FELSEFE EĞİTİMİ ve SORUNLARI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "FELSEFE EĞİTİMİ ve SORUNLARI"

Transkript

1 FELSEFE EĞİTİMİ ve SORUNLARI TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ YAYINLARI

2 felsefe eğ itim i ve SORUNLARI TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ XVII. ÖĞRETİM TOPLANTISI 25 Mayıs 2000

3 ISBN OCAK 2002 Şafak Matbaacılık San. Tic. Ltd. Şti. Tel: (312) ANKARA

4 TÜRK EĞİTİM DERNEĞİ ÖĞRETİM DİZİSİ NO : 18 Yayına Hazırlayan Prof. Dr. Petek AŞKAR

5

6 İÇİNDEKİLER TED Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Üzcan DEMİREL'in açış konuşması...3 TED Genel Başkanı Uğur KILCI'nın açış konuşması... 5 BİRİNCİ OTURUM ODTÜ Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ahmet İNAM... 8 İKİNCİ OTURUM A.Ü. Tıp Fakültesi Beyin Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Yücel KANPOLAT...19 ÜÇÜNCÜ OTURUM ODTÜ Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Y. Doç. Dr. David GRÜNBERG PANEL Oturum Başkanı Prof. Dr. Bozkurt GÜVENÇ Panel Üyeleri Prof. Dr. Ahmet İN A M...57 Prof. Dr. Yücel KANPULAT Y.Doç.Dr. David GRÜNBERG Neslihan KARANFİL V

7 KONUŞMA METİNLERİ Prof. Dr. Ahmet İNAM Geleceğe Yönelik Bir Felsefe İçinde Bilim-Felsefe İlişkisi Ü zerine Yrd. Doç. Dr. David GRÜNBERG Eğitim-Felsefe İlişkisi Üzerine Neslihan KARANFİL Felsefe Öğretimi ve Sorunları VI

8 AÇILIŞ KONUŞMALARI Prof. Dr. Özcan DEMİREL (TED Bilim Kurulu Başkanı) Uğur KILCI (TED Genel Başkanı]

9

10 Türk Eğitim Derneği XVII. Öğretim Toplantısı Felsefe Eğitimi ve Sorunları 2 5 Mayıs Ankara Sunucu - Değerli Konuklarımız, sîzleri Ulu Önder Atatürk ve sonsuzluğa göçen tüm bilim adamları adına saygı duruşuna davet ediyorum. (İstiklâl Marşı ve Saygı Duruşu) Sunucu - Teşekkür ederim. TED Bilim Kurulu Başkanı, Prof. Dr. Sayın Özcan Demirel'i açış konuşması için davet ediyorum. Prof. Dr. Özcan DEMİREL (TED Bilim Kurulu Başkanı) - Sayın Konuklar, Türk Eğitim Derneği Bilim Kurulu adına hepinize saygılar sunuyorum. Türk Eğitim Derneği tarafından düzenlenmiş olan XVII. Öğretim Toplantısına hoşgeldiniz. Bilindiği gibi, öğretim toplantılarımız bir dersin öğretimiyle ilgili toplantıları içermektedir. Bundan önceki toplantılarımızda 3

11 hep orta öğretim kurumlarındaki derslerin öğretimiyle ilgili toplantılar düzenledik. Bir baktık ki orta öğretimdeki derslerin öğretimiyle ilgili toplantılar bitti. 0 halde ilköğretime başlayalım dedik. İlk öğretimdeki derslerin öğretimiyle ilgili bir toplantılar dizisi düzenledik. Fakat sonradan bir baktık ki biz gerçekten felsefe grubu derslerinin öğretimini ihmal etmişiz. Buradaki bakanlık müfettişi arkadaşla bir toplantı yaparken "felsefe öğretimi konusunda hiç bir yayınınız var mı?" diye bir soru yöneltmiştim. Biz bundan sekiz yıl önce sosyal bilimler öğretimi ve sorunları başlıklı bir toplantı düzenlemiştik. Sosyal bilimler şemsiyesi altında felsefe grubu derslerini de ele aldığımızı ifade etmiştik; ama orada gerçekten sosyal bilimler olunca sosyal bilimlerin diğer alanları ağırlık kazanmış, felsefe grubu dersleri bu bağlamda konu dışı kalmıştı ve gerekli önem verilmemişti. Daha sonradan felsefe öğretimi gündeme geldiğinde bilim kurulundaki tüm arkadaşlarımız gerçekten bunun çok çok önemli olduğunu, böyle bir toplantının, bilimsel bir toplantının yapılmasının çok yararlı olacağı gündeme geldi ve bunun sadece orta öğretim le sınırlandırmayalım bunun bir de yüksek öğretim boyutu da var denildi. 0 bakımdan toplantımızın başlığına orta öğretim kurumlarında felsefe öğretimi diye bir başlık koymadık, sadece felsefe öğretimi diyerek yüksek öğretimi de içine alan bir toplantı olmasına özen gösterdik. Bu toplantıda felsefe eğitimi ve sorunlarına değinmeye çalışacağız. Bu toplantının 4

12 gerek orta öğretimdeki gerek yüksek öğretimdeki felsefe eğitimi sorunlarının çözümlerine bir katkısı olur inancındayız. Böyle bir toplantının düzenlenmesinde bize katkı getiren başta Merkez Yönetim Kurulumuza, bu salonun tahsisinde anlayış gösteren TED Ankara Koleji Vakfına ve yöneticilerine, toplantıya bildirileriyle katılacak sayın çok değerli öğretim üyesi arkadaşlarımıza ve sayıları az da olsa ama bir ürün ortaya çıkacağı için buraya kadar zahmet eden siz değerli konuklarımıza hoş geldiniz diyorum ve bu toplantının başarılı olmasını diliyorum. Saygılarımla. (Alkışlar) Sunucu - Sayın Ûzcan Demirel'e konuşması için teşekkür ediyorum. Şimdi açış konuşması için Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Sayın Uğur Kılcı'yı davet ediyorum. Uğur KILCI Saygı değer konuklar, değerli eğitimciler ve bilim adamları. Türk Eğitim Derneği bilim kurulumuzun geleneksel olarak her yılın ilkbahar Eylül döneminde düzenlediği öğretim toplantılarının 1 7.si olan felsefe eğitimi ve sorunları konulu toplantıya hoşgeldiniz. Hepinizi TED Merkez Yönetim Kurulu adına saygıyla selamlıyor, toplantıya katılmanız nedeniyle teşekkürlerimi sunuyorum. TED Bilim Kurulu Başkanımız Sayın Özcan Demirel yaptığı konuşmada TED Bilim Kurulu ve kor 5

13 nuyla ilgili çok güzel bilgiler verdi. Ben de hepinizin bildiği Türk Eğitim Derneği hakkında kısaca bir bilgi vermek istiyorum. Derneğimiz 72 yıl önce 1928'de ulu önderimiz Atatürk ün direktifleri doğrultusunda kurulmuş ve ilk genel başkanlığını değerli devlet adamı sayın İsmet İnönü yapmıştır. TED'in amaçları arasında fakir ve kimsesiz; fakat yetenekli Türk çocuklarına burslar vermek, yabancı dilde çağdaş bilimsel eğitim veren okullar açmak, yurtlar kurmak, ülkenin eğitim faaliyetlerini desteklemek ve geliştirmek, gençlerimizin sosyal, kültürel, sportif çalışma ve dayanışmalarına katkıda bulunmak yer almaktadır. Türk Eğitim Derneği kuruluşundan bu yana geçen zaman içerisinde amaçlarından hiçbir sapma göstermeksizin etkinliklerini giderek artan bir şekilde sürdüren ve 72 yıl gibi uzun süre kendi ayakları üzerinde dimdik kalabilen nadir derneklerden biridir. Bugün İstanbul'dan Batman'a dek yurt geneline yayılmış TED adını taşıyan toplam on okulunda binlerce öğrenciye verdiği çağdaş eğitimle milli eğitime destek olmaktadır. Ayrıca her yıl bin, kuruluşundan bu yana ise 'e yakın ilköğretim, lise ve üniversite öğrencisine karşılıksız burslar veren, bünyesinde 11 profesör ve üst düzey eğitimcilerden oluşan bilim kurulu çalışmalarıyla ve yeniden kurulmaya çalışılan eğitim danışmanlığı kurulu işbirliğiyle eğitim sistemini yönlendiren, eğitim bilimlerini konu alan kitapları ve süreli yayınlarıyla gençlerimize ve eğitimcilerimize yardımcı olan, yine bünyesinde oluşturduğu B

14 satranç eğitim merkeziyle gençlerimizin boş zamanlarını en iyi bir şekilde değerlendirmelerine olanak sağlayan Türk Eğitim Derneği bu hizmetleriyle ülkemiz eğitim hayatında vazgeçilmez bir yer edinmiştir. Sizlerin de takdir edeceğiniz gibi Türkiye'de kendisini Türk eğitim yaşamının gelişmesine bu denli adamış başka bir derneği bulmak oldukça zordur. Sîzlerden aldığımız güçle daha yararlı çalışmalar yapacağımızdan ve bu konuda her türlü öneri ve yönlendirmeye açık olduğumuzdan herkesin emeği olmasını isterim. Eğitimi sosyal ve ekonomik kalkınmanın ve çağdaş olmanın temel unsuru sayan derneğimiz, Türk eğitimine katkılarını nice 72 yıllar daha eksilmeyen.bir ivme ile sürdürmeye kararlıdır. Ülkemizde felsefe eğitiminin hepimizin özlediği kaliteye ve etkinliğe erişebilmesi isteği ve dileğiyle hepinizi selamlıyor, Bilim Kurulumuzu böyle önemli bir konuyu gündeme getirdiği için kutluyorum. Sözlerime son verirken bu toplantının eğitim, toplum, düşün ve yaşamımıza yeni boyutlar ve görüşler getireceği inancıyla hepinize tekrar hoş geldiniz diyorum. Saygılarımla. (Alkışlar) Sunucu - Genel başkanımız sayın Uğur Kılcfya teşekkür ediyorum. Şimdi de "Çağımızda bilim ve felsefe" konulu ilk oturuma başkanlık etmek üzere Türk Eğitim Derneği Bilim Kurulu üyemiz Prof. Dr. Sayın Cahit Kavcar ı davet ediyor ve 7

15 oturumun başarılı geçmesini diliyorum. Başkan Prof. Dr. Cahit KAVCAR (TED Bilim Kurulu Üyesi) Sayın Başkan, değerli konuklar, hepinize saygılar sevgiler sunuyor, birinci oturumu açmak üzere değerli konuşmacımız Profesör Doktor Sayın Ahmet Inam'ı davet ediyorum. Efendim birinci oturumun süresi yarım saat, bildirimizin süresi yarım saat ve soru tartışma bölümü üç bildiriden sonra yer alacaktır. Bu nedenle yarım saatlik süreyi bildiri için kullanacağız ve onun ardından bir çay arası vereceğiz. Birinci oturumumuzun bildiri konusu "Çağımızda Bilim ve Felsefe" konuşmacımız Orta Doğu Teknik Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sayın Ahm et İnam. Buyrun efendim. Prof. Dr. Ahmet İNAM (ODTÜ Felsefe Bölümü Başkanı) - Teşekkür ederim. Sayın Başkan, sayın konuklar, bilim felsefe ilişkisi üzerine konuşacağım. Bildirinin başlığı kendi koymuş olduğum bir başlık "geleceğe yönelik bir felsefe anlayışı içinde bilim felsefe ilişkisi üstüne". Yaşam hızla değişiyor, onun bağrından çıkan bilim ve felsefe de bu değişimden etkileniyor. Gerek bir etkinlik gerekse bu etkinliğin yorumu anlamı olarak bilim, örneğin 1 00 yıl öncesinin bilimi değil. Felsefe de dönüşümler geçiriyor. 8

16 Bu değişenin, değişmekte olanın yorumunu yapmak gerek. Başlangıçta bilim ve felsefenin bir bütün oluşturduğu, aynı kaynaktan çıkıp geldiği ileri sürülür. İkisi de hakikati ararlar. Felsefe bilgeliği de içeni alır tüm bilim dallarını kuşatır. Bununla da kalmaz içinde dini, sanatı da taşır. Öyleyse felsefenin çekirdeğinde en azından üç damar görülüyor. Bilim, sanat, din. Din eski Yunan'ın ilk dönemlerinde mitolojilerle yoğurulmuş, ölümsüz tanrıların yaşamlarıyla ilgiliydi. Ölümlü insan ölümsüzjüğü arıyordu. Bitimli ömründe bitimli ruhunda bitimsizliği barındırabileceğini, sonsuza ulaşabileceğini düşünüyordu. İnanıyor, inandığına kendini adayabiliyordu. Görünenler dünyanın ötesi olduğundan emindi. Öteye, hakikat yoluna yürümek için hazırlıklar yapıyordu. En azından bu anlamıyla din, felsefenin çekirdeğinde idi. Sanatsa bir tehne olarak, bir zanaat, bir hüner, bir işçilik olarak felsefede vardı. Hakikati arama yollar yöntemler araştırılarak gerçekleştiriliyordu. Sorgulama, irdeleme, eleştirme, bilgisizliğini gösterme, tartışma, belli bir akıl yürütme yöntemler geliştirerek, geliştirilerek başarılıyordu. Sokrates'in karşısındaki insanlarla giriştiği diyaloglar belli akıl yürütme biçimleri içinde çürütm e, ikna etme yollarıyla bezeliydi. Aristoteles metinlerinde dikkatli bir gözlemci, saptayıcı, sınıflayıcı ve tartışmacıydı. Bu anlamıyla teknikler kullanması açısından 9

17 sanatın içindeydi felsefe. Yalnızca teknikleri kullanması bakımından değil, iyinin yanında güzeli araştırmasıyla da içinde sanat kaygısı bulunduruyordu. Üstelik örneğin Platon'un şairlerden, tragedya yazarlarından yaptıkları alıntılar, Sokrat öncesi düşünürlerin kullandıkları edebi dil, Platon'un kendi dili de felsefenin sanat boyutunu bize hatırlatıyor. Bilimle olan ilgisi kaynağında kendini gösteriyor kolayca. Filozoflar o dönemin koşulları içinde matematikle, fizikle, biyolojiyle, psikoloji ve sosyolojiyle, yönetim bilimleriyle ilgililer. Bilimin bilgisi üretimin ve yönetimin, ahlakın bilgisi hep konularına, tartışma etkinliklerine giriyor. Felsefe çekirdeğinde taşıdığı bu üç öğeyle kendi etkinliğini ortaya koyuyor. Bilgelik yanını, bilgelik seviyesini ihmal etmeden. Zaman içinde bilimler giderek felsefeden kopuyorlar, sanat güzel sanatlara dönüşüp ayrı bir alan oluşturuyor, tek tanrılı dinlerin ortaya çıkışıyla felsefe, başlarda bu dinlerin teolojisine yardımcı oluyor, modern dönemlerde teolojiye verdiği destek sürmekle birlikte örneğin bir 20. yüzyıl düşünürü olan Heidegger'de seküler bir alanda var olmaya çabalıyor, var etmeye çabalıyor kendini. Felsefedeki bu üç damarlı çekirdek sonraları unutuluyor, değişik felsefe yorumlarında bu çekirdek, bu çekirdekteki dam arlar bize hatırlatılsa da felsefedeki bağımsızlık özlemi bu 10

18 unutuluşu destekliyor. Yaşanan hayat, yaşam biçimi, biçemi, uslubu bu desteği pekiştiriyor. Yirminci Yüzyılın Bitişinde Yaşananların ve Yorumlarının Çizdiği Manzara başlığıyla bir bölüme geçiyorum. Karmaşık felsefe ve bilim anlayışlarının tartışıldığı bir yüzyılı kapadık. Bilimde fiziğin ve astroniminin incelmiş matematiksel dille kazandığı başarı, yeni araştırma alanları ile zenginleşmiş biyolojiye yerini bırakıyor. Hala mantığın, matematiğin temellerindeki sorunlar çözülebilmiş değil. Görecelik kuramlarının, GJuantum Mekaniğinin derin felsefe temelleri sağlamlaştırılmayı bekliyor. Bilimde estetiğin önemi anlaşılmış, sadeliğin, simetriğin üstüne dikkat çekici gözlemler yapılıyor. Büyük kuramlar görülmüyor ufukta, modellerle dar alanlarda çalışılıyor. Derinlik yitimi gözleniyor; buna karşılık genişlik egemen bakışlara, kesinliğin, mutlaklığın eski ve alışılmış anlamıyla "hakikatin" sadece eleştiriye açık adları kalmış. Bilim hızla dallanıp budaklanıyor, geçmişte birbirinden kopuk gibi görülen alanlar birbiriyle kesişiyor, disiplinler arası alanlar ortaya- çıkıyor. Bilim hızla teknolojiyle bütünleşiyor, bilimin gündemini tıp, ziraat, gıda üretimi, silah üretimi, mühendislik problemleri belirliyor. Piyasa ekonomisinin, politik güç elde etme çabalarının, haberleşme ağlarını genişletme kaygısının, reklam ve propagandanın etkileri bilimin gündemini belirlemede önem kazanıyor. 11

19 Felsefe bir anlamıyla varlığını kanıtlama uğraşında bilimle yakın ilgiye geçmiş ondan ayrılamayacağını savlıyor. Geliştirdiği kavramlar, bu kavramları oturttuğu dilsel çerçeve ile kendi içine kapalı tartışm alara gömülüyor. Bilimin "yöntemine" teknikleşen bakış biçimine uygun çalışmaların ardına düşüyor. Uzmanlaşmaya, bilimin verilerine ters düşmeyen olgulara, gözlemlere karşı duyarlı tutum a saygı gösteriyor. Öte yandan postmodernist etiketi taşıyan çalışmalarıyla, metaforik bir dile, edebiyata, karşılıklı söyleşiye dikkatimizi çekiyor. "Hakikati", büyük H' ile yazılan Hakikati bulma umudumuzu yitirdiğimizi, felsefi arayışın insan zihninden gelen algılama kalıplarından başlayarak gerçeğin bir kurgusu olduğunu, Kant, Nietzsche ve Wittgenstein'a dayanarak "estetize" edildiğini ileri sürüyor. Çok kısa olarak değindiğimiz bu gözlemler ışığında bilimfelsefe ilişkisi artık ne çekirdeğin bulunduğunu söylediğimiz antik Yunan felsefesiyle; ne Orta Çağda ne Galileo ve Descartes ile başlatabileceğimiz Modern dönemde, ne de yirminci yüzyıldaki görünümü ile sorgulanabilir diye düşünüyorum. Bilim ve felsefeyi dönüştüren güçlerin yeni yorumlara gereksinimi var. Çağımız kültür yaşamı, teknolojinin ve onun doğal tamamlayıcısı olan piyasa ekonomisinin etkisiyle kendi varlığını oluşturan üretim ve tüketim çarklarını çevirmek zorunda. 12

20 Televizyonlarının, bilgisayarlarının, telefonlarının ve hızlı taşıt araçlarının ününde insanlar bu düzenin sağladığı rahatlığı ve kolaylığı, eğlenceyi, süslemeyi bırakmak istemiyor. Görünüşte çok sesliliğin, farklılıklara gösterilen saygının yer aldığı yaşam, tek tip bir bakışın, tek kuramın, tek modelin yaratacağı "totaliter" yaşam biçiminden kaçmaya çalışıyor. Aydınlanma döneminin "aklı", gücü ele geçirmiş, bu akıl bilime, mantığa, felsefeye egemen olarak, gemi azıya almış; akıl ölçüsünü kaçırarak azgın akıla dönüşmüştür. Yirminci yüzyılda yaşanan toplu öldürmeler bu haddini bilmez aklı meşrulaştırm a çabalarından doğmamış mıdır? İnsanın o çok güvendiği aklı kendisini onunla özgür hissettiği, kendi varlığını gerçekleştirdiğini düşündüğü aklı, bir egemenlik kurma, zulmetme aracı haline dönüşmemiş midir? "Bilim böyle emreder, akıl böyle buyurur" denerek, yaşamımıza yukarıdan indirilen bir balyoz olmamış mıdır? İşte, öyleyse, aklın bu tek yönlü, tek yanlı yorumundan çoğulculuğun, yerelliğin özgürlüğüne geçiş doğru değil midir? Böyle bir akıl yorumunda; bu kendi düşüncelerim olarak söylemiyorum, yanlış anlaşılmasın bir yorum olarak anlatıyorum; böyle bir akıl yorumunda dikkat etmemiz gereken noktalar var. Yaşanan sığlık, kolaycılık, "büyük" "derin" çerçeveleri aramaktan vazgeçmemize yol açan yılgınlık, görünüşteki çok seslilikle ortadan kaldırılacağa benzemiyor. In- 13

21 sanlar hakkında, yaşam hakkında, sanat, din, felsefe, bilim hakkında oluşturacağımız kuramları, öyküleri çoğaltmak, alternatif düşünceleri, azınlıktaki görüşlerin sesini duyurma çabamızı gündeme kolay kolay getirmeyebilir. Çağımızın bu manzarasında bir birine zıt iki görünüş var. Bir yandan teknolojiyi, teknolojiyle bütünleşmiş bilimi oluşturan denetleyen, denetleyici akıl egemenlik kurmaya çalışırken; yaşamı "hafifleten", "rahatlatan, "kolaylaştıran", "süsleyen", sözde özgürlük, sözde çok seslilik sağlayan estetize eden akıl, her türlü egemenliğe son verme çabası içinde! Bir yandan robotlaşıp "tek tipleşme" korkusu yaşarken, diğer yandan, farklılıklarımızın fark edildiği bir dünyada yaşadığımızı sanmanın hafifliği! Ne oluyor hayatımızda? Böyle bir hayatın sarmaladığı, bilim felsefe ilişkisine nasıl bakılmalı? Konuşmamın son bölümünü, NASIL BİR BİLİM-FELSEFE İLİŞKİSİ? başlığı taşıyor. Teknoloji yoğun insan yaşamında, Denetleyici Aklın egemen olduğunu söyledik. Sömürgeleştiren, büyüyüp güçlenmek, ele geçirmek isteyen bu akıl bizi robotlaştırıp sürü insanı haline getirmeliydi. Baskıcı "totaliter" devlet biçimlerinin oluşmasına yardımcı olmalıydı. Oysa, görünüşte özgür, çok sesli estetize edilmiş, rahat ve kolay, alt yapı sorunlarını, iletişim, ulaşım sorunlarını çözmüş, ufuk açan bilgi M.' ı 14

22 ve üretimle donanımlı sanal gerçekliği yaratma yollarını keşfetmiş bir kültürle karşı karşıyayız. (Açlık, yoksulluk çeken ülkeleri görmezsek!) Bu ne garip bir karşıtlık, bir gerginlik, bir uyumsuzluktur? Oysa özgürlük, çok seslilik, estetize edilmişlik, ufuk genişliği gibi olumlu, postmodern özelliklerinin yanında doğrusu altında, yaşananların sığ, yılgın ve dar biçimde yaşandığını görüyoruz. Sığ yaşam, sorgulamayan, irdelemeyen, ayrıntıya inemeyen, inmeye kalktığında ayrıntıda boğulan bir yaşamdır. Dar yaşam bir örnek düşüncelerin, kalıplarla gerçekleştirilen akıl yürütmelerin, enformasyon bombardımanı altında canı çıkmışlığın yaşandığı bir yaşamdır. Yılgınlık ise sığ ve darlığın içinde bunalan insanın umutsuzluğunu, ısrarsızlığını, vazgeçmişliğini, ürkekliğini gösteriyor. Denetleyici akıl, tek tip denetlenmiş bir yaşam oluşturmaya çabaladıkça, yaşam, çoğulcu, zincirleri kırıcı, alternatifler arayıcı görünüşlerle tepki gösteriyor. Bu tepkilerin ardında sığlık, darlık, yılgınlık var. Denetleyici akıl, insan aklının yalnızca bir boyutu, ya da bir bileşeni. Denetleyici akıl, denetlemeye kalktığı kozmik yapıyı, evreni takındığı tavır gereği anlayamıyor. Evrenin uçsuz bucaksızlığı karşısında kendi sınırları içerisine sıkışmış denetleyici akıl, gerçekleştirdiği müdahalelerle, yetersiz kalıyor. Evrenin sonsuzluğunu anlamak, onunla bütünleşebilmek için 15

23 aklın diğer boyutlarıyla, duygularla, insan bedeniyle etkileşime, iletişime geçmesi gerekir. Oysa yaşananın sığlığı, darlığı buna olanak tanımıyor. Duygusal akılla, estetik akılla, felsefî akılla, aşkın varlıkla ilgilenen akılla etkileşim içinde olabilirse, denetletici akıl yumuşatılıp zenginleştirilebilir. Denetletici akıl haddini bilir de insanı insan yapan diğer öğelerle, (örneğin sanat, düşünce gibi] kucaklaşabilirse, bugünkü bilim ve teknolojiye, ekonomik ilişkilere, yönetim sistemlerine olan sığlık, darlık, yılgınlık yaratan olumsuz etkisi azalabilir. Sığlık, darlık, yılgınlığın olmadığı, çoğulcu özgür, yaratıcılığa, sanata duyarlı, gerçekliğin farklı yüzlerini görmeye hazır, bunun için çırpınan, emek harcayan bir yaşam biçiminde bilime ve felsefeye, bilime, bilim-felsefe etkileşimine düşen görevler nelerdir? Bilim denetleyici aklı tanıyıp sorgulayacak duyarlılığı ve istekliliği göstermelidir. Felsefe, bu konuda bilime yardımcı olmalı, onda bir felsefe duyarlılığı oluşmasına katkıda bulunmalıdır. Bilim kültüre, "yaşamın kendisine" duyarlı olmalıdır. Dallanıp budaklanmanın getirdiği genişlik, uzmanlaşmanın yol açtığı derinlikle birleşebilmelidir. Bu amaçla, bilim politikaları, çıkarlara, güç elde etmeye dayalı kaygı eşliğinde denetleyici aklın olumsuz etkilerini yok edecek biçimde oluşturulmalıdır. Bilim politikası, sığlık, darlık, yılgınlıktan kurtulmuş, denetleyici aklı derin ve geniş yaşam kaygılarıyla yu 16

24 muşatmış, kalıplardan uzakta bir yaşam için bilimi hazırlamalı, bilim insanlarının gündemini belirlemelidir. Yaşama, kültüre, insanın duygu, akıl, beden ve çevresiyle yapısına duyarlı olan bilim elbette felsefeye de duyarlı olacaktır. Felsefe kaynağındaki üç damarlı çekirdeğine, bilim, sanat, din damarlarına duyarlı olmalıdır. Felsefe, bilimin ve kendisinin köklerinde bulunan bilgeliği bilime hatırlatmalı, denetleyici akla yol göstermelidir. Denetleyici aklı denetlemek için yeni bir denetleyici akıl oluşturmamalıdır. Çözüm, denetleyici aklı başı boş bırakmak da değildir. Bilimi bilgece yaşayan insanlar, bilimin sorunlarına, araştırmalarına ^kendilerini adayarak, o araştırm alarda kendilerini ortaya koyarak, umut ve sevgi dolu yürekleriyle yaşıyorlar. Bu adanmışlık, umut ve sevgiyle desteklenirse, bilim ve felsefe arasında uçurum lar olduğunu savlıyan görüş zayıflamış olur. Söylediklerimden şu da çıkarılabilir : Felsefeyle bilim arasında bir yazgı birliği vardır. İkisi de yaşama, insanın bu yaşamda oluşturduğu kültür etkinliklerine duyarlı olmalıdır. Bu duyarlılığı yitirdiği anda ikisi de kokuşur. İkisi de insan yüzüne, insan sömürüsüne duyarlı bir dünyada araştırma, düşünme namusunu, sorumluluğunu taşıyan etik kaygıyla insanın yaşama sevincini, coşku ve heyecanını arttıran bir işbirliğine, dayanışmaya, zenginleştirici karşılıklı etkileşimlere açık olmalıdır. Teşekkür ederim. 17

25 BAŞKAN - Efendim biz de sayın konuşmacımız Inam'a teşekkür ediyoruz. Üstelik zamanı da çok iyi kullandığı için, ayrıca duyarlılığına teşekkür ediyoruz. Eski Yunan'dan, eski Yunan felsefesinden yola çıkarak, Socrates'ten, Aristo'dan yola çıkarak ve felsefenin kaynağında yer alan bilim, sanat, din kavramlarından hareket ederek günümüze geldi. Çağımızda sığ yaşam, dar yaşam, bilim, sanat, akıl ilişkisi bağlamında bilimle felsefenin arasında yazgı birliği olduğunda birleşti ve bu konuyu önemle vurguladı değerli konuşmacımız. Söylenilenlerle ilgili olarak sorulmak istenen ya da yapılmak istenen katkılar olabilecektir. Başta da belirttiğimiz gibi diğer iki bildirimizin ardından tartışma bölümümüz yer alacak ve bunlara da yer verme şansımız, fırsatımız doğacaktır. Biz sizi şimdi kısa bir çay arasına davet ediyoruz, değerli konuklarımız. 18

26 İKİNCİ OTURUM Başkan Prof. Dr. Ningur NOYANALPAN (TED Bilim Kurulu Üyesi) - Zannediyorum, herhalde mikrofon çalışıyor. Efendim izin verirseniz küçük bir anımsatmada bulunmak istiyorum. Şimdi konuşmacımız slayt gösterecek. Dolayısıyla salonun kendilerine göre sol bölümünde oturanlar eğer arzu ediyorlarsa, daha rahat görmeyi arzu ediyorlarsa böyle geçmeyi düşünürler mi? Kendilerine göre sağ tarafa geçmeyi düşünürler mi? Buyurunuz efendim. Acaba başka engel kaldı mı? 0 zaman izin verirseniz slayt aletinin başına geldiğine göre ben konuşmacıyı 'Felsefenin Bilimden Beklentileri. Bilimsel Etik' konulu sunusunu yapmak üzere mikrofona davet edeyim. Buyrun sayın Yücel Kanpolat Prof. Dr. Yücel KANPOLAT (A.Ü. Tıp Fakültesi Beyin Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı) - Efendim çok teşekkür ederim. Ben doğal olarak felsefeci değilim. Amatörüm bu alanda. Ama ben en azından pratik olarak, biraz da pragmatik bakarsak, bilimin içersinde olduğumu söyleyebilirim. Gerçi bizim yaptığımız kaba bir cerrahi. Bilimin temel doğrularını yaşayarak görme şansına sahip olduğumuz bir alan. Bu alan içersinde baktığımız zaman da felsefe bazen lüks gibi görülebilir; ama biz yaşamda elimiz yandıkça, bu gerekliymiş 19

27 noktasına geliriz. Onun için bizim felsefe öğrenimimiz, daha doğrusu felsefeye ilgimiz biraz zorunluluklardan kaynaklanmaktadır; hevesten değil. Bu bakış açısıyla ben izninizle önce; lütfen slayt. Şöyle bir durum tespiti yapalım istiyorum. Biz bir dünyada yaşıyoruz. Üzerinde yaşadığımız dünyanın aşağı yukarı güneşten kopan bir ateş topu olduğunu söylüyorlar. Bunun işte 5-6 milyar olduğu gibi tahminler var. Soğuma işi beklediğimizden çok daha çabuk olmuş. 10Ü0Ü0 ila yıl arasında soğumaya başlamış dünyanın kabuğu. Sonra bu kabuğun üzerinde su buharına doymuş olan atmosferden yağan yağmurlar, yağan sular bir takım su parçacıkları denizleri oluşturmuş. Burada okyanuslar, kıtalar ortaya çıkmış, sonra bunlar sağa sola göç etmişler. Sonra önemli bir şey var. Bu güneşten gelen ultraviyole ışınlar, biz bunlara m or ötesi ışınlar diyoruz. Bu ışınların yaşamın oluşmasında, dünyanın bugünkü durumunun oluşmasında önemli yeri var. O dönemde serbest oksijen ve hidrojen çok yaygın, bütün uzayda çok yaygın. Bir de oksijenin oluşturduğu özel bir filtre mekanizması var. Bu filtre mekanizmasıyla yaşam arasında çok doğrudan, çok önemli bir ilişki var. Şimdi biz bir cansız doğadan bizim çevremizdeki doğanın, bizim ölçütlerimizde cansız olduğundan bahsediliyor; en azından uzayda ve bir canlı doğaya geçiş noktasındayız. Burada hidrojen çok önemli. Mekan tabi ki dünya. Zaman çok önemli. Ve burada bu zaman ve mekan içerisinde çeşitli yasaların 20

28 oluşturduğu bir evrimle bir süreçle yaşam oluşuyor. Burada yine en önemli mesele güneşten yeryüzüne gelen ultraviyole ışıkları. Bu ışıkların dalga boylarını biz antrosom olarak ölçüyoruz. Bunlardan ila 2 800'lük dalga boylarının geçişine bizim bu etrafımızdaki oksijen filtresi izin veriyor. Öbürlerine izin vermiyor; çünkü öbürleri zaten yaşamla kabiletif değil, bizim anladığımız yaşamla kabiletif değil. Hatta biz bu ultraviyole ışınlarını ameliyathanelerde sterilizasyon için kullanıyoruz. Yani mikropları öldürmek için kullanıyoruz. Bu nasıl olmuş? Çok basit bir deneyle bunu görmüşler. Bu söylediğimiz zaman diliminde dünyanın etrafında yoğun şimşekler, elektrikler var. Yoğun miktarlarda hidrojen var. Oksijen var. Metan gazı var. Zaten elemanların çoğu başlangıçta gaz halinde, sonra ağır metaller oluşuyor. Deney tüpünde gösterilmiş ki yapay elektrikle, şimşekle yani amonyak, metan ile suyun birleşiminden ilkel hücrelerin temel maddesi olan proteinleri elde edebilmek mümkün. Bu, model alınmış bir görüş. İşte yaşamın buradan oluştuğunu söyleyebiliyoruz. Çünkü yaşam demek hücre demek. Hücrenin de temel maddesi proteinler ve nükleik asit. Bu söylediğimiz koşullarda yaşamın temeli olan üç ana proteinin oluştuğu bu gün kesin olarak biliniyor. Bunlar aleni, glisi bir de aspak. Pek çok protein türü tabi ki hücrenin yaşamında var. Slayt lütfen. 21

29 Sonuç; bu tuzlu suda sürüklenen ilk hücremizden zaman içersinde ilk ilkel canlılar oluşuyor. Şöyle uzantıları olan canlılara benzer canlılar. Aynı biçimde de çamur içersinde ve tuzlu suyun içersinde de bitkilerin oluşmaya başladığını, sonra bunların karaya taşındığını. Sonra bu ilkel canlıların içerisinde biraz daha evrim sonucunun gelişmeye başladığını, sinir sisteminin bunların içerisinde oluşmaya başladığını; sonra balıklarda mesela ilk beyin taslaklarının oluşmaya başladığını görüyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken; kaba hareketler için var olan fonksiyonu üzerine ilave bazı hareketlerle birlikte sinir sisteminin de omurilikten yukarıya doğru yavaş yavaş gelişmeye başladığını görüyoruz. Bakın bu bir kurbağa beyni. Bakın, sonra canlılar hem karada hem suda yaşamaya başlıyorlar. Bunlar meşhur anfibiyanlar. Sonra bunların içerisinde yaşamın çeşitliliği başlıyor. Doğada uçabilen, yürüyebilen şeyler, bu biraz önemlidir, bir kaz beyni. Sonra da gelişmenin artışını görüyoruz. Bu gelişme süreci içerisinde de bizim yavaş yavaş hayatın çeşitliliği içersinde yumurtlamak yerine karınlarının içersinde yavrularını büyüten bir canlı tipinin oluşmaya başladığını görüyoruz. Bunlar da memeliler. Bu da bir memeli beyni. Dikkat ederseniz artık yukarı doğru büyüyen bir beyin kitlesi var. Özellikle frontal dediğimiz ön dokular ve frotal dediğimiz loplar. Sonra da bu grubun içersinde bir yaratığın avlanmak için daha çok ön ayaklarını kullandığını, yani bunları el haline getirdiğini bu arada bunların 22

30 beceri sahibi olduğunu sonra da ne oluyor diye ayağa kalktığını. İşte bu bizim ilk atamız. Gözleri öne doğru geliyor. Bakış ve kavrayış üstünlüğüne sahip oluyor. Ve bizim düşünce açısından çok önemli gördüğümüz fonksiyonlara sahip oluyor. Yani görüyor, öğreniyor, alet yapıyor, muhakeme ediyor, kararlar veriyor, keşifler yapıyor, filan, filan, filan. İşte insanı insan yapan en önemli özellikler, bu söylediğimiz yapılanmanın içinde bulunuyor. Biz bu yapılanmayı bazen bozabiliyoruz. Nasıl? Buraları keserek. Şu guguk kuşunu hatırlarsanız. Orda prefrontiallogo var. Yani frontal lopları keserler. zaman ne olur? Y ürür hatta konuşur. Belli işler yapar. Hatta belli görevler de yapar. Ama entellektüel olarak fonksiyon görmez. Bunu siz cerrahi olarak yapabilirsiniz, insanlar kendi kendilerine de yapabilirler. Okumazlar, görmezler, muhakeme etmezler, alırlar. Ahmet Hocam size gönderme yapıyorum. Veya siz toplum olarak yaparsınız. Bu böyledir, bu böyledir, bu doğrudur bu doğrudur, bunu Allah böyle söyledi, bunu kul böyle buyurdu, peygamber böyle buyurdu diyerekten, işte orada galiba. İşte felsefeci, düşünce gelir. Bu gerekli midir diye. Slayt lütfen. Şimdi ilk insanın tarih sahnesinde gördüğümüz ilk insanın en önemli meselesi beslenme. Barınma çok zor çünkü. Ha sonra bir yerlerde bunun kolay olduğunu görüyoruz. Burası 23

31 büyük nehirlerin deltaları ve insanın yavaş yavaş kafasını kaldırıp etrafa baktığını görüyoruz. İşte orada bizim hikayemiz başlıyor. Birileri ne var ne oluyor diye soru sorarlar. Birileri ne olup bittiğini hemen kavrayabilirler, işte şu resmi çizenler gibi. Onlar bilim adamından önce, felsefeciden önce hemen titreşim leri hissederler. Bu Haldun Taner'in lafı. Bilim adamından önce, felsefeciden önce toplumun, doğanın içerisinde var olan titreşim leri sezebilen insandır. Onlar sanatçılar. Ha bunların içersinde kuralları denetleyip, değerlendirip yasalar koyanlar var. Aynı koşullarda değişmeyen kurallar; bunlar da bilim adamları. Ama bu bilim adamlarına neyin nasıl olduğunu, derinliği öğreten de felsefeciler. Bir de neden olmuş, canım işte şundan olmuş. Yüce güçlere itaat eden insanlar. Onlar da işte din adamları. Bu kompozisyon içersinde biz buraya geldik. Slayt lütfen. Yazının bulunmasıyla bu ivmenin çok hızlandığını biliyoruz. Yazının bulunmasının amacı öyle bilim olsun, sanat olsun diye değil. Ticaret olsun yani yaşam olsun diye. Ve sonra da gücü elinde bulundurmak isteyenler; bunları belli yerlerde topladılar. Kütüphanelerde, belli bilgi merkezlerinde. Yaşam ve bilim bunların çevresinde daha hızlı gelişti. Onun için ben eğitimci olmadığım için, eğitim tarafını atlamıyorum; ama üniversiteli oiduğum için en azından üniversite boyutunu söy 2 4

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI Bu yıl, UNESCO tarafından, Kimya Yılı olarak ilan edildi. Madam Curie nin 1911 yılında ikinci Nobel ödülünü kimya alanında alışının 100. yılı onuruna, 2011 yılı boyunca kutlamalar

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

BİZ KİMİZ? ODTÜ Atatürkçü Düşünce Topluluğu, Atatürk ü ve ideolojisini daha iyi tanımak ve tanıtmak için 1989 yılında ODTÜ Kültür İşleri Müdürlüğü bünyesinde kurulmuş olan bir düşünce topluluğudur. Atatürkçü

Detaylı

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER Prof.Dr. Ufuk TANERİ, IOM, HE 2003-03-14 Eğitim-Öğrenim Doğuş anı ndan başlayıp Ömür Boyu süren bir Süreç, yüzyılımız ve gelecek nesiller beklentilerinin

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr?

ENSAR VAKFI EĞİTİM PLATFORMU (EVEP) SEMİNER ATÖLYESİ ITESTPLUS EĞİTİM PLATFORMU - IT+# !!!!!!!!!!! TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG - YGS-LYS NEDİR?GS-LYS Nedİr? TEOG & YGS- LYS Dedikleri Bu seminerimizle TEOG & YGS- LYS sisteminde yapılan son değişiklikleri sizlere aktarıyoruz. Örneğin, A) Sınava toplam kaç başvurunun olduğu,

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR

GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR Portal : www.haberinozu.com İçeriği : Gündem Tarih : 03.01.2016 Adres : http://www.haberinozu.com/genel/gelecegin-mucitleri-robot-yapmayi-ogreniyor-h303269.html

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Türkisch Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Veliler için Bilgiler Januar 2008 / Türkisch 2 / 6 Zürih Kantonu İlköğretim Okulu Hedefler ve Hedefe Yönelik Görüşler Zürih kantonunda devlet ilköğretim okulu

Detaylı

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06. 2009 EĞİTİM İŞ EĞİTİM VE BİLİM İŞGÖRENLERİ SENDİKASI ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.2009 ARAŞTIRMANIN AMACI Araştırmanın

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 )

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 ) 2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (16 Şubat-27 Mart 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Aşağıdaki 5 cümlenin hepsine evet demiyorsanız, bu pdf dosyasını incelemek için gereken 3 dakikayı ayırmasanız da olur

Aşağıdaki 5 cümlenin hepsine evet demiyorsanız, bu pdf dosyasını incelemek için gereken 3 dakikayı ayırmasanız da olur Bizden söylemesi Aşağıdaki 5 cümlenin hepsine evet demiyorsanız, bu pdf dosyasını incelemek için gereken 3 dakikayı ayırmasanız da olur. 8-18 yaşları arasında bir çocuğum var.. Bu yaz en az 2 hafta İzmir,

Detaylı

15 Ekim 2014 Genel Merkez

15 Ekim 2014 Genel Merkez ÇİN Yatırım Fırsatları Paneli 15 Ekim 2014 Genel Merkez İş Dünyamızın Saygıdeğer Mensupları, Değerli MÜSİAD üyeleri, Değerli Basın Mensupları, Toplantımıza katılımından dolayı teşekkür ediyor, Sizleri

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ. (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (11 Mayıs -19 Haziran 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program...

Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program... Türkiye deki yenilikçi okulları belirlemek, buluşturmak ve desteklemek için yeni bir program... DeGiSen DUnyada GeliSmek Her Cocuk Fark yaratabilir Empati, Yaratıcılık, Liderlik, Ekip CalıSması Ashoka

Detaylı

KİTAP VE OKUMA SEVGİSİ ÜZERİNE HAZIRLAYAN: FERİDUN ESER GEYVE ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ FELSEFE ÖĞRETMENİ

KİTAP VE OKUMA SEVGİSİ ÜZERİNE HAZIRLAYAN: FERİDUN ESER GEYVE ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ FELSEFE ÖĞRETMENİ KİTAP VE OKUMA SEVGİSİ ÜZERİNE HAZIRLAYAN: FERİDUN ESER GEYVE ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ FELSEFE ÖĞRETMENİ BİR GELİŞMİŞLİK ÖLÇÜTÜ: KİTAP OKUMA Günümüzde gelişmişliğin, kalkınmışlığın ölçütlerinden biri,

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler

11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi. Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler 11.12.2015 Cuma İzmir Basın Gündemi Edebiyattan sinemaya, sinemadan sosyolojiye Türkiye de sosyal bilimler İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi, Akademik Düşünce Konferansları

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı

DEĞERLER EĞİTİMİ. Prof. Dr. Emin Karip M illi Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başka nı

DEĞERLER EĞİTİMİ. Prof. Dr. Emin Karip M illi Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başka nı DEĞERLER EĞİTİMİ Prof. Dr. Emin Karip M illi Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başka nı Okulların, sınıfların, okul ile ilgili tüm içerik ve düzenlemelerin niteliği, değerlere ve değerler eğitimine

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

BİRLİKTE YAŞAMA VE KARDEŞLİK

BİRLİKTE YAŞAMA VE KARDEŞLİK ÖZEL ANAKENT İLKOKULU 2013-2014 EĞİTİM ve ÖĞRETİM DÖNEMİ DEĞERLER EĞİTİMİ PROJESİ KASIM - ARALIK SAYFASI Birlikte Yaşama Kültürü ve Hoşgörü Gel Bize Katıl Bize! Şarkısını Söyledik Sınıf içinde, arkadaşlarımızla

Detaylı

DA VINCI STI KİMDİR?

DA VINCI STI KİMDİR? DA VINCI STI KİMDİR? Da Vinci STI (Da Vinci Science and Technology Institute) bilimin, mühendisliğin ve inovasyonun dünyadaki tüm insanların faydasına olacak şekilde geliştirilmesine öncülük etmek amacıyla

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları çocuk bakım evi yolunda olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 2-3 yaşındaki çocuk hakkında durum ve gelişim görüşmesi Çocuk bakım

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

Özel Amerikan Robert Lisesi. 2009-2010 Eğitim Yılı. Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi

Özel Amerikan Robert Lisesi. 2009-2010 Eğitim Yılı. Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi Öğrencinin Adı Soyadı: Grubu: Öğretmeni: Özel Amerikan Robert Lisesi 2009-2010 Eğitim Yılı Çocuk İnceleme Merkezi Değerlendirme Anketi 1. Okul Müdürü EVET HAYIR BİLMİYORUM Okul müdürü, bir üniversitenin

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ BULUNDUĞUMUZ MEKAN VE ZAMAN (28 Ekim 2013-13 Aralık 2013) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 28 Ekim 2013-13 Aralık 2013 tarihleri arasında işlediğimiz

Detaylı

ÇOCUĞUM BAŞARACAK MI?

ÇOCUĞUM BAŞARACAK MI? ÇOCUĞUM BAŞARACAK MI? Öncelikle başarıp, başaramadıklarına karar vermek için hedefimiz belli olmalı. Yabancı dil öğreniminde çocuğunuz için nasıl bir hedef düşünüyorsunuz, o, kendisi için ne düşünüyor?

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ

MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ Fakültemiz 2809 sayılı Kanunun Ek 30. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 02.06.2000 tarih ve 2000-854 sayılı kararnamesiyle kurulmuş, 2001-2002 Eğitim

Detaylı

C. ÖĞRETİM ELEMANLARINA GÖRE NİCEL VE NİTEL ANALİZ SONUÇLARI

C. ÖĞRETİM ELEMANLARINA GÖRE NİCEL VE NİTEL ANALİZ SONUÇLARI RAPOR ÖĞRETİM ÜYELERİNİ DEĞERLENDİRME ANKETİ BULGULARI Bu rapor Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Anabilim Dalına ait dersleri okutan öğretim elemanları hakkında öğrenci görüşlerine

Detaylı

KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014

KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014 KIRKLARELİ İLİ MESLEKİ TEKNİK EĞİTİM MEMNUNİYET ANKETİ NİSAN 2014 Sayın katılımcı, bu araştırma Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilmektedir. Anketi cevaplamak için ayırdığınız

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

GÖLCÜK MESLEK YÜKSEK OKULU 7. DÖNEM ÖĞRENCİLERİ KOCAELİ FABRİKAMIZDA BECERİ EĞİTİMİNE BAŞLADI Sabahattin Gücin Eğitim Uzmanı İnsan Kaynakları Direktörlüğü 2001 yılında Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. ile Kocaeli

Detaylı

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU

ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU ÇAĞDAŞ EĞİTİM KOOPERATİFİ ÖZEL 3 MART İLKÖĞRETİM OKULU Uyguladığı kooperatif modeli ile eğitimde ülkemizde tek ve örnek bir kurum olan Çağdaş Eğitim Kooperatifi, kurulduğu tarihten bu yana hep eğitimin

Detaylı

İş Birlikli Öğrenme Teknikleri ve Türkçe Öğretimi

İş Birlikli Öğrenme Teknikleri ve Türkçe Öğretimi İş Birlikli Öğrenme Teknikleri ve Türkçe Öğretimi İlköğretim II. Kademe İçin Örnek Etkinlikler DR. ABDULLAH ŞAHİN Dr. Abdullah Şahin İş Birlikli Öğrenme Teknikleri ve Türkçe Öğretimi (İlköğretim II. Kademe

Detaylı

KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin!

KİŞİSEL GÜÇ KİTABINIZ Güçlenin! KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin! Hangi alanlarda başarılıyım? Ne yapacağım? Okul hayatınız bittiğinde, önünüze gerçekleştirebileceğiniz çok sayıda fırsat çıkar. Kendi iş yerlerini açan insanların ne tür

Detaylı

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor.

Patronun hizmetini yapıyor Çalışan kadından bahsediyorum. Ben kocama muhtaç değilim diye evvela ailesini dağıtıyor. Babalarını Yola Getiren Kızlar! Prof. Dr. Hasan Şimşek İstanbul Kültür Üniversitesi (www.hasansimsek.net) 28 Aralık 2014 Yakın geçmişte Cübbeli Ahmet Hoca hakkında bir yazı yazdım. Özellikle dindar geçinen

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır.

Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır. İİş Hayattıında İİlliişkii ve İİlliişkii Yönettiimiiniin Arrttan Önemii ZZeyynnep TTuur ra vve Mehhmet t SSoyyer r Sözlükler ilişki kelimesini öncelikli olarak iki insan arasındaki bağlantı olarak tanımlamaktadır.

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

İngilizce öğretmenlerinin asenkron eğitimden ürkmeleri

İngilizce öğretmenlerinin asenkron eğitimden ürkmeleri Bu yazının birinci bölümünde sizi hayal kırıklığına uğratmış olabilirim, çünkü okurun bu tür yazılara genellikle kısa yolun kısasını bulmak için baktıklarını biliyorum. Fakat bu konuda verimli ve nispeten

Detaylı

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER

ANTROPOLOG TANIM A- GÖREVLER TANIM Antropolog, evrenin ve dünyanın oluşumu, yaşamın başlangıcı ve gelişimi, insanın biyolojik evrimi, ırkların doğuşu, insan topluluklarının fiziki yapı, kültür ve davranış özelliklerini ve diğer topluluklarla

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı - 'Büyük haber gazetecinin ayağına gelmezse o büyük haberin ayağına nasıl gider? - Söz ağzınızdan bir kez kaçınca rica minnet yemin nasıl işe yaramaz? - Samimi bir itiraf nasıl harakiri ye dönüştü? - Evren

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

Ana Sponsor. Altın Sponsorlar. www.ayd.org.tr www.soysal.com.tr

Ana Sponsor. Altın Sponsorlar. www.ayd.org.tr www.soysal.com.tr Ana Sponsor Öğle Yemeği Sponsoru Güvenlik Sponsoru Altın Sponsorlar Sponsor Hulusi Belgü AYD Başkanı VIII. AVM Yatırımları Konferansı yla yeni bir heyecanı birlikte yaşıyoruz. Alışveriş merkezleri, perakende

Detaylı

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ KONUKLARIMIZ K.R. RAVINDRAN U.R. Başkanı 2015 16 Canan ERSÖZ U.R. 2430. Bölge Guvernörü 2015 16 Firuz Harbiyeli 3. Grup Guvernör Yardımcısı Hüseyin MURSAL (Başkan) Süleyman ÇOLAKOĞLU (Asbaşkan) Okşan HALEFOĞLU (Kulüp

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ

TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ TED AİLESİ, ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI VE PLAKET TÖRENİ İÇİN DÜZENLENEN YEMEKTE BİR ARAYA GELDİ Geleceğe ışık tutan, Başöğretmen Atatürk ün emanetine sahip çıkıp, eserinin üzerine imza atan, bilgiyi öğretmekten

Detaylı

YABANCI DİL ULUSLAR ARASI MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR?

YABANCI DİL ULUSLAR ARASI MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR? YABANCI DİL ULUSLAR ARASI HAREKETLİLİKTE OLMAZSA OLMAZ MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR? DOÇ.DR.DİLEK KARAASLAN Süleyman Demirel Üniversitesi it i Erasmus Kurum Koordinatörü 05 Kasım

Detaylı

XI. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA ANA BİLİM DALI BAŞKANLARI TOPLANTISI 8-9 Haziran 2012 Kars

XI. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA ANA BİLİM DALI BAŞKANLARI TOPLANTISI 8-9 Haziran 2012 Kars XI. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA ANA BİLİM DALI BAŞKANLARI TOPLANTISI 8-9 Haziran 2012 Kars Değerli öğretim üyeleri Bu yıl XI. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Ana Bilim Dalı Başkanları Toplantısı Kars

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

İŞTİP TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜNDE TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE UYGULAMADA OLAN TÜRKÇE - MAKEDONCA MATERYALLER. 1.Giriş

İŞTİP TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜNDE TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE UYGULAMADA OLAN TÜRKÇE - MAKEDONCA MATERYALLER. 1.Giriş İŞTİP TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜNDE TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDE UYGULAMADA OLAN TÜRKÇE - MAKEDONCA MATERYALLER 1.Giriş Son dönemde Türkiye ile Makedonya arasında her alanda iş birliği gelişti ve bunun neticesi

Detaylı

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Çocukları günlük bakımcıya veya kreşe gidecek olan vede başlamış olan ebeveynlere Århus Kommune Børn og Unge Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi Tyrkisk, Türkçe 9-14 aylık çocuklar hakkında durum ve

Detaylı

EĞLENCEM MEDYA. Prof. Dr. E. Nezih ORHON. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi

EĞLENCEM MEDYA. Prof. Dr. E. Nezih ORHON. Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi EĞLENCEM MEDYA Prof. Dr. E. Nezih ORHON Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Merhaba, Öğrencilerimiz ile birlikte hayata geçireceğimiz çalışmalarda deneyim paylaşımı için aşağıdaki şu üç boyutu

Detaylı

Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı

Ankara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı 12.02.2009 Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği olarak, toplumsal sorunlara yaklaşımımız sorunların değil çözümün bir parçası olmaktır. Bu nedenle, ülke sorunlarının çözümüne yönelik somut projeler oluşturarak

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ

1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ ÇALIŞMAYA DAİR BİLGİLER 1 ÇALIŞMANIN NASIL SUNULACAĞINI İŞARETLEYİNİZ SUNUM:(X) ATÖLYE ÇALIŞMASI: ( ) 2 UYGULAMADA YER ALAN DİĞER PAYDAŞLAR(DERSLER/KURUMLAR) Tüm derslerde uygulanabilecek bir çalışmadır.

Detaylı

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 23.03.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Dünyada En Hızlı Yaşlanan İkinci Ülke: Türkiye 18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında,izmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri Dil Gelişimi Yaş gruplarına göre g temel dil gelişimi imi bilgileri Çocuklarda Dil ve İletişim im Doğumdan umdan itibaren çocukların çevresiyle iletişim im kurma çabaları hem sözel s hem de sözel olmayan

Detaylı

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir.

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. KİTAP VE ÇOCUK Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir. Türkçe dil etkinlikleri çocuğun kendi

Detaylı

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz.

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz. fırsatlara erişmek, barış ve Aile ilişkileri kimliğimizin oluşmasına katkıda bulunur. Binaların içindeki ve çevresindeki alanlar ve tesisler, insanlarin bu binaları nasıl kullanacağını belirler. Oyun aracılığıyla

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temaları ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları

Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları AKILLI VE ÇEVRECİ BİNA ÇÖZÜMLERİ HABERORTAK.com Mayıs 2015 Sayı: 02 Akıllı ve Çevreci Hastane Yatırımları Mimar Serter Karataban Danışman Cemil Yaman DANIŞMANDAN l CEMİL YAMAN 6 Biz Danışmanlar, Yatırımcıyı

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Ünitemi Planlama. Modül 2

Ünitemi Planlama. Modül 2 Modül 2 Ünitemi Planlama Bu Defter Intel Öğretmen Programı Çevrimiçi Temel Kursu kapsamında kullanılacaktır. Tüm kurs boyunca, düşüncelerinizi çevrimiçi araçlara ya da bu deftere kayıt edebilirsiniz. Bu

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

Makine Mühendisliği Bölümü

Makine Mühendisliği Bölümü Makine Mühendisliği Bölümü Neden Makine Mühendisliği Teknolojiyi kullanan, teknoloji üreten ve teknolojiye yön veren, toplum yararına bilimsel bilgi sağlayan günümüz ve yarınların problemlerine çözüm arayan

Detaylı

Diğer: Diğer:... Diğer:...

Diğer: Diğer:... Diğer:... Anket Üniversite Bu anket formu, işitme engellilerin üniversite eğitimlerini desteklemeyi amaçlayan bir proje çerçevesinde sizlerin sorunlarını değerlendirmek için hazırlanmıştır. Ad Soyad: Devam ettiğiniz

Detaylı