Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Gıda Teknolojisi Laboratuvar Uygulamaları II

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Gıda Teknolojisi Laboratuvar Uygulamaları II"

Transkript

1 Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Gıda Teknolojisi Laboratuvar Uygulamaları II OKÜ Sayfa 1

2 ÖNSÖZ... 3 DERSİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE DERS SIRASINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR... 4 LABORATUVAR KURALLARI... 5 RAPOR YAZIM FORMATI... 7 ÖDEV YAZIM FORMATI KURUTMA DENEYİ BİTKİSEL YAĞLARIN ÖZGÜL SOĞURMA DEĞERLERİNİN BELİRLENMESİ BİTKİSEL YAĞLARDA SABUNLAŞMA SAYISI GIDALARDA RENK VE OBJEKTİF RENK ÖLÇÜM SİSTEMLERİ GIDALARDA TEKSTÜR ANALİZİ MEYVE SEBZE KONSERVELERİNDE YAPILAN ANALİZLER GIDALARDA TOPLAM FENOL VE TOPLAM FLAVONOİD TAYİNİ SİRKEDE YAPILAN ANALİZLER VİSKOZİTE ÖLÇÜMÜ TURŞU ÜRETİMİ VE İZLENMESİ ŞALGAM SUYU ÜRETİMİ ET VE ET ÜRÜNLERİNDE RENK ÖLÇÜMÜ VE KÜR PİGMENT (NİTROZOHEMOKROM) MİKTARI ANALİZİ Sayfa 2

3 ÖNSÖZ Sevgili öğrenciler, Günümüzde gıda analiz yöntemleri, gıda kontrolünde ve gıda araştırmalarında çok önemli bir yer tutmaktadır. Analiz yöntemleri, hızlı bir gelişme göstermekte, her geçen gün yeni yöntemler uygulamaya katılmakta, eski yöntemler ise geliştirilmektedir. Teknolojinin gelişimine paralel olarak cihazların duyarlılıkları ve seçicilikleri de artmaktadır. Bu deney föyünde, temel gıda analiz yöntemlerine tanıtıcı ve kuramsal bilgilere kısaca değinilmiş, ayrıca cihazlarla ilgili yapılacak deneylerin de açıklamasına yer verilmiştir. Föyde adı geçen cihazların hepsi, Osmaniye Korkut Gıda Mühendisliği Bölümü laboratuvarlarında mevcuttur. Gıda Teknolojisi Laboratuvarı II föyünün tüm 4. Sınıf öğrencilerimize şimdiki eğitim ve daha sonraki çalışma hayatlarında yararlı olmasını dileriz. Arş. Gör. Yasemin ÇELEBİ SEZER Arş. Gör. Özge SÜFER Arş. Gör. Tülin ŞAHİN Arş. Gör. Özlem CİBA Sayfa 3

4 DERSİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE DERS SIRASINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR Laboratuvar dersinin devamsızlığı maksimum 2 haftadır. Devamsızlık durumu 2 haftayı aştığı takdirde öğrenci ilgili dersin uygulamasından başarısız sayılır. Laboratuvar dersinin dönem ortasında ve de dönem sonunda vize ve final olmak üzere sınavları yapılacaktır. Gıda Teknoloji Laboratuvar I dersinden kalmış olan öğrenciler, bir dahaki seneye laboratuvar uygulamasını tekrardan almak zorundalardır. Ders sırasında öğrencilerden yaptıkları analizlerle ilgili belirli zaman aralıklarında rapor istenecektir. Bu raporların grup halinde yapılması gerekmektedir. Grup arkadaşlarınızın kimler olduğunu laboratuvar kapısında yer alan çizelgeden öğrenebilirsiniz. Grup arkadaşlarını değiştirme, gruptan ayrılma gibi durumlar söz konusu olamaz. Ancak grup bireylerinin, rapor araştırma sırasında katkısı bulunmayan kişinin ismini ödev teslimi sırasında yazmama hakkı bulunmaktadır. Deney raporları formata uygun olarak yapılmalıdır. Formata uygun olmayan, el yazısı ile yazılmış ve kapak sayfası bulunmayan raporlardan büyük ölçüde puan kırılmaktadır. Bir deney laboratuvarında uyulması gereken kurallara, bu laboratuvarda da uyulmak zorundadır. 15 dakikadan fazla geç kalan öğrenciler, derse alınmaz. Sayfa 4

5 LABORATUVAR KURALLARI Laboratuvarda mutlaka laboratuvar önlüğü ile çalışılmalıdır. Laboratuvar önlüğü tercihan yanmayan kumaştan, normal uzunlukta ve uygun bedende olmalıdır. Uzun saçlar toplanmalı, ya topuz yapılmalı veya yanmaz bone içine alınmalıdır. Ayakkabılar laboratuvarda çalışmaya uygun olmalı, burnu açık ayakkabı giyilmemelidir. Laboratuvarda herhangi birşey yenilip içilmemeli (özellikle sigara), çalışırken eller yüze sürülmemeli, ağıza herhangi birşey alınmamalıdır. Kullanıldıktan sonra her bir eşya, alet veya cihaz belli ve yöntemine uygun biçimde temizlenerek yerlerine kaldırılmalıdır. Atılacak katı maddeler çöp kutusuna atılmalıdır. İşi bitmiş, içinde sıvı bulunan beher, erlenmayer, tüp gibi temizlenecek cam kaplar da lavaboya konulmalı, masa üzerinde bırakılmamalıdır. Su, gaz muslukları ve elektrik düğmeleri, çalışılmadığı hallerde kapatılmalıdır. Malzemeler kendi malınızmış gibi kullanılmalıdır. Çalışmalarda dikkat ve itina ön planda tutulmalıdır. Laboratuvarda başkalarının da çalıştığı düşünülerek gürültü yapılmamalıdır. Asla şaka yapılmamalıdır. Laboratuvarda meydana gelen her türlü olay, ilgili araştırma görevlisine anında haber verilmelidir. İlgili araştırma görevlisinin izni olmadan hiçbir madde ve malzeme laboratuvardan dışarı çıkarılmamalıdır. Katı haldeki maddeler şişelerden daima temiz bir spatül veya kaşıkla alınmalıdır. Aynı kaşık temizlenmeden başka bir madde içine sokulmamalıdır. Şişe kapakları hiçbir zaman alt tarafları ile masa üzerine konulmamalıdır. Aksi taktirde, kapak yabancı maddelerle kirleneceği için tekrar şişeye yerleştirilince bu yabancı maddeler şişe içindeki saf madde veya çözelti ile temas edip, onu bozabilir. Sayfa 5

6 Kimyasal maddeler gelişigüzel birbirine karıştırılmamalıdır, çok büyük tehlike yaratabilir. Organik çözücüler ve uçucu sıvılar lavaboya dökülmemelidir. Tartım veya titrasyon sonuçları küçük kağıtlara yazılmamalıdır. Bu kağıtlar kaybolabilir ve analizin tekrarlanması zorunluluğu ortaya çıkabilir. Laboratuvarda çalışmalar için özel bir defter tutulmalıdır. Yapılan çalışma ve gözlemler mutlaka kaydedilmelidir. Şişelerin kapak veya tıpaları değiştirilmemelidir. Çözelti şişelere doldurulurken dörtte bir kadar kısım genişleme payı olarak bırakılır. Etiketsiz bir şişeye veya kaba, kimyasal madde konulmaz. Ayrıca boş kaba kimyasal bir madde koyunca hemen etiketi yapıştırılmalıdır, bütün şişeler etiketli olmalıdır. Üzerinde etiketi olmayan şişelerdeki kimyasal maddeler, deneylerde kesinlikle kullanılmamalıdır. Zehirli ve yakıcı çözeltiler, pipetten ağız yolu ile çekilmemelidir. Bu işlem için vakum ya da puar kullanılmalıdır. Benzin, eter ve karbonsülfür gibi çok uçucu maddeler ne kadar uzakta olursa olsun açık alev bulunan laboratuvarda kullanılmamalıdır. Eter buharları 5 metre ve hatta daha uzaktaki alevden yanabilir ve o yanan buharlar ateşi taşıyabilir. Sülfürik asit, nitrik asit, hidroklorik asit, hidroflorik asit gibi asitlerle bromür, hidrojen sülfür, hidrojen siyanür, klorür gibi zehirli gazlar içeren maddeler ile çeker ocakta çalışılmalıdır. Tüm asitler ve alkaliler sulandırılırken daima suyun üzerine ve yavaş yavaş dökülmeli, asla tersi yapılmamalıdır. Laboratuvarda, özellikle kilitlenmiş bir yerde yalnız çalışılmamalıdır. Her türlü olasılıklara karşı, tek başına çalışan kişi yapacağı işleri bir başkasına önceden anlatmalı ve sürekli haber vermelidir. Kimyasallar taşınırken iki el kullanılmalı, bir el kapaktan sıkıca tutarken, diğeri ile şişenin altından kavranmalıdır. Desikatör taşınırken mutlaka kapak ve ana kısım birlikte tutulmalıdır. Desikatör kapakları arasıra vazelin ile yağlanmalıdır. Sayfa 6

7 Gözler, hassas terazide tartma gibi işlemler dışında daima korunmalıdır. Emniyet gözlükleri takmak yararlıdır. Gazlardan dolayı gözlerin herhangi bir tahrişinde buna engel olmak için sık sık gözleri soğuk su ile yıkamak veya bol su akıtmak gereklidir. Asit, baz gibi aşındırıcı yakıcı maddeler deriye damladığı veya sıçradığı hallerde derhal bol miktarda su ile yıkanmalıdır. Çalışma bittikten sonra eller sabunlu su ve gerektiğinde antiseptik bir sıvı ile yıkanmalıdır. RAPOR YAZIM FORMATI Deney raporları, öğrencinin yapmış olduğu deneyi anlayıp anlamadığını ölçmede olduğu kadar deney hakkında bilinmesi gereken temel kavram ve bilgileri de içerdiğinden önemli bir temel kaynak olacak nitelikteki belgelerdir. Bu sebeple, yazılan raporların tertipli, düzenli olması kadar içeriğinin dolgun ve tatmin edici doğru bilgilerle de dolu olması sonraları açıp okunduklarında faydalı bir kaynak olabilmeleri açısından son derece önemlidir. Bundan dolayıdır ki deney raporları hafife alınmamalı, yazılırken gereken hassasiyetin, titizliğin ve önemin verilmesi gereklidir. Deney raporu yazılırken, rapordaki bilgilerin tam ve eksiksiz olmasına; eksik veya yanlış ya da fazla veya tekrar bilgilerin yer almamasına; Türkçe imlâ kurallarına uyulmasına ve kurulan cümlelerde geniş zaman edilgen yüklemlerin kullanılmasına azamî derecede dikkat edilmelidir. 1. Kapak sayfası Kapak sayfasında mutlaka şu bilgilere yer verilmelidir; Dersin ismi, Grup no, Deney no, Deney ismi, Deney tarihi, Öğrenci no.ları, Öğrenci isimleri 2. Deneyin amacı Bu başlık altına kısa, sade ve net bir biçimde deneyin amacı yazılır. (Deney ne için yaptık??) Sayfa 7

8 3. Deneyin anlamı, önemi ve teorik bilgiler Bu bölümde deneyin anlam ve önemi üzerinde durulur, Gıda Mühendisliğindeki kullanım amaçlarından, faydalarından ve diğer gerekli temel bilgilerden bahsedilir. Bu bölüme yazılanlar konunun temelini teşkil etmeli, fazla, gereksiz ve tekrar bilgilerden kaçınılmalı, sade ve net bir şekilde yazılmalıdır. Bu bölüme deney hakkında bilinmesi gereken temel bilgiler de yazılmalıdır (Bu bölümde yazılacak olan temel bilgiler kesinlikle kaynak gösterilerek yazılmalı ve rapor sonunda kaynaklar BELİRTİLMELİDİR. Deney föyünde bulunan bilgilerin aynısının tespit edilmesi durumunda ilgili bölümden kesinlikle puan alınmayacaktır). 4. Deney Düzeneği 4.1.Kullanılan araç ve gereçler Deneyde kullanılan aletlerin isimleri yazılır. 4.2.Kullanılan kimyasallar Deneyde kullanılan kimyasal maddeler kimyasal formülleri ile birlikte verilir. 5. Deneyin Yapılışı Bu bölümde deneyin yapılışı anlatılır. Yapılan her bir deneyin bir standart yapılış şekli ile genel bir anlatım ve yazım şekli vardır. Bunlar deney esnasında deney sorumluları tarafından öğrenciye anlatılmaktadır. Gerekirse literatürden araştırma yapılabilir. Deney esnasında anlatılan genel deney yapılış şekli bu bölüme aynen yazılır. Genel yapılış şekli anlatıldıktan sonra yapılmış olan deneye ait yapılış bilgileri verilir. Örnek; Yapılan deneyde 300 ml lik meyve suyu numunesi kullanılmıştır. Alınan numunenin ph sı 6,3 olarak ölçülmüş ve numune 500 er ml lik 6 adet behere eşit olarak bölünmüştür. (yapılmış olan deney anlatılırken örnekte görüldüğü üzere edilgen bir dil kullanılmalıdır ve yapılan deneyin sayısal ve hususî bilgileri verilmelidir). 6. Hesaplamalar Bu bölüme gerekirse deney esnasında yapılan, yapılmasına ihtiyaç duyulan hesaplamalar ve grafikler verilerek açıklamalarda bulunulur. 7. Değerlendirme ve Yorum Bu bölüm öğrencinin yapmış olduğu deneyi anlama ve özümsemesini ölçtüğü için oldukça önemlidir. Deney sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi de bu Sayfa 8

9 bölümde yapılır. Öğrenci yapılan deneyi ve çıkan sonuçları kendi gözüyle değerlendirir. Sebep - sonuç açıklamasında bulunur. Deney yapılırken kafalarda oluşan soruların cevapları aranır ve yazılır. 8. Kaynaklar Rapor hazırlanırken kullanılan kaynaklar bu bölümde belirtilmelidir. Deney Notunun Hesaplanması Bölümler Puan Deneyin Amacı 5 Deney Raporunun Formata Uygunluğu 15 Deneyin Anlamı, Önemi ve Teorik Bilgiler 10 Deneyin Yapılışı 30 Yorum 40 Toplam = 100 UYARI : Deneyin anlam, önemi ve teorik bilgiler bölümünde, metin içerisinde kullanılan kaynaklar köşeli parantez ile numaralandırılarak gösterilecektir. Örnek; Yağların bir gramının 9 kcal enerji verdiği bilinmektedir [1]. Kaynaklar kısmında ise bu kaynağın ne olduğu açıkça belirtilmelidir. [1] Orhon, D., Tünay, O., Germirli, F., Artan, N., Sözen, S., Taşlı, R., Çokgör, U.E., Görgün, E., Hassas Bölgelerde Atıksu Karakterizasyonu ve Arıtılabilirliği, Hassas Bölgelerde En Uygun Arıtma Teknolojileri ve Atıksu Yönetimi Sonuç Raporu, Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı, Türkiye, Eğer internet kaynağı kullanılıyorsa, kaynak kısmında bu durum şu şekilde belirtilmelidir; [2] Anonim, Besin değerleri tablosu, Süt ve Süt ürünleri, Erişim Tarihi: İnternet kaynaklarında yazarın adı biliniyor ise anonim kısmı yerine ilk önce yazarın soyadı açık bir şekilde, isminin ise baş harfi yazılarak kaynak belirtilmelidir. Yazardan sonra gelen tarih yazının yayınlandığı tarih olmalıdır. İnternet kaynaklarında bilimsel içeriği ağır basan siteler kullanılmalı, forum içeriği olan ya da belgeler.com gibi kimin paylaştığı belli olmayan dosyaları paylaşan sitelerden yararlanılmamalıdır. Sayfa 9

10 UYARI: Raporun tamamı, Times New Roman, 12 Punto, 2 yana yaslı ve 1.5 satır aralığı ile YAZILACAKTIR Sayfa 10

11 ÖDEV YAZIM FORMATI Yazım ve imla kurallarına dikkat edilmelidir. Devrik cümleler kurulmamalıdır. Her bir başlık ayrı ayrı numaralandırmalı, alt başlıklar ise 2 farklı numara kullanılarak numaralandırılmalıdır. Deney raporları bilgisayar çıktısı olmalı, elde yazılmamalıdır. Bilgisayar çıktısı üzerinde kalemle herhangi bir düzeltme yapılmamalıdır. Kapak sayfası mutlaka olmalıdır. Raporlar grup şeklinde yapılmalıdır. Raporların teslimi isteğe bağlı değildir, herkesin yapması gerekmektedir. Raporlar poşet dosya içerisinde teslim edilmelidir. Sayfalar mutlaka numaralandırılmalı, kapak sayfasına numara verilmemelidir. Rapor yazım formatında belirtilen kaynak yazım kurallarına mutlaka dikkat edilmelidir. Her bir deney raporunun teslim tarihi, en geç bir sonraki derstir. Yani ödev ve/veya raporların 7 gün içerisinde yapılması gerekmektedir. Sayfa 11

12 1. KURUTMA DENEYİ 1. GİRİŞ 1.1. KURUTMA İŞLEMİ Kurutma; ham, yarı işlenmiş ya da işlenmiş katı, sıvı ve yarı sıvı gıdaların yapılarındaki su oranının azaltılması işlemini tanımlamakta kullanılır. Başlangıç su miktarı üründen ürüne farklı olduğu gibi kurutulan üründe kalan su miktarı da ürüne göre farklılık gösterir. Gıdaların korunmasında en eski yöntemlerden biri olan kurutma ile gıdalar bozulmadan çok uzun süre saklanabilmektedir. Bu yöntemle korumanın; nedeni su etkinliğinin (aktivitesinin) düşürülerek mikroorganizmanın bozulmaya neden olabilmesi için ihtiyaç duyduğu serbest suyun bulunmaması ve istenmeyen çeşitli kimyasal değişimlere neden olan enzimlerin susuz ortamda aktivite gösterememesidir (Saldamlı ve Saldamlı, 1990). Kurutma genel olarak doğal ve yapay kurutma olmak üzere ikiye ayrılmaktadır Doğal Kurutma: Bu yöntemde, güneş ısısından yararlanılır ve kuruma işlemi kendi kendine gerçekleşir. Ancak kurutma işleminin çok yavaş gerçekleşmesi, gıdadaki su oranının %15 in altına düşürülememesi, kurutmanın açıkta gerçekleştirilmesi ve geniş alanlara ihtiyaç duyulması doğal kurutma yönteminin uygulanabilirliğini sınırlar Yapay Kurutma: Bu yöntemde kurutma işlemi, kapalı alanlarda ve kontrol altında yapılmaktadır. Kurutma, buharlaşma gizli ısısının verilerek gıdadaki suyun uzaklaştırılması ile gerçekleşir. Bu nedenle kurutma işlemini kontrol eden iki mekanizma vardır: a) Gerekli buharlaşma gizli ısısının sağlanması amacıyla gıdaya ısı transferi b) Su veya su buharının gıdada ve daha sonra gıda dışına taşınımı yani kütle transferi Kurutma sırasında ısı transferi, kondüksiyon (iletim), konveksiyon (taşınım) veya radyasyon (ışınım) ile olabilmektedir. Konveksiyonla kurutmada suyun buharlaşması için gerekli ısı, hava gibi bir gaz tarafından taşınır. Sıcak hava kurutulacak maddenin içinden, üzerinden geçirilir. Tünel, akışkan yatak ve püskürtmeli kurutucular bu yöntemin değişik uygulamalarıdır. Kondüksiyonla kurutma yönteminde ısı, kurutulacak maddeye temas ettiği sıcak yüzeyden taşınır. Valsli kurutucular bu yöntemin en yaygın uygulamalarıdır. Radyasyonla kurutmada ısı bir radyasyon alanından ulaştırılır. Gıdaların kurutulmasında yaygın bir yöntem değildir. Bu üç yönteme ek olarak kurutulacak maddenin basıncı gittikçe Sayfa 12

13 düşen bir hücrede tutularak ısıtmaya gerek kalmaksızın suyun buharlaşmasının sağlandığı vakum kurutma da kullanılabilmektedir (Cemeroğlu ve Acar, 1986). Kurutulacak gıdanın hangi formda olduğuna veya yüksek ısının gıdalarda neden olacağı değişimlere göre kurutma yöntemi belirlenir (Saldamlı ve Saldamlı, 1990). Kurutma sırasında meydana gelen değişiklikler ise aşağıdaki başlıklar altında sıralanabilir (Cemeroğlu ve Acar, 1986). a) Kuru madde birikimi: Suyun katı içerisindeki hareketi sıvı hareketi şeklinde ise kuruma sırasında yüzeye sıvı ile beraber kuru madde de taşınır. Yüzeyde toplanan kuru madde iç derişim farkından dolayı yüzeye taşınmaktadır. Bu şekilde kuruma sırasında ürünün iç kısmında veya yüzeyinde kuru madde toplanabilmektedir. b) Kabuk bağlama: Kurumanın ilk aşamalarında yüksek sıcaklık uygulanırsa ürün yüzeyi hızla kurur. İç kısımlar hala ıslak olduğundan kuru üst yüzeyin yaptığı basınca direnç gösterir. Kuruyan üst yüzey büzüşmez ve ürün yüzeyinde sert bir kabuk oluşturur. Kuruma hızı birdenbire düşer, iç kısımlarda da tam kuruma sağlanamaz. c) Kitle yoğunluğunda değişmeler: Ilımlı kurutma koşullarında kurutulan nemli gıdada tüm kitle beraberce kurur ve tüm üründe düzgün bir buruşma meydana gelerek kitle yoğunluğu (materyalin birim hacminin ağırlığı) yükselir. Ürün hacmi düşük, depolama kararlılığı yüksek, taşıma ve depolama giderleri düşüktür. Hammadde olarak kullanıma daha uygundur. Yüzeyde aşırı bir kuruma olacak şekilde hızlı bir kurutmada önce yüzey sonra iç kısımlar kurur. Kurumuş dış yüzey büzüşmez, bu nedenle ürün içerisinde boşluklar olur. Bunlar su alma yeteneği yüksek, tüketici tarafından tercih edilen ama depolama ve taşıma maliyeti yüksek ürünlerdir. d) Kurutulmuş ürünün su alma yeteneği: Rehidrasyon, kurutulmuş ürünün neminin geri kazandırılması olayıdır. Kurutma esnasında materyalde meydana gelen değişmeler ve rehidrasyon koşulları işlemi etkilediğinden göz önünde bulundurulmalıdır. e) Esmerleşme: Maillard reaksiyonları olarak bilinen enzimatik olmayan esmerleşme reaksiyonları % 2 nemin altında gerçekleşmezken, % nem oranında en üst düzeyde gerçekleşir. f) Besin değerinde azalma: Suda eriyen bazı vitamin ve uçucu öğelerde azalma meydana gelir. Sayfa 13

14 1.2. KURUTMA OLAYININ FİZİKSEL TANIMI Su gıdalarda serbest su, bağlı su ve tutuklu su olarak bulunur. Kurutma işleminde gıdadan uzaklaştırılan serbest sudur. Kurutma olayı, katı materyalden taşıyıcı ortama (genellikle sıcak hava) kütle transferi şeklinde meydana gelir. Bu kütle transferi için itici güç, katının toplam nem içeriğiyle denge nemi arasındaki farktır. Sıcak hava materyalden uzaklaştırılacak suya gerekli buharlaşma gizli ısısını sağlar ve aynı zamanda buharlaşma yüzeyi yakınlarında oluşan su buharına taşıyıcılık yaparak nemi uzaklaştırır. Islak katının kuruma davranışı, kuruma olayının başlangıcından itibaren zamana karşı materyalin ortalama nem içeriğinin grafiğe geçirilmesi ile tanımlanır (Geankoplis, 1993). Şekil 1 de ıslak bir katı için tipik kuruma eğrisi görülmektedir. Kuruma hızı, kg su/h m 2 R,Kuruma Hızı (kg su/m 2 sa) Azalan Hız Bölgesi Azalan hız C Sabit Hız Bölgesi Sabit hız B A A D E X, Serbest Nem İçeriği ( kg su/kg km) X c Serbest nem içeriği, kg su/kg kuru madde Şekil 1. Tipik kuruma eğrisi Kuruma sırasında görülen evreler üç kısımda incelenir. I) Geçiş Bölgesi: Bu evre, katının yüzey koşullarının kurutucu havayla dengeye geldiği geçiş süresini temsil eder. A noktasında başlangıçtaki serbest nem değeri gözlenir. Başlangıçta ortamdan daha soğuk olan ıslak katı ısındıkça buharlaşma hızı artar. Katı, ortamdan daha sıcak ise hız eğrisi A noktasından başlar. II) Sabit Hız Bölgesi: Bu evre boyunca, katı içindeki suyun yüzeye hareket hızı, yüzeyden suyun buharlaşma hızına eşit olduğundan katının yüzeyi suya doygun halde kalır. Materyalin yüzeyi başlangıçta ince bir su tabakasıyla kaplı gibidir. Önce bu tabaka buharlaşmaya başlar. Başlangıçta çok hızlı bir buharlaşma olur, ancak daha sonra yüzeyde oluşan buhar nedeniyle yavaşlar. Verilen hava şartları altında kuruma hızı ürünün fiziksel özelliklerinden bağımsız, fakat başlangıç nemi ve çevre koşullarına bağlı olarak değişir. Şekil 1 de görüldüğü gibi B Sayfa 14

15 noktasında yüzey sıcaklığı denge değerine ulaşır. BC noktaları arasında kuruma hızı sabittir ve sabit kuruma hızı bölgesi olarak adlandırılır. Islak katı gözenekli bir yapıya sahipse yüzeye su taşınımı daha kolay olduğundan kurumanın büyük bir kısmı bu aşamada gerçekleşir. Gıdanın yüzeyinde buharlaşan nem bittiğinde sabit hız evresi sona erer ve bu noktadaki nem içeriği ''kritik nem içeriği'' olarak tanımlanır. III) Azalan Hız Bölgesi: Sabit hız bölgesinden sonra buharlaşma, maddenin içinde oluşmaya başlar. Yüzeye yakın bölümler iç kısımlara göre daha fazla su kaybettiklerinden kuruyan maddenin dış yüzeyinde kabuk bağlama, buruşma, çatlama ve kurumalar meydana gelir. Bu dönemde buharlaşan nem miktarı azalır. Yüzeyin kurumasını da içeren bu ikinci bölgeye (CD-DE) azalan hız bölgesi denilmektedir. Yüzeyin tamamen kuruduğu D noktasına kadar birinci azalan hız bölgesi devam etmektedir. D noktasından itibaren ikinci azalan hız bölgesi başlar. Buharlaşma için ısı katı boyunca buharlaşma bölgesine aktarılır. Buharlaşan su katı boyunca hava akımına doğru hareket eder. Bu durum denge nem değerine ulaşılana kadar devam eder (Geankoplis, 1993). Nemin katının yüzeyine taşınma yolları sabit ve azalan kuruma bölgelerinde değişmektedir. Bu konuda çeşitli kuramlar bulunmaktadır. Bunlar; A) Sıvı difüzyon teorisi: Bu teoride katının derinlikleri ile yüzeyi arasında derişim farkı olduğunda sıvı difüzyonu meydana gelir. Bu durum, su ile tek fazlı solüsyon oluşturan hamur, sabun, jelatin, tutkal gibi gözeneksiz yapıdaki katılarda görülür. B) Gözenekli katılarda kılcal hareket: Çamur, kum, toprak, boya pigmentleri ve mineraller gibi gözenekli katılarda görülür. Gözenekli katı çeşitli gözenek büyüklüklerinde kanallar ve birbiriyle ilişkili gözenekleri içerir. Su buharlaşırken katının derinliklerinde her bir gözenek içinde sıvı suyun bir menisküsü oluşur. Bu durum katı ve su arasındaki ara yüzey gerilimi tarafından kılcal kuvvetleri oluşturur. Bu kuvvetler yüzeye gözenekler boyunca suyun hareketi için sürücü güç sağlar. Küçük gözenekler, büyük gözeneklerin oluşturduğundan daha büyük kuvvetler oluşturur (Geankoplis, 1993) Sabit kuruma hızını etkileyen faktörler: a) Havanın hızı: Kondüksiyon ve radyasyon ile olan ısı transferinin ihmal edildiği durumda kuruma hızı ısı transfer katsayısı ve dolayısıyla havanın akış hızından etkilenmektedir. Radyasyon ve kondüksiyon olduğu durumda havanın etkisi daha azdır. b) Havanın nemi: Havanın nemi azalırsa ıslak termometre sıcaklığı düşer ve sabit kuruma hızı artar. Sayfa 15

16 c) Havanın sıcaklığı: Havanın sıcaklığı artırılırsa ıslak termometre sıcaklığı ve sabit kuruma hızı artar. d) Kurutulan katının kalınlığı: Katının kalınlığı arttıkça su difüzyonu zorlaşacağından kuruma hızı yavaşlamaktadır MATEMATİKSEL MODELLEME X t W Ls kg su Ls kg km (1) X t : Herhangi bir andaki nem içeriği W: Nemli katı ağırlığı L s : Kuru madde ağırlığı X X X t e (2) X: Serbest nem miktarı X e : Denge nem miktarı Sabit Hız Bölgesi için Kuramsal Kuruma Süresinin Hesaplanması: t c s d( X1 X 2) h ( T T ) c a s elde edilir. (3) t c : Sabit hız kuruma süresi ρ s : Kuru madde yoğunluğu : Buharlaşma gizli ısısı h c : Isı transfer katsayısı d: Kalınlık T a : Havanın kuru termometre sıcaklığı T s : Kuruma yüzeyinin sıcaklığı Sayfa 16

17 Deneysel Kuruma Eğrisini Kullanarak Sabit Hız Bölgesi için Kuruma Süresinin Hesaplanması: Deneysel olarak elde edilmiş serbest nem-zaman grafiği kullanılarak kuruma süresi kolaylıkla belirlenebileceği gibi kuruma hızı-zaman grafiğinden de bulunabilir. Bu amaçla; Ls dx R A dt (4) R: Kuruma hızı A: Kuruma yüzey alanı t 1 =0 X=X 1 t 2 = t X=X 2 Eşitlik (4) yukarıdaki sınır koşulları için integre edilirse; t t2t X2 Ls dt A t10 X1 dx R (5) Eğer X 1 ve X 2, kritik nem (X c ) içeriğinden büyükse, R=R c =Sabit olur. Sabit hız bölgesi için kuruma süresi; L olarak hesaplanır. (6) s tc X 2 X1 ARc R c : Sabit kuruma hızı Deneysel Kuruma Eğrisini Kullanarak Azalan Hız Bölgesi için Kuruma Süresinin Hesaplanması: X2 s L dx t A R X1 (7) Azalan hız bölgesinde kuruma hızı sabit olmamasından dolayı Eşitlik (7) den yola çıkılarak 1 -X R grafiğindeki eğrinin altında kalan alan hesaplanır ve deneysel kuruma süresi bulunur. t f : Azalan hız bölgesi için kuruma süresi X c : Kritik nem miktarı Sayfa 17

18 X e : Denge nem miktarı Ancak bazı özel durumlarda izlenmesi gereken yol aşağıdaki gibidir: A) Eğer hız X in doğrusal bir fonksiyonu ise: R= ax+b R2 s dr s 1 L L R t ln a A (8) R a A R R1 2 R 1 = ax 1 +b ve R 2 = ax 2 +b a R X R X L X X s R t ln A R R R (9) B) Hız başlangıç noktasından geçen doğrusal bir fonksiyon ise: R=aX, dx=dr/a R 1 =R c X 1 =X c için; a=r c /X c ise, Ls X c Rc t ln A R R elde edilir. (10) c 2 Eğimler eşit olduğu için; a= R c /X c =R 2 /X 2 = R c /R 2 =X c /X 2 t L X A R X ln X s c c c 2 (11) R X Rc X c (12) Difüzyon katının derinlikleri ile yüzeyi arasında derişim farkı olduğunda gerçekleşir. Genellikle gözeneksiz katılarda görülür. Azalan hız bölgesinde de nemin taşınımı difüzyonla olur. Sadece tek yüzeyden kuruyan, nemin iç hareketini sıvı difüzyonunun kontrol ettiği dilim şeklinde bir katı için; X X e exp Dt / 2d exp 9 Dt( / 2 d)... 2 Xc Xe 9 (13) Sayfa 18

19 t nin büyük değerleri için; X X 8 exp Dt / 2 d 2 e 2 Xc Xe X X e ln ln 8/ / 2 Xc Xe 2 Dt d 2 veya (14) (15) D: Difüzyon katsayısı d: Toplam kalınlık (eğer kuruma sadece yüzeyden ise) d=1/2 Toplam kalınlık (eğer her iki yüzeyden kuruma gerçekleşiyorsa) Sayfa 19

20 2. MATERYAL ve YÖNTEM 2.1. MATERYAL Etüv, terazi, termometre, kronometre, pamuk, bıçak, iplik, tel, mezür (10 ml), küçük petri kutusu, gıda materyali (patates) 2.2. YÖNTEM Kurutma proseslerinde en önemli basamak kuruma süresinin hesaplanmasıdır. Bu amaçla prosesin çeşitli parametreleri belirlenmelidir. Bu deney bir gıdanın laboratuvar ölçekli olarak etüvde kurutulması sırasında kuruma hızını, kuruma zamanını ve kurumayı etkileyen faktörleri belirlemek ve karakteristik kuruma eğrilerini çizmek amacıyla yapılacaktır. Deneyde bir gıda örneğinin kuruma davranışı inclenecektir. Fiziksel boyutun etkisinin incelenmesi için de aynı gıdanın, farklı iki fiziksel boyuttaki (dilimlenmiş ve rendelenmiş) örnekleri kullanılacaktır Ön hazırlık Dilim halinde hazırlanan patates ve rendelenmiş patates ilk ağırlıları alındıktan sonra 105 o C etüvde sabit tartıma gelene kadar bekletilir. Gerekli hesaplamalar yapılarak örneklerin kuru madde miktarları hesaplanır. (Sorumlu grubun deneyden bir gün önce, örnekleri ile birlikte gelmeleri gerekmektedir.) Deneyin yapılışı Etüv sıcaklığı 60C ye ayarlanır. Belirli kalınlık ve çapta kesilen nemli ağırlığı ölçülen gıda örneği bir telin ucuna asılarak etüvün ortasındaki düzeneğe yerleştirilir. Ayrıca petri kabına, rendelenmiş ve kabın yüzeyine iyice yayılmış örneğin ağırlığı ölçülür ve örnek etüve yerleştirilir. Dilim ve rendelenmiş örnekler için 10 dak aralıklarla ağırlık ölçümü yapılır. Mezüre belirli hacimde saf su konulur. Sıcaklığı 60C olan etüve yerleştirilir ve 10 dak aralıklarla hacimdeki değişim gözlenir. Sayfa 20

21 3. RAPORDA İSTENENLER: Tablo 1 in oluşturulması, Tablo 2 nin oluşturulması, Zamana karşı ölçülen nemli ağırlık (W) değerlerinin grafiği, Zamana karşı serbest nem(x) miktarı grafiği, Kuruma hızı (R) ve serbest nem miktarı (X) grafiği; (Bu grafikten kritik nem içeriği (X c ) belirlenecektir.) Zamana karşı kuruma hızı (R) grafiği; (Bu grafikten sabit hız bölgesi, azalan hız bölgesi için deneysel kuruma süreleri belirlenecektir.) Su için R-t grafiği çizilecek. (Sabit hız bölgesinin net olarak görülmesi için) Sabit hız bölgesi için kuramsal kuruma süresinin hesaplanması, Hesaplanan kuramsal sabit hız bölgesi için kuruma süresinin grafikten okunarak, belirlenen deneysel kuruma süresiyle karşılaştırması ve farklılığın nedenlerinin tartışılması, Materyalin özelliklerinin kuruma koşulları üzerine etkilerinin tartışılması, R-X ve 1/R-X grafiklerinin çizilmesi, Uygun grafikler çizilerek difüzyon katsayısının (D) belirlenmesi. Tablo 1: Kurutulan gıdanın zamanla ölçülen ve hesaplanan değerleri Zaman, t Nemli t anındaki nem t anındaki serbest Kuruma hızı, R ağırlık, W miktarı, X t nem miktarı, X Sayfa 21

22 Tablo 2 : Su için zamanla ölçülen ve hesaplanan değerler Zaman, t Hacim, V Kütle, W Kuruma hızı, R 4. Simgeler X t : Herhangi bir andaki nem içeriği (kg su/kg km) X c : Sabit hız bölgesinin sonundaki kritik nem miktarı (kg su/kg km) X e : Denge nem miktarı (kg su/kg km) X: Serbest nem miktarı (kg su/kg km) W: Nemli katı ağırlığı (kg) L s : Kuru madde ağırlığı (kg km) t c : Sabit kuruma süresi (sa) t f : Azalan hız bölgesi için kuruma süresi (sa) T a : Havanın kuru termometre sıcaklığı (C) T s : Kuruma yüzeyinin sıcaklığı (C) ρ s : Kuru madde yoğunluğu (kg km/m 3 ) : Buharlaşma gizli ısısı (kj/kg) h c : Isı transfer katsayısı (W/m 2.K) D: Difüzyon katsayısı (m 2 /sa) d: Kalınlık (m) A: Kuruma yüzey alanı (m 2 ) R : Kuruma hızı (kg su/sa.m 2 ) R c :Kritik kuruma hızı (kg su / sa.m 2 ) Sayfa 22

23 2. BİTKİSEL YAĞLARIN ÖZGÜL SOĞURMA DEĞERLERİNİN BELİRLENMESİ Genel Bilgi: Özgül absorbans, yağın oksidasyon seviyesini gösteren bir parametre olup, spektrofotometre cihazı kullanılarak UV ışığında değişik dalga boylarında yağın ışığı absorbe etmesi prensibi ile çalışılan analiz yöntemidir. Yağın oksidasyon reaksiyonu; bir veya daha fazla çift bağ içeren bileşiklerde meydana gelir. Yağların rafinasyon sırasında yüksek sıcaklığa maruz kalması ile konjuge dien sistemleri oluşacak yönde oksidasyon gelişir. Çoklu doymamış yağ asitlerinden hareketle oluşan hidroperoksitler konjugasyonun oluşmasına yol açar. Bu oluşum UV spektrumunda kolaylıkla belirlenir. 232 nm dalga boyu ölçümleri yağın konjuge dien çift bağlarının göstergesidir. Oksidasyonun ikincil ürünleri yani keton grubu iki çift bağ ile konjuge olmuş karbonilik bileşikler yani konjuge trienler 270 nm de maksimum absorbsiyon verirler. Zeytinyağı İçin Özgül Absorbans Değerleri Zeytinyağının, düşük çoklu doymamış yağ asit içeriği ve alfa-tokoferol, hidroksitirosol, tirosol, kafeik asit, p-kumarik asit ve diger fenolik bilesikler gibi doğal antioksidanları içermesinden dolayı oksidasyona karsı dirençli olduğu bilinmektedir. Fakat diğer bitkisel yağlarda olduğu gibi zeytinyağı da oksidasyona karsı duyarlıdır. Peroksit sayısı, oksidasyon birinci basamak ürünleri olan hidroperoksitlerin konsantrasyonunun ölçümü için uygulanan ve yaygın olarak kullanılan yöntemlerden biridir. Zeytinyağlarının 232 ve 270 nm de ölçülen özgül absorbans değerleri, oksidasyona dayanıklılıklarının bir ölçütü olarak değerlendirilen önemli bir kalite kriteridir. 232 nm de ölçülen özgül absorbans değeri, oksidasyonun birinci basamağı olan hidroperoksitlerin ve konjuge dienlerin; 270 nm de ölçülen özgül absorbans değeri de oksidasyonun ikinci basamağı olan karbonilik bileşikler ile konjuge trienlerin göstergesidir. E değeri ise zeytinyağlarının asit aktivite ağartma toprakları ile işlenip işlenmediğinin belirlenmesinde kullanılan ve rafine ya da pirina varlığının tespit edildiği önemli bir kriterdir. Oluşan birincil ve ikincil oksidasyon ürünleri 232 nm ve 270 nm de okunur. Konjuge dien oluşumu arttıkça 232 nm deki özgül soğuma değeri artar. 270 nm de özgül soğurma değeri Sayfa 23

24 ise aldehit ve ketonların oluşumuna (acılık, istenmeyen uçucu aroma bileşenleri) paralel olarak artış gösterir. Konjuge dienler; 2 tane konjuge çift bağ içerenlere denir. 3 tane konjuge çift bağ içerenlere konjuge trienler denir. Deneyin İlkesi: Bu yöntem yağların dien ve trien değerlerinin belirli bir çözgen ile çözülmesinden sonra kör (çözgen) e karşı 232 ve 268 nm de dalga boylarında spektrofotometrik olarak belirlenmesi esasına dayanmaktadır. Kullanılan Kimyasallar: Iso-oktan veya siklohekzan Araç Gereçler: Spektrofotometre-Kuartz küvetler-balon joje (25 ml lik)- Karıştırıcı. İşlem: 0.25 g örnek 25 ml'lik balon jojeye tartılır. Tartım kaydedilir. balon joje uygun çözücü azar azar ilave edilerek yağın çözülmesi sağlanır. Balon çizgisine kadar çözücü ile tamamlanır. spektrofotometrede okuma yapabilmek için balon jojedeki karışımın berrak olması şarttır. Spektrofotometrede öncelikle çalışılması gereken dalga boyları (232 ve 268) girilir ve cihaz sıfırlanır. Okuma yapılır. okuma değerleri arasında olmalıdır. eğer bu aralığa gelmiyorsa seyreltme veya yoğunlaştırma yoluna gidilir. Sayfa 24

25 Hesaplama ve Değerlendirme ı ö ü ğ ğ ı ğ çö şı Zeytinyağı için kullanılan değeri; Sayfa 25

26 3. BİTKİSEL YAĞLARDA SABUNLAŞMA SAYISI 1. GENEL BİLGİ Esterlerin su alarak alkol ve asitlere ayrışması reaksiyonudur. Sabunlaşma esterleşmenin tersi olan bir reaksiyondur. Sabunlaşma denilince esterlerin Hidrolizi akla gelmektedir. Bu tepkimenin gerçekleşmesi için hidroksitlerin sulu çözeltisi daha doğru Natriıum hidroksit ya da esterleri parçalaya bilen özel enzimler gerekmektedir. Bitkisel ya da hayvansal yağların sabunlaşması sonucu üç değerli bir alkol olan Gliserin ile yağ asidi oluşur. Sabunlaşma sodyum hidroksit ya da potasyum hidroksit ile yapılırsa yağ asidi yerine bunun sodyum tuzu (beyaz sabun) ya da potasyum tuzu (arap sabunu) elde edilir. Sabunlaşma temelde bir çeşit Hidroliz reaksiyonudur. Sabunlaşma sayısı, 1 g yağın sabunlaşması için gerekli olan KOH ın mg cinsinden ağırlığıdır. Yağların sabunlaşma sayısı, yağ asitlerinin zincir uzunlukları, dolayısıyla molekül ağırlıkları ile ters orantılıdır. Yani uzun zincirli yağ asitlerinin esterleri olan yağların sabunlaşma sayıları, kısa zincirli olanlarınkinden daha düşüktür. Bütirik, kaproik, kaprilik, laurik asit esterleri olan tereyağında sabunlaşma sayısı yüksektir. ( ). Hindistan cevizi (255) ve hurma (245) yağları gibi bazıları hariç bitkisel yağların sabunlaşma sayıları 200 ün altındadır. Sabunlaşma sayısı bilinen bir yağın yaklaşık molekül ağırlığı hesaplanabilir. Örneğin; sabunlaşma sayısı 190 olan bir yağın yaklaşık molekül ağırlığı; Molekül ağırlığı ne olursa olsun 1 mol yağı sabunlaştırmak için aşağıdaki denklem gereğince 3 mol (yani 56x3 = 168 g = mg ) KOH gereklidir. Sabunlaşma sayısı 190 demek, 1 g yağı sabunlaştırmak için 190 mg KOH gerekli demektir. O halde yağın molekül ağırlığı /190 = 831 demektir. CH2---COO---R CH2---OH CH ---COO---R + 3 KOH 3R-COOK + CH ---OH CH2---COO---R CH2---OH Sabunlaşma sayısı yağın ortalama molekül ağırlığını gösteren ya da yağ molekülünde bulunan yağ asitleri hakkında bir fikir veren değerdir. Kısa zincirli yağ asitli yağların sabunlaşma sayısı uzun zincirli yağ asitli yağlarınkinden daha büyük olmaktadır. Deneyin amacı, yağın saflık derecesini ve kullanım amaçlarını belirlemektir. Asit sayısının aksine yağlar için karakteristiktir. Sayfa 26

27 Tablo 1 Çeşitli yağların sabunlaşma sayıları Yağ Çeşidi Sabunlaşma Sayısı Zeytinyağı 190 Palm Yağı Kolza Yağı Bitkisel Yağlar DENEYİN İLKESİ Deneyin prensibi 1 g yağın sabunlaşması için gerekli KOH ın mg olarak ağırlığı olan sabunlaşma sayısını tespit etmektir. Belirli bir miktar yağ numunesini, belirli miktarda ve ayarlı bir alkollü KOH ile kaynatılarak sabunlaştırılır. Sabunlaşma sonunda KOH in fazlası yine ayarlı bir asit çözeltisi ile titre edilerek, sabunlaşmada kullanılan KOH miktarı belirlenir. 3. KULLANILAN KİMYASALLAR Fenol fitaleyn (%1 lik etil alkolde)-0.5 N Etanollü KOH çözeltisi- 0.5 N HCl çözeltisi 4. İŞLEM Yaklaşık 2 g örnek g duyarlılıkla balona tartılır. Üzerine bir pipetle tam 25 ml 0.5 N etanollü KOH çözeltisi ilave edilir. Geri soğutucu düzenine bağlanır ve zaman zaman karıştırılmak suretiyle yavaşça kaynatılır. 1 saat geri soğutucuda kaynatılır. Balon geri soğutucu düzeneğinden alınıp sıcak haldeki sabun çözeltisine 4-5 damla fenol fitaleyn ilave edilerek 0.5 N HCL ile fenol fitaleynin kırmızı rengi tamamen kaybolana kadar titre edilir. 25 ml etanollü KOH ile birde tanık deney yapılır. 5. HESAPLAMA VE DEĞERLENDİRME = Tanık deneyde harcanan HCL miktarı, ml V= Örnek için harcanan HCL miktarı, ml m= Örnek miktarı, g N=HCL' nin normalitesi Sayfa 27

28 4. GIDALARDA RENK VE OBJEKTİF RENK ÖLÇÜM SİSTEMLERİ 1. Gıdalarda Renk Bir gıdanın ilk kalite kontrolü rengine bakılarak yapılır. Eğer renk tüketicide olumlu bir etki bırakmazsa gıdanın tadı, aroması, besin öğeleri miktarı vb. özellikleri ne kadar iyi olursa olsun o gıda olumsuz puan alır. Tüketici gıdaların belirli renkte olmasını ister. Domates kırmızı, limon sarı, salatalık yesil, portakal turuncu olarak algılanır. Meyve ve sebzelerin olgunlaşması ile renk arasında bağıntı vardır. Domatesin yeşilden kırmızıya dönmesi olgunlaşmayı, fasulyenin yeşilden sarıya dönmesi kartlaşmayı gösterir. Doku, tat ve kokudaki mikroorganizma veya enzim aktivitesi sonucu oluşan istenmeyen değişiklikler renk değişimi ile birlikte oluşur. Kırmızı etin kahverengiye dönüşmesi, çürüme, kararma, küflenme gibi. İşlem sırasında renk kaybı olmaktadır. Bu yüzden renk maddesinin gıdalara zorunlu durumlarda katılması günümüzde teknolojinin bir parçası haline gelmistir. Gıda Sanayinde Renk Ölçümünün Amaçları: Kullanılan yapay renkler ile istenilen renk görünümünün sağlanıp sağlanamadığı (kabul edilebilirlik, homojenlik-tekdüzelik, tekrarlanabilirlik) Doğal pigmentlerin ölçümü, Ekonomik değerin bir indeksi (göstergesi) olarak, İşlem ve depolama aşamalarında rengin kontrolü (kayıp olup olmadığı) Gıdalara Renk Veren Bileşikler Gıdaların rengi kabuk ve iç dokularında bulunan pigmentlerle ilgilidir. Gıdalarda bulunan önemli pigmentler: Karotenoidler: Sitoplazmada kloroplast ve kromoplastlarda bulunan sarı kırmızı renk veren karoten, likopen, ksantofil pigmentleridir. Klorofil: Sitoplazmada kloroplastlarda bulunan yesil renk pigmentleridir Flavonoidler: Hücre vakuolünde erimis halde bulunan sarımtırak renkli antoksantin, kırmızı-mor renkli antosoyanin ve tanenlerdir (katesinler). Hemoglobin: Kana kırmızı renk veren metalloprotein yapısında pigmenttir. Miyoglobin: Kaslara kırmızı renk veren protein yapısında pigmenttir. Rengin Tanımı Renk cisimlerin yansıttığı ya da yaydığı ışığın gözle algılanmasına ilişkin özelliktir. Işık (=radyant enerji) saniyede km gibi çok büyük bir hızla yayılan dalga ya da foton denen parçacıklar topluluğudur. Doğada dalga boyu 30 nm (=nanometre) ile 3 km arasında değişen ışıklar vardır. İnsan gözü dalga boyu nm arasında olan ısıkları algıladığı için bu ısıklara görünür ısık (beyaz ısık) denir. Sayfa 28

29 Rengi ölçebilmek için üç adet parametre vardır. Renk bu üç parametrenin bir bileşimidir; 1. Hue: Rengin adıdır. Kırmızı,sarı,yeşil,mavi.. 2. Value: Rengin parlaklığıdır. Örneğin limon ve greyfurtun ikisi de sarıdır ama limon daha parlak görünür. 3. Chroma: Rengin canlılığı ya da yoğunluğu. Örneğin limon armuttan daha sarıdır yani daha yoğun bir rengi vardır. Beyaz ışık gerçekte kırmızı, mavi ve yeşil olmak üzere üç renktir. Baska renklerin karısımından elde edilemeyen bu renklere birincil renk denir. Birincil renk dısındaki renkler birincil renklerin karısımıdır. Bir cam prizmadan geçirilen beyaz ısık yedi renge ayrılır. Buna spektral dağılım denir. Spektral dağılımdaki yedi ana renk mor, lacivert, sarı, turuncu, mavi, yesil ve kırmızıdır. Cisimlerin renkleri; Işık kaynağına, Işığın dalga boyuna Cismi oluşturan maddenin yapısına bağlıdır. Bir ışık herhangi bir yüzeye düştüğü zaman Ya yansıtılır, Ya geçirilir, Ya emilir, Ya da kırılır. Eğer bir madde üzerine düsen ışığı emiyorsa ve hiç yansıtmıyorsa siyah, Işıktaki bütün renkleri eşit olarak yansıtıyorsa beyazdır. Işıktaki bazı renkleri emen bazılarını yansıtan cisimler yansıttığı ışığın renginde görünür. Renk Özellikleri 1. Açıklık koyuluk Isığın tümünü geçiren cisimler renksiz (geçirgen, transparan) Isığı emen (absorbe eden) ya da yansıtan cisimler ise opak olarak adlandırılır. Görünür ısığın cisim tarafından yansıma ya da emilmesi arasındaki iliskiye açıklıkkoyuluk(aydınlık değeri) denir 2. Renk niteliği Bazı cisimler belli dalga boyundaki ısınları absorbe ederken diğerlerini yansıtır. Bir cisim nm arasındaki belirli bir dalga boyundaki ısınları diğer dalga boyundaki ısınlara göre Sayfa 29

30 daha fazla yansıtıyorsa yansıttığı ısığa es değer renkte görünür. Örneğin; yaprak kırmızı ve mavi ısığı absorbe eder, yesil ısığı yansıtır ve yaprak yesil olarak algılanır. 3. Doymusluk(=kroma) Belirli bir dalga boyundaki ısığın yansıma miktarıdır. Günlük yasamda kıpkırmızı, sapsarı gibi ifadelerle rengin doymusluk özelliğini belirtiriz. 4. Parlaklık ve matlık Isık cisim üzerinden bütün açılardan eşit olarak yansıyorsa (yaygın yansıma) cisim mat (donuk) olarak, Belirli bir açıdan diğer açılara oranla daha kuvvetli yansıyorsa (yönsel yansıma) cisim parlak olarak görünür. GIDALARDA OBJEKTİF RENK ÖLÇÜM SİSTEMLERİ Renk, parlaklık, doymuşluk vb. özellikleri birbirinden farklı binlerce rengi sözcüklerle belirtme olanağı yoktur. İnsanların renk bellekleri çok zayıf olduğu ve renkleri sayısal değerler halinde ifade edemediği için renkleri tanıyabilmek ve birbiri ile karsılaştırabilmek amacıyla renk ölçüm sistemleri geliştirilmiştir. Gıda endüstrisinde renk ölçümü; Munsell sistemi, Lovibond tindometresi, Hunter kolorimetresi, spektrofotometre gibi araçlarla, Pigment tayini ile, Karsılastırma ilkesine dayanan Renk Karsılastırma Çözeltileri, Renkli Cam Filtreler, Standart Renkli Plastikler, Renk Skalaları gibi renk ölçme sistemleri ile, Renk tanımlama sistemleri. En yaygın kullanılan CIE (Uluslararası Aydınlatma Komisyonu) Lab sistemi gibi sistemlerle yapılır. 1. Munsell Sistemi Gıda teknolojisinde rutin kontrollerde çok kullanılan pratik ve ekonomik renk ölçüm sistemidir. Bu sistemde renkler; renk tonu, renk değeri (açıklık-koyuluk), renk doygunluğu (kroma) olmak üzere rengin üç özelliği ile tanımlanır. 1 den 10 a kadar numaralandırılmıs yatay renk tonu skalası bulunur. Kırmızı (red), sarı (yellow), yesil (green), mavi (blue) ve mor (purple) olmak üzere bes ana renk tonu (Bu renkler R, Y, G, B, P olarak gösterilir.) vardır. Sarı-kırmızı (yellow-red), yesil-sarı (green-yellow), mavi-yeşil (blue-green), mor-mavi (purple-blue), kırmızı-pembe (red-pink) olmak üzere beş ara renk tonu vardır. Bu renkler YR, GY, BG, PB, RP olarak gösterilir. Renk tonu dairesine dik olarak merkezden geçen renk değeri skalası bulunur. Renk değeri skalası 0 dan 10 a kadar numaralandırılmıştır.0 değeri siyah 10 değeri beyazdır. Sayfa 30

31 Renk doygunluğu skalası griden baslar ve dış tarafa doğru genişler. Munsell renk ölçme sistemi pratikte rengi ölçülmek istenen örneği döndürülen üst üste getirilmiş ve 10 eşit parçaya ayrılmış üç veya dört renk diskiyle karsılaştırarak uygulanır. Munsell renk sistemi renk ağacı olarak da isimlendirilir. 2. Lovibond Tindometresi Rengi ölçülmek istenen örnek tindometre aracının özel bölmesinde bulunan MgCO 3 ın beyaz rengi ile karsılaştırılır ve uygun filtreler yardımıyla iki renk eşitlenir. Lovibond tindometresinde kırmızı, mavi, sarı olmak üzere üç temel renk vardır ve sarı ve kırmızı renklerin eşit olması turuncu rengi oluşturur. Renk ölçümü yapılırken, Örnek Lovibond tindometre hücresine yerleştirilir. Gözetleme projektöründen bakılarak örnek rengine uygun filtreler yardımıyla renkler eşitlenir. Renk değerleri okunur. En düşük okuma düzeyi olan filtre değeri matlık değeridir. Diğer filtre okumalarından düşülür. Nötral filtre kullanıldığında nötral filtre değeri parlaklığı belirtir. Parlaklık değeri diğer iki filtre değerinden düşülmez. 3. Hunter Kolorimetresi Spektrofotometrik sisteme göre daha ucuz, basit ve çabuk olan fotoelektrik kolorimetredir. Hunter kolorimetresinde üç renk değeri vardır; a değeri kırmızı veya yeşilliği, b değeri sarılık veya maviliği, L değeri ise 0 (siyah) ve 100 (beyaz) arasındaki aydınlık derecesini ölçer. Spektrofotometre Renk Karsılaştırma Çözeltileri Renkli Cam Filtreler Standart Renkli Plastikleri ve Diskleri Daha çok taze meyve ve sebzelerde kullanılır. Standart renk ile meyve, sebze karşılaştırılır ve aynı olan rengin katalog numarası belirlenir. RENK TANIMLAMA SİSTEMLERİ CIE (Uluslararası Aydınlatma Komisyonu) Lab sistemi Uluslararası Aydınlatma Komisyonu (Commission Internationale de l Eclairage, CIE) tarafından oluşturulan matematiksel yapılı bir renk tanımlama sistemi. Sistem, renkleri Sayfa 31

32 tanımlarken, insan gözündeki konik yapılı ışık algılama hücrelerinin üç tipte olduğu ve bunların mavi, yeşil ve kırmızı ışıklara hassas olduğu bilgisini temel alır. Buradan hareketlenerek yapılan modelleme sonucunda her renk; L, a ve b kısaltmalarıyla anılan üç bilesen cinsinden ifade edilir. CIE Lab renk sistemi, rengi belirlenecek olan nesnenin yanı sıra, ışığa ve gözlemciye ilişkin tanımlar da getirdiği için diğer renk tanımlama sistemlerine oranla daha hassas ve tekrarlanabilen sonuçlar verir. Renk ve renk farklılığı enstrümental olarak genellikle CIE tarafından gelistirilen yönteme göre değerlendirilir. Bu yöntem, 1976 CIElab, CIELab üç nokta ölçüm yöntemi olarak da bilinmektedir. Bu üç nokta ölçüm yönteminde L*/L, ışık geçirgenlik değerlerini, 0 (geçirgenlik yok) ve 100 (tamamen geçirgenlik), a*/a kırmızılık (-a*/-a, yesillik) ve b*/b sarılık (-b*/-b, mavilik) değerlerini belirtmektedir. L*: Açıklık-Koyuluk Ekseni Değeri a*: Kırmızı-Yesil Ekseni Değeri b*: Sarı-Mavi Ekseni Değeri C*: Kroma (Renk Doygunluğu)=[(a*)2 + (b*)2]1/2 h: Renk Açısı (Ton açısı)= (b*/a*) Sayfa 32

33 5. GIDALARDA TEKSTÜR ANALİZİ TEKSTÜR ANALİZİ Tekstür gıdanın yapısal ve mekaniksel özellikleriyle yakından ilişkili kalite özelliklerini kapsamaktadır. Bu yüzden gıdaların mekaniksel özelliklerini bilmek, onun tekstürel özelliklerini ve ölçüm tekniklerini anlamada önemlidir. Tekstürel özellikler ürünün tüketici tarafından kabul görebilmesi için esastır. Tekstür analizleri; Gıdaların "ağız hissi", Macunların ve koyu kıvamlı ürünlerin akış özellikleri, Yapışkan malzemelerin yapışkanlıkları gibi özellikler hakkında araştırma, Kalite sağlama, Üretim departmanlarına doğru ürün bilgileri sağlar. Bir gıdanın sertlik, yumuşaklık, yapışkanlık, yağlılık, gevreklik, dağılabilirlik gibi bir çok özelliğini kapsayan terime tekstür denir. Tekstür gıdanın işleme özelliklerini, tüketici kabulünü ve raf ömrünü etkiler. İki çeşit belirleme metodu vardır ; 1-Duyusal Metot (Subjektif Metot) 2- Enstrümantal Metot ( Objektif Metot) Gıdaların duyusal özellikleri genel olarak görünüş, lezzet ve tekstür olmak üzere üç ana grup altında incelenmektedir. Tekstür, gıda maddelerinin işlenme, raf ömrü ve tüketici tercihlerini etkileyen en önemli kalite kriterlerinden biridir. Gıdaların tekstürel özellikleri üç grupta incelenmektedir; 1. Mekanik özellikler (sertlik, yapışkanlık, viskozite, elastiklik, bağlılık) 2. Geometrik özellikler (boyut, şekil özellikleri) 3. Gıdanın bileşimi ile ilgili özellikler (yağ, nem içeriği gibi) Tekstür analizleri duyusal ve enstrümantal olarak gerçekleştirilebilmektedir. Ancak duyusal yöntemler subjektif olduğundan, daha duyarlı ve tekrar edilebilir sonuçlar elde edilebilen enstrümantal yöntemler daha çok tercih edilmektedir. Enstrümantal tekstür analizi, gıda maddesine kontrollü olarak bir kuvvet uygulandığında gıdanın mekanik özelliklerinde meydana gelen değişimlerin grafiksel olarak incelenmesi prensibine dayanmaktadır. Bir tekstür profili analizi sonucunda elde edilen parametrelere aşağıda ayrıntılı olarak değinilmektedir. Doku profil analizleri, gıdanın ilk ağza alınıp ısırılmasından çiğnenip Sayfa 33

34 yutulmasına kadar geçen aşamalardaki değişimlerin değerlendirildiği duyusal test tekniğidir. Kinestetik özelliklerin ölçümü için bazı ilkelere dayanan alet ve yöntemler geliştirilmiştir. Genel ilke, gıdaya uygulanan herhangi bir kuvvete karşı gösterilen direncin ölçülmesidir. Dokusal özelliklerin ölçümünde kullanılan enstrümanlarda çubuk, bıçak, tel, ağırlık, elektrik motoru gibi araçlarla kuvvet uygulaması yapılır ve uygulanan kuvvete karşı gösterilen direnç ise kalibre edilmiş yaylar, skalalar, hidrolik ölçüm aletleri ve dinamometreler ile ölçülür. Gıdalarda tekstürün enstrümental analizinin temelini; Duyusal analiz prensipleri oluşturmaktadır. Fakat duyusal analiz yöntemlerin uzun sürmesi maliyetinin fazla olması gibi sebepler gıdaların tekstürel analizinde enstrümental yöntemlerin gelişmesine olanak sağlamıştır. İşte bütün bu nedenler göz önüne alınarak insan duyularına benzer korelasyon gösteren, az maliyetli, hızlı ve objektif enstrümantal analiz metotları kullanılmaktadır. Tekstür analiz programları; sonuçların kolayca hesaplanmasına, depolanmasına ve kıyaslanmasına imkan sağlar. Tekstür Prensipleri 1- Sıkıştırma 2- Ekstrüzyon 3- Delme 4- Kırma 5- Kesme 6- Yapışkanlık 7- Germe Sayfa 34

35 Her tekstür prensibinin grafiği farklıdır. Tekstür cihazı, ile gıdalarda aşağıdaki fiziksel özellikler ölçülebilmektedir: Sertlik, Yapışkanlık, Gevreklik, Kırılganlık, Tazelik, Çiğnenebilirlik, Yayılma, Yoğunluk, Topaklanma, Kayganlık, Bükülebilirlik, Kıvam, Sünme-Büzülme, Yumuşaklık, Elastikiyet, Gerilme Kuvveti, Çekme Kuvveti, Toz Akış Mukavemeti.gibi. Fiziksel olarak TPA ölçümü, tekstür analiz cihazına bağlanan baskı plakası altında, homojen gıda örneğinin arka arkaya iki kez sıkıştırılması ile gerçekleştirilmekte ve elde edilen Sayfa 35

36 verilerden gıdanın tekstürel özelliği hakkında bilgi veren sertlik, kırılganlık, kohezyon, yapışkanlık ve esneklik gibi birincil parametreler elde edilmekte ve bu birincil parametreler kullanılarak da sakızımsılık ve çiğnenebilirlik gibi ikincil parametreler hesaplanmaktadır. Şekil 1 de örnek bir TPA grafiği verilmiştir. Şekil 2. Tektür profil analizi ile ölçülen parametreler Kohezyon = B/A; Yapışkanlık =C; Esneklik = (t2 - t1) / (t4 - t3); Sakızımsılık = Sertlik x Kohezyon; Çiğnenebilirlik = Sakızımsılık x Esneklik Sertlik, birinci sıkıştırma sırasında ölçülen maksimum kuvvet olarak tanımlanırken, kırılganlık, TPA grafiğinde oluşan ilk kırılma noktasındaki kuvvet olarak tanımlanmaktadır. Kohezyon, TPA grafiğinde ikinci sıkıştırma ile oluşan alanın, ilk sıkıştırma sırasında oluşan alana oranıdır. Yapışkanlık, gıda yüzeyi ile baskı plakası arasındaki çekim kuvvetini aşmak için gerekli olan iş olarak tanımlanmakta olup, TPA grafiğinde görülen ilk negatif alan hesaplanarak bulunmaktadır. Esneklik, sıkıştırılmış gıda üzerinden yük kaldırıldığında orijinal boyutuna ulaşabilme derecesi olup, birinci ve ikinci sıkıştırma işlemi sırasında geçen zaman birine oranlanarak hesaplanmaktadır. Sakızımsılık, sertlik ile kohezyon değerlerinin çarpılması ile elde edilen ikincil bir parametre olup, yüksek oranda kohezyon ve düşük oranda sertlik gösteren yarı katı gıdaların bir özelliğidir. Katı bir gıdanın yutmaya hazır hale gelmesi için gerekli enerji olarak tanımlanan çiğnenebilirlik ise, sertlik, kohezyon ve esneklik değerleri çarpılarak elde edilen ikincil bir parametre olup sadece katı gıdalar için hesaplanmaktadır. Katı bir gıdanın ağızda çiğneme sırasında yarı katı bir hale dönüşmesi haricinde, bir Sayfa 36

37 gıda aynı anda hem sakızımsılık hem de çiğnenebilirlik özelliği gösteremez. TPA testinde özel boyutlarda olan örnek tek eksenli bir şekilde sıkıştırılır, sıkıştırıcı güç kaldırılır ve örnek sonra yeniden sıkıştırılır. Test süresince sıkıştırıcı güç sıkıştırma miktarının bir fonksiyonu olarak kaydedilir. Şekil 3. TPA Test Aleti kullanılarak elde edilmiş bir tekstür profil kurvesi Bu kurveden birkaç enstrümental tekstür parametresi elde dilebilir. Bunlar: Maksimum güç (h), ilk sıkıştırma sonucunda oluşur ki buda sertlikle aynı anlama gelir. İlk pikin gücü (f) (fracturability) olarak adlandırılır (bütün gıdalar bu piki göstermez). Pik alanları altında kalan alanlar (a1 ve a2). A2/a1 oranı yapışkanlıkla ilgilidir Negatif alan (a3) yapışkanlığın göstergesidir. Yapılan tekstür analizinde gıda maddesinde kırılganlık özelliği yoksa aşağıdaki şekilden ve hesaplamalarından faydalanılmaktadır. Sayfa 37

38 Şekil 4. Tekstür profili analizi sonuç değerlendirme örneği Birincil parametreler: Hardness (Sertlik): Gıda maddesinin yapısında belirli bir deformasyonu sağlamak için uygulanması gereken kuvvet olarak tanımlanmaktadır. Duyusal olarak, azı dişleri arasında gıdanın sıkıştırılması için gereken güçtür. Tekstür profili analizinde ise ilk sıkıştırmanın bitip geri çekilmenin başladığı noktaya karşılık gelmektedir (H). Gıdalar sertlik değerlerine göre yumuşak, sıkı ve sert olarak sınıflandırılmaktadır. Springiness (Elastikiyet): Gıda maddesinin üzerindeki deforme edici kuvvet kaldırıldıktan sonra kendini toparlayarak deformasyondan önceki haline dönme hızı olarak tanımlanmaktadır. Tekstür profili analizinde ilk sıkıştırmanın bitimi ve bunu takiben ikinci sıkıştırmanın başlangıcı arasında geçen zaman aralığına karşılık gelmektedir (S). Adhesiveness (Tutunabilirlik): Gıda maddesinin yüzeyi ile temas ettiği yüzey (diş, dil, damak veya probe) arasındaki çekim kuvvetini yenmek için gerekli iş olarak tanımlanmaktadır. Tekstür profili analizinde ilk sıkıştırmada gözlenen negatif alandır (A3). Cohesiveness (Bağlılık/Yapışkanlık): Gıda maddesinin yapısını oluşturan iç bağların gücünü göstermektedir. Tekstür profili analizinde ikinci sıkıştırmada gözlenen pozitif kuvvetin (A2) ilk sıkıştırmada gözlenen pozitif kuvvete (A1) oranıdır. Cohesiveness Sayfa 38

39 İkincil parametreler: Fracturability/Brittleness (Gevreklik, Çabuk kırılma): Bir maddenin kırılması için gerekli olan kuvvet olarak tanımlanmaktadır. Tüm gıdalarda gözlenen bir parametre değildir. Gevrek olan gıda maddelerinin tekstür profili analizinde, ilk sıkıştırma sırasında görülen pozitif pikte bir omuz şeklinde belirir. Gumminess (Yarı-katı maddenin çiğnenebilirliği): Yarı katı özellikte bir gıda maddesinin yutmaya hazır hale gelene kadar parçalanması için gerekli enerji olarak tanımlanmaktadır. Düşük sertlik (hardness) değerine sahip gıdalarla ilgili bir parametredir. Gumminess değerine sahip yarı katı gıda maddeleri kalıcı deformasyona uğrayacaklarından, springiness parametreleri yoktur. Tekstür profili analizinde okunan Hardness ve Cohesiveness değerleri çarpılarak hesaplanır. Gumminess = Hardness x Cohesiveness Chewiness (Katı maddenin çiğnenebilirliği): Katı özellikte bir gıda maddesinin yutmaya hazır hale gelene kadar parçalanması için gerekli enerji olarak tanımlanmaktadır. Bu değer Hardness, Cohesiveness ve Springiness ın çarpımı ile hesaplanır. Chewiness = Hardness x Cohesiveness x Springiness Tekstür Analiz cihazından en iyi verimi almak için, yapılacak teste uygun aksesuar seçilmelidir. Bu aksesuarlar günlük uygulamalarda, araştırma ve kalite laboratuarlarında, imalat hatlarında geniş bir ürün ve malzeme çeşidini test etmek için kullanılmaktadır. Tekstür cihazında, test metotlarının gerektirdiği bir dizi farklı prob ve donanım kullanır. Her prob ve donanım spesifik uygulama grupları için dizayn edilmiştir ve tekstür analiz cihazının zeminine yada hareket koluna monte edilebilmektedir. Örnekler de aynı şekilde cihazın zeminine, zeminde bulunan donanıma ya da iki donanım arasına yerleştirilebilir. Basit bir testte tekstür analiz cihazının hassas bir yük hücresi monte edilmiş hareket kolu ürünü delmek ya da baskılamak üzere aşağı doğru hareket eder ve analiz sonunda başlangıç noktasına geri döner. Sayfa 39

40 Resim 1 Gıda örneklerinde tekstür analizi uygulamalarında kullanılan başlık örnekleri. (a) Düz silindir yarıçapı 25mm (flat cylinder with diameter of 25 mm); (b) Bıçak 3.21 mm kalınlık ve 70mm genişliğinde (blade with thickness of 3.21 mm and width of 70 mm); and (c) 25.4 mm çapında küre (sphere with diameter of 25.4 mm). Tekstür profili analizinde kullanılan probe tipi gıda maddesinin yapısına göre farklılık göstermektedir (Resim 2). Resim 2. Tekstür analizinde kullanılan probe tipleri Enstrümental TPA testinde kullanılan deneysel prosedürler ve şartlar standart olmadığı için farklı araştırıcılar tarafından elde edilen TPA verilerinin karşılaştırılması zordur. Bu aletlerin Sayfa 40

41 (TPA) bilgisayarla desteklenmiş son modelleri oldukça popülerdir. TA-XT Tekstür Analiz Aleti bunlardan biridir. ÇEŞİTLİ GIDA ÖRNEKLERİNDE TEKSTÜR ANALİZİ 1. Et Ürünlerinde Tekstür Analizi Tekstür analizi cihazı (TA-XT Plus Texture Analyser, UK) ile örneklerde 50 kg load cell kullanılarak kompresyon (sıkıştırma) ve 5 kg load cell kullanılarak kırılma testleri gerçekleştirilmiştir. Kompresyon testlerinde ise sertlik (N), elastikiyet, yapışkanlık ve çiğnenebilirlik değerleri belirlenmiştir. Kırılma testlerinde kesme kuvveti (N), kesme enerjisi (J) ve kesme işi (Ns) değerleri ölçülmüştür. Tablo 2. Köfte örneklerinde ölçülen Tesktür parametre ve değerleri No Sertlik (N) Elastikiyet Yapışkanlık Çiğnenebilirlik Kesme Kuvveti(N) Kesme Enerjisi(J) Kesme İşi (Ns) 1 84,223 0,878 0,719 52,750 57, ,924 0, ,097 0,877 0,695 54,973 61, ,829 0, ,993 0,873 0,699 50,621 55, ,241 0, ,247 0,870 0,702 49,541 55, ,064 0, ,598 0,875 0,779 48,776 58, ,513 0, ,773 0,884 0,754 45,486 55, ,552 0, ,472 0,876 0,688 49,625 53, ,580 0, ,296 0,878 0,764 51,076 50, ,612 0, ,936 0,878 0,746 48,219 57, ,719 0, ,707 0,881 0,786 54,556 61, ,959 0, Lokum Örneklerinde Tekstür Analizi Tekstür profil analizi, tekstür analiz cihazına (TA-XT plus Stable Microsystems, Godalming, Surrey, UK) bağlanan baskı plakası altında, lokum örneklerinin arka arkaya iki kez sıkıştırılması ile gerçekleştirilmiştir. Lokumlar (30x30x30mm) 100 mm çapındaki baskı plakası altında 5 mm/s hızla 15 mm sıkıştırılmış, iki sıkıştırma arasında 8 saniye beklenmiştir. Cihaza ait özel yazılım (Texture Exponent 32, Stable Microsystems, Godalming, Surrey, UK) kullanılarak lokumların sertlik, esneklik, kohezyon, sıkıştırılabilirlik ve çiğnenebilirlik değerleri hesaplanmıştır. Tablo 4. Lokumların tekstür profil analiz değerlerine ait sonuçları (n=4) Lokum Çeşitleri Sertlik (N) Kırılganlık (N) Esneklik Kohezyon Çiğnenebilirlik Yapışkanlık (N) Sayfa 41

42 Dondurulmuş Fıstıklarda Tekstür Analizi Tekstur analizi ise Texture Analyzer TA-XT 2I (Stable Micro Systems, Godalming, UK) kullanılarak yapılmıstır. 25 kg yükleme agırlık kullanılarak "crosshead" hız olarak 1 mm/s ve testte kullanılan mesafe de 2 mm dir. Tüm deneyler de 8 degisik numune kullanılmıstır. Tablo 3. İç fıstıkların sertlik degerleri. Ürün Sertlik (N) Taze Fıstık 37,9 1 ay dondurulmus fıstık 28,8 2 ay dondurulmus fıstık 18,6 3 ay dondurulmus fıstık 11,7 Sayfa 42

43 6. MEYVE SEBZE KONSERVELERİNDE YAPILAN ANALİZLER Konserve fabrikalarında üretimin belli dilimlerinden her vardiyadan, her sterilizasyon kazanından çıkan konservelerden örnek alınarak kontrol edilir. Yapılan kontroller belli formlara işlenir. Sonuçlara göre yapılmış hatalar varsa önlem alınır. Bu raporlara kontrollerde; 1. Kutu Açılmadan Önce Yapılan Kontroller 1.1. Etiket Kontrolü Tüm gıda etiketlerinde olduğu gibi konserve etiketlerinde de satıldığı ülkenin dilinde yazılı olarak bazı bilgilerin bulunması zorunludur. Bu bilgiler; Ürünün adı İçindekiler Net ağırlığı (gr veya kg olarak) Süzme ağırlığı (gr veya kg olarak) Ürünün boy özelliği(1 no= küçük boy, 3 no= büyük boy gibi) Ürün standardının numarası ve işareti (TS 382 gibi) Üretici firmanın adı, tescilli markası ve adresi Üretim tarihi(ay ve yıl olarak) Firmanın önerdiği raf ömrü veya son tüketim tarihi Parti numarası ve/veya seri numarasıdır Konserve Kutusunun Genel Görünüşü Konservenin dış görünüşü incelenerek Ezilme (çarpma vb nedeniyle) Kutu gövdesinde içeri göçme (aşırı vakum veya ince kapak kullanılması nedeniyle) Kapaklarda şişme=bombaj(çok az vakum veya sterilizasyonda aşırı iç basınç oluşması nedeniyle) Kapama ve kenet hatası Kutu dışında korozyon ve paslanma olup olmadığı kontrol edilir. Bu kusurlar; Kenetlerin zarar görmesine, Mikrobiyolojik bozulmalara, Vakum, tepe boşluğu ve doldurma oranının yanlış saptanmasına neden olur. Sayfa 43

44 1.3. Brüt Ağırlık ve Net Ağırlık Konserve kutusu içindeki gıdanın ve kutunun birlikte toplam ağırlığıdır. Analizi yapılacak konserve kutusu açılmadan içeriği ile birlikte tartılır. Sonuç gram olarak belirtilir. Net ağırlık ise kabın darasının brüt ağırlıktan çıkarılmasıyla bulunan değerdir Süzme Ağırlık Süzme ağırlığı konserve kabı içeriğinin standart bir elek üzerine boşaltılıp bir süre süzülmesi ve baklandikten sonra elek üzerinde kalan kısmının ağırlığıdır. Sadece katı parçacıklar içeren konservelerde yapılır Vakum Ölçümü Vakum hermetik olarak kapatılan konserve kaplarında konserve kutusunun tepe boşluğundaki iç basıncı ile dış atmosfer basıncı arasındaki farktır ve mm/ Hg veya kg/ cm 2 olarak ifade edilir. Vakum konserve kutusunda hava yani oksijen azlığı demektir. Vakumu konserve kutusunun iç basıncının hava basıncından düşüklüğünü oluşturduğundan, iç basınç ile dış atmosfer basıncı arasındaki fark büyüdükçe vakum değeri de artar. Vakumun biyolojik, kimyasal ve fiziksel etkileri vardır. Vakum; Kutu içinde aerobik mikroorganizmaların gelişmesini önler, ticari sterilitenin varlığını kanıtlar. Sterilizasyon sırasında kenetlerin aşırı iç basınç nedeniyle zorlanmasını önler. Gıdadaki oksidatif bozulmaları ve acılaşmayı engeller. Korozif gıdalarda korozyon sonucu oluşan H2 gazının tepe boşluğunda toplanması ve bombajı önler. Konservede renk bozulmaları ve vitamin kaybını azaltır. Kavanoz kapağını sıkı tutar. Tepe boşluğuna buhar enjeksiyonu dışındaki yöntemlerle egzoz uygulanmış konservelerde dolum sıcaklığı hakkında ipucu verir. Konservelerde vakum miktarı, Ürünün doldurma sıcaklığına, Ürünün genleşme özelliğine, Tepe boşluğu miktarına, Egzoz sıcaklığına ve koşullarına, Isıl işlem sıcaklığına, Kutu boyutuna, Vakumun Ölçülmesi Kullanılan Araç-Gereçler Vakum ölçümünde düşük basınç gösterecek şekilde üretilmiş bir manometre olan vakummetreler kullanılır. Vakummetrenin ucu kaçak olmaması için lastik conta ile yastıklanmıştır. Vakummetrenin ucu kapak tenekesini delerek tepe boşluğuna uzanır ve vakumu gösterir. Sayfa 44

45 İşlem Basamakları 1. Konserve kutusu birkaç defa hafifçe yere vurularak kutudaki gıdanın oturması sağlanır. 2. Kutuda daha sonra mikrobiyolojik analiz uygulanacaksa vakum ölçümü aseptik koşullarda yapılmalıdır. 3. Vakummetrenin sivri ucu kapak kenarına yakın bir yerden kuvvetlice batırılır (vakummetre kapağın tam ortasına batırılırsa harcanan güç nedeniyle konserve kapağı deforme olabilir ve vakum yanlış ölçülür). 4. Yüksekliği az olan oval veya dört köşe kutularda vakummetre kapak üzerinden değil gövdenin tepe boşluğu kısmından batırılır. 5. Vakummetre göstergesinden okuma yapılır. Tablo 5. Konservelerde kutu çeşitlerine göre standart vakum değerleri Vakum Ölçümünde Dikkat Edilecek Noktalar Konserve kutusu oda sıcaklığında olmalıdır. Eğer konserve kutusu oda sıcaklığından daha soğuksa vakum olduğundan yüksek, aksine oda sıcaklığından daha sıcaksa vakum olduğundan düşük ölçülür. Vakummetreye birkaç fiske vurularak sürtünme nedeniyle eksik vakum ölçümü engellenmelidir. Tepe boşluğu çok az bırakılmış veya tamamen dolu konserve kutularında vakummetrenin ucu ürüne ya da dolgu sıvısına girebileceğinden vakumu okumak güçleşir. Bu sakıncayı önlemek için vakummetre batırıldıktan sonra hafifçe çekilerek vakum okunur. Vakummetre ayarlı olmalıdır. Aşırı göçmüş konserve kutularında vakum miktarı normal kutulardan daha düşük ölçülür. Kutu yüksekliği ve tepe boşluğu miktarı arttıkça vakum değeri de artar. Sayfa 45

46 2. Kutu Açıldıktan Sonra Yapılan Kontroller 2.1. Net Tepe Boşluğu Tayini Konserve kutusu ürün ve dolgu sıvısı ile tamamen doldurulursa sterilizasyon sırasında ısı etkisiyle hacim genişlediğinden kutu kenetleri zorlanır ve konserve kutusunda yeterli vakum oluşmaz. Bu nedenle konserve kutusunun üst kısmında boşluk bırakılır. Bu boşluğa tepe boşluğu denir. Tepe boşluğu ısıl işlemlerde konserve kabındaki maddelerin genleşmesini dengelemek için bırakılır. Tepe boşluğu miktarı; Gıdanın cinsine (Sterilizasyon sırasında su alarak şişen ve hacmi artan gıdalarda tepe boşluğu daha fazla bırakılır), Konserve kutusunun çapı, büyüklüğüne ve şekline göre değişir. (İnce ve uzun kutularda kapak esnekliği daha az olduğu ve sterilizasyon sırasında oluşan basınç gövdeyi ve kenetleri zorladığından daha fazla tepe boşluğu bırakılır. Kutu hacmi arttıkça tepe boşluğu miktarı da artar.) Genel olarak kutu hacminin % 5-10 u kadar tepe boşluğu bırakılır. Tepe boşluğu kutu hacminin en çok%10 u kadar olabilir ºC ta sterilize edilecek cam kavanozlarda ise tepe boşluğu kapatılma sıcaklığındaki kap hacminin %6'sından az olamaz. Tepe boşluğu gereğinden az bırakılırsa: sterilizasyon sırasında konserve kabında aşırı basınç ve vakum nedeniyle patlamalar ve şekil bozuklukları oluşur. Tepe boşluğu gereğinden fazla bırakılırsa konserve kutusunda kalan hava nedeniyle oksidatif bozulmalar ve korozyon görülür. Kutu içeriğinin üst yüzeyi ile kenet üst yüzeyi arasındaki boşluğa brüt tepe boşluğu, Kutu içeriğinin üst yüzeyi ile kenet alt yüzeyi arasındaki boşluğa net tepe boşluğu denir Kutu Dodurma Oranının Hesaplanması Bir kutunun kendi toplam kapasitesnin %90 ından daha az doldurulmaması temel bir kuraldır. Doldurma oranının hesaplanması için önce "net tepe boşluğu" ile "kutu iç yüksekliğinin" hesaplanması gerekir. Kutu iç yüksekliği kutunun dıştan dışa yüksekliğinden alt ve üst kenet uzunluğunun toplamı olan 9-10 mm çıkarılarak bulunur. Net tepe boşluğu ve kutu iç yükseklğiği bulunduktan sonra aşağıdaki eşitlik yardımı ile dolum oranı hesaplanır. 3. Kenet Analizleri Kapatma işlemi sırasında kapak kıvrımı ile gövde kıvrımı birbirini sararak kavrarlar ve böylece mekaniksel yönden güçlü bir bağlantı oluşur. Bu yapıya kenet denir. Sayfa 46

47 Kenet; 1. Birinci operasyon 2. İkinci operasyon denen ard arda iki aşamalı bir işlemle oluşturulur. Resim 3 Birinci Operasyon Resim 4 İkinci Operasyon Kavrama Uzunluğunun Hesaplanması Kavrama uzunluğu % 50 den fazla olmalıdır. Sayfa 47

48 7. GIDALARDA TOPLAM FENOL VE TOPLAM FLAVONOİD TAYİNİ 1. GENEL BILGI Bütün bitkiler metabolizmalarında, sekonder metabolit olarak, ancak bitkinin kendi metabolizmalarındaki rolleri yeterince bilinmeyen, çok sayıda fenolik madde oluşturmaktadırlar. Bu nedenle, bitkisel kökenli bütün gıdalarda daima farklı nitelikte ve miktarda çeşitli fenolik bileşikler bulunmaktadır. Fenolik bileşikler meyve ve sebzelerin kendilerine özgü buruk tadını ve renklerini verirler. Bazı fenolik bileşikler ise acı tadın oluşmasında da rol almaktadırlar. Gıda bileşeni olarak fenolik bileşikler; insan sağlığı açısından işlevleri, tat ve koku oluşumundaki etkileri, renk oluşumu ve değişimine katılmaları, antimikrobiyal ve antioksidatif etki göstermeleri, enzim inhibisyonuna neden olmaları, değişik gıdalarda saflık kontrol kriteri olmaları gibi birçok açıdan önem taşımaktadırlar. Fenolik bileşikler, 80 monomerli bileşiklere kadar kondanse olabilirler ve proteinlerle kompleks oluşturarak tortu yaparlar. Fenolik bileşiklerin bu özelliklerinden meyve suyu endüstrisinde meyve suyunun durultulması sırasında yararlanılmaktadır. Bitkilerdeki fenolik bileşikler; fenolik asitler (veya fenolkarbonik asitler), flavonoidler ile küçük moleküllü ve çoğunlukla uçucu olan bileşiklerdir. Bunlardan, gıdaların yapılarında yer alan fenolik asitler ve flavonoidler önem taşımaktadır. Fenolik bileşikler gıdalarda istenilmeyen renk değişimlerine neden olurlar. Bunlar arasında en önemlisi enzimatik esmerleşmelerdir. Fenolik bileşiklerin oksidasyonuna neden olan bu reaksiyonları katalize eden enzimlere genel olarak polifenoloksidaz enzimleri (PPO) adı verilmektedir. Gıdalarda enzimatik esmerleşme, genellikle kalite kaybı olarak değerlendirilmekte ve bu nedenle meyve ve sebzelerin işlenmeleri sırasında fenolik maddelerin oksidasyonları çeşitli yöntemlerle önlenmeye çalışılmaktadır. Meyveler, özellikle içerdikleri fenolik bileşiklerin antioksidatif ve antimikrobiyal etkilerine bağlı olarak sağlık üzerine olumlu etkilerinden dolayı fonksiyonel gıda olarak değerlendirilmektedir. Fenolik bileşiklere, beslenme fizyolojisi açısından olumlu etkileri nedeniyle "biyoflavonoid" adı da verilmektedir. Ayrıca gıda bileşeni olarak fenolik bileşikler; Sayfa 48

49 enzim inhibisyonuna neden olmaları ve değişik gıdalarda kalite kontrol kriteri olmaları gibi nedenlerle de önem taşımaktadırlar. Fenolik bileşikler, fenolik asitler ve flavonoidler olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Flavanoidler, bitkisel çayların, meyve ve sebzelerin doğal yapılarında bulunan polifenolik antioksidanlardır. Fenolik bileşiklerin bir kısmı meyve ve sebzelerin lezzetinin oluşmasında, özellikle ağızda acılık ve burukluk gibi iki önemli tat unsurunun oluşmasında etkilidirler. Bir kısmı ise meyve ve sebzelerin sarı, sarı-esmer, kırmızı-mavi tonlardaki renklerinin oluşmasını sağlamaktadırlar. Meyve ve sebzelerin işlenmelerinde enzimatik esmerleşme gibi değişik sorunlara da neden olmaktadırlar. Bu özellikler meyve ve sebzeler ile bunlardan elde edilen ürünler için son derece önemlidir Yapısal olarak beş gruba ayrılırlar; 1- Antosiyanidinler 2- Flavonlar ve flavonollar 3- Flavanonlar 4- Kateşinler ve löykoantosiyanidinler 5- Proantosiyanidinler 1. Gıdalarda Toplam Fenolik Madde Tayini Deneyin Prensibi Gıdaların fenolik madde miktarlarının analizi fenolik bileşiklerin folin-ciocalteu s çözeltisinde bulunan fosfotungustik ve fosfomolibdik asitlerin kompleks polimerik iyonları ile oksidasyonu sonucu oluşan mavi renkli molibden-tungsten kompleksinin konsantrasyonunun 750 nm dalga boyunda ölçülmesi ilkesine dayanan folin-ciocalteu s spektrofotometrik yöntemine göre yapılır. Kullanılan Gereçler Analitik terazi, spektrofotometre, tartım kabı, filtre kağıdı, vorteks, mikropipet, deney tüpleri, spektrofotometre küvetleri, parafilm Sayfa 49

50 Deneyin Yapılışı Homojenize edilen örneklerden g tartılarak toplam hacim saf su ile 5 ml ye tamamlanır. Materyal kaba filtre kağıdından geçirilir. Filtrattan 0,5 ml alınır. Üzerine 2,5 ml 0,2 N Folin-Ciocalteu ilave edilir ve çözelti karıştırılır. 5 dakika beklenir. Bu sürenin ardından çözeltiye 2 ml doymuş sodyum karbonat (Na 2 CO 3 ) (75g/L) eklenir ve vorteks ile karıştırılır. Oda sıcaklığında 2 saat beklenir. Spektrofotometrede 760 nm de köre karşı absorbansı ölçülür. Hesaplama ve Değerlendirme Standart olarak gallik asit kullanılır. Gallik asitin çözeltileri belirli konsantrasyonlarda hazırlanır ve eğri elde edilir (Şekil 1). Okunan absorbans değeri elde edilen denklemde yerine konularak örnekteki toplam fenolik madde miktarı hesaplanır. Absorbans değeri :.. Elde edilen denklem :... Toplam fenolik madde miktarı : 2. Gıdalarda Toplam Flavonoid Tayini Deneyin Prensibi Metodun prensibi, AlCl 3 ün flavonlar ve flavonollerin C-4 keto grubu ve C-3 veya C-5 hidroksil grupları ile asitte kararlı kompleksler oluşturması esasına dayanmaktadır. Buna ek olarak, AlCl 3, flavonoidlerin A- veya B- halkalarının orto-dihidroksil grupları ile kompleks oluşturur. Sayfa 50

51 Kullanılan Gereçler Analitik terazi, spektrofotometre, tartım kabı, filtre kağıdı, vorteks, mikropipet, deney tüpleri, spektrofotometre küvetleri, parafilm Deneyin Yapılışı Homojenize edilen örneklerden g tartılarak toplam hacim saf su ile 5 ml ye tamamlanır. Materyal kaba filtre kağıdından geçirilir. Filtrattan 1 ml alınır. Üzerine 1 ml AlCl 3 (%2 lik ) ilave edilir ve çözelti karıştırılır. 10 dakika beklenir. Bu sürenin ardından spektrofotometrede 415 nm de köre karşı absorbansı ölçülür. Not: Standart olarak kuersetin kullanılır. Hesaplama ve Değerlendirme Absorbans değeri :.. Elde edilen denklem :... Toplam flavonoid miktarı : Sayfa 51

52 8. SİRKEDE YAPILAN ANALİZLER 1. GENEL BİLGİ Sirke değişik hammaddelerden farklı yöntemlerle elde edilen bir fermantasyon ürünüdür. Sirke denildiğinde asetik asit fermantasyonu ile alkolün asetik aside dönüştürüldüğü fermantasyon ürünü anlaşılmaktadır. Saf asetik asitten elde edilen sirkelerde fermantasyon söz konusu değildir. TSE 1880 EN sirke standardına göre ise sirke; Tarım kökenli sıvılar veya diğer maddelerden, iki aşamalı alkol ve asetik asit fermantasyonuyla, biyolojik yolla üretilen kendine özgü ürün olarak tanımlanmaktadır. Bu standartta sirke çeşitleri, üretiminde kullanılan hammaddelere göre; şarap sirkesi, meyve sirkesi, meyve şarabı sirkesi, elma şarabı sirkesi, alkol sirkesi, tahıl sirkesi, malt sirkesi, aromalı sirke ve diğer sirkeler olarak verilmiştir. Bunlardan şarap (üzüm) sirkesi biyolojik yolla asetik asit fermantasyonu ile sadece şaraptan (sadece taze üzümden elde edilen şarap) elde edilen sirke şeklinde tanımlanmıştır. Sirke iki aşamalı fermantasyon işlemi le üretilen bir üründür. Fermantasyonun birinci aşamasında mayalar anaerobik (oksijensiz) yolla şekerleri etil alkole parçalar. İkinci aşamada üretilen bu alkol Acetobacter ve Gluconobacter gibi sirke (asetik asit) bakterileri tarafından aerobik (havalı) şartlarda asetik asite okside edilmektedir. Tarih boyunca sirke pek çok tağşiş, taklit ve hilelere maruz kalmış bir ürün olmuştur. Sirke asetik asit, kuru madde arttırıcı ve renk verici maddeler katılarak değişik oranlarda tağşiş edilebilmektedir. Doğal sirkeler fermantasyon yoluyla elde edilir ve bu sirkeler ile yapay sirkeler birbirlerinden bileşimlerinin analiz edilmesi yoluyla ayırt edilebilir. Sayfa 52

53 Sirke Üretim Metotları 1) Yavaş Yöntem: Bu usulde sirkeleşme uzun sürer. Fıçı, damacana, sırlı bir kap veya herhangi bir tahta kapta şarabı yarı dolu olarak sıcak bir yerde kendi haline bırakmakla yapılmaktadır. Starter olarak şaraba 1/3-1/4 oranında pastörize edilmemiş ve süzülmemiş iyi keskin bir sirke ilave edilir o C de sıcaklıkta 6-8 haftada sirkeleşme tamamlanır. 2) Çabuk Yöntem: Alman metodu veya jeneratör metodu olarak bilinen bu yöntemde, üç bölümden oluşan ve ağaçtan yapılmış silindirik tanklar kullanılır. En üst bölümden şarap püskürten başlık bulunur. Tankın orta kısmında ise üzerinde sirke bakterisi bulunan odun talaşı yer alır. Bu şekilde yüzey alanı geniş tutulmuş olur. En alt kısımda ise oluşan sirke toplanır. Sıcaklık o C de tutulur. 3) Submers Yöntemi (Asetatör): Sirke bakterileri aşılanmış şaraba ince zerreler halinde hava verilir. Bu metotla sirke yapılan kaplara Asetatör adı verilir. İçerisinde soğutucu borular ve altta hava verici düzeni olan paslanmaz çelik veya tahta bir tanktan ibarettir. SİRKELER ÜZERİNDE YAPILAN GENEL ANALİZLER Sirkelerde yoğunluk, alkol, toplam kuru madde, indirgen şeker, toplam asit, uçmayan asit, uçar asit, ph, kül, oksidasyon sayısı, iyot sayısı, asetil metil karbinol testi, toplam, serbest ve bağlı kükürtdioksit analizleridir. 1. SİRKEDE TOPLAM ASİTLİK TAYİNİ Asitlik, sirke örnekleri fenolfitalein belirteci kullanılarak 1 N NaOH ile titre edilmek suretiyle belirlenmiştir. Sonuçlar, asetik asit cinsinden, 100 mililitrede gram (g/100ml) olarak verilir. DENEYİN YAPILIŞI Sirke çözeltisinden 5-10 ml arasında belirli hacimlerde alınır, 25 ml saf su ile seyreltilir. İçine 1-2 damla fenolftalein indikatörü damlatılır. 1 N baz çözeltisi ile renksizlikten pembe renge kadar titre edilir. Harcanan baz miktarı büretten okunur. Sayfa 53

54 Hesaplama ve Değerlendirme Harcanan 1 N NaOH ın ml si 0,6 faktörü ile çarpılarak sirkedeki asit miktarı asetik asit (CH 3 COOH) cinsinden g/100 ml olarak hesaplanır. Faktörün bulunması: 1 L, 1 N NaOH 60 g asetik asidi nötrleştirir. 1 ml, 1 N NaOH 0,06 g asetik asidi nötrleştirir. 10 ml örnekteki asetik asit miktarını 100 ml de belirtmek için; 0,06x10=0,6 2. SİRKEDE ASETİL METİL KARBiNOL TESTİ Sirkenin doğal olup olmadığının tespitinde asetil metil karbinol testinden yararlanılır. Asetil metil karbinol testi sirke örneklerinde Cu 2 O tortusu oluşup oluşmadığının takibine yönelik bir testtir. Analiz sonucunda tortu oluşumu gözlenmesi örneğin doğal sirke olduğunu, herhangi bir tortu oluşumu gözlenmemesi ise sirkenin doğal olmadığını gösterir. DENEYİN YAPILIŞI Asetil metil karbinol testi nötrleştirilen ve damıtılan sirke örneğine Fehling I ve II çözeltisi ilavesinin esas alındığında TS 1880 EN 13188'e göre yapılır. 100 ml sirke NaOH ile nötrleştirildikten sonra damıtılır. 25 ml damıtma ürünü alınarak kapaklı cam silindire konulur. Üzerine eşit oranlarda karıştırılmış Fehling I ve II çözeltisinden 25 ml katılır. Bir süre bekletilir. Kırmızı bir tortu oluşursa sirkenin doğal olduğu yani fermantasyonla oluştuğu anlaşılır. Yapay sirkede bu kırmızı tortu oluşmaz. Sayfa 54

55 9. VİSKOZİTE ÖLÇÜMÜ 1. DENEYİN AMACI Vizkozimetre kullanarak sıcaklığa bağlı olarak sıvıların viskozitesinin değişimini gözlemlemek, kullanılan sıvıların Newtonian mı yoksa Non-newtonian mı olduğunu belirlemek ve karışımların ölçmektir. 2. GENEL BİLGİLER Şekil 1. İki plaka arasındaki akışkanın hız profili Şekil 1 de gösterildiği gibi iki plaka arasında bir akışkan akmaktadır. Üstteki plaka sabit tutulurken, alttaki plaka t=0 anında x-yönünde sabit V hızında çekilmektedir. İlk anlarda, alttaki plakanın x-yönündeki momentumunun bir kısmı plakanın hemen üstündeki akışkan tabakasına y-yönünde aktarılacaktır. Bu akışkan tabakası da x-yönünde harekete başlayacaktır ve sahip olduğu momentumun bir kısmını y-yönünde daha üstteki akışkan katmanına aktaracaktır. Dolayısıyla, akışkan içerisinde hız profili zamanla değişecektir. Momentum aktarımı üst plakaya ulaştığında, hız profili iki plaka arasında tam gelişecek ve zamandan bağımsız olarak artık sabit kalacaktır. Bu noktada alttaki plakanın sabit V hızı ile hareketini devam ettirebilmek için alt plakaya uygulanması gereken kuvvet F ile gösterilir. Plakanın birim alanına uygulanan bu kuvvet akışkanın hız profilinin eğimi ile doğru orantılıdır. Sayfa 55

56 Sayfa 56

57 Sayfa 57

58 Sıvıların akış hızlarını belirlemek amacıyla birkaç farklı deneysel yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemler aşağıda sıralanmıştır: Düşen küre yöntemi, Kapiler akış yöntemi, Döner silindir yöntemi 3. MATERYAL VE YÖNTEM Su banyosu istenilen sıcaklığa getirilerek sabitlenmesi beklenir. Viskozimetre cihazına uygun mil (spindle) takılarak; cihaz üzerinde takılan mil numarası ve milin dönme hızı girilir. Ölçüm yapılırken ekrandan okunan tork değerinin % arasında bir değer göstermesi gerekmektedir. % 10 un altındaki tork değerlerinde ölçülen viskozite değerleri doğru olmayabilir. Bu durumda takılan mil veya milin dönme hızı değiştirilmelidir. 4. HESAPLAMA VE DEĞERLENDİRME Deney verileri Microsoft excel programına girilerek grafiği çizdirilir. Bu değerler kullanılarak Sıcaklık ile vizkosite değişimi, Konsantrasyon ile vizkosite değişimi, Her madde için kayma hızı- kayma gerilimi değerleri tablo içerisinde verilerek, grafikleri çizilecektir. Her madde için A ve B katsayıları buluacaktır. Viskozite ve A,B değerleri literatürden bulunan değerler ile karşılaştırılacaktır. Sayfa 58

59 10.ELEK ANALİZİ 1. DENEYİN PRENSİBİ: Verilen numunenin sarsak elek yardımıyla tanecik boyutlarına göre sınıflandırılması 2. GENEL BİLGİLER Toz metalurjisi teknolojileri parçacıkların bir araya gelmesiyle oluşan tozlarla başlar. Parçacık, tozun bölünemeyen en küçük birimidir. Toz işleme teknolojileri genellikle dumandan daha büyük (0,01-1 µm), fakat kumdan daha küçük (0.1-3 mm) parçacıklarla ilgilenir. Kullanılan tozların çoğu, insan saçı çapı ölçüsündedir ( µm). Toz metalurjisi ile imal edilen parçaların özelliklerini büyük oranda bu parçaların imalinde kullanılan tozların sahip olduğu özellikler belirlemektedir. Toz boyutu, toz şekli, görünür yoğunluk, akış hızı, sıkıştırılabilirlik, ham mukavemet ve setlik tozların fiziksel özelliklerinden bazılarıdır. Parçacık Boyut Ölçümü Parçacık boyutu toz metalurjisinin en önemli özelliklerinden birisidir. Parçacık boyut analizi çeşitli tekniklerle gerçekleştirilebilir. Ancak, ölçülen parametrelerdeki farklılıklar nedeniyle, çeşitli parçacık boyut analiz tekniklerinin aynı sonucu vermedikleri bilinmelidir. Parçacık boyutunu ölçen cihazların çoğu tek bir geometrik parametreyi ölçer ve parçacık şeklinin küresel olduğunu kabul eder. Şekil l'de örnek boyut parametreleri verilmiştir. Küresel bir parçacık için boyut tek bir parametre olup, çap olarak verilir. Ancak, parçacık şekli daha karmaşık olduğunda, boyutu tek bir parametre ile belirlemek zordur. Yassı veya pul şeklinde parçacık göz önüne alındığında (Şekil l-b); boyutu tanımlamak için çap ve genişliğin her ikisi de gereklidir. Şekil daha düzensiz olduğunda, olası boyut parametrelerinin sayısı artar. Şekil 1. Tozlarda örnek boyut parametreleri Sayfa 59

60 Toz boyutunu ölçmek için çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Her bir yöntemin özelliği farklı olduğundan ölçüm sonuçları arasında farklılıklar bulunabilir. Toz boyut ölçüm yöntemleri şunlardır: 1. Elek analiz 2. Mikroskop ile inceleme 3. Sedimentasyon 4. Işık saçılımı ve kırınımı 5. Elektriksel alan algılaması 6. Işık engelleme 7. X-Işını teknikleri Elek Analizi Elek analizi yöntemi, büyük parçacıkların boyut dağılımının ölçümünde kullanılan bir tekniktir. Eşit aralıklı tellerden oluşan bir kare ızgara eleği oluşturur (Şekil 2-a). Elek boyutu birim uzunluktaki tellerin sayısından belirlenir ve mesh olarak adlandırılır. Açıklık boyutu, elek boyutu ile ters orantılı olarak değişir. Büyük elek değeri (325 mesh gibi), küçük açıklık değerini (325 µm) gösterir. Elek boyutunun belirlenmesinde en yaygın kabul, bir inçteki tel sayısıdır. Örneğin 200 elek, doğrusal bir inçteki 200 teli ifade eder. Elek boyutları çok küçük açıklık boyutlarına gidemez. Parçacık topaklanması ve parçacıkların eleğe adhezyonu sebebiyle çok küçük açıklığa sahip elekler kullanılmaz. Sonuç olarak elek analizi genellikle 38 µm'dan daha büyük parçacıklara uygulanır. Elek analizi, eleklerin azalan elek açıklıklarında istiflenmesiyle başlar (Şekil 2-b). En küçük açıklık boyutu en alttadır. Toz, en üstteki eleğe konur ve elek takımı 15 dakika süre ile sarsılır. Parçacık boyut analizi için 20 cm çapında elekler kullanıldığında, 100 g toz numunesi genellikle yeterlidir. Titreşimden sonra, her bir boyut aralığındaki toz miktarı tartılır ve aralıktaki yüzde, her bir bölüm için hesaplanır. Bir elekten geçen toz - işareti ile, eleğin üzerinde kalan ise + işareti ile belirtilir. Örneğin, -100/+200 eleklik toz, 100 boyutlu bir elekten geçmiş, fakat 200 boyutlu elekten geçmemiştir. Dolayısıyla parçacıklar 150 µm ile 75 µm boyut aralığındadır. 45 µm'dan (-325 mesh) küçük tozlar genellikle elek altı toz olarak adlandırılır. Sayfa 60

61 Çok kısa eleme süresi, küçük parçacıkların elek serisinin tamamından geçmesi için yetersiz olacaktır. Çok uzun eleme süresi ise parçacıkları aşındıracak, boyut dağılımını belirgin biçimde daha küçük boyutlara doğru kaydıracaktır. Diğer taraftan, çok küçük elek açıklıklarında yapılan aşın yükleme tozun elek açıklıklarından geçişine engel olacaktır. Bu durum ise, boyuta ait verileri daha büyük toz boyutu lehine büyütür. Bu zorluklar sebebiyle, standartlaştırılmış test yöntemi kullanılır. Testin tekrarlanabilirliliği (aynı kişi aynı test) % l 'lik değişim ile iyidir. Şekil 2. a) Elek analizinde kullanılan 200 mesh eleğin tel örgüsü, b) Elek analizinde kullanılan elekler ve kullanım esasları. Parçacık Boyutu Verileri Parçacık boyut verileri toplandıktan sonra dağılım analiz edilir. Parçacık boyut dağılımı, her bir boyut artışındaki parçacıkların miktarını gösteren bir histogram veya frekans grafiği olarak verilir. Örnek bir eleme işleminden sonra her bir elekte kalan toz ağırlığını gösteren sonuçlar Tablo l 'de verilmiştir. Analizdeki ilk iş, her bir kademedeki ağırlığı toplam numune ağırlığına bölerek verileri kademeli yüzdelere çevirmektir. Bu veriler için histogram, elek açıklık boyutuna karşı kademeli yüzdeler çizilerek oluşturulur. Böyle bir çizim Şekil 3'te verilmiştir. Sayfa 61

GIDALARDA REFRAKTİF İNDEKS VE RENK TAYİNİ

GIDALARDA REFRAKTİF İNDEKS VE RENK TAYİNİ GIDALARDA REFRAKTİF İNDEKS VE RENK TAYİNİ '''Refraktometri''', her ortamın kırılma indisinin farklı olması prensibini kullanarak, konsantrasyon ve madde miktarı gibi tayinleri yapmaya yarayan bir yöntemdir.

Detaylı

1. Genel Laboratuar Kuralları

1. Genel Laboratuar Kuralları 1. Genel Laboratuar Kuralları Laboratuarın ciddi çalışma yapılan bir yer olduğu hiçbir zaman akıldan çıkarılmamalıdır. Laboratuarda çalışıldığı sürece gerekli koruyucu ekipman (gözlük, maske, baret gibi)

Detaylı

Erciyes Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Gıda Analizleri ve Teknolojisi Laboratuvar Föyü Sayfa 1

Erciyes Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Gıda Analizleri ve Teknolojisi Laboratuvar Föyü Sayfa 1 LABORATUVAR KURALLARI VE ÇÖZELTİ HAZIRLAMA LABORATUVAR KURALLARI 1. Laboratuvar çalışmaları sırasında elbiselerin özellikle yakıcı ve tehlikeli maddelerden korunması için laboratuara önlükle gelinmelidir.

Detaylı

ALKALİNİTE. 1 ) Hidroksitler 2 ) Karbonatlar 3 ) Bikarbonatlar

ALKALİNİTE. 1 ) Hidroksitler 2 ) Karbonatlar 3 ) Bikarbonatlar ALKALİNİTE Bir suyun alkalinitesi, o suyun asitleri nötralize edebilme kapasitesi olarak tanımlanır. Doğal suların alkalinitesi, zayıf asitlerin tuzlarından ileri gelir. Bunların başında yer alan bikarbonatlar,

Detaylı

ZEMİN MEKANİĞİ DENEYLERİ

ZEMİN MEKANİĞİ DENEYLERİ ZEMİN MEKANİĞİ DENEYLERİ Konsolidasyon Su muhtevası Dane dağılımı Üç eksenli kesme Deneyler Özgül ağırlık Serbest basınç Kıvam limitleri (likit limit) Geçirgenlik Proktor ZEMİN SU MUHTEVASI DENEYİ Birim

Detaylı

Genel Kimya Laboratuvarı I-II

Genel Kimya Laboratuvarı I-II Genel Kimya Laboratuvarı I-II Prof. Dr. Kemal DOYMUŞ Arş. Gör. Seda OKUMUŞ Editör: Prof. Dr. Kemal DOYMUŞ - Arş. Gör. Seda OKUMUŞ GENEL KİMYA LABORATUVARI I-II ISBN 978-605-318-458-4 DOI 10.14527/9786053184584

Detaylı

HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ EĞĐTĐM FAKÜLTESĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME

HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ EĞĐTĐM FAKÜLTESĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME HACETTEPE ÜNĐVERSĐTESĐ EĞĐTĐM FAKÜLTESĐ KĐMYA ÖĞRETMENLĐĞĐ ÖĞRETĐM TEKNOLOJĐLERĐ VE MATERYAL GELĐŞTĐRME 8. SINIF FEN VE TEKNOLOJĐ DERSĐ 3. ÜNĐTE: MADDENĐN YAPISI VE ÖZELLĐKLERĐ KONU: BAZLAR ÇALIŞMA YAPRAĞI

Detaylı

ÇÖZÜNMÜŞ OKSİJEN TAYİNİ

ÇÖZÜNMÜŞ OKSİJEN TAYİNİ ÇEVRE KİMYASI LABORATUVARI ÇÖZÜNMÜŞ OKSİJEN TAYİNİ 1. GENEL BİLGİLER Doğal sular ve atıksulardaki çözünmüş oksijen (ÇO) seviyeleri su ortamındaki fiziksel, kimyasal ve biyokimyasal aktivitelere bağımlıdır.

Detaylı

Laboratuvar Tekniği. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBY 118 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 9. Hafta (11.04.

Laboratuvar Tekniği. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBY 118 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 9. Hafta (11.04. Laboratuvar Tekniği Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji TBY 118 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 9. Hafta (11.04.2014) 1 9. Haftanın Ders İçeriği Beer-Lambert Kanunu Spektrofotometre 2 Beer-Lambert

Detaylı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ORGANİK KİMYA LABORATUVARI DENEY 8 : YÜZEY GERİLİMİNİN BELİRLENMESİ

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ORGANİK KİMYA LABORATUVARI DENEY 8 : YÜZEY GERİLİMİNİN BELİRLENMESİ ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ ORGANİK KİMYA LABORATUVARI DENEY 8 : YÜZEY GERİLİMİNİN BELİRLENMESİ DENEYİN AMACI Gazlarda söz konusu olmayan yüzey gerilimi sıvı

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK - 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 4

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK - 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 4 BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK - 0 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY İÇİNDE SABİT SICAKLIKTA SİLİNDİRİK ISITICI BULUNAN DİKDÖRTGEN PRİZMATİK SAC KUTU YÜZEYLERİNDEN ZORLANMIŞ TAŞINIM

Detaylı

DENEY 3. MADDENİN ÜÇ HALİ: NİTEL VE NİCEL GÖZLEMLER Sıcaklık ilişkileri

DENEY 3. MADDENİN ÜÇ HALİ: NİTEL VE NİCEL GÖZLEMLER Sıcaklık ilişkileri DENEY 3 MADDENİN ÜÇ HALİ: NİTEL VE NİCEL GÖZLEMLER Sıcaklık ilişkileri AMAÇ: Maddelerin üç halinin nitel ve nicel gözlemlerle incelenerek maddenin sıcaklık ile davranımını incelemek. TEORİ Hal değişimi,

Detaylı

ZEMİN MEKANİĞİ DENEYLERİ

ZEMİN MEKANİĞİ DENEYLERİ ZEMİN MEKANİĞİ DENEYLERİ Konsolidasyon Su muhtevası Dane dağılımı Üç eksenli kesme Deneyler Özgül ağırlık Serbest basınç Kıvam limitleri (likit limit) Geçirgenlik Proktor ZEMİNLERDE LİKİT LİMİT DENEYİ

Detaylı

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ MADEN MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MADEN İŞLETME LABORATUVARI. (2014-2015 Bahar Dönemi) BÖHME AŞINMA DENEYİ

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ MADEN MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MADEN İŞLETME LABORATUVARI. (2014-2015 Bahar Dönemi) BÖHME AŞINMA DENEYİ KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ MADEN MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MADEN İŞLETME LABORATUVARI (2014-2015 Bahar Dönemi) BÖHME AŞINMA DENEYİ Amaç ve Genel Bilgiler: Kayaç ve beton yüzeylerinin aşındırıcı maddelerle

Detaylı

ATIKSULARDA FENOLLERİN ANALİZ YÖNTEMİ

ATIKSULARDA FENOLLERİN ANALİZ YÖNTEMİ ATIKSULARDA FENOLLERİN ANALİZ YÖNTEMİ YÖNTEM YÖNTEMİN ESASI VE PRENSİBİ Fenolik maddeler uçucu özellik göstermeyen safsızlıklardan distilasyon işlemiyle ayrılır ve ph 7.9 ± 0.1 de potasyum ferriksiyanür

Detaylı

T.C. BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNE VE İMALAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MIM331 MÜHENDİSLİKTE DENEYSEL METODLAR DERSİ

T.C. BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNE VE İMALAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MIM331 MÜHENDİSLİKTE DENEYSEL METODLAR DERSİ T.C. BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNE VE İMALAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MIM331 MÜHENDİSLİKTE DENEYSEL METODLAR DERSİ 3 NOKTA EĞME DENEY FÖYÜ ÖĞRETİM ÜYESİ YRD.DOÇ.DR.ÖMER KADİR

Detaylı

LABORATUVARDA ÇALIŞIRKEN UYULMASI GEREKEN KURALLAR

LABORATUVARDA ÇALIŞIRKEN UYULMASI GEREKEN KURALLAR LABORATUVARDA ÇALIŞIRKEN UYULMASI GEREKEN KURALLAR Öğretim görevliniz size söylemediği sürece kimyasal bir maddenin kokusuna ve tadına bakmayınız. Koklanması gerekirse hafifçe koklayınız, kokuyu içinize

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY - 5 PSİKROMETRİK İŞLEMLERDE ENERJİ VE KÜTLE DENGESİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY - 5 PSİKROMETRİK İŞLEMLERDE ENERJİ VE KÜTLE DENGESİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNE MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY - 5 PSİKROMETRİK İŞLEMLERDE ENERJİ VE KÜTLE DENGESİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402

Detaylı

5. BORU HATLARI VE BORU BOYUTLARI

5. BORU HATLARI VE BORU BOYUTLARI h 1 h f h 2 1 5. BORU HATLARI VE BORU BOYUTLARI (Ref. e_makaleleri) Sıvılar Bernoulli teoremine göre, bir akışkanın bir borudan akabilmesi için, aşağıdaki şekilde şematik olarak gösterildiği gibi, 1 noktasındaki

Detaylı

GIDA ve TARIM KİMYASI LABORATUVARI TEST VE ANALİZLERİ - 2015

GIDA ve TARIM KİMYASI LABORATUVARI TEST VE ANALİZLERİ - 2015 BİTKİSEL VE HAYVANSAL YAĞ ANALİZLERİ GT 1 KIRILMA İNDİSİ TS 4960 EN ISO 6320 50 GT 2 ÖZGÜL AĞIRLIK (YOĞUNLUK) TS 4959 40 GT 3 İYOT SAYISI (Katı ve Sıvı Yağlarda) EN ISO 3961 60 GT 4 İYOT SAYISI (Ekstre

Detaylı

GIDALARIN BAZI FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

GIDALARIN BAZI FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ GIDALARIN BAZI FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ Gıdalara uygulanan çeşitli işlemlere ilişkin bazı hesaplamalar için, gıdaların bazı fiziksel özelliklerini yansıtan sayısal değerlere gereksinim bulunmaktadır. Gıdaların

Detaylı

ZnS (zincblende) NaCl (sodium chloride) CsCl (cesium chloride)

ZnS (zincblende) NaCl (sodium chloride) CsCl (cesium chloride) Seramik, sert, kırılgan, yüksek ergime derecesine sahip, düşük elektrik ve ısı iletimi ile iyi kimyasal ve ısı kararlılığı olan ve yüksek basma dayanımı gösteren malzemelerdir. Malzeme özellikleri bağ

Detaylı

Proses Tekniği HAFTA 11-12 KURUTMA

Proses Tekniği HAFTA 11-12 KURUTMA Proses Tekniği HAFTA 11-12 KURUTMA Kurutma Kurutma nedir? Gözenekli yapıya sahip üründeki nemin, ısı ve kütle transferi yardımıyla alınarak kurutucu akışkana (gaz veya hava) taşınması olayına Kurutma denir.

Detaylı

KLOR (Cl2) ANALİZ YÖNTEMİ

KLOR (Cl2) ANALİZ YÖNTEMİ S a y f a 1 KLOR (Cl2) ANALİZ YÖNTEMİ YÖNTEMİN ESASI VE PRENSİBİ Klor, ph 8 de veya daha düşük bir ph da potasyum iyodür çözeltisinden iyotu serbest bırakacaktır. Serbest iyot, indikatör olarak nişasta

Detaylı

MADDENİN ÖZELLİKLERİ

MADDENİN ÖZELLİKLERİ Çevremizde gördüğümüz, dokunduğumuz, kokladığımız birden çok varlık vardır. Az veya çok yer kaplayan her varlık madde olarak adlandırılır. Çiçekler, kalemimiz ve hatta bizde birer maddeyiz. Peki, çevremizde

Detaylı

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ

ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ 2013 - S A M S U N DAMITMA (DİSTİLASYON) Distilasyon, bir sıvının ısıtılması ve buharlaştırılmasından oluşmaktadır ve buhar bir distilat ürünü oluşturmak için

Detaylı

ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ 0010020036 KODLU TEMEL ĠġLEMLER-1 LABORATUVAR DERSĠ DENEY FÖYÜ

ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ 0010020036 KODLU TEMEL ĠġLEMLER-1 LABORATUVAR DERSĠ DENEY FÖYÜ DENEY NO: 5 HAVAANDIRMA ÇEVRE MÜHENDĠSĠĞĠ BÖÜMÜ Çevre Mühendisi atmosfer şartlarında suda çözünmüş oksijen ile yakından ilgilidir. Çözünmüş oksijen (Ç.O) su içinde çözünmüş halde bulunan oksijen konsantrasyonu

Detaylı

2. Amaç: Çekme testi yapılarak malzemenin elastiklik modülünün bulunması

2. Amaç: Çekme testi yapılarak malzemenin elastiklik modülünün bulunması 1. Deney Adı: ÇEKME TESTİ 2. Amaç: Çekme testi yapılarak malzemenin elastiklik modülünün bulunması Mühendislik tasarımlarının en önemli özelliklerinin başında öngörülebilir olmaları gelmektedir. Öngörülebilirliğin

Detaylı

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ) TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak

Detaylı

KOROZYON. Teorik Bilgi

KOROZYON. Teorik Bilgi KOROZYON Korozyon, metalik malzemelerin içinde bulundukları ortamla reaksiyona girmeleri sonucu, dışardan enerji vermeye gerek olmadan, doğal olarak meydan gelen olaydır. Metallerin büyük bir kısmı su

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 9A GERİNİM ÖLÇER KULLANARAK GERİLİM ANALİZİ YAPILMASI

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 402 MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 9A GERİNİM ÖLÇER KULLANARAK GERİLİM ANALİZİ YAPILMASI BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MAK 40 MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI DENEY 9A GERİNİM ÖLÇER KULLANARAK GERİLİM ANALİZİ YAPILMASI TEORİ Bir noktada oluşan gerinim ve gerilme değerlerini

Detaylı

ÖĞRENME ALANI: Kuvvet ve Hareket 2.ÜNİTE: Kaldırma Kuvveti ve Basınç. Kaldırma Kuvveti

ÖĞRENME ALANI: Kuvvet ve Hareket 2.ÜNİTE: Kaldırma Kuvveti ve Basınç. Kaldırma Kuvveti ÖĞRENME ALANI: Kuvvet ve Hareket 2.ÜNİTE: Kaldırma Kuvveti ve Basınç Kaldırma Kuvveti - Dünya, üzerinde bulunan bütün cisimlere kendi merkezine doğru çekim kuvveti uygular. Bu kuvvete yer çekimi kuvveti

Detaylı

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ENERJİ SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ AKIŞKANLAR MEKANİĞİ LABORATUARI

ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ENERJİ SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ AKIŞKANLAR MEKANİĞİ LABORATUARI ERCİYES ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ ENERJİ SİSTEMLERİ MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ AKIŞKANLAR MEKANİĞİ LABORATUARI DENEY FÖYÜ DENEY ADI SINIR TABAKA DENEYİ DERSİN ÖĞRETİM ÜYESİ DENEYİ YAPTIRAN ÖĞRETİM ELEMAN

Detaylı

ÇANAKKALE-ÇAN LİNYİTİNİN KURUMA DAVRANIŞI

ÇANAKKALE-ÇAN LİNYİTİNİN KURUMA DAVRANIŞI ÇANAKKALE-ÇAN LİNYİTİNİN KURUMA DAVRANIŞI Duygu ÖZTAN a, Y. Mert SÖNMEZ a, Duygu UYSAL a, Özkan Murat DOĞAN a, Ufuk GÜNDÜZ ZAFER a, Mustafa ÖZDİNGİŞ b, Selahaddin ANAÇ b, Bekir Zühtü UYSAL a,* a Gazi Üniversitesi,

Detaylı

A- LABORATUAR MALZEMELERİ

A- LABORATUAR MALZEMELERİ 1- Cam Aktarma ve Ölçüm Kapları: DENEY 1 A- LABORATUAR MALZEMELERİ 2- Porselen Malzemeler 3- Metal Malzemeler B- KARIŞIMLAR - BİLEŞİKLER Nitel Gözlemler, Faz Ayırımları, Isısal Bozunma AMAÇ: Karışım ve

Detaylı

DENEY 5. ASİDİK VE BAZİK ÇÖZELTİLER ph Skalası ve ph Ölçümleri

DENEY 5. ASİDİK VE BAZİK ÇÖZELTİLER ph Skalası ve ph Ölçümleri DENEY 5 ASİDİK VE BAZİK ÇÖZELTİLER ph Skalası ve ph Ölçümleri AMAÇ: Çeşitli asit ve baz çözeltileri için ph nın ve ph skalasının ne olduğunun anlaşılması, ph kağıtları ve ph-metre yardımı ile hazırlanmış

Detaylı

Vakum Teknolojisi * Prof. Dr. Ergun GÜLTEKİN. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi

Vakum Teknolojisi * Prof. Dr. Ergun GÜLTEKİN. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Vakum Teknolojisi * Prof. Dr. Ergun GÜLTEKİN İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Giriş Bilimsel amaçla veya teknolojide gerekli alanlarda kullanılmak üzere, kapalı bir hacim içindeki gaz moleküllerinin

Detaylı

BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNE VE İMALAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ

BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNE VE İMALAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNE VE İMALAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ MÜHENDİSLİKTE DENEYSEL METOTLAR II DOĞRUSAL ISI İLETİMİ DENEYİ 1.Deneyin Adı: Doğrusal ısı iletimi deneyi..

Detaylı

- Gerilme ve Gerinme ikinci dereceden tensörel büyüklüklerdir. (3 puan)

- Gerilme ve Gerinme ikinci dereceden tensörel büyüklüklerdir. (3 puan) MAK437 MT2-GERİLME ÖLÇÜM TEKNİKLERİ SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ I. öğretim II. öğretim A şubesi B şubesi ÖĞRENCİ ADI NO İMZA TARİH 30.11.2013 SORU/PUAN

Detaylı

MALZEME BİLGİSİ DERS 8 DR. FATİH AY. www.fatihay.net fatihay@fatihay.net

MALZEME BİLGİSİ DERS 8 DR. FATİH AY. www.fatihay.net fatihay@fatihay.net MALZEME BİLGİSİ DERS 8 DR. FATİH AY www.fatihay.net fatihay@fatihay.net BÖLÜM IV METALLERİN MEKANİK ÖZELLİKLERİ GERİLME VE BİRİM ŞEKİL DEĞİŞİMİ ANELASTİKLİK MALZEMELERİN ELASTİK ÖZELLİKLERİ ÇEKME ÖZELLİKLERİ

Detaylı

BETON KARIŞIM HESABI (TS 802)

BETON KARIŞIM HESABI (TS 802) BETON KARIŞIM HESABI (TS 802) Beton karışım hesabı Önceden belirlenen özellik ve dayanımda beton üretebilmek için; istenilen kıvam ve işlenebilme özelliğine sahip; yeterli dayanım ve dayanıklılıkta olan,

Detaylı

SIKÇA KARŞILAŞILAN HİLELER VE SAPTAMA YÖNTEMLERİ

SIKÇA KARŞILAŞILAN HİLELER VE SAPTAMA YÖNTEMLERİ SIKÇA KARŞILAŞILAN HİLELER VE SAPTAMA YÖNTEMLERİ Doğada yeterli ve dengeli beslenmenin gerektirdiği ögelerin tümünü amaca uygun biçimde içeren ve her yaştaki insanın beslenme kaynağı olarak kullanılabilecek

Detaylı

Biyogaz Temel Eğitimi

Biyogaz Temel Eğitimi Biyogaz Temel Eğitimi Sunanlar: Dursun AYDÖNER Proje Müdürü Rasim ÜNER Is Gelistime ve Pazarlama Müdürü Biyogaz Temel Eğitimi 1.Biyogaz Nedir? 2.Biyogaz Nasıl Oluşur? 3.Biyogaz Tesisi - Biyogaz Tesis Çeşitleri

Detaylı

1. BÖLÜM : ANALİTİK KİMYANIN TEMEL KAVRAMLARI

1. BÖLÜM : ANALİTİK KİMYANIN TEMEL KAVRAMLARI ANALİTİK KİMYA DERS NOTLARI Yrd.Doç.Dr.. Hüseyin ÇELİKKAN 1. BÖLÜM : ANALİTİK KİMYANIN TEMEL KAVRAMLARI Analitik kimya, bilimin her alanında faydalanılan, maddenin özellikleri hakkında bilgi veren yöntemlerin

Detaylı

Fotovoltaik Teknoloji

Fotovoltaik Teknoloji Fotovoltaik Teknoloji Bölüm 3: Güneş Enerjisi Güneşin Yapısı Güneş Işınımı Güneş Spektrumu Toplam Güneş Işınımı Güneş Işınımının Ölçülmesi Dr. Osman Turan Makine ve İmalat Mühendisliği Bilecik Şeyh Edebali

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ KMM 302 KİMYA MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI-I ÖĞÜTME ELEME DENEYİ

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ KMM 302 KİMYA MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI-I ÖĞÜTME ELEME DENEYİ SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ KİMYA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ KMM 302 KİMYA MÜHENDİSLİĞİ LABORATUVARI-I ÖĞÜTME ELEME DENEYİ ISPARTA, 2014 ÖĞÜTME ELEME DENEYİ DENEYİN AMACI: Kolemanit mineralinin

Detaylı

MİKROYAPISAL GÖRÜNTÜLEME & TANI

MİKROYAPISAL GÖRÜNTÜLEME & TANI MİKROYAPISAL GÖRÜNTÜLEME & TANI III-Hafta KOÜ METALURJİ & MALZEME MÜHENDİSLİĞİ Fotografik Emulsiyon & Renk Duyarlılığı Şekil 1.9. Göz eğrisi ile değişik film malzemelerinin karşılaştırılması. Fotografik

Detaylı

Bölüm 3 SAF MADDENİN ÖZELLİKLERİ

Bölüm 3 SAF MADDENİN ÖZELLİKLERİ Bölüm 3 SAF MADDENİN ÖZELLİKLERİ 1 Amaçlar Amaçlar Saf madde kavramının tanıtılması Faz değişimi işleminin fizik ilkelerinin incelenmesi Saf maddenin P-v-T yüzeylerinin ve P-v, T-v ve P-T özelik diyagramlarının

Detaylı

Mühendislik Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü

Mühendislik Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü ÇEKME DENEYİ 1. DENEYİN AMACI Mühendislik malzemeleri rijit olmadığından kuvvet altında deforme olup, şekil ve boyut değişiklikleri gösterirler. Malzeme özelliklerini anlamak üzere mekanik testler yapılır.

Detaylı

MMT 106 Teknik Fotoğrafçılık 3 Digital Görüntüleme

MMT 106 Teknik Fotoğrafçılık 3 Digital Görüntüleme MMT 106 Teknik Fotoğrafçılık 3 Digital Görüntüleme 2010-2011 Bahar Yarıyılı Ar. Gör. Dr. Ersoy Erişir 1 Konvansiyonel Görüntüleme (Fotografi) 2 Görüntü Tasarımı 3 Digital Görüntüleme 3.1 Renkler 3.2.1

Detaylı

MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ AKIŞKANLAR MEKANİĞİ II FİNAL SINAVI 22.05.2015 Numara: Adı Soyadı: SORULAR-CEVAPLAR

MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ AKIŞKANLAR MEKANİĞİ II FİNAL SINAVI 22.05.2015 Numara: Adı Soyadı: SORULAR-CEVAPLAR MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ AKIŞKANLAR MEKANİĞİ II FİNAL SINAVI 22.05.2015 Numara: Adı Soyadı: 1- (24 Puan) Şekildeki 5.08 cm çaplı 38.1 m uzunluğunda, 15.24 cm çaplı 22.86 m uzunluğunda ve 7.62 cm çaplı

Detaylı

3.5. TARIM MAKİNALARI BÖLÜMÜ

3.5. TARIM MAKİNALARI BÖLÜMÜ 3.5. TARIM MAKİNALARI BÖLÜMÜ 3.5.1. TARIM MAKİNALARI ANABİLİM DALI Yürütücü Kuruluş (lar) : Çeşitli Tarımsal Ürünlerin Vakumla Kurutulmasında Kurutma Parametrelerinin Belirlenmesi İşbirliği Yapan Kuruluş

Detaylı

Gıdalarda Temel İşlemler

Gıdalarda Temel İşlemler Gıdalarda Temel İşlemler Gıdaların işlenmesi; gıda endüstrisinde uygulanan işlemlerin yanı sıra evde gıdaların hazırlanması ve pişirilmesi sırasında uygulanan işlemleri de kapsar. İşlenmemiş gıdaların

Detaylı

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ İNŞAAT FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ YAPI MALZEMELERİ ANABİLİM DALI 1. KONU İlgi yazının ekindeki Murat Ayırkan, Fibertaş Prekast Şirketi adına imzalı dilekçede Fibertaş

Detaylı

GIDALARDA KALİTE KONTROL DERSİ. Dersin Modülleri Süre Kazandırılan Yeterlikler Gıdalarda Fiziksel

GIDALARDA KALİTE KONTROL DERSİ. Dersin Modülleri Süre Kazandırılan Yeterlikler Gıdalarda Fiziksel GIDALARDA KALİTE KONTROL DERSİ Dersin Modülleri Süre Kazandırılan Yeterlikler Gıdalarda Fiziksel Ambalaj, etiket ve gıdadaki fiziksel 40/32 Kontroller kontrolleri yapmak Duyusal Kontrolleri 40/24 Renk,

Detaylı

Selçuk Üniversitesi. Mühendislik-Mimarlık Fakültesi. Kimya Mühendisliği Bölümü. Kimya Mühendisliği Laboratuvarı. Venturimetre Deney Föyü

Selçuk Üniversitesi. Mühendislik-Mimarlık Fakültesi. Kimya Mühendisliği Bölümü. Kimya Mühendisliği Laboratuvarı. Venturimetre Deney Föyü Selçuk Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü Kimya Mühendisliği Laboratuvarı Venturimetre Deney Föyü Hazırlayan Arş.Gör. Orhan BAYTAR 1.GİRİŞ Genellikle herhangi bir akış

Detaylı

YOĞUNLUK DENEYİ. Kullanılacak Donanım: 1. Terazi. 2. Balon jöje ve/veya piknometre, silindir (tank) Balon jöje. Piknometre. 3. Öğütülmüş ve toz cevher

YOĞUNLUK DENEYİ. Kullanılacak Donanım: 1. Terazi. 2. Balon jöje ve/veya piknometre, silindir (tank) Balon jöje. Piknometre. 3. Öğütülmüş ve toz cevher YOĞUNLUK DENEYİ TANIM VE AMAÇ: Bir maddenin birim hacminin kütlesine özkütle veya yoğunluk denir. Birim hacim olarak 1 cm3, kütle birimi olarak da g alınırsa, yoğunluk birimi g/cm3 olur. Bir maddenin kütlesi

Detaylı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/12) Akreditasyon Kapsamı

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/12) Akreditasyon Kapsamı Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/12) Laboratuvarı Akreditasyon No: Adresi : Fevzi Çakmak Mah. 10564 Sok. No:44 42050 KONYA / TÜRKİYE Tel : 0 332 342 70 20 Faks : 0 332 342 70 23 E-Posta : ukm@ukm.com.tr

Detaylı

MS 991 POLYÜREA BAZLI ESNEK MASTİK ÜRÜN AÇIKLAMASI

MS 991 POLYÜREA BAZLI ESNEK MASTİK ÜRÜN AÇIKLAMASI MS 991 POLYÜREA BAZLI ESNEK MASTİK ÜRÜN AÇIKLAMASI MS 991 yapısında solvent ve uçucu bileşen içermeyen 2 kompenantlı 3:1 oranında kullanılan derz, dilatasyon noktaları ve beton çatlakları için tasarlanmış

Detaylı

STOKİYOMETRİ: SABİT ORANLAR YASASI

STOKİYOMETRİ: SABİT ORANLAR YASASI STOKİYOMETRİ: SABİT ORANLAR YASASI AMAÇ Bu deneyin amacı sabit oranlar yasasını kanıtlamak ve öğrencilere tartma analizlerinde ve hata hesaplamalarında deneyim kazandırmaktır. TEORİ Stokiyometri, bir bileşiğin

Detaylı

TANIMI Aktif karbon çok gelişmiş bir gözenek yapısına ve çok büyük iç yüzey alanına sahip karbonlaşmış bir malzemedir.

TANIMI Aktif karbon çok gelişmiş bir gözenek yapısına ve çok büyük iç yüzey alanına sahip karbonlaşmış bir malzemedir. AKTİF KARBON NEDİR? TANIMI Aktif karbon çok gelişmiş bir gözenek yapısına ve çok büyük iç yüzey alanına sahip karbonlaşmış bir malzemedir. Bu nitelikler aktif karbona çok güçlü adsorpsiyon özellikleri

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BMT103 ELEKTRİK DEVRE TEMELLERİ DERSİ LABORATUVARI DENEY NO: 7

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BMT103 ELEKTRİK DEVRE TEMELLERİ DERSİ LABORATUVARI DENEY NO: 7 T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BMT103 ELEKTRİK DEVRE TEMELLERİ DERSİ LABORATUVARI DENEY NO: 7 KONDANSATÖRLER VE BOBİNLER Doç. Dr. İbrahim YÜCEDAĞ Arş. Gör. M.

Detaylı

CĠSMĠN Hacmi = Sıvının SON Hacmi - Sıvının ĠLK Hacmi. Sıvıların Kaldırma Kuvveti Nelere Bağlıdır? d = V

CĠSMĠN Hacmi = Sıvının SON Hacmi - Sıvının ĠLK Hacmi. Sıvıların Kaldırma Kuvveti Nelere Bağlıdır? d = V 8.SINIF KUVVET VE HAREKET ÜNİTE ÇALIŞMA YAPRAĞI /11/2013 KALDIRMA KUVVETİ Sıvıların cisimlere uyguladığı kaldırma kuvvetini bulmak için,n nı önce havada,sonra aynı n nı düzeneği bozmadan suda ölçeriz.daha

Detaylı

DENEYİN YAPILIŞI: 1. 15 cm lik küp kalıbın ölçüleri mm doğrulukta alınır. Etiket yazılarak içine konulur.

DENEYİN YAPILIŞI: 1. 15 cm lik küp kalıbın ölçüleri mm doğrulukta alınır. Etiket yazılarak içine konulur. NİĞDE ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ TAZE BETON DENEYLERİ DENEY ADI: TAZE BETON BİRİM HACİM AĞIRLIĞI DENEY STANDARDI: TS EN 12350-6, TS2941, ASTM C138 DENEYİN AMACI: Taze

Detaylı

PEFLEX LEVHA. Uygulama

PEFLEX LEVHA. Uygulama PEFLEX LEVHA Isı Yalıtımı Yoğuşma Kontrolü İzocam Peflex, iklimlendirme, soğutma, güneş enerjisi sistemlerinde ısı yalıtımı ve yoğuşma kontrolü sağlamak üzere üretilen kapalı gözenekli hücre yapısına sahip

Detaylı

GIDA BİYOTEKNOLOJİSİ UYGULAMA DERSİ NO:5 Enzim Analizleri

GIDA BİYOTEKNOLOJİSİ UYGULAMA DERSİ NO:5 Enzim Analizleri 1. Enzimler GIDA BİYOTEKNOLOJİSİ UYGULAMA DERSİ NO:5 Enzim Analizleri Enzimler, hücreler ve organizmalardaki reaksiyonları katalizleyen ve kontrol eden protein yapısındaki bileşiklerdir. Reaksiyon hızını

Detaylı

Meyve ve Sebze suyu ve pulpunun konsantrasyonu

Meyve ve Sebze suyu ve pulpunun konsantrasyonu Meyve ve Sebze suyu ve pulpunun konsantrasyonu Meyve suları genel olarak %80-95 düzeyinde su içerirler. Çok iyi koşullarda depolansalar bile, bu süre içinde gerçekleşen kimyasal reaksiyonlar ürünün kalitesini

Detaylı

Ayırma ve Đzolasyon Teknikleri : Ekstraksiyon

Ayırma ve Đzolasyon Teknikleri : Ekstraksiyon 3. Deney Ayırma ve Đzolasyon Teknikleri : Ekstraksiyon Sentezlerde istenen ürünü yan ürünlerden, fazla miktardaki veya tepkimeye girmemiş başlangıç bileşiklerinden, safsızlıklardan ve çözeltiden ayırmak

Detaylı

SÜT TOZU TEKNOLOJİSİ

SÜT TOZU TEKNOLOJİSİ SÜT TOZU TEKNOLOJİSİ SÜT TOZLARININ TANIMI VE BİLEŞİMİ Süt tozu, yağlı ve yağsız taze sütlerin suyunun mümkün olduğu kadar uçurulması suretiyle elde edilen kurutulmuş bir süt ürünüdür FAO ve WHO standartlarına

Detaylı

MAK-LAB007 AKIŞKAN YATAĞINDA AKIŞKANLAŞTIRMA DENEYİ

MAK-LAB007 AKIŞKAN YATAĞINDA AKIŞKANLAŞTIRMA DENEYİ MAK-LAB007 AKIŞKAN YATAĞINDA AKIŞKANLAŞTIRMA DENEYİ 1.GİRİŞ Deney tesisatı; içerisine bir ısıtıcı,bir basınç prizi ve manometre borusu yerleştirilmiş cam bir silindirden oluşmuştur. Ayrıca bu hazneden

Detaylı

T.C. ADANA BİLİM VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ MALZEME MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ NUMUNE HAZIRLAMA LABORATUVARI

T.C. ADANA BİLİM VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ MALZEME MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ NUMUNE HAZIRLAMA LABORATUVARI T.C. ADANA BİLİM VE TEKNOLOJİ ÜNİVERSİTESİ MALZEME MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ NUMUNE HAZIRLAMA LABORATUVARI Cihazlar Hassas Terazi.....3 Kurutma Fırını (Etüv)......4 Çeker Ocak....5 Halkalı Değirmen...6 Mekanik

Detaylı

Ders Notları 3 Geçirimlilik Permeabilite

Ders Notları 3 Geçirimlilik Permeabilite Ders Notları 3 Geçirimlilik Permeabilite Zemindeki mühendislik problemleri, zeminin kendisinden değil, boşluklarında bulunan boşluk suyundan kaynaklanır. Su olmayan bir gezegende yaşıyor olsaydık, zemin

Detaylı

SU ARITMA TESİSLERİNDE HAVALANDIRMA

SU ARITMA TESİSLERİNDE HAVALANDIRMA YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ SU ARITMA TESİSLERİNDE HAVALANDIRMA Dr. Tamer COŞKUN 13 Mart 2012 Havalandırma Gerekli gazları suya kazandırmak (gaz halinden çözünmüş forma dönüştürmek)

Detaylı

ZnS (zincblende) NaCl (sodium chloride) CsCl (cesium chloride)

ZnS (zincblende) NaCl (sodium chloride) CsCl (cesium chloride) Seramik, sert, kırılgan, yüksek ergime derecesine sahip, düşük elektrik ve ısı iletimi ile iyi kimyasal ve ısı kararlılığı olan ve yüksek basma dayanımı gösteren malzemelerdir. Malzeme özellikleri bağ

Detaylı

GÜNEŞİN ELEKTROMANYETİK SPEKTRUMU

GÜNEŞİN ELEKTROMANYETİK SPEKTRUMU GÜNEŞİN ELEKTROMANYETİK SPEKTRUMU Güneş ışınımı değişik dalga boylarında yayılır. Yayılan bu dalga boylarının sıralı görünümü de güneş spektrumu olarak isimlendirilir. Tam olarak ifade edilecek olursa;

Detaylı

VANTİLATÖR DENEYİ. Pitot tüpü ile hız ve debi ölçümü; Vantilatör karakteristiklerinin devir sayısına göre değişimlerinin belirlenmesi

VANTİLATÖR DENEYİ. Pitot tüpü ile hız ve debi ölçümü; Vantilatör karakteristiklerinin devir sayısına göre değişimlerinin belirlenmesi VANTİLATÖR DENEYİ Deneyin amacı Pitot tüpü ile hız ve debi ölçümü; Vantilatör karakteristiklerinin devir sayısına göre değişimlerinin belirlenmesi Deneyde vantilatör çalışma prensibi, vantilatör karakteristiklerinin

Detaylı

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.)

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Laboratuvara Giriş Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 4. Hafta (10.10.2013) Derslik B301 1 BİLİM Araştırmacı

Detaylı

ISI İLETİM KATSAYISININ BELİRLENMESİ DENEYİ

ISI İLETİM KATSAYISININ BELİRLENMESİ DENEYİ MAKİNA MÜHENDİSLİĞİ LABORATUARI II DERSİ ISI İLETİM KATSAYISININ BELİRLENMESİ DENEYİ Hazırlayan Doç.Dr. Nedim SÖZBİR 2014, SAKARYA 1.DENEYİN AMACI ISI İLETİM KATSAYISININ BELİRLENMESİ DENEYİ Değişik malzemelerden

Detaylı

SERTLEŞMİŞ BETON ÖZGÜL AĞIRLIK TAYİNİ (TS EN 2941, ASTM C138)

SERTLEŞMİŞ BETON ÖZGÜL AĞIRLIK TAYİNİ (TS EN 2941, ASTM C138) SERTLEŞMİŞ BETON ÖZGÜL AĞIRLIK TAYİNİ (TS EN 2941, ASTM C138) Taze Beton: Betonun karıştırma işlemi bittikten sonra sahip olduğu işlenebilirliğini koruyabildiği süre içindeki (sertleşmeye başlamadan önceki)

Detaylı

SABUN SENTEZİ (Yağların Hidrolizi veya Sabunlaştırılması)

SABUN SENTEZİ (Yağların Hidrolizi veya Sabunlaştırılması) SABUN SENTEZİ (Yağların Hidrolizi veya Sabunlaştırılması) Gerek hayvansal yağlar gerekse bitkisel (nebati) yağlar, yağ asitlerinin gliserin (gliserol) ile oluşturdukları oldukça kompleks esterlerdir. Bu

Detaylı

EVDE KİMYA SABUN. Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir.

EVDE KİMYA SABUN. Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir. EVDE KİMYA SABUN Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir. CH 3(CH 2) 16 COONa: Sodyum stearat (Beyaz Sabun) CH 3(CH 2) 16 COOK:

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ) GIDA TEKNOLOJİSİ DUYUSAL KONTROLLERI YAPMA ANKARA 2007 Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geliştirilen modüller;

Detaylı

MALZEME BİLGİSİ DERS 7 DR. FATİH AY. www.fatihay.net fatihay@fatihay.net

MALZEME BİLGİSİ DERS 7 DR. FATİH AY. www.fatihay.net fatihay@fatihay.net MALZEME BİLGİSİ DERS 7 DR. FATİH AY www.fatihay.net fatihay@fatihay.net GEÇEN HAFTA KRİSTAL KAFES NOKTALARI KRİSTAL KAFES DOĞRULTULARI KRİSTAL KAFES DÜZLEMLERİ DOĞRUSAL VE DÜZLEMSEL YOĞUNLUK KRİSTAL VE

Detaylı

Örneğin; İki hidrojen (H) uyla, bir oksijen (O) u birleşerek hidrojen ve oksijenden tamamen farklı olan su (H 2

Örneğin; İki hidrojen (H) uyla, bir oksijen (O) u birleşerek hidrojen ve oksijenden tamamen farklı olan su (H 2 On5yirmi5.com Madde ve özellikleri Kütlesi, hacmi ve eylemsizliği olan herşey maddedir. Yayın Tarihi : 21 Ocak 2014 Salı (oluşturma : 2/9/2016) Kütle hacim ve eylemsizlik maddenin ortak özelliklerindendir.çevremizde

Detaylı

Toprak Nemi Ölçme Metodları

Toprak Nemi Ölçme Metodları Toprak Nemi Ölçme Metodları Doğrudan Ölçme Metodu (Gravimetrik) Dolaylı Ölçme Metodları Toprağın Elektriksel Özelliklerini Kullanan Metodlar Radyasyon Tekniği (Nötron Proble) Toprak Tansiyonu (Tansiyometre)

Detaylı

BÖLÜM 1: TEMEL KAVRAMLAR

BÖLÜM 1: TEMEL KAVRAMLAR Sistem ve Hal Değişkenleri Üzerinde araştırma yapmak üzere sınırladığımız bir evren parçasına sistem, bu sistemi çevreleyen yere is ortam adı verilir. İzole sistem; Madde ve her türden enerji akışına karşı

Detaylı

DENEY 6. CH 3 COO - + Na + + H 2 O ve

DENEY 6. CH 3 COO - + Na + + H 2 O ve DENEY 6 İLETKENLİK TİTRASYONU İLE KUVVETLİ VE ZAYIF ASİTLERİN ANALİZİ Deneyin Yapılışı: Deney için sırasıyla,5 N HCl;,1 N Asetik asit ve ikisinin de bilinmeyen miktarlarda bulunduğu karışımı,1 N NaOH ile

Detaylı

R-712 SOĞUTMA LABORATUAR ÜNİTESİ DENEY FÖYLERİ

R-712 SOĞUTMA LABORATUAR ÜNİTESİ DENEY FÖYLERİ DENEYSAN EĞİTİM CİHAZLARI SAN. VE TİC. Yeni sanayi sitesi 36.Sok. No:22 BALIKESİR Telefaks:0266 2461075 http://www.deneysan.com R-712 SOĞUTMA LABORATUAR ÜNİTESİ DENEY FÖYLERİ HAZIRLAYAN Yrd.Doç.Dr. Hüseyin

Detaylı

9.7 ISIL İŞLEM SIRASINDA GIDA BİLEŞENLERİNİN PARÇALANMASI

9.7 ISIL İŞLEM SIRASINDA GIDA BİLEŞENLERİNİN PARÇALANMASI 9.7 ISIL İŞLEM SIRASINDA GIDA BİLEŞENLERİNİN PARÇALANMASI 9.7.1 Sabit Sıcaklıkta Yürütülen Isıl işlemde Bileşenlerin Parçalanması 9.7.2 Değişen Sıcaklıkta Yürütülen Isıl İşlemde Bileşim Öğelerinin Parçalanması

Detaylı

Genel Laboratuvar Kuralları

Genel Laboratuvar Kuralları Genel Laboratuvar Kuralları 1. Laboratuvarlar yapılan analizin özelliğine uygun bir şekilde planlanmalı ve çalışmalıdır. 2. Personel için yeteri kadar soyunma dolabı bulundurulmalı, kadın ve erkek personel

Detaylı

PİYASADA BULUNAN BAZI BİTKİSEL ÇAYLARDA KAFEİN TAYİNİ

PİYASADA BULUNAN BAZI BİTKİSEL ÇAYLARDA KAFEİN TAYİNİ TÜBİTAK-BİDEB KİMYA BİLİM DANIŞMANLIĞI ÇALIŞTAYI 29.08.2007-09.09.2007 PİYASADA BULUNAN BAZI BİTKİSEL ÇAYLARDA KAFEİN TAYİNİ Füsun DÖNMEZ Gülyay YILMAZER Proje Danışmanı Prof. Dr. Mustafa SOYLAK İÇİNDEKİLER

Detaylı

Geometrik nivelmanda önemli hata kaynakları Nivelmanda oluşabilecek model hataları iki bölümde incelenebilir. Bunlar: Aletsel (Nivo ve Mira) Hatalar Çevresel Koşullardan Kaynaklanan Hatalar 1. Aletsel

Detaylı

5 kilolitre=..lt. 100 desilitre=.dekalitre. 150 gram=..dag. 1. 250 g= mg. 0,2 ton =..gram. 20 dam =.m. 2 km =.cm. 3,5 h = dakika. 20 m 3 =.

5 kilolitre=..lt. 100 desilitre=.dekalitre. 150 gram=..dag. 1. 250 g= mg. 0,2 ton =..gram. 20 dam =.m. 2 km =.cm. 3,5 h = dakika. 20 m 3 =. 2014 2015 Ödevin Veriliş Tarihi: 12.06.2015 Ödevin Teslim Tarihi: 21.09.2015 MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA OKULLARI 1. Aşağıda verilen boşluklarara ifadeler doğru ise (D), yanlış ise (Y) yazınız. A. Fiziğin ışıkla

Detaylı

MOTORLAR-5 HAFTA GERÇEK MOTOR ÇEVRİMİ

MOTORLAR-5 HAFTA GERÇEK MOTOR ÇEVRİMİ MOTORLAR-5 HAFTA GERÇEK MOTOR ÇEVRİMİ Yrd.Doç.Dr. Alp Tekin ERGENÇ GERÇEK MOTOR ÇEVRİMİ Gerçek motor çevrimi standart hava (teorik) çevriminden farklı olarak emme, sıkıştırma,tutuşma ve yanma, genişleme

Detaylı

Dr. Fatih AY. Tel: 0 388 225 22 55 ayfatih@nigde.edu.tr

Dr. Fatih AY. Tel: 0 388 225 22 55 ayfatih@nigde.edu.tr Dr. Fatih AY Tel: 0 388 225 22 55 ayfatih@nigde.edu.tr Düzlemsel Güneş Toplayıcıları Vakumlu Güneş Toplayıcıları Yoğunlaştırıcı Sistemler Düz Toplayıcının Isıl Analizi 2 Yapı olarak havası boşaltılmış

Detaylı

KARIŞIMLAR. Karışımların Ayrılması

KARIŞIMLAR. Karışımların Ayrılması KARIŞIMLAR Karışımların Ayrılması Günlük yaşamda kullandığımız eşyaların, giydiğimiz kıyafetlerin, yediğimiz yiyeceklerin, içtiğimiz suyun hepsi birer karışımdır. Nehir, göl, baraj sularını doğal haliyle

Detaylı

2 Hata Hesabı. Hata Nedir? Mutlak Hata. Bağıl Hata

2 Hata Hesabı. Hata Nedir? Mutlak Hata. Bağıl Hata Hata Hesabı Hata Nedir? Herhangi bir fiziksel büyüklüğün ölçülen değeri ile gerçek değeri arasındaki farka hata denir. Ölçülen bir fiziksel büyüklüğün sayısal değeri, yapılan deneysel hatalardan dolayı

Detaylı

YRD. DOÇ DR. AYŞEGÜL KÖROĞLU

YRD. DOÇ DR. AYŞEGÜL KÖROĞLU YRD. DOÇ DR. AYŞEGÜL KÖROĞLU Restoratif dişhekimliğinde estetiğin sağlanması için restorasyonların doğal diş rengi ile olan uyumu çok önemlidir. Renk seçimi hekim için zor ve titizlik gerektiren bir işlemdir.

Detaylı

Prof. Dr. Osman SİVRİKAYA Zemin Mekaniği I Ders Notu

Prof. Dr. Osman SİVRİKAYA Zemin Mekaniği I Ders Notu HAFTALIK DERS PLANI Hafta Konular Kaynaklar 1 Zeminle İlgili Problemler ve Zeminlerin Oluşumu [1], s. 1-13 2 Zeminlerin Fiziksel Özellikleri [1], s. 14-79; [23]; [24]; [25] 3 Zeminlerin Sınıflandırılması

Detaylı

SEDİMANTASYON TESTİ :

SEDİMANTASYON TESTİ : 1 SEDİMANTASYON TESTİ : AMAÇ ve PRENSİP: Sedimantasyon testi, buğday ve unun ekmeklik kalitesini belirlemede kullanılan çeşitli testlerin arasında en hızlı ve en kolay olanıdır. Bu test sonucunda elde

Detaylı