Bir Bakış (20 sayfa).. V-İnsan Hakları Konusunda Farklı İdeolojik Anlayışlar. (8 sayfa).. VI- İnsan Haklarının Tür lere Ayrılması Sorunu (11 sayfa) VII- Uluslar arası İnsan Haklarının Metinlerinin türleri (2 sayfa). {Bir not: Uluslararası İnsan Hakları dediğimizde, bir de Uluslararası olmayan İnsan Haklarını da mı kabul etmiş oluyoruz} VIII- Uluslararası İlişkiler ve İnsan Hakları (3 Sayfa ) Fakat şunu söylemeliyim ki; Kitabın 71,72 ve 73. sayfasında yer alan bu Makale, bu kitabın özel bir bölümü.. Bence çerçeveletip duvara asılacak türden IX- günümüzde İnsan Hakları Nasıl Tanımlanabilir? (4 sayfa) Hoca burada güzel bir yaklaşım sergiliyor. Kişisel kanıma göre diyor.. Günümüzde İnsan Haklarının belirgin özelliği uluslararası boyutudur Temel Hak ve Özgürlükler, Kamu Özgürlükleri gibi adlarla belirtilen konular, devletlerin iç hukuklarının konularıdır, Bu hak ve Özgürlükler, uluslararası hukukça tanındıkları, düzenlemeye ya da korunmaya bağlandıkları ölçüde İnsan hakkı kavramına girerler İşte bu uyarı; sapla, samanı ayırmamızı sağlıyor. X- İnsan Hakları ve Adalet Değerli okur bu bölüm gerçekten ulvi kavramlar konusunu ele alıyor. Özellikle (b)ikinci çeşit değerlendirme başlığı altında ifade edilen görüşler ister tanıyın ister tanımayın- Prof. 32

33 Dr. Rona Aybay a bir kez daha saygıyı taaa içinizde hissetmenize yol açıyor.- Belirtmeden geçemeyeceğim.. Adalet Mülkün Temelidir özdeyişini anlamlandırıyor: Gerektiğinde fiziki güç kullanmayı ve giderek şiddet uygulanmasını da içeren devlet iktidarını kulanlar, adalete uygun davranmalıdırlar Adalet için diyor ki; Hukuku erdem düşüncesinden, adalet temelinden ayırmak, O nu saygınlıktan uzak bir mekanik araç, sıradan bir teknik haline dönüştürebilecektir. Bu bakımdan 83. Sayfada başlayıp, 84 e devam eden 2 sayılı dipnotunu lütfen atlamayın. Bu bölümde; 1 sayılı başlıkta: Hukuk ve Adalet. 2 sayılı başlıkta: Evrensel Adaletin ölçüsü olarak İnsan Hakları ki burada bir Hukuk sisteminin. İnsan Hakların, ülküsünü gerçekleştirmeye yaklaştığı ölçüde, adalete yaklaştığını söylemek yanlış olmaz. deniliyor Somut koşulları düşündükçe dünyaya-memleket ve İnsanlara dair. Hüzünlenmemek ne mümkün deniyor ve 3 sayılı başlık altına İnsan Hakları Açısından Kültürler Arası diyalog başlıklı incelemeler yer alıyor. Bu bölümün son paragrafının yanına 88. Syf Not yazmışım Yani Doğru değimli? diye. Kitabımızın İKİNCİ BÖLÜM üne geldik. AİHS ve AİHM. 1 sayılı başlık; Avrupa Konseyi diyerek başlıyor Meseleyi kavramak ve Avrupa Örgütlerinin çalışması bakımından bu bölümü özenle okumanızı öneririm. Bir hukukçu için kuraldır ki; işleyişi (mekanizmayı) anlamadan nerede-ne zaman-ne yapacağınıza karar veremezsiniz sayılı başlık altında Av. Konseyi içinde İnsan Haklarıyla ilgili birimler (organlar) anlatılıyor. Burada birkaç ayırım var.. Mahkeme niteliğinde organlar.. Yargı İşleviyle dolaylı ilgisi bulunan organlar.. Bu ne demek? Bakanlar Komitesi.. Parlamenterler asamblesi (Meclisi).. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komisyoneri demek.. Nedir bunların açılımı? Rona Hocadan daha açık ve anlaşılır biçimde anlatamayacağımı düşünüyorum.. Lütfen kitabı okuyunuz.. Özerk niteliği olan organlar. 3.a-İşkencenin önlenmesi Avrupa Komitesi 3.b- Irkçılık ve Hoşgörüsüzlük Karşıtı Avrupa Komisyonu (ECRI) 3.c- Venedik Komisyonu (Hukuk Yoluyla Demokrasi Avrupa Komisyonu) 4- Siyasal-Yönetsel organlar. Avrupa sosyal Şartı Uyarınca Oluşturulmuş Organlar II. de AİHS inceliyoruz.. Bu bölümde AİHS nin bağlayıcılığı ve taraf devletlerin Yükümlülükleri irdeleniyor. Özellikle AİHM yoluna gitmeyi düşünen herkesin dikkatle okuması gereken bir bölüm. Klasik Hakların yanında çalışma hakkı, sağlık hakkı, sosyal güvenlik hakkı gibi İ.H Evrensel bildirisinde yer alan bazı hakların AİHS nde yer almıyor olmasının aşılması için AİHM in ve İnsan Hakları Kamuoyunun çabaları gerçekten takdire değer çabalardır. Ve bunları inceleyerek öğreneceğimiz çok şey vardır. Ve III. AİHM e geliyoruz: Hukuk Bilgimizin tazelenmesi ve Yargı yetkisi, Mahkemelerin oluşumu, Yargıçların Görev süreleri-özlük hakları- Azil-Ayrıcalıkları/Dokunulmazlıkları gibi konularla; Mahkemelerin iç düzeni bu bölümde inceleniyor. Bu bölümde bir konu daha var ki işlevsel önemi adından büyüktür. Önlem (Tedbir) Kararları.. sonra Kararların İnfazı ve tabiî ki AİHM kararlarının uygulanmasında Bakanlar Komitesinin yetkileri MAKALE Kitabın son bölümlerinde ise 14 Sayılı Protokol ve AİHM iç yapısının aldığı şekilde ayrıntılı biçimde açıklanmış. Ve kitabın son bölümünde uygulamaya ilişkin konular üzerinde durulmuş. Bütün meslektaşlarıma ve tüm genç kardeşlerime; bu eseri okumalarını daha ötesi ders çalışır gibi üzerinde durmalarını ve baş ucu kitabı yapmalarını öneriyorum. Toplam okunacak sayfa sayısı 163 ve dili olağanüstü sade, üslubu tümüyle akıcı Hukuk Fakültelerindeki Ders Kitabı boyutlarında... İçeriği yönünden ise; Konu hem anlatılıyor hem uygulamadaki aksaklıklara işaret ediliyor-dikkat çekiliyor, hem de daha geniş bilgi almak isteyenler için kaynak olarak (yalnızca belirtilmek yetinilmiyor) kısa açıklama yapılıyor... Doğrusu; Özgül bir konuyu, bu kadar yoğun biçimde.. Özgül ama kapsamı bu denli geniş, hatta ara başlıklar koyarsanız her biri, birer konu olabilecek ölçüde önemde ve genişlikte konuları.. Hiçbir okuma zorluğu çekmeden anlatmayı-vermeyi becermiş olması Hocamıza hayranlığımızı güçlendiriyor. Demek; hem akademisyen-öğretici, hem de uygulayıcı olmak bu tür yetenekler kazanmanızı sağlıyor. Prof. Dr. Rona AYBAY ın İNSAN HAKLARI HUKUKU Kitabını hepimiz mutlaka okumalıyız... Konuyu bildiğini düşünenler, özellikle okumalıdır... Hem bilgileri tazelenecektir -ki bu günlerde, İnsan Hakları hukuku konularındaki bilgilerin- artan bir ihtiyaç olacağı anlaşılıyor.. Hem de örnek bir anlatım kolaylığı öğreneceklerdir. Hocamızın; aklına-bilgisine sağlık, deneyimlerine sağlık, ellerine sağlık... Saygılarım ve Sevgilerimle... 33

34 MAKALE SEÇİMLER VE GÜVENLİK Av. Başar YALTI Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Gelişmiş demokrasilerin temel özelliği, çoğulcu ve katılımcı bir özellik taşımasıdır. Demokrasilerde çoğulculuğun gerçekleşmesi ve karar süreçlerine halkın katılmasını sağlamanın temel aracı seçimlerdir. İster doğrudan demokraside olsun, isterse temsili demokrasilerde olsun seçimlerin amacı, toplumsal irade ve tercihin belirlenerek, ortaya çıkan bu irade ve tercihe göre ülke yönetiminin sürdürülmesidir. Dolayısıyla seçimlerin, dürüst, güvenilir, adil bir şekilde yapılması, seçmen iradesinin saptırılmadan tam ve doğru bir şekilde belirlenmesi son derecede önem taşımaktadır. Bu çerçevede demokratik rejim, gelişmiş toplumsal bir yapıda, yönlendirilmelere karşı uyanık, tercihlerini bilinçli şekilde yapacak derecede eğitimli yurttaşların bulunduğu toplumlarda gerçek anlamını bulur. Elbette ki seçimler demokrasinin tek unsuru değildir. Demokratik sistemin sağlıklı bir biçimde yürümesi için, karar süreçlerine katılımının sağlanması, bütün kamusal iş ve işlemlerin saydam şekilde yürütülmesi ve her kademedeki seçilenlerin hesap verme alışkanlığına sahip olmaları gerekmektedir. Bütün bunların temelinde ise evrensel kurallara uygun şekilde işleyen, sağlam bir hukuk düzeninin bulunması gerekiyor. Anayasamızda (m.67/2), seçimler ve halk oylamasının serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılacağı belirtilmektedir. Yine Anayasamızda, çıkartılacak seçim yasalarının, temsilde adalet, yönetimde istikrar, ilkesine uygun olması gerektiği benimsenmiştir. (m. 67/6) 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunun 2. Maddesine göre, Türkiye de uygulanan seçim sistemi, tek dereceli olup, seçim, nispi temsil sistemine göre genel, eşit ve gizli oyla bütün yurtta aynı günde, yargı yönetimi ve denetimi altında yapılmaktadır. Aynı yasanın 33. Maddesi gereğince; genel seçimlerde ülke genelinde, ara seçimlerde seçim yapılan çevrelerin tümünde geçerli oyların %10 nu geçemeyen partiler milletvekili çıkartamamaktadır. Seçimlerin nasıl yürütüleceği ise, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunda ayrıntılı şekilde belirtilmiştir. Sonucu bakımından son derecede önemli ve etkili olacak 7 Haziran Milletvekili Seçiminin ana hukuksal dayanakları bu şekildedir. Ancak, Türkiye nin içinde bulunduğu bugünkü siyasal tablo ve seçim sürecinde yaşanan tartışmalar, yapılacak milletvekili seçim sonucunun, Cumhuriyet değerlerini, parlamenter demok- 34

35 ratik sistemi altüst edecek bir etki yaratacağı endişesini uyandırıyor. Dolayısıyla, yapılacak seçimin güvenliği konusunda ciddi kuşkular kamuoyuna yansımış durumda. Bu seçim sürecinde, bugüne kadar yapılmış seçimlerden farklı olarak, dört olgu öne çıkmış bulunuyor. a) Yüzde on seçim barajı uygulaması, b) Cumhurbaşkanının meydanlarda bir parti lideri gibi propaganda yapıyor olması, c) Anayasa ve yasalara göre, seçimin denetimini yapacak yargı organının tarafsızlığı ve bağımsızlığıyla ilgili kuşkuların yoğunlaştığı bir ortamda seçime gidiliyor olması, d) Bir süre önce yürürlüğe giren ve iç güvenlik paketi olarak anılan yasal düzenlemelerle vali, kaymakam ve polis amirlerine verilen yetkilerin kullanılmaya başlanması, Bu dört olgudan %10 barajı, seçim sonucunun belirlenmesinde en önemli etken olarak öne çıkıyor. Denilebilir ki, 12 Eylülün mirası olan %10 barajı yaklaşık 30 yıldan beri uygulanıyor. Ama %10 barajı, hiçbir seçimde, bu denli önem kazanmamıştı. Önümüzdeki seçim, çok küçük oy oranlarıyla parlamento aritmetiğinde büyük değişikliğin yaşanacağı bir seçim olarak gözüküyor. Bu seçimde, antidemokratik olduğu yönünde kuşku bulunmayan % 10 barajının varlığı, parlamentonun oluşumunu doğrudan etkileyen en önemli etken olarak karşımızda durmaktadır. Kaldı ki, kendine özgü bir başkanlık sisteminin gerçekleşmesi için her şeyi yapabilecek izlenimi veren bir Cumhurbaşkanı var. Öyle ki, seçildiği 10 Ağustos 2014 tarihinden itibaren parlamenter sistemin askıya alındığını ifade etmekten dahi çekinmiyor. Elinde Kuran, meydan meydan dolaşıyor. Oyunu, daha çok kimlikler ve kutuplaşmalar üzerinden kullanmaya alışkın, kolayca manipüle edilebilen duygusal seçmen kitlesi bu durumdan ister istemez etkileniyor. Buna karşın, Yüksek Seçim Kurulu, Cumhurbaşkanının, Anayasa ve seçim yasaklarına ilişkin yasalara açıkça aykırı tutumu karşısında adeta seyirci kalıyor. İç güvenlik yasası ile getirilen düzenlemelerin, yargıyı devreden çıkaran bir sonuç yarattığı o dönemde çok konuşuldu. Seçim sürecinde Polis Vazife ve Salahiyet Kanununda yapılan değişikliğin nasıl sonuç vereceği henüz bilinmiyor. Bütün bunların yanında kamuoyunda, seçim güvenliği kavramını, sandık güvenliğine indirgeyen bir anlayış var. Oysa seçim güvenliği, seçmen kütüklerinin yazımından başlayan, seçimin yürütülmesinin bilgisayar ortamındaki yazılımını içine alan ve iyi işleyen bir denetim mekanizmasıyla var olan çok geniş bir alanı kapsıyor. Bir seçim, temsilde adaleti gerçekleştirebiliyorsa adil ve demokratiktir. Seçimlerin adaletli bir sonuç verebilmesi için; seçmenler bakımından, seçilecekler bakımından ve seçimin gerçekleştirilme ortamı bakımından belli ölçütlere uyulması gerekiyor. Bu ölçütlerden önemli bulduklarımızı, aşağıda başlıklar halinde sıralıyoruz: Seçmen kütükleri sağlıklı şekilde tutuluyor mu? Uygulanan seçim sistemi, seçmen iradesinin seçim sonuçlarına eşit / dengeli şekilde yansımasını sağlıyor mu? MAKALE Seçmen tercihi siyasal iktidar / cumhurbaşkanı tarafından manipüle ediliyor mu? Aday belirleme yöntemleri demokratik mi? Seçimin finansmanı nasıl sağlanıyor, kurallara bağlanmış mı, adaylar arasında fırsat eşitliğini ortadan kaldıran bir sonuç yaratıyor mu? Propaganda dönemi koşulları adil mi, seçime katılan tüm partiler / adaylar bakımından eşit koşullar var mı? Seçim (sandık) güvenliği sağlanmış mı? Yurttaşların oy kullanmalarının önünde bir engel var mı? Oy sayımı sağlıklı şekilde yapılıyor mu? Sandık sonuçlarının birleştirilmesi güvenli bir şekilde yapılıyor mu? Seçimin uygulanması ve sonuçlarının alınması ile ilgili bilgisayar yazılımları güvenli mi? Yapılan itirazlar adil bir şekilde sonuçlandırılıyor mu? Seçimin denetimini sağlayan yargı, bağımsız ve tarafsız davranıyor mu? Haksızlık ve hukuksuzluk iddialarına karşı etkili bir itiraz olanağı var mı? 7 Haziranda yapılacak Milletvekili Seçiminde, yukarıdaki sorulara olumlu yanıtlar verilebiliyorsa yapılacak seçim; temiz, adil ve güvenlidir diyebiliriz. Bu sorulardan bir kısmı konusunda kuşku duyuluyor ise, özellikle seçimde yapılan hile ve hukuksuzluklara karşı etkili, tarafsız ve güvenilir bir denetim mekanizması yoksa o seçimin sonucu demokratik bir meşruiyet sağlamaktan uzak olacaktır. Kaldı ki, %10 baraj uygulamasının gölgesinde bir seçimin demokratikliği hep tartışılacaktır. 35

36 Hukukun Bittiği Yer Nilgün Cerrahoğlu Cumhuriyet Gazetesi Yetmez ama evet çi anayasa profesörü Ergun Özbudun geçende isyan etti ve Hukukun sonudur, bu kadar diyorum dedi. Bu kadar diyorum un gerisini tamamlamadı. Özbudun un tamamlamadığı sözün gerisi şöyle: Hukukun bittiği yerde tiranlık başlar! Neden? Çünkü sadece hukuk, tiranın keyfi uygulamalarının önüne geçebilir. Hukukun bittiği yerde tiran, keyfe keder dilediği her şeyi yapabilir. Özbudun un tamamlamaktan imtina ettiği bu önemli söz, İngiliz düşünür John Locke ın 17. yüzyılda yapmış olduğu unutulmaz bir tespite göndermedir. Anayasa hukukçusu Özbudun şimdi adını koymaksızın bizim bir tiranlığa yuvarlandığımızı söylemiş oluyor. Sadece o mu? Üç dönemliklerden, Bülent Arınç ve Babacan ın da dilleri çözüldü. Her fırsatta hukuk devleti çağrısı yapıyorlar. AKP iktidarının hukuk zaaf ından söz eden Babacan ın ifadeleri hele çok çarpıcı. Su ve ekmek nasıl ihtiyaç ise hukuk da aynen öyle bir ihtiyaç vurgusu yapıyor Ali Babacan Türkiye nin hukuk alanında itibar kaybettiğinden dem vuruyor; hukuk devleti olabilmek için herkesi mücadeleye davet ediyor. Üstüne basarak Mücadele diyorum çünkü maalesef son 12.5 yılda Türkiye birçok alanda ilerledi ama ilerlemediği hatta itibar kaybettiği bir alan var o da maalesef yargı! diyor Babacan. Sanırsınız bir muhalefet mensubu konuşuyor. Babacan oysa söz ettiği 12.5 yıllık sürede AB başmüzakereciliği, Dışişleri ve Ekonomi Bakanlığı gibi iktidarın en baş köşe vitrininde bulunan bir kişi. Halen de başbakan yardımcılığını koruyor. Soğukkanlı işlerin bu noktaya gelmesi/ sürüklenmesinde hiçbir dahili, sorumluluğu yokmuş gibi konuşuyor. Orhan Bursalı köşesinde bunları önceki gün uzun uzadıya irdeledi. Ben bir ekleme yapmayacağım. Sadece bu hukuk felaketine el birliğiyle göz yumulmasının ardından nasıl bir taş devrine savrulmuş olduğumuza dikkat çekmek istiyorum. Sekiz yüz yıllık fark İngiltere haziran ayında biliyorsunuz Magna Carta nın 800. yılını kutlayacak. Magna Carta, 1215 yılının 15 Haziran ında mühürlenmiş! Dile kolay tam 800 yıl! Bir sayı farkıyla rakamlar birbirine benziyor: 1215 ve Sanki hafif yerleri değişmiş gibi. Kafalar dumanlı olur hani, sayıları şaşırırsınız ya. Onun gibi. Bizim hukukun sonunu konuştuğumuz 2015 yılında, İngilizler; hukuk devleti başlangıcı olan 1215 Magna Carta/Büyük Özgürlük Şartı nın 800. yılını idrak ediyorlar. O tarihe dek tiran olan İngiltere kralı Yurtsuz John, 1215 te sınırsız yetkileri üzerinde denetimi kabullenmiş. Bugün İngiliz mahkemelerinde yargıçlar hâlâ Magna Carta yı, tüm zamanların en büyük anayasası ve despotun keyfi otoritesi karşısında bireysel özgürlüklerin temeli olarak anıyor. Onlara Magna Cartabize Kırmızı Kitap Özgürlük Şart ıyla kral ilk kez, 1. Rastgele vergi toplamayacağını; 2. Adaleti satmayacağını, geciktirmeyeceğini, kimseden esirgemeyeceğini; 3. Kimsenin hükümsüz tutuklanmayacağını, malından mülkünden edilmeyeceğini, kanun dışı ilan edilmeyeceğini, sürgüne gönderilmeyeceğini ve zarara uğratılmayacağını taahhüt ediyor Türkiye de bugün bulunmayan habeas corpus ilkesi, bireysel özgürlükler ve de temel hakların bütün nüveleri benimseniyor. Hükümranın yasalarla kayıtlı olduğu fikri dolaşıma giriyor. İşte böyle Şimdi sergiler, konferanslar, kutlamalar İnsanlık alayı valayla Magna Carta nın tam 800. yılını baştacı ederken, bizler Kırmızı Kitap Türkiye si - ne kapanıyoruz. Ne diyelim? Kader utansın! 36

37 Hukukçular Tartışmalı Taha Akyol Hürriyet Gazetesi ANAYASA Mahkememiz fevkalade önemli bir karar verdi. Biliyorsunuz, iktidar 18 Haziran 2014 te bütün arama, tutuklama, tutukluluğa itiraz gibi sorgu işlemlerinde yetkili olmak üzere sulh ceza hâkimlikleri kurdu. Buna göre, bir sulh ceza hâkiminin kararına itiraz, artık daha güvenceli bir üst merci olan asliye ceza mahkemesine değil, sıradaki öbür sulh ceza hâkimine yapılacaktı. O günden beri bütün sorgu işlemleri, tutuklamalar ve itirazlar hep bu sulh ceza hâkimlerinin yetkisinde. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi anayasaya uygun buldu! (Karar: 2015/12) ELEŞTİREN HUKUKÇULAR Yargıtay Onursal Başkanı Prof. Sami Selçuk, bu sulh ceza hâkimliklerini Yassıada Mahkemesi ne benzeterek eleştirdi. Prof. Kemal Gözler, sulh ceza hâkimliklerinin hukuktaki en önemli ilkelerden biri olan tabii hâkim prensibine aykırı olduğunu anlatan akademik bir makale yayınladı. Hocamız Prof. Ergun Özbudun bu düzenlemenin birçok yönden Anayasaya aykırı olduğunu belirtti. Ceza hukuku uzmanı Prof. İzzet Özgenç sulh ceza hâkimliklerinin evrensel ceza hukukuna aykırı olduğunu ifade etti. Fakat Anayasa ve ceza hukukunun bu saygın otoritelerinin aksine, AYM uygun buldu. BİRİKİMLİ BİR YARGIÇ Konu AYM nin önüne Eskişehir 1. Sulh Ceza Hâkimi tarafından getirildi. Sayın Hâkim, AYM ye gönderdiği kararında, bu mahkemeler eliyle çok sınırlı sayıda yargıçlar arasında kapalı devre bir sistem oluşturulduğunu, bu şekilde artık iktidarı rahatsız edecek muhtemel soruşturmaların açılmasının ve yürütülmesinin imkânsız hale geldiğini anlatıyor. Örnek veriyor: Eskiden Eskişehir de 7 sulh, 7 asliye ceza mahkemesi vardı. Bir tutuklama kararına bunlardan «tesadüfi» ikisi bakacaktı. Şimdi ise Eskişehir e HSYK tarafından iki sulh hâkimi atanmıştır, birinin verdiği karara sıradaki öbürü bakacak... Bu tablo «hukuk güvencesi» ve «tabii hâkim» ilkesine aykırıdır... Eskişehir hâkiminin filozof Friedrich Hayek e ve AİHM içtihatlarına yaptığı referanslar, onun yüksek bir evrensel hukuk birikimine sahip olduğunu gösterir. AYM KARARI AYM ye göre parlamento çoğunluğu nasıl 5 Temmuz 2012 de «tutuklama» işlemlerine bakmak için «özgürlük hâkimliği» kurmuşsa, şimdi de «sulh ceza hâkimliği» kurabilirdi. Kanuni hâkim, tabii hâkim gibi ilkelere uygundu. Sulh ceza hâkimlerini hükümet değil, yetkili HSYK atamıştı... Yeni atanan hâkimler eski davalara bakabilirdi... Fakat AYM nin 5 üyesi karşı oy yazmışlar, sulh ceza hâkimliklerinin Anayasaya aykırı olduğunu belirtiyorlar. Özetle: Tutuklama gibi kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına en ağır müdahaleyi içeren bir koruma tedbirinin farklı bir bakış açısıyla ve daha güvenceli bir üst merciin denetiminden geçirilmesi olanağı ortadan kaldırılmıştır... Kapalı devre bir sistem oluşturulmuştur. KAMU YARARI? Şunu da ben belirtmek isterim. Sulh ceza hâkimliklerini oluşturan 18 Haziran 2014 tarihli yasa bir torba yasadır, yargıyı yürütmenin etkisine açan başka hükümler de vardır. Mesela soruşturmalara Adalet Bakanlığının yaptığı müdahaleleri suç olmaktan çıkarmıştır! Sulh hâkimliklerini kuran torba yasa, yapboz kanunları dizisinden bir düzenlemedir. Bu bakımdan da, sulh ceza hâkimliklerini getiren yasada hukuki anlamda kamu yararı yoktur, bu yönüyle de Anayasaya aykırı olduğunu düşünüyorum. Bir gazete köşesi AYM kararı gibi çok teknik bir konuda ayrıntılı analiz ve eleştiri için yeterli değildir. Amacım bu fevkalade önemli ve bana göre yanlış karara hukuk camiasının dikkatini çekmektir. Karar hukuk ilmi ve AİHM içtihatları açısından etraflıca tartışılmalıdır. 37

Sayfa 1 TBB EĞİTİM MERKEZİ Ö Z E L E Ğ İ T İ M S E M İ N E R L E R İ P R O G R A M I

Sayfa 1 TBB EĞİTİM MERKEZİ Ö Z E L E Ğ İ T İ M S E M İ N E R L E R İ P R O G R A M I Sayfa 1 TBB EĞİTİM MERKEZİ Ö Z E L E Ğ İ T İ M S E M İ N E R L E R İ P R O G R A M I Sayfa 2 EYLÜL KONU TARİH EĞİTİMDEN SORUMLU ÜYELER EĞİTMENLER AV. PROF. DR. METİN FEYZİOĞLU (Türkiye Barolar Birliği

Detaylı

Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler

Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler 1. Bölge: Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Muğla 2. Bölge: Adana, Aydın, Bolu, Çanakkale (Bozcaada ve Gökçeada İlçeleri Hariç), Denizli,

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

Talepte Bulunan PersonelinÜnvanlara Göre Dağılımı

Talepte Bulunan PersonelinÜnvanlara Göre Dağılımı 15/06/2011-05/08/2011 Tarihleri Arasında Başkanlığımız İnternet Sitesinde Yayınlanan "Hizmetiçi Eğitim İhtiyacının Belirlenmesi Anketi"ne Katılan 7.191 Personelin 58.878 Tercihin, "Tercih Edilen Eğitim

Detaylı

İL ADI UNVAN KODU UNVAN ADI BRANŞ KODU BRANŞ ADI PLANLANAN SAYI ÖĞRENİM DÜZEYİ

İL ADI UNVAN KODU UNVAN ADI BRANŞ KODU BRANŞ ADI PLANLANAN SAYI ÖĞRENİM DÜZEYİ ADANA 8140 BİYOLOG 0 1 LİSANS ADANA 8315 ÇOCUK GELİŞİMCİSİ 0 1 LİSANS ADANA 8225 DİYETİSYEN 0 1 LİSANS ADANA 8155 PSİKOLOG 0 1 LİSANS ADANA 8410 SAĞLIK MEMURU 6000 ÇEVRE SAĞLIĞI 4 LİSE ADANA 8410 SAĞLIK

Detaylı

LİSTE - II TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU - TAŞRA

LİSTE - II TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU - TAŞRA YER DEĞİŞİKLİĞİ BAŞVURULARI İÇİN İLAN EDİLEN LİSTESİ 1 ADANA BİYOLOG GENEL BÜTÇE 1 1 ADANA EBE GENEL BÜTÇE 6 1 ADANA HEMŞİRE GENEL BÜTÇE 2 1 ADANA SAĞLIK MEMURU ÇEVRE SAĞLIĞI TEKNİSYENİ GENEL BÜTÇE 1 1

Detaylı

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Sözleşmeli Pozisyonlarına Yerleştirme (Ortaöğretim)

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Sözleşmeli Pozisyonlarına Yerleştirme (Ortaöğretim) KURUM ADI KADRO ADI 190160001 SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK MEMURU (ADANA TÜM İLÇELER Taşra) 5 0 75,57278 78,51528 190160003 SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK MEMURU (ARTVİN TÜM İLÇELER Taşra) 4 0 75,26887 75,34407 190160005

Detaylı

SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR

SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR BÜLTEN 21.05.2015 SİYASİ PARTİLERİN SEÇİM YARIŞI HIZ KESMİYOR 7 Haziran genel seçimine günler kala nefesler tutuldu, gözler yapılan anket çalışmalarına ve seçim vaatlerine çevrildi. Liderlerin seçim savaşının

Detaylı

İL BAZINDA DAĞILIM İSTANBUL 136 ANKARA 36 İZMİR 23 ANTALYA 12 KOCAELİ 10 GAZİANTEP 9

İL BAZINDA DAĞILIM İSTANBUL 136 ANKARA 36 İZMİR 23 ANTALYA 12 KOCAELİ 10 GAZİANTEP 9 BAŞVURU ADEDİ 335 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2010 BAŞVURU İSTATİSTİKLERİ ANA BRANŞ BAZINDA DAĞILIM HAYAT DIŞI 307 HAYAT 28 İL BAZINDA DAĞILIM İSTANBUL 136 ANKARA 36 İZMİR 23 ANTALYA 12 KOCAELİ 10 GAZİANTEP 9

Detaylı

KPSS 2008/4 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( LİSANS ) ( YERLEŞTİRME TARİHİ : 19 OCAK 2009 )

KPSS 2008/4 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( LİSANS ) ( YERLEŞTİRME TARİHİ : 19 OCAK 2009 ) 3842341 1 0 090.770 090.770 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ DİYETİSYEN ( BOLU Merkez ) 3842343 5 0 076.290 079.037 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ HEMŞİRE ( BOLU Merkez ) 3842345 1 0 087.615 087.615 ABANT

Detaylı

Türkiye'nin en rekabetçi illeri "yorgun devleri"

Türkiye'nin en rekabetçi illeri yorgun devleri Türkiye'nin en rekabetçi illeri "yorgun devleri" Türkiye nin kalkınmasında önemli rol üstlenen İstanbul, Ankara ve İzmir, iller arasında rekabet sıralamasında da öne çıktı. İSTANBUL - Elif Ferhan Yeşilyurt

Detaylı

İLLERE GÖRE NÜFUS KÜTÜKLERİNE KAYITLI EN ÇOK KULLANILAN 5 KADIN VE ERKEK ADI

İLLERE GÖRE NÜFUS KÜTÜKLERİNE KAYITLI EN ÇOK KULLANILAN 5 KADIN VE ERKEK ADI İLLERE GÖRE NÜFUS KÜTÜKLERİNE KAYITLI EN ÇOK KULLANILAN 5 KADIN VE ERKEK ADI İL KADIN ADI ERKEK ADI ADANA ADIYAMAN AFYONKARAHİSAR AKSARAY SULTAN SULTAN İBRAHİM RAMAZAN 1/17 2/17 AMASYA ANKARA ANTALYA ARDAHAN

Detaylı

1/59 KPSS 2011/2 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (LİSANS) (YERLEŞTİRME TARİHİ 02.12.2011) KADRO KODU EN BÜYÜK PUAN BOŞ KONTENJAN

1/59 KPSS 2011/2 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR (LİSANS) (YERLEŞTİRME TARİHİ 02.12.2011) KADRO KODU EN BÜYÜK PUAN BOŞ KONTENJAN KADRO KODU KONTENJAN BOŞ KONTENJAN EN KÜÇÜK PUAN EN BÜYÜK PUAN KURUM ADI KADRO ÜNVANI 3121011 1 0 69,888 69,888 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ HEMŞİRE BOLU Merkez 3121013 1 0 73,867 73,867 ABANT İZZET

Detaylı

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 30 MART 2014

Sosyal Araştırmalar Enstitüsü 30 MART 2014 30 MART 2014 AraştırmaHakkında Araştırma, 30 Mart 2014 günü, Bilgisayar Destekli Telefon Görüşmesi (CATI) yöntemi ile mahalli seçimlerde oy kullanan toplam 1383 seçmen ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma

Detaylı

ALTINCI BÖLÜM. Ziyaretler

ALTINCI BÖLÜM. Ziyaretler ALTINCI BÖLÜM Ziyaretler Ankara Barosu 61 inci Olağan Genel Kurulu nda seçilerek 13 Ekim 2010 tarihinde yeni görevine başlayan Ankara Barosu Başkanı Av. Metin Feyzioğlu, Baronun Yönetim Organları ve TBB

Detaylı

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Kadrolarına Yerleştirme Sonuçlarına Göre En Büyük ve En Küçük Puanlar (Lisans)

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Kadrolarına Yerleştirme Sonuçlarına Göre En Büyük ve En Küçük Puanlar (Lisans) KURUM ADI ADI 390160001 SAĞLIK BAKANLIĞI PSİKOLOG (AĞRI TÜM İLÇELER Taşra) 1 0 72,44764 72,44764 390160003 SAĞLIK BAKANLIĞI PSİKOLOG (ARDAHAN TÜM İLÇELER Taşra) 1 0 72,11422 72,11422 390160005 SAĞLIK BAKANLIĞI

Detaylı

KURUM ADI KADRO ADI KONT.

KURUM ADI KADRO ADI KONT. . KPSS-2014/2 310020001 ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ Memur (ADIYAMAN MERKEZ Merkez) 1 0 86,13395 86,13395 310020003 ADIYAMAN ÜNİVERSİTESİ Memur (ADIYAMAN MERKEZ Merkez) 1 0 87,43649 87,43649 310020005 ADIYAMAN

Detaylı

2012-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Lisans)

2012-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Lisans) KADRO KODU KURUM ADI KADRO UNVANI 30020125061 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU / MERKEZ - Merkez) 1 0 77,04434 77,04434 30020125063 AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİ MEMUR (KIRŞEHİR / MERKEZ - Merkez)

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 01 10 2014 Sayı 31 TEPAV İSTİHDAM İZLEME TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Haziran 2014 verilerinin değerlendirildiği- 31. sayısında sigortalı

Detaylı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur

Detaylı

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI

İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI RAPOR BÜLTENİ İSTATİSTİK, ANALİZ VE RAPORLAMA DAİRE BAŞKANLIĞI Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri (TKHK, 13-) Tarih: 13/11/ Sayı : 12 Editör Aziz KÜÇÜK Hazırlayan Alpay KÖMBE Katkıda Bulunanlar Uğur TEKKANAT

Detaylı

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015

AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI SONUÇ RAPORU 25 AĞUSTOS 2015 ARGETUS ARAŞTIRMA, DANIŞMANLIK, EĞİTİM, PROJE VE ORGANİZASYON AĞUSTOS 2015 TÜRKİYE GÜNDEMİ VESEÇMEN EĞİLİMİ ARAŞTIRMASI 25 AĞUSTOS 2015 Mehmet Akif Mah.Recep Ayan Cad. Günaydın Sok. No:6 Kat:3 Çekmeköy

Detaylı

2012-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Önlisans)

2012-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Önlisans) 20020123801 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU / MERKEZ - Merkez) 1 0 77,71676 77,71676 20020123803 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU / MERKEZ - Merkez) 2 0 77,52866 78,22274 20020123805

Detaylı

2016 Ocak İşkolu İstatistiklerinin İllere Göre Dağılımı 1

2016 Ocak İşkolu İstatistiklerinin İllere Göre Dağılımı 1 2016 Ocak İşkolu İstatistiklerinin İllere Göre Dağılımı 1 1 30 Ocak 2016 tarih ve 29609 sayılı Resmi Gazete de Yayınlanan İşkollarındaki Ve Sendikaların Üye na İlişkin 2016 Ocak Ayı İstatistikleri Hakkında

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 19 05 2014 Sayı 26 Genel Değerlendirme Ocak 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Ocak 2014 verilerinin değerlendirildiği- 26. sayısında sigortalı ücretli istihdamı, kadın

Detaylı

Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini Özel Tarhan Koleji'nde tamamladı,

Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini Özel Tarhan Koleji'nde tamamladı, AHMET BAHA ÖĞÜTKEN 24.DÖNEM İSTANBUL MİLLETVEKİLİ TEŞKİLAT BAŞKAN YARDIMCISI 1961'de İstanbul, Fatih te doğdu, Şebinkarahisar lı bir baba ve Rumeli göçmeni bir annenin oğlu, İlk, orta ve lise öğrenimini

Detaylı

TABLO-3. LİSANS MEZUNLARININ TERCİHLERİ ARASINDA GÖSTEREBİLECEĞİ KADROLAR VE POZİSYONLAR 1/72 KPSS 2008/4

TABLO-3. LİSANS MEZUNLARININ TERCİHLERİ ARASINDA GÖSTEREBİLECEĞİ KADROLAR VE POZİSYONLAR 1/72 KPSS 2008/4 KODU KURUM ADI UNVANI SINIF DERECE ADET ARANAN NİTELİK KODLARI 3842341 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ DİYETİSYEN ( BOLU Merkez ) SH 6 1 4797 4799 3842343 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ HEMŞİRE ( BOLU

Detaylı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK TürkİYE KADIN DERNEKLERİ FEDERASYONU Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu 1976 Yılında kurulmuş ülke genelinde 50.500 üyesi

Detaylı

TABLO-3. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( LİSANS MEZUNLARI )

TABLO-3. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( LİSANS MEZUNLARI ) 3953731 2 0 078.393 080.068 HEMŞİRE (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (Merkez) 3953733 1 0 086.352 086.352 MÜHENDİS (ANKARA) ADALET BAKANLIĞI (Merkez) 3953735 1 0 086.770 086.770 MÜHENDİS (ANKARA)

Detaylı

TIP FAKÜLTESİ - Tıp Lisans Programı Sıra No Üniversite Program Puan T. Kont. Taban Tavan 1 İstanbul Üniversitesi Tıp (İngilizce) Cerrahpaşa MF-3 77

TIP FAKÜLTESİ - Tıp Lisans Programı Sıra No Üniversite Program Puan T. Kont. Taban Tavan 1 İstanbul Üniversitesi Tıp (İngilizce) Cerrahpaşa MF-3 77 TIP FAKÜLTESİ - Tıp Lisans Programı Sıra No Üniversite Program Puan T. Kont. Taban Tavan 1 İstanbul Üniversitesi Tıp (İngilizce) Cerrahpaşa MF-3 77 526,60898 572,2366 2 Hacettepe Üniversitesi (Ankara)

Detaylı

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TELİF HAKLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İSTATİSTİKSEL BİLGİLENDİRME RAPORU (SERTİFİKA) Hazırlayan: İrfan Taylan ÇOKYAMAN OCAK 2013 ANKARA SERTİFİKA BÖLÜM İSTATİSTİKLERİ 2 1) SERTİFİKA

Detaylı

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi

Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi Kayıt Dışı İstihdamla İlgili Proje Ödülleri Sahiplerine Verildi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -KAYIT DIŞI İSTİHDAMLA İLGİLİ HER BİREYİN VE TOPLUMUN BİR TAKIM ÇALIŞMALARDA BULUNMASI

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 16 09 2014 Sayı 29 Genel Değerlendirme Nisan 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Nisan 2014 verilerinin değerlendirildiği- 29. sayısında sigortalı

Detaylı

K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN KADRO UNVANI KURUM ADI 3176421 1 0 082.164 082.164 AVUKAT (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ)

K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN KADRO UNVANI KURUM ADI 3176421 1 0 082.164 082.164 AVUKAT (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 3176421 1 0 082.164 082.164 AVUKAT (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 3176423 2 0 080.960 081.595 MÜHENDİS (ANKARA) ADALET BAKANLIĞI (MERKEZ) 3176424 3 0 079.384 079.639 MÜHENDİS (ANKARA)

Detaylı

KURUM ADI KADRO ADI KONT.

KURUM ADI KADRO ADI KONT. Devlet Personel Başkanlığı Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına 1 Yerleştirme KURUM ADI ADI 310010001 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU MERKEZ Merkez) 1 0 86,60289 86,60289

Detaylı

TABLO-3B. B GRUBU KADROLARA ATANACAKLARDA ARANACAK KOŞULLAR Yerleştirme Yapılacak Kadrolar Koşul ve

TABLO-3B. B GRUBU KADROLARA ATANACAKLARDA ARANACAK KOŞULLAR Yerleştirme Yapılacak Kadrolar Koşul ve 50 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (BOLU) 8971 SANTRAL MEMURU (BOLU)... GİH 10 1... 13,17, 210 8981 DAKTİLOGRAF (BOLU)... GİH 12 1... 13, 17, 237, 242 8991 HEMŞİRELİK (BOLU)... SH 12 4... 13, 79, 216 9001

Detaylı

TABLO-1. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( ORTAÖĞRETİM MEZUNLARI )

TABLO-1. MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( ORTAÖĞRETİM MEZUNLARI ) 1573951 3 0 091.496 092.411 HEMŞİRE (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (Merkez) 1573953 29 0 093.232 096.492 KORUMA VE GÜVENLİK GÖREVLİSİ (ANKARA) ADALET BAKANLIĞI (Merkez) 1573955 11 0 092.813 093.230

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

İSTANBUL BAROSU SAĞLIK HUKUKU MERKEZİ

İSTANBUL BAROSU SAĞLIK HUKUKU MERKEZİ 1 İSTANBUL BAROSU SAĞLIK HUKUKU MERKEZİ FAALİYET RAPORU (Eylül 2014 Haziran 2015) 1.) İstanbul Barosu Yönetim Kurulu nun 15.01.2015 tarihli Kararı ile; Sağlık Hukuku Merkezi Başkanlığı görevine Av. Ümit

Detaylı

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Kadrolarına Yerleştirme Sonuçlarına Göre En Büyük ve En Küçük Puanlar (Önlisans)

KPSS-2014/3 Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Kadrolarına Yerleştirme Sonuçlarına Göre En Büyük ve En Küçük Puanlar (Önlisans) KURUM ADI ADI 290160001 SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK TEKNİKERİ (ADANA TÜM İLÇELER Taşra) 1 0 85,13376 85,13376 290160003 SAĞLIK BAKANLIĞI SAĞLIK TEKNİKERİ (AFYONKARAHİSAR TÜM İLÇELER Taşra) 2 0 81,03624 82,65201

Detaylı

KPSS 2009/4 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( YERLEŞTİRME TARİHİ : 29 TEMMUZ 2009 )

KPSS 2009/4 MERKEZİ YERLEŞTİRMEDEKİ EN KÜÇÜK VE EN BÜYÜK PUANLAR ( YERLEŞTİRME TARİHİ : 29 TEMMUZ 2009 ) 3947591 3 0 083.199 085.646 SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI BÜRO PERSONELİ ( ADANA ) 3947593 5 0 077.619 082.513 SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI BÜRO PERSONELİ ( ADIYAMAN ) 3947595 3 0 077.768 079.730

Detaylı

KURUM UNVAN İL TEŞKİLAT SINIF ÖĞRENİM DERECE ADET NİT1 NİT2 NİT3 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANECİ BOLU Merkez TH LİSANS 8 1 4099 4101 7300

KURUM UNVAN İL TEŞKİLAT SINIF ÖĞRENİM DERECE ADET NİT1 NİT2 NİT3 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANECİ BOLU Merkez TH LİSANS 8 1 4099 4101 7300 KURUM UNVAN İL TEŞKİLAT SINIF ÖĞRENİM DERECE ADET NİT1 NİT2 NİT3 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ KÜTÜPHANECİ BOLU Merkez TH LİSANS 8 1 4099 4101 7300 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR BOLU Merkez GİH

Detaylı

KURUM ADI KADRO ADI KONT.

KURUM ADI KADRO ADI KONT. KURUM ADI KADRO ADI 310010002 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU MERKEZ Merkez) 1 0 67,37392 67,37392 310040001 AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FİZYOTERAPİST (AFYONKARAHİSAR MERKEZ Merkez) 1 0 77,44521

Detaylı

ek: eğitim izleme göstergeleri

ek: eğitim izleme göstergeleri ek: eğitim izleme göstergeleri, eğitim izleme raporu 2010, sayfa 107-164 ek: eğitim izleme göstergeleri Geçtiğimiz yılki Eğitim İzleme Raporu nda ilk kez kamuoyuna sunulan Eğitim İzleme Göstergeleri nin

Detaylı

KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-1 Ortaöğretim Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar )

KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-1 Ortaöğretim Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar ) KPSS - 2004/2 ve Ek Yerleştirmedeki En Küçük ve En Büyük Puanlar ( TABLO-1 Ortaöğretim Mezunları III. Grup Yeni Kadrolar ) EN EN BOŞ KÜÇÜK BÜYÜK K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN UNVAN KURUM ADI KURUM

Detaylı

-TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI

-TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI Umut Oran Basın Açıklaması 27.5.2013 -TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI -SON ÜÇ YILDA KİŞİBAŞINA DÜŞEN TÜKETİCİ BORCU YÜZDE 90 ORANINDA ARTARKEN, AYNI DÖNEMDE TASARRUF NDAKİ ARTIŞ

Detaylı

BOŞ KONTENJAN K.KODU KONTENJAN PUAN

BOŞ KONTENJAN K.KODU KONTENJAN PUAN K.KODU KONTENJAN BOŞ KONTENJAN EN KÜÇÜK PUAN EN BÜYÜK PUAN KADRO ÜNVANI KURUM ADI 4123541 1 0 090.857 090.857 MEMUR (İSTANBUL) BAYRAMPAŞA BELEDİYESİ (BYŞ) 4123543 4 0 086.962 088.105 ZABITA MEMURU (İSTANBUL)

Detaylı

LİSTE - III TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU - TAŞRA İL KODU İL ADI POZİSYON ADI BÜTÇE TÜRÜ

LİSTE - III TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU - TAŞRA İL KODU İL ADI POZİSYON ADI BÜTÇE TÜRÜ YER DEĞİŞİKLİĞİ BAŞVURULARI İÇİN İLAN EDİLEN LİSTESİ 1 ADANA DİŞ TABİBİ DÖNER SERMAYE 1 1 ADANA DİŞ TABİBİ GENEL BÜTÇE 2 1 ADANA EBE DÖNER SERMAYE 1 1 ADANA EBE GENEL BÜTÇE 5 1 ADANA ECZACI DÖNER SERMAYE

Detaylı

TABLO-1. İLKÖĞRETİM/ORTAOKUL/İLKOKUL MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR (2015 EKPSS/KURA )

TABLO-1. İLKÖĞRETİM/ORTAOKUL/İLKOKUL MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR (2015 EKPSS/KURA ) KURUM KODU DPB NO KURUM ADI / POZİSYON UNVANI İL İLÇE TEŞKİLAT SINIF 490060001 12062 AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI HİZMETLİ IĞDIR TÜM İLÇELER Taşra YH 12 2 999 1000 1001 490060003 12079 AİLE VE

Detaylı

TABİP İL BÖLGE SE PDC KAD ORAN GRUP KİLİS 4 63 88 96 109,09% A1 KARAMAN 4 32 127 130 102,36% A2 İZMİR 1 3 1821 1864 102,36% A3 MALATYA 5 42 373 375

TABİP İL BÖLGE SE PDC KAD ORAN GRUP KİLİS 4 63 88 96 109,09% A1 KARAMAN 4 32 127 130 102,36% A2 İZMİR 1 3 1821 1864 102,36% A3 MALATYA 5 42 373 375 TABİP İL BÖLGE SE PDC KAD ORAN GRUP KİLİS 4 63 88 96 109,09% A1 KARAMAN 4 32 127 130 102,36% A2 İZMİR 1 3 1821 1864 102,36% A3 MALATYA 5 42 373 375 100,54% A4 ELAZIĞ 5 39 308 309 100,32% A5 YALOVA 2 13

Detaylı

VERGİ BİRİMLERİ. Taşra Teşkilatındaki Birimlerin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu

VERGİ BİRİMLERİ. Taşra Teşkilatındaki Birimlerin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu VERGİ BİRİMLERİ Taşra Teşkilatındaki Birimlerin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu 2. Vergi Birimleri. 2.1. Vergi Birimlerinin Yıllar İtibariyle Sayısal Durumu Birimin Adı 31/12/1996 31/12/1997 31/12/1998

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ARASINDA YURTİÇİ ÖĞRETİM ELEMANI VE ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARININ DESTEKLENMESİ AMACIYLA YÜKSEKÖĞRETİM KURULUNCA

YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ARASINDA YURTİÇİ ÖĞRETİM ELEMANI VE ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARININ DESTEKLENMESİ AMACIYLA YÜKSEKÖĞRETİM KURULUNCA YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ARASINDA YURTİÇİ ÖĞRETİM ELEMANI VE ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARININ DESTEKLENMESİ AMACIYLA YÜKSEKÖĞRETİM KURULUNCA YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARINA AKTARILACAK TUTARLARIN KULLANIMI, MUHASEBELEŞTİRİLMESİ,

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Rapor Özet Türkiye genelinde il merkezlerinin içmesuyu durumu

İÇİNDEKİLER. Rapor Özet Türkiye genelinde il merkezlerinin içmesuyu durumu İÇİNDEKİLER Rapor Özet Türkiye genelinde il merkezlerinin içmesuyu durumu Çizelge 1 Türkiye genelinde il merkezlerinin su ihtiyaçları ve ihtiyaçların karşılanma durumu icmali Çizelge 2. 2013-2015 yılları

Detaylı

EK 1. 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi

EK 1. 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi EK 1 21 Temmuz 1946 Milletvekili Genel Seçim Sonuçları Seçim Sistemi: Çoğunluk Sistemi Cumhuriyet Halk Partisi() 397 85,4 Demokrat Parti (DP) 61 13,1 Bağımsızlar (DP Listesinde 4 0.9 Yer Alarak Seçilen)

Detaylı

TAKVİM KARTONLARI 2016 YILI RESMİ TATİL GÜNLERİ

TAKVİM KARTONLARI 2016 YILI RESMİ TATİL GÜNLERİ 2016 YILI RESMİ TATİL GÜNLERİ 2016 YILI MÜBAREK GÜN ve GECELER Yılbaşı 1 Ocak Cuma Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı 23 Nisan Cumartesi Emek ve Dayanışma Günü 1 Mayıs Pazar Gençlik ve Spor Bayramı 19 Mayıs

Detaylı

TABLO-2. ORTAÖĞRETİM MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR ( EKPSS 2014)

TABLO-2. ORTAÖĞRETİM MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR ( EKPSS 2014) 7942 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hizmetli ADANA TÜM İLÇELER Taşra YH 12 9 2001 7943 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hizmetli ADIYAMAN TÜM İLÇELER Taşra YH 12 5 2001 7944 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Hizmetli AFYONKARAHİSAR

Detaylı

AVUKATLIK HUKUKU (Avukatlık sözleşmesi, disiplin hukuku) CMK UYGULAMALARI (Son soruşturma ve İnfaz hukuku)

AVUKATLIK HUKUKU (Avukatlık sözleşmesi, disiplin hukuku) CMK UYGULAMALARI (Son soruşturma ve İnfaz hukuku) IMIZDAN GELEN TALEPLER DİKKATE ALINARAK HAZIRLANAN MESLEK İÇİ SEMİNERİ II.DÖNEM PROGRAMI (Uygulanmakta Olan Program) A GRUBU İKİNCİ PROGRAMI (Toplam Baro Sayısı 12) 10 Ocak 2015 7 Şubat 2015 11 Nisan 2015

Detaylı

122. GRUPTA İHALE EDİLECEK SAHALARIN LİSTESİ. Belirlenen Taban İhale Bedeli TL. 1 Adana 3327245 3183357 II. Grup 81.07 Arama 6.06.2016 9,30 60.

122. GRUPTA İHALE EDİLECEK SAHALARIN LİSTESİ. Belirlenen Taban İhale Bedeli TL. 1 Adana 3327245 3183357 II. Grup 81.07 Arama 6.06.2016 9,30 60. 122. GRUPTA İHALE EDİLECEK SAHALARIN LİSTESİ Sıra No İli Erişim İlişkili Erişim Maden Grubu Alanı Ruhsat Safhası İhale Tarihi Saati Belirlenen Taban İhale Bedeli TL. 1 Adana 3327245 3183357 II. Grup 81.07

Detaylı

FARABİ KURUM KODLARI

FARABİ KURUM KODLARI FARABİ KURUM KODLARI İstanbul 1. Boğaziçi D34-FARABİ-01 2. Galatasaray D34-FARABİ-02 3. İstanbul Teknik D34-FARABİ-03 Eskişehir 1. Anadolu D26-FARABİ-01 2. Eskişehir Osmangazi D26-FARABİ-02 Konya 1. Selçuk

Detaylı

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü

Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti. SPoD CHP Beyoğlu Belediyesi Başkan Aday Adayı Gülseren Onanç ile görüştü Trans Terapi ve Dayanışma Grubu Toplantılarının Yedincisi Gerçekleşti SPoD un ve Uzman Psikiyatrist Dr. Seven Kaptan ın gönüllü işbirliğiyle düzenlenen Trans Terapi Toplantısı nın yedincisi 4 Eylül Çarşamba

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

BASIN AÇIKLAMASI (Sözleşmeli Öğretmen Görevlendirmesi)

BASIN AÇIKLAMASI (Sözleşmeli Öğretmen Görevlendirmesi) BASIN AÇIKLAMASI (Sözleşmeli Öğretmen Görevlendirmesi) Bakanlığımıza bağlı resmî eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacını karşılamak üzere 05-12 Aralık 2007 tarihleri arasında, elektronik ortamda alınacak

Detaylı

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BARO BAŞKANLARI TOPLANTISI. 17 Ocak 2015

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BARO BAŞKANLARI TOPLANTISI. 17 Ocak 2015 TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BARO BAŞKANLARI TOPLANTISI 17 Ocak 2015 31.05.2013-31.12.2014 tarihleri arasında 10.814 yeni meslektaş aramıza katıldı TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ YÖNETİM KURULU 29.05.2013-31.12.2014

Detaylı

TABLO-2. ORTAÖĞRETİM MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR (2014/2 EKPSS/KURA )

TABLO-2. ORTAÖĞRETİM MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR (2014/2 EKPSS/KURA ) / POZİSYON UNVANI 190050001 9521 ADALET BAKANLIĞI Hizmetli ADANA MERKEZ Taşra YH 11 1 2001 7225 190050003 9522 ADALET BAKANLIĞI Hizmetli ADIYAMAN KAHTA Taşra YH 11 1 2001 7225 190050005 9523 ADALET BAKANLIĞI

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 01 07 2014 Sayı 27 Genel Değerlendirme Şubat 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Şubat 2014 verilerinin değerlendirildiği- 27. sayısında sigortalı

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

T.C. MALİYE BAKANLIĞI 2014 YILI HİZMET İÇİ EĞİTİM PLANI

T.C. MALİYE BAKANLIĞI 2014 YILI HİZMET İÇİ EĞİTİM PLANI T.C. MALİYE BAKANLIĞI YILI HİZMET İÇİ PLANI II DEFTERDARLIKLAR TARAFINDAN DÜZENLENECEK HİZMET İÇİ FAALİYETLERİ FAALİYET LARIN 1 ADANA BTE MİLLİ EMLAK MEVZUATI MAYIS KARATAŞ VE DİNLENME TESİSLERİ MİLLİ

Detaylı

Türkiye'nin en yaşanabilir illeri listesi

Türkiye'nin en yaşanabilir illeri listesi On5yirmi5.com Türkiye'nin en yaşanabilir illeri listesi Hangi şehrin yaşam standartları daha yüksek, hangi şehirde yaşam daha kolay? Yayın Tarihi : 11 Kasım 2012 Pazar (oluşturma : 2/6/2016) Aylık iş ve

Detaylı

DÜNYA İLK YARDIM GÜNÜNÜN AMAÇLARI

DÜNYA İLK YARDIM GÜNÜNÜN AMAÇLARI DÜNYA İLK YARDIM GÜNÜNÜN AMAÇLARI Halkın, ilk yardım ile ilgili basit uygulamaların hayat kurtardığı ve ilk yardım öğrenmenin önemini fark etmelerini sağlamak, Kişileri ilk yardım öğrenmeye motive etmek,

Detaylı

KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ

KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ Bilindiği üzere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeni teşvik sistemi açıklandı. Bu açıklamaya dayanarak aşağıda yeni teşvik sistemi genel hatlarıyla ifade edilecektir.

Detaylı

YGS SINAV SONUCUNA GÖRE ÖĞRENCİ ALAN 4 YILLIK ÜNİVERSİTELER

YGS SINAV SONUCUNA GÖRE ÖĞRENCİ ALAN 4 YILLIK ÜNİVERSİTELER YGS SINAV SONUCUNA GÖRE ÖĞRENCİ ALAN 4 YILLIK ÜNİVERSİTELER 2012 Konte Taban Program Adı Açıklama Üniversite Şehir Üniversite Puan Türü Türü njan Puan Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği Abant

Detaylı

Olimpik Yüzme Günleri Kardeş İller Projesi Bölgesel ve Türkiye Finali Müsabaka Reglemanı

Olimpik Yüzme Günleri Kardeş İller Projesi Bölgesel ve Türkiye Finali Müsabaka Reglemanı Olimpik Yüzme Günleri Kardeş İller Projesi Bölgesel ve Türkiye Finali Müsabaka Reglemanı Final Müsabaka Yeri : Mersin ya da Adana Müsabaka tarihi : Eylül 2014 Teknik Toplantı : Müsabakalardan 1 gün önce

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 07.08.2015 Sayı 41 Genel Değerlendirme Nisan 2015 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Nisan 2015 verilerinin değerlendirildiği- 41. sayısında sigortalı

Detaylı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1 Mayıs 2013 - Düzce 1 İçerik Giriş Kamu Üniversite Sanayi İşbirliğinde En Somut Ara Yüzler: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Ülkemizde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin Bölgesel

Detaylı

Gayri Safi Katma Değer

Gayri Safi Katma Değer Artıyor Ekonomik birimlerin belli bir dönemde bir bölgedeki ekonomik faaliyetleri sonucunda ürettikleri mal ve hizmetlerin (çıktı) değerinden, bu üretimde bulunabilmek için kullandıkları mal ve hizmetler

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ

2011 KADIN İSTATİSTİKLERİ 2011 İSTATİSTİKLERİ PARLAMENTO SEÇİM YILI PARLAMENTODAKİ MİLLETVEKİLİ MİLLETVEKİLİ İÇİNDEKİ PAY ( ) 1935 395 18 4.6 1943 435 16 3.7 1950 487 3 0.6 1957 610 8 1.3 1965 450 8 1.8 1973 450 6 1.3 1991 450

Detaylı

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ 2013-2014 ADLİ YILINDA TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ NİN AVUKATLARA YÖNELİK ÇALIŞMALARINDAN BAZI BAŞLIKLAR Eylül 2014 ANKARA Hastalıkta, Yaşlılıkta, Cezaevinde, Cenazede Her Yerde Avukatın

Detaylı

C. Kurulların Görev ve Sorumlulukları, 1. Yürütme Kurulları,Yönerge nin 11. maddesi hükümlerince oluşturulacak ve 12. maddede belirtilen görevleri

C. Kurulların Görev ve Sorumlulukları, 1. Yürütme Kurulları,Yönerge nin 11. maddesi hükümlerince oluşturulacak ve 12. maddede belirtilen görevleri Ek-1 2013-2014 ÖĞRETİM YILI HATİP VE İMAM HATİP LİSELERİ KUR AN-I KERİM İ GÜZEL OKUMA, HAFIZLIK VE EZAN OKUMA LARI İLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR A. Yarışmalara Başvurular, 1. Öğrencilerin başvuruları Yönerge

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı

K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN KADRO UNVANI KURUM ADI 2157651 1 0 088.425 088.425 MEMUR (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 2157653

K.KODU KONTENJAN KONTENJAN PUAN PUAN KADRO UNVANI KURUM ADI 2157651 1 0 088.425 088.425 MEMUR (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 2157653 2157651 1 0 088.425 088.425 MEMUR (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 2157653 1 0 081.206 081.206 MEMUR (BOLU) ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ (MERKEZ) 2157655 1 0 088.005 088.005 MEMUR (BOLU)

Detaylı

KAMU HASTANELERİ BİRLİKLERİNDE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASINA DAİR YÖNERGEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNERGE

KAMU HASTANELERİ BİRLİKLERİNDE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASINA DAİR YÖNERGEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNERGE KAMU HASTANELERİ BİRLİKLERİNDE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASINA DAİR YÖNERGEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNERGE MADDE 1-20/11/2012 tarihli ve 116 sayılı Makam Onayı ile yürürlüğe konulan Kamu

Detaylı

1. KDV İstisnası. 4. Faiz desteği

1. KDV İstisnası. 4. Faiz desteği YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI HAKKINDA KARAR Karar Tarihi:14.07.2009 Karar Sayısı:2009/15199 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarih ve Sayısı:16.07.2009/227290 Yürürlükte olan düzenleme üç farklı kategoride

Detaylı

Tercih yaparken mutlaka ÖSYM Kılavuzunu esas alınız.

Tercih yaparken mutlaka ÖSYM Kılavuzunu esas alınız. TABLO ÜNİVERSİTE Tür ŞEHİR FAKÜLTE/YÜKSOKUL PROGRAM ADI AÇIKLAMA DİL 4 BAKÜ DEVLET ÜNİVERSİTESİ YDevlet BAKU Filoloji Fak. Azerbaycan Dili ve Edebiyatı TS-2 273,082 232,896 10 301.000 4 BAKÜ SLAVYAN ÜNİVERSİTESİ

Detaylı

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında

Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Yayın Organı Mart 2014 Yıl: 1 Sayı: 10 Bakanımız, Çocuk Bakım Kuruluşları Öz Değerlendirme Toplantısında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Çocuk Hizmetleri

Detaylı

BÖLGE GRUP SIRALAMASI

BÖLGE GRUP SIRALAMASI ACİL TIP TEKNİKERİ (İLK VE ACİL YARDIM TEKNİKERİ) BURSA KOCAELİ İZMİR MERSİN İSTANBUL ANKARA ESKİŞEHİR ÇANAKKALE DENİZLİ ZONGULDAK ANTALYA KONYA MUĞLA MANİSA HATAY BALIKESİR EDİRNE TEKİRDAĞ YALOVA SAKARYA

Detaylı

1 of 130 EN KÜÇÜK PUAN EN BÜYÜK PUAN BOŞ KONT. POZİSYON KODU KURUM ADI KADRO ADI KONT.

1 of 130 EN KÜÇÜK PUAN EN BÜYÜK PUAN BOŞ KONT. POZİSYON KODU KURUM ADI KADRO ADI KONT. KURUM ADI KADRO ADI 3210101 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ ANBAR MEMURU BOLU Merkez 1 0 87,835 87,835 3210103 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ ANBAR MEMURU BOLU Merkez 1 0 87,718 87,718 3210105 ABANT İZZET

Detaylı

OTO KALORİFER PETEK TEMİZLİĞİ - VİDEO

OTO KALORİFER PETEK TEMİZLİĞİ - VİDEO OTO KALORİFER PETEK TEMİZLİĞİ - VİDEO Oto Kalorifer Peteği Temizleme Makinası, Araç Kalorifer Petek Temizliği Cihazı. kalorifer peteği nasıl temizlenir, kalorifer peteği temizleme fiyatları, kalorifer

Detaylı

HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU BİRİNCİ DAİRESİNİN 16/07/2014 TARİH VE 1642 SAYILI KARARININ EKİDİR.

HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU BİRİNCİ DAİRESİNİN 16/07/2014 TARİH VE 1642 SAYILI KARARININ EKİDİR. HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU BİRİNCİ DAİRESİNİN 16/07/2014 TARİH VE 1642 SAYILI KARARININ EKİDİR. MAHAL ARŞİV Adana 1. Sulh Ceza Mahkemesi 19 AC 19 AC 1.SCH 1.SCH Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesi 20

Detaylı

2013-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Lisans)

2013-ÖMSS Sınav Sonucu İle Yapılan Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler (Lisans) KURUM ADI UNVANI 310010001 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ ANBAR MEMURU (BOLU / MERKEZ - MERKEZ) 1 0 75,69951 75,69951 310010019 ABANT İZZET BAYSAL ÜNİVERSİTESİ MEMUR (BOLU / MERKEZ - MERKEZ) 1 0 73,21259

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 11.06.2015 Sayı 39 Eki-08 Oca-09 Nis-09 Tem-09 Eki-09 Oca-10 Nis-10 Tem-10 Eki-10 Oca-11 Nis-11 Tem-11 Eki-11 Oca-12 Nis-12 Tem-12 Eki-12 Oca-13 Nis-13 Tem-13 Eki-13 Oca-14 Nis-14 Tem-14 Eki-14 Oca-15

Detaylı

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK:

Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: Avrupa Bölgesel Sosyal Güvenlik Forumu -1ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -BU FORUM KASIM AYINDA KATAR DA DÜZENLENECEK DÜNYA SOSYAL GÜVENLİK FORUMU NA IŞIK TUTACAKTIR -TÜRKİYE BUGÜN DÜNYANIN

Detaylı

81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek

81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek 81 İl için Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Karnesi Ülker Şener & Hülya Demirdirek TEPAV, 2014 2 Neden bu çalışmaya ihtiyaç duyduk? Kadınların durumunu il düzeyinde ortaya koyacak cinsiyete duyarlı verinin

Detaylı

Uluslararası İlişkiler ULUSLARARASI İLİŞKİLER

Uluslararası İlişkiler ULUSLARARASI İLİŞKİLER 6 ULUSLARARASI İLİŞKİLER Uluslararası İlişkiler 6. BÖLÜM ULUSLARARASI İLİŞKİLER Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Komisyonu 2012-2014 dönemine ilişkin ilk toplantısını 28 Kasım 2012 tarihinde yapmış, toplantıda

Detaylı

UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ

UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ 1. CUMHURBAŞKANLIĞI 1.1. Devlet Denetleme Kurulu UYAP VİZYONU SEMİNERİ 04.06.2007 KATILIMCI PROFİLİ 2. BAŞBAKANLIK 2.1. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği(MGK) 2.2. Atatürk Kültür, Dil ve tarih Yüksek

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SEMPOZYUMU GERÇEKLEŞTİRİLDİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SEMPOZYUMU GERÇEKLEŞTİRİLDİ Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ SEMPOZYUMU GERÇEKLEŞTİRİLDİ Üyemiz Akçansa Çimento ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) işbirliğiyle 19 Ekim 2012 tarihinde YTÜ Oditoryum

Detaylı