BÜYÜK SELÇUKLU TAR H

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BÜYÜK SELÇUKLU TAR H"

Transkript

1 T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2357 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1354 BÜYÜK SELÇUKLU TAR H Yazarlar Prof.Dr. Gülay Ö ÜN BEZER (Ünite 1-4) Doç.Dr. Adnan ÇEV K (Ünite 5, 6) Yrd.Doç.Dr. Abdurrahim TUFANTOZ (Ünite 7, 8) Yrd.Doç.Dr. Sadi S. KUCUR (Ünite 9, 10) Editör Prof.Dr. Gülay Ö ÜN BEZER ANADOLU ÜN VERS TES

2 Bu kitab n bas m, yay m ve sat fl haklar Anadolu Üniversitesine aittir. Uzaktan Ö retim tekni ine uygun olarak haz rlanan bu kitab n bütün haklar sakl d r. lgili kurulufltan izin almadan kitab n tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kay t veya baflka flekillerde ço alt lamaz, bas lamaz ve da t lamaz. Copyright 2011 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic, tape or otherwise, without permission in writing from the University. UZAKTAN Ö RET M TASARIM B R M Genel Koordinatör Prof.Dr. Levend K l ç Genel Koordinatör Yard mc s Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Ö retim Tasar mc s Yrd.Doç.Dr. Alper Tolga Kumtepe Grafik Tasar m Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar Ö r.gör. Cemalettin Y ld z Ö r.gör. Nilgün Salur Ölçme De erlendirme Sorumlusu Ö r.gör. Ayten Çolak Kitap Koordinasyon Birimi Doç.Dr. Feyyaz Bodur Uzm. Nermin Özgür Kapak Düzeni Prof. Tevfik Fikret Uçar Dizgi Aç kö retim Fakültesi Dizgi Ekibi Büyük Selçuklu Tarihi ISBN Bask Bu kitap ANADOLU ÜN VERS TES Web-Ofset Tesislerinde adet bas lm flt r. ESK fieh R, Ocak 2013

3 çindekiler iii çindekiler Önsöz... ix Kurulufl Dönemi... 1 SELÇUKLULAR IN KÖKEN... 3 SELÇUKLULAR VE O UZLAR... 3 CEND E GÖÇ... 7 SÂMÂNO ULLARI VE KARAHANLILAR LA L fik LER... 7 ÇA RI BEY N DO U ANADOLU KEfi F AKINI... 9 ARSLAN YABGU NUN ES R ED LMES... 9 ÇA RI VE TU RUL BEYLER N R YÂSET HORASAN A GÖÇ VE GAZNEL LER LE MÜCADELE Nesâ Savafl Serahs-Talhâb Savafllar ve Selçuklular n Devlet lân DANDÂNAKÂN SAVAfiI DEVLET N KURULUfiU VE YAPILANMASI Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar Tu rul Bey Zaman DEVLET N MAH YET VE LK FET HLER TÜRK AKINLARI VE B ZANS LE L fik LER Pasinler (Hasankale) Zaferi Tu rul Bey in Anadolu Seferi ABBÂSÎ HAL FEL LE L fik LER Tu rul Bey in Birinci Ba dad Seferi kinci Ba dad Seferi Tu rul Bey in Halife nin K z ile Evlenmesi fiehzâde SYANLARI brahim Yinal n syanlar Kutalm fl n syan D ER OLAYLAR Tu rul Bey in Ölümü Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar Alp Arslan Zaman ALP ARSLAN IN TAHTA ÇIKMASI Taht Mücadeleleri Abbasî Hâlifesi ile liflkiler AZERBAYCÂN VE KAFKASYA SEFER ÜN TE 2. ÜN TE 3. ÜN TE

4 iv çindekiler Ani nin Fethi fiehzâdeler N TAY N VE MEL KfiAH IN VEL AHT LÂN ED LMES DEfiT- KIPÇAK VE CEND SEFER K NC KAFKASYA SEFER SUR YE VE ANADOLU SEFER Alp Arslan a Kadar Anadolu Ak nlar Diogenes in Malazgirt e Kadarki Faaliyetleri Alp Arslan n Suriye Seferi Diogenes Yeniden Anadolu da MALAZG RT ZAFER ALP ARSLAN IN TÜRK STAN SEFER VE ÖLÜMÜ Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar ÜN TE 5. ÜN TE Melikflah Zaman MEL KfiAH IN TAHTA ÇIKMASI B R NC TÜRK STAN SEFER ANADOLU VE SUR YE S YASET Türkiye Selçuklu Devleti nin Kuruluflu Tutufl un fiam Melikli ine Tayini Kafkasya Seferi DO U ARAB STAN- H CAZ- YEMEN VE ADEN N SELÇUKLULAR A BA LANMASI D YARBEK R N SELÇUKLU TOPRAKLARINA KATILMASI Musul Seferi Tekifl in syan SUR YE (ANTAKYA) SEFER Melikflah n Ba dad Ziyareti K NC TÜRK STAN SEFER ÜÇÜNCÜ TÜRK STAN SEFER DEVLET N BÜNYES NDE OLUfiAN SORUNLAR MEL KfiAH IN SON BA DAD Z YARET VE ÖLÜMÜ Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar Fetret Dönemi (Berkyaruk ve Muhammed Tapar Devri).. 78 SULTAN BERKYARUK DEVR ( ) Terken Hatun le ktidar Mücadelesi Berûcird ve Kerec Savafllar Berkyaruk un Tahta Ç kmas ve Tutufl ile Rekabet Tutufl un Berkyaruk a Karfl lk Teflebbüsü Tutufl un kinci Teflebbüsü ve Ölümü... 82

5 çindekiler v Arslan Argun un syan Haçl lar ve Berkiyaruk Dönemi Haçl larla Savafl Muhammed Tapar ile Saltanat Mücadelesi Sefîdrûd ve Hemedan Savafllar Rûzrâver, Rey ve Hoy Savafllar Berkyaruk un Ölümü ve fiahsiyeti SULTAN MUHAMMED TAPAR DEVR ( ) Muhammed Tapar n Tahta Ç kmas Devlet Otoritesinin Yeniden Güçlendirilmesi Çabalar Mengübars syan Hille Emiri Sadaka n n syan ve Öldürülmesi Türkiye Selçuklular ile Rekabet Türkiye Selçuklu Sultan I. K l ç Arslan n Musul Hâkimiyeti ve Ölümü 93 Bât nîler ( smailîler) le Yap lan Mücadeleler Muhammed Tapar Devri Haçl Mücadeleleri Di er Devletlerle Münasebetler Sultan Muhammed Tapar n Ölümü ve fiahsiyeti Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar Sancar Dönemi SANCAR IN MEL KL K DÖNEM Melik Sancar n Karahanl ve Gaznelilerle liflkileri SANCAR IN TAHTA ÇIKMASI VE DEVLET N YEN DEN YAPILANDIRILMASI SULTAN SANCAR IN BATI S YASET Sancar n Irak Selçuklular ile liflkileri Dînever Savafl ve Sancar n Duruma Hâkim Olmas Sultan Sancar- Abbasî Halifeli i liflkileri SULTAN SANCAR IN DO U S YASET Karahanl larla liflkiler Karah taylar ve Katavan Savafl Sultan Sancar ve Harizmflah Ats z n Münasebetleri Birinci Harizm Seferi kinci ve Üçüncü Harizm Seferleri Sultan Sancar n Gazne Seferi Sultan Sancar n Gurlularla liflkileri O UZLAR VE BÜYÜK SELÇUKLU DEVLET N N SONU O uzlar n Horasan a Göçü O uz syan O uz stilas ve Sancar n Ölümü Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar ÜN TE

6 vi çindekiler 7. ÜN TE fiube Hanedanlar (Meliklikler) G R fi K RMAN SELÇUKLU MEL KL ( ) Melikli in Kuruluflu Kirman Selçuklu Melikli i nin Geliflme Devri Kirmanflâh b. Kavurd Sultanflâh b. Kavurd Turanflâh b. Kavurd ranflâh b. Turanflâh Arslanflâh b. Kirmanflâh Muhammed b. Arslanflâh Tu rulflâh b. Muhammed Kirman Selçuklu Melikli i nin Fetret Devri ve Y k l fl SUR YE SELÇUKLU MEL KL ( ) Melikli in Kuruluflu Tutufl-Süleymanflâh Mücadelesi Tacüddevle Tutufl un Saltanat Mücadelesi Rey Savafl ve Tutufl un Sonu HALEP SELÇUKLU MEL KL ( ) Melik R dvan Devri Birinci Haçl Seferi ve Halep Melikli i Melik Alparslan Devri Sultanflah Devri DIMAfiK MEL KL ( ) Melik Dukak Devri Dukak n Ölümünden Sonra D maflk Melikli i IRAK SELÇUKLULARI ( ) Sultan Mahmud ( ) Sultan Mahmud - Halife Münasebetleri Sultan Davud ( ) Sultan Tu rul ( ) Sultan Mesud ( ) Sultan Muhammed ( ) Sultan Süleymanflah ( ) Sultan Arslanflah ( ) Sultan II. Tu rul ( ) Komflu Devletler ile Münasebetleri K z l Arslan ile Mücadelesi Irak Selçuklu Melikli i nin Y k l fl Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar

7 çindekiler vii Atabeylikler G R fi TO TEG NL LER ( ) To tegin ve Atabeyli in Kuruluflu D maflk Atabeyli i - Haçl Münasebetleri Tacü l-mülk Böri fiemsü l-mülk smail fiihabeddin Mahmud Cemâleddin Muhammed Devri Mücîreddin Abak ve Atabeyli in Y k l fl MUSUL ATABEYL (ZENG LER) ( ) madeddin Zengi ve Atabeyli in Kuruluflu Musul Atabeyli i I. Seyfeddin Gazi Kutbeddin Mevdûd II. Seyfeddin Gâzi zzeddin Mesud Nureddin Arslanflah ve Musul Atabeyli i nin Son Dönemleri Halep Atabeyli i Nureddin Mahmud Melik Salih smail LDEN ZL LER/AZERBAYCAN ATABEYLER ( ) fiemseddin ldeniz ve Atabeyli in Kuruluflu Atabey Cihan Pehlivan Atabey K z l Arslan Atabey Kutlu nanç Atabey Ebû Bekr Atabey Özbek ve ldenizlilerin Sonu SALGURLULAR ( ) Atabey Sungur ve Salgurlular n Kuruluflu Atabey Zengi Atabey Tekle Atabey Sa d Atabey Ebû Bekr ve Atabeyli in Sonu Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar Büyük Selçuklu Devlet Teflkilat G R fi Selçuklu Devlet Teflkilat Tarihinin Kaynaklar Selçuklu Devleti ve Komflular Hanedan, Gulâm ve ktâ Sistemi HANEDAN VE SULTAN Hakimiyetin Hukukî Dayana (Meflrûiyet) Selçuklu Hanedan n n Ortaya Ç k fl ÜN TE 9. ÜN TE

8 viii çindekiler Sultan n Belirlenmesi ve fiehzade syanlar Sultan ve Abbasi Halifesi ( ktidar ve Otorite) Metbû Devlet ve Tâbî leri Sultan ve Saltanat Sembolleri SARAY VE TEfiK LATI MERKEZ (HÜKÛMET) TEfiK LATI Vezâret Dîvân- A lâ (Vezâret) Di er Dîvânlar EYALET TEfiK LATI ktâ Sistemi Eyalet Yöneticileri ASKERÎ TEfiK LAT Gulâm Askeri ktâ Askeri Melik fiehzadelerin ve Di er Devlet Adamlar n n Askerleri Türkmenler Tâbîlerin Yard mc Kuvvetleri ADLÎ TEfiK LÂT Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar ÜN TE Kültür ve Medeniyet SELÇUKLU MEDEN YET N HAZIRLAYAN ORTAM N ZÂM YE MEDRESELER L M VE EDEB YAT Gazzâlî Nizamülmülk Ömer Hayyam Ebû Hâtim sfizârî El-Harakî Abdurrahman el-hâzinî M MARÎ VE SANAT Mescid-i Cumalar Minareler Kümbed ve Türbeler Ribatlar (Kervansaraylar) Özet Kendimizi S nayal m S ra Sizde Yan t Anahtar Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar

9 Önsöz ix Önsöz X.yüzy l n son çeyre inde bafllayan Türk göçü, sadece Türk tarihinin de il, slâm ve Dünya tarihinin de seyrini de ifltiren önemli bir olayd r. Türkler bilindi i gibi anayurtlar Türkistan dan, tarih boyunca çeflitli sebeplerle göç etmifllerdir. Göçler genellikle güneye Çin e, güneybat ya Afganistan a, bat ya Karadeniz in kuzeyi ve Avrupa ya olmufltur. X.yüzy lda Karah taylar n güneyden s k flt rmas ; befleri ve ekonomik baflka nedenlerin de etkisiyle Türkistan n kuzeyindeki K pçak birli inin da lmas, yeni bir göç dalgas bafllatt. Bu s rada Orta Seyhun bölgesinden Aral-Hazar aras na kadar uzanan yurtlar nda yaflamakta olan O uzlar, bu göç dalgas n n en önünde bulunmalar sebebiyle, arkadan gelen bask yla bat ya ilk geçecek olanlard. Göktürk ve Uygurlar döneminde de devletin aslî unsurunu oluflturan O uzlar, o hanedanlar n çökmesi üzerine zaman içerisinde bat ya çekilmek suretiyle, söz konusu yurtlar na yerleflmifllerdi. X. yüzy lda Hazar Ka anl - na ba l bir yabgu taraf ndan idare edilmekte iken, bu süreçte slâmiyetle de tan - flan O uzlar, göçün yönünü Hazar n kuzeyinden güneyine, slâm ülkelerine do ru çevirmifl bulunuyorlard. O uzlar n K n k boyuna mensup sübafl Selçuk Bey in, 980 li y llarda yüz kiflilik bir toplulukla Cend e göçü ve Müslüman olmas yla, tabiri caizse tarihin seyri de iflti. Sadece Türk Tarihinin de il, slâm ve Dünya Tarihinin de ak fl bambaflka bir istikamet ald. Selçuk Bey in, o günün flartlar nda belki hiç önemsenmeyecek bu hamlesi, yurtsuz ve devletsiz kalan bu topluluklar, yar m yüzy l sonra Selçuklu Devleti nin çat s alt nda toplayacak olan geliflmelerin milad oldu. Devletin kuruludu u Horasan ve ran sel gibi akan Türkmenleri iskâna yetmedi. O uzlar, Selçuklu sultanlar nca sevk edildikleri Anadolu da, küllî bir de iflim yaflatarak ikinci bir anayurt kurdular. Burada Türkler i siyasî birli e kavuflturup, yok olmaktan koruyan Türkiye Selçuklular, üç k tada ve Akdeniz havzas nda alt yüz y l hüküm süren Osmanl n n ve Türkiye Cumhuriyetinin de temeli, hattâ bizatihi kendisi oldular. Türkler in yak ndo uya girdikleri dönemde, art k iyice zay flam fl olan Abbasî imparatorlu una karfl ata a geçmifl olan Bizans ve slâm n dahilî bünyesini kemiren Bat nîlik meseleleri, bu O uz Türklerinin eseri olan Selçuklu Devleti eliyle büyük ölçüde çözüldü. Türkistan da Göktürkler ve Uygurlar gibi parlak dönemlerde temsil edilen; bat ya geldikten sonra Selçuklu, Osmanl ve Türkiye Cumhuriyetiyle Türklü ün bafll ca temsilcileri olan O uzlar n/türkmenlerin/ Selçuklular n tarihini ö renmek, Türk Tarihinin bugünden Hunlara kadar uzanan bütünlü ü kavramak anlam na gelmektedir. Selçuklu Tarihi Türk Milleti nin iki bin y ll k tarih serüvenin kavflak noktas olmas bak m ndan asla ihmâl edilemeyecek bir dönemdir. Bu kitapta, ayr bir dersin konusu olacak kadar genifl ve önemli bir flube oldu- undan, Türkiye Selçuklular hariç, Büyük Selçuklu mparatorlu u; Selçuklu sultanlar n n tayin etti i Selçuklu melikleri taraf ndan kurulan flube hanedanlar ve da lma döneminde büyük siyasî roller oynayan atabeylerin tarihi anlat lmaktad r. lk dört ünite kurulufl, Tu rul Bey, Alp Arslan ve Melikflah; befl ve alt fetret devri ve Sancar dönemi; yedi ve sekiz flube hanedanlar ve atabeylikler; son iki ünite ise, devlet teflkilât ile kültür ve medeniyet konular n içermektedir. Ortaça Türk Tarihi ve Türkiye Tarihinin bütün dönemlerinin anahtar konumunda olan Selçuklu Tarihinin önemine, küçük de olsa bir katk sunmak umuduyla Editör Prof.Dr. Gülay Ö ÜN BEZER

10 1BÜYÜK SELÇUKLU TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Selçuklular n kökeni ve O uzlar la iliflkilerini tan mlayabilecek, O uz göçlerinin sebep ve sonuçlar n belirleyebilecek, Selçuklu Devleti nin kuruluflunu aç klayabileceksiniz. Anahtar Kavramlar O uzlar Yabgu Sâmâno ullar Selçuk Bey Selçuklular Gazneliler Karahanl lar Ça r -Tu rul Bey çindekiler Büyük Selçuklu Tarihi Kurulufl Dönemi SELÇUKLULAR IN KÖKEN SELÇUKLULAR VE O UZLAR CEND E GÖÇ SÂMÂNO ULLAR I VE KARAHANLILAR LA L fik LER ÇA RI BEY N DO U ANADOLU KEfi F AKINI ARSLAN YABGU NUN ES R ED LMES ÇA RI VE TU RUL BEYLER N R YÂSET HORASAN A GÖÇ VE GAZNEL LER LE SAVAfiLAR DANDÂNAKÂN SAVAfiI DEVLET N KURULUfiU VE YAPILANMASI

11 Kurulufl Dönemi SELÇUKLULAR IN KÖKEN Selçuklular, XI-XIV. yüzy llarda Türkistan, Horasan, ran, Afganistan, Irak, Suriye ve Anadolu da flubeler halinde hüküm sürmüfl olan devletin ve onu yöneten hanedan n ad d r. Selçuklular n bilinen ilk atas Dukak d r. Yenikent yabgusunun hizmetinde sübafl olarak görev yapmakta idi. Usta savaflç l dolay s yla demir Sübafl, eski Türklerde ordu komutan demek olup, yayl unvan tafl yordu. Kaynaklar n yetersizli i sebebiyle onun atalar hakk nda O uzlar da da önemli devlet bilgi sahibi de iliz. Dukak n ölümü üzerine yerine o lu Selçuk sübafl oldu. Ad görevlilerindendir. kaynaklarda Salcuk, Salçuk, Selcük, Selçuk, Sarçuk gibi farkl flekillerde yaz lm flt r. Selçuk Bey in torunlar n n kurdu u devlet devrin SORU kaynaklar taraf ndan, SORU onun ad na nisbetle Selçukiyyan, Selaç ka, Al-i Selçuk (Selçuklu ailesi) ola- rak kaydedilmifltir. D KKAT D KKAT Selçuk Bey in ailesi ve yak nlar na iliflkin olarak sadece Mikail, Arslan srail, Musa nanç, Yusuf Y nal ve Yunus adl befl o lunun varl tespit edilebilmifltir. Selçuklular n O uzlar n K n k boyundan geldi i ittifakla kabul edilmektedir. Ancak ne Dukak n, ne de Selçuk Bey in K n k boyunun beyi olduklar na dair herhangi bir bilgiye sahip de iliz. kisinin de yaln zca O uz Yabgulu u nda AMAÇLARIMIZ sübafl olarak görev yapt klar tespit edilebilmektedir. O uzlar hakk nda daha fazla bilgi için bkz. Faruk Sümer, O uzlar K (Türkmenler) T A P Tarihleri, Boy Teflkilâtlar, Destanlar, stanbul 2004 SELÇUKLULAR VE O UZLAR TELEV ZYON O uzlar gelene e göre, O uz Ka an n iki ayr eflinden dünyaya gelen alt o lunun neslinden gelmektedirler. 24 O uz boyunun, Bozoklar kolunu oluflturan Günhan, Ayhan, Y ld zhan ve Üçoklar kolunu teflkil eden Gökhan, Da han, Denizhan n NTERNET dörder o lunun torunlar olduklar kabul edilmektedir. Bu bilgilere göre Selçuklular n atas olan K n k, Üçoklar dan Denizhan n küçük o ludur. Osmanl lar ise Bozoklar dan Günhan n büyük o lu Kay n n soyundan gelmektedirler. Kaflgarl Mahmud, Divanü Lûgat-it Türk adl eserinde o günün tan olarak K n k boyunu, Selçuklular n siyaset sahnesindeki büyük rolüne nazaran listenin bafl na koymufltur. Müslüman olmayan iki boyu ise listeye almam flt r. Afla da verilen tablolarda her boyun damga ve ongunlar da gösterilmektedir. Dikkat edilece i üzere listelerde farkl l klar bulunmaktad r. K T A P TELEV ZYON NTERNET

12 4 Büyük Selçuklu Tarihi Resim 1.1 Kaflgarl Mahmud a Göre O uz Boylar Kaynak: (Sümer, 2004)

13 1. Ünite - Kurulufl Dönemi 5 Resim 1.2 Reflideddin O uznâmesine Göre O uz Boylar Kaynak: (Sümer, 2004) O uzlar, içlerinden Selçuklular ve Osmanl lar gibi iki önemli hanedan ç kararak Türk Tarihinin XI. yüzy ldan günümüze kadar olan ak fl n de ifltiren büyük Türk toplulu udur. Bu bak mdan günümüzde de Türklü ün bafll ca temsilcileri onlar n torunlar olan Türkiye Türkleri dir. O uz boylar n n ço unlu u, Selçuklular n tarih sahnesine ç kt X. yüzy lda, Orta Seyhun ile Aral- Hazar aras ndaki bozk rlara kadar olan genifl bir bölgede yaflamakta idiler. VIII. yüzy l n ilk yar s ndan itibaren önce, temelini oluflturduklar Göktürk, sonra Uygur Ka anl n n çökmesi üzerine meydana gelen göç dalgalar ile bat ya çekilmifllerdi. O uzlar X. yüz-

14 6 Büyük Selçuklu Tarihi Hazar Ka anl VII-X. yüzy llarda Karadeniz in kuzeyi ve Do u Avrupa da; Karahanl lar ise IX- XIII. yüz llarda Do u ve Bat Türkistan da hüküm sürmüfl Türk hanedanlar d r. y lda bir yabgu taraf ndan idare edilmekte idiler. O uz Yabgulu u nun baflkent Yengikent den baflka Sabran, Sütkent, Karaçuk, Barç nl gkent ve Cend gibi flehirleri de vard. Yar göçebe (konargöçer) bir hayatlar oldu u için bafll ca üretim alanlar hayvanc l k (at, koyun, deve) ve kendilerine yetecek kadar ziraat idi. Bununla birlikte flehirlerde zenaat ve ticaretin de yayg n oldu u bilinmektedir. O uz yabgular n n Hazar Ka anl veya Karahanl lar a ba l olduklar ileri sürülmektedir. O uzlar n Hazarlar la bazen mücadele, bazen de ittifak halinde bulunduklar ve onlara paral asker olarak hizmet ettikleri de tespit edilmifltir. Selçuklular n da Hazarlarla do al olarak O uz Yabgulu u mensuplar olarak iliflkilerinin oldu u tahmin edilebilir. Selçuk Bey in o ullar na Mikail, srail, Musa, Yusuf ve Yunus gibi isimler verilmifl olmas Yahudi Hazar Ka anl ile kültürel etkileflim oldu u izlenimi vermektedir. 922 y l nda dil Bulgar han na gitmekte olan Abbasi halifesinin elçilik heyetinde bulunan bn Fadlan, seyahatnâmesinde O uzlar a iliflkin önemli bilgiler verir. Bu tarihlerde aralar nda müslüman olanlar bulunmakla birlikte, ço unlu un henüz eski Türk dinine (Gök-Tanr inanc ) mensup olduklar anlafl lmaktad r. X. yüzy l n ikinci yar s nda, K taylar n Mo olistan dan sürülmesi K pçak boy birli inin da lmas sonucunu do urdu. O uzlar kuzey komflular olan Türk boylar n n kaynaflmas ve göçleri sebebiyle ciddi bask ya maruz kald lar. Bu olay n yaratt siyasi, sosyal ve ekonomik sars nt lar, O uzlar da yerlerinden oynatt. Onlar n bir k sm Karadeniz in kuzeyindeki bozk rlara ve Do u Avrupa ya göç ettiler. Daha sonra Selçuklular n özünü teflkil edecek olan di er O uz topluluklar ise, Hazar Denizi nin güneyine indiler. Bu s rada Horasan ve Maveraünnehir de hüküm sürmekte olan Sâmâno ullar Karahanl lar n bask s ile giderek zay flamakta idi. Bu yönde göç eden O uzlar slamiyeti kabul ederek, Maveraünnehir de toplanmaya bafllad lar. Resim 1.3 O uzlar n Yurtlar Kaynak: Atlas Dergisi (Eylül 2001 Say 102) 1 O uzlar la Selçuklular aras ndaki iliflkiyi nas l tan mlars n z? SORU SORU D KKAT D KKAT

15 1. Ünite - Kurulufl Dönemi 7 CEND E GÖÇ Daha önce de söylendi i gibi, X. yüzy l n ikinci yar s nda yaflanan sözkonusu olaylar, O uzlar da yak ndan etkiledi. Sübafl Selçuk Bey in, bu s rada iyice güç kaybetmifl olan Yabgu ile bir rivayete göre onun yerine geçmeyi SIRA planlad S ZDE flüphesiyle aras aç ld. Selçuk Bey in detay bilinmeyen k sa hayat hikâyesi iyi incelendi in- de dahi, bunun çok da yersiz bir iddia olmad tahmin edilebilir. Bununla birlikte Yabgu yu zaafa u ratan di er sebepler de gözard edilemez. Ancak sebebi ne olursa olsun bu rekabet, Yabgu ya göre daha zay f oldu u anlafl lan Selçuk un yurdunu terk etmesiyle sonuçland. Selçuk Bey az say daki kayna n SORU verdi i müphem SORU bilgiye göre, 960 veya 985 y l nda, Yengikent ten, yine Yabgu ya ba l olan Cend flehrine geldi. Cend Seyhun un güney k y s nda, yani slâm medeniyet D KKAT dairesi içerisinde bulunuyordu. Yan nda 100 kadar atl ile buraya gelen Selçuk Bey, bölge- D KKAT nin flartlar n k sa sürede analiz ederek müslüman olmaya karar verdi. Bir gelecek inflas peflinde olan Selçuk Bey in bu karar almas nda, daha önce bölgeye göç etmifl olan soydafllar n n kendisine kat lmas n sa lamak arzusunun da önemli bir etken oldu u anlafl lmaktad r. Nitekim bir kaç y lda etraf nda büyük AMAÇLARIMIZ kuvvetlerin toplanm fl olmas, tercihinin ne kadar isabetli oldu unu göstermektedir. AMAÇLARIMIZ Türkler in slâmiyeti kabulü konusunda daha detayl bilgi için bkz. K M.Fatih T A Pfieker, Türkler in Müslümanlaflma Sürecinde slâm Tasavvuru, Ankara 2010, Diyanet Baflkanl Yay. SÂMÂNO ULLARI VE KARAHANLILAR LA TELEV ZYON L fik LER Türkler, Maveraünnehr in Emeviler taraf ndan fethinden itibaren yak n temasta olduklar slâm dinini Talas Savafl ndan sonra, art k kitleler halinde kabul etmeye bafllam fllard. Ancak X. yüzy l n bafllar bu hususta bir dönüm noktas oldu. NTERNET Önce dil Bulgarlar, k sa bir süre sonra da Karahanl lar müslümanl seçtiler. Karahanl lar böylece Sâmâno ullar n n Türkistan da yürüttükleri cihad faaliyetlerinin önünü kesip, onlar n Türkistan daki askerî ve siyasî ilerleyifllerini durdurdular. Bir süre sonra ise do rudan Sâmâno ullar n hedef alan bir d fl politika yürütmeye bafllad lar. Selçuk Bey in, O uz yabgusuna ait olmakla birlikte, adetâ bir müslüman uç flehri olan Cend de müslümanl kabulü onu, k sa bir zaman içerisinde Karahanl - Sâmâno ullar mücadelesinin en önemli taraflar ndan birisi haline getirdi. Onun Yabgu nun Cend e gelen vergi memurlar n kovmas bu çevredeki sayg nl n artt rd. Selçuk Bey in kaynaklarda gâzi unvan ile an ld na bakarak, müslüman olmayan soydafllar na karfl cihad etti i söylenebilir. Nitekim büyük o lu Mikail in de böyle bir seferde flehit düfltü ü anlafl lmaktad r. Karahanl ailesinden bat bölgesinin yöneticisi olan K l ç Bu ra Han Harun, Seyhun un do usundaki sficab, Taflkent gibi flehirleri ald ktan sonra 992 y l nda Sâmâno ullar n n baflkenti olan Buhara y iflgâl etti. Selçuk Bey, Sâmânî emirinin yard m iste ine, o lu Arslan Bey idaresinde kuvvet göndererek cevap verdi. Bu ra Han flehri terke mecbur olup ülkesine dönerken, O uzlar onun artç birliklerine çok zayiat verdirdiler. Sâmâno ullar emiri, bu yard m karfl l nda Selçuklular a Buhara yak nlar ndaki Nur kasabas n yurtluk olarak verdi. O uzlar n merkeze bu kadar yak n bir yere davet edilmifl olmalar, çöküflün efli inde bulunan Sâmâno ullar n n onlardan daha etkili biçimde yararlanmak istediklerini göstermektedir. Nur bölgesine O uzlar dan sözkonusu yard ma kumanda eden Arslan Bey idaresindeki bir grubun göç etti i tahmin edilmektedir. K T A P TELEV ZYON NTERNET

16 8 Büyük Selçuklu Tarihi Türkmen ad n n anlam ve ne zaman ortaya ç kt konusunda farkl görüfller bulunmaktad r. Ancak bu ad özellikle slâm kaynaklar n n, müslüman olan O uzlar için yayg n bir flekilde kulland klar ve onlar n da bu adland rmay yabanc lamad klar anlafl lmaktad r. SORU Bu s rada art k iyice yafllanm fl olan Selçuk Bey ise hâlâ Cend de oturuyordu. Ailenin ve onlara ba l O uzlar n yönetimi hayattaki büyük o lu Arslan n idaresinde gibi görünüyordu. Ancak Selçuk Bey babalar Mikail bir gazada flehid düflmüfl olan Ça r ve Tu rul u özel itina ile, adeta liderli e haz rlayarak kendisi büyütmüfltü. Selçuk Bey tahminen 1009 y l nda 100 yafl civar nda öldü. Bundan sonra hayattaki büyük o lu Arslan n yabgu unvan alarak ailenin bafl na geçti i, Yusuf Y nal ve di er kardefllerinin de hiyerarflik olarak onun hizmetinde oldu u tahmin edilmektedir. Nitekim Arslan ve Yusuf un ölümünden sonra Musa nanç n yabgu unvan ald görülecektir. Ancak Ça r ve Tu rul Beyler in amcalar n n hizmetine girmek konusunda mesafeli bir tav r tak nd klar anlafl lmaktad r. Selçuk Bey in kendilerine gösterdi i ihtimam ve babalar Mikail büyük o ul oldu u için yöneticilik hakk n n kendilerinde oldu u düflüncesiyle Cend bölgesinde kalmaya devam ettiler. O uzlar ba l bulunduklar beylere nisbetle, Yabgulular, Yinallular, K z llular gibi adlarla an lm fllard r. slâm kaynaklar nda müslüman O uzlar için Türkmen ad giderek yayg nlafl rken devletin kurulmas ndan sonra da genellikle hanedan n ad na göre Selçuklular fleklinde zikredilmifllerdir. Bu arada Sâmâno ullar, K l ç Bu ra Han n yerine geçen Nasr lig Han taraf ndan 999 da ortadan kald rd. Topraklar Ceyhun nehri s n r olmak üzere Karahanl ve Gazneliler aras nda bölüflüldü. Ebû brahim smail adl bir Sâmâni flehzadesi ülkesini kurtarmak için onlara karfl büyük bir mücadele bafllatt. Ona, befl y l süren bu beyhude macerada Arslan Bey idaresindeki O uzlar n yard m ettikleri anlafl l yor. Böylece Karahanl lar Maveraünnehir e hâkim olunca, düflmanlar na yard m eden Selçuklular onlarla karfl karfl ya kald lar. Karahanl lar hem bu sebeple hem de, ayn müslüman O uz (Türkmen) kitleye hitap ettikleri için, kendilerine rakip olarak gördükleri Selçuklular dan pek hofllanm yorlard. Ça r ve Tu rul Beyler bu sebeple yo un bask ya maruz kald klar Maveraünnehir den ç k fl yolu arad lar. ki kardefl bir k s m kuvvetleri ile do uya göçerek Karahanl büyük ka an Togan Ahmed Han n hizmetine girdiler. Fakat Selçuklular n arz etti i tehdidin fark nda olan Han, Tu rul Bey i yakalatt. Bunun üzerine Karahanl lar a karfl ihtiyat elden b rakmay p d flar da kalan Ça r Bey, bir bask nla kardeflini kurtard ktan sonra, Maveraünnehir e geri dönmek zorunda kald lar. Karahanl lar n kendi aralar ndaki mücadeleler ve Nasr lig Han n ölümü (1013) de, Selçuklular n durumunu iyilefltirmeye yetmedi. Karahanl Ali Tegin b. K l ç Bu ra Han Maveraünnehir i hâkimiyeti alt na almaya çal fl rken askerî güç olarak O uzlar dan yararlanmak mecburiyetinde oldu unu görüyordu. Bunun için Selçuk Bey in ölümünden sonra art k Yabgu unvan tafl yan Arslan ile iflbirli i yapt. Hattâ onun k z ile evlenmek suretiyle akrabal k kurdu. Fakat Ali Tegin, Ça r ve Tu rul Beyler idaresindeki Selçuklular a düflmanca davran yordu. Arslan Yabgu nun da kendisine mesafeli durarak, tam anlam yla hizmetine girmeyen ye enlerini SORU onun karfl s nda himaye etmedi i anlafl lmaktad r. D KKAT Türkler de ailenin, D KKAT boyun veya devletin bafl na kimin geçece i daima çat flma konusu idi. Çünkü meselâ ölen hükümdar n yerine ço unlukla büyük o ulun geçmesi fikrine itibar edilmesine ra men, savafllar önleyecek kuvette bir veraset kanunu yoktu. Kut inanc dolay s yla, ailenin tüm erkek üyeleri tahtta/riyasette hak sahibi olduklar inanc yla mücadeleye girebiliyorlard. Arslan Yabgu ve Ça r -Tu rul Beyler ile sonraki kuflaklar aras nda devam eden mücadelenin bafll ca sebebi de bu anlay fl idi. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON

17 1. Ünite - Kurulufl Dönemi ÇA RI BEY N DO U ANADOLU KEfi F AKINI Selçuklular bir yandan mevcut flartlar n etkisiyle askerî gücünü art rmakla birlikte; Maveraünnehr i henüz fethetmifl ve gücünün doru unda bulunan Karahanl lar a karfl yeterince varl k gösteremiyorlard. Bunun üzerine mevcut flartlar de erlendiren Ça r ve Tu rul Beyler, tehlikeli bir maceraya at lmak zorunda kald lar. Ald klar karar gere ince Tu rul çöle çekilirken, Ça r, Rum (Anadolu) seferine ç kacakt. Nitekim Ça r Bey yaklafl k 3 bin kiflilik bir kuvvetle yola ç kt (1016). Karahanl ve Gazneli topraklar ndan gizlice ve süratli bir flekilde Azerbaycan a ulaflt. Burada hayatlar n geleneksel olarak Rum a gaza ederek geçirmekte olan soydafllar n n kendisine kat l m yla güçlendi. Ça r Bey ilk olarak Van bölgesinde Bizans a ba l Vaspuragan Ermeni Prensli i topraklar na girdi. Türk askerleri k l k-k yafetleri, savafl usûlleri ve süratleri ile büyük flaflk nl a sebep oldular. Ermeni prens Senekherim onlarla savaflmaya dahi cesaret edemedi. Bölgeyi ya malayan Ça r Bey pek çok esir ve ganimet alarak yoluna devam etti. An (Kars) daki Ermeniler, Arran daki fieddâdo ullar ve Gürcistan topraklar na ak nlar n sürdüren Ça r Bey, 4-5 y l süren gazâ hayat ndan sonra Türkistan a geri döndü (1021). Ça r Bey in bu seferinin, göçebelerin iktisadî hayat nda çok önemli bir yer tutan ganimet gelirleri bak m ndan baflar yla sonuçland anlafl l yor. Nitekim bu zenginlikten gelen güç ve itibar Türkmenler in Ça r Bey e kat lmas n sa larken, bu durum Arslan Yabgu yu tedirgin ediyordu. Ça r Bey bu uzun seferin dönüflünde Buhara civar nda Tu rul Bey ile bulufltu unda, ganimet sevinci yan nda, Rum ülkesinin fethedilebilir oldu u müjdesini de paylaflt lar. Yurt aray fl içerisinde olan O uzlar n umutlar n yeflerten bu tespit, ileride flartlar elverdi inde büyük mücadeleler sonucunda gerçek olacakt r. Sizce Ça r Bey in büyük tehlikeleri göze alarak bu keflif ak n na ç kmas n n en önemli sebebi SORU nedir? 2 9 SORU Ça r Bey in Anadolu seferi Bizans n Do u Anadolu politikas n kökten etkileyecektir. Zira küçük bir ak nda bile Türkler in karfl s na ç kmayan Ermeniler bu gerekçe ile, Bizans D KKAT D KKAT taraf ndan ç Anadolu bölgesine göç ettirilmifllerdir. Zira Bizans zaten SORU mezhep çat flmalar dolay s yla çat flma hâlinde bulundu u Ermeniler e, muhtemel bir Türk tehdidi karfl s n- SORU da art k güvenemeyece ini anlam fl bulunuyordu. Bu sebeple Van ve Kars hatt ndaki Ermeniler, y llar aras nda kendilerine iç Anadolu da verilen AMAÇLARIMIZ yerler karfl l nda bu- D KKAT D KKAT ralardan ç kar lm fllard r. AMAÇLARIMIZ ARSLAN YABGU NUN ES R ED LMES K T A P K T A P O uzlar n nüfusu Maveraünnehir de engellenemez bir flekilde artarken, bölge hâkimleri aras ndaki mücadelelerde önemli roller oynuyorlard. Karahanl büyük ka- AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ an Togan Ahmed Han n vefat ndan sonra (1017) yerine geçen TELEV ZYON Mansur Arslan lig TELEV ZYON 1024 y l nda taht kendi arzusu ile Yusuf Kad r Han a b rakm flt. K Ancak T A P kardefli Ali K T A P Tegin onun hükümdarl n tan mad. Daha önce de söylendi i gibi, Ali Tegin bu hâkimiyet mücadelesinde Arslan Yabgu nun askerî gücüne dayanmaktayd. Bu durum ayr ca Gazneliler in Ceyhun ötesi hedefleri için de engel teflkil ediyordu. Bu NTERNET NTERNET TELEV ZYON TELEV ZYON sebeple bölgenin iki büyük hükümdar, Yusuf Kad r Han ile Gazneli Sultan Mahmud, 1025 y l nda Semerkant yak nlar nda bulufltular. ran-turan meselelerinin konufluldu u bu görüflmede, Ali Tegin ile Arslan Yabgu nun bertaraf edilmesine karar verildi. Ali Tegin, Sultan Mahmud un ordusuyla Türkistan a NTERNET girdi ini duyunca NTERNET

18 10 Büyük Selçuklu Tarihi Çad r hâne karfl l olup, her hâne ortalama 5 kifli say ld na göre, bu O uzlar n yaklafl k kifli oldu u tahmin edilebilir. Ça r ve Tu rul Beyler in babas Mikail bir savaflta flehit olunca anneleri, kay nbiraderi Yusuf Yinal ile evlenmifl (leviratus gelene i), ondan da brahim Yinal adl ana bir üvey kardeflleri do mufltu. çöle kaçt. Fakat Arslan Yabgu, Sultan n görüflme teklifini kabul ederek huzuruna ç kt. Sultan Mahmud, O uzlar n Karahanl lar taraf ndan alg land klar kadar büyük bir tehdit olup olmad n anlamak üzere yapt görüflmede o da ayn kanaâte vard. Bu yüzden bir hile ile yakalanarak Hindistan daki Kâlincâr kalesinde hapsedilen Arslan Yabgu 1032 y l nda ölene kadar orada kald. Arslan Yabgu ya ba l olduklar için Yabgulular olarak an lan O uzlar dan yaklafl k 4000 çad r halk, Sultan Mahmud taraf ndan sözkonusu anlaflma gere ince Horasan a nakledildi. Yabgulular n Ça r ve Tu rul Beyler e tâbi olmak istemeyerek göç ettiklerine dair iddialar da vard r. Bununla birlikte esas sebebin, nüfuslar giderek artmakta olan O uzlar n gücünün, da t larak zay flat lmas oldu u anlafl lmaktad r. Zira birbirinin üzerine katlanarak gelen göç dalgalar ile ço almakta olan O uzlar, Ceyhun bendini y k p bir sel gibi Horasan a girdikleri taktirde bu tahripkâr istilân n önünde durmak mümkün olamayacakt. K z l, Ya mur, Göktafl, Mansur gibi beyleri idaresinde Horasan a geçen Yabgulu O uzlar, kendilerine verilen yerlerde asayiflsizli e sebep olduklar için Sultan Mahmut taraf ndan düzenlenen bir seferle bizzât cezaland r ld lar kadar öldürülen ve çok say da esir veren O uzlar dan kurtulanlar, Aral-Hazar aras ndaki soydafllar n n yan na s nd - lar (1029). Sultan Mahmud öldükten sonra o lu Mesud un taht ele geçirmek için kendilerinden yard m istemesi üzerine yeniden Horasan a indiler. Fakat Mesud saltanat n güçlendirdikten sonra, devleti bak m ndan tehlike arz ettiklerini düflünerek onlar bertaraf etmeye giriflti (1033). Beylerinin baz lar öldürülen O uzlar, bunun üzerine Horasan flehirlerini ya malay p bat ya do ru çekildiler. Rey i al p oradan da Azerbaycan, el-cezire ve Do u Anadolu ya girdiler. Bu bölgeleri de ya ma ve ak nlara u ratt lar. Ancak Musul un Arap emiri Karvafl taraf ndan a r bir yenilgiye u rat l p çok kay plar verdiler. Kalanlar kendilerinden sonra bölgeye gelen Selçuklular la kar flt lar. ÇA RI VE TU RUL BEYLER N R YÂSET Arslan Yabgu nun hapsedilmesi üzerine Selçuklu ailesi ile onlara ba l O uzlar n liderli ini, Ça r ve Tu rul kardefllerin üstlendi i görülmektedir. Bu tarihte iki amcalar Musa nanç Yabgu ve Yusuf Yinal da hayatta idiler. Ancak onlar n dedeleri taraf ndan bu günler için yetifltirilmifl olmas ve güç flartlar içerisinde kendilerini defalarca kan tlamalar liderliklerinin nisbeten kolay kabul edilmesini sa lad. 3 Daha tarih sahnesine ç karlarken Selçuklu ailesi aras nda görülen anlaflmazl klar n en önemli sebebi sizce ne olabilir? Daha önce de söylendi i gibi, Maveraünnehir de ba ms z bir Karahanl flubesi oluflturmaya çal flan Ali Tegin, Arslan Yabgu nun esareti ile kaybetti i askerî SORU gücü yeni Selçuklu SORU liderlerinden sa lamay plânl yordu. Ancak Ça r -Tu rul Beyler in mesafeli duruflu Ali Tegin i baflka tedbirler almaya sevk etti. Amcalar Yusuf Yinal a yabgu unvan verip ailenin bafl na geçirmeyi; yani herfleye ra men D KKAT D KKAT mücadeleye devam edecek güçleri bulundu u anlafl lan Selçuklu ailesini parçalamaya teflebbüs etti. Ali Tegin buna muvaffak olamay nca üzerlerine ordu gön- Harizm genel hatlar ile her taraftan Türk illeri ile çevrili, Amuderya (Ceyhun derdi. Selçuklular, Yusuf Yinal da dâhil olmak üzere çok kay plar verdiler. Ertesi sene (1030) büyük bir orduyla Ali Tegin in üzerine yürüyen Ça r ve Tu rul Nehri) n n Aral Gölü ne döküldü ü yerin iki yakas n içine alan bölgeye denir. ki Bey intikamlar n almaya muvaffak oldular. AMAÇLARIMIZ baflkenti Kâs ve Gürgenç tir. Bir süre AMAÇLARIMIZ slâm medeniyetinin önemli sonra flartlar n zorlamas yla Ali Tegin ile olan anlaflmazl k ask ya al nd. Gazneliler e ba l Harizm valisi Altuntafl da, ihtiyaç hâlinde askerî merkezlerinden birisidir. güçlerinden K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON

19 1. Ünite - Kurulufl Dönemi 11 yararlanmak düflüncesiyle, Selçuklular a kendi topraklar nda k fllaklar verdi. Selçuklular art k yazlar Buhara Nur civar nda, k fllar Harizm de geçiriyorlard. Bununla birlikte Selçuklular, babas n n ölümü üzerine tahta geçen (1031) Sultan Mesud un, Ali Tegin üzerine gönderdi i orduya kumanda eden Harizmflah Altuntafl a karfl, Ali Tegin in saflar nda yer alm fllard r. Altuntafl Debusiye de yap lan bu savaflta ölünce (1032) yerine geçen o lu Harun, Gazneliler e karfl ba- ms zl k hareketine giriflti. Bunun için de Gazneliler in bafl düflman Ali Tegin ve O uzlarla ittifak etti. Selçuklular Harun la yapt klar anlaflma gere i Harizm e göç ettiler. Ancak Ceyhun nehrini geçerlerken, kadim düflmanlar, Yenikent yabgusu Ali Han n o lu ve Cend meliki olan fiah Melik in bask n na u rad lar (Ekim-Kas m 1034) kadar ölü ve çok say da esir veren Selçuklular olaydan Harun u sorumlu tutarak Harizm den ayr lmak istediler. Ancak kalk flt isyan hareketinde onlars z baflar l olmas mümkün olmayan Harun Selçuklular dönmeye ikna etti. Fakat bundan çok k sa bir zaman sonra Harun Gazneliler taraf ndan düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü (Nisan 1035). Ali Tegin de ayn y l vefat ettikten sonra onun o ullar ile ittifak sürdüremeyen Selçuklular yeni bir ç k fl yolu aramak zorunda kald lar. HORASAN A GÖÇ VE GAZNEL LER LE MÜCADELE Türkler in bat yönündeki göçleri, Selçuklular a kadar genellikle Hazar Denizi nin kuzeyinden, Karadeniz in kuzeyindeki bozk rlara ve Do u Avrupa yönünde olmufltur. Ancak Türkler in slâm dinini kabul etmeleri göçlere ikinci bir istikamet kazand rd. Bu güzergâh takip edenler Hazar Denizi nin güneyinden, Ceyhun u geçerek ran, Horasan ve Azerbaycan a kadar geliyor ve hattâ Anadolu ya gazalar yap yorlard. Hat rlanaca üzere, Ça r Bey de y llar aras nda böyle bir sefer icra etmiflti. Nitekim Ça r ve Tu rul Beyler idaresindeki Selçuklular, art k Harizm ve Maveraünnehir de kalman n dayan lmaz zorluklar karfl s nda bu tecrübeyi hayata geçirerek Horasan a göç ettiler (May s 1035). Asl nda dönemin kaynaklar n n ifadelerine göre, Horasan zaten Selçuklular dan önce Türkmenlerle dolmufltu. Ceyhun Nehri ni kifli civar nda bir kuvvetle geçen Selçuklular Horasan n kuzeyinde Nesâ, Ferave bölgesini istilâ ettiler. Bununla birlikte Gazneliler in Horasan valisine bir mektup göndererek, Harizm ve Maveraünnehir de yaflama flanslar kalmad için izinsiz olarak Sultan n topraklar na girdiklerini bildirdiler. Musa Yabgu, Ça r ve Tu rul Bey ad na gönderildi i anlafl lan mektupta bundan dolay özür beyan ediyor, Nesâ ve Ferave nin kendilerine verilmesi karfl l nda içlerinden birisinin daima Sultan n yan nda bulunaca n, di erlerinin de ona sadakâtle hizmet edeceklerini taahhüd ediyorlard. Selçuklular n kendisinden Sultan Mesud nezdinde arabuluculuk yapmas n istedikleri Sahib-i divân- risâlet ve vezir bu olay karfl - s nda hakl olarak çok kayg land lar. Gazneli vezir durumu, bu yeni gelenlerin daha önceki koyun çobanlar na benzemedi i, flimdi büyük dâvalar olan kumandanlarla muhatap olduklar fleklinde aç kça ortaya koydu. Nesâ Savafl Gerçekten de Ça r ve Tu rul Beyler, herne kadar Gazneliler e karfl politik bir nezaket gösterseler de hedeflerinin bundan daha fazlas oldu u anlafl l yordu. Uzun y llard r yurt bulmak mecburiyeti ile oradan oraya göçen O uzlar Selçuklu ailesinin etraf nda toplanarak güçlerini giderek artt rmakta idiler. Buna ra men Sultan Mesud, Selçuklu baflbu lar n n tekliflerini geri çevirdi. Oysa devlet ileri gelenleri, Sâhib-i Divân- Risâlet, Türkler de tu rac ad verilen, devletin iç ve d fl yaz flmalar n yapan kurumun bafl ndaki üst düzey görevlinin unvan d r.

20 12 Büyük Selçuklu Tarihi önceki olaylardan da ders ç karm fl olarak Selçuklular tahrik etmemeyi öneriyorlard. Sultan Mesud, Beg-To d adl komutan idaresinde kiflilik bir orduyu Selçuklular n üzerine sevk etti. Horasan a geleleli henüz bir ay olmas na ra men savaflç ç karacak bir güce eriflen Selçuklular Gazne ordusunu Nesâ da meydana gelen savaflta hezimete u ratt lar (Haziran 1035). Selçuklular bu zafere ra men Gazneliler e tekrar elçiler gönderdiler. Üzerlerine ordu sevk edildi i için savaflmaya mecbur kald klar n, affedilmeleri hâlinde sultana hizmet edeceklerini bildirdiler. O uzlar meselesi, iyi analiz edilmesi gereken bir konu olmakla beraber ok yaydan ç km flt. Selçuklular n savafltan önce reddedilen teklifleri, flimdi k l çlar n n hakk olarak kabul edilmek zorunda kal nd. Sultan Mesud taraf ndan hil at, at, e er tak m ve menflur gibi hâkimiyet sembolleri gönderildikten baflka Nesâ, Ferave ve Dihistan da onlara b rak ld. Selçuklular, Nesâ Tu rul Bey e, Dihistan Ça r Bey e, Ferave ise Musa Yabgu ya verilmek üzere topraklar aralar nda bölüfltüler. Selçuklular n buna ra men sözlerine durmalar n beklemek çok zordu. Çünkü Horasan adetâ bir insan seline u ram fl durumdayd. Çünkü Aral-Hazar aras ndaki O uz yurtlar ndan, Harizm ve Maveraünnehir den ak p gelen Türkmenler ço unlukla Selçuklular a tâbi oluyorlard. Bunlar n yan s ra ba ms z hareket eden gruplar da oldu u gibi, Selçuklu liderlerinin, ba l olanlar üzerinde dahi mutlak otorite sa lamas mümkün de ildi. Ayr ca ço u yar göçebe hayat sürmekte olan O uzlar n, yerleflikli in hüküm sürdü ü Horasan ya ma etmelerine engel olmak da bir o kadar imkâns zd. Nitekim nüfuslar n n giderek artmas üzerine kendilerine verilen yerlere s mamaya bafllad lar. Selçuklu ak nlar Cüzcan dan Belh e kadar geniflledi. Sultan Mesud onlar durdurmak üzere Hâcib Sübafl yönetiminde kiflilik bir orduyu Horasan a gönderdi. Bunun üzerine daha fazla tepki çekmek istemeyen Selçuklular, bu s rada Bust da bulunan Sultan a bir elçi gönderdiler. Artan nüfuslar yüzünden yaflad klar yerlerin yetmedi- ini bildirerek, Merv, Serahs ve Baverd flehirlerinin de kendilerine verilmesi karfl l nda askerî hizmet teklif ediyorlard (Kas m 1036). Gazne sultan ya malar yla Horasan kalbura çeviren Selçuklular n tekliflerinde samimi olmad klar düflüncesiyle üzerlerine yeni bir ordu göndermeye karar verdi. Veziri ile Hâcib Sübafl y Selçuklular Horasan dan atmakla görevlendirdi. Selçuklular bu tedbirler karfl s nda iflgâl ettikleri yerlerden Nesâ ve Ferave ye çekildiler. Serahs-Talhâb Savafllar ve Selçuklular n Devlet lân Sultan Mesud durumdan haberdar olunca, meselenin çözüldü ünü düflünerek Hindistan a sefere ç kt (Ekim 1037). Selçuklular ise k fl n bast rmas üzerine Horasan daki Gazne ordusuna küçük sald r lar düzenleyerek yeniden kar fl kl klar ç kard lar. Durumdan haberdar olan Sultan, Hindistan dan Hansi kalesini fethederek baflar yla dönmüfl olmas na ra men, zaferinin tad n ç karamad. Sübafl ya derhal sald r emrini verdi. Selçuklular say ca çok ve donan m bak m ndan da a r olan Gazne ordusunu, küçük hafif süvari birlikleri ile vurup kaçarak h rpal yorlard. Ancak buna ra men Gazne ordusundan korktuklar için a rl klar n Merv çölüne göndererek, yenilgi hâlinde çaresiz Rey e çekilmeyi düflünüyorlard. Fakat Gazne ordusuna karfl Serahs ta girdikleri ve bir gün boyunca süren savafl ezici bir üstünlükle kazand lar (May s 1038). Geleneklere göre toplanan kurultayda bu zaferi görüflen Selçuklular, topraklar n geniflletmenin yan s ra, bir devlet ilân provas yapmak imkân da buldular. Eski yerlere ilave olarak Musa Yabgu Serahs, Ça r Bey Merv i ald. Üçlü yönetim

21 1. Ünite - Kurulufl Dönemi 13 görüntüsüne ra men, onlar bu flehirlere Tu rul Bey in tayin etmesinden anlafl ld - na göre, ailenin ve kurulmakta olan devletin bafl odur. Horasan n merkezi olan Niflabur ise zaferden 12 gün sonra, brahim Yinal taraf ndan Tu rul Bey ad na teslim al nd. fiehir ahalisi do al olarak Selçuklular a direnmedi. brahim Yinal Cuma günü hutbeyi es-sultanü l-muazzam unvan yla Tu rul Bey ad na okuttu. Daha sonra kiflilik seçme bir kuvvetle flehre gelen Tu rul Bey burada Sultan Mesud un saray nda tahta oturarak sultan ilân edildi. Daha önce brahim Yinal, sonra da Tu rul Bey flehrin ileri gelenlerinin kayg ve korkular n gidermeye yönelik sözler verdiler. Savafl hâli dolay s yla kaç n lmaz olan ya ma ve talan n, art k bu topraklar kendilerinin oldu una göre yap lmayaca n vaad ettiler. Ay ca yabanc olduklar, Tacikler ( ranl lar) n adetlerini bilmedikleri için ileri gelenlerin yard m ve tavsiyelerine muhtaç olduklar n da vurgulad lar. Bunun yan s ra Abbasî Halifesine de zaferlerini bildirmek üzere bir elçi gönderdiler. Daha sonra Niflabur a Tu rul Bey in yan na gelen Ça r Bey in, flehri askerlerine ya ma ettirmek istemesi üzerine iki kardefl aras nda yaflanan mücadele, devlete geçifl sürecinde yaflanan bünyevî rahats zl klar da ortaya koymaktad r. Tu rul Bey, karfl ç kmas na ra men ya malama konusunda srar eden Ça r Bey i ancak b ça n çekerek, sözünü dinlemezse intihar edece ini söyleyerek durdurabilmiflti. Tu rul Bey ya madan vazgeçmesi karfl l nda Ça r Bey ve askerlerine dinar vermek zorunda da kalm flt. Sultan Mahmud döneminden beri O uzlar meselesi hakk nda bilgi ve tecrübesi olan; flimdi bunu kendi döneminde yaflanan olaylarla pekifltiren Sultan Mesud, son olayla adetâ flok oldu. Selçuklular a karfl onlar n eski düflmanlar Cend meliki ile iflbirli i yapt gibi, Herat ve Merv e de ordular yollad. Kendisi de yine iyi donan ml bir ordu ile Belh e hareket etti (Ekim 1038). Ça r Bey de bu arada, Sultan n ilerleyifline ra men, büyük bir cesaretle Faryâb ve Tâlekân ya mal yor, Belh e do ru ilerliyordu. Sultan Mesud, Selçuklular Horasan dan atmak karar ile Serahs a do ru hareket etti. Sald r lar na devam eden Ça r Bey, yine sultan da hayretler içerisinde b rakan bir cüretle Mesud un ordugâh na bask n düzenleyerek ona ait bir fili götürdü. Ça r Bey çok öfkelenen Sultan n kendisini izlemesi üzerine Ulyâ-âbâd denilen yerde Gazne ordusunun karfl s na tek bafl na ç kt. Kuvvetlerini kademeli olarak yenileyerek savafla sokan Ça r Bey, Sultan Mesud un harbe do rudan müdahalesiyle yenilgiye u rad (Nisan 1039). Sultan bununla birlikte çölde takibin zorluklar n düflünerek, çekilmekte olan Selçuklular n arkas ndan gitmedi. Ancak Sultan Mesud 1039 y l May s ay sonlar nda yeniden harekete geçti ve Serahs a yöneldi. Gazne ordusunun gücünden endifleye kap lan Selçuklu liderleri Serahs ta toplanarak durumu müzakere ettiler. Tu rul Bey Gazne ordusunun takip edemeyece i bir yere çekilmeyi önerdi. Fakat di er Selçuklular ve Ulyâ-âbâd da yenilmifl olmas na ra men Ça r Bey bu fikre fliddetle karfl ç kt lar. Horasan dan k p rdamalar halinde baflka bir yerde tutunman n zorluklar n ve Gazne ordusunun zay f yönlerini ileri sürerek savaflmaya karar verdiler. Selçuklu ordusunun mevcudu kadar olup, Gazne ordusu ise hemen hemen üç kat ve fillerle desteklenmekteydi. ki ordu Talh-âb denilen yerde karfl laflt. Küçük çapl çat flmalar sürerken Sultan Mesud, Ramazan da kan dökmek istemedi i için bayram bekledi. Bayram namaz s ras nda Selçuklular n ok ya muruna tutulan Gazne ordusu, bizzât Mesud un sevk ve komuta etti i bir meydan savafl na girdi. 27 Haziran 1039 tarihinde Selçuklu ordusu bir kere daha yenilgiye u rad. Sultan Mesud çöle çekilen Selçuklular takip etmek yerine onlar n elinde bulunan flehirleri geri almak için harekete geçti. Buna ra men Gazne ordusu zaman za-

22 14 Büyük Selçuklu Tarihi man Türkmenler in bask nlar na u ramaktan da kurtulam yordu. Selçuklular zaten yaz n bast rmas yüzünden a rl klar n ve iafle s k nt s n n bunaltt düflman meydan savafl yerine vur-kaç takti i ile h rpalamay tercih ediyorlard. Yeni bir sald r için zamana ihtiyac olan Mesud, vezirinin önerisi ile Selçuklular la yeniden bar fl yapt (A ustos-eylül 1039). Buna göre Selçuklular Nesâ, Baverd ve Ferâve ye çekilecek, yani Merv, Serahs ve Niflabur u boflaltacaklard. Gazne sultan da güvence olarak Herat a çekildi. Her iki taraf da bar fla inanm yor, dolay s yla savafla haz rlan yorlard. Sultan Mesud sonbaharda özellikle Tu rul Bey i yakalamak niyetiyle çok süratli bir harekâta bafllad. Selçuklular onun yaklaflmas üzerine çöle çekildiler. Sultan Mesud 16 Ocak 1040 da Niflabur a girdi. Tu rul Bey in oturdu u taht parçalat p, atlar n ba lad ah rlar atefle vermesi, Tu rul Bey ile iflbirli i edenleri cezaland rmas sinirlerin iyice gerildi inin iflaretleri say lmal d r. Horasan da k tl k olmas sebebiyle k fl, her iki taraf için de çok zor geçti. Fakat Selçuklular n ifadesiyle çöl onlar n anas -babas idi. Onlar, s ca a-so u a yoklu a al fl k olduklar n, bu flartlar n daha çok düflman h rpalayaca n hesap ediyorlard. Nitekim bu süreçte Gazne ordusunun pek çok hayvan telef oldu. Mart ortas nda yeniden harekete geçen Sultan Mesud, k tl n devam etti i Horasan da ordusu büyük s k nt lar çekerek, Tus-Baverd üzerinden May s ay ortalar nda Serahs a ulaflt. Gazne ve Selçuklu ordular n n birbiri ard na flehre girifllerinden ve tahribattan bunalan ahali flehrin kap lar n Sultan a açmad. Devlet ileri gelenlerinin Herat a geri dönüp ordunun toparland ktan sonra sefer edilmesi teklifi Mesud u çok k zd rd. Asl nda ne sebeple çekilirse çekilsin bunun düflmanlar nca zaaf olarak alg lanaca n bilen Sultan Mesud, baz ileri gelenleri de meselenin sürüncemede kalmas ndan yararlanmakla suçluyordu. Bu durumda Selçuklular la sonucu belirleyecek bir harbe girmesi kaç n lmaz olacakt. Nitekim 16 May s ta ordunun ihtiyaçlar n sa lamay umarak Serahs tan Merv e do ru harekete geçti. Selçuklular bunun üzerine, daima yapt klar gibi, bir kurultay toplayarak durumu görüfltüler. Tu rul Bey yine çöle çekilmeyi teklif etti. Ancak bunun peflin yenilgi oldu unu, oysa savafl rlarsa kazanma flanslar n n oldu unu düflünen Ça r Bey in srar ve di er Selçuklu baflbu lar n n da onu desteklemesi üzerine nihaî bir savafla karar verdiler. DANDÂNAKÂN SAVAfiI Ailelerini ve a rl klar n Balhan Da lar ndaki soydafllar n n yan na gönderen Selçuklular, Gazne ordusuna do ru harekete geçtiler. Onlar n maksad kay plar vermekte ve maneviyat da büyük ölçüde çökmüfl olan Gazne ordusunu çöle çekmekti. Selçuklular Gazne ordusuna ani bask nlar düzenleyip kaç yor, kaçarken de su kuyular n kullan lmaz hâle getiriyorlard. Asl nda Sultan Mesud bu savafla ç karken Selçuklular n savafl takti ini anlad n, kendisinin de buna uygun olarak, hareket kaabiliyeti yüksek bir orduyla savaflaca n söylüyordu. Ancak Sultan Mesud yine onlar n stratejisine tâbi olmak zorunda kalm flt. Selçuklular n Horasan a göç etti i 1035 y l ndan beri sürekli alarm durumunda bulunan Gazne ordusu bu süreçte adeta tükenmiflti. Nihayet Dandânakân yak nlar nda karfl karfl ya gelen iki ordu üç gün sürecek bir kader savafl na bafllad. Selçuklular küçük birlikler hâlinde y pratma savafl veriyorlard. Gazne ordusunun dayan lmaz hâle gelen su ihtiyac n karfl lamak hayatî bir mesele idi. 23 May s Cuma günü Dandanakan kalesine ulaflan Gazne ordusu, kale kap lar kendilerine aç lmamakla birlikte, ahalinin surlardan sark tt su testileri ile bir miktar ihtiyac n giderdi. Kale d fl ndaki dört kuyu Selçuklular taraf ndan lefl at larak kullan lmaz hâle getirilmiflti. Kuyular n aç l-

23 1. Ünite - Kurulufl Dönemi 15 mas durumunda bile, ordudaki çok say da hayvan n n ihtiyac n karfl lamayaca aç kt. En yak n su kayna ise 5 fersah mesafede idi. Sultan Mesud kuyular n temizlenmesi fikrini kabul etmeyip hareket emrini verdi. Ancak ordunun böyle bir durumda ileride bulunan su kuyular na do ru harekete geçmesi felâketin bafllang c oldu. 370 saray gulâm n n geceleyin kaçarak daha önce anlaflt klar Selçuklu saflar nda savafla girmesi de barda tafl ran son damla oldu. Selçuklu ordusunun bu intizams z kuvvetlere fliddetle hücüm etmesi Gazne ordusunu darmada n etti. Sultan Mesud, ordusu neredeyse savaflmadan da lmas na ra men, 100 kadar adam yla büyük bir cesaretle savafla devam etti. Ancak esir düflmek tehlikesiyle karfl karfl ya kal nca Selçuklu saflar n yararak Merv yönünde kaçmaya bafllad. Ordusunun kalanlar da yol boyunca ona kat lmaya devam ederken Haziran 1040 da Gazne ye vard. Böylece tarihin sayfalar nda önemli dönüm noktalar ndan biri olarak yer alacak büyük bir savafl daha sona ermifl oldu. Selçuklular kiflilik ordular yla kendilerinin neredeyse befl kat olan bir orduyu hezimete u ratm fllard. ki taraf için de hayatî önemi haiz olan bu savafl, ordular n mevcutlar aras ndaki orant s zl a ra men Selçuklular n kazanmas n n en önemli sebeplerinden birisi flüphesiz bu an n onlar için bir ölüm-kal m savafl olmas idi. Bunun yan nda ordular n yap lar da bir o kadar mühim idi. Selçuklu ordusunun vur-kaç takti ine uygun hafif süvarilerden oluflmas ; buna karfl l k Gazne ordusunun hareket kaabiliyetini k s tlayan a rl n n da bu sonuç üzerinde büyük etkisi vard r. Ancak bunlar kadar mühim baflka bir husus da, her iki ordunun terkibidir. Selçuklu ordusu bir devletin kuruluflu için temel esas olan ayn soydan insanlar n kay ts z-flarts z dayan flmas yla, ayn davaya bafl koymufl, her flartta kazanmak mecburiyetinde olan savaflç lar n ruh haliyle hareket ediyordu. Gazneli ordusu ise, muhtelif milletler üzerinde hüküm süren bir iktidar n, kaç n lmaz olarak bu milletlerden oluflturdu u, ortak menfaâtlerden çok flahsî ç karlar n gözetildi i ahenksiz bir kalabal kt. Dolay s yla birbirleriyle rekabet eden ve ald ücreti biraz fazlas yla her kim öderse ona hizmet etmeye, baflka bir deyiflle ihanete haz r kimselerden meydana geliyordu. Gazneliler bu yenilgi sonucunda en önemli eyaletlerinden olan Horasan ve Harizm i kaybettiler. Ancak Afganistan ve Kuzey Hindistan da bulunan topraklar na çekilip 1187 y l na kadar siyasî varl klar n sürdürdüler. Gazneliler in kendilerinin beflte biri kadar olan bir orduya yenilmifl SIRA olmalar n n S ZDE bafll ca sebebi sizce ne olabilir? 4 DEVLET N KURULUfiU VE YAPILANMASI Zaferden sonra Selçuklular bir yandan Gazne ordusunu kararl bir takibe u rat rken, hemen bir kurultay toplad lar ve devlet ilân ettiler. Ancak SORU as l büyük kurultay bir ay içerisinde Merv de yapt lar. Tu rul Bey bir kere daha sultan ilan edildi. Ni- SORU flabur baflkent olmak üzere bat ya gidecekti. Özellikle Selçuklu aile mensuplar, bu D KKAT D KKAT büyük eme in, fedakârl n hebâ olmamas için birlik hâlinde kalmaya and içtiler. Sonra ülke topraklar n n yönetimini paylaflt lar. Ça r Bey e melik unvan yla Merv merkez olmak üzere Horasan n do usu; Musa Yabgu ya ise Herât tan itibaren Afganistan yönünde zapt edece i yerler verildi. Hanedan n ileri gelenlerinden bir k sm na da, bu üç liderden birisine ba l olmak kayd yla baz yerler verildi. Ça r AMAÇLARIMIZ Bey in o lu Kavurt Kirman a tayin edilirken; di er o lu Alp Sungur Yakutî, brahim AMAÇLARIMIZ Yinal ile Kutalm fl do rudan Tu rul Bey in hizmetine verildiler. K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON

24 16 Büyük Selçuklu Tarihi SORU S ORU D KKAT Selçuklu Devleti nin D KKATkuruluflu aflamas nda yap lan bu ifl bölümü, pek çok araflt rmac taraf ndan Türk devlet gelene ine dayanan bir uygulma olarak de erlendirilmekle birlikte; ilk olma özelli i tafl yan yönleri de vard. Gelene e göre Türk Devleti ni Tanr tarf ndan kendisine kut verilmifl olan tek bir hükümdar yönetirdi. Ülke topraklar yönetim bak m ndan Kut, Türk devlet gelene ine göre, Tanr taraf ndan yeryüzünü idare etmekle hanedan mensuplar aras nda bölüflülürdü. Ancak bu görevliler hükümdar n hükümranl k AMAÇLARIMIZ görevlendirilmifl olan Türk yetkisine ortak de illerdi ve gerekti inde idare alanlar da de ifltirilirdi. Yani ülke hanedan n ortak mülkü de ildi. Yönetim yetkisi, millet ad na hükümdar n elinde ve hanedan n AMAÇLARIMIZ hükümdar na bahfledilmifl olan ilahî lütfun ad d r. Kut, hükümdar ilâhî nitelikli ve ortak sorumlulu unda bulunurdu. Ancak Selçuklular n sözkonusu ifl bölümü, bu anlamda kutsal K Tyapmaz. A P Çünkü Tanr ülüflün s n rlar n K T aflan A P istisna durumlardand r. taraf ndan yetkilendirilmifl say lsa da hükümdar, töre (kanun) önünde sorumlu ve Selçuklular Merv kurultay nda Tu rul Bey i sultan kabul etmekle birlikte, Ça r Bey ve TELEV ZYON Musa Yabgu ya tan nan haklar, gelene in ötesine geçmifl bulunuyordu. hesap sorulabilir TELEV ZYON durumdad r. Nitekim her ikisi de kendi adlar na hutbe okutmak ve para bast rmak yetkisini hâiz olduklar gibi, onlar n do rudan tâbileri de vard. Bu durum Türk devlet gelene- inin öngördü ünün aksine merkeziyetçili e ayk r bir durum ortaya ç kar yordu. NTERNET NTERNET Herhâlde bu kadar meflakkatli bir süreçte büyük hizmetler etmifl olan di er iki Selçuklu baflbu una da bir nevi vefa göstergesi olarak sa lanan bu imtiyazlar, ileride görülece i üzere onlar n hayatlar yla s n rl kalacakt r.

25 1. Ünite - Kurulufl Dönemi 17 Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Selçuklular n Kökeni ve O uzlar la iliflkilerini tan mlayabilme, Selçuklular, XI-XIV. yüzy llarda Türkistan, Horasan, ran, Afganistan, Azerbaycan, Suriye, Irak ve Anadolu da flubeler hâlinde hüküm sürmüfl olan hanedan n ad d r. O uzlar n K n k soyundan gelen Selçuklular n bilinen ilk atas Dukak Bey dir. Yar göçebe bir hayat sürmekte olan O uzlar, Orta Seyhun dan Aral-Hazar aras na kadar olan yurtlar nda O uzyabgulu u idaresinde yaflamakta idiler. Dukak Bey ve daha sonra da o lu Selçuk Bey, yabgunun hizmetinde sübafl olarak hizmet etmifllerdi. O uz göçlerinin sebep ve sonuçlar n belirleyebilme, O uzlar n kuzey komflusu olan K pçak birli inin da lmas üzerine bafllayan göçlerin sebep oldu- u sars nt yabgulu u da etkiledi. ktisadî ve sosyal baflka sebeplerin de etkisiyle, Yabgu ile siyasî çekiflmeye giren Selçuk Bey göç etmeye mecbur oldu. 100 kadar atl ile Yenikent ten Maveraünnehir de bulunan Cend e geldi. K sa zaman içerisinde bu havaliye göç eden ve müslüman olan O uzlar n etraf nda toplanmas yla büyük bir güce ulaflt. Bundan dolay Karahanl lar ile Sâmâno ullar aras ndaki mücadelelerde ikisinin de yard m na ihtiyaç duydu u bir güç hâline geldi. Sâmâno ullar bu yard mlar karfl l nda Selçuklular a Buhara yak nlar nda Nur kasabas n yurtluk olarak verdiler. Selçuk Bey in ölümünden sonra o lu Arslan Yabgu ailenin bafl na geçti. Ancak Karahanl lar n Maveraünnehir i ele geçirmesi üzerine zorluklar artt. Yo un bask üzerine yeni aray fllara girdiler. Ça r Bey y llar aras nda Do u Anadolu Bölgesine bir sefer yapt. Bu tapraklar n fethedilebilir oldu u müjdesi ile döndü. Bu arada Karahanl Ali Teginle ittifak eden Arslan Yabgu, O uzlar (Türkmenler) giderek artan kuvvetleri dolay - s yla tehdit olarak gören Gazneli Sultan Mahmud taraf ndan bertaraf edildi. Bundan sonra ailenin bafl na geçen Ça r ve Tu rul Beyler, Ali Tegin ve Harizmflahla baz ittifaklar denemelerine ra men art k burada kalman n mümkün olamayaca n görerek Ceyhun u geçip Horasan a geldiler. A MAÇ 3 Selçuklu Devleti nin kuruluflunu aç klayabilme. Gazneli Sultan Mesud, topraklar na izinsiz giren Selçuklular a karfl mücadele bafllatt. Yurt ihtiyac yüzünden göçe mecbur kald klar n bildirerek yapt klar af ve hizmet talepleri kabul edilmedi y l nda Nesâ savafl ile bafllayan ve 1040 Dandanakan savafl na kadar devam eden bu mücadeleler s ras nda Selçuklular, 1038 y l nda Niflabur u ele geçirip devlet ilân ettiler. Sultan Mesud un, Türkmenler (O uzlar) ya da Selçuklu meselesini çözmek üzere yapt son büyük hamle de Dandânakân da baflar s z oldu. Bu baflar s zl kta, Selçuklular n bu var olma-yok olma mücadelesinde kazanmaktan baflka çarelerinin olmamas ve uygulad klar vur-kaç savafl takti i önemli etken olmufltur. Savafltan sonra Tu rul Bey sultan ilân edilerek Selçuklu Devleti kuruldu. Ülke topraklar n n yönetimi hanedan mensuplar aras nda paylafl ld.

26 18 Büyük Selçuklu Tarihi Kendimizi S nayal m 1. Selçuklular n bilinen ilk atas afla dakilerden hangisidir? a. Selçuk Bey b. Arslan Yabgu c. Dukak Bey d. O uz Yabgu e. Kutalm fl 2. Selçuklular O uz boylar n n hangisinden gelmektedirler? a. Kay b. Yaz r c. Dö er d. K n k e. K pçak 3. X. yüzy lda O uzlar n bafll ca yurtlar afla dakilerden hangisidir? a. Maveraünnehir b. Do u Türkistan c. Orta Seyhun, Aral-Hazar aras d. Orhun bölgesi e. Horasan 4. X. yüzy ldaki O uz göçlerinin nedeni afla dakilerden hangisidir? a. Çin istilâs b. Karahanl lar taraf ndan davet edilmeleri c. Gazneli Mahmud un düflmanca tav rlar d. Maveraünnehir de yaflanan k tl k e. K pçak Birli inin K taylar n bask s yla da lmas 5. Afla dakilerden hangisi Ça r Bey in Anadolu ak - n n sonuçlar ndan biri de ildir? a. Bizans n Do u Anadolu siyasetinde de ifliklik yapmas b. Ermeniler in iç bölgelere göç ettirilmesi c. Büyük Selçuklu Devleti nin kurulmas d. Anadolu nun fethedilebilirli inin tespiti e. Çok miktarda ganimet elde edilmesi 7. Selçuklu-Gazneli savafllar için afla daki efllefltirmelerden hangisi yanl flt r? a Serahs b Nesâ c Dandânâkan d Talh-âb e Ulyâ-âbâd 8. Selçuklular n Gaznelilerle savafllar n n bafll ca sebebi afla dakilerden hangisidir? a. Karahanl lar a yard m etmesi b. Gazne topraklar n ya malamas c. Arslan Yabgu nun esir edilmesi d. Sultan Mahmud un O uz illerini ya malamas e. Selçuklular n devlet kurmak istemeleri 9. Dandanakan dan sonra yap lan idarî düzenlemeyi en do ru flekilde afla dakilerden hangisi tan mlamaktad r? a. Henüz devlet kurulamam flt r. b. Kurulan devlet K n k boyunun idaresine verilmifltir. c. Tu rul Bey idaresinde merkeziyetçi bir devlet kurulmufltur. d. Tu rul, Ça r ve Yabgu ayr bölgelerde hükümdar olmufllard r. e. Devletin bafl na Selçuk Bey geçmifltir. 10. Dandanakan dan sonraki paylafl m ile ilgili afla dakilerden hangisi yanl flt r? a. Tu rul Bey e Merv merkez olmak üzere ran b. Ça r Bey e Merv merkez olmak üzere Ceyhun a kadar Horasan c. Kara Arslan Kavurt Bey e Kirman d. nanç Yabgu ya Herat ve Sistan e. Tu rul Bey e Niflabur merkez olmak üzere Horasan 6. Selçuklular n Maveraünnehir de tehlike olarak görülmelerinin nedeni hangisidir? a. Göçler dolay s yla say lar n n devaml artmas b. Sâmâno ullar ile iflbirli i yapm fl olmalar c. Karahanl taht n ele geçirmek istemeleri d. Ali Tegin ile iflbirli i yapmay reddetmeleri e. Gazne topraklar na düzenledikleri ak nlar

27 1. Ünite - Kurulufl Dönemi 19 Okuma Parças Gazneli Sultan Mahmud, Karahanl hükümdar Yusuf Kad r Han ile Semerkant ta görüfltükten sonra O uzlar n kendileri için de büyük bir tehlike oldu u kanaâtine vard. Fakat tehditin boyutunu anlamak üzere o s rada O uzlar n önde gelen baflbu lar ndan olan Arslan Yabgu yu huzuruna ça rd kiflilik bir ordu ile geldi ini duyunca kendi bafl na gelmesini istedi. Arslan Yabgu bafllang çta iyi kabul görmekle birlikte, daha sonra yakalanarak hapsedildi. Sultan Mahmud ile Arslan Yabgu aras nda bu olaya sebep olarak gösterilen konuflma flu flekilde nakledilmektedir: Sultan Mahmud- Biz her zaman Hind taraf na, kâfirlerle gazaya gitmek zorunday z. Böyle olunca Horasan ihmâl ediliyor. Sizden beklentim odur ki, iki taraf aras nda bir sözleflme ve yard mlaflma olsun. Zira bir taraftan kuvvetli bir düflman peyda olursa, yard ma ihtiyaç olacakt r. Siz yard m esirgemeyesiniz. Arslan Yabgu- Sultan a ba l l k konusunda bizden kusur ve ihmâl olmaz. Sultan Mahmud- Askere ihtiyac m olursa bana ne kadar yard m edebilirsiniz? Silahdâr ndan bir yay alan Arslan gençli in ve içkinin verdi i gururla Arslan Yabgu- Bu yay kendi kavmime gönderirsem kifli derhâl atlan rlar diye cevap verdi. Sultan Mahmud- Daha fazlas na ihtiyac m olursa diye tekrar sordu. Arslan Yabgu- Elindeki oku Sultan Mahmud a atarak Bu oku kendi kabileme iflaret olarak gönderdi im her zaman kifli daha gelir diye cevaplad. Yabgu, Sultan sordukça üç ok ve bir yayla toplam kiflinin gelece ini taahhüt etti. Sultan Mahmud Daha fazla lâz m olursa diye sormaya devam etti. Arslan Yabgu- fiu oklardan birini Balhan Da na (Hazar n güneydo usunda) gönder, atl daha gelir. Sultan Mahmud ayn soruyu tekrarlay nca Arsan Yabgu- Bu oku Türkistan a gönder, atl istesen de gelir dedi. Sultan Mahmud bunun üzerine Bir yay ve üç okla, maafls z-ücretsiz bu kadar orduyu emre amade edebilen bir kimseyi hafife almamal d r diyerek onu ve adamlar n yakalatt. Gece yar s zincirlere vurulmufl olarak, hapsedilmek üzere Hindistan daki Kalincar kalesine gönderildi. O lu Kutalm fl ve adamlar n n teflebbüslerine ra men kurtar lamayan Arslan Yabgu 1032 y l nda hapiste öldü (Köymen, 1979) Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. c Cevab n z do ru de ilse Selçuklular n Kökeni konusunu tekrar gözden geçirin. 2. d Cevab n z do ru de ilse Selçuklular n Kökeni konusunu tekrar gözden geçirin. 3. c Cevab n z do ru de ilse Selçuklular ve O uzlar konusunu tekrar gözden geçirin. 4. e Cevab n z do ru de ilse Cend e Göç konusunu tekrar gözden geçirin. 5. c Cevab n z do ru de ilse Ça r Bey in Do u Anadolu Kefliif Ak n konusunu tekrar gözden geçirin. 6. a Cevab n z do ru de ilse Karahanl lar ile liflkiler konusunu tekrar gözden geçirin. 7. b Cevab n z do ru de ilse Horasan a Göç ve Gazneliler ile Savafllar konusunu tekrar gözden geçirin. 8. e Cevab n z do ru de ilse Horasan a Göç ve Gazneliler ile Savafllar konusunu tekrar gözden geçirin. 9. d Cevab n z do ru de ilse Devletin Kuruluflu ve Mahiyeti konusunu tekrar gözden geçirin. 10. a Cevab n z do ru de ilse Devletin Kuruluflu ve Mahiyeti konusunu tekrar gözden geçirin.

28 20 Büyük Selçuklu Tarihi S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Selçuklular, Aral-Hazar aras ndan Orta Seyhun a kadar uzanan yurtlar nda yaflamakta olan O uzlar n K n k boyundan gelmekte idiler. Bilinen ilk atalar Dukak Bey de O uz yabgusunun sübafl s idi. Daha sonra Selçuk Bey de ayn göreve getirilmifltir. S ra Sizde 2 Maveraünnehir e göç ettikten sonra kendilerine kat lan O uzlarla birlikte nüfuslar giderek artan Selçuklular, bölge hâkimleri aras ndaki iliflkilerde rol almaya bafllad lar. Karahanl lar a karfl savafllar nda Sâmâno ullar n n yan nda yer ald lar. Ancak Sâmâno ullar n y k p buray ele geçiren Karahanl lar taraf ndan istenmediler. Bask ya maruz kalan Ça r Bey yeni yurtlar aramak, ganimet elde etmek ümidiyle bu sefere ç kt. Yararlan lan Kaynaklar Agacanov, Sergey (2002). O uzlar (Türkçe trc. A. Annaberdiyev- E. Necef) stanbul Agacanov, Sergey (2006) Selçuklular (Türkçe trc. E.Necef-A. Annaberdiyev) stanbul Köymen, M.Altay (1979). Büyük Selçuklu mparatorlu u Tarihi I Kurulufl Devri Ankara Sümer, Faruk(2004). O uzlar (Türkmenler) Tarihleri-Boy Teflkilât - Destanlar stanbul. Turan, Osman (2010). Selçuklular Tarihi ve Türk slâm Medeniyeti stanbul S ra Sizde 3 Türkler de eski devirlerden itibaren, ailenin, boyun ve devletin kim taraf ndan yönetilece i problem teflkil etmifltir. Selçuklular da daha devlet kurulmadan önce, ailenin riyâseti konusunda anlaflmazl a düflmüfllerdi. Selçuk Bey den sonra, daha onun sa l nda ölen büyük o lu Mikail in çocuklar ile hayattaki büyük o lu Arslan Yabgu, ailenin yönetimi konusunda sorun yaflam fllard r. S ra Sizde 4 Gazneliler in kendilerinden say ca çok küçük olan Selçuklulara yenilmesinin bafll ca sebebi, iki ordu aras ndaki mahiyet fark d r. Selçuklu ordusu kazanmaktan baflka ç kar yolu olmayan, çöl savafl na uygun hafif süvarilerden oluflan bir ordu idi. Gazneliler ise fillerin de önemli yer tuttu u a r techizâtl, dolay s yla hareket kaabiliyeti zay f bir ordu idi. Di er yandan Selçuklu ordusu maddî-manevî tüm unsurlar ile uyumlu, Gazne ordusu ise muhtelif kökenlerden gûlamlar n oluflturdu- u bozguna meyyâl bir ordu idi.

29

30 2BÜYÜK SELÇUKLU TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra Selçuklu Devleti nin kurulufl dönemi idarî yap lanmas n n özelliklerini aç klayabilecek, Devletin kurulufl döneminde yaflanan bafll ca siyasî olaylar tan mlayabilecek, Selçuklu Devleti nin slâm Dünyas nda üstlendi i rolü ve Abbasî Halifeli i ile iliflkilerini siyaset felsefesi aç s ndan aç klayabilecek, Taht mücadelelerini idare mekanizmas bak m ndan de erlendirebileceksiniz. Anahtar Kavramlar Türkmenler Bizans Abbasîler Fatimîler syanlar Ça r Bey Kutalm fl Tu rul Bey brahim Yinal Musa Yabgu çindekiler Büyük Selçuklu Tarihi Tu rul Bey Zaman DEVLET N MAH YET VE LK FET HLER TÜRK AKINLARI VE B ZANS LE L fik LER ABBASÎ HAL FEL LE L fik LER fiehzâde SYANLARI D ER OLAYLAR

31 Tu rul Bey Zaman DEVLET N MAH YET VE LK FET HLER Dandânakân zaferini kazand ktan sonra Tu rul Bey i sultan ilân eden Selçuklular, bu baflar lar n birer zafernâme ile baflta Karahanl lar olmak üzere, tüm komflular - na duyurdular. Bunun yan s ra bir islâm devleti olarak onaylanmak iste i ile, Abbasî halifesi el-kaim Biemrillah a da elçi gönderdiler. Tu rul Bey ad na kaleme al - nan mektupta Gazneliler in zulümlerinden ve taht hak etmeyen köle soylar ndan, kendilerinin ise padiflahzâde olduklar ndan bahsediyor; âdil, dindar hükümdarlar olmay vad ederek saltanatlar n n tastik edilmesini bekliyorlard. Daha önce söz edildi i gibi Dandânakân zaferinden sonra, fethedilen ve fethi hedeflenen topraklar n yönetimi hanedân mensuplar aras nda bölüflülmüfltü. Tu rul Bey sultan olmakla birlikte; her birisinin kendi tâbileri bulunan Ça r Bey ve Musa Yabgu da, ba ms z birer hükümdar hüviyetiyle karfl m za ç kmaktad rlar. Gerçi onlar n bu yüksek mevkilerine ra men hiyerarflik bak mdan Tu rul Bey in üstünlü ünü kabul etmekte olduklar anlafl lmaktad r. Selçuklu Devleti nin kuruluflu, hiç flüphesiz Türk- slâm ve Dünya Tarihinin ak - fl n de ifltirecek önemli bir dönüm noktas olmufltur. Çünkü henüz sadece Horasan ele geçirmifl bulunan Selçuklular, en yak ndan bafllayarak Afganistan, ran, Azerbaycan ve hattâ Anadolu yönünde topraklar n geniflletmek siyaseti güdüyorlard. En güçlü rakipleri Gazneliler le s n r mücadeleleri bundan sonra da sürüp gidecek olmas na ra men, onlar art k ciddi bir tehdit olmaktan ç km fllard. ran ise, tüm yak ndo uda oldu u gibi, Abbasî mparatorlu u nun X.yüzy lda zay flamas yla ortaya ç kan, siyasî birlikten yoksun bir flekilde, mahallî hanedanlar n idaresinde bulunuyordu. Tu rul Bey Horasan a sahip olan kardefli Ça r Bey le s n rdafl olarak kendisini bir bak ma do u istikametinde tamamen emniyette hissediyordu. Ça r Bey ise Gazneli topraklar nda ilerlemeye devam ederek, Belh baflta olmak üzere Toharistan ve Huttalân bölgelerini süratle ele geçirdi. Musa Yabgu da Herat ve Sistan alarak Gazneliler e karfl mücadeleyi sürdürdü. Sultan Mesud ölmeden önce, Harizmflâh smail isyan etmifl oldu u için Harizm i Cend emiri fiâh-melik e vermiflti. fiâh-melik kadar askerle Harizm e yürüyüp smail i a r bir yenilgiye u rat p bölgeye hâkim oldu (1041). Ça r Bey, ordusunun mevcudundan da anlafl laca üzere, büyük bir O uz gücüne dayanmakta olan eski düflmanlar fiâh-melik in arz etti i tehlike karfl s nda ordusuyla hemen harekete geçti. Bunun üzerine Cend meliki çekilmek zorunda kald. Ancak Ça r Bey Halifelik asl nda tam olarak devlet baflkanl demek olup, slâm siyaset felsefesine göre halife, bütün müslümanlar n emiri idi. Yani slâm dünyas n n bir tek hükümdar olabilirdi; o da halife idi. Ancak Abbasî Halifeli i, Harun Reflid ve o ullar ndan sonra çeflitli sebeplerle güç kaybederken, merkeziyetçi yap s da çözülmeye bafllam flt. Bundan yararlanan pek çok yerel yönetici bulundu u yerde ba ms zl n ilân etti. Abbasî halifeli i daha fazlas na gücü yetmedi i için, kendi ad na para bast rmak ve hutbe okutmak kayd yla bu emirliklerin varl n onaylad. Böylece Bat ran ve Irak- Acem de Büveyho ullar, Horasan ve Maveraünnehir de Sâmâno ullar, Musul da Hamdano ullar, Ukaylo ullar, Azerbaycan da fieddado ullar, Horasan da Tahiro ullar, M s r da Fat mî Halifeli i vb. gibi hanedanlar ortaya ç kt. Bunlar n meflruiyeti ise, sonuncusu hariç halifeden alacaklar onaya ba l bulunuyordu.

32 24 Büyük Selçuklu Tarihi Selçuklular, Büyük Selçuklu Devleti ne ba l olmak üzere baz hanedanlar daha kurmufllard r. Bunlar n ilki hemen Dandânakân dan sonra Kavurt Bey in fethetti i Kirman da kurdu u meliklik; ikincisi Sultan Melikflah n 1078 tarihinde kardefli Tutufl u fiam (Suriye) a tayin etmesi üzerine kurulan Suriye Selçuklu Melikli i; üçüncüsü Sultan Sancar n,1119 da ye eni Mahmud u Irak a sultan tayin etmesiyle kurulan Irak Selçuklular ; sonuncusu ise Kutalm flo lu Süleymanflâh n 1075 y l nda znik i fethederek Büyük Selçuklular dan ba ms z, onlarla rekabet hâlinde kurdu u Türkiye Selçuklular hanedanlar d r. onun çekilmesini yeterli görmeyerek, Taberistan seferinden henüz dönmüfl olan Tu rul Bey ile birleflerek fiah-melik in üzerine yürüdü. Baflflehir Ürgenç te kuflat - lan fiâh-melik, bir huruç hareketi yapmak istediyse de yenildi. Gazneliler e s nmak üzere kaçarken brahim Yinal n kardefli Ertafl taraf ndan yakaland ve hapsedildi. Böylece Selçuklular n eski düflmanlar tamamen ortadan kald r ld gibi, Harizm vilâyeti de Selçuklu idaresine girmifl oldu (1043). Bu geliflme O uzlar n, art k rakipsiz görünen Selçuklular a kat l m n da iyice h zland rm flt r. Kirman eyaleti ise Ça r Bey in o lu Kavurt Bey taraf ndan ele geçirildi ve Büyük Selçuklular a ba l olmak üzere, Kirman Selçuklu Melikli i kurulmufl oldu. Tu rul Bey in Harizm seferinden döndükten sonra, Selçuklu ailesinin en flöhretli mensuplar olan Kutalm fl, brahim Yinal ve Alp Sungur Yakutî de maiyetinde olarak Bat ran a yönelmesi, devletin daha çok bu tarafta geniflleyece inin iflaretlerini veriyordu. Merkezî bir yönetimden mahrum olan bölge, çok k sa bir zaman zarf nda Selçuklular taraf ndan kolayl kla ele geçirildi. Tu rul Bey zaten daha önce, Hazar Denizi nin güneyinde bulunan Taberistan ve Gürgân ele geçirerek buradaki hanedanlar kendisine ba lam fl bulunuyordu (1042). brahim Yinal 1042 de Irak O uzlar n n elinde bulunan Rey flehrini ele geçirdi. Tu rul Bey ertesi sene baflkentini Niflabur dan Rey e nakletti. Bunu Hemedân, Kazvîn, Zencân, Kirmanflâh ve Hulvân gibi flehirlerin fethi takip etti ( ). Tu rul Bey bundan sonra sfahan a yürüyüp Kâkûyeo lu Ferâmurz u tâbiyet alt na ald ( ). Fakat Ferâmurz un daha sonra Rey i istilâ teflebbüsü ve itaâtsizli i 1050 y l nda sfahân n Selçuklu topraklar na kat lmas ile sonuçland. sfahân çok be enen Tu rul Bey imar için gerekenleri de yapt. Bütün bu fetihlerle ve brahim Yinal n Sarmâc ve fiehrizor u almas yla da Selçuklu Devleti art k Azerbaycân ve Irak s n rlar na; yani Bizans ve Abbasî Halifeli i hudutlar na dayanm fl bulunuyordu. TÜRK AKINLARI VE B ZANS LE L fik LER Yukar da O uz göçlerinin K pçak boy birli inin da lmas ndan kaynaklanan sebeplerle, önemli ölçüde zorunluluktan kaynakland ifade edilmiflti. O uzlar, Selçuk Bey in Cend e göçünden beri, neredeyse üç kuflakt r Maveraünnehir, Harizm ve Horasan da oradan oraya göçüp durmakta idiler. Selçuklular n kazand güç ve itibar çerçevesinde etraflar nda toplananlar n say s da giderek art yordu. Bununla birlikte Dandânakân zaferi Türk Milleti nin kaderini de ifltirecek bir dönüm noktas oldu. Bu zaferle Ceyhun Nehri k y lar nda, Gazneliler taraf ndan engellenmekte olan Türkmen göçünün önündeki set çöktü. Selçuklular n devlet kurdu unu duyan Türkmenler ak n ak n Horasan a gelmeye bafllad lar. Bilge Ka an n ad - na dikti i âbideye kaz tt aç milletimi doyurdum, ç plak milletimi giydirdim, az milletimi ço altt m sözlerinde karfl l n bulan babal k vasf gere i; göçebeler de devletin kap s na koflmaya bafllad lar. Devrin kaynaklar bu göçü bir insan seli olarak tarif ederler. Dönemin görgü flahidi olan Beyhâkî nin eserinde anlatt bir anekdot göçün kapsam n ifade etmesi bak m ndan çok çarp c d r. Horasan a akan insan y nlar içerisinde bir fleyler aranmakta olan yafll ve sakat (acûze, âciz) bir kad na, bu hâlde neden yollara düfltü ü sorulunca; Selçuklular n devlet kurdu unu ve Gazneliler in kaçarlarken yerin alt na gömdükleri hazinelerden hissesini almaya geldi ini söyler. Bu anlat m mübala al say lsa bile, yazar n dikkatimizi çekmek istedi i husus, kendisini devletin mensubu/ hissedâr sayan böyle bir kad n bile yollara düflmüfl ise, geride neredeyse kimsenin kalmam fl oldu u gerçe idir.

33 2. Ünite - Tu rul Bey Zaman 25 Daha önce Horasan a gelmifl bulunan Yabgulular (Irak O uzlar ) Selçuklu Devleti ne tâbi olmak istemeyerek bat ya Azerbaycân, Do u Anadolu, el-cezire ve Irak a yönelirken her taraf ya mal yorlard. Ayr ca Horasan a gelmifl ve henüz yerlefltirilemeyen O uzlar da, girdikleri yerlerde hayatlar n sürdürebilmek için ayn yolu takip ediyorlard. Abbasî Hâlifesi bu sebeple Tu rul Bey i olanlar konusunda ihtar etmek üzere bir mektup gönderdi. Halife ald klar yerlerle yetinmelerini, ya malarla slâm ahaliyi daha fazla incitmemelerini bildiriyordu. Tu rul Bey buna bir yandan bu faaliyetlere kat lanlar n hepsinin kendi tâbileri olmad, di er yandan da insanlar aç kald klar için böyle yap yorlarsa elinden bir fley gelmeyece i fleklinde cevap veriyordu. Gerçekten de Türk Devleti boylar birli i esas üzerine teflkilâtland için sultan, devlet nezdinde beyi taraf ndan temsil edilen boy mensuplar üzerinde do rudan söz sâhibi de ildi. Selçuklu Devleti nin kurulufl aflamas nda, Türkmenler le ilgili olarak SIRA karfl laflt S ZDE en önemli meseleyi aç klay n z. 1 Bununla birlikte Selçuklu sultanlar üzerine devlet olduklar Arap, Fars veya Türk ne olursa olsun müslüman ahâliyi incitmek hakk na sahip de illerdi. Ancak y llard r bu devletin kuruluflu için birlikte savaflt klar soydafllar n n SORU ihtiyaçlar n da SORU görmezden gelemezlerdi. Çünkü aksi flekilde davranmalar varl k sebeplerine ayk r düflerdi. Bu zorunlulukla Türkmenler in iskân na iliflkin bir SIRA devlet S ZDE politikas ortaya konuldu. Buna göre Türkmenler Diyâr- Rum a (Anadolu) sevk edilecek, biz- D KKAT D KKAT zât Selçuklu sultanlar ve hanedân mensuplar da bu seferlerin önünü açacak, destekleyeceklerdi. Böylece Türkmenler bir taraftan gayr müslimlerle Allah yolunda savaflarak gaza etmifl, di er taraftan da kendileri için hayati ihtiyaç olan bir yurt kazanm fl olacaklard. SORU SORU AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ slâmiyetin yay ld ilk dönemlerde Suriye, Filistin, Kuzey Afrika ile D KKAT Girit, Sicilya ve K br s adalar n da kaybeden Bizans, Abbasîler in duraklamas ndan K sonra T A toparlanarak, P K T A P D KKAT 950 lerden itibaren karfl taarruza geçti. Bu sayede Erzurum-Tarsus hatt na çekilmifl olan do u s n r n yeniden Azerbaycan-Kafkasya ya kadar geniflletirken; güneyde Haleb e ulaflt. Bizans, K br s Adas n geri ald ktan sonra Akdeniz de de yeniden söz sahibi olmaya TELEV ZYON TELEV ZYON bafllad. Yani Selçuklular slâm Dünyas n n yeni liderleri olarak Yak ndo u ya AMAÇLARIMIZ girdikleri AMAÇLARIMIZ s rada, Bizans Müslümanlar karfl s nda karada ve denizde ilerleyifl hâlinde bulunuyordu. Pasinler (Hasankale) Zaferi K NTERNET T A P Bizans mparatoru IX. Konstantin Monomakhos, Türkler in Azerbaycân-Kafkasya s n rlar na dayanmas üzerine 1045 y l nda büyük bir orduyu fieddâdîler in baflflehri Düvin üzerine gönderdi. Bu taarruzu haber alan Tu rul Bey TELEV ZYON de, Kutalm fl idaresinde bir ordu sevk etti y l nda, Bizans n sald r s üzerine meydana gelen bu ilk Selçuklu-Bizans savafl nda, Gürcü prensi Liparit in kumanda etti i Bizans ordusu a r bir hezimete u rad. Kutalm fl, Tu rul Bey e t pk 1021 y l nda Ça r Bey in NTERNET söyledi i gibi, bu topraklarda kendilerine karfl koyacak bir kuvvet bulunmad n bildirdi. Bu arada Gence yi muhasara eden Kutalm fl n harekât na paralel olarak, baflka bir Selçuklu flehzâdesi Musa Yabgu nun o lu Hasan idaresindeki ordu da Erzurum Pasin ovas n istilâ ederek Van Gölü havzas na indi. Ancak Büyük Zap suyu civar nda Bizans kuvvetlerinin pususuna düflen Hasan pek çok askeri ile birlikte flehit oldu. Tu rul Bey çok sevdi i bu akrabas n n intikam n almak için, Bizans a karfl hemen yeni bir sefer haz rl na bafllad. NTERNET K T A P TELEV ZYON NTERNET

34 26 Büyük Selçuklu Tarihi Bu s rada brahim Yinal, yurt istemek için Niflabur a kendisine gelen O uzlar, topraklar n n yeterli olmad n söyleyerek onlar Anadolu ya yönlendirmiflti. Kendisi de onlara verdi i söze uygun olarak, arkalar ndan harekete geçmifl bulunuyordu. Bu harekâttan haberdar olan Tu rul Bey, onu Bizans a karfl savaflla görevlendirdi. brahim Yinal komutas ndaki Türkmenler Erzurum, Gümüflhâne, A r, Erzen havalisine yay ld lar. Bunun üzerine Türkler i bertaraf etmek için harekete geçen Gürcü prensi Liparites, kiflilik ordusuyla Pasinler (Hasankale) yak nlar nda esas Bizans ordusu ile birleflti. 18 Eylül 1048 Cumartesi günü meydana gelen fliddetli savaflta Türk ordusu bir defa daha gâlip geldi. Bizans komutan n n Cumartesi gününü u ursuz sayarak hücuma geçmemesinin, Selçuklu ordusuna bask n imkân verdi i anlafl lmaktad r. Kaynaklar ordu komutan Liparites de dâhil, esir ve araba yükü ganimet ele geçti ini yazarak ne denli büyük bir zafer kazan lm fl oldu unu tasvir ederler. Rey e Tu rul Bey in nezdine götürülen esir ve ganimetlerden, Liparites de Sultan n pay na düfltü. Selçuklu Devleti ve Bizans mparatorlu u aras ndaki ilk diplomatik iliflkinin bu olaydan sonra kuruldu u tahmin edilmektedir. IX. Monomakhos, ordu komutan Liparites ve baz esirleri kurtarmak, daha önemlisi bar fl sa lamak üzere Tu rul Bey e bir elçi ve de erli hediyeler gönderdi. Liparites i fidye almadan serbest b rakan Sultan, imparatora gönderdi i elçi vas tas ile, stanbul da bulunan câmide Abbasî Halifesi ve kendi ad na hutbe okunmas n sa lad. Bu durum kuflkusuz Bizans n M s r ile olan zengin ticaret iliflkilerine zarar verecek bir geliflme olmas na ra men, Selçuklular n gücü karfl s nda boyun e mek zorunda kal nm flt. Ancak Tu rul Bey in y ll k vergi iste inin imparator taraf ndan reddedilmesi önemli bir mesele idiyse de, hadisesinin arkas n takip etmek imkân olmad. Zira devletin kuruluflu ve genifllemesinde çok büyük hizmetleri olan ve ileri harekât ile daima Tu rul Bey in önünü açan kardefli brahim Yinal da kendisine, Ça r Bey ve Musa Yabgu gibi müstakil bir hâkimiyet alan kurmak istiyordu. Tu rul Bey, brahim Yinal n isyan sebebiyle, Bizans meselesini ask ya alarak onun üzerine yürümek zorunda kald. Tu rul Bey kardeflinden, Hemedân ve elinde tuttu u di er kaleleri geri ald gibi, kendisini de Sarmâc kalesinde kuflat p ele geçirdi. Tu rul Bey, brahim Yinal affedip pek çok ikta teklif etti ise de, brahim Yinal sultan n hizmetinde kalmay tercih etti. Tu rul Bey in Anadolu Seferi Tu rul Bey in meflgul oldu u bu k sa ara, Bizans imparatoruna fieddâdî topraklar na sald r f rsat sa lad. Hattâ mparator Monomakhos, Tu rul Bey in M s r a yapmay plânlad sefer s ras nda, Bizans topraklar ndan geçme iste ini de geri çevirdi. Bu arada bir y l aflk n süredir Gence yi kuflatmakta olan Kutalm fl ise Bizans ata karfl s nda çekilmek zorunda kalm fl; bununla birlikte 1053 y l nda Kars al p ya malam flt. Tu rul Bey bu olaylar üzerine, imparatorun taarruzu yüzünden Do u Anadolu s n rlar nda birikip s k nt çekmekte olan soydafllar n n önünü açmak için Anadolu ya bizzât sefer etmeye karar verdi y l bafl nda büyük bir orduyla yola ç - kan Tu rul Bey, önce Azerbaycân da Revvâdî emiri Vehsudan ile fieddâdî emiri Ebû l-esvâr kendisine tâbi k larak arkas n emniyete ald. Yoluna devamla Do u Anadolu bölgesine giren Sultan, Van Gölü civar ndaki Bargiri (Muradiye) ve Ercifl kalelerini fethetti. Buradan Malazgirt e gelen Tu rul Bey in, üç kola ay rd ordusunun bir k sm Canik ten Kafkaslar a, Tercan dan Oltu ya kadar olan bölgeyi ya -

35 2. Ünite - Tu rul Bey Zaman 27 malad. Bayburt a kadar ulaflan di er bir kol, ücretli Frank askerler taraf ndan püskürtüldü ü için daha ileri gidemedi. Selçuklu ordusunun üçüncü k sm ise, Vanand (Kars) da Ermeni Gagik in ordusuyla iki taraf n da a r kay plar verdi i bir savafla girdi. Tu rul Bey bunun üzerine ordusunu toplay p Malazgirt e döndü ve kaleyi muhasara etti. Vasil adl bir komutan idaresinde müdafaa edilmekte olan Malazgirt bir ay boyunca fliddetle muhasara edilmesine ra men al namad. Tu rul Bey, Selçuklu ordusunun muhasara araçlar n n yeterli olmamas ve k fl n yaklaflmas üzerine ertesi y l yeniden gelmek karar yla Malazgirt ten ayr lmak zorunda kald. Tu rul Bey bu sefer sonucunda her ne kadar istedi i sonucu alamad ise de, ran ve Horasan da kendilerine yurt bulamayarak, devlet taraf ndan zorunlu bir flekilde Anadolu ya sevk edilen Türkmenler in önünü, devletin bu konudaki siyasetine uygun olarak açm fl oldu. Büyük Selçuklu Devleti nin Bizans politikas n n hangi temel esaslara SIRA dayand n S ZDE aç klay n z. ABBÂSÎ HAL FEL LE L fik LER Selçuklu ileri geleneleri, daha 1038 de devlet kurmak teflebbüsünde bulunduklar nda; Dandânakân da kesin olarak devletlerini kurduklar nda SIRA SORU da S ZDE Abbâsî halifesi el- Kâim Biemrillah a elçiler göndererek saltanatlar n n onaylanmas n istemifllerdi. Halife bu istekleri olumlu karfl lam fl; fakat Tu rul Bey e Türkmenler in ran, Kirman, Irak, el-cezire ve Azerbaycân a yay l p slâm ülkelerini istilâ etmelerinden D KKAT duydu u rahats zl da iletmiflti. Selçuklular n bu ilerleyifli s ras nda küçük mahallî hânedanlar d fl nda, bölgedeki en önemli muhatab Büveyho ullar SIRA SORU S ZDEidi. 2 SORU D KKAT SIRA SORU S ZDE Büveyho ullar, y llar aras nda Fars, Hûzistan, Kirman, Cibâl D KKAT ve Irak bölgesinde hüküm sürmüfl olan Deylemli, fliî inan fll bir hanedand r. Büveyhî emiri Ahmed, 19 Ara- AMAÇLARIMIZ D KKAT AMAÇLARIMIZ l k 945 de, Abbasî halifesi Müstekfî taraf ndan, Ba dad daki kar fl kl klar bast rmak için davet edilip, emirü l-ümeral a tayin edildi. Fakat Ahmed, Müstekfî nin K gözlerine T A P mil çektirip onun yerine Muti Lillah halife ilân etti. Abbasîler bundan sonra Büveyho ullar n n K T A P bask s alt nda varl klar n sürdürmek zorunda kald lar. Büveyho ullar, AMAÇLARIMIZ fliî olmalar na ra men, tamamen kendi siyasî ç karlar do rultusunda, sünnî halifeli in varl n AMAÇLARIMIZ sürdürmesi için çal flm fllard r. Nitekim bölgedeki di er emirliklere karfl ve onlar n üzerinde ha- TELEV ZYON TELEV ZYON lifeli in nüfuzunu kullanarak üstünlük sa lamakta idiler. K T A P K T A P Daha önce flubeler hâlinde bulunan Büveyho ullar, 1044 NTERNET y l nda Ebû Kâlicâr n idaresi alt nda birlefltiler. Ba dad da onun ad na hutbe TELEV ZYON okundu. Ancak ayn tarihlerde Selçuklular da Kirman, Orta ve Bat ran da Büveyho ullar n n topraklar na girmifl bulunuyorlard. Ebû Kâlicâr, baflkenti fiîraz tahkim etmekle birlikte, tehlikenin ne denli büyük oldu unun fark na vararak, savaflmaktansa Tu rul Bey e NTERNET tâbi olmay ye ledi. Bu arada Abbâsî halifesi, meflhur âlim Maverdî yi Tu rul Bey e elçi olarak göndererek iyi idare ile ilgili baz tavsiyelerin yan s ra, Büveyho ullar n n topraklar na girmemesi ricas nda da bulunuyordu. Halife nin asl nda tahakkümünden b kt Büveyho ullar lehine arabuluculuk teflebbüsünün arkas nda, iki hükümdar birbirine karfl kullanmak suretiyle, kendi durumunu kuvvetlendirmek siyaseti yatmaktayd. el-kâim Biemrillah n isteklerine olumlu cevaplar veren Tu rul Bey ise, Ebû Kâlicâr a bir elçi göndererek Halife ye karfl daha sayg l davranmas n bildiriyor ve o da bir nevi hilâfetin koruyuculu u rolüne soyunuyordu. Bu arada Ebû Kâlicâr 1048 de ölünce yerine o lu Melikü r- NTERNET TELEV ZYON NTERNET

36 28 Büyük Selçuklu Tarihi Arslan Besâsiri, Büveyhîler in son döneminde yaflam fl olan Türk as ll meflhur bir gûlam komutand. Büveyhî emiri Hüsrev Fîruz zaman nda Ba dad askerî valili ine tayin edilmiflti. Tu rul Bey in Ba dad seferi s ras nda meydana gelen olaylarda önemli roller oynad ve bu u urda hayat n kaybetti. fiahne Selçukulular zaman nda Ba dad baflta olmak üzere, önemli flehirlere tayin edilen, emrinde bir garnizon da bulunan askerî-merkez valisi idi. Daha sonraki dönemlerde görev alan daralmakla birlikte, Selçuklular zaman nda, özellikle de Ba dad flahneli i çok önemli bir görevdi. Rahîm Hüsrev Firûz geçti. Ba dad da ad na hutbe okundu. Fakat Büveyhî emirinin giderek artan bask s, Ba dad daki Türk askerleri komutan Arslan Besâsirî nin tahrikleri ile, flehirde meydana gelen fliî-sünnî çat flmas ve gerginlik had safhaya ç kt. Halife bunun üzerine, slâm Dünyas n n en büyük gücü durumunda olan Tu rul Bey i Ba dad a davet etti. Fakat Sultan, 1045 den 1052 y l na kadar aral klarla dört defa tekrarlan bu ça r ya, zamanlama kendi aç s ndan uygun olmad için hemen karfl l k vermedi. Çünkü bu s rada brahim Yinal n isyan n henüz bast rm fl; ancak bu isyandan yararlan p taarruza geçen ve göçebe Türkler in Anadolu ya giriflini engellemekte olan Bizans a karfl sefere ç kmak zorunda kalm flt. Tu rul Bey in Birinci Ba dad Seferi Tu rul Bey nihayet Anadolu seferinden sonra (1054), Halife ye bir elçi göndererek; 1. Hacca gitmek, 2. Peygambere hizmetle flereflenmek, 3. Hac yollar n eflkiyalardan temizlemek, 4. Suriye ve M s r kaçk nlar (Fatimîler) ile savaflmak üzere Ba dad a gelece ini bildirdi. Ancak hat rlanaca üzere, Halife nin Selçuklu sultan n defalarca davet etmifl olmas na ra men bu yolculuk s ras nda, elçilerin karfl l kl gidip gelmelerinden haberin Ba dad da korku ve telafla sebep oldu u anlafl lmaktad r. Tu rul Bey Ba dad a yaklafl rken yukar da sözü edilen vaadlerini ve halifenin emrine uyarak geldi ini, böylece di er hükümdarlar aras nda daha itibarl bir mevkiye yükselmeyi, halifenin düflmanlar ndan intikam n almak istedi ini tekrar bildirmek zorunda kald. Tu rul Bey in geliflinden önce Ba dad da ad na hutbe okunsa da fliî ahaliyi ve Besâsirî nin askerlerini, onun iyi niyeti konusunda ikna etmek mümkün olmad. Nahrevan da Halifenin veziri taraf ndan karfl lanan Tu rul Bey, 19 Aral k 1055 tarihinde Ba dad a geldi. Halifenin tavsiyesine uyan Büveyhî emiri Melikü r-rahim de itaâtini bildirdi ve askerlerini Ba dad d fl na çekerek sultan n güvenini kazanmaya çal flt. Büyük merasimle karfl lanan Tu rul Bey, Büveyhîler in idare merkezi olan darü l-memlekeye yerleflti. Selçuklu askerleri ise Ba dad d fl nda kurulan karargâhta bulunuyorlard. Ancak ertesi gün al flverifl için flehre giren Selçuklu askerlerinin sald r ya u ramas büyük bir çat flmaya dönüfltü. Bu duruma çok k zan Tu rul Bey, kar fl kl klar bast rd ktan sonra, Halife den olay n sorumlusu olarak gördü ü Melikü r-rahim i kendisine göndermesini istedi. Sultan onu yakalat p hapse atarak hem onlar n 110 y ll k Ba dad hâkimiyetine; hem de Büveyho ullar na son verdi. Ancak Halife Kâim Biemrillah, kendi beklentisinin aksine güç dengesinin bozuldu unu görerek Tu rul Bey i, Melikü r-rahim i serbest b rakmazsa Ba dad terk etmekle tehdit etti. Halife ye ba l oldu unu bildiren Tu rul Bey, geri ad m atmad gibi, olaylardan sorumlu tuttu u gûlam Türk askerlerinin iktalar na da el koyup kendi askerlerine da tt. Hattâ halifeli in hazinesini Selçuklu devlet hazinesine naklederken, Ba dad a da bir flahne tayin etti. Halife çaresiz kendisine maafl olarak taktir edilen ödene i kabul etmeye mecbur kald. Daha sonra Halife nin gelirlerinin artt r lmas ve Ça r Bey in k z Hatice Arslan Hatun ile evlendirilmesi (Ekim 1056) gerginli in biraz olsun azalmas n sa lad. Tu rul Bey in Birinci Ba dad seferinden sonra, Abbâsî Halifeli i Büveyho ullar n n bask s ndan kurtulmufl oldu. Bununla birlikte, onlar n yerini Selçuklular n ald aç kl kla görülmektedir. Asl nda Halife, Tu rul Bey i varl k sebebi olan siyasî ve askerî gücünü yeniden kazanmak umuduyla Ba dad a ça rm flt. Ancak bu gücü daha kudretli birisine kapt rd n gören Kâim Biemrillah hayal k r kl - na u rad. Tu rul Bey ise hilâfet makam n n islâm siyaset felsefesindeki yerini id-

37 2. Ünite - Tu rul Bey Zaman rak etmifl olarak, kuruma dokunmay p onu yerinde b rak yor; fakat asl nda halifenin tüm yetkilerini de üzerine alm fl bulunuyordu. Nitekim Tu rul Bey Ba dad da Selçuklu Devleti nin herhangi bir vilâyetindeki gibi, ad na para kestirirken; Ba dad ve çevresinde halifeye ait olan topraklar do rudan Selçuklu idaresine girmifl SORU bulunuyordu. 29 SORU slâm devlet anlay fl na göre, tüm müslümanlar n emiri olan halifenin, D KKAT baflka özelliklerin D KKAT yan s ra Kureyfl soyundan gelmesi flart vard. slâm dünyas na henüz giren Selçuklular, bu hükmün müslümanlar devlet baflkan n n meflruiyeti konusunda ba lad n n bilinciyle kuruma resmen dokunmad lar. Ancak halifenin konumuna bakarak, Selçuklular zaman nda din ve dünya ifllerinin birbirinden ayr ld fleklindeki yorumlar n temeli yoktur. Çünkü halifeler tabiî olarak, Hz.Muhammed in peygamberlik d fl nda AMAÇLARIMIZ kalan yani, yaln zca slâm Devletin yönetimi ile ilgili görevlerini devralm fllard r. Halife e er bu yetkisini baflka AMAÇLARIMIZ birisine b rakm flsa, geriye manevî sayg nl k d fl nda bir fley kalmam flt r. Nitekim daha sonra görülece i üzere, halifeler bunun bilinciyle, siyasî yetkilerini K yeniden T A P kazanmak K T A P için, Selçuklular ile aç kça mücadeleye gireceklerdir. Ancak Tu rul Bey in gelifli üzerine Ba dad dan kaçan Türk TELEV ZYON kuvvetleri komutan Arslan Besâsirî, Fat mî halifesi ile bölgedeki bir k s m fliî arap emirlerin deste ini alarak Selçuklular a karfl mücadeleye bafllad. Tu rul Bey bunun üzerine Kutalm fl ile Musul emiri Kureyfl i ona karfl sefere gönderdi. Ancak Sincar yak nlar nda NTERNET meydana gelen savaflta a r kay plar veren Kutalm fl yenilip çekilirken; yaralanan Kureyfl, Besâsirî nin ordusuna kat ld (1057 bafl ). Sincar halk ma lup olan Selçuklu askerlerine türlü iflkenceler ettiler. Musul da Fat mîler ad na hutbe okundu. Tu rul Bey bu durumda bizzât sefere ç kmak zorunda kald. Yakutî ve Hezaresb i de yan na alarak Besâsirî yi takibe koyuldu. Besâsirî, Selçuklu kuvvetleri tarfl s nda tutunamayarak M s r a kaçt. Tu rul Bey, 1050 y l ndan beri kendi ad na hutbe okuttu u, sözde itaât arz etti i hâlde, bu olaylar s ras nda fliîler lehine tav r alan Mervanî emirinin üzerine yürüdü. Selçuklu ordusu Meyyâfârikîn (Silvan) e gelince, Amid (Diyarbak r) a çekilen Nasruddevle pek çok hediye ve para gönderip af diledi. Onun teklifini kabul eden Sultan, yoluna devamla Sincar a geldi. Sincar ahâlisi surlardan Selçuklu ordusuna geçen sene öldürüp saklad klar O uzlar n kesilmifl kafalar n atarak tahrike devam ettiler. Bunun üzerine Selçuklu ordusu Sincar hücumla ald. fiehrin emiri ile bu iflkencelere kar flanlar fliddetle cezaland - r ld. brahim Yinal, Musul valili ine atand (Ocak 1058). Sultan Tu rul Bey Musul seferinden Ba dad a dönüflünde muhteflem bir törenle karfl land. Sultan n iste i üzerine halife ile ilk buluflma vukû buldu. Zira bundan önce bir y l kadar Ba dad da kald hâlde Halife ile görüflme olmam flt. Bunun en önemli sebebi hiç flüphesiz, Kâim Biemrillah n, Selçuklu sultan n kendisine tayin etti i statüden duydu u rahats zl k idi. Ancak Besâsirî tehlikesinin uzaklaflt r lm fl olmas ndan memnun olan Halife, Tu rul Bey e bu parlak karfllama töreninde Do u nun ve Bat n n hükümdar, Dinin dire i ve Halife nin orta- gibi unvanlar vermenin yan nda taç giydirip, alt n k l ç kuflatmak suretiyle de onurland r ld. Tu rul Bey in Ba dad seferini, Halife nin statüsü bak m ndan nas l de erlendirirsiniz? 2 TELEV ZYON NTERNET SORU SORU D KKAT D KKAT

38 30 Büyük Selçuklu Tarihi kinci Ba dad Seferi Ancak çok geçmeden brahim Yinal isyan düflüncesiyle, Cibâl e gitmek üzere Musul dan ayr ld. Bunu f rsat bilen Arslan Besâsirî ve Kureyfl, Musul u kuflatt lar. fiehri dört ay kadar savunan Erdem ve Aytekin, sonunda yiyecek k tl sebebiyle Musul u terk etmek zorunda kald lar. Tu rul Bey yeniden Musul seferine ç kt. Kureyfl ve Besâsirî karfl koyamayacaklar n anlay p flehri tahrip ederek kaçt lar. Sultan onlar takip ederken, kardefli brahim Yinal n bir kere daha isyan etmifl oldu u haberi geldi. Fat mî halifesinin, Hemedan ele geçiren bu Selçuklu flehzâdesine daha Musul da bulundu u s rada, saltanat n onaylamay vaat etti i kaydedilmektedir. Böylece Selçuklu kuvvetleri düflmanlar n n plânlar na göre bölünmüfl oldu. Nitekim Tu rul Bey in brahim Yinal n arkas ndan gitmesi, Besâsirî ve Kureyfl e Ba dad istilâ etmek imkân verdi (28 Aral k 1058). Beyaz fliî bayraklar ile flehre girip, Fat mî halifesi ad na para bast r p hutbe okuttular. Selçuklu Devleti nin Ba dad valisi öldürüldü. Bu durum Irak ta Selçuklu idaresinin çöktü ü anlam na geliyordu. Hattâ Halife el-kâim Biemrillah esir al nd. Kureyfl onu bir y ll k esareti süresince el-hadisâ da gözetim alt nda tuttu. Tu rul Bey, büyük s k nt lara sebep olan brahim Yinal isyan n bast rd ktan sonra, ikinci Ba dad seferi için yola ç kt. Daha yolda iken Kureyfl e bir mektup göndererek Halife nin serbest b rak lmas n, halifenin efli Hatice Arslan Hatun u da kendisine göndermesini istedi. el-kaim Biemrillah, Kureyfl taraf ndan serbest b rak l nca karfl l nda Besâsirî nin kar s ve çocuklar sal verildi. Sultan n yaklaflmakta oldu u haberi üzerine Besâsirî hemen Ba dad dan çekildi. Tu rul Bey, Halifeyi Nahrevan da karfl lad ktan sonra, Ocak 1060 da birlikte Ba dad a girdiler. Tu rul Bey in büyük sayg gösterileri aras nda yeniden taht na oturttu u Halife ise, ona kendi k l c n kufland rarak minnettarl n bildirdi. Sultan, Ba dad daki kar fl kl klar bast rd ktan sonra büyük komutanlar idaresindeki muazzam bir ordu ile Basâsirî yi yakalamak için sefere ç kt. fiiddetle takip edilen Besâsirî, Suriye ye kaçaca s rada vurulan at ndan düflerek yakaland. Kendisi ve pek çok askeri öldürüldü, kesilen bafl Ba dad da teflhir edildi. Tu rul Bey böylece sünnî halifelik için büyük bir tehdit oluflturan bu meseleyi halledip Ba dad a döndü ünde, resmî olarak da, halk taraf ndan da büyük sevgi ve sayg gösterileri ile karfl land (Mart 1060). el-kâim Biemrillah ona hilatler giydirip onuruna büyük bir ziyafet düzenledi. Tu rul Bey, Besâsirî nin iflgâli s ras nda ve sonraki çat flmalarda büyük y k m yaflayan Ba dad n imar n emretti. Irak flehirlerine yeni yöneticiler tayin etti. Böylece bölgede Selçuklu idaresi yeniden ve daha güçlü bir flekilde kurulmufl oldu. Tu rul Bey in Halife nin K z ile Evlenmesi Bu devirde siyasi iliflki kurman n veya mevcut iliflkileri güçlendirmenin bafll ca yollar ndan birisi, diplomatik evliliklerdi. Tu rul Bey ve di er hanedan mensuplar fethettikleri ülkelerin emirleri veya komflu hükümdarlarla bu tür evlilikler gerçeklefltirmifllerdir. Örne in Tu rul Bey Harizm i fethettiklerinde, Harizmflâh n dul kar s Altuncân Hatun ile evlenmiflti. Ba dad seferi s ras nda da Sultan n yan nda bulunan bu Hatun, ölümünden önce (1060 y l sonu), Sultan a Dünya ve âhiret flerefine nail olmas için Halife nin k z ile evlenmesini vasiyet etmiflti. Tu rul Bey, muhtemelen daha önceden kararlaflt rm fl oldu u üzere, Rey kad - s n Halife ye elçi olarak gönderip k z yla evlenmek istedi ini bildirdi. Fakat Abbâso ullar k zlar n n yabanc larla evlendirilmesi âdeti olmad gerekçesiyle teklif

39 2. Ünite - Tu rul Bey Zaman 31 reddedildi. Ancak Tu rul Bey vazgeçmek niyetinde de ildi. Veziri Amidülmülk Kündürî baflta olmak üzere, pek çok ileri gelen kimse Halife nezdinde, meseleyi çözmek için elçilik görevinde bulundu. Hattâ din âlimleri de fleri bak mdan konuyu münakafla ettiler. Halife bir ara, sultan oyalamak niyetiyle flartl olarak olumlu cevap verdikten sonra vazgeçti. Bunun üzerine Tu rul Bey, fiilî hâkimiyetinin do- al sonucu olarak gördü ü bu evlili e raz gelmeyen halifenin ve adamlar n n tüm iktalar na ve tahsisâtlar na el koydurdu. Nihayet iki y ldan fazla süren bu gerginlik, halifenin çaresiz Tu rul Bey e boyun e mesi ile sona erdi. Nikâh daha önce vekiller arac l ile Tebriz de k y lm fl olan Sultan, 1063 y l bafl nda dü ün için Ba dad a hareket etti. 18 fiubat ta bafllay p bir hafta süren bu muhteflem Türk dü ününün an s na, üzerinde Tu rul Bey in kabartma resminin ve hâkimiyet sembolü olan ok ve yay iflaretlerinin bulundu u hat ra bir madalyon da bas ld. Gelini al p Rey e dönen Tu rul Bey, bu evlilik yoluyla halifelik kurumu üzerinde, el-kâim Biemrillah n kabullenmekte güçlük çekti i statüsünü pekifltirmifl oldu. fiehzâde SYANLARI Yar göçebe hayat tarz na uygun olarak örgütlenen Bozk rl Türk Devleti nin, s k s k taht kavgalar ile sars l p hanedân de iflikliklerine ve zaafa sebep olan baz idarî gelenekleri vard. Bunlardan biri, arkalar nda binlerce insan gücünün deste i olan boy beylerinin, boylar birli i esas na göre kurulan devlet nezdindeki temsil güçleri dolay s yla, mevcut birli i bozup yenisini yapabilecek a rl a sahip olmalar idi. Bahsedilen yap n n da besledi i ikinci bir mesele ise, hanedan n bütün erkek mensuplar n n tahtta hak sahibi olduklar anlay fl idi. Bu iddian n dayana ise, daha önce de söz edildi i gibi, Tanr taraf ndan yeryüzünü idare etmekle görevlendirilmifl olan Türk ka an na bu lütfun bir iflareti olarak verildi i kabul edilen Kut anlay fl idi. Tanr taraf ndan ka ana bahfledilmifl olan bu özel güç kayna - n n, kan yoluyla geçti ine inan ld için, ka an n soyundan gelen her erkek fert böyle bir hak iddias nda bulunabilmekteydi. Bu u urda mücadeleye giren hanedân mensuplar, ihtiyaç duyduklar askeri ise devleti teflkil eden boylardan sa lamakta idiler. Türk Devleti nde ölen hükümdar n yerine, büyük veya küçük o ulun geçmesi gibi baz uygulamalar bulunmas na ra men, Kut inanc dolay s yla iyi iflleyen bir verâset hukuku oluflmam flt r. Sultan Melikflah dönemine kadar, büyük ölçüde bozk rl devlet özelliklerini yaflatan Selçuklular da, do al olarak ayn gelenekleri sürdürdüler. Bununla birlikte çok meflakkatli bir kurulufl serüveni yaflam fl olan Selçuklu ailesi, Dandânakân dan sonra toplanan kurultayda bunun de erinin fark nda olarak aralar ndaki dayan flmay bozmamak üzere sözleflmifllerdi. Ancak ayn kurultayda ortaya konulan yap - lanma modeli, o gün de ilse bile daha sonra emsâl gösterilerek, yeni mücadelelere kap aralayacak türden bir uygulama idi. Türk Tarihi nde daha önce örne i olmayan bir flekilde, Ça r Bey ile Musa Yabgu ya bugün kesin olarak bilmedi imiz sebeplerden ötürü tan nan hükümranl k hakk, bir ölçüde bu tür çat flmalara zemin haz rlam flt r. Ancak bu mücadelelerin sebebinin, ülkenin hânedan n ortak mal say lmas dolay s yla, adetâ topraklar n paylaflt r lmas oldu u fleklindeki yorumlar çok isabetli de ildir. Çünkü bu taht kavgalar na kat lanlar n neredeyse tamam, kendisi için ayr bir hâkimiyet alan açmay de il; do rudan taht ele geçirmeyi hedeflemifllerdir. Nitekim içlerinden bunu baflar p tahta geçenlerin hiç birisi ne ülkeyi birileri ile paylaflm fl; ne de kendisine karfl bir taht mücadelesi oldu unda ülke hânedan n

40 32 Büyük Selçuklu Tarihi SORU ortak mal d r demeyip böldürmemek için mücadele etmifllerdir. Zira Türk Devleti nde Mete Han döneminden beri merkeziyetçi bir yap hedeflenmifltir. Siyasî ve idarî baz zaaflar n etkisiyle zaman zaman ülke topraklar ve siyasî iktidar parçalansa da, bölenin meflrû say lmad n, bunun ola an d fl bir durum oldu unu unutmamak gerekir. Türk Devletinde hanedân de iflikliklerine ve bazen parçalanmaya da sebep olabilen taht SORU 4 kavgalar n n sebebi sizce nedir? Türk Tarihinde D KKAT D KKAT örne i olmad daha önce de ifade edilen, Tu rul Bey in saltant d fl nda Ça r Bey ile Musa Yabgu ya tan nan haklar n, yani müstakil olarak hüküm sürece i topraklar ve kendi ad na para kestirmek, hutbe okutmak gibi yetkileri hâiz bir idarî yap lan- SORU SIRA S ORU S ZDE ma örne i ile karfl laflmaktay z. Oysa Tu rul Bey in maiyetinde kalarak bat yönünde devletin daima önünü açan fetihleri gerçeklefltiren Kutalm fl ile brahim Yinal, benzer imtiyazlardan mahrum kalm fllard. D KKAT D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ brahim SIRA Yinal n S ZDE syanlar NTERNET K T A P brahim Yinal K Tilk Akurultayda P baflka baz hanedan mensuplar ile birlikte, fetihlerin geniflletilmesi göreviyle Tu rul Bey in maiyyetinde yer alm flt. Bu çerçevede devletin ilk iki AMAÇLARIMIZ baflflehri Niflabur ve Rey dâhil olmak üzere, Irak- Acem (Cibâl) bölge- AMAÇLARIMIZ TELEV ZYON si brahim TELEV ZYON Yinal taraf ndan fethedilmiflti. Ancak Tu rul Bey bu fetihlerden sonra bu K T A P topraklar ona K Tb rakmam flt. A P Bir yanda Ça r Bey, Musa Yabgu ve Kavurt Bey örnekleri varken, brahim Yinal ve Kutalm fl gibi hanedan üyeleriyle ilgili tutumu, Tu rul Bey in hiç olmazsa kendi sahas nda kuvvetli bir merkeziyetçi yap oluflturmak istemesi TELEV ZYON ile aç klanabilir. Ayr ca her ikisinin de, tahta çok yak n kudretli flah- NTERNET NTERNET TELEV ZYON siyetler olduklar için kontrol alt nda tutulmak istendi i söylenebilir. brahim Yinal bu uygulamadan duydu u rahats zl, Pasinler (Hasankale) Zaferi dönüflünde aç kça ortaya koydu. Sultan n bu büyük zafer için flükran ifadesi olarak kendisine NTERNET vermek istedi i dinar kabul etmeyerek, fetih hakk olarak toprak istedi. Hemedan ve Cibâl in di er flehirlerini hâkimiyetine alma iste i, flüphesiz Tu rul Bey in hedefleri ile çat flmakta idi. brahim Yinal in bu flehirleri teslim etmesi yolundaki talebi reddetmesi onu Sultan ile karfl karfl ya getirdi. Bu arada kestirdi i iki parada Tu rul Bey in ad n n olmamas bir baflkald r - n n iflareti olmal d r. Neticede Hemedan önünde meydana gelen savaflta brahim Yinal a abeyisine yenildi (1050). Tu rul Bey devletin kuruluflunda büyük hizmetleri olan kardeflini affetmekte tereddüt etmedi. Hattâ onu, ikta edece i yere gitmek veya yan nda kalmak konusundaki seçimde serbest b rakt. brahim Yinal güven tazelemek ve daha fazla flüphe çekmemek için sultan n hizmetinde kalmay ye ledi. Bundan sonra bir dönem art k ad s k geçmeyen brahim Yinal, 1055 y l nda Ba dad seferi s ras nda yeniden Tu rul Bey in hizmetinde sahneye ç kar. Bununla birlikte Besâsirî ye karfl yard ma ça r ld nda a r davrand ve ikta topra istedi i de bilinmektedir. Tu rul Bey in ona, Besâsirî ye ait Rahbe yi al rsa kendisine ikta edece i vaadi brahim Yinal hoflnut etmedi. Nitekim Sultan böyle kritik bir zamanda mesele ç kmamas için ona Musul valili ini verdi. Yine de Tu rul Bey Ba dad a döndükten sonra Musul dan ayr l p Cibâl e gitmeye yeltendi. Halife ve Tu rul Bey in araya girmesiyle geri döndü. Besâsirî-Fatimî tehlikesine ra men Musul dan izinsiz ayr lmaya kalk flmas isyan olarak alg lanm flt. Ancak kritik flartlar

41 2. Ünite - Tu rul Bey Zaman düflünülerek üzerine gidilmedi ve kalmaya ikna edildi. Bu durum Besâsirî ile Kureyfl in Musul u kaflatmas na f rsat verdi ve dört ay sonra flehir düfltü. Tu rul Bey sefere ç karak ikinci defa Musul u kurtard. Fakat brahim Yinal n Fat mî halifesi ve Besâsirî ile ba lant halinde Cibâl e gitmekte oldu unu haber al nca takipten vazgeçerek Hemedan a do ru yola ç kt. SORU brahim Yinal ve daha sonra baflka Selçuklu flehzâdelerinin de zaman D zaman KKATFat mî ve fliîlerle iflbirli i teflebbüslerinin inanç tercihleri ile ilgili oldu una dair bilgi bulunmamaktad r. Bu durum Selçuklu sultan na ve dolay s yla onun himayesinde bulunan sünnî halifeye karfl giriflilen isyan hareketlerinde, siyasî flantaj ve restleflme arac olarak kullan lm flt r. 33 SORU D KKAT Cibâl e varan brahim Yinal, durumunu güçlendirmek için AMAÇLARIMIZ Türkmenler den asker toplarken, kuvvetlerinin bir k sm n da fliî taarruzuna karfl Irak ta b rakm fl AMAÇLARIMIZ olan Tu rul Bey, daha az bir kuvvetle ondan önce Hemedan a ulaflt. Fakat kardefli Ertafl n o ullar Ahmed ile Muhammed in de deste ini alan brahim K T AYinal, P Tu rul K T A P Bey i Hemedan yak n nda yenilgiye u ratt. ç kaleye çekilen ve dört ay kadar süren muhasara boyunca çok kritik günler geçiren Sultan, Ba dad a efli Altuncân Hatun ve veziri Amidülmülk Kündürî ye ve Ça r Bey in o ullar na TELEV ZYON acil yard m ça r - TELEV ZYON s nda bulundu. Baflta Hatun ve Ça r Bey in o ullar Kavurt, Alp Arslan ve Alp Sungur Yakutî nin yetiflmesi üzerine brahim Yinal kuflatmay kald r p savaflarak çekilmek zorunda kald. Nihayet Rey flehri önlerinde meydana gelen son savafl kaybetti ve Alp Arslan taraf ndan yakaland. brahim Yinal, bir yandan Tu rul Bey ve sal- NTERNET NTERNET tanat için arz etti i ciddi tehlike ve Selçuklular n takip etti i sünnî siyasetin tersine Fat mîler le iflbirli ine giriflmesi sebebiyle bu defa affedilmeyip bertaraf edildi. ki ye eni ile birlikte yay kirifli ile bo durulmak suretiyle öldürüldü (23 Temmuz 1059). Tanr vergisi bir lütûf olan kut dolay s yla, hanedan mensuplar n n mukaddes say lan kanlar n n ak t lmas yasakt. Bu yüzden flehzâdeler öldürülürken, hâkimiyet sembolü olan kendi yaylar n n kirifli ile bo durulurlard. Ayn gelenek Mo ollar da da mevcut idi. Kaynak: Bu konuda daha fazla bilgi için bkz. Fuat Köprülü, Türk ve Mo ol Sülâlelerinde Hanedân Âzas n n dam nda Kan Dökme Memnuiyeti, Türk Hukuk Tarihi Dergisi, I (1944), 1-9 Kutalm fl n syan Kutalm fl hat rlanaca üzere, Selçuk Bey in Arslan Yabgu dan olan torunu idi. Babas Gazneli Mahmut taraf ndan Kalincâr kalesine hapsedildikten sonra, Yabgulu O uzlar n aksine Ça r ve Tu rul Beyler e kat lmay tercih etmiflti. Devletin kuruluflu ve ilk fetihler s ras nda da yapt büyük hizmetlerle öne ç kt. O da brahim Yinal gibi, do rudan Sultan n maiyyetinde olup, kendine ait bir hâkimiyet alan yoktu. Kutalm fl da Ba dad seferi s ras nda Tu rul Bey in yan nda bulunuyordu. Hattâ 1057 y l bafl nda Besâsirî yle girdi i savaflta yenilmifl bu yüzden sultan taraf ndan tekdir edilmiflti. Tu rul Bey in bu yüzden Musul seferine ç kt ayn y l içerisinde, Kutalm fl n kardefli Resûl Tegin Huzistân civar nda bir isyana kalk flt. Ancak bu hareket kolayl kla bast r ld. Kutalm fl n bu olaydan sonra, 1058 y l bafl nda Ba dad da Tu rul Bey ad na yap lan törenler s ras nda hâlâ onun yan nda oldu- u tespit edilmektedir. Kaynaklarda fazla bilgi bulunmamakla birlikte, Kutalm fl n da, kardefli Resul Tegin in de 1058 y l sonunda isyan eden brahim Yinal ile iflbirli i hâlinde olduklar anlafl lmaktad r. Nitekim Ça r Bey in o ullar d fl ndaki hanedân üyelerinin bir flekilde memnuniyetsizler taraf nda yer ald klar ve zaman içerisinde etkisiz hâle getirildikleri görülecektir. brahim Yinal n öldürülmesinden sonra da kardefliyle birlikte mücadeleye devam eden Kutalm fl, yenilince (May s 1061) Cibâl de Girdkûh kalesine s nd. Kutalm fl bu s rada halifenin k z yla evlenme meselesiyle meflgûl olan Tu rul Bey in Humartekin komutas nda gönderdi i kuvvetleri bozgu-

42 34 Büyük Selçuklu Tarihi na u ratt. Bunun üzerine meseleyi halletmek görevi vezir Amidülmülk Kündürî ye verildi. ki y la yak n bir süre kuflatma alt nda kalan ama teslim de olmayan Kutalm fl, sonunda anlaflma istemeye mecbur kald (Haziran 1063). Ancak Tu rul Bey in ölüm haberi gelince vezir aceleyle Rey e döndü. Kutalm fl bunun üzerine Tu rul Bey in yerine tahta geçmek amac yla mücadeleye devam etti. D ER OLAYLAR Burada k saca Tu rul Bey in hâkimiyet alan d fl nda, yani Ça r Bey ve Musa Yabgu nun idaresinde kalan bölgelerde meydana gelen olaylar sözkonusu edilecektir. Devlet kurulurken Merv den Niflabur ve Herat s n r na kadar Horasan n önemli bir k sm kendisine verilen Ça r Bey in, büyük o ul olmas na ra men; taht konusunda çok sevdi i ve çocu u olmayan kardefli lehine fedakârl kta bulundu u söylenebilir. Tu rul Bey in yerine kendi o ullar n n geçece i ve kurultayda elde etti i imtiyazl konum da bu kabulü kolaylaflt rm fl olmal d r. Ça r Bey in merkezi Belh flehri olan Toharistan ele geçirmesinden sonraki en önemli faaliyeti, 1043 y l nda Tu rul Bey le birlikte Harizm i zabt etmeleridir. Daha sonra Toharistan meliki olan o lu Alp Arslan ile Ceyhun u afl p Tirmiz i ele geçirince Karahanl lar ile anlaflmazl düfltüler. Karahanl Tamgaç brahim Han, Halife nezdindeki flikâyetinden bir sonuç alamad. Çünkü Halife zaten Selçuklular n denetimi alt nda bulunuyordu. Ça r Bey in bafll ca rakibi Gazneliler idi. Dandânakân dan sonra bir ç rp da büyük topraklar kaybedilmifl olmas na ra men; Sultan Mesud un yerine geçen o lu Mevdud un k sa saltanat zaman nda Gazneliler Selçuklular a karfl olduklar yerde tutunma imkân elde ettiler. Bundan sonraki Selçuklu-Gazneli savafllar sonuçsuz s n r çat flmalar na dönüfltü y l nda Gazne sultan brahim b. Mesud zaman nda, Selçuklular la Hindikufl Da lar n s n r kabul eden ve evlilik yoluyla münasebetleri iyilefltiren bir bar fl anlaflmas imzaland. Ça r Bey in Kirman a tayin edilen o lu Kara Arslan Kavurt da, günümüze kadar ulaflan paralar ndan anlafl ld na göre, babas na tâbi bulunuyordu y l nda 70 yafl civar nda vefat eden Ça r Bey in topraklar n n idaresi o lu Alp Arslan a intikal etti. Ancak Tu rul Bey, brahim Yinal isyan n bast rd ktan sonra, onun o ullar ile ilgili tayinler yapt ve Alp Arslan da do rudan kendisine ba lad. Buradan da Tu rul Bey in Dandânakân dan sonra yap lan merkeziyetçili e ayk r bölüflümden ilk f rsatta geri dönmek istedi i aç kça anlafl lmaktad r. Ça r Bey in münasebette bulundu u di er bir isim amcas Musa nanç Yabgu idi. Kurulufl sürecinde Selçuk Bey in hayattaki en büyük o lu olmak bak m ndan ye enlerinden daima sayg görmüfltü. Kurultayda da Herat merkez olmak üzere Gazneliler den zabt edece i topraklar n hâkimiyetini ve kendi ad na para basma hutbe okutma yetkilerini içeren imtiyazl bir konum elde etmiflti. Nitekim Musa nanç Yabgu önce Herat, arkas ndan Sistân ve Büst ü ele geçirdi. O lu Böri ile ye eni Ertafl onun tâbileri idiler. Fakat yafl n n ilerlemifl olmas onun hanedân n di- er mensuplar n n, özellikle de Ça r Bey kolunun bask s na u ramas na sebep oldu. Nitekim 1056 y l nda Ça r Bey in amcas n n topra olan Sistân a girmesi, ancak Tu rul Bey in sert müdahalesi ile önlenebilmiflti. Hâkimiyet alan giderek daralmakla birlikte, Tu rul Bey öldü ünde hayatta olan Yabgu, taht mücadelesine girmekten de geri kalmam flt r.

43 2. Ünite - Tu rul Bey Zaman 35 Tu rul Bey in Ölümü Tu rul Bey, u runda y llar n harcad Halife nin k z Seyyide Hatun ile evlendikten sonra, onu Ba dad dan götürmeyece ine dair söz vermifl olmas na ra men, gelini de alarak baflkenti Rey e döndü. Daha önce de öldü ü fleklinde dedikodulara sebep olacak kadar hastal klar geçirmifl olan Tu rul Bey in buna ra men hiçbir ilaç kullanmad kaydedilmektedir. Rey e dönünce, son y llardaki sürekli yorgunluk ve s k nt lar n da etkisiyle yeniden hastaland. Sürekli burnu kanayan Sultan, havas n n iyi gelece i düflüncesiyle Rey e ba l bir köye götürüldü. Ancak a rlafl nca taht- revanla, Rey d fl ndaki yazl k saraya nakledildi ve 4 Eylül 1063 Cuma günü 70 yafl nda iken vefat etti. Hastal a rlafl nca, Ça r Bey ölümünden sonra evlendi i onun dul han m ndan olan ye eni ve üvey o lu Süleyman veliaht tayin etti. Geçici olarak saraya defnedilen Tu rul Bey, Alp Arslan taraf ndan Rey de Künbed-i Tu rul a nakledildi. Kaynaklar n üstün vas flar yla methetti i Tu rul Bey, gerçekten de milletini bir boy teflkilât ndan, belki dedesi Selçuk Bey in de hayali olan bir imparatorlu a yükseltti. Bundan daha da önemli olarak, soydafllar n n en hayati ihtiyac olan yeni bir yurdun kap lar n aralad. Tu rul Bey flüphesiz üstün askerî, siyasî ve insanî vas flar ve hâlen yaflamakta olan büyük eseri ile tarihe mâl olmufl eflsiz bir flahsiyetti. Kendime bir saray yapar da yan na Allah n evini infla etmezsem utan r m diyecek kadar dindar bir insan olan Tu rul Bey, âlimlere de büyük sayg gösterirdi. 23 y l süren yorucu saltanat boyunca Ba dad da Tu rul Beg fiehri, baflka flehirlerde cami, medrese, saray gibi pek çok eser de infla etmifltir.

44 36 Büyük Selçuklu Tarihi Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Selçuklu Devleti nin kurulufl dönemindeki idarî yap lanmas n n özelliklerini aç klayabilme 1040 y l nda Gazneliler e karfl kazand klar Dandânakân savafl ndan sonra devlet kuran Selçuklular, Tu rul Bey i sultan ilân ettiler. Kurultayda ayr ca di er hanedân üyelerine de baz görev ve yetkiler verildi. Ailenin en büyü ü olan Musa nanç Yabgu ve Ça r Bey, kendilerine ait topraklarda, kendi adlar na para bas p hutbe okutmak flart yla, bir nevi ba ms z hüküm sürme yetkisi kazand lar. Kutalm fl, brahim Yinal, Alp Sungur Yakutî, Resul Tegin ve Hasan gibi önde gelen flehzâdeler ise Tu rul Bey in hizmetinde fetihleri geniflletmekle görevlendirildiler. Devletin kurulufl döneminde yaflanan bafll ca siyasî olaylar kavrayabilme Bu çerçevede ilk fetihler do al olarak devletin baflkenti Niflabur dan Orta ve Bat ran a; Merv den Harizm ve Maveraünnehir e do ru olacakt. Selçuklu yöneticileri öncelikle hisselerine bölgelere yerlefltikten sonra fetihlere girifltiler. Ça r Bey ve Musa Yabgu, öncelikle Gazneliler istikametinde ilerlediler. Horasan a ilave olarak Toharistan, Sistan ve Kirman al nd. Tu rul Bey Taberistan ald ktan sonra iki kardefl birlikte, Cend hâkimi fiah-melik in ele geçirdi i Harizm i ald lar. brahim Yinal ise mahallî hânedanlar elinde parçalanm fl bulunan ran da baflar l fetihlerde bulundu. Baflkent onun fethetti i Rey e nakledildi. Hemedan ve di er Irak- Acem flehirlerinin fethi ile Selçuklular, Abbasî Halifeli i bölgesine girdiler. Öte taraftan Azerbaycân a kadar yay lan O uzlar, Bizans s n rlar na dayand lar. Selçuklu Devleti bat istikametinde slâm Dünyas ve Bizans olmak üzere iki ayr hedefe yönelecektir. Devletin kurulmas üzerine Ceyhun u afl p yurt bulmak ümidiyle Horasan dolduran ve ister istemez islâm ahaliyi incitmekte olan O uz göçleri Bizans topraklar na yönlerdirildi. Kutalm fl, brahim Yinal, fiehzade Hasan gibi ileri gelenler ve Selçuklu sultan n da bizzât öncülük etti i bir süreç bafllad deki Hasankale zaferi göçlerin önünü ve Bizansla da ilk diplomatik temas n önünü açt y l nda Anadolu ya sefer yapan Tu rul Bey, Van Gölü çevresinde fetihlerde bulundu. A MAÇ 3 A MAÇ 4 Selçuklu Devleti nin slâm Dünyas nda üstlendi- i rolü ve Abbasî Halifeli i ile iliflkilerini, siyaset felsefesi aç s ndan aç klayabilme Bu arada Abbasî Halifesi el-kâim Biemrillah, neredeyse yüzy ld r Ba dad bask ve kontrol alt nda tutan fliî Büveyho ullar na karfl Tu rul Bey den yard m istedi y l sonunda Ba dad seferine ç kan Tu rul Bey, flehre giriflinden önce ad na hutbe okunup, sayg yla karfl land. Ancak Büveyhîlerin Türk askerlerinin komutan Arslan Besâsirî ve fliî halk Selçuklu askerlerine tepki gösterdiler. Bunun üzerine Hüsrev Firuz u yakalay p hapseden Tu rul Bey, Büveyho ullar hanedan na son verdi. Yapt idarî düzenleme ile Ba dad ve di er halifelik topraklar n do rudan Selçuklu yönetimine ba larken, maafl ba lad Halifeyi de bir nevi memur konumuna getirdi. Daha sonra Fat mîler den ald destekle Selçuklular a karfl faaliyetlere giriflen ve halifeyi esir alan Besâsirî ortadan kald r ld. Tu rul Bey daha sonra, slâm dünyas nda itibar vesilesi olaca düflüncesiyle, Halife el-kâim i zorla ikna ederek k z ile evlendi. Taht mücadelelerini idare mekanizmas bak - m ndan de erlendirebilme Tu rul Bey in salatanat döneminde u raflmak zorunda kald di er önemeli bir mesele ise baz hanedan mensuplar n n isyanlar oldu. Ça r Bey, Kavurt ve nanç Yabgu gibi hanedan mensuplar na tan nan imtiyazlara bakarak, brahim Yinal ve Kutalm fl gibi iki büyük flehzâde isyan ettiler. brahim Yinal üçüncü teflebbüsü oldu u ve devleti zora soktu u için öldürüldü. Ancak iki y la yak n bir süre isyan hâlinde bulunan Kutalm fl, Tu rul Bey in ölümü üzerine de taht davas - n devam ettirdi. Tu rul Bey, 1063 te 70 yafl nda Rey de vefat etti.

45 2. Ünite - Tu rul Bey Zaman 37 Kendimizi S nayal m 1. Büyük Selçuklu Devleti afla daki yerlerden hangisinde kurulmufltur? a. Malazgirt b. Kirman c. Anadolu d. Horasan e. Nesâ 2. Selçuklular kurulufl döneminde afla daki bölgelerden hangilerini ele geçirmifllerdir? a. Orta-Bat ran, Kirman-Harizm b. Kirman-Azerbaycân-Irak c. Anadolu- ran, Harizm d. Suriye-Filistin- ran, Kirman e. Taberistan-Iran, Maveraünnehir 3. lk Selçuklu Bizans savafl afla daki tarihlerden hangisinde olmufltur? a b c d e Pasinler Savafl ile ilgili olarak afla daki efllefltirmelerden hangisi do rudur? a. 1040, Selçuklu-Gazneli b Selçuklu-Gazneli c Selçuklu-Bizans d Selçuklu-Bizans e Selçuklu-Büveyhî 5. Tu rul Bey in Birinci Ba dad seferinin nedeni afla - dakilerden hangisidir? a. Bizans n Haleb e sald rmas b. Büveho ullar n n M s r iflgâli c. Halife nin Rey i kuflatmas d. brahim Yinal n isyan e. Abbasî halifesinin Büveyho ullar na karfl yard m istemesi 6. Afla dakilerden hangisi Tu rul Bey in Ba dad Seferlerinin sonucu de ildir? a. Büveyho ullar n n y k lmas b. Tu rul Bey in Halifenin orta ilân edilmesi c. Halifenin dünyevî yetkilerini resmen sultana devretmesi d. Fat mî halifeli inin sona ermesi e. Halifelik topraklar n n Selçuklu idaresine girmesi 7. Arslan Besâsirî ile ilgili afla dakilerden hangisi yanl flt r? a. Büveyhîler in Türk askerlerinin komutan d r. b. Tu rul Bey e ba l l n bildirmifltir. c. Fat mî halifesinin deste i ile Selçuklularla savafla girmifltir. d. Abbasî hâlifesini esir alm flt r. e. Tu rul Bey taraf ndan öldürülmüfltür. 8. fiehzâde isyanlar n meflrulaflt ran en önemli sebep afla dakilerden hangisidir? a. Daha fazla toprak kazanma iste i b. Hükümdarlar n meliklere uygulad bask lar c. Kut anlay fl dolay s yla flehzâdelerin tahtta hak sahibi olduklar inanc d. Ülke topraklar n n bölüflülmüfl olmas e. Fat mî Halifesinin tahrikleri 9. Ça r Bey in miras n n düzenlemesine dair afla daki ifadelerden hangisi do rudur? a. Topraklar ba ms z bir hükümdar olarak Alp Arslan a b rak ld. b. Topraklar Yabgu ve Alp Arslan aras nda paylafl ld. c. Tu rul Bey e ba l olmak flart yla, yerine Alp Arslan geçti. d. Kavurt Bey babas n n ülkesini ele geçirdi. e. Ülkesi Alp Sungur Yakutî ye verildi. 10. Tu rul Bey ile ilgili afla dakilerden hangisi yanl flt r? a y l nda Anadolu ya sefer yapm flt r. b. Ba dad a yapt seferlerle fliîlerin bask s na son vermifltir. c. syan eden kardefli brahim Yinal öldürtmüfltür. d y l nda vefat etmifl ve Cend de gömülmüfltür. e. Halifenin k z ile evlenmifltir.

46 38 Büyük Selçuklu Tarihi Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. Cevab n z yanl flsa Devletin Mahiyeti ve lk Fetihler k sm n tekrar gözden geçirin. 2. a Cevab n z yanl flsa Devletin Mahiyeti ve lk Fetihler k sm n tekrar gözden geçirin. 3. d Cevab n z yanl flsa Türk Ak nlar ve Bizans mparatorlu u ile liflkiler k sm n tekrar gözden geçirin. 4. c Cevab n z yanl flsa Türk Ak nlar ve Bizans mparatorlu u ile liflkiler k sm n tekrar gözden geçirin. 5. e Cevab n z yanl flsa Abbasî Halifeli i ile liflkiler k sm n yeniden gözden geçirin. 6. d Cevab n z yanl flsa Abbasî Halifeli i ile liflkiler k sm n yeniden gözden geçirin. 7. b Cevab n z yanl flsa Abbasî Halifeli i ile liflkiler k sm n yeniden gözden geçirin. 8. c Cevab n z yanl flsa fiehzâde syanlar k sm n yeniden gözden geçirin. 9. c Cevab n z yanl flsa Di er Olaylar k sm n yeniden gözden geçirin. 10. d Cevab n z yanl flsa Tu rul Bey in Ölümü konusunu yeniden gözden geçirin. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Selçuklular n kurulufl aflamas nda karfl laflt klar en mühim mesele, ony llard r birlikte mücadele ettikleri soydafllar n n, devletin babal k vazifesi gere i yerlefltirilmesi, iskân edilmesi mecburiyetidir. S ra Sizde 2 Büyük Selçuklu Devleti nin Bizans politikas n n temelinde öncelikle, Türkmenler in yurt ihtiyac n karfl lamak üzere Anadolu nun fethi; ikinci olarak da Bizans n slâm Dünyas karfl s ndaki ilerleyiflini durdurmakt r. S ra Sizde 3 Asl nda siyasî bir lider, yani devlet baflkan olan Halife, Büveyho ullar döneminde bu gücünü önemli ölçüde kaybetmiflti. Fakat Tu rul Bey in Ba dad seferinden sonra yap lan düzenlemede Ba dad bir Selçuklu vilâyeti hâline gelirken, kuruma sayg da kusur edilmemekle birlikte, halife devletin maafll bir memuru durumuna düflmüfltü. S ra Sizde 4 Türk Devletinde iktidar kavgalar na ve parçalanmaya, hanedân de iflikliklerine sebep olan en önemli etken Kut anlay fl d r. Hanedan mensubu her erke e, hâkimiyet mücadelesine girme flans veren bu anlay fl, hükümdar öldü ünde yerine veliahd tayin etmifl olsa bile, sa l kl bir veraset kurumunun oluflmas n engellemekteydi.

47 2. Ünite - Tu rul Bey Zaman 39 Yararlan lan Kaynaklar Agacanov Sergey (2006). Selçuklular (Türkçe trc. E.Necef - A.Annaberdiyev), stanbul. Kafeso lu brahim (1972). Selçuklu Tarihi, stanbul Köymen M.Altay (1976). Tu rul Bey ve Zaman, stanbul. Köymen M.Altay (1993). Selçuklu Devri Türk Tarihi, Ankara. Turan Osman (2010). Selçuklular Tarihi ve Türk slâm Medeniyeti, stanbul.

48 3BÜYÜK SELÇUKLU TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Selçuklu Devleti nin iç meselelerini tan mlayabilecek, Selçuklu Devleti nde bu dönem yaflanan siyasî ve askerî olaylar aç klayabilecek, Devletin yap s ve iflleyiflini meydana gelen de iflikliklerle birlikte aç klayabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Alp Arslan Türkmenler Romanos Diogenes Karahanl lar Gürcüler Fat mîler Anadolu Malazgirt Kavurt Bey Ermeniler çindekiler Büyük Selçuklu Tarihi Alp Arslan Zaman ALP ARSLAN IN TAHTA ÇIKMASI AZERBAYCÂN VE KAFKASYA SEFER fiehzâdeler N TAY N VE MEL KfiAH IN VEL AHT LAN ED LMES DEfiT- KIPÇAK VE CEND SEFER K NC KAFKASYA SEFER SUR YE VE ANADOLU SEFER MALAZG RT ZAFER ALP ARSLAN IN TÜRK STAN SEFER VE ÖLÜMÜ

49 Alp Arslan Zaman ALP ARSLAN IN TAHTA ÇIKMASI Taht Mücadeleleri Hat rlanaca üzere Tu rul Bey, 1063 y l nda vefat etti i zaman kendi çocu u olmad ndan, annesiyle evli bulundu u Ça r Bey in o lu Süleyman veliaht tayin etmiflti. Bu s rada Girdkûh da Kutalm fl la savaflmakta olan vezir Amidülmülk Kündürî, sultan n vefat n haber al r almaz Rey e döndü. Süleyman tahta ç kar p ad - na hutbe okuttu. Askerin yeni hükümdara itaâtini sa layabilmek için onlara pek çok ihsanda bulundu. Ancak isyan henüz bast r lamam fl olan Kutalm fl baflta olmak üzere, büyük amcalar Musa Yabgu ve Ça r Bey in di er o ular da taht u runda mücadeleye haz r idiler. Gerçekten de daha Sultan n hastal a rlafl p öldü ü flayialar yay ld zaman bile, Alp Arslan taht ele geçirmek üzere harekete geçmiflti. Tu rul Bey in hayatta oldu unu ö renince geri dönmüfltü. Vezir Amidülmülk, Süleyman n bafll ca rakibi olarak Alp Arslan görüyordu. Nitekim Alp Arslan, Toharistan meliki olarak babas n n hizmetinde bulundu u s rada, Karahanl ve Gazneliler e karfl kazan lan baflar larda, brahim Yinal isyan nda büyük hizmetlerde bulunmufltu. Ça r Bey de, daha sa l nda liyakâti dolay s yla idareyi fiilî olarak ona b rakm flt. Vezir Kündürî bu durumun bilincinde olarak Alp Arslan a, bir elçi ve kendi el yaz s yla bir mektup gönderdi. Mektupta Süleyman n saltanat n n Tu rul Bey in iste i oldu undan buna r za göstermesi gerekti ini, bu tarafa gelmesi hâlinde kendisine ait olan Horasan ve Harizm in sahipsiz kalaca n, e er istiyorsa para gönderebilece ini; aksi takdirde üzerine kuvvet sevk edilece i bildiriliyordu. Bu tehditleri ciddiye almayan Alp Arslan, bu kar fl kl klardan yararlan p isyan eden Huttalân ve Ça aniyân emirleri üzerine sefere ç karak onlar bertaraf etti. Topraklar n da do rudan Selçuklu idaresine ba lad. Alp Arslan, Kutalm fl n hareketinden de haberdar olmakla birlikte önce, bu s rada taht ele geçirmek için harekete geçen, büyük amcalar nanç Yabgu nun üzerine Herat a yürüdü. Yenilgiye u rat p teslim ald Yabgu yu, büyük hürmet göstermekle birlikte yerine iade etmeyerek yan nda al koydu. Böylelikle Alp Arslan daha tahta ç kmadan önce devletin do udaki topraklar n, asi emirleri ortadan kald r p, Yabgu nun hâkimiyetine son vermek suretiyle merkezi idareye ba lam fl oluyordu. Di er yandan Arslan Yabgu nun o lu olmak hasebiyle, kendisini tahtta öncelikli hak sahibi olarak gören Kutalm fl, kardefli Resûl Tegin ve kendilerine ba l Huttelân veya Huttel, Kuzey Horasan da merkezi Hulbuk olan Vahfl ile Ceyhun nehri aras nda, Türkmen atlar ile meflhur eyaletin; Ça aniyan veya Saganiyân ise, Ceyhun un Maveraünnehir taraf nda, merkezi Tirmiz olan bölgenin ad d r.

50 D KKAT D KKAT 42 Büyük Selçuklu Tarihi Türkmen kuvvetlerince desteklenen kiflilik ordusuyla, süratle Rey üzerine hareket etti. Vezirin nanç Bey komutas nda üzerine gönderdi i kuvvetleri periflan etti. Bundan sonra payitahta girip saltanat n ilân etti (Kas m 1063). ç kaleye s nan vezir Amidülmülk, Kutalm fl la ancak Alp Arslan n bafl edebilece ine kanaât getirerek, ona acil yard m ça r s nda bulundu. Vezirden Rey i terk etmemesini isteyen Alp Arslan, Musa Yabgu meselesini hâlleder etmez Rey e do ru harekete geçti. Bu s rada Yunus Yinal n o ullar Erdem ve Erbasgan Kazvîn de Alp Arslan ad na hutbe okuttular. Kutalm fl, Alp Arslan n Niflabur a vard n ö renince, iki ordu aras nda kalmamak için Rey den ç karak ona do ru ilerledi. Kutalm fl, Alp Arslan n kendisine bu mücadeleden vaz geçmesi için yapt ça r y, saltanat n babas ndan dolay öncelikle kendi hakk oldu unu söyleyerek geri çevirdi. Bu durumda savafl kaç n lmaz oldu. Damgân civar nda Milh vadisinde iki Selçuklu flehzâdesinin ordular karfl karfl ya geldi. Kutalm fl n Alp Arslan n ordusunun hareketini zorlaflt rmak için bölgeyi batakl a çevirmesi ifle yaramad. Bugünün kendisi için u ursuz oldu una inanan Kutalm fl n savafl geciktirmesi de mümkün olamad. Sonunda iki ordu aras nda vukû bulan meydan savafl nda Kutalm fl yenildi ve hayat n kaybetti. Kardefli, o ullar Süleymanflah ve Mansur esir edildiler. Kutalm fl n ölümüne a lay p üzülen ve yas - SORU n tutan Alp SORU Arslan, onu Rey de Tu rul Bey in yan na defnettirdi. Kutalm fl n bertaraf edilmesine bakan Süleyman ise, a abeyi Alp Arslan a direnemeyece ini anlayarak fiiraz a çekildi. Vezir zaten Alp Arslan n taraf na dönmüfl bulunuyordu. D KKAT D KKAT Müsadere devlet Alp Arslan 23 Ocak 1064 tarihinde, baflkent Rey e girip tahta oturdu. Kutalm fl memurlar n n, görevleri olay n göz önüne alarak mücadeleye girmeyen Kavurt Bey de, geri dönerek Kirman da Alp Arslan ad na hutbe okuttu. Vezir Amidülmülk Kündürî, Alp Arslan n s ras nda makamlar n n gücünü kötüye kullanarak haks z kazanç edindikleri melik iken de veziri olan Nizamülmülk ün tahrikleri sonucunda önce azledildi. Ard ndan taht mücadeleleri s ras nda yapt harcamalar yüzünden suçlanarak malla- gerekçesiyle, servetlerine el AMAÇLARIMIZ konulmas d r. r müsadere AMAÇLARIMIZ edildi. Bir süre sonra da idam edilmek suretiyle hayat n kaybetti. K T A P TELEV ZYON NTERNET Nevbet çald rmak, hutbe okutmak, para kestirmek gibi önemli saltanat alâmetlerinden biriydi. Ba ms z hükümdarlar günde befl ezan vakti, vasallar ise üç vakit saraylar n n kap s nda davul (tabl) vurdururlard, buna nevbet denirdi. 1 Selçuklu Devleti nin K T A Pidare mekanizmas hakk nda daha fazla bilgi için bkz. M.Altay Köymen, Selçuklu Devri Türk Tarihi, Ankara 1989 Abbasî Hâlifesi ile liflkiler TELEV ZYON Tu rul Bey in öldü ü haberi Ba dad a ulaflt nda, Halife nin veziri yas ilân edip taziyeleri kabul etti. Bununla birlikte el-kaim Biemrillah, Selçuklular la yap lm fl olan anlaflmay Tu rul Bey in hayat yla s n rl sayarak hutbeden onun ad n ç kard. Ayr ca Selçuklu NTERNET devletine tâbi olan bölge emirlerini, Selçuklu idaresinden kurtulmak konusunda istiflare etmek üzere Ba dad a ça rd. Halife bununla da yetinmeyerek, Selçuklular n Irak umumî valisi (amîd) olan Ebû Said Kainî ye, Tu rul Bey öldü üne göre görevinin sona erdi ini bildirdi. Bunun üzerine Ba dad da oturmakta oldu- u saray surlarla tahkim eden amîd, Selçuklu saray önünde nevbet çald rmaya devam ederek, bir süre halifeye karfl direndi. Selçuklu Devleti nin di er görevlileri de, kendilerini güvende hissetmedikleri için onun etraf nda topland lar. Halife, Selçuklu idaresinden kurtulmak için, Irak taki Selçuklu görevlilerini kastederek, din adamlar ndan müslümanlar n emirinin iradesine, yani halifeye karfl koyanlarla savafl lmas gerekti ine dair bir fetva ald. Hattâ bafll ca görevi vergi toplamak olan amîdi tutuklay p bu zaman içerisinde toplad vergileri de geri ald. Halife nin Tu rul Bey in vefat üzerine Selçuklu idaresinden kurtulmak, yeniden siyasî güç elde etmek için ald bafll ca tedbirler nelerdir? SORU SORU

51 3. Ünite - Alp Arslan Zaman 43 Bununla birlikte Halife, Ba dad a gelen mahallî emirlerden umdu unu bulamad. Hattâ Musul emiri Müslim b. Kureyfl in Selçuklu saray n ve Ba dad istilâ giriflimi, ancak di erlerinin karfl koymas ile önlenebildi (Aral k 1063). Müslim in bu teflebbüsü, siyasî ve askerî gücü büyük ölçüde zaafa u ram fl olan halifeli in bu tür müdahalelere müsait hale geldi ini gösteriyordu. Yani Musul emiri de t pk Selçuklular gibi, Halife yi kendi denetimi alt na almak istiyordu. Nihayet Rey de tahta oturan Sultan Alp Arslan, ad na hutbe okutulmas ve para kestirilmesi iste i ile Ba dad a bir heyet gönderdi. Halife el-kaim Biemrillah, Müslim in cüretine bakarak, bu zamana kadar takip etti i Selçuklu aleyhtar politikan n aksine, hiç bir itirazda bulunmadan Ba dad camilerinde Alp Arslan ad na hutbe okuttu (27 Nisan 1064). Ba dad da Alp Arslan ad na para kestirildi. Halife, Selçuklu elçisi ve devlet erkân n n haz r bulundu u bir toplant da, siyasî yetkilerini sultana b rakt malum anlaflmay yenilemeye mecbur oldu. Bununla ilgili menflur Sultan Alp Arslan a gönderildi. Halife ayr ca hilatlar ve baflka saltanat alâmetleri ile birlikte Alp Arslan a kufland r lmak üzere bir k l ç gönderdi. Sultan da çok de erli hediyelerle halifeye mukabelede bulundu. Sultan Alp Arslan tahta oturur oturmaz, amcas Tu rul Bey in son günlerinde evlenip Rey e getirdi i halifenin k z Seyyide Hatun u da bu elçilik heyetiyle birlikte Ba dad a babas na gönderdi. Selçuklu Devleti ile Abbâsî Halifeli i iliflkileri, Alp Arslan zaman nda devletin sars lmaz kudreti ile orant l olarak, problemsiz bir flekilde yürütüldü. Alp Arslan k z n, ölümünden k sa bir süre önce, halifenin torunu ve veliahd ile evlendirerek (Haziran1072) halifelik kurumuyla ba lar n güçlendirmeye çal flm flt r. AZERBAYCÂN VE KAFKASYA SEFER Alp Arslan böylece devlet otoritesini, taht davac lar na ve Halife ye karfl tart flmas z bir flekilde hâkim k ld. Sonra da amcas zaman nda oldu u gibi, bat yönünde geniflleme siyaseti takip ederek, ilk olarak Rum gazas na ç kt fiubat nda Rey den ç k p Azerbaycan a ulaflan Selçuklu ordusu, Tu tegin adl bir beyin kalabal k bir Türkmen toplulu u ile hizmetine girmesiyle daha da güçlendi. Uzun zamand r bu bölgede ak nlarda bulunan Tu tegin, tecrübeleri do rultusunda Sultan a tavsiylerde bulundu. Gürcüler i arkada b rakarak Anadolu ya gaza etmenin tehlikeli olaca na ikna etti i Alp Arslan a, k lavuzluk etme görevini üstlendi. Sultan ordusunun bir k sm n veziri Nizamülmülk ve o lu Melikflâh idaresinde Nahcivan da b rakt ktan sonra Gürcistan a girdi. Tiflis-Çoruh aras nda fiavflat a kadar pek çok kaleyi fethetti. Gürcü kral IV. Bagrat, Selçuklu ordusunun bu ilerleyifli karfl - s nda can n güçlükle kurtard. Lori bölgesi Ermeni prensi, Alp Arslan a k z n vermek suretiyle onun dostlu unu kazand. Ba l l n bildirdikten sonra Sultan n izniyle ülkesine döndü. Selçuklu ordusu harekâta devamla Ardahan n kuzeydo usunda bulunan Ahalkelek i fethetti. Bu arada Melikflah ve Nizamülmülk de, Aras Nehri boyunca ilerleyerek önce Anberd i, arkas ndan Sürmeli yi fethettiler. Henüz 12 yafl civar nda bulunan Melikflah komutas nda ilerleyen Selçuklu ordusu, Meryem-niflîn kalesini kuflatt. Buras sa lam surlar ve göl k y s nda (Gökçe Göl) bulunmas dolay s yla çok muhkem bir kale idi. Nizamülmülk gemiler ve kay klar yapt rarak kuflatmay fliddetlendirdi. Selçuklu askerleri yanaflt r lan merdivenlerle surlara t rmand lar. Selçuklu ordusu çok kay p vermesine ra men sonunda, bir rivayete göre, gece meydana gelen depremde y k lan do u surlar ndan flehre girmeye muvaffak oldu.

52 44 Büyük Selçuklu Tarihi Bundan sonra Selçuklu ordusu birleflerek Sepidflehr ve Lal (Allaverdi) flehirlerini çok fliddetli savafllarla ele geçirdi. Gürcü meliki Gurgen sultana elçi yollayarak anlaflma istedi. ste i kabul edilerek Selçuklu Devleti ne ba land. Ani nin Fethi Selçuklu ordusu yoluna devamla Kars-Ani bölgesinden Anadolu ya girdi. Alp Arslan bu güzergâh üzerinde bulunan iki kale ahalisinin müslümanl kabul etmesinden sonra, Ani önüne gelerek flehri kuflatt. Vezir Nizamülmülk buradan Halife ye bir fetihnâme göndererek, Sultan n bu zamana kadarki baflar lar n say p Bizans ucundaki Ani nin kuflat ld n bildirdi. Ani, Bizans mparatorlu u nun Ermeniler i iç bölgelere tehcir politikas çerçevesinde, Bizans taraf ndan ilhâk edilmifl olup Bizansl bir vali ve garnizon komutan taraf ndan korunuyordu. Son derece müstahkem bir flehir olan Ani üç taraftan Arpaçay Nehri, di er taraftan ise her birinin üzerinde kaleler bulunan da larla çevrili idi. Bu da l k taraf ayr ca Arpaçay dan ba lanan sularla doldurulmufl bir hendekle de tahkim edilmiflti. Sultan Alp Arslan flehrin karfl s nda ordugâh n kurunca, ekinlerin ve su kanallar n n korunmas ile görevli Bizans askerleri onlar bölgeden ç karmak istediler. Ancak savaflmaya cesaret edemeyerek çekildiler. Bundan sonra fliddetli bir muhasara bafllad. fiehrin nisbeten alçak bir kesimine yanaflt r lan ahflap bir burçtan manc - n k ve okçularla hücûm edilmesine ra men bafllang çta bir geliflme kaydedilemedi. Hattâ geri çekilmek bile düflünülürken, Ani nin savunmas ndan sorumlu komutanlar n iç kaleye çekilmesi ahâlinin direncini k rd. Yeniden sald r ya geçen Selçuklu ordusu saman ve toprak çuvallar yla hende i doldurmak suretiyle Ani ye girdi. Onbinlerce insan n toplanm fl oldu u ifade edilen flehirde pek çok esir ve ganimet al nd (16 A ustos 1064). ç kale de çetin bir direnifl göstermekle birlikte müdafiler, SIRA Sultan n S ZDE bizzât kumanda etti i sald r lar sonucunda, çaresiz cizye Cizye, SIRA slâm S ZDE devletlerinde müslüman olmayan ödemeyi kabul ederek teslim oldular. ahâliden al nan bafl vergisine denir. O ça da çok say da kilisesi ile meflhur olan Ani nin fethi slâm Dünyas nda büyük bir sevinç yaratt. Halife bu vesile ile tebrik mektubu gönderdi i Alp Arslan a Ebûlfeth (Fethin babas ) unvan verdi. Alp Arslan flehri fieddadî emiri Menuçehr in SORU idaresine b rakt. SORUAni nin savunma, imar ve inflas için gerekli tedbirleri ald ; camiler infla ettirdi. 20 A ustos Cuma günü, Fethiye ad yla camiye çevrilen katedralde D KKAT Cuma namaz n D KKAT k lan Sultan, ertesi gün buradan ayr larak 40 km. kadar bat da bulunan Kars önlerine geldi. fiehrin hâkimi Ermeni prensi Gagik, Sultan n iste i üzerine huzuruna ç kt. Siyah elbiseler içerisinde gelen Gagik, Tu rul Bey öldü ünden beri yas tutmakta oldu unu beyan ederek Alp Arslan n gönlünü kazand. Sultan kendisine ba l l k bildiren Ermeni prensi Kars a geri gönderdi. Ancak Ani AMAÇLARIMIZ örne ine bakarak gelecek endiflesine düflen Gagik, k sa bir süre sonra Kars Kayseri çevresinde AMAÇLARIMIZ baz yerler karfl l nda, Bizans mparatorlu u na terk etti. K T A P TELEV ZYON NTERNET Ani hakk nda K daha T A fazla P bilgi için bkz. M.Fahrettin K rz o lu, An fiehri Tarihi ( ), Ankara 1982 fiehzâdeler N TELEV ZYON TAY N VE MEL KfiAH IN VEL AHT LÂN ED LMES Asl nda Kafkasya ve Anadolu da baflar l bir sefer yürütmekte olan Alp Arslan, Kirman meliki olan kardefli Kavurt un isyan etti i haberini ald. Bunun üzerine aceleyle Kars tan ayr lmak zorunda kald. Gerçekten de amcazâdesi Erbasgan ile iflbir- NTERNET li i yapan Kavurt, Alp Arslan a ba l fiebânkâre emiri Fazlûya y ma lup edip fii-

53 3. Ünite - Alp Arslan Zaman raz iflgâl etti. Sultan bunun üzerine süratle Kirman üzerine yürüdü. Kavurt Bey in s nd kaleden ç karak af dilemesi üzerine mesele çözülmüfl oldu. Buradan Merv e gelen Alp Arslan, komflu hükümdar ve emirlerin de haz r bulundu u muhteflem bir dü ün töreni ile baz çocuklar n evlendirdi (Eylül 1065). Arslanflah Gazne sultan brahim in k z ve kendi k z n da brahim in o lu ile evlendirdi. Ayr ca Alp Arslan n daha melik oldu u dönemde Karahanl brahim Tamgaç Han la yapt anlaflmaya göre, o lu Melikflah Han n k z Terken Hatun ile kendi k z n da yine Han n o lu fiemsülmülk Nasr ile evlendirdi. Sözkonusu evlilikler diplomatik bak mdan çok önemli idi. Bu dü ünler vesilesi ile Merv flehri de bafltanbafla donat lm flt. Sultan Alp Arslan bu merasimden sonra, yine görkemli bir törenle o lu Melikflah veliaht tayin etti. Veliaht n n at n n dizginini bizzât tutan Alp Arslan onu mücevherlerle ifllenmifl alt n bir tahta oturttu. Orada haz r bulunan herkesten ona itaat konusunda yeminle söz ald. Sultan daha sonra o lunun veliahtl n Halife ye de onaylatt. Melikflah n ad n n kendisinden sonra hutbelerde okunmas n emretti. Alp Arslan daha sonra baz o ullar ile hanedan mensuplar n ülkenin çeflitli yerlerine tayin etti. Daha önce Herat elinden al p özel statüsüne son verdi i büyük amcalar nanç Yabgu yu Mazenderân a, tahttan indirdi i kardefli Süleyman Belh e, o ullar ndan lyas Ça an yan a, Arslan Argun u Harizm e, Arslanflah Merv e, Ertafl ( brahim Yinal n kardefli) n o lu Mesud ve Mevdud u da Bagflur ve sfizar a tayin etti. Bu hanedan mensuplar, kurulufl s ras nda Ça r Bey e, nanç Yabgu ya, hattâ Kavurt a tan nan yetkilere sahip olmad klar için, merkeziyetçili e ayk r bir durum yoktu. Bu görevlendirmeler yönetimde sorumluluk paylafl m (ülüfl) gelene i çerçevesinde yap lm fl olup, böylece meliklerin idarî tecrübe kazanmas amaçlan yordu. fiehzâdelerin ç kard isyanlar, ülkenin hanedan n ortak mal say ld için bir nevi pay almaya yönelik giriflimler olarak görmek do ru de- ildir. Çünkü bunlar küçük bir alanda ba ms zl k kazanmay de il, Selçuklu Devleti taht n ele geçirmeyi hedeflemifllerdir. 45 Terken, bu Hatun un özel ismi olmay p, Karahanl melikelerine verilen Türkçe bir unvand r. Selçuklu hükümdarlar yla evlenen baflka Karahanl prensesleri de bulunmakla birlikte, Melikflah n han m olan Terken Hatun meflhur olmufltur. Alp Arslan n flehzâdeleri ülkenin çeflitli yerlerini idare etmekle görevlendirmesini mahiyeti bak m ndan de erlendiriniz. 2 DEfiT- KIPÇAK VE CEND SEFER Sultan Alp Arslan bu merasim ve düzenlemeleri yapt ktan sonra, 1065 y l sonunda büyük bir ordu ile Ceyhun Nehri ni geçip, Aral Gölü ve Hazar Denizi SORU sahilinden dolaflarak O uzlar n yurtlar ndan olan Mank flla a girdi. Bu seferin amac gayr müs- SORU lim Türkler le iflbirli i ederek ticaret yollar n n güvenli ini bozan K pçak ve Türkmenler i cezaland rmakt. Bu havalinin dil bölgesi ile ba lant l canl bir ticaret ha- D KKAT D KKAT yat vard. Bu ak fl n bozulmas do al olarak Selçuklu Devleti nin ekonomisini de olumsuz flekilde etkilemekte idi. Sultan Alp Arslan, K pçak reisini SIRA ma lup S ZDE edip itaât alt na ald. Buradan Aral n kuzeyine ve sonra do usuna yöneldi. Bu bölgelerde yaflayan göçebeleri de kendisine ba lad ktan sonra ata yurdu Cend e vard. Muhtemelen K pçaklar dan olan Cend emiri Alp Arslan hediyelerle karfl layarak hürmet gös- AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ terdi, ona ba l l n bildirdi. Alp Arslan büyük dedesi Selçuk Bey in Cend de bulunan mezar n da büyük bir sayg yla ziyaret etti. Art k Selçuklular n K Tbir A uç P flehri olan K T A P Cend in hâkimiyetini o lu Melikflah a verdi. Böylece Selçuklular a ba l olan Harizm in do u ve bat s ndaki yerler de topraklar na kat lm fl oldu. Bu seferle bölgenin ve ticaret yollar n n güvenli ini sa layan Sultan Harizm e, oradan TELEV ZYON da Merv e döndü. TELEV ZYON NTERNET NTERNET

54 46 Büyük Selçuklu Tarihi SORU 1067 y l nda bir kez daha Kavurt Bey in isyan yla karfl laflan Alp Arslan yeniden Kirman a SIRA yürüdü. S ZDE Kavurt Bey, Melikflah n veliahtl n kabul etmedi i için onun ad n hutbeden ç karm flt. Sultan Alp Arslan n Atabeg Çavl komutas nda gönderdi i öncü kuvvetleri, Kavurt Bey in Erbasgan idaresindeki ordusunu yendi. Kavurt bunun üzerine Ciruft kalesine s n p bir kere daha af istedi. Kirman, kendisine ba l kalmas flart yla kardefline b rakan Alp Arslan, buradan ikinci S ORU Kafkasya seferine ç kt. D KKAT Kara Arslan Kavurt D KKATBey daha Tu rul Bey in ölümünden sonra taht ele geçirmek iste i ile sfahân a yürümüfl, ancak Alp Arslan n duruma hâkim oldu unu görerek Kirman a dönmüfltü. Ancak daha sonra 1065 te Sultan n Ani seferinde, flimdi de Deflt-i K pçak ta olmas ndan yararlanarak isyan eden (1067) Kavurt Bey, her defas nda özür dileyip affedilme- sine ra men, bu da onun son isyan olmad y l nda, Kuhistan sahibi Fazlûya ile ittifak hâlinde isyan edince, Sultan bizzât Kirman a yürüdü. Fazlûya Nizamülmülk taraf ndan AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ ma lup edilince, Kavurt da affedilmesini istedi. Ancak Alp Arslan n askerlerine vaadlerde bulunarak, uygun zamanda sald rmay plânlad ö renildi. Kavurt la iflbirli i yapanlardan K T A P tesbit edilenler K Töldürüldü. A P Ancak olay n boyutlar tahmin edilenin üzerinde olunca Sultan geri çekilmeye karar verdi. Sonra Kavurt un o lu Sultanflah, bir ordu ile babas na karfl gönderdi. Fakat onun yenilgiye u ramas ve Alp Arslan n Bat seferine ç kmas üzerine mesele sürüncemede TELEV ZYON TELEV ZYON kald. NTERNET K NC KAFKASYA SEFER Yak ndo u Türklü ü nün belkemi ini oluflturan Müslüman O uzlar n Hazar Denizi nin güneyinden göçüne paralel olarak, gayr müslim soydafllar da, kuzeyden NTERNET göç ediyorlard. Peçenek, O uz ve K pçak boylar n n kalabal k kitleler hâlinde gelifli, Kafkaslar ve Karadeniz in kuzeyinde, Balkanlar da çalkant lara yol açmakta idi. Nitekim bu yüzden Kafkaslar dan güneye inen Kumuk ve Alanlar la Hazarlar n kal nt lar Azerbaycân da büyük sars nt yaratt lar. Buralarda Selçuklular a ba l olarak hüküm süren fieddadî ve fiirvanflahlar gibi emirlikler onlara karfl koyamad lar. Bu yüzden Gürcü/Abhaz meliki Bagrat, fieki yi istilâ edip Berdaa ya kadar ilerledi. Anadolu ya giden göç yollar n n kesilmesi gibi olumusuz bir sonuç da do uracak olan bu durum, Alp Arslan yeni bir bat seferine mecbur etti. Sultan 1067 y l Kas m ay nda Arrân a gelince fiirvanflah ve fieddadî emiri huzuruna ç kt lar. Selçuklu ordusu Aras geçerek Gürcistan a girdi. fieki yi geri ald. Bagrat n fieki ye tayin etmifl oldu u Agsartan adl vali, de erli hediyelerle Sultan n huzuruna ç k p ba l l n bildirdi ve onun eliyle müslüman olmay istedi. Gürcü kral savaflmaya cesaret edemeyerek kaçt. Selçuklu ordusu günefl fl n n s zmad ormanlarda ancak neft makinalar ile ç kar lan yang nlarla aç lan yollardan ilerleyebiliyordu. Gürcistan n merkezi olan Kartli bölgesine giren Alp Arslan birçok flehir ve kaleyi ele geçirdi. Çok fliddetli geçen k fltan muzdarip olan Selçuklu ordusu bir müddet Kars ta kald ktan sonra Tiflis e geldi. fiehri zapt eden Sultan, burada bir cami yap lmas n emretti. Bagrat bunun üzerine Alp Arslan a elçiler göndererek y ll k vergi ödemek kayd yla tâbiyet arz etti. K z n Selçuklu sultan ile evlendirdi. Alp Arslan Rustov ve Tiflis in idaresini fieddadî emiri Fazlûn a b rakarak Horasan a döndü. Selçuklu ordusunun ayr lmas ndan sonra Kafkasya da, asl nda Selçuklu Devleti ne karfl isyan mahiyeti tafl mayan baz kar fl kl klar ç kt. Bu havalideki fetihleri dolay s yla bölgeyi iyi tan yan Emir Savtegin in buraya gönderilmesi üzerine kar fl kl klar giderildi.

55 3. Ünite - Alp Arslan Zaman 47 SUR YE VE ANADOLU SEFER Alp Arslan a Kadar Anadolu Ak nlar Selçuklu Devleti nin kuruluflunda büyük emek ve zahmetler çekmifl olan Türkmenler, hâlâ bir yurt bulmak zorunlulu u ile göçmeye devam etmekte idiler. Bilindi i gibi bu göçler, devlet politikas olarak Selçuklu sultanlar ve hanedan üyelerinin de rehberli inde Anadolu ya yönlendirilmekte idi. Nitekim Sultan Alp Arslan da 1064 ve 1067 y llar nda, Kafkasya ve Azerbaycan seferleri ile Türkmenler in Anadolu ya uzanan yollar n n güvenli ini sa lam fl bulunuyordu. Ani-Kars bölgesini fethederek, yine bu sürece katk da bulunmufltu. Bununla birlikte Selçuklu sultanlar n n, herhangi bir sebeple do uda meflgûl olduklar zamanlarda da fetihler durmuyor, Türkmen kumandanlar öncülü ünde do al seyri içerisinde ilerliyordu. Nitekim bu çerçevede fetihleri yürüten meflhur Sâlâr- Horasan, Gümüfltegin, Afflin, Ahmedflah ve Artuk gibi komutanlar, Selçuklular a tâbi küçük müslüman emirliklerin topraklar n üs olarak kullan p, güney ve iç Anadolu ya kadar ak nlar düzenlemekte idiler. Ancak bu ak nlar n bafll ca amac, savafl n en do al kazanc olmakla birlikte, yaln zca ganimet elde etmek de ildi. Sözkonusu ak nlar n stratejisi iyi incelendi inde bu savafllar n temel hedefinin askerî sefer yollar n ele geçirmek, güçlü Bizans kalelerinin savunmas n zay flatmak ve mümkün oldu unca az kay pla ifli bitirmek oldu u anlafl lmaktad r. Ancak bütün bunlara ra men, özellikle Selçuklu sultanlar n n himayesinde olmayan ak nlar, zaman zaman Bizans kuvvetleri taraf ndan durdurulabiliyordu. Anadolu nun sarp fizikî co rafyas, çok iyi tahkim edilmifl kale ve flehirlerine uygun kuflatma araçlar ndan ve donan mdan yoksun olan Türkmenler bazen baflar s z oluyorlard. Düflman taraf ndan takip edildiklerinde de, gidebildikleri son yere, Azerbaycan a kadar çekilmek zorunda kal yorlard. Fakat bu faaliyetleriyle her hâlükârda Anadolu nun fethini kolaylaflt - racak zemini de haz rl yorlard. Öyle ki Anadolu fetihleri 1067 y l nda Kayseri ye kadar genifllemiflti. Hattâ Diogenes in faal siyasetine ra men, Sultan Alp Arslan n önünden kaçan akrabas Erbasgan yakalamakla görevlendirilen Afflin Bey, bu takip s ras nda rahatl kla Sakarya y afl p Marmara k y lar na ulaflabilmiflti (1070). Diogenes in Malazgirt e Kadarki Faaliyetleri Bizans mparatorlu u da pek tabiî, giderek büyümekte olan Türk tehlikesinin fark nda idi. Bununla birlikte stanbul da yaflanan taht ve nüfuz mücadeleleri devleti zaafa u ratm fl bulunuyordu. Bu durum Türk istilâs na zaman nda müdahalede bulunmay engelliyordu. Eyaletlerdeki askerî kuvvetler oldukça güç kaybetmiflti. mparator Konstantinos IX. Dukas n yetiflkin bir varis b rakmadan ölümü üzerine kar s Eudokia, Romanos Diogenes adl komutan ile evlenerek onun tahta geçmesini sa lad. Art k yeni imparatorun yegâne hedefi Türk tehlikesini bertaraf etmekti. Bu maksatla derhâl harekete geçti bahar nda Bulgaristan ve Makedonya askerleri ile Uzlar (gayr müslim O uzlar) ve Franklar gibi muhtelif unsurlardan devflirilmifl ücretli ordusuyla yola ç kt. Türkmenler in Niksar ele geçirdiklerini ö renince güzergâh n de ifltirip, Kayseri üzerinden Sivas a geldi. Divri i civar nda karfl lafl p savafla girdi i bir Türk birli ini yenip çekilmeye mecbur etti. Sonra as l hedefine do ru güneye döndü ve Suriye ye vard. Halep yak n ndaki Menbic i ele geçirip ahalisini esir ve katletti (Kas m 1068). Artah ve Azaz kalelerini de zapt edip, ayn flekilde ya malad. Diogenes in as l hedefi Suriye nin kap s durumundaki Ha-

56 48 Büyük Selçuklu Tarihi leb i ele geçirmekti. Bununla birlikte ordusunun açl kla karfl karfl ya kalmas onu dönmeye mecbur etti. Fakat dönerken Türkler in bu bölgeden Anadolu ya giriflini engeleyecek bir savunma tedbiri olarak, Menbic i tahkim etti. Ancak o daha Orta Anadolu ya varmadan Türkmen komutan Afflin, Sakarya havzas na kadar girip Amorium u zabt etti, pek çok esir ve ganimet ele geçirdi. Bütün bu olanlar karfl - s nda çaresiz kalan mparator, ordusunu Türkler e karfl savaflmak üzere Anadolu da da tarak stanbul a döndü. H z kesmeyen Türk ak nlar na karfl, ertesi y l tekrar sefere ç kan mparator Diogenes in flimdiki hedefi ise Türk ak nlar n n üssü olan Ahlat t. Diogenes, Kayseri-Sivas üzerinden Palu ya kadar geldi. Ancak Türk ak nc lar n n Konya ya girmeleri ve Malatya bölgesini korumakla görevli Ermeni Philaretos un yenilip kaçmas üzerine stanbul a dönmek zorunda kald. mparator un 1070 y l nda bir kere daha sefere ç kma giriflimi ise muhalifleri taraf ndan engellendi. Bunun üzerine Türkler e karfl Malatya ya Philaretos, Sivas a da Manuel Komnenos komutas nda iki ordu gönderdi. Alp Arslan n amcas n n o lu olup Kavurt Bey in isyan na destek veren ve yenildikten sonra kaçan Erbasgan, Yabgulu Türkmenler i ile Kafkasya bölgesinde faaliyetlerde bulunuyordu. Alp Arslan n bu tarafa yönelmesi üzerine, onun önünden çekilerek süratle Anadolu ya girdi. Sultan taraf ndan kendisini takiple görevlendirilen Afflin in önünden kaçarken, Sivas yak n nda karfl lafl p savaflmak zorunda kald Manuel Komnenos u esir ald. Fakat stanbul a gitmek niyetinde oldu unu anlat p esirleri serbest b rak nca bütün maiyyeti ve Manuel ile birlikte stanbul a giden Erbasgan Diogenes taraf ndan çok iyi karfl land. Onu takip ederek hiç bir engelle karfl laflmadan Marmara k y lar na ulaflan Afflin, mparator u Erbasan iade etmemesi durumunda, mevcut anlaflmay bozarak ülkesini ya malamakla tehdit etti. Nitekim mparatordan red cevab alan Afflin, Honaz a kadar ak nlarda bulundu. Çok miktarda ganimetlerle birlikte dönerken a r k fl flartlar sebebiyle kay plara u rad. Yine de Türk ak nlar n n üssü olan Ahlat a döndü. Erbasgan meselesini ve Bizans a karfl baflar lar n, bu s rada Suriye seferinden dönmekte olan Alp Arslan a bir mektupla rapor etti. Alp Arslan n Suriye Seferi Bizans mparatorlu u nun ticarî ç karlar dolay s yla, Fat mî Halifeli i ile yak n iliflkileri bulunmaktayd. Hat rlanaca üzere, Tu rul Bey zaman nda yap lan anlaflma ile, stanbul daki camide Fat mî halifesi yerine Abbasî halifesi ad na hutbe okutulmas kabul edilmiflti. Bu durum Fat mîler le Bizans aras nda k sa süreli biri so uklu a sebep olsa da, iliflkiler zaman içerisinde tabii seyrine girmifl bulunuyordu. Fat mîler in Bizans ile ittifaklar, takip ettikleri dinî siyaset ve sünnî islâm dünyas için tehdit oluflturmalar Alp Arslan n dikkatini bu yöne çekiyordu. Bu arada Fat mî Devleti ndeki iç kar fl kl klar, dönemin en büyük gücü olan Selçuklu Devleti nde yank buldu. Fat mî veziri Ebû Cafer b. Hamdân, Alp Arslan anlaflmazl k hâlinde bulundu u ordu komutan Bedrülcemâli ye karfl M s r a davet etti (1070). Fat mîler e tâbi olan Halep emiri de, sefere ç kmas durumunda Sultan a yard m vaadinde bulunuyordu. M s r seferine karar veren Sultan, hem Diogenes le birlikte Türkler e karfl sald - r ya geçen Bizans a gözda vermek; hem de Suriye istikametinde ilerlerken arkas nda pürüz b rakmamak düflüncesiyle Anadolu ya geldi (Temmuz 1070). Van Gölü nün kuzeyinden Malazgirt önlerine geldi. Önce Malazgirt i, sonra Tu rul Bey in 1054 de ald, fakat düfltü ü anlafl lan Ercifl kalelerini kolayl kla ele geçirdi. Ora-

57 3. Ünite - Alp Arslan Zaman 49 dan güneye dönerek Mervanî emirinin idaresindeki Amid (Diyarbak r) e geldi. taâtsiz tutumu sebebiyle cezaland rmak istedi i Emir Nizameddin in yerine kardeflini atamaya karar verdi. Ancak emirin af dilemesi ve pek çok hediyeler sunmas üzerine yoluna devam etti. Siverek ve Tulhum kalelerini ald ktan sonra Ekim 1070 de, Urfa y kuflatma alt na ald. Dönemin büyük flehirlerinden olan Urfa, surlar dolay s yla çok iyi korunuyor; Bulgar Basil adl bir komutan taraf ndan müdafaa ediliyordu. Alp Arslan, bu sefere destek sözü vermifl olan Halep Mirdasî emiri Mahmud u da yard ma ça rd ise de gelmedi. Daha fazla zaman kaybetmek istemeyen Alp Arslan, iki ay kadar süren Urfa kuflatmas n dinar haraç ödeme teklifini kabul ederek kald rd. Alp Arslan bundan sonra F rat Nehri ni geçerek (20 Ocak 1071) Halep yak nlar na geldi. fiehrin hâkimi Mirdasî emiri Mahmud, Fat mîlerle olan iliflkilerinin etkisiyle itaâtsizlik gösteriyordu. Alp Arslan bunun üzerine flehre zarar vermek istemedi i halde Halep i kuflatmaya karar verdi (Nisan 1071). Ancak Diogenes in Suriye seferinde de görüldü ü gibi, Bizans n da hedefinde olan bu uç flehrini k l ç zoruyla almay ve slâm hududunu zay flatmay uygun bulmad. Bir ay kadar süren kuflatma sonunda annesi ile birlikte Alp Arslan n huzuruna ç k p af isteyen Mahmud Abbâsî Halifeli i ne ve Selçuklu Devleti ne ba l l k flart yla görevine iade edildi. Diogenes Yeniden Anadolu da Sultan Alp Arslan Haleb den M s r a gitmeye haz rland s rada gelen Bizans elçisi, mparator un Ahlat, Ercifl, Malazgirt ve Menbic kalelerinin iade edilmesini istedi ini, aksi taktirde büyük bir orduyla gelece ini bildiriyordu. Diogenes in sefere ç kmak yerine elçi göndermesini, onun zay fl na yoran Alp Arslan, elçiye sert bir üslûpla olumsuz cevap verdi. Ancak 13 Mart ta stanbul dan hareket eden mparator un büyük bir ordu ile Erzurum a do ru ilerlemekte oldu u haberi kendisine ulafl nca telaflla dönüfl yoluna girdi. Kuvvetlerinin bir k sm n, Fat mîler e karfl Suriye de b rak p F rat geçti. Selçuklu ordusu nehri geçerken hayvanlar n n bir k sm telef oldu u gibi, iflin aciliyeti dolay s yla hareket kaabiliyeti zay f birlikler de SORU terhis edilince mevcudu bir hayli azalm fl oldu. SORU Dikkat edilecek olursa Sultan Alp Arslan n Haleb i kuflatmas ve mparator un D KKAT büyük bir D KKAT ordu ile stanbul dan yola ç kmas ayn günlere rastlamaktad r. Oysa art k bir imparatorluk hâline gelmifl olan Selçuklu Devleti nin bu seferden, daha haz rl k SIRA aflamas nda S ZDE haberdar olmas gerekirdi. Vezir Nizamülmülk ün Siyasetnâme adl eserinde nakletti i bilgi, devletin gizli haber alma, bilgi toplama konusundaki eksikli ini aç kça ortaya koymaktad r. Buna göre Alp Arslan a istihbarât teflkilât kurulmas teklif edildi inde AMAÇLARIMIZ Dostlar m AMAÇLARIMIZ düflman, düflmanlar m dost gösterirler endiflesi ile reddetmiflti. Selçuklu ordusunun Suriye den telaflla dönüflüne flahit olan Bizans K T Aelçisi, P durumu mparatora bildirdi. Hattâ Alp Arslan n takviye kuvvetler toplamak üzere Urfa dan Musul a gitmesi de, mparator dan korkup ran a kaçt fleklinde rapor edildi. Diogenes e gelince Balkan ve Anadolu vilâyetlerinden, Ermeni, TELEV ZYON Slav, Bulgar, Gürcü, Alman, Frank, Peçenek, Uz ve K pçak gibi çeflitli milletlerden toplad ordusuyla Anadolu ya girmifl bulunuyordu. Bizans ordusunun a rl klar araba ile çekilirken, kiflinin kulland ve 100 hayvan n çekti i devasa bir manc - NTERNET n klar da vard. Ayr ca ordunun çarkç, la mc, arabac, manc n kç gibi teknik s - n f n toplam n n i, kumandan/subay say s n n i buldu u kaydedilmektedir. Rakamlar mübala al gibi görünse de, Bizans ordusunun mevcudunun K T A P TELEV ZYON NTERNET

58 50 Büyük Selçuklu Tarihi Selçuklu ordusu ile k yaslanamayacak kadar çok oldu u anlafl lmaktad r. Nitekim bu orduda yer alan Uzlar n mevcudunun dahi oldu u kaydedilmektedir. Netice olarak, gibi çok abart l baz rivayetlere ra men Bizans ordusunun civar nda oldu u kuvvetle tahmin edilmektedir. Alp Arslan ise, Azerbaycân/Hoy da bir k s m kuvvetlerin kat lmas n bekledikten sonra Meyyâfarîkîn, Erzen ve Bitlis yoluyla Ahlat a vard. Savafl n ciddiyeti dolay s yla hatunu ve çocuklar n vezir ile birlikte Tebriz e gönderirken, ölürse o lu Melikflah yerine geçirmelerini istedi. Alp Arslan Ahlat a geldi inde huzuruna ç - kan Afflin Bey, Anadolu gazalar nda ve özellikle Erbasgan takibi s ras nda yaflad klar n ve Rumlar n kendileriyle savaflacak kudrette olmad n anlatarak onu ümitlendirdi. Anadolu gazalar ile flöhret bulan Afflin, Sanduk, Artuk, Dilmaço lu, Mengücik, Daniflmend, Çavl ve Porsuk gibi bey ve Mervano ullar ile bir k s m mahallî müslüman kuvvetlerinin kat l m yla Selçuklu ordusunun mevcudunun da civar na ulaflt anlafl lmaktad r. Fersah bir islâmî uzunluk birimi olup 3 mile eflittir. Bir mil yaklafl k 2 km. oldu una göre bir fersah da 6 km.dir. MALAZG RT ZAFER Bizans ordusu Kapadokya ya ulaflt nda toplanan harp meclisi nas l bir strateji uygulanmas gerekti i konusunu tart flt. Baz lar Selçuklu ordusunu iç bölgelere, çekerek ve iafle imkânlar n yok ederek h rpalamay önerdiler. Di erleri ise de il Erzurum da durmay, ran a var p tüm slâm ülkelerini istilâ etmeyi, yani hucümu öneriyorlard. kinci görüfle uyan Diogenes, yoluna devamla Erzurum a geldi. Ordusundan kiflilik bir birli i, do uda güvenli i sa lamak ve ordusuna erzak sa lamak üzere Abhazya ya gönderdi kiflilik bir kuvveti ise Türk as ll Tarkhaniotes ve Frank Russel komutas nda, yollar n emniyetini sa lamalar için Ahlat a sevk etti. Alp Arslan n da tam Ahlât a ulaflt s rada, Selçuklu öncü birlikleri, Sanduk Bey idaresinde Bizans kuvvetlerini bask na u ratt lar. Da lan askerler Malatya bölgesine kaçarlarken mparator, Ermeni Basil idaresinde yeni bir k ta asker yollad. Basil, esas Selçuklu ordusunun henüz gelmedi ini ve Bizans öncü birliklerini da tan kuvvetlerin Ahlat garnizonu askerleri oldu unu zannediyordu. mparatoru da bu flekilde bilgilendiren Basil in askerleri ölü veya esir olarak imha oldu- undan geriye haber getirecek bir kifli bile kurtulamad. Bu arada Diogenes, zay f bir müfreze taraf ndan korunmakta olan Malazgirt i alarak, ba fllama sözü vermesine ra men, müdafileri ve halktan kaçamayanlar katletti. Sultan Alp Arslan da bu s rada, yan nda yukar da say lan kumandanlar oldu u hâlde Malazgirt e do ru ilerlemekte idi. Selçuklu ordusunun aniden gelifli karfl s nda flaflk nl a düflen Bizans ordusu, yürüyüflünü durdurup Malazgirt e 10 km. kadar mesafede, Rahva ovas nda ordugâh n kurdu. Ancak karargâh n mparator dan önce hâkim tepelere kuran Alp Arslan, 24 A ustos günü ilerleyerek düflman n bir fersah yak n na geldi. Sultan yine de, kuvvet azl dolay s yla bir meydan savafl na girmek konusunda tereddütlü idi. Bu yüzden bir yandan da düflman hakk nda bilgi toplamak ve mparator a bar fl önermek üzere bir elçilik heyeti gönderdi. Abbâsî halifesinin sultana gönderdi i bn Mühellebân ve Savtekin den oluflan heyet, Sultan n sulh teklifini Diogenes e ilettiler. mparator öncü birliklerinin hezimete u ramas na ve ordusundaki itaâtsizlik emarelerine ra men, say sal üstünlü- ün verdi i gururla, teklifi çok kaba bir flekilde geri çevirdi. Selçuklu ordusu hakk nda kendisine verilen yan lt c bilgilerin de etkisiyle, bar fl n Rey de yap laca n, kendilerinin sfahân da, hayvanlar n n ise Hemedan da k fllayaca n söyleyerek meydan okudu. Diogenes ayr ca bu seferin, Bizans bak m ndan o güne kadarki

59 3. Ünite - Alp Arslan Zaman 51 Türk ak nlar ile yak n iliflkisini ortaya koyan, kesin sonuç almaya yönelik bir intikam seferi oldu unu anlatan flu cümleleri sarf ediyordu: Rum (Roma) ülkesine yap lanlar, ayn yla slâm ülkelerine yapmad kça dönmeyece im. Bu sefer için muazzam paralar sarf ettim. Nas l dönerim? mparator un cevab, mensup olduklar dine ve millete hizmet için, idealleri u runda yaln zca kazanmaya odaklanm fl, Selçuklu ordusu üzerinde olumsuz bir etki yapmad. Abbâsî Halifesi de, bu harbin slâm Dünyas için arzetti i ehemmiyet dolay s yla, haz rlatt bir dua metnini bütün slâm ülkelerine göndererek Alp Arslan n ordusu için Allah a yakar lmas n istedi. mam n n tavsiyesiyle savafl müslümanlar için özel bir gün olan Cuma ya b rakan Alp Arslan, ordusunun maneviyat n yükseltecek tedbirler de al yor, bu savafl n bir kader savafl oldu ununun bilinci ile Cuma namaz ndan sonra ordusuna flöyle hitap ediyordu: Burada Allah tan baflka sultan yoktur. Emir ve kader onun elindedir. Bu sebeple benimle birlikte savaflmak veya ayr l p gitmek konusunda serbestsiniz. Askerleri hiçbir flekilde ayr lmayacaklar n beyan ederken üzerine beyaz bir elbise giyen Sultan, eski Türk âdetine göre at n n kuyru unu ba lad. Gö üs gö üse harp edece inin iflareti olarak, ok ve yay n at p, k l ç ve topuzunu ald. Ey askerlerim! E er flehit olursam bu beyaz elbise kefenim olsun. O zaman ruhum göklere yükselecektir. Melikflah yerime tahta ç kar n z ve ona ba l kal n z. Zaferi kazan rsak önümüzde çok hay rl günler olacakt r sözleriyle art k savafla haz r oldu unu gösteriyordu (Turan 2010, Köymen 1972). Gece boyunca Türk askerlerinin boru, davul ve tekbir sesleri ile uykusuz b rak lan Bizans ordusunda da, ertesi gün kendi adetlerince benzer törenler, ayinler yap ld. Nihayet 26 A ustos 1071 Cuma günü, ö le namaz ndan sonra iki ordu harp düzeni ald. Bizans ordusunun merkezinde mparator bulunuyor, sa kanada Nikephoros Bryennios, sol kanada Aleates, artç kuvvetlere ise Andronikos Dukas kumanda ediyordu. Sultan Alp Arslan ise ordusunu iki ana bölüme ay rm fl bulunuyordu. Tarank adl kumandan n emrine verilen ve daha kalabal k olan ikinci k s m, dörde ayr larak önceden savafl alan n n yanlar ndaki tepelere pusuya yat r lm flt. Bunlar n bir bölümü Bizans ordusunun gerisini tutacak ve keflif yapacak; di erleri ise s ras geldi inde düflman kuflat p ok ya muruna tutacaklard. Sultan Alp Arslan komutas ndaki birinci k s m ise, Diogenes in karfl s nda yerini ald. Savafl Murat suyunun bir kolu üzerinde, Malazgirt önündeki Rahva ovas nda cereyan ediyordu. Selçuklu askerlerinin ok ya muruna tutarak tahrik etmesi üzerine, Bisans ordusu çan sesleri eflli inde harekete geçti. Bizans ordusu, kendilerine oranla çok az olan bu kuvvetleri ezmek hevesiyle hücuma kalkt. Selçuklu birlikleri taktik gere i, yenilmifl gibi yaparak ve sa a sola da larak geri çekilmeye bafllad lar. Bu takip s ras nda pusular ndan ç kan Türk askerleri düflman n sa kanad n bozguna u ratt lar. Bu s rada Peçenek ve Uz askerleri de daha önce sözlefltikleri gibi Selçuklu saflar na geçtiler. Bizans ordusunda bulunan bu gayr müslim Türkler in, Selçuklu ordusu çevresinde keflif yaparlarken, ayn dili konufltuklar n duyunca, savafl s ras nda taraf de ifltirmek için anlaflt klar rivayet edilir. mparator ordusunun sa kanad n n bozulmas üzerine, sol kanad yard ma ça- rd. Ancak onlar da Bizans ordusunun arkas na sarkan Türk askerlerince kuflat - l p yenilgiye u rat ld klar için yard ma gelmeleri mümkün olamad. Ermeni kuvvetleriyse zaten savafl bafllad nda firar etmifllerdi.

60 52 Büyük Selçuklu Tarihi Sahte ricat Türkler in çok eski zamanlardan itibaren Malazgirt te, Mohaç ta hattâ Preveze de uygulad klar bir harp takti idir. Düflmana sald ran askerler yenilmifl gibi yap p süratle geri çekilirken, yanlarda önceden pusuya yat r lm fl olan birlikler ç karak düflman arkadan çevirir ve bir çember içerisinde kalan düflman imha ederlerdi. fiekil 3.1 Muharebeyi büyük bir ustal kla yöneten Alp Arslan sahte ricat, turan takti i veya kurt oyunu denilen Türk savafl takti ini uygulayarak kuvvet azl n n zaafa dönüflmesine engel oldu. Diogenes nihayet, Türk birliklerini takip ederken pusuya düfltü ünü anlay p geri çekilmeye karar verdi. Fakat daha savafl n sonucu belli olmadan, artç kuvvetler komutan Andronikos, mparator un bozguna u rad n ilan edip kaçt. Bununla birlikte kuflatman n tam ortas nda kalan Diogenes, esir düflene kadar k l c yla kahramanca savaflt. Nihayet elinden yaralanan ve at vurulunca yere düflen Diogenes esir edildi. Malazgirt Savafl Kaynak: Köymen (1972) A ustos saat a kadar iki taraf Ordular n n tertipleri fiekil 3.2 Malazgirt Savafl Kaynak: Köymen (1972) Bizans Ordusunun 26 A ustos 1071 saat dan saat a kadar kuflat lmas ve yok edilmesi

61 3. Ünite - Alp Arslan Zaman 53 Böylece akflama kadar süren muharebede Bizans ordusunun büyük k sm imha edildi. Baflta mparator olmak üzere, pek çok kifli de esir düfltü. Selçuklu ordusunun elde etti i ganimetin haddi hesab yoktu. Bu benzeri az görülmüfl fevkelâde, inan lmas zor bir olayd. Diogenes, Sultan n huzuruna zincire vurulmufl ve boynuna esaret niflanesi olan lale tak lm fl olarak ç kar ld. Di er esirlerin ona gösterdi i sayg ve bn Mühelleban n flahitli i ile teflhis edildi. Malazgirt Savafl nda karfl karfl ya gelen Selçuklu-Bizans ordular n SIRA yap lar S ZDEbak m ndan karfl laflt rarak de erlendirin. 3 Selçuklu sultan, mparator u bar fl teklifini reddetmesi yüzünden tenkit etmenin d fl nda, ona kötü muamelede bulunmad. Hattâ onu Üzülmeyiniz mparator! nsanlar n maceralar böyledir sözleri ile teselli etti. Diogenes e SORU hilat, kaftan ve SORU külah giydirildi. Üzerinde kelime-i flehadet bulunan bir sancak hediye edildi. Afla- da okuma parças nda detay verilen konuflmalardan sonra bir anlaflmaya var ld. D KKAT D KKAT Buna göre Bizans imparatoru flu hususlar yerine getirmeyi taahhüd ediyordu. mparator serbest b rak lmas karfl l nda 1,5 milyon dinar fidye verecek Bizans Devleti y ll k dinar vergi ödeyecek Selçuklu Sultan talep ederse, mparator askerî yard mda bulunacak Taht n muhafaza edebildi i takdirde, önceden müslümanlar n elinde olan AMAÇLARIMIZ Antakya, Urfa, Malazgirt ve Ahlât Selçuklular a terk edecek AMAÇLARIMIZ Bizans ülkesindeki tüm müslüman esirler serbest b rak lacakt. Bu anlaflmadan ç kan en önemli sonuç, Bizans mparatorlu u nun Selçuklu K T A P K T A P Devleti ne ba l duruma gelmifl olmas d r. Nitekim vergi ve askeri yard m mükellefiyeti yan nda imparatora hilat giydirilmifl olmas bunun aç k delilleridir. Tarihçilerden anlaflman n flartlar n zaferin büyüklü ü ile uygun bulmayanlar oldu u gibi, bu vesile ile Alp Arslan n yüce gönüllülü ünü öne ç karanlar TELEV ZYON da vard r. Bir hafta TELEV ZYON kadar misafir edilen Diogenes, nihayet 200 kiflilik bir Türk müfrezesi eflli inde, dinar da yol harçl verilerek, stanbul a gitmek üzere u urland. Bununla birlikte her iki hükümdar da, bu anlaflman n uygulanabilmesinin NTERNET mparator un hayatta kalmas na ba l oldu unu, Diogenes in stanbul a dönemeden NTERNET taht kaybedebilece i öngörmüfllerdi. Nitekim Diogenes daha Sivas a vard nda taht n n Mihail VII. Dukas taraf ndan ele geçirildi ini ö rendi. Yine de Alp Arslan n yard m na da güvenerek mücadeleye devam etti. Ancak yenilgiye u rad. Manast ra kapanmaya söz verdi ise de, Mihail Dukas onun gözlerine mil çektirerek ac lar içerisinde ölümüne sebep oldu. Öte yandan slâm âleminde büyük sevince yol açan Malazgirt Zaferi, her tarafa fetihnâmeler gönderilerek duyuruldu. Halife el-kaim Biemrillah 12 Eylül günü Ba dad a ulaflan fetihnâmeyi devlet erkân n n huzurunda merasimle okuttu. Halife, Alp Arslan a bu vesile ile bir tebrik mesaj gönderdi. Ba dad da, halk n da coflkuyla kat ld flenlikler yap ld. Hat rlanaca gibi, Türkler Yak ndo u ya girdiklerinde slâm Dünyas n n karfl karfl ya oldu u en büyük d fl tehlike, ata a kalkm fl olan Bizans mparatorlu u idi. Selçuklular taraf ndan ilerleyifli durdurulan Bizans n, bu kararl ve son büyük girifliminin de bofla ç kmas Müslümanlar a genifl bir nefes ald rm flt. Diogenes in taht kaybetmesi üzerine, Bizans ile yap lm fl olan anlaflma hükümsüz kald. Alp Arslan bunun üzerine, dostu imparatorun intikam n da bahane ederek, komutanlar na Anadolu nun fethini emretti. Bu anlaflman n yürürlükte kalmas durumunda bile, Bizans topraklar na yap lan Türkmen ak nlar n n önünü kesilece ini iddia etmek mümkün de ildir. Zira O uzlar/türkmenler, bir yurt bulmak mecburiyeti ile Dandânakân savafl ndan beri, Selçuklu Devleti nin politikalar çer-

62 54 Büyük Selçuklu Tarihi 4 çevesinde Anadolu ya ak nlar yapmakta idiler. Öyle ki daha Malazgirt Savafl dan önce Sakarya havzas na kadar ulaflm fllard. Ancak Bizans n henüz Türkler e karfl koyacak ve onlar takip edebilecek kuvveti bulunmaktayd. Bu yüzden Türkmenler, Bizans taarruza geçince gidebildikleri yere kadar geri çekilmeye mecbur kal - yorlard. Oysa Malazgirt yenilgisinden sonra Bizans, neredeyse yüz y l boyunca bir daha bu büyüklükte bir ordu toplayamayacak a r bir darbe yedi. Baflka bir deyiflle, bu zaferle Bizans n askerî gücü k r l nca Türkler, bundan böyle güvenli bir flekilde Anadolu ya yerleflmek imkân bulmufllard r. Malazgirt Zaferi bu bak mdan Anadolu nun yurt tutulmas bahsinde tam anlam yla bir dönüm noktas olmufltur. Nitekim çok k sa bir süre içerisinde Do u Anadolu bölgesinde Saltuklular, Mengücikler, Daniflmendliler gibi beylikler kuruldu y l nda Süleymanflah n znik i fethiyle kurulan Türkiye Selçuklu Devleti ve Küçük Asya Anadolu nun vatan haline gelmesi de flüphesiz bu zaferin eseridirler. Malazgirt zaferinin Türk Tarihi bak m ndan önemini nas l aç klars n z? ALP ARSLAN IN TÜRK STAN SEFER VE ÖLÜMÜ Bir y ldan uzun bir zamand r seferde bulunan Sultan Alp Arslan, Malazgirt savafl ndan sonra sfahan a döndü. Burada zafer münasebetiyle tâbi emir ve hükümdarlar n ve elçilerin SORU tebriklerini kabul etti. Ancak bir süre sonra Türkistan a sefere ç k- SORU mak zorunda kald. Bilindi i gibi Maveraünnehir de Ça aniyan ve Harizm in hâkimiyeti konusu D KKAT D KKAT Gazneliler le Karahanl lar aras ndaki bir mesele olarak Selçuklular a miras kalm flt. Karahanl lar la, Alp Arslan n Toharistan melikli i s ras nda da eksik olmayan s - n r çat flmalar, flimdi damad fiemsülmülk Nasr Han ile o ullar Ayaz ve lyas aras nda da sürüyordu. Nasr Han n do uda meflgul olmas ndan yararlanan Toharistan meliki Ayaz onun topraklar na sald rd. Geri dönüp Ayaz yenilgiye u ratan AMAÇLARIMIZ Han, Selçuklu AMAÇLARIMIZ melikine a r kay plar verdirdi. Ayr ca Alp Arslan n k z olan eflini de, kardefli lehine casusluk yapt suçlamas yla döverek ölümüne sebep oldu. Alp Arslan bu geliflmeler üzerine Karahanl hükümdar n cezaland rmak için K T A P K T A P kiflilik bir ordu ile sefere ç kt. Selçuklu ordusunun Ceyhun Nehri nden geçifli bir ay sürdü. Sultan n ilerleyifli Maveraünnehir s n r ndaki Barzam kalesinin direnifliyle duraklad. Bat nî inan fll oldu u söylenen Yusuf el-harezmî adl kale komutan, daha TELEV ZYON fazla direnemeyece ini anlay nca teslim olmaya karar verdi. Ancak TELEV ZYON rivayete göre s rlar ortaya ç kmas n diye kar s ve çocuklar n kendi elleriyle öldüren Yusuf, bir suikast plân yapt. Sultan n huzuruna ç kar ld nda çizmesinin NTERNET koncuna saklad NTERNET hançeri ç kar p üzerine at ld. Alp Arslan ve komutanlar ndan Gevherâyin a r flekilde yaraland lar. Yusuf, Sultan n adamlar taraf ndan hemen orada öldürüldü. Ancak Sultan Alp Arslan da ald yaralar n tesiri ile dört gün sonra 25 Kas m 1072 tarihinde flehit oldu. Ölümü kar fl kl klar önlemek düflüncesiyle bir müddet gizli tutuldu. Cenazesi daha sonra Merv e getirilerek, orada babas Ça r Bey in yan na defnedildi. Alp Arslan n saltanat bn-i Kemâl in Yavuz Sultan Selim in saltanat için yapt - benzetmede oldu u gibi, ikindi günefli gibi gölgesi uzun, fakat vakti k sa bir saltanat oldu. Ancak di er tüm olaylar yok say lsa bile Türk, slâm ve Dünya Tarihinde çok mühim bir yer tutan, Anadolu nun Türkiye olmas n sa layan Malazgirt zaferi, onun ve askerlerinin ölümsüz bir hizmeti olarak tarihe geçmifltir. Sultan Alp Arslan bunun yan s ra, slâm dünyas n içeriden tehdit eden ve Fat - mîler eliyle siyasallaflan afl r fliîli e karfl da, Nizâmiye ad yla meflhur olan medreseler yapt rarak, fikir düzeyinde de sünnî islâma büyük hizmetler yapm flt r.

63 3. Ünite - Alp Arslan Zaman 55 Özet A MAÇ 1 Selçuklu Devleti nin iç meselelerini tan mlayabilme Çocu u olmayan Tu rul Bey in 1063 y l nda ölmesi üzerine, yerine veliahd tayin etti i, Ça r Bey in o lu Süleyman tahta oturdu. Ancak daha Tu rul Bey zaman nda brahim Yinal isyan na destek veren ve sonra kendisi isyan eden Kutalm fl da, saltanat ele geçirmek üzere harekete geçti. Önce Süleyman n tahta geçmesi için gerekenleri yapan vezir Amidülmülk Kündürî, Kutalm fl karfl s nda tutunamad. Bunun üzerine zaten taht ele geçirmek üzere harekete geçmifl bulunan Alp Arslan dan yard m istedi. Alp Arslan, saltanat davas na kalk flan Musa Yabgu yu etkisiz hâle getirdikten sonra, Kutalm fl n üzerine yürüdü. Yenilgiye u rayan Kutalm fl hayat n da kaybetti. Alp Arslan bundan sonra taht ele geçirdi. Kardefli Süleyman fiiraz a çekildi. Ancak Alp Arslan n Kirman meliki olan kardefli Kara Arslan Kavurt Bey, bafllang çta mücadeleye girmeyip ülkesine döndü ise de daha sonra defalarca ayakland. Kavurt un isyanlar bast r lsa da mesele tam olarak çözülemeyip Melikflah zaman na intikal etmifltir. Alp Arslan döneminde çözülmesi gereken di er önemli bir mesele ise halifelikle ilgili idi. Çünkü Halife el-kaim Biemrillah, Tu rul Bey in ölümü üzerine Selçuklu sultan n n ad n hutbeden ç - karm flt. Bununla da yetinmeyerek, Irak daki Selçuklu memurlar n n yerine kendi adamlar n atam flt. Bu durum Tu rul Bey in hilafet kurumu üzerinde oluflturdu u statünün de iflmesi anlam na geliyordu. Halife bu konuda bölgedeki mahalli emirlerin yard m na baflvurmay denedi ise de sonuç alamad. Alp Arslan rakiplerini bertaraf ettikten sonra Ba dad a bir heyet gönderip saltanat n n onaylanmas istedi. Halife bu iste i yerine getirmek ve Tu rul Bey zaman nda yap lm fl olan anlaflmay yenilemek zorunda kald. Alp Arslan n tayin etti i Selçuklu memurlar n n göreve bafllamas yla Irak da hâkimiyet yeniden kurulmufl oldu. A MAÇ 2 Selçuklu Devleti nde bu dönem yaflanan siyasî ve askerî olaylar aç klayabilme Sultan Alp Arslan n ilk seferi, devletin bat siyaseti do rultusunda 1064 y l nda, Azerbaycan ve Kafkasya üzerine oldu. Anadolu seferlerinin güvenli i için önce Gürcistan a girdi. Tiflis-Çoruh aras ndaki birçok yer fiavflat a kadar fethedildi. Gürcü kral kaçarken baz yerel yöneticiler ba l l k bildirdiler. fiehzâde Melikflah da Nizamülmülk ile birlikte Nahcivan da önemli fetihler yapt. Selçuklu ordusu Sepidflehr ve Lal i ald. Gürcü meliki Gürgen Selçuklu Devleti ne ba land. Alp Arslan yoluna devamla Anadolu ya girdi. Bizans a tâbi Ermeni prensli inin idaresinde iken Bizans imparatoru taraf ndan ilhâk edilmifl olan Ani flehri kuflat ld. Bu müstahkem flehir, fliddetli bir muhasara ile ele geçirildi (16 A ustos 1064). slâm dünyas nda da büyük sevinç yaratan bu olay üzerine Halife Sultan tebrik ve taltif etti. Sultan 1065 y l sonunda, Deflt-i K pçak üzerine bir sefer düzenledi. Müslüman olmayan Türkler le iflbirli i ederek bölge ticaretini sekteye u ratan K pçak ve Türkmenler i kendisine ba lad. Sözkonusu gayr müslim Türkler, Hazar Denizi nin kuzeyinden bat ya göç ederken Hazar-Karadeniz aras nda da s k fl kl a ve kar fl kl klara sebep olmakta idiler. Onlar n güneye inmeye zorlad topluluklar Kafkasya da Türkmenler in Anadolu göç yollar n t kamakta ve tehdit etmekte idiler. Bu yüzden ikinci Kafkasya seferine ç - kan Sultan Gürcistan da Tiflis dahil bir çok flehri zabt etti (1067 sonu). Gürcü meliki de y ll k vergi ödemeyi kabul etti. Bu arada Bizans mparatorlu u nda mparatoriçe Eudokia ile evlenerek tahta geçen Romanos Diogenes, Türkler i Anadolu dan atmak üzere harekete geçti. Çünkü Türk istilâs Sakarya k y lar na ulaflm fl bulunuyordu. Her ne kadar Bizans ordular karfl s nda çekilmek zorunda kalsalar da, Türkmenler yurt bulmak mecburiyeti ile ölüm pahas na mücadele etmekte idiler. Diogenes Malazgirt ten önce, biri Suriye ye kadar uzanan iki sefere bizzât kumanda etmifl olmas na ra men netice alamad.

64 56 Büyük Selçuklu Tarihi Alp Arslan ise 1070 y l nda Ercifl ve Malazgirt i fethetti. Diyarbak r ve Urfa y kuflat p Bizans a bir nevi gözda verdikten sonra Suriye ye ilerledi. Amac Sünnî slâm dünyas için büyük tehlike oluflturan Fat mî halifeli ini cezaland rmakt. Ancak Halep emirinin itaâtsizli i sebebiyle bu flehri muhasara etti i s rada Bizans imparatorunun Erzurum a do ru ilerlemekte oldu unu ö renerek süratle geri döndü. K sa süre içerisinde ancak toplanabilen kiflilik ordusu ile yaklafl k dört misli ve a r techizatl Bizans ordusuyla savaflmaya mecbur kald. Selçuklu ordusu, 26 A ustos 1071 Cuma günü Malazgirt te meydana gelen savafl kazand. Esir düflen Bizans imparatoru yap lan anlaflmada senelik vergi ödemeyi, Selçuklu Devleti ne tâbiyeti kabul etti. Bu anlaflma Diogenes in taht kaybetmesi sebebiyle yürürlü e giremedi. Ancak bu savaflta Bizans ordusunun bir daha toparlanamayacak flekilde ezilmifl olmas, Türkleri in Anadolu yu fethinin önündeki engelleri kald rm fl oldu. Diogenes in ölümü üzerine beylere Anadolu nun fethini emreden Alp Arslan sfahan a döndü. Bu s rada Belh meliki olan o lu ile Karahanl hükümdar fiemsülmülk Nasr aras ndaki s n r çat flmalar had safhaya ulaflm flt. Han n Alp Arslan n k z olan eflini de döverek öldürdü ü haberi üzerine Türkistan seferine ç kt. Ceyhun k y s ndaki Barzam kalesi komutan Selçuklu ordusuna bir hayli direndi. Alp Arslan n huzuruna ç kt nda hançeriyle onu yaralad. Sultan ald yaran n etkisi ile dört gün sonra flehit oldu. A MAÇ 3 Devletin yap s ve iflleyiflini de iflikliklerle birlikte aç klayabilme Sultan Alp Arslan 1066 y l nda Radgân da düzenlenen bir törenle o lu Melikflah veliaht tayin etti. Bununla veliahtl n kurumlaflmas ve saltanat kavgalar n n önlenmesini amaçlam fl olmal d r. Alp Arslan bundan baflka o ullar n ve baz hanedan munsuplar n da ülkenin çeflitli bölgelerini idare etmekle görevlendirdi. Ancak bu tayinler Selçuklu Devleti nin kuruluflu s ras nda yap - lan paylafl mdaki yetkilerden yoksun oldu u için, devletin parçalanmas na sebebiyet verecek nitelikte de ildi. stisna olarak Ça r Bey ve Musa Yabgu ya verilen imtiyazlar n, daha Tu rul Bey zaman nda k s tlanmas yoluna gidilmifltir. Alp Arslan zaman nda bu politika daha da yerleflerek, giderek daha merkeziyetçi bir yap ortaya ç km flt r. Buna ra men meydana gelen taht kavgalar ise kut inanc ndan kaynaklanmakta olup, bölünmeye de il, genellikle taht ele geçirmeye yönelik idi. fiehzâde isyanlar na destek veren Türkmenler in de flehzâdelerin bertaraf edilmelerine paralel olarak idare mekanizmas n n d fl nda kald klar anlafl lmaktad r.

65 3. Ünite - Alp Arslan Zaman 57 Kendimizi S nayal m 1. Alp Arslan n tahta geçifli s ras nda karfl laflt bafll - ca sorun afla dakilerden hangisidir? a. Kardefli Süleyman n veliahd olmas b. Vezir Amidülmülk Kündürî nin kendisini tehdit etmesi c. Kardefli Kavurt un isyan giriflimi d. Kutalm fl n isyan e. Ça aniyan ve Huttalân emirlerinin itaâtsizli i 2. Alp Arslan n halifelikle ilgili politikas n afla dakilerden hangisi tan mlar? a. Halife nin tüm isteklerini kabul etmifltir. b. Tu rul Bey zaman ndaki statüyü aynen sürdüren bir anlaflma imzalam flt r. c. Ba dad Halife nin idaresine b rakm flt r. d. Halife ye karfl Fat mîler le iflbirli i etmifltir. e. Düflmanl ktan dolay Halife nin k z n Ba dad a iade etmifltir. 3. Alp Arslan in Birinci Kafkasya ve Azerbaycân seferinde afla daki yerlerden hangileri fethedilmifltir? a. sfahan, Azerbaycan b. Van, Ani, Ahlat c. Meryemniflîn, Ahalkelek, Sürmeli, Ani d. Ani, Malazgirt, Kafkasya e. Erzurum, Ahlat, Gence, Gürcistan 4. Alp Arslan n Deflt-i K pçak seferinin sebebi afla dakilerden hangisidir? a. K pçak Han n n isyan etmesi b. Harizm valisinin daveti c. Cend i topraklar na katmak istemesi d. Ticaret yollar n n güvenli inin sa lanmas e. Anadolu seferlerinin önünü açma gere i 5. Alp Arslan n baz hanedan üyelerini vilayetlere atamas ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Meliklerin yönetim tecrübesi kazanmas sa lanmaktad r. b. Ülke hanedan n ortak mal oldu u gerekçesiyle bölünmektedir. c. Yönetimde sorumluluk paylafl m gere i görevlendirilmifllerdir. d. Egemenlik paylafl lmad için merkeziyetçili e ayk r bir durum yoktur. e. Bu flehzâdelere, kurulufl dönemindeki gibi genifl yetkiler verilmemifltir. 6. Alp Arslan n kinci Kafkasya Seferinin sebebi afla - dakilerden hangisidir? a. mparator Diogenes in Ahlat kuflatmas b. Gürcü melikinin Ani yi istilâ etmesi c. Hazar n kuzeyinden Avrupa ya göç eden O uzlar n yaratt kar fl kl k d. Mervanî emirinin isyan e. fiehzâde Erbasgan cezaland rmak 7. Alp Arslan n Suriye seferinin amac afla dakilerden hangisidir? a. Halep emirini cezaland rmak b. mparator un ele geçirdi i Menbic i geri almak c. Ermeniler in elinde bulunan Urfa y almak d. Haçl larla savaflmak e. Fat mîler i cezaland rmak 8. Malazgirt Savafl ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Selçuklu Devleti ile Bizans mparatorlu u aras nda geçmifltir b. 26 A ustos 1071 tarihinde olmufltur c. Bizans ordusu çeflitli milletlerden toplanm fl ücretli bir ordudur d. Selçuklu ordusu Bizans ordusundan kalabal k oldu u için savafl kazanm flt r e. Alp Arslan savafltan önce Diogenes e bar fl önerisinde bulunmufltur. 9. Afla dakilerden hangisi Malazgirt Savafl n n sonuçlar ndan biri de ildir? a. Bizans mparatorlu u Anadolu yu tamamen kaybetmesi b. Türkler in Anadolu ya güven içerisinde yerleflebilmeleri c. Bizans ordusunun büyük ölçüde imha edilmifl olmas d. Do u Anadolu da Türkmen beyliklerinin kurulmas e. Anadolu nun Türk Yurdu haline gelmesi 10. Alp Arslan n Türkistan Seferi ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Sefer Barzam kalesinin direnifli sebebiyle duraklam flt r. b. Barzam kalesi Melikflah taraf ndan zapt edilmifltir. c. Seferin sebebi Karahanl lar la yaflanan s n r çat flmalar d r. d. Karahanl hükümdar, Sultan n k z n öldürmüfltür. e. Alp Arslan, Türkistan Seferi s ras nda flehid edilmifltir.

66 58 Büyük Selçuklu Tarihi Okuma Parças Romanos Diogenes Esir Olarak Sultan n Huzuruna Getirildi inde Aralar nda Geçti i Söylenen Konuflma Sultan- Dostluk kurmak üzere sana Halife nin elçilerini gördermedim mi? Ama sen dostluktan kaç nd n. Sana düflmanlar m n geri verilmesi için (Erbasgan kastediyor) Afflin i göndermedim mi? Fakat sen Para sarfettim, büyük bir ordu toplad m, buralara kadar geldim, arad m yakalad m. Ülkeme yap lanlar slâm ülkelerine yapmad kça nas l dönerim? dedin. Serkeflli inin sonunu be endin mi? mparator- Ülkelerini almak için türlü kavimlerden ordu toplad m, paralar sarfettim. Memleketim ve kaderim senin elindedir. Bu hâlimle (Ayaklar ndaki zincir ve esirlik alâmeti olarak boynuna tak lan lâleyi kastederek) önündeyim. Nasihâti ve azarlamay b rak p ne istiyorsan onu yap Sultan- Zaferi sen kazansayd n bana ne yapard n? mparator- Sen böyle benim veya adamlar m n lütfuna terkedilmifl olsayd n, senin bafl n kesmelerini veya bir dara ac na asmalar n emrederdim Sultan- (Kendi kendine) Vallahi do ru söyledi. Baflka türlü konuflsayd yalan söylemifl olurdu. Bu adam ak ll ve mert birisi.bu sebeple öldürülmesi do ru de ildir. (Sonra yüksek sesle) Sana ne yapaca m san yorsun? mparator- Üç ihtimal vard r. Birincisi beni öldürtürsün ama bu kasap iflidir. kincisi beni ülkende teflhir edersin, bu da sarraf iflidir. Üçüncüsünü ise mümkün olmad ndan söylemeye gerek yoktur Sultan- O nedir? mparator- Affedilmem, sunaca m paralar kabul etmen, aram zda dostluk kurulmas, beni kumandanlar ndan birisi ve Rum da bir nâibin olarak ülkeme iade etmen. Zira beni öldürmenin bir faydas olmaz çünkü benim yerime bir baflkas n getirirler. Sultan- Ben Allah a, savafl kazan rsam sana iyi davranaca ma dair yemin etmifltim. Allah iyi düflünenlerin duas n kabul eder. Bu sebeple hakk nda aftan baflka bir fley düflünmedim, kendini sat n al. mparator- Sultan ne istedi ini söylesin. Sultan dinar mparator- Hayat m ba fllamakla benden bütün Rum ülkesini istesen de hakl s n. Lâkin bafllar na geçti imden beri ordular sevk etmek savafllar yapmak için Rum un paralar n sarf ettim, mallar n müsadere ettim, halk m fakir düflürdüm. Bundan sonra kankardefli olan iki hükümdar, yukar da flartlar belirtilen anlaflmay yapt lar (Köymen 1972, Turan 2010). Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. d Cevab n z do ru de ilse Alp Arslan n Tahta Ç kmas, Taht Mücadeleleri konusunu tekrar gözden geçirin. 2. b Cevab n z do ru de ilse Alp Arslan n Tahta Ç kmas, Abbasî Halifesi ile liflkiler konusunu tekrar gözden geçirin. 3. c Cevab n z do ru de ilse Azerbaycân- Birinci Kafkasya Seferi konusunu tekrar gözden geçirin. 4. d Cevab n z do ru de ilse Deflt-i K pçak ve Cend Seferi konusunu tekrar gözden geçirin. 5. b Cevab n z do ru de ilse fiehzâdelerin Tayini konusunu gözden geçirin. 6. c Cevab n z do ru de ilse kinci Kafkasya Seferi konusunu gözden geçirin. 7. e Cevab n z do ru de ilse Anadolu ve Suriye Seferi konusunu gözden geçirin. 8. d Cevab n z do ru de ilse Malazgirt Zaferi konusunu tekrar gözden geçirin. 9. a Cevab n z do ru de ilse Malazgirt Zaferi konusunu tekrar gözden geçirin. 10. b Cevab n z do ru de ilse Alp Arslan n Türkistan Seferi ve Ölümü konusunu tekrar gözden geçirin.

67 3. Ünite - Alp Arslan Zaman 59 S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Halife öncelikle Tu rul Bey, yani Selçuklular ad na okunan ve hâkimiyet alâmeti olan hutbeyi kesti. kinci olarak da devlet olman n gere i olan idarî ve malî tedbirleri ald. Irak ta Selçuklu görevlileri yerine valiler ve vergileri toplamak üzere memurlar tayin etti. S ra Sizde 2 Sultan Alp Arslan n flehzâdeleri çeflitli vilâyetlerin yönetimi ile görevlendirmesi, devletin merkeziyetçi politikalar na ayk r bir durum de ildi. Çünkü asl nda kut inanc na dayanarak her zaman isyan edebilecek olan melikler, kurulufl dönemindekine göre epeyce k s tlanm fl yetkilerle atan yorlard. Bu uygulamadan maksat flehzâdelerin idarî tecrübe kazanmalar ve yönetimde sorumluluk paylafl m d r. Yararlan lan Kaynaklar Agacanov, Sergey (2006) Selçuklular (Türkçe terc. E.Necef- A.Annaberdiyev) stanbul. Kafeso lu, brahim (1972) Selçuklu Tarihi stanbul. K rz o lu, M.Fahrettin (1982) An fiehri Tarihi ( ) Ankara. Köymen, M.Altay (1972). Alp Arslan ve Zaman stanbul. Köymen, M.Altay (1989) Selçuklu Devri Türk Tarihi Ankara. Turan, Osman (2010) Selçuklular Tarihi ve Türk slâm Medeniyeti stanbul. S ra Sizde 3 Bizans ordusu Uz ve Peçenek gibi gayr müslim Türkler, Ruslar, Franklar,Ermeniler, Anadolulu ve Balkanl muhtelif etnik unsurlardan, toplanm fl ücretli bir ordu idi. Yani onlar biraraya getiren de er, ortak bir ideal de il para idi. Bizans ordusu bünyesi ve ülküsü bak - m ndan ne kadar uyumsuz ise, Türk ordusu bunun tam aksine, ayn ideal u runa ölmeye haz r, soy ve inanç birli inin bir araya getirdi i ahenkli bir topluluk idi. S ra Sizde 4 Bizans n Türkler i Anadolu dan atmak için, büyük fedakârl klara katlanarak haz rlad ordusu bu savaflta imha oldu. Dolay s yla Türk ak nlar n durduracak ciddi bir güç kalmay nca, Türkler Anadolu ya güvenle yerleflmeye ve bu topraklar yurt tutmaya bafllad lar.

68 4BÜYÜK SELÇUKLU TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Selçuklu Devleti nin iç meselelerini tan mlayabilecek, Selçuklu Devleti nde bu dönem meydana gelen olaylar aç klayabilecek, Devletin imparatorlu a dönüflen yap s n, de iflikliklerle birlikte kavrayabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Melikflah Kavurt Türkiye Selçuklular Halife Terken Hatun Suriye çindekiler Büyük Selçuklu Tarihi Melikflah Zaman MEL KfiAH IN TAHTA ÇIKMASI B R NC TÜRK STAN SEFER ANADOLU VE SUR YE S YASET DO U ARAB STAN-HAC Z-YEMEN VE ADEN N SELÇUKLULAR A BA LANMASI D YARBEK R N SELÇUKLU TOPRAKLARINA KATILMASI SUR YE (ANTAKYA) SEFER K NC TÜRK STAN SEFER ÜÇÜNCÜ TÜRK STAN SEFER DEVLET N BÜNYES NDE OLUfiAN SORUNLAR MEL KfiAH IN SON BA DAD Z YARET VE ÖLÜMÜ

69 Melikflah Zaman MEL KfiAH IN TAHTA ÇIKMASI Hat rlanaca gibi Türkistan Seferi s ras nda flehit edilen Alp Arslan, ölüm döfle inde iken asker ve kumandanlardan veliahd Melikflah tahta geçirmeleri konusunda söz alm flt. Sultan n ani ölümü, kar fl kl klara meydan vermemek için bir müddet sakl tutuldu. Sonra devlet ileri gelenleri toplanarak Melikflâh tahta oturttular (25 Kas m 1072). Ordunun ba l l n sa lamak için kumandanlara çok miktarda hediyeler da t l p, askerin maafl yükseltildi. Melikflâh babas n n nafl n Merv de dedesi Ça r Bey in yan na defnettikten sonra Niflabur a geldi. Ba dad flahnesi Gevherayin vas tas yla bildirilen taht de iflikli i ve Melikflâh n saltanat n n onaylanmas talebi, Halife el-kaim Biemrillah taraf ndan tereddütsüz yerine getirildi. Bunun niflânesi olan menflur ve sancak yine flahne arac l ile Selçuklu baflkentine gönderildi. Melikflâh tahta geçmifl olmakla birlikte tüm meseleler çözülmüfl de ildi. Nitekim Alp Arslan zaman nda da bir kaç kere isyan etmifl olan Kavurt Bey, harekete geçmifl bulunuyordu. Melikflâh amcas na o ul dururken kardefle miras düflmeyece ini, mevcut iradeye boyun e mesi gerekti ini bildirdi ise de, onu durdurmak mümkün olmad. Selçuklu ordusu içerisinde taraftarlar oldu u anlafl lan Kavurt, öncü birlikleri yenilmesine ra men çekilmedi. Hemedan civar nda Nisan 1073 y - l nda meydana gelen savafl, Nizamülmülk ün baflar l sevk ve idaresinin de katk - s yla Melikflâh kazand. Savaflta iki o lu ile birlikte esir edilen Kavurt Bey, yay kirifli ile bo durulmak suretiyle öldürüldü. O ullar Sultanflâh ve Emirânflâh n gözlerine mil çekildi. Asker içerisinde huzursuzluk ç kmamas düflüncesiyle yüzü ündeki zehiri içerek intihar etti i duyuruldu. Kavurt Bey in Kirman da yerine b rakt - o lu Kirmanflah n ve sonra haleflerinin hüküm sürmesine, tâbiyet konusunda problem ç karmad klar sürece izin verilmifltir. Gözlerine mil çekilmifl olmas na ra men kaçarak, 1074 y l nda tahta geçen Sultanflâh üzerine sefere ç kan Melikflâh, onun af dile ini kabul ederek geri döndü. Bu s rada henüz 20 yafl civar nda bulunan Melikflâh n en büyük deste inin Nizâmülmülk oldu u anlafl lmaktad r. Nizâmülmülk, bu deste i ve Kavurt Bey isyan ndaki hizmetleri dolay s yla, iktalar na memleketi olan Tus flehri de ilave edilerek, yeniden vezirlik makam na atand. Melikflâh, babas taraf ndan kendisine atabeg tayin edilmifl olan vezirin bu makam n da, ilig ve hâce-i buzurg (Büyük Hoca) unvanlar yla teyid etti. Atabeg ata ve bey kelimelerinden meydana gelmifltir. Sultanlar n o ullar n e itmeleri için tayin ettikleri hocalara verilen unvand r. Atabeyler, flehzâdelerle birlikte kendilerine ikta edilen eyâletlere giderlerdi. Ancak flehzâdeler çocuk yaflta olduklar için, vilayetin idare yetkisi atabeyin elinde olurdu. Hükümdar de iflikliklerinde yanlar nda bulunan melik ad na mücadeleye girer, melikin annesi ile evlenip konumlar n güçlendirebilirlerdi. Zaman içerisinde Selçuklu devlet otoritesinin zaafa u ramas üzerine bu atabeylerden baz lar kendi hanedanlar n kurmay baflarm fllard r. To teginliler, Zengiler ve ldenizliler bunlardan baz lar d r.

70 62 Büyük Selçuklu Tarihi Çetr saltanat alâmetlerinden birisi olup, atla yolculuk s ras nda, sultan n biraz arkas ndan atla gelen çetircinin tafl d saltanat flemsiyesi idi. 1 B R NC TÜRK STAN SEFER Sultan Alp Arslan n Türkistan seferi s ras nda flehit düflmesi ve Melikflâh n Kavurt isyan ile meflgul olmas, Bat Karahanl hükümdar na Selçuklu s n r n tecavüz imkân verdi. fiemsülmülk Nasr Han önce Tirmiz i ele geçirdi, arkas ndan Toharistan n merkezi olan Belh e sald rd. Melik Ayaz bu s rada Gürgân da bulundu u için savunmas z kalan flehir düfltü (1073 bafl ). Melik Ayaz durumu haber al nca harekete geçti ve Belh i geri ald. Bununla birlikte Tirmiz üzerine düzenledi i seferde yenildi. Bir rivayete göre çok say da askeriyle birlikte Ceyhun Nehri nde bo ularak hayat n kaybetti (Mart 1073). Bu kar fl kl klar Gazneliler e de, Selçuklular a karfl harekete geçme f rsat verdi. Toharistan a giren Gazneli kuvvetleri, Sultan n amcas Melikülümerâ Osman yenilgiye u rat p esir ald lar. Sultan Melikflâh, Kavurt meselesini hâlledip, Halife taraf ndan saltanat da onayland ktan sonra, bu s n r ihlâllerine son vermek üzere ordusuyla yola ç kt. Selçuklu ordusu Belh e ulaflt nda, Han n Melikflah a gönderdi i elçi geldi. Han, Tirmiz in Maveraünnehir in bir parças olmas dolay s yla, e er bar fl isteniyorsa flehrin kendilerine b rak lmas gerekti ini bildiriyordu. Ancak bu iste e itibar etmeyen Melikflâh Ceyhun u geçtikten sonra, Emir Savtegin kumandas nda gönderdi i kuvvetlerle Semerkant yolunu kesti. Daha sonra Han n kardeflinin idaresinde bulunan Tirmiz i kuflat p ald. Oradan Semerkant a do ru ilerledi. fiemsülmülk durumun ciddiyetini anlay nca af dileyip bar fl talep etti. Melikflâh da bu kadar n yeterli görerek, eski s n r üzerinde anlaflma yapmaya râz oldu. Melikflâh n harekât ndan haberdar olan Gazneli Sultan brahim de, erken davranarak, Sultan n esir tuttu u amcas n serbest b rakt. Bunun üzerine Gaznelilerle her hangi bir çat flma olmad. Sultan buradan Rey e dönerken bölgenin güvenli- inin sa lanmas na yönelik baz görevlendirmeler de yapt. Kardefli Tekifl i Toharistan a, Böribars Herat a, Toganflâh Hemedan a, amcas Osman Velvalic (Kunduz) e tayin etti. Amcas na di er meliklere nisbetle siyah çetr tafl ma ve kap s nda nevbet çalma gibi ayr cal klar da tan d. Melikflâh n SIRA Türkistan S ZDEseferi s ras nda yapt atamalar, Alp Arslan dönemi ile karfl laflt rd n zda nas l de erlendirirsiniz? SORU D KKAT ANADOLU VE SUR YE S YASET Sultan Melikflâh bundan sonra devletin baflkentini Rey den sfahân a tafl d. fiehir yeni infla edilen SORU iki kale ile daha korunakl hâle getirilirken cami, mescid, medrese ve hankâh gibi eserlerle adetâ yeni bafltan imar edildi. Böylece do u s n rlar n tahkim ve ülkesinin ifllerini tanzim eden Melikflâh, dikkatini bat daki geliflmelere D KKAT çevirdi. Baflkentin naklinde bu yöndeki olaylar daha yak ndan izlemek düflüncesi de etken olmufltur. Zira Anadolu ve Suriye de, Selçuklu Devleti ni yak ndan ilgilendiren geliflmeler yaflanmakta idi. Sultan, Kafkasya da meydana gelen kar fl kl klar nedeniyle 1076 ve 1079 y llar nda bizzât Kafkasya/Gürcistan üzerine sefere ç karak bölgeyi itaât alt na ald. Ancak daha sonraki tarihlerde de Gürcistan üzerine sefer- AMAÇLARIMIZ ler düzenlenmek AMAÇLARIMIZ zorunda kal nm flt r. K T A P TELEV ZYON Türkiye Selçuklu Devleti nin Kuruluflu K T A P Anadolu bilindi i gibi, Selçuklu Devletinin yürüttü ü fetih siyaseti do rultusunda, yurt tutmak düflüncesiyle devaml Türkmenlerin ak nlar na u ramakta idi. Bunun TELEV ZYON NTERNET NTERNET

71 4. Ünite - Melikflah Zaman 63 yan s ra çeflitli sebeplerle devlete küsen Türkmenler de bir s nak olarak oraya iltica ediyorlard. Son olarak kardefli Kavurt un isyan na destek veren ve asi flehzâde Erbasgan n da efli olan Gevher Hatun, Anadolu istikametinde Yabgulu Türkmenlere kat lmak üzere çekilirken bertaraf edilmiflti. Yabgulu Türkmenleri nin Anadolu ve Suriye de denetim d fl faaliyetleri Selçuklu sultanlar n rahats z etmekteydi. Onlar n en büyük baflbu lar ndan olan Kutalm fl n o ullar, Alp Arslan a karfl girdi i taht mücadelesini kaybedince hapsedilmifllerdi. Olaylar n seyrine bak lacak olursa Kutalm flo ullar, Melikflâh n tahta geçti i s - rada yaflanan kar fl kl klardan yararlanarak hapisten kaçm fl veya kaç r lm fllard. Nitekim Güney Anadolu bölgesinde k sa bir süre faaliyette bulunduktan sonra, Suriye de Büyük Selçuklu aleyhtar bir mücadeleye kar flt lar. Bu olayda bir kardefli yeniden hapse düflen Süleymanflâh, Halep-Antakya üzerinden Bizans topraklar na do ru ilerledi y l nda Bizans a ait znik (Nikia) i fethederek kendisine merkez yapt. Kutalm fl n o lu olma ayr cal Süleymanflah, k sa zamanda bir cazibe merkezi ve dolay s yla etkili bir güç hâline getirdi. Nitekim Süleymanflah 1078 y - l nda, Erbasgan n arabuluculu u ile Nikephoros Botaniates e askerî yard mda bulunarak Bizans taht n ele geçirmesini sa lad. Anadolu nun fethi konusunda bu tarihe kadar al nan yol, hiç flüphesiz Büyük Selçuklular n eseri idi. Tabiî olarak bu topraklar n tümüyle Türk yurdu olmas n istiyorlard. Ancak kendilerine ra men bir geliflmeye izin vermek istemedikleri için, Melikflâh 1078 y l nda, Anadolu ya Emir Porsuk idaresinde bir ordu gönderdi. Süleymanflâh n ona karfl gönderdi i kardefli Mansur, bu savaflta hayat n kaybetti, fakat Porsuk amac na ulaflamad. Türkiye Selçuklular varl klar n devam ettirdiler. Tutufl un fiam Melikli ine Tayini Anadolu dakine benzer bir geliflme de Suriye ve Filistin de yaflan yordu. K n k boyundan olan Ats z Bey, Alp Arslan n emri ile bölgede fetihlerde bulunmaktayd y l nda Fat mîler den Kudüs ü, 1076 da ise D maflk (fiam) ald. Ats z Bey ertesi y l M s r üzerine yürüdü, fakat Kahire yak nlar nda a r bir yenilgiye u rad. Bundan cesaret alan Fat mîler in taarruzlar Melikflâh n bölgeye müdahalesine yol açt. Ats z a dokunmaks z n Suriye yi, kardefli Tacüddevle Tutufl a ikta etti. Fakat Ats z Bey, Fat mîler e karfl yard m na baflvurmak zorunda kald Tutufl taraf ndan öldürüldü. Böylece 1078 y l nda Suriye Selçuklu Melikli i kurulmufl oldu. Tutufl un, Melikflâh a sadakâtini sonuna kadar korudu u görülmektedir. Fakat Tutufl Selçuklu ya tâbi olmas na ra men, Irak ve Suriye de bir Arap devleti kurmak isteyen Müslim b. Kureyfl ile, fliddetli bir rekabet içerisinde olmufltur. Ayr ca Suriye s - n rlar n zorlamakta olan Kutalm flo lu Süleymanflâh da onunla girdi i savaflta hayat n kaybetti. Tutufl, Melikflah n ölümünden sonra Berkiyaruk a karfl girdi i taht davas nda hayat n kaybetti. O ullar Haleb ve D maflk ta melikliklerini ilân ettiler. Melikflah n Anadolu ve Suriye politikalar n amaçlar bak m ndan k saca nas l de erlendirirsiniz? Kafkasya Seferi Sultan Alp Arslan zaman nda tâbiyet alt na al nan Gürcistan da, Kral Bagrat n yerine geçen II. Giorgi zaman nda ç kan kar fl kl klar, Melikflah Kafkasya SORUseferine ç kmaya mecbur etti. Büyük bir ordu ile Kartli bölgesine girip baz kaleleri fetheden Sultan, Kafkasya seferinde Alp Arslan a da mihmandarl k etmifl olan Emir Savtegin i genel vali olarak atad D KKAT (1076). 2 SORU D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ

72 64 Büyük Selçuklu Tarihi Ancak Savtegin in Gürcü kral na yenilmesi, Kars ve Anapa n n düflmesine, hattâ Ermeni Gagik in Ani yi ele geçirmeye yeltenmesine imkân verdi. Bunun üzerine Melikflah 1079 da bir kere daha Gürcistan seferine ç kt. Somkhet bölgesini fetheden Sultan, Gürcü prensi vane yi esir ald. Savtegin i yeni kuvvetlerle takviye ettikten sonra sfahan a döndü. Ancak Savtegin in Gürcüler in taarruzuna u ramas, Bizans n buradaki zay f birli ine bile hareket imkân verdi. Kars ve Erzurum düfltü. Sultan bu duruma son vermek için Emir Ahmet idaresinde kuvvetli bir orduyu Gürcistan a gönderdi. Kral ard arda yenilgiye u ratan emir, Kars ve Erzurum u geri ald. Ayr ca kendisiyle paralel harekât yürüten Türkmenler de Karadeniz e kadar yay ld lar (1080). Gürcü kral topraklar n n bir k sm n olsun kurtarabilmek için sfahan a giderek Melikflah n huzuruna ç kt. Vergi ödemek ve asker vermek flart yla taht na iade edildi. Kral ölene kadar Melikflah a ba l kald. Melikflah bölgede denetimi sa lamak üzere, amcas Yakutî nin o lu smail i Arran valili ine tayin etti y l bafl nda Suriye seferinin hemen öncesinde, bizzât Kafkasya bölgesine giren Melikflah, bölgede Selçuklu egemenli ini güçlendirdi. Karmatîler Abbasî Halifeli ine karfl 869 tarihinde bafllayan Zenci isyan na destek veren ve onunla özdeflleflen bir topluluk. Kûfe bölgesinden olan Karmatîler, fiiân n smailiye koluna mensup idiler. Sözkonusu isyan X. yüzy l n bafl nda bast r lsa da, zaman zaman alevlenen hareket, takibat sonucu Hindistan a kadar yay lma imkân bulmufltur. DO U ARAB STAN- H CAZ- YEMEN VE ADEN N SELÇUKLULAR A BA LANMASI el-ahsa ve Bahreyn bölgesinde yaflanan sünnili e muhalif hareketler, Melikflah n bölgeye bir ordu göndermesine yol açt. Nitekim meflhur Türkmen kumandan Artuk Bey i, ikta sahas olan Hulvan dan güneye inerek, bölgeyi itaât alt na almakla görevlendirdi. Bölgede ilerleyen Artuk Bey çöl yolculu u için attan çok deveye ihtiyaçlar oldu unu gördü. Bu sebeple önce, Basra dan develer ve ordunun zahire ihtiyac n temin etti. Harekât n bafl nda el-ahsa bölgesinde Katîf ele geçirildi. Buradan Bahreyn adalar na geçip, oradaki mahalli güçleri itaât alt na alan Selçuklu ordusu, el-ahsa ya dönerek Karmatîler i cezaland rd. Ordusu s caklar yüzünden çok zorluk çeken Artuk Bey, mahalli emirlerden Karmatîler e düflman birisini, emrine iki bin Türkmen atl s verip, Ahsa n n korumas ile görevlendirdikten sonra Hulvan a döndü (1077). Karmatîler e karfl kazan lan bu zaferleri Halife ye de bildiren Artuk Bey, onun taraf ndan bir tebrik mektubu ve çok de erli hediyelerle ödüllendirildi. Bu arada Hicaz da (Mekke-Medine), Sultan Alp Arslan zaman ndan beri (1068) sünnî hutbesi okunmakta iken, Halife el-kaim Biemrillah ölünce, fiiî hutbesine dönüldü ü görülmektedir. Fat mî Halifesinin bask s yla buna mecbur olan Mekke emiri Melikflah taraf ndan gönderilen Sâlâr- Horasan adl kumandan n deste i ile hutbeyi yeniden Abbasî halifesi ad na okuttu (1077). Fat mîler, Selçuklular karfl - s nda Suriye ve Filistin de a r yenilgiler alm fllard. Bu sebeple Hicaz da okunan hutbeyi, kendileri aç s ndan bir sayg nl k meselesi sayarak imkân buldukça mücadeleye devam ettiler. Ancak baz küçük kesintilere ra men, 1080 den itibaren Hicaz da hutbe Selçuklu sultan ve Abbasî halifesi ad na okunmaya devam etti y l nda Ba dad ziyareti s ras nda tüm tâbi emir ve beylerini huzuruna kabul eden Melikflah, yeni fetih planlar çerçevesinde, Yemen ve Aden in imparatorlu a ba lanmas n emretti. Bunun için Türflek, Yorunkufl ve Çubuk gibi emirler görevlendirildiler. Hicaz üzerinden Yemen e inen Selçuklu ordusu k sa bir sürede Yemen ve Aden bölgesini hâkimiyet alt na almaya muvaffak oldu. Bundan sonra Melikflah Hicaz a su yollar, sarn çlar ve ribatlar yapt r rken, hac lardan al nan vergileri de kald rd.

73 4. Ünite - Melikflah Zaman D YARBEK R N SELÇUKLU TOPRAKLARINA KATILMASI Anadolu ve Suriye de cereyan eden hadiseler, Büyük Selçuklu siyaseti bak m ndan büyük önem arzediyordu. Zira Türkiye Selçuklu sultan Süleymanflah, 1081 y l nda Bizans ile bir bar fl anlaflmas yapt ktan sonra, Do u ya yönelik bir siyaset takip etmeye bafllam flt. Bu çerçevede Çukurova bölgesini fetheden Sultan a ba l baz beyler de, F rat havzas nda paralel bir harekât yürütmekte idiler. Süleymanflah n Büyük Selçuklu taht üzerindeki iddias hat rlanacak olursa, bu ilerleyiflin Melikflah rahats z edece i kuflkusuzdur. Bu yüzden daha 1078 y l nda Emir Porsuk idaresinde Anadolu ya ordu sevketmesi de, Süleymanflah durdurma düflüncesinden kaynaklan yordu. Fakat yürüyüflünü sürdüren Süleymanflah, 1084 y l sonunda Antakya y fethederek, Büyük Selçuklularla komflu olmufltu. Bu arada yine Tu rul Bey zaman ndan beri Selçuklular a tâbi olan Musul daki Ukaylo ullar da sorun yaratmakta idiler. Melikflah n halas ile de evli bulunan Musul valisi Müslim b. Kureyfl, Musul dan Haleb e kadar olan bölgede bir Arap devleti kurmak istiyordu. Kendisi de fliî olan Müslim, maksad na ulaflmak amac yla Fat mî halifesi ile temas kuruyor, aç kça Selçuklu aleyhtar politikalar takip ediyordu. Hattâ Suriye meliki Tutufl un merkezi olan Dimaflk kuflatmaktan bile çekinmiyordu. Bununla birlikte bölge dengeleri içerisinde onu da bir yere koyan Melikflah, Müslim in elindeki yerlerden baflka, vergi almak yoluyla Haleb e hâkim olmas n da onayl yor, Tutufl a da ona dokunmamas n bildiriyordu. Müslim bu s rada Bizansl bir valinin elinde bulunan Antakya n n harac n da al yordu. Fakat yukar da söylendi i gibi, Türkiye Selçuklu sultan Antakya y fethetmifl bulunuyordu. Bu durum Suriye hâkimiyeti konusunda ikisi birbiriyle k yas ya rekabet eden Tutufl ve Müslim i, ayn zamanda Süleymanflah la karfl karfl ya getiriyordu. Melikflah bir yandan Süleymanflah n ilerleyiflini durdurmak, di er yandan da Fat mîlerle ba lant lar olan Mervano ullar n cezaland rmak üzere Diyarbekir bölgesine bir sefer yap lmas na karar verdi. Zira Mervanî emiri Nasruddevle Mansur da, varl n sürdürebilmek için Selçuklu aleyhtar politikalar takip ediyordu. Ayr ca Mervano ullar n n ve Halife nin eski veziri olan Fahrüddevle b. Cüheyr de kendisine bir yönetim alan bulmak üzere, Melikflah bu konuda teflvik ediyordu. Böylece Süleymanflah n güneyde yürüttü ü bu süratli harekât n önü kesilmifl olacakt. 65 Diyarbekir, genel hatlar ile Dicle ve F rat nehirleri aras nda yer alan, Eskiça da Yukar Mezopotamya, Ortaça da el- Cezire ad verilen bölgenin bir bölümüdür. Arabistan dan göç eden Arap kabileler yerlefltikten sonra, onlar n kabile adlar na nisbetle Diyâr mudar (Urfa, Harran, Rakka), Diyâr rebîa (Musul, Nuseybin, Sincar) ve Diyar bekr olarak üç idarî k s ma ayr lm flt r. Bunlardan birisi olan Diyarbekir bölgesi ise Âmid, Mardin, H sn Keyfâ ve Meyyâfârikîn gibi önemli merkezlerden olufluyordu. Sizce Melikflah n Diyarbekir seferinin sebepleri nelerdir? 3 Selçuklu meliklerine has yetkilerle donat lan Fahrüddevle, emrine Gevherayin, Altuntak, Dilmaço lu, Çubuk ve Artuk gibi meflhur kumandanlar verilerek Diyarbekir seferine memur edildi. Selçuklu ordusu ilk olarak Âmid üzerine harekete geçti. Fakat Mervanî emirinin kendisine baz kaleler verece ini SORU vaad ederek yard m istedi i Musul valisi Müslim de, Selçuklu ordusundan önce Amid e gelmifl bu- SORU lunuyordu. Kendisi de aslen Musullu bir Arap olan Fahrüddevle Kendi eliyle D KKAT D KKAT Araplar n bafl na belâ gelece i kayg s yla, Müslim e sald rmak istemedi. Bu durum emrindeki Türkmen komutanlarla aras n n aç lmas na sebep oldu. Çubuk Bey idaresindeki Türkmenler, Fahrüddevle nin haberi olmaks z n Müslim in karargâh na bir gece bask n düzenleyerek kuvvetlerini da t p mallar n ya malad lar. Melikflah n bu olaylardan haberdar olmas ndan çekinen Fahrüddevle, Amid e çekilen AMAÇLARIMIZ Müslim e sald rmaya karar verdi. Fakat Müslim, bu defa da Artuk Bey le Fahrüddevle nin bilgisi d fl nda para karfl l anlaflt. Nitekim onun açt güvenli AMAÇLARIMIZ yoldan K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON

74 66 Büyük Selçuklu Tarihi Mervaniler y llar aras nda, Meyyâfârikîn (Silvan) merkez olmak üzere, Amid (Diyarbak r), Mardin, Erzen, H sn Keyfâ, Siirt ve Ceziret bn-i Ömer gibi flehirlerde hüküm sürmüfl olan bir hanedand r. Abbasîler in zay flamas üzerine ortaya ç kan emirliklerden biridir. Etnik kökenlerinin Kürt veya Arap oldu u tart fl lmakta ise de, siyasî ve idarî örgütlenmesi bak m ndan Abbasîlerin devam ve vasal durumundad rlar. X. yüzy l n sonlar nda slâm Dünyas na karfl taarruza geçen Bizans mparatorlu u na vergi ödemek zorunda kalm fl; Tu rul Bey zaman nda ise Selçuklular a ba lanm fllard r. Musul a do ru yola ç kt. Artuk Bey de Fahrüddevle nin hizmetinde kalmak istemeyerek buradan ayr ld. Bunun üzerine Sultan Melikflah tan korkan Fahrüddevle, Âmid muhasaras n o lu Zaimüddevle ye b rakarak, süratli bir harekâtla Mardin, Siirt, Erzen ve H sn Keyfâ y ele geçirdi. Mervanî emiri bir k s m topraklar n kurtarmak düflüncesiyle sfahan a Sultan n yan na gitti. Ancak kendisine yap lan teklifi, h ristiyan veziri Ebû Salim in, on y l dayanacak güçleri oldu unu söyleyip yan ltmas sebebiyle reddetti. Amid de Vezirin himayesindeki h ristiyanlar yiyecek depolarken, müslümanlar kötü muamele görüyorlard. Bu yüzden ayaklanan müslüman ahâlinin Selçuklu ordusuna yard m etmesi üzerine flehir düfltü (May s 1085). Mervano ullar n n elinde ufak bir iki yer d fl nda sadece Meyyâfârikîn kalm flt. Nasrüddevle Melikflah n teklifini kabul etti ini bildirdi ise de, dikkate alan olmad. Nihayet 1085 A ustos sonunda Mervanîler in baflkenti de düfltü ve hanedan tarihe intikâl etti. Bu sefer s ras nda ele geçirilen dinar de erindeki ganimet sfahan a gönderildi. Nasruddevle ye Irak ta bir kasaba ikta edildi. Musul Seferi Selçuklu ordusunun Âmid muhasaras s ras nda, Musul valisi Müslim b. Kureyfl in, Mervanî emirinin yard m ça r s na icabet etti i ifade edilmiflti. Nitekim Müslim kuvvetleri bask na u ray p yenilince Artuk Bey ile anlafl p Musul a do ru çekilmiflti. Ancak bu kulak ard edilecek bir olay de ildi. Melikflah, Ukaylo ullar na ait topraklar Fahrüddevle nin o luna ikta ederken, bölgedeki Türkmen beylerine de ona kat lmalar emrini verdi. Kasimüddevle Aksungur ve Artuk Bey gibi komutanlar Musul da topland lar. fiehir k sa sürede ele geçirildi. Ancak Müslim in Rahbe de iken Fat mîler le yeniden iflbirli ine teflebbüs etmesi, Melikflah n da bizzât sefere ç kmas n gerektirdi. Selçuklu ordusu Musul u ald s rada Sultan da flehre ulaflt. Musul ileri gelenleri taraf ndan büyük sayg yla karfl lanan Melikflah, bu s rada kardefli Tekifl in isyan etmifl oldu u haberini ald. Bunun üzerine Müslim i huzuruna getirten Sultan, bölge dengelerini dikkate alarak, sahip oldu u yerlerin tamam n kendisine verip, onu yerinde b rakmay uygun buldu (Kas m 1085). Tekifl in syan Hat rlanaca üzere Tekifl, Birinci Türkistan seferinden dönüflte, Melikflah taraf ndan Toharistan melikli ine tayin edilmiflti. Tekifl ilk olarak 1081 de Horasan n önemli flehirlerinden Merv ve Niflabur u ele geçirmeye kalk fl p isyan etmiflti. Bir süre önce disiplinsizlik sebebiyle ordudan at lan kadar Ermeni de, bu isyan s ras nda onu desteklemifllerdi. Fakat Tekifl, Melikflah taraf ndan Tirmiz flehrinde kuflat l nca af dilemifl ve iste i kabul edilmiflti. Tekifl, Melikflah n Musul seferinde bulunmas ndan yararlanarak bir kere daha isyan etti. Melikflah kardeflinin üzerine yürümek için k fl n geçmesini bekledi. Sonra isyan n çok tehditkâr bir flekil almas ndan dolay emrinde Artuk, Porsuk, Bozan, Türflek, Kumaç ve Ayaz gibi meflhur kumandanlar oldu u hâlde büyük bir orduyla harekete geçti. Merv-i Rud dan Serahs a kadar olan bölgeyi kontrolü alt na alm fl olan Tekifl, bu s rada Serahs kuflatmaktayd. Nizâmülmülk idaresindeki Selçuklu ordusunun yaklaflmakta oldu u fleklinde uydurma bir haberle yan lt lan melik, acele olarak kuflatmay kald rmak zorunda kald. Önce Venec e çekilen Tekifl, Melikflah taraf ndan takip edilerek Tirmiz de bir kere daha teslim al nd (1085). Yeniden isyana teflebbüs edememesi için gözlerine mil çekilerek hapse at ld. Tekifl in yerine Toharistan melikli ine, ilginç bir flekilde onun o lu

75 4. Ünite - Melikflah Zaman 67 Ahmed tayin edildi. Bu durum isyan s ras nda o lunun Tekifl i desteklemedi ine iflaret etmektedir. SUR YE (ANTAKYA) SEFER Diyarbekir seferinin bafl nda söylendi i gibi, Türkiye Selçuklu hükümdar n n Antakya y fethedip Halep kap lar na dayanm fl olmas onu, Büyük Selçuklu Devleti nin bölgedeki iki temsilcisi ile karfl karfl ya getirdi. Müslim b. Kureyfl, Süleymanflah tan Antakya için kendisine haraç ödemesini istedi. Do al olarak bu teklifi reddeden Süleymanflah ile Müslim aras ndaki gerginlik bir savaflla sonuçland. Kurzahil savafl nda Müslim in yan ndaki Türkmen askerlerinin Selçuklu sultan n saflar na geçmesi üzerine Müslim yenilip hayat n kaybetti (Temmuz1085). Fakat Süleymanflah n Haleb i kuflatmas na Suriye meliki Tutufl un sessiz kalmas düflünülemezdi. Nitekim bu defa Tutufl la Süleymanflah aras nda bir savafl oldu. Müslim in yenilmesine yol açan Türkmen kuvvetler bu defa Tutufl un saflar na geçince, Süleymanflah ma lûp oldu ve hayat n da kaybetti (Haziran 1086). Taraflar aras nda bu mücadeleler sürerken, Halep hâkimi de Sultan Melikflah, flehri kendisine teslim etmek üzere davet etmifl bulunuyordu. Müslim in ölümü Selçuklular n Suriye hâkimiyetini güçlendirmek konusunda bir f rsat oldu. Yine ülkesini ve saltanat n tehdit eden Süleymanflah n ölümü de ayn flekilde, Melikflah rahatlatan bir sonuçtu. Ancak di er taraftan da, art k rakipsiz kalan Tutufl un, istenmeyen flekilde güçlenmesine f rsat verecek bir geliflme idi. Nitekim Tutufl bu s rada Haleb i kuflatm fl bulunuyordu. Melikflah bu yüzden olaylar kontrol alt na almak üzere, önce Kafkasya bölgesinde h zl bir harekâtta bulunduktan sonra, 1086 sonbahar nda Musul üzerinden Harran a geldi. Emrindeki komutanlardan Bozan Urfa n n fethi ile görevlendirdi. Bozan k sa bir süre sonra fethetti i Urfa n n valili- ine atand. Sultan kendisi Ca ber ve Menbic kalelerini ald. Bu s rada Halep iç kalesini kuflatmakta olan Tutufl un çekilmesi üzerine flehre girdi ve valili ine Kasimüddevle Aksungur u tayin etti. fieyzer emiri ba l l n bildirdi. Buradan Antakya ya gelen Melikflah, Süleymanflah n vezirinden flehri teslim ald. Süleymanflah n vezirinin yan nda bulunan o ullar n al p sfahan da hapse gönderdi. fiehrin valili- ine Türkmen beyi Ya s yan getirdi. Böylece valili ine Çökermifl i tayin etti i Musul dan Halep e kadar olan topraklar do rudan Büyük Selçuklu idaresine ba lanm fl oldu. Türkiye Selçuklu sultan bu mücadelede hayat n kaybedip o ullar da hapsedilmek suretiyle devleti bafls z b rak l rken, Kutalm flo ullar n n güneye aç lan kap lar kapanm fl oldu. Nitekim Melikflah hemen akabinde, znik te Süleymanflah n nâibi olan Ebû l-kas m üzerine de, Bozan idaresinde bir ordu gönderdi. Nâib, hükümdar n merkezde bulunmad zamanlarda, onun bütün yetkilerini hâiz, vezire denk veya ondan daha üst rütbede olan bir devlet görevlisi idi. Hükümdar n yerine vezirle birlikte, devlet ifllerini usûlüne uygun flekilde yürütebilecek vas flara sahip olmas gerekirdi. Melikflah n Ba dad Ziyareti Böylece Suriye de gerekli düzenlemeleri yapan Sultan Melikflah, Ba dad ziyaret etmeye karar verdi. 12 Mart 1087 tarihinde geldi i Ba dad da, ileri gelenler ve halk taraf ndan büyük gösterilerle karfl land. Melikflah Selçuklu saray na inerken Nizâmülmülk, ordugâhta kalarak askerin halka ve evlere rahats zl k vermemesi için tedbirler ald. Daha sonra mam- Âzam Ebû Hanife, Hz. Ali, Hasan ve Hüseyin in türbelerini ziyaret eden Sultan, F rat tan Necef e su kanal aç lmas n emretti. Bu ziyaretlerden sonra Ba dad a dönen Melikflah, Muktedî nin gönderdi i bir at ile hilafet saray na gitti. Kabul töreninde Halife ile Sultan n adamlar n Nizâmülmülk takdim etti. Halife Sultan a iki k l ç kufland rarak Do u nun ve Bat n n hükümdar ilân etti. Hilatler giydirip, sancak, at ve alt ndan bir taht hediye etti i Sul-

76 68 Büyük Selçuklu Tarihi tan n yak nlar ile Vezir e de pek çok hediyeler verdi (24 Nisan 1087). Selçuklu heyeti halifelik saray ndan coflkulu bir merasimle u urland. Melikflah n Ba dad ziyaretinin bir sebebi de, k z Mehmelek Hatun un Halife ile evlenecek olmas idi. Emir Porsuk ve Gevherayin in bafl nda bulundu u bir kervanla Ba dad a getirilen gelinin çeyizi 130 deve 74 kat r ile tafl nmakta idi. Ba dad bu muhteflem dü ün vesilesi ile süslenmifl, halk da bu dü üne kat lm flt. Gelin akflam 300 atl ile Selçuklu kona ndan al narak Halife nin saray na götürüldü. Halife nin, üç günlü üne ava ç kan Melikflah n Ba dad a dönüflünde, onun flerefine verdi i ziyafet de, kaynaklarda bütün ihtiflam yla akis bulmufltur. Melikflah nihayet May s ay ortalar nda, sfahan a gitmek üzere Ba dad dan ayr ld. Siyaseten katl, devlete isyan, hükümdar n hayat na kast etme, askerden kaçma gibi devlet güvenli ini ilgilendiren siyasî suçlar kapsam nda, suçlular n idam edilmesi hadisesidir. Müsadere ise, devlet görevlilerinin iflgal ettikleri makam n gücünü kullanarak, haks z biçimde edindikleri servetlerine el konulmas d r. SORU D KKAT K NC TÜRK STAN SEFER Ahmed Han döneminde Bat Karahanl lar n en önemli meselesi, Maveraünnehir in ranî geleneklere al fl k yerel unsurlar n n, Türk hükümdar ile girifltikleri güç mücadelesi oluflturuyordu. Yerli eflrâf ve ümerâ, Türk hükümdar n n mutlakiyetçi olmayan hükümranl k anlay fl n bir zaaf olarak görüyorlard. Bu yüzden Hakan n iktidar alan nda ortakl k ve güç paylafl m mücadelesine giriyorlard. Bu haks z mücadelelere karfl, hukukta siyaseten katl ve müsadere gibi iki önemli ceza yer almakta idi. Maveraünnehr in fethinden sonra Karahanl hükümdarlar, yerli unsurlar n deste ini kazanabilmek için, içlerinde ulemân n da bulundu u ileri gelenlere, para basma gibi baz imtiyazlar vermifllerdi. Devletin hâkimiyetinin gittikçe güçlenmesi üzerine, bu tavizler geri al nmaya bafllay nca hoflnutsuzluklar da artmaya bafllad. Ahmed Han n babas H z r Han zaman nda çekiflme doru a ulaflt. Her iki hakan da, bu türlü adamlar n mallar n müsadere, kendilerini de hapsetmek veya öldürmek suretiyle cezaland rma yoluna gittiler. Bunun üzerine Ebû Tahir b. Alik adl bir fiafiî din adam, hac bahanesiyle Semerkant tan ayr l p sfahan a geldi. Melikflah, devrin en büyük siyasî ve askerî gücüne sahip bir Sultan olarak, tabiî ki bu tür flikâyetlerin adresi olacakt. Ad geçen fakih Melikflah a, Ahmed Han n zulmünden yak n p halk ve ulemâ ad na yard m n talip etti. Sultan bunun üzerine 1088 y l sonunda sefere SORU ç kt. Bizans mparatoru D KKAT Aleksios Komnenos un elçisi de tam bu s rada, y ll k harac ödemek üzere, sfahan a gelmifl bulunuyordu. Fakat Nizâmülmülk onu huzura ç karmay p, Türkistan a kadar beraberinde götürdü. Vezir in bunu yapmaktan maksad, elçinin bizzât flâhit olaca Selçuklu haflmetini imparatora anlatmas n sa lamak ve Bizans a gözda vermekti. AMAÇLARIMIZ Melikflah muazzam bir orduyla Ceyhun Nehri ni geçip Buhara ya geldi. Buray AMAÇLARIMIZ ele geçirdikten sonra Semerkant a ulaflt. Bafllang çta çok fliddetli bir direnifl olmas na ra men, burçlardan birisini müdafaa eden komutan n Buhara da esir düflmüfl Tamgaç K T Bu ra A P Han Harun, olan o lunun K öldürülmesinden T A P korkarak Selçuklu ordusuna yard m etmesi üzerine flehre girmeyi baflard lar. Buna ra men sokak çat flmalar yaflanacak kadar cid y llar aras nda amcas Tu rul Kara Hakan a ba l olarak Kaflgar, dî bir mücadele devam etti. Ancak Ahmed Han n, sakland evde yakalanmas TELEV ZYON 1102 y llar aras nda da üzerine savafl TELEV ZYON sona erdi. Melikflah, efli Terken Hatun un da ye eni olan Ahmed büyük ka an olarak Do u Karahanl lar yöneten Han taht na iade etmeyip sfahan a gönderip hapse att rd. Onun yerine bir nâib hükümdard r. tayin ederek Bat Karahanl topraklar n do rudan Selçuklu Devleti ne ba lad. BalasagunluYusuf Has Hâcip, Bu kadarla yetinmeyen Sultan, Seyhun Nehri ni geçip Do u Karahanl topraklar na girdi. Sultan Özkent e vard nda de erli hediyeler gönderip, huzuruna ge- NTERNET Kutadgu Bilig adl NTERNET meflhur eserini ona takdim etmiflti. len Bu ra Han, Melikflah ad na para kestirip hutbe okutmak kayd yla ba l l n

77 4. SIRA Ünite S ZDE - Melikflah Zaman arzetti. Böylece kinci Türkistan Seferi sonunda, Do u Karahanl lar tâbi olarak, Bat Karahanl lar ise do rudan Büyük Selçuklu Devleti ne kat lm fl oldu. Selçuklu Devleti nin do u s n rlar Çin e kadar genifllemifl oldu. Sultan bundan sonra Horasan a döndü. SORU 69 S ORU Nizâmülmülk, bu sefer s ras nda Selçuklu ordusunu Ceyhun Nehri nden D KKAT geçiren gemicilerin dinar tutar ndaki ücretlerinin Antakya vergilerinden ödenmesini emretmiflti. D KKAT Gemiciler ücretlerini alabilmek için elbette Antakya ya kadar gitmeyeceklerdi. Vezir in de dedi i gibi, Antakya ya iflaretten maksat, Selçuklu ihtiflâm n n tarihe intikâl etmesine arac l k etmek, bu flekilde Devlet in s n rlar na vurgu yapmakt. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ ÜÇÜNCÜ TÜRK STAN SEFER Melikflah ikinci Türkistan seferi ile, Bat Karahanl ülkesini bir nâib idaresinde do rudan topraklar na katarak, ulamâ ile hakanlar aras ndaki çekiflmeyi, K T ATürkistan da- ki huzursuzluklar sonland rmay hedeflemiflti. Ancak k sa bir zaman sonra bunun P mümkün olamad anlafl ld. Karahanl lar a ba l büyük boylardan Çi iller ayakland. Selçuklu nâibi olaylar karfl s nda aciz kal p Harizm e kaçt. TELEV ZYON Bunun üzerine Kaflgar Han n n kardefli ve Atbafl flehrinin hâkimi Yakup Tegin Semerkant a davet edildi. Ancak onun Çi iller in reisini idam ettirerek ifle bafllamas isyan n büyümesine yol açt. Bu durumda ülkenin hükümdar s fat yla, meseleyi hâlletmek bir kere daha Melikflah a düfltü y l sonunda üçüncü defa Türkistan a sefere ç kt. NTERNET Yakup Tegin Selçuklu ordusunun yaklaflmas üzerine, Semerkant tan süratle çekildi. Fakat Melikflah n kararl takibi sonucunda, Kaflgar Han taraf ndan yakalanarak Sultan a gönderildi. Ancak bu s rada Bu ra Han baflka bir hanedan mensubu taraf ndan hapsedilince Melikflah, Do u Karahanl meselesini, yolda sal verilen Yakup Tegin le anlaflarak çözmeyi uygun buldu. Onu asi hanedan mensubuna karfl mücadele ile görevlendirdi. Ancak Melikflah, kar fl k Türkistan hadiselerine do rudan müdahil olmakla, flöhret ve itibar n n zedelenmesi tehlikesi ile karfl karfl ya bulunuyordu. Bunun üzerine, Do u Karahanl larla aras nda bir tampon bölge olmas n da düflünerek, Bat Karahanl hükümdar Ahmed Han, ba l l ktan ayr lmayaca na dair söz ald ktan sonra taht na iade SORU etti. K T A P TELEV ZYON NTERNET SORU Vezir Nizâmülmülk e göre Çi il ve Ya malar n ayaklanmas n n sebebi, D KKAT Türkistan bafltanbafla geçen Selçuklu sultan n n onlara, Türk töresinin gere i olan bir ziyafet (Toy / Han- D KKAT ya ma) vermemifl olmas yd. Zira Türk hükümdarlar n n seferde hazerde, geçtikleri yerlerde toylar düzenlemek suretiyle halk hoflnut etmeleri örfi bir kanundu. Kanuna uyulma- mas halk isyan edebilirdi. Ziyafetten sonra kap-kaca n ya malanmas da âdettendi. Bu husus flüphesiz, Sultan n sofras nda bir kere yemek yiyen ve âdet AMAÇLARIMIZ gere i birer tabak- kafl k al p götüren insanlar n, bir daha ac kmayaca anlam na gelmiyordu. Konu kar n do- AMAÇLARIMIZ yurmak de il, hükümdar n tebas n (ahaliyi) dikkate al p almad meselesi idi. Nitekim bu hususta Sultan uyaran Vezir, ondan önceki sultanlar n ve Karahanl K Thükümdarlar n n A P K T A P verdi i ziyafetleri örnek göstermifltir. Bir cihân padiflah olan Melikflah n, cömertli inin ve sofras n n geniflli inin de ona uygun olmas gerekti ini hat rlatm flt r. TELEV ZYON TELEV ZYON Melikflah n Türkistan Seferleri nin sonuçlar n nas l de erlendirirsiniz? 4 NTERNET NTERNET SORU SORU D KKAT D KKAT

78 70 Büyük Selçuklu Tarihi Resim 4.1 Selçuklu Co rafyas Kaynak: Atlas Dergisi (Eylül 2001 Say : 102)

79 4. Ünite - Melikflah Zaman 71 DEVLET N BÜNYES NDE OLUfiAN SORUNLAR Sultan Melikflah, Türkistan Seferlerinden sonra Ba dad a ikinci ziyaretini gerçeklefltirdi (Kas m 1091). Sultan burada her ne kadar flaflaal törenlerle karfl land ise de, Halife Muktedî ile aralar nda ciddî bir gerginlik vard. Selçuklu Devleti ne karfl siyasî kimlik oluflturma mücadelesi veren Halife, bu tavr n Mehmelek Hatun a da aksettirmiflti. Hat rlanaca gibi Halife, 1087 y l nda Melikflah n k z ile evlenmiflti. Bu evlilikten Cafer adl bir o lu olan Mehmelek Hatun, Sultan a kocas n n kendisine ve yan ndaki Türkler e kötü muamele etti inden flikayette bulundu. Melikflah bunun üzerine k z n ve torununu derhal sfahan a getirtti. Ancak Mehmelek k sa bir süre sonra vefat etti. Melikflah bu hadiseyi Halife ile bir hesaplaflma konusu olarak görüyordu. Daha önce söz edildi i gibi, Melikflah bu ziyaret s ras nda Suriye meliki Tutufl, Aksungur, Bozan ve Çubuk gibi beyleri huzuruna ça r p, onlar Yemen-Aden ve M s r istikametinde fetihlerle görevlendirmiflti. Kendisi ise k fl boyunca kald Ba dad da Tu rul Beg fiehri ni yeni bafltan imar etti. Saraylar, köflkler, evler, çarfl lar infla edilerek geniflletilen flehirde bir de darbhâne yap lmaya baflland. Bütün bu faaliyetler, Ba dad n Selçuklu mparatorlu u nun baflkenti olmaya haz rland n n iflaretleri idi. Bunun yan s ra Nisan 1092 de sfahan a gitmek üzere yola ç kan, Sultan ve Nizâmülmülk aras ndaki so ukluk da giderek büyüyordu. Bunda özellikle sivil bürokraside zaten ranl lar a dayanan Selçuklu Devleti nin bir nevi ranl unsurlar n çat flma alan hâline gelmifl olmas n n da pay vard. Çünkü devletin üst düzey kadrolar nda görev alan gûlam ümerâ, nüfuz alanlar n geniflletmek için birbirleriyle k yas ya rekabet ediyorlard. Nizâmülmülk ün Amidülmülk Kündürî yi bertaraf edip vezir olmas gibi, flimdi de baflkalar yafll vezirin yerine adayl k yar fl içerisinde bulunuyorlard. Gerçi oniki o lu, damatlar, say s z akraba ve azatl köleleri vas tas yla devlete her alanda nüfuz etmifl olan Vezir ile rekabet etmek çok kolay görünmüyordu. Fakat Terken Hatun bu hususta Melikflah etkileyebilecek konumda bulunuyor ve Sultan a kendi veziri Ebû l-ganaim i tayin etmesi için telkinde bulunuyordu. ranî gelene in temsilcisi Nizamülmülk, hatunlar n Türk töresinden kaynaklanan güçlü hukukundan rahats z oluyor; bu sebeple Terken Hatun da Vezir in muhalifleri aras nda bulunuyordu. Melikflah n, Terken Hatun dan olan o lu Mahmud u veliaht tayin etmek, Berkiyaruk taraf n tutan Nizâmülmülk ün buna engel olmak istemesi, Hatun la aras ndaki düflmanl art r yordu. Melikflah n, Halifelikle ilgili plânlar konusunda da Vezir ile ayr düfltü ü görülüyor. Çünkü bir rivayete göre sfahan a bir halifelik saray infla edip ileride Cafer i halife yapmay düflünen Melikflah, bu konuda Hatun ile onun veziri tahrik ediyorlard. Nizâmülmülk ise daha ölçülü, arabulucu bir tav r sergiliyordu. Ancak o lu Mahmud u saltanat, torunu Cafer i ise hilafet veliaht tayin ettirmek isteyen Terken Hatun, bu yolda engel olarak gördü ü Vezir i azlettirip, onun yerine kendi vezirini tayin ettirmek konusunda kararl idi. Bunlar n yan nda Vezir in o ullar ve adamlar n n fütûrsuz davran fllar, art k Melikflah da son derece rahats z etmekte idi. Zira Merv gibi önemli meliklik merkezi olan flehirler bile, Nizâmülmülk ün o ullar n n idaresine geçmifl bulunuyordu. Sultan taraf ndan buralara tayin edilen devlet adamlar dahi onlar n sald r lar ndan kurtulam yorlard. Sultan n huzurunda adamlar na hakaret etmekten sak nm yorlar, hattâ devlet aleyhine artan nüfuzlar dolay s yla, Sultan onlara karfl an nda tepki göstermekten imtina ediyordu. Melikflah ile vezirinin aras n n tamamen aç lma-

80 72 Büyük Selçuklu Tarihi s nda, böyle bir hadise barda tafl ran son damla oldu. Bu yüzden Melikflah la veziri aras nda bir yaz flma vukûbuldu. Okuma parças nda detay verilen mektuplaflma, normal flartlarda Vezir in azledilmesini gerektiren bir meydan okumay aç kça ortaya koyuyor. Ancak Melikflah, Vezir e cevap vermeden ve onu görevinden almadan veya alamadan Ekim 1092 de Ba dad a do ru yola ç kt. Büyük Devlet adam Nizamülmülk de her fleye ra men, devlet terbiyesi gere i, Sultan n arkas ndan yola ç kt. Ancak Nihavend yak nlar nda arzuhâl vermek bahanesiyle yan na gelen bir Bat nî fedaisi taraf ndan flehit edildi. Devrin kaynaklar nda Vezir in katli ile ilgili olarak Bat nîler, Terken Hatun ve veziri, hattâ Melikflah suçlanm fllard r. Müsebbibi kim olursa olsun, Nizâmülmülk ün ölümü gerginli i azaltmad gibi, daha büyük çat flmalar n da sebebi oldu. Melikflah, Vezir in adamlar n n ordugâhta ç kard kar fl kl klar güçlükle yat flt rabildi. Bu durum asl nda onlardan duyulan rahats zl n ne denli hakl sebeplere dayand n göstermektedir. Nizâmülmülk ün yerine, Hatun un veziri Ebû l-ganaim atand. Eski vezirin bir k s m adamlar hemen tasfiye edildi. Ancak bu durum, onlar daha sonraki hamleleri için güçlendirmekten baflka bir ifle yaramad. Devlet teki kamplaflma artarak devam etti. MEL KfiAH IN SON BA DAD Z YARET VE ÖLÜMÜ Sultan Melikflah, ülkesinin herhangi bir flehri olarak gördü ü Ba dad a bu son geliflinde, Halife Muktedî ile iliflkilerinde bir denge unsuru olan Nizamülmülk ün varl ndan yoksun bulunuyordu (28 Ekim 1092). Ancak k z Mehmelek Hatun a yap lanlar n hesab n sormak istiyordu. Zira ona revâ görülen muamele, asl nda Melikflah a karfl bir meydan okuma anlam na geliyordu. Halifelik üzerindeki otoritesinin aç kça hissedilmesini isteyen Sultan, torunu Cafer i veliaht ilân etmeyi reddeden Halife Muktedî ye, hemen Ba dad terketmesini bildirdi. Halife, baflka çaresi ve karfl koyacak kuvveti olmad ndan, Ba dad dan ayr laca n ama haz rl k yapmak üzere, kendisine on gün süre verilmesini istedi. ste i kabul edildi. Fakat Sultan Melikflah, Halife ye verilen mühletin dokuzuncu gününde, av etinden zehirlenmek suretiyle hayat n kaybetti (20 Kas m 1092). Bu s rada gücünün doru unda bulunan Sultan sadece 40 yafl civar nda idi. Kaynaklarda Sultan n ölümü ile ilgili olarak farkl rivayetler bulunmaktad r. Bu rivayetlerden Melikflah n bir suikaste kurban gitti ini ç karmak mümkün olmakla birlikte, faili tespit etmek kolay de ildir. Terken Hatun bile, befl yafl ndaki o lunu hükümdar yapmak istedi i için Melikflah öldürüdü ü töhmeti alt nda kalm flt r. Oysa bir Karahanl melikesi ve Selçuklu imparatoriçesi olan Terken Hatun, bu yaflta bir çocu un tahta geçemeyece ini herkesten daha iyi bilirdi. O lu tahta geçecek yafla gelene kadar da Melikflah n yaflamas n isterdi. Ancak Sultan n ölümünden sonra bafllayan taht kavgalar s ras nda oynad aktif rol, kad n n devlet hayat nda olmas n yad rgayan anlay fl taraf ndan, bütün felâketlerin sebebi görülerek yaftalanm flt r. Oysa Melikflah n ölümünden, bir terör flebekesi olan Bat nîler kadar, Halife de sorumlu olabilir. Melikflah ölmeseydi, Muktedî Ba dad terk etmifl olacakt. Bu bir siyasî çekiflme oldu una göre, halifeyi bunun d fl nda tutmak mümkün de ildir. Sultan Melikflah n 20 y ll k iktidar, Selçuklu Devleti nin zirvesini oluflturmaktad r. S n rlar n Çin den Akdeniz e kadar geniflletti i Devleti, bir cihan imparatorlu- una dönüfltürdü. Ülkenin her taraf cami, medrese, köprü, su yolu gibi eserlerle imar edildi. Sultan kendisinin de merakl oldu u astronomi çal flmalar n teflvik için

81 4. Ünite - Melikflah Zaman 73 rasathâneler yapt rd. Kendi ad yla meflhur olan Takvim-i Celâlî, bilimsel bir çal flman n ürünü olup sonraki dönemlerde de kullan lm flt r. Sa lam, kuvvetli kiflili i sayesinde müslim, gayr müslim bütün tebas üzerinde adaletli bir yönetim kurmay baflarm flt r. Kaynaklar n Melikflah n ölümüne dair verdi i bilgiler bunun en önemli göstergesidir. Ancak Bir fley yükseldi i yerden düflmeye bafllar kural na uygun olarak düflüfl o zaman bafllam fl, sebepleri de onun içerisinde büyümüfltür. Sultan n vefat, kar fl kl klara meydan vermemek düflüncesiyle, Terken Hatun taraf ndan bir süre sakland. Torunu Cafer i Halife ye gönderen Hatun, hutbeyi o lu Mahmud ad na okutmay baflard. Ordu mensuplar n n ba l l n sa lamak için büyük sarfiyat yapt. Sonra maiyyetiyle birlikte, o lunu tahta oturtmak üzere sfahan a do ru yola ç kt. sfahan a götürülen Melikflah n naafl da, burada kendisinin yapt rd medreseye defnedildi.

82 74 Büyük Selçuklu Tarihi Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Selçuklu Devleti nin iç meselelerini tan mlayabileceksiniz. Melikflah babas taraf ndan veliaht ilân edilmifl olmas na ra men, tahta ç kt nda daha önceki dönemlerde oldu u gibi, taht davac lar ile mücadele etmek zorunda kald. Baflta amcas Kavurt olmak üzere baz kardeflleri bu mücadelelerde Melikflah taraf ndan bertaraf edildiler. Di er taraftan Selçuklu sultanlar, devletin kuruldu u bölgenin gere i olarak, ranl devlet adamlar n istihdam etmek zorunda kalm fl veya tercih etmifllerdi. Bu durum bir süre sonra devletin asli unsuru olan Türkler in askerî kadrolar hariç, devletin d fl na itilmesine yol açt. Bu durum bir yandan Türkler aras nda hoflnutsuzluk yarat rken, sözkonusu kadrolar ellerinde tutan ranl lar n devlette dengeleri bozan bir üstünlük sa lamalar na zemin haz rlad. ranl unsurlar n dahi birbirleriyle fliddetle rekabet ettikleri bu sistem, devletin sars lmas n n bafll ca sebeplerinden birisi olmufltur. Bunun yan s ra Selçuklu Devleti nin halifelikle ilgili politikalar, Melikflah döneminde devletin kudretine paralel olarak, daha tavizsiz bir flekilde sürdürülmekte idi. Hattâ Sultan Melikflah, kendisinin de torunu olan Halife nin o lunu, sfahan da bir hilafet saray infla edip, halife yapmay planlam flt. Melikflah, Ba dad kendisine ait bir flehir, halifeyi de siyasî kimli i olmayan bir devlet memuru olarak kabul ediyordu. Bu durum da Selçuklu Devleti nin iç meselesi olarak sars nt yaratmaya devam ediyordu. A MAÇ 3 Selçuklu Devleti nde bu dönem meydana gelen olaylar aç klayabileceksiniz. Melikflah amcas Kavurt un ayaklanmas n bast - r p tahta oturduktan sonra ilk ifli olarak, Do u s - n rlar n ihlâl eden Karahanl lar ve Gazneliler üzerine yürüdü. Onlar iflgâl ettikleri yerlerden ç kar p geri döndü. Selçuklu Devleti nin kuruluflundan itibaren Bat ya yönlendirilen göçler neticesinde Suriye de bir beylik, Anadolu da ise ba- ms z bir Selçuklu devleti ortaya ç km flt. Melikflah Suriye ye Tutufl u, Anadolu ya ise Porsuk u göndererek bu bölgeleri kontrol alt na almaya çal flt (1078). Kafkasya ya da bizzât kendisi, 1076, 1079 ve 1086 y llar nda düzenledi i seferlerle mahallî hanedanlar, tâbiyet anlaflmalar na ayk r davranan Gürcü ve Abhazlar cezaland r p itaât alt na ald. Artuk Bey, Ahsa ve Bahreyn e düzenledi i sefer sonunda Do u Arabistan da hâkimiyet sa lad. Ayn tarihlerde Hicaz da da Abbasîler ad na hutbe okunmas sa land. Melikflah, 1092 y l ndaki Ba dad ziyareti s ras nda Yemen ve Aden e de bir ordu göndererek Selçuklu Devleti nin s n rlar n buralara kadar geniflletti. Güneye do ru h zla ilerlemekte olan Türkiye Selçuklu sultan n n önünü kesmek ve itaâtsizlik gösteren Mervano ullar n cezaland rmak üzere 1085 y l nda Diyarbekir bölgesine sefer düzenlendi. Bölge tamamen Selçuklu topraklar na kat ld. Türkiye Selçuklu sultan n n Antakya y fethinden sonra bafllayan olaylar Musul emiri Müslim b. Kureyfl ve Süleymanflah n ölümü ile sonuçland. Melikflah bunun üzerine 1086 y l nda ç kt seferde Kuzey Suriye yi, valiler tayin etmek suretiyle do rudan Büyük Selçuklu Devleti ne ba lad. Melikflah bundan sonra Ba dad ziyaret etti ve bu s rada k z Halife ile evlendirildi. Karahanl ülkesinde meydana gelen bir tak m kar fl kl klar sebebiyle, olaylar çözmek üzere davet edilen Melikflah, da iki defa Türkistan seferine ç kt. Bu seferler sonunda Do u ve Bat Karahanl lar kendisine ba layarak, s n rlar n Çin e kadar geniflletti.veziri Nizâmülmülk ve Halife ile aralar n n iyice aç ld son dönemde, önce veziri Bat nîler taraf ndan flehit edildi. Sonra kendisi Ba dad da zehirlenmek suretiyle hayat n kaybetti (1092). Melikflah n ölümü Selçuklu Devleti nin büyük sars nt geçirmesine sebep oldu. Devletin imparatorlu a dönüflen yap s n de iflikliklerle birlikte kavrayabileceksiniz. Melikflah Birinci Türkistan seferi dönüflünde, merkeziyetçili i gözetmek kayd yla, kardefllerini baz vilayetlere tayin etti. Nitekim devletin nisbeten uzak bölgelerinde kurulan siyasî teflekkülleri de ayn gerekçe ile denetim alt nda tutma mücadelesi vermifltir. Öyle ki, Anadolu da ba ms z olarak kurulan Türkiye Selçuklular na karfl, ortadan kald rma pahas na bir mücadele yürütmüfltü. Hükümranl n paylafl lmas konusunda, hayale bile izin vermeyen Melikflah n, halifeye karfl tavizsiz tutumunun sebebi de budur. Bat daki olaylar daha yak ndan takip etmek için baflkentini sfahan a tafl yan Melikflah, Türkistan seferi sonunda ilhâk etti i Maveraünnehir i, kendine has problemleri dolay s yla eski hükümdar na iade etti. Do u ve Bat Karahanl hükümdarlar n para ve hutbede önce kendi ad n zikretmek flart yla kendisine tâbi k ld. Melikflah n cihân hâkimiyeti davas nda Ba dad koydu u yer ve devletin kadrolar ndaki yo un ranîleflme devleti sars nt ya u ratan etkenler olmufltur.

83 4. Ünite - Melikflah Zaman 75 Kendimizi S nayal m 1. Melikflah n tahta geçifli ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Amcas Kavurt, Melikflah a karfl isyan etmifltir. b. Taht kavgalar dolay s yla Karahanl lara karfl yapaca sefer gecikmifltir. c. Abbasî Halifesi Melikflah n saltanat n onaylam flt r. d. Babas taraf ndan veliaht tayin edildi i için tahta sorunsuz geçmifltir. e. Nizâmülmülk, Melikflah desteklemifl ve gerekli tedbirleri alm flt r. 2. Melikflah n Anadolu ya gönderdi i ordu ile ilgili afla- dakilerden hangisi yanl flt r? a. Bu ordu Süleymanflah n sultanl n tan mad için gönderilmifltir. b. Melikflah bu savaflla Anadolu da denetimi sa lam flt r. c. Savaflta Süleymanflah n kardefli Mansur hayat n kaybetmifltir. d. Sefer Porsuk Bey idaresinde 1078 y l nda yap lm flt r. e. Anadolu da kendisine ra men bir olufluma izin vermek istememifltir. 3. Tutufl un Suriye Melikli i ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Fat mîler e karfl Suriye nin güvenli inin sa lanmas için tayin edilmifltir. b. Tutufl, Ats z Bey i öldürüp topraklar n ele geçirmifltir. c. Tutufl un bafll ca rakibi Musul valisi Müslim olmufltur. d. Tutufl Melikflah a karfl hiç isyan etmemifltir e. Suriye de ba ms z bir Selçuklu flubesi kurulmufltur. 4. Melikflah dönemi Arabistan siyaseti konusunda afla- dakilerden hangisi yanl flt r? a. Sünnilik karfl t hareketler bast r lm flt r. b. Fat mîler Hicaz üzerinden Selçuklularla rekabet etmifllerdir. c. Mekke emirinin yerine flehzâde Tekifl tayin edilmifltir. d. Do u Arabistan da Karmatîler bertaraf edilmifllerdir. e. Yemen ve Aden Selçuklu hâkimiyetine girmifltir 5. Diyarbekir Seferi ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Mervaniler Selçuklular n en sad k tâbilerindendir. b. Süleymanflah n güneye do ru ilerleyifli bu seferin sebeplerindendir. c. Musul valisi Müslim de Mervani emirine yard m etmifltir. d. Ordu komutan Fahrüddevle, Selçuklu melikleri gibi yetkilendirildi. e. Mervano ullar n n topraklar Selçuklu idaresine girdi. 6. Melikflah n Suriye (Antakya) seferine dair afla dakilerden hangisi do rudur? a. Suriye Selçuklu Melikli i kuruldu. b. Süleymanflah, Melikflah la girdi i savaflta hayat - n kaybetti. c. Müslim Musul valili ine, Bozan Urfa ya, Aksungur Haleb e tayin edildi. d. Suriye nin Selçuklular a ba lanmas mümkün olmad. e. Bu sefer s ras nda yap lan düzenleme ile Türkiye Selçuklular n n güneye inifl yolu kesildi. 7. Melikflah n kinici Türkistan Seferinin sonucu ile ilgili afla dakilerden hangisi do rudur? a. Bat Karahanl lar do rudan, Do u Karahanl lar tâbi olarak Selçuklulara ba lanm flt r. b. Do u Karahanl lar do rudan, Bat Karahanl lar tâbi olarak Selçuklulara ba lanm flt r. c. Karah taylar yenilgiye u rat lm flt r. d. Melikflah bu sefer s ras nda ilk kez yenilgiye u ram flt r. e. Karahanl larla Ceyhun Nehri s n r kabul edilmifltir. 8. Üçüncü Türkistan Seferi ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi do rudur? a. Kaflgar Han tahttan indirildi. b. Do u Karahanl lar Bat y da yönetimleri alt na ald lar. c. Bat karahanl hükümdar Ahmed Han taht na iade edildi. d. Bat karahanl hükümdar Ahmed Han sfahan da öldürüldü. e. Do u Karahanl lar tâbiyetten ayr ld. 9. Melikflah döneminde Halifelikle iliflkiler konusu ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Muktedî nin Melikflah n k z olan efline kötü davranmas yüzünden iliflkiler bozulmufltur. b. Halife nin o lu ve Melikflah n torunu olan Cafer, veliaht ilân edilmifltir. c. Sultan, Muktedî yi siyasî bir güç olarak kabul etmemektedir. d. Halife, Selçuklu Sultan yla siyasî bir çekiflme içerisine girmifltir. e. Melikflah, Halifeden Ba dad terk etmesini istemifltir. 10. Afla dakilerden hangisi Melikflah Döneminde Selçuklu Devleti ni ilgilendiren sorunlardan de ildir? a. Taht ele geçirmeye yönelik flehzâde isyanlar b. Haçl Seferleri c. Halife ile çat flma d. Devlet kadrolar na ranl lar n nüfuz etmesi e. Sultan ile Vezir aras ndaki anlaflmazl k

84 76 Büyük Selçuklu Tarihi Okuma Parças Sultan Melikflah ile Nizâmülmülk ün giderek gerginleflmekte olan münasebetleri, Sultan n Merv e tayin etti i flahnenin, vezirin Merv valisi olan o lu taraf ndan yakalan p hakarete u ramas üzerine kopma noktas na geldi. Kaynaklarda aralar nda elçiler vas tas yla afla daki haberleflmenin vuku buldu u rivayet edilir: Melikflah- Sen saltanatta benim orta m m s n? E er benim emrimde ise haddini bilmelisin. Sen hangi selahiyetle, ferman m z olmadan evlâtlar na ülkeler ve iktalar veriyor, arzu etti ini yap yorsun? ster misin ki önünden hokkan n, bafl ndan destâr n n al nmas n emredeyim? Nizamülmülk- Sultan a flöyle söyleyiniz! Senin nâil oldu un ikbâl benim fikir ve tedbirim sayesindedir. Baban n öldürüldü ü gün seni nas l tuttu umu, ayaklanmalar bast rd m, seni istemeyenleri nas l tenkil etti imi hat rla! Ve unutma ki, benim divit ve destâr mla senin tac ve taht n birbirine ba l d r. O tac ve devlet bu divitle birlikte ortadan kalkar. Elçiler gerginli in daha fazla büyümemesi için Vezir in sözlerini hafifleterek nakletmifllerse de, Sultan n bu heyete özel olarak koydu u adam do rusunu oldu u gibi aktarm flt. Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. d Cevab n z do ru de ilse Melikflah n Tahta Ç kmas konusunu yeniden gözden geçirin. 2. b Cevab n z do ru de ilse Anadolu ve Suriye Siyaseti konusunu yeniden gözden geçirin. 3. e Cevab n z do ru de ilse Anadolu ve Suriye Siyaseti konusunu yeniden gözden geçirin. 4. c Cevab n z do ru de ilse Do u Arabistan- Hicaz-Yemen ve Aden in Selçuklular a Ba lanmas konusunu yeniden gözden geçirin. 5. a Cevab n z do ru de ilse Diyarbekir Bölgesinin Selçuklu Topraklar na Kat lmas konusunu tekrar gözden geçirin. 6. e Cevab n z do ru de ilse Suriye (Antakya) Seferi konusunu yeniden gözden geçirin. 7. a Cevab n z do ru de ilse kinci Türkistan Seferi konusunu yeniden gözden geçirin.. 8. c Cevab n z do ru de ilse Üçüncü Türkistan Seferi konusunu yeniden gözden geçirin. 9. b Cevab n z do ru de ilse Devletin Bünyesinde Oluflan Sorunlar konusunu yeniden gözden geçirin. 10. b Cevab n z do ru de ilse üniteyi yeniden gözden geçirin. Kaynak: Kafeso lu 1973, Turan 2010.

85 4. Ünite - Melikflah Zaman 77 S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Melikflah n Türkistan Seferi sonras yapt atamalar, t pk Alp Arslan dönemindeki gibi, Do u dan gelecek tehlikelere karfl s n r tahkim etmek amac tafl yordu. Mahiyeti bak m ndan da benzerlik gösteren bu atamalarda flehzâdelere, hükümdar n egemenlik yetkisini paylafl m anlam na gelebilecek bir ayr cal k verilmemifltir ve merkeziyetçilik gözetilmifltir. S ra Sizde 2 Selçuklu Devletinin fetih stratejisi çerçevesinde Suriye ve Anadolu ya yerleflen Türkmenler, merkezin denetimi d fl nda bir örgütlenmeye gittikleri için, Melikflah taraf ndan buralara müdahale edilmifltir. Melikflah, Süleymanflah n kendisine ra men Anadolu da kurdu u devleti tan mayarak, kontrolü alt na almak için Porsuk idaresinde bir ordu gönderdi. Di er yandan Suriye de bir beylik kurmufl olan Ats z ve Fat mî tehlikesini izlemek için kardefli Tutufl u Suriye melikli ine tayin etti. Yararlan lan Kaynaklar Agacanov, Sergey (2006), Selçuklular (trc. Ekber Necef- Ahmed Annaberdiyev), stanbul. Hunkan, Ö. Soner (2011), Türk Hakanl (Karahanl lar) Kurulufl-Geliflme-Çöküfl ( ) stanbul. Kafeso lu, brahim (1973), Sultan Melikflah, stanbul. Köymen, M.Altay (1989), Selçuklu Devri Türk Tarihi, Ankara. Turan, Osman (2010), Selçuklular Tarihi ve Türk slâm Medeniyeti, stanbul. S ra Sizde 3 Diyarbekir seferinin bafll ca sebepleri, Büyük Selçuklular la rekabet halinde bulunan Türkiye Selçuklu sultan n n güneydo u istikametindeki h zl ilerleyiflinin önünü kesmek için bölgenin hakimiyet alt na al nmas gere i; Selçuklular a ayk r siyaset takip ederek fliîlerle iflbirli i yapan Mervano ullar n n cezaland r lmas yan nda, Fahrüddevle b. Cüheyr in kendisine bir hakimiyet alan bulmak iste i ile Melikflah sefer konusunda teflvik etmesidir. S ra Sizde 4 Türkistan seferleri, Selçuklu Devleti nin slâm Dünyas n n en büyük gücü, yard m na ihtiyaç duyulan ve meseleleri çözebilecek yegâne merci oldu unu göstermifltir. Devlet in s n rlar tüm Karahanl ülkesini içine alarak Çin hududuna ulaflm flt r. Türkistan hâkimiyeti, Melikflah n ölümüyle bafllayan fetret döneminde bu taraftan gelebilecek tehditleri etkisiz k lacak sa lam bir set oluflturmufltur.

86 5BÜYÜK SELÇUKLU TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Selçuklu merkezi otoritesini çöküfle götüren süreci de erlendirebilecek, Berkyaruk ve Muhammed Tapar dönemi siyasi olaylar n tan mlayabilecek, Selçuklu taht mücadeleleri ile Haçl lar n Suriye ve Filistin e yerleflmeleri aras ndaki iliflkiyi aç klayabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Terken Hatun Melik Mahmud Melik smail Berkyaruk Tutufl Taht mücadelesi Muhammed Tapar Haçl lar Bât niler çindekiler Büyük Selçuklu Tarihi Fetret Dönemi (Berkyaruk ve Muhammed Tapar Devri) SULTAN BERKYARUK DEVR ( ) SULTAN MUHAMMED TAPAR DEVR ( )

87 Fetret Dönemi (Berkyaruk ve Muhammed Tapar Devri) SULTAN BERKYARUK DEVR ( ) Terken Hatun le ktidar Mücadelesi Çin den Akdeniz e, Kafkaslar dan Yemen e kadar uzanan çok genifl topraklara yay lm fl bulunan Büyük Selçuklu mparatorlu u, en görkemli devrini yaflarken önce vezirinin, sonra Sultan Melikflah n beklenmedik ölümüyle sars nt ya u rad. Fetret dönemi olan Berkyaruk dan sonra Tapar zaman nda k smen toparlanmas na, Sancar n kinci mparatorluk devrine ra men de asl nda sars nt tamamen atlat lamad. Sultan n ani ölümü, bir süredir merkezde yaflanan iktidar paylafl m mücadelesinin daha da fliddetlenmesine ard ndan ortaya ç kan uzun taht mücadeleleri ile imparatorlu un önce parçalanmas na, akabinde de çöküflüne giden sürecin bafllang c olmufltur. flte bu ünitenin konusu olan ve Fetret Devri olarak adland r - lan Berkyaruk dönemi, bu sürecin ilk evresini teflkil etmektedir. Melikflah öldü ünde geride Berkyaruk, Muhammed Tapar, Sancar ve Mahmud adl dört o ul b rakm flt. Babas n n yerine en büyükleri olan ve o dönemde on iki yafl nda bulunan Berkyaruk un tahta geçmesi bekleniyordu. Zira daha önce de temas edildi i üzere Nizâmülmülk, Terken Hatun un o lu Mahmud a karfl, Melikflah n amcas Yakutî nin k z Zübeyde Hatun dan olan o lu Berkyaruk u desteklemekteydi. Baz kaynaklar n verdi i bilgilere göre, Melikflah Berkyaruk u veliaht tayin etti ise de, bunun saltanat mücadelelerini engelleyecek bir kanun olmad bilinmektedir. Nitekim bu durumu f rsat bilen ve o s rada Sultan n yan nda Ba dat ta bulunan Terken Hatun, henüz befl yafl nda bulunan o lu Mahmud u tahta geçirmek için harekete geçti. Bir taraftan zaman kazanmak üzere Melikflah n ölümünü gizlerken, di er taraftan da hazinenin a z n açarak desteklerini almak için ordu ve devlet adamlar na büyük ihsanlarda bulundu. Bu cömert giriflimleri sayesinde de pek çok emirin içerisinde bulundu u büyük bir ordu kurmay baflard. Terken Hatun un bu baflar s, hiç flüphesiz bolca yapt ihsanlar kadar, Karahanl soyundan bir prenses ve Selçuklu imparatoriçesi olarak Melikflah n sa l ndaki etkin konumundan kaynaklanmaktayd. Bu flekilde ordunun ba l l n temin eden Terken Hatun, bir taraftan da o lunun saltanat için tehlike olarak gördü ü ve bu olaylar s ras nda sfahan da bulunan veliaht Berkyaruk u hapsetmek üzere Musul valisi Kürbo a y, Emir Üner ve Emir Kamac ile birlikte sfahan a göndermiflti. sfahan a gelen emirlerin Berkyaruk u tutuklayarak hapsetmelerinden sonra Terken Hatun, Abbasi halifesi Mukte-

88 80 Büyük Selçuklu Tarihi dî den o lu Mahmud ad na hutbe okutmas n istedi. Halife önceleri büyük âlim Gazzalî nin fetvas do rultusunda Mahmud un yafl n n küçük olmas, dolay s yla devleti yönetemeyece i gibi gerekçelerle bu iste i reddetti. Ancak Terken Hatun un, yan nda tutu u torunu ve Halife nin de o lu olan Cafer üzerinden tehdide varan srarlar na daha fazla direnemedi. Cafer in babas na gönderilmesi kayd yla, 26 Kas m 1092 y l nda Ba dat ta Mahmud ad na hutbe okundu. Böylece Terken Hatun, Melikflah n ölümden alt gün sonra o lu Mahmud u Ba dat ta sultan ilan ettirmeyi baflarm flt. Ard ndan da vezir Tacülmülk Ebû l-ganaim ve orduyla birlikte, o lu Mahmud u tahta ç karmak üzere Selçuklu payitaht sfahan a do ru yola ç kt. Berûcird/Burûcerd; Bat ran da Hemedan a 18 fersah uzakl kta Selçuklu devrinin önemli flehirlerinden olup günümüzde Luristan Eyaleti flehirleri aras nda yer al r. Kerec; Tahran/Rey n 20 km bat s nda yer almakta olup günümüzde Elburz Eyaletinin merkez flehridir. SORU 1 Berûcird ve Kerec Savafllar Ancak Melikflah n ölüm haberini alan Nizamülmülk ün adamlar bir silah deposunu ya malayarak isyan etmifl ve Berkyaruk u hapsedildi i yerden ç kararak tahta oturtup ad na hutbe okutmufllard. Terken Hatun un sfahan a yaklaflmas üzerine de Berkyaruk u, Nizamülmülk taraftarlar n n hâkim oldu u Rey e kaç rd lar. Bu arada pek çok emirle birlikte Nizamülmülk ün adamlar ndan Erkufl da askerleriyle onlara kat lm flt. Kaynaklar Berkyaruk un etraf nda on binden fazla askerin topland n kaydetmektedir. Böylece taht mücadelesi bir bak ma, eski vezir Nizamülmülk ün adamlar ile yeni vezir Tacülmülk aras ndaki bir hesaplaflmaya dönüflmüfl bulunuyordu. Çünkü baflta Erkufl olmak üzere, maktul vezirin taraftarlar, Tacûlmülk ü Nizamülmülk ün katili olmakla itham ediyorlard. Bu sebeple de, Berkyaruk u desteklemek suretiyle eski vezirin intikam n almak istiyorlard. Öte yandan durumun aleyhine geliflti ini gören ve Berkyaruk un daha fazla güçlenmesini engellemek isteyen Terken Hatun, yan nda Kürbo a, Üner ve Kamaç gibi emirler oldu u halde Rey e hareket etti. Ancak Berûcird yak nlar nda yap lan savaflta, ordusundan baz emirlerin askerleriyle Berkyaruk taraf na geçmesi üzerine yenilen Terken Hatun sfahan a çekilmek zorunda kald (Ocak 1093). Burada Berkyaruk taraf ndan kuflat lan ve zor durumda kalan Terken Hatun, bir taraftan yan ndaki emirlerin de telkiniyle kuflatmay kald rmas için Berkyaruk ile anlaflma yollar n ararken, di er taraftan da o lu Mahmud u tahta ç karma arzusundan vazgeçmeyerek yeni ç k fl yollar ar yordu. Nitekim bu amaçla Berkyaruk un day s Azerbaycan meliki smail e haber göndererek kendisiyle evlenip, Mahmud un saltanat na ortakl k teklif etti. Selçuklu taht na geçmek için bunu bir f rsat olarak gördü ü anlafl lan smail, bu teklifini tereddütsüz kabul ederek, Hatun taraf ndan da takviye edilen ordusuyla ye eni Berkyaruk üzerine yürüdü. Ancak onun ak beti de Terken Hatun dan farkl olmad. Zira Terken Hatun ile evlenmesini hofl karfl lamayan baz komutanlar n Berkyaruk un saflar na geçmesi ile Kerec yak nlar nda yap lan muharebeyi kaybeden smail sfahan a çekilmek zorunda kald (fiubat 1093). Bu ma lubiyete ra men her ne kadar Terken Hatun onu hürmetle karfl lay p, ad - na para bast r p, o luyla müflterek hutbe okuttuysa da bir süre sonra Berkyaruk un atabeyi Gümüfltekin taraf ndan öldürüldü. Berkyaruk un SIRA Terken S ZDEHatun la yürüttü ü saltanat mücadelesindeki en önemli destekçileri kimlerdir aç klay n z. Melik smail in saf d fl kalmas da Terken Hatun un azmini k rmad. O bu sefer de, Melikflah n ölümünün ard ndan Suriye de saltanat n ilan etmifl bulunan kay nbiraderi Tacüddevle SORU Tutufl u ayn vaatlerle sfahan a ça rd. D KKAT D KKAT

89 5. Ünite - Fetret Dönemi (Berkyaruk ve Muhammed Tapar Devri) 81 Berkyaruk un Tahta Ç kmas ve Tutufl ile Rekabet Suriye meliki olan Tutufl, a abeyi Melikflah a itaatini bildirmek ve teveccühünü kazanmak için, D maflk tan Ba dat a gelmek üzere iken, F rat k y s ndaki Hit kasabas nda, Sultan n öldü ü haberini alm flt. Hemen her hanedan üyesinin yapaca gibi, kendini saltanata en uygun kifli olarak gören Tutufl, daha burada iken ad na hutbe okutmak suretiyle sultanl n ilan etti. Kald ki yafl, tecrübesi, konumu ve mevcut durum göz önünde bulunduruldu unda, haks z da say lmazd. Selçuklu taht n ele geçirmek üzere gerekli haz rl klar yapmak için Suriye ye dönen Tutufl, buradan Halep valisi Aksungur, Antakya valisi Ya s yan ve Urfa valisi Bozan a birer mektup yazarak; Sultan Melikflah n ölümü üzerine sultanl n ilan etti ini, bu sebeple de onun hakim oldu u ülkelerde bu kez kendisinin hakim olmas n sa lamak için, kendisine itaat ile emirlerindeki kuvvetleriyle kat lmalar - n bildirdi. Tutufla karfl koyacak kuvveti bulunmayan Aksungur, Tutufl a itaat etti i gibi, Ya s yan ve Bozan a da haber göndererek; Melikflah n çocuklar aras ndaki mücadele sonuçlan ncaya kadar Tutufl a itaat etmelerinin yerinde olaca- n istedi. Onlar da bu teklifi kabul edip hâkimiyet bölgelerinde hutbeyi Tutufl ad na okuttular. Böylelikle Tutufl, ad geçen emirlerin itaat etmesi üzerine hiçbir güçlükle karfl laflmaks z n kuzey Suriye ye hâkim olmufltu. Asl nda daha önce anlat lanlardan da anlafl laca üzere, Melikflah öldü ünde çocuklar n n hepsi çocuk yaflta oldu undan Tutufl taht n en güçlü adaylar ndan birisi durumdayd. Emirler Tutufl a itaat ederek, onun taht ele geçirmesi halinde yerlerini korumufl olacaklard. Ancak kaynaklar n ifadesine göre Aksungur un Melikflah n çocuklar aras ndaki mücadele sonuçlan ncaya kadar diyerek itaatlerine bir anlamda flerh koymas manidard r. Muhtemelen Aksungur, Tutufl gibi muktedir bir sultana tahakküm edemeyecekleri veya Melikflah a olan vefa duygusuyla, onun genç ve tecrübesiz o ullar ndan birisinin sultan olmas n tercih ediyordu. Ancak o günün flartlar gere i Tutufl a itaat etmek zorunda idiler. Nitekim daha sonraki geliflmeler bu durumu do rulayacakt r. Tutufl un Berkyaruk a Karfl lk Teflebbüsü Melikflah n bu üç ünlü komutan n n kendisine kat lmalar ndan kuvvet alan ve güçlü bir ordu kuran Tutufl, yan nda Aksungur ve Ya s yan oldu u halde Rahbe ye do ru harekete geçti ve fiubat 1093 y l nda herhangi bir direniflle karfl laflmaks z n flehri teslim ald. Bunu Habur yöresi ile F rat nehrinin sol k y s nda bulunan Rakka n n teslimi takip etti. Tutufl bu iki flehir halk na adil hükümdarlara yak - fl r tarzda davran p, pek çok ihsanlarda bulundu. Bu s rada daha önce itaatini arz etmifl olan Urfa valisi Bozan n da kat l m yla daha da güçlenen Tutufl, Nusaybin üzerine yürüdü. fiehrin direnifli üzerine hiddetlenen Tutufl, fliddetli bir taarruz ile Mart 1093 de Nusaybin e girdi ve yirmi kadar Arap emiri askerleriyle birlikte k l çtan geçirildi. Tutufl, Nusaybin den sonra Musul üzerine yürüdü. Bu arada henüz Nusaybin de iken, flehrin Ukayli hâkimi brahim b. Kureyfl e haber yollayarak, hâkimiyetini tan mas n ve ad na hutbe okutmas n istemiflti. Ancak brahim, Tutufl un bu iste ini reddetti i gibi flehrin d fl nda muharebe vaziyeti alm flt. Musul yak nlar ndaki el-mudayya da gerçekleflen fliddetli muharebe, brahim in yenilmesi ve birçok Arap emiriyle birlikte öldürülmesi, Tutufl un muzaffer bir flekilde Musul a girmesiyle sonuçland.

90 82 Büyük Selçuklu Tarihi el-cezire: Arapçada Ada manas na gelir. Greklerin Mezopotamya ad n verdikleri F rat ile Dicle nehirleri aras ndaki topraklar Arap co rafyac lar iki k sma ay rm fllard r. Buna göre güneyde kalan Afla Mezopotamya topraklar na Sevad veya Irak, kuzeyde kalan Yukar Mezopotamya topraklar na ise el-cezire ad n vermifllerdir. Böylece Tutufl, yan na ald önemli komutanlar ile Rahbe, Rakka, Nusaybin ve Musul u pefl pefle ele geçirerek, Suriye ve el-cezire nin önemli bir bölümünde hâkimiyetini tesis etti i gibi ad na hutbe okutmay baflarm flt. Bunun bir sonucu olarak Selçuklu taht na geçmeyi kendisi için bir hak sayan Tutufl, Büyük Selçuklu sultan s fat yla Ba dat ta ad na hutbe okunmas için Abbasi halifesi el-muktedi Biemrillah a baflvurdu. Halife ona, ad na hutbe okutabilmesi için Horasan ve Maflr k ta hükümran olarak, slam âlemine hâkim olmas, kardefl çocuklar içinden saltanat mücadelesinde kimsenin kendisine muhalefet etmemesi ve baflkent sfahan da imparatorluk hazinesine sahip bulunmas gerekti ini ileri sürerek onun bu talebini reddetti. Bu durum karfl s nda Selçuklu payitaht olan sfahan ele geçirmek için harekete geçen Tutufl, kendisine yap lan davet üzerine önce, henüz hâkimiyetine girmemifl bulunan ve 1085 den beri Selçuklu merkezinden gönderilen valilerce yönetilen Diyarbekir e yöneldi. bölgenin merkez flehirleri konumundaki Amid ve Meyyâfârikîn in itaatlerini arz etmesi üzerine buraya kendi yöneticilerini atad ktan sonra, Azerbaycan yönünde hareket etti. Kaynaklar n ifadesine göre, yolu üzerinde bulunan bütün flehir ve kaleler kendisini sultan olarak kabul ediyordu. Öte yandan bütün bunlar olurken Berkyaruk da bofl durmam flt. Rey ve Hemedan baflta olmak üzere hâkimiyet alan n geniflleten Berkyaruk, her geçen gün artan kuvvetiyle amcas yla giriflece i saltanat mücadelesine haz r görünüyordu. Bu durum, Tutufl un ordusunda bulunan Melikflah n eski komutanlar ndan Aksungur ve Bozan da etkilemiflti. Nitekim Aksungur, Bozan a yazd mektupta Biz bu adama(tutufl a) efendimiz(melikflah) in çocuklar n n neler yapaca n görmek ve beklemek maksad ile itaat etmifltik, flimdi ise sultan n o lu ortaya (taht iddias yla) ç kt. Biz flimdi onun saf na geçmek istiyoruz diyerek onu Tutufl tan ayr lmaya ikna etti. Nihayet iki ordunun birbirine yaklaflt s rada, her iki emirin askerleriyle Berkyaruk taraf na geçmesi, Tutufl u zor durumda b rakt. Bu iki ünlü komutan n saf de ifltirmesiyle asker say s iyice azalan ve savafl göze alamayan Tutufl, yeni kuvvetler tedarik etmek üzere, kendisine sad k kalan Ya s yan ile birlikte Suriye ye dönmek zorunda kald (Aral k 1093). Ard ndan Aksungur ile Bozan da, Tutufl sorununun kesinlikle ihmal edilmemesi, toparlanmas na f rsat verilmeden süratle üzerine yürünmesi gerekti i hususunda Berkyaruk u uyard ktan sonra, yanlar na verilen muhaf z birlikleriyle valisi bulunduklar flehirlere döndüler. En güçlü rakibi olan amcas Tutufl un Rey civar nda muharebe meydan ndan çekilip Suriye ye dönmesi ile saltanat iddias daha da kuvvetlenen Berkyaruk, nihayet sultanl n slâm dünyas nda da meflru k lmak maksad ile Ba dat a gelerek halifeden ad n n hutbeye konulmas n istedi. Muktedî, Berkyaruk un son baflar s - n göz önünde bulundurarak ad na hutbe okutup ona Rükneddin lakab n verdi. (3 fiubat 1094). Tutufl un kinci Teflebbüsü ve Ölümü Di er taraftan Berkyaruk Ba dat ta sultan ilan edildi i s rada Tutufl da, kendisine ihanet eden Aksungur ve Bozan n, Halep ve Urfa da hutbeyi Berkyaruk ad na okuttuklar n ö renmiflti. ntikam için sab rs zlanan Tutufl, k fl geçirdi i D maflk tan Mart 1094 te ayr larak toplad kuvvetlerle Aksungur un yönetimindeki Halep ve civar n ya malamaya giriflti. Bunun üzerine uyar lar nda hakl ç kan Aksungur, henüz Ba dat tan ayr lmam fl olan Berkyaruk tan acil yard m istedi. O da kendisine ba l emirlerden, Musul valisi Kürbo a ile Urfa hâkimi Bozan yard ma gönderdi. Ayn maksatla Yusuf b. Abak da iki bin befl yüz kiflilik süvari birli i ile Halep e yönlendirildi. May s 1094 te Tutufl üzerine yürüyen Aksungur, Halep yak n-

91 5. Ünite - Fetret Dönemi (Berkyaruk ve Muhammed Tapar Devri) 83 lar nda cereyan eden muharebede önce, Yusuf un aman dileyerek Tutufl taraf na geçmesi, ard ndan da Bozan ve Kürbo a n n muharebeye tam olarak kat lamamalar üzerine ma lup oldu u gibi esir edilerek öldürüldü. Bozguna u rayan birliklerle Halep e çekilen Bozan ile Kürbo a burada direnmeye çal flm fllarsa da çok geçmeden Tutufl, flehre girmeyi baflarm fl ve her ikisini de esir alm flt. Baz emirlerin ricas yla Kürbo a n n can n ba fllayan Tutufl, kendisine ihanet eden Bozan yan nda oldu u halde, valisi oldu u Harran ve Urfa ya gelerek müdafilerden teslim olmalar n istedi. Ret cevab al nca da Bozan öldürterek bafl n Urfa ve Harran a yollad. Bu fliddet gösterisi, sadece bu iki önemli flehrin de il Azerbaycan a kadar bütün el-cezire nin Tutufl a itaatini sa lad. Böylece Tutufl, bir taraftan kendisine yap lan ihaneti cezaland rmak suretiyle Aksungur ve Bozan gibi güçlü muhaliflerini ortadan kald rm fl, di er taraftan da Selçuklu ülkesinin bat s na yeniden hâkim olmufl oluyordu. Ayr ca art k kendisine taht sa layacak olan tedbirleri tatbik etmek; sfahan civar na hâkim olan ve elinde zengin maddi kaynaklar bulunan Terken Hatun ile mukadderat n birlefltirmek zaman da gelmifl bulunuyordu. Nitekim daha önce ifade edildi i gibi Terken Hatun, o lu Mahmud u tahta ç karmak için son çare olarak Tutufl a müracaat etmifl, ülkeyi birlikte yönetmek üzere evlenme vaadiyle sfahan a ça rm flt. Bu maksatla, sfahan a ulaflmak isteyen Tutufl, Diyarbekir den hareketle Ahlat ve Azerbaycan üzerinden Hemedan a geldi. Burada Terken Hatun la birleflerek Berkyaruk a karfl ortak bir mücadele bafllatacaklard. Ancak ayn maksatla sfahan dan Hemedan a do ru yola ç kan Terken Hatun yolda hastalanarak geri dönmek zorunda kald ve k sa bir süre sonra da öldü (Eylül-Ekim 1094). Terken Hatun un ölümden sonra ona ba l emirlerden bir k sm Berkyaruk taraf na geçerken büyük bir k sm da Tutufl a kat lm flt. Kaynaklar n ifadesine göre bu kat l mlarla Tutufl un ordusunun say s elli bini bulmufltu. Bu yeni durum karfl s nda endifleye kap lan ve o s rada Musul da bulundu u anlafl lan Berkyaruk, geliflmeleri kontrol alt na alabilmek için derhal sfahan a hareket etti. Ancak yolda Tutufl un komutanlar ndan Abako lu Yakup un bask n na u rad. Beklemedi i bu bask n karfl s nda ordugâh ya malanan ve ma lup olan Berkyaruk, yan nda Emir Porsuk, Gümüfltekin Candar ve Yaruktafl gibi birkaç önemli adam oldu u halde, kardefli Mahmud un hâkimiyetindeki baflkent sfahan a s nmak zorunda kald. Öte yandan Berkyaruk un ma lubiyet haberi Ba dat a ulafl nca yeni Abbasi halifesi Müstazhir Billah hutbeyi Tutufl ad na okutmaya bafllad (Ekim-Kas m 1094). Terken Hatun un ölüm haberini alan adamlar, Berkyaruk u önce flehre sokmak istememifllerse de daha sonra yakalay p hapsettiler. Hatta bir ara saltanat davas ndan tamam yla bertaraf etmek için gözlerine mil çekilmesi bile düflünüldüyse de Mahmud un Berkyaruk un geliflinin ikinci gününde çiçek hastal na yakalanmas ve durumunun ciddileflmesi üzerine emirler, beklemenin daha uygun olaca karar na vard lar. Nitekim 1094 y l Ekim ay sonlar nda Mahmud öldü. Talihi bir anda de iflen Berkyaruk, gözlerine mil çekmeyi düflünen emirlerce tahta oturtularak sultan ilan edildi (Kas m 1094). Bu s rada Hemedan önlerine gelen Tutufl, flehrin direnmesi üzerine geri döndü. Berkyaruk un da hastaland haberini al nca, Rey e hareket ederek buray ele geçirdi ve sfahan üzerine yürümek için haz rl klara bafllad. Bütün bunlar olurken emirler henüz kimin saf nda yer alacaklar na karar vermifl de illerdi. Zira Berkyaruk da kardefli gibi ölümcül çiçek hastal na yakalanm flt. Ancak Tutufl un tavizsiz ve sert tabiat onlar Berkyaruk un yan nda yer almaya itiyordu. Buna bir de halk ve ordu nezdinde hâlâ sayg n bir hat ras olan Nizamülmülk ün, büyük nüfuz sahibi

92 84 Büyük Selçuklu Tarihi o ullar ndan Müeyyedülmülk ün Berkyaruk a vezir olmas eklenince durum onun lehine dönmeye bafllad. Nitekim iyileflmesinden hemen sonra Irak ve Horasan dan gelen kuvvetlerle ordusunun mevcudunu otuz bine ç karan Berkyaruk, vakit kaybetmeden amcas Tutufl un üzerine Rey e hareket etti. Tutufl ise yeni ele geçirdi i Rey halk na güvenmedi inden Berkyaruk u flehre altm fl kilometre mesafedeki Daflilu (Tafll ) köyü yak nlar nda karfl lad. ki taraf 26 fiubat 1095 te fliddetli bir savafla tutufltular. Berkyaruk babas Melikflah n sanca n ç karm flt. Bunu gören askerlerin bir k sm n n Berkyaruk un taraf na geçmesi ve daha önceden anlaflt klar gibi, S ORU emir Ya s yan n SORUpusudan ç kmamas Tutufl un ordusunun bozulmas na sebep oldu. Tutufl yan ndakilerle birlikte bir süre daha kahramanca savaflt ysa da, at ndan D KKAT düflürülerek D KKAT öldürüldü. Tutufl un yan nda bulunan o lu Dukak, yüz kadar atl ile kaçmay baflard ysa da ordusunun büyük bir k sm ölü veya esir olarak yok oldu. Tutufl, babas Alparslan n Merv deki türbesine gömüldü. Berkyaruk böylece pek çok badireden sonra, saltanat mücadelesindeki en güçlü rakibi olan amcas Tutufl u bertaraf etmek suretiyle Suriye ve el-cezire üzerinde AMAÇLARIMIZ de hâkimiyetini tesis etmifl oluyordu. Ancak daha sonraki geliflmelere bak l rsa bu durum Berkyaruk un AMAÇLARIMIZ iktidar için tehlikenin bitti i anlam na da gelmeyecekti. K T A P Suriye Selçuklular K T Ahakk nda P daha fazla bilgi için bkz. Ali Sevim, Suriye ve Filistin Selçuklular Tarihi, Ankara TELEV ZYON Çocuk yaflta TELEV ZYON SIRA tahta S ZDE ç kan Berkyaruk un yafl, tecrübe ve konum bak m ndan kendinden çok 2 daha üstün olan amcas Tutufl u saltanat mücadelesinde saf d fl b rakmas n nas l aç klars n z? NTERNET NTERNET Arslan Argun un syan SORU Melikflah n di er SORUkardefli Arslan Argun, babas zaman nda Harizm bölgesi valili ini yürütüyordu. Kardefli Melikflah n saltanat n n ilk y llar na kadar da bu bölgede kalm fl; daha sonra kendisine Hemedan ve Save bölgesinde yedi bin dinarl k ikta D KKAT D KKAT topra verilmiflti. Melikflah öldü ünde o da yan nda Ba dat ta bulunuyordu. Sultan n ölümü ile ortaya ç kan otorite bofllu undan faydalanmak isteyen Arslan Argun, hemen SIRA Hemedan a S ZDE hareket etti. Buradan bir grup askerin kendisine kat l m y- la Niflabur üzerine yürüdüyse de direniflle karfl lafl nca Merv e çekilmek zorunda kald. Merv flahnesi Emir Kodan ve Emir Yaruktafl flehri ona teslim ettikleri gibi AMAÇLARIMIZ adamlar yla AMAÇLARIMIZ emrine girdiler. Burada bir süre kalan Arslan Argun daha sonra Belh e hareket etti. Bu s rada Belh de bulunan Berkyaruk taraftar Fahrülmülk b. Nizamülmülk, onunla K mücadele T A P edemeyece ini anlay nca flehri terk etti. Böylece Belh ve K T A P Tirmiz gibi flehirleri ele geçirip, Horasan n tamam na hâkim olan Arslan Argun, Berkyaruk a mektup göndererek, vaktiyle dedesi Ça r Bey in ikta olan Horasan n TELEV ZYON ayn flekilde TELEV ZYON kendisine verilmesini istedi. Teklifinin kabul edilmesi halinde sultanl n tan yaca n ve yüksek miktarlarda para gönderip saltanat için mücadeleye girmeyece ini bildirdi. Berkyaruk, ise bu s rada güçlü rakiplerinden amcas Tutufl ve kardefli Mahmud NTERNET ile u raflt ndan NTERNET onunla ilgilenemedi i gibi mektubuna da cevap verememiflti. Asl nda Arslan Argun un mektubundan da anlafl laca üzere, onun amac n n Selçuklu taht na oturmak de il iktalar n art rmak oldu u aç kça görülmekteydi. Bunun yan nda Berkyaruk, rakiplerini bertaraf ettikten sonra Arslan Argun un üzerine di- er amcas Böribars göndererek onu cezaland rmak istedi. Emir Altuntafl n da bulundu u ordusuyla Horasan a giren Böribars, burada yap lan ilk savaflta kardefli

93 5. Ünite - Fetret Dönemi (Berkyaruk ve Muhammed Tapar Devri) Arslan Argun u bozguna u ratarak Horasan n büyük bir k sm na hâkim oldu. Ancak ma lubiyet sonras Belh e çekilmek zorunda kalan Arslan Argun, 1095 y l sonlar nda Böribars la yapt ikinci savafl kazand. Esir düflen Böribars bir sene Tirmiz de hapsedildikten sonra yay n n kirifli ile bo durularak öldürüldü. Arslan Argun bununla da yetinmeyerek Horasan bölgesinin önemli kalelerini tahrip ettirdi. Bunun üzerine Sultan Berkyaruk, amcas na karfl bu defa büyük bir orduyla kardefli Sancar gönderdi ve kendisi de arkalar ndan hareket etti. Fakat yolda, Arslan Argun un bir kölesi taraf ndan öldürüldü ü haberini ald lar. Öte yandan Sancar, kendini bekleyen bir k s m emirle birlikte Niflabur önüne gelip flehri sulh yolu ile teslim ald (20 Nisan 1097). Niflabur dan sonra Horasan n birçok flehri de ona itaat etti. Bu baflar s üzerine Sultan Berkyaruk kardefli Sancar, merkezi Merv olmak üzere Horasan melikli ine atad. Böylelikle Tutufl tan sonra di er amcas Arslan Argun tehlikesini de bertaraf eden Berkyaruk, birçok yere yeni atamalar yaparak, y llard r saltanat mücadelesiyle sars lan devlet otoritesini yeniden eski düzenine sokmaya çal flt. Ancak bu nisbî istikrar fazla sürmedi. Zira Sultan Berkyaruk bundan sonra da, iktidar n korumak için kardefli Muhammed Tapar la uzun bir mücadeleye girmek zorunda kalacakt. Haçl lar ve Berkiyaruk Dönemi Haçl larla Savafl Berkyaruk un saltanat n korumak için kardefl ve amcalar yla k yas ya mücadele etti i; mücadelenin birinin bitip di erinin bafllad bir ortamda, bu defa da Suriye ve SORU Filistin bölgesi için do rudan hedef alan Haçl Seferleri bafllad. 85 SORU XI. yüzy l sonlar na do ru Bat Avrupa da, özellikle kilisenin yönlendirmesiyle, D KKAT güya Do uda Müslümanlar n zulmü alt nda bulunan dindafllar n n ve Hz. sa n n mezar n n bulundu- D KKAT u Kudüs ün Müslümanlar n elinden kurtar lmas n n Bat H ristiyan SIRA dünyas S ZDE için yerine getirilmesi kaç n lmaz bir görev oldu u fikri uyanm flt. Haçl Seferleri ad verilen bu büyük hareketin bafll ca propoganda malzemesi din idi. Gerçekten de slamiyet in, H ristiyanl k aleyhine evrensel bir din haline gelmesi ve dolay s yla maddi s n rlar n n AMAÇLARIMIZ do u ve bat yönünde genifllemesi; böylece H ristiyan dünyas n n adetâ bir hilal içerisinde kuflat lmas AMAÇLARIMIZ önemli bir sebep idi. Ancak Malazgirt savafl ndan sonra Selçuklular n Bizans egemenli inde bulunan Anadolu da bir devlet kurmalar ve ayr ca zmir de bir beylik K T kurarak A P kuvvetli K T A P bir donanma meydana getiren Çaka Bey in, Rumeli yönünde Bizans ciddi flekilde tehdit eden Peçeneklerle iflbirli ine giriflmesi ve nihayet Bat Avrupa da yaflanan büyük ekonomik kriz gibi nedenlerin de, bu hareketin haz rlanmas nda büyük pay TELEV ZYON oldu u kabul edilmektedir. K saca bu seferlere kat lan tüm hiristiyanlar için mutlaka maddî ya da manevî bir he- TELEV ZYON def veya ç kar söz konusu idi. NTERNET Bizans mparatorlar, Türk ilerleyifli karfl s nda ilki Malazgirt ten sonra olmak üzere, 1095 y l na kadar üç defa Papal ktan yard m iste inde bulunmufllard. Bu talebi f rsata dönüfltürmek isteyen Papa II. Urbanus, Kas m 1095 tarihinde toplanan Clermont Konsilinde Haçl Seferi ça r s nda bulundu. Hedef olarak da Kutsal Topraklar ve Anadolu yu gösterdi. ki yüzy l kadar sürecek olan Haçl Seferleri tarihi böylece bafllam fl oldu da Fransa dan ve Norman Kuzey talya dan gelen örgütlenmifl flövalye ordular stanbul da bulufltular. slâm dünyas, siyasî temsilcileri olan Selçuklular n içerisinde bulundu u kar fl kl klar yüzünden yaklaflmakta olan tehlikeyi ve mahiyetini çok iyi alg layamad. Dolay s yla bu büyük tehlike karfl s nda tedbir de al namad. Türkiye Selçuklular n n baflkenti znik ve Çukurova y zapt eden Haçl lar, 1098 bahar nda Büyük Selçuklu s n rlar na dayanm fl bulunuyorlard. NTERNET

94 86 Büyük Selçuklu Tarihi Anadolu dan geçen Haçl lar Mart 1098 de Urfa y ; Haziran 1098 de Antakya y ele geçirdiler da Kudüs düfltü. On y l sonra Tarblusflam n da ele geçirilmesiyle, hepsi de Kudüs Krall na ba l olan Urfa Kontlu u, Antakya Prinkepsli i yan nda Trablusflam Kontlu u ortaya ç km fl oldu. Kudüs kuflat ld s rada Sultan Berkyaruk ve Muhammed Tapar k yas ya taht kavgas yap yor, Suriye ve el-cezire bölgesindeki melik ve emirler, birbirlerinin aleyhine çal fl yorlard. Tutufl ye eni Berkyaruk la girdi i taht mücadelesini kaybedip Rey savafl nda ölünce, Suriye Selçuklu topraklar iki o lu aras nda bölünmüfltü. Haleb e hâkim olan R dvan ile D maflk ele geçiren Dukak birbiriyle mücadeleye giriflmifllerdi. Gerçi her iki kardefl de Büyük Selçuklu Sultan Berkyaruk u metbû olarak tan yorlard. Öte yandan Haçl lar n ilk hedefini teflkil eden H ristiyanl n kutsal flehirlerinden Antakya, hâlâ Melikflah n vali olarak tayin etti i Ya s yan n idaresinde bulunuyordu. Haçl ordular daha Anadolu da iken Suriye ve Irak n Müslüman halk büyük korku ve telafla düflmüfllerdi. Fakat görünüfle göre mahalli emir ve valiler, istilac lara pek ald r fl etmiyorlard. Esasen bu durumun bafll ca sebebi, devrin kaynaklar ndan anlafl ld üzere, Haçl lar n kimliklerine ve maksatlar na dair herhangi bir fikirleri yoktu. Melik R dvan bu s rada Ya s yan ve Sökmen le birlikte kardefli Dukak n üzerine yürümekte idi. fieyzer de iken Haçl lar n Antakya ya yürümekte oldu unu ö renince derhâl Haleb e döndü. Görünüfle göre tehlikeyi ilk fark eden yine Ya s yan olmufltu. Zira Antakya ya dönen bu tecrübeli emir uzak yak n bütün emir ve melikliklere, bu arada Musul valisi Kürbo a ya, melik Dukak a, Sultan Berkyaruk a yard m etmeleri için baflvurdu. Daha sonra Haleb meliki R dvan dan da yard m istedi. Önce Dukak ile müttefikleri, sonra R dvan ve Sökmen, Haçl lara karfl girdikleri savaflta yenildiler (Aral k 1098). Bu yenilgi Haçl meselesinin Suriye Selçuklu meliklerinin güçlerinin üstünde oldu u gösterdi. Bunun üzerine Ya s yan bütün ümidini do uya, bilhassa Büyük Selçuklu hükümdar Berkyaruk a ba lam flt. Ancak taht mücadeleleri ile u raflmakta olan Berkyaruk, kendisi do rudan sefere ç kacak durumda de ildi. Sultan, Haçl larla mücadele ve onlar slam topraklar ndan sürüp ç karma görevini, el- Cezire bölgesi emirlerini de emrine vermek suretiyle Musul Atabeyi Kürbo a ya havale etti. Buradan da anlafl laca üzere bu andan itibaren Haçl meselesi vasal Suriye Selçuklular n meselesi olmaktan ç karak, Büyük Selçuklu Devletinin meselesi haline gelmiflti. Kürbo a n n büyük bir kuvvetle harekete geçmesi Antakya kuflatmakta olan Haçl lar çok korkuttu. Ancak bu Selçuklu baflkumandan n n, Mart 1098 Urfa da kurulmufl olan ilk Haçl kontlu unu ortadan kald rmak için bofluna vakit kaybetmesi Antakya y muhasara eden Haçl lar için büyük f rsat oldu. Nitekim çok zor günler geçirmelerine ve büyük s k nt lar çekmelerine ra men; Firuz adl bir Ermeni dönmesinin ihaneti ile flehre girmeye muvaffak oldular. Kürbo a ise ancak Antakya n n düflmesinden iki gün sonra flehir önlerine gelebilmiflti (3 Haziran 1098). Kürbo a emrindeki Selçuklu ordusu, Haçl lar n eline geçen Antakya y dört bir taraftan kuflatma alt na ald. Antakya Haçl lar n eline geçince Selçuklu kuvvetlerine kat lmak için flehirden ç kan Ya s yan yolda öldürüldü. Ancak direnmeye devam eden Antakya n n iç kalesinin savunmas n o lu fiemsüddevle sürdürüyordu. Kürbo a, fiemsüddevle ona ba l l n arz etmesine ra men, iç kalenin komutas n ondan alarak komutanlar ndan Ahmed b. Mervan a verdi. Kürbo a n n d flar dan, Ahmed b. Mervan n içeriden hücumlar Haçl lara büyük kay plar verdiriyordu. ki atefl aras nda kalan ve had safhada yiyecek s k nt s çekmekte olan Haçl lar, Kürbo a ya haber göndererek yanlar na erzaklar n almalar kofluluyla flehri terk etmeyi teklif ettilerse de, Kürbo a bunu kabul etmedi. Selçuklu komuta kademesinde yaflanan çekiflmeler; ve gerçek haç n bulundu u gibi maneviyat art ran haberler üzerine Haçl lar, Selçuklu ordusu ile savaflmak için flehir d fl nda mevzi ald lar (28 Haziran 1098). Kürbo a, bu savaflta büyük bir yenilgi ald. Karargâh n ve ordunun a rl klar n b rak p çekilen Kürbo a Halep e güçlükle ulaflabildi.

95 5. Ünite - Fetret Dönemi (Berkyaruk ve Muhammed Tapar Devri) 87 Haçl lar ise bu bölgede pefl pefle birçok kaleyi ele geçirdiler. Nihayetinde Kudüs önlerine gelen Haçl ordular Fat mîlerin idaresinde bulunan flehri 15 Temmuz 1099 y l nda ele geçirdiler. Dönemin kaynaklar Haçl lar n flehirdeki Müslüman,Yahudî, ve hattâ do ulu H ristiyanlara karfl büyük vahflet sergilediklerini belirtirler. Haçl lar n k sa bir süre içerisinde önce Urfa ard ndan Antakya ve Kudüs ü ele geçirmelerini nas l aç klars n z? SORU D KKAT 3 Resim 5.1 Kaynak: P.M.Holt, Haçl Devletleri ve Komflular (trc. SORU Tanju Akad), stanbul D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON NTERNET NTERNET Muhammed Tapar ile Saltanat Mücadelesi Büyük Selçuklu Sultan Melikflah vefat etti i s rada hayatta kalan o ullar n n büyü- ü Berkyaruk, ikincisi ise Muhammed Tapar idi. 21 Ocak 1082 de Seferiyye Hatun adl bir cariyeden dünyaya gelen Muhammed Tapar, Melikflah öldü ünde Ba dat ta yan nda bulunmaktayd. Daha sonra Terken Hatun ve kardefli Mahmud ile birlikte Isfahan a gitmifl; Berkyaruk un burada Terken Hatun ve kardefli Mahmud u muhasara etti i s rada gizlice a abeyinin taraf na geçmiflti. Berkyaruk 1094 y l nda ad na hutbe okutmak üzere Ba dat a giderken kardefli Muhammed Tapar da yan nda götürmüfl ve burada Gence ile çevresini ona ikta etmiflti. Ayr ca kardefli Tapar melik unvan ile Gence ye gönderirken Türk töresine uygun olarak itimat etti i adamlar ndan Emir Kutlu tekin i de ona atabey tayin etmiflti.

96 88 Büyük Selçuklu Tarihi Arran: Kür ve Aras nehirleri aras nda, bugünkü Gence ve Karaba vilayetlerinden oluflan bölgedir. Muhammed Tapar, melik bulundu u Gence de muhtemelen çevresindekilerin; özellikle de Berkyaruk un azletti i veziri Nizamülmülk ün o lu Müeyyedülmülk ün tahrikleriyle isyan etti. Sultan Berkyaruk bu s rada Suriye ve Filistin bölgesine yerleflmekte olan Haçl larla mücadeleye haz rlanmakta idi. fle kendisine engel olaca- n düflündü ü atabeyi Kutlu tekin i öldürmek ve Arran eyaletinde Berkyaruk ad na okunan hutbeyi kesip kendi ad na okutmakla bafllad. Sefîdrûd ve Hemedan Savafllar Durumu ö renen ve müdahale etmek isteyen Sultan Berkyaruk Zencan flehrine do ru yola ç kt. Bu s rada baz emirler Sultan Berkyaruk a haber gönderip müstevfî Mecdülmülk el-balâsânî yi kendilerine teslim etmesini istediler. Sultan bu iste i kabul etmedi; emirleri ikna edemeyince 200 kifliyle ordugâhtan ayr lmak zorunda kald. Mecdülmülk yüzünden Sultan Berkyaruk a muhalefet eden emirler Muhammed Tapar a kat ld lar. Muhammed Tapar n Rey üzerine geldi i haberini alan Berkyaruk kardefliyle savaflmay göze alamayarak önce sfahan a, halk n flehrin kap lar n açmamas üzerine de Hûzistan a gitmek zorunda kald. Muhammed Tapar 20 Eylül 1099 da Rey e ulaflt. Ba dat flahnesi Gevherâyin, Musul emiri Kürbo a ve el-cezire emiri Çökürmüfl gibi emirlerin kendisine kat lmas yla daha da güçlendi. Gevherâyin i Ba dat a gönderip Halifeden kendi ad na hutbe okutmas - n istedi. Bu iste e uyan Halife Müstazhir, G yâsü d-dünyâ ve d-dîn lakab n verdi i Muhammed Tapar n sultanl n tasdik ederek onun ad na hutbe okuttu. Bunun üzerine Berkyaruk, ad na yeniden hutbe okutmak için harekete geçerek Huzistan dan Vas t a geldi. Burada Hille emiri Seyfüddevle Sadaka da ona kat ld. Irak taki Arap afliretleri üzerinde etkili bir konumu olan bu emirin kat l m Berkyaruk un aleyhine bozulmufl olan dengeyi büyük oranda düzeltti. Nitekim kaynaklar n ifadesine göre; Ba dat a hareket eden Sultan Berkyaruk halk n coflkun sevgi gösterileri aras nda 2 Ocak 1100 günü flehre girmifl ve hutbeyi tekrar kendi ad na okutmay baflarm flt. Daha sonra Berkyaruk, Gümüfltekin Kaysarî yi Ba dat a flahne tayin etti. O s rada Ba dat ta bu görevi Muhammed Tapar taraftar lgazi b. Artuk yürütmekteydi Bunun üzerine Muhammed Tapar n yan nda olan Kürbo a gibi baz emirler tekrar Berkyaruk un saf na geçtiler. K fl Ba dat ta geçiren Sultan Berkyaruk çok say da Türkmen in kendisine kat l m ndan sonra Muhammed Tapar üzerine yürüdü. 15 May s 1100 de Hemedan yak nlar ndaki Sefîdrûd da meydana gelen savaflta Berkyaruk baflta üstünlük kurup karfl taraf n karargâh na kadar sokulduysa da; savafl n sonuna do ru bozulan birliklerini toparlayamayarak otuz kadar kifliyle savafl meydan n terk edip Rey e çekilmek zorunda kald. Vezir Müeyyedülmülk, Berkyaruk un esir düflen veziri Ebûlmehâsin i Ba dat a gönderip Halife den hutbenin tekrar Muhammed Tapar ad na okunmas n istedi. Halife de bu iste e uyarak 25 May s 1100 Cuma günü hutbeyi Muhammed Tapar ad na okuttu. Öte yandan Sultan Berkyaruk, savafl n ard ndan emîr-i dâd Habeflî b. Altuntak ve di er emirlerden yard m sa lamak için ç kt yolculukta Muhammed Tapar n öz kardefli Horasan Meliki Sencer e yenilince Cürcân ve Damgan a (Dâmegân) giderek yeni kuvvetler toplamaya çal flt. Bunun üzerine Muhammed Tapar, daha fazla kuvvetlenmesine f rsat vermeden Berkyaruk ile savaflmak üzere Hemedan a yürüdü. 5 Nisan 1101 de Hemedan da yap lan savafl bu sefer Muhammed Tapar n yenilgisi ve esir düflen veziri Müeyyidülmülk ün idam yla sonuçland. Muhammed Tapar bundan sonra Melik Sancar n yan na gitti. Cürcân dan Damgan a gelen iki kardefl buradan Rey e hareket ettiler; Berkyaruk da Rey e do ru yola ç kt. Zaferin ard ndan Berkyaruk a kat lanlar n say s bir ara yüz bine ulaflm flt. Ancak daha

97 5. Ünite - Fetret Dönemi (Berkyaruk ve Muhammed Tapar Devri) 89 sonra baz emirler, maddî s k nt çeken Berkyaruk un iaflelerini temin edememesi üzerine ayr lmaya bafllad lar. Tapar ile Sancar yeniden toparlanmas na imkân vermeden Berkyaruk üzerine yürüdüler. Ümitsizli e kap lan Berkyaruk 5000 kiflilik bir kuvvetle 13 Eylül 1101 de Ba dat a girdi. Muhammed Tapar ve Sancar Berkyaruk u takip ederek on gün sonra Ba dat a ulaflt lar. Rûzrâver, Rey ve Hoy Savafllar Sancar n Horasan a dönmesinin ard ndan Ba dat tan ayr lan Muhammed Tapar ile onu takip eden Berkyaruk bu kez Nihavend yak nlar ndaki Rûzrâver de karfl karfl ya geldiler (27 Aral k 1101). Baz küçük çarp flmalardan sonra taraflar aras nda antlaflma sa land. Ülke topraklar n n resmen ikiye bölündü ü bu antlaflmaya göre Berkyaruk sultan; Tapar Gence meliki olarak, kendisine b rak lan bölgelerde üç nevbet çald racak ve Sultan Berkyaruk a y lda dinar vergi ödeyecekti. Ancak bu antlaflma uzun sürmedi. Muhammed Tapar bir süre sonra kendisini bar fla ikna eden emirlerden Besmel i öldürttü, Emir Ay Tegin in gözlerine mil çektirdi. Ard ndan Rey e gidip befl nevbet çald rarak sultanl n ilân etti. Bunun üzerine sefere ç kan Berkyaruk, Rey yak nlar nda cereyan eden savaflta Muhammed Tapar ma lûp etti. Tapar az say da taraftar yla sfahan a kaçt. Ancak Berkyaruk taraf ndan kuflat l nca erzak s k nt s çekmeye bafllad ve bin kadar süvari ile sfahan dan gizlice ayr ld. Kardeflinin Sâve istikametinde gitti ini ö renen Berkyaruk a ba l kuvvetler onu takibe koyuldular. Nihayet Hoy da yap lan özellikle Berkyaruk un maiyetindeki Emir Ayaz n büyük rol oyna savaflta tekrar bozguna u rayan Muhammed Tapar, Sökmen el-kutbî nin ikta yeri bölgesi Ahlata a do ru kaçarken, Berkyaruk da Zencan a gitti. Y llardan beri devam eden iç savafllar n devleti y pratt n gören Berkyaruk ve Muhammed Tapar, ileri gelen âlimlerin de teflvikiyle bar fl yapmaya karar verdiler. Ocak 1104 de var lan antlaflmaya göre Sultan Berkyaruk, Muhammed Tapar n befl nevbet çald rmas na müdahale etmeyecek, Muhammed Tapar n pay na düflen flehirlerde Berkyaruk ad na hutbe okunmayacak, aralar ndaki yaz flma vezirler vas - tas yla yap lacak, askerler diledikleri tarafa geçebileceklerdi. Cibal, Fars, sfahan, Rey, Hemedan, Hûzistan ve Ba dat Berkyaruk un; Azerbaycan, Diyarbekir, el-cezîre. Musul, Suriye ve Hille emiri Seyfüddevle Sadaka n n idaresindeki topraklar Tapar n hâkimiyetine b rak lacakt. Ayr ca Berkyaruk tan sonra Tapar sultan olacak, Horasan meliki Sancar n durumunda herhangi bir de ifliklik yap lmayacak; Sancar, Muhammed Tapar metbû tan maya devam edecekti. Bu antlaflma sayesinde Sultan Melikflah n ölümüyle bafllayan taht kavgalar sona ermifl oluyordu. Berkyaruk ile Muhammed Tapar aras nda cereyan eden uzun taht mücadelelerinin, Büyük Selçuklu Devletinin bundan sonraki dönemini etkileyen pek çok olumsuz sonucu olmufltur. Bunlar n bilinmesi, Melikflah n ölümüyle bafllayan Büyük Selçuklu mparatorlu unu parçalanma ve çöküfle götüren süreci kavramak ac s ndan önemlidir: 1. ki kardeflin saltanat mücadelesi, devlet otoritesinin zay flamas na ve emirlerin iktidar bofllu undan yararlan p kendi hareket alanlar n geniflletmelerine imkân vermifltir. Emirler süre gelen savafl hâlini, s k s k taraf de ifltirerek isteklerinin gerçekleflmesi için pazarl k konusu yapm fllard r. 2. Berkyaruk ve Muhammed Tapar hâkimiyetleri alt na ald klar bölgelerde iktidar olmalar na ra men muktedir olamad klar ndan vergiler düzenli bir flekilde toplanamam fl, devletin mali yap s bozulmufltur.

98 90 Büyük Selçuklu Tarihi 4 3. Yap lan savafllarda birçok de erli devlet adam ve komutan öldürülmüfl, bunun neticesinde devlet yönetimi ehil olmayan kiflilerin eline geçmifl; bu da zamanla devletin zaafa düflmesine sebep olmufltur. 4. Bu dönemde slam dünyas n n en büyük devleti konumundaki Selçuklular n iç mücadelelerle u raflmas Haçl lara karfl yap lan cihada destek verememesine; dolay s yla Haçl lar n Suriye ve Filistin e yerleflmelerine zemin haz rlam flt r. Berkyaruk un Ölümü ve fiahsiyeti Babas Sultan Melikflah n ölümünden sonra Terken Hatun la, amcalar, kardeflleri ve ihtirasl emirlerle sürekli mücadele eden, pek çok zorluklara katlanan Sultan Berkyaruk bütün engellere ra men; 12 y l Büyük Selçuklu Devleti ne hükümdarl k yapt. Hatta bir keresinde amcas Tutufl a ma lup olup sfahan a s nd zaman kardefli Mahmud un adamlar nca yakalan p gözlerine mil çekilmesinden flans eseri kurtularak son anda sultan ilan edilmiflti. Berkyaruk son olarak kardefli Muhammed Tapar la uzun bir saltanat mücadelesinden sonra anlaflm fl ve onun taraf ndan Büyük Sultan olarak tan nm flt. Her ne kadar taht mücadelelerinden f rsat bulup Haçl lar n Suriye ve Filistin topraklar na yerleflmelerine engel olamam flsa da o, ç - karc ve entrikac bir siyaset takip eden emirleri tamamen bast rarak idaresi alt na almay baflarm flt. fllerinin düzene girdi i bir s rada vereme yakalanan Berkyaruk, bir sedye içinde Ba dat istikametinde yola ç kar ld. Terken Hatun u yendi i Berûcird e geldi- inde durumu iyice a rlaflt. Hayat ndan umut kesilince emirlerini yan na ça rarak befl yafl ndaki o lu Melikflah veliaht, Emir Ayaz da ona atabey tayin etti. Emirlerinden Melikflah a itaat etmeleri ve onu düflmanlar na karfl korumalar n istedi. Sultan n talebini kabul eden emirler Melikflah desteklemek hususunda canlar n ve mallar n esirgemeyeceklerine dair yemin ettiler. Bunun üzerine o lu Melikflah ve emirlerini Ba dat a gönderdi. Kendisi de sfahan a dönmek üzere burada kald. Fakat kafile Berûcird den henüz uzaklaflm flt ki, Berkyaruk, 22 Aral k 1104 tarihinde yirmi befl yafl nda vefat etti. Devrin kaynaklar onu, yumuflak huylu, asil, cömert, sab rl, iyi ahlakl ve güçlü bir hükümdar olarak anarlar. O ayr ca cezaland rmakta afl r ya gitmeyen merhametli bir sultand. Sizce Berkyaruk SIRA döneminin S ZDE Fetret Devri olarak adland r lmas n n sebebi nedir. SULTAN MUHAMMED TAPAR DEVR ( ) Muhammed Tapar n Tahta Ç kmas SORU SORU Atabey Emir Ayaz yolda Sultan Berkyaruk un vefat haberini al nca veliaht flehzade Melikflah için ota, çetr gibi bir hükümdar için gerekli olan her fleyi haz rlatt. Bu D KKAT s rada yanlar nda D KKAT Sultan Berkyaruk u Ba dat a gitmeye teflvik etme düflüncesiyle sfahan a gelmifl bulunan Ba dat flahnesi Emir lgazi b. Artuk da vard ve yolculukta Melikflah a SIRA refakat S ZDE ediyordu. 6 Ocak 1105 y l nda Ba dat a giren heyeti Halife Mustazhir in veziri karfl lad. lgazi ve Emir To ayürek derhal divan toplay p II. Melikflah ad na hutbe okunmas n istediler. Bunun üzerine 12 Ocak 1105 Perflembe günü divanda ertesi gün de camilerde hutbe Büyük Selçuklu Sultan olarak Me- AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ likflah b.berkyaruk ad na okundu ve ona dedesi Sultan Melikflah n Celalüddevle lakab verildi. K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON

99 5. Ünite - Fetret Dönemi (Berkyaruk ve Muhammed Tapar Devri) 91 Bu s rada Muhammed Tapar ise, Berkyaruk la yapt anlaflma gere i kendisine b rak lan Musul u kuflatmakla meflguldü. Zira flehrin hâkimi Çökürmüfl, Muhammed Tapar n bütün srar na; hatta flehri teslim etti i ve kendisi ad na hutbe okuttu- u takdirde buray yine ona verece ini söylemesine ra men Berkyaruk tan böyle bir emir almad gerekçesi ile Musul u Tapar a teslim etmiyordu. Kuflatman n ve ayn oranda direniflin bütün fliddetiyle sürdü ü bir s rada (28 Ocak 1105) Sultan Berkyaruk un ölüm haberini alan Emir Çökürmüfl nihayet yap lan karfl l kl müzakereler neticesinde itaatini bildirerek Musul u Muhammed Tapar a teslim etti. fiehri teslim alan Muhammed Tapar, yan nda Sökmen el-kutbî ve öteki emirler oldu- u halde vakit kaybetmeden Ba dat a hareket etti. Bu arada Hille Arap Emiri Seyfüddevle Sadaka da Muhammed Tapar n bir an önce Ba dat a gelmesini bekliyordu. Muhammed Tapar 10 fiubat 1105 tarihinde Ba dat a ulaflt ve flehrin bat s nda konaklayarak burada ad na hutbe okuttu. Do u taraf nda ise hutbe Melikflah b. Berkyaruk ad na okunuyordu. Öte yandan Melikflah n atabeyi Ayaz baflta kendisine karfl harekete geçmeye niyetlendiyse de askerlerinin Muhammed Tapar n saf na geçece ini düflünüp anlaflma yoluna gitmeyi daha uygun buldu. Bunun için de Muhammed Tapar dan Melikflah b. Berkyaruk ve emirler için teminat istedi. Kaynaklar n ifadesine göre Muahmmed Tapar da: Melikflah benim evlad m gibidir. Onun için babas (Bekyaruk) ile benim aramda hiçbir fark yoktur demek suretiyle istenilen teminat verdi. Bunun üzerine atabey Ayaz ve Seyfüddevle Sadaka itaatlerini bildirmek için huzura gelerek af dilediler. Böylece Muhammed Tapar, Büyük Selçuklu Devleti nin tart fl lmaz yegâne sultan oldu (13 fiubat 1105). Sultan Berkyaruk un hükümdarl k dönemini kapsayan ve Büyük Selçuklu Devletinin çöküflünün habercisi gibi görünen taht mücadeleleriyle dolu Fetret Devri nde ibre Muhammed Tapar n cülûsu ile bir nevi iyileflmeye do ru dönmüfl oldu. Devlet Otoritesinin Yeniden Güçlendirilmesi Çabalar Sultan Muhammed Tapar, tahta geçince bütün bu mücadeleler süresince bozulan devlet otoritesini yeniden sa lamak amac yla yo un bir mücadele bafllatt. Bu çerçevede ilk olarak, af dilemesi ve itaatini kabul etmesine ra men tav rlar ndan rahats z oldu u ve ileride tehlike oluflturabilece inden korktu u Melikflah n atabeyi Ayaz öldürttü. Ard ndan Selçuklu hanedan ndan Mengübars n isyan n bast rd ( ). Mengübars syan Selçuklu hanedan ndan daha önce ad geçen Böribars n o lu Mengüpars sfahan da bulundu u s rada maddi s k nt lar na çare bulmak için Nihavend flehrine gitmiflti. Buran n ahalisinden toplad askerlerin yard m n ald ktan sonra ad na hutbe okutup isyan etti. K sa bir süre sonra Nihavend i iflgâl yolu ile zapt etti. Bunun yan nda Muhammed Tapar ile husumeti bulunan Zengi b. Porsuk a haber göndererek kendisine kat lmas teklifinde bulundu. Hapiste bulunmas na ra men Zengi b. Porsuk, kardefllerine Mengüpars a yard m etmemeleri konusunda mektup gönderdi. Hile ile kendisine itaat ettiklerini söyleyen Porsuk un adamlar, Mengüpars Huzistan da yakalay p sfahan da Sultan Muhammed Tapar a teslim ettiler. Sultan da onu hapsetti ( ). Ayr ca Zengi b. Porsuk u da sadakatinden ötürü serbest b rakt ve Ahvaz ile Hemedan aras ndaki iktalar ndan vazgeçmesine karfl l k ona Dinever ve baflka yerler ikta etti.

100 92 Büyük Selçuklu Tarihi Hille Emiri Sadaka n n syan ve Öldürülmesi Melikü l-arab diye flöhret bulan Hille emiri Sadaka, Sultan Melikflah döneminden beri Selçuklulara tabi olarak merkezi Irak da hüküm süren Mezyedilerin emiri idi. Sultan Melikflah n ölümünden sonra bafllayan taht kavgalar s ras nda daha önce iflaret edildi i gibi, Berkyaruk un saflar nda yer ald. Ancak Berkyaruk un veziri Ebülmehâsin in, önceki y llara ait borçlar n istemesi ve ödemedi i takdirde topraklar na yürüyece i tehdidinde bulunmas üzerine, 1101 de Berkyaruk a karfl kardefli Muhammed Tapar desteklemeye karar verdi de Kerbela n n yak n ndaki Câmiayn flehrinin yerinde yapt rd Mezyedîler in merkezi Hille de ve hâkimiyetindeki di er flehirlerde onun ad na hutbe okuttu. Bu süreçte Muhammed Tapar a önemli destekler sundu u gibi Bekryaruk a karfl düflmanl n aç a vurmaktan da çekinmedi. Muhammed Tapar da ona mükâfat olarak Vas t ikta etti. O zamana kadar Kûfe-Hit aras ndaki bölgede göçebe olarak yaflayan Mezyedîler bu tarihten itibaren Hille yi merkez edindiler. Seyfüddevle Sadaka, Berkyaruk ile Tapar aras ndaki taht kavgalar ndan istifade ederek hâkimiyetini bütün Irak topraklar na yaymaya çal flt. Bu tavr n Sultan Muhamed Tapar döneminde de sürdürmek istedi. Nitekim fiubat 1106 da Basra, Mart 1107 de Tîkrît i ele geçirdi. Sadaka n n yay lmac bir politika izledi ini, sadece Abbasî Halifesi Müstazhir Billâh ad na hutbe okuttu unu ve kendisine muhalif emîrleri korudu unu gören Sultan Muhammed Tapar onu bertaraf etmeye karar verdi. Mart 1108 de, Hille-Vâs t aras nda bulunan Nu maniye de meydana gelen savaflta Seyfüddevle Sadaka öldürüldü. O lu Dübeys de esir düfltü. Sultan Muhammed Tapar Dübeys i Ba dat a götürdü ve kendisine ba l kalaca na dair yemin ettirdikten sonra serbest b rakmakla birlikte Hille ye dönmesine izin vermedi. Dübeys, ancak Muhammed Tapar n ölümünden sonra, o lu Irak Selçuklu Sultan Mahmud zaman nda Hille ye gidebilirdi. Türkiye Selçuklular ile Rekabet Sultan Tapar taraf ndan Musul daki görevinde b rak lan Çökürmüfl, daha sonra Sultan a vaat etti i hizmet ve mali yard m yerine getirmedi. Sultan da onun elinde bulunan Musul ve yöresini daha önce Huzistan ve Fars taraf ndaki beldelere hâkim bulunan emir Çavl Sakavu ya ikta etti (1106). Bu görev de iflikli inde daha çok, Çökürmüfl ün o s ralarda Diyarbekir bölgesinde bulunan Türkiye Selçuklu sultan I. K l ç Arslan ile gizli bir anlaflma yapm fl olma ihtimali etkili olmufltu. Tapar, Suriye-el-Cezire-Irak hatt nda son derece stratejik bir konumunda yer alan Musul u, sadakatinden flüphe duydu u birisinin yönetiminde b rakamazd. Çavl 31 Ekim 1106 da Ba dat a geldi ve buradan ikta merkezi olan Musul a yöneldi. Yolu üzerindeki Bevazic i ele geçirdikten sonra Erbil e vard. Çökürmüfl ikta bölgesini terk etme niyetinde olmad ndan Çavl n n ilerleyiflini duyunca çevre illere haber yollay p yard m istedi. Neticede iki bin kadar asker toplayan Çökürmüfl, bin kiflilik kuvveti bulunan Çavl karfl s nda yenilip esir düfltü. Çökürmüfl ün ma lubiyet haberi Musul a ulafl nca adamlar onun yerine o lu Zengi yi geçirdiler. Öte yandan Çökürmüfl ün memlûklerinden, Musul kale muhaf z Guzo lu baflta olmak üzere flehir ileri gelenleri, Çavl ya karfl o s ralarda Urfa y kuflatmakta olan Türkiye Selçuklu Sultan I. K l ç Arslan dan yard m istediler. K l ç Arslan, Türkiye Selçuklular n n ekonomik ve medenî geliflimi bak m ndan büyük bir f rsat olarak gördü ü teklifi kabul etmekte tereddüt etmedi. Urfa kuflatmas n b rakarak derhal Musul a do ru harekete geçti. Bunun üzerine Çavl, orta-

101 5. Ünite - Fetret Dönemi (Berkyaruk ve SIRA Muhammed S ZDE Tapar Devri) ya ç kan yeni durum karfl s nda Musul u kuflatmaktan vazgeçti. Bu s rada esaret alt ndaki Çökürmüfl de ölmüfltü. Çavl do rudan K l ç Arslan n üzerine yürümeyi tercih etti. Nusaybin de meydana gelen muharebede, Türkiye Selçuklu Sultan karfl s nda tutunamayan Çavl ma lup olarak SORU kaçt. 93 SORU Türkiye Selçuklular daha önce de söz edildi i gibi, kurulduktan itibaren D KKAT Büyük Selçuklularla rekabet içerisinde olmufllard r. Bunun bafll ca sebebi Büyük Selçuklu taht n n kendi D KKAT haklar oldu u iddias yan nda; Anadolu ve el-cezire nin jeomorfolojik SIRA ve S ZDE jeopolitik öneminden dolay tarih boyunca, bölge güçleri aras nda sürüp giden mücadelenin, flimdi dev- rin hâkim güçleri olarak onlar n aras na intikal etmifl olmas yd. Nitekim Süleymanflah da bu yüzden Bizans la bar fl yap p Çukurova üzerinden Suriye kap lar na AMAÇLARIMIZ dayanm fl, fakat bu AMAÇLARIMIZ mücadelede hayat n kaybetmiflti. Melikflah n önce Diyarbekir i, Süleymanflah n ölümünden sonra da Antakya ve Haleb i almas, Türkiye Selçuklular n n Güney ç k fl yolunu tamamen kapatm flt. K l ç Arslan n saltanat n n ilk y llar nda meydana K gelen T AHaçl P seferinin K T A P sebep oldu u kay plar, flimdi bu tecritten kurtulmak zorunda olan Türkiye Selçuklar için rekabet alan n Malatya üzerinden Musul a kayd rm flt. TELEV ZYON TELEV ZYON Türkiye Selçuklu Sultan I. K l ç Arslan n Musul Hâkimiyeti ve Ölümü Muhammed Tapar n Büyük Selçuklu Sultan oldu u 1105 y l nda, Türkiye Selçuklu Sultan I. K l ç Arslan da Daniflmedliler den Malatya alm fl, Do u NTERNET Anadolu da Büyük Selçuklulara ba l olan baz Türkmen beylerinin kendisine tâbi olmas yla da NTERNET hakimiyeti alt ndaki topraklar geniflletmifl bulunuyordu y l Haçl ordular n yok eden, Antakya ve Urfa y zabt etmek teflebbüsünde bulunan K l ç Arslan, Haçl seferinin yaralar n sarabilecek gibi görünüyordu. Ancak ortaya ç kan bu yeni durum Büyük Selçuklular aç s ndan, K l ç Arslan la savafl adeta kaç n lmaz hâle getiriyordu. Gerçekten de Çavl y ma lup ettikten sonra, 22 Mart 1107 tarihinde Musul a giren K l ç Arslan hutbeyi kendi ad na okuttu. Çavl ise Halep e giderek Melik R dvan ve Artuko lu lgazi den sa lad kuvvetlerle Selçuklu sultan n n üzerine yürüdü. Bunun üzerine Musul da o lunu nâib olarak b rakan K l ç Arslan Çavl ya do ru harekete geçti. Asl nda Bizans mparatoruna yard ma gönderdi i askerleri gelene kadar savafl geciktirmek niyetindeydi. Çavl, K l ç Arslan n yard m almas n engellemek için hemen sald r ya geçti. Daha önce kendisine kat lan Türkmen beyleri, Çavl n n ordusunun kalabal k oldu unu görerek onu terk ettiler. Bununla birlikte harbi kabule mecbur kalan K l ç Arslan, kahramanca çarp flmas na ra men ordusunu yenilgiden kurtaramad. Melikflah zaman nda geçirdi i alt y ll k esaret hayat n tekrar yaflamak istemeyen K l ç Arslan, kaçmak için at n Habur nehrine sürdü, fakat bo ularak hayat n kaybetti (3 Haziran 1107). Bunun üzerine Musul a giden Çavl, flehri ele geçirdi i gibi K l ç Arslan n o lu fiahinflah yakalay p Tapar n nezdine gönderdi. Sizce Türkiye Selçuklu Sultan I. K l ç Arslan Musul a kadar getiren SIRA bafll ca S ZDE sebep nedir? Bât nîler ( smailîler) le Yap lan Mücadeleler fiia n n bir koluna mensup olan Bât nîli in ortaya ç k fl sekizinci asr n sonlar na tekabül eder. Hz. Ali nin soyundan alt nc imam Cafer es-sad k 765 y l nda ölünce yerine büyük o lu smail in geçmesi beklenirken, küçük o lu olan SORU Musa n n geçirilmesi mensuplar aras nda ihtilafa sebep olmufltur. smail in yak n dostlar ndan Ebulhattab daha sonra smailiye olarak an lacak olan bu ekolün D KKAT temellerini atm fl- 5 SORU D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ

102 94 Büyük Selçuklu Tarihi Batinîlik: Her zahirin bir bat n oldu u ve Kur an- Kerim ile Hadisi-i fieriflerin ancak tevil yoluyla anlafl labilece ini iddia eden f rkalara XII. yüzy ldan itibaren genellikle Bat niyye denilmifltir. Bununla beraber Hz. Ali nin soyundan alt nc imam Cafer-i Sad k (öl. 765) n o lu smail in imametini savunduklar ndan smailiyye, yedi imam kabul etmelerinden veya kâinat yedi gezegenin idare etti ine inanmalar ndan Se iyye, dâî (propagandac )lerinden Hamdan Karmat a nisbetle Karmatiyye, fedailerin her hizmete amade muti aletler haline gelmeleri için haflhafl kulland klar ndan Haflflaflin vb.adlarla da an lmaktad rlar. Alamut Kalesi: ran da Elbruz Da lar üzerinde, Kazvin in kuzeydo usunda yer alan müstahkem bir kaledir. Ortaça da Rûdbâr vadisinde bulunan elli kadar müstahkem kalenin en meflhuru olup 2000 m. yükseklikteki yalç n kayalar üzerinde kurulmufltur. Nitekim Alamut ad Kartal yuvas veya Kartal e itimi anlam na gelmektedir. Kuruluflu eski Deylem hükümdarlar dönemine kadar gitmekteyse de as l flöhretini smâilîli i siyasî bir yap ya dönüfltüren Hasan Sabbâh a borçludur. Alamut Kalesi ni 4 Eylül 1090 tarihinde ele geçiren Hasan Sabbâh buray Bât nî karargâh haline getirdi. Bu sebeple Selçuklu sultan ve komutanlar taraf ndan pek çok kez kuflat ld ysa da fethi mümkün olmad. Uzun süre Bât nîler in ( smâilîler) elinde bulunan Alamut Kalesi nihayet 19 Kas m 1256 da Mo ol han Hülâgû ya boyun e mek zorunda kald. t r. Sünnilikle pek az ba lant s bulunan bu ekol Yak n Do unun eski dinlerinden, bilhassa Yeni Eflatuncu felsefeden fazlas yla etkilenmifltir. Haricî inan fllardan gelen bu fikirlerin büyük k sm Bât nî tevil yolu ile gelmifltir. smailiye ekolünün bundan sonra ana esaslar olaca ndan daha sonra onlara Bât nî ismi verilecektir. Bât nilerin aç k tarihi 1090 y l nda Hasan Sabbah n Alamut Kalesini ele geçirmesiyle bafllar. Selçuklu hâkimiyetine giren bölgelerde fetihlerin meydana getirdi i çalkant lardan faydalanmak isteyen Bât niler, bu vesile ile h zla kendi propagandalar n yapacak müritleri harekete geçirmifllerdir. Her ne kadar Bât ni hareketleri Melikflah n son dönemlerinde ortaya ç km flsa da özellikle Berkyaruk devrinde yaflanan saltanat mücadeleleri yüzünden herhangi bir tedbir al namam flt r. Sadece k sa bir süre önce ele geçirdikleri Ebher kalesi üzerine 1096 y l nda baflar l bir sefer d fl nda bunlarla önemli bir mücadele yaflanmam flt r. Bu sefer s ras nda kale içindeki Bât nilerin birço u öldürüldüyse de nüfuzlar k r lamad gibi yay lmalar da önlenememifltir. Muhammed Tapar tahta ç kmas yla birlikte Bât nîlerle mücadele etkinlik kazanm flt r. Zira Sultan Melikflah zaman ndan beri gizli bir örgüt halinde faaliyette bulunan Bât nîler le mücadeleyi gayri Müslimlerle cihattan daha önemli gören Sultan Muhammed Tapar, ilk olarak fiahdiz (Dizkûh) Kalesi ne bir sefer düzenledi. Kaleyi ele geçirip smâilî-bât nî reisi bn Attâfl esir ald ve birçok Bât nîyi öldürttü (25 Haziran 1107). Ayr ca devlet erkân içerisinde Bat nileri destekleyen kiflileri ortadan kald rarak baflta veziri Sadülmülk ve dört adam n, Bat nilere destek verdikleri gerekçesiyle sfahan da halk n gözü önünde ast rd. Sultan, Bât nîler e karfl ikinci seferi Alamut üzerine tertip etti ancak k fl bast r nca geri dönmek zorunda kald. Atabeg Anufl Tegin fiîrgîr, 1114 te Bât nîler e ait Bîre Kalesi ni ele geçirdi. Muhammed Tapar, Selçuklu Meliki R dvan devrinde Halep te oldukça kuvvetlenen Bât nîler e karfl da bir harekât bafllatt. Halep Meliki Alparslan ile ifl birli i içinde çok say da bât nî öldürüldü ( ). Sultan, Alamut a son darbeyi indirmek üzere yine Atabeg Anufl Tegin fiîrgîr i görevlendirdi. Aylar süren kuflatma Muhammed Tapar n ölüm haberinin gelmesiyle kald r ld. Muhammed Tapar Devri Haçl Mücadeleleri Sultan Muhammed Tapar n tahta ç kt ktan sonra ele ald bafll ca meselelerden biri de Haçl lar konusu idi. O, bu ifli önce kumandanlar ndan Çavl ya havale etti. Musul merkez olmak üzere el-cezire ve Diyarbekir bölgesi valili ine tayin etti i bu kumandana Selçuklu ülkelerini Haçl lardan geri alma vazifesini verdi. Esasen Musul Haçl lara karfl görevlendirilen emirlerin vilayet merkeziydi. Sultan böylece, Haçl lara karfl baflar yla savaflan, fakat flimdi hâkimiyetini kabul etmek istemeyen Çökermifl i de cezaland rm fl olacakt. Çavl, daha önce anlat ld üzere Çökermifl i cezaland rmakla kalmad, bu s rada Büyük Selçuklu mparatorlu u ile mücadeleye giriflen Türkiye Selçuklu Sultan I. K l ç Arslan da bertaraf etti. Fakat Çavl da Haçl larla mücadele edecek yerde Sultan a itaatsizli e bafllad. Bunun üzerine emir Mevdud un baflkumandanl alt nda üzerine gönderilen Selçuklu ordular na karfl koyamayan Çavl, bir ara Haçl larla iflbirli i yapt ; fakat sonunda sultan taraf ndan affedildi ve tekrar hizmete al nd. Sultan Muhammed Tapar, Haçl lara karfl mücadele vazifesini Çavl n n yerine Musul valili ine tayin etti i Mevdud a verdi (1108). Birçok kumandanlara, bu arada Zengi ye ona kat lmalar n emretti. Büyük Selçuklu mparatorlu unun Haçl larla mücadelede en baflar l dönemi budur. Bu sefere, Haçl lar n bilhassa Trablusflam almalar (1110) üzerine giriflilmiflti. Haçl lara karfl her y l sefer tertip eden

103 5. Ünite - Fetret Dönemi (Berkyaruk ve Muhammed Tapar Devri) 95 Mevdud, Haçl lar taraf ndan Haleb de s k flt r lan R dvan a yard m etti i gibi, Dukak n ölümünden sonra fiam da hüküm süren atabey To tekin e de destek vermekteydi. Mevdud yaln z Urfa kontlu u ile de il, Kudüs Krall ile savaflt (1113). Bu onun Haçl lar dehflete düflüren son savafl oldu ve D maflk ta bir Batinî taraf ndan öldürüldü. Bu suretle Haçl lar ilk defa karfl laflt klar büyük bir tehlikeden kurtuldular. Selçuklu saray bu suikastten To tekini mesul tuttu. Bunun neticesi olarak Selçuklu yard m ndan mahrum kalan To tekin bir süre sonra Haçl larla mütareke hattâ ittifak yapt. Böylece Haçl lar karfl s nda meydana gelen birlik bozuldu ve yerini karfl l kl flüpheye terk etti. Bununla beraber Sultan Muhammed Tapar savafl b rakmad ; Haçl lara karfl cihat vazifesini Musul valili iyle birlikte, Aksungur Porsukî ye verdi. Di er kumandanlara ona itaat etmelerini emretti. Yine Zengi kendisine kat ld. Aksungur, Urfa kontlu una karfl baflar l savafllar yapt. Mardin Artuklu emiri lgazi nin rekabeti yüzünden yine netice al namad. Hatta lgazi bir savaflta Aksungur u yendi (1114). Bunun üzerine Sultan Muhammed Tapar n kendisini cezaland raca ndan korkan lgazi, D maflk hâkimi atabey To tekin ile ittifak yapmay tercih etti. ki müttefik Antakya Haçl prinkepsi ile anlaflt (1115). Bu suretle Türk cephesinde aç lan gedik daha da büyümüfl oldu. Nitekim Muhammed Tapar hem lgazi nin bu hareketlerine hem de Mavdud un öldürülmesinde etkisi oldu undan flüphelendi i To tekin in bu giriflimlerine daha fazla sessiz kalmad. Sultan bu iki emiri cezaland rmak ve bunun yan nda Haçl lara karfl yeni bir sefer düzenlemek amac yla Hemedan emiri Porsuk b. Porsuk u görevlendirdi. Büyük bir orduyla harekete geçen Porsuk, Urfa y tehdit ettikten sonra Haleb i hareket üssü yapmak üzere yoluna devam etti. Fakat R dvan n o lu Alparslan n atabeyi Lülü, Haleb kap lar n açmad gibi lgazi ile To tekin i yard m na ça rd. Di er taraftan bu sonuncunun daveti ile ilk defa haçl larla ittifak eden Türkler, Büyük Selçuklu mparatorlu una karfl müflterek cephe al yorlard. Karfl karfl ya gelen ordular aras nda muhtemelen iki taraf n da hücuma cesaret edememesi yüzünden bir savafl olmad. Ancak Porsuk çekilirken Haçl lar taraf ndan tuza a düflürülerek ma lup edildi (1115). Takip edilen ordu hemen hemen tamam yla imha edildi. Kaynaklar, al nan ganimetlerin taksiminin günlerce sürdü ünü belirtmektedir. Görüldü ü gibi, içinde bulundu u zor flartlara ra men Muhammed Tapar, bafl nda bulundu u imparatorlu un meseleleri aras nda Haçl lara büyük bir yer vermifltir. Haçl lara karfl mücadelenin sürdürülmesinde, kurtuluflunu Büyük Selçuklu imparatorlu unda gören Suriye halk n n, mahalli emir ve hükümdarlar n yard m taleplerinin büyük bir tesiri olmufltur. Nitekim Haçl lardan kaçan Suriyelilerin Ba dat ta kar fl kl klar ç kard klar, minberleri k rd klar zikredilmektedir. Bir ara Sultan Muhammed Tapar bizzat sefere ç kaca n ilan etmiflse de (1108) imparatorluk içindeki meseleler ona bu imkân vermemifl ve daha önce anlat ld üzere Emir Mevdud u göndermifltir. Di er Devletlerle Münasebetler ç kar fl kl klara, taht kavgalar na ve Haçl istilalar na ra men hem Sultan Berkyaruk hem de Sultan Muhammed Tapar devirlerinde Büyük Selçuklu Devleti o devrin iki büyük Türk devleti Gazneli ve Karahanl lar üzerindeki otoritesini devam ettirmifltir. Baflka bir deyiflle Selçuklular merkez ve bat bölgelerinde çok ciddi siyasi kriz ve buhranlar yaflarken do udan kaynaklanan bir sorun neredeyse hiç yaflamam fllard.

104 96 Büyük Selçuklu Tarihi Muhammed Tapar devrinde Karahanl lar la Selçuklular aras ndaki iliflkiler zaman zaman bozulmakla birlikte Karahanl lar, Muhammed Tapar metbû tan maya devam ettiler. Gazneli Sultan III. Mesud döneminde ( ) Gazneli-Selçuklu iliflkilerine bar fl hâkim oldu ve siyasî evlilikler yoluyla dostluklar pekifltirildi. Daha sonraki y llarda Muhammed Tapar, Arslanflah ile Behramflah aras ndaki taht kavgalar na kardefli Melik Sancar arac l ile müdahale ederek Behramflah n sultan ilân edilmesini sa lad, böylece Gazneliler i kendisine tâbi k ld (1117). Yap lan antlaflmaya göre hutbede önce Muhammed Tapar n, ard ndan Sancar n ve nihayet Behramflah n ad okunacak ve Gazneliler Selçuklulara y ll k vergi ödeyeceklerdi. Gürcü Kral II. David in Kafkasya daki Türkmenleri bölgeden uzaklaflt r p Gence ye kadar ilerlemesi üzerine Muhammed Tapar 1110 y l nda gönderdi i orduyla Gürcüleri ma lûp etti. Onun döneminde Abbasî halifeli iyle iliflkiler de normal bir seyir takip etmifltir. Melikflah tan sonra Selçuklular aras ndaki taht kavgalar s ras nda tarafs z kalan Abbasî Halifesi Müstazhir Billah, Ba dat a kim hâkim olmuflsa hutbeyi onun ad na okutmufltur. Muhammed Tapar, gerek saltanat mücadelesinde gerekse tek bafl na Büyük Selçuklu taht na geçtikten sonra Abbasî halifesinin ad - n ve lakab n hutbelerde birinci s rada zikretmeyi ihmal etmemifltir. Sultan Muhammed Tapar n Ölümü ve fiahsiyeti Bir süredir hasta olan Muhammed Tapar, 1118 y l kurban bayram nda O uz töresince büyük bir toy düzenledi ve bu ziyafet sonunda sofras n ve saray n ya malatt. Befl o lundan en büyü ü olan Mahmud u yan na ça rarak art k ömrünün sonuna geldi ini söyledi, tahta oturmas n ve devlet ifllerine nezaret etmesini istedi. Emirlerden onun için biat ald. 18 Nisan 1118 tarihinde vefat eden Muhammed Tapar n cenazesi sfahan da yapt rd medresenin hazîresine defnedildi. Bütün tarihçilerin ittifakla belirtti ine göre dedesi Alparslan örnek alan Muhammed Tapar dindar, dinî ilimlere vâk f, âdil, merhametli, akl selim sahibi, cömert, ilim adamlar n himaye eden bir hükümdard. Halk n iflleriyle yak ndan ilgilenir, kendisine sunulan her dilekçeyi okur, halka adalet, do ruluk ve insafla muamele edilmesini isterdi. ç mücadelelerin bozdu u birli i yeniden kurarak Büyük Selçuklu Devletine eski itibar n ve kudretini kazand ran Muhammed Tapar es-sultânü 1-a zam Ebû fiücâ G yâsü d-dünyâ ve d-dîn Kasîmu emîri l-müminîn lakab yla an l r ve kaynaklarda Selçuklular n güçlü adam ve kusursuz insan olarak tan t l r. Onun Bât nîler ve Haçl lar la yapt mücadele slâm dünyas nda takdirle karfl lanm fl, meflhur slam âlimi Ebü l-berekât el-ba dâdî astronomiyle ilgili bir kitab n ona ithaf etmifltir. Ba dadî ayr ca sultan n bir sorusuna cevap olarak Risale fî sebebi zuhûn ikevâkibileyîen ve hafâhû nehâren ad yla bir eser kaleme alm fl, bnü l-belhî Farsnâme yi onun emriyle yazm flt r. Muhammed Tapar imar faaliyetleriyle de yak ndan ilgilenmifl, Melikflah n Ba dat ta inflas n bafllatt Sultan Camiini tamamlatm fl, sfahan da bir medrese, Nizamiye Medresesi civar nda da sûfîler için bir ribât yapt rm fl ve su kanallar açt rm flt r.

105 5. Ünite - Fetret Dönemi (Berkyaruk ve Muhammed Tapar Devri) 97 Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Selçuklu Merkezi otoritesini çöküfle götüren süreci de erlendirebilme Nizamülmülk e ba l devlet adamlar n n taflk nl klar, rakip ve düflmanlar n n entrikalar ve özellikle Terken Hatun un ihtiraslar sebebiyle bozulan siyasi ahenk, Nizamülmülk ve Melikflah n birbirini takiben yaklafl k bir ay içerisinde ölmelerine sebep olmakla kalmam fl; ayn zamanda muhteflem Selçuklu devletini sarsm fl, buhranlara sürüklemifltir. Sultan ve vezirin ölümlerinden hemen sonra bafllayan ve uzun süre devam edecek olan taht kavgalar yla devlet otoritesi sars lm fl, ordu parçalanm flt r. Yönetim kadrolar n n yeteneksiz kiflilerin eline geçmesi, emirlerin ç karc politikalar izlemesi ve kar fl kl klardan istifade eden Bât nilerin giderek artan katliamlar ve nihayet bu s rada bafllayan Haçl seferleri devletin çöküflüne zemin haz rlam flt r. Berkyaruk ve Muhammed Tapar dönemi siyasi olaylar n aç klayabilme Melikflah n büyük o lu Berkyaruk un 1094 y l nda zorlu bir sürecin sonunda tahta ç kmas yla bafllayan ve onun ölümünden sonra yine Melikflah n bir di er o lu Muhammed Tapar n 1118 y l ndaki vefat yla sona eren çeyrek as rl k bu süreç, Selçuklu tarihinin en buhranl devresini teflkil etmektedir. A MAÇ 3 Selçuklu taht mücadelesi ile Haçl lar n Suriye ve Filistin e yerleflmeleri aras ndaki iliflkiyi tan mlayabilme slam âleminin, her geçen gün biraz daha kuvvetlenen Haçl lar karfl s nda bir ittifak sa layamamas n n en önemi sebebi Yak ndo u nun en güçlü devleti olan Büyük Selçuklu mparatorlu- u nun Sultan Melikflah n ölümü ile sars lan merkezi otoriteyi bir türlü tesis edememifl olmas d r. Sultan Berkyaruk o f rt nal hükümdarl k devrinde buna imkân bulamazken; Sultan Muhammed Tapar da tahta oturduktan sonra sürdürdü ü gayretlere ra men ülkede merkezi otoriteyi tam olarak sa layamam flt. Nitekim Türkiye Selçuklu Sultan I. K l ç Arslan n Büyük Selçuklu devletinin hâkimiyetindeki topraklarda kendi ad na hutbe okutmas, Çökürmüfl ten sonra Çavl n n da Sultan Muhammed Tapar a muhalefet etmesi ve hatta Sultan ile mücadele halinde olan Sefüddevle Sadaka ile iflbirli i yapmas merkezi otoritenin 1108 y l nda bile sa lanamad n göstermektedir.

106 98 Büyük Selçuklu Tarihi Kendimizi S nayal m 1. Berkyaruk un tahta geçifli s ras nda karfl laflt bafll - ca sorun afla dakilerden hangisidir? a. Suriye Meliki Tutufl un taht iddias b. Batini suikastleri c. Terken Hatun un o lu Mahmud u sultan yapmak istemesi d. Haçl lar n Antakya y iflgali e. Muhammed Tapar n isyan 2. Berkyaruk un tahta ç kmas nda afla dakilerden hangisi daha etkili olmufltur? a. Nizamülmük ün adamlar b. Tacülmülk un taraflar c. Amcas Arslan Argun d. Kardefli Sancar e. Abbasi Halifesi 3. Haçl lar n Yak ndo u da kurdu u ilk kontlu un ad ve tarihi afla dakilerin hangisinde do ru olarak verilmifltir? a. Kudüs 1099 b. Urfa 1098 c. Antakya 1097 d. znik 1097 e. Trablus Afla dakilerden hangisi Berkyaruk devri olaylar aras nda gösterilemez? a. Haçl lar n Suriye ve Filistin e yerleflmeleri b. Uzun taht mücadeleleri c. Türkiye Selçuklular yla mücadele d. Muhammed Tapar syan e. Bat nilerin faaliyetlerini art rmalar 5. Berkyaruk un en uzun süre taht mücadelesi yürüttü- ü hanedan mensubu afla dakilerden hangisidir? a. Tutufl b. Mahmud c. Sancar d. Arslan Argun e. Muhammed Tapar 6. Haçl lar n Suriye ve Filistin topraklar na kolayca yerleflmelerinin en önemli sebebi afla dakilerden hangisidir? a. Fatimilerin Haçl larla iflbirli i yapmas b. Melikflah n ölümü sonras ortaya ç kan taht mücadeleleri c. Selçuklu Sultanlar n n bu konuda yeterince çaba sarf etmemesi d. Haçl lar n güçlü olmas e. Dukak ve R dvan n aralar ndaki rekabet 7. Alamut Kalesiyle özdeflleflen Batini lideri afla dakilerden hangisidir? a. Cafer es-sad k b. Sadü l Mülk Ebu l Mehasin c. bn Attas d. Hasan Sabbah e. Seyfüddevle Sadaka 8. Bât ni fedaileri taraf ndan ifllenen ilk siyasi cinayet afla dakilerden hangisidir? a. Melikflah n öldürülmesi b. Nizamülmülk ün öldürülmesi c. D maflk Atabeyi Tu tekin in öldürülmesi d. Tacülmülk ün öldürülmesi e. Muhammed Tapar n öldürülmesi 9. Muhammed Tapar la girdi i mücadelede hayat n kaybeden Türkiye Selçuklu sultan afla dakilerden hangisidir? a. Tutufl b. Süleymanflah c. I. K l ç Arslan d. Berkyaruk e. Arslan Argun 10. Büyük Selçuklu tarihi içerisinde Fetret Devri olarak tan mlanan dönem afla dakilerden hangisidir? a. Melikflah devri b. Alp Arsan dönemi c. Mahmud zaman d. Berkyaruk devri e. Sancar zaman

107 5. Ünite - Fetret Dönemi (Berkyaruk ve Muhammed Tapar Devri) 99 Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. c Cevab n z do ru de ilse, Terken Hatun ile ktidar Mücadelesi konusunu yeniden gözden geçirin. 2. a Cevab n z do ru de ilse Berkyaruk un Tahta Ç kmas konusunu yeniden gözden geçirin. 3. a Cevab n z do ru de ilse Berkyaruk un Haçl - larla Mücadelesi konusunu yeniden gözden geçirin. 4. c Cevab n z do ru de ilse ünitenin Berkyaruk konusunu yeniden gözden geçirin. 5. e Cevab n z do ru de ilse Muhammed Tapar ile Saltanat Mücadelesi konusunu yeniden gözden geçirin. 6. b Cevab n z do ru de ilse Berkyaruk ve Tapar zaman nda Haçl larla Mücadele konular n yeniden gözden geçirin. 7. d Cevab n z do ru de ilse Bat nîlerle Mücadele konusunu yeniden gözden geçirin. 8. b Cevab n z do ru de ilse Tapar ve Bat nîlerle Mücadele konusunu yeniden gözden geçirin. 9. c Cevab n z do ru de ilse Türkiye Selçuklular ile Rekabet konusunu yeniden gözden geçirin. 10. d Cevab n z do ru de ilse Berkyaruk konusunu yeniden gözden geçirin. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Vezir Nizamülmülk ve adamlar d r. Çünkü daha Melikflah n sa l ndan bafllayarak Nizamülmülk Sultan üzerindeki etkisinden rahats z oldu u Terken Hatun un o lu Mahmud un veliaht olmas n istemiyor; o da kendisinin adam olmas beklentisiyle veliahtl k için Melikflah a Berkyaruk u telkin ediyordu. S ra Sizde 2 Tacüddevle Tutufl, daha bafl ndan itibaren iyi bir asker ve güçlü bir flahsiyet olarak ortaya ç kmas na ra men, sert ve tavizsiz kiflili i sebebiyle emirler taraf ndan pek sevilmiyordu. Ayr ca ele geçirdi i flehirlerde zaman zaman masum halka karfl gösterdi i fliddet de onun bu olumsuz imaj n pekifltirmekteydi. S ra Sizde 3 Haçl seferleri bafllad nda devrin en güçlü slam devleti konumunda olan Büyük Selçuklu mparatorlu u, Melikflah n 1092 y l nda ölümünü takiben merkezi otoritenin çöküflüne sebep olan taht kavgalar yla bo uflmaktayd. Buna bir de bölge melik ve emirlerinin flahsi ihtiraslar eklenince Haçl lar Yak n Do uda hiç ummad klar müsait bir zemin bulmufllard. S ra Sizde 4 Selçuklu mparatorlu unun uzun ve y prat c taht kavgalar sebebiyle iktisadi ve siyasi bak mdan zay f düflmesi ve bu s rada imparatorlu u tehdit eden iç (Bât niler) ve d fl (Haçl lar) meselelere karfl etkili tedbirler al - namamas d r. S ra Sizde 5 K l ç Arslan Musul önlerine getiren bafll ca sebeplerden birisi, Türkiye Selçuklu sultanlar n n Büyük Selçuklu taht n n kendi haklar oldu unu dava etmeleriydi. Bunun yan nda Süleymanflah n ölümü ve Birinci Haçl Seferinde u ran lan kay plar dolay s yla, ekonomik ve medenî geliflimi bak m ndan ulaflmak zorunda olduklar alanlarla ba lant lar kesilmiflti. Bizans Anadolusu ise bir Müslüman-Türk Devletinin böyle bir hamle için ihtiyaç duyaca alt yap dan mahrum idi. Öyle olmasa bile kültürel kodlardaki farkl l k, Türkiye Selçuklu sultanlar n güney-güneydo uya- soydafl ve dindafllar n n bulundu u alanlara ulaflmaya zorluyordu. Yararlan lan Kaynaklar Alptekin Coflkun (1989), Büyük Selçuklular, Do ufltan Günümüze Büyük slam Tarihi, c. VII, stanbul s Holt P. M. (2007), Haçl Devletleri ve Komflular, (trc. Tanju Akad), stanbul Köymen, M. Altay (1993), Selçuklu Devri Türk Tarihi, Ankara Özayd n Abdülkerim (2001), Sultan Berkyaruk Devri Selçuklu Tarihi ( / ), stanbul. Özayd n Abdülkerim (1990), Sultan Muhammed Tarap Devri ( / ), Ankara. Turan, Osman (1989) Selçuklu Tarihi ve Türk slam Medeniyeti, stanbul.

108 6BÜYÜK SELÇUKLU TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Sancar n Devleti yeniden mparatorlu a dönüfltürmesini sebepleri ile birlikte de erlendirebilecek, Sancar zaman nda yaflanan siyasî geliflmeleri aç klayabilecek, Katvan Savafl n n Selçuklu Tarihi aç s ndan önemini belirleyebilecek, O uz isyan n sebep ve sonuçlar ile birlikte de erlendirebileceksiniz. Anahtar Kavramlar Sultan Sancar O uz syan Katvan Savafl Karah taylar Ats z Gazneliler Gurlular Karahanl lar çindekiler Büyük Selçuklu Tarihi Sancar Dönemi SANCAR IN MEL KL K DÖNEM SANCAR IN TAHTA ÇIKMASI VE DEVLET N YEN DEN YAPILANDIRILMASI SULTAN SANCAR IN BATI S YASET SULTAN SANCAR IN DO U S YASET O UZLAR VE BÜYÜK SELÇUKLU DEVLET N N SONU

109 Sancar Dönemi SANCAR IN MEL KL K DÖNEM Sancar, Melikflah n Suriye seferi s ras nda 5 Aral k 1086 da Sincar da do du. Ad - n n da Türkçe sanç mak/saplamak filinden türetilmifl bir isim oldu u veya do du- u yer olan Sincar n ad ndan geldi i ileri sürülmektedir. Sultan Sancar n çok yo un taht kavgalar içerisinde geçen çocukluk devri hakk nda fazla bilgi bulunmamaktad r. Kaynaklarda yüzü çok güzel olmas na ra men küçükken geçirdi i çiçek hastal sebebiyle çiçek bozu u oldu u kaydedilmektedir. Nitekim o devirde ölümcül olan bu hastal ktan, Terken Hatun dan olan kardefli Mahmud ölmüfl, Berkyaruk da ölümden dönmüfltü. Çok küçük yafllardan itibaren, devlet yönetiminde ald faal görevlerin a r sorumlulu u alt nda geçen zor bir hayatta, zengin bir tecrübe birikimi edindi. Meflhur slâm âlimi Gazzalî, Nasihatü l- Mülûk adl kitab n, devlet ifllerinde yol göstermek üzere onun için kaleme alm flt. Tarihi kaynaklara yans yan bilgilere göre onun ilk siyasi faaliyeti, Horasan da ba ms zl n ilân eden amcas Arslan Argun un isyan n bast rmak amac yla a abeyi Sultan Berkyaruk taraf ndan görevlendirilmesidir. Sancar henüz on yafl nda bulunmas na ra men böyle kritik bir göreve memur edilmesi; Türkmenlerin ve ordu komutanlar n n Melikflah n o lu olmas bak m ndan, amcas na nispetle ona teveccüh edecekleri beklentisiyle ilgili olmal d r. Sancar, yan nda Emir Kamaç oldu- u halde ordusuyla harekete geçti. Bu s rada Arslan Argun, daha önce üzerine gönderilen kardefli Böri Bars yenilgiye u rat p öldürmüfltü. Ancak Melik Sancar, Damgan flehrine vard nda Argun un da kendi kölelerinden birisi taraf ndan öldürüldü ü haberini al p geri döndü (1097). Sancar, Berkyaruk la birlefltikten sonra, birlikte Niflabur ve Belh e gittiler. Sancar burada a abeyi Berkiyaruk taraf ndan, merkezi Merv flehri olmak üzere, Horasan melikli ine tayin edildi. Emir Kamaç ise onun atabeyli ine getirildi. Sancar, Horasan n bir k sm n elinde bulunduran emir-i dâd Habeflî ile rekabete girdi. Sancar 1100 y l nda, Habeflî yi ve onun yard m na gelen Sultan Berkiyaruk u a r bir yenilgiye u ratt ; hattâ Hâbeflî yi öldürdü. Bütün saltanat kardefli Tapar la taht mücadeleleri içerisinde geçen Sultan Berkyaruk un, bundan dolay Sancar la ilgili bir güvensizlik yaflad anlafl lmaktad r. Ancak Sancar, öz kardefli Tapar lehine bir defa taht mücadelesine kar flmas hariç, genellikle olaylar n d fl nda kalarak, Sultan Berkyaruk un güvenini kazanmay baflarm flt r. Tapar la 1103 y l nda meydana gelen ve Berkyaruk un galibiyetine ra men devletin ikiye bölündü ü anlaflmaya göre, Horasan ve Maveraünnehir hâkimi olarak kalan Sancar da, Tapar n tâbileri aras nda bulunuyordu.

110 102 Büyük Selçuklu Tarihi Gazne sultan Arslanflah, Sancar n Behramflah ad na ordu sevk edece ini ö renince, Sultan Tapar a bir elçi göndererek, kardefline mâni olmas n istemiflti. Rivayete göre Tapar kardefline, Gazneliler in ifllerine kar flmamas n telkin eden bir mesaj gönderdi. Ancak elçiye, e er kardeflim yola ç kmam fl ise ona sözlerimi ilet. Lakin yola koyulmuflsa ona engel olmak, kardeflimin iktidar n zedeleyece inden bunlardan hiç söz etme diye tenbih etmiflti. Melik Sancar n Karahanl ve Gaznelilerle liflkileri mparatorlu un dahilî olaylar na fazla kar flmayan Sancar, melikli i döneminde devletin do usunu düzene koymak ve Karahanl lar n tâbi statüsünün sürdürülebilmesi için bir hayli mücadele etti. Gerçekten de sözü edilen taht kavgalar s ras nda Melik Sancar n uzakta olmas ndan yararlanarak Horasan iflgale teflebbüs eden Karahanl lar n bu giriflimlerini sonuçsuz b rakt. Nitekim kiflilik bir orduyla Horasan a yürüyen Kadir Han yakalanarak öldürüldü. Sancar, Berkyaruk un da en zor günlerinde bile müdahale etti i Karahanl taht na, Muhammed Arslan Han geçirip, Karahanl lar n Selçuklu Devletine ba l kalmalar n sa lad (1102). Muhammed Arslan Han n Sancar n k z kardefli, Sancar n da Han n k z ile evli oldu una bak l rsa, güvendi i birisini tahta geçirdi i anlafl lmaktad r. Melik Sancar, daha sonra da, Arslan Han a karfl ayaklanan saltanat davac lar na karfl, Han n yard m istemesi üzerine Türkistan a müdahale etti ve onun taht nda kalmas n sa lad. Bu cümleden olarak Sancar n meliklik döneminin belki de en önemli baflar s, Karahanl lar ve Gazneliler i sürekli olarak kontrol alt nda tutabilmifl olmas d r. Zira Selçuklu Devleti bir yandan taht kavgalar ile sars l rken, di er taraftan da bat taraf nda Gürcü, Bat nî ve Haçl lar taraf ndan tehdit edilmekteydi. Hat rlanaca üzere, Gazneliler, Dandânakân savafl yla Horasan ve ran daki hâkimiyetlerine son verildikten sonra Afganistan ve Kuzey Hindistan daki topraklar na çekilmifllerdi y l nda Hindikufl Da lar n n s n r olarak belirlendi i bar fl anlaflmas na kadar da taraflar aras nda savafllar devam etmiflti. Sancar n meliklik devrinde Gazneliler için yeni bir safhan n aç ld görülmektedir. Gazne de Sultan III. Mesud un ölümünden sonra yerine geçen ve Sancar n k z kardeflinin o lu olan Arslanflah, kardefllerini kendisine tehdit oluflturmamalar için hapse atm flt. Ancak hapisten kaçmay baflaran kardefli Behramflah, Sancar n huzuruna gelerek taht ele geçirmek konusunda yard m istedi. Sancar n kendisine sa lad askerî yard m sayesinde de Arslanflah ma lup edip taht ele geçirdi y l bafl nda Gazne ye giren Sancar, bu yard m n karfl l olarak, çeyrek as r süren savafllarla al namayan bir sonuç elde etti. Behramflah la yap lan anlaflma gere ince Selçuklu Devleti ne tâbi olan Behramflah, hutbede s ras ile Halife, Sultan Muhammed Tapar, Melik Sancar ve son olarak da kendi ad n okutacakt. Ayr ca Selçuklu Devletine ödeyece i y ll k dinar vergiyi tahsil etmek için bir Selçuklu görevlisi Gazne de oturacakt. Bu durum Behramflah ad na iktidar için baflkas na dayanman n a r bedeli olurken; Selçuklular bak m ndan s n rlar n Hindistan a kadar genifllemesi gibi parlak bir sonuç getirdi. Sancar, daha sonra Gazne yi ele geçiren Arslanflah bertaraf edip, Behramflah n yeniden tahta oturmas n sa lad. Böylece Melik Sancar, babas Sultan Melikflah n politikas n aynen devam ettirerek, Büyük Selçuklu Devletinin do u s n r n n güvenli ini -genifl yetkili bir genel vali ile idare edilen Harizm d fl nda -Karahanl ve Gazneliler i s k bir tâbiyet alt nda tutarak sa lam flt r. Melik Sancar n ülkenin do usunu baflar l bir flekilde yönetmesi sayesinde Sultan Muhammed Tapar, bat daki meselelerle daha fazla meflgul olma imkân bulabilmifltir. SANCAR IN TAHTA ÇIKMASI VE DEVLET N YEN DEN YAPILANDIRILMASI Sultan Muhammed Tapar n ölümünden sonra (1118) yerine on dört yafl ndaki o lu Mahmud sultan ilan edildi. Abbasi halifesi Müstazhir Billah da onun ad na hutbe okutarak saltanat n onaylad. Ancak Sancar bir yandan ye eninin yafl n n kü-

111 6. Ünite - Sancar Dönemi çük olmas ndan ötürü devlet için kayg lanan; di er yandan da y llard r edindi i idarî tecrübeye istinaden, saltanata her bak mdan kendisini lây k görüyordu. Nitekim Selçuklu hanedan n n yaflça en büyük ve özellikle en güçlü üyesi olan Sancar, ye eni Mahmud un sultanl n tan mad. mparatorlu un do usunda kendisini Sultan ilan ettikten sonra ye eni Mahmud un üzerine yürüdü. Bir yandan da Halifeden kendi ad na hutbe okunmas n istedi. Sultan Mahmud da amcas na yapt bar fl önerisinin reddedilmesi üzerine Rey e çekilerek savafl haz rl klar na bafllad. ki ordu Save de karfl karfl ya geldi. Mahmud un daha kalabal k olan askerine karfl kifliyle savafla giren Sancar, ordusunda bulunan k rk filin sa lad üstünlükle, ye enini yenilgiye u ratt (14 A ustos 1119). Mahmud bunun üzerine sfahan a çekildi. Bu s rada henüz hilafet taht na oturan Müsterflid Billah da, Sancar ad na hutbe okutmaya bafllad. Böylece bu taht mücadelesini kazanan Sancar, Hemedan dan Rey e giderken Mahmud u da huzuruna ça rd. Art k Melikflah döneminden daha genifl s n rlara ulaflm fl bir mparatorluk olan Selçuklu Devletinin, karfl karfl ya oldu u meseleler de bir o kadar karmafl k hâle gelmifl bulunuyordu. Bunun bilinciyle hareket eden Sultan Sancar devlette yeni bir idarî düzenlemeye gitti. Mahmud u Sultanü l-muazzam (Büyük sultan) unvan yla, Hemedan merkez olmak üzere Irak a tayin etti. Bat da Selçuklu idaresi alt nda bulunan di er eyaletleri (Halifeli e ait Irak- Arab, Suriye, Azerbaycan ve Do u Anadolu) onun idaresine b rakt. Sultan Sancar veliahd ilân etti i Mahmud u k z Mahmelek, o vefat ettekten sonra da di er k z Gevher Hatun ile evlendirdi. Kendisi Sultanü l-a zam (En büyük sultan) unvan alan Sancar, di er ye enleri Mesud, Tu rul ve Selçukflah a da Irak- Acem, Azerbaycan ve Huzistan da baz yerler verdi. Rey ve Mazenderân baflta olmak üzere, Irak ta baz yerleri, Mahmud un ba ms z hareket etmesini engellemeye yönelik bir tedbir olarak olarak kendisine ba lad. Büyük Selçuklu Devleti nin merkezini Merv e tafl d. K saca özetlemek gerekirse, bu flekilde, Büyük Selçuklu Devleti ne tâbi Irak Selçuklu hanedan ( ) kurulmufl oldu. En Büyük Sultan olan Sancar; Gazneliler, Harizmflahlar ve Karahanl lar gibi kendisine tâbi yerlerde, hutbede kendi ad ndan sonra Mahmud un ad n n da zikredilmesini emretti. Ancak Sultan Mahmud da, Sancar a s k tâbiyet ba lar ile ba l bulunuyor; hutbe ve sikkede önce sultan n ad n zikretmek, sadece üç defa nevbet çalmak, Sancar n alâmeti olan renkleri kullanmak gibi vassal k yükümlülüklerini yerine getirmek mecburiyetinde bulunuyordu. Onun sultan unvan tafl mas n n ayr cal Sancar a karfl de il, idaresine b rak lm fl yerlerdeki vassallar ve Sancar n tâbileri olup hutbede onun ad n da okutmak zorunda olan hükümdarlar üzerindeki statüsü ile ortaya ç k yordu. Nitekim Mahmud u olabildi ince s k bir flekilde kendisine ba lamak isteyen Sancar, ye eni Mahmud un ordusunda kendisine karfl savaflan kumandanlar da tasfiye etti. Irak Selçuklu sultan n n hizmetinde görev alacak devlet adamlar n da kendisi tayin ettikten sonra baflkenti Merv e gitti. Save: Irak- Acem de Hemedan ile Rey yolunun ortas nda bir flehir. 103 SULTAN SANCAR IN BATI S YASET Sancar n Irak Selçuklular ile liflkileri Sultan Sancar, bat bölgesinin idaresini Mahmud vas tas yla yürütmek karar na ra men; zaman içerisinde yaflanan olaylar, kendisinin de burada hiç az msanmayacak bir mesai harcamas n gerektirdi. Bir yandan Selçuklu flehzâdelerinin aral ks z taht kavgalar, bu arada dolayl ya da do rudan kendi otoritesinin hedef al nmas ve halifelerin bu olaylar içerisindeki yeri, Sancar bat da oldukça meflgul etmifltir.

112 104 Büyük Selçuklu Tarihi SORU Nitekim Irak Selçuklu Sultan Mahmud a karfl kardeflleri hemen taht kavgalar - na bafllad lar. Mahmud a karfl ilk olarak Gence meliki olan kardefli Mesud isyan etti. Hille emiri II. Dübeys b. Sadaka ile ittifak etmifl olan Mesud, Aksongur Porsukî idaresinde üzerine gönderilen orduya yenik düfltü (1120). Mesud bununla birlikte Sultan SIRA Mahmud S ZDE taraf ndan affedildi. Ancak mücadeleye devam eden Dübeys, Ba dad flahnesi Porsukî ve Halife Müsterflid in kuvvetlerini ma lup etti. Müsterflid le bir anlaflma yapan Dübeys in, onun vezirini azlettirmesine bak lacak olursa, Halifeli i kendi denetimi alt na almak istedi i anlafl lmaktad r. Halife de asl nda Dübeys ten çok çekinmesine, Selçuklular ona tercih etmesine ra men bu anlaflma S ORU sayesinde kendisi siyasî rol üstlenmifl oluyordu. D KKAT Dübeys b. Sadaka, D KKAT Hille merkez olmak üzere y llar aras nda, Irak ta hüküm sürmüfl Mezyedo ullar hanedan na mensup emirlerdendir. Mezyedo ullar ndan I. Dübeys, Tu rul SIRA Bey in S ZDE Ba dad seferi s ras nda fiiî olmas sebebiyle, Besâsirî ve Fat mîlerden yana siyaset izlemiflti. Melikflah taraf ndan emirli i onaylanan Sadaka b. Mansur zaman nda, topraklar Dicle nin sol k y s n da içerisine alacak kadar geniflledi. Selçuklular n fetret döneminde Tapar taraf nda yer alan Sadaka, bu kar fl kl klardan istifade ederek top- AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ raklar n geniflletmeye bafllad. T pk Müslim b. Kureyfl gibi, Selçuklulara ra men bir Arap Devleti kurmay hayal ediyordu. syankâr davran fllar dolay s yla Tapar taraf ndan bir savaflta öldürüldü. K TSultana A P ba l kalmak ve Hille ye dönmemek flart yla, yerine o lu II. Dü- K T A P beys geçirildi. Ancak Tapar n ölümünden sonra saltanat kavgalar ndan yararlanarak Hille ye dönen Dübeys, Halifeyle de mücadeleye girdi. Sancar taraf ndan Halife ye karfl bir TELEV ZYON koz olarak TELEV ZYON kullan lan Dübeys, daha sonra Sultan Mesud taraf ndan, Halifenin katlinden sorumlu tutularak öldürüldü. Hanedan 1163 e kadar varl n sürdürmekle birlikte eski gücünü kaybetti. NTERNET NTERNET Halifenin siyasî güç denemesi mahiyetindeki bu faaliyetlerinden rahats z olan Sultan Sancar, Mahmud arac l ile Halifeye yeni bir vezir tayin ettirdi. Ancak bu arada daha önce de isyan etmifl olan Mahmud un kardefli Melik Tu rul, halifeyle mücadeleye girdi yenilince de, kendisine yard m eden Dübeys ile birlikte Sancar a s nd. Mahmud un kendi r zas hilaf na gücünü artt rmas n istemeyen Sancar, ye- enleri aras nda buna uygun bir denge siyaseti izledi i için Tu rul u himaye etmekteydi. Bundan rahats z olan Mahmud ise Müsterflid ile iflbirli i yapt. Bu geliflmeler zaten mücadeleci bir kiflili e sahip olan Halifeyi, Selçuklularla aras ndaki protokolü ihlâl edecek davran fllara sevk etti. Bunun üzerine Sultan Mahmud a bir elçi gönderen Sancar, onu Halifeyle olan iflbirli ine son vermesi hususunda uyard ve Ba dad a gitmesini emretti. Mahmud un Ba dad a gelmekte oldu unu haber alan Müsterflid, k tl gerekçe göstererek onun flehre girmesine engel olmak istedi ve savunma tedbirleri ald. Sultan Mahmud bunun üzerine Ba dad a k l ç zoruyla girmek zorunda kald (Ocak 1127). Buna ra men Halifeye sayg da kusur etmeyen Mahmud onunla bir miktar para ve mal karfl l nda anlaflma yapt. Bu flekilde bir anlaflma, Halifenin siyasî rolünü onaylama anlam na da geliyordu. Sultan Sancar, Irak ta yaflanan geliflmeleri yak ndan takip edebilmek ve Mahmud un Halife ile hâlâ iflbirli i yapmakta oldu u fleklindeki flikâyetleri denetlemek için Rey e geldi (1128). Hemedan da bulunan ye eni Sultan Mahmud u da yan na ça rd. Mahmud derhal Sultan Sancar n huzuruna giderek itaatini arz etti. Sultan Sancar, Halifenin hareket alan n s n rland rmak üzere, bir süredir gözetim alt nda tuttu u Dübeys i serbest b rakt. Mahmud dan onu Halife ile bar flt r p, Musul valili ine tayin etmesini istedi. Sultan Mahmud, en büyük sultan n isteklerinin ikinci

113 6. Ünite - Sancar Dönemi k sm n yerine getirmedi i için, Sancar n himayesinde kardefli Mesud un ayaklanmas na muhatap oldu. Sultan Mahmud un ölümü üzerine (Eylül 1131) vezir Dergüzinî ve atabey Aksungur Ahmedil, onun o lu Melik Davud u Irak Selçuklu sultan ilân ettiler. Bu teflebbüs Sultan Sancar n izni d fl nda gerçekleflti i için gayr meflru say larak Müsterflid taraf ndan onaylanmad. Di er taraftan Davud un Azerbaycan meliki olan amcas Mesud da taht ele geçirmek üzere harekete geçti. Mesud da Halifeye elçi göndererek ad na hutbe okunmas n istedi. Bu talebi de geri çeviren Halife, Davud un di er amcas Fars meliki Selçukflah n büyük bir orduyla Ba dad a gelmesi üzerine onunla anlaflt. Fakat hutbe okutma konusunu, Sancar n iznine tâbi sayarak erteledi. Melik Mesud ise ad - na hutbe okunmas talebi reddedildi i için, Ba dad kuflatmaya geldi. Müttefiki Musul valisi madeddin Zengi nin kuvvetlerinin bask na u ramas yla onun deste- inden de mahrum kalan Mesud, Selçukflah la girdi i savaflta yenilgiye u rad. Bu ana kadar Sultan Sancar a sadakatle ba l oldu u izlenimini veren Müsterflid, Sancar n bu tarafa gelmekte oldu u haberini al nca, Selçuklu melikleri ile anlaflarak, onun aleyhinde bir ittifak yapt. Buna göre Mesud u sultan, Selçukflah veliaht ilan eden Halife, Irak yönetmek üzere Mesud u kendisine bir nevi vekil tayin ediyor ve Sancar n ad n hutbeden ç kar yordu (Mart 1132). Mesud, daha sonra kendisinin de çok s k nt çekece i Halifenin siyasî nüfuz mücadelesi konusunda, saltanat ihtiras yla verdi i bu tavizin ne manaya geldi ini, o gün de ilse bile sonradan çok net olarak anlam flt r. 105 madeddin Zengi: y llar aras nda, Kuzey Irak ve Suriye de Irak Selçuklular na ba l olarak hüküm sürmüfl; atabeylik olarak adland r lan Zengiler hanedan n n kurucusudur. Sultan Mahmud taraf ndan 1127 de Musul valili ine ve yan s ra o lunun atabeyli ine tayin edilmiflti. Dînever Savafl ve Sancar n Duruma Hâkim Olmas Irak taki bu geliflmeleri haber alan Sultan Sancar, önce Musul valisi Zengi yi Ba dad flahneli ine, Dübeys i de Hille ye tayin etti. Ard ndan büyük bir ordu ile harekete geçen Sancar önce Rey e geldi, sonra Irak Selçuklular n n merkezi Hemedan a girdi. Sancar n nihaî hedefi flüphesiz Ba dad a yürümekti. Ancak müttefikler de Sultanla savaflmak için hemen harekete geçmifl bulunuyorlard. Hattâ Halife Müsterflid de bizzât harbe kat lacakken, Zengi ve Dübeys in Ba dad a hareket etmesi üzerine geri döndü. Mesud bu geliflmeler üzerine Sancar la savaflmaya cesaret edemeyerek Azerbaycan a do ru çekilmeye karar verdi. Ancak Mesud u yakalamak karar nda olan Sultan çok süratli bir flekilde hareket ederek, dört günlük takibin sonunda Dînever de ona ulaflt. Sancar n kiflilik ordusuna karfl s nda civar ndaki askeriyle harbi kabule mecbur olan Mesud un, bir k s m kuvvetleri de kendisini savafltan hemen önce terk edip Sancar n saflar na kat ld lar. Mesud, çok fliddetli bir muharebe yapmas na ra men a r bir yenilgiye u rad. (May s 1132). Ordusundan çok say da kimse esir düflmekle birlikte Mesud kaçmay baflard. Fakat k sa zaman sonra Sultan n aff na mazhar olup yeniden Gence ye tayin edildi. Ancak Sancar bütün bu olanlardan sorumlu tuttu u atabey Karaca es-saki yi öldürttü, Selçukflah ise Fars a kaçt. Dînever savafl ndan sonra bat ile ilgili yeni biri düzenleme yapan Sultan Sancar, bir süreden beri yan nda bulunan ye eni Tu rul u, Irak Selçuklu Sultanl taht na oturttu. Sultan Sancar, Dergüzinî yi Tu rul a vezir tayin ettikten sonra Horasan a geri döndü. Sultan n her nedense kendisiyle ilgili bir karar almad Halife ise, onun dönmesinden sonra Ba dad kuflatan Zengi ve Dübeys i ma lub etmeyi baflard. Müsterflid bu baflar s ndan dolay kendisine güveni bir hayli artm fl oldu- undan, Sancar n atad Tu rul un ad na hutbe okutmay kabul etmedi. Sultan Tu rul, teorik olarak 1134 y l nda ölene kadar Irak Selçuklu sultan olarak kald.

114 106 Büyük Selçuklu Tarihi Ancak Sancar n dönmesinden sonra ye eni Davud ve sonra kardefli Mesud, Sultan Tu rul a karfl ; daha sonrada Davud, saltanat n ilan eden Mesud a karfl ayakland lar. Halife de do al olarak yine muhaliflerin yan nda yer alarak, önce Davud, sonra Mesud ad na hutbe okutarak, Sancar n iradesine ve iktidar na karfl meydan okumaya devam etti. Sultan Sancar- Abbasî Halifeli i liflkileri Taht mücadeleleri devam etti i s rada ölen Tu rul un yerine Irak Selçuklu taht na Mesud geçti (1134). Sancar da, her ne kadar kendisine ra men olsa da, art k olaylar n istikrara kavuflmas ad na onun saltanat n onaylad. Ancak Mesud dan bu olaylar k flk rtan baz emirlerin öldürülmesini istedi. Bu emirlerin Halifeye s nmalar üzerine Sultan Mesud, Halife Müsterflid ile ihtilafa düfltü. Önceki ünitelerde de yeri geldi inde belirtildi i gibi, Tu rul Bey taraf ndan Büveyho ullar n n sultas ndan kurtar lan Halife, ba ms z siyasî bir güç olmay beklerken, bundan sonra da Selçuklular n himayesi alt na girmiflti. Bunu geçici ve ar zî bir durum olarak de erlendiren Halifeler, temel varl k sebebi olarak gördükleri siyasî iktidarlar n yeniden kurmak için, en bafl ndan beri büyük bir mücadele vermekteydiler. Devletin SIRA en S ZDE muktedir oldu u zamanlarda, Tu rul Bey in ölümü üzerine Sel- çuklu sultan ad na okunan hutbenin kesilmesi, Ba dad dan Selçuklu memurlar n n kovulmas ; Sultan Melikflah zaman nda üst seviyeye ç kan ihtilaflar bu rekabetin baz safhalar olarak hat rlanabilir. Selçuklu fetret döneminden ise bir toparlanma süreci olarak yararlanan Halifeler, ikinci imparatorluk devri ad verilen Sancar zaman nda ilginç SORU bir flekilde aç kça savafla tevessül eder oldular. Bunda halifeli in, SORU Müslüman hükümdarlar n saltanatlar n n meflrulu unun onayland makam olmas dolay s yla, D KKAT bütün taht davac lar n n onun kap s n çalmak zorunda olmas n n bü- D KKAT yük bir etkisinin oldu unu unutmamak gerekir. Ayr ca Halife-Sultanlar mücadelesinin bu aflamaya gelmesinde, Selçuklu Devletinin zaaflar kadar, hilafet taht nda oturan Müsterflid Billah n kiflisel özelliklerinin de etkisi bulunmaktad r. Buna ra men iki hanedan aras nda iliflkiler, evlilikler yoluyla iyilefltirilmeye çal fl l yordu. AMAÇLARIMIZ Müsterflid bu çerçevede Sultan Sancar n k z ile evlenmifl bulunuyordu. Daha sonra Sultan Mesud AMAÇLARIMIZ ve Halife Muktefî aras nda da karfl l kl evlilikler yap lm flt r. K T A P TELEV ZYON NTERNET Müsterflid Billah K Thakk nda A P daha fazla bilgi için bkz. Osman G. Özgüdenli Selçuklu Hilâfet Münasebetlerinde Bir Dönüm Noktas : Halife el-müsterflid in Katli Meselesi, ÜEF TD, 39 (2004), TELEV ZYON Müsterflid, Irak Selçuklu flehzâdeleri aras ndaki taht kavgalar ndan yararlanarak bir taraftan kendisine ait bir ordu kurarken, di er taraftan Sultan Mesud a karfl olan komutanlar kendi yan na toplamaya u rafl yordu. Irak ta yaflanan geliflmeleri yak ndan NTERNET takip eden Sultan Sancar, bu hususta Irak Selçuklu sultanlar na uyar - larda bulunuyordu. Sultan Mahmud un Ba dad seferine memur edilmesi ve Sultan Sancar n ad n hutbeden ç karan Müsterflid in müttefiklerinin Dînever de yenilgiye u rat lmalar da bu cümledendi. Daha önce Halifenin ihtiraslar na alet olmakla birlikte, Mesud tahta geçince yukar da söylendi i gibi, Müsterflid in sultana muhalif emirleri korumas dolay s yla, Selçuklu-Halifelik iliflkileri kopma noktas na geldi. Bu olanlara kay ts z kalmas beklenmeyen Sultan Sancar ile Halife aras nda da bu vesile ile birbirini itham eden baz yaz flmalar vuku buldu. Sonunda Halife Müsterflid, Sultan Mesud un ad n hutbeden ç kar p, Davud ve Sancar n adlar n koydu. Sonra da Mesud ile savaflmak üzere büyük bir orduyla ha-

115 6. Ünite - Sancar Dönemi rekete geçti. Halife savaflmak üzere ilerlerken Kirmanflah a vard nda okudu u hutbede Selçuklular fâs k olarak nitelendirmesi çat flman n ulaflt seviyeyi göstermesi bak m ndan mühimdir. Müsterflid savafl öncesinde bir k s m kuvvetleri kendisini terk etmesine ra men, Sultan Mesud ile Hemedan yak nlar nda harbe girdi. Savafl kaybeden Halife esir düfltü ve tüm a rl klar ya maland (Haziran 1135). Sultan Mesud, metbû sultan Sancar a durumu rapor ederek, bu husustaki emirlerini bekledi ini bildirdi. Bu arada Sultan Mesud un, bir daha ordu toplamamas ve harp tazminat ödemesi kayd yla anlaflma yapt Halife, Sancar n emri do rultusunda tam Ba dad a gönderilecek iken, Sancar n elçilik heyetinin karfl lanmas s - ras nda Bat nîler taraf ndan öldürüldü. Dönemin Arap müellifleri Müsterflid in ölümünden Sultan Sancar ve Mesud u do rudan sorumlu tutulmufllard r. Sancar n bu konuda Bat nîlerle iflbirli i yapt iddialar, Halife ile aralar ndaki meselenin siyasî bir mevzu olmas na binaen çok da tuhaf karfl lanmamal d r. Nitekim Sultan Melikflah n öldürülmesinden Halife Muktedî; Müsterflid in ölümünden de Sancar sorumlu tutulabilir. Hattâ Sancar dan Mesud a iki ayr mektup geldi i, birincide Halifeye sayg gösterip derhal Ba dad a göndermesini isterken, di erinde kargafla s ras nda Halifeyi bertaraf etmedi i için azarland ifade edilmektedir. Müsterflid öldürülünce yerine o lu Raflid Billah geçti. Ancak yeni Halife babas n n Mesud la yapt anlaflman n yükümlülüklerini yerine getirmedi i gibi, Selçuklu aleyhtar politikalar aynen sürdürmek niyetinde idi. Sultan Mesud gönderdi i elçi vas tas yla kendisine biat etti i hâlde, Ba dad tahkim eden Raflid, Selçuklu flehzâdeleri ve ümeras yla ittifak ederek sultana karfl ordu toplamaya bafllad. Raflid Billah n en mühim kozu, yine saltanat n n onaylanmas n bekleyen melikler ve onlar taht kavgalar na sürükleyen atabeyleri ile devaml taraf de ifltiren gulâm ümerâ idi. Sultan Mesud, kendisine karfl kiflilik ordu toplayan Halifenin üzerine yürüyüp Ba dad muhasara etti. ki aya yak n süren kuflatmadan dolay s - k nt ya düflen ve ordusu da lan Halife de, Ba dad terk edip müttefiki Zengi ile Musul a gitti. Mesud un derhal Ba dad a dönmesi yolundaki ça r s n kabul etmeyen Halife, Sancar n onay ile azledilerek yerine Muktefî Liemrillah getirildi (A ustos 1136). Sultan Mesud a karfl savaflmaya kararl olan Raflid ise Melik Davud ve baz gulâm emirlerle birleflip sfahan a giderken Bat nîler taraf ndan öldürüldü. Melik Davud da ayn flekilde bir suikastle ortadan kald r ld. Yeni Halife, iki selefinin hayat na mal olan ve halifeler aleyhine neticelenen mücadeleyi bir daha asker toplamamak, Türk gulâm edinmemek ve Ba dad terk etmemek flartlar yla; yani statü konusunda en bafla dönerek yapt anlaflma ile flimdilik sona erdirdi. Savafl tazminat olarak da halifeli in pek çok mal na el konuldu. Bu anlaflmaya Mesud un saltanat boyunca önemli ölçüde uyuldu ise de, Büyük Sultan Sancar n do udaki yo un meflguliyeti, Irak Selçuklular ve Halife ile daha fazla ilgilenmesine f rsat vermedi. Sancar n ölümünden sonra, onun yüksek himayesinden mahrum kalan Irak Selçuklular n n, iç çekiflmelerinden yararlanan halifeler yeniden ordular kurmak imkan bulacaklard r. Irak Selçuklular ve Atabeyliklerle ilgili ünitelerde yeri geldi inde bu hususta bilgi verilecektir. 107 Fâs k ilahî emirlere itaâtten ayr l p asi olan mümin veya kâfirler için kullan lan bir terimdir. Sultan Sancar zaman ndaki Selçuklu-Halifelik iliflkilerini, önceki dönemlerle karfl laflt ra- rak k saca de erlendirin? SULTAN SANCAR IN DO U S YASET Sultan Sancar n ülkesinin do usunda iliflki içerisinde bulundu u bafll ca hâkimiyetler Karahanl lar, Gazneliler, Gurlular, Karah taylar Harizmflahlar SORU ve O uzlard r. 1 SORU D KKAT D KKAT

116 108 Büyük Selçuklu Tarihi Selçuklu Devletinin bunlarla iliflkilerini kronolojik, yani tarih s ras na göre anlatmak mümkün ve daha kolayd r. Ancak anlat lanlar n konu bütünlü ü esas na uymamas halinde daha çok ezbere yönelten bir anlat m tarz olaca düflüncesiyle, bu bölüm konular na göre, fakat kendi içerisinde kronolojik olarak incelenecektir. Karahanl larla liflkiler Türkistan Hanlar olan Karahanl larla, daha devlet kurmadan önce de yo un temas içerisinde bulunan Selçuklular, devlet kurduktan sonra da onlarla Ceyhun nehri s - n r olmak üzere komflu olmufllard. ki devletin iliflkileri ço unlukla Selçuklular n üstünlü üyle, ama Sultan Alp Arslan n da talihsiz bir flekilde hayat n kaybetti i s - n r çat flmalar içerisinde geçti. Maveraünnehir in yerel/ ranî unsurlar, mutlakiyetçi olmayan Bozk rl Türk hükümranl k anlay fl n istismar edilebilir bir alan olarak görmüfllerdir. Bu sebeple özellikle Bat Türkistan da ulemâ/sivil bürokratlar, hükümdar n egemenlik alan na girmek için devletle çat flmakta idiler. Daha önce de anlat ld gibi, Melikflah bu tür çat flmalar n yo unlaflt dönemde yap lan davet üzerine Türkistan a iki sefer düzenlemifl Do u ve Bat Karahanl ülkesini tâbi devlet statüsünde topraklar na ba lam flt. Yine yukar da da söylendi i üzere, Selçuklu Devleti Melikflah n ölümüyle fetret dönemi yaflamas na ra men; Sultan Berkyaruk ve Horasan meliki Sancar n gayretleri ile Karahanl lar n statüyü de ifltirmesine imkân verilmemiflti. Sancar, k z kardefli ile evli bulunan ve ayn zamanda kay npederi olan Muhammed Arslan Han, meliklik döneminde Karahanl taht na oturtmufltu. Otuz y la yak n bir süre sadakatte kusur etmeyen Muhammed Han, hasta ve felçli oldu u son y llar nda yeterince ayd nlat lamayan baz olaylarla karfl karfl ya kald. Hasta oldu u için kendisine bir nevi vekil ka an tayin etti i, ya da etmek zorunda kald o lu Nasr, ulemadan birisinin önderlik etti i bir isyan sonucu öldürüldü. Muhammed Han bunun üzerine ba l oldu u Sancar a müracaat ederek yard m istedi. Ancak Sancar Maveraünnehr e geldi i s rada, Han n di er o lu Ahmed SIRA Han S ZDE isyan bast rm fl bulunuyordu. Aslan Han, herhalde babas n n yerine geçmek için acele eden ve Selçuklu hâkimiyetinden kurtulmak isteyen Ahmed in etkisiyle, Sancar a art k gelmesine gerek bulunmad n bildirdi. Bu muameleye çok k zan Sancar, o günlerde Muhammed Han veya belki o lunun ken- disine karfl düzenledi i baflar s z bir suikast giriflimini ortaya ç kard. Sancar bunun SORU üzerine Mart SORU 1130 da Semerkant ele geçirdi. Muhammed Han sultan n huzuruna hastal dolay s yla ac nacak bir vaziyette ç kar ld. Muhammed Han af dilediyse D KKAT de tahttan indirildi. D KKAT Sancar n efli olan k z Terken Hatun un yan na sürgüne gönderildi. Ahmed in tahta geçmesine müsaade etmeyen Sancar artarda tayin etti i iki hükümdar n ölümünden sonra, kendi k z kardeflinden olan ve saray nda büyüttü- ü Muhammed Han n o lu Mahmud u, Karahanl hükümdar tayin etti. Mahmud Arslan Han ölümüne kadar Sancar a büyük bir sadakatle ba l kald. AMAÇLARIMIZ Ancak bu durum Sancar n Türkistan daki hadiselerin içerisine, gere inden çok çekilmesine AMAÇLARIMIZ sebebiyet verdi. K T A P TELEV ZYON NTERNET Karahanl lar K hakk nda T A P daha fazla bilgi için bkz. Ö.Soner Hunkan Türk Hakanl (Karahanl lar) stanbul 2011 Karah taylar TELEV ZYON ve Katavan Savafl Liao imparatorlu u ad yla Kuzey Çin de iki asra yak n ( ) hüküm süren, Karah taylar (Kitanlar), yaklafl k yüz y l önce (1017) de Türkistan istilâ girifliminde bulunmufl ve Togan Ahmed Han taraf ndan s n rlar n n d fl na ç kar lm fllard. NTERNET

117 6. Ünite - Sancar Dönemi 1125 y l nda Cürcenler taraf ndan buradaki hâkimiyetlerine son verilince, yeniden bat ya do ru çekilmeye mecbur kalan Karah taylar 1128 y l nda yine Karahanl larla karfl laflt lar. Önce Ahmed Han taraf ndan yenilgiye u rat l p, Karahanl devleti hudutlar n korumakla görevlendirildiler. Ancak daha sonra iç çekiflmeler dolay - s yla yard m na baflvurulan Gürhan, bu vesile ile girdi i Balasagun flehrini ve tüm Do u Karahanl topraklar n istilâ etti (1130). Göçebe istilâlar n n tabiat icab Karah tay istilas n n burada durmas beklenemezdi. Nitekim Karah taylar Fergana y iflgâl edip Maveraünnehr e yöneldiler. Karah taylar n ilerleyiflini durdurmak üzere, Hocend de karfl lar na ç kan Mahmud Arslan Han yenilgiye u rad (1137). Bu s rada Han meflgul eden en önemli meselelerden birisi de, Maveraünnehir in fethinden beri, yerleflik hayata geçirilmek istenen ama geçirilemeyen Karluklar n isyanlar yd. Ancak do udan bat ya büyük bir göç dalgas n n harekete geçti ini çok önceden gören Sancar n oluflturdu u hudut teflkilat na ra men, Selçuklu ülkesinin de bundan nasibini almas kaç n lmazd. Çünkü göçlerin geriye döndürülmesi mümkün olmad gibi, ses dalgalar gibi büyüyerek, birbirlerinin üzerine katlan p ço alarak yekdi erini daha bat ya itmekte idiler. Bu çerçevede Sultan Sancar, Abbasi Halifesine gönderdi i bir mektupta gayrimüslimlere karfl verdi i mücadeleyi anlatm fl ve kendisinden destek istemifltir. Mahmud Han 1137 y l nda, Karah tay, Karluk, Ya ma, Kangl ve O uz boylar - n n giderek artan bask lar karfl s nda Sultan Sancar a yard m ça r s nda bulundu. Bu dönemde Türk- slam Dünyas n n koruyucusu durumunda olan Sultan Sancar, daha sonra anlat lacak olan Harizm meselesi yüzünden yard m seferini biraz geciktirdi. Asl nda Sancar n, Karah taylar n muhtemel Maveraünnehr istilalar na karfl, daha 1130 lardan itibaren, Cend den Mank flla a kadar bir uç teflkilat kurarak tedbirler ald ve siyasetini buna göre düzenledi ini bilinmektedir. Karahanl hükümdar n n isyanc Karluklar Maveraünnehr den ç karma teflebbüsü, adetâ felaketin bafllang c oldu. Devletin bir iç meselesi olmas na ve Karah - tay istilas halk aras nda büyük bir korku yaratm fl olmas na ra men Karluklar, Gürhan n himayesine girmekle ifli uluslararas boyuta tafl m fl oldular. Karah taylar n bat ya do ru yay lmalar n uzun bir süredir yak ndan takip eden Sultan Sancar, Karah taylar üzerine düzenleyece i bir sefer için zaten haz rd. Kendisine tâbi hükümdar ve emirlere bu sefere kat lmalar n bildirdi. Bu çerçevede Gazne, Sistan, Gur, ve Mâzenderân hâkimleri olan tâbilerinin de yer ald yaklafl k yüz bin kiflilik ordusuyla Türkistan a hareket etti. Sultan Sancar n sefere ç karken, beraberinde çok kalabal k bir din adam toplulu u götürmesi, bu savafla cihad rengi vermek istedi ini göstermektedir. Semerkand a var nca Mahmud Han, Karluklardan flikâyet ederek Sultan Sancar, önce onlar n cezaland r lmas hususunda teflvik etti. Selçuklu emirlerinden baz lar da Karluklar konusunda Mahmud Han la hemfikir idiler. Sancar n Maveraünnehr e geldi ini ö renen Karluklar, ona elçi göndererek koyun, deve, at vermeye ve hizmete haz r olduklar n bildirip affedilmelerini istediler. Sultan Sancar bu teklifi kabul edecekken, Han n, onlar n sözlerinde durmayaca yolundaki telkinleri üzerine vaz geçti. Bunun üzerine Karluklar, Karah tay hükümdar Gürhan a s narak yard m istediler. Bu arada Harizm hâkimi Ats z da, ba ms zl k kazanmak ümidiyle, Sultan Sancar aleyhinde olabilecek bütün teflebbüsleri desteklemekteydi. Gürhan, Karluklar n affedilmesi amac yla Sultan nezdinde teflebbüste bulundu ise de, Sancar diplomatik nezaketin ötesine geçerek; elçi ve mektup gönderdi i Gürhan, tehditle slamiyet e davet etti. Gürhan n da beklenece i üzere, Selçuklu 109 Karah taylar: Orta Asya da H tay (Kitan)lar taraf ndan kurulan baflkenti Balasagun olan Mo ol hanedan n ad d r y l nda Cürcenler taraf ndan y k lan Liao hanedan mensuplar ndan Yeh-lü Tafli bat ya hareket ederek Karahoca Uygur Hanl ile Do u Karahanl lar egemenli i alt na alarak Karah tay hanedan n kurmufltur. Karah tay hükümdarlar Gürhan unvan tafl rlard.

118 110 Büyük Selçuklu Tarihi SORU 2 elçisini hakaretle geri çevirmesi, iki hükümdar aras nda savafl kaç n lmaz hale getirdi. Karah tay ordusunun say s kum ve kar nca miktar nca, sel suyu gibi inen yedi yüz bin atl gibi abart l ifadelerle verilmesine ra men, iki ordunun say ca birbirine yak n oldu u tahmin edilmektedir. Fakat Gürhan n saflar nda savafla kat lan otuz-k rk bin kadar Karluk askeri, o dönemin en mahir savaflç lar idi. Karahanl Mahmud Han ise ordusuyla Sancar n saflar nda yer al yordu. Gürhan, Sancar la savaflmak üzere Maveraünnehir e do ru harekete geçmifl bulunuyordu. Nihayet ordular Semerkand n kuzeydo usunda Katavan mevkiinde karfl laflt lar. Daha bozk rl, dolay s yla hareket kabiliyeti de daha yüksek olan Karah tay ordusu, Selçuklu-Karahanl kuvvetlerini k sa zamanda muhasaraya ald. Selçuklu ordusunun kuflatmay k rmak üzere giriflti i merkezin geri çekilmesi s ras nda çok a r kay plar verildi. Sultan Sancar üç yüz z rhl süvarinin deste inde kuflatmay yar p ç kt nda, neredeyse yaln z bafl na kalm flt. Sonuç olarak Sultan Sancar ve Mahmud Han, Karah tay ve Karluklara karfl büyük bir hezimete u ram fllard r. Sultan ancak bir Türkmen köylüsünün rehberli i sayesinde Belh e ulaflabildi (14 Eylül 1141). Ordusunun bakiyesini burada toplamaya çal flt. Ancak Selçuklu ordusunun kay plar on binlerle ifade ediliyordu. Katvan Savafl ndaki asker zayiat n n çoklu unu delalet eden Sultan Sancar a ait bir menflur çok dikkat çekicidir. Sultan Sancar n, Maveraünnehr seferinden sonra bofl ktalar n Divan- Hass a al nmas n ve fermans z olarak mahsulât n kimseye verilmemesini bildirmesi kay plar n düzeyini gözler önüne sermektedir. Birçok büyük komutan ve Sancar n efli Terken Hatun da esirler aras ndayd. Esirler ancak ertesi y l külliyetli miktarda fidyelerle kurtar labildi. Sultan Sancar n Karah taylara yenilmesi slam dünyas nda genifl yank lar uyand rm flt r. Katavan dan sonra Maveraünnehir tabiat yla Karah taylar n istilâs na u rad. Böylece bütün Türkistan putperest bir kavmin idaresi alt na girdi. Mahmud Han da Sancar n arkas ndan Horasan a kaçt için, Karah taylar onun yerine kardefli brahim Han tahta ç kard lar. Ancak bu ma lubiyetin Selçuklular bak m ndan, telafisi zor da olsa mümkün olabilecek, asker ve toprak kay plar n n ötesinde ifade etti i baflka bir anlam vard r. Katavan yenilgisinin hemen göze çarpan sonucu Ceyhun ötesindeki Selçuklu egemenli inin sona ermesidir. Fakat bundan daha önemlisi, Sancar n göçebe istilâlar na karfl kurdu u seddin y k lmas ve göçebelerin adeta bir sel felâketi gibi Selçuklu ülkesini tahrip etmeleri ve devletin de sonunu getiren olaylar tetiklemifl olmas d r. Sizce Katavan SIRA Savafl n n S ZDE Selçuklu Tarihi aç s ndan önemi nedir? Sultan Sancar, Karah taylar n istila hareketlerine devam edeceklerini düflünerek derhal savunma tedbirleri almaya bafllam fl; fakat geliflen olaylar yüzünden baflkentine ancak bir y l sonra dönebilmifltir. SORU Sultan Sancar ve Harizmflah Ats z n Münasebetleri Selçuklu sultan n güç kaybetmesinden istifade etmek isteyenler de ortaya ç kt. D KKAT D KKAT Harizmflah Ats z, Selçuklular n yerine geçmek düflüncesiyle, Sancar n henüz vaz - yet edemedi i Horasan istila etmeye bafllad. Harizm, SIRA hat rlanaca S ZDE gibi, Tu rul ve Ça r Beyler zaman nda, Cend melikini yenilgiye u ratmalar üzerine do rudan Selçuklu idaresine kat lm flt. Bölge eski dönemlerden beri ve Gazneliler zaman nda da Harizmflah ad verilen valiler taraf ndan idare AMAÇLARIMIZ edilir ve valilik ço unlukla babadan o ula geçerdi. Daha sonra AMAÇLARIMIZ Kara- K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON

119 6. Ünite - Sancar Dönemi 111 hanl larla da çekiflme konusu olan Harizm in, bafllang çta önemine binaen Selçuklu meliklerinin idaresine b rak ld görülmektedir. Sultan Melikflah döneminde ise sultan n tafltdar olan Anufltegin Harizm valili ine tayin edilmiflti. Anufltegin ve o lu Muhammed kay ts z flarts z Selçuklular a ba l kalm fllard. Bu çerçevede Sultan Sancar n Harizm Valisi Muhammed ( ) ba l l - n bildirmek için her y l Sultan a vergi ve hediyeler takdim etmifltir. Muhammed den sonra Sancar taraf ndan onun yerine tayin edilen o lu Ats z ise Selçuklu saray nda büyümüfltü. Birinci Harizm Seferi Ats z, Harizm valili inin ilk y llarda Sultan Sancar a ba l kald ; Karahanl larla Gaznelilere karfl yap lan seferlerde ve Dînever savafl nda da onun yan nda yer ald. Ak ll ve bilgili bir yönetici olan Ats z, gün geçtikçe siyasî nüfuzunu; komflu O uz gruplar n hizmetine almak suretiyle de askerî gücünü artt rmaya bafllad. Ats z n güçlenmesinden rahats z olanlar onun nüfuzunu k rmak için birtak m entrikalar çevirip Sancar n nezdindeki itibar n sarsmaya çal flm fllard r. Ats z bu yüzden Gazne seferi dönüflünde Belh e vard klar nda, Sultan dan izin al p Harizm e gitmifltir. Sultana yak nl ile bilinen birçok kiflinin kendi aleyhinde çal flt n n fark nda olan Ats z, eninde sonunda Sultan n bundan etkilenece ini düflünerek kendisini korumak amac yla baz faaliyetlere giriflmifltir. Bu çerçevede Cend ve Mank fllak ele geçirip ba ms z olma mücadelesine girdi. Harizm in merkezi Gürgenç deki Selçuklu memurlar n hapsedip mallar n müsadere etti. Hezâresb de ordugâh n kurarken, Sancar n Horasan dan gelifl yollar n batakl a çevirdi. Bunun üzerine Sancar, Ats z Müslüman ülkelerinin sad k muhaf zlar olup devaml olarak kâfirlere karfl savaflmakta olan Cend ve Mank fllak da, Müslüman ahalinin kan n dökmekle suçlam flt r. Belh te bulunan Sultan Sancar, bu aç k isyan karfl s nda Harizm seferine ç kmak zorunda kald. Çok zorlu bir harekâttan sonra Harizm e ulaflan Sultan Sancar, Ats z a r bir hezimete u ratt (Kas m 1138). Kendisi savafl meydan ndan kaçarken, esir düflen o lu Atl idam edildi. Ölü, yaral ve esir olarak kay plar n n say s kifliye ulaflt. Sultan Sancar savafl meydan nda bir hafta kald ktan sonra, Harizm i ye eni Süleymanflah n idaresine b rakt. Ayr ca ona vezir, hâcib ve atabey tayin edip Merv e döndü. Fakat k sa bir zaman sonra ahali, Sultan Sancar n atad memurlar n davran fllar ndan rahats zl k SIRA duydu u S ZDE için tekrar Ats z n etraf nda toplanmaya bafllad. Bundan cesaret alan ve o lunun öldürülmesi yüzünden Sancar a kin besleyen Ats z, Harizm i Süleymanflah n elinden ald. Öte yandan Ats z, Buhara valisi Zengi b. Ali yi idam ettirerek flehrin kalesini de y kt rd. Bu yapt klar n n cezas z kalmayaca n bildi inden, Sultan Sancar n öfkesini SORU yat flt rmak niyetiyle yaz l bir yemin belgesi ile ba l l n bildirdi (1141). Mank fllak: Hazar Denizi nin do u k y s ndaki yar madan n ad d r. Bin K flla anlam na gelir. Buras O uzlar n yurtlar ndan olup, dil den Harizm e uzanan canl ticaret yolunun da üzerindedir. SORU Ats z n Sultan Sancar a verdi i sevgendnâme denilen yemin belgesinin D KKAT baz k s mlar flöyledir: Ben ki Ats z b. Mehmed im... flte Tanr ya karfl ba land m bu ahde nas l vefa edi- D KKAT yorsam, din ve dünyam n salâh n kendisinden bildi im âlemin efendisi slâm Sultan na itaat etmeyi de bu cümleden addediyorum...ahdettim ki, ben ben oldukça âlemin efendisi Sancar b. Melikflah a muti olay m. Hiç bir zaman ona itaatsizlik göstermeyeyim... Tanr ya yemin ettim ki, ona asla muhalif olmayay m...ona herhangi bir flekilde AMAÇLARIMIZ muhalefet edecek olursam, yaya gitmek flart yla on defa hac etmek, on sene daimi oruç tutmak borcum AMAÇLARIMIZ olsun...ald m ve alaca m her nikahl kad n benden bofl düflmüfl olsun...tanr y, resulü Muhammed i, bütün peygamber ve melekleri, haz r olan maruf, muteber K Tve A emin P kimseleri bu ahid ve yeminler üzerine isteyerek flahit gösteriyorum (Köymen, 1991, K T A P ). TELEV ZYON TELEV ZYON NTERNET NTERNET

120 112 Büyük Selçuklu Tarihi kinci ve Üçüncü Harizm Seferleri Yukar da sadece bir k sm al nt lanm fl olan yeminlere ra men, Sultan Sancar n Katavan da yenilgiye u rad n haber alan ve f rsattan istifade etmek isteyen Harizm hâkimi Ats z, Karah taylarla gizlice irtibata geçti. Önce Serahs ard ndan da Selçuklu baflkenti Merv i iflgal ederken bu arada haks z yere pek çok insan öldürttü. Sultan Sancar n hazinesine el koydu (Ekim 1141). Ertesi y l tekrar Horasan a gelen Ats z, Sancar n henüz kay plar n telafi edememesinden faydalan p, bu defa Niflabur u ele geçirdi. Sancar n ad n hutbeden ç kar p kendi ad n koydu. Bu husus ahalide rahats zl a sebep olunca hutbeyi yeniden Sancar ad na okuttu. Bu arada büyük gayretlerle ordusunu toplamay baflaran Sultan Sancar, önce Merv e sonra Horasan n tamam na hâkim olmay baflard (1142). Bundan sonra Ats z takibe koyuldu. Katavan yenilgisinden k sa bir süre sonra, Sultan Sancar n Harizm e sefer düzenleyecek kadar kuvvetlenmesi, devletin istinad etti i dinamikleri göstermesi bak m ndan önemlidir. Ats z, Sultan Sancar a karfl savaflmaya cesaret edemeyip Gürgenç te savunma savafl yapmay tercih etti. Selçuklu ordusu da flehri bir müddet kuflatt fakat ele geçiremedi. Sancar, Harizmflah n ba l l k arzetmesi ve ya malad Selçuklu hazinesini iade etmesi kayd yla, anlaflma teklifini devletin içerisinde bulundu u flartlar dolay s yla kabule mecbur oldu (1143). Nitekim çok geçmeden, bu anlaflman n hiçbir fleyi halletmemifl oldu u anlafl ld. Zira muhalefete ve isyana devam eden Ats z, Cend i bir kere daha iflgâl etti. Bunun üzerine Sultan Sancar kendisine devrin meflhur edebeyiatç lar ndan Edib Sabir i elçi olarak gönderdi. Ats z, kendisinin Sultan Sancar a karfl iki Bât ni vas tas yla düzenledi i bir suikast teflebbüsünü haber vermifl olan Edib Sabir i öldürtünce, Selçuklu Sultan, Harizm e üçüncü kere sefer düzenlemek zorunda kald (1147). Çünkü dokunulmazl klar bulunan elçilere zeval olmaz, olursa da savafl sebebi say l rd. Sultan Sancar, Hezaresb i zabt edip Gürgenç i kuflat nca, Ats z al fl ld üzere, af dilemek için elçi gönderdi. Sultan Sancar baflka meseleler dolay s yla, seferin bir an önce bitmesini istedi i için, Ats z n af talebini bir kere daha kabul etti (Haziran 1148). Ats z bu defa tâbiyet kurallar na göre, Sultan n huzurunda at ndan inmedi i ve yer öpmedi i halde, art k bunlar sorun sayacak gücü kalmayan Sancar da Merv e döndü. Ats z bundan sonra, öldü ü Temmuz 1156 tarihine kadar tâbiyet konusunda bir mesele ç karmad. 3 Katvan Savafl ndan sonra Sultan Sancar n devleti yeniden toparlayabilmesinin sebepleri nelerdir? SORU D KKAT Sultan Sancar n Gazne Seferi Ünitenin bafl nda anlat ld gibi, Sancar daha meliklik döneminde taht mücadelelerine müdahale SORU ederek, Behramflah tahta geçirmifl ve Gaznelileri Selçuklu Devletine ba lam flt. Behramflah di er flartlar yan nda senelik dinar vergi ödeme yükümlülü ünü de üstlenmiflti y l na kadar tâbiyet konusunda hiç bir D KKAT zorluk ç karmayan Behramflah, y ll k vergisini ödemeyerek isyan etti. Ayr ca onun kötü idaresi yüzünden Sancar a flikâyetler de geliyordu. Sancar bunun üzerine sonbaharda Gazne ye do ru harekete geçti. Selçuklu ordusu Sistan da iken k fl n bast rmas Behramflah rehavete sevk etti. Bu flartlarda Selçuklu ordusunun nas lsa gelemeyece ini düflünüyordu. Oysa Sancar tüm zorluklara ve kay plara ra men, cebri bir yürüyüflle Gazne ye ulaflt. Behramflah bu beklenmedik durum karfl s nda baflkentini terk edip Hindistan a kaçt. Sancar flehri hiç bir direniflle karfl laflmadan ele geçirip hazineye el koydu. Ancak imparatorlu un bat s nda da halledilmeyi AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON

121 6. Ünite - Sancar Dönemi 113 bekleyen ifller varken, burada daha fazla kalmak istemeyen Sancar, Behramflah huzuruna ça rd. Kendisini affedece ini taahhüt edip ça rd ysa da, korkusundan gelemedi i beyan eden Gazne sultan özür diledi. Behramflah n mazeretini kabul eden Sancar, onu taht na iade edip Belh üzerinden Merv e döndü (Temmuz 1136). Behramflah ölene kadar Selçuklu sultan na itaatten ayr lmad gibi, afla da anlat - laca gibi, Selçuklu sultan n n Gurlularla iliflkilerinde de belirleyici rol oynad. Sultan Sancar n Gurlularla liflkileri Gurlular, Afganistan n Helmend vadisinden Herat n do usuna kadar uzanan Gur bölgesinde yaflamakta idiler. Sultan Mahmud zaman ndan beri Gaznelilere ba lanm fl olan Gurlular, Selçuklular n güçlenmesine ve Gaznelileri de tâbiyet alt na almalar na paralel olarak, iki tarafa da vergi ödemek suretiyle iyi iliflkilerini sürdürmüfllerdir. Ancak Selçuklu sultan n Katavan da yenilmesinden yararlanmak isteyen Gur meliki Muhammed, Selçuklular a ait Herat ele geçirdi. Sultan Sancar ordusunu toplad ktan sonra, kendisi Harizm üzerine sefer düzenlerken, Emir Kamaç ise Gurlular a karfl savaflla görevlendirmiflti. Sultan, Harizm i kontrol alt na almas na ra men, Kamaç Gurlulara ma lup olmufltur. Ayr ca kardeflleriyle taht mücadelesine giren ve Gazne ye s nan Gur meliki burada Muhammed flüpheli bir flekilde öldü. Onun intikam n almak iddias yla Behramflah a savafl açan kardeflleri Surî ve Sâm n da bu yolda hayat n kaybetmesi, Gazne için büyük bir felâketin sebebi oldu. Di er kardeflleri Alaaddin Hüseyin öc almak h rs yla yan p tutuflmakta idi. Nitekim Behramflah karfl s nda tutunamay nca Hüseyin, Gazne yi zabt edip akl n almayaca bir katliam ve tahribat yapt. Gazne yi kendisinin de oturamayaca bir flekilde atefle verip yakt. Bundan dolay cihan yakan anlam nda Cihansûz unvan yla an ld. Gaznelilerle Gurlular aras nda burada teferruat verilmeyen ve y llar aras nda yaflanan bu hadiselerin Sancar do rudan ilgilendirdi i flüphesizdir. Çünkü Gazneliler ve isyan teflebbüsüne ra men Gurlular da onun tâbileri idiler. Gerçi Gur meliki vergilerini ödemeyip, y ll k tâbiyet ziyaretlerini de kald r p ba ms zl n ilân etmiflti. Öyle olsa bile Sancar n tâbisi olan Behramflah a ve Gazne ye yapt klar do rudan Sancar a yap lm fl say lmaktayd. Katavan yenilgisinin izlerini silmeye çal flan Sancar, Gur melikini bizzât cezaland rmak üzere, iyi haz rlanm fl bir orduyla harekete geçti. Alaaddin Hüseyin de, Herat ile Gur un merkezi Firuzkûh aras nda bir vadide Selçuklu ordusuna karfl savafl düzeni ald. Askerlerinin kaçmas n önlemek için arkas n batakl a çevirdi. Zaferinden çok emin olan Gur meliki, Sancar esir ald nda onu ba layaca gümüfl zincir bile getirmiflti. Ancak 22 Haziran 1152 tarihinde y l nda yap lan bu zorlu savaflta, O uzlardan bir k sm n n Sancar n saflar na geçmesinin de katk s yla, Gur ordusu ma lup edilerek Hüseyin Cihansûz esir edildi. Ordusunun büyük bir k sm imha ya da esir edildi. Sultan Sancar, Katavan Savafl ndan sonra kazand ilk büyük muharebe olmas bak m ndan önemli olan bu sefer sonunda itibar n büyük ölçüde geri kazanm flt r. O UZLAR VE BÜYÜK SELÇUKLU DEVLET N N SONU O uzlar n Horasan a Göçü Fakat Sultan Sancar, kazand bu zafer ile yeniden elde etti i haflmetini uzun müddet muhafaza etmeyi baflaramam flt r. K sa bir süre sonra ortaya ç kan O uz syan hem kendisinin hem de devletin sonunu haz rlam flt r.

122 114 Büyük Selçuklu Tarihi O uzlar n bir k sm Selçuklu Devleti nin kuruluflunda bafll ca rolü oynarken; onlardan yüz y l sonra Horasan a göç eden baflka bir O uz toplulu u ise, tarih sahnesinden silinmesinin sebebi olmufltur. XI. yüzy l n ortalar na do ru kurulan Büyük Selçuklu Devleti k sa zamanda Ceyhun dan Akdeniz k y lar na dayanm fl ve O uz göçleri neticesinde Anadolu, ikinci bir yurt olarak fethedilmifltir. Esasen XI-XIII. yüzy llarda Do u ran n da bir O uz yurdu oldu u kabul edilmektedir. Nitekim ilgili ünitede de anlat ld gibi, Selçuklu Devletinin kurulufl y llar ndan itibaren, soydafllar n n devlet kurdu unu duyan O uzlar (Türkmenler), büyük kitleler halinde bat ya göç ederek bu devletin himayesinde daha güvenli bir flekilde yaflama imkanlar aram fllard r. O uzlar n, Selçuklu hâkimiyetindeki topraklarla komflu ve tâbi Müslüman ülkelere girmeleri baz rahats zl klara sebep olmuflsa da onlar n Anadolu nun Türk yurdu haline gelmesinde büyük rollerinin oldu una flüphe yoktur. Ancak O uzlar henüz tamamiyle göç etmemifl, son sözlerini söylememifllerdi. Gerçekten de Sultan Sancar zaman nda Maveraünnehr de, Karahanl Devleti nin idaresinde hâlâ mühim bir O uz toplulu u bulunmaktayd. Katvan Savafl ndan sonra bilindi i üzere Karah taylar, Maveraünnehr i tamamen istila etmifllerdi. Ancak Karluklar ülkede huzursuzluk yaratmaya devam ettikleri için Gürhan iki Karahanl hükümdar n Karluklar tedib etmekle görevlendirmiflti. Karluklar n bu çerçevede bat ya çekilmeleri veya sürülmeleri s ras nda, onlar n önünde bulunan O uzlar da tabiî olarak harekete geçtiler. Karluklar n yaratt bask neticesinde Ceyhun u aflan O uzlar Maveraünnehir den Horasan a girdiler. Bozoklar ve Üçoklar olarak boy beyleri idaresinde teflkilatlanm fl olan O uzlar, Belh civar n yurt tutup y ll k koyun vermeyi taahhüt ederek, Sultan Sancar a tâbi olmay kabul ettiler. Konar-göçer bir hayat tarz benimsemifl olan O uzlar daha çok hayvanc l kla u rafl yorlard. Selçuklu Devlet görevlileriyle anlaflmazl a düflmeden önce O uzlar n, bu bölgelerde yerleflik halka zarar vermeden ve saraya karfl olan mükellefiyetlerini yerine getirmek suretiyle sakin bir hayat yaflad klar görülmektedir. O uz syan Fakat O uzlar/türkmenlerle ilgili temel bir mesele olarak, devlet nezdinde boy beyleri vas tas yla temsil edilmeleri dolay s yla, bu varl kl beylerin devlete karfl, orant s z bir temsil güçlerinin oldu unu hat rlamak gerekir. Nitekim zamanla kendilerini do rudan Sultan Sancar a ba l sayarak, üzerlerine tayin edilen yöneticilerle sorunlar yaflamaya bafllad lar. Yerleflik halka zulmetmeleri üzerine, Belh valisi Kamaç onlar s k flt rmaya bafllam flt r. lk anlaflmazl k, saray n mutfak naz r n n bu ifl için gönderdi i vergi memurunun koyunlar tahsil ederken, O uzlara güçlük ç - karmas, kanunsuz hareket etmesi, onlara karfl kimsenin söylemeye cesaret edemedi i sözleri sarf etmesi ve hattâ rüflvet istemesi yüzünden ç km flt r. Bu olay tahsildar n hayat na mal olmufltur. O uzlar ile Selçuklu vergi memuru aras nda meydana gelen çat flma, Kamaç n onlar sultana flikâyet etmesi üzerine daha da büyümüfltür. Vergi memurunun öldürülmesini bahane eden Kamaç, valili e ek olarak Türkmenler üzerindeki flahnelik vazifesinin de kendisine verilmesini, karfl l nda da Sultan Sancar a y lda koyun vergi vermeyi teklif etmifltir. O uzlar (Türkmenler) üzerlerine Büyük Selçuklu merkezinden tayin edilen fiahneler vas tas yla yönetiliyordu. Bunlar n bafll ca görevleri: Devlet ile boy beyleri aras ndaki irtibat sa layarak devleti onlar nezdinde temsil etmek; otlak ve su kaynaklar n tayin etmek; yerlefliklere karfl uygunsuz hareketlerde bulunmalar n önlemek ve vergilerini tahsil etmekti. O uzlar üzerine tayin edilen flahnelerin yetkilerinin, söz konusu temsil usulü dolay s yla, O uzlar lehine olmak üzere, baflka vilayetlere atanan flahnelerinkinden daha s n rl oldu u bilinmektedir.

123 6. Ünite - Sancar Dönemi 115 O uz (Türkmen) sorununu kesin bir flekilde çözme kararl l nda olan Sultan Sancar, Kamaç n teklifini kabul etti. Belh e dönen Kamaç, O uzlara bir flahne göndererek öldürdükleri tahsildar n diyetini isteyerek gerilimi t rmand rd. O uzlar, do rudan sultana tâbi olduklar n bildirerek flahneyi kovdular. Kamaç bir ordu ile üzerlerine yürüyünce O uz beyleri Sultan n hazinesine hane bafl na 200 dirhem vererek otlaklar nda eskisi gibi yaflamalar na müsaade edilmesini istediler. O uzlar n bu teklifini kabul etmeyen Kamaç, onlarla girdi i savaflta yenilgiye u ray p o lu ile birlikte hayat n kaybetti (1153). Bu durum devletin sayg nl na, sultan n otoritesine gölge düflürdü ünden Sultan Sancar, büyük bir ordu ile O uzlara karfl bizzât harekete geçti. Nüfuslar yaklafl k hane yani iki yüz bin civar nda olan O uzlar, dinar para veya baflka bir rivayete göre dinar para, koyun, at ve deve, 100 köle vermeyi taahhüt edip Sultan dan af dilediler. Sultan Sancar n O uzlarla ilgili strateji hatas sizce nedir? 4 O uzlar n bu teklifi üzerine Sultan, soydafl olan O uzlar ba fllamay düflünmüflse de Selçuklu emirlerinin önemli bir k sm O uzlarla savaflmaktan yana idiler. Özellikle Kamaç n torunu Müeyyed Ayaba kin ve intikam duygusuyla hareket ediyordu. Sonuç olarak Sancar da O uzlar a r bir flekilde cezaland rmaya SORU ikna ettiler. Nihayet Nisan 1153 de Belh civar nda meydana gelen savafl O uzlar kazand SORU ve Sultan Sancar esir düfltü. D KKAT D KKAT O uz stilas ve Sancar n Ölümü Böylece Sultan Sancar, Katvan hezimetinden sonra daha a r bir SIRA bozguna S ZDE u ram fl ve her fleyini kaybetmifltir. Kaynaklar n verdi i bilgilere göre, beklenmedik bir zafer kazanan O uzlar görünürde Sultan Sancar a hürmet etmifl ve ona sultana yak - fl r bir flekilde davranm fllard r. O uzlar bak m ndan bu galibiyet AMAÇLARIMIZ bafllang çta Sultan Selçuklu ümeras n n nüfuzundan kurtarmak ve kendi denetim veya himayeleri AMAÇLARIMIZ alt na almaktan ibaretti. Mevcut düzeni korumak ve d fl müdahaleleri önlemek için siyaseten Sultan Sancar n hayat na dokunmamay ve ona bir K hükümdara T A P yak fl r K T A P flekilde muamele etmeyi tercih etmifllerdi. Varl klar n korumak için meflru sultana karfl savaflmak zorunda kalan O uzlar, beklemedikleri bu sonuçtan sonra kendilerini devletin bafl nda bulmufllard. Ancak zamanla güçlerine TELEV ZYON ma ruren hem sultana hem de ahaliye karfl siyasetlerini de ifltireceklerdir. TELEV ZYON O uzlar yanlar nda Sultan Sancar oldu u halde Merv e dönmüfller ve flehri ya malam fllard r. Sancar n da bafllang çta içerisinde bulundu u durumu tam olarak anlayamad görülmektedir. Nitekim O uz reislerinden Bahtiyar, NTERNET Merv flehri yak nlar ndaki bir arazinin kendisine ikta edilmesini istedi inde, Sultan n arazi hazi- NTERNET neye ait oldu undan kta olarak verilemeyece ini söylemesi, beylerin kendisiyle alay etmesine sebep olmufltu. Demek ki O uzlar Sancar dilediklerini yapt racaklar bir onay makam say yorlard. Esirlik hayat nda, kendisine karfl görünüflte de olsa hareket ve davran fllar ndan, O uz reislerinin Sultan Sancar n flahs nda Selçuklu Devletini devam ettirdiklerini kabul etmek mümkündür. çlerinden birisini hükümdar yapmayarak, esir sultan tahta oturtmalar O uzlar n onun flekli hâkimiyeti alt nda Büyük Selçuklu Devletini devam ettirmek istediklerinin kan t d r. Fakat onlar n bu düflünceleri ve ortaya ç kan yeni durum gerek Büyük Selçuklu Devleti nin ileri gelenleri ve gerekse tabi devletler taraf ndan kabul edilmemifltir. Önce Sancar n ye eni Süleymanflah Niflabur da sultan ilan edildi. Ancak idarî yetenekleri s n rl olan Süleymanah, vezirinin ölümü üzerine Niflabur u terk etti.

124 116 Büyük Selçuklu Tarihi Bunun üzerine devlet ileri gelenleri, Katavan yenilgisinden beri Sancar n yan nda bulunan ve ye eni de olan Karahanl Mahmud Han tahta ç kard lar (Aral k 1154). Onun zaman nda Harizmflah Ats z baflta olmak üzere di er tâbiler, O uzlarla ilgili olarak baz görüflmeler yapt larsa da bir netice al namad. Sultan Sancar n üç y l süren esaret hayat boyunca ölümü dileyecek kadar büyük s k nt lar çekti i; fakat efli Terken Hatun da O uzlar n elinde bulundu undan, o ölene kadar kaçmaya teflebbüs etmedi i rivayet edilmektedir. Haftada bir de ifltirilen muhaf z guruplar taraf ndan korunmakta olan Sancar, gündüz tahta oturtuluyor, geceleri demir bir kafese konuluyordu. Sultan Sancar, nihayet Kamaç n to- runu Müeyyed Ayaba taraf ndan, bir grup muhaf za sultan ad na ihsanlar vaat etmek suretiyle Ekim 1156 da esaretten kurtar ld. Bu haberi duyan ve hâlâ hayatta bulunan baz eski komutanlar Merv e koflarak tekrar Sultan n etraf nda topland lar. Fakat eski gücünden eser kalmayan Sultan Sancar n yapabilece i çok fazla bir fley SORU S ORU kalmam flt. Yan na gelen ümera aras nda eskisinden daha fliddetli bir nüfuz mücadelesine flahit olan ihtiyar Sultan ömrünün sonunda bunun zd rab n yaflad. Böylece bir daha D KKAT devletini toplama imkân bulamadan özgür kalmas ndan alt ay son- D KKAT ra, 1157 y l Nisan ay n n 18. günü 71 yafl nda vefat etti. Naafl sa l nda kendisi için Ahiret evi=dârülâhire veya Devlethane ad ile infla ettirdi i muhteflem türbesine defn edildi. Sancar n yerine geçecek erkek çocu u olmad ; normal flart- larda tahtta hükümdar oldu unda dahi, saltanat kavgalar n adeta zevkle sürdüren AMAÇLARIMIZ Irak Selçuklu hanedan ndan hiç bir flehzâde de münhâl bulunan Büyük Selçuklu AMAÇLARIMIZ Devleti taht na talip olmad için Selçuklular n bu kolu tarihe kar flt. K T A P SORU O uz syan K hakk nda T A P daha fazla bilgi için bkz. Ergin Ayan, Büyük Selçuklu mparatorlu- SORU u nda O uz syan, stanbul TELEV ZYON D KKAT Sultan Sancar n TELEV ZYON D KKAT k rk y l süren saltanat esnas nda, Sultan Melikflah n ölümüyle ortaya ç - kan saltanat mücadeleleri yüzünden zay flayan Selçuklu Devleti, yeniden itibar n kazan p adeta ikinci imparatorluk devrini yaflam flt r. Ancak ölümüyle Büyük Selçuklu Devleti de sona ermifltir. NTERNET NTERNET Resim 6.1 AMAÇLARIMIZ Sultan Sancar ilme, edebiyata, sanata ve imar AMAÇLARIMIZ Sultan Sancar n Türbesi ifllerine çok hizmet etmifl büyük bir hükümdard r. Bu büyük Sultan n ölümü ile Türk- slâm K T A P TELEV ZYON NTERNET K T A P TELEV ZYON NTERNET dünyas n n, ilim ve kültür merkezleri adeta sahipsiz kalm flt r. Sultan Sancar devrin büyük ilim ve edebiyat adamlar n daima himaye etmifltir. Enverî, Muizzî, Ferideddin Attâr, Ömer Hayyâm ve Reflideddin Vatvât bunlardan sadece baz lar - d r. Dindar oldu u kadar baflka din ve mezheplere karfl hoflgörüsü ve tarafs zl ile meflhur olmufltur. Sultan Sancar zaman, ayn zamanda ekonomik kalk nma bak m ndan büyük geliflmelerin yafland bir dönemdir. Onun zaman nda Murgap kanal n n sulad Merv ovalar ndan al nan ürün, bölgenin iskân na büyük ölçüde tesir etmifltir. Burada yap lan pamuk tar m, bölge flehirlerinde dokuma sanayinin geliflmesini sa lam flt r. Selçuklular zaman nda Türkistan flehirlerinin pamuklu ve yünlü dokumalar pek meflhur olmufl, bunlar Ba dad a kadar sevk olunmufltur.

125 6. Ünite - Sancar Dönemi 117 Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Sancar n Selçuklu Devleti yeniden mparatorlu- a dönüfltürmesini sebepleri ile de erlendirebilme Sultan Sancar, Melikflah n ölümüyle sars lan devletin yeniden toparlanmas nda, Berkyaruk ve Tapar n saltanat s ras nda meliklik döneminden itibaren büyük gayret sarf etmifltir. Sultan olduktan sonra takip etti i siyaset ise do u ve bat yönünde olmak üzere iki cephelidir. mparatorlu- un Irak- Acem den itibaren bat s n ye eni Sultan Mahmud un idaresine vererek yönetim kolayl sa lamay hedeflemifltir. Do u da Karahanl Devleti nin Selçuklular a tâbiyeti devam etmifltir. Bu yöndeki meseleleri meliklik döneminde önemli ölçüde yoluna koyan Sultan Sancar, bu sayede, art k sorunlar çok daha girift bir hâle gelmifl olan Bat ile ilgilenme f rsat bulmufltur. Irak Selçuklu sultan ye enlerini ve Selçuklu Devleti ile tüm gücüyle siyasî rekabete girmifl olan Halifeli i denetleme f rsat bulmufltur. Fakat bu kronikleflmifl sorunlar, tüm çabas na ra men nihaî çözüme kavuflturamam flt r. Bu arada Türkistan da yaflanan Karah tay istilas sebebiyle yaflanan nüfus hareketeleri, yeniden do uya dönmesini gerektirmifltir. Devleti derinden sarsan Katvan Savafl ile O uz syan bu alâkan n sebebini aç klamaktad r. Sancar zaman nda yaflanan siyasî geliflmeleri aç klayabilme Sultan Muhammed Tapar n ölümünden sonra Selçuklu taht na o lu Mahmud geçmifltir. Fakat Sultan Sancar, Save savafl nda ye eni Mahmud u yenilgiye u ratm fl ve Selçuklu devletinin bafl na geçmifltir. Mahmud a sultan unvan yla birlikte, kendisine tâbi olmak flart yla Irak merkez olmak üzere bat bölgelerinin idaresini verdi. Ancak ye- enleri aras ndaki taht kavgalar ve Halifelerin bunlara müdahalesi Sancar çok meflgul etmifltir. Sultan Sancar zaman nda Karahanl lar, Gazneliler ve Gurlular kesin bir flekilde itaat alt na al nm flt r. Devlet Sancar zaman nda, Sultan Melikflah zaman ndaki gücüne kavuflamad ysa da önemli bir toparlanman n yafland kesindir. A MAÇ 3 A MAÇ 4 Katvan Savafl n n Selçuklu Tarihi aç s ndan önemini tan mlayabilme Katvan bozgunun sonuçlar Selçuklu Devleti için oldukça a r olmufltur. Sultan Sancar, bu yenilgi ile Ceyhun Nehri ötesinde kalan ve Çin e kadar uzanan bütün Selçuklu topraklar n kaybetmifltir. Göçebe istilalar na karfl teflkil edilen hudut teflkilat çöktü ü gibi, askerî gücü de önemli ölçüde k r lm flt r. Sultan Sancar, Devletin güç ve kudretinin derinden sars lmas neticesinde, daha sonra meydana gelecek O uz syan na karfl müdahale etmekte s k nt yaflam flt r. O uz syan n sebep ve sonuçlar ile aç klayabilme Büyük Selçuklu Devleti nin kuran O uzlar dan, o dönemde göç etmeyip Maveraünnehir de kalanlar, Karah tay istilas sonucu, Karluklar n önünden çekilerek Horasan a girmek zorunda kalm fllard. O uzlar n/ Türkmenlerin devlette temsil yöntemi dolay s yla çekilen uyum sorunlar, bir vergi meselesi olarak patlak verdi ve O uzlar n isyan yla neticelendi. Sultan, O uzlar kontrol alt na almak konusunda kararl davranmak istemifl ve O uzlar üzerine büyük bir sefere ç km flt r. Fakat 1153 y l nda meydana gelen savaflta Sancar büyük bir yenilgiye u ram flt r. fiüphesiz bu isyan hareketinin en büyük neticesi, Sultan Sancar n O uzlar n eline esir düflmesidir. Üç y ll k bir esaret hayat ndan sonra O uzlar n elinden kurtulmay baflaran Sultan Sancar, devletin da - lan otoritesini toplamaya çal flt ysa da, yafl n n ilerlemesi ve art k devlet mekanizmas n n onar - lamayacak kadar zarar görmüfl olmas sebebiyle bunu baflaramam flt r.

126 118 Büyük Selçuklu Tarihi Kendimizi S nayal m 1. Sancar n meliklik döneminde afla dakilerden hangisiyle iliflkisi olmam flt r? a. Gurlular b. Karahanl lar c. Gazneliler d. Eyyubiler e. Horasan Valisi Arslan Argun 2. Sancar n meliklik dönemindeki en önemli baflar s afla dakilerden hangisidir? a. Karahanl lar ve Gazneliler in Selçuklular a tâbiyetinin sa lanmas b. Haçl lara karfl mücadele etmesi c. Anadolu üzerine baflar l seferler yapmas d. Kardefllerine karfl saltanat mücadelesi vermesi e. O uzlar hâkimiyeti alt na almas 3. Sultan Sancar döneminde Büyük Selçuklu Devleti nin merkezi afla dakilerden hangisidir? a. Isfahan b. Merv c. Gilân d. Niflapur e. Huzistan 4. Save Savafl ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Sancar bundan sonra ye eni Mahmud u Irak a sultan tayin etti. b Save savafl nda Sultan Mahmud, Sancar a ma lup oldu. c. Sancar Büyük Selçuklu sultan oldu. d. Abbasî Halifesi ile Sultan Mesud aras nda oldu. e. Mahmud Büyük Selçuklu Devleti taht n kaybetti. 5. Büyük Selçuklu Devleti nin çöküflüne sebep olan savafl afla dakilerden hangisidir? a. Save Savafl (1119) b. Dandanakan Savafl (1040) c. Katavan Savafl (1141) d. Malazgirt Savafl (1071) e. Hasankale Savafl (1048) 6. Selçuklu Devleti nin Sancar dönemi halifelik politikalar yla ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Halifeler Irak Selçuklu meliklerini taht kavgalar için k flk rtm fllard r. b. Sultan Sancar, Irak Selçuklular na karfl Halife ile iflbirli i yapm flt r. c. Halifeler Selçuklular a karfl siyasî güç kazanmaya çal flm fllard r. d. Halife Müsterflid ve Raflid, Selçuklularla mücadelede hayatlar n kaybettiler. e. Selçuklu sultanlar Ba dad kuflatmak zorunda kalm fllard r. 7. Afla dakilerden hangisi O uzlar n üzerine tayin edilen flahnelerin görevlerinden biri de ildir? a. Devleti ile boy beyleri aras nda irtibat sa layarak, devleti temsil etmek b. Otlak ve su kaynaklar n tesbit etmek c. O uzlar n yerlefliklere karfl uygunsuz hareketlerde bulunmalar n önlemek d. Vergileri toplamak e. O uzlar dan düzenli ordular oluflturmak 8. Sultan Sancar dönemi ile ilgili afla dakilerden hangisi yanl flt r? a y l nda Katvan Savafl nda Karah taylara ma lup olmufltur. b. Karahanl ve Gaznelileri tâbi hale getirmifltir. c. O uz syan n baflar yla bast rm flt r. d. Abbasi Hilafetini kontrol alt nda tutmay baflarm flt r. e. Gur melikini ma lup ve esir etmifltir 9. Sancar n Harizm Seferleri ile ilgili afla daki yarg - lardan hangisi do rudur? a. Harizm Valisi Ats z n tâbiyet flartlar n çi neyip ba ms z hareket etmifltir. b. Harizmflah Muhammed in syan üzerine yap lm flt r. c. Harizm Valisi Ats z n Sultan Sancar n Maveraünnehr Seferine kat lmay reddetmesi sebep olmufltur. d. Harizm ahalisinin Sancar a isyan etmifltir ve Ats z a ba lanm flt r. e. Karahanl lar Harizm i istila etmifltir.

127 6. Ünite - Sancar Dönemi 119 Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 10. Afla dakilerden hangisi O uz syan n n sebeplerinden biri de ildir? a. Vergilerin art r lmas b. O uzlar n kendilerini do rudan Sultana ba l sayarak tayin edilen görevlilere karfl ç kmalar c. O uzlar n yeni otlak ihtiyac d. Belh Valisi Kamaç n faaliyetleri e. Gulâm Sisteminin O uzlar üzerindeki etkisi 1. d Cevab n z do ru de ilse Sancar n Meliklik Devri konusunu tekrar gözden geçirin. 2. a Cevab n z do ru de ilse Sancar n Meliklik Devri konusunu tekrar gözden geçirin. 3. b Cevab n z do ru de ilse Sancar ntahta Ç kmas konusunu tekrar gözden geçirin. 4. d Cevab n z do ru de ilse Sultan Sancar n Tahta Ç kmas ve Devletin Yeniden Yap lanmas konusunu tekrar gözden geçirin. 5. c Cevab n z do ru de ilse Katavan Savafl konusunu tekrar gözden geçirin. 6. b Cevab n z do ru de ilse Halifelikle liflkiler konusunu tekrar gözden geçirin. 7. e Cevab n z do ru de ilse O uz stilas konusunu tekrar gözden geçirin. 8. c Cevab n z do ru de ilse Sancar ünitesini tekrar gözden geçirin. 9. a Cevab n z do ru de ilse Harizmflahlarla liflkiler konsunu tekrar gözden geçirin. 10. e Cevab n z do ru de ilse O uz stilas ve Selçuklu Devletinin Sonu konusunu tekrar gözden geçirin.

128 120 Büyük Selçuklu Tarihi S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Birinci imparatorluk döneminde, Büveyho ullar n n tahakkümünden kurtar lan Abbasî halifeleri, ilk sultanlar zaman nda da, varl k sebepleri bu oldu u için siyasî kimliklerini yeniden kazanmak istemifllerdir. Bu u urda Tu rul Bey ve Melikflah döneminde ciddi restleflmeler yaflanm flt r. Ancak Selçuklu Devletinin kudreti ile orant l olarak bu mücadelelerden bir netice alamam fllard r. Ancak Mleikflah n ölümünden sonra yaflanan fetret döneminde Halifeler yeniden güç toplamaya bafllam fllard r. Nitekim Sultan Sancar n hudutlar çok genifllemifl ve mesleleleri de çeflitlenmifl imparatorlukta yeniden yap lanmaya gitmesi, Halifeler için bir f rsat kap s oldu. Irak ve bat vilayetlerini ye eni Mahmud un idaresine b rakt ktan sonra ona karfl ayaklanan flehzadelerin, kendi saltanatlar n onaylatmak üzere Halifeye müracaat etmeleri büyük bir koz oldu. Bu kavgalardan yararlanan Halifeler de art k ordular n bafl na geçerek Selçuklulara karfl aç kça savafla girmifllerdir. Nitekim iki Halifenin hayat na mal olan bu mücadele, herfleye ra men Tu rul Bey zaman ndaki statünün korunmas yla Selçuklular lehine neticelendi. S ra Sizde 2 Katavan bozgunu Selçuklu Devleti için a r bir darbe olmufltur. Sultan Sancar, bu yenilgi ile Ceyhun Nehri ötesinde kalan ve Çin e kadar uzanan bütün Selçuklu topraklar n kaybetmifltir. Devlet siyasi olarak güç duruma düfltü ü gibi ordunun da gücü k r lm flt r. S ra Sizde 3 Sultan Sancar Karah taylara ma lup olarak eski kudret ve haflmetini kaybetmekle beraber halk n ve büyük flahsiyetlerin kendisine ba l l sayesinde durumunu h zla düzeltmifl, eski ba l lar n tekrar hâkimiyeti alt na alm fl ve Türkistan hariç, her tarafta eski siyasi otoritesini kurmay baflarm flt r. Ayr ca idare mekanizmas henüz ifllemeye devam ediyordu. S ra Sizde 4 Sultan Sancar en baflta, O uzlar savafl öncesinde ba l l klar n bildirmelerine ra men, onlarla savafla giriflerek büyük bir stratejik hatas yapm flt r. Sultan Sancar baz emirlerinin tesiri alt nda kal p O uzlar n bar fl ve tabiiyet tekliflerini kabul etmemifltir. Sancar a gelinceye kadar Tu rul Bey, Sultan Alparslan ve Sultan Melikflah gibi karizmatik Selçuklu Sultanlar, devletin hem itici gücü hem de tehdidi olan O uzlar Anadolu ya do ru yönlendirmifltir. Fakat Sultan Sancar n en kritik hatas, O uzlara yeni topraklar göstererek kendi ülkesinden uzaklaflt rmak yerine onlarla mücadeleye girmesi olmufltur. Yararlan lan Kaynaklar Agacanov, Sergey (2006) Selçuklular, (Türkçe terc. E. Necef-A. Annaberdiyev), stanbul. Alptekin, Coflkun, (1992), Büyük Selçuklular, Do- ufltan Günümüze Büyük slam Tarihi, C. VII, stanbul. Ayan, Ergin, (2007) Büyük Selçuklu mparatorlu- u nda O uz syan, stanbul. Barthold, V. V. (1990), Mo ol stilâs na Kadar Türkistan, Haz rlayan: Hakk Dursun Y ld z, Ankara. Köymen, M.Altay (1947), Büyük Selçuklu mparatorlu- u nda O uz syan, D.T.C.F Dergisi, V/2 s , Ankara. Köymen, M. Altay (1991) Büyük Selçuklu mparatorlu u Tarihi, Cilt: V, Ankara. Sümer, Faruk (1999), O uzlar (Türkmenler), stanbul. Turan, Osman (1993) Selçuklular Tarihi ve Türk slam Medeniyeti, stanbul.

129

130 7BÜYÜK SELÇUKLU TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Büyük Selçuklular zaman nda ortaya ç kan flube hanedanlar, devletin idare mekanizmas bak m ndan de erlendirebilecek, Kirman Selçuklu Melikli inin tarihçesi ve tarihî önemini aç klayabilecek, Suriye Selçuklu Melikli inin tarihçesi ve tarihî önemini aç klayabilecek, Irak Selçuklu Melikli inin tarihçesi ve tarihî önemini belirleyebileceksiniz. Anahtar Kavramlar Büyük Selçuklular Kirman Selçuklular Suriye Selçuklular Irak Selçuklular Abbasî halifesi Haçl lar çindekiler Büyük Selçuklu Tarihi fiube Hanedanlar (Meliklikler) G R fi K RMAN SELÇUKLU MEL KL ( ) SUR YE SELÇUKLU MEL KL ( ) HALEP SELÇUKLU MEL KL ( ) DIMAfiK MEL KL ( ) IRAK SELÇUKLULARI ( )

131 fiube Hanedanlar (Meliklikler) G R fi Büyük Selçuklu Devleti kuruldu unda, hat rlanaca üzere fethedilen ve fethedilmesi hedeflenen yerlerin yönetimi, hanedan mensuplar aras nda taksim edilmiflti. Bu kapsamda çeflitli bölgelere tayin edilen flehzâdelerin hepsi ayn yetkilerle donat lm fl de illerdi. Ancak bir k sm, sultan n izni ile ve önce sultan n ad n zikretmek flart yla para kestirip, hutbe okutmak, kap s nda üç vakit nevbet çald rmak gibi imtiyazlara sahipti. Bu durum genellikle söylendi i gibi, ülke topraklar n n hanedan n ortak mal oldu u inanc yla paylafl lmas anlam na gelmiyordu. Devletin topraklar mülkiyeti bak m ndan de il, yönetimde sorumluluk paylafl m (ülüfl) prensibi çerçevesinde idarî bak mdan düzenlenmifl oluyordu. Egemenlik tek bir kiflinin, yani sultan n uhdesinde bulunuyor; sultan ülkenin yönetimini kolaylaflt rmak ad na, söz konusu melikleri, temsil yetkisi vererek görevlendiriyordu. Nitekim bu melikler bulunduklar yerlerde egemenlik ihlâli anlam na gelen faaliyetlerde bulunduklar nda, isyan etmifl say larak derhal cezaland rma yoluna gidilmekteydi. Bununla birlikte hükümdar n ölümü veya merkezî idarenin zaafa u rad durumlarda tüm hanedan mensuplar taht ele geçirmeye, olmazsa bulunduklar yerde daha ba ms z olmak için mücadeleye girerlerdi. Bu durum zaman içerisinde, Büyük Selçuklu Devleti d fl nda flube hanedanlar n ortaya ç kmas na imkân vermifltir. Ancak sözkonusu meliklikler, Büyük Selçuklu hanedan var oldu u sürece, zay f bir flekilde de olsa, onlara ba l l klar n sürdürmek zorunda kalm fllard r. Bu flubeler tarih s ras na göre Kirman, Türkiye, Suriye ve Irak Selçuklular d r. Bunlardan Kirman, Suriye ve Irak melikleri Büyük Selçuklu sultanlar taraf ndan o bölgelere tayin edilmek suretiyle; Türkiye Selçuklular ise Büyük Selçuklularla rekabet halinde, onlara ra men kurulmufllard r. Kirman ve Suriye nin yöneticileri melik unvan tafl rken; Sultan Sancar n Irak a tayin etti i ye eni Mahmud, onun izniyle sultan unvan kullan yordu. Bu ünitede Büyük Selçuklu sultanlar n n tayin etmesiyle kurulan ve onlara ba l olan, Kirman, Suriye ve Irak Selçuklular konu edilecektir.

132 124 Büyük Selçuklu Tarihi 1 K RMAN SELÇUKLU MEL KL ( ) Melikli in Kuruluflu Kirman ran n güneyinde merkezi de Kirman flehri olan bir eyalettir. Do usunda Belucistan ve Sistan, kuzeyinde Horasan, kuzeybat s nda Isfahan, bat s nda Fars eyaleti ve güneyinde ise Fars ve Umman körfezleri ile çevrilidir. Bilindi i gibi, Dandânakân savafl ndan sonra Merv de toplanan büyük kurultayda yap lan görev da l m çerçevede fethedilmesi amaçlanan Tabes vilâyeti ile Kirman bölgesi, Ça r Bey in o lu Kara Arslan Kavurt Bey e verilmiflti. Kirman bu s rada, Büveyho ullar ndan Ebû Kalicar ( ) n elinde bulunmaktayd. Tu rul Bey Rey flehrini baflkent yapt ktan sonra (1043) Kirman a bir miktar asker gönderdiyse de, hemen zapt mümkün olmad ndan bölge bir süre daha Büveyhîlerin idaresinde kald. Daha sonra Melik Kavurt, befl-alt bin kiflilik süvari kuvveti ile, fethedilmek üzere kendisine verilmifl olan Kirman bölgesine girdi. Ebû Kalicâr n Kirman nâibi Behram, savaflmaya cesaret edemeyerek eyaletin merkezi Berdesir e çekildi. Ancak daha fazla mukavemet edemeyece ini anlay nca Kavurt ile anlaflmak zorunda kald. Behram aman dileyip flehri teslim etmeye ve k z n da Kavurt a vermeyi kabul etti. Böylece 1048 y l nda, Kirman n kuzeyi (Serd-sîr) Selçuklular n eline geçmifl oldu. Fakat Melik Kavurt un tüm Kirman a hâkim olabilmesi için önünde engel olarak Germ-sir bölgesinde yaflayan da l Kufs kavmi vard. Kavurt bir dü ün s ras nda bask n düzenleyerek onlar etkisiz hâle getirdi ve Kirman bölgesinin tamam na hâkim olmay baflard ( ). fiube hanedanlar n oluflumunu k saca nas l aç klayabilirsiniz? Kirman Selçuklu Melikli i nin Geliflme Devri Melik Kavurt Kirman a hâkim oldu u zaman, Arabistan yar madas n n do u ucundaki Umman da Büveyhîlerin elinde bulunuyordu. Bu bölge oldukça zengin ve çeflitli hazinelerle SORU dolu bir yerdi. Ancak buran n fethi için deniz gücü gerekliydi. Bun- SORU dan dolay Kavurt, Hürmüz emiri Bedr sa y bu fetih için gerekli olan her türlü haz rl yapmakla görevlendirdi. Kavurt Selçuklu tarihinde ilk deniz afl r sefer düzenleyen kifli unvan na sahiptir. Türk kuvvetlerinin Umman sahiline ç k fl Büvey- D KKAT D KKAT ho ullar aç s ndan beklenmeyen bir durumdu. Bu sebeple Kavurt Umman a kolayl kla hâkim SIRA oldu. S ZDEBu seferden sonra Kavurt, Sistan bölgesini de ele geçirmek is- tedi ve bu maksatla o lu Emirânflah görevlendirdi. Emirânflah, Sistanl lara karfl alt ay boyunca savaflt ysa da kesin bir baflar ve hâkimiyet sa layamad. AMAÇLARIMIZ Melikli in AMAÇLARIMIZ s n rlar n geniflletmekte kararl olan Kavurt Bey bu defa, Kirman eyaletinin bat komflusu olan Fars üzerine yürüdü. Önce bölgenin merkezi fiiraz a K T A P do ru ilerledi. K fiehrin T A P hâkimi Fazlûya onun geldi ini haber al nca bir kaleye s nd. Kavurt muhasara etti i flehri üç gün sonra ele geçirdi. Burada Tu rul Bey ad - na hutbe okuttu ve Fars bölgesinde tam anlam yla Selçuklu hâkimiyeti kurulmufl TELEV ZYON oldu (1062). TELEV ZYON Büyük Selçuklu sultan Tu rul Bey 1063 y l nda ölünce, hanedan üyeleri aras nda taht mücadeleleri ortaya ç kt. Kavurt da taht ele geçirmek düflüncesiyle, ordusuyla birlikte Isfahan a do ru ilerledi. Ancak Alparslan n duruma hâkim oldu unu NTERNET ö renince geri NTERNET çekildi. Kardefli Alp Arslan a itaat ederek, onun ad na hutbe okutmaya mecbur oldu.

133 7. Ünite - fiube Hanedanlar (Meliklikler) Kavurt un kendi r zas hilaf na s n rlar n geniflletip güçlenmesinden ve itaâtsiz davran fllar ndan rahats z olan Alparslan, ona karfl harekete geçti. Kavurt un iflgâl etti i Fars bölgesini elinden alarak eski hâkimi Fazlûya ya verdi. Bununla birlikte Kirman Kavurt ta b rakt. Ancak Kavurt Bey, vezirinin tahriklerine kap larak bir kere daha isyan etti. Melikflah n veliahtl n kabul etmeyerek hutbeden ad n ç - kard. Bunun üzerine Alparslan Kirman üzerine yürüdü (Haziran-Temmuz 1067). Öncü kuvvetler aras nda yap lan savafl Kavurt kaybetti ve kaçarak Ciruft kalesine s nd. Alparslan a buradan elçi göndererek aff n istedi. Kardeflinin iste ini kabul eden Alparslan Kirman dan ayr ld. Kavurt Bey daha sonra da, Fazlûya ile birleflerek bir kere daha isyana kalk flt (1069). Alp Arslan bizzât Kirman üzerine yürürken, vezir Nizamülmülk, Fazlûya y yenilgiye u ratt. Zor durumda kalan Kavurt her defas nda oldu u gibi, ba- fllanmay diledi. Ancak bunun bir oyalama takti i oldu unu anlayan Alp Arslan, Kavurt un o lu Sultanflâh a asker vererek babas na karfl gönderdi. Sultanflâh ma lup oldu. Alp Arslan bat seferine ç kt için Kavurt meselesi tam mânâs yla çözülemedi. Sultan Alparslan 24 Kas m 1072 de ölünce yerine o lu Melikflah geçti. Ancak Kavurt, bu s rada yafllar nda olan Melikflâh n tecrübesiz oldu unu düflünüyordu. Bu duruma bir de Selçuklu ordusundaki baz komutanlar n kendisine destek vermeleri eklenince Kavurt, Melikflah a isyan etti ve onun üzerine sefere ç kt. Yap lan ilk savaflta Emir Savtegin in idaresindeki Melikflah n öncü kuvvetleri, Kavurt un öncü kuvvetlerini bozguna u ratt. As l ordular ise Hemedan civar nda Kerec hududunda karfl laflt lar (15 Nisan 1073). Savafla ilk bafllayan Kavurt oldu ve Melikflah n sa ve sol kanad n bozguna u ratt. Ancak bu baflar y merkez üzerinde sa layamayarak yenildi. Savafl alan ndan kaçmay baflard ysa da, daha sonra yakalanarak idam edildi (Nisan-May s 1073). Ancak asker içerisinde taraftarlar n n çok olmas yüzünden, kendisinin esarete dayanamayarak intihar etti i duyuruldu. Kavurt, âdil bir komutan ve devlet adam idi. Cömertli i ve iyi idaresi ile halk memnun etmifl, onun zaman nda Kirman halk bolluk ve refaha kavuflmufl; Kirman SORU en parlak devirlerinden birini yaflam flt r. 125 SORU Kavurt Büyük Selçuklu tarihinde deniz afl r bir seferi baflar yla gerçeklefltiren D KKAT ilk kiflidir. D KKAT Kirman bölgesi Hürmüz körfezinde olup Umman a çok uzak de ildi. Fakat Kavurt un buraya sefer edecek deniz gücü yoktu. Bunun üzerine Hürmüz emiri Bedr SIRA sa n n S ZDE yard m yla gerçeklefltirilen bu sefer Umman daki Büveyhîleri de çok flafl rtm flt. Hâkimiyetini onlara kabul ettiren Kavurt görevliler tayin ettikten ve hutbe ile sikkeyi kendi ad na çevirttikten sonra geri dönmüfltür. Kaynaklarda bu seferin ne zaman gerçekleflti i AMAÇLARIMIZ aç k de ildir. Ancak Erdo an Merçil, Kirman Selçuklular adl eserinde: Kanaâtimizce Kavurd Umân Nisan- May s 1053 ile Temmuz-A ustos 1062 tarihleri aras nda ele geçirmifltir, demektedir. (Merçil, s. 30) K T A P K T A P Kirmanflâh b. Kavurd Kavurt öldü ünde Sultanflâh, Emirânflâh, Kirmanflâh, Turanflâh, TELEV ZYON Merdanflâh, Ömer, Hüseyin, Nuh ve Davud adl çok say da o ullar bulunmaktayd. Bunlar aras ndan Kirmanflâh, babas n n vasiyeti gere ince bafla geçti. Ancak Kirmanflâh n saltanat bir y l sürdü ve öldü, yerine Kavurt un küçük o lu Hüseyin tahta ç kt. Fakat onun NTERNET hâkimiyeti de uzun sürmedi. TELEV ZYON NTERNET

134 126 Büyük Selçuklu Tarihi Mil çekme k zg n bir demirin göze çok yak n mesafeden geçirilip, göz bebe inin a art larak görme yetene inin yok edilmesi ifllemidir. Sultanflâh b. Kavurd Babas n n Melikflâh a karfl girdi i savaflta yan nda bulunan Sultanflâh, yakalanarak gözlerine mil çekilmiflti. Ancak mil çekme iflini yapan kifli bunu tam becerememifl, gözleri kör olmam flt. Bu durumunu gizleyen Sultanflâh, Hemedan da hapisteyken, orada bulunan muhaf zlardan biriyle dost olarak bu sayede kaçmay baflard. Daha sonra Kirman a ulaflt ve kardefli Hüseyin den taht alarak Berdesir flehrinde Kirman Selçuklu Melikli i nin bafl na geçti (Eylül-Ekim 1074). Sultanflâh n hapisten kaçt n ve Kirman da tahta geçti ini ö renen Melikflâh bu durumu sessiz kalarak onaylad. Fakat bölgeyi kontrol alt nda tutmak üzere de oraya Savtegin i gönderdi. Sultanflâh a Kirman ile Umman verdi. Ancak bir müddet sonra Melikflâh büyük bir ordu ile Kirman üzerine yürüdü. Selçuklu ordusu ile bafla ç kamayaca n anlayan Sultanflâh, Melikflâh hediyelerle birlikte bizzat karfl lad. Bunun üzerine Melikflah, sfahan a döndü (1080). Bundan sonra Kirman dan Büyük Selçuklular a karfl önemli bir tehlike vuku bulmad. Sultanflâh Ocak 1085 te hastalanarak öldü. Turanflâh b. Kavurd Sultanflâh n yerine Turanflâh geçti. Turanflah ilk ifl olarak Melikflah a itaatini bildirdi. Ancak Melikflah ölünce efli Terken Hatun, taht kavgalar s ras nda Berkiyaruk la yapt anlaflmaya göre, Kirman Selçuklular n n elinde bulunan Fars bölgesini almak istedi. Terken Hatun bu amaçla komutanlar ndan Üner i Fars üzerine gönderdi. Durumu ö renen Turanflâh hemen harekete geçerek fiebânkâre emirlerinden yard m istedi ve ald destekle Büyük Selçuklu ordusunu yendi (Haziran-Temmuz 1094). Ancak Fars bölgesi daha sonra Kirman Selçuklular n n elinden ç karak Büyük Selçuklu hâkimiyetine girmifltir. Bu olaydan üç y l sonra Turanflah Ekim-Kas m 1097 de vefat etti. ranflâh b. Turanflâh Turanflâh ölünce yerine tek o lu olan ranflâh geçti (5 Kas m 1097). Yeni Kirman meliki bafla geçtikten sonra Fars valisi olan Üner in üzerine yürüdü. Fars Melikflâh n ölümü sebebiyle kar fl kl klar içerisinde bulunan Büyük Selçuklular dan almay baflard ( ). Bu arada ranflâh çevresindeki baz kiflilerin etkisiyle Bat nî mezhebine girmifl ve halka özellikle de âlimlere zulmetmeye bafllam flt. Âlimler ve fleyhülislâm, ranflâh n dinden sapt n gerekçe göstererek öldürülmesi yönünde fetva verdiler. Melik halk taraf ndan da sald r ya u rad. ranflâh bu hücumdan kurtulmay baflard ysa da, daha sonra yakalanarak öldürüldü (Ekim 1101). Arslanflâh b. Kirmanflâh ranflâh öldürülünce Kirman Selçuklu Melikli i nin bafl na Kirmanflâh n o lu I. Arslanflâh geçti (16 Kas m 1101). Onun zaman nda Kirman Selçuklular nispeten parlak bir dönem yaflad. Arslanflâh tahta geçtikten sonra ilk ifl olarak Umman da ç - kan isyanlar bast rd ve bu bölgeyi tekrar itaât alt na ald. Bu dönemde Fars valisi olan Atabey Çavl, fiebânkâre emirleriyle mücadele içine girmiflti. fiebânkâre emirleri bunun üzerine Kirman meliki Arslanflâh a s nd - lar. Atabey sözkonusu emirlerin iadesini istedi. Arslanflâh bu iste i kabul etmeyince, rekabet bu kez Çavl ve Arslanflâh aras na intikâl etti. Bu nüfuz mücadelesini, alt bin kiflilik bir kuvveti Çavl n n üzerine gönderip ani bir bask nla onu bozguna u ratan Arslanflâh kazand. Askerlerinin ço unu kaybeden Çavl, Fars a kaçmak zorunda kald.

135 7. Ünite - fiube Hanedanlar (Meliklikler) 127 Arslanflâh daha sonraki süreçte o lu Kirmanflâh veliaht gösterdi. Ancak di er o lu Muhammed bu durumu kabul etmedi. Babas n n yaflland n ve art k devlet ifllerini yürütemedi ini ileri sürerek, onu Kale-i Kûh a gönderdi (1142). Arslanflah üç y l süren hapis hayat ndan sonra 1145 te burada öldü. Muhammed b. Arslanflâh Melik Muhammed tahta geçince ilk ifl olarak kardefli Kirmanflâh öldürttü. Yirmiye yak n kardefli olan Muhammed di erlerinin de ço unun gözlerine mil çektirdi. Aralar ndan sadece Selçukflâh kaçabildi. Melik Muhammed döneminin en önemli siyasî olay, elinden kaçan kardefli Selçukflâh ile girdi i mücadeledir. Muhammed melikli inin ilk y llar nda Büyük Selçuklu sultan Sancar a tâbiydi. Ancak Sancar n O uzlara esir düflmesinden sonra, Irak Selçuklu sultan II.Muhammed b. Mahmud a itaâtini bildirdi. Melik Muhammed 27 Haziran 1156 da öldü. Tu rulflâh b. Muhammed Babas n n ölümü üzerine 27 Haziran 1156 da tahta geçen Tu rulflâh ilk ifl olarak kardefli Mahmudflâh ve amcas Selçukflâh öldürttü. Muhammed ve o lu Tu rulflâh dönemlerinde ç kan saltanat mücadeleleri ve iç kar fl kl klar sonucu Kirman melikli i zay flamaya bafllad. Tu rulflâh devrinden itibaren atabeylerin melikler üzerindeki etkisi artmaya bafllad. Bu dönemde göze çarpan ilk atabey Alâaddin Bozkufl tur. Emrinde pek çok gulâm vard ve Kirman ordusunun bafll ca gücü onun gulâmlar, hizmetkârlar ve süvarilerinden olufluyordu. Atabey Müeyyededdin Reyhan, özellikle Tu rulflâh n melikli inin son y l nda yönetimde bir hayli etkili oldu. Melik Tu rulflâh 1170 y l Mart ay nda Ciruft ta öldü. Kirman Selçuklu Melikli i nin Fetret Devri ve Y k l fl Tu rulflâh n ölümü üzerine Atabey Reyhan ve Kutbeddin Muhammed in, Kirman Selçuklular ndaki taht mücadelelerinde etkin rol oynad klar görülmektedir. Tu rulflâh n ölümünden sonra yerine atabey Reyhan n deste i ile o lu Behramflâh geçti. Bu dönem Kirman Selçuklular nda fetret devrinin de bafllang c oldu. Tu rulflâh n en büyük o lu Arslanflâh ile Turanflâh taht mücadelesine girifltiler. Berdesir bir hafta içinde tahta geçen üç melik gördü. Ama en sonunda II. Arslanflâh Kirman Selçuklu taht na oturdu (1170 y l Haziran bafl ). Onun melikli i dokuz ay sürdü ve Behramflâh ikinci defa Kirman Selçuklu taht na oturdu (fiubat 1171). II. Arslanflâh ise yard m istemek üzere, Irak Selçuklu sultan ve adafl olan Arslanflâh n yan na kaçt. Irak tan ald kuvvetlerle Haziran 1172 de Berdesir önlerine gelip flehri kuflatt. Uzun süren kuflatma sonunda melikli in ikiye bölünmesi hususunda antlaflma sa land. Behramflâh kendisine baflkent olarak seçti i Bem e gitti. Arslanflâh ise Berdesir de kald (Kas m-aral k 1172) y l nda iki kardefl aras nda meydana gelen savafl, anlaflman n bozulmas - na yol açt. Berdesir de kendisini güvende görmeyen Arslanflâh flehri terk etti ve Behramflâh May s 1175 de Berdesir e gelerek tahta oturdu. Ancak üç ay sonra ölen Behramflâh n meliklik dönemi çok uzun sürmedi. Onun yerine yedi yafl ndaki o lu II. Muhammedflâh geçirildi. Fakat onun hâkimiyeti de çok k sa sürdü ve II. Arslanflâh üçüncü defa melik oldu (Aral k 1175). Arslanflâh n melik olmas na kardefli Turanflâh karfl ç kt ve Fars da hüküm süren Salgurlu atabeyinden sa lad yard mla harekete geçti. Arslanflâh, Ciruft ta yap lan savafl s ras nda isabet eden bir okla yaraland. Savafl alan ndan ayr ld ktan sonra ald yaran n etkisiyle öldü (3 Mart 1177). Kirman taht na II. Turanflâh geçti.

136 128 Büyük Selçuklu Tarihi SORU D KKAT Turanflâh n meliklik döneminde Kirman istilâya u rad. Büyük Selçuklu Devletine son veren O uzlar n beylerinden Melik Dinar, Merv ve Serahs flehirlerinin hâkimi idi. Ancak Harezmflâh Sultanflah n bu yerleri ele geçirmesi buradaki O uzlar n da lmas na sebep oldu (muhtemelen 1179 Sonbahar ). Bunlar n bir k sm Kirman a, befl bin kiflilik bir grup da Fars a gitti. Fars a gidenler Salgurlular n bu s - rada güçlü olmas sebebiyle mühim bir rol oynayamad lar. Ancak Kirman a gidenler ülkenin içerisinde bulundu u istikrars z durumdan yararlanarak bölgeye hâkim oldular. O uz istilâs bertaraf edilemeden 1180 ilkbahar nda Kirman da büyük bir k tl k bafl gösterdi. Bu durumdan en çok baflkent Berdesir etkilendi. Bu dönemde O uzlar n Kirman yurt tutmak yönündeki bask lar iyice artt. O uzlara karfl koyamamas dolay s yla ahali taraf ndan da sevilmeyen Turanflâh öldürüldü (Haziran 1183). Behramflâh n o lu II. Muhammedflâh hapsedilmifl oldu u Berdesir kalesinden ç - kart larak ikinci defa melik ilân edildi. Melik Dinar n Berdesir e gelmesi üzerine II. Muhammedflâh yard m istemek üzere Irak a gitti. Atabey Kutbeddin in de ölmesi üzerine Kirman Selçuklular bafls z kald (Kas m 1186). K fl mevsimi geçtikten sonra da Melik Dinar flehre hâkim oldu (1187). SIRA Irak tan S ZDE istedi i yard m alamayan II. Muhammedflâh Kirman a geri döndü ünde, Berdesir art k Melik Dinar n elindeydi. O da bu yüzden Bem e gitti. Bu durumu haber alan Melik Dinar k fl nda Bem e yürüdü. Fakat k fl flartlar n n zorlu undan geri dönmek zorunda kald. Melik II. Muhammedflâh alt ay burada kald. Sonunda flehri terk edince Kirman Selçuklu Melikli i SORUde tarihe kar fl rken Melik Dinar idaresindeki O uzlar n hâkimiyeti bafllad (1189). Melik II. D KKAT Muhammedflâh yard m istemek üzere Harezmflâh Tekifl ( ) in yan na gittiyse de ilgi göremedi. Daha sonra Gurlular dan Gazne hâkimi fiihâbeddin Muhammed in hizmetine girdi. II. Muhammedflâh burada öldü. Ancak ölüm tarihi ve yeri hakk nda bir bilgi yoktur. AMAÇLARIMIZ O uzlar n Kirman Melikli i nin y k l fl üzerindeki etkisini aç klay n z. 2 AMAÇLARIMIZ K T A P SORU TELEV ZYON Kirman Selçuklular K T A Phakk nda ayr nt l bilgi için bkz. Erdo an Merçil, Kirman Selçuklular, stanbul: Kültür Bakanl Yay nlar, SORU SUR YE SELÇUKLU MEL KL ( ) TELEV ZYON D KKAT D KKAT Fat mîler y llar Melikli in Kuruluflu aras nda Kuzey Afrika, M s r lk Suriye Selçuklu meliki olan Tacüddevle Tutufl, Büyük Selçuklu Sultan Alp Arslan n o lu SIRA ve Melikflâh n S ZDE ve Suriye de hüküm süren fiiî SIRA NTERNET S ZDE NTERNET bir devlettir. Halifelik kardeflidir. Ondan önce Sultan Alp Arslan taraf ndan iddias nda bulunan fiam (Suriye) n fethi ile görevlendirilen ve K n k boyundan olan Ats z Bey, kendisine ba l Türkmenlerle birlikte bölgede büyük baflar lar kazanm flt. Hattâ Filis- Fat mîler, soylar n n AMAÇLARIMIZ Hz.Muhammed in k z Hz. Fat ma ya dayand n iddia tin e kadar AMAÇLARIMIZ ilerlemifl, Fat mîler den Remle ve Kudüs ü de alm flt ( ). ederler. smailîlik (Bat nî) hareketine dayan rlar. Varl k 1076 da Suriye nin en mühim flehirlerinden D maflk da ele geçiren Ats z, bölgede sebebi adetâ Sünnî Abbasî K T A P bir Türkmen K Beyli i T A P kurdu. M s r da ele geçirmek isteyen Ats z Bey, Kahire önlerinde Fât mîlere karfl a r bir yenilgiye u ray nca Dimaflk a çekilmek zorunda kal- halifeli ine karfl savaflt r. Nureddin Mahmud un M s r fethi ile Fat mî halifeli ine d (1077). Sultan Melikflah, Ats z n güç kaybetmesi üzerine artan Fat mî tehdidine son verilerek, hutbe Abbasî TELEV ZYON karfl, kardefli TELEV ZYON Tutufl u Suriye ye tayin etti. Ats z, Melikflah a ba l oldu unu bildirmesi üzerine görevinde b rak ld. Tutufl a ise Halep bölgesine gitmesi halifesi ad na okunmaya bafllad (1171). bildirildi. NTERNET NTERNET

137 7. Ünite - fiube Hanedanlar (Meliklikler) Daha sonra beklendi i gibi, Fât mîlerin D maflk kuflatmas, Ats z n Tutufl u yard ma ça rmas na sebep oldu. Tutufl gelince Fat mî ordusu çekildi. Fakat Ats z sudan bir bahane ile öldüren Tutufl, onun idaresindeki Suriye flehirlerini ele geçirdi (1079) ve ard ndan Kudüs ü ald. Böylece baflkent D maflk olmak üzere, Suriye Selçuklu Melikli i kurulmufl oldu (1079). Tutufl-Süleymanflâh Mücadelesi Ermeni Philaretos un bask s ndan b kan Antakya ahalisi, flehri Türkiye Selçuklu hükümdar Kutalm flo lu Süleymanflâh a teslim etmeye karar verdiler. K sa bir süre önce Çukurova bölgesini fethetmifl olan Süleymanflâh, baflar l bir sefer düzenleyerek12 Aral k 1084 te flehri ele geçirdi. Süleymanflâh, Antakya n n fethi üzerine s n rlar n Suriye nin kap s durumunda bulunan Haleb e kadar geniflletti. Böylece rekabet hâlinde bulundu u Büyük Selçuklularla da s n rdafl oldu. Süleymanflâh, 1086 y l May s bafllar nda Halep önlerine gelerek flehri kuflatt. bnü l-huteytî den flehri kendisine teslim etmesini istedi. Ancak Halep ileri gelenleri, flehri teslim almas için Tutufl a davette bulundular. Onun Halep i ele geçirmek üzere ilerleyifli, savafl kaç n lmaz hâle getirdi. Tutufl un üzerine yürüyen Süleymanflâh, Ayn Seylem de meydana gelen savafl ve hayat n kaybetti (Haziran 1086). Bunda onun yan nda bulunan baz Türkmen beylerin Tutufl un saflar na geçmesi önemli bir etken oldu. Tutufl bundan sonra Halep önüne gelip iç kale hariç flehri ele geçirdi. Fakat bnü l-huteytî bu defa da Sultan Melikflâh davet etti. Selçuklu sultan bat da ifllerin kar flt n görererek Eylül 1086 da Suriye seferine ç kt. Tutufl, Melikflâh n Haleb e yaklaflmas üzerine kuflatmay kald rd. Melikflâh ise baflka yerlerle birlikte Urfa, Antakya ve Haleb i do rudan kendi topraklar na katarak buralara valiler atad. Böylece Kuzey Suriye de Büyük Selçuklu hâkimiyeti sa lanm fl oldu. Melikflah tan çekindi i için bu sefer s ras nda D maflk a çekilen Tutufl, Temmuz 1087 de Fat mîler in yönetimindeki Sayda ve Beyrut u iflgal ederek D maflk a geri döndü. Böylece Suriye ve Filistin flehirlerinin büyük k sm Selçuklu idaresine girmifl oldu. Ancak Fat mîler daha sonra bu yerleri geri ald lar. Bunun üzerine Melikflâh a elçiler yollayan Tutufl, Fat mîler e karfl giriflece i harekâtta yard m etmeleri için Urfa, Antakya ve Halep valilerinin görevlendirilmesini istedi. Sultan n uygun bulmas üzerine 1090 y l nda sefere ç kan Tutufl, baz yerleri geri ald ise de, Halep valisi Aksungur ile aralar n n aç lmas üzerine seferi yar m b rakarak dönmek zorunda kald (1091 sonu). 129 Kudüs Müslüman, H ristiyan ve Yahudilerce kutsal kabul edilen önemli bir flehirdir. Tarih boyunca ve Haçl Seferleri s ras nda da Kudüs ün hedef olmas n n temelinde bu anlay fl yatmaktad r. Süleymanflâh 1075 y l nda Bizans tan fethetti i znik te, Türkiye Selçuklular Devletini kurdu. Bu tarihten itibaren de, babas Kutalm fl ve dolay s yla kendisinin hakk oldu unu iddia etti i Büyük Selçuklu taht n ele geçirme mücadelesine giriflti. Sonuçta bu u urda hayat n kaybetti. Tacüddevle Tutufl un Saltanat Mücadelesi Tutufl, 1092 y l sonlar na do ru Ba dad a gelmifl bulunan Melikflâh a ba l l n bildirmek üzere D maflk tan hareket etti. Fakat Hît bölgesine geldi i zaman Sultan n ölüm haberini ald. Tutufl bunun üzerine derhâl sultanl n ilân ederek ad - na hutbe okuttu. Tutufl uzun süre yönetimi alt na alamad Kuzey Suriye ye Melikflah n ölümüyle de iflen flartlar n sa lad kolayl kla hâkim oldu. Halep valisi Aksungur, Antakya valisi Ya siyan ve Urfa valisi Bozan onun hizmetine girdiler. Öte yandan Melikflah n o lu Berkyaruk saltanat ele geçirmek için büyük çabalar harcayarak, Rey, Hemedan ve daha birçok flehri hâkimiyetine ald. Ancak Terken Hatun un mücadeleden vaz geçmemesi üzerine, sfahan ve Fars eyaletini ona b rakarak anlaflmak zorunda kald. Berkyaruk bu arada epeyce kuvvet ve taraftar kazand. Ancak amcas Tutufl un ordusuyla üzerine gelmekte oldu unu haber ald. Amcas n n taht n ele geçirmesine engel olmak için harekete geçen Berk-

138 130 Büyük Selçuklu Tarihi yaruk, Rey yak nlar na geldi. Bu s rada Emir Aksungur ve Bozan da, sert tabiat ndan dolay hoflnut olmad klar Tutufl un hizmetinden ayr larak Berkyaruk a kat ld - lar. Askeri iyice azalan Tutufl savafl göze alamad ve Diyarbekir bölgesine, oradan da Aral k 1093 te D maflk a döndü. Rey Savafl ve Tutufl un Sonu Taht davas ndan vazgeçmeyen Tutufl, daha iyi bir haz rl kla güçlü bir flekilde mücadelesine devam etti. Kendisine ihanet eden Bozan ve Aksungur u bertaraf etti i gibi, Suriye, Irak, Diyarbekir ve Azerbaycan da ad na hutbe okuttu. Hemedan ile Rey flehirlerini ele geçirerek saltanat mücadelesinde güçlü bir aday oldu unu ortaya koydu. Ancak özellikle Nizamülmülk ün adamlar taraf ndan desteklenen Berkiyaruk da art k Tutufl a karfl savaflabilecek durumda bulunuyordu. Nitekim kendisini Büyük Selçuklu Sultan olarak tan yan ileri gelen emîrler ve ordusuyla, Tutufl a karfl harekete geçti. Bu arada Terken Hatun da Tutufl la birleflmek niyetiyle sfahan dan ç kt ise de, hastalanarak geri döndü. Cerbâzakân a gelen Berkyaruk un ordusu, vezir Müeyyedülmülk ün gayreti sayesinde Irak ve Horasan dan gelen kuvvetlerin kat lmas sonucunda otuz bin kifliye ulaflt. Buna karfl n Tutufl halk n n kendisine ihanet edebilece i düflüncesiyle Rey de savunma yapmay uygun bulmayarak flehir d fl nda savaflmaya karar verdi. Bu maksatla Rey den on iki fersah uzakl ktaki Daflilu köyü yak n nda bir düzlükte savafl haz rl klar na bafllad. Çok geçmeden Berkyaruk da ordusuyla gelip askerlerini savafl düzenine soktu. 26 fiubat 1095 te fliddetli bir savafl meydana geldi. Yenilgiye u rayan Tutufl, yaral olarak yakalan p öldürüldü ve babas Sultan Alparslan n Merv deki türbesinde gömüldü. Tutufl, çok genç yafllar ndan itibaren Gence meliki olarak, devlette sorumluluk alm fl, Suriye nin fethinin tamamlanmas için buraya atanm flt. Bu yolda büyük hizmetleri olan Tutufl, sert mizac dolay s yla kendisi için bile iyi bir siyaset takip edememifl, Melikflâh n çocuklar küçük, kendisi çok kudretli olmas na ra men, bu kusuru dolay s yla baflar l olamam flt r. Tutufl un ölümünden sonra Suriye Selçuklular, iki o lu R dvan ve Dukak ile onlar n atabeylerinin mücadelesi sonucunda D maflk ve Halep Melikli i olarak ikiye ayr ld. Her iki melik de Büyük Selçuklu sultanlar na ba l kald lar. Ancak neredeyse Melikflâh n ölümü ile efl zamanl olarak ve Selçuklu Devleti nin fetret döneminde Birinci Haçl Seferi bafllad. Suriye Selçuklu Melikli i nin de kardefller aras ndaki çekiflmeler yüzünden güç kayb na u ramas, Haçl lar a beklenenin çok üzerinde ve kolay bir baflar imkân verdi. HALEP SELÇUKLU MEL KL ( ) Melik R dvan Devri Tutufl un taht mücadelesi için giderken, D maflk ta yerine o lu Fahrülmülûk R dvan naib olarak b rakm flt. R dvan, Rey savafl öncesinde babas n n acil yard m ça r s üzerine gitmekte iken, yolda onun yenilip hayat n kaybetti ini ö rendi. Bunun üzerine süratle Halep e dönüp, babas n n yerine Suriye melikli i taht na oturdu. Bir süre sonra Tutufl un Rey savafl nda yan nda bulunan öteki o lu Dukak da Haleb e geldi. Böylece R dvan, Selçuklu melikli inin tek hâkimi oldu. Fakat k - sa bir süre sonra kardefli Dukak gizlice Halep ten ayr l p D maflk a gitti. Baz emirlerin deste i ile orada melikli ini ilân etti. R dvan bundan dolay Suruç Emiri Artuko lu Sökmen ile iflbirli i yaparak D maflk a yürüdüyse de baflar l olamad. R dvan daha sonra babas n n hâkim oldu u yerleri kendi idaresinde birlefltirmek amac y-

139 7. Ünite - fiube Hanedanlar (Meliklikler) 131 la Suruç ve Urfa ya bir sefer düzenledi. Sökmen in kendisine itaât arzetmesi üzerine Suruç tan ayr ld. Melikflâh n ölümünden sonra Tutufl un hâkim oldu u Urfa, onun ölümünden sonra da Ermeni Toros taraf ndan zapt edilmiflti. R dvan Urfa y ele geçirdikten sonra flehir iç kalesini Antakya valisi Ya s yan a verdi. Melik R dvan ve Melik Dukak aras ndaki hâkimiyet mücadelesinden yararlanan Fat mîler, bir ordu göndererek Kudüs ü iflgal ettiler (A ustos 1096). Böylece Filistin de Selçuklu egemenli i son buldu. D maflk kuvvetlerinin kendisine ait topraklara girmesi üzerine R dvan, Dukak a karfl sald r ya geçti ve yap lan savaflta Dukak a r bir yenilgiye u rad. Bundan sonra iki kardefl aras nda bir antlaflma yap ld. Buna göre D maflk ve Antakya da, hutbede R dvan n ad Dukak n ad ndan önce okutulacakt. Böylece R dvan tâbi statüde de olsa D maflk melikli ine hâkim oluyordu. Fat mî halifesi el-müsta lî Melik R dvan kendi taraf na çekmek için ona özel bir elçi ve heyet gönderdi. Buna göre Fat mî halifeli ine tâbi olmas, hâkim oldu u yerlerde fiiî hutbesi okutmas, hutbede önce el-müsta lî, sonra veziri daha sonra da kendi ad n n bulunmas yolundaki iste in kabul edilmesi hâlinde kendisine mâlî ve askerî yard m yap larak D maflk almas n n sa lanaca vaat ediliyordu. Melik R dvan bu teklifi kabul ederek, Halep ve hâkim oldu u di er yerlerde Sünnî hutbeyi kald r p fiiî hutbesi okutmaya bafllad. Sünnî kad ve hatipleri de de ifltirip buralara fiiî görevliler atad (A ustos 1097). Böylece Suriye Selçuklular n n Halep kolu Fat mî Halifeli i ni tan mak suretiyle onlara ba lanm fl oldu. Buna göre Selçuklu soyundan biri ilk defa, resmen fiiî Fat mî Halifeli i ni tan m flt r. Fakat R dvan n en yak n adamlar olan Ya s yan ve Sökmen, süratle Haleb e gelip onu çok a r bir dille k nad lar ve derhal fiiî hutbesini kald rmas n istediler. R dvan dört hafta sonra fiiî hutbesini kald r p yeniden Abbasî halifesi ve Büyük Selçuklu sultan n n adlar n okutmaya bafllad. Bu arada Abbasî halifesine de bir elçi gönderip özür diledi (Eylül 1097). Melik R dvan, H ms a çekilip burada adetâ ba ms z bir emir gibi hareket eden veziri Cenahüddevle ile kardefli Dukak a karfl sefer düzenlemek istiyordu. Bunun için Emir Ya s yan ve Sökmen ile anlaflt ise de, Haçl lar n Ya s yan n valisi bulundu u Antakya y kuflatmalar yüzünden sefer yap lamad. Birinci Haçl Seferi ve Halep Melikli i Papa II.Urbanus un giriflimi ile Avrupal H ristiyanlar, güya Kudüs ü Müslümanlardan geri almak, do ulu dindafllar n Müslümanlar n zulmünden kurtarmak iddias yla harekete geçtiler. Gerçekte ise slâmiyetin H ristiyanl k karfl s nda, Avrupa y da do rudan tehdit eden ilerleyifli durdurulmak isteniyordu. Ayr ca feodalitenin yaratt buhran ve iç savafl tehdidi de bu vesile ile d flar ya yönlendirilmifl olacakt. Papa Urbanus, flimdi de Türkler in bayraktarl nda flahlanan bu ilerleyifle dur diyebilmek için, gücü yeten tüm H ristiyanlar n sorumlu say ld bir askerî harekât bafllatt da Keflifl Pierre L hermit in baflar s z seferinden sonra, ertesi y l yola ç kan düzenli Haçl ordular, Anadolu topraklar baflta olmak üzere, geçtikleri yerleri ya ma ve katliâma u ratt lar. Kudüs ü kurtarmak amac yla yola ç kt klar n söyleyen, ama tam bir kolonizasyon hareketi yürüten Haçl lar, Anadolu da büyük tahribat ve kay plara sebebiyet verdikten sonra Suriye ye ulaflt lar. Mart 1098 de Urfa da bir kontluk kuran Haçl lar daha sonra Antakya y kuflatt lar. Vali Ya s yan Büyük Selçuklu Devleti ve bütün Müslüman emirleri yard ma ça rd. Halep meliki R dvan bu ça r ya bir miktar asker göndererek mukabele etti. Fakat gönderdi i askerler de yolda Haçl lar taraf n-

140 132 Büyük Selçuklu Tarihi dan bask na u rat ld. Kürbo a idaresinde Antakya n n yard m na gelen Selçuklu ordusu da emirler aras ndaki çekiflmeler yüzünden baflar l olamad. Haçl lar asl nda çok kötü durumda bulunmalar na ra men, Haziran 1098 de Antakya y iflgâl ettiler. Burada kurulan prinkepslik, Halep Selçuklu Melikli i için hayatî bir tehlike oluflturmakta idi. Çünkü Urfa-Antakya hatt n ve Kudüs e kadar Suriye-Filistin sahil fleridini istilâ eden Haçl lar n güvenlik bak m ndan bafll ca hedefi Halep olacakt. Birinci Haçl SIRA Seferini S ZDESuriye Selçuklu Melikli i bak m ndan nas l de erlendirirsiniz? 3 R dvan, Daniflmendli Gümüfltekin e karfl Malatya hâkimine yard m etmeye giden Bohemond un topraklar na sald rd. Haçl lar n zahire depolar n ya malad. Hatta Haçl lar n elinde bulunan Efsuna kalesini geri ald. Kardefli Dukak n ölümü S ORU üzerine (Haziran SORU1104) D maflk a gelmifl ve Atabey To tegin e kendi ad na hutbe okutup para bast rmay kabul ettirdi. Ancak R dvan, Bohemond un yerine geçen Antakya hâkimi Tancred ile girdi i savaflta yenilgiye u ray p Halep e çekildi. Melikli ini Haçl istilâs ve iflgâlinden korumak için Artuko lu lgazi, Sincar Emiri Ars- D KKAT D KKAT lantaflo lu Alp ile anlaflmaya vard. Fakat emirler aras nda ç kan anlaflmazl k R dvan a Haçl lara SIRA karfl S ZDE ilerleme imkân vermedi. Halep Melikli ine ait olan Efamiye kalesi, Fat mîlerle iflbirli i yapan ve asl nda Selçuklu vasal olan H ms Emiri Halef b. Mülaib in eline geçmiflti. Bunun üzerine AMAÇLARIMIZ Melik R dvan, AMAÇLARIMIZ fiiî Bat nî reisi ile baz iliflkiler kurarak bu önemli kaleyi geri ald. Selçuklu sultan Tapar, Antakya Prinkepsi Tancred in Efamiye yi hedef ald s rada, K T A P Bat nîlerle iflbirli i K T A yapt P için onu k nam fl; bu nedenle R dvan Halep teki Bat nîleri flehirden ç karm flt r. Haçl lar n Suriye ve Filistin deki iflgâli karfl s nda bölgedeki melikliklerin zor TELEV ZYON duruma düfltü ünü TELEV ZYONgören Sultan Tapar, Haçl lara karfl bir ordu görevlendirdi (1110). Melik R dvan, Selçuklu ordusunun Urfa Haçl Kontlu una karfl giriflti i bu mücadeleye kat lmad. Fakat Haçl kuvvetlerinin Urfa kontuna yard ma gitmelerini f rsat bilerek iflgâl ettikleri yerleri geri almaya bafllad. Ancak R dvan bölgeye NTERNET dönen Tancred in NTERNET Esarib i zabt etmesi ve Halep civar nda harekât na devam etmesi üzerine, onunla bar fl yapmak zorunda kald. Bu güvenliksiz flartlar yüzünden Halep çevresinde oturan halk n göç etme haz rl klar na bafllamas üzerine R dvan, hazineye ait 60 parsel araziyi, çok ucuz fiyatlarla halka satarak göçü engellemeye çal flt. R dvan, Muhammed Tapar a gönderdi i mektupta Haçl lar karfl s nda düfltü ü durumu anlat yor ve bu yüzden Halep ten ayr lmak istedi ini bildiriyordu. Bunun üzerine Emir Mevdud idaresindeki Selçuklu ordusu Halep önlerinde karargâh kurdu. Fakat askerler çok geçmeden bölgede ya ma ve kötü hareketlere girifltiler. Orduyu ça rd na adetâ piflman olan R dvan bu davran fllara engel olmak için önlemler ald. D maflk Emiri To tekin in Haçl larla savaflmak için Suriye ye da lmalar önerisi ile orduyu Halep önlerinden ayr lmaya ikna etti (1111). Daha sonra Büyük Selçuklu ordusu ran a döndü. Melik R dvan, D maflk emiri To tekin i Haleb e davet edip gerekti i takdirde birbirlerine malî ve askerî yard mda bulunmak ve D maflk ta kendi ad na hutbe okutup para bast rmak flart yla bir anlaflma yapt. Kudüs kral I. Baudouin in D maflk yöresine gelmesi üzerine To tekin Müslüman emirlere ça r da bulunmufl ve Haçl - lar bozguna u ratm flt r. R dvan ise yard m ça r s na bizzât gitmemifl ancak yüz atl kuvvet göndermekle yetinmiflti. Bunun üzerine To tekin R dvan ad na hutbe okutmaktan vazgeçti (A ustos 1113).

141 7. Ünite - fiube Hanedanlar (Meliklikler) 133 Melik R dvan a r bir hastal k sebebiyle, 10 Aral k 1113 te vefat etti. R dvan n 18 y l süren iktidar nda Suriye Selçuklu Melikli i topraklar n birlefltirmek mümkün olamad. Buna bir de Haçl tehdidi eklendi. Babas n n döneminden kalan pek çok de erli komutan hizmetinde tutamad için onlar n deste inden mahrum kald. D maflk meliki olan kardefline üstünlük sa lamak için Fat mîlerle iflbirli i edip onlar ad na hutbe okutmas sayg nl n ciddi biçimde zedeledi. Belki melikli in güvenli ini sa lamak gibi anlafl labilir bir gerekçesi olsa bile, Bat nîlerle iflbirli i edip onlara Halep te faaliyet imkân vermesi de, ayn flekilde tepki görmüfltür. Melik Alparslan Devri Melik R dvan n ölümünden sonra yerine, 16 yafl ndaki o lu Tacüddevle Alp Arslan geçti. Halep Melikli i bu dönemde Haçl ve Bat nî tehlikesi ile karfl karfl ya bulunuyordu. Melikli in yönetimi Baba ad yla tan nan R dvan n gûlamlar ndan Lü lü adl bir memlük komutan n tasarrufunda idi. Alparslan bafla geçer geçmez iki kardefli Mübarekflâh ve Melikflâh öldürterek bütün idareyi bizzât eline ald. Bu arada Büyük Selçuklu Sultan Tapar n emri üzerine, flehirdeki Bat nî ileri gelenlerini de ortadan kald rd. Alp Arslan Haçl larla mücadele etmek ve melikli inin yönetimini iyilefltirmek gerekti inin fark ndayd. Kendisine yak n olan baz devlet erkân n n tavsiyesiyle D maflk Atabeyi To tekin i Haleb e davet etti. Ondan melikli in ifllerini ve orduyu düzene sokmas n istedi. To tekin, Halep yönetiminde tasarlad slahâta henüz bafllayacakken Alp Arslan n ondan habersiz olarak baz yöneticileri tutuklat p öldürtmesi ve kendisiyle ilgilenmemesi sebebiyle D maflk a döndü. Bunu f rsat bilen Atabey Lü lü, meliklik yönetimini tam anlam yla eline geçirip, birçok kimsenin mal ve paralar na el koydu. Alparslan ise bundan böyle yönetimle hiç ilgilenmeyip zevk ve sefa âlemine dalm fl; hattâ meliklik erkân na karfl pek hofl olmayan hareketlerde bulunmufltur. Lü lü, Melik Alparslan n davran fllar dolay s yla korku içerisinde bulunan di er emirlerin de deste ini alarak onu öldürttü (Eylül 1114). Alp Arslan n bir y l süren melikli i, Selçuklu Devleti nin tipik idarî problemlerinden birisi olan atabeg tahakkümünün bafll ca örneklerinden biri oldu. Sultanflah Devri Melik Alparslan öldürüp Halep melikli ine tam anlam yla hâkim olan Atabey Lü lü, henüz 6 yafl nda olan Alparslan n kardefli Sultanflâh melik ilan etti. Lü lü, iyice artan Haçl tehlikesine karfl To tegin ile öteki Müslüman emirlere mektup gönderip yard ma ça rd. Fakat Lü lü ye güvenmeyen To tegin hiç bir yard mda bulunmad. Halep çevresine s k flan ve Haçl tehdidi dolay s yla yeterince ziraât yap lamayan melikli in iktisadî durumu da bozuldu. Bu zor durum karfl s nda ümitsizli e kap lan Lü lü, Sultan Muhammed Tapar a mektup yaz p hazine ile birlikte Halep i kendisine teslim edece ini, bunun için asker göndermesini bildirdi. Sultan, hem Haçl larla savaflmak, hem de itaâtsizlik gösteren lgazi ve To tekin i cezaland rmak amac yla bölgeye asker gönderdi. Ancak Halep i Selçuklu ordusuna teslim etmekten vazgeçen Lü lü, bu kez lgazi ve To tekin e elçiler gönderip flehri kendilerine terk edece ini bildirdi. Buna karfl l k kendisine D maflk Atabeyli ine ba l bir yerin yönetiminin verilmesini istedi. To tekin ve lgazi ise Kudüs kral Baudouin, Trablus prensi Pons ve Antakya prinkepsi Roger ile birleflerek, 1115 bafllar nda Efamiye Kalesi önünde, Selçuklu ordusuna karfl karargâh kurdular. Selçuklu ordusu Halep e yürümeyi pland ise de

142 134 Büyük Selçuklu Tarihi Antakya prensi Roger in bir bask nla a rl klar n ele geçirmesi üzerine, pek bir varl k gösteremeyerek dönmek zorunda kald. ki y la yak n Halep Selçuklu Melikli inin yönetimini elinde tutan Lü lü, melikli in iç ve d fl sorunlar n çözmek konusunda hiç bir baflar gösteremedi. Bundan dolay korku ve endifleye kap larak bütün mallar n ve hazineyi alarak, ava ç kmak bahanesiyle Halep ten kaçt. Fakat yolda Emir Sungur un giriflimi ile öldürüldü (1116). R dvan n eski ordu kumandan Yaruktafl, D maflk tan gelip Halep yönetimini üzerine ald. Halep Selçuklu meliki Sultanflah n çocuk yaflta olmas ve onun ad na idareyi ellerinde tutanlar n baflar s zl melikli in sonunu haz rlad. Melikli in ileri gelenleri, çok say da Türkmen kuvveti bulunan ve deneyimli bir yönetici olan Mardin Artuklu emiri lgazi yi Haleb e ça rd lar. Ayr ca ondan Haçl larla mücadele etmesini istediler. lgazi Halep e gelip kaleye ç kt ve gerekli yerlere kendi adamlar n yerlefltirdi. O ayr ca melik Sultanflah ve kardefllerini de kaleden ç kart p bir evde gözalt na ald rd. Böylece Suriye Selçuklu Melikli inin Halep kolu fiilen sona erdi ( ). DIMAfiK MEL KL ( ) Melik Dukak Devri Hat rlanaca üzere Tutufl un taht mücadelesinde ölümü üzerine o ullar R dvan ve Dukak Haleb e gelmifllerdi. Melik R dvan kardeflini adetâ göz hapsine ald. Ancak Dukak bir yolunu bularak D maflk a kaçmay baflard ve orada Emir Savtegin taraf ndan melik ilân edildi. Böylece Halep ten sonra D maflk Melikli i kurulmufl oldu. Rey savafl nda esir düflen ve sonra hapisten kurtulan To tegin de Suriye ye döndü. Atabeyi oldu u Dukak n D maflk ta hâkimiyet kurdu unu ö renince onun yan na gitti. Melik taraf ndan ordu komutan olarak tayin edildi. Emîr Savtegin in bu durumdan rahats z olmas üzerine To tegin Melik Dukak ile anlafl p onu öldürttü. Atabey ayr ca Dukak n annesi Zümürrüd Hatun ile evlenerek mevkiini iyice sa lamlaflt rd. Halep Meliki R dvan kardeflinin hâkimiyetini onaylam yordu. Onun güçlenmesini önlemek için D maflk a yürüdü. Dukak bu s rada Artuko lu lgazi ile birlikte bir sefere ç km flt. Haberi duyunca D maflk a döndü. Bunun üzerine R dvan kuflatmay kald r p çekildi. R dvan bundan sonra da ayn maksatla teflebbüslerde bulundu ise de baflar l olmad. ki melik aras ndaki rekabeti hizmetlerindeki emirlerin tahrik etti i anlafl l yor. ki kardefl aras nda anlaflma sa lanamay nca, 22 Mart 1097 e K nnesrin de yap - lan savaflta a r bir yenilgiye u rayan Dukak, R dvan n üstünlü ünü tan mak zorunda kald. Bununla birlike R dvan, atabeyi Cenahüddevle ve kardefline karfl sefere ç kt. Ancak büyük bir Haçl ordusunun Suriye ye yaklaflt haberini al nca Halep e döndü. Bu arada Antakya valisi Ya s yan n haçl kuflatmas dolay s yla yapt acil yard m ça r s na Cenahüddevle ve Dukak olumlu cevap verdiler. Yard m için gelen Dukak yiyecek s k nt s na düflen Haçl lar n el-bara y ya malad klar n ö renince ani bir sald r da bulundu. Ancak arkadan Haçl lar n gelmesiyle savafl fliddetlendi. Haçl lar çok kay p verdiler ve Antakya ya çekildiler. Sultan Berkyaruk un Antakya ya yard m için Kürbo a emrinde gönderdi i ordu, bir müddet Urfa y kuflatt. Selçuklu ordusu sonra as l hedefi olan Antakya ya ilerledi. Dukak ve To tegin de Kürbo a ya kat lm fllard. Haçl lar 3 Haziran 1098 de

143 7. Ünite - fiube Hanedanlar (Meliklikler) 135 Antakya y ele geçirdiler. Ya basan n o lu iç kalede mücadeleye devam ediyordu. Kürbo a n n ordusu ancak ertesi gün Antakya ya gelebildi. Haçl lar içerden ve d flar dan kuflat lm flken, bir süre sonra Selçuklu ordusu emirler aras nda ç kan anlaflmazl klar yüzünden da ld. Dukak da D maflk a döndü. Dukak da a abeyi gibi babas n n hâkimiyetindeki yerleri kendi idaresinde toplamaya çal fl yordu. Babas zaman nda vali olarak görev yapt Diyarbekir bölgesindeki Türkmen beylerinin ba l l n sa lamak amac yla bir sefer düzenledi ( ). Melik Dukak Meyyâfârikîn e gelince bu havalideki Türkmen beyleri huzuruna gelerek tâbiyet arz ettiler. Cebele valisi isyan edince, Trablus hâkimi bn Ammar Dukak tan yard m istedi. Ancak yard m sonuç vermedi. Cebele Haçl sald r s na maruz kal nca bn Süleyha adl bu vali, Tu tegin in o lu Böri den yard m istedi. Fakat Cebele yi alan Böri nin adamlar n n davran fllar ndan memnun olmayan halk bn Ammar dan yard m istedi. Böri Trablus hâkimi taraf ndan esir al nd ise de sonra Dimaflk a gönderildi. Dukak, Antartus liman n n Haçl lar n eline geçmesi (1102) üzerine Trablus emirinin yard m ça r s na olumlu cevap verdiyse de flehir geri al namad. Dukak, Kürbo a n n ölümünden sonra ona ait olan Rahba y da topraklar na katt (Mart 1103). Dukak, H ms Emîri Cenahüddevle nin öldürülmesi ve ç kan huzursuzluklar üzerine kendisine yap aln daveti de erlendirerek buray da ele geçirdi. Uzun süren bir hastal k daha sonra vereme yakalanan Dukak, bir yafl ndaki o lu Tutufl u melik, To tegin i de ona atabey tayin ettikten sonra 8 Haziran 1104 te öldü. Dukak n Ölümünden Sonra D maflk Melikli i Atabeg To tegin, Dukak n ölümü üzerine onun bir buçuk yafl ndaki o lu Tutufl u melik yapt. Kendisi de onun atabegi olarak tek ve gerçek hâkim konumunda bulunuyordu. To tegin k sa bir süre sonra, Dukak n Baalbek te hapsetti i 12 yafl ndaki kardefli Ertafl getirterek melik ilân etti (17 Eylül 1104). Ancak Ertafl annesinin, atabeyin Zümürrüt Hatun ile anlafl p kendisini bertaraf edece i fleklindeki uyar lar n dikkate alarak, D maflk tan kaçt (Ekim 1104). To tegin in muhaliflerinden destek gören Ertafl, onu bertaraf etmek için Kudüs kral ndan dahi yard m istedi. Suriye ye dönerken yolda vefat etti. Dukak n o lu Tutufl un da eceliyle ölmesi üzerine yerine geçecek kimse bulunmad ndan D maflk Melikli i de son buldu. Bundan sonra To tegin kendisinden sonra o ullar na da intikâl edecek olan idaresini kurdu. IRAK SELÇUKLULARI ( ) Selçuklu Sultan Muhammed Tapar 1118 de ölünce yerine o lu Mahmud tahta geçmiflti. Ancak uzun y llard r Horasan meliki olan amcas Sancar da taht s ras n beklemekteydi. Genç ve tecrübesiz ye enine karfl taht ele geçirmek üzere harekete geçti. 12 A ustos 1119 tarihinde Sâve de yap lan savafl Sancar kazand ve Büyük Selçuklu sultan oldu. Sultan Sancar, tek elden idaresi bir hayli güç olan mparatorlu un bir k sm n n yönetimini ye eni Mahmud a b rakt. Böylece Irak Selçuklu hanedan kurulmufl oldu. Mahmud un idare bölgesi Rey den itibaren ve Hemedan merkez olmak üzere Bat ran, Irak, Azerbaycan, Do u Anadolu ve Suriye yi kaps yordu. Kendisi Sultanü l-a zâm unvan alan Sancar, ye enine de Sultanü l-muazzam unvan verdi. Mahmud sultan unvan tafl mak ve bir tak m saltanat alâmetleri kullanmak yetkisi olsa da, neticede Sultan Sancar a tâbi olacakt.

144 136 Büyük Selçuklu Tarihi Sultan Mahmud ( ) Mahmud saltanat boyunca, Selçuklu egemenli inden rahats z olan mahallî emirlerin tahrikleri ile kardeflleri Mesud ve Tu rul un isyanlar yla; bazen de Halife nin muhalefeti ile karfl karfl ya kald. Bu arada Irak ta kendi hâkimiyetini kurmak isteyen Hille flehrinin Arap emiri Dübeys, Mahmud a karfl Melik Mesud la ilgili k flk rtmalar ndan sonuç alamad. Sonra Irak ya malad için kendisini k nayan Halife nin üzerine yürüdü. Sultan Mahmud, kendi hâkimiyet alan nda cereyan eden bu durum karfl s nda, Dübeys in üzerine ordu göndermeye mecbur kald. Ba dad flahnesi Aksungur Porsukî nin emri ile Altuntafl ve Zengî de Selçuklu askerlerine kat ld lar. Sonuçta en-nil denilen yerde yap lan savaflta Dübeys yenildi. Han mlar, cariyeleri, komutanlar ve askerlerinin bir ço u esir edildiyse de kendisi kaçmay baflard (Mart 1123). Sultan Mahmud - Halife Münasebetleri Daha önce de ifade edildi i gibi, Tu rul Bey taraf ndan bütün idarî yetkileri elinden al nm fl olan Abbasî halifeleri, yeniden siyasî güç oluflturabilmek için, her f rsatta Selçuklularla mücadele etmeye haz r idiler. Ba dad flahnesi vas tas yla Halifenin asker toplad ndan ve siyasî emellerinden haberdar olan Mahmud, Sancar n da iste i ve onay ile, 4 Ocak 1126 da Ba dat a geldi. Bu ziyaret Selçuklu Devleti nin Ba dad daki statüsünün devam edip etmedi ini görmek bak m ndan önemli idi. Selçuklu sultan n Ba dad a sokmak istemeyen Halife el-müsterflid Billah, k tl - bahane ederken, baz savunma tedbirleri almay da ihmâl etmedi. Sultan, anlaflma teklifinin reddedilmesi üzerine, k l ç zoruyla flehre girdi. Bununla birlikte Halifeye hürmette kusur etmeyen Mahmud, bir miktar para ve mal karfl l nda onunla anlaflt. Mahmud bir süre Ba dat ta kald ktan sonra Hemedan a döndü. Sultan Mahmud, halife ile olan mücadelesinde kendisine yard m eden Zengi yi Ba dat a flahne olarak tayin etti (1126). Daha sonra onu o ullar Alp Arslan ve Ferruhflâh a atabey tayin ederek Musul valili ine getirdi (1127). Bu tayin Irak ve Suriye de, Selçuklular n hâlefi olarak önemli roller oynayacak olan Musul Atabeyli- i nin de temelini oluflturdu. Daha sonraki dönemde Sultan Sancar n Halife ye karfl Dübeys i, Mahmud a karfl da Melik Mesud u denge unsuru olarak destekledi i görülecektir. Genç yaflta olmas na ra men bünyesi zay f ve hasta olan Sultan Mahmud, ölmeden önce o lu Davud u veliaht tayin etti. Sa l nda onun ad na hutbe okuttu. Fakat Halife, bu konuda karar merciinin Sancar oldu unu söyleyerek, Davud ad - na hutbe okutmay reddetti. Mahmud 1131 y l nda, henüz yirmi yedi yafl nda iken vefat etti. SORU D KKAT 4 Abbasî halifelerinin Selçuklulara karfl güttükleri siyaseti nas l tan mlars n z? Sultan Davud ( ) Mahmud un ölümünden k sa süre önce tahta geçen Davud, t pk babas gibi amcalar yla mücadele etmek zorunda kald. Nitekim Davud, saltanat n tan mayan amcas Mesud a SORU karfl harekete geçti. Tebriz de uzun zaman muhasara alt nda tuttu u amcas n anlaflma yapmaya mecbur etti. Fakat serbest kal nca Hemedan a gidip, Musul valisi Zengi nin de yard m yla yeniden ordu toplamaya bafllad. Halife, D KKAT Mesud un kendi ad na hutbe okunmas iste ini de Sancar gerekçe göstererek geri çevirdi. Bu arada Davud un di er amcas Fars ve Huzitân hâkimi Selçukflah da AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P

145 7. Ünite - fiube Hanedanlar (Meliklikler) 137 Ba dad a geldi. Müstarflid Billah onu iyi karfl lamakla birlikte, meliklerin kozlar n paylaflmalar n bekliyor, kar fl kl klardan yararlanmak istiyordu. Nitekim Melik Mesud ile vard anlaflmaya göre Irak kendisine b rak l rken Sancar n ad hutbeden ç kar l p Mesud un ad konulacak ve Selçukflah da veliaht yap lacakt. Asl nda büyük sultan Sancar n onaylad bir duruma tav r almak bile ona muhalefet anlam na geliyordu. Son durum ise aç k bir isyand. Sancar bu yüzden ye- eni Mesud üzerine sefere ç kt. Dinever de vukubulan savaflta Mesud u ma lup etti (25 May s 1132). Fakat savafltan sonra onu affedip, Gence ye tayin etti. Bunun yan nda Davud un da pek liyakâtli olmad n düflünen Sancar, onun yerine Irak Selçuklu taht na Melik Tu rul u geçirdi. Sultan Tu rul ( ) Sultan Tu rul un Sencer taraf ndan Irak Selçuklu Melikli i ne tayin edilmesiyle birlikte Irak yönetimini kaybeden Davud, amcas Tu rul un saltanat n tan mad. Davud un isyan ve faaliyetlerini gören Tu rul, onun Vahan köyü yak nlar nda konaklad n ö renince üzerine yürüdü. Ani bir bask nla Melik Davud un güçlerini bertaraf etti (Temmuz 1132). Davud daha sonra Halifenin deste ini almak üzere Ba dat a gitti. Bunu duyan Melik Mesud da Ba dat a gelerek Davud ile birleflti. Bu ittifaka halife de destek verdi ve hutbede önce Mesud un, sonra Davud un adlar okundu. Müttefikler Tu rul a karfl harekete geçtiler. ki ordu Hemedan da karfl karfl ya geldi. Tu rul yenilerek Rey flehrine çekildi (Haziran 1133). Bu olayla gücünü artt ran Mesud, bir yandan Irak flehirlerini ele geçirirken Tu rul u Sultan Sancar a s nana kadar takip etti. Böylece rakipsiz kalan Mesud, Sancar a ra men Irak Selçuklu taht na oturdu (1134). Bu durum Irak Selçuklular bak m ndan Sancar dan ba ms z bir yap ya do ru dönüflürken, daha sonraki olaylarda görülece- i üzere, ülkenin ve sultanlar n tamamen gûlam ümeran n tahakkümüne girmesiyle sonuçland. Sultan Mesud ( ) Mesud tahta geçince Irak ta bulunan baz emirler, hayatlar ndan endifle duyduklar için halifenin yan na s nd lar. Bu komutanlar n kat l m ile güçlenen Halife Müstarflid, Sultan Mesud ile savaflmaya karar verdi. Emrindeki kuvvetlerle Ba dad dan hareket eden Halife, 24 Haziran 1135 tarihinde Dây- Merc de Sultan Mesud un karfl s na ç kt. Halifenin bir k s m kuvvetleri Sultan Mesud un taraf na geçti. Bu durum Halifenin ordusunun da lmas na ve kendisinin esir düflmesine yol açt. Buna ra men Sultan Mesud, Halifeye iyi davranarak onunla bir anlaflma yapt. Buna göre Halife yaln zca dinî ifllerle u raflacak, saraydan ç kmayacak ve asker toplamayacakt. lave olarak külliyetli miktarda bir savafl tazminat da ödeyecekti. Ancak Halife bu anlaflmay gerçeklefltirme f rsat bulamad. Zira Meraga yak n nda henüz Mesud un çad r nda iken Bat nîler taraf ndan öldürüldü. Boflalan halifelik makam na onun o lu, Raflid Billah unvan yla geçti (8 Eylül 1135). Sultan Mesud bundan sonra Irak ta istikrars zl k sebebi olan Dübeys i ortadan kald rtt. Fakat Sultan Raflid in halifeli ini onaylam yordu. Yeni halifeden babas yla yapt antlaflman n gere i olan savafl tazminat n istedi. Halife tüm hazinenin savafl s ras nda babas n n ordugâh nda ya maland gerekçesiyle Mesud un iste ini reddetti. Savafl n kaç n lmaz oldu unu gören Halife, bir yandan Ba dat surlar n tamir ettirip asker toplamaya bafllad. Melik Davud ve Zengi nin deste ini sa lad. Sultan Mesud bunu haber al nca Ba dad a geldi ve elli gün kadar flehri muhasara etti. Ya-

146 138 Büyük Selçuklu Tarihi n ndakilerin deste ini kaybeden Halife, Atabey Zengi ile birlikte Musul a gitti (A ustos 1136). Mesud un geri dönmesi yolundaki iste ini geri çeviren Raflid Billah azledildi. Boflalan halifelik makam na Sultan Sancar n da iste i üzerine er-raflid in amcas Muktefî Liemrillah getirildi (18 A ustos 1136). Kardefli Müstarflid in esirken kabul etti i flartlara ilave olarak Türk gûlam edinmeyece ini de taahhüt etti. Bu flart halifenin oluflturmak istedi i siyasî gücün kayna n kurutmay amaçl yordu. Sultan Mesud un saltanat, asi melikleri ve halifeleri destekleyip karfl s nda yer alan emirlerle mücadele içerisinde geçti. madeddin Zengi, Atabeg Mengübars ve Emir Bozaba ile defalarca yap lan savafllar, Irak Selçuklular n y pratt. Mesud, Katvan savafl nda a r bir yenilgi almas na ra men, Sultan Sancar a ba l l n yitirmedi. Ülkesinin s n rlar n Halep ten Erzurum a kadar geniflletti. Uzun süren mücadeleler sonunda iç kar fl kl klar tamamen ortadan kald rd ktan sonra çok yaflamad ve hastalanarak 22 Ekim 1152 de Hemedan da öldü. Sultan Muhammed ( ) Sultan Mesud un ölümü üzerine, ye eni Melikflah bin Mahmud, sultan ilân edildi. Fakat onun hükümdarl k için yetersiz oldu unu gören emirler, kardefli Muhammed i Huzistan dan getirterek tahta oturttular. Sultan Muhammed in tahta geçtikten sonra ilk ifli, sürekli fitne ve olay ç karan kudretli emir Hasbeg i öldürtmek oldu. Bu durum di er emirlerin hofluna gitmedi ve Sultan n amcas Süleymanflah n etraf nda toplanmalar na sebep oldu. Süleymanflah, etraf nda toplanan ümera ve Halife nin deste iyle güçlenince taht ele geçirmek için harekete geçti. Sultan Muhammed bu durumu görünce Musul Atabeyi Kutbeddin Mevdud ile onun naibi Zeyneddin Ali Küçük ün yard m n sa lad. Süleymanflah a karfl sefere ç kt ve onu a r bir yenilgiye u ratt (Haziran- Temmuz 1156). Sultan Muhammed in, Irak taki Türklere ve devlet görevlerine karfl cephe alan Abbasî halifesi Müktefî ile aras iyice aç ld. Musul hâkimi Mevdud un yard m yla Ba dat kuflatt. Kuflatman n dördüncü ay nda halifenin k flk rtmas yla, flehzade Melikflâh ve Atabeg ldeniz, 1157 y l nda harekete geçerek Hemedan zapt ettiler. Bu durumu ö renen Sultan Muhammed, kuflatmay kald rarak Hemedan üzerine yürüdü. Atabeg ldeniz bu s rada Azerbaycan a dönmüfl oldu u için, askerî kuvvetten mahrum kalan Melikflâh da Hemedan terk etti. Sultan Muhammed, Rey ve Isfahan bölgesini onlar n taraftarlar ndan temizledi. Bir kere daha Ba dat kuflatmak istediyse de ömrü vefa etmedi ve Ocak 1160 ta verem hastal ndan öldü. Sultan Süleymanflah ( ) Sultan Muhammed ölünce yerine Musul da hapiste bulunan amcas Süleymanflah getirildi. Ancak Süleymanflah tahta geçtikten sonra pek bir icraâtta bulunamadan onu hapisten kurtaran emirlerle anlaflmazl a düfltü. Kendisini tahta oturtan emirler taraf ndan bo durularak öldürüldü. Onun yerine Sultan Tu rul un o lu Arslanflâh geçirildi (1161). Sultan Arslanflah ( ) Irak Selçuklu sultan Tu rul öldü ünde bir yafl nda bulunan o lu Arslanflâh, amcas Mesud taraf ndan gönderildi i Tekrit kalesinde büyümüfltü. Annesi Mümine Hatun un evlendirildi i ldeniz, bir rivayete göre, Arslanflah a da atabey tayin edilmiflti. Süleymanflah n öldürülmesi üzerine baz emirlerin deste ini alan ldeniz Arslanflah tahta oturttu. Kendisi sultan n atabegi, bir o lu Pehlivan hacibi, di er o lu K -

147 7. Ünite - fiube Hanedanlar (Meliklikler) 139 z l Arslan ise ordu komutan oldu. Art k Sultan Sancar n korumas ndan da mahrum olan Irak Selçuklu sultanlar böylece, hanedan n sonunu getirecek olan ümeran n tahakküm sarmal na girdiler. Selçuklular n iç mücadelelerinden istifade eden Gürcistan kral III. Georgi, 1161 y l nda An y ele geçirmiflti. Bu ilerleyifl karfl s nda Arslanflah ve ldeniz, Do u Anadolu daki Türk beylerinin de kat l m ile Gürcistan a bir sefer düzenleyerek Gürcü ordusunu bozguna u rat p ilerleyiflini durdurdular (Temmuz 1163). Arslanflah n rakiplerini bertaraf etmesi ve Gürcistan seferi ile kazand itibar, Halife Müstencid Billah rahats z etti. Bu yüzden Fars atabeyinin yan nda bulunan bir melikin sultan ilân edilmesini sa lad. Irak emirlerinden de taraftarlar bulan Atabey Zengi nin destek verdi i nanç Bey idaresindeki ordu, ldeniz taraf ndan hezimete u rat ld. Huzura ça r lan Salgurlu atabeyi Arslanflâh a tâbi olmay kabul edip affedildi (Nisan 1165). Sultan Arslanflah saltanat boyunca nanç Bey ve Arslanaba gibi kuvvetli emirlerin isyanlar yla u raflt. Buna ra men ldeniz gibi güçlü bir devlet adam n n da deste i ile Kirman Selçuklular, Do u Anadolu beyleri ve Musul atabeyleri de Arslanflâh a tâbi oldular. Arslanflah ve ldeniz, Gürcülerin Ani yi almalar üzerine tekrar sefere ç kt lar. Sultan Nahçivan a geldi i s rada hastaland. Dvin de dinlenen Arslanflah hastal biraz hafifleyince Nahcivan a döndü. ldeniz idaresindeki ordu Gürcü kral n kaç - r p muzaffer olarak döndü. Hemedan a döndükten sonra Nahcivan da bulunan annesi ve ldeniz vefat ettiler. ldeniz in o lu Pehlivan Nahcivan a gelerek kendisini atabey ilân etti. Sultan, Pehlivan n yapt bu emrivakiye karfl savaflmaya karar verdi. Fakat hastal nükseden Arslanflah 43 yafl nda vefat etti (1176). Sultan II. Tu rul ( ) Sultan Arslanflah ölünce yerine küçük yafltaki o lu Tu rul geçti. Bu duruma ilk tepki amcas Muhammed den geldi ve asker toplamak için Isfahan a gitti. fiehzâdenin gücünün gün geçtikçe artt n gören Atabey Pehlivan, Isfahan a sefere ç kt. Muhammed i burada yenen Pehlivan onu Huzistan a kaçmak zorunda b rakt. Ancak Pehlivan bir daha tehdit oluflturmamas için onu yakalayarak Sercihan kalesine hapsetti. Komflu Devletler ile Münasebetleri Sultan Tu rul zaman nda Irak Selçuklular n n etraf nda Harizmflâhlar, Türkiye Selçuklular ve Eyyubîler vard. Atabey Pehlivan Harizmflahlâr ile iyi geçinme yönünde bir politika izledi. Bu politikay, deste ini sa lamay da umarak, Abbasîlere karfl da sürdürmeye çal flt. Bu durumda Irak Selçuklular n n en büyük rakibi olarak Eyyubîler kal yordu. Nitekim Selahaddin Eyyûbî, Irak Selçuklular na ba l olan Musul u tâbiyet alt na ald. Selâhaddin bundan sonra Ahlat üzerine hareket etti. Ahlatflâhlar Irak Selçuklular n n tâbileri olduklar için, Pehlivan da ona karfl haz rl k yapt. Meyyâfârikîn (Silvan) kuflatmas na tak lan Selâhaddin Ahlat a gidemedi. Bu durumu f rsat bilen Begtemür Ahlat a hâkim oldu (1185). Daha sonra Selâhaddin ve Pehlivan Ahlat konusunda savaflmaktan kaç n p, flehrin yönetiminin Begtemür de kalmas yönünde anlaflt lar.

148 140 Büyük Selçuklu Tarihi K z l Arslan ile Mücadelesi On iki y l atabeylik yapan Pehlivan 1186 da öldü. Sa l nda çeflitli bölgelere tayin etti i o ullar na Sultan Tu rul ve kardefli K z l Arslan a itaât etmelerini vasiyet etti. Sultan Tu rul da art k fiilen saltanat sürmeyi arzu ediyordu. Ancak K z l Arslan buna f rsat vermeden ülke yönetimine el koydu. K z l Arslan durumunu daha da kuvvetlendirmek maksad yla Tu rul un taraf n tutan emirleri hapse att rmaya bafllad. K z l Arslan dan kurtulmak isteyen Tu rul da, Pehlivan n dul kar s nanç Hatun vas tas yla, onun ümeras ndan Ayaba ve Rus ile anlaflt. K z l Arslan n Rus ve Ayaba üzerine yapt seferde Sultan Tu rul, askerleri ile birlikte Rus ve Ayaba taraf - na geçti. Bu olay K z l Arslan n savafl göze alamayarak Azerbaycan a çekilmesine sebep oldu. Bu durumu f rsat bilen Tu rul, Rey den Hemedan a geçerek art k gölge bir hükümdar olmaktan kurtularak devlet ifllerini ele almay baflard. Ancak bu sefer de kendisine yard m eden Rus ve Ayaba aras nda huzursuzluk ç kmaya bafllad. Sultan n Rus u hapsetmesi, baz komutanlar aras nda hoflnutsuzlu a ve K z l Arslan taraf na geçmelerine yol açt. Bu durum gûlam sisteminin kaç n lmaz bir açmaz idi. Gûlam ümeray denetleyen mekanizmalar n zaafa u ramas, sistemin aç klar na nüfuz eden ümeraya devlete tahakküm etme gücü veriyordu. ntikam almak için f rsat bekleyen K z l Arslan, Halife Nas r Lidinillah ile anlaflarak Sultan Tu rul a hücum etti. Sultan, Halife nin ordusuna ani bir bask n düzenleyip hezimete u rat nca K z l Arslan çekildi (1188). Bu baflar baz emirlerin Sultan a kat lmas n sa lad. Ancak Tu rul un saltanat n tahkim için att her ad m ayn flekilde bu emirlerin da lmas na yol aç yordu. K z l Arslan durumunu bir hayli güçlendirdikten sonra Tu rul la bir anlaflma yapmay baflard. Bunun üzerine kuvvetlerinin bir k sm da lan Sultan a bask n düzenleyip onu yenilgiye u ratt. Bir süre daha K z l Arslan ile mücadeleye devam eden Tu rul her defas nda yenildi. K z l Arslan sonunda bir hile ile Sultan yakalatarak hapsettirdi (1192). Bu süreçten sonra daha ileri giden K z l Arslan, tahta oturttu u flehzâdeyi de hapse atarak halifenin de onay yla kendisini sultan ilan etti. Ancak bu afl r l k baflta nanç Hatun olmak üzere birçok kifliyi rahats z etti ve K z l Arslan a karfl bir ittifak oluflmas na sebep oldu. Nitekim K z l Arslan k sa bir süre sonra, gece çad r nda uyurken, kar s nanç Hatun un da yard m yla öldürüldü. Irak Selçuklu Melikli i nin Y k l fl Atabey K z l Aslan n öldürülmesinden sonra ortaya ç kan kar fl kl k s ras nda Harizmflahlar da Selçuklular üzerindeki bask y artt rd lar. Bu s rada Tu rul da hapisten kurtulmufltu. Ancak çok geçmeden kendisini i ile savafl içerisinde buldu. Sultan Tu rul Ocak 1194 te Harizmflah Tekifl in öncü kuvvetlerini yendi. Ancak devam eden savaflta gözüne isabet eden bir ok sebebiyle at ndan düflünce orada bo az kesilerek öldürüldü. Nafl Büyük Selçuklu Devletinin kurucusu olan Tu rul Bey in türbesine defnedildi. Sultan II. Tu rul un ölümüyle, Sancar n ölümünden sonra bir bak ma Büyük Selçuklular da temsil eden Irak Selçuklular n n Horasan ve ran daki hâkimiyetleri sona erdi.

149 7. Ünite - fiube Hanedanlar (Meliklikler) 141 Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 A MAÇ 3 Büyük Selçuklular zaman nda kurulan flube hanedanlar devletin idare mekanizmas bak m ndan de erlendirebileceksiniz Selçuklu Devleti nin kurulmas üzerine toplanan kurultayda, fethedilen ve fethedilmesi tasarlanan yerler hanedan mensuplar aras nda taksim edildi. Ancak bu bölüflüm mülkiyet hakk ile ilgili olmay p, tamamen idarî bir tasarruftu. Yönetimde sorumluluk alan meliklerin devlet idaresinde tecrübe sahibi olmas sa lan yordu. Önce Abbasî Halifesi ve büyük Sultan n ad n zikretmek flart yla kendi adlar na para bast r p hutbe okutmak, nevbet çald rmak gibi saltanat alâmetlerini kullanabilmekte idiler. Netice itibariyle Büyük Selçuklu Devleti ne tâbiydiler. Tarihî süreçte önce Kirman, ikinci Suriye ve son olarak da Irak flubeleri kurulmufl idi. Kirman ve Irak meliklikleri Büyük Selçuklular n y k l fl ndan sonra yaflamaya devam etmifllerse de, Suriye Selçuklu Melikli i daha önce tarih sahnesinden çekilmifltir. Kirman Selçuklular Melikli inin kurulufl ve y k - l fl sürecini aç klayabilecek Meliklik olarak adland r lan bu hanedanlar n ilki Kirman da Kara Arslan Kavurd taraf ndan 1048 y l nda kurulmufltur. Umman a bir deniz seferi düzenleyen Kavurd buraya hâkim oldu. Kavurt Bey, kut inanc dolay s yla, hanedan n tüm erkek fertlerinin tahtta hak sahibi oldu u anlay fl ndan hareketle önce kardefli Alparslan a, sonra da Melikflâh a karfl taht davas sürdürdü. Fakat ye eni Melikflah a yenildi ve yakalanarak öldürüldü (1073). Ondan sonra yerine o ullar geçti. Fakat onlar ve halefleri zaman nda Kirman Kavurd Bey zaman ndaki istikrar na kavuflamad. Ancak I. Arslanflah ( ) n iktidar zaman nda Kirman Selçuklular tekrar parlak bir dönem yaflad veya bir rivayete göre, 1189 y l na kadar süren Kirman Selçuklu Melikli i O uz istilâs sonucu y k ld. Suriye Selçuklular Melikli inin kurulufl ve y k l fl sürecini aç klayabilecek Büyük Selçuklu sultan Melikflah, kardefli Tutufl u Fat mî tehlikesine karfl Suriye ye tayin etti. Böylece Suriye Selçuklu melikli i kurulmufl oldu A MAÇ 4 (1079). Tutufl, Suriye de görevli Selçuklu beylerinden Ats z öldürerek onun hâkimiyetindeki topraklara sahip oldu (1079). Tutufl da Melikflah n ölümünden sonra (1092) Büyük Selçuklu taht n ele geçirmek için isyan etti. Fakat o da bu isyan s ras nda öldürüldü (1095). Tutufl un ölümünden sonra o ullar ndan R dvan Halep te, Dukak ise D maflk ta Suriye Selçuklular n n birer flubesini kurdular. D maflk Melikli i 1104 y l nda y k larak atabey To tekin in hâkimiyetine girdi ve bu tarihten itibaren D maflk Atabeyli i olarak an ld. R dvan Halep te melikli ini kurdu u s ralarda I. Haçl seferi dolay s yla Haçl lar bölgeye yerleflmifl bulunmaktayd lar. Bu yüzden rahat bir dönem geçirdi i söylenemez. R dvan 1113 te ölünce yerine o lu Alparslan geçti. Atabey Lü lü Alparslan öldürterek (1114) yerine alt yafl ndaki kardefli Sultanflah ç kard ve yönetimi tamamen eline geçirdi. Lü lü nün 1117 de öldürülmesi üzerine Artuklu lgazi flehre ça r ld. Artuklu beyi 1118 de Haleb e hâkim oldu. Sultanflah hapsetmesi üzerine, Suriye Selçuklu Melikli inin bu flubesi de tarihe kar flm fl oldu. Irak Selçuklular Melikli inin kurulufl ve y k l fl sürecini aç klayabilecek Büyük Selçuklu sultan Muhammed Tapar n ölümü üzerine (1118) yerine o lu Mahmud geçti. Ancak Mahmud un genç ve tecrübesiz oldu unu gören amcas Sancar onun saltanat na karfl ç kt. 11 A ustos 1119 da Save de kazand savafltan sonra Büyük Selçuklu sultan oldu. Ye eni Mahmud u Irak bölgesine göndererek orada bir flubenin kurulmas na izin verdi. Irak Selçuklular, tarihi Sancar n do udaki meflguliyetinden yararlanan halifelerin de k flk rtmas yla, bafl ndan sonuna kadar taht mücadeleleri ile geçti. Bu yüzden Halife ile de fliddetli mücadeleler yafland. Bu dönemde sisteme iyice yerleflen gûlam ümera, devletin sonunu getiren mücadelelerin de kayna oldu. Irak Selçuklular n n hâkimiyet sahas nda ldenizliler, Salgurlular ve Zengiler olmak üzere atabeylikler kurulmufltur. Irak Selçuklular Harizmflahlar taraf ndan 1194 te y k lm flt r.

150 142 Büyük Selçuklu Tarihi Kendimizi S nayal m 1. Selçuklular tarihinde ilk deniz afl r seferi düzenleyen kifli ve düzenlenen yer afla daki seçeneklerden hangisinde bir arada verilmifltir? a. Tu rul Bey-Hürmüz Bo az b. Melikflah- Suriye c. Melik Mahmud- Basra Körfezi d. Melik Kavurt- Ummân e. Melik Tutufl-Antakya 2. Kirman Selçuklular ile ilgili afla dakilerden hangisi yanl flt r? a. Kirman ülüfl gelene i icab Kavurt Bey e verilmifltir. b. Büyük Selçuklular dan ba ms z kurulmufltur. c. Kirman Selçuklu melikleri Selçuklu Devleti ne tâbi olmufllard r. d. Kirman da bu dönemde mamur ve müreffeh bir hayat yaflanm flt r. e. Meliklik O uz istilâs sonucu y k lm flt r. 3. Suriye Selçuklu Melikli i nin kurulufl tarihi ve kurucusu afla daki fl klardan hangisinde do ru olarak verilmifltir? a. Tutufl b. Dukak c. Tu rul d. Tutufl e. R dvan Melik Tutufl un öldürülmesiyle sonuçlanan Rey Savafl ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Tutufl ile Melikflah aras nda meydana gelmifltir. b. 24 fiubat 1095 tarihinde olmufltur. c. Tutufl Büyük Selçuklu taht n ele geçirmek istemifltir. d. Tutufl ile Berkyaruk aras nda geçmifltir. e. Terken Hatun da Tutufl u desteklemifltir. 5. Afla daki seçeneklerden hangisinde Suriye Selçuklu Melikli i nin parçalanmas ile ortaya ç kan meliklikler bir arada verilmifltir? a. Musul - Kerkük b. D maflk - Musul c. Irak - Halep d. Halep - D maflk e. Musul - Sincar 6. Melik Dukak n, Melik R dvan tan mak zorunda kald olay afla dakilerden hangisidir? a. R dvan, Artuko lu lgazi ile sefere ç kmas b. To -Tegin in Zümürrüd Hatun ile evlenmesi c. Fat mî halifesi ile Melik R dvan n anlaflma yapmas d. Haçl ordusunun Suriye ye ulaflmas e. K nnesrin savafl nda Melik R dvan a yenilmesi 7. Fat mîler ad na fiiî hutbesi okutan Selçuklu meliki afla dakilerden hangisidir? a. Melik Dukak b. Melik Tutufl c. Melik R dvan d. madeddin Zengi e. Nureddin Mahmud 8. Afla dakilerden hangisi Büyük Selçuklular a ba l olarak kurulan melikliklerden biri de ildir? a. Suriye Selçuklular b. Irak Selçuklular c. Türkiye Selçuklular d. Kirman Selçuklular e. D maflk Melikli i 9. Irak Selçuklu Melikli i afla dakilerden hangisi taraf ndan y k lm flt r? a. O uzlar b. Büyük Selçuklular c. Kirman Selçuklular d. Harizmflahlar e. Gazneliler 10. Melikliklerin ortaya ç kmas nda afla dakilerden hangisi etkili olmam flt r? a. Taht mücadeleleri b. Haçl lar ile mücadele iste i c. Ülke yönetiminde hanedan üyelerinin sorumluluk gere i görev almalar d. Kut anlay fl e. Selçuklular n hâkim oldu u topraklar n genifllemesi

151 7. Ünite - fiube Hanedanlar (Meliklikler) 143 Okuma Parças Sultan Melikflah, Kavurd Bey in o ullar n n gözlerini kör etmek için mil çektirdi i zaman, mil çeken kimse gözlerinin nurunu gidermemeye niyet edip mil çekmeyi savsaklam flt. Sultanflah n ve sa kalan iki kardeflinin gözlerinin nuru durur ve yine eskisi gibi görürlerdi. Ancak bir evde hapis olunmufllar ve üzerlerine güvenilir muhaf zlar kondu undan kurtulmaktan ümitlerini kesmifllerdi. Ayr ca muhaf zlar üçü ile de konuflmad - ndan kurtulufl için bir çare bulamazlard. Nihayet bir hile düflünüp sultandan hizmet için iki cariye istediler: Biz hastay z, hizmetkârs z olamay z, dediler. Sultan bunlara iki cariye verdi. Cariyeler gelip bunlar n oldu u hücreye girdi. Bunlar ile o hücrelerinde durur, hizmetlerini görürlerdi. O cariyeler sebebinden muhaf zlar bunlar n üzerine her zaman izinsiz giremez ve durumlar n göremez oldular. Sonra bunlar muhaf zlar n biri ile dost oldular ve kaçmak için tedbir al p gayret gösterdiler. Kirman a adam gönderip at istediler ve: Bize yard m edin, dediler. Kirman a giden adamlar atlar getirip flehrin d fl nda bir tenha yerde b rakt lar. Bunlarla dost olan muhaf z vas tas ile atlar getirdiklerini bildirdiler. Sonra o iki cariyenin ellerini arkalar na ba lay p bir karanl k evin içine koydular ve evin kap s n s k ca kapatt lar. Evin dam n bir taraftan delip Sultanflah ve kardefllerini ip ile çekerek yukar ç kard lar. O gecenin içinde haz rl klar n gördüler ve atlar n durdu u yere ulaflt lar. Atlar na binip sürat ile yola ç kt lar. Muhaf zlar durumdan ö le zaman haberdar oldular, o cariyeleri ba l ve hapis olunmufl buldular. Melikflah orada de il Horasan da idi. Çok kimse onlar n arkalar ndan gitmedi, gidenler de ulaflamad. Bunlar süratle gidip birkaç gün içinde Kirman a ulaflt lar. Babalar Melik Kavurt un kalesine girdiler, emin oldular. Melikflah n hapsinden kurtuldular. Kirman halk bunlar n gelifline memnun oldu. (Ahmed b. Mahmud, Selçuk-Nâme, I, Haz: Erdo- an Merçil, stanbul: Tercüman 1001 Temel Eser, 1977, ) Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. d Cevab n z do ru de ilse Kirman Selçuklular - n n Geliflme Devri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. b Cevab n z do ru de ilse Kirman Selçuklu Melikli i konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. a Cevab n z do ru de ilse Suriye Selçuklu Melikli inin Kuruluflu nu yeniden gözden geçiriniz. 4. a Cevab n z do ru de ilse Rey Savafl ve Tutufl un Sonu konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. d Cevab n z do ru de ilse Suriye Selçuklu Melikli inin Y k l fl n yeniden gözden geçiriniz 6. e Cevab n z do ru de ilse, Melik R dvan konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. c Cevab n z do ru de ilse Melik R dvan Devri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. c Cevab n z do ru de ilse konu bafll klar n yeniden gözden geçiriniz. 9. d Cevab n z do ru de ilse Irak Selçuklu Melikli i nin Y k l fl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10.b Cevab n z do ru de ilse girifl k sm n ve özetleri yeniden gözden geçiriniz.

152 144 Büyük Selçuklu Tarihi S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Büyük Selçuklu Devleti kurulduktan sonra fethedilen ve fethedilmesi düflünülen yerler, idarî bak mdan paylaflt r ld. Bir k sm nispeten genifl yetkilere sahip olan flehzâdeler, merkezi otoritenin zay flad zamanlarda taht ele geçirme, olmazsa bulundu u bölgede hâkimiyetini güçlendirme yolunda mücadeleye girmifllerdir. Meliklikler her ne kadar ba ms z olamasalar da, tayin edildikleri bölgede kendi hanedanlar n kurmufllard r. S ra Sizde 2 Kudüs ü kurtarmak gibi dinî bir hedefe do ru yola ç - kan, ama tam bir kolonizasyon hareketi yürüten Haçl - lar, Anadolu da büyük tahribat ve kay plara sebebiyet verdikten sonra Suriye ye ulaflt lar. Mart 1098 de Urfa da bir kontluk kuran Haçl lar Antakya y kuflatt lar. Ya s - yan Büyük Selçuklu sultan ve bütün Müslüman emirleri yard ma ça rd. Bu seferin hedeflerinden birisi olan R dvan, Antakya n n yard m na bir miktar asker gönderdi. Fakat onlar da yolda Haçl lar taraf ndan bask na u rat ld. Haçl lar n Antakya y iflgali (Haziran 1098) Halep Selçuklu Melikli i için son derece ciddi bir tehlikeydi. Zira stratejik ç karlar gere i Haleb i ele geçirmeyi düflünen Antakya prinkepsleri, bu amaçla pek çok giriflimde bulundular. S ra Sizde y l nda Sultan Sancar yenilgiye u ratan O uzlar, Horasan, ran, Afganistan ve Kirman da istilâ edip ya malad lar. Buna ra men co rafî konumu dolay s yla onlar n hedefinde olmayan Kirman Selçuklu Melikli i, 1189 a kadar varl n korudu. Merv ve Serahs flehirlerini elinde bulunduran O uz beylerinden Dinar, Harizmflâh taraf ndan buradan at l nca Kirman a girdi. Son Kirman meliki Turanflâh n bu istilay önleyecek güçte olmamas ve öldürülmesi O uzlar n bölgeye kolayl kla hâkim olmas na ve melikli in y k lmas na yol açt. S ra Sizde 4 Irak Selçuklu sultanlar, Sultan Sancar n yüksek otoritesi ve himayesi alt nda bulunuyorlard. Buna ra men onun do udaki meflgûliyetlerinden yararlanan Abbasî Halifeleri, taht mücadeleleri için Irak Selçuklu meliklerini birbirlerine karfl k flk rt yorlard. Bu durum Halifelerin yeniden siyasî güç olma çabalar n n bir sonucu olup, zaman zaman sert çat flmalara da yol açabiliyordu. Bu u urda iki halife hayat n kaybetti i gibi, halifeler son dönemlerde Harizmflahlarla iflbirli i yaparak Irak Selçuklular n n çöküflünde önemli rol oynam fllard r.

153 7. Ünite - fiube Hanedanlar (Meliklikler) 145 Yararlan lan Kaynaklar Alptekin, Coflkun (1989), Irak Selçuklular, Do ufltan Günümüze Büyük slâm Tarihi, VII, stanbul, Kayhan, Hüseyin (2001), Irak Selçuklular, Konya. Merçil, Erdo an (1980), Kirman Selçuklular, stanbul. Merçil, Erdo an (1989), Kirman Selçuklular, Do ufltan Günümüze Büyük slâm Tarihi, VII, stanbul, Sevim, Ali (1989), Suriye ve Filistin Selçuklular Tarihi, Ankara. Sevim, Ali (1989), Suriye Selçuklular, Do ufltan Günümüze Büyük slâm Tarihi, VII, stanbul,

154 8BÜYÜK SELÇUKLU TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Selçuklular döneminde kurulan atabeyliklerin sistem içerisindeki yerini tan mlayabilecek, To teginlilerin tarihçesi ve tarihî önemini aç klayabilecek, Zengilerin tarihçesi ve tarihî önemini belirleyebilecek, ldenizlilerin tarihçesi ve tarihî önemini aç klayabilecek, Salgurlular n tarihçesi ve tarihî önemini de erlendirebileceksiniz. Anahtar Kavramlar Büyük Selçuklular Atabey-Atabeylik To teginliler Haçl Seferleri Fat mîler Zengiler ldenizliler Harizmflahlar Halife Salgurlular çindekiler Büyük Selçuklu Tarihi Atabeylikler TO TEG NL LER (DIMAfiK ATABEYL / BÖR LER) ZENG LER (MUSUL ATABEYL ) LDEN ZL LER (AZERBAYCAN ATABEYL ) SALGURLULAR (FARS ATABEYL

155 Atabeylikler G R fi Atabeg ata ve beg kelimelerinden meydana gelen, Türkler e has bir unvand r. Ancak kurumun Selçuklu öncesi uygulamalar hakk nda fazla bilgi bulunmamaktad r. Selçuklu döneminde sultanlar n flehzâdeleri e itmek için tayin ettikleri hocalara atabeg unvan verilmifltir. Selçuklular da bilinen ilk atabey, Sultan Alp Arslan n, o lu Melikflah a hoca tayin etti i Nizâmülmülk tür. Atabeyler genellikle gûlam kökenli askerî valiler olup, kendilerine iktalar tahsis edilirdi. Atabeyin vazifesi, çocuk yaflta yan na verilen meliki her bak mdan yetifltirmek, bir bak ma tahta haz rlamakt. Bu durum merkezi idarenin güçlü oldu u zamanlarda hiç bir sorun yaratmazd. Fakat devletin zaaf gösterdi i hâllerde atabeyler, yanlar nda bulunan flehzâdeler ad na saltanat mücadelesine giriyorlard. E er baflar l olurlarsa melik tahta oturur, kendileri de sultan n en yak n nda yer almak suretiyle, çok önemli konumlara gelirlerdi. Saltanat davas n kaybetmeleri hâlinde ise, ço unlukla flehzâdenin dul annesi ile evlenerek mevkilerini güçlendirirlerdi. Bulunduklar yerde merkeze ba l olmakla birlikte, zamanla denetimin zay flad nüfuz alanlar olufltururlard. Ayr - ca kendilerine verilen ikta topraklar n n büyüklü ü nisbetinde hâkimiyetleri sa lamlafl rken, bir yandan iktalar n n, di er yandan unvanlar n n o ullar na intikâl etmesiyle kendi hanedanlar n kurarlard. Bildi imiz atabegliklerin hepsi Büyük Selçuklu veya Irak Selçuklular na, dolay s yla da Abbasî Halifeli ine tâbi olmufllard r. Bununla birlikte atabeylerin, devletin zay f zamanlar nda devleti çöküfle götüren önemli sebeplerden birisini teflkil etti i görülmektedir. Kendilerine verilen merkezden uzak, genifl ikta topraklar ile yanlar ndaki flehzâdeleri devlete karfl pazarl k konusu yapabilmeleri en mühim dayanaklar olmufltur. Özellikle Irak Selçuklular n n son zamanlar nda ümera, adetâ kendilerini zorla atabeg tayin ettirip, melikleri de rehin olarak yanlar nda tutacak kadar büyük, fakat tahripkâr bir güç oda durumuna gelmifllerdir. Bununla birlikte atabeglik merkezlerinde hâkimiyet alâmetleri, en kötü dönemlerde bile melik ad na icra edilirdi. Atabey çok nüfuzlu ise hutbe ve paraya onun ad da eklenirdi. Musul ve D maflk ta oldu u gibi, yanlar nda art k flehzâdelerin olmad dönemlerde de atabey olarak an lm fl olmalar na ra men, bunlar art k meliklerin hocalar olarak de il, sultan, melik, emir gibi siyasî bir mevkinin ifadesi olan unvanlar yla tarih sahnesinde yer alm fllard r.

156 148 Büyük Selçuklu Tarihi TO TEG NL LER ( ) To tegin ve Atabeyli in Kuruluflu To teginliler, D maflk merkez olmak üzere Suriye de bafll ca Hama, H ms, Tedmür ve Baalbek çevresinde hüküm sürmüfl bir hanedand r. Atabeyli in kurucusu olan Türkmen beyi To tegin hakk nda fazla bilgi bulunmamaktad r. Sultan Alp Arslan n Kafkasya seferi s ras nda ona kat ld, bu bölgede yapmakta oldu u gazâlarla ilgili tecrübelerini sultanla paylaflt ve kendisini Rum seferine teflvik etti i bilinmektedir. Anadolu seferlerine kat lan komutanlar içerisinde ad geçen To tegin in daha sonra Suriye meliki Tutufl un hizmetine girdi i anlafl lmaktad r Daha önce anlat ld gibi, Melikflah ölünce kardefli Tutufl, onun yerine geçmek arzusuyla taht mücadelesine girmiflti. Tutufl bu amaçla Âmid (Diyarbak r) e geldi i s rada, yan nda bulunan meflhur komutan To tegin i o lu Dukak a atabey tayin etmiflti (1093). Tutufl, Rey savafl nda ölürken To tegin Berkyaruk a esir düflmüfltü. Sonra esir mübadelesi çerçevesinde sal verilen To tegin, D maflk ta melik ilan edilmifl olan Dukak n hizmetine girdi. To tegin atabey unvan n, Dukak n D maflk melikli i döneminde de korudu. Daha sonra Melik Dukak da, onu kendi o lu Tutufl un atabeyli ine atad. Atabey To tegin, Dukak n vasiyeti üzerine onun bir buçuk yafl ndaki o lu Tutufl u meliklik makam na oturttu (1104). Kendisi de onun atabeyi olarak tüm idareyi eline ald. Fakat daha sonra Tutufl ad na okunan hutbeyi kesip, Dukak n kardefli Ertafl D maflk a ça rd. Melik ilân edilen Ertafl, atabey taraf ndan öldürülmekten korktu undan ona karfl kuvvet toplamak üzere D maflk tan kaçt (Ekim 1104). Fakat yard m temin edemeyen melik yolda eceliyle vefat etti. K sa bir süre sonra Melik Tutufl un da ölmesi üzerine To tegin in önünde hiç bir engel kalmad. D - maflk melikli i miras na kendi ad na el koydu. D maflk Atabeyli i - Haçl Münasebetleri Bu dönemde Yak ndo u yu tehdit eden en büyük düflman Haçl lar d. To tegin ise Kudüs Krall ile komflu olmas bak m ndan tehlikeyi çok daha yak ndan hissediyordu. Haçl lar a karfl yap lan savafllarda önceleri saf tutmayan Fatimîler, toprak ve itibar kay plar n telafi etmek için Türklerle iflbirli i etmeye mecbur oldular. Atabey Fat mîler in yard m ça r s na, Emir Sabar idaresinde bin üçyüz kiflilik bir kuvvet göndererek karfl l k verdi. ki taraf n da a r kay plar verdi i Remle savafl - n Haçl lar kazand (29 A ustos 1105). Baudouin in krall n güvenli ini sa lamak için infla ettirdi i Al al kalesi, D - maflk n ziraât alanlar bak m ndan ciddi bir tehdit oluflturuyordu. To tegin bu sebeple ç kt seferde, kaleyi zapt edip tamamen y kt rd (Aral k 1105). Bununla birlikte Haçl lar atabeyli in güneyindeki bölgeleri ya malamaya devam ediyorlard. To tegin bunun üzerine Türkmenler den de yard m temin ederek sefere ç kt. Fakat Kral Taberiye ye çekilince, bir iki ufak çat flma d fl nda savafl olmad. D maflk n güneyine ak nlar sürdü ü için Taberiye ye yeniden sefere ç kan Atabey, Haçl lar ma lup etti. Kral n ye eni olan kale komutan Gervaise esir edildi. Serbest b rak lmas konusunda taraflar aras nda anlaflma sa lanamay nca da öldürüldü (1108). Atabeyin ikinci Taberiye seferinden sonra Kudüs kral Sayda ya sald rd. Haçl - lar sahil fleridini tamamen zapt etmek istiyorlard. Fat mî donanmas Sayda kuflatmas na yard m na gelen Ceneviz donanmas n ma lup etti. D maflk kuvvetleri gecikmeli de olsa flehrin yard m na yetifltiler. Taberiye bölgesindeki sürekli savafl ha-

157 8. Ünite - Atabeylikler 149 li D maflk n ekonomik hayat na da büyük zararlar veriyordu. Zira zengin ticaret kervanlar n n ya malanmas, ister istemez D maflk-m s r kervan yolunu kullan m d fl b rak yordu. Atabeyli in ticarî ç karlar n gözeten To tegin, bu yüzden Kral n teklifini kabul ederek on y ll k bir bar fl antlaflmas yapt (1108). Bu sayede D - maflk n ticaret hayat n n canlanmas n sa lad. Haçl lar taraf ndan kuflat lan Trablus a ba l Arka kalesi nâibi, To tegin den flehri kendisine teslim etmek karfl l nda yard m istedi. Hemen gönderilen D maflk askerleri kaleye girdiler. Ancak takviye kuvvetlerini göndermekte geç kalan Atabey, Haçl lar taraf ndan bask na u rat l p a r kay plar verdi. Arka kalesi sonunda Haçl lara teslim oldu. Haçl lar bundan sonra Cenevizlilerle birlikte, Fatimîler e ait Trablus u karadan ve denizden kuflat p iflgâl ettiler. Trablus da Kudüs krall na ba l bir kontluk kuruldu. Bu arada Antakya prinkepsi Tancred de Banyas ve Cebele yi zapt etti (Temmuz 1109). Haçl lar atabeyli e ba l Rafeniye ye sald rarak mevcut antlaflmay bozdular. Bunun üzerine Atabey, Haçl lar n tüm ikmâl yollar n keserek flehrin düflmesini engelledi. Ancak To tegin bu sald r lar karfl s nda Antakya Prinkepsi ile bir anlaflma yapmaya mecbur oldu. Buna göre el-munayt ra ve bn Akkâr kaleleri Haçl lar a terkedilecek, el-bika bölgesi ürününün üçte biri onlara verilecek ve baz kaleler Haçl lara y ll k vergi ödeyeceklerdi (1110). Sultan Berkyaruk, Haçl larla savaflmak üzere, tüm bölge emirlerine Musul valisi Mevdûd komutas nda toplanmalar n bildirdi. Artuklu lgazi ve Ahlatflah Sökmen in de kat ld Selçuklu ordusu, önce Urfa y kuflatt. Erzak takviyesi yapamayan flehir zor duruma düfltü. Kudüs kral idaresinde yard ma gelen Haçl ve Ermeni kuvvetleri Selçuklu ordusunun pususuna düflerek büyük kay plar verdi (1110). To tegin de askerlerini, Urfa y kuflatmaya devam eden Selçuklu ordusunun yard - m na gönderdi. Fakat kendisi Haçl tehdidi dolay s yla D maflk a dönmek zorunda kald. To tegin, ertesi y l Sultan Tapar n emri ile, yine Emir Mevdûd idaresinde, Harran önlerinde toplanan Selçuklu ordusuna kat ld. Fakat komutanlar aras ndaki anlaflmazl klar ve hastal klar ordunun bir netice al nmadan da lmas na sebep oldu. Mevdûd ve Atabey, Haçl lar n kuflatt fieyzer e yard ma gittiler. Ancak k fl n yaklaflmas dolay s yla onlar da ülkelerine döndüler. Kudüs Kral Baudouin bu kez de Sur liman flehrini kuflatt. Sur valisi Anufltegin ba l oldu u Fat mîlerden k sa sürede yard m alamayaca n görerek To tegin e baflvurdu. Atabey in gönderdi i 200 kiflilik takviye kuvveti muhasaradan önce flehre girmeyi baflard. Haçl lar n dikkatini Sur dan baflka yöne çekmek için, çevredeki Haçl flehirlerine sald r lar düzenledi, kay plar verdirdi. Sur önündeki Haçl lar n karadan ikmâl yollar n kesti i gibi, Sayda liman na hücum edip gemilerini de tahrip etti. Dört ay süren kuflatmadan sonuç ç kmay nca Haçl lar Akkâ ya çekildiler (1112). Ancak To tegin in D maflk a dönmesinden sonra Sur u yeniden kuflatt lar. Vali yine To tegin e müracaat etti. D maflk kuvvetlerinin zaman nda yetiflmesiyle Sur atabeyin hâkimiyetine girdi. Fakat To tegin flehrin kritik mevkiinden dolay, Fatimîlere karfl tav r almay do ru bulmad. Sur u onlara b rak p donanma ile takviye edilmesini tavsiye etti. Haçl lar da kuflatmadan vazgeçip flehrin valisi Mesud ile anlaflmak zorunda kald lar. Kudüs Kral 1113 de, D maflk a ba l el-besâniye bölgesini ya malayarak aralar ndaki anlaflmay bozdu. To tegin, Emir Mevdûd un yard m yla, di er Haçl lar n da takviye etti i Kral Baudouin in ordusunu Taberiye yak n nda bask na u ratt. ki bin kadar zayiat veren Haçl ordusunun kalan Taberiye ye s nd. Hattâ kral tan nmad için esir düflmekten son anda kurtuldu. Haçl lar birkaç gün burada muhasara alt nda tutuldular. Haçl lar a ait yerler ya maland, pek çok ganimet elde

158 150 Büyük Selçuklu Tarihi SORU D KKAT edildi. Emir Mevdûd ile Atabeyin baflar lar Kral n, bozdu u anlaflmay yenilemesini sa lad. Hattâ To tegin in Taberiye seferi s ras nda ele geçirdi i yerlerin ona b rak lmas n da kabul etti (1114). Bu arada To tegin, Halep Selçuklu meliki Alp Arslan n D maflk a gelip kendisinden yard m istemesi üzerine, hutbeye Sultan Tapar dan sonra Melik in ad n da koydu. Melik in davetine icabet edip, Halep e giderek baz düzenlemeler yapt. Fakat bir sonuca varamayaca n anlayarak geri döndü. Mardin Artuklu beyi lgâzi, Ba dad flahneli inden azledildi i için Sultan Tapar a k rg nd. Bu yüzden Musul valisi Aksungur Porsukî idaresindeki Selçuklu ordusuna gere i kadar yard m etmemesi, taraflar aras nda çat flmaya ve Porsukî nin yenilmesine yol açt. Bu arada To tegin de aç kça olmasa bile, Musul valisi Mevdûd un D maflk ta Bat nîler taraf ndan öldürülmesinden sorumlu tutuluyordu. Tapar taraf ndan cezaland r lmaktan korkan lgâzi, Atabey e Sultan a karfl anlaflma teklif etti. Kuvvetlerinin Selçuklu ordusuyla savaflmaya yetmeyece ini düflünen müttefikler Haçl lar la da anlaflt lar. Lü lü nün daveti üzerine Sultan ad na Halep i teslim almaya gelen yeni Musul valisi Porsuk b. Porsuk, To tegin in direnifliyle karfl laflt. Ancak Atabey e ait baz flehirleri zabt etti. Bunun üzerine Antakya prinkepsinden yard m isteyen lgâzi ve To tegin in yard m na Kudüs kral ve Trablus kontu da geldiler. ki ay boyunca ordugâhlar nda bekleyen Haçl lar Selçuklu ordusuna sald rmaya cesaret edemeyip SORU geri döndüler. Fakat kendilerini takip eden Selçuklu ordusunu yenilgiye u ratt lar. Haçl seferlerinin D KKAT yaratt dinî havaya ra men, Haçl lar n Müslümanlarla, Müslümanlar n Haçl lar la yapt klar ittifaklar, siyasî ve ekonomik ç karlar n dinî hedeflerin önüne geçebildi ini göstermektedir. Bundan da anlafl laca üzere, Haçl seferleri sürecinde Müslümanlar ve H ristiyanlar, yekpâre iki blok de illerdi. AMAÇLARIMIZ Haçl lar, Selçuklu ordusu bölgeden çekildikten sonra, müttefikleri To tegin e AMAÇLARIMIZ ait Rafeniye yi zapt ettiler. Atabey flehri 22 Ekim 1115 te ani bir bask nla geri ald. To tegin, Haçl larla iflbirli i yaparak maksad n n s n rlar n aflt n gördü da K T A P Ba dad da K bulunan T A PSultan Tapar n huzuruna ç k p af diledi. To tegin affedilmekle kalmad, kendisine Suriye valili ine tayin edildi ine dair bir menflur da verildi y l nda Haçl lara karfl sefere ç kan Musul valisi Aksungur Porsukî, D maflk TELEV ZYON önlerine gelince TELEV ZYON To tegin de ona kat ld. Trablus kontunun üzerine yürüyen Türk ordusu, üç bin kadar flovalyeyi k l çtan geçirip, pek çok ganimet elde etti. Haçl lar, Akdeniz sahil fleridini büyük ölçüde ele geçirmifllerdi. Stratejik ve ticarî ç karlar bak m ndan, bundan sonraki bafll ca hedefleri M s r d. Nitekim Kral Baudouin 1118 de M s r a bir sefer düzenledi. To tegin kuvvetleriyle Yermük bölge- NTERNET NTERNET sine inerek onu tehdit etti. Kral geri dönerken yolda ölünce, Haçl lar yeni kral n seçilece i bu kar fl k dönemde Atabey ile anlaflmak istediler. Anlaflma mümkün olmad ise de, böylece Haçl lar M s r dan uzaklaflm fl oldular. Bu arada Fat mî ordusu da Askalan da bulunan To tegin e kat ld. Ordugâhda iki ay bekleyen To tegin, savafl yapmadan D maflk a döndü. Fakat II. Baudouin Kudüs kral olur olmaz hemen taarruza geçti. To tegin kendisinden yard m istedi i Artuklu lgâzi nin Türkmen kuvvetleri ile gelmesini bekliyordu. lgâzi ise Haleb e yönelen Antakya prinkepsi Roger in kuvvetlerine bask n düzenledi. Roger in kiflilik ordusunun kendisi de dâhil, önemli bir k sm yok edildi. To tegin Artah kuflatmakta olan lgazi ye kat ld ktan sonra birlikte Esarib ve Zerdana kalelerini ele geçirdiler. II. Baudouin bu yenilginin intikam n almak için sefere ç kt. To tegin ve lgâzi, kuvvetleri k smen da lm fl olmas na ra men, Kral n ordusuyla harbe girmek zorunda kald lar. Türk ordusu Haçl lar püskürtmeye muvaffak oldu (1119).

159 8. Ünite - Atabeylikler 151 Sur valisi Fat mî veziri taraf ndan azledilince, Haçl lar bundan yararlan p flehri almaya teflebbüs ettiler. Fatimîler ise flehrin valilik menflurunu To tegin e göndererek her türlü sorumlulu u ona y kt lar. Haçl lar Venediklilerin yard m yla flehri karadan ve denizden kuflatm fllard. Banyas a gelen Atabey, etraftaki Müslüman emirliklere yapt acil yard m ça r lar na cevap alamad. Bu durumda kazanamayaca n anlayan Atabey, yap lan anlaflma gere ince ahalinin flehri güvenle terketmesine nezâret ettikten sonra Sur u Haçl lara teslim etti (1124). Bu arada ikinci defa Musul valisi olan Aksungur Porsukî, Haçl lar a karfl takip etti i aktif politika ile Atabey i rahatlatt. ki Türk emir birleflerek Kefertâb ald lar. Ancak Azaz Kalesi önünde Kudüs Kral ile yap lan savaflta her iki taraf da a r zayiat verdi. Kral II. Baudouin, harekâta devam ederek atabeyli in topraklar n ya malamaya giriflti. To tegin durumun ciddiyetine bakarak büyük bir ordu toplad da Merc-i Süffar da yap lan savafltan sonra Dimaflk a dönebildiyse de süvarileri çok kay p verdi. Bu yüzden Trablus kontunun kuflatt Rafeniye ye yard m gönderemedi i için, atabeyli in bu önemli s n r flehri düfltü. To tegin atabeyli inin son dönemlerinde, Haçl lara karfl bir üs olaca n umarak Banyas flehrini Bat nîler e verdi. Dönemin kaynaklar nda veziri Mezdegânî ve lgâzi nin etkisi ile bu karar ald rivayet edilmektedir. fiüphesiz bu husus onun inanc yla ilgili bir tercih de ildi. Fakat Bat nîler in devlete, kurumlara nas l s zd klar n gösteren güzel bir örnektir. Bir süredir hasta olan To tegin, yerine o lu Tacülmülk Böri nin geçmesini vasiyet ettikten sonra 11 fiubat 1128 tarihinde öldü. Tacü l-mülk Böri Babas n n yerine D maflk Atabeyli i taht na oturan Böri, onun sa l nda Ba albek valisi ve D maflk nâibi olarak, idarî tecrübe kazanma f rsat bulmufltu. To tegin in veziri Tahir b. Sa d el-mezdegânî nin tavsiyesiyle Banyas flehrini verdi i Bat nîler beklentileri bofla ç karm fllard. Nitekim Sur un kendilerine b rak lmas flart yla, Haçl lar n D maflk zapt na yard m etmek üzere anlaflt lar. Böri, Bat nîler D - maflk da da taflk nl klar n artt r nca önce veziri el-mezdegânî yi idam ettirdi. Bundan cesaret alan halk da harekete geçerek flehirde birçok Bat nî yi öldürdü (1129). Böri, Bat nîler e karfl s k bir takibat yürüttü. Bu y l n sonunda birleflik bir Haçl ordusu D maflk civar n ya malamaya giriflti. Bin kiflilik öncü birlikleri atabeyin askerleri taraf ndan imha edilince, Haçl lar kuflatmadan vazgeçip çekildiler. Musul valili ine atanan madeddin Zengi, Halep i ele geçirdikten sonra D maflk Atabeyli inin, neredeyse Haçl lar kadar büyük bir düflman oldu. Nitekim tüm Musul valileri gibi cihad ça r s yapan Zengi ye befl yüz kiflilik bir müfreze gönderen Böri, Hama meliki olan o lu Sevinç e de kuvvetleriyle ona kat lmas n bildirdi. Ancak Zengi, Sevinç i hapsedip hileyle Hama y ele geçirdi (1130). Atabey Böri D maflk ta giriflti i Bat nî tenkili dolay s yla onlar n hedefinde bulunuyordu. Üst düzey tedbirlere ve devaml z rh giymesine ra men, suikastten kurtulamay p boynundan ve bö ründen yaraland. Ömrünün son bir y l n bu sebeple hasta olarak geçirdi ve 6 Haziran 1132 de vefat etti. fiemsü l-mülk smail Böri ölmeden önce yerine o lu fiemsülmülk smail i veliaht tayin etmiflti. smail bafla geçti inde, baz kaleleri iflgâl eden kardefli Muhammed ile savaflmak zorunda kald. Onu yenilgiye u ratt ktan sonra affetti. smail in ilk icraât To tegin in Bat - nîler e terketti i Banyas kalesini geri almak oldu. Daha sonra da Zengi nin Haçl - lar la meflgûliyetinden yararlan p Hama y da kurtard. Atabey smail in fieyzer i ku-

160 152 Büyük Selçuklu Tarihi flatmas, Haçl lar n ilgisini D maflk a yöneltti. Nitekim Havran iflgâl ederek, aralar ndaki antlaflmay bozdular. smail bunun üzerine Akkâ, Nas ra ve Trablus taraflar na ak nlar düzenledi. Haçl ordusu bu durumda çekilmek zorunda kald. smail baflar l bir d fl siyaset takip etmesine ra men, sert yönetimi ve koydu u a r vergiler yüzünden pek sevilmiyordu. Bir av partisinde u rad baflar s z suikast girifliminden sonra da herkesten kuflkulan r oldu. Kardefli Sevinç ile baz ileri gelen adamlar n ortadan kald rd. Sonunda ölüm korkusu ile ne yapaca n bilemez hâlde, Zengi ye haber yollayarak D maflk kendisine teslim edece ini bildirdi. Bu teflebbüsün ailesinin sonu olaca n gören annesi Zümürrüt Hatun un emriyle 1135 de öldürüldü. sfahsâlâr, sipâh (atl asker) ve sâlâr (komutan) kelimelerinden meydana gelen sipâhsâlâr /sipehsâlâr (ordu komutan ) teriminin farkl bir yaz l fl d r. fiihabeddin Mahmud smail in yerine kardefli Mahmud geçirildi. Bu arada Musul atabeyi, smail den gelen daveti gerekçe göstererek D maflk önlerine geldi. Atabey Mahmud elçiye iyi davranmakla birlikte, Zengi nin teslim olmas yolundaki iste ini kabul etmedi. Kuflatman n sonuç vermeyece ini anlayan Zengi, yan ndaki Selçuklu meliki Alp Arslan ad na hutbe okunmas flart yla anlaflmay kabul etti. Bu olay atabeylerin melikleri, kendi nufüzlar n güçlendirmek için nas l kulland klar na dair güzel bir örnektir. Bu arada H ms hâkimi de Zengi nin bask s yüzünden flehri Atabey Mahmud a teslim etmiflti. Fakat Zengi, Irak ve Suriye yi kendi idaresi alt nda birlefltirmek istedi i için H ms almaktan vazgeçmedi. Zengi, D maflk ve H ms a sahip olabilmek için Mahmud un annesiyle evlendi. H ms Hatun un çeyiz olarak Musul a ba land. Zengi de Barin kalesini, Mahmud la evlendirdi i k z n n çeyizi olarak D maflk Atabeyli ine b rakt (1138). D maflk ümeras ndan isfahsâlâr Emir Bazvac, 1137 y l nda Türkmenlerle takviye etti i ordusuyla, Trablus kontlu u ve Kudüs Krall topraklar na baflar l ak nlar düzenledi. Fakat bir süre sonra Atabey taraf ndan öldürüldü. Onun yerine Muineddin Üner tayin edildi. Mahmud 1139 da, Ermeni as ll üç hizmetkâr taraf ndan uyurken katledildi. Bu suikastin kardefli Muhammed ile isfahsâlâr Üner in tertibi oldu u tahmin edilmektedir (Haziran 1139). Cemâleddin Muhammed Devri Üner, maktul Atabey in kardefli Muhammed i D maflk a getirip onun yerine oturttu. Daha sonra Atabeyin annesi ile evlenen Üner vezirli e tayin edildi. Ancak Atabey Muhammed in, öldürülmekten korkan kardefli Behramflah, Zengi ye s narak onu D maflk almaya teflvik etti. Bu f rsat de erlendirmek isteyen Musul atabeyi, hemen yola ç kt. Önce Baalbek i zapt etti. D maflk önlerine gelen Zengi, flehrin teslimini istediyse de reddedildi. Zengi, veziri fiehrizorî nin flehre gönderdi i casuslardan ald istihbarâta göre, D maflk a girilse dahi çarp flmalar n aleyhine sonuçlanaca düflüncesiyle kuflatmay kald rd. Atabey Muhammed, k sa bir süre sonra yakaland hastal ktan kurtulamay p 29 Mart 1140 da öldü. Mücîreddin Abak ve Atabeyli in Y k l fl Atabey Muhammed in ölümünden sonra, yerine o lu Abak geçirildi. Ancak Atabeyli in idaresi art k tamamiyle Üner in elinde bulunuyordu. Zengi nin bu de iflikli i D maflk almak için vesile addetmesi üzerine Üner, Haçl lar la antlaflma yapt. Haçl -D maflk kuvvetlerince al nan Banyas, antlaflma gere ince Haçl lar a verildi. Banyas n düfltü ünü ö renen Zengi, D maflk a yürüdü. Haçl lar n deste ine ra -

161 8. Ünite - Atabeylikler 153 men erzak s k nt s çeken Atabey Abak, hutbede Zengi nin ad n okutmay kabul ederek kuflatman n kald r lmas n sa lad. Bilindi i gibi Zengi 1146 da flehit olunca, topraklar o ullar aras nda bölündü. Halep havâlisine hâkim olan Nureddin Mahmud da babas gibi, Haçl lar a karfl baflar l bir mücadele için, Suriye nin tek bir yönetim alt nda toplanmas n n flart oldu- unu düflünüyordu. Urfa n n fethi üzerine yola ç kan kinci Haçl ordusuna karfl da, D maflk yönünde kendisini emniyete almak istiyordu. Bu yüzden Nureddin, Abak la yapt anlaflma gere i onun Serhad kalesi muhasaras na bizzât kat ld. Haçl lar Bara da yenilgiye u rat ld. Bosra ve Serhad atabeylik topraklar na kat ld. Suriye ye ulaflan kinci Haçl ordular, Halep ten önce yine Nureddin e ba l olan D maflk kuflatmaya karar verdiler. Ancak Temmuz 1148 de flehri kuflatan Haçl lar, Musul ve Halep Atabeyli i kuvvetlerinin yard ma gelmesi üzerine, hiçbir varl k gösteremeden bölgeden ayr lmak zorunda kald lar. Dimaflk, Halep ve Musul askerleri, Haçl lar aras ndaki bir anlaflmazl ktan istifadeyle, Arima kalesini zabt edip y kt lar. Nureddin in Antakya havalisindeki harekât na karfl l k, Kudüs krall askerleri de D maflk a ba l yerleri ya malad lar. Abak, Nureddin e karfl denge oluflturabilmek için Kudüs kral ile iki y ll k bir bar fl anlaflmas yapt (May s 1149). Ancak bu anlaflmaya karfl l k, krall a y ll k vergi ödemeyi kabul etti. Bununla birlikte Nureddin Mahmud un Antakya harekât na asker göndermeyi de ihmâl etmedi. Üner in ölümünden sonra, tüm yetkileri kendisinde toplamak isteyen Abak a karfl D maflk ta bir isyan ç kt. Nureddin bu olaydan yararlanmay düflündü. Atabeyden Haçl lar a karfl asker yard m istedi. Fakat Abak, D maflk n savunmas n zay flatacak ve Kudüs kral ile aras n bozacak bu teklifi kabul etmedi. Bununla birlikte 1150 de, D maflk kuflatan Nureddin ad na hutbe okutmay kabul etti. Nureddin in ertesi y lki D maflk kuflatmas Haçl lar n Abak a yard m yüzünden sonuca ulaflamad. Ama Abak, Halep atabeyinin D maflk nâibi s fat n kabule mecbur oldu. Haçl lar Fat mîler e ait Askalan kuflatt nda Abak da, Nureddin idaresinde flehre yard ma gelen kuvvetler aras nda bulunuyordu. Askalan n düflmesi üzerine Dimaflk n Haçl lar karfl s nda iyice zora düfltü ünü gören Atabey, Kudüs kral ile temasa geçti. Ancak bu durum ba l bulundu u Nureddin i yok saymak anlam na geliyordu. Bunun üzerine Nureddin Mahmud D maflk bir kere daha kuflatt ve 25 Nisan 1154 te teslim ald. Böylece D maflk Atabeyli i tarihe kar flt. D maflk Atabeyli i elli y ll k k sa siyasî hayat nda, Haçl lar n Suriye ve Filistin de kurduklar hâkimiyetlere karfl bir kalkan görevi yapt. Antakya dan Kudüs e kadar uzanan sahan n tamamiyle Haçl lar n eline geçmesine engel oldu. Büyük Selçuklu Devletinin fetret dönemi olmas dolay s yla, bu hizmet slâm dünyas için çok büyük önem arzediyordu. D maflk atabeyleri bu yo un siyasî faaliyetlerine ra men, ülkelerinde iktisadî ve sosyal kalk nmay da ihmâl etmediler. Büyük Selçuklu gelene i olan medrese inflas onlar taraf ndan da devam ettirildi. Bu dönemde on üç medrese yan nda, mescitler, hamamlar ve su kanallar gibi eserlerin varl bilinmektedir. D maflk da her zenaât erbab n n ayr çarfl lar vard ; dericilik ve kumafl dokumac l geliflmifl ifl kollar ndan idi. Cam ve demir eritme f r nlar ile, bu day sap ndan ka t yap lan imalâthâneler ve canl ziraât hayat devrin iktisadî seviyesini göstermek bak m ndan önemlidir. D maflk Atabeyli inin tarihî rolünü k saca aç klay n z. 1 SORU SORU D KKAT D KKAT

162 154 Büyük Selçuklu Tarihi MUSUL ATABEYL (ZENG LER) ( ) Selçuklu Devleti nin Abbasî halifelerini, art k siyasî bir güç olarak kabul etmeyen politikalar na ra men, onlar n bu u urda verdi i mücadeleler, Irak Selçuklular döneminde ivme kazand. Halifenin kiflilik bir ordu toplayabilmifl olmas, bu zamana kadar bir hayli mesafe katetti inin göstergesidir. Nitekim bu giriflimler Müstarflid in hayat na mal olacakt r. madeddin Zengi ve Atabeyli in Kuruluflu Zengiler, Musul ve Halep merkez olmak üzere, el-cezire, Do u Anadolu ve Suriye de hüküm sürmüfl bir atabeyliktir. Kurucusu Zengi dir. Babas Kasimüddevle Aksungur u, Melikflah n dad s n n kocas ve sonra Halep valisi olarak tan maktay z. Aksungur, Melikflah tan sonra hizmetine girdi i Tutufl taraf ndan öldürülünce, bu s rada yedi yafllar nda olan Zengi, Musul valilerince yetifltirildi. Nitekim Mevdûd un da Haçl lara karfl düzenledi i seferlerde onun yan nda yer ald. Sonraki vali Aksungur Porsukî taraf ndan kendisine Vas t ve Basra ikta edildi y l nda Ba dad kuflatan Irak Selçuklu sultan Mahmud, Zengi yi yard mlar dolay s yla Ba dad flahneli ine atad y l nda iki o lunun atabeyli i ve Musul valili ine getirdi. Zengi, Haçl lar la mücadelenin ancak el-cezire, Suriye ve hattâ M s r da siyasî birlik sa lamakla mümkün olaca n düflünüyordu. Bu u urda mücadeleye Mardin Artuklular na ba l Haleb i alarak bafllad. Mardin beyi Timurtafl n müdahalesini önlemek için Nusaybin i de ele geçirdi. Sonra Sincar, Habur ve Harran (1128); 1130 da D maflk a ba l Hama y zabt etti. Artuklular yenerek Kuzey Suriye ve Güneydo u Anadolu da hâkimiyetini sa lamlaflt rd. Irak Selçuklu sultan Mahmud un ölümü üzerine ç kan taht kavgalar, Halife Müstarflid in tahrikiyle daha da karmafl k bir hâle gelmifl bulunuyordu. Zengi, Sultan Sancar n emriyle Müstarflid e karfl Ba dad a yürüdü, fakat yenilerek Musul a döndü (1132). Bunun üzerine intikam almak için, etraftan otuz bin kiflilik bir ordu toplayan Halife, Musul u kuflatt ise de sonuç alamad (1133). Zengi de erli hediyeler göndererek Halife ile bar flmay tercih etti. Ama Musul seferi s ras nda ona yard mda bulunan Artuklu beyi Davud un üzerine yürüyüp yendi. Emir sa y da, Hakkâri civar nda elinde bulunan kaleleri alarak cezaland rd. Babas n n öldürülmesi üzerine hilâfet taht na geçen Raflid, Sultan Mesud a karfl bir ittifak oluflturdu. Zengi ye de yan ndaki Melik Alp Arslan ad na hutbe okutma sözü verdi. Her ne kadar sözünü tutmad ise de, Selçuklu ordusuna direnemeyece ini anlay p, Zengi ile birlikte Musul a çekildi. Halifelikten azledilen Raflid, Zengi nin tavsiyesiyle flehirden ayr ld. Atabey Zengi de Sultan Sancar a ra men bir siyaset izlemenin mümkün olamayaca n görerek Sultan ve yeni Halife ad na hutbe okuttu. Zengi nin Haçl lar ile mücadelesine gelince, 1130 da Kudüs Kral n n da oldu u Haçl kuvvetlerini yenerek Esarib kalesini zapt etti. Bir süre D maflk Atabeyli ini s - k flt rd ktan sonra Haçl lar üzerine yürüdü (1137). Zengi nin Ba rin i kuflatmas üzerine flehrin yard m na gelen Kral Fulk, Atabeyin düzenledi i bask ndan güçlükle kurtuldu, Trablus kontu esir düfltü. Emir Savar idaresindeki atabeylik kuvvetleri ise Kefertab ve Maarratünnuman fethettiler. Zengi böylece Haçl lar karfl s nda Artuklu beyleri ve D maflk atabeylerinin yürüttü ü cihâd sürdürebilecek güçlü bir namzet oldu unu ortaya koydu y l nda Suriye seferine ç kan Bizans imparatoru oannes in bafll ca hedeflerinden birisi Zengi idi. Haçl kuvvetleriyle birlikte Halep i kuflatan imparator, Zengi nin zaman nda ald tedbirler sayesinde baflar ya ulaflamad. Esarib garnizonu zay f oldu u için düflmekle birlikte atabey kay plar n k sa sürede telâfi etti. Yukar da anlat ld gibi, Zengi, D maflk atabeyli i üzerinde hâkimiyet sa lamak konusunda bir hayli mesafe alm flt. Musul a döndükten sonra Hemedan yolunun kontrol noktalar ndan biri olan fiehrizor u topraklar na katt (1140). Haçl -

163 8. Ünite - Atabeylikler 155 lar n kendi aralar ndaki anlaflmazl klardan yararlan p Musul un kuzeyine yöneldi. Mardin Artuklu beyi ona itaât arz ederken, Van Gölü nün güneybat s nda Hizan, Maden, Bitlis, Ergani, Çermük, Siirt gibi yerleri ele geçirip kendisini bu istikamette güvene ald. Oysa bu civardaki yo un faaliyetleri dolay s yla, Haçl lar la ilgilenmedi i izlenimini veren Zengi nin esas hedefi, Haleb den Musul a kadar uzanan ülkesini ikiye bölen Urfa Kontlu u idi. Zaten Sultan Mesud da Zengi yi, Mardin den Âmid e, Harran dan Rakka ya kadar slâm topraklar n tehdit etmekte olan Urfa kontlu una karfl cihadla görevlendirmiflti. fiehri yak ndan izlemekte olan Atabey, Kont Joscelin in olmad bir s rada flehri fliddetle muhasara etti. Anadolu, el-cezire ve Suriye aras ndaki stratejik konumu dolay s yla asl nda bütün Haçl lar için çok önemli olmakla birlikte kuflatma, onlar n kendi aralar ndaki anlaflmazl klar sebebiyle yard m edemeyecekleri bir zamana denk düfltü. 24 Aral k 1144 tarihinde Urfa fethedildi. Yerli H ristiyanlara çok iyi muamele eden Zengi, Haçl lar tamamen tasfiye etti. Komutanlar ndan Ali Küçük ü Urfa ya vali tayin ederek emrine kuvvetli bir garnizon verdi. Sizce Zengi nin Urfa y fethinin önemi nedir? Atabey, Urfa dan sonra Suruç u ve kontlu un F rat n do usundaki tüm topraklar n fethetti. Suriye yi kendi idaresinde birlefltirme hedefi çerçevesinde Ukaylîle- Selçuklular, Daniflmendliler, Bu zamana kadar Türkiye rin elinde olan Caber i kuflatt. Ancak kalenin teslimini bekledi i s rada kendi muhaf zlardan birisi taraf ndan öldürüldü ( 15 Eylül 1146). Rakka da SORU gömülen Atabey esir al nd, ordular n n SORU Artuklular ve To teginliler, Haçl krallar ve kontlar n n Zengi sert tabiat na ra men, halka adaletli davranmas dolay s yla çok seviliyor, imhâ edildi i pek çok zaferler kazanm fllard. Bu Haçl lara karfl kazand zaferler sebebiyle de büyük sayg görüyordu. D KKAT baflar lar Filistin D KKAT ve Dört o lu bulunan Zengi nin yerine kimin geçece i konusu, anlaflmal olarak Suriye nin bütünüyle Haçl lar n elinde hâlledildi. Buna göre büyük o lu Seyfeddin Gâzi Musul merkez olmak üzere el- birleflmesini engellemek gibi Cezire ye, Nureddin Mahmud ise, merkezi Halep olan Kuzey SIRA Suriye ye S ZDE hâkim büyük bir kazanç SIRA sa lam flt. S ZDE Ancak Urfa n n fethi her olacaklard. bak mdan bir dönüm noktas oldu. Bu olay slâm Dünyas AMAÇLARIMIZ Musul Atabeyli i için ne kadar AMAÇLARIMIZ büyük bir sevinç ve özgüven kayna oldu ise, H ristiyanlar için de o denli büyük bir üzüntü ve korkuya sebep K oldu. T A P Yak ndo u da bundan böyle art k, sadece varl klar n sürdürme mücadelesi vermek zorunda TELEV ZYON kalacak olan Haçl lara yard m için, krallar idaresinde kinci Haçl seferi düzenlenecektir. I. Seyfeddin Gazi K T A P Zengi nin ölümü onun rakiplerini hemen harekete geçirdi. II. Joscelin, isyan eden Ermeniler in ça r s üzerine flehri yeniden ele geçirdi. Musul atabeyi Gâzi, Ali Küçük idaresinde derhal bir ordu gönderdi. Bu arada Nureddin TELEV ZYON daha erken davranarak, Urfa ya girip isyan bast rd. Bu defa H ristiyanlar flehirde bir daha varl k gösteremeyecek flekilde tasfiye edildiler. Gâzi, Artuklular n sald r ya geçmesi yüzünden flehri kardeflinin idaresine b rakt. Mardin ve H sn Keyfâ Artuklular da baz yerleri iflgâl etmifllerdi. Musul atabeyi bunun üzerine harekete NTERNET geçip Hani, Meyyâfârikîn, Tell-Mevzen ve Dara gibi yerleri geri al p Mardin e yürüdü. Timurtafl elçi göndererek onunla anlaflmak zorunda kald. K sa atabeyli i süresince, kinci Haçl ordular n n D maflk kuflatmas na bizzât ve Arima n n fethine kuvvetler göndererek kat ld (1148). Hastal a rlafl nca yerine kardefli Kutbeddin Mevdûd un geçmesini vasiyet etti ve k sa bir zaman sonra öldü (1149). Kutbeddin Mevdûd Mevdud a abeyinin yerine geçti, fakat Nureddin Sincar ele geçirdi. ki kardefl aras nda savafl olacakken, Sincar n Mevdûd a Rakka ve H ms n Nureddin e kalmas 2 NTERNET

164 156 Büyük Selçuklu Tarihi flart yla anlaflma yap ld. Böylece Musul kolunun Suriye de hiç topra kalmad. Mevdûd, 1157 y l nda Irak Selçuklu sultan Muhammed in Ba dad kuflatmas na, tâbiyet gere i önemli bir miktar asker gönderdi. Sultan bir flehzâde isyan dolay s yla Ba dad dan çekilirken Musul kuvvetleri ona Hulvan a kadar efllik edip güvenli- ini sa lad lar. Mevdûd, Nureddin Mahmud un Haçl lar a ve di er rakiplerine karfl düzenledi- i seferlerin neredeyse tümüne nâibi Ali Küçük idaresinde ordu göndererek kat ld. Nureddin Mahmud bu hizmetleri karfl l nda Harran ve Rakka y Ali Küçük e ikta edip, dolay s yla Musul Atabeyli ine geri verdi. Atabey Mevdûd, iktidar boyunca Nureddin in Musul üzerindeki statüsünü kabul edip onun müdahalelerine karfl ç kmad. Mevdûd, yerine o lu Zengi nin geçmesini vasiyet ettikten sonra 1169 da vefat etti. II. Seyfeddin Gâzi Ancak Mevdûd un yerine, kar s ve yeni nâibin giriflimi ile di er o lu II. Seyfeddin Gâzi geçti. Nureddin Mahmud un araya girmesiyle Musul II. Seyfeddin Gâzi ye, Sincar ise II. Zengi ye verildi. Böylece Zengilerin üçüncü bir flubesi de Sincar da kurulmufl oldu. Nureddin de Rakka, Nusaybin, Harran ve Habur u ald. II. Seyfeddin Gazi, tâbisi oldu u amcas Nureddin in Haçl lara karfl düzenledi i sefere kat lmak üzere giderken yolda, onun öldü ünü ö rendi. Urfa ve Rakka dahil, Nureddin taraf ndan al nm fl olan yerlerin tümünü tekrar Musul a ba lad. Halep Atabeyli i topraklar n ele geçiren Salâhaddin Eyyûbî ye karfl, Zengiler e ait topraklar kendi idaresinde birlefltirmek niyetiyle girdi i Kurûn- Hama ve Cibâb el-türkmân savafllar nda yenildi ( ). Suriye ve el-cezire üzerindeki hâkimiyeti Halife el-mustazi taraf ndan da onaylanan Selahaddin in üstünlü ünü kabul etmek zorunda kald. II.Gâzi 29 Haziran 1180 tarihinde öldü. zzeddin Mesud Yerine kardefli zzeddin Mesud atabey oldu. Selahaddin Eyyûbî ye elçi gönderip, el-cezire deki hakimiyet hakk n n tan nmas n istedi. Fakat Selahaddin bu yerlerin Halife taraf ndan kendisine verildi ini, a abeyine de ölene kadar b rak ld n bildirip iste ini reddetti. Bu arada Nureddin in o lu smail hastalan nca Halep i zzeddin Mesud a vasiyet etti. Musul atabeyi gönderdi i kuvvetlerle Halep i teslimi ald ktan sonra kendisi de flehre ulaflt (1181). Halife daha önce söylendi i gibi, Halep i Selahaddin e vermiflti. Fakat o, bu s rada M s r da bulundu u için duruma müdahale edememiflti. Ancak zzeddin Mesud, Halep i elde tutman n güçlü ünü görerek, a abeyi II. Zengi nin teklifini kabul edip, flehri Sincar karfl l nda ona b rakt. M s r dan dönen Salâhaddin k sa zamanda, atabeyli e ait Urfa, H ms, Rakka, Suruç ve Nusaybin i ele geçirip ard ndan Musul u kuflatt (1182). Bu arada Musul a ba l baz beyler de, kendiliklerinden ona tâbi oldular. Fakat Musul un çok iyi tahkim edilmifl olmas sebebiyle muhasaray kald r p çekilmek zorunda kald. Bununla birlikte Selahaddin in Sincar zabt, Musul atabeyli inin güvenli i bak m ndan büyük bir darbe oldu. zzeddin Mesud, Artuklu beyleri ve Ahlatflahlarla ittifak yapmaya çal flt ise de sonuç alamad. Salâhaddin, Halife nin taklîdini verdi i Âmid i ele geçirip Artuklular da kendisine tâbi k ld. Böylece Musul Atabeyli i bir nevi tecrit edilmifl oldu. Yaln z Irak Selçuklular ad na Atabey Pehlivan ve kardefli K z l Arslan n, tâbileri sayd klar Musul atabeyli i için mücadeleye girdi i görülüyor. Bu çerçevede Musul a tâbi iken Selahaddin e ba l l k bildiren Erbil Beyinin topraklar ya malanm fl ama önemli bir sonuç al namam flt.

165 8. Ünite - Atabeylikler 157 Salâhaddin 1185 te Musul u ikinci kere kuflatt. Fakat mevsimin yaz olmas dolay s yla ç kan zorluklar, muhasaran n kald r lmas na sebep oldu. Buna ra men zzeddin Mesud, Salâhaddin e daha fazla karfl koyamayaca n anlayarak onunla anlaflma yoluna gitti (1186). Büyük Zâp Suyunun do usundaki topraklar n Salâhaddin e b rakt. Bu anlaflman n en önemli maddesi, Irak ta zaten art k sözde kalan Selçuklu hâkimiyetinin, hutbe ve paralara Sultan Tu rul un yerine Selahaddin in ad n n konulmas ile hukuken de sona ermesi idi. Bu anlaflma, Selahaddin in hedeflerinin s n rlar n göstermesi bak m ndan önemli bir belgedir. zzeddin Mesud, bu anlaflmadan do an yükümlülük gere i, Salâhaddin Eyyûbî nin hizmetinde, onun Haçl lara karfl düzenledi i bütün savafllara kat lm flt r. Atabey 1193 de ölünce yerine o lu Nureddin Arslanflah geçti. Nureddin Arslanflah ve Musul Atabeyli i nin Son Dönemleri Arslanflah, bafla geçer geçmez amcas II. Zengi nin, Nusaybin çevresini zapt etmesi üzerine onunla ve onun ölümünden sonra yerine geçen o lu Kutbeddin ile mücadele etti ve Nusaybin i geri ald. Fakat Eyyûbî meliki Adil in yard ma gelmesiyle flehri terk edip Musul a döndü (1198). Adil in Mardin i kuflatmas üzerine Eyyûbîlerin kendileri için de büyük bir tehdit oldu unu gören Arslanflah ve Kutbeddin, Artuklulara yard m ettiler. Bunun üzerine Eyyûbî ordusu yenilerek SIRA çekildi S ZDE (1199). Bu arada Arslanflah n atabeyi ve Musul valisi olan Kaymaz n ölümü Musul da bir dönüm noktas oldu. Atabeylik onun yerine geçen Bedreddin Lü lü nün tahakkümü alt na düfltü. Zengi hanedan mensuplar n n ne kendi aralar ndaki, ne de Eyyûbîlerle olan çat flmalar bitmedi. Asl nda Musul Atabeylerinin bundan sonraki tarihi, SORU onlar üzerinden hâkimiyet mücadelesi yapan güçlerin savafllar ndan ibarettir. Veraset yoluyla bir nevi saltanata dönüfltürülen atabeylik kurumu, bu D KKAT örnekte de görüldü- ü gibi, adetâ tarih tekerrür edercesine, onlar n kendi o ullar na tayin ettikleri atabeyler taraf ndan ortadan kald r l yordu. SORU D KKAT Arslanflah, Eyyûbî Melik Adil e karfl, Türkiye Selçuklu Sultan G yaseddin Keyhüsrev ve sonra zzeddin Keykavus un himayesinde, baz Eyyûbî AMAÇLARIMIZ meliklerinin de içerisinde bulundu u ittifaklara kat ld. Bu çerçevede iki o lunu Erbil Beyi AMAÇLARIMIZ Kökbörü nün k zlar ile evlendirerek, güçlü bir müttefike dayanmak istedi. Nitekim Kökbörü de bu yak nl kullanarak Lü lü nün ve Eyyûbîlerin Musul K Atabeyli i T A P üzerindeki nüfuzunu k rmak için mücadele etmifltir. K T A P Arslanflah n yerine geçen (1211) II. zzeddin Mesud zaman nda art k Bedreddin Lü lü herfleye hâkim bulunuyordu. Mesud un Lü lü taraf ndan TELEV ZYON zehirlenip öldürülmesi üzerine, yerine on yafl ndaki II. Arslanflah geçirildi (1218). Arslanflah ve TELEV ZYON Lü lü, onun atabeyli ini tan mayan ve baz yerleri iflgâl eden Sincar hâkimi III. Zengi yi, Eyyûbî Melik Eflref in yard m yla yendiler. Ancak Atabey ayn y l içerisinde öldü (1219). Yerine Lü lü taraf ndan üç yafl ndaki kardefli Nas reddin Mahmud geti- NTERNET NTERNET rildi. Sincar hâkimi Zengi, Kökbörü ye dayanarak atabeylik üzerinde hak iddias na giriflti. Fakat Lü lü nün tüm düflmanlar na karfl daimi müttefiki olan Melik Eflref, 1220 de Sincar alarak buradaki Zengi hâkimiyetine son verdi. Son Musul atabeyi Mahmud ise 1233 te, Bedreddin Lü lü taraf ndan feci flekilde öldürüldü. Böylece Zengilerin tarihi bafllad yerde Musul da, tarihe intikâl etti.

166 158 Büyük Selçuklu Tarihi Halep Atabeyli i Nureddin Mahmud 1118 de do an Nureddin Mahmud, babas Zengi ile birlikte Câber kalesi kuflatmas nda bulunuyordu. Zengi nin burada öldürülmesi üzerine, a abeyi Seyfeddin Gâzi ile anlaflan Nureddin, Haleb e hâkim oldu. Zengi nin ölümünü f rsat bilen eski Kont II. Joscelin, Urfa y isyan eden H ristiyanlar n yard mlar yla geri ald. Ancak flehirdeki Müslüman halk ve muhaf zlar iç kaleye çekilip direnmeye devam ettiler. Olay haber alan Nureddin Mahmud süratle Urfa ya geldi. Fakat II. Joscelin onun flehre gelmesinden k sa bir süre önce flehri terk etmiflti. fiehir fazla direnmeden teslim oldu. hanet edenler bir daha varl k gösteremeyecek flekilde cezaland r ld lar. syan bast rmak üzere Ali Küçük idaresinde asker gönderen Seyfeddin Gâzi, kendi hâkimiyet sahas nda olmas na ra men, Urfa n n Nureddin taraf ndan ele geçirilmesine, baflka meflgûliyetleri dolay - s yla itiraz etmedi. Atabey Zengi nin ölümünden faydalanmaya çal flan bir baflkas da Üner idi. Üner, Zengi nin D maflk atabeyli inden zapt etti i Ba albek üzerine yürüdü. Necmeddin Eyyûb un muhaf zl nda bulunan flehir, su s k nt s sebebiyle üç gün içerisinde teslim oldu (Ekim 1146). Bu s rada Urfa isyan yla meflgûl olan Nureddin Mahmud bu duruma müdahale edemedi (Nisan 1147). Nureddin Halep te hâkimiyetini kurmaya çal fl rken, Urfa n n düflmesi üzerine yola ç kan ikinci Haçl ordusu da, Suriye sahillerine ulaflt. Haçl lar n nihaî hedefi D maflk tan sonra Halep idi. Nureddin ve Seyfeddin Gazi, bunun bilinciyle kuflatma alt nda bulunan atabeyli e yard m etmek üzere, ordular yla D maflk önlerine geldiler. Gerçekten de bu büyük ordunun gelifli etkili oldu. Haçl liderleri aras ndaki anlaflmazl klar n da giderilememesi üzerine D maflk kuflatmas kald - r ld. Haçl lar Kudüs e çekildiler. Nureddin bundan sonra Musul atabeyinin verdi i kuvvetleri de yan na alarak,vezir Üner ile birlikte Haçl lar n elindeki Arima kalesini al p y kt. Halep atabeyi, Seyfeddin Gâzi nin ölümü ve yerine di er kardefli Mevdûd un geçmesi üzerine, Musul Atabeyli ine yapt müdahaleler ile ona üstünlü ünü kabul ettirdi. Antakya Haçl lar na karfl düzenledi i ak nlardan sonra, Urfa Kontlu- u nun F rat n bat s nda kalan topraklar n fethe giriflti. Türkiye Selçuklu Sultan I. Mesud ile birlikte yürütülen harekâtla Telbaflir, Antep, Raban, Marafl, Dülük gibi yerler al narak kontlu un tüm izleri tarihten silindi (1151). Bölgede Haçl lara karfl nihaî zaferi kazanmak, deniz ba lant lar n da keserek ve M s r da dahil olmak üzere, slâm ülkelerinde siyasî birlik sa lamaktan geçiyordu. Nureddin bu sebeple daha önce de defalarca kuflatt D maflk zabt edip bütün Suriye yi idaresi alt nda birlefltirdi (1154). Fakat iki bölge aras nda bir rekabet alan olan Güneydo uya do ru geniflleyen Türkiye Selçuklu sultan II. K l ç Arslan a karfl izledi i siyaset pek dostane de ildi. K l ç Arslan n muhaliflerini desteklemek ve topraklar n iflgâl etmek suretiyle, onunla mücadele ediyordu de a r bir flekilde hastalan nca Harran emiri olan kardefli Halep i almaya yeltendi ancak baflar l olamad de Hârim i kuflatan Nureddin, daha sonra Trablus Kontlu una karfl ç kt seferde bask na u rayarak büyük kay plar verdi. Fat mî veziri fiaver görevinden azledilince, Nureddin e baz vaadlerde bulunarak yard m istedi. fiaver e gereken yard m verildi ise de o sözünde durmad. Ayr - ca Nureddin e karfl Haçl lar ça rd (1163). Atabey, Hârim i zabt etmek suretiyle

167 8. Ünite - Atabeylikler Haçl lar n oraya yard m n engelledi. Sonra da Banyas ald, ancak M s r almak SORU flimdilik mümkün olmad. 159 S ORU Urfa Kontlu unun y k lmas, bütün Suriye nin Nureddin Mahmud un D idaresine KKAT geçmesi ve D KKAT Haçl topraklar na yap lan ak nlar n giderek s klaflmas, Haçl lar bir ç k fl kap s olarak M s r ele geçirmek hususunda zorluyordu. Ayn flekilde Irak ve Suriye de birli i sa lam fl olan Nureddin de, M s r n fethedilmesi hâlinde, adetâ bir hilâl içerisine al nacak olan Haçl lar n bölgeden bütünüyle temizlenece i düflüncesiyle bu konuda çok kararl davran - yordu. Bu yüzden Haçl lar la rekabet büyük ölçüde M s r a do ru kaym fl AMAÇLARIMIZ bulunuyordu. AMAÇLARIMIZ Nitekim Haçl lar 1169 da Bilbis i al p M s r iflgâl etmek üzere harekete geçtiklerinde, baflta fiaver olmak üzere, ileri gelenler yine Nureddin e K baflvurdular. T A P Atabey, Selahaddin in amcas fiirkûh idaresinde kiflilik bir ordu gönderdi (1169). Vezirli e tayin edilen fiirkûh ölünce, yerine Selahaddin atand. Bir süre sonra Nureddin in emriyle M s r da Abbasî Halifesi ad na hutbe okutuldu. TELEV ZYON Böylece M s r da Halep Atabeyli i topraklar na kat lm fl oldu (1171). Fat mî Halifeli i y k ld. Nuredin Mahmud için M s r da kendisine ba land ktan sonra art k büyük hedefine varmak bak m ndan hiç bir engel kalmam flt. Selahaddin M s r dan, kendisi Suriye den Haçl lar k skaca almak üzere bir sefere karar verdi. Fakat Selahaddin ken- NTERNET disine verilmifl olan topraklar n geri al naca korkusuyla, kararlaflt r lan yerde Nureddin le buluflmadan M s r a geri döndü. Buna ra men Selahaddin i görevinden al nmad. Türkiye Selçuklu sultan II. K l ç Arslan ile yap lan antlaflmadan sonra Haçl - lar üzerine bir sefer düzenledi. Musul atabeyi II. Seyfeddin Gazi den asker göndermesini isteyen Nureddin, hem Haçl lar sindirmek, hem de itaâtsiz davran fllar n gördü ü Salâhaddin i cezaland rmay plânl yordu. Fakat bu s rada hastalanan Nureddin Mahmud, 15 May s 1174 te öldü ve D maflk ta yapt rm fl oldu u medresede gömüldü. K T A P TELEV ZYON NTERNET Melik Salih smail Nureddin Mahmud ölmeden önce onbir yafl ndaki o lu Salih smail i veliaht ilân etmiflti. smail babas n n ölümü üzerine, ümerâdan Gümüfltekin ile birlikte Haleb e geldi. Atabeyin yafl n n küçük olmas sebebiyle, ümera birbiriyle rekabet etmeye bafllad. Gümüfltekin in melik üzerindeki etkisinden rahats z olan flehir ileri gelenleri Salâhaddin Eyyûbî yi davet ettiler. Bunun üzerine hemen yola ç kan Selahaddin D maflk a geldi ve flehre hâkim oldu. Buna ra men hutbeyi hâlâ Melik smail ad na okutuyordu. Bu s rada Nureddin in ölümünü f rsat bilen Musul atabeyi Gâzi, ba ms zl n ilân etmifl ve topraklar n geniflletmeye bafllam flt. Salâhaddin D maflk ele geçirdikten sonra 28 Kas m 1174 te H ms üzerine yürüdü. H ms halk ona bir süre direndi. Salâhaddin flehre hâkim olmas na ra men iç kaleyi alamad. Burada askerlerinin bir k sm n b rakarak 28 Aral k ta Hama ya gitti. Buradan Haleb e gelen Salâhaddin, Haçl lar n H ms tehdit ettiklerini haber al nca 2 Ocak 1175 te, kuflatmay kald rarak oraya döndü. ç kaleyi ald ktan sonra Baalbek seferine ç kt ve 29 Mart 1175 te teslim ald. Salâhaddin in Halep atabeyli ine ait olan D maflk, H ms, Hama ve Baalbek e hâkim olmas üzerine Melik Salih smail, Musul atabeyi II. Seyfeddin Gazi ye elçi yollayarak ondan yard m istedi. Gâzi, Sincar hâkimi olan kardefli madeddin Zengî ye de askeri ile gelmesini bildirdi. Ancak o, Salâhaddin in taraf na geçti i için bu sefere kat lmad. Seyfeddin Gâzi kardefli Mesud u bir ordu ile Haleb e gönderdi.

168 160 Büyük Selçuklu Tarihi Taklîd bir yerin, Halife veya Sultan taraf ndan bir melike, emire mülk olarak verildi ini bildiren vesika, bir baflka deyiflle temliknâmedir. Salâhaddin Seyfeddin e bir elçi yollayarak H ms ve Hama y teslim edebilece ini fakat D maflk n kendisinde b rak lmas n istedi. Kuvvetinden emin olan Seyfeddin Gazi, ondan ald bütün yerleri b rakarak M s r a geri dönmesini istedi. Meselenin ç kmaza girmesiyle iki ordu 13 Nisan 1175 te Kurûn- Hama yak nlar nda savafla girdi. Salâhaddin in galibiyeti üzerine Halep ve Musul Atabeyleri mevcut durumu kabul etmek zorunda kald lar. Melik Salih e tâbi gibi görünen Selahaddin, Halife taraf ndan Suriye ve el-cezire hâkimiyetinin onayland taklîdi al nca ba ms zl - n ilân etti. Halepliler geri çekilmesi flart ile onun hükümdarl n tan may kabul ettiler. Salâhaddin 4 May s 1175 te Halep kuflatmas n kald rarak Hama ya döndü. Bu antlaflma atabeyli e ait topraklar kendi idaresinde birlefltirmek isteyen Seyfeddin Gazi nin ordusuyla harekete geçmesi üzerine bozuldu. Halep kuvvetlerinin de kat ld ve 22 Nisan 1176 da, Cibâb el-türkmân denilen yerde yap lan savaflta Salâhaddin yine galip geldi. Selahaddin bu defa aradaki flehir ve kaleleri al p, Halep ile Musul un irtibat n tamamen kestikten sonra, 25 Haziran da Halep i tekrar kuflatt. Sonuç olarak, iki taraf da ellerindeki yerlerin kendilerinde kalmas flart ile bir antlaflmaya vard lar. Halep Atabeyi Melik Salih smail 1181 de öldü. Ölmeden önce ülkesini Musul atabeyine b rakm flt. zzeddin Mesud un süratle sevk etti i kuvvetler flehri teslim ald lar. Böylece k sa bir süreli ine de olsa Musul atabeyli i topraklar tek elde birleflmifl oldu. zzeddin Mesud da nâibi Mücahideddin Kaymaz ile beraber Haleb e geldi. fiehirde çok iyi bir flekilde karfl lanan Mesud, baz idarî düzenlemeler yapt ktan sonra Musul a döndü. Fakat flehirde meydana gelen baz olaylar üzerine, Haleb i elinde tutamayaca n anlayarak Sincar karfl l nda madeddin Zengi ye b - rakt. Selahaddin May s 1183 de Haleb i tekrar kuflatt. Selahaddin, Haleb i kendisine tâbi olan Zengi ye de b rakmad. Selahaddin ona daha önce Musul Atabeyli inden zabt etti i Sincar verip Haleb i teslim ald. Bunun üzerine Zengilerin Suriye hâkimiyeti sona erdi (1183). Musul Atabeyleri, özellikle madeddin Zengi ve Halep atabeyi Nureddin Mahmud zaman nda, Haçl lara kafl verdikleri efsanevi mücadeleler ile slâm Dünyas - n n ümidi oldular. Di er yandan Yak ndo uda sa lad klar siyasî birlik sayesinde, Haçl kal nt lar n n temizlenece i mücadele ruhunun temel tafllar n oluflturdular. Musul Atabeyleri çok yo un siyasî mücadelelere ra men, imar ve e itime de çok önem vermifl, say s z medreseler, hattâ t p e itiminin verildi i ihtisas medreselerinin yan nda, bir çok câmi, mescit, köprü ve saraylar infla etmifllerdir. Halep, Musul ve Urfa gibi önemli ticaret yollar n n kavfla nda bulunan Atabeylik, iktisadî ve sosyal bak mdan da zengin bir hayat sürmüfltür. LDEN ZL LER/AZERBAYCAN ATABEYLER ( ) fiemseddin ldeniz ve Atabeyli in Kuruluflu ldenizliler, Azerbaycan n Arran ve Cibâl bölgesinin kuzeyini kapsayan Kuzeybat ran da hüküm sürmüfl bir atabeyliktir. Hanedan n kurucusu fiemseddin ldeniz aslen K pçak Türklerindendir. lk sâhibi Selçuklu veziri Sumeyremî nin ölümü üzerine Irak Selçuklu sultan Mahmud, sonra da kardefli Mesud un hizmetine girdi. Zekâ ve kabiliyeti sayesinde k sa zamanda üst düzey ümera aras na girdi. Mesud taraf ndan ölen kardefli Sultan Tu rul un dul efli Mümine Hatun ile evlendirildi. Böylece o, Selçuklu flehzâdesi Arslanflah n üvey babas olurken, bu evlilikten Cihan Pehlivan ve K z l Arslan adl iki o lu ile bir k z dünyaya geldi. Hanedanla kurulan

169 8. Ünite - Atabeylikler bu akrabal n sa lad imkânlar, ldenizo ullar hanedan n n temelini oluflturdu. ldeniz 1148 y l nda, Sultan Mesud taraf ndan Azerbaycan valili ine tayin edildi. ldeniz in üvey o lu Arslanflah 1154 de yan na getirtmesine ra men; 1161 e kadar baflka Selçuklu melikleri ad na saltanat davas na girmesi, bu s rada henüz Arslanflah n atabeyi olmad n göstermektedir. Süleymanflah tahttan indirip yerine Arslanflah geçirdi i bu tarihten itibaren kendisi de atabeg-i a zam (En büyük atabey) unvan yla an lmaya bafllam flt r. ldeniz, kendi o ullar n da hâcib ve emir-i silah gibi önemli görevlere getirirken, Sultan ad na tüm gücü eline geçirmifl bulunuyordu. Atabey ilk zamanlarda Arslanflah a karfl Halifenin de tahrikleri ile ç kar lan taht kavgalar n bast rmakla meflgûl oldu. Daha sonra bu olaylardan yararlanarak slâm ülkelerini tahrip eden Gürcülere karfl, Arslanflah idaresinde harekete geçen Selçuklu ordusu büyük bir zafer kazand. Ancak bundan böyle Irak Selçuklular n n en büyük açmaz olan, gulâm ümeran n yanlar nda bulunan melikleri tahta geçirmek için girdikleri mücadeleler sürüp gitti. ldeniz bunun yan s ra Halep Atabeyi Nureddin i, Selçuklular n tâbileri olan Musul atabeylerini rahat b rakmas konusunda uyarm flt. Nitekim onlar da kendilerini Selçuklular n tâbisi sayd klar için, Halep atabeyine ve Selahaddin Eyyûbî ye karfl ldenizlilerden yard m istemifllerdir. ldeniz 1172 y l nda, Kirman Selçuklular n n da, Irak Selçuklular ad na hutbe okutmas n sa lad. Ömrünün sonlar nda Ani yi iflgâl eden Gürcülere karfl, bölgedeki tâbi emirlerin kat l m yla bir sefer düzenledi. ldeniz, Arslanflah n hastal yüzünden sonradan kat ld bu savafltan döndü ünde, Nahcivan da vebadan öldü (1175). Hemedan da kendi yapt rd medresenin yan na gömüldü. Bu dönemde ldeniz in kudreti sayesinde Kirman, Fars, Huzistan, Musul, Meraga hâkimleri ile Ahlatflahlar n Selçuklulara tâbiyeti devam etti. Adaleti dolay s yla H ristiyan kaynaklar n dahi övgüyle söz ettikleri ldeniz, sultan n ad n n da bulunmas kayd yla para kestiriyor ve ad sultandan sonra hutbede okunuyordu. Atabey Cihan Pehlivan ldeniz in ölümü üzerine, Arslanflah n hâcibi olan Cihan Pehlivan, Nahçivan a giderek babas n n yerine geçti ve kendisini atabey ilân etti. Pehlivan babas n n sa l nda, Arslanflah a karfl isyan eden ümera ile Gürcülere karfl savaflm fl idi. Babas n n yerine geçtikten sonra kardefli K z l Arslan ile birlikte Tebriz i ele geçirdi. Oysa Sultan Arslanflah, ldeniz in ölümü üzerine art k kendi bafl na hüküm sürmek ve atabeylerin bask s ndan kurtulmak istiyordu. Bunun için ordusuyla Pehlivan n üzerine yürüdü. Fakat bu b rada rahats z olan Arslanflah n hastal a rlafl nca, üvey kardefli Pehlivan ile anlaflmak zorunda kald. Ancak k sa bir süre sonra öldü (1177). Pehlivan Arslanflah n yerine onun o lu Tu rul u tahta ç kard. Tu rul un saltanat iddias yla ayaklanan kardefli Muhammed i yenilgiye u ratt. Melike yard m eden Fars atabeyinin topraklar n da ya malad. Abbasî halifesi el-müstezî Biemrillah 1180 y l nda ölünce yerine o lu en-nâs r Lidinillah geçti. Pehlivan, Halep atabeyi Nureddin Mahmud un ölümü üzerine k z flan hâkimiyet mücadelesinde, Irak ve Suriye nin halife taraf ndan Selahaddin Eyyûbî ye verilmesine tepki olarak, bir süre biat etmedi. Zira bu topraklar henüz Selçuklular a ait say l yor ve Pehlivan da fiili olarak denetiminde bulunan Selçuklular n hukukunu gözetiyordu. Selçuklu flehzadelerini taht mücadelelerine teflvik eden Halifelerin bu yolla saltanatlar n güçlendirmelerini de istemiyordu. Nitekim bu durum Selçuklular n hilafet politikas n n sürdürülmesinden baflka bir fley de ildi. 161 Hâcib hükümdar n bir bak ma evi de say lan saray n en üst düzey görevlisi olup, Sultan n hükûmet/vezir de dahil, saray n d fl ile iliflkilerini düzenleyen görevlidir. Emir-i silah ise hükümdar n silahlar n n bak m, korunmas ve tafl nmas ndan sorumlu olan silahdarlar n komutan olan bir saray görevlisidir. Köle ticareti ile ilgili bir âdete göre, k rk köle alan tacire, üstüne bir tane de hediye edilirdi. Derbend den k rk adet köle alan tüccara, promosyon olarak çelimsiz bir çocuk olan ldeniz verildi inde, onu hiç be enmemiflti. Hattâ ldeniz o kadar küçüktü ki, yolculuk boyunca iki kere, gece uyurken arabadan düflüp kaybolmufltu. Tüccar onu aramaya gerek görmezken, ldeniz ertesi gün kendi bafl na yaya olarak kafileye ulaflmay baflarm flt. Bunun üzerine ldeniz in zekâ ve becerisini farkeden tacir, Hemedan da onu iyi bir paraya satm flt. ldeniz in yükselifli ve tarihî rolünün de burada öne ç kar lan karaktere uygun oldu u görülmektedir. Irak Selçuklular, 1157 y l nda tarih sahnesinden çekilen Büyük Selçuklular n tabiî uzant s olarak kabul edilmektedir. Bu yüzden Büyük Selçuklu sultan Tu rul ( ) I. Irak Selçuklu sultan Tu rul ( ) II. ve son Irak Selçuklu sultan Tu rul ( ) III. olarak kaydedilmektedirler. Buna ra men son Selçuklu sultan, Irak ayr bir flube say larak, II.Tu rul olarak da numaraland r lmaktad r.

170 162 Büyük Selçuklu Tarihi Biat bir hükümdar n veya halifenin iktidar n kabul ve tasdik etmek, ona kay ts z flarts z itaât etmeyi taahhüt etmektir. SORU D KKAT 3 Pehlivan, Büyük Selçuklu miras üzerinde yükselmekte olan Harizmflah Tekifl ile yak n iliflkiler kurarak, kendisini Eyyûbîlerle olan mücadelelerde do uda emniyete almak istiyordu. Pehlivan, Selahaddin in Van Gölü çevresinde hüküm süren Ahlatflahlar ülkesini ele geçirmesine mani oldu. Ancak 1185 de ikinci defa kuflatt - Musul da Selçuklular ad na okunmakta olan hutbenin kald r lmas n engelleyemedi. Böylece Irak, Selçuklu egemenli inden ç km fl oldu. Atabeylerin de SIRA Selçuklu S ZDE sultanlar gibi Abbasî Halifeleri ad na hutbe okutmalar n n, genel anlamda biat etmelerinin nedeni sizce nedir? Pehlivan, Salâhaddin in Kazvin ve Bistam bölgesindeki Bat nîleri cezaland rmak için Selçuklu topraklar na girifl izni istemesinin, ülkesinin istilâs için bir bahane oldu unu düflünerek SORU savafl haz rl klar na bafllad. Fakat hastalanan Pehlivan Mart 1186 da öldü. Atabeyli i süresince Sultan Tu rul ve Selçuklu Devleti üzerinde nüfuzunu iyice tahkim eden Pehlivan, Selçuklu ümeras n saf d fl b rakarak, onlar n D KKAT yerine kendi o ullar ve yak n adamlar n tayin etti. Atabey K z l Arslan Atabey Cihan Pehlivan n Kutlu nanç, Ömer, Özbek ve Ebû Bekr adl dört o lu vard. Ölmeden önce onlara, Sultan Tu rul ve amcalar K z l Arslan a itaat etmelerini vasiyet AMAÇLARIMIZ etti. ldeniz in Sultan Arslanflah a emir-i silah tayin etti i K z l Arslan, AMAÇLARIMIZ bütün savafllarda babas n n ve sultan n yan nda yer alm flt. Pehlivan öldü ü s rada ise, onun taraf ndan tayin edildi i Azerbaycan valili i görevinde bulunuyordu. K T A P TELEV ZYON NTERNET K T A P Bu arada Sultan Tu rul, Pehlivan n ölümünün atabeylerin tahakkümünden kurtulmak için vesile olaca n düflünüyordu. Ancak geliflen olaylar onu, K z l Arslan Hemedan a TELEV ZYON davet ederek atabey ilan etmeye mecbur b rakt. Bir suikast teflebbüsüne u rayan K z l Arslan n izledi i sert politika, Pehlivan n o ullar ve kar s nanç Hatun etraf nda ona karfl bir muhalefetin oluflmas na sebep oldu. Ancak Selçuklulara karfl, Halifenin kay ts z flarts z deste ini sa layan K z l Arslan, Sultan Tu rul la uzun NTERNET süren bir mücadeleye girdi. Hattâ bu u urda hiç sevmedi i hâlde, nanç Hatun la bar fl p evlendi. Ümeran n bir k sm taraf ndan terkedilen Sultan, hile ile yakalay p o luyla birlikte hapse att (1190). Bir Selçuklu melikini sultan ilan edecekken, Halife nin teflvik ve onay yla K z l Arslan kendisi tahta oturdu. Ancak efli nanç Hatun kendi o ullar yerine, Pehlivan n bir cariyeden olan o lu Ebû Bekr i tutan K z l Arslan a karfl, muhalif emirlerle iflbirli i yapt. K z l Arslan bir gece çad r nda uyurken öldürüldü (Eylül 1191). Selçuklu sultanlar üzerinde tahakküm kuran atabeylerin, her halde hayallerinin son merhalesi olan saltanat böylece K z l Arslan taraf ndan elde edilmifl oldu. K z l Arslan n saltanat n onaylamas, Halifelerin de Selçuklulara karfl takip ettikleri düflmanca siyaseti ve bunun için neler yapabileceklerini gösteren çarp c bir olayd r. Bununla birlikte Atabeye karfl duyulan nefret yüzünden hemen sona erdirilen bu giriflim, baflka geliflmelerin de etkisiyle ldenizliler hanedan n da sonunu haz rlad. Atabey Kutlu nanç K z l Arslan n o lu olmad ndan, Pehlivan n o lullar onun yerine geçmek için birbirleriyle k yas ya mücadeleye girdiler. Amcas taraf ndan himaye edilmifl olan Ebû Bekr, hazineye el koyarak kendisini atabey ilân etti. Ancak Kutlu nanç ve Emir Emiran Ömer hemen onunla mücadeleye girdiler. Ömer fiirvanflahlardan ve

171 8. Ünite - Atabeylikler Gürcülerden yard m sa lay p Ebû Bekr i yendi. Ancak Gürcüler in yard m yla Gence yi zabtetmesi hayat na mal oldu. Kutlu nanç kendisini atabey ilan etti. Öte yandan Sultan III. Tu rul, k zkardefliyle evli bulundu u Türkmen beyi Hasan b. K fçak n yard m yla hapisten kurtuldu. Yeniden Irak Selçuklular taht na oturabilmek için mücadeleye giriflti. Kutlu nanç ve Ebû Bekr i yenilgiye u ratt (28 Haziran 1192) ve bu galibiyetle taht elde etti. nanç Hatun un teklifi ile onunla evlendi ise de, K z l Arslan n ak betine u ramaktan korkarak onu bo durdu. Bu s rada Sultana itaat etmeyi düflünen Kutlu nanç, annesi öldürülünce Harizmflah Tekifl i yard ma ça rd. Bu ilk giriflim Tekifl in kardeflinin isyan dolay s yla yar m kald. Sultan Tu rul da onlara karfl harekete geçerek baz baflar lar kazand. Fakat bu olaylar n bafl aktörlerinden olan Halife, Selçuklu ülkesini Tekifl e veren bir menflur ç kard. Atabey Kutlu, buna dayanarak Tekifl i bir daha davet etti. Harizmflah n öncü kuvvetlerine kumanda eden Kutlu, savafl s ras nda gözüne ok isabet eden Sultan Tu rul u, yakalay p bafl n kesmek suretiyle öldürdü (Haziran 1194). Irak da Selçuklu hanedan sona ererken, ldenizo ullar ba ms z olmamakla birlikte art k kendileri ad na hüküm sürmüfllerdir. Fakat Harizmflahlar n bundan sonra daha fazla güçlenece inden korkan Nas r lidinillah, bu defa Atabey Kutlu u Tekifl e karfl kullanmaya bafllad. Nitekim halifelik kuvvetlerinin deste i ile Tekifl in karfl s na ç kan atabey yenilip hayat - n kaybetti (1195). Kendisinin Sultan Tu rul a reva gördü ü gibi, bafl kesilerek öldürüldü. 163 Türk hükümdar na Tanr taraf ndan yönetme yetkisi olarak bahfledilen kutun kan yoluyla geçti ine inan ld ndan, Türklerde hanedan mensuplar n n kanlar n n dökülmesi yasakt. Kutlu un Sultan Tu rul u öldürme biçimi, bu anlamda bilinçli bir afla lama hâlidir. Atabey Ebû Bekr Kutlu nanç öldükten sonra kardefli Ebû Bekr atabey oldu. Bafllang çta Tekifl in ölümü üzerine Harezm kuvvetlerinin Irak tan çekilmesi geçici bir rahatl k sa lad. Ebû Bekr bu f rsattan yararlanarak sfahan iflgal etti ve ülkeyi bölüfltürdü. Buna göre Hemedan kardefli Özbek e Rey ve civar ise ldeniz in gulâmlar ndan Gökçe ye verilecekti. Ancak Gökçe atabeye itaat etmedi. Bu dönemin güçlü emirleri bitmek tükenmek bilmeyen bir güç savafl verirken, onlarla mücadele edemeyece ini anlayan Ebû Bekr Azerbaycan a çekildi. Fakat Kraliçe Thamara idaresinde en parlak dönemini yaflayan Gürcüler de taarruza geçmifllerdi. Atabey bir Gürcü prensesle evlenip bu akrabal k sayesinde onlar n taflk nl klar na geçici olarak son verdi. Bu s rada Emir Gökçe Rey, Hemedan ve Cibâl bölgesini ele geçirdi. Atabey Ebû Bekr onun üzerine Ayto mufl komutas nda bir ordu gönderdi. Yap lan savaflta Gökçe öldürüldü (1204) ama bu defa da Ayto mufl un tahakkümü bafllad. Bu durum daha önce de söylendi i gibi, gulâm sisteminin bir zaaf olarak sürüp giden bir açmazd. Ebû Bekr in ülkesinin iflleri yerine, içki ve e lence ile meflgul olmas ndan yararlanan Meraga hâkimi Ahmedilî Karasungur ile Erbil hâkimi Kökböri anlaflarak onun topraklar n almaya karar verdiler (1206). Meraga da buluflan Kökböri ile Karasungur, Tebriz e do ru ilerlediler. Ebû Bekr in Ayto mufl la harekete geçmesi üzerine Kökböri ülkesine döndü. Ebû Bekr ve Ayto mufl Meraga y kuflatt lar. Çaresiz kalan Alâeddin kaleyi Ebû Bekr e teslim etti. Yap lan antlaflma sonucunda Ebû Bekr Uflnu ve Urmiye flehirlerini ona kta olarak verdi ve geri döndü. Karasungur 1208 y l nda, yerine geçen o lu ise ertesi y l öldü. Atabey Ebû Bekr sahipsiz kalan Meraga y ve bütün topraklar n ele geçirerek Ahmedilî sülâlesine son verdi. Kendisi de bundan sonra çok yaflamad ve 1210 da öldü.

172 164 Büyük Selçuklu Tarihi Atabey Özbek ve ldenizlilerin Sonu Ebû Bekr den sonra yerine kardefli Özbek atabey oldu. Özbek in gulâm Mengli, Ayto mufl u bertaraf edip onun topraklar na hâkim oldu. Ama Mengli daha sonra atabey Özbek e ve Abbasî halifesi Nâs r Lidinillah a isyan etti. Bunun üzerine halife, Özbek ve Alamut smailîleri reisi Celâleddin Nevmüslüman birleflerek, Kerec yak n nda onu ma lup edip öldürdüler. Bu arada Özbek in Irak- Acem naîbi, hutbeyi Harizmflah Muhammed ad na okutup ona ba land. Yak n tarihte Selçuklulara karfl, ldenizliler i ve Harizmflahlar k flk rtan Halife, flimdi de Selçuklunun varisi olarak hareket eden Harizmflahlara karfl ayn düflmanca siyaseti takip ediyordu. Zira son zamanlarda iyice güçlendirdi i siyasî otoritesini bir daha yitirmek istemiyordu. Bu u urda her fleyi mübah sayan Nas r Lidinillah, Özbek in Harizmflah a tâbiyet bildiren nâibini Bat nîlere öldürttü. Bunun üzerine Irak- Acem i ele geçirmek için Özbek in yan s ra Fars atabeyi Sa d da ordusuyla yola ç kt. Özbek Harizmflah ordusunun yaklaflmas üzerine Azerbaycan a kaçt fakat yakalan p hazineleri ya maland. Sonunda Harizmflah a tâbi olmay kabul edip ülkesine geri gönderildi (1218). Bu s rada Azerbaycan atabeyleri için Gürcü sald r lar ve Mo ollar n önünden kaçan Harizmflahlar önemli sorun oluflturuyordu. Nitekim Özbek, Mo ollardan kaç p kendisine s nan bir k s m Harizmlileri, Mo ollar n bask s üzerine onlara vermek zorunda kalm flt. Topraklar na sald ran bir Gürcü ordusu ise pusuya düflürülüp imha edildi. Gürcüler intikam haz rl içerisinde iken, Celaleddin Harizmflah n ordusuyla yaklaflt n ö renince Özbek e ittifak önerdiler. Ancak Harizmflah onlar n kuvvetlerinin birleflmesine imkân vermedi. Tebriz i kar s Melike Hatun un idaresine b rakan Özbek Gence ye kaçt. Celâleddin flehri ele geçirdi (1225). Hatun u bir miktar asker ile Hoy a gönderdi. III.Tu rul un k z olan Melik Hatun, Özbek ten bofl düfltü ünü bildirip, bunu ulemâya da tastik ettirdikten sonra Celâleddin le evlendi. Özbek ayn sene Al ncak kalesinde vefat etti. Sa r ve dilsiz o lu K z l Arslan babas n n yerine atabey ilân edilmekle birlikte, atabeylik fiilen sona ermifl bulunuyordu. K z l Arslan 1228 y l nda ölünce ldenizliler hukuken de y k lm fl oldu. ldenizliler ilk üç atabey döneminde Irak Selçuklu sultanlar üzerinde a r bir bask oluflturmufllard. Adlar na para bast ran ve hutbe okutan bu atabeyler, fleklen de olsa Selçuklular a ba l kalm fllard. Buna karfl l k Irak Selçuklu sultanlar Halifelerin düflmanl na ra men, Irak, el-cezire, Azerbaycan, Do u Anadolu, Cibâl ve Kirman da hüküm sürmelerini atabeylerin srarl mücadelelerine borçludurlar. ldenizliler kurulduklar bölge itibariyle, Gürcüler e karfl Müslümanlar n savunmas n üstlenmifl bulunuyorlard. Kuvvetli ve istikrarl dönemlerde, Azerbaycan n iktisadî, sosyal ve medenî hayat nda da önemli roller oynad lar. Nahcivan, Hemedan ve Tebriz gibi flehirler mimarî eserlerle donat lm fl; pek çok ilim ve sanat erbab onlar n himayesini görmüfltür. SORU D KKAT 4 Sizce ldenizliler i di er atabeyliklerden farkl k lan bir özellikleri var m d r? SALGURLULAR ( ) Atabey Sungur ve Salgurlular n Kuruluflu Salgurlular ran n SORUFars bölgesinde, O uzlar n Üçoklar kolunun Salgur veya Salur boyuna mensup olan Sungur un kurdu u bir atabeyliktir. Salurlardan önemli bir topluluk 1145 y l civar nda, Ceyhun-Mank flla bölgesinden Fars a göç etmifllerdi. D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ

173 8. Ünite - Atabeylikler 165 Fars bölgesi, bilindi i gibi, Tu rul Bey zaman nda Kirman meliki Kavurt taraf ndan fethedilmiflti. Sungur, Irak Selçuklu flehzâdelerinden Fars meliki Melikflah n atabeyi idi. Melikflah, devlet ifllerinden uzak duruyor, halka karfl kötü davran yordu. Melikflah bir bahane ile Atabey Sungur un kardeflini öldürünce, büyük bir Türkmen gücüne dayanmakta olan Sungur fiiraz dan ayr ld. Melikflah n geri dönmesi yolunda yapt teklifleri reddedip isyan etti. Melikflah yenilgiye u rat p Fars tan ayr lmak zorunda b rakt (1148). fiiraz ele geçiren Atabey Sungur böylece hanedan n n temellerini att. Fars hâkimiyetini kaybeden Melikflah, amcas Sultan Mesud dan sa lad kuvvetlerle Sungur un üzerine yürüdü ve tekrar yenildi. Bu u urdaki tüm giriflimleri sonuçsuz kald. Böylece Fars bölgesi, tamamen Atabey Sungur un hâkimiyetine girdi (1148). Atabey Sungur, komflusu Kirman Selçuklu meliki I. Muhammed ile iyi iliflkiler içerisinde bulunuyordu. Sungur un Irak Selçuklular aras ndaki taht mücadelelerine, kendisinden yard m istendi i ölçüde kar flt anlafl l yor. Sungur yan nda bulunan Melik Muhammed i Sultan Arslanflah a karfl taht mücadelesi için, Selçuklu ümeras ile anlaflarak gönderdi. Ancak melik ve tararftarlar ldeniz taraf ndan yenilgiye u rat ld lar. Adaletli, dindar, hay rsever ve mütevaz bir yönetici olan Sungur, ölünce (1161) fiiraz da kendi yapt rd Sunguriye medresesine defnedildi. Atabey Zengi Sungur un yerine o lu küçük yaflta oldu u için kardefli Zengi geçti. Zengi, Hemedan daki taht kavgalar ndan Fars a kaçan bir Selçuklu melikini yan nda al koydu. Atabeylerin Selçuklu flehzâdelerini kendi menfaâtleri do rultusunda nas l kulland klar, Halifelerin de bu durumdan nas l yararland klar defalarca ifade edildi. ldeniz in himayesinde güçlü bir Selçuklu Devletinin varl ndan kayg lanan Halife, veziri vas tas yla Fars atabeyi Zengi ile ba lant kurdu. Yan nda bulunan melik Mahmud ad na hutbe okutmas n istedi. Zengi, Halifenin iste ini yerine getirmekle birlikte, müttefikleri yenilince bu mücadelede yaln z kald. Irak Selçuklu sultan ve ldeniz in davetiyle sfahan a gidip Sultan Arslanflah a itaâtini bildirdi. Böylece Salgurlu atabeyli i 1165 y l nda resmen Irak Selçuklular na tâbi oldu. Atabey Zengi nin idaresinden hoflnut olmayan Fars ahalisi, Huzistan hâkimi fiumla y davet ettiler. Fars bölgesine sefer düzenleyen fiumla, Zengi yi yenerek Fars bölgesine hâkim oldu. Fakat o, kötü idaresiyle Zengi yi de aratt. Yapt klar ndan piflman olan ileri gelenler Zengi yi geri ça rd lar. Fars a yeniden hâkim olan Zengi, Kirman Selçuklu meliki Tu rulflah n ölümünden sonra meydana gelen taht mücadelelerine kar flt ve onun yard m yla II. Turanflah taht ele geçirdi. Bu tarihten itibaren Salgurlular, Kirman siyaseti üzerinde ve meliklerin tahta geçifllerinde etkili olacaklard r. Bu onlar n bir müddet sonra Kirman da hâkimiyet kurmalar na zemin haz rlam flt r. Atabey Zengi 1178 senesinde öldü. Atabey Tekle Zengi nin yerine kendisine veliaht tayin etti i o lu Tekle geçti. Tekle nin ilk senelerinde, Azerbaycan atabeyi Cihan Pehlivan, Fars a ak n düzenleyerek fiiraz ya malad ve pek çok kifliyi öldürdü (1180). Bir süre sonra Tekle ye karfl amcas n n o lu Tu rul, saltanat iddias nda bulundu ise de, baflar l olamayarak fiebânkâre emirlerine s nmak mecburiyetinde kald. Tekle, Tu rul u affetmekle birlikte o, babas Zengi den sonra atabeyli in kendi hakk oldu unu düflüncesiyle savafla devam etti. Sonunda 1181 de fiiraz da yenildi ve esir al narak öldürüldü.

174 166 Büyük Selçuklu Tarihi Harizmflahlar n Merv ve Serahs flehirlerini ele geçirmeleri üzerine bu bölgede yaflayan O uzlar, Fars ve Kirman a göç ettiler. Bunlardan Fars a gelenler, Salgurlular n güçlü olmas sebebiyle onlara galebe çalamad lar; hattâ Salgurlularla kar fl p kaynaflt lar. O uz istilâs Kirman da Selçuklu hâkimiyetinin sonu oldu. Fars atabeylerinin de buraya sonucu etkileyecek nitelikte bir müdahalesi olamad. Kaynaklar n iyi kiflilik özellikleri ile and Tekle 1198 y l nda vefat etti. Atabey Sa d Tekle nin yerine kardefli Sa d geçti. Sa d n zaman, Salgurlular için nisbeten rahat bir dönem oldu. Sa d n atabeyli inin ilk y llar nda yaflanan büyük k tl k ve veba salg n büyük sosyal ve iktisadî s k nt lara yol açt. Bir müddet bunlar n telafisi için çal flan Atabey Sa d, daha sonra topraklar n geniflletmeye bafllad. Bu s rada Kirman a, O uzlardan sonra Harizmflahlar hâkim olmufltu. Fakat O uzlar kar fl kl klara sebep oluyorlard. fiebânkâre emirleri de zaman zaman hâdiselere kar fl yorlard. fiehre bir ara O uzlar hâkim olduysa da, atabey Sa d n kuvvetinden çekinerek, Berdesir i Salgurlu ordusuna teslim ettiler. Böylece Kirman da Salgurlu hâkimiyeti sa lanm fl oldu (1204). Sa d, Isfahan ve Hemedan da ele geçirmek istiyordu. Haz rl klar n tamamlay p Isfahan a yürüdü ve hiçbir mukavemetle karfl laflmadan flehre girdi. Sa d n bu sefer s ras nda fiiraz bofl b rakmas, ldenizliler ve fiebânkâre emîrleri için bulunmaz f rsatt. Ayr ca sfahan almas dolay - s yla cezaland r lmas da gerekmekteydi. Nitekim Atabey Özbek fiiraz a, fiebânkâre emiri Mübâriz ise, Kirman üzerine baflar s z seferler yapt lar. Sa d, Kirman daki hâkimiyetini kuvvetlendirmek için sefere ç kt ve 9 Ocak 1209 da Kirman n baflflehri Berdesir e girdi. Burada Kavurt Bey in taht na oturan Sa d, O uzlar itaat alt na almak için, Bem i kuflatt. Daha sonra O uzlarla anlaflarak fiiraz a döndü. Kirman da kald befl ay zarf nda bölgeyi düzene sokmufl ve büyük k sm n da itaat alt na alm flt. Fakat daha sonra buray ihmal edince, 1213 senesinde Harizmflahlar, Kirman ele geçirdiler ve ak nlar n baflkent fiiraz a kadar genifllettiler. Daha önce de anlat ld gibi, ldenizlilerin Harizmflah a ba l l k bildiren Irak- Acem valisi, Halifenin dahliyle Bât nîler taraf ndan öldürünce, bölgeyi ele geçirmek isteyenler aras nda yeni mücadeleler bafllam flt. Bir yandan Atabey Sa d, di- er yandan Atabey Özbek, Irak- Acem e hâkim olabilmek için harekete geçtiler. Sa d, Harizmflah Muhammed in ordusuyla Rey civar nda karfl laflt. Ancak savaflta yenilip esir düfltü (1217). Harizmflah, Eflkenvan ve stahr flehirlerini kendisine b - rakmas, ülke gelirlerinin üçte birini kendisine ödemesi ve ad na hutbe okunmas flart yla Sa d affetti. Sa d, yan nda Harizmli kuvvetlerle fiiraz a döndü ünde, yerine nâib olarak b rakt o lu Ebû Bekr, kendisini flehre sokmak istemedi i için onunla savaflmak zorunda kald. Sa d Mo ollarla yo un bir mücadele içerisine giren Harizmflah a ba l l n sürdürmek zorunda kalmad. Ancak daha sonra Kirman ve Irak- Acem i ele geçiren Harizmflah n o lu Pirflah, müstahkem kaleler d fl nda, fiiraz dahil Fars da iflgâl etti. Atabey Sa d, Fars a gelen Celaleddin Harizmflah a ba l l k arzedince, kaybetti i yerleri geri ald. Sa d 1226 da vefat etti. Atabey Ebû Bekr ve Atabeyli in Sonu Sa d n yerine o lu Ebû Bekr geçti. Ebû Bekr, ilk y llarda fiebânkârelerle mücadele ettiyse de baflar l olamad. Celaleddin Harizmflah 1228 de, Isfahan önünde Mo- ollarla karfl laflt s rada, yan nda Atabey Ebû Bekr de bulunuyordu. Yenilen Mo- ol ordusunun takibi s ras nda bir k s m kuvvetleri bask na u rayan atabey fiiraz a

175 8. Ünite - Atabeylikler 167 döndü. Ebû Bekr, yaklaflan Mo ol tehlikesini bertaraf etmek için, kardeflini Mo ol han Ögedey e gönderdi ve itaatini bildirdi. Ögedey bundan memnun olarak Fars n idaresini ona b rakt. Ebû Bekr, buna karfl l k senelik otuz bin dinar haraç verecekti.atabey, Hürmüz adas hâkimiyle anlaflarak düzenledi i sefer sonunda, Basra körfezindeki Kays adas na hâkim oldu (1229). Basra körfezindeki hâkimiyetini, Arabistan sahillerine kadar geniflletti. Mo ollara olan vaadlerini yerine getirerek, dostâne münasebetlerini devam ettirdi. Torunu Abifl Hatun u Hülâgû nun o lu ile niflanlad. Ancak Mo ollar a ödenen haraçlar yüzünden vergileri art r lan ahali can ndan bezmifl durumdayd. Ebû Bekr, fiiraz da 1260 ta öldü. Ebû Bekr in yerine o lu II. Sa d geçtiyse de on iki gün sonra öldü. Onun yerine henüz çocuk oldu u için, annesi Bibi Terken Hatun un nâibli inde Muhammed getirildi. Terken Hatun, devlet idaresini ele ald ve halk n refah n sa lamaya, ülkeyi kar fl kl klardan korumaya çal flt. Muhammed in atabeyli i 1262 de ölümüyle sona erdi. Muhammed in yerine devlet erkân ve ordunun karar ile Muhammedflah geçti. Muhammedflah, tahta geçer geçmez Terken Hatun u yok sayarak duruma hâkim oldu. Muhammedflah, Mo ollarla bar fl de il mücadeleyi tercih ediyordu. Bu yüzden Hülâgu nun, huzuruna gelmesi için yapt davete icabet etmedi. Bu f rsat kaç rmayan Terken Hatun, emirlerle birleflerek Muhammedflah yakalat p Hülâgu nun yan na gönderdi. Muhammedflah n sekiz ay süren k sa atabeyli inden sonra yerine a abeyi Selçukflah geçti. Selçukflah, tahta geçince kendisi için tehlikeli gördü ü baz devlet adamlar n ortadan kald rd. Kudreti dolay s yla siyasette önemli bir rolü olan Terken Hatun la evlendi. Ancak Selçukflah n Terken Hatun u afla lamas ve sonra öldürtmesi Salgurlu Atabeyli inin y k l fl n çabuklaflt rd. Nitekim Selçukflah, fiiraz daki Mo ol komutanlar n da bertaraf edince, Hülâgû nun gönderdi i kuvvetler taraf ndan yakalanarak öldürüldü (1263). Selçukflah n ölümünden sonra tahta II. Sa d n k z Abifl Hatun geçti. Abifl Hatun un atabeyli inin ilk aylar nda, Kad fierefeddin brahim ayakland ise de, isyan k sa sürede bast r ld ve taraftarlar da t ld. Abifl Hatun, daha sonra Hülâgu nun yedi yafl ndaki o lu Mengü Timur ile göstermelik olarak evlendirildi. Abifl Hatun, yafl n n küçük olmas dolay s yla idarî ifllere kar flm yordu. Fars, bir flahne arac l - ile Mo ollar yönetmekteydi. lhanl hükümdar Ahmed Teküdar, Fars n devaml kar fl kl k içinde bulunmas ve bölgedeki Mo ol devlet adamlar n n yetersizli i sebebiyle, yan nda tuttu u Abifl Hatun un fiiraz a dönmesine izin verdi (1284). Bir süre sonra, Mo ollar taraf ndan bölgeyi idare etmek için gönderilen nâibin öldürülmesi sebebiyle, Abifl Hatun, hükümdar Argun taraf ndan huzura ça r ld. Tebriz de muhakeme edilen Abifl Hatun, Han n gelini oldu u için cezaland r lmad ama fiiraz a dönmesine de izin verilmedi. Nihayet Hatun 1286 senesinde ölünce, Fars ta Salgurlu hâkimiyeti son buldu ve bölge resmen Mo ol idaresi alt na girdi. Teflkilatta oldu u gibi kültür hayat nda da Selçulular n mirasç s olan di er atabeylikler gibi, Salgurlular da zengin imar faaliyetleriyle Fars donatt lar. Mo- ollar n Harezmflahlar ortadan kald rmas üzerine Salgurlular Mo ollar n idaresini kabul ettiler. Onlar n bu siyaseti bölgeyi bir süre daha Mo ollar n sald r lar ndan korudu. Salgurlular n baflflehri fiiraz, Mo ollar n önünden kaçan birçok ilim adam ve edibin s na oldu. Salgurlular n ilim ve sanat hâmili i, fiiraz bir kültür merkezi haline getirdi.

176 168 Büyük Selçuklu Tarihi Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Atabeyliklerin sistem içerisindeki yerini tan mlayabilecek Selçuklu sultanlar o ullar n (flehzâde) e itmeleri için bilgi ve tecrübeleri ile temayüz etmifl emirleri görevlendirirlerdi. Bu hocalara atabey denirdi. Atabeyler, melikle birlikte kendilerine verilen ikta bölgelerine gider, onun ad na bölgeyi idare ederlerdi. Atabeyi olduklar melik ad na saltanat davas na girer, kaybetmeleri hâlinde bulunduklar bölgede, merkezle ba lar n olabildi ince zay flatarak, zamanla kendi hanedanlar n kurarlard. Bu atabeylikler ne kadar güçlü olursa olsunlar, nihaî olarak Selçuklu sultanlar na tâbi idiler. Selçuklular zaman nda bu flekilde D maflk, Musul, Fars ve Azerbaycan Atabeylikleri kurulmufltur. To teginliler in tarihçesi ve tarihî önemini aç klayabilecek Suriye meliki Tutufl un, o lu Dukak a atabey olarak tayin etti i Türkmen beyi To tegin taraf ndan kurulmufltur. Dukak n da kendi o lu Tutufl a atabey yapt To tegin, melik çocuk yaflta oldu u için tüm yetkileri elinde toplad. Melikin ölümü üzerine yönetimi kendisi devrald. Sultan Tapar taraf ndan Suriye valili i onaylanan To tegin döneminin en önemli meselesi Haçl larla mücadele idi. To tegin in yerine geçen o lu Böri de Haçl lara karfl mücadeleyi sürdürdü. Di er taraftan D - maflk ta faaliyetlerini artt ran Bat nîleri fliddetle takibata u ratt. Ancak onlar taraf ndan u rad bir suikastte hayat n kaybetti. Yerine geçen o lu smail Haçl lara karfl baflar l bir flekilde mücadele etti. Atabeyli e ait baz topraklar geri ald. Bir suikaste u rad ktan sonra takip etti i sert siyaset ve D maflk teslim etmek üzere Zengi yi davet etmesi öldürülmesine sebep oldu. Yerine geçen kardefli Mahmud, Musul atabeyi Zengi nin yo un bask lar na maruz kald. Trablus Kontlu u ve Kudüs Krall na karfl baflar l savafllar yapt da kendi adamlar nca öldürüldü. Emir Üner in tertibi oldu u tahmin edilen bu olaydan sonra, Ba albek valisi olan kardefli Muhammed atabey ilân edildi. Bu dönemde atabeylik, vezirli e getirilen Üner in tahakkümü alt na girdi. Zengi bir kere daha D maflk almay denedi ama baflar l olamad. Son atabey Abak zaman nda Üner in nüfuzu daha da artt. Zengi nin bask s Üner i, Kudüs krall ile vergi ödemek flart yla bir anlaflma yapmak zorunda b rakt. D maflk, Zengi nin Urfa y fethi üzerine gelen kinci Haçl ordular taraf ndan da kuflat ld. Abak, veziri Üner in A MAÇ 3 ölümünden sonra Nureddin Mahmud a teslim oldu (1154). Böylece atabeylik tarihe kar flt. Zengiler in tarihçesi ve tarihî önemini belirleyebilecek Melikflah n kumandanlar ndan Aksungur un o lu olan Zengi, Irak Selçuklu sultan Mahmud taraf ndan iki o luna atabey ve Musul a vali olarak tayin edilmiflti (1127). Zengi Haçl lar ile savaflmak için Müslümanlar aras nda siyasî birlik kurmaya çal flt. Van Gölü havzas ndan fiehrizor a, Irak ve Suriye nin bir k sm na hâkim oldu. Urfa y fethedip kontlu un F rat n do usundaki topraklar n fethetti (24 Aral k 1144) da Câber kalesini kuflat rken kendi kölesi taraf ndan öldürüldü. Musul Atabeyli ine ait topraklar ikiye bölündü. Musul Kolu: Zengi nin büyük o lu Seyfeddin Gazi, Musul merkez olmak üzere Irak a hâkim oldu. K sa atabeylik döneminde Nureddin le birlikte Haçl larla ve Zengi nin ölümünü f rsat bilerek topraklar na sald ran Artuklularla mücadele etti. Seyfeddin Gazi ölünce (1149) yerine kardefli Mevdud geçti. 20 y ll k uzun atabeylik dönemi babas zaman ndan kalan tecrübeli adamlar n n da sayesinde huzurlu geçti. Nureddin Mahmud un Haçl lara karfl yapt tüm savafllara yard m etti. Irak Selçuklu sultan Muhammed in Ba dad kuflatmas na da tâbiyet gere i asker gönderdi. Yerine Nureddin Mahmud un da deste iyle o lu II. Seyfeddin Gazi geçti (1169). Musul a hâkim olmak isteyen kardefli II. madeddin Zengi ye ise Sincar verildi. Böylece atabeyli in Sincar da da bir flubesi kurulmufl oldu. Seyfeddin Gazi, Nureddin in ölümü üzerine bir yandan topraklar n geniflletirken, di er yandan Selahaddin Eyyûbî nin Suriye yi ele geçirmesine karfl mücadele etti. Ölünce yerine kardefli zzeddin Mesud atabey oldu (1180). Melik Salih in vasiyeti üzerine Halep i topraklar na katt ise de elinde tutamad. Atabeyli e ait topraklar n bir k sm n ele geçiren Selahaddin e daha fazla direnemeyerek tâbiyet arz etti. Mesud un yerine geçen o lu Nureddin Arslanflah n dönemi hanedan mensuplar ve Eyyûbîlerle mücadeleyle geçti da Arslanflah n atabeyi Kaymaz n ölümü üzerine Musul valisi olan Lü lü, tüm gücü eline geçirdi. Arslanflah n 1211 de ölümünden sonra Lü lü taraf ndan yerine geçirilen atabeyler, onun kuklas olmaktan kurtulamad lar. Lü lü 1220 de Sincar alarak Zengilerin buradaki hâkimiyetine son verdi. Erbil beyi Kökböri nin, Musul atabeyli ini

177 8. Ünite - Atabeylikler 169 A MAÇ 4 Lü lü ye ve Eyyûbîlere karfl korumak için girdi i mücadele de sonuçsuz kald. Mahmud un da 1233 te ölümüyle, bölgenin hâkimiyeti Bedreddin Lü lü ye intikal etti ve Zengilerin Musul flubesi tarihe kar flt. Halep Kolu: madeddin Zengi ölünce o ullar ndan Nureddin Mahmud, Halep merkez olmak üzere Suriye deki topraklarda hâkimiyetini kurdu. Zengi den sonra tekrar Urfa ya hâkim olan Haçl lardan flehri geri ald. Haçl lara karfl baflar l savafllar yapt. D maflk atabeyli ine son vererek Suriye yi kendi idaresi alt nda birlefltirdi. Kardefllerinin idaresindeki Musul a da üstünlü ünü kabul ettirdi. M s r fethetmekle görevlendirdi i Salâhaddin Eyyubî, Fat mî halifeli ine son verdi. Nureddin 1174 te ölünce yerine o lu Melik smail geçti. Ancak Musul atabeyli inin müdahalesine ra men Salâhaddin Eyyubî ülkesine hâkim oldu. smail in ölümüyle Zengilerin Halep kolu sona erdi (1181). ldenizlilerin tarihçesi ve tarihî önemini aç klayabilecek Kurucusunun ad na nisbetle ldenizliler ad verilen atabeylik Azerbaycan/Arran, Cibal ve kuzeybat ran da hüküm sürmüfltür. fiemseddin ldeniz aslen K pçak Türklerindendir. Irak Selçuklu sultan Mesud ( ) un hizmetine girdikten sonra, liyakâti sayesinde h zla yükseldi ve Sultan Mesud taraf ndan Arran valili ine atand dan itibaren Selçuklulara ba l, fakat inisiyatif alabilecek bir yetkinlikle Azerbaycan idare etti. Bir süre sonra Irak Selçuklu taht nda yaflanan mücadelelerde belirleyici kifli haline geldi de Arslanflah tahta geçirdi. Sultanla birlikte Gürcülere karfl büyük baflar lar kazand. Selçuklular n Irak, el-cezire, Cibâl, Azerbaycan, Do- u Anadolu ve Kirman da hâkimiyetinin sürmesi konusunda önemli hizmetleri oldu. Ölünce yerine büyük o lu Cihan Pehlivan atabey oldu (1175). Arslanflah vefat edince yerine o lu Tu rul u geçirdi, Selçuklu devletinde babas ndan daha fazla nüfuz sahibi oldu. Pehlivan, Halifenin ve Salâhaddin Eyyûbî nin rekabeti karfl s nda, Harizmflah Tekifl le dostluk kurdu. Kendisinden sonra yerine kardefli K z l Arslan geçti (1186). Sultan Tu rul u hapse atan K z l Arslan, halifenin teflviki ile saltanat n ilân etti. Fakat bunu hayat ile ödedi. Yerine ye eni Kutlu nanç geçti. Hapisten kurtulan Sultan III. Tu rul Kutlu nanç ma lup ederek Irak Selçuklu taht n tekrar ele geçirdi. Fakat atabey, Tekifl ten sa lad yard mla Sultan Tu rul u bertaraf etti (1194). Ancak Halifenin tahriki ile bu defa Tekifl le mücadeleye giren Kutlu nanç da öldürüldü (May s 1196). A MAÇ 5 Yerine di er kardefli Ebû Bekr geçti. Meraga y alarak Ahmedilî hanedan na son verdi (1211). Ancak idarî yetenekleri k s tl olan Ebû Bekr zaman nda ülkesi, Halife-Harizmflahlar-gulâm ümera ve Gürcüler in mücadele alan na döndü. Ebû Bekr ölünce kardefli Özbek atabey oldu. Halife, Harizmflahlara karfl denge unsuru olarak Özbek in taraf nda yer ald. Ona muhaliflerine karfl ordu bile gönderdi. Atabey buna ra men Harizmflah Muhammed e tâbi olmak zorunda kald. Mo ol istilâs sebebiyle ortaya ç kan kriz ve Gürcü istilâs karfl s nda aciz kald. Topraklar Harizmflah taraf ndan iflgâl edildi de ölümü üzerine sa r ve dilsiz o lu K z l Arslan atabey oldu. Onun 1228 de ölmesi üzerine fiili olarak çökmüfl olan atabeylik sona erdi. Salgurlular n tarihçesi ve tarihî önemini de erlendirebilecek bilgiler kazanacaks n z ran n Fars bölgesinde O uzlar n Üçok boyuna mensup Salgur veya Salur kabilesi taraf ndan kurulan bir atabeyliktir. Tu rul Bey zaman nda Selçuklular n eline geçen Fars, Irak Selçuklular zaman nda da onlara ba l atabeylerin hâkimiyetine girdi. Sungur, Fars meliki Melikflah n atabeyiydi. Melikflah n keyfî idaresine isyan edip, 1148 de Melikflah yendi. fiiraz ele geçirerek atabeyli in temellerini att. Irak Selçuklular n n taht mücadelelerine müdahale etti. O lu Tu rul küçük oldu undan yerine kardefli Zengi geçti. Onun zaman nda Salgurlular, Irak Selçuklular na tâbi oldular. Tekle zaman nda Harezmflahlardan kaçan O uzlar, Kirman ve Fars istilâ ettiler. Tekle nin kardefli Atabey Sa d n ldenizlilerle, Kirman a hâkim oldu u s rada buray istilâ eden O uzlarla münasebetleri oldu. Harizmflah Muhammed e karfl girdi i mücadelede yenilip ona ba l l n bildirdi. Sa d n yerine geçen o lu Ebû Bekr, Mo ollara karfl Celâleddin Harizmflah n yan nda yer ald. Fakat sonra Mo ol Han Ögedey e ba l l k bildirdi. Bu sayede hâkimiyetini Hindistan da Kenbâyet ve Arabistan sahillerine kadar geniflletti. Atabey Muhammed in yafl n n küçük olmas sebebiyle nâibli i annesi Bibi Terken Hatun a verilmiflti. Atabeyli in bundan sonraki tarihi, Mo ollara ba l l sürdüren Terken Hatun sayesinde nisbeten huzurlu geçti. Mo ol idaresine baflkald ran Atabey Selçukflah k sa sürede bertaraf edildi. Hülagû nun gelini olan Abifl Hatun zaman nda, yafl küçük oldu u için ülkeyi Mo ol nâibler idare ediyordu. Mo ol idarecilerinin öldürülmesinden sorumlu tutulan son atabey Abifl Hatun un merkeze al nmas ve 1286 da ölümü üzerine hanedan ortadan kalkt.

178 170 Büyük Selçuklu Tarihi Kendimizi S nayal m 1. Atabeylerle ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Sultanlar n o ullar na tayin ettikleri e itmenlere atabey denirdi. b. Atabeylere ikta topraklar verilirdi. c. fiehzâde ad na okunan hutbede Selçuklu sultan ve Abbasî halifesinin ad bulunurdu. d. lk Atabeylik D maflk da kurulan To teginlilerdi e. Atabeylikler ba ms z devletlerdi. 2. D maflk Atabeyli i ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Komflular olan Haçl larla mücadele etmifllerdir b. Bat nîler, D maflk Atabeyli i topraklar nda faaliyet göstermifllerdir. c. Antakya-Kudüs hatt n n Haçl lar n eline geçmesini engellemifllerdir. d. To tegin zaman nda Musul Atabeyli ine ba lanm fllard r. e. Zaman zaman Haçl lar ile ittifak ve anlaflmalar yapm fllard r. 3. Atabey Zengi nin Urfa y fethi ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Urfa Haçl kontlu u tamamen y k ld. b. Kontlu un Urfa ve F rat n do usundaki topraklar fethedildi. c. fiehirdeki H ristiyanlara dokunulmad ama Haçl lar tasfiye edildi. d. Bu yüzden kinci Haçl seferi düzenlendi. e. Urfa ya askeri bir vali atand. 4. Nureddin Mahmud un tüm icraât dikkate al nd nda afla dakilerden hangisi onun ulaflt nihaî hedefi tan mlar? a. Urfa da ç kan isyan bast rmas b. Dimaflk Atabeyli ini ortadan kald rmas c. Musul Atabeyli ine üstünlük sa lamas d. Irak-Suriye ve M s r kendi idaresi alt nda birlefltirmesi e. Haçl lara karfl büyük baflar lar kazanmas 5. Musul Atabeyli inin y k l fl ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi do rudur? a. Nureddin Mahmud taraf ndan ortadan kald r ld. b. Arslanflah n atabeyi olan Lü lü nün bask s neticesinde y k ld. c. Atabeyli e Mo ollar taraf ndan son verildi. d. Selahaddin Eyyûbî Musul u ele geçirince hanedan sona erdi. e. Nureddin Mahmud un yerine geçecek o lu bulunmad ndan tarihe kar flt. 6. ldenizlilerle ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Büyük Selçuklu sultanlar n n atabeyleridir. b. Gürcülerle mücadele etmifllerdir. c. Irak Selçuklu hanedan na son vermifllerdir. d. ldenizliler Harizmflahlar taraf ndan y k lm flt r. e. Selçuklu sultanlar na karfl Halife taraf ndan desteklenmifllerdir. 7. Afla daki olaylardan hangisi ldenizliler döneminde geçen bir olayd r? a. Halife Müfltarflid in öldürülmesi b. Pehlivan n Ba dad kuflatmas c. Atabey K z l Arslan n kendisini sultan ilan etmesi d. Musul Atabeyli inin Irak Selçuklular na ba lanmas e. Sultan Sancar n Hemedan almas 8. kinci Haçl seferinin sebebi afla dakilerden hangisidir? a. Kudüs ün Haçl lar eline geçmesi b. Abbasî halifeli inin Orta Do u da hâkimiyetini güçlendirmesi c. Suriye de Müslümanlar n tekrar hâkimiyet kurmalar d. madeddin Zengi nin ölmesi e. Urfa n n madeddin Zengi taraf ndan fethedilmesi 9. Salgurlular ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Fars ta hüküm sürmüfl bir atabeyliktir b. O uzlar n Salur boyuna mensuplard r c. Büyük Selçuklu Devletine tâbi olmufllard r d. Bir dönem Harizmflahlara ba lanm fllard r e. Mo ollar taraf ndan y k lm fllard r 10. Atabeyliklerle ilgili efllefltirmelerden hangisi do rudur? a. Salgurlular -Azerbaycan b. ldenizliler -Fars c. Zengiler- M s r d. To teginliler -Irak e. Zengiler -Irak ve Suriye

179 8. Ünite - Atabeylikler 171 Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. e Cevab n z do ru de ilse Girifl konusunu yeniden gözden geçiriniz 2. d Cevab n z do ru de ilse To teginliler konusunu yeniden gözden geçiriniz 3. a Cevab n z do ru de ilse Zengiler konusunu yeniden gözden geçiriniz 4. d Cevab n z do ru de ilse Zengiler konusunu yeniden gözden geçiriniz 5. b Cevab n z do ru de ilse Zengiler konusunu yeniden gözden geçiriniz 6. a Cevab n z do ru de ilse ldenizliler konusunu yeniden gözden geçiriniz 7. c Cevab n z do ru de ilse ldenizliler konusunu yeniden gözden geçiriniz 8. e Cevab n z do ru de ilse Zengiler konusunu yeniden gözden geçiriniz 9. c Cevab n z do ru de ilse Salgurlular konusunu yeniden gözden geçiriniz 10. e Cevab n z do ru de il ise Girifl konusunu yeniden gözden geçiriniz S ra Sizde 3 Sünnî slâm Dünyas nda siyasî gücün meflruiyetinin, yani yasall n n kayna, bu alanda otorite olarak kabul edilen Abbasî Halifesinin verdi i onayd. Bu tasdikin bafll ca göstergesi, talepte bulunan sultan/emir/melik vb. için Ba dad ve çevresinde hutbe okutulmas - d r. Bu yüzden atabeyler de sultanlar gibi, hiyerarflide sultandan sonra olmak flart yla, siyasî mevkilerinin tasdiki anlam na gelen bu kural n yerine gelmesini talep etmifllerdir. S ra Sizde 4 ldenizlileri di er atabeyliklerden ay ran en önemli fark, meliklerin de il, Sultanlar n atabeyleri olmalar d r. To tegin Melik Dukak n, Zengi Melik Alp Arslan n, Sungur Fars meliki Melikflah n atabeyleri idiler. ldenizliler ise Irak Selçuklu sultanlar n n atabeyleri olup, devletin bizatihi içerisinde hüküm sürdüler. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 D maflk Atabeyli i, Haçl lar n Suriye ve Filistin de kurduklar ve slâm dünyas n n kalbine bir hançer gibi saplanan devletçiklere karfl bir kalkan görevi yapt. Onlar n mücadelesi sayesinde Antakya dan Kudüs e kadar uzanan sahan n Haçl lar n elinde birleflmesi engellenmifl oldu. Ayr ca Büyük Selçuklular n halefi olarak yüksek bir medenî geliflimin de temsilcisi oldular. S ra Sizde 2 Haçl lar n Yak ndo u da bir tak m siyasî teflekküller kurup yerleflmeleri ve varl klar n sürdürme gayretleri, Müslümanlarla sürekli bir mücadeleye sebep olmufltu. slâm Dünyas n n siyasî önderleri konumunda olan Türkler Urfa-Antakya-Kudüs hatt n n tümüyle Haçl lar n eline geçmesini engelleyen büyük baflar lar kazanm fllard. Ancak Urfa n n fethi ilk kurulan Haçl kontlu unun y k lmas bak m ndan her iki tarafta da ciddî psikolojik etki yapt. H ristiyanlar telâflla yeni bir sefere ç karken, Türkler art k Haçl lara karfl psikolojik ve askerî üstünlü ü ele geçirmifllerdi. Urfa n n fethi ile cihâd meflalesi atefllenmifl oldu. Yararlan lan Kaynaklar Alptekin, Coflkun (1978), The Reign of Zangi ( / ), Erzurum. Alptekin, Coflkun (1985), D maflk Atabegli i (To teginliler), stanbul. Merçil, Erdo an (1992), Salgurlular Do ufltan Günümüze Büyük slâm Tarihi, VIII, stanbul, Merçil, Erdo an (1992), ldenizliler Do ufltan Günümüze Büyük slâm Tarihi, VIII, stanbul, Ö ün Bezer, Gülay (2000), ldenizliler, Diyanet slâm Ansiklopedisi, XXII, fieflen, Ramazan (1983), Salâhaddin Devrinde Eyyûbîler Devleti, stanbul.

180 9BÜYÜK SELÇUKLU TAR H Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Selçuklu Devlet anlay fl içerisinde hakimiyetin hukukî dayana n analiz edebilecek, Metbû-tâbî iliflkilerini aç klayabilecek, Gulâm sisteminin Selçuklulardaki yeri ve önemini belirleyebilecek, ktâ sisteminin Selçuklular için ne ifade etti ini de erlendirebilecek, Selçuklu ordusunun kaynaklar n belirleyebileceksiniz. Anahtar Kavramlar Hanedan Sultan Metbû ve Tâbî Melik Dîvân Gulâm Mîrî Arazi ktâ Kādi l-kudât Nizâmülmülk Vezaret çindekiler Büyük Selçuklu Tarihi Büyük Selçuklu Devlet Teflkilat G R fi HANEDAN VE SULTAN SARAY TEfiK LATI MERKEZ (HÜKÛMET) TEfiK LATI EYALET TEfiK LATI ASKERÎ TEfiK LAT ADLÎ TEfiK LAT

181 Büyük Selçuklu Devlet Teflkilat G R fi Selçuklu Devlet Teflkilat Tarihinin Kaynaklar Selçuklu devlet yap s n anlatan, Selçuklular la ça dafl bir eser mevcut olmad gibi, devlet arflivleri de günümüze ulaflmam flt r. Bu nedenle devlet yap s n n baz yönlerini ve ayr nt lar n tespit etmekte güçlük çekilmektedir. Konu ile ilgili tabiatiyle ilk akla gelen vezir Nizamülmülk ün Siyasetnâme adl meflhur eseridir. Bu eser devlet teflkilat n tan mam z konusunda büyük bir bofllu u doldurmakta ise de, asl nda yürürlükte olan yap y de il, olmas gerekeni anlatan bir kaynakt r. Çünkü Siyasetnâme Sultan Melikflah n ifllerin düzgün gitmesi ve do ru karar verebilmek için, hükümdarlar n uygulad klar kanun ve adetleri, görülen aksakl klar ve al nmas gereken tedbirleri ihtiva eden bir eser yazmas n istemesi üzerine ortaya ç km flt r. Bu nedenle eserden bu özelli i göz önünde bulundurularak ve di er kaynaklardaki bilgilerle karfl laflt r larak faydalan lmal d r. Siyasetnâme den sonra konu ile ilgili en önemli kaynaklar atama fermanlar ndan metin örneklerinin topland münfleât mecmualar ile yaz m kurallar n ihtiva eden inflâ kitaplar d r. Müntecebüddin el-cuveynî nin Atebetü l-ketebe si, Leningrad Münfleât Mecmuas, Evo l Haydar Be in Mecmau l- nflâ s ve Nizâmî-i Arûzî nin Çahâr Makale si bunlar n bafll calar d r. Kâtiplere k lavuzluk etmesi için haz rlanan bu eserlerden, atama yap lan makamlar n özellikleri, yetkileri vs. hakk nda bilgi edinebilmektedir. Dönemin siyasî olaylar n anlatan kroniklerden ise, muhtelif mevkilerdeki devlet adamlar hakk nda verilen bilgilerden, onlar n görev alanlar n belirlemek mümkün olmaktad r. er-râvendî nin Râhatu s-sudûr u, S bt bnü l-cevzî nin Mir âtu z-zaman, el-huseynî nin Ahbâru d-devleti s-selçukiyye si ve el-bundârî nin Zubdetu n-nusre si bu tür eserlere örnek olarak verilebilir. Sultan n, hanedan üyelerinin ve tâbîlerin bast rd klar sikkeler ve yapt rd klar abideler üzerindeki kitabeler ise unvan, lâkap ve künyeleri, hakimiyet alanlar, metbûluk-tâbîlik iliflkileri ve iktisadî durum hakk nda baflvurdu umuz en güvenilir kaynaklard r. Selçuklu Devleti ve Komflular 1040 Dandânâkan savafl ndan sonra resmen kurulup ilân edilen Selçuklu Devleti do uda Karahanl lar, güneyde Gazneliler gibi devrinin büyük devletleri ve ran da baz islâm hanedanlar ile komflu oldu. Merv deki kurultayda yap lan ifl bölümü

182 174 Büyük Selçuklu Tarihi do rultusunda bafllayan fetihlerle k sa zamanda ran, Irak, Suriye, Do u ve Güney Do u Anadolu da Selçuklu hakimiyeti sa land. ran daki irili ufakl bir çok mahallî hanedan veya emirlik de, Tu rul Bey zaman nda devlete tâbî k l nd. Irak ta ise Abbasî Devleti/Halifeli i bulunmaktayd. Halifenin davetiyle Ba dad a giren Selçuklular, buradaki Büveyhî tahakkümünü sona erdirdiler. Abbasî Hilâfeti ile iliflkiler, bu vesile ile bafllang çta dostane bafllam flsa da hep böyle devam etmemifl, zaman zaman gerginlikler ve krizler de ortaya ç km flt r. Büyük Selçuklu Devletinden ilerleyen zaman içinde dört bölgesel Selçuklu hanedan do mufltur. Selçuklu hanedan üyeleri taraf ndan ve Büyük Selçuklulara tâbî olarak kurulan bu flubeler, kurulufl s ras na göre Kirman (1048), Türkiye (1075), Suriye (1078) ve Irak Selçuklu (1119)lar d r. Bunlardan Türkiye Selçuklular ba ms z olarak kurulmufl, di erleri Büyük Selçuklu Devletine sonuna kadar tâbî kalm fllard r. XII. yüzy l n bafllar nda, Suriye ve Irak Selçuklular n n topraklar üzerinde merkezî otoritenin zay flamas na paralel olarak atabeglik ad verilen baz hanedanlar ortaya ç kt. Bunlar n bafll calar Togteginliler (Suriye), Zengîler (Cezîre ve Suriye), ldenizliler (Âzerbaycan), Salgurlular (Fars) d r. Selçuklular n mücadele etti i gayrimüslim güçler ise Anadolu da Bizans, Kafkasya da Gürcüler, Do u Anadolu da Ermeniler ve Türkistan da Karah taylar d r. SORU Hanedan, Gulâm ve ktâ Sistemi Büyük Selçuklu Devleti ve di er flubelerde de, devlet teflkilat n n temelinde üç ana unsurun bulundu u görülür. Bunlar tarih boyunca yayg n bir yönetim tarz olan monarflinin tepesindeki hanedan ile bütün devlet mekanizmas n n kayna n teflkil eden gulâm ve iktâ sistemidir. Asl nda bu üç temel unsur baz farkl l klar olmakla birlikte genellikle Ortaça slam devletlerinin hepsinde mevcuttur. Bunlar n önemi ve özellikleri bilinmeden devlet yap s n anlamak mümkün de ildir. Toplum taraf ndan kabul görmüfl, meflrû kabul edilmifl hanedan, devlet baflkan sultan n ve müstakbel sultan adaylar olan, eyalet yöneticisi flehzadelerin kayna n oluflturur. Hanedan n bu özelli i onu tart flmas z ve alternatifsiz k lar. Ancak bununla birlikte hanedan üyeleriyle s n rl olsa da, ölen sultan n yerine kimin gelece inin belirsizli i, say s z flehzade isyan n ve iktidar mücadelesini körüklemifltir. Ortaça slam devletlerinde yayg n olarak uygulanan ve köle temini ile esir alma yoluyla oluflturulan gulâm sisteminin Selçuklulara Gaznelilerden intikal etti i anlafl lmaktad r. Bu sistem saraya, merkez ve eyalet bürokrasisine, orduya e itimli ve nitelikli personel SORU yetifltirmekte idi. D KKAT Kurulufl aflamas nda D KKATve ilk dönemlerde Bozk rl -Türk hüviyeti a r basan Selçuklu Devleti, daha ziyade Türkmenlere dayanmakta idi. Yani devlet bir anlamda boylar birli inden olufluyordu. Ancak Türkmenlerin devlet nezdinde do rudan de il de, beyleri vas tas yla temsil edilmesi, devlete sunduklar büyük hizmetlerin yan s ra beylere, temsil ettikleri güç Mirî arazi mülkiyet hakk oran nda devleti sarsmak imkân da veriyordu. Selçuklu sultanlar n n zaman içerisinde, devlete, yani hazineye ait AMAÇLARIMIZ devletin kuruluflunda kendileri kadar hizmet etmifl boy beyleri yerine gulam unsurlar tercih etmelerinin bafll ca sebeplerinden biri budur. olan topraklara denir. Bu AMAÇLARIMIZ topraklar n iflletme hakk geçici tapu ile reayaya verilirdi. kta ise bu flekilde iflletilen K T topra n A P gelirlerinin Keza baz K farkl l klarla T A P Ortaça slam devletlerinde de uygulanan iktâ sistemi, bir k sm n n maafl karfl l Selçuklu devlet teflkilât n n temel tafllar ndand r. Devlet mülkiyetinin esas al nd olarak devlet görevlilerine tahsis edilmesidir. toprak sisteminin (mîrî arazi) bir sonucu olan iktâ, maliyenin uygulad gelir TELEV ZYON TELEV ZYON NTERNET NTERNET

183 9. Ünite - Büyük Selçuklu Devlet Teflkilat 175 vergisi toplama usulü yan nda, taflra (eyalet ve vilayet) yönetimi ve savafl zaman asker toplamay birlikte sa layan kapsaml bir sistemdir. Hükümdar, saray, hükûmet (bürokrasi), taflra yönetimi, maliye, vergi ve ordu gibi devletin bütün organlar na kaynakl k ve nüfuz etmesi, bu üç müessesenin devlet yap s ndaki önemini fazlas yla ortaya koymaktad r. HANEDAN VE SULTAN Hakimiyetin Hukukî Dayana (Meflrûiyet) slâm öncesi Türklerde hükümdarl k yetki ve gücünün veya siyasî iktidar n (kut) Tanr taraf ndan verildi ine (karizmatik hakimiyet); yani hükümranl n ilâhi bir kayna a dayand na inan lmaktayd. Nitekim Benim hükümdar olmam Tanr taraf ndan kararlaflt r ld, Tanr istedi i için, kut um oldu u için kagan oldum gibi birçok ifadeye Hun ve Göktürk kaynaklar nda da rastlanmaktad r. Bu anlay fl n slâmiyeti kabul ettikten sonra da devam etti i görülür. Selçuklular n ça dafl olan Karahanl ülkesinde yaz lan Kutadgu Bilig de Bey! Bu makama sen kendi gücün ve iste in ile gelmedin; onu sana Tanr verdi... Hükümdarlar iktidar Tanr dan al rlar. sözü, bunu aç k bir flekilde gösterir (Kafeso lu, 1984). Sultan Alp Arslan ve Melikflah n veziri Nizamülmülk ise, Allah n her as r halktan birini seçti ini, onu padiflahlara lay k vas flarla süsledi ini, insanlar n onun adaletinden nasiplensinler, güvende olsunlar ve böylece devletin bâki olmas n dilesinler diye, dünya iflleri ve huzuru temin etmesi için onu görevlendirdi ini belirtir (Nizâmü l-mülk, 1982). Ayr ca devleti kuran veya bafl na geçen hükümdar n ancak Tanr n n gönderdi i, kut verdi i bir soyun mensubu olmas gerekti ine de inan lmaktayd. Bunun için Türk ve Mo ol hanedanlar kendilerini hep böyle bir soya dayand rmaya ihtiyaç duymufllard r. Han soyunun ilahi bir lütuftan kaynaklanan karizmatik gücü ve ayr cal vard. Bu inan fl n da, yani hükümdar n asil, ilahî bir lütufa mazhar olmufl, meflrûiyetini kabul ettirmifl bir aile (hanedan) üyesi olmas zorunlulu unun slamdan sonra da devam etti i görülür. Ancak Türk hükümdar n n kut sahibi varsay lmas onu hesap sorulamaz-mutlakiyetçi ve yar -tanr bir despot yapmazd. Kut ilahî bir lütuf olmakla birlikte, lay k olmayandan geri al naca na da inan l rd. Bu yüzden de hükümdar töreye ba l kalmak ve ona göre hesap vermek mecburiyetinde idi. Nitekim O uz boylar ndan ç km fl bütün hanedanlarda oldu u gibi Selçuklu hanedan n n da kendilerini destanî O uz Han a dayand rmalar, bu inan fl n bir sonucudur. Selçuklular 24 O uz boyundan biri olan K n k tan, Osmanl lar ise Kay dan geldiklerini kabul ederler. Selçuklu Hanedan n n Ortaya Ç k fl Selçuklu devletinin ad n ald flahsiyet Temür-yal unvanl Dukak n o lu ve O uz Yabgusunun sübafl s Selçuk Bey dir. Selçuk Bey hakk nda bildiklerimiz, onun bir hanedan n oluflmas ile ilgili yukar da zikretti imiz özellikleri tafl d n göstermektedir. Zira o O uzlar n K n k boyuna mensuptur, bulundu u ortamda önemli bir konumdad r. Onun baz sebeplerle Yabgu nun yan ndan ayr larak Cend e göçtü ünü, orada Müslüman oldu unu ve bu yeni kimli iyle O uz Yabgusu ile mücadele etti ini biliyoruz. Bütün bu süreçte onun karizmatik bir flahsiyete büründü ü, O uzlar n onun etraf nda topland görülmektedir.

184 176 Büyük Selçuklu Tarihi Hanedan hiyerarflisinde hakandan sonra gelen görevlinin unvan d r. Bilindi i gibi, Hz.Muhammed in, peygamberlik ve Medine de kurulan devletin baflkan olmak gibi iki farkl görevi vard. Onun irtihâlinden sonra yerine geçen halifelerin, do al olarak peygamberlikle ilgili bir görev devralmalar söz konusu de ildir. Ancak bir slâm devleti söz konusu oldu una göre, devlet baflkanlar n n da slâm n kurallar n en iyi bilen ve uygulayabilecek niteliklere sahip kimseler olmalar gerekirdi. Allah n Resûlünün Halifesi unvan n kullanan dört halifenin, bu konudaki yetkinli i, sonradan tüm halifelerin dinî otorite veya dinî görevli olduklar alg s na sebep olmufltur. Saltanat n karizmatik kayna gibi, hilafetin Hz. Muhammed in de mensubu oldu u Kureyfl soyundan gelmesi gibi flartlara ba lanm fl olmas, kuruma siyasî gücünün yan nda, dinî bir otoritenin kayna oldu u görüntüsünü vermifltir. Devrin vassall k anlay fl çerçevesinde, kendisine ba l olunan/olunmak zorunda kal nan otoriteye metbû denir Tâbi, hutbe okutmak, para kestirmek, vergi ve asker vermek gibi flartlar yerine getirerek, kendisinin üzerinde bir otoriteye ba lanan/ba lanmak zorunda kalan kifli veya kuruma denir. Sultan n Belirlenmesi ve fiehzade syanlar Selçuk Bey in flahs nda oluflan bu karizma ve kut, vefat ndan sonra ailesine intikal etmifltir. Her ne kadar o ullar n n büyü ü olan Arslan, yabgu unvan yla ailenin reisi olmufl ise de, bu genel bir uygulama haline gelememifltir. Vefat eden bey, yabgu veya sultan dan sonra bafla geçecek olan flahs n aile (hanedan) üyesi olmas aksi düflünülemeyecek, öncelikli bir flartt r. Çünkü iktidar n kayna olan kut kan yoluyla geçmektedir. Ancak hanedan n ç kmaz da iflte burada bafllamaktad r. Bu durumda hangi hanedan üyesinin bafla geçece inin belirlenmesinde bir kural oluflmam flt r. Selçuklu Tarihi boyunca, de iflen flartlara göre, büyük o ul, en yafll hanedan üyesi, tayin edilen veliaht veya flu ya da bu sebeple herhangi bir flehzâdenin sultan oldu u görülür. Zaman zaman flehzade anneleri veya hanedan d fl güçler de bu konuda etkili olmufllard r. Yani hanedan üyesi her flehzade sultan olabilir. Tabiat yla bu telakki, siyasi tarihte hat r say l r bir yer tutan iktidar mücadelelerini, flehzade isyanlar n da körüklemifltir. Bu mücadelenin sonucunu belirleyici unsur ise hep güç üstünlü ü olmufltur. Hatta istisna da olsa bazen güçler denk oldu u zaman, Berkyaruk - Tapar mücadelesinde oldu u gibi, ülke ikiye bölünme noktas na gelmifltir. Sultan ve Abbasi Halifesi ( ktidar ve Otorite) slam tarihinde Dört Halife, Emevî ve Abbasîler in ilk dönemlerinde halife Hz. Peygamberin vekili ile devlet baflkan anlam n birlikte tafl maktayd ; yani hem otorite, hem de iktidar (güç) sahibiydi. Sünnî Abbasî hilafetini tan mayan fiîî Fat mîlerde de durum ayn idi. Abbasî hilafetinde güç zamanla önce emîrü lümerâlara, sonra da Selçuklu sultanlar na geçmifltir. Ancak bu gücün meflrûiyetinin dayana yine otorite sahibi olan halife olmufltur. Bununla birlikte gücü elinde tutanlar da zaman zaman otoriteyi diledi i gibi yönlendirmek imkân na sahip olmufllard r. Selçuklu sultanlar aç s ndan bakt m zda; sultan ne kadar güç sahibi olursa olsun, Sünnî slam dünyas üzerinde meflrûiyetini kabul ettirmek, dolay siyle etkili olabilmek için otorite sahibi olan Abbasî halifesinin sultanl n onaylamas - na ihtiyaç duymaktayd. Bu durum sultana, hem içerideki rakibi olan flehzadelere, hem de komflu devlet baflkanlar na karfl büyük bir imtiyaz sa lamaktayd. Ayr ca imparatorlu un hakim oldu u co rafyan n müslüman halk, zamanla say lar artsa da Türkmenlerden ibaret de ildi. Ço unlu u oluflturan birçok farkl etnik topluluk vard. Özellikle bunlar n devlete itaâtinin sa lanmas konusunda gelene e göre, halifenin sultan tan mas n n etkisi oldu unu söyleyebiliriz. Halife bu iradesini Ba dat ve civar nda okunan hutbelerde sultan n ad n zikrettirerek göstermekteydi. Metbû Devlet ve Tâbî leri Tarihçilerin Büyük s fat n vererek di erlerinden ay rdetttikleri Selçuklu Devleti veya di er bir ifadeyle Selçuklu mparatorlu u metbû, yani tâbî olunan devlet konumundad r. O Selçuklu ailesinin kurdu u ilk ve sonra kurulan bölgesel Selçuklu flubelerinin de do du u devlettir. Selçuklu Devletinin tâbî (vassal)leri hakk nda hanedan üyelerinin kurduklar Selçuklu meliklikleri, di er Türk devletleri, Türk olmayan Müslüman devletler fleklinde bir derecelendirme yap l yor ise de, tâbîli e esas olan sadâkat ve güvenilirlik aç s ndan bak ld nda bu tasnif ka t üzerinde kalmaktad r. Çünkü flehzadeler her ne kadar sultan n o ullar veya kardeflleri ise-

185 9. Ünite - Büyük Selçuklu Devlet Teflkilat 177 ler de, ayn zamanda rakipleridir. Tabiat gere i tâbîlikte sadâkat ve süre düzensizdir. Ayn flekilde yükümlülüklerde de bir standart yoktur. Tâbî olufl flekline, yani kan dökülmeden kendi r zas yla veya k l ç zoruyla olmas na göre yükümlülüklerin veya yapt r mlar n belirlendi i anlafl lmaktad r. Tâbîli in en baflta gelen ve en yayg n olan göstergesi, bölgesinde okunan hutbelerde ve daha sonra e er bast rma hakk tan nm fl ise sikkelerinde (madenî para) metbûnun ad n n zikredilmesidir. Ancak siyasî tarih bilgilerimize göre, tâbî oldu unu bildi imiz baz hükümdarlar n bast rd klar sikkelerde metbûnun ad na rastlanmaz. Di er tâbîlik yükümlülüklerini, vergi ödeme, istendi inde asker gönderme, çocuklar ndan bir veya birkaç n metbûnun saray na rehin gönderme fleklinde s ralayabiliriz. Büyük Selçuklu Devletinin bünyesinden dört mahallî Selçuklu flubesi daha do mufltur. Bunlar Selçuklu hanedan üyelerinin Sultan taraf ndan atanmas suretiyle, Büyük Selçuklulara tâbî olarak kurduklar Kirman, Suriye ve Irak Selçuklular d r. Türkiye Selçuklular ba ms z olarak kurulmufl, di erleri Büyük Selçuklu Devleti y k l ncaya kadar ona tâbî olmaya devam etmifllerdir. Müslüman Türk devletlerinden Karahanl lar ve Gazneliler zaman zaman Selçuklulara tâbî olmak zorunda kalm fllard r. Bu tâbîlik dönemleri siyasî tarih bilgilerinden ve bast rd klar sikkelerden takip edebilmektedir. Hârizmflahlar ise Hârizm e gönderilen valilerin zamanla elde ettikleri imtiyazlarla tâbî hükümdar konumuna yükselmeleriyle ortaya ç km flt r. Hârizmflah Ats z, Sultan Sancar a karfl birkaç defa isyan etmifl, sonra yeniden tâbî olmak zorunda kalm flt. Harizmflahlar ancak Irak Selçuklular n n y k lmas üzerine ba ms z olabilmifllerdir. XII. yüzy l n ilk yar s nda, Suriye ve Irak Selçuklular n n topraklar üzerinde merkezî otoritenin zay flamas na paralel olarak ortaya ç kan atabeglikleri de tâbîlere dahil edebiliriz. Ancak bunlar, dönemin flartlar na göre bazen do rudan Büyük Selçuklulara de il, onun bölgedeki tâbî uzant s olan Irak Selçuklular na tâbî olmufllard r. Bunlar n bafll calar Togteginliler/Böriler (Dimaflk), Zengîler (Cezîre ve Suriye), ldenizliler (Âzerbaycan), Salgurlular (Fars) d r. Yine Büyük Selçuklu Devletinin güçlü oldu u dönemlerde gayri Türk mahallî hanedanlar da zaman zaman onlara tâbî olmufllard r. Cibal ve Yezd de Kâkûyîler, Sistan da Nîmrûz Melikleri, Taberistan ve Cürcân (Gürgân) da Ziyârîler, yine Taberistan ve Gîlân da Bâvendîler, Kirmanflah ve civar ile Luristan da Annâzîler, Âzerbaycan da Ravvâdîler, Irak, Cezîre ve Kuzey Suriye de Ukaylîler ve Diyarbekir ve çevresinde Mervânîleri bu gruba örnek olarak verebiliriz. Sultan ve Saltanat Sembolleri Sultana mahsus olan herfley zamanla do al olarak onun sembolü haline gelmifltir. Bunlardan tac ve taht sadece ona ait olan alâmetlerdir. kinci grup semboller ise tâbîler veya di er devlet adamlar taraf ndan da kullan lm fllard r. Ancak sultana mahsus olanlar di erlerinden daha yüksek, daha görkemli ve farkl d r. Bunlar unvan-lâkab-künye, hutbede ad n zikrettirme, sikke bast rma, nevbet vurdurma, tu ra ve tevkî, ok-yay, sancak, ota ve saray, t raz-hil at, yüzük, k l ç, kemer, çetr, âfliye vs.dir. Bunlardan önemli ve özelli i olanlar tan yal m: Unvan-lâkab-künye: Unvan hükümdar n konumunu ifade eden ve isminin bafl na getirilen s fat veya s fat tamlamas d r. Selçuklu liderleri önceleri bey, yabgu ve emir unvanlar n kullanm fllar; ilk hükümdar Tu rul Bey ise hutbelerde 1038 den itibaren es-sultânu l-muazzam, sikkelerde ise 1043/4 te es-sultân ve 1046/7 den bafllayarak es-sultânu l-muazzam unvan n kullanm flt r. Önceleri baz devlet

186 178 Büyük Selçuklu Tarihi Resim 9.1 adamlar taraf ndan düzensiz olarak kullan lan bu unvan, Selçuklular ilk defa resmî ve daimî hükümdar unvan haline getirmifllerdir. Bazen es-sultânu l-a zam unvan da kullan lm flt r. Ayr ca ilave olarak flâhenflâhu l-ecell, melikü flark ve l- arb, melikü l- slâm veya rüknü l- slâm gibi unvanlara da rastlanmaktad r. fiehzadeler ise eyaletlere vali olarak melik unvan ile gönderilmekteydi. Kirman Selçuklu hükümdarlar n n bast rd klar sikkelerde melik, Suriye Selçuklular ndan Tutufl un sultan, o ullar n n melik, Irak ve Türkiye Selçuklular n n ise sultan unvan n kulland klar bilinmektedir. En basit ifadesiyle...+ü d-dîn veya...+ü d-devle formlar ndaki s fat tamlamalar na lâkab denmektedir ve her hükümdar n kendine mahsus lâkab vard r. Meselâ Tu rul Bey in lâkab Rüknü d-dîn, Alp Arslan n Adudü d-devle, Melikflah n Mu zzü d-dîn dir. Künye ise eski bir Arap gelene inin slâm dünyas nda yayg nlaflmas yla Selçuklulara intikal etmifltir. Ebû (babas )+... formundaki isim tamlamas ndan ibarettir. Tu rul Bey in künyesi Ebû Tâlib, Alp Arslan n Ebû fiücâ ve Melikflah n Ebu l-feth idi. Hutbe: slam dininde Cuma ve bayram namazlar n n bir rüknü olan hutbe zamanla, otoritenin, siyasî iktidar n sembolü haline de gelmifltir. Çünkü hutbe iktidar n kendini ifade edebilece i ve toplumla iliflki kurabilece i çok cazip ve do al bir ortamd r. Bu imkan ve f rsat halifeler ve hükümdarlar de erlendirmifltir. Hutbede konumuz aç s ndan farkl uygulamalar görülür: 1) Sultanl n ilan eden bir flehzadenin ilk yapaca ifl, Cuma hutbelerinde halifeninkinden sonra kendi ad n unvan yla birlikte okutturma, böylece sultanl n halka ilan etme. 2) Halife sultanl n ilan eden bir flehzadenin tan nma talebini kabul etti i takdirde, Ba dat ve civar nda okunan hutbelerde kendi ad ndan sonra bu yeni sultan n ad n da okutturmas. 3) Tâbî hükümdarlar n ise kendi adlar n ancak halifenin ve metbû sultan n ad ndan sonra okutturmas. 4) Baz sultanlar n veliaht ilan ettikleri flehzadelerinin ad n da hutbelerde okutturmas. Böylece onun toplum tataf ndan kabullenilmesini sa layarak do abilecek muhtemel siyasî kriz önlenmek isteniyordu. Sikke: Sikkenin (madenî para) aslî fonksiyonu bilindi i üzere bir al fl-verifl arac olmas d r. Öncelikle pek tabii sikkeler tedavüldeki para arz n, maden bollu unu, ülkenin iktisadî durumunu tespit etmemizi sa larlar. Ancak hutbe gibi, hatta hutbeden daha yayg n olarak müslim, gayrimüslim herkesin cebine kadar ulaflabilen bir iktisadî araç oldu u için, sikke de siyasî iktidarlar n vazgeçilmez bir göstergesi haline gelmifltir. Bugünkü gibi tek merkezde de il, hemen hemen her flehirde alt n (dinar), gümüfl (dirhem) veya bak r (fels) sikke bast r lmaktayd. Üzerinde bast ran n isim, unvan, lâkab ve künyesi, darp yerinin ad, tarihi ile baz dinî ibareler ve ok-yay, k l ç gibi semboller yer almaktayd. Dolay s yle bu tür bilgilerin en önemli ve güvenilir kayna n olufltururlar. Yine sikkelerden metbû sultan n hakimiyet alan n, hanedan üyeleri aras ndaki hiyerarfliyi, metbû-tâbî iliflkilerini, darbedilen flehrin tarihini tespit edebiliriz. Mu zzü d-devle [Arslan] Yabgu nun 1025 y l nda Kermîne de bast rd, yay, ok-yay ve k l ç figürlü ilk Selçuklu sikkesi Kaynak: B. D. Koçnev, Monety Musy Iabgu, Syna Sel dzhuka (O Rannikh Etapakh Sel dzhukidskovo Chekana), Epigrafika Vostoka, XXVI (2001), s ).

187 9. Ünite - Büyük Selçuklu Devlet Teflkilat 179 Selçuklular n ilk sikkesi 1025 y l nda Nur Kasabas yak n ndaki Kermîne de bas lm flt r. Sikke Karahanl tipinde bir gümüfl dirhem olup üzerinde Mu zzü d-devle lâkab ile Yabgu unvan, yay ve k l ç figürleri bulunmaktad r. Sikkeyi yay nlayan Boris Koçnev sikkenin Musa Yabgu ya ait oldu unu iddia ediyor ise de, siyasî olaylar, darp yeri ve darp tarihi Arslan Yabgu ya ait oldu unu göstermektedir. Dolay siyle ilk sikke Dandanakan Zaferinden, yani devletin kuruluflundan on befl y l önce, Arslan Yabgu taraf ndan, damad Karahanl Ali Tegin ile ittifak kurdu u dönemde bas lm flt r. Tu rul Bey in ilk sikkesi ise 1037 y l nda Niflabur da bast rd dinard r. Sultandan baflka di er hanedan üyeleri ve baz valiler de kendi bölgelerinde sikke bast rmaktayd lar. Resim 9.2 Sultan Alp Arslan n 1063/4 y l nda el-ahvaz da bast rd, ok ve yay figürlü alt n dinar: es- Sultânü l-mu azzam fiâhenflâh Melikü l- slâm Alp Arslan Kaynak: Münzen & Medaillen Deutschland GmbH, Auction 19, May 16th 2006, lot number Tu ra ve Tevkî : Tu ra Türklerde hükümdar n ve hanedan n iflaret ve yaz l sembolü anlam na gelen Türkçe bir kelimedir. Tevkî ise Ortaça slam devletlerinde kullan lan bir terim olup, Selçuklulara da intikal ederek ferman, tu ra anlamlar nda kullan lm fl ise de genellikle k sa bir dua kal b na dönüflmüfltür. Büyük Selçuklu, Kirman ve Suriye Selçuklular sikkelerinde ok ve yay veya sadece yay figürünün tu ra olarak kullan ld görülmektedir. Kaynaklarda i timâdî ala llah n Tu rul Bey, Melikflah ve Berkyaruk un, yensuru llah n Alp Arslan n, iste antü bi llah n Tapar n ve tevekkeltü ala llah n ise Sancar n tevkî i oldu u kaydedilmektedir. Ferman metni yaz ld ktan sonra, üst k sm na tu ran n çekildi i, onun üstüne de tevkî nin yaz ld anlafl lmaktad r. Nitekim ayn gelenek geliflerek Osmanl larda da devam etmifltir. Ok ve yay figürünün yerini, daha sonralar Türkiye Selçuklular döneminde es-sultan veya sultan unvan alm flt r. Dolay siyle tu rada hükümdar ad Selçuklu döneminden sonra yer almaya bafllam flt r. T raz ve Hil at: Hükümdara mahsus, onun isim, unvan, lâkab ve künyesinin flerit halinde yaz l oldu u, de erli kumafllardan dikilmifl elbiselere t raz denmektedir. Sultan n onurland rma, ödüllendirme, tayin veya baflka vesilelerle devlet baflkanlar na, gelen elçilere ve devlet adamlar na gönderdi i veya verdi i hediyelere de hil at denmektedir. Bu hediyeler baflta k yafet olmak üzere, para, k l ç, kemer, at, eyer tak m, kös veya gulâmlardan oluflmaktayd. Nevbet: Nevbet tak m n n sultan n saray veya ota n n önünde befl namaz vakti nevbet vurmas, sultanl n flan ndand ve bu eski Türk devletlerinden beri uygulanan bir gelenekti. Nevbetin vurulmas sultan n hayatta ve devletin bafl nda oldu unun ilan anlam na geliyordu. Nevbet tak m na nevbetiyye, bu müesseseye nevbet-hâne veya tabl-hâne denilmekteydi. Sultan izin verdi i takdirde tâbîler ise üç vakit nevbet vurdurabilirlerdi.

188 180 Büyük Selçuklu Tarihi Resim 9.3 Yafll bir kad n n arz hal sundu u Sultan Sancar a çetrdâr çetr tutarken Kaynak: Nizâmî-i Arûzî nin Mahzen-i Esrâr adl eserinin XVI. yüzy l Safevî döneminde yaz lm fl bir kopyas ndan. K yafetler Safevî dönemine aittir. Çetr m zrak gibi uzun bir sap n ucunda, genellikle siyah renkli de erli bir kumafltan yap lm fl küçük flemsiyedir. Orta Do uda çok eski bir gelenek olan çetri sultan ve meliklerin seferlerde, alaylarda at üzerindeyken, arkas nda bulunan atl bir gulâm (çetrdâr) taraf ndan bafllar üzerinde tutulurdu. Baz Selçuklu çetrlerinin üzerinde ok-yay sembolünün bulundu u da bilinmektedir. Özellikle savafl meydan nda sultan n hayatta oldu u ve bulundu u yer çetrden anlafl ld için büyük önem tafl rd. âfliye asl nda sultan n eyerinin örtüsü ise de, kaynaklarda onun sembolik anlam n n daha öne ç kt görülmektedir. Nitekim âfliye, rikâbdâr taraf ndan merasimlerde at yla giden sultan n önünde, yukar kald r l p sa a sola çevrilerek tafl n rd. Keza tâbîler sultana sadâkatlerini göstermek için, âfliyeyi omuzlar nda tafl yarak yine sultan n yan nda veya önünde yürürlerdi. SORU D KKAT 1 Saltanat sembolleri ne ifade eder? SARAY VE TEfiK LATI Saraylar n bilindi i gibi iki yönü vard r. Sultan ailesi ve hizmetkârlar yla harem k sm nda özel hayat n devam ettirir. Sultan n nikahl efli hatun veya hatunlar, küçük yafltaki flehzadeler SORUve bunlara hizmet eden hâce saray (had m a as ), cariyeler ve dâye (süt annesi) haremin sakinleriydi. Saray ayn zamanda sultan n devlet ifllerini yönetti i bir mekând r. Sultan özel ve toplu kabuller yapard. Cülus, veliaht tayini, D KKAT elçi teatileri ve kabulleri, karfl lama ve u urlama, matem merasimleri saray hayat - n n bilinen faaliyetleridir. Sultan Melikflah zaman na kadar ve daha sonra devletin merkezini Merv e tafl - yan Sultan Sancar zaman nda devlet hayat nda O uz geleneklerinin daha fazla ha- AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P

189 9. Ünite - Büyük Selçuklu Devlet Teflkilat kim oldu u görülür. Eski Türklerde yayg n olan toy ve flölen gelene inin, yani hükümdar n halk n doyurup hoflnut etmesinin hân- ya ma ad yla Selçuklularda da devam etti i, halka sofralar aç ld görülür. Bununla birlikte Selçuklular kurulufltan itibaren birçok sebeple kabullenmek zorunda kald klar gulâm sistemine ilave olarak Melikflah döneminde daha da yo unlaflarak kendilerini Fars kültürünün etki alan içinde buldular. Nitekim bütün Do u slam dünyas, Abbâsîler, Sâmânîler, Gazneliler vb. Sâsânî mparatorlu unun miras üzerinde kurulmufltu. Bu devletler onlar n saray âdetleri, teflrifat usûlleri ve bürokratik geleneklerinden uzak kalamad lar. Nitekim Selçuklular da bu çizgiyi devam ettirdi. Selçuklu sultanlar n n, han m sultanlar n ve melik flehzadelerin bir çok flehirde saraylar vard. Ayr ca seferler s ras nda kurulan bir çeflit seyyar saray konumundaki ota da bunlara ekleyebiliriz. Büyük Selçuklular n Niflabur, Rey, Isfahan, Merv ve Tirmiz de, Irak Selçuklular n n Hemedan ve Ba dad da, Kirman Selçuklular n n Berdesir de ve Suriye Selçuklular n n ise Haleb te saraylar n n bulundu u bilinmektedir. Bunlar saray- saltanat, saray- sultan, dârü l-memleke, dârü s-sultan, dârü l-emâre, köflk veya kasr gibi isimler tafl maktayd. Sultan n yak n hizmetini ve saray n bütün ifllerini gören saray personeli, gulâm sistemiyle e itilen kiflilerden seçilmekteydi. Gulâmlar genelde sat n alma, esir alma, hediye gönderilme vs. yollarla temin edilmekteydiler. Nizâmülmülk e göre saray için seçilerek sat n al nan delikanl lar, yedi y ll k bir e itimden geçirilir ve liyâkatlerine göre devlet kap s nda göreve bafllard. Tafl d klar emir unvan ndan da anlafl laca gibi saray görevlileri askerî statüdeydi, yani k l ç ehlindendi. Saray emirlerine güven endiflesi nedeniyle veya gelirini art rarak ödüllendirmek için sultan taraf ndan mevcut görevine ilave olarak geçici veya devaml ikinci bir makam n tevcih edildi ine s k s k rastlan r. Bu da saray emiri ve memuriyetler aras nda geçiflgenlik oldu unu göstermektedir. Di er bir deyiflle tafl nan unvanlarla, yerine getirilen baz görevler uyuflmamakta veya iç içe girmektedir. fiimdi bu saray emirlerinin belli bafll lar n tan yal m: Hâcib-i bozorg: Büyük hâcib veya bafl hâcib anlam na gelen muhtelif Farsça ve Arapça tamlamalarla ifade edilen bu görevli saray âmiriydi. Sultan ile vezir ve dîvân- a lâ aras ndaki irtibat sa lard. Unvan ndan da anlafl laca gibi maiyetinde hâcibler vard. Hâcib-i dergâh kabullerde teflrifat düzenlerdi. Hâciblere as l görevlerinin d fl nda elçilik veya ordu komutanl gibi geçici görevler de verilmekteydi. Vekîl-i der: Hâcibden daha özel bir durumu olan vekîl-i der ise a z lâf apan, söz ustas, yerine göre konuflmas n bilen, sultan n mutlu, mutsuz anlar n bilip ona göre davranan, sultan ile vezir aras nda arac l k eden bir görevliydi. Emîr-i dâd (Dâd beg): Adalet emiri anlam na gelen emîr-i dâd, Nizâmülmülk ün zikretti i emîr-i haresin Selçuklu uygulamas ndaki karfl l d r ve bu unvan ilk kullanan Büyük Selçuklu Devletidir. Kirman ve Türkiye Selçuklular nda da mevcuttur. Emîr-i dâd n as l görevi, daha çok sultana ve devlete karfl, yani siyasî suç iflledi i iddias yla cezaland r lan kiflilerin cezalar n infaz etmekti. Yapt ifl dolay s yla nüfuz sahibi oldu u ve kendisinden korkuldu u, saray ve maiyetinin bulundu u, ilave olarak baflka görevler verildi i tespit edilmektedir. Üstâdü d-dâr: Yine Siyâsetnâme de geçen, ama Selçuklularda unvan olarak rastlanmayan vekîl-i hâss n karfl l d r. Saray n mutfak, f r n ve ah r gibi bütün birimlerinin ihtiyaçlar n ve saray personelinin maafllar n hazine gelirlerinden ayr lan bir kaynaktan karfl lamak onun göreviydi. Yapt harcamalarda yolsuzluklar önlemek için Hârizmflahlarda oldu u gibi dîvân- a lâ üyelerinin onay gerekiyordu. 181 Gulam esir veya sat n alma yoluyla elde edilen kölelerin, devletin ihtiyac olan askerî ve sivil bürokrasi mensuplar n yetifltirmek üzere e itilip devlet hizmetine al nd sistemin ad d r.

190 182 Büyük Selçuklu Tarihi Emîr-i candâr: Candâr Farsça silah tutan anlam na gelir. Emîr-i candâr sultan n ve saray n güvenli inden sorumlu hâssa askerlerinin bafl yd. Sultan n kabullerinde daima haz r bulunurlar ve huzura girecekleri kontrol ederlerdi. Sâhibü l-alem (emîr-i alem): Sultan n sanca ndan sorumlu olan, merasimlerde ve savafllarda onu tafl yan emirdir. Emîr-i silah (silahdâr): Silahhaneden sorumlu, merasimlerde ve tahtta otururken sultan n silah n tafl yan gulâmlar n emiridir. Emîr-i câmedâr: Sultan n k yafetlerinin korundu u câmehaneden ve sultan n giyim kuflam ndan sorumlu olan emirdir. Hil at olarak verilecek veya gönderilecek elbiseler de câmehanede korunurdu. Emîr-i çaflnigîr: Çaflnigîr Farsça lezzet tadan anlam ndad r. Bu emirin görevi sultan n sofras n haz rlatmak ve onun yiyece i yemeklerin tad na önceden bakarak zehirlenme ihtimalini önlemekti. Ayr ca muhtemelen aflç bafl konumunda olan hânsâlâr unvan n tafl yan bir görevli daha bulunmaktayd. fiarabdâr (fiarabî): Bilumum içeceklerin haz rland ve korundu u flarabhaneden ve sultan n meclislerinde sunulan içkilerin kalitesinden ve haz rlanmas ndan sorumlu olan emirdir. Emîr-i âhur (âhur beg, âhur sâlâr): Saray ah r nda bulunan atlar n yetifltirilmesi, beslenmesi ve muhafaz ndan sorumludur. Emîr-i flikâr / sayd: Hem spor, hem de bir nevi savafl talimi olan ava ç kma iflinden, do anc anlam na gelen bâzdâr ise av kufllar ndan sorumluydu. Hazinedâr (Hâzin): Sultan n flahsî hazinesinden (hazîne-i hâss) sorumlu ve sultan n izniyle emanet olarak verilen de erli eflyalar, gönderilen hediyeleri muhafaza eden emirdir. Bunlar n d fl nda sultana hoflça vakit geçirten nedimler ve maskaralar, onun at n n üzengisini tutan rikâbdâr, yatak ve hal lar seren, çad rlar kuran ferrâfl, müneccim ve hâdimleri de ekleyebiliriz. SORU D KKAT 2 Saray emirlerinin genel özellikleri nelerdir? MERKEZ (HÜKÛMET) TEfiK LATI Selçuklularda vezâret ve bürokrasinin teflekkülünde de, Sâsânî bürokrasisini taklit eden, Fars kökenli gulâm vezirlerin hakim oldu u Abbasî Devleti ile Sâmânî ve Gazneli çizgisi SORU etkili olmufltur. Görev, yetki ve protokol bak m ndan bu devletlerin vezirleri aras nda paralellik görülür. Bunda söz konusu devletlerin Arap, Fars ve Türk menfleli olmalar na ra men, vezirlerin ayn formasyon ile yetiflmifl Farsl lar olmalar büyük bir rol D KKAT oynamaktad r. Vezâret Vezir sultan n menflûru (ferman ) ile göreve bafllar. Yürütme, yasama ve yarg yetkilerii elinde bulunduran sultan n vekili olarak devletin bütün ifllerini sevk ve idare eder. Belirli AMAÇLARIMIZ konularda ferman ç karabilir ve yaln z sultana hesap verirdi. Bütün AMAÇLARIMIZ idarî organlar ve memurlar ona ba l d r. Belirli görevlendirmeler d fl nda sultan n K T A P yannda bulunur, K T Aseyahatlerine P ve seferlerine kat l r. Ordu sevkedebilir, ordunun bafl nda komutan olarak sefere ç kabilirdi. fiahs na ba l askerî birlikleri de vard. Devlet bütçesini düzenler ve malî denetim yapard. Hazine gelirlerinin artmas için TELEV ZYON çaba gösterir, TELEV ZYON devlet adamlar n n servetlerini hakl haks z yere müsadereye tabi tutabilir veya para cezas verebilirdi. Memurlar tayin ve azil yetkisi vard r. Ancak bütün bunlar yaparken hassas dengeleri de gözetmeli ve sultan rahats z edecek ic- NTERNET NTERNET

191 9. Ünite - Büyük Selçuklu Devlet Teflkilat 183 raatlardan kaç nmal yd. Tâbî hükümdarlar na, devlet memurlar na veya ilim adamlar na hil at giydirip unvan verebilirdi. Dîvân- mezâlime baflkanl k ederdi. Büyük Selçuklu Devletinde 16 s Fars, 1 i Türk, 1 i Fellah ve 5 inin menflei bilinmeyen 23 vezir görev yapm flt r. Bunlar genellikle bürokraside yetiflen ve toprak sahibi de olan kiflilerdi. Özellikle Nizâmülmülk ve soyu bu makamda etkili olmufl ve 4 o lu, 1 ye eni ile 1 torunu vezirlik yapm flt r. Sultan n kabulünde yer öper, onun huzurunda düzenlenen rûz- bârda ve di- er törenlerde haz r bulunurdu. Sultan n flerefine ziyafet verebilir, av partilerine kat l r, kat lamazsa ona vekaleten sahib-i dîvân- tu ra kat l rd. Makam na ve flahs na mahsus unvan ve lâkablar tafl rd. Hil at-i vezâret, mühür, divit, k l ç, nevbet, minder de onun sembolleridir. Onun makam ve ikâmetgâh na dârü l-vezâre, dergâh- vezâret, saray veya serâperde denmektedir. Maiyetinde gulâmlar ndan seçilmifl nâib, divitdâr ile hâcib, üstâdü d-dâr ve ferrâfl gibi memur ve hizmetlileri bulunurdu. Büyük Selçuklu vezirlerinin muazzam gelirleri vard. Devlet gelirlerinin %10 u, kendisine verilen iktâ gelirleri, ganimet pay ve maafl onun gelir kaynaklar yd. Ancak elde ettikleri servetin önemli bir k sm n kamu yarar na kurduklar vak flara harcad klar n da belirtmeliyiz. Dîvân- A lâ (Vezâret) Vezirin baflkanl k etti i ve dört dîvân reisinin kat ld büyük dîvând r. Bu dört dîvân tu ra/ inflâ, istîfâ, arz ve iflraf dîvânlar d r. Burada ülke ve idarî teflkilat ile ilgili genel konular görüflülür, karara ba lan r ve gerekli emirler verilirdi. Dîvân- tu ra / inflâ: Türkçe bir kelime olan tu ra Türk hükümdarlar n fermanlar ve sikkeleri üzerindeki alâmetiydi. Büyük Selçuklu ve Kirman Selçuklular nda tu ran n ok ve yay veya sadece yay figüründen ibaret oldu u bilinmektedir. Fermanlar üzerine bu sembolü sultan ad na çizen ve ayn zamanda bu dîvân n reisi olan kifliye de tu râî veya sâhib-i dîvân- tu ra / inflâ denilmekteydi. Tu râî vezirin nâibi idi ve büyük bir nüfuza sahipti. Yazma sanat anlam na gelen inflâ ise slam devletlerinde iç ve d fl resmî yaz flmalar ifade etmekteydi. Bu sanatla u raflan kâtiplere Arapça münflî, Farsça debîr denilmektedir. Selçuklular bu iki muameleyi bir dîvânda birlefltirmifllerdir. slam dünyas nda kâtiplere rehberlik etmesi için bir çok Arapça ve Farsça yazma usûlleri ile ilgili inflâ kitaplar ve yaz flma örneklerinin bulundu u münfleat mecmualar yaz lm flt r. Selçuklular özellikle bürokrasi üzerindeki Fars kültürünün ve dilinin etkisinden, Fars kökenlilerin bu sahadaki hakimiyetinden korunamad lar ve Farsça resmî dil oldu. Ancak Arapça konuflulan bölgelerle ilgili yaz flmalar Arapça yap lmaktayd. Dîvân- istîfâ(-y memâlik): Bu dîvân hazinenin gelir ve giderlerini düzenler, y ll k bütçeyi haz rlard ; yani maliyeden sorumluydu. Vergi toplar, gelirleri art rmak için çaba gösterir; devlet memurlar na, askerlere, din adamlar na ve seyyidlere maafllar n verirdi. Reisine müstevfî veya sâhib-i dîvân- istîfâ denirdi. Kadrosu tecrübeli kâtipler ve muhasiplerden meydana gelmekteydi. Eyalet ve vilayetlerdeki maliye flubelerini denetlemek için nâiblerini ve memurlar n gönderirdi. Dîvân- arz: Asker say s n belirleme ve toplama, gerekli teçhizat temin, kay t ve kontrol etme, askerlere tahsis edilen iktâlar n, maafllar n idaresi, hâssa ordusu askerlerinin bistegânî denilen ücretlerinin üç ayda bir ödenmesi bu dîvân n göreviydi. Dîvân reisine sâhib-i dîvân- arz eyaletlerdeki temsilcilerine âr z denmekteydi.

192 AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ 184 Büyük Selçuklu Tarihi Dîvân- iflrâf (- memâlik): Devletin mâlî ifllerinin, gelir ve giderlerinin kontrolü ve denetlenmesi de bu dîvân n göreviydi. Dîvân reisinin tafl d unvan ise Müflrif (-i memâlik) veya sâhib-i dîvân- iflraf idi. Eyalet ve vilâyetlerde bulunan dîvân nâibleri vergilerin belirlenen miktarda ve zaman nda gelip gelmedi ini denetlerlerdi. Di er Dîvânlar Bu dört dîvândan baflka dîvân- a lâya ba l olmayan dîvânlar da vard ve reisleri bu dîvân n toplant lar na kat lm yorlard. Dîvân- mezâlim: Mezâlim zalimin gasbetti i veya zulümle al nd için flikayetçi olunan fley anlam na gelen Arapça mazlime kelimesinin ço uludur. Daha çok malla ilgili hak ihlalleri, kanunsuz tahsil edilen vergiler, el konulan mallar, gasp veya h rs zl kla elde edilen gelirler bu dîvân n görev alan na girmektedir. Di er bir ifadeyle bu dîvân memurlar n veya askerlerin nüfuzlar n kötüye kullan p bask kurarak fazla vergi ald veya mallar n gasbetti i sivil halk n hak arad, adaletin tecelli etmesini umduklar en yüksek makamd r. Orta Ça slam devletlerinde yayg n olan bu müessese Selçuklulara da intikal etmifltir. Önceleri haftada iki gün toplanan dîvâna bizzat sultan baflkanl k etmekte iken, zamanla bu yükümlülüklerini vezirlere, eyalet ve vilayetlerde ise meliklere, reislere veya kad lara b rakm fllard r. Dîvân- berîd: Orta Ça slam devletlerinde ve Selçuklularda bulunan bu dîvân istihbarat ve haberleflmeyi sa lard. Merkez ile eyalet ve vilâyetler, yabanc devletler aras nda haberleflme ve istihbarat faaliyetlerini bu müessese yürütmekteydi. Reisine sahib-i berîd, vilâyetlerdeki görevlilere ise sahib-i haber denmekteydi. Sultan Alp Arslan n Nizâmülmülk ün tavsiyesine, sâhib-i haberlerin dostu düflman, düflman dost gösterebilecekleri endiflesiyle karfl ç karak bu müesseseyi kald rd rivayet edilir. Ancak bu müdahelenin uzun sürmedi i ve dîvân n tekrar kuruldu u anlafl lmaktad r. Hükümdarlar yöneticilerin, ordu ve halk n durumunu, komflu devletlerdeki geliflmeleri ö renmek için her yere tüccar, seyyah ve sufî vs. k l nda casuslar göndermekteydiler. Dîvân- hâss: Bu dîvân gelirleri sultana tahsis edilen hâss arazilerin sevk ve idaresi ile meflgul olurdu. Sultan bu arazilerden hanedan üyelerine de iktâ veya temlik yoluyla verirdi. Dîvân reisine vekîl (-i dîvân- hâss) denmekteydi. Dîvân- evkaf- memâlik: Kurulan her vak f müstakildir ve vakfeden kiflinin belirledi i flartlar do rultusunda kad n n vak f hukukuna uygun flekilde düzenledi- i vakfiyesine ba ml d r. Normal flartlarda d fl bir müdahele söz konusu olmaz. Ancak vak f hukukuna ayk r uygulamalar, suistimaller, yolsuzluklar ve anlaflmazl klar oldu u zaman, flikayet üzerine veya teftifl için dîvân- evkaf- memâlik devreye girmektedir. Vâk f n tayin etti i mütevellîlerden kimse kalmazsa, dîvân bir mütevellî tayin edebilir. Kad lar da ek görev olarak vak flar n yönetimi ve kontrolüyle meflgul olurlar. SORU D KKAT 3 Selçuklu bürokrasisini k saca tan t n z. EYALET TEfiK LATI Selçuklularda taflran n yönetiminin esas n eyaletler, eyaletleri ise vilayetler oluflturmaktayd. Eyaletlere melik unvan yla flehzadeler veya sipehsâlar / isfehsâlâr denen komutanlar SORU Nâib-i eyâlet unvan yla vali olarak gönderilirdi. Vilayetlere tayin edilen valiler ise amîd, reîs veya flahne/fl hne unvan n tafl maktayd lar. D KKAT

193 9. Ünite - Büyük Selçuklu Devlet Teflkilat 185 ktâ Sistemi Eyaletler yani taflra, bir anlamda ülkenin zahire ambar, dolay s yle vergi kayna yd. Köylünün ekip biçti i, hububat üretilen bu topraklardan hem iktâ vergisi tahsil ediliyor, hem de ülkenin tah l ihtiyac karfl lan yordu. ktâ asl nda sadece bir vergi sistemi de ildi. Nizâmülmülk Orta Ça slam dünyas nda uygulanmakta olan bu sistem üzerinde baz de ifliklikler yap p, idârî iktâlar askerî iktâlara dönüfltürerek topra a ba l bir ordu sistemi gelifltirmifltir. Daha önce de belirtti imiz gibi Selçuklularda (ve daha sonra Osmanl larda) ülke topraklar üzerinde devlet mülkiyetinin esas al nd mîrî arazî sistemi uygulanmaktayd. Bu sistemin bir parças olan iktâ ile devlet çok yönlü bir kazanç elde etmekteydi: 1) Arazi gelir vergisi ekilen mahsulün cinsinden aynî olarak toplanmaktad r. 2) Eyalet ve vilayetlere tayin edilen yöneticilerin hizmet bedelleri yerinde temin edilmektedir. 3) Sulh zaman nda, tayin edildikleri eyalet, vilâyet veya daha küçük idarî birimler mukta lar (iktâ sahipleri) taraf ndan yönetilmektedir. 4) Ayn zamanda sefer zaman önceden belirlenen miktarda asker toplanarak orduya kat lmas sa lanmaktad r. 5) Uygulanan bu sistemle vergi tahsili, eyalet yönetimi ve asker temini birlikte sa lanm fl, böylece kaynak israf ve gereksiz istihdam önlenmifltir. Eyalet ile merkez aras nda para transferine gerek kalmam fl ve gelirler kendi bölgesinde de erlendirilmifltir. 6) Mukta topra n mülkiyetine sahip olmad gibi, topra iflleyen ve vergisini veren köylü üzerinde de bir tasarruf hakk na sahip de ildir. Ayn flekilde arazilerden al nacak vergiyi iktâ sahibi de il, devlet belirledi i ve iktâ sahibinin köylü üzerinde bir tasarrufu söz konusu olmad için, sistem feodal bir karakter tafl maz. Ancak özellikle iktidar mücadeleleri dolay s yle devletin merkezinde istikrars zl k oldu u dönemlerde, baz büyük iktâ sahiplerinin f rsat de erlendirip nüfuz kazanarak feodal bir yap ya büründükleri de görülür. 7) Eyalet yöneticilerine bütün eyaletin iktâ geliri tevcih edilince idârî iktâlar ortaya ç km flt r. Yetkilerinin bir k sm n mukta ya devreden sultanlar idârî iktây güçlü emirlerin deste ini sa lamak için kullanmak istemifller ise de bu uygulama flahsa ba l ordular n geliflmesine ve iktân n babadan o ula geçen mülkiyete dönüflmesine yol açm flt r. Sonra da sultanlar bu emir ve atabeglerin nüfuzu alt na girmifllerdir. 8) Daha çok ran n do usunda, s n r boylar nda görülen askerî iktâlar Sancar döneminde merkezîleflmeye bafllad. Zamanla bu iktâlar da babadan o ula intikal etti. 9) Saray emirlerine ve merkez teflkilat ndaki bürokratlara ek gelir olarak iktâ da verilmifltir. Ancak bunlar iktâ bölgesinde oturmad klar için idârî iktâlardan, askerlere erzak temini için verilmemesi aç s ndan da askerî iktâlardan ayr lmaktad r. 10)Ömür boyu tahsis edilen emlâk, babadan o ula geçen tasarruf hakk veya para ba fl yap lmak suretiyle ortaya ç kan flahsî iktâlar da vard. Eyalet Yöneticileri Melik: Selçuklu taht n n vârisleri olan flehzadeler melik unvan yla, geliri yüksek olan büyük eyaletlere vali tayin edilmekteydiler. Ancak flehzadelerin küçük yaflta

194 186 Büyük Selçuklu Tarihi veya tecrübesiz olmalar nedeniyle, sultan daha önce terbiye ve e itimleri için tayin etti i gulâm kökenli atabegleri de vasî olarak flehzade ile birlikte gönderiyordu. Böylece atabeg hem flehzadenin yönetim tecrübesi edinmesini sa l yor, hem de onun ad na eyaleti yönetiyordu. Bu sebeple sultan, flehzadesini eline teslim edece i atabegi, güvenilir, liyakatli ve tecrübeli kumandanlardan seçerdi. Buna ra men merkezî iktidar n zay flad dönemlerde, XII. yüzy l n ilk yar s ndan itibaren bu atabeglerin ço u nüfuz kazan p fiilen yönetimi ele geçirdiler; böylece atabeglik ad verilen hanedanlar ortaya ç kt. Meliklerin de saraylar ve vezirleri vard. Selçuklu meliklerinin tayin edildikleri eyaletlerde sultan n yetkilerini kulland, verdikleri emirlerin ise sultan nkilere eflit oldu u kabul edilmektedir. Eyalet, merkezdeki dîvân- a lân n bir uzant s olan dîvân- eyâlet ile yönetilmekteydi. Bu dîvâna ba l olarak merkezdeki gibi mâlî iflleri düzenleyen ve bafl ndakine müstevfî denen dîvân- istîfâ ile dîvân- iflraf da bulunmaktayd. Eyalet valileri düzeni ve güvenli i sa lamak, seyahat edenlerin rahat ve güvenli i için ikta sahipleri ve flahnelerle iflbirli i yapmakla mükellefti. Haks zl a u rayanlar n flikayetlerini dinlemesi, haks zl a ve kanunsuzlu a karfl mücadele etmesi için dîvân- mezâlim reisini uyarabilirdi. Melik vergi miktarlar n de- ifltiremezdi ve haraç, öflür ve dîvâna ait vergileri zaman nda, kurallara uygun toplan p toplanmad n kontrol etmek zorundayd. Emir ve memurlar n maafllar n belirler, vilayetlere flahne ve di er memurlar tayin ederdi. Nâib-i eyâlet/vilâyet: Baz komutanlar (isfehsalâr) sultan n nâibi olarak nâibi eyâlet unvan yla eyaletlere vali tayin ediliyordu. Yetkileri hemen hemen meliklerinki gibiydi. Amîd: Eyalet veya vilayetlerde sivil valilerin tafl d bir unvand r. Selçuklular sulh ile kan dökülmeden teslim ald klar flehirlerde, genellikle eski yöneticileri veya yerli eflraftan birisini vali tayin ediyorlard. Amîdlerin de bu flekilde tayin edilen vali oldu u anlafl lmaktad r. Bulundu u eyalet veya vilayette ordu haz rlama, bir flehri koruma, hil atleri haz rlama, hac yollar n n güvenli ini sa lama veya dîvân- mezâlime baflkanl k etme gibi idarî olan her konuyla ilgilenirlerdi. fiahne/fi hne: Orta Ça Do u slam dünyas nda bir flehri veya bölgeyi muhafaza ve kontrol etmekle yükümlü olan kiflilerin tafl d unvand r. Selçuklularda asker kökenli valiler, garnizon komutanlar veya güvenlik amiri konumundaki kifliler bu unvan tafl maktayd. Yerli yöneticilerden veya eflraftan seçilen amîd ve reîs ile karfl laflt r ld nda flahnelerin farkl özellikleri öne ç kar. Nitekim Selçuklu merkezî yönetiminin do rudan müdahil olmak istedi i eyalet veya vilayetlerde (Irak, Ba dad gibi) asayifli sa lamak, vaziyete hakim olmak için Türk as ll gulâm komutanlar flahne unvan ile vali veya garnizon komutan olarak tayin etti i görülmektedir. Bunlar n maiyetinde askerî birlikler de bulundu u için askerî yönü a r basmaktad r. Reîs: En alt kademeden sivil bir memurdur ve yerli halk n eflraf ndan gelir. Görev alan bir mahal, flehir veya farkl büyüklükte bir bölge olabilirdi. Bulundu u yerde merkezî idarenin temsilcisidir. Reislik dîvân na dîvân- riyâset denirdi. Reis valinin ve onun temsilcilerinin emrindeydi. Nâibi ve memurlar vard. Reaya ile memurlar aras nda arabuluculuk yapard. Para, fiat, ölçü ve tart lar kontrol eder, muhtesibe nezaret eder, vergileri düzenlerdi. 4 Eyalet teflkilât n n temelini oluflturan sistemi aç klay n z. SORU SORU D KKAT D KKAT

195 9. Ünite - Büyük Selçuklu Devlet Teflkilat 187 ASKERÎ TEfiK LAT Türk devletlerinin en köklü ve güçlü müessesesi ordudur. Bu gelene i devam ettiren Selçuklular, bozk r kültürünün kazand rd at, okçuluk ve uygulad klar savafl taktikleriyle yerleflik kültürlerin hantallaflm fl ordular n bozguna u ratarak k - sa zamanda bir imparatorluk kurmufllard r. Büyük Selçuklu Devletinin ve di er Selçuklu hanedanlar n n ordular n oluflturan iki ana unsur, gulâm ve iktâ askerleridir. Bunlar n d fl nda flartlara göre orduya kat lan meliklerin ve di er devlet adamlar n n askerleri, Türkmenlerin ve tâbî devletlerin yard mc kuvvetleri de vard r. Gulâm Askeri Daha önce de bahsedildi i gibi sat n alma, esir alma veya hediye gelme suretiyle temin edilip ciddî bir e itimden geçirilen farkl soylardan gulâmlar, vas flar na göre sarayda, bürokraside ve orduda istihdam ediliyorlard. Sultan ve saray koruyan muhaf z birli i ve merkezdeki daimî ve profesyonel orduyu oluflturan askerler de iflte bu gulâmlardan seçilmekteydi. Bunlar n di er bir özelli i de, hizmetlerinin karfl l n, bistegânî denilen ve üç ayda bir nakit olarak, yani y lda dört defa maafl almalar d r. Gulâmân- saray: Sultan n ve saray n korunmas için farkl soylardan seçilmifl, sultana ba l hâss gulâm vard r. Ayr ca bunlara ilave olarak emir ve sipehsâlârlar n komutas ndaki gulâm ihtiyaç an nda haz r bulunmal d r. Müfredler: Gulâmân- saraydan seçilmifl gösteriflli, iyi giyimli, seçkin 100 ü Horasanl, 100 ü Deylemli 200 kifliden oluflur. Savafl ve bar flta devaml sarayda haz r bulunurlar. Bunlara gerekti inde verilen 200 tak m silahlar vard r. Bu silahlar n 20 si kay fl alt ndan olan k l ç ve alt n kalkan, geri kalan 180 kay fl, kalkan ve m zraklar ise gümüfltür. Maafllar dolgun ve ücretleri yeterli olmal d r. Her 50 kiflinin bafl nda bir nâib bulunur. Hepsi süvari ve tam teçhizatl d r (Nizâmü l-mülk, 1982). Bu bilgilerden müfredlerin saraydaki merasim ve muhaf z birli i oldu u anlafl lmaktad r. Hâssa Ordusu: Profesyonel, her an sefere haz r merkez ordusudur. Melikflah zaman nda bunlar n mevcudunun oldu u bilinmektedir. ktâ Askeri Daha önce de anlat ld o gibi, iktâ sisteminin bir boyutu da sefer zaman asker toplanmas d r. ktâ bölgesinden ne kadar asker ç kar labilece i devletin gönderdi- i memurlar taraf ndan belirlenmekte, iktâ sahipleri de sefer zaman belirlenen miktardaki asker ile birlikte orduya kat lmaktad r. Askerî iktâ sistemini gelifltiren ve Selçuklu ordusuna tatbik eden vezir Nizâmülmülk tür. Bu uygulama ile sefer zaman eyaletlerden toplanan askerlere maafl yerine tar m arazilerinin vergileri tahsis edilmifltir. Böylece temin edilen asker mevcudu, Sultan Melikflah zaman nda i bulmufltur. Daha çok ran n do usunda s n r boylar nda görülen askerî iktâlar Sancar döneminde bu iktâlar da babadan o ula intikal eder hale geldi. Melik fiehzadelerin ve Di er Devlet Adamlar n n Askerleri Eski Türklerdeki ülke topraklar n n yönetiminin hanedan üyelerine taksim edilmesi gelene i (ülüfl) Selçuklu döneminde de devam etmekteydi. fiehzadeler melik unvan verilerek eyaletlere vali olarak gönderiliyordu. Keza büyük komutanlar da eyalet veya vilayet yöneticisi olarak tayin ediliyorlard. Bunlar n kendilerine ba l

196 188 Büyük Selçuklu Tarihi gulâm askerleri de vard. htiyaç oldu unda Sultan n emriyle askerleriyle birlikte orduya kat l rlard. fiehzadeler Selçuklu ailesinin mensuplar olmakla beraber, ayn zamanda birbirlerinin rakipleri idiler. Siyasî varl klar n sürdürebilmeleri için bu askerler büyük önem tafl maktayd. Türkmenler Türkmenler (O uzlar) Selçuklu Devletinin bel kemi iydi. Bunlar n devletin kuruluflunda ve hakimiyetin yay lmas nda büyük emekleri olmufltur. Türkmenlerin bir k sm zamanla yerleflik hayata geçmifl olsa da, as l büyük k sm bozk r hayat n n gere i olarak merkezî otoritenin boyunduru u alt na girmeye yanaflmamakta, ama devletle karfl karfl ya gelmemeye de özen göstermekteydiler. Sultanlar ise devletin aslî unsuru olan Türkmenleri, Nizâmülmülk ün de tavsiyeleri do rultusunda küstürmemeye, hofl tutmaya çabal yorlard. Yerleflikleri rahats z ettiklerinde onlar uyar p cihada (Rûm a yani Anadolu ya, H ristiyan Bizans üzerine) teflvik ediyorlard. Zaman zaman da merkezî ordunun seferlerine takviye güç olarak kat l rlard. Tâbîlerin Yard mc Kuvvetleri Tâbî hükümdarlar n yükümlülüklerinden biri de yap lan anlaflman n gere i olarak istendi inde askerleriyle yard ma gelip orduya kat lmalar yd. ADLÎ TEfiK LÂT Nizâmülmülk e göre hüküm sahibi sultand r; sultan slâm hukukunu bilmiyorsa nâib tayin etmelidir. Dolay siyle kad lar onun nâibleridir, yani onun ad na hüküm verirler. Di er slâm devletlerinde oldu u gibi Selçuklularda da adalet kazâ ve vilayetlerde, yani bütün ülkede kad lar vas tasiyle sa lanmaktayd. Kādi l-kudât (kad lar kad s, bafl kad ) ise adlî teflkilât n bafl ndaki kifliydi. O sultan taraf ndan düzenlenen bir törenle tayin edilirdi. Kādi l-kudât ve kad lar teorik olarak sultana ve dîvân- a lâya ba l olmay p ba ms z karar vermekteydiler. Uygulamada ise yetkileri daha s n rl yd ; sultan n emirlerini yerine getiriyor ve onun taraf ndan azledilebiliyorlard. Eyalet veya vilayetlerde ise valiye ba l yd lar. Kad l k makam na genellikle âlimler ve fakîhler soyundan gelenler atan yor ve s kl kla babadan o ula geçiyordu. Kad, din ve fleriat (hukuk) ile ilgili bütün ifllerde yetkilidir ve dîvân kendisini desteklemek zorundad r. Kad ayn zamanda hâkimdir, yani örfî mahkeme iflleri de ona düfler. Kad n n, hukukî faaliyeti esnas nda kulland kaynaklar, Kur an, Hadîs, Hz. Peygamber in arkadafllar n n ve mamlar n sözleri, cmâ, eskilerin ve mâm- A zam Ebû Hanife nin koydu u kaidelerdir. Kad lar günlük hayatla ilgili nikâh, boflanma, emlâk vs. al m-sat m ifllemleri, vakfiyelerin düzenlenmesi ve tescili, vak flarla ilgili anlaflmazl klar, adi suçlar gibi muhtelif konularda yegâne karar mercii idiler. Büyük Selçuklularda hâssa ordusu mensuplar ile ilgili davalara bakan ve kad - y haflem ve leflker-i hazret unvan n tafl yan di er bir kad daha vard. Bu kad vak flara da nezaret ederdi.

197 9. Ünite - Büyük Selçuklu Devlet Teflkilat 189 Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 A MAÇ 3 Selçuklu devlet anlay fl içerisinde hakimiyetin hukukî dayana n analiz edebilecek, slam öncesi Türklerde hükümranl n (kut) ilâhi bir kayna a dayand na inan lmaktayd. Bu anlay fl n slam kabulden sonra da devam etti i görülür. Nitekim Kutadgu Bilig deki Hükümdarlar iktidar Tanr dan al rlar. sözü, bunu aç k bir flekilde gösterir. Nizamülmülk de Allah n her as r halktan birini seçti ini belirtir. Bununla birlikte devleti kuran veya bafl na geçen hükümdar n ancak Tanr n n gönderdi i, kut verdi i bir soyun mensubu olmas gerekti ine de inan lmaktayd. Bu inan fl n da, slamdan sonra devam etti i görülür. O uz boylar ndan ç km fl bütün hanedanlarda oldu u gibi Selçuklu hanedan n n da kendilerini destanî O uz Han a dayand rmalar bu inan fl n bir sonucudur. Metbû-tâbî iliflkilerini aç klayabilecek, Selçuklu mparatorlu u metbû yani tâbî olunan devlet konumundad r. O Selçuklu ailesinin kurdu u ilk ve sonra kurulan bölgesel Selçuklu hanedanlar n n da do du u devlettir. Tabiat gere- i tâbîlikte sadâkat ve süre düzensizdir. Ayn flekilde yükümlülüklerde de bir standart yoktur. Tâbî olan n kimli ine, tâbi olufl flekline, yani kan dökülmeden kendi r zas yla veya k l ç zoruyla olmas na göre yükümlülüklerin veya yapt r mlar n belirlendi i görülür. Tâbîli in en baflta gelen ve en yayg n olan göstergesi, bölgesinde okunan hutbelerde ve daha sonra e er bast rma hakk tan nm fl ise sikkelerinde metbûnun ad n n zikredilmesidir. Ancak baz hükümdarlar n bast rd klar sikkelerde metbûnun ad na rastlanmaz. Di er tâbîlik yükümlülüklerini, vergi ödeme, istendi inde asker gönderme, çocuklar ndan bir veya birkaç n metbûnun saray - na rehin gönderme fleklinde s ralayabiliriz. A MAÇ 4 A MAÇ 5 Gulâm sisteminin Selçuklulardaki yerini belirleyebilecek, Gulâmlar genelde sat n alma, esir alma, hediye gönderilme vs. yollarla temin edilmekteydiler. Nizâmülmülk e göre saray için seçilerek sat n al - nan delikanl lar, yedi y ll k bir e itimden geçirilir ve liyâkatlerine göre devlet kap s nda göreve bafllard. Ancak hükümdarlar n gulâmlara ihtiyaç duymas n n bafll ca sebebi sadâkat olmas na ra men, kendilerinin seçip tayin etti i gulâmlara zaman zaman güvenemedikleri görülmektedir. Bu sebeple yap lmas n istedikleri bir ifli, görevi olan emire de il de, güvendikleri di er bir emire verebilmekteydiler. Tafl d klar emir unvan ndan da anlafl laca gibi saray görevlileri askerî statüdeydi, yani k l ç ehlindendi. Ciddî bir e itimden geçirilen farkl soylardan gulâmlar, vas flar na göre sarayda, bürokraside ve orduda istihdam ediliyorlard. Sultan ve saray koruyan muhaf z birli i ve merkezdeki daimî ve profesyonel orduyu oluflturan askerler de gulâm kökenliydi. Bunlar n di er bir özelli i de, bistegânî denilen ücretlerini üç ayda bir, yani y lda dört defa almalar d r. ktâ sisteminin Selçuklular için ne ifade etti ini de erlendirebilecek, Ortaça slam devletlerinde uygulanan iktâ sistemi Selçuklu devlet teflkilât n n da temel tafllar ndand r. Devlet mülkiyetinin esas al nd toprak sisteminin (mîrî arazi) bir sonucu olan iktâ, maliyenin uygulad gelir vergisi toplama usulü yan nda, taflra (eyalet ve vilayet) yönetimi ve savafl zaman asker toplamay birlikte sa layan kapsaml bir sistemdir. Eyaletler yani taflra, bir anlamda ülkenin zahire ambar, dolay s yle vergi kayna yd. Köylünün ekip biçti i, hububat üretilen bu topraklardan hem iktâ vergisi tahsil ediliyor, hem de ülkenin tah l ihtiyac karfl lan yordu. ktâ asl nda sadece bir vergi sistemi de ildi. Nizâmülmülk Orta Ça slam dünyas nda uygulanmakta olan bu sistem üzerinde baz de ifliklikler yap p, idârî iktâlar askerî iktâlara dönüfltürerek topra a ba l bir ordu sistemi gelifltirmifltir. Selçuklu ordusunun kaynaklar n belirleyebileceksiniz. Büyük Selçuklu Devletinin ve bölgesel Selçuklu flube hanedanlar n n ordular n oluflturan iki ana unsur, gulâm askeri ile iktâ askeridir. Bunlar n d fl nda flartlara göre orduya kat lan melikler ve di er devlet adamlar n n askerleri, Türkmenlerin ve tâbî devletlerin yard mc kuvvetleri de vard r.

198 190 Büyük Selçuklu Tarihi Kendimizi S nayal m 1. Türklerde hâkimiyetin hukukî dayana afla dakilerden hangisidir? a. Seçim b. Yabguluk c. Tanr n n kut verdi i asil bir soy d. Güçlü olma e. Peygamber soyuyla evlenme 2. Selçuklu sultanlar n n Abbasî halifeleri taraf ndan tan nmak istemelerinin sebebi afla dakilerden hangisidir? a. Halifeli i elde etmek b. Otoriteye sahip olmak c. Fât mîlere karfl üstünlü ü ele geçirmek d. Sünnî slam dünyas nda meflrûiyet sa lamak e. Halife ile ittifak kurmak için 3. Tâbîlik yükümlülüklerinin öncelikli ve yayg n olan afla dakilerden hangisidir? a. Vergi ödeme b. Sikke c. Asker gönderme d. Rehin gönderme e. Hutbe 4. Afla dakilerden hangisi bir unvan de ildir? a. Ebû l-feth b. Yabgu c. fiâhenflâhu l-ecell d. Melik e. es-sultânu l-mu azzam 7. Afla dakilerden hangisi Selçuklu vezirlerinin gelirlerinden biri de ildir? a. Vak f geliri b. Ganimet pay c. Devlet gelirlerinin % 10 u d. ktâ gelirleri e. Maafl 8. Dîvân- a lâya kat lmayan dîvân reisi afla dakilerden hangisidir? a. Tu râî b. Vekîl (-i dîvân- hâss) c. Müflrif d. Sâhib-i arz e. Müstevfî 9. Afla dakilerden hangisi iktâ sistemi ile ilgili de ildir? a. Vergi toplama b. Eyâlet yönetimi c. Maafl d. Asker toplama e. Mîrî arazi 10. Afla dakilerden hangisi atabeglerin özelliklerinden biri de ildir? a. Mürebbîlik b. fiehzade ad na eyâleti yönetme c. Liyâkat, güvenilirlik ve tecrübe d. Gulâm e. Dîvân reisi 5. Gulâmlarda aranan öncelikli vas flar afla dakilerden hangileridir? a. Yak fl kl ve heybetli olma b. Olgun yaflta olma c. Yabanc dil bilme d. Liyâkat ve güvenilirlik e. Türk olma 6. Siyâsetnâme de geçen emîr-i haresin Selçuklulardaki karfl l afla dakilerden hangisidir? a. fiarabdâr b. Emîr-i candar c. Emîr-i dâd d. Üstâdü d-dâr e. Vekîl-i hâss

199 9. Ünite - Büyük Selçuklu Devlet Teflkilat 191 Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. c Cevab n z yanl fl ise Hakimiyetin Hukukî Dayana (meflrûiyeti) konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. d Cevab n z yanl fl ise Sultan ve Abbasi Halifesi ( ktidar ve Otorite) konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. e Cevab n z yanl fl ise Metbû Devlet ve Tâbî leri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. a Cevab n z yanl fl ise Sultan ve Sembolleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. d Cevab n z yanl fl ise Saray ve Teflkilât konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Cevab n z yanl fl ise Saray ve Teflkilât konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. a Cevab n z yanl fl ise Vezâret konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. b Cevab n z yanl fl ise Dîvân- A lâ (Vezâret) konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. c Cevab n z yanl fl ise ktâ Sistemi konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. e Cevab n z yanl fl ise Eyâlet Yöneticileri konusunu yeniden gözden geçiriniz. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Sultana mahsus olan önemli önemsiz herfley, do al olarak zamanla onun sembolü haline gelmifltir. Unvan, hutbe ve sikke baflta olmak üzere bütün bu semboller, farkl zaman ve zeminlerde hükümdar n gücünü, toplumun neredeyse iliklerine ifllercesine veya beyinlere nakfledercesine ilan etmektedir. Bütün bunlar hükümdar n dosta, düflmana karfl, ne kadar muhteflem ve muktedir oldu unu gösterir. S ra Sizde 2 Saray emirleri gulâm kökenli olup iyi yetiflmifl, liyâkatli ve güvenilir kiflilerdir. Tafl d klar emir unvan ndan da anlafl laca gibi saray görevlileri askerî statüdeydi, yani k l ç ehlindendi. Saray emirlerine güven endiflesi veya gelirini art r p ödüllendirmek için sultan taraf ndan mevcut görevine ilave olarak geçici veya devaml ikinci bir makam n tevcih edildi ine s k rastlan r. Bu da saray emirlerinin tayin, görev ve yetkileri hususunda uygulamada bir karmafla yafland n ve memuriyetler aras nda geçiflgenlik oldu unu göstermektedir. Di er bir deyiflle tafl nan unvanlarla, yerine getirilen baz görevler uyuflmamakta veya iç içe geçmektedir. S ra Sizde 3 Selçuklularda vezâret ve bürokrasinin teflekkülünde Sâsânî bürokrasisini taklid eden ve Fars kökenli vezirlerin hakim oldu u Abbasî, Sâmânî ve Gazneli çizgisi etkili olmufltur. Görev, yetki ve protokol bak m ndan bu devletlerin vezirleri aras nda paralellik görülür. Bunda söz konusu devletlerin Arap, Fars ve Türk menfleli olmalar na ra men, vezirlerin ayn formasyon ile yetiflmifl Farsl lar olmalar büyük bir rol oynamaktad r. Vezir dört dîvân reisinin kat ld Dîvân- A lâ ya baflkanl k eder. Bu dört dîvân tu ra/inflâ, istîfâ, arz ve iflraf dîvânlar d r. Bu divanda ü lke ve idarî teflkilat ile ilgili genel konular görüflülür, karara ba lan r ve gerekli emirler verilirdi. Bu dört dîvândan baflka dîvân- a lâya ba l olmayan dîvânlar da vard ve reisleri bu dîvân n toplant lar na kat lm yorlard. S ra Sizde 4 Nizâmülmülk Orta Ça slam dünyas nda uygulanmakta olan iktâ sistemi üzerinde baz de ifliklikler yap p, idârî iktâlar askerî iktâlara dönüfltürerek topra a ba l bir ordu sistemi gelifltirmifltir. Selçuklularda ülke topraklar üzerinde devlet mülkiyetinin esas al nd mîrî arazî sistemi uygulanmaktayd. Bu sistemin bir parças olan iktâ ile devlet çok yönlü bir kazanç elde etmekteydi: 1) Arazi gelir vergisi ekilen mahsulün cinsinden aynî olarak toplanmaktad r. 2) Eyalet ve vilayetlere tayin edilen yöneticilerin hizmet bedelleri yerinde temin edilmektedir. 3) Sulh zaman nda, tayin edildikleri eyalet, vilayet veya daha küçük idarî birimler mukta lar (iktâ sahipleri) taraf ndan yönetilmektedir. 4) Ayn zamanda sefer zaman önceden belirlenen miktarda asker toplanarak orduya kat lmalar sa lanmaktad r.

200 192 Büyük Selçuklu Tarihi Yararlan lan Kaynaklar Alptekin, Coflkun. (1971). Selçuklu Paralar, Selçuklu Araflt rmalar Dergisi, 3, Ankara, s nalc k, Halil. (1959). Osmanl lar da Saltanat Verâseti Usulü ve Türk Hâkimet Telâkkisiyle lgisi, Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, XIX/1, Ankara, s Kafeso lu, brahim. (1984). Türk Millî Kültürü, stanbul. Köymen, Mehmet Altay. (1951). Selçuklu Devri Kaynaklar na Dair Araflt rmalar I: Büyük Selçuklu mparatorlu u Devrine Âit Münfleat Mecmualar, Dil Tarih Co rafya Fakültesi Dergisi, 4, Ankara, s Köymen, Mehmet Altay. (1964). Selçuklu Devri Türk Tarihi Araflt rmalar II: Selçuklu Devri Devlet Teflkilât na Dâir Bir Eser Münasebetiyle, Tarih Araflt rmalar Dergisi, 2-3, Ankara, s (1992). Büyük Selçuklu mparatorlu u Tarihi III: Alp Arslan ve Zaman, Ankara, s Kucur, Sadi S. (2002). Nizâmü l-mülk ün Siyâset-nâmesine Selçuklu Devlet Teflkilât Aç s ndan Bir Bak fl: Emîr-i Hares ve Emîr-i Dâd Örne i, Türklük Araflt rmalar Dergisi, 12, stanbul, s (2006). Vekîl-i Hâssl k ve Selçuklu Saraylar nda Üstâdü d-dârl k, Türk Kültürü ncelemeleri Dergisi, 14, stanbul, s Kurpalidis, G. M. (2007). Büyük Selçuklu Devletinin darî Sosyal ve Ekonomik Tarihi, (çev. lyas Kamalov), stanbul. Lambton, Ann K. S. (1973). Atebetü l-ketebe ye Göre Sancar mparatorlu unun Önemi, (çev. Nejat Kaymaz), Belleten, 147, Ankara, s Merçil, Erdo an. (2007). Selçuklular da Hükümdarl k Alâmetleri, Ankara. -. (2011). Selçuklular da Saraylar ve Saray Teflkilât, stanbul. Nizâmü l-mülk. (1982). Siyâset-Nâme, (haz. Mehmet Altay Köymen), Ankara. Özayd n, Abdülkerim. (2001). Sultan Berkyaruk Devri Selçuklu Tarihi ( / ), stanbul, s Taneri, Ayd n. (1970). Büyük Selçuklu mparatorlu- unda Vezirlik, Tarih Araflt rmalar Dergisi, 8-9, Ankara, s TDV slâm Ansiklopedisi. ( ). I-XXXVIII, lgili maddeler.

201

202 BÜYÜK SELÇUKLU TAR H 10 Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Selçuklu medeniyetinin nas l bir ortamda ortaya ç kt n belirleyebilecek, Nizamiye Medreselerinin Ortaça slam dünyas na katk lar n de erlendirebilecek, Selçuklular döneminde ilmî faaliyetlerin mahiyetini aç klayabilecek, Selçuklular döneminde mimarî ve sanattaki geliflmeleri belirleyebileceksiniz. Anahtar Kavramlar Nizamiye Medreseleri Nizamülmülk Gazzâlî Ömer Hayyam Celâliyye Takvimi sfizarî el-harakî el-hâzinî Mescid-i Cuma Kümbed Ribat çindekiler Büyük Selçuklu Tarihi Kültür ve Medeniyet SELÇUKLU MEDEN YET N HAZIRLAYAN ORTAM N ZÂM YE MEDRESELER L M VE EDEB YAT M MARÎ VE SANAT

203 Kültür ve Medeniyet SELÇUKLU MEDEN YET N HAZIRLAYAN ORTAM X. yüzy l n ortalar ndan XI. yüzy l n ortalar na do ru geçen zaman diliminde Selçuklular bozk r hayat tarz ndan, kültüründen cihan devletine, di er bir deyiflle imparatorlu a, yani yeni bir medeniyete do ru ad m att lar. Onlar asl nda dört önemli süreci birlikte yaflad lar: Müslüman olarak din de ifltirdiler. Bozk rdan Horasan a inerek yaflad klar co rafyay de ifltirdiler ve bununla birlikte yerleflik hayata ad m att lar. Geldikleri bu topraklarda yürürlükte olan idarî tecrübeden, birikimden yararland lar, gulam sistemini benimseyerek devleti idari olarak örgütlediler. K sa sürede birlikte yaflanan bu h zl dönüflüm, peflinden imparatorlu u ve medeniyeti getirdi. Selçuk Bey ve ona ba l O uzlar X. yüzy l n ortalar nda slâmiyeti kabul ettiler. slam Peygamberine 610 y l nda Mekke de ilk vahyin inifliyle bafllay p dalga dalga yay lan slam, k sa zamanda ran, Horasan ve Mâverâünnehr e ulaflm flt. X. yüzy - la gelindi inde bütün bu co rafyaya hakim olan inanç art k sadece slamiyet idi. Selçuk Bey Cend de iken buraya komflu olan Müslüman Sâmânîler ise bölgenin iki süper gücü Karahanl ve Gazneli devletleri aras nda ömrünü tamamlamaya yüz tutmufltu. flte böyle bir ortamda henüz Müslüman olan Selçuklular siyasî ortam n f rsatlar n, boflluklar n gayet güzel de erlendirerek önce Mâverâünnehr e indiler. Sonra da Gaznelilerin elindeki Horasan eyaletine hakim oldular ve burada devleti kurdular (1040). O tarihe kadar Selçuklu ailesinin etraf nda sadece Müslüman O uzlar, yani Türkmenler bulunmaktayd. Ancak onlar flimdi yerleflik hayat n hakim oldu u ve Müslüman, ama Türk olmayan topluluklar n da yaflad yeni bir co rafya üzerinde devlet kurmaktayd lar. Bu topraklarda köklü Sâsânî miras üzerinde kurulan Abbâsî, Sâmânî ve Gazneli devletlerinin bürokratik geleneklerinin hakim oldu u bir idarî sistem de yürürlükteydi. Selçuklular n bu geliflmifl, ray na oturmufl müesses nizam görmezden gelerek, yönetmeye talip olduklar flehirli, yerli halka bozk r hayat tarz n dayatmalar herhalde mümkün de ildi. Hal böyle olunca kurulan devlet bu fiilî durumu göz önünde bulundurmak zorunda kald. Zaten bu yeni sistem içinde görev yapabilecek yetiflmifl bir kadro da mevcut de ildi. Tabiatiyle Horasan da Gaznelilerden geride kalan gulam sistemine tâbi bürokrat ve askerler ile ulema yeni Selçuklu devletinde kolayl kla yer buldular. Böylece gulam sistemi de yeni devletin temel bir parças haline geldi.

204 196 Büyük Selçuklu Tarihi 1 Bu önemli geliflme, o zamana kadar Selçuklu varl n n yegâne kayna ve gücü olan Türkmenleri pek tabii ki rahats z etti. Selçuklu hükümdarlar n n tarihleri boyunca devletin aslî unsuru olan Türkmenleri gözettikleri, dengeleri koruduklar ve ustaca yönlendirmelerle onlar n devlet otoritesi ve yerleflikler için bir tehlike olmaktan ç kar lmas n sa layabildikleri oranda baflar l olduklar görülür. Nitekim devletin kuruluflunda etkin güç olan Türkmenler, ne yaz k ki devletin y k l fl nda da son darbeyi vuran güç olmufllard r. Selçuklu Devletinin hükmetti i topraklarda Türkmen nüfusu giderek artm fl olsa da, yerli ve yerleflik Türk olmayan nüfusun ço unlu u teflkil etti i bir gerçektir. flte gulam sisteminin di er önemli bir fonksiyonu da, herhalde bu söz konusu nüfusun Selçuklu fatihlerini bir iflgalci ve sömüren olarak görmeyip, kendilerinin de sistemin bir parças olduklar n fark etmelerini sa lam fl olmas d r. Dolay s yla Selçuklu yönetimi yerli halk öteki olarak kabul etmemifl, kendisine tâbi oldu u ve yükümlülüklerini yerine getirdi i müddetçe onlar n hak ve hukukunu gözeten, iktidar n nimetlerinden faydaland ran ve böylece sosyal mutâbakat sa layan âdil bir devlet modeli örne ini ortaya koymufl olmaktad r. Selçuklular n kurdu u devleti imparatorlu a götüren di er bir önemli faktör, pek tabiidir ki merkezî yönetimi güçlendirmifl olmalar d r. Nitekim bunu en iyi baflard klar Sultan Melikflah döneminde imparatorluk her yönüyle zirveye ç km flt r. Ancak bu zor gerçeklefltirilen, ama ne yaz k ki sürekli k l namayan bir husustur. Hanedanlar n yönetti i devletlerin ortak ç kmaz ise iktidar n intikali meselesidir. Bunun önceden belirlenememesi ve bir kurala ba lanamamas, flehzadelerin iktidar mücadelesine giriflmesine, dolay s yla kan kayb na, istikrars zl a sebep olmufltur. Ancak rakibi olan di er hanedan üyelerine gücüyle üstünlük sa layan ve bunu kabul ettiren flehzadelerin sultan oldu u ve bu gücünü devam ettirdi i takdirde ülkede siyasî istikrar, huzur ve refah sa lanabilmifltir. flte Büyük Selçuklu Devleti çok uzun süre olmasa da bu ortam sa layabilmifltir ki, medeniyet boyutuna ulaflabilmifltir. Yani merkezî otoritenin güçlü oldu u, Türkmenlerin ve yerli halklar n hoflnut edildi i, böylece huzur ortam n n sa land - dönemlerde Selçuklular medeniyeti oluflturan, e itim, ilim, edebiyat ve düflünce hayat ile mimarî ve sanat alanlar nda geliflme kaydedebilmifllerdir. Selçuklular n SIRA kurulufl S ZDEaflamas nda geçirdikleri süreçleri aç klay n z. N ZÂM YE MEDRESELER Ortaça slam Dünyas nda bugüne de ulaflt gibi, inanç aç s ndan iki ana kol mevcut idi. Büyük ço unlu u teflkil eden Sünnîlik ise de, ona muhalefet eden fiîîlik daha aktif SORU idi. Kuzey Afrika, M s r ve Suriye ye hakim olan Fât mî Devleti (909- SORU 1171) fiîan n smailî kolu taraf ndan kurulmufltu. Irak ta ve ran n büyük k sm nda ise Deylemli fiîî hanedan Büveyhîler ( ) hüküm sürmekteydi. Sünnî Müslümanlar n lideri olan Abbasî Hilâfeti, Selçuklu Devleti kuruldu u dönemlerde ifl- D KKAT D KKAT te bu emirli in iflgali alt ndayd. 110 y l ( ) süren bu iflgal tabiatiyle Sünnî slâm Dünyas SIRA için S ZDEhalledilmesi gereken büyük bir problemdi. Abbâsî halifesi el- Kaim Biemrillah n bu zilletten kurtulmak için k sa zamanda ran hakimiyetine alan, henüz 15 y ll k Selçuklu Devletinin sultan Tu rul Beyi daveti üzerine, Ba dad iflgalden AMAÇLARIMIZ kurtar ld ve böylece halifenin itibar da iade edilmifl oldu. AMAÇLARIMIZ Ancak smailî fiîan n Sünnî slam Dünyas na yönelik faaliyetleri de endifle verici boyuttayd. K Sünnîler T A P Kahire de el-ezher veya Dârü l-hikme de yetifltirilen smai- K T A P lî dâîlerin (davetçi) yo un bir mezhep propaganda faaliyeti ile karfl karfl ya idiler. TELEV ZYON TELEV ZYON NTERNET NTERNET

205 10. Ünite - Kültür ve Medeniyet 197 Bu durum pek tabii Abbasî hilafetini ve onun koruyuculu unu üstlenen Selçuklular rahats z etmekteydi. Selçuklular smailîlerin bu propaganda faaliyetlerini etkisiz k lmak, Ehl-i Sünnet akidesini güçlendirmek ve yaymak; ayr ca devlet yönetiminde ihtiyaç duyulan kadrolar n yetifltirilmesi ve maddî bak mdan f rsat eflitli ini sa lamak için adeta bir e itim seferberli ine girifltiler. Sünnî slam Dünyas n n gelece i için büyük önem tafl yan bu büyük projeyi Sultan Alp Arslan n veziri Nizâmülmülk bafllatt. Do u slam Dünyas nda mescidler önceleri ibadet mekân olmas n n yan nda di er baz fonksiyonlar ile birlikte e itim merkezleri olarak da kullan lmaktayd. VIII. yüzy lda mescidler çal flanlar na maafl veren ve ö rencisinden ücret talep etmeyen e itim merkezleri haline geldi. Büveyhî hakimiyeti döneminde X. yüzy l n sonlar nda, birkaç bölgenin 32 y l valili ini yürüten hay rsever Bedr b. Hasaneveyh ise yeni bir uygulamay bafllatt. Yönetti i bölgelerde üç bin kadar mescid-han kurdu. Mescidin yan na flehir d fl ndan gelen ö rencilerin konaklayacaklar, yiyip içecekleri hanlar (yurtlar) yapt rd. Daha ileri bir safha olan medreselerde ise art k ö rencilerin bütün temel ihtiyaçlar karfl lanmaya baflland. Nizamiyelerden önce aç - lan medreseler mevcuttu. Ancak ilim adamlar, tüccar veya devlet adamlar taraf ndan yapt r lan ve/veya desteklenen bu medreseler Nizamiye medreseleri boyutunda de ildi. Niflabur, Ba dat, Isfahan, Herat, Belh, Merv, Hargird, Basra, Musul gibi Irak ve Horasan n hemen hemen her flehrinde infla edilen Nizamiye Medreseleri ise her fleyden önce vak f kurulufllar idi. Yani müstakil bütçeleri, gelir kaynaklar vard ; idarî ve e itim personeline maafl veya aynî gelir ödenmekteydi. Ö rencilere ise yat p kalkacaklar odalar verilmekte, beslenme ihtiyaçlar karfl lanmakta, ayr ca burs da tahsis edilmekteydi. Bu yenilikler tabiatiyle e itimi cazip hale getirmekte ve en önemlisi fakir ö rencilere imkan ve f rsat eflitli i sa lamaktayd. Resim 10.1 Hârgird Nizamiye Medresesinden günümüze kalan, çiçekli kûfî yaz ile yaz lm fl bir kitabe parças. slam hukukuna göre vak flar flah slar kurabildi ine ve kurucusunun ad ndan dolay Nizamiye ad verildi ine göre bu medreseleri yapt ran kifli flüphesiz Nizamülmülk idi. Ancak kamu yarar için yap lan vak flara devlet arazi tahsis edebil-

206 198 Büyük Selçuklu Tarihi mekte ve hazineden tahsisat ay rabilmekteydi. Dolay s yla Selçuklu Devleti bu medreselerin yap lmas na büyük bir destek sa lam flt r. Bir medrese genellikle önceden belirlenen bir ilim adam için infla edilmekteydi. Nitekim Niflabur medresesi devrin meflhur ilim adam mamü l-haremeyn el- Cüveynî, Ba dat medresesi ise Ebû shak efl-fiirazî için yap lm flt. Nizamiye Medreselerine fiâfiî olan, dolay s yla fiâfiî f kh okutacak müderrisler tayin edilmekteydi. Bu durum vâk f n (vak f kurucu), yani Nizamülmülk ün fiâfiî olmas ndan kaynaklan yordu. Verilecek e itimi bir mezhep ile s n rlama vak f mant ile çelifliyor görünse de, bu tercih toplum taraf ndan vâk f n inanc nda samimiyetiyle iliflkilendirilmekteydi. Dolay s yla vâk f n medreseye kendi ba l bulundu u mezhebin f kh n okutacak bir müderris tayin etmesi do al bir durumdu. Burada zikredilmesi gereken önemli bir durum ise medreselere fiâfiî müderris tayin edilmesine, kendileri Hanefî olan Selçuklu sultanlar n n müdahale etmemesidir. Buna mukabil onlar ve di er hanedan üyeleri de kendi yapt rd klar medreselere Hanefî müderris tayin etmekteydiler. Nitekim Tu rul Bey Niflabur da, Melikflah (es-sultan), efli Terken Hatun (Terken Hatun), o lu Mahmud (Mu îsiyye) ve k z (el-vakfiyye) ile kardefli Tutufl un gulâm Humartegin (et-tutufliyye) Ba dat ta Hanefîler için medrese infla ettirmifllerdir. Anlafl lan odur ki Nizamiye Medreseleri kendi döneminde mezhepler aras nda bir rekabete de sebep olarak bir çok Hanefî, ve Hanbelî (XII. yüzy lda Ba dat ta) medresenin aç lmas na öncülük etmifltir. Bir medreseye genellikle bir müderris tayin edilmekte ve vefat na kadar da görevinde kalmaktayd. Nadiren azledilmekte veya kendisi görevi b rakmaktayd. Medreselerde verilen derslerin belli bir düzeni yoktu. Her müderris kendi uzmanl k alanlar na göre müfredat belirlemekteydi. Ancak kurulufl hedeflerine uygun olarak müfredata dinî ilimlerin hakim oldu u görülmektedir. Genellikle Kur an, hadis, fiafiî f kh ve usulü, Efl arî kelâm ( slâm n iman esaslar n aklî delillerle inceleyen ilim), Arap dili ve edebiyat, edeb, riyâziye (matematik) ve ferâiz (miras hukuku) gibi dersler okutulmaktayd. Az da olsa baz medreselerde dinî ilimlerin yan nda mant k, hendese (geometri), nücûm (astroloji) ve tarih gibi ilimlere de yer verilmekteydi. Mesela meflhur ilim adam Gazzâlî nin, Niflabur Nizamiyesinde mamü l-haremeyn den mezheb (f k h), h lâf, cedel, f k h usulü, mant k, hikmet ve felsefe okudu u kaydedilmektedir. Ders günleri ve ders saatleri düzensizdi, bir standart yoktu. Her müderris ders günlerini ve saatlerini kendisi belirlemekteydi. Ö rencilerin genellikle yirmi yafllar nda e itime bafllad klar ve dört y l e itim gördükleri bilinmektedir. Ö renci mevcudunda da bir s n rlama olmad anlafl lmaktad r. Müderrisin flöhreti dersini takip eden ö renci say s n artt rmaktayd. Mesela Cüveynî nin derslerini hergün 300, hatta ömrünün son günlerinde 400 kadar ö rencinin dinledi i rivayet edilmektedir. Medrese e itiminin genel özelliklerinden biri de ö rencinin istedi i bir ilmi (dersi), herhangi bir flehirdeki bir medresede ilmiyle flöhret olmufl bir ilim adam ndan okuyabilmesiydi. Bu uygulama pek tabii e itim ve ilim hayat na bir canl l k ve zenginlik katmaktayd. Mesela ilim tahsil ederken on befl flehir dolaflarak belki de en çok seyahat eden meflhur tarihçi bn Asâkir (ö. 1176) buna güzel bir örnektir. Nizamiye Medreselerinin smailî fiîas n n veya Bât nîlerin propagandalar karfl - s nda Sünnî inanc güçlendirdi i, bunun için yeni kadrolar yetifltirdi i, getirdi i imkânlarla e itimi yayg nlaflt rd, ça nda ve sonras nda aç lan yeni medreselere örnek teflkil etti i kesindir. Ancak verilen e itimin fiafiî f kh ve Efl arî kelâm ile s - n rland r larak di er mezhepleri geriletti i, felsefe dersleri okutulmayarak slam düflüncesinin geliflmesine engel oldu u, hatta para karfl l ö retilen ilmin itibar -

207 10. Ünite - Kültür ve Medeniyet 199 n düflürdü ü gibi iddialar da ileri sürülmektedir. Yukar da verdi imiz baz örnekler de göstermektedir ki slam Dünyas nda Nizamiyelerin d fl nda di er mezheplerin görüflleri do rultusunda e itim veren bir çok medrese mevcuttu. Kurulufl amaçlar yla do ru orant l olarak genelde felsefe derslerinin verilmemesi do ru olmakla birlikte, ilgili ö rencilerin bu alanda öne ç kan ilim adamlar ndan medrese d fl nda ders ald klar da bilinmektedir. Büyük Selçuklu Devletinin bu miras n Türkiye Selçuklular Türkiye de, Nureddin Mahmud Zengî ve Salâhaddin Eyyûbî el-cezîre (Güneydo u Anadolu ve Kuzey Irak), Suriye ve M s r da bir çok medrese yapt rarak devam ettirmifllerdir. Nizamiye Medreselerinin kurulufl sebeplerini aç klay n z.. L M VE EDEB YAT Selçuklular n siyasî baflar lar n n yan nda slâm ve Türk dünyas na ne katt n ortaya koyabilmemiz için, dahil olduklar slam dünyas n n durumuna bir göz atma- m z gerekir. Yukar da da belirtti imiz gibi, Selçuklular n tarih SORU sahnesine ç kt klar SORU XI. yüzy l bafllar nda, siyasî istikrars zl k yayg n hale gelmifl, Sünnî-fiîî kutuplaflmas oluflmufl, hatta Abbasî hilâfeti fiîî Büveyhîlerin iflgaline maruz kalm flt ; dolay siyle siyâsî bir birlik yoktu. Bu siyasî çekiflmeler tabiatiyle itikadî ve fikrî husûmetleri D KKAT D KKAT de tahrik ediyordu. Selçuklular (Do u) slam dünyas nda önce siyasî ve askerî SIRA maharetleriyle S ZDE k sa zamanda merkezî bir yönetim kurarak birli i ve istikrar sa lamay baflard lar. Daha sonra siyasette sa lanan bu baflar y ak lda ve gönülde de tesis etmek için e itim seferberli ine giriflip Nizamiyeleri ve di er medreseleri kurdular. Zaman za- AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ man mezhepler aras husumetler baflgösterdiyse de bunlar önlenmeye çal fl ld. Nitekim Ba dat ta Hanbelîler ile fiâfiîler aras ndaki tart flmalar kavgaya K T A Pdönüflünce, K T A P Ba dat Nizâmiye Medresesinin müderrisi Ebû shak efl-fiîrazî ye bir uyar mektubu gönderilmiflti. Vezir Nizamülmülk mektupta, medresenin bir mezhebi de il, ilmi korumak ve yüceltmek için kuruldu u ve mezhepler aras nda TELEV ZYON bir ayr l n veya tercihin söz konusu olamayaca n belirtmekteydi. TELEV ZYON Di er taraftan Selçuklular n tarih sahnesine ç kt klar tarihler dört as rl k slam dünyas n n kurdu u medeniyetin zirvesinde oldu u bir dönemdi. Abbasîlerin 830 da Ba dat ta kurdu u Beytülhikme ve 1004 te Kahire de NTERNET Fât mîlerin kurdu u NTERNET Dârülhikme müesseselerinde yap lan çal flmalar, tercüme faaliyetleri süreci h zland rm fl, Huneyn b. shak (ö. 873), Benî Musa kardefller, Fârâbî (ö. 950), bn Sînâ (ö. 1037), bn Heysem (ö. 1040?), Bîrûnî (ö. 1061?) gibi dünyaya büyük abide flahsiyetler yetiflmifl ve bunlar görüflleriyle, bulufllar yla ilim dünyas na büyük katk lar sa lam fllard. Ancak baz ilim adamlar slam medeniyetinin XI. yüzy lda bir duraklama yaflad, buna da Selçuklular n, hatta Nizamiye Medreselerinin sebep oldu unu iddia eden önyarg l görüfller ileri sürmüfllerdir. Asl nda bu önyarg dönemin kaynaklar na da yans m flt r. Mesela tarihçi bnü l-esir in Arslan Yabgu nun o lu Kutalm fl için verdi i bilgi ilginçtir. O Kutalm fl n bir Türk olmas na ra men astronomi-astroloji ilmini, eski ilimleri iyi bilmesine, sonra çocuklar n n da bu eski ilimleri ö renmesine ve bu ilimlerle u raflanlar himaye etmelerine hayret etmektedir. Önceki parlak dönemle k yasland nda Selçuklu devrinde ilmî faaliyetlerin ayn mahiyette ve seviyede olmad söylenebilir; ama bu onlar n duraklamaya sebep olduklar n göstermez. Asl nda duraklaman n olup olmad bile tart flma konusudur. Bize ulaflan yazma eserlerin büyük k sm Selçuklular döneminde ve sonraki 2

208 200 Büyük Selçuklu Tarihi as rlarda istinsah (kopya, ço altma) edilmifltir. X. yüzy l öncesine ait çok az olan yazma eserler, XII. yüzy ldan itibaren artarak devam eder. Bu bize Selçuklu ça nda ilmî gelene in kesilmeyip artarak devam etti ini gösterir. Nitekim bn Sînâ n n ö rencileri, Gazzâlî, Ömer Hayyam ve arkadafllar, Nizamülmülk, mamü l-haremeyn el-cüveynî, Ebu shak efl-fiirazî bu devirde yaflam fllard r. Tarih boyunca ilim ve sanat n geliflmesinde himaye unsuru büyük önem tafl - m flt r. Orta Ça slam ve Türk devletlerinde oldu u gibi, Selçuklularda da iktidar sahibi olan sultan, melik, vezir ve di er bürokratlar ile servet sahiplerinin, saraylar nda alim, edip veya flairleri toplay p himaye ve teflvik ettiklerine flahit olmaktay z. Makam mevki sahiplerinin bu seçkin kiflilere kol kanat germeleri, asl nda onlar n flân ndand. Çünkü her yaz lan eser kendisine övgüler düzülerek ithaf edilece i için, onun ad n n yay lmas na sebep oluyordu. Bir anlamda iktidar sahibi kendi lehine kamuoyu oluflturman n zeminini sa l yordu. Devlet adamlar bu konuda büyük bir rekabet içindeydiler. Tabiatiyle bu gelenek de ilmî ve edebî eserlerin ortaya ç kmas n, ilim ve edebiyat n geliflmesini, yayg nlaflmas n tetikliyordu. Denibilir ki medreseler do ru kabul edilen bilgiyi topluma ulaflt rmay, himaye usûlü ise ilmin, dil ve edebî zevkin geliflmesini sa lamaktayd. Selçuklu döneminde yaflam fl, verdikleri derslerle veya yazd klar eserlerle ilme katk s olmufl bir çok ilim adam ndan bir k sm n afla da tan taca z. Bu flahsiyetlerin ortaya ç kmas nda Selçuklu yöneticilerinin maddî - manevî desteklerinin ne kadar etkili oldu u apaç k ortadad r. Gazzâlî Selçuklu ça nda (Türkiye Selçuklular hariç) düflünce ve ilim hayat na damgas n vuran en önemli isim flüphesiz Gazzâlî dir (ö. 1111). As l künyesi ve ad Ebû Hâmid Muhammed olup mam Gazzâlî diye tan n r. Bu nisbe iplikçi olan babas n n mesle inden gelmektedir de Tûs ta do mufl, ilk tahsiline burada bafllam fl, 5 y l Cürcan da e itime devam ettikten sonra, 1080 y l nda Niflabur a giderek Nizamiye Medresesinde zaman n meflhur kelâm alimi mamü l-haremeyn el-cüveynî nin ö rencisi olmufltur. Gazzâlî ö renimi boyunca baflta f k h olmak üzere hadis, akaid, gramer, mant k, kelam, hikmet ve felsefe okumufltur. Hocas n n onun için derin bir deniz, daha ö renci iken yazd el-menhûl isimli f k h kitab dolay siyle de ona Beni sa ken mezara gömdün; ölümümü bekleyemez miydin? dedi i rivayet edilir. Hocas n n 1085 te vefat üzerine Vezir Nizamülmülk ün muhitine dahil oldu ve 1091 de Ba dat Nizamiyesinin müderrisli ine getirildi. Burada 300 e yak n ö renciye ders verirken felsefe, Bât nîlik ve tasavvuf üzerine araflt rmalar da yapt. Eserlerinin en az yirmibefl kadar n bu son iki dönemde yazm flt r. Bu arada kazand flöhret, sayg nl k, baflar bir tarafa, onun flüpheci tabiat, kendisini ahlâkî bak mdan sorgulamaya yöneltti ve sonunda Ba dat la bütün iliflkilerini kesme karar ald. htiyaç fazlas olan bütün servetini da tt. Medresedeki görevini kardefli Ahmed e b - rakarak 1095 y l nda Ba dat tan ayr ld. fiam ve Kudüs ten sonra hacca gitti. Hacdan Ba dat a, oradadan da Horasan a geçti. Meflhur hyâu Ulûmi d-dîn, Kimyâ-y Saâdet ve Eyyühe l-veled gibi eserlerinin yan nda, Bât nîlik hakk ndaki eserlerini de hep bu inziva döneminde yazm flt r da ise Niflabur Nizamiyesinde tekrar ö retim görevine döndü. Bu dönüflünde Sultan Sancar n veziri ve Nizamülmük ün o lu Fahrülmülk ün etkili oldu u anlafl lmaktad r. Bu dönemde o art k O zaman mevki kazand ran ilmi ö retiyordum; flimdi ise mevki terkettiren ilme ça r yorum. demektedir. Nitekim kendisi 3 y l sonra bu görevini de b rakarak memleke-

209 10. Ünite - Kültür ve Medeniyet 201 ti Tûs a dönmüfltür. Evinin yan na medrese ve hankâh yapt ran Gazzâlî, ömrünün son y llar n ders vermek, gönül ehliyle sohbet etmek ve eser yazmakla geçirdi. Gazzâlî slam düflünürleri aras nda en çok eser verenlerdendir. F k h, mant k, kelam, felsefe, tasavvuf ve ahlak alanlar nda yazd eserlerin 400 civar nda oldu- u söylenmekte ise de, bunlar n bir k sm n n ona yanl fll kla isnat edildi i, di er bir k sm n n da seçmeler veya özetlerden olufltu u tespit edilmifltir. Nasihatname türündeki Nasîhatü l-mülûk adl eserini Sultan Muhammed Tapar veya Melik Sancar a ithafen yazm flt r. Selçuklu sultanlar n n ilim adamlar na tavr n gösteren flu kay t da konumuz aç s ndan önem tafl maktad r. Gazzâlî yi çekemeyenler, Hanefi mezhebine muhabbetini bildikleri Sultan Sancar a onun Ebû Hanife aleyhinde sözler söyledi ini iddia ederler. Sultan iflin asl n bizzat Gazzâlî den ö renmek ister. Huzuruna getirilen Gazzâlî yi taht na oturtarak ona büyük hürmet gösterir. O iflin asl n engin ifade gücüyle arzedince, sultan n ona sayg s daha da artar. Onun görüflleri sadece kendi dönemini de il, o günden bugüne slam düflüncesini etkilemifltir. Gazzâlî nin düflünce sistemi kelam, felsefe ve tasavvuf aras nda yeni dengelerin kurulmas na sebep olmufl; hatta ondan sonra bu alanlarda yeni yönelifller ortaya ç km flt r. Oryantalistler onunla slam düflüncesindeki canl l n durdu unu iddia ederler. Halbuki bu de iflim bir ilmî durgunlu un de il, bir modelin, kuramsal çerçevenin (paradigma) sa lamlaflmas n n sonucudur. O önceki bütün düflünce tarzlar n incelemifl ve bunlar n sonraki temsilcilerini ciddi bir sorgulamaya yöneltmifltir. Mevcut birikimi çok iyi anlamaya çal flm fl, elefltirel gözle yorumlam fl ve hep sistemlefltirme çabas içinde olmufltur. Nizamülmülk Selçuklu tarihinde büyük devlet adaml yla, kurdu u Nizamiye Medreseleriyle ve yazd eserle iz b rakan bir flahsiyettir. Künyesi ve ad Ebu Ali Hasan olup 1018 de Tûs ta do du. Nizamülmülk lâkab, Sultan Alp Arslan taraf ndan vezirli e getirdi- inde Abbasi halifesi taraf ndan verilmifltir. Halep, Isfahan ve Ba dat ta hadis okudu; inflâ ve hitabet sanat nda kendisini gelifltirdi. Babas yla birlikte Gaznelilerin Horasan valisinin yan nda çal flt. Selçuklular Horasan ele geçirip devlet kurunca, baba o ul onlar n hizmetine girdiler. Melik Alp Arslan n, sonra babas Ça r Beyin yan nda çal flt. Ça r Bey vefat edince Horasan yöneten Alp Arslan sultan olunca Kündürî yi azledip Nizamülmülk ü vezirli e getirdi (1063). 29 y l Alp Arslan n ve o lu Melikflah n vezirli ini yapt. Siyasî dehas yla devlet idaresinde, taht de iflikliklerinde, isyanlar n bast r lmas nda, savafllar n kazan lmas nda etkili oldu. Askerî iktâ sistemini yerlefltirdi. smailî ve Bât nîlerin propagandalar na set çekmek için Nizamiye Medreseleri e itim projesini yürürlü e koydu. Sultan Melikflah n iste i üzerine meflhur Siyâsetnâme isimli eserini yazd. Bu eser siyasetname türünün genel özelliklerinin yan nda, farkl olarak bir devlet teflkilat nda bulunmas gereken makam ve memuriyetleri de ele al r. Bunlar n özellikleri, neden gerekli olduklar hikâyelerle pekifltirilerek anlat l r. Bu bak mdan Selçuklu devlet teflkilat n n bizzat kendisini olmasa da, onda olmas gereken hususlar ele almas büyük önem tafl maktad r. Ömer Hayyam Selçuklu devrinin meflhur simalar ndan Ömer Hayyam, günümüzde daha çok rubaileriyle tan n r. Ancak o flairli inin yan nda bn Sînâ ekolüne mensup büyük bir alim ve filozoftur. O cebir, geometri, astronomi, fizik, t p ve müzikle u raflm fl, eserler vermifltir. Hayyam n analitik geometrinin gelifliminde etkisi büyüktür.

210 202 Büyük Selçuklu Tarihi Üçüncü dereceden denklemlerin çözümü konusunda Decartes a (ö. 1650) kadar afl lamam flt r. fllemlerde irrasyonel say lar n da rasyonel say lar gibi kullan labilece ini ilk defa o ispatlam flt r. Hayyam n cebir ilmine de büyük katk s vard r. Birçok cebir denklemini s n fland rm fl ve ço una çözüm önermifltir. Denklemlerin birden fazla köklerinin bulunabilece ini göstermifl ve bunlar kök say lar na göre s n fland rm flt r. O üçüncü dereceden denklemleri sistemli bir flekilde çözdü ü için cebirde Hârizmî yi aflm flt r. Hayyam cebirsel olgular n geometrik olgular halinde ortaya ç kt n savundu u için, yine Descartes tan çok önce nümerik ve geometrik cebir aras ndaki bofllu u kapatmada büyük bir mesafe alm flt r. Sultan Melikflah Ömer Hayyam 1074/5 y l nda Isfahan a davet etmifl ve Ebû Hâtim sfizarî (ö den önce), Meymûn el-vâs tî, Abdurrahman Hâris ve Muhammed Hâzin den oluflturulan heyetin bafl na getirmifltir y l nda burada kurulan rasathanede bu heyet gözlemler yapt ve Zîc-i Melikflâhî (y ld z almana, katalo u) ile Celâlî Takvimini haz rlad lar. Günefl y l na göre haz rlanan bu takvim en mükemmel takvimlerden biriydi. Ad n Sultan Melikflah n Celâleddin lâkab ndan alm flt r. Y lbafl n n y l n belli bir gününe denk düflmesi ve bunun de iflmeksizin böyle kalmas, astronomlar n en çok istedikleri bir fleydi. Bu heyet mevcut Yezdicerd ve skender takvimlerini inceledikten sonra, bunlar düzeltmektense yeni bir takvim tertibine karar vererek Celâlî Takvimini oluflturdu. Bu takvime göre günefl y l uzunlu u 365,2424 (modern ölçümlere göre 365,2422) gündür, dolay siyle hata pay 5000 y lda 1 gündür. Takvimin bafllang c 15 Mart 1079 idi. Ay adlar eski Fars takvimindeki gibi olup, sonlar na kadîm yerine celâlî kelimesi getirilmifltir. Gregoryen den 500 y l kadar önce düzenlenen Celâlî Takvimi, mevsimlere tam olarak uydu u için do ru tarihleme veren yan lg s z takvimlerin ilkidir. Gregoryen Takvimi bu takvim örnek al narak tertip edilmifltir. Hayyam n flairlik yönü kendi döneminde de il, sonralar ortaya ç kar lm fl ve bu yönüyle tan nm flt r. fiiirleri rubailerden ibarettir. Rubai flairin genellikle baflkalar na açmay düflünmedi i duygu ve düflüncelerini rahatlamak için kulland bir kal pt r. Onun rubailerinin ço unda, insan n yokluktan gelip yoklu a gitti i için, yaflad an iyi de erlendirmesi gerekti i düflüncesi ve derûnî bir hüzün hakimdir. Ona göre varl k bir muammad r; onu çözmeye çal flmak bofluna kürek çekmektir. Hayyam n rubailerinin ra bet görmesinde, düflüncelerinin yan nda derin konular n yal n bir dille ifade edilmesi de etkili olmufltur. Rubailerinde flaraba çokça yer vermesi, baz lar n n onun sarhofl ve rind-meflrep birisi oldu una hükmetmelerine sebep olmaktad r. Bunu iddia edenler slam edebiyat nda sembolik anlat m n (mecaz) ne kadar ra bet gördü ünü unutmaktad rlar. Bu nedenle Hayyam n melâmîmeflrep bir flair oldu unu söylemek, herhalde daha do ru olur. Onun rubaileri ilk defa XV. yüzy lda Tarabhâne isimli müstakil bir eserde toplanm flt r. Bu eserde 559 rubai bulunuyordu ancak zamanla bu say artm flt r. Ebû Hâtim sfizârî Selçuklu ça nda müspet ilimlerden matematik ve astronomide öne ç kan di er bir ilim adam ise Ömer Hayyam n Celâlî Takvimi heyetinde yer alan Ebû Hâtim sfizârî dir (ö den önce). O meteorolojik olaylar n aç klanmas ve a rl k ölçülerinin nas l kullan laca yla ilgili risaleler yazm flt r. Arflimet Kanunundan faydalanarak mîzânü l-g sse ad n verdi i hidrostatik teraziyi icat etmifltir. Bu terazi k ymetli bir eflyan n yap m nda kullan lan alt n ve gümüflün safl k oran n ve kat fl ksa, ne oranda yabanc metal içerdi ini tespit etmektedir. sfizârî terazisini Sultan Sancar a takdim etmek için Merv e gitmifl ve orada vefat etmifltir. Rivayete göre ölüm sebe-

211 10. Ünite - Kültür ve Medeniyet 203 bi, bu terazi ile sultan n hazinedâr n n baz de erli eflyay sahteleriyle de ifltirdi inin anlafl laca ve bu nedenle onun öldürülebilece i endiflesiyle duydu u afl r üzüntüdür. El-Harakî Filozoflu unun yan nda matematik, astronomi ve co rafya alimide olan el-harakî (ö. 1158), önce f k h ve hadis okumufl, sonralar Merv e yerleflip hisab, hendese ve felsefeye yönelmifltir. Kimlerden ders ald bilinmiyor ise de Batlamyus, bn Sînâ ve Ebû Cafer el-hâzin in kitaplar n okudu u eserlerinden anlafl lmaktad r. En meflhur eseri et-tebs ra fî lmi l-hey e yi Sultan Sancar n veziri Nasîrüddin Mahmud el- Hârizmî nin o lu Emîr-i Hâcib fiemseddin Ali ye ithaf etmifltir. Müntehe l- drâk isimli eserini ise, ö rencilerine aklî ve riyazî ilimleri ö retmek için yazd n belirtmektedir. O çal flmalar nda kozmografya ile co rafyay ayr bölümlerde ele alarak, X. yüzy l ortalar nda fizikî co rafyay riyazî co rafyaya ba lamaya yönelik ak ma yeni bir yön kazand rm flt r. Mevcut astronomi ve co rafya bilgilerini özetleyen el-harakî, bnü l-heysem ve Hâzin in gezegen ve y ld zlar n hayal mahsulü daireler üzerinde de il, iç içe, düzenli ve devaml dönen küresel yüzeyler üzerinde hareket ettikleri görüflünü aç k ve inand r c bir hale getirmifltir. Eski Latince eserlerde onun eserinden bahsedilmekte, ayr ca bahsedilen iki eserinin XIII. yüzy l n büyük filozof ve astronomu Kutbüddin fiirâzî nin kaynaklar aras nda geçti i de görülmektedir. Abdurrahman el-hâzinî Ebu l-huseyn Ali el-hâzin in Bizans as ll kölesidir. el-hâzinî mahlas efendisinin Merv deki Selçuklu saray nda hazinedar olmas ndan kaynaklanmaktad r. Sahibinin de deste iyle iyi bir e itim ald ; felsefe ve matematik okudu. Sultan Sancar döneminde, saray n da himayesiyle araflt rmalar n sürdürdü. slam dünyas nda orijinal gözlemler yapm fl yirmi astronomdan biri olan el-hâzinî, uzun y llar en güvenilir olarak kabul edilen zîcinin bulundu u ez-zîcu l-mu teberi s-sancarî es-sultânî ile slam dünyas nda teraziler hakk nda yaz lan en önemli eser olan Kitabu Mîzâni l- Hikme sini Sultan Sancar a ithaf etmifltir. Mîzânü l-hikme ad n verdi i bu hidrostatik terazi hassasl k bak m ndan öncekilerden daha üstündü. Resim 10.2 Abdurrahman el-hâzinî nin yapt terazi ile su saatinin maketleri: Tartmada hata pay n 1: e indirmeyi amaçlayan mîzânü l-hikme ad n verdi i terazi (solda). Dakikalar gösteren su saati. Terazinin tek kefesinden akan su öyle ayarlan yor ki, azalan a rl na göre, geçen zaman ölçüsünü dakikalarla veriyor (sa da). (Kaynak: Fuat Sezgin, slâm da lim ve Teknoloji, Frankfurt J. W. Goethe Üniversitesine Ba l Arap- slam Bilimler Tarihi Enstitüsü Müzesinden Bir K s m Aletlerin Sergisi, Frankfurt 2004, s. 65, 81.)

212 204 Büyük Selçuklu Tarihi Sultan Melikflah tan sonra siyasi buhran bafl göstermesine ra men, Sultan Tapar zaman nda riyaziye ve heyet ilminde meflhur olan Muhammed el-beyhakî, Isfahan Rasathanesinde çal flmalar na devam etti. Tapar n o lu Mahmud ise Bedîu l-usturlâbî lâkapl Ebu l-kas m Hibetullah (ö. 1139/40) Ba dat ta sultan n saray nda yap lan rasatlar n bafl na getirdi. Bu alim, el-mu ribü l-mahmûdî ad n verdi i sultan ad na bir zîc haz rlad. el-usturlâbî ayr ca usturlab vs. imal etmesiyle meflhurdu ve bu iflten büyük bir servet kazanm flt. Hârizmflah Muhammed ve Ats z n himayesinde olan Zeynüddin el-cürcânî (ö. 1137) t p sahas nda de erli eserler vermifltir. Bunlar aras nda Zahîre-i Hârizmflâhî adl kitab hakl bir flöhret kazanm flt r. Dinler tarihi hakk ndaki meflhur el-milel ve n-nihâl in yazar efl-fiehristânî (ö. 1153), eserini Sultan Sancar n veziri Ebu l-kas m Muhammed e ithaf etmifltir. Yine o bn Sînâ ya itirazlar n n yer ald el-musâra a n n müellifidir. Selçuklu sultanlar n n tabibi Ebu l-berekât Hibetullah b. Melkâ (ö. 1165) da yine bn Sînâ n n Kitabü fl-sifâ s ndaki pek çok görüflünü Kitabü l- Mu teber adl felsefe kitab nda tenkit etmifltir. XII. asr n ikinci yar s ile XIII. yüzy l n ilk çeyre inde Selçuklular ve onlar n takipçisi olan Hârizmflah, Zengî ve Eyyûbî devletleri sahalar nda çok say da ünlü alim ve felsefeci yetiflti. Bunlar n aras nda felsefe ve kelam sahas nda fiihâbüddin Yahyâ b. es-suhreverdî (ö. 1191) ile Fahreddin er-râzî (ö. 1209) iki önemli örnektir. Selçuklularda SIRA ilim S ZDE ve edebiyat n geliflmesini sa layan hususlar aç klay n z. 3 Selçuklu dünyas nda imparatorluk yap s n n gere i olarak farkl alanlarda, farkl diller kullan lmaktayd. Selçuklu saray nda ve k smen orduda, Türkler kendi ara- lar nda Türkçe konuflmaktayd lar. Fars kültürünün bask n etkisiyle bürokrasinin, SORU yani devletin SORU resmî dili Farsça, medrese ve ilmin, hukukî belgelerin dili ise Arapçayd. Hal böyle olunca Türkçe yaz dili Karahanl larda oldu u kadar geliflme imkân bulamad. Selçuklular n tâbii Hârizmflahlar n merkezi olan Hârizm bölgesi bu D KKAT D KKAT konuda bir istisna teflkil etmektedir. Meflhur lugat alimi ve Keflflâf isimli Kur ân tefsirinin yazar Zemahflerî (ö. 1144), Hârizmflah Ats z a ithaf etti i, Arapça bir lugat olan Mukaddimetü l-edeb i Hârizm Türkçesine de tercüme etmifltir. Bu eser bir bak ma Mahmud Kâflgarî nin eserini tamamlar mahiyette oldu u için önemlidir. Ayr - ca Hârizm sahas nda Yesevî halifelerinin, özellikle Hakîm Süleyman Ata n n (ö. AMAÇLARIMIZ 1186/7) fleyhini AMAÇLARIMIZ taklid ederek yazd hikmetler (Bak rgan Kitab ), manevî tesirlerinin yan nda Türkçenin de yaflat lmas na katk sa lam flt r. Yine muhtemelen Muhammed b. K Kays n T A Pyaz p Celâleddin Hârizmflah a sundu u Tibyânü l-lugâti t-tür- K T A P kî alâ Lisâni l-kangl isimli lugat de geç de olsa bu sahada yaz lm fl önemli bir Türk dili yadigâr d r. Selçuklularda bürokrasi dilinin Farsça olmas, tabiat yle dönemin naz m ve nesir dilinin de Farsça devam etmesine sebep olmufltur. Denebilir ki Fars dili etkili TELEV ZYON TELEV ZYON bir edebî dil haline gelmesini, Gazneli ve özellikle Selçuklulara borçludur. Yukar - da da belirtti imiz gibi üst mevkilerdeki Selçuklu yöneticileri, özellikle Sultan Melikflah ve Sancar, NTERNET saraylar n birer ilim ve edebiyat merkezi haline getirmifllerdir. fl- NTERNET te bu muhitlerde flairler divanlar n hep Farsça yazm fllard. Baz sultanlar ve hanedan üyeleri bizzat Fars fliirinden hofllanmaktayd lar ve edebî bir zevk sahibiydiler. Hatta bunlardan Farsça rubai yazanlar bile vard. Veys ü Ramîn in müellifi Fahreddin Gurgânî Tu rul Beyin, Emîrü fl-fiuarâ Burhanî ise Sultan Alp Arslan n, sonra da o lu Melikflah n himayesinde bulunmufllard r. Sultan Melikflah n melikü fl-fluarâs meflhur Muizzî (ö ) idi. Bu flair da-

213 10. Ünite - Kültür ve Medeniyet 205 ha sonra Sultan Berkyaruk, Tapar ve Sancar n da yan ndad r. Yine Reflidî-i Semerkandî, Fahrü fl-fiuarâ Muhammed, Melikflah n meddahlar ndand (methedici). Ebu l-mefahir-i Râzî ise Sultan Tapar n himayesindeki flairlerdendi. Sultan Sancar da uzun süren saltanat süresince bir çok alim ve flairi saray nda himaye etmifltir. Kasideci Enverî, Edib Sâbir, Reflid-i Vatvat, Arapça ve Farsça kasideleriyle bilinen Abdülvâsi Cebelî, Hasan- Gaznevî gibi bir çok flair ve ilim adam onun yan ndayd. Sultan Alp Arslan n n o lu Toganflah n nedimi Ezrakî-i Herevî de dönemin önemli flairlerindendir. Selçuklularda Farsçan n etkisinin sebepleri nelerdir? M MARÎ VE SANAT Büyük Selçuklular, daha önce kurulan, ça dafl ve komflusu olan Karahanl ve Gazneli devletlerinin birikiminden faydalanarak Türk mimarisinin geliflmesine katk sa lad lar. Kurulan devletin k sa zamanda imparatorluk boyutuna SORUulaflmas, gelirlerin artmas na, dolay siyle de refah seviyesinin yükselmesine sebep oldu. Di er SORU taraftan slam ve Türk kültüründe kamu binalar n vak flar n yapmas ve vak f müessesesinin insan tabiat n n ayn zamanda içe ve d fla dönük yönünü gayet güzel D KKAT D KKAT ifade etmesi, bu eserlerin yap lmas n özendirmifl ve teflvik etmifltir. mkân, ortam ve niyet oluflunca ortaya toplumun yararlanaca say s z mescid (cami), medrese, hankah/zaviye, han, kervansaray vs. infla edilmeye bafllanm flt r. Yapt klar bu abidelerin plan, mimari ve süslemeleri, flüphesiz onlar n inanç, zevk ve estetik anlay fllar n n bir yans mas d r. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ 4 Mescid-i Cumalar K T A P Selçuklular, Karahanl lar n ve Gaznelilerin daha önceki uygulamalar n daha ileriye tafl yarak abidevi bir cami mimarisi ortaya koydular. Özellikle mihrap önündeki kubbeli mekan gelifltirdiler. Böylece bütün Türkistan a ve TELEV ZYON ran a dört eyvanl, avlulu ve mihrap önü kubbeli bu cami modeli hakim oldu. Büyük Selçuklulardan bize ulaflan ilk mescid (cami), önemli k s mlar Melikflah zaman nda yap lan Isfahan Mescid-i Cumas (Cuma namaz k l nan mescid) d r. Kitabelerinden anlafl ld - na göre, 1080 tarihli büyük mihrap kubbesi Melikflah, avlu NTERNET d fl nda kuzeydeki Kümbed-i Hâkî denen küçük kubbeli mekan ise 1088 y l nda Melikflah n efli Terken Hatun ad na veziri Tâcülmülk taraf ndan yapt r lm flt r. Dört eyvanl avlu ve revaklar ise Melikflah sonras Selçuklu döneminden kalmad r. Daha sonralar bir çok defa yap lan ilave ve tadilatlarla mescid geniflletilmifltir. Bu mescid-i cuman n özelli i, mihrab n önünde, payeli k sm n ortas nda yükselen ve avlu taraf nda büyük bir eyvana bitiflen muazzam kubbeli mekand r. Bu bölümün harimin di er k s mlar ndan belirgin bir flekilde ayr lmas, buran n sultan n Cuma namaz n k lmas için ayr ld n gösterir. XII. yüzy lda ise avlu cephelerinin her birinin ortas na birer eyvan yap larak dört eyvanl cami tipinin (klasik Asya cami tipi) en görkemli örneklerinden biri ortaya ç km flt r. K T A P TELEV ZYON NTERNET

214 206 Büyük Selçuklu Tarihi Resim 10.3 Isfahan Mescid-i Cumas ve Sultan Melikflah n mihrab n önüne ekletti i görkemli kubbesi, ran Daha sonra infla edilen ran daki Selçuklu camileri küçük ölçekli, tu ladan yap lm fl, hafif sivri, tromplu kubbelerle Isfahan daki Melikflah kubbesini izlerler. Selçuklu camileriyle bafllayan yenilikleri tek bir planda toplayan ilk eser ise 1135 tarihli Zevvare Mescid-i Cumas d r. Bu abide mihrap önü kubbesi ile dört eyvanl ve minareli bir cami olarak büyük bir geliflmenin öncüsü olmufltur. Karahanl ve Gazneli ribat ve saraylar nda uygulanan dört eyvanl plan flemas, ilk defa burada, bir camide uygulanm flt r m. çap ndaki kubbe, planda yerini alm flt r. Bu plan sonraki camilerde de uygulanm flt r. Sultan Tapar n Gülpayegan da (Cêrbâzekân) yapt rd mescid-i cuman n ise, kare bir mekan üzerine mukarnasl tromplarla hafif sivrilen bir kubbesi vard r. çi Terken Hatun kubbesi gibi geometrik çizimlerle süslenmifl, d flar da tromplar gizlenmifltir. Yine Sultan Tapar n yapt rd Kazvin Mescid-i Cumas ise kal n tu la duvarlar üzerine güçlü düz tromplarla çok sade fakat görkemli bir kubbe yap s na sahiptir. Duvarlar nda Gazne deki Sultan Mesud un saray ndaki gibi, üç dilimli kemerlerden bir friz ile üstünde çiçekli kûfî ile yaz lm fl bir kitabe kufla, bu sade mekana bir zenginlik katmaktad r. Yine bu flehirde ayn hükümdar n zaman nda yap lan Mescid-i Haydariyye de di er bir Selçuklu eseridir. Selçuklu kubbelerinin geliflmifl zengin iç yap lar na ra men, d fllar süslemesiz sade, s k tu la örgülü, kübik ve masif yüzeylerle kapl d r. Kübik gövde üzerinde, sekizgen bir geçiflten sonra hafifçe sivrilen kubbe, Selçuklular n gelifltirdi i bir kubbe tipidir; dolay siyle d fltan hakim bir konumda görünen kubbe ile orijinal bir cami mimarisi ortaya ç km flt r. Gaznelilerin daha önce uygulad kubbe-eyvan birleflmesini de Selçuklular gelifltirmifllerdir. SORU 5 Selçuklu mescid-i cumalar n n özellikleri nelerdir? Minareler Müslüman Türkler tarih boyunca co rafî ve kültürel özeliklere göre çeflitli minare tiplerini uygulam fllard r. Büyük Selçuklular da ran da ince ve uzun, silindirik minareleri benimsemifllerdir. SORU En eski Selçuklu eseri olan, 1058 tarihli, Tu rul Bey za- D KKAT D KKAT

215 10. Ünite - Kültür ve Medeniyet 207 man ndan kalan Damgan Mescid-i Cumas n n minaresi, yukar ya do ru incelerek yükselen silindirikti. Ortas nda mavi ve firuze s rl kare panolardan kabartma örgülü kûfî kitabe kufla bulunan bu minare, ayn zamanda Selçuklular n ilk çinili mimarî eseridir. Keza Sâve deki Mescid-i Meydan n minaresi Tu rul Bey zaman nda 1061, Zevvare deki Mescid-i Pamenar n minaresi ise Alp Arslan zaman nda 1068 y l nda yap lm flt r. Kümbed ve Türbeler Selçuklulur zaman nda iki tip mezar yap s na rastlan r: Kümbed ve türbe. Kümbedler genellikle altta mumyal k kat bulunan silindirik veya çokgen gövdeli yap lard r. çten kubbe, d fltan külahla örtülüdür. Türbeler ise mumyal k bulunmayan, kare planl ve üzerleri kubbeyle örtülü yap lard r. Mescidlerde oldu u gibi kümbedlerde de Büyük Selçuklular, Karahanl ve Gazneli gelene ine ba lan r. Dâmgân da silindirik gövdeli Çihil Duhteran (K rk K zlar) Kümbedi ile Isfahan n güneyinde Eberkûh da sekizgen Kümbed-i Ali, Tu rul Bey zaman ndan kalan en eski kümbedlerdir. Kümbed-i Ali ran daki tu la kümbedlerin aksine tafltan yap lm flt r. Kazvin ve Hemedan aras nda 1067 ve 1093 tarihli daha geliflmifl iki kümbed örne i günümüze ulaflm flt r. Bunlar sekizgen planl, köfleler silindirik kuleli ve çift kubbelidir, tu ladan yap lm flt r. Kümbedlerden birinde iki, di erinde bir kulenin içinde merdivenler vard r. Kitabeleri ve Türk süsleme sanat n n bir hazinesi olan çok zengin tu la süslemeleri vard r. ç duvarlar da Selçuklular n en eski, renkli kalem iflleriyle donat lm flt r. Bunlara yak n uslûpta yap lm fl di er bir kümbed de Demâvend de bulunmaktad r. Resim 10.4 ran da Kazvin- Hemedan aras nda bulunan Harrakan Kümbedleri ve detay görünüflü. XI. yüzy l sonunda Serahs ta (Türkmenistan) yap lan Ebu l-fazl, Meyhene de Ebu Said ve Vekilbâzâr da Abdullah b. Büreyde türbeleri, bilinen en eski Selçuklu türbelerindendir. Sultan Sancar n Merv deki 1157 tarihli türbesi ise Büyük Selçuklular n türbe mimarisinde gösterdikleri geliflme ve yeniliklerin bir toplam d r. 17 m. çap ndaki kubbesiyle Dünya mimarisinin önemli eserlerinden biridir. Ribatlar (Kervansaraylar) Karahanl ve Gaznelilerin gelifltirdikleri ribat mimarisini devam ettiren Büyük Selçuklular, genellikle kare planl, dört eyvanl, revakl avlulu ribatlar yapm fllard r. Anuflirvan ( ) ve Za feranî (XI. yy.) ribatlar ilk Selçuklu ribatlar d r. Ancak Büyük Selçuklu döneminden kalan en önemli ribat, Niflabur-Serahs aras nda, 1114/5 te Sultan Tapar döneminde infla edilen Ribat- fierif tir. Gazneli dönemi eseri

216 208 Büyük Selçuklu Tarihi Resim 10.5 Büyük Selçuklulardan kalan en önemli abidelerden biri olan, Niflabur- Serahs aras nda, 1114/5 te Sultan Tapar döneminde infla edilen Ribât- fierif. Ribât- Mâhî ye benzeyen bu ribat, kareye yak n as l yap ile bunun önünde yat k dikdörtgen bölüm ve dört eyvanl bir avlu etraf nda s ralanm fl mekanlardan oluflmaktad r. D fltan kaleye, içten ise bir saraya benzer zenginliktedir. Kitabelerinden anlafl ld na göre, efli Sultan Sancar ile birlikte O uzlar n elinde esir iken Terken Hatun 1154/5 te bu ribat tamir ettirmifltir. Medreseler: Büyük Selçuklular n baflta Nizamiye Medreseleri olmak üzere bir çok medrese yapt rd klar bilinmektedir. Ama ne yaz k ki bunlar n büyük k sm günümüze ulaflamam flt r. Karahanl larda bafllayan eyvanl, avlulu flemay gelifltirerek devam ettirmifllerdir. Saraylar: Saraylar da insanlar n ve tabiat n verdi i tahribat nedeniyle günümüze ulaflamam flt r. Büyük Selçuklular n son baflkenti Merv de Sultan Sancar döneminde yo un bir imar faaliyeti yürütülmüfltür. Burada içerisinde mescid-i cuman n, Sultan Sancar n türbesinin de bulundu u, 4 km2 lik bir alan kaplayan Sultan Kale de saray da bulunmaktayd. Bu saray n 45x39 m. boyutunda, elli odal oldu u bilinmektedir.

BÜYÜK SELÇUKLU TAR H

BÜYÜK SELÇUKLU TAR H T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2357 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1354 BÜYÜK SELÇUKLU TAR H Yazarlar Prof.Dr. Gülay Ö ÜN BEZER (Ünite 1-4) Doç.Dr. Adnan ÇEV K (Ünite 5, 6) Yrd.Doç.Dr. Abdurrahim

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

* Azerbaycan 642'de Hz. Ömer (r.a.) zaman nda fethedildi. Hz. Osman (r.a) devrinde ise

* Azerbaycan 642'de Hz. Ömer (r.a.) zaman nda fethedildi. Hz. Osman (r.a) devrinde ise SAYI 12 AGUSTOS BASKI.qxt 15/7/09 12:18 Page 46 Azerbaycan, göç yollar üzerinde Azerbaycan Her ad mda Ülke ad : Azerbaycan Cumhuriyeti Yüzölçümü: 86.600 km2 Sahil fleridi: 825 km (Hazar Denizi) bir kültür...

Detaylı

Gazi Osman. Tarih yazan. Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl

Gazi Osman. Tarih yazan. Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl Evrensel Bak fl Aç s Gürbüz Evren Tarih yazan Gazi Osman Pafla Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl s ras nda Türk askerinin yazd

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com

RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com NTERNET S TES TANITIMI RAN SLÂM CUMHUR YET ANKARA KÜLTÜR MÜSTEfiARLI I WEB S TES H ZMETE AÇILDI www.irankulturevi.com ran slâm nk lâb n n 25. y ldönümü münasebetiyle hizmete aç lan ran slâm Cumhuriyeti

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

EYÜP SULTAN HAKKINDA B R B BL YOGRAFYA DENEMES -ARAPÇA VE OSMANLICA-

EYÜP SULTAN HAKKINDA B R B BL YOGRAFYA DENEMES -ARAPÇA VE OSMANLICA- EYÜP SULTAN HAKKINDA B R B BL YOGRAFYA DENEMES -ARAPÇA VE OSMANLICA- Prof. Dr. Ahmet Turan ARSLAN 1949 Y l nda S vas ta do du. 1971 de stanbul mam-hatap Okulu ndan, 1975 te stanbul Yüksek slam Enstitüsü

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT

MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT I MADEN HUKUKU İLE İLGİLİ İDARİ YARGI KARARLARI VE MEVZUAT HARUN HAKAN BAŞ Ankara 2009 II Yay n No : 2195 Hukuk Dizisi : 1031 1. Bas Eylül 2009 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-113 - 5 Copyright Bu kitab n

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL 2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul

Duhanc Hac Mehmet Sok. No: 35 Küçükçaml ca Üsküdar - stanbul Yay n no: 07 Sohbet : 01 stanbul 2008, 1. Bask ISBN 978-975-8757-08-4 Editör: Necdet Y lmaz Hadis Tahriçleri Süleyman Sar Kitap konsept ve tasar m : GNG TANITIM Kitap iç uygulama: TN LET fi M Bask : Acar

Detaylı

SLAM ORDULARININ ANKARA YA AKINLARI

SLAM ORDULARININ ANKARA YA AKINLARI SLAM ORDULARININ ANKARA YA AKINLARI Bizans mparatoru Herakleios, ran l Sasaniler karfl s nda büyük baflar lar kazanmas na ra men slâm ordular n n Bizans topraklar nda ilerleyiflini önleyemedi. slam ordular

Detaylı

TÜRK YE DE A LE Ç fi DDET Ülke Çap nda Kriminolojik-Viktimolojik Alan Araflt rmas ve De erlendirmeler

TÜRK YE DE A LE Ç fi DDET Ülke Çap nda Kriminolojik-Viktimolojik Alan Araflt rmas ve De erlendirmeler 1 TÜRK YE DE A LE Ç fi DDET Ülke Çap nda Kriminolojik-Viktimolojik Alan Araflt rmas ve De erlendirmeler stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku ve Kriminoloji Araflt rma ve Uygulama Merkezi 2003

Detaylı

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de

T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de KURUMLARDAN ELDE ED LEN KAR PAYLARININ VERG LEND R LMES VE BEYANI Necati PERÇ N Gelirler Baflkontrolörü I.- G R fi T ürk Gelir Vergisi Sisteminde, menkul sermaye iratlar n n ve özellikle de flirketlerce

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

Prof. Dr. Neslihan OKAKIN

Prof. Dr. Neslihan OKAKIN I Prof. Dr. Neslihan OKAKIN Marmara Üniversitesi..B.F. Çal flma Ekonomisi ve Endüstri liflkileri Bölümü Yönetim ve Çal flma Psikolojisi Anabilim Dal Ç a l fl m a Y a fl a m n d a nsan Kaynaklar Yönetimi

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1 Projenin Amacı... 1. 2 Giriş... 1. 3 Yöntem... 1. 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6. 5 Kaynakça... 7

İÇİNDEKİLER. 1 Projenin Amacı... 1. 2 Giriş... 1. 3 Yöntem... 1. 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6. 5 Kaynakça... 7 İÇİNDEKİLER 1 Projenin Amacı... 1 2 Giriş... 1 3 Yöntem... 1 4 Sonuçlar ve Tartışma... 6 5 Kaynakça... 7 FARKLI ORTAMLARDA HANGİ RENK IŞIĞIN DAHA FAZLA SOĞURULDUĞUNUN ARAŞTIRILMASI Projenin Amacı : Atmosfer

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER Bülent SEZG N* 1-G R fi Katma de er vergisinde vergilendirme dönemi, 3065 Say l Katma De- er Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinin 1

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 142

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

CO RAFYA. TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER

CO RAFYA. TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER CO RAFYA TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER ÖRNEK 1 : 1990 nüfus say m na göre nüfus yo unluklar Türkiye ortalamas n n alt nda olan afla daki illerin hangisinde, nüfus yo unlu unun azl yüzey flekillerinin

Detaylı

Avrupal lara Kremal Kahve ile Çikolatal Kahveyi Kim Ö retti?

Avrupal lara Kremal Kahve ile Çikolatal Kahveyi Kim Ö retti? Evrensel Bak fl Aç s Gürbüz Evren Avrupal lara Kremal Kahve ile Çikolatal Kahveyi Kim Ö retti? Bütün Dünya da yazmaya bafllad m ilk y llarda, Kraliçe Marie Antoinette in, Frans z Devrimi s ras nda, Ekmek

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

YAZARLAR HAKKINDA Alfabetik S rayla Yüksel Baykara ACAR Minhaç ÇEL K Bülent Ç ÇEKL Muharrem EKfi

YAZARLAR HAKKINDA Alfabetik S rayla Yüksel Baykara ACAR Minhaç ÇEL K Bülent Ç ÇEKL Muharrem EKfi Yüksel Baykara ACAR YAZARLAR HAKKINDA Alfabetik S rayla Yrd. Doç. Dr. Yüksel Baykara Acar Hacettepe Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi, Sosyal Hizmet Bölümü nde Ö retim Üyesi olarak görev

Detaylı

GAZİ ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak

GAZİ ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak GAZİ ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK PERSONEL YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Dayanak Amaç Madde 1 Bu yönergenin amacı Gazi Üniversitesi öğretim elemanlarının yurt içi ve

Detaylı

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ MART 2016 MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ELEMANLARININ YURTİÇİ VE YURTDIŞI GÖREVLENDİRME YÖNERGESİ BİRİNCİ

Detaylı

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Rakamlarla Sektörümüz: 3 kıtadan 77 ülkeye doğrudan hizmet götüren, Toplam Yatırımı 5 Milyar Doları aşan, Yan sektörleri ile birlikte yaklaşık

Detaylı

T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU

T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU T.C ATAŞEHİR ADIGÜZEL MESLEK YÜKSEKOKULU 2015-2016 EĞİTİM ve ÖĞRETİM YILI MERKEZİ YERLEŞTİRME PUANIYLA YATAY GEÇİŞ İŞLEMLERİ (EK MADDE-1 E GÖRE) ve BAŞVURULARI Yükseköğretim Kurumlarında Ön lisans ve Lisans

Detaylı

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ 2464 BELED YE GEL RLER KANUNU 213 BELEDİYE GELİRLERİ KANUN N N ESK fiekl KANUN N N YEN fiekl 41 ÇEVRE TEM ZL K VERG S : (5035 Say l Kanun ile de iflen madde. Yürürlük Mükerrer Madde 44--3914 say l kanunun

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM)

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle /AIDS Dr. Aygen Tümer Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada /AIDS Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ)/UNAIDS taraf ndan Aral k 2010 tarihinde

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9

BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 BEBEK VE ÇOCUK ÖLÜMLÜLÜĞÜ 9 Attila Hancıoğlu ve İlknur Yüksel Alyanak Sağlık programlarının izlenmesi, değerlendirilmesi ve ileriye yönelik politikaların belirlenmesi açısından neonatal, post-neonatal

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. KAVRAMLAR Büyüme ve Gelişme Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır. Büyüme Büyüme, bedende gerçekleşen ve boy uzamasında olduğu gibi sayısal (nicel) değişikliklerle ifade edilebilecek yapısal

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. Mustafa Ya ml / Yrd.Doç.Dr. Feyzi Akar. Alternatif Ak m Devreleri & Problem Çözümleri

Yrd.Doç.Dr. Mustafa Ya ml / Yrd.Doç.Dr. Feyzi Akar. Alternatif Ak m Devreleri & Problem Çözümleri Yrd.Doç.Dr. Mustafa Ya ml / Yrd.Doç.Dr. Feyzi Akar Alternatif Ak m Devreleri & Problem Çözümleri Yay n No : 2973 Teknik Dizisi : 162 5. Bas - Ekim 2013 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-998 - 8 Copyright Bu

Detaylı

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir? Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir?

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir?    Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir? İş Sağlığı İş sağlığı denilince, üretimi ve işyerini içine alan bir kavram düşünülmelidir. İşyerinde sağlıklı bir çalışma ortamı yoksa işçilerin sağlığından söz edilemez. İş Sağlığı nedir? Bütün çalışanların

Detaylı

AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*)

AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*) AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*) Amaç Madde 1. Bu Esaslar, kurulufllar n teknolojik AR-GE yapma yetene inin TÜB TAK taraf ndan de erlendirilmesine iliflkin usul ve esaslar belirlemektedir. Kapsam

Detaylı

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama 21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER:

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER: YASAL TEMERRÜT FA Z ORHAN YILMAZ (*) A- G R fi: Bilindi i üzere, gerek yasal kapital faizi ve gerekse yasal temerrüt faizi yönünden uygulanmas gereken hükümler, 19.12.1984 gün ve 18610 say l Resmi Gazete

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

Yay n No : 1891 letiflim Dizisi : 44. 1. Bask Ocak 2008 STANBUL ISBN 978-975 - 295-788 - 6

Yay n No : 1891 letiflim Dizisi : 44. 1. Bask Ocak 2008 STANBUL ISBN 978-975 - 295-788 - 6 I dil Say mer Sanal Ortamda Halkla liflkiler II dil Say mer, TED Ankara Kolejinin ard ndan lisans e itimini stanbul Üniversitesi, Bat Dilleri ve Edebiyatlar bölümünde tamamlam fl, yüksek lisans ve doktora

Detaylı

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi Afet Yö netimi İnsan toplulukları için risk oluşturan afetlerin önlenmesi ve zararlarının azaltılması, afetlere karşı hazırlıklı olunması, afet anında hızlı ve etkili bir kurtarma, ilk yardım, geçici barındırma

Detaylı

S on y llarda özel e itim kurumlar na sa lanan vergisel teflviklerin artmas yla

S on y llarda özel e itim kurumlar na sa lanan vergisel teflviklerin artmas yla mali ÇÖZÜM 171 E T M TES SLER VE REHAB L TASYON MERKEZLER NE L fik N KURUMLAR VERG S ST SNASI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi S on y llarda özel e itim kurumlar na sa lanan vergisel teflviklerin artmas yla birlikte

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

YARGITAY 6. HUKUK DA RES

YARGITAY 6. HUKUK DA RES YARGITAY 6. HUKUK DA RES 354 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 6. HUKUK DA RES E: 2007/7994 K: 2007/9777 T: 24.09.2007 CRA TAK B NE VEK L TARAFINDAN YAPILAN T RAZ SONUCU C- RA MAHKEMES

Detaylı

HALKA ARZA ARACILIK SÖZLEŞMESİNDE BULUNMASI GEREKEN ASGARİ UNSURLAR

HALKA ARZA ARACILIK SÖZLEŞMESİNDE BULUNMASI GEREKEN ASGARİ UNSURLAR HA Aracılık HALKA ARZA ARACILIK SÖZLEŞMESİNDE BULUNMASI GEREKEN ASGARİ UNSURLAR Sermaye piyasası araçlarının halka arzına ilişkin olarak, sermaye piyasası aracını ihraç eden (kısaca ihraçcı) ile aracı

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK 24 Aralık 2010 CUMA Resmî Gazete Sayı : 27795 YÖNETMELİK Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığından: YURTDIŞI VATANDAŞLAR DANIŞMA KURULUNUN ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 TÜRK MİTOLOJİSİNDE ÖNEMLİ RENKLER DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 RENKLER Türk mitolojisinde renklerin sembolik anlamları ilk olarak batılı Türkologların dikkatini çekmiş ve çalışmalarında bu hususa işaret etmişlerdir.

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI MALİ SEKTÖRLE İLİŞKİLER VE KAMBİYO GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YURTDIŞI DOĞRUDAN YATIRIM RAPORU 2013 Ekim 2014 İÇİNDEKİLER Giriş... 2 Dünya da Uluslararası Doğrudan Yatırım Trendi... 3 Yıllar

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi ÇÖZÜM Say : 90-2008 KISM SÜREL VEYA ÇA RI ÜZER NE ÇALIfiANLAR LE BU KANUNA GÖRE EV H ZMETLER NDE AY ÇER S NDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIfiANLAR 01.10.2010 TAR H NE KADAR YEfi L KART ALAB LECEKLER Mustafa BAfiTAfi*

Detaylı