ıs L BESİ Cl KURT AYDINI DÜŞÜNCELER TU. YURT KITAP-YAYIN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ıs L BESİ Cl KURT AYDINI DÜŞÜNCELER TU. YURT KITAP-YAYIN"

Transkript

1 ıs L BESİ Cl KURT AYDINI UZE İNE DÜŞÜNCELER TU. YURT KITAP-YAYIN

2

3 Vedat Aydın'ın ve tüm Kürdistan şehitlerinin ışıklı anılarına...

4 YURT KİTAP-YAYIN: 41 İSMAİL BEŞİKÇİ BÜTÜN ESERLER: 10 Birinci Baskı : Temmuz 1991 İkinci Baskı : Aralık 1991 Dizgi Baskı : Yurt Kitap-Yaym : Aydınlar Matbaası Montaj : Mehmet Aydın YURT KİTAP-YAYlN GMK Bulvan Onur Işhara Kat: 7 No: 176 Tel: KİZİLAY ANKARA

5 İSMAİL BEŞİKÇİ KÜRT AYDİNİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER W YURT KiTAP-YAYIN

6

7 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 7 I. ENTERNASYONALİST KÜRTLER 13 A. Komünist Enternasyonarci Kürtler 13 B. islamcı Enternasyonaiistier 25 II. KÜRTLERİN DE KÜRDİSTAN'I SÖMÜRGELEŞTİREN MİLLETLER GİBİ MÜSLÜMAN OLMALARI NE GİBİ SONUÇLAR DOĞURUYOR? 39 III. MUSA ANTER'İN ANILARI 43 IV. BİR VARSAYIM 49 V. KÜRT TOPLUMU ÇÜRÜMÜŞ-ÇÜRÜTÜLMÜŞ BİR TOPLUMDUR. KÜRT TOPLUMUNU YENİDEN KURMAK GEREKİR. YENİ TOPLUM İÇİN YENİ İNSAN GEREKİR 52 VI. PKK'NIN DÜŞÜNCESİ VE EYLEMİ 55 Bir PKK'iı...: 60 VII. PKK'YA ELEŞTİRİ 65 VIII. ULUSAL KURTULUŞ SONRASININ İKİ ÖNEMLİ SİYASAL BİÇİMİ 70 IX. KÜRTLERİN AYMAZLIĞI Türkiye'deki Amerikan Barış Gönüllüleri ve Kürtler Filistinlilere Karşı Tutum ' Emperyalizm ve Sömürgecilik Kavramları! Kürtlerin Sosyalist ve Komünist Devletlere Karşı Tavrı 81

8 4. Kürtlerin Türk İşçi Hareketine Karşı Tavır ve Davranışı, Türk işçi Hareketinin Kürt Hareketine Karşı Tavır ve Davranışı Milliyetçilik Kavramı Üzerine 90 X. SONUÇ 93 THE FUND FOR FREE EXPRESSİON (İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ VAKFI)'NIN Birinci Mektubunun Orjinali 97 Birinci Mektubun Türkçesi 98 Birinci Mektuba Cevap 99 ikinci Mektubunun Orjinali 113 ikinci Mektubun Türkçesi 114 ikinci Mektuba Cevap 115 UĞUR MUMCU'NUN YAZISI 122 UĞUR MUMCU'YA MEKTUP...125

9 ÖNSÖZ Aydınsız bir toplum düşünülemez. Her toplum aydınını üret miştir. Fakat, Kürt toplumu aydınına sahip olmayan bir toplumdur. Kürdistan, emperyalist ve sömürgeci müdahalelerle bölünmüş, parçalanmış ve paylaşılmış bir ülkedir. Kürt ulusu, bölünmüş, par çalanmış ve paylaşılmıştır. Bu emperyalist ve sömürgeci müdahale ler, Kürt toplumunu çürütmüştür. Kürt toplumu çürümüş bir toplum dur. Kürt toplumu yoksul bir toplumdur. Kürtlerin burjuvazisi oluşamamıştır. Feodal sınıf burjuvalaşmadan ajanlaştınlmıştır. Böylece, ulusallık iddia edebilecek temel bir sınıf çürütülmüştür. Kürt toplu munun aydınları da yoktur. Kürt toplumunu yeniden kurmak gerekir. Yeni toplum için yeni insanlar gerekir. Yeni insan nasıl yetişecektir? PKK'nın düşüncesi ve eylemi yeni insanın nasıl oluşacağı konusunda önemli ipuçları vermektedir. Yeni insanın önemli niteliklerinden biri, "ulus için fedal<ârlıl<", "vatan için özven'tiir. Bu kitapta, (2) numaralı dipnotunda, (s. 65) bu fedakârlığın ve özverinin küçük bir örneği verilmiştir. Bu, hiçbir zaman, PKK'dan önceki hareketlerin inkârı, yok sayılması an lamına gelmez. Genç bir PKK'lı arkadaşın Musa Anter'le yaptığı tar tışma bu bakımdan önemlidir. Genç PKK'lı "... sizit) kuşal< Kürdistan için hiçbir şey yapmadı, biz sıfırdan başladıl<..." ölyor. Musa Anter'in hiçbir öfkeye kapılmadan, övünerek söylediği şudur: "... Sizlerin geçmişi daha soğukkanlı bir şekilde değerlendirmeniz gerekir. Bi zim kuşak da, eksi kaçlardan sıfıra yükselebilmek için çok büyük çaba sarfetti..."

10 Geçmişte, gerek sağda, gerek solda yer alan hareketleri "gele neksel hareketler" o\arak nitelendirmek mümkündür. Kürdistan için yeni olan PKK'nın düşüncesi ve eylemidir. Üzerine ölü toprağı ser pilmiş Kürt toplumu, PKK'nın düşüncesi ve eylemiyle sarsılmıştır. Kürt sorunu konusunda kitaplar yazmak, dergi çıkarmak, siyasal programlar çıkarmak, kuşkusuz önemlidir. Bunlar da önemli hiz metlerdir. Fakat, Kürt toplumunu sarsan, PKK'nın düşüncesi ve ey-. lemi olmuştur. Önyargılarla, PKK'nın, PKK önderliğinin reddedilme si, küçümsenmesi son derece yanlıştır. Kürtler, PKK konusunda daha ciddi, daha etraflı, daha soğukkanlı düşünmek durumundadır lar. PKK'nın kendini nasıl ifade ettiğini, PKK'nın kendi yayınlarından izlemek durumunda-dırlar. Bu kitapta, PKK'nın önemli bir konuda eleştirisi yapılmaktadır. PKK çeşitli çevreler tarafından, çeşitli nedenlerle eleştirilmektedir. PKK en çok demokrasi konusunda eleştirilmektedir. PKK demokra tik olmamai<la, despot olmakla suçlanmaktadır. Bunlar bazen suç lama, bazen da eleştiri olarak ifade edilmektedir. Suçlamalar çirkin dir. Eleştirilerin çoğunaysa katılmak mümkün değildir. Çünkü: Kürdistan'da devletlerarası sömürge sistemi kuran devletlerin hiçbiri demokratik değildir. Türkiye, iran, Irak, Suriye demokratik devletler değildirler. Sovyetler Birliği için de aynı şeyi söylemek mümkündür. Demokratik kurumlar ve demokratik gelenekler açısın dan Türkiye'nin, iran, İrak, Suriye olmadığı bilinmektedir. Fakat, Türkiye'nin Kürdistan'ı yönetmesinde de demokratik kurumları, de mokratik gelenekleri görmek olası değildir. Kürdistan'da insan hak larının kırıntısı bile yoktur. Durum buyken soyut bir demokrasi isteği çok anlamlı görünmemektedir. PKK'nın demokratik değerter açısın dan eleştirilmesinde bu konulara da dikkat edilmelidir. Örneğin Tür kiye, Kürdistan'ı illegal güçleriyle yönetmektedir. Soyut demokrasi tartışmaları, demokrasi isteği, bu devlet terörünü geriletebilir mi? Kararnamelerin sadece Kürdistan için hazırtandığı ve Kürdistan'da uygulandığı açık bir gerçektir. Kürdi.stan'da demokrasiyi kurmak ve geliştirmek, çok âesliliğin oluşmasına engel olmamak, çeşitli görüşlerin varlığını kabul etmek, "tek geçerli olan bizim söylediğimizdir", anlayışında olmamak, el bette önemlidir. Fakat, Türkiye, iran, Suriye, Irak gibi devletlerin de mokratik olmayan yapılarını da hiçbir zaman gözden ırak tutmamak gerekir. Bu incelemede, Kürt aydını konusunun bazı boyutlarına dikkat 8

11 çekilmiştir. Bu konunun çeşitli incelemelere ve eleştirilere ihtiyaç duyduğu da bilinmektedir. Bu incelemenin sonunda, Amerika Birleşik Devletleri'nde faali yet gösteren, "The Fund For Free E^press/on" kurumunun iki mek tubuna, O mektuplara tarafımızdan verilen cevaplara da yer veril miştir. Gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun yazısı ve o yazıya verilen cevap, yine, kitabın sonunda yer almaktadır. Bu mektupların ve ya zıların da aydınlar sorunuyla yakından ilgili olduğu düşünülmekte dir. Bu incelemeyi yayınlayan, iyi bir yayın olması için gerekli litizliği gösteren "Vu/tK/tep-Vay/n'^ teşekkür ediyorum. Temmuz 1991 İsmail Beşikçi Ankara

12

13 KURT AYDINI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER^*) Türkiye'de Kürtçe yasaklanmış bir dildir. Kürt adının ve Kürdistan adının kullanılması yasaklar kapsarnmdadır. Kürtlerden, Kürtçe'den, Kürtlerin ulusal ve demokratik hak larından söz edenler, Türk insanlarının milli duygularını ze deledikleri, rencide ettikleri gerekçesiyle yargılanmışlar, ce zalandırılmışlardır. Türkiye'de yaşayan herkesin anadili. Türkçe'dir" şeklinde bir yasa bile yapılmıştır. Bu yasayı uy gulamak için çaba gösterilmiştir. Bu, 19 Ekim 1983 tarihli ve 2932 sayılı olup Türkçe'den Başka Dillerde Yapılacak Yayınlar Hakkmda Kanun" adını taşımaktadır. Bu ve benzer konularla ilgili olarak Türk Devleti'nin ırkçı ve sömürgeci politikası eleştirilebilir. Bu konularda çok şey söylenebutr. Bu, elbette gerekli ve yararlı bir çalışmadır. Fakat, konujm başka bir açıdan daha irdelemek gerekmektedir, l Bu incele menin amacı budur. Bu incelemede, Kürt aydmlanyla ilgiu bazı düşünceler ifade edilmeye çalışılacaktır. (*) insan Haklarj^ Derneği, İstanbul Şubesi'nin 15 Aralık 1990'da düzenle diği "Kararnameler ve Anadil Hakkı" konulu Panel'de yapılan konuş manın, gözden geçirilmiş ve genişletilmiş ikinci bölümü (Bk. Yeni Ül ke, Sayıl O, 23 Aralık 1 990) Panel'in öteki konuşmacısı, Av. Kamber Soypak'tır. Panel, İHD istan bul Şubesi sekreteri Hüseyin Aygül tartından yönetilmiştir. Panel'in açış konuşmasını, İHD İstanbul Şubesi Başkanı Av. Ercan Kanar yapmıştır. Panel istanbul'da, Tabipler Odası Konferans Salonu'nda düzenlen miştir. 1. Türk yönetimi. 12 Haziran 1991 tarihli ve 3713 sayılı yeni bir yasa çı karmıştır. 'Terörle Mücadele Yasası" denilen bu yasanın 23/e madde si, yukarıda sözü edilen yasağı kaldırmaktadır. Fakat yeni yeni yasak lar getirmektedir. Bu, "hak-hukuk", "adalet" gereği yapılmış bir yasa değildir. Bu yasanın ilgili maddesinin yapılmasında ve yorumlanma sında Kürtlere ve Kürt kültür özelliklerine karşı en ufak bir sevgi bes- 1.1

14 Kürtlerin Ortadoğu'daki nüfusu 30 milyonu aşkındır. Kürdistan'm ülke olarak genişliği 550 bin kilometre karenin lenmemektedir. Kürtlere ve Kürt kültürüne karşı en ufak bir dostluk hissi açıklanmamaktadır. Bu değişikliğin Kürdistan'daki ve Türki ye'deki gelişmelerin, iç ve dış dinamiklerin, iç ve dış dayatmaların ka çınılmaz kıldığı bir değişiklik olduğu anlaşılmaktadır. Bu ilişkilerin çar pıcı bir örneği Efe Özal'ın düğününde yaşanmıştır. Düğünde Cumhurbaşkanı Turgut Özal, Başbakan Yıldırım Akbulut, bir önceki Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve beraberlerindekiler aynı ma sada oturmaktadırlar. Geceye katılan sanatçılardan ibrahim Tatlıses, programını icra ederken, bir tane de Kürtçe türkü söylemek için Cum hurbaşkanı Turgut Özal'dan izin almıştır. Cumhurbaşkanı, "Yasağı da kaldırdık, sakınca yok" diyerek izin vermiştir. İbrahim Tatlıses, Kürtçe türküsüne başlar başlamaz bir önceki Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve Başbakan Yıldırım Akbulut düğün salonunu terketmişlerdir. Böyle ce, Kürtçe türkü söylenmesini protesto etmişlerdir. (Bk. Cumhuriyet, 28 Nisan 1991) Bu, birtakım değişikliklerin sevgiyle, Kürtlerin ve Kürt kültürünün yara rı düşünülerek yapılmadığını, iç ve dış kamuoyunun biraz olsun sesini kısmak amacıyla yapıldığını açıkça göstermektedir. Sıvan Pervver'in Mezopotamya Müzik Üretim tarafından hazırlanan "Kırivo" isimli Kürtçe kasetine "Türkçe yapıt" diye izin verilmiştir. İzin, Kültür Bakanlığı tarafından verilmiştir. (Bk. Cumhuriyet, 21 Mayıs 1991) Bu neyi gösterir? Bu bilinçli, hesaplı tavır bir şeyi açıkça gösteriyor. Kürtler ve Kürt dili, Kürtçe hâlâ inkâr ediliyor. Kürtçe kaset yasaklanmıyor, Kürtçe kasete izin veriliyor ama, "bu zaten Türkçe yapıttır" deniyor. Türk mevzuatın da Kürtçe'nin adının geçmemesi, ileride, müsait bir zamanda, Kürt çe'ye ve Kürtlere verildiği söylenen bu hakları tekrar geri alabilmek, yok sayabilmek amacını taşımaktadır. Kürtlerin, Kürtçe'nin adı geç mezse, "... bizim mevzuatımızda zaten böyle bir etnik grubun, böyle, bir dilin adı geçmiyor" denecektir. Burada Türk yöneticileri büyük bir yanılgı içindedir. Şu husus artık be lirgin bir şekilde ortaya çıkmıştır: Türk sömürge yönetimi ne tür önlem ler alırsa alsın, Kürdistan'daki toplumsal ve siyasal gelişmeleri daha geri bir çizgiye çekemeyecektir. Kürt halkının siyasal kültürü günden güne daha da yoğunlaşacaktır. Kürt halkı çağın gereklerini daha sağ lıklı bir şekilde kavrayacaktır. Kürt ulusunun özgürlükçü ve bağımsız lıkçı bir çizgide tavır ve davranış göstermesine hiçbir güç engel ola mayacaktır. Türk sömürge yönetiminin ne kadar derin bir yanılgı içinde olduğu gittikçe daha iyi bir şekilde anlaşılacaktır. 12

15 üzerindedir. Buna rağmen Kürtlerin ulusal varlığı hâlâ inkâr edilebilmektedir. Kürtçe'nin bağımsız bir dil olup olmadığı hâlâ konuşulabilmektedtr, tartışüabilmektedir. Türk üniver sitelerinde, hâlâ Kürtlerin Türklüğünü ispatlamaya çalışan profesörler vardır. Türk üniversitelerinde "Kürt Türkleri" adı,altmda dersler okutulabilmektedir. Bütün bunlar nasıl olabilmektediı? Burada büyük bir zıthk var. Hem 30 milyonu aşkm bir nüfusa sahip olacaksm, hem de "Kürtler millet mi dir, halk mıdır; Kürtlerin bağımsız dilleri var mıdır; Kürtle rin millet olma özellikleri var mıdır..." gibi birtakım tartışma lar olacak. Hem Ortadoğu'da 30 milyonu aşkm bir nüfusa sahip olacaksm, 550 bin kilometre kare genişliğinde toprağı nız olacak, hem de birtakım siyasal otoriteler, Kürtçe'si ya saklayabilecekler, "Herkesin anadili Türkçe'dir" buyuran, "aksini iddia edenler haindir" buyuran kanunlar yapabile cekler... İşte burada Kürt toplumunun önemli bir zaafı ile karşı karşıya kalıyoruz. Kürt toplumunda bir hastalık var. Bunu irdelemeye çalışmak gerekir. Bu konuda Kürt aydım dediği miz kategorinin ciddi, bir şekilde ele alınması gerekir. Kürt aydmlan hakkında kısaca, şunu söylemek mümkündür. Kürt aydmı, Türk aydmınm kötü bir kopyasıdır. Bu konuyla ilgili olarak birkaç örnek vermenin gerektiği kamsındayım. I. ENTİERNASYONALİST KÜRTLER Kürtler enternasyonalizmi hep kendi kimliklerini gizle mek, kendi kimliklerini vurgulamamak için kullanmışlardır. Enternasyonalizmin kuşkusuz, böyle bir yorumu yoktur; böyle bir yorum sakattır. Uluslararası dayanışma, ancak, ulusların eşit koşullar İçinde, sözü edilen birlikte yer almalanyla gerçekleşebilir. Entemasyonalist anlajaşa sahip Kürt leri İki grupta ele almak mümkündür. A. Komünist Entemasyonal'ci Kürtler 1) 1972 yılı Ekim ayı. Diyarbakır'da, Dicle Nehri kıyısın daki askeri tutukevlndeyiz. Bir görüşme sırasında arkadaş larımızdan rahmetli Edip Karahan kendisini ziyarete gelen yalanlarıyla Kürtçe konuşuyordu. O zaman herkes herkesin 13

16 ziyaretine çıkabiuyordu. Ziyaret açık havada, bahçede yapılı yor, ziyaretçilerle tutsakları dikenli tel örgüler aymyordu. Zi yaret alanı genel olarak kalabahk olurdu. Gerek ziyaretçiler tarafı, gerek tutsaklar tarafı her zaman kalabalıktı. Ziyaret çilerin bulunduğu tarafta askerler de olur, konuşmaları iz lerlerdi. Askerler Edip Karaharim Kürtçe konuşmasma şiddetle tepki gösterdiler. Edp Karahan bu tepkilere hiç aldırmadı, Kürtçe konuşmayı sürdürdü. Ziyaretçi yakmlan da gayet ra hat bir şekilde Kürtçe konuşuyorlardı. Bu durumu, askerler tutukevi yöneticilerine, komutanlanna haber verdiler. Edip Karahan Kürtçe konuşmasını sürdürüyordu. Tutukevi yöne ticisi subay bu manzara karşısında büjoik bir tepki gösterdi. "Burası Türk yurdudur; burada Türkçe'den başka bir dü ko nuşulamaz; Türk vatamnda Türkçe'den başka bir dil konur şulması yasaktır..." diye bağırdı. Aslmda, daha başkaları da, örneğin köylüler de ziyaretçlleriyle Kürtçe konuşuyorlardı. Subaylar ise daha çok Edip Karahanlm tavır ve davramşlanyla ilgileniyorlardı. Edip Karahan ve ziyaretçileri ısrarla ve bilinçlice Kürtçe konuşuyorlardı. Subaylar tepkilerini arttır dılar. "Burası Türk vatamdır, Türk ülkesidir; burada Türk çe'den başka bür dil konuşu],amaz, yasaktır..." gibi öfkeli söz lerini yoğunlaştrrdilar. Ziyaretlerde Türkçe'den başka bir dil konuşulamayacağma dair birtakım yönetmelik hükümlerin den söz ettiler. Edip Karahan, bu tehditlere, yasaklara, emir lere hiç aldırmadı. Kürtçe konuşmasım sürdürdü. Tutsak larla tutukevi arasında çıkan ciddi tartışma giderek büyüdü. Subaylar, eğer böyle giderse, görüşmenin kesileceği tehdi dinde bulundular. Gerginlik öğleden sonraki görüşmede or taya çıkmıştı. Bitinceye kadar öylece sürdü. Ertesi gün, tutukevinin çeşitli yerlerine, ziyaretlerde Türkçe'den başka bir dil konuşulamayacağma dair emirleri ihtiva eden bildiriler yapıştırıldı. Bu emirler tehdit unsurunu da İçeriyordu. Örneğin, havalandırmada büjmkçe bir direk var, oraya yapıştırılmıştı. Koğuşların giriş kapılarına, ye mekhanenin ve tuvaletin kapılanna, İç kapüara vs. bu emir ler yapıştuılrmştı. Kürt arkadaşlar bu emirleri okuyorlar ve "hah hah haaa..." yaparak gülüşüyorlardı. Bendeki izlenim ise şu: Emrin, yasağm içeriğiyle, bunları yazan tutukevi yö- 14

17 netlclleriyle alay ediyorlardı, fakat, bu emre, bu yasağa her hangi bir tepld göstermlyorlardı. Böyle bir emre ve yasağa tepki nasıl olabilirdi? Herhalde Edip Karaharim görüşme sırasmda gösterdiği tavır ve davramş gibi olurdu. Fakat, bu nun sadece belirli bir yerde ve o an İçin gösterilen bir tavır ve davranış olmaması gerekirdi. Halbuki, devrimci olan, entemasyonalist olduklarım vurgulayan, Markslst-Lenlnlst olduklarım söyleyen Kürtlerde böyle bir bilinç yoktu. Kürtlerin okur-yazarlan günlük İş lerde genel olarak Türkçe konuşurlar. Devrimci olanlarda bu tavırlar ve davramşlar belki daha rahat bir şekilde İzlene bilir. Kürtçe'yi gayet rahat ve doğru konuşan iki Kürt düşü nelim. Eğer bu Ikl Kürt Türkçe de biliyorlarsa, konuşmeılanm hep Türkçe yapıyorlar. Bu durum 1960'h ve 1970'll yıllarda böyleydi, şimdi de böyledir. Okur-yazar Kürtler, dev rimci Kürtler kendi dillerine, anadillerine, yani Kürtçe'ye dost değildirler. Neden acaba? Kürt toplumunun bir zaafı var. Bu zaafla ilgili olarak aydınlar kategorisinin İrdelenmesi gerektiği kamsmdayım. Kürtler, tutukevi yönetiminin emir, yasak ve tehdit İçeren bildirilerini okuyorlar, "hah hah haaa..." yaparak gülüşüyorlar, fakat ciddi biı: tepki göstermiyor lar. Tepki göstermek ısrarla Kürtçe konuşmakla olur. Örne ğin, "... sen bizim görüşlerde Kürtçe konuşmamızı yasaklıyorsun, biz konuşuyoruz, bunun için de izin isten mez; ayrıca senin mahkemelerinde de konuşuruz" demek bir tepkidir. Ancak Kürtlerde böyle bir tepki, böyle bir bilinç yoktur. Üstelik bunlarin önemli bir kısmı Kürtçe de bilmesi ne rağmen Türkçe konuşuyor. Eğer ziyaretçi Türkçe biliyor sa, konuşmasım Türkçe yapıyor. O günlerde, Kürtler, kendi aralarında Kürtçe konuştuk ları zaman Türk devrimcileri tarafından "milliyetçi" olmakla suçlamrlardı. Bu suçlama ve eleştiriler, Türkçe bilmeyen köylülere değil, daha çok devrimci ve demokrat öğrencilere yöneltilirdi. Yani Türkçe de bilen, fakat kendi aralannda Kürtçe konuşan öğrenciler İçin veya çeşitli mesleklerden Kürtler için yapılırdı. Kürt öğrenciler de "milliyetçi" olarak suçlanmaktan çok rahatsız olurlardı. Böyle bir suçlamayla ya da eleştiriyle karşılaşmamak için de Kürtçe konuşmak tan. Kürt toplumu olma özelliklerini savunmaktan çok bû- 15

18 yük tavizler verirlerdi. "Ben entemasyonalisttm" sözü, işte bu tür suçlamaların ve eleştirilerin önüne geçmek için sık sık kuuamhrdı. Temel sorun da burada ortaya çıkıyor. Kendi anadilinden vebadan kaçar gibi kaçmak, sömürgecinin dili ni kullanmak, insanları, devrimcileri entemasyonalist yapar mı? Şöyle bir örnek düşünelim: Türk devrimcileri, Türki ye'de veya Almanya'da Türkçe konuşuyor. Alman devrimcile ri de bu Türkleri "milliyetçi" olmakla suçluyorlar. Bu suçla malar, İdu eleştiriler karşısında. Türk devrimcilerinin tavn nasıl olur? Burada, iki ilişki arasmda elbette çok büjrük bir fark vardır. Almanlarm Türkiye'de veya Türklerin Alman ya'da bulunmasıyla, Türklerin Kürdistan'da bulunması ara smda çok büyük farklıhklar vardır. Türkler Kürdistan'da ırkçı ve sömürgeci bir güçtür. Türkiye Kürdistan için emper yalist emellere sahiptir. Bir de Türkiye'nin yabancı bir güç tarafmdan işgal edil diğini düşünelim. O yabancı gücün Türkçe'yi yasakladığım ve Türklere kendi dilini ve kültürünü dayattığmı düşünelim. Bu durum karşısmda Türk devrimcilerinin tavır ve davranışı nasıl olacaktıı? Nasıl olmalıdır? Bu süreç içinde Türk dev rimcileri entemasyonalist olabilmek için işgalcinin dilini mi konuşacaklardır? İşgalcinin diliyle mi yazıp çizeceklerdir? Ajmı dönemde zaman zaman koğuşlara, idarenin saçsakal, bıyık keseceği yolunda haberler de gelirdi. Bu tür ha berler üzerine idareye karşı çok yoğun tepkiler oluşurdu. "Saçımızı kestirmeyiz; bıyık bizim namusumuzdur; bıyığımı zı kestirmeyiz!" Bu feodal bir tepki. Aynı zamanda bilinçsiz bir Kürt tepkisi. Kafa kesilecek fakat bıyık kesilmeyecek... Kafasız bıyık ne işe yarar acaba? Bu tepki koğuşta hemen örgütleniyor. "Barikat kurarız; yöneticileri, askerleri içeri sokmayız." Herkes barikatm nasıl kurulacağı konusunda önerilerini de sunuyor. "Dolapları şöyle yerleştiririz; masalan, sıralan şuralara koyarız... Fa lanca şurada dursun; falanca şu kesime güç versin... Ye mekhanedeki büyük masayı da şuraya yerleştirelim.." vs. Saç-sakal, bıyık yasağma karşı yoğun ve yaygın bir tepki var. Fakat, Kürtler anadilleri Kürtçe'nin yasaklanmasına karşı böyle bir tepki oluşturmuyor. Bu tür yasaklar Kürtler de bir tepkinin oluşmasına neden olmuyor. Şunu ifade et- 16

19 meye çalışıyorum. Kürtlerde eksik olan devrimci bütnç değil dir, Markslst-Lenlnlst bilinç değildir. Kürtlerde eksik olan milli duygudur. 1960'lı ve 1970'li yıllarda da böyleydi; şimdi de böyle. Milli duygu nedir? Milli duygu, kısaca, İnsamn, ülkesini, ulusunu, diunl sevmesine ve ulusal değerlere bağhlığma luşkln duygular bütünüdür. Bunu somut bir örnekle açıklamakta yarar var dır. Marie Curie'den söz etmek istiyorum. Kocası Pierre Curie ile birlikte ve yıllarında iki kere Nobel flzlk ödü lünü kazanmış. Radyoaktiviteyi ve radjrumu keşfeden bir bi lim adamı. Marie Curie bir Polonyalı, Leh... Hayatı daha son ra kızı Eva Curie tarafmdan kaleme alınmış. Bu anlatımlara göre Marie Curie'nin çocukluğu 1870'll yıllarda geçi3ror. Polon3ra da Kürdistan gibi talihsiz bir ülke. Tarihte, çeşitli za manlarda. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu. Rus İıhparatorluğu ve Alman İmparatorluğu arasmda bölünmüş ve paylaşılmış. Marie Curie'nin de çocukluğu, ilkokul hayatı iş galler altında geçiyor. Kitapta. Marie Curie'nin çocukluğuna ilişkin şöyle anlatımlar var: Okullarda Lehçe eğitim yasak. İşgalcilerin dlllertyle eğitim yapılıyor. Çocuklara işgalcinin dilini öğretmek İçin çok büyük çabalar harcaruyor. Dersler işgalcinin diliyle gerçekleştiriliyor. Dersler biter bitmez, düşmamn öğrttmenl sınıftan ayrılır a3rnlmaz çocuklar sakladık ları yerlerden kitaplarını çıkarıyorlar. Onlan okumaya çalışı yorlar. Kendi aralannda Leh diliyle. anadlueriyle konuşuyorlar. İşgalci askerlerin, polislerin kendi köylerinde, kasabalarında gerçekleştirdikleri işleri, işkenceleri vs. anla tıyorlar. Çocuklar kendi bildiklerini arkadaşlarma anlatıyor lar. Lehistan'a bağlılıklarını, Lehlstan'm güzeuiklertnl anlatı yorlar. Kendi anadlueriyle konuşmanm, kendilerini rahatlattığını söylüyorlar. Düşmamn eğitim sistemini, öğret menini vs. eleştiriyorlar. İşgalcinin öğretmeni suufa gümeden hemen önce bu kltaplannı jdne glzuyorlar, İşgalcinin di line dönüyorlar. Bunlar 6-12 yaş arasındaki çocuklar. Bu tavırlan, bu davranıştan nasü öğrenmişler? Elbette aile çev relerinden, daha geniş toplumsal çevreden. Bu çocüklann düşüncesine, tavır ve davramşına egemen olan, onlara heye can veren milli duygudur. Bu anlamda müli duygunun Kürt- 17

20 lerde oluşamadığım veya çok cılız olduğunu anlatmaya çahşıyorum. Kürt toplumunda rrkçı ve sömürgeci dayatmalara yatkınlık var. İrkçı ve sömürgeci dayatmalara karşı bir tepki oluşmuyor. Bu tavım ve davramşm bazı tarihsel ve toplum sal nedenleri olduğu açıktır. Bu noktada, Kürtlerin okumuşyazmış kesimleriyle ilgili, "aydm" dediğimiz kategoriye girebi lecek olanlarıyla ilgili bazı şeyler söylemeye çalışıyorum. Bu kesimde önemli bir zaaf var. Bunu ifade etmeye çalışıyomm. Burada ifade edilen milli duygu anlayışınm, ırkçı bir içe rik taşımadığı hemen anlaşılmaktadır. İrkçı İçerik taşıması şöyle dursun, ırkçı baskılara karşı kendini savunmaktadır. Eşitlikçi olduğu açıktır. Baskı ve zulme karşı olduğu için, ulusal değerleri, gaspedümiş haklan savunduğu için, başka uluslann ulusal değerlerine saygılı olduğu için insancıldır, çağdaştır. Bu tür bir milli duygu anlayışımn hiçbir ulus için tehlike teşkil etmediği besbellidir. Kürtlerde müll duygu, an cak, başka uluslara, örneğin komşu uluslara karşı saldır ganlık taşıdığı zaman tehlikeli olabilir, ömeğln, Türkleri, Araplan ve Farslan, devlet zoruyla ve devlet terörü aracıhğıyla asimile etmeye çahşmak, bunun için çaba harcamak tehlikeli olabilir. Ortadoğu'da. Türkler için. Araplar ya da Farslar için, ne günümüzde, ne kısa vadede, ne de orta ve uzun vadede böyle bir tehlike söz konusu değildir. Kendileri çok büjkik ırkçı ve sömürgeci baskılar karşısında bulunan Kürtlerin, Kürt kültürünün, bu baskılardan kurtulmak ve herkesle eşit olmak için gösterdikleri çabanm "ırkçılık", "şo venizm" olarak değerlendirilmesi çok büyük bir yanılgıdır. Bu, Kürtleri küçük düşürmeyi, aşağılamayı amaçlamakta dır. Çünkü, Türk devrimcileri milliyetçilik kavramma kötü. olumsuz bir anlam yüklemektedirler. Aslmda, milliyetçilik, ulusçuluk kavramlarma kötü, olumsuz bir anlam yüklen mesi de isabetli değildir. Milliyetçilik, ulusçuluk, ancak öteki uluslara saldırgan emeller beslediği zaman, ömeğln onlan asünlle etmeye giriştiği zaman olumsuzdur. Yoksa, ulusun, ulusal değerlerini savunan, onu bu yönde bilgilendiren ve eğiten bir mllllye.tçilik. ulusçuluk anlayışı olumsuz ya da tehlikeli değildir. Öte yandan "ezen ulus rnllllyetçlliğf ile "ezilen ulus milliyetçiliği" arasında herhangi bir aynm yapıl maması da yanlış bir tutumdur. Saldırgan, asünllasyoncu Türk milliyetçiliği ile. her türlü ırkçı ve sömürgeci saldırılara 18

21 karşı kendisini korumaya. Kürtleri komşulan uluslarla eşit kılmaya çahşan Kürt milliyetçiliğini aym kefeye koymak art niyetli bir tavırdır. Bu tavır, Markslst-Lenlnlst kavramlarla, devrimci ideoloji İle ne kadar süslenirse süslensin, çirkinlik ten kurtulamaz. 2) Bu konuyla ilgili olarak bir örnek daha vermek istiyo rum. Yalnız bundan önce, bu olayla bağlantılı olduğu İçin bazı olgular ve süreçler üzerinde durmak gerekiyor. 2 Mart 1973 Diyarbakır Sıkıyönetim Komutanlığı Tutukevl'ndeyiz. Dicle Nehri kıyısmdaki gözaltı ve tutukevi koğuşlan ve hüc releri... O şıralarda. Sıkıyönetim Tutukevi'ne, Siverek'ten, Muş'tan, Tunceli'den, Kürdistan'm çeşitli bölgelerinden çok sa3ada genç insan getiriliyordu. Bunlar, poliste. müli emni yette uzun süre sorgulanıyorlardı. Bu sırada İşkence görü yorlardı. Fakat sıkıyönetim yöneticileri, 1973 yılınm başın dan İtibaren başka bir dayatmayı daha gündeme getirmeye başladı. Gözaltı süresi biten ve sıkıyönetim tutukevine, ko ğuşlara getirilen bazı genç insanlan gene emniyete, sorguya götürme çabası vardı. Ocak ve Şubat aylarmda bu şeküde, MİT'e götürülen, yeniden işkenceye alman ve sorguya çeki len gençlerin sayısı arttı jolınm Şubat aymm sonlannda, koğuşa Sive rek'ten çok sayıda devrimci genç geldi. Bunlar uzun süre emniyette tutulmuşlar ve çok ağır işkence görmüşlerdi. Ko ğuşlarda başlanndan geçenleri uzun uzun anlattılar. 2 Mart 1973 günü bunlardan bir kısmı yine emniyete, sorguya gö türülmek istendi. Arkadaşlar, gençlerin sorgu için verilme yeceğini, çünkü emniyette işkence yapıldığım söylediler. Tu tukevi yöneticileri, başta yarbay olan müdür, "işkence yapılmayacak, kıuanna bile dokunulmayacak" diye söz ver di. Buna rağmen koğuş temsilcileri tarafından bu sözlere güven duyulamayacağı, arkadaşlann verilmeyeceği vurgu landı. 2 Mart 1973 günü, tutsaklarla tutukevi yöneticileri arasmda geçen tartışma gece yansına kadar sürdü. Daha sonra bazı arkadaşlar yataklarma çekildiler. Tutukevinde gergin bir hava vardı. Kimse yakm geleceğin ne getireceğini kestlremiyordu. Tutuklulann sinirleri iyice gerginleşmişti. Herkes birbirine sükunet tavsiye ediyordu. Bu arada, asker ler koğuşlara girip istedikleri insanlan almasmlar diye, giriş 19

22 kapısımn arkasma barikat kuruldu. Dolaplar, masalar, ran zalar vs. kapmm arkasma yerleştirildi. Bazı arkadaşlar bari katm üstünde nöbet tutmaya başladılar. Bu psikolojik ortam içinde, vakit henüz alaca karanlık ken, bazı arkadaşlar henüz kuş uykusuna geçmişken, hava landırmadan ayak sesleri, koşuşmalar, fısıltılar gelmeye başladı. Daha sonra megafondan gümbür gümbür bir ses yeri göğü inletti: "5 dakikaya kadar koğuşu terketmedlğlnlz taktirde koğuşlara ateş açılacak." Ve emir birkaç kere tek rarlandı. Herkes yataktan kalktı. Zaten giyinik olmayan yok tu. Yataklara giyinik bir vaziyette ve tetikte uzanmışlardı. Herkes endişe içinde, ne var ne oluyor diye birbirine soru yordu. Koğuş temsilcisi arkadaşlar tutukevi müdürüyle Ülşkl kurmaya çalıştılar. Fakat, havalandırmadan, sövgü. ha karet, aşağüama ve tehditten başka bir şey duyulmuyordu. "Hepinizi geberteceğiz", "Ananızı s..." diye gürlüyorlardı. Üs telik bunlar o zamana kadar koğuşlara gelen askerlerin ses leri ve tavırlan değildi. Koğuşlarda panik belirmişti. Böyle bir ortamda, koğuş pencerelerinden, koğuşlann içlerine doğ ru ateş edilmeye başlandı. Hakiki mermilerle ateş ediyorlar dı. Herkes ranzalann altma. kıyılara, köşelere gizlenmeye başladı. Koğuştaki panik biraz daha arttı. Kurşunlarm he men arkasından, koğuşlara sis bombalan, göz yaşartıcı ve ses bombalan atıldı. Kimse kimseyi göremez oldu. Bu bombalarm boğucu etkilerini önlemek için herkes pencerelere doğru üşüşmeye başladı. Fakat pencerelerde süahh insanlar ateş vaziyetinde bekliyorlardı. Hakaret ve tehdit yağdınyorlardı. "Hepinizi geberteceğiz..." "Ananızı s..." Boğucu etkiler gittikçe daha da artmaya başladı. Herkes ana gülş kapışım açıp havalandırmaya çıkmak istiyordu. Fakat giriş kapısımn önüne barikat kurulmuştu. Havalandırmaya çıkmak imkan sızdı. Etraf karanlıktı. Elektrikler kesikti. Boğucu ve göz ya şartıcı bombalann etkilerini gittikçe arttırması üzerine bari kat kısa zamanda bozuldu. Herkes can havliyle kendlslıil havalandırmaya atıyordu. Havalandırmada ise. sopa ve iş kence vardı. Güvenlik görevlileri, havalandırma kapısından itibaren iki sıra oluşturmuştu. Keneırlan, coplu ve silahlı askerler taraıfmdan oluşturulmuş uzunca bir koridor. İşte. havalandır- 20

23 maya çıkabilenler, bu güvenlik görevlilerinin hakaret ve sövgüleriyle birlikte coplan, dipçikleri, tekme, tokat ve yummklanyla da karşılaşıyorlardı. Bir kez havalandırmaya çıktık tan sonra, bu koridora girmekten başka çare yoktu. Koğuşlar böylece boşaltıldı. Koğuştaki bütün eşyalara el kondu. Bir yığm yasaklamalar, kısıtlamalar getirildi. Böyle bir dayak ve işkenceden sonra, olaylarm elebaşısı olduklan gerekçesiyle, 40 kişiyi ayırdılar ve hücrelere koydular. Bu hücreler, koğuşlardan biraz uzaktaydı ve aralannda hiçbir bağlantı yoktu. 40 kişi arasmda ben de vardım. Hücrelerde elektrik yok. Özel olarak karanlıkta bırakılmış. İkişer ikişer yerleştirildik. Doğal olarak hiçbir şey yok. Ne kitap, ne gaze te... hiçbir şey. Günde bir kere asker nöbetçilerin gözetimin de tuvalete gitmeye izin veriliyor. Yanımızda saat var. Fakat, zamam ölçmek oldukça güç. Arkadaşlar zaman zaman tür kü söylüyorlar. Nöbetçi askerler türkü söylemeye, özellikle Kürtçe türküler söylemeye şiddetle karşı çıkıyorlar. Buna rağmen arkadaşlar türkü söylüyorlar. Anlatmaya çahşacağmı esas konu da bununla ilgili. Birgün bir arkadaşımız Kürtçe türkü söylemeye başladı. "Berlvan" isimli türküyü söylüyordu. Sesi çok güzeldi. Tür kü söylemeye başladığı zaman herkes kendisini İlgiyle, dik katle dinlerdi. Arkadaşımız, istek veya rica üzerine değil, kendi istediği zaman türkü söylerdi. Zamana, mekâna ve günün koşullanna göre de ne söyleyeceğini iyi saptardı. "Berivan" isimli türküyü söylemeye başladığmda. hücrelerdeki bütün arkadaşlar sessizce onu dinlemeye koyuldular. Fakat, türkü henüz bitmeden, ortasma büe gelmeden, başka hüc relerden bir arkadaş, "Manda 3mva yapmış söğüt dahna"ya benzer bir türkü okumaya başladı. Bunun üzerine, hücre lerden, bu tavır ve davramşa itirazlar yükseldi. Çünkü çok rahatsız edici bir durumdu. Bu itirazlarm, "bu güzel türkü yü dinlerken sen nereden çıktm?" gibi bir anlamı vardı. O arkadaş da kendisine yapılan bu protestolara şu karşıhğı verdi: "Ben entemasyonallstlm, arkadaşlar!.." Kürtçe türkü dinlemeye tahammül edemiyor; Türkçe türkü söylüyor ve "Ben entemasyonallstlm" diyor. Akıl almaz bir anlajaş. Ben, entemasyonalist anlayışm milli duygulan ufaladığım, parçaladığmı, yokettlğinl Kürtlerde gördüm. Başka ülkelerde, baş ka uluslarda, bu durumu net bir şekilde izlemek mümkün 21

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Gü ven ce He sa b Mü dü rü

Gü ven ce He sa b Mü dü rü Güvence Hesabı nın dünü, bugünü, yarını A. Ka di r KÜ ÇÜK Gü ven ce He sa b Mü dü rü on za man lar da bi lin me ye, ta nın ma ya S baş la yan Gü ven ce He sa bı as lın da ye - ni bir ku ru luş de ğil.

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Çetin Öner. Roman GÜLİBİK. Çeviren: Aslı Özer. 26. basım. Resimleyen: Orhan Peker

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Çetin Öner. Roman GÜLİBİK. Çeviren: Aslı Özer. 26. basım. Resimleyen: Orhan Peker Çetin Öner GÜLİBİK ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Roman Çeviren: Aslı Özer Resimleyen: Orhan Peker 26. basım Çetin Öner GÜLİBİK Resimleyen: Orhan Peker cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek

Detaylı

4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı

4. - 5. sınıflar için. Öğrenci El Kitabı 4. - 5. sınıflar için Öğrenci El Kitabı Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı nın 28.08.2006 tarih ve B.08.0.TTK.0.01.03.03.611/9036 sayılı yazısı ile Denizler Yaşamalı Programı nın*

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

10. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: ELEKTRİK VE MANYETİZMA 4. Konu MANYETİZMA ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ

10. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: ELEKTRİK VE MANYETİZMA 4. Konu MANYETİZMA ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ 10. IIF KOU ALATIMLI 2. ÜİTE: ELEKTRİK VE MAYETİZMA 4. Konu MAYETİZMA ETKİLİK ve TET ÇÖZÜMLERİ 2 Ünite 2 Elektrik ve Manyetizma 2. Ünite 4. Konu (Manyetizma) A nın Çözümleri 3. 1. Man ye tik kuv vet ler,

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI

İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI İSLAM İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI Eski adıyla İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) günümüzde nüfusunun çoğunluğu veya bir kısmı Müslüman olan ülkelerin üye olduğu ve üye ülkeler arasında politik, ekonomik, kültürel,

Detaylı

Dünden Bugüne Kürt Meselesine Bakışlar konulu panel konuşma metni

Dünden Bugüne Kürt Meselesine Bakışlar konulu panel konuşma metni Dünden Bugüne Kürt Meselesine Bakışlar konulu panel konuşma metni Dünden Bugüne Kürt Meselesine Bakışlar konulu panele Sosyolog İsmail Beşikci, Diyalog ve Temas Grubu Üyesi Prof. Dr. Gencay Gürsoy, İlahiyatçı

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

KÜRESEL AYNALAR BÖLÜM 26

KÜRESEL AYNALAR BÖLÜM 26 ÜRESE AYNAAR BÖÜ 6 ODE SORU DE SORUARN ÇÖZÜER d d noktası çukur aynanın merkezidir ve ışınlarının izlediği yoldan, yargı doğrudur d noktası çukur aynanın odak noktasıdır d olur yargı doğrudur d + d + dir

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

Afetler ve İlişkilerimiz

Afetler ve İlişkilerimiz Afetler ve İlişkilerimiz DEPREM KAYIPLARIMIZ VE YAS Sayfa 2 DEPREM, KAYIPLAR VE EŞLER ARASI İLİŞKİLER Sayfa 10 DEPREM, KAYIPLAR VE DOSTLUKLAR Sayfa 14 DEPREM KAYIPLARIMIZ VE YAS Aşa ğı da ki bil gi ve

Detaylı

Kuzey Irak'a harekat

Kuzey Irak'a harekat Kuzey Irak'a harekat Asker terörü engellemek için yeniden Irak'a girdi. Irak'ın kuzeyinde istihbarat uçuçu yapan insansız uçaklar bugün hareketli PKK gruplarını tespit etti. Türk Silahlı Kuvvetleri Zap

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR

HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR BALIKESİR - 30.09.2014 HALKIN DOKTORLARINDAN KORKUYORLAR Balıkesir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Hüseyin Gündoğdu, Ankara ve Hatay Tabip odaları üyelerinin Gezi Parkı olayları sürecinde hukuka aykırı

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ

SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ SURİYE TÜRKMEN PLATFORMU I. TOPLANTISI ONUR VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ SONUÇ BİLDİRİSİ Bismillairrahmanirrahim 1. Suriye de 20 ayı aşkın bir süredir devam eden kriz ortamı, ülkedeki diğer topluluklar gibi

Detaylı

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE GÖRE YAPACAKLARI TASDİKE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK 13 298 YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN BANKALAR KANUNU NUN 46 NCI MADDESİNE

Detaylı

VALİDEBAĞ KORUSU ve VALİDEBAĞ GÖNÜLLÜLERİ

VALİDEBAĞ KORUSU ve VALİDEBAĞ GÖNÜLLÜLERİ VALİDEBAĞ KORUSU ve VALİDEBAĞ GÖNÜLLÜLERİ Üsküdar ilçesi Altunizade mahallesi sınırları içinde bulunan Validebağ Korusu 354.076 m2 alanıyla İstanbul un Anadolu yakasının ikinci en büyük yeşil alanıdır.

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ

TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ BELGELENDİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI YENİ DÜNYANIN YENİ YÖNETİM SİSTEMLERİ TSE İZMİR BELGELENDİRME MÜDÜRLÜĞÜ 1 TÜRK STANDARDLARI ENSTİTÜSÜ 13.03.2014 TSE İZMİR BELGELENDİRME MÜDÜRLÜĞÜ

Detaylı

Morpa Kampüs Çocukları Okuma Yazmaya Hazırlamanın ve Öğretmenin Neden En Kolay Yolu?

Morpa Kampüs Çocukları Okuma Yazmaya Hazırlamanın ve Öğretmenin Neden En Kolay Yolu? Morpa Kampüs Çocukları Okuma Yazmaya Hazırlamanın ve Öğretmenin Neden En Kolay Yolu? l Çünkü Morpa Kampüs te Okuma Yazmaya Hazırlık Çalışmaları için özel bölüm var. Bu bölümde okul öncesi eğitimi almış

Detaylı

Özel Amerikan Robert Lisesi. 2009-2010 Eğitim Yılı. Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi

Özel Amerikan Robert Lisesi. 2009-2010 Eğitim Yılı. Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi Öğrencinin Adı Soyadı: Grubu: Öğretmeni: Özel Amerikan Robert Lisesi 2009-2010 Eğitim Yılı Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi 1. Okul Müdürü EVET HAYIR BİLMİYORUM Okul müdürü, bir üniversitenin

Detaylı

Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme

Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme 8. SINIF Sevgili Ö renciler, SBS nin kald r lmas ile bunun yerine yaz l s navlar n merkezî bir uygulamayla yap lmas n esas alan bir sistem getirilmifltir.

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA. Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi. Değerli Basın Mensupları,

07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA. Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi. Değerli Basın Mensupları, 07 Mayıs 2015 BASINA VE KAMUOYUNA Mayıs 2015 - İsrail İnsan Hakları İhlalleri Raporu na İlişkin Basın Bildirisi Değerli Basın Mensupları, Uluslararası Adalet ve Hürriyet Derneği`nin, 2015 Yılı İsrail tarafından

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ 5 BÖÜ RENER 1 2 ODE SORU - 1 DEİ SORUARIN ÇÖÜERİ T aralığı yalnız, T aralığı ise yalnız kaynaktan ışık alabilir aralığı her iki kaynaktan ışık alabileceğinden, + ( + yeşil) = renkte görünür I II O IV III

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Demokrasi konusunda hep Batı demokrasilerini örnek gösterir ve bu ülkelerde demokrasinin gerçekten işler olduğundan sözederiz.

Detaylı

Ceza İnfaz Hukuku. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında. Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN

Ceza İnfaz Hukuku. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında. Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN Yard. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Düzenlemesi Işığında

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

İLİM HALKALARI PROJESİ

İLİM HALKALARI PROJESİ Takdim İşgal devleti İsrail in 2004 yılında, Gazze ve Batı Şeria sınırları ile 1948 topraklarını ayırmak için bir duvar inşa etmiştir. Bu duvarların inşa edilme sebebi İsrail in işgal topraklarında yapacak

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz

Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı. Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz Y.Selçuk TÜRKOĞLU Bursa Milletvekili Aday Adayı Biz Bir Ekibiz Ekibimiz Milletimiz MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ Bursa Milletvekili Aday Adayı Türk Milleti karar arifesindedir. Ya İkinci Endülüs, ya da yeniden

Detaylı

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ

AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ AKP HÜKÜMETİNİN 2014 İTİBARSIZLIK ENDEKSİ Demokrasi Endeksi: 2014 yılı i bariyle 167 ülke arasında Türkiye 89 (Yalnızca ilk 26 ülke tam demokrasi sayılıyor. Türkiye bu ülkelerin çok gerisinde. Sivil Özgürlükler:

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti:

Kütahya Gazeteciler Cemiyeti Ziyareti: Türk Ocakları Genel Merkezi Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Efendi BARUTCU, Türk Ocakları nın 100 üncü kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde, Sönmeyen Ocak Türk Ocakları ve Türkiye nin Geleceği konulu

Detaylı

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te

Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır BÜLTEN İSTANBUL B İ L G. İ NOTU FİLİSTİN MESELESİ 12 de. 2014 İÇİN 3 HEDEFİMİZ, 3 DE ÖDEVİMİZ VAR 3 te 9 da AK YIL: 2012 SAYI : 164 26 KASIM 01- ARALIK 2012 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 4 te Ana Stratejimiz Milletimizle Gönül Bağımızdır

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

2 Kasım 2011. Sayın Bakan,

2 Kasım 2011. Sayın Bakan, SayınSadullahErgin AdaletBakanı Adres:06659Kızılay,Ankara,Türkiye Faks:+903124193370 E posta:sadullahergin@adalet.gov.tr,iydb@adalet.gov.tr 2Kasım2011 SayınBakan, Yedi uluslarası insan hakları örgütü 1

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

Ayhan Kaya. Mordem'in Güncesi MORDEMİN GÜNCESİ. WEŞANEN SERxWEbûN 83

Ayhan Kaya. Mordem'in Güncesi MORDEMİN GÜNCESİ. WEŞANEN SERxWEbûN 83 Ayhan Kaya Mordem'in Güncesi Ayhan Kaya MORDEMİN GÜNCESİ WEŞANEN SERxWEbûN 83 Ayhan Kaya Mordem'in Güncesi Weşanên Serxwebûn: 83 Birin ci baskı: Kasım 1996 Kan daha da akacak, çünkü ülkemiz bizim kanımıza

Detaylı

Eski çağlara dönüp baktığımızda geçmişteki gç ş insan topluluklarının yazılı, yazısız kültür miraslarında Güneş ve Ay tutulmalarının nedeni hep doğaüstü güçlerle açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan tasvirlerde

Detaylı

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak

PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI. Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak PSK 271 Öfke Yönetimi (2015-2016 Güz Dönemi) Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Öfke Yönetimi: Duyguları İfade Edebilmek ve Duygularla Başa Çıkmak Öfkenin Gerçek Nedeni Ne? ÖFKE kıskançlık, üzüntü, merak,

Detaylı

KE00-SS.08YT05 DOĞAL SAYILAR ve TAM SAYILAR I

KE00-SS.08YT05 DOĞAL SAYILAR ve TAM SAYILAR I Üniversite Hazırlık / YGS Kolay Temel Matematik 0 KE00-SS.08YT05 DOĞAL SAYILAR ve TAM SAYILAR I. 8 ( 3 + ) A) 7 B) 8 C) 9 D) 0 E) 6. 3! 3 ( 3 3)": ( 3) A) B) 0 C) D) E) 3. 7 3. + 5 A) 6 B) 7 C) 8 D) 0

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

Dünden Bugüne Kürt Meselesine Bakışlar konulu panel konuşma metni

Dünden Bugüne Kürt Meselesine Bakışlar konulu panel konuşma metni Dünden Bugüne Kürt Meselesine Bakışlar konulu panel konuşma metni İsmail Beşikci: Herkesi selamlıyorum. Arkadaşlar Kürt sorunu Ortadoğu da bir sorundur. Sadece Türkiye nin sorunu değildir. İran ın Irak

Detaylı

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983

Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla giriyoruz Yıl 1983 - Turgut Sunalp'e seçim kaybettiren medya kazası - Gaffur'a Vakit zulmü Ve - İki ayrı "KANATLI" kaza RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı * * * Bu haftaki yazımıza geçmişten bir medya kazasıyla

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

SERBEST MUHASEBECİLER, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN MESLEKİ FAALİYETLERİNDE UYACAKLARI ETİK İLKELER HAKKINDA

SERBEST MUHASEBECİLER, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN MESLEKİ FAALİYETLERİNDE UYACAKLARI ETİK İLKELER HAKKINDA SERBEST MUHASEBECİLER, SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERİN MESLEKİ FAALİYETLERİNDE UYACAKLARI ETİK İLKELER HAKKINDA YÖNETMELİK 23 424 SERBEST MUHASEBECİLER, SERBEST MUHASEBECİ

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ

MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ MEDYADA NEFRET SÖYLEMİNİN İZLENMESİ Amaçlar Türkiye de ırkçılık, ayrımcılık ve hoşgörüsüzlükle mücadeleye katkı sağlamak Yazılı basındaki etnik ve dini kimliklere karşı ayrımcı, cinsiyetçi ve homofobik

Detaylı

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5)

İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) Eylem 1.2 Gençlik Girişimleri Projesi İNSANLIĞIN SAVAŞI YENDİĞİ YER; ÇANAKKALE SAVAŞ ALANLARI PROJESİ (TR-12-539-2007-R5) DALGALAN SEN DE ŞAFAKLAR GİBİ EY ŞANLI HİLÂL OLSUN ARTIK DÖKÜLEN KANLARIMIN HEPSİ

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Din İstismarı Üzerine

Din İstismarı Üzerine ARAŞTIRMA VE İNCELEME Din İstismarı Üzerine Prof.Dr. Hüseyin CERTEL a a Felsefe ve Din Bilimleri Bölümü, Din Psikolojisi AD, Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi, Isparta Ge liş Ta ri hi/re

Detaylı

Bodrum da Çukurova Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu

Bodrum da Çukurova Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu Bodrum da Çukurova Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu Bodrum Yarımadasında yaşayan Çukurovalılar tarafından Bodrum Çukurova Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu. Bodrum da yaşayan turizmci Birol Yoleri

Detaylı

Günlük GüneşlIk. Şarkılar. Ali Çolak

Günlük GüneşlIk. Şarkılar. Ali Çolak Günlük GüneşlIk Şarkılar Ali Çolak Alý Ço lak; 1965 yýlýnda Na zil li de doð du. Ga zi Üni ver si te si Teknik Eði tim Fakülte si nde baþ ladýðý yüksek öðre ni mi ni, Do kuz Eylül Üni ver si te si Bu ca

Detaylı

www.ottobock.com.tr info@ottobock.com.tr

www.ottobock.com.tr info@ottobock.com.tr Bu broşürü size ulaştıran: www.ottobock.com.tr info@ottobock.com.tr Yaşamaya yeniden başlamak İndeks Önsöz...4 İlk Uygulama...5 Gögüs Protezinin Seçimi...6 Slikon Protezler...8 Bakım...9 Lenfödem...10

Detaylı

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL

DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL DÜŞÜN (Düşünce Özgürlüğü Derneği) Nacak Sok. 21/11 TR- 34674 ISTANBUL Tel: 0216 492 0504, 0216 532 7545 Faks: 0216 532 7545 freex@superonline.com www.antenna-tr.org "Düşünce Özgürlüğü için 5. İstanbul

Detaylı

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları.

Avrupa nın imamları Mainz de yetişecek. ACG nin mesajı: Gençler zenginliğimizdir. Maneviyatsız bereket olmaz. Bereketin anahtarları. Gemeinschaft. Community. Communauté. İslam Toplumu Millî Görüş» www.igmg.org 09 Ekim 2015 Sayı 69 HASENE KURBAN KAMPANYASINDA YENİ REKOR: 161.500 HISSE s. 21 GENEL MERKEZ 27. Avrupa Kur ân-ı Kerîm Tilavet

Detaylı

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi

Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi Hasankeyf ve Dicle Vadisi Sempozyumu Sonuç Bildirgesi 07-08 Mayıs 2016, Batman ve Hasankeyf En az 12 bin yıllık sürekliliği olan, doğa, kültür ve insanın bütünleştiği, dünyada eşi benzeri olmayan bir kültürel

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR

2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR 2014 YILI AİLE VE DİNİ REHBERLİK BÜROSU FAALİYETLERİ ELAZIĞ KADIN KONUK EVLERİ VE SEVGİ EVLERİNDE AİLE SEMİNERLERİ DEVAM EDİYOR Elazığ İl Müftülüğü Aile İrşat ve Dinî Rehberlik Bürosu görevlilerinden İl

Detaylı

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB

TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB TMMOB Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği 41. DÖNEMDE RESİMLERLE TMMOB 2010-2012 ISBN 978-605-01-0372-4 Baskı Mattek Basın Yayın Tanıtım Tic. San. Ltd. Şti Adakale Sokak 32/27 Kızılay/ANKARA Tel: (312)

Detaylı

De ğer li Müş te ri miz, Al fa Ro meo yu seç ti ği niz için te şek kür ede riz.

De ğer li Müş te ri miz, Al fa Ro meo yu seç ti ği niz için te şek kür ede riz. 01-10 NÜHAL: 01-10 NÜHAL 03.09.2008 12:46 Sayfa 1 De ğer li Müş te ri miz, Al fa Ro meo yu seç ti ği niz için te şek kür ede riz. Alfa 166nız, Al fa Ro meo ya öz gü; gü ven lik, kon for ve sü rüş mem nu

Detaylı

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI

BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI AKTİF EĞİTİM -SEN Aktif Eğitimciler Sendikası BAĞIMSIZ BİREY SAĞLIKLI TOPLUM STRATEJİK EYLEM PLANI Aktif Eğitim-Sen - 2015 2 AKTİF EĞİTİM-SEN Beştepe Mahallesi 33. Sokak Nu.:13 Yenimahalle/ ANKARA Tel:

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI

HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI Prof. Dr. A. Can TUNCAY Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi HUKUKSAL ETİK (LEGAL ETHICS) DERS NOTLARI İstanbul 2013 Yay n No : 2902 Hukuk Dizisi : 1427 1. Baskı - Nisan 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 -

Detaylı

DEVRİMİN DİLİ VE EYLEMİ

DEVRİMİN DİLİ VE EYLEMİ Abdullah Öcalan Devrimin Dili ve Eylemi ABDULLAH ÖCALAN DEVRİMİN DİLİ VE EYLEMİ WEŞANEN SERxWEBUN 82 Abdul lah ÖCA LAN Devrimin Dili ve Eylemi Weşanên Serxwebûn: 82 İ C İ N D E k İ L E R Önsöz 7 İlk söz

Detaylı

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz?

İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? On5yirmi5.com İHL'yi Ne Kadar Tanıyoruz? İmam Hatip Liseleri Son günlerin en gözde hedefi Katsayı, Danıştay, ÖSS ve başörtüsüyle oluşan okun saplandığı tam 12 noktası. Kimilerinin ötekileri Yayın Tarihi

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

Meclis'te sık sık. Babası yoksa

Meclis'te sık sık. Babası yoksa 4 NİSAN 2013 www.reisgida.com.tr Babası yoksa CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan a yönelik sözleri TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu. Genç, eleştirileriyle

Detaylı

ÖZEL ANAKENT İLKOKULU. 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ MART NİSAN FEDAKARLIK FEDAKARLIK BİLİNCİ

ÖZEL ANAKENT İLKOKULU. 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ MART NİSAN FEDAKARLIK FEDAKARLIK BİLİNCİ ÖZEL ANAKENT İLKOKULU 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ MART NİSAN FEDAKARLIK FEDAKARLIK BİLİNCİ FEDAKARLIK & YARDIMSEVERLİK 02.05.2014 3K Yardım Kampanyamızla Kardeş Okulumuza

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ın, Saray Engelsiz Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini Ziyareti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ve Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane

Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Avrupalı liderler baskıcı, Türk liderler ise dostane Dünyada yaşanan ekonomik kriz liderlik stillerinde de değişikliğe yol açtı. Hay Group'un liderlik stilleri üzerine yaptığı araştırmaya göre, özellikle

Detaylı

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler

Türkçe. Cümlede Anlam 19.02.2015. Cümlenin Yorumu. Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler Metinde Kazandıkları Anlamlara Göre Cümleler 16-20 MART 3. HAFTA Cümledeki sözcük sayısı, anlatmak istediğimiz duygu ya da düşünceye göre değişir. Cümledeki sözcük sayısı arttıkça, anlatılmak istenen daha

Detaylı

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5

TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 TÜRKİYE SOSYAL, EKONOMİK VE POLİTİK ANALİZ SEPA 5 HAZİRAN 2012 Araştırmacılar Derneği üyesi olan GENAR, araştırmalarına olan güvenini her türlü denetime ve bilimsel sorgulamaya açık olduğunu gösteren Onur

Detaylı