YÜKSEK LİSANS TEZİ ORGANİK SÜT SIĞIRCILIĞININ TÜRKİYE DE MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ. Neslihan ÖZSOY. Tez Danışmanı: Doç. Dr.

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "YÜKSEK LİSANS TEZİ ORGANİK SÜT SIĞIRCILIĞININ TÜRKİYE DE MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ. Neslihan ÖZSOY. Tez Danışmanı: Doç. Dr."

Transkript

1 0 EGE ÜNİVERSİTESİ YÜKSEK LİSANS TEZİ ORGANİK SÜT SIĞIRCILIĞININ TÜRKİYE DE MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Neslihan ÖZSOY Tez Danışmanı: Doç. Dr. İbrahim KAYA Zootekni Anabilim Dalı Bilim Dalı Kodu: Sunuş Tarihi : Bornova-İZMİR 2010

2 EGE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ (YÜKSEK LİSANS TEZİ) ORGANİK SÜT SIĞIRCILIĞININ TÜRKİYE DE MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ Neslihan ÖZSOY Tez Danışmanı: Doç. Dr. İbrahim KAYA Zootekni Anabilim Dalı Bilim Dalı Kodu: Sunuş Tarihi : Bornova-İZMİR 2010

3

4 iii Neslihan ÖZSOY tarafından Yüksek Lisans tezi olarak sunulan Organik Süt Sığırcılığının Türkiye de Mevcut Durumu ve Geleceği başlıklı bu çalışma E.Ü. Lisansüstü Eğitim ve Öğretim Yönetmeliği ile E.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Eğitim ve Öğretim Yönergesi nin ilgili hükümleri uyarınca tarafımızdan değerlendirilerek savunmaya değer bulunmuş ve tarihinde yapılan tez savunma sınavında aday oyçokluğu ile başarılı bulunmuştur. Jüri Üyeleri: İmza Jüri Başkanı : Doç. Dr. İbrahim KAYA... Raportör Üye : Prof. Dr. Yılmaz ŞAYAN... Üye : Prof. Dr. Gamze SANER...

5 iv

6 v ÖZET ORGANİK SÜT SIĞIRCILIĞININ TÜRKİYE DE MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ ÖZSOY, Neslihan Yüksek Lisans Tezi, Zootekni Bölümü Tez Yöneticisi: Doç. Dr. İbrahim KAYA Aralık 2010, 68 sayfa Bu tez çalışmasında organik süt sığırcılığının genel esaslarından sözedilerek, Türkiye de mevcut durumu hakkında bilgi verilmiş ve geleceğine yönelik çözüm önerilerine değinilmiştir. Diğer yandan Türkiye de organik süt sığırcılığı alanında faaliyet gösteren işletmelerden, Arif Gürdal Tarım İşletmesi ve Doğan Organik Ürünler Sanayi ve Ticaret A.Ş. Organik Süt Sığırcılığı İşletmesi ile bu işletmeye bağlı 2 adet sözleşmeli üretici ziyaret edilmiş ve elde edilen bulgular saha çalışması kapsamında sunulmuştur. Türkiye de organik süt sığırcılığı konusunda tüketiciler ve yetiştiriciler açısından çeşitli sorunlar yaşandığı görülmektedir. Tüketicilerin yeterince bilinçli olmamaları ve organik ürünlerin fiyatlarının yüksekliği talebi etkilemektedir. Türkiye de organik süt sığırcılığı konusunda desteklerin bulunmaması, girdi maliyetlerinin yüksek olması ve pazarlama olanaklarının yetersizliğinden dolayı da yetiştiriciler çeşitli sorunlar yaşamaktadır. Ülkede yaşanan bu sorunların çözümü için, devlet tarafından yeterli desteklerin sağlanması, pazar olanaklarının artırılması, girdi maliyetlerini azaltıcı önlemlerin alınması ve tüketicilerin bilinçlendirilerek organik süt ürünlerine yönelmelerinin sağlanması gerekmektedir. Anahtar sözcükler: Organik tarım, organik süt sığırcılığı, konvansiyonel süt sığırcılığı, mevzuat, Türkiye

7 vi

8 vii ABSTRACT CURRENT SITUATION AND FUTURE OF ORGANIC DAIRY CATTLE IN TURKEY OZSOY, Neslihan MSc in Animal Science Supervisor: Assoc. Prof. Dr. Ibrahim KAYA December 2010, 68 pages In this thesis, the basic principles of organic dairy cattle were mentioned, some information about current situation of organic dairy cattle in Turkey were given and also some solutions on its future were mentioned. On the other hand, some of the organic dairy cattle operations in Turkey, Arif Gürdal Agricultural Operation and Organic Dairy Cattle Operation of Doğan Organic Products Industry and Trade Inc. and two contracted dairy farmers connected to the latter were visited and the results obtained were presented within the scope of field study. It is known that there have been some problems in terms of consumers and dairy farmers in Turkey about organic dairy cattle. The lack of sufficiently conscious consumers and the high prices of organic products affect the demand. Dairy farmers also have some other problems in Turkey due to not having subventions for organic dairy cattle, high input costs and insufficient marketing opportunities. In order to solve these problems in Turkey, sufficient subventions should be provided by the government, marketing opportunities should be increased, measurements should be taken to reduce input costs and consumers should be oriented to organic dairy products by raising awareness of them. Keywords: Organic agriculture, organic dairy cattle, conventional dairy cattle, legislation, Turkey

9 viii

10 ix TEŞEKKÜR Bu çalışma süresince yardımlarını hiçbir zaman esirgemeyen ve değerli katkılarından dolayı hocam Doç. Dr. İbrahim KAYA ya, yardımlarından dolayı Prof. Dr. Gamze SANER e ve Prof. Dr. Yılmaz ŞAYAN a, Kelkit te bulunduğum süre içerisinde yardımlarından ve katkılarından dolayı Yard. Doç. Dr. Vecihi AKSAKAL ve Doç. Dr. Bahri BAYRAM a, verdiği bilgilerle tezime katkı sağlayan Doğan Organik Ürünler Sanayi ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü İlhan BAŞARAN a, Kelkit te, sözleşmeli üreticileri gezip bilgi toplamam konusunda yardımcı olan üretici Kerim YERLİ ye ve Kelkit Aydın Doğan Meslek Yüksekokulu Organik Tarım Programı öğrencisi Özlem GÖNÜL e, Aydın da bulunan Arif Gürdal Tarım İşletmesi ni ziyaret edip, bilgi almam konusunda her zaman yardımcı olan Arif GÜRDAL a ve aynı işletmede bulunan Zir. Müh. Süleyman KÜÇÜK ve Vet. Hek. Kenan ERDOĞDU ya, katkılarından dolayı Uzm. Dr. Muazzez POLAT a ve her zaman bana destek olan babam Yaşar Hasan ÖZSOY a, annem Saniye ÖZSOY a, nişanlım Ramazan BÜYÜK e ve yardımlarından dolayı arkadaşım Zir. Müh. Serhan ARSLANER e teşekkürlerimi bir borç bilirim.

11 x

12 xi İÇİNDEKİLER Sayfa ÖZET... v ABSTRACT... vii TEŞEKKÜR...ix TABLOLAR VE ŞEKİLLER DİZİNİ... xiii KISALTMALAR DİZİNİ... xv 1. GİRİŞ LİTERATÜR BİLDİRİŞLERİ Dünyada Organik Tarım Standartları AB de Organik Tarım Destekleri AB de Organik Süt Sığırcılığı Organik Süt Sığırcılığı ile Konvansiyonel Süt Sığırcılığının Karşılaştırılması MATERYAL VE YÖNTEM Materyal Yöntem TÜRKİYE DE ORGANİK TARIM VE ORGANİK SÜT SIĞIRCILIĞI Türkiye de Organik Tarım Mevzuatı ve AB ye Uyum Çalışmaları... 15

13 xii İÇİNDEKİLER (devamı) Sayfa tarihli sayılı Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelik te sığırcılığı ilgilendiren kısımlar Türk organik mallarda bulunacak logo örnekleri Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları Organik Tarımda Destekler Türkiye de Organik Tarım ve Organik Süt Sığırcılığı Verileri Türkiye de organik tarımsal üretim verileri Türkiye de organik süt sığırcılığı verileri SAHA ÇALIŞMASI SONUÇLARI TÜRKİYE DE ORGANİK SÜT SIĞIRCILIĞININ SORUNLARI VE GELECEĞİNE YÖNELİK ÇÖZÜM ÖNERİLERİ EKLER KAYNAKLAR ÖZGEÇMİŞ... 68

14 xiii TABLOLAR VE ŞEKİLLER DİZİNİ Tablo Sayfa 1 AB Ülkeleri'nde Yıllara Göre Organik İnek Sayısı (baş) Türkiye de Üretilen ve Aynı Firmaya Ait Olan Organik ve Konvansiyonel Sütün Bileşimi Hayvancılıkta İç ve Dış Asgari Yüzey Alanları ve Diğer Barınak Özellikleri (sığırlar için) İşletmede Stoklanabilecek Gübre Miktarına Eşdeğer Sığır Sayısı Organik Tarım Konusunda Bakanlık tan Yetki Almış Kontrol ve Sertifikasyon Kuruluşları Türkiye'de Organik Tarımsal Üretim Verileri (geçiş süreci dahil) Türkiye'de Organik Süt Sığırcılığı Verileri Ziyaret Edilen Organik Süt Sığırcılığı İşletmelerine Ait Bazı Bilgiler Şekil 1 Organik Tarım Logo Örnekleri... 35

15 xiv

16 xv KISALTMALAR DİZİNİ Kısaltmalar Açıklama AB ABD ÇMVA DDT EISFOM ETKO FAO IFOAM IMO Avrupa Birliği Amerika Birleşik Devletleri Çiftlik Muhasebe Veri Ağı Diklorodifeniltrikloroetan European Information System For Organic Markets (Avrupa Organik Pazarı İçin Bilişim Sistemi) Ekolojik Tarım Kontrol Organizasyonu Food and Agriculture Organization (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) International Federation of Organic Agriculture Movements (Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu) Institute for Marketecology IUCN International Union for Conservation of Nature (Uluslararası Doğa Koruma Birliği) JAS NDC NOP Japan Agriculture Standards (Japon Tarım Standartları) National Dairy Council (Ulusal Süt Konseyi) National Organic Program (Ulusal Organik Programı) OECD The Organisation for Economic Co-operation and Development (Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü) OTP T.C. TKB TÜGEM Ortak Tarım Politikası Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Müdürlüğü

17 xvi UKROFS UK Register of Organic Food Standards (Organik Ürün Standartları Birleşik Krallık Kaydı) USDA United States Department of Agriculture (ABD Tarım Bakanlığı) WTO World Trade Organisation (Dünya Ticaret Örgütü)

18 1 1. GİRİŞ Toprak işleyerek başlayan tarımla birlikte çevre tahribatı da başlamıştır. Pulluğun tarım topraklarında kullanımına başlanılması ile birlikte sadece toprak yüzeyindeki canlıları hedef alan toprak işleme, bu yeni aletle birlikte toprak altı canlıları da hedef almış ve tarım toprakları giderek verimsizleşmeye başlamıştır. Bu verimsizliğin giderilmesi için, 1700 lü yıllarda başlayan ve 1800 lü yıllarda gelişen kimya sanayinin ürettiği kimyasal gübrenin kullanımı dünyada hızla artmış ve bu nedenle toprağın doğal verimliliği düşmeye başlamıştır. Bunun sonucunda bitkilerin hastalıklara karşı dayanıklılığı azalmıştır. Bunun üzerine, kimya sanayi hastalık ve zararlılar için kimyasal preparatlar geliştirmeye başlamıştır. Başlangıçta bu kimyasalların kullanımı ile tekrar bitkisel ürünlerde verim arttırılmış ve tarım hızla bu kimyasalları kullanmak zorunda olan bir sektör haline gelmiştir (Sürmeli, 2003) yılından sonra ABD nin Marshall yardımı ile sağlanan ekonomik katkılar ve aşırı desteklemeler sonucu entansif tarım süratle yayılmış, makineleşme, kimyasal ilaç ve gübreler ile kimyasal katkı maddeleri kullanılmaya başlanılmıştır. Ancak Yeşil Devrim olarak adlandırılan bu tarımsal üretim artışının dünyadaki açlık sorununa bir çözüm getirmediğini, aksine doğal dengeyi ve insan sağlığını süratle bozduğunu gören kişi ve gruplar bu konuda araştırmalara başlamışlardır (TKB, 2010; Şayan ve Polat, 2001). Bilim çevreleri ve sivil toplum örgütlerinin baskısıyla, 1979 yılından itibaren DDT grubu pestisitlerin kullanımı ABD den başlayarak tüm dünyada yasaklanmıştır. Bu durumda organik tarım gündeme gelmiştir. İlk dönemlerde üretilen ürünler büyük oranda çiftliklerde veya yakın çevredeki yöresel pazarlarda tüketilirken sonraki yıllarda ticari boyut kazanmış ve 1980'li yıllardan sonra tüm dünyada giderek artan bir kabul görmüştür (Altındişli, 2007). Türkiye de organik tarım faaliyetleri 1986 yılında başlamıştır. Organik tarımın dallarından biri olan organik süt sığırcılığı ise, Türkiye de henüz yeni gelişmeye başlayan bir üretim dalıdır. Bu çalışmada Türkiye de organik tarım ile ilgili mevzuatın organik sığırcılık ile ilgili kısımlarına yer verilmiş olup, araştırma kapsamına alınan işletmeler hakkında bilgiler sunulmuş, organik süt sığırcılığının sorunları ve geleceğine yönelik çözüm önerileri üzerinde durulmuştur.

19 2 2. LİTERATÜR BİLDİRİŞLERİ 2.1. Dünyada Organik Tarım Standartları Organik tarımla ilgili dünyada genel olarak uluslararası kuruluşlar tarafından ortaya konulmuş ve geçerliliği olan çeşitli standartlar bulunmaktadır. Ayrıca, önemli ithalatçı ülkelerin ulusal standart ve mevzuatları da uluslararası alanda geçerliliğe sahip olup, ihracatçı ülkeler bunlara uymak zorundadır. Bunun yanında, neredeyse her ülkenin kendine özgü ulusal mevzuatı da bulunmaktadır (Demiryürek ve Bozoğlu, 2007). Organik Tarım ile ilgili bazı uluslararası standartlar şu şekilde belirtilebilir: AB Yönetmeliği Avrupa da önceleri her ülke kendine göre bazı düzenlemeler yapmış, daha sonra 24 Haziran 1991 tarihinde Avrupa Topluluğu içinde organik tarım faaliyetlerini düzenleyen 2092/91 sayılı yönetmelik yayınlanarak yürürlüğe girmiştir (TKB, 2010). AB Konseyi tarihinde AB 2092/91 Yönetmeliğini AB 834/2007 Temel Yönetmeliği (Anonymous, 2007) ve tarihinde de AB 889/2008 Organik Üretim ve Etiketleme Yönetmeliği olarak yeniden düzenlemiştir. 889/2008 yönetmeliği, 834/2007 yönetmeliğine bağlı olarak denetim ve organik üretimin kriterlerini açıklamaktadır. Bu yönetmelikler 01 Ocak 2009 dan itibaren yürürlüğe girmiştir (Anonim, 2010c). Bio Suisse Standardı Bio Suisse, İsviçre Organik Çiftçiler Federasyonunun kurduğu özel bir kuruluştur. Bu organizasyon Organik Tarım Araştırma Enstitüsü nün yanısıra kendi üyeleri arasından 32 adet organik çiftçi derneğini kapsamaktadır. 800'den fazla imalat ve ticaret şirketi Bio Suisse etiketi kullanmak için lisans sözleşmesine sahiptir (Anonim, 2010j). NOP (USDA ABD Yönetmeliği) NOP Yönetmeliği ABD de üretilen veya ABD pazarında tüketilecek olan organik ürünlerin kontrol ve sertifikasyonu ile ilgili kriterleri açıklamaktadır (Anonim, 2010h).

20 yılından bu yana geliştirilen standartlar 2001 yılından itibaren yürürlüğe girmiştir. ABD veya diğer ülkelerde üretimi yapılan ve Amerikan tüketicisine organik adı altında sunulan ürünlerin USDA tarafından onaylanan kuruluşlarca denetlenerek sertifikalandırılması gerekmektedir. USDA, kontrol ve sertifikasyon yapan kuruluşları düzenli olarak denetleyerek organik statüsünün korunmasını dolayısıyla da tüketici haklarını korumaktadır. NOP sertifikasyonu alan üretici veya ihracatçılar USDA tarafından kayıt altına alınmaktadır. Kayıt işlemi tamamlandıktan sonra organik ürünlerin ABD ye ithalatı mümkün olmaktadır (Anonim, 2010h). JAS (Japonya Yönetmeliği) JAS Sistemi, 1950 yılında ortaya çıkmış ve 1970 yılında kaliteli etiketleme standardı sisteminin eklenmesi ile bugünkü durumunu almıştır (Anonim, 2010ı). Söz konusu Kanun Japonya da üretilen veya ithal edilen tüm gıda ürünlerini kapsamaktadır. Kanun çerçevesinde yapılan düzenlemeler ürün kapsamı genişledikçe çeşitlenmektedir (Anonim, 2010i). JAS işareti ürünlerin kalitelerini garanti etmekte, bu da tüketicilere veya kullanıcılara seçim yapmalarında kolaylık sağlamaktadır. Ürünlerine JAS işaretleri eklemek isteyen üreticiler ve imalatçılar gibi ticari kuruluşlar, Japon patentli veya deniz aşırı ülkelerde sertifikalı kuruluşlar tarafından belgelendirilmektedir (Anonim, 2010ı). IFOAM Standartları IFOAM dünyadaki organik tarıma ilişkin kuralları ilk olarak hazırlayan ve yazılı hale getiren ve dünyada 116 ülkede 750'den fazla üye organizasyonu birleştiren bir kuruluştur (TÜGEM, 2010a, Anonim, 2010g). Kuruluş, AB, FAO, WTO, EISFOM ve IUCN gibi uluslararası kuruluşlar ile organik tarım konusunda sıkı işbirliği halinde çalışmaktadır (TÜGEM, 2010a). IFOAM dünyadaki organik tarım hareketinin çıkarları için Birleşmiş Milletler ve çok taraflı kuruluşlar ile uluslararası tarımsal ve çevresel müzakerelere aktif olarak katılmaktadır. IFOAM, bu önemli rolü üstlenmesi ile tanınan bir kurumdur. Organik Tarım İlkelerinin tanıtılması ve uluslararası kuruluşlar tarafından IFOAM ın tanınması, organik tarımın geliştirilmesi için önem taşımaktadır (Anonim, 2010g).

21 4 Demeter Dünyada ilk kurulmuş olan organik tarım derneğidir. Organik tarımdan farklı olarak biyodinamik uygulamaları savunmaktadır. Tarımsal uygulamalar için de Demeter in öngördüğü kimi preparatlar uygulanmalıdır (Anonim, 2010b). Halen Avrupa, Amerika, Afrika ve Yeni Zelanda da 16 üye organizasyonu olup, 43 ülkede 4200 den fazla Demeter üreticisini temsil etmektedir. Demeter in başlıca görevleri şunlardır (Anonim, 2010f): Demeter ürünlerinin dünya ticareti için asgari gereksinimleri sağlaması amacıyla Demeter standartlarını dünya çapında geliştirme ve kabul ettirme, Demeter markasının Uluslararası kaydı ve korunması, Kendi Demeter organizasyonu olmayan ülkelerde çiftliklerin/ işletmelerin sertifikalandırılması, Demeter sertifikasyon programının dünya çapında uyumu, Biyodinamik yöntemle ilgili uluslararası kuruluşların kamuoyu tarafından anlaşılması ve kabullenilmesinin sağlanılması, Demeter organizasyonu bulunmayan ülkelerde özerk biyodinamik derneklerinin desteklenmesi AB de Organik Tarım Destekleri Dünya organik gıda pazarının %50 sinden fazlasına sahip olan AB ülkeleri aynı zamanda dünyanın en büyük dış alımcısı konumundadır. AB de 1 Ocak 2005 tarihinde yürürlüğe giren OTP ile, organik tarım birliğin tarım politikasının merkezine yerleşmiştir. OTP de yapılan reformlarla tarım sübvansiyon politikası tamamen değişmiştir. Buna göre yeni düzenlemelerle çevrenin korunması, gıda güvenliği, hayvan ve bitki sağlığı ve tarımsal alanların sürdürülebilir kullanımı öngörülmektedir. Ayrıca tarım-çevre ilişkilerini ilgilendiren düzenlemeler yanında çevre politikaları kapsamında ele alınan çeşitli düzenlemeler ile AB ye üye her ülkenin kendi koşullarına uygun olarak geliştirmiş olduğu ulusal programlar da organik tarımın yönlendirilmesine katkıda bulunmaktadır (İpek ve Çil, 2011).

22 5 Gök (2008) bazı AB ülkelerinde organik tarıma verilen destekleri şu şekilde belirtmiştir: Almanya da 1998 yılından beri konvansiyonel üretimden organik üretime geçen üreticiler, Avrupa Topluluğu-EC programı kapsamında yardım almaktadırlar. Çiftçilere verilen doğrudan desteğin dışında, pazarlama aşamasında da destek verilmektedir. Avusturya Hükümeti 1992 yılında organik tarıma geçişe ilişkin düzenlemelere başlamıştır. 1995'te 2078/92 Avrupa Topluluğu-EC Düzenlemesi bünyesinde yer alan "tarımsal-çevre" programı-öpul sonuçlandırılmıştır. Program 2000 yılında çok az bir uyarlamaya tabi tutulmuş ve 5 yıllığına uzatılmıştır. Hektar başına verilen ödemeler artırılmıştır. Belçika Hükümeti 1994'ten bu yana organik tarımla uğraşan çiftçilere doğrudan destek uygulamaktadır yılında organik sebze üretimi için hektar basına yıllık sübvansiyonlar üç katından daha fazla artarak 300 Euro'dan 930 Euro'ya çıkmış olup, diğer sübvansiyonlarda bir değişim gerçekleşmemiştir. Çek Cumhuriyeti 1998 yılında organik tarımı da içeren çevresel tarım programını başlatmıştır. Bu sistem organik tarım için kullanılan alanlara (organik tarıma dönüştürülecek alan dâhil) verilen puanlama sistemini temel almaktadır. Bu kapsamda organik tarım yoluyla bitkisel üretim ve özel ürünler için hektar başına 15 puan, ekilebilir arazi için hektar basına 10 puan ve kalıcı yeşil alan için hektar basına 5 puan verilmektedir. Her puan Çek Kronuna karşılık gelmektedir. Danimarka Hükümeti 1988'den beri organik tarımla uğraşan çiftçilere ve organik tarımla ilgili birçok projeye destek sağlamaktadır. Hükümet organik tarımı geliştirmek için %50'si Avrupa Topluluğu-EC tarafından finanse edilen birkaç devlet desteğini uygulamaya geçirmiştir. Estonya da 2000 yılından başlamak üzere devlet hem organik tarıma dönüştürülecek arazi, hem de organik tarım bölgeleri için teşvik vermeye başlamıştır. Söz konusu birimler için ödeme oranı sabit kalırken, ödeme ekilen ürüne bağlı olarak değişmektedir. Diğer yandan Schwarz ve ark. (2010), Estonya nın organik hayvancılık için de mera ödemesi yaptığını bildirmektedir.

23 6 Fransız Hükümeti üretim alanının 1 milyon hektarını organik üretim alanına dönüştürmeyi hedeflemektedir yılı sonunda organik üretim ve dağıtımı geliştirmek ve teşvik etmek için bir eylem planı başlatılmıştır yılında 2010 yılına kadar Fransa yı Avrupa nın başlıca organik ve hammadde üreticisi yapmak amacıyla Fransa Tarım Bakanlığı ek desteği ile toplam miktar arttırılmıştır. Hollanda Hükümeti çiftçilerin 1980 ve 1990'lı yıllar boyunca doğayı oldukça zorlayan yoğun tarımsal üretimden vazgeçmelerini teşvik etmek ve organik ürünler konusunda tüketici bilincini oluşturmak amacıyla son yıllarda, organik tarıma finansal destek vermektedir. " Eylem Planı" adını taşıyan bu plan kapsamında "Kazanmak için Organik Pazar-An Organic Marketing to Win" adlı başka bir politika gütmüştür dönemi için 2000 yılı Eylül ayında açıklanan politika (277 milyon Florinlik bütçe) çerçevesinde organik tarımda üretim ve tüketimin artırılması ve 2010 yılında organik üretim ve tüketim miktarının toplam üretim ve tüketimin %10 una ulaştırılması amaçlanmıştır. İngiltere, en büyük önceliği çevresel olarak hassas bölgelere tanımıştır. 1999'da Organik Tarım Planı uygulamaya konulmuş olup, söz konusu plan "Organik Yardım" planının yerine geçmiştir. İngiltere'nin arazi tabanlı ödeme planına dayanan destek mekanizması, UKROFS tarafından yönetilen teftiş sistemine uyan ve organik geçişe kayıtlı her çiftçiye açıktır. İtalyan Hükümeti, organik tarım pazarının gelişiminde kullanılmak üzere, mali kaynak yaratmak amacıyla zararlılarla mücadele ilaçlarına yeni vergi uygulamasına başlamıştır. Ancak, organik ürün pazarını desteklemek amacıyla uygulanan mevcut bir destek yoktur. Macaristan da 1998 yılından itibaren organik üretime yönelik yardımlara başlanmış olup, bu yardımlar çeşitli meslek kuruluşları için üyelik aidatı, analiz masrafları ve alınan danışmanlık hizmetlerinin tutarını kapsamaktadır Polonya 1998 yılında organik tarıma ilişkin bir teşvik sistemi hazırlamıştır. Bu kapsamda, 1998'den itibaren iki kontrol organizasyonu için organik çiftliklerin kontrol prosedürlerinin bedeli devlet tarafından karşılanmaya başlanmıştır. Buna ilaveten AB ülkelerine verilen destek ile paralel olarak 1999 yılından itibaren

24 7 organik tarıma dönüştürülecek arazinin dönüşüm sürecinin ikinci yılı ile sertifikasyon işlemleri sürecinin birinci yılı için doğrudan destek sağlanmaktadır. Slovenya da AB politikalarına uyum sağlamak amacıyla 1997 yılında tarım politikası reformu kapsamında yılları arasında geçerli olacak birçok düzenleme uygulamaya geçirilmiştir yılından itibaren arazilerini organik üretime ayırmış olan çiftçiler hektar başına verilen teşviklerden yararlanabilmektedir. Ayrıca Belçika, Almanya, Fransa, İrlanda, Litvanya ve Hollanda organik tarım destekleri çerçevesinde sertifikasyon konusunda da destek vermektedir (Schwarz ve ark., 2010) AB de Organik Süt Sığırcılığı AB ülkelerinde her geçen yıl katlanarak artan organik ürün pazarı gelişimini sürdürmeye devam etmektedir (Hacıoğlu, 2011). Bu ülkelerde organik ürünlerin tercih nedenlerini belirlemek amacıyla yapılan bir anket çalışmasında, sağlığın ilk sırada yer aldığı görülmüştür. Daha sonra sırasıyla çevre bilinci, ürün lezzeti ve hayvan haklarına duyarlılık gelmektedir. (Karaarslan ve ark., 2010). AB ye üye ülkelerde organik inek sayıları yıllara göre Tablo 1 de yer almaktadır:

25 8 Tablo 1: AB Ülkeleri'nde Yıllara Göre Organik İnek Sayısı (baş) Ülke/Yıllar Almanya * : : : : : : : : : : : : Avusturya : : : : : : Belçika : Birleşik Krallık : : : : : : : : Bulgaristan : : : : : : : : 72 : : 172 Çek Cum. : : : : : : 2865 : Danimarka : Estonya : : : : : : : Finlandiya : : Fransa : : : Hollanda İrlanda : : : : : : : İspanya : : : : : : : 2792 : : İsveç : : : : : : : İtalya : : : : Kıbrıs R.K.* : : : : : : : : : : : : Letonya : : : : : : Litvanya : : : : : : Lüksemburg : : : : 243 : : : : : : : Macaristan : : : : : : : : : : : 3441 Malta* : : : : : : : : : : : : Polonya : : : : : : : : : : Portekiz * : : : : : : : : : : : : Romanya : : : : : : : : Slovakya : : : : : Slovenya : : : : : : Yunanistan : : : : : Kaynak: Eurostat (2011) * Almanya, Kıbrıs Rum Kesimi, Malta ve Portekiz ile ilgili veri bulunmamaktadır. AB Ülkeleri'nden Birleşik Krallık, 2009 yılında baş organik inek ile ilk sırada yer almaktadır. Danimarka ve Avusturya da, organik süt sığırcılığının en yaygın olduğu ülkelerdendir (Karaarslan ve ark., 2010) yılı verilerine göre Avusturya da baş organik inek bulunmaktadır. Danimarka da organik süt, organik gelişmenin simgesi durumundadır. Devlet desteği oldukça yüksek düzeyde sağlanmaktadır (Say ve Güzeler, 2010). Danimarka da organik inek sayısı 2009 yılında baş tır. Fransa da da organik gıda pazarında süt ürünleri en hızlı büyüyen kollardan biridir (Say ve Güzeler, 2010). Fransa da 2009 yılında baş organik inek bulunmaktadır. Hollanda da 2009 yılında organik inek sayısı baştır ve organik ürün satışlarının %20 si süpermarketler tarafından yapılmaktadır. Ülkede ulusal logo Eko-Mark olarak geliştirilmiştir ve organik

26 9 gıda mağazalarının payı da oldukça yüksektir (Saner ve Engindeniz, 2007) yılı verilerine göre, İtalya da baş, İsveç te baş, Polonya da baş ve Yunanistan da baş organik inek bulunmaktadır. İsveç 2021 yılına kadar toplam süt üretiminin %25 ini organik olarak üretmeyi hedeflemektedir (Çukur ve ark., 2010) Organik Süt Sığırcılığı ile Konvansiyonel Süt Sığırcılığının Karşılaştırılması Organik süt sığırcılığı ile konvansiyonel süt sığırcılığı arasındaki farkların incelendiği değişik çalışmalar yapılmıştır. Çukur ve Saner (2005), ekolojik hayvancılığı konvansiyonel hayvancılıktan ayıran temel farklılıkların, hayvan refahı, doğal çevre, sağlıklı ürünler ve sürdürülebilir kaynaklar olduğunu belirtmiştir. Reksen ve ark. (1999), organik olarak yetiştirilen süt sığırlarının, geleneksel sürülerdekilere göre döl tutma oranlarının daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Vaarst (2001) 1991 yılından 1994 yılına kadar organik süt sığırcılığı yapan işletmelerde incelemelerde bulunulduğunu ve meme sağlığının organik süt sığırlarında diğer çiftliklerde yetişen sığırlara göre daha iyi bulunduğunu bildirmiştir. Roesch ve ark. (2005), organik yetiştirilen sığırlarda süt veriminin daha düşük olmasının nedenini sınırlı düzeyde yoğun yem kullanılması olarak göstermiş ve yüksek oranda yoğun yem kullanıldığında süt veriminin artacağını, meme metabolizmasının zorlanacağını ve mastitis riskinin yükseleceğini belirtmiştir. Hamilton ve ark. (2006) sınırlı düzeyde yoğun yem kullanımının rumen metabolizmasında daha az strese yol açacağını belirtmiştir. Yapılan bir çalışmada, klinik mastitis sıklığının konvansiyonel çiftliklere göre %12.5 oranında daha düşük bulunduğu belirtilmiştir (Sato ve ark., 2005). Başka bir çalışmada ise organik ve konvansiyonel yetiştirilen sığırlar arasında süt somatik hücre sayısı bakımından bir fark olmadığı belirtilmiştir (Hardeng and Edge, 2001).

27 10 Langford ve ark. (2009) yaptığı bir çalışmada organik olmayan süt sığırcılığı işletmelerinde süt verimlerinin, organik çiftliklere göre daha fazla olduğunu saptamıştır. Çalışmada, organik ineklerin otlayarak geçirdiği ay sayısı konvansiyonel çiftliklerden daha fazla bulunmuştur. Diğer yandan, organik çiftçiler konvansiyonel çiftçilere göre yıllık olarak daha az endometritis vakası rapor etmiştir. Kara ve Koyuncu (2010), organik sürülerde ayak hastalıkları görülme sıklığının 20 vaka/100 inek, geleneksel sürülerde ise 35.6 vaka/100 inek olarak gerçekleştiğini aktarmıştır. Kijlstra ve Eijck (2006), organik süt sığırcılığı işletmelerinde görülen sağlık sorunlarının konvansiyonel çiftliklerde görülen sağlık sorunlarına benzer olduğunu belirtmiştir. Temel sorunları (azalan sırayla) ise mastitis, üreme sorunları ve tırnak hastalıkları ve bunların yanında da daha az görülen asetonemi ve hipokalsemi (süt humması) gibi metabolizma bozuklukları şeklinde belirtmişlerdir. Çetinkaya (2010), organik hayvancılık merada otlatmaya ve yüksek miktarda kaba yemle beslemeye dayandığı için asidozisin daha az görülebileceğini bildirmiştir. Langford ve ark. (2006), organik ve konvansiyonel süt sığırcılığı işletmelerinde davranışlar üzerine yaptığı çalışmada, yemin verilmesinden itibaren ilk 90 dakika içinde organik süt ineklerinin konvansiyonellere göre daha agresif davranışlar sergilediğini belirtmiştir. Diğer etmenlerin (örn., besleme ile ilgili olmayan davranışlar ve vücut kondisyon puanları) analizinin, organik sığırların davranışını neyin etkilediğini belirlemede yardımcı olabileceğini ifade etmişlerdir. Aksakal ve Bayram (2009) Kelkit - Gümüşhane de yaptığı bir çalışmada, deniz seviyesinden çok yüksek ve sert iklimi olan bölgede yetişen Siyah Alaca buzağıların, hayatta kalma oranının iyi olduğunu bildirmiştir. Organik yetiştirme sisteminin doğum ağırlığı üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu ya da en azından olumsuz etkilemediğini belirtmişlerdir. Çünkü elde edilen doğum ağırlığının Türkiye şartlarında yetişen Siyah Alaca buzağıların doğum ağırlığından yüksek olduğunu bildirmişlerdir. Diğer yandan, bu iyi performansı organik yetiştirme sistemine bağlamak için ise daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtmişlerdir.

28 11 ABD de yapılan bir çalışmadan aktarıldığına göre, damızlıkta kalma süresinin etkilediği yıllık sürü yenileme oranının, organik sürülerde yaklaşık %25, geleneksel sürülerde ise %29 olarak gerçekleştiği belirtilmektedir. Hayvan sağlığı ve refahının öncelikli olduğu organik hayvancılık sistemlerinde yüksek verim stresine zorlanmayan hayvanlarda, metabolik ve fiziksel hastalıkların görülme oranının düşüklüğüne de bağlı olarak, damızlıkta kalma süresinin artması doğal bir sonuç olarak ifade edilmektedir (Kara ve Koyuncu, 2010). OECD (2010) tarafından, organik süt çiftliklerinin toprak kalitesi, su kalitesi ve tür biyoçeşitliliği açısından daha iyi bir performans gösterdiği, ancak metan emisyonları açısından da daha kötü bir performans gösterdiği belirtilmiştir. Özen ve ark. (2010), organik hayvan beslemede, ruminant rasyonlarının kaba yem ağırlıklı olması zorunluluğunun bu rasyonu tüketen hayvanlarda özellikle metan gazı çıkışını artırdığını bildirmiştir. Diğer yandan, bu üretim sisteminde birim alanda hayvan yoğunluğunun düşük olması ile uygun gübre manejmanının devamlı kontrolü bu olumsuz etkinin önemli boyutlara çıkmasını baskı altında tutmaktadır. Ayrıca, organik beslemede ruminantların kaba yem ağırlıklı rasyon tüketimine bağlı metan gazı çıkışını azaltan bazı uygulamalardan yararlanabileceği de belirtilmektedir. Örneğin kaba yem ağırlıklı rasyonlarda kaliteli kaba yem kullanımı, kaba yemlerin işlenmesi ve bazı katkı maddelerinin kullanımı gibi uygulamaların bu rasyonu tüketen ruminantlarda metan gazı çıkışını azalttığı ortaya konulmuştur. Organik bitkisel yemlerde ilaç kalıntılarının az olması beklentisi nedeniyle, organik yetiştirmede hayvanlardan elde edilen ürünlerin daha sağlıklı olacağı düşünülmektedir (Konca ve ark., 2010). Organik sütler daha az pestisit ve antibiyotik kalıntısı, daha fazla vitamin içermektedir. Organik sütleri tüketen çocuklar astım ve egzamaya karşı korunmaktadır. Sütten kesilen çocukların organik süt, peynir ve yoğurt ile beslenmesi durumunda alerjik rahatsızlıklara 3 kat daha az yakalandıkları belirtilmiştir (Kul ve ark., 2010). Doğal yollarla beslenen ineklerden elde edilen sütlerde; E vitamini içeriğinde %50 ye, beta karoten içeriğinde ise %70 e varan artışlar meydana gelmiş, ayrıca 2 kat daha fazla antioksidan içerdiği tespit edilmiştir (Anonim, 2010d).

29 12 Organik üretim koşullarında rasyondaki daha fazla kaba yeme bağlı olarak sütte yağ oranında artış beklenmektedir. Ancak iki süt arasında yağ oranı bakımından fark bulunmayan çalışmalar olduğu gibi yağ oranı bakımından fark bulunan çalışmalar da mevcuttur (Kul ve ark., 2010). Çiçek ve Tandoğan (2009), geleneksel yetiştirilen sürülerdeki ineklerin süt verimlerinin organik sürülere göre daha yüksek, laktoz oranlarının düşük, süt yağı ve protein düzeylerinin ise yüksek olduğunu aktarmıştır. Organik ve konvansiyonel beslenen inek sütlerinde kuru madde, yağ, protein, non-kazein N, non-protein N, laktoz, vitamin C, kül, P, Na, K, Ca, Mg ve yağ asitleri yönünden genelde küçük farklılıklar görüldüğü bildirilmektedir (Konca ve ark., 2010). Say ve Güzeler (2010), İsveç te 31 organik süt çiftliğinden bir yıl boyunca ayda bir defa çiğ süt örnekleri toplanarak konvansiyonel çiftlik sütleri ile karşılaştırılmak üzere bileşim, somatik hücre sayısı, yağ asitleri, üre, iyot, selenyum açısından incelendiğini ve sütlerin bileşiminde ya farklılık olmadığı ya da çok az farklılık olduğunu aktarmıştır. Diğer yandan üre ve somatik hücrelerin organik sütlerde daha düşük olduğu belirtilmiştir. Türkiye de üretilen ve aynı firmaya ait olan organik inek sütü ve konvansiyonel inek sütünün besin değerleri şu şekildedir (Anonim, 2010e): Tablo 2: Türkiye de Üretilen ve Aynı Firmaya Ait Olan Organik ve Konvansiyonel Sütün Bileşimi Organik Süt Konvansiyonel Süt Besin Değerleri (100 ml için) (100 ml için) Enerji (kcal) Protein (g) Yağ (g) Karbonhidrat (g) Kalsiyum (mg) Kaynak: Anonim (2010e) Tablo 2 incelendiğinde, organik ve konvansiyonel sütün bileşiminin benzer olduğu görülmektedir.

30 13 3. MATERYAL VE YÖNTEM 3.1. Materyal Bu çalışmada, Türkiye de organik tarım ile ilgili olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yayınlanmış bilgi ve veriler, Resmi Gazete de yayınlanmış yönetmelikler ve konuyla ilgili değişik çalışmalar materyal olarak kullanılmıştır. Diğer yandan Gümüşhane - Kelkit te bulunan Doğan Organik Ürünler Sanayi ve Ticaret A.Ş. Organik Süt Sığırcılığı İşletmesi ve bu firmanın sözleşmeli üreticilerinden bazıları ile Aydın da bulunan Arif Gürdal Tarım İşletmesi ziyaret edilerek bu işletmelere ilişkin bazı veriler toplanmıştır. Çanakkale ve Erzurum da bulunan iki organik süt sığırcılığı işletmesi ile de temasa geçilmeye çalışılmış ancak yanıt alınamamıştır Yöntem Türkiye de organik tarım mevzuatının gelişimi özetlenmiş, ardından tarihli sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik te sığırcılık ile ilgili olan bölüm kapsamlı olarak verilmiştir. Daha sonra Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından yayınlanmış organik tarım ve organik süt sığırcılığı istatistiklerine kısmen yer verilmiştir. Saha çalışması kapsamında organik süt sığırcılığı işletmelerine yapılan ziyaretlerde yetiştiricilere aşağıdaki sorular yöneltilerek tez çalışması kapsamında bazı bilgiler toplanmıştır: 1) İşletmenin tam adı nedir ve sahibi kimdir? 2) İşletmenin kısaca tanıtımını yapar mısınız? Organik üretime başlamaya karar verildiği zaman ne gibi işlemlerde bulunuldu (sertifika aşaması, hayvan temini vb.), bulunduğunuz ili ve organik sütü neden tercih ettiniz? 3) İşletmenin arazi büyüklüğü ve işletmede bulunan hayvan sayıları (yaşlara göre) nedir? 4) İşletmenin projelendirilmesi nasıl ve kimin tarafından yapıldı, projelendirme yapılırken konvansiyonel üretimden farklı olarak nelere dikkat edildi?

31 14 5) Yem temini nasıl yapılıyor? İşletmede üretilen varsa hangi yem bitkileri üretiliyor ve nasıl bir üretim süreci uygulanıyor? 6) Geçiş aşamasında hayvanların bakım, besleme ve sağlık konularında neler yapıldı? 7) Üretim aşamasında hayvan gruplarına göre bakım, besleme ve sağlık işleri nasıl yapılıyor, konvansiyonel üretimden farkı nedir? 8) Hayvan sağlığı konusunda (aşılama, sağlık koruma, tedavi vb.) nelere dikkat ediliyor, konvansiyonel üretimden farkı nedir? 9) Hayvanların süt verimi nedir? 10) Günde kaç sağım yapılıyor? Sağım hijyeni konusunda yapılan uygulamalar nelerdir? 11) Organik süt sığırcılığının (sizin işletmenizin) karlılık açısından konvansiyonel üretimden farkı nedir? 12) Sütü nereye pazarlıyorsunuz? 13) Organik et üretimi amaçlı yetiştirilen hayvanlar mevcut mu? 14) Organik süt konusunda yetiştiricilere ve tüketicilere ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz? Ziyaret edilen organik süt sığırcılığı işletmeleri ile ilgili elde edilen bilgiler, saha çalışması bölümünde sunulmuştur. Ayrıca işletmelere ilişkin bazı bilgiler tablo halinde sunulmuştur.

32 15 4. TÜRKİYE DE ORGANİK TARIM VE ORGANİK SÜT SIĞIRCILIĞI Türkiye de organik tarım faaliyetleri 1986 yılında Avrupa daki gelişmelerden farklı şekilde, ithalatçı firmaların istekleri doğrultusunda, ihracata yönelik olarak başlamıştır. Önceleri ithalatçı ülkelerin bu konudaki mevzuatına uygun olarak yapılan üretim ve ihracata, 1991 yılından sonra Avrupa Topluluğunun yönetmeliği doğrultusunda devam edilmiştir. Daha sonra 2092/ 91 sayılı yönetmeliğin 14 Ocak 1992 tarihinde yayımlanan 94/92 sayılı ekinde; Avrupa Topluluğuna organik ürün ihraç edecek ülkelerin uymak zorunda olduğu hususlar ayrıntıları ile belirtilmiş ve ülkelerin kendi mevzuatlarını uygulamaya koymaları ve bu mevzuatın da dahil olduğu çeşitli teknik ve idari konuları içeren bir dosya ile Avrupa Topluluğuna başvurmaları zorunluluğu getirilmiştir (TKB, 2010). Türkiye de organik süt sığırcılığı faaliyetleri ise ilk olarak 2002 yılında Kelkit te Doğan Organik Ürünler Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından kurulan organik süt sığırcılığı işletmesi ile başlamıştır. İşletme 2005 yılında sertifikasını aldıktan sonra üretime başlamış ve ilk organik sütü aynı yıl iç piyasaya sürmüştür (Anonim, 2010a) Türkiye de Organik Tarım Mevzuatı ve AB ye Uyum Çalışmaları Türkiye 17 Aralık 2004 tarihinde AB ye tam üyelik için müzakere tarihi almasıyla yeni bir döneme girmiştir. AB ye uyum nedeniyle pek çok alanda değişim ve dönüşümlerin yaşanması olağandır (Bakırcı, 2005). Bu değişimlerden birisi de organik tarımdır tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı ile Programın Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Karar da (Resmi Gazete, 2003a) tarım başlıklı öncelikler listesinde yer alan yatay konulara ilişkin düzenlemelere uyum doğrultusunda Organik Tarım Kanunu ve ilgili yönetmelikler çıkarılmıştır (Demiryürek ve Bozoğlu, 2007).

33 16 Türkiye de Organik Tarım Mevzuatı nda yaşanan gelişmeler şu şekilde sıralanabilir: o tarihli sayılı Bitkisel ve Hayvansal Ürünlerin Ekolojik Metotlarla Üretilmesine İlişkin Yönetmelik (Resmi Gazete, 1994) o tarihli sayılı Bitkisel ve Hayvansal Ürünlerin Ekolojik Metotlarla Üretilmesine İlişkin Yönetmeliğin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik (Resmi Gazete, 1995) o tarihli sayılı Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelik (Yürürlüğe girmesiyle birlikte sayılı Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır) (Resmi Gazete, 2002) o tarihli sayılı Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete, 2003b) o tarihli sayılı Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete, 2004a) o tarihli sayılı (Kanun No: 5262) Organik Tarım Kanunu (Resmi Gazete, 2004b) o tarihli sayılı Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelik (Yürürlüğe girmesiyle birlikte sayılı Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır) (Resmi Gazete, 2005) o tarihli sayılı Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete, 2006) o tarihli sayılı Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete, 2008) o tarihli sayılı Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik (Resmi Gazete, 2009)

34 17 o tarihli sayılı Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelik (Yürürlüğe girmesiyle birlikte sayılı Yönetmelik yürürlükten kaldırılmıştır) (Resmi Gazete, 2010a) Kurumsal alt yapı hazırlıkları çerçevesinde, Tarım İl Müdürlüklerinde Organik Tarım Birimleri nin kurulması planlandığı ve bu birimlerde gerekli ekipman ve elektronik haberleşme alt yapısı kurularak ilgili personelin mevzuatın uygulanması konusunda eğitileceği belirtilmiştir. Bu birimler tarafından da, çiftçilerin ve işletmelerin denetimleri yapılacaktır (Resmi Gazete, 2003a). Kontrol ve sertifikasyon kuruluşlarıyla bilgi akışı kurmak, mevzuatın uygulanmasını takip etmek ve denetimlerini gerçekleştirmek üzere internet üzerinde kullanılan bir yazılım programı geliştirilmiştir. Bu programa, organik hayvancılık, organik ürünlerin işlenmesi, ithalatı ve ihracatı ile ilgili bilgi akışı ve denetimi için ilave yazılım programının geliştirileceği, organik tarım birimleri ile bilgi akışı ve denetim sonuçlarının takibi için bilgisayar ağı ve veri tabanı kurulacağı belirtilmiştir (Resmi Gazete, 2003a). Alternatif Tarımsal Üretim Teknikleri Daire Başkanlığınca her yıl Tarım İl Müdürlüklerinde organik tarım konusunda eğitimler düzenlenmektedir. Hizmet içi eğitim programlarında; organik tarımın temel ilkeleri, çiftlik planlaması, farklı ürün gruplarında yetiştirme tekniği, hasat sonrası işlemler, işleme, pazara hazırlama ve pazarlama, veri tabanı, kontrol ve sertifikasyon gibi farklı konulara yer verilmektedir (TKB, 2008). Üniversite ve Yüksekokulların ders müfredatında organik tarım konuları yer almıştır (TKB, 2008). AB 2010 Türkiye İlerleme Raporunda (Tarım, Gıda Güvenliği ve Balıkçılık Fasılları) kalite politikası ve organik tarım konularında sınırlı bir ilerleme kaydedildiği belirtilmiştir. Ülkemizin organik üretimde sertifikasyon ve kontrol sistemini geliştirmek için daha fazla önlem alındığına değinilip, tarımsal istatistikler, ÇMVA, kalite politikası ve organik tarım konularında daha fazla gelişmeye gerek duyulduğu da belirtilmiştir (Kaya, 2010).

35 tarihli sayılı Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yönetmelik te sığırcılığı ilgilendiren kısımlar (Resmi Gazete, 2010a): a) Organik tarıma başlama ve geçiş süreci: Organik tarıma başlama kuralları şu şekildedir: o Organik tarım faaliyetinde bulunmak isteyen müteşebbis, kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna veya kontrol kuruluşuna başvurur. Aşağıda yer alan bilgi ve belgelerin tamamlanmasını müteakip sözleşme imzalanır: Müteşebbisin adı, adresi, T.C. kimlik numarası ve vergi numarası, yabancı gerçek kişilerde ise yabancı kimlik numarasını içeren kimlik bilgi ve belgeleri, İşletmenin yeri ve konumu, Kadastro çalışması tamamlanmış alanlarda tapu kaydı, tamamlanmamış alanlarda ise araziye ait kroki, Müracaat edilen arazinin veya arazinin kullanım hakkının kendine ait olduğuna dair bilgi ve belgeler, Gıda işleyen işyeri ise Çalışma İzni ve Gıda Sicili Belgesi, o Organik tarım faaliyetinde bulunmak isteyen müteşebbis, başvurduğu yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme yapar. Müteşebbis, organik tarım faaliyetini bireysel olarak yapabildiği gibi, üretici grubu ile de yapabilir. Müteşebbis organik tarım faaliyetini üretici grubu ile yapıyorsa, her üretici ile sözleşme imzalamak zorundadır. Bu durumda, müteşebbis üretici grubu adına, yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme yapar. Bu üretici grubu içinde yer alan çiftçi, müteşebbis olarak değerlendirilir ve bir kod verilerek kayıt altına alınır. Müteşebbis; aracı tüccar, depolama, işleme ve benzeri fason hizmetleri yaptırdığı gerçek ve tüzel kişi ile de sözleşme yapar. Bu fason üretim yapan işletmelerde organik tarım kontrol sistemine dâhildir.

36 19 o Yetkilendirilmiş kuruluş ile sözleşme imzalamış olan orman ve doğal alanlardan ürün toplayacak müteşebbis, ürün toplamadan önce, bu alanların mülkiyetinin veya kullanma hakkının ait olduğu makamdan yazılı izin alır. o Yetkilendirilmiş kuruluş, her bir üretim aşaması için, ayrı ayrı sözleşme yapabileceği gibi, her faaliyeti ayrı ayrı belirtmek kaydıyla tek bir sözleşme de yapabilir. Yetkilendirilmiş kuruluş, müteşebbise ister bağımsız, ister üretici grubu dâhilinde olsun, Bakanlıkça hazırlanacak ve yetkilendirilmiş kuruluşlara bildirilecek kodlama sistemine göre, bir kod numarası verir. Organik tarımda geçiş süreci ile ilgili kurallar şu şekildedir: o Organik tarım faaliyeti yapılan alanlar, hayvanlar, arılar ve su ürünleri geçiş sürecine alınır. Bitkisel üretimde organik tarıma başlanmasından on iki ay sonra elde edilen ürünler geçiş süreci ürünü olarak değerlendirilir. Geçiş süreci ürünü, "Organik tarım geçiş süreci ürünüdür" etiketiyle pazarlanır. Geçiş sürecinde bulunan hayvanlardan elde edilen ürünlerin reklam ve etiketlerinde organik tarımı çağrıştıran ifadeler kullanılamaz. o Organik tarım geçiş süreci kapsamında bu Yönetmelikteki tüm kurallar uygulanır. o Kısmen organik tarım yapılan ya da organik tarıma geçiş sürecinde bulunan bir çiftlik ya da üretim biriminde, çiftçi organik olarak üretilen ürünler ile geçiş süreci ürünleri ve hayvanları birbirinden ayırt edilebilecek şekilde tutar ve bu ayrımı gösterecek kayıtlara sahip olur. b) Organik hayvansal üretim kuralları: Organik hayvansal üretim kuralları şu şekildedir: o Damızlık veya üretime yönelik organik hayvancılıkta, çevre koşullarına adaptasyon kabiliyeti yüksek olan ve hastalıklara dayanıklı ırklar seçilir. Bunun için o bölgeye adapte olmuş yerli ırklar ve melezlerine öncelik verilir.

37 20 o Organik işletmelerden getirilen ve tamamen organik yemlerle beslenilen, genetik yapısı değiştirilmemiş, çevreye, iklim koşullarına ve hastalıklara dayanıklı hayvanlar damızlık olarak kullanılır. o Organik hayvan yetiştiriciliğinde tabii tohumlama esastır. Damızlık hayvanlardan tamamen doğal yöntemlerle elde edilen, saklanan ve kullanılan sperma ile suni tohumlama yapılabilir. Embriyo transferi yapılamaz. o Hayvanlar, meralara veya açık hava gezinti alanlarına veya açık alanlara erişebilmelidir. Meralarda ve açık alanlarda birim alan başına düşen hayvan sayısı, üretim birimindeki bitkisel üretime yeterli hayvan gübresi sağlayabilecek şekilde sınırlı olmalıdır. Hayvan yoğunluğu yayılan azot miktarı bakımından, kullanılan tarımsal alanda 170 kg/n/ha /yıl ı aşamayacak sayıda belirlenir. Bu miktar aşıldığında, müteşebbisin aynı bölgede başka bir alan edinmesi veya yetkilendirilmiş kuruluşun bilgisi dâhilinde komşu işletmelerden bu olanağı sağlaması gereklidir. Yetkilendirilmiş kuruluş çevre koruma maksadıyla hayvan yoğunluğunu azaltabilir. o Aynı üretim biriminde bulunan tüm hayvanlar, bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilir. Ancak, konvansiyonel olarak yetiştirilen hayvanlar, yetiştirildikleri barınakların ve arazilerin organik olarak yetiştirme yapılan birimlerden açıkça ayrı olması ve ayrı türlerin bulunması şartıyla aynı işletmede bulunabilirler. o Aşağıdaki koşulların sağlanması halinde organik yetiştirilen hayvanlar, konvansiyonel yetiştirilen hayvanlarla ortak alanlarda otlatılabilir. Alanlar, en az üç yıl bu Yönetmelikte izin verilmeyen ürünlerle muamele görmemiş olmalıdır. Konvansiyonel olarak yetiştirilmiş aynı tür hayvanlar, organik olarak yetiştirilen hayvanlar ile aynı anda merada olmamalıdır.

38 21 Organik hayvansal ürünlerin, konvansiyonel ürünlerden ayırt edilememesi durumunda bu ürünler organik olarak değerlendirilemez. o (*) Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yetiştirilen hayvanlar aşağıdaki hususların bulunması şartıyla konvansiyonel yetiştirilen hayvanlarla farklı zamanlarda ortak arazilerde otlatılabilir: Araziler geçiş sürecini tamamlamış olmalıdır. Bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmemiş hayvanlar, ekstansif üretimden gelmiş olmalıdır. Organik hayvan yetiştiriciliğinden elde edilen ürünler; ortak arazileri kullanan ve bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmeyen hayvanlarla aynı anda otlatılmadıkları, bir kontrol ve sertifikasyon kuruluşu veya kontrol kuruluşunca onaylanmadıkça organik olarak kabul edilemez. o Organik yem bitkileri üretimi yapılacak arazi, aşağıdaki hükümlere göre geçiş sürecine alınır: Organik hayvansal üretim yapılacak arazi ve otlaklar iki yıllık geçiş sürecine alınır. Otobur olmayan hayvanlar tarafından kullanılan otlaklar, açık barınaklar ve gezinti alanları için geçiş süresi bir yıla indirilir. Söz konusu araziler bu Yönetmelik ekinde izin verilen ürünlerden başka ürünlerle işlem görmediyse geçiş süresi yetkilendirilmiş kuruluşlarca 6 aya indirilir. 21. ve 23. sayfalarda (*) işaretli olan maddeler istisna olarak hayvansal üretim birimi, mera ve yem üretimi için kullanılan araziler ile birlikte işletmenin tamamının eş zamanlı olarak organik üretime geçirilmesi söz konusu olduğunda aşağıdaki koşulların sağlanması kaydıyla geçiş süreci 24 aya indirilebilir. Bu istisna işletmenin mevcut olan hayvanlarına, yavrularına ve geçiş süreci başlamadan önce aynı zamanda yem üretimi için kullanılan araziler ve

39 22 meralar için uygulanır. Hayvanlar üretim biriminden elde edilen ürünler ile beslenmelidir. o Hayvansal üretimde geçiş süreci; Et üretiminde; büyükbaş hayvanlar için 12 aydır. Ancak organik süt sığırcılığı işletmelerinde sürüden et amaçlı ayrılacak hayvanlar için bu süre yaşam süresinin 3/4 ü dür. Süt üretimi için yetiştirilen hayvanlar için 6 aydır. o Entansif üretimde kullanılan bazı damızlık veya ırklara ilişkin özel hastalık ve sağlık problemleri olmayanlar damızlık olarak kullanılır. o Bir sürü ilk kez oluşturulurken organik olarak yetiştirilmiş hayvanlar yeterli sayıda olmadığında, konvansiyonel yetiştirilmiş hayvanlar aşağıdaki hususlara uyulmak şartıyla organik hayvancılıkta kullanılır: Buzağılar ve taylar sütten kesilir kesilmez bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilir ve her koşulda 6 aylıktan küçük olur. Yetkilendirilmiş kuruluşun onayına tabi olarak, hayvansal üretim biriminde var olan, bu Yönetmeliğin kuralları ile uyuşmayan hayvanlar öngörülen geçiş süreleri uygulanmak koşuluyla organik üretime geçiş yapar. o Organik sığır besisi yapılan işletmede yeniden sürü tesis edilirken; öncelikle organik hayvancılık işletmelerinden, bulunamaması halinde bu Yönetmelik hükümlerine uygun şartlardaki besi danaları konvansiyonel hayvancılık yapılan işletmelerden getirilir. o Sürünün büyütülmesi ve/veya sürünün yenilenmesi için organik olarak üretilen hayvanların bulunamaması halinde yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile her yıl yetişkin büyükbaş hayvanların maksimum %10 u, dişi olarak, konvansiyonel hayvancılık yapılan işletmelerden getirilebilir. Bu oranlar yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile aşağıdaki durumlarda sürünün % 40 ı oranında

40 23 artırılabilir (Burada belirtilen yüzdeler 10 adetten az büyükbaş hayvan bulunan küçük işletmelerde uygulanmaz. Bu birimlerde yukarıda belirtilen yenileme işlemleri yılda azami 1 hayvan ile sınırlıdır): Müteşebbisin yazılı taahhüdü ile sürü büyüklüğünün artırılmasının garanti edilmesi halinde, Irk değiştiriliyorsa, Yeni bir hayvansal üretim geliştiriliyorsa, Çiftlikteki hayvan ırkı yok olma tehlikesi altındaysa, Sağlık ya da afet nedenleriyle yüksek hayvan ölümleri oluyorsa, o Damızlık erkekler, sonradan bu Yönetmelik hükümlerine göre yetiştirilmesi ve beslenmesi şartı ile organik olmayan işletmelerden getirilebilir. o Organik hayvan yetiştiriciliği ve hayvansal üretim yapan işletmeler, hayvanların giriş ve çıkışı ile tüm tedavi uygulamalarıyla ilgili düzenli kayıtları tutar. c) Organik hayvansal üretimde yem temini ve hayvan besleme: Organik hayvansal üretimde yem temini ve hayvan besleme kuralları aşağıda belirtilmiştir: o Pet hayvanı ve kürk hayvanı dışında, organik hayvan yetiştiriciliğinde, hayvanlar organik olarak üretilmiş kaba ve kesif yemlerle beslenir. o Farklı gelişim evrelerindeki organik beslemede ihtiyaçları karşılanırken, üretim artışı yanında kaliteli üretim sağlanır. Hayvanların zorlama ile beslenmesi yasaktır. o (*) Hayvanlar, öncelikle yetiştirildikleri işletmeden sağlanan organik yemlerle, mümkün olmaması halinde bu Yönetmelik hükümlerine uygun hareket eden diğer işletmelerden sağlanan ve Ek - 1 de verilen yemlerle beslenir.

41 24 o Ortalama olarak rasyon kuru maddesinin % 30 kadarı, geçiş süreci maddeleri içerebilir. Geçiş sürecindeki yem maddeleri hayvanların yetiştirildiği işletmeden temin ediliyorsa bu oran % 60 a kadar çıkarılabilir. o Yavruların beslenmesi öncelikle ana sütüyle sağlanır. Bunun mümkün olmaması halinde yavrular aynı sürüden elde edilen sütlerle beslenilir. Türlere bağlı olarak yavruların süt ile beslenmeleri gereken asgari süre; büyükbaş hayvanlarda ve taylarda 90 gün, küçükbaş hayvanlarda 45 gündür. o Yetiştirme sistemi; yılın değişik dönemlerinde hayvanların otlaklara ulaşabilmelerine imkân sağlar. Ruminant rasyonlarında, silaj ve taze kuru ot gibi kaba yemler rasyon kuru maddesinde en az % 60 oranında olmalıdır. Bununla birlikte, yetkilendirilmiş kuruluş, süt üretimine yönelik hayvanlarda laktasyonun başlarında azami 3 aylık bir süre için bu oranın % 50 ye indirilmesine izin verebilir. o Yetiştiricinin yemlerini yalnızca organik üretimden sağlayamaması durumunda, konvansiyonel yem maddelerinin sınırlı oranda kullanılmasına izin verilir. Bu maddenin uygulanması açısından her yıl izin verilen konvansiyonel yem maddeleri oranı aşağıdaki gibi düzenlenmiştir: Ruminantlar için, e kadar % 5, Rasyon kuru maddesinin % oranı yıllık olarak hesaplanır. Rasyon kuru maddesinin maksimum % 25 i konvansiyonel yemlerden karşılanabilir o Doğal afetler nedeniyle yem üretiminin azalması halinde, afet bölgesinde kısa bir süre için Bakanlığın belirleyeceği oranda konvansiyonel yem maddelerinin hayvan beslenmesinde kullanımına izin verilir. o Yalnızca Ek - 1 deki ürünler, silaj yapımında katkı ve işleme maddesi olarak kullanılır.

42 25 o Ek - 1.a. bölümünde yer alan bitkisel kökenli organik olmayan yem maddeleri hayvan beslemede kullanılır. o Hayvansal kaynaklı yem maddeleri, yalnızca Ek - 1.b. bölümünde yer alıyorsa kullanılır. o Ek - 1.c. bölümünde yer alan mineral kökenli yem maddeleri ve Ek - 2.a. bölümünde yer alan vitaminler ve iz elementler kullanılır. o Enzimler, koruyucular, mikroorganizmalar, bağlayıcılar, topaklanma önleyiciler, antioksidanlar, silaj katkı maddeleri, hayvan beslemede kullanılan ürünler ve yem işlemede yardımcı maddeler, Ek - 2 bölümünde yer alıyorsa kullanılır. o Antibiyotikler, koksidiyostatikler, tıbbi ürünler ile büyümeyi veya üretimi artırıcı diğer maddeler hayvan beslenmesinde kullanılamaz. o Yem maddeleri, yem katkı maddeleri, yem işlemeye mahsus yardımcı maddeler ve hayvan beslenmesinde kullanılan ürünler; genetiği değiştirilmiş organizmalar veya bunlardan elde edilmiş ürünler kullanılarak üretilemez. o Organik olarak üretilmiş veya işlenmiş yemlerde aranan şartlar şunlardır: Konvansiyonel yem ile organik yem aynı fabrikada aynı hatta işlenemez. Ürünlerin bileşiminde yer alan maddeler ya da bu ürünlerin hazırlanmasında kullanılan başka herhangi bir madde iyonlaştırıcı radyasyon-ışınlama içeren uygulamalardan geçmemiş olmalıdır. Organik yemler mutlaka etiketlenir. Etiket üzerinde; - Yemin organik miktarı kuru madde üzerinden belirtilir. - Organik üretim metoduyla elde edilen yem materyalinin yüzdesi yazılır.

43 26 - Geçiş dönemi ürünlerinden elde edilen yem materyallerinin yüzdesi yazılır. - Tarımsal kökenli yem maddelerinin toplam yüzdesi belirtilir. - Yetkilendirilmiş kuruluşun ismi bulunur. Organik olarak üretilen yemler ile konvansiyonel olarak üretilen yemler fiziksel olarak ayrı yerlerde tutulur ve depolanır. Organik yem hazırlamada kullanılan donanım, konvansiyonel yem hazırlamada kullanılan her türlü donanımdan ayrılır. Konvansiyonel yem hazırlama ünitelerinde aynı hatta hem konvansiyonel hem de organik yem hazırlanamaz. Ancak yem hazırlama ünitesinde yem hazırlamaya başlamadan önce Ek - 4 te verilen maddelerle yem hazırlama ünitesinin temizliğinin yapılması şartıyla konvansiyonel yem hazırlama ünitelerinde organik yem hazırlanır. o Organik olarak üretilmiş yemler ya da bunlardan elde edilmiş ürünler konvansiyonel üretilmiş yemlerle karışmaya ve bulaşmaya meydan vermeyecek biçimde bir arada nakledilebilir. Yemlerin nakledileceği araçlar Ek - 4 te belirtilen maddelerle temizlenir. Nakil esnasındaki ürün miktarı ile teslimattaki ürün miktarının kayıt altına alınması gerekir. o tarihli ve 1734 sayılı Yem Kanunu ve diğer ilgili mevzuata göre, yem fabrikalarında organik olarak üretilecek yemler için rasyona giren hammaddelerin yetkilendirilmiş kuruluşça verilen organik ürün sertifikasını aldıktan sonra rasyon formülleri Bakanlıkça tescil edilir. Ancak bu işlemden sonra yetkilendirilmiş kuruluş kontrolünde yem fabrikalarında organik yem üretimine geçilir. o Yetkilendirilmiş kuruluş, aynı türden organik ve organik olmayan hayvanlar üzerine bir tarımsal araştırma yürütülmesi ya da

44 27 resmi bir eğitim faaliyetinin yapılmasında aşağıda belirtilen koşulların sağlanması halinde işletmelere paralel üretim izni verilir. Her ünitede hayvanlar, hayvansal ürünler, gübreler ve yemler arasındaki ayrımın iyi yapıldığını garanti edecek şekilde uygun önlemler alınır ve bunlar önceden yetkilendirilmiş kuruluşa bildirilir. Müteşebbis, hayvanların ya da hayvansal ürünlerin dağıtımı veya satışı söz konusu olduğunda yetkilendirilmiş kuruluşu önceden bilgilendirir. Müteşebbis, üretim biriminde üretilen ürünlerin kesin miktarlarını, ürünlerin ayrımını sağlayacak özellikleri, ürünlerin ayırt edilmesi için alınan önlemleri yetkilendirilmiş kuruluşa bildirir. o Organik yem işlenmesi ya da depolanmasında doğal aromaların eklenmesi dışında, kaybolan özellikleri yeniden oluşturan, işlem sırasındaki ihmalin sonuçlarını düzelten ya da bu ürünlerin gerçek doğası hakkında yanılmalara neden olabilecek madde ve teknikler kullanılmaz. d) Hayvan sağlığı ve veteriner müdahalesi: Organik hayvan yetiştiriciliğinde hayvan sağlığı ve veteriner hekim müdahalesi kuralları aşağıda belirtilmiştir: o Organik hayvan yetiştiriciliğinde hastalık önleyici tedbirler şunlardır: Organik hayvan yetiştiriciliğinde, hayvan sağlığında koruyucu hekimlik esastır. Uygun damızlık ırklar seçilir. Hayvanların doğal bağışıklıklarını artırıcı düzenli egzersiz için gezinti alanlarına veya otlaklara ulaşımı ve kaliteli yem kullanımı sağlanır.

45 28 Aşırı kalabalık nedeni ile hayvanlarda sağlık problemlerini önlemek için uygun yerleşim sıklığı sağlanır. o Tüm önleyici tedbirlere rağmen bir hayvanın hastalanması veya yaralanması durumunda, uygun bir barınakta izole edilerek, derhal tedavi edilir. o Organik hayvancılıkta veteriner hekim gözetiminde veteriner tıbbi ürünlerin kullanım usul ve esasları şunlardır: Tedaviye alınan hayvan türü üzerinde tedavi edici etkisinin bulunması ve tedavi koşullarına uygun olması kaydıyla kimyasal sentezlenmiş veteriner tıbbi ürünler dışında allopatik ürünler, fitopatik ürünler, Ek - 1.c. bölümünde ve Ek - 2.a.1. bölümünde listelenen ürünler kullanılır. Ayrıca tedavide homeopat tedavi yöntemleri de uygulanır. Yukarıda bahsedilen maddelerin kullanımının hastalıkla veya yaralanmayla mücadelede yetersiz kalması durumlarında ve hayvanın acı çekmemesi için tedavi amacı ile kimyasal bileşimli ilaçlar veya antibiyotikler yetkilendirilmiş kuruluşun izni ile kontrollü olarak kullanılır. Kimyasal olarak sentezlenmiş veteriner tıbbi ürünler veya antibiyotikler, hastalık önleyici uygulamalar için kullanılamaz. o Organik hayvan yetiştiriciliğinde, hayvanların genetik yapısı değiştirilemez ve genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar organik hayvansal üretimde girdi olarak kullanılamaz. Gen teknolojisi metotları ile hayvan ıslahına izin verilmez. Büyüme veya üretimi artırıcı maddelerin kullanımı ve üremeyi kontrol etmek amacıyla veya diğer amaçlarla hormon ya da benzeri maddelerin kullanımı yasaktır. Ancak hormonlar, tedavi amaçlı veteriner hekim uygulaması olarak hasta hayvana verilebilir. o Veteriner tıbbi ürünleri kullanıldığında; konulan teşhis, müdahale yöntemi, ilacın dozu, ilacın etken maddesi, tedavi süresi ve ilacın kalıntı arınma süresi ile birlikte kullanılan ürün kayıt edilir.

46 29 o Bir hayvana normal koşullarda verilen veteriner tıbbi ürünlerinin son uygulandığı tarih ile bu hayvanlardan organik ürün elde edilme tarihi arasındaki süre, organik yetiştiricilikte, konvansiyonel yetiştiricilikteki uygulamanın iki katı veya kalıntı arınma süresi belirtilmemiş hallerde ise 48 saattir. o Aşı uygulamaları, parazit tedavisi veya ülkemizce zorunlu olarak belirlenen hayvan hastalık ve zararlıları ile mücadele programları haricinde, bir hayvana veya hayvan grubuna bir yıl içerisinde üçten fazla kimyasal sentezlenmiş veteriner tıbbi ürünler veya antibiyotiklerin uygulanması halinde ya da üretken olduğu yaşam süresi bir yıldan az olan hayvanlarda bir defadan çok muamele gördüyse, söz konusu hayvanlar veya bu hayvanlardan elde edilen ürünler organik ürün olarak satılamaz ve yeniden geçiş sürecine alınır. Buna ait kayıtlar müteşebbis tarafından tutulur. o Ulusal zorunlu mücadele programları dışında işletmenin bulunduğu alanda ihbarı mecburi bulaşıcı ve salgın bir hastalığın ortaya çıkması halinde, tarihli ve 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine uyulur ve bağışıklık sağlayan veteriner biyolojik maddeleri kullanılır. e) Yetiştiricilik uygulamaları, barınak ve bakım şartları: Organik hayvansal üretimde yetiştiricilik uygulamaları, barınak ve bakım şartları aşağıda belirtilmiştir: o Koyunlarda kuyruk kesme amacı ile elastik bant takılması, kuyruk kesme, diş kesme, gaga kesme ve boynuz köreltme uygulamaları organik yetiştiricilikte uygulanamaz. Yolma gibi yöntemler uygulanamaz. Bu uygulamaların bir kısmına genç hayvanlarda boynuz köreltme uygulamasında olduğu gibi güvenlik, hayvan sağlığı, rahatlığı ve hijyen için yetkilendirilmiş kuruluş tarafından izin verilebilir. Bu tür uygulamalar ve ürün kalitesini artırmaya yönelik fiziksel kastrasyon uygulamaları, hayvanlar en uygun yaşta iken uzman kişiler tarafından hayvanlara acı çektirmeden yerine getirilir.

47 30 o Hayvanlar bağlı olarak tutulamaz. Ancak, hayvan refahı düzenlemeleri dikkate alınarak yetkilendirilmiş kuruluş tarafından hayvanların güvenliği ve refahı için, müteşebbisçe zorunluluğunun ortaya konulması koşulu ile hayvanların sınırlı bir süre için bağlanmasına izin verilebilir. o 10 baş veya daha az sayıdaki büyükbaş hayvan grupları, davranış ihtiyaçlarına uygun olarak grup içerisinde tutmak mümkün değilse, haftada en az iki defa otlatma alanlarına ve açık barınak alanlarına veya egzersiz alanlarına ulaşmalarını sağlamak koşuluyla yetkilendirilmiş kuruluşun onayı ile bağlanabilir. o Hayvanların gruplar halinde yetiştirilmeleri durumunda grubun büyüklüğü; hayvan türünün gelişim evrelerine ve davranış biçimlerine bağlı olup, bir uzman görüşü ışığında yetkilendirilmiş kuruluşça belirlenir. Hayvanlar, kansızlığı teşvik edecek koşullarda tutulamaz ve rasyonlar kullanılamaz. o Hayvan barınakları, sıhhi bir yapı malzemesinden inşa edilir, barınak koşulları hayvanların biyolojik ve ırk ihtiyaçlarını karşılar. Hayvanlar yem ve suya kolayca erişebilmelidir. Binaların yalıtımı, ısınması ve havalandırılması; hava akımını, toz seviyesini, sıcaklığı, nispi nemi ve gaz yoğunluğu hayvanlara zarar vermeyecek sınırlar içerisinde tutacak şekilde olur. Barınaklar, bol miktarda doğal havalandırma ve ışık girişine izin vermelidir. o Serbest gezinti alanları, açık hava gezinti alanları veya açık barınak alanlarında; yerel hava koşullarına ve ilgili türe bağlı olarak yağmura, rüzgâra, güneşe ve aşırı sıcaklığa karşı yeterli korunma sağlanır. o Barınaklar; hayvanlara rahatça ve doğal olarak durabilecekleri, kolayca yatabilecekleri, dönebilecekleri, kendilerini temizleyebilecekleri, tüm doğal pozisyonları alabilecekleri, gerinme ve kanat çırpma gibi tüm doğal hareketleri yapabilmelerine yetecek büyüklükte olur.

48 31 o Kapalı barınaklar ve açık gezinti alanlarının asgari alanları ve farklı hayvan türleri ile kategorileri için diğer barınak özellikleri şu kriterlere uygun olmalıdır: Tablo 3: Hayvancılıkta İç ve Dış Asgari Yüzey Alanları ve Diğer Barınak Özellikleri (sığırlar için) Kategori Damızlık ve besiye alınmış sığır ve tek tırnaklılar İç Alan (Hayvanlara Ayrılan Net Alan) En az canlı ağırlık m²/baş 100 kg a kadar kg a kadar kg a kadar kg dan fazla 5 En az 1m²/100kg Otlama Alanı hariç Gezinti alanı m²/baş 3.7 Süt sığırları Damızlık boğalar En az 0.75m²/100kg o İklim koşullarının hayvanlara açık havada yaşamalarına imkân verdiği bölgelerde, hayvan barınaklarının yapılması zorunlu değildir. o Barınak, kümes, alet ve kaplar, hastalık taşıyan organizmaların gelişmesi veya bulaşmasını engellemek için, uygun bir şekilde temizlenir ve dezenfekte edilir. Hayvan binaları ve yapılarının temizlenmesi ve dezenfekte edilmesi için Ek 4 te verilen maddeler kullanılır. Böcek ve kemirgenlerle mücadele etmek ve işletmede kokuyu azaltmak amacıyla, dışkı, idrar ve dökülmüş dağılmış gıdalar ortamdan uzaklaştırılır. Bütün bu tedbirlere rağmen böcekler ile diğer kemirgenlerin hayvan barınaklarından ve diğer tesislerden uzaklaştırılamaması durumunda, yalnızca Ek - 3 ün 1., 2., 3., 4. ve 5. bölümündeki girdiler ve rodentisitler kullanılır. o Tüm memeliler, otlak veya açık hava egzersiz alanlarına, açık barınak alanına ulaşabilmelidir. Hayvanların psikolojik koşulları,

49 32 hava koşulları ve arazinin durumu izin verdiği sürece hayvanlar bu yerleri kullanabilmelidir. Otoburlar, koşullar elverdiği sürece otlaklara ulaşabilmelidir. o Otobur hayvanların otlama dönemlerinde meralara erişebilmeleri ve kış barınaklarının hayvanlara hareket serbestisi vermesi durumunda, kış aylarında hayvanlara açık gezinti alanları ve açık alanlar sağlanması zorunluluğu kaldırılabilir. Ancak; bir yıldan yaşlı boğalar, meralara, açık gezinti alanlarına ve açık alanlara erişebilmelidirler. Besinin son döneminde büyükbaşlar yaşam sürelerinin 1/5 ini geçmemesi ve üç aydan fazla olmamak kaydıyla kapalı alanlarda kalabilirler. o Hayvan barınaklarının zemini düzgün olmalı fakat kaygan olmamalıdır. Toplam zemin alanının asgari yarısı, sert ve düz olmalıdır. o Altlık; sap-saman veya diğer uygun doğal maddeden oluşur. Altlık olarak kullanılan materyal, organik tarımda gübre olarak kullanılmasına izin verilen her türlü mineral madde ile iyileştirilebilir ve güçlendirilebilir. o Buzağılar 1 haftalık yaştan sonra bireysel bölmelerde tutulamaz. f) Nakliye ve kesim: Organik hayvan nakliyesi ve kesim kuralları aşağıda belirtilmiştir: o Hayvanların nakliyesinde uyulması gereken kurallar şunlardır: Hayvanların nakilleri stressiz ve kısa zamanda gerçekleştirilecek şekilde yapılır. Yükleme ve boşaltma işlemleri dikkatlice ve hayvanları zorlamak amacıyla elektriksel uyarıcı alet kullanılmadan gerçekleştirilir. Nakliye öncesi ve esnasında herhangi bir yatıştırıcı ilaç kullanılmaz.

50 33 Kara taşımacılığında 8 saatte bir yemleme, sulama ve dinlendirme için mola verilir. o Kasaplık hayvanlara kesim esnasında stres yaratmayacak şekilde davranılır. Mümkün olan durumlarda ayrı mezbaha, kesimhane ve kombinalar kullanılır. Mümkün olmayan durumlarda ise konvansiyonel olarak yetiştirilmiş hayvanların kesiminden sonra, mezbaha, kesimhane ve kombinalar Ek 4 bölümünde verilen maddeler ile temizlendikten sonra, organik hayvanların kesimi yapılır. g) Hayvan gübresi: Organik hayvan gübresi kullanma, bulundurma ve koruma kuralları aşağıda belirtilmiştir: o Organik bitkisel üretim yapılacak alanlarda, arazi üzerine uygulanacak toplam gübre miktarına (170 kg/n/ha/yıl) göre aşağıda yer alan tabloda maksimum hayvan sayısı belirlenmiştir: Tablo 4: İşletmede Stoklanabilecek Gübre Miktarına Eşdeğer Sığır Sayısı Hayvanlar 170 kg/n/ha/yıl/baş a eşdeğer maksimum hayvan sayısı Besiye alınmış danalar 5 Bir yaşından küçük diğer sığırlar 5 Bir yaşından büyük, iki yaşından küçük erkek sığırlar 3.3 Bir yaşından büyük, iki yaşından küçük dişi sığırlar 3.3 İki yaş ve üstü erkek sığırlar 2 Damızlık düveler 2.5 Besilik düveler 2.5 Süt sığırları 2 Gebe süt sığırları 2 Diğer sığırlar 2.5

51 34 o Organik hayvansal üretim yapan işletmeler üretim fazlası gübrelerini bu Yönetmelik hükümlerine göre üretim yapan diğer müteşebbislerle sözleşme yaparak dağıtır. Sözleşmede; kullanılan tarımsal alanda yılda hektar başına azami 170 kg saf azot miktarının bu gübrelemeden sağlanan kısmı hesaplanarak belirlenir. o Hayvansal gübrelerin depolama yerleri; doğrudan akıntı ile veya sızıntı ile toprak veya suyun kirlenmesini önleyecek özellikte olmak zorundadır. o Müteşebbisin, yetkilendirilmiş kuruluş ile yapacağı sözleşmede, hayvan gübresinin depolanması için yapılan tesislerin yeri ve tarifi, hayvan gübresinin yayılmasına ilişkin plan ve diğer işletmelerle yapılan yazışmalar yer alır Türk organik mallarda bulunacak logo örnekleri a) Logo nun kullanma esasları şu şekildedir (Resmi Gazete, 2010a): tarihli ve sayılı Resmi Gazete de yayınlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik e göre organik tarımsal ürün veya organik tarımsal madde üreten ve satanlar; ambalajlarında aşağıdaki logo örneklerini kullanmak zorundadırlar. Bu logoları üzerinde bulundurmayan ürünler organik olarak iç pazara sunulamaz, reklam ve tanıtım yapılamaz veya kısaltmalarıyla patent için başvuramazlar. Bu logo, bu Yönetmelik hükümlerine göre üretimi yapılmış hammadde, yarı mamul veya mamul tarımsal organik üretim maddelerine, yetkilendirilmiş kuruluşça kullandırılır. Geçiş süreci ürünlerinde organik ürün logosu kullanılmaz. İç pazara sunulan organik ürünlerde logo dili Türkçe olmalıdır. İthal edilen ürünlerde Türk Organik Ürün Logosu kullanılamaz. Üretimin niteliği, ebadı ve ambalajın türüne göre aşağıda verilen logo örneklerinden biri kullanılır. Logoların çapı 20 mm den küçük 40 mm den büyük olamaz. Verilen renkler dışındaki renkler ve tonlar kullanılamaz. b) Logolarda kullanılacak renkler yeşil, mavi, siyah ve beyazdır. Bu renkler dışındaki renkler ve tonlar kullanılamaz.

52 35 c) Logo örnekleri ise şu şekildedir: Şekil 1: Organik Tarım Logo Örnekleri