VATANDAŞIN VERGĐSĐNĐ KORUMA DERNEĞĐNĐN DÜZENLEDĐĞĐ "YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE TÜRKĐYE VE DÜNYA" KONULU PANEL. (12 Aralık 2000) AÇILIŞ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "VATANDAŞIN VERGĐSĐNĐ KORUMA DERNEĞĐNĐN DÜZENLEDĐĞĐ "YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE TÜRKĐYE VE DÜNYA" KONULU PANEL. (12 Aralık 2000) AÇILIŞ"

Transkript

1 VATANDAŞIN VERGĐSĐNĐ KORUMA DERNEĞĐNĐN DÜZENLEDĐĞĐ "YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE TÜRKĐYE VE DÜNYA" KONULU PANEL (2 Aralık 2000) AÇILIŞ SUNUCU- Sayın Yargıtay Başkanımız, sayın konuklar; hepinize günaydın diyorum. Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği (VAVEK) tarafından düzenlenen "Yolsuzlukla Mücadele Türkiye ve Dünya" konulu toplantımızın açılış konuşmasını yapmak üzere VAVEK Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Kemal Kılıçlaroğlu'nu davet ediyorum. KEMAL KILIÇDAROĞLU- Sayın Başkanım, değerli konuklar; önce hepinize "hoş geldiniz" diyorum. Şöyle hafızalarımızı bir yoklarsak; Đstanbul'da yapılan bir duruşmada, rüşvet verenle rüşvet alan yan yanaydı. Ve onlardan birisi diğerine dönerek, "rüşvetin belgesi olur mu?" dedi. Doğrudur; rüşvet, son derece zor kanıtlanan bir olay. Ama, yolsuzluk böyle değil. Yolsuzluk, yüzde 00 belgeli olan bir gelişmedir, bir olgudur. Çünkü; yolsuzluğun taraflarından birisi kamudur. Kamuda her şey belgeli olduğu için, yolsuzluk da yüzde 00 belgelidir. Ama, bizim bir sorunumuz var, sorun şu: Nasıl oluyor da bu kadar belgeli bir olayı biz gündeme getiremiyoruz, tarafları yargılayamıyoruz? Temel sorunlarımızdan birisi bu. Yolsuzluk, aynı zamanda son derece karmaşık, kompleks bir olay; bir tarafında bürokrat, bir tarafında politikacı, bir tarafında rüşvet veren, yolsuzluk yapan, çıkar sağlayan gruplar var. Yani, belli bir organizasyon içinde gerçekleştirilen bir olay. Bu olayın üzerine toplum olarak biz son yıllarda kararlı olarak gitmeye karar verdik. Gönlümüzde yatan, bu sorunu diri tutmak ve Türkiye'yi yolsuzluk bataklığından olabildiğince arındırmak. Size gelen davetiyelerin arkasında ülkelerin yolsuzluk endeksleri var. Orada Türkiye'yi gördüğünüzde; bunun da çok rahat olmadığını, Türkiye'nin

2 pek öyle OECD ülkesi üyeler arasında Meksika'dan sonra ikinci sırada geldiğini, yani sondan ikinci olduğunu göreceksiniz. Biz VAVEK olarak, yolsuzluğun engellenmesi için bazı önerilerde bulunuyoruz. Ben o önerileri kısaca size sunmak istiyorum: Öncelikle, yargı bağımsızlığını sağlayacak yasal düzenlemelerin sür'atle yapılması lâzım. Đkinci konu; adı yolsuzluğa karışan politikacıların yargı önüne çıkarılmasını sağlayacak kanunları, başta Anayasanın 00. maddesi olmak üzere, değiştirmek gerekiyor. Yargı sürecini geciktirecek etkenlerin sür'atle ortadan kaldırılması gerekiyor. Çünkü; geciken adalet toplumda, toplum vicdanında rahatsızlık yaratmaktadır. Son günlerde özellikle gündeme gelen bankalardaki yolsuzluklar... Adı "bankacılık sırrı" olarak kamuoyuna sunulan ve yolsuzlukları örtmenin bir mekanizması olan bu değişikliğin kesinlikle kaldırılması lâzım ve değiştirilmesi lâzım. Çünkü, bankacılık sırrı, yolsuzluğu örten sır değildir. Bankacılık sırrı, tüketiciyi koruyan, kredi alan kişiyi, mudiyi koruyan bir sır olması gerekir. Biz VAVEK olarak, yabancı sermayenin Türkiye'ye, reel sektöre yatırım yapması için gelmesini istiyoruz. Borsalarda spekülâtif amaçlı yabancı sermayenin gelmesini istemiyoruz; çünkü, bu da yolsuzluğun bir başka türüdür. Yine, geniş halk kitlelerinin aydınlanmasını, onların bilinçlendirilmesini sağlayacak, gerçekten ciddî tutarlı sendikacılığın olmasını istiyoruz. Sendika ağalığı düzenini sağlayan yasal düzenlemelerin sür'atle ortadan kaldırılması gerekiyor. Yine, önemli taleplerimizden birisi; kamuda mutlaka saydamlığın sağlanması gerekiyor. Kamu saydam olmadığı sürece, yurttaş olarak bizim sorgulama hakkımızı iyi kullanmamız mümkün olmayacaktır. Tabi, kamu saydamlığı yanında, siyasal partilerin de saydam olması; politikacının hangi kaynaklardan gelir sağlayarak, finansman sağlayarak kendisini politikaya hazırladığının da kamuoyuna açıklanması, duyurulması gerekiyor. Bu talepler ve dileklerle hepinizi saygıyla selâmlıyor, tekrar "hoş geldiniz" diyor. Saygılarımla efendim. (Alkışlar)

3 SUNUCU- Sayın konuklarımız, toplantımıza katılarak bizi onurlandıran Yargıtay Birinci Başkanı Sayın Doçent Doktor Sami Selçuk'u kürsüye davet ediyorum. Buyurun efendim. DOÇ.DR. SAMĐ SELÇUK (Yargıtay Birinci Başkanı)- Sayın konuklar; Türkiye, yıllardan beri yolsuzluklarla boğuşuyor. Aslında, belki de yolsuzluklar çağını yaşıyoruz; çünkü dünya boğuşuyor. Yolsuzluklar; nerede bir devlet varsa, o günden bu yana vardır. Milattan yıllarca önce Đran'da Đkinci Kanbises döneminde Sisambes adlı bir yargıç yolsuzluk yapmıştır, rüşvet almıştır, -yolsuzluk kavramını ben geniş anlamda, koropsiyon anlamında kullanıyorum- Kral, bu kişinin derisini yüzdürmüştür; kendisi yargıçtır. Ve oğlu Ottanes'i, derisini yüzdürdüğü ve kaplattığı koltuğa oturtarak, "nerede oturduğunu iyi bil" demiştir; ama, Đran'da yolsuzluklar hiç bitmemiştir. "Yolsuzluklar hemen her dönemde var" dedim. Özellikle "Temizeller Operasyonu" denilen ve birçok politikacının hükümlülüğüne yol açan Đtalya'daki olguları biliyorsunuz. Daha önce çok şöhretli insanlar da yolsuzluk yapmıştır, bizim tarihimizde de vardır. Şimdi şaşacaksınız; tespitlere göre, dünyanın en büyük yolsuzluğunu yapan, bizim en büyük sadrazamımızdır; Sokullu Mehmet Paşa. Rüşvetten üç yıla hüküm giymiştir, kral, kendisini bir süre yattıktan sonra bağışlamıştır. Acaba neden?.. Bir sistem geldiği zaman, günahlarıyla ve sevaplarıyla birlikte geliyor. "Devlet" dediğiniz zaman, "devlet" denilen mekanizmanın işlerini insanlar yürütecektir. Kimdir bunlar? Görevlilerdir. Şimdi, "görevli" dediğiniz zaman üç şey akla gelir. Birincisi, görevli insandır. Her insanın ağzı ve midesi vardır; yiyecektir, giyinecektir, üşür ve bir yerde barınacaktır, evi olacaktır. Ve bu kişiye siz yetki vereceksiniz, yetkisini kullanırken nazlanacaktır. Eğer siz o yetkiyi denetlemezseniz, bu nazlanma had safhaya kadar gidecektir. Ve bu sistem, ister istemez, günahlarını örtecek sistemi de çağıracaktır. Niçin? Toplum buna karşı savaş yaparsa. Ama, toplum bu savaşta zayıf kalırsa, o sistem, çürüme açısından katsayısı fazla bir sistemdir. Şimdi, Türkiye'deki bu toplum etkenini düşündüğünüz zaman çok ilginç sözlerle karşılaşırsınız; işte, "Balık baştan kokar, bal tutan parmağını yalar, devletin malı deniz, -yani `çok bol anlamında- yemeyen domuz" gibi

4 çok ilginç sözler bunlar, "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" gibi. Bazen buna yetkililer de katkıda bulunuyor, işte "benim memurum işini bilir." Yani, memur yolsuzluk yapmıyor, yolsuzluk yoluyla yolluluk yapıyor. Doğrusu bu olmalı; yolunu buluyor çünkü. Melih Cevdet Anday'ın güzel bir denemesi var, bizim insanlarımızı anlatıyor: "Bir dolmuşa binmiştim, o gün de, her gün gündemde olan yolsuzluk tartışılıyordu, ben de söze karıştım. Şöfor, `adam oraya kadar yükselmiş, yemesin mi?ß dedi bana" diyor. Çok ilginç bir tespit. Toplum, eğer yaşanan serüveni medyada sadece seyrederse, seyrettikçe de yüzeyselleşirse, yüzeysel yargılarda bulunursa, derinlerine inemezse; tıkanma sürecektir, kilitlenme olacaktır. Köşe dönmecilik üretmenin, kurnazlık çalışmanın, bencil bireycilik bireyselciliğin, duygusal yaklaşım duyarlılığın, slogancılık düşüncenin, düşünme yetisinin, başı bozukluk karmaşa özgürlüğünün, aktarmacılık ve şarlatanlık bilimin, silâh ve zorbalık hukukun, ana malcı sınıfın tek yanlılığı çoğulculuğun yerini almış ve bu sınıf, "mutlak iktidar mutlaka yozlaştırır" ilkesince çürümeye durmuş ise, o toplumda yolsuzluğu önleyemezsiniz. Toplumda, "iş bilenin, kılıç kuşananın" mantığı egemense, daha önce belirttiğim gibi, köşeyi bir çırpıda beceriyle dönenleri kınamak şöyle dursun, bilinç altında hayranlık, imrenme varsa, beceremeyen namuslular "kalkamadığından oturuyor" diye küçümseniyorsa, aldırmazlık, duyarsızlık popülizmle ittifak hâlindeyse, kurnazlık daha çok saygı görüyorsa, o toplumda siz yolsuzluğu önleyemezsiniz. Bakınız, Gallup'un'un bir araştırması var; bu araştırmada, toplumun yüzde 5'i ekonomik iyleşmeden, yüzde 27'si zengin olmadan yana. "Su akarken küpü doldur sözü yerinde mi?" sorusuna yüzde 62'si "evet" diyor. Çok ilginç. "Çalışmadan köşeyi dönmek gerekir mi?" sorusuna yüzde 74 "doğru" diyor. "Đnsan, gönüllü olarak devlet memuruna bağış yapar mı?" sorusuna yüzde 44'ü "evet" diyor; yani, toplum ayıbı alkışlıyor. Çok ilginç. Demek ki, etkenlerden bir tanesi de toplum etkeni, toplumun duyarsızlığı ve değer yargıları. Eğer böyle bir toplum varsa, yolsuzluk dolayısıyla "ak yaka suçları" dediğimiz suçlar ne yapacaktır? Artacaktır. Ünlü bir suç bilimcinin ünlü bir sözü vardır: "Her toplum, kendisine lâyık olduğu, müstahak olduğu suçluları yaratır."

5 O bakımdan, toplum olarak değer yargılarımızı önce gözden geçirmemiz gerekiyor. Acaba, bugün tartıştığımız bu yolsuzlukları yaratmada payımız ne kadar? Bir kere, devlet, memurunun karnını doyurmak zorundadır. Memur doğru dürüst yaşayacaktır; yaşam kalitesi açısından devletin bunu bir onur sorunu yapması ve bu kaliteyi yükseltmesi gerekir. Ben demiyorum, sakın bana mal etmeyin; ünlü bir Fransız yazarı, "Fransa'yı severim, Fransa'ya taparım, ama Fransa beni aç bırakırsa onu satarım" diyor. Devlet, memurunu onurlu bir biçimde yaşayacak düzeye getirmek zorundadır. Getirmediği takdirde, o memurdan dürüst görev beklemek çok zorlaşır. Yolsuzluklar hemen her ülkede cezalandırılmıştır; bizim Ceza Yasasımızda da var yolsuzlukları cezalandırma. Niye cezalandırılmıştır? Bakınız; ceza hukuku değerleri korur. Birincisi; dürüstlük değerini korurur. Devletin dürüst olduğuna inanacaksınız. Memurun emrine neyi veriyorsunuz? Mal varlığı veriyorsunuz, para veriyorsunuz, altına sandalye veriyorsunuz, kullanması için kâğıt, mürekkep vesaire veriyorsunuz; memur bunları dürüst bir şekilde kullanmak zorundadır. Eğer bunların bir kısmını cebine indirirse, dürüstlük bozulmuş olur, dürüstlük değeri ihlâl edilmiş olur; bunun karşığılı zimmettir, zimmet suçu dürüstlüğü koruyor. Ve devletin yansız hareket ettiğine toplum inanmak zorundadır. Eğer bir memur bu yansızlığı bozarsa, nasıl bozar? Rüşvet yiyerek bozar; sapmalar yapar. Yani, hukukun dışında eylemlerde bulunmak için rüşvet aldığı takdirde ne bozulacaktır? Devletin yansızlık değeri bozulacaktır. Yine devlet, hukuk içesinde, disiplin içerinde haraket etmek zorudadır. Eğer keyfî bir davranış varsa, Ceza Yasasının 228'inci, 240'ıncı ve 233'üncü maddeleri bunu cezalandırmıştır; keyfî davranma, söz gelimi, yargı kararlarını uygulamama. Bu, Ceza Yasasının 228. maddesini ihlâl eder; çünkü orada disiplin değeri, devletin hukuka bağlılığı ihlâl edilmiştir. Yine, bağlılık değeri de korunur. Neye bağlılık? Đşine bağlılık. Devlet görevlisi, kendisine verilen devlet sırlarını açığa vuramaz. Bu değer burada korunmuştur. Bir başkası; süreklilik. Devletin işi süreklidir. Đşi bıraktığınız zaman suç işlemiş olursunuz; Türk Ceza Yasasının 236. maddesi bunu korumuş olur.

6 Bütün bunları koruyabilmek için devletin çok ciddî bir suç ve ceza politikası saptaması gerekir. Suça verilen yanıttır suç ve ceza politikası. Bu yanıtı iyi belirlemezseniz, suç işlenecektir; ölüm cezası verseniz dahi suç işlenir. Suç ve ceza politikasında başarının ön koşulu, cezanın ağırlığı değil, cezanın muhakkaklığı, kesinliğidir. Eğer "kurtulurum" ümidi varsa, suç işlenir. Devletin yolsuzlukları önlemesi için, önce, alıcı olmaktan ve işveren olmaktan çıkması gerekir. Devlet işveren ve alıcı olduğu sürece, ister istemez yolsuzluk olacaktır. Đşte, Đhale Yasasından durmadan şikâyet edilir ve bir türlü yörüngesine oturmaz. Yolsuzlukları sıfıra indirmek mümkün değildir belki ama, onlarla ciddî bir savaşım her zaman mümkündür. Bu bakımdan, "yolsuzluklar bitmiyor" diye bir kenara çekilmek olmaz; onların üzerine yürüyeceğiz. Bir de, bürokratik karmaşa, bürokratik nazlanmayı doğrurur. "Bugün git, yarın gel"; bu bir nazlama biçimidir. Ve bürokrasi karmaşık olduğu zaman, yolsuzluklara yol açar. Bir başka nokta; biraz önce Sayın Başkanın belirttiği gibi, saydamlık. Türkiye, devlet olarak Osmalıdan bu yana bu saydamlığı başaramamıştır. "Devlet" dediğiniz zaman, yurttaş onun cam gibi her tarafını görebilmelidir. Bakınız; 2400 yıl önce Sokrates'in nasıl yargılandığını biliyoruz; 2400 yıl, dile kolay. "Sokrates'in yargılanmasıyla başlamıştır uygarlık" diyor bir düşünür. Çok doğru bir söz bence; en azından, gerçeğin büyük bir bölümünü yansıtıyor. Peki; yıl önce yargıladığımız Mithatpaşa'nın nasıl yargılandığını biliyor muyuz? Çok düşündürücü bir kıyaslama bu, çok acı bir kıyaslama. Ve bugün de bu saydamlık, ne yazık ki gerçekleştirilememiştir. Aranızda yargıç arkadaşlarım var; bugün bir yargıç hakkında bir işlem yapıldığı zaman, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna itiraz edildiğinde, yargıca gelen eğer "ret" ile sonuçlanırsa, cevap bir tek cümleden ibarettir: "Dosyadaki belgelere ve bilgilere göre itirazınız yerinde görülmemiştir." Peki, nedir o belge? Bilemezsiniz. Bilgi nedir? Düşünürsünüz; kim beni gambazladı, kim aleyhimde ne yazdı bilmek istersiniz, mümkün değil; dosya gizli çünkü. Ama, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun bulunduğu kimi ülkelere gidiniz; söz gelimi, Đtalya'ya gidiniz, Hâkimler ve Savcılar Yüksek

7 Kurulunun toplantısı kamuya açıktır. Bir yargıç, kendisi hakkında yapılan tartışmaları, isterse gelip dinleyebilir. Gün ışığında demokrasinin ve devlette saydamlığın çok güzel bir örneği bu. Saydamlık gerçekleştirilmediği sürece, yolsuzlukla savaş, benim kanımca, bir düşten ibaret kalacaktır. Hukukun da gözden geçirilmesi gerekir. Sanıyorum, tartışmacılar buna değineceklerdir; dokunulmazlıkların gözden geçirilmesi gerekir. Ve hukuk o hâle getirilmeli ki, tilki kümese girmemelidir. Hukukun özü budur; caydırıcı nitelikte bir hukuk. Ve dürüst insanlar destek görmeli ve mutlaka desteklenmelidir. Bir de; yargı, yalnız bağımsız kılınmamalı, güçlü kılınmalıdır. Yüzde 'lerin altında bütçesi olan bir yargıyı güçlendirmek olanaksızdır. Fransa'da yüzde 9'dur bütçeden alınan pay; ama Fransızlar bunu yeterli görmüyorlar, eleştiriyorlar. Türkiye'de dikkat ediniz; devlet, yargıdan devamlı kaçmıştır, kaçmanın yollarını aramıştır. Şu anda bile, eğer yolsuzluklardan söz ediliyorsa, artık o yolsuzluğun üzerine giden mekanizma yargı olmalı, en azından, artık bu iş yargıya bırakılmalıdır; hâlâ görünürde yargının dışındaki kişiler vardır. Mademki ortaya yolsuzluk emareleri, -bakınız; "kanıtı, bulgusu" demiyorum; ne olduğunu da bilmiyorum- emareleri ortaya çıkmıştır, artık bunu yargıya A'dan Z'ye bırakırsınız ve kendiniz ortada görünmezsiniz. Türkiye'de yargının sorunu bir türlü bitmiyor; çünkü, toplum olarak, yönetenler olarak yargıya ve hukuka inancımız yok. Şimdi, şuradan dışarıya çıkınız; herkes trafik suçu işler, Trafik Yasasına aykırı hareket eder. 960'lı yıllarda bir Başbakan Yardımcısı kürsüde bundan yakanmıştı Millet Meclisinde konuşurken, "her gün hepimiz yasa çiğniyoruz" dedi, Meclisten itirazlar oldu, "kim çiğniyor?" dediler, "dışarıya çıkın, Trafik Yasasını herkes çiğniyor" dedi. Meclisteki küçümseyen gülüşler ve kahkahaları işitttiğim zaman tüylerim ürperdi. Yaptığınız yasayı küçümseyemezsiniz; yasanın küçüğü-büyüğü olmaz, yasa yasadır. Yasalara, doğru oldukları için değil, yasa oldukları için uyulur. Türkiye, bu bilinci toplumuna, insanına yerleştirmediği takdirde, hiçbir şeyi önleyemezsiniz, yasalar çiğnenmeye devam edecektir. Onunla başladık, onunla bitireyim; Sokrates, 2400 yıl önce ceza evinden kaçmadı. Dediler ki, "Seni haksız yere mahkûm ettiler." Cevap

8 verdi, "Haklı yere mahkûm etseler daha mı iyiydi?" dedi. Dediler ki, "Kaçma imkânı var." "Hayır, Atina yasaları kaçmayı yasaklıyor" dedi. "Haksız yere de mahkûm edilsem, kaçmayacağım ve yasaya uyacağım" dedi. Ne pahasına?.. Ölüm pahasına. Şimdi, 2400 yıl sonra eğer biz bunu hâlâ tartışıyorsak, yapacağımız çok şey ve katedeceğimiz çok yol var demektir. Ben, bu toplantının yolsuzluklar konusunda iyi bir adım, önemli bir adım olduğunu düşünüyorum, konuşmacılara başarılar diliyorum, saygılar sunuyorum. (Alkışlar) SUNUCU- Yargıtay Birinci Başkanı Sayın Doçent Doktor Sami Selçuk'a, VAVEK Yönetim Kurulu adına teşekkürlerimizi sunuyorum. Sayın konuklarımız, bugünkü toplantının tarihi belirlenirken, Dünya Bankasının Türkiye Temsilcisinin programı dikkate alanmıştı. Ancak, programında son dakikada yapılan bir değişiklik nedeniyle Amerika Birleşik Devletlerine gitmek zorunda kaldığı için bugünkü toplantımıza katılamıyor. Şimdi toplantımızın panel bölümüne geçiyoruz. Panelimizi yönetmek üzere Dünya gazetesi yazarı Sayın Taylan Erten'i toplantı masasını da davet ediyorum. Konuşmacılarımızı alfabetik sırayla Panel masasına davet edeceğim: Maliye Bakanlığı Malî Suçlar Araştırma Kurulu Başkanı Sayın Nejat Coşkun; Ankara Baro Başkanı Sayın Sadık Erdoğan; Adelet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış Đlişkiler Genel Müdürlüğü tetkik hâkimi Sayın Ergin Ergül; Kanal D Genel Yayın Yönetmeni Sayın Tuncay Özkan. Buyurun Sayın Erten. PANEL BAŞKANI: Taylan ERTEN PANEL BAŞKANI- Sayın Başkanım, çok değerli konuklar; hepiniz hoş geldiniz VAVEK'in bu toplantısına. Panel bölümüne geçiyoruz. Bana verilen programa göre, saat 3.30'a kadar zamanımız var. Aslında yolsuzluk gibi, herkesin bildiği, belgeli ve toplumun büyük çoğunluğunun ayıpladığı bir olguyu tartışmak için oldukça iyi bir zaman. Bu

9 süre içerisinde çok değerli görüşler, çok değerli bilgiler ortaya çıkacağına eminim. Çünkü; panele katılan bütün konuşmacılarımız, bulundukları alanın son derece yetkin isimleri. Đzninizle, konuşmacılarımız da kabul ederlerse, iki tur olarak düşünüyorum. Đlk turda 4 konuşmacımız var; 5'er dakikalık bir tur, arkasından, biraz daha genişletilmiş bir ikinci tur yapabiliriz. Düzeni bozmayalım diyorum; yine bana verilen programda değerli katılımcılar soyadı alfabetik sırasına göre verilmişti, belki bir yöntem olarak bu daha da uygun olabilir. Önce, "hâdisenin boyutlarını ne olduğunu ortaya koymaya çalışalım" diyorum ve sondan başlayalım isim sırasına göre. Ben ilk sözü, Kanal D Genel Yayın Yönetmeni Sayın Tuncay Özkan'a vermek istiyorum. Olayın pratik boyutunu bize bir çerçeve şeklinde ortaya koyarsa; ondan sonra Sayın Nejat Coşkun, Sayın Ergin Ergül ve Sayın Sadık Erdoğan şeklinde ilk turu tamamlayacağız. Söz sizin, buyurun Sayın Özkan. TUNCAY ÖZKAN- Efendim, ülkenin birinde cumhurbaşkanı malî danışman aramak istemiş; her tarafta tebligatlar, böyle çok kanallarda yayınlar, cumhurbaşkanı malî danışman arıyor. Müthiş soru şu: 2+2 kaç eder? Herkes sayın cumhurbaşkanının karşısına gelmiş, "4 eder" demişler. Cumhurbaşkanı demiş ki: "Yok, yetişmiş adamım yok; bu ülkeyi ben nasıl ayağa kaldıracağım?" Yıllar geçmiş, sonunda karşısına bir adam gelmiş, demiş ki: "Sayın Cumhurbaşkanım, 2+2; 3 siz demektir, ben demektir." Cumhurbaşkanı o gün canlı yayınlara çıkmış, kameraların karşısında demiş ki: "Đşte, iyi yetişmiş vatansever bir evlât buldum, bununla ekonomiyi kurtaracağım." Dünyada ve Türkiye'de yolsuzluk ya da yolsuzluk ekonomisi üzerine konuşmak çok kolay; Sayın Yargıtay Başkanı bunu çok güzel anlattı. Babasının derisini yüzersiniz oğlunu oturtursunuz, oğlan, ondan ibret almaz, yine çalmaya devam eder; oğlan çalmazsa torunu çalar. Bu, genetik bir şey değildir ama; yani kalıtsal olarak babadan oğula geçmez. Bu, kültürel bir şey de değildir; yani ahlâk boyutu, ahlâk değişen bir şey olduğu için, zamanla değişir. Yani, "ahlâksızlık" diye başlayıp devam etmez. Siz yolsuzluğu önlemek istiyorsanız, belirli kurumlar oluşturarak... Geçenlerde katıldığım bir panelde öneri şuydu; Ahlâk. "Yüksek ahlâkı temsil edecek ya

10 da onu oluşturup, koruyup kollayabilecek kurumlar oluşturalım" düşüncesi vardı. Bunun da bir çözüm olacağını zannetmiyorum ben. Çünkü; bir gün Đkinci Beyazıt'a, "Efendim, artık bu kadılardan çektiğimiz yetti" demişler,o da, "Bütün kadıları toplayın Bursa'da bir eve, odunlarla evin etrafını döşeyin ve ateşe verin" demiş. Güçlükle ikna etmişler, "Efendim, geçim sıkıntısı çekiyorlar, o yüzden çalıyorlar" demişler. Çalmaya kılıf çok. Peki, rüşvet alanla-veren ilişkisi nasıl bir ilişki?.. Sayın Başkan Đran'dan bir örnek verdi, ben size Adem'le Havva'dan bir örnek vereyim efendim. Biliyorsunuz, ikisi de cennette yaşıyorlar ve şeytanın cennete girmesi yasak. Şeytanı cennete kim soktu? Şeytanı cennete yılan soktu. Yılan nasıl bir hayvandı? Gayet güzel bir hayvandı; ayakları olan, hafif bizim böyle zümrütü anka ile dinazorlar arası bir hayvan, derisi ışıl ışıldı, şeytan onun dilinin altında girdi cennete. Şeytan yılanı nasıl kandırdı dersiniz? Hadi içeri girdikten sonra Havva'yı nasıl kandırdı dersiniz? Bütün bunlara baktığımız zaman, yolsuzluk dediğimiz şeyin tarihle, insanla koşut olduğunu görürsünüz. Yani, suçluyu kazırsınız altından insan çıkar, insanın bulunduğu yerde yolsuzluk mutlaka olur. Hiç kimsenin iddiası yolsuzluğu sıfıra indirgemek değildir. Yolsuzluğun yarattığı etkenlerden insanları korumak gerekir. Bu etkenler nelerdir? - Yolsuzluk sizin demokrasinizi, yani katılımcılığınızı elinizden alır. 2- Yaşama koşullarınızı elinizden alır. Yani, bir ülkenin cumhurbaşkanı rüşvet yiyorsa ya da "ben verdim oldu kardeşim" diyorsa ya da "orayı değil burayı da veririm" kardeşim diyorsa, orada bireyin, yani evine 20 milyon lirayla, 60 milyon lirayla ekmek götürme derdinde olan gardiyanın yapabileceği çok fazla bir şey kalmaz. Türkiye'de de değildir sadece bu. Yani Kamerun'a gidin; işte Kore'de ben gördüm 986 yılında, 87 yılında, 2 öğrenci ülkesindeki yolsuzluğu, Devlet Başkanının yolsuzluğunu protesto etmek için üzerlerine benzin döküp kendilerini yaktılar. Sorun sadece bizim sorunumuz değildir. Bakın, Fransızlar ve Almanlar rüşveti, verdikleri rüşveti, yani bizi yoldan çıkartmak için harcadıkları parayı vergilerinden düşerler. Amerikalılar yolsuzluğa karşıdırlar, ama kolaylaştırmaya evet derler. Yani gümrükte malınız var, "benim bu malım bir hafta daha kalırsa çok zor duruma

11 düşeceğim" derse Amerikalı şirket, gelir sizin gümrükteki 60 milyon liraya çalışan adamınıza 500 bin doları, milyon doları veriverir ve bunun adı kolaylaştırmadır. Sorun sadece alanla değil, sorun verenle de ilgili bir sorundur ve bunu gelişmişler vermektedir. Türkiye, yolsuzluk tablosunda dünyanın 54. sırasında yer alıyor. Yani, sonlara doğru gittikçe kötüleşen bir tablo bu. Kamerun, Paraguay, Honduras, Tanzanya, Nijerya diye böyle üçüncü dünya ülkelerinin, hemen Meksika'nın üstündeki Zimbabe ve Gana'nın üstündeki yerde Türkiye yer alıyor. Ön tarafa, hiç olmayan yerlere baktığınız zaman Danimarka, Finlandiya, Đsveç, Yeni Zellanda, Đzlanda gibi ülkeler var. Yolsuzlukla mücadele anlamında yapılması gereken temel koşullardan bir tanesi, hem Derneğin Başkanı, hem Yargıtayın Sayın Başkanı söyledi, şeffaflıktır. Yani, bana baktığınız zaman benim arkamı göreceksiniz. Bende, sizde soru işaretlerine yol açacak bir oluşum olmayacak. Bireyde böyle olması gerekirken, bireyin sırları olabilir, devletin de sırları olabilir. Devletin sırları, belki o an açıklansa sıkıntı yaratabilir, devletler o yüzden 50 yıllık, 20 yıllık, 00 yıllık, 99 yıllık sürelerle sırlarını açıklıyorlar. Türkiye Cumhuriyeti hâlâ hiçbir şeyini açıklamadı, biz hiçbir şey bilmiyoruz hâlâ. Sayın Başkan dedi ya, yargıç kendisini suçlayanı öğrenemiyor; bir de düşünün zavallı vatandaşın hâlini. Soru sorduğu zaman yanıt alamayan, parasının hesabını soramayan, vergisinin peşinde koşamayan bir ülkenin yurttaşı, yurttaş denebilirse ona, neyin hesabını nasıl görebilir? MĐT Müsteşarı açıklama yaptı, dedi ki, "Bu Televole'leri izleyenler komünist olur, ben de izlesem ben de komünist olurum" dedi. Bizim bir tane gazeteci arkadaşımız da, aklıevvel "komünist olmuyorlar ama fahişe oluyorlar" dedi. Ne komünist oluyorlar, ne fahişe oluyorlar, işte yüzyıllardan beri yaşamaya nasıl alıştılarsa öyle yaşayıp gidiyorlar. Kimsenin bir şey olduğu yok, kimsenin bir şey olacağı da yok bu düzen değişmediği sürece. Çünkü, yolsuzlukla mücadele dediğiniz şey, Sadettin Tantan gibi, elektrikli copunuzu çıkartıp ona buna "dızt bızt" yapmakla olmuyor. Olsaydı, çok önceleri işte o kadıları yakarlardı, sorun kendiliğinden hallolurdu. Olmuyor. Olması için ne gerekiyor? Olması için bir parlamentonun desteği lâzım. Yani siz diyorsunuz ki, ben parlamenter demokrasiyim, benim ülkemin yüreği burasıdır, ama bankayı görüşmüyorsunuz, dış politikayı görüşmüyorsunuz,

12 iç politikayı görüşmüyorsunuz; yasalarla komisyon kurarım, yargılarım, siyasîyi öyle gönderirim mahkemeye diyorsunuz, kurduğunuz komisyonlarda Mesut Yılmaz hırsızlıktan yargılanacak, Tansu Çiller hırsızlıktan yargılanacak, hepsi yargılandılar gerçi de, bunların altında hiç kimse yok. Meselâ, Mesut Yılmaz çaldıysa tek başına çaldı, Tansu Çiller çaldıysa tek başına çaldı, hiç bürokrat destekçisi yok, hiç yanında siyasetçi arkadaşı yok. Tek başına bu işler nerede oluyor? Biz her şeyi kendimize benzetiyoruz; lâyık olduğumuz suçları üretiyoruz ve Đncil'de yazdığı gibi lâyık olduğumuz şekilde yönetiliyoruz. Eğer bizim buna bir isyanımız, bir itirazımız varsa değiştirmek için bir şey yapmak zorundayız. Bu bir şey yapmak lâfını da lâf olsun diye söylemiyorum. Yapılacak çok basit, önümüzde örnekleri var. Đtalya ne yaptı? Parlamentosunu işin içine kattı. Kattı ne oldu? Yüzlerce parlamenter tutuklandı, götürüldü cezaevine kondu. Ülkenin Başbakanı mafyayla ilişkilerini açıklamak zorunda kaldı, başka bir ülkeye kaçtı. Bizde ne oluyor? Bizde tam tersi oluyor. Açıkladıkça büyüyor. Çünkü niye? Toplum doğruların dışında olana yönleniyor. Biraz önce Sayın Başkan GALLUP'un anketlerini verdi, ben de verecektim, tekrarlamak gereğini hissetmiyorum; yanlış olanı bu kadar alkışlayan bir toplum sağlıklı toplum değildir. Bu sağlıksız toplumu ne üretmiştir, ne yaratmıştır? - Yaklaşık 00 yıldır içinde bulunduğumuz ekonomik açmaz yıldır terörde verdiğimiz kurban sayısı 'ü aşmıştır. Teröre harcadığımız para 00 milyar dolarların üzerindedir ve biz çözüm üretmeyen bir toplum hâline geldik. Her aykırı sesi, her farklı yaklaşımı lânetleyen, üstüne her türlü kötülükle giden bir toplum hâline geldik. Yeni olan her şey bizi korkutuyor. Hani o meşhur bir "ormanda hayvanlar kaçar" fıkrası vardır. Ben bazı hayvanların kürklerini saklamak için o yangından öyle kaçmasını anlıyorum da, bizim bu yüzde 80 fukara, evine ekmek götüremeyen halkın korkusunu bir türlü anlayamıyorum, onlar neden korkuyorlar? Onlar da devletten korkuyorlar. O elektrikli cop var ya, insanları tavanlara çıkartan, aşağılara indiren askılar var ya onlardan korkuyorlar. Korku öyle bir krallık yaratmış ki, ona yaklaşanı cız yapıyor. Kimse sorabiliyor mu; yahu kardeşim, her hafta üç operasyon. Şimdi ben şimdi sorayım, benden sonra Sayın Malî Suçları Önleme Araştırma Kurulu Başkanımız konuşacak, ben hep

13 soruyorum; Alaattin Çakıcı'nın kara parayla ilişkisi var mı, yok mu? Sedat Peker'in kara parayla ilişkisi var mı, yok mu? Bunlara ben yanıt veremiyorum, çünkü Sayın Kurul yanıt verecek. Ama DGM Savcısı, Yargıcı sormuş, hâlâ Kurul yanıt verecek. Vakainüvislere geçeriz. Vakainüvislere geçtikten sonra bu bizim bir işimize yaramaz; güncel olmak zorundayız, hızlı olmak zorundayız, çünkü karşımızdakiler bizden hızlı davranıyorlar zaten. Dünyada şimdi yeni bir trend var; o da ne demek? Amerikalı şirket, eğer Lockheed gibi işte Türkiye'ye gelip rüşvet dağıtırsa ve bunu Türkiye'deki memur itiraf ederse, 20 milyon dolara kadar cezayla cezalandırılabiliyor; yani, sen gittin ve bir üçüncü dünya ülkesinde rüşvet verdin diye. O zaman ne oluyor? O zaman soruyorlar, diyorlar ki şirkete, bak biz senin bu cezanı yarıya indiririz. Ne yaparsan yarıya indiririz? Diyorlar ki, beş yıl her ay bize düzenli olarak, sen bir daha rüşvet vermeyeceğin şeklinde bir yapılanmayı gerçekleştirdiğine dair biz bir komiser atayacağız sana, o komiser bize her ay rapor verecek ve sen burada bir kurul oluşturacaksın bu işleri düzenleyecek. O zaman senden 20 milyon dolar almıyorum, 0 milyon dolar alıyorum. Bu güzel bir şey. Bir de başka bir yüzü var: 993 yılında Amerikan Ticaret Bakanı, bir zenci asıllıydı, uçak kazasında öldü, Kongreye bir rapor sunuyor. Diyor ki, biz gizli servisimizi yeniden yapılandırmak zorundayız. Gerekçe, ekonomik olarak çok fazla geri düştük diyor. O ne demek? Diyor ki, 200 yılına kadar dünyada 0 katrilyon milyar dolarlık bir alt yapı ihalesi çıkacak. Bunun yüzde 36'sını Fransızlar alacak, yüzde 23'ünü biz alabileceğiz. Çünkü, Fransızlar daha çok rüşvet veriyor. Biz ekonomik casusluğa dönüp onları kaynağındayken teknolojilerini çalmalıyız, almalıyız ve biz de rüşvet vermek için yeni bir sistem geliştirmeliyiz. Olayları böyle değerlendirdiğimizde, biz neden en kirli gözüküyoruz? Yani bütün renkler aynı hızla kirleniyordu da, niye birinciliği biz alıyoruz? Çünkü, biz artık bu yoksulluk içerisinde tükenme noktasına geldik, bıçak kemiğe dayandı. Biz o yüzden ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız. Bir düzensizlik içinde hareket ediyoruz. Ve zannediyoruz ki en kirli biziz. En kirli biz değiliz, ama hızla gidiyoruz o dibe doğru. Bizim altımızda kim var? Bizim altımızda Kamerun var, yani biraz daha zorlarsak o noktalara geliriz. Ama, bizim de bir varlık olduğumuzu, bizim de bir direnç olduğumuzu, bu salonu dolduran insanların, sokakları dolduran insanların bir direnç olduğunu, bir varlık olduğunu, yani yalnız olmadığımızı, yani güçlü olduğumuzu bilerek

14 hareket edersek daha hızlı yol alırız. O yüzden kendimizi küçümsemeyelim, emeklerimizi küçümsemeyelim, yaptıklarımızı küçümsemeyelim. Ama birlikte olmanın, birlikte hareket etmenin erdemli bir şey olduğunu ve bizi temize çıkaracak olan da bu olduğunu hatırlayalım. Yani, biz Parlamentomuzu devreye sokarsak; yani biz sadece cezayla değil, şeffaflık, sivil demokratik kuruluşların yönetime katılması, denetime katılması...('inci Kaset A Yüzü Sonu)...pazarı olmayacak mıyız? Çok çalışırız. Bizim insanımız çok çalışıyor, öyle az filan da çalışmıyor, çok da tatil yapmıyor; fabrikası yok, tesisi yok, olabildiğince üretiyor. Üretmezse bu halka bu kadar güvenirler mi? Bu halka, "Gel seni Avrupa Birliğinin arka bahçesine alalım da sen orada hem bizi besle, hem kendin işte sağılmak üzere beslen" derler mi? Önemli olan şey, siz aklınızda ve yüreğinizde kendizi nereye kokuyorsunuz? Biz nereye kendimizi koyacağımız konusunda karar verirsek, hukukumuz noktasında, özellikle hukukumuz noktasında plânlamamızı, eğitimiz noktasında plânlamamızı yaparsak gelecekte bu tür sorunların üstesinden gelebiliriz. Ne garip bir şey, Yargıtay Başkanıyla ben aynı şeyleri söylüyorum; çok üzüntüyle söylüyorum, kendilerinin de kahrolduklarını biliyorum, her yerde söylüyorlar. Ceza evlerinde ilginç bir sistem var. Ceza evlerindeki sistem şöyle çalışıyor: Siz gardiyanınıza 60 milyon lira veriyorsunuz, gardiyanınız sabahleyin bir mafya babasına, Alaattin Çakıcı'ya diyelim örneğin, sabah kahvaltısını götürüyor, Alaattin Çakıcı cebinden 50 doları, 00 doları çıkartıyor, pat diye atıyor; her sabah yapıyor bunu. Sonra siz Alaattin Çakıcı'yı kurutmak için Kartal'daki ceza evine koyuyorsunuz, yanına da yolsuzlukla suçladığınız bütün banka sahiplerini falan koyuyorsunuz. Sistemi çözebilmiş değilim. Kim kedi, kim ciğerci; ben on anlamadım daha. Ama başka bir geçrek daha var, ki o yadsınamaz bir şey, kalitesiz insan üretmek konusunda ya da şu yaşadıklarımızı bize yaşatabilmek için, yani bu cehaleti yaratabilmek için ben eğitimin gerekli olduğuna inanıyorum. Yani, bu kadar kötü bir şeyi yapabilmek için, üretebilmesi için insanın bir eğitimden geçmesi gerek; yoksa bu kadar abuk sabukluk bir araya nasıl getirilebilir?

15 Adam Televole programı yapıyor, eleştiri alınca, ben olsam susar otururum, çıkıyor göğüsünü gere gere, "Halk beni istiyor" diyor. Halk neyi istemiyor ki? Halkı doldurmuş Bizanslılar arenalara, "öldür" demiş öldürmüş, "kurtar" demiş kurtarmış. Neye göre demiş? Duygusuna göre söylemiş. Çoğunlukların karar mekanizmasına bırakırsanız, halk soymak da ister, talan etmek de ister, kolay kazanmak da ister, köşe dönmek de, her şey ister. Uygarlık dediğimiz şey halkı yönlendirmek değil mi, halkta bilinç yaratmak değil mi? 2400 yıl önce Sokrat o savunmasını yaptıktan sonra, bugüne kadar başka türlü savunmalar da birkaç tane var ama, niye bütün savunmalar öyle olmuyor, niye herkes öyle kalmıyor? Çünkü, zaten halk dediğiniz o büyük kalabalık pek çok kendini meşgul eden başka şeyle ilgilendiği için gerçeklere sırtını dönmez mi? Şimdi, aslolanın insan uygarlığını geliştirmek olduğuna inanan insanlar için birinci koşul hukukunuz. Adaletiniz yoksa hiçbir şeyiniz yok demektir. Adaletinizin olabilmesi için, demin Sayın Başkan çok güzel söyledi, sadece yargıç bağımsızlığı falan yetmiyor, onu yetiştiren kurum, onun cebindeki para, her şeyi gündeme getirmelisiniz. Đstanbul'a Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığına bir savcı atanıyor; çok güzel. Kaza geçiriyor, çok güzel. Kazada yanındaki kişi mafya iltisaklı çıkıyor, çok güzel. Đki bakan birbirini suçluyor, Adalet Bakanıyla Đçişleri Bakanı. Đçişleri Bakanı diyor ki, "Biz o savcının bu mafya babasıyla ilişkisini bildirmiştik" diyor. Adalet Bakanı diyor ki, "Vallaha bana böyle bir şey gelmedi" diyor, "ama ben gene de onu istemedim, başkasını istedim" diyor. Kurul diyor ki, "Bu iki bakan da bu söylediklerini bize gelip söylemediler" diyor. Gazeteci diyor ki, "Bunların mafyayla bağlantısı var, bak burada böyle bir belge var" diyor. Sonuç: Bu sorunu ortadan kaldırmak için Hâkimler ve Savcılar Üst Kurulu toplantıyor. Toplantıdan çıkan karar, "Đstanbul'dan alınarak Eskişehir Cumhuriyet Savcılığına verilmesine, yerine bilmem kimin vekâlet etmesine, ayırca bir disiplin cezasıyla cezalandırılmasına." Boşuna demimişler "kadı ola davacı" diye. Teşekkür ederim. (Alkışlar) PANEL BAŞKANI- Sayın Özkan, çok teşekkürler.

16 Efendim, ikinci konuşmacımız Sayın Nejat Coşkun, Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanı. Aslında son dönemde Türkiye'nin yaşadığı süreçte MASAK, kısıltalmış adıyla MASAK, çok merak edilen de bir kurum. Tuncay Özkan arkadaşımızın da Sayın Coşkun'a attığı paslar var, zannediyorum kendisi onları da dikkate alarak bize bir sunuşta bulunacak. Buyurun Sayın Coşkun. NEJAT COŞKUN- Sayın Başkanım, değerli konuklar; sözlerime başlamadan önce hepinizi saygıyla selâmlar, paneli düzenleyen VAVEK yetkililerine teşekkürlerimi sunarım. Gerçekten VAVEK tarafından düzelenen bu panel, son sıralarda özellikle yoğun şekilde yaşadığımız yolsuzluk ve rüşvetle mücadele, kara parayla mücadale gibi birtakım kavramların birbirinin içine girmişliğinin en azından ayrıştırılması bakımından bize söz fırsatı vermektedir. Süre kısıtını aşmaya çalışarak, ben öncelikle yolsuzluk nedir, kısaca nedenleri nelerdir, daha sonra MASAK, 4208 Sayılı Kanunla kurulan MASAK'ın görev alanı nedir, yolsuzluklarla hangi noktaya kadar mücadele etmesi gerekmektedir -bu silâhları vardır yasal anlamda- ve eğer panelin birinci bölümü müsaade etmez ise ikinci bölümde de gerek yolsuzluklarla, gerekse kara parayla mücadele anlamında önerilerimizi özetlemeye çalışacağım. Yolsuzlukla mücadele hedeflerini doğru şekilde belirleyebilmek için, zannediyorum yolsuzluk kavramının ne olduğu üzerinde hepmizin anlaşması gerekiyor. Birleşmiş Milletlerin Suçun Önlenmesi ve Ceza Adaleti Komisyonu, SÖCAK kısa diye ifade edilen ve 95 yılından bu yana Birleşmiş Milletler nezdinde çalışmaları sürdürülen gene SASMÜS Sınır Aşan Suçlarla Mücadele Uluslararası Sözleşmesi bu hafta Đtalya'nın Palermo şehrinde Adalet Bakanımızın Başkanlığında bir heyet tarafından imzalanacaktır. SASMÜS, Sınır Aşan Suçlarla Mücadele Uluslararası Sözleşmesi, başta yolsuzluk dediğimiz kavram, Sayın Yargıtay Başkanımızın da "corruption" olarak ifade ettiği kavram da dahil olmak üzere tüm sınır aşan suçlar, "Cross warder crime..." dediğimiz, bir manada çok uluslu suçlar hâline gelen suç nevileriyle mücadele konusunda 83 Birleşmiş Milletler ülkesinin imzasını alacaktır.

17 Gönderme yaptığımız SASMÜS Sözleşmesinin 8'inci maddesinde yolsuzluk, "kamu otoritesinin ve kamu gücünün kişilerin kendi menfaatleri ya da üçüncü şahısların menfaatleri için kullanılması" şeklinde ifade edilmektedir. Aynı şekilde kavram, kamu otoritesinin, kamu gücünün kişinin kendi çıkarları için değil de hak sahibi kamu otoritesi için kullanılması ise, gene Sayın Yargıtay Başsavcımızın ifade ettiği gibi bir manada yolsuzluğa karşılık yolluluk, dürüstlük, "integrity" tanımıyla ifadesini bulmaktadır. Şimdi yolsuzluk kavramını, "integrity" kavramını bu şekilde belirledikten sonra uluslararası normlarda, bir süre sonra kara paranın ne olduğuna ve kara paranın aklamanın buradan ne olduğuna gelmek istiyorum. Tabi bir manada her iki kavram da, dediğim gibi yolsuzluk ve rüşvet; yolsuzluk çok büyük anlamda rüşveti ifade etmektedir. Yalnız rüşvet olmamakla beraber irtikâp, ihtilâs, zimmete para geçirme gibi birtakım suçları da bünyesine almakta, Türk Ceza Kanunu, bu konuda da 3628 sayılı Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Kanunu en son çıkarılmış hâliyle bu mücadeleye cevap vermeye çalışmaktadır Sayılı Kanun 990 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bundan önce Cumhuriyet tarihinin bilebildiğim kadarıyla ilk bu manada çıkartılmış kanunu, yanlış biliyorsam hukukçu arkadaşlarımız düzeltsinler, 4237 sayılı Fevkalâde Hâllerde Haksız Mal Đktisap Edenler Hakkında Kanundur, 942 yılında çıkartılmıştır. Daha sonra 983 yılında, kısaca bu Kamu Görevlileriyle Mal Bildirimi Kanunu şekline dönüştürülmüştür. Şimdi, yolsuzluk tanımı üzerinde anlaştıktan sonra, yolsuzluğun kamu hizmetlerinin maliyetini büyüttüğü, piyasaların işleyişini bozduğu, her düzeyde kamu hizmetinin vatandaşa etkin bir şekilde ulaşmasını engellediği ve kamu kaynaklarının adil dağılmamasından ötürü haksız rekabete yol açmakta olduğu gibi pek çok sonuçları da var. Siyasî ve ekonomik etkilerine rağmen, toplumun özellikle konuya yeterli, yeterince duyarlı yaklaşmaması da karşılaşılan belki de en ciddî sorunlardan biri olup, sivil toplum örgütlerinin güçlendirilmesi ve toplumun bu konuda eğitilmesi mücadelede kanaatimizce önemli bir destek sağlayacaktır. Niçin yolsuzluk vardır?

18 Hem değerli Yargıtay Başsavcımız, hem değerli arkadaşımız Tuncay Özkan Beyefendi belirlediler. Ben de çok kısaca nedenleri, kamu görevlilerinin yetkilerinin geniş, buna karşın sorumluluklarının sınırlı olmasından kaynaklandığını bir sebep olarak düşünüyorum. Yalnızca bu değil tabiî. Bunun yanı sıra yakalanma ve cezalandırma ihtimalinin düşüklüğü de, yolsuzluğun ortaya çıkmamasında önemli bir olumsuz etken olmaktadır. Zira, yolsuzlukta taraf olanların karşılıklı rızası söz konusu olduğundan ve genellikle de kapalı kapılar arkasında yasal olmayan bir tarzda gerçekleştirildiğinden gözlemlenmesi oldukça zordur. Keza, kamu kesimindeki aşırı istihdam ve bunun bir sonucu olan genel ücret seviyesinin düşüklüğü, performansa dayalı bir liyakat sisteminin bulunmaması, toplumdaki objektif kurallara karşı kişisel sorumluluk anlayışındaki eksiklikler de yolsuzluğun diğer sayılabilir önemli sebepleri arasındadır. Aynı şekilde, karmaşık bir bürokrasi ve işlem sürecinin olduğu ülkelerde, kişiler işlem ve faaliyetlerinde bunu, bir engel olarak görüldüğünden aşabilmek için bir araç olarak rüşvete başvurabilmektedirler. Keza kişiler için esas olan, hızlı, etkili, kolay ve karmaşık olmayan bir yolla hizmetlerin alınmasıdır. Kişinin, örneğin tapuda, örneğin vergi idaresinde işlem yaptırırken takındığı tavırla bankaya para yatırırken takındığı tavır arasında gerçekte hiçbir fark bulunmamaktadır. Ancak, kamu sektöründe işlemler yavaş, karışık, standartların belli olmaması nedeniyle çalışanların bir manada olumsuz inisiyatifler geliştirmelerine nedenler olabilmekte ve bu da bireyler arasında eşitsizliklere sebep vermektedir. Bu nedenledir ki, bir işlem yaptırırken, belge alırken zorlanan ve zamanı kaybolan kişi, bu zorluğu aşmanın en kolay yolu olarak kamu çalışanları ile işbirliğine gitmektedir. Bu da, kamu çalışanını maddî veya manevî olarak desteklemek şeklinde ortaya çıkmaktadır. Aynı şekilde, devletin belli faaliyetler için öngördüğü lisans ve izinler, iş yeri faaliyet ruhsatları gibi düzenlemeler ve devletin harcama kararları da, çeşitli yatırım projeleri, ihaleler, özel kesimden mal ve hizmet satın alınmaları, transfer ödenekleri gibi kararlar ve özellikle bu konulardaki karar alma mekanizmalarında şeffaflık eksikliği, yolsuzluk anlamında uygun zemin hazırlayabilecek nitelikte kabul edilmelidir.

19 Son olarak, en kötüsü, sisteme olan güvensizliğin ve yolsuzluğun kanıksanmış olmasıdır. Çünkü, bu yöndeki bir fikir, insanlarda ahlâkî tavırların işe yaramayacağını bile düşündürebilmektedir. Sonuçta, doğası gereği bir gruba ait olma ihtiyacını duyan kişiler, belki de kendilerine, ailelerine zarar gelmemesi amacıyla, şahit oldukları yolsuzluk olayları konusunda sessiz kalmakta, bazen de kendilerini bu sisteme dahil olma zorunluluğu altında hissetmektedirler. Đfade ettiğim gibi, benden sonraki konuşmacı arkadaşlarımın konuları arasına gireceği için, özellikle bu 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Kanununa değinmek istemiyorum. Öneriler bölümünde bu konuyla ilgili bir yorumum olacak. Aynı şekilde Türk Ceza Kanununun, yine "devlet idaresi aleyhine işlenen cürümler" başlığı altında sayılmış olan suçlara da, yine Engin Ergül kardeşimin açıklama getireceği düşüncesiyle değinmek istemiyorum. Şimdi yolsuzluk nedir, nedenleri nelerdir? Yolsuzluğun uluslar arası kabul görmüş tarihini bu şekilde koyduktan sonra, kısaca 4208 Sayılı Kanunun MASAK'a neler yüklediği görevine gelmek istiyorum. 996 yılının sonunda yürürlüğe giren 4208 Sayılı Kanun, kısaca kara paranın önlenmesi, özellikle malî sektör aracı kılınarak yapılan kara paranın aklanmasının önlenmesi ve malî sektörün ahlâk standartlarının yükseltilmesi amacıyla, başta bankalar olmak üzere tespit edilen 23 farklı yükümlü grubuna çeşitli yükümlülükler getirmektedir. Bu yükümlülükler, kaynağını, Malî Eylem Çalışma Grubu diye bilinen "Financial Action Ta- Fors", bir manada uluslar arası organizasyonunun 40 tavsiyesine ve bunun paralelinde yine Avrupa Birliği'nin 9/308 sayılı, özellikle uyuşturucudan elde edilen kara paranın bankalar ve banka dışı malî kurumlar aracılığıyla ekonomik sistemin içine girişinin önlenmesine ilişkin direktifine dayanmaktadır. "Financial Action Ta- Fors" 40 Direktifi ve 9/308 sayılı Avrupa Topluluğu Direktifi, kısaca bu konuda üç temel ilke getirmektedir ki, üye 29 Malî Eylem Görev Grubu ülkesi ve iki uluslar arası kuruluş, Avrupa Konseyi ve Koperation G... Konseyi ülkeleri bu standartlara bire bir uymak mecburiyetindedirler. Ülkemiz de, 2000 yılı Şubat ayı Paris Toplantısında FATF'in 40 tavsiyesine istisnasız 40'a, 40'a 40 uyum sağladığını göstermiştir.

20 40 tavsiye ve Avrupa Birliği'nin direktifi kısaca, bu mücadelede, yani uyuşturucudan elde edilen kara paranın malî sistemin içerisine girişinin engellenmesi mücadelesinde ilke olarak "müşterini tanı", "know your costumer" ilkesini getirmiştir. Bu mücadelenin yürütülebilmesi için her bir banka şubesi, her bir banka genel müdürlüğü müşterisini son derece iyi tanımakla yükümlüdür. Bu tanıma öyle bir noktaya kadar götürülmüştür ki, örneğin Đngiltere'de, örneğin bazı diğer ülkelerde "müşterini tanıma" ilkesi istikametinde aşırı titizli davranılması talimatı verilmektedir. Ve hatta Đngiltere rejiminde yine müşterisini tanıma istikametinde artırılmış ihtiyatlı tedbir göstermeyen ve bu tedbirsizlik fiilini, ihmalini işlemiş olan görevli, kara para aklayanla eşit suça tâbi tutulmaktadır. Bir diğer, yine bu 40 tavsiye ve Avrupa Birliği direktifinin talimatı, şüpheli işlem raporlaması dediğimiz "suspicion transactions reporting" sistemiyle bankalar ve bankalar dışı malî kurumların müşterileriyle iş yaparken müşteriyi hiç uyandırmadan öğrendikleri, hissettikleri, emarelerini gördükleri şüpheli bilgileri, işlemi tamamladıktan sonra, kimi ülkelerde de bu işlem tamamlamamakta, bankalar bu işlemi 24 saat, 48 saat gibi askıya alabilmektedirler, ilgili MASAK muhabiri kurumlara ihbarla yükümlüdürler. Yani müşterinizi tanıyacaksınız, müşteriniz şüpheli bir işlemle size gelmişse, işlemi bir kısım ülkelerde tamamlamayacaksınız, durduracaksınız, soruşturacaksınız, diğer bir kısım ülkelerde -Türkiye de bu gruptadır- işlemi tamamlamakla beraber MASAK benzeri kurumlara ihbar edeceksiniz. Dolayısıyla, yolsuzlukla mücadele kavramında burada çok ciddî bir sıkıntı kayıt dışılık nedeniyle gündeme gelmektedir. Değişik araştırmalarda ekonominin kayıt dışılığı yüzde 5 ile yüzde 45 arasında ifade edilmekte, yüzde 50'lerde ifadesini bulmaktadır. Şuna inanıyorum: Eğer bir ülkede ekonomi bu kadar kayıt dışı ise, bu kayıt dışılık içerisinde, yolsuzlukla mücadele eden birimler de, yolsuzlukları soruşturan savcılar da, bu olayları vicdanlarına suç olarak kanaat getirip hükmedecek hâkimler de, keza bu işten elde edilen paranın sayılmış suçlardan, her türlü yolsuzluktan değil, elde edilen paranın kara para olarak soruşturmasını yapacak, delillendirilmesini yapacak MASAK'ın görevleri de inanılmaz derecede zorlaşmaktadır. Şimdi yolsuzlukla mücadele dediğimiz olay, "Know your costumer" dediğimiz prensibin tam tersi şartlarla işlemektedir. Yolsuzluğa bulaşanlar

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SON 10 YILDA YAŞANAN GELİŞMELER BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU 2010

YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SON 10 YILDA YAŞANAN GELİŞMELER BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU 2010 YOLSUZLUKLA MÜCADELEDE SON 10 YILDA YAŞANAN GELİŞMELER BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU 2010 Sunum Planı Yolsuzlukla Mücadele Alanında Bugüne Kadar Yapılanlar Yapılan Çalışmaların Uluslar arası Yolsuzluk Ölçümlerine

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 SÖZCÜ / AKP de bir kişi konuşur, diğerleri asker gibi bekler! Tarih : 06.01.2012 CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu hem AKP deki tek adamlığı hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ın üslubunu ve liderliğini

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı HATA BİLDİRİM FORMU (Usulsüzlük, Yolsuzluk, Etik Kural İhlali)

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı HATA BİLDİRİM FORMU (Usulsüzlük, Yolsuzluk, Etik Kural İhlali) Hata adı: Hata türü: (yönetim/operasyonel/stratejik/bilgi Teknolojileri/izleme ve raporlama) Hatanın gerçekleşme tarihi: Hatanın sebepleri/olası sebepleri: Hatanın etkilediği faaliyet/süreç adı: Sorumlu

Detaylı

Çalışma hayatında barış egemen olmalı

Çalışma hayatında barış egemen olmalı Çalışma hayatında barış egemen olmalı Ocak 19, 2012-3:31:16 olduğunu belirtti. olduğunu belirterek, ''Bu bakış açısı çerçevesinde diyalog merkezli çalışmalarımızı özellikle son 7 aydır yoğun bir şekilde

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

Malpraktis İddialarında Bilirkişilik Müessesesi ve Yönetimi. Dosyanın İncelenmesi / Raporlama Yöntemi

Malpraktis İddialarında Bilirkişilik Müessesesi ve Yönetimi. Dosyanın İncelenmesi / Raporlama Yöntemi Malpraktis İddialarında Bilirkişilik Müessesesi ve Yönetimi Dosyanın İncelenmesi / Raporlama Yöntemi Prof. Dr. Ali Rıza Tümer Genel Cerrahi ve Adli Tıp Uzmanı Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp AD Tıbbi Bilirkişilik

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

Suç ekonomisi ile kayıt dışı ekonominin örtüştüğünü ifade eden Sayın Şimşek, bu konuyla mücadelede son derece kararlı olduklarını vurguladı.

Suç ekonomisi ile kayıt dışı ekonominin örtüştüğünü ifade eden Sayın Şimşek, bu konuyla mücadelede son derece kararlı olduklarını vurguladı. Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı ( MASAK) ve Gazi Üniversitesinin müşterek düzenlediği ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ve Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı

Detaylı

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA

Sayı: Ankara, 24 /03/2014 ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. DURUŞMA TALEPLİDİR. ANKARA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA DAVACI VEKİLİ DAVALILAR : Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı : Oğuzlar Mah. Barış Manço Cad. Av. Özdemir Özok

Detaylı

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem NEDEN Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem YERLi VE MiLLi BiR SiSTEM Türkiye, artık daha büyük. Dünyada söz söyleyen ülkeler arasında. Milletinin refahını artırmaya başladı. Dünyanın en büyük altyapı

Detaylı

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar 1. Belli miktarda bir mal veya kıymetin ve bunların karşılığı olan paranın işlemin ardından el değiştirmesini sağlayan piyasalara ne ad verilir? A) Swap B) Talep piyasası C) Spot piyasa D) Vadeli piyasa

Detaylı

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar,

Sayın Konuklar; Saygıdeğer konuklar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Sayın Başkanı; Yüksek Yargı Kurumlarının çok değerli Başkanları; Sayın Büyükelçiler; Avrupa Konseyinin çok değerli temsilcileri; Uluslararası Kuruluşların değerli temsilcileri

Detaylı

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI

YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI KEMAL KILIÇDAROĞLU NUN KONUK KONUŞMACI OLDUĞU TOPLANTI YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA GÜÇLÜ NÜN KONUŞMASI 1 ARALIK 2014 İZMİR Cumhuriyet Halk Partisi nin çok değerli Genel Başkanı ve çalışma arkadaşları,

Detaylı

HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ HAKKINDA BİLGİ NOTU

HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ HAKKINDA BİLGİ NOTU HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU DEĞİŞİKLİK TEKLİFİ HAKKINDA BİLGİ NOTU HSYK Teklifi Teklif; 2797 sayılı Yargıtay Kanunu, 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanunu, 4954 sayılı Türkiye Adalet

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 1 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi Kamuoyuna Galatasaray'la yaptığı ortaklıkla gelen American Finans kuruluşu AIG'nin Türkiye Genel Müdürü Paolo Zapparoli,

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

ÖZETLE. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem

ÖZETLE. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem ÖZETLE Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem MiLLETiN ONAYIYLA Mevcut Anayasa da Cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti nin başıdır. Sistemin işleyişi, devletin bekası ve vatanın bütünlüğü, Türkiye

Detaylı

KPSS 2007 GK (50) DENEME 3 / 52. SORU 50. Aşağıdakilerden hangisi hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri değildir? A) Yasal idare B) Devlet faaliyetlerinin belirliliği C) İdarenin mali sorumluluğu

Detaylı

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu

Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Başbakan Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi Açılış Töreni nde konuştu Şubat 03, 2017-5:56:00 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Binali Yıldırım, Mersin Şehir Hastanesi'nin ve yapımı tamamlanan

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler,

Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler, Beyefendiler, ÇOCUKLARIN İNTERNET ORTAMINDA CİNSEL İSTİSMARINA KARŞI GLOBAL İTTİFAK AÇILIŞ KONFERANSI 5 Aralık 2012- Brüksel ADALET BAKANI SAYIN SADULLAH ERGİN İN KONUŞMA METNİ Sayın Komiser, Saygıdeğer Bakanlar, Hanımefendiler,

Detaylı

Mevzuat Kroniği CEZA HUKUKU

Mevzuat Kroniği CEZA HUKUKU 1 MEVZUAT KRONİĞİ Mevzuat Kroniği CEZA HUKUKU 1) Avukatlık mesleği ile ilgili suçlar 1136 sayılı Avukatlık kanununda bir takım suçlar da yer almıştır. a) Yetkisi olmayanların avukatlık yapması suçu Levhada

Detaylı

Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor.

Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor. Kazova: Patronsuz üretim devam ediyor; herkes mutlu, herkes çalışmak istiyor. İşçi Cephesi: Direnişiniz nasıl başladı? Kazova dan bir işçi: Bizim direnişimiz ilk önce 4 aylık maaşımızı, kıdem ve tazminat

Detaylı

Özgürlükleri daha da güçlendirmek istiyoruz

Özgürlükleri daha da güçlendirmek istiyoruz Özgürlükleri daha da güçlendirmek istiyoruz Kasım 09, 2013-11:57:28 anda bulunduğu noktadan asla geri gitmez" dedi. anda bulunduğu noktadan asla geri gitmez, bunun teminatı AK Parti ve AK Parti hükümetleridir"

Detaylı

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar

7536 İKİNCİ BÖLÜM Görev, Yetki ve Sorumluluklar 7535 KARAPARANIN AKLANMASININ ÖNLENMESİNE, 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKEBESİ HAKKINDA KANUNDA, 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA VE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA

Detaylı

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8

T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 T.B.M.M. CUMHURİYET HALK PARTİSİ Grup Başkanlığı Tarih :.../..«. 8 Z ;... Sayı TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu ile Bankacılık Kanunu'nda Değ Yapılması

Detaylı

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK

T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK T.C ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETMELİK 1 ALANYA BELEDİYESİ KIRSAL HİZMETLER MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV, YETKİ VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Hukuki Dayanak, Tanımlar, Temel

Detaylı

KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULU KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI. HAKKINDA KANUN ileti5176

KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULU KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI. HAKKINDA KANUN ileti5176 KAMU GÖREVLİLERİ ETİK KURULU KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN ileti5176 Kanun Numarası : 5176 Kabul Tarihi : 25/5/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 8/6/2004 Sayı :25486

Detaylı

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı Dengir Fırat ın düzenlediği basın toplantısının tam metni:

AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı Dengir Fırat ın düzenlediği basın toplantısının tam metni: AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı Dengir Fırat ın düzenlediği basın toplantısının tam metni: Temmuz 03, 2008-12:00:00 AK PARTi Genel Başkan Yardımcısı Dengir Fırat'ın düzenlediği basın toplantısının tam

Detaylı

MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU BAŞKANLIĞI (MASAK)

MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU BAŞKANLIĞI (MASAK) MALİ SUÇLARI ARAŞTIRMA KURULU BAŞKANLIĞI (MASAK) MİSYON ÇALIŞMASI Tablo 1. Misyon Çalışması Sonuçları Konsolide Misyon İstikrarlı bir ekonomi için gelir ve harcama politikalarının hazırlanması, uygulanması,

Detaylı

3.Meclisin faaliyetlerine ara vermemesi şeklinde olan meclisin her zaman açık olması yasamanın hangi ilkesi ile ilgilidir?

3.Meclisin faaliyetlerine ara vermemesi şeklinde olan meclisin her zaman açık olması yasamanın hangi ilkesi ile ilgilidir? 1.Aşağıdakilerden hangisi Anayasa Mahkemesinin sadece şekil olarak incelediği bir konudur? A) Anayasa değişiklikleri B) İç Tüzükler C) KHK D) Kanunlar E) Tüzükler 3.Meclisin faaliyetlerine ara vermemesi

Detaylı

10SORUDA AİLE SİGORTASI

10SORUDA AİLE SİGORTASI 10 SORUDA AİLE SİGORTASI T.C. ANAYASASI MADDE 60: Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar. 1. AİLE SİGORTASI Nedir? Aile Sigortası,

Detaylı

16 ŞUBAT 2011 CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ÇETİN SOYSAL IN DİNLEMELERLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI

16 ŞUBAT 2011 CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ÇETİN SOYSAL IN DİNLEMELERLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI 16 ŞUBAT 2011 CHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ ÇETİN SOYSAL IN DİNLEMELERLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI Değerli Arkadaşlar, Türkiye zor günlerden geçiyor. Ajan filmlerini aratmayan olaylar gün geçmiyor ki gündeme

Detaylı

KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA

KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA Davanın Konusu : Uyuşmazlık, davacının 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

BİRİNCİ KISIM KARAPARA AKLANMASININ ÖNLENMESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar

BİRİNCİ KISIM KARAPARA AKLANMASININ ÖNLENMESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam ve Tanımlar KARAPARANIN AKLANMASININ ÖNLENMESİNE, 2313 SAYILI UYUŞTURUCU MADDELERİN MURAKEBESİ HAKKINDA KANUNDA, 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA VE 178 SAYILI MALİYE BAKANLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA

Detaylı

KOBİ ler Nefes alacak / Ankara. TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata

KOBİ ler Nefes alacak / Ankara. TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata 02.12.2016 / Ankara TOBB, Ziraat Bankası, Denizbank ve Kredi Garanti Fonu (KGF) ortaklığında hayata 1/6 geçirilecek olan KOBİ lere Nefes Kredisi için imzalar, Başbakanlık Çankaya Köşkü nde düzenlenen lansman

Detaylı

YOLSUZLUKLAR ÜZERİNE BAZI GERÇEKLER VE YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE YOLLARI 1

YOLSUZLUKLAR ÜZERİNE BAZI GERÇEKLER VE YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE YOLLARI 1 YOLSUZLUKLAR ÜZERİNE BAZI GERÇEKLER VE YOLSUZLUKLARLA MÜCADELE YOLLARI 1 Prof.Dr.Coşkun Can Aktan Rüşvet ve yolsuzluk olaylarının giderek yaygınlaştığı ülkemizde sorunun çözümü için tanıdan tedaviye bir

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Başbakan Sayın Binali YILDIRIM KANAAT ÖNDERLERİ VE STK İLE BULUŞMASI KAYSERİ

Başbakan Sayın Binali YILDIRIM KANAAT ÖNDERLERİ VE STK İLE BULUŞMASI KAYSERİ Başbakan Sayın Binali YILDIRIM KANAAT ÖNDERLERİ VE STK İLE BULUŞMASI KAYSERİ 02.04.17 Sayın Başbakanım, Sayın Bakanlarım, Sayın Valim, Milletvekillerim, Büyükşehir Belediyesi Başkanım, İş ve Siyaset Dünyasının,

Detaylı

KARAPARA AKLANMASININ ÖNLENMESİ

KARAPARA AKLANMASININ ÖNLENMESİ Kanun Adı : Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine, 2313 SayIlI Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi HakkInda Kanunda, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda ve 178 Sayılı Maliye BakanIığının Teşkilat ve Görevleri

Detaylı

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ

ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI Ve TÜRKİYE ÜZERİNE ETKİLERİ ÇERÇEVE SUNU Gülçiçek ÖZKORKMAZ Başkanlık Baş Danışmanı Mukim Özel Temsilciler Direktörü ABD - AB SERBEST TİCARET ANLAŞMASI ve TÜRKİYE ÜZERİNE

Detaylı

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) 2014 2015 GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00 A. ANLATIM SORUSU (10 puan) Temsilde adalet yönetimde istikrar kavramlarını kısaca açıklayınız. Bu konuda

Detaylı

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim,

Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler. 15 Ekim 2015, İzmir. Sayın Bakanlarım, Valim. Sayın MV'lerim, Türkiye ve Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Sayın Bakanlarım, Valim 15 Ekim 2015, İzmir Sayın MV'lerim, Değerli MÜSİAD Üyeleri ve MÜSİAD Dostları, Değerli Basın Mensupları, MÜSİAD İzmir Şubemizin düzenlediği

Detaylı

Mobil SGK Araçları Yollarda

Mobil SGK Araçları Yollarda Mobil SGK Araçları Yollarda ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI FARUK ÇELİK: -SOSYAL GÜVENLİKTEKİ GÜVENSİZLİK DÖNEMİNİ KAPATIP, SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİ YENİDEN İNŞA ETMİŞ BULUNMAKTAYIZ -HEDEFİMİZ CUMHURİYETİMİZİN

Detaylı

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI

HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI HUKUKUN TEMEL KAVRAMLARI 3.Ders Yrd.Doç.Dr. Uğur ÖZER HUKUKUN KAYNAKLARI Yargı organları kararlarını, hukuka dayanan, hukuktan kaynaklanan, hukukun gerektirdiği kararlar olarak sunarlar. Bu açıdan yargı

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN İŞ DÜNYASI BAKIŞ AÇISIYLA TÜRKİYE DE YOLSUZLUK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 26 Kasım 2014 İstanbul, Sabancı Center TÜSİAD İş Dünyası Bakış Açısıyla Türkiye de

Detaylı

SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK MESLEKLERİNE İLİŞKİN HAKSIZ REKABET VE REKLAM YASAĞI YÖNETMELİĞİ

SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK MESLEKLERİNE İLİŞKİN HAKSIZ REKABET VE REKLAM YASAĞI YÖNETMELİĞİ SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLİK VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK MESLEKLERİNE İLİŞKİN HAKSIZ REKABET VE REKLAM YASAĞI YÖNETMELİĞİ Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

SAYDAMLIĞIN ARTIRILMASI VE YOLSUZLUKLA MÜCADELE ALANINDA SON YILLARDA YAPILAN BAŞLICA DÜZENLEMELER HAKKINDA BİLGİ NOTU

SAYDAMLIĞIN ARTIRILMASI VE YOLSUZLUKLA MÜCADELE ALANINDA SON YILLARDA YAPILAN BAŞLICA DÜZENLEMELER HAKKINDA BİLGİ NOTU SAYDAMLIĞIN ARTIRILMASI VE YOLSUZLUKLA MÜCADELE ALANINDA SON YILLARDA YAPILAN BAŞLICA DÜZENLEMELER HAKKINDA BİLGİ NOTU KANUNLAR Bilgi Edinme Hakkı Kanunu, Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulmasına İlişkin

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /8

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /8 T.C YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/7568 Karar No. 2014/13812 Tarihi: 21.05.2014 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İŞK. /8 İŞ SÖZLEŞMESİNİN VAR OLUP OLMADIĞI- NIN BAĞIMLILIK ÖLÇÜTÜNE GÖRE BELİRLE-

Detaylı

Alman Federal Mahkeme Kararları

Alman Federal Mahkeme Kararları Federal İş Mahkemesi Çev: Alpay HEKİMLER * Karar Tarihi : 20.10.2016 Sayısı : 6 AZR 471/15 Kamyon sürücüleri, iş saatleri dışında da uyuşturucu madde kullanırlarsa, iş sözleşmelerinin derhal feshedilmesi

Detaylı

Milliyetçi Hareket Partisi. İstanbul II. Bölge Milletvekili Adayı

Milliyetçi Hareket Partisi. İstanbul II. Bölge Milletvekili Adayı Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul II. Bölge Milletvekili Adayı Mustafa Kemal Atatürk NUTUK Siyaset Anlayışımız: Önce Ülkem ve Devletim Sonra Partim Sonra BEN Temiz Siyaset Temiz Yönetim Devlet İdaresi,

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar

Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Yeni Sosyal Güvenlik Sistemi Üzerine Notlar Recep Kapar Muğla Üniversitesi recepkapar@sosyalkoruma.net www.sosyalkoruma.net Sosyal Güvenlik Harcamaları Yüksek Değildir Ülke İsveç Fransa Danimarka Belçika

Detaylı

MİT Tasarısı ve Yasin El Kadı lar Fatih Saraç lar ve M.Latif Topbaş lar

MİT Tasarısı ve Yasin El Kadı lar Fatih Saraç lar ve M.Latif Topbaş lar 24 Şubat 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) MİT Tasarısı ve Yasin El Kadı lar Fatih Saraç lar ve M.Latif Topbaş lar Değerli Basın Mensupları; --Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu ile

Detaylı

ULUSAL ÇALIŞTAY SONUÇLARI

ULUSAL ÇALIŞTAY SONUÇLARI ULUSAL ÇALIŞTAY SONUÇLARI 1 Nasıl bir anayasa yapım süreci? Maddeleri değil ilkeleri temel alan Ayırıcı değil birleştirici Uzlaşmaya zorlamayan Uzlaşmazlık alanlarını ihmal etmeyen Mutabakatı değil ortak

Detaylı

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz, Ana Kademe, Kadın Kolları,

Detaylı

5 soru-cevap:layout 1 4/28/11 12:14 PM Page 201 CEVAPLAR VE PARALEL OTURUM I SORULAR 201

5 soru-cevap:layout 1 4/28/11 12:14 PM Page 201 CEVAPLAR VE PARALEL OTURUM I SORULAR 201 4/28/11 12:14 PM Page 201 PARALEL OTURUM I SORULAR VE CEVAPLAR 5 soru-cevap:layout 1 201 5 soru-cevap:layout 1 4/28/11 12:14 PM Page 202 202 5 soru-cevap:layout 1 4/28/11 12:14 PM Page 203 IX. türkiye

Detaylı

EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ

EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 28.09.2015 Eylül ayı içerisinde üyelerimizin talep ettiği 25 üyeye Kapasite Raporu, 5 üyemize Ekspertiz Raporu ve

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ BİR AVUKAT YANINDA AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ Güneş GÜRSELER * Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültelerinin yılda ortalama

Detaylı

DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BABACAN: TÜRKİYE, İŞ YAPMAK, HİZMET ÜRETMEK, ÜRÜN ÜRETMEK, PARA KAZ

DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BABACAN: TÜRKİYE, İŞ YAPMAK, HİZMET ÜRETMEK, ÜRÜN ÜRETMEK, PARA KAZ DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BABACAN: TÜRKİYE, İŞ YAPMAK, HİZMET ÜRETMEK, ÜRÜN ÜRETMEK, PARA KAZ Şubat 17, 2007-12:00:00 DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BABACAN: ''TÜRKİYE, İŞ YAPMAK, HİZMET ÜRETMEK,

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK

T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) TUTANAK T.C. İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI (T.M.K. 10. MADDE İLE YETKİLİ) ESAS N0:2009/191 03.08.2012 TUTANAK 27.07.2012 tarihli oturumda saat 19.27 sıralarında Mahkeme Başkanı tarafından duruşmanın

Detaylı

Taşeron işçinin hakları mutlaka düzenlenecek

Taşeron işçinin hakları mutlaka düzenlenecek Taşeron işçinin hakları mutlaka düzenlenecek Aralık 08, 2011-4:57:28 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Büyük Anadolu Otel'de düzenlenen Türk-İş 21. Olağan Genel Kurulu'nda konuştu. Çalışma

Detaylı

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI BELEDİYE BAŞKANI BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRÜ AVUKAT BÜRO ELEMANI

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Yolsuzluğa Karşı Mücadeleye Genel Bakış. Abbott ile iş Yapan Firmalar için bir Eğitim Kılavuzu

Yolsuzluğa Karşı Mücadeleye Genel Bakış. Abbott ile iş Yapan Firmalar için bir Eğitim Kılavuzu Yolsuzluğa Karşı Mücadeleye Genel Bakış Abbott ile iş Yapan Firmalar için bir Eğitim Kılavuzu Amaç Abbott etik ve yasalara uyumlu bir şekilde işini yürütmeyi taahhüt etmektedir ve ABD Yurtdışı Yolsuzluk

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR Öncelik 23.1 Yargının verimliliği, etkinliği ve işlevselliğinin arttırılması 1 Mevzuat Uyum Takvimi Tablo 23.1.1 No Yürürlükteki AB mevzuatı Taslak Türk mevzuatı Kapsam Sorumlu

Detaylı

İŞ ORTAĞI DAVRANIŞ KURALLARI

İŞ ORTAĞI DAVRANIŞ KURALLARI İŞ ORTAĞI DAVRANIŞ KURALLARI LORD Corporation ( LORD ) kendini dürüstlük ve yüksek etik standartları ile iş yapmaya adamıştır. Ayrıca, işimiz için geçerli tüm kanun ve yönetmeliklere uyma konusunda kararlıyız.

Detaylı

ISO 9001:2000 KYS nedir, ne yapılacaktır?

ISO 9001:2000 KYS nedir, ne yapılacaktır? ISO 9001:2000 KYS nedir, ne yapılacaktır? 1 Giriş Kurumumuz ISO 9001 Standardı na uyum sağlanması, Ülkeler arası sınırların ortadan kalkmakta olduğu günümüz dünyasında eğitimde rekabet gücümüzün artmasını

Detaylı

GENEL BAŞKANIN MESAJI

GENEL BAŞKANIN MESAJI GENEL BAŞKANIN MESAJI Küresel ekonomik kriz, ekonomiyi kalıcı olarak küresel dünyanın birinci önceliği haline getirdi. İkibinli yılların ilk dönemine yıkıcı bir savaş olan ABD nin Irak işgali damgasını

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

1: İNSAN VE TOPLUM...

1: İNSAN VE TOPLUM... İÇİNDEKİLER Bölüm 1: İNSAN VE TOPLUM... 1 1.1. BİREYİN TOPLUMSAL HAYATI... 1 1.2. KÜLTÜR... 3 1.2.1. Gerçek Kültür ve İdeal Kültür... 5 1.2.2. Yüksek Kültür ve Yaygın Kültür... 5 1.2.3. Alt Kültür ve Karşıt

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı

CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı CHP Yalıkavak Temsilciliğinin düzenlediği Kahvaltıda Birlik ve Beraberlik Mesajı Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Örgütü Yalıkavak Mahalle Temsilciliği tarafından geniş katılımlı birlik ve dayanışma

Detaylı

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU

TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU TEBLİĞ ve SUNUM OTURUMU Başkan : Prof Dr. İbrahim Hakkı YILMAZ Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcısı Sunum : Iğdır ilinde Kentsel Dönüşüm: Mevcut Durum ve Hedefler Banu ASLAN CAN Iğdır Çevre ve Şehircilik

Detaylı

Hava-İş: İşten atılanlar işe alınana kadar mücadeleyi bırakmayacağız!

Hava-İş: İşten atılanlar işe alınana kadar mücadeleyi bırakmayacağız! Hava-İş: İşten atılanlar işe alınana kadar mücadeleyi bırakmayacağız! Havacılık sektörüne grev yasağı getiren yasa tasarısı mecliste onaylandı. Hava-İş Sendikası, yasa mecliste görüşülmeye başlanmadan

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

CEZA HUKUKU- ULUSLARARASI HUKUK. Dr.Barış TEKSOY Hukukun Temel Kavramları Dersi

CEZA HUKUKU- ULUSLARARASI HUKUK. Dr.Barış TEKSOY Hukukun Temel Kavramları Dersi CEZA HUKUKU- ULUSLARARASI HUKUK Dr.Barış TEKSOY Hukukun Temel Kavramları Dersi CEZA HUKUKU Öğrenme Hedeflerimiz CEZA HUKUKUNUN KONUSU SUÇ VE CEZALARIN KANUNÎLİĞİ SUÇ VE CEZALARIN GEÇMİŞE YÜRÜMEZLİĞİ CEZA

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Biz yeni anayasa diyoruz

Biz yeni anayasa diyoruz Biz yeni anayasa diyoruz Ocak 05, 2015-9:32:00 AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, "Biz 'anayasa değişikliği' demiyoruz, 'yeni anayasa' diyoruz. Türkiye'nin anayasayla ilgili sorunu ancak

Detaylı

MASAK Şüpheli. Tebliğ 14.01.2014. www.gsghukuk.com

MASAK Şüpheli. Tebliğ 14.01.2014. www.gsghukuk.com MASAK Şüpheli İşlem Bildirimine İlişkin Taslak 14.01.2014 www.gsghukuk.com Şüpheli İşlem Bildirimine İlişkin Taslak 5337 sayılı Suç Gelirleri nin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair

Detaylı

Mobbing Araştırması. Haziran 2013

Mobbing Araştırması. Haziran 2013 Mobbing Araştırması Haziran 2013 Araştırma Hakkında 2013 Haziran ayında PERYÖN ve Towers Watson tarafından düzenlenen Mobbing Araştırması na çeşitli sektörlerden 143 katılımcı veri sağlamıştır. Ekteki

Detaylı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS. Halkla İlişkiler Başkanlığı Yargılama Sürelerinin Uzunluğu ile Mahkeme Kararlarının Geç veya Kısmen İcra Edilmesi ya da İcra Edilmemesi Nedeniyle Tazminat Ödenmesine Dair Kanun Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete Sayısı: 25540

Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete Sayısı: 25540 Resmi Gazete Tarihi: 01.08.2004 Resmi Gazete Sayısı: 25540 ASGARİ ÜCRET YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, asgari ücretin tespiti sırasında

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 T.C. BAŞBAKANLIK AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ Siyasi İşler Başkanlığı 20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010 - Reform İzleme Grubu nun (RİG) 20. Toplantısı, Devlet Bakanı ve Başmüzakerecimiz

Detaylı

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu

TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu TÜSİAD Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele Çalışma Grubu Sunumu Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, İstanbul 12 Eylül 2008 Çalışma Grubu Amacı Kayıtdışı Ekonomiyle Mücadele M Çalışma Grubu nun amacı; Türkiye

Detaylı