T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2429 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1410 GENEL D LB L M-II

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2429 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1410 GENEL D LB L M-II"

Transkript

1 T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2429 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1410 GENEL D LB L M-II Yazarlar Prof.Dr. A. Sumru ÖZSOY (Ünite 1, 2) Yrd.Doç.Dr. Zeynep ERK EMEKS Z (Ünite 3, 4) Doç.Dr. Ümit Deniz TURAN (Ünite 5, 6) Prof.Dr. Leyla UZUN (Ünite 7, 8) Editörler Prof.Dr. A. Sumru ÖZSOY Yrd.Doç.Dr. Zeynep ERK EMEKS Z ANADOLU ÜN VERS TES

2 Bu kitab n bas m, yay m ve sat fl haklar Anadolu Üniversitesine aittir. Uzaktan Ö retim tekni ine uygun olarak haz rlanan bu kitab n bütün haklar sakl d r. lgili kurulufltan izin almadan kitab n tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kay t veya baflka flekillerde ço alt lamaz, bas lamaz ve da t lamaz. Copyright 2011 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic, tape or otherwise, without permission in writing from the University. UZAKTAN Ö RET M TASARIM B R M Genel Koordinatör Prof.Dr. Levend K l ç Genel Koordinatör Yard mc s Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Ö retim Tasar mc s Doç.Dr. Cemil Ulukan Grafik Tasar m Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar Ö r.gör. Cemalettin Y ld z Ö r.gör. Nilgün Salur Ölçme De erlendirme Sorumlusu Ö r.gör.dr. Serpil Koçdar Grafikerler Ayflegül Dibek Hilal Küçükda aflan Gülflah Y lmaz Ufuk Önce Kitap Koordinasyon Birimi Doç.Dr. Feyyaz Bodur Uzm. Nermin Özgür Kapak Düzeni Prof. Tevfik Fikret Uçar Ö r.gör. Cemalettin Y ld z Dizgi Aç kö retim Fakültesi Dizgi Ekibi Genel Dilbilim-II ISBN Bask Bu kitap ANADOLU ÜN VERS TES Web-Ofset Tesislerinde adet bas lm flt r. ESK fieh R, Ocak 2013

3 çindekiler iii çindekiler Önsöz... vii Sesbilgisi... 2 D LLER N SESLER : SESB LG S... 3 Ses ve Yaz... 3 Söyleyifl Sesbilgisi... 4 Hava Ak m Düzenekleri... 5 SES OLUfiUMU... 6 Ünsüzler... 7 Ünlüler Ünlülerin Oluflturulmas Çift Ünlüler DO AL SES SINIFLARI Sürekliler/Süreksizler Engelliler/Titreflimliler Ünsüzler Seslemsel Sesler BÜRÜN Vurgu Ezgi Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler SESB L M B Ç MB L M VE SESB L M Biçimbirimlerin Söylenifli Biçim-Sesbilimsel Kurallar SESB R MLER VE EN KÜÇÜK Ç FTLER Sesbirimlerin Da l m Bütünleyici Da l m ve Sesbirimcikler Soluklanma Kural Do al Ses S n flar ve Ay r c Özellikler Sesdizim BÜRÜNSEL SESB L M Vurgu EZG SESB L MSEL SÜREÇLER Ses Benzeflmeleri Ünlü Uyumu Kapal Ünlü Uyumu Ünsüz Uyuflmalar Ses Düflmeleri Ünlü Düflmeleri ÜN TE 2. ÜN TE

4 iv çindekiler Ünsüz Düflmeleri Ünsüz Düflürülmesi Özellik De iflmesi Soluklanma Ünlü Yükselmesi Genizsilleflme Ünlü Eklenmesi Sözcük Bafl Kümeleri Seslerin Yer De iflimi Dil Sürçmeleri Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Size Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar ÜN TE 4. ÜN TE Anlam Nedir? ANLAM NED R? Dil, Dünya Gerçekli i ve Anlam liflkisi ANLAMIN OLUfiUMU: B RLEfi MSELL K LKES SÖZCÜK ANLAMI VE SÖZCÜKLER ARASI L fik LER Alt Anlam Efl Anlaml l k Karfl t Anlaml l k Ters ve Bak fl ml Karfl tlar Efl Seslilik ve Çok Anlaml l k E retileme Parça- Bütün liflkisi ve Ad Eksiltmesi Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Anlambilim: Tümce Anlam SÖZCE, TÜMCE VE ÖNERME Önermeler ve Do ruluk Koflullar Önerme Türleri Önermelerin Do ruluk Koflullar : Zorunlu ve Yeterli Koflullar TÜMCE, ÖNERME VE ANLAMSAL L fik LER Gerektirim Önvarsay m Çeliflki TÜMCE ANLAMI VE SÖZD Z M Anlamsal Roller YÜKLEM Yüklem ve Yüklemleme... 80

5 çindekiler v Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Edimbilim I ED MB L M Dil, letiflim ve Bilifl liflkisi ANLAMB L M VE ED MB L M BA LAM Biliflsel Ba lam-(söylem Modeli) fib RL LKES (GRICE, 1975) Sezdirim SÖZ EYLEM KURAMI Dolays z ve Dolayl Söz Eylemler Edimsözlerin S n fland r lmas Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Edimbilim II: Bilgi De eri, Bilgi Yap s ve Dilde Kibarl k ve Kabal k B LG DE ER VE B LG YAPISI Bilgi De eri: Varsay lan Tan d kl k S n fland r lmas Bilgi Yap s Bilgi Yap s n n Bileflenleri: Konu, Odak, Karfl tsall k Bilgi Yap s n n Dilbilimsel Kodlan fl Türkçede Bilgi Yap s : Söz Dizilimi ve Di er Özellikler D LDE K BARLIK VE KABALIK Dilde Kibarl k Kibarl k lkeleri Yüz Kavram ve Kibarl k Stratejileri Farkl Kültürlerde Kibarl k Dilde Kabal k Tabu Sözcükler ve Küfür Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar ÜN TE 6. ÜN TE

6 vi çindekiler 7. ÜN TE 8. ÜN TE Metindilbilim: Temel lke ve Kavramlar MET ND LB L M NED R? Tümceden Metne D LE DAYALI LET fi M N TEMEL B R M : MET N MET NSELL K ÖLÇÜTLER Metin Merkezli Metinsellik Ölçütleri Ba lafl kl k Kullan c Merkezli Metinsellik Ölçütleri MET N TÜRÜ NED R? Söylem - Tür - Metin Metin Türü ve Söylem Toplulu u liflkisi SÖYLEM VE MET N TÜRÜ SINIFLAMALARI Durum Niyet/ fllev Bak fl Aç s Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Anlat Çözümlemesi ANLATI ÇÖZÜMLEMES NED R? Anlat Söylemi ve Anlat Metni Sözlü Anlat Çözümlemesi Anlat Metninin Yap s ANLATININ D LSEL ÖZELL KLER VE filevler K fi SEL DENEY M ANLATILARI Anlat Metinleri ve Dil Aktar mlar Dil Aktar mlar S n flamas Dil Aktar m n n Boyutlar D L AKTARIMI VE TANIT TÜRLER Tan t Türleri Aktar m Ç kar m ORHUN YAZITLARININ ANLATI YAPISI VE SÖYLEMSEL ÖZELL KLER Tunyukuk Yaz t n n Büyük Yap s Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Türkçe ngilizce Terimler Listesi

7 çindekiler vii Önsöz Bir bilim dal olarak 19. yüzy l n ortalar nda geliflmeye bafllam fl olan dilbilim, son yüzy l içinde büyük geliflmeler göstererek diller uzerinde çok genifl kapsaml araflt rmalara yol açm fl olan, dillerin yap s n incelemeyi amaçlayan bir bilim dal d r. Bilim dal olarak di er bilim dallar gibi, dilbilimin de kendi inceleme yöntemleri vard r. Bu yöntemlerle yürütülmüfl olan dilbilim araflt rmalar n n bir k sm dünyada konuflulan ve say lar 5,000-7,000 aras nda oldu u tahmin edilen dillerin kendilerine özgü özelliklerinin niteli ini betimlemeyi amaçlarken, son 50 y l içindeki çal flmalar birbirlerinden çok farkl gibi duran bu dillerin asl nda bir çok yap sal özellikleri bak m ndan birbirlerine büyük benzerlikler sergiledi ini ve diller aras nda gözlemlenen ayr mlar n yaln zca yüzeysel düzeyde oldu unu ortaya ç - karm flt r. Bu aç dan özellikle 1950'lerden sonra dilbilim alan nda yürütülen çal flmalar dil evrenselleri üzerine odaklanm fl, bu evrensellerin niteli ini, ozelliklerini, birbirleriyle iliflkilerini, insan dili denilen olgunun yap s n belirleyen evrensel kural ve ilkelerin ne oldu unu irdelemeyi amaçlam flt r. Dilbilimin ülkemizde ö retilmesi 1930'lara dayanmaktad r. Tarihi bu kadar erken y llara dayanmas na karfl n, dilbilim ne yaz k ki hala üniversitelerimizde genellikle yabanc dil e itimi bölümlerinde verilen zorunlu dilbilgisi dersleri olmaktan çok ileri gitmemifltir. Ülkemizde halen yaln zca 4 üniversitede ba ms z bir dilbilim program bulunmaktad r. Di er üniversltelerde ise dilbilim dersleri yabanc dil e itimi ya da Bat Dilleri ve Edebiyatlar bölümlerinde verilen ve nedense yaln zca yabanc dillerle ilgilendirilen bir alan olarak alg lanmakta ve uygulanmaktad r. Ancak Türkçe nin bütün özelliklerinin günümüzdeki dilbilim kuram ve yöntemleri çerçevesinde incelenmesi, Türkçe nin daha genifl bir biçimde betimlenmesine katk da bulunaca kesindir. Bunun için de Türk Dili ve Edebiyat Bölümleri nde dilbilim derslerinin olmas büyük önem kazanmaktad r. Bu kitapta, dilin yap s n oluflturan bileflenlerin niteli ini ayr ayr ele al p inceleme f rsat bulacaks n z. Her bilefleni oluflturan birimlerin ne oldu unu ö renecek, dillerde her bileflenin birimlerinin birleflim kurallar n n nas l uyguland n inceleyecek, yap lar n niteli ini belirleyen ilkeleri irdeleyerek dilbilimin dile yaklafl - m n, dili inceleme yöntemlerini ö reneceksiniz. Ve bütün bunlar yaparken, hem dünyada konuflulan bir çok dilden örnekler görecek, onlar n yap lar n inceleme f rsat bulacaks n z hem de yüzeyde bu kadar farkl gibi duran dillerin asl nda yap sal bak mdan birbirlerine ne kadar benzer özellikler sergiledi ini göreceksiniz. Dil denilen bu genifl ve derin okyanusu tan mak üzere zevkli bir yolculu a bafllarken dilbilime gönül vermifl dilbilimciler kervan na sizlerin de kat lman z dileklerimizle Editörler Prof.Dr. A. Sumru Özsoy Yrd.Doç.Dr. Zeynep Erk Emeksiz

8 1GENEL D LB L M-II Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Ses ve yaz aras ndaki farkl l klar aç klayabilecek, Ünsüz sesleri oluflma yeri ve biçimi aç s ndan betimleyebilecek, Ünlü seslerin nas l olufltu unu aç klayabilecek, Do al ses s n flar n tan mlayabilecek, Bürün ve bürünsel özellikleri betimleyebileceksiniz. Anahtar Kavramlar Ses, Harf Ses Ayg t Bafllat c Ötümlu-Ötümsüz Uluslararas Sesbilgisi Alfabesi Ünlü-Ünsüz Ses Düzenekleri Püskürtmeli, Emmeli Düzenekler Oluflturucular, Alt Oluflturucular, Üst Oluflturucular Patlamal, Sürtünmeli, Patlamal -Sürtünmeli, Genizsil, Ak c, Yar Ünlü Dil, Dil Palas, Diflyuvas l, G rtlak, Damak, Artdamak, Dilucu Diflyuvas l, G rtlaks l, Damaks l, Artdamaks l, Dilucu Ton Dilleri, Ezgi Dilleri, Vurgu çindekiler Genel Dilbilim-II Sesbilgisi D LLER N SESLER : SESB LG S SES OLUfiUMU DO AL SES SINIFLARI BÜRÜN

9 Sesbilgisi D LLER N SESLER : SESB LG S Ses ve Yaz nsanlar kendilerini ifade ederlerken dil kullan rlar. Dili kullanman n iki yolu vard r: konuflma ve yazma. nsan dili temelde konuflmaya dayal d r. Çocuklar düflünün: Çocuklar ancak okula gittikleri zaman ya da yafllar okul ça na yaklaflt zaman okuma-yazma ö renirler. Ancak dünyada hangi dil ortam na do arlarsa do sunlar, çocuklar duyma duyular nda bir sorun yoksa ya da çok ileri düzeyde zeka geliflimi sorunlar yoksa, bir yafl ndan itibaren konuflmaya bafllarlar. Baflka bir deyiflle, çocuklar yazmay ö renmeden çok önce anadillerini konuflabilmektedirler. Bu da bize göstermektedir ki dil asl nda konuflmaya dayal d r. Ve konuflma tabii sese dayal d r. Ayr ca unutmayal m ki, dünyan n bir çok yerinde hala dilleri yaz ya dökülmemifl toplumlar bulunmaktad r. Yaz lar olmamas na karfl n, bu toplumlar n bireyleri birbirleri ile konuflarak iletiflim kurmakta, günlük gereksinimlerini konuflma ile gidermektedirler. Böylece yaz n n, dil için önemli ama ikincil bir boyutu oldu u ortaya ç kmaktad r. Yaz toplumlarda, birbirlerine sesin eriflemeyece i uzakl kta olan kifliler aras nda haberleflmeyi, bilgi aktar m n sa lamaya yarayan bir araçt r. Yaz ayn zamanda sesten daha kal c oldu u için, bilginin bir kuflaktan daha sonraki kuflaklara aktar lmas n sa layarak insanl n bilgi birikimi yapabilmesine yol açar. Böylece yaz n n temel ifllevi, bilginin kal c l n, süreklili ini sa lamak olarak nitelenebilir. flitme engeli olmayan bireyler için dilin konuflmaya dayal oldu unu göz önünde bulundurursak, konuflulan dil için seslerin önemi ve sesler ile harfler aras ndaki fark ortaya ç kacakt r. Harfler, konuflmak için oluflturulan seslerin yaz ya dökülebilmesi için kullan lan sembollerdir. Her dilin kendi seslerini yazabilmek için kulland bir yaz biçimi vard r; çivi yaz s, hiyeroglif ve alfabe de iflik yaz türleridir. Alfabe her sesi ayr bir sembol ile temsil eden yaz türüdür. Örne in, anadili Türkçe olan kifliler ben sözcü ünün b, e, n seslerinden olufltu unu bilirler ve bu sesler Türkçe alfabede b, e, n harfleriyle yaz l r. Ingilizce de ise this, the, these gibi sözcüklerin bafl nda bulunan th harfleri tek bir sesi simgelemektedir. Diller aras nda ses farkl l klar oldu u gibi, alfabelerinde de farklar vard r çünkü her dil kendi ses dizgesinde olan sesleri temsil etmek için gerekli olan harfleri kullan r. Dilbilim bütün dillerdeki sesleri kaydetmek ve yazabilme i amaçlamaktad r. Bunun için diller taraf ndan kullan lan alfabeler, dilbilim için yeterli de ildir. Dillerin alfabele-

10 4 Genel Dilbilim-II Yaz sistemlerinde görülen bu tutars zl klar gidermek, bütün dillerde ç kar lan sesleri yazabilmek ve bir ses bir sembol ilkesini gerçeklefltirmek için dilbilimde Uluslararas Sesbilgisi Alfabesi (International Phonetic Alphabet) denilen özel bir alfabe gelifltirmifltir. Uluslararas Sesbilgisi Alfabesi nde her bir sesi ayr bir sembolle göstermekte ve bu sembollerin her biri yaln zca bir sesi temsil etmektedir. rinde bir harfin temsil etti i sesin niteli i dilden dile farketmektedir. Türkçede e harfi ile temsil edilen ses ile ngilizcede ayn harf ile temsil edilen ses farkl d r; örn. Türkçede ses, sen, ev ama ngilizce men, women, beet. Ayr ca baz dillerde bir ses o dilin alfabesi içinde bile de iflik harflerle gösterilmektedir; örn. Ingilizcede meet buluflmak ile meat et sözcüklerindeki ünlü ayn d r ama yaz l fl biçimleri görüldü- ü gibi farkl d r. Ayn flekilde, ngilizcede this, the, these gibi sözcüklerin ilk sesleri th olarak 2 harf ile yaz lmaktad r. Yaz sistemlerinde görülen bu tutars zl klar gidermek, bütün dillerde ç kar lan sesleri yazabilmek ve bir ses bir sembol ilkesini gerçeklefltirmek için dilbilimde Uluslararas Sesbilgisi Alfabesi (International Phonetic Alphabet) denilen özel bir alfabe gelifltirmifltir. Uluslararas Sesbilgisi Alfabesi her bir sesi ayr bir sembolle göstermekte ve bu sembollerin her biri yaln zca bir sesi temsil etmektedir. Örne in, ngilizcede this, the, these sözcüklerinin ilk sesi Uluslararas Sesbilgisi Alfabesi nde [D] sembolü ile gösterilir. Dilbilimde seslerin oluflumunu inceleyen alana sesbilgisi denir. Seslerin de iflik özelliklerini inceleyen bir alan olan sesbilgisinin 3 alt alan vard r. Akustik sesbilgisi, ses dalgalar n n frekans ve h z gibi fiziksel özeliklerini inceler. Dinleyifl sesbilgisinin ilgi alan sesin kulak zar ndan beyne aktar lmas ve beyin taraf ndan duyma merkezine aktar lan iletinin alg lanmas ve içeri inin anlafl lmas n sa layan sinirsel süreçtir. Beyin ile kulak aras ndaki sinir a nda oluflan bir uyumsuzluk ya da beynin duyma merkezinde olan bir hasar bu süreci olumsuz olarak etkilemektedir. Sesin beyne aktar lmas nda görülen sorunun niteli ine ba l olarak, bireylerde iflitme engellilik gibi fiziksel bir engel ortaya ç kabilir ya da iletinin do ru anlafl lmamas gibi beynin gelen iletiyi çözümleme ifllemini yerine getiren biliflsel süreçte bir sorun yaflan yor olabilir. Dinleyifl sesbilgisi sorunun niteli ini saptamay amaçlamaktad r. Söyleyifl sesbilgisi nin inceleme alan ise konuflucunun konuflurken kulland seslerin oluflturulmas n sa layan fiziksel hareketlerin niteli idir. Konuflurken kulland m z sesler bir hava ak m n n solunum sistemimiz içinde yer de ifltirmesi sonucu oluflmaktad r. Hava ak m solunum sistemi içinde yer de ifltirirken, konuflucular dil, dudak ve difller gibi a z içinde bulunan organlar n de iflik fiziksel hareketleri ile ses olufltururlar. fiimdi konuflmada kullan ld m z sesleri nas l oluflturdu umuza bir göz atal m. Söyleyifl Sesbilgisi Konuflurken ç kard m z sesler bir hava ak m n n solunum sistemimiz içinde yer de ifltirmesi sonucu oluflmaktad r. Konuflmada kullan lan sesleri oluflturma sürecinde kullan lan organlar flunlard r: 1. akci erler 2. hava borusu 3. g rtlak 4. a z bofllu u 5. burun bofllu u Konuflurken ç kard m z sesler, bafllat c denilen bir organ n hava ak m n bafllatmas ile oluflturulur. Bunu bir emme-basma pompas n n havay d flar itme hareketi olarak düflünebiliriz ve seslerin oluflmas n sa layan düzene i bafllat c taraf ndan d flar ya itilmesini havan n insan vucüdu içindeki yolculu a benzetebiliriz. Dillerde hava ak m n bafllat c ifllevini gören organlar, akci erler, g rtlak ve damakt r. Tüm dillerde akci erlerin bafllat c ifllevini üstlendi i sesler bulunmaktad r. Baz dillerde ise akci erlerin bafllat c ifllevini üstlendi i sesler yan s ra g rtlak ve damak taraf ndan bafllat lan hava ak m ile oluflturulan sesler de bulunmaktad r.

11 1. Ünite - Sesbilgisi 5 Afla daki resim hava ak m n n ses ayg t içindeki hareketini sa layan organlar ve hava ak m n n ç k fl yollar n göstermektedir: Resim 1.1 Ses Ayg t Burun bofllu u A z bofllu u G rtlak Soluk borusu Bafllat c olan akci erler taraf ndan itilen hava ak m soluk borusu yoluyla yukar do ru hareket eder ve soluk borusunun üst taraf nda bulunan g rtlaktan geçerek a z ya da burun boflluklar ndan d flar ç kar. G rtlakta ses telleri bulunmaktad r. Ses telleri iki ayr konumda olabilir. Ses telleri aralar nda herhangi bir boflluk olmayacak derecede birbirlerine yak n duruyorlarsa, hava ak m g rtlaktan geçerken, ses tellerinin aras nda geçmek için onlar iter ve titremelerine yol açar. Ses tellerinin titremesi sonucu oluflan seslere ötümlü sesler denir. Bunu z sesinin oluflturulmas nda görebiliriz. flaret ya da orta parma n z bo az n zdaki g rtlak bölgesinin üzerine koyup z sesini ç kar rsan z, bir titreflim hissedeceksiniz; bu titreflim z sesinin ötümlü bir ses oldu unu gösterir. Hava ak m g rtlaktan geçti i s rada, ses telleri ayr k durumdaysalar, yani aralar nda bir boflluk bulunmuyorsa, oluflturulan ses ötümsüzdür. Yukar daki deneyi flimdi s sesiyle yap n; iflaret ya da orta parma n z bo- az n zdaki g rtlak bolgesinin üzerine koyup s sesini ç kartt n zda, hiç bir titreflim hissetmeyeceksiniz. Bu s sesinin ötümsüz ses oldu unu göstermektedir. Türkçede fl harfi ile gösterdi imiz ses ötümlü mü ötümsüz mü? Türkçede p harfi ile gösterdi imiz ses ötümlü mü ötümsüz mü? Türkçede b harfi ile gösterdi imiz ses ötümlü mü ötümsüz mü? Hava Ak m Düzenekleri DÜfiÜNEL M Konuflma sürecinde kullan lan sesleri ç karmada birbirlerinden SORU hava ak m n bafllatan organ n niteli i aç s ndan ayr lan üç ayr hava ak m düzene i kullan lmaktad r. Hava ak m düzeneklerini ve hava ak m n bafllatan bafllat c ad n verebilece- D KKAT imiz organlar flöyle gösterebiliriz: 1 DÜfiÜNEL M SORU D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P

12 6 Genel Dilbilim-II Tablo 1.1 Hava Ak m Düzenekleri Hava Ak m Düzenekleri Akci er hava ak m düzene i G rtlak hava ak m düzene i Artdamak hava ak m düzene i Bafllat c Akci erler G rtlak Artdamak Yukar da da belirtti imiz gibi tüm dillerde akci er hava ak m düzene i ile oluflrurulan sesler bulunmaktad r. G rtlaks l ve artdamaks l hava ak m düzenekleri ise baz dillerde akci er hava ak m düzene i yan s ra kullan lmaktad r. Türkçede yaln zca akci er hava ak m düzene i ile oluflturulan sesler kullan lmaktad r. Kafkas dilleri ailesine ait olan Abhazca, Kabartayca, Gürcüce gibi dillerde g rtlaks l hava ak m düzene i ile oluflturulan sesler de bulunmaktad r. Artdamaks l hava ak m ile oluflturulan sesler ise Ewe gibi baz Afrika dillerinde görülmektedir. Hava ak m düzeneklerinde bafllat c lar, seslerin oluflmas n sa layan hava ak - m n iki ayr biçimde bafllat r. Bu biçimler havan n pompalamay and ran hareketi ile d flar itilmesi ya da emmeyi and ran hareket ile içeri çekilmesidir. Bunlardan havan n d flar itilmesi ile oluflturulan seslere püskürtmeli, içeri çekilmesi ile soluflturulan seslere emmeli ad verilir. Ancak, hava ak m düzeneklerinin her biri taraf ndan her iki biçimle de hava ak m bafllat labilmesine karfl n, oluflturulan tüm sesler insanlar taraf ndan konuflma sesi olarak kullan lmamaktad r. Örne in, tüm dillerde püskürtmeli akci er hava düzene i ile oluflturulan sesler kullan lmaktad r. Buna karfl n emmeli akci er hava ak m düzene i ile oluflturulan sesler hiç bir dilde konuflma sesi olarak kullan lmamaktad r. A larken ya da koflarken konuflma a çal fl ld s rada ç kar lan sesler emmeli akci er hava ak m düzene i ile oluflturulmaktad r. Emmeli ve püskürtmeli hava ak m düzenekleri ile oluflturulan konuflma sesleri Tablo 2 de gösterilmifltir: Tablo 1.2 Emmeli ve Püskürtmeli Hava Ak m Düzenekleri ve Sesler Hava Ak m Düzenekleri Sesler Emmeli Püskürtmeli 1. Akci er hava ak m düzene i Püskürtmeli 2. G rtlak hava ak m düzene i Içpatlamal Durakl 3. Artdamak hava ak m düzene i Klik Tablo II de görüldü ü gibi emmeli akci er hava ak m ile püskürtmeli artdamak hava ak m düzenekleri taraf ndan oluflturulan sesler hiç bir dilde konuflma sesi olarak kullan lmamaktad r. SES OLUfiUMU Hava ak m ses ayg t içinde a z veya burun boflluklar ndan d flar ç kmak üzere yol al rken, a z bofllu unda dilin ve alt çenenin hareketi ile baz engeller oluflturulur. Bu engellerin niteli i, yeri ve derecesi, konuflmada kullan lan iki ana ses s - n f n oluflturur. Bu iki s n f 1. Ünsüzler, 2. Ünlülerdir. Ünsüzler hava ak m n n a z bofllu unda en yüksek derecede engellenmesi ile oluflturulan seslerdir. Ünlüler ise hava ak m n n ünsüzlere k yasla daha düflük derecede engellenmesi ile oluflturulur. Bundan dolay, ünsüzler ve ünlülerin sesbilgisel betimlemesinde birbirlerinden farkl özellikler kullan l r. fiimdi s ras yla ünsüzler ve ünlülerin nas l olufltu una ve seslerin nas l betimlendi ine bakal m.

13 1. Ünite - Sesbilgisi 7 Ünsüzler Ünsüzlerin sesbilgisel özellikleri üç boyutta incelenir: (i) oluflma noktas (ii) oluflma biçimi (iii) g rtlak durumu Oluflma noktas hava ak m hareketinin a zda engellendi i noktay, oluflma biçimi engellemenin niteli ini, g rtlak durumu ise ses tellerinin aç k ya da kapal durumunu belirtir. (i) Oluflma noktas : Ünsüzler hava ak m n n hareketi, a zda bulunan ve oluflturucu ad verilen organlar n birbirlerine de mesi ya da de iflik düzeylerde yaklaflmas sonucu engellenmesi ile oluflturulur. Bir ünsüzün engelleme noktas o ünsüzün oluflma noktas d r. Oluflturucular alt ve üst oluflturucular olarak ikiye ayr l r. Alt çeneye bitiflik olan organlara alt oluflturucular, üst çeneye bitiflik olan organlara ise üst oluflturucular denir. Alt oluflturucular hareketlerinde daha serbesttir ve buna ba l olarak üst oluflturuculara oranla ses oluflumunda daha etkindir. Ünsüzlerin oluflumunda görev alan alt ve üst oluflturucular a z n d fl ndan içine do ru olmak üzere flöyle s ralan r: a. alt oluflturucular: alt dudak, alt difller, dil b. üst oluflturucular: üst dudak, üst difller, diflyuvas, diflyuvas arkas, öndamak, damak, artdamak, küçük dil, bo az, g rtlak Alt ve üst oluflturucular Resim 2 de gösterilmifltir: Resim 1.2 Alt ve Üst Oluflturucular Difl yuvas Difl yuvas arkas Difl Alt dudak Dil ucu Damak Ön damak Art damak dil ard Dil palas Bo az G rtlak Alt oluflturuculardan dil en oynak organd r. De iflik seslerin oluflumunda dilin de iflik bölümleri etkindir. Bu aç dan dili üç ayr bölümde incelemek gerekmektedir: a. dil ucu b. dil palas c. dilard Ünsüzler alt ve üst oluflturucular n birbirlerine de meleri ya da yaklaflmalar sonucu oluflur. Buna göre, ünsüzler alt ve üst oluflturucular n n adlar ile betimlenir. Örne in, alt ve üst dudaklar n birleflmesi ile oluflturulan [p] sesi çift-dudaks l bir ses, alt duda n üst difllere yaklaflmas ile oluflturulan [f] sesi dudaks l-diflsil bir sestir.

14 8 Genel Dilbilim-II Alt ve üst oluflturuculara göre seslerin oluflma noktalar ve örnek sesler Tablo 3 te verilmifltir. Oluflma noktalar a z bofllu unun en d fl noktas ndan içe do ru s - ralanm flt r. Tablo 1.3 Ünsüzlerin Oluflma Noktalar Alt oluflturucu Üst oluflturucu Oluflma noktas Ses Alt dudak Üst dudak Çift-dudaks l [p] Alt dudak Üst difl Dudaks l-diflsil [f] Dilucu Üst difl Dilucu-diflsil [t] Dilucu Diflyuvas Diflyuvas l [s] Dilpalas Diflyuvas -Damak Diflyuvas l-damaks l [S] Dilpalas Damak Damaks l [j] Dilard Artdamak Dilard -artdamaks l [k] Dilard Küçük dil Küçük dilsil [q] Bo az Bo azs l [/] G rtlak G rtlaks l [h] (ii) Oluflma biçimi: Oluflma biçimi ünsüzlerin oluflturucular n birbirlerine yaklaflma derecesini ve oluflma noktas nda hava ak m n n geçifl biçimini belirtir. Ünsüzler oluflturulufl biçimlerine göre (i) patlamal, (ii) sürtünmeli, (iii) patlamal -sürtünmeli, (iv) genizsil, (v) kay c ve (vi) ak c ünsüz olmak üzere 6 s n fa ayr l r. a. Patlamal ünsüzler: Patlamal ünsüzler alt ve üst oluflturucular n birleflip hava ak m n tamamen engellemeleri sonucu oluflur. Oluflma noktas nda hareketi engellenen hava, bu noktada birikir ve büyük bir bas nç yarat r. Oluflturucular n birbirlerinden ayr lmalar ile, hava, patlamay and ran bir ses ile d flar ç kar. Patlamal bir ünsüz olan [p] sesinin oluflturulmas nda alt ve üst dudaklar birbirlerine s - k ca de dirilerek havan n a z bofllu undan d flar ç kmas engellenir. Bunun sonucu olarak kapal dudaklar n hemen arkas nda biriken hava büyük bir bas nç oluflturur. Dudaklar kapal kald klar sürece bu bas nç artar. Dudaklar n aç lmas yla hava aniden d flar ç kar ve ç karken patlamaya benzeyen bir ses duyulur. Di er patlamal seslerden baz lar [b, t, d, k, g] sesleridir. b. Sürtünmeli ünsüzler: Sürtünmeli ünsüzlerin oluflumunda alt ve üst oluflturucular birbirlerine yaklafl r, ancak patlamal ünsüzlerde oldu u gibi birbirlerine de ip hava ak m tamamen engellenmez. Birbirlerine yaklaflan oluflturucular n aras nda havan n geçebilece i dar bir aç kl k vard r. Hava bu dar geçitten sürtünme ile geçer. Oluflma noktas ndaki bu aç kl k genifl olmad için hava buradan geçerken sürtünme sesine benzer bir ses duyulur. [s] sürtünmeli bir ünsüzdür. Alt oluflturucu olan dilucu, üst oluflturucu diflyuvas na yaklafl r, ancak ona de mez. Dilucu ile diflyuvas aras nda havan n s zabilece i dar bir aç kl k bulunmaktad r. Ci erlerden bas nçla gelen hava bu dar geçitten geçme e çal fl r. Bundan dolay geçerken sürtünme sesine benzer bir ses oluflur. Di er sürtünmeli seslerden baz lar [z, S, Z] sesleridir. c. Patlamal -sürtünmeli ünsüzler: Patlamal -sürtünmeli ünsüzlerin oluflmalar n iki evrede incelemek mümkündür. Birinci evre, bafllang ç evresidir. kinci evre ise, bitifl evresidir. Patlamal -sürtünmeli ünsüzlerin bafllang ç evresinde, hava ak m patlamal ünsüzlerin oluflmas nda oldu u gibi alt ve üst oluflturucular taraf ndan tamamen engellenir. Ancak, oluflturucular n birbirlerinden ayr lmas s ras nda hava ak m patlamal ünsüzlerde oldu u gibi aniden de il, sürtünmeli ünsüzlerin oluflu-

15 1. Ünite - Sesbilgisi 9 munda oldu u gibi daha yavafl bir h zla sürtünme ile s zarak ç kar. [ ] patlamal - sürtünmeli bir ünsüzdür. Bafllang ç evresinde, dilpalas, diflyuvas ile damak aras ndaki noktaya de erek bu noktada hava ak m n engeller. Bitifl evresinde, dilpalas bu noktadan yavafl yavafl ayr l r. Ayr l rken hava ak m s zarak d flar ç kar. ç. Genizsil ünsüzler: Genizsil ünsüzler hava ak m n n burun bofllu undan d flar ç kmas ile oluflur. Hava ak m n n engellenme noktas, patlamal ünsüzlerin oluflmas nda oldu u gibi a z bofllu undad r. Ancak, genizsil ünsüzlerin oluflmas nda artdamak inik durumdad r ve hava ak m n n burun bofllu una girifli aç kt r. Bundan dolay, g rtlaktan ç kan hava burun bofllu una girer ve burun deliklerinden d flar ç - kar. [m] genizsil bir ünsüzdür. Dudaklar birbirlerine de erek havan n d flar ç kmas - n engeller. Bu s rada artdamak afla çekilmifltir ve burun bofllu una girifl aç kt r. G rtlaktan geçen hava ak m burun bofllu u giriflinin aç k olmas üzerine burun bofllu una girer ve burun deliklerinden d flar ç kar. A z bofllu undaki engelleme dudaklar taraf ndan gerçeklefltirildi i için [m] ünsüzü çiftdudaks l genizsil bir sestir. d. Ak c ünsüzler: Ak c ünsüzler ikiye ayr l r: (i) yan ak c ünsüz ve (ii) üstdamaks l ak c ünsüz. (i) Yan ak c ünsüz: Yan ak c ünsüz oluflum noktas nda hava ak m n n alt ve üst oluflturucular n iki yan ndan d flar ya ç kar lmas ile oluflturulur. [l] yan ak - c ünsüzdür. Oluflum noktas dilucu-diflyuvas d r. Dilucu diflyuvas na de er ancak hava ak m n tamamen engellemez. Hava dilin iki yan ndan d flar itilir. (ii) Üstdamaks l ak c ünsüz: Üstdamaks l ak c ünsüz oluflum noktas nda alt oluflturucunun üstdama a do ru k vr lmas ile oluflturulur. [r] üstdamaks l bir ünsüzdür. Dilin ucu diflyuvas na do ru k vr l r. Hava k vr k dilucunu s - y rarak d flar ç kar. e. Kay c ünsüzler: Hava ak m n engelleme derecesi en az olan ünsüzlerdir. Alt ve üst oluflturucular birbirine dokunmadan yaklafl r. Aradaki aç kl k herhangi bir sürtünmeye yol açmayacak geniflliktedir. Hava ak m bu noktadan hiç bir zorlama ve sürtünme olmadan d flar ç kar. [j] bir yar ünlüdür. Dilpalas dama a yaklafl r ancak de mez. Damak ile dilpalas aras nda havan n sürtünmeden ve ses yapmadan geçebilece i genifllikte bir aç kl k bulunur. Hava ak m buradan d flar ç kar. Türkçedeki kadar sözcü ünün ilk sesi nedir? Bu sesin oluflum noktas ve oluflum biçimi nedir? Türkçedeki hay r sözcü ünün ilk sesi nedir? Bu sesin oluflum noktas ve oluflum biçimi nedir? Türkçedeki sak n sözcü ünün ilk sesi nedir? Bu sesin oluflum noktas DÜfiÜNEL M ve oluflum biçimi nedir? Türkçedeki yaz sözcü ünün ilk sesi nedir? Bu sesin oluflum noktas ve oluflum SORUbiçimi nedir? Türkçedeki lale sözcü ünün ilk sesi nedir? Bu sesin oluflum noktas ve oluflum biçimi nedir? 2 DÜfiÜNEL M SORU D KKAT D KKAT (iii) G rtlak Durumu: G rtlak durumu, hava ak m g rtlaktan geçerken ses tellerinin durumunu belirtir. Ses tellerinin de iflik durumlar na göre, ötümlü, ötümsüz, f s lt l sesler oluflturulur. Ses telleri kenarlar ndan g rtla a yap flm fl, g rtla n ortas nda ise aralar nda bir boflluk kalabilecek biçimde serbestçe hareket edebilen iki kast r. Bu kaslar de iflik AMAÇLARIMIZ durufllarda olabilirler. Kaslar n temel durufllar kapal durufltur. Kapal durufl kaslar n g rtla n ortas na gelen k s mlar n n hafifçe birbiri üstüne örtüfltü ü, aralar nda AMAÇLARIMIZ aral k bulunmayan durufltur. Kaslar bu durumda oldu u zaman, nefes borusundan K T A P K T A P yukar ç kan hava ak m, g rtlaktan geçerken kaslar itmek zorunda kal r. Havan n bas nc ile kaslar dalgalanma hareketine benzer bir hareket ile afla yukar oynar- TELEV ZYON TELEV ZYON NTERNET NTERNET

16 10 Genel Dilbilim-II lar. Bu k p rdan fl s ras nda g rtlakta bir titreflim hissedilir. Ses tellerinin titreflimi ile oluflturulan sesler ötümlü seslerdir. [z] ötümlü bir ünsüzdür. Ses tellerinin baflka bir durufl biçimi de aç k durufltur. Aç k durufl kaslar n g rtla n kenar na do ru çekilmifl ve dolay s yla g rtla n ortas nda hava ak m n n rahatça geçebilece i bir boflluk b rakm fl olduklar durufltur. Hava ak m, ad na g rtlak bofllu u denilen bu boflluktan herhangi bir sürtünmeye veya titreflime yol açmadan rahatl kla geçer. Ses telleri g rtla n kenar nda oldu u için dalgalanma hareketi olmaz; dolay s yla g rtlakta titreflim olmaz. Hava ak m n n ses tellerinin g rtlak kenar na çekilmesi ile oluflan g rtlak bofllu undan geçmesi sonucu oluflturulan sesler ötümsüz seslerdir. Ötümsüz sesler titreflimsizdir. [s] ötümsüz bir sestir. Ses tellerinin yar aç k-yar kapal durufllar nda oluflturulan sesler f s lt l sesleridir. Bir ünsüzün betimlenmesinde oluflma noktas, oluflma biçimi ve g rtlak durumu belirtilir. Buna göre [p] [b] ötümsüz çiftdudaks l patlamal ötümlü çiftdudaks l patlamal ünsüzü olarak betimlenir. Afla daki tablo de iflik sesleri ve bunlar n sesbilgisel betimlemelerini göstermektedir. Tablo 1.4 Ünsüzlerin Sesbilgisel Özellikleri Ses Sesbilgisel betimleme Sözcükler [p] ötümsüz çiftdudaks l Tk; pul, pil, paz, ip, sap ng: put,pill, pick, tap, [b] ötümlü çiftdudaks l patlamal Tk; baba, bafl, abla, tabak ng: but, beat, beet [T] ötümsüz diflsil sürtünmeli ng. thing, think [D] ötümlü diflsil sürtünmeli Tk; tek, tiz, at, kat ng. this, that, the [t] ötümsüz diflyuvas l patlamal Tk; tafl, tahta, tut, tatl ng. take, till,tell, but [d] ötümlü diflyuvas l patlamal Tk. dil, dert, ders ng. day, die, deal [s] ötümsüz diflyuvas l sürtünmeli Tk. ses,sen, ng. see, sea, this [z] ötümlü diflyuvas l sürtünmeli Tk. zil, zerde, zarf ng. zeal, use [S] ötümsüz diflyuvas -ard sürtünmeli Tk. fley, flahit, flekil, tafl, befl ng. she, should, [Z] ötümlü diflyuvas l sürtünmeli Tk. jant, jandarma ng. garage, azure, [ ] ötümsüz diflyuvas -ard patlamal -sürtünmeli Tk. çeflit, çay r, çal, taç, ng. chair, chat, teach, touch, [dz] ötümlü diflyuvas -ard patlamal -sürtünmeli Tk. can, ciddi, ng. gentleman, [j] ötümlü damaks l kay c Tk. yat, yaz, tay, ng. yes, use, union, [k] ötümsüz artdamaks l patlamal Tk. kal, kat, kutla, bak, ng. cat, catch, come, take, Mac

17 1. Ünite - Sesbilgisi 11 [g] ötümlü artdamaks l patlamal Tk. göl, gel. Gir ng. get, give, [m] çiftdudaks l genizsil patlamal Tk. mil, men, Marafl, Mardin ng. man, meet, meat [n] diflyuvas l genizsil patlamal Tk. ne, nas l, ng. night, need [N] artdamaks l genizsil patlamal Tk. denk, renk, hangi ng. sing, song [l] diflyuvas l yan-ak c Tk. lale, lira, ng. little, learn Afla daki ünsüzlerin sesbilgisel betimlenmesini verin: [ S ] [s] [T] [l] [N] DÜfiÜNEL M SORU 3 DÜfiÜNEL M SORU Ünlüler D KKAT D KKAT Ünlüler hava ak m n n ünsüzlerin oluflumundakinden daha az bir derecede engellenmesi ile oluflturulur. Bu engellemenin bir boyutu a z n de iflik derecelerde aç l p kapanmas d r. Ünlülerin oluflturulmas nda di er bir boyut dilin a z SIRA içindeki S ZDE konumudur. Üçüncü boyut ise, dudaklar n yuvarlak olup olmamas d r. Ünlülerin oluflturulma- s nda etkin olan sesbilgisel özellikleri flöyle belirtebiliriz: (i) a z n aç kl k/kapal l k derecesi, (i) dilin a z içindeki konumu ve (iii) dudaklar n yuvarlak olup olmamas d r. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ Ünlülerin Oluflturulmas K T A P (i) Dilin konumu: Dilin konumu a z bofllu u içinde dilin yatay düzeyde bulundu u noktay tan mlar. Dilin a z bofllu unda yatay bir düzeyde bulundu u noktaya göre a z bofllu u ön, orta ve arka olmak üzere üç ayr bölgeye ayr l r. Bu konumlar ünsüzlerin oluflma noktas ndaki kesinli e karfl n TELEV ZYON görecelidir. A z n ön k sm na ön, arka k sm na arka ve ön ile arka aras ndaki k sma da arka k s m denir. Dilin a z n ön k sm na do ru itilmesiyle oluflturulan ünlülere ön ünlüler, arka konuma çekilmesiyle oluflturulan NTERNET ünlülere arka ünlüler, dama a yak n konumda oluflturulan ünlülere ise ara ünlüler denir. Örne in [i] ön, [u] arka ünlüdür. (ii) A z aç kl : A z aç kl dilin a z içinde dikey düzeyde bulundu u noktay belirtir. Dilin a z içinde dikey düzeyde bulundu u noktada a z bofllu u üç bölgeye ayr l r. Dilin dama a yak n oldu u konuma üst, a z bofllu unun alt nda oldu u konuma alt bölge denir. Alt bölge dilin dinlenme halinde bulundu u konumdur. Alt ve üst bölge aras n da orta bölge diye adland rabiliriz. Dama a yak n konumda oluflturulan ünlülere üst ya da kapal ünlüler, a z n alt bölgesinde oluflturulan ünlülere alt ya da aç k ünlüler, orta bölgede oluflturulan ünlülere de orta ünlüler denir. [i] üst/kapal, [e] orta ve [a] alt/aç k ünlüdür. (iii) Dudak durumu: Hava ak m a z bofllu undan d flar ç karken dudaklar n ald biçim ünlülerin niteli ini belirleyen üçüncü özelliktir. Dudaklar n iki biçimi vard r: (i) yuvarlak, (ii) düz. Yuvarlak durufl dudaklar n birbirlerine yak n getirilip yuvarlaklaflt r ld biçimdir. Dudaklar n yuvarlaklaflt r l- K T A P TELEV ZYON NTERNET

18 12 Genel Dilbilim-II mas ile oluflturulan ünlülere yuvarlak ünlü denir. [u, o] yuvarlak ünlülerdir. Dudaklar yuvarlaklaflt r lmadan düz olarak oluflturulan ünlülere düz ünlü denir. [i] bir düz ünlüdür. Bir ünsüzün betimlenmesinde dilin konumu, a z aç kl ve dudak durumu belirtilmektedir. Buna göre [i] ve [ü] ünlülerini sesbilgisel olarak flöyle betimleyebiliriz: [i] üst ön düz [u] üst arka yuvarlak Resim 3 ünlülerin oluflmas nda a z bofllu unu ve dil konumunu ve dudaklar n yuvarlak olup olmad n gösteren bir flekildir: Resim 1.3 Ünlülerin oluflturulmas D i k e y D ü z e y Üst Orta Alt Yatay Düzey Ön düz yuv düz yuv Ara düz yuv Arka i y e a o u DÜfiÜNEL M SORU 4 Yukar daki ünlülerin oluflturulmas ndaki üç boyutu temsil eden resme bak n. O flekle göre afla daki ünlülerin oluflturulma özelliklerini betimleyin: [e] [o] DÜfiÜNEL M [œ] [a] SORU D KKAT Çift Ünlüler D KKAT Baz dillerde ünlüler aralar nda ünsüz olmadan oluflturulurlar. Bu tür ünlülere çift ünlüler denir. Çift ünlüler, yukar da betimledi imiz tek ünlülerden, ses oluflturulurken dilin konum SIRA de ifltirmesi S ZDE ile ayr l rlar. Örnegin, ngilizcede father baba sözcü ünün ilk seslemindeki ses tek ünlü olarak [fad r] gibi oluflturulmas na karfl n kite uçurtma sözcü ünde ünlü [a] sesiyle bafllar, ancak ünlünün oluflturulmas s ras nda dil [a] konumundan [i] konumuna kayar ve [ay] olarak oluflturulur. Ayn biçimde, ngilizce de bow e ilmek sözcü ündeki ünlü, [a] ünlüsü oluflturulurken dudaklar n yuvarlaklaflt r l p [u] ünlüsüne K T A benzer P bir flekilde sonland r lmas ile [au] olarak oluflturulur. ngilizce de bu iki çift ünlünün yan s ra boy sözcü ünde oldu u gibi [o] ünlüsü oluflturulurken dilin [i] konumuna kayarak [oi] olarak oluflturulan üçüncü çift ünlü vard r. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P TELEV ZYON NTERNET TELEV ZYON DO AL SES SINIFLARI Yukar da ünlü ve ünsüz olarak iki ana s n fta inceledi imiz sesler, ortak sesbilgisel özellikleri bak m ndan alt ana s n flar olufltururlar. Örne in, bütün ötümsüz ünsüzler, ötümsüz olmalar ndan NTERNET dolay bir do al s n f olufltururlar; ötümsüz ünsüzler ünsüzle-

19 1. Ünite - Sesbilgisi 13 rin bir alt ana s n f n, tüm ötümlü ünsüzler de bir baflka alt ana s n f n oluflturmaktad r. Böylece seslerin, di er seslerle ortak olarak paylaflt klar özellikleri göz önünde bulunduruldu unda, seslerin alt ana ses s n flar oluflturdu unu görmekteyiz. Seslerin alt ana s n flar oluflturmas, dillerde görülen ses de iflimlerini aç klayabilmek aç - s ndan önemlidir, çünkü ses de iflimleri kendini bireysel seslerde göstermez; ayn özelli i tafl yan do al ses s n flar n n tüm seslerinde görülür. Ötümlülük/ötümsüzlük özelli inin yan s ra, do al alt ana s n f oluflturan di er özelliklerden baz lar flunlard r. Sürekliler/Süreksizler Patlamal lar ve patlamal -sürtünmeliler, oluflturulmalar s ras nda hava ak m n n tamamiyle engellenmesinden dolay süreksizler alts n f n olufltururlar. Patlamal ve patlamal -sürtünmeliler d fl nda di er ünsüzler ve tüm ünlüler, engel derecesinin daha düflük olmas na ba l olarak, havan n a z bofllu undan sürekli olarak d flar ç kmas ile oluflturulmaktad r. Bu aç dan patlamal ve patlamal -sürtünmeliler d - fl nda tüm sesler sürekliler alt s n f n oluflturur. Engelliler/Titreflimliler Genizsil olmayan patlamal lar, sürtünmeliler ve patlamal -sürtünmeliler, oluflturulmalar s ras nda hava ak m n n en yüksek derecede engellenen seslerdir. Bu sesler engelliler alt ana s n f n oluflturur. Di er sesler titreflimli alt ana s n f n oluflturur. Titreflimli s n fa ait olan sesler, hava ak m n n daha düflük düzeyde engellenmesi ile oluflturulmaktad r. Ünsüzler Oluflturulma sürecinde hava ak m n n en düflük düzeyde engellenmesi ile oluflturulan kay c lar, genellikle ünlüler ile ünsüzler aras nda bir ara s n f oluflturmalar bak m ndan ünlüler ile benzer özellikler sergilerler ve dolay s yla ünsüzlerden farkl bir alt ana s n f olufltururlar. Ünsüzlerin oluflturduklar di er do al s n flardan baz lar flunlard r: Dudaks llar: [p] [b] [m] gibi çift dudaks l, [f] [v] gibi dudaks l-diflsil ve [w] gibi dudaks l-artdamaks l seslerin oluflturdu u do al bir s n ft r. Öncüller: A z bofllu unda diflyuvas l bölgede ve o bölgenin önünde bulunan konumlarda oluflturulan sesler öncül seslerdir. [p] [b] [m] gibi çift dudaks l, [T] [D] gibi diflsil, [f] [v] gibi dudaks l-diflsil, [t] [d] [s] [z] [n] gibi diflyuvas l sesler bu alt ana s n f oluflturur. Palas llar: Dil palas n n yükseltilmesi ile oluflturulan seslerdir. [T] [D] gibi diflsil, [t] [d] [s] [z] [n] gibi diflyuvas l, [S] [Z] [ts] [dz] gibi diflyuvas l-ard sesler ve [l] [r] ak c lar palas l seslerdir. H fl rt l lar: [s] [z] [S] [Z] [ts] [dz] gibi oluflturulurken sl and ran h fl rt l, yüksek frekansl bir sesle oluflturulan oluflturulan sesler ünsüzlerin h fl rt l alt ana s - n f n oluflturur. Seslemsel Sesler Bir seslemin çekirde ini oluflturan sesler seslemsel seslerdir. Ünlüler seslemsel seslerdir; ancak baz dillerde baz ünsüzler de seslemsel ses özelli i sergilerler. Seslemsel ses özelli i sergileyen ünsüzler ak c lar ve genizsil seslerdir; engelliler ve kay c lar seslemsel sesler de ildir. Örne in, ngilizce de bottle flifle sözcü ünü iki ayr biçimde söylemek mümkündür. Bunlardan biri, iki seslemli sözcü ün ikinci seslemindeki [l] ak c s ndan once [ ] ünlüsü oluflturmakt r. Bu söyleyifl sesbilgisel

20 14 Genel Dilbilim-II çevriyaz ile flöyle gösterilir: [bat l]. Di er söyleyiflte ise, [l] ak c s ndan once [ ] ünlüsü oluflturmaz, [l] ak c s seslemsel bir ses olarak gerçeklefltirilir. Bu söyleyifl sesbilgisel çevriyaz ile flöyle gösterilir: [batl]. Bürünsel özellikler, bir ünlü ya da seslemin di erlerine göre daha belirgin ve kuvvetli oldu unu belirten vurgu, konuflurken ses perdesinin düzeyini belirten ezgi ve seslerin olufl sürelerini belirten uzunluk gibi parçaüstü ses olgular d r. Vurgu, konuflma s ras nda bir seslemin di er seslemlere göre daha belirgin, kuvvetli ve yüksek tonla söylenmesidir Konuflma s ras nda ses tek düze de ildir, konuflma süresince yükselip alçal r. Bir dilde bir sözcenin söylenifli s ras nda sesin yükselme-alçalma örüntüsü o dilin ezgi örüntüsünü oluflturur BÜRÜN Dilde sesler kendi bafllar na anlam tafl maz, anlam tafl yan birimleri oluflturur. Dildeki en küçük anlam birimi olan biçimbirimden metne kadar sözcük, öbek, tümce, paragraf ve daha uzun metinler gibi de iflik uzunluk ve niteli e sahip yap lar n seslendirilmesi s ras nda bu yap lar oluflturan seslerin oluflumunun boyutlar ndan biri de bürünsel özelliklerdir. Bürünsel özellikler, bir ünlü ya da seslemin di erlerine göre daha belirgin ve kuvvetli oldu unu belirten vurgu, konuflurken ses perdesinin düzeyini belirten ezgi ve seslerin olufl sürelerini belirten uzunluk gibi parçaüstü ses olgular d r. Vurgu Bürünsel bir özellik olan vurgu, konuflma s ras nda bir seslemin di er seslemlere göre daha belirgin, kuvvetli ve yüksek tonla söylenmesidir. Vurgu sözcük vurgusu ve sözdizimsel vurgu olmak üzere iki ayr dilbilimsel düzeyde incelenir. Sözcük düzeyinde, birden fazla seslemli sözcüklerde bir seslemin di er(ler)inden daha kuvvetli, belirgin ve yüksek bir tonla söylenmesi ile kendini gösterir. Tümce düzeyinde ise vurgu, tümcenin ö elerinden birinin tümcedeki di er ö elerden daha kuvvetli ve belirgin olarak söylenmesi olarak belirir ve sesbilimsel olgu yan s ra sözdizimsel özellikler tafl r. Ezgi Konuflma s ras nda ses tek düze de ildir, konuflma süresince yükselip alçal r. Bir dilde bir sözcenin söylenifli s ras nda sesin yükselme-alçalma örüntüsü o dilin ezgi örüntüsünü oluflturur. Diller, sesin yüksek ya da alçak perdede ç kmas sonucu ortaya ç kan ezgi farklar n n dilin hangi düzeylerinde ifllevsel olaca n belirlemeleri bak m ndan iki s - n fa ayr l r: (i) ton dilleri, (ii) ezgi dilleri. Ton dilleri, ayn sesbirimlerden oluflan sözcükler aras nda anlam fark n ezgi fark ile belirtir. Ayn sesbirimlerden oluflan birimler alçak-yüksek, yüksek-alçak, yüksek-yüksek, alçak-alçak tonlarda söylenir. Her sözcü ün belirgin bir ezgi örüntüsü bulunur. Ton dillerinde ezgi, sözcükler aras nda anlam fark belirtti inden sesbirimseldir. Sino-Burma dil ailesinden Çince ile Hint-Avrupa dillerinden sveççe ton dillerindendir. Ezgi dillerinde ezgi, sözcükler aras nda de il, sözdizimsel yap lar aras nda anlam fark belirtmede kullan r. Bu dillerde düz tümce, Evet-Hay r sorusu, Soru-Sözcüklü Sorular gibi de iflik yap lar n belirgin ezgi örüntüleri vard r; bir yap, herhangi bir biçimbirimsel ya da sözdizimsel de iflikli e u ramadan yaln zca ezgi örüntüsünün de ifltirilmesi ile baflka bir yap n n ifllevini üstlenebilir. Örne in, ngilizce de ses perdesi sözce sonunda alçalan düz tümce yap s, yükselen ezgi ile söylendi inde Evet-Hay r Sorusu nun ifllevini üstlenmektedir: Düz tümce: You have finally finished the book. Evet-Hay r Sorusu: Sözdizimsel: Have you finally finished the book? Ezgisel: You have finally finished the book. Ezgi dillerinde, sesin yükselme-alçalma düzeyleri olarak belirtilir. 2 orta perdeyi, 3 konuflma s ras nda sesin yükselmesini ve 1 alçalmas n belirtir. 4 k zg nl k ya da sevinç, hayret gibi duygu içeren konuflmalarda sesin ç kt perdeyi belirtir.

21 1. Ünite - Sesbilgisi 15 Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 A MAÇ 3 Ses ve yaz aras ndaki farkl l klar aç klayabilmek. Harf yaz diline aittir ve bir dildeki sesleri yaz dilinde göstermemizi sa layan sembollerdir. Ses ile harf ben örne inde oldu u gibi birebir örtüflebilir; ancak ngilizcedeki this yaz l m nda oldu u gibi kimi zaman bir ses birden fazla harf ile gösterilebilir. th tek bir sese karfl l k gelir. Dolay s yla ses betimlemelerinde yaz dili için kullan - lan sembollerin d fl nda Uluslararas Ses Alfabesi (IPA) kullan l r. nsan sesleri aras ndaki temel farkl l klar betimleyebilmek. Sesler aras ndaki temel farkl l klardan biri ünsüzünlü ayr m d r. Sesler hava ak m n n a z bofllu- unda dil ve alt çenenin hareketleriyle farkl biçimlerde engellenmesiyle oluflur. Yüksek derecede engellenmesiyle oluflan sesler ünsüzler ; düflük derecede engellenmesiyle oluflan sesler ünlüler kümesini oluflturur. Di er farkl l k da ötümlülüktür. Ses tellerinin titreflimiyle oluflan sesler ötümlü ; titreflme olmaks z n üretilenler ise ötümsüz dür. Ünlü ve ünsüz seslerin nas l olufltu unu aç klayabilmek ve s n fland rabilmek. Ünsüzler oluflum noktas ve oluflum biçimine göre betimlenir. Ses ayg t nda alt ve üst oluflturucular n sesi engelledi i noktalara göre ünsüzler çift dudaks l dudaks l diflsil difl yuvas l v.b. olarak s n fland r l r. Oluflma biçiminde oluflturucular n birbirine yaklaflma derecesine göre ünsüzler patlamal, sürtünmeli, patlamal sürtünmeli genizsil, kay c v.b. biçimde s n fland r l r. Ünlüler dilin konumuna, a z aç kl na ve dudak durumuna göre s n fland r l r. Dil konumuna göre bir ünlü ön, ara ve arkada olabilir. A z aç kl na göre ünlüler üst, orta ve alt olarak s n fland r l r. Dudak durumunun yuvarlak ve düz oldu- u durumda üretilen ünlüler ise yuvarlak ve düz ünlüler kümesini oluflturur. A MAÇ 4 A MAÇ 5 Do al ses s n flar n tan mlayabilmek. Ünlü ve ünsüzler ortak sesbilgisel özellikleri aç - s ndan alt ana s n flar olufltururlar. Örne in ünsüzler kendi içinde ötümlü ve ötümsüz gibi bir alt s n f oluflturular. Ünsüzler ayr ca hava ak m n n tümüyle engellenmesi aç s ndan sürekliler ve süreksizler olarak do al bir s n f olufltururlar. Ünsüzler için di er do al s n flar dudaks l olma, öncül olma, dudaks l diflsil olma v.b. olarak tan mlan r. Bürünü tan mlayabilmek ve bürün özellikleri aç klayabilmek. Dilde sesler kendi bafllar na anlam tafl maz, anlam tafl yan birimleri oluflturur. Dildeki en küçük anlam birimi olan biçimbirimden metne kadar sözcük, öbek, tümce, paragraf ve daha uzun metinler gibi de iflik uzunluk ve niteli e sahip yap - lar n seslendirilmesi s ras nda bu yap lar oluflturan seslerin oluflumunun boyutlar ndan biri de bürünsel özelliklerdir. Bürünsel özellikler, bir ünlü ya da seslemin di erlerine göre daha belirgin ve kuvvetli oldu unu belirten vurgu, konuflurken ses perdesinin düzeyini belirten ezgi ve seslerin olufl sürelerini belirten uzunluk gibi parçaüstü ses olgular d r.

22 16 Genel Dilbilim-II Kendimizi S nayal m 1. Afla dakilerden hangisi ünsüzler ses kümesine ait bir özellik de ildir? a. Arka b. Sürekli c. Patlamal d. Ötümlü e. Palasal 2. Afla daki seslerden hangileri ayn oluflma noktas ndad r? a. [d, t] b. [h, S ] c. [m,n] d. [w, l] e. [p,r] 3. Afla daki seslerden hangisi ayn oluflma biçimindedir? a. [d, z] b. [h, S ] c. [m,n] d. [w, l] e. [f, dz] 4. Afla da verilen sesbilgisel s n flardan o s n fa ait olmayan bir ses bulunan küme hangisidir? a. [-engelli] [n,, z, l, ] b. [-ötüm] [h, T, f] c. [-ön, -arka] [e, œ, E] d. [+engelli, +patlamal ] [ ts, Z, dz] e. [+palas l, + diflyuvas l [S] [Z] [ts] [dz] 5. Afla daki sözcük gruplar ndan hangisinde son sesleri [h fl rt l ] olan sözcükler vard r? a. kes, ip, az b. küf, sus, suç c. bej, seç, tek d. sessiz, is, iç e. jip, saç, kal 6. Afla daki sözcüklerden hangisi patlamal sürtünmeli ses içerir? a. kolay b. çabuk c. fazla d. nane e. hal 7. Afla daki ses s n flar ndan hangisi oluflturma biçimi bak m ndan do al bir s n f oluflturmaktad r? a. [f s v z] b. [n, b t k] c. [t d n r] d. [p s ts h] e. [r k l m] 8. Afla dakilerden hangisi art damaks l genizsil patlamal bir sestir? a. [m] b. [r] c. [n] d. [N] e. [k] 9. Afla daki sözcüklerden hangisi ön, düz ünlü içerir? a. sokak b. rak c. temel d. düz e. uzak 10. Afla dakilerden hangisi bürünsel bir özelliktir? a. ötümlü b. sürekli c. vurgulu d. h fl rt l e. engelli

23 1. Ünite - Sesbilgisi 17 Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. a E er yan t n z do ru de ilse ünsüzlerin oluflumu ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 2. a E er yan t n z do ru de ilse ünsüzlerin oluflumu ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 3. c E er yan t n z do ru de ilse ünsüzlerin oluflumu ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 4. c E er yan t n z do ru de ilse ünlülerin oluflumu ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 5. d E er yan t n z do ru de ilse do al ses s n flar ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 6. b E er yan t n z do ru de ilse ünsüzlerin oluflumu ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 7. a E er yan t n z do ru de ilse do al ses s n flar ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 8. d E er yan t n z do ru de ilse ünsüzlerin oluflumu ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 9. c E er yan t n z do ru de ilse ünlülerin oluflumu ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 10. c E er yan t n z do ru de ilse vurgu ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Türkçede fl harfi ile gösterdi imiz ses ötümsüzdür. Sesin Uluslararas Sesbilgisi Alfabesineki sembolü [S] Türkçede p harfi ile gösterdi imiz ses ötümsüzdür. Sesin Uluslararas Sesbilgisi Alfabesineki sembolü [p] Türkçede ç harfi ile gösterdi imiz ses ötümsüzdür. Sesin Uluslararas Sesbilgisi Alfabesineki sembolü [ts] S ra Sizde 2 Türkçedeki kadar sözcü ünün ilk sesi [k] ötümsüz artdamaks l patlamal d r. Türkçedeki hay r sözcü ünün ilk sesi [h] ötümsüz g rtlaks l sürtünmelidir. Türkçedeki sak n sözcü ünün ilk sesi [s] ötümsüz diflyuvas l sürtünmelidir. Türkçedeki yaz sözcü ünün ilk sesi [y] ötümlü damaks l kay c d r. Türkçedeki lale sözcü ünün ilk sesi [l] ötümlü diflyuvas l ak c d r. S ra Sizde 3 [ S ] ötümsüz öndamaks l sürtünmeli [s] ötümsüz diflyuvas l sürtünmeli [T] ötümsüz diflsil sürtünmeli [l] ötümlü diflyuvas l ak c [N] ötümlü artdamaks l genizsil S ra Sizde 4 [e] orta ön düz ünlü [o] orta arka yuvarlak ünlü [œ] orta ön yuvarlak ünlü [a] alt arka düz ünlü Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Catford, J.C. (2001). A practical guide to phonetics. 2 nd. Ed. New York: Oxford University press. Crystal, D. (2003). A dictionary of linguistics and phonetics. 5 th ed. Oxford, UK: Blackwell Publishers. International Phonetic Association Principles of the International Phonetic Association, rev. ed. London: IPA. Lagefoged, P. (2006). A course in phonetics. 5 th ed. Boston, MA: Thomson Learning.. (2005) Vowels and consonants. 2 nd ed. Oxford, UK: Blackwell Publishers. Pullum, G.K. and W. A. Ladusaw. (1986). Phonetic symbol guide. Chicago: University of Chicago Press.

24 2GENEL D LB L M-II Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Bir dildeki sesler aras nda karfl tsal, bütüncül ve serbest da l m iliflkisini tan mlayabilecek, Sesbilimsel koflullanmay ve koflullanmay ortaya ç karan ses-biçim iliflkisini aç klayabilecek, Bürün, vurgu ve ezgi kavramlar n tan mlayabilecek ve bürünsel özelliklerin dilde anlam n oluflumuna etkisini irdeleyebilecek, Dillerde görülen de iflik sesbilimsel süreçlerin türlerini ve kurallar n betimleyebileceksiniz. Anahtar Kavramlar Sesbilim Bütünleyici, Karfl tsal, Serbest Da l m En Küçük Çift, Sesbirim, Sesbirimcik Sesbilimsel ve Biçimbilimsel Koflullanma Biçimbilimsel Koflullanma Bürün, Ezgi, Vurgu Sesbilimsel Süreçler Ses Benzeflmesi Kurallar Özellik De ifltiren Sesbilimsel Kurallar Parça Düflüren ve Ekleyen Kurallar Sesbirimlerin Yerini De ifltiren Sesbilimsel Kurallar Dil Sürçmeleri çindekiler Genel Dilbilim-II Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler SESB L M B Ç MB L M VE SESB L M SESB R MLER VE EN KÜÇÜK Ç FTLER BÜRÜNSEL SESB L M SESB L MSEL SÜREÇLER

25 Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler SESB L M 1. ünitede, konuflurken kullan lan seslerin oluflturuluflunu, ses olarak birbirlerinden nas l farkl olduklar n görmüfltük. Bütün diller, anlaml birimlerini yani biçimbirimlerini oluflturmada bu sesleri kullan rlar; ancak bütün diller geçen ünitede ad geçen bütün sesleri kullanmazlar. Bunu ressamlar n yapt klar resimlere benzetebiliriz: Ressamlar resim yaparken, renk yelpazesi içindeki renkleri kullan r; ancak her ressam yapt resimlerde de iflik renkler kulland gibi ressamlar aras nda da kulland klar renkler aç s ndan fark vard r. Ayn biçimde, baz sesler bütün dillerde bulunmas na karfl n, baz sesler dillerden yaln zca baz lar taraf ndan kullan lmaktad r. Bunlardan birincisine örnek olarak ötümsüz çiftdudaks l patlamal [p] sesini gösterebiliriz; [p] sesi bütün dillerde bulunmaktad r. Buna karfl n, ngilizcedeki ötümlü diflsil sürtünmeli [T] sesi ve diflsil ötümsüz sürtünmeli [D] sesi Türkçede oldu u gibi bir çok baflka dilde bulunmamaktad r. Diller aras ndaki bir baflka fark da bir dilde olan baz seslerin di er dillerde bir baflka sesin de iflkesi olarak bulunmas d r; yani, bir ses ad geçen dilde bulunabilir ancak anadili konuflurlar ço- unlukla bu sesin kendi dillerinde bulundu unun bilincinde de ildir. O sesi içeren bir sözcü ü baflka bir sesle söylendi inde ise, genellikle konuflan kiflinin sözcü ün söyleniflinde bir de ifliklik/yanl fl yapt n farkederler. Örne in, ngilizcede w harfi ile yaz lan sesin Türkçede olmad düflünülür; onun için ngilizce ö renirken anadili Türkçe olan konuflurlar was, what, want gibi sözcükleri söylemekte zorlan rlar. Ancak tavuk sözcü ünü söylerken dikkat edersek v harfi ile yaz lan sesi olufltururken asl nda ngilizce deki w sesine çok yak n bir ses oluflturmaktay z. Asl nda çiftdudaks l-artdamaks l kay c [w] sesi, Türkçede de bulunmaktad r; ancak ço u anadili konufluru bunun bilincinde de ildir. Yaln zca tavuk sözcü ünü çiftdudaks l-artdamaks l kay c [w] sesi ile de il de yaz da v harfi ile gösterilen diflsildudaks l ötümlü sürtünmeli ses olan [v] sesi ile oluflturuldu unda, Türkçe konuflurlar bu söyleyiflin ola and fl oldu unu farkedeceklerdir. Ayn biçimde, ngilizcede son o ul ve sung flark söyledi sözcükleri s ras yla [s n] ve [s N] olarak birbirlerinden yaln zca sondaki genizsil sesin niteli inin son o ul sözcü ünde oldu u gibi diflyuvas l genizsil [n] ya da sung flark söyledi sözcü ünde oldu u gibi artdamaks l genizsil [N] olmas yla ayr lmaktad r; yani bu sözcüklerde son sesin [n] ya da [N] olarak oluflturulmas sözcükler aras nda anlam fark yaratmaktad r. Türkçe de ise [n] ya da [N] sözcükler aras nda anlam fark na yol açmamaktad r. Ancak [N] sesi Türkçede [n] sesinin bir de iflkesi olarak bulunmaktad r; banka, tango gibi söz-

26 20 Genel Dilbilim-II Sesbilim dillerin ses düzenini inceleyen, bir dilde hangi seslerin bulundu unu, o seslerin diziliflini ve de iflimlerini, biçimbirimlerin söyleniflini inceleyen ve bunlar n kurallar n belirlemeyi dilbilim alan d r. cükleri dikkatlice söyleyin ve söylerken de n harfi ile belirtilen sesi olufltururken dilinizin nerede oldu una dikkat edin. Görece iniz gibi, diliniz asl nda artdamaks l bir ses oluflturmaktad r; baflka bir deyiflle, [N] sesi Türkçede anlam fark yapmamas na karfl n, Türkçede bulunmaktad r. Öyleyse, [N] sesi de Türkçenin ses yap s içinde bulunan bir sestir, yaln zca da l m aç s ndan ngilizce den farkl l k göstermektedir. Türkçede [N] sesi [n] sesinin bir de iflkesi iken, yani sesbirimcikken, ngilizce de /N/ ve /n/ iki ayr sesbirimdir. Böylece görüyoruz ki diller kulland klar sesler ve ses yap lar aç s ndan birbirlerinden farkl l klar göstermektedir. Her dilin kulland sesler birbirlerinden farkl d r. Her dilin kendine özgü bir ses düzeni vard r. Bu düzen o dilde hangi seslerin oldu unu, bunlar n nas l s raland n, ne gibi de iflimler gösterdiklerini belirler. Dilbilimde, dillerin ses düzenini inceleyen, bir dilde hangi seslerin bulundu unu, o seslerin diziliflini ve de iflimlerini, biçimbirimlerin söyleniflini inceleyen ve bunlar n kurallar n belirlemeyi amaçlayan alana sesbilim denir. B Ç MB L M VE SESB L M Biçimbirimlerin Söylenifli Anadili olarak konufltu umuz dilin içsellefltirdi imiz sesbilimsel bilgimiz, bize dilimizdeki sözcüklerin ve sözcükleri oluflturan biçimbirimlerin nas l söylendi ini belirler. Biçimbirimler genellikle içinde bulunduklar de iflik ba lamlara ba l olarak de iflik söylenifl biçimlerine sahiptir. Bu söylenifl biçimleri kurall d r ve bu kurallar anadili konuflurunun dili hakk nda içsellefltirmifl oldu u bilgi kayna n oluflturan ö elerden biridir. fiimdi biçimbirimlerin söyleniflindeki farkl l Türkçeden örneklerle görelim. Ço ul ekinin söylenifli Türkçe de bildi iniz gibi ço ul ekinin tek bir biçimi de il, iki söylenifl biçimi vard r. Afla daki sözcüklerden bu iki söyleniflin da l m n görebiliriz. I top-lar kap-lar kitap-lar okul-lar II ses-ler ikiz-ler ütü-ler göl-ler Gördü ünüz gibi, ünlünün [e] ya da [a] olmas, yani ünlünün niteli i, ço ul ekinin iki biçiminin aras ndaki fark yaratmaktad r. Birinci s radaki biçimde arka ünlü olan [a] bulunmaktad r ve ço ul ekinin biçimbirimci i [lar] d r, ikinci s radakinde ise ön ünlü olan [e] sesi olan ekin biçimbirimci i [ler] dir. Ço ul ekinin bu da l - m n flöyle gösterebiliriz: Biçimbirimcik [lar] [ler] Da l m [okul], [kitap], [kap], [top] gibi sözcüklerden sonra [ses], [ikiz], ütü], [göl] gibi sözcüklerden sonra Ancak incelememizi flu noktada durdurursak, yapt m z çal flma yaln zca ço ul ekinin bulundu u sözcükleri listemekten daha ileri gitmeyecektir. Dilbilim çal flmalar nda ise, amaç böyle de iflimleri oluflturan genellemeleri, yani kurallar orta-

27 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 21 ya ç karmakt r, çünkü dil kurall d r. Ses de ifliklikleri gibi olgular, bireysel seslere uygulanmaz, bir ses s n f n oluflturan seslerin tümüne uygulan r. Bu kurallar, anadili konuflurlar n n bilifliminde olan kurallard r; yabanc dil ö renen kiflilerin yapt - gibi bilinçli olarak ö renilmifl kurallar de ildir. Çocukken anadili edinilirken içsellefltirilmifl kurallard r. Bu kurallar çocuklara anne-babalar taraf ndan ya da bir baflka yetiflkin taraf ndan do rudan ö retilmez; çocuklar, do duklar andan itibaren sürekli duyduklar anadillerinin kurallar n içsellefltirirler. Dilbilim incelemeleri, yetiflkinlerin dilbilgisinin kurallar n betimlemeyi ve aç klamay amaçlamaktad r. Ço ul ekinin [ler] ve [lar] biçimbirimciklerinin da l m n n kural na eriflmek için yukar daki sözcük listesine bakt m zda, ço ullaflt r lacak sözcü e hangi biçimbirimci in eklenece inin, sözcü ün son seslemindeki ünlünün niteli ine ba l olarak koflulland r ld n görürüz; örne in, av, k z, ad gibi sözcüklere karfl n ev,kez,et sözcüklerine ço ul eki ekledi imizde, da l m av-lar, k z-lar, ad-lar ve ev-ler, kez-ler, et-ler olarak gerçekleflmektedir. Baflka bir deyiflle, ço ul ekinin biçimbirimciklerinin da l m sesbilimsel kurallarla belirlenmektedir. Son sesleminde [a, o, u, ] ünlülerinden biri olan sözcüklere eklendi inde ço ul eki [lar] olarak söylenmekte; son sesleminde [i,e,ü,ö] ünlülerinden biri olan sözcüklere eklendi inde ise ço ul eki [ler] olarak söylenmektedir. Böylece, Türkçede ço ul ekinin [ler] ve [lar] olarak iki biçimbirimci i oluflturulmaktad r. Biçimbirimcik [lar] [ler] Da l m [a,o.u. ] ünlülerinden sonra [i,e,ü,ö] ünlülerinden sonra Tablo 2.1 Türkçede ço ul ekinin biçimbirimcikleri Türkçedeki ço ul ekinin biçimbirimciklerini ve bunlar n da l mlar n yukar da verilen ses listesinden daha öteye götürmek, bir genellemeye, [ler] ve [lar] biçimbirimciklerinin da l m n belirleyen kurala biraz daha yaklaflmam z sa lam flt r. Görüldü ü gibi, art k yaln zca [ler] ve [lar] biçimbirimciklerinin eklendikleri sözcüklerin listesini yapmamaktay z. Yani dilbilimsel çal flmalarda yaln zca listelemelerle yetinmeyip, bu listeyi oluflturan bir özelli in var olup olmad n anlamaya çal flmaya biraz daha yak nlaflm fl bulunmaktay z. Bu tür genellemeleri ortaya ç karmak için, seslerin sesbilgisel özelliklerinde bir benzerlik olup olmad büyük önem tafl maktad r. Örne in, Türkçenin ço ul ekinin [ler] biçimbirimci inin eklendi i sözcüklere bir bakt m zda, son ünlüleri olan [i,e,ü,ö] ünlülerinin ortak bir özelli i oldu u görülmektedir; bunlar n hepsi ön ünlülerdir. Ayn biçimde, [lar] biçimbirimci inin eklendi i sözcüklerin son ünlüleri olan [a,,o,u] ünlülerinin ortak bir özelli- i de hepsinin arka ünlüler olmas d r. Biçim-Sesbilimsel Kurallar Yukar daki inceleme, Türkçede bir sözcü ün son seslemindeki ünlünün ön ya da arka ünlü olmas n n, ço ul ekinin ünlüsünün niteli ini belirlemekte oldu unu göstermektedir. [ler] ve [lar] biçimbirimciklerin da l m n aç klamak için art k ilk yapt m z listelemeden daha ileri gidebilir, biçimbirimciklerin da l m n belirleyen kural yazabiliriz. Bunun sonucu olarak, iki yüzeysel biçim olan [ler] ve [lar] n derin yap da tek bir biçimden türetildi ini ve [ler]/[lar] biçimbirimciklerin bir biçimsesbilimsel kural ile oluflturuldu unu varsayabiliriz; yani dillerde her biçimbirim sesbilimsel bileflende tek biçim olarak yer almaktad r. Buna göre Türkçenin ço ul biçimbirimini, derin yap diyece imiz düzeyde [lar] olarak gösterelim. Buradaki büyük harfle gösterilen ses, asl nda Türkçede ço ul ekindeki ünlünün aç k ünlü- Dillerde her biçimbirim sesbilimsel bileflende tek biçim olarak yer al r; ancak sesbilimsel koflulland rma ile söyleyiflte biçimbirimlerin de iflkeleri ortaya ç kar. Türkçede ço ul lar biçiminin ünlüye ba l sesbilimsel koflullanmas ile [ler] ve [lar] biçimbirimciklerinin ortaya ç kmas buna örnek olarak verilebilir.

28 22 Genel Dilbilim-II lerden [a] ya da [e] olarak gerçekleflti ini gösterir. Türkçenin ço ul ekinin biçimbirimciklerini türeten kural da sözlü olarak flöyle ifade edebiliriz: 1. Son sesleminde ön ünlü bulunan bir sözcü e ço ul eki [-lar] eklendi i durumlarda, ekin ünlüsü orta ön düz ünlü olan [e] olarak gerçeklefltir; di er durumlarda ço ul ekinin ünlüsü aç k arka düz ünlü olan [a] olarak gerçeklefltir. Bu biçim-sesbilimsel kural, Türkçede ço ul ekinin hangi ba lamlarda [lar], hangi ba lamlarda [ler] olarak oluflturulaca n belirlemektedir. Yani, ço ul ekinin biçimbirimciklerinin da l m kurall d r ve bu kural [lar] ço ul ekinin eklendi i sözcü ün son seslemindeki ünlünün niteli i taraf ndan belirlenmektedir. Buna göre Türkçede b çaklar ve flekiller sözcüklerinin sesbilimsel türetmesini flöyle gösterebiliriz. b çak + ço ul flekil + ço ul Derin yap biçimi /bµ ak + lar/ /SEkil + lar/ Kural uygula lar ler Sesbilgisel düzey [bµ aklar] [SEkiller] Dillerde sesbilimsel ve biçimbilimsel sunumlar tektir. Ancak sesler belirli sesdizilimleri içinde ses çevresinden etkilenerek de iflime u rarlar ve böylece söyleyiflte bir sesbirimin ve biçimbirimin de iflkeleri ortaya ç kar. Bir sesbirimin de iflkesi 'sesbirimcik'; bir biçimbirimin de iflkesi ise alt biçimlik olarak adland r l r. Biçim-sesbilimsel incelemelerin bafllang ç noktas n, en küçük çift dedi imiz, birbirinden yaln zca tek bir seste farkl olan sözcükler oluflturmaktad r. Örne in, yukar da da gördü ümüz gibi, Türkçede av ve ev sözcüklerinin ünsüzleri ayn, yaln zca ilk sesleri olan ünlüleri farkl d r; böylece av ve ev sözcükleri en küçük çift oluflturmaktad r. Ayn biçimde ses ve sez sözcükleri birbirlerinden son seslerinin [s] ve [z] sesleri olmas yla ayr l r ve en küçük çift olufltururlar; saz ve sez sözcüklerinin ilk ve son ünsüzleri ayn d r. Bu iki sözcük de birbirlerinden sondaki ünsüzlerinin niteli i ile ayr l rlar ve en küçük çift olufltururlar. Anadili konuflurlar, Türkçenin ço ul ekinin hangi ba lamlarda nas l söylenece- ini belirleyen bu kurallar daha çocukken içsellefltirmifltir. Ölçünlü Türkçeyi anadili olarak konuflanlar hiç bir zaman avlar ve evler sözcüklerini *avler ya da *evlar olarak söylemez, çünkü ço ul ekinin biçimbirimciklerinin da l m n n sesbilimsel koflulland rmaya ba l oldu unu içsellefltirmifltir ve buna göre son sesleminde ön ünlü bulunan sözcüklerden sonra [ler] biçimbirimci i, son sesleminde arka ünlü bulunan sözcüklerden sonra da [lar] biçimbirimci i olarak söylenece ini bilmektedir. Bu bilgi, anadili konuflurlar n n biliflinde olan ve anadili konufluru olarak çocukluk devresinde dil edinimi sürecinde içsellefltirdi i bilgidir. Dilbilim, anadili konuflurunun biliflinde olan bu bilgiyi betimlemeyi ve aç klamay amaçlamaktad r. Bir biçimbirimin birden çok biçimbirimci i olmas tüm dillerde görülen bir özelliktir. Hangi biçimbirimlerin de iflkelerinin oldu u, bunlar n say s n ve da l m n belirleyen koflullar dile özgüdür ve her dil için de iflmektedir. Ancak evrensel olan özellik, dillerde biçimbirimlerin de iflik biçimbirimcikleri olabilece idir. Dillerin görülen biçimbirimsel de iflkelerinin niteli ini baz dillerden verece imiz örneklerle inceleyelim. Örne in önce ngilizcenin ço ul ekine bir göz atal m. ngilizcede bir çok ad n ço ul biçimi yaz da ada eklenen s harfi ile gösterilir. Afla da sesbilgisel alfabe ile söylenifl biçimleri verilmifl olan sözcüklere bakt n zda yaz da s harfi ile gösterilen ço ul ekinin söyleniflinde büyük farkl l klar oldu u aç kça görülecektir:

29 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 23 I II TEK L ÇO UL TEK L ÇO UL cat [k t] cats [k ts] kedi-ler car [kar] cars [karz] araba-lar book [buk] books [buks] kitap-lar bag [b g] bags [b gz] çanta-lar test [test] tests [tests] test-ler pen [pen] pens [penz] kalem-ler map [m p] maps [m ps] harita-lar boy [boj] boys [bojz] o lan-lar back [b k] backs [b ks] s rt-lar apple [ pl] apples [ plz] elma-lar laugh [l f] laughs [l fs] gülüfl-ler cord [kord] cords [kordz] kordon-lar depth [dept] depths [depts] derinlik-ler dove [d v] doves [d vz] kumru-lar mob [mab] mobs [mabz] kalabal k-lar room [rum] rooms [rumz] oda-lar III IV TEK L ÇO UL TEK L ÇO UL bus [b s] buses [b s z] otobüs-ler child [ ajld] children [ ldr n] çocuk çocuklar judge [dz dz] judges [dz dz z] hakim-ler ox [aks] oxen [aks n] öküz öküzler match [m ] matches [m z] kibrit-ler mouse [maws] mice [majs] fare fareler bush [bus] bushes [bus z] çal -lar bread [bred] bread [bred] ekmek ekmekler house [haws] houses [haws z] ev-ler maze [mez] mazes [mez z] kar fl k yol-lar Gördü ünüz gibi, I.s radaki sözcüklerden sonra gelen ço ul eki ötümsüz diflyuvas l sürtünmeli ses olan [s] olarak söylenmekte, II. s radaki sözcüklerden sonra gelen ço ul eki ötümlü diflyuvas l sürtünmeli ses olan [z] olarak söylenmekte ve II- I. s radaki sözcüklerden sonra gelen ço ul eki ise [ z] olarak söylenmektedir. IV. s rada bulunan sözcüklerin ço ul biçimleri ise, di erleri ile karfl laflt r ld nda ço- ul biçimlerinin düzenli olmad klar görülmektedir; her sözcü ün ço ul biçimi di- erlerinden farkl d r. Baflka bir deyiflle, ngilizcede ço ul ekinin çok say da biçimbirimci i vard r. Ancak bunlardan ilk üçünün da l m düzenlidir. IV. s rada bulunan sözcüklerin ise ço ul biçimi düzensizdir. Anadili konuflurlar da, yabanc dil ö renenler gibi, IV. s radaki sözcüklerin ço ul biçimlerini ayr sözcükler biçiminde bir liste olarak ezberlemek zorundad rlar. Bunlar biçimbilimsel koflulland r lm fl biçimbirimciklerdir ve biçimbilimsel koflulland r lm fl biçimbirimcikleri olan sözcüklerin biçimbirimcikleri, kurall olmad klar için anadili konuflurlar taraf ndan da bilinçli olarak ö renilmek zorundad r. I., II. ve III. s radaki sözcüklerin ço ul eklerinin biçimbirimcikleri ve da l mlar na bakt m z zaman ise burada bir genelleme

30 24 Genel Dilbilim-II oldu unu görmekteyiz. Bu genelleme ço ul ekinin eklendi i sözcü ün son sesinin niteli ine ba l d r. Sesbilgisel koflullanma gösteren bu biçimbirimcikleri ve da - l mlar n flöyle gösterebiliriz: Biçimbirimcik [s] [z] [ z] Da l m [kqt], [buk], [test], [mqp], [bqk, [lqf], [dept] sözcüklerinden sonra;... [kqts], [buks], [tests], [mqps]. [bqks], [lqfs], [depts] [kar], [bqg], [pen], [boj], [Qpl, [kord], [mabz], [rumz] sözcüklerinden sonra;... [karz], [bqgz], [penz], [bojz], [Qplz, [kordz], [mabz], [rumz] [b s], [dz dz], [mq ], [bus], [mez] sözcüklerinden sonra;... [b s z], [dz dz z], [mq z], [bus z], [mez z] Bu listelemeye bir göz att m zda, [s],[z] ve [ z] biçimbirimciklerin hangi sözcüklere eklenece ini belirleyen bir sesbilimsel neden oldu unu görmekteyiz. Bu de iflkelerin eklendikleri sözcüklerin son seslerine bakt m zda, da l m n flöyle oldu u dikkatimizi çekmektedir: Biçimbirimcik [s] [z] [ z] Da l m [t], [k], [p], [f], [T] seslerinden sonra [d],[g], [n], [r],[l],[oj], [D], [v] seslerinden sonra [s], [z], [S], [Z], [ ], [dz] seslerinden sonra Görüldü ü gibi, ngilizcede ço ul ekinin biçimbirimciklerinin niteli i eklendikleri sözcüklerin son sesine göre belirlenmektedir, çünkü hiç bir biçimbirimcik bir di eriyle ayn seslerden sonra gelmemektedir. Baflka bir deyiflle, ngilizcede de ço- ul ekinin I., II. ve III. s ralardaki de iflkelerinin da l m sesbilimsel nedenlerle belirlenmektedir; yani, ngilizcede ço ul ekinin biçimbirimcikleri sesbilimsel koflullanma özelli i sergilemektedir. Ço ul ekinin 3 farkl söylenifl biçimi ekin bulundu- u sesbilimsel ba lama, yani ekin eklendi i sözcü ün son sesin niteli ine ba l d r. Yukar da listelenmifl da l ma bakt m zda, asl nda bu da l m n kurall oldu unu görürüz. Ço ul ekinin biçimbirimciklerinin da l m kurallar flöyledir: [s] [z] [ z] son sesi ötümsüz, h fl rt s z seslerden oluflan sözcüklere eklendi inde son sesi ötümlü, h fl rt s z seslerden oluflan sözcüklere eklendi inde son sesi h fl rt l seslerden oluflan sözcüklere eklendi inde Bu kurallar daha da öz bir flekilde ifade etmek için, [z] biçimbirimci ini ço ul ekinin derin yap da listelendi i biçim olarak belirleyelim. /z/ biçiminin ngilizce de ço ul ekinin temel biçimi oldu unu varsayabiliriz. Bu, ço ul ekinin, baflka bir sesbilimsel kural uygulanmad sürece, [z] olarak gerçekleflece ini belirtir. Ancak, ço- ul ekinin di er biçimbirimlerini oluflturmada ngilizcenin dilbilgisinin sesbilimi bilefleninde flu iki kural daha bulunmaktad r: 1. Ço ul biçimini sesbilimsel kurala göre gerçeklefltiren bir sözcü ün son sesi h fl rt l bir ses ise, ço ul eki /z/ den önce [ ] ekle 2. Ço ul biçimini sesbilimsel kurala göre gerçeklefltiren bir sözcü ün son sesinin ötümsüz bir ses ise, ço ul eki /z/ yi ötümsüz [s] ye dönüfltür.

31 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 25 Bu biçim-sesbilimsel kurallar, ngilzice de ço ul ekinin hangi ba lamlarda [s], hangi ba lamlarda [z] ve hangi ba lamlarda [ z] olarak oluflturuldu unu belirlemektedir. Baflka bir deyiflle, ngilizcede de, Türkçede oldu u gibi, ço ul ekinin biçimbirimciklerinin da l m kurall d r. Bu kural [z] ço ul ekinin eklendi i sözcü ün son sesinin niteli i taraf ndan belirlenmektedir. Buna göre ngilizcede cards, pets ve boxes sözcüklerinin sesbilgisel türetmesini flöyle gösterebiliriz: card + ço ul pet+ço ul box + ço ul Derin yap biçimi /kard + z/ /pe t + z/ /baks + z/ -Kural + Ötümsüzleflme Kural s Sesbilgisel düzey [kardz] [pets] [baks z] Görüldü ü gibi, cards sözcü ünün türetetiminde, herhangi bir sesbilimsel kural uygulanmamaktad r çünkü ngilizcedeki ço ul ekinin biçimbirimciklerini türeten - Kural ve Ötümsüzleflme Kural n n uygulama koflullar karfl lanmamaktad r; bu durumda da ço ul eki [z] biçimbirimcik olarak söylenmektedir. Pets sözcü ünün türetiminde ise, pet sözcü ünün son sesi olan [t] ötümsüz oldu u için Ötümsüzleflme Kural uygulanmakta ve ço ul ekinin biçimbirimci i [s] olarak gerçekleflmektedir. Biçimbirimlerin etraflar nda bulunan seslere ba l olarak farkl biçimbirimcikler olarak gerçeklefltirilebilece ini, bir Bat Afrika dili olan Akan n olumsuzluk ekinde de görebiliriz. Akanda olumsuzluk, eylemin köküne eklenen bir önek ile belirtilir. Bu önekin üç genizsil biçimbirimci i vard r: m pe ben be eniyorum m mpe ben be enmiyorum m t ben konufluyorum m nt ben konuflmuyorum m kç ben gidiyorum m Nkç ben gitmiyorum Kaynak: Fromkin and Rodman, 2011, s231 Akan n olumsuzluk ekinin biçimbirimcikleri, eklendikleri sözcü ün ilk sesi ile efl ç k fll d r; ilk sese çiftdudaks l patlamal [p] olan pe be en eyleminden önce çiftdudaks l genizsil [m], ilk sesi diflyuvas l patlamal ses [t] olan t konufl eyleminden önce diflyuvas l genizsil [n], ve ilk sesi artdamaks l patlamal ses [k] olan kç git eyleminden önce atdamaks l genizsil [N] olarak gerçeklefltirilmektedir. Yani Akanda olumsuzluk önekinin biçimbirimcikleri bütünleyici da l m içindedirler. Türkçe, ngilizce ve Akan örneklerinde görüldü ü gibi, dillerde biçimbirimlerin hem ünlülerini (Türkçedeki ço ul eki /lar/ n [ler] ve [lar] biçimbirimciklerinde oldu u gibi) hem de ünsüzlerini ( ngilizce deki ço ul ekinin /z/ n n [z], [s], [ z] ve Akan n olumsuzluk ekinin [m], [n], [N] biçimbirimciklerinde oldu u gibi) etkileyen kurallar vard r. Bu kurallar bir biçimbirimin de iflkelerini belli sesbilimsel ortamlarda nas l seslendirilece ini belirler. Kurallar n içeri i dilden dile de ifliklik gösterebilir; ancak evrensel olan bütün dillerin biçimbirimlerin genellikle birden fazla biçimbirimci i oldu u ve biçimbirimciklerin sesbilimsel koflulland r lmayla olufltu u durumlarda bu da l m n n sesbilimsel kurallar taraf ndan belirlendi idir.

32 26 Genel Dilbilim-II SESB R MLER VE EN KÜÇÜK Ç FTLER Bir dilin sesbilimsel yap s n incelerken, saptamam z gereken özelliklerden biri o dildeki seslerin niteli idir. Bir baflka deyiflle o dilde hangi seslerin oldu udur. Bir sesin bir dilde bulunup bulunmad sözcükler aras nda anlam fark na yol aç p açmamas na ba l d r. Örne in, afla da verilen Türkçe sözcükler aras ndaki anlam fark yaln zca sözcük bafl nda bulunan sesler ile belirtilmektedir. Gördü ünüz gibi, sözcüklerdeki di er sesler ayn d r. a. pul/bul çil/mil bil/kil zil/nil tel/sel dil/fil Birbirleri aras nda anlam fark yaln zca bir ses taraf ndan oluflturulan sözcüklere en küçük çiftler denir. DÜfiÜNEL M SORU D KKAT 1 Bu örneklerde görüldü ü gibi, sözcüklerin bafl nda bulunan seslerin niteli i sözcükler aras nda anlam fark na yol açmaktad r. Birbirleri aras nda anlam fark yaln zca bir ses taraf ndan oluflturulan sözcüklere en küçük çiftler denir. Buna göre, pul/bul, tel/sel, vb. Türkçe için en küçük çiftler oluflturmaktad r. Sözcükler aras nda anlam fark na yol açan p, b, t, s sesleri karfl tsal da l m içindedir. Sözcük içinde hangisinin oluflturuldu u anlam fark na yol açmaktad r. Bunun için p, b, t, s sesleri Türkçenin sesbirimleri aras ndad r. a. Afla daki SIRA sözcüklerle S ZDE en küçük çiftler oluflturacak Türkçe sözcükler bulun. Kök Sesbirimsel dur dur flal DÜfiÜNEL M Sal ray raj yafl SORU jas çek tsek b. Yukar da oluflturdu unuz en küçük çiftler, Türkçede hangi seslerin birer sesbirim oldu- D KKAT unu göstermektedir? Sesbirimlerin Da l m Sözcükler aras nda anlam fark yaratan sesler, sözcük içinde de iflik konumlarda bulunabilirler. Örne in, afla daki sözcükler anlam bak m ndan birbirlerinden sözcük sonunda AMAÇLARIMIZ bulunan sesler ile AMAÇLARIMIZ ayr lmaktad r. K T A P TELEV ZYON Kök Sesbirim Kök Sesbirim K T A P a. dur /dur/ dul /dul/ dur /dur/ dufl /dus/ dur /dur/ duy /duj/ dur TELEV ZYON /dur/ dut /dut/ b. bel /bel/ bej /bez/ Iki NTERNET ses en küçük ikilide birbirinin yerine geçti inde anlamsal farkl l a yol açarsa bu iki ses o dilde birer sesbirimdir ve aralar ndaki da l m 'karfl tsal da l md r'. Bu sözcükler NTERNET aras ndaki anlam fark sözcük sonunda r,l, S,j,t, Z seslerinin bulunmas ndan kaynaklanmaktad r; yani r,l, S,j,t, Z sesleri bu sözcükler aras nda anlam fark na yol açmaktad r ve karfl tsal da l m içindedir. Türkçede r,l, S,j,t, Z birer ünsüz sesbirimidir. Sesbirimler dilbilimde e ri çizgiler aras nda gösterilir: /r,l, S,j,t, Z/. Bir ünlü ve bir ünsüz olmak üzere iki sesbirimden oluflan afla daki sözcükler aras ndaki anlam fark ünlülerin niteli i ile belirtilmektedir. Bu sözcükler Türkçedeki ünlü sesbirimlerini gösteren en küçük çiftler oluflturmaktad r. Görüldü ü

33 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 27 gibi, en küçük çiftlerde e ik çizginin sol taraf ndakiler i harfi ile bafllarken, sa tarafta olanlar s ras yla ü, e,ö,u,o,a, harfleriyle bafllamaktad r. En küçük çiftler oluflturan bu sözcükler Türkçede 8 temel ünlü oldu unu göstermektedir: iz /üz iz / ez iz / öz iz / uz in / on in / an is(siz) / s(s z) Türkçenin ünlü sesbirimleri flunlard r. Dilbilimde sesbirimler afla daki gibi / / e ri çizgi aras nda gösterilir. /i / ön kapal düz ünlü: iz, iplik, ince v.b. /y / ön kapal yuvarlak ünlü: ünlü, üst, üsküdar v.b. /e / ön yar -kapal düz ünlü: emek, efl, eniflte v.b. /œ / ön yar -kapal yuvarlak ünlü: ön, öksüz, ölüm v.b. /u / arka kapal yuvarlak ünlü: uzun, us, un v.b. /o / arka yar -kapal yuvarlak ünlü: odun, on, onlar v.b. /a / arka aç k düz ünlü: arka, ancak, ana v.b. /µ / arka kapal düz ünlü: sl k, rak, l k v.b. Bütünleyici Da l m ve Sesbirimcikler Gelin sizinle küçük bir deney yapal m. Önce afla daki sözcükleri I. s radan bafllayarak yukar dan afla ya s ralar halinde yüksek sesle okuyun: I II III IV pul sepet cepken sap pil kepek flapka kap para sopa kaptan cep parça kupa papyon ip parka çapa kepçe kep Bu sözcüklerin hepsinde [p] sesi oldu unu görmüflsünüzdür. I. s rada [p] sesi sözcük bafl nda, II. s rada sözcük içinde iki ünlü aras nda, III. s rada sözcük içinde ama arkas ndan bir ünsüz geliyor. IV.s rada ise [p] sesi sözcük sonunda geliyor. Peki bütün bu sözcüklerde oluflturulan [p] sesi ayn m? Aralar nda fark var m? fiimdi elinize defter yapra boyutunda bir ka t al n ve bu ka d havada serbest kalacak bir biçimde bir ucundan hafifçe tutarak a z n za yaklaflt r n ve yukar daki sözcükleri tekrar yukar dan afla ya olmak üzere yüksek sesle ayn s rada söyleyin. Gördü ünüz gibi, I. ve II. s radaki sözcükleri söylerken, ka t a z n z n önünde dalgaland ama III. s radaki sözcükleri söyledi inizde ka t k p rdamad. IV. s radaki sözcüklerde ise ka t bazan dalgalanmakta bazan da dalgalanmamaktad r. Ka d n dalgalanmas, bu sözcüklerdeki [p] sesinin soluklu, dalgalanmamas ise soluksuz oldu unu göstermektedir. Bu küçük deney göstermektedir ki asl nda bütün sözcüklerde ayn gibi duran [p] sesi I. ve II. s radaki sözcüklerde ayn, III. s radaki sözcüklerde ise farkl bir özelli e sahiptir. IV. s radaki sözcüklerdeki [p] sesi ise her iki özelli i de sergilemektedir. Böylece Türkçede [p] sesbiriminin soluklu [p h ] ve soluksuz [p] olarak iki sesbirimci i oldu unu görüyoruz. Soluklu [p h ] sözcük ve hece bafllar nda, soluksuz [p] sesi ise arkas ndan bir ünsüz geldi i zaman oluflturulmaktad r. Sözcük sonunda ise soluksuz sesbirimcik [p] ile soluklu

34 28 Genel Dilbilim-II En küçük ikilide iki ses birbirinin yerine geçme iliflkisi içinde de ilse aralar ndaki da l m bütüncül da l md r. sesbirimcik [p h ] serbest de iflim içindedir. Türkçede soluklu [p h ] ve soluksuz [p] sesleri sözcük içinde bütünleyici da l m içindedir, birinin oldu u konumda di- eri bulunmaz. Bu sesler [p] sesbiriminin sesbirimcikleridir. Böylelikle görüyoruz ki anadili konuflurlar n n konuflurken oluflturduklar sesler sesbirimciklerdir. Ancak anadili dinleyicileri, konuflmalar sesbirimler olarak alg lamaktad r. Yani, sesbirimcikler oluflturdu umuz somut seslerdir, sesbirimler ise alg lad m z soyut birimlerdir. Sesbirimler, birbirine benzer ancak baz özelliklerinde birbirinden farkl ses s - n flar d r. Dilbilimde sesbirimler / / olarak iki e ri çizgi aras nda, sesbirimcikler ise [ ] olarak köfleli ayraçlar aras nda gösterilir. Buna göre Türkçedeki ötümsüz çiftdudaks l patlamal /p/ sesbirimini ve onun sesbirimcikleri olan ve [p] nin bütünleyici da l m n flöyle gösterebiliriz: / p / [ph] / # [p] / [-Ü] Burada ötümsüz çiftdudaks l patlamal /p/ sesbiriminin, soluklu [p h ] ve soluksuz [p] sesbirimcikleri oldu u görülmektedir. Sesbirimciklerden sonra gelen e ri çizgiden sonra ise, o sesbirimci in sözcük içinde bulundu u konum belirtilmektedir. # iflareti, sözcük ve seslem bafl n temsil eder. Yukar daki biçimlendirmede oldu u gibi # iflaretinin arkas nda gelen bir çizgi, o sesin sözcük ya da seslem bafl nda geldi ini gösterir. # ise, sesbirimci in sözcük sonunda oldu unu belirtir. [+Ü] ise, sesbirimci in arkas ndan gelen sesin ünsüz oldu u durumlar gösterir. Afla daki sözcükler Türkçede soluklu ötümsüz diflyuvas l patlay c [t h ] ile soluksuz ötümsüz diflyuvas l patlay c [t] nin da l m n göstermektedir: 2 I II III IV DÜfiÜNEL M [t h ] DÜfiÜNEL M [t h ] [t] [t h ]/[t] tek beter Datça sat SORU tak SORU bat Batman kat teker Sat cetvel bat tak l kat bitki Tokat D KKAT D KKAT a. Soluklu ötümsüz diflyuvas l patlamal [t h ] ile soluksuz ötümsüz diflyuvas l patlamal [t] nin da l mlar nedir? Bu da l m bütünleyici da l m m d r? b. Soluklu ötümsüz diflyuvas l patlamal [t h ] ile soluksuz ötümsüz diflyuvas l patlamal [t] ayn sesin sesbirimcikleri midir yoksa ayr sesbirimler midir? Aç klay n. c. E er (b) ye yan t n z ayn sesin sesbirimcikleri ise, sesbirimin gösterimi nedir? AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P TELEV ZYON NTERNET fiimdiki örnekler, Türkçede [k] sesinin sözcük içindeki de iflkelerini göstermektedir: kal [k h K T A P al] kul [k h ul] atk [atktelev ZYON h µ] bak r [bak h µr] bakla [bak a] bask [bask h µ] tak r [t h ak h µr] b kt r [bµkt h µr] tak [t h ak h ]/[t h ak] tok[t h ok h ]/[t h ok] NTERNET Görüldü ü gibi, Türkçede ötümsüz artdamaks l patlamal /k/ sesbiriminin sözcük içinde bulundu u konum ve arkas ndan gelen seslerin niteli ine göre olufltu-

35 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 29 rulan soluklu [k h ] ve soluksuz [k] olmak üzere 2 sesbirimc i bulunmaktad r. Ötümsüz artdamaks l patlamal /k/ sesbiriminin soluklu [k h ] ve soluksuz [k] sesbirmiciklerinin da l m n flöyle gösterebiliriz. Soluklanma Kural Ötümsüz patlamal sesler olan /p/, /t/, /k/ sesleri do al bir ses s n f olufltururlar. Yukar daki örneklerde görüldü ü gibi, Türkçede sözcük bafl nda ya da sözcük içinde seslem bafl nda bulunan ötümsüz patlamal /p/, /t/, /k// ünsüzler, soluklu olarak söylenmektedirler. Bu dillerde görülen bir özelliktir. Bir sesbilim kural, yaln zca tek bir sese uygulanmaz, genellikle do al s n f oluflturan seslerin tümüne uygulan r. Türkçenin ötümsüz patlamal sesleri olan /p/, /t/, /k/ sesler ile ilgili bu genellemeyi afla daki Soluklanma Kural olarak belirtebiliriz. Soluklanma Kural Ünsüz -> [+soluklu] / # +patlamal -ötüm Bir dilde hangi sesbirimciklerin bulunaca ve bunlar n da l m dile özgü özelliklerdir. Örne in Meksika da konuflulan bir dil olan Tojolabalda da soluklu diflyuvas l patlamal [t h ] ve soluksuz diflyuvas l patlamal [t = ] sesleri bulunmaktad r. Ancak bu seslerin da l m Türkçedeki diflyuvas l patlamal n n sesbirimciklerinin da- l m ndan farkl d r. Tojolabal dilinde soluklu [t h ] ve soluksuz [t = ] seslerinin da l - m n gösteren afla daki sözcükleri inceleyin. Tojolabal (Meksika dili) it = am domuz at = at h bir cins bitki makt = on yama mut h tavuk pot = ot bir cins bitki nahat h uzun t = inan baflafla? inat h tohum Kaynak: Gleason, 19 Görüldü ü gibi, Tojolabalde: a. Soluklu ötümsüz diflyuvas l patlamal [t h ] sözcük sonunda, soluksuz ötümsüz diflyuvas l patlamal [t = ] sözcük bafl nda ve sözcük ortas nda iki ünlü aras nda ya da bir ünsüzden sonra gelmektedir. Böylece, soluksuz ötümsüz diflyuvas l patlamal [t = ] sesbirimci in sözcük içindeki da l m daha genifltir. Böyle genifl da l ml sesbirimciklerin da l m di er konumlarda ifadesiyle genellefltirilir. b. Soluklu ötümsüz diflyuvas l patlamal [t h ] ile soluksuz ötümsüz diflyuvas l patlamal [t = ] sesleri bütünleyici da l m içindedir ve ayn sesbirimin de iflkeleridir. c. Buna göre Tojolabalde ötümsüz diflyuvas l patlamal sesbirimi ve de iflkelerini söyle gösterebiliriz: /t = / [t h ] / # [t = ]/ di er konumlarda Daha önce de belirtti imiz gibi, baz dillerde ayr sesbirimler olan sesler, baflka dillerde ayn sesbirimin de iflkesi olarak yer almaktad r. Korecede [l] ve [r] seslerinin da l m na bakal m. ([ ] sesi kapal arka düz ünlüdür.)

36 30 Genel Dilbilim-II Korece [l] [l] [r] kal gidecek ilkop 7 ir mi ad k n l gölge iplasa berber kiri yol mul su on lppam bu akflam k r m o zaman pal bacak pulp h y n rahats zl k k rir caddeye p h al kol silkwa meyva saram kifli s ul Seul t l h an pencere uri biz tat l hepsi lmana ne kadar y r m yaz Korecedeki [l] ve [r] seslerinin da l m na bakt m zda, flöyle bir da l m içinde olduklar n görmekteyiz: Yan ak c olan [l] sesi, sözcük sonlar nda ve sözcük ortas nda bulunmaktad r. Ancak sözcük ortas nda bulundu u durumlarda, kendisinden sonra gelen ses her zaman için bir ünsüzdür. Üstdamaks l ak c bir ses olan [r] nin da l m na bakt m zda ise, bu sesin hiç bir zaman sözcük sonunda bulunmad n, sözcük ortas nda oldu u durumlarda da her zaman için yaln zca iki ünlü aras nda bulundu unu görürüz. Korecede [r] sesinin arkas ndan hiç bir zaman bir ünsüz gelmemektedir. Buna göre yan ak c [l] ile üstdamaks l ak c [r] bütünleyici da l m içindedir ve bir sesbirimin de iflkeleridir. [l] sesinin da l m daha genifl oldu u için, sesbirim gösterimini [l] oldu unu varsayabiliriz. Buna göre Korecede [l] sesbiriminin de iflkeleri ve bu de iflkelerin da l m flöyledir: /l/ [r] / [Ü Ü] [l] / di er konumlar Böylece Korecede yaln zca bir ak c ünsüz bulunmaktad r ve bu ünsüzün yanünsüz ve düz olmak üzere iki sesbirimici i vard r. Dillerde sesbilimsel nitelik o dilin kurallar na göre belirlenir. Yukar da da gördü ümüz gibi, Türkçede yan ak c /l/ ile üstdamaks l ak c /r/ ayr birer sesbirimciktir. Ancak Korecede yaln zca bir ak c ses /l/ bulunmaktad r ve bu ses iki ünlü aras nda bulundu unda [r] sesi olarak söylenmektedir. Dillerin hangi sesleri sesbirim olarak belirleyece i, o dile özgü kurallarla belirlendi ini gösteren bir baflka örnek de Japoncadaki ötümsüz diflyuvas l sürtünmeli ünsüz [s] ile ötümsüz öndamaks l sürtünmeli [S] sesinin da l m d r. Afla daki örneklerde bu seslerin Japoncadaki da l m na bakal m. [s] [S] sumimasen lütfen watai ben tasukete yard m Sichi 7 akusei kötü huylu S ippo uzunboylu sensei ö retmen ansitsu karanl k oda sekitan kömür asita yar n Görüldü ü gibi, Japoncada gerek ötümsüz diflyuvas l sürtünmeli ünsüz [s] gerek ötümsüz öndamaks l sürtünmeli [S] sesi, sözcük bafl nda ve ortas nda gelebilmektedir. Ancak [s] ve [S] seslerinin sözcük içindeki da l m na dikatlice bakt - m zda, [S] sesinin yaln zca [i] sesinden önce geldi ini, [s] sesinin da l m nda ise böyle bir k s tlama olmad n görmekteyiz. Böylece, [S] sesi ile [s] sesi bütünleyici da l m içindedirler. [S] yaln zca [i] sesinden önce gelmekte, di er tüm konumlarda [s] sesi bulunmaktad r. Buna göre, Japoncada [s] ve [S] sesleri, /s/ sesbiriminin birer de iflkesidir. Bu da l m flöyle gösterebiliriz:

37 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 31 /s/ [S] / [i] [s] / di er konumlarda Dillerde sesbirimciklerin da l m n belirleyen koflullar, sesin sözcük içindeki yeri (sözcük bafl nda, ortas nda, sonunda), önünden ya da arkas ndan gelen sesin niteli i (ünlü ya da ünsüz olmas ) ya da bu sesin özelli i (Japoncadaki [i] sesi gibi) olabilir. Diller bu koflullardan hangisi uygulayaca nda birbirlerinden ayr l rlar; ancak bütün dillerde sesbilimsel koflulland rma özelli i tafl yan ses da l mlar bu koflullar çerçevesinde incelenebilmektedir. Buna bir baflka örnek de, ngilizcede genizsil ünsüzlerden önce gelen ünlülerinin genizsil olarak oluflturulmas d r. ngilizcede ünlüler, arkalar ndan gelen sesin niteli ine göre, genizsil olarak oluflturulurlar. Kök Sesbilgisel Kök Sesbilgisel beat [bit] dövmek bean [b n] fasulya till [t l] kadar tin [t n] teneke bat [bæt] yarasa ban [ n] yasak Yukar da görüldü ü gibi, ngilizce de genizsil ünsüzlerden önce gelen ünlüler genizsil olarak oluflturulmaktad r. Yani, ngilizcede genizsil ünlülerle genizsil olmayan ünlüler bütünleyici da l m içindedir. Bu da l m flöyle gösterebiliriz: /i/ /æ/ [ ] / [genizsil] ] / [genizsil] [i]/ di er konumlar [æ] / di er konumlar ngilizcede ünlülerin genizsil sesbirimciklerinin da l m daha k s tl oldu u için, yaln zca genizsil ünsüzlerden önce geldiklerinde genizsil olarak söyleniyorlar, ünlünün sesbirimsel gösterimini daha genifl da l m olan /i/ ve / æ/ sesleri olarak gösteririz. Meksika da konuflulan Totonak dilinde ötümlü ve ötümsüz ünlüler SIRA bulunmaktad r. S ZDE Afla - da verilen örnekleri inceleyin. Ötümsüz ünlüler, altlar nda bir nokta ile gösterilmifltir. [ts diflyuvas l sürtünmeli-patlamal sestir.] DÜfiÜNEL M tsaps y yor snapap beyaz tilinks ses yans d stap fasulyalar kasitt onu kes Sump kirpi SORU kuk amca ta:qh dald n kak biberli tisa h dinlendi D KKAT mik kar tukst k r ld Totonak dilinde ötümlü ve ötümsüz ünlüler ayr sesbirimler midir yoksa bütünleyici da - l m içinde midir? 3 DÜfiÜNEL M SORU D KKAT Do al Ses S n flar ve Ay r c Özellikler AMAÇLARIMIZ Yukar daki örneklerde, dillerin sesbirimlerinin da l m özelliklerini ve ne tür AMAÇLARIMIZ sesbirimciksel farkl l klar gösterdikleri gördük. Burada dilsel olarak önemli olan özellik sesbilimsel kurallar n bireysel sesler de il de ses s n flar na uyguland d r. K T A P Örne- K T A P in, Türkçede ötümsüz patlamal lar n Soluklanma Kural yaln zca /p/ ya da /t/ ya da /k/ sesine uygulanmamakta, ötümsüz patlamal seslerin hepsine uygulanmak- TELEV ZYON TELEV ZYON NTERNET NTERNET

38 32 Genel Dilbilim-II tad r. Yani, Türkçede Soluklanma Kural ötümsüz patlamal ses s n f n n bütün üyelerine uygulanmaktad r. Ayn biçimde, ngilizcede Ünlülerin Genizsilleflmesi, genizsil ünlsüzlerden önce gelen bütün ünlülere uygulanmaktad r. Diller hangi sesbilimsel kural n kendi sesbilimsel bilefleninde oldu u aç s ndan birbirlerinden ayr l rlar; ancak var olan kurallar bir do al s n f n tüm üyelerine uygulan r. Buna göre, her bir sesi, sesleri oluflturan özelliklere verilen de erler çerçevesinde bir sesbilgisel özellik kümesi olarak düflünebiliriz. Örne in /p/, /b/ ve /m/ sesleri birbirlerine baz özellikler bak m ndan benzemekte, ancak baz özellikleri bak m ndan da di erlerinden ayr lmaktad r. Bu özellilkleri ve her sesin bu özellikler ile ilgili de erini flöyle gösterebiliriz: p b m Patlamal Çiftdudaks l Ötümlü Genizsil Bir sözcükte bir sesbilgisel özelli in art [+] de eri, di er sözcüklerdeki eksi [-] de eri ile karfl tl k ortaya ç kard nda, o sesbilgisel özellik incelenen dil için ay r c özelliktir. Bir sözcükte bir sesbilgisel özelli in art [+] de eri, di er sözcüklerdeki eksi [-] de eri ile karfl tl k ortaya ç kard nda, o sesbilgisel özellik incelenen dil için ay r - c özelliktir. Buna göre, Türkçede çiftdudaks l patlamal sesin ötümlü ya da ötümsüz olmas, pil ve bil sözcüklerinde oldu u gibi, anlam fark yaratt i için, ötümlülük/ötümsüzlük Türkçe için ay r c özelliktir. Buna karfl n, soluklu olmak ötümsüz patlamal sesler için art k ya da öngörülebilir özelliktir, patlamal sesin ötümsüz olmas na ba l olarak o sesin soluklu olaca öngörülebilmektedir. Siam diline bakt m zda ise ötümsüz patlamal seslerin soluklu ya da soluksuz özelli inin sözcükler aras nda anlam ayr m na yol açmakta oldu unu görürüz. Afla- daki sözcükler aras ndaki anlam fark ötümsüz patlamal seslerin soluklu ya da soluksuz olmas na ba l d r. Ötümsüz Soluksuz Patlamal Ötümsüz soluklu patlamal [paa] orman [p h aa] ay rmak [tam} vurmak [t h am] yapmak [kat] s rmak [k h at] kesmek Siamcada ötümsüz patlamal seslerin soluklu ya da soluksuz olmas anlam fark na yol açt için soluklanma Siam dilinde ay r c özelliktir. ngilizcede ünlülerin genizsilleflmesinin art k/öngürülebilir özellik oldu unu görmüfltük. Ancak Frans zcaya bakt m z zaman bir ünlünün genizsil olmas ve olmamas n n sözcükler aras nda anlam fark yaratt n görüyoruz. Frans zcada [bo] yak fl kl, [bõ] iyi anlam ndad r. Frans zcada genizsil ünlüler ile genizsil olmayan ünlüler karfl tsal da l m içindedir. Sesdizim Anadili konuflurlar n n anadilleri hakk nda içsellefltirmifl olduklar bilgilerden bir türü de sesbirimlerin sözcük içinde s ralan fl d r. Örne in, Türkçeyi anadili olarak konuflanlar afla daki sesleri bir sözcük olacak flekilde s ralanmas nda baz olas dizimleri oluflturmayacaklard r. /p/ /r/ /a/ /s/

39 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 33 Türkçede olas ve bulunan dizimler flunlard r: /pars/ /sarp/ /rasp/ Ancak, Türkçeyi anadili olarak konuflan biri bu sesleri afla daki dizimlerde s - ralamayacakt r; çünkü Türkçede seslerin da l m sözcük bafl nda iki ünsüzün ardarda gelmesine izin vermez. /pras/ /rpas/ /spar/ /spras/ /psar/ /rsap/ /srap/ /srpas/ Ayn biçimde, afla daki dizilimler de Türkçenin kurallar na uygun de ildir. /aspr/ /asrp/ /arps/ /apsr/ /arsp/ Türkçe sözcüklerde, sözcük sonunda 3 ünsüz ardarda gelmez. Afla daki dizilimler Türkçe kurallar na uygun de ildir. */sapr/ */pasr/ Bunlar Türkçenin kurallar na uygun olan /sarp/ ve /pars/ dizilimleriyle karfl laflt r n ve yukar daki dilbilgisi d fl olan dizilimlerin Türkçenin hangi dizilim kural na DÜfiÜNEL M karfl geldi ini belirleyin. SORU Bütün dillerde sesbirimlerin sözcük içinde dizilimlerini belirleyen kurallar vard r. Bu kurallar n içeri i dilden dile farkeder, ancak evrensel olan boyut tüm dillerin sesbilim bileflenlerinde dizilim kurallar oldu udur. D KKAT Türkçede sözcük içinde ünsüz da l m sözcük sonunda bulunan kümelerdeki ünsüzlerin niteli ini ve al nt sözcüklerde sözcük bafl nda bulunan SIRA ünsüz S ZDE kümeciklerinin bölünmesini belirler. 4 DÜfiÜNEL M SORU D KKAT BÜRÜNSEL SESB L M Diller bürünsel özellikler olan vurgu ve ezgi de iflimlerini sözcüklerin K T A Pve yap lar n aras nda anlam fark yapmakta kullanmaktad r. Vurgu AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ TELEV ZYON Vurgu, sözcük ve sözdizimsel yap larda sözcük, öbek ve tümce vurgusu olarak üç düzeyde incelenir. Her üç düzeyde, o düzeyi oluflturan birimlerden biri di er birimlere göre daha kuvvetli ve belirgin bir biçimde oluflturulur ve birincil vurguyu tafl r. Di er birimler, birincil vurgu tafl yan birime göre daha zay f NTERNET vurguya sahiptir. Türkçede vurgu, birincil ve zay f vurgu olmak üzere iki vurgu düzeyinde gerçekleflir. Sözcük düzeyinde, kök-sözcüklerin vurgu düzene i ile bileflik sözcük ve tamlama yap lar n n vurgu düzene i birbirinden farkl özellikler sergiler. Çok seslemli kök-sözcüklerde iki ayr vurgu derecesi bulunur. Bunlar, seslemin di er(ler)inden daha kuvvetli, belirgin ve yüksek bir tonla söylendi i birincil vurgu [Ú], di eri ise birincil vurgu almayan seslemlerde bulunan zay f vurgudur [Ù]. Örne in, kadar sözcü ünde sözcü ünün ilk seslemi olan ka- zay f vurgu, ikinci seslemi olan -dar ise birincil vurgu al r: kadár. Söyleyiflte belirli ezgi ve vurgu yap lar yla K oluflan T A P sesletimsel özelliklere bürünsel özellikler denir. Bürünsel özellikler sözcüki öbek ve tümce TELEV ZYON anlam aç s ndan ele al nd ndan parçalar üstü sesbilimsel özellikler olarak da ele al n r. NTERNET

40 34 Genel Dilbilim-II Birincil ve zay f vurgu dereceleri: birincil vurgu zay f vurgu [+([-Ü]) Ú (([-Ü])+)] [+([-Ü]) Ù (([-Ü])+)] Bileflik sözcük ve tamlama yap lar nda üçüncül [ ] vurgu düzeyi bulunmaktad r. kinci seslemleri vurgulu olan kará ve tahtá sözcüklerinden bilefltirme yoluyla karátahta sözcü ü türetildi inde, bileflik sözcü ün ikinci ö esi olan tahtà sözcü ünün vurgu düzeni de iflmekte, ikinci seslemi zay f vurgu ile söylenmektedir: kará + tahtá karátahtà Türkçede vurgu sözcük düzeyinde sesbirimseldir; ayn sesbirimleri içeren sözcükler aras nda anlam fark belirtir. Vurgu fark n n anlam fark yaratt durumlar (i) ayn sesbirimleri içeren cins adlar ve yer adlar ve (ii) ayn sesbirimleri içeren köksözcükler ve vurgusuz sonekler ile oluflturulmufl sözcüklerdir. Afla daki örneklerde görüldü ü gibi, ayn sesbirimlerden oluflan cins adlar ile yer adlar birbirlerinden vurgu örüntüleri ile ayr l r. Bu sözcük kümeleri vurgunun sesbirimsel niteli ini belirten en küçük çiftler oluflturur: Cins adlar a rí bebék ordú Yer adlar A r Bébek Oŕdu Cins adlar nda birincil vurgu ikinci seslemde, yer adlar nda ilk seslemdedir. Bu örnekler, sözcükler aras ndaki anlam ayr m n n vurgu örüntüsündeki ayr m ile belirtildi ini göstermektedir. Vurgu örüntüsünün sözcükler aras nda anlam fark na yol açt baflka bir durum da kök sözcükler ve vurgusuz sonekler ile oluflturulmufl sözcüklerde görülür. Yer adlar ve cins adlar nda oldu u gibi, kök sözcükler ile vurgusuz sonekler ile oluflturulmufl sözcükler aras ndaki anlam fark, vurgu düzeneklerindeki ayr m ile belirtilir. kök geli kalín kök + sonek gélin kál n Bu sözcükler de vurgunun sesbirimsel niteli ini belirten en küçük çiftler oluflturur. EZG Diller ezgi de iflimlerini yap lar aras nda anlam fark n ifade etmede kullan r. Türkçede ezgi örüntülerinin yap lar aras nda ifllev fark belirtti i ba lamlar çok k s tl - d r. Ancak, baz durumlarda tek sözcüklü ya da öbek yap s ndan oluflan istek sorular, {mi} parçac kullan lmadan yükselen ezgi ile söylenebilmektedir. (1) a. 3 Biraz daha çorba 1 \. (Daha çorba istiyorum) [ 3 b RAz da: tsorba 1 \] b. 2 Biraz daha çor 3 ba 3 /? (Biraz daha çorba ister misiniz?) [ 2 b RAz da: tsor 3 ba 3 /]

41 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 35 (2) a. 2 fie 3 ker 1 \. (Bu tuz de il, fleker./ Ben fleker istiyorum) [ 2 Se 3 cer 1 \] b. 2 fie 3 ker 3 /? (Biraz daha fleker ister misiniz?) [ 2 Se 3 c h ER 3 /] {mi} soru parçac kullan lmadan yükselen ezgi ile söylenerek soru yap lar oluflturulan di er yap lar ise hani ve ya sözcükleri ile bafllayan tümcelerdir. (3) Hani d n gelecektin/? [xani d n gelidzect h in/] (4) Yá onu görmeseydin/? [ja onu gørmesejd n /] Yükselen ezgi, konuflana sözüne devam etmesini bildirme ifllevini de belirtir: (5) a. 2 E 3 vet 1 \. (olumlu cevap) [ 2 e 3 vet 1 \] b. 2 E 3 vet 3 /? (Devam edin; sizi dinliyorum) (6) a. 3 Sonra 1 \. (Bunu daha sonra yapaca z) b. 3 Sonra 3 /? (Daha sonra ne oldu?) Ezgisel diller yap lar aras nda anlam ve ifllev fark ezgi de iflimleri ile ifade ederler. SESB L MSEL SÜREÇLER Sesbilim çal fl rken sözcüklerin anadili konuflurlar n n biliflim da arc nda sesbilimsel göstergeler olarak dizildi ini görmüfltük. Ayr ca sözcüklerin sesbilimsel göstergeleri ile seslendiriliflleri, yani sesbilgisel göstergeleri aras nda ayr m oldu unu ve bu ayr m n kurall oldu unu görmüfltük. Sesbilimsel göstergeler ve sesbilimsel kurallar anadili konuflurlar n n dilleri hakk nda içsellefltirdikleri bilgilerdendir. Sözcüklerin söyleniflinde sesbilimsel süreçler baz ses de iflikliklerine yol açar. Bu de ifliklikler sözcü ün sesbilimsel yap s üzerinde (i) ses, ve baz durumlarda seslem düflmeleri, (ii) ses, ve baz durumlarda seslem eklemeleri, (iii) ses benzeflmeleri, (iv) özellik de ifltirmeleri ve (iv) seslerin sözcük yap s içinde yer de ifltirmesi gibi etkiler yarat r. Bu süreçler hem sözcük köklerinin hem de ba ml biçimbirimlerin ses yap s n etkileyebilmektedir. Sesbilimsel süreçlerin etkiledikleri sesler sözcük bafl nda, sonunda ya da ortas nda olabilir. Sesbilimsel göstergeler bir sesin belirtilmesi için gerekli en az say da özellik içerirler, çünkü baz özellikler di er özelliklerin bulunmas na ba l d rlar; baflka bir deyiflle, baz durumlarda bir seste bir özelli in bulunmas, baflka bir özelli in niteli ini de belirler. Bir dilin sesbilimsel bilefleninde hangi sesbilimsel süreçlerin bulundu u, o dile özgü bir özelliktir. Ancak evrensel olan, bütün dillerde sözcüklerin sesbilimsel göstergesi ile gerçek söylenifli aras nda fark belirleyen sesbilimsel kurallar n bulunmas, bu kurallar n yaratt klar etkilerin niteli i ve uyguland klar do al s n flar bulunmas d r. Bu bilgiler her anadili konuflurunun biliflimindedir ve kiflilerin kendi dillerinin sesbilgisel bilefleni hakk nda içsellefltirmifl olduklar bilgiyi içermektedir. Bir dildeki sesbilimsel göstergeler ile onlar n sesbilgisel göstergeleri aras nda ses düflmeleri, ses eklemeleri, ses de ifltirmeleri gibi ses olaylar yla farkl laflmaya yol açan süreçlere sesbilimsel süreç denir.

42 36 Genel Dilbilim-II Ses Benzeflmeleri Dillerde sözcük içinde sesler kendilerinden önce ya da sonra gelen seslere benzer özellikler sergileyebilir, baflka bir deyiflle sesler etraflar nda olan di er seslerin özelliklerini alabilir. Ses benzeflmesinin, sözcükleri olufltururken birbirlerine benzeyen özellikler tafl yan sesleri oluflturman n konuflma ya da söyleyifl sürecini kolaylaflt rma etkisi bulunmaktad r. Örne in, geçen derste ngilizcede genizsil ünsüzlerden once gelen ünlülerin genizsil ünlü olarak oluflturuldu unu, genizsilefltirilmenin sözcükler aras nda anlam fark na yol açmad n çünkü bunun ünlünün bulundu u ses ortam na ba l olarak kurall bir de iflim oldu unu görmüfltük. Bir ses benzeflmesi olan Ünlü Genizsilleflmesinin örnekleri flunlard r: Kök Sesbilgisel Kök Sesbilgisel beat [bit] dövmek bean [b n] fasulya till [t l] kadar tin [t n] teneke bat [bæt] yarasa ban [ n] yasak Ünlü Genizsilleflmesi sözel olarak flöyle betimlenir: Ayn seslem içinde bir genizsilden önce gelen ünlü genizsilleflir. Bu betimleme, (i) kural n hangi ses s n f na uyguland n belirtmektedir: Ünlüler. (ii) kural n de iflim içerdi ini göstermekte: -> (iii) kural n hangi sesbilgisel de iflikli e yol açt n belirtmektedir: Sesbilimsel genizsil olmayan ünlüleri sesbilgisel genizsil ünlü yap. (iv) kural n hangi sesbilimsel durumlarda uyguland n belirtmektedir: Ayn seslem içinde bir genizsilden önce gelmesi halinde. Bu kural afla daki biçimde gösterebiliriz: Ünlü Genizsilleflmesi [Ü] -> [+genizsil]/ [+genizsil] Görüldü ü gibi, yukar da verilen Ünlü Genizsilleflmesi Kural, kural n hangi ses s n f na uyguland n belirtmekte (Ünlüler), hangi sesbilgisel de iflikli e yol açt - n göstermekte (ünlüleri sesbilgisel genizsil ünlü yap), ve kural n hangi sesbilimsel durumlarda uyguland n (ünlünün ayn seslem içinde bir genizsilden önce gelmesi halinde) belirtmektedir. fiimdi Türkçedeki baz ses benzeflmesi kurallar na bakal m. Türkçe sözcük yap s n n en belirgin özelliklerinden biri ünlüler aras nda nitelik aç s ndan benzeflmedir. Daha önce de gördü ümüz gibi, sözcük köklerinde uygulanan Ünlü Uyumu Kurallar sözcüklerin ünlülerinin niteli ini belirler. Ünlü Uyumu Daha önce Türkçede adlara eklenen ço ul sonekinin [lar] ünlüsünün eklendi i sözcü ün son seslemindeki ünlü ile uyum sa lad n ve [ler] ya da [lar] olarak gerçekleflti ini görmüfltük. kafl k-lar, saz-lar, dam-lar, kap -lar, kitap-lar, ot-lar, kuzu-lar, tavuk-lar, horoz-lar ses-ler, tencere-ler, ev-ler, bez-ler, kalem-ler, keçi-ler, ekmek-ler, Buna göre Ünlü Uyumu Kural çerçevesinde sözcü ün son seslemindeki ünlünün [lar] ekindeki ünlünün özelliklerini belirlemektedir; son sesleminde arka ünlü

43 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 37 olan sözcüklerden sonra ek arka ünlü olan [lar] olarak; son sesleminde ön ünlü olan sözcüklerden sonra ise ek ön ünlü olan [ler] olarak gerçekleflmektedir. Böylece Ünlü Uyumu Kural na göre, sözcü ün son seslemindeki ünlü ön/arka özellikleri ekteki ünlünün ön ya da arka ünlü olaca n belirlemektedir. Buna Türkçede Aç k Ünlü Uyumu denir. Aç k Ünlü Uyumu Kural n flöyle gösterebiliriz: Aç k Ünlü Uyumu Kural [ Ü ] [ Ü ] / [ Ü ] ([-Ü]) [-kap ] [α arka][α arka] Bu kural flunlar ifade etmektedir: (i) kural n uyguland ses s n f : [Ü] [-kap] (ii) kural n de iflim ifadesi: -> (iii) Kural n uygulanmas ile sonucu oluflan sesbilgisel de ifliklik: [U] [α arka] Burada [α arka] daki α sembolü, ünlünün arka ya da ön ünlü olmas bak m ndan uyum sa lad n göstermede kullan lan bir semboldür. (iv) kural n uyguland sesbilimsel durumlar: / [Ü] ([-Ü])# [α arka] [U] son ekteki ünlüyü koflulland ran ünlünün sözcü ün son seslemindeki [α arka] ünlünün arka ya da ön ünlü olmas na ba l oldu unu belirtir. Bu kural, yaln zca ço ul eki /lar/ n [ler] ya da [lar] olarak gerçekleflti ini belirtmez; kural geneldir ve Türkçede ünlüsü aç k ya da orta ünlü olan bütün ekleri etkilemektedir. Afla da ünlüsü aç k olan -DA, -DAn ve -(y)a eklerinin biçimlerine bak n: dam-da dam-dan dam-a ev-de ev-den ev-e Ünlüsü aç k olan -DA, -DAn ve -(y)a eklerinin [da]/[de], [dan]/den, [e/a] olarak ikifler de iflkeleri bulunmaktad r. Yukar da oluflturdu umuz Aç k Ünlü Uyumu bu de iflkeleri öngörmesi ile dillerde sesbilimsel kurallar n bir s n f oluflturan bütün seslere uyguland n kan tlamaktad r. Türkçede ünlüsü kapal olmayan soneklerin [e]/[a] olmak üzere iki de iflkesi bulunmaktad r. Kapal Ünlü Uyumu fiimdi de Türkçede sözcüklere eklenen -(y)i sonekindeki ünlünün gösterdi i de iflime bir göz atal m: Saz-, dam-, kap -y, ot-u, kuzu-yu, t r-, kat r- ses-i, tencere-yi, ev-i, bez-i, kalem-i, keçi-yi, göl-ü, ütü-yü, bekçi-yi Yukar daki örneklerde görüldü ü gibi, Türkçenin -(y)i eki, 4 ayr biçimde gerçekleflmektedir: kapal ön düz [i], kapal arka düz [ ], kapal ön yuvarlak [ü] ve arka kapal yuvarlak [u]. Kapal Ünlü Uyumu Kural, çokseslemli bir sözcükte, birinci seslem d fl ndaki seslemlerin ünlülerinin, ilk seslemdeki ünlü ile arka/ön ve düz/yuvarlak boyutlar nda benzeflti ini belirtir. Kapal Ünlü Uyumu Kural n flöyle gösterebiliriz:

44 38 Genel Dilbilim-II Kapal Ünlü Uyumu Kural [Ü] [Ü] / [Ü] [-Ü]([-Ü])# [+kap] [α arka] [α arka] [β yuv] [β yuv] Kapal Ünlü Uyumu Kural, derin yap da [+kap] olarak belirtilmifl olan sonek ünlüsünü, ön/arka ve yuvarlakl k boyutlar aç s ndan sözcü ün son seslemindeki ünlü ile benzefltirecek ve sonek ünlüsünü [i], [ ], [ü], [u] yerlefltirecektir. Kapal Ünlü Uyumu Kural, ünlüsü kapal ünlü olan tüm soneklerin ünlülerinde, eklendikleri sözcü ün son seslemindeki ünlünün niteli ine ba l olarak kapal ön düz [i], kapal arka düz [ ], kapal ön yuvarlak [ü] ya da arka kapal yuvarlak [u] olarak oluflturulaca n belirtir. Buna göre iyelik eki -si, bir yere ait oldu unu ifade eden -li eklerinin afla daki biçimleri vard r: Oda-s Ütü-sü Ev-i Kutu-su I d r-l Karagümrük-lü Edirne-li stanbul-lu Türkçenin Aç k ve Kapal Ünlü Uyumu Kurallar dillerde ünlülerin etraflar nda bulunduklar seslerle benzeflti ini gösteren kurallard r. DÜfiÜNEL M SORU D KKAT 5 Afla daki Türkçe sözcüklerdeki -ca sonekinin de iflkelerini inceleyin. güzel-ce ak ll -ca iyi-ce DÜfiÜNEL M h zl -ca büyük-çe SORU a r-ca a. -ca sonekinin de iflkeleri nelerdir? D KKAT b. Bu de iflkelerdeki ünlülerin nitelikleri ayn m d r? c. Türkçe de -ca sonekinin de iflkelerindeki ünlünün de iflimini belirleyen sesbilimsel kural var m? Evet SIRA ise, S ZDE bu kural nedir ve sonekin ünlüsünün niteli ini nas l belirlemektedir? Ünsüz Uyuflmalar Dillerde ünsüzler de etraflar ndaki seslerle benzeflir. Türkçede sözcük içinde ve biçimbirim s n rlar nda genizsil ünsüzler /m/ ve /n/ oluflma noktas bak m ndan ve ötümlü diflyuvas l sürtünmeli /z/ ünsüzü arkas ndan gelen sesin ötümsüz sesbilgisel özellikleri bak m ndan birbirleriyle benzeflir. Bu benzeflmeler genizsil benzefl- K T A P mesi ve ötümsüzleflme süreçlerinde görmekteyiz. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P TELEV ZYON NTERNET TELEV ZYON Genizsil Benzeflmesi Türkçe köklerde ço unlukla genizsil sesler arkalar ndan gelen patlamal sesler ile efl ç k fll d r. Kök NTERNETSesbirimsel Sesbilgisel pembe /penbe/ [pembe] flimdi /Simdi/ [Sindi] pembe ve flimdi sözcüklerinin söyleniflinde görüldü ü gibi, sözcük ortas ndaki /m/ sesi birinci sözcükte arkas ndan gelen [d] sesi ile oluflum noktas nda benzeflerek diflsil genizsil /n/ olarak oluflturulmaktad r.

45 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 39 Daha önce gördü ümüz gibi Türkçede genizsil seslerin benzeflme örneklerinden bir baflkas, diflsil genizsil /n/ sesinin, arkas ndan gelen patlamal ünsüz ile oluflum noktas aç s ndan benzeflmesidir. Kök Sesbirimsel Sesbilgisel yenge /jenge/ [je e] tango /tango/ [ta go] onbir /onbir/ [ombir] Yenge, tango, onbir gibi sözcüklerin söyleniflinde görüldü ü gibi diflyuvas l genizsil /n/ sesi arkas ndan gelen patlamal ünsüz ile oluflum noktas aç s ndan benzeflmektedir. Ötümsüzleflme Türkçede son sesi ötümlü sürtünmeli ünsüz olan bir kökten sonra ötümsüz bir ünsüz ile bafllayan sonek geldi i durumlarda, kökün son sesi ötümsüzleflir. Kök Sesbirimsel Sesbilgisel Sesbirimsel Sesbilgisel tuz /tuz + lu/ [t h uzlu] /tuz + suz/ [t h ussuz] bez /bez+li/ [bezli] /bez-siz/ [bessiz] Afla daki Türkçe sözcüklere eklenen -DA sonekinin ilk sesini inceleyin: SIRA (Bu S ZDE sözcüklerdeki [e]/[a] de iflimine bakmay n. O de iflim Açik Ünlü Uyumu kural ile aç klanmaktad r ve burada örneklenen ünsüz de iflimini etkilememektedir.) Araba-da ders-te DÜfiÜNEL M Okul-da s n f-ta Tuz-da saç-ta SORU Istasyon-da bardak-ta Bilgisayar-da ayak-ta D KKAT a.yukar daki sözcüklere eklenen -DA sonekinin kaç de iflkesi vard r? b. Bu de iflkelerin ilk seslerindeki de iflim nedir? c. Sizce, bu de iflke hangi tür sesbilimsel kural n örne idir? Aç klay n. 6 DÜfiÜNEL M SORU D KKAT Ses Düflmeleri Sözcüklerin ses yap s n etkileyen süreçlerden biri ses düflmeleridir. Bir çok dilde AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ sözcüklerin sesbilgisel göstergelerinde, yani söyleniflinde, sözcü ün sesbilimsel K T A P göstergesinde bulunan sesler düflürülmektedir. Türkçede bunun örne ini ola an, özensiz ve h zl konuflma ortam nda, baz sözcük ve biçimbirimlerde düflürülen ünlü ve ünsüzlerde görmekteyiz. Ses düflmesi, sözcük türüne göre, tek ünlünün TELEV ZYON düflmesi veya bir veya birden çok seslemin düflmesi olarak uygulanmaktad r. K T A P TELEV ZYON Ünlü Düflmeleri Türkçe de baz yer belirteçleri, ne-soru sözcü ü ile yap lan sorularda NTERNET ses düflmeleri olmaktad r. Afla daki sözcüklerin sesbilimsel göstergesi ile söylenifl biçimlerine bak n: NTERNET

46 40 Genel Dilbilim-II Kök Sesbilimsel Sesbilgisel içerisi /i erisi/ [i ersi] içeride /i eride/ [i erde] d flar s /dµsarµsµ/ [d Sarsµ] d flar da /dµsarµda/ [dµsarda] yukar s /yukarµsµ]/ [yukarsµ] yukar da /yukarµda/ [yukarda] Görüldü ü gibi, kökün son sesi kapal düz ünlü olan yer belirteçlerine {-DA}/{- DAn} durum ekleri ya da iyelik eki {-si} gibi ünsüz ile bafllayan bir ek eklendi inde, kökün son ünlüsü düflürülmekte ve sözcük üç seslemli olarak söylenmektedir: Yer belirteçlerinden afla sözcü ünün son ünlüsü olan /µ/, köke ünsüz ile bafllayan bir ek eklendi inde ve kökün son sesi oldu u durumlarda düflmektedir. [µ] ünlüsünün düflmesi kökün ikinci seslemindeki [a] ünlüsünün uzat lmas na yol açmaktad r: Kök Sesbilimsel Sesbilgisel afla /asaµ/ [asa:] afla s /asaµsµ/ [asa:s ] afla da /asaµda/ [asa:da] Türkçede ses düflmelerinin görüldü ü bir baflka ortam da ne soru sözcü ü ile oluflturulmufl kal p sorulard r. Bu tür sorularda, ne soru sözcü ünün ünlüsü olan /e/ düflürülmekte ve genellikle ne-den sonra gelen sözcü ün ilk sesi uzat lmaktad r: (ç) ne olur [no:lur] ne haber [na:ber] ne yap yorsun [na:p yorsun] ne haber ve ne yap yorsun yap lar nda, ne- soru sözcü ünden sonra gelen haber ve yap yorsun sözcüklerinin ilk sesleri de düflmekte ve /a/ sesi uzat lmaktad r. DÜfiÜNEL M SORU 7 Afla daki sözcüklerin sesbilimsel ve sesbilgisel gösterimlerini inceleyin: Kök Sesbilimsel gösterge Sesbilgisel gösterge pazartesi /pazar/+/ertesi [pazartesi] DÜfiÜNEL M Cumartesi /cuma/+/ertesi/ [cumartesi] Bu sözcüklerin sesbilimsel gösterrgesi ile sesbilgisel göstergesi aras ndaki fark inceleyin ve hangi sesbilimsel SORUsürecin uyguland n belirleyin. Bu kural sözlü olarak ifade edin. D KKAT D KKAT Ünsüz Düflmeleri Diller sözcüklerde ünsüzleri de düflürmektedir. Türkçede h zl konuflmada uygulanan ünsüz düflmeleri özellikle ak c ve kay c ünsüzleri etkilemekte ve /r/, /l/, /y/, /h/ seslerinin düflmesinde görülmektedir. AMAÇLARIMIZ (i) /r/ düflmesi AMAÇLARIMIZ K T A P TELEV ZYON Bir sözcü ünün son sesi konumunda bulunan ak c /r/ sesi h zl konuflmada ço unlukla K düflürülmektedir. T A P Sesbilimsel Sesbilgisel bir /bir/ TELEV ZYON [bi] NTERNET NTERNET

47 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 41 Ayn biçimde, {-Iyor} ekinden sonra gelen kifli ekinin ikinci ve üç ncü tekil ya da ço ul kifli eki oldu u durumlarda - yor ekinin son sesi olan ak c /r/- düfler: Sesbilimsel Sesbilgisel geliyor /gelijor/ [ elijo] geliyorlar /gelijorlar/ [ elijola ] geliyorsun /gelijorsun/ [ elijosun] geliyorsunuz /gelijorsunuz/ [ elijosunuz] Yukar daki örnekler Türkçede {-Iyor} ekinden sonra gelen kifli ekinin ikinci ve üç ncü tekil ya da ço ul kifli eki oldu u durumlarda - yor ekinin son sesi olan ak - c /r/- düfltü ünü göstermektedir. Afla daki sözcüklerin sesbilimsel ve sesbilgisel göstergeleri üzerinde SIRA çal flarak S ZDE afla daki sorular yan tlay n z. Sesbilimsel Sesbilgisel als n /alsµn/ [a:sµn] DÜfiÜNEL M kals n /kalsµn/ [k h a:sµn] olsun /olsun/ [o:sun] SORU nas ls n z /nasµlsµnµz/ [nasµsµnµz]/?[nas s n] a. Yukar daki sözcüklerin söyleniflinde hangi kural uygulanmaktad r? D KKAT b. Bu kural sözlü olarak ifade edin. 8 DÜfiÜNEL M SORU D KKAT /h/ düflmesi Türkçede bir baflka ünsüz düflürme hane sözcü ü ile oluflturulan bileflik sözcüklerde /h/ sesinin düflürülmesidir. Sözcük içi biçimbirim s n rlar nda, iki /a/ ünlüsü aras nda bulunan /h/ sesi ço unlukla düflürülmekte, /h/ sesinin düflürülmesi sonucunda /a/ ünlüsü uzun ünlü olarak söylenmektedir. Sözcük Sesbilimsel Sesbilgisel postahane /postahane/ [p h ost h a:ne] hastahane /hastahane/ [hast h a:ne] pastahane /pastahane/ [p h ast h a:ne] AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P TELEV ZYON K T A P TELEV ZYON Türkçede /h/ sesinin düflürüldü ü bir baflka ba lam da Ahmet, Mehmet gibi NTERNET özel adlarda, /m/ genizsil ünsüzünden önce gelen durumlard r: NTERNET Sözcük Sesbilimsel Sesbilgisel Ahmet /Ahmet/ [a:met] Mehmet /mehmet/ [me:met] Mahmut /mahmut/ [ma:mut] Türkçede günlük özensiz konuflmalarda s kça rastlanan bir baflka ses düflürme ise özel ad Mustafa sözcü ünün arkas ndan bey sözcü ü geldi i durumlarda görülmektedir. Sesbilimsel Sesbilgisel Mustafa Bey /mustafa bej/ -> [ musta: bej] Mustafa Bey ifadesi ço unlukla /f/ sesi düflürülerek ve /a/ sesi uzat larak söylenmektedir:

48 42 Genel Dilbilim-II Ünsüz Düflürülmesi Ünlü ile biten bir sözcük gövdesinden sonra ünlü ile bafllayan bir sonek eklendi- inde ve üçüncü kifli iyelik ekinden sonra gelen durum eklerinden önce, sözcük gövdesi ile sonek aras na sonekin biçimbirimsel s n fland rmas na göre niteli i belirlenmifl bir ünsüz bulunur. Biçimbirimsel s n fland rmaya ba l olan bu tür 3 ünsüz vard r: /y/ {-(y)i}, {-(y)a}, {-(y)acak}; /s/ {-(s)i(n)}; ve /n/ {-(n)in}. Bunlar eklerin birer de iflkesini oluflturur. (i) /y/- düflürmesi {-(y)i}, {-(y)a} durum ekleri son sesi ünsüz olan ad kök ve gövdelerine eklendi- inde ve {-(y)acak} gibi eylem çekim eki son sesi ünsüz olan eylem kök ve gövdelerine eklendi inde ekteki /y/ sesi düflürülür: ev+ {-(y)i} ev-i kofl+ {-(y)acak} kofl-acak kibrit+ {-(y)i} kibrit-i bak+ {-(y)acak} bak-acak kafl+ {-(y)i} kafl- gör+ {-(y)acak} gör-ecek göl+ {-(y)i} göl-ü bil+ {-(y)acak} bil-ecek Ayn ekler, son sesi ünlü ile biten ad ve eylem kök ve gövdelerine eklendi inde /y/ sesi düflürülmez. flifle+{-(y)i} flifle-yi a la+ {-(y)acak} a la-yacak ütü+{-(y)i} ütü-yü yürü+ {-(y)acak} yürü-yecek kutu+{-(y)a} kutu-ya oku+ {-(y)acak} oku-yacak olta+{-(y)a} olta-ya bekle+ {-(y)acak} bekle-yecek (ii) /s/-düflürmesi Üçüncü tekil kifli iyelik soneki {-(s)i(n)}, son sesi ünsüz olan ad kök ve gövdelerine eklendi inde, sonekin /s/ sesi düflürülür: sav + {-(s)i(n)} sav- çay + {-(s)i(n)} çay- el + {-(s)i(n)} el-i {-(s)i(n)} eki son sesi ünlü olan kök ve gövdelere eklendi i durumlarda ise, kök ve gövde ile sonek aras ndaki /s/ sesi düflürülmez: masa + {-(s)i(n)} masa-s kap + {-(s)i(n)} kap -s olta + {-(s)i(n)} olta-s ütü + {-(s)i(n)} ütü-sü (iii) /n/-düflürmesi {-(n)in} tamlayan eki, ünlü ile biten adlara eklendi inde /n/ sesi düflürülmez: Berna + {-(n)in} Berna-n n torba + {-(n)in} torba-n n kutu + {-(n)in} kutu-nun Ünsüz ile biten adlara eklendi inde ise /n/ sesi düflürülür: Aylin + {-(n)in} Aylin-in Kalem + {-(n)in} kalem-in

49 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 43 Üçüncü tekil kifli iyelik soneki {-(s)i(n)} eklenen gövdelere {-(y)la} dan baflka durum ekleri eklendi inde /n/ sesi düflürülmez: masa + {-(s)i(n)} + {(y)i} masa- s - n masa + {-(s)i(n)} + {(y)a} masa- s + na masa + {-(s)i(n)} + {DA} masa- s + nda masa + {-(s)i(n)} + {DAn} masa- s + ndan Üçüncü tekil kifli iyelik soneki {-(s)i(n)} eklenmifl olan ad gövdelerine {-(y)la} durum eki eklendi inde ise, iyelik ekinin /n/ sesi düflürülür, {-(y)la} durum ekinin /y/ sesi düflürülmez: masa + {-(s)i(n)} + {(y)la} masa- s -yla Özellik De iflmesi Dillerde sesler sesbilimsel gösterimlerindeki özelliklerini de ifltirerek de iflik özellikler edinebilirler. Bu özellik de ifltirme sesin sözcük içinde bulundu u konuma ba l olarak belirlenebilir. Türkçedeki ötümsuz patlamal sesler olan /p/, /t/, /k/ n n soluklanmas n özellik de ifltirma kural na örnek olarak verebiliriz. Soluklanma Daha önce belirtti imiz gibi Türkçede ötümsuz patlamal sesler olan /p/, /t/, /k/ sözcük ve seslem bafl nda olduklar nda soluklu olarak söylenmektedir. Kök Sesbilimsel Sesbilgisel pil /pil/ [p h il] çapa / apa/ [ ap h a] tek /tek/ [t h ek] bat /batµ/ [bat h µ] kal /kal/ [k h al] bak r /bakµr/ [bak h µr] Bu sözcüklerin sesbilgisel gösterimlerinde görüldü ü gibi, Türkçede ötümsüz patlamal sesler sözcük ve seslem bafl nda olduklar nda soluklu olarak oluflturulmaktad r. Buna göre, soluksuz olan ötümsüz patlamal sesler, sözcük ve seslem bafl nda özeliklerini de ifltirerek soluklu olmaktad r. Soluklanma Kural n flöyle oluflturmufltuk: Soluklanma Kural Ünsüz -> [+soluklu] / # +patlamal Soluklanma Kural, görüldü ü gibi bir do al s n f oluflturan ötümsuz patlamal seslerin tümüne uygulanmaktad r. Türkçenin ötümsüz patlamal sesleri olan /p/, /t/, /k/ sesleri sözcük ve seslem bafl nda bulunduklar nda soluklu olarak oluflturulmaktad r. Ünlü Yükselmesi Özellik de iflimi ünsüzlerde oldu u kadar ünlülerde de görülür. Örne in, Türkçede gelecek zaman eki olan -(y)acak soneki bir eyleme eklendi inde, sonekteki /y/ sesi kendinden önce gelen aç k ünlüyü kapal ünlüye dönüfltürür.

50 44 Genel Dilbilim-II Kök Sesbilimsel Sesbilgisel bekleyecek /bekle + jecek/ [bekliyecek] arayacak /ara + yacak/ [ar yacak] bekleyen /bekle + yen/ [bekliyen] diyor /de + iyor/ [diyor] bakay m /bak-ay m/ [baki:m] Bekliyecek ve ar yacak sözcükleri seslem düflmesi sonucu beklicek ve aricak olarak söylenir: Kök Sesbirimsel Sesbilgisel bekle + yecek /bekle + yecek/ [bekliyecek] beklicek ara + yacak /ara + yacak/ [ar yacak] aricak Genizsilleflme Türkçede ünsüz bezeflmelerinin bir baflka örne i de {-lar} biçimbiriminin ilk sesi olan ak c /l/ sesinin son sesi genizsil ünsüz olan on, bin gibi sözcüklere eklendi- inde genizsil özelli ine de iflmesidir. Kök Sesbirimsel Sesbilgisel on + lar /on+lar/ [onnar] bin + ler /bin+ler/ [binner] Yukar daki sözcüklerin söyleniflinde görüldü ü gibi, on, bin gibi sözcüklere eklenen {-lar} biçimbirimin ilk sesi olan ak c /l/ sesi efl genizsil [n] ye de iflm Ünlü Eklenmesi Diller sesbilimsel bileflenlerinin özelliklerine ba l olarak, baz durumlarda sözcük yap s içinde sesler ekleyebilirler. Ünlü eklenmesinin örne ini Türkçede al nt sözcüklerde sözcük bafl nda bulunan ünsüz kümeciklerinin ünlü eklenmesi ile bölünmesinde görebiliriz. Sözcük Bafl Kümeleri Türkçede sözcük bafl nda ünsüz kümecikleri bulunan al nt sözcüklerde, kümecikler genellikle sözcük bafl na getirilen ya da ünsüzlerin aras na sokulan kapal ünlüler ile bölünme e ilimi gösterir ve Türkçenin seslem yap s na uygun bir biçime sokulur. Ünsüz kümeciklerinin aras na yerlefltirilen ünlünün niteli i kümeci in ilk sesi olan ünsüz ile sözcü ün ilk ünlüsü taraf ndan belirlenir. lk sesi artdamaks l ünsüz olan kümeciklerin aras na yerlefltirilen kapal ünlü, her zaman arka kapal ünlüdür. Ancak sözcü ün ilk seslemindeki ünlü ile yuvarlak/düz niteli inde uyumludur. Küme Ünlü Eklenmesi grup gurup klüp kulüp krem k rem lk sesi artdamaks l olmayan kümeciklerde ise ünsüzler aras na yerlefltirilen kapal ünlü, her zaman düz kapal ünlüdür; ancak sözcü ün ilk seslemindeki ünlü ile arka/ön niteli inde uyumludur.

51 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 45 spor s por tren tiren Sözcük bafl nda bulunan ünsüz kümeci inin ilk sesi diflyuvas l sürtünmeli ötümsüz ünsüz /s/ olan al nt sözcüklerde ço unlukla sözcük bafl na yerlefltirilen düz kapal ünlü kümeci i böler. Yerlefltirilen düz kapal ünlü ço unlukla ön ünlüdür. i + skele i + skarpin i + skonto i + statistik Ancak baz durumlarda arka kapal düz ünlü de yerlefltirilir: + spanak Seslerin Yer De iflimi Dillerde baz sözcüklerde sesler yer de ifltirmektedir. Bu yer de ifltirme genellikle belli sözcüklerde görülmektedir. Örne in Türkçede baz anadili konuflurlar kibrit sözcü ünü, kirbit olarak ak c /r/ sesi ile ötümlü patlamal ses olan /b/ nin yerini de ifltirerek söylemektedir. Dil Sürçmeleri Günlük konuflmada ortaya ç kan dil sürçmeleri sesbilimsel süreçlerin kurall oldu- unu gösteren kan tlardan biridir. Türkçe de kaydedilmifl baz dil sürçmelerine bir bakal m: Saba çarfetmiyorum Gazla kafl aras Çat taflals n... Mustafa Çandal sal yorr.. Çay f keyi içinn... Buradaki ses de iflimlerine bir göz atarsak, bunlar n kurall oldu unu görürüz. Saba çarfetmiyorum ve Mustafa Çandal sal yorr sözcüklerin ilk sesleri yer de ifltirmifl, Çat taflals n da ise çatlas n eyleminin ilk seslemi ile tafl yer de ifltirmifltir. Gazla kafl aras nda ise deyimin ilk iki sözcü ü olan kafl ve göz yer de ifltirmifller, ayn zamanda göz sözcü ünün ünlüsü kafl sözcü ünün ünlüsüyle de ifltirilmifltir. Çay f keyi için de birinci sözcü ün son sesi olan ak c /r/ düflürülmüfl ve ikinci szcük keyf in son sesi yer de ifltirip ilk sözcü ün yerinde oluflturulmufltur. Bu de- ifliklikler sesbilimsel süreçlerin kurall oldu unu göstermektedir. Sesler niteliklerine ve bulunduklar konumlara ba l olarak ya düflürülmekte ya da yer de ifltirmektedir.

52 46 Genel Dilbilim-II Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Bir dildeki sesler aras nda karfl tsal ve bütüncül da l m iliflkisini tan mlayabilmek. Birbirleri aras nda anlam fark yaln zca bir ses taraf ndan oluflturulan sözcüklere en küçük çiftler denir. Iki ses en küçük ikilide birbirinin yerine geçti inde anlamsal farkl l a yol açarsa bu iki ses o dilde birer sesbirimdir ve aralar ndaki da - l m 'karfl tsal da l md r'. En küçük ikilide iki ses birbirinin yerine geçme iliflkisi içinde de ilse aralar ndaki da l m bütüncül da l md r. Bir sözcükte bir sesbilgisel özelli in art [+] de eri, di er sözcüklerdeki eksi [-] de eri ile karfl tl k ortaya ç kard nda, o sesbilgisel özellik incelenen dil için ay r c özelliktir. Sesbilimsel koflullanmay ve koflullanmay ortaya ç karan biçim-ses iliflkisini aç klamak. Dillerde sesbilimsel ve biçimbilimsel sunumlar tektir. Ancak sesler belirli sesdizilimleri içinde ses çevresinden etkilenerek de iflime u rarlar ve böylece söyleyiflte bir sesbirimin ve biçimbirimin de iflkeleri ortaya ç kar. Bir sesbirimin de iflkesi 'sesbirimcik'; bir biçimbirimin de iflkesi ise alt biçimlik olarak adland r l r. A MAÇ 3 A MAÇ 4 Bürün, vurgu ve ezgi kavramlar ve bürünsel özelliklerin dilde anlam n oluflumuna etkisini irdeleyebilmek. Söyleyiflte belirli ezgi ve vurgu yap lar yla oluflan sesletimsel özelliklere bürünsel özellikler denir. Bürünsel özellikler sözcük, öbek ve tümce anlam aç s ndan ele al nd ndan parçalar üstü sesbilimsel özellikler olarak da ele al n r. Seslemlerden oluflan sözcüklerde bir seslem di erlerine göre daha güçlü sesletilirse o seslem birincil vurgu; di- erleri ise zay f vurgu al r. Vurgu Türkçe örne inde oldu u gibi eflseslilik söz konusu oldu unda anlam ayr flt ran bir özelliktir. [m sµr] sözcü ünün ilk seslemi birincil vurgulu oldu unda 'yer ad '; ikinci seslemi birincil vurguyla sesletildi inde [m sµr] ise cins ad anlam ortaya ç kar. Dillerde görülen de iflik sesbilimsel süreçlerin türlerini ve kurallar n betimleyebilmek. Bir dildeki sesbilimsel göstergeler ile onlar n sesbilgisel göstergeleri aras nda ses düflmeleri, ses eklemeleri, ses de ifltirmeleri gibi ses olaylar yla farkl laflmaya yol açan süreçlere sesbilimsel süreç denir. Sözcüklerin söyleniflinde sesbilimsel süreçler baz ses de iflikliklerine yol açar. Bu de- ifliklikler sözcü ün sesbilimsel yap s üzerinde (i) ses, ve baz durumlarda seslem düflmeleri, (ii) ses, ve baz durumlarda seslem eklemeleri, (iii) ses benzeflmeleri, (iv) özellik de ifltirmeleri ve (iv) seslerin sözcük yap s içinde yer de ifltirmesi gibi etkiler yarat r.

53 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 47 Kendimizi S nayal m 1. Afla da verilen sözcüklerin sesbilimsel göstergesi ile sesbilgisel göstergesi aras ndaki farkl l k, hangi sesbilimsel sürecin uyguland n göstermektedir? Sesbilimsel Sesbilgisel içece im /i edzeim/ [i dze:m] gidece im- /gidedzeim/ [ idze:m] alaca m- /aladzaµm/ [aldza:m] a. Ses benzeflmesi b. Ses eklemesi d. Ses yer de ifltirmesi e. Ses düflmesi f. Özellik de ifltirmesi 2. ve 3. sorular afla daki bilgilere göre yan tlay n z. Sesbilimsel Sesbilgisel flöyle flö:le böyle bö:le koy ko fley et- fle:t 2. Yukar da verilen sözcüklerin söyleniflinde örneklenen sesbilimsel kural afla dakilerden hangisidir? a. Ses benzeflmesi b. Ünlü eklemesi d. Ses yer de ifltirmesi e. Ünsüz düflmesi f. Özellik de ifltirmesi 3. Afla daklerden hangisi yukar daki sesbilimsel kural do ru olarak ifade eder? a. Türkçe baz sözcüklerde sözcük ortas nda ve sonunda ünlülerden sonra gelen /y/ sesi düflürülmektedir. Bu durumlarda düflürülen /y/ sesinden önce gelen ünlü uzat l r. b. Türkçede /y/ sesi ünlü düflüren bir sestir ve bu sesin oldu u seslemlerdeki ünlü sesletilmez. c. Türkçe baz sözcüklerde ünlü uzamas görülür. Ünlü uzamas bir ünlünün kendisinden sonra gelen bir sese göre koflullan r. d. Türkçede ön ünlüler kendisinden sonra kay c bir ünsüz geldi inde di er durumlardakine göre daha uzun sesletilirler. Bu durum ünlü uzamas olarak bilinir. e. Türkçe sesdizim kurallar aç s ndan orta seslemdeki ünlü kendisinden sonra gelen seslemde ak c bir ünsüz varsa uzun sesletilir. 4. ve 5. sorular afla daki bilgilere göre yan tlay n z. Türkçe sözcüklerin söylenifl biçimlerine bak n z: burada -> burda flurada -> flurda orada -> orda 4. Afla dakilerden hangisi 'flurada' ifadesinin Uluslararas Ses Alfabesi ile sesbilimsel göstergesi olabilir? a. /SURAdA/ b. /SURdA/ c. /tsµrdµ/ d. /flurda/ e. /çrada/ 5. Yukar da gözlemlenen sesbilimsel kural afla dakilerden hangisidir? a. Ünlü düflmesi b. Ünsüz düflmesi c. Benzeflme d. Ötümsüzleflme e. Ünlü yükselmesi 6. Bir dilde sesbilgisel özellikleri birbirine benzeyen ancak birinin bulundu u ortamda di erinin bulunmad - ses da l m na ne ad verilir? a. Karfl tsal Da l m b. Serbest Da l m c. Ünlü Da l m d. Bütünleyici Da l m e. En Küçük Çift Da l m 7. Afla dakilerden hangisi en küçük çift de ildir? a. sel zil b. tel tül c. bel bil d. kafl bafl e. del tel

54 48 Genel Dilbilim-II Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 8. Afla daki örnekler Türkçe deki ak c [r], vurmal [ ] ve ötümsüz [ ] ünsüzlerinin da l m n göstermektedir. [r] [r] [ ] [ ] Kök Sesbilgisel Kök Sesbilgisel Kök Sesbilgisel Kök Sesbilgisel ray raj arka ark h a ara ar&a var va renk re?c erken erc h en veri ver&i ver ve rol rol telgraf telgraf sar sar&i bir bi Bu ünsüzler aras ndaki iliflkiyi afla dakilerden hangisi do ru olarak tan mlar? a. Türkçe de ak c [r], vurmal [r&] ve ötümsüz [ ] sesleri karfl tsal da l m içindedir. b. Türkçe de ak c [r], vurmal [r&] ve ötümsüz [ ] sesleri serbest de iflim içindedir. c. Türkçe de ak c [r], vurmal [r&] ve ötümsüz [ ] sesleri bütünleyici da l m içindedir. d. Türkçe de ak c [r], vurmal [r&] ve ötümsüz [ ] sesleri birer sesbirimdir. e. Yukar dakilerin hiç biri. 9. Afla daki örnekler Bat Afrika dili olan Akan dilinde olumsuzluk ifaden eden genizsil [m], [n] ve [?] biçimlerini göstermektedir. Bu dilde olumsuzluk için 3 alt biçimli in olmas na neden olan sesbilimsel koflullanma afla dakilerden hangisidir? m pe ben be eniyorum m mpe ben be enmiyorum m t ben konufluyorum m nt ben konuflmuyorum m kç ben gidiyorum m Nkç ben gitmiyorum a. Ünsüzlerin ç k fl yeri b. Ünsüzlerin soluklu oluflu c. Ünsüz benzeflmesi d. Ünlü benzeflmesi e. Ötümsüzleflme 10. Afla dakilerden hangisi soru sesletimi tafl maktad r? a. 3 Biraz daha çorba 1 \. b. 2 Biraz daha çor 3 ba 3 / c. 2 fie 3 ker 1 \ d. 2 E 3 vet 1 \ e. Hepsi. 1. e E er bu soruyu yanl fl yan tlad ysan z Ünlü Düflmesi ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 2. e E er bu soruyu yanl fl yan tlad ysan z Ünsüz Düflmesi ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 3. a E er bu soruyu yanl fl yan tlad ysan z Ünsüz Düflmesi ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 4. a E er bu soruyu yanl fl yan tlad ysan z Ünlü Düflmesi ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 5. a E er bu soruyu yanl fl yan tlad ysan z Ünlü Düflmesi ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 6. d E er bu soruyu yanl fl yan tlad ysan z Bütünleyici Da l m ve Sesbirimciklerle ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 7. a E er bu soruyu yanl fl yan tlad ysan z Sesbirimlerin Da l mlar ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 8. c E er bu soruyu yanl fl yan tlad ysan z Bütünleyici Da l m ve Sesbirimciklerle ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 9. a E er bu soruyu yanl fl yan tlad ysan z Biçimbilim ve Sesbilim ile ilgili bölümü tekrar çal - fl n z. 10. b E er bu soruyu yanl fl yan tlad ysan z Bürünsel Sesbilim ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. S ra Size Yan t Anahtar S ra Sizde 1 a. dur kur, sur, nur Sal sal, bal,dal raj kay, bay,say jas kafl, bafl, tafl tsek tek,sek, b. /d, S, r, j, ts/ S ra Sizde 2 a. [t h ] - sözcük bafl nda ve seslem bafl nda [t] - seslem sonunda, arkas ndan bir ünsüz geldi i durumlarda Sözcük sonunda, soluklu ötümsüz diflyuvas l patlamal [t h ] ve soluksuz ötümsüz diflyuvas l patlamal [t] serbest de iflim içindedir. Soluklu ötümsüz diflyuvas l patlamal [t h ] ve soluksuz ötümsüz diflyuvas l patlamal [t] bütünleyici da l m içindedir.

55 2. Ünite - Sesbilim ve Sesbilimsel Süreçler 49 b. Soluklu ötümsüz diflyuvas l patlamal [t h ] ve soluksuz ötümsüz diflyuvas l patlamal [t] ayn sesin sesbirimcikleridir. c. /t/ S ra Sizde 3 Ötümlü ve Ötümsüz ünlüler bütünleyici da l m içindedir. Ötümsüz ünlüler sözcük sonundad r. Di er konumlarda ünlüler ötümlüdür. S ra Sizde 4 Türkçe sözcüklerin sonunda patlamal ve sürtünmeli ünsüz ile bir ak c oldu u durumlarda, ak c ünsüz patlamal ya da sürtünmeli ünsüzden önce gelir S ra Sizde 5 a. ce, ca, çe b. Hay r. [a] ve [e] ünlüleri vard r. c. Aç k Ünlü Uyumu, ca sonekinin de iflkelerindeki ünlünün de iflimini belirlemektedir. Son seslemindeki ünlü [i]/[ü]/[e], yani ön ünlü olan sözcüklerden sonra sonekin ünlüsü ön ünlü olan [e] olarak, son seslemindeki ünlü [ ] ya da [a], yani arka ünlü olan sözcüklerden sonra, sonekin ünlüsü arka ünlü olan [a] olarak gerçekleflmektedir. S ra Sizde 6 a. Iki de iflkesi vard r. b. [d]/[t] c. Ötümsüzleflme Kural. DA sonekinin eklendi i sözcü ün son sesi ötümlü ise sonekin ilk sesi [d], ötümsüz ise [t] olarak gerçekleflmektedir. S ra Sizde 7 Ertesi ile bileflik ad oluflturan gün adlar nda, ertesi sözcü ünün ilk seslemi düflürülmektedir. S ra Sizde 8 a. /l/ düflmesi b. Son sesi /l/ olan sözcüklere, ilk sesi /s/ ünsüzü olan ve ünlüsü [+kap] olan bir sonek eklendi i durumlarda /l/ sesi ço unlukla düflürülmektedir. Bu durumlarda düflürülen /l/'den önce gelen ünlü uzat l r. Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Baflkan, Ö. (1958). Some Phonological Remarks with Special Reference to Turkish Phonemics. Litera, 5.. (1955). Fonemik Tahlilde K staslar Meselesi. stanbul. Clements, G. N. ve Sezer, E. (1982). Vowel and consonant disharmony in Turkish. H. van der Hulst ve N. Smith (haz.), The Structure of Phonological Representation. 2. k s m, Dordrect: Foris. Csato, E. A. (1999). Syllabic harmony in Turkic: The evidence of code-copying. B. Brendemoen, E. Lanza, ve E. Ryen (haz.), Language Encounters Across Time and Pace. Oslo: Novus Press. Çak r, C. (2000). On non-final stress in Turkish simplex words. A. Göksel ve C. Kerslake (haz.), Studies on Turkish and Turkic Languages. Harrasowitz: Wiesbaden. Demircan, Ö. (1981). Türkiye Türkçe'sinde seslemleme. Dilbilim, VI. stanbul.. (1981). Türkçe'de Ezgilemeye Girifl. TDAY Belleten.. (1979). Türkiye Türkçesi'nde Vurgulama ve Odaklama. TDAY Belleten.. (1979). Türkiye Türkçesinin Ses Düzeni Türkiye Türkçesinde Sesler. Ankara: Türk Dil Kurumu Yay nlar.. (1978). Bileflik Sözcük ve Bileflik Sözcüklerde Vurgu. TDAY Belleten.. (1976). Türk Dilinde Ek Vurgusu. Türk Dili, (1976). Türkiye yer adlar nda vurgu. Türk Dili, (1975). Türk Dilinde Vurgu, Sözcük Vurgusu. Türk Dili, 284. Ekenel, H. K., Arslan, L. M. ve Özsoy, A. S. (2003). Türkçe de ezginin çözümlenmesi ve modellenmesi. G. König, N. Büyükkantarc o lu, F. Karahan (haz.), XVI. Dilbilim Kurultay Bildirileri. Ankara: Hacettepe Üniversitesi Yay nlar. Ergenç,. (1989). Türkiye Türkçesinin Görevsel Sesbilimi. Ankara: Engin Yay nevi. Erguvanl, E. E. (1984). Word order in Turkish. University of California Press. Foster, J. F. (1969). On some phonological rules of Turkish. University of Illinois, Doktora Tezi.

56 50 Genel Dilbilim-II Inkelas, S. ve Orgun, O. (1992). Extrametricality and syllable weight in Turkish. Tucson: West Coast Conference on Linguistics.. (1993). Turkish Coda Devoicing: A Prosodic Constraint on Extrametricality. Los Angeles, CA.: Linguistic Society of America. Kelepir, M. (2000). To be or not to be faithful. A. Göksel ve C. Kerslake (haz.), Studies on Turkish and Turkic Languages. Harrasowitz: Wiesbaden. Konrod, A. (1981). Towards understanding Turkish stress. Essex Üniversitesi, Doktora Tezi. Kopkall -Yavuz, H. (2000). Acoustic analysis of voicing contrast in Turkish stops. A. Göksel ve C. Kerslake (haz.), Studies on Turkish and Turkic Languages. Harrasowitz: Wiesbaden.. (2003). Interaction between syllable structure and vowel length: Example from Turkish /a/. A. S. Özsoy, D. Akar, M. Nakipo lu-demiralp, E. E. Erguvanl -Taylan, A. Aksu-Koç (haz.), Studies in Turkish Linguistics. stanbul: Bo aziçi Üniversitesi. Kornfilt, J. (1999). Turkish. London: Routledge.. (1986). Stem-penultimate empty Cs, compensatory lengthening, and vowel epenthesis in Turkish. L. Wetzel ve E. Sezer (haz.), Studies in Compensatory Lengthening. Dordrecht: Foris. Köktürk, D. (1987). Word stress in Turkish. Bo aziçi Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi. Lees, R. (1966). On the interpretation of Turkish vowel alternation. Anthropological Linguistics, 9, (1966). Turkish Vowel Harmony and the Phonological Description of Assimilation. TDAY Belleten.. (1961). The Phonology of Modern Standard Turkish. The Hague: Mouton. Nash, R. F. (1970). Turkish Intonation an Instrumental Study. The Hague: Mouton. Orhun, O ve Inkelas, S. (1992). Turkish prosodic minimality. Eskiflehir: 6th International Conference on Turkish Linguistics. Özkaragöz,. (1981). A boundary analysis of the exceptions to the final-stress rule in Turkish. Linguistic Notes from La Jolla, 8, Sebüktekin, H. (1984). Turkish word stress: some observations. A. Aksu-Koç, E. Erguvanl -Taylan (haz.), Türk Dilbilimi Konferans Bildirileri. stanbul: Bo- aziçi Üniversitesi Yay nlar.. (1975). An Outline of English-Turkish Contrastive Phonology: Segmental Phonemes. stanbul: Bo aziçi Üniversitesi Yay nlar. Sezer, E. (1986). An Autosegmental Analsis of Compensatory Lengthening. Dordrecht: Foris.. (1981). On non-final stress in Turkish. Journal of Turkish Studies. Cambridge: Harvard University Publications.. (1981). The k/ë alternation in Turkish. G. Clements (haz.), Harvard Studies in Phonology. Cambridge: Harvard University Publications. Swift, L. B. (1962). Some aspects of stress and pitch in Turkish syntactic patterns. American Studies in Altaic Linguistics, 13, van der Hulst, H. ve van de Weijer, J. (1991). Topics in Turkish phonology. H. Boeschoten ve L. Verhoeven (haz.), Turkish Linguistics Today. Leiden: Brill. Wetzels, L. ve Sezer, E. (1986). Studies in Compensatory Lengthening. Dordrecht: Foris. Yavafl, M. (1980c). The vowel and consonant harmony in Turkish. Glossa, XIV (2), Zimmer, K. E. ve Küntay, A. (2003). Turkish internal vowel harmony revisited. A. S. Özsoy, D. Akar, M. Nakipo lu-demiralp, E. E. Erguvanl -Taylan, A. Aksu-Koç (haz.), Studies in Turkish Linguistics. stanbul: Bo aziçi Üniversitesi.. (1970). Some observationson non-final stress in Turkish. JAOS, 90 (1), (1969). Psychological correlates of some Turkish morpheme structure conditions. Language, 45,

57

58 3GENEL D LB L M-II Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Dil ile dünya aras ndaki kavramsal iliflkiyi tan mlayabilecek, Dilde anlam n nas l olufltu unu aç klayabilecek, Dilde anlam oluflturan temel bileflenleri çözümleyebilecek, Sözcükler aras iliflkileri anlamsal olarak tan mlayabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Anlam Kavram Gönderimsellik Birleflimsel Anlam Tümce Anlam Sözce Anlam Anlamsal Özellikler Sözcüksel Anlam Efl Anlaml l k Karfl t Anlaml l k Efl Seslilik Çok Anlaml l k E retileme Ad Eksiltme çindekiler Genel Dilbilim-II Anlam Nedir? ANLAM NED R? ANLAMIN OLUfiUMU: B RLEfi MSELL K LKES SÖZCÜK ANLAMI VE SÖZCÜKLER ARASI L fik LER

59 Anlam Nedir? ANLAM NED R? Günlük dilde herhangi bir ifade üretti imizde aktarmak istedi imiz anlam ifade edebildiysek karfl m zdaki bizi anlar ve bekledi imiz karfl l verir. Böylece iletiflim oluflur. Peki, birine beni anlad n m? veya seni anlamad m dedi imizde ne kastediyoruz? Anlam ne demek? Anlam ile dünya iliflkisi nas ld r? Bütün bu sorulara bu ünitede yan t vermeye çal flaca z. fiekil 3.1 Günlük iletiflimimizde birine beni anlad n m? diye sordu umuzda nas l bir dilsel ifllem yapmas n ve neleri anlamas n bekliyoruz? Karikatür: Selçuk Erdem Dil, Dünya Gerçekli i ve Anlam liflkisi Anlam ve insan dillerinde anlam n nas l olufltu u felsefe ve dilbilimin en eski sorular ndan biridir. Anlam dünya gerçekli inin dile yans t lmas olarak tan mlanabilir mi? Aristo, Russell, Wittgenstein gibi felsefecilerin öncüsü oldu u gönderimsellik kuram na göre bu sorunun yan t evet olacakt r. Gönderimsellik kuram anlam n gerçek dünyay yans tt n iddia eder. Anlam ile dil aras ndaki iliflki ise dünya gerçekli inden dile bir gönderim iliflkisidir ve dilde anlam gönderimsellikle oluflur. Bu yaklafl ma dayanak oluflturabilecek durumlara örnek olarak co rafya ve Gönderimsellik Kuram dilde önermelerin anlamlar n n gerçek dünyay yans tarak olufltu unu iddia eder.

60 54 Genel Dilbilim-II kültürün dile yans mas ile oluflan farkl l klar gösterilebilir. Eskimo dilinde kar ve buz u tan mlamak ve nitelemek için pek çok sözcük varken daha l man iklimlerdeki ülkelerin dillerinde Eskimo dilindeki sözcüklere rastlanmaz. Benzer biçimde Türk dillerinde akrabal k ve yak nl k iliflkileri zengin bir sözcük da arc ile ifade edilirken Avrupa dillerinde akrabal k terimleri yaln zca yasal iliflkiler aç s ndan gösterilir. Türkçede teyze, anne k z kardefli ve hala, baba k z kardefli olarak ayr ayr dile getirilirken ngilizcede yaln zca aunt sözcü ü her ikisi için de kullan l r ve anne taraf için maternal aunt ve baba taraf için paternal aunt nitelemeleri ile ayr m yap l r. Russell a göre insan dillerinde bir ifadenin anlaml olabilmesi ve do ru kabul edilebilmesi için gerçek dünyada gönderiminin olmas bir ön flartt r. 1 de görülen tümce Russell için anlamsal içerikten yoksundur çünkü gerçek dünyada ne Fransa krall ne de bir Frans z kral vard r. Bu nedenle böyle bir tümce do ruluk de eri tafl yamaz. 1. Fransa Kral keldir. Her ne kadar varl klar n ve nesnelerin anlam söz konusu oldu unda gönderimsellik kuram ifller görünse de anlam n oluflumu aç s ndan bu kuram pek çok s n rl l klar tafl r. Dünya gerçekli i her zaman dillere birebir yans t l r m? Bunun her zaman geçerli bir genelleme olmad n gösteren en güzel örnek yine kar sözcü üdür. Gerçek dünyada kar oksijen ve hidrojen gibi ayr flt r labilir bir yap tafl r ve 2 hidrojen ve bir oksijen molekülünün birleflmesiyle olufltu undan say labilir ad kümesine ba l d r. Oysa insan dillerinde kar say lamayan y n ad olarak yans m flt r. Hiçbir insan dilinde iki kar ya d ifadesi kabul edilebilir bir ifade de ildir (Chierchia ve di erleri, 1991). Öyleyse, insan alg s dünya gerçekli i ve dil aras nda üçüncü bir etmendir ve dünya gerçekli i ile dildeki karfl l her zaman birebir örtüflmeyebilir. 1 nsan dillerinde SIRA kavramsal S ZDE olarak var olan ve bir karfl l olan ancak gerçek dünyada var olmayan varl k ve nesneler olabilir mi? DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M Dilde anlam dünya gerçekli ine ba l olarak tan mlamak yaln zca dilsel olan ve gerçek dünyada karfl l olmayan kavramlar da aç klamakta yetersiz kal r. Örne in, pegasus SORUbu dünyada var olmad n bildi imiz, ancak kanatl beyaz at SORU olarak tan mlayabildi imiz bir varl kt r. nsanlar dilde gerçek dünyada karfl l olmayan kurmaca D KKAT anlam da oluflturabilirler. D KKAT Gönderimsellik kuram n n üçüncü s n rl l sözcüklerle varl klar ve nesneler aras ndaki gönderimsel iliflki üzerine kurulmufl olmas d r. Afla daki tümcede Zeynep, kedi özle sözcükleri gerçek dünya yaflant lar na ba l olarak insana hay- vana ve özleme durumuna gönderim yaparak anlamland r labilir. AMAÇLARIMIZ 2. Zeynep AMAÇLARIMIZ kedi-si-n-i özle-di. K T A P TELEV ZYON Ancak tümceyi oluflturan ve sözcüksel olmayan -(s)i ve -DI biçimlerinin tümceye katt K anlam T A P gönderimsellikle aç klanamaz. Benzer biçimde Almanca Die Tür ve ngilizce the door ifadelerinde Tür ve door gerçek dünyada kapal bir alana girifli sa layan yap parças na karfl l k gelir ancak die ve the tan ml klar n n TELEV ZYON karfl l k geldi i bir nesne ve varl ktan bahsedilemez. Öyleyse, gönderimsellik kuram tümcenin dilbilgisel bileflenlerini aç klayamaz. NTERNET NTERNET

61 3. Ünite - Anlam Nedir? Dillerde gerçek dünyada karfl l gösterilemeyen olgular n oluflu, dilbilgisel anlam ve dildeki biçim ile dünyadaki biçim aras ndaki farkl l klar dünya gerçekli ini dil gerçekli inden ay rmam z gerekti ini göstermektedir. Öyleyse, dilde anlam aç klayabilmek için dünya gerçekli inden de il, dil gerçekli inden hareket etmeliyiz. Dil ve anlam iliflkisini hangi düzeyde ele ald m z yapaca m z tan mlamay etkileyecektir. Sözcük anlam, üretilen tümcelerin anlam, birkaç tümcenin bir araya gelerek oluflturdu u anlam farkl olarak tan mlanacakt r. Sözcükler ile anlam aras ndaki iliflki kavram-içerik iliflkisidir. Belirli ses dizilimlerinden oluflan sözcükler ile onlar n gösterdi i nesne/olgu/düflünce/durum aras nda bir iliflkilendirme kurularak sözcük anlam tan mlamas yap labilir. Dildeki kavramlar ile onlar n gösterimi aç s ndan en yayg n olarak bilinen tan mlama Saussure ün gösterge tan mlamas d r. Dil Göstergesi: Dilde anlam evrensel olan bir kavram n uzlafl msal olarak kabul görmüfl olan bir sesdizimi ile ifadesiyle gerçekleflir. Kavram gösterilen sesdizilimi ise bu kavram n gösteren idir. Gösterilen ve gösteren dilde bir göstergeye karfl l k gelir. Gösterilen belli bir dilde sistematik olarak hep ayn sesdizilimiyle gösterilir. Saussure in yapt bu tan mlamada anlam bir gösterge üçgeni olarak betimlenir: Bir kavram n bir sesdizilimi ile gösterilmesi dilde göstergeyi oluflturur. 55 fiekil 3.2 Gösterge Gösteren: Sesdizilimi [kedi] Gösterilen: Kavram (somut/soyut) Kavramsal olarak [+memeli, +evcil, +kuyruklu, +b y kl, +etçil, v.b.] tan mlayabilece imiz kedi Türkçede kedi, ngilizcede cat ve Frans zcada chat sesdizimleri bu kavram gösterir. Dillere göre gösteren de iflece i için gösterilen ile gösteren aras ndaki iliflki de iflkendir. Sesdizilimleri dillerde uzlafl msald r. Kedi gösterileni için Türkçe [kedi] diziliminin d fl nda keyfi bir dizilim kullan lmaz. Ayr ca gösterenler de her defas nda ayn gösterileni iflaret etmelidir. letiflim ve karfl l kl anlaflma bu sayede sa lan r. Kavramlar için sesdizilimlerinin nas l oluflturuldu unu araflt rmak olanaks zd r. Masaya neden masa, gö e neden gök dedi imizi bilemeyebiliriz. Ancak anlam n aktar lmas aç s ndan hangi kavram n hangi sesdizilimine karfl l k geldi ini bilmemiz gerekir.

62 56 Genel Dilbilim-II fiekil 3.3 Sesdizimleri ile kavramlar aras ndaki kaynakneden iliflkisini araflt rmak olanaks zd r. Kavramsal/Gösterimsel anlam bir olguya ait de iflmeyen içsel özelliklerden oluflan anlamd r. Efldizisel anlam sözcüklerin kavramsal anlamlar n n yan s ra kullan ld ba lama göre yüklendi i anlamd r. Ça r fl msal anlam bireysel, kültürel deneyimlere ba l olarak sözcüklerin ça r flt rd anlamd r. Kedi göstergesi dilde soyut bir ifadedir. Gerçek dünyada bir canl ya karfl l k gelir. flte, kedi göstergesinin karfl l k geldi i nesne onun göndergesi olarak adland r l r. Bir dil göstergesi kavramsal anlam n n d fl nda, uzlafl msal olarak kabul gören sembolik anlamlar da kazanabilir. Örne in, Antik M s rda kedi tanr Ra y sembolize ederdi ve kutsald. Antik M s rdan gelen bu sembolle bugün kedi bilgeli in sembolü, gösterenidir. Benzer biçimde güvercin kavramsal anlam n n yan nda Antik Yunandan bu yana bar fl n sembolüdür. Gösterge çözümlemesi anlambilimi de kapsayan daha genifl bir disiplinin temel araflt rma konusudur: Göstergebilim (semiotics). Sausurre ün gösterge kuram nda dikkat edilecek olursa anlam dünyan n dile yans mas olarak ele al nmaz. Dil ile dünya gerçekli i aras nda kavram vard r. Dilde sesdizimine dönüflen dünyadaki olgular de il, o olgulara ait olan kavramlard r ve gösterilen kavramsal özellikleriyle tan mlan r. Kavramsal/Gösterimsel anlam: Bir olguya ait de iflmeyen içsel özelliklerden oluflan anlamd r. Örne in kedi sözcü ünün canl, memeli, etçil, dört ayakl, b y kl, kuyruklu gibi özellikleri onun de iflmez içsel özellikleridir. Efldizisel anlam: Sözcükler kavramsal anlamlar n n yan s ra kullan ld ba lama göre farkl anlamlar kazanabilirler. Örne in ak sözcü ü kavram anlam aç - s ndan bir renk olarak tan mlanabilir. Ancak anam n ak sütü gibi helal ifadesinde renk olman n ötesinde kirlenmemifl kendine ait gibi anlamlar da tafl r. Ça r fl msal anlam: Bireysel, kültürel deneyimlere ba l olarak sözcüklerin ça r flt rd anlamd r. E er bir kedi ile kötü bir an n z varsa kedi sözcü ü sizde nankör, zararl gibi anlamlar da uyand rabilir. Anlambilim aç s ndan dilde anlam n tan mlanmas nda kavramsal anlam temel al n r. Göstergeler de kavramsal anlam özellikleri ile tan mlan r. Martinet (1998) sözcüklerin anlamlar n n içerik olarak tan mlanmas yerine onlar n di er sözcüklerle olan karfl tl k iliflkilerinden yola ç karak ay rt edici özellikleri aç s ndan anlafl ld n ve insan zihnindeki sözlükçenin de (lexicon) bu biçimde oluflturuldu unu iddia eder. Bu yaklafl m sözcü ün tan mlanmas yla ilgili bir bilgi vermez ancak sözcü ün tümce/sözce de ayr flt r lmas n sa lar. Örne in, [kad n] ve [erkek] söz-

63 3. Ünite - Anlam Nedir? 57 cüklerini ele alal m. Kad n sözcü ü için [+insan] ve [+difli] özelliklerini; erkek sözcü ü içinse[+insan] [-difli] özelliklerini kullanabiliriz. nsan olma ortak özellik oldu- u için bu iki sözcü ü birbirinden ay ran difli olma ve difli olmama özelli idir. Kad n [+insan] [+difli] Erkek [+insan] [-difli] Yukar da verilen sözcük çiftiyle birlikte o lan ve k z sözcüklerinin SIRA de S ZDE kavramsal anlam n betimleyiniz. Bu sözcük çiftlerini birbirinden ay ran temel anlamsal özellikler 2 nelerdir? DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M fiimdiye kadar dilde somut ve soyut nesnelerin kavramsal olarak tan mlan fl n ele ald k. Oysa insan dillerinde anlam sözcük ile s n rl de ildir. SORU Zeynep sar kedisini kaybetti gibi bir tümceyi anlamam z sa layan sözcüklerin anlamlar n n yan S ORU s ra baflka özellikler de oldu unu sezgisel olarak ilk bak flta söyleyebiliriz. D KKAT D KKAT 3. Zeynep sar kedisini kaybetti. Zeynep in [+insan] ve [+difli] oldu unu, kedinin [+hayvan] ve [ +evcil] oldu unu; sar ile kedi aras nda bir niteleme iliflkisi oldu unu ve kaybetmek sözcü ünün bir eyleme karfl l k geldi ini ve [-var] özellik tafl d n anlayabildi imiz AMAÇLARIMIZ gibi - (s)i biçimi sayesinde Zeynep ile sar kedi aras nda bir iyelik iliflkisi oldu unu AMAÇLARIMIZ ve -DI biçimi sayesinde kediyi kaybetme iflinin konuflma an ndan önce gerçekleflti ini anlayabiliriz. Ayr ca kaybedenin özne Zeynep ; kaybedilenin K ise T Anesne P sar kedi oldu unu bilmemiz de tümceyi anlamland rmam zda gerekli olan bilgilerden K T A P biridir. Bu biçimde sözcük, dilbilgisi ve sözdizim bilgisiyle tümceyi anlamland rabiliriz. Dikkat edilecek olursa bu biçimde oluflan anlam insan TELEV ZYON ve difli olan herhangi bir öznenin sar olan her hangi bir kediye art k sahip olmad bilgisini tafl r. TELEV ZYON Zeynep in bir arkadafl n z oldu unu ve onun da uzun güzel tüyleri olan sevimli iki tane kedisi oldu unu; kedilerden birinin sar di erinin kara oldu unu varsayal m. NTERNET NTERNET Zeynep in neden üzgün oldu unu annesine sordu unuzda sar kedisini ifadesinde sar sözcü ünü vurgulu sesleterek kara olan de il anlam yükleyebilir. Böylece, art k Zeynep ve sar kedi bizler için gönderimi olan, tan d k olan bir anlam kazanacakt r. E er konuflma dün araba çarpm fl biçiminde devam ederse kaybetmek eyleminin de ölmek eylemini karfl lad n anlayabiliriz. A: Zeynep neden üzgün? B: SARI kedisini kaybetti. Dün araba çarpm fl. Baflka bir ba lamda Zeynep sar kedisini kaybetti tümcesinin bir gazete haberi oldu unu ve Zeynep in ünlü bir pop star oldu unu varsayal m: Örnek: Zeynep sar kedisini kaybetti Ünlü flark c Zeynep flu günlerde çok üzgün. Sar kedisini 3 gündür arad n, ancak hiçbir haber alamad n belirten Zeynep 'hala umutluyum' dedi. Böyle bir ba lamda Zeynep sar kedisini kaybetti ifadesi bir haber bafll olarak yaln zca belli bir gönderim kazanmaz ayn zamanda iletiflim aç s ndan duyuru ifllevini de yerine getirir. Öyleyse, dillerde tümceler birden çok anlam tafl maktad r.

64 58 Genel Dilbilim-II fade/tümce Anlam her hangi bir ba lamdan ba ms z, yaln zca sözcüksel, dilbilgisel ve sözdizimsel bileflenler aç s ndan tan mlanabilen anlamd r. Sözce Anlam her hangi bir tümce belli bir ba lamda ba lam n gerektirdi i gönderim ve do ruluk koflullar aç s ndan tan mland nda ortaya ç kan anlamd r. letiflimsel Anlam belli bir ba lamda üretilen sözcelerin ayn zamanda iletiflim aç s ndan 'rica etme, reddetme, davet etme gibi eylemleri de yerine getirmesi ile oluflan anlamd r. Söz Eylem: Sözcelerin tafl d eylemleri betimler. Sözceler bafll ca söz verme, davet etme, reddetme, özür dileme v.b. eylemleri yerine getirirler. Yukar daki gözlemlerimiz bize bir tümceyi hem kavramsal içeri i aç s ndan hem de ba lamda kazand gönderim ve iletiflimsel ifllevler aç s ndan 3 biçimde anlamland rabilece imizi gösteriyor. Bir tümcenin kazanabilece i anlamlar 3 farkl biçimde flöyle s n fland rabiliriz: 1. fade/tümce Anlam : Her hangi bir ba lamdan ba ms z, yaln zca sözcüksel, dilbilgisel ve sözdizimsel bileflenler aç s ndan tan mlanabilen anlam demektir. Sözdizimsel bir bütünlük oluflturan ifadeler her hangi bir ba lamdan ba- ms z ele al nd nda tümce olarak adland r l rlar. Zeynep sar kedisini kaybetti bir tümcedir. 2. Sözce Anlam : Her hangi bir tümce belli bir ba lamda ba lam n gerektirdi- i gönderim ve do ruluk koflullar aç s ndan tan mland nda ortaya ç kan anlam demektir. Sözce anlam ba lam ba ml d r. Gönderim bilgisi ve hangi koflullarda sözcenin geçerli olabilece i bilgisini gerektirir. Zeynep sar kedisini kaybetti tümcesi Zeynep in sar kedisinin oldu u ve bu kediyi gerçekten kaybetti i durumlarda sözcesel olarak anlam kazan r. 3. letiflimsel Anlam: Belli bir ba lamda üretilen sözceler ayn zamanda iletiflim aç s ndan rica etme, reddetme, davet etme gibi eylemleri de yerine getirirler. (Söz Eylem: Sözcelerin tafl d eylemleri betimler). Sözceler bafll ca söz verme, davet etme, reddetme, özür dileme v.b. eylemleri yerine getirirler. Benimle konsere gelir misin ifadesi dilbilgisel olarak bir soru tümcesidir ancak bir arkadafl n za bu soruyu yöneltti inizde ayn zamanda davet eylemini de gerçeklefltirmifl olursunuz. fiekil 3.4 Arkadafl olarak görmek kavram aç s ndan arkadafl kabul etmek/arkadafl gibi alg lamak demektir. Ancak karikatürde sunulan ba lamda duygusal bir iliflki çerçevesinde bu ifade kullan ld nda geri çevirme/reddetme söz eylemi olarak alg lanabilir. Karikatür: Selçuk Erdem

65 3. Ünite - Anlam Nedir? 59 Bu akflam iflim var ifadesini için uygun olan ba lamlar bularak buldu unuz ba lamlarda kazand sözce ve iletiflimsel anlam betimleyiniz. 3 ANLAMIN OLUfiUMU: B RLEfi MSELL K LKES DÜfiÜNEL M Dilde anlam tek bir özellikle de il, birden çok özelli in birleflimiyle oluflur. Sözcüklerin, öbeklerin ve tümcelerin anlam n n dilbilgisi, biçim, sözdizimi SORU gibi farkl düzlemlere ait özelliklerin belirli ilkelerle bir araya gelmesi sonucunda oluflmas na birleflimsellik ilkesi denir. Afla da sunulan tümce üzerinde çal flarak birleflimsel D KKAT anlam n nas l olufltu unu gözlemleyelim. 4. Eski bir kitap kitapl ktan yere düfltü. DÜfiÜNEL M Birleflimsellik lkesi dilde sözcüklerin, öbeklerin S ORU ve tümcelerin anlam n n dilbilgisi, biçim, sözdizimi gibi farkl düzlemlere ait özelliklerin belirli D KKAT ilkelerle bir araya gelmesi sonucunda oluflmas d r. Sözcüksel olarak bakt m zda, kitapl k sözcü ünü anlamam z sa layan hem kitap sözcü ünün hem de bu sözcü e eklenen -lik biçimbiriminin AMAÇLARIMIZkavramsal özelliklerini bilmemizdir. Kitapl k sözcü ünün anlam n oluflturan birleflimsel AMAÇLARIMIZ özellikleri flöyle betimleyebiliriz: 1. Sözcü ün taban olan kitap sözcü ünün kavramsal özellikleri: K T A ka da P bas lm fl, ciltli, okunabilir olan v.b. K T A P 2. -lik biçiminin kavramsal özelli i: içine X konabilen eflya (kitapl k, tuzluk, çaydanl k, v.b.). Bu özellik biçim-anlamsald r. Ayr ca bu TELEV ZYON biçimle X için anlam da türetilebilir. Hangi kavramsal özelli in seçilece i biçimbirimin ek- TELEV ZYON lendi i taban n kavramsal özelli ine ba l d r. Örne in yaz sözcü üne eklendi inde yaz için anlam n tafl yan yazl k sözcü ü üretilir. 3. Türkçenin sesdizim ilkelerine uygun olarak arka ünlüden NTERNET sonra bir arka ünlü gelmesi gerekti i için /l k/ altbiçimli inin türetim için kullan lmas. Bu NTERNET özellik biçim-sesbilgiseldir. Böylece kitapl k sözcü ünün anlam hem taban olan sözcü e hem de biçimbirime ait kavramsal özelliklerin birleflimiyle ortaya ç kar. Benzer biçimde, tümceler de de iflik bileflenlerden oluflur ve her bir bileflen tümce anlam n n oluflmas na katk da bulunur. fiimdi, Eski bir kitap kitapl ktan yere düfltü ifadesinin anlam n n hangi bileflenlerden olufltu unu betimlemeye çal flal m: 1. Tümcede yer alan kitapl k, eski, kitap, yere düflmek sözcüklerin kavramsal özellikleri 2. Tümcede ayr ca kaynak durumunu iflaretleyen -DAn; yönelme durumunu iflaretleyen -A; dilbilgisel görünüflü iflaretleyen -DI biçimbirimleri de yer almakta ve adc l ve eylemcil çekimleri göstermektedir. Böylece yere düflmek eyleminin bir noktadan baflka bir noktaya do ru oldu unu ve olay n konuflma an ndan önce tamamland n anlayabiliriz. Dilbilgisel ulamlar çekimle iflaretlenir ve adc l (say, kifli, durum) ve eylemcil ulamlar (görünüfl, kip, zaman, çat, olumsuzluk, v.b.) tümcede adlarla eylem aras ndaki iliflkiyi, adlar n ço ul-tekil olma durumunu, eylemin konuflma an na göre önce/sonra veya konuflma an nda olup olmad bilgisini aktar rlar. 3. Sözdizimsel aç dan s fat olan eski sözcü ü ile ad olan kitap sözcü ünün bir öbek oluflturdu unu ve bu öbe in bafl kitap oldu u için bir Ad Öbe i (AÖ) oldu unu görüyoruz. Türkçedeki dizilim ilkelerine uygun olarak s fat n bir kitap n önüne gelebilece ini ve bir kitap eski diziliminin kabul edilebilir olmad n da biliyoruz. Ayr ca, kitapl ktan yere ve düfl sözcüklerinin bir araya gelerek bir öbek oluflturdu unu ve bu öbe in bafl n n düfl eylemi oldu unu; dolay s yla öbe in bir Eylem Öbe i (EÖ) oldu unu biliyoruz.

66 60 Genel Dilbilim-II Yukar daki gözlemlerimizden yola ç karak tümce için birleflimsel anlam n bileflenlerini flöyle genellefltirebiliriz: 1. Sözcüklerin anlam 2. Dilbilgisel ulamlar n anlamsal özellikleri 3. Sözdizimsel kurallar SÖZCÜK ANLAMI VE SÖZCÜKLER ARASI L fik LER Sözcükler onlar n kavramsal içeri ini oluflturan bir tak m anlamsal özellikler tafl rlar. Dil edinim sürecinde çocuklar sözcüklerin kavramsal içeriklerini bu özellikler ile edinirler ve dil edinim sürecinde sözlükçe dedi imiz bir da arc k olufltururlar. Anlamsal özellikler sayesinde sözcükleri hem ortak özellikleri hem de ay rt edici özellikleri aç s ndan s n fland r r ve anlamland r r z. Daha önce kad n ve erkek sözcükleri için hangi anlamsal özellikler oldu unu görmüfltük. [+ difli] olma özelli- i bu iki sözcük için ay rt edici özellik iken [+insan] ve [+yetiflkin] olma ortak özellikleridir. Asl nda teyze/abla/hala/anne sözcükleri ile amca/abi/day /baba sözcükleri de kad n-erkek sözcük çiftinin anlamsal özelliklerini tafl rlar. Ayn biçimde [+insan] ve [+yetiflkin] olma ortak özelliklerini, [+/- difli] ise ay rtedici özelliklerini oluflturur. Tablo 3.1 Kad n Teyze Abla Hala Anne Erkek Amca Abi Day Baba insan yetiflkin difli Bütün sözcükler anlamsal özellikleri aç s ndan tan mlanabilirler. Örne in, eylemlere karfl l k gelen sözcükler de gösterdikleri eylem türü aç s ndan flu özellikleri tafl yabilirler: [+hareket] koflmak, yürümek, y kamak, v.b. [+temas] sar lmak, kucaklamak, dokunmak,v.b. [+yaratma] infla etmek, hayal etmek, resim yapmak,v.b. [duyumsama] görmek, duymak, tatmak, hissetmek,v.b. [+biliflsel] anlamak, ö renmek, çözümlemek, v.b. 4 Yukar daki anlamsal özelliklere göre dans etmek, boyamak, düflünmek eylemleri hangi özellikleri tafl maktad r? DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M Sözcükleri tan mlamak ve s n fland rmak için yaln zca onlar n anlamsal özelliklerinden yararlanmay z. Mavi nedir sorusuna Bir renk ; Özgürlük nedir sorusuna hürriyet ; SORU Ölü nedir sorusuna ise Canl olmayan biçiminde yan t verebiliriz. SORU Dikkat edilecek olursa mavi, özgürlük, ölü sözcüklerini tan mlarken di er sözcüklerle olan iliflkilerinden yararland k. Ayr ca, ilk gözlemimiz bize sözcüklerin D KKAT D KKAT birbirleriyle farkl türden iliflkiler kurduklar n da iflaret ediyor. mavi ile renk aras ndaki iliflki ayn türden olmaya; özgürlük ve hürriyet aras nda efl anlaml l a; ölü ile canl SIRA aras ndaki S ZDE iliflki ise karfl t anlaml l a dayan yor. Sözcük anlambilimin temel u rafl sözcüklerin birbirleriyle kurduklar bu anlamsal iliflkileri tan mlamakt r. fiimdi sözcükler aras anlamsal iliflkileri biraz daha ayr nt l inceleyelim. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON

67 3. Ünite - Anlam Nedir? 61 Alt Anlam Sözcükler birbirleriyle ayn cins ve türden olma aç s ndan benzerlikler tafl rlar. Örne in, kufl sözcü ü canl lar ve hayvanlar üst kavramlar n n bir alt türüdür. Serçe, güvercin, çal kuflu, bülbül gibi sözcükler de kufl üst kavram n n alt örnekleridir. fiekil 3.5 Canl lar nsan Hayvan Bitki Kufl Bal k Köpek Çal kuflu Serçe Öyleyse, bir sözcü ün baflka bir sözcü ün alt kavram n göstermesi alt anlaml l kt r. Serçe, kufl ve hayvan sözcükleri aras nda bir alt anlaml l k ve kapsama iliflkisi söz konusudur. Kufl hayvan sözcü ünün bir alt anlam d r ve hayvan kufl sözcü ünü kapsar. Serçe ise hayvan ve kufl sözcüklerinin alt anlam d r ve her ikisi taraf ndan da kapsan r. Alt anlaml l k: E er X sözcü ü Y sözcü ü taraf ndan kapsan rsa X Y nin bir alt anlam n içerir. Orkide-çiçek; kad n-insan; koltuk-mobilya; anlambilim-dilbilim sözcük çiftleri alt anlaml l k iliflkisine örnek olarak verilebilir. Efl Anlaml l k Farkl sesletilen ve yaz lan ancak ayn kavramsal içeri i ve anlamsal özellikleri olan iki sözcük aras ndaki iliflki efl anlaml l k olarak adland r l r. Türkçede ak ve beyaz ; yürek ve kalp sözcükleri; ngilizcede deep ve profound ; mature ve ripe sözcükleri ayn kavramsal içeri e ve anlamsal özelliklere sahiptir ve herhangi bir eflanlaml sözcükler sözlü üne bakt n zda bu sözcük çiftlerinin eflanlaml olarak verildi ini görebilirsiniz. Efl anlaml l k: E er X sözcü ü Y sözcü ü ile ayn kavramsal içeri e sahipse aralar nda efl anlaml l k iliflkisi vard r. Peki, bu sözcükler ayn anlama sahip olduklar na göre belli bir ba lamda birbirlerinin yerine kullan labilirler mi? Efl anlaml l k ile ilgili sorun bu noktada ortaya ç kmaktad r. Daha önce tan mlad m z efldizisel anlam eflanlaml l etkileyen ve sözcüklerin birbiri yerine geçmesini engelleyen özelliklerden biridir. Örne in Türkçede anam n ak sütü deyiminde efldizisel olarak süt ün yaln zca ak ile kullan labildi ini ve anam n beyaz sütü ifadesinin kabul edilemez oldu unu görüyoruz. Benzer biçimde yürekli adam ifadesinde yürekli yerine kalpli sözcü ü kullan lamaz. ngilizcede de derin düflünce anlam nda profound thoughts kullan labilir- Alt anlaml l k bir sözcü ün baflka bir sözcü ün alt kavramlar ndan birine karfl l k gelmesiyle oluflan iliflkidir. Efl anlaml l k iki farkl sesletimi olan sözcü ün ayn kavramsal içeri e sahip olmas.

68 62 Genel Dilbilim-II ken deep thougts kullan lmaz. Benzer biçimde the river is very deep denebilir ancak nehrin derinli ini tan mlamak için the river is very profound denemez. Öyleyse efl anlaml l k ba lamdan ve herhangi bir efldizisel iliflkiden ba ms z olarak sözlük düzeyinde ele al nd nda olas görünürken belli bir ba lamda ve dizilimde olas olmayabilir. Bu nedenle gerçek efl anlaml l k dillerde çok az düzeyde vard r. 5 Türkçe harcamak-tüketmek sözcüklerinin hangi ba lamlarda birbirlerinin yerine kullan lamad klar n saptay n z. Karfl t Anlaml l k DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M ki sözcük aras nda anlamsal olarak birbirinin karfl t olmas karfl t anlaml l k olarak adland r l r. SORU k sa-uzun, ters-düz bekar-evli üst-alt gibi sözcük çiftleri birbiri- SORU nin karfl t durumlar göstermektedir. Temel olarak iki tür karfl tl ktan söz edilebilir: Derecelendirilebilen ve derecelendirilemeyen karfl tlar. k sa ve uzun sözcük D KKAT D KKAT çiftini alal m. Bu sözcükler uzunluk gibi derecelendirilebilen bir kavram n iki uç noktas n gösterir. Dolay s yla, bir nesnenin k sa, daha k sa, çok k sa oldu undan bahsedebiliriz. Derecelendirilebilen karfl t Derecelendirilebilen Karfl t Anlaml lar: E er X ve Y sözcükleri aras nda belli bir ölçütün iki uç noktas nda olma iliflkisi varsa bu sözcükler derecelendirilebi- anlaml l k iki sözcük AMAÇLARIMIZ aras nda belli bir ölçütün iki uç noktas nda olma len karfl tlard r. AMAÇLARIMIZ iliflkisidir. E er bir sözcük çifti aras nda derecelendirilebilen bir karfl tl k varsa sözcüklerin daha ve çok ifadeleriyle kullan labilmesi gerekir: daha uzun-daha k sa ve çok K T A P TELEV ZYON NTERNET K T A P uzun-çok k sa örneklerinde oldu u gibi. Ayr ca, derecelendirilebilir karfl tlar n olumsuzlar karfl tl k tafl mazlar. Örne in k sa de il uzun; genç de il yafll anlam na gelmez. TELEV ZYON Kimi sözcükler ise aralar nda derecelendirilemeyen, ölçülemeyen bir karfl tl k tafl rlar. Örne in ölü-canl çiftini ele alal m. Bu sözcükler daha ve çok ile kullan lamazlar. daha ölü veya çok ölü diyemeyiz. Ayr ca, derecelendirilemeyen karfl tl k oldu unda NTERNET sözcü ün olumsuzu karfl t anlam na eflit olur. Örne in, ölü de il canl ; bekar de il evli anlam na gelir. Derecelendirilemeyen karfl tl k iki sözcü ün olumsuz biçimlerinin birbirine eflit anlam tafl mas d r. Ters karfl tl k sözcüklerin karfl t yönlerde bir hareketi göstermesidir. Derecelendirilemeyen Karfl tl k: E er X ve Y sözcükleri olumsuz biçimleri ile birbirlerine eflit anlam tafl rlarsa aralar ndaki iliflki derecelendirilemeyen karfl tl kt r. Ters ve Bak fl ml Karfl tlar Derecelendirilemeyen karfl tlar içinde ters karfl tlar özel bir grup oluflturur. Özellikle karfl t yön iliflkisi gösteren sözcükler ters karfl tl k iliflkisi kurarlar. Ters Karfl tl k: E er sözcüklerden biri bir yönde di eri ise onun karfl t yönünde bir hareketi gösterirse aralar nda ters karfl tl k iliflkisi vard r. üst-alt, sa -sol, arkada-önde gibi sözcük çiftleri birbirinin tersi olan yönleri gösterdikleri için ters karfl tlar olarak tan mlanabilirler. Ters karfl tl k eylemler aras nda da kurulabilir: gitmek-gelmek, itmek-çekmek, gitmek-dönmek gibi eylem sözcük çiftleri de birbirinin tersi yönde hareketi göstermektedir. Birbiriyle karfl tl k iliflkisi kuran sözcükler kimi zaman belli bir dizilim içinde karfl t olan anlam da tafl r. borç ver-borç al sözcük çiftini afla daki tümce aç s ndan ele alal m: 5. Ali Ahmet e borç verdi.

69 3. Ünite - Anlam Nedir? 63 (5) te sunulan tümcenin eylemini Ahmet aç s ndan ele ald m zda borç ver eyleminin karfl t olan borç al eylemini de içerdi ini görürüz: 5a. Ahmet Ali den borç ald. Öyleyse (5) te sunulan tümce anlamsal olarak (5a) da sunulan tümceyi de içermektedir. Benzer biçimde, Ali Ahmet in patronu ifadesi Ahmet Ali nin çal flan anlam n ; Can Fatma ya kitap verdi ifadesi de Fatma Can dan kitap ald ifadesini içerir. Bak fl ml karfl tlar: E er iki sözcük aras nda birbirinin karfl t n içerme iliflkisi varsa bu iliflkiye bak fl ml karfl tl k denir. Efl Seslilik ve Çok Anlaml l k Kimi sözcükler ayn ses ve yaz biçimde olmalar na ra men birbirlerinden tümüyle ba ms z kavramsal içerek ve anlamsal özelliklere sahiptirler. Türkçede yüz sözcü ünü ele alal m: TDK Türkçe Büyük Sözlükte yüz sözcü ü için flu anlamlar tan mlanmaktad r: Bak fl ml karfl tl k iki sözcük aras nda birbirinin karfl t n içermesi iliflkisidir. yüz (I) a. 1. Doksan dokuzdan sonra gelen say n n ad. 2. Bu say y gösteren 100 ve C rakamlar n n ad. 3. sf. On kere on, doksan dokuzdan bir art k. 4. Kere, kat vb. kelimeler ile birlikte kullan larak yap lan iflin çoklu unu abart l bir biçimde anlatan söz: Hikmet Bey in kurum ve edas, her zamankinden belki yüz kat üstündü. -S. M. Alus. yüz (II) a. 1. Baflta, al n, göz, burun, a z, yanak ve çenenin bulundu u ön bölüm, sima, çehre, surat: Bir güzel çocuk yüzüyle gülümsüyor. -S. F. Abas yan k. 2. Yüzey: Suyun yüzünde. 3. Kesici araçlarda a z: B ça n keskin yüzü. 4. Bir kumafl n dikifl s ras nda d fla getirilen gösteriflli bölümü. 5. Yorgana ve yast a geçirilen k l f. 6. Bir fleyin görünen bölümünde kullan lan kumafl: Yorgan yüzü. Kanepenin yüzü. 7. Birinin görülegelen veya umulan hoflgörürlü üne güvenilerek gösterilen cüret: Ne yüzle? Yüzü olmamak. 8. Nedeniyle, sebebiyle: Bu yüzden Fuat Köprülü ile çat flmaya bafllam fllard gazetelerde. -Y. Z. Ortaç. 9. Yan, taraf. 10. Bir yap n n d fla bakan düfley yüzeylerinin her biri: Ön yüz. Yan yüz. Arka yüz. 11. mec. Utanma: Adamda yüz yok ki! yüz (III) e. 1. Kol, bacak, yüzgeç vb. organlar n özel hareketleriyle su yüzeyinde veya su içinde ilerlemek, durmak: Yüzmek bilmedi i için on dakika içinde bo- ulmufltu. -S. F. Abas yan k. 2. Yüzme sporu yapmak. 3. Bir s v n n yüzeyinde batmadan durmak: Tahta suda yüzer. 4. Herhangi bir durumun en afl r derecesinde olmak: Hiçbir kayg n n gölgelemedi i bir saadet içinde yüzmektedir. -H. Taner. 5. mec. Dalgalanmak: Korkma! Sönmez bu flafaklarda yüzen al sancak, / Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak -M. A. Ersoy. 6. mec. Herhangi bir fleyle üzeri kaplanmak, bir fleye bulanmak: Kitaplar toz içinde yüzüyor. Ev pislik içinde yüzüyor. yüz (IV) e. (-i) 1. Derisini ç karmak, derisini soymak. 2. hlk. Çok para istemek. TDK sözlükte yüz sözcü ü için 4 ayr bafll k sunulmaktad r. Ad olarak 1. Say ; 2. nsan organ anlamlar vard r. Eylem olarak da 1. Suda ilerlemek; 2. Soymak anlamlar bulunmaktad r. Bu dört anlam birbirinden tümüyle ba ms z oldu u düflünüldü ü için sözlükte ayr madde bafl olarak verilmifltir. Efl Seslilik: E er iki sözcük ayn sesletim ve yaz biçiminde olmas na ra men birbirinden tümüyle ba ms z anlamlar tafl rsa bu iki sözcük aras ndaki iliflki efl seslilik olarak adland r l r. Efl seslilik sesletim veya yaz m ayn olan ancak farkl kavramsal içeri e karfl l k gelen sözcükler aras ndaki iliflkidir.

70 64 Genel Dilbilim-II Dikkat edilecek olursa yüz sözcü ü için verilen (II). Madde bafl n n içinde ayr ca (1)-(7) aras nda verilen anlamlar da bulunmaktad r. Bu kez insan yüzü, bir cismin yüzeyi, cüret etmek gibi anlamlar insan yüzü bafll alt nda sunulmaktad r. Bunun nedeni sunulan anlamlar n birbirinden ba ms z olmamas ve benzetme iliflkisine dayal bir anlam türetimiyle kullan lm fl olmalar d r; insan yüzü ile yorgan yüzü aras ndaki benzetme her ikisinde de bir cismin görünen taraf n n çehrelenmifl olmas na dayanmaktad r. Öyleyse, yüz sözcü ü insan yüzü ve yorgan yüzü ifadelerinde çok anlaml kullan lmaktad r. Çok Anlaml l k: E er bir sözcükten benzetme yoluyla baflka anlamlar türetilirse ortaya ç kan sözcükler aras ndaki iliflki çok anlaml l k iliflkisidir. Türkçede burun sözcü ü ayn madde bafl nda flu anlamlarla sunulmaktad r: burun, -rnu a. 1. anat. Al nla üst dudak aras nda bulunan, ç k nt l, iki delikli koklama ve solunum organ. 2. Baz fleylerin ön ve sivri bölümü: Kad köy vapurunun güvertesinde, paltoma bürünmüfl, gidip ta burna oturmufltum. -H. Taner. 3. mec. Kibir, büyüklenme: Burnundan yan na var lm yor. 4. co. Karan n, özellikle yüksek ve da l k k y larda, türlü biçimlerde denize uzanm fl bölümü. Yukar da sunulan tüm anlamlar asl nda belli bir uzamdan d flar do ru ç k nt oluflturma benzetmesine dayanmaktad r. Efl seslili in aksine, Ayfle nin burnu Sinop burnu kay n burnu ifadelerinin tümünde paylafl lan ortak bir özellik vard r: S ras yla yüzden d fl uzama, karadan denize ve kay ktan d fl uzama do ru bir ç k nt olmas. Öyleyse, bir sözcü ün efl sesli veya çok anlaml olup olmad na paylafl - lan ortak bir anlamsal özellik olup olmad na bakarak karar verebiliriz. Ancak bu her zaman mümkün olmayabilir ve sözlük haz rlarken karfl lafl lan en büyük zorluklardan biri sözcü ün efl anlaml l k m çok anlaml l k m tafl d na karar vermektir. Bunun nedenlerinden biri tarihsel süreçte sözcü ün geçirdi i evrimdir. Bafllang çta çok anlaml olan sözcükler zaman içinde belli efl dizisel örüntülerle kullan larak ortak özelli i kaybedebilir ve bugün ba ms z anlamlar tafl r gibi görünebilir. E retileme Yaz nbilimde bir söz sanat olarak tan mlanan e retileme asl nda dilde anlam yaratan önemli özelliklerden biridir. E retileme bir kavram di er bir kavram üzerinden anlamak/anlatmak için kullan lan biliflsel bir eylemdir. Borç içinde yüzmek ifadesini ele alal m. Borçlu olman n miktar n anlatabilmek için denizin enginli i özelli ine benzetme yap lm fl; böylece denizin içinde yüzmek kavram üzerinden çok fazla borcun içinde olmak aras nda iliflki kurulmufltur. E retileme bir kavram n baflka bir kavrama benzetilerek ifade edilmesidir. E retileme: E er bir kavram di eri üzerinden benzetme ile ifade edilirse iki kavram aras ndaki anlamsal iliflki e retilemedir. E retileme yap lan kavramlardan biri hedef, di eri ise kaynakt r. Bu örnekte hedef çok borçlu olmak kaynak ise denizde yüzmek kavram d r. Örne imizde e retileme yap ld dilbilgisel olarak aç kça gösterilmemifltir ve e retileme ç kar msald r. Ancak kimi zaman e retileme aç k bir biçimde dilbilgisel olarak da gösterilebilir. Örne in, Türkçede gibi ilgeci hedef ile kaynak aras ndaki benzerli i iflaretler. Taz gibi h zl ve demir gibi sa lam ifadeleri aç k e retilemeye örnek olarak verilebilir. Daha önce çok anlaml l n benzetme iliflkisi ile türetildi ini belirtmifltik. Özellikle eylemlerden anlam türetiminde e retileme daha çok fiziksel olan bir özellikten yola ç k larak yap l r. Örne in, çekmek eyleminin kendine do ru as lmak anlam n n yan s ra e retileme ile üretilmifl dert/ac /çile çekmek, kan çekmek, top-

71 3. Ünite - Anlam Nedir? 65 rak çekmek, para çekmek gibi anlamlar da vard r. Çekmek eyleminin çok anlaml olmas n sa layan belli bir uzamda d flar dan içeri do ru (kendine) as lmak özelli idir. Dert çekmek ifadesinde dert bir nesneye benzetilmifl ve böylece dert konuflana do ru gelen bir yük gibi betimlenmifltir. Düflmek eyleminde ise uzamda yukar dan afla do ru istemsiz hareket özelli i temel al n r. Elma yere düfltü ifadesinde bu fiziksel özellik aç kça görülür. Derde düflmek, akl na düflmek, aflka düflmek, düflük yapmak, yola düflmek gibi ifadelerde de özne yukar dan afla- istemsiz hareket eden bir cisme benzetilir. Hedef özne, kaynak ise bu özelliktir. Dilbilimde yayg n olarak kabul gören kavramsal e retileme kuram na göre dilde anlam üretmemizi sa layan temel anlamsal özellik e retilemedir. nsan düflünce biçimi olarak kavramlar birbiri üzerinden tan mlar. Dolay s yla e retileme önerme düzeyindedir ve dile de iflik dilbilgisel yap larla yans t l r. Örne in, insan dillerinde flu kavramsal e retilemenin evrensel oldu unu söyleyebiliriz: YUKARISI Y D R AfiA ISI KÖTÜDÜR Pek çok dilde olumlu durumlar yukar do ru; olumsuz durumlar ise afla do ru e retilemesi ile aktar l r. Türkçede aya yerden kesilmek, sevinçten havalarda uçmak ifadeleri öznenin yukar do ru hareket etmesini gösterir. Utançtan yerin dibine batmak, Halsiz düflmek ifadeleri ise Afla s kötüdür e retilemesine dayan r. Benzer biçimde ngilizcede Love is on the air, My spirits rose, I am feeling up ifadeleri yukar s iyidir kavramsal e retilemesine dayanmaktad r. fiekil 3.6 L fik TAfiITTIR Yandaki karikatürde 'iliflki yürütmek' ifadesi bir kavramsal e retilemeye dayan r: ' liflki bir araçt r ve ileri do ru hareket ettirilebilir'. Böylece 'araba yürütmek' gibi somut bir eylemden yap lan soyutlama ile iliflki yürütmek ifadesine ulafl l r. Karikatürdeki adam n 'kapat p açal m, belki çal fl r' sözcesinde ise iliflki gene bir araca benzetilmektedir. Ancak bu kez bilgisayar gibi açma ve kapama dü mesi olan ve çal flmay durdurdu unda aç p kapatarak tekrar iflleyebilen bir araç. Karikatür: Selçuk Erdem

72 66 Genel Dilbilim-II Parça- Bütün liflkisi ve Ad Eksiltmesi Sözcükler tek bafllar na de il bütüncül bir anlam a n n içinde di er sözcüklerin ifade etti i kavram n bir parças olma özelli iyle birbirlerine ba lan rlar. Daha önce alt anlaml l k özelli inin sözcükler aras nda ne tür bir anlamsal iliflki kurdu unu görmüfltük. Alt anlaml l k sözcükleri tür ve cins aç s ndan birbiriyle iliflkilendirmemiz sa lar. Parça bütün iliflkisi ise bir bütünün parças olan ile bütün aras ndaki iliflkiye dayan r. Parça bütün iliflkisi sözcüklerin bir bütün ile onun parçalar n göstermesi ile kurulan anlamsal iliflki. Ad eksiltme sözcükler aras nda belli bir dizilimde parça-bütün, sahip olmaolunma, kapsamakapsanma, gösterilensembol iliflkisine ba l olarak yap lan eksiltmedir. DÜfiÜNEL M SORU D KKAT 6 Parça-Bütün iliflkisi: E er sözcükler bir bütün ile onun parçalar n gösteriyorsa kurduklar anlamsal iliflki parça-bütün iliflkisidir. Örne in göz ile yüz aras nda bir parça bütün iliflkisi vard r. Göz sözcü ü bir bütün olarak alg lad m z yüz ün bir parças d r. çerçeve ve pencere, kapak ve kitap çat -ev sözcük çiftlerinde de bu iliflki görülmektedir. Sözcüklerin belli bir anlam a içinde yer almas dillerde ifadeler üretilirken baz eksiltmeler yapmam z sa lar. Örne in Ayfle üniversiteye bafll yor tümcesinde üniversite e itim görülecek kurumdaki bir bölüm için kullan lm flt r. Ancak, bu üniversite sözcü ünün böyle bir bütün oluflturdu u ve fakültelerin, bölümlerin bu bütünün parçalar oldu unu bildi imiz için üniversiteye bafllamak ifadesini eksiltmeye ra men anlamland rabiliyoruz. Eksiltme ifllemi yaln zca parça bütün iliflkisinde de il, sahip olan-sahip olunan, kapsayan-kapsanan, gösterilen-sembol çiftlerinde de yap labilir. Örne in, Naz m Himet i bulam yorum, nerede? ifadesinde eksiltilen Naz m Hikmet in fliir kitaplar ndan biridir. Naz m Hikmet in bir flair oldu unu ve art k hayatta olmad n biliyorsan z bu sözceyi söyleyen kiflinin Naz m Hikmet in bir kitab n kastetti ini anlayabilirsiniz. Naz m Hikmet ile fliir kitab aras ndaki iliflki sahip olan-sahip olunan a dayal olarak yap lan bir ad eksiltmesidir. Ad Eksiltme: Sözcükler aras nda belli bir dizilimde parça-bütün, sahip olma-olunma, kapsama-kapsanma, gösterilen-sembol iliflkisine ba l olarak yap - lan eksiltmedir. Ankara k zg n Çankaya aç klama yapt gibi haber bafll klar nda görebilece iniz ifadelerdeki eksiltme gösteren-sembol iliflkisine dayan r. Ankara Türk Hükümeti nin, Çankaya ise Cumhurbaflkanl n n sembolüdür ve Çankaya aç klama yapt ifadesindeki Çankaya da bulunan Cumhurbaflkanl sembol kullan larak eksiltilebilmektedir. Sobay yakmak flifleyi içmek ifadeleri ise kapsayan-kapsanan ile yap lan ad eksiltmesine örnek olarak verilebilir. Ad eksiltmesinde eksiltilen parça gösterilen, sahip olunan ve kapsanand r. Afla daki metinde dolunay ve karanl k ile ilgili hangi kavramsal e retilemeler vard r? Özellikle koyu yaz ile verilmifl olan ifadeler üzerinde çal flarak k saca betimleyiniz. Ay Tutulurken DÜfiÜNEL MYolda Can Dündar Ufuk çizgisinde SORU biten bereketli topraklar n karanl nda, upuzun bir yoldayd k geçen hafta...ve dolunay, bu ulu bir kitabe gibi gökte as l yd. Nur yüzlü bir yol arkadafl yd gece boyunca... Duru ve sakin izledi bizi; dald kça cam yalayan kirpiklerimizden öperek, flefkatle... D KKAT Yol boyu tenimizi parlatan fl k sa ana, nehir kenarlar nda pul pul yakamozlan yor, meltem estikçe kavak yapraklar nda yan p sönen bir ateflböce i kafilesine dönüflüyordu. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P

73 3. Ünite - Anlam Nedir? 67 Ne zaman bafl m z kald rsak orada ma rur ve sessiz par ld yordu; eteklerinden puslu haleler saçan sihirli bir gümüfl lira gibi... Arada eflatun bir bulutun arkas na çekilip gizleniyor ve orada birkaç dakikada bütün mahcubiyetinden soyunmuflcas na cüretkâr, bu kez ç r lç plak bir raksa bafll yordu semada...kutsal kitaplar n yazd gibi, tanr n n geceye de hükmetmek üzere yaratt bir büyülü fl kt o... Çevresi y ld zlarca kuflat lm flt, onun kadar parlayamad na yanan... ve biz yol boyu, hüzünlü fliirler dam tt k gözal c fl ndan... Gerçi Fuentes in dedi i gibi, üzerinde o adamlar gezindi inden beridir bizim romantik hayallerimizin tanr ças olma özelli ini yitirmiflti k smen, ama hâlâ öyle güzel, öyle bafltan ç kar c yd ki... Gece boyunca ilham verdi hepimize; bayram flekeri tad nda, ilk öpücük heyecan nda... ve eski bir flark olup yerleflti dilimize; Dün gece mehtaba dald m hep, seni and m/öyle bir an geldi ki, mehtap... seni sand m. Sonra birden bast r verdi kasvet... Kallefl bir gölge, a r a r sokuldu dolunay n nurdan yüzüne... ve birkaç dakika içinde kara bir flal gibi tamamen örttü üzerini gece güneflinin...bir süre k vran p durdu ay fl, sonra tutulup kald aniden...ölü bedenlere can veren o ürpertici bu usu hoyratça gölgelendi. Karanl k, hükümranl n ilan etti da yamaçlar nda... Bozk r, siyaha teslim oldu. Ay tutuldu, dilimiz tutulmuflcas na flafl rtarak bizi.. Ayd nl k yüzü keder bulutlar yla gölgelenirken, gözümüzü semaya dikip paylaflt k sanc s n...okflad k bak fllar m zla; do um an nda bir annenin terli saçlar n okflarcas na... Öyle masum, öyle sessiz çekiliverdi ki baflucumuzdan, daha kirpiklerimizdeki nemi kurumadan fl kl busesinin, yoklu unun bofllu una yuvarland k ss z bir yol ortas nda, yapayaln z... Efkârland k mahrumiyetinden... Aya tutulduk, ay tutulurken... Yollarda esmer tenli adamlar silah s kt ay n karanl k yüzüne do ru; kurflun dökercesine gökkubbenin u ursuz mührünün üzerine... ve çocuklar teneke çald dolunay n ruhunu kurtarmak için, kara büyücünün elinden...bense durumu aç klarken aydan dede sini kaybetme telafl ndaki o luma; ne kara büyücülerden sözettim; ne de gezegen sisteminden: Günefle tutkunmufl dolunay dedim; lakin karalar ba lam fl, aralar na dünya girince... zahat ne kolay, konu aflka gelince... Gördünüz ya; yok bu yaz n n bir mesaj... Sadece dolunaya övgü için yaz ld.... o dolunay ki, yoldafl geceyar s hasretliklerinin... lham sevda sözcüklerinin... O dolunay ki, yüzy lda bir gölgelenir yüzü... Eh, haketti bu kadarc k sözü... Kaynak:

74 68 Genel Dilbilim-II Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Dil ile dünya aras ndaki kavramsal iliflkiyi tan mlayabilmek. Dilde anlam gerçek dünya bilgisinden oluflturulmufl kavramlara gönderimle oluflur. Dil gerçek dünyay bire bir yans tmaz. Dile yans yan insan alg s yla oluflturulmufl kavramlar dizisidir. Dilde anlam n nas l olufltu unu aç klayabilmek. Dilde anlam 3 düzeyde oluflur ve 3 tür anlamdan bahsedebiliriz: Tümce anlam sözcenin her hangi ba lamdan ba ms z sözcüksel, dilbilgisel, biçimsel ve sözdizimsel birleflimini içerir. Sözce anlam bir tümcenin belli bir ba lamda belli varl klara ve durumlara gönderim yap lmas ve belli koflullar alt nda üretilmesiyle oluflur. letiflimsel anlam ise sözceleri söylememizle gerçeklefltirdi- imiz söz eylemlerle oluflur. A MAÇ 3 A MAÇ 4 Dilde anlam oluflturan temel bileflenleri çözümleyebilmek. Dilde kavramlar bir göstergeye karfl l k gelir. Her gösterge bir kavramsal içeri i olan gösterilen ve onu dile getirmemizi sa layan bir gösteren den oluflur. Kavramsal içerik evrensel özelliklerle tan mlan r. Her varl k kavramsal içeri e karfl l k gelen bir gösterim tafl r. Dilde sözcükleri hangi ulamdan olursa olsun kavramsal özellikleriyle tan mlayabiliriz. Varl klar canl olma, insan olma, haycan olma gibi evrensel özelliklerle, eylemler ise eylemin olufl biçimini temel alan hareket, yarat m, biliflsellik gibi özelliklerle tan mlan r. Sözcükler aras iliflkileri kurabilmek ve tan mak. Sözcükleri yal n anlamlar yla de il di er sözcüklerle olan iliflkileri aç s ndan ediniriz. Sözcükleri edinmemizi ve s n fland rmam z sa layan bafll - ca özellik alt anlaml l kt r. Alt anlaml l k bir kavram hiyerarflisidir. Canl olma gibi bir üst kavram n alt nda hayvan olma özelli i, ve onun alt nda da hayvan türleri yer al r. Di er özellikler efl anlaml l k, karfl t anlaml l k, eflseslilik, çok anlaml l k, e retileme ve ad eksiltmesidir.

75 3. Ünite - Anlam Nedir? 69 Kendimizi S nayal m 1. Afla dakilerden hangisi dünya gerçekli inin dile do rudan yans mad görüflünü destekler? a. Amazon yerli dillerinde yeflilli i tan mlamak için yüzlerce s fat n olmas b. Türk dillerinde akrabal k iliflkilerinin pek çok sözcükle ifade edilmesi c. Say labilen varl klar n dillere y n ad olarak yans mas d. Dile ait bilgimizin dünya bilgimiz ile s n rl olmas e. Dillerde kültüre ba l olarak samimiyet ifadelerinin farkl olmas 2. Dil ile dünya gerçekli i aras nda afla dakilerden hangisinin olmas anlam tan mlamam z sa lar? a. Kavramlar b. Varl klar c. Dilbilgisi d. Sözdizim e. Olgular 3. Dilde anlam ile ilgili afla dakilerden hangisi do rudur? a. Birleflimsellik ilkesi ile oluflur. b. Kiflilere göre de iflir. c. Tan mlanamaz. d. Dilbilgiseldir. e. Sözcükseldir. 4. Köpekler dost canl s d r tan mlamas hangi tür anlamsal özelli i yans t r? a. Gösterimsel anlam b. Kavramsal anlam c. Efldizisel anlam d. Ça r fl msal anlam e. Sözlük anlam 5. Afla dakilerden hangisi dil göstergesi ile ilgili de ildir? a. Sözcüklerin kavramsal içerikleri vard r. b. Göstergenin dünyada karfl l k geldi i varl klara gönderge denir. c. Gösterge gösteren ve gösterilenden oluflur. d. Göstergeler somut varl klar için oluflturulur. e. Gösteren ile gösterilen aras ndaki iliflki dile göre de iflir. 6. Sözce ile tümce aras ndaki temel fark afla dakilerden hangisidir? a. Tümcelerin gösterimlerinin, sözcelerin ise gönderimlerinin olmas b. Tümcelerin dilbilgisi kurallar na göre üretilmesi c. Sözcelerin ça r fl msal anlama dayal olmas d. Tümcelerin yaz l dilde olmas e. Sözcelerin iletiflimsel olmas 7. flveren ve iflçi sözcükleri aras nda ne tür bir anlamsal iliflki vard r? a. Derecelendirilebilen karfl tl k b. Ters karfl tl k c. Bak fl ml karfl tl k d. Alt kavram e. Parça bütün 8. Afla dakilerden hangisi alt anlaml l k iliflkisi tafl r? a. Anne-k z b. Semizotu-bitki c. Uzun-k sa d. Alt-üst e. Kufl-y lan 9. Kafam kar flt ifadesi afla daki anlamsal iliflki türlerinden hangisini yans t r? a. E retileme b. Ad Eksiltme c. Karfl tl k d. Eflseslilik e. Alt anlaml l k 10. Afla daki tümcelerde alt çizili sözcüklerin hangisi çok anlaml l k tafl r? a. Emrah bavullar n kaybetti. b. Emrah n gözleri maviye çal yor. c. Kap aniden kapand. d. Ahmet dilbilim çal flmay sevdi. e. Annem yaln z yafl yor.

76 70 Genel Dilbilim-II Okuma Parças ANLAM MASALI Ahmet nam Yaz bak yor bana. Ben de ona. Soruyor: Anlam m ne? çini yazan n anlam. Kendini kazan n anlam. Hayat n yaz ya vuran n anlam. Yaz yla kendini saran n anlam. Yaz yla kap açan n, göz açan n, ötenin efli inde duran n anlam. Öteye gitmifl gelmiflin anlam. K y s nda ömrümün soruyorum yaz ya: Anlam n ne? Hiçli e sal nm fl ç kr m ben dedi yaz. Ben de dedim. Böcek bak yor bana. Ben de ona. Soruyor: Anlam m ne? Cân n evrene vuruflunun anlam. Yeryüzünün gö- e kendini aç fl n n anlam. Uçman n, karanl n, maddenin kalp at fl n n anlam. Ölümü dirime katman n anlam. Yeryüzünün zenginli inin anlam. Önünde sayg yla e ildi im varl k olman n anlam. Kendimden ç - k p, uçuflarak soruyorum böce e: Anlam n ne? Bitip tükenmek bilmeyen dönüflümün imâs y m ben dedi böcek. Ben de dedim. P nar bak yor bana. Ben de ona. Soruyor: Anlam m ne? Kan s n bu gezegenin, can suyu. Devinerek akman n anlam. Akarak can katman n anlam. Tükenivermenin, kuruman n, bitimli oluflun, ortadan kalkman n anlam. Serpilmenin, dinelmenin, geliflmenin, bozulman n anlam. P nar p narken de erini bilmeyiflimizin anlam. Yaflamak, ça lamak demek, can vermek, akarak, kuruyarak tohum olana. Çatlam fl dudaklar yla ruhumun var - yorum p nara, soruyorum: Anlam n ne? Kuruyuncaya, tükeninceye dek var k lman n kayna y m ben dedi. Ben de dedim. nsan m ben. Hayat bak yor bana. Ben de ona. S navlar nda ç rp narak, at yorum kendimi ona. Ruhum sana teslim. Korkmad m geldim. Ac lar na var m. Kahr na. Sendenim ey hayat! Soruyor bana: Anlam m ne? Ne olursa olsun diyorum, sana takt m anlam çiçekleriyle, dikenleriyle yürüyece im Ben de sana diyor, hayat. Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. c Yan t n z yanl fl ise Dil, Dünya Gerçekli i ve Anlam liflkisi bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 2. a Yan t n z yanl fl ise Dil, Dünya Gerçekli i ve Anlam liflkisi bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 3. a Yan t n z yanl fl ise Anlam n Oluflumu: Birleflimsellik lkesi bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yan t n z yanl fl ise Anlam Türleri bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 5. d Yan t n z yanl fl ise Dil Göstergesi bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 6. a Yan t n z yanl fl ise Anlam Türleri bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 7. c Yan t n z yanl fl ise Sözcük Anlam ve Sözcükler Aras liflkiler bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 8. b Yan t n z yanl fl ise Sözcük Anlam ve Sözcükler Aras liflkiler bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 9. a Yan t n z yanl fl ise Sözcük Anlam ve Sözcükler Aras liflkiler bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 10. b Yan t n z yanl fl ise Sözcük Anlam ve Sözcükler Aras liflkiler bölümünü yeniden gözden geçiriniz. Kaynak: anlam.htm

77 3. Ünite - Anlam Nedir? 71 S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Evet. Örne in Yunan mitolojisindeki Pegasus bu dünyada var olmayan kanatl, tek boynuzlu beyaz bir ata karfl l k gelir. S ra Sizde 2 O lan [-yetiflkin] ve [-difli]; k z ise [-yetiflkin] ve [+difli] özellikleri tafl r. Erkek-Kad n sözcük çiftinden ayr lan özellikleri [-yetiflkin] olmad r. S ra Sizde 3 Bu sözceyi diyelim ki Meral ad nda biri kendisini do- um günü partisine ça ran bir arkadafl na söyledi inde sözce anlam aç s ndan ben Meral e gönderim yapacakt r. Sözcenin üretilebilmesi için koflul dinleyicinin bir teklifte bulunmas gerekir. letiflimsel aç dan bu sözce bir reddetme eylemi gerçeklefltirir. S ra Sizde 4 Dans etmek: Hareket Boyamak: Yaratma Düflünmek: Biliflsel Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Chierchia, G. ve S. M. Ginet. (1991). Meaning and Grammar: An introduction to Semantics. Cambridge, Massachusett: MIT Press Frawley, W. (1992). Linguistic Semantics. Hillsdale, New Jersey: Lawrence Erlbaum Hurford, J.R., Heasley, B. ve M. B. Smith. (2007). Semantics: A coursebook. Cambridge:CUP K ran, Z. ve A.E. K ran. (2010). Dilbilimine Girifl. Ankara: Seçkin Yay nevi. Löbner, S. (2002). Understanding Semantics. London: Arnold Martinel, A. (1998). fllevsel Genel Dilbilim (Çeviren: Berke Vardar). stanbul: Multilingual. Saeed, J. (2008). Semantics. Oxford: Wiley-Blackwell. Ravin, Y. Ve C. Leacock. (2006). Polysemy. Oxford: OUP Russell, B. (1905). On Denoting. Mind, New Series, Vol. 14, No Saussure, F. de (1985). Genel Dilbilim Dersleri (Çeviren: Berke Vardar), Ankara: Birey ve Toplum. S ra Sizde 5 Zaman sözcü ü ile her iki sözcük de kullan labilmektedir: Zaman m harcad n, zaman m tükettin örneklerinde görüldü ü gibi. Ancak edilgen formda bir nesnenin tükenmesi söz konusu oldu unda birbirlerinin yerine geçemeyebilirler: Benzin tükendi yerine *Benzin harcand diyemeyiz. S ra Sizde 6 Metinde AY B R KADINDIR ve AY Y OLANDIR temel kavramsal e retilemelerine ba l olarak pek çok benzetme iliflkisi sunulmufltur. Karanl k ile ilgili olarak da KARANLIK KÖTÜDÜR temel kavramsal e retilemesine ba l olarak benzetmeler yap lm flt r.

78 4GENEL D LB L M-II Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Sözce anlam, tümce anlam ve ifade anlam aras nda ayr m yapabilecek ve farkl anlam düzeylerinin de iflkenlerini betimleyebilecek, Önerme türlerini do ruluk koflullar aç s ndan tan mlayabilecek ve farkl türden önermeleri çözümleyebilecek, Önermeler aras anlamsal iliflkileri betimleyebilecek, Tümcenin sözdizimsel yap s ile anlamsal yap s aras ndaki iliflkiyi Eylem Öbe i ve yüklem aç s ndan çözümleyebileceksiniz. Anahtar Kavramlar Sözce Tümce Önerme Do ruluk Koflullar Analitik ve Sentetik Önerme Zorunlu ve Yeterli Koflullar Gerektirim Önvarsay m Çeliflki Anlamsal Roller Eylem Üye Yap s Yüklem ve Yüklemleme çindekiler Genel Dimbilim-II Anlambilim: Tümce Anlam SÖZCE, TÜMCE VE ÖNERME TÜMCE, ÖNERME VE ANLAMSAL L fik LER TÜMCE ANLAMI VE SÖZD Z M YÜKLEM

79 Anlambilim: Tümce Anlam SÖZCE, TÜMCE VE ÖNERME Daha önceki ünitemizde sözce ve tümce anlam aras ndaki fark çal flm flt k. fiimdi sözce ve tümce aras ndaki ayr m tekrar ele alarak dilde anlam n bir düzeyini daha tan mlayaca z: Önerme. Yar n Galata da buluflal m ifadesini belli bir ba lamda ve belli bir iletiflim amac yla sesletti imizde bu ifade art k bir sözcedir. Ayn ifade defalarca ve farkl ba lamlarda farkl konuflanlar taraf ndan sesletilebilir ve her sesletiliflinde ele ald m z farkl bir sözce olacakt r. Çünkü konuflanlar n ve ba lam n de iflmesine ba l olarak yar n ve biz ifadelerinin gönderimi de farkl laflacakt r. Ancak sonsuz kez söylenebilecek bu sözceyi ba lam ndan soyutlayarak yaln zca dilbilgisel düzlemde ele ald m zda art k bizim için tek bir ifade vard r: Tümce. Tümceler sözcelerden soyutlayarak oluflturdu umuz dilbilgisel bütünlüktür. Tümce anlam birleflimseldir ve sözcüklerin, öbeklerin, dilbilgisel yap lar n birbiriyle birleflimi tümce anlam n oluflturur. Yar n Galata da buluflal m tümcesinin ayr ca bir yüklem ve bu yüklemi gerçeklefltirecek olan öznelerin oluflturdu u kavramsal bir içeri i vard r. Bu kavramsal içerik önermedir. Öyleyse, sözceleri ba lamdan soyutlayarak tümcelere, tümceleri de dilbilgisinden soyutlayarak önermelere ulafl r z. Tümce anlam n n oluflumunda dilbilgisi ve sözdizim birer bileflendir ve tümce anlam betimlenirken bu bileflenlerin tümceye katt anlam göz ard edilemez. Örne in Emrah cam k rd ile Cam Emrah taraf ndan k r ld tümceleri her ne kadar ayn anlamsal içeri i tafl sa da tümce anlam n n betimlenmesi aç s ndan etken ve edilgen tümce yap s nedeniyle iki farkl anlamsal oluflum söz konusudur. Ancak önerme düzleminde bu iki tümce aras nda bir farkl l k yoktur. Öyleyse önerme betimlemesi yaparken dilbilgisi ve sözdiziminden ba ms z yaln zca yüklemler ve üye olarak adland raca m z özneler ve nesneler aras ndaki anlamsal iliflkiyi göz önünde bulundurmam z gerekir. Anlambilimde yayg n olarak kabul gören bu görüfl ilk kez Strawson n (1950) sistematik olarak dile getirdi i ifade, sözce ve önerme ayr m na dayan r. fade/tümce Anlam : Her hangi bir ba lamdan ba ms z, yaln zca sözcüksel, dilbilgisel ve sözdizimsel bileflenler aç s ndan tan mlanabilen anlam demektir. Sözdizimsel bir bütünlük oluflturan ifadeler her hangi bir ba lamdan ba ms z ele al nd nda tümce olarak adland r l rlar. Sözce Anlam : Her hangi bir tümce belli bir ba lamda ba lam n gerektirdi i gönderim ve do ruluk koflullar aç s ndan tan mland nda ortaya ç kan anlam Sözce belli bir ba lamda üretilen ifadedir. Tümceler sözcelerden soyutlanarak üretilmifl, belli bir ba lamdan ba ms z ele al nan dilbilgisel bütünlüktür. Önerme tümcelerden soyutlanarak ulafl lan anlamsal içerik tir.

80 74 Genel Dilbilim-II demektir. Sözce anlam ba lam ba ml d r. Gönderim bilgisi ve hangi koflullarda sözcenin geçerli olabilece i bilgisini gerektirir. Önerme Anlam : Sözce ve tümcelerin soyut kavramsal içeri idir. Önermeler yüklem ile onun üyeleri aras ndaki kavramsal bütünlüktür ve bir olgu hakk nda bildirim yaparlar. Önerme anlam dilbilgisi ve sözdizimden ba ms z betimlenir. Sözce, tümce ve önermeyi yaz mda birbirinden ay rmak için bundan sonra flöyle bir iflaretleme kullanaca z. Çift t rnak iflareti içinde sunulan ifadeler sözce ; tek t rnak iflareti ile sunulanlar tümce; italik yaz yla sunulanlar ise önermedir: 1. Yar n Galata da buluflal m. SÖZCE 2. Yar n Galata da buluflal m. TÜMCE 3. Yar n Galata da buluflal m. ÖNERME Bildirim tümceleri dilbilgisel olarak olumlu ya da olumsuz yap tafl yan ve bilgi sunmak üzere üretilmifl olan tümcelerdir. Analitik önermeler her durumda do ruluk koflulunu yerine getiren ve zorunlu 'do ru' de eri alan önermelerdir Sentetik önermeler duruma ba l olarak 'do ru' ya da 'yanl fl' de eri alabilen önermelerdir. Önermeler ve Do ruluk Koflullar Her önermenin onu oluflturan sözcükler ve içerik aç s ndan belirli koflullar yerine getirmesi gerekir. Bir önermenin geçerli olmas n sa layan koflullar do ruluk koflullar olarak adland r l r. Afla da (4) te sunulan önermeyi do ruluk koflulu aç s ndan ele alal m. 4. Evli olanlar bekard r. Bu önermenin do ru olabilmesi için bekar yükleminin anlam na uygun bir üye olmas gerekir. Oysa evli bekar sözcü ünün karfl t anlaml s d r ve ikisinin bir önermede bulunmas bir çeliflkiye neden olur. Bu önerme do ruluk koflulunu yerine getirmedi inden yanl fl bir önermedir. Önermeler do ruluk koflullar aç s ndan ele al nd için yaln zca bildirim yapan tümcelerin önermeleri vard r. (5) te sunulan tümceyi ele alal m: 5. Evli olanlar bekar m d r? Bu tümce her hangi bir bildirimde bulunmaz çünkü soru tümceleri yap olarak bildirim almak için üretilir. Öyleyse soru tümcelerinin önerme yap s ndan bahsedilemez. Art k önerme betimlemesi için bir ölçüt daha koymam z gerekir: Önermeler bildirim tümcelerinin kavramsal içeri idir. Bildirim tümceleri dilbilgisel olarak olumlu ya da olumsuz olabilir. Dolay s yla önermeler de olumlu ya da olumsuzlanan önermeler olarak ele al nabilir. Önerme Türleri Baz önermeler her durumda do ruluk tafl rlar. Günefl do udan do ar gibi bir önermenin do ru olamayaca tek bir durum bulunamaz. Bu nedenle baz önermelerin zorunlu do ru oldu unu söylemeliyiz. Bu tür önermeler analitik önermelerdir. Afla da (5) te sunulan önerme ile (6) da sunulan önermeyi birbiriyle do ruluk koflulu aç s ndan karfl laflt ral m: 5. Bekârlar evli de ildir. 6. Bekârlar yaln zd r. (5) teki önerme bekârlar n durumu ile ilgili geçerli olan ve her durumda do ru olan bir bildirim sunmaktad r. Hem bekâr hem de evli biri olamayaca na göre bu önerme analitik bir önermedir. Öte yandan (6) da sunulan önerme duruma göre hem do ru hem de yanl fl olabilir. Bekâr olup yaln z yaflayan biri oldu unda bu önerme do ru de eri al rken bekâr olup biriyle birlikte yaflayan biri için bu önerme yanl fl de eri alacakt r. Öyleyse (6) da sunulan türden önermeler duruma göre hem do ru hem de yanl fl de er alabilirler. Bu tür önermeler sentetik önermelerdir.

81 4. Ünite - Anlambilim: Tümce Anlam 75 Analitik Önerme: Her durumda do ruluk koflulunu yerine getiren ve zorunlu do ru de eri alan önermelerdir. Sentetik Önerme: Duruma ba l olarak do ru ya da yanl fl de eri alabilen önermelerdir. Analitik bir önermenin yüklemi ve üyesi tümüyle ayn kavramsal içeri e karfl - l k geldi inde ortaya eflsözlülük ç kar. Kediler kedidir; Çiçekler çiçektir; Aristo Aristodur önermelerinin hepsi eflsözdür. Eflsöz eflanlaml sözcüklerle de üretilebilir. Venüs çoban y ld z d r önermesinde hem Venüs hem de çoban y ld z ayn gösterimi tafl r. Bu nedenle eflsözdür. Afla daki önermeler analitik midir? nsanlar ölümlüdür. Paris dünyan n en güzel kentidir. Kediler memelidir. Zeynebin kedisi çok sevimli. DÜfiÜNEL M SORU Önermelerin Do ruluk Koflullar : Zorunlu ve Yeterli Koflullar D KKAT Her önerme anlamsal özelliklerden oluflur. Örne in Kediler memelidir önermesi kediler üst kavram özelliklerinden canl ve hayvan ve memeli olma anlamsal özelliklerini tafl r ve bu nedenle yüklem olan memeli tan mlamas na uygundur. Bu özellikler içinde [+canl ] ve [+hayvan] olmas kedilerin bu önerme için uygun bir üye olmas na yetmez. Örümcek de canl ve hayvan olma özelliklerini tafl d halde memeli yüklemi için uygun de ildir. Kedinin bu önerme için uygun olmas memeli olma ön kofluluna ba l d r. Canl ve hayvan oluflu da di er koflullard r. Bu önerme ancak ve ancak kediler memeli, canl ve hayvan oldu unda K T A Pdo ru olabilecektir. Öyleyse, bir önermenin do ru olabilmesi için ön koflul olan zorunlu koflul ile yeterli koflullar vard r. Bizim örne imizde zorunlu koflul memeli olma ; yeterli koflullar ise memeli, canl ve hayvan olmad r. TELEV ZYON Baz felsefecilere göre Russellc bir bak fl aç s yla önermelerin do ruluk koflullar yaln zca yap sal iliflkilere de il ba lama göre de er kazan r. Evli olanlar bekard r gibi bir önerme evli ve bekar kavramlar n n çeliflmesi nedeniyle yanl fl de er NTERNET al r. Buradaki koflul yap sald r. Ancak Bugün Eskiflehirde hava ya fll önermesinin do ru olabilmesi bu önermenin sözce olarak üretildi i ba lam koflullar na ba l d r. Sözcede geçen bugün ve Eskiflehir ifadeleri gönderimseldir ve bu önerme ya murlu olan belli bir tarih ve Eskiflehir için söylendi inde ve o gün hava ya fll oldu unda geçerli olacakt r. An msanacak olursa 3. Ünitede dilsel anlam n gerçek dünya ile olan iliflkisini ele al rken Russellc bak fl aç s na de inmifl ve Russell n Fransa kral kel ifadesini bir önerme olarak kabul etmedi ini, bu önermenin gerçek dünyada bir karfl l olmad için geçersiz oldu unu ifade etmifltik. Dikkat edilecek olursa Russell bu bak fl aç s yla dilsel anlam yaln zca sözce ve önerme olarak görür. Bildirim yapan tümceyi sözceden ay rmaz. Strawson (1950), Lemmon (1967) ve Löbner (2002) gibi felsefeci ve anlambilimciler ise önermelerin gerçek dünya gönderimi olmaks z n da do ruluk koflullar aç s ndan ele al nabilece ini ileri sürer. Strawson tan mlamas nda önerme, sözce ve bildirim tümceleri (ifadeler) aras nda bir ayr m yapar. Her bildirim tümcesi farkl bir ba lamda farkl bir sözceye dönüflebilir ve sözcelerin do ruluk koflullar her defas nda konuflan n gönderimine göre de iflebilir. Oysa bir bildirim tümcesi gönderimsiz ele al nabilir ve do ruluk koflullar sözceninkinden farkl olacakt r. Böylece Strawson önermelerin ara- 1 DÜfiÜNEL M SORU D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P TELEV ZYON NTERNET

82 76 Genel Dilbilim-II lar nda bir iliflkilendirme anlam kurduklar sürece gerçek varl klara ve durumlara gönderim olmaks z n geçerli olabilece ini savunur. TÜMCE, ÖNERME VE ANLAMSAL L fik LER Bir tümcedeki sözcüksel anlamsal iliflkiler o tümcenin ve tafl d önermenin anlam n farkl biçimlerde etkileyebilir. Daha önce sözcükler aras anlamsal iliflkileri üst-alt kavram, efl anlam, karfl t anlam v.b. aç s ndan çal flm flt k. fiimdi bu iliflkilerin tümce ve önerme boyutunda kurdu u anlamsal iliflkileri ele alal m: A tümcesi/önermesi zorunlu olarak B tümcesini/önermesini de tafl d nda A tümcesi/önermesi B tümcesi/önermesini gerektirir. E er A B'yi gerektirirse A do ru oldu unda B'de zorunlu olarak do ru olur Gerektirim Bir tümcenin bildirimi kendi bildiriminin yan s ra ç kar msal olan baflka bildirimler de tafl yabilir. Afla da (7) de sundu umuz tümceyi ele alal m. 7. Emrah stanbul da do du. Bu tümce Emrah n stanbul da do du u bildiriminin yan s ra afla daki bildirimleri de tafl r: 7a. Emrah Türkiye de do du. 7b.Emrah erkektir. 7c. Emrah insand r. Emrah stanbulda do du önermesi do ru oldu u sürece (7a,b,c) deki önermeler de do ru olacakt r. (7) deki tümce ile (7a,b,c) aras ndaki iliflki gerektirim iliflkisidir. Gerektirim: A tümcesi/önermesi zorunlu olarak B tümcesini/önermesini de tafl d nda A tümcesi/önermesi B tümcesi/önermesini gerektirir. E er A B yi gerektirirse A do ru oldu unda B de zorunlu olarak do ru olur. ki tümce aras nda gerektirim iliflkisi olmas n garantileyen anlamsal iliflkilerden biri üst kavram iliflkisidir. Emrah stanbul da do du tümcesinde stanbul ve Türkiye aras nda bir kapsama iliflkisi vard r ve Türkiye, stanbul için bir üst kavramd r. Benzer biçimde Emrah ile insan olma ve erkek olma özellikleri aras nda da bir üst kavram iliflkisi oldu unu da söyleyebiliriz. DÜfiÜNEL M 2 Afla daki önermelerde 1. Hangi önerme di erini gerektirir? A. Canan flu anda Pariste kal yor. B. Canan flu anda Fransada. DÜfiÜNEL M A ve B gibi iki tümce aras nda gerektirim iliflkisi olmas A n n do rulu una ba l d r. A do ru SORU de ilse B de do ru olamaz. Ayr ca A olumsuzland nda B gerektiri- SORU mi ortadan kalkabilir. Örne in, U ur Mumcu suikasta kurban gitti gibi bir A önermesi U ur Mumcu öldü B önermesini gerektirir. Ancak A önermesi U ur Mumcu D KKAT D KKAT suikasta kurban gitmedi biçiminde olumsuzland nda art k B önermesi ortadan kalkacakt r. Gerektirim SIRA dikkat S ZDE edilecek olursa karfl l kl bir iliflki de ildir. A önermesi B önermesi gerektirdi inde B önermesi de A y gerektirir diyemeyiz. Örne in, Emrah stanbul da do du önermesi Emrah Türkiye de do du bildirimini de içerirken Emrah Türkiye de AMAÇLARIMIZ do du önermesi Emrah stanbulda do du bildirimini içeremez. An- AMAÇLARIMIZ cak bir tümcedeki sözcükler aras nda bak fl ml karfl tl k iliflkisi oldu unda A tümcesinin gerektirimi K T A Polan B tümcesi ile aras nda çift yönlü bir gerektirim vard r. Afla- K T A P da (8) de sunulan tümce anlamsal olarak (8a) y gerektirir: TELEV ZYON TELEV ZYON NTERNET NTERNET

83 8. Ali Ayfle nin babas d r. 8a. Ayfle Ali nin evlad d r. (8) ve (8a) da sunulan E er X Y nin babas ise Y X in evlad d r anlamsal yap - s bak fl ml bir karfl tl k iliflkisidir ve dolay s yla bu tür bir yap tafl yan önermeler aras ndaki anlamsal iliflki çift yönlü olacakt r. Bu iliflki aç mlama iliflkisi olarak ele al nmaktad r (Hurford ve di erleri, 2007). Aç mlama: ki önerme aras ndaki gerektirim çift yönlü oldu unda aralar ndaki iliflki aç mlama iliflkisidir. Önvarsay m Tümceler aras nda gerektirime benzeyen ancak farkl olan bir ç kar m iliflkisi daha vard r: Önvarsay m. Gerektirim iliflkisinde gerektiren tümce/önerme olumsuzland nda gerektirim iliflkisinin iptal edilebildi ini görmüfltük. Oysa afla da (9) da ve (10) da verilen tümcelerdeki Murat n bir kedisi var önermesi hem olumlu hem de olumsuz tümce biçimlerinde ortadan kalkmamaktad r: 9. Murat n kedisi çok güzel. 10. Murat n kedisi hiç güzel de il. 4. Ünite - Anlambilim: Tümce Anlam (9) ve (10) daki tümcelerde konuflmac dinleyenin Murat ad ndaki kifliyi ve onun bir kedisi oldu unu bildi ini varsayar ve sözcesini buna göre düzenler. Burada dikkat edilmesi gereken, gerektirim mant ksal bir özellik iken önvarsay m sözce ile ve konuflmac n n karfl s ndakinin bilgi düzeyine göre sözcesini düzenlemesiyle ilgili bir özelliktir. E er dinleyici konuflmac n n Murat ad nda bir arkadafl oldu unu ve onun da bir kedisi oldu u bilmiyorsa konuflmac sözcelerini buna göre düzenler ve (9) da ç kar msal olarak sunulan önvarsay m bilgisini aç kça dile getirerek Murat ad nda bir arkadafl m var, onun da bir kedisi var. Çok sevimli der. Bu nedenle önvarsay m her ne kadar tümceler ve önermeler aras anlamsal bir iliflki gibi görünse de konuflma koflullar na göre ortaya ç kt ndan daha çok sözce ile ilgili edimsel bir özelliktir. Dolay s yla önvarsay m sözcelerin önermeleri aras ndaki anlamsal iliflkiyle ilgilidir (Löbner, 2002). Önvarsay m: Konuflmac n n sözcesinde dinleyenin önceden bildi ini varsayd bilgiyi ç kar msal olarak sunmas d r. Daha önce de belirtti imiz gibi önermeler aras ndaki iliflkinin önvarsay msal olup olmad n anlamak için olumsuzluk testini kullanmam z gerekir. Örne in, Sigaray b rakt ma piflman m sözcesi önceden sigara içerdim önermesini de önvarsayar. Sigaray b rakt ma piflman de ilim olumsuz sözcesi de ayn önermeyi hala önvarsaymaktad r. flte, önvarsay m n olumsuz sözcelerde de kalmas olumsuzlu a direflim olarak adland r l r. Önvarsay ma kimi zaman varolma arka plan bilgisi olarak tümceden ulafl labilir. Arabam bozuldu sözcesi bir arabam var önvarsay m n ; Murat n kedisi sar fl n sözcesi ise Murat n bir kedisi var önvarsay m n tafl r. Kimi zaman da önvarsay m bilgisi ana tümcenin tümleci olan bir iç tümceyle sunulabilir. Sigaray b rakt ma memnunum tümcesinde sigaray b rakt ma ana tümceye yerlefltirilmifl bir ad tümceci idir ve daha önce sigara içerdim önvarsay m n yans t r. Annemin stanbul dan ayr ld n kimse bilmiyor tümcesinde de Annemin stanbul dan ayr ld - n ad tümceci i annem daha önce stanbul da idi önvarsay m n yans tmaktad r. Baz eylemler ald klar tümceciklerdeki önvarsay m bilgisini engellerler. Örne- in Bahçede bir adam gördüm sand m tümcesinde sanmak eylemi bahçede bir 77 Aç mlama iki önerme aras ndaki gerektirim çift yönlü oldu unda aralar ndaki iliflki aç mlama iliflkisidir. Önvarsay m konuflmac n n sözcesinde dinleyenin önceden bildi ini varsayd bilgiyi ç kar msal olarak sunmas d r.

84 78 Genel Dilbilim-II Resim 4.1 Sanmak eylemi olgusal olmayan bir tutum eylemidir. Farenin Bunu tuzak sanm flt m sözcesinde bir tuzak var önvarsay m sanmak eylemi ile ortadan kalmaktad r. Karikatür:Selçuk Erdem adam var önvarsay m n engeller. Öte yandan kimi eylemler önvarsay m tetikler. Bahçede bir adam gördü üme eminim tümcesinde emin olmak ile bahçede bir adam var önvarsay m garantilenmifl olur. Önvarsay m engelleyen veya tersine tetikleyen bu tür eylemlere önermesel tutum eylemleri denir. Önermesel tutum eylemleri olgusall k d fl ve olgusal olmak üzere iki türdedir. Önermesel Tutum Eylemlerine flunlar örnek olarak verilebilir: Olgusal Olmayan: Sanmak, inanmak, zannetmek, farz etmek, hayal etmek, istemek v.b. Olgusal Olan: Fark etmek, piflman olmak, b rakmak, görmek, v.b. 3 Afla daki tümcedeki önvarsay m nedir? Ö rencilerin hepsi derse zaman nda gelmedi. Çeliflki DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M B önermesi A önermesinin do ruluk de eriyle çeliflti inde aralar nda çeliflki oluflur. Örne in, SORU Ali Ankara ya gitti önermesi e er do ruysa Ali hiç Ankara da bulun- SORU mad önermesi çeliflkilidir. Benzer biçimde Ali evli ama henüz evlenmedi önermesinde de e er Ali evli do ruysa henüz evlenmedi yanl fl olmal d r. Dikkat edece- D KKAT D KKAT iniz gibi çeliflki söz konusu oldu unda A do ruysa B yanl fl olmal d r. Yukar daki karikatürde bunu tuzak sanm flt m ile ama asl nda tuzakm fl tümceleri çeliflkilidir. Bu çeliflki sanmak eylemi ile asl nda tuzakm fl ifadelerinin çeliflmesi söz Çeliflki iki önerme aras nda A do ru iken B'nin A'y konusudur. yanl fllayan içerik sunmas d r. Çeliflki: ki önerme aras nda A do ru iken B nin A y yanl fllayan içerik sunmas d r. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON

85 4. Ünite - Anlambilim: Tümce Anlam 79 TÜMCE ANLAMI VE SÖZD Z M Anlamsal Roller Tümce anlam daha önce de de indi imiz gibi birleflimseldir ve sözcüksel, dilbilgisel ve sözdizimsel bileflenlerin bir arada yorumlanmas yla tümce anlam na ulafl - l r. Sözcükler ait olduklar ulam n dilbilgisel ve anlamsal özelliklerini hem öbe e hem de tümceye tafl rlar. Eylemler tümcede EÖ nün bafl d r ve dilbilgisel özelli i olan geçifllili e göre bir EÖ oluflur. Örne in, k rmak eylemi geçifllidir ve iç üye olarak tümleci konumuna k r labilir anlamsal özelli ini tafl yan bir AÖ almas gerekir. Oysa ölmek eylemi geçiflsizdir ve bir iç üye alamaz. Ali *kendini/ayfleyi öldü ifadesi bu nedenle bozuktur. Bir tümcede sözdizimsel olarak do rudan nesne eylemin iç üyesi özne ise d fl üye dir. Eylem bafl oldu u öbek içinde bir anlamsal seçim ifllemi yapar ve iç üyesini kendi anlamsal özelli ine uygun olarak seçer. Örne in k rmak eylemi k r labilir olma anlamsal özelli ini tafl yan cam, porselen vazo, v.b. adlar seçebilir. K r labilir olma özelli ini tafl mayan adlarla ortaya bozuk ifadeler ç kar: *su k rmak, *kitap k rmak v.b. Asl nda eylemin anlamsal etkisi iç üyesi ile s n rl de ildir. fiimdi afla daki tümcenin neden bozuk oldu unu saptamaya çal flal m: 11. *Tafl uyudu. Yukar daki tümce geçifllilik aç s ndan sorun tafl mamaktad r çünkü geçiflsiz eyleme uygun olarak iç üye yoktur. Sorun, uyumak eyleminin [+canl ] bir özne gerektirmesinden kaynaklanmaktad r. Öyleyse eylem yaln zca iç üyesi olan nesneye de il, özneye de baz anlamsal özellikler yükler. Eylemlerin nesnelere ve öznelere yükledi i anlamsal özellikleri bir oyundaki rol da t m na benzetebiliriz. Örne- in, cinayet konulu bir oyunda bir katil-öldürme eylemini yerine getiren; bir de kurban-öldürülen ve eylemden etkilenen olacakt r. Öyleyse, öldür- eylemi öznesine edici nesnesine ise etkilenen rolü yüklemektedir. flte, eylemlerin üyelerine yükledikleri rollere anlamsal roller denir. Anlamsal Roller: Eylemlerin özne ve nesne olan üyelerine eylemin gerçekleflebilmesi için verdi i rollerdir. Öldürmek eyleminin özneye yükledi i rollerden biri ED C rolüdür. Edici rolü öznelere özgü bir roldür ve öznenin bir fiziksel eylemi bilinçli veya gücül olarak yerine getirmesini gerektirir. K rmak, piflirmek, y rtmak, koflmak v.b. eylemler öznelerine edici rolü yüklerler: 11. Emrah cam k rd 12. Rüzgâr fidanlar k rd. 13. Ayfle yemek pifliriyor. 14. Murat gazeteyi y rtt. (11), (12) ve (13) ve (14) te görülen tümcelerde özneler bilerek fiziksel bir eylemi gerçeklefltirirler. (11) de k rmak eyleminin tümcedeki öznesi [+insan] iken (12) de özne [-canl ] özelliktedir ve k rmak eylemini gücül olarak yerine getirir. Öldürmek eylemine geri dönecek olursak, bu eylemle kullan lacak olan nesne canl iken eylem sonucunda ölece i için bir de iflime u rayacakt r. Öyleyse öldürmek v.b. eylemler nesnelerine etkilenen rolü yüklerler. ETK LENEN rolü yüklenen üyelerin bir de iflime u ramas gerekmektedir. Yukar daki tümcelerin hepsinde eylemler nesnelerine etkilenen rolü yüklemektedir. Peki, yaln zca nesneler mi etkilenen rolü yüklenir? Hay r. Özne de etkilenen rolü yüklenebilir. Örne in, ölmek eylemi geçiflsizdir ve öznesine etkilenen rolü yükler. Anlamsal Roller eylemlerin özne ve nesne olan üyelerine eylemin gerçekleflebilmesi için verdi i rollerdir.

86 80 Genel Dilbilim-II DÜfiÜNEL M SORU 4 fiimdi nesnesi gazete olan baflka bir eylem üzerinde çal flal m. Afla daki tümcelerin ikisinde de nesne gazete dir. Peki, üstlendikleri rol ayn m? 14. Murat gazeteyi y rtt. 15. Murat gazeteyi okudu. Daha önce gördü ümüz gibi (14) te nesnenin üstlendi i rol etkilenen olacakt r çünkü de iflime u rar. Oysa (15) te nesne bir de iflime u ramaz. Burada gazete eylemin yerine getirilmesinde bir konu oluflturur ve bize eylemin ne hakk nda yap ld n gösterir. Öyleyse, (15) te nesnenin üstlendi i rol KONU rolüdür. Zeynep arkadafl n arad, Fatma dilbilim okuyor örneklerinde nesnelerin üstlendi i rol konu rolüdür. Anlambilim dilbilimin alt alanlar ndan biridir örne inde de anlambilim konu rolünü yüklenmifltir. Eylem baz üyelerine de YARARLANICI rolü yükler. Eylem bir üye için gerçeklefltirildi inde üye yararlan c d r. Afla daki örneklerde s ras yla Ayfle, Murat üyeleri yararlan c rolü yüklenmifllerdir. 16. Ayfle ye çay demledim. 17. Fatma Murat a yemek piflirdi. Özne duygusal, duyuflsal veya durumsal bir süreci yaflad nda üstlendi i rol DENEY MC rolüdür. Duymak, görmek, sevmek, özlemek, hofllanmak gibi eylemler özneye deneyimci rolü yüklerler. Tümcede eylemin geldi i yönü gösteren üye KAYNAK rolü; eylemin oldu u yeri gösteren üye YER rolü, eylemin hangi yöne do ru oldu unu gösteren üye ise HEDEF rolü yüklenir. Eylemin ne ile yap ld n gösteren üye ise ARAÇ rolü yüklenir. Afla daki örneklerde s ras yla çeflmeden kaynak rolü; masan n üstünde yer rolü; annelerine hedef rolü ve f rça ile araç rolü yüklenir. 18. Kedi çeflmeden su içti. 19. Kitaplar masan n üstünde unuttum. 20. Çocuklar annelerine çiçek verdi. 21. Duvar f rçayla boyad k. Afla daki örneklerde alt çizili AÖ lerin yüklendi i rolü belirleyiniz: 1. Emrah arkadafl na mektup gönderdi. 2. Çocuklar cam taflla k rm fl. DÜfiÜNEL M 3. Buzlar eridi. 4. Çantam otobüste unuttum. SORU YÜKLEM D KKAT D KKAT Yüklemleme tümcenin Yüklem ve Yüklemleme öbeklerini önermesel düzlemde iliflkilendirme Sözdizimsel yap da Eylem Öbe i üyelerini seçmesi ve bir tak m anlamlar yüklemesi aç s ndan tümceyi oluflturan birim olarak ele al nabilir. Benzer biçimde önerme ifllemidir. yap s nda yüklem önermeyi oluflturan üyedir ve yüklem d fl ndaki birimler yüklemin üyeleridir. Yüklem üyelerini birbirleriyle iliflkilendirmek için yüklemleme iflini yapar. Ayfle AMAÇLARIMIZ masaya kitap ifadeleri koy yüklemi taraf ndan birlefltirilerek Ay- AMAÇLARIMIZ fle masaya kitap koydu önermesine ve Ayfle masaya kitaplar koydu, Kitab masaya Ayfle koydu K T Aveya P Masaya kitap koydu Ayfle gibi tümcelere ulaflabiliriz. Öy- K T A P leyse bu tümcelerdeki önerme yap s yüklem ve üyeleri aç s ndan flöyledir: TELEV ZYON TELEV ZYON NTERNET NTERNET

87 4. Ünite - Anlambilim: Tümce Anlam 81 YÜKLEM: koymak ÜYE:Ayfle ÜYE:Masa ÜYE:Kitap Bu yüklemlemeyi flu iflaretlemeyle de gösterebiliriz: koy ( Ayfle, masa, kitap) Bu iflaretlemede koy yüklemi üç üyeyi yüklemler. Ali öldü önermesinde ise öl yüklemi tek üyeyi yüklemler. Öyleyse, yüklemler yüklemleme yapt klar üye say s na göre tek üyeli, iki üyeli ve üç üyeli olmak üzere üç türde ele al nabilirler. Yüklemleme: Tümcenin öbeklerini önermesel düzlemde iliflkilendirme ifllemidir. Dikkat edilecek olursa yukar da verilen tümcelerdeki dizilimler farkl d r ve tümce aç s ndan ortaya ç kan anlamsal yap lar da farkl d r. Kitab Ayfle masaya koydu diziliminde kitap tümce bafl na tafl nm fl ve belirli biçimi alm flt r. Bu nedenle Ayfle masaya kitap koydu dizilimindeki kitap belirsiz iken kitab belirlidir. Ancak daha önce de belirtti imiz gibi önermeler tümcelerden farkl olarak sözdizimden kaynaklanan anlamsal farkl l klar tafl maz. Yüklemleme iflini yapan bir eylem olabilece i gibi bir ad veya s fatta olabilir. Ayfle çok kibar önermesinde kibar bir s fatt r. Ayfle ö retmen önermesinde ise ö retmen bir add r. Yüklemleme bir ad veya s fat taraf ndan yap ld nda adc l yüklem; bir eylem taraf ndan yap ld nda ise eylemcil yüklem ortaya ç kar. Yüklemler ayr ca bir ifl veya olay aktard klar nda olay yüklemi; bir durum ve oluflu aktard klar nda ise durum yüklemi olarak s n fland r l r. Vendler a göre (1957; 1967) yüklemlerin bir durumu veya bir olay aktarmalar nda eylemin anlamsal yap s etkilidir. Kimi eylemler sürebilen bir etkinli e; kimileri ise zamanda belli bir süre sürerlik gösteremeyen etkinliklere karfl l k gelir. Yürümek eylemi ile düflmek eylemini karfl laflt ral m. nsan saatlerce yürüyebilir. Mehmet saatlerce flehrin sokaklar nda yürüdü diyebiliriz. Ancak saatlerce düflmek gibi bir ifade olamaz ve Mehmet saatlerce a açtan yere düfltü diyemeyiz. Düflmek ve yürümek eylemlerinin her ikisi de olay yüklemi olufltururlar ancak ortaya ç kan yüklem eylemlerin zamanda süreklilik gösterebilmeleri aç s ndan farkl olacakt r. Öte yandan sevmek, hofllanmak, bilmek gibi eylemler fiziksel bir etkinli e de il biliflsel veya duygusal bir etkinli e karfl l k gelirler. Bu tür eylemler ile kurulan yüklemler durum yüklemidir. Durum yükleminde sevmek gibi eylemler oldu unda ne bafllama zaman n, ne sürme zaman - n saptayabiliriz ve tümcede zamansal s n rlama ifade eden öbekler koymak olas de ildir. Bu nedenle Mehmet *iki saattir/ üç gündür/üç y ld r beni seviyor veya Mehmet *iki saat içinde /üç gün içinde /üç y l içinde beni sevdi tümceleri bozuktur. Vendler n yapt olay ve durum yüklemi s n fland rmas zamansal sürerlik olup olmamas n temel ald için sözcüksel görünüfl s n fland rmas olarak da adland r l r. Görünüfl, bir eylemin bitip bitmedi ine dair verilen bilgidir. Görünüfl hem dilbilgisel bir ulam olarak hem de eylemlerin kendi içsel özelli i olarak tümceye yans r. Dilbilgisel ulam olarak bitmifllik ve bitmemifllik görünüfl ulamlar vard r. (Daha ayr nt l bilgi için Biçimbilim 4. Ünitesine bak n z). Görünüfl: Bir eylemin bitip bitmedi i ile ilgili bilgi verem sözcüksel ve dilbilgisel ulamd r. Sözcüksel görünüflü temel alan Vendler s n fland rmas nda 4 tür eylem sunulmaktad r: Görünüfl bir eylemin bitip bitmedi i ile ilgili bilgi verem sözcüksel ve dilbilgisel ulamd r

88 82 Genel Dilbilim-II 1. Durum eylemleri: Sevmek, hofllanmak, be enmek v.b. 2. Edim Eylemleri: Yürümek, koflmak, yüzmek, temizlemek, v.b. 3. Eriflme Eylemleri: Bitirmek, bafllamak, varmak, v.b. 4. Tamamlama Eylemleri: bir mektup yazmak, bir kadeh flarap içmek, karfl k y ya yüzmek, v.b. Vendler eylemlerin görünüfl türlerini saptamak üzere [+/- bitimli] olma anlamsal özelli ini kullan r. Baz eylemler içsel olarak bir etkinli in bafllang ç ya da bitifl noktas na gönderim yaparlar ve dolay s yla bitimli eylemlerdir. Zamanda süreklilik gösteremezler. Örne in, bitmek eylemi bir ifli yapma etkinli inin son noktas d r. Ödevi bitirdim dedi imizde ödevi haz rlama iflinin sonunda oldu umuz anlafl l r. Tepeye vard m örne inde de Tepeye t rmanma iflini bitirdim bilgisi vard r. Öyleyse varmak bir mesafenin bitim noktas n gösterir. Eriflme eylemleri bitimlidir. Benzer biçimde bir edim eylemini zamansal ya da fiziksel bir ölçüm yapan bir ölçüm öbe iyle kulland m zda da eylemi [+bitimli] yapm fl oluruz. mektup yazmak edim eylemidir. Saatlerce sürebilir. Dün mektup yazd m ifadesinde eylem aç s ndan bir bitimlilik söz konusu de ildir. Ancak Dün bir mektup yazd m dedi- imizde bir mektup yazmak eylemin in ne kadar sürdü üne ve bitti ine dair bilgi verir. Böylece eylem de bir bitimlilik kazan r. Bir ölçüm öbe i ile bitimli hale gelen eylemler tamamlama eylemleridir. Eriflme eylemi ile tamamlama eylemi aras ndaki yap sal fark fludur: Eriflme eylemleri bitimlili i içsel bir anlamsal özellik olarak tafl rlar. Tamamlama eylemleri ise ancak Eylem Öbe inde bu özelli i bir Ölçüm Öbe i ile yüklenirler. Bir eylemin bitimlilik tafl y p tafl mad n içinde testi ile anlayabiliriz. Afla daki örnekleri inceleyelim: 22. Da c lar iki saat içinde/ iki saatte tepeye vard. 23. Filiz iki saat içinde/ iki saatte duvar boyad. 24. Altu *iki saat içinde/ iki saatte yürüdü. 25. Can *iki saat içinde/ iki saatte konufltu. 26. Mehmet *iki saat içinde/iki saatte beni sevdi. (22) de ve (23) te sunulan örnekler içinde testinden geçebilirken (24), (25) ve (26) da sunulan örnekler geçememektedir. Tepeye varmak bir eriflme eylemidir ve bu özelli i tümceden almaz. Ancak boyamak eylemi asl nda bir edimdir. Günlerce duvar boyad m da denebilir. Örnekte duvar ifadesi belirli bir duvar anlam tafl d ndan eylemin ne kadar süre yap lm fl oldu u da ölçülür. Dolay s yla duvar boyamak bir tamamlama eylemidir. Öte yandan (24) ve (25) te sunulan tümcelerdeki yürümek ve konuflmak eylemleri edim gösteririler. Edim eylemleri [+sürer] ve [-bitimli] özellik tafl rlar. Bir eylemin sürdü ü ile ilgili bilgi sunarken bitimi ile ilgili bilgi sunmazlar. Bir eylemin edim eylemi olup olmad n boyunca testi ile anlayabiliriz. Boyunca belirteci ancak sürebilen eylemlerle kullan labilir. Daha önce (24) ve (25) te sundu umuz tümceler boyunca belirteci ile sorunsuz kullan labilmektedir: Altu iki saat boyunca yürüdü ve Can iki saat boyunca konufltu. (26) da gördü ümüz sevmek eylemi ise ne edimler gibi sürerlik ne de eriflim ve tamamlama eylemleri gibi bitimlilik tafl rlar. Bu tür eylemler [+dura an] d r ve ne bafllang c na, ne de bitifline zamansal olarak gönderim yap labilir. *Dün ngilizce bilmeye bafllad m ve * ki saat/iki gün/ iki y l içinde ngilizce bildim ifadesi bu nedenle bozuktur.

89 4. Ünite - Anlambilim: Tümce Anlam 83 fiimdi Vendler n önerdi i eylem türlerinin [+/-sürer], [+/-bitimli] ve [+/-dura an] olufluna göre da l mlar n afla daki tabloda görebiliriz: Edim Eriflim Tamamlama Durum Bitimli Sürer Dura an Tablo 4.1

90 84 Genel Dilbilim-II Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 A MAÇ 3 Sözce anlam, tümce anlam ve ifade anlam aras nda ayr m yapabilmek ve farkl anlam düzeylerinin de iflkenlerini betimleyebilmek. Tümce anlam her hangi bir ba lamdan ba ms z, yaln zca sözcüksel, dilbilgisel ve sözdizimsel bileflenler aç s ndan tan mlanabilen anlam demektir. Sözdizimsel bir bütünlük oluflturan ifadeler her hangi bir ba lamdan ba ms z ele al nd - nda tümce olarak adland r l rlar. Sözce anlam ise her hangi bir tümce belli bir ba lamda ba lam n gerektirdi i gönderim ve do ruluk koflullar aç s ndan tan mland nda ortaya ç kan anlam demektir. Sözce anlam aç s ndan ba lam, gönderim bilgisi ve hangi koflullarda sözcenin geçerli olabilece i bilgisini gereklidir. Önerme sözce ve tümcelerin soyut kavramsal içeri idir. Önermeler yüklem ile onun üyeleri aras ndaki kavramsal bütünlüktür ve bir olgu hakk nda bildirim yaparlar. Önerme anlam dilbilgisi ve sözdizimden ba ms z betimlenir. Yaln zca bildirim yapan tümcelerin önermeleri vard r. Örne in, soru tümceleri önerme düzeyinde ele al namaz. Önerme türlerini do ruluk koflullar aç s ndan tan mlayabilmek ve farkl türden önermeleri çözümleyebilmek. Önermeler do ruluk koflullar aç s ndan zorunlu do ru olan analitik önerme ve koflullara göre do ru veya yanl fl olabilen sentetik önerme olarak ikiye ayr l r. Analitik önermeler olgulara dayal genellemeleri (Günefl do udan do ar) ve eflsözlülü ü içerir. Bir önermenin do ru olmas zorunlu koflul ve yeterli koflullar yerine getirmesiyle sa lan r. A MAÇ 4 Önermeler aras anlamsal iliflkileri betimleyebilmek. Önermeler aras ndaki temel iliflki türlerinden biri gerektirimdir. Gerektirim A tümcesi/önermesi zorunlu olarak B tümcesini/önermesini de tafl d - nda A tümcesi/önermesi B tümcesi/önermesini gerektirir. E er A B yi gerektirirse A do ru oldu- unda B de zorunlu olarak do ru olur. Gerektirimlerde iliflki tek yönlüdür. Örne in Abdi pekçi suikaste kurban gitti önermesi Abdi pekçi öldü önermesini gerektirir ancak Abdi pekçi öldü önermesi Abdi pekçinin nas l öldü ü bildirimini gerektirmez. Önermeler aras ndaki di er bir iliflki türü de önvarsay md r. Önvarsay m konuflmac - n n sözcesinde dinleyenin önceden bildi ini varsayd bilgiyi ç kar msal olarak sunmas d r. Önvarsay m tümceden çok sözce ile ilgilidir. Çeliflki ise A önermesi do ruyken B önermesinin yanl fl olmas durumudur. Ali evde ama flu anda evde de il çeliflen iki bildirimi içerir. Evde oldu u do ruysa evde de il önermesi yanl fl olmal d r. Tümcenin sözdizimsel yap s ile anlamsal yap s aras ndaki iliflkiyi Eylem Öbe i ve yüklem aç s ndan çözümleyebilmek. Eylem Öbe i üyelerine anlamsal roller yükler. Anlamsal roller bir eylemin yerine getirilebilmesi için gerekli koflullarla ilgilidir. Örne in, k rmak eyleminin yerine getirilebilmesi için [+canl ] bir özneye ihtiyaç vard r. Fiziksel bir eylemi yerine getiren özne ED C rolü üstlenir. K rmak eyleminden etkilenerek dönüflüm geçiren üye ise ET- K LENEN rolündedir. Üye eylemden etkilenmek yerine eylemin ne hakk nda oldu unu gösteririse KONU rolünü yüklenir. Kitap okumak öbe- inde kitap konu rolündedir. Eylemin kayna ya da ç k fl noktas n gösterdi inde KAYNAK; hangi yöne do ru oldu unu gösterdi inde HE- DEF; üye eylemden yararland nda YARARLA- NICI rolünü al r. Özne olan üye eylemle duygusal, biliflsel ve duyusal bir süreç geçirdi inde ise DENEY MC olur. Önermelerin kurucular ise yüklemlerdir. Bir yüklem yüklemleme ile üyeler aras ndaki olay ve durumun yerine getirifli aç s ndan iliflkilendirmeyi kurar. Yüklemler tafl d klar olay yap s eylemlerin sözcüksel görünüfl özelli i aç s ndan farkl - l k gösterir.vendler in s n fland rmas na göre 4 tür eylem vard r: Edim, eriflme, tamamlama ve durum. Eylemleri görünüfl özellikleri aç s ndan birbirinden ay ran özellikler sürerlilik, bitimlilik ve dura anl kt r.

91 4. Ünite - Anlambilim: Tümce Anlam 85 Kendimizi S nayal m 1. Afla dakilerden hangisi sözce anlam n n özelliklerinden biridir? a. Do ruluk koflullar b. Kavramsal içerik c. Yüklemleme d. Birleflimsel anlam e. Sözcüksel anlam 2. Analitik önermeler ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi do rudur? a. Genellemeler içermez. b. Ba lama göre yanl fl olabilir. c. Yeterli koflullar tafl maz. d. Karfl tl k içerir. e. Her koflulda do rudur. 3. (I) Ali arabas n n anahtar n kaybetmifl. (II) Alinin bir arabas var. Afla dakilerden hangisi yukar da verilen önermeler aras ndaki anlamsal iliflkiyi do ru olarak betimler? a. Çeliflki b. Gerektirim c. Önvarsay m d. Eflsöz e. Alt kavram 4. Afla daki tümcelerden hangisi aç mlama içerir? a. Bütün ö renciler derse erken geldi. b. Can yar n gidecek. c. Akflam ya mur ya d. d. Anlambilim anlambilimdir. e. Kitaplar dergilerin alt nda. 5. Afla dakilerden hangisi önvarsay m özelliklerinden biri de ildir? a. Konuflmac sözcesini dinleyicinin bilgi durumuna göre düzenler. b. Arka plan bilgisi sözcelerde ç kar msal sunulur. c. Önvarsay m varolma bildirimi yapar. d. Önvarsay m do ru veya yanl fl olabilir. e. Olgusal eylemler önvarsay m tetikler. 6. Afla daki tümcelerin hangisinde alt çizili üye etkilenen rolü üstlenmifltir? a. Çocuklar top oynad. b. Ayfle annesini özlemifl. c. Ö renciler soru çözüyor. d. Karadeniz aç klar nda bir gemi batt. e. Kufllar güneye göç ediyor. 7. Afla dakilerden hangisi anlamsal rollerden biri de- ildir? a. Konu b. Tafl ma c. Kaynak d. Araç e. Edici 8. Afla daki tümcelerde alt çizili eylemlerden hangisi tamamlama eylemidir? a. Semih çok güzel bir resim çizdi. b. Murat bütün gün spor yapt. c. Belediye görevlileri sokaklara afifl as yor. d. Dün yeni bir ifle bafllad m. e. Arkadafllar m Ankarada kal yor. 9. Durum yüklemeleri ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi do rudur? a. Adc l yap tafl rlar. b. Zamanda sürerlik gösterir. c. Dura and rlar. d. S fatlardan oluflur. e. çsel olarak bitimlidir. 10. Afla daki önermelerden hangisi sentetiktir? a. Memeliler do urgand r. b. Çocuklar yetiflkin de ildir. c. Bekârlar yaln zd r. d. Antartika kuzey kutbundad r. e. Çoban Y ld z Venüstür.

92 86 Genel Dilbilim-II Okuma Parças ÇA IN B LGE TANI I Y ld r m Türker Russel: Üç tutku yönlendirdi hayat m : Sevgi açl, bilgi aray fl ve insanl n ac lar na yönelik dayan lmaz bir merhamet. Bahçede bir kez daha a rlaman n zaman d r. Ça n en iyi anlam fl düflünürlerdendi. Arada döne döne Russel okumak insana iyi gelir. 97 yafl na kadar yaflam fl olan bu benzersiz adam, hemen her konuda yap t üretti. Analitik felsefenin önde gelen kuramc lar ndan olan Russel, mant k konusunda devrimci ad mlar n yolunu açt. Denemelerindeki berrakl k dinden siyasete, edebiyattan elefltiriye kadar çeflitli alanlar ayd nlat yordu. Y lmaz bir aktivistti. I. Dünya Savafl na karfl ç kt için Cambrid-ge, Trinity College dan at ld. Daha sonralar New York City College dan da at lacakt. Vatanseverler hep vatan için ölmekten söz eder, asla vatan için öldürmekten de il diyordu y l nda alt ayl na Brixton Hapishanesi nde kald. Edebiyatç parlakl O, her zaman bir edebiyatç parlakl, bir bilim adam berrakl yla tatl tatl anlat r. Siyaset üstüne flu dediklerine bir bak n: Hükümet icraatlar sonucunda herkesin inan p ç kt saçmal klar n sonunun gelmeyece ine ikna oldum. Bana uygun bir orduyla onlara s radan insan n pay na düflenden daha fazla para ve daha bol yemek sa layacak gücü de verin, ben de otuz y l içinde, nüfusun büyük bir ço unlu unu, iki art ikinin befl oldu una, suyun s t ld nda dondu una ve so udu unda da kaynad na ya da devletin ç karlar na hizmet edecek baflka her türlü saçmal a inand ray m. Elbette bu gibi inançlar oluflturulduktan sonra bile insanlar su s tmak için çaydanl buzdolab - na koymayacaklard r. Suyun so ukta kaynad, pazar ayinlerine özgü, kutsal ve mistik, huflu içinde sözü edilecek ama günlük hayatta asla uygulanmayacak bir hakikat olacakt r. Sonunda, bu mistik doktrinin sözlü olarak inkâr yasalara ayk r kabul edilip inatç heretikler de halk önünde dondurularak cezaland r lacakt r. Bu resmi doktrini büyük bir hevesle benimsemeyen kimsenin ö retmenlik yapmas na ya da yetki sahibi olmas na izin verilmeyecektir. Sadece en üst düzeydeki yetkililer kendi aralar nda bütün bunlar n ne kadar saçma oldu- unu f s ldafl p ard ndan da içip e lenmeye devam edeceklerdir. Chomsky, gerek felsefe ve mant k konusundaki katk lar gerekse eylemci kiflili iyle kendisini çok etkilemifl olan Bertrand Russel Einstein la karfl laflt r r: nsanl n karfl s ndaki ciddi tehlikeler konusunda hemfikirdiler, ancak tepki vermek için farkl yollar seçtiler. Einstein n tepkisi Princeton da oldukça rahat bir yaflam sürüp kendisini çok sevdi i araflt rmalar na adamak ve ara s ra birkaç dakika ara verip bir kehanette bulunmakt. Russel n tepkisiyse gösterilere öncülük edip polisler taraf ndan götürülmek, güncel sorunlar hakk nda genifl kapsaml yaz lar yazmak, savafl suçlar mahkemeleri düzenlemek vb flekillerde oldu. Sonuç? Russel o zaman da flimdi de kötülenip suçland, Einstein ise bir aziz olarak yüceltildi. Bu, bizi flafl rtmal m? Hiç de de il? Vietnam Savafl s ras nda Sartre la birlikte Uluslararas Savafl Suçlar Mahkemesi ni kurdu. 89 yafl ndayken Parlamento Meydan nda nükleer silahlanmaya karfl yap lan bir gösteride tutukland. Hayat n nefretle mücadele ederek geçirdi. Okullarda çocuklara okutulan tarih kitaplar n n, o ülkenin tarihçileri taraf ndan de il, baflka bir ülkenin (hatta düflman ülkenin) tarihçileri taraf ndan yaz lm fllardan okutulmas önerisi dinleyenin kula n s zlatabilir ama tarih iflte o zaman y llar süren ve hep bizim kazand m z kanl bir savafl (masal) olmaktan ç kar... flte o zaman bize karfl pencereden bakan komflunun öcü olmad n, onun da bizim gibi aflamalardan (okullardan) geçip tam da devletinin istedi i gibi bir koyun (pardon özür diliyorum... tamamen vatandafl demek istemifltim oysa) oldu unu ve tarihte kazanan büyük hükümdar n savafllarda galip gelen de il aksine halk na en uzun bar fl yaflatan küçük insanlardan oldu unu ö renirdik... Ve lakin mürekkeple de il kanla yaz l yor tarih dünyan n bütün devletlerinde. Kendini anlatt bir fliirde, Üç tutku yönlendirdi hayat m : Sevgi açl, bilgi aray fl ve insanl n ac lar na yönelik dayan lmaz bir merhamet der. Aflk ve bilgi göklere yükseltti/ Ama merhamet beni her seferinde çekip yere indirdi diye devam eden fliirinin son dizesi, flte hayat m böyle geçti, yaflanmaya de er buldu um dur. Kaynak: Radikal Gazetesi, 04/12/2010

93 4. Ünite - Anlambilim: Tümce Anlam 87 Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. a E er yan t n z do ru de ilse Anlam Türleri ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 2. e E er yan t n z do ru de ilse Önerme Türleri ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 3. c E er yan t n z do ru de ilse Önvarsay m ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 4. e E er yan t n z do ru de ilse Aç mlama ve 1. Ünitedeki bak fl ml karfl tl k ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 5. d E er yan t n z do ru de ilse Önvarsay m ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 6. d E er yan t n z do ru de ilse Anlamsal Roller ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 7. b E er yan t n z do ru de ilse Anlamsal Roller ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 8. a E er yan t n z do ru de ilse Vendler n Eylem S n fland rmas ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 9. c E er yan t n z do ru de ilse Vendler n Eylem S n fland rmas ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. 10. c E er yan t n z do ru de ilse Önerme Türleri ile ilgili bölümü tekrar çal fl n z. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 nsanlar ölümlüdür ve Kediler memelidir önermeleri her koflulda do ru olan de iflmez bir olguyu bildirdikleri için analitiktir. Ancak Paris dünyan n en güzel baflkentidir ve Zeynebin kedisi çok sevimli önermeleri kifliye ba l yarg lar içerdi i için do ru veya yanl fl olabilir. Dolay s yla sentetik önermelerdir. S ra Sizde 2 A. Canan flu anda Pariste kal yor. B. Canan flu anda Fransada. A önermesi B önermesini gerektirir. Paris Fransa n n alt s n f ndad r. S ra Sizde 3 Ö rencilerin hepsi derse zaman nda gelmedi. Bu tümcedeki önvarsay m Derse geç gelen ö renciler var önermesidir. S ra Sizde 4 Afla daki tümcelerde alt çizili üyelerin anlamsal rolleri flunlard r: 1. Emrah arkadafl na mektup gönderdi. Arkadafl na: Hedef 2. Çocuklar cam taflla k rm fl. Taflla: Araç 3. Buzlar eridi. Buzlar: Etkilenen 4. Çantam otobüste unuttum. Otobüste: Yer

94 88 Genel Dilbilim-II Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Chierchia, G. ve S. M. Ginet. (1991). Meaning and Grammar: An introduction to Semantics. Cambridge, Massachusett: MIT Press Donnellan, K. (1966) Reference and Definite Descriptions. Philosophical Review 75, syf Hurford, J.R., Heasley, B. ve M. B. Smith. (2007). Semantics: A coursebook. Cambridge:CUP Güven, M. (2008). GörünüflTerimlerinin Türkçelefltirilmesi üzerine Baz Gözlem ve Öneriler. Dilbilim Araflt rmalar, syf Lemmon, E.J. (1967). Sentences, Propositions and Statements. In Williams, B. ve A. Montefiore (eds.) British Analytical Philosophy. London: Routledge ve Kegan Paul. Löbner, S. (2002). Understanding Semantics. London: Arnold Pustejovsky, J. pages.cs.brandeis.edu/~jamesp/classes/ling130/presup.ppt Saeed, J. (2008). Semantics. Oxford: Wiley-Blackwell. Strawson, P. F. (1950). On Referring. Mind, New Series, Vol. 59, No Vendler, Z. (1957) Verbs and Times, The Philosophical Review, 66, syf Verkuyl, H. J. (1993) A Theory of Aspectuality: The interaction between temporal and atemporal structure. Cambridge: Cambridge University Press. Yule, G. (2003). The Study of Language. Cambridge:CUP

95

96 5GENEL D LB L M-II Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Edimbilimi ve çal flma konular n tan mlayabilecek, Edimbilim-anlambilim aras ndaki farklar aç klayabilecek, Konuflma ilkelerini tan mlayabilecek, Söz eylemleri tan mlayabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Edimbilim Anlambilim Ba lam Sözce flbirli i lkesi Nitelik lkesi Nicelik lkesi Tarz lkesi Ba nt lkesi Sezdirim: Geleneksel Sezdirim, Konuflmaya Dayal Sezdirim Söz Eylem Kuram Düzsüz, Edimsöz, Etkisöz Saptay c, Edimsel Belirtici, Yükümleyici, Yönlendirici, Yans t c, lan Edici Edimsözler çindekiler Genel Dilbilim-II Edimbilim I ED MB L M ANLAMB L M VE ED MB L M BA LAM fib RL LKES (GR CE, 1975) SÖZ EYLEM KURAMI

97 Edimbilim I Sevgili Ellen F. Prince in an s na (R.I.P.) ED MB L M Dilbilimin alt dallar olan sözdizimde tümce yap s, anlambilimde sözcüklerin ve önermelerin anlam ve edimbilimde sözcelerle ifade edilen anlam, inceleme kapsam na girer. Öyleyse, hem anlambilimin hem de edimbilimin konusu anlamd r. Dilbilimin bu iki alt dal, birbirleriyle ba lant l olsalar da dilin farkl anlam boyutlar n araflt r rlar. Anlambilimin kapsam, önermenin içeri indeki sözlüksel anlamd r; edimbilimin kapsam ise konuflucunun niyetine ve ba lama dayal anlamd r. Bu anlam farklar afla da daha ayr nt l anlat lacakt r. Edimbilim, 1930 larda Amerikal felsefeciler Morris ve Peirce ile Viyana Çevresi felsefe ekolünden Alman as ll felsefeci Carnap n çal flmalar yla bafllam flt r. Edimbilimi bir çal flma alan olarak ilk kez ortaya koyan bu felsefeciler, dilbilimin alt alanlar n flu flekilde ay rm fllard r: Sözdizim, dilsel iflaretleri (sözcük gibi) birbirine ba layan biçimsel iliflkilerin, anlambilim dilsel iflaretler ile iflaretlerin gönderimleri aras ndaki iliflkilerin ve edimbilim dilsel iflaretler ile bu iflaretleri kullanan ve yorumlayanlar aras ndaki iliflkilerin incelenmesidir. Edimbilim, anlam n önerme içeri inden ayr, ba lama dayal anlam unsurlar n inceleyen bir dald r. Dilde anlam inceleyen dil felsefesi uzun y llar matematiksel mant k ile iç içe ele al nm flt r. Örne in, Alman felsefeci Gottlob Frege hem matematiksel mant k hem de dil çözümlemelerine ayn anda katk sa lam flt r. Daha sonra dil felsefecileri Grice (1967), Austin (1962) ve Searle (1969) dilin formal mant k yöntemi arac l yla çözümlenmesine karfl ç km fllar ve dil incelemelerinde salt mant kç l n yeterli olmad n ve kiflilerin niyet ettikleri anlam n da incelenmesi gerekti ini savunmufllard r. nsan biliflini anlamak için do al bir dil olan insan dilinin incelenmesi amac yla yapay mant k dilinin araç olarak kullan lmas n n bir çeliflki oluflturdu unu gören Grice iletiflim süreçlerini baflka bir araç ile incelememiz gerekti ini gösterir. Austin ve Searle ise dil kullan rken ayn zamanda bir eylem gerçeklefltirdi imizi aç a kavufltururlar. Bu araflt rmac lar, edimbilimin geliflmesinde önemli katk sa lam fllard r. Edimbilim, dilbilimin di er dallar na göre dilin daha çok iletiflimsel boyutlar n inceler. Bu ünitede edimbilimsel dil çözümlemesi konu edildi ine göre önce dil, iletiflim ve bilifl aras ndaki iliflki ve sonra anlambilim ve edimbilim aras ndaki farklar aç klanacak; ard ndan edimbilimdeki temel dönüm noktalar n oluflturan dilsel çözümleme yöntemleri ele al nacakt r. Dil, letiflim ve Bilifl liflkisi Dilin bir iletiflim arac oldu u yads namaz. Ancak dili yaln zca bir iletiflim arac olarak tan mlamak yetersizdir; çünkü dil her zaman iletiflim için kullan lmaz. Ör-

98 92 Genel Dilbilim-II ne in, zihnimizdeki içsel konuflmalar m z ve belle imizde tutmak amac yla dili kullanarak yazd m z küçük notlar iletiflim kurmak amac yla yap lmaz (Bierwisch, 1980). Ayr ca iletiflimin dil d fl görsel ya da sese dayal baflka boyutlar da vard r: vücut dili, yüzümüzdeki mimikler, el hareketleri, dans, resim, sözsüz müzik, trafik iflaretleri, vs. gibi. Üstelik dilsel iletiflim de, iki insan n bilifllerinde var olan bilgiyi kullanarak ve bu bilgiyi güncelleyerek etkileflimde bulunmas d r. letiflim esnas nda konuflucu ve dinleyici zihinlerinde birlikte çeflitli ç kar mlar da kullanarak birer biliflsel model olufltururlar. Brown ve Levinson a (1987: 8) göre konuflulan n anlafl lmas konuflucunun niyetinin dinleyicinin zihninde yeniden oluflturulmas d r. Konuflucu ve dinleyicinin biliflsel modelleri ne kadar birbirine yak nsa iletiflim o kadar baflar l ; bu modeller birbirlerinden ne kadar farkl ise o kadar yanl fl anlama söz konusu olur. Bunu flu flekilde örneklendirebiliriz: 1. Ayfle Antalya ya tafl nd. letiflimsel Edinç: Konuflucular n iletiflim boyutunda dilin kullan m na iliflkin soyut bilgileridir. letiflimsel edinç, dilbilgisel edinci de kapsar. Bu sözceyi dile getiren konuflucu, dinleyicisinin zihninde hangi bilgiler oldu u konusunda bir fikir sahibidir: Her ikisi de Ayfle nin kim oldu unu, Antalya n n Türkiye nin güneyinde bir kent oldu unu biliyorlard r ve yine her ikisi de bu bilgiyi di erinin bildi ini biliyordur. Bu örnekte oldu u gibi iletiflim kuran kifliler aras nda ortak biliflsel bir bilgi envanteri mevcuttur (Prince, 1981; Clark ve Marshall, 1981). Daha sonra görece imiz gibi, bu biliflsel bilgi dökümüne söylem modeli (Webber, 1979) ya da (biliflsel ba lam) diyece iz. Yukar daki konuflucu, bu sözceyi söyleyerek ve dinleyicisinin biliflsel dökümünde bulunmad n düflündü ü bir bilgiyi (Ayfle nin Antalya ya gitmesi) vererek onun söylem modelini ya da biliflsel ba lam n günceller. Dili zihinsel olarak ifllemlemek ve iletiflim kurmak bir bak ma konuflucu ve dinleyicinin dil arac l yla biliflsel ba lamlar n mümkün oldu unca uyumlu hale getirmektir. Aksi takdirde yanl fl anlamalar veya iletiflimde kopukluk oluflur. Bir dili konuflmak ve anlamak demek, sözdizim yap lar n n edinçteki bilgisinin yan s ra dili ba lam içinde ne flekilde kullanarak iletiflimin baflar ya ulaflaca n bilmek de demektir. Bu nedenle, Amerikal toplum dilbilimci Dell Hymes (1974), Chomsky nin edinç teriminin, dilin iletiflimsel düzeydeki bilgisini de kapsayacak flekilde geniflletilmesi amac yla iletiflimsel edinç kavram n n gereklili ini savunmufltur. letiflimsel edinç, dilin ses ve sözdizim yap lar n n bilgileri yan s ra ba lam içinde iletiflim amac yla uygun sözcelerin ne flekilde kullan lmas gerekti i ve hangi sözcelerin hangi ba lamda uygun olaca bilgisini içerir. Yukar da gördü ümüz gibi dil kullan m ve yorumlamas n n sosyal iletiflimsel bir yan oldu u gibi bir de biliflsel boyutu da vard r. Dilbilimin her alt alan nda bilifl ve biliflsel dil iflleme süreçleri önemli boyutlard r. 1 Yandaki karikatürü iletiflim aç s ndan ne flekilde de erlendirebilirsiniz? DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M SORU SORU D KKAT D KKAT Karikatür: Erdil AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ Yaflaro lu ANLAMB L M VE ED MB L M Anlambilim ve edimbilimin anlam çözümlemesi kapsam ndaki ifl bölümünü aç klamak için sözdizim ve anlambilim ünitelerinde de sözü edilmifl olan temel terimleri bir kez daha hat rlayarak bunlar karfl laflt ral m: Tümce, önerme ve sözce terimleri, s ras yla sözdizim, anlambilim ve edimbilimin inceleme konusu olan kavramlard r. Hem tümce hem de önerme kuramsal soyut birimlerdir, oysa sözce somuttur. Tümce belli bir dilde olan sözdi- K T A P K T A P

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama 21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas

Detaylı

4. Ünite Ö retmen K lavuz Kitab

4. Ünite Ö retmen K lavuz Kitab . Ünite Ö retmen K lavuz Kitab S n f: 1 : Matematik Ünite Numaras : 1 Ünite Süresi: ders saati / GEOMETR Örüntü ve Süslemeler Örüntü ve Süslemeler EK M EYLÜL Do al Do al 1. Bir örüntüdeki iliflkiyi belirler..

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler ÜN TE II L M T Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler MATEMAT K 5 BU BÖLÜM NELER AMAÇLIYOR? Bu bölümü çal flt n zda (bitirdi inizde), *Bir

Detaylı

Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz -

Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz - Saymadan Saymak Bir tan mla bafllayal m. E er n bir do al say ysa, n! diye yaz - lan say 1 2... n say s na eflittir. Yani, tan m gere i, n! = 1 2... (n-1) n dir. n!, n fortoriyel diye okunur. Örne in,

Detaylı

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar

www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar Kazand ran Güç Mercedes-Benz orijinal ya lar arac n z üreten uzmanlar taraf ndan, gelifltirilmifltir. Mercedes-Benz in dilinden en iyi Mercedes-Benz

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö

ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö G R ken Türkçe de ulaç kuran bir ektir. Bu çal ma konumuzu seçerken iki amac m z vard. Bunlardan birincisi bu konuyu seçmemize sebep olan yabanc ö rencilerin Türkçe ö renirken yapt anla malardan dolay,

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. Mustafa Ya ml / Yrd.Doç.Dr. Feyzi Akar. Alternatif Ak m Devreleri & Problem Çözümleri

Yrd.Doç.Dr. Mustafa Ya ml / Yrd.Doç.Dr. Feyzi Akar. Alternatif Ak m Devreleri & Problem Çözümleri Yrd.Doç.Dr. Mustafa Ya ml / Yrd.Doç.Dr. Feyzi Akar Alternatif Ak m Devreleri & Problem Çözümleri Yay n No : 2973 Teknik Dizisi : 162 5. Bas - Ekim 2013 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-998 - 8 Copyright Bu

Detaylı

SANAL DĠLĠN DĠLĠMĠZDE YOL AÇTIĞI YOZLAġMA HAZIRLAYAN: CoĢkun ZIRAPLI Ġsmail ÇEVĠK. DANIġMAN: Faik GÖKALP

SANAL DĠLĠN DĠLĠMĠZDE YOL AÇTIĞI YOZLAġMA HAZIRLAYAN: CoĢkun ZIRAPLI Ġsmail ÇEVĠK. DANIġMAN: Faik GÖKALP SANAL DĠLĠN DĠLĠMĠZDE YOL AÇTIĞI YOZLAġMA HAZIRLAYAN: CoĢkun ZIRAPLI Ġsmail ÇEVĠK DANIġMAN: Faik GÖKALP SOSYOLOJĠ ALANI ORTAÖĞRETĠM ÖĞRENCĠLERĠ ARASI ARAġTIRMA PROJE YARIġMASI BURSA TÜRKĠYE BĠLĠMSEL VE

Detaylı

Doç. Dr. Nurhan BABÜR TOSUN. LET fi M TEMELL MARKA YÖNET M STANBUL - 2010

Doç. Dr. Nurhan BABÜR TOSUN. LET fi M TEMELL MARKA YÖNET M STANBUL - 2010 Doç. Dr. Nurhan BABÜR TOSUN I LET fi M TEMELL MARKA YÖNET M STANBUL - 2010 I LET fi M TEMELL MARKA YÖNET M Yay n No : flletme-ekonomi Dizisi : 1. Bask - Ocak 2010 - stanbul ISBN Copyright Bu kitab n bu

Detaylı

Cümlede Anlam İlişkileri

Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede Anlam İlişkileri Cümlede anlam ilişkileri kpss Türkçe konuları arasında önemli bir yer kaplamaktadır. Cümlede anlam ilişkilerine geçmeden önce cümlenin tanımını yapalım. Cümle, yargı bildiren,

Detaylı

ELEKTRON K DEVRE ELEMANLARI

ELEKTRON K DEVRE ELEMANLARI LKTRO K DVR LMALARI MODL SORU 1 DK SORULARI ÇÖZÜMLR MODL SORU 2 DK SORULARI ÇÖZÜMLR 1. Diyot kare dalgan n negatif parças n geçirmeyece inden ç k fl gerilimi; 1. fiekildeki K transistörü ; L transistörü

Detaylı

ALGILAMA - ALGI. Alıcı organların çevredeki enerjinin etkisi altında uyarılmasıyla ortaya çıkan nörofizyolojik süreçler.

ALGILAMA - ALGI. Alıcı organların çevredeki enerjinin etkisi altında uyarılmasıyla ortaya çıkan nörofizyolojik süreçler. ALGILAMA Duyum Algı ALGILAMA - ALGI Duyum Alıcı organların çevredeki enerjinin etkisi altında uyarılmasıyla ortaya çıkan nörofizyolojik süreçler. Algılama Duyu verilerini örgütleyip yorumlayarak çevredeki

Detaylı

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9 Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi 1.0 Girifl 1.1 ndirgenmifl nakit ak fl ( NA)

Detaylı

MATEMAT K 1 ÜN TE II KÜMELER

MATEMAT K 1 ÜN TE II KÜMELER ÜN TE II KÜMELER 1. TANIM 2. KÜMELER N GÖSTER M a) Liste yöntemi ile gösterimi b) Venn flemas ile gösterimi c) Ortak özelik yöntemi ile gösterimi 3. KÜMELER N KARfiILAfiTIRILMASI a) Kümenin elaman say

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev

: TRE Investment-TRE II Proje Tarihi : 01.2005-06.2005 nflaat Tarihi : 06.2005-12.2006 Ana Strüktür. : Betonarme Karkas Ana fllev EGEM MARLIK 00/ - 0 Yap Tan t m Genel görünüm O live Park Evleri Mimari Tasar m : M art D Mimarl k, Metin K l ç Mimari Proje ve Uygulama Ekibi: Özgür Dinçer, Gökhan Yadel, Okan Taflk ran, brahim Deniz,

Detaylı

CO RAFYA. TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER

CO RAFYA. TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER CO RAFYA TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER ÖRNEK 1 : 1990 nüfus say m na göre nüfus yo unluklar Türkiye ortalamas n n alt nda olan afla daki illerin hangisinde, nüfus yo unlu unun azl yüzey flekillerinin

Detaylı

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN

6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN GEOMETR Geometrik Cisimler Uzunluklar Ölçme 6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN 1. Prizmalar n temel elemanlar n belirler. Tabanlar n n karfl l kl köflelerini birlefltiren ayr tlar tabanlara

Detaylı

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen

Detaylı

Tablo 3.3. TAKV YES Z KANAL SAC KALINLIKLARI (mm)

Tablo 3.3. TAKV YES Z KANAL SAC KALINLIKLARI (mm) 3. KANAL KONSTRÜKS YONU Türk Standart ve fiartnamelerinde kanal konstrüksiyonu üzerinde fazla durulmam flt r. Bay nd rl k Bakanl fiartnamesine göre, bas nç s - n fland rmas na ve takviye durumuna bak lmaks

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

Uzay Keflfediyoruz. Günefl Sistemi Nerede? Her Yer Gökada Dolu! n yaln zca biri! evrendeki sonsuz Dünya bizim evimiz ve

Uzay Keflfediyoruz. Günefl Sistemi Nerede? Her Yer Gökada Dolu! n yaln zca biri! evrendeki sonsuz Dünya bizim evimiz ve uzayi kesfet 13/2/6 19:35 Page 34 Uzay Keflfediyoruz n yaln zca biri! de in is kc gö da y sa evrendeki sonsuz Dünya bizi eviiz ve ister isiniz? ak n ta z r la flu renek, ko Evrendeki adresiizi ö Her Yer

Detaylı

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar 24 Mart 2016 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29663 YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin

Detaylı

Baflkanl n, Merkez : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt rma Kurumu Baflkanl na ba l Marmara Araflt rma Merkezi ni (MAM),

Baflkanl n, Merkez : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt rma Kurumu Baflkanl na ba l Marmara Araflt rma Merkezi ni (MAM), TÜRK YE B L MSEL VE TEKN K ARAfiTIRMA KURUMU YAYIN YÖNETMEL (*) B R NC BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tan mlar Amaç ve Kapsam Madde 1. Bu Yönetmelik ile; Baflkanl k, Merkez ve Enstitülere ait tüm yay nlar

Detaylı

I. ÜN TE. SANAT TAR H NE G R fi KONULAR

I. ÜN TE. SANAT TAR H NE G R fi KONULAR I. ÜN TE SANAT TAR H NE G R fi KONULAR 1- SANAT VE SANAT TÜRLER 2- SANAT TAR H NED R? 3- KÜLTÜR-SANAT L fik S 4- SANAT- TOPLUM L fik S 5- SANAT TAR H N N D ER B L M DALLARIYLA L fik S 6- SANAT ESERLER

Detaylı

4- Solunum Sisteminin Çalışması : Solunum sistemi soluk (nefes) alıp verme olayları sayesinde çalışır.

4- Solunum Sisteminin Çalışması : Solunum sistemi soluk (nefes) alıp verme olayları sayesinde çalışır. SOLUNUM SİSTEMİ Canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. İhtiyaç duyulan bu enerji besinlerden karşılanır. Hücre içerisinde besinlerden enerjinin üretilebilmesi için,

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL 2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU

Detaylı

3- Kayan Filament Teorisi

3- Kayan Filament Teorisi 3- Kayan Filament Teorisi Madde 1. Giriş Bir kas hücresi kasıldığı zaman, ince filamentler kalınların üzerinden kayar ve sarkomer kısalır. Madde 2. Amaçlar İnce ve kalın filamentlerin moleküler yapı ve

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

flletme Bölümü Pazarlama Anabilim Dal Ö retim Üyesi

flletme Bölümü Pazarlama Anabilim Dal Ö retim Üyesi I Prof. Dr. Kas m KARAHAN flletme Bölümü Pazarlama Anabilim Dal Ö retim Üyesi Hizmet Pazarlamas II Yay n No : 1695 flletme-ekonomi Dizisi : 194 2. Bask - Aral k 2006 - STANBUL ISBN 975-295 - 589-4 Copyright

Detaylı

Tasarım Psikolojisi (SEÇ356) Ders Detayları

Tasarım Psikolojisi (SEÇ356) Ders Detayları Tasarım Psikolojisi (SEÇ356) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Tasarım Psikolojisi SEÇ356 Seçmeli 2 0 0 2 5 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili

Detaylı

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85

ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 TÜRKİYE YÜKSEKÖĞRETİM YETERLİLİKLER ÇERÇEVESİ () TEMEL ALAN YETERLİLİKLERİ ÇEVRE KORUMA TEMEL ALAN KODU: 85 ANKARA 13 OCAK 2011 İÇİNDEKİLER 1.BÖLÜM: ÖĞRENİM ALANLARI VE ÇALIŞMA YÖNTEMİ...3 1.1.ISCED 97

Detaylı

Ö RETMENL K UYGULAMASI-I

Ö RETMENL K UYGULAMASI-I T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2213 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1215 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES OKULÖNCES Ö RETMENL L SANS PROGRAMI Ö RETMENL K UYGULAMASI-I Yazarlar Doç.Dr. Mehmet GÜLTEK N (Ünite 1)

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Dilbilim I YDI203 III.Yarıyıl 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Dilbilim I YDI203 III.Yarıyıl 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Dilbilim I YDI203 III.Yarıyıl 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri Bu dersin ön koşulu ya da eş koşulu bulunmamaktadır. Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin

Detaylı

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ. 2011-2012 Güz Yarıyılı. Dersin adı : TÜRK DİLİ 1

T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ. 2011-2012 Güz Yarıyılı. Dersin adı : TÜRK DİLİ 1 T.C. MALTEPE ÜNİVERSİTESİ 2011-2012 Güz Yarıyılı Dersin adı : TÜRK DİLİ 1 Dersin Kodu: TRD 151 Şube Kodu: AKTS Kredisi: 2 1. yıl 1. yarıyıl Lisans Zorunlu 2 s/ hafta Teorik: 2s/ hafta Uygulamalı: 0 s/hafta

Detaylı

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015

İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ. Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 İNOVASYON GÖSTERGELERİ VE KAYSERİ:KARŞILAŞTIRMALI BİR ANALİZ Prof. Dr. Hayriye ATİK 16 Haziran 2015 Sunum Planı Giriş I)Literatür Uluslararası Literatür Ulusal Literatür II)Karşılaştırmalı Analiz III)

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

1.2.1. Varolmak... 7 1.2.2. Ö renmek...7 1.2.3. Paylaflmak...7 1.2.4. Etkilemek ve Yönlendirmek...7 1.2.5. Mutlu Olmak...7

1.2.1. Varolmak... 7 1.2.2. Ö renmek...7 1.2.3. Paylaflmak...7 1.2.4. Etkilemek ve Yönlendirmek...7 1.2.5. Mutlu Olmak...7 V Ç NDEK LER BÖLÜM I TEMEL LET fi M B LG LER 1. LET fi M N KAVRAMSAL ÇERÇEVES, AMAÇ, TÜR VE ÖZELL KLER...2 1.1. letiflim Kavram...2 1.2. letiflimde Amaç...6 1.2.1. Varolmak... 7 1.2.2. Ö renmek...7 1.2.3.

Detaylı

1. Afla daki flekillerin boyal k s mlar n bütün, yar m ve çeyrek olarak belirtiniz.

1. Afla daki flekillerin boyal k s mlar n bütün, yar m ve çeyrek olarak belirtiniz. Ad : Soyad : S n f : 2. SINIF Nu. : Kesirler 53 Uygulamal Etkinlik 1. Afla daki flekillerin boyal k s mlar n bütün, yar m ve çeyrek olarak belirtiniz. 4. Afla daki boflluklar uygun ifadelerle tamamlay

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. çindekiler

Detaylı

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.

MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 14 ve 49 uncu maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır. AĞRI İBRAHİM ÇEÇEN ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU EĞİTİM, ÖĞRETİM VE SINAV YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı Ağrı İbrahim Çeçen

Detaylı

5.2 CEPHE PANEL 5.2.1 K YÜZÜ METAL M NERAL YÜN YALITIMLI SANDV Ç PANEL. 5.2.1.1 DÜfiEY CEPHE PANEL UYGULAMASI

5.2 CEPHE PANEL 5.2.1 K YÜZÜ METAL M NERAL YÜN YALITIMLI SANDV Ç PANEL. 5.2.1.1 DÜfiEY CEPHE PANEL UYGULAMASI 5.2 CEPHE PANEL Resim 5.16 Mineral yün cephe paneli 5.2.1 K YÜZÜ METAL M NERAL YÜN YALITIMLI SANDV Ç PANEL Is, su, ses yal t m ve yang n güvenli i özelliklerini bünyesinde bar nd ran mineral yün yal t

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri

Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri Prof. Dr. Yunus Kishalı Beykent Üniversitesi İstanbul Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebliğleri Tekdüzen Hesap Çerçevesi Tekdüzen Hesap Planı

Detaylı

KDU (Kazanım Değerlendirme Uygulaması) nedir?

KDU (Kazanım Değerlendirme Uygulaması) nedir? KDU (Kazanım Değerlendirme Uygulaması) nedir? Kazanım Değerlendirme Uygulaması (KDU), Vitamin Ortaokul Kurumsal üyesi olan özel okullarda, öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerinin bilişsel süreçler çerçevesinde

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

Doç. Dr. Orhan YILMAZ

Doç. Dr. Orhan YILMAZ Yazar Ad 151 Doç. Dr. Orhan YILMAZ İnsanda iletişimin en önemli araçlarından biri olan ses, kişinin duygusal yapısını yansıtan bir olaydır. Yaş ilerledikçe tüm organlarda görülebilen yaşlanma konuşma

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama

Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama DE/11/LLP-LDV/TOI 147 420 Firmadaki Mevcut Öğrenme Faaliyetleri 2.2. Aşama 1. Adınız: 2. İşletmenin Adı: 3. Tarih: Evet Hayır Bilmiyorum 1. Mevcut işinizde mesleki eğitim fırsatlarına erişebiliyor musunuz?

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Bölüm 1: BİLİM TARİHİ... 1 Giriş... 1

İÇİNDEKİLER. Bölüm 1: BİLİM TARİHİ... 1 Giriş... 1 İÇİNDEKİLER Bölüm 1: BİLİM TARİHİ... 1 Giriş... 1 1.1. İlk Çağ da Bilgi ve Bilimin Gelişimi... 2 1.1.1. İlk Uygarlıklarda Bilgi ve Bilimin Gelişimi... 2 1.1.2. Antik Yunan da Bilgi ve Bilimin Gelişimi...

Detaylı

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ University Grants Committee (UGC) Çeviren : Doç. Dr. M. ÂDEM UGC, üniversitenin parasal gereksinmeleri konusunda Hükümete danışman olarak Temmuz 1919'da

Detaylı

Alter Yayıncılık Reklamcılık Organizasyon Tic.Ltd.Şti. Elif Sok. Sütçü Kemal Đş Merkezi No: 7 / 98

Alter Yayıncılık Reklamcılık Organizasyon Tic.Ltd.Şti. Elif Sok. Sütçü Kemal Đş Merkezi No: 7 / 98 SAĞLAMA ADRESĐ: Alter Yayıncılık Reklamcılık Organizasyon Tic.Ltd.Şti. Elif Sok. Sütçü Kemal Đş Merkezi No: 7 / 98 Đskitler-ANKARA Tel: 0312 341 89 96 0532 203 96 57 alter@alteryayincilik.com YAZIŞMA YÖNETĐMĐ

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Prof. Dr. Neslihan OKAKIN

Prof. Dr. Neslihan OKAKIN I Prof. Dr. Neslihan OKAKIN Marmara Üniversitesi..B.F. Çal flma Ekonomisi ve Endüstri liflkileri Bölümü Yönetim ve Çal flma Psikolojisi Anabilim Dal Ç a l fl m a Y a fl a m n d a nsan Kaynaklar Yönetimi

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ YAYIN YÖNERGESİ

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ YAYIN YÖNERGESİ GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ YAYIN YÖNERGESİ Amaç ve Kapsam Madde 1. Bu yönerge, 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu na göre Üniversiteler Yayın Yönetmeliği ve Üniversitelerde Ders Aracı Olarak Kullanılan Kitaplar,

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir B irçok yaz mda olas l k sorusu sordum. Bu yaz mda soru sormayaca m, sadece olas l n matematiksel tan m n verece im. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 say lar aras

Detaylı

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT I MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT HARUN HAKAN BAŞ Ankara 2009 II Yay n No : 2195 Hukuk Dizisi : 1031 1. Bas Eylül 2009 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-113 - 5 Copyright Bu kitab n

Detaylı

Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi. Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü PROJE HAZIRLAMA ESASLARI

Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi. Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü PROJE HAZIRLAMA ESASLARI Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü PROJE HAZIRLAMA ESASLARI Yrd.Doç.Dr. Kemal ÜÇÜNCÜ Orman Endüstri Makinaları ve İşletme Anabilim Dalı 1. Proje Konusunun

Detaylı

RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com

RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com NTERNET S TES TANITIMI RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com ran slâm nk lâb n n 25. y ldönümü münasebetiyle hizmete aç lan ran slâm Cumhuriyeti

Detaylı

BİLGİSAYAR DESTEKLİ BİR DİL PROGRAMI -Türkçe Konuşma - Tanıma Sistemi-

BİLGİSAYAR DESTEKLİ BİR DİL PROGRAMI -Türkçe Konuşma - Tanıma Sistemi- BİLGİSAYAR DESTEKLİ BİR DİL PROGRAMI -Türkçe Konuşma - Tanıma Sistemi- Prof. Dr. Fatih KİRİŞÇİOĞLU Bilgisayarlı Dil Uzmanı Erkan KARABACAK Proje Sorumlusu Çetin ÇETİNTÜRK Tanımlar : Konuşma Tanıma : Dil

Detaylı

K MYA 8 ÜN TE III KARBON H DRATLAR 3. 1. GENEL YAPILARI VE ADLANDIRILMALARI 3. 2. MONOSAKKAR TLER 3. 3. D SAKKAR TLER

K MYA 8 ÜN TE III KARBON H DRATLAR 3. 1. GENEL YAPILARI VE ADLANDIRILMALARI 3. 2. MONOSAKKAR TLER 3. 3. D SAKKAR TLER ÜN TE III KARBON H DRATLAR 3. 1. GENEL YAPILARI VE ADLANDIRILMALARI 3. 2. MONOSAKKAR TLER 3. 3. D SAKKAR TLER 31 BU ÜN TEN N AMAÇLARI Bu üniteyi çal flt n zda; Karbon hidratlar n genel yap lar n, adland

Detaylı

Bu dedi im yaln zca 0,9 say s için de il, 0 la 1 aras ndaki herhangi bir say için geçerlidir:

Bu dedi im yaln zca 0,9 say s için de il, 0 la 1 aras ndaki herhangi bir say için geçerlidir: Yak nsamak B u yaz da, ilerde s k s k kullanaca m z bir olguyu tan mlayaca z ve matemati in en önemli kavramlar ndan birine (limit kavram na) de inece iz. Asl nda okur anlataca m kavram sezgisel olarak

Detaylı

Seramik nedir? alfabesi 6

Seramik nedir? alfabesi 6 Seramik in alfabesi 6 Seramik nedir? Seramik, en basit tarifiyle, çok yüksek s cakl kta piflirilmifl toprak demektir. Serami in tarihi, uygarl k tarihi kadar eskidir. lk serami in Milattan Önce 6000 y

Detaylı

Farkl alanlarda çal flmalar n sürdüren firmam z n bafll ca faaliyet alanlar ;

Farkl alanlarda çal flmalar n sürdüren firmam z n bafll ca faaliyet alanlar ; FARK n zolsun Bir DPAK Prestij Torbalar DPAK File Torbalar DPAK Bantl Torbalar Etiketler Etiketli Çuvallar Rulo Etiketler Üzüm Torbalar Sebze Torbalar Koliler Tüp File ve Extrude File çeflitleri Hakk m

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

Hemen Hemen Her Sonlu Çizge Asimetriktir

Hemen Hemen Her Sonlu Çizge Asimetriktir Çizgeler Kuram Hemen Hemen Her Sonlu Çizge Asimetriktir Kayhan Zemin E er bir çizgenin özdefllik, yani Id fonksiyonundan baflka otomorfizmas yoksa, bu çizgeye denir. flte en küçük asimetrik çizge: Asimetrik

Detaylı

YILDIZLAR NASIL OLUŞUR?

YILDIZLAR NASIL OLUŞUR? Zeki Aslan YILDIZLAR NASIL OLUŞUR? Yıldız nedir sorusunu insanlık yüz binlerce belki de milyonlarca yıldır soruyordu? Fakat yıldızların fiziksel doğası ve yaşam çevrimleri ancak 1900 lü yıllardan sonra

Detaylı

B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet

B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet 57 Yrd. Doç. Dr. Yakup EMÜL, Bilgisayar Programlama Ders Notları (B02) Şimdiye kadar C programlama dilinin, verileri ekrana yazdırma, kullanıcıdan verileri alma, işlemler

Detaylı

Şaft: Şaft ve Mafsallar:

Şaft: Şaft ve Mafsallar: Şaft ve Mafsallar: Motor ve tahrik aksı farklı yerde olan araçlarda, vites kutusu ile diferansiyel arasında hareket iletimi için şaft ve açısal sapmalar için gerekli olan mafsallar karşımıza çıkmaktadır.

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

KEfiKE DEMEY N, YALITIM YAPTIRIN!

KEfiKE DEMEY N, YALITIM YAPTIRIN! ZODER, yal t m konusunda kamuoyunu ve sektörü bilinçlendirmek üzere faaliyet gösteren, s, su, ses ve yang n yal t m malzemesi üretici, sat c, uygulay c ve ithalatç lar n ayn çat alt nda toplayan bir sektör

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

Bulunduğu Kaynaştırma

Bulunduğu Kaynaştırma İşitme Engelli Öğrencilerin Bulunduğu Kaynaştırma Ortamlarında Fiziksel Düzenlemeler Araş. Gör. Duygu BÜYÜKKÖSE Araş. Gör. Hüseyin KOÇ Doç. Dr. Hasan GÜRGÜR ÖZEK 2015, Anadolu Üniversitesi Giriş İşitme

Detaylı

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek!

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! A c d r söylemesi, bunca ülke gördüm, bunca insan tan d m, ülkemde gördü üm kadar çok yalanc y hiçbir yerde görmedim. Do u ya az gittim, ama Bat da gitmedi im yer kalmad desem

Detaylı