Örneğin kondüktometrik(iletkenlik ölçen) yöntemler bulk analizlerdir ortamdaki her çeşit iyonun toplam derisimi iletkenlik üzerine etkindir.

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Örneğin kondüktometrik(iletkenlik ölçen) yöntemler bulk analizlerdir ortamdaki her çeşit iyonun toplam derisimi iletkenlik üzerine etkindir."

Transkript

1 Eektrokimyasal Analiz Yöntemleri nin Sınıflandırılması Elektrokimyasal analiz yöntemleri genel olarak yığınsal (bulk) ve yüzeyler arası (interfacial) olarak ikiye ayrılabilir. Yığınsal yöntemlerde elde edilen elektrokimyasal sinyal ortamdaki her çeşit iyonun toplam derişiminden etkilenmektedir. Yüzeyler arası yöntemlerde ise elde edilen sinyaller elektrot ve ortamın temas yüzeylerinden oluşmakta ve iyona yada bileşene özgü olabilmektedir. Örneğin kondüktometrik(iletkenlik ölçen) yöntemler bulk analizlerdir ortamdaki her çeşit iyonun toplam derisimi iletkenlik üzerine etkindir. Bir ph elektrot kullanılarak ortamın ph sının ölçülmesi yüzeyler arası kimyasal yöntemdir. bir elektro 70 Eektrokimyasal Analiz Yöntemleri 71 1

2 Potansiyometrik yöntemler, elektrokimyasal hücrelerin potansiyellerini, çekilen akım sıfıra yakınken ölçme esasına dayanmaktadır. Akım geçişi olmadığından (yükseltgenme yada indirgenme olmaz) ölçüm sırasında bileşenlerin miktarında yada yapısında herhangi bir değişiklik olmaz. Ortamın potansiyelinin ölçülmesi, titrasyonların dönüm noktalarının tayininde, ortamdaki anyon ve katyon türlerinin seçici olarak miktar tayinlerinde, sıvılardaki gazların derişimlerinin ölçümünde ve Kb, Ka, Kçç gibi termodinamik sabitlerin hesaplanmasında kullanılabilmektedir. Potansiyometrik düzenekler basit ve ucuz düzeneklerdir. Bir indikatör elektrot, bir referans elektrot ve aradaki potansiyel farkını ölçen bir elektronik sistemden oluşmaktadırlar. 72 Potansiyometrik Düzeneklerin Çalışma İlkeleri Referans Elektrot E ref İndikatör elektrot E ind Tuz köprüsü E j E hücre = E ind E ref + E j 73 2

3 REFERANS ELEKTROTLAR Referans elektrotlar analit çözeltideki iyon derişiminden potansiyelleri etkilenmeyen yarı hücrelerdir. Olabildiğince sabit, sıcaklık farklarından az etkilenen potansiyellere sahip olmalıdırlar ve kolay hazırlanıp kullanımları kolay olmalıdır. Sıklıkla iki yarı hücre referans elektrot olarak kullanılır. Kalomel Referans Elektrot Gümüş/Gümüş Klorür Referans Elektrot 74 Kalomel Referans Elektrot Cl- iyonun derişimine göre yarı hücre potansiyeli değişir. Genellikle 0.1 M, 1.0 M ve doygun KCl derişimleri kullanılmaktadır. Doygun KCl ile hazırlanan kalomel elektrotların 25 0 C de potansiyelleri V tur. 75 3

4 Gümüş/Gümüş Klorür Referans Elektrot Potansiyelleri sıcaklık değişiminden daha az etkilenir kalomel elektrota göre ancak Ag iyonu daha fazla iyon ile reaktiftir. Doygun KCl ile hazırlanan gümüş/ gümüş klorür elektrotların 25 0 C de potansiyelleri V tur. 76 Sıvı-Temas Potansiyelleri (E j ) KCl gibi anyon ve katyonu eşit aktivitelere sahip elektrolitlerle oluşturulmuş tuz köprüleri kullanılarak sıvı-temas potansiyelleri bir kaç milivolta kadar indirilebilir. 77 4

5 İNDİKATÖR ELEKTROTLAR İndikatör elektrotlar analit çözeltisinin içerisindeki bir iyon yada bir grup iyonun derişimindeki değişmelere göre hızlı ve tekrar edilebilir bir şekilde cevap veren elektrotlardır. Metalik İndikatör Elektrotlar Birinci Tip İkinci Tip İnert Metalik Redoks Elektrotları Membran Elektrotlar Cam-Membran Sıvı-Membran Kristal-Membran İyon-seçici alan etkili transistörler (ISFET) 78 Metalik İndikatör Elektrotlar Birinci Tip: Bu tip elektrotlar çözeltide katyonu ile doğrudan dengede olan saf bir metal parçasıdır. Tek bir reaksiyon söz konusudur. px = -log a X n+ 79 5

6 Metalik İndikatör Elektrotlar Birinci Tip: Bu tip elektrotlar potansiyometrik ölçümlerde yaygın olarak kullanılmazlar. Bunun nedenleri 1. Bu elektrotlar çok seçici elektrot değillerdir. Sadece kendi katyonuna değil daha kolay indirgenebilen diğer katyonlara da cevap veririler. Örneğin bir bakır tel üzerinde Cu 2+ ile birlikte Ag + yada Fe 3+ da indirgenebilir. Oluşan potansiyel değişiminde tüm indirgenme reaksiyonların katkısı vardır. Bu nedenle Cu 2+ derişimine ait bir çıkarım yapılamaz. 2. Çinko ve kadmiyum gibi bir çok metal elektrot sadece nötral ve bazik çözeltilerde kullanılır asidik çözeltilerde çözünürler. 3. Bazı metaller o kadar kolay yükseltgenir ki sadece oksijeni uzaklaştırılmış çözeltilerde çalışılabilir. Cu, Zn ve Pb gibi. 80 Metalik İndikatör Elektrotlar İkinci Tip: Bu tip elektrotlar sadece kendi katyonları için indikatör elektrot olarak değil aynı zamanda böyle katyonlar ile oldukça az çözünen tuz ve ya kararlı kompleksler oluşturan anyonların aktivitelerini tayin etmekte kullanılabilir. 81 6

7 Metalik İndikatör Elektrotlar İnert Metalik Redoks Elektrotları: Platin, altın, palladyum veya karbon gibi elementler temasta oldukları redoks titrasyonlarına herhangi bir oksidasyon-redüksiyona tabi olmadan cevap veririler. Örneğin Ce(III) ve Ce(IV) içeren çözeltiye daldırılmış bir platin elektrotun potansiyeli şöyledir. 82 MEMBRAN ELEKTROTLAR İyon seçiciliği yüksek indikatör elektrotlardır. Elektrotun ucundaki seçici membran elektrot potansiyelinin sadece membran ile etkileşebilen iyonların derişimine göre değişmesini sağlamaktadır. Bu tip elektrotlara p-iyon elektrotlarıda denilmektedir. En yaygın kullanılanı ph ölçümleri için kullanılan cam elektrottur. ph elektrotunun yanı sıra 20 yakın iyon için membran elektrotlar yaygın şekilde kullanılmaktadır. 83 7

8 Cam Elektrot Hidrojen iyonları derişimini ph cinsinden ölçümü için bir asırdır kullanılan bir elektrottur. Ucundaki ince cam membran sıvı temasıyla hidrate olarak hem iç hemde dış yüzeyinde bir jel tabakası oluşturur. H+ iyonlarınaseçicilik bu jel tabakası sayesinde olur. H+ iyonları küçük olduğundan diğer artı yüklü iyonların aksine jelden geçerek camın katı silanol yüzeyine ulaşır ve bir polarizasyona neden olur. 84 Cam Elektrot Cam membranların bileşmi genellikle Corning 015 camı denen %22 Na 2 O, %6 CaO ve %72 SiO 2 den oluşmaktadır.bu karışım ph 9 un uzerinde Na iyonlarına cevap vermekte bu nedenle yeni karışımlarda sodyum ve kalsiyum iyonları yerine çeşitli oranlarda baryum ve lityum iyonları almakta. 85 8

9 Cam Elektrot- Membran Potansiyelleri Sınır Potansiyeli (Es):? ph ölçüm hücresinin diyagramı 86 Cam Elektrot- Potansiyelden ph ya geçiş 420 Elektrot çıkışı mv * * Eğim= mv/ph * ph 87 9

10 Cam Elektrot-Hatalar Alkali Hatası: Düşük H + derişimlerde Na + yada cevap veriyor elektrot. Kuruma: Membranın seçiciliğini bozar Düşük iyonik şiddetli çözeltilerdeki hatalar Temas potansiyelindeki değişimler Standart Tampon ph sındaki hatalar Asit Hatası: Yüksek H + derişimlerde cam yüzeyinde tüm Si-0- gruplarına H+ bağlanır ve bağlanacak grup kalmadığından H + derişimi artsa da potansiyel değişmez. ph olduğundan büyük okunur. 88 Diğer Membran Elektrotlar Sıvı Membran Elektrotlar: İlgili iyonların hidrofobik bileşenleri ile kaplanmış hidrofobik diskler seçici membran olarak kullanılarak oluşturulurlar. Kristal Membran Elektrotlar: Cam yapısına benzer fakat katyonik merkez agırlıklı katı yapılar geliştirilerek anyonlara seçici membranlarda geliştirilmiştir. Gümüş halejenürlerin preslenmesiyle klörür, bromür ve iyodüre seçici kristal membranlar da bulunmaktadır. İyon-Seçici Alan Etkili Transistörler (ISFET) Katı hal yarı iletken devre elemanlarıdır. Yarı iletgenin iletgenlik özelliğinin bağlandığı iyonun miktarına göre değişmesi esasına dayanır

11 Potansiyometrik Titrasyonlar Titrant hacminin bir fonksiyonu olarak indikatör elektrotun potansiyelini ölçme olayı potansiyometrik titrasyon olarak adlandırılır. Potansiyometrik titrasyonlar indikatörlü titrasyonlardan daha hassas sonuçlar veririler. Özellikle renkli ve bulanık çözeltilere de uygulanabilirler. Otomatik titratör cihazlarında kullanılmaya uygun sistemlerdir. Titrasyonun dönüm noktası ile birlikte, denge sabiti, Ka gibi diğer verilerde elde edilebilir. Ölçümler eşdeğerlik noktasındaki ani potansiyel değişimine bağlı olduğundan (net potansiyel değeri önemli değildir) E hücre nin mutlak değerini bilmek gerekmez. 90 Potansiyometrik Titrasyonlar 91 11

12 Potansiyometrik Titrasyonlar - Hesaplar ml ph ph Potansiyometrik Titrasyon Eğrisi NaOH ml 92 Potansiyometrik Titrasyonlar - Hesaplar ml ph turev Birinci Türev

13 Potansiyometrik Titrasyonlar - Hesaplar ml ph turev turev İkinci Türev 94 Potansiyometrik Titrasyonlar - Hesaplar turev İkinci Türev X 1 =4,5; y 1 =4,80 X 2 =5,5; y 2 =-4,00 2. türev deki max ve min veri noktaları kullanılarak x eksenini kesen nokta hesaplanır. n1: (x1=4,5;y1=4,8) n2: (x2=5,5;y2=-4,0) m= (y2-y1)/(x2-x1) m=-8,8/1 =-8,8 y1-4,8=-8,8(x1-4,5) y=-8,8x + 44 y=0 x= 5,05 Eşdeğerlik noktası 95 13

14 Potansiyometrik Titrasyonlar Hesaplar Dönüm Noktası ve pka Zayıf Asitin iyonlaşması ve Ka HA A - + H 3 O + [H 3 O + ][A - ] Ka= [A - ] = [HA] [HA] Ka=[H 3 O + ] pk a =ph Potansiyometrik Titrasyon Eğrisi 10 8 Zayıf asitin tamamı tuz formunda, A - ph pk a =ph=4,2 6 [A - ] = [HA] 4 2 5,05/2 = 2,27mL 5,05 ml NaOH ml 97 14

15 Sorular - Kaynaklar Kat 3, Oda 320 Eczacılık Fak, B Blok Kaynak: Analitik Kimya Temel İlkeler 8. Baskı-, D.A. Skoog, D.M. West, F.J. Holler, S.R. Crouch 98 Eektrokimyasal Analiz Yöntemleri 99 15

16 Elektrogravimetri ve Kulometri Bu yöntemler analiti bilinen bileşimlerde ürüne dönüştürmek için tamamen yükseltgenmesini veya indirgenmesini sağlamaya yeterli süre elektroliz yapılması esasına dayanır. Elektrogravimetri de amaç ürünü elektroliz yaparak tartılabilir bir türe dönüştürmek ve bunu elektrot üzerine toplamaktır. Böylelikle tartılan kütleden analitin miktarı hesaplanabilmektedir. Kulometrik yöntemlerde ise analitin tamamen ürüne dönüştürmek için harcanan yük miktarından analit miktarı hesaplanır. Bu yöntemlerin iyi kavranabilmesi için hücre potansiyeli üzerine akımın etkisinin iyi anlaşılması gerekmektedir. 100 Temel Kavramlar Akım, bir devrede yada hücrede yük akış hızı anlamına gelmektedir. Akım bir amperse, saniyede bir coulomb yük akıyor demektir (1A = 1C/s) x10 23 e = C Voltaj, elektriksel yük farkı anlamına gelmektedir. Elektriksel yüklerin faklı yerlerde toplanmasından oluşur ve potansiyel enerji hesaplanmasında kullanılır. Bir coulomb luk yük bir noktadan diğerine giderken 1 joule lük iş yapıyorsa iki nokta arasındaki voltaj bir volt tur (1V=1J/C) Ohm Kanunu: E= IR, direnç birimi ohm dur (Ω). Bir ohm bir volt başına bir amperdir

17 Hücre Potansiyeline Akımın Etkisi Elektrokimyasal bir hücreden akım geçtiğinde, iki elektrot arasında ölçülen potansiyel artık Nernst eşitliğinden hesaplanan iki elektrot arasındaki fark potansiyeli değildir. IR düşüşü ve polarizasyon denilen ve akım geçen hücrelerde karşılaşılan iki olay buna neden olur. Bu olayların sonucunda, Elektrolitik hücreyi çalıştırmak için termodinamik potansiyelden daha büyük bir potansiyel gerekir. Galvanik hücrede ise, teorik olarak beklenenden daha küçük bir potansiyel ortaya çıkar. 102 IR Düşüşü ve Polarizasyon Hidroklorik asitli çözeltilerde kadminyum(ii) nin elektrogravimetrik veya kulometrik tayininde kullanılan aşağıdaki hücreyi inceleyelim. Referans Elektrot Çalışma Elektrotu E hücre = E sağ E sol = -0,471 0,263 = -0,734 V

18 Ohmik Potansiyel: IR Düşüşü Elektrokimyasal hücreler metalik iletkenler gibi yük akışına direnç gösterirler. Ohm kanunu, hücredeki akımın büyüklüğüne bu direncin etkisini ifade eder. Bir hücrenin ohm (Ω) cinsinden R direnci ile amper olarak I akımının çarpımı hücrenin ohmik potansiyeli veya IR düşüşü olarak adlandırılır. (E hücre = E sağ E sol ) - IR E uygulanan = E hücre - IR IR düşüşünü en aza indirmek için ya derişik elektrolit kullanılarak ortamın direnci düşürülür yada üç elektrotlu özel sistemler kullanılır. 104 Örnek, (a)iki elektrot birbirine bağlandığında hücreden akım geçmesini önlemek için uygulanması gereken potansiyeli ve (b) 2,00 ma lik bir elektrolitik akım geçmesi için uygulanması gereken potansiyeli hesaplayınız. Hücrenin iç direncinin 15,0 Ω olduğunu varsayın. E hücre = E sağ E sol = -0,471 0,263 = -0,734 V a) Sistem potansiyeline eşit potansiyel uygulanırsa sistemden geçen akım 0,00mA olmaktadır. Bu kural gereği sorunun a şıkkı -0,734 V olmaktadır. b) E uygulanan = E hücre - IR = -0,734 2,00 x 10-3 x 15,0 Ω = ,030 = -0,764 V

19 Ohmik Potansiyel: IR Düşüşü 106 Polarizasyon Elektrot potansiyelinin, hücreden akım geçerken, Nernst denklemiyle hesaplanan değerden sapması, polarizasyon terimi ile ifade edilir. Nispeten yüksek akımlarda doğrusal olmayan davranış gösteren hücrelere polarizlenmiştir denir. Polarizasyon derecesi aşırı gerilim veya aşırı potansiyel (π) ile verilir. E uygulanan = E hücre - IR

20 Polarizasyon Nedenleri Genel olarak ikiye ayrılır derişim polarizasyonu ve kinetik polarizasyon olarak. Derişim polarizasyonu, difüzyon, göç ve konveksiyon etkilerinden oluşmaktadır. Kinetik Polarizasyon,oluşan ürünün oluşum hızının yavaşladığı durumlarda gözlenir. Ürün olarak gaz çıkışı olan sistemlerde görülmektedir. 108 Elektrolitik Yöntemlerin Seçiciliği Elektrolitik yöntemler genel olarak bir çok tip iyonun ayrılması ve tayini için seçicidir. Bu seçicilik iyonların farklı standart hücre potansiyellerinden ileri gelmektedir. Eğer elektrotlara karışım içindeki belli bir iyonun indirgenebilecek (standart hücre potansiyeline göre) bir potansiyel sabit bir şekilde uygulanabilirse ilgili iyon katot elektrotun üzerinde toplanacak diğer iyonlar indirgenmeyecektir. Bu tür elektrolizler potansiyel kontrollü elektroliz olarak adlandırılmaktadır. Katot elektrotun potansiyelini işlem sırasınca sabit tutabilmek için özel bir düzeneğe ihtiyaç duyulmaktadır. Çünkü sıradan iki elektrotlu sistemlerde uygulanan potansiyel ile hücre potansiyelleri arasında (uygulanan potansiyel polarizasyona neden olmasa da) IR düşüş etkisinden dolayı fark olduğundan daha önce bahsedilmiştir

21 Elektrolitik Yöntemlerin Seçiciliği- Örnek Cu 2+ ve Pb 2+ iyonları elektrolitik olarak nicel olarak ayrılabilir mi? Eğer ayrılabiliyorsa, uygulanacak katot potansiyel aralığı (DKE a karşı) ne olmalıdır? Her iki iyonun da başlangıç derişimler 0,1 M olduğuna göre ve nicel ayırmanın bir iyonun derişiminin 1/10000 ine indiğinde tamamlandığını varsayarsak. 0,1M / DKE = 0,244 V Kurşun elektrotun üzerinde birikmeden Cu 2+ nın 10-5 M kalana kadar birikmesi için DKE a karşı katot potansiyelinin -0,055 V ile -0,400 V arasında olması gerekir. 110 Elektrogravimetrik Yöntemler Metalin tartılmış bir platin katot üzerinde toplanması ve kütledeki artışın belirlenerek metal iyonu miktarının hesaplanması şeklinde olmaktadır. Bu işlemin önemli iki istisnası, platin üzerinde kurşunun kurşun oksit; gümüş üzerinde klorürün gümüş klorürü olarak birikmesidir. Bu istisnalar dışında metal iyonları katot elektrot üzerinde indirgenerek metalik türlerine dönüşürler. İki tip elektrogravimetrik yöntem vardır. Birinde çalışma elektrotunun potansiyeli kontrol edilmez ve uygulanan hücre potansiyeli, elektrolizin makul bir süre içinde tamamlanmasını sağlayan bir akımın geçeceği seviyede hemen hemen sabit tutulur. İkinci tip ise, kontrollü potansiyelin uygulandığı potansiyostatik yöntemdir

22 Potansiyelin Kontrol Edilmediği Elektrogravimetri 112 Potansiyelin Kontrol Edilmediği Elektrogravimetri

23 Potansiyel Kontrollü Elektrogravimetri 114 Potansiyel Kontrollü Elektrogravimetri

24 Kulometrik Yöntemler Analiti nicel olarak farklı bir yükseltgenme basamağına dönüştürmek için gerekli elektrik yükü miktarını ölçerek yapılan analiz yöntemlerine kulometrik yöntemler denir. Kulometrik ve gravimetrik yöntemlerin her ikiside, analit kütlesi ve ölçülen büyüklük arasında orantı katsayısının bilinen fiziksel sabitlerden doğru bi şekilde üretilebilir. Bu nedenle bu yöntemlerde kalibrasyon standartlarına ihtiyaç duyulmaz. 116 Kulometrik Yöntemler Elektrik Yükü ile Molarite arasındaki Bağıntı Bir elektronun (bir protonun) yükü 1,6022 x coulomb (C) olarak tanımlanmıştır. Saniyede bir coulomb luk akımın büyüklüğü de bir amperdir. Bir coulomb, bir amperlik sabit akımın bir saniyede taşıdığı yük miktarıdır. I amperlik sabit akımın t zamanda taşıdığı yük miktarı Q şu şekilde formüle edilebilir. Faraday, bir mol veya 6,022 x elektron karşılığı olan yük miktarıdır. Her bir elektronun yükü 1,6022 x 10-9 C olduğu için faraday, C a eşittir. Faraday kanunu, analitin mol sayısı (M) ile yük arasındaki ilişkiyi verir. M A = Q / nf n, analitin yarı reaksiyonunda yer alan elektron sayısı

25 Kulometrik Yöntemler Elektrik Yükü ile Molarite Arasındaki Bağıntı Örnek, Bir elektrolitik hücrenin anodundan oksijen açığa çıkması ve katot üzerinde bakırın birikmesi için 0,800 A lik sabit bir akım kullanılıyor. Başka bir redoks reaksiyonunun olmadığını varsayarsak 15,2 dakikada her bir türden kaçar gram oluştuğunu hesaplayınız. Yarı Hücre Reaksiyonları Elektroliz süresince toplam yük Yük ten molariteye Molariteden kütleye 118 Kulometrik Yöntemler Tipleri Kontrollü potansiyel kulometrisi (potansiyostatik kulometri) Kontrollü potansiyel gravimetrik yöntemlere benzer üç elektrotludur. Elektroliz akımı zamanın fonksiyonu olarak kaydedilir toplam akıma kaydedilen eğrinin integrali alınarak geçilir ve analitin derişimi hesaplanır. Kontrollü akım kulometrisi (kulometrik titrimetri) Kulometrik titrasyonlarda titran elektrotlar ile ortama sunulan elektronlardır. Titrant derişimi akımın büyüklüğü, titrant hacmi ise dönüm noktasına kadar uygulanan sabit akım süresidir. Dönüm noktası farklı yöntemlerle belirlenebilmektedir. Analit miktarının hesabı uygulanan sabit akım ve eşdeğerliğe kadar geçen sürenin çarpılarak faraday kanunun uygulanması ile gerçekleşir

26 Kulometrik Yöntemler na CC1A, E1,200mV,100uA( \MIX3.D) Area: mv sabit elektrot potansiyeli Area: Area: NAD Area: Area: AD DOP SRT min 120 Voltametri İndikatör (çalışma) elektrotundan okunan akımın uygulanan potansiyelin bir fonksiyonu olarak değerlendirilmesinin temel aldığı tekniklere verilen genel bir isimdir. Bu teknikte sistemin polarize olması istenen bir durumdur bu nedenle küçük yüzey alanına sahip elektrotlar kullanılır (birkaç milimetre yada mikrometre kare). Böylelikle kulometriden farklı olarak analitin türünün tamım redoks ile değiştirilmez sadece elektrot yüzeyindeki moleküller redoksa uğrayıp akım meydana getirirler. Bu sayede aynı örnek üzerinden birden fazla ölçüm yapılabilir. Voltametri Çekoslavak kimyacı Jaroslav Heyrovsky tarafından 1920 lerde geliştirilen ve voltametrinin özel bir tipi olan polarografi tekniğine dayalı olarak geliştirilmiştir. Polarografinin diğer voltametrik tekniklerden farkı çalışma elektrotu olarak damlayan civayı kullanıyor olmasıdır

27 Voltametri Uyarma Sinyalleri Voltametride kullanılan potansiyellerin zamanla değişimini gösteren uyarma sinyalleri Voltametrik bir potansiyostat 122 Voltametri Doğrusal Taramalı İlk ve en basit voltametrik yöntemdir, çalışma elektrotunun potansiyeli 2-5 mv/sn lik hızlarda arttırılır yada azaltılır. Genelliklemikro amper mertebesinde olan akım, çalışma elektroduna uygulanan potansiyelin bir fonksiyonu olarak grafiğe geçirilir, böylelikle oluşturulan grafiklere voltamogram denir. Voltametrik Elektrotlar Pt, Au ve C elektrotlar Damlayan civa elektrotlar

28 Voltametri Voltamogramlar Z noktası sınır akımı (i s ) ifade eder. Sınır akımın büyüklüğü analitin derişimi ile doğru orantılıdır. Nicel analizinde kullanılabilir. Y noktası yarı dalga potansiyelini (E 1/2 ) ifade eder. Bu değer yarı reaksiyonun standart potansiyeli ile ilişkilendirilebilir. Analitin nitel tanınmasında kullanılabilir. 124 Voltametri

29 Sorular - Kaynaklar Kat 3, Oda 320 Eczacılık Fak, B Blok Kaynak: Analitik Kimya Temel İlkeler 8. Baskı-, D.A. Skoog, D.M. West, F.J. Holler, S.R. Crouch Modern Analytical Chemistry -1. Baskı-, David Harvey 126 Biosensörler Biosensörler bir biyolojik materyal ile kombine edilmiş fizikokimyasal bir detektör içeren analitik cihazlardır. Genel olarak üç kısımdan oluşurlar. Duyarlı bir biyolojik materyal; bu kısım bir doku, mikroorganizma, organel, hücre reseptörü, enzim, antikor, nükleik asit olabilir. Bu kısım çalışılan ortamda analitin seçici bir şekilde algılanmasını sağlamaktadır. Dedektör parçası; optik, piazoelektrik, elektrokimyasal yöntemler (amperometrik, potansiyometrik) gibi fizikokimyasal bir prensiple çalışır. Biyolojik kısım ile etkileşime girmiş analitin oluşturduğu sinyali kolay ölçülebilecek bir forma dönüştürürler. Biosensör okuyucu kısım; ölçülen sinyali kullanıcıya bir gösterge ile anlamlı bir şekilde aktaran kısımdır

30 Şematik Biosensör Bölümlerinin Gösterimi 128 Biosensörler En yaygın biosensör uygulamalarından biri kan şeker ölçüm cihazlarıdır. Kan şekeri ölçüm elektrotları enzim elektrottur. Glukoz oksijenaz enziminin glukozu seçici olarak glukonalaktona oksitlemesi prensibi ile çalışır. İlk kan şekeri elektrotları direk enzim tepkimesi sonucu oluşan ürünleri ölçmekteydi. Bu tip elektrotlara birinci jenerasyon elektrot denmektedir. Ikinci jenerasyon kan şekeri elektrotları enzimin geri indirgenmesi sonucu ortamam verdiği elektronlar bir mediatör madde tarafından alınıp elektrot yüzeyinde tekrar yükseltgenmesi sonucu çalışmaktadır. Bu tip elektrotlarda kan şeker ölçümü seçiciliği ve hassasiyeti arttırılmıştır

31 Glukoz ölçüm biyosensörleri 3 jenerasyon şeklinde gelişim göstermiştir. 1.Jenerasyon: Hidrojen peroksitin doğrudan elektrot yüzeyinde yükseltgenmesi ile çalışan biyosensörler. 2.Jenerasyon: Nonfizyolojik bir elektron alıcı kullanarak çalışan sistemler. Ferrosen (ferrocene) ve türevleri gibi. 3. Jenerasyon: Doğrudan enzimin elektrot üzerine elektron sunması. Herhangi bir yardımcı veya ürünün redoksuna gerek kalmaz. 130 Biosensörler- Birinci jenerasyon enzim elektrotlar V

32 Biosensörler- İkinci jenerasyon enzim elektrotlar 132 Kompleksleşme Metal iyonlarının çoğu, koordinasyon bileşenlerini (kompleksleri) oluşturmak üzere, elektron-çifti sunabilen maddeler ile reaksiyona girerler. Elektron sunan tür veya ligand bağı oluşumu için en az bir çift paylaşılmamış elektron olmalıdır. Ligand, bir katyona veya metal atomuna elektron çifti sunarak kovalent bağ oluşturan iyon veya moleküldür. Bu elektron çifti her iki bileşen tarafından ortak kullanılır. Şelat, Yunancada pençe anlamına gelmektedir. Ligandın metal iyonunu elektron çifti olan bölgeleri ile sarması anlamında kullanılır. Bir ligandın, metal iyonunu diğerlerine tercih etmesi oluşan komplekslerin kararlılığı ile ilgilidir. Metal-ligand kompleksinin oluşum sabiti ne kadar büyükse, ligantın o katyona diğer katyonlara oranla seçiciliği o kadar yüksektir

33 Kompleksleşme 134 Kompleksleşme EDTA (EtilenDiaminTetraAsetikasit) İn vitro anti koagülan Besinlerde koruyucu Su sertlik ölçümü Metal yüzey koruyucu

34 Kompleksleşme Eczacılıkta kompleks (koordinasyon bileşikleri) Cisplatin, anti kanserojenik ilaç molekülü. DNA yapısı ile şelat oluşturup kanserli hücrelerin çoğalmasını engelliyor. Hemoglabin, Fe 2+ hem gurubunun azot atomları ile kompleks oluşturmuş, altında histidin ile 5. ligand. Altıncı ligantta oksijen ile yer değiştiren su molekülü

Elektrokimya. KIM254 Analitik Kimya 2 - Dr.Erol ŞENER

Elektrokimya. KIM254 Analitik Kimya 2 - Dr.Erol ŞENER Elektrokimya Maddenin elektrik enerjisi ile etkileşimi sonucu ortaya çıkan kimyasal dönüşümler ile fiziksel değişiklikleri ve kimyasal enerjinin elektrik enerjisine çevrilmesini inceleyen bilimdalı elektrokimyadır.

Detaylı

a. Yükseltgenme potansiyeli büyük olanlar daha aktifdir.

a. Yükseltgenme potansiyeli büyük olanlar daha aktifdir. ELEKTROKİMYA A. AKTİFLİK B. PİLLER C. ELEKTROLİZ A. AKTİFLİK Metallerin elektron verme, ametallerin elektron alma yatkınlıklarına aktiflik denir. Yani bir metal ne kadar kolay elektron veriyorsa bir ametal

Detaylı

ELEKTROKİMYA Elektrokimya: Elektrokimyasal hücre

ELEKTROKİMYA Elektrokimya: Elektrokimyasal hücre ELEKTROKİMYA Elektrokimya: Maddenin elektrik enerjisiyle etkileşmesi ve sonucunda meydana gelen kimyasal dönüşümler ile fiziksel değişiklikleri ve kimyasal enerjinin elektrik enerjisine çevrilmesini inceleyen

Detaylı

ve denge sabitleri gibi bilgilere ulaşı şılabilir.

ve denge sabitleri gibi bilgilere ulaşı şılabilir. ELEKTROANALİTİK K KİMYAK Elektrokimya: Maddenin elektrik enerjisi ile etkileşmesi sonucu ortaya çıkan fiziksel ve kimyasal enerjinin elektrik enerjisine çevrilmesini inceleyen bilim dalı. Elektroanalitik

Detaylı

3) Oksijenin pek çok bileşiğindeki yükseltgenme sayısı -2 dir. Ancak, H 2. gibi peroksit bileşiklerinde oksijenin yükseltgenme sayısı -1 dir.

3) Oksijenin pek çok bileşiğindeki yükseltgenme sayısı -2 dir. Ancak, H 2. gibi peroksit bileşiklerinde oksijenin yükseltgenme sayısı -1 dir. 5.111 Ders Özeti #25 Yükseltgenme/İndirgenme Ders 2 Konular: Elektrokimyasal Piller, Faraday Yasaları, Gibbs Serbest Enerjisi ile Pil-Potansiyelleri Arasındaki İlişkiler Bölüm 12 YÜKSELTGENME/İNDİRGENME

Detaylı

Elektrot Potansiyeli. (k) (k) (k) Tepkime vermez

Elektrot Potansiyeli. (k) (k) (k) Tepkime vermez Elektrot Potansiyeli Uzun metal parçası, M, elektrokimyasal çalışmalarda kullanıldığında elektrot adını alır. M n+ metal iyonları içeren bir çözeltiye daldırılan bir elektrot bir yarı-hücre oluşturur.

Detaylı

BÖLÜM. Elektrotlar ve Elektrokimyasal Hücreler 1. ÜNİTE İÇERİK Elektrot ve Elektrolit Yarı Hücre ve Hücre

BÖLÜM. Elektrotlar ve Elektrokimyasal Hücreler 1. ÜNİTE İÇERİK Elektrot ve Elektrolit Yarı Hücre ve Hücre 1. 2 1. İÇERİK 1.2.1 Elektrot ve Elektrolit 1.2.2 Yarı Hücre ve Hücre Elektrotlar ve Elektrokimyasal Hücreler Bitkilerin fotosentez yapması, metallerin arıtılması, yakıt hücrelerinin görev yapması gibi

Detaylı

Elektrot potansiyelleri mutlak olarak ölçülemez ancak referans elektrodun potansiyeli ile karşılaştırılarak bulunabilir. Potansiyometrik ölçümlerde

Elektrot potansiyelleri mutlak olarak ölçülemez ancak referans elektrodun potansiyeli ile karşılaştırılarak bulunabilir. Potansiyometrik ölçümlerde POTANSİYOMETRİ Elektrokimyasal hücreler; redoks reaksiyonlarının oluştuğu hücrelerdir. Bu hücrelerde potansiyel oluşması için redoks reaksiyonlarına yani elektron aktarımına gereksinim vardır. Potansiyel

Detaylı

BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ

BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ BARTIN ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ METALURJİ VE MALZEME MÜHENDİSLİĞİ MALZEME LABORATUARI II DERSİ AKIMLI VE AKIMSIZ KAPLAMALAR DENEY FÖYÜ Gelişen teknoloji ile beraber birçok endüstri alanında kullanılabilecek

Detaylı

5.111 Ders Özeti #23 23.1

5.111 Ders Özeti #23 23.1 5.111 Ders Özeti #23 23.1 Asit/Baz Dengeleri (Devam) Konu: Titrasyon Cuma günü ders notlarından Asidik tampon etkisi: Zayıf asit, HA, protonlarını ortamdaki kuvvetli bazın OH iyonlarına aktarır. Zayıf

Detaylı

Bir redoks reaksiyonunun hücre diyagramıyla tanımlanması. Aluminyum metali, sulu çözeltide çinko (2) iyonlarıyla yer değiştirir.

Bir redoks reaksiyonunun hücre diyagramıyla tanımlanması. Aluminyum metali, sulu çözeltide çinko (2) iyonlarıyla yer değiştirir. 1 ÖRNEKLER Ref: Enstrümantal Analiz ÖRNEK: 1 Bir redoks reaksiyonunun hücre diyagramıyla tanımlanması Aluminyum metali, sulu çözeltide çinko (2) iyonlarıyla yer değiştirir. a. Yükseltgenme, indirgenme

Detaylı

İletkenlik, maddenin elektrik akımını iletebilmesinin ölçüsüdür.

İletkenlik, maddenin elektrik akımını iletebilmesinin ölçüsüdür. İletkenlik, maddenin elektrik akımını iletebilmesinin ölçüsüdür. C= 1/R dir. Yani direncin tersidir. Birimi S.m -1 dir. (Siemens birimi Alman bilim insanı ve mucit Werner von Siemens e ithafen verilmiştir)

Detaylı

4. ELEKTROLİZ. Elektroliz kabı (beher), bakır elektrotlar, bakır sülfat çözeltisi, ampermetre, akım kaynağı, terazi (miligram duyarlıklı), kronometre.

4. ELEKTROLİZ. Elektroliz kabı (beher), bakır elektrotlar, bakır sülfat çözeltisi, ampermetre, akım kaynağı, terazi (miligram duyarlıklı), kronometre. 4. ELEKTROLİZ AMAÇLAR 1. Sıvı içinde elektrik akımının iletilmesini öğrenmek. 2. Bir elektroliz hücresi kullanarak bakırın elektro kimyasal eşdeğerinin bulunmasını öğrenmek. 3. Faraday kanunlarını öğrenerek

Detaylı

ELEKTROKİMYA II. www.kimyahocam.com

ELEKTROKİMYA II. www.kimyahocam.com ELEKTROKİMYA II ELEKTROKİMYASAL PİLLER Kendiliğinden gerçekleşen redoks tepkimelerinde elektron alışverişinden yararlanılarak, kimyasal bağ enerjisi elektrik enerjisine dönüştürülebilir. Kimyasal enerjiyi,

Detaylı

HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN. Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği DENEY NO: 5 DENEYİN ADI: SUYUN ELEKTRİK ENERJİSİ İLE AYRIŞMASI

HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN. Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği DENEY NO: 5 DENEYİN ADI: SUYUN ELEKTRİK ENERJİSİ İLE AYRIŞMASI HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği DENEY NO: 5 DENEYİN ADI: SUYUN ELEKTRİK ENERJİSİ İLE AYRIŞMASI DENEYİN AMACI: ELEKTRİK ENERJİSİNİ KULLANARAK SUYU KENDİSİNİ OLUŞTURAN SAF MADDELERİNE

Detaylı

6.4. Çözünürlük üzerine kompleks oluşumunun etkisi ------------ 6.5. Çözünürlük üzerine hidrolizin etkisi ---------------------------- 6.6.

6.4. Çözünürlük üzerine kompleks oluşumunun etkisi ------------ 6.5. Çözünürlük üzerine hidrolizin etkisi ---------------------------- 6.6. iii İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ ------------------------------------------------------------------- 2. TANIMLAR ------------------------------------------------------------ 2.1. Atom-gram -------------------------------------------------------

Detaylı

Korozyon Hızı Ölçüm Metotları. Abdurrahman Asan

Korozyon Hızı Ölçüm Metotları. Abdurrahman Asan Korozyon Hızı Ölçüm Metotları Abdurrahman Asan 1 Giriş Son zamanlara değin, korozyon hızının ölçülmesi, başlıca ağırlık azalması yöntemine dayanıyordu. Bu yöntemle, korozyon hızının duyarlı olarak belirlenmesi

Detaylı

HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN. Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği. DENEY NO: 6 DENEYİN ADI: DOYMUŞ NaCl ÇÖZELTİSİNİN ELEKTROLİZİ

HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN. Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği. DENEY NO: 6 DENEYİN ADI: DOYMUŞ NaCl ÇÖZELTİSİNİN ELEKTROLİZİ HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği DENEY NO: 6 DENEYİN ADI: DOYMUŞ NaCl ÇÖZELTİSİNİN ELEKTROLİZİ DENEYİN AMACI: Doymuş NaCl çözeltisinin elektroliz sonucu elementlerine ayrışmasının

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. Emre YALAMAÇ. Yrd.Doç.Dr. Emre YALAMAÇ İÇERİK

Yrd.Doç.Dr. Emre YALAMAÇ. Yrd.Doç.Dr. Emre YALAMAÇ İÇERİK İÇERİK Elementlere, Bileşiklere ve Karışımlara atomik boyutta bakış Dalton Atom Modeli Atom Fiziğinde Buluşlar - Elektronların Keşfi - Atom Çekirdeği Keşfi Günümüz Atom Modeli Kimyasal Elementler Periyodik

Detaylı

Üçüncü Tek Saatlik Sınav 5.111

Üçüncü Tek Saatlik Sınav 5.111 Sayfa 1 /10 Üçüncü Tek Saatlik Sınav 5.111 İsminizi aşağıya yazınız. Sınavda kitaplarınız kapalı olacaktır. 6 problemi de çözmelisiniz. Bir problemin bütün şıklarını baştan sona dikkatli bir şekilde okuyunuz.

Detaylı

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AY EKİM 06-07 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI. SINIF VE MEZUN GRUP KİMYA HAFTA DERS SAATİ. Kimya nedir?. Kimya ne işe yarar?. Kimyanın sembolik dili Element-sembol Bileşik-formül. Güvenliğimiz ve Kimya KONU ADI

Detaylı

İYON TEPKİMELERİ. Prof. Dr. Mustafa DEMİR. (Kimyasal tepkimelerin eşitlenmesi) 03-İYON TEPKİMELERİ-KİMYASAL TEPKİMELERİN EŞİTLENMESİ 1 M.

İYON TEPKİMELERİ. Prof. Dr. Mustafa DEMİR. (Kimyasal tepkimelerin eşitlenmesi) 03-İYON TEPKİMELERİ-KİMYASAL TEPKİMELERİN EŞİTLENMESİ 1 M. İYN TEPKİMELERİ (Kimyasal tepkimelerin eşitlenmesi) Prof. Dr. Mustafa DEMİR 0İYN TEPKİMELERİKİMYASAL TEPKİMELERİN EŞİTLENMESİ 1 Bir kimyasal madde ısı, elektrik veya çözücü gibi çeşitli fiziksel veya kimyasal

Detaylı

Hidroklorik asit ve sodyum hidroksitin reaksiyonundan yemek tuzu ve su meydana gelir. Bu kimyasal olayın denklemi

Hidroklorik asit ve sodyum hidroksitin reaksiyonundan yemek tuzu ve su meydana gelir. Bu kimyasal olayın denklemi KİMYASAL DENKLEMLER İki ya da daha fazla maddenin birbirleri ile etkileşerek kendi özelliklerini kaybedip yeni özelliklerde bir takım ürünler meydana getirmesine kimyasal olay, bunların formüllerle gösterilmesine

Detaylı

Günümüzde bilinen 117 element olmasına rağmen (92 tanesi doğada bulunur) bu elementler farklı sayıda ve şekilde birleşerek ve etkileşerek farklı

Günümüzde bilinen 117 element olmasına rağmen (92 tanesi doğada bulunur) bu elementler farklı sayıda ve şekilde birleşerek ve etkileşerek farklı Günümüzde bilinen 117 element olmasına rağmen (92 tanesi doğada bulunur) bu elementler farklı sayıda ve şekilde birleşerek ve etkileşerek farklı kimyasal özelliklere sahip milyonlarca yani madde yani bileşik

Detaylı

MEMM4043 metallerin yeniden kazanımı

MEMM4043 metallerin yeniden kazanımı metallerin yeniden kazanımı 2016-2017 güz yy. Prof. Dr. Gökhan Orhan MF212 katot - + Cu + H 2+ SO 2-4 OH- Anot Reaksiyonu Cu - 2e - Cu 2+ E 0 = + 0,334 Anot Reaksiyonu 2H 2 O O 2 + 4H + + 4e - E 0 = 1,229-0,0591pH

Detaylı

Korozyon tanımını hatırlayalım

Korozyon tanımını hatırlayalım 8..20 Korozyonun kimyasal ve elektrokimyasal oluşum mekanizması Korozyon tanımını hatırlayalım Korozyon tepkimeleri, çoğu metallerin termodinamik kararsızlığı sonucu (Au, Pt, Ir ve Pd gibi soy metaller

Detaylı

Örnek : 3- Bileşiklerin Özellikleri :

Örnek : 3- Bileşiklerin Özellikleri : Bileşikler : Günümüzde bilinen 117 element olmasına rağmen (92 tanesi doğada bulunur) bu elementler farklı sayıda ve şekilde birleşerek ve etkileşerek farklı kimyasal özelliklere sahip milyonlarca yani

Detaylı

HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ

HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ KĐMYA ÖĞRETMENLĐĞĐ ORTAÖĞRETĐM KĐMYA DENEYLERĐ PROJE HEDEF SORUSU: BASĐT PĐL NASIL YAPILIR? Projeyi hazırlayan: Özkan Cengiz Alessandro Volta PROJE KONUSU: ELEKTROKĐMYA PROJENĐN

Detaylı

5.111 Ders Özeti #22 22.1. (suda) + OH. (suda)

5.111 Ders Özeti #22 22.1. (suda) + OH. (suda) 5.111 Ders Özeti #22 22.1 Asit/Baz Dengeleri Devamı (Bölümler 10 ve 11) Konular: Zayıf baz içeren dengeler, tuz çözeltilerinin ph sı ve tamponlar Çarşamba nın ders notlarından 2. Suda Baz NH 3 H 2 OH Bazın

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. H. Hasan YOLCU. hasanyolcu.wordpress.com

Yrd. Doç. Dr. H. Hasan YOLCU. hasanyolcu.wordpress.com Yrd. Doç. Dr. H. Hasan YOLCU hasanyolcu.wordpress.com En az iki atomun belli bir düzenlemeyle kimyasal bağ oluşturmak suretiyle bir araya gelmesidir. Aynı atomda olabilir farklı atomlarda olabilir. H 2,

Detaylı

Suda çözündüğünde hidrojen iyonu verebilen maddeler asit, hidroksil iyonu verebilenler baz olarak tanımlanmıştır.

Suda çözündüğünde hidrojen iyonu verebilen maddeler asit, hidroksil iyonu verebilenler baz olarak tanımlanmıştır. 7. ASİTLER VE BAZLAR Arrhenius AsitBaz Tanımı (1884) (Svante Arrhenius) Suda çözündüğünde hidrojen iyonu verebilen maddeler asit, hidroksil iyonu verebilenler baz olarak tanımlanmıştır. HCl H + + Cl NaOH

Detaylı

KİMYA II DERS NOTLARI

KİMYA II DERS NOTLARI KİMYA II DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN Sulu Çözeltilerin Doğası Elektrolitler Metallerde elektronların hareketiyle elektrik yükü taşınır. Saf su Suda çözünmüş Oksijen gazı Çözeltideki moleküllerin

Detaylı

Atomlar ve Moleküller

Atomlar ve Moleküller Atomlar ve Moleküller Madde, uzayda yer işgal eden ve kütlesi olan herşeydir. Element, kimyasal tepkimelerle başka bileşiklere parçalanamayan maddedir. -Doğada 92 tane element bulunmaktadır. Bileşik, belli

Detaylı

HAZIRLAYAN Mutlu ġahġn. Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği DENEYĠN AMACI: ELEKTROLĠZ OLAYININ ÖĞRENĠLMESĠ VE BĠR METAL PARÇASININ BAKIR ĠLE KAPLANMASI

HAZIRLAYAN Mutlu ġahġn. Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği DENEYĠN AMACI: ELEKTROLĠZ OLAYININ ÖĞRENĠLMESĠ VE BĠR METAL PARÇASININ BAKIR ĠLE KAPLANMASI HAZIRLAYAN Mutlu ġahġn Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği DENEY NO: 7 DENEYĠN ADI: ELEKTROLĠZ ĠLE BAKIR KAPLAMA DENEYĠN AMACI: ELEKTROLĠZ OLAYININ ÖĞRENĠLMESĠ VE BĠR METAL PARÇASININ BAKIR ĠLE KAPLANMASI

Detaylı

BÖLÜM III METAL KAPLAMACILIĞINDA KULLANILAN ÖRNEK PROBLEM ÇÖZÜMLERİ

BÖLÜM III METAL KAPLAMACILIĞINDA KULLANILAN ÖRNEK PROBLEM ÇÖZÜMLERİ BÖLÜM III METAL KAPLAMACILIĞINDA KULLANILAN ÖRNEK PROBLEM ÇÖZÜMLERİ Faraday Kanunları Elektroliz olayı ile ilgili Michael Faraday iki kanun ortaya konulmuştur. Birinci Faraday kanunu, elektroliz sırasında

Detaylı

BÖLÜM. Elektroliz 1. ÜNİTE 5 BÖLÜM İÇERİK

BÖLÜM. Elektroliz 1. ÜNİTE 5 BÖLÜM İÇERİK 1. ÜNİTE Elektroliz 5. BÖLÜM 5 BÖLÜM Elektroliz İÇERİK 1.5.1 Elektrik Akımı ve Maddesel Değişim 1.5.2 Faraday ın Elektroliz Kanunları 1.5.3 Endüstriyel Elektroliz İşlemleri Alüminyum fabrikalarında elde

Detaylı

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ KİMYA

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ KİMYA YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ KİMYA SORU 1: 32 16X element atomundan oluşan 2 X iyonunun; 1.1: Proton sayısını açıklayarak yazınız. (1 PUAN) 1.2: Nötron sayısını açıklayarak yazınız. (1 PUAN) 1.3: Elektron

Detaylı

Şekilde görüldüğü gibi Gerilim/akım yoğunluğu karakteristik eğrisi dört nedenden dolayi meydana gelir.

Şekilde görüldüğü gibi Gerilim/akım yoğunluğu karakteristik eğrisi dört nedenden dolayi meydana gelir. Bir fuel cell in teorik açık devre gerilimi: Formülüne göre 100 oc altinda yaklaşık 1.2 V dur. Fakat gerçekte bu değere hiçbir zaman ulaşılamaz. Şekil 3.1 de normal hava basıncında ve yaklaşık 70 oc da

Detaylı

vitamininin indirgenmesi istemli midir?

vitamininin indirgenmesi istemli midir? 5.111 Ders 27 Geçiş Metalleri Konular: Koordinasyon komplekslerinin oluşumu, koordinasyon sayısı, koordinasyon komplekslerinin gösterimi, koordinasyon komplekslerinin yapıları, şelat etkisi, izomerler,

Detaylı

MM548 Yakıt Pilleri (Faraday Yasaları)

MM548 Yakıt Pilleri (Faraday Yasaları) Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Makine Mühendisliği Anabilim Dalı MM548 Yakıt Pilleri (Faraday Yasaları) Dr. Muhittin Bilgili 2.3 Birimler, Sabitler ve Temel Kanunlar Elektriksel Yük, q [C],

Detaylı

HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN. Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği

HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN. Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği HAZIRLAYAN Mutlu ŞAHİN Hacettepe Fen Bilgisi Öğretmenliği DENEY NO: 8 DENEYİN ADI: PİL VE AKÜ DENEYİN AMACI: PİL VE AKÜLERİN ÇALIŞMA SİSTEMİNİN VE KİMYASAL ENERJİNİN ELEKTRİK ENERJİSİNE DÖNÜŞÜMÜNÜN ANLAŞILMASI

Detaylı

1. ÜNİTE: MODERN ATOM TEORİSİ İyon Yükleri ve Yükseltgenme Basamakları

1. ÜNİTE: MODERN ATOM TEORİSİ İyon Yükleri ve Yükseltgenme Basamakları 1. ÜNİTE: MODERN ATOM TEORİSİ 1.7. İyon Yükleri ve Yükseltgenme Basamakları Yüksüz bir atomun yapısındaki pozitif (+) yüklü protonlarla negatif () yüklü elektronların sayıları birbirine eşittir. Yüksüz

Detaylı

10. Sınıf Kimya Konuları KİMYANIN TEMEL KANUNLARI VE TEPKİME TÜRLERİ Kimyanın Temel Kanunları Kütlenin korunumu, sabit oranlar ve katlı oranlar

10. Sınıf Kimya Konuları KİMYANIN TEMEL KANUNLARI VE TEPKİME TÜRLERİ Kimyanın Temel Kanunları Kütlenin korunumu, sabit oranlar ve katlı oranlar 10. Sınıf Kimya Konuları KİMYANIN TEMEL KANUNLARI VE TEPKİME TÜRLERİ Kimyanın Temel Kanunları Kütlenin korunumu, sabit oranlar ve katlı oranlar kanunları Demir (II) sülfür bileşiğinin elde edilmesi Kimyasal

Detaylı

SICAKLIK ALGILAYICILAR

SICAKLIK ALGILAYICILAR SICAKLIK ALGILAYICILAR AVANTAJLARI Kendisi güç üretir Oldukça kararlı çıkış Yüksek çıkış Doğrusal çıkış verir Basit yapıda Doğru çıkış verir Hızlı Yüksek çıkış Sağlam Termokupldan (ısıl İki hatlı direnç

Detaylı

MADDE NEDİR? Çevremize baktığımızda gördüğümüz her şey örneğin, dağlar, denizler, ağaçlar, bitkiler, hayvanlar ve hava birer maddedir.

MADDE NEDİR? Çevremize baktığımızda gördüğümüz her şey örneğin, dağlar, denizler, ağaçlar, bitkiler, hayvanlar ve hava birer maddedir. MADDE NEDİR? Çevremize baktığımızda gördüğümüz her şey örneğin, dağlar, denizler, ağaçlar, bitkiler, hayvanlar ve hava birer maddedir. Her maddenin bir kütlesi vardır ve bu tartılarak bulunur. Ayrıca her

Detaylı

İçindekiler. Cilt 1. 1 Kimyanın Temelleri Cilt 2 16

İçindekiler. Cilt 1. 1 Kimyanın Temelleri Cilt 2 16 Cilt 1 Çeviri Editörlerinden Yazarlar Hakkında Öğrencilere xiii xi 1 Kimyanın Temelleri 1 2 3 4 5 6 7 x Kimyasal Formüller ve Bileşenlerin Stokiyometrisi 48 Kimyasal Denklemler ve Tepkime Stokiyometrisi

Detaylı

KOROZYONUN ELEKTROKİMYASAL PRENSİPLERİ

KOROZYONUN ELEKTROKİMYASAL PRENSİPLERİ KOROZYONUN ELEKTROKİMYASAL PRENSİPLERİ Bir malzemenin kimyasal bileşimi ve fiziksel bütünlüğü korozif bir ortam içerisinde değişir. Malzemeler; Korozif bir sıvı ile çözünebilir, Yüksek sıcaklıklarda bozunabilir,

Detaylı

Genel Kimya 101-Lab (4.Hafta) Asit Baz Teorisi Suyun İyonlaşması ve ph Asit Baz İndikatörleri Asit Baz Titrasyonu Deneysel Kısım

Genel Kimya 101-Lab (4.Hafta) Asit Baz Teorisi Suyun İyonlaşması ve ph Asit Baz İndikatörleri Asit Baz Titrasyonu Deneysel Kısım Genel Kimya 101-Lab (4.Hafta) Asit Baz Teorisi Suyun İyonlaşması ve ph Asit Baz İndikatörleri Asit Baz Titrasyonu Deneysel Kısım Asit Baz Teorisi Arrhenius Teorisi: Sulu çözeltlerine OH - iyonu bırakan

Detaylı

Bileşikteki atomların cinsini ve oranını belirten formüldür. Kaba formül ile bileşiğin molekül ağırlığı hesaplanamaz.

Bileşikteki atomların cinsini ve oranını belirten formüldür. Kaba formül ile bileşiğin molekül ağırlığı hesaplanamaz. BİLEŞİKLER Birden fazla elementin belirli oranlarda kimyasal yollarla bir araya gelerek, kendi özelligini kaybedip oluşturdukları yeni saf maddeye bileşik denir. Bileşikteki atomların cins ve sayısını

Detaylı

ÇÖZELTILERDE DENGE. Asitler ve Bazlar

ÇÖZELTILERDE DENGE. Asitler ve Bazlar ÇÖZELTILERDE DENGE Asitler ve Bazlar Zayıf Asit ve Bazlar Değişik asitler için verilen ph değerlerinin farklılık gösterdiğini görürüz. Bir önceki konuda ph değerinin [H₃O + ] ile ilgili olduğunu gördük.

Detaylı

KİMYA II DERS NOTLARI

KİMYA II DERS NOTLARI KİMYA II DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN Genel anlamda elektrokimya elektrik enerjisi üreten veya harcayan redoks reaksiyonlarını inceler. Elektrokimya pratikte büyük öneme sahip bir konudur. Piller,

Detaylı

ELEKTROGRAVİMETRİK VE KULOMETRİK METOTLAR

ELEKTROGRAVİMETRİK VE KULOMETRİK METOTLAR 1 ELEKTROGRAVİMETRİK VE KULOMETRİK METOTLAR Ref. Enstrümantal Analiz, Referans Elektrotlar, İndikatör Elektrotlar Bir analitin elektrolitik yükseltgenme veya indirgenmesine dayanan üç elektroanalitik metot

Detaylı

T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi

T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi T.C. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi LİSANS YERLEŞTİRME SINAVI-2 KİMYA TESTİ 25 HAZİRAN 2016 CUMARTESİ Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin tamamının veya bir kısmının

Detaylı

PERİYODİK CETVEL Mendeleev Henry Moseley Glenn Seaborg

PERİYODİK CETVEL Mendeleev Henry Moseley Glenn Seaborg PERİYODİK CETVEL Periyodik cetvel elementleri sınıflandırmak için hazırlanmıştır. İlkperiyodik cetvel Mendeleev tarafından yapılmıştır. Mendeleev elementleri artan kütle numaralarına göre sıralamış ve

Detaylı

Çözeltiler. MÜHENDİSLİK KİMYASI DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN. Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi 2006

Çözeltiler. MÜHENDİSLİK KİMYASI DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN. Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi 2006 Çözeltiler Çözelti, iki veya daha fazla maddenin homojen bir karışımı olup, en az iki bileşenden oluşur. Bileşenlerden biri çözücü, diğeri ise çözünendir. MÜHENDİSLİK KİMYASI DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

1. BÖLÜM : ANALİTİK KİMYANIN TEMEL KAVRAMLARI

1. BÖLÜM : ANALİTİK KİMYANIN TEMEL KAVRAMLARI ANALİTİK KİMYA DERS NOTLARI Yrd.Doç.Dr.. Hüseyin ÇELİKKAN 1. BÖLÜM : ANALİTİK KİMYANIN TEMEL KAVRAMLARI Analitik kimya, bilimin her alanında faydalanılan, maddenin özellikleri hakkında bilgi veren yöntemlerin

Detaylı

Hareket halindeki elektrik yüklerinin oluşturduğu bir sistem düşünelim. Belirli bir bölgede net bir yük akışı olduğunda, akımın mevcut olduğu

Hareket halindeki elektrik yüklerinin oluşturduğu bir sistem düşünelim. Belirli bir bölgede net bir yük akışı olduğunda, akımın mevcut olduğu Akım ve Direnç Elektriksel olaylarla ilgili buraya kadar yaptığımız tartışmalar durgun yüklerle veya elektrostatikle sınırlı kalmıştır. Şimdi, elektrik yüklerinin hareket halinde olduğu durumları inceleyeceğiz.

Detaylı

Her madde atomlardan oluşur

Her madde atomlardan oluşur 2 Yaşamın kimyası Figure 2.1 Helyum Atomu Çekirdek Her madde atomlardan oluşur 2.1 Atom yapısı - madde özelliği Elektron göz ardı edilebilir kütle; eksi yük Çekirdek: Protonlar kütlesi var; artı yük Nötronlar

Detaylı

Fiziksel özellikleri her yerde aynı olan (homojen) karışımlara çözelti denir. Bir çözeltiyi oluşturan her bir maddeye çözeltinin bileşenleri denir.

Fiziksel özellikleri her yerde aynı olan (homojen) karışımlara çözelti denir. Bir çözeltiyi oluşturan her bir maddeye çözeltinin bileşenleri denir. GENEL KİMYA 1 LABORATUARI ÇALIŞMA NOTLARI DENEY: 8 ÇÖZELTİLER Dr. Bahadır KESKİN, 2011 @ YTÜ Fiziksel özellikleri her yerde aynı olan (homojen) karışımlara çözelti denir. Bir çözeltiyi oluşturan her bir

Detaylı

Burada a, b, c ve d katsayılar olup genelde birer tamsayıdır. Benzer şekilde 25 o C de hidrojen ve oksijen gazlarından suyun oluşumu; H 2 O (s)

Burada a, b, c ve d katsayılar olup genelde birer tamsayıdır. Benzer şekilde 25 o C de hidrojen ve oksijen gazlarından suyun oluşumu; H 2 O (s) 1 Kimyasal Tepkimeler Kimyasal olaylar elementlerin birbirleriyle etkileşip elektron alışverişi yapmaları sonucu oluşan olaylardır. Bu olaylar neticesinde bir bileşikteki atomların sayısı, dizilişi, bağ

Detaylı

PERİYODİK CETVEL-ÖSS DE ÇIKMIŞ SORULAR

PERİYODİK CETVEL-ÖSS DE ÇIKMIŞ SORULAR PERİODİK CETVEL-ÖSS DE ÇIKMIŞ SORULAR 1. Bir elementin periyodik cetveldeki yeri aşağıdakilerden hangisi ile belirlenir? A) Atom ağırlığı B) Değerliği C) Atom numarası D) Kimyasal özellikleri E) Fiziksel

Detaylı

Serüveni 3. ÜNİTE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİM GÜÇLÜ ETKİLEŞİM. o İYONİK BAĞ o KOVALENT BAĞ o METALİK BAĞ

Serüveni 3. ÜNİTE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİM GÜÇLÜ ETKİLEŞİM. o İYONİK BAĞ o KOVALENT BAĞ o METALİK BAĞ Serüveni 3. ÜNİTE KİMYASAL TÜRLER ARASI ETKİLEŞİM GÜÇLÜ ETKİLEŞİM o İYONİK BAĞ o KOVALENT BAĞ o METALİK BAĞ KİMYASAL TÜR 1. İYONİK BAĞ - - Ametal.- Kök Kök Kök (+) ve (-) yüklü iyonların çekim kuvvetidir..halde

Detaylı

İLK ANYONLAR , PO 4. Cl -, SO 4 , CO 3 , NO 3

İLK ANYONLAR , PO 4. Cl -, SO 4 , CO 3 , NO 3 İLK ANYONLAR Cl -, SO -, CO -, PO -, NO - İLK ANYONLAR Anyonlar negatif yüklü iyonlardır. Kalitatif analitik kimya analizlerine ilk anyonlar olarak adlandırılan Cl -, SO -, CO -, PO -, NO - analizi ile

Detaylı

GENEL KİMYA 101 ÖDEV 3

GENEL KİMYA 101 ÖDEV 3 TOBB EKONOMİ VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ-27 Kasım 2013 Bütün Şubeler GENEL KİMYA 101 ÖDEV 3 ÖNEMLİ! Ödev Teslim Tarihi: 6 Aralık 2013 Soru 1-5 arasında 2 soru Soru 6-10 arasında 2 soru Soru 11-15 arasında

Detaylı

Genel Kimya. Bölüm 7: ÇÖZELTİLER VE ÇÖZÜNÜRLÜK. Yrd. Doç. Dr. Mustafa SERTÇELİK Kafkas Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü

Genel Kimya. Bölüm 7: ÇÖZELTİLER VE ÇÖZÜNÜRLÜK. Yrd. Doç. Dr. Mustafa SERTÇELİK Kafkas Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü Genel Kimya Bölüm 7: ÇÖZELTİLER VE ÇÖZÜNÜRLÜK Yrd. Doç. Dr. Mustafa SERTÇELİK Kafkas Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü ÇÖZELTİ VE TÜRLERİ Eğer bir madde diğer bir madde içinde molekül, atom veya iyonları

Detaylı

5.111 Ders Özeti #21 21.1

5.111 Ders Özeti #21 21.1 5.111 Ders Özeti #21 21.1 AsitBaz Dengesi Bölüm 10 Okunsun Konular: Asit ve Bazların Sınıflandırılması, Suyun Öziyonlaşması, ph Fonksiyonları, Asit ve Baz Kuvvetleri, Zayıf Asit İçeren Dengeler. Asit ve

Detaylı

T.C Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği KMB 405 Kimya Mühendisliği Laboratuvarı III

T.C Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği KMB 405 Kimya Mühendisliği Laboratuvarı III 1 T.C Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Kimya Mühendisliği KMB 405 Kimya Mühendisliği Laboratuvarı III Deney 1: Yenilenebilir Enerji Sistemleri Yrd.Doç.Dr. Berker FIÇICILAR Ekim 2015 2 Deneyin

Detaylı

ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ

ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ ATOMLAR ARASI BAĞLAR Doç. Dr. Ramazan YILMAZ Sakarya Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi, Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Esentepe Kampüsü, 54187, SAKARYA Atomlar Arası Bağlar 1 İyonik Bağ 2 Kovalent

Detaylı

TAMPON ÇÖZELTİLER-2. Prof.Dr.Mustafa DEMİR M.DEMİR(ADU) 12-TAMPON ÇÖZELTİLER-2 1

TAMPON ÇÖZELTİLER-2. Prof.Dr.Mustafa DEMİR M.DEMİR(ADU) 12-TAMPON ÇÖZELTİLER-2 1 TAMPON ÇÖZELTİLER-2 Prof.Dr.Mustafa DEMİR M.DEMİR(ADU) 12-TAMPON ÇÖZELTİLER-2 1 Tampon çözelti Tampon çözelti: Konjuge asit-baz çiftinin bulunduğu ve ph değişmelerine karşı direnç gösteren çözeltilere

Detaylı

MOL KAVRAMI I. ÖRNEK 2

MOL KAVRAMI I.  ÖRNEK 2 MOL KAVRAMI I Maddelerin taneciklerden oluştuğunu biliyoruz. Bu taneciklere atom, molekül ya da iyon denir. Atom : Kimyasal yöntemlerle daha basit taneciklere ayrılmayan ve elementlerin yapıtaşı olan taneciklere

Detaylı

GENEL KİMYA. Yrd.Doç.Dr. Tuba YETİM

GENEL KİMYA. Yrd.Doç.Dr. Tuba YETİM GENEL KİMYA KİMYASAL REAKSİYONLAR Kimyasal Tepkime Kimyasal tepkime, Bir ya da birkaç maddenin (tepkenler) yeni bir bileşik grubuna (ürünler) dönüştürülmesi işlemidir. Tepkenler Ürünler NO + 1/2 O 2 NO

Detaylı

4. Oksijen bileşiklerinde 2, 1, 1/2 veya +2 değerliklerini (N Metil: CH 3. Cevap C. Adı. 6. X bileşiği C x. Cevap E. n O2. C x.

4. Oksijen bileşiklerinde 2, 1, 1/2 veya +2 değerliklerini (N Metil: CH 3. Cevap C. Adı. 6. X bileşiği C x. Cevap E. n O2. C x. ÇÖZÜMLER. E foton h υ 6.0 34. 0 7 6.0 7 Joule Elektronun enerjisi E.0 8 n. (Z).0 8 (). () 8.0 8 Joule 0,8.0 7 Joule 4. ksijen bileşiklerinde,, / veya + değerliklerini alabilir. Klorat iyonu Cl 3 dir. (N

Detaylı

DENEY 4 KUVVETLİ ASİT İLE KUVVETLİ BAZ TİTRASYONU

DENEY 4 KUVVETLİ ASİT İLE KUVVETLİ BAZ TİTRASYONU DENEY 4 KUVVETLİ ASİT İLE KUVVETLİ BAZ TİTRASYONU 4.1. AMAÇ Asit ve baz çözeltilerinin hazırlanması, nötralleşme tepkimelerinin yapılışlarının öğrenilmesi. 4.2.TEORİ Asit ve baz kavramı günlük hayatta

Detaylı

ÖĞRENME ALANI : MADDE VE DEĞİŞİM ÜNİTE 4 : MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ

ÖĞRENME ALANI : MADDE VE DEĞİŞİM ÜNİTE 4 : MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ ÖĞRENME ALANI : MADDE VE DEĞİŞİM ÜNİTE 4 : MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ E BİLEŞİKLER VE FRMÜLLERİ (4 SAAT) 1 Bileşikler 2 Bileşiklerin luşması 3 Bileşiklerin Özellikleri 4 Bileşik Çeşitleri 5 Bileşik

Detaylı

Elementlerin büyük bir kısmı tabiatta saf hâlde bulunmaz. Çoğunlukla başka elementlerle bileşikler oluşturmuş şekilde bulunurlar.

Elementlerin büyük bir kısmı tabiatta saf hâlde bulunmaz. Çoğunlukla başka elementlerle bileşikler oluşturmuş şekilde bulunurlar. Elementlerin büyük bir kısmı tabiatta saf hâlde bulunmaz. Çoğunlukla başka elementlerle bileşikler oluşturmuş şekilde bulunurlar. Elementlerin bileşik oluşturma istekleri onların kararlı yapıya ulaşma

Detaylı

BMM 205 Malzeme Biliminin Temelleri

BMM 205 Malzeme Biliminin Temelleri BMM 205 Malzeme Biliminin Temelleri Atom Yapısı ve Atomlar Arası Bağlar Dr. Ersin Emre Ören Biyomedikal Mühendisliği Bölümü Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Mühendisliği Bölümü TOBB Ekonomi ve Teknoloji

Detaylı

Üçüncü Tek Saatlik Sınav 5.111

Üçüncü Tek Saatlik Sınav 5.111 Sayfa 1 /10 Üçüncü Tek Saatlik Sınav 5.111 İsminizi aşağıya yazınız. Sınavda kitaplarınız kapalı olacaktır. 6 problemi de çözmelisiniz. Bir problemin bütün şıklarını baştan sona dikkatli bir şekilde okuyunuz.

Detaylı

ATOMİK YAPI. Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0

ATOMİK YAPI. Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0 ATOMİK YAPI Elektron Yükü=-1,60x10-19 C Proton Yükü=+1,60x10-19 C Nötron Yükü=0 Elektron Kütlesi 9,11x10-31 kg Proton Kütlesi Nötron Kütlesi 1,67x10-27 kg Bir kimyasal elementin atom numarası (Z) çekirdeğindeki

Detaylı

Şekil 1. Metal-sulu ortam ara yüzeyinde metalin kimyasal şekil değiştirmesi

Şekil 1. Metal-sulu ortam ara yüzeyinde metalin kimyasal şekil değiştirmesi 3. KOROZYONUN ELEKTROKİMYASAL TEMELLERİ 3.1. Korozyon Hücresi ve Korozyonun Oluşumu Bir malzemenin kimyasal bileşimi ve fiziksel bütünlüğü korozif bir ortamda değişir. Kimyasal korozyonda, malzeme korozif

Detaylı

Temel Kavramlar. Elektrik Nedir? Elektrik nedir? Elektrikler geldi, gitti, çarpıldım derken neyi kastederiz?

Temel Kavramlar. Elektrik Nedir? Elektrik nedir? Elektrikler geldi, gitti, çarpıldım derken neyi kastederiz? Temel Kavramlar Elektrik Nedir? Elektrik nedir? Elektrikler geldi, gitti, çarpıldım derken neyi kastederiz? 1 Elektriksel Yük Elektrik yükü bu dış yörüngede dolanan elektron sayısının çekirdekteki proton

Detaylı

Atomlar birleştiği zaman elektron dağılımındaki değişmelerin bir sonucu olarak kimyasal bağlar meydana gelir. Üç çeşit temel bağ vardır:

Atomlar birleştiği zaman elektron dağılımındaki değişmelerin bir sonucu olarak kimyasal bağlar meydana gelir. Üç çeşit temel bağ vardır: Atomlar birleştiği zaman elektron dağılımındaki değişmelerin bir sonucu olarak kimyasal bağlar meydana gelir. Üç çeşit temel bağ vardır: İyonik bağlar, elektronlar bir atomdan diğerine aktarıldığı zaman

Detaylı

Doğal Rb elementinin atom kütlesi 85,47 g/mol dür ve atom kütleleri 84,91 g/mol olan 86 Rb ile 86,92 olan 87

Doğal Rb elementinin atom kütlesi 85,47 g/mol dür ve atom kütleleri 84,91 g/mol olan 86 Rb ile 86,92 olan 87 Doğal Rb elementinin atom kütlesi 85,47 g/mol dür ve atom kütleleri 84,91 g/mol olan 86 Rb ile 86,92 olan 87 Rb izotoplarından oluşmuştur. İzotopların doğada bulunma yüzdelerini hesaplayınız. Bir bileşik

Detaylı

ELEKTRO KAZANIM (ELEKTROW NN NG)

ELEKTRO KAZANIM (ELEKTROW NN NG) ELEKTROMETALÜRJ Cevher veya metal içeren her çe it ham madde içindeki metaller elektrikenerjisinden faydalanmak suretiyle üretmeye Elektrometalürji denmektedir. Gerçekte elektrometalurji, elektrokimyan

Detaylı

BÖLÜM. Ne Neyi Yükseltger/İndirger? 1. ÜNİTE 3 BÖLÜM İÇERİK

BÖLÜM. Ne Neyi Yükseltger/İndirger? 1. ÜNİTE 3 BÖLÜM İÇERİK 1. ÜNİT Ne Neyi Yükseltger/İndirger? 3. BÖLÜM 3 BÖLÜM İÇRİK 1.3.1 Standart lektrot Potansiyeli 1.3.2 Redoks Reaksiyonlarının İstemliliği ve lektrot Potansiyelleri 1.3.3 lektrot Potansiyelini tkileyen Faktörler

Detaylı

2+ 2- Mg SO 4. (NH 4 ) 2 SO 4 (amonyum sülfat) bileşiğini katyon ve anyonlara ayıralım.

2+ 2- Mg SO 4. (NH 4 ) 2 SO 4 (amonyum sülfat) bileşiğini katyon ve anyonlara ayıralım. KONU: Kimyasal Tepkimeler Dersin Adı Dersin Konusu İYONİK BİLEŞİKLERİN FORMÜLLERİNİN YAZILMASI İyonik bağlı bileşiklerin formüllerini yazmak için atomların yüklerini bilmek gerekir. Bunu da daha önceki

Detaylı

MEMM4043 metallerin yeniden kazanımı

MEMM4043 metallerin yeniden kazanımı metallerin yeniden kazanımı Endüstriyel Atık Sulardan Metal Geri Kazanım Yöntemleri 2016-2017 güz yy. Prof. Dr. Gökhan Orhan MF212 Atıksularda Ağır Metal Konsantrasyonu Mekanik Temizleme Kimyasal Temizleme

Detaylı

GENEL KİMYA. 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar

GENEL KİMYA. 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar GENEL KİMYA 4. Konu: Kimyasal türler, Kimyasal türler arasındaki etkileşimler, Kimyasal Bağlar Kimyasal Türler Doğada bulunan bütün maddeler tanecikli yapıdadır. Maddenin özelliğini gösteren küçük yapı

Detaylı

MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ ATOM

MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ ATOM MADDENİN YAPISI VE ÖZELLİKLERİ ATOM ATOMUN YAPISI Elementlerin tüm özelliğini gösteren en küçük parçasına atom denir. Atomu oluşturan parçacıklar farklı yüklere sa-hiptir. Atomda bulunan yükler; negatif

Detaylı

Çözünürlük kuralları

Çözünürlük kuralları Çözünürlük kuralları Bütün amonyum, bileşikleri suda çok çözünürler. Alkali metal (Grup IA) bileşikleri suda çok çözünürler. Klorür (Cl ), bromür (Br ) ve iyodür (I ) bileşikleri suda çok çözünürler, ancak

Detaylı

6 Prof. Dr. Şaduman ŞEN & Yrd. Doç. Dr. A.Şükran DEMİRKIRAN

6 Prof. Dr. Şaduman ŞEN & Yrd. Doç. Dr. A.Şükran DEMİRKIRAN DENEY NO KOROZYON 6 Prof. Dr. Şaduman ŞEN & Yrd. Doç. Dr. A.Şükran DEMİRKIRAN Arş. Gör. Mustafa DURMAZ Deney aşamaları Tahmini süre (dak) 1) Ön bilgi kısa sınavı 2) Korozyon, korozyonun elektrokimyasal

Detaylı

Kimya Mühendisliği Bölümü, 2014/2015 Öğretim Yılı, Bahar Yarıyılı 0102-Genel Kimya-II Dersi, Dönem Sonu Sınavı

Kimya Mühendisliği Bölümü, 2014/2015 Öğretim Yılı, Bahar Yarıyılı 0102-Genel Kimya-II Dersi, Dönem Sonu Sınavı Kimya Mühendisliği Bölümü, 2014/2015 Öğretim Yılı, Bahar Yarıyılı 0102-Genel Kimya-II Dersi, Dönem Sonu Sınavı 20.05.2015 Soru (puan) 1 (20 ) 2 (20 ) 3 (20 ) 4 (25) 5 (20 ) 6 (20 ) Toplam Alınan Puan Not:

Detaylı

Çözelti iki veya daha fazla maddenin birbiri içerisinde homojen. olarak dağılmasından oluşan sistemlere denir.

Çözelti iki veya daha fazla maddenin birbiri içerisinde homojen. olarak dağılmasından oluşan sistemlere denir. 3. ÇÖZELTİLER VE ÇÖZELTİ KONSANTRASYONLARI Çözelti: Homojen karışımlardır. Çözelti iki veya daha fazla maddenin birbiri içerisinde homojen olarak dağılmasından oluşan sistemlere denir. Çözelti derişimi

Detaylı

ÇÖZÜNÜRLÜK DENGESİ (Kçç)

ÇÖZÜNÜRLÜK DENGESİ (Kçç) ÇÖZÜNÜRLÜK DENGESİ (Kçç) ÇÖZELTİLERDE ÇÖZÜNME VE ÇÖKELME OLAYLARI Çözeltiler doymuşluklarına göre üçe ayrılırlar: 1- Doymamış çözeltiler: Belirli bir sıcaklıkta ve basınçta çözebileceğinden daha az miktarda

Detaylı

İÇERİK. Suyun Doğası Sulu Çözeltilerin Doğası

İÇERİK. Suyun Doğası Sulu Çözeltilerin Doğası İÇERİK Suyun Doğası Sulu Çözeltilerin Doğası Su içinde İyonik Bileşikler Su içinde Kovalent Bileşikler Çökelme Tepkimesi Asit-Baz Tepkimeleri (Nötürleşme) Yükseltgenme-İndirgenme Tepkimeleri Önemli Tip

Detaylı

KİMYASAL DENGE. AMAÇ Bu deneyin amacı öğrencilerin reaksiyon denge sabitini,k, deneysel olarak bulmalarıdır.

KİMYASAL DENGE. AMAÇ Bu deneyin amacı öğrencilerin reaksiyon denge sabitini,k, deneysel olarak bulmalarıdır. KİMYASAL DENGE AMAÇ Bu deneyin amacı öğrencilerin reaksiyon denge sabitini,k, deneysel olarak bulmalarıdır. TEORİ Bir kimyasal tepkimenin yönü bazı reaksiyonlar için tek bazıları için ise çift yönlüdür.

Detaylı

ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ

ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ ALETLİ ANALİZ YÖNTEMLERİ UV-Görünür Bölge Moleküler Absorpsiyon Spektroskopisi Yrd. Doç.Dr. Gökçe MEREY GENEL BİLGİ Çözelti içindeki madde miktarını çözeltiden geçen veya çözeltinin tuttuğu ışık miktarından

Detaylı

POTANSİYEL - ph diyagramları

POTANSİYEL - ph diyagramları POTANSİYEL - ph diyagramları Metallerin çoğu su ve hava gibi çevresel şartlar altında korozyon eğilimi gösterirler. Çevreleri ile beraber bu metaller enerji vererek, oksit veya hidroksitler şeklinde kimyasal

Detaylı

SU ve ÇEVRENİN CANLILAR İÇİN UYGUNLUĞU

SU ve ÇEVRENİN CANLILAR İÇİN UYGUNLUĞU SU ve ÇEVRENİN CANLILAR İÇİN UYGUNLUĞU Suyun polaritesinin etkileri Su molekülünün polar olması hidrojen bağlarının oluşmasına neden olur. 2 Su molekülü Oldukça basit yapılıdır. Tekli bağla bağlı olup

Detaylı

ATOM ve YAPISI Maddelerin gözle görülmeyen (bölünmeyen) en parçasına atom denir. Atom kendinden başka hiçbir fiziksel ya da kimyasal metotlarla

ATOM ve YAPISI Maddelerin gözle görülmeyen (bölünmeyen) en parçasına atom denir. Atom kendinden başka hiçbir fiziksel ya da kimyasal metotlarla ATOM ve YAPISI Maddelerin gözle görülmeyen (bölünmeyen) en parçasına atom denir. Atom kendinden başka hiçbir fiziksel ya da kimyasal metotlarla kendinden farklı atomlara dönüşemezler. Atomda (+) yüklü

Detaylı

İSRAFİL ARSLAN KİM ÖĞR. YGS ÇALIŞMA KİMYA SORULARI I

İSRAFİL ARSLAN KİM ÖĞR. YGS ÇALIŞMA KİMYA SORULARI I İSRAFİL ARSLAN KİM ÖĞR. YGS ÇALIŞMA KİMYA SORULARI I D) Elmas E) Oltu taşı 1. I. Civa II. Kil III. Kireç taşı Yukarıdaki maddelerden hangileri simyacılar tarafından kullanılmıştır? D) II ve III E) I, II

Detaylı