Kamu hukuku kurallarında, taraftar arasında eşitlik ilişkisi yoktur. Devlet, üstün gücü kullanan taraf durumundadır. Kamu yararı düşüncesi hâkimdir.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kamu hukuku kurallarında, taraftar arasında eşitlik ilişkisi yoktur. Devlet, üstün gücü kullanan taraf durumundadır. Kamu yararı düşüncesi hâkimdir."

Transkript

1 ÜNİTE 1. HUKUK HAKKINDA GENEL BİLGİLER AMAÇLAR Bu üniteyi başarı ile tamamlayan her öğrenci; 1.Toplum düzeninin sağlanmasında ve sürdürülmesinde hukukun rolü ve önemini kavrar. 2.Meslek hayatında ve toplum ilişkilerinde karşılaştığı güçlükleri kanuni yollardan çözebilme alışkanlığı kazanır. 3.Adil, mantıklı, hakka ve hukuka saygılı davranışlarda bulunma alışkanlığı kazanır. 4.Konularla ilgili kanun hükümlerinden faydalanma becerisi kazanır. 5. Anayasa ve özellikleri konusunda gerekli bilgileri kazanır. A. HUKUKUN TANIMI Hukuk, bir kavram olarak, hukuk kurallarını ve bu kurallarla ilgilenen bir bilim dalı olan hukuk bilimini ifade eder. İlgili kişilerin hukuk kurallarını uygulayabilmesi için, bunları gerektiği ölçüde öğrenmesi gerekir. Öğrenebilmesi için ise hukuk bilgisine bilimsel bir biçimde yaklaşması gereklidir. İnsanların, grup halinde, toplum içinde yaşadıkları sürece toplumdaki kurallara uygun bir biçimde hareket etmeleri gereklidir. Toplum hayatını düzenleyen çeşitli kurallar vardır. Hukuk kuralları da bunlardan biri ve en önemlisidir. Hukuk kuralları toplumsal hayatı düzenleyen, uyulması zorunlu olan ve uymayanlar için devletçe uygulanacak maddî müeyyideleri bulunan kurallardır. Sosyal hayat nedeniyle herkes kendisi için gerektiği ölçüde hukuk kurallarını bilmek zorundadır. Özellikle sosyal faaliyetleri ve mesleki ve kişisel hayatları dolayısıyla başkaları ile ilişkiye geçen herkes bu sırada uyması gereken kurallardan haberdar olmalıdır. Böylece insanlar hem haklarını yerinde ve doğru kullanmayı ve korumayı hem de başkalarının haklarına saygı göstermeyi öğrenmek suretiyle topluma ve kendilerine faydalı bireyler hâline gelecektir. B. HUKUKUN BÖLÜMLERİ Hukuk kurallarının öğrenilebilmesi ve yerli yerinde uygulanabilmesi için hukuk biliminin alt dallara ayrılması gerekli görülmüştür. Bunun için kullanılan en isabetli ölçü, hukuk kuralının kimler arasındaki ilişkileri düzenlediğine bakılmasıdır. Kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerine uygulanacak kurallar özel hukuk kurallarıdır. Devletin iç işleyişini, kişilerle ve başka devletlerle olan ilişkilerini düzenleyen hukuk kuralları ise kamu hukuku kurallarıdır (bk. Şema 1.2).

2 Kamu hukuku kurallarında, taraftar arasında eşitlik ilişkisi yoktur. Devlet, üstün gücü kullanan taraf durumundadır. Kamu yararı düşüncesi hâkimdir. Örneğin; toplumun yol ihtiyacının karşılanması amacıyla bir arazi, sahibi razı olmasa dahi bedeli verilerek zorla istimlâk edilip yol hâline getirilebilir. Bu işlemlerle ilgili kurallar kamu hukuku kuralıdır. Buna karşılık özel hukuk kuralları kişilerin kanun önünde eşit olduğunu kabul eder. Bireysel adaleti gerçekleştirmeye çalışır. Örneğin; kanun alacaklıya ve borçluya aynı temel hakları tanır. Kim olduğuyla ilgilenmez. Hatta vatandaş olmaması da önemli değildir. Bu nedenle özel hukuk kurallarının kendilerine uygulanması muhtemel kişilerin, önceden anlaşmak suretiyle bunları bertaraf etmesi ve kanundakilerden farklı kurallar kararlaştırması genellikle mümkündür. Diğer bir deyişle özel hukuk kuralları çoğunlukla emredici değillerdir ve aksi kararlaştırılabilir. Kendi aralarındaki ilişkide geçerli olmak üzere tarafların kendi koyduğu kurallar, kanundaki kurallara göre daha önce uygulanır. Örneğin; borçlar hukuku kurallarına göre satıcı ve alıcı aralarında aksini kararlaştırmış değillerse satılan mal, alıcıya malın bulunduğu yerde teslim edilecektir. Fakat satıcı ile alıcı, malın teslim edileceği farklı bir yer kararlaştırabilirler. Yine aynı şekilde kolektif şirket kurulurken ortaklar başka bir kâr dağıtımı oranı ya da ölçüsü belirlemiş değillerse, Türk Ticaret Kanunu ndaki boşluk doldurucu hüküm uygulanacak ve her ortak sermayesinin oranına bakılmaksızın kâra ve zarara eşit ölçüde katılacaktır. Bununla birlikte, kiracı - kiralayan, işçi - işveren ilişkileri gibi bazı özel hukuk ilişkilerinde, kanunlar sözleşme yapmak isteyen taraflara bazı sınırlar koyar. Sözleşmelerde tarafların bu sınırların dışına çıkması halinde sözleşme tamamen ya da kısmen geçersiz olur. Şimdi hukuk kurallarını, özel hukuk ve kamu hukuku şeklinde ikiye ayırarak ana hatlarıyla inceleyelim. Ancak hatırlatalım ki, ilerleyen ünitelerde ayrıntıya gireceğimizden, bu ünitede özel hukuk kurallarının sadece çok kısa bir özetini vereceğiz. Kamu hukuku kurallarını ise olabildiğince ayrıntılı olarak bu ünitede anlatacağız. 1. Özel Hukuk a. Medenî hukuk Özel hukukun temeli durumunda olan medenî hukuk, kişilerin birbirleri ile olan ilişkilerini inceler. Medenî hukukun temel kaynağı olan yeni Medenî Kanun 2002 yılında yürürlüğe girmiştir. Medenî Kanun başlıca şu dört konuyu düzenlemektedir: Kişiler hukuku, hak ve borçların tarafı ve konusu yani hukuk kurallarının en önemli muhatabı olarak kişi kavramını tanımlar. Gerçek ve tüzel kişileri inceler. Hak ve fiil ehliyetinin sınırlarını belirler. Aile hukuku gerçek kişiler denilen insanların aile ilişkilerini, ailenin kuruluşunu (nişanlanma, evlenme), aile fertlerinin birbirlerine karşı hak ve yükümlülüklerini ve çocukların durumunu düzenler.

3 Miras hukuku, gerçek kişilerin (insanların) ölümü ile birlikte geride kalan mal varlıklarının kimlere ait olacağını ve nasıl paylaştırılacağını düzenler. Eşya hukuku, iktisadî kıymet ifade eden ve mülkiyet ve benzeri haklara konu olabilen şeyler ile bunlar üzerindeki hakların kazanılması, kullanılması ve kaybedilmesiyle ilgili kuralları düzenler. Bunların dışında bir de medeni hukukun kapsamında yer almakla birlikte ayrı kanunla düzenlenmiş olan borçlar hukuku vardır. Bu hukuk dalı, kişilerin birbirleri ile olan ekonomik ilişkilerini düzenler. Borçlar hukukunun temel kaynağı 1926 tarihli Borçlar Kanunu dur. Günlük hayatta karşılaşılan ya da gerçekleştirilen satın almak, kiralamak, ödünç almak, çalışmak ve benzeri ekonomik değer taşıyan bütün faaliyetlerin bir ihtilâfa sebep olması mümkündür. Borçlar hukuku bu türden ihtilâfları çözmekle görevli hâkimin uygulayacağı kuralları göstermektedir. b. Ticaret hukuku Kişiler arasında kurulan ve ekonomik değer taşıyan borç ilişkileri, ayrıca ticarî bir özellik gösteriyor olabilir. Örneğin; taraflardan biri tacirse ya da yapılan iş bir ticarî işletmeyle ilgili ise bu durumda uygulanacak borçlar hukuku kuralları da özel nitelik taşımalıdır. İşte ticaret hukuku, ticarî nitelik taşıyan bu özel kuralları koyar ve kimlere ne şekilde uygulanacağını gösterir. Bu hukuk dalının temel kanunu durumunda olan 1956 tarihli Türk Ticaret Kanunu nda sırasıyla şu konular düzenlenmiştir: * Birinci bölümde ticaret hayatı ile ilgili temel kavramlar ve kurallar düzenlenmiştir. Örneğin; ticarethanenin unsurları, tacir olmanın sonuçları, ticarî defterlerin delil olmasının şartları, tacirin yardımcıları gibi. * İkinci bölümde şirketler hukuku başlığı altında ticaret hayatında önemli yer tutan ticaret şirketlerinin kuruluşu, işleyişi, ilişkileri ve sona ermesi düzenlenmiştir. * Üçüncü bölümde kıymetli evrak denilen ve ticaret hayatında çok kullanılan bono, poliçe, çek ve diğer senet türleri incelenmiştir. * Dördüncü bölümde deniz ticaretine ilişkin kurallar düzenlenmiştir. * Beşinci bölümde ise ticarî bir faaliyet olarak kabul edilen sigortanın hukukî esasları belirlenmiştir. c. İş hukuku İşçi ve işveren arasındaki hizmet sözleşmesi, kişiler arasında kurulan ekonomik bir ilişkiyi ifade eder. Bu nedenle borçlar hukukunun konusunu oluşturur. Ancak işçilerin genellikle işverenlere göre daha zayıf ve korunmaya muhtaç olması, bu dengesizliği önlemeye ve zayıf taraf olan işçiyi korumaya yönelik kurallar koymayı gerektirmiştir. İş güvenliği, sendika, grev hakkı gibi. Bu kuralların kapsamı artınca, iş hukukunun ayrı bir hukuk dalı hâline geldiği kabul edilmiştir.

4 İş hukuku, bu korumacı ve müdahaleci özelliği nedeniyle çok sayıda emredici kuralı içerdiği için bazen kamu hukukuna da dahil edilmektedir. d. Devletler özel hukuku Birbirleri ile hukukî ilişkiye giren kişiler Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ise aralarında çıkan ve Türk mahkemelerinde çözülmesini istedikleri uyuşmazlıklara Türkiye Cumhuriyeti'nin koyduğu kurallar uygulanacaktır. Ancak hukukî ilişkide tarafların vatandaşlık bağının farklılığı ya da ilişkinin kurulduğu yerin özelliği nedeniyle farklı devletlerin hukuk kurallarının uygulanması gerekebilir. Bu hâlde bunlar arasından hangisinin tercih edilmesi gerektiği sorusunu bu hukuk dalı cevaplandırır. Örneğin; bir İngiliz ile bir İranlının Türkiye'de evli olması halinde aralarındaki şiddetli geçimsizliğe Türk Mahkemelerinin müdahale edip edemeyeceği karmaşık bir konudur. Aynı şekilde mirasçıları arasında Türk vatandaşı da bırakarak ölen bir Amerikalının, Türkiye'deki mallarının kimlere ve nasıl dağıtılacağı da birden çok devletin hukukunun uygulanma ihtimalini gündeme getirir. Bu gibi durumlarda, hangi hukukun öncelikle uygulanacağını bulmak yönünden, konu öncelikle bu hukuk dalını ilgilendirir. 2. Kamu Hukuku a. Anayasa Hukuku Anayasa Hukuku üç konuyu ele alır. Birincisi, devletin temel ilkelerinin belirlenmesi. İkincisi, yasama, yürütme ve yargı olarak ayrılan devlet kuvvetlerinin çalışma prensiplerinin ortaya konulması. Üçüncüsü de temel haklar ve ödevler kapsamında, devlet ve vatandaş arasındaki ilişkilerin düzenlenmesidir. Anayasa Hukukunun temel kaynağı durumunda olan Anayasa da bir kanundur. Ancak diğer kanunların üzerinde bir gücü vardır. Anayasa, devletin ve hukuk sisteminin temellerini oluşturur. Bu temellere uygun bir sistemin ayrıntılarını ise kanunlar ile tüzük, yönetmelik vb. diğer hukukî metinler belirler. Bu metinlerde yer alan kurallar anayasaya aykırı olamazlar. Buna anayasanın üstünlüğü ilkesi denir. Anayasanın üstünlüğünün sağlanabilmesi amacıyla, değiştirilmeleri daha ağır kurallara bağlanmıştır. Alelade bir kanunun meclis tarafından kabul edilmesi için toplantıya katılanların yarıdan bir fazlasının, (salt çoğunluk) kabul oyu vermesi gerekli ve yeterlidir. Oysa anayasanın değiştirilebilmesi için bu çoğunluk yeterli değildir. Vasıflı (nitelikli) çoğunluk sağlanmış olmalı yani Meclis üye tam sayısının en az beşte üçü tarafından değişiklik kabul edilmelidir. Ayrıca kabul oyu verenler üçte ikiye ulaşamamışsa değişiklik bir de halkoyuna sunulur. Bu halde oylamaya katılan halkın yarıdan fazlası değişikliği uygun bulursa değişiklik geçerli olur. Anayasanın üstünlüğü ilkesi nedeniyle, diğer kanunların anayasaya aykırı olup olmadığının denetlenmesi gerekir. Bu denetim ülkemizde, yetkililerin açabileceği davalar üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından gerçekleştirilmektedir. Yetkililer; Cumhurbaşkanı, iktidar partisi meclis grubu,

5 ana muhalefet partisi meclis grubu ve Meclis üye tam sayısının en az beşte birine ulaşan milletvekilleridir. Ayrıca bireylerin talebiyle Anayasa Mahkemesine iptal davası açılması da mümkündür. Bunun için, öncelikle, bir kanun hükmü kendisine uygulanacak olan kişinin, kanunu uygulayacak olan hakimi, kanunun anayasaya aykırılığı konusunda ikna etmesi gerekir. Ancak davanın taraflarının bir talebi olmamasına rağmen, hâkim de davada uygulayacağı kanunun anayasaya aykırı olduğuna karar vermiş olabilir. Anayasa Mahkemesi de bu görüşü benimserse kanundaki ilgili hükmü iptal eder. Anayasa Mahkemesinin Meclisin çıkardığı kanunları iptal edebilmesi, Meclisin üzerinde yetkiye sahip olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle, hakimiyetin kayıtsız şartsız millette olması kuralı ile çelişmez. Çünkü Anayasa Mahkemesi iptal kararı ile, sadece, Meclisi yürürlükte tuttuğu iki kanundan birinin (yeni kanunun) diğerine (anayasaya) uymadığı konusunda ikaz etmiş ve tedbir almış olur. Meclis için iki yol vardır. Meclis ya kanunu mevcut anayasaya uygun olarak yapacaktır ya da gerekli çoğunluğu elde etmek suretiyle önce Anayasayı istediği gibi değiştirecek ve ardından kanunu ilk istediği gibi yeniden çıkaracaktır. O hâlde Anayasa Mahkemesi, Meclisin kanun yapmaya yetkili küçük (vasıfsız) çoğunluğunun üzerinde; ancak anayasa yapmaya ve değiştirmeye yetkili büyük (vasıflı) çoğunluğunun altındadır. Nitekim Meclisin, anayasayı değiştirmek suretiyle Anayasa Mahkemesinin yetkilerini daraltmaya ya da tamamen kaldırmaya dahi yetkisi vardır. Anayasanın içeriği ile ilgili bilgiler aşağıda (E. Anayasa) başlığı altında verilecektir. b. Yönetim (İdare) hukuku Yönetim hukuku, ana hatlarını Anayasa hukukunun belirlediği, devlet yönetimini (yürütme organını) ve çalışma şekillerini ayrıntıları ile inceleyen hukuk dalıdır. Buna göre idare hukuku; idarî teşkilât, idarî personel, idarî işlemler (kamu hizmetinin görülmesi) ve idarenin mahkemeler eliyle denetimi konularındaki hükümleri içerir. Türkiye'nin idarî teşkilâtı genel idare ve mahallî idare olarak iki gruba ayrılır (bk. Şema 1.3). Genel idare, ülkenin her tarafı ile ilgili olan idare birimlerini ifade eder. Örneğin; Jandarma teşkilâtı ya da Millî Eğitim Bakanlığı, ülkenin tamamına yayılmış bir hâlde hizmet görür. Genel idarenin merkezî teşkilâtı başkent Ankara'dadır. Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Başbakan ve Bakanlar Kurulu ile Bakanlıklar ve bunlara bağlı birimler üst seviyede karar ve icra organı olarak başkentte faaliyet gösterirler.

6 Ancak hizmetin başkentten yürütülmesine imkân olmadığından, merkez teşkilâtı, taşrada temsilcileri vasıtasıyla faaliyet yapar. Buna, taşra teşkilâtı denir. Aralarında bir ast üst ilişkisi vardır. Örneğin; Millî Eğitim Bakanlığı (Merkez Teşkilâtı) bir ilde yeni bir okul açılmasına karar verir. Durumu taşra teşkilâtına iletir. Devletin ve dolayısıyla Millî Eğitim Bakanlığının ildeki temsilcisi olan vali, hazırlıkları ve hizmeti yürütür. Vali bu konuda, Millî Eğitim Bakanlığının ildeki özel temsilciliği olan ve kendisine bağlı bulunan Millî Eğitim Müdürlüğünü kendi emrinde çalıştırır. Merkez teşkilâtının taşra temsilcileri arasında birliği sağlamak amacıyla illerde valiler ve ilçelerde de kaymakamlar (coğrafî olarak içinde bulunduğu ilin valisine bağlı olarak) hizmet görürler. Bulundukları yerdeki idarî personelin doğrudan ya da dolaylı olarak amiri durumundadırlar. Örneğin; Ankara Valisi, Ankara ilindeki, Elazığ valisi de Elazığ ilindeki taşra teşkilâtının başı durumundadır. (Ankara'nın aynı zamanda başkent olması bu durumu ya da yetkilerini değiştirmemektedir). Mahallî idare bir coğrafî bölge ya da yerleşim yeri için yetkili olan idarî teşkilâtı ifade eder. Yerinden yönetim ilkesine göre faaliyet gösterirler. İl özel idaresi, belediye idaresi ve köy idaresi olarak üç türlüdür. Bu idarelerin organları genellikle o mahalde yapılan seçimde belirlenir. Örneğin; bütün il ve ilçeler ile bazı büyük köylerde bulunan belediye idaresinde, başkan ve belediye meclisi üyeleri seçimle belirlenir. Yine bütün köylerde bulunan köy muhtarı ve ihtiyar meclisinin bir kısım üyeleri de seçimle göreve gelirler. Böylece yerinden yönetim ilkesini hakkıyla uygulayabilecek idareciler; demokratik usulle, halk (yönetilenler) tarafından belirlenmiş olur. Mahallî idarelerin yetkileri de yine kanunlarla belirlenmiştir. Buna göre mahallî idareler, genel idarenin yetki alanı dışında kalan ve yöreden yöreye değişiklikler gösteren hizmetleri görmekle görevlidir. Örneğin; eğitim ya da sağlık ihtiyacı nitelik olarak standarttır ve öyle de olmalıdır. Yöreden yöreye değişmez. Dolayısıyla genel idarenin yetki ve görev alanına dahildir. Oysa yeşil saha ve otopark ihtiyacı mahallî şartlar ve imkânlara bağlı olarak değişebilir. Bunu en iyi takdir edecek olan da mahallî idaredir. Dolayısıyla şehir imar plânlarını hazırlamak, şehrin neresinde hangi tür inşaata izin verileceğini belirlemek, belediyenin görevidir. İdarî hizmetlerin görülmesinde görev alan idarî personel değişik gruplara ayrılır. Kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevlere atanan personele memur denir. Başbakanlık müsteşarından köydeki öğretmene kadar, birbirine ve Bakanlar Kuruluna ast üst ilişkisi ile bağlı herkes memurdur. Memur için asıl amaç bu yolla geçinmek ya da para kazanmak olmayıp milletine ve devletine hizmet etmektir. Bu nedenle memur olmak isteyenlerin öncelikle tam bir vatan ve millet sevgisi ile manevî fedakârlık duygusuna sahip olması beklenir. Aksi takdirde kendi şahsî menfaatleri uğruna vatan ve millet

7 menfaatlerini hiçe saymaları ve dolayısıyla ellerindeki kamusal gücü ve yetkiyi kötüye kullanmaları mümkün olur. Memurların geçinmek amacıyla ticaret, ziraat vb. başka bir iş yapmaları yasaktır. Asıl amacı memurun geçimini sağlamak olan maaşın belirlenmesinde ölçü olarak sadece verimli ve çok çalışmaya bakılmaz. İhtisas, kıdem, temsil yeteneği, sorumluluk, risk, fedakarlık gibi hususlara da bakılır. Maaş için çalışmadıklarından, memurların işçiler gibi bir pazarlık hakkı yoktur. Bu nedenle memur sendikalarına grev hakkı verilemez. Buna karşılık memurların daimî iş (kadro) garantisi vardır ve haksız şikâyetlere ve hareketlere karşı korunurlar. Devletin kamu hizmeti olarak yürüttüğü, ancak çalışanların mutlaka özel olarak korunması ve memur statüsüne sahip olması gerekmeyen bazı faaliyetler, işçilere gördürülmektedir. Örneğin; bir kısım inşaat, ulaşım ve belediye hizmetleri böyledir. Bu işçiler, devlete çalışmakla birlikte, özel sektördekiler gibi geçinmek için çalışır ve çalıştıklarının karşılığını alırlar. Alamadıklarını düşünüyorlarsa pazarlık imkânına ve bu amaçla sendika ve grev hakkına sahiptirler. Buna karşılık memurların aksine işçilerin devamlı iş ve kadro garantisi yoktur. İşe yaramayan ya da hizmetine ihtiyaç duyulmayan işçinin işine son verilir. Milletvekili, belediye başkanı gibi bazı kamu görevlileri, seçimle iş başına gelirler. Demokraside devletin iradesini bunlar oluştururlar. Kendilerini seçen ve dolayısıyla vekâlet veren halktan yetki ve emir alır ve yine ona karşı sorumlu olurlar. Bu nedenle, klâsik anlamıyla memur değildirler. Hizmetleri beğenilmediği takdirde yeniden seçilemezler. Milletin vekili olarak millet adına faaliyet yaparlar. Faaliyetleri sırasında yaptıkları ya da yapacakları var sayılan masraflara karşılık ödenek (tahsisat) ve bazı hâllerde maaş alırlar. İdarenin denetimi de idare hukukunun konularındandır. Devlet idaresi her gün binlerce işlem ve faaliyetle bireylerin karşısına çıkmakta ve kendisini göstermektedir. Örneğin; memur almak, ihale yapmak, toplu taşımacılık yapmak, vergi işlemleri yapmak, öğrenci yetiştirmek, diploma vermek ya da bir yönetmelik yayımlamak ve uygulamak hep idarî işlemlerdir. Bu faaliyetlerin hepsinin kamusal ve bireysel yararlara ve kanunlara uygun olması arzu edilir. Ancak gerek yöneticilerden kaynaklanan kasıtlı veya kusurlu hareketler ve gerekse tabiat olayları gibi dış sebepler dolayısıyla yanlış uygulamalar yapılabilir ve hatta bireylere ya da devlete zarar verilebilir. İşte bu nedenle idarenin denetlenmesi ve kişilere verilen zararların tazmin edilmesi gereklidir. Bu denetim iki yolla olur. Yargı dışı denetim, idarenin kendi kendisini içerden ya da dışardan denetlemesidir. Örneğin; Sağlık Bakanlığı müfettişi hastaneleri ve sağlık hizmetlerini, Millî Eğitim Bakanlığı müfettişi ise okulları ve eğitim hizmetlerini denetler. Böylece yanlışlıkları tespit edip düzetmeye ve tekrarını önlemeye çalışır.

8 Amirlerin, astlarının işlem ve faaliyetlerini denetlemesi de hiyerarşik denetim yoludur. Örneğin; müdürün öğretmenleri ve hizmetlileri denetlemesi gibi. Sayıştay, Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu gibi denetimle görevli özel kurullar ve kurumlar da idareyi çeşitli yönlerden denetlerler. Seçimle iş başına geçen meclisler de yetki verdikleri kamu görevlilerini denetlerler. Örneğin; Millet Meclisi, bakanların faaliyetlerini (meclis araştırması, gensoru vb. ile); köy ihtiyar meclisi, muhtarın faaliyetlerini; belediye meclisi, belediye başkanını denetleme hakkına sahiptir. Demokratik sistemlerde, seçimle iş başına gelen idarecilerin denetlenmesinde etkili yollardan biri de kamuoyu denetimidir. Bir daha seçilememe ihtimali, bu yöneticiler için önemli bir denetim ve oto kontrol unsuru olabilir. Yargısal denetim ise idarenin işlem ve eylemlerinin yargı makamları tarafından denetlenmesidir. Diğer ifadeyle bu denetimde, davacılar kişiler, davalı ise devlettir. İdarî yargılama makamları, vergi yargısı ve idarî yargı olarak ikiye ayrılır. Vergi mahkemeleri, vergi idaresinin işlemlerini denetler. İdare mahkemeleri ise genel olarak vergi idaresi dışında kalan idareyi denetler. Bunların verdiği kararlar için de yukarıdaki şekillerde Bölge İdare Mahkemesine ya da Danıştaya başvurulabilir. İdari yargıda dava yolu ile devletin yaptığı işlemlerin geçersiz sayılması (iptali) istenebileceği gibi, bu işlem zarara sebep olmuşsa tazminat da istenebilir. c. Ceza hukuku Suçun kovuşturulması ve suçlunun cezalandırılması; sadece suçtan zarar gören kişinin bireysel adalet duygusunu değil, aynı zamanda toplumun toplumsal adalet anlayışını ve tatmin hislerini ilgilendirir. Ayrıca cezanın diğer amaçları olan ıslah ve caydırıcı etki yapması da toplumsal etkileri olan sonuçlardır. Bu nedenlerle ceza hukuku bir kamu hukuku dalıdır. Ceza hukukunun konusu hangi davranışların hangi şartlarla suç olduğunu belirlemek, hangi suçları işleyene hangi hâllerde, ne tür ve miktarda ceza verileceğini göstermektir. Suç, ceza kanunları ile belirlenen hukuk düzeninin kanunun ceza müeyyidesi (tehdidi) göstererek yasaklamış olduğu fiillerin işlenmesi suretiyle ihlâl edilmesidir. Bir fiilin suç olarak kabul edilmesi için iki unsur mutlaka bulunmalıdır. Bu unsurlar şema 1.4 teki gibidir. Maddî unsur, fiilî bir davranışın ortaya konulmasıdır. Sadece düşünmek ya da niyet etmek suç değildir. Hatta suç işlemeyi tasarlamak da suç değildir. Ancak bir suç tasarlanarak işlenirse, bu durum bazı suçlarda cezanın artırılmasına sebep olabilir.

9 Manevî unsur, fiilin kusurlu olarak işlenmesidir. Burada kusur günlük hayattakinden farklı bir anlamda kullanılmaktadır. Kusur iki şekilde olabilir: Kast ve taksir (ihmal-tedbirsizlik). Kast, fiili işleyenin, hareketinin kanun tarafından suç sayılan sonucunu bilmesi ve bu sonucu gerçekleştirmeyi istemesidir. Örneğin; kimlik sormaya yetkili bir devlet memuruna, kendi kimliği yerine başkasının kimliğini gösteren kişi, bunu bilerek yapmışsa kasden suç işlemiş olur. Bilmeden, kendi kimliği zannederek yapmışsa kasdı yoktur ve suç oluşmaz. Bir olayda kasdın var olup olmadığını, delillere de bakarak hakim belirler. Ancak hemen belirtelim ki bu kişinin, yalan kimlik bildirmenin kanunen suç olduğunu bilmemesi, durumu değiştirmez. Ceza Hukukunda "Kanunu bilmemek mazeret sayılmaz." Zira böyle bir savunma yapma imkânını kişilere tanıdığımız takdirde, cezadan kurtulmak isteyen herkes "ben bu hareketin suç olduğunu bilmiyordum" diyecektir. Bu savunmayı önlemek için de devletin bütün insanlara bütün suçları tek tek tebliğ etmesi gerekecekti. Bu çözümün imkânsızlığı nedeniyle, kanunların Resmî Gazete ile ilânı ve böylece herkes tarafından okunmuş ve bilinmiş sayılması yoluna gidilmiştir. Bazı hâllerde ise kast aranmaz. Onun yerine, cezalandırma için kusurun ikinci türü olan taksir yeterli olur. İhmal de denilen taksir, yeterli tedbirin alınmamış olması ya da gerekli özenin gösterilmemesi nedeniyle suç sayılan bir fiilin ortaya çıkmasıdır. Bu hâlde fiili yapan yine bilerek ve isteyerek yapmıştır. Ancak bunun suç niteliğinde olan sonuçlarını istememiş, hesaba katmamıştır. Eğer işlediği suç için kanunda taksir yeterli görülmüşse, sonucu hesaba katmış veya istemiş olmamasına rağmen cezalandırılır. Örnek verecek olursak; bir şoför kullandığı otomobili kasten düşmanının üzerine sürse ve onu öldürse kast türünden kusuru vardır. Kasten adam öldürmek suçundan dolayı ağır ceza ile cezalandırılır. Bir şoför otomobilini dikkatsiz kullansa ve yoldan geçen kişinin ölmesine ya da yaralanmasına sebep olsa yine suçludur. Ancak bu kez tedbirsizlikle ölüme ya da yaralanmaya sebep olmaktan dolayı dikkatsizliği ve kusuru oranında ağır bir ceza ile cezalandırılır. Yine de bu ceza, kasten adam öldürme suçunun cezasına nispeten çok hafif bir cezadır. Eğer hiç taksiri (kusuru) yoksa suçun manevî unsuru yok demektir. Dolayısıyla cezalandırılmaz. Bu örneklerde insan sağlığına yönelik fiiller söz konusudur. Bu nedenle kanun iki kusur türünden herhangi birini (kast, taksir) suçun manevî unsurunun var sayılması ve cezalandırılması için yeterli görmektedir. Şimdi örnekleri kısmen değiştirerek sadece kast türünden kusurun suç sayıldığı bir hâli inceleyelim: Bir kişi otomobiliyle kasten çarparak düşmanının hayvanına zarar verirse bu durumda kasten zarar verme suçu vardır, cezalandırılır. Bir kişi kastı olmaksızın, fakat ihmali (tedbirsizliği) nedeniyle otomobiliyle çarparak başkasının hayvanına zarar verirse durum değişir. Türk Ceza Kanunu na göre

10 mala zarar verme fiili ancak kast türünden kusur ile işlenmiş ise cezalandırılabilir. Taksir türünden kusurunun var olmasına rağmen, suçun manevî unsuru oluşmadığından, zarar veren cezalandırılamaz. O hâlde kanun, manevî unsur olarak bazı suçlarda taksiri yeterli görmüştür. Ancak çoğunlukla taksir yeterli görülmemiş, kast türünden kusurun varlığı hâlinde suç var sayılmıştır. Cezalandırma yetkisi devletin yargı organına aittir. Bu nedenle başkalarının suçlu belirleme ve ceza infaz etme yetkileri yoktur. Aksi takdirde hukuk devleti ilkesi zedelenmiş olur. Suçun kovuşturulmasını cumhuriyet savcısı başlatır. Kendisine yazılı ya da sözlü ulaşan her bilgiyi ihbar kabul eder ve değerlendirir. İhbarda bulunanın kimliğini bilmesi gerekmez. Kendisine bağlı çalışan kolluk kuvvetlerinin de yardımıyla delilleri toplar. Yeterli delil elde ederse iddianame düzenleyerek ceza davasını açar. Bu davada bir taraf olarak sanığa karşı devleti ve kamuyu savcı temsil eder. Delillerin bütünü serbestçe takdir edilerek hâkim tarafından beraat ya da mahkumiyet (cezalandırma) kararı verilir. Bu karara karşı savcı, sanık ve diğer ilgililer kural olarak itiraz (temyiz) hakkına sahiptirler. Bazı suçlar takibi şikâyete bağlı suç türündendir. Bu tür suçlarda savcı, suçu haber almış olsa dahi kendiliğinden soruşturma başlatamaz. Şikayet hakkı genellikle altı ay gibi bir süreye bağlıdır. Süre geçmişse şikâyet hakkı da düşer. Suçun ve cezanın kanunîliği ilkesine göre, mahkeme, ancak kanunda açıkça suç olarak belirtilmiş bir fiili işleyenlere, yine ancak kanunda açıkça yazılmış olan türden ve miktarda ceza verebilir. Buna bağlı olarak, kıyas yasağı denilen ilkeye göre, ceza hukukunda kıyas yoluyla suç oluşturulamaz. Örneğin; hâkim, başkasının ortada sahipsiz kalmış malını muhafaza altına almak üzere bulunduğu yerden alan ve sonra bıraktığı yeri unuttuğu için iade edemeyen kişiye, bu da hırsızlığa benziyor diyerek hırsızlık suçunun cezasını veremez. Suçun ve cezanın şahsiliği ilkesine göre, suçla ilgisi olmayan kişilere, akraba, arkadaş oldukları gerekçesiyle ve sair sebeplerle ceza verilemez. Suçu kim ya da kimler işlemişse sadece onun ya da onların cezalandırılması gerekir. Aynı köyden, aileden ya da aynı semtten başka kişilerin suç işlemiş olması bunların da suç işlediği ya da işleyeceği anlamına gelmez. Toplumda yerleşmiş yanlış kanaatler, hâkimin cezalandırmasında esas alınamaz. Ancak cezanın şahsiliği ilkesi ile bir suça şu ya da bu şekilde katılanların cezalandırılması birbirine karıştırılmamalıdır. Suçu fiilen işleyen bir ya da daha çok kişi suçludur. Ayrıca onları teşvik eden (suça tahrik eden), azmettiren bu kişiler ile yardım ve yataklık eden kişiler de suçludur. Ancak bu kişilerin cezaları, suç sayılan fiile katkıları ve asıl suçlu üzerindeki etkileri oranında az ya da çok olacaktır.

11 Ceza yargılamasında en önemli ilkelerden biri de masumiyet karinesi yani suçluluğu kesinleşinceye kadar kişilerin masum sayılmalarıdır. Bu nedenle cezalar kesinleşmeden infaz edilemez. Tutuklama ise sanığın kaçma ya da aleyhinde mevcut delilleri yok etme ihtimalinin söz konusu olduğu hâllerde uygulanacak geçici bir tedbir niteliğindedir. Verilmesi muhtemel cezadan daha uzun süremez. Örneğin; yargılama sonunda en çok altı ay fiilen hapis cezasına çarptırılabilecek bir kişi, dava daha uzun sürse bile altı aydan fazla tutuklu kalamaz. Ceza yargılamasında suçlunun ceza ehliyetine sahip olup olmadığı cezalandırılabilmesi için önemlidir. Ceza, suç işleyeni ıslah edici ve yeniden işlemesini önleyici (caydırıcı) nitelik taşır. O hâlde bu amacın gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine bakılmalıdır. Küçük çocukların ve temyiz kudretine sahip olmayanların cezalandırılmaları hâlinde bu amacın gerçekleşmeyeceği açıktır. Zira ıslah olmak, her şeyden önce yeterli akıl olgunluğuna sahip olmayı gerektirir. Böyle olmayanların cezalandırılmalarına gerek yoktur. Ayrıca yargılandığı sırada akıllı olsa dahi suçu işlediği sırada şuurunun ve davranışlarının serbestliğini kaldıracak derecede akıl yetersizliğine tutulmuş olan kişinin de ceza ehliyeti yoktur. Bir kişinin kendi arzusuyla sarhoş olup sonra suç işlemesi hâlinde durum farklıdır. Bu kişi ayık hâlde suç işlemiş gibi cezalandırılır. Yaş küçüklüğü bazı hâllerde cezalandırılmaya engel olur. Bazı hâllerde ise cezada indirim sebebi olabilir. Suçun işlendiği tarihte 11 yaşını doldurmamış olan küçüklerin ceza ehliyeti yoktur. Henüz 15 yaşını doldurmamış olan çocukların suç işlemiş olması hâlinde hapis cezası yanında ya da ceza yerine ıslah kurumlarında, çocuğun ıslahı için tedbir alınması mümkündür. 18 yaşını doldurmamış olan çocuklar suç işlemişlerse cezalarında indirim yapılır ve bazı infaz kolaylıkları sağlanır. Delil serbestliği ilkesine göre, ceza yargılamasını yapan mahkeme, işin kamusal niteliği nedeniyle, tarafların getirdikleri deliller ile bağlı kalmaksızın kendiliğinden delil toplama ve serbestçe değerlendirme yetkisine sahiptir. Mahkemelerin, önüne getirilen delillerle baskı altında karar vermek zorunda kaldığı ve yanıltıldığı bir sisteme, hukuk devleti değil polis devleti adı verilir. Örneğin; hukuk davalarında hâkim, gerçekte borçlu olmadığını bilse dahi, borçlu olduğunu mahkemede kabul eden kişinin borçlu olduğuna karar vermelidir. Buna karşılık ceza davasında bir kişi suçu kabul etse dahi, hâkim bu ikrarın samimî olduğuna yani o kişinin gerçekten suçlu olduğuna inanmamışsa o kişiyi cezalandıramaz. Çünkü önemli olan mutlaka bir suçlu bulmak değil, gerçek suçlu kim ise onu bulup cezalandırmaktır. Ceza yargılamasında takdirî delil kuralı geçerlidir. Hâkim her türlü delili, kararına esas olarak kullanabilir. Şahitlerin sayısından çok güvenilirlik vasıfları önemlidir. Ayrıca modern teknolojinin; parmak izi, yazı, imza incelemesi, kandoku araştırmaları, ses ve görüntü teknikleri gibi imkânlarından da yararlanabilir. Bu delil toplama faaliyetinde bütün kişiler ile resmî ve özel

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI BİRİNCİ BÖLÜM HUKUK HAKKINDA GENEL BİLGİLER A. HUKUK B. TOPLUMSAL KURALLAR VE MÜEYYİDELERİ 1. Toplumsal Kuralların Gerekliliği 2. Toplumsal Kuralların Sınıflandırılması a. Görgü

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM TOPLUMSAL DÜZEN KURALLARI

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM TOPLUMSAL DÜZEN KURALLARI İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM TOPLUMSAL DÜZEN KURALLARI A- Hukuk ve Hak Kavramlarına Giriş... 1 B- Hukuk Kavramının Çeşitli Anlamları... 2 a-pozitif Hukuk... 2 b-doğal (Tabii) Hukuk... 3 c-şekil Açısından

Detaylı

TÜRK HUKUK DÜZENİNDE MEVCUT YAPTIRIM TÜRLERİ. Dr.Barış TEKSOY Hukukun Temel Kavramları Dersi

TÜRK HUKUK DÜZENİNDE MEVCUT YAPTIRIM TÜRLERİ. Dr.Barış TEKSOY Hukukun Temel Kavramları Dersi TÜRK HUKUK DÜZENİNDE MEVCUT YAPTIRIM TÜRLERİ Dr.Barış TEKSOY Hukukun Temel Kavramları Dersi 1) CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİ Hukuka aykırılıklar çok çeşitli biçimde gerçekleşebilir. Her hukuka aykırılık

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

BİRİNCİ KISIM İDARE HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARI

BİRİNCİ KISIM İDARE HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARI İÇİNDEKİLER BİRİNCİ KISIM İDARE HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARI Birinci Bölüm: İdare Hukukunun Tanımı I. İdare... 3 II. İdari Fonksiyon... 4 A. Toplumun Genel ve Sürekli İhtiyaçlarının Karşılanmasına Yönelik

Detaylı

İDARİ YARGI ( ADL104U )

İDARİ YARGI ( ADL104U ) İDARİ YARGI ( ADL104U ) KISA ÖZET kolayaof.com İDARİ YARGI - ADL104U İÇİNDEKİLER Ünite Ünite Adı Sayfa Ünite 1 : İdarenin Denetlenmesi 1 Ünite 2 : İdari Yargı Yetkisi Ve Yargı Düzenleri 4 Ünite 3 : İdari

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? İdare nedir? Organik anlamda idare-fonksiyonel Anlamda İdare Hukuk devleti İdare teşkilatı İdari davalar İDARE HUKUKU Devletin 3 fonksiyonu vardır:

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir.

Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. İDARE HUKUKU Anayasa ve İdare Türk idare teşkilatı Anayasal bir kurumdur. 1982 Anayasası belli başlıklar altında idari teşkilatlanmayı düzenlemiştir. Bu düzenlemede yer alan ilkeler şunlardır; - Hukuk

Detaylı

KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULU KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI. HAKKINDA KANUN ileti5176

KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULU KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI. HAKKINDA KANUN ileti5176 KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULU KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN ileti5176 Kanun Numarası : 5176 Kabul Tarihi : 25/5/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 8/6/2004 Sayı :25486

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

M. Gözde ATASAYAN. Kamu Hizmetlerinin Süreklilik ve Düzenlilik İlkesi

M. Gözde ATASAYAN. Kamu Hizmetlerinin Süreklilik ve Düzenlilik İlkesi M. Gözde ATASAYAN Kamu Hizmetlerinin Süreklilik ve Düzenlilik İlkesi İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... XI KISALTMALAR...XXI GİRİŞ...1 A. «KAMU HİZMETİ» KAVRAMI...1 1. Kamu Hizmetinin Klasik Tanımı...1

Detaylı

Sosyal Düzen Kuralları. Toplumsal Düzen Kuralları. Hukuk Kuralları Din Kuralları Ahlak Kuralları Görgü Kuralları Örf ve Adet Kuralları

Sosyal Düzen Kuralları. Toplumsal Düzen Kuralları. Hukuk Kuralları Din Kuralları Ahlak Kuralları Görgü Kuralları Örf ve Adet Kuralları TEMEL HUKUK Sosyal Düzen Kuralları Toplum halinde yaşayan insanların yerine getirmek zorunda oldukları ödevleri ve kullanacakları yetkileri belirten kurallara, sosyal düzen kuralları veya sadece sosyal

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN TEMEL HUKUK BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Yargı nedir? Türk hukukunda yargının bölümleri Anayasa Yargısı İdari Yargı Adli Yargı TEMEL HUKUK YARGI Yargı, devletin hukuk

Detaylı

Dr. Hediye BAHAR SAYIN. Pay Sahibi Haklarının Korunması Kapsamında Anonim Şirket Yönetim Kurulu Kararlarının Butlanı

Dr. Hediye BAHAR SAYIN. Pay Sahibi Haklarının Korunması Kapsamında Anonim Şirket Yönetim Kurulu Kararlarının Butlanı Dr. Hediye BAHAR SAYIN Pay Sahibi Haklarının Korunması Kapsamında Anonim Şirket Yönetim Kurulu Kararlarının Butlanı İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR LİSTESİ... XIX Giriş...1 Birinci

Detaylı

ÜNİTE:1. Vergi Hukukuna İlişkin Genel Bilgiler ÜNİTE:2. Vergi Hukukunun Kaynakları ÜNİTE:3. Vergi Kanunlarının Uygulanması ÜNİTE:4

ÜNİTE:1. Vergi Hukukuna İlişkin Genel Bilgiler ÜNİTE:2. Vergi Hukukunun Kaynakları ÜNİTE:3. Vergi Kanunlarının Uygulanması ÜNİTE:4 ÜNİTE:1 Vergi Hukukuna İlişkin Genel Bilgiler ÜNİTE:2 Vergi Hukukunun Kaynakları ÜNİTE:3 Vergi Kanunlarının Uygulanması ÜNİTE:4 Vergi Hukukunda Yorum ÜNİTE:5 1 Vergi Mükellefiyeti ve Sorumluluğu ÜNİTE:6

Detaylı

TARIM ORKAM-SEN (TARIM VE ORMANCILIK HİZMETLERİ KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI) SENDİKA DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ

TARIM ORKAM-SEN (TARIM VE ORMANCILIK HİZMETLERİ KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI) SENDİKA DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ TARIM ORKAM-SEN (TARIM VE ORMANCILIK HİZMETLERİ KAMU EMEKÇİLERİ SENDİKASI) SENDİKA DİSİPLİN YÖNETMELİĞİ (05.09.2001 - ANKARA) (25/27 NİSAN 2014 MERKEZ GENEL KURULU DEĞİŞİKLİKLERİNİ İÇEREN SON HALİ) 1 I-GENEL

Detaylı

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN

AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 4787 Kabul Tarihi : 09/01/2003 Resmi Gazete Tarihi: 18/01/2003 Resmi Gazete Sayısı: 24997 AMAÇ VE KAPSAM Madde 1 - Bu Kanunun

Detaylı

TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA. Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR

TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA. Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR TEMEL HUKUK DERS NOTLARI SON HAFTA Öğr. Gör. Erkan ÇAKIR ANAYASANıN TEMEL ILKELERI 2 1. madde Türkiye devleti bir cumhuriyettir. 2. Madde Cumhuriyetin nitelikleri Cumhuriyetçilik Başlangıç ilkeleri Atatürk

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

TC. ZEYTİNBURNU BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

TC. ZEYTİNBURNU BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ TC. ZEYTİNBURNU BELEDİYESİ RUHSAT VE DENETİM MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM GENEL HÜKÜMLER AMAÇ, KAPSAM, HUKUKİ DAYANAK ve TANIMLAR: Amaç Madde 1: Bu yönetmeliğin amacı Ruhsat

Detaylı

ÖZETLE. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem

ÖZETLE. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem ÖZETLE Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem MiLLETiN ONAYIYLA Mevcut Anayasa da Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin başıdır. Sistemin işleyişi, devletin bekası ve vatanın bütünlüğü, Türkiye

Detaylı

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu

Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar. Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Başkentteki Yardımcı Kuruluşlar Türkiye nin Yönetim Yapısı Doç. Dr. Aslı Yağmurlu Yardımcı Kuruluşlar Hükümete veya bakanlıklara görevlerinde yardımcı olmak, belirli konularda görüş bildirmek, bir idari

Detaylı

REKABET HUKUKUNDA TAZMİNAT TALEPLERİ

REKABET HUKUKUNDA TAZMİNAT TALEPLERİ Dr. Murat ŞAHİN Celal Bayar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi REKABET HUKUKUNDA TAZMİNAT TALEPLERİ ABD, AB ve Türk Rekabet Hukuklarında

Detaylı

T Ü R M O B TÜRKİYE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI BİRLİĞİ SİRKÜLER RAPOR MEVZUAT

T Ü R M O B TÜRKİYE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI BİRLİĞİ SİRKÜLER RAPOR MEVZUAT Sirküler Rapor 07.10.2011/ 114-1 MİRASÇILIK BELGESİ VERİLMESİ VE TERK EDEN EŞİN ORTAK KONUTA DAVET EDİLMESİ İŞLEMLERİNİN NOTERLER TARAFINDAN YAPILMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANDI

Detaylı

T.C. FATSA BELEDİYESİ Evlendirme Memurluğu Görev Ve Çalışma Yönetmeliği

T.C. FATSA BELEDİYESİ Evlendirme Memurluğu Görev Ve Çalışma Yönetmeliği T.C. FATSA BELEDİYESİ Evlendirme Memurluğu 2016 Görev Ve Çalışma Yönetmeliği T.C. FATSA BELEDİYESİ Evlendirme Memurluğu GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç

Detaylı

T.C. TEPEBAŞI BELEDİYE BAŞKANLIĞI EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, YASAL DAYANAK, TANIMLAR

T.C. TEPEBAŞI BELEDİYE BAŞKANLIĞI EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, YASAL DAYANAK, TANIMLAR T.C. TEPEBAŞI BELEDİYE BAŞKANLIĞI EMLAK VE İSTİMLAK MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, YASAL DAYANAK, TANIMLAR Amaç MADDE 1-(1) Bu yönetmeliğin amacı; Tepebaşı Belediyesi

Detaylı

İYİ İDARE YASASI İÇDÜZENİ. BİRİNCİ KISIM Genel Kurallar. İKİNCİ KISIM İyi İdarenin İlkeleri

İYİ İDARE YASASI İÇDÜZENİ. BİRİNCİ KISIM Genel Kurallar. İKİNCİ KISIM İyi İdarenin İlkeleri Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle Kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ Hukuk Fakültesi 2. Sınıf Güz Dönemi. HUK233 İdare Hukuku I Lisans Zorunlu Türkçe. Yok. Yok

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ Hukuk Fakültesi 2. Sınıf Güz Dönemi. HUK233 İdare Hukuku I Lisans Zorunlu Türkçe. Yok. Yok . Sınıf Güz Dönemi Teori HUK İdare Hukuku I 4 İdare hukukuna giriş İdare hukukunun kaynakları Hukuk devleti ve eşitlik 4 Merkezi idare Yerel yönetimler İdari özerklik 7 Büyükşehir belediyeleri Kamu iktisadi

Detaylı

İDARE VE İDARE HUKUKU İLE İLGİLİ KAVRAMLAR

İDARE VE İDARE HUKUKU İLE İLGİLİ KAVRAMLAR İÇİNDEKİLER Önsöz Bölüm 1 İDARE VE İDARE HUKUKU İLE İLGİLİ KAVRAMLAR 1.1.İdare Kavramı 1.1.1.İdare Kavramının Tanımı 1.1.2.İdare ile Yasama, Yürütme ve Yargının İlişkisi- Organik Anlamda İdare 1.1.3. İdari

Detaylı

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi

LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi LAW 104: TÜRK ANAYASA HUKUKU 14 HAFTALIK AYRINTILI DERS PLANI Doç. Dr. Kemal Gözler Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1. HAFTA: OSMANLI ANAYASAL GELİŞMELERİ [Türk Anayasa Hukukukun Bilgi Kaynaklarının Tanıtımı:

Detaylı

İSTANBUL TAHKİM MERKEZİ KANUNU

İSTANBUL TAHKİM MERKEZİ KANUNU 12265 İSTANBUL TAHKİM MERKEZİ KANUNU Kanun Numarası : 6570 Kabul Tarihi : 20/11/2014 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih: 29/11/2014 Sayı : 29190 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 55 Amaç ve kapsam MADDE

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /8

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /8 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/7568 Karar No. 2014/13812 Tarihi: 21.05.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /8 İŞ SÖZLEŞMESİNİN VAR OLUP OLMADIĞI- NIN BAĞIMLILIK ÖLÇÜTÜNE GÖRE BELİRLE-

Detaylı

1 Tarihimizdeki tek yumuşak anayasa aşağıdakilerden hangisidir? 1961 Cevap Aşağıdakilerden hangisi uyarınca tüm idari

1 Tarihimizdeki tek yumuşak anayasa aşağıdakilerden hangisidir? 1961 Cevap Aşağıdakilerden hangisi uyarınca tüm idari 1 Tarihimizdeki tek yumuşak anayasa aşağıdakilerden hangisidir? 1961 Cevap---1921 1876 1982 1924 2 Aşağıdakilerden hangisi uyarınca tüm idari kararlar yargı denetimine tabidir? Yasa devleti Sosyal devlet

Detaylı

İDARİ YARGI DERSİ (VİZE SINAVI)

İDARİ YARGI DERSİ (VİZE SINAVI) SORULAR İDARİ YARGI DERSİ (VİZE SINAVI) 1- İdarenin denetim yollarından biri olarak, idari yargının gerekliliğini tartışınız (10 p). 2- Dünyadaki idari yargı sistemlerini karşılaştırarak, Türkiye nin mensup

Detaylı

İdari Yargının Geleceği

İdari Yargının Geleceği İdari Yargının Geleceği Av. Zühal SİRKECİOĞLU DÖNMEZ* * Ankara Barosu. İdari Yargının Geleceği / SİRKECİOĞLU DÖNMEZ Ülkemiz Hukuk Fakültelerinde iki Ana Bilim dalı vardır: Özel Hukuk ve Kamu Hukuku. Özel

Detaylı

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19

İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI. Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM. Genel Esaslar. I. Devletin şekli... 1...19 İÇİNDEKİLER TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI Madde Sayfa BAŞLANGIÇ...17 BİRİNCİ KISIM Genel Esaslar I. Devletin şekli... 1...19 II. Cumhuriyetin nitelikleri... 2...19 III. Devletin bütünlüğü, resmî dili,

Detaylı

1-Hâkim ve Savcılar idari görevleri dolayısıyla aşağıdaki kurumlardan hangisine bağlıdır?

1-Hâkim ve Savcılar idari görevleri dolayısıyla aşağıdaki kurumlardan hangisine bağlıdır? 1-Hâkim ve Savcılar idari görevleri dolayısıyla aşağıdaki kurumlardan hangisine bağlıdır? A) Cumhurbaşkanlığı B) Başbakanlık C) Adalet Bakanlığı D) Halk E) HSYK 3-Aşağıdakilerden hangisi adli yargının

Detaylı

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını denetleyen en yüksek organ ise devlettir. Hukuk alanında birlik

Detaylı

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN

MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN Kanun No. 4483 Resmi Gazete Tarih: 4.12.1999; Sayı: 23896 Amaç MADDE

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 818.S.BK/161

İlgili Kanun / Madde 818.S.BK/161 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/17402 Karar No. 2011/19618 Tarihi: 30.06.2011 İlgili Kanun / Madde 818.S.BK/161 CEZAİ ŞART KARŞILIKLIK İLKESİ BAKİYE ÜCRETİN YANINDA CEZAİ ŞARTINDA İSTENEBİLECEĞİ

Detaylı

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var

Karşılıksız Çek için Para ve Hapis Cezası Var Çek Kanunu; 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanun 19.03.1985 tarihlide kabul edilmiş, 03.04.1985 tarihli, 18714 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/8

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/8 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/35757 Karar No. 2012/1051 Tarihi: 23.01.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2012/3 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/8 KAPSAM DIŞI PERSONEL İDARİ YARGININ

Detaylı

SEVGİ USTA VELAYET HUKUKU

SEVGİ USTA VELAYET HUKUKU SEVGİ USTA VELAYET HUKUKU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER... IX KISALTMALAR...XXI VELAYET HUKUKU 1. Giriş...1 I. Konunun Tanıtımı...1 II. Kavramlarda Birlik Meselesi...14 III. Çalışmanın İnceleme Planı...18

Detaylı

YENİ VAKIFLAR KANUNUNA VE VAKIFLAR YÖNETMELİĞİNE SİVİL DEĞERLENDİRME

YENİ VAKIFLAR KANUNUNA VE VAKIFLAR YÖNETMELİĞİNE SİVİL DEĞERLENDİRME YENİ VAKIFLAR KANUNUNA VE VAKIFLAR YÖNETMELİĞİNE SİVİL DEĞERLENDİRME Tüzel Kişilik MADDE 4 Vakıflar, özel hukuk tüzel kişiliğine sahiptir. Yeni vakıfların kuruluşu, mal varlığı, şube ve temsilcilikleri

Detaylı

MAL BİLDİRİMİNDE BULUNULMASI YASASI İÇDÜZENİ. BİRİNCİ KISIM Genel Kurallar. İKİNCİ KISIM Mal Bildirimi

MAL BİLDİRİMİNDE BULUNULMASI YASASI İÇDÜZENİ. BİRİNCİ KISIM Genel Kurallar. İKİNCİ KISIM Mal Bildirimi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 5 Mayıs 2008 tarihli Ellialtıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Bulunulması Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (2) inci fıkrası gereğince

Detaylı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı

TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı TÜRK YARGI SİSTEMİ YARGITAY Öğr. Gör. Ertan Cem GÜL MYO Hukuk Bölümü Adalet Programı Yargıtay, tanımı Anayasa ile yapılan, işlevleri, mensupları ve bunların seçimi ve diğer kuruluş esasları, Anayasa'da

Detaylı

KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA

KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA Davanın Konusu : Uyuşmazlık, davacının 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete Sayısı: 25540

Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete Sayısı: 25540 Resmi Gazete Tarihi: 01.08.2004 Resmi Gazete Sayısı: 25540 ASGARİ ÜCRET YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, asgari ücretin tespiti sırasında

Detaylı

uzman yaklaşımı anayasa Branş Analizi Şahin BİTEN

uzman yaklaşımı anayasa Branş Analizi Şahin BİTEN Branş Analizi anayasa Bu yılın vatandaşlık soruları ÖSYM standardının dışına çok da çıkmayan, beklenen aralıkta sorular olmuştur. Soru dağılımları da ÖSYM nin özellikle son yıllarda belirlediği biçime

Detaylı

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU

İŞ MAHKEMELERİ KANUNU 2243 İŞ MAHKEMELERİ KANUNU Kanun Numarası : 5521 Kabul Tarihi : 30/1/1950 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 4/2/1950 Sayı : 7424 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 31 Sayfa : 753 Madde 1 İş Kanununa

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR:

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU MÜRACAAT SÜRECİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN NOKTALAR: ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru 1982 Anayasası nın 148. ve 149. Maddeleri ile geçici 18. maddesi hükümleri ve ayrıca 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu

Detaylı

SATIN ALMA DAİRE BAŞKANLIĞI GÖREV YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam Dayanak ve Tanımlar

SATIN ALMA DAİRE BAŞKANLIĞI GÖREV YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam Dayanak ve Tanımlar SATIN ALMA DAİRE BAŞKANLIĞI GÖREV YETKİ VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Satın Alma

Detaylı

GENEL OLARAK DEVLET TEŞKİLATI SORULARI

GENEL OLARAK DEVLET TEŞKİLATI SORULARI 1.... ilkesi, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmez. Belli devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret olup bununla sınırlı medeni bir iş bölümü ve işbirliği olduğunu anlatır.

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Mevduatın Vade ve Türleri ile Katılma Hesaplarının Vadeleri Hakkında Tebliğ (Sıra No: 2002/1) (29 Mart 2002 tarih ve 24710 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır)

Detaylı

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI

II. ANAYASA MAHKEMESİNİN YETKİSİNİN KAPSAMI İÇİNDEKİLER I. GENEL AÇIKLAMALAR 1. Bireysel başvuru nedir? 2. Bireysel başvurunun temel nitelikleri nelerdir? 3. Bireysel başvuru yolu hangi ülkelerde uygulanmaktadır? 4. Ülkemizde bireysel başvuru kurumuna

Detaylı

POLİS TARAFINDAN KULLANILAN MUHBİRİN ÖDÜLLENDİRİLMESİ YASA TASARISI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

POLİS TARAFINDAN KULLANILAN MUHBİRİN ÖDÜLLENDİRİLMESİ YASA TASARISI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: POLİS TARAFINDAN KULLANILAN MUHBİRİN ÖDÜLLENDİRİLMESİ YASA TASARISI Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kısa İsim 1. Bu Yasa, Polis Tarafından Kullanılan Muhbirin Ödüllendirilmesi

Detaylı

İçindekiler. Önsöz III BİRİNCİ KISIM. Genel Hükümler BİRİNCİ BÖLÜM. Borç İlişkisinin Kaynakları BİRİNCİ AYIRIM. Sözleşmeden Doğan Borç İlişkileri

İçindekiler. Önsöz III BİRİNCİ KISIM. Genel Hükümler BİRİNCİ BÖLÜM. Borç İlişkisinin Kaynakları BİRİNCİ AYIRIM. Sözleşmeden Doğan Borç İlişkileri İçindekiler Önsöz III BİRİNCİ KISIM Genel Hükümler BİRİNCİ BÖLÜM Borç İlişkisinin Kaynakları BİRİNCİ AYIRIM Sözleşmeden Doğan Borç İlişkileri A. Sözleşmenin kurulması 1 I. İrade açıklaması 1 II. Öneri

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI Türkiye Cumhuriyeti ile Romanya (bundan böyle "Akit Taraflar" olarak anılacaklardır), Ulusal egemenlik, haklarda eşitlik

Detaylı

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 23 Mart Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 23 Mart Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1 Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 23 Mart 2016 Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi K. Ahmet Sevimli Kimdir? 1972 yılında İstanbul da doğdu. 1990 yılında Bursa

Detaylı

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777)

-412- (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999 Sayı: 23777) -412- TURKIYE CUMHURİYETİ İLE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ ARASINDAKİ SOSYAL GÜVENLİK ANLAŞMASI İLE İLGİLİ EK ANLAŞMANIN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (Resmi Gazete ile yayımı: 5.8.1999

Detaylı

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821

GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ. Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TAŞRA TEŞKİLATI KURULUŞ, GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete Tarihi: 14.11.2013, Sayısı: 28821 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1)

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. /9

İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. /9 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2015/28964 Karar No. 2015/29704 Tarihi: 02.11.2015 İlgili Kanun / Madde 6356 S. STSK. /9 SENDİKALARIN DEMOKRATİK İŞLEYİŞE SAHİP OLUP OLMADIĞINI SENDİKA GENEL KURULLARININ

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ

PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ A) 6098 sayılı Yeni Türk Borçlar Kanun unda yer alan düzenleme metni: Pazarlamacılık Sözleşmesi A. Tanımı ve kurulması I. Tanımı MADDE 448- Pazarlamacılık sözleşmesi, pazarlamacının

Detaylı

2015 YILI ARABULUCULUK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ

2015 YILI ARABULUCULUK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ 26 Aralık 2014 CUMA Resmî Gazete Sayı : 29217 TEBLİĞ Adalet Bakanlığından: 2015 YILI ARABULUCULUK ASGARİ ÜCRET TARİFESİ GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 (1) Özel hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk

Detaylı

12 Mart 2016 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : YÖNETMELİK

12 Mart 2016 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : YÖNETMELİK 12 Mart 2016 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29651 YÖNETMELİK Türkiye Adalet Akademisinden: AVUKATLIK MESLEĞİNDEN ADLÎ YARGI HÂKİM VE SAVCI ADAYLIĞI İLE İDARÎ YARGI HÂKİM ADAYLIĞINA ATANANLARIN MESLEK ÖNCESİ

Detaylı

İDARE HUKUKU DERSİ (VİZE SINAVI) SORULAR

İDARE HUKUKU DERSİ (VİZE SINAVI) SORULAR İDARE HUKUKU DERSİ (VİZE SINAVI) SORULAR 1., 2., 3. ve 4. 4 soruları cevaplamak zorundur. İstediğiniz sorudan başlayabilirsiniz. 1- Đdarenin bütünlüğü ilkesini açıklayarak; hiyerarşi ve vesayet kavramlarını

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

TÜRKİYEDE OTURAN YABANCILARIN NÜFUS KAYITLARININ TUTULMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

TÜRKİYEDE OTURAN YABANCILARIN NÜFUS KAYITLARININ TUTULMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar TÜRKİYEDE OTURAN YABANCILARIN NÜFUS KAYITLARININ TUTULMASI HAKKINDA YÖNETMELİK Bakanlar Kurulu Kararı : 27/9/2006,11057 Dayandığı Kanunun Tarihi : 25/04/2006, No:5490 Yayımlandığı Resmî Gazete : 20 Ekim

Detaylı

TOPLU İŞ HUKUKU (HUK302U)

TOPLU İŞ HUKUKU (HUK302U) TOPLU İŞ HUKUKU (HUK302U) KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

Hukukun Dalları Hukukun Kaynakları. Pozitif Hukuk: İdeal Pozitif Hukuk. Hukukun Dalları. Maddi Hukuk- Biçimsel Hukuk

Hukukun Dalları Hukukun Kaynakları. Pozitif Hukuk: İdeal Pozitif Hukuk. Hukukun Dalları. Maddi Hukuk- Biçimsel Hukuk Hukukun Dalları Hukukun Kaynakları Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN İdeal Pozitif Hukuk İdeal Hukuk: Doğal (tabii) veya olması gereken hukuktur. İnsanların zihinlerinde ve vicdanlarında yaşayan hukuka denir.

Detaylı

TURİZM HUKUKUNUN KAYNAKLARI:

TURİZM HUKUKUNUN KAYNAKLARI: TURİZM HUKUKUNUN KAYNAKLARI: TÜRKİYE TURİZM MEVZUATI DOÇ.DR. SABAH BALTA YAŞAR ÜNİVERSİTESİ İZMİR HUKUK NEDİR? Hukuk toplum düzenini sağlamak amacıyla devlet tarafından ortaya konulmuş uyma zorunluluğu

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 488 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2010/4805 Karar No. 2012/12361 Tarihi: 11.04.2012 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/1 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İş. K/41 FAZLA ÇALIŞMA ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN

Detaylı

T.C. İZMİR KONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI Yapı Kontrol Müdürlüğü ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

T.C. İZMİR KONAK BELEDİYE BAŞKANLIĞI Yapı Kontrol Müdürlüğü ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK ÖRGÜTLENME, GÖREV VE ÇALIŞMA ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK GENEL HÜKÜMLERİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu yönetmeliğin amacı, nün teşkilat yapısını, hukukî statüsünü, görev,

Detaylı

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİ İLE GREV OYLAMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:11.10.2013/28792 BİRİNCİ BÖLÜM

TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİ İLE GREV OYLAMASI HAKKINDA YÖNETMELİK. Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:11.10.2013/28792 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve kapsam TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİ YETKİ TESPİTİ İLE GREV OYLAMASI HAKKINDA YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı:11.10.2013/28792 BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1)

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Zeynel T. KANGAL Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Öğretim Üyesi KABAHATLER HUKUKU

Yrd. Doç. Dr. Zeynel T. KANGAL Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Öğretim Üyesi KABAHATLER HUKUKU Yrd. Doç. Dr. Zeynel T. KANGAL Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Öğretim Üyesi KABAHATLER HUKUKU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...ix KISALTMALAR...xxiii Birinci

Detaylı

HUKUKUN BÖLÜMLERİ HUKUKUN BÖLÜMLERİ ÖZEL HUKUK KAMU HUKUK AYIRIMI

HUKUKUN BÖLÜMLERİ HUKUKUN BÖLÜMLERİ ÖZEL HUKUK KAMU HUKUK AYIRIMI HUKUKUN BÖLÜMLERİ ÖZEL HUKUK: Kişilerin birbirleriyle olan ilişkilerini eşitlik ve irade serbestliği esasına göre göre düzenleyen hukuk kuralların bütünüdür. KAMU HUKUKU: Bir devleen teşkilafnı, bir devlet

Detaylı

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2007

Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2007 Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 2007 13 Aralık 2006 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 26375 GENEL HÜKÜMLER Konu ve kapsam MADDE 1 (1) Bütün hukuki yardımlarda avukat ile iş sahipleri

Detaylı

TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNUN KONTROLÜNDEKİ ŞİRKETLERİN TASFİYESİNE DAİR YÖNETMELİK

TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNUN KONTROLÜNDEKİ ŞİRKETLERİN TASFİYESİNE DAİR YÖNETMELİK TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNUN KONTROLÜNDEKİ ŞİRKETLERİN TASFİYESİNE DAİR YÖNETMELİK 02/09/2006 tarih ve 26277 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. TASARRUF MEVDUATI SİGORTA FONUNUN KONTROLÜNDEKİ

Detaylı

İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA TÜZÜK

İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA TÜZÜK İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KURULLARI HAKKINDA TÜZÜK 07.04.2006 tarih ve 2006/10333 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe giren "İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kurulları Hakkında Tüzüğün Yürürlükten

Detaylı

SPKn İDARİ PARA CEZALARI

SPKn İDARİ PARA CEZALARI SPKn İDARİ PARA CEZALARI Av. Ümit İhsan Yayla Sermaye Piyasası Kanununda Halka Açık Şirketlerle İlgili Suç ve Yaptırımlar ile Önemli Nitelikte İşlemler Paneli İstanbul 27.06.2014 Sunum İçeriği Ceza Vermeye

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI İİK. nun 277. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Her ne kadar İİK. nun 277/1 maddesinde İptal davasından maksat 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmetmektir.

Detaylı

İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR

İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR 1 İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KURALLARINA UYMAYAN İŞVERENLERİN KARŞILAŞABİLECEKLERİ YAPTIRIMLAR A- İŞ KAZASI MEYDANA GELMEDEN: (İş güvenliği kurallarını

Detaylı

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER GİRİŞ Gelişen bilişim teknolojilerinin bütün kamu kurumlarında kullanılması hukuk alanında bir kısım etkiler meydana getirmistir. Kamu tüzel kişileri tarafından bilgisayar teknolojileri kullanılarak yerine

Detaylı

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK

İLK TÜRK DEVLETLERİNDE HUKUK İLK TÜRK { DEVLETLERİNDE HUKUK Hukuk Anlayışı Hukuk fertlerin bir arada barış ve güven içinde yaşamasını sağlamak amacıyla oluşturulan hak ve kanunların bütünüdür. Bir devletin uzun ömürlü olabilmesi için

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM GENEL OLARAK EVLİLİK BİRLİĞİNİN KORUNMASI VE EVLİLİK BİRLİĞİNDE EŞLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM GENEL OLARAK EVLİLİK BİRLİĞİNİN KORUNMASI VE EVLİLİK BİRLİĞİNDE EŞLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ İÇİNDEKİLER Kısaltmalar Önsöz XVII XIX Giriş 1 BİRİNCİ BÖLÜM GENEL OLARAK EVLİLİK BİRLİĞİNİN KORUNMASI VE EVLİLİK BİRLİĞİNDE EŞLERİN YÜKÜMLÜLÜKLERİ 1. EVLENME KAVRAMI İLE EVLENMENİN TANIMI VE HUKUKİ NİTELİĞİ

Detaylı

SENDİKA ÜYELİĞİNİN KAZANILMASI VE SONA ERMESİ İLE ÜYELİK AİDATININ TAHSİLİ HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

SENDİKA ÜYELİĞİNİN KAZANILMASI VE SONA ERMESİ İLE ÜYELİK AİDATININ TAHSİLİ HAKKINDA YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Resmi Gazete Tarihi: 09.07.2013 Resmi Gazete Sayısı: 28702 SENDİKA ÜYELİĞİNİN KAZANILMASI VE SONA ERMESİ İLE ÜYELİK AİDATININ TAHSİLİ HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Detaylı

HAZIRLAYAN: Av. Ümit Hürrem BÜLBÜL ÜMİT HUKUK BÜROSU

HAZIRLAYAN: Av. Ümit Hürrem BÜLBÜL ÜMİT HUKUK BÜROSU HAZIRLAYAN: Av. Ümit Hürrem BÜLBÜL Haksız fiil sorumluluğu Şirketin yönetimi ve temsili ile yetkilendirilen kişinin, şirkete ilişkin görevlerini yerine getirmesi sırasında işlediği haksız fiilden şirket

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar T.C. MERAM BELEDİYESİ İŞLETME ve İŞTİRAKLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE SORUMLULUKLARI İLE ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582

T.C. D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785. Karar No : 2012/3582 T.C D A N I Ş T A Y Üçüncü Daire Esas No : 2010/5785 Karar No : 2012/3582 Anahtar Kelimeler : Haciz İşlemi, İhtiyati Haciz, Şirket Ortağı, Teminat, Kişiye Özgü Ev Eşyaları Özeti: Teşebbüsün muvazaalı olduğu

Detaylı

13. ASKERLİK GÖREVİ Ordu Hayatı Savaş Yönetimi ve Siyaset Ordu Okuldur SEÇİM

13. ASKERLİK GÖREVİ Ordu Hayatı Savaş Yönetimi ve Siyaset Ordu Okuldur SEÇİM İÇİNDEKİLER SUNUŞ...1 GENELGE... 5 GİRİŞ... 9 AÇIKLAMA... 23 VATANDAŞ İÇİN MEDENÎ BİLGİLER NEDEN BAHSEDER?25 L MİLLET... 28 1.1. Türk Milletinin İncelenmesi... 28 2. DEVLET...37 2.1. Devlet Şekilleri...

Detaylı

"Tüketici Aleyhine Başlatılacak İcra Takibinde Parasal Sınır" "Tüketici Aleynine Ba~latllacak icra Takibinde Parasal ~ınırn

Tüketici Aleyhine Başlatılacak İcra Takibinde Parasal Sınır Tüketici Aleynine Ba~latllacak icra Takibinde Parasal ~ınırn "Tüketici Aleyhine Başlatılacak İcra Takibinde Parasal Sınır" "Tüketici Aleynine Ba~latllacak icra Takibinde Parasal ~ınırn T.C. YARGıTAY 13. HUKUK DAIRESI Esas No: 2015/1 0571 Karar No: 2015/8738 Karar

Detaylı

İstihkak prosedürü sonunda, üçüncü kişinin bu hakkı kabul edilir, lehine sonuçlanırsa, o mal üzerindeki haciz kalkar veya mal o hakla birlikte

İstihkak prosedürü sonunda, üçüncü kişinin bu hakkı kabul edilir, lehine sonuçlanırsa, o mal üzerindeki haciz kalkar veya mal o hakla birlikte Borçlunun borcu için, borçluya yakınlığı ne olursa olsun 3. kişinin malvarlığına dahil unsurlar,haczedilemez. Bununla birlikte 3. kişilere ait bazı malların borçlunun olduğu kabul edilerek haczedilmesi

Detaylı

İŞLETME VE İŞTİRAKLER MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI

İŞLETME VE İŞTİRAKLER MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI İŞLETME VE İŞTİRAKLER MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI İşletme ve İştirakler Müdürü Şef İdari İşler Servisi İşletme ve İştirakler Servisi T.C. KARS BELEDİYESİ İŞLETME ve İŞTİRAKLER MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV

Detaylı

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME

KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME 207 KAMU KURUM VE KURULUŞLARININ YURTDIŞI TEŞKiLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME Kanun Hük. Kar. nin Tarihi : 13/12/1983 No : 189 Yetki Kanununun Tarihi : 17/6/1982 No : 2680 Yayımlandığı R.G. Tarihi

Detaylı

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN

CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN Kanun Numarası: 5320 Kanun Kabul Tarihi: 23/03/2005 Yayımlandığ Resmi Gazete No: 25772 Mükerrer Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 31/03/2005

Detaylı